© Haberanaliz.net 2005

SAĞLIKTA SINIFI DIŞINDA ÇALIŞTIRILANLAR İŞYERİ BARIŞINI BOZUYOR

HABER SİTEMİZDE BULUNAN SAĞLIK ANALİZ İSİMLİ KÖŞEDEKİ YAZIDIR: SAĞLIKTA SINIFI DIŞINDA ÇALIŞTIRILANLAR İŞYERİ BARIŞINI BOZUYOR

Bu köşede dillendirdim.

Özellikle sağlık alanında kendi branşı olmayan, uzmanlık alanı olmayan, işin ehli ve uzmanı olmayanların kanunsuz şekilde bir kısım makam ve görevlerde istihdam edildiğini duyurdum. KİMMİŞ, KİMLERMİŞ O?! Gibi, umursamaz, utanmaz tavır ile hareket ettiler. Bir kez daha işin yasal boyutunu ortayı koyuyorum ve uyarı yapıyorum. Bu yazımdan sonraki ilerleyen yazılarımda ise kim nerede hangi sıfatla çalıştırılıyor, istihdam ediliyor yazacağım. O zaman, hiç kimse bizi niye yıpratıyorsun demesinler. Çünkü hiçbir memur kendi sınıfının dışında çalıştırılamaz.

Öncelikle şu hususu belirtmek gerekmekte. Unvanlara ilişkin görev tanımları olmasa da, memur başka sınıfta çalıştırılamaz. Bu husus 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 45 inci maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddede yer alan hüküm şu şekildedir: "Hiç bir memur sınıfının dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılamaz." Bu çok açık bir hüküm olup, amirlerin THS'de yer alan bir memura GİH veya yardımcı hizmetler sınıfında yer alan bir personelin yapması gereken işleri vermesi kanuna aykırı olacaktır.

Ne yapayım, bana bu görev verildi, bende yaptım denemez. Üç kuruş fazla para alacağım, yada farklı döner sermaye alacağım diye haketmediğin göreve geliyorsan bu da hem ahlaki değil hem yasal değil. Zira 657'e göre amir, kanuna aykırı emir verebilir, memur ise sadece suç teşkil eden emirleri yerine getiremez. Bu nedenle suç teşkil etmeyen emirlerin yerine getirilmesi gerekmektedir. Aksi davranış halinde memur disiplin cezası ile karşı karşıya kalacak ve bu kez disiplin cezalarının iptali için idari yargıda dava açmak zorunda kalacaktır.

Şöyleki; Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevler, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle görülür.(1) Anayasanın bu emri gereği 657 sayılı Yasa’nın uygulandığı kamu kurum ve kuruluşlarında kamu hizmetleri memurlar, sözleşmeli personel, geçici personel ve işçiler  eliyle yürütülmektedir.

657 sayılı Yasa’ya göre  “Mevcut kuruluş biçimine bakılmaksızın, Devlet ve diğer kamu tüzel kişiliklerince genel idare esaslarına göre yürütülen asli ve sürekli kamu hizmetlerini ifa ile görevlendirilenler, bu kanun uygulanmasında memur” olarak tanımlanmıştır. Her memur 657 sayılı Yasa’nın 36 inci maddesine göre belirlenen bir kadroda kamusal görev yürütür. Her kadro; sınıfı, derece/kademesi ve unvanı ile belirlenmiştir. Yasanın 45. maddesine göre de  “Hiçbir memur sınıfın dışında ve sınıfının içindeki derecesinin altında bir derecenin görevinde çalıştırılması olanağı yoktur. Kısaca hiçbir memur kadrosu dışında istihdam edilemez.”

Sağlıkta yaşanan son zamanlardaki olaylarda kişisel yetki kullanılarak memurun kadrosunun bağlı bulunduğu birim yerine farklı bir birimde kadro unvanı dışında istihdamın mümkün olup olmadığı ÇOK ACİL irdelenmeli incelenmelidir. 657 sayılı Yasa’nın Geçici süreli görevlendirme başlıklı 8. Ek Maddesi 25 Şubat 2011 tarih ve 27857  mükerrer sayılı  Resmi Gazetede yayımlanan 13.2.2011 Tarih ve 6111 sayılı Yasa’nın 115 inci maddesi ile madde başlığı dahil değiştirilmiştir. Önemine binaen 6111 sayılı Yasa’nın 115 inci maddesini aşağıya aktarıyorum.. 

MADDE 115- 657 sayılı Kanun’un ek 8 inci maddesi başlığıyla birlikte aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Kurumlar arası geçici süreli görevlendirme:

EK MADDE 8- Memurlar, geçici görevlendirme yapmak isteyen kurumun talebi ve çalıştıkları kurumun izni ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında aşağıda belirtilen şartlarla geçici süreli olarak görevlendirilebilir:

a) Yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, memurun görevlendirileceği kurumda göreve ilişkin 4 üncü ve daha yukarı bir dereceden boş bir kadronun bulunması şarttır.

b) Geçici süreli görevlendirilen memurlar, geçici süreli olarak görevlendirildikleri kurumların mevzuatına uymakla yükümlüdür.

c) Geçici süreli olarak görevlendirilen memurlar, yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri hariç olmak üzere, aylıkları ile diğer mali ve sosyal haklarını kurumlarından alır. Bu memurların kadroları ile ilişkileri, kendi sınıf ve derecelerindeki terfi ve emeklilik hakları devam eder.

d) Geçici süreli görevlendirme süresi bir yılda altı ayı geçemez. Yurt dışında görevlendirilen güvenlik görevlileri için geçici görevlendirme süresi en çok iki yıldır; gerekli görülmesi halinde bu süre bir katına kadar uzatılabilir.

e) Geçici süreli görevlendirmenin, memurların göreviyle ilgili olması şarttır.

f) Geçici süreli görevlendirmede memurun muvafakati aranır.

Birinci fıkrada belirtilen haller dışında memurlar, kamu yararı ve hizmet gerekleri sebebiyle ihtiyaç duyulması halinde kurumlarınca, Devlet Personel Başkanlığının uygun görüşü alınarak diğer kamu kurum ve kuruluşlarında altı aya kadar geçici süreli olarak görevlendirilebilir.”

Madde metninden anlaşıldığı üzere, yasanın koşullarına uymak suretiyle bir memurun ancak kurumlar arası geçici olarak görevlendirilmesi yasaya  uygundur. Aynı kurum içinde geçici görevlendirme yasaya aykırıdır.

Kaldı ki; bir karışıklığa neden olunmaması için  657 sayılı Yasa’nın “Geçici süreli görevlendirmenin şartları” başlıklı  9. Ek Madde de 6111 sayılı Yasa’nın 117. maddesinin (g) fıkrasındaki düzenleme ile yürürlükten kaldırmıştır. Bu yasal durum karşısında; 6111 sayılı Yasa’nın Resmi Gazetede yayımlandığı 25. Şubat.2011 tarihinden sonra; bir memuru kadrosunun bağlı bulunduğu birim dışında kuruluşun başka bir biriminde kadrosu dışında çalıştırılmasının yasal dayanağı yoktur. Kısaca, kurum içinde geçici süreli görevlendirme yapılamaz. Eski alışkanlık ile memurun kurum içinde geçici süreli görevlendirilmesi; hukuk devleti ilkelerine , hukukun güvenliğine ve çalışma özgürlüğüne açık olarak aykırıdır. ( 1)T.C Anayasa m. 128/1)

Şimdi, bu yazıyı yazıp, bilmeyen var ise bir kez daha duyuruyorum. Bu tür görevlendirmeler, bazılarına uyduruk uzmanlık sıfatı verilerek, sınıfı dışında çalıştırılanlar ile, sözleşme imzalanarak (bir nevi torpil geçilerek) snıfı dışında istihdam edilenleri tek tek yazmak zorunda kalacağım. KUSURA KALMASINLAR... UNUTMADAN bir de size link sunayım. Hani görmedik bilmedik diyebilirsiniz. LİNKİ tıklayın, Okuyun bakın, bu rapor da sağlık müdürlükleri için yazılmış:

https://kid.saglik.gov.tr/Info/KIDRehber.pdf

Ben birde o linkten sayfa görüntüsü atayım sizlere.... Aşağıda:

 

BU KONUDA, İKİ AYRI MAKALENİN DE LİNKİNİ ATIYORUM, OKUYUN, OKUYUN DA BİZ DUYMADIK GÖRMEDİK DEMEYİN...

https://www.saglikpersonelihaber.net/gundem/saglik-personelinin-alani-disinda-gorevlendirilmesi-h2994.html

https://hemsirelikyukseklisans.blogspot.com/2018/11/ebe-hemsire-att-onemli-yazi.html

Baki Selam ve Dua ile.

www.haberanaliz.net

CEVAP HAKKINA SAYGILIYIZ. 

Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir. Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.

CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ ADRES:  batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com 

İlginizi Çekebilir

SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım. Ama gerekli gereksiz, abartılı alımlar milletin canını sıkıyor. Bu kez SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR Belediyelerinin ihalelerine baktık ve aktarıyoruz:

KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

KARAYOLLARI 5.BÖLGEDE PAZARLIKÇI ÇIKTI. 2026 ilk aydan bu güne kadar 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRALIK pazarlıklı alım yaptılar. Yürürlükte tasarruf genelgeleri var. Devletin kör kuruşunun hesabını yapmak lazım diyen devlet büyüklerimizin dediklerini dikkate almaları lazım. İhaleler böylesine büyük çapta olmasına rağmen neden AÇIK ihale değil de, pazarlıklı yapılıyor?

NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

Mersin Büyükşehir'in ihalelerini inceledim. Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Belediyelerin alım gücü belli. Yapılan ihale ve alımlar neden pazarlık usulü, niçin açık ihale değil. Açık ihale olsa katılım daha fazla olup rekabet oluşmaz mı?

MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ

Yürürlükte tasarruf genelgeleri de var. Ama idareler ne hikmet ise pazarlıklı alımlardan bir türlü vazgeçmiyorlar.

MERSİN GSB, İŞTE BU!!!

Mersin Gençlik Ve Spor il Müdürlüğünün yapmış olduğu ihale ve alımları yıllardır dile getiriyoruz. Şimdi ikidir büyük ihaleler AÇIK ihale oldu ve RUTİN değişti. O her zaman işleri alan bildik, tanıdık, tipler işleri pay edememişler. Doğrudan teminde, pazarlıklı alımda, davet usulde, işleri hep aynı firmalar alıyor idi, o firmalar bu işleri neden alamadılar? Bakın o sürekli doğrudan temin ve pazarlıklı alımlarda iş alan firmaların çoğu burada da ihaleye katılım yapmış fakat alamamışlar. Ama ne hikmet ise pazarlık, doğrudan temin işlerde lop lop götürüyorlardı… Demek ki, neymiş? Devlet ebet mübetmiş ve devletin idarecisi ister ise bu işler devletin yararına ve kazancına oluyormuş…

TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?

Yürürlükte TASARRUF genelgeleri mevcut. Bu arada Belediyelerin çoğunluğu bu genelgeye uymuyor Sayıştay denetimlerini de takılıyorlar. Mersin de bir kısım Belediyeler AÇIK ihale yaparak katılımı ve rekabeti arttırmak yerine, PAZARLIK alımları ile dikkat çekiyor. Üstelik milyonluk ihaleler. Eski para ile trilyonluk işler… Banlardan birisi de TOROSLAR Belediyesi. İşte detaylar:

TÜM HABERLER