Yetişkinlerde ADHD tanıları neden artıyor?
SAĞLIKGiderek daha fazla yetişkine ADHD (DEHB) teşhisi konuyor. Birçok kişi için bu tanı hem açıklama hem de rahatlama anlamına geliyor. Peki bu artışın arkasında ne var ve bugüne kadar teşhis ve tedavide neler gözardı edildi?
Mara (adı editör tarafından değiştirilmiştir) okul yıllarında büyük sorunlar yaşamamıştı. Derslerde iyi idare ediyor, sınavlar ona pek zor gelmiyordu.
Sorunlar üniversite döneminde başladı: "Sınıf arkadaşlarım kütüphanede saatlerce odaklanarak çalışırken ben kısa sürede telefona sarılıyor ve dikkatimi dağıtıyordum." Bir süre bu durum idare etti. Ancak arkadaşları birer birer mezun olurken Mara, hâlâ yapı ve odaklanma sorunlarıyla boğuşuyordu. O zaman fark etti: "Tamam, burada bir şeyler yolunda gitmiyor."
Tanıya giden yol dolambaçlı oldu. Bir depresyon döneminin ve farklı ilaçlarla yapılan başarısız tedavilerin ardından psikiyatristi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (Attention deficit and hyperactivity disorder - ADHD veya Türkçe DEHB) olasılığını da değerlendirmeyi önerdi. Tam isabet. "Sanki biri gözlerimi açmış gibiydi," diyor Mara. O sırada yirmili yaşlarının ortasındaydı.
Mara, uzun süre kişisel bir başarısızlık olarak gördüğü pek çok şeyin aslında kendi suçu olmadığını anladı: "Sorunun yeterince çaba göstermemem olmadığını, kafamın farklı çalıştığını fark ettim. Başkalarının karşılaşmadığı engellerle mücadele ettiğimi."
Mara bir istisna değil. Giderek daha fazla kişi tanısını yetişkinlikte alıyor.
Yetişkinlerde ADHD: Hasta sayısı artıyor mu?
Farklı ülkelerden epidemiyolojik çalışmalar, yetişkinlerin yüzde iki ila üçünde ADHD (DEHB) bulunduğunu tahmin ediyor. Almanya'daki sağlık sigortası verilerine göre ise tanı oranları bugüne kadar bunun oldukça altında, sadece yüzde 0,2 ila 0,4 düzeyindeydi.
Ärzteblatt International'da yayımlanan yeni faturalama verileri ADHD tartışmasını yeniden alevlendirdi: 2015 ile 2024 arasında yasal sağlık sigortalı yetişkinlerde yeni dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılarının sıklığı 10 bin kişi başına 8,6'dan 25,7'ye yükseldi. Bu, belirli bir dönemde konulan yeni tanıların sayısını ifade eden insidansın neredeyse üç katına çıkması anlamına geliyor.
Bu eğilim yalnızca Almanya'ya özgü değil. Uluslararası alanda da sayılar belirgin biçimde artıyor. ABD'deki yetişkinlerde ADHD tanısı alanların sayısı son yirmi yılda iki katından fazla arttı.
Bu ilk bakışta yüksek görünüyor. Peki rakamlar nasıl yorumlanmalı?
Freiburg Üniversite Hastanesi Psikiyatri ve Psikoterapi Kliniğinde psikiyatrist ve davranış terapisti olan Dr. Swantje Matthies, "Soğukkanlılıkla şunu söyleyebiliriz: Yetişkinlerde ADHD, son on yılda belirgin biçimde daha fazla teşhis ediliyor," diyor. "Muhtemelen bugüne kadar birçok yetişkin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundan muzdarip olmasına rağmen tanı almamıştı."
ADHD bir çocuk hastalığı değil
Uzun süre ADHD, esas olarak çocukluk ve ergenlik çağında görülen bir bozukluk olarak kabul edildi. Yerinde duramayan, odaklanamayan, dikkat çeken klasik "yaramaz çocuk" imajı hâkimdi.
Bugün biliyoruz ki bu hastalık yüzde 80'e kadar genetik kökenlidir ve doğuştan vardır. Birçok yetişkinin geç tanı almasının nedenlerinden biri de cinsiyete özgü farklılıklardır. Erkek çocuklar daha sık hiperaktif ve dürtüsel davranırken, kız çocuklarında belirtiler daha siliktir. Daha çok dalgınlık ve dikkatsizlik görülür. Matthies'e göre, "Bu belirtiler daha zor fark edilir ve sıklıkla depresyonla karıştırılır."
Güncel analiz de bunu yansıtıyor: Tanı özellikle genç kadınlarda sık konuyor. Yetişkinlikte tanı oranları erkeklerle benzeşiyor. Ayrıca belirtiler zamanla değişebiliyor. Hiperaktivite ilerleyen yaşlarda çoğu zaman içsel huzursuzluğa dönüşürken, dikkat sorunları kalıcı oluyor.
ADHD nasıl teşhis ediliyor?
Yetişkinlerde ADHD (DEHB) tanısı karmaşıktır. Ayrıntılı görüşmelere, anketlere ve yaşam öyküsünün yeniden kurgulanmasına dayanır. Belirleyici olan, belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması ve bugün hâlâ kısıtlayıcı etkilere neden olmasıdır.
Matthies, bu duru şöyle açıklıyor: "Bunu geriye dönük olarak değerlendirmek kolay değil. Sekiz yaşındayken nasıl olduğumuzu kim hatırlar ki?" Bu nedenle eski okul karneleri sıklıkla yardımcı olur. Ayrıca başka nedenlerin dışlanması gerekir; çünkü birçok ruhsal hastalık konsantrasyon sorunlarıyla birlikte seyreder.
ADHD tanıları neden birden bire arttı?
Çalışmanın yazarları tanı artışı için birden fazla neden sıralıyor. ADHD, toplumda daha fazla ilgi görüyor. Ayrıca tanı kriterlerinin belirlendiği sınıflandırma sistemlerinde değişiklikler yapıldı. Araştırmacılar, COVID-19 pandemisinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini de bir etken olarak görüyor. Son yıllarda daha fazla kişi psikolojik sorunlar nedeniyle yardım arıyor.
Dolayısıyla artan yeni tanılar, ADHD'nin mutlaka daha sık görüldüğü anlamına gelmiyor. Daha çok, tanı yöntemlerinin iyileştiğine işaret ediyor.
Buna karşın Matthies, "Neden?" sorusuna dair her şeyin şu aşamada varsayım olduğunu vurguluyor. Kesin nedenler ancak önümüzdeki yıllarda yapılacak ek çalışmalarla netleşebilir. Uzun vadede rakamların, çocuklarda görülen ADHD verilerine benzer şekilde bir platoda dengeleneceğini öngörüyor.
Sosyal medya: Bilgilendirme mi, abartı mı?
Sosyal medya da ADHD'nin daha görünür olmasına katkıda bulunuyor, çoğu zaman basitleştirilmiş bir biçimde. Bu da insanların daha kolay tanı arayışına girmesine yol açmış olabilir. Matthies'e göre bu temelde olumlu, ancak bir uyarıyla:
"Bilgilerin ve deneyimlerin paylaşılmasını, farkındalık oluşmasını ve damgalamanın azalmasını olumlu buluyorum. Ama aynı zamanda çok fazla yanıltıcı ve abartılı içerik de var."
Mara da bir hasta olarak bu içeriklere ikircikli yaklaşıyor. "İnsanların kendi düşünme biçimlerini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorsa bu iyi," diyor. Profesyonel tanı ve destek arayışını teşvik etmesi de olumlu. Ancak TikTok videolarından yola çıkarak ruh sağlığı hakkında aceleci sonuçlara varılmasını sorunlu buluyor.
Teşhis neleri değiştiriyor, neleri değiştirmiyor?
Birçok kişi için tanı bir dönüm noktası. Rahatlatıcı, çünkü bazı stratejilerin neden işe yaramadığını ve hangilerinin yardımcı olabileceğini açıklıyor. Mara için davranış terapisi ve ilaç tedavisi belirleyici olmuş. "Sanki hayatımın zorluk seviyesi düşürüldü."
Aynı zamanda kendi çalışma biçimlerini kabullenmeyi öğrenmiş; buna hiperfokus, yani yoğun odaklanma dönemleri de dahil. Bu, ADHD'nin tipik özelliklerinden biri. "Bir makaleyi bir haftada yazabiliyorum. Başkaları böyle yapmıyor diye bunun yanlış olduğu anlamına gelmez."
Mara, hastalığın bazı güçlü yönler de getirdiğini düşünüyor: "Heyecan duyma kapasitesi ve bağlantıları görme yeteneği. Bundan vazgeçmek istemezdim." Sevdiği şeylerde bile yaşadığı odaklanma zorlukları ise bunun bedeli.
Matthies, bu avantaj ve dezavantajları şöyle yorimluyor: "ADHD'den büyük ölçüde fayda gören insanlar var, onlar için ciddi bir kaynak. Ama aynı zamanda günlük işlerde zorlanan ve desteğe ihtiyaç duyan pek çok kişi olduğunu da unutmamak gerekir. Çünkü ADHD, geniş bir spektrum üzerinde yer alıyor ve herkeste aynı biçimde görülmüyor."
Daha fazla insanın uyum sağlayabilmesi için ne değişmeli?
Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bir zorluk olmaya devam ediyor; yalnızca bireyler için değil, toplum için de. Swantje Matthies, birçok alanda ADHD'li bireyler için yeterince iyi ayarlanmadığımızı söylüyor: "Ruhsal hastalıkları olan birçok kişi için güçlü yönlerini sergileyebilecekleri ve farklılıklarının değer gördüğü alanlar bulmak iyi olurdu. Ancak pek çok işin uyum ve tekdüzelik talep etmesi, bunun bir ölçüde temenni olarak kalmasına yol açıyor."
Mara ise ADHD dostu bir toplumun herkese fayda sağlayacağına inanıyor: "Açık ofislerde değil, daha az uyaranın olduğu ortamlarda çalışabilmek ve çalışma saatlerini daha esnek düzenleyebilmek. Bu sadece ADHD'li bireylere değil, birçok kişiye yardımcı olur."
haber içerik kaynak:
https://www.dw.com/tr/bir-anda-her-%C5%9Fey-anlam-kazand%C4%B1-yeti%C5%9Fkinlerde-adhd-art%C4%B1yor/a-75847265
İlginizi Çekebilir
Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var
Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayınladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor. Sadece kadın sağlığına odaklanan şirketlerin çektiği pay ise yüzde 1’in altında.
Hastaneler doldu taştı: Grip sebebiyle bir haftada 8 kişi öldü
Yunanistan’da grip vakalarındaki artış hastanelerde yoğunluğa yol açarken, son bir haftada 8 kişinin bu hastalık sebebiyle yaşamını yitirdiği bildirildi.
Hekim hatasına sigortadan dev fatura: 2.3 milyar TL tazminat
Hürriyet yazarı Nogay Doğan, hekim hataları (malpraktis) nedeniyle açılan davaların mali bilançosunu açıkladı. Uzayan yargı süreçleri nedeniyle sigorta şirketlerinin ayırdığı tazminat tutarı 2.3 milyar TL'ye ulaşırken, mağdurlar paralarını alabilmek için davaların bitmesini bekliyor.
Zayıflama iğnelerini bırakanlar diyet yapanlara göre dört kat hızlı kilo alıyor
Yeni bir araştırma, Mounjaro veya Wegovy gibi zayıflama iğnelerini bırakanların, geleneksel diyet ve egzersizi bırakanlara göre verdikleri kiloları dört kat daha hızlı geri aldıklarını gösteriyor.