Haberanalizhttps://www.haberanaliz.net/public GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2026-09-20T04:01:09+03:00<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-nasil-temiz-hale-getirecegiz-26431dc8722a6-bf86-48aa-abd9-a0262ea81d712026-09-19T15:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her alanda, her yerde bir kirlenme var. Haksız kazanç diz boyu. Birini yakalıyorsun, bir diğeri çıkıyor karşımıza. Toplum giderek haksızlığa, ahlaksızlığa ve çıkarcılığa daha da çok alışıyor. Yozlaşmanın, haksız kazancın ve çıkarcılığın bu kadar kanıksanması gerçekten son derece yorucu, yıpratıcı ve kaygı verici bir durum. Toplumun bu duruma karşı duyarsızlaşması, vicdanı olan herkes için büyük bir ağırlık yaratıyor. Bu tür büyük ve yaygın toplumsal sorunlar karşısında bireysel olarak çaresiz hissetmek çok normaldir. Ancak tarih boyunca ve sosyolojik olarak bu tür döngülerle baş etmenin ve değişimi tetiklemenin bazı yolları olmuştur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Yapmak Lazım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önce Kendi Çevremizden Başlayacağız.</strong> Büyük sistemleri bir günde değiştiremeyiz ama kendi etki alanımızı kontrol edebiliriz. Dürüstlüğü, adaleti ve liyakati kendi ailemizde, iş yerimizde ve sosyal çevremizde en yüksek standartta yaşatmak en temel adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kanıksamaya (Alışmaya) Direncimizi Koruyacağız.</strong> Haksızlığın en büyük dostu sessizlik ve "ne yapalım, düzen böyle" alışkanlığıdır. Bu tür olaylar karşısında rahatsızlık duymaktan, bunu konuşmaktan ve eleştirmekten vazgeçmeyin; çünkü tepkisizlik meşrulaştırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğruyu ve Ahlakı Görünür Kılacağız.</strong> Kötülük ve çıkarcılık çok ses çıkarır ve göz önündedir. Ancak dürüst, erdemli ve emekleriyle bir yere gelen insanları desteklemek, onların hikâyelerini öne çıkarmak ve iyiliği de görünür kılmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal ve Hukuki Mekanizmaları Zorlayacağız.</strong> Hak arama yollarından vazgeçmemek, şikâyet hakkını kullanmak ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol almak, denetim mekanizmalarının çalışması için baskı oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Karanlığa söveceğinize, bir mum da siz yakınız."</em></strong> Bu söz, bu gibi dönemlerde bireysel sorumluluğun önemini en iyi özetleyen ifadedir. Değişim genellikle yavaş başlar ama dürüstlükten ödün vermeyen her birey, bu kirlilik zincirine karşı atılmış bir adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vicdan ve merhamet sahibi insanlar bu karanlık tabloda nefes almamızı sağlayan en büyük umut kaynağı; ancak yalnız, yalıtılmış ve çekingen hissettiklerinde güç kaybediyorlar. İyiliğin cesarete, cesaretin ise dayanışmaya ihtiyacı var. Vicdan sahibi insanları cesaretlendirmek ve bu umudu büyütmek için şu adımları atabiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İyiliği ve Cesareti Büyütme Yollarımız:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yalnız Olmadıklarını Hissettireceğiz.</strong> İyiler genellikle sessizdir ve çoğunlukla "acaba bir tek ben mi böyle düşünüyorum" hissiyle yalnızlaşırlar. Onlara yanlış giden bir şeyden rahatsızlık duymakta haklı olduklarını ve yalnız olmadığını göstermek en büyük adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küçük Dayanışma Ağları Kuracağız.</strong> Büyük kitleleri bir araya getirmek zor olabilir ama komşularla, iş arkadaşlarıyla veya benzer değerleri paylaşan küçük gruplarla yardımlaşma halkaları oluşturmak hem güven verir hem de cesaret aşılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cesur Örnekleri Destekleyip ve Paylaşacağız.</strong> Haksızlığa karşı ses çıkaran, liyakatle işini yapan veya merhametiyle öne çıkan insanları eleştirmek yerine takdir edin, başarılarını ve duruşlarını görünür kılın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi ve Hak Bilincini Paylaşacağız.</strong> İnsanlar haklarını, yasaları ve yasal mücadele yollarını bildiklerinde kendilerini daha güçlü hissederler. Bilgi, çaresizlik duygusunun en büyük düşmanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Cesaret bullaşıcıdır."</em></strong> Bir kişinin haksızlık karşısında dimdik durması, etrafındaki diğer kararsız veya korkmuş insanlara da ilham verir ve harekete geçme cesareti kazandırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yozlaşma ve çıkarcılık hayatın her alanına nüfuz ettiyse, buna karşı verilecek mücadelenin de <strong>topyekün, organize ve yaygın</strong> olması gerekir. Tek başına kalan iyi insanlar kolayca tükenirken, örgütlü ve dayanışma içinde bir toplum olduğunda o kirlilik çemberi kırılabilir. Topyekün bir farkındalık ve cesaret hareketi yaratmak için atılabilecek en stratejik adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topyekün Bir Dönüşüm İçin Yol Haritamız:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplumun Gücünü Kullanmak:</strong> Dernekler, vakıflar, meslek odaları ve gönüllü platformlar; vicdan sahibi insanların yalnız olmadığını gördüğü ve güçlerini birleştirdiği en güvenli limanlardır. Bu yapılara aktif katılım sağlamak etkiyi büyütür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Kültürde Zihniyet Değişimini sağlamak:</strong> Çocuklara ve gençlere sadece başarılı olmayı değil, <strong>erdemli</strong> ve <strong>dürüst</strong> olmanın kazançlı bir yol olduğunu gösterecek rol modeller sunmalıyız. Eğitim müfredatından aile içi iletişime kadar her yerde etik değerler yeniden merkeze alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Ağları İnşa Etmek:</strong> İyilerin birbiriyle ticaret yaptığı, birbirine destek olduğu, dürüst ve liyakatli insanları ekonomik ve sosyal olarak yalnız bırakmayan alternatif dayanışma ağları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Bellek ve Tepki göstermek:</strong> Haksızlıklar karşısında bireysel tepkiler yetersiz kaldığında, kamusal vicdanı harekete geçirecek barışçıl ve demokratik <strong>sesler yükseltilmelidir. Alışmamak, kanıksamamak ve</strong> bunu sürekli dile getirmek toplumsal hafızayı diri tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Birlikten güç doğar"</em> sözü bu noktada hayati bir anlam kazanır. Kötülük genellikle organize hareket ettiği için güçlü görünür; iyilik de kendi organizasyonunu ve dayanışmasını kurduğunda asıl gücüne kavuşur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet mekanizması; yasaları uygulayan, adalet terazisini tutan ve kuralları koyan ana omurgadır. Devlet eliyle liyakat, adalet ve şeffaflık sağlandığında, sivil toplumun ve toplumsal vicdanın nefes alması, örgütlenmesi çok daha kolay ve kalıcı olur. Devletin bu dönüşümdeki öncülüğü ve ardından sivil toplumun bunu sahiplenmesi şu şekilde hayata geçirilebilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Sivil Toplum El Ele Dönüşüm Modeli:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Öncülüğü (Üstten Başa Temizlik):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat ve Adalet:</strong> Kamu atamalarında ve ihale süreçlerinde kayırmacılığın bitirilip liyakatin esas alınması, sistemin çarklarını düzeltir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcı Yaptırımlar:</strong> Yolsuzluk ve haksız kazançlara karşı cezaların tavizsiz ve hızlı bir şekilde uygulanması, suçun maliyetini artırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaflık:</strong> Hesap verebilir bir yönetim anlayışı, toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesindeki en büyük adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Ayağın Desteği (Tabandan Toplumsal İnşa):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Denetim ve Gözetim:</strong> Sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, devlet mekanizmalarını barışçıl ve demokratik yollarla denetleme gücünü (kamuoyu baskısı oluşturarak) elinde tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kültürel Dönüşüm:</strong> Devlet kuralları koyup uygular; ancak sivil toplum ve aileler o kuralların arkasındaki ahlaki ve vicdani bilinci besler, yeni nesillere aktarır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir binanın temelini ve kolonlarını (devlet ve hukuk) sağlam atarsanız, içindeki yaşamı ve dekorasyonu (toplum ve ahlak) huzurla inşa edersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten bütün bu konuştuğumuz yozlaşma, haksız kazanç ve çürümüşlük hissinin temelinde <strong>adalet terazisinin şaşması</strong> ve hukukun kişiye göre, güce göre işlemesi yatıyor. Adalet herkes için tarafsız ve eşit bir şekilde dağıtıldığında, sistemin diğer tüm çarkları kendiliğinden doğru yönde dönmeye başlar. Çünkü adalet, bir toplumun omurgasıdır; o kırıldığında her şey yere yığılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarafsız ve Eşit Adaletin Topluma Etkileri:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcılık Sağlar:</strong> Suç işleyen kim olursa olsun cezasız kalmayacağını bildiğinde, haksız kazanç peşinde koşanlar cesaret edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakati Getirir:</strong> "Arkası olan" değil, hakkı olan kazandığında insanlar emeklerinin boşa gitmeyeceğini görür ve sisteme olan inançları tazelenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven İklimi Yaratır:</strong> Herkes kanun önünde eşit olduğunda toplumsal huzur, huzur olduğunda ise üretim ve kardeşlik bağı güçlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Adalet mülkün (devletin) temelidir"</em> sözü, bir ülkenin sadece binalarla değil, ancak adaletle ayakta kalabileceğini en net şekilde anlatan zamansız bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d">https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-bolgesinde-soz-sahibi-dunyada-ise-muteber-bir-turkiyeyi-milletimizle-beraber-kuvveden-fiile-cikardik-26425ad37fae7-c3ed-4b3a-b2fb-ee439cbdd2d22026-09-19T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"

ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul'a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye'ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye'nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah'a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye'yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Sadece İstanbul'da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002'den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26'dan 58'e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81'den 175'e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60'a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin'den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon'da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002'de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025'te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu performansla yolcu sayısında Avrupa'da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026'nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye'nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı'na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Biz İstanbul Havalimanı'nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar 'Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor' dediler. 'İstanbul'a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?' dediler. 'Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez' dediler. 'Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz' dediler. 'Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?' dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı'nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Uçak inmez" dedikleri İstanbul Havalimanı'nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa'da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın bugüne kadar birçok kez "Yılın En İyi Havalimanı" ve "Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı" ödüllerine layık görüldüğünü, 110'un üzerinde hava yolu şirketiyle 340'tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa'nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL'A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'nın 16 Ağustos'ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa'nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "30 Ağustos'ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman'mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. 'Buradan uçaklar kalkamaz' diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025'te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul'a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı'yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi'ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye'de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı'ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı'mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100'ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı'nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2'sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi 'israf' diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TK1763" sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı'nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Pist 09, rüzgâr 0.50'den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar." diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyanin-eski-basbakani-noda-istasyon-onunde-brosur-dagitirken-goruntulendi-2642472aff291-a075-4b90-a289-f4da4aeb09072026-09-19T13:08:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi

Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">69 yaşındaki Noda, sabahın erken saatlerinde istasyonu kullanan vatandaşlara eliyle broşür uzattı. Broşürde <em>afet sigortası, çocuk yardımı ve vilayet reformu </em>gibi yerel konular yer alıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüntülerde dikkat çeken nokta, yolcuların büyük kısmının eski başbakanı fark etmeden yanından geçmesi oldu. Bazı vatandaşlar ise Noda’yı tanıyıp eğilerek selam verdi ve broşürünü aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel basına göre Noda’nın bu alışkanlığı yeni değil. 1986’dan bu yana neredeyse<strong> her iş günü t</strong>ren istasyonlarında broşür dağıttığı belirtiliyor. Eski başbakan, doğrudan vatandaşla temas kurmayı siyaset anlayışının temel bir parçası olarak görüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yoshihiko Noda kimdir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">1957 doğumlu Noda, Japonya’nın 95. başbakanı olarak görev yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Waseda Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Ekonomisi Fakültesi mezunu Noda, 1987’de Chiba İl Meclisi üyeliğiyle siyasete girdi. 1993’ten bu yana milletvekili. Demokratik Parti döneminde Maliye Bakanı olarak da görev yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mütevazı aileden gelen, “halkın içinde siyaset” tarzını benimseyen bir isim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül 2024'te yapılan seçimlerde ana muhalefet partisi olan <strong>Japonya Anayasal Demokrat Partisi'nin (CDPJ) genel başkanı</strong> seçildi</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak 2026'da partisinin Komeito ile birleşerek oluşturduğu <em>Merkezci Reform İttifakı'nın (CRA)</em> eş başkanlığını yürüttü Şubat 2026'daki Temsilciler Meclisi (alt kamarası) seçimlerinde ittifakın aldığı yenilginin ardından parti içi liderlik koltuğunda değişimler yaşansa da kendisi aktif olarak siyasi çalışmalarını sürdürüyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260919/japonyanin-eski-basbakani-noda-istasyon-onunde-brosur-dagitirken-goruntulendi-1108874792.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adandan-gaziler-gunu-icin-anlamli-paylasim-2642350dad2af-18ab-4aa8-bec2-4ca649f1ca3e2026-09-19T12:57:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM

CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">GAZİ; şehitlerin silah arkadaşı, fedakarlık abidesi, vatanperverlik nişanesidir. Bu devletin temelinde, bu sancağın renginde, bu yurdun her zerresinde onların hakkı vardır. Gazi Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e; selam olsun. #GazilerGünü kutlu olsun.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026'nın en iyi 20 havayolu şirketi açıklandı: THY, Avrupa lideri oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026nin-en-iyi-20-havayolu-sirketi-aciklandi-thy-avrupa-lideri-oldu-264229c0a383a-b471-4a03-bba9-f7cb0670c9852026-09-19T10:55:00+03:00HABER MERKEZİ 2026'nın en iyi 20 havayolu şirketi açıklandı: THY, Avrupa lideri oldu

2026'nın en iyi 20 havayolu şirketi açıklandı: THY, Avrupa lideri oldu

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">2026'nın en iyi havayolları listesinde, Türk Hava Yolları (THY) beşinci sırada yer alarak Avrupa'nın en üst sıradaki havayolu şirketi oldu.</span></h2><p><span style="font-size:18px">Avrupalı havayolu şirketleri, bu yılki Dünya Havayolu Ödülleri'nde büyük ölçüde alt sıralara gerilerken, ilk 10'a Asya ve Orta Doğu merkezli şirketler damga vurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Singapur Havayolları genel sıralamada birinci olurken, onu Katar Havayolları ve Cathay Pacific izledi. Türk Hava Yolları (THY) ise beşinci sırada yer alarak Avrupa'nın en üst sıradaki havayolu şirketi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk 20'ye yalnızca altı Avrupa havayolu şirketi girebildi. THY'nin yanı sıra Air France, Lufthansa, Iberia, Virgin Atlantic ve Swiss International Air Lines da listede yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2026 Dünya Havayolu Ödülleri, hava taşımacılığı derecelendirme kuruluşu Skytrax tarafından Londra'da düzenlenen gala töreninde açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Havacılık sektörünün Oscarları" olarak bilinen ödüller 1999'dan bu yana veriliyor. Skytrax CEO'su Edward Plaisted'a göre ödüller, havayolu şirketlerinin müşterilerine sunduğu "ürün ve hizmet mükemmeliyetinin seviyesini ortaya koyuyor".</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıralama kapsamında 300'den fazla havayolu şirketi değerlendirildi. Avrupalı şirketler ana kategoride rakiplerine üstünlük sağlayamasa da diğer kategorilerde önemli başarılar elde etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Avrupalı havayolları bazı kategorilerde öne çıktı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Air France özellikle başarılı bir performans sergileyerek "Dünyanın En İyi First Class'ı", "Dünyanın En İyi First Class Lounge Yemek Hizmeti" ve "Dünyanın En İyi First Class Konfor Ürünleri" ödüllerini kazandı. Şirket ayrıca Batı Avrupa'nın en iyi havayolu seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkezi İspanya'da bulunan Vueling, Avrupa'nın en iyi düşük maliyetli havayolu ödülünü kazandı. Bu kategorinin üst sıralarında Almanya'dan Eurowings, İspanya'dan Iberia Express ve Volotea ile Hollanda'dan Transavia da yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Hava Yolları ise üç ödül birden kazandı. THY, "Avrupa'nın En İyi Havayolu", "Dünyanın En İyi Business Class İkram Hizmeti" ve "Güney Avrupa'nın En İyi Havayolu" seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">THY Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şeker, "11'inci kez 'Avrupa'nın En İyi Havayolu' olarak seçilmek ve iki farklı kategoride daha birinci sırada yer almak, Türk Hava Yolları ailesi olarak bizim için büyük bir gurur kaynağı," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer kategorilerde Iberia, Avrupa'nın en iyi havayolu personeli hizmeti ödülünü kazanırken, LOT Polish Airlines Orta Avrupa'nın en iyi havayolu seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dünyanın En İyi Kabin Ekibi" kategorisinin ilk sıralarında ise hiçbir Avrupa havayolu şirketi yer almadı. Bu kategoride birinciliği Cathay Pacific Airways aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dünyanın En İyi Bölgesel Havayolları" kategorisinin ilk 10'una girebilen tek Avrupa şirketi ise Yunanistan merkezli Aegean Airlines oldu. Şirket sıralamada dördüncü sırada yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Katar Havayolları zirveyi kaybetti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Genel sıralamada daha önce dokuz kez "Dünyanın En İyi Havayolu" seçilen Katar Havayolları (Qatar Airways), bu yıl Singapur Havayolları'nın gerisinde kalarak ikinci sıraya düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen Doha merkezli şirket dört önemli ödül kazanmayı başardı. Bunlar arasında Qatar Airways'in 13'üncü kez kazandığı "Dünyanın En İyi Business Class Havayolu" ödülü ile "Orta Doğu'nun En İyi Havayolu" ödülü de var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket ayrıca, ilk kez verilen "Dünyanın En İyi Uçak İçi Wi-Fi Hizmeti" ödülünün de sahibi oldu. Bu kategori, hızlı ve ücretsiz uçak içi internet bağlantısının günümüz yolcuları açısından giderek artan önemini dikkate almak amacıyla bu yıl oluşturuldu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">2026'nın en iyi 20 havayolu</span></h2><ol><li><span style="font-size:18px">Singapore Airlines</span></li><li><span style="font-size:18px">Qatar Airways</span></li><li><span style="font-size:18px">Cathay Pacific</span></li><li><span style="font-size:18px">ANA All Nippon Airways</span></li><li><span style="font-size:18px">Türk Hava Yolları</span></li><li><span style="font-size:18px">Emirates</span></li><li><span style="font-size:18px">Air France</span></li><li><span style="font-size:18px">Hainan Airlines</span></li><li><span style="font-size:18px">Japan Airlines</span></li><li><span style="font-size:18px">Korean Air</span></li><li><span style="font-size:18px">EVA Air</span></li><li><span style="font-size:18px">Qantas Airways</span></li><li><span style="font-size:18px">STARLUX Airlines</span></li><li><span style="font-size:18px">Lufthansa</span></li><li><span style="font-size:18px">Saudi Arabian Airlines</span></li><li><span style="font-size:18px">Iberia</span></li><li><span style="font-size:18px">Air Canada</span></li><li><span style="font-size:18px">Virgin Atlantic</span></li><li><span style="font-size:18px">Swiss International Air Lines</span></li><li><span style="font-size:18px">Thai Airways</span></li></ol><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/gezi/2026/09/18/dunyanin-2026-icin-en-iyi-20-havayolu-aciklandi-sadece-altisi-avrupadan</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Alman İçişleri Bakanı: Almanya'da kokain seli yaşıyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/alman-icisleri-bakani-almanyada-kokain-seli-yasiyoruz-26421b8b36b83-a719-4056-b66f-54b0c99066992026-09-19T10:52:00+03:00HABER MERKEZİ Alman İçişleri Bakanı: Almanya'da kokain seli yaşıyoruz

Alman İçişleri Bakanı: Almanya'da kokain seli yaşıyoruz

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt (CSU) peş peşe rekor rakamlar açıkladı. Ancak bunlar, kendisinin de hiç görmek istemeyeceği türden rekorlar:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Almanya'da bir kokain seli yaşıyoruz. Uyuşturucu nedeniyle ölenlerin sayısında rekor görüyoruz. Çocukların suç işlemek için kullanıldığını görüyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt'in verdiği bilgilere göre Almanya'da organize suç yayılmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birkaç rakamla tablo şöyle: Almanya'da geçer yıl 10 tonun üzerinde kokain ele geçirildi. Bunun üçte ikisi Almanya'daki limanlarda yakalandı. Uyuşturucu kullanımı 2 bin 150 kişinin de hayatına mal oldu. Bu sayı 2024'e göre 13 kişi daha fazla.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçlular için kara para aklama kazançlı: 1,4 milyar euro<br />Bakan Dobrindt'in geçen hafta Berlin'de düzenlediği basın toplantısında yanında Federal Emniyet Teşkilatı (BKA) Başkanı Holger Münch ile Alman hükümetinin Bağımlılık ve Uyuşturucu Sorumlusu Hendrik Streeck de hazır bulundu. Üç isim, her yıl organize suç ve uyuşturucu suçlarına ilişkin federal durum raporlarında belgelenen kaygı verici tabloyu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu birlikte yapmaları da tesadüf değil: Uyuşturucu, uluslararası bağlantılara sahip organize suç örgütlerinin en kazançlı yasa dışı faaliyet alanı. Bu yolla elde edilen kazançlar, kaynağını gizlemek amacıyla gayrimenkul alımı gibi alanlara yatırılıyor. Bu tür suçlara da kara para aklama deniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA Başkanı Münch, 2025 yılında 195 vakanın tespit edildiğini belirtti. Münch'e göre bunların toplam hacmi yaklaşık 1,4 milyar euroyu buldu.<br />Uyuşturucu Sorumlusu: Asıl zarar gören insanlar<br />Münch suçlular için "Muazzam mali güçlerini rüşvet ve nüfuz sağlamak için kullanıyorlar, kara para aklama yoluyla da parayı yasal ekonomik sisteme sokuyorlar" dedi. Münch'ün vardığı sonuç şu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"En yaygın uyuşturucu olan kokain, devlet, ekonomi ve toplumun bütünü açısından tehdit oluşturuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucu Sorumlusu Streeck de önemli bir ilave yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Zarar gören yalnızca devlet değil, asıl zarar gören insanlar."</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucu nedeniyle hayatını kaybedenlerin yaş ortalaması 41 ve büyük çoğunluğunu yüzde 83 ile erkekler oluşturuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hepsi de ölümcül maddelerin ticaretini yapan, arkasında şiddet, çevre tahribatı, şantaj ve sömürünün bulunduğu bir pazarın müşterileri."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kokain üretimi için yağmur ormanları yok ediliyor<br />Tıp eğitimi almış Streeck, yaklaşımının net olduğunu söyledi:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bağımlılıktan para kazananlara sıfır tolerans, bağımlılık hastalığına yakalananlara ise sıfır kayıtsızlık."</span></p><p><span style="font-size:18px">Streeck bu nedenle önleyici tedbirlere ağırlık veriyor. Bunlar arasında uyuşturucunun sağlık ve çevre üzerindeki sonuçlarına ilişkin kamuoyunu bilgilendirme kampanyası da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucu Sorumlusu, buna örnek olarak kokain üretiminde kullanılan koka bitkisinin yetiştirilmesi için yağmur ormanlarının yok edildiğine dikkat çekti. İşleme sırasında kerosen ve akü asidi toprağa ve suya karışıyor, üretimin yapıldığı ülkelerde çiftçiler ve aileleri şantaja maruz kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Streeck, kokainin Almanya'da giderek daha popüler hale gelmesinden yakındı ve şu uyarıda bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Eğlence için tüketilen her gram kokaine kan bulaşmıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya ve oyun platformları üzerinden temas<br />Uyuşturucu ticareti yıllar içinde büyük ölçüde değişti. Streeck, pazarın dijitalleştiğini söyledi. Kokain ve diğer uyuşturucuların satıcıdan tüketiciye ulaştığı günümüzdeki yolu şöyle anlattı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Satıcı artık sokak köşesinde değil, akıllı telefonda. Örneğin basit QR kodları (karekod) üzerinden bir kokain taksisi sipariş edilebiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümetinin Uyuşturucu Sorumlusu Streeck, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özellikle endişe verici olan, suç örgütlerinin çocukları ve gençleri sosyal medya veya oyun platformları üzerinden devşirmesi. Organize suç artık yeni elemanlarını gençlerin boş zamanlarını geçirdiği sosyal platformlarda arıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk ve gençlerin korunmasının uyuşturucu politikasındaki önemine Streeck daha önce de dikkat çekmişti.<br />Gizlilik ve dışa kapalılık yerine şiddet sergileniyor<br />BKA Başkanı Münch'ün de belirttiği gibi bu gelişme, Alman ve uluslararası güvenlik birimleri açısından özel bir zorluk oluşturuyor. Organize suçun gizlilik, dışa kapalılık ve kapalı yapılardan oluşan klasik görüntüsü giderek geçmişte kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Münch, şu tespitleri yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Almanya'da da yeni bir suçlu neslinin, örneğin Türkiye kökenli ve 'Z Kuşağı Mafyası' olarak adlandırılan grupların güçlerini ve şiddet eylemlerini sosyal medyada açıkça sergilediklerini gözlemliyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Z Kuşağı ile 1995-2010 yılları arasında doğanlar kastediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Münch, suç amaçlı hizmetlerin Darknet (karanlık ağ) üzerinden satın alınabildiğini belirtti. BKA açısından bunun bir paradigma değişimi anlamına geldiğini ifade etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Artık mesele yalnızca suçu kimin işlediği değil. Suçu kim sipariş etti, kim aracılık yaptı, kim finanse etti, bundan kim yararlanıyor?"</span></p><p><span style="font-size:18px">Darknet platformu "Archetyp Market" kapatıldı<br />Soruşturmacılar, anlaşılması son derece güç bu çevrelerde devlet aktörlerinin de giderek daha fazla faaliyet gösterdiğinden hareket ediyor. BKA Başkanı Münch, bu aktörlerin olası amaçlarını "hibrit tehditler kapsamında saldırılar gerçekleştirmek" sözleriyle açıkladı. Münch, "Kara para aklama, yolsuzluk veya şiddet toplumun istikrarsızlaştırılmasına katkıda bulunabilir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Organize suç alanındaki soruşturma sayısı 2025'te üst üste beşinci kez yaklaşık 600 düzeyinde gerçekleşti. Federal Kriminal Dairesi, özellikle karanlık ağ üzerindeki uyuşturucu ticaretinde kullanılan, dünyanın en büyük ve en uzun süredir faaliyet gösteren dijital ticaret platformu "Archetyp Market"e yönelik operasyonu ise önemli bir başarı olarak değerlendiriyor.<br />612 bin müşterili yasa dışı pazar<br />Platformun yöneticisi Haziran 2025'te yakalandı. Onun yönetimindeki Darknet platformunda 250 milyon euro ciroyla kokain, eroin, esrar ve diğer uyuşturucuların ticareti yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA'ya göre platform kapatıldığında 3 bin 200 satıcı kayıtlıydı ve 612 bin müşteri hesabı bulunuyordu.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/alman-i%CC%87%C3%A7i%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-almanyada-kokain-seli-ya%C5%9F%C4%B1yoruz/a-79295275</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-mersin-il-kongresi-yapiliyor-26430238742e6-40cd-427a-99c2-726cd029ec7b2026-09-19T10:14:00+03:00HABER MERKEZİ MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR

MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae7cda2685d.jpg" style="height:488px; width:697px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae7cda31c17.jpg" style="height:452px; width:697px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae86f5ae496.jpg" style="height:537px; width:800px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bddk-iran-bankasinin-faaliyet-iznini-kaldirdi-26429560dc8fe-30d1-42b0-95d3-1e7ac40ea7d62026-09-19T10:07:00+03:00HABER MERKEZİ BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı

BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), İran merkezli banka Bank Mellat'ın İstanbul'daki Türkiye Merkez Şubesi'nin faaliyet iznini kaldırdı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan 18 Eylül 2026 tarihli karara, bankanın faaliyetini sürdürmesinin mevduat sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturmasını düzenleyen kanun hükmü dayanak gösterildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şubenin faaliyet izninin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldırıldığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu hüküm, yapılan denetimler sonucunda bir bankanın faaliyetini sürdürmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturduğunun belirlenmesi halinde BDDK'ye bankanın faaliyet iznini kaldırma veya bankayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devretme yetkisi veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin yaptırım listesinde<br />Söz konusu banka ABD, AB ve İngiltere'nin yaptırım listelerinde bulunuyor. Bank Mellat, Tahran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki suçlamalar nedeniyle yıllarca Batı'nın yaptırımlarına tabi tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaptırımlar, nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı amaçlayan Tahran ile dünya güçleri arasında imzalanan 2015 tarihli anlaşma kapsamında kaldırıldı. Ancak ABD, Trump'ın birinci başkanlık dömeminde, Mayıs 2018'de anlaşmadan tek taraflı olarak çekildi ve İran'a yönelik ağır ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bank Mellat, 2019 yılında İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen 25 kuruluştan biri olarak gösterilmesinin ardından ABD ve Körfez ülkelerinin yaptırımlarına hedef oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk bankasına İran yaptırımı<br />ABD Hazine Bakanlığı, İran üzerindeki mali baskıyı artırma çabaları kapsamında 4 Eylül'de, Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu iddiasıyla Türkiye'deki Golden Global Bank'a yaptırım uygulama kararı almıştı. Bakanlık söz konusu bankanın, İran Devrim Muhafızları için "on milyonlarca dolarlık işlem" yaptığını, bu sebeple Golden Global Bank ile bu şirkete bağlı İstanbul merkezli kuruluşlara yaptırım uygulanacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptırımlar kapsamında, ilgili kurumlar ile bunlarla bağlantılı kişilerin varsa ABD'deki tüm varlıkları donduruldu, ayrıca yaptırım listesindeki isimlerle iş yapmak da yasaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington, bu adımdan birkaç gün sonra da İran'ın Mahan Air havayolu şirketine yardım ettikleri gerekçesiyle aralarında Türkiye'den üç şirketin de bulunduğu 36 kuruluşa yaptırım uyguladı. Sivil bir havayolu şirketi olan Mahan Air, Devrim Muhafızları'na destek vermekle suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'ın ISNA haber ajansının aktardığına göre Mahan Air bu hafta, Türk havacılık makamlarının talebi üzerine 21 Eylül'den itibaren Türkiye'ye tüm uçuşlarını askıya alacağını açıkladı. Türk makamları ise konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kritik zamanlama<br />BDDK'nın kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Salı günü New York'ta başlayacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapması beklenen görüşmeden yalnızca birkaç gün önce geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda, İran'ın "ekonomik D-Day" ile ekonomik olarak tecrit edileceğini ifade ederken Hazine Bakanı Scott Bessent, kampanyaya katılmayan ülkeleri ağır sonuçlarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">D-Day ifadesi, ABD ve İngiltere'nin 2'nci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı Normandiya Çıkarması'nı başlattığı 6 Haziran 1944 günü için kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Anka,AFP/SÖ,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bddk-i%CC%87ran-bankas%C4%B1n%C4%B1n-faaliyet-iznini-kald%C4%B1rd%C4%B1/a-79336554</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yas-sebze-ve-meyvede-fahis-fiyat-sorusturmasi-40-supheli-tutuklandi-264202143bbbd-9576-469e-b9eb-205bc6bafe122026-09-18T23:29:00+03:00HABER MERKEZİ Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı

Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına" yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 40 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheliler, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılıkta ifade veren 40 şüpheli tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimlik, 40 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 1 şüpheli ise aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">41 dağıtıcı firmanın yöneticileri gözaltına alınmıştı<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından "yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına" yönelik soruşturma yürütülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerine yazılan müzekkereler neticesinde şüpheliler hakkındaki yaş sebze ve meyve ticaretindeki işlem hacimlerini içeren raporlar dosyaya eklenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi Denetim Kurulunca müzekkereye istinaden yapılan çalışma kapsamında 1029 çiftçinin beyanına başvurulmuştu.<br />Yaş sebze ve meyve sektöründe fahiş fiyat uygulamasına sebebiyet verdiği tespit edilen tedarikçi konumundaki 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 22 ayrı ilde iş yeri ve ikamet adresi olmak üzere 109 adreste arama kararı alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen operasyonda hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmış, devam eden çalışmalarda 7 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/dmmden-somalinin-turk-vatandaslarina-vize-kisitlamasi-getirdigi-iddiasina-yalanlama-957314.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'da gıda devi Nestle'ye kayyum atandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyada-gida-devi-nestleye-kayyum-atandi-264195ab11138-a22e-4f6d-807d-dafc8d95c5872026-09-18T14:44:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'da gıda devi Nestle'ye kayyum atandı

Rusya'da gıda devi Nestle'ye kayyum atandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İsviçre merkezli gıda devi Nestle'nin Rusya'daki varlıklarına kayyum atadı. Varlıkların yönetimi L.E.V. Management isimli &nbsp;şirkete devredilmesine dair kararname Cuma günü yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nestle'den konuya ilişkin yapılan açıklamada, kararnamenin dikkate alındığı ve şu anki durumun tüm seçenekleri ile değerlendirildiği ifade edildi. Açıklamada ayrıca, şirketin haklarının korunması ve çalışanların çıkarları doğrultusunda faaliyetlerin devamını sağlamak için gerekli tüm adımların atılacağı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Başkanlığı kararnamesi ile Nestle'nin yanı sıra Fransız süpermarket zinciri Auchan'a da kayyum atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, 2022 yılının Şubat ayında Ukrayna'ya saldırısı ile başlattığı savaşın ardından yabancı varlıklar üzerindeki kontrolünü sıkılaştırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin'den kayyum açıklaması<br />Kremlin'den yapılan açıklamada, Nestle ve Auchan'ın Rusya'daki varlıklarına kayyum atanmasına gerekçe olan faktörlerden birinin, şirketlerin Rusya'ya karşı "dost olmayan" ülkelerden olması olduğu dile getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, "Elbette bu karar verilirken dikkate alınan hususlardan biri bu şirketlerin, ülkemize yönelik askeri faaliyetlere aktif bir şekilde katılan dost olmayan ülkelerden olması" dedi.<br />Dmitriy Peskov, gazetecilere yaptığı açıklamada, söz konusu tedbirlerin geçici olduğunu ve varlıklarla ilgili başka bir karar alınmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danone ve Carlsberg'e de kayyum atanmıştı<br />2023 yılına ait bir kararnameye göre Moskova, hükümet tarafından "dost olmayan ülke" olarak sınıflandırılan ülkelerin Rusya'daki varlıklarına geçici kayyum atayabiliyor. &nbsp;Devlet şu ana dek bu kararnameye dayanarak gıda devi Danone ile bira üreticisi Carlsberg gibi şirketlerin Rusya'daki yan kuruluşlarına kayyum atamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Savaşı'na rağmen Rusya'daki faaliyetlerini sürdürdüğü için eleştirilen Nestle, gıda üreticisi olarak hayati ürünler sağlama gerekçesini öne sürerek kendini savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, Rusya'da kahve, hayvan maması ve bebek maması üretilen altı tane fabrika işletiyor. 2021 yılı verilerine göre Nestle'nin, ülkede yaklaşık 7 bin çalışanı bulunuyor ve yıllık cirosunun yaklaşık yüzde ikisini Rusya'da elde ediyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nestle'nin o dönemden bu yana Rusya operasyonlarını küçülttüğünü belirten yatırım şirketi Vontobel'in analistlerinden Jean-Philippe Bertschy, şirketin son olarak cirosunun ancak yaklaşık yüzde birini burada ürettiğini tahmin ediyor. Bertschy, kayyum haberinin şirkette moralleri olumsuz etkileyebileceği ve değer kaybı ya da elverişsiz bir satış riskine neden olabileceği, ancak kararın mali etkilerinin sınırlı kalacağı öngörüsünde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nestle Rusya'daki varlıklarını tamamen yitirdi mi?<br />Rusya'da yayınlanan Kommersant gazetesinin haberine göre, lojistik şirketi KS Logistika, Nestle varlıklarına kayyum atanması için başvuruda bulundu. Şirketin bu başvuruyu da Nestle'nin Rusya'daki üretim kapasitesini genişletmeme ve Rus fabrikalarından mal ihracatını durdurma kararıyla gerekçelendirdiği belirtiliyor. Kommersant'ın haberinde, KS Logistika tarafından yapılan başvurunun Nestle'ye ait beş birimi kapsadığı ve bu kayyum atamasının teorik olarak mülkiyet değişikliğine yol açabileceği de ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce yaşanan benzer vakalarda Rusya, devletin el koymasından önce şirketlere genellikle kayyum ataması yapıyor ve bu şirketlere ait varlıklar daha sonra Kremlin'le bağlantısı olan kişi veya şirketlere devrediliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'da faaliyet yürüten çok sayıda Batılı şirket, bu ülkedeki varlıklarını daha önce ya sattı ya da Rus yönetimine devretti. Şirketler bu hamleleri ile Ukrayna Savaşı nedeniyle Rusya'ya uygulanan yaptırımlara ya da Moskova'nın yabancı varlıklara el koyma tehditlerinden etkilenmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Finans hizmetleri şirketi Kepler Cheuvreux'un analisti Jon Cox'un değerlendirmesine göre, bu gelişmeler Nestle için iyiye işaret değil. Cox'a göre Nestle, Rusya'daki varlıklarını yakın bir gelecekte kaybedebilir ve bunun bir tazminatla telafi edilmesi de pek olası görünmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ET,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/rusyada-g%C4%B1da-devi-nestleye-kayyum-atand%C4%B1/a-79324545</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyada-devlet-dumasi-secimlerinde-oy-verme-islemi-basladi-26418d271f270-8dce-4b83-bf6d-2f05b62673b32026-09-18T14:15:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı

Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya’da&nbsp;<strong>2026 "Birleşik Seçim Günü"&nbsp;</strong>kapsamında oy verme işlemi ülkenin doğusundaki&nbsp;<strong>Kamçatka&nbsp;</strong>bölgesinde başladı. Ülke genelinde farklı düzeylerde 2 bin 200’den fazla seçimin gerçekleştirileceği süreçte, toplam 20 bin 700 milletvekilliği ile çeşitli kademelerdeki seçilmiş makam belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Seçim Komisyonu Başkanı&nbsp;<strong>Ella Pamfilova,</strong>&nbsp;30 Ağustos’ta 37 bölgede başlayan&nbsp;<strong>erken oy kullanma sürecinde</strong>&nbsp;16 Eylül itibarıyla&nbsp;<strong>203 bin 952</strong>&nbsp;seçmenin oy kullandığını açıklamıştı. Yurt dışındaki temsilciliklerde ise 14 binden fazla kişi oylarını erken kullanma imkanı buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmenler; kağıt oy pusulası, uzaktan elektronik oylama veya bulundukları yerde oy kullanma yöntemlerinden yararlanabilecek. Elektronik oylama için&nbsp;<strong>4 milyon,</strong>&nbsp;ikamet dışı oy kullanmak için ise&nbsp;<strong>2.9 milyondan fazla</strong>&nbsp;başvuru yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Duması seçimlerinde federal düzeyde;&nbsp;<strong>Birleşik Rusya, Liberal Demokrat Parti, Doğrudan Demokrasi Partisi, Yeşiller, Adil Rusya, Rodina, Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Emekliler Partisi, Rusya Komünistleri</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yeni İnsanlar&nbsp;</strong>olmak üzere 10 parti yarışıyor. Ayrıca 225 tek sandalyeli seçim bölgesindeki adaylar için de oy verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışında bulunan Rus vatandaşlarının oy kullanabilmesi için ise&nbsp;<strong>152 ülkede</strong>&nbsp;toplam&nbsp;<strong>333 seçim merkezi</strong>&nbsp;hizmet verecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260918/rusyada-devlet-dumasi-secimlerinde-oy-verme-islemi-basladi-1108843124.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Suudi Arabistan'daki üsse yönelik hava saldırısında bir İtalyan Eurofighter savaş uçağı vuruldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/suudi-arabistandaki-usse-yonelik-hava-saldirisinda-bir-italyan-eurofighter-savas-ucagi-vuruldu-2641738727102-1f60-4951-bba4-5a48f2005c792026-09-18T13:11:00+03:00HABER MERKEZİ Suudi Arabistan'daki üsse yönelik hava saldırısında bir İtalyan Eurofighter savaş uçağı vuruldu

Suudi Arabistan'daki üsse yönelik hava saldırısında bir İtalyan Eurofighter savaş uçağı vuruldu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalyan Bakan Crosetto, yaptığı yazılı açıklamada, "Doğal Kararlılık (Inherent Resolve) Operasyonu" kapsamında İtalyan personelin de bulunduğu Taif Hava Üssü'ne gece düzenlenen hava saldırılarına ilişkin gelişmeleri büyük dikkatle takip ettiğini belirtti.<br />Crosetto, "Saldırıdan herhangi bir İtalyan askeri personeli etkilenmedi. Saldırı sırasında, üssün içinde ve merkezden uzak bir bölgede bulunan İtalyan (Eurofighter) F-2000 tipi bir savaş uçağı vuruldu. Personelimizin kullandığı diğer araçlarda veya altyapılarda herhangi bir hasar meydana gelmedi" ifadelerini kullandı.<br />'Birkaç dakika içinde brifing alacağım'<br />İtalya Genelkurmay Başkanı Orgeneral Portolano, Müşterek Kuvvetler Operasyonlar Komutanlığı (COVI) Komutanı Korgeneral Giovanni Maria Iannucci ve Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Antonio Conserva'dan, geçen haftalarda yapılan değerlendirmelerin ardından, durumun seyrine, İtalyan personelin koşullarına ve olası operasyonel seçeneklere ilişkin ilave bir değerlendirme sunmalarını istediğini aktaran Crosetto, şöyle devam etti:<br />"Bana, askeri personelin güvenliğini korumaya yönelik tüm güvenlik tedbirlerinin zaten uzun süredir hayata geçirilmiş olduğu yeniden teyit edildi. Birkaç dakika içinde Savunma Bakanlığındaki toplantıda brifing alacağım. Durum, personelimizin tam anlamıyla korunmasını ve gerekli sorumluluk anlayışıyla hareket edilmesini sağlamak amacıyla azami dikkatle takip ediliyor."<br />İtalya'nın Suudi Arabistan'daki askeri varlığı<br />İtalya, Suudi Arabistan'ın batısındaki Al Taif (Kral Fahd) Hava Üssü'nde, Ortadoğu'daki ‘bölgesel güvenlik krizleri’ gerekçesiyle oluşturulan ‘Task Force Air-Arabia' kapsamında hava ve hava savunma unsurları bulunduruyor.<br />İtalya, Mart 2026'da Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü'ne yönelik saldırıların ardından bazı unsurlarını Taif'e kaydırdı.<br />Ortadoğu'da yaklaşık 700 İtalyan askeri var: Suudi Arabistan'ın yanı sıra Kuveyt ve Bahreyn dahil bölgedeki farklı noktalarda görev yapıyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br /><span style="font-size:10px">https://anlatilaninotesi.com.tr/20260918/son-dakika-haberleri-suudi-arabistandaki-usse-yonelik-hava-saldirisinda-bir-italyan-eurofighter-savas-ucagi-vuruldu-1108856012.html</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kral Charles'tan Diana'nın kardeşinin yıllar sonra gündeme getirdiği iddiaya yanıt]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kral-charlestan-diananin-kardesinin-yillar-sonra-gundeme-getirdigi-iddiaya-yanit-2641522727fef-5359-4e1a-9cfc-41e8434fdda82026-09-18T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Kral Charles'tan Diana'nın kardeşinin yıllar sonra gündeme getirdiği iddiaya yanıt

Kral Charles'tan Diana'nın kardeşinin yıllar sonra gündeme getirdiği iddiaya yanıt

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">2017'de, Diana'nın ölümünün 20. yıl dönümünde, Charles'ın iletişim sekreterliğini yapan Julian Payne, Spencer'ın aktardığı sözlerin eski patronu tarafından söylenmiş olduğuna inanmakta zorlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Payne, BBC'ye yaptığı açıklamada, “Bu, benim bildiğim bir dil değil,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kraliyet uzmanlarına göre ise Buckingham Sarayı'nın iddiaya hızlı bir şekilde yanıt vermesi dikkat çekiciydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sunday Times'ın kraliyet editörü Roya Nikkhah, BBC'ye yaptığı değerlendirmede, sarayın bazı durumlarda sessiz kalmak yerine açıklama yapmak zorunda kalabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nikkhah, Spencer'ın kitabının Daily Mail'de bölüm bölüm yayınlanmasının, önümüzdeki günlerde yeni iddiaların da gündemi hareketlendirebileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">kaynak:</span></p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/09/17/kral-charlestan-diananin-kardesinin-yillar-sonra-gundeme-getirdigi-iddiaya-yanit</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-calisiyor-264144a33f79a-935d-4b7d-9add-fe91bf232e332026-09-18T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor

Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupalı liderler, Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden tırmanması ve Suudi Arabistan'dan yapılan petrol sevkiyatlarının aksamasının ardından yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak için bir kez daha harekete geçiyor. Avrupa'nın birçok başkentinde akaryakıt fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi yaşanıyor.<br />Son şok salgası, Suudi Arabistan'dan geldi. Husilerin ve Irak kaynaklı saldırıların ardından, Hürmüz Boğazı'nı bypass etmek amacıyla kullanılan kritik bir güzergâh olan bin 200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattı geçici olarak kapatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kesintinin devam etmesi halinde dünya petrol arzının yüzde 4'üne varan bölümünün risk altında olabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, Suudi Arabistan'ın ham petrol üretiminin Ağustos ayında 3 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı da artan arz riskleri nedeniyle kısa süre önce 113 doların üzerine çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2027'de kritik seçimlere sahne olacak Fransa ve İtalya açısından yüksek enerji fiyatları önemli bir iç politika konusu. Seçmenler hükümetleri özellikle satın alma gücü üzerindeki etkileri üzerinden değerlendirmeye hazırlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa’da yükselen enerji ve akaryakıt maliyetleri, tüketici kaygısını şimdiden körüklüyor. Enflasyon Ağustos ayında yüzde 2,7’ye ulaşırken, enerji başlıca itici güçlerden biri. İtalya da benzer bir sorunla karşı karşıya. Ağustos enflasyonu büyük ölçüde enerji nedeniyle yüzde 3,3’e hızlanırken, benzin ve dizel fiyatları sert biçimde yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da enerji diplomasisi<br />Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çarşamba akşamı akaryakıt fiyatlarıyla mücadele için bir “seferberlik” başlattı. Macron, Fransa'nın petrol tedarikini güvence altına almak ve sürücüler üzerindeki baskıyı azaltmak için çalıştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron enerji güvenliğini Orta Doğu diplomasisiyle de doğrudan ilişkilendirdi. Irak Başbakanı ile bu hafta yaptığı görüşmenin ardından, Hürmüz çevresinde alternatif güzergâhların oluşturulmasının ve bölgede gerilimin azaltılmasının Fransız tüketicileri korumak açısından gerekli olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron X'te yaptığı açıklamada, “Öncelik: petrol taşımacılığının hayati arteri olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek, ortaklarımızın enerji altyapısını korumak ve üretimi güvence altına almak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron ayrıca Hürmüz üzerinden seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için “koalisyon ortaklarıyla” yürütülen çalışmaların, alternatif güzergâhların açılmasını ve bu kritik su yoluna bağımlılığın azaltılmasını amaçladığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya'da otomobil vergisinde değişiklik<br />İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise küçük ve orta motorlu otomobillerden alınan araç vergisinin kaldırılacağını açıkladı. Meloni, bu vergiyi İtalyanların en fazla tepki gösterdiği vergilerden biri olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meloni, akaryakıt fiyatlarındaki artışla mücadele için şimdiye kadar kullanılan kaynakların bir bölümünün, otomobil ve motosikletlerini her gün işe gitmek, çocuklarını taşımak veya ulaşım sağlamak için kullananlara yönelik “basit ve yapısal” bir tedbire aktarılacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya Başbakanı, araç vergisinin 2027 sonrasında da kaldırılmış olarak kalacağını ve düzenlemenin “yapısal ve kalıcı” olacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meloni ayrıca, Avrupa Komisyonu'ndan enerji krizinin bir savunma acil durumu gibi ele alınmasını ve üye ülkelerin uyması gereken mali kuralların gevşetilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Roma aynı zamanda yerli petrol ve doğal gaz projelerini hızlandıracak önlemler aldı. Hükümet, artan üretimi daha geniş kapsamlı bir enerji güvenliği stratejisinin parçası olarak sunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya dizel vergi indirimini artırdı<br />İspanya, dizel fiyatlarının Temmuz ayında yüzde 15,7 artmasının ardından 1 Eylül'den itibaren dizel üzerindeki vergi indirimini 2 katına çıkararak litre başına 20 cente yükseltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, savaşın İspanya üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere perşembe günü Madrid'de sosyal taraflarla görüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya da önlem alacak<br />Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin'in rekor seviyedeki akaryakıt fiyatlarının etkisini hafifletmek için “yakında” önlemler açıklayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman Otomobil Kulübü'ne göre perşembe günü benzin ve dizelin litre fiyatı 2,45 euro seviyesindeydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak diğer ülkelerde olduğu gibi Almanya'nın da ithal enerjiye bağımlı olması, hükümetin uluslararası petrol fiyatlarının temel belirleyicileri üzerinde sınırlı kontrol sahibi olduğu anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, sorunun uluslararası koordinasyon gerektirdiğini de belirtti. Husilerin Babül Mendeb çevresindeki kontrol alanlarını genişletmesinin Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer petrol ihracatçılarını tehdit ettiğini, bunun da küresel enerji piyasalarını daha fazla sıkılaştırdığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, 14 Eylül'deki basın toplantısında, “Husiler artık Babu'l Mendeb Boğazı çevresindeki stratejik noktaları kontrol ediyor ve Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine saldırıyor; bu durum uluslararası enerji piyasalarındaki tabloyu daha da kötüleştiriyor” dedi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/17/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-cali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvecte-secimleri-merkez-sol-kazandi-basbakan-kristersson-istifa-etti-koalisyon-pazarliklari-basliyor-264133a7714b3-ddab-4273-b5d8-8eb76c9408262026-09-18T10:22:00+03:00HABER MERKEZİ İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor

İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsveç’te merkez sol partilerden oluşan ittifak, kıyasıya geçen genel seçimde parlamentoda çoğunluğu elde ederek, iktidardaki sağ bloğu az farkla yenilgiye uğrattı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/metsola-avustralya-ve-yeni-zelanda-kanadanin-ardindan-abnin-ortak-uyesi-olabilir-26412739430ae-6481-4bf0-b1bc-6a004112e6412026-09-18T10:18:00+03:00HABER MERKEZİ Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir

Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Euronews'e yaptığı açıklamada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin, Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurmak isteyen benzer düşüncedeki ülkelerin Kanada'nın ardından AB'nin "ortak üyesi" olma yoluna gidebileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin perşembe günü yapacağı konuşma öncesinde Europe Today programına verdiği özel röportajda, önerilen bu statünün tam AB üyeliği ile adaylık statüsü arasında üçüncü bir seçenek olabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, "İlişkilerimizi daha da derinleştirmek istediğimiz ülkeler var." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, "Bunun başka ülkeleri de kapsayacağından şüphem yok. Başka ülkeler de kapımızı çalacaktır... Böyle belirsizlik dönemlerinde dostların olması önemlidir," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’nin her iki ülkeyle de hâlihazırda ticaret anlaşmaları bulunuyor. Bu da daha yakın iş birliği için olası bir başlangıç noktası sunuyor. Benzer bir ilişki, 2016’da AB ile kapsamlı bir ticaret anlaşması imzalayan Kanada için de önerildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlişkili üyeliğin teknik açıdan nasıl görüneceği sorulduğunda Metsola, görüşmelerin hâlâ başlangıç aşamasında olduğunu kabul ederek, daha derin ticari ilişkiler, kritik ham maddelere erişim ve sosyal medya ile çocukların korunması gibi “benzer düşünceli” ülkelerin önem verdiği konularda ortak düzenlemelere işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen çarşamba günü Kanada için “ilişkili üyelik” önerisini yıllık 'Birliğin Durumu' konuşmasında dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı Carny, Kanada’nın en büyük ticaret ortağı olan ABD ile, yüksek gümrük vergilerinin uygulandığı bir ticaret savaşı sürerken birlikle daha yakın ilişkiler arayışında. Başkan Donald Trump’ın baskısı altında Ottawa dünyadaki konumunu yeniden gözden geçirirken, Carny “orta güçler”in bir ittifakı çağrısında sesini yükseltiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump'tan tepki</span></h2><p><span style="font-size:18px">Duyurunun ardından Trump, ilişkili üyelik başvurusunun “düşmanca” bir hâl alması durumunda Avrupa Birliği’ne yeni gümrük vergileri getirmeyi düşüneceğini gazetecilere söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile Brüksel arasında, AB mallarının yüzde 15 gümrük vergisine tabi olduğu bir ticaret anlaşması yürürlükte.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola bu tehditleri küçümseyerek, AB’nin iki ülkeyle ilişkilerini birbirinden ayrı gördüğünü söyledi. Birliğin kimseye karşı hareket etmediğini, kurallara dayalı işbirliğinin savunucusu olarak davrandığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca geçen yaz üzerinde uzlaşılan ve bu yıl onaylanan ticaret anlaşmasına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrı olarak Avrupa Komisyonu sözcüsü şu açıklamayı yaptı: “Ortaklığımızın güçlendirilmesine yönelik teklifimiz kimseye karşı değil, ortak gücümüz için.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Carny’nin Perşembe günü saat (TSİ) 12.30’da Avrupa Parlamentosu’na hitap etmesi bekleniyor.</span></p><p><em>Peggy Corlin habere katkıda bulundu.</em></p><p><em>haber içerik kaynak:</em></p><p><em>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/17/metsola-avustralya-ve-yeni-zelanda-ab-ile-ortak-uyelige-gidebilir</em></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ünlülere uyuşturucu operasyonu: Aras Bulut İynemli ve Hasan Şaş dahil 18 kişi için gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unlulere-uyusturucu-operasyonu-aras-bulut-iynemli-ve-hasan-sas-dahil-18-kisi-icin-gozalti-karari-26416e626a974-c747-4143-9ae5-32f78a9544172026-09-18T09:06:00+03:00HABER MERKEZİ Ünlülere uyuşturucu operasyonu: Aras Bulut İynemli ve Hasan Şaş dahil 18 kişi için gözaltı kararı

Ünlülere uyuşturucu operasyonu: Aras Bulut İynemli ve Hasan Şaş dahil 18 kişi için gözaltı kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturma kapsamında cuma sabahı çok sayıda adrese eş zamanlı uyuşturucu operasyonu düzenledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 kişi hakkında gözaltı verilirken, bu isimlerin 16'sının gözaltına alındığı 2 kişiye ise henüz ulaşılamadığı öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonda, aralarında oyuncu Aras Bulut İynemli, Melis Sezen, eski futbolcu Hasan Şaş ile rapçi Seyfullah Sağır’ın (Sefo) da bulunduğu şüpheliler hakkında gözaltı işlemi uygulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltı kararı verilen isimlerden ise şöyle:<br />Aras Bulut İynemli (oyuncu)<br />Seyfullah Sağır – Sefo (şarkıcı)<br />Melis Sezen (oyuncu)<br />Nilperi Şahinkaya (oyuncu)<br />Melisa Şenolsun (oyuncu)<br />Hande Demir (iş ve cemiyet hayatından tanınan isim)<br />Hasan Şaş (eski millî futbolcu)<br />Afra Saraçoğlu (oyuncu)<br />Melis İşiten (YouTuber / içerik üreticisi)<br />Yağız Sabuncuoğlu (gazeteci ve spor yorumcusu)<br />Yeliz Yeşilçimen (manken)<br />Aydan Osmanlı (sosyal medya içerik üreticisi)<br />Anıl Durmuş (şarkıcı)<br />Muhammet Kahyaoğlu<br />Aytaç Kart<br />Sayat Zurnacı<br />Eyüpcan Pırlanta<br />Rıfat Atlı<br />Savcılıktan açıklama<br />Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, soruşturmanın uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanıldığı, kullanımın kolaylaştırıldığı ve maddelerin satışına aracılık edilerek temin edildiği iddiaları üzerine başlatıldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, kamuoyunda oyuncu, şarkıcı, iş insanı, işletmeci ve sosyal medya fenomeni olarak tanınan bazı kişilere yönelik çalışma yürütüldüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık açıklamasında şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Toplum sağlığı ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu maddeyle mücadele kapsamında, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir soruşturmada,Kamuoyunda oyuncu, şarkıcı, iş adamı, işletmeci ve sosyal medya fenomeni sıfatlarıyla bilinen şüphelilerin uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, uyuşturucu madde kullanımını kolaylaştırdığı ve ya yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen delillere ulaşılmakla;İstanbul İl Jandarma Komutanlığı‘na, 18/09/2026 tarihinde 18 şüpheli için gözaltı, arama, biyolojik inceleme yaptırılması ve ifadelerinin alınması sonrası Cumhuriyet Başsavcılığımızda hazır edilmelerine yönelik talimat verilmiştir.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/09/18/unlulere-uyusturucu-operasyonu-aras-bulut-iynemli-ve-hasan-sas-dahil-18-kisi-icin-gozalti-</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/burasinin-ne-ayricaligi-var-ki-devlet-yolu-kapatilmis-264279068da02-28c7-42f6-83bd-fcd3d223e6d12026-09-18T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?

BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Burasının ne ayrıcalığı var ki, sokak kapatılmış, devlet yolu park yerine dönüştürülmüş. Çit çekilmiş, kapı konmuş… Tapulu malları mı? Kamunun malı nasıl böyle kapatılır? Kaldı ki bu koroya tahsis edilen yerde günlük çok da önemli işler yapılmıyor. Çalışan sayısı sınırlı. Özel günlerde gelip bando mızıka çalıyorlar. Orada kamera kayıtları ile gelen giden mesaiye uyuyor mu birde ona baksınlar. Ne zaman gelip ne zaman gidiyorlar bunu da kontrol etsinler. Yolumuzu da halka açsınlar”</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7b94a41.jpeg" style="height:2040px; width:1536px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7bc4a57.jpeg" style="height:1536px; width:2040px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7bdbc09.jpeg" style="height:1536px; width:2040px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mtsode-sikayetler-sonuclanmadan-secim-memlekete-ne-kazandirir-26426a19b7975-849e-4513-a0e9-da6b41a606b52026-09-18T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?

MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>İddiaya göre; NACE: KOTLARI DEĞİŞTİRİLEN;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 2429 olan faaliyet sayısı&nbsp; 2223 oldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 767 faaliyet çıkarıldı,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 638 yeni faaliyet eklendi,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 281 faaliyetin tanımında değişiklik yapıldı,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 1215 faaliyetin tanımı ve kodu aynı kaldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öncelikli olarak MTSO’nun 41 Meslek grubu altındaki faaliyet kodlarının ataması yapılmış ,Yönetim Kurulu, Oda Meclisi ve TOBB onayı sonrasında uygulamaya konmuş ,MTSO personellerden bir çalışma ekibi oluşturmuş bu ekip 8-9 ay boyunca tüm üyelerin verileri değiştirilmiş,Yapılan çalışma sonucunda;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2025 yılınında 24000 faal üye üzerinde çalışma yapılmış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yapılan çalışma sonucunda;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 13.780&nbsp; firmada herhangi bir değişiklik yapılmamış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 8.624 firmanın faaliyet kodunda tanım ya da kod değişikliği oldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 2.580 firmanın faaliyet kodundaki değişikli yapılmış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* </strong><strong>⁠</strong><strong>b</strong><strong>ü</strong><strong>t</strong><strong>ü</strong><strong>n bunlar ilgili ki</strong><strong>ş</strong><strong>ilerin </strong><strong>ş</strong><strong>irket sahiplerinin haberi olmadan se</strong><strong>ç</strong><strong>imi etkilemek i</strong><strong>ç</strong><strong>in yap</strong><strong>ı</strong><strong>lm</strong><strong>ış</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong>r” dendi…. </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Konu ile ilgili mahkeme kararı aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900df2d2.jpg" style="height:1602px; width:1000px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900dbc17.jpg" style="height:1180px; width:750px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900ca82a.jpg" style="height:1428px; width:900px" /></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Konu ile ilgili inceleme raporu aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İNCELEME VE ARAŞTIRMA RAPORU</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>1. BAŞLANGIÇ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Valilik Makamına Av. Emre KIRILMAZ tarafından sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede özetle; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) bünyesinde özellikle yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, NACE (faaliyet) kodlarının gerçeğe aykırı şekilde değiştirildiği, bu yolla seçim süreçlerine müdahale edildiği, ayrıca son bir yıl içerisinde seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla "hayali/faal olmayan şirketler" kurularak sistematik şekilde oy çokluğu sağlanmaya çalışıldığı iddiaları yer almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konu hakkında Mersin Valiliği Ticaret II Müdürlüğünün 17/04/2026 tarih ve 00121054393 sayılı yazısı ile; MTSO bünyesinde gerçekleştirilen NACE kodu güncellemeleri, yaklaşan oda seçimleri öncesinde tesis edilen işlemler ve son bir yıl içerisinde iddialara konu olan tüm iş ve işlemlere yönelik olarak söz konusu şikayet dilekçesi ve kamuoyuna yansıyan sayısal veriler (8.514 NACE değişikliği, 2.218 meslek grubu değişikliği vb.) doğrultusunda kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapılması talep edilmiştir. (Ek-1, Ek-2)</span></p><p><span style="font-size:16px">Belirtilen iddialarla ilgili gerekli inceleme ve araştırma yapılmak üzere Valilik Makamının 17/04/2026 tarih ve 00121265689 sayılı yazıları ile görevlendirilmiş bulunmaktayız. İnceleme ve araştırma sonuçları raporumuzun aşağıdaki bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2. ŞİKAYETÇİLER</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">1. Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">2. Zuhal Tarım Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">3. Yurt Tabii Tarımcılık Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">4. Sude1 Tarım Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">5. Mersin HB Tarım Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">6. Efendiler Tarım Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">7. Hasan Timurtas</span></p><p><span style="font-size:16px">8. Timurtaş Plastik Yaş Sebze Meyve Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">9. YSM Tropikal Gıda Ithalat Ihracat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti.</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Timpak Tarım Ürünleri İthalat İhracat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">Vekili: Av. Emre KIRILMAZ</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>3. İDDİA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Valilik Makamına Av. Emre KIRILMAZ tarafından sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede; "Mersin ilinde sebze ve meyve sektöründe ticari faaliyetlerini gösteren müvekkil şirketlerimizin bilgisi ve işbirliği yapılmadan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından NACE kodları ana faaliyet konuları dışında bulunan iş kollarına bağlı NACE kodları değiştirilmiştir: Müvekkil şirketler durumu haricen öğrenmiş olup odaya başvuruları kayıtsız ve nitelendirilmemiş gerekçeler ile reddedilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Müvekkil şirketler maliye veri tabanı sorgulamasında NACE kodları 463104 NACE kodlu Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) iş kolunda faaliyet gösteren doğru kod gözükmesine rağmen ticaret odası kayıtlarında faaliyet alanı dışında olan farklı farklı kodlarla değiştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu durum karşısında yasal yollara 01/04/2026 tarihinde 10 şirket adına Mersin İdare Mahkemesi Başkanlığında davalar açılmış olup ilgili dava esas numaraları aşağıda belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu husus bu yıl Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri bakımından önem arz etmektedir: Zira ilgili seçimlerde müvekkil şirket yetkilileri 1. Komitede yer alan 463104 NACE kodlu Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) iş kolundan aday olmayı planlayan, bu bakımdan seçim faaliyetleri yürüten kişilerdir. Fakat bahse konu NACE kodları değiştirilerek hiç tanımadıkları iş koluna kaydedilmiş olup seçilmeleri alenen engellenmeye çalışılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tüm bunların yanında müvekkil şirketlerin tespit edebildiği aşağıda sicil numaraları yazılı şirketler ise sadece oy çoğunluğunu sağlamak ve haksız rekabet oluşturmak adına yine rakip olabilecekleri kişi veya kişiler tarafından aşağıda belirtilen şirketler kurulmuştur; isimli şirketleri kurarak aslında faal olmayan ve ticaret sicil numaralarına bakıldığında ardı ardına kurulduğu belli olan şirketlerle oy niceliğini artırmak suretiyle yapılacak olan seçimlerde haksız bir şekilde oy almaya çalışmakta, seçimin adaletine ve Anayasal ilke olan eşit oy ilkesine açıkça gölge düşürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tüm açıklanan nedenlerle ile ilgili durumu makamınıza bildirerek söz konusu somut durum hakkında müvekkil şirketlerin mağduriyetlerinin giderilmesini gerekli tedbir ve yaptırımların uygulanarak söz konusu durumun düzeltilmesini makamınızdan arz ederiz." şeklinde iddialarda bulunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>4. KONUYLA İLGİLİ MEVZUAT</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">5174 Sayılı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanununun "Odaların Görevleri" başlıklı 12. maddesinde:</span></p><p><span style="font-size:16px">"Odaların görevleri şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:16px">a) Meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">b) Ticaret ve sanayiyi ilgilendiren bilgi ve haberleri derleyerek ilgililere ulaştırmak, ilgili kanunlar çerçevesinde resmî makamlarca istenecek bilgileri vermek ve özellikle üyelerinin mesleklerini icrada ihtiyaç duyabilecekleri her çeşit bilgiyi, başvuruları durumunda kendilerine vermek veya bunların elde edilmesini kolaylaştırmak, elektronik ticaret ve internet ağları konusunda üyelerine yol gösterecek girişimlerde bulunmak, bu konularda gerekli alt yapıyı kurmak ve işletmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">c) Ticaret ve sanayiye ait her türlü incelemeleri yapmak, bölgeleri içindeki iktisadi, ticari ve sınai faaliyetlere ait endeks ve istatistikleri tutmak, başlıca maddelerin piyasa fiyatlarını takip ve kaydetmek ve bunları uygun vasıtalarla yaymak.</span></p><p><span style="font-size:16px">d) 26 ncı maddedeki belgeleri düzenlemek ve onaylamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">e) Meslek faaliyetlerine ait konularda resmi makamlara teklif, dilek ve başvurularda bulunmak; üyelerinin tamamının veya bir kesiminin mesleki menfaati olduğu takdirde meclis kararı ile bu üyeleri adına veya kendi adına dava açmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">f) Çalışma alanları içindeki ticari ve sınai örf, adet ve teamülleri tespit etmek, Bakanlığın onayına sunmak ve ilan etmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">g) Üyeleri tarafından uyulması zorunlu mesleki karar almak.</span></p><p><span style="font-size:16px">h) Yurt içi ve yurt dışı fuar ve sergilere katılmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">i) Gerektiğinde 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununun 125 inci maddesinde sayılan mal ve hizmetlerin azami fiyat tarifelerini, kendi üyeleri için, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe uygun olarak tespit etmek ve onaylamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">j) Deniz ticaretinin kamu yararına, milli ulaştırma ve deniz ticareti politikasına uygun şekilde gelişmesine çalışmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">k) Milli ve milletlerarası deniz ticaretine ait incelemeler yapmak ve bu konudaki bilgileri sağlamak, Türkiye limanları arası ve yurt dışı navlun, acente komisyonu ve ücretleri ile liman masrafları gibi bilgileri toplamak ve bunları mümkün olan vasıtalarla en seri şekilde yaymak, dünya deniz ticaretindeki en son gelişmeleri izlemek, istatistikler tutmak ve bunları ilgililere duyurmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">l) Deniz ticaretine ait ticari örf, teamül ve uygulamaları tespit ve ilân etmek, navlun anlaşmaları, konişmento ve benzeri evraka ait tip formları hazırlamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">m) Yabancı gemi sahip ve donatanları ile denizcilikle ilgili müesseselere Türkiye limanlarının imkânları, çalışma şekilleri, tarifeleri ve liman masrafları hakkında bilgi vermek ve onlardan benzeri bilgileri sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">n) Deniz ticareti ile ilgili milletlerarası kuruluşlara üye olmak ve delege bulundurmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">o) İlgililerin talebi üzerine deniz ticareti ile ilgili ihtilaflarda hakemlik yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">p) Deniz acenteliği hizmet ücret tarifelerini hazırlamak ve Bakanlığın onayına sunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">r) Sair mevzuatın verdiği görevlerle, ilgili kanunlar çerçevesinde Birlik ve Bakanlıkça verilecek görevleri yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">s) Birliğin belirlediği standartlara göre üye kayıtlarını tutmak ve üyelik aidatlarına ilişkin belgeleri saklamak ve bunları Birliğe talep halinde bildirmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">t) Mevzuatla bakanlıklara veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen işlerin, bu Kanunda belirtilen kuruluş amaçları ve görev alanı çerçevesinde odalara tevdii halinde bu işleri yürütmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">u) Üyelerinin ihtiyacı olan belgeleri vermek ve bunlara ilişkin gerekli hizmetleri yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">v) Yurt içi fuarlar konusunda yapılacak müracaatları değerlendirip Birliğe teklifte bulunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">y) Üyeleri hakkındaki tüketici şikâyetlerini incelemek ve kuruluş amaçları doğrultusunda diğer faaliyetlerde bulunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">z) Ticaret ve sanayi odalarınca, odalar ayrı olan illerde ise sanayi odalarınca sanayiciler için kapasite raporları düzenlemek.</span></p><p><span style="font-size:16px">Odalar, bunlardan başka mevzuat hükümleri çerçevesinde:</span></p><p><span style="font-size:16px">a) Ticaret mallarının niteliklerinin belirlenmesine yönelik lâboratuvarlar kurmak veya bunlara iştirak etmek, uluslararası kalibrasyon, test ölçme lâboratuvarı kurmak veya iştirak etmek, belgelendirme hizmetleri sunmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">b) Milli Eğitim Bakanlığının izin ve denetiminde ticaret, denizcilik ve sanayi ile ilgili kursları açmak, açılan kurslara yardımda bulunmak, yurt içinde ve dışında ihtiyaç duyulan alanlar için yönlendirme çalışmaları yapmak, kendi üyelerinin işyerleriyle sınırlı olmak üzere, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamına alınmamış meslek dallarında bu uygulamaya ilişkin belgeleri düzenlemek,</span></p><p><span style="font-size:16px">c) İlgililerin talebi halinde, ticari ve sınaî ihtilaflarda hakem olmak, tahkim kurulları oluşturmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">d) Açılmış veya açılacak olan sergiler, panayırlar, umumi mağazalar, depolar, müzeler ve kütüphanelere katılmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">e) Yetkili bakanlıkça uygun görülen alanlarda sanayi siteleri, endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, teknoparklar, teknoloji merkezleri kurmak ve yönetmek; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu çerçevesinde serbest bölge kurucu ve işleticisi veya işleticisi olmak, antrepo işletmek ve fuar alanları, kongre merkezleri ile ticaret merkezleri kurmak, işletmek veya kurulmuş olanlara iştirak etmek; görevlerini de yaparlar."</span></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmeliğin "Meslek Gruplarına Kayıt ve İtiraz" başlıklı 9. maddesinde yer alan hükümler raporda aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre; üyenin faaliyet kodu ve meslek grubu Rehbere uygun olarak belirlenir; değişikliklerin üye talebi veya oda/Birlik tespiti üzerine yapılabilmesi için iştigal konusu değişikliğinin belgelendirilmesi veya tespit raporuna dayandırılması gerekir; değişiklik kararları ilgiliye tebliğ edilir; üye tebellüğ tarihinden itibaren on gün içinde Birliğe itiraz edebilir; seçim tarihinden geriye doğru altı ay içinde yapılan faaliyet kodu ve meslek grubu değişiklikleri seçimlerde dikkate alınmaz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde; Yönetmelik kapsamında yapılması gereken tebligatların yazılı olarak ilgiliye veya iadeli taahhütlü mektup, kurye, personel veya noter aracılığıyla kayıtlı son adrese yapılacağı, adresinde bulunamayanlar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>5. İNCELEME VE ARAŞTIRMANIN KONUSU</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Av. Emre KIRILMAZ tarafından Valilik Makamına sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede belirtilen MTSO bünyesinde gerçekleştirilen NACE kodu güncellemeleri, yaklaşan oda seçimleri öncesinde tesis edilen işlemler ve son bir yıl içerisinde iddialara konu olan tüm iş ve işlemlere yönelik olarak söz konusu şikayet dilekçesi ve kamuoyuna yansıyan sayısal veriler (8.514 NACE değişikliği, 2.218 meslek grubu değişikliği vb.) hakkındaki iddialardan ibarettir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6. YAPILAN İNCELEME VE ARAŞTIRMA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6.1. Vergi Dairesi Kayıtları Üzerinde Yapılan Araştırma</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gelir İdaresi Başkanlığı bilgisayar sistemleri üzerinde söz konusu mükelleflerin NACE kayıtlarına ilişkin yapılan sorgulamalarda şikayetçi gerçek ve tüzel kişilerin sicil kayıtlarında yer alan NACE kodlarının aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayetçi 10 işletmenin GİB/Mersin Defterdarlığı bilgisayar kayıtları ve ilgili işletmeler hakkında tutulan yoklamalarından, NACE kodlarının 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) olduğu görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mükellef / VKN / Vergi Dairesi / Vergi NACE Kodu:</span></p><p><span style="font-size:16px">Babil Agro Hayvancılık Limited Şirketi / 1281269935 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Zuhal Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi / 9991436449 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Yurt Tabii Tarımcılık ve Hayvancılık Limited Şirketi / 9860479178 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Sude1 Tarım Hayvancılık Limited Şirketi / 7821361586 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin HB Tarım Hayvancılık Limited Şirketi / 6180880279 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Efendiler Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi / 3251317250 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Hasan Timurtaş / 43033297214 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Timurtaş Plastik Yaş Sebze Meyve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi / 7810519204 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">YSM Tropikal Gıda İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi / 9830897676 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Timpak Tarım Ürünleri İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi / 8441186672 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6.2. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan Alınan Bilgiler</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayet konusuna ilişkin olarak Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan 95630 sayılı yazı (Ek-4) ile bilgi talep edilmiş; alınan 04/05/2026 tarih ve 20871 sayılı cevabi yazıda aşağıdaki hususlar bildirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 1 ve Cevap 1:</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">01.2025 tarihinden itibaren yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren şirketler hakkında talep edilen bilgiler MTSO tarafından hazırlanarak sunulmuş; 1 Numaralı Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Grubu kapsamında faal, askıda ve terkin olmak üzere 117 üye bilgisini içeren tablo ibraz edilmiştir.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">İnceleme sonucunda 01.01.2025 tarihinden itibaren ilgili meslek grubunda 117 işletmenin bulunduğu; bunların NACE kodlarının 463104, 461712 ve 469001 olarak yer aldığı, yeni tescil veya meslek grubu rehber revizyonu ile NACE kodu değişikliği veya yeni kod tanımlandığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 2, Cevap 2 ve Açıklamalar:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, meslek gruplandırmasının Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmelik, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Mesleklerin Gruplandırılması Rehberinin Dayandığı Esaslar ve TOBB Mesleklerin Gruplandırılması Rehberine göre yapıldığını; birden fazla faaliyetle iştigal eden üyenin esas iştigal konusunun önceki yıl en fazla brüt satış/gayrisafi hasılat elde edilen faaliyete göre belirlendiğini bildirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO ayrıca, üyenin iştigal konusunda değişiklik olması halinde talep üzerine veya Oda/Birlik tarafından resen tespit edilmesi halinde meslek grubu ve/veya faaliyet kodu değişikliğinin resen yapılabildiğini, tebligatların Yönetmeliğin 11. maddesine göre yapıldığını; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde 5174 sayılı Kanuna göre kurulan odalar sayılmadığından PTT tarafından tebligatların kabul edilmediğini ileri sürmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 3 ve Cevap 3:</span></p><p><span style="font-size:16px">Ek-2'de yer alan işletmelerin kuruluş tarihinden itibaren NACE kodu işlemlerine ilişkin bilgiler MTSO tarafından tablo halinde sunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 4 ve Cevap 4:</span></p><p><span style="font-size:16px">Ek-2'de yer alan işletmelerin NACE kodu değişiklikleri hakkında Oda/Birlikten bilgi talep edip etmedikleri konusunda, konunun yargıya intikal ettiği gerekçesiyle ayrıca talep edilen dilekçe ve cevap yazılarının sunulmadığı, tablo 2/A'nın doldurularak gönderildiği belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Somut işletmeler yönünden yapılan inceleme:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Hasan TİMURTAŞ ve Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nin NACE kodu değişikliklerinin 02.04.2026 tarihinde kendi talepleri üzerine yapıldığı; ilgili NACE faaliyet değişikliğinin belgelere dayandırıldığı görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Bu iki işletmenin meslek gruplarının Meslek Grubu Rehberi kapsamında resen değiştirilerek 01 numaralı Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Grubuna getirildiği görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Zuhal Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti., Yurt Tabii Tarımcılık ve Hayvancılık Tic. Ltd. Şti., Sude1 Tarım Hayvancılık Ltd. Şti., Mersin HB Tarım Hayvancılık Ltd. Şti. ve Efendiler Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodlarının 462301 - Canlı Hayvanların Toptan Ticareti (Kümes Hayvanları Hariç), meslek gruplarının ise 04 - Hayvansal Ürünler ve Destek Faaliyetleri olduğu; değişikliklerin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodlarının 463104 olduğu görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">YSM Tropikal Gıda İth. İhracat Ltd. Şti. ve Timpak Tarım Ürünleri İth. İhr. Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodlarının 469004 - Başka Ülkeyle Yapılan Uzmanlaşmamış Ticaret, meslek gruplarının 06 - Yurt Dışı Muhtelif Ticaret olduğu; değişikliklerin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodlarının 463104 olduğu görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Timurtaş Plastik Yaş Sebze ve Meyve Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodunun 222243 - Plastik Ambalaj Malzemeleri İmalatı, meslek grubunun 35 - Geri Dönüşüm Plastik ve Kimya olduğu; değişikliğin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodunun 463104 olduğu görülmüştür.</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">Buna göre Hasan Timurtaş ve Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nde NACE kodu değişikliği talep üzerine, meslek grubu değişikliği resen; diğer sekiz işletmede ise hem NACE kodu hem meslek grubu değişikliklerinin resen yapıldığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tebligatlara ilişkin tespitler:</span></p><p><span style="font-size:16px">Resen yapılan NACE kodu değişikliklerinin 28.01.2026 tarihinde yapılmasına karşın bazı işletmelere yapılan bildirimlerin kargo/kurye yoluyla "yanlış adres" açıklamasıyla tebliğ edilemediği; YSM Tropikal, Timpak Tarım, Efendiler Tarım ve Mersin HB Tarım işletmelerine 24.03.2026 tarihinde kurye teslim belgelerine göre tebligat yapılmaya çalışıldığı; ancak tebligat içeriklerinin MTSO tarafından sunulan belgelerde yeterince açıklanmadığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO'nun 04/05/2026 tarih ve 20871 sayılı yazısında 7201 sayılı Kanun bakımından ileri sürdüğü açıklama ile Yönetmeliğin 11. maddesindeki "adresinde bulunamayanlar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, adresinde bulunamayan mükelleflere 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebligat yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO'dan ayrıca konuyla ilgili işletmelerin bilgi talebi olup olmadığı sorulmuş; ancak konunun yargıya intikal ettiği gerekçesiyle bu hususta bilgi veya belge sunulmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 5 ve Cevap 5:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, oda seçimlerinin 5174 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında, şartları sağlayan kayıtlı üyelerin katılımıyla ve yargı gözetiminde yapıldığını bildirmiştir. İlgili ikincil mevzuat olarak:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Organ Seçimleri Hakkında Yönetmelik,</span></li><li><span style="font-size:16px">Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmelik,</span></li><li><span style="font-size:16px">Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Mesleklerin Gruplandırılması Rehberinin Dayandığı Esaslar,</span></li><li><span style="font-size:16px">TOBB Mesleklerin Gruplandırılması Rehberi,</span></li><li><span style="font-size:16px">Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün yazılı görüş ve talimatları,</span></li><li><span style="font-size:16px">TOBB'nin yazılı görüş ve talimatları ile seçim genelgeleri,</span></li><li><span style="font-size:16px">YSK ile il/ilçe seçim kurullarının kararları</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">sayılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 6 ve Cevap 6:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, TOBB BS Programı raporlama menülerinde 01.01.2025-06.04.2026 döneminde 41 meslek grubunun tamamında faaliyet kodu ve meslek grubu değişikliklerini içeren toplu bir rapor bulunmadığını, bu nedenle istenen sayısal verilerin oda tarafından cevaplanamadığını ve TOBB'dan sorulmasının yerinde olacağını bildirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu nedenle NACE kodu ve meslek grubu değişikliklerinin seçim sonuçlarına etkisi bakımından komite yapısı üzerinden değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 7 ve Cevap 7:</span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayetçi dilekçesinde yalnızca oy çokluğunu sağlamak ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kurulduğu iddia edilen 45 işletme hakkında vergi dairesi sistem kayıtları ve yoklamalar incelenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İnceleme sonucunda:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">3530064263 VKN'li Eren Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin faal mükellefiyetinin devam ettiği, son muhtasar beyannamesine göre 232 sigortalı işçisi bulunduğu ve merkez işyerinde ticari faaliyetin fiilen devam ettiği; ancak "Mersin Şubesi"nin başka bir mükellefin işyeri adresi içinde "ofis" şeklinde yapılandırıldığına ilişkin tespit bulunduğu,</span></li><li><span style="font-size:16px">Eren Tarım dışındaki 44 işletmenin genel olarak KDV beyannamelerinin matrahsız olduğu, yoklamalarda başka işletmelere ait işyerlerinin bir odasında veya ikamet adreslerinde "ofis" şeklinde kuruldukları ve sigortalı işçilerinin bulunmadığı yönünde tespitler bulunduğu</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>7. SONUÇ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Valiliği Ticaret II Müdürlüğünün 17/04/2026 tarih ve 00121054393 sayılı yazısı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma neticesinde;</span></p><p><span style="font-size:16px">1. Şikayetçi 10 işletmeden 8440462058 VKN'li Hasan TİMURTAŞ ve 1281269735 VKN'li Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nin NACE kodu değişikliklerinin talep üzerine, meslek grubu değişikliklerinin ise resen yapıldığı;</span></p><p><span style="font-size:16px">2. Geriye kalan işletmelerin hem NACE kodu hem meslek grubu değişikliklerinin resen yapıldığı;</span></p><p><span style="font-size:16px">3. Yapılan değişikliklerin işletmelere Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi kapsamında bildirilmesine ilişkin süreçte eksiklikler bulunduğu ve bazı tebligatların "yanlış adres" gerekçesiyle gerçekleştirilemediği;</span></p><p><span style="font-size:16px">4. Değişikliklerin dayanağının ilgili mevzuat olduğu belirtilmiş olmakla birlikte, mevzuat uyarınca tutulması veya düzenlenmesi gereken tespit tutanağı/raporlarının tarafımıza ibraz edilmediği;</span></p><p><span style="font-size:16px">5. Şikayet konusu 45 işletmeden Eren Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. hariç diğer işletmeler hakkında mükellefiyet kayıtlarının bulunmasına rağmen işletme hareketliliğinin bulunmadığı yönünde vergi/yoklama tespitleri olduğu; bununla birlikte şikayetçi 10 işletmenin de kuruluş tarihlerinden itibaren benzer özellikler gösterdiği;</span></p><p><span style="font-size:16px">6. Konunun yargıya intikal etmiş olması, iddiaların kapsamının genişliği ve kapsadığı zaman aralığının uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, daha ayrıntılı ve kapsamlı bir inceleme yapılmasının gerekli olduğu;</span></p><p><span style="font-size:16px">7. Bu kapsamda konunun Ticaret Bakanlığı müfettişlerince ayrıca incelemeye tabi tutulmasının uygun olacağı</span></p><p><span style="font-size:16px">kanaat ve sonucuna varılmış olup, durum bilgi ve takdirlerinize arz olunur.</span></p><p><span style="font-size:16px">............</span></p><p><span style="font-size:16px">Ticaret İl Müdürlüğü Şube Müdürü</span></p><p><span style="font-size:16px">İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü Şube Müdürü</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emniyet-genel-mudurlugunde-69-yeni-atama-karari-26411225f23f0-dfa3-4994-96d2-b745cdd6b7232026-09-18T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı

Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Tanık Koruma Daire Başkanı İsmail Hakkı Günay, Polis Başmüfettişleri Ali Karabağ ve Selçuk Doğuş Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Aydın İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Bartın İl Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, Bitlis İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Burdur İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt, Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Erzincan İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, Hatay İl Emniyet Müdürü Rüştü Yılmaz, Iğdır İl Emniyet Müdürü Niyazi Turgay, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit, Karabük İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kırklareli İl Emniyet Müdürü Sinan Çamuroğlu, Kilis İl Emniyet Müdürü Ahmet Korkmaz, Muş İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Rize İl Emniyet Müdürü Murat Türesin, Sinop İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen Emniyet Genel Müdürlüğü emrine atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atama kararnamesi ile 39 ilin emniyet müdürlüklerine yapılan atamalar ise şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Batman İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bayburt İl Emniyet Müdürü Barış Erkol, Çorum İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bingöl İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Çankırı İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, Van İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gümüşhane İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal, Rize İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Aydın İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kütahya İl Emniyet Müdürü Osman Elbir, Çankırı İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Mardin İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nevşehir İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Tokat İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Van İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı Serdar Büyükleblebici, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Personel Başkanı Ali Süllü, Denizli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dış İlişkiler Daire Başkanı Gökhan Demirtola, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Terörle Mücadele Daire Başkanı Yusuf Topcan, Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Ali Erkan Aktaşgül, Amasya İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Bülent Gürcan, Bartın İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Yusuf Fatih Atay, Batman İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Ayhan Karaduman, Bayburt İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mehmet Darendeli, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Hikmet Ataman, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Gökhan Dedebağı, Burdur İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Esat Feryadi Doköz, Erzincan İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mahmut Ay, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mehmet Yüksel, Gümüşhane İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Nihat Özen, Hatay İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Eraslan Er, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Osman Tınmazol, Karabük İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mustafa Çakır, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Arslan Bağrıaçık, Kilis İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Arif Hakan Tandoğan, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mustafa Varol, Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Cemal Dalman, Muş İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Sinan Dallı, Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Yavuz Doğan, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Kenan Şengül, Tokat İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><h2><span style="font-size:18px">EGM'de yeni görevlendirmeler</span></h2><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı kararnameye ilişkin paylaşımda, görevlerini tamamlayan emniyet müdürlerine hizmetleri için teşekkür etti, yeni atanan ve görev yerleri değişen emniyet müdürlerine de başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Aziz milletimizin huzuru ve güvenliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullanan Çiftçi, EGM merkez teşkilatındaki yeni görevlendirmeleri duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Çiftçi, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yeni görevlerine atanan kıymetli mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, her birine görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlendirmelerin Emniyet Teşkilatımıza, ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Milletimizin huzuru, ülkemizin güvenliği için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, merkez teşkilatındaki görevlendirmeler şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Rüştü Yılmaz, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Adnan Özdemir, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Hüseyin Ediz Tercanoğlu, Özel Harekat Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Murat Türesin, Personel Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nihat Uzun, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Turgay Olgun, Dış İlişkiler Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Fatih Tatlıoğlu, Güvenlik Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Oykun İlgün, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Beyhan Gürbüz, Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkan Vekili</span></p><p><span style="font-size:18px">- Aydın Uğurlu, Tanık Koruma Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Salih Gözüm, Terörle Mücadele Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da Emniyet Müdürleri Kararnamesi'ne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan, paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle, Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Atama Kararlarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, bu kapsamda yeni görevlerine atanan ve görev yerleri değişen kıymetli mesai arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum. Bugüne kadar yürüttükleri hizmetler ve emekleri için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan, EGM merkez teşkilatı görevlendirmelerinin de hayırlı olması temennisinde bulundu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-1-kisi-tutuklandi-957188.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogandan-27-mayis-mesaji-menderes-zorlu-ve-polatkani-andi-26409bbbd8e8a-364a-4c9f-9998-b0036622a0d82026-09-17T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X hesabından yaptığı paylaşımda, 27 Mayıs'ın 65'inci yılı dolayısıyla Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı<br />Erdoğan paylaşımında, 27 Mayıs'ı Türk demokrasisine ve milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirerek, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın 27 Mayıs'ın cunta mahkemesi tarafından haksız ve hukuksuz şekilde idama mahkûm edildiğini belirtti.<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:<br />“Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olan 27 Mayıs’ın cunta mahkemesi tarafından haksız, hukuksuz şekilde idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet, ruhlarını şad eylesin.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SÜLEYMAN SOYLU: 1960 darbesi Batı'nın katliamıdır.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/suleyman-soylu-1960-darbesi-batinin-katliamidir-2640880f596ee-f572-493c-95e9-15b8009f5c922026-09-17T10:39:00+03:00HABER MERKEZİ SÜLEYMAN SOYLU: 1960 darbesi Batı'nın katliamıdır.

SÜLEYMAN SOYLU: 1960 darbesi Batı'nın katliamıdır.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1960 darbesi Batı'nın katliamıdır. Aynen Srebrenitsa’da olduğu gibi katliamıdır. Bunun yerli işbirlikçileri de o dönemin Cumhuriyet Halk Partisi'dir…&nbsp;<br />Ve hem darbe öncesi bu tehditleri ortaya koymuşlardır. Hem darbe sonrasında bundan istifade etmeye çalışmışlardır. Tarihin en büyük kara propagandası yaşanmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve her şeyle suçlanmışlardır. Siz özel sektörün sanayi altyapısını geliştirdiğiniz diye suçlanmamışlardır; aslında hedefler oydu. Siz Türkiye'nin altyapısını geliştirdiniz; yolları yaptınız; barajları yaptınız; şeker fabrikalarını yaptınız; bu milleti kendi değerleriyle buluşturdunuz; bu milletin köylüsünü zenginlikle beraber buluşturdunuz diye suçlanmamışlardır....&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İftiralarla suçlanmışlardır… Her akşam ve her gün ajanslarda darbeden sonra Adnan Menderes'e, Celal Bayar'a, Fatin Rüştü Zorlu'ya, Hasan Polatkan'a ve Demokrat Partililere ailelerine günlerce, aylarca hatta yıllarca iftiralar atılmıştır...</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığım döneminde Sayın Cumhurbaşkanımızın da önerileriyle birlikte, onun çok sevdiği Çin'e Çayının kenarında bir Adnan Menderes Demokrasi Müzesi yaptırdık. Biz o müzeye materyal bulmakta zorlandık… Çünkü 1950-1960 tarihi silinmişti…&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan Türkiye'ye sesleniyorum: 15 Temmuz olsaydı aynısını Tayyip Erdoğan'a yapacaklardı....</span></p><p><span style="font-size:18px">1960 darbesi Batı'nın intikamıdır; bu ülkenin, gelişmesine ait intikamıdır; bu ülkenin, kendi değerleriyle buluşmasına ait intikamıdır; bu ülkenin, kendi coğrafyası ile olan bütünleşmesine ait intikamıdır; bu devletin, milletin devleti olmasına yönelik intikamıdır; Batı'nın kendi uydu devlet projesini hayata geçirememesinin intikamıdır....<br />1960'da, 15 Temmuz'da, 1980'de, 71 Muhtırası da, 28 Şubat da aynıdır; ve bütün bunların anası Abdülaziz'e yapılan darbedir...</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-rusya-yabancilar-icin-net-ve-anlasilir-ikamet-kurallari-olusturuyor-26407c7844211-a8a7-477e-b658-c6d6a61be3232026-09-17T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor

Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>çalışma veya eğitim amacıyla Rusya’ya gelen yabancı vatandaşlara yönelik&nbsp;<strong>göç politikası</strong>&nbsp;hakkında açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın internet sitesinde yayınlanan açıklamasında&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;<em>“Rusya, ülkemize çalışmak veya eğitim almak için gelmek isteyen yabancı uyruklu vatandaşlara açıktır. Yasal ikamet için basit, mümkün olduğunca az külfetli ve anlaşılır kurallar oluşturuluyor”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancıların zorunlu idari işlemlerini kolaylaştıracak tedbirlerin hayata geçirildiğini belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;çalışma süreçlerinde&nbsp;<strong>şeffaflığı artıran hızlı ve kullanışlı dijital hizmetlerin&nbsp;</strong>devreye alındığını kaydetti. Bu uygulamalarla yabancı çalışanların kötü niyetli işverenlerin kayıt dışı uygulamalarından korunmasının<strong>&nbsp;</strong>amaçlandığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın göç hareketleri açısından dünyanın önemli çekim merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade eden&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;bu durumun&nbsp;<strong>hem ulusal güvenliği sağlamaya hem de insan haklarını korumaya</strong>&nbsp;yönelik esnek bir politika gerektirdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede ikamet etmenin temel koşulunun&nbsp;<strong>Rusya’nın değerlerine saygı göstermek</strong>&nbsp;olduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Zaharova,&nbsp;</strong>yabancıların Rus yasalarına uyması, kültürel ve manevi geleneklere, toplumda kabul gören davranış ve ahlak kurallarına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,</strong>&nbsp;göç mevzuatındaki iyileştirmelerin yabancılar arasındaki&nbsp;<strong>yasa dışı faaliyetlerin azalmasını ve ülkeye kaçak giriş kanallarının engellenmesini&nbsp;</strong>sağladığını belirterek, Moskova’nın bu kapsamlı ve ayrımcı olmayan çalışmaların Rusya ile yabancı ortaklarının karşılıklı çıkarlarına hizmet ettiği görüşünde olduğunu kaydetti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260916/zaharova-rusya-yabancilar-icin-net-ve-anlasilir-ikamet-kurallari-olusturuyor-1108819131.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meteoroloji Örgütü uyardı: Küresel su krizi derinleşiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/meteoroloji-orgutu-uyardi-kuresel-su-krizi-derinlesiyor-26406591ffa2f-88fe-4951-83da-612b0d5d45a22026-09-17T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ Meteoroloji Örgütü uyardı: Küresel su krizi derinleşiyor

Meteoroloji Örgütü uyardı: Küresel su krizi derinleşiyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletlere (BM) bağlı Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) raporuna göre, küresel su kaynakları son yıllarda hızla azalıyor. WMO, yıllık su raporunda nehirlerden akan su miktarının düştüğünü, buzulların küçüldüğünü ve dünyanın birçok bölgesinde yeraltı su seviyelerinin gerilediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orta ve Doğu Avrupa'da kritik tablo<br />Yeraltı su seviyeleri açısından 2025 yılında en çok etkilenen bölge Orta ve Doğu Avrupa oldu. WMO'ya göre bu bölgelerde su açığı geçen sene rekor düzeye ulaştı. Öte yandan Kuzey Avrupa'nın büyük bölümünde yeraltı su seviyesinin uzun vadeli ortalamanın üzerinde seyrettiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">WMO direktörlerinden Wayne Jenkinson, su kaynaklarındaki bu gelişmede insan kaynaklı iklim değişikliğinin, artan dünya nüfusunun su ihtiyacının ve doğal dalgalanmaların etkili olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birikimimizi tüketiyoruz"<br />WMO verilerine göre yeraltı suları, göller, buzullar, toprak, bitki örtüsü, kar ve buzdan oluşan su rezervleri yaklaşık on yıldır sürekli azalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">WMO Genel Sekreteri Celeste Saulo, bu rezervleri geçmişte kuraklık dönemlerini atlatmak için kullanılan bir birikim hesabına benzeterek "Ancak bu birikim hesabını tüketiyoruz" uyarısında bulundu. Saulo, gözlem altında tutulan kuyuların yaklaşık üçte ikisinde geçen yıl su seviyesinin uzun vadeli ortalamanın altında kaldığını da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">WMO'nun raporuna göre 2025 yılında nehirlerden akan su hacmi de son 35 senede kayıtlara geçen en düşük üç seviyeden birine geriledi. Raporda, dünya genelindeki nehir havzalarının üçte birinden fazlasında su akışının normalin altında kaldığı tespiti yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Nino tehdidi kapıda<br />WMO su raporu için 2025 sonuna kadar olan beş yıllık gözlem ve ölçüm verilerini değerlendirdi. 2026 yazındaki aşırı sıcaklarda Ren ve Tuna nehirlerinde yaşanan düşük su seviyeleri bu raporda yer almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlara göre 2026 ve 2027 yılları için hazırlanacak raporlarda, El Nino olarak bilinen doğal hava olayının güçlü şekilde etkili olması beklendiği için daha olumsuz sonuçlar çıkabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rüzgar ve su döngülerini etkileyen bu fenomen, bölgelere göre şiddetli kuraklıklara ya da ağır sellere yol açabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/meteoroloji-%C3%B6rg%C3%BCt%C3%BC-uyard%C4%B1-k%C3%BCresel-su-krizi-derinle%C5%9Fiyor/a-79300526</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere: Sığınmacı planına kızan köy bağımsızlık ilan etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltere-siginmaci-planina-kizan-koy-bagimsizlik-ilan-etti-26405b21063d0-53eb-46e1-903c-ccef136fdc502026-09-17T08:49:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere: Sığınmacı planına kızan köy bağımsızlık ilan etti

İngiltere: Sığınmacı planına kızan köy bağımsızlık ilan etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'de bir köyde, merkezî hükümetin bölgeye sığınmacıları yerleştirme planını protesto etmek için düzenlenen sembolik referandumda Birleşik Krallık'tan ayrılma kararı çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Meclisi, yaklaşık 350 nüfuslu Piddington köyündeki referandumda, 312 seçmenden 285'inin "Birleşik Krallık'tan ayrılma" yönünde oy kullandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Köyümüz Piddington Prensliği adını alacak"<br />Oy pusulasında "Piddington'ın Birleşik Krallık'tan ayrılmayı denemesini ve kendi kaderini tayin hakkını kullanmasını destekliyorum" ifadeleri yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sembolik oylamanın ardından açıklama yapan Belediye Meclisi Başkanı Tim McNally, köyün artık "Piddington Prensliği" adını alacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşik Krallık merkezî hükümeti, köyün yakınlarındaki eski bir askerî alana 1200'den fazla erkek sığınmacıyı yerleştirmeyi planlıyor. Köy sakinleri bu plana tepkili.<br />Belediye Meclisi Başkanı Tim McNally, İngiltere Başbakanı Andy Burnham'ın hükümetini, sığınmacı yurduna ilişkin planları "apar topar hayata geçirmeye çalışmakla" suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1200'ü aşkın sığınmacının, Piddington nüfusunun yaklaşık üç buçuk katına denk geldiğine işaret eden McNally, bölgeye yerleştirilecek sığınmacıların nasıl entegre edilebileceğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sky News kanalına konuşan McNally ayrıca yaz aylarında protestolar düzenlendiğini, köyün 133 kadın sakininin imzaladığı açık mektuba hükümetin yanıt vermediğini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oxfordshire Kontluğu Meclisinin Başkanı Tim Bearder &nbsp;da BBC'ye yaptığı açıklamada, köyde aşırı sağcıların protesto düzenleyebileceğini söyleyerek sığınmacılara saldırılması ihtimali konusunda da uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köy halkı endişeli<br />Piddington'dan 17 yaşındaki öğrenci Dita Jackson, "Hayatım boyunca burada yaşadım. Dışarıdayken artık kendimi güvende hissetmeyeceğim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">63 yaşındaki Ian Darby ise "Bir köy salonumuz, 12'nci yüzyıldan kalma bir kilisemiz ve bir spor sahamız var... &nbsp;Hepsi bu" diyerek sığınmacıların zamanlarını nasıl geçireceğini merak ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Darby, ayrıca "köylerinin sığınmacılar tarafından ele geçirilmesinden endişe duyduğunu" da kaydetti.</span><br /><strong>haber içerik kaynak:</strong><br /><span style="font-size:10px">https://www.dw.com/tr/i%CC%87ngiltere-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nmac%C4%B1-plan%C4%B1na-k%C4%B1zan-k%C3%B6y-ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1zl%C4%B1k-ilan-etti/a-79296965</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ahilik-haftasi-mi-kaftan-ve-fotograf-haftasi-mi-26410634d5a4b-d51d-455e-8b08-38b97c11eb1b2026-09-17T08:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her yıl aynı senaryo… Ahilik Haftası geliyor. Salonlar hazırlanıyor. Protokol davet ediliyor. Konuşmalar yapılıyor. Kaftanlar giydiriliyor, şallar takılıyor. Tokalaşmalar, tebessümler, alkışlar… Sonra fotoğraf makineleri ve cep telefonları devreye giriyor. Fotoğraflar servis ediliyor. Herkes görevini yapmış oluyor. Ve perde kapanıyor. Peki ya esnaf?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnafın derdi ne olacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada başlıyor. Çünkü Ahilik Haftası'nın tören kısmı bitiyor ama esnafın geçim mücadelesi bitmiyor. Kira devam ediyor. Elektrik faturası devam ediyor. Akaryakıt maliyeti devam ediyor. Vergi ve prim yükü devam ediyor. Finansman ihtiyacı devam ediyor. Yüksek faiz devam ediyor. Müşterinin düşen alım gücü devam ediyor. Satışların azalması devam ediyor. Maliyetlerin yükselmesi devam ediyor. Haksız rekabet devam ediyor.&nbsp;<strong>Yani Ahilik Haftası bitiyor, esnafın çilesi devam ediyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAFTAN ESNAFIN BORCUNU ÖDEMİYOR!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık bu gerçeği yüksek sesle söylemenin zamanı geldi. Esnafa kaftan giydirmek güzel bir sembol olabilir. Şal takmak geleneksel bir görüntü oluşturabilir. Birlikte fotoğraf çektirmek protokol açısından hoş bir hatıra olabilir. Ama bunların hiçbiri esnafın vergi borcunu ödemez. Hiçbiri kira maliyetini düşürmez. Hiçbiri elektrik faturasını küçültmez. Hiçbiri yüksek faiz sorununu çözmez. Hiçbiri düşen alım gücünü artırmaz. Hiçbiri küçük esnafı büyük zincirlerle karşı karşıya bırakılan ağır rekabet koşullarından kurtarmaz.&nbsp;<strong>O halde soralım:&nbsp;</strong>Ahilik Haftası'nda esnafın gerçek sorunlarını konuşmayacaksak neyi konuşacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AHİLİK” DİYORSANIZ, ESNAFIN HALİNİ DE KONUŞACAKSINIZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik; dürüstlükten, dayanışmadan, kardeşlikten, alın terinden ve adil ticaretten söz eder. Öyleyse Ahilik Haftası'nda haksız rekabeti konuşmak zorundayız. Kayıt dışılığı konuşmak zorundayız. Vergi adaletini konuşmak zorundayız. Bağ-Kur primlerini konuşmak zorundayız. Finansmana erişimi konuşmak zorundayız. Yüksek faizleri konuşmak zorundayız. Kira ve enerji maliyetlerini konuşmak zorundayız. Mahalle esnafının zincir işletmeler karşısındaki durumunu konuşmak zorundayız. Gençlerin neden esnaflıktan uzaklaştığını konuşmak zorundayız. Kapanan dükkânları, devreden işletmeleri, borç yükünü ve geleceğe dair umutsuzluğu konuşmak zorundayız. Bunları konuşmadan Ahilik'ten söz etmek,&nbsp;<strong>Ahilik'in ruhunu sadece bir dekor haline getirmek</strong>&nbsp;olur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF TEMSİLCİLERİNE DE BİRKAÇ SORU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazının yalnızca siyaset kurumuna yönelik olduğunu düşünmeyin. Esnafı temsil eden odalara, birliklere, derneklere ve ilgili kuruluşlara da sorulması gereken ciddi sorular var.&nbsp;<strong>Esnafın sorunlarını kim takip ediyor?</strong><strong>Hangi sorunun çözümü için hangi makamın kapısı kaç kez çalındı? Hangi somut öneri ilgili kurumlara sunuldu? Hangi önerinin sonucu takip edildi? Esnafın sorunlarıyla ilgili hangi raporlar hazırlandı? Kaç genç mesleğe kazandırıldı? Kayıt dışılıkla mücadele konusunda hangi somut girişimler yapıldı? Küçük esnafın zincir işletmeler karşısındaki rekabet koşullarının iyileştirilmesi için hangi düzenleme önerildi?&nbsp;</strong>Ve belki de en önemli soru:&nbsp;<strong>Esnafın temsilcileri, temsil ettikleri insanların karşısına çıkıp “Şu sorunu çözmek için şunu yaptık, şu sonucu aldık” diyebiliyor mu?&nbsp;</strong>Çünkü temsil makamı, bir unvan değildir.&nbsp;<strong>Temsil makamı sorumluluktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KOLTUK DEĞİL, HESAP VERME MAKAMI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın odaları ve birlikleri, esnafın hakkını arayan güçlü yapılar olmak zorundadır. Bu kurumların başında bulunanların görevi yalnızca protokol törenlerinde görünmek, konuşma yapmak ve fotoğraf vermek değildir. Esnafın sorununu Ankara'ya, ilgili bakanlıklara, yerel yönetimlere ve karar vericilere taşımak; çözüm önerisi üretmek; takip etmek; sonuç almak; sonuç alınamıyorsa bunun nedenini üyelerine açıklamak zorundadırlar.&nbsp;<strong>Yıllardır aynı koltuklarda oturmak, tek başına başarı değildir.&nbsp;</strong>Başarı, o koltuğun esnaf için ne ürettiğiyle ölçülür. Bir temsilciye sorulması gereken soru “Kaç yıldır başkansınız?” değil;&nbsp;<strong>“Kaç esnafın hangi sorununu çözdünüz?”</strong>&nbsp;olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK “SEN, BEN, BİZİM OĞLAN” ANLAYIŞI SORGULANMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik, kardeşlik ve dayanışma kültürüdür. Bir avuç insanın kendi çevresinde dönüp durduğu kapalı bir sistem değildir. Esnafın temsil edildiği yapılar daha fazla katılıma, daha fazla şeffaflığa, daha fazla hesap verebilirliğe ihtiyaç duyuyor. Esnafın kendisini temsil eden kurumlara yalnızca seçim dönemlerinde değil, her gün ulaşabilmesi gerekir. Genç esnafın, kadın girişimcinin, küçük işletme sahibinin, yeni meslek erbabının da söz hakkı olmalıdır.&nbsp;<strong>Aynı yüzlerin, aynı koltukların, aynı konuşmaların yıllarca tekrarlandığı bir düzenin esnafın geleceğine ne kattığı artık açıkça tartışılmalıdır.&nbsp;</strong>Kimse bundan rahatsız olmamalı. Çünkü eleştiri düşmanlık değildir. Hesap sormak da saygısızlık değildir. Tam tersine,&nbsp;<strong>temsil makamının gereğidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK PROTOKOL DEĞİL, POLİTİKA ÜRETME ZAMANI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik Haftası'nın formatını değiştirmek zorundayız. Bir sonraki Ahilik Haftası'nda kürsüye çıkan herkes önce esnafın gerçek sorunlarını ortaya koymalı. Sonra çözüm önerisini açıklamalı. Sonra da bunun takipçisi olmalı. Örneğin; Esnafın vergi ve prim yükü masaya yatırılmalı. Finansmana erişim ve faiz yükü tartışılmalı. Kira, enerji ve diğer temel işletme maliyetleri ele alınmalı. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele için somut öneriler ortaya konulmalı. Zincir marketler ve küçük esnaf arasındaki rekabet koşulları tartışılmalı. Gençlerin mesleğe kazandırılması için uygulanabilir modeller oluşturulmalı. Esnafın sorunlarını tek merkezden takip edecek daha etkin bir koordinasyon mekanizması tartışılmalı. Hazırlanan önerilerin hangi kurum tarafından, hangi takvim içerisinde takip edileceği kamuoyuna açıklanmalı. Ve bütün bunlar bir sonraki yıl yeniden denetlenmeli.&nbsp;<strong>“Geçen yıl ne söyledik, bu yıl ne yaptık?”&nbsp;</strong>Sorulacak soru budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF ARTIK ALKIŞ DEĞİL, SONUÇ İSTİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın sabrı sonsuz değildir. Dükkânının ışığını yakabilmek için mücadele eden insanlara yılda bir kez güzel sözler söylemek kolaydır. Zor olan, o insanın yükünü gerçekten azaltmaktır. Zor olan, sorununa çözüm üretmektir. Zor olan, karar vericileri harekete geçirmektir. Zor olan, gerektiğinde kendi temsil kurumlarını da eleştirebilmektir. İşte Ahilik tam da bunu gerektirir:&nbsp;<strong>Doğruyu söylemek. Hakkı savunmak. Haksızlığın karşısında durmak. Dayanışmak. Sorumluluk almak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU YIL BİR ŞEYİ DEĞİŞTİRELİM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl Ahilik Haftası'nda bir fotoğraf eksik olsun. Bir kaftan daha az giydirilsin. Bir protokol konuşması daha az yapılsın. Ama bir esnafın sorunu gerçekten çözülsün. Bir genç mesleğe kazandırılsın. Bir işletmenin finansmana erişimi kolaylaştırılsın. Bir haksız rekabet uygulaması engellensin. Bir bürokratik engel kaldırılsın. Bir esnafın sesi karar vericilere gerçekten ulaştırılsın. Bir çözüm önerisi takip edilip sonuçlandırılsın.&nbsp;<strong>İşte o zaman Ahilik Haftası gerçekten anlam kazanır.&nbsp;</strong>Çünkü mesele kaftan değildir. Mesele fotoğraf değildir. Mesele protokol değildir. Mesele tören değildir.&nbsp;<strong>Mesele esnaftır.&nbsp;</strong>Ve esnaf bugün ciddi sorunlarla karşı karşıyaysa, Ahilik Haftası'nda bu sorunları görmezden gelmek mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK HERKES AYNI SORUYU SORMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçisinden bürokratına… Esnaf temsilcisinden yerel yöneticisine… Oda başkanından birlik yöneticisine… Kamu kurumundan meslek kuruluşuna kadar herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:&nbsp;<strong>“Ben Ahilik Haftası'nda esnaf için gerçekten ne yaptım?”&nbsp;</strong>Cevap bir fotoğrafsa yetmez. Bir konuşmaysa yetmez. Bir plaket ise hiç yetmez. Esnafın hayatında somut bir karşılığı yoksa bütün bunlar yalnızca törenden ibarettir. Artık&nbsp;<strong>“laf olsun, torba dolsun”</strong>&nbsp;anlayışının yerine;&nbsp;<strong>“sorun olsun, çözüm bulalım”</strong>&nbsp;anlayışını koymanın zamanıdır. Çünkü Ahilik'i yaşatmak, geçmişi anmakla değil,&nbsp;<strong>Ahilik'in adalet, dayanışma ve alın teri anlayışını bugünün esnafının hayatında yaşatmakla mümkündür.&nbsp;</strong>Ve unutulmamalıdır:&nbsp;<strong>Esnaf sustu diye sorunlar ortadan kalkmıyor. Esnaf alkışladı diye sorunlar çözülmüyor.</strong><strong>Esnafın fotoğrafı çekildi diye karnı doymuyor.&nbsp;</strong>Bugün esnafın ihtiyacı olan şey; daha fazla tören değil, daha fazla protokol değil, daha fazla güzel söz değil…&nbsp;<strong>Daha fazla adalet, daha fazla dayanışma, daha fazla çözüm ve daha fazla sonuçtur.&nbsp;</strong>Ahilik Haftası'nı gerçekten kutlamak istiyorsak, önce bunu yapalım.&nbsp;<strong>Kaftanı çıkarıp dosyayı açalım. Fotoğraf makinesini bırakıp sorunların başına geçelim. Kürsüden inip esnafın dükkânına girelim.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve artık hep birlikte soralım:&nbsp;<strong>ESNAFIN HALİ ORTADAYKEN, BİZ DAHA NEYİ KUTLUYORUZ?</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kamu-arac-kiralamalarinda-israf-ve-istismarin-onlenmesi-icin-etkin-denetim-sart-26404db9758f4-37b9-4f59-8107-0889484804442026-09-17T08:37:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uzun yıllardır kamu kurum ve kuruluşlarında, kimi zaman hizmet amaçlı, kimi zaman iş makinası diye ARAÇ KİRALAMA meselesi var. Bunlar ihale yolu ile alınıyor. İdari ve teknik şartnameleri idareler tarafından hazırlanıyor, çoğunlukla da pazarlık usulü alımlarla bu iş gerçekleşiyor. Sahada ise uygulama çok farklı işliyor. Kamu kurum kuruluşunda bu hizmet araçları keyfi kullanılıyor, hizmetin dışında aile ve eş dost getirilip götürüyor, evinin önüne aracı çekenler oluyor, kişisel işler için kullanılıyor, yani istismar ediliyor. Bu işin faturası ve külfeti ise kamuya, yani millete çıkıyor. Bizim paramızla bu hizmet alınıyor, ama kullanımı istismar ediliyor. Araç takip cihazları, Uydudan izleme, plaka takip sistemleri de fayda etmiyor. Bu işin devlet ve milletin hakkı korunacak şekilde ve istismarın önlenmesi, gereksiz araç kiralamanın önüne geçilmesi, önüne gelen idareci ve müdürün altına hizmet aracı verilmemesi, bu araçların sıkı takip edilmesi, denetlenmesi, için yapılması gerekenler konusunda uyarıcı ve önlem alıcı bir yazı kaleme aldım.&nbsp;<strong>Buyurun okuyun:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllardır kamu kurum ve kuruluşlarında hizmetin yürütülmesi amacıyla araç kiralanıyor. Bazı kurumlarda bu araçlar gerçekten ihtiyaç duyulan kamu hizmetinin önemli bir parçası. Ancak zaman içerisinde bazı uygulamalar,&nbsp;<strong>kamu hizmeti için tahsis edilen araçların amacı dışında kullanılmasına ve kamu kaynaklarının gereksiz yere tüketilmesine</strong>&nbsp;yol açabiliyor. Burada tartışılması gereken yalnızca araç kiralama ihalelerinin nasıl yapıldığı değildir. Asıl mesele,&nbsp;<strong>kiralanan aracın gerçekten gerekli olup olmadığı, kaç araca ihtiyaç bulunduğu, kime ve hangi görev için tahsis edildiği, nasıl kullanıldığı ve bu kullanımın kim tarafından denetlendiğidir.&nbsp;</strong>Çünkü ihale yapıldıktan ve araç kurumun kullanımına girdikten sonra da kamu zararı oluşabilir. Bir hizmet aracı, kamu hizmeti dışında özel işlerde kullanılabiliyor; aile fertlerinin, eş ve dostların taşınmasında kullanılabiliyor; kişisel ihtiyaçlar için kullanılabiliyor veya kurum personelinin evinin önünde sürekli bekletilebiliyor.&nbsp; Bu durumda araç kiralama bedelinin yanı sıra yakıt, bakım, lastik, amortisman niteliğindeki kullanım maliyetleri ve personel zamanı da kamu bütçesinden karşılanmış oluyor.&nbsp;<strong>Sonuçta ortaya çıkan fatura yine millete çıkıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Araç takip sistemi tek başına çözüm değildir.&nbsp;</strong>Bugün birçok kurumda araçlara GPS, uydu takip ve plaka takip sistemleri takılabiliyor. Ancak bir araca takip cihazı takılmış olması, o aracın doğru kullanıldığını tek başına göstermiyor. Araç belli bir noktaya gitmiş olabilir. Fakat şu soruların cevabı ayrıca verilmelidir: Araç o gün gerçekten kamu görevi için mi kullanıldı? Yapılan yolculuk hangi hizmetle ilgiliydi? Görevlendirme veya iş emri var mıydı? Aynı iş için daha ekonomik bir ulaşım imkânı bulunuyor muydu? Araç mesai dışında neden kurum dışında veya personelin ikametgâhında bulunuyordu? Aynı kişi veya birime sürekli araç tahsis edilmesini gerektiren objektif bir ihtiyaç var mıydı? Kiralanan aracın kullanım yoğunluğu, kiralama ihtiyacını gerçekten doğruluyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla mesele yalnızca&nbsp;<strong>"Araç nerede?"</strong>&nbsp;sorusu değildir. Asıl sorulması gereken:&nbsp;<strong>"Araç neden orada ve yaptığı iş kamu hizmetinin hangi ihtiyacına karşılık geliyor?"&nbsp;</strong>olmalıdır.&nbsp;<strong>Önce ihtiyaç tespit edilmeli, sonra araç kiralanmalı. &nbsp;</strong>Kamu kurumlarında araç kiralama yapılmadan önce gerçek ve ölçülebilir bir&nbsp;<strong>ihtiyaç analizi</strong>&nbsp;yapılması gerekir. "Geçen yıl şu kadar araç vardı, bu yıl da aynı sayıda araç kiralayalım" anlayışı yerine;&nbsp;<strong>Kaç araca gerçekten ihtiyaç var?&nbsp;</strong>sorusu sorulmalıdır. Her bir araç için; Görev tanımı, Kullanacak birim, Günlük/aylık tahmini kullanım, Görev bölgesi, Yıllık kilometre, Kullanım sıklığı, Alternatif ulaşım imkânları, Kurumun mevcut araç kapasitesi belirlenmelidir. İhtiyaç ortaya konulamıyorsa yalnızca alışkanlık veya makam talebi nedeniyle yeni araç kiralanmamalıdır. Özellikle&nbsp;<strong>"Her müdürün altında bir araç"</strong>&nbsp;veya&nbsp;<strong>"Her yöneticiye bir hizmet aracı"</strong>&nbsp;anlayışının objektif bir kamu hizmeti ihtiyacına dayanıp dayanmadığı sorgulanmalıdır. Kamu aracının tahsisi, makamın veya kişinin statüsünden ziyade&nbsp;<strong>yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği zorunluluğa</strong>&nbsp;bağlanmalıdır.&nbsp;<strong>Araç tahsisi kişiye değil göreve yapılmalıdır.&nbsp;</strong>Hizmet araçlarının en önemli sorunlarından biri de aracın fiilen bir kişiye aitmiş gibi kullanılmaya başlamasıdır. Oysa kamu hizmeti için kiralanan araç, herhangi bir yöneticinin veya personelin şahsi aracı değildir. Araç;&nbsp;<strong>kişiye değil göreve, makama değil hizmet ihtiyacına tahsis edilmelidir.&nbsp;</strong>Görev sona erdiğinde, görev yeri değiştiğinde veya aracın tahsis gerekçesi ortadan kalktığında tahsis de yeniden değerlendirilmelidir. Aynı şekilde, bir yöneticinin veya personelin aracın kullanımını sürekli biçimde kendi özel ulaşım ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlemesinin önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesai dışı kullanım açık kurallara bağlanmalıdır.&nbsp;</strong>Kamu hizmet araçlarının mesai saatleri dışında nerede bulunduğu da denetimin önemli bir parçasıdır. Elbette bazı kamu hizmetleri 24 saat devam eder. Acil müdahale, nöbet, saha çalışması ve benzeri görevlerde aracın kurum dışında bulunması gerekebilir. Ancak bunun istisnası ile genel uygulama birbirine karıştırılmamalıdır. Mesai dışında kurum dışında kalan araçlar için; Görev gerekçesi, Sorumlu personel, Görev süresi, Güzergâh, Görev emri veya kayıt numarası gibi unsurların kayıt altına alınması sağlanabilir. Böylece&nbsp;<strong>"Araç neden burada?"</strong>&nbsp;sorusunun cevabı denetlenebilir hâle gelir.&nbsp;<strong>Araç kullanım kayıtları sadece kâğıt üzerinde tutulmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Araç takip sistemleri ile görev kayıtlarının birbirinden bağımsız değerlendirilmesi de önemli bir eksikliktir. Örneğin takip sistemi aracın belirli bir ilçeye gittiğini gösterebilir. Fakat o gün o ilçede hangi kamu hizmetinin yürütüldüğü kayıt altına alınmamışsa, sistem yalnızca aracın hareketini göstermiş olur. Bu nedenle;&nbsp;&nbsp;<strong>GPS kaydı + görev emri + kilometre bilgisi + yakıt tüketimi + sürücü bilgisi</strong>&nbsp;birlikte değerlendirilmelidir. Şüpheli veya olağandışı kullanım tespit edildiğinde bunun gerekçesi sorulmalı ve kayıt altına alınmalıdır.&nbsp;<strong>Kiralanan araç sayısı kullanım verileriyle düzenli olarak gözden geçirilmeli.&nbsp;&nbsp;</strong>Bir kurumda 20 araç kiralanıyorsa, yıl boyunca bu araçların gerçekten ne kadar kullanıldığı analiz edilebilir. Örneğin; Çok düşük kilometre yapan, Uzun süre hareketsiz kalan, Aynı güzergâhlarda tekrar tekrar kullanılan, Mesai dışında sürekli aynı yerde bulunan, Yakıt tüketimi kullanım miktarıyla örtüşmeyen araçlar ayrıca incelenebilir. Bu analiz sonucunda bazı araçların gereksiz olduğu görülüyorsa bir sonraki ihale döneminde araç sayısı azaltılmalıdır.&nbsp;<strong>İhale bir kez yapıldı diye aynı araç sayısının yıllarca devam ettirilmesi kamu yönetiminin doğal sonucu olarak kabul edilmemelidir. Denetim sadece ihale aşamasında yapılmamalıdır.&nbsp;</strong>Kamu araçları konusunda denetimin önemli bir bölümü ihale öncesi ve ihale sürecine odaklanırken, aracın aylar ve yıllar boyunca nasıl kullanıldığı da en az ihale kadar önemlidir. Çünkü kamu zararı sadece yanlış ihale yapılmasıyla oluşmaz.&nbsp;<strong>Gereksiz aracın kiralanması, gereğinden fazla kullanılması, amacı dışında kullanılması ve etkin denetlenmemesi de kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açabilir.</strong>&nbsp;Bu nedenle kurumların iç denetim mekanizmaları ve yetkili denetim birimleri, araçların fiilî kullanımını da düzenli olarak incelemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sorumluluk kişiselleştirilmeli.&nbsp;</strong>Bir kamu aracının amacı dışında kullanıldığı tespit edildiğinde sistemin yalnızca "uyarı" vermesi yeterli değildir. Aracın tahsisinden, görevlendirmeden, kullanımından ve denetiminden kimlerin sorumlu olduğu açık biçimde belirlenmelidir. Yetki kimdeyse sorumluluk da orada olmalıdır. Ancak bu sorumluluk kişileri peşinen suçlamak şeklinde değil,&nbsp;<strong>belgelendirilebilir görev ve yetki zinciri</strong>&nbsp;üzerinden işletilmelidir. Böylece hem kamu hakkı korunur hem de görevini kurallara uygun yapan kamu personeli haksız ithamlardan korunmuş olur.&nbsp;<strong>Kamu aracı "sınırsız kullanım hakkı" değildir.&nbsp;</strong>Kamu hizmetinde çalışan herkes açısından temel ilke açık olmalıdır:&nbsp;<strong>Kamu aracı kamu hizmeti içindir.&nbsp;</strong>Kamu aracı; Aile aracı değildir. Özel iş aracı değildir. Eş-dost taşıma aracı değildir. Ev ile iş arasında sınırsız kişisel ulaşım imkânı değildir. Bir yöneticinin şahsi kullanımına bırakılmış bir araç değildir. Ancak burada da kamu hizmetinin gerektirdiği zorunlu kullanımlar ile kişisel kullanım birbirinden ayrılmalıdır. Amaç personeli mağdur etmek değil;&nbsp;<strong>kamu kaynağının amacı dışında kullanılmasını engellemektir.</strong><strong>Çözüm için somut bir sistem kurulabilir.&nbsp;</strong>Bu konuda kurumlar açısından uygulanabilir bir sistem kurulması mümkündür. Her kiralık hizmet aracı için;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İhtiyaç gerekçesi</strong>&nbsp;belirlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Tahsis amacı</strong>&nbsp;yazılı hâle getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sorumlu birim ve kullanıcı</strong>&nbsp;belirlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Araç kullanım kayıtları</strong>&nbsp;düzenli tutulmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. GPS verileri görev kayıtlarıyla karşılaştırılmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6. Yakıt tüketimi ve kilometre bilgileri</strong>&nbsp;periyodik olarak analiz edilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7. Mesai dışı kullanımlar</strong>&nbsp;gerekçeleriyle izlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>8. Olağandışı kullanım otomatik olarak denetim kapsamına alınmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9. Her yıl araç başına maliyet ve kullanım etkinliği raporlanmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>10. Kullanımı düşük veya ihtiyaç fazlası araçların kiralanmasına son verilmesi</strong>&nbsp;değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir sistem kurulduğunda "araç takip ediliyor mu?" sorusunun ötesine geçilir ve&nbsp;<strong>"kamu kaynağı amacına uygun kullanılıyor mu?"</strong>&nbsp;sorusuna cevap aranır.&nbsp;<strong>Mesele birkaç aracın hesabı değildir&nbsp;</strong>Burada konu sadece birkaç aracın yanlış kullanılması değildir. Asıl mesele kamu yönetiminde&nbsp;<strong>kaynak kullanma kültürüdür.&nbsp;</strong>Kamu bütçesinden çıkan her liranın arkasında vatandaşın ödediği vergi vardır. Bir aracın gereksiz yere kiralanması yalnızca bir araç meselesi değildir. O aracın; kira bedeli, yakıtı, bakım ve işletme giderleri, personel maliyeti, sigorta ve diğer giderleri birlikte düşünüldüğünde kamu açısından ciddi bir maliyet ortaya çıkabilir. Bu nedenle kamu kurumlarında araç kiralama konusunda&nbsp;<strong>"Bütçede para var, kiralanabilir"</strong>&nbsp;anlayışı yerine;&nbsp;<strong>"Bu araç gerçekten gerekli mi, kamu hizmetine ne katkı sağlıyor ve bu kaynak daha verimli kullanılabilir mi?"&nbsp;</strong>anlayışının yerleşmesi gerekir. &nbsp;Kamu malı, yöneticinin veya çalışanın kişisel imkânı değildir. Kamu aracı da kimsenin özel aracı değildir. Devletin bütçesinden çıkan para vatandaşın parasıdır. Bu nedenle kamu kurumlarında araç kiralama ve kullanım süreçlerinde hem yöneticilerin hem de kullanıcıların üzerinde açık bir sorumluluk bulunmalıdır.&nbsp;<strong>Gereksiz araç kiralanmamalı, ihtiyaç fazlası araç tutulmamalı, kamu hizmeti için tahsis edilen araç kişisel amaçlarla kullanılmamalı ve araçların hareketi kadar kullanım amacı da denetlenmelidir.&nbsp;</strong>Teknoloji bunun için kullanılmalı; ancak teknolojiye güvenilip insan denetimi ihmal edilmemelidir. Çünkü GPS cihazı aracın nerede olduğunu söyleyebilir.&nbsp;<strong>Fakat kamu yararına kullanılıp kullanılmadığını ancak doğru kurulmuş bir denetim sistemi ortaya çıkarabilir.</strong>&nbsp;Kamu kaynaklarını korumak yalnızca mali bir görev değil, aynı zamanda vatandaşın hakkına karşı duyulan bir sorumluluktur. Bu nedenle araç kiralama uygulamalarında artık yalnızca&nbsp;<strong>"ihale usulüne uygun yapıldı mı?"</strong>&nbsp;sorusunu değil;&nbsp;<strong>"Gerçekten gerekli miydi, ne kadar kullanıldı, nasıl kullanıldı, kim kullandı ve kamuya sağladığı fayda bu maliyete değdi mi?"</strong>&nbsp;sorularını da sormanın zamanı gelmiştir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yol-kenarindaki-vurgunu-da-onlemek-lazim-26403bf241d0b-73b6-45be-82de-c26ffe55045f2026-09-17T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yol Kenarındaki Tezgâhlarda Asıl Satılan Ne? Güven mi, Fırsatçılık mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu yollarında seyahat edenlerin artık alıştığı bir görüntü var. Yol kenarında kurulmuş küçük tezgâhlar… Bir tarafta bal kavanozları, diğer tarafta zeytinyağı tenekeleri. Reçeller, peynirler, tereyağları, salçalar, tarhanalar… Ve hemen hepsinin üzerinde ya da satıcının dilinde aynı güven telkin eden ifadeler:&nbsp;<strong>"Köy ürünü…" "Doğal…" "Organik…" "Ev yapımı…" "Kendi üretimimiz…"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici de çoğu zaman düşünmeden duruyor. Çünkü bu ifadeler, yıllardır zihnimizde "temiz", "güvenilir", "sağlıklı" ve "katkısız" kavramlarıyla eşleşmiş durumda. Fakat tam da burada durup sormamız gerekiyor:&nbsp;<strong>Bu ürün gerçekten söylendiği gibi mi?&nbsp;</strong>Ve daha önemlisi:&nbsp;<strong>Tüketici, ödediği paranın karşılığında ne satın aldığını gerçekten biliyor mu?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada başlıyor.&nbsp;<strong>Köyde üretilen her ürün organik değildir.&nbsp;</strong>Öncelikle bir yanlış algıyı düzeltmek gerekiyor. Bir ürünün köyde üretilmiş olması onu otomatik olarak "organik" yapmaz. Evde yapılması da tek başına "doğal" olduğunun kanıtı değildir. "Köy ürünü" ifadesi ise bir üretim standardı veya kalite sertifikası anlamına gelmez. Buna rağmen tüketicinin önemli bir bölümü bu ifadeleri aynı anlamda değerlendiriyor. İşte fırsatçılık tam da bu algının başladığı yerde ortaya çıkabilir. Bir ürünün gerçekten organik olup olmadığı, gerçekten iddia edildiği hammaddeler kullanılarak üretilip üretilmediği, hangi koşullarda hazırlandığı ve nasıl muhafaza edildiği önemlidir. Özellikle gıda ürünlerinde tüketicinin yalnızca satıcının sözlerine mahkûm edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici, satın aldığı ürün hakkında doğru bilgiye ulaşabilmelidir. Aracı yok ama fiyat iki-üç katı.&nbsp;</strong>Bir başka çelişki ise fiyatlarda karşımıza çıkıyor. Üreticilerin önemli bir bölümü zaman zaman tüccarın ürününü düşük fiyattan almak istediğinden yakınıyor. Üretici de haklı olarak: "Ben bunu tüccara ucuza vereceğime tüketiciye kendim satarım." diyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar anlaşılmayacak bir şey yok. Üreticinin emeğinin karşılığını doğrudan tüketiciden alması ekonomik açıdan son derece anlaşılabilir. Fakat o zaman şu soruyu sormak gerekiyor:&nbsp;<strong>Aradaki aracı ortadan kalktığı halde tüketici neden daha pahalıya satın alıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette her yüksek fiyatın haksız kazanç olduğunu söylemek mümkün değildir. Ürünün maliyeti, üretim biçimi, emeği, nakliye gideri, ambalajı ve diğer unsurlar fiyatı etkileyebilir. Ancak markette veya pazarda benzer bir ürün daha düşük fiyata bulunabilirken, yol kenarındaki ürüne sırf "köy ürünü" denildiği için iki, hatta üç katı fiyat isteniyorsa tüketicinin soru sorma hakkı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Köy ürünü olmak, sınırsız fiyat artırma gerekçesi değildir.&nbsp;</strong>"Doğal" kelimesi de tüketicinin cebinden daha fazla para çekmenin sihirli anahtarı olmamalıdır.&nbsp;<strong>Fiş yok, etiket yok, sorumluluk kimde?&nbsp;</strong>Sorunun en ciddi boyutlarından biri de kayıt meselesidir. Bazı yol kenarı satışlarında tüketiciden yalnızca nakit ödeme istendiği, fiş veya fatura verilmediği iddialarıyla karşılaşılıyor. Burada mesele yalnızca devletin vergi kaybı değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha büyük bir problem var:&nbsp;<strong>Tüketicinin hakkını nasıl arayacağı.&nbsp;</strong>Bir kavanoz bal aldınız. Etiket yok. Üreticinin adı yok. İçindekiler bilgisi yok. Üretim tarihi belli değil. Saklama koşulları belli değil. Fiş yok. Fatura yok. Ertesi gün ürünle ilgili bir sorun çıktı. Kime başvuracaksınız? Ürünün gerçekten o satıcı tarafından satıldığını nasıl ispat edeceksiniz? Ürünün nereden geldiğini nasıl ortaya koyacaksınız? İşte kayıt burada önem kazanıyor.&nbsp;<strong>Kayıt, yalnızca devletin vergi toplaması için değil, tüketicinin hakkını arayabilmesi için de gereklidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dürüst üreticiyi de korumak zorundayız.&nbsp;</strong>Ancak bu tartışmada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor. Yol kenarında satış yapan herkes fırsatçı değildir. Kendi tarlasından ürününü getiren, kendi hayvanının sütünden peynir ve tereyağı yapan, kendi arıcılığından elde ettiği balı satan, gerçekten küçük ölçekte üretim yapan insanlar da vardır. Onların emeğini yok sayamayız. Hatta tam tersine,&nbsp;<strong>dürüst küçük üreticinin korunması gerekir.&nbsp;</strong>Fakat dürüst üreticiyi korumanın yolu, herkesin hiçbir kurala tabi olmadan satış yapmasına izin vermek değildir. Tam tersine. Dürüst üreticiyi korumanın en iyi yolu,&nbsp;<strong>dürüst üretici ile tüketiciyi yanıltan satıcı arasındaki farkı ortaya çıkaracak şeffaf ve uygulanabilir bir sistem kurmaktır.&nbsp;</strong>Üretici belli olacak. Ürün belli olacak. Üretim şartları belli olacak. Gereken durumlarda ürünün izlenebilirliği sağlanacak. Tüketici ne satın aldığını bilecek. Kurala uyan üretici, kurala uymayanla aynı kefeye konulmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet seyirci kalmamalı.&nbsp;&nbsp;</strong>İşte burada kamu otoritesine büyük görev düşüyor. Denetim yalnızca vatandaş şikâyet ettiğinde yapılmamalı. Yol kenarında, özellikle yoğun geçiş güzergâhlarında ve mevsimsel olarak ortaya çıkan satış noktalarında&nbsp;<strong>düzenli ve risk esaslı denetim</strong>&nbsp;yapılmalı. Bu denetim yalnızca "fiyat pahalı mı?" sorusuna indirgenmemeli.&nbsp;<strong>Şunlara birlikte bakılmalı:</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Ürün nereden geliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Kim tarafından üretiliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Satış yapan kişi gerçekten üretici mi?</span></li><li><span style="font-size:18px">Ürünün etiket ve bilgilendirme yükümlülükleri yerine getiriliyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Gıda güvenliği açısından gerekli şartlar sağlanıyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">"Organik", "doğal", "köy ürünü" gibi ifadeler tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılıyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Satış kayıt altında mı?</span></li><li><span style="font-size:18px">Tüketiciye ödeme belgesi veriliyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Üründe sorun çıktığında üretici veya satıcı tespit edilebiliyor mu?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bunların tamamı birlikte ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ceza kadar önleme de ihtiyaç var.&nbsp;&nbsp;</strong>Kamu yönetiminde çoğu zaman aynı hatayı yapıyoruz: Sorun ortaya çıkıyor. Vatandaş şikâyet ediyor. Sonra denetim yapılıyor. Ardından ceza kesiliyor. Oysa tüketici açısından ideal sistem bu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önleyici denetim</strong>, sorun ortaya çıkmadan önce devreye girmelidir. Yol kenarında satış yapan küçük üreticiler için anlaşılır kurallar oluşturulabilir. Üreticinin kimliğini ve ürünün kaynağını gösteren basit sistemler geliştirilebilir. Tüketicinin telefonuyla kontrol edebileceği doğrulama mekanizmaları kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili kurumlar arasında bilgi paylaşımı güçlendirilebilir. Şikâyet mekanizmaları kolaylaştırılabilir. Böylece hem tüketici korunur hem de gerçekten üretim yapan küçük üretici kayıt dışı ve haksız rekabetin gölgesinde bırakılmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici de "köy ürünü" kelimesine teslim olmamalı.&nbsp;</strong>Vatandaşın da burada üzerine düşen görev var. Bir ürüne sırf üzerinde "doğal" yazıyor diye yüksek fiyat ödememeli. "Organik" deniliyorsa bunun dayanağını sormalı. Üreticinin kim olduğunu öğrenmeli. Etiket ve ürün bilgilerini kontrol etmeli. Mümkün olduğunca alışveriş belgesi istemeli. Satıcının "Abi, kendi üretimimiz" demesiyle yetinmemeli. Çünkü tüketici açısından en tehlikeli düşünce şudur:&nbsp;<strong>"Köyden geliyorsa kesin doğaldır."&nbsp;</strong>Hayır. Köyden gelmek başka şeydir, belirli bir üretim standardını karşılamak başka şey. Evde yapılmak başka şeydir, güvenli üretim koşullarını sağlamak başka şey. Doğrudan üreticiden almak başka şeydir, ürünün niteliğinin garanti altında olması başka şey.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven satılabilir bir ürün değildir.&nbsp;&nbsp;</strong>Bugün yol kenarındaki tezgâhlarda aslında yalnızca bal, peynir, yağ veya reçel satılmıyor. Bir de&nbsp;<strong>güven</strong>&nbsp;satılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Köyden geldi." "Dedemden kalan yöntem." "Tamamen doğal." "Katkısız." "Kendi üretimimiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümlelerin her biri tüketicinin satın alma kararını etkiliyor. O halde bu güvenin kötüye kullanılmasına izin verilmemeli. Çünkü tüketicinin güveni üzerinden haksız kazanç elde edilmesi yalnızca bireysel bir alışveriş meselesi değildir. Bu durum, dürüst üreticiyi de cezalandırır. Çünkü kurallara uyan üretici maliyetlere katlanırken, kayıt dışı ve denetimsiz satış yapan kişi aynı piyasada daha kolay hareket edebiliyorsa ortaya&nbsp;<strong>haksız rekabet</strong>&nbsp;çıkar. Sonuçta hem tüketici hem dürüst üretici kaybeder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin görevi: Yasaklamak değil, düzenlemek ve korumak.&nbsp;</strong>Burada çözüm bütün yol kenarı satışlarını yasaklamak olmamalıdır. Çözüm,&nbsp;<strong>kurallı ve denetlenebilir bir doğrudan satış sistemi kurmaktır.</strong>&nbsp;Gerçek üreticiye satış imkânı verilmeli. Ancak bunun karşılığında tüketicinin bilgilendirilmesi sağlanmalı. Ürünün kaynağı belli olmalı. Gerekli gıda güvenliği şartları aranmalı. Yanıltıcı ifadelerin kullanımına izin verilmemeli. Kayıt dışı ticaretle mücadele edilmeli. Ve tüketicinin hakkını arayabilmesi için alışverişin mümkün olduğunca belgelendirilebilir olması sağlanmalı.&nbsp;<strong>Devlet üreticinin karşısında değil, dürüst üreticinin yanında olmalı; tüketicinin de arkasında durmalıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu'nun yol kenarlarında satılan her ürün sahte değildir. Her üretici fırsatçı değildir. Her yüksek fiyat da haksız kazanç değildir. Ama bütün bunlar, denetimsizliğin savunulabileceği anlamına da gelmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici, "köy ürünü" denildiğinde cebinden iki-üç kat fazla para çıkarmak zorunda değildir. Üretici, emeğinin gerçek karşılığını almak için kayıt dışılığa mecbur bırakılmamalıdır. Dürüst ticaret yapan, kurallara uyan üretici ile tüketiciyi yanıltarak kazanç sağlamaya çalışan kişi aynı muameleye tabi tutulmamalıdır. Bunun yolu bellidir:&nbsp;<strong>Şeffaflık. Kayıt. Etiket. İzlenebilirlik. Denetim.</strong>&nbsp;Ve hepsinden önemlisi,&nbsp;<strong>önleyici kamu politikası.</strong>&nbsp;Çünkü tüketiciyi korumak, mağdur olduktan sonra "şikâyet edin" demek değildir. Asıl koruma, vatandaş daha parasını ödemeden önce başlar. Yol kenarındaki tezgâhların kaldırılması değil,&nbsp;<strong>haksızlığın, yanıltmanın ve kayıt dışılığın ortadan kaldırılması</strong>&nbsp;hedeflenmelidir. Çünkü mesele bir kavanoz balın, bir teneke yağın ya da birkaç kilo peynirin fiyatından çok daha büyüktür.&nbsp;<strong>Mesele şudur: Bu ülkede vatandaş, parasını verdiği ürünün gerçekten kendisine söylendiği şey olduğuna güvenebilecek mi?&nbsp;</strong>Bu güveni sağlamak ise yalnızca satıcının değil,&nbsp;<strong>üreticinin, tüketicinin ve en başta kamu otoritesinin ortak sorumluluğudur.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/torosun-pazarlik-isleri-bir-turlu-bitmiyor-26428005f81e0-9285-4c1d-bb72-2f72e4a3b6592026-09-17T04:46:00+03:00HABER MERKEZİ TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…

TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROS DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ</strong>, "<strong>2026/1254806</strong> 3 KISIM HİZMET ALIMI (DIŞ CEPHE TEMİZLİĞİ, BOYLER SİSTEMİ SICAK SU KAPASİTE ARTTIRIMI, VRV BAKIM ONARIMI)" işihi pazarlık usulü ile ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu işle ilgili üç ayrı sonuç ilanı yayınlanır.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>23.7.2026 da </strong>yayınlanan ilanda, MAPA KİMYA ÇEVRE MÜHENDİSLİK OTOMASYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 1.095.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>28.7.2026 </strong>günü yayınlanan sonuç ilanında ise&nbsp; MUSTAFA MERT LAP ile 1.499.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı gün sonuç ilanıyla </strong>VOLKAN ARLI ile de 890.000,00 TRY lik bir sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplamı:3.484.000,00. TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine aynı idare, <strong>2026/780298</strong> TRAFO KORUMA HÜCRESİ KURULUMU HİZMET ALIMI işini pazarlık usul ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">1,409,000.00 TRY bedel ile ELMAKSAN MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalar.</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Genel Toplam: 4.893.000,00 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok. O rakamda fatura kesiminde eklenecek, ramak daha da büyüyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emmy-2026da-yeni-guzellik-trendi-glass-skin-yerini-satin-skine-mi-birakiyor-26399f92607ea-aa04-4975-9174-ae50751861d12026-09-16T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?

Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">2026 Emmy Ödülleri gecesinde Zendaya, Sarah Snook ve Claire Danes gibi yıldızların tercih ettiği daha yumuşak ve aydınlık cilt görünümü, 2026 boyunca güzellik dünyasına damga vuran “glass skin” trendinin yeni bir evreye girdiğinin işareti olarak yorumlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı parlak ve neredeyse ıslak görünümlü cilt görünümünün öne çıktığı “glass skin” trendi, yılın büyük bölümünde güzellik dünyasının en popüler akımlarından biri oldu. Ancak pazartesi gecesi düzenlenen 2026 Emmy Ödülleri’nde kırmızı halıya çıkan ünlülerin tercihleri, trendin daha doğal bir görünüme doğru evrildiğini gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zendaya, bu değişimin en dikkat çekici örneklerinden birini sundu. Ünlü oyuncunun makyaj sanatçısı Ernesto Casillas, kırmızı halı görünümünde “buzlu ve saten dokularla” oynadığını söyledi. Zendaya’nın makyajında doğal görünümlü bir ten, belirgin kaşlar ve hafif renk dokunuşları öne çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarah Snook da cildin doğal ışıltısını görünür bırakan aydınlık bir ten makyajı tercih ederken, Claire Danes ışıltılı cildini pembe tonlarında allık ve sade göz makyajıyla tamamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güzellik ve kişisel bakım hizmetleri için yapay zeka destekli rezervasyon platformu Fresha’nın güzellik uzmanlarından Danielle Louise, Emmy kırmızı halısındaki görünümlerin sonbaharda “satin skin” olarak adlandırılan yeni bir trendin yükselişine işaret edebileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketicilerin arama alışkanlıkları da daha hafif ten ürünlerine yönelimin arttığını gösteriyor. Fresha’nın Glimpse üzerinden yaptığı Google arama analizine göre “skin tint” aramaları, son bir ayda yaklaşık 838 bin kez gerçekleştirildi. Bu sayı, bir önceki aya kıyasla yüzde 5’lik artışa işaret ediyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">‘Satin skin’ nedir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Danielle Louise, “Glass skin her yerdeydi ancak Emmy’lerde dikkat çeken şey, ışıltının çok daha yumuşak olmasıydı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise’e göre Zendaya bu değişimin iyi bir örneği. Oyuncunun makyaj sanatçısının özellikle “saten dokulardan” söz etmesi ve cilt makyajında ışığın cilt üzerinden daha doğal biçimde yansıması, yeni görünümü tanımlayan temel özellikler arasında.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Satin skin”, mat cilt ile “glass skin” arasında bir yerde duruyor. Bu görünümde cildin aydınlık ve sağlıklı görünmesi hedeflenirken, aşırı parlak ve ayna benzeri bir bitişten kaçınılıyor. Doğal cilt dokusunun görünür kalması da görünümün önemli bir parçası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise, “Hâlâ aydınlık bir görünüm istiyorsunuz ama aynı zamanda alttaki doğal cilt dokusunu da görmek istiyorsunuz” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Skin tint” aramalarındaki artışın da bu değişimle örtüştüğünü belirten Louise, bu görünümü elde etmek için yoğun bir fondöten kullanmanın gerekli olmadığını söyledi. Bunun yerine cilt tonunu eşitleyen, ancak cildi tamamen kapatmayan hafif ürünler tercih ediliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Emmy’lerdeki ‘satin skin’ görünümü nasıl elde edilir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Louise’e göre bu görünümün sırrı daha fazla aydınlatıcı kullanmak değil, makyajın temelini doğru hazırlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk adımın cildi nemlendirmek olduğunu belirten güzellik uzmanı, ancak çok sayıda yoğun veya yağlı ürünü üst üste uygulamaya gerek olmadığını söyledi. Cilt bakım ürünlerinin makyajdan önce tamamen emilmesine izin verilmesi de makyajın cilt üzerinde daha iyi oturmasını sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından tüm yüze hafif bir “skin tint” veya ince yapılı bir ten ürünü uygulanabilir. Kapatıcı ise yalnızca daha fazla örtücülüğe ihtiyaç duyulan bölgelere sürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Işıltı içinse stratejik davranmak gerekiyor. Louise, tüm yüzü yansıtıcı bir ürünle kaplamak yerine elmacık kemikleri gibi belirli noktalara az miktarda krem veya likit aydınlatıcı uygulanmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Krem veya likit allık da doğal cilt görünümünü korurken renk vermeye yardımcı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amaç, Louise’e göre, “Birinin önce cildinizi, ardından fondöteninizi fark etmesi.”</span></p><h2><span style="font-size:18px">‘Glass skin’ tamamen geride mi kalıyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Emmy gecesindeki değişime rağmen Louise, “glass skin” trendinin tamamen ortadan kalkmasını beklemiyor. Ona göre güzellik trendleri bir gecede kaybolmak yerine zaman içinde dönüşüyor ve “satin skin” de bu dönüşümün daha günlük hayata uyarlanabilir bir versiyonu olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise, insanların hâlâ ciltlerinin nemli ve sağlıklı görünmesini istediğini, ancak bunun için “glass skin” ile özdeşleşen aşırı parlak bitişe ihtiyaç olmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Satin skin”, günlük kullanım açısından da daha kolay uygulanabilen bir görünüm sunuyor. Cilde ışıltı ve boyut kazandırırken birkaç saat sonra aşırı parlak görünme endişesini azaltıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırmızı halı görünümlerinin güzellik trendlerinin değişiminde önemli bir rol oynadığını belirten Louise, ünlülerin makyajlarının sosyal medyada paylaşılması ve ekran görüntülerinin güzellik randevularında referans olarak kullanılması nedeniyle bu değişimlerin daha görünür hale geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zendaya’nın makyaj sanatçısının da “saten dokular” ifadesini kullanmasının ardından Louise, “satin skin” teriminin sonbahar boyunca daha sık duyulacağını düşünüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Veriler ne söylüyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Fresha, tüketicilerin “skin tint” ürünlerine yönelik ilgisini değerlendirmek için Glimpse üzerinden Google arama verilerini analiz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül 2026 itibarıyla “skin tint” terimi son bir ayda yaklaşık 838 bin aramaya ulaştı. Bu, bir önceki aya göre yüzde 5’lik artış anlamına geliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/09/16/emmy-2026da-yeni-guzellik-trendi-glass-skin-yerini-satin-skine-mi-birakiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yapay zeka uzmanı uyardı: Hayatımızla kumar oynanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yapay-zeka-uzmani-uyardi-hayatimizla-kumar-oynaniyor-26398c9a77577-364a-42ae-b35e-e6eff9cbb37a2026-09-16T12:05:00+03:00HABER MERKEZİ Yapay zeka uzmanı uyardı: Hayatımızla kumar oynanıyor

Yapay zeka uzmanı uyardı: Hayatımızla kumar oynanıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic'te çalışan bir araştırmacı, bu alanda önde gelen şirketlerin sorumsuz davranarak "insanların hayatlarıyla oynadıkları" uyarısında bulunarak istifasını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">27 yaşındaki İngiliz araştırmacı Jacob Coxon, X hesabından yaptığı paylaşımda yapay zekanın çok yakında "insan yeteneklerini aşacağını", bu teknolojinin "gerçek anlamda güç ve kaynak elde etme kapasitesine sahip olacağını" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Coxon, "Yapay zeka geliştiren insanlar, teknolojinin bu 10 yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine gerçekten inanıyor" dedi.<br />En agresif senaryoda işlerin "gelecek yıl sonu" gibi erken bir tarihte "kontrolden çıkabileceğini" savunan Coxon, yapay zekanın kendi başına geliştiğini ve kontrol edilmesinin zorlaştığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anthropic'ten önce rakip şirket OpenAI için çalışan Coxon, "Her iki şirket de sorumlu davranmıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD merkezli OpenAI, sektörün en popüler ürünü ChatGPT'nin geliştiricisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketler tehlikenin farkında<br />Anthropic'in yapay zeka güvenliğinden sorumlu araştırmacılarından Evan Hubinger de Coxon'un uyarılarına katıldığını açıkladı. Hubinger, X üzerinden yaptığı açıklamada, gelecek 10 yıl içinde yapay zekanın insanlığın yok olmasına yol açma ihtimalinin "yüzde 10'dan fazla" olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hubinger'e göre şirketler "risklerin ne kadar büyük olduğunu çok iyi anlıyor", ancak "başkaları sorumlu davranmayacak" diye düşünerek teknoloji yarışında geri kalmamaya çalışıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anthropic'in en büyük rakibi OpenAI'dan araştırmacı Jakub Pachocki de daha önce "aşırı dikkatli olunması" çağrısında bulunmuş, yapay zekanın hızlı ilerleyişi karşısında kimsenin yeterince hazırlıklı olmadığını savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pachocki'ye göre, "Makineler zekâ açısından insanları aşmaya başladı."</span></p><p><span style="font-size:18px">OpenAI ajanı kontrolden çıktı<br />Son aylarda yapay zeka botlarının kontrolden çıkarak kendi başlarına hareket ettiğine dair haberler basına yansımıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">OpenAI'nın bir testi sırasında yapay zeka, izole edilmiş test ortamından açık internete erişmiş ve insanlara haber vermeden bir internet sitesinin sistemlerine sızmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Modelin, "kendisine verilen görevi çözmek için" hile yaptığı, geliştiriciler farketmeden cevap bulabilmek için kendi başına arayışa çıktığı açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa bir süre önce de yine OpenAI'ın yapay zeka ajanlarından biri, başka yapay zeka botları ile iletişim kurmak için gizlice bir Alman internet sitesine girmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka geliştiricilerinin şu anda kullandığı koruma mekanizmalarından biri, modellerin gerçekleştirdikleri eylemleri insanlara açıklamasını zorunlu kılıyor. Ancak her iki olayda da botların bu protokolü ihlal ettikleri görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan bu tür ihlal haberleri ve sert uyarıların "şirketlerin satış stratejisinin bir parçası" olduğu, dikkatleri üzerlerine çekerek "daha fazla yatırımcı çekmeye çalıştıkları" yorumları da yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AFP / MUK,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/yapay-zeka-uzman%C4%B1-uyard%C4%B1-hayat%C4%B1m%C4%B1zla-kumar-oynan%C4%B1yor/a-79201527</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-maske-skandali-milyarlik-dava-yargitayda-263975a0bf1c3-651b-431e-ab3f-0cf87c309a652026-09-16T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da

Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da, koronavirüs döneminde Sağlık Bakanlığı tarafından sipariş edilen koruyucu maskelerin ödemesi konusunda tedarikçiler ile federal hükümet arasında anlaşmazlık sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı o dönem, tartışmalı bir yöntemle maske tedariği için yüksek ödemeler teklif etmişti. Tedarikçiler Bakanlığın talep ettiği maskeleri büyük miktarlarda temin etmiş ancak sonrasında alımların Bakanlık tarafından durdurulmasıyla eldeki maskeler ve yüksek stok maliyetleriyle baş başa kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Yargıtay şimdi milyarlarca euroluk anlaşmazlığı mercek altına alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maske gibi koruyucu ekipmanların kıt olduğu koronavirüs pandemisinin başında, dönemin Sağlık Bakanı Jens Spahn, 2020 baharında "Open-House" adı verilen bir yöntemi uygulamaya koydu. Buna göre isteyen herkes federal hükümete tane başına 4,50 euro net fiyattan maske satabiliyordu. Sonradan bunun çok yüksek bir fiyat olduğu anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2,3 milyar euroluk anlaşmazlık<br />"Open-House" yöntemine, yüksek kâr beklentisi ile öngörülenden çok daha fazla şirket katıldı. Maske giderlerinin bu yöntemde astronomik boyutlara çıkacağını anlayan federal hükümet daha sonra malın büyük bir kısmının kabulünü reddetti ve sözleşmelerden geri çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine çok sayıda tedarikçi mahkemeye başvurdu. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, federal hükümete karşı hâlen yaklaşık 90 dava devam ediyor. Bu davalarda mağdur olduğunu belirten şirketlerin toplam talebi 2,3 milyar euroyu buluyor.<br />Bonn Eyalet Mahkemesi ve Köln Eyalet Yüksek Mahkemesi, daha önce onlarca davayı karara bağladı. Sağlık Bakanlığı'na göre tartışmalı "Open-House" yöntemiyle bağlantılı şu ana kadar 15 kesinleşmiş karar var. Toplam 4,2 milyon euro değerindeki bu davaların dördünde federal hükümet haksız bulundu. Toplam 59,5 milyon euro değerindeki diğer 11 davada ise federal hükümet mahkemeden haklı taraf olarak ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay temel hukuki soruları netleştirecek<br />Bonn ve Köln kentinin yer aldığı Kuzey Ren-Vestfalya mahkemelerinin süreçte ilk ve ikinci derece mahkeme olarak yetkili olmalarının nedeni, Federal Sağlık Bakanlığı merkezinin Bonn'da olması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı davalar şimdi son merci olarak Karlsruhe'deki Federal Yargıtay'a taşınmış durumda. Davalardan dördü bugün görüşülecek. Mahkemenin açıklamasına göre beş dava ise beklemede.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay'ın temel hukuki meseleleri netleştirmesi ve böylece devam eden diğer mahkeme süreçlerine yön göstermesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-maske-skandal%C4%B1-milyarl%C4%B1k-dava-yarg%C4%B1tayda/a-79287183</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gursel-tekinden-trabzonda-surpriz-ziyaret-basina-son-dakika-haber-verildi-264026f2376d6-d286-4531-869f-699b2e0d4b952026-09-16T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi

Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kim geldi? Gürsel Tekin…</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’de geçmiş dönemlerde Genel Başkan Yardımcılığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunan Tekin, biliyorsunuz şu anda İstanbul İl Başkanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında Trabzon’a gelişinin siyasi bir programla ilgisi yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzköy’de ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilen Hakkı Boz’un cenazesi için Trabzon’a geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak…</span></p><p><span style="font-size:18px">Uçağın iniş saati ile cenaze arasında bir boşluk oluşunca, soluğu CHP Trabzon İl Başkanlığı’nda aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret önceden planlanmış değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama burada Tekin, “Trabzon’a gelmişken, İl Başkanlığına uğramamak olmaz” diyerek bu ziyareti gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla basın mensuplarına da son anda haber verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Başkanlığında kısa bir değerlendirme yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii…</span></p><p><span style="font-size:18px">Trabzon basınının hafızasında Gürsel Tekin’in geçmişte üstlendiği görevler hâlâ taze.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Başkan Yardımcılığı…</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilliği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla gazetecilerin soruları da ister istemez siyasi gündemin biraz daha derinlerine indi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyarette basın açısından dikkat çeken başka bir ayrıntı daha vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, hükümete muhalif bazı basın kuruluşlarının ziyareti takip etmediğini fark edince, onların da Trabzon’daki gelişmeleri takip etmesi gerektiği yönünde bir serzenişte bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar tamam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat…</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçük bir ayrıntı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsi geçen basın kuruluşlarının Trabzon’da temsilciliği bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla insan ister istemez şu soru akla geliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">Trabzon’da temsilciliği olmayan bir medya kuruluşu, buradaki siyasi gelişmeleri nasıl takip edecek?</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de…</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürsel Tekin’in bu sözlerini biraz farklı okumak gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de burada asıl anlatılmak istenen, söz konusu yayın organlarının Trabzon’da bir temsilcilik bulundurması gerektiği düşüncesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ki…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu serzenişin de kendi içerisinde bir haklılık payı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Trabzon öyle sıradan bir şehir değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi hareketliliği yüksek…</span></p><p><span style="font-size:18px">Spor gündemi güçlü…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomisi, turizmi, yerel yönetimleri ve Ankara ile bağlantıları sürekli gündemde olan bir şehir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla ulusal basın açısından Trabzon’un daha yakından takip edilmesi gerektiği söylenebilir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">tayfun hakimer</span></strong></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.61saat.com/gursel-tekinden-trabzonda-surpriz-ziyaret-basina-son-dakika-haber-verildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-gidamizin-kravatli-teroristlerine-dur-demeliyiz-264018bdf73a4-87cd-4b6d-a44d-1dc2283b1ccd2026-09-16T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dün patlak veren ve gündeme bomba gibi düşen tarım sektöründeki fırsatçılara yapılan operasyonda gördük ki, ölüleri bile kullanmışlar, fiyatları abartıp kabartıp, bizleri, milleti kazıklamışlar ve sırtımızdan SEFA sürmüşler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretici tarlada perişanken, çiftçi yokluktan ve darlıktan inim inim inlerken, bunlar utanmazca ve arsızca kırıta kırıta aramızda gezmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu operasyonlarda emeği geçen herkesten ALLAH RAZI OLSUN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu böyle bitmemeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin HAYVANCILIK sektörü, et ve süt ürünü sektörü de var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu işlerde fiyatlarla oynayan zincir marketler yönü var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben hep dedim, DENETİM diye.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adil ve hakkaniyetli denetimler bu işin önünün alacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hususta tüm bu haksızlıkların ve haksız kazançların önüne geçilmesi, halkın yaşam hakkının hiçe sayılmaması, gıda terörünün ve bu kravatlı teröristlerin önünü geçilmesi için devleti, milleti uyaran ve yol gösteren naçizane bu günkü yazımdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvenliği ve Hakkaniyetli Denetim Şart: Vicdanları Yaralayan Fırsatçılığa Karşı Yol Haritamız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ve gıda sektöründe son dönemde gün yüzüne çıkan operasyonlar, halkın en temel hakkı olan beslenmeye ve sofrasına uzanan ellerin ne kadar pervasızlaşabileceğini acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Üreticinin tarlada emeğinin karşılığını alamadığı, çiftçinin borç batağında inlediği bir ekonomik iklimde, bu tür haksız kazanç odaklarının varlığı kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Sorunlar ve Risk Alanları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedarik Zinciri ve Hayvancılık:</strong>&nbsp;Tarım ürünlerindeki vurgunların benzerleri, et ve süt ürünleri sektöründe de titizlikle incelenmelidir. Bu alanlardaki arz-talep dengesizliği fırsatçılara zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zincir Marketler ve Fiyat Manipülasyonları:</strong>&nbsp;Üreticiden tüketiciye uzanan süreçteki katmanlar ve bazı büyük market zincirlerinin fiyatlama politikaları şeffaflıktan uzaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Maliyet:</strong>&nbsp;Gıda fiyatlarındaki suni artışlar yalnızca ekonomiyi değil, doğrudan halkın yaşam hakkını ve geleceğini tehdit etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Önerileri ve Atılması Gereken Adımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı ve Tavizsiz Denetimler:</strong>&nbsp;Denetimler belirli dönemlerle sınırlı kalmamalı; tarladan rafa kadar tüm süreçler yapay zeka ve dijital takip sistemleriyle sürekli izlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaların Caydırıcılığı:</strong>&nbsp;Haksız kazanç sağlayan ve gıda terörüne sebebiyet veren kişi ve kurumlara uygulanan yaptırımlar, bir daha teşebbüs edemeyecekleri kadar ağır olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üreticinin Desteklenmesi:</strong>&nbsp;Çiftçinin girdi maliyetleri (gübre, mazot, yem) düşürülmeli, aracıların üreticiyi sömürmesinin önüne geçecek doğrudan pazarlama kooperatifleri güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Fiyat Politikası:</strong>&nbsp;Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin aldığı fiyat arasındaki makasın neden açıldığı kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Adil ve hakkaniyetli denetimler, yalnızca ekonomiyi korumakla kalmaz; aynı zamanda toplumun adalete olan inancını ve sosyal barışı da güvence altına alır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte atılacak kararlı adımlar, milletin rızkına göz diken "kravatlı teröristlere" karşı en güçlü kalkan olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda en acil atılması gerektiğini düşündüğüm adımsa tarım girdi maliyetlerinin düşürülmesi, zincir marketler üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki mesele tıpkı madalyonun iki yüzü gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı. Biri eksik bırakıldığında sistemdeki vurgun düzeni bir şekilde açık bulmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarladaki üreticiyi korumadan, girdi maliyetlerini düşürüp ona nefes aldırmadan sadece raflardaki marketleri denetlemek geçici bir çözüm olur. Aynı şekilde, üreticiyi destekleyip zincir marketlerdeki o fahiş fiyat artışlarına ve suni zamlara göz yumarsak bu kez de tüketici ezilir. Dolayısıyla devletin bu iki cephede aynı anda, kararlı ve tavizsiz bir kılıçla hareket etmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu haklı mücadelenin ve atılacak adımların toplumun tüm kesimlerince daha gür bir sesle sahiplenilmesi, bu gıda vurguncularına verilecek en büyük ders olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ahlak-esitlik-ve-yeni-bir-siyaset-anlayisi-elzem-264005a9b3132-846d-4d8b-828e-88c38658e2522026-09-16T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplumun huzurunu, güvenini ve geleceğe olan inancını pekiştirmenin en temel yolu, devleti ve toplumu idare eden mekanizmaların adalet temelinde yükselmesidir. Siyasetin yönlendirici gücü, millete örnek olan bir&nbsp;<strong>siyasi ahlak ve etik yasası</strong>&nbsp;ile doğrudan ilişkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi kurumların halkın gözündeki saygınlığını artırmak ve millete hizmet bilincini yeniden en üste taşımak adına dile getirdiğiniz hassasiyetler, ideal bir siyaset düzeninin ana hatlarını oluşturmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Etik ve İlke:</strong>&nbsp;Siyasetin bir çıkar kapısı değil, fedakârlık ve hizmet alanı olması için bağlayıcı bir siyasi etik yasasının hayata geçirilmesi, kuruma olan güveni tazeleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlkesel Duruş ve İstikrar:</strong>&nbsp;Vekillerin ve siyasetçilerin bireysel çıkarlar uğruna "oradan oraya savrulması" yerine, omurgalı ve tutarlı bir çizgide milletin temsilciliğini yapması esastır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Temsilde Adalet ve Fedakârlık:</strong>&nbsp;Vekilliğin bir meslek olmaktan çıkarılması, ayrıcalıklı emeklilik maaşı gibi toplum vicdanını yaralayan uygulamaların son bulması, siyasetçiyi halka daha da yakınlaştıracaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşitlik ve Dokunulmazlık Sınırı:</strong>&nbsp;Kürsü dokunulmazlığı haricindeki tüm dokunulmazlıkların kaldırılması, Çakarlı araçlar ve aşırı koruma gibi halkla aramıza mesafe koyan ayrıcalıkların bitmesi; herkesin kanun önünde eşit ve adil yaşamasının en somut göstergesi olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilkeler doğrultusunda, siyasetin imtiyazlı bir alan olmaktan çıkarılıp hakiki bir hizmet yarışına dönüşmesi, ülkemizin birliği ve dirliği için atılacak en güçlü adım olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Bir Siyaset İçin Kapsamlı Reform Lazım:&nbsp;&nbsp;</strong>Siyasetin topluma güven veren, adalet ve hakkaniyet esaslı bir yapıya kavuşması; kurumsal kuralların şeffaflıkla yeniden yazılmasına bağlıdır. Sadece bireysel iyi niyetlerle değil, sistemi tıkayan yapısal sorunları çözen köklü yasal düzenlemelerle mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dile getirdiğiniz şu kritik başlıklar, demokrasinin kalitesini artıracak ve halkın siyasete olan inancını pekiştirecek temel adımları oluşturmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Partiler Yasasının Yenilenmesi:</strong>&nbsp;Mevcut yapının demokratikleşmesi, parti içi denetimin artırılması ve aday belirleme süreçlerinin tabanın sesini yansıtacak şekilde yeniden düzenlenmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Etik ve İlke Yasası:</strong>&nbsp;Siyasetin kurallarının yazılı hale gelmesi, çıkar ilişkilerinin önüne geçilmesi ve kamu kaynaklarının millete hizmet dışında kullanılmasını engelleyecek caydırıcı etik kuralların getirilmesi gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakkaniyet ve Fırsat Eşitliği:</strong>&nbsp;Siyasetin belirli imtiyazlı kesimlerin tekelinden çıkarak, her vatandaşın hak ettiği adil temsile ve yaşama kavuşmasının önü açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Oligarkik Yapıların Önlenmesi:</strong>&nbsp;Partiler içinde ve devlet kademelerinde belirli güç odaklarının ya da kapalı grupların egemenlik kurarak liyakati engellemesinin önüne geçilmesi, sistemin tıkanıklıklarını çözecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vizyon, siyasetin imtiyazlı bir alan olmaktan çıkıp gerçekten milletin iradesinin eksiksiz yansıdığı bir hizmet alanına dönüşmesini sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etik ve Yaptırım Temelli Siyaset Reformu: Siyasetin</strong>&nbsp;adil, şeffaf ve toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir yapıya kavuşmasında&nbsp;<strong>genel etik kuralların ve caydırıcı yaptırımların doğrudan yasalaşması</strong>&nbsp;hayati bir başlangıç noktasıdır. Kuralların net bir şekilde kanunla belirlenmesi, sistemin kişilerin vicdanına veya niyetine bırakılmayacak kadar şeffaf ve güvenli hale gelmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan yasalaşması gereken bu etik ve yaptırım mekanizmaları şu temel faydaları beraberinde getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcılık ve Kesinlik:</strong>&nbsp;Etik kuralların tavsiye niteliğinden çıkıp hukuki bir bağlayıcılığa kavuşması, ihlallerin karşılıksız kalmayacağını göstererek güven tesis eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşit ve Adil Zemin:</strong>&nbsp;Kişisel imtiyazların ve kayırmacılığın önüne geçilerek, tüm siyasetçilerin aynı kurallara ve yasal sorumluluklara tabi olmasını sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Güvenin Tazelenmesi:</strong>&nbsp;Siyaset kurumuna ve devlete olan inancın artmasında en hızlı etkiyi yaratır; çünkü kuralların yazılı ve herkes için geçerli olması halkın adalet duygusunu tatmin eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin bu temel kurallarla yeniden inşası, millete hizmet etmenin en sağlam hukuki zeminini oluşturacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bağımsız Denetim ve Güçlü Siyasi Etik Kurulu:&nbsp;</strong>Siyasi etik kurallarının yasal bir zemine oturtulması ne kadar önemliyse, bu kuralların tarafsız ve bağımsız bir merci tarafından denetlenmesi de sistemin başarısı için o kadar hayatidir. Tarafsız bir&nbsp;<strong>Siyasi Etik Kurulu</strong>’nun kurulması ve bu yapının işleyişi şu kritik avantajları beraberinde getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Tarafsızlık ve Güven:</strong>&nbsp;Denetim mekanizmasının siyasi günlük tartışmalardan ve partizan çıkarlardan uzak, tamamen hukuki ve liyakat esaslı çalışması toplumun her kesiminde adalet duygusunu pekiştirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Objektif Yaptırımlar:</strong>&nbsp;Kurallara aykırı hareket eden siyasetçiler için uygulanacak yaptırımların kişiye veya partiye göre değil, evrensel etik ilkelerine göre tarafsızca devreye girmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sistem Gözetimi:</strong>&nbsp;Sadece cezalandıran değil, aynı zamanda siyasi kültürü eğiten, rehberlik eden ve şeffaflığı teşvik eden bir akıl merkezi olarak görev yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mekanizmanın varlığı, siyasetin kirlenmesini önleyen en güçlü kalkan olacak ve devlete olan güveni en üst seviyeye taşıyacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal hayatta ve siyasette adaletin, şeffaflığın ve ortak aklın egemen olduğu yönündeki her adım, toplumda büyük bir&nbsp;<strong>olumlu enerji</strong>&nbsp;ve umut dalgası yaratacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşın siyasete olan inancının tazelediği, liyakatin ve etik değerlerin ön planda olduğu bir düzen; hem iç huzurumuzu pekiştirecek hem de ülkemizin geleceğe daha güçlü, kenetlenmiş bir şekilde yürümesini sağlayacaktır. Bahsettiğiniz bu ilkeli, adil ve kucaklayıcı vizyon, hem devlet aklının hem de millet iradesinin en sağlıklı buluşma noktasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tarımda sistem adaletsiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tarimda-sistem-adaletsiz-2639637aa5159-44cf-4d24-8179-2f546815d6782026-09-16T09:42:00+03:00HABER MERKEZİ Tarımda sistem adaletsiz

Tarımda sistem adaletsiz

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p>Y<span style="font-size:18px">aş sebze ve meyve piyasasında fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları iddia edilen 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 yöneticisi hakkında dün gözaltı kararı verildi. Türkiye’de hız kesmeyen yüksek gıda enflasyonu, son yıllarda tarlayla çarşı pazar arasındaki fiyat makasını en tartışmalı konu haline getirmişken bu soruşturma da mevcut gıda üretim ve tedarik sitemindeki yapısal sorunun göstergesi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretici kesimi ve uzmanlar, tarıma ve gıda tedarikine ilişkin politika ve yöntemlerin değişmemesi halinde çiftçinin de tüketicinin de her zaman suiistimale açık olduğunu vurguladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">SAHTE ÜRETİCİ MAKBUZU&nbsp;</span></h3><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakan Akın Gürlek’in dün yaptığı açıklamaya göre tarladan markete fiyat yolculuğunun mercek altına alındığı soruşturma kapsamında Hal Kayıt Sistemi ve Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edilerek kapsamlı rapor hazırlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1.029 çiftçinin beyanı alınarak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri, sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları, böylece piyasada fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları sonucuna ulaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halciler Federasyonu Başkanı Yüksel Tavşan, konuya ilişkin sorularımıza yargı süreci söz konusu olduğu gerekçesiyle yanıt vermezken Çiftçi-Sen Başkanı Ali Bülent Erdem ve tarım ekonomisi uzmanı Prof. Tayfun Özkaya’ya göre ise sorunun çözümü polisiye önlemler değil çünkü zaten neoliberal politikalarla oturtulan sistemin kendisi, tüccarlara ve şirketlere “fiyat dikte etme” gücünü veriyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">PİYASA GÜÇLÜYE ÇALIŞIYOR&nbsp;</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mahsülün sofraya ulaşmasında tarlanın peşine eklenen tacir, komisyoncu, sevkiyatçı, hal, halin komisyoncusu gibi her bir halka ve bu ticari operasyonun maliyetleri, ürün fiyatlarının yeniden belirlenmesi anlamına geliyor. Ancak Erdem, eklenenin sadece maliyet kalemleri olmadığının altını çizdi, “Üretici ürettiği yerde pazara ulaşamıyor, pazarlama gücünü kaybediyorsa sisteme her zaman yolsuzluklar ekleniyor. Çiftçi de tüketici de tüccara av oluyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temel sorunun “tarımın şirketleşmesi” olduğunu savunan Erdem, bu düzende üreticilerin, kendi tarlalarında karar veremeden tamamen şirketlerin işçisi gibi çalışmak ile tüccarların eline kalmak arasında tercih yapmak zorunda olduğunu söyledi ve ekledi: “Yurttaşın adil fiyatla gıdaya erişimi için önce üretim sürecinde bu kadar fazla girdi kullanılmayan bir sistem kurulması gerekiyor. Bunun için de üreticilerin desteklenmesi gerekiyor. Bugün üreticinin pazarlara erişimi engellenmiş, yerel pazarlar kapatılmış durumda. Alıcı kurumlar var ama onların da fiyatları baskılanıyor. Kırkent bağının bu kadar koparıldığı, devletin çekildiği bir ortamda bu sorunlar ne yeni ne de istisna.”</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Prof. Özkaya da aslında her zaman tüccarların, şirketlerin ve perakendecilerin örgütlü şekilde alım fiyatını baskılarken büyük marj elde ettiklerini savundu, “Yani iddia edildiği gibi ortada bir serbest piyasa yok. Yasalar da buna hizmet ederken operasyonun anlamı yok” dedi. Var olan destekleme sisteminin bile güçlü alıcılar lehine çalıştığını belirten Özkaya, tüketicinin makul fiyatlarla ürün tüketebilmesi isteniyorsa tüketici kooperatiflerinin, gıda gruplarının, ekolojik köylü pazarlarının desteklenmesi ve pazarlamada güçlü bir pay elde etmelerinin sağlanması gerektiğini vurguladı</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p><span style="font-size:10px">https://www.cumhuriyet.com.tr/ekonomi/fahis-fiyat-operasyonunda-sebze-meyve-dagiticisi-41-firmanin-yoneticisine-gozalti-karari-tarimda-sistem-adaletsiz-2537935</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FETİ YILDIZ'DAN SİYASİ PARTİ KURMA VE RESMİYET UYARISI GELDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/feti-yildizdan-siyasi-parti-kurma-ve-resmiyet-uyarisi-geldi-2639533a95e39-4009-4f9d-b319-bb5d93f03f692026-09-15T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ FETİ YILDIZ'DAN SİYASİ PARTİ KURMA VE RESMİYET UYARISI GELDİ

FETİ YILDIZ'DAN SİYASİ PARTİ KURMA VE RESMİYET UYARISI GELDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">24 Temmuz 2026'da&nbsp;<br />Sayın Özgür Özel ve CHP den ayrılan 90 Milletvekili “Yeni Parti” adıyla bir siyasi parti kurmuşlardı.<br />“Yenilik partisi” adıyla daha önce kurulan parti temsilcisinin Yeni Parti ismine itiraz etmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı' Yeni Parti'ye "Parti adını değiştirin" uyarısında bulundu.<br />Daha önce bu yönde benzer bir kararın bulunduğu &nbsp;gerçeğini ve &nbsp;“Yeni Parti “kurucularının<br />açıklamalarını bir tarafa bırakıp özetle şu hususları bir kez daha hatırlayalım.<br />Bugün için,<br />Yargıtay Başsavcılığın da kaydı bulunan siyasi parti sayısı 189,<br />Yüksek Seçim Kurulunun 2026/159 sayılı kararına göre de seçime katılma şartlarını taşıyan siyasi parti sayısı 41 adettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 Mayıs 2023 tarihinde yapılan son Milletvekili genel seçiminde; seçime iştirak eden bu partilerin aldıkları oylar YSK veb sitesinden görülmekte olup, &nbsp;tabela partisi olarak nitelendirilen ve Ülkenin toplumsal hayatına hiçbir katkısı olmayan bu partilerin listede oy oranlarının en fazla binde iki olduğu üzerinde tartışma yapılamayacak bir hakikattir.<br />Son Milletvekili genel seçimine katılan 24 siyasi partiden 14’ü binde bir ile binde iki arasında oy almıştır.<br />&nbsp;Yargıtay http://C.Başsavcılığı kayıtlarına bakıldığında bazı partilerin Ülke genelinde 100-200 üyesinin dahi olmadığı görülecektir.&nbsp;<br />Siyasi Parti kurmanın şirket kurmaktan kolay olduğunu, defalarca dile getirmiştik.<br />Yeni bir siyasi partiler kanununa ihtiyaç bulunduğu izahtan varestedir.<br />Mesela bir örnek olarak;<br />En az 41 İl nüfusu ve bunların 1/3 ilçelerinde il-ilçe yönetim kurulu üye sayısı,<br />İl nüfus sayısı veya seçmen sayısının 0/001 üyesini (Bu oran alt ve üst sınırı tartışılabilir) Yargıtay&nbsp;<br />http://C.Başsavcılığına tasdik ettirip İçişleri Bakanlığına &nbsp;teslim etmeyen Siyasi Partiler kuruluşunu tamamlamamış sayılmalıdır.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Birliğin Durumu': Von der Leyen'in konuşmasında hangi başlıklar öne çıkacak?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/birligin-durumu-von-der-leyenin-konusmasinda-hangi-basliklar-one-cikacak-26394e6cb37b5-4b9a-46eb-9f8c-9355c2108d9e2026-09-15T11:11:00+03:00HABER MERKEZİ 'Birliğin Durumu': Von der Leyen'in konuşmasında hangi başlıklar öne çıkacak?

'Birliğin Durumu': Von der Leyen'in konuşmasında hangi başlıklar öne çıkacak?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Avrupa Parlamentosu’na yaptığı önemli konuşmaların ve Birliğin Durumu (State of the Union) hitaplarının tamamını “Yaşasın Avrupa” sözleriyle tamamladı. Bunun tek dikkat çekici olanı, COVID-19 pandemisinin ortasında yaptığı 2021 yılındaki konuşmasında kullandığı İtalyanca “Viva l’Europa” ifadesiydi.<br />Asıl soru ise von der Leyen’in bu tanıdık kapanışa gelmeden önce neler söyleyeceği. Birliğin Durumu konuşması, Brüksel’in en sıkı korunan sırlarından biri. Konuşmanın nihai metni, son ana kadar değiştirilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir AB yetkilisi, “Bunu cebinde taşıyan yalnızca iki kişi var: von der Leyen ve [kabine başkanı] Bjoern Seibert,” dedi. Euronews, kamu görevlileri, diplomatlar ve Avrupa Parlamentosu üyeleriyle yapılan görüşmelerden yola çıkarak Komisyon Başkanı’nın 16 Eylül Çarşamba günü Avrupa Parlamentosu’nda yapacağı konuşmada öne çıkması beklenen başlıkları derledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya yasağı: Herkesin bildiği bir sır mı?<br />Geçen yıl von der Leyen’in “dron duvarı” oluşturulması ve İsrailli aşırılık yanlısı bakanlara yaptırım uygulanmasına yönelik manşetlik açıklamaları, AB üyesi ülkelerin girişimleri sulandırması veya geciktirmesi nedeniyle yıl içinde hayata geçirilemedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yılın manşet olacak açıklamasının da benzer şekilde tartışmalı olması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon Başkanı’nın, uzun süredir üzerinde çalışılan ve temmuz ayında yayımlanan bir uzman grubunun tavsiyelerini büyük ölçüde temel alması beklenen, AB genelinde reşit olmayanların sosyal medya kullanımına yönelik bir yasak önerisini duyurması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, “EU Kids Act” adı verilen öneriyi perşembe günü sunacağını açıkladı. Önerinin sosyal medya yasağını da içermesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen’in Avrupa genelinde asgari yaş sınırını ne ölçüde uyumlaştırmaya çalışacağı ve bu yaş sınırının kaç olacağını önereceği ise henüz bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konu özellikle hassas. Zira ulusal yetkilerin sıkı biçimde korunduğu bir alana dokunuyor ve zararlı çevrim içi hizmetler konusunda Pandora’nın kutusunu açabilir. Hollanda ve İspanya gibi ülkeler şimdiden aynı yaklaşımın video oyunları ve yapay zekâ destekli dijital arkadaşlar için de uygulanması çağrısında bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna: Dondurulmuş varlıklar ve yeni yaptırımlar mı?<br />Ukrayna’nın gündemin üst sıralarında yer alması bekleniyor. Kiev ciddi bir bütçe açığıyla mücadele ederken, Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının kullanılması konusu da yeniden gündemin merkezine taşınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon’dan, söz konusu varlıkların en büyük kısmını yöneten Euroclear’a ev sahipliği yapan Belçika’yı olası davalardan koruyacak yaratıcı çözümler bulması istendi. Bu yönde hazır çözümler varsa, Birliğin Durumu konuşması bunları gündeme getirmek için uygun bir fırsat olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen’in önceki konuşmalarında olduğu gibi bu yıl da Ukrayna’ya AB desteğini güçlü biçimde vurgulaması ve savaşın yıktığı ülkeye verilen desteğe insani bir yüz kazandırmak amacıyla Ukraynalı bir konuğu sahneye çıkarması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl sahneye çıkması muhtemel isim, genç Ukraynalı sporcu Oleksandra Paskal. 10 yaşındaki ritmik cimnastikçi, 2022 yılında Karadeniz kıyısındaki Zatoka köyüne düzenlenen hava saldırısı sırasında Rus füze saldırısında sol bacağını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protez takılmasının ve rehabilitasyon sürecinin ardından Paskal, yarışmalara geri döndü. Artık engelsiz sporcularla birlikte yarışan genç cimnastikçi, başarılı sonuçlara imza atıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, diğer taraftan Rusya’ya yönelik yeni yaptırım paketini de açıklayabilir. Ancak üye ülkeler, yaptırımların hedef alınacağı yeni sanayi sektörleri konusunda uzlaşmakta giderek daha fazla zorlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya tarafından verilen turist vizesiyle Schengen bölgesine giren şüphelilerden birinin de dahil olduğu, Leipzig Havalimanı’na yönelik yakın zamanda gerçekleştirilmeye çalışılan insansız hava aracı saldırısı, Rus turistlere vize kısıtlaması getirilmesi ve eski savaşçıların AB’ye girişinin yasaklanması konusundaki tartışmaları da yeniden alevlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon Başkanı, şu anda Fransa ve İtalya’nın karşı çıktığı yasağı ilerletmek için “Leipzig ivmesini” kullanmaya çalışabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göç: (Daha da) sert bir tutum<br />Düzensiz göçle mücadeleye yönelik yeni önlemlerin von der Leyen’in konuşmasında yer alması oldukça muhtemel. Geçen temmuz ayında Ceuta’ya yönelik yoğun göç akını, AB hükümetlerinde alarma yol açmış ve serbest dolaşım bölgesi Schengen’i dahi baskı altına sokmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Masada üç temel seçenek bulunuyor ve bunların birbirini dışlaması gerekmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En radikal seçenek, ani ve büyük ölçekli göçmen gelişleri durumunda iltica kurallarının geçici olarak askıya alınması olurdu. Polonya ve Yunanistan gibi bazı üye ülkeler son yıllarda benzer önlemler uygularken, İtalya, Danimarka ve İsveç gibi diğer AB ülkeleri iltica hakkının sınırlandırılmasından yana.</span></p><p><span style="font-size:18px">Frontex’in güçlendirilmesi de beklenen adımlar arasında. AB sınır ajansının yetkilerine ilişkin kapsamlı bir reformun yıl sonuna kadar yapılması planlanıyor. İki yıl önce Frontex personel sayısını üç katına çıkarma sözü veren von der Leyen, düzensiz göçmenlerin sınır dışı edilmesinde kuruma daha fazla sorumluluk verilmesini ve Avrupa sınırlarının ötesindeki göç güzergâhlarını izleme yetkilerinin genişletilmesini gündeme getirebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha düşük ihtimal taşıyan seçenek ise tartışmalı “geri dönüş merkezlerinin” finansmanında AB fonlarının kullanılacağının taahhüt edilmesi. Bu merkezler, iltica başvuruları reddedilen kişilerin gönderilebileceği AB dışındaki ülkelerde kurulacak sınır dışı etme merkezleri olarak planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut durumda bu merkezlerin finansmanının tamamen ulusal hükümetler tarafından karşılanması ve ortak ülkelere ek finansman, ticari ortaklıklar veya başka teşvikler sunulması öngörülüyor. Ancak AB ülkelerinin çoğunun bu plana destek vermesi nedeniyle, maliyetlerin bir bölümünün karşılanması için Avrupa düzeyinde bir çözüm geliştirilmesi ihtimali de göz ardı edilmiyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/15/brukselde-kritik-gun-von-der-leyenin-konusmasinda-hangi-basliklar-yer-alacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI AÇIKLADI: İSTANBUL- ANTALYA - MERSİN - ANKARA - İZMİR'DE EŞ ZAMANLI GÖZALTILAR VAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbul-bassavciligi-acikladi-istanbul-antalya-mersin-ankara-izmirde-es-zamanli-gozaltilar-var-26393cbae252a-1afe-429d-8caa-388aa3fdb7762026-09-15T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI AÇIKLADI: İSTANBUL- ANTALYA - MERSİN - ANKARA - İZMİR'DE EŞ ZAMANLI GÖZALTILAR VAR

İSTANBUL BAŞSAVCILIĞI AÇIKLADI: İSTANBUL- ANTALYA - MERSİN - ANKARA - İZMİR'DE EŞ ZAMANLI GÖZALTILAR VAR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, “tarladan markete fiyat yolculuğu” mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığımızdan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığımızdan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edildi; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca kapsamlı rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi. <strong>YAPILAN RESMİ AÇIKLAMA AŞAĞIDA.</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa8fc2ed9366.jpg" style="height:2788px; width:2213px" /></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:20px"><strong>KONU İLE İLGİLİ ELDE ETTİĞİMİZ GÖZALTINA ALINANLAR LİSTESİ:</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa901b90ab6e.jpg" style="height:1823px; width:1024px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskani-durandan-yeni-nesil-suc-orgutleri-mesaji-gecit-vermeyecegiz-26392cfee231e-4759-414a-8045-f5b60afdb6362026-09-15T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz'

İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">'yeni nesil suç örgütleri&nbsp;çok boyutlu bir güvenlik sorunudur'</span></h2><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı Duran, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "<strong>Yeni nesil suç örgütleri hem asayişi tehdit eden hem de çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılardır. Sosyal medya ve dijital mecraları suçun propagandası ve eleman devşirme aracı olarak kullanan bu yapılar, uluslararası bağlantılar ve finansal ağlarla hareket eden çok boyutlu bir güvenlik sorunudur. Bu yapılara karşı mücadele, sahadaki suç unsurlarının etkisiz hale getirilmesinden örgüt yöneticileri ve azmettiricilerin adalet önüne çıkarılmasına, finans kaynaklarının kesilmesinden dijital mecralardaki suç propagandasının önlenmesine kadar devletimizin her kademesinin katılımıyla bütüncül bir anlayışla yürütülmektedir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suç ağlarının istismarından koruyacak sosyal politikaların güçlendirilmesi, risklerin erken tespit edilmesi ve ailelerin desteklenmesi gibi çok boyutlu bir mücadele stratejisiyle geleceğimize kasteden bu yapılara geçit vermeyeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, çocuklarımızın geleceğini ve kamu düzenini hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyecek, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelemizi hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdüreceğiz</strong>" ifadelerini kullandı. - TÜRKGÜN</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-egitimde-firsat-esitligini-yayginlastirmak-egitimin-kalitesini-artirmak-icin-her-turlu-imkani-seferber-etmis-durumdayiz-263917bc1b0aa-a54b-4088-b4a9-e84c419da1842026-09-15T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”

Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'nde "2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara'da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni"ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni bir eğitim-öğretim yılının heyecanını, umudunu ve sevincini hep birlikte yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bu tatlı heyecanı, 42 yıllık geçmişiyle Başkent Ankara'nın en gözde eğitim kurumlarından biri olan Gazi Anadolu Lisesi'nde sizlerle beraber yaşamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul ilk sınıfları ile anaokullarımızı neşeyle dolduran yavrularımız uyum haftası kapsamında okullarına başlamıştı. Bugün de 'Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik' temasıyla tüm öğrencilerimiz okullarıyla buluştular. Öncelikle 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın öğrenci ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOCUKLARIMIZIN BAŞARI GRAFİĞİ HER YIL YÜKSELİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenlere selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayat yolculuklarında çocukların ellerinden tutan, onların yolunu ve ufkunu aydınlatan tüm hocalara şükranlarını sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vazifeleri sırasında şehit düşen, afet ve kazalarda hayatını kaybeden, ebediyete uğurladıkları tüm eğitim neferlerini rahmet ve minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü programda olduğu gibi her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, öz güven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içerisinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Sadece eğitimde değil, sporda, sanatta, bilimde ve diğer alanlarda maşallah çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor. İşte en son az önce de ekranda ifade edildiği gibi PISA 2025 sonuçları bu tespitimizi bir kere daha teyit etti. 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 Raporu'na göre, Türkiye fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu. Türkiye'nin her üç alandaki başarı sıralaması yüzde 50 oranında arttı. Her üç alanda da performansını anlamlı düzeyde artıran tek ülke olduk. Fırsat eşitliği açısından ise avantajlı ve dezavantajlı öğrenci grubunda performansını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye'ydi. PISA sonuçlarının eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarılı sonucun alınmasında emeği geçen tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizi gönülden tebrik ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“NE YAPIYORSAK SİZLERİN BAŞARISI İÇİN YAPIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Burada şunu da üzülerek söylemek durumundayım. Milletçe hepimizi sevindirmesi gereken bu başarıyı maalesef birilerinin karalamaya, küçümsemeye, önemsizleştirmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Hayata yalnızca siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakan bu kompleksli zihniyeti kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz onları umursamıyoruz. Siz de moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kıvanç kaynağımız olan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizle iftihar ediyoruz. İstikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz her bir evladımızın bugün bir kez daha alnından öpüyor, hepsini muhabbetle kucaklıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve öğretmenlere hitaben, "Şunu bilmenizi isterim ki ne yapıyorsak sizlerin başarısı için yapıyoruz. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, itibarlı ve kalkınmış bir ülkede yaşaması için yapıyoruz. Gençlerimizin hayallerine giden yolu ardına kadar açmak için yapıyoruz. Öğretmenlerimizin bilgi ve birikimlerini öğrencilerine tam ve eksiksiz bir şekilde aktarabilmeleri için yapıyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HAZIRLADIĞIMIZ TÜM BÜTÇELERDE ASLAN PAYINI EĞİTİME AYIRDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göreve geldikleri günden itibaren eğitime özel önem verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her şey eğitimle başlar dedik. Eğitim olmazsa diğer her şey eksik kalır, yarım kalır dedik. Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime ayrılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sıradayken son 24 yıldır hep ilk sırada oldu. Hatta bu payı iki katına çıkararak, 2026 yılında yüzde 15,33'e ulaştırdık. 2002 yılında 343 bin olan derslik sayısı bugün 626 bine çıktı. Bakınız sadece Ankara'mızda son iki yılda yatırım tutarı 1 milyar 989 milyon lirayı bulan tam 30 yeni okul açtık. 544 yeni dersliği hizmete verdik. Bugün aynı zamanda bunların toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yeni okullarımızın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm yatırımlarının ve bütün çabalarının yarının Türkiye'sini en iyi, en modern, en dayanıklı şekilde inşa etmek için olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar, hangi gelir seviyesinden olursa olsun, evlatlarımızın tamamının eşit ve adil eğitim imkânlarına sahip olması içindir. Bunlar, eğitime hayat veren sınıfın kalbi ve ruhu olan öğretmenlerimizin görevlerini gönül huzuruyla yerine getirebilmeleri içindir. Bunlar, Çankaya'dan Sincan'a, Mamak'tan Keçiören'e Ankara'mızın her ilçesinde çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim görmesi içindir" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN EĞİTİM ALTYAPISINI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2003'ten bu yana yürüttüğümüz Ücretsiz Ders Kitabı Projesi'yle okullar açıldığında kitapları evlatlarımızın sıralarında hazır ettik. Bugüne kadar 4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. İnşallah bundan sonra da Ankara'yla birlikte Türkiye'nin eğitim altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmen ve öğrencilere seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "İnsanı diğer canlılardan ayıran, kendi hakikatinin farkına varabilmesidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti fıtratımıza yerleştirilmiş bir pusuladır. Maarif, bu pusulayı ince ayarla geliştirip insanın içindeki o cevheri açığa çıkarma mücadelesidir. İnsanın içindeki öz hiçbir çağda değişmez. Değişen, sadece onu hayata taşıma tarzımızdır. Değişen, çocuklarımıza neyi, hangi usulle öğrettiğimiz, hangi imkânlarla onları donattığımız, hangi becerilerle öğrencilerimizi teçhiz ettiğimizdir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YENİ DÜNYADA BAŞARILI OLMAK İÇİN DEĞİL, AYAKTA KALMAK İÇİN DE NİTELİKLİ EĞİTİME İHTİYACIMIZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyoruz ki bugünün ve geleceğin dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, uluslararası rekabette öne geçmenin yolu eğitimde alınan mesafedir. Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yapılması gerekenlerin aslında belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Bir defa öğrencilerimizin vizyonu, ufku, zihni öncelikle olabildiğince geniş olacak, açık olacak. Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekâyı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak, teknolojinin esiri olmayacak."</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer fert olması için gayret göstermesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ailelerimiz, sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar sağlandığında hem içinde bulundukları çağın tehlikelerinden korunmuş olacaklarına hem de küresel rekabette öne çıkmış olacaklarına inandığını belirterek, şunları kaydetti: "Diğer türlü ya bu yarışta geriye düşeriz ya da millet olarak bizi biz yapan değerlerimizi kaybederiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'miz, işte bu hassasiyetlerin neticesinde vücut bulmuş kuşatıcı bir modeldir. Modelimizin özünde, çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren 'köklerden geleceğe' anlayışı yatıyor. Modelimizle bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunda da muradımız şudur, yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak; Gazi Anadolu Lisesi gibi okullarımızdan çıkacak. İnşallah, Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek. Türk milletine, bugün okullarına başlayan yavrularımız hizmet edecek. Şahsen ömrümüzü adadığımız büyük ve güçlü Türkiye davasını onlar omuzlayacak, gençlerimiz omuzlayacak. Bu zorlu mücadelenin bayraktarlığını onlar yapacak, sizler yapacaksınız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİZİ GÖZÜ GİBİ KORUYAN, SİZİN İÇİN TÜM GÜCÜNÜ KULLANAN BÜYÜK BİR DEVLETİNİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Asıl meselenin bu neslin, bu mukaddes sancağı taşırken, bu kutlu mücadeleyi verirken ihtiyaç duyacağı her türlü kabiliyete sahip olması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aklı ilimle, kalbi değerlerimizle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş böyle bir neslin Türkiye Yüzyılı'nın en sağlam teminatı olacağına inanıyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesinin öğretmenlerin vereceği samimi desteğe bağlı olduğuna işaret ederek, öğretmenlerden öğrencileri okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmelerini istedi, emekleri ve fedakârlıkları için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Çok sevgili evlatlarım, sizlerden de bazı beklentilerim var. Dünya sürekli değişiyor olsa da başarının formülü asırlardır değişmedi. Hep söylediğim gibi, okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın. Milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkânın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Hani merhum Necip Fazıl diyor ya, 'Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...' İşte üstadın tarif ettiği o nesil sizlersiniz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizlerden büyük düşünmenizi, önünüze büyük hedefler koymanızı, o hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Şunu da lütfen unutmayın. Sizler kapasite olarak, birikim ve yetenek olarak, imkânlar açısından başka ülkelerdeki akranlarınızdan asla geride değilsiniz. Biraz önce de söyledim. Hemen her alanda birinci sınıf imkânlara, sizleri candan seven öğretmenlere, size değer veren, sizin kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ailelere sahipsiniz. Aynı zamanda sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİZLERDEN KENDİNİZE GÜVENMENİZİ, ÜLKENİZE GÜVENMENİZİ İSTİYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi görüşe, kökene, gelir grubuna ait olursa olsun hiçbir evladımızı sokakta bulmadık, sokakların insafına da terk etmedik. Sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Hasbahçemizin güllerisiniz. Sizlerden kendinize güvenmenizi, ülkenize güvenmenizi, özellikle sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikâyelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilere, "İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız. Kendinize güveniyorsanız, hayallerinizi inşallah gerçekleştireceksiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Düzenli ve disiplinli bir şekilde çalıştığınız sürece yolunuz da bahtınız da Allah'ın izniyle sonuna kadar açıktır. Bunun için bir gününüzü bile boşa geçirmeden geleceğe hazırlanmanız, bilginize yeni bilgiler, fikirlerinize yeni fikirler eklemeniz çok önemlidir. Siz evlatlarımdan, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı her zaman canlı tutmanızı bekliyorum. Ben sizlere inanıyor, sizlere sonsuz derecede güveniyorum. Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin yarınlarını görüyor, heyecanlanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken yeni eğitim öğretim yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize eğitim öğretim camiamızın tüm paydaşlarına başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Açılışını yaptığımız eğitim kurumlarımız Ankara'mıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[22 ilde fahiş fiyat operasyonu: 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/22-ilde-fahis-fiyat-operasyonu-41-buyuk-dagitici-firmanin-41-supheli-yoneticisi-hakkinda-gozalti-karari-2639014c31395-326f-4a48-9212-547f1cbada002026-09-15T09:44:00+03:00HABER MERKEZİ 22 ilde fahiş fiyat operasyonu: 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı

22 ilde fahiş fiyat operasyonu: 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; üreticimizin emeğini, vatandaşımızın bütçesini ve piyasanın adil işleyişini korurken, fiyatları manipüle ederek haksız kazanç sağlayan ve ekonomik düzeni bozan suçlarla mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek'in açıklamaları şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu çerçevede İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, “tarladan markete fiyat yolculuğu” mercek altına alındı. Ticaret Bakanlığımızdan Hal Kayıt Sistemi, Tarım ve Orman Bakanlığımızdan Çiftçi Kayıt Sistemi verileri temin edildi; Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca kapsamlı rapor hazırlandı. Yaklaşık 1.029 çiftçinin beyanına başvurularak ürünlerin üreticiden hangi bedelle çıktığı ve tedarikçilere hangi şartlarda ulaştığı incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde, hallerin büyük tedarikçileri konumundaki bazı firmaların piyasadaki hâkimiyetlerini kullanarak ürün arzını olduğundan düşük, maliyetleri ise gerçeğinden yüksek gösterdikleri; sahte müstahsil makbuzları düzenleyerek gerçeğe aykırı maliyet oluşturdukları ve bu yöntemlerle yaş sebze ve meyve piyasasında fiyatları yukarı yönlü manipüle ederek haksız kazanç sağladıkları yönünde tespitlere ulaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda; fiyatları etkileme, Vergi Usul Kanunu’na muhalefet, belgede sahtecilik ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülen soruşturmada, 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı verildi; 22 ilde toplam 109 iş yeri ve ikamette eş zamanlı arama başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmayı büyük bir titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonları gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze; soruşturmaya veri, analiz ve raporlarıyla katkı sunan Hazine ve Maliye Bakanlığımıza, Tarım ve Orman Bakanlığımıza ve Ticaret Bakanlığımıza teşekkür ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarladan sofraya uzanan zincirin hiçbir aşamasının üreticimizin emeği ve vatandaşımızın bütçesi üzerinden haksız kazanç kapısına dönüştürülmesine müsaade edilmeyecektir!"</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynak: <a href="https://www.benguturk.com/ekonomi/22-ilde-fahis-fiyat-operasyonu-41-buyuk-dagitici-firmanin-41-supheli-yoneticisi-281598h" rel="noopener noreferrer" target="_blank">22 ilde fahiş fiyat operasyonu: 41 büyük dağıtıcı firmanın 41 şüpheli yöneticisi hakkında gözaltı kararı</a></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-okul-kantinleri-cocuklarimizin-guvenlik-zincirinin-bir-parcasidir-263894573a681-9ffe-4248-827c-d0d38c69e0002026-09-15T07:23:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Okullarda bu yıl eğitim öğretim başlaması ile sıkı tedbirler alındı. İçişleri Bakanımız çok ciddi denetim uyguluyor. Milli Eğitim Bakanımızda. Bu arada okul kantinlerinin de sıkı denetlenmesi, (Fiyat, satılan mal ve ürün, orada çalışanların güvenlik durumları gibi) gerekir. Bilindiği üzere, milli eğitim kantin ihalelerine katılım yapacak olanlar ile çalışanlar hakkında devletimizin “YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ ALANI KANTİN İŞLETMECİLİĞİ KURS PROGRAMI “ adı altında hayat boyu öğrenme genel müdürlüğünce takip edilen bir sistemi vardı. “MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU SINAV, ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ” vardı. Bu yönetmelik 30/12/2008 tarihli ve 27096 sayılı resmi gazetede yayınlanmış idi. Sonra bu yönetmelik değiştirildi. Şimdi bu değişen yönetmeliklerde kantin işleteceklerin belgeleri dışarıda yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından veriliyor. İşte tam da burada, değerli ilgili yetkililerimize seslenmek istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın İçişleri Bakanımız,<br />Sayın Millî Eğitim Bakanımız,<br />Sayın Tarım ve Orman Bakanımız,<br />Sayın Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanımız ve ilgili tüm yetkililere,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ülkemizde okullarımızın ve okul çevrelerinin güvenliği konusunda önemli tedbirler alınmaktadır. Bu hassasiyeti son derece değerli buluyorum, emeği geçen herkese duacıyım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak çocuklarımızın güvenliğini konuşurken, okul kapısından içeri giren herkes kadar,&nbsp;<strong>okul içerisinde çocuklarımızla doğrudan temas eden işletmelerin ve çalışanların da güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini</strong>&nbsp;düşünüyorum. Bunların en başında da okul kantinleri gelmektedir.&nbsp;<strong>Okul kantini sadece bir ticari işletme değildir.&nbsp;</strong>Bir okul kantini; öğrencilerin her gün alışveriş yaptığı, yiyecek ve içecek tükettiği, kantin çalışanlarının çocuklarımızla sürekli temas ettiği bir alandır. Bu nedenle okul kantinini yalnızca “ihaleyi alan kişinin ticari faaliyeti” olarak görmek yeterli değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada aynı anda;&nbsp;<strong>çocuk güvenliği, gıda güvenliği, hijyen, kamu düzeni, tüketici hakları ve mesleki yeterlilik&nbsp;</strong>söz konusudur. O halde şu soruyu açıkça sormam gerekiyor:&nbsp;<strong>Okul kantini işletmek için gerekli mesleki yeterlilik ile okul ortamında çocuklarla doğrudan temas ederek kantin işletmeye güvenlik bakımından uygun olmak aynı şey midir?</strong>&nbsp;Bana göre bu iki husus mutlaka ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesleki yeterlilik sistemi konusunda kamuoyunun kafasında soru işaretleri oluşmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Geçmiş yıllarda Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Hayat Boyu Öğrenme sistemi içerisinde kantin işletmeciliğine yönelik eğitim ve değerlendirme süreçleri uygulanmıştır. Bugün ise Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından&nbsp;<strong>Kantinci (Seviye 4)</strong>&nbsp;ulusal yeterliliği kapsamında sınav ve belgelendirme sistemi uygulanmaktadır. Burada önemli olan herhangi bir sistemi peşinen suçlamak değildir. Tam tersine,&nbsp;<strong>sistemin gerçekten ne kadar sıkı çalıştığını ortaya koymaktır.&nbsp;</strong>Kamuoyunun şu sorulara açık ve net cevapları bilmeye hakkı vardır:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Kantinci Seviye 4 sınavlarında kaç kişi sınava girmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Kaç kişi başarılı olmakta, kaç kişi başarısız olmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Performansa dayalı sınavlar gerçekten uygulamalı olarak yapılmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınavlar gerektiğinde sonradan denetlenebilecek şekilde kayıt altına alınmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınav ve belgelendirme kuruluşları hangi sıklıkta denetlenmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Belgelendirme kuruluşlarının başarı oranları izlenmekte midir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Aynı kuruluşun olağan dışı yüksek başarı oranları göstermesi halinde ayrıca inceleme yapılmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Verilen belgeler daha sonra iptal edildiğinde bu durum okul kantini ihale sistemine yansımakta mıdır?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bunlar suçlama değildir. Bunlar&nbsp;<strong>kamu adına sorulması gereken denetim sorularıdır.</strong><strong>Bir belge, her şeyi göstermeyebilir.&nbsp;</strong>Bir kişinin mesleki yeterlilik belgesine sahip olması, o kişinin kantincilik mesleğinin teknik gereklerini yerine getirebildiğini gösterebilir. Fakat okul kantini söz konusu olduğunda bunun yanında başka sorular da vardır:&nbsp;<strong>Çocuklarla aynı ortamda bulunması bakımından uygun mudur?</strong><strong>Adli yönden gerekli kontroller yapılmış mıdır? Kantinde çalıştıracağı kişiler aynı kontrollerden geçirilmekte midir? İhale sırasında beyan edilen personel ile fiilen çalışan personel aynı mıdır? Sonradan işe alınan personel için aynı güvenlik prosedürü uygulanmakta mıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele budur.&nbsp;<strong>“İhaleyi kazandı” demek “her açıdan uygundur” demek değildir.&nbsp;</strong>Kantin ihalesini kazanan kişinin mesleki şartları yerine getirmesi elbette önemlidir. Ancak okul kantini, çocukların bulunduğu özel bir ortamdır. Dolayısıyla devletin burada yalnızca:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Belgesi var mı?”</strong>&nbsp;diye sorması değil;&nbsp;<strong>“Bu kişinin okul kantinini işletmesi bakımından bütün yönleriyle gerekli şartları taşıyor mu?”</strong>&nbsp;diye de sorması gerekir. Aynı durum kantinde çalışan personel için de geçerlidir.&nbsp;<strong>Asıl talebim daha sıkı ve standart bir sistemdir.&nbsp;</strong>Ben kimsenin ekmeğiyle oynanmasını istemiyorum. Hiçbir meslek grubunun haksız yere zan altında bırakılmasını da istemiyorum. Tam tersine;&nbsp;<strong>işini dürüst yapan, belgelerini usulüne uygun alan, çocuklarımızın sağlığına ve güvenliğine önem veren kantin işletmecilerinin korunmasını istiyorum.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yolu da bütün işletmecilere ve çalışanlara aynı, açık ve denetlenebilir kuralların uygulanmasıdır. Türkiye'nin bir okulunda başka, diğer okulunda başka; bir ilçede başka, diğer ilçede başka kriterlerin uygulanması yerine mümkün olduğunca&nbsp;<strong>ulusal ve standart bir okul kantini güvenlik sistemi</strong>&nbsp;oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önerim açıktır.&nbsp;</strong>Okul kantini ihalesine girecek kişi için;&nbsp;<strong>mesleki yeterlilik + adli uygunluk + gıda güvenliği + hijyen + çalışan güvenliği + mevzuata uyum</strong>&nbsp;birlikte değerlendirilmelidir. Kantinde çalışacak her personel de aynı şekilde kayıtlı ve denetlenebilir olmalıdır. Personel değiştiğinde okul yönetiminin ve ilgili makamların bundan haberdar olması sağlanmalıdır. Kantinin işletme süresi boyunca da denetimler devam etmelidir. Çünkü ihale günü uygun olan bir işletmenin, ihale sonrasında aynı şartları koruyup korumadığı da önemlidir.&nbsp;<strong>Denetim yalnızca evrak üzerinden yapılmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Okul kantinlerinde; satılan ürünler, ürünlerin son kullanma tarihleri, muhafaza koşulları, hijyen, fiyatlar, çalışanların belgeleri, çalışanların kimlik bilgileri, işletmecinin sözleşme şartlarına uyumu, gerekli adli ve güvenlik kontrolleri bir bütün olarak denetlenmelidir. Üstelik bu denetimlerin yalnızca şikâyet üzerine değil,&nbsp;<strong>düzenli ve gerektiğinde habersiz</strong>&nbsp;yapılması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın Bakanlarımıza çağrımdır.&nbsp;</strong>Devletimiz okul çevrelerinde uyuşturucu, şiddet, suç ve diğer güvenlik risklerine karşı mücadele ederken, çocuklarımızın okul içerisinde temas ettiği bütün alanların da aynı güvenlik anlayışı içerisinde değerlendirilmesini gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle ilgili kurumlarımızdan;&nbsp;<strong>okul kantinleri konusunda mevcut mevzuatın yeniden gözden geçirilmesini, MYK Kantinci Seviye 4 belgesinin okul kantini işletmek bakımından tek başına yeterli olup olmadığının değerlendirilmesini, kantin işletmecileri ve çalışanları bakımından standart adli/güvenlik kriterlerinin belirlenmesini, MYK sınav ve belgelendirme kuruluşlarının etkin biçimde denetlenmesini, okul kantini ihalelerinde Türkiye genelinde mümkün olduğunca standart kriterler uygulanmasını, kantinlerde düzenli ve habersiz denetimlerin artırılmasını, saygı ile&nbsp;</strong>talep ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve en önemlisi:&nbsp;<strong>Çocuklarımızın güvenliği konusunda hiçbir boşluk bırakılmamasını istiyorum.&nbsp;</strong>Bugün alınacak küçük bir önlem, yarın karşılaşılabilecek büyük bir sorunun önüne geçebilir. Bu nedenle mesele bir kantin ihalesi meselesi değildir.&nbsp;<strong>Mesele çocuklarımızın bulunduğu okul ortamlarında devletin güvenlik ve denetim zincirinin eksiksiz kurulması meselesidir.</strong>&nbsp;Kimseyi suçlamadan, kimseyi hedef göstermeden, ancak hiçbir ihtimali de görmezden gelmeden;&nbsp;<strong>“Çocuklarımız söz konusuysa denetim en üst seviyede olmalıdır”&nbsp;</strong>diyorum. Devletimizin ilgili bütün kurumlarını bu konuda gerekli incelemeleri yapmaya, varsa mevzuat boşluklarını tespit etmeye ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyorum.&nbsp;<strong>Çocuklarımızın güvenliği için; bugün tedbir, yarın pişmanlıktan daha değerlidir.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah devlete ve millete zeval vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/lgbt-derneklerinin-valilik-raporlari-ortaya-cikti-6-dernege-32-milyon-tlyi-asan-yurt-disi-yardim-26388b648d0d7-703a-455d-bd94-75d4fc6428a72026-09-14T13:49:00+03:00HABER MERKEZİ LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım

LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında operasyon yapılan 6 LGBT derneğine ilişkin İstanbul Valiliği denetim raporları ortaya çıktı. Raporlarda; milyonlarca liralık yurt dışı yardım trafiğinin yanı sıra eksik ve usulsüz tutulan defterler, denetime sunulmayan mali belgeler, izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti ve yabancı fon kuruluşlarından gelen ödemelere ilişkin dikkat çekici tespitlere yer verildi. Valilik denetim komisyonları, elde edilen bulguları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun 2026/143015 sayılı soruşturması kapsamında incelemeye alınan Lambda İstanbul, SPoD, HEVİ, LİSTAG, Pozitif Yaşam ve Pozitif İz derneklerine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim raporlarının ayrıntıları ortaya çıktı.<br />Raporlarda Başsavcılığın 4 Eylül 2026 tarihli yazısına yer verilerek soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanununa muhalefet” suçları yönünden yürütüldüğü belirtildi. Denetim komisyonları da derneklerin tüzüklerini, faaliyetlerini, mali kayıtlarını ve defterlerini ayrı ayrı inceledi. &nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 HESAPLARINDA 32,1 MİLYON TL YURT DIŞI YARDIM<br />Denetim raporlarının 1 Ocak-31 Aralık 2025 hesap özetlerindeki “Yurt Dışından Alınan Yardım” kalemleri birlikte değerlendirildiğinde, altı dernekte toplam 32 milyon 149 bin 513 liralık yurt dışı yardım kaydı bulunduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Listenin ilk sırasında 11 milyon 199 bin 123 TL ile SPoD yer aldı. SPoD'u 7 milyon 402 bin 346 TL ile HEVİ, 7 milyon 237 bin 601 TL ile Pozitif Yaşam, 2 milyon 885 bin 811 TL ile Pozitif İz, 2 milyon 583 bin 195 TL ile LİSTAG ve 841 bin 434 TL ile Lambda İstanbul izledi. Böylece yalnız SPoD, HEVİ ve Pozitif Yaşam'a kaydedilen yurt dışı yardımlar, altı derneğin toplamının yaklaşık yüzde 80'ini oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">HOLLANDA, ALMANYA, İSVEÇ VE AVRUPA'DAN LİSTAG'A PARA TRAFİĞİ<br />LİSTAG'a ilişkin raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini 2024-2026 yıllarındaki yurt dışı yardımları oluşturdu. Valilik raporunda yardımı yapan kuruluşlar, ülkeler, tarihler ve tutarlar tek tek sıralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıtlara göre European Endowment for Democracy tarafından Belçika üzerinden 2025 ve 2026'da 5 bin, 8 bin ve 20 bin avro olmak üzere ayrı ayrı ödemeler yapıldı. Hollanda Dışişleri Bakanlığı adına kayıtlara geçen transferler arasında 31 bin 83 avro, 17 bin 258 avro ve 7 bin 173 avroluk ödemeler bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Almanya Başkonsolosluğu adına da 2024 yılı içerisinde 14 bin 843 avro, 7 bin 135,25 avro, 6 bin 20 avro, 5 bin 730,75 avro ve 3 bin 723 avroluk beş ayrı yardım kaydı yer aldı. Raporda ayrıca İsveç İstanbul Başkonsolosluğundan 1 milyon 241 bin 820 TL yardım alındığı belirtildi. Denetimde LİSTAG'ın üye kayıt defterinde de üyeliğe giriş tarihi gibi yazılması zorunlu bazı bilgilerin bulunmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POZİTİF YAŞAM'A BM, AB VE GILEAD KAYNAKLI ÖDEMELER<br />Pozitif Yaşam Derneğinin raporunda ise 2024-2026 dönemini kapsayan 26 ayrı yurt dışı yardım kaydı yer aldı. Yardım yapanlar arasında Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Avrupa Komisyonu, Gilead Sciences ve İngiltere merkezli UK Online Giving Foundation bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporda Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu adına kaydedilen ödemeler içerisinde 23 Şubat 2024'te 11 milyon 786 bin 253 TL, 28 Mart 2024'te 12 milyon 380 bin 298 TL, 4 Haziran 2024'te 9 milyon 153 bin 108 TL ve 8 Temmuz 2024'te 4 milyon 71 bin 919 TL gibi dikkat çekici tutarlar yer aldı. 2025 yılı kayıtlarında da aynı kaynaktan çok sayıda ödeme bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gilead Sciences tarafından ise 12 Şubat 2025 tarihinde 33 bin dolar, Avrupa Komisyonu tarafından farklı tarihlerde avro cinsinden ödemeler yapıldığı görüldü. UK Online Giving Foundation adına da çok sayıda ayrı transfer kayıt altına alındı.<br />BİR DERNEĞİN BAŞKANI DİĞERİNE PROJE DANIŞMANI<br />Pozitif Yaşam raporunda dernekler arasındaki ilişkiye dair ayrıca dikkat çekici bir tespite yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetim komisyonu, proje sözleşmelerinin incelenmesi sonucunda HEVİ Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Karakuzu'nun Pozitif Yaşam Derneğine proje danışmanlığı yaptığını tespit etti. Raporda bu durum, “LGBTİ+ dernek yöneticilerinden proje danışmanlığı alınmaktadır” başlığı altında kayda geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POZİTİF İZ'DE MALİ DEFTER VE GİDER BELGELERİ DENETİME SUNULMADI<br />Valilik raporlarında en kapsamlı defter ve belge tespitlerinden biri Pozitif İz Derneğinde yapıldı. Denetim komisyonu; derneğin 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait mali defterlerinin ve aynı yıllara ait gider belgelerinin denetime ibraz edilmediğini tutanak altına aldı. Raporda bu durumun Dernekler Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince mahkemeye bildirilmesi gerektiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar defterinde de bazı yönetim kurulu kararlarının bilgisayar çıktısı olarak A4 kâğıdına basılıp deftere yapıştırıldığı, birden fazla sayfadan oluşan kararlarda yalnız son sayfada imza bulunduğu tespit edildi. Bu nedenle dernek başkanı hakkında 15 bin 29 TL idari para cezası uygulanması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üye kayıt defterinde bazı kişilerin T.C. kimlik numarası ve anne adı bilgilerinin bulunmadığı, gelir alındı belgelerinin düzenlenmesinde de eksiklikler olduğu kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İSVİÇRE'DEN DÖRT AYRI 15 BİN DOLARLIK ÖDEME<br />Pozitif İz'e ilişkin DERBİS kayıtlarında ise International AIDS Society tarafından İsviçre'den dört ayrı yardım gönderildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapor tablosuna göre 18 Mart 2024, 20 Aralık 2024, 4 Mart 2025 ve 19 Aralık 2025 tarihlerinde 15'er bin dolar olmak üzere toplam 60 bin dolar gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LAMBDA'DA İZİNSİZ LOKAL/KÜLTÜR MERKEZİ TESPİTİ<br />Lambda İstanbul'a ilişkin denetim raporunda ise dört ayrı başlıkta eksiklik belirlendi. Rapor, evrak kayıt defterinin usulüne uygun tutulmadığını, dernekten çıkan ve derneğe gelen bazı evrakların kayıt altına alınmadığını belirledi. Bu nedenle dernek başkanı hakkında 11 bin 977 TL idari para cezası uygulanması gerektiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Derneğin kullandığı bir evrak kayıt defterinin kaybolduğu gerekçesiyle zayi davası açıldığı, daha sonra yeni defter tasdik ettirildiği ancak eski defterin de bulunduğu ve böylece iki evrak kayıt defterinin ortaya çıktığı belirtildi. Karar defterinde de karar metni ile imzalar arasında boşluk bırakılması gibi eksiklikler tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En dikkat çekici tespit ise dernek merkezinde izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti yürütüldüğü yönünde oldu. Denetçiler, söz konusu faaliyet için yetkili makamlardan alınmış ruhsat, iktisadi işletme vergi levhası veya lokal izin belgesi bulunmadığını kayda geçirdi. Bunun için de dernek başkanı hakkında ayrıca 15 bin 29 TL idari para cezası uygulanması gerektiği değerlendirildi. İki ayrı başlıkta öngörülen ceza toplamı 27 bin 6 TL'ye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">SPoD'DA ÜYE KAYITLARI EKSİK<br />2025 yılı mali bilgilerinde 11,2 milyon TL ile altı dernek arasında en yüksek yurt dışı yardım tutarına sahip olan SPoD'un denetiminde ise üye kayıt defteri mercek altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valilik denetçileri, üye kayıt defterinde bulunması zorunlu üyeliğe giriş tarihi bilgisinin bazı üyeler bakımından yazılmadığını tespit etti. Eksiklik nedeniyle Dernekler Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında yönetim kuruluna tebligat yapılması gerektiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">HEVİ'NİN 2025'TE 7,4 MİLYON TL YURT DIŞI YARDIMI<br />HEVİ'ye ilişkin raporun mali bilgiler bölümünde ise 2025 yılı için 7 milyon 402 bin 346 TL yurt dışı yardım, ayrıca 3 milyon 84 bin 61 TL bağış ve yardım kaydı bulunuyor. Derneğin aynı dönem mali tablosunun genel toplamı 10 milyon 886 bin 679 TL olarak yer aldı. Raporda ayrıca dernek hakkında İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2023/2038 esas sayılı dosyasına ilişkin kayıt bulunduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">VALİLİKTEN SAVCILIĞA BİLDİRİM KARARI<br />Altı raporun sonuç bölümlerinde ortak bir hukuki değerlendirme dikkat çekti. Raporlarda Başsavcılığın 4 Eylül tarihli yazısındaki tespitlere yer verilirken, denetim komisyonları dernek tüzüklerini ve denetimde incelenen faaliyetleri Türk Medeni Kanunu'nun 56 ve 89. maddeleri ile Anayasa'nın 33 ve 41. maddeleri çerçevesinde değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyonlar, özellikle aile ve çocukların korunması yönünden yaptıkları değerlendirmelerin ardından, tespit edilen hususların Türk Medeni Kanunu'nun 89. maddesi ve re'sen değerlendirilecek diğer konular kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerektiği kanaatine vardı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/lgbt-derneklerinin-valilik-raporlari-ortaya-cikti-6-dernege-32-milyon-tlyi-asan-yurt-disi-yardim/399489</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-bakan-aya-gunese-yildiza-degil-devlete-ve-millete-bakiyor-2638725624a1a-ca5d-4899-8d54-d7c6a4ae80de2026-09-14T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....

BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış töreninde konuştu. Memişoğlu, Türkiye'de sağlık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirterek, sağlıktan sanayiye, eğitimden teknolojiye kadar "olmaz" denilen birçok şeyi hayata geçirdiklerini vurguladı.<br />‘’Türkiye kendi ilacını, aşısını ve cihazını geliştiriyor''<br />İnsanın en büyük zenginliğinin sağlık olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:<br />"Anadolu bu anlayışla asırlardır insanlara şifa olmuştur. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına Kayseri'de yaptırılan Gevher Nesibe Sultan Darüşşifa ve Tıp Medresesi bu anlayışımızın en güzel örneklerinden bir tanesidir. Anadolu'da atılan bu adımlar bugün geldiğimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Memleketimiz insanlığa ışık tutan böyle nice hazinelerle doludur. Bize düşen bu büyük mirası bilimin ve teknolojinin gücüyle geleceğe taşımaktır. Bugün Türkiye kendi ilacını, aşısını ve cihazını geliştiriyor. Nasıl yerli otomobilimizi, savaş uçağımızı üretiyorsak sağlıkta da kendi teknolojimizi geliştiriyoruz. Türkiye'nin sağlık sistemi dünyada örnek gösterilen bir noktaya varmıştır. Bu başarıların temelinde sizlerin bizlere duyduğu güven ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye'nin sağlık vizyonuna yönelen güçlü iradesi vardır."<br />Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde artık şehirler arasında mesafe olmadığına işaret ederek, "İleri tıp uygulamaları Anadolu'nun her noktasında yapılabilmektedir. Siirt'te açık kalp ameliyatı, Malatya'da karaciğer nakli, Van'da ileri cerrahi uygulamalar, Antalya'da yüksek teknoloji gerektiren tedavileri yapabiliyoruz. Çeyrek asır önce büyük şehirlerde olan birçok işlem bugün Türkiye'nin farklı şehirlerinde başarıyla uygulanıyor. Vatandaşlarımız mükemmel bir sağlık hizmetine kendi şehirlerinde ulaşabiliyorlar."<br />SAĞLIKTA BAĞIMSIZLIĞI GÜÇLENDİREN ADIMLAR<br />Türkiye'de artık hastane denildiğinde akla modern, ferah ve teknolojik altyapısıyla insana güven veren şifahaneler geldiğini söyleyen Memişoğlu, şunları kaydetti:<br />"İşte Türkiye'nin sağlıkta gerçekleştirdiği büyük dönüşümün adı budur. Bir yandan güçlü sağlık tesislerimizi ülkemize kazandırıyor diğer yandan kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı üretmek için çalışıyoruz. Sağlıkta kendi gücümüzü, kendi teknolojimizi ve kendi üretimimizi büyütüyoruz. İşte bunun adı üreten sağlık. Solunum cihazlarımızı, dünyada yalnızca üç ülkede üretilen kalp akciğer makinesini ve otomatik şok cihazını ürettik. CAR-T hücre tedavisinden mobil dijital röntgen cihazlarına, yerli aşı ve tanı kitlerine kadar birçok ürünü bilim insanlarımızın emeğiyle geliştirdik ve milletimizin hizmetine sunduk."<br />Türkiye'nin tıbbı cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranını yüzde 43'e yükselttiklerini ve bunu daha da yükseltmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Bunlar sağlıkta bağımsızlığımızı güçlendiren önemli adımlardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlık sanayisini inşallah Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘’EN BÜYÜK HAZİNE SAĞLIK''<br />Sağlığın insanın sahip olabileceği en büyük hazine olduğunu dile getiren Bakan Memişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />"Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Bizler koruyan sağlık vizyonumuzla hastalığa değil, aziz milletimizin sağlığına yatırım yapıyoruz. Biz hastalık değil, sağlık bakanlığıyız. Sağlıklı yaşamı hep birlikte bir kültür haline getirmek zorundayız. Bunun için sağlıklı hayat merkezlerimiz var. Ücretsiz, diyetisyen, fizyoterapist, kanser taramaları ve gebe okulu gibi birçok hizmet sunduğumuz bu merkezlerimizde 2024 yılında 55 milyon vatandaşımıza ulaştık. Aile hekimlerimizle vatandaşlarımızı arıyor şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkların düzenli takip edilmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda 14 milyondan fazla vatandaşımızın kronik hastalıklarını erken teşhis ederek zamanında müdahale ettik. Türkiye'yi hem sağlık hizmetlerinde hem de sağlık teknolojilerinde dünyanın öncü ülkelerinden biri haline getirmek için durmadan çalışacağız."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/saglik-bakani-kemal-memisoglu-acikladi-turkiye-kendi-ilacini-asisini-ve-cihazini-gelistiriyor/399322</p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">NOT: </span>HABERİN BAŞLIĞINI, </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR...." </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU ŞEKİLDE ATTIK. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ç</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>ÜNKÜ SAYIN SAĞLIK BAKANI VE ONUN GİBİ İÇİŞLERİ,&nbsp; ADALET BAKANLARI DEVLETE VE MİLLETE HİZMETİ ŞİAR EDİNMİŞLER. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH AYAKLARINA TAŞ DEĞERMESİN....</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Araç sahipleri dikkat!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/arac-sahipleri-dikkat-263864ddd23b9-da9f-4dd7-9f2e-e3922b9af63a2026-09-14T11:52:00+03:00HABER MERKEZİ Araç sahipleri dikkat!

Araç sahipleri dikkat!

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Araç sahiplerini yakından ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında eylül ayı primleri açıklandı. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi tarafından yayımlanan verilere göre trafik sigortası primlerine yaklaşık yüzde 2 oranında zam geldi.İstanbul'da otomobilini dördüncü basamaktan sigortalatacak bir araç sahibinin ödeyeceği prim 19 bin 405 lira olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İSTANBUL'DA 58 BİN LİRAYI AŞTI</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'da içten yanmalı otomobillerde en riskli sürücülerin yer aldığı 0'ıncı basamakta zorunlu trafik sigortası primi 58 bin 214 liraya yükseldi. Hasarsızlık seviyesi en yüksek olan 8'inci basamaktaki sürücüler ise 9 bin 702 lira ödeyecek.Böylece en riskli ve en düşük riskli sürücüler arasındaki prim farkı yaklaşık yüzde 500'e ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKARA VE İZMİR'DE YENİ TARİFELER</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'da 0'ıncı basamakta yer alan riskli bir otomobil sürücüsünün primi 56 bin 566 lira, 8'inci basamaktaki sürücünün primi ise 9 bin 428 lira oldu.NTV'de yer alan habere göre İzmir'de ise aynı tutarlar sırasıyla 54 bin 919 lira ve 9 bin 153 lira olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TAKSİLERDE 172 BİN LİRAYI BULDU</span></p><p><span style="font-size:18px">Ticari taksilerin zorunlu trafik sigortasında da yüksek rakamlar dikkat çekti. İstanbul'da 0'ıncı basamaktaki bir ticari taksinin primi 172 bin 447 liraya yükselirken, 8'inci basamaktaki tutar 28 bin 741 lira oldu.Ankara'da taksiler için prim 27 bin 928 lira ile 167 bin 566 lira, İzmir'de ise 27 bin 114 lira ile 162 bin 686 lira arasında değişiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">OTOBÜSLERDE 423 BİN 661 LİRA</span></p><p><span style="font-size:18px">En yüksek primlerden biri otobüslerde ortaya çıktı. İstanbul'da 31 ve üzeri koltuğa sahip bir otobüs için 0'ıncı basamak zorunlu trafik sigortası primi 423 bin 661 liraya çıktı. En düşük risk grubundaki 8'inci basamakta ise tutar 70 bin 610 lira olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">SİGORTASIZ ARAÇ TRAFİKTEN MEN EDİLEBİLİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorunlu trafik sigortası bulunmadan trafiğe çıkan sürücülere 2026 yılı itibarıyla bin 246 lira idari para cezası uygulanıyor. Sigorta eksikliği giderilinceye kadar araç trafikten men edilebiliyor.Sigortasız bir aracın trafik kazasına karışması halinde ise poliçenin bulunmaması nedeniyle 2 bin 39 liralık cezanın yanı sıra karşı tarafa verilen zararın da araç sahibi veya sürücü tarafından karşılanması gerekiyor.H</span></p><p><span style="font-size:18px">ER 30 GÜNLÜK GECİKMEYE YÜZDE 5 ZAM</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorunlu trafik sigortasının zamanında yaptırılmaması veya yenilenmemesi halinde gecikilen her 30 gün için poliçe primine yüzde 5 sürprim uygulanıyor. Gecikme nedeniyle uygulanacak artış toplamda yüzde 50'ye kadar çıkabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">EN RİSKLİ SÜRÜCÜYE YÜZDE 200 SÜRPRİM</span></p><p><span style="font-size:18px">Trafik sigortasında 0'ıncı basamak en riskli sürücü grubunu ifade ediyor. Bir sürücünün 1'inci basamakta bulunduğu sigorta yılı içerisinde 3 veya daha fazla kusurlu trafik kazasına karışması ve sigortadan tazminat ödenmesi halinde 0'ıncı basamağa düşmesi söz konusu oluyor.Bu basamaktaki sürücülere zorunlu trafik sigortası priminde yüzde 200 sürprim uygulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.sondakika.com/haber/haber-arac-sahipleri-dikkat-423-bin-lira-odemeyen-yola-20235124/</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-vatandasimizin-insanca-muamele-gorecegi-bir-saglik-sistemini-ulkemiz-genelinde-tesis-ettik-263798d550248-6482-457d-8908-b23eb23c4bca2026-09-14T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”

Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi... Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“UZMAN HEKİM SAYIMIZI 4 KATINA, TOPLAM HEKİM SAYIMIZI 3 KATINA ÇIKARDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/si-cinping-cin-2027-yilinda-brics-donem-baskanligini-ustlenecek-2638379d5688b-58e8-4fa9-926a-858f83a6f2522026-09-14T10:40:00+03:00HABER MERKEZİ Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek

Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Zirvesi'ne katılan Şi Cinping, yaptığı açıklamada Çin'in 2027'de BRICS dönem başkanlığını üstleneceğini ve grubun 19. zirvesine ev sahipliği yapacağını belirtti.<br />Çin lideri, BRICS grubunun son 20 yılda gelişmekte olan piyasalar ve ülkeler için en etkili işbirliği platformu haline geldiğinin altını çizdi:<br />Bu yıl, BRICS ülkeleri arasındaki işbirliğinin 20. yıldönümü. Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca büyük bir dayanıklılık sergileyerek gelişmeye devam eden bu işbirliği, gelişmekte olan piyasalar ve ülkeler için en etkili işbirliği platformu haline geldi.<br />Şi ayrıca, ülkesinin Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde barış ve istikrarın tesis edilmesine katkıda bulunmak amacıyla BRICS üyesi ülkelerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurguladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260912/si-cinping-cin-2027-yilinda-brics-donem-baskanligini-ustlenecek-1108720224.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvec-secimlerinde-belirsizlik-tek-bir-sandalye-farkla-yaris-gunler-surebilir-26382f1223199-1325-4e0f-9f95-29e5d924ff922026-09-14T10:36:00+03:00HABER MERKEZİ İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir

İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsveç’te pazar gecesi itibarıyla oyların büyük kısmı sayılmış olsa da, İsveç'teki genel seçimlerde sonuç henüz belli değil.<br />Oyların yüzde 80'inin sayılmış haliyle, sol ve sağ bloklar arasında sadece bir sandalye fark var. Sosyal Demokrat Magdalena Andersson liderliğindeki muhalefet partileri 175, Ilımlılar (Moderaterna) lideri ve Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki partiler ise 174 sandalyeye sahip.<br />Yerel saatle 22.30'da yayın kuruluşu SVT, bloklar arasında sadece 20 bin oy farkı olduğunu öngördü.<br />Seçim kurulu, ön oy sayımının perşembe gününe kadar tamamlanamayabileceğini belirtti.<br />Görevdeki Başbakan Kristersson, seçmenlerin kararını verdiğini ancak "henüz nihai bir sonuca sahip olmadıklarını" söyledi.<br />'İsveç'i hangi hükümetin yöneteceği belirsiz'<br />Kristersson destekçilerine hitaben, "Önümüzdeki yıllarda İsveç'i hangi hükümetin yöneteceği hala belirsiz. Biz de bu hükümetin ülkemiz için en iyisi olmasını sağlamak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi.<br />Sosyal Demokratlar, Batı basınına göre, İsveç'in en büyük partisi konumunu koruyor ancak son yılların en kötü sonucunu almış gibi görünüyorlar. Yerel saatle gece yarısından hemen önce konuşan Andersson, destekçilerine seslenerek her bir oyun sayılması gerektiğini söyledi.<br />İlk kez hükümete girmeyi uman aşırı sağcı İsveç Demokratları için de kötü bir geceydi; parti, ülkenin en büyük ikinci partisiyken üçüncülüğe geriledi.<br />'Belirsizlik çarşamba gününe kadar sürebilir'<br />Hristiyan Demokratlar'dan Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, destekçilerine İsveç'in "belirsizlik içinde uyuyacağını" ve sonuç için Çarşamba gününe kadar beklemek gerekebileceğini söyledi. Ancak, ülke basınının tanımıyla ‘sağ eğilimli iktidar koalisyonunun’ yönetimde kalması gerektiği konusundaki kararlılığını korudu.<br />Busch, şöyle dedi:<br />Bu, seçim kampanyasındaki tek bütünlüklü hükümet alternatifi için çok net bir mesaj. Bu, nefes kesen bir yarış olacak, belirsizlik çarşamba gününe kadar sürebilir.<br />Öte yandan sonuç ne olursa olsun, koalisyon görüşmelerinin aylar olmasa da haftalar sürmesi bekleniyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260914/isvec-secimlerinde-son-durum-tek-bir-sandalye-farkla-yaris-1108740184.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gıdalarda domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gidalarda-domuz-ve-bocek-kaynakli-aroma-vericiler-yasaklandi-26381b6c8673d-8112-4cf3-ba1f-a0f5feaedfb52026-09-14T09:46:00+03:00HABER MERKEZİ Gıdalarda domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı

Gıdalarda domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler yasaklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">14 Eylül 2026 tarihli ve 33370 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan&nbsp;<strong>Türk Gıda Kodeksi Aroma Vericiler ve Aroma Verme Özelliği Taşıyan Gıda Bileşenleri Yönetmeliği</strong>, gıda sanayisinde tat ve koku vermek için kullanılan aroma vericilerin üretiminden piyasaya arzına ve etiketlenmesine dek geniş bir alanı yeniden düzenledi. 29 Aralık 2011 tarihli eski yönetmelik ise yürürlükten kaldırıldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">DOMUZ VE BÖCEK KAYNAKLI AROMALAR KULLANILAMAYACAK</span></h3><p><span style="font-size:18px">Yönetmeliğin en dikkat çeken maddelerinden biri, aroma vericilerin kaynağına ilişkin getirilen yeni hüküm oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığı, Mayıs 2026’da yürürlüğe giren&nbsp;<strong>Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği’nde&nbsp;</strong>de domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için başvuru ya da bildirim kabul edilmeyeceğini ve bu ürünlerin yeni gıdalar listesinde yer alamayacağını hükme bağlamıştı. Yeni düzenlemeyle benzer yaklaşım aroma vericiler açısından da açık şekilde mevzuata girmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre&nbsp;<strong>domuz ve böcek kaynaklı aroma vericiler, aroma verme özelliği taşıyan gıda bileşenleri ile bunların üretiminde kullanılan kaynak materyaller gıdalarda kullanılamayacak</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme sadece nihai üründe kullanılan aroma maddesini değil; aroma verici preparatlar, ısıl işlem aroma vericileri, tütsü aroma vericileri, aroma öncülleri ve bunların üretiminde kullanılan kaynak materyalleri de kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığı, Mayıs 2026’da yürürlüğe giren&nbsp;<strong>Türk Gıda Kodeksi Yeni Gıdalar Yönetmeliği’nde&nbsp;</strong>de domuz ve böcek kaynaklı yeni gıdalar için başvuru ya da bildirim kabul edilmeyeceğini ve bu ürünlerin yeni gıdalar listesinde yer alamayacağını hükme bağlamıştı. Yeni düzenlemeyle benzer yaklaşım aroma vericiler açısından da açık şekilde mevzuata girmiş oldu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“DOĞAL AROMA” YAZMAK İÇİN YÜZDE 95 ŞARTI</span></h3><p><span style="font-size:18px">Yeni yönetmelik, ürünlerin etiketlerinde sık kullanılan&nbsp;<strong>“doğal”&nbsp;</strong>ifadesine ilişkin şartları da detaylandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gıda, gıda grubu veya bitkisel ya da hayvansal kaynakla bağlantılı olarak&nbsp;<strong>“doğal”&nbsp;</strong>ifadesinin kullanılabilmesi için aroma verici bileşenin tamamının ya da&nbsp;<strong>ağırlıkça en az yüzde 95’inin belirtilen kaynaktan elde edilmesi</strong>&nbsp;gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düzenlemeyle, ürünün aroma kaynağı konusunda tüketicinin yanıltılmasının önüne geçilmesi hedefleniyor.</span></p><h4><span style="font-size:18px">ALKOLLÜ İÇKİ İSİMLERİYLE SATIŞA KISITLAMA</span></h4><p><span style="font-size:18px">Yönetmelik kapsamında yer alan aroma verici ürünlerin herhangi bir&nbsp;<strong>alkollü içki adı veya alkollü içki kategori adıyla piyasaya sunulmasına</strong>&nbsp;da izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perakende işletmelerde tüketicinin talebi üzerine servis edilen ya da ambalajlanan gıdalarda aroma vericilerin tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılması da yasak kapsamında olacak.</span></p><h4><span style="font-size:18px">ETİKETLERDE HANGİ BİLGİLER BULUNACAK?</span></h4><p><span style="font-size:18px">Son tüketiciye direkt olarak sunulmayan aroma vericilerin ambalaj ya da kaplarında ürünün&nbsp;<strong>“aroma verici”&nbsp;</strong>olduğunun belirtilmesi gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etiketlerde ayrıca ürünün gıdada kullanım durumuna ilişkin bilgi, parti numarası, üretici veya dağıtıcının adı ve adresi, net miktar ile tavsiye edilen tüketim veya son tüketim tarihi gibi bilgiler yer alacak. Kullanımı belirli miktarlarla sınırlandırılan maddeler için de gerekli kullanım bilgileri açık biçimde verilecek.</span></p><h4><span style="font-size:18px">10 AROMA MADDESİ 31 ARALIK’TAN SONRA KULLANILAMAYACAK</span></h4><p><span style="font-size:18px">Yönetmelikle bazı aroma verici maddeler için de geçiş takvimi belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FL 04.029, FL 05.100, FL 05.175, FL 05.222, FL 15.029, FL 15.030, FL 15.060, FL 15.119, FL 15.130 ve FL 15.131</strong>&nbsp;numaralı aroma verici maddeler&nbsp;<strong>31 Aralık 2026</strong>’dan itibaren piyasaya arz edilemeyecek ve gıda üretiminde kullanılamayacak. Bu maddeleri içeren gıdaların ithalatına da izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu maddelerin önemli bir bölümü Avrupa’daki aroma verici listelerinden de daha önce çıkarıldı. Sekiz aroma maddesine ilişkin süreçte işletmelerin istenen ilave bilimsel verileri sunmadığı ve başvurularını geri çektiği belirtilmişti. FL 04.029 kodlu&nbsp;<strong>benzene-1,2-diol</strong>&nbsp;2024’te, FL 05.100 kodlu&nbsp;<strong>4-methyl-2-phenylpent-2-enal</strong>&nbsp;ise 2025’te Avrupa Birliği’nin izin verilen aroma maddeleri listesinden çıkarıldı.</span></p><h4><span style="font-size:18px">MEVCUT ÜRÜNLER RAF ÖMRÜ BOYUNCA SATILABİLECEK</span></h4><p><span style="font-size:18px">Gıda işletmelerinin yeni yönetmeliğe&nbsp;<strong>31 Aralık 2026’ya kadar uyum sağlaması&nbsp;</strong>gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçiş sürecinden önce piyasaya arz edilmiş ürünler ise belirlenen şartlar doğrultusunda raf ömürleri sona erene kadar piyasada bulunabilecek. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket eden işletmeler hakkında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanabilecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/gidalarda-domuz-ve-bocek-kaynakli-aroma-vericiler-yasaklandi-1815841?s=5</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Uyuşturucu, fuhuş, ahlaksızlık... Derin LGBT temizliği]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uyusturucu-fuhus-ahlaksizlik-derin-lgbt-temizligi-26380fa6fea17-3176-4db0-9b91-61923ad352552026-09-14T09:41:00+03:00HABER MERKEZİ Uyuşturucu, fuhuş, ahlaksızlık... Derin LGBT temizliği

Uyuşturucu, fuhuş, ahlaksızlık... Derin LGBT temizliği

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul’da ünlülere yönelik uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında ifade veren bir şüphelinin beyanları üzerine 5 il merkezli 15 ili kapsayan<strong>&nbsp;“Ailem Güvende”</strong>&nbsp;operasyonları başlatıldı. Dev operasyonda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlem gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cinsiyetsizleştirme ve eş cinsellik propagandası yapan, 73 dernek, oluşum ve işletmeye ait sosyal medya, web sitesine erişim yasağı getirildi. Soruşturmaların mali boyutunda LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Telefonunda yapılan bilirkişi incelemesinin ardından bulunan fotoğraf, mesaj ve kayıtlar hakkında ayrıntılı beyanda bulunan şüpheli, bazı kişilerden para karşılığında uyuşturucu temin ettiğini, uyuşturucu partileri düzenlediğini anlattı.&nbsp;<strong>Telefonundaki farklı tarihlere ait uyuşturucu görüntülerinin kimler tarafından kendisine gönderildiğini de savcılığa tek tek açıkladı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İfadenin en dikkat çekici bölümlerinden birini ise&nbsp;<strong>Telegram</strong>&nbsp;yazışmaları oluşturdu. Şüpheli, telefonunda ve sosyal medya hesaplarında kayıtlı çok sayıda kişinin para karşılığı cinsel ilişkiye girdiğini, bazı kişilerin ise başkalarını para karşılığı erkeklerle buluşturduğunu beyan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dosyaya yansıyan anlatımlarda, bu ilişkiler için kullanılan IBAN hesapları ile Telegram kullanıcı adlarının da savcılığa bildirildiği görüldü. Şüpheli ayrıca bazı kişilerin Telegram, Instagram, X ve OnlyFans üzerinden müstehcen görüntülerini para karşılığında yayımladığını, bazı kişilerin ise hem uyuşturucu temin ettiğini hem de para karşılığı cinsel ilişki ağı içerisinde yer aldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişi hakkında ise başka kişilere&nbsp;<strong>“jigolo”&nbsp;</strong>temin ettiği yönünde beyanda bulundu. Bunun ardından soruşturma derinleştirildi. Dosyada ortaya çıkarılan bağlantılar, sosyal medya hesapları, iletişim kayıtları ve finansal izlerin incelenmesiyle genişleyen süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı öncülüğünde yürütülen “Ailem Güvende” operasyonuna uzandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek de sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada 5 il merkezli 15 ili kapsayan çalışmalarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletmeye yönelik adli işlemler gerçekleştirildiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmalarda, fuhuşa aracılık veya yer temin eden kişilerin, bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetlerin incelendiğini aktaran Gürlek, şu bilgileri verdi: Eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri yapılmış, uyuşturucu maddeler ile çok sayıda dijital materyale el konulmuş, çok sayıda sosyal medya hesabı ve internet sitesine erişimin engellenmesi tedbiri uygulanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmaların mali boyutunda LGBT ve ahlaksızlığı teşvik eden derneklere ilişkin MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edilmiştir. Bu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılmaktadır.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/3-sayfa/uyusturucu-fuhus-ahlaksizlik-derin-lgbt-temizligi-1815817?s=4</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-2638408d78f29-38a6-4451-8b46-ac0184ae91092026-09-14T08:52:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-

SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Konu ile ilgili 5 Mayıs 2026 günlü haberimizin linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştay 2024 yılı denetim raporlarını kendi resmi sitesine koyup yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberimizde MERSİN ilindeki belediyelerin 2024 yılına ait olup 2025 Eylül ayında başkanlığı sunulan ve kayda geçen raporların listesi var.<strong>(Aşağıda)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f99fdfe5176.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>(Kendi RESMİ siteleri ve bugün itibari ile linkiyle beraberekran görüntüsü yukarıda görülüyor.)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in 13 belediyesi ile bunlara bağlı iştirak şirketleri var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu listede adları yazılı olanların dışında onlarcası var, onlar neden yayınlanmıyor ve buğun olmuş halen açıklanmıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS- MEZİTLİ- TOROSLAR - GÜLNAR- ANAMUR – SİLİFKE- MUT ve BOZYAZI ilçe Belediyeleri</strong>&nbsp;ile bunlara bağlı iştiraklerin (şirketlerin)&nbsp;<strong>2024 yılına ait olan Sayıştay denetim raporları</strong><strong>2026 MAYIS</strong>&nbsp;ayına gelmişiz neden halen yayınlanmıyor, kamuoyuna açıklanmıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden bu raporlar resmi sitede gözükmüyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bunun bir izahı ve anlatımı var mı, var ise açıklayınız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyu birilerini açıklarken diğerlerini açıklamamanızın altında çapanoğlu aramasın!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-gsb-de-neler-oluyor-boyle-263857e5f19f9-c15c-438d-9664-7ea8ee38be342026-09-14T07:25:00+03:00HABER MERKEZİ BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?

BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Önceki haberlerimizin linkleri aşağıda. Üzerini tıklayıp lütfen okuyunuz. İhbar nitelikli olan bu haberler kimsenin umurunda olmadı. EKAP’tan numara alacaksınız, ihaleyi yapacaksınız, sonucunu açıklamayacaksınız. Ama işi alan gidip orada çalışacak. Bu, bu müdürlükte ilk olmuyor. Yok mu bu işleri düzene sokacak birileri?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">7 Ağustos 2026 günlü uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163">https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">6 Ağustos 2026 günlü uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163">https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">3 Ağustos 2026 günü yaptığımız uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu haberleri kendi bölgesinde ve genel müdürlüğünde kimse umursamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amacımız kurumu lekelemek değil, devletin hakkını ve ve hukukunu korumak, serbest piyasada rekabetin oluşmasını sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:22px"><em><span style="color:#FF0000"><strong>Bakın bu gün yeni bir ihale ortaya çıktı. Yine pazarlık ve yine enteresan…</strong></span></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> "<strong>2026/1521386 </strong>Kısmi Teklife Açık 5 Kısımlı İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt Müdürlüklerinin Bakım Onarım ve Tadilat İşleri" ni PAZARLIK 21/B ye göre yine ihale alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare kısım kısım çıkan bu ihale için Gizli olarak yaklaşık maliyet belirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale kısım kısım aynı gün yapılır.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Sözleşmeye esas alınan kısımların yaklaşık maliyet tutarı: 22.252.808,67 TRY dir. </strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birinci kısım,</strong> yaklaşık maliyet: 2.962.833,18 TRY, 2,753,000.00 TRY bedel ile TOPRAKSU İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ ne verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci kısım,</strong> 3.640.000,00 TRY bedel ile ALİ ÜNALAN'a,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üçüncü kısım,</strong> 2.450.000,00 TRY bedel ile yine Ali Ünalan'a,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dördüncü kısım ise,</strong> 1.618.000,00 TRY bedel ile Oğuz Öztürk'e verilir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bunların hepsi ile 8.9.2026 günü sözleşme imzalanır. 10.9.2026 günü sonuç açıklanır.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>Bu rakamların içinde henüz KDV yok. Fatura kesiminde ilave KDV olacak. İşler hep aynı işler. Neden AÇIK İHALE degilde, böyle pazarlık yapılıyor?</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca dikkat edin ilana... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">5 kısım iş diyor...</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">ihale yapılıyor. Sonuç açıklanıyor. 4 sonuç ilanı mevcut. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ama beşincisi yok... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu ihalede toplam yaklaşık maliyet&nbsp;<span style="color:#FF0000">22.252.808,67 TRY..</span></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EKRAN GÖRÜNTÜLERİ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81002150e4.jpeg" style="height:677px; width:1641px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81001db0cb.jpeg" style="height:797px; width:1550px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81001ed377.jpeg" style="height:865px; width:1774px" /></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><em><span style="font-size:22px">Bu yaklaşık maliyet neye göre hesaplandı, yapılan dört işin toplamı bile bu rakamın yarısını bulmuyor. Beşinci kısımın neticesi nerede? Bu nasıl bir idare ve ihale?</span></em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><img alt="ŞU İŞE BAK SEN?!" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/su-ise-bak-sen-1787673653.jpg" /></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/valiler-kararnamesi-yola-cikti-26378003288aa-11ba-4067-af29-0c68d08d789b2026-09-13T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI

VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı Valiler Kararnamesi ile ilgili hazırlıkların&nbsp;tamamladığı,&nbsp;&nbsp;Kararnamenin Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’a sunulduğu,&nbsp;Cumhurbaşkanı’nın uygun görmesi halinde kararnamenin yakın zamanda yayınlanacağı kulislerde konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH HAYIRLARA VESİLE ETSİN. </span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-egitim-ogretim-yili-basliyor-17-milyon-ogrenci-icin-ders-zili-calacak-263779c9499a5-7fe4-4808-b233-d3bf67ea80f12026-09-13T12:08:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak

Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılı yarın başlayacak. Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmenin yeni eğitim döneminde "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kademeli olarak 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin öğretim programları, bu yıl ana sınıfı ve uygulama sınıfları ile ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflarda uygulanacak. Model, ortaokul 5, 6 ve 7'nci sınıflar ile ortaöğretim hazırlık ve 9, 10 ve 11'inci sınıflarda da hayata geçirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okula uyum eğitimleri tamamlandı<br />Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında "uyum eğitimleri" düzenlendi.<br />İlk hafta Gazze'ye yönelik etkinlikler düzenlenecek<br />MEB tarafından okullarda yeni eğitim yılının ilk haftasında Gazze'de yaşananlara yönelik duyarlılık oluşturmak amacıyla "Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın" etkinlikleri gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinlikler, "Çocuklar Oyun Oynamalıdır", "Çocuklar Güven İçinde Büyümelidir", "Eğitim Her Çocuğun Hakkıdır" ve "Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmamalıdır" olmak üzere 4 tema çerçevesinde düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda çocukların oyun oynama, güven içinde büyüme, eğitim görme ve ayrım gözetilmeksizin sahip oldukları temel haklar çeşitli çalışmalarla ele alınacak. Uçurtma tasarımları, resim ve sergi çalışmaları ile Gazze'deki çocuklara yönelik mesajların yanı sıra barış, güvenlik, dayanışma ve eğitim hakkını konu alan etkinlikler yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valiliklerin koordinesinde, öğrencilerin güvenli katılımına uygun olarak il merkezlerinde belirlenecek alanlarda düzenlenecek etkinlikler 18 Eylül'e kadar devam edecek. Etkinliklere velilerin katılımları da teşvik edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">283 milyondan fazla ders kitabı hazırlandı<br />Yeni eğitim öğretim yılı kapsamında öğrenciler için toplam 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı hazır hale getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kitaplar, okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yanı sıra ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması, öğretmenlere etkin kaynaklar sunulması ve okul-aile-çocuk etkileşiminin güçlendirilmesi amacıyla yeni materyaller de hazırlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencileri için "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" hazırlanırken, temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri ilk kez hazırlandı.<br />Veliler randevusuz okula giremeyecek<br />MEB tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılında yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelgede, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim-öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olarak yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak bilinçle yetiştirilmeleri sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda çeşitli etkinlikler düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelge kapsamında il ve ilçe yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları ile okul ve çevresine yönelik olası riskleri değerlendirecek ve gerekli planlamaları yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda giriş ve çıkışlar kontrollü şekilde sağlanacak, yaya ve araç trafiği birbirinden ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak. Acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları da tamamlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek gerekli önlemler alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veli görüşmeleri ise ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.<br />Okullarda cep telefonu uygulaması sürecek<br />Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek amacıyla ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek. Bu konuda herhangi bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilecek ve dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalık artırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek. Öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Maarifin Kalbinde Oyun" teması öne çıkacak<br />2026-2027 eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyunun çocukların öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda yapılacak planlama ve uygulamalar, "Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi"nin ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk ara tatil 16-20 Kasım'da<br />2026-2027 eğitim öğretim yılında birinci dönem ara tatili 16 Kasım Pazartesi günü başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarıyıl tatili 25 Ocak 2027 Pazartesi başlayacak, 5 Şubat Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönemin ilk ders zili ise 8 Şubat Pazartesi günü çalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci dönem ara tatili 8 Mart Pazartesi günü başlayıp 12 Mart Cuma günü sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin yıl sonu mesleki çalışmaları ise 28-30 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/egitim/yeni-egitim-ogretim-yili-basliyor-17-milyon-ogrenci-icin-ders-zili-calacak/399197</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbulda-kiralik-sosyal-konut-firsati-basvurular-yarin-basliyor-26376ddd13a2b-43f9-4c26-bb26-17f372ce095d2026-09-13T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor

İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Heyecanla beklenen kiralık sosyal konut projesine başvurular yarın başlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk etapta bin 71 toplamda 15 bin ev uygun fiyata kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projeye hane geliri 100 bin liradan az olanlar, üzerine kayıtlı evi bulunmayanlar başvurabilecek. Ayrıca en az 1 yıldır İstanbul'da ikamet etmek ve TOKİ ile daha önce konut sözleşmesi imzalamamış olmak da gereken şartlardan.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konutlar bu şartları sağlayan vatandaşlara 3 yıl süreyle tahsis edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kira bedellerinin aylık 10 bin liradan başlayacağı projede, konutlar bölge rayiçlerinin altında bedellerle kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekim ayında 1071 konut kiraya verilecek<br />Konut teslimini takip eden ayın 20'sinde kira ödenmeye başlanacak. 12 ay sonra TÜFE oranında kira artışı yapılacak. Tahsis süresi içinde konut satın alanlar tahliye edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç evli ailelere 1+1 veya 2+1; iki veya daha fazla çocuklu ailelere 2+1, 3+1 veya 4+1 konut verilecek. İlk etapta kiraya verilecek konutlar İstanbul'da 4 bölgede yer alacak. Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören'de toplam 360, Maltepe, Tuzla ve Kartal'da 330, Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar'da 291, Arnavutköy'de ise 90 olmak üzere toplam 1071 konut kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başvurular 25 Eylül'e kadar e-Devlet'ten yapılabilecek. Başvuru durumu 'konut/iş yeri başvuru' menüsünde görülebilecek. -TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersinde-350-kilo-kokain-ele-gecti-2637503bb9365-095d-4e5a-bfc0-8aa568e96ef42026-09-13T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ

MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Emniyet Müdürlüğümüzce düzenlenen operasyonda, Mersin Limanı'na gelen bir gemi içerisinde gizlenmiş halde 350 kg kokain uyuşturucu maddesi ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu;</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Amerika’dan yola çıkarak Mersin Limanına gelen bir gemide yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu bilgisinin elde edilmesi üzerine, yapılan çalışmalar neticesinde bir kargo gemisinin Mersin Limanı’na ulaştığı ve halen Mersin Limanı’nda olduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube<br />Müdürlüğü ile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde;<br />Mersin Limanı’nda bulunan gemi içerisinde yapılan aramada zulalanmış halde, 12 büyük paket içerisinde yaklaşık 350 kg kokain uyuşturucu maddesi ile birlikte dalış ekipmanları ve sualtı deniz scooteri malzemeleri ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili olarak tedbir uygulanan 9 şüpheli hakkında, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçu kapsamında adli işlem başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizin geleceğini korumak, ailelerimizin huzurunu sağlamak için uyuşturucuya yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor; ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımıza aralıksız devam ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahraman Polislerimizi, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, Mersin ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüklerimizi, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-13-eylul-sakarya-zaferinin-105-yil-donumu-mesaji-2637410459d4b-c867-4f7b-89a6-66768f1ff8492026-09-13T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Türk milletinin tarih boyunca süren istiklal mücadelesindeki en büyük zaferlerinden Sakarya Meydan Muharebesi, bu milletin özgürlüğü ve bağımsızlığı için ne kadar büyük mücadeleler vereceğinin bir tezahürü olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yokluklar içerisinde, en zor şartlarda dahi bir ve beraber olabileceğini tüm dünyaya gösteren Türk milleti, Sakarya Meydan Muharebesinde verdiği mücadeleyle dünya harp tarihine geçecek bir zafere imza atmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda, millete büyük bir öz güven kazandıran Sakarya Zaferi, Anadolu’nun bir Türk yurdu olduğunu düşman milletlerinin zihinlerine bir kez daha kazımıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişimizdeki şanlı zaferlerden ve ecdadımızın bize bıraktığı zengin medeniyetimizden aldığımız güç ve azimle de devletimizi ilelebet payidar kılacak, vatanımızın her bir karış toprağını bedeli ne olursa olsun koruyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’ten Sakarya’ya kadar Anadolu’nun vatan kılınmasında toprağa düşen şehitlerimizin kanlarına halel getirmeden, aziz milletimizin haklarına sahip çıkacak, hedeflerimizi gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, özgürlük ve bağımsızlığımıza, aziz vatanımıza sahip çıkmak için hayatlarını feda etmekten çekinmemiş olan tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya Zaferi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını rahmet ve şükranla anıyor, vatandaşlarımı en kalbî duygularımla selamlıyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-aile-ve-cocuklari-hedef-alan-yapilanmalara-operasyon-gerceklestirildi-263738dbd0f93-627f-4730-9bb8-969e4fa6a98f2026-09-13T09:34:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!

Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gürlek, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli yürütülen soruşturmaların toplam 15 ili kapsadığını ve 162 şüpheli hakkında adli işlemlerin sürdüğünü bildirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">162 Şüpheli, 9 Dernek ve 13 İşletme Mercek Altında</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturmalarda fuhşa aracılık eden veya yer temin eden kişiler ile bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin yanı sıra, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetler incelendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eş Zamanlı Operasyon: Dijital Materyallere El Konuldu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtları doğrultusunda eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Operasyonlarda uyuşturucu maddeler ve çok sayıda dijital materyale el konulurken, bazı sosyal medya hesapları ve internet sitelerine erişimin engellenmesi tedbiri uygulandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MASAK İncelemesinde Dikkat Çeken Para Trafiği</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın mali boyutunda MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edildi. Söz konusu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">“Hiçbir Suç Yapılanmasına Müsamaha Göstermeyeceğiz”</span></h2><p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek, açıklamasında çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan hiçbir suç yapılanmasına ve yasa dışı faaliyete müsamaha göstermeyeceklerini vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">LGBT Derneklerinin Sosyal Medya Hesaplarına Erişim Engeli</span></h2><p><span style="font-size:18px">Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan talep üzerine İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturmaya konu olan çok sayıda LGBT derneğine ait sosyal medya hesabı ve internet içeriği hakkında erişimin engellenmesine hükmetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Karar Siber Güvenlik Başkanlığına Bildirildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mahkeme tarafından verilen kararın uygulanması amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığına bildirildiği öğrenildi. Erişim engeli kararının, soruşturma kapsamında belirlenen sosyal medya hesapları ve internet içeriklerini kapsadığı belirtildi.</span></p><p><strong>TÜRKGÜN</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sakaryadan-gelecege-bir-milletin-emaneti-26372d98e22c9-257a-47c5-981b-0b88dc39e39b2026-09-13T07:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>13 Eylül 1921…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Takvimler bugün, yalnızca bir tarihin yaprağını çevirmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün,&nbsp;<strong>bir milletin kaderinin değiştiği günü</strong>&nbsp;hatırlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Ağustos'ta başlayan ve 13 Eylül'de sona eren,&nbsp;<strong>22 gün 22 gece</strong>&nbsp;süren Sakarya Meydan Muharebesi'ni…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'nın Polatlı'sında, Sakarya Nehri'nin doğusundaki o topraklarda; vatanın kaderi yeniden yazıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">O günlerde Anadolu'nun üzerinde yalnızca savaşın dumanı yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milletin var olma iradesi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarafta işgalin karanlığı, diğer tarafta bağımsızlığın ışığı…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve o ışığın önünde, canından başka verecek hiçbir şeyi kalmamış ama&nbsp;<strong>vatanından vazgeçmeyecek kadar büyük bir yüreğe sahip</strong>&nbsp;Mehmetçik vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya, sıradan bir askerî mücadele değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O cephede yalnızca ordular çarpışmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ümit ile ümitsizlik, teslimiyet ile direniş, esaret ile istiklal çarpıştı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cephe hattı daraldıkça vatanın anlamı büyüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toprak kaybedildikçe mücadele daha da sertleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve işte o günlerde Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tarihe kazınan emri yankılandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu söz, yalnızca bir savaş emri değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milletin vatan anlayışının tarifiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü savunulacak bir tek şehir yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunulacak&nbsp;<strong>bütün vatandı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve o vatanın her karışında bir milletin namusu, hürriyeti ve geleceği vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'nın bedeli ağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok ağır…</span></p><p><span style="font-size:18px">Nice subayımız, nice Mehmetçiğimiz, nice gencecik vatan evladımız o topraklarda son nefesini verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden Sakarya'ya tarihte&nbsp;<strong>“Subaylar Muharebesi”</strong>&nbsp;denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü cephede yalnızca askerler değil, ordunun yetişmiş kadroları da ağır kayıplar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok evin kapısı o günlerde bir daha açılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok anne evladının yolunu bekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok eş, bir daha dönmeyecek bir askerin ardından gözyaşı döktü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok çocuk, babasının yüzünü bir daha göremedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat onlar biliyordu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bazı hayatlar yaşanmak için değil, bir millet yaşasın diye feda edilir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün onların isimlerini tek tek bilmiyor olabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama onların sayesinde bugün buradayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onların kanıyla sulanan bu topraklarda konuşuyor, düşünüyor, üretiyor, hayal kuruyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu vatan, bize miras değil; emanettir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'da kazanılan zafer, düşmanın Anadolu'nun içlerine doğru ilerleyişini durdurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunan ordusu Sakarya Nehri'nin batısına çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu büyük askerî başarının ardından diplomasi sahasında da önemli gelişmeler yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kars Antlaşması ve Ankara Antlaşması ile Millî Mücadele'nin uluslararası alandaki kazanımları güçlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">19 Eylül 1921'de ise Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa'ya&nbsp;<strong>Mareşal rütbesini ve Gazi unvanını</strong>&nbsp;verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat Sakarya'nın asıl büyüklüğü, bir rütbeye sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir madalyaya sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarih kitabının birkaç sayfasına hiç sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Sakarya bize şunu öğretir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir millet, en zor zamanında bile ayağa kalkabilir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki inancını kaybetmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki bağımsızlığından vazgeçmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki birbirine omuz versin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan 105 yıl geçmişken Sakarya'ya yalnızca geçmişin bir zaferi olarak bakamayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Sakarya'nın bize söyleyecekleri hâlâ var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünün gençlerine…</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarının çocuklarına…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu ülkenin geleceğini taşıyacak bütün nesillere…</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya diyor ki:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Size bırakılan vatanın kıymetini bilin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilimin peşinden gidin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akla ve eğitime sarılın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok çalışın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletten ayrılmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kul hakkından sakının.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birbirinizi farklılıklarınız üzerinden değil, aynı milletin evlatları olduğunuz gerçeği üzerinden değerlendirin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bir milletin geleceği yalnızca sınırlarını korumakla değil,&nbsp;<strong>o sınırların içerisinde nasıl bir ülke inşa ettiğiyle</strong>&nbsp;belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'nın Mehmetçiği vatanı cephede savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünün gençleri ise bu vatanı;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimle, teknolojiyle, eğitimle, üretimle, sanatla, ahlakla, adaletle ve liyakatle</strong>&nbsp;geleceğe taşımalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü çağ değişmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mücadele biçimleri değişmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bir milletin geleceğine karşı sorumluluğu değişmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Sakarya'nın topraklarına baktığımızda belki sessizlik görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama o sessizliğin altında bir milletin çığlığı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki tarlalar görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama o toprakların altında binlerce kahramanın hatırası vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki yalnızca bir nehir görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama Sakarya Nehri, üzerinden geçen bir asra rağmen bize hâlâ aynı şeyi fısıldar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Unutma…”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bu vatan kolay kazanılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bağımsızlık bedelsiz gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bugün üzerinde yürüdüğün topraklarda, senden önce yürüyenlerin ayak izleri kadar&nbsp;<strong>şehitlerimizin hatırası</strong>&nbsp;vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve unutma ki gelecek nesillere bırakacağın ülke, senin bu emanete ne kadar sahip çıktığının göstergesi olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Sakarya Meydan Muharebesi'nde ve Millî Mücadele'nin bütün cephelerinde vatan uğruna mücadele eden kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adlarını bildiklerimizi de…</span></p><p><span style="font-size:18px">Adlarını hiç öğrenemeyecek olduklarımızı da…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezarlarının başında bir bayrak dalgalananları da…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezarlarının nerede olduğunu bile bilmediklerimizi de…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu milletin bağımsızlığı için toprağa düşen bütün şehitlerimizi…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Allah rahmet eylesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhları şad, mekânları cennet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bugün gençlere bir sözümüz olsun:</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizler, onların devamısınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size bırakılan yalnızca bir toprak parçası değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size bırakılan;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>bir bayrak,<br />bir vatan,<br />bir Cumhuriyet,<br />bir bağımsızlık iradesi<br />ve büyük bir tarihî sorumluluktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">O emaneti yalnızca korumayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha ileriye taşıyın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü şehitlerin bize bıraktığı en güzel cevap, yalnızca geçmişi hatırlamak değil;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çünkü şehitlerimizin bize&nbsp;bıraktığı en büyük&nbsp;miras, yalnızca geçmişi&nbsp;hatırlamak değil; onların&nbsp;canlarıyla koruduğu bu&nbsp;vatanı, akılla, bilimle, ahlakla ve emekle&nbsp;geleceğe taşımaktır.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah devlete ve millete zeval vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-turkiyenin-gelecegine-isaret-etti-mhpnin-birinci-parti-oldugu-bir-turkiyeye-ihtiyac-var-26371f7598591-5293-4a0a-ab6a-5971e98403af2026-09-12T20:43:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var

MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Sayın Celal Adan, Türkiye’nin yeni dönem hedefleri ve siyasi geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUĞU BİR TÜRKİYE'YE İHTİYAÇ VAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Celal Adan, “Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP'nin birinci parti olduğu bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afd-zaferi-sonrasi-merkel-ve-gaucktan-kritik-uyari-26370ac9e00b7-cfc6-40f5-9b75-e4c205d7fe2e2026-09-12T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı

AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın eski Cumhurbaşkanı Jaochim Gauck ile eski Başbakanı Angela Merkel, özgürlükçü Anayasal düzen ile hukuk devletini savunma ve demokrasi için mücadele etme çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck ve Merkel'in bu çağrısı, aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD), eski Doğu Almanya eyaleti Saksonya-Anhalt'taki seçim zaferinin ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem Gauck hem de Merkel, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesinden önce Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde yaşamış isimler. Ve her ikisi de, AfD'nin seçim galibiyetinin yol açtığı siyasi depremin sarsıntıları sürerken, eski Doğu Almanya kentlerinde düzenlenen konferanslara katılarak, son siyasi gelişmelere ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck: Aşırı sağın gelecek vadeden bir modeli yok<br />Almanya'nın 86 yaşındaki eski Cumhurbaşkanı Gauck, doğduğu kent olan Rostock'ta düzenlenen konferansta, Doğu Almanya toplumunda derin bir bölünme olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın birleşmesi sonrasında Doğu Almanların çoğunluğunun değişime, yeni imkânlara ve bunun getirdiği zorluklara "evet" dediğini, girişimci, siyasetçi ya da sendikacı olarak kendilerini aktif şekilde ortaya koyduklarını anlatan Joachim Gauck, yönünü tamamen kaybetmiş çok büyük toplumsal kesimlerin de oluştuğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Cumhurbaşkanı, "Yenilikçi, olumlu düşünen insanlar ile zorluklar yaşayanlar ve açık topluma yabancılaşanlar arasında derin bir uçurum var" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşletmelerin kapanması, insanların konumlarını kaybetmesi ve biyografilerine yeterince anlayış ve takdir gösterilmemesi nedeniyle yeniden birleşme sürecinin Doğu Almanya'da birçok kişinin kendini güvensiz hissetmesine yol açtığını aktaran Joachim Gauck, "Biz Doğu'da tamamen bölünmüş durumdayız" gözlemini paylaştı, "Bunu Saksonya-Anhalt seçim sonucunda da görüyoruz" yorumunu yaptı.<br />Dünyanın her yerinde aşırı sağcı partilerin "o kadar yabancının olmadığı, değişimin olmadığı ve kültürel çeşitliliğin olmadığı eski günlere dönme vaadiyle başarılı olduklarına" dikkat çeken Joachim Gauck, "Ancak onların sahip olmadığı şey, gelecek vadeden modeldir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kolayca takas etmek isteyeceğimiz kazanımlar"<br />Buna karşın Almanya Federal Cumhuriyeti'nde, DDR'den farklı olarak birçok kazanıma sahip olunduğuna vurgu yapan eski Cumhurbaşkanı, özgür seçimleri, düşünce ve ifade özgürlüğünü, bağımsız yargı ve komşu ülkelerle barışı, bu kazanımlar arasında sıralayarak şu çağrıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu yüzden savunmamız gereken bir şey var: Dışa açık, özgürlükçü toplum ve hukuk devleti. Bunlar öyle kolayca takas etmek isteyeceğimiz sıradan şeyler değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel: Bedavaya yemek yok, demokrasiyi savunmalısınız<br />Almanya'yı 16 yıl boyunca yöneten eski Başbakanı Angela Merkel ise Mecklenburg-Vorpommern'deki Usedom Adası'nda, "Özgürlük" başlığını taşıyan kitabından bölümler okuduğu bir etkinlikte konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel aynı zamanda uzun yıllar boyunca Hristiyan Demokratların (CDU) lideriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşması esnasında, özgürlük ve demokrasi için mücadele etme çağrısı yapan Merkel, "Öyle bedavaya yemek diye bir şey yok. Hiçbir şey bedavaya gelmez" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kitabında, "Günümüzde, eşi benzeri görülmemiş boyutta doğrulara yalan, yalanlara doğru denildiğini ve bunun demokrasilerde lider konumundaki kişiler tarafından istismar edildiğine" vurgu yaptığını anımsatan Merkel, gerçek özgürlüğün, salt kişinin kendi çıkarıyla ilgili olmadığını, itidal ve vicdanın rehberliğinde şekillendiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özgürlüğümüzü, onu tehdit edenlere karşı savunmalıyız"<br />"Özgürlük demokratik koşullar gerektirir, demokrasi olmadan özgürlük olmaz" diyen Angela Merkel, dinleyicilere şu sözlerle seslendi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özgürlük içinde yaşamak istiyorsak, demokrasimizi onu tehdit edenlere karşı savunmalıyız. Bunu ancak kendimiz ve birbirimiz için, birlikte çalışırsak, kolektif olarak kendimizi ortaya koyarsak başarabiliriz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel'den siyasi partilere uyarı<br />Bu arada Merkel, siyasi partileri de uyardı. AfD'nin iktidara gelmesini engellemeye çalışırken, temel ilkelerden vazgeçilmemesi gerektiğini söyleyen eski Başbakan, bu temel ilkeleri Avrupa'da birlik, serbest dolaşım ve insanlık onurunun korunması olarak sıraladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD'nin ne kadar güçleneceğinde demokratik partilerin belirleyeci olacağını söyleyen Merkel, "Şundan eminim: Eğer bu partiler AfD'yi, sürekli onların gündemini tartışarak kontrol altında tutabileceğini varsayıyorlarsa, yani mevcut sorunlara somut çözümler sunmak yerine söylem olarak onu gölgede bırakmaya çalışırlarsa, başarısız olacaklardır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel'in konuşmasını yaptığı Mecklenburg-Vorpommern'de ve ayrıca Berlin'de 20 Eylül'de eyalet seçimleri yapılacak. Anketler, AfD'nin Saksonya-Anhalt’tan sonra Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de yüksek oy alacağına işaret ediyor.</span></p><p>dpa / DA,MUK<br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/afd-zaferi-sonras%C4%B1-merkel-ve-gaucktan-kritik-uyar%C4%B1/a-79239443</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dijital veri ahtapotları: Kişisel veriler nasıl satılıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dijital-veri-ahtapotlari-kisisel-veriler-nasil-satiliyor-263690bb22c59-3bc7-4929-8398-c6f1996353de2026-09-12T11:55:00+03:00HABER MERKEZİ Dijital veri ahtapotları: Kişisel veriler nasıl satılıyor?

Dijital veri ahtapotları: Kişisel veriler nasıl satılıyor?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her insanın sırları vardır. Öyle herkese anlatmayacağı şeyler. Belki flört uygulamasına anlattıkları hariç. Nasıl bir partner aradığı, hangi yerlere gitmeyi sevdiği, hatta cinsel tercihleri ya da sağlık durumunun nasıl olduğu gibi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında bu bilgiler, uygulamanın kullanıcıya kendisiyle aynı düşünce ve beklentilere sahip kişileri bulmasında yardımcı olması için veriliyor. Ancak bu kişisel bilgilerin başka şirketlere de satılması, kullanıcıların pek de çıkarına değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte LGBTQ+ topluluğuna yönelik flört uygulaması Grindr'da tam da bunun yaşandığı öne sürülüyor. İngiltere'de yaklaşık 12 bin kullanıcı, son derece hassas kişisel bilgilerin reklam müşterilerine aktarıldığı gerekçesiyle şirkete dava açtı. Bazı vakalarda kullanıcıların HIV durumunun bile paylaşıldığı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuk mücadelesi bu haftanın başında toplam 26 milyon sterlinlik bir uzlaşmayla sona erdi. Ancak Grindr herhangi bir sorumluluğu kabul etmiyor. Şirket resmen suçunu kabul etmiş değil ve hakkında verilmiş bir mahkûmiyet kararı da bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu son vaka aslında pek çok örnekten yalnızca biri ve daha büyük bir soruyu gündeme getiriyor: Her gün uygulamalara bıraktığımız bilgilere aslında ne oluyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabul ediyoruz ama neyi?<br />Biz kullanıcılar için bir uygulama öncelikle faydalı bir ürün. Ancak arka planda çoğu zaman bulut hizmetleri, analiz araçları, reklam ağları ve başka hizmet sağlayıcılar da bulunuyor. Bunlar verileri depoluyor, aktarıyor, birbirleriyle ilişkilendiriyor ve analiz ediyor; üstelik çoğu zaman bizim çıkarımıza olmayacak şekilde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital politika uzmanı Jan Penfrat'a göre pek çok büyük teknoloji şirketi, "hangi verilerin cihazlarımızda hangi aktör tarafından, hangi amaçla toplandığının kullanıcılar ve denetim makamları tarafından anlaşılmasını mümkün olduğunca zorlaştırmak" istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Penfrat, dijital ortamda temel hak ve özgürlükleri savunan Avrupa çapındaki STK ve uzman ağı Avrupa Dijital Haklar'da (EDRi) görev yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkesin bildiği bir durum: Örneğin bir mesajlaşma uygulamasını hızla kuruyoruz ve kişisel verilerin kullanılmasına izin verilip verilmediği sorulduğunda çoğu kullanıcı doğrudan 'evet' seçeneğine tıklayıp geçiyor. Sayfalarca veri koruma koşullarını kimse okumuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel sohbetlerdeki fotoğraflar<br />Ancak şeytan ayrıntıda gizli. Örneğin WhatsApp kurulurken akıllı telefondaki kişilere erişiyor. Bu sırada WhatsApp kullanmayan ve iletişim bilgilerinin paylaşılmasına hiçbir zaman izin vermemiş kişilerin telefon numaraları da şirketin sunucularına aktarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesajlaşma platformu Discord ise kullanıcıların, buna açıkça itiraz etmedikleri sürece, özel sohbetlerde gönderdikleri metin mesajlarını, fotoğrafları ve bağlantıları dahi topluyor. Discord, yıllarca süren şikâyetlerin ardından ancak Mayıs 2026'da ses ve video kayıtları için en azından şifreleme uygulamasına geçti. Bunun gibi sayısız örnek var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir şirket ne kadar büyük ve birbirine bağlı hizmetlere sahipse mesele de tek tek veri noktalarından ziyade örüntülere dönüşüyor. Google buna örnek. Penfrat, "Google dijital hayatımızın çok farklı alanlarını kontrol ediyor ve neredeyse her katmana veri toplama ve gözetim mekanizmaları yerleştirmiş durumda" diyor.<br />Konum ve takvim bilgilerine erişim<br />Penfrat, süreci şöyle özekliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu, Google'ın kendi telefonlarını üretmesiyle, yani donanımla başlıyor. Ardından Android işletim sistemi geliyor. Android'de her cihazı kullanım ömrü boyunca tek tek tanımlayan sabit ve kişiye özgü bir reklam kimliği daha baştan sisteme entegre edilmiş durumda."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna Google'ın kendi işlettiği ve çoğu zaman cihazlara önceden yüklenmiş uygulamalar da ekleniyor: Gmail, adres defteri, kişiler, takvim ve tabii Google Maps. Penfrat, Google Maps'te "insanların bulundukları yerlerin dakika dakika kaydedilebildiğini" belirterek "Bunların hepsi devasa bir profilde birleşiyor" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Google gibi şirketler bu veriler temelinde "targeting", yani hedefli reklam ürünleri sunuyor. Penfrat bunu şöyle açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Örneğin bir otomobil ya da giyim üreticisi, 'Şu ve şu hedef gruplara ulaşmak istiyorum ve reklamım Google aramalarında, Gmail'de ya da Google reklamlarının yer aldığı yüz milyonlarca üçüncü taraf internet sitesinden herhangi birinde gösterilsin' diyebiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Profil verilerini haraç mezat satmak"<br />Üstelik Google bu alandaki sayısız sağlayıcıdan yalnızca biri. Penfrat, "Bu, insanların kişisel profil verilerinin haraç mezat satıldığı, küresel ölçekte milyarlarca dolarlık devasa bir pazar" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu profiller iki tür veriden besleniyor. Birincisi, her kullanıcının profiline bilgi yazarak ya da özel fotoğraflar yükleyerek gönüllü biçimde paylaştığı veriler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak buna bir de pek çok büyük teknoloji şirketinin yıllar önce başlayarak elindeki verilerden hareketle kullanıcılar hakkında yaptığı çıkarımlar ekleniyor. Jan Penfrat şöyle açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Konum verilerime erişebiliyor ve geceleri genellikle nerede bulunduğumu biliyorlarsa, 'Burası onun ev adresi' sonucuna varabiliyorlar. Bu adres örneğin çok zengin bir semtteyse hemen gelirim hakkında varsayımda bulunabiliyorlar. 'Bakın, konum bilgisini açık bırakıyor ve düzenli olarak bir gay kulübüne gidiyor' derlerse, muhtemelen LGBTQ+ topluluğuna mensup olduğum sonucuna varıyorlar. Ve bunların tümü doğrudan profile ekleniyor."<br />Avrupa'da katı kurallar<br />Oysa Avrupa Birliği (AB) halihazırda dünyanın en sıkı veri koruma düzenlemelerinden bazılarına sahip. Genel Veri Koruma Tüzüğü'nün (GDPR) kişisel verileri ve insanların özel hayatını koruması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital Piyasalar Yasası ve Dijital Hizmetler Yasası gibi diğer AB düzenlemeleri ise büyük teknoloji şirketlerinin işletmeler ve kullanıcılar karşısındaki güçlerini kötüye kullanmalarını engellemeyi hedefliyor. ABD'li şirketler de Avrupa'daki insanlara hizmet sunuyorsa ya da onların davranışlarını takip ediyorsa bu yasalara uymak zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim AB Komisyonu da düzenlemeleri ihlal ettikleri gerekçesiyle şirketlere defalarca para cezası verdi. Örneğin 2025'te Apple'a 500 milyon euro, Facebook'un çatı şirketi Meta'ya ise 200 milyon euro ceza kesildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Google da bu yıl toplam 890 milyon euro para cezası ödemek zorunda kaldı. İlk bakışta yüksek bir tutar. Ancak Google'ın çatı şirketi Alphabet'in 2025'te yaklaşık 117 milyar euro net kâr elde ettiği düşünüldüğünde rakam hızla farklı bir anlam kazanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Penfrat, "Google ya da Amazon gibi şirketler bu miktarları birkaç gün içinde kazanıyor. Bunları bütçelerinde öylece gider olarak yazıp geçiyorlar" diyor.<br />ABD'nin bulut hizmetlerine bağımlılık<br />Dolayısıyla AB'nin gerçekten etkili bir denetim kurması o kadar kolay değil. Teknoloji devleri küresel altyapılara, muazzam mali kaynaklara ve karmaşık iş modellerine sahip. Avrupa'daki makamların öncelikle bu yapıları çözmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna Avrupa'nın kendi bağımlılığı da ekleniyor: Bulut hizmetleri, işletim sistemleri, platformlar ve giderek artan ölçüde yapay zeka altyapısı, en azından şimdilik, büyük ölçüde ABD'li şirketler tarafından sağlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Penfrat bu nedenle Brüksel'de şirketlere karşı daha sert davranılması ve Avrupa'daki veri koruma kurumlarına daha fazla kaynak sağlanması konusunda siyasi irade eksikliği bulunduğunu da düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki tüketiciler ne yapabilir? Jan Penfrat iki temel kural sıralıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birincisi, kendime her zaman şu soruyu sormak: İş modeli ne? Burada para nasıl kazanılıyor? Bunun için geçerli altın bir söz var: 'Ben ödeme yapmıyorsam, ürün benim.'"</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital politika uzmanı Penfrat, diğer yandan her zaman daha güvenilir alternatiflere bakmak gerektiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Etik ilkelere uygun, veri üzerinde kullanıcı egemenliğini esas alan telefonlar üreten akıllı telefon üreticileri var. Üstelik bu telefonlar günlük hayatta kullandığımız uygulamalarla da uyumlu. Hatta kullanabileceğimiz, veri korumasını daha fazla gözeten sosyal ağlar bile var" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Penfrat sözlerini "Ancak sonuçta daha güçlü düzenlemelere ve çok sayıda şirketin bu hukuk ihlallerine karşı daha fazla siyasi cesarete ihtiyacımız olduğu gerçeğini değiştiremeyiz. Çünkü burada insanlığın bugüne kadar gördüğü en büyük ve en güçlü şirketlerle mücadele etmek zorundayız. Ve ne yazık ki bu şirketler bizim tarafımızda değil" diye sürdürüyor.&nbsp;</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/dijital-veri-ahtapotlar%C4%B1-ki%C5%9Fisel-veriler-nas%C4%B1l-sat%C4%B1l%C4%B1yor/a-79215067</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-esitsizlik-servetin-yuzde-35i-en-zenginlerin-263681b4ec2af-8f59-43cd-8bc0-5982c29914e42026-09-12T10:52:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin

Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Surya Deva tarafından hazırlanan bir raporda Almanya'daki sosyo-ekonomik eşitsizliğe dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunulacak bu raporda, Almanya'da özellikle de engelliler, göçmenler, mülteciler ve kadınlar açısından eşitsizlikler olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümetine bu sorunla mücadele konusunda daha fazla çaba gösterme çağrısında bulunan Deva, raporunda "Ekonomik eşitsizlik Almanya'da büyük bir sorun" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"2010'dan beri gelir ve servet eşitsizliği arttı. Bu da özellikle alt orta sınıfta sosyal güvensizliğin artmasına neden oldu" diye ekleyen BM raportörü bu durumun en çok kadınlar, çocuklar, göçmenler, Doğu Almanyalılar, Ruhr bölgesinde yaşayanlar ve engellileri etkilediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümetine çağrılar<br />Uygun fiyatlı çocuk bakımı, kadın sığınma evleri ve eskiyen altyapının yenilenmesi için daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunan Deva, miras vergisi yoluyla varlıklılardan daha da fazla vergi alınması gibi öneriler de sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da kadınların erkeklerden ortalama yüzde 16 daha az kazandığını hatırlatan BM raportörü, cinsiyetler arasındaki bu ücret farkının neredeyse diğer tüm Batılı sanayileşmiş ülkelerdekinden fazla olduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporda öte yandan hükümetin altyapı ve iklim nötrlüğü için ayırdığı 500 milyar euroluk özel fondan övgüyle bahsedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">5 bin kişinin en az 100 milyon doları var<br />ABD merkezli danışmanlık firması Boston Consulting Group'un (BCG) tahminlerine göre, Almanya'da 2025 yılında 100 milyon doların üzerinde finansal varlığı bulunan kişi sayısı yaklaşık 5 bindi. Bu sayı, 2024'le kıyaslandığında geçen yıl bin 100 kişilik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da nüfusun en zengin yüzde 1'lik kesiminin toplam servetin yaklaşık yüzde 35'ine sahip olması da ülkedeki ekonomik eşitsizliği gözler önüne seriyor.</span></p><p>DW,dpa/CÖ,SÖ</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-e%C5%9Fitsizlik-servetin-y%C3%BCzde-35i-en-zenginlerin/a-79243348</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-genclere-vasiyetim-biz-yasadik-siz-yasamayin-26367838e7169-1f17-4cc3-99de-82ac72bfbcd02026-09-12T08:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün 12 Eylül…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Takvimde sıradan bir gün gibi görünen bu tarih, benim için bir ömrün en acı sayfalarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan 65 yaşına gelince geriye dönüp hayatına daha başka bakıyor. Gençlikte uzun zannettiğimiz ömür, meğer göz açıp kapayıncaya kadar geçiyormuş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün dönüp baktığımda, ömrümün baharını görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lise çağlarında başlayan ülkücü mücadeleyi…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak başkanlığını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatan, millet ve devlet sevgisiyle geçen gençlik yıllarını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve ardından gelen o karanlık günleri…</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül'ü…</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerini…</span></p><p><span style="font-size:18px">Demir parmaklıkların ardında geçen&nbsp;<strong>yedi yılı…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yedi yıl…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir insanın hayatında ne demektir bilir misiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çocuğun büyümesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gencin delikanlılıktan olgunluğa geçmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir annenin evladını beklerken yaşlanmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir babanın saçlarına ak düşmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ömrün en güzel yıllarının geri gelmemek üzere geçip gitmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben o yedi yılı yaşadım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçsuz olduğumuz kanaatiyle, yıllar sonra özgürlüğümüze kavuştuk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama özgürlük geldiğinde gençliğimiz gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Giden yıllar geri dönmedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O günlerde hepimiz gençtik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben ülkücüydüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karşımızda devrimci gençler vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bize birbirimizi düşman olarak gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı memleketin çocuklarını karşı karşıya getirdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">O günlerde bunu bütün çıplaklığıyla göremedik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü gençtik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öfkeliydik.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnandığımız fikirler uğruna mücadele ediyorduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yıllar sonra, aynı acıların içinden geçmiş insanlar olarak şunu daha iyi anladık:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz birbirimizin düşmanı değildik.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz aynı ülkenin çocuklarıydık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı toprağın üzerinde büyümüştük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı gökyüzünün altında yaşıyorduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimizin annesi, babası, kardeşi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimizin hayalleri vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve sonunda kaybeden yalnızca ülkücüler veya devrimciler olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye kaybetti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin gençliği kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aileler kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet zarar gördü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millet perişan oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün size neden bunları anlatıyorum?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bazı şeyler unutulursa yeniden yaşanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benim gençliğim geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrümün baharından çalınan yedi yıl geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat sizlerin gençliği henüz önünüzde.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden size kızgınlıkla değil,&nbsp;<strong>tecrübeyle</strong>&nbsp;sesleniyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın birbirinize düşman olmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın size “öteki” diye gösterilen insanı hemen düşman kabul etmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın sosyal medyada gördüğünüz her görüntüye, duyduğunuz her söze inanmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizi öfkelendirmek isteyenlere karşı aklınızı kullanın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizi birbirinize kırdırmak isteyenlere karşı uyanık olun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bugün kavga yalnızca sokakta çıkarılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazen bir telefon ekranından çıkarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir paylaşım, bir yalan, bir provokasyon, bir kışkırtma binlerce insanın öfkesini harekete geçirebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknoloji değişti ama insanları birbirine düşürmenin yöntemi değişmedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ben hâlâ ülkücüyüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu özellikle söylüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben ülkücüyüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kimliğimden hiçbir zaman utanmadım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatanımı sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimi sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimi sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin geleceği için mücadele ettim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yaşadıklarım bana bir şeyi daha öğretti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan sevgisi, başka vatan evlatlarından nefret etmek değildir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkücülük benim için hiçbir zaman kin ve düşmanlık olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkücülük;</span></p><p><span style="font-size:18px">vatanı sevmektir,</span></p><p><span style="font-size:18px">milleti sevmektir,</span></p><p><span style="font-size:18px">devlete sahip çıkmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">haksızlığa karşı durmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">adaleti savunmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">gerektiğinde kendi nefsinden vazgeçebilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bütün bunların yanında&nbsp;<strong>insanı sevmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün geçmişte karşı karşıya geldiğimiz devrimci kardeşlerimize baktığımda da aynı şeyi düşünüyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar da bu ülkenin çocuklarıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz de bu ülkenin çocuklarıydık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keşke o günlerde bunu daha iyi anlayabilseydik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletimize sahip çıkalım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin güçlü bir devlete ihtiyacı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama güçlü devlet yalnızca güçlü ordudan, güçlü güvenlikten veya güçlü otoriteden ibaret değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçlü devlet; adaleti güçlü olan devlettir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşının hukukuna güvenebildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerinin geleceğe umutla bakabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışanın emeğinin karşılığını alabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısında hakkını arayan insanın kendisini çaresiz hissetmediği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı düşünen insanların korkmadan konuşabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası vatandaşının devletine güvendiği devlet güçlüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizi sevelim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama devleti güçlü kılanın&nbsp;<strong>hukuk, adalet, liyakat ve milletin devlete duyduğu güven</strong>&nbsp;olduğunu da unutmayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiye sahip çıkın</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben demokrasinin kıymetini kitaplardan öğrenmedim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatın içinden öğrendim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgürlüğün ne demek olduğunu özgürlüğüm elimden alındığında anladım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun ne kadar önemli olduğunu hukukun dışında kaldığımız günlerde anladım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle gençlere en büyük vasiyetlerimden biri şudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiye sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin gibi düşünmeyen insanın da konuşma hakkını savunun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin sevmediğiniz insanın da hukukunu koruyun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandığa, milli iradeye, hukuka ve temel haklara sahip çıkın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü demokrasi herkesin aynı düşünmesi değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasi, farklı düşüncelerin kavga etmeden bir arada yaşayabilmesidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye üzerinde oyunlar mı var?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette Türkiye'nin zayıflamasını isteyenler olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışarıdan hesap yapanlar olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçeriden fırsat kollayanlar olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin ekonomik, siyasi veya toplumsal sorunlarından yararlanmak isteyenler çıkabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama burada çok önemli bir gerçeği unutmayalım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizi bizden başka kimse bölemez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birileri bizi birbirimize düşürmeye çalışabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat biz aklımızı kullanırsak, kardeşliğimizi korursak, hukuka ve demokrasiye sahip çıkarsak, hiçbir provokasyon bizi kolay kolay teslim alamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin en büyük gücü tankı, tüfeği veya ekonomisi kadar&nbsp;<strong>milletinin birlik ve beraberliğidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere son sözüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artık hayatın ne kadar hızlı geçtiğini biliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir zamanlar gençtik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geleceğin hiç bitmeyeceğini zannederdik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün aynaya baktığımda o genç adamı arıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerimin içinde hâlâ onu görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama saçlarıma düşen aklar bana başka bir şey söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ömür geçti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Benim gençliğim geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevinde geçen yedi yılım geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaybettiğim yılları geri alamam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yaşadıklarımı bir nasihate dönüştürebilirim.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte size vasiyetim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birbirinize düşman olmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatanınızı sevin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletinizi sevin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletinizi koruyun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bayrağınıza sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiyi ve hukuku savunun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Farklı düşünene tahammül edin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Provokasyonlara kanmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sizi birbirinize düşürmek isteyenlere fırsat vermeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve unutmayın:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede gençler birbirine düşerse, o ülkenin geleceği yara alır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede gençler birbirine sahip çıkarsa, o ülkenin geleceği aydınlık olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz ömrümüzün baharında bunun bedelini ödedik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz ödemeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz kaybettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz kazanılmış bir Türkiye'ye sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz acı çektik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz huzur içinde yaşayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz gençliğimizi kaybettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz gençliğinizi Türkiye'nin geleceğini kurmaya harcayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve ne olur…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gün siz de bizim yaşımıza geldiğinizde geriye baktığınızda:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke birbirimizle kavga etmeseydik” demeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke birbirimizi daha çok sevseydik” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke ülkemiz için daha çok çalışsaydık” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İyi ki Türkiye'ye sahip çıktık” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benim bütün dileğim budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha asla…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül'ü unutmayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama intikam için değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kin için değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düşmanlıklar üretmek için hiç değil.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ders almak için hatırlayalım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha hiçbir Türk genci, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kardeşine düşman edilmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha analar evlatlarının ardından ağlamasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha gençlerin ömrü demir parmaklıkların arkasında çürümesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha devletimiz böylesine ağır yaralar almasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha milletimiz böyle bir kardeş kavgasına sürüklenmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha 12 Eylül'ler yaşanmasın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrüm geldi, geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama hâlâ bir umudum var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizim çektiğimiz acılar, sizlerin huzuruna vesile olsun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu ülkenin gençleri, bizim bıraktığımız yerden daha güzel bir Türkiye'yi inşa etsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah bu millete bir daha böyle acılar göstermesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte hayatını kaybeden, acı çeken, haksızlığa uğrayan bütün insanlarımızı rahmetle, saygıyla ve dualarla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi görüşten olursa olsun…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü artık biliyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Acının tarafı yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gözyaşının ideolojisi yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evlat acısının siyaseti yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu vatan hepimizin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Türk milletinin birliğini, devletimizin bekasını daim eylesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha asla!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Allah devlete ve millete zeval vermesin.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-celal-adandan-12-eylul-paylasimi-26366658429f9-057c-4670-ad35-dc19cbe889e12026-09-12T08:18:00+03:00HABER MERKEZİ DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI

DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"12 Eylül 1980 ; cuntacıların Türk demokrasisine Türk milliyetçiliğine darbe vurduğu gündür. Fakat demokrasimiz yok edilememiş, milliyetçiler boyun eğmemiştir. Darbecilerin payına rezil bir hezimet düşerken; ülkücü hareket direniş ve dirilişi, şeref madalyası gibi taşımaktadır."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/maduronun-esi-kalp-rahatsizligi-gerekcesiyle-ev-hapsi-istedi-hapishanede-recete-edilen-aylik-enjeksiyonu-alamiyor-26365ff5b7c57-30a3-4f93-880e-b3fdd197d8cc2026-09-11T11:11:00+03:00HABER MERKEZİ Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor'

Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Venezuela Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Nicolas Maduro</strong>’nun eşi&nbsp;<strong>Cilia Flores</strong>,&nbsp;<strong>kalp rahatsızlığını</strong>&nbsp;gerekçe göstererek yargılama süreci öncesinde<strong>&nbsp;cezaevinden serbest bırakılarak ev hapsine alınmayı</strong>&nbsp;talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Flores’in avukatı Mark Donnelly, Flores'in hapse girdiğinden beri mitral kapak prolapsusu tedavisi için kendisine&nbsp;<strong>reçete edilen aylık enjeksiyonu alamadığını&nbsp;</strong>ifade etti. Ayrıca belgede şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cilia Adela Flores de Maduro, Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti'nin First Lady'sidir ve kalp ameliyatından sonra iyileşme sürecinde ev hapsinde yargılanmayı bekleme fırsatını hak etmektedir<br /><br />ABD’nin Venezuela’yı askeri olarak işgalinden önce, Bayan Flores de Maduro fiziksel olarak sağlıklıydı ve mitral kapak prolapsusunu kontrol altında tutmaya yardımcı olan aylık enjeksiyon dışında düzenli olarak herhangi bir ilaç kullanmıyordu. Şimdi ise dört ilaç reçete edildi, olası bir kalp krizi durumunda yanında nitrogliserin bulunduruyor ve koroner inceleme ile ameliyat öneren sürekli tıbbi tavsiyelerle mücadele ediyor</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca belgeye göre Flores,<strong>&nbsp;önemli ölçüde kilo kaybetti ve ayrıca uyku sorunları, kalp çarpıntısı&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>halüsinasyonlar&nbsp;</strong>yaşıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260911/maduronun-esi-kalp-rahatsizligi-gerekcesiyle-ev-hapsi-istedi-hapishanede-recete-edilen-aylik-1108679563.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskanligi-iletisim-baskan-yardimcisi-guclu-iletisim-anlayisini-yayginlastirmaya-devam-edecegiz-26364cf16cd6a-4cd5-4de5-b6f3-4b34d56e7cc82026-09-11T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Antalya ve Isparta’da tamamladığımız bölge eğitimleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın iletişim vizyonunu sahaya taşıyoruz. Farklı illerde sürdüreceğimiz eğitimlerle kamuda söylem birliğini ve güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogandan-yaklasan-secim-mesaji-26363847de44b-60c4-4685-befc-fdf68467bd9d2026-09-11T10:50:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı

Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de erken ya da baskın seçim tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan seçim mesajı geldi. Rize'de vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı yeniliyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bazı programlara katılmak üzere eşi Emine Erdoğan'la birlikte geldiği memleketi Rize'nin Güneysu ilçesinde Güneysu Merkez Camisi önünde kendisini bekleyen vatandaşları selamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra otobüsten hemşehrilerine seslenen Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gecemiz kutlu olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bu güzel yaz akşamında tüm bakan arkadaşlarım ve parti teşkilatımla en kalbi duygularla selamlıyorum. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Bu birlik, beraberlik içerisinde Rabb'im bizlere daha nice başarılar nasip etsin. Bu birliğinizi, beraberliğinizi daim kılsın. Sizlerden bu konuda her zaman bugüne kadar olduğu gibi aynı birlikteliği, aynı beraberliği, aynı gayreti bekliyoruz. Bu birlik ve beraberlik içerisinde önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum. Sizleri çok daha fazla bekletmeden ailelerinizle birlikte bu yaz akşamını geçirmenizi istiyorum."<br />Erdoğan ilk kez net konuştu<br />Yaşanan siyasi krizler nedeniyle erken seçim tartışmalarının uzun süredir devam ettiği Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki sessizliğini koruyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın Güneysu'daki konuşmasında bu konuda ilk kez bu kadar net ifadeler kullanması, erken seçim beklentilerini de artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin olağan takvime göre Mayıs 2028'de yapılması gerekiyor. En son Mayıs 2023'te gerçekleşen bu seçimler normal şartlarda beş yılda bir yapılıyor.</span></p><p>DW,ANKA / CÖ,ET<br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fandan-yakla%C5%9Fan-se%C3%A7im-mesaj%C4%B1/a-79223240</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ezgi-apartmani-davasinda-karar-aciklandi-263626ba681f4-badb-44ce-9d82-ac46a45518a02026-09-11T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı

Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8 yıl, fenni mesul Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek her iki kişinin tahliyesine hükmetti. Sanıklardan üç kişi beraat ederken beş kamu görevlisine ise 4'er yıl 5'er ay hapis cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucunda, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları beyanda bulundu. Cumhuriyet Savcısı da esasa ilişkin görüşünü tekrarladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu gözyaşları eşliğinde karara tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama", müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesinde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Yargılama sürecinde müteahhit Aktaş yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde esasa ilişkin görüşünü açıklamış, sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme, olası kastla nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", yedi kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA / ET</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/ezgi-apartman%C4%B1-davas%C4%B1nda-karar-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1/a-79223001</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-6-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-263615b1eb18c-21ea-40a9-8138-972b449cc7f52026-09-11T10:27:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eşgüdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gidildiğini belirtti.<br />'Sır perdelerini kaldırdık'<br />“Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır!” diyen Bakan Gürlek şu açıklamayı yaptı:<br />"Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesini kaldırdık.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bursa/Mustafakemalpaşa’da, 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada; olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Şüpheli Erkan Edincik, “ihmali davranışla kasten öldürme” suçundan tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Diyarbakır/Bismil’de, 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıldır kimliği dahi belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. Dosyanın yeniden açılmasının ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.<br />&nbsp;İzmir/Torbalı’da, 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla vurularak hayatını kaybeden Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu 8 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonda şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Muş/Hasköy’de, 2011 yılında silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında 1988 yılına uzanan husumet ve olayın öncesi ile sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konuldu. Olayla bağlantılı şüphelilere yönelik operasyonlarda 11 kişi yakalanarak gözaltına alındı; diğer şüphelilere yönelik adli işlemler devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nevşehir/Ürgüp’te, 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası yeniden ele alındı. 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı; 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlemler başlatıldı.<br />Siirt/Baykan’da, 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandı; dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi. Soruşturma sonucu eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dosyaların aydınlatılması için büyük bir özveriyle çalışan Bursa-Mustafakemalpaşa, Diyarbakır-Bismil, İzmir-Torbalı, Muş, Nevşehir-Ürgüp ve Siirt-Baykan Cumhuriyet başsavcılıklarımıza; il ve ilçe jandarma teşkilatlarımızın görevli birimlerine, JASAT ekiplerimize, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!"</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/gundem/bakan-gurlek-duyurdu-6-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi/398750</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-vekil-sayisi-dusmeli-ayricaliklar-kalkmali-263607610ef29-605a-4af1-99c3-a5608e8b05302026-09-11T10:18:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde siyasi arena farklı yol alıyor. Ama devletin, milletin, ülkenin çıkarı için siyaset kurumunda yenilikler lazım. Yeni bir yapılanma lazım. Bu günün Türkiye’sinde 600 vekile ihtiyaç yok. TBMM çatısı eski çatı değil. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bu kadar vekile ihtiyaç yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin yönetim mekanizmalarında ve siyaset kurumunda tasarruf, liyakat ve adalet ilkelerini merkeze alan kapsamlı bir yapısal dönüşüm, ülkenin geleceği için hayati bir zarurettir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte devlet mimarisinin yetki ve sorumluluk alanları kökten değişmiş, ancak bu değişime uyumlu bir kamusal sadeleşme henüz hayata geçirilmemiştir. Milletin menfaatlerini ve devletin kaynaklarını korumak adına atılması gereken acil adımlar var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM Yapısının Sadeleştirilmesi ve Vekil Sayısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">81 vilayetin bulunduğu Türkiye’de, Meclis'teki 600 milletvekili sayısı günümüz şartlarında aşırı bir yük oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni sistemde yasama ve yürütmenin net bir şekilde ayrışması, Meclis'in üzerindeki denetim ve yasa yapma yükünü rasyonelleştirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vekil sayısı, illerin nüfus yoğunluğu, coğrafi ve stratejik konumları adil bir formülle yeniden gözetilerek&nbsp;<strong>150 ila 200 Aralığına</strong>&nbsp;düşürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu küçülme, hem Meclis çalışmalarının niteliğini artıracak hem de bütçede ciddi bir tasarruf sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletvekilliğinin Statüsü ve Ayrıcalıkların Sonu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilliği geçici bir kamu hizmeti görevidir; asla ömür boyu sürecek ticari, mesleki veya mali bir ayrıcalık kapısı olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emekli milletvekilliği</strong>&nbsp;uygulamasına son verilmeli, vekiller diğer vatandaşlar gibi kendi prim günleri ve standart emeklilik rejimleri üzerinden emekli edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trafikte üstünlük sağlayan&nbsp;<strong>Çakarlı araç</strong>&nbsp;ve benzeri imtiyazlar tamamen kaldırılmalı, siyasetçi ile vatandaş arasındaki her türlü yapay mesafe sıfırlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuda Makam Aracı ve Kaynak İsrafının Önlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece merkezi yönetimde değil; illerde, ilçelerde ve belediyelerde bütçeyi delik deşik eden&nbsp;<strong>makam ve kiralık hizmet aracı saltanatına</strong>&nbsp;kesinlikle son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl müdürleri, şube müdürleri, belediye başkan yardımcılıkları ve daire başkanlıkları nezdinde "hizmet aracı" kisvesi altında kiralanan binlerce araç, kamu sırtında ağır bir külfettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski bakanlar, üst düzey bürokratlar ve emekli yetkililere tahsis edilen çoklu araçlar ile lüks koruma filoları gözden geçirilmeli, kamusal kaynaklar yalnızca zorunlu ve asli kamu hizmetleri için tahsis edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin gücü, gösterişli konvoylar veya ayrıcalıklı zümrelerle değil; milletin refahı, bütçenin şeffaflığı ve kamu kaynaklarının adil kullanımıyla ölçülür. Milletin sırtındaki her bir gereksiz yük, ülkenin kalkınma enerjisinden çalınan birer adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kronikleşmiş israf ve imtiyaz düzeninin son bulması için yetkililerin ve tüm siyasi aktörlerin halkın gerçek gündemine dönmesi, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi şarttır. Bu konudaki reform iradesi, sadece ekonomik bir tasarruf değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve güvenin yeniden tesisidir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE E MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-rusya-tahil-anlasmasina-geri-donmeyecek-26359c9470e69-1e19-45a4-9266-9f1aa85a198d2026-09-10T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek

Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;bugünkü basın toplantısında gazetecilere uluslararası gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, Rusya'nın ‘tahıl anlaşmasına’ geri dönmeyeceğini, çünkü bu girişimin Batılı ülkelerin kendi şirketlerini zenginleştirip kar etmelerini sağlamaya yönelik olduğunu, muhtaç ülkelerin ise yalnızca bir kılıf olarak kullanıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın önceki 'tahıl anlaşması' kapsamındaki tüm yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini, ancak karşılığında yeni yaptırım darbelerine maruz kalırken artık aynı iyi niyeti göstermek durumunda olmadığını sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus diplomat, Rusya'nın medyada halihazırda tartışılan ‘tahıl anlaşmasını’ yeniden canlandırma fikri de dahil olmak üzere Batı ile hiçbir anlaşmaya güvenmediğinin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, görev süresi dolmakta olan BM Genel Sekreteri&nbsp;<strong>António Guterres'in</strong>&nbsp;mirasının&nbsp;<strong>çifte standartlarla</strong>&nbsp;ilişkilendirileceğini vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260909/zaharova-rusya-tahil-anlasmasina-geri-donmeyecek-1108629629.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/medvedev-rusyanin-sabri-sinirsiz-degil-2635801dcde35-689f-4537-9e20-d0464d160b492026-09-10T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil

Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rus basınına değerlendirmelerde bulunan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı&nbsp;<strong>Dmitriy Medvedev</strong>, Batılı ülkeleri&nbsp;<strong>dünyayı kasıtlı olarak nükleer bir felakete sürüklemekle</strong>&nbsp;suçladı. Rusya'nın küresel bir yıkımı önlemek için çaba sarf ettiğini vurgulayan&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;Moskova'nın sabrının bir sınırı olduğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın mevcut askeri gücünün&nbsp;<strong>Kiev</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>NATO'nun</strong>&nbsp;kilit tesislerini haritadan silebilecek düzeyde olduğunu belirten Medvedev,&nbsp;<strong>nükleer silahların belirli şartlar altında kullanılabileceğini</strong>&nbsp;vurguladı. Ülkenin nükleer doktrinine atıfta bulunan&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;bunun bir&nbsp;<strong>"tehdit değil, gerçeklik"</strong>&nbsp;olduğunu ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Savunma sanayimiz ekonomiye ivme kazandırıyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bazı ülkelerin Rusya’yı&nbsp;<strong>"dünya haritasından silmeye"</strong>&nbsp;çalıştığını ifade eden&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;buna karşı silah stoklarının uzun bir süre daha artırılmaya devam edileceğini belirtti. Rus savunma sanayisinin ülke ekonomisinin büyümesine ciddi katkı sağladığına dikkati çeken&nbsp;<strong>Medvedev</strong>, sivil altyapıların<strong>&nbsp;insansız hava aracı (İHA)&nbsp;</strong>saldırılarından korunmasının da öncelikli görevleri arasında yer aldığını kaydetti. Medvedev, bu güvenliğin ancak tüm hava savunma ve anti-drone sistemlerinin entegre kullanımıyla sağlanabileceğini belirtti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yeni seferberlik iddialarına yalanlama</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Medvedev,</strong>&nbsp;Rus ordusunun personel ihtiyacının<strong>&nbsp;sözleşmeli askerler ve gönüllülerle</strong>&nbsp;eksiksiz şekilde karşılandığını söyleyerek, ülkede yeni bir&nbsp;<strong>askeri seferberlik ilanına gerek olmadığını&nbsp;</strong>vurguladı. Rusya'da gizli seferberlik hazırlığı yapıldığına dair basına yansıyan haberleri kesin bir dille yalanlayan&nbsp;<strong>Medvedev,&nbsp;</strong>bu söylentileri Kiev rejiminin<strong>&nbsp;"asılsız provokasyonu"</strong>&nbsp;olarak nitelendirdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260910/medvedev-rusyanin-sabri-sinirsiz-degil-1108640865.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna'nın AB üyeliğinde Macaristan engeli: Azınlık hakları şartı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukraynanin-ab-uyeliginde-macaristan-engeli-azinlik-haklari-sarti-263570848a837-7c06-4539-8326-a68409e63f322026-09-10T09:46:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna'nın AB üyeliğinde Macaristan engeli: Azınlık hakları şartı

Ukrayna'nın AB üyeliğinde Macaristan engeli: Azınlık hakları şartı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna basınında yer alan haberlere göre, Macar diplomatların salı günü yapılan müzakerelerde yeni fasılların açılmasını desteklememesi nedeniyle Ukrayna'nın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik sürecinde yine ilerleme sağlanamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2'inci fasıl, AB'nin iç pazarına ilişkin kuralları, 3'üncü fasıl ise rekabet düzenlemelerini kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan, üyelik süreci Ukrayna ile birlikte yürütülen Moldova konusunda ise aynı vetoyu kullanmadı. Böylece Moldova'nın üyelik müzakerelerinde 3'üncü faslın açılmasının önü açıldı. Ancak diğer üye ülkeler, Ukrayna ve Moldova'nın AB'ye katılım süreçlerinin paralel ilerlemesi yönündeki önceki kararlarını değiştirmek istemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan hükümeti, Ukrayna'nın AB'ye üyelik sürecinde daha fazla ilerleme sağlanmasını, Ukrayna'daki Macar azınlığın haklarına ilişkin verilen taahhütlerin yerine getirilmesine bağlıyor. Budapeşte yönetimi, geçen hafta da bu konuda yeniden "hayır" oyu kullanarak tutumunu açıkça ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna ve Macaristan hükümetleri yaz aylarında ülkedeki Macar azınlığın hakları konusunda görüşmeler gerçekleştirdi. Kiev yönetimi, Ukrayna'da yaşayan Macaristan vatandaşı ya da Macarca konuşan nüfusun eğitim, kültür ve dil haklarını güvence altına alma taahhüdünde bulundu. Macaristan'ın bu konudaki beklentilerine AB liderleri de destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan Dışişleri Bakanı Anita Orban'ın pazartesi günü yaptığı açıklamaya göre, bu konuda da ilerleme kaydedildi. Eğitim alanında yeni bir yasal düzenleme hazırlanması için çalışmalara başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan hükümeti haziran ayında ise Ukrayna'nın AB üyelik sürecinde dış ilişkileri kapsayan 6'ıncı faslın açılmasını engellememişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/09/ukraynanin-ab-uyeliginde-macaristan-engeli-azinlik-haklari-sarti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ankara-kulislerini-hareketlendiren-demirtas-iddiasi-dem-partinin-basina-gecebilir-26355bb414d46-81a4-4b7c-848e-d69bc69d66d42026-09-09T09:45:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir

Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti’nin ilkbaharda yapacağı büyük kongre öncesinde Ankara kulisleri çarpıcı bir iddiayla çalkalanıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının ardından, tahliye edilmesi beklenen Selahattin Demirtaş’ın kongrede eş genel başkanlığa aday olabileceği öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLKBAHARDAKİ BÜYÜK KONGREDE 'DEMİRTAŞ' BEKLENTİSİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz günlerde seçimlere katılabilmek için gerekli yasal şartları yerine getirmek amacıyla sembolik bir kongre düzenleyen DEM Parti, asıl büyük kongresini ilkbahar aylarında gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan'ın, bu büyük kongreye Selahattin Demirtaş’ın da katılabileceğinin sinyalini vermesi, başkentte siyasi hesapları hareketlendirdi. Kulislerde, olası bir tahliye durumunda Demirtaş’ın doğrudan parti yönetimine geçerek eş genel başkanlığa aday olabileceği konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PARTİNİN YENİ ADI "DEMOKRATİK CUMHURİYET HAREKETİ" Mİ OLACAK?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongre sürecine ilişkin tartışmalar yalnızca liderlik değişimiyle sınırlı değil. Tuncer Bakırhan ve partinin önde gelen isimlerinden Pervin Buldan’ın kısa süre önce duyurduğu “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” çıkışı, yaklaşık bir yıldır konuşulan isim değişikliği iddialarını yeniden alevlendirdi. Siyasi kulislerde, yeni başlatılacak bu hareketin partinin yeni ismi olabileceği değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISI</span></p><p><span style="font-size:18px">Selahattin Demirtaş ve eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tahliye ihtimali, devam eden İmralı Süreci bağlamında siyasetteki en sıcak başlıklardan birini oluşturuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına dikkat çeken MHP kanadı, tahliyeler için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını savunurken; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreç boyunca sıklıkla dile getirdiği “Demirtaş evine, Öcalan umuda” çağrısı bu yöndeki beklentileri güçlendirdi.Tuncer Bakırhan da 14 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı bir açıklamada Demirtaş ve Yüksekdağ'ı kastederek, “İnşallah, inşallah, inşallah beraber olacağız. Zaten ana hedeflerimizden birisi o. Biraz o büyük kongreye işaret etmemizin sebebi de bu” ifadelerini kullanmıştı."</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKARA’DA GÖREV ALMAK İSTİYORUM" SÖZLERİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 10 yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş’ın siyasete dönüş vizyonuna dair en somut ipuçlarından biri ise üç ay önce Bağımsız Milletvekili Kani Torun ile yaptığı görüşmeden sızmıştı. T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Torun, Demirtaş’ın kendisine “Ben Ankara’da görev almak istiyorum” dediğini aktarmıştı. Her ne kadar Torun ve Çamlıbel bu sözlerin dar anlamda parti yönetimini değil, geniş anlamda ülke yönetimini kastettiğini açıklasa da bu mesaj, Demirtaş’ın aktif siyasete dönüş rotasını Ankara olarak belirlediği şeklinde yorumlandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.sondakika.com/haber/haber-ankara-kulislerini-hareketlendiren-demirtas-20217739/#goog_rewarded</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ihtiyac-sahibi-ogrenciler-icin-2-milyar-lira-kaynak-26354c66ccf88-2c93-490b-bfeb-18087071e6d42026-09-09T09:43:00+03:00HABER MERKEZİ İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak

İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahipleri için uyguladıkları eğitim yardımlarına yeni eğitim-öğretim döneminde de devam edeceklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, öğrencilerin temel okul ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik eğitim materyali yardımlarının yapıldığını aktaran Göktaş, kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı ve kışlık kıyafet gibi ihtiyaçların öğrencilere ulaştırıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşımalı eğitim uygulaması dışında kalan öğrencilerin barınma, taşıma ve yemek giderlerine yönelik destek sağlandığını kaydeden Göktaş, lise ve üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin ise sınavlara hazırlık materyallerinin temin edildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Göktaş, öğrencilerin gezi ve sportif faaliyetlere katılımlarının desteklendiğini, ayrıca yurt içindeki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında bulunan Türk öğrencilere yönelik çeşitli eğitim yardımlarının sürdürüldüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ailelerinden uzakta örgün eğitime devam eden ihtiyaç sahibi öğrencilerin ulaşım giderlerinin de desteklendiğini aktaran Göktaş, öğrencilerin, ailelerinin yanına gidip dönmekte kullanacakları yıllık 2 gidiş-2 dönüş toplam dört bilet şeklindeki Ulaşım Giderlerinin Karşılanmasına Yönelik Destek Programı'ndan da yararlanabildiklerini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ayni veya nakdi yardımlarda kullanılacak"<br />Eğitim yardımlarının temel amacının ihtiyaç sahibi hanelerde bulunan ve öğrenim hayatına devam eden öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu vurgulayan Göktaş, "Daha fazla öğrenciye ulaşmayı ve yardımların etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde Ulaşım Giderlerinin Karşılanmasına Yönelik Destek Programı kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik (SYDT) Fonu'ndan yaklaşık 92 milyon lira kaynak aktarıldığını anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhtiyaç sahibi hanelerin ilköğrenim ve ortaöğrenim düzeyinde örgün eğitime devam eden çocuklarına yönelik eğitim yardımlarında etkinliğin ve verimliliğin artırılmasına önem verdiklerinin altını çizen Göktaş, bu kapsamda 2021 yılından bu yana SYDT Fonu'ndan SYDV'lere yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Göktaş, aynı amaçla 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi için SYDV'lere yaklaşık 2 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, bunların ihtiyaç sahibi hanelerdeki öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ayni veya nakdi yardımların yapılmasında kullanılacağını belirtti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.trthaber.com/haber/egitim/ihtiyac-sahibi-ogrenciler-icin-2-milyar-lira-kaynak-956033.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/universite-mezunu-tir-soforleri-geliyor-maaslar-100-bin-tlyi-bulacak-26353d82ea165-3f2b-4cf5-b2a8-3cf06b56b9802026-09-09T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak

Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kayıhan Özdemir Turan, Türkiye'nin artan taşımacılık faaliyetleriyle birlikte nitelikli tır sürücülerine duyulan ihtiyacın da arttığını belirterek, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde hayata geçirilen Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı ile sektöre üniversite eğitimi almış sürücüler kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LOJİDER Yönetim Kurulu Başkanı Turan, kara yolu taşımacılığında hem ulusal hem de uluslararası boyutta sürücü açığının uzun yıllardır sektörün gündeminde olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda 2022 yılında Lojistik Derneği (LODER) öncülüğünde, LOJİDER, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Ağır Nakliyeciler Derneği (AND), Türkiye Nakliyeciler Derneği (TND), akademisyenler, kamu ve Bakanlık temsilcileri ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nden akademisyenlerin katılımıyla çalıştay düzenlediklerini aktaran Turan, çalıştayın ardından Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı'nın 2 yıllık meslek yüksekokulu programı olarak açılması için çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, üniversite ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde programın önemine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve çalışmalar sonucunda programın geçen yıl Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde hayata geçirildiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Meslektaşlarımızın her boyutuyla yetişmesi bu ihtiyacı pozitif yönde ileriye taşıyacak hususlar"</span></h2><p><span style="font-size:18px">LOJİDER Yönetim Kurulu Başkanı Turan, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kara yolu taşımacılığı lojistik zincirinde, taşımacılığın diğer 4 ana moduyla birlikte olmazsa olmaz bir parçası. Çünkü kapıdan kapıya üretilen hizmette diğer ana taşıma modlarını kullandığınızda, yani deniz yolu, hava yolu ya da demir yoluyla yaptığınızda bile ön ve nihai taşıma için kara yolu taşımacılığını muhakkak kullanma durumunda kalıyoruz. Bu nedenle hem ulusal hem de uluslararası boyutuyla üreticilerimizin ürettiği malların nihai kullanıcıya ya da kullanıcının deposuna, adresine teslim edeceğimiz ana kadar ya da tam tersi yurt içinde üretilen malzemenin ihracat çıkışı yapacağı limanlara ya da demiryolu terminallerine teslim edileceği noktada bu meslektaşlarımıza ihtiyaç duyuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde hayata geçirilen Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı ile bu meslektaşlarımızın her boyutuyla, uluslararası boyutu dahil, hem yabancı dili kapsayacak hem mevzuat hem de yük güvenliği ve aracı tanıma anlamında bilgili, tecrübeli ve ülkemizi temsil eden yapıda yetişmesi bu ihtiyacı pozitif yönde ileriye taşıyacak ve geliştirecek hususlar."</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda zaman zaman "herhangi bir iş yapamazsan şoförlük yaparsın" şeklinde bir yaklaşım bulunduğunu ifade eden Turan, tır sürücülüğünün küçümsenecek bir meslek olmadığını vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Nitelikli sürücüler yükün güvenli şekilde taşınmasında önemli rol oynayacak"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Turan, mesleğin üniversite düzeyinde eğitim ve diploma ile icra edilmesinin gençlerin sektöre ilgisini artıracağını belirterek, uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin gelir açısından da önemli imkanlara sahip olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitelikli sürücülerin yükün güvenli şekilde taşınması ve zamanında teslim edilmesinde önemli rol oynayacağını vurgulayan Turan, üniversite eğitimi almış sürücülerin yükün bağlanması, emniyete alınması ve güvenli sürüş teknikleri konusunda bilinçli şekilde yetiştirileceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, malların hedeflenen noktaya sağlam, eksiksiz ve zamanında ulaştırılmasının Türkiye'nin ihracat lojistiğinin performansını ve rekabet gücünü artıracağını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürücü açığının azaltılmasının lojistik firmalarının operasyonlarında da olumlu sonuçlar doğuracağını dile getiren Turan, üniversite eğitimiyle yetişen gençlerin sektöre ilgisinin artacağını ve görünmeyen maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlanacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, programdan mezun olacak gençlerin doğrudan meslekleriyle ilgili işlerde çalışma imkanına sahip olacağını belirterek, uluslararası taşımacılıkta görev almaları halinde maaşlarının bugünün ekonomik şartlarında 100 bin lira civarında olabileceğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- Program ilk mezunlarını 2027'de verecek</span></h2><p><span style="font-size:18px">LODER Yönetim Kurulu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş da dünyada benzer eğitimlerin genellikle kurs düzeyinde verildiğini belirtti. Tanyaş, 2022 yılında başlayan çalışmalar kapsamında YÖK ile yapılan görüşmeler ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nin desteğiyle programın geçen yıl 25 kontenjanla açıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, ilk öğrencilerin eğitimlerine devam ettiğini ve programın ilk mezunlarını Haziran 2027'de vereceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin 3 sömestr üniversitede eğitim aldıktan sonra son sömestrda 14 hafta bir şirkette uzun süreli staj yapacağını aktaran Tanyaş, öğrencilerin yardımcı sürücü olarak çalışacağını ve programa dahil şekilde sigortalarının üniversite tarafından karşılanacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sürecin hem öğrencilerin şirketleri tanıması hem de şirketlerin öğrencileri tanıması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Tanyaş, uygun koşulların oluşması halinde öğrencilerin staj yaptıkları şirketlerde çalışmaya devam edebileceğini dile getirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Kontenjan 30'a çıkarıldı"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, "Bu sene kontenjanı YÖK 30'a çıkararak ilan etti ve tercih anlamında program tamamıyla doldu ama şimdi kayıtlanma süreci devam ediyor. Biz de öğrenci arkadaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz kayıtlarını tamamlamaları adına. İlk tercihte bazı nedenlerle kayıt yaptırmayanlar da olabiliyor ondan dolayı isteyenler 2'nci tercihlerinde de başvurabilirler." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programa kadın sürücülerin de katılmasını istediklerini belirten Tanyaş, sektörde kadın sürücülerin sayısının arttığını ve programın kadınların daha eğitimli şekilde sektörde yer almasına katkı sağlayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programdaki derslerin önemli bölümünün yük ve sürüş güvenliği üzerine oluşturulduğunu aktaran Tanyaş, psikoloji ve davranış bilimleri ile mevzuat derslerinin de bulunduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası taşımacılıkta görev yapacak öğrencilerin gümrük mevzuatını da öğrenmesinin hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, dijitalleşme konusunda da eğitimler verildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, programa üniversite yerleşme sınavına giren ve yeterli puanı alan herkesin başvurabileceğini belirterek, ticari sürücüler için SRC belgesinin gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın katkılarıyla programdan mezun olan öğrencilerin herhangi bir sınava girmeden SRC 4 belgesine sahip olabileceğine işaret eden Tanyaş, bunun öğrenciler açısından önemli bir avantaj olduğunu aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, dünyanın farklı ülkelerinde de sürücü açığının bulunduğunu dile getirerek, Polonya'da sürücülere aylık 4 bin dolar seviyesinde ücretler verildiğini, İngiltere ve ABD'de de sürücü açığını azaltmaya yönelik çeşitli programlar uygulandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LODER Yönetim Kurulu Başkanı Tanyaş, gençlerin sektöre kazandırılması için üniversite programının tek başına yeterli olmayacağını, kapasitenin artırılması ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının şoförlük mesleğinin değerini artırmaya yönelik çalışmalar yapmasının da değerli olacağını ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1177504/universite-mezunu-tir-soforleri-geliyor-maaslar-100-bin-tl-yi-bulacak.html</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yolda-koy-urunu-soygunu-organik-yalani-2635281243449-4bec-4447-a05e-14521895a8462026-09-09T09:38:00+03:00HABER MERKEZİ Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şehirler arası yollarda özellikle büyükşehirlerin çıkışlarında ve Anadolu güzergahlarında karşılaşılan yol kenarı tezgahları, sürücülerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kavanoz kavanoz bal ve reçelden zeytinyağına, peynirden tereyağına, salçadan tarhanaya kadar çok sayıda ürün "köy ürünü", "doğal" veya "organik" ifadeleriyle tüketiciye sunuluyor. Ancak tezgahta ürünün köyden gelmesi, doğal yöntemlerle üretilmesi veya organik olması aynı anlama gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüccarların üreticiden düşük fiyatla almak istediği ürünlerin bazıları, üretici tarafından yol kenarında doğrudan tüketiciye satılıyor. Ancak aradaki</span></p><p><span style="font-size:18px">aracının ortadan kalkmasına rağmen fiyatın düşmesi yerine, "köy ürünü" ve "doğal ürün" algısıyla market ve pazardaki benzer ürünlerin iki, hatta üç</span></p><p><span style="font-size:18px">katına kadar çıkabildiği görülüyor. Tüketici ise çoğu zaman ürünün gerçekten nerede üretildiğini, hangi ham maddelerin kullanıldığını ve hangi şartlarda hazırlandığını bilmeden alışveriş yapıyor. Özellikle bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde "köyden geldi" ifadesi, tüketicinin gözünde kalite ve doğallık göstergesine dönüşüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ORGANİĞE SERTİFİKA LAZIM</span></h2><p><span style="font-size:18px">Uzmanlara göre bir ürünün köyde üretilmiş olması, onun otomatik olarak organik olduğu anlamına gelmiyor. Organik ürün ifadesinin kullanılabilmesi için üretimin belirli kurallara uygun yapılması ve ürünün sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu nedenle yol kenarında satılan bir ürünün üzerinde veya satış noktasında "organik", "doğal" ya da "köy ürünü" ifadelerinin bulunması tek başına ürünün içeriği ve üretim şartları hakkında güvence oluşturmuyor. Tüketicinin özellikle ambalajsız veya etiketsiz ürünlerde üretici, içerik, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve saklama şartları gibi bilgileri sorgulaması gerekiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ETİKET YOK, FİŞ YOK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yol kenarı tezgahlarında tüketicinin karşılaştığı bir diğer problem ise kayıt ve belgelendirme tarafında ortaya çıkıyor. Bazı satış noktalarında ödemeler yalnızca nakit olarak alınırken tüketiciye fiş veya fatura verilmemesi, alışveriş sonrasında ürünle ilgili bir sorun yaşanması halinde tüketicinin elini zayıflatıyor. Ürünün nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini ve hangi şartlarda hazırlandığını gösteren bilgilerin bulunmaması da tüketicinin aldığı ürünün niteliğini doğrulamasını güçleştiriyor. Tüketici, markette veya kayıtlı satış noktalarında ürünün etiketinden ulaşabildiği birçok bilgiye yol kenarındaki tezgahta ulaşamayabiliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">FIRSATÇILIK HER YERDE</span></h2><p><span style="font-size:18px">Üretici açısından bakıldığında ise yol kenarı satışı, ürünün doğrudan tüketiciye ulaştırılması nedeniyle cazip hale geliyor. Tüccarın düşük fiyat verdiğini düşünen üretici, ürününü aracıya satmak yerine yoldan geçen tüketiciye sunabiliyor. Aracının ortadan kalkmasına rağmen ürünün daha pahalıya satılması, "köyden geliyor, o nedenle daha kaliteli ve daha pahalı" algısının ne kadar güçlü kullanıldığını da gösteriyor. Tüketici, markette aynı ürünün daha düşük fiyata satıldığını gördüğünde ise "köy ürünü" için ödediği ekstra bedelin gerçekten kaliteye karşılık gelip gelmediğini bilemiyor. Gerçekten kendi ürettiği ürünü doğrudan tüketiciye ulaştıran çok sayıda küçük üretici de bulunuyor. Ancak kayıt, etiket, içerik ve üretim bilgisi bulunmayan satış noktalarında tüketicinin "köy ürünü" algısıyla yüksek fiyat ödemesi ve ürünün niteliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması önemli bir risk oluşturuyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1177444/yolda-koy-urunu-soygunu-organik-yalani.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toki-kiralik-konut-basvurusu-ne-zaman-baslayacak-sartlar-belli-oldu-mu-2635173199138-c76f-4392-b280-250911aeba622026-09-09T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmada, konutların piyasa koşullarının altında kiraya verilmesi ve belirli gelir gruplarının desteklenmesi hedefleniyor. Başvuru tarihleri, kontenjan dağılımı ve kiralama şartlarına ilişkin ayrıntılar ise vatandaşın gündeminde.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvuru takvimi henüz açıklanmadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yaptığı son açıklamada projenin şartlarının tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti. Bu nedenle başvuruların başlayacağı gün için yeni duyuru bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projenin kesin başvuru şartları henüz yayımlanmadı. Planlanan kapsamda alt gelir grubundaki vatandaşlar, sosyal yardım alanlar, emekliler ve memurlar için kontenjan ayrılması öngörülüyor. Bunun yanında evini kentsel dönüşüme veren ya da dönüşüm sürecinde kiralık konut bulmakta güçlük çeken vatandaşların da projeden yararlanabilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ'nin 15 bin kiralık sosyal konut projesi İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakasında hayata geçirilmesi öngörülüyor. Konutların ilçe bazındaki kesin dağılımı henüz açıklanmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, daha önce yaptığı açıklamada Ataşehir'i örnek göstererek kiralık sosyal konutların yüksek kira bedellerinin görüldüğü bölgelerde de bulunacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projede hak sahipleri konutlarda 3 yıl boyunca kiracı olarak oturabilecek. Sürenin sonunda konutun yeniden değerlendirilerek şartları sağlayan başka bir hak sahibine kiralanması planlanıyor. Konutların yönetimi, bakımı ve denetimi de TOKİ tarafından yürütülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ kiralık sosyal konut projesinde uygulanacak aylık kira bedelleri henüz netleşmedi. Ancak konutların, bulundukları bölgedeki piyasa rayicinin altında bir bedelle kiraya verilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da daha önce yaptığı açıklamada kira tutarlarının mevcut piyasa fiyatlarının belirgin şekilde altında tutulacağını söyledi. Kurum, örnek olarak aylık kiranın 30 bin lira olduğu bir bölgede bedelin yaklaşık yarı seviyesine, hatta bunun da altına çekilebileceğini ifade etmişti. - SABAH GAZETESİ</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bir-bayragin-golgesinde-9-eylul-ve-bize-birakilan-emanettir-2635695a9da37-69a4-4e5a-837f-ed722e9e64df2026-09-09T07:29:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bir&nbsp;Bayrak, Binlerce Hikâye...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9 Eylül…&nbsp;</strong>Takvimlerde sıradan bir gün gibi duran, fakat Türk milletinin hafızasında bambaşka bir anlam taşıyan tarih. İzmir'in kurtuluşunun yıl dönümü… Ama aslında bundan çok daha fazlası. 9 Eylül; bir şehrin işgalden kurtuluşundan öte, bir milletin esareti reddedişinin, bağımsızlığına sahip çıkışının ve yeniden ayağa kalkışının adıdır. Bugün İzmir'e baktığımızda; Kordon'da yürüyen insanları, körfezde dalgalanan Türk bayrağını, özgürce yaşayan çocukları görüyoruz. Fakat bütün bunların ardında nasıl bir bedel ödendiğini, o günlerin insanlarının neler yaşadığını yeterince hatırlıyor muyuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bugün asıl sormamız gereken soru belki de budur. Çünkü&nbsp;<strong>unutulan tarih, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de kaybıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">15 Mayıs 1919…&nbsp; İzmir işgal edildi. Yunan askerlerinin şehre çıkmasıyla başlayan işgal tam&nbsp;<strong>1.213 gün</strong>&nbsp;sürdü. Üç yıl, üç ay, yirmi dört gün… Bugün bu rakamı bir takvim hesabı olarak okuyabiliriz. Oysa o 1.213 günün her birinde bir annenin korkusu, bir babanın öfkesi, bir gencin umudu, bir askerin fedakârlığı vardı. Fakat işgalcilerin hesaba katmadığı bir şey vardı:&nbsp;<strong>Türk milletinin teslim olmama iradesi.&nbsp;</strong>Daha işgalin ilk gününde bunun işaretleri ortaya çıktı. Gazeteci&nbsp;<strong>Hasan Tahsin</strong>, Kordon'da Yunan askerlerine karşı sıktığı ilk kurşunla yalnızca bir askere karşı silahını doğrultmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">O kurşun, bir milletin "Hayır!" sesiydi. Bir milletin "Vatanımı işgal edemezsiniz!" haykırışıydı. Belki Hasan Tahsin o anda attığı kurşunun tarihte nasıl bir anlam kazanacağını bilmiyordu. Ama tarih, bazen bir insanın yaptığı küçük görünen bir hareketi alır ve onu bir milletin hafızasına emanet eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan Tahsin'in kurşunundan önce ise İzmir halkının başka bir sesi yükselmişti.&nbsp;<strong>Maşatlık Mitingi…&nbsp;</strong>İşgalden bir gece önce İzmir halkı meydanlara çıktı. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin öncülüğünde ortaya konulan bu örgütlü tepki, milletin işgali kabullenmeyeceğinin açık bir ilanıydı. Bu ayrıntı önemlidir. Çünkü Millî Mücadele yalnızca cephede başlamadı.&nbsp;<strong>Millî Mücadele, önce milletin zihninde başladı.&nbsp;</strong>İnsanlar önce "Bu topraklar bizimdir" dedi. Sonra "Teslim olmayacağız" dedi. Ardından da bunun bedelini ödemeye hazır olduğunu gösterdi. Cephede Mehmetçik savaşırken, geride kalanlar da ellerinden geleni yaptılar. Kadınlar cepheye mühimmat taşıdı. Çocuklar, gençler, yaşlılar elinden gelen desteği verdi. Cemiyetler kuruldu. İnsanlar örgütlendi. Ve Anadolu'nun dört bir yanında aynı duygu büyüdü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstiklâl!...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sonra 26 Ağustos 1922 geldi. Büyük Taarruz başladı. Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde büyük bir kararlılıkla ilerledi. Ve 9 Eylül sabahı… İzmir'in ufkunda Türk süvarileri göründü. O süvarilerin arasında&nbsp;<strong>Yüzbaşı Şerafettin Bey</strong>&nbsp;de vardı. Şerafettin Bey ve müfrezesi, çatışmalara ve bombalamalara rağmen ilerleyerek Hükûmet Konağı'na ulaştı. Ve o tarihi anda Yunan bayrağı indirildi.<strong>Türk bayrağı göndere çekildi.&nbsp;</strong>Şerafettin Bey'in yarasından akan kanlara bulanmış Türk bayrağı İzmir semalarında dalgalanmaya başladığında, aslında yalnızca bir bayrak göndere çekilmiyordu.&nbsp;<strong>Bir milletin onuru yeniden ayağa kalkıyordu.&nbsp;</strong>Üç yıl, üç ay ve yirmi dört gün süren işgal sona ermişti. İzmir yeniden özgürdü. Şerafettin Bey'in bu kahramanlığı unutulmadı. Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine&nbsp;<strong>"İzmir" soyadı</strong>&nbsp;verildi; Buhara Cumhuriyeti tarafından gönderilen bir kılıç da kendisine takdim edildi. Bugün Şerafettin Bey'in adını anarken, onunla birlikte o gün İzmir'e giren bütün Mehmetçikleri de hatırlamak gerekir. Çünkü tarih, bazen bir kahramanın adını yazar ama o kahramanın arkasında binlerce adsız kahraman vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir'in kurtuluşunu anlatırken&nbsp;<strong>Kürt Reşo'yu, yani Mehmet Raşit Nazlı'yı</strong>&nbsp;da hatırlamak gerekir. Ve belki de burada durup düşünmeliyiz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaç kahramanın adını biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçının hikâyesini biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçının mezarının yerini biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtemelen çok azını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama onların fedakârlıkları sayesinde bugün bu topraklarda özgürce yaşayabiliyoruz. İşte tarih karşısındaki en büyük sorumluluğumuz burada başlıyor.&nbsp;<strong>Hatırlamak…&nbsp;</strong>Çünkü bir milleti güçlü yapan yalnızca orduları değildir. Bir milleti güçlü yapan, geçmişini unutmayan hafızasıdır. Bugün gençlerimize 9 Eylül'ü nasıl anlatıyoruz?&nbsp;"İzmir 9 Eylül 1922'de kurtarıldı." Evet. Ama bununla yetinmemeliyiz. Gençlerimize şunu da anlatmalıyız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O gün İzmir'in kurtuluşu için insanlar neyi göze aldı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Canlarını… Mallarını… Geleceklerini… Sevdiklerini… Ve bazen hayatlarını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, biz bugün bu fedakârlığın karşılığında ne yapıyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada. Dünün gençleri vatanı silahla savundu.Bugünün gençleri ise bu vatanı&nbsp;<strong>bilgiyle, bilimle, eğitimle, üretimle, sanatla, teknolojiyle ve ahlakla</strong>&nbsp;savunmak zorunda. Çünkü bağımsızlık sadece sınırlarımızı korumak değildir. Kendi aklımızla düşünebilmek… Kendi bilimimizi üretebilmek… Kendi teknolojimizi geliştirebilmek… Adalete, hukuka ve insan onuruna sahip çıkabilmek… Birbirimize rağmen değil,&nbsp;<strong>birbirimizle birlikte</strong>&nbsp;geleceğe yürüyebilmek… Bunların tamamı bağımsızlığın parçalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 9 Eylül. İzmir yine güzel. Kordon yine kalabalık. Deniz yine aynı deniz. Gökyüzü yine aynı gökyüzü. Ama o gökyüzünde dalgalanan bayrağın hikâyesi çok farklı. O bayrakta Hasan Tahsin'in cesareti var. O bayrakta Maşatlık'ta toplanan İzmir halkının iradesi var. O bayrakta Şerafettin Bey'in kanı var. O bayrakta cephede can veren Mehmetçiklerin hatırası var. O bayrakta evladını cepheye gönderen anaların gözyaşı var. O bayrakta adını hiç bilmediğimiz binlerce kahramanın hakkı var. Bu nedenle bugün o bayrağa biraz daha dikkatli bakmak gerekir. Çünkü o, yalnızca bir kumaş parçası değildir.&nbsp;<strong>O bayrak, bize bırakılmış bir emanettir.&nbsp;</strong>Ve emanet, sadece korunmaz. Emanet, sahibine layık şekilde geleceğe taşınır. 9 Eylül'ün bize öğrettiği en önemli derslerden biri de şudur:&nbsp;<strong>Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.&nbsp;</strong>15 Mayıs 1919'da İzmir'in üzerine çöken karanlık, 9 Eylül 1922'de dağıldı. Ama o karanlığı dağıtan şey yalnızca silah değildi. İnançtı. Cesaretti. Örgütlenmeydi. Birlikti. Fedakârlıktı. Ve en önemlisi,&nbsp;<strong>bağımsız yaşama iradesiydi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bize düşen görev, geçmişi sadece alkışlamak değildir. Onu anlamaktır. O günün şartlarını gençlerimize anlatmaktır. Ve onlara şu soruyu sormaktır:&nbsp;<strong>"Siz olsaydınız ne yapardınız?"</strong>&nbsp;Belki de 9 Eylül'ün en büyük eğitimidir bu. Çünkü tarih, geçmişte yaşayan insanların hikâyesi değildir sadece. Tarih, her nesle sorulan bir sorudur.&nbsp;<strong>"Sıra sana geldiğinde bu emaneti nasıl taşıyacaksın?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzbaşı Şerafettin Bey'i,</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan Tahsin'i,</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin fedakâr mensuplarını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kürt Reşo'yu,</span></p><p><span style="font-size:18px">cephede savaşan Mehmetçiklerimizi,</span></p><p><span style="font-size:18px">vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi</span></p><p><span style="font-size:18px">ve isimlerini bugün dahi bilmediğimiz nice kahramanı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyorum.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Onların bize bıraktığı miras yalnızca kurtarılmış bir İzmir değildir. Onların bize bıraktığı miras,&nbsp;<strong>bağımsız yaşama hakkımızdır.&nbsp;</strong>Şimdi bu emaneti biz taşıyoruz. Çocuklarımız taşıyacak. Onların çocukları taşıyacak. Ve dileğimiz odur ki Türk bayrağı, İzmir'in üzerinde daha nice yüzyıllar boyunca özgürce dalgalansın. 9 Eylül'ün ruhu hiç eksilmesin. Hatırası hiç unutulmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve gençlerimiz, bu güzel vatanın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını hiçbir zaman unutmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü&nbsp;<strong>bir millet geçmişini unuttuğunda, yalnızca tarihini değil; geleceğinin yönünü de kaybedebilir.</strong>&nbsp;Bugün İzmir'in kurtuluşunu kutlarken, aslında bir milletin yeniden ayağa kalkışını kutluyoruz. Ve o gün İzmir'de göndere çekilen bayrak bize hâlâ aynı şeyi söylüyor:&nbsp;<strong>"Bu vatan size emanettir."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">9 Eylül İzmir'in kurtuluşu kutlu olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitlerimizin ruhu şad olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazilerimize minnet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu bu emaneti taşımanın sorumluluğunu bilenlere.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu Türk milletine.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu Türk'üm diyene!</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizin-guclenmesinden-bolgesinde-istikrarin-tesisi-icin-caba-sarf-etmesinden-rahatsiz-olanlar-bizi-yolumuzdan-geri-donduremezler-263487a894e0b-eb77-4471-a49f-5f7c5e350a9d2026-09-08T10:59:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”

ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 71. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokaklarımızın daha emniyetli hâle getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettik. Vatandaşlarımızın refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel, son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet mücadelemizde neler yaptığımızı şöyle kısaca hatırlatmak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZİ ÇEVRELEMEYE DÖNÜK HASMANE ADIMLARI TRİBÜNDEN SEYRETMEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz tarihine sırt çeviren değil, mazisi olmayanın istikbali olmaz düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sâri köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyete atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan, ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir. Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir. Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayışla biliyorsunuz son yıllarda Ahlat’ta ve Malazgirt'te Okçular Vakfımızın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenliyoruz. Bu sene de kabine olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerimizin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attık. Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerimizden gelen kardeşlerimizle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve Kahraman Ordusu ile birlikte İla-yı Kelimetullah davası uğrunda can veren tüm şehitlerimizi şükranla yâd ettik. Malazgirt'ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz. Türkiye hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'YE DOST OLAN KAZANACAK, HUSUMET BESLEYEN İSE KAYBEDECEKTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanlığımızın İstanbul'da tertiplediği programa iştirak ettik. Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan, gönüllere ferahlık veren Hâtemü'l-Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselam yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabbimden niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne'den Taşucu’na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise hâlen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hâlihazırda dokuz gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dâhil sekiz mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmî kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde 2 Eylül'de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama-kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu gerçeği bugün tekrar vurgulamak istiyorum: Bu sene 104. yıl dönümünü idrak ettiğimiz büyük zafer, zorluklar karşısında milletimizin mücadele azmini gösteren önemli bir referanstır. 30 Ağustos'ta milletimiz istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısı 30 Ağustos 1922'de müstevlilerin yüzüne ilanihaye kapanmıştır. İnşallah ebediyen de kapalı kalacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, BÜYÜK İKTİSADİ VE BEŞERİ POTANSİYELİYLE YILDIZI GİDEREK PARLAYAN BİR ÜLKEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye tarihi ve kültürel birikimiyle, büyük iktisadi ve beşeri potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihi bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlararası yakınlaşmanın, ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye'yi ve Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şangay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir. Teşkilat, 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek'te icra edilen Liderler Zirvesine iştirak ederek bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler'in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şangay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geride bıraktığımız hafta ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülde tebrik ediyorum. Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerini tüm dünya gibi biz de hissediyoruz. Amerika dâhil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihî seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki düğüm çözülmedikçe petrol fiyatlarındaki artışların herkesi zorlamaya devam edeceği anlaşılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE EKONOMİSİNİ KALKINMA VE BÜYÜME ROTASINDA TUTMAYI SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: İsrail'in tertip ve tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş Körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad mutabakatını akim bırakan da yine İsrail'in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız orta vadeli program bunun en son örneğidir. Programla gelecek 3 yıla ait yol haritamızı kamuoyumuzla paylaştık. Orta vadeli programla, tarım ve sanayi sektörleriyle turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin arttırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını artıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden, ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye, Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makroekonomik rotasını belirleyen orta vadeli programın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor. Programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü kabine toplantımızda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenleyeceğimiz COP-31 Zirvesi’yle sosyal konut projemizi ele aldık. Dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP-31'e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttüğümüz hazırlıklar devam ediyor. Organizasyonu toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya Expo alanında gerçekleştireceğiz. Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya'mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ'mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık. Tüm bunlar elbette sadece COP-31 için yapılmadı. Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek ama bu yollar, bu yatırımlar işte Ankara'da olduğu gibi milletimize kalacak. Milletimiz tarafından uzun yıllar kullanacak. Expo alanı yenilenmiş hâliyle Antalya'nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya'mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190'dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği İklim Zirvesini tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün mütalaa ettiğimiz bir diğer konu kiralık konut projemizdir. Ev sahibi Türkiye diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlatmış ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kuralarımızı çekmiştik. İnşallah 2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Tabii bu proje kapsamında bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah Ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Evleri piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL'DAKİ RİSKLİ YAPILARIN DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yarısı bizden kampanyasıyla İstanbul'daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırıyoruz. Bugüne kadar 108.881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına kavuşturduk. 435 bin 683 bağımsız bölümünde yapım süreçlerini başlattık. Yılsonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul'daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum. Bu yılsonu bitmesi planlanan yarısı bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız yarısı bizden kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerime son vermeden önce dün akşam oynanan final müsabakasında İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci defa Avrupa şampiyonu olan Filen-in Sultanları’nı canı gönülden tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu vesileyle uyum haftası kapsamında bugün ders başı yapan okul öncesi ilkokul ve ortaokul birinci sınıf öğrencilerimizin tek tek gözlerinden öpüyor, her bir yavrumuza Rabbimden üstün başarılar niyaz ediyorum. Aynı şekilde 14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılının evlatlarımız, ailelerimiz, hocalarımız ve maarif teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ankara’da fuhuş soruşturmasında yeni dalga: İş dünyasının tanınmış isimleri gözaltında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ankarada-fuhus-sorusturmasinda-yeni-dalga-is-dunyasinin-taninmis-isimleri-gozaltinda-263472e7712fd-0293-4511-831d-6913ebef73642026-09-08T10:54:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara’da fuhuş soruşturmasında yeni dalga: İş dünyasının tanınmış isimleri gözaltında

Ankara’da fuhuş soruşturmasında yeni dalga: İş dünyasının tanınmış isimleri gözaltında

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’de zaman zaman gündeme gelen “Adalet yalnızca garibana işler, zengine dokunulmaz” algısını tartışmaya açan operasyonlardan biri Ankara’da gerçekleştirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen uyuşturucu ve fuhuş soruşturması kapsamında, iş dünyası ve cemiyet hayatından çok sayıda tanınmış isim hakkında adli işlem yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında, Ankara’nın önde gelen iş insanı ailelerinin çocuklarından holding yöneticilerine, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketlerin patronlarından cemiyet hayatında tanınan isimlere kadar geniş bir çevre mercek altına alındı.<br />çok sayıda isim gözaltında&nbsp;<br />7 Ağustos’tan itibaren üç dalga halinde gerçekleştirilen operasyonlarda, şüphelilerin ekonomik ve sosyal konumlarına bakılmaksızın işlem yapıldığı görüldü. Özellikle üçüncü dalgada Ankara’nın sanayi, perakende, beton, inşaat, gastronomi, yayıncılık ve cemiyet hayatında tanınan çok sayıda isim gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sabri Berkan Baykam ve Murat Çınar’ın da emniyete teslim olmasıyla üçüncü dalgada gözaltındaki şüpheli sayısı 17’ye yükseldi. Soruşturma kapsamında 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların ise sürdüğü öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">aralarında yöneticiler de var&nbsp;<br />Soruşturmanın açık kaynaklara yansıyan iş dünyası profilleri dikkat çekici. Dosyada PETLAS-AKO Grup, Alves Kablo, Kutup Şirketler Grubu, KAM Ankara Beton, Alp Holding ve Gökmen Holding gibi Türkiye ve Ankara iş dünyasında bilinen yapılarda yönetici veya aile mensubu olan kişiler bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerden bazılarının yüz milyonlarca liralık sermayeye sahip şirketlerin sahibi veya yöneticisi konumunda bulunması, bazılarının köklü iş insanı ailelerinden gelmesi, bazılarının ise Ankara cemiyet hayatında yıllardır tanınması yürütülen adli işlemlere engel olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">KUTUP’UN ÜÇÜNCÜ KUŞAĞI SERHAN KIZILMEŞE<br />Operasyonların 3. dalgasında gözaltına alınan Serhan Kızılmeşe, Ankara’nın köklü elektronik ve beyaz eşya şirketlerinden Kutup Şirketler Grubunun üçüncü kuşak temsilcisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kutup’un ikinci kuşakta Erhan Kızılmeşe liderliğinde büyüdüğü, Serhan Kızılmeşe’nin ise 2018’de şirkete katılarak özellikle e-ticaret yatırımlarında görev aldığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Serhan Kızılmeşe’nin babası Erhan Kızılmeşe, Ankara iş dünyasının uzun yıllardır bilinen isimlerinden. Geçmişte ATO başkanlığı yarışında da adı öne çıkan Kızılmeşe ailesi, Ankara’daki geniş elektronik perakende ağıyla tanınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kutup’un Ankara’da 52 mağazayla faaliyet gösterildiği, Samsung başta olmak üzere Bosch, LG, Apple ve diğer global markaların satışının yapıldığı belirtiliyor. Ankara’nın birçok önemli AVM’sinde Kutup markalı Samsung yetkili bayileri bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALP HOLDİNG’İN BAŞKANI VE EŞİ GÖZALTINDA<br />3. dalganın en dikkat çekici isimlerinden Uğur Hakan Alp, Alp Holding Yönetim Kurulu Başkanı. Şirket kayıtlarında Ankara merkezli Alp Holding A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Hakan Alp olarak gösteriliyor. Alp aynı zamanda AVB Grup İnşaat Turizm Ticaret ve Sanayi Limited Şirketinin ortakları arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uğur Hakan Alp’in yanı sıra eşi Mine Alp de operasyon kapsamında gözaltına alındı. Böylece Ankara’nın köklü sermaye çevrelerinden bir ailenin iki ferdi aynı soruşturma kapsamında adli işleme tabi tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Edinilen bilgilere göre ailenin yeme-içme ve eğlence sektöründe de yatırımları bulunuyor. Bilkent’te faaliyet gösteren “Hause” adlı işletmenin Uğur Hakan Alp tarafından eşi Mine Alp için bir hobi yatırımı olarak kurulduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">KÖROĞLU AİLESİNİN İKİ FARKLI HALKASI DOSYADA<br />Gerçekleştirilen 3. dalgada gözaltına alınan Orbay Gökhan Demir, Ankara’nın bilinen yeme-içme markalarından Köroğlu İşkembecisi ailesinin temsilcilerinden. Marka 1988 yılında Necmi Demir tarafından Ankara Çankaya’da kuruldu. İşletmeyi daha sonra devralan Orbay Gökhan Demir’in Köroğlu markasını Ankara’nın farklı noktalarına ve İstanbul’a taşıdığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orbay Gökhan Demir’in dosyadaki bir başka dikkat çekici bağlantısı ise soruşturmanın ilk dalgasında tutuklanan eski eşi Nazlı Gür Demir oldu. Tarafların üç çocuk sahibi oldukları biliniyor. Böylece soruşturmanın ilk dalgasında Nazlı Gür Demir hakkında, üçüncü dalgasında ise Orbay Gökhan Demir hakkında adli işlem gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAM BETON’DA BAŞKAN VE BAŞKAN VEKİLİ KARDEŞLER AYNI DOSYADA<br />Soruşturmanın büyük sermaye gruplarına uzanan en dikkat çekici halkalarından biri KAM Ankara Beton oldu. 3. dalgada Reyhan Çağla Baykam gözaltına alınırken, ilk etapta firari olarak aranan ağabeyi Sabri Berkan Baykam da daha sonra emniyete teslim oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAM Ankara Beton’un resmî kayıtlarında Sabri Berkan Baykam Yönetim Kurulu Başkanı, Reyhan Çağla Baykam ise Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak bulunuyor. Şirketin ödenmiş sermayesi 255 milyon TL.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin en üst iki yönetim koltuğunda bulunan iki kardeşin aynı soruşturma kapsamında adli işleme tabi tutulması, operasyonun iş dünyasındaki yankısını daha da artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baykam kardeşler şirketin kurucusu Mahir Baykam’ın çocukları. Sabri Berkan Baykam aynı zamanda KAM İnovasyon’un Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yapıyor; iş dünyası özgeçmişinde TAİDER, TÜGİAD, KASİAD ve BASAD gibi kuruluşlardaki görevleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baykamlar, aynı zamanda sanatçı Bedri Baykam’ın yeğeni. 3. dalga operasyon sırasında Reyhan Çağla Baykam’ın evinde yapılan aramada esrar ve sentetik uyuşturucu madde ele geçirildiği soruşturma kapsamında bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BOM DERGİSİNİN SAHİBİ DE OPERASYON LİSTESİNDE<br />Soruşturmanın üçüncü dalgası Ankara’nın magazin ve cemiyet basınına da uzandı. Gözaltına alınan Baran Yazıcı, Ankara cemiyet hayatına yönelik yayınlarıyla bilinen BOM Dergi sahibi olarak tanınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanayici ve holding yöneticilerinin yanı sıra cemiyet hayatını yakından takip eden bir magazin yayınının sahibinin de aynı operasyon kapsamında gözaltına alınması, soruşturmanın ulaştığı sosyal çevrenin genişliğini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DELİBAŞ HALICILIK AİLESİNDEN BERK DELİBAŞ<br />Gözaltına alınan Berk Delibaş’ın da Ankara’da halı ve dekorasyon sektöründe faaliyet gösteren Delibaş Halıcılık ailesinin oğlu olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece üçüncü dalgada köklü ticaret ailelerinden bir isim daha soruşturma kapsamına girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">GÖKMEN HOLDİNG’İN BAŞKANI FİRARİ<br />Soruşturmanın hakkında yakalama çalışması sürdürülen dikkat çekici isimlerinden biri ise Barış Gökmen. Gökmen Holding’in sitesinde Barış Gökmen Yönetim Kurulu Başkanı olarak gösteriliyor. Holdingin iş ağı inşaatın yanı sıra teknoloji, dayanıklı tüketim, gastronomi, reklam ve sosyal medya sektörlerine uzanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara iş dünyasının bilinen holdinglerinden birinin Yönetim Kurulu Başkanı olan Gökmen’in yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İKİNCİ DALGADA PETLAS-AKO GRUP<br />“Zengine dokunulmuyor” algısını bozan tablo yalnızca son operasyonla sınırlı değil. Soruşturmanın ikinci dalgasında da Türkiye’nin önemli sanayi gruplarından birinin yöneticisi tutuklandı. İkinci dalgada tutuklanan Abdulkadir Özcan, PETLAS ve AKO Grup bağlantısıyla dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AKO Grup bünyesinde PETLAS, AKO Akü, AKO Jant ve farklı sanayi şirketleri faaliyet gösteriyor. Türkiye’nin önemli sanayi ve ihracat gruplarından birinde yönetici konumunda bulunması, Özcan hakkında yürütülen adli sürece engel olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BORSADAKİ ŞİRKETİN YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUTUKLANDI<br />Soruşturmanın henüz ilk dalgasında verilen mesaj da aynıydı. İlk dalgada tutuklanan Deniz Karamercan, Borsa İstanbul’da işlem gören Alves Kablo Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Yönetim Kurulu Başkanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karamercan’ın Alves Elektrik, Alves Plastik ve Alves İnşaat gibi şirketlerde de yöneticilik ve ortaklık görevleri bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Borsada işlem gören bir şirketin yönetim kurulu başkanının da soruşturma kapsamında tutuklanması, dosyanın daha ilk günlerinden itibaren kişilerin ticari güç veya statüsüne bakılmaksızın yürütüldüğünün en çarpıcı örneklerinden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">GECE HAYATININ ÜNLÜ MEKÂNLARINA DA OPERASYON<br />Soruşturmanın ikinci dalgasında ayrıca Ankara’nın eğlence ve yeme-içme dünyasında bilinen La Notte, Fado, İcaz, Hausa Lunch &amp; Dinner ve Pearl Steakhouse gibi işletmelerle bağlantılı kişiler hakkında adli işlem gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece soruşturmanın bir ayağı Başkent gece hayatına uzanırken diğer ayağında Türkiye’nin ve Ankara’nın önemli sanayi, holding ve ticaret çevrelerinden isimler yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜÇ DALGADA AYNI MESAJ: KİMSENİN KONUMUNA BAKILMIYOR<br />Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın üç dalgasında ortaya çıkan tablo, “parası ve çevresi olan kişiye dokunulmaz” şeklindeki algıyı bir kez daha boşa çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk dalgada Borsa İstanbul’da işlem gören bir şirketin Yönetim Kurulu Başkanı, ikinci dalgada Türkiye’nin önemli sanayi gruplarından bir yöneticinin yanı sıra Ankara’nın ünlü işletmelerinin sorumluları, üçüncü dalgada ise holding başkanları, büyük sermaye gruplarının yöneticileri ve köklü iş insanı ailelerinin mensupları hakkında adli işlem yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektronikten betona, kablodan lastiğe, holdinglerden gastronomiye ve magazin dünyasına kadar uzanan soruşturma, kişilerin malvarlığına, soyadına, sosyal statüsüne veya iş dünyasındaki ağırlığına bakılmadan yürütüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">ZENGİNE DOKUNULMUYOR” ALGISI BİR KEZ DAHA ÇÖKTÜ<br />Soruşturmanın ulaştığı isimler, kamuoyunda zaman zaman oluşturulmaya çalışılan “adalet güçlüye işlemez, zengine dokunulmaz” söylemini de bir kez daha boşa çıkarttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent’in en bilinen ticaret ailelerinin mensupları, büyük şirket ve holdinglerin yöneticileri ile cemiyet hayatında tanınan kişilerin aynı dosyada şüpheli sıfatıyla adli işlemlere tabi tutulması; soruşturmada ekonomik veya sosyal statü üzerinden bir ayrıcalık gözetilmediğini gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında firari şüphelilerin yakalanmasına ve dosyadaki suç bağlantılarının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/ankaradaki-sorusturmada-3-dalga-is-dunyasinin-taninmis-isimleri-de-gozaltinda/397803</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-o-goruntuler-sonrasi-harekete-gecildi-2634691ec1151-92ba-422b-9e37-80a32c1c49242026-09-08T10:49:00+03:00HABER MERKEZİ 'Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...

'Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya paylaşımları ve düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin soruşturma ve mali inceleme başlatıldı.<br />Gece saatlerinde gözaltına alındı<br />Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımla bağlantılı olarak Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında soruşturma başlatıldı.<br />Başsavcılığın talimatı doğrultusunda, hakkında 25 olay kaydı bulunduğu belirtilen şüpheli, 8 Eylül 2026'da saat 03.00 sıralarında Van'ın Muradiye ilçesindeki ikametinde yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tançalan, Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince emniyete götürüldü.<br />Altınların kaynağı araştırılıyor<br />Şüphelinin sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin de inceleme başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu mal varlığı unsurlarının kaynağının belirlenmesi amacıyla mali araştırma süreci başlatılırken, adli makamlarca Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından (MASAK) inceleme talebinde bulunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli işlemleri sürüyor<br />Şüphelinin emniyetteki adli işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşlemlerinin tamamlanmasının ardından Tançalan'ın Van Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu olarak sevk edilmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma ve mali inceleme sürecinin, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü, gelişmelerin kamuoyuyla ayrıca paylaşılacağı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9fbea5e3b14.jpg" style="height:478px; width:836px" /></span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkgun.com/video/gundem/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-o-goruntuler-sonrasi-harekete-gecildi/397918</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ADIGÜZEL: FELAKET TELLALLIĞI DEĞİL BÖYLE DEVAM EDECEK OLURSA ÇOK KÖTÜ GÜNLER ÜLKEMİZİ BEKLER.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adiguzel-felaket-tellalligi-degil-boyle-devam-edecek-olursa-cok-kotu-gunler-ulkemizi-bekler-2634979195314-f69c-4d7f-8ce4-ea245b95e6582026-09-07T23:44:00+03:00HABER MERKEZİ ADIGÜZEL: FELAKET TELLALLIĞI DEĞİL BÖYLE DEVAM EDECEK OLURSA ÇOK KÖTÜ GÜNLER ÜLKEMİZİ BEKLER.

ADIGÜZEL: FELAKET TELLALLIĞI DEĞİL BÖYLE DEVAM EDECEK OLURSA ÇOK KÖTÜ GÜNLER ÜLKEMİZİ BEKLER.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Doğurganlık hızı, nüfusun kendini yenileme eşiği olan 2,1'in altına gerilemiş durumdadır.Genç nüfus oranı azalırken, yaşlı nüfus oranı artmaktadır.Çalışma çağındaki nüfusun iş gücünün azalması, uzun vadede ekonomik büyümeyi yavaşlatabilecek yapısal bir sorun olarak görülüyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç çocuk meselesi Sayın Erdoğan’ın ilk iktidara geldiğinden beri sürekli dillendirdiği bir konu.<br />Lakin durum iyiye gitmesi gerekirken her geçen gün daha kötüye gidiyor. Geçmişte on yıllar boyunca bu topluma aile planlaması, doğum kontrolü diye dayatılan meseleler milli güvenlik meselesi haline geldi.<br />Bir ülkenin mevcut nüfusunu koruması için kadın başına 2,1 doğum oranına buna nüfusun yenilenme oranı da deniyor , ihtiyaç var. Bizde bu oran 1,51’e düşmüş durumda. Bu ciddi bir problem ve bazı Avrupa ülkelerinden de düşük bir oran.<br />Doğurganlık hızında Bulgaristan'ın bile gerisindeyiz. Nüfusun yenilenme düzeyi olan 2.1'in çok altında kaldık. Şanlıurfa, Van, Şırnak, Mardin, Muş, Siirt, Diyarbakır, Batman, Ağrı ve Gaziantep gibi doğurganlık hızı yüksek illerimiz olmasa doğurganlık hızımız 1 çocuğa kadar inecek.<br />Sonunda felaket kapıya dayandı. &nbsp;Çok kritik bir duruma geldik. Genç nüfusumuz var derken ortanca yaşın ağırlıklı olduğu bir nüfus yapısına sahip olduk. Eğer ciddi tedbirler alıp doğurganlık hızımızı en az 2.1'de tutamazsak Avrupa gibi yaşlı nüfus ağırlıklı bir ülke olmaya doğru gidiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım başta olmak üzere hiçbir alanda çalışacak işgücü üretemeyiz. Kendisini toparlayamazsa da bu topraklardaki yaşama kabiliyetini kaybeder. Bu çok ciddi bir risk. Gerçek bir beka sorunu. Evlatlarımı okula kayıt ettirmeye gittim sınıf 18 kişilik ben ikizleri İLKOKULA göndermeyeceğim 7 yaşında başlaması gerektiğini düşünenlerdenim, sınıf mevcudu kaldı 16 öğrenci iki ailede başka kentte göç demiş, uyum sağlamakla süreciyle alakalı problem yaşayanlarla beraber sene sonunda bu sınıf 13- 14 kişiyle eğitim öğretim hayatına devam eder.&nbsp;<br />Geçen sene ülkemiz genelinde &nbsp;ilkokula kayıt yaptıran öğrenci sayısı 1 milyon 100 bin idi. Bu sene 800 bin kayıt var aradaki 300 bin fark ortalama 25-30 kişilk sınıflar olsa idi 10 BİN DERSLİK BOŞ DEMEKTİR. Gelecek sene ve her sene bu sayı daha aşağılara inecektir. Bir dönem ülkenin en ciddi sorunu yeterli okul yeterli sınıf yeterli öğretmen ihtiyacı idi şimdi sorun o yapılan okullara ÖĞRENCİ BULAMAMA gerçeğini önümüze çıkarıyor. Yeni nesil gelmezse istihdam güvenlik daha bir çok sorun bizleri bekler.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chp-istanbul-il-baskani-tekin-devleti-soyarak-bir-zenginlesme-turkiyeyi-buyuk-bir-sikintiya-soktu-26345ee62c78f-e6eb-448a-a779-ce22907e1e392026-09-07T23:39:00+03:00HABER MERKEZİ CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"

CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, Girişimci İş ve Fikir İnsanları Derneği (GİSİAD) Genel Başkanı Remzi Dursunkaya ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, 12 Eylül döneminde çıkarılan Siyasi Partiler Yasası'nın çöpe atılması gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yapılmadığı sürece sorunların üstesinden gelinemeyeceğini ifade eden Tekin, "1980 öncesinde milletvekili seçimlerini, yerel başkanlık seçimlerini ve yerel yönetici seçimlerini tamamen milletin kendisi yapardı. O dönemin genel başkanlarının ve parti yöneticilerinin asla ve asla atama ya da tayin etme şansı yoktu. Çok yakın bir süreçte İngiltere'de bakanlar istifa etti, Başbakan istifa etti. Ekonomide milim bir oynama olmadı. Çünkü kurumsallaşmış bir devlet yapısına sahip. Bizim bir an önce bütün bu yaşadığımız, siyaseti kirleten ve lime lime hale getiren yapıyı değiştirmemiz gerekiyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'DEKİ ZENGİNLERİMİZİN ÇOĞU İMAR ZENGİNİ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, ülkenin çeşitli bölgelerinde, "akla gelmeyecek kadar pahalı yapılar ve gayrimenkullerin ortaya çıktığını" söyleyerek, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu arsaların tamamı devletindi. Önce devleti organize işlerden, Türkiye'yi de bu anlayıştan kurtarmadığımız sürece bizim yoksulluktan kurtulmamız mümkün değil. O parti, bu parti diye ayırmıyorum. Ufak imar uygulamalarıyla, gerek Ankara'daki bakanlıklarda gerekse belediyelerde bir bakıyorsunuz değerleri artmış. Bizim Türkiye'deki zenginlerimizin çoğu imar zenginidir. Sizler gibi ihracat yaparak, ithalat yaparak değil, devletin taşıyla devletin kuşunu vurmak suretiyle zengin olmuşlardır. Hazine arazileri kalmadı. Ne oldu bunlar? Kime verdiniz? Kaça verdiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet, ihtiyaç duyduğu zaman imar uygulamasını yapar ve öyle satar. Hayır, siz imarsız satıyorsunuz. Sonra büyük rantlarla maalesef biz, orada konutları almak zorunda kalıyoruz. İkincisi, bir şehrin yüzde 70'i kaçak olur mu? Yasada kaçak yapı yapana da yaptırana da en az 5 yıl ceza öngörülüyor. Hiç duydunuz mu herhangi bir belediye başkanının kaçak yapı yaptırdığı için cezaevine girdiğini, yattığını? Bu tayinli ve atamalı sistemi ortadan kaldıracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"ŞEHİRLERİN TEK ELDEN YÖNETİLMESİ LAZIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirlerin mutlaka tek elden yönetilmesi lazım. Berlin nasıl yönetiliyorsa, Londra nasıl yönetiliyorsa, Paris nasıl yönetiliyorsa; İstanbul, Ankara ve İzmir'in de böyle yönetilmesi lazım. Bugün 7 farklı kurumun plan yapma yetkisi var. O şehirde bir bütünlük sağlayabilir misiniz? Bunun için bugün belediyelerde yapılan operasyonların hiçbirisi sağlıklı değil. Öncelikle bizim yapmamız gereken, bu seçim sistemimizi değiştirip milletimizin kendi kaderini, kendisinin tayin etmesini sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ranttan ve imardan büyük para kazananların çoğunun offshore hesaplarında ve dünyanın çeşitli ülkelerinde paralarının olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Unutmayın ki bir gün hepiniz paranızı alıp buraya getireceksiniz. Türkiye'den daha güvenli bir ülke yok.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"EKONOMİ DARALDIKÇA FAŞİZM YÜKSELİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine biraz önce arkadaşlarımız özellikle son dönemlerde Avrupa'daki seçimlerle ilgili ifade etti. Ekonomi daraldıkça, yoksulluk başladığı andan itibaren ilk tepki göçmenlere oldu. Biz de yaşadık bunu. Unutmayın, özellikle Orta Doğu'dan, Asya'dan ve başka bölgelerden gelen insanlarla ilgili sahada, sokakta vatandaşımıza mikrofon uzattığınızda ne diyordu? 'Suriyeliler var, o var, bu var' falan filan. Şimdi dünyada da yaşadığımız sıkıntı maalesef bu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomi gittikçe daralacak. Ekonomi daraldıkça, yani yoksulluk başladığı andan itibaren faşizm her zaman yükselmiştir. Bundan kaçınamazsınız. Bugün özellikle soydaşlarımızın İngiltere'de, Almanya'da ve Fransa'da yaşamış olduğu hikayeler de bu. Şimdi Almanya'da hiç kimsenin beklemediği bir sonuca doğru gelindi. Bu temel nedenin de biraz önce anlatmış olduğum ekonomik nedenlerden kaynaklandığını ifade edeyim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SİYASETİN TİCARETİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMASI LAZIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin ticaretin hayatını kolaylaştırması lazım. Ticaretle uğraşan herhangi bir sivil toplum örgütü başkanı, çok rahatlıkla bütün siyaseti eleştirebilmeli. İlk kez bu kadar kirlilikle karşı karşıyayız. Hiç fark etmiyor, yerelinden tutun genel siyasete kadar... Bu kadar orantısız zenginleşme olur mu? Bir belediye başkanının milyar dolar parası olur mu? Ya da bir bakanın, bir bakanın oğlunun yurt dışında, çeşitli offshore hesaplarında milyar dolarları olur mu? Olabilir tabii. Gidersiniz, katma değeri yüksek bir şey icat edersiniz. Ama hiçbir şey yapmadan devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu ve sokmaya da devam ediyor. Bunu ben söylemiyorum. Bankaların ve Merkez Bankası eski başkanının ifadesidir. 500 milyar dolar Türklerin parası yurt dışındaysa gerçekten çok acı verici bir şey.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarafta kendimizi vatansever, milliyetçi, muhafazakar olarak tanımlayacağız ama öbür tarafta paramızı alıp başka ülkelere götüreceğiz. Niye götürüyorsunuz kardeşim? Getirin. Burada en kazançlı ülke, şu anda Türkiye. Yani paranızla para kazanmak istiyorsanız Türkiye'nin ötesinde böyle bir para kazanamazsınız. Getirin paralarınızı, burada kazanalım. Ülkemizde yatırım yapın. Şehirlerinizde yatırım yapın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"DOĞURGANLIK ORANI TÜRKİYE İÇİN CİDDİ BİR MESELE"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda 86 milyon nüfusumuz var. Doğurganlık oranı dip noktada şu anda. Başta Şanlıurfa olmak üzere, doğurganlık oranının yüksek olduğu 7-8 ilimiz olmasaydı, büyük olasılıkla bugün dünyanın doğurganlık oranı en düşük ülkelerinden biri durumuna gelmiş olacaktık. Öncelikle hiç gündemimizde olmayan bir uyuşturucu meselesi var ki bunun sayısının çok yüksek olduğunu bilmenizi istiyorum. 15 yıldır uğraşılıyor. Ortalama 7 milyon ile 9 milyon arasında bir kullanıcı var. Bu kaldırılabilir bir durum değil. Bu, Türkiye için aslında bir beka meselesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın İçişleri Bakanı açıkladı; 13 ile 16 yaş arasında 196 bin çocuğumuz suça karışmış. 196 bin çocuğumuz okulda eğitimini yapması gerekirken hapishanede oturuyor. Son dört yılda 3 milyon çocuğumuz eğitimine ara vermek zorunda kalmış, ekonomik nedenlerden dolayı. Bütün bunların yeniden planlanması gerekiyor. 86 milyon olan nüfusumuz büyük olasılıkla 2063 yılında 61-63 milyon arasında düşecek. Bu, Türkiye açısından dehşet bir şey. Bütün bunlar yeniden planlanabilir. Ama bu yeniden planlamanın tek bir yolu var: Önce siyaseti arındırmamız lazım. Siyasette büyük bir sorun var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük şehirlerde büyük bir göç var. İstanbul'da da uzun süredir bu göç haritasını takip ediyoruz. İstanbul'un yoğunluğu, görüntüsü ve kirliliği nedeniyle ekonomik durumu iyi olan, zengin vatandaşlarımız yurt dışına gidiyorlar. Özellikle son beş yıla baktığımızda yurt dışına büyük bir göç var. Gerçekten çok zor durumda olan; kirasını ödeyemeyen, market parasını karşılayamayan ve çeşitli sıkıntıları bulunan vatandaşlarımızın tek çaresi var: Babasının, annesinin ya da ailesinin kaldığı köye gidiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"GİRİŞİMCİLERİMİZE ZORLUK DEĞİL, KOLAYLIK SAĞLAYACAĞIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dördüncüsü de siyasette ranttan zenginleşenler. Ranttan zengin olunca çevrenizi, çocuğunuzu kontrol edemiyorsunuz. Doğal olarak da o konforlu yaşam göze batıyor. Onlar da bugün geldiğimiz gibi Yeşilköy'e, Bakırköy'e, Ortaköy'e, Kadıköy'e iniyorlar. Bu dengelerin düzelmesi için yapılması gereken çok basit şeyler var. Dünyanın uyguladığı yöntemi uygulayacağız ve Türk siyasetini arındıracağız. Girişimcilerimize, derneklerimize, iş dünyasına zorluk değil, kolaylık sağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın çeşitli ülkelerinde yatırımcı olarak gidiyorsanız her şeyi kolaylaştırıyorlar. Bizde ise her şeyi zorlaştırıyorlar. Minik bir ruhsattan başlayın, iskana kadar... Tüm bunları yeniden gözden geçirmemiz lazım ve başta siyaseti arındırmamız lazım. Devletin kurumlarını işlevsel hale getirmemiz lazım."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'NİN YATIRIMCILARA İHTİYACI VAR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürsel Tekin, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışına giden yatırımcılara ilişkin soruyu yanıtlayan Tekin, Türkiye'nin yatırımcılara ihtiyacı olduğunu belirterek, "Yurt dışında gerçekten çok girişimci yurttaşlarımız var. Öncelikle onları korumamız gerekiyor. Ama tabii Türkiye'yi de unutmamalıyız. Sonuç itibarıyla baba ocağı. Herkes dönecek. Türkiye'nin yatırımcılara ihtiyacı var" dedi. Türkiye'nin potansiyelinin ve dinamik yapısının yatırımlar için uygun olduğunu belirten Tekin, doğurganlık oranının da Türkiye açısından ciddi bir mesele olduğunu söyledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://ankahaber.net/haber/tuik-agustosta-en-yuksek-aylik-ve-yillik-reel-getiri-kulce-altinda-oldu-96b73143</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-263448f3d1db3-0503-48d3-8e0e-1511b987a6952026-09-07T22:28:00+03:00HABER MERKEZİ Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY

Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">İlk haberimizde:</span></strong></p><p><img alt="TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-1787483055.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu etkinlik ile ilgili harcanan toplam rakam: 2.608.400,00 TRY. İdi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İkinci haberimiz olan:</span></strong></p><p><img alt="Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-1787650681.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İçerikte,</strong> ““TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA” başlıklı haberimizin en sonunda linkini koyduğumuz 3 milyonluk harcama demiş idik ya, o harcamalar için doğrudan temin ile de harcama yapılmış. 1 milyonluk şapka alınmış… 295 bin liralık da anons cihazları alınmış… Toplarsanız 4,5 milyon lira kdv hariç… Sanatçıları ne ödendi bilemiyoruz, çünkü kayıtlara henüz geçmemiş…” demiş idik…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlgili bu haberin sonunda ise: “</strong>TOROSLAR’ın kendine ait olan şirketi, “ Toroslar belediyesi personel ltd” nin SGK ya borcu ne kadar biliyor musunuz? 500 milyona yakın. Bu borçlar ödenmezken, ıvır zıvır işlere para harcanmasının manasını çözen var mı?” diye seslenmiş idik.</span></p><p><em><span style="font-size:22px"><strong>Şimdi bu günkü kayıtların taranmasında yeni bir alımları daha çıktı. Aynı iş ile ilgili:</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1667844 İKN</strong> NUMARASI İLE</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>"22-23 AĞUSTOS TARİHLERİNDE TIRTAR MAHALLESİNDE DÜZENLENECEK OLAN KARDEŞ GÖÇERLER YÖRÜK ETKİNLİĞİ İÇİN ORGANİZASYON HİZMETİ ALIMI"</strong></span> İŞİNİ</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞRUDAN TEMİN METODU İLE</span></p><p><span style="font-size:18px">"ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ"NDEN <strong>17.215.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA HENÜZ BU RAKAM İÇİNDE KDV YOK...</span></p><p><span style="font-size:18px">Kardeş Göçerler Yörük Şenliği etkinliği için bu belediye tarafından, yukarıdaki haberlerimizin tamamında yapılan harcamaların toplamı: <strong>21.715.000,00 TRY</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEKRAR EDİYORUM KDV BU RAKAMA DÂHİL DEĞİL. KDV EKLENİNCE RAKAM DAHADA BÜYÜYECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca Belediyeler birçok işi için kaynak bulamıyor. Bunlar doğrudan temin ile paraları harcıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hayatini-kaybeden-seksenler-dizi-oyunculari-26350c6d2c42d-7a37-4b09-a4f3-1b82bd5e32862026-09-07T11:25:00+03:00HABER MERKEZİ Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları

Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rasim Öztekin - Fehmi Serhat Kılıç - Ergun Plak Kemal Kuruçay - Seyfi Vural Çelik - Niyazi Ayberk Atilla - Şimbil Bakkal Atilla Arcan - Şinasi Selvioğlu Efe Deprem - Zafer Emin Gümüşkaya - Hasan Başçavuş Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun tüm oyuncuların...</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anne-sutu-bebeklerde-antibiyotiklere-direnc-saglayan-genleri-azaltiyor-2634328e5782f-f373-4cf7-8812-a1a3f9e832de2026-09-07T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor

Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Anne sütü, bebeklerin sağlığı açısından bir fayda daha sağlayabilir: bağırsaklarda antibiyotiklere direnç sağlayan genlerin azalmasına yardımcı olmak. İspanya Ulusal Araştırma Konseyi (CSIC) liderliğindeki uluslararası bir çalışma, anne sütündeki bazı bileşenlerin yaşamın ilk aylarında bebeğin bağırsaklarını kolonize eden bakterileri nasıl etkilediğini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cell Reports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerin bağırsaklarında bulunan antimikrobiyal direnç genlerinin hem sayısı hem de çeşitliliği daha düşük.</span></p><p><span style="font-size:18px">CSIC'e bağlı Gıda Bilimi ve Teknolojisi Araştırma Enstitüsü'nden (IATA) araştırmacı M. Carmen Collado, “Anne sütüyle beslenmenin teşvik edilmesi, mikrobiyotanın oluşumunda kritik bir dönem olan yaşamın ilk aylarında bağırsak bakterilerinde bulunan antimikrobiyal direnç genlerini azaltmak için etkili bir strateji gibi görünüyor” dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Anne sütü antibiyotik direncini nasıl etkiliyor?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Araştırmanın odak noktalarından biri, anne sütünde doğal olarak bulunan insan sütü oligosakkaritleri (HMO) oldu. Bebekler bu molekülleri doğrudan sindiremiyor. Ancak HMO'lar, bağırsaktaki bazı yararlı bakteriler için besin görevi görerek mikrobiyota dengesinin oluşmasına katkıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, bazı HMO'ların antibiyotik direncine yol açan belirli genlerin daha düşük düzeyde bulunmasıyla ilişkili olduğunu tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collado, “HMO'lar bağırsak mikrobiyotasını düzenleyen ekolojik unsurlar gibi işlev görüyor. Bu molekülleri kullanabilen mikroorganizmaların gelişimini desteklerken, belirli direnç genlerini taşıyan bakterilerin yayılmasını da sınırlayabiliyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmada bu sonuçlara ulaşmak için Valencia'da yaşayan bir aylık 57 bebeğin dışkı ve annelerinin süt örnekleri analiz edildi. Bulgular daha sonra Hollanda'da emzirilen 199 bebeğe ait veriler kullanılarak doğrulandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Doğum şekli de etkili</span></h3><p><span style="font-size:18px">Çalışmada doğum şekli ve beslenmenin de bağırsaktaki direnç genlerinin yapısını etkileyen önemli faktörler olduğu görüldü. “Rezistom” olarak adlandırılan bu yapı, bağırsaktaki bakterilerde bulunan antimikrobiyal direnç genlerinin tamamını ifade ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, sezaryenle doğan bebeklerle vajinal doğan bebekler arasında direnç genlerinin çeşitliliği açısından farklılıklar tespit etti. Bununla birlikte, yalnızca anne sütüyle beslenmenin direnç genlerinin hem miktarının hem de çeşitliliğinin daha düşük olmasıyla ilişkili olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">IATA-CSIC'te eğitim alan ve halen Kaliforniya Üniversitesi San Diego Kampüsü'nde (UC San Diego) doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Anna Samarra, “Yaşamın ilk ayları, bağırsak mikrobiyotasının oluşumu açısından kritik bir dönem. Doğum şekli ve beslenme gibi farklı çevresel faktörler bu dönemde kalıcı etkiler bırakabiliyor” dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/09/06/anne-sutu-bebeklerde-antibiyotik-direnci-genlerini-azaltiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/misirda-unlu-sunucu-sarah-khalifa-idam-cezasina-carptirildi-2634286debb88-f11c-49ae-8ccb-00fa817285902026-09-07T11:05:00+03:00HABER MERKEZİ Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı

Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mısır'da ünlü televizyon sunucusu Sarah Khalifa beraberinde 11 kişi ile birlikte geniş kapsamlı bir uyuşturucu imalatı ve ticareti davasında idam cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Resmi basında cumartesi günü yer alan haberlere göre, 39 yaşındaki Khalifa, güvenlik ve suç konularını işleyen "Mission Impossible" (İmkânsız Görev) adlı programıyla tanınıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletle bağlantılı El-Ahram gazetesinin haberine göre, Kahire'deki mahkeme, Khalifa ve diğer 11 sanığı "ticaretini yapmak amacıyla uyuşturucu imalatında kullanılan maddeleri temin etmek üzere organize suç örgütü kurmak, ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulundurmak ile taşımak" suçlarından idama mahkûm etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, Mısır yasalarının idam cezasını gerektiren suçlardaki prosedürü uyarınca dini görüşü alınmak üzere Mısır Müftüsü'ne danışılmasının ardından açıklandı. Mahkemenin verdiği karara karşı temyiz yolu açık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet yayın organı Ahbar El-Yevm'in aktardığına göre, aynı zamanda bir estetik kliniği ile organizasyon şirketinin de sahibi olan Khalifa ve diğer sanıklar, "imalatta kullanılan ham maddeleri yurt dışından ithal ederek sentetik uyuşturucu üretmek ve ticaretini yapmakla" suçlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">El-Ahram, kolluk kuvvetlerinin operasyonlarda 750 kilogramdan fazla uyuşturucu madde ve ham madde ele geçirdiğini, laboratuvar olarak kullanılan iki daire ile çok sayıda ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme ayrıca Khalifa ve bazı sanıkları, genç bir erkeğin kaçırılması ve darp edilmesine ilişkin ayrı bir dava kapsamında beşer yıl hapis cezasına çarptırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mısır'da idam cezası; tasarlayarak adam öldürme, terör, bazı cinsel saldırı suçları ve uyuşturucu ticareti durumlarında uygulanıyor. Mısır Haklar ve Özgürlükler Komisyonu'nun verilerine göre ülkede 2025 yılında 541 idam kararı verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/06/misirda-uyusturucu-cetesi-yonetmekle-suclanan-unlu-sunucu-sarah-khalifa-idam-cezasina-carp</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-partide-bakirhan-ve-hatimogullari-yeniden-secildi-26341eedc8d18-3927-4489-b28e-bda48e7bd6742026-09-07T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi

DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti'nin 5'inci Olağan Büyük Kongresi bugün Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kongrede yapılan Eş Genel Başkanlık seçiminde Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, kongrede yaptıkları konuşmalarda barış, demokratikleşme ve yeni döneme ilişkin mesajlar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tülay Hatimoğulları, yeniden Eş Genel Başkan seçilmeden önce yaptığı konuşmada çözüm sürecine ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Silahların susmasının önemli bir fırsat yarattığına işaret eden Hatimoğulları, kalıcı ve toplumsal barışın inşası için daha fazla mücadele edecekleri mesajını verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatimoğulları: Bizler barışacağız, bizler başaracağız<br />Geçmişte yaşanan acıların unutulmayacağını belirten Hatimoğulları, "Acılar yarıştırılmaz. Her acının kendi adı, kendi ismi ve kendi hikayesi var. Barış bu ortak acıların bitmesini amaçlar" ifadelerini kullandı.<br />"Bu süreci başarıyla sonuçlandırabilecek miyiz? DEM Parti açısından bu soruların yanıtı nettir" diyen Hatimoğulları sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizler barışacağız, bizler başaracağız ve bunun için halkımıza sözümüz olsun ki çok daha fazla çalışacak, çok daha fazla emek verecek ve mutlaka barışı bu topraklara hep birlikte armağan edeceğiz. Barışı silahların susmasından çok daha büyük bir şekilde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz. Çünkü barış silahların susmasından çok daha büyüktür."</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında "100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir" sözlerine vurgu yapan Hatimoğulları, toplumun farklı kesimlerine barışın inşasına katkı sunma çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırhan'dan sürecin aktörlerine teşekkür<br />DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan da konuşmasında Kürt meselesinin çözülmesinin yalnızca Kürtler için değil, Türkiye'nin geleceği açısından da belirleyici olduğuna dikkati çekti.<br />Türkiye'nin "son 50 yılda Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı çok büyük maliyetler" ödediğini belirten Bakırhan, "Artık maliyet ödeme değil, hasat alma dönemidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırhan, "Kürt'ün kazanımı Türkiye'nin kazanımıdır. Türkiye'nin kazanımı Kürt'ün kazanımıdır. Kürt kazanınca Türk, Türk kazanınca Kürt kazanacaktır. Bugün barış süreciyle birlikte Türkiye'yle Kürtlerin çıkarlarını ortak bir paydada buluşturuyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürece katkı sunanlara da teşekkür eden Bakırhan konuşmasında, "Memlekete barış imkanı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan, başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez bir daha teşekkür etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü kongrede parti organlarının seçimi de gerçekleştirildi. Kongrede, Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ve Uzlaşma Kurulu'nun asli ve yedek üyeleri belirlendi. Kongrede, 80 kişiden oluşan PM'ye yeni 33 üye seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti kaynakları, isim, tüzük ve kadro değişikliklerini içerecek asıl büyük dönüşüm kongresinin ise gelecek yıl yapılacağını ifade ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/JD, MK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/dem-partide-bak%C4%B1rhan-ve-hatimo%C4%9Fullar%C4%B1-yeniden-se%C3%A7ildi/a-79055597</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumpin-ozel-temsilcileri-moskovada-putin-ile-gorustu-bir-sonraki-durak-kiev-26340ac7c4726-eff4-40f7-9454-7704478c93a42026-09-06T16:09:00+03:00HABER MERKEZİ Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev

Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından pazar günü Kiev'de Ukraynalı yetkililerle bir araya gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkili, cumartesi günü Moskova'da Rus liderle buluşarak Rusya'nın Şubat 2022'deki geniş çaplı işgaliyle başlayan savaşı sonlandırmaya yönelik bir planı ele aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir Beyaz Saray yetkilisi AFP'ye yaptığı açıklamada, temsilcilerin Putin ile "Başkan Trump'ın Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barış sağlama ajandasını ilerletmek" amacıyla görüştüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili, "İki taraf önümüzdeki haftalarda duyurulacak olan sonraki adımlara ilişkin somut planları ele aldı ve yarın Ukrayna'da yapılacak görüşmelerin de aynı derecede verimli geçmesini sabırsızlıkla bekliyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin Danışmanı Yuri Uşakov görüşmeleri "son derece samimi" olarak nitelendirdi ve ABD tarafının "çözüme yönelik olası yollar konusunda bir dizi fikir sunduğunu" aktardı. Uşakov ayrıca Rus tarafının Amerikalılara, Moskova'nın Ukrayna'nın doğusunun geri kalanını ele geçirebileceğinden "emin olduğunu" ilettiğini ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise cumartesi günü Witkoff ve Kushner ile görüştüğünü teyit ederek, ziyaret süresince hava saldırılarını durdurma taahhütlerini yineledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Bu görüşme anından itibaren, müzakere sürecine dahil olan şehirlere yönelik hava saldırılarında ateşkese uymaya hazırız. Şu andan cumartesi sonuna kadar, ayrıca pazar ve pazartesi günleri Ukrayna, Moskova'ya yönelik saldırılardan kaçınmaya hazırdır, Rusların da Kiev konusunda aynı tutumu sergilemesini bekliyoruz," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus haber ajansı Interfax'a yaptığı açıklamada, Putin'in elçilerin ziyareti süresince birliklerine Kiev'e yönelik saldırıları üç gün süreyle durdurma talimatı verdiğini bildirdi. Peskov, bu aranın cumartesi gece yarısından itibaren yürürlükte olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Witkoff ve Kushner'in Kiev ve Moskova'da "savaşı bitirecek bir teklif" sunacaklarını söylemişti. Trump, "İki harika müzakereci olan Steve Witkoff ve Jared Kushner'i gönderdim. Harika bir iş çıkardılar; bir sonuca varıp varamayacağımızı görmek için onları oraya yolladık. Ve bunu başarma şansımız yüksek olabilir" diye konuşmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy cumartesi günü yaptığı açıklamada, elçilerle yapılacak görüşmelere ilişkin Ukrayna planının onaylandığını ve Kiev'in "içerikli/somut bir görüşmeye" hazır olduğunu ifade etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/06/trumpin-ozel-temsilcileri-moskovada-putin-ile-gorustu-bir-sonraki-durak-kiev</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ari-gibi-calisan-mudur-263391c794097-03c1-487b-a1de-33f1cfdb96372026-09-06T16:07:00+03:00HABER MERKEZİ ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR

ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Koltuğuna oturup kalmayan il müdürü, kendisine bağlı birimleri her gün adım adım gezip bilgi alıyor, çalışmaları sahada yerinde gözlüyor ve sağlık hizmetlerinin sunumunda hata olmaması için özverili çalışıyor. Bu arada mütevazı kişiliği ve engin gönlü ile de sağlık çalışanlarınca çok seviliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa12522485c5.jpg" style="height:773px; width:1286px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa12522529b9.jpg" style="height:715px; width:1174px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-seksenler-in-ergun-plakina-veda-26338b0c19e57-eeb8-4b06-8dcb-aaa1de7948cc2026-09-06T10:49:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk televizyon ve tiyatro dünyasının usta ismi,&nbsp;<strong>"Seksenler"</strong>&nbsp;dizisinde hayat verdiği unutulmaz&nbsp;<strong>Ergun Plak</strong>&nbsp;karakteriyle milyonların kalbinde taht kuran&nbsp;<strong>Serhat Mustafa Kılıç</strong>’ın ani ve üzücü vefatı, sanat camiasını ve tüm sevenlerini derinden sarstı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anılarına, sanatına ve bıraktığı zihniyet mirasına saygı duruşu niteliğindeki bu yazıda, onun Türk toplumunda açtığı manevi ve kültürel çığırı yad ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Dönemin Sembolü: Ergun Plak ve Saf Sevdalar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Televizyon ekranlarında karakterlerin adeta birer insana dönüştüğü nadir projelerden biri olan&nbsp;<em>Seksenler</em>, Türk aile yapısının sıcaklığını, mahalle kültürü dayanışmasını ve en önemlisi saf, tertemiz insan ilişkilerini evlerimize taşıdı. Bu nostaljik atmosferin en güçlü yapı taşlarından biri, Serhat Mustafa Kılıç’ın kusursuz bir ustalıkla canlandırdığı Ergun Plak idi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sert, mahalle delikanlısı görünümünün altındaki yufka yüreği, sanata olan tutkusu ve en önemlisi Nazlı karakterine duyduğu büyük aşk, izleyicinin hem yüzünü güldürdü hem de kalbine dokundu. O aşk; bugünün tüketim odaklı ve geçici ilişkilerine inat, büyük bir sabırla, sadakatle, edep ve iffet sınırları içinde yaşandı. Ergun’un Nazlı’ya karşı sergilediği o naif, saygılı ve nezaket dolu duruşu, ekran başındaki milyonlarca gence adeta sevginin en asil halini fısıldadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluma Örnek Bir Sanatçı Duruşu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sanat, sadece güldüren ya da düşündüren değil; aynı zamanda topluma bir estetik, bir ahlak ve bir yön tayin eden en mukaddes rehberlerden biridir. Serhat Mustafa Kılıç, canlandırdığı karakterlere yüklediği manevi derinlikle bu sorumluluğu en güzel şekilde taşıyan ender şahsiyetlerden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç nesillere; sevgiyi kirletmeden, değerlere bağlı kalarak, saygı ve nezaket çerçevesinde yaşamanın da mümkün olabileceğini gösterdi. Oyuncu kimliğinin arkasındaki beyefendi kişiliği, duruşu ve hayata bakışıyla sadece bir sanatçı değil, adeta toplumsal hafızada iz bırakan bir gönül elçisi gibi davrandı. O, popüler kültürün hızla tükettiği değerlere karşı adeta bir kalkan gibi durarak, geleneksel aile değerlerimizin ve mahbup sevdaların modern devirdeki temsilcisi olmayı başardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Veda Ederken</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Seksenler</em>&nbsp;dizisi, Türk televizyon tariğinde sadece bir dönem dizisi olmanın ötesinde, izleyicisine unuttuğu değerleri hatırlatan nadide bir köprü görevi gördü. Bu köprünün en sağlam ayaklarından biri olan Serhat Mustafa Kılıç, canlandırdığı Ergun Plak karakteriyle ekranlarda adeta bir okul bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dizideki mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri ve en çok da Ergun ile Nazlı arasındaki o masum, sabırlı ve içten sevda bağı, izleyen herkese sevginin en saf halini aşıladı. Ergun'un; sevdiği kadına duyduğu saygıyı, taşıdığı edebi ve sorumluluk bilincini ekranlardan evlerimize taşıması, genç nesillere örnek teşkil eden kıymetli bir duruştu. O, popüler kültürün hızla tükettiği duygulara karşı, sevginin emek ve sadakatle taçlandığında ne kadar güzel olduğunu gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usta oyuncunun ani kaybı, sadece sanat dünyasında değil, onun karakterleriyle büyüyen milyonların kalbinde de derin bir boşluk bıraktı. Ancak o, bıraktığı bu güzel hatıralar, örnek sanatçı kişiliği ve Ergun Plak'ın o unutulmaz replikleriyle her daim hatırlanmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, onu erken ve ani bir şekilde kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, geride bıraktığı tertemiz hatıraları, kahkahaları ve topluma aşıladığı güzel örnekliği minnetle hatırlıyoruz. Ergun Plak, plakların arasında aradığı o ebedi melodiyi buldu belki ama bizim kalplerimizde çalmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıymetli sanatçımıza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine ve tüm milletimize sabır diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dostlari-ve-rol-arkadaslarindan-serhat-mustafa-kilica-huzunlu-veda-hoscakal-ergun-plak-263378b5877b4-0aad-4d7b-b9df-2148314355d32026-09-06T10:35:00+03:00HABER MERKEZİ Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"

Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birçok başarılı yapımda yer alan 51 yaşındaki Serhat Mustafa Kılıç dün akşam saatlerinde evinde ölü bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünlü oyuncunun ani kaybı hem hayranlarını hem yakınlarını yasa boğdu. Serhat Kılıç'ın rol arkadaşları, sosyal medya hesaplarından acılarını dile getirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">GÖZYAŞLARINI ZOR TUTTU</span></h2><p><span style="font-size:18px">Katıldığı bir etkinlikte Serhat Kılıç için konuşurken gözyaşlarını zor tutan Kubilay Aka, meslektaşını çok sevdiğini belirterek, “Çok sevdiğimiz bir ağabeyimizdi. O çok yetenekli ve çok güzel bir kalp. Süzülüp gidişine şahit olduk hepimiz. Hâlâ olayın şokundayız.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kubilay Aka, yaşadığı üzüntü nedeniyle etkinlikte eğlenemeyeceğini de söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aka, “Maalesef hem sanatçı hem insan kimliğimiz var ama bu gece onu yapamam. Yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyuncu Şükran Ovalı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çok üzgün olduğunu belirterek, “Ah be… Geride kalan herkese başsağlığı, Allah'tan rahmet diliyorum. Canım Serhat.” ifadelerine yer verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOK ERKEN OLMADI MI BE SERHAT?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sedef Avcı ise birlikte aynı sahnede yer aldıkları bir anıya yer vererek, “Çok erken olmadı mı be Serhat? İnanılmaz üzgünüm. Yolun ışık olsun." sözleriyle acısını ve şaşkınlığını dile getirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Serhat Kılıç'ın ani ölümünün ardından paylaşım yapan isimlerden biri de Bennu Yıldırımlar oldu. Yıldırımlar paylaşımında Kılıç'ın fotoğrafına yer vererek “Ahh…” notunu düştü.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MÜTHİŞ BİR YETENEK, RENGARENK BİR İNSANDI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Acısını dile getiren bir diğer isim de şarkıcı Derya Bedavacı oldu. Bedavacı, “Çok üzgünüm. Müthiş bir yetenek, rengarenk bir insandı. Elveda Serhat Kılıç, seni tanımak güzeldi.” ifadelerine yer verdi.&nbsp;</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/yasam/galeri-dostlari-ve-rol-arkadaslarindan-serhat-mustafa-kilica-huzunlu-veda-hoscakal-ergun-plak-1740575/1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tbmm-baskanvekili-celal-adan-onumuzdeki-secimlerde-once-turkiye-demeyen-kaybedecektir-2633658152799-59f5-481e-81bc-04e652f4cfc52026-09-06T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir'

TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, "Bir daha yeryüzünde hiç kimse terörü Türkiye'ye getiremeyecektir. Allah, Genel Başkanımız ile Cumhurbaşkanımızın birlikteliğini daim kılsın. Onların beraberliği, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme beraberliğidir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milliyetçisi olarak, tarihi bir sorumluluk taşıdıklarını belirten Adan,&nbsp;<strong>"Bu coğrafyada devletimize yönelik, milletimizin birliğine yönelik çok ciddi olayların olduğunu biliyoruz. 15 Temmuz 2016 Türk siyasi hayatının en alçak girişimidir."</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, "Önce Türkiye" diyen siyaset anlayışıyla MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin öncülük yaparak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişte kurumlarla savaşmadan bir hukuki düzenlemenin önünü açtığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ankara'da, İstanbul'da her hafta 2 askerimizin cenazelerine katılırdık, içimiz yanarak. Yaşı 20, 25, 30. Bazen hanımlarının hamile olduğunu, bazen küçük çocukların annelerinin, anneannelerinin kucağında şehitlerimizi taşıdığımıza hep birlikte şahit olduk."</strong>&nbsp;diyen Adan, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin kanını 50 yıldır sömüren, dışarıdan bazı güçlerin realize ettiği ve özbeöz bu memleketin çocuklarını, Türk askerine, Türkiye'nin birliğine, Türkiye'nin merhametine karşı kurşun sıkılmasına öncülük yapan terörün bitmesi gerekiyordu. Cenab-ı Allah'a şükürler olsun, MHP Genel Başkanı Bahçeli Bey, her riski göze alarak terörün durması konusunda, kardeşliğin ortaya tekrar çıkması noktasında bir irade kurdu. Bildiğiniz gibi bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey, bunu devlet politikasına dönüştürdü ve 2 senedir bir tek askerimiz şehit değil. Bir daha yeryüzünde hiç kimse terörü Türkiye'ye getiremeyecektir. Allah, Genel Başkanımız ile Cumhurbaşkanımızın birlikteliğini daim kılsın. Onların beraberliği, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme beraberliğidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, Türkiye'de teröre harcanan para miktarının 2 trilyon 300 milyar dolar olduğunu vurgulayarak,&nbsp;<strong>"Birçok şehit verdiğimiz, her an bazı sıkıntıların olduğu, Fransızın, Almanın, Amerika'nın silah verdiği terörü bitiriyoruz ve dün bize saldıran örgütlere silah veren Suriye, bugün bizimle beraber hareket ediyor. Bugün Irak'ta, Suriye'de her tarafta, Türkiye'ye yönelik bütün terör örgütlerinin nefesinin kesildiği günleri yaşıyoruz."</strong>&nbsp;ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bütün Türkiye şu anda 'Terörsüz Türkiye'nin yanındadır. Bunu artık kimse geriye götüremez."</strong>&nbsp;diyen Adan, Türkiye'nin içerideki problemleri çözüp birlik ve beraberliği sağladıktan sonra altından kalkamayacağı hiçbir şey olmadığını söyledi.</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>"MHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUĞU BİR TÜRKİYE'YE İHTİYAÇ VAR"</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Adan, ekonomik bazı sıkıntıların olduğunu ancak Türkiye'nin gücünün bu problemi çözmeye yeteceğini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin merhameti, medeniyeti temsil ettiğini aktaran Adan,&nbsp;<strong>"Gittiğimiz her yere adaleti götürdük. Bugün Gazze'de çocuklar öldürülürken, hastaneler bombalanırken, sessiz kalan kalkınmış bütün ülkeler, tarihin en utanç dolu sayfasında yerlerini alacaklardır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün herkesten daha fazla Gazze ile ilgili bir mücadele vermektedir.</strong>" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adan, siyasette çok şeyin değiştiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Keşke güçlü bir muhalefet güçlü bir muhalefet olsa, Türkiye'nin buna da ihtiyacı var. Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir. MHP'nin bu seçimlerde çok oy alacağına inanıyorum ancak çalınmayan kapı, açılmaz. Parlamentonun en eski milletvekillerinden biriyim. Onurla mücadeleme devam ediyorum. İlk defa Türkiye, çok güçlü bir şekilde kapısını açtı bize. MHP'nin çalmadık kapı bırakmaması lazım. Çünkü bizim gücümüz, milletten başkası değil. Bizim milletten başka kimsemiz yok. Biz, Allah'a inanırız, milletimize inanarak yürürüz. Bu seçimlerde Cenab-ı Allah'tan da güç alarak, her evin kapısını çalarak, MHP'nin tarihte aldığı en yüksek oyu alarak, bu dönemi kapatmamız lazım."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyada sözü geçen, büyük bir lider olduğunu belirten&nbsp;<strong>Adan, şunları kaydetti:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP'nin birinci parti olduğu bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım. Milletimizin alın terini, vergisini, çarçur edenlerden de hesap sorulacağından hiç endişe etmeyin. Önümüzdeki günler, Türkiye'nin daha güçlü olacağı yıllardır. Önümüzdeki seçimlerde vereceğimiz destek Türkiye'yi daha güçlü hale getirecektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ve İl Başkanı Mehmet Ali Türker de konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongrede İl Başkanı Mehmet Ali Türker, yeniden seçildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.etikhaber.com/tbmm-baskanvekili-celal-adan-onumuzdeki-secimlerde-once-turkiye-demeyen-kaybedecektir</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Feti Yıldız'dan siyasi partiler ve seçim yasası mesajı: Geniş bir mutabakatla yapılacaktır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-feti-yildizdan-siyasi-partiler-ve-secim-yasasi-mesaji-genis-bir-mutabakatla-yapilacaktir-26335ef73145f-db34-4573-a64f-2de9051868562026-09-06T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Feti Yıldız'dan siyasi partiler ve seçim yasası mesajı: Geniş bir mutabakatla yapılacaktır

MHP'li Feti Yıldız'dan siyasi partiler ve seçim yasası mesajı: Geniş bir mutabakatla yapılacaktır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, "Meraklısına notlar" başlığıyla yaptığı sosyal medya paylaşımında, dünyadaki siyasi parti ve seçim sistemlerinin hukuki çerçevelerine dikkat çekti. Demokratik ülkelerde tek tip bir modelin bulunmadığını belirten MHP'li Yıldız; Belçika, Danimarka, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, İsveç ve İsviçre gibi 9 Avrupa ülkesinde ayrı bir Siyasi Parti Kanunu bulunmadığını, faaliyetlerin anayasa kapsamında düzenlendiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Meraklısına notlar:</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokratik ülkelerde siyasi partiler ve seçim sistemleri üzerine tek tip bir hukuki çerçeve bulunmamaktadır.&nbsp;<br />Avrupa’da her ülkenin<br />bir Seçim Kanunu olmasına rağmen, Dokuz Avrupa ülkesinde<br />Belçika, Danimarka, Yunanistan, İrlanda, İtalya, Lüksemburg, Hollanda, İsveç ve İsviçre -&nbsp;<br />Siyasi Parti Kanunu bulunmamaktadır.&nbsp;<br />Bu ülkelerde siyasi faaliyetler anayasa kapsamında düzenlenmiştir.&nbsp;<br />Amerika Birleşik Devletleri’nde ise bir siyasi partiler kanunu olmadığı gibi, anayasada da bu kapsamda herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır.&nbsp;<br />Siyasi partilerin kurulması Haklar Bildirgesi’ne eklenen 1. değişiklik maddesi ile güvence altına alınmıştır.<br />Siyasi partiler kanunu bulunan ülkelerde ise Türkiye ve Bazı Avrupa Ülkelerinde Parti Finansma<br />ağırlıklı olarak siyasi partilerin finansmanı ve sınırlar/yasaklar düzenlenmiştir.<br />İsviçre’de siyasi partiler kanunu olmamasına karşın, Anayasa’nın<br />137. Maddesi şu şekilde düzenlenmiştir: “Siyasal partiler halkın düşüncesine ve iradesine katkıda bulunmakla yükümlüdür.”<br />Almanya, Portekiz ve İspanya’da ise siyasi partiler kanunları parti organizasyon yapısını ve hareketlerini de kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.<br />Alman Anayasası’nın 21. Maddesi’nde yer alan siyasi partilere ilişkin hükümler, siyasi partilerin iç organizasyonu, demokratik ilkelere uygunluğu ve finansal kaynaklarının topluma açık olması konularını içermektedir.&nbsp;<br />Bu düzenlemeyle, siyasi partilerin, hem iç denetime hem de kamuoyunun eleştirisine açık olması sağlanmıştır.&nbsp;<br />Bizde, Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine uyumlu yeni bir siyasi partiler yasası ile seçim yasası çerçeve yasada olduğu gibi geniş bir &nbsp;mutabakatla yapılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, "Komisyonda sağlanan mutabakat, kamuoyunun açık biçimde takip ettiği fikir alışverişleri, yasanın çıkması hususunda geniş bir mutabakatı ortaya çıkardı.&nbsp;<br />Doğrusu 467 rakamını ben de beklemiyordum.&nbsp;<br />Ama bu düzeyde bir kabul, toplumsal mutabakatın genişlemesine ve dayanışmanın güçlenmesine vesile oldu.&nbsp;<br />Bu süreci fevkalade güçlü kılan bir husustur."</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.turkgun.com/siyaset/mhpli-feti-yildizdan-siyasi-partiler-ve-secim-yasasi-mesaji-genis-bir-mutabakatla-yapilacaktir/397381</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozel-universitelerin-ucretleri-son-yillarda-ne-kadar-artti-2633434de2549-6449-4774-91e9-8f3c7034a00e2026-09-05T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?

Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Türkiye’de vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerindeki artış 2026-2027 akademik yılında da devam etti. Önde gelen üniversitelerin açıkladığı rakamlar, yıllık ücretlerin bir önceki akademik yıla göre yüz binlerce lira arttığını gösteriyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/04/ozel-universitelerin-ucretleri-son-yillarda-ne-kadar-artti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2-bogaz-koprusu-ve-bazi-otoyollar-icin-30-yillik-ozellestirme-karari-26333b4da8c24-69c3-4f35-bc66-63b8adcd08462026-09-05T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ 2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) işlettiği bazı otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 5 Eylül Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, üç otoyolu doğrudan özelleştirme kapsam ve programına alırken 2003 ve 2010 yıllarında alınan kararlarda yer alan köprü ve otoyolları da yeni özelleştirme düzenlemesine dahil etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olacak. Varlıkların mülkiyeti devredilmeyecek ancak işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve sınırlı ayni hakların kurulması gibi yöntemler kullanılabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç otoyol daha özelleştirme programına alındı<br />Yeni kararla KGM'nin sorumluluğundaki şu yollar özelleştirme kapsam ve programına alındı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde-Pozantı Otoyolu<br />Gaziantep Çevre Otoyolu<br />Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü<br />Bu yolların bağlantı yolları ile üzerlerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri de kapsama dahil edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararın ikinci maddesiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24 Şubat 2003 tarihli kararıyla özelleştirme kapsamına, 15 Ekim 2010 tarihli kararıyla da özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülerin de aynı hükümler doğrultusunda özelleştirilmesine karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi köprü ve otoyollar özelleştirme kapsamında?<br />2003 ve 2010 tarihli kararlarla yeni Cumhurbaşkanı Kararı birlikte değerlendirildiğinde özelleştirme kapsamındaki varlıkların tam listesi şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu<br />Niğde-Pozantı Otoyolu<br />Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu<br />Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu<br />Toprakkale-İskenderun Otoyolu<br />Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu<br />İzmir-Çeşme Otoyolu<br />İzmir-Aydın Otoyolu<br />Ankara Çevre Otoyolu<br />İzmir Çevre Otoyolu<br />Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre Otoyolu<br />Gaziantep Çevre Otoyolu<br />Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü<br />15 Temmuz Şehitler Köprüsü<br />Fatih Sultan Mehmet Köprüsü<br />15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 2010 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında o dönemki adı olan "Boğaziçi Köprüsü" şeklinde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Listedeki otoyol, çevre otoyolu ve köprülerin bağlantı yolları ile üzerlerindeki hizmet, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer varlıklar da özelleştirmenin kapsamına giriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprüleri ile Avrasya Tüneli ise kararda yer almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mülkiyet devredilmeyecek<br />Cumhurbaşkanı Kararı'nda, özelleştirmenin "mülkiyet devri yöntemi hariç olmak üzere" gerçekleştirileceği açıkça belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre köprü ve otoyolların mülkiyeti devlette kalacak. Özelleştirme için şu yöntemlerden biri veya birkaçı birlikte uygulanabilecek:</span></p><p><span style="font-size:18px">İşletme hakkının verilmesi<br />Kiralama<br />Mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi<br />Gelir ortaklığı modeli<br />İşin gereğine uygun diğer hukuki tasarruflar<br />Özelleştirme kapsamındaki varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunlu olmayacak. Köprü ve otoyollar bir bütün halinde veya ayrı ayrı oluşturulacak gruplar üzerinden özelleştirilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararda özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olarak belirlenirken işlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanmasına karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak kararın yayımlanmasıyla köprü ve otoyollar doğrudan özel bir şirkete devredilmiş olmadı. Kararda ihale takvimi, varlıkların nasıl gruplandırılacağı, tahmini özelleştirme bedeli, başvurabilecek şirketlerin taşıması gereken şartlar ve olası işletmeciye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/09/05/2-bogaz-koprusu-ve-bazi-otoyollar-icin-30-yillik-ozellestirme-karari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cekya-neden-daha-fazla-yabanci-is-gucune-ihtiyac-duyuyor-2633253989252-1141-42c8-850e-996526ff56812026-09-05T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?

Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çekya'da, ulusal istatistik kurumu CSU'ya göre, yaklaşık 10 milyon Çek vatandaşının yanı sıra 1,5 milyondan fazla da yabancı yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkede çalışan ya da işletme sahibi olan, ancak Çekya pasaportu bulunmayan kişiler burada "ekonomik olarak yerleşik yabancılar" olarak tanımlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">CSU'nun Ulusal Hesaplar Dairesi Başkanı Vladimir Karmiet, "2015'te her 100 kişiye yaklaşık dört 'ekonomik olarak yerleşik yabancı' düşüyordu. 2025'te bu sayı neredeyse 12'ye çıktı" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçün ana sebebi savaş<br />Çekya'ya göçte artış, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle oldu. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından yarım milyondan fazla Ukraynalı Çekya'ya kaçtı. Bugün Çekya'da yaşayan yaklaşık 613 bin Ukraynalı, ülkedeki açık ara en büyük yabancı grubunu oluşturuyorlar. 126 bin Ukraynalı çocuk Çek anaokullarına ve okullarına gidiyor. Yetişkinlerin ise yüzde 80'inden fazlası çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çekya'daki ikinci büyük yabancı grubu, ülkenin 1992'ye kadar Çekoslovakya adı altında ortak devlet oluşturduğu komşu Slovakya'dan geliyor. Geçen yıl sonunda Çekya'da 125 bin Slovak kayıtlıydı. Ancak komşu ülkeden gelip Çekya'da çalışanların gerçek sayısının bunun yaklaşık iki katı olduğu tahmin ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancıların çoğu, 1,4 milyon nüfuslu başkent Prag'da yaşıyor ve çalışıyor. Resmen kayıtlı 366 bin yabancı, başkent nüfusunun yüzde 20'sinden fazlasını oluşturuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%A7ekya-neden-daha-fazla-yabanc%C4%B1-i%C5%9F-g%C3%BCc%C3%BCne-ihtiya%C3%A7-duyuyor/a-78508773</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/macar-hukumeti-orban-donemine-ait-milyarlarin-pesine-dustu-26331abe1eacd-872a-47b8-9a75-e89b9deb83512026-09-05T10:06:00+03:00HABER MERKEZİ Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü

Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Mal varlığının geri kazanılması": Bu bürokratik ifadenin ardında Macaristan'daki yeni hükümetin en önemli seçim vaatlerinden biri yatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Peter Magyar ve partisi Tiszai, Viktor Orban iktidarı döneminde şaibeli biçimde oligarklara, parti dostlarına, paravan kişilere ya da otokrat liderin ailesine aktarılan para ve mal varlıklarını devlet adına geri almak istiyor. Ayrıca hukuka aykırı biçimde kazanç sağlayanların yargı önünde hesap vermesini amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu olan, yolsuzluğa karşı kapsamlı bir operasyon. Zaten birçok Macar'ın yeni hükümetten öncelikle beklediği de tam olarak bu: Devletten kaçırılan milyarların geri alınması. Sosyal medyada sık sık görüldüğü üzere, azımsanmayacak sayıda kişi ayrıca "kelepçe sesleri duymak" ve Viktor Orban sisteminden çıkar sağlayanların cezaevine girdiğini görmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok gözlemciye göre mal varlıklarının geri kazanılmasındaki başarı ya da başarısızlık, Magyar'ın ve partisinin siyasi geleceğini belirleyici biçimde etkileyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orban döneminde hukuka aykırı biçimde aktarıldığı öne sürülen meblağlar devasa boyutlarda. Magyar seçim kampanyasında yaklaşık 60 milyar eurodan söz etmişti. Şimdilerde bunun üç katına kadar çıkan rakamlar telaffuz ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza ve adalet beklentisi<br />Macar kamuoyunda bu rakamlar Orban sisteminin gösterişli lüks yaşamıyla özdeşleşen görüntülerle bağlantılı: Eski başbakanın ailesi, parti dostları ve oligarkları lüks malikânelerde yaşıyor, özel uçaklarla seyahat ediyor, lüks yatlarda tatil yapıyor ve milyarlarca euroluk kamu ihalelerini tekrar tekrar kazanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak mesele elbette bundan ibaret değil. Orban'ın Fidesz partisinden ve çevresinden geniş bir kadro grubu ile Orban'a yakın iş insanları, sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler de yıllarca kamu kaynaklarından cömert biçimde desteklendi. Üstelik çoğunun başlıca "niteliği", Orban'a sadakatten ibaretti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun karşısında ise çok sayıda Macar'ın yoksullaşması, gençlerin ülkeden kitlesel biçimde ayrılması, ihmal edilmiş ve yer yer tamamen çökmüş kamu altyapısı, okul ve hastanelerdeki vahim koşullar ve hâlen gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 7,5'ine ulaşan devasa bütçe açığı duruyor. Bu büyük uçurum nedeniyle Macaristan'da ceza ve adalet beklentisi oldukça yüksek.</span></p><p>haer içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/macar-h%C3%BCk%C3%BCmeti-orban-d%C3%B6nemine-ait-milyarlar%C4%B1n-pe%C5%9Fine-d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC/a-79005514</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/umit-turhana-cetkoderden-uluslararasi-altin-orkide-nisani-verildi-263303fc0222e-01ce-4bc7-96ea-60a91c6fb9082026-09-04T18:04:00+03:00HABER MERKEZİ ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ

ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bu ziyaret sırasında, Türk Sağlık Sen Genel Sekreteri Ümit Turhan,</strong> “Sağlık çalışanlarının Mersin de yaşamış oldukları sorunları yerinde inceleyerek çalışanlarımızla bir araya geldik, onları dinledik ve netice almak üzere tüm bilgi birikimimizle Ankara nezdine Mersin özelinde çalışmalarımız sürdüreceğiz. Sağlık çalışanlarının ekonomik sorunları biliyoruz. Bunların daha iyileştirilmesi ve çalışanlarımızın refahı açısından gayretlerimiz devam edecektir” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözlerine devamlı Turhan,</strong> “Benim şahsım ve ailem için kıymetli bir büyüğümüz, memleketimize ve milletimize faydalı işler yapan baba dostumuzsunuz. Çoktandır gelmek arzusundaydım bu güne nasip oldu, nezaketiniz ve misafirperverliğiniz için sonsuz teşekkürler” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Göktaş,</strong> “ Ümit Turhan, Babası gibi namuslu ve tertemiz bir kişilik. Babası kadim dostum idi. Evlatları evladımdır. Bu ziyaretten büyük onur duydum. Çalışkan, becerikli, dürüst insanların devletin en iyi kademelerinde ve ülkenin en saygın makamlarında olması gerektiğine inanan insanım. Başarılarınızın devamını diliyorum” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu görüşme ve ziyaret sonrası Gazeteci Yazar ve iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı, HAVADİS Gazetesi Kurucu ve GYY, haberanaliz.net haber sitesi kurucu ve GYY Mustafa Göktaş, &nbsp;Türk Sağlık Sen Genel Sekreteri Ümit Turhan’a uluslararası altın orkide nişanı belgesini takdim etti. Bu arada yanında beraber geldiği Sendika şube başkanı Halil Vural ile Metin Gökkoca’yada ,&nbsp;Yüce Türk milleti ve devletimiz için çevre ve tüketicinin hakkının korunmasına yönelik çalışmaları, toplumsal bilinçlendirme, toplumsal kalkınma, toplumsal mutabakat toplumsal barış için yapmış oldukları üstün hizmetler nedeniyle onur ödüllerini, altın orkide onur nişanlarını takdim etti..&nbsp;</span><span style="font-size:18px">Ziyaret fotoğraf çekimi ile sonlandı.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aee1784f4b.jpeg" style="height:1165px; width:1826px" /></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedcd86adc.jpeg" style="height:1023px; width:1738px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedcdbcff1.jpeg" style="height:1124px; width:1772px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedce1317f.jpeg" style="height:1102px; width:1644px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-duyurdu-kisisel-veri-sorusturmasinda-31-avukat-icin-gozalti-karari-26329a96eb79f-518f-4dfe-a703-0424f909920c2026-09-04T11:25:00+03:00HABER MERKEZİ Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanılması ve bazı hukuk bürolarına satılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilerek ticari bir meta haline getirilmesinin ve bu bilgiler üzerinden mağduriyet oluşturulmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.<br />31 avukat hakkında gözaltı kararı<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” olarak adlandırılan sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, söz konusu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik yöntemiyle kullandırıldığı belirlendi. Bazı hukuk bürolarının ise herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız” ve “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle kişileri mağdur ettiği anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kurduğu, işlettiği ve gelir akışında yer aldığı belirlenen şüpheliler hakkında adli işlem yapıldı ve 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın genişletilmesiyle yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kapsamda 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve görev alan kamu görevlilerine teşekkür ederek, “Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YAZIŞMALAR ORTAYA ÇIKTI<br />Soruşturmanın önceki aşamalarında şüpheliler Barış Sakızlı, Abdurrahman Kayseri ve firari Zafer Çam’dan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan teknik incelemelerde; İstanbul’da faaliyet gösteren çok sayıda avukatlık bürosuna ait olduğu değerlendirilen panel erişim kayıtları, kullanıcı bilgileri, Google Authenticator doğrulama kodları, AnyDesk ve TeamViewer üzerinden sağlanan uzaktan bağlantı izleri, kişisel veri içerikli sorgu çıktıları, toplu Word ve Excel dosyaları ile panel kullanımına ilişkin yazışmalar tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde söz konusu sistemlerin bazı avukatlık bürolarının bilgisayarlarına uzaktan erişim programları aracılığıyla kurulduğu, sisteme girişlerde doğrulama uygulamalarının kullanıldığı ve kullanıcı hesaplarının büro içerisinden aktif şekilde yönetildiğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen yasa dışı panel sistemlerinde;<br />• &nbsp; &nbsp;Vatandaş arama,<br />• &nbsp; &nbsp;Kimlik sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Aile sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Yerleşim yeri sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;SGK kayıt sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Çalışan sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;GSM bilgisinden kişi sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Kimlik bilgisinden telefon sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Tapu kayıt sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Mükellef sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Ada-parsel sorgulama<br />gibi vatandaşlarımızın kişisel ve özel nitelikteki bilgilerine erişim sağlayan modüllerin bulunduğu belirlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında panel sisteminin satışı, kurulumu veya erişiminin sağlanmasıyla bağlantılı oldukları değerlendirilen Barış Sakızlı, Abdurrahman Kayseri ve firari Zafer Çam ile birlikte, sistemin kullanım veya erişim ücretlerinin aktarımında aracı olarak kullanıldığı değerlendirilen banka hesapları da incelemeye alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">HAKKINDA İNCELEME YAPILAN HUKUK BÜROLARI<br />Bu kapsamda Fatih Aslan, Muhammed Sefa Bircan, Talha Çorapçıoğlu, Kaya Aslan, Kurtuluş Hüneroğlu ve Ali Çorapçıoğlu adına kayıtlı hesaplara gerçekleştirildiği değerlendirilen para transferlerinin yönü, miktarı, açıklamaları ve sıklığı soruşturma kapsamında delil olarak değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen dijital ve mali deliller doğrultusunda İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2026/8609 ve 2026/8610 D. İş sayılı kararlarıyla, İstanbul genelinde faaliyet gösteren 31 avukatlık bürosunda arama, el koyma ve dijital inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda hakkında arama, el koyma ve inceleme tedbirlerinin uygulanmasına karar verilen hukuk büroları:<br />1. &nbsp; &nbsp;Akıncı Hukuk Bürosu<br />2. &nbsp; &nbsp;Akpolat &amp; Koç Avukatlık Bürosu<br />3. &nbsp; &nbsp;Alaçal Hukuk Bürosu<br />4. &nbsp; &nbsp;Altınova Hukuk Bürosu<br />5. &nbsp; &nbsp;Anka Hukuk &amp; Danışmanlık<br />6. &nbsp; &nbsp;Ateş Hukuk Bürosu<br />7. &nbsp; &nbsp;Aysel Eroğlu Hukuk Bürosu<br />8. &nbsp; &nbsp;Basri Hukuk Bürosu<br />9. &nbsp; &nbsp;Coşkun-Yıldız-Uzun-Kurt Avukatlık Ortaklığı / Portal Hukuk Bürosu<br />10. &nbsp; &nbsp;Demir Hukuk Bürosu<br />11. &nbsp; &nbsp;Denge Hukuk Bürosu<br />12. &nbsp; &nbsp;Doğuş Hukuk Bürosu<br />13. &nbsp; &nbsp;Doruk Hukuk Bürosu<br />14. &nbsp; &nbsp;Erol Ögünç Hukuk Bürosu<br />15. &nbsp; &nbsp;Fatih Ekrem Ekinci Hukuk Bürosu<br />16. &nbsp; &nbsp;Kaçmaz Hukuk Bürosu<br />17. &nbsp; &nbsp;Kulaklı Legal Hukuk Bürosu<br />18. &nbsp; &nbsp;Özbağ &amp; Şentürk Hukuk ve Danışmanlık Bürosu<br />19. &nbsp; &nbsp;Proaktif Hukuk Bürosu<br />20. &nbsp; &nbsp;Sercan Hukuk Bürosu<br />21. &nbsp; &nbsp;Solmaz Partners Hukuk Bürosu<br />22. &nbsp; &nbsp;Söylemez &amp; Koç Hukuk Bürosu<br />23. &nbsp; &nbsp;Ufuk Özkan Göker Hukuk Bürosu<br />24. &nbsp; &nbsp;Uluca Avukatlık Ortaklığı<br />25. &nbsp; &nbsp;Universal Hukuk Law &amp; Consultancy<br />26. &nbsp; &nbsp;Yağmur Hukuk Bürosu<br />27. &nbsp; &nbsp;Yıldırır Hukuk Bürosu<br />28. &nbsp; &nbsp;Yıldız Avukatlık ve Danışmanlık<br />29. &nbsp; &nbsp;Yılkar Hukuk Bürosu<br />30. &nbsp; &nbsp;MCD Hukuk Bürosu<br />31. &nbsp; &nbsp;MSD Hukuk Bürosu</span></p><p><span style="font-size:18px">DELİLLER İNCELENİYOR<br />Arama işlemlerinin 4 Eylül 2026 tarihinde saat 09.00-17.00 arasında eş zamanlı olarak, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereğince yetkilendirilmiş Cumhuriyet savcısı ve baro temsilcisi huzurunda gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aramalarda; panel sistemlerinin kullanımına ilişkin olduğu değerlendirilen bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, hard diskler, harici diskler, USB bellekler ve benzeri dijital materyallerde inceleme yapılması; mümkün olması hâlinde dijital materyallerin yerinde imajlarının alınması, bunun teknik olarak mümkün olmaması hâlinde ise mühürlenerek el konulması kararlaştırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca panel hizmeti karşılığında gerçekleştirildiği değerlendirilen para transferlerine ilişkin muhasebe kayıtları ve dijital mali verilerin de inceleme ve el koyma kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma; Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, TCK’nın 327. maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararların gerekçe bölümünde, elde edilen bulguların niteliğine göre eylemlerin bilişim sistemine hukuka aykırı girme ile verileri bozma, yok etme veya değiştirmeye ilişkin TCK’nın 243 ve 244. maddeleri yönünden de değerlendirildiği belirtilmiştir. Soruşturma kapsamında elde edilen dijital materyaller, para hareketleri, panel erişim kayıtları ve diğer delillerin incelenmesine devam edilmektedir.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/video/gundem/adalet-bakani-akin-gurlek-duyurdu-kisisel-veri-sorusturmasinda-31-avukat-icin-gozalti-karari/396997</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/astanada-turk-dunyasi-diyaloglari-ortak-gelecek-ortak-vizyon-baslikli-panel-duzenlenecek-2632807494aca-2dff-4fdc-a648-edb5584c5afe2026-09-04T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek

Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">YAPILAN DUYURU:</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkanlığımız tarafından, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde, TDT üyesi ve gözlemci ülkelerde “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı bir panel serisinin düzenlenmesi planlanmaktadır. Panel serisinin ilki 4 Eylül 2026 tarihinde Kazakistan’ın başkenti Astana’ta gerçekleştirilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Panel, Uluslararası Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent BAYRAM moderatörlüğünde; Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali KARASAR, L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zhanat MOMYNKULOV, L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talgat MOLDABAY ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Suat BEYLUR’un katılımıyla gerçekleştirilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program kapsamında eğitim, ekonomi, ulaştırma, enerji, bilim ve teknoloji, savunma sanayii, medya ve kültür başta olmak üzere mevcut iş birlikleri ile geleceğe yönelik fırsatların değerlendirilmesi planlanmaktadır. Söz konusu panel programıyla TDT’nin bölgesel ve küresel ölçekteki görünürlüğünün artırılması, Türk dünyasının ortak vizyonunun farklı kamuoylarına aktarılması ve ülkeler arasındaki akademik, kültürel ve toplumsal etkileşimin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca programda 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin beklentiler ele alınacaktır.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mustafa-ciftci-evden-okula-uzanan-guvenlik-zincirinde-tek-bir-halka-eksik-kalmayacak-263272d835d14-ebd1-4a4e-9b0e-693c3253de4f2026-09-04T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”

MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">“Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir anne babanın en büyük arzusu, çocuklarının emniyette olması ve iyi bir eğitim almasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim sorumluluğumuz ise çocuklarımızın evden çıktıkları andan yeniden ailelerine kavuşacakları ana kadar güven içinde olmalarını sağlamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayışla 7 Bakanlığımızla birlikte, okul güvenliğini yalnızca okul kapısıyla sınırlamayan kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 bin bahçe personelini okullarımızda görevlendiriyoruz. Risk durumuna göre polislerimiz ve okul irtibat görevlilerimizle sahadaki tedbirlerimizi sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, okulda tespit edilen psikolojik veya sağlıkla ilgili herhangi bir riskin ilgili kurumlara gecikmeden aktarılmasını; eğitim, sağlık ve güvenlik birimlerimizin koordinasyon içinde hareket etmesini sağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hedefimiz; hiçbir çocuğumuzun yaşadığı sorunun sistemin herhangi bir noktasında gözden kaçmaması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımız güvenle okusun, ailelerimizin gözü arkada kalmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onların huzuru, hepimizin sorumluluğudur.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mit-baskani-kalin-yunanistan-ulusal-istihbarat-teskilati-baskani-demiris-ile-gorustu-2632659c58b1b-0cfa-4ef3-8cde-70ed76d3bc692026-09-04T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü

MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Themistoklis Demiris ile geçen hafta Atina'da bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı; sorunların çözümü için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke ilişkilerinin Ege ve Batı Akdeniz, NATO güvenliği, istihbarat işbirliği, terör, organize suçlar, yasa dışı göç ve insan kaçakçılığıyla mücadele alanlarında kritik önemde olduğu vurgulanan görüşmede, ABD-İran savaşı, Suriye'de yeni dönem, Libya'nın siyasi birliği, Filistin meselesi, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da devam eden ihlalleri ve işgal politikaları, Suriye ve Lübnan'a yönelik İsrail saldırıları ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasında terör ve organize suç gruplarıyla mücadele konusunda son dönemde yakalanan ivmenin artarak devam etmesi ve stratejik boyuta taşınması gerektiği konusunda ortak karara varıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">​MİT Başkanı Kalın ve EYP Başkanı Demiris, ikili ve bölgesel konularda servisler arasındaki yakın işbirliğinin daha da güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAYNAK: TRT</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-3-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlandi-2632516a7deaa-856f-4a21-98ce-faf74c67c1a22026-09-04T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI

AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın&nbsp;<br />@RTErdogan<br />’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir babanın, bir kardeşin yıllardır beklediği adaleti sağlamak için durmadan çalışıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın titiz ve kapsamlı çalışmaları sonucunda bugün 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’da 12 Eylül 2022 tarihinden bu yana kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın kaybolmadan önce en son olarak Fethi Dağlı ile iletişim kurduğu belirlendi. Başka bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen yer gösterme işleminde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin kimliği Adli Tıp Kurumumuzca tespit edilirken, Fethi Dağlı yürütülen soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mardin Nusaybin’de 2012 yılında İsmail Akın ile henüz 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya 14 yıl sonra yeniden ele alındı. Beyanlardaki çelişkiler, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve elde edilen yeni bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda cinayetlerin şüphelileri tespit edildi. Dört ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manisa Akhisar’da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul’da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün aydınlatılan 3 faili meçhul cinayetle birlikte, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın kurulduğu 24 Nisan 2026 tarihinden bugüne kadar, Başkanlığımızın koordinasyonunda Cumhuriyet Başsavcılıklarımızla yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 40 dosyada, 46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli dosyaların aydınlatılmasında özveriyle görev yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Mardin ve Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze, Mardin JASAT ve Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığımıza, Akhisar Jandarma Komutanlığımıza; Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm kamu görevlisi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teknolojinin sunduğu bütün imkânlardan yararlanarak, eski dosyalardaki her bir delili yeniden incelemeye, çelişkileri tek tek değerlendirmeye ve faili meçhul olayların üzerindeki karanlığı kaldırmaya devam edeceğiz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ahmet-davutoglu-hakkinda-sorusturma-baslatildi-263247c79396c-aa10-489d-9d5c-d661a824cfc92026-09-03T11:01:00+03:00HABER MERKEZİ Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

Ahmet Davutoğlu hakkında soruşturma başlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, Ahmet Davutoğlu hakkında TCK’nın 299/1. maddesi kapsamında soruşturma başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya platformlarında yer alan ve Cumhurbaşkanına hakaret içerdiği değerlendirilen ifadelerin yer aldığı paylaşımlara ilişkin olarak inceleme başlatıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda yapılan açıklamada, gerçekleştirilen incelemeler neticesinde,&nbsp;62., 63. ve 64. Türkiye Cumhuriyeti Hükümetleri Başbakanı&nbsp;ve feshedilen Gelecek Partisi’nin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 299/1. maddesinde düzenlenen “Cumhurbaşkanına Hakaret” suçu kapsamında soruşturma başlatıldığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamanın devamında, "Soruşturma, ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">habertürk</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'dan Almanya'ya misilleme: Goethe Enstitüleri kapatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyadan-almanyaya-misilleme-goethe-enstituleri-kapatildi-26321da0b68fa-1f6f-4ee8-acf6-abd048a84dbb2026-09-03T09:59:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'dan Almanya'ya misilleme: Goethe Enstitüleri kapatıldı

Rusya'dan Almanya'ya misilleme: Goethe Enstitüleri kapatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Berlin-Moskova hattında son yıllarda Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan gerilim, Almanya'nın Leipzig havalimanındaki bombalı İHA saldırı girişiminden Rusya'yı sorumlu tutması ile birlikte tırmanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya'nın Berlin'deki Rusya Evi'ni kapatma kararına karşılık olarak Goethe Enstitüsü'nün Rusya'daki faaliyetlerine son verildiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus haber ajansı Interfax'a göre Vladivostok'taki Doğu Ekonomik Forumu'nda konuşan Lavrov, Goethe Enstitüsü'nün Moskova'daki merkezi ile St. Petersburg ile Yekaterinburg'daki şubelerini kapatma kararı aldıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın, Rus kültür merkezini "sınır dışı etmesi" nedeniyle Goethe Enstitüsü şubelerinin kapatılacağını aktaran Lavrov, "Kültür merkezimiz oradan (Berlin'den) kovulduktan sonra elbette bu merkezler kapatılacaktı" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus haber ajansı TASS da Sergey Lavrov'un, Almanya'nın Rus Evi'ni olası sonuçlarını bilerek kapattığını belirterek sözlerini şöyle sürdürdüğünü aktardı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Onlar (Almanya) bu adımı bilerek attı. Bunu anlayamamış olmaları mümkün değil. Bu da (Almanya'nın) Rusya’daki kültürel varlıklarının sonu demek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin'in Almanya'ya misilleme olarak ayrıca St. Petersburg'daki Alman başkonsolosluğunu da kapatmayı değerlendirdiği bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Goethe Enstitüsü, Almanya'nın Rusya'da hâlâ faaliyet gösteren kurumlarındandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova, son yıllarda çok sayıda yabancı vakıf ve kuruluşu "istenmeyen örgüt" ilan ederek faaliyetlerini yasaklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protesto notaları ile tırmanan gerilimde neler yaşandı?<br />Merz hükümeti bu hafta, 4 Ağustos'ta Leipzig/Halle Havalimanı'ndaki bombalı İHA ile tasarlanan saldırı girişimini "hibrit saldırı girişimi" olarak nitelendirerek Rusya'yı sorumlu tutmuştu.<br />Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul ve İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt düzenledikleri ortak basın toplantısında, yürütülen soruşturmanın sonuçlarını açıklayarak "Federal Hükümet'in Leipzig'te gerçekleşen hibrit saldırının sorumluluğunun Rusya'ya ait olduğu hükmüne vardığını" duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümeti, Rusya'nın Berlin Büyükelçisi Sergey Neçayev'i Dışişleri Bakanlığı'na çağırarak protesto notası vermiş, yaptırım olarak da Rusya'nın Bonn Başkonsolosluğu ile Berlin'deki Rus Evi'nin faaliyetlerine son verildiğini bildirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın suçlamalarına ilk tepki Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den gelmişti. "Kanıt nerede?" diyerek sunulan kanıtların "uydurma" olduğunu iddia eden ve suçlamaları reddeden Putin, Alman hükümetinin ilan ettiği yaptırımları da "ciddi hata" olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı da Almanya'nın Moskova Maslahatgüzarını çağırarak suçlamalar ve yaptırımlarla ilgili olarak protesto notası verdi, Alman hükümetini "Rusya-Almanya ilişkilerini zayıflatmak için açık provokasyona girişmekle" suçladı.<br />Rusya'nın Almanya Büyükelçiliği de yaşanan gerilim hakkında yaptığı açıklamada, Berlin'de Dışişleri Bakanlığı'na çağrılan Rus Büyükelçisi Sergey Neçayev'in Alman tarafını "olası sonuçlar" konusunda uyardığını duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada Neçayevi'in Alman tarafına, "duyurulan yaptırımların Rus-Alman ilişkilerinde eşi benzeri görülmemiş bir tırmanış anlamına geldiğini, bunun sonuçsuz kalmayacağını ve sonuçların tüm sorumluluğunun da federal hükümete ait olduğunu ilettiği" belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa, Reuters /DA, JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/rusyadan-almanyaya-misilleme-goethe-enstit%C3%BCleri-kapat%C4%B1ld%C4%B1/a-78815800</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026-2027 Adli Yıl açılışı… Yargıtay Başkanı Kerkez: "Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-2027-adli-yil-acilisi-yargitay-baskani-kerkez-hakim-hicbir-korku-veya-beklenti-icinde-olmadan-kararini-verir-263202e7cd1d3-2e29-4982-be49-8758b1cbaa852026-09-03T09:44:00+03:00HABER MERKEZİ 2026-2027 Adli Yıl açılışı… Yargıtay Başkanı Kerkez: "Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir"

2026-2027 Adli Yıl açılışı… Yargıtay Başkanı Kerkez: "Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, "Adalet güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olur. Adalet haklı ile güçlü arasındaki tercihini yaparken yalnızca hakkı esas alır. Tarafların haklı veya haksız olmasına karar verirken hiç kimsenin güçlü veya güçsüz olmasına bakmaz. Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir" dedi. Kerkez, konuşmasının sonunda Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz" sözünü hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni adli yıl, Yargıtay'daki İsmail Rüştü Cirit Konferans Salonu'nda düzenlenen törenle başladı. Törene, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Yargıtay üyeleri, hakimler ve savcılar katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Törende konuşan Yargıtay Başkanı Ömer Kerkez, adaletin devletin gücü ve vatandaşın devlete duyduğu güven açısından taşıdığı öneme dikkati çekti. Kerkez, "Bize düşen bu bağımsız vatanı adalet ile yaşatmaktır. Bir devleti gerçekten güçlü kılan, vatandaşının o devletin adaletine duyduğu güvendir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletin güçlü olanın değil, haklı olanın yanında olduğunu vurgulayan Kerkez, hakimlerin karar verirken tarafların güçlü veya güçsüz olmasına bakmaması gerektiğini söyledi. Kerkez,"Hakim hiçbir korku veya beklenti içinde olmadan kararını verir. Özellikle sosyal medyadan olumlu veya olumsuz asla etkilenmez. Sadece baktığı dosyadaki olay ve deliller ile ilgilenir. Dava konusundaki kendi şahsi görüş ve kanaatinden de sıyrılarak karar verir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimliğin büyük bir sorumluluk gerektirdiğini belirten Kerkez, hakimlerin bağımsızlık ve tarafsızlık içinde hareket etmesinin yalnızca tarafların değil, toplumun adalete duyduğu güven açısından da önemli olduğunu söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>"ADALETİN GÖZ BEBEĞİ İNSAN OLMALIDIR"</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Yargılamaların yalnızca hukuki veya cezai bir olaydan ibaret olmadığını ifade eden Kerkez, her dosyanın arkasında insanların hayatlarının bulunduğuna dikkati çekti. Kerkez, "Bir çocuğun yarını veya bir ailenin geleceği vardır. Bir işçinin emeği veya bir tüketicinin alacağı vardır. Bir sanığın özgürlük beklentisi veya hakkın yerine gelmesini bekleyen bir mağduru vardır. Hukuk veya ceza dosyaları matematiksel bir problem değildir. Her dosyanın arkasında gerçek bir hayat vardır. Öyleyse adaletin göz bebeği insan olmalıdır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimlerin kararlarının gerekçeli, anlaşılır ve denetlenebilir olması gerektiğini belirten Kerkez, "Hakim doğru karar verir, gerekçeli kararı verir, anlaşılır karar verir, makul sürede karar verir, en önemlisi adil bir karar verir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargılamalarda zaman yönetiminin önemine değinen Kerkez, yargının görevinin yalnızca hızlı karar vermek olmadığını belirtti. Kerkez, "Bazen hızlı karar vermek de adaletin tecellisini engel olabilir. Bu nedenle yargının görevi hızlı karar vermekten ziyade zamanında karar vermektir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan çözülmesinin de önemli olduğunu ifade eden Kerkez, arabuluculuk ve uzlaştırma kurumlarının daha da geliştirilmesi gerektiğini söyledi.</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>"TEKNOLOJİ İNSANIN YERİNE DEĞİL, İNSANIN YANINDA OLMALI"</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Yargının dijital dönüşümüne de değinen Kerkez, UYAP, elektronik dosya sistemleri, elektronik tebligat, e-duruşma ve SEGBİS gibi uygulamaların adalet hizmetlerinin yürütülmesinde önemli değişiklikler yarattığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zekanın yargı alanında sağlayabileceği katkılara dikkat çeken Kerkez, bu teknolojilerin kararların incelenmesi, içtihat araştırması, dosya tasnifi ve yargı personelinin teknik yükünün azaltılması gibi alanlarda kullanılabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerkez, yapay zeka destekli sistemlerin şeffaf ve denetlenebilir olması, kişisel verilerin korunması ve temel hakların gözetilmesi gerektiğini belirterek, "Teknoloji insanın yerinde değil insanın yanında olmalıdır. Çünkü teknoloji hızlı olabilir ama sağduyu gösteremez. Sunabilir ama sorumluluk üstlenemez. Benzer kararlar bulabilir ama vicdani kanaati oluşturamaz" dedi.</span></p><h4><span style="font-size:18px"><strong>"HUKUKİ GÜVENLİK, KANUNLARIN ÖNGÖRÜLEBİLİR UYGULANMASIYLA ANLAM KAZANIR"</strong></span></h4><p><span style="font-size:18px">Vatandaşların yararına kanun çıkarmanın yanı sıra bu kanunların herkes için eşit şekilde uygulanmasının önemine vurgu yapan Kerkez, hukuki güvenlik ve belirliliğin benzer olaylarda hukuk kurallarının istikrarlı ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıyla sağlanabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay içtihatlarının ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince istikrarlı biçimde takip edilmesinin hukuki belirliliğe ve kanun önünde eşitliğe katkı sağlayacağını belirten Kerkez, Yargıtay olarak ilgili mahkemelerle bölgesel çalışmalar yürüttüklerini aktardı.</span></p><h5><span style="font-size:18px"><strong>6 ŞUBAT DEPREMLERİNE İLİŞKİN DOSYALAR İÇİN TOPLANTI</strong></span></h5><p><span style="font-size:18px">Kerkez, 6 Şubat depremleriyle ilgili yargılamalara da değindi. Deprem bölgesindeki bölge adliye mahkemelerinin ilgili hukuk ve ceza daireleri ile ağır ceza mahkemesi başkanlarının, Yargıtay’ın hukuk ve ceza daireleriyle bir araya geldiği bir toplantının İzmir’de gerçekleştirildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerkez, toplantıların amacının deprem dosyalarının bir an önce sonuçlandırılması ve yargının farklı kademeleri arasında içtihat birliğinin sağlanması olduğunu söyledi.</span></p><h5><span style="font-size:18px"><strong>"HAKİMLİK MAKAMI LİYAKAT, AHLAK VE CESARET GEREKTİRİR"</strong></span></h5><p><span style="font-size:18px">Hakim ve savcılara da seslenen Kerkez, yargı mensuplarının büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek, meslekte kıdemin bu sorumluluğu değiştirmediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerkez, "Bu makam için liyakat gerekir, ahlak gerekir, öngörü gerekir, cesaret gerekir, sabır gerekir, sağduyu gerekir ve bunların yanında tevazu gerekir. Çünkü bir hakim ne kadar güçlü yetkilere sahipse o yetkileri kullanırken o kadar ölçülü olmalıdır" dedi.</span></p><h5><span style="font-size:18px"><strong>YARGI PERSONELİ VE AVUKATLARA TEŞEKKÜR</strong></span></h5><p><span style="font-size:18px">Yargı personelinin vatandaşların adliyede karşılaştığı ilk kişiler olduğunu belirten Kerkez, zabıt katiplerinden mübaşirlere, yazı işleri müdürlerinden icra personeline, teknik personelden infaz koruma memurlarına kadar adalet teşkilatının tüm çalışanlarına teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avukatların da yargının vazgeçilmez unsurlarından olduğunu kaydeden Kerkez, “Avukat kendi müvekkilinin vekili olmasının ötesinde aslında kutsal hak arama özgürlüğünün güvencesidir. Avukat bir insanın kendisini anlatabilme hakkının savunucusudur. Avukat vatandaşımızın mahkemedeki sesidir” ifadelerini kullandı.</span></p><h5><span style="font-size:18px"><strong>"HEDEFİMİZ VATANDAŞIN ADALETE DUYDUĞU GÜVENİ YÜKSELTMEK"</strong></span></h5><p><span style="font-size:18px">Yeni adli yıldaki hedeflerinin vatandaşların haklarına daha hızlı ve eksiksiz ulaşmasını sağlamak, yargılamaların makul sürede tamamlanması, içtihat birliğinin güçlendirilmesi ve kararların niteliğinin artırılması olduğunu belirten Kerkez, adalete duyulan güvenin yükseltilmesinin temel amaçları arasında bulunduğunu söyledi. Kerkez, "Bizler aynı büyük idealin parçasıyız. O idealin adı da adalettir. Bizler Aziz milletimizin adalete olan inancını daha da güçlendirmek için aynı kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz" dedi.</span></p><h5><span style="font-size:18px"><strong>YARGITAY HUKUK MÜZESİ ZİYARETE AÇILDI</strong></span></h5><p><span style="font-size:18px">Yadgıtay Başkanı Ömer Kerkez ayrıca, yeni adli yılın ilk günü itibarıyla Yargıtay binasının protokol giriş katında Yargıtay Hukuk Müzesi’nin ziyarete açıldığını duyurdu. Projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy ile bakanlık çalışanlarına ve emeği geçenlere teşekkür eden Kerkez, konuşmasını Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün "Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin devlet halinde varlığı kabul olunamaz" sözüyle tamamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İBB'ye yeni operasyon: 12 şüpheli gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ibbye-yeni-operasyon-12-supheli-gozaltina-alindi-263199990aad3-ae56-4d67-b8f0-819e42629b2d2026-09-03T09:30:00+03:00HABER MERKEZİ İBB'ye yeni operasyon: 12 şüpheli gözaltına alındı

İBB'ye yeni operasyon: 12 şüpheli gözaltına alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan suç örgütünün eylem ve faaliyetlerine yönelik soruşturmalar kapsamında, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından tanzim edilen ön inceleme raporu ile bilirkişi raporları uyarınca, İBB Satınalma Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen, İBB Başkanlık Konutu'na materyal alımı işi dahil bir kısım ihalelere fesat karıştırıldığı ve kamu zararına neden olunduğuna yönelik tespitlere yer verildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, bu kapsamda 13 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon ile zanlılar hakkında gözaltı kararının verildiği kaydedilerek, "12 şüpheli şahıs İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanarak gözaltına alınmış, 1 şüpheli şahıs hakkında ise yurt dışında bulunması nedeniyle yakalama çalışmalarına devam edilmektedir, soruşturmalar titizlikle yürütülmekte olup kamuoyunun bilgisine sunulur." ifadeleri kullanıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-halk-sagligi-meselesi-263228450e428-f805-4b37-82ea-e63d71f1f5182026-09-03T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Halk sağlığının güçlendirilmesi, yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; devletin politikalarından bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarına kadar uzanan çok paydaşlı ve stratejik bir dönüşüm sürecidir. Bu hedefe ulaşmak için devlet, sivil toplum ve bireyler düzeyinde atılması gereken temel adımları naçizane aktarmaya çalışayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Yerel Yönetimler Düzeyinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Öncelik:</strong>&nbsp;Tedavi edici sağlık harcamaları yerine, hastalık oluşmadan önlem alan birinci basamak sağlık hizmetleri (aile hekimliği, tarama programları) yaygınlaştırılmalı ve güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlıklı Yaşam Çevrelerinin Oluşturulması:</strong>&nbsp;Şehir planlamalarında yaya ve bisiklet yolları artırılmalı, yeşil alanlar genişletilmeli ve toplu taşıma teşvik edilerek fiziksel aktivite özendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvenliği ve Denetim:</strong>&nbsp;Halk sağlığını doğrudan tehdit eden gıda katkı maddeleri, aşırı şeker, tuz ve trans yağ içeren ürünlere yönelik denetimler sıkılaştırılmalı, sağlıklı gıdaya erişim kolaylaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tematik Eğitim Politikaları:</strong>&nbsp;Okul müfredatlarına erken yaşlardan itibaren hijyen, sağlıklı beslenme, ilk yardım, ruh sağlığı ve bağımlılıkla mücadele dersleri entegre edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplum ve Sivil Toplum Kuruluşları Düzeyinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçlendirme Kampanyaları:</strong>&nbsp;STK'lar ve meslek odaları (tabip odaları, diyetisyen dernekleri vb.), özellikle dezavantajlı bölgelerde halkı bilgilendiren erişilebilir saha çalışmaları yürütmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kriz ve Afet Yönetimi Ağı:</strong>&nbsp;Toplum tabanlı gönüllü sağlık ağları kurularak, salgın veya afet gibi kriz durumlarında hızlı müdahale kapasitesi artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dayanışma Kültürü:</strong>&nbsp;Dezavantajlı grupların (yaşlılar, engelliler, ekonomik yoksulluk çekenler) nitelikli sağlık hizmetine ve temiz suya erişiminde toplumsal dayanışma projeleri geliştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireysel Düzeyde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları:</strong>&nbsp;Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku alışkanlığı edinilerek bağışıklık sistemi ve genel vücut direnci korunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Düzenli Tarama ve Kontroller:</strong>&nbsp;Belirti beklenmeksizin düzenli sağlık taramaları (kanser taramaları, tansiyon, şeker ve kolesterol ölçümleri) yaptırılmalı, koruyucu hekimlik olanaklarından aktif şekilde yararlanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçli Tüketim ve Çevre Bilinci:</strong>&nbsp;Antibiyotiklerin ve ilaçların bilinçsiz kullanımından kaçınılmalı, çevreye ve su kaynaklarına zarar vermeyen sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenilir gıdaya erişim sorunu, bugünün en acil halk sağlığı krizlerinden biridir ve hem bireysel sağlığı hem de nesillerin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Tarladan sofraya uzanan süreçte yaşanan bu denetimsizlikler ve hilelerle mücadele etmek için atılması gereken somut adımları sıralamak ister isem:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal ve Yapısal Düzenlemeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcı Cezalar:</strong>&nbsp;Gıdalarda taklit ve tağşiş (hile) yapanlara uygulanan idari para cezaları, elde ettikleri haksız kazancın çok üzerinde olmalı; tekrarlayan suçlarda ticaretten men ve hapis cezaları getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Denetim Mekanizmaları:</strong>&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan gıda denetim sonuçları periyodik olarak ve eksiksiz bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı, gizlenen ya da ertelenen liste uygulamalarına son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gümrük ve İthalat Kontrolleri:</strong>&nbsp;Ülkeye giren gıda hammaddelerinin ve tarım ürünlerinin GDO, pestisit (tarım ilacı) kalıntıları ve katkı maddeleri açısından laboratuvar analizleri en sıkı şekilde yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim ve Tedarik Zincirinde Dönüşüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yerel ve Küçük Ölçekli Üreticinin Desteklenmesi:</strong>&nbsp;Endüstriyel ve kimyasal tarım politikaları yerine, yerel tohumun korunduğu, küçük çiftçinin ve kooperatiflerin desteklendiği ekolojik tarım modelleri teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedarik Zincirinde İzlenebilirlik:</strong>&nbsp;Ürünün hangi tarlada yetiştiğini, hangi ilaçların kullanıldığını ve hangi süreçlerden geçerek rafa geldiğini tüketicinin kolayca görebileceği dijital takip sistemleri (karekod vb.) zorunlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici Bilinci ve Mücadele</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etiket Okuryazarlığı:</strong>&nbsp;Tüketiciler, ambalajlı ürünlerin üzerindeki içerik listelerini, E kodlarını ve gizli şeker/tuz adlarını okuma konusunda bilinçlendirilmeli; pazarlama stratejilerine karşı eleştirel bir bakış açısı kazanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örgütlü Tüketici Hareketi:</strong>&nbsp;Tüketici dernekleri ve kooperatifler güçlendirilmeli, şüpheli veya zararlı ürünler karşısında toplumsal boykot ve yasal hak arama mekanizmaları aktif olarak kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu itibarla yerel üreticinin desteklenmesi ve kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması, güvenilir gıdaya erişimde en sürdürülebilir çözümdür. Mevcut pazar koşullarında bu sistemin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması için atılması gereken stratejik adımlar ise şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Yerel Yönetim Desteği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ücretsiz Pazar Alanları:</strong>&nbsp;Belediyeler, aracıları ortadan kaldırmak için üretici pazarlarına ve kooperatif mağazalarına ücretsiz ya da düşük maliyetli yer tahsis etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vergi ve Finansal Teşvikler:</strong>&nbsp;Üretim ve tüketim kooperatiflerine vergi muafiyetleri, düşük faizli yatırım kredileri ve lojistik destekler sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamusal Alım Garantisi:</strong>&nbsp;Okul yemekhaneleri, hastaneler ve kamu kurumları gıda tedarikini yerel kooperatiflerden ve küçük üreticilerden yapma zorunluluğu getirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kooperatifçilik Modelinin Geliştirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğrudan Tedarik Zinciri:</strong>&nbsp;Üreticinin tarladaki ürününü kent merkezlerindeki tüketici kooperatiflerine doğrudan ulaştıran soğuk zincir lojistik ağları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Kooperatif Ağları:</strong>&nbsp;Kooperatiflerin ürünlerini ortak bir dijital platformda sergileyip şehirdeki tüketicilere kargo veya abonelik modeliyle ulaştırabileceği altyapılar oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Bilinç ve Dayanışma</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluluk Destekli Tarım (TDT):</strong>&nbsp;Tüketicilerin önceden üreticiye finansal destek sağlayarak sezonluk ürüne ortak olduğu modeller (birlik ve topluluk tarımı) yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Örgütlenme:</strong>&nbsp;Mahalle bazlı tüketim platformları kurularak ortak alım güçleri oluşturulmalı, kooperatifçilik kültürü erken yaşlardan itibaren teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu yazıyı neden kaleme aldım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Halk Sağlığı Haftası (03-09 Eylül) nedeniyle yazdım. Bu bağlamda, ilgiliye, yetkiliye, alakalıya, insanlarımıza mesajım:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hastalıkta Değil, Sağlıkta Buluşalım! Türkiye Halk Sağlığı Haftası'nda, düzenli taramalarınızı yaptırın, geleceğinizi koruma altına alın."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yediğimiz her lokma geleceğimizdir. Katkısız, yerli ve güvenilir gıda hakkımız; sağlıklı beslenme yaşam tarzımız olsun."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlıklı bir toplum için hareket şart! Günde sadece 30 dakikalık yürüyüşle kalbinizi, ruhunuzu ve bedeninizi güçlendirin."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlıklı bir Türkiye, bilinçli bireylerle başlar. Halk Sağlığı Haftası vesilesiyle bağımlılıklardan uzak, hijyenik ve doğayla uyumlu bir yaşamı seçelim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazmayı bir nasip, kelimeyi hesabı verilecek bir emanet ve mücadeleyi hayatın kendisi sayan bir Gazeteci olarak, "Hubbü'l-vatan mine'l-îmân" diyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-nasil-bu-hale-getirdik-2632379398873-9561-4443-b166-c1b3e971c1fd2026-09-03T07:14:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Saygı ve sevginin yok olduğu, hakaret ve küfrün normal sayıldığı, çıplaklık ve cinselliği ortaya sermenin modernlik kabul edildiği berbat bir hali yaşıyoruz.<strong>&nbsp;Küçükte edep yok, büyükte bilgi, Kabalık çoğaldı, incelik silinip gitti.&nbsp;</strong>&nbsp;Kutadgu Bilig -&nbsp;Yusuf Has Hacip,&nbsp; Şimdi ki zamanı görse, neler derdi acaba?</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal değerler, etik normlar ve kuşaklar arası iletişim biçimleri üzerine yüzyıllardır benzer kaygılar dile getirilmektedir. Yusuf Has Hacip'in 11. yüzyılda kaleme aldığı&nbsp;<strong>Kutadgu Bilig</strong>&nbsp;adlı eserinde, dönemin yöneticilerine ve halkına adalet, bilgi, akıl ve kanaat erdemlerini öğütlemesi, her devirde benzer toplumsal ve ahlaki dönüşümlerin yaşandığını göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değişen Değerler ve Kuşaklar Arası Algı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Her Dönemin Kaygısı:</strong>&nbsp;Tarih boyunca hemen her kuşak, kendinden sonra gelen nesli daha sabırsız, geleneklerden uzak ve kural tanımaz bulmuştur. Eski metinlerde, kitabelerde ve divan edebiyatında benzer "ahlaki yozlaşma" yakınmalarına sıkça rastlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Modernleşme ve Sosyal Yapı:</strong>&nbsp;Geleneksel toplum yapıları çözülüp bireyselleşme arttıkça, eski neslin benimsediği hitap biçimleri, saygı kalıpları ve mahremiyet algıları da dönüşmektedir. Bugün "kabalık" veya "edep eksikliği" olarak görülen durumlar, dijitalleşmenin ve hız çağının getirdiği yeni iletişim alışkanlıklarıyla yakından ilgilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgiye Ulaşım:</strong>&nbsp;Yusuf Has Hacip'in vurguladığı "bilgi" kavramı bugün şekil değiştirmiş; bilgelik ve yaş tecrübesi yerine, enformasyonun hızı ve dijital dünyadaki görünürlük öne çıkmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yusuf Has Hacip bugün yaşasaydı, muhtemelen&nbsp;<em>Kutadgu Bilig</em>'in temel tezi olan&nbsp;<strong>"Akıl her şeyin temelidir, dil ise insanın ölçüsüdür"</strong>&nbsp;ilkesinden hareketle, değişen araçların ve teknolojinin insanı özünden uzaklaştırmaması gerektiği konusunda yine benzer uyarılar yapardı. Ancak değişimin kaçınılmaz olduğunu, önemli olanın özdeki değerleri yeni formlarla geleceğe taşımak olduğunu da vurgulardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu değişimde teknoloji, ekonomik baskılar, eğitim sistemindeki eksiklikler gibi faktörleri ele almak lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim sisteminin yetersizliği ve aile yapısındaki çözülmenin temel etken olarak görülmesi, toplumsal değerlerin inşasında kurumların ve yakın çevrenin ne kadar kritik bir rol oynadığını açıkça ortaya koymaktadır. Okulların sınav odaklı bir yarış alanına dönüşmesi, karakter eğitimini ve erdemleri ikinci plana iterken; ailelerin ekonomik baskılar altında tükenmesi de çocuklarla kurulan iletişimi zayıflatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim, Aile ve Teknoloji Sarmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Müfredat ve Karakter Eğitimi:</strong>&nbsp;Sınav başarılarını ve ezbere dayalı bilgiyi merkeze alan eğitim modelleri, eleştirel düşünme, empati ve etik farkındalık kazandırmakta yetersiz kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile İçi İletişim Krizi:</strong>&nbsp;Geçim sıkıntısı ve uzun çalışma saatleri, ebeveynlerin çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmesini engellemekte; bu durum çocukların terbiyesini ve yönlendirilmesini büyük ölçüde denetimsiz dijital mecralara bırakmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojinin Getirdiği Yabancılaşma:</strong>&nbsp;Sınırsız ve denetimsiz dijital içerikler, çocukların ve gençlerin rol modellerini değiştirerek hızlı tüketime, şiddete ve değer erozyonuna zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sorunların çözümü, yalnızca bireysel yakınmalardan öte, hem eğitim müfredatının insani değerlerle yeniden harmanlanmasını hem de ekonomik refahın ailelere daha fazla zaman bırakacak şekilde dengelenmesini gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yapısal sorunların çözümü aile, okul veya devlet politikalarının değişimi ile işe başlanmalıdır. Devletin kararlı bir irade ortaya koyması ve bu süreci aileyle omuz omuza yürütmesi, toplumsal değerlerin ihyası için şüphesiz en kilit adımdır. Tek başına bireysel çabaların ya da dağınık aile girişimlerinin sistemik sorunlar karşısında yetersiz kalabildiği bir gerçektir; bu nedenle merkezi politikalardan yerel uygulamalara kadar bütüncül bir vizyon şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Ailenin Ortak Sorumluluk Alanları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Politika ve Vizyon Birliği:</strong>&nbsp;Devletin, eğitimi yalnızca meslek edindirme veya sınav kazanma aracı olarak değil, bir "karakter ve şahsiyet inşası" süreci olarak ele alan net bir stratejik çizgi belirlemesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile Destek Mekanizmaları:</strong>&nbsp;Ekonomik baskıların aile üzerindeki ezici yükünü hafifletecek sosyal politikalar (çalışma saatlerinin aile yaşamını destekleyecek şekilde düzenlenmesi, ebeveyn eğitim programları) hayata geçirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal İş Birliği:</strong>&nbsp;Okul ile aile arasındaki duvarların yıkılarak, velilerin sürece aktif ve bilinçli bir paydaş olarak dâhil edildiği güvenli köprüler kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yusuf Has Hacip'in yüzyıllar önce devlet yönetiminin adalet ve erdemle kaim olması gerektiğine dair vurgusu, tam da bu noktada anlam kazanır; çünkü güçlü ve erdemli bir toplum, ancak devletin rehberliği ve ailenin desteğiyle ayakta kalabilir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de İsrail'e yaptırım talep eden dilekçe başbakanlığa teslim edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-israile-yaptirim-talep-eden-dilekce-basbakanliga-teslim-edildi-26318fdcf9398-999c-480b-9f25-dc6b519192422026-09-02T09:41:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de İsrail'e yaptırım talep eden dilekçe başbakanlığa teslim edildi

İngiltere'de İsrail'e yaptırım talep eden dilekçe başbakanlığa teslim edildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Filistin Dayanışma Kampanyası (PSC) ve Britanya Filistin Komitesi temsilcileri, İngiltere Başbakanı Andy Burnham'a hitaben hazırlanan dilekçeyi Londra'daki Başbakanlık Ofisi'ne götürdü. İngiliz oyuncu Juliet Stevenson da eyleme katılarak dilekçelerin bulunduğu kutuyla basın mensuplarına poz verdi.<br />Dilekçede İngiliz hükümetinden İsrail'e karşı kapsamlı yaptırımlar uygulanması ve İsrail'in Filistin topraklarındaki politikalarına karşı daha sert adımlar atılması talep edildi.<br />Eylemin yapıldığı gün İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da hükümetin işgal altındaki Batı Şeria'daki İsrail yerleşimlerine ilişkin yeni önlemler açıklayacağını duyurdu.<br />'Kapsamlı' önlem paketi hazırlanıyor<br />Miliband, Reuters'a yaptığı açıklamada İngiltere'nin İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimlerine ilişkin "kapsamlı" bir önlem paketini önümüzdeki haftalarda açıklayacağını söyledi.<br />İngiliz bakan, İsrail'in Doğu Kudüs yakınlarındaki E1 bölgesinde planladığı yerleşim projesini eleştirerek bunun gelecekte kurulması öngörülen Filistin devletinin yaşayabilirliğini tehdit ettiğini ve iki devletli çözüm ihtimalini zayıflattığını belirtti.<br />İngiltere hükümeti daha önce de İsrail'in E1 yerleşim projesine karşı çıkmıştı. Miliband, 19 Ağustos'ta yaptığı açıklamada projeyi kınamış ve İsrail'in Londra'daki maslahatgüzarının Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını duyurmuştu.<br />İngiliz hükümetinin değerlendirdiği seçenekler arasında İsrail yerleşimlerinden gelen ürün ve hizmetlere yönelik ticari kısıtlamaların yanı sıra yerleşim faaliyetleriyle bağlantılı bazı kişilere yönelik yaptırımların da bulunabileceği belirtiliyor. Ancak hükümetin nihai kararını önümüzdeki haftalarda açıklaması bekleniyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260901/ingilterede-israile-yaptirim-talep-eden-dilekce-basbakanliga-teslim-edildi-1108413413.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Eski İngiltere Başbakanı Keir Starmer milletvekilliğinden de istifa edeceğini açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-ingiltere-basbakani-keir-starmer-milletvekilliginden-de-istifa-edecegini-acikladi-26317f625defd-367e-479e-aa8d-6d8c96814de72026-09-02T09:36:00+03:00HABER MERKEZİ Eski İngiltere Başbakanı Keir Starmer milletvekilliğinden de istifa edeceğini açıkladı

Eski İngiltere Başbakanı Keir Starmer milletvekilliğinden de istifa edeceğini açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İngiltere eski Başbakanı Keir Starmer,</strong>&nbsp;milletvekilliği görevinden de ayrılacağını açıkladı. Starmer, 11 yıldır temsil ettiği&nbsp;<strong>Holborn ve St Pancras</strong>&nbsp;seçim bölgesindeki milletvekilliği görevini bırakacağını, bu kararın ardından bölgede ara seçim yapılacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Camden New Journal</em>&nbsp;gazetesine yaptığı açıklamada Starmer, seçim bölgesini temsil etmenin kendisi için<strong>&nbsp;"büyük bir onur ve ayrıcalık" o</strong>lduğunu belirterek artık&nbsp;<strong>görevi bir halefine devretmeye hazır olduğunu</strong>&nbsp;ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer, bundan sonraki dönemde çalışmalarını&nbsp;<strong>uluslararası ilişkilere</strong>&nbsp;yoğunlaştıracağını söyledi. Eski başbakan, özellikle savunma, güvenlik, ticaret ve teknoloji konularına odaklanacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer ayrıca, uzun süredir üzerinde çalıştığı&nbsp;<strong>kadınlara ve kız çocuklarına yönelik şiddetle mücadele</strong>&nbsp;çalışmalarını da sürdüreceğini kaydetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Başbakanlık görevinden de ayrılmıştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Starmer, Temmuz ayında istifasını İngiltere Kralı 3. Charles'a resmen ileterek başbakanlık görevinden ayrılmıştı. Starmer, daha önce yaptığı açıklamalarda bir sonraki genel seçime kadar milletvekili olarak görevini sürdüreceğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere İşçi Partisi'nin güçlü olduğu seçim bölgelerinden biri olan Holborn ve St Pancras'daki ara seçimin tarihi, Starmer'ın Avam Kamarası'ndaki koltuğundan resmen ayrılmasının ardından belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer, 2024 genel seçiminde bölgede&nbsp;<strong>11 binden fazla oy farkıyla</strong>&nbsp;milletvekili seçilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260901/eski-ingiltere-basbakani-keir-starmer-milletvekilliginden-de-istifa-edecegini-acikladi-1108406291.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD ile İngiltere arasında ipler gerildi: Trump'ın yeni hedefi Falkland Adaları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-ile-ingiltere-arasinda-ipler-gerildi-trumpin-yeni-hedefi-falkland-adalari-26316e8d9592f-23a4-46c3-b285-752b4598e25d2026-09-02T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ ABD ile İngiltere arasında ipler gerildi: Trump'ın yeni hedefi Falkland Adaları

ABD ile İngiltere arasında ipler gerildi: Trump'ın yeni hedefi Falkland Adaları

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Beyaz Saray ile Downing Sokağı arasındaki diplomatik bağlar, Güney Atlantik'in soğuk sularında fitili ateşlenen yeni bir jeopolitik krizle sarsılıyor. ABD Başkanı Donald Trump, Oval Ofis’te basın mensuplarının Birleşik Krallık’ın Falkland Adaları üzerindeki egemenliğine dair Washington’ın resmi tutumunu değiştirip değiştirmeyeceği sorusuna ezber bozan bir yanıt verdi. Trump'ın, “Her tutumu her zaman gözden geçiririm. Bu da pek çok tutumdan yalnızca biri” şeklindeki muğlak ve imalı açıklaması, İngiliz diplomasisinde soğuk duş etkisi yarattı.<br />Masadaki bu beklenmedik çıkışın perde arkasında, Washington yönetiminin Londra’yı savunma bütçesini hızla artırmaya zorlama planı yatıyor. The Telegraph gazetesine konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi, Pentagon’un NATO müttefiklerinin taahhütlerini mercek altına aldığını ve bu süreçte Birleşik Krallık’a “özel bir önem” atfedileceğini bildirdi. İddialara göre Washington, ada politikasında Arjantin çizgisine yaklaşma kozunu, Londra’nın askeri harcamalarını zorlamak için açık bir baskı aracı olarak değerlendiriyor.<br />Londra’dan çok sert yanıt: "Ada Britanya'nındır"<br />Washington kulislerinden yükselen baskıya Birleşik Krallık kabinesinden gecikmeden yanıt geldi. Savunma harcamalarını gayrisafi yurt içi hasılanın (GSYİH) yüzde 3 seviyesine çıkarma hedefinin arkasında durduklarını belirten Birleşik Krallık Maliye Bakanı John Healey, ayrıntılı planın ilkbahardaki stratejik değerlendirmede duyurulacağını kaydetti.<br />ABD’nin adalar konusunda Arjantin lehine saf tutabileceği yönündeki senaryolara sert tepki gösteren Healey, “Falkland Adaları Britanya’ya aittir. Ada halkı bunu istediği sürece de Britanya’ya bağlı kalacaktır” diyerek Londra'nın geri adım atmayacağını vurguladı. Ada halkının kendi kaderini tayin hakkına sahip çıktıklarını belirten İngiliz hükümeti, NATO ve Avrupa kolektif savunmasındaki vazgeçilmez rollerine dikkat çekti.<br />Pentagon sızıntısı ve arka plandaki İran çatlağı<br />Falkland Adaları üzerindeki egemenlik tartışması aslında ilk kez gündeme gelmiyor. Krizin kökleri, Pentagon’a ait olduğu ortaya çıkan ve geçtiğimiz nisan ayında basına sızan gizli bir iç yazışmaya dayanıyor. Söz konusu belgede, Birleşik Krallık’ın İran operasyonlarına yeterli askeri desteği sunmaması halinde ABD’nin Britanya egemenliği konusundaki duruşunu masaya yatıracağı açıkça öne sürülmüştü.<br />Donald Trump'ın Avrupa müttefiklerini NATO paylarını ödememekle suçlayıp birlikleri kıtadan çekme ve ittifaktan ayrılma tehditlerini yinelediği bu dönemde, Güney Atlantik kartının yeniden sahaya sürülmesi, Transatlantik ittifakının geleceğine dair en büyük soru işaretlerinden biri haline geldi.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260902/abd-ile-ingiltere-arasinda-ipler-gerildi-trumpin-yeni-hedefi-falkland-adalari-1108419474.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Marmara Denizi'nde iki gemi çarpıştı: 10 kişiye ulaşılamıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/marmara-denizinde-iki-gemi-carpisti-10-kisiye-ulasilamiyor-2631580313d36-26c2-46a0-a807-fadf01cc64152026-09-02T09:15:00+03:00HABER MERKEZİ Marmara Denizi'nde iki gemi çarpıştı: 10 kişiye ulaşılamıyor

Marmara Denizi'nde iki gemi çarpıştı: 10 kişiye ulaşılamıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Marmara Denizi'nde Silivri açıklarında iki ticari geminin çarpıştığı bildirildi.&nbsp;İstanbul&nbsp;Valiliği tarafından yapılan açıklamaya göre, saat 03.00 sıralarında Kocaeli'den Aliağa'ya seyreden Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye gitmekte olan Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silivri açıklarının 18 mil güneyinde meydana gelen olay sonrasında bölgeye Kıyı Emniyeti, Sahil Güvenlik Marmara ve Boğazlar Komutanlığına bağlı çok sayıda kurtarma unsuru ve sahil güvenlik helikopteri sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, Alsu adlı gemide gözle görünür bir hasar bulunmadığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tuğberk&nbsp;İmamoğlu gemisi ve gemide bulunan 10 personelle ise henüz irtibat kurulamadığı belirtildi. Valilik, bölgede arama kurtarma çalışmalarının sürdürüldüğünü bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Deniz Ticaret Odası verilerine göre, Zeybe Denizcilik'e ait Tuğberk İmamoğlu dökme yük gemisi olarak faaliyet gösteriyor. Özpulathane Deniz Taşımacılığı'na ait Alsu ise kimyasal maddeler taşıyan bir tanker.</span></p><p>ANKA, Reuters/JD, BÖ</p><p>https://www.dw.com/tr/marmara-denizinde-iki-gemi-%C3%A7arp%C4%B1%C5%9Ft%C4%B1-10-ki%C5%9Fiye-ula%C5%9F%C4%B1lam%C4%B1yor/a-78671072</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD’den Irak’a 800 milyon dolarlık helikopter satışı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdden-iraka-800-milyon-dolarlik-helikopter-satisi-263145577a9a4-6de8-468d-8908-e33b575d17152026-09-01T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ ABD’den Irak’a 800 milyon dolarlık helikopter satışı

ABD’den Irak’a 800 milyon dolarlık helikopter satışı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD yönetimi, Irak’a yönelik yeni bir askeri satışa daha onay verdi.&nbsp;<strong>ABD Dışişleri Bakanlığı, Irak hükümetine helikopter ve ilgili ekipmanların olası satışını onayladığını</strong>&nbsp;duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Satış paketinde&nbsp;<strong>Bell 412EPX ve Bell 407M tipi helikopterlerin</strong>&nbsp;yanı sıra çeşitli destek ekipmanlarının bulunacağı belirtildi. Söz konusu satış için belirlenen başlangıç fiyatının&nbsp;<strong>800 milyon dolar</strong>&nbsp;olduğu kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık açıklamasında, Irak hükümetinin helikopterlerin yanı sıra&nbsp;<strong>makineli tüfek rampaları, roketatarlar ve çeşitli diğer ekipmanların</strong>&nbsp;teslim edilmesini talep ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma kapsamında sözleşmenin uygulanmasından ise&nbsp;<strong>Teksas merkezli Bell-Textron</strong>&nbsp;şirketinin sorumlu olacağı ifade edildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260901/abdden-iraka-800-milyon-dolarlik-helikopter-satisi-1108388373.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB’de göç krizi: Schengen sarsılıyor, dayanışma zayıflıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abde-goc-krizi-schengen-sarsiliyor-dayanisma-zayifliyor-2631323c3d492-cb49-4a76-80df-9c53905adec12026-09-01T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ AB’de göç krizi: Schengen sarsılıyor, dayanışma zayıflıyor

AB’de göç krizi: Schengen sarsılıyor, dayanışma zayıflıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Göç, Avrupa Birliği'nin (AB) gündeminde yeniden üst sıralara çıkıyor. Brüksel'de yaz tatilinin ardından çalışmalar yeniden başlarken, son yılların en büyük göç krizlerinden biri olarak nitelendirilen gelişmeler AB'nin gündemini şekillendiriyor. 30 Temmuz'da 70 binden fazla düzensiz göçmenin İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya tek bir günde giriş yapması, 2026'da şu ana kadar Avrupa'nın diğer tüm sınırlarında kaydedilen düzensiz girişlerin toplamını aşarken, İspanya'da siyasi krize yol açtı ve diğer üye ülkeleri de alarma geçirdi</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta krizi, AB üzerindeki iltica başvurusunda bulunanlara yönelik kuralları sıkılaştırma ve geri dönüşleri hızlandırma stratejisini hayata geçirme baskısını artırırken, yeni göç kurallarının ilk ciddi sınavıyla karşı karşıya kaldığında taşıdığı eksiklikleri de ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB liderlerinin konuyu ekim ayında Brüksel'de düzenlenecek Avrupa Konseyi toplantısında ele alması bekleniyor. Bu toplantı, içişleri bakanları ve büyükelçilerin gerçekleştirdiği resmi ve gayriresmi toplantılarda son dönemde yürütülen yoğun tartışmaların da doruk noktası olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schengen sistemi zor durumda<br />Domino etkisinin ilk yansıması, AB içindeki serbest dolaşım üzerinde oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta krizinin ardından İtalya, İspanya ile hava ve deniz sınır kontrollerini bir ay süreyle yeniden uygulamaya koydu. Danimarka ve Finlandiya gibi diğer ülkeler ise, vatandaşların ve yerleşiklerin 1985'ten bu yana sınır kontrolü olmadan hareket edebildiği Schengen bölgesinden İspanya'nın geçici olarak askıya alınmasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya ise resmi bildirimin ifadesini bile kopyala-yapıştır yaparak, İtalya'ya karşı misilleme önlemiyle yanıt verdi ve 7 Eylül'e kadar sınır kontrollerini yeniden başlattı. Ay sonunda ise her iki ülke, askıyı 15 gün daha uzatma kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schengen kurallarının düzensiz hareketliliğe dolaylı olarak fayda sağlayabileceğinden endişe duyan tek hükümet İtalya değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağustos başında Brüksel'de yapılan olağanüstü çevrim içi toplantıda, AB içişleri bakanları serbest dolaşımın geleceği üzerine bir tartışma başlattı. Yirmi iki hükümet, kamu düzenini korumak ve göçmenlerin ikincil hareketlerinden kaynaklanan risklerle mücadele etmek için gerekli görülen önlemlerin dikkate alınacağını bildirdi; bu da sınır kontrollerinin daha geniş çapta güçlendirilmesi veya yeniden getirilmesi olasılığını gündeme taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel merkezli düşünce kuruluşu CEPS'te göç üzerine çalışan araştırmacı Davide Colombi, Euronews'e yaptığı açıklamada, Schengen sisteminin göç konusunda üye devletlerin iç siyasi dinamiklerinin ve kaygılarının başlıca mağdurlarından biri hâline geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB üye devletleri, güvenlik gerekçesiyle sınırlarında geçici, ad hoc kontrolleri tek taraflı olarak yeniden uygulamaya koyabiliyor; bu kontroller altı aya kadar sürebiliyor ve iki yıla kadar uzatılabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halihazırda Almanya, İspanya, İtalya, Danimarka, Avusturya, Hollanda, Polonya, Fransa ve İsveç olmak üzere dokuz AB ülkesi ile Norveç, düzensiz göç ya da terör tehdidi endişelerini gerekçe göstererek geçici olarak sınır kontrollerini yeniden başlatmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üye devletler, sözde Avrupa mülteci krizi sırasında, 2015'ten itibaren kendi sınır kontrollerini yeniden devreye sokmaya başladı; zira AB içindeki iç sınır kontrollerinin kaldırılmasının, dış sınırların gözetimiyle yakından bağlantılı olduğu yaygın bir kanaat.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colombi, göçün iç hareketlilik üzerinde geniş kapsamlı sonuçlar yaratacağını belirterek, Komisyon'un şimdilik sınır kontrollerinin yeniden getirilmesini AB hukukuna dayanarak doğrudan sorgulamak yerine diplomatik yolları tercih ettiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanışma nerede?<br />Diğer AB ülkeleri, kitlesel girişin ardından Pedro Sánchez hükümetini, dayanışma sergilemek bir yana, Avrupa'nın dış sınırlarını yeterince korumamakla suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanışma, 12 Haziran'da yürürlüğe giren yeni AB göç kurallarının kağıt üzerindeki temel sütunlarından biri.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Göç ve İltica Paktı, ön saftaki üye ülkelere yardım için zorunlu bir mekanizma öngörüyor; dayanışma havuzu aracılığıyla, ülkelerin gelecek yıl birbirlerine sunmaları gereken destek tanımlanıyor. Üye devletler, belirli sayıda sığınmacıyı kendi topraklarına yerleştirmek, mali katkı ödemek ya da personel ve diğer operasyonel maliyetleri finanse etmek seçeneklerinden birini tercih etmek zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmenlerin Avrupa geneline yeniden dağıtılması, hükümetlerin buna pek sıcak bakmaması ve 2026 için havuzdaki sayıları muafiyetler talep ederek ciddi biçimde azaltmayı başarmış olmaları nedeniyle en tartışmalı başlık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yer değiştirme yalnızca sığınmacılar ve zaten koruma statüsü verilmiş kişiler için geçerli; bu da temmuz ayında Ceuta'ya giren düzensiz Faslı göçmenlerin çoğunu, menşe ülkelerine geri gönderilen ya da gönderilmesi planlanan kişiler oldukları için kapsam dışında bırakıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık, geçen yılki gelişler nedeniyle göç baskısı altındaki ülkeler arasında sayılan İspanya bu yıl yardımdan yararlanacak. İspanya, İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve Malta'da iltica başvurusu yapmış toplam 8 bin 878 göçmen diğer ülkeler tarafından kabul edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan bu ülkeler, ikincil hareket olarak adlandırılan göçmenleri, yani AB'ye belli bir üye devlet üzerinden girip daha sonra başka bir ülkeye düzensiz şekilde geçerek orada sığınma talebinde bulunan kişileri, yeniden ön saftaki devletlere gönderecek. AB kurallarına göre, ilk giriş yapılan ülke başvuruyu değerlendirme sorumluluğunu koruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yedi ülkenin İtalya'dan göçmenleri geri almasını talep etmesi ve İtalyan hükümetinin, AB kurallarında öngörülmeyen ek bir tazminat talep ederek, STK gemileri tarafından denizde kurtarılan ve İtalya kıyılarına indirilen göçmenler için bu talebi ileri sürmesiyle, yeni dayanışma sisteminde ilk çatlaklar ortaya çıkmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi ile Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt arasında eylül başında yapılacak ikili görüşme, dayanışma tartışmasını başlatacak; konu ekim başındaki İçişleri Konseyi toplantısında gündemde kalmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kritik nokta, 2027 için dayanışma havuzunun nasıl tanımlanacağı olacak; Roma ile Madrid arasında diplomatik atışmalarla geçen bir yazın ardından, İtalya ile İspanya diğer ülkelerden daha fazla katkı talep ederken aynı safta yer alabilir.<br />Geri gönderme merkezlerinin belirsiz geleceği<br />AB'nin göçe ilişkin stratejisinin temel unsurlarından biri, geçen haziranda son hâlini alan ve şimdiye kadarki en sert göç düzenlemesi olarak görülen yeni bir tüzük aracılığıyla düzensiz göçmenlerin geri gönderilmesini hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tüzük, AB üyesi devletlerin, aralarında doğrudan ya da dolaylı hiçbir bağ bulunmayan bir ülkeye, o AB dışı ülkede sınır dışı merkezleri kurulmasına ilişkin ikili bir anlaşma olması koşuluyla, insan gönderebilmesine imkân tanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu geri gönderme merkezleri, kişinin menşe ülkesine iade edilmeyi beklerken geçici olarak tutulduğu transit noktalar olabileceği gibi, ileride geri gönderileceğine dair hiçbir garanti olmaksızın kalmasının beklendiği yerler de olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir diplomatın Euronews'e verdiği bilgiye göre, bazı Avrupa hükümetleri Asya ve Orta Afrika'ya odaklanarak aktif biçimde ortak ülkeler arıyor ve yıl sonuna kadar ilk ortaklığı hayata geçirmeyi hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya, Avusturya, Danimarka, Yunanistan ve Hollanda bu proje üzerinde birlikte çalışıyor ve iddialara göre Uganda ile Ruanda ile görüşmeler yürütüyor. Beş ülkenin göç bakanları, 4 Eylül'de Kopenhag'da yapılacak toplantıda kaydedilen ilerlemeyi değerlendirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu beş ülkeden oluşan çalışma grubu, sivil toplumun eleştirilerine, operasyonel zorluklara ve olası hukuki itirazlara rağmen AB düzeyinde yeni bir modelin önünü açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colombi, şu ana kadar bir geri gönderme merkezindeki göçmenlerden kimin sorumlu olduğu, orada ne kadar kalabilecekleri ve koşullarını kimin denetleyip olası insan hakları ihlallerine karşı etkili başvuru yolları sağlayacağının pek net olmadığını belirterek, AB mevzuatının devletlere geniş hareket alanı tanımak için bilerek muğlak bırakıldığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkezler sahada hayata geçirildiğinde bunlara karşı davalar açılacağını ve tıpkı Birleşik Krallık-Ruanda göç planında olduğu gibi Mahkeme'nin bunları tamamen iptal etme riskinin bulunduğunu düşündüğünü de sözlerine ekledi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/01/abde-goc-krizi-schengen-sarsiliyor-dayanisma-zayifliyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[G20'de Rusya krizi: Avrupalılardan aile fotoğrafı resti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/g20de-rusya-krizi-avrupalilardan-aile-fotografi-resti-26312a31e3a93-bc56-4863-938a-25417cc6fc622026-09-01T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ G20'de Rusya krizi: Avrupalılardan aile fotoğrafı resti

G20'de Rusya krizi: Avrupalılardan aile fotoğrafı resti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Kuzey Karolina'nın Asheville kentindeki G20 Maliye Bakanları ve Merkez Başkanları Toplantısı, Avrupa ülkeleri ile toplantıya ev sahipliği yapan ABD arasında yaşanan Rusya krizi ile başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">G20'nin dönem başkanlığını yürüten ABD'nin, Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov'u dört yıl aradan sonra bir uluslararası toplantıya davet etmesi, Avrupalıların tepkisine yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, Ukrayna işgalini başlattığı 2022 yılından bu yana uluslararası siyaset sahnesinde dışlanıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump: Herkesle iyi geçinmekten hoşlanıyoruz<br />ABD Başkanı Donald Trump'ın politikaları nedeniyle ilişkilerinde gerilim yaşadığı Güney Afrika ve İspanya'nın temsil edilmediği G20 toplantısında Rus Bakan Siluanov'un bizzat masada oturması, Avrupalı heyetlerde soğuk duş etkisi yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Donald Trump, gazetecilerin konuyla ilgili soruları üzerine politika değişikliğine şu sözlerle açıklık getirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Herkes ile iyi geçinmekten hoşlanıyoruz. Bu kadar başarılı olmamın bir nedeni de herkes ile iyi anlaşıyor olmamdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyaz Saray: Akan kanı durdurmaya çalışıyoruz<br />Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai ise Avrupa hükümetleri ile tırmanan Siluanov gerilimi hakkındaki soruları yanıtlarken, Rusya ile "akan kanı durdurmak için" çalıştıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Desai, "Başkan ve yönetim, bu hedefe ulaşmak için konuşmamız gereken kişilerle konuşmaktan asla çekinmeyecek" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB'li bakanlardan aile fotoğrafı resti<br />Ancak Rus Bakan Siluanov ile aynı masada oturmak zorunda kalmak, Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerin bakanlarının tepkisine yol açtı.<br />Bakanlar, kendi aralarında istişarede bulunduktan sonra ev sahibi ülke ABD'ye, Rus bakanın yer alacağı aile fotoğrafında kendilerinin yer almayacağını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD, geri adım atmak zorunda kaldı. Aile fotoğrafı, Rus Bakan Siluanov olmaksızın çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klingbeil: "Bu ortamda normale dönmek mümkün değil"<br />Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, basına yaptığı açıklamada ABD yönetiminin Siluanov'u olağan bir misafir gibi ağırlanmasından duyduğu rahatsızlığı açıkça dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın Ukrayna'ya karşı uluslararası hukuka aykırı, acımasız bir saldırı savaşı yürüttüğünü, her gün insanların hayatlarını kaybettiğini son dönemde Rus saldırılarının yeniden şiddetlendiğini söyleyen Lars Klingbeil, "Bu durumda normale dönmek mümkün değil" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Rusya Maliye Bakanı'nı burada ağırlanması, beni endişelendiren bir mesaj veriyor" diyen ve G20 aile fotoğrafı çekiminde Siluanov'un yanında yer almayı reddettiğini açıklayan Klingbeil, "Bu sabah Avrupalılarla yaptığımız ön görüşmede, Rus Maliye Bakanı ile ortak bir fotoğrafta yer almayacağımı açıkça belirttim. Son yıllarda böyle bir şey olmamıştı, ama bugün için planlanmıştı... Avrupalılar olarak sergilediğimiz ortak tutum sonuçta bu aile fotoğrafının Rus Maliye Bakanı ve Rus heyeti olmadan çekilmesini sağladı. Bunun için minnettarım" diye konuştu.<br />Alman Maliye Bakanı Klingbeil ayrıca G20 Maliye Bakanları Toplantısı'nın oturumunda Rus bakana görüşlerini de açıkça aktardığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klingbeil, "Rus bakanın yüzüne, Rus hükümetinin bu savaşı sona erdirmesi gerektiğini, bu savaşın sonuçlarının ne olacağını ve Ukrayna'nın yanında durduğumuzu açıkça söyledim" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteciler akreditasyon engeli tepkiye yol açtı<br />Bu arada ABD ev sahipliğindeki G20 toplantısına, Bloomberg, Wall Street Journal ve New York Times gibi önde gelen uluslararası basın kuruluşlarından gazetecilerin akreditasyon taleplerinin reddedilmesi de tepkiye yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Maliye Bakanı Klingbeil'in gazetecilerin akredite edilmesi için diplomatik girişimde bulunduğu, New York Times Berlin muhabirinin bu girişim sonucunda toplantıyı izlemek için akredite edildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bloomberg muhabirini akredite etme girişimlerinin ise sonuç vermediği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman heyeti, bir uluslararası haber ajansına yönelik bu muamelenin, Alman hükümeti açısından emsalsiz ve kabul edilemez olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Klingbeil "Gazetecilerin ya da yayın kuruluşlarının dışlanmasını kabul edilemez buluyorum. Bunu da ABD'ye açıkça söyledim" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD yönetiminin yabancı gazetecilerin vizelerini kısıtlayan düzenlemesi de Almanya'da tepkiye yol açmış, önde gelen Alman basın kuruluşları Alman hükümetine basın özgürlüğünü gölgeleyebilecek nitelikteki düzenlemeler konusunda harekete geçme çağrısı yapmışlardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa, Reuters, AFP, DW/ DA, JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/g20de-rusya-krizi-avrupal%C4%B1lardan-aile-foto%C4%9Fraf%C4%B1-resti/a-78583070</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-1-eylul-baris-ve-adaletin-tecellisi-2631116d31959-f234-46e4-a190-6712fca9ecd52026-09-01T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adaletin tesisi, yalnızca hukuki bir süreç değil, toplumsal vicdanın ayakta kalabilmesi için hayati bir zorunluluktur. Sistemlerin yıprandığı, güvenin sarsıldığı dönemlerde adalete olan inancı diri tutmak ve bu uğurda ortak bir çaba sarf etmek hepimizin en temel sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yorulmuş ve yıpranmış mekanizmaların yeniden şeffaf, tarafsız ve herkes için erişilebilir hale gelmesi, toplumsal huzurun ve kalıcı barışın da en sağlam teminatıdır. Sevgi ve saygının egemen olduğu bir dünya inşa etmenin yolu, hakkaniyetin her birey için eksiksiz bir şekilde uygulanmasından geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet duygusunu yeniden toplumsalın merkezine yerleştirmek için bireysel ve kurumsal düzeyde atılması gereken önemli adımlar vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal adaletin ve huzurun inşasında bireysel sorumluluk ile devletin yapısal reformlarının eş zamanlı yürümesi şarttır. Kendi ahlaki ve hukuki sınırlarımızı korurken sistemin de adil bir zemine oturtulması, uzun vadeli barışın ve güvenin tek anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurallara uymanın bir zorunluluk değil, toplumsal sözleşmenin gereği olduğu bilinciyle hareket etmek; kötü örnekleri mazeret göstermeyin aksine düzeltmek için irade ortaya koymak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasaların ve yargı mekanizmalarının hiçbir ayrıcalık tanımadan, statü veya güç farkı gözetmeksizin herkes için aynı titizlikle işletilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik adaletin sağlanması adına, vergide adalet ilkesinin benimsenmesi ve kaynakların toplumun tüm kesimlerine dengeli bir şekilde paylaştırılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her bireyin doğduğu koşullardan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi ve toplumsal hayatta eşit şartlarda var olabilmesi için köklü reformların hayata geçirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu temel ilkelerin hayata geçirilmesi sürecinde, bireyler olarak günlük yaşamımızda adaleti savunurken en çok kanun önünde eşitlikten dertleniyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuk devletinin en temel omurgasını oluşturan kanun önünde eşitlik, ırk, dil, din, cinsiyet, sosyal statü, siyasi düşünce veya ekonomik güç farkı gözetmeksizin herkesin yasalar karşısında aynı hak ve yükümlülüklere sahip olmasını ifade eder. Bu ilke, hiçbir bireye veya gruba ayrıcalıklı bir statü tanınamayacağını ve yargı mekanizmalarının tarafsızlığını garanti altına alır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir zümrenin ya da kişinin kanunların üstünde veya dışında yer alamaması, hukukun üstünlüğünün kuralıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı bağımsızlığının korunarak, kararların kişilere göre değil, evrensel hukuki normlara göre verilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm vatandaşların kamusal haklardan yararlanırken ve toplumsal ödevleri yerine getirirken aynı kurallara tabi tutulması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek bir demokraside kanun önünde eşitlik, kâğıt üzerinde kalmayıp günlük yaşamın her alanında fiilen hissedildiği sürece toplumsal barışı ve adaleti ayakta tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu bağlamda Ülkemizde Gerçek Barışın ve Adaletin İnşası İçin 1 Eylül Dünya Barış günü çağrımdır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş, farklı kültürlerin ve inançların ortak yurdu olan bu topraklar, huzurun ve kardeşliğin en çok yakıştığı coğrafyalardandır. Ancak barış, yalnızca geçmişin hatıralarıyla anılacak nostaljik bir kavram değil; her gün yeniden kazanılması, korunması ve yaşatılması gereken hayati bir toplumsal sözleşmedir. Takvimler 1 Eylül’ü gösterdiğinde tüm dünyada yükselen barış çığlığı, ülkemizde de sadece bir kutlama mesajı olarak kalmamalı; adaletin, eşitliğin ve hakkaniyetin eksiksiz tesisi için acil bir eylem planına dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede barışın kök salabilmesi, toplumsal vicdanın en temel direği olan adaletin kusursuz işlemesine bağlıdır. Bugün yorulan, yıpranan ve güven sarsıntısı yaşayan adalet mekanizmamızın acilen hak ettiği konuma getirilmesi şarttır. Kanun önünde eşitlik ilkesi, kâğıt üzerindeki bir maddeden ibaret olmamalı; hiçbir bireyin, zümrenin veya gücün hukukun üstünde ya da dışında yer alamayacağı fiili bir düzene kavuşturulmalıdır. Ayrıcalıkların ve imtiyazların olmadığı, her vatandaşın yargı karşısında eşit tartıldığı bir sistem, toplumsal huzurun da en güvenli kalesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, kalıcı barış ve toplumsal uzlaşı yalnızca adliye koridorlarıyla sınırlı kalamaz. Ekonomik ve sosyal adaletsizlikler, barışın önündeki en büyük engellerdir. Hakkaniyetli bir gelir dağılımı, adil vergilendirme politikaları ve her gencin doğduğu coğrafi ya da ekonomik koşullardan bağımsız olarak erişebildiği eğitim ve fırsat eşitliği, yaşamsal reformların temelini oluşturmalıdır. Hiç kimsenin ötekileştirilmediği, emeğin karşılığını bulduğu ve geleceğe umutla baktığı bir sosyo-ekonomik yapı kurulmadan, tam anlamıyla bir barış ikliminden söz etmek mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşümün gerçekleşmesinde bireyler olarak bizlere de büyük sorumluluklar düşmektedir. Kötü örnekleri mazeret kabul etmek yerine günlük yaşamımızda kurallara uymak, hukuka ve birbirimizin haklarına saygı duymak bu zincirin ilk halkasıdır. Devlet ise günümüz gerçeğiyle örtüşen yapısal reformları cesaretle hayata geçirmeli; toplumu kucaklayan, liyakati esas alan ve hakça paylaşımı savunan bir vizyonu benimsemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Eylül Dünya Barış Günü, ülkemizde adaletin yeniden tesis edilmesi, toplumsal yaraların sarılması ve herkesin kardeşçe yaşayacağı ortak bir geleceğin inşası için geç kalmadan atılması gereken adımların hatırlatıcısı olmalıdır. Barışın ertelenemez bir zorunluluk olduğu bilinciyle, daha adil, eşit ve özgür yarınlar için hep birlikte çalışmak bu ülkenin geleceğine borcumuzdur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-agustos-boyle-mi-kutlanmali-sizce-26310c3fcf561-b07f-45b9-a06a-767a7d7c95cd2026-08-31T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarihimizde çok önemli günler var. 1071, 1453, 19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos gibi… Dün 30 Ağustos’u andık ve 81 ilde ve ilçelerde törenler ile kutladık. Saha da Kim vardı? Devlet erkânı, Asker, Polis… Sağcısı ayrı yerden çekiyor, solcusu ayrı yerden, yolcusu ayrı yerden… Herkesin hayali farklı, dünyası farklı. Kaderimizi ellerimizle yazmışız bir ecdadın çocukları olduğumuzu söylüyoruz, ama halimize bakın. Milli ve manevi değerlerimizin ne anlama geldiğinin bile farkında değiliz. Siyaset yapanların halleri ise acınacak durumda. Ucuz siyaset, ucuz hamaset ve ucuz insanlık… Allah aşkına bu güzel günleri ve bayramlarımızı, topyekûn millet olarak alanlara dolarak kutlamayı ne zaman öğreneceğiz? Biz niye böyleyiz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli bayramların toplumsal kutlanış biçimi ve siyasi kutuplaşmaların bu günlere yansıması üzerine yukarıda yazdıklarım, ortak bir hafıza ve paylaşılan değerler etrafında birleşme arzusunu derinden yansıtmıyor mu? Tarih boyunca kazanılan büyük zaferlerin ve kurulan ortak bağların, günlük siyasi rekabetin ve ideolojik ayrımların ötesinde birleştirici bir çatı olması gerektiği hissi, toplumumuzda oldukça yaygın bir beklentidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı siyasi görüşlerin, dünya görüşlerinin ve yaşam tarzlarının bu tür dönüm noktalarını farklı vurgularla ele alması, toplumsal çeşitliliğin zaman zaman bir ayrışma zeminine dönüştüğünü gösteriyor. Ancak bununla birlikte, 30 Ağustos gibi tarihler aslında tam da bu farklılıkların üstünde ortak bir vatan ve geçmiş bilincini hatırlatmak için var. Birlikte kutlama kültürünün zayıflaması ve bu günlerin kalabalıklar yerine resmi protokol ağırlıklı ya da bölünmüş sahnelerle geçiştirilmesi, toplumsal aidiyet duygusunun yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bir durumdur. Ortak sevinçleri ve acıları, siyasi etiketlerden bağımsız olarak yan yana yaşayabilme iradesi, sağlıklı bir toplum olmanın temel taşlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim sisteminin bu bilinci kazandırmadaki rolü ve toplumsal hafızanın yeni nesillere aktarılmasındaki eksiklikler, bu tablonun ortaya çıkmasında doğrudan etkilidir. Kutlamaların içi boşalıp sadece resmi birer tatil veya protokolden ibaret kaldığında, bireyler de o günün tarihsel ve felsefi ağırlığını hissedemiyor. Tarihin sadece ezbere dayalı tarihler ve savaşlardan ibaret değil, bir milletin var oluş felsefesi olarak okutulması gerekir. Okullar da ve sivil toplum alanlarında yapılan etkinliklerin şekilsel değil, anlam odaklı kurgulanması şarttır. Bayramların sadece devlet eliyle düzenlenen törenler olmaktan çıkıp, halkın kendi dinamikleriyle sahiplendiği kültürel etkinliklere dönüşmesi gerekir. Bireylerin "neyi, niçin kutladığını" sorgulayabilmesi için eleştirel düşünce ve tarih bilincinin içselleştirilmesi elzemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sürecin başarıya ulaşması, tek bir kurumun çabasından ziyade tüm bu yapıların eş zamanlı ve uyumlu bir şekilde sorumluluk almasıyla mümkündür. Toplumsal hafızanın ve milli bilincin yeniden inşası, halka bir bütün olarak yaklaşan çok katmanlı bir ekosistem gerektirir. Kapsayıcı, ezberden uzak, eleştirel düşünceyi ve tarihin felsefesini önceleyen bir eğitim politikası belirlemek ve uygulamak. Çocuklara erken yaşlardan itibaren ortak geçmişin değerlerini, aidiyet duygusunu ve birlikte yaşama kültürünü ev ortamında aşılamak. Milli günleri resmigeçitlerin ötesine taşıyarak; halkın katıldığı, atölyelerin, sergilerin ve ortak kültürel etkinliklerin yapıldığı yaşayan festivallere dönüştürmek. Bu halkaların her biri bir diğerini tamamlar; birindeki eksiklik tüm yapının zayıflamasına neden olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin ve eğitim sisteminin belirleyici rolü, toplumsal zihniyetin ve ortak bilincin inşasında kilit bir temel oluşturur. Kurumsal politikalar ve müfredat yapısı sağlıklı bir zemin sunmadığında, diğer halkaların tek başına bu eksikliği kapatması oldukça güçleşir. Devlet politikaları ve eğitim müfredatı, toplumun genelinde ortak bir tarih okuması ve vatandaşlık bilinci oluşturacak ana arterleri çizer. Siyasi polarizasyonu besleyen diller yerine, tüm kesimleri kucaklayan ortak değerler setinin resmi ve kamusal alanda egemen kılınması devletin sorumluluğundadır. Okulda ve devlet eliyle çizilen çerçeve, aile içinde sevgi, aidiyet ve tarih bilinciyle harmanlandığında kalıcı bir karakter kazanır. Çocukların büyüklerinden gördüğü tutum, resmi bayramların ve tarihi günlerin sadece birer tatil fırsatı değil, kimliğin önemli bir parçası olduğunu anlamasını sağlar. Devlet ve eğitim kademeleri doğru bir vizyonla yapılandırıldıktan sonra ailelerin bu sürece katılması dönüşümü kalıcı kılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihimizin en büyük dönüm noktalarını, ayrışmaların gölgesinde değil, ortak bir geleceğin umuduyla yeniden kucaklamamız gerekiyor. Topluma, devlete ve her bir bireye bu çağrıyı güçlü bir şekilde ulaştırmalıyız. Yüzyıllardır bu toprakları vatan eden ortak bir iradenin, canını dişine takarak yazdığı destanların çocuklarıyız. 1071’den 19 Mayıs’a, 23 Nisan’dan 30 Ağustos’a kadar uzanan bu şanlı tarih, kimsenin tekelinde olmayan, hepimizin köklerini besleyen kutsal bir mirastır. Bugün dönüp aynamıza baktığımızda gördüğümüz tablo hepimizi düşündürmelidir. Siyasi rüzgârların, günlük çekişmelerin ve ucuz kutuplaşmaların bu ulu çınarın gövdesini sarsmasına daha ne kadar izin vereceğiz? 30 Ağustos’lar, 29 Ekim’ler sadece birer resmi tatil veya protokol törenlerinden ibaret değildir; onlar bu milletin "biz" olma, tek yürek atma günleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimden kültüre kadar her alanda bu toprağın çocuklarına tarihin ezberletilen bir masal değil, birlikte yaşama iradesi olduğunu öğretecek kapsayıcı bir vizyon şarttır. Siyasetin ve bürokrasinin dili, toplumu bölen değil, meydanlarda omuz omuza buluşturan birleştirici bir üsluba kavuşmalıdır. Çocuklarımıza bu bayramların anlamını evde, sokakta, okulda yeniden fısıldamalıyız. Tarih bilincini sadece kitaplara sıkıştırmadan, ortak coşkumuzu mahallelerimizde, meydanlarımızda yeniden canlandırmalıyız. Sağcısı, solcusu, genci, yaşlısı demeden; bu bayrağın altında nefes alan herkesin bu coşkuya ortak olması bir lütuf değil, bu vatana karşı en temel borcumuzdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelin, bu kısır döngüyü ve kırgınlıkları bir kenara bırakalım. Alanları doldurmayı, sevinçte de kederde de yan yana durmayı yeniden öğrenelim. Çünkü başka bir Türkiye yok; bu tarih bizim, bu gelecek hepimizin! Gelin, bu ortak bilinci ve omuz omuza olma ruhunu sadece özel günlerde hatırlamakla kalmayıp hayatımızın her alanına yayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin içinde bulunduğu belirsizlik ve sosyal medyanın sınır tanımaz yapısı, toplumsal bağları zayıflatan en büyük etkenlerin başında geliyor. Geleceğin teminatı olması beklenen nesillerin dijital bir gürültünün ve yalnızlığın içine itilmesi, milli ve manevi değerlerin aktarılmasını da derinden zorlaştırıyor. Gençlerin geleceğe güvenle bakabileceği ekonomik, sosyal ve kültürel bir güvencenin olmaması, onları aidiyet duygusundan uzaklaştırıyor. Sosyal medyanın hiçbir süzgeçten geçmeyen, hızla tüketen ve değerleri sıradanlaştıran yapısı, genç zihinlerdeki tarih ve toplum bilincini aşındırıyor. Gerçek dünyada omuz omuza durma kültürü zayıfladıkça, gençler ekran ardında sanal bir dünyanın parçası haline geliyor. Bu tabloyu tersine çevirmek, sadece devlet politikalarıyla değil, gençleri ekranların ötesine geçirecek gerçek yaşam alanları ve anlamlı bağlar kurmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gündüz kuşağı programlarından dijital mecralara kadar uzanan bu medya ekosistemi, genç zihinleri ve toplumsal değerleri fark ettirmeden dönüştüren en güçlü mekanizmalardan biridir. Üretilen içeriklerin seviyesi ve kurgusu, derinlikten uzak bir popüler kültürü beslemektedir. Televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programları, hayatın gerçek mücadelelerini ve değerlerini ardında bırakarak tüketim odaklı, sığ bir dünya sunar. Dijital platformlardaki fütursuz akışlar, gençleri hızla tüketen, sorgulamayan ve anlık tatminlere odaklanan bireylere dönüştürür. Gerçek başarı, emek ve tarih bilinci yerine; sanal dünyada parlayan, içi boş figürler gençlerin gözünde birer "başarı" ölçütüne evrilir. Bu kirliliğin ve sığlığın önüne geçebilmek için ekranların sunduğu bu sanal ablukaya karşı, gençleri gerçek hayatla ve üretkenlikle buluşturacak alternatif alanların acilen çoğaltılması gerekiyor. Ekran ablukasına karşı verilecek en pratik mücadele, gençlerin hayatına dijital dünyanın dışında&nbsp;<strong>gerçek bir üretim, aidiyet ve ortak paylaşım alanı</strong>&nbsp;koymaktan geçer. Gençleri sürekli tüketen birer izleyici olmaktan çıkarıp üreten bireylere dönüştürmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda ve mahallelerde spor, sanat, el becerileri, izcilik ve doğa kampları gibi gençlerin elini toprağa, sanata veya alete süreceği fiziksel kulüplerin canlandırılması. Gençlerin ekran başında yalnızlaşmasını önlemek için tarih, edebiyat veya felsefe üzerine sohbet edebilecekleri, akranlarıyla yüz yüze gelebilecekleri sığınaklar oluşturulması. Ailelerin yasaklayıcı bir tutum yerine, dijital medyanın içeriğini birlikte eleştirebilen, neyin reklam neyin gerçek olduğunu masaya yatıran bir eleştirel bakış açısı kazanması. Gençlerin ekranlardaki sahte cazibeden ancak hayatın içindeki gerçek bir amaca ve aidiyete tutunarak kurtulabileceğini düşünüyorum. Dijital mecranın kendi kuralları, sınırsız akışı ve bağımlılık yaratan algoritmaları içinde bu dönüşümü sağlamak gerçekten de en çetin mücadele alanıdır. Sorunun kaynağı olan o büyük ekran ekosistemi, aynı zamanda gençlerin tüm vaktini yuttuğu için alternatif çözümleri de boğuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin karşısına çıkan içerikler sığlığı, hızı ve anlık tatmini ödüllendirir; derinlikli ve düşündürücü içerikler bu gürültünün arasında kaybolur. Dijital dünyada dikkat, en değerli para birimidir ve milyar dolarlık şirketler gençlerin zihnini bu ekranda tutmak için tasarlanmış en gelişmiş psikolojik yöntemleri kullanır. Dijitalde üretilen nitelikli, faydalı ve kültürel içerikler, magazin ve popüler kültürün yarattığı devasa dalganın altında kalır. Bu dijital ablukayla içeriden savaşmak, yani gençlerin zaten vakit geçirdiği o mecraları doğru ve nitelikli içeriklerle dönüştürmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sebeple, gençlerin kendi dilini ve dijital mecralarını kullanarak karşılık vermek, bugün ses duyurabilmenin en gerçekçi ve etkili yoludur. Onları tamamen soyutlamaya çalışmak veya dijital dünyayı bütünüyle reddetmek, iletişim köprülerini tamamen koparmaktan başka bir sonuç vermez. Gençler nerede vakit geçiriyor ve hangi dili konuşuyorsa, doğru bilginin ve milli/kültürel değerlerin de o mecralarda üretilmesi şarttır. Anlatılmak istenen derin ve köklü meseleler, dijital dünyanın hızlı akışına (kısa videolar, estetik görseller, dinamik kurgular) uyarlanmalıdır. Gençler dijital dildeki yapaylığı veya "öğretmen edasını" hemen fark eder; bu yüzden içeriklerin tepeden inmeyi değil, onlardan biri gibi konuşmayı başarması gerekir. Dijital mecraları tamamen rakibe terk etmek yerine, o sahnede daha nitelikli, yaratıcı ve akıllıca işler ortaya koyarak var olmak en stratejik hamledir. Bu dille yaklaşırken sığlaşmadan, özü kaybetmeden içerik üretmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bu alanda üstleneceği vizyoner liderlik, dijital dünyadaki nitelikli dönüşümün anahtarıdır. Sadece yasaklayıcı veya denetleyici bir rolün ötesinde, gençlerin dilini konuşabilen ama özünü de kaybetmeyen yapıcı bir ekosistemin inşasında ana sorumluluk kamuya düşer. Tarihi, kültürel ve milli değerleri dijital çağın estetiğine (animasyonlar, yüksek kaliteli oyunlar, dinamik içerik platformları) uyarlayacak yaratıcı projelere ve genç yeteneklere güçlü fonlar ve imkânlar sağlamak. Kültür, sanat ve tarih anlatımını sığ popüler kültürün eline bırakmadan; gençlerin kendi mecralarında severek tüketeceği ama altı dolu alternatif dijital yapılar kurmak. Ülkenin birikimini dijital dille aktarabilecek yeni nesil iletişimcilerin, içerik üreticilerinin ve sanatçıların yetişmesini teşvik edecek resmi ve sivil ortaklık mekanizmaları geliştirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşüm, devletin imkânları ve vizyonu ile sivil dinamiklerin yaratıcılığı birleştiğinde anlam kazanır. Gençliği dijital çölün ortasında yalnız bırakmamak, onlara bu toprağın hikâyesini en sevdikleri dille yeniden yazacak alanları açmak zorundayız.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'den İzlanda'nın üyelik görüşmelerini reddetmesine sessiz tepki: 'Yakın ortak']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abden-izlandanin-uyelik-gorusmelerini-reddetmesine-sessiz-tepki-yakin-ortak-26309b46484c8-ce62-41aa-a2ae-6ce0555939c62026-08-31T09:34:00+03:00HABER MERKEZİ AB'den İzlanda'nın üyelik görüşmelerini reddetmesine sessiz tepki: 'Yakın ortak'

AB'den İzlanda'nın üyelik görüşmelerini reddetmesine sessiz tepki: 'Yakın ortak'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzlanda'nın, AB ile katılım müzakerelerinin yeniden açılmasını hararetli geçen bir referandumda reddetmesinin ardından Avrupa Komisyonu ölçülü bir tepki verdi. Karar, genişleme sürecindeki ivmeyi zayıflatma riski taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oylama kıl payı sonuçlandı: seçmenlerin yüzde 52,8'i "hayır", yüzde 47,2'si "evet" oyu verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon sözcüsü kısa bir açıklama yaparak "Avrupa Komisyonu, İzlanda'daki referandumun sonucunu not etmiştir" dedi. "Komisyon, İzlanda halkının tercihine saygı duymaktadır. İzlanda, Avrupa Birliği'nin yakın bir ortağı olmaya devam etmektedir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir ile mesajlaştı. Costa'nın sözcüsüne göre "her iki lider de AB ile İzlanda arasındaki ilişkiyi güçlendirmeye devam etme arzularını dile getirdi".</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü, "Başkan Costa, AB'nin bugünkü referandumda İzlanda halkının demokratik tercihine tam saygı duyduğunu vurguladı. İzlanda, AB'nin en yakın ve en güvenilir ortaklarından biri olmaya devam ediyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Frostadóttir daha önce, seçmenlerin teklifi reddetmesi halinde görev süresinin geri kalanında AB üyeliği konusunu tamamen rafa kaldıracağını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazar günü konuşan Frostadóttir, "evet" oyu veren yüzde 47'lik kesime de gönderme yaparak, "Nüfusun neredeyse yarısı bu konuyla ilgilendi. Önümüzdeki haftalar ve aylara girerken bu bakış açısına da saygı duymamız önemli" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel'deki yetkililer ve diplomatlar, İzlanda'yı genişleme konusunda şüpheci olanları haksız çıkarabilecek örnek bir aday olarak görüyordu. İskandinav ülkesinin AB ile zaten yüksek düzeyde entegre olması, sürecin favorisi haline gelmesini neredeyse kesin kılıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katılım sürecini denetleyen Komisyon, oylama öncesinde düşük profil izledi; ancak en tartışmalı iki başlık olan balıkçılık ve tarım konusunda İzlanda ile "yaratıcı" çözümler bulma niyetini açıkça ortaya koymuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzlanda tek pazara geniş erişimden yararlansa da bu düzenleme, Ortak Balıkçılık Politikası (OBP) ile Ortak Tarım Politikası'nı (OTP) kapsamıyor. Reykjavík ile Brüksel'in en son katılım müzakerelerine giriştiği dönemde bu iki fasıl dokunulmadan bırakılmış, süreç 2013'te askıya alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzlanda'daki referandumun, Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ardından yıllarca durgun seyreden genişleme politikasının yeniden siyaset gündeminin üst sıralarına çıktığı bir dönemde birliğin genişleme hamlesini ne ölçüde etkileyeceği belirsizliğini koruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ şu anda sürecin ön sırasındaki ülke; 33 katılım faslının 18'ini geçici olarak kapattı. Ülke, 2028'de birliğin 28'inci üyesi olmayı hedefliyor; bu amaç "28 by 28" sloganına ilham verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel yapay takvimlere bağlı kalmaya yanaşmasa da, aday ülkelerin sabrı tükenmeden genişleme sözünü yerine getirmenin önemini kabul ediyor. Karadağ ile İzlanda'nın üyeliğini birlikte ilerletmek, bu hedefe giden olası yollardan biri olarak görülüyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, aday ülkelere tam üyelikten önce belirli AB programlarına erişim gibi somut faydalar sağlamaya yönelik reformlar hazırlıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/30/abden-izlandanin-uyelik-gorusmelerini-reddetmesine-sessiz-tepki-yakin-ortak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mekke İttifakı kapsamında ilk toplantı İstanbul'da]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mekke-ittifaki-kapsaminda-ilk-toplanti-istanbulda-263087c853a1c-f78a-43f9-ab92-0dcc38380a552026-08-31T08:31:00+03:00HABER MERKEZİ Mekke İttifakı kapsamında ilk toplantı İstanbul'da

Mekke İttifakı kapsamında ilk toplantı İstanbul'da

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi ilk toplantısını bugün İstanbul'da yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanlığı kaynaklarına göre toplantı, anlaşma çerçevesindeki faaliyetlere yön vermeyi amaçlıyor. Kaynaklar, komitenin üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarından oluştuğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek ilk oturuma Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu katılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan heyetinde Dışişleri Bakanı İshak Dar, Savunma Bakanı Khawaja Muhammad Asıf ile Savunma Kuvvetleri Komutanı Syed Asım Münir yer alacak. Suudi Arabistan'ı ise Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Savunma Bakanı Halid bin Salman ve Genelkurmay Başkanı Fayyadh bin Hamed Al-Ruwaili'nin temsil etmesi öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gündemde ne var?<br />Diplomatik kaynaklara göre toplantıda uluslararası güvenlik konuları ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yanı sıra üç ülkenin savunma kapasitelerinin geliştirilmesi, silahlı kuvvetler arasında birlikte çalışabilirliğin artırılması, ortak üretim ile araştırma-geliştirme dahil savunma sanayisi iş birliklerinin derinleştirilmesi ve terörle mücadelede müşterek çabaların güçlendirilmesi gibi başlıklar da ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomatik kaynaklar, komitenin belirleyeceği ortak faaliyet alanlarındaki çalışmaları yönlendirecek bir sekretarya oluşturulması ile diğer ilgili mekanizmaların çerçevesinin de bu toplantıda çizilmesinin planlandığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki dönemde atılacak adımlara ilişkin bir yol haritasının belirlenmesi de gündemde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekke anlaşması nedir?<br />İmzalandığı Mekke kentinin adını taşıyan anlaşma, taraf devletlerden herhangi birine gerçekleştirilecek bir saldırının tüm taraflara yapılmış sayılacağı hükmünü içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, 7 Ağustos 2026'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ve Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman tarafından imzalanmıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/mekke-i%CC%87ttifak%C4%B1-kapsam%C4%B1nda-ilk-toplant%C4%B1-i%CC%87stanbulda/a-78562436</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kıbrıs-Mersin seferini yapan gemi battı: 8 kişi öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kibris-mersin-seferini-yapan-gemi-batti-8-kisi-oldu-26307462241e9-25e0-4095-adae-af7109fbe2042026-08-31T07:28:00+03:00HABER MERKEZİ Kıbrıs-Mersin seferini yapan gemi battı: 8 kişi öldü

Kıbrıs-Mersin seferini yapan gemi battı: 8 kişi öldü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs açıklarında 267 kişiyi taşıyan bir yolcu gemisi alabora oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geminin 259 yolcu ve sekiz mürettebatla saat 12.00 civarında Girne'den hareket ettiği ve kıyıdan yaklaşık 6,5 kilometre açıkta ters döndüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekne Kıbrıs'tan Mersin'in Taşucu Limanı'na gidiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ters dönen teknedekilerin kurtarılması için helikopterler ve bölgedeki özel teknelerin de destek verdiği kapsamlı bir kurtarma operasyonu başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman dün akşam yaptığı açıklamada, şu ana kadar 249 kişiye ulaşıldığını, bu kişilerden 8'inin hayatını kaybettiğini, 18 kişiye ise henüz ulaşılamadığını açıkladı. Arama kurtarma çalışmalarına dört gemi, iki gece görüş kabiliyetli helikopter, insansız hava araçları ve uçakların katıldığını belirten Erhürman, "Çalışmalar gece boyu devam edecek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs Başbakanı Ünal Üstel ise daha önce yaptığı açıklamada arama kurtarma çalışmaları kapsamında 237 kişinin kurtarıldığını, yedi kişinin ise hayatını kaybettiğini bildirmişti. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Üstel ilerleyen saatlerde yaptığı bir başka açıklamada, gemi kaptanı dahil 8 kişinin gözaltına alındığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşanan deniz felaketi sonrasında Kuzey Kıbrıs'ta üç günlük yas ilan edilmesine karar verildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">TSK çalışmalara destek veriyor<br />Türkiye'nin Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, olaydan kısa bir süre sonra TRT Haber'e yaptığı açıklamada, "(Gemi) bugün saat 12.10 sularında yardım çağrısında bulundu. Yan yatmış durumda ve su alıyor" bilgisini verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Maalesef can kayıpları var" diyen Büyükelçi, "Hastanelere sevk edilenlerimiz var. Can yelekleriyle denize atlamış olanların da denizden toplanmasına çalışılıyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk televizyonlarına konuşan bazı kurtarılan yolcular, geminin yola çıktıktan 25 dakika sonra battığını söyledi.<br />Kuzey Kıbrıs'ın yetkili unsurlarına ek olarak Türkiye'den Sahil Güvenlik ile Deniz Kuvvetleri Komutanlığı da arama kurtarma çalışmalarına destek oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hâlen Türk Silahlı Kuvvetlerinden (TSK) iki uçak, dört helikopter, dört insansız hava aracı ve dört sahil güvenlik botu bölgede faaliyetlerini sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs Cumhuriyeti'nden yardım teklifi<br />Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul, alabora olan geminin Filo Denizcilik adlı şirkete ait olduğunu bildirdi. Şenkul "Durum çok ciddi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs Sağlık Bakanlığı da denizden kurtarılanlara müdahale için liman ve hastanelerde tüm sağlık tedbirlerinin alındığını, maksimum düzeyde sağlık personelinin görevlendirildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti de kuzey komşusuna yardım teklif etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs hükümetinden yapılan açıklamada, "Kıbrıs Cumhuriyeti, ilk andan itibaren arama ve kurtarma çalışmalarına derhal katkıda bulunmaya tamamen hazır olduğunu ve gerekli tüm imkanları sağlayacağını bildirmiştir. Hayatların kurtarılması her şeyden önce gelir" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görgü tanıkları zorlu hava koşullarına işaret ederek kazaya rüzgar ve yüksek dalgaların neden olmuş olabileceğine işaret ederken uzmanlar söz konusu teknenin hafif bir malzemeden yapıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA,DHA / MUK,SÖ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/k%C4%B1br%C4%B1s-mersin-seferini-yapan-gemi-batt%C4%B1-8-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BC/a-78562770</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Giderek ısınan dünyada 10 milyar insan nasıl beslenecek?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/giderek-isinan-dunyada-10-milyar-insan-nasil-beslenecek-2630684a0e55b-9710-46e2-bac3-6d5e3451b7d02026-08-30T10:48:00+03:00HABER MERKEZİ Giderek ısınan dünyada 10 milyar insan nasıl beslenecek?

Giderek ısınan dünyada 10 milyar insan nasıl beslenecek?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Domates fideleri, kameralarla dolu bir odada sıra sıra dizilmiş durumda. Henüz birkaç haftalık olan bu bitkiler, bilim insanlarının renk, sıcaklık ve fotosentezdeki en küçük değişiklikleri bile izleyebilmesi için sürekli gözetim altında tutuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bitkiler, Hindistan'ın sıcaklık ve nem koşullarını taklit etmek üzere tasarlanmış bir ortamda yetişiyor. Hollanda'daki Wageningen Üniversitesi araştırmacıları, bitkilerin farklı stres faktörlerine verdiği tepkileri inceleyerek insan kaynaklı iklim değişikliğine karşı tarım ürünlerini daha dayanıklı hale getirebilecek genetik özellikleri ortaya çıkarmayı amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hollanda Bitki Ekofenotipleme Merkezi'nin (NPEC) program yöneticisi Rick van de Zedde, çalışmalarla ilgili şu bilgileri veriyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sıcaklığı ayarlayabiliyoruz. Bitkileri bir süre sıcaklık stresine maruz bırakabiliyoruz, kısa süreli dondurabiliyoruz. Böylece genç bitkiler üzerinde oldukça yıkıcı olabilecek gece donlarını simüle edebiliyoruz. Tuz ekleyerek tuzluluk da oluşturabiliyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında bilim insanları, gezegendeki hemen her türlü koşulu simüle edebiliyor. Van de Zedde, "Buraya bitkiler için bir spor salonu diyebilirim" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bitkileri anlamak neden önemli?<br />Bu araştırmalar giderek daha büyük önem taşıyor. Tarım geleneksel olarak öngörülebilir mevsimlere ve koşullara dayanıyor. Çiftçiler de ekimi ilkbaharda, hasadı sonbaharda yapmak gibi yerleşik hava modellerine göre planlama yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak toplumlar gezegeni ısıtan fosil yakıtları kullanmaya devam ettikçe artan küresel sıcaklıklar bu düzeni bozuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel ısınmanın yol açtığı daha sık sıcak hava dalgaları, daha uzun ve şiddetli kuraklıklar ile ağır seller tarımsal ürünleri giderek daha fazla tehdit ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaz sıcaklıkların hızla yükselmesinin ardından Almanya'nın bazı bölgelerindeki çiftçiler ürün kayıpları yaşanabileceği uyarısında bulunuyor. Fransa, Macaristan ve Birleşik Krallık dahil bazı ülkelerde tahıl üretiminde kayıplar şimdiden kayda geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyara ulaşacağının tahmin edilmesi, yeterli gıda üretme baskısını artırıyor. Et tüketiminin artması da bu yarışı daha da zorlaştırıyor çünkü hayvan yemi için daha fazla tahıl yetiştirilmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda bitkiler veya hayvansal atıklar gibi organik maddelerden üretilen biyoyakıtlarda kullanılacak tarım ürünlerine yönelik talep de artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle araştırmacılar açısından artık soru yalnızca daha fazla gıdanın nasıl üretileceği değil, giderek zorlaşan koşullarda bunun nasıl başarılacağı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İleri teknolojiyle geleceğe<br />"Tarımın Silikon Vadisi" olarak anılan Hollanda, tarımsal inovasyonda uzun süredir öncü ülkelerden biri. Nispeten küçük yüzölçümüne rağmen ülke, tarım ürünleri ihracatında değer bakımından ABD'nin ardından dünyada ikinci sırada yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wageningen Üniversitesi'nin seralarında bilim insanları kuraklık, tropikal nem veya dondurucu geceler gibi çevre koşullarını yeniden oluşturuyor ve bitkileri çeşitli teknolojilerle izliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Otomatik teraziler haftalar boyunca ağaç türlerinin ağırlığını her üç dakikada bir kaydederek ne kadar suya ihtiyaç duyduklarını ortaya çıkarıyor. Gelişmiş tarayıcılar ise bitkileri ve özelliklerini ölçmeye yarayan "fenotipleme" süreci kapsamında yaprakların hareketlerini takip ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Botanikçiler en iyi bitkileri seçebilmek için binlerce yıldır bitki örtüsünü inceliyor. Ancak bu işlemler geçmişte elle yapıldığı için hem yavaş ilerliyor hem de büyük emek gerektiriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van de Zedde, süreci şöyle anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Laboratuvardaki bütün bu ölçümler deneylerin büyüklüğünü sınırlıyordu. NPEC'de etrafınıza baktığınızda, tek bir deneyde binlerce bitkiden söz ettiğimizi görüyorsunuz."<br />Deneyler tarlaya taşınıyor<br />Laboratuvar ne kadar gelişmiş olursa olsun gerçek dünyadaki koşulları tamamen taklit edemiyor. Dolu fırtınaları, kuvvetli rüzgarlar veya farklı toprak sıcaklıkları gibi etkenleri yeniden oluşturmak hâlâ zor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üniversitenin yakınındaki deneysel arpa tarlaları bu nedenle önemli bir gerçeklik testi sunuyor. Araştırmacılar burada mobil görüntüleme teknolojilerini ve GPS konumlandırma sistemlerini kullanarak yüzlerce tarım ürünü çeşidinden veri topluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sera ve tarla sonuçlarını karşılaştırarak, değişen iklime dayanabilecek gıdaların üretilmesine yardımcı olacak bitki özelliklerini daha iyi belirleyebiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van de Zedde, "Her şey dayanıklılıkla ilgili. Basitçe puan veriyoruz: Bu bitkiler strese nasıl tepki veriyor? Hangileri bununla başa çıkabiliyor, hangileri zarar görüyor?" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar bu verilerden yararlanarak belirli stres faktörlerine dayanıklılıkla bağlantılı DNA profillerini görebiliyor. Daha sonra örneğin yüksek verimli bir çeşitle dayanıklı bir çeşidi çaprazlayarak her iki özelliği taşıyan daha dirençli yeni çeşitler elde edebiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmada bundan sonra ne olacak?<br />Bu araştırmada amaç, evrimi hızlandırmak. Araştırmayı finanse eden Hollanda hükümeti ve bitki ıslahı şirketleri, hangi çeşitlerin geliştirilmesine devam edileceğine karar verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak üniversitenin Genetik Laboratuvarı'nda doktora yapan Alan Pauls, bu sürecin bazı kesimler tarafından eleştirildiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaşlı kuşakla konuştuğunuzda buna güvenmediklerini kesinlikle hissediyorum. Gıdanın ya da bitkilerin laboratuvara götürülmesinden söz ettiğiniz anda insanların aklına hemen GDO geliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Genetiği değiştirilmiş organizmaların (GDO) genleri, belirli bir özellik kazanmaları amacıyla yapay olarak değiştiriliyor. Bunun yöntemlerinden biri, örneğin bir bakteriden alınan başka bir türe ait genin bitkiye aktarılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nde genetik modifikasyon yasalarla sıkı biçimde düzenleniyor ve kapsamlı güvenlik kontrolleri gerekiyor. Wageningen'deki deneylerin yalnızca yüzde 5'inde genetiği değiştirilmiş bitkiler kullanılıyor. Araştırmaların büyük bölümü, yeni özellikler oluşturmak yerine fenotipleme yoluyla mevcut özelliklerin seçilmesine ve böylece doğal süreçlerin hızlandırılmasına odaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pauls, gıdaya fazla müdahalenin onu yapay hale getirdiği yönündeki düşüncenin artık eskidiğini düşünüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir makine kullanıldığı için mi bunun yapay olduğunu düşünüyoruz? Çok hızlı gerçekleştiği için mi ya da laboratuvarda yapıldığı için mi yapay sayıyoruz? Ben hâlâ pirinci orakla hasat edebilirim. Ama bu yöntem bir milyar insanı zamanında doyurabilir mi? Hayır."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/giderek-%C4%B1s%C4%B1nan-d%C3%BCnyada-10-milyar-insan-nas%C4%B1l-beslenecek/a-78495196</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-her-alanda-yazdigi-basari-hikayeleriyle-hedeflerine-dogru-emin-adimlarla-ilerlemektedir-263056b5068d2-0e5c-46d4-ad5b-90d726f1f1c82026-08-30T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bugün, “Başkomutan Meydan Muharebesi” olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışı misyonlarımızda bayram sevincimize ve heyecanımıza ortak olan kıymetli misafirlerimize en samimi şükranlarımı iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zaferi’yle bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ezelî ve ebedî vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BUGÜN ZULÜM KİMDEN GELİRSE GELSİN ENGEL OLMAYA, MAZLUM KİM OLURSA OLSUN SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞAN BİR TÜRKİYE VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu da açan Büyük Zafer, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ederken, coğrafyamıza yönelik emperyalist kuşatmanın da kırılmasına vesile olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan 104 yıl önce, türlü imkânsızlıklara rağmen milletçe gösterdiğimiz azim, cesaret ve kararlılık bugün de en güçlü motivasyon kaynağımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, şanlı tarihinden aldığı ilham ve özgüvenle enerjiden savunma sanayiine, bilim ve teknolojiden dış politikaya kadar her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta bölgemiz olmak üzere, dünyada savaşların, çatışmaların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye; ilkeli, dirayetli ve insanî değerleri merkeze alan girişimci politikalarıyla öne çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki; bugün, zulüm kimden gelirse gelsin engel olmaya, mazlum kim olursa olsun sahip çıkmaya çalışan, bu uğurda yeri geldiğinde bedel ödemekten çekinmeyen bir Türkiye vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe’ Türkiye’yi ve Türk Milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DEVLET VE MİLLET OLARAK, HAKTAN YANA, HUKUKTAN YANA, ADALETTEN, BARIŞTAN, İSTİKRARDAN YANA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstikrarsızlıktan beslenenlerin tüm kışkırtmalarına, tüm provokasyonlarına rağmen, devlet ve millet olarak, haktan yana, hukuktan yana, adaletten, barıştan, istikrardan yana olmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">104 sene evvel olduğu gibi bugün de birlik ve beraberlik içinde Türkiye Yüzyılının inşasına omuz veren tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi milletimizle çarpan, bizimle sevinip, bizimle üzülen bütün dost ve kardeşlerimizi de bu anlamlı günde muhabbetle kucaklıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-agustos-kutlamak-yetmez-anlatmak-aktarmak-yasamak-gerekir-26304f3fdc405-18f1-422c-910c-d6c880cefdaf2026-08-30T08:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlığını ve hürriyetini tescillediği büyük bir dönüm noktasını ifade eder. Bu günün anarken bugünkü yaşamımızı da gözden geçirmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Toprakların koynunda saklı duran o büyük yemin, tarihin en ağır sancılarıyla yazıldı. Bir milletin kaderi, Dumlupınar’ın puslu sabahında, çelikten bir iradeyle yeniden çizildi. 30 Ağustos, sadece düşmanın bu topraklardan sökülüp atıldığı bir askerî zafer değil; esareti asla kabul etmeyen mazlum bir halkın, kendi küllerinden yeniden doğuş destanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla yaktığı ateş, neferin ayağındaki yırtık çarıktan, anamın cepheye mermi taşıyan nasırlı ellerinden güç aldı. O gün, top mermisine sarılan bacılar, gözünü kırpmadan ateşe atılan yiğitler, bu vatanı bayramsız koymamak için canlarını bir nehir gibi akıttılar. Afyon’dan İzmir’e uzanan o kutlu yürüyüş, yalnızca bir coğrafyanın değil, bir milletin onurunun da kurtuluşuydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, bu topraklarda özgürce nefes alıyorsak, bayrağımız göklerde gururla dalgalanıyorsa, bunu o karanlık gecede sabahı arayanlara, gözlerini kırpmadan can veren kahramanlara borçluyuz. 30 Ağustos’un ışığı, yalnızca geçmişin gururunu aydınlatmakla kalmaz; yarınlara yürürken yolumuzu tutan en kutlu meşaledir. Bu büyük mirası korumak, bu vatanı aynı aşkla ve sadakatle geleceğe taşımak bizlerin omuzlarındaki en büyük sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda bu ruhu yaşatmak adına, gelecek nesillere bu destanı anlatırken çok dikkatli, duygulu ve gerçekçi olmalıyız. Gelecek nesillere bu destanı aktarırken en çok vurgulanması gereken nokta, zaferin arkasındaki&nbsp;<strong>birlik, inanç ve vazgeçmeme iradesidir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin ve çocukların zihninde yalnızca kazanılmış bir savaşın tarihini değil, imkânsızlıklar ne kadar büyük olursa olsun bir milletin inandığında neler başarabileceğini canlı tutmak hayati önem taşır. Çarıksız yürüyen askerlerin, mermi taşırken donmak üzere olan analerin ve en karanlık anda bile umudu yitirmeyen bir önderin paylaştığı o ortak ruh, bugünün gençliğine bırakılabilecek en güçlü pusuladır. Silahların ve stratejilerin ötesinde, bu vatanın sevgisinin her türlü engeli aşabilecek en büyük güç olduğu anlatıldığında, 30 Ağustos sadece geçmişte kalmış bir kutlama olmaktan çıkar, bugünün ve yarının sorumluluğuna dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin kökleriyle bugünün gerçekliği arasında kurulan köprünün zayıflaması, gençlerin millî ve manevi değerlerden uzaklaşmasında en büyük etkenlerden biridir. Gençliğe sadece tarih anlatmak yetmiyor; o tarihin bugünkü hayatlarıyla, aldıkları nefesle ve kurdukları hayallerle bağını somut bir şekilde göstermek gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihi sadece ezberletilen tarihler, savaşlar ve isimlerden ibaret gördüğünüzde, gençlerin dünyasında bir karşılık bulamıyor. Onlara o günkü yirmi yaşındaki gençlerin bugünkülerden farklı olmadığını, aynı korkuları, umutları ve hayalleri taşıdığını hissettirmek şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerlerimizi aktarırken dünün kalıplarında ısrar etmek, bugünün dijital ve hızlı dünyasında yaşayan gençlerle aramızda aşılmaz duvarlar örüyor. Onların sorgulayan, neden-sonuç arayan zihinlerine hitap eden, ezberleten değil düşündüren bir rehberlik modeline ihtiyaç var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükler ve idareciler olarak bizler dürüstlüğü, fedakârlığı, vatan sevgisini ve çalışkanlığı sadece dille ifade ettiğimizde, gençler samimiyetsizlik sezebiliyor. Değerler, anlatılan değil yaşatılan unsurlardır; gençler ancak büyüklerinin hayatında bu değerlerin karşılığını gördüğünde onlara ikna olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençleri sürekli eleştirmek veya onları "eski değerlerden kopuk" olmakla suçlamak yerine, onları anlamaya yönelik köprüler kurmak sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzeleri gezmek, kahramanlık hikâyelerini belgesellerle veya dijital mecralarla harmanlamak, Dumlupınar’ı bizzat o topraklarda gençlerle solumak ezber bozan adımlardır. Gençler geçmişi bir ders kitabı olarak değil, kendi hikâyelerinin başlangıcı olarak gördüklerinde aidiyet duygusu kendiliğinden gelişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Top yekün bir seferberlik, bu kopuşu onarmanın tek ve en gerçekçi yoludur çünkü hiçbir kurum tek başına bu yükü omuzlayamaz. Aile ocağında hissedilmeyen bir aidiyet, okul koridorlarında ezberletilen formüllerle tamamlanamaz; aynı şekilde yöneticilerin aldığı kararlar da sokakta, evde ve kalpte karşılık bulmadığı sürece kâğıt üstünde kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerlerin ilk tohumunun atıldığı, sevginin ve aidiyetin ilk öğrenildiği yer evdir. Büyüklerin günlük yaşamlarında gösterdiği adalet, dürüstlük ve vatan sevgisi, çocuğun karakterine işlenen ilk mühürdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilgiyi hikmetle, tarihi ise ruhla harmanlayan bir eğitim sistemi, gençlerin sorgulayan zihinlerine hitap etmelidir. Okullar sadece meslek insanı değil, aynı zamanda bu topraklara borçlu olduğunu bilen erdemli bireyler yetiştirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleri yönetenlerin, gençlerin sanata, spora, bilime ve tarihe dokunabileceği yaşayan mekânlar yaratması şarttır. Siyasetin ve bürokrasinin ötesinde, gençlerin gözünün içine bakabilen samimi bir idari anlayış güven inşa eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ortak bilincin yeniden dirilmesi, ancak herkesin kendi alanındaki sorumluluğu samimiyetle sırtlamasıyla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad olsun o büyük kumandanın, kahraman neferlerin ve bu vatan için toprağa düşen tüm şehitlerin. Zafer Bayramımız kutlu olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-celal-adan-30-agustos-zafer-bayrami-icin-mesaj-yayinladi-2630371c56ed3-d9bd-413a-9c8c-acd89c2ba5d32026-08-30T08:02:00+03:00HABER MERKEZİ DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı

DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Ağustos ayı, Malazgirt'ten Mohaç'a Türk'ün zaferleriyle süslenmiştir. 30 Ağustos; o şanlı mazinin emaneti, milletimizin hürriyet meşalesi, devletimizin bağımsızlık müjdesidir. Alparslan'dan Atatürk'e Türk'ün muzaffer kahramanlarını rahmetle anıyor; Zafer Bayramımızı kutluyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'dan Trump'a: İran savaşını bitir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyadan-trumpa-iran-savasini-bitir-2630131ee3ed2-35f7-4a71-90f2-4696e8a9f20c2026-08-29T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'dan Trump'a: İran savaşını bitir

Almanya'dan Trump'a: İran savaşını bitir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı Lars Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump'a İran savaşını sona erdirme çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal Demokrat Partili (SPD) Klingbeil, haftaya katılacağı ABD'deki G20 Maliye Bakanları Toplantısı öncesinde Almanya'nın kamu yayın kuruluşu ARD'ye çarpıcı açıklamalar yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klingbeil, ABD Başkanı Donald Trump'ın "İran'a sorumsuzca başlattığı savaşa son vermesi gerektiğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman siyasetçi, "ABD'ye dahil, verilmesi gereken en önemli mesaj şudur: Bu savaşa artık son verin" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suç Donald Trump'ta"<br />Artan petrol fiyatlarından da Başkan Donald Trump'ı sorumlu tutan Maliye Bakanı Klingbeil, "Suç Donald Trump'ta ve İran'da başlattığı bu sorumsuz savaşta. Bunun sonuçlarını benzin pompalarında hissediyoruz" ifadelerini kullandı.<br />G20'nin maliye bakanları, 31 Ağustos Pazartesi günü ABD'nin Kuzey Karolina eyaletinin Asheville kentinde bir araya gelecek. İki gün sürmesi öngörülen toplantıda güncel gelişmeler ve yine bu yıl Miami'de yapılacak G20 Liderler Zirvesi gündemi ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ceplerini dolduruyorlar, buna son verilmeli"<br />Klingbeil, ARD'ye yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı'nın kapanması ile birlikte enerji tedariğinde yaşanan zorluklara ve petrol şirketlerinin bu süreçte elde ettikleri olağanüstü kârlara da değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman bakan, "Ceplerini dolduruyorlar, buna son verilmeli" diyerek petrol şirketlerinin jeopolitik gelişmelerden kâr sağlamasına tepki gösterdi ve bu şirketlere olağanüstü kar vergisi getirilmesi beklentisini yineledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hafta başında, aralarında Almanya'nın da yer aldığı altı Avrupa Birliği (AB) üyesi ülke, petrol şirketlerinin İran savaşı sırasında elde ettikleri "olağanüstü kârların" vergilendirilmesi için harekete geçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Petrol devlerinin fahiş kazançları vergilendirilecek mi?<br />Almanya'nın yanı sıra İspanya, Portekiz, İtalya, Polonya ve Avusturya, AB'de çok uluslu petrol şirketlerinin elde ettikleri fahiş kazançlara vergi uygulanmasını sağlayacak bir mekanizmanın devreye sokulmasını istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altı üyenin maliye bakanları, konunun 18-19 Eylül tarihlerinde Dublin'de yapılacak AB Maliye Bakanları Toplantısı'nda gündeme alınması için AB'nin dönem başkanlığını yürüten İrlanda'ya bir mektup gönderdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mektupta, enerjide yaşanan büyük arz şokuna işaret eden bakanlar, yaşam maliyetlerindeki artışın dünya genelinde yol açtığı hoşnutsuzluğa dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şu ana kadar hükümetlerin aldığı önlemler, işletmeler ve vatandaşlar için fiyatları kalıcı olarak düşürmeye veya istikrara kavuşturmaya yetmedi. Bu nedenle, krizden kazanç sağlayanların toplum üzerindeki yükü hafifletmek için payına düşeni yapmasını sağlayacak ortak bir yaklaşıma ihtiyacımız var" denilen mektupta, çok uluslu petrol şirketlerinin beklenmedik düzeydeki olağanüstü kârlarının vergilendirilmesi ve bunun AB çapındaki bir mekanizma ile düzenlenmesi gerektiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,DW / DA,ET</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyadan-trumpa-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1n%C4%B1-sona-erdir/a-78551339</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kayıplar artıyor: Nepal-Çin sınırında yeni felaket endişesi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kayiplar-artiyor-nepal-cin-sinirinda-yeni-felaket-endisesi-263009ea25866-10e7-4235-9a78-a6344319be522026-08-29T14:09:00+03:00HABER MERKEZİ Kayıplar artıyor: Nepal-Çin sınırında yeni felaket endişesi

Kayıplar artıyor: Nepal-Çin sınırında yeni felaket endişesi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sel felaketinin tetiklediği heyelan sonucunda Nepal ve Çin'in sınır bölgesinde oluşan bir gölün taşmaya başlaması paniğe yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çarşamba günü, buzul çökmesiyle meydana geldiği açıklanan&nbsp;sel felaketi&nbsp;Nepal'de 538, Çin'in Tibet bölgesinde de 5 kişinin ölümüne yol açmış, her iki ülkede toplam bin 400 kişinin kayıp olduğu, bunlardan 540'ının yabancı turistler olduğu açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede ağır yıkıma yol açan sel felaketi, köyleri ve vadileri yerle bir etti, elektrik santrallerini, yolları, köprüleri yıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Binlerce kişinin katıldığı arama kurtarma çalışmaları bugün, yeni bir sel felaketi endişesi nedeniyle bir süreliğine durduruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nedeni, selle tetiklenen heyelan sonucu Nepal-Çin sınırında oluşan bir gölün taşmaya başlaması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Panik anları<br />Buzul çökmesi, Himalaya dağlarındaki nehir sistemlerinde değişime, kaya, buz, çamur ve enkazdan oluşan devasa bir sel akıntısı da bir gölün oluşumuna yol açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün yaklaşık 2 milyon metreküp seviyesine ulaşan göldeki su hacmi bugün 2 milyon 500 bin metreküpe yükseldi ve taşmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nepal'in selden etkilenen Rasuwa bölgesindeki en üst düzey bürokrat Narendra Pariyar, "Gölün setleri aştığına dair bir bildirim aldık" açıklamasını yaparken, halka bölgeden uzak durmaları için anonslar yapıldığı bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurtarma ekiplerinden ekipmanlarıyla birlikte daha güvenli yerlere geçmeleri istendi. Bölge halkı da eşyalarını toplayarak daha yüksek yerlere çıkmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Risk yönetilebilir" açıklaması<br />Daha sonra&nbsp;Çin&nbsp;devlet kanalı CCTV, riskin yönetebilir olduğu değerlendirmesini paylaştı ve kurtarma çalışmalarının yeniden başladığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nepal'de de yaklaşık 90 dakikalık aradan sonra binlerce askerin yürüttüğü arama kurtarma çalışmalarının yeniden başladığı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Nepal Afet Yönetim Kurumu, sel bölgesinin yukarısında bulunan ve biri taşmaya başlayan iki göldeki su hacmi artışının yakından izlendiğini, yeni bir felaket riskinin sürdüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nepal kurtarma ekipleri, Çarşamba günkü felaket sonrasında helikopterlerle hayatta kalanları ararken, kasaba ve vadilerde mahsur kalan binlerce kişiye acil yardım malzemeleri bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İz sürücü köpekler kullanan ekipler, düzinelerce cesedi ovalara kadar sürüklenmiş hâlde buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızılhaç: 93 bin kişi etkilendi<br />Uluslararası Yardım Kuruluşları bugün felaketin boyutuna ilişkin çarpıcı veriler açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Kızılhaç Federasyonu'nun Nepal'deki temsilcisi David Fisher'e göre, sel felaketi 93 bin kişiyi etkiledi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/kay%C4%B1plar-art%C4%B1yor-nepal-%C3%A7in-s%C4%B1n%C4%B1r%C4%B1nda-yeni-felaket-endi%C5%9Fesi/a-78547010</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastanede-15-milyon-liralik-ilac-alarmi-19-bin-ilac-kayip-26302fe28d8e1-b772-4b26-9f92-96f5a05066b82026-08-29T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp

Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adana'nın Sarıçam ilçesinde bulunan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Radyoloji Bölümü'ndeki ilaç deposunda sorumlu olarak görev yapan 36 yaşındaki C.S. yıllık izne ayrıldı. C.S.'nin izinde olduğu dönemde yerine 51 yaşındaki S.A.B. görevlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevi devralan S.A.B., depodaki ilaçları kontrol ettiği sırada bazı ürünlerin eksik olduğunu fark etti. Bunun üzerine yapılan ayrıntılı sayımda toplam 19 bin ilacın depoda bulunmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 MİLYON LİRALIK İLAÇ İÇİN POLİSE BAŞVURULDU<br />Yapılan ilk incelemede kayıp ilaçların piyasa değerinin yaklaşık 15 milyon lira olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Durumu hastane yönetimine bildiren S.A.B., ilaçların kaybolmasıyla ilgili gerekli incelemenin yapılmasını istedi. Hastane yönetimi ise depo sorumlusu C.S.'ye ulaşmaya çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak C.S.'ye ulaşılamaması üzerine durum polise bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POLİS EKİPLERİ ŞÜPHELİNİN PEŞİNE DÜŞTÜ<br />İhbarın ardından polis ekipleri, kayıp ilaçlarla ilgili soruşturma başlattı. Depo sorumlusunun bulunması için çalışma yürütülürken, şüphelinin izine ulaşılması amacıyla farklı adreslerde araştırma yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekiplerin çalışması sonucunda C.S., dün akşam saatlerinde yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"BORCUM VARDI, BENİ TEHDİT ETTİLER"<br />Gözaltına alınan C.S.'nin emniyette verdiği ifade de soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin ifadesinde, "Borcum vardı, beni tehdit ettiler. Ben de o nedenle 2 milyonluk ilaç alıp sattım. Diğer ilaçlardan bilgim yok" dediği öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin yalnızca yaklaşık 2 milyon lira değerindeki ilaçları sattığını kabul ettiği, depoda eksik olduğu belirlenen diğer ilaçlarla ilgili bilgisinin olmadığını ileri sürdüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">19 BİN İLACIN AKIBETİ ARAŞTIRILIYOR<br />Polis ekipleri, depodan eksildiği belirlenen 19 bin ilacın nerede olduğunu ve kimlere ulaştırıldığını belirlemek için soruşturmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlaçların nasıl depodan çıkarıldığı, satışın kimler aracılığıyla gerçekleştirildiği ve olayda başka kişilerin rolünün bulunup bulunmadığının da araştırıldığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">C.S.'nin emniyetteki işlemleri devam ederken, olayla ilgili çok yönlü soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.memurlar.net/haber/1176574/hastanede-15-milyon-liralik-ilac-alarmi-19-bin-ilac-kayip.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yunus-emrenin-izinde-26299deb0c1bc-8f97-4c41-a64b-a74720b9db972026-08-29T01:59:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Gözümün gördüğü her şeye misafir nazarıyla bakacak, hiçbir dünyevi kaybı kalbime dert etmeyeceğim. Aynada gördüğüm bedenin ardındaki cevheri, ruhumu hissedecek ve onu temiz tutacağım. Dilimi bir silah gibi değil, bir şifa gibi kullanacak; kırıcı her kelimeden uzak duracağım. Çünkü ben dünyaya dava için değil, gönüller yapmaya geldim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Haksızlığa ve saygısızlığa uğramak, insan nefsini (egosunu) en derinden yaralayan ve öfkeyi en hızlı tetikleyen iki unsurdur. Çünkü bu durumlar doğrudan bizim adalet duygumuza ve varoluşsal değerimize bir saldırıdır. Yunus Emre ve tasavvuf ekolü, haksızlık ve saygısızlık karşısında çaresizce boyun eğmeyi değil, tam aksine bu durumları muazzam bir içsel güce ve manevi avantaja dönüştürmeyi öğretir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri size haksızlık yaptığında içinizde yükselen hırs, "Hemen intikam almalıyım, haddini bildirmeliyim!" diye fısıldar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasavvufta mülkün gerçek sahibi Allah'tır. Size yapılan haksızlık asla kaybolmaz. Kul hakkı, kâinatın en kesin işleyen yasasıdır. Karşınızdaki kişi size haksızlık yaptığında, aslında kendi heybesindeki iyilikleri size devrediyor ve sizin günahlarınızı yükleniyordur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz haklı olduğunuz halde haksızlığa uğradıysanız, adalet arayışınızı dünyevi bir hırsa ve öfke patlamasına dönüştürmeyin. Hak her zaman yerini bulur.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kesildi mi senden din-i diyanet? Kimden umarsın sen lütf u inayeti?"</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruluğunuzdan ödün vermeden hakkınızı arayın, ancak öfkeyle kendinizi kirletmeyin. Davayı asıl sahibine (İlahi Adalet'e) havale edin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birinin size saygısızca davranması, hakaret etmesi veya sizi küçümsemesi doğrudan gururunuzu incitir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri size saygısızlık ettiğinde, aslında sizin özünüze (ruhunuza) değil, sadece sizin bu dünyadaki geçici elbisenize (bedeninize, konumunuza veya kimliğinize) saldırıyordur. Daha da önemlisi, saygısız insanın davranışı sizin değerinizi düşürmez, aksine onun kendi iç dünyasının ne kadar kirli ve zavallı olduğunu gösterir. Kusurlu bir kap, içindeki sızdırır. O kap saygısızlık sızdırıyorsa, bu onun sorunudur; sizin değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sövene dilsiz gerek, dövene elsiz gerek / Derviş gönülsüz gerek, sen derviş olamazsın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradaki "gönülsüz" ifadesi, egosu (nefsi) olmayan demektir. Biri size saygısızlık yaptığında öfkeyle karşılık vermezseniz, onun zehrini havada imha etmiş olursunuz. Onun seviyesine inmeyerek kendi asilliğinizi ve ruhunuzun büyüklüğünü korursunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netice itibarıyla, dik durmak ve onurlu yaşamak, her rüzgârda savrulan bir yaprak olmak değil; kökleri derinde, vakur bir çınar gibi kalabilmektir. Yunus Emre'nin kılavuzluğunda, egomuzu bir kenara bırakıp ruhumuzun asaletine sığındığımızda, hayatın tüm haksızlıkları ve saygısızlıkları karşısında sarsılmaz bir kaleye dönüşürüz. Unutmamalıyız ki, insanı insan yapan ve onurunu koruyan şey, maruz kaldığı kötülükler değil, o kötülükler karşısında sergilediği şahsiyetli duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözünüzün kalitesini ve duruşunuzun ağırlığını yükseltmek, muhatabınıza verilecek en asil derstir.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖZETLEYECEK OLURSAM, hayatın bize ne getirdiği değil, bizim o getirilene nasıl bir cevap verdiğimiz önemlidir. Maruz kaldığınız kötülükler sizin kaderiniz olabilir ama o kötülükler karşısında şahsiyetinizi korumak sizin karakterinizdir. Gece ne kadar karanlık olursa olsun, kendi içindeki ışığı söndürmeyenler dünyayı aydınlatmaya devam eder. İnsanlık onuru, kötülüğe teslim olup eğrilmekte değil; her şeye rağmen dümdüz, lekesiz ve vakur bir şahsiyetle ayakta kalabilmektedir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Norveç Kralı 5'inci Harald öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/norvec-krali-5inci-harald-oldu-262981edb4e96-58b0-48ac-b455-a70dcca735a62026-08-28T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ Norveç Kralı 5'inci Harald öldü

Norveç Kralı 5'inci Harald öldü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlığı son günlerde kötüleşen ve bir süredir hastanede tedavi gören&nbsp;Norveç&nbsp;Kralı 5'inci Harald'ın öldüğü açıklandı. 89 yaşındaki Kral, Avrupa'nın en yaşlı hükümdarıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Harald bir süredir "hemolitik anemi" nedeniyle&nbsp;hastanede tedavi görüyordu. Hastalık, kırmızı kan hücrelerinin hızla yok olması sonucu şiddetli yorgunluk ve nefes darlığına yol açıyor. Ölümünden kısa süre önce Kral'ın kortizon tedavisine bağlı sıvı birikimi yaşadığı, ayrıca kanında tespit edilen bakteriyel enfeksiyon için antibiyotik aldığı açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Harald'ın ölümünün ardından taht oğlu 8'inci Haakon'a geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Norveç monarşisi büyük ölçüde sembolik bir role sahip. 5,5 milyon nüfuslu ülkede gerçek siyasi güç seçilmiş parlamentonun elinde bulunurken, Kral ve kraliyet ailesi halkın çoğunluğu tarafından destek görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral 5'inci Harald kimdir?<br />Harald, İngiltere doğumlu babası 5'inci Olav'ın 1991'de ölümüyle tahta çıktı ve ülkesinin petrol ve doğal gaz kaynaklı ekonomik büyüme yaşadığı dönemde hüküm sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci Dünya Savaşı'nın başında Naziler Norveç'i işgal ettiği sırada 3 yaşındaydı. O dönem annesi, Harald ve kız kardeşlerini ABD'ye götürdü. Harald'ın babası ise Norveç hükümetiyle birlikte İngiltere'ye sürgüne gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aile, savaşın sona ermesinden kısa süre sonra, Haziran 1945'te Norveç'te yeniden bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet okuluna gitti<br />Devlet okuluna giden Harald, gençliğinde yelken sporuyla ilgilendi, ülkesini Olimpiyat Oyunları'nda temsil etti. Harald, 1987'deki bir dünya şampiyonasında bu alanda ülkesine altın madalya kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Krallığı modernleştirmeyi amaçlayan Harald, 2016 yılında LGBTİ+ hakları, mülteciler ve dini hoşgörü konusunda güçlü bir konuşma yaptı, Norveç'in çeşitliliğini öven konuşması büyük beğeni topladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kraliyet ailesinin zor senesi<br />Ülkede sevilen Kral'ın ölümü, Norveç kraliyet ailesinin zor bir dönemden geçtiği sırada gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Kral&nbsp;Haakon'un eşi Prenses Mette‑Marit,&nbsp;Jeffrey Epstein ile geçmiş yazışmaları&nbsp;nedeniyle kamuoyu baskısı altında. Mette‑Marit'in önceki ilişkisinden&nbsp;olan oğlu Marius Borg Hoiby ise&nbsp;iki tecavüz&nbsp;ve 32 ayrı suçtan dört yıl hapis cezası aldı, karar temyiz sürecinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP / MUK,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/norve%C3%A7-kral%C4%B1-5inci-harald-%C3%B6ld%C3%BC/a-78541939</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastalarindan-bicak-parasi-alan-doktor-tutuklandi-51-kisiden-26-milyon-lira-haksiz-kazanc-26297522700e9-a587-43e9-b8ba-65c26d2b748f2026-08-28T08:32:00+03:00HABER MERKEZİ Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç

Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doktor S.E. hakkında, bir hastanın şikayeti üzerine soruşturma başlattı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İddiaya göre S.E., 19 Mart’ta ameliyat edeceği hastası İ.G.’ye, operasyonu bizzat kendisinin üstlenmesi şartıyla kişisel banka hesabına 45 bin lira yatırmasını söyledi. Hastanın ihbarı üzerine savcılık, soruşturma başlattı.<br />Şüpheli S.E.'nin 1 Ağustos 2025 ile 30 Nisan 2026 tarihleri arasındaki banka hesap hareketleri incelemeye alındı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde; muayene ücretini hastane veznesine yatıran ve tüm ameliyat masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan 51 hastadan para istendiği saptandı. Ameliyatları kendisinin yapması karşılığında hastalardan 22 bin TL ile 195 bin TL arasında değişen tutarlarda 'bıçak parası' adı altında ödeme talep ettiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“AMELİYATI ASİSTAN YAPAR” BASKISI</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheli doktorun, ödeme yapmayan hastalara operasyonların asistan doktorlar tarafından gerçekleştirileceğini söyleyerek baskı kurduğu öne sürüldü. Banka EFT ve havale kayıtlarıyla belgelenen 51 ayrı işlem için, doktorun hesabına toplam 2 milyon 649 bin 500 lira aktarıldığı kaydedildi. Elden veya nakit alındığı değerlendirilen ödemelerin ise bu miktara dahil olmadığı bildirildi. Ayrıca soruşturma sürecinde mağdur olduğu tespit edilen 30 kişiyle daha benzer yöntemle irtibat kurulduğu anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen ortopedi uzmanı S.E., çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ‘icbar suretiyle irtikap’ suçlamasıyla tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayla ilgili çok yönlü soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/yerel-haberler/manisa/hastalarindan-bicak-parasi-alan-doktor-tutuklandi-51-kisiden-26-milyon-lira-haksiz-kazanc-1739131</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdag-esnaf-icin-onerge-verdi-2629667555bcd-12ee-46e4-bdd4-d9ed36ca4dc02026-08-28T01:25:00+03:00HABER MERKEZİ SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ

SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">&nbsp;Selçuk Özdağ, TBMM ye &nbsp;esnaf için verdiği&nbsp;önergede, "&nbsp;NATO Zirvesi nedeniyle protokol güzergâhlarında kötü görüntü oluşturduğu değerlendirilen alan, bina cepheleri ve iş yerlerinin branda, pano veya benzeri malzemelerle kapatılması için yapılan harcamaların bazı işletme sahipleri ve esnaftan karşılanmasının istendiği iddiaları üzerine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdim. Devletin uluslararası itibarını korumak elbette önemlidir; ancak bunun bedeli esnafımıza ve işletme sahiplerimize yüklenemez. Kamu gücü, vatandaşın mağdur edilmesi için değil, vatandaşın yanında olmak için kullanılmalıdır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a912be426eed.jpg" style="height:1850px; width:1081px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada rotayı AB'ye çeviriyor: Carney, Avrupa Parlamentosu'na hitap edecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanada-rotayi-abye-ceviriyor-carney-avrupa-parlamentosuna-hitap-edecek-26295ff43c23d-941e-4750-a959-42c535b2b8c72026-08-27T13:26:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada rotayı AB'ye çeviriyor: Carney, Avrupa Parlamentosu'na hitap edecek

Kanada rotayı AB'ye çeviriyor: Carney, Avrupa Parlamentosu'na hitap edecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük vergileri nedeniyle Washington ile Ottawa arasındaki gerilim tırmanırken, Kanada ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi amacıyla gelecek ay Avrupa Parlamentosu'na hitap edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, 17 Eylül'de Avrupa Parlamentosu'nda konuşma yapacak. Kanada Başbakanı ayrıca bir gün önce, AB'nin politika öncelikleri ve siyasi yönelimini ortaya koyan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Birliğin Durumu konuşmasına katılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu'nun onur konuğu ağırlaması alışılmadık bir durum olmasa da Carney'nin daveti, önceki yıllara kıyasla daha siyasi bir anlam taşıyor. Brüksel, önceki yıllarda onur konukları olarak sivil toplum temsilcilerini davet etmiş ve Ukrayna'ya odaklanmıştı. Carney'nin ziyareti, ABD ile Kanada arasındaki ticaret savaşı tırmanırken AB ile "giderek daha yakın" bir ortaklık kurma sözü vermesinin ardından gerçekleşecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, çarşamba günü X'te yaptığı paylaşımda, "Başbakanın önemli ziyareti, AB-Kanada ilişkilerini derinleştirmek ve bağlarımızı güçlendirmek için bir fırsat olacak," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta Kanada ile ABD arasında aylar süren zorlu müzakerelerin ardından ticaret görüşmeleri çöktü. Ottawa, Washington'ı Fransızca diline ilişkin tavizler talep ederek, Kanada'nın ayrı ticaret anlaşmaları yapma imkanını kısıtlayarak ve karşılığında çok az şey sunmasına rağmen aşırı taleplerde bulunarak ülkenin egemenliğine müdahale etmekle suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump yönetimi ise Kanada'nın ABD tarafından korunduğunu, savunma harcamalarının yetersiz kaldığını ve Carney'nin siyasi çıkar sağlamak amacıyla "sert adam" taktiklerine başvurduğunu savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD, 20 milyar dolar (17 milyar euro) değerindeki Kanada ürünlerine yüzde 50'ye varan gümrük vergileri uygularken, önemli sektörlere yönelik ek vergiler de getirmekle tehdit etti. Kanada ise Kuzey Amerika'daki iki komşu arasındaki gerilimi benzeri görülmemiş bir seviyeye taşıyan gelişme karşısında, "dolarına dolar" karşılık verecek misilleme tarifeleri uygulayacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada, Meksika Körfezi'nin adını "Amerika Körfezi" olarak değiştirme kararının ardından Ontario Gölü'nün adını da "Amerika Gölü" olarak değiştirmeyi değerlendirdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump daha önce de Kanada'dan defalarca ABD'nin bir eyaleti olarak söz etmiş ve iki ülke arasındaki sınırın gelişigüzel, "cetvelle çizilmiş" olduğunu savunarak mevcut sınırı sorgulamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski bir merkez bankacısı olan Carney, ABD'nin agresif gümrük vergisi politikası izlediği ve müttefiklerinden daha fazla uyum talep ettiği bir dönemde uluslararası düzenin altüst olması karşısında, "orta güçler" olarak nitelendirilen ülkelerden oluşan bir koalisyon kurulmasını savunuyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/27/kanada-rotayi-abye-ceviriyor-carney-avrupa-parlamentosuna-hitap-edecek</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Saraydan açıklama: Norveç Kralı Harald'ın durumu 'son derece ciddi']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/saraydan-aciklama-norvec-krali-haraldin-durumu-son-derece-ciddi-26294152f5274-2ca0-452e-8919-283f5288f45b2026-08-27T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ Saraydan açıklama: Norveç Kralı Harald'ın durumu 'son derece ciddi'

Saraydan açıklama: Norveç Kralı Harald'ın durumu 'son derece ciddi'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Norveç Kraliyet Sarayı, kan hastalığı nedeniyle hastanede tedavi gören 89 yaşındaki Kral Harald'ın sağlık durumunun kötüleştiğini ve "son derece ciddi" olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saraydan perşembe günü yapılan açıklamada, "Majesteleri Kral'ın sağlık durumu son derece ciddi," denildi. Açıklamada başka ayrıntıya yer verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kraliçe Sonja ile babasının hastalığı süresince naiplik görevini üstlenen Veliaht Prens Haakon, bütün resmi programlarını iptal etti. Norveç medyası, kraliyet ailesi üyelerinin kralın başucunda olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'nın hâlen tahtta olan en yaşlı hükümdarı Kral Harald, alyuvarların yenilenme hızından daha hızlı parçalandığı hemolitik anemi nedeniyle 17 Ağustos'tan bu yana Oslo Üniversite Hastanesinde tedavi görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral Harald, kortizon tedavisine bağlı sıvı tutulumu yaşamasının ardından hastaneye kaldırılmıştı. Kral'a son yıllarda kalp pili takılması da dahil olmak üzere çeşitli sağlık müdahalelerinde bulunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">1991'den bu yana tahtta olan Harald, resmi görevlerini azaltmasına rağmen tahttan çekilmeyeceğini defalarca açıkladı. Norveç Parlamentosu önünde ettiği yeminin ömür boyu geçerli olduğunu söyledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/27/norvec-krali-haraldin-durumu-son-derece-ciddi-saray-duyurdu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Nepal'de sel felaketi: 1500 kişi kayıp, en az 180 ölü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/nepalde-sel-felaketi-1500-kisi-kayip-en-az-180-olu-2629261c4f88f-39c2-4f7a-af59-25bdd9036ef32026-08-27T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ Nepal'de sel felaketi: 1500 kişi kayıp, en az 180 ölü

Nepal'de sel felaketi: 1500 kişi kayıp, en az 180 ölü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Nepal ile Çin'in Tibet bölgesinde Çarşamba günü meydana gelen sel felaketinin bilançosu ağırlaşıyor. Yerel yetkililer, çoğu yabancı en az bin 500 kişinin kayıp olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nepal turizm ve polis yetkililerine göre, yaklaşık bin kayıp arasında 177 Hindistan, 63 ABD, 34 Avustralya, 33 İngiltere ve 25 Kanada vatandaşı yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nepal polisi bölgede 177 cesede ulaşıldığını belirtirken, arama çalışmalarına hız verildiğini bildirdi. Polis sözcüsü Abi Narayan Kafle, Reuters'a yaptığı açıklamada, "Bu sayı artacak, daha fazla cesedin bulunmasını bekliyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tibet'in Gyirong bölgesinde ise 500'den fazla kişi kayıp, bunların 260'ı yabancı. Tibet'te 3 kişinin ise cansız bedenlerinin bulunduğu bildirildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/nepalde-sel-felaketi-1500-ki%C5%9Fi-kay%C4%B1p-en-az-180-%C3%B6l%C3%BC/a-78510778</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN: Siyasette en büyük sorun, fikir ayrılığı değil; çıkar uğruna kurulan yavşak ilişkiler.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gursel-tekin-siyasette-en-buyuk-sorun-fikir-ayriligi-degil-cikar-ugruna-kurulan-yavsak-iliskiler-262910036ce5e-b550-4bd0-8b1d-d221152ee5c22026-08-27T11:19:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRSEL TEKİN: Siyasette en büyük sorun, fikir ayrılığı değil; çıkar uğruna kurulan yavşak ilişkiler.

GÜRSEL TEKİN: Siyasette en büyük sorun, fikir ayrılığı değil; çıkar uğruna kurulan yavşak ilişkiler.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Siyasette en büyük sorun, fikir ayrılığı değil; çıkar uğruna kurulan yavşak ilişkiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün birbirine hakaret edenler bugün menfaat için yan yana gelebiliyor. Dün savunduklarını bugün makam uğruna unutabiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin omurgası ilke, liyakat ve kamu yararı olmalı.<br />Kişisel çıkarların değil, toplumun geleceğinin peşinden gidilmediği sürece isimler değişir, düzen değişmez."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyaset-siyasilerden-cektigi-kadar-kimseden-cekmedi-26293868ee27a-3f26-4e03-a288-bce1fd9a09ef2026-08-27T06:50:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye de bir CHP gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px">Ak Parti Gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu sıralamayı tüm partiler için yapabiliriz… Örnekleme olsun diye belirttim.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP şimdi bir bölünüş yaşadı ve Yeni parti kuruldu. İnsanlar siyasi çatıda birbirinden haz etmeyebilir, ama orada yaşananları hazmetmek zorundadır. Hazımsızlık yaşar ise çatıyı terk eder. Ama kırmaya, dökmeye, küfre, hakarete, işi namus boyutuna vardırıp sosyal medyada linç etmek neyin nesi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu niye diyorum? CHP de kalanlar ve Gidenler arasında korkunç bir sosyal medya atışması, kavgası, çürümüşlük var. Ayıbı da unutmuşlar, utanma duygusunu da kaybetmişler, sanki dünya sadece bunların üstünde dönüyor (!)</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset insan iradesinin ve tercihlerinin bir yansımasıdır; fikirlerin yarışması, eleştirilerin yapılması ve zaman zaman yolların ayrılması son derece doğaldır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasilerde partiler kurulur, büyür, bölünür veya yeni yapılara evrilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu süreçlerin kişisel bir husumete, ahlaki sınırların ihlal edildiği bir dijital linç kültürüne dönüşmesi, sadece siyasete değil, toplumsal barışa da büyük bir zarar vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de siyasetin figürleri, partileri ve hareketleri daima var olmuştur, var olmaya da devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikirlerin çatışması, ideolojik ayrışmalar ve hatta köklü siyasi kopuşlar demokrasinin olağan akışındandır. Bir çatı altında buluşamayanların yollarını ayırması, yeni siyasi limanlar araması ne ilk kez görülmektedir ne de son olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün asıl acı olan, siyasi ayrışmaların özünden saparak&nbsp;<strong>sosyal medyada sergilenen tahammülsüzlük, çürüme ve linç kültürüne</strong>&nbsp;dönüşmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar aynı dünya görüşünü paylaşmak, aynı liderle yürümek veya aynı parti çatısı altında kalmak zorunda değildir. Bir yapıda siyaset yapma imkânı kalmadığına inananların ayrılması, yeni bir parti kurması veya başka bir adrese yönelmesi ne kadar doğal bir haksa; o yapıda kalıp mücadeleyi sürdürmek de o kadar meşru bir tercihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evi beğenmeyen kapıyı çeker çıkar;</strong>&nbsp;ancak evi yıkmaya, ateşe vermeye ya da içinde yaşayanları hedef tahtasına oturtmaya kimsenin hakkı yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi rakipler veya eski yoldaşlar birbirlerinin düşmanı değil, yalnızca farklı kulvarlardaki yolcularıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ne yazık ki sosyal medya platformları, fikirlerin tartışıldığı birer er Meydanı olmaktan çıkmış; nefretin, hakaretin, iftiranın ve kişisel onurları zedeleme yarışının yapıldığı birer cellat sahnesine dönüşmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün birlikte omuz omuza yürüyenlerin, bugün birbirlerinin en mahrem alanlarına saldırması, en ağır ithamlarla onur kırması&nbsp;<strong>siyasi bir duruş değil, bir karakter erozyonudur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşi namus boyutuna vardırmak, haysiyet suikastları düzenlemek ve sosyal medyanın anonim konforuna sığınarak kitleleri linçe teşvik etmek; ne ilmiyle, ne edeple, ne de insanlıkla bağdaşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atalarımız&nbsp;<strong><em>"Edebi hududunu kaybetmiş bir özgürlük, en büyük esarettir"</em></strong>&nbsp;derler. Siyaset geçicidir; makamlar, mevkiler, partiler ve liderler gelir geçer. Kalıcı olan ise insandan insana kalan bakiyedir, hatıradır ve ahlaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir insanı siyasi tercihlerinden dolayı hor görmek, onu itibarsızlaştırmaya çalışmak, topluma verilebilecek en kötü örnektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler, çocuklar ve bu ülkenin geleceği;</strong>&nbsp;ekran başında birbirine hakaret eden, utanç duygusunu yitirmiş siyasi figürleri ve taraftarları izlemektedir. Bu tablo, geleceğe bırakılacak en büyük mirassızlık ve sevgisizliktir. İster CHP'de kalanlar olsun, ister yeni yola çıkanlar...&nbsp;<strong>Her iki tarafın da</strong>&nbsp;durup derin bir nefes alması, aynaya bakması ve&nbsp;<strong>şu vicdani muhasebeyi yapması şarttır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Yarın yüz yüze bakacağınız, aynı sokakları paylaşacağınız, aynı topraklarda nefes alacağınız insanlarla aranızdaki köprüleri, üç günlük siyasi hırslar uğruna yıkmaya değer mi?”</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaseti lekelemeyin. Öfkenizi akılla, nefretinizi edeple merkeze alın. Unutmayın ki haklı olmak, hakaret etme hakkını kimseye vermez. Topluma kötü örnek olmak yerine; kırgınlıkları bitiren, saygı ve nezaketi yeniden tesis eden birer erdemli duruş sergileyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bu ülke, kavgadan değil; sağduyudan, sevgiden ve insanca yaşamaktan beslenir. Balık baştan kokar misali, tabanın bu gergin ve saldırgan dili benimsemesinde en büyük etken, yukarıdan verilen sinyaller ve sergilenen rol modellerdir.&nbsp;<strong>Liderler ve kanaat önderleri bu kutuplaşmanın kasetini başa sarıp "duruş" değiştirmedikçe, tabandaki hıncın ve dijital linç kültürünün önüne geçilebilmesi imkânsızdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu noktada, hem siyasilerin hem de her iki taraftaki toplumsal kanaat önderlerinin acilen atması gereken somut adımları ve sergilemesi gereken örnek davranışları naçizane şöyle sıralayabilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakaret ve İftiraya Sıfır Tolerans:</strong>&nbsp;Liderler ve parti yöneticileri, sosyal medyada kendi adlarına veya taraftarlarınca yapılan haysiyet kırıcı, namus odaklı veya iftira içeren paylaşımlara karşı net bir duruş sergilemeli; bu tarz trolleri veya hesapları açıkça reddetmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Rakip" ile "Düşman" Ayrımı:</strong>&nbsp;Siyasette yolların ayrılması veya yeni partilerin kurulması vatana ihanet ya da kişisel bir düşmanlık gibi gösterilmemelidir. Söylemlerde "mücadele" kavramı, fikirlerin ve projelerin yarışması zeminine çekilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Zeminlerde Nazik Duruş:</strong>&nbsp;Farklı kulvarlara giden eski yoldaşlar veya rakip siyasetçiler, kameralar önündeki sert tartışmaların ardından asgari insani ilişkileri, selamlaşmayı ve nezaketi koruduklarını gösterecek olgunlukta anlar sergilemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tabanı Yatıştırıcı Mesajlar:</strong>&nbsp;Öfkenin tırmandığı anlarda "itidal" çağrısı yapmak, taraftarların taşkınlıklarını kışkırtmak yerine "Lütfen sakin olun, bizim kimseyle kişisel bir husumetimiz yok" diyebilmek erdemini göstermek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gelecek Nesillere Karşı Sorumluluk:</strong>&nbsp;Siyasetçiler ve kanaat önderleri, ekranlarda sergiledikleri bu çirkin kavgaların çocukların ve gençlerin zihninde silinmez yaralar açtığının, şiddeti normalleştirdiğinin farkına varmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaraları Saran Bir Dil:</strong>&nbsp;Siyaset, insanları ayrıştıran değil; sorunlara çözüm üreten bir iddia alanıdır. Ayrışmalar yaşansa bile bu sürecin memleketin huzurunu bozmayacak bir olgunlukla yönetilebileceği topluma gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Kısacası; örnek olmak sadece "söylemek"le değil, öfkeye kapılan en kritik anlarda dahi haysiyeti, edebi ve insan kalabilmeyi "seçmek"le mümkündür.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte, tabanın bu zehirli iklimden sıyrılması için sivil topluma veya aydınlara da iş düşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasilerin dili, toplumun nabzını doğrudan belirleyen en temel aynadır. Siyasetin kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve zaman zaman ahlaki sınırları zorlayan üslubu terk etmesi; akılcı, yapıcı ve barışçıl bir zemine oturması hayati bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi eleştiriler kişisel husumetlere, hakaretlere veya iftiralara dönüştürülmemelidir. Siyaset, akılcı projelerin ve fikirlerin yarıştığı bir alan olmalıdır; öfke diliyle yapılan siyaset toplumu çürütür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada kitleleri birbirine düşüren, kin ve nefret tohumları eken saldırgan üsluba karşı liderler açıkça mesafe koymalı, taraftarlarına "itidal" ve "saygı" çağrısını net bir şekilde yapmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikir ayrılıkları, parti bölünmeleri veya yolların ayrılması hayatın olağan akışıdır. Ancak bu ayrılıklar düşmanlık gibi gösterilmemeli; asgari insani ilişkiler, selamlaşma ve nezaket her koşulda korunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmeni konsolide etmek adına toplumu sürekli bir gerginlik ve korku ikliminde tutma taktiğinden vazgeçilmelidir. Vatandaşın gündemi kavga değil, geçim ve huzurdur; siyaset bu gerçeğe odaklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukların ve gençlerin ekranlarda izlediği, sosyal medyada okuduğu bu çirkin kavgalar geleceğin Türkiye'sine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Siyasiler, söylem ve eylemleriyle topluma kötü örnek olmaktan kaçınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset kurumunu ve makamları itibarsızlaştıran her türlü seviyesizliğe karşı tüm partiler ortak bir duruş sergilemeli, siyasetin saygınlığı yeniden tesis edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Siyasetçi kavga ederek gündemde kalabilir ama bu kavganın faturasını her zaman toplum öder. Gerçek liderlik, gerginliği tırmandırmak değil; en zor zamanlarda bile toplumu sakinleştiren ve bir arada tutabilen iradeyi göstermektir.</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-gelecek-nesillere-terorsuz-bir-ulke-ve-bolge-birakmakta-son-derece-kararliyiz-26286e8b166ed-9acc-43d6-bebb-5bd762e2f7772026-08-26T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”

ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bugün bir kez daha Belh ve Buhara ile Kubbet-ül İslam unvanına sahip üçüncü şehir olan Ahlat’tayız, Ahlatlı kardeşlerimizle beraberiz. Anadolu'nun kapılarını açtığımız şanlı zaferin 955’inci seneidevriyesinde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanı içindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerimin hemen başında, şu anda üzerinde bulunduğumuz topraklarda din için, devlet için, vatan için, ilâ-yi kelimetullah davası için şehadetle ve gazilikle şereflenen büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt mücahitlerinin izinden giderek ilk fetihlerden İstiklal Harbimize, terörle mücadeleden 15 Temmuz direnişine kadar Türkiye'yi canından aziz bilen cümle serdengeçtilere, kanıyla ve canıyla milletimizi bugünlere getiren cümle kahramanlarımıza Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan'la birlikte Malazgirt'te destan yazdıktan sonra kılıçlarını Doğu Akdeniz'in, Ege'nin ve Karadeniz'in serin sularında soğutan o büyük komutanın emirlerini, beylerini, alplerini aynı şekilde şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu vesileyle, yedi yıl önce Ahlat'tan dönerken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Profesör Doktor Ahmet Haluk Dursun Hocamıza da Cenabıallah'tan gani gani rahmet diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu sene de şahsımızı, kabinemizi ve heyetimizi muhabbetle bağrına basan Ahlat halkına teşekkür ediyorum. Türkiye'nin dört bir yanından gençlerimizi bu tarih okyanusunda bir araya getiren Okçular Vakfımızı aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AHLAT'I HAK ETTİĞİ KONUMA GETİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ YATIRIMI YAPIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlat'a her gelişimizde ilçemizin her alanda katettiği mesafeyi görmekten açıkçası büyük memnuniyet duyuyorum. Belediyelerimiz bir taraftan, valiliğimiz diğer taraftan, Okçular Vakfımız öbür taraftan hep birlikte Ahlat'ın hem bir tarih ve kültür merkezi hem de bir çekim merkezi olması için gayret sarf ediyor. 12’nci yüzyılda nüfusu 300 bini aşan, Osmanlı padişahlarının ata şehri olarak ziyaret ettiği Ahlat'ın tarihimizdeki yeri ve önemi anlaşıldıkça milletimizin Ahlat ve Malazgirt'e yönelik ilgisi de katlanarak artıyor. Biz de Ahlat'ı hak ettiği konuma getirmek için her türlü yatırımı yapıyor, Ahlat'ın ihtiyaçlarını bizzat takip ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Malazgirt Zaferi kutlamalarımız değil, kabine toplantılarımız da artık geleneksel hâle geldi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi olarak üçüncü kez bugün Ahlat'ta toplandık. Toplantımızda dış politika, ticaret, güvenlik ve terörsüz Türkiye sürecimiz başta olmak üzere ülkemizi ilgilendiren kritik başlıkları istişare ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'Yİ KALKINMA VE REFAH ROTASINDA TUTMAK İÇİN YOĞUN ÇABA HARCIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Burada öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Hükûmet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen, Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz. Bölgemizdeki krizler ekonomik açıdan tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata, tarımdan turizme birçok alanda hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu vatandaşlarımın bilmesini arzu ediyorum. Âdeta bir kriz fırtınası yaşadığımız bu sancılı dönemi, popülizme tevessül etmeden, milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir özenle koruyarak dinamik bir süreçle başarıyla yönetmenin çabasındayız. Ekonomide çarkların dönmesi, insanımızın işini ve aşını muhafaza etmesi, emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkilerinin asgari düzeyde tutulması, savunma sanayi ve uluslararası yatırımlar başta olmak üzere ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesi önceliğimiz olmaya devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla tesirini yitirdikçe, inşallah, bunun sokağa, çarşıya, pazara, günlük yaşama yansımalarını çok daha net görme imkânı bulacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“86 MİLYONUN EMANETİ EHİL ELLERDE, GÜVEN İÇİNDEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şundan hiç kimse şüphe etmesin. Türkiye, Allah'ın izniyle, doğru yoldadır. İstikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır. Bu zorlu yolculukta ülkemizin en büyük şansı, tecrübeli, liyakatli, uyum ve adanmışlık içinde çalışan kadroların görev başında olmasıdır. Türkiye güvendedir. 86 milyonun emaneti ehil ellerde, güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz. Yavaşlamadan, rehavete kapılmadan, tedbiri, disiplini elden bırakmadan hep beraber hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki hafta Gazi Meclisimiz tarihî bir mutabakat örneği sergileyerek 467 evet oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti. Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a destek veren tüm milletvekillerimize bugün bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır. Milletimiz, vekilleri aracılığıyla çözüm iradesini çok net ortaya koymuştur. Farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkemizin geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşması her türlü takdirin üzerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mutabakat aynı zamanda demokrasimizi güçlendirecek, sivil siyasetin kapasitesini artıracak, Türkiye'yi vesayet dönemi tortularından kurtaracak yeni adımların cesaretle atılmasına zemin hazırlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu bir gerçek ki Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir. Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa ziyadesiyle sahiptir. Bunu Türkiye'miz adına çok müstesna bir kazanım olarak görüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii burada şu noktaya da dikkatlerinizi çekmek durumundayım. Son iki yılda birçok kritik eşiği suhuletle aşmakla birlikte önümüzde hâlen dikkatle yürünmesi ve yürütülmesi gereken bir yol bulunuyor. Herkesin bu süreçte çok daha özenli bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması, milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor. Siyaset her gün yapılır ama Türkiye'yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz. Aynı durum medya kuruluşlarımız ve gazetecilerimiz için de geçerlidir. Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir. Bu mesele bir devlet meselesidir. 86 milyonun ortak meselesidir. Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir. Biz de bu sorunu çözmekte, gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bir kez daha hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum. Gelin Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye'mizin üstünden hep beraber kaldıralım. Gelin tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim. Bu samimi çağrımız ‘önce milletim, önce memleketim’ anlayışına sahip herkesedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye artık bedel ödemesin diyen gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim. Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum. Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu hatırlatmak isterim ki, bir miladı yaşamakta olduğumuz bu günlerde sürece katkı sunan herkes tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır. Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişimde tarih karşısında mesul olacaktır. Sorumluluk mevkiinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin mecliste 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BİZ KİME, NEYİ, NEREDE VE NASIL SÖYLEYECEĞİMİZİ GAYET İYİ BİLİRİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonumuzun yanı sıra ülkemizin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının istikrarsızlıktan ve kaostan nemalanan malum çevreleri rahatsız ettiği görülüyor. Türkiye kendi vatandaşlarıyla birlikte hiçbir ayrım yapmadan bölgesindeki herkes için barış, herkes için kalkınma istedikçe cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor. Son dönemde Cumhurbaşkanı olarak şahsımızı ve Türkiye'yi hedef alan kirli kampanyaları, bütünüyle bozulan bu planların yol açtığı hırçınlığın ve çaresizliğin birer tezahürü olarak değerlendiriyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir defa burada açık açık söylemek isterim. Siyasi olarak can çekişen, kendini bilmez kifayetsizlerin bizim üzerimizden prim devşirmesine fırsat vermeyeceğiz. Biz kime, neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi gayet iyi biliriz. Her zaman altını çiziyorum: biz bakkal dükkânı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden birini, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyoruz. Biz 86 milyon vatandaşımızın emanetiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca mazlumun da umudunu, mesuliyetini taşıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti öyle birilerinin lütfuyla kurulmuş, küresel güç odakları tarafından şımartılmış, hafızası olmayan nevzuhur bir devlet değildir. Binlerce yıllık köklü geleneğiyle, zaferlerle dolu şanlı tarihiyle dünyanın en güçlü, en kudretli devletlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARINI KORUMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakınız, biz sadece Malazgirt gibi insanlık tarihine geçen muhteşem askerî başarılarımızla değil, bilim tarihine, sanat tarihine, siyaset ve idare tarihine kattıklarımızla da büyük bir devletiz. Biz tarihinde gönüller fethetmekle, mazlumların çağrısına kulak vermekle, Musevi, Hristiyan, Müslüman fark etmeksizin ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşmakla bilinen büyük bir devletiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti küçük hesaplar, küçük kurnazlıklar karşısında boyun eğecek, bunlara prim verecek sıradan bir devlet asla değildir. Onurlu, gururlu, tarihiyle ve ecdadıyla şerefli bir devletin nasıl davranması gerekiyorsa işte biz de iç siyasette ve dış politikada öyle davranıyoruz. Kimin ne yapmaya çalıştığının tabii ki farkındayız. Bölgemizle ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah'ın izniyle, bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Herkes emin olsun, rahat olsun. Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız. Birileri istemiyor, birileri endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz. Biz, elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek de değiliz. Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin belirlediği istikamette Türkiye'nin çıkarlarını korumak için çalışmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“COĞRAFYAMIZ ŞU ANDA SU GİBİ, HAVA GİBİ BARIŞA İHTİYAÇ DUYUYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu gerçeği bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum: Türkiye olarak bizim bölgemizin tamamında barıştan, adaletten, istikrar ve huzurdan öte hiçbir amacımız, hedefimiz, gayemiz yok. Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, gizli bir niyetimiz de yok. Bizim amacımız, etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır. Bizim gayemiz, bizim bölgemizin her karışında adalet, güvenlik ve refahın tesis edilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Coğrafyamız şu anda su gibi, hava gibi barışa ihtiyaç duyuyor. Buna kavuşacağı günlerin hasretini çekiyor. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak Suriye'den Irak'a, Lübnan'dan Filistin'e, Körfez'den Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya kadar gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında tarih bizi birbirimize kardeş eyledi diyor, bu ebedî kardeşliği yüceltmenin mücadelesini veriyoruz. İnşallah bu mücadeleyi zaferle taçlandırana dek elimizin ulaştığı her yerde canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle kabine sonrası hitabımızı katılımlarıyla şereflendiren şehit ailelerimize ve siz kıymetli misafirlerimize teşekkürlerimi iletiyorum. 70’inci Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-devlet-bahcelinin-yapmis-olduklari-yazili-basin-aciklamasi-26289df800662-5e30-4c29-8445-5231f00e40072026-08-26T09:06:00+03:00HABER MERKEZİ Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması

Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşü, nice cihan devletinin kuruluşuna, nice fethin destanlaşan kudretine, nice zaferlerin nesillerce gururla taşınan ve geleceğe ışık tutan hatıralara şahittir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her zafer kendi zamanının şartları içinde bir varlık mücadelesini şan ve şerefle taçlanan birer neticeye bağlamış, her fetih Türk’ün devlet kurma iradesine yeni bir saha kazandırmış, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları evlatlarımıza şerefli bir miras bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların arasında öyle tarih durakları vardır ki meydana geldikleri günün hudutlarını aşarak asırların yönünü tayin etmiş; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın adını, kaderini ve siyasi mahiyetini değiştirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 tarihli Malazgirt Zaferi, işte böylece tarihin seyrini yeniden biçimlendiren, coğrafyaların istikametine yeniden yön tayin eden kutlu bir kader anıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’e varan yol bir günde açılmamıştır. Türk’ün bayrağını, İslam’ın sancaktarlığını yapan Türk beyleri, önce 1040 Dandanakan Zaferi’yle Horasan’da siyasi kudretini ilan etmiş; Çağrı Bey’in Anadolu’ya uzanan keşif seferleri bu yeni ufkun öncü adımlarını teşkil etmiş; 1048 Pasinler Zaferiyle küffara ilk ağır darbelerden biri indirilmiş; Tuğrul Bey ile süreç hız kazanmış; Sultan Alparslan’ın 1064’te Ani’yi fethetmesiyle daha ileri bir safhaya taşınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine uzanan akınlarıyla Bizans’ın Doğu’daki tahakkümü adım adım kırılmış; Türk atlılarının bastığı her toprak, yaklaşmakta olan büyük fethin ve Türk hakimiyetinin habercisi olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 Cuma günü gelip çattığında Sultan Alparslan, ordusunun saf düzenini gözden geçirmiş, beylerine son emirlerini vermiş, cuma namazını eda etmiş, ardından beyaz şehadet libasını kuşanarak Malazgirt Ovası’na revan olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt Ovası’nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan’ın mahir sevk ve idaresi altında Roma’nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans’ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaferin ardından Anadolu’ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskân ve imar hamleleriyle bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu’dan Söğüt’e, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Anadolu’daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu’ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Horasan’dan kopup Pasinler’de kuvvet bulan, Malazgirt’te büyük bir zaferle Anadolu’nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun!</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/arif-ahmet-denizolgunun-otopsisinde-supheli-olum-tespiti-262853bd01001-c5ee-46cc-937e-b255cdcf1c5a2026-08-26T08:16:00+03:00HABER MERKEZİ Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti

Arif Ahmet Denizolgun'un otopsisinde "şüpheli ölüm" tespiti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Örgütlü Suçlar Bürosunca, Arif Ahmet Denizolgun'un 7 Eylül 2016'daki vefatına ilişkin iddialar üzerine tahkikata başlandığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Müteveffanın otopsisine ilişkin video kaydı üzerinden alınan, 25 Ağustos tarihli Adli Tıp Kurumu uzmanı bilirkişi raporundaki 'şüpheli ölüm' tespiti karşısında, şikayet edilen Alihan Kuriş ve şüpheliler hakkında ilk etapta 'adam öldürme' suçundan, 17 Ekim 2016 tarihli, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesinin 'Beyin Kanaması Nedeniyle Doğal Ölüm' raporu altında imzası bulunan doktorlar ile Cumhuriyet Başsavcılığının otopsi video kaydının gönderilmesi yönündeki talep yazılarına, özü itibariyle 'Böyle bir kayıt yoktur.' şeklinde cevap veren ancak 18 Ağustos tarihinde 'Kayıt vardır.' diyerek, gönderen Adli Tıp Kurumu idarecisi hakkında ilk etapta 'resmi belgede sahtecilik' suçundan soruşturmaya devam edilmektedir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Fethi kabir işlemi, Adli Tıp Kurumu ile yapılan yazışma, ölüm olayına ilk el koyan Riva Polis Merkezi'yle yapılan yazışma, HTS kayıtları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ile yapılan yazışma neticesi ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki tereke dosyasına yazılan müzekkere cevabı, devam eden beyan işlemleri ile toplanacak diğer delillere göre soruşturma işlemlerinin hassasiyetle ve genişletilerek yürütüleceği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığından 18 Ağustos'ta yapılan açıklamada, Eylül 2016'da vefat eden Arif Ahmet Denizolgun'un ölümünün ve yapılan otopsi işlemlerinin şüpheli olduğuna ilişkin iddia ve şikayette bulunulduğu bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümlerince maktulün gerçek ölüm sebebinin tespitine ilişkin yeniden inceleme yapılabilmesi amacıyla fethi kabir kararı alındığı belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar doğrultusunda, Başsavcıvekili, cumhuriyet savcısı, İstanbul Adli Tıp Kurumu uzmanları ve olay yeri inceleme ekipleri 19 Ağustos'ta Denizolgun'un kabrine gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevlilerce açılan mezardan Denizolgun'un cesedine ait parçalar alınıp, incelenmek üzere nakil aracıyla Adli Tıp Kurumuna götürülmüş, mezardan çıkarılan örnekler işlemlerin ardından yeniden kabre konulmuştu.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/kurtulmus-milletimiz-bir-ve-beraber-olarak-kiyamete-kadar-yasayacak-954924.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/country-muzik-efsanesi-dolly-parton-80-yasinda-hayatini-kaybetti-26288d89caa2b-f6ed-4635-ba51-27b45a0d243f2026-08-26T08:05:00+03:00HABER MERKEZİ Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti

Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’li country müziğin efsane ismi Dolly Parton’un 80 yaşında hayatını kaybettiği, ailesi tarafından sosyal medyada paylaşılan bir açıklamayla duyuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeğeni ve güvenlik şefi Bryan Seever, Parton’un ölümünü Salı günü sanatçının resmi sosyal medya hesaplarında yayımlanan bir videoyla doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parton, “Jolene” ve “I Will Always Love You” gibi dünya çapında ses getiren hitlerin arkasındaki isimdi. Seever’in aktardığına göre Parton, son vedası olarak “I Will Always Love You” ifadesinin kullanılmasını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu Parton, country müziğin en etkili isimlerinden biriydi ve onlarca yıla yayılan kariyeri boyunca müziği ve popüler kültürü derinden etkiledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/08/25/country-muzik-efsanesi-dolly-parton-80-yasinda-hayatini-kaybetti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yeni-bir-baslangic-icin-genel-af-2629070224893-38e7-4c68-a845-ccedf390474a2026-08-26T08:02:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemiz, tarihinin kritik ve umut verici dönemeçlerinden birinden geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin öncülüğünde yürütülen barışçıl adımlar ve "Terörsüz Türkiye" hedefi, sadece siyasi veya güvenlik eksenli bir dönüşüm değil, aynı zamanda milletçe ortak bir geleceği inşa etme iradesinin en somut göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu büyük vizyonun tamamlayıcı unsurlarından biri de, hiç şüphesiz, toplumsal vicdanı rahatlatacak ve adalet duygusunu pekiştirecek adımlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış ve Kucaklaşma Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda cezaevlerindeki doluluk oranları ve buna bağlı olarak yaşanan fiziki, hijyenik ve insani koşullar, hukuki bir mesele olmanın çok ötesine geçerek insani bir boyut kazanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkûmların yanı sıra dışarıda kalan binlerce aile başta anneler, babalar ve masum çocuklar bu durumun ağır yükünü omuzlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli suçlar, ekonomik sıkıntılar veya sosyal dezavantajlar nedeniyle cezaevinde bulunan bireylerin durumu, geniş bir toplumsal kesimde derin bir hassasiyet yaratmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden Bir Genel Af ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsani Yaşam Koşulları:</strong>&nbsp;Kapasitesinin çok üzerinde doluluk oranına sahip cezaevleri, ne ıslah edici ne de insan onuruna yaraşır koşullar sunabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin Mağduriyeti:</strong>&nbsp;Cezaevindeki bireyler kadar, dışarıda yaşam mücadelesi veren aileler de ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barışın Tamamlanması:</strong>&nbsp;Ülke genelinde sağlanan huzur ikliminin, cezaevindeki insanları ve ailelerini de kapsayacak kucaklayıcı bir adımla taçlandırılması, toplumsal yaraların sarılmasına vesile olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kimseyi Üzmeden, Herkesi Kucaklayan Bir Çözüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette bu tür düzenlemeler yapılırken kamu güvenliği, mağdur hakları ve adaletin evrensel ilkeleri titizlikle gözetilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak suçla mücadelenin yanı sıra, toplumu yeniden kazanmak, insanlara ikinci bir şans vermek ve kırgınlıkları bitirmek devletlerin en büyük erdemlerindendir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, "Terörsüz Türkiye" idealiyle büyüyen kardeşlik iklimini, içerideki ve dışarıdaki tüm vatandaşlarımızı kapsayacak bir&nbsp;<strong>genel af</strong>&nbsp;veya kapsamlı bir toplumsal barış düzenlemesiyle taçlandırmak mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, suç mağdurlarının haklarını göz ardı etmeden ama aynı zamanda umudu yeşerterek atılacak bu adım; ülkemizin refahına, kalkınmasına ve kalıcı huzuruna büyük bir katkı sunacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakit, geçmişin yüklerini geride bırakıp geleceğe ortak bir umutla bakma, milletçe kucaklaşma vaktidir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kürtlerin öncülüğündeki SDG güçleri, Suriye ordusuna katılarak kendini feshettiğini duyurdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kurtlerin-onculugundeki-sdg-gucleri-suriye-ordusuna-katilarak-kendini-feshettigini-duyurdu-262876d664ae7-e28a-434e-aa2b-151727cd05932026-08-26T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ Kürtlerin öncülüğündeki SDG güçleri, Suriye ordusuna katılarak kendini feshettiğini duyurdu

Kürtlerin öncülüğündeki SDG güçleri, Suriye ordusuna katılarak kendini feshettiğini duyurdu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suriye Demokratik Güçleri (SDG) lideri Mazlum Abdi, salı günü yaptığı açıklamayla örgütün resmen feshedildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şam’daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda düzenlenen basın toplantısında konuşan Mazlum Abdi, SDG’nin Suriye ordusuna katılım sürecini tamamladığını ve artık bağımsız bir güç olarak faaliyet göstermeyeceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kürtlerin öncülüğündeki güç, hükümetin ocak ayında düzenlediği harekât sonucunda Suriye’nin kuzeydoğusunda kontrol ettiği toprakların büyük bölümünü kaybetmiş, ardından orduya katılmasını öngören anlaşmayı imzalamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">SDG, IŞİD’e karşı mücadele sırasında ABD’nin Suriye’deki başlıca ortağıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak eski Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinin ardından Washington, İslamcı silahlı bir grubun eski lideri olan geçici Devlet Başkanı Ahmad eş-Şaraa’nın yönettiği yeni Şam hükümetiyle yakın ilişkiler kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">SDG’nin Suriye ordusuna entegrasyon süreci<br />SDG lideri Mazlum Abdi, geçen hafta Kamışlı’nın 100’üncü yıl kutlamalarında yaptığı konuşmada örgütün askerî, güvenlik ve idari yapılarının Suriye devlet kurumlarına entegrasyonunun tamamlandığını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Abdi, "Bundan sonra yeni bir aşamaya geçiyoruz," diyerek Kürtlerin haklarının Suriye Anayasası’nda güvence altına alınması için siyasi çalışmaların yoğunlaşacağını belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklama, taraflar arasında ocak ayında varılan ve Kürtlere ait sivil ve askerî kurumların tamamının Suriye devletine katılmasını öngören anlaşmanın ardından aylarca süren müzakereler sonrasında gelmişti. ABD yönetimi anlaşmayı "tarihî" olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suriye geçici Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, çatışmaların sürdüğü 16 Ocak’ta Kürtlerin ulusal haklarını güvence altına alan ve Kürtçeyi ulusal dil olarak tanıyan bir kararname imzalamıştı. Kararnameyle Nevruz resmî tatil ilan edilmiş ve uzun süredir vatandaşlık statüsü bulunmayan Kürtlere yurttaşlık hakkı tanınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aralık 2025’te Halep’te yaşanan çatışmaların ardından SDG, birliklerini Fırat’ın batısından çekeceğini duyurmuştu. Suriye Savunma Bakanlığı da SDG güçlerinin boşalttığı bölgelere ordu birliklerinin konuşlandırılacağını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beşar Esad’ın Aralık 2024’te devrilmesinden sonra oluşturulan yeni Suriye ordusundaki bazı gruplar, geçmişte Türkiye tarafından desteklenen ve Kürt güçlerle uzun süre çatışan silahlı yapılardan oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, SDG’nin ana bileşeni Halk Savunma Birliklerini (YPG), Kürdistan İşçi Partisinin (PKK) Suriye kolu olarak kabul ediyor. Türk Silahlı Kuvvetleri daha önce YPG/SDG unsurlarına karşı Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı harekâtlarını düzenlemişti. PKK; Türkiye’nin yanı sıra Avrupa Birliği, ABD, Birleşik Krallık ve Fransa tarafından da terör örgütü kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan mutabakatın süreci hızlandıracağını savunmuştu<br />PKK lideri Abdullah Öcalan, 30 Aralık 2025 tarihli yeni yıl mesajında, SDG ile Şam yönetimi arasında 10 Mart’ta imzalanan mutabakatın uygulanmasının Türkiye’deki “Terörsüz Türkiye’ sürecini "rahatlatacağını ve hızlandıracağını" savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suriye’deki tabloyu "demokratikleşme ihtiyacının açık bir yansıması" olarak nitelendiren Öcalan, yıllardır süren tekçi ve baskıcı yönetimin farklı toplumsal kesimlerin özgürlük ve eşitlik taleplerini güçlendirdiğini belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan, mutabakatın merkezi yapıyla müzakere edilebilir demokratik entegrasyona zemin sunduğunu ifade etmişti. Türkiye’nin süreçte "kolaylaştırıcı, yapıcı ve diyaloğa açık" bir rol üstlenmesinin bölgesel barış ve ülkenin iç barışı açısından kritik olduğunu vurgulamıştı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/25/kurtlerin-onculugundeki-sdg-gucleri-suriye-ordusuna-katilarak-kendini-feshettigini-duyurdu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-belediyelere-siki-denetim-sarttir-26284151456a2-7c08-410f-8560-3bad45fd1e7e2026-08-26T07:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşım bana e posta atmış, attığı e posta içeriğini aşağıda aynen yayınlıyorum:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu belediyeler neden kendi gerçek işlerini yapmaz da Turizm, personel bilmem ne adı altında şirket kurarlar? Amaçları nedir? Perde gerisinde oralardan avanta, luvanta, eşe dosta arpalık, haksız huzur hakları almak için mi? Ne şirket kurması kardeşim? Belediyenin kendi görevlerini yapmak için birim müdürlükleri yok mu?&nbsp;Devletin illerde ilçelerde il ve il müdürleri yok mu? Kurulan uyduruk şirketlerde, toplantı başına en az 150 bin ekstra huzur cebe indirsinler. Bu haksız huzur hakları milletin huzurunu bozmaktan başka bir işe yaramıyor? Bunların keyfi kekâ… Bunlar başlarında bulundukları bu şirketlerde, bizim milletimizin, vatandaşın, sağlık, eğitim hakkını, çocuklarımızın geleceğini yiyorlar. Bu ülkeye 5 kuruş ekonomik getirisi ve katkısı olmayan ne idiği belirsiz tipleri bu şirketlere doldurmuşlar. Kim yönetici, kimi asistan, kimi genel müdür, kimi personel… Belediyelere ait bu şirketlerin devlete SGK borçlarının haddi hesabı yok. Ülke geneli milyarlarca lira bunların boğazına girmiş çıkmıyor… Belediyelerin birçoğunun yaptığı ihaleleri ise, bu uyduruk, kendi kurdukları, eş dost akraba çatısı haline gelen, siyasilerin arpalığına dönüşen şirketler alıyor… Kendi ceplerinden verseler keşke, her şeyimizden alınan vergiler bu belediyelere kaynak diye geliyor, &nbsp;Altyapı ihtiyaçları dururken, havai fişek, sanatçı, festival, şenlik, organizasyon, temsil ağırlama v.b. Topluma asla yararı olmayan parti başkanlarına ve yandaşlara harcanan paralar.. BELEDİYELER DEVLETİN BELEDİYESİ, BELEDİYELER PARTİLERİN ve ONLARIN HISIM AKRABALARININ BELEDİYESİ DEĞİL.. Bunu bir türlü vatandaşımız anlamıyor, Yâda anlatılmıyor… Bu belediyeler bir gecede on milyonları sanatçı bozuntularına veriyorlar. Bizse her litre benzinde 15 ekmek parası vergi veriyoruz. Her gıda alışverişinde yüzde 20 yakın vergi veriyoruz. Bir yılda belediyelerin bu saçma harcamaları 82 il ve 972 ilçede genel toplamı ile yüzlerce okul yapılır, park yapılır, iş sahası fabrika açılır, yazık, vallahi yazık, ben hakkımı helal etmiyorum. Bunları dile getirince kötü kişi oluyoruz. Çünkü birilerinin huzurunu kaçırıyor, dümenlerini bozuyoruz. Bunların bir gecede verdikleri temsil ağırlamalar, hediyeler, bizim 30 yılda biriktiremediğimiz paralar. Bu nasıl bir anlayış? Devlet belediyelere o ilçede yaşayan Nüfus başına kişi başına her ay para gönderiyor. Peki, kime soruyorlar? Vatandaşa soruyorlar mı? &nbsp;Bu paraları veriyorlar, nasıl harcanıyor, hesabı neden sorulmuyor? Bıraksınlar aşeviydi, kent lokantasıydı, giysi evi idi, hoş geldin bebekti gibi saçma sapan, milleti dilenciliğe, kolaycılığa alıştıran işleri… Belediyelerin asıl işi bu mu? Herkes birbirinden görüp, Belediyeler ve şirketleri başta olmak üzere, dernekti vakıftı diyerek bizlerin sırtından bizlere yardım yarışına giriyor. Kaynak?... MUHTAÇ VE MAĞDUR VATANDAŞLARA böyle yapılıp devlet soyulacağına, HERBİRİNE AYLIK VATANDAŞLIK GELİRİ BAĞLANSA YEMİN OLSUN DAHA İYİ OLUR. Bulgur, mercimek, ne olduğu belirsiz yağlardan millet kurtulur…&nbsp;Her ay bu vatandaşlara en az 15 bin vatandaşlık geliri bağlansa, bu lokanta açmaktı, bilmem ne yapmaktı, ramazan kolisi idi, erzak yardımı idi, dilencilikten insanlar kurtulur herkes kendi işini yapar.”&nbsp;<strong>Buraya kadar olan kısım okuyucumdan…..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">* * *</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda şimdi bir de beni dinleyin:&nbsp;</strong>Belediyelerde spor ve sanat ile hayır hasenat diyerek bir soygun düzeni oluşmuş vaziyet de. Bu işin siyasi parti ayrımı yok arkadaş. Türkiye'de yerel yönetimler bazında uzun süredir tartışılan, vatandaşın vicdanını yaralayan çok boyutlu bir mesele. &nbsp;Belediyelerin "hizmet" adı altında yürüttüğü faaliyetlerin bazen birer reklam kampanyasına veya kontrolsüz harcama kalemine dönüşmesi, "beytülmal" hassasiyeti taşıyan herkes için ciddi bir soru işareti.&nbsp;<strong>Bu karmaşanın çözümü tek bir hamleyle değil;</strong>&nbsp;hukuki, denetleyici ve toplumsal bir bilinç değişimiyle mümkün olabilir.&nbsp;<strong>İşte bu "soygun düzeni" olarak nitelediğimiz yapının değişmesi için gereken BENCE temel çözüm yolları:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Belediye Kanunu" ve Yetki Sınırlandırması:&nbsp;</strong>Belediyelerin görev tanımı çok geniş bırakılmış durumda.&nbsp;<strong>Çözüm için;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asli Görev Odaklılık:</strong>&nbsp;Belediyelerin bütçesinin yüzde kaçının "sosyal etkinlik" veya "temsil-tanıtım" giderlerine ayrılabileceğine dair katı, aşılması imkânsız&nbsp;<strong>yasal sınırlar</strong>&nbsp;(üst limitler) getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Spor Kulübü Muamması:</strong>&nbsp;Belediyelerin profesyonel spor kulüplerine (özellikle futbol) doğrudan veya dolaylı kaynak aktarması tamamen yasaklanmalı; belediye sadece altyapı ve tesis desteğiyle sınırlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Şeffaflık ve Dijital Denetim:&nbsp;</strong>Kimin parasıyla kime ne verildiği karanlıkta kaldığı sürece bu suiistimal bitmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anlık Bütçe Takibi:</strong>&nbsp;Her belediye, harcadığı her kuruşu (konser bedeli, koli maliyeti vb.) internet sitesinde, herkesin anlayacağı bir "dashboard" üzerinden şeffafça paylaşmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay Denetiminin Etkinliği:</strong>&nbsp;Sayıştay denetimlerinin sadece usul yönünden değil, "yerindelik" ve "kamu zararı" yönünden de sertleştirilmesi ve raporların yaptırım gücünün artırılması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Kişisel Reklam" Yasağı:&nbsp;</strong>Hele o, "başkan fotoğraflı yardım kolileri" aslında etik / ahlaki bir sorundur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsim ve Logo Sınırlaması:</strong>&nbsp;Kamu kaynaklarıyla yapılan hiçbir yardımda, açılışta veya projede belediye başkanının adı ve fotoğrafı kullanılamamalıdır. Hizmetin sahibi şahıs değil, kurum (belediye tüzel kişiliği) olmalıdır. Bazı ülkelerde kamu kaynağıyla yapılan işlerde siyasi figürlerin reklam yapması ağır cezalara tabidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Yardımların Kurumsallaşması (Sağ Elin Verdiğini Sol El Görmemeli):&nbsp;</strong>Belediyelerin "hayır hasenat" yapma biçimi onur kırıcı olmaktan çıkarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koli Yerine Nakdi Destek:</strong>&nbsp;Koli dağıtmak, hem nakliye hem de ihale süreçlerinde suistimale açıktır. Bunun yerine ihtiyaç sahiplerine tanımlanan kartlar üzerinden (belirli marketlerde veya esnafta geçerli) yardım yapılması hem yerel esnafı canlandırır hem de "reklamlı paket" ayıbını bitirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belediyeler ve spor kulübü meselesi:</strong>&nbsp;Aslında bunun cevabı, belediyecilik anlayışının "hizmet" ten&nbsp;<strong>"popülizme"</strong>&nbsp;kaydığı noktada gizli. Teoride belediyelerin sporla ilgilenmesi kulağa hoş gelse de, pratikte ciddi bir kaynak israfına ve suistimale dönüşmüş durumda. Belediyelerin spor kulübü işletmesi ya da profesyonel takımlara para akıtması konusundaki temel sıkıntıları ve olması gerekeni&nbsp;<strong>şöyle özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Profesyonel Spor vs. Amatör Spor:&nbsp;</strong>Belediyenin asli görevi, mahalledeki çocuğun basketbol oynayacağı bir saha yapmak, halkın spor yapabileceği parklar ve yürüyüş yolları inşa etmektir. Yani&nbsp;<strong>"spor altyapısı"</strong>&nbsp;sağlamaktır. Belediyeler, halka tesis yapmak yerine milyonlarca dolar harcayıp yabancı futbolcu/basketbolcu transfer ederek profesyonel liglerde yarışıyorlar. Bu, halkın vergisiyle "kulüp başkanlığı" oynamaktan başka bir şey değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Prestij ve Reklam Kapısı:</strong>&nbsp;Belediye başkanları, profesyonel bir takımın başarısını kendi başarısı gibi pazarlar. Takım şampiyon olduğunda başkan otobüsün üstüne çıkar; ancak o takımın transfer borçları, maaşları ve kamp giderleri sizin cebinizden çıkar. Bu, tamamen&nbsp;<strong>kamu kaynağıyla siyasi reklam</strong>&nbsp;yapmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kontrolsüz Kaynak Aktarımı:&nbsp;</strong>Belediyeler doğrudan nakit aktaramasalar bile, "belediye iştiraki" olan şirketler (ulaşım, enerji, inşaat şirketleri) üzerinden bu kulüplere sponsorluk adı altında devasa bütçeler aktarırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bu şirketlerin kârı aslında şehre hizmet olarak dönmelidir; ama çoğu zaman futbolcunun primine veya menajerlik ücretine gider.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Haksız Rekabet:&nbsp;</strong>Belediye destekli bir kulüp, arkasına kamunun sınırsız gücünü aldığı için o şehirdeki diğer sivil kulüplerin önünü keser. Özel girişimle ayakta durmaya çalışan kulüpler, "belediye bütçesi" ile yarışamadığı için yok olup gider.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğer bir belediye gerçekten spora hizmet etmek istiyorsa şunları yapmalıdır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tesisleşme:</strong>&nbsp;Mahalle aralarına herkesin ücretsiz girebileceği modern sahalar, havuzlar ve salonlar yapmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amatör Branşlara Destek:</strong>&nbsp;Gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için amatör branşları ve okul sporlarını teşvik etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim:</strong>&nbsp;Spor okulları açarak antrenör desteği sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye, bir futbol takımına 50 milyon lira transfer bütçesi ayıracağına; o parayla şehrin 50 farklı noktasına basket sahası kurup binlerce gencin spor yapmasını sağlayabilir. Profesyonel ligler, özel sektörün ve sponsorların işidir; belediyenin değil. Zaten bu düzenin en büyük yakıtı&nbsp;<strong>"şeffaf olmama konforu."</strong>&nbsp;Toplumun büyük bir kesimi, o devasa bütçeleri belediyenin gökten zenginleşerek elde ettiği bir para sanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Oysa o para</strong>; bakkaldan aldığın ekmeğin KDV’sinden, maaşından kesilen vergiden, ödediğin su faturasından süzülüp oraya gidiyor.&nbsp;<strong>Şeffaflık olmayınca da ortaya şöyle bir tablo çıkıyor</strong>:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Rakamlar Gizleniyor:</strong>&nbsp;Bir konser için sanatçıya ne kadar, organizasyon şirketine (ki genelde tanıdık isimler olur) ne kadar ödendiğini kimse bilmiyor. "Kültürel etkinlik" denilip geçiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhale Oyunu:</strong>&nbsp;"Hayır hasenat" için alınan koliler, malzemeler çoğu zaman piyasa fiyatının çok üstünde, "tanıdık" firmalardan alınıyor. Şeffaflık olsa, "Neden bu pirinci 2 katı fiyata aldın?" sorusu sorulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Algı Yönetimi:</strong>&nbsp;Millet "Yutuyor" çünkü sistem bunu bir lütuf gibi sunuyor. "Başkanımız sağ olsun koli verdi" dedirtiliyor. Aslında olan şu: Senin paranı senden alıyor, bir kısmını "hizmet" adı altında sana geri veriyor, geri kalan devasa kısmıyla da kendi reklamını ve çevresini ihya ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Nerede Tıkanıyor?</strong>&nbsp;Aslında Türkiye'de her belediye başkanının seçimden önce verdiği ilk söz&nbsp;<strong>"şeffaf belediyecilik"</strong>&nbsp;oluyor. Hatta bazıları bütçeyi binaya asıyor. Ama o asılan bütçede "Temsil ve Tanıtma Giderleri: 100 Milyon TL" yazıyor. Kimse o 100 milyonun içinde kaç tane şarkıcı, kaç tane lüks yemek, kaç tane billboard reklamı olduğunu detaylı göremiyor. Eğer her vatandaş bu&nbsp;<strong>"Beytülmal"</strong>&nbsp;hassasiyetini gösterip; "Kardeşim benim mahallemde kaldırım yok, çocuk parkı leş gibi, sen bu parayı hangi hakla futbolcuya veya festivale gömüyorsun?" diye sormaya başlarsa, o "yutma" devri biter. Siyasi partilerin bu konuda birbirine laf atıp aslında aynı yöntemleri kullanması, meselenin bir sistem ve ahlak sorunu olduğunu kanıtlıyor. &nbsp;Mevcut hukuk sistemimizde maalesef bir vatandaş olarak gidip doğrudan&nbsp;<strong>"Başkanım, sen neden bu kadar gereksiz konser verdin?"</strong>&nbsp;veya&nbsp;<strong>"Neden bu futbolcuya bu kadar para harcadın?"</strong>&nbsp;diyerek kişisel bir dava açıp sonuç alma şansınız yok denecek kadar azdır.&nbsp;<strong>Bunun önündeki engeller ve sınırlı imkânlar şunlar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Yerindelik Denetimi" Engeli:&nbsp;</strong>Hukukta "yerindelik denetimi" denen bir kavram vardır. Mahkemeler genellikle belediyenin bir işi yapıp yapmamasına (yani parayı nereye harcayacağına dair tercihine) karışmazlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örneğin:</strong>&nbsp;Mahkeme, "Belediye buraya park yapacağına kreş yapsaydı daha iyi olurdu" demez. Bu, seçilmiş başkanın "takdir yetkisi" olarak görülür. Siz ancak o harcamanın&nbsp;<strong>hukuka aykırı</strong>&nbsp;(ihale yolsuzluğu, sahte fatura vb.) olduğunu ispatlarsanız suç duyurusunda bulunabilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Soruşturma İzni Bariyeri:&nbsp;</strong>Bir belediye başkanı veya memuru hakkında "görevi kötüye kullanma" veya "kamu zararından" dolayı dava açılabilmesi için, bağlı olduğu&nbsp;<strong>İçişleri Bakanlığı’nın izin vermesi</strong>&nbsp;gerekir. Bu izin mekanizması, çoğu zaman dosyaların yargıya taşınmasını engelleyen bir kalkan görevi görür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Doğrudan Zarar Görme" Şartı.&nbsp;</strong>Hukuk sistemimiz, "Ben bir vatandaş olarak vergimin çarçur edilmesinden manen zarar görüyorum" demenizi yeterli bulmuyor. Dava açabilmeniz için o harcamanın şahsınıza doğrudan ve somut bir zarar vermiş olması şartı aranıyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğer bu mesele bir "memleket meselesi" olarak ele alınacaksa, çözüm şu sacayağı üzerine kurulmalı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu Değişikliği:&nbsp;</strong>Bu işin kaynağı siyasetin finansmanı. Belediyeler, partilerin arka bahçesi ve finans musluğu olduğu sürece bu düzen bitmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanıtım Bütçesine "Sıfır" Tolerans:</strong>&nbsp;Belediyelerin bütçesinden "temsil, ağırlama ve tanıtım" kalemleri tamamen kaldırılmalı veya sembolik bir rakama (örneğin bütçenin binde biri) indirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fotoğraf Yasağı:</strong>&nbsp;Belediye bütçesiyle yapılan hiçbir işte başkanın adı, soyadı ve yüzü yer alamaz ibaresi kanuna girmeli. Sadece "X Belediyesi" logosu yeterlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Dijital Şeffaflık" Zorunluluğu (Blockchain Tabanlı Takip):&nbsp;</strong>Laf kalabalığı değil, teknik takip şart.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kuruşu Kuruşuna Yayın:</strong>&nbsp;Belediyenin yaptığı her ihale, her doğrudan temin ve her ödeme (sanatçı kaşesi dahil) anlık olarak halka açık bir platformda yayınlanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Harcama Yetkisi Halkta:</strong>&nbsp;Belirli bir tutarın üzerindeki "sosyal etkinlik" harcamaları için o ilçede yaşayanlara dijital bir anket/referandum ile "Bu parayı konsere mi harcayalım, yoksa kreşe mi?" diye sorulması zorunlu hale getirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Hukuki Sorumluluk: "Mali Mesuliyet":&nbsp;</strong>Şu anki sistemde başkan harcıyor, borç belediyeye kalıyor, başkan gidince de hesap sorulmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişisel Sorumluluk:</strong>&nbsp;Sayıştay’ın tespit ettiği "yersiz" harcamalar, "kamu zararı" kapsamında doğrudan&nbsp;<strong>başkanın ve imza atan yetkililerin şahsi mal varlığından</strong>&nbsp;tahsil edilmeli. Eğer "Hata yaptım" deyip kurtulamazlarsa, o imzayı atarken on defa düşünürler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma İzninin Kaldırılması:</strong>&nbsp;Belediye suçlarında İçişleri Bakanlığı'ndan izin alma şartı kalkmalı. Savcılar, bir vatandaşın somut ihbarı üzerine doğrudan soruşturma açabilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Sivil Toplum ve "Kent Konseyleri"nin Güçlenmesi:&nbsp;</strong>Şu anki Kent Konseyleri genelde başkanın arkadaşlarıyla dolu. Gerçekten bağımsız; barodan, tabip odasından, esnaf odasından ve rastgele seçilmiş vatandaşlardan oluşan bir&nbsp;<strong>"Bütçe Denetim Komisyonu"</strong>&nbsp;kurulmalı. Bu komisyonun onayı olmadan belediye bütçesinden spor kulüplerine veya festivallere para aktarılamamalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Sosyal Yardımların Merkezileşmesi:&nbsp;</strong>"Sağ elin verdiğini sol el görmesin" düsturu için;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yardımlar belediye başkanının lütfu olmaktan çıkarılıp, devletin ortak bir&nbsp;<strong>"Sosyal Yardım Veri Tabanı"</strong>&nbsp;üzerinden, isimsiz kartlarla yapılmalı. Belediye sadece bu sisteme kaynak aktarmalı, dağıtımı kendi adamları eliyle yapmamalı. Tüm partiler bu "belediye imkânlarından" beslendiği için mecliste bu yasaları kendiliklerinden çıkarmazlar. Bu ancak toplumun tüm kesimlerinden yükselecek ortak bir&nbsp;<strong>"Vergime Sahip Çıkıyorum"</strong>&nbsp;hareketiyle, yani büyük bir toplumsal basınçla mümkün olur. Asıl düğüm burada atılıyor. Bizde&nbsp;<strong>"bir araya gelme kültürü"</strong>&nbsp;zayıf olduğu için, tepkiler bireysel kalıyor ve rüzgârın önündeki yaprak gibi dağılıp gidiyor. Belediyelerin ve siyasetçilerin bu kadar rahat hareket edebilmesinin birkaç toplumsal sebebi var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın" Mantığı:&nbsp;</strong>Toplumda genelde şöyle bir algı var: "Benim kapımın önü süpürülsün, benim çocuğum belediyenin kursuna gitsin, gerisi beni ilgilendirmez." Oysa o kursun ya da süpürgenin maliyetinin, aslında cebinden çıkan on katı vergi olduğunu bağdaştıramıyoruz. Ortak bir&nbsp;<strong>"kamusal alan"</strong>&nbsp;bilincimiz gelişmediği için "bizim paramız" yerine "devletin/belediyenin parası" diyoruz. Sanki o para gökten yağıyor!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Kutuplaşma "Kalkan" Oluyor:&nbsp;</strong>Bir araya gelemememizin en büyük sebebi mahalle ayrımı. Bir belediyenin usulsüzlüğünü eleştirdiğinizde, karşı mahallenin ekmeğine yağ sürmekle suçlanıyorsunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- "Bizimki çalıyor ama çalışıyor" ya da "Öteki gelirse daha kötüsünü yapar" mantığı, belediye başkanlarının önüne&nbsp;<strong>zırhtan bir kalkan</strong>&nbsp;koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yolsuzluğun veya israfın "partisi" olmaz ama bizde maalesef partizanlık, ahlakın önüne geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Örgütlenme Korkusu ve Alışkanlığı:&nbsp;</strong>Tarihsel ve sosyolojik nedenlerle, iki kişi bir araya gelip bir hak aradığında "başımıza bir iş gelir mi?" korkusu yaşanıyor. Sendikalar, dernekler, mahalle dayanışmaları ya siyasileşmiş ya da pasifize edilmiş durumda. Hal böyle olunca belediye yönetimi karşısında&nbsp;<strong>örgütlü bir güç</strong>&nbsp;değil, sadece sandık günü hatırlanan&nbsp;<strong>dağınık bir seçmen kitlesi</strong>&nbsp;buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. "Lütuf" Kültürü vs. "Hak" Kültürü:&nbsp;</strong>Bizde vatandaş, belediyeden aldığı hizmeti bir "hak" olarak değil, başkanın bir "lütfu" olarak görmeye meyilli.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Başkan asfalt döktüğünde "Allah razı olsun, yaptı" diyoruz. Oysa o asfalt zaten senin ödediğin vergiyle yapılmak zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bu "minnet" duygusu, hesap sormanın önündeki en büyük psikolojik engel. Kimse minnet duyduğu kişiyi dava etmez veya sorgulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aslında çözüm çok basit ama uygulaması zor:</strong>&nbsp;Siyaseti partiler üstü bir "tüketici hakkı" gibi görmek<strong>.</strong>&nbsp;Nasıl ki bozuk çıkan bir buzdolabı için markasına bakmadan hakkımızı arıyorsak, boşa harcanan vergimiz için de belediyenin amblemine bakmadan hesap sormalıyız. Bu bir araya gelme kültürü ancak&nbsp;<strong>yerel ölçekte</strong>&nbsp;başlar. Mahalle meclisleri, site yönetimleri gibi küçük birimlerde "paramız nereye gidiyor?" sorusunu sormaya başladığımızda, yukarıdakiler ayağını denk almaya başlayacaktır.&nbsp;<strong>Siyasetçiler de bu durumu çok iyi analiz etmiş durumdalar. Toplumun bir araya gelemediğini, ortak bir ses çıkaramadığını bildikleri için;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bir tarafa</strong>&nbsp;konser verip "Modernlik yapıyoruz" diyerek uyutuyorlar,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Diğer tarafa</strong>&nbsp;koli verip "Yardım yapıyoruz" diyerek razı ediyorlar,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bir başkasına</strong>&nbsp;spor kulübü üzerinden "Şehrin gururu" diyerek gaz veriyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuçta herkes kendi payına düşen küçük "sus payı" ile yetiniyor, ama kasadaki devasa delik her geçen gün büyüyor. Bu kısır döngüyü kıracak olan şey;&nbsp;<strong>ideolojileri bir kenara bırakıp cüzdanın ve vicdanın hesabını tutmaktır.</strong>&nbsp;"Bu adam benim partimden ama benim paramı çarçur ediyor" diyebildiğimiz gün, o belediye kapısındaki "soyguncu" zihniyeti kapının önüne koyabiliriz. Eğer bir gün birileri çıkıp gerçekten "Ben belediyenin tek kuruşunu şov için, reklam için, spor kulübü için harcamayacağım; sadece altyapı, kreş ve deprem güvenliği için harcayacağım" derse ve biz de ona (reklamı yok diye sıkıcı bulmayıp) sahip çıkarsak işler değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksi takdirde, biz her akşam televizyon başında "Yine çalmışlar, yine yemişler" diyerek dertlenmeye devam ederiz; onlar da bizim paramızla bize el sallamaya...</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Alman aşırı sağcı lider: Euro ve Schengen'den çıkacağız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/alman-asiri-sagci-lider-euro-ve-schengenden-cikacagiz-26283cacebcbc-8b6e-4254-8dc7-c91acce1aa762026-08-25T13:11:00+03:00HABER MERKEZİ Alman aşırı sağcı lider: Euro ve Schengen'den çıkacağız

Alman aşırı sağcı lider: Euro ve Schengen'den çıkacağız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da oy oranlarını hızla artıran aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin Eş Başkanı Alice Weidel, iktidara gelmeleri hâlinde Avrupa Birliği (AB) ortak para birimi eurodan çıkacaklarını, ayrıca Schengen Anlaşması'ndan da ayrılarak göçü radikal biçimde kısıtlayacaklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman kamu yayıncısı ZDF'nin "Yaz Röportajı" programında konuşan Weidel, ülkede yaşayan 1,3 milyon Suriyelinin tamamının geri gönderileceğini ifade etti. Afganistan'dan hiçbir kişinin Almanya'ya gelmesine izin verilmeyeceğini söyleyen Weidel, Almanya'nın açık sınırlar nedeniyle güvenliğini kaybettiğini öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB içinde serbest seyahati güvence altına alan Schengen Anlaşması'ndan ayrılma vaadini yineleyen Weidel, sınırların kapatılacağını ve Schengen'in feshedileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca AB'nin ortak para birimi euroyu "istikrarsız ve kırılgan" olarak nitelendiren Weidel, Almanya'nın euro öncesi dönemde ekonomik açıdan daha güçlü olduğunu da savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümete "Beceriksiz" eleştirisi<br />Weidel röportajda, hükümete yönelik sert eleştirilerde bulunarak Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki yönetimini "Beceriksiz" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Artık yukarıda oturup söz verip tam tersini yapan bu insanlardan bıktığını" söyleyen Weidel, ülkenin bilerek ya da beceriksizlikle kötü yönetildiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) lideri Başbakan Friedrich Merz'i ve iktidarın küçük ortağı Sosyal Demokrat Partili (SPD) Maliye Bakanı Lars Klingbeil'ı isim vererek hedef alan Weidel, bu kişilerin ülkeyi yönetemediğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD, son kamuoyu yoklamalarında Hristiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) sekiz puan önünde görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede gelecek ay üç eyalette seçimler yapılacak. Kamuoyu yoklamalarına göre Saksonya-Anhalt'ta açık ara AfD'nin kazanması bekleniyor. Aynı şekilde Mecklenburg Vorpommern seçimlerinin favori partisi yine AfD. Partinin Berlin eyalet seçimlerinde de önemli oranda oy alması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euro ve Schengen'den çıkış sözlerine tepki<br />Öte yandan Weidel'in açıklamaları ekonomi çevrelerinde tepkiyle karşılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman İktisat Enstitüsü Direktörü Michael Hüther, mevcut jeopolitik ortamda euronun güçlendirilmesi gerektiğini belirterek eurodan çıkışın ciddi ekonomik kayıplara yol açacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanayi ve Ticaret Odaları ise mevcut sınır kontrollerinin şirketler için hâlihazırda büyük maliyet yarattığını, Schengen'den ayrılmanın bunu daha da ağırlaşacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa / TY,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/alman-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-sa%C4%9Fc%C4%B1-lider-euro-ve-schengenden-%C3%A7%C4%B1kaca%C4%9F%C4%B1z/a-78481587</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD-İran savaşı: Hürmüz'de 6 ayda 20 denizci öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-iran-savasi-hurmuzde-6-ayda-20-denizci-oldu-262820f663f62-3e20-427a-a6f8-11f93aed52062026-08-25T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ ABD-İran savaşı: Hürmüz'de 6 ayda 20 denizci öldü

ABD-İran savaşı: Hürmüz'de 6 ayda 20 denizci öldü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı, ABD ile İran arasında altı aydır süren savaşın en kritik noktası olmayı sürdürüyor. Petrol ve gaz taşımacılığı için küresel öneme sahip bölgede, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) 68 saldırı ve benzeri olay kaydetti. Bu rakam, ortalama her 2,6 günde bir yeni olay yaşandığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">IMO'nun son durum değerlendirmesine göre, çatışmaların başlangıcından bu yana en az 20 denizci ve liman çalışanı saldırılarda hayatını kaybetti, 35 kişi yaralandı, bir kişi de kayboldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıları ve benzeri olayların yaklaşık yarısı tankerleri hedef alırken, yüzde 20'si konteyner gemilerine, yüzde 15'i ise dökme yük gemilerine yönelik gerçekleşti. Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları (UKMTO), vakaların 47'sini "saldırı" olarak sınıflandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">En fazla zarar görenler Liberya bayraklı gemiler olurken 13 olay bu gemileri içerdi. Panama ve Marshall Adaları bayraklı gemiler ise 10'ar olayla ikinci sırada yer aldı. İran bayraklı gemiler dört olayda etkilendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzakere bitti, gemilere saldırılar arttı<br />Savaşın ilk döneminde, Şubat sonunda çatışmaların başlamasından Haziran ortasındaki anlaşmaya kadar ortalama her 2,3 günde bir olay kaydedildi. Bu dönemde 16 ölüm ve 19 yaralanma yaşandı. Saldırı ve benzeri olaylar Irak, İran, Katar, Suudi Arabistan, Umman ve BAE kıyıları boyunca geniş bir alana yayıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran‑Temmuz arasındaki müzakere döneminde gerilim belirgin biçimde azaldı. Olay oranı 4,6 günde bire düşerken bu süreçte ölü, yaralı veya kayıp bildirilmedi. Beş olaydan dördü, İran'ın yetkilendirmediği alternatif rotanın geçtiği Umman kıyılarında yoğunlaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzakere masasının dağılmasıyla saldırı sayısında da yeniden artış görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahran, savaş sonrası Hürmüz Boğazı'nda geçiş kontrolünü sürdürmek ve ücret almak istediğini belirterek gemileri kendi belirlediği rotayı izlemeye zorluyor. ABD-İsrail'in saldırısından önce Hürmüz'den geçişler serbestçe ve ücretsiz şekilde yapılabiliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / TY,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/abd-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1-h%C3%BCrm%C3%BCzde-6-ayda-20-denizci-%C3%B6ld%C3%BC/a-78493712</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Malazgirt Zaferi kutlamaları kapsamında Ahlat'ta toplanacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskanligi-kabinesi-malazgirt-zaferi-kutlamalari-kapsaminda-ahlatta-toplanacak-262807edfc161-0392-4633-be12-fce1cade64e02026-08-25T11:38:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Malazgirt Zaferi kutlamaları kapsamında Ahlat'ta toplanacak

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Malazgirt Zaferi kutlamaları kapsamında Ahlat'ta toplanacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bitlis'in Ahlat ilçesinde Malazgirt Zaferi'nin 955'inci yıl dönümü kutlamaları başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı programın sonrasında kabine Ahlat'ta toplanacak.&nbsp;<strong>Kabine toplantısı, üçüncü defa Ahlat'taki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İki günlük program çerçevesinde Ahlat’ta olacak olan Erdoğan, Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile de bir görüşme yapacak.</span></p><h3><span style="font-size:18px">ERDOĞAN İLE BAHÇELİ BAŞ BAŞA GÖRÜŞECEK</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Törenlerin sonrasında Ahlat Selçuklu Meydan Mezarlığı ziyaret edilecek. Erdoğan ve Bahçeli’nin baş başa görüşeceği de tahmin ediliyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kabine toplantısının ana gündeminde terörle mücadelede gelinen son aşama olacak.&nbsp;<strong>Terörsüz Türkiye hedefi çerçevesinde, Meclis'te kabul edilen düzenlemenin sonrasında terör örgütünün fesih ve silah bırakma süreci ile sahadaki son gelişmeler görüşülecek</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda iç cephenin güçlendirilmesi ile alakalı adımlar ile bölgesel güvenlik konuları da görüşülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabine toplantısının sonrasında Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklama yapması bekleniyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/cumhurbaskanligi-kabinesi-malazgirt-zaferi-kutlamalari-kapsaminda-ahlatta-toplanacak-1811416?s=1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/allahina-kurban-senin-akin-gurlek-26279a72c18ad-a942-43a3-9d3d-e70767a2ac2b2026-08-25T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!

ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarının korunması, milletimizin hakkının gözetilmesi ve kamu gücünün hiçbir şekilde şahsi menfaat aracı hâline getirilmemesi konusundaki kararlılığımızı özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün kamuoyuyla paylaştığımız operasyonlar arasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada ortaya çıkarılan tablo son derece dikkat çekicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kemer ilçesinde Hazineye ait taşınmazların, mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış şartları bulunmadığı hâlde belirli kişi ve çevrelere geçirildiği, bu yolla kamunun zarara uğratıldığı ve haksız ekonomik menfaat sağlandığı yönündeki bulgular üzerine yürütülen soruşturmada; 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alınmış, söz konusu taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL olduğu değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerden oluşan 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulanmış; Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 21 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-malazgirt-zaferi-ve-bu-gunumuz-26278e9778757-ec82-4348-9391-269f609e64da2026-08-25T10:46:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde, bu büyük tarihi dönüm noktasının anlamını, tarihimizdeki eşsiz yerini ve milletimize olan çağrısını hep birlikte idrak ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutasında kazanılan Malazgirt Zaferi, dünya ve Türk tarihinin akışını değiştiren en müstesna olaylardan biridir.&nbsp;<strong>Bu zaferle birlikte;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anadolu’nun Kapıları Açıldı:</strong>&nbsp;Türk milleti, Anadolu topraklarını geçici bir sefer alanı değil,&nbsp;<strong>ebedi vatanı</strong>&nbsp;olarak tescilledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Medeniyetin Beşiği Oldu:</strong>&nbsp;Malazgirt yalnızca askeri bir başarı değil; adaletin, hoşgörünün, farklı kültürlerin ve inançların barış içinde bir arada yaşayacağı yeni bir medeniyet havzasının doğuşu oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaderimiz Değişti:</strong>&nbsp;Türkler, bu coğrafyada köklü devletler kurarak tarihin yapı taşlarını yeniden ördü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Bugün bizlere düşen en temel görev; 955 yıl önce 'Cuma namazını kefenimle kılacağım' diyerek yola çıkan Sultan Alparslan’ın ve o kutlu ordunun taşıdığı inancı, sadakati ve kardeşlik ruhunu kalplerimizde diri tutmaktır."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Malazgirt;</strong>&nbsp;rengini şehitlerin kanından alan bayrağımızın altında, hangi kökenden, hangi mezhepten olursa olsun hepimizin aynı ortak geleceği paylaştığımızın en somut nişanesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca iç ve dış pek çok fırtınayı atlatan bu necip millet; Malazgirt’te yakılan meşaleyi, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda ve demokrasisine sahip çıktığı her an aynı kararlılıkla taşımıştır. Bugün de bizlere düşen; 1071’in o sarsılmaz birliğini örnek alarak ülkemizi daha güçlü, daha müreffeh yarınlara taşımak, akıl ve bilimle merhameti harmanlayarak gelecek nesillere layık bir vatan bırakmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda huzurla yaşamamızı sağlayan başta&nbsp;<strong>Sultan Alparslan</strong>&nbsp;ve kahraman askerleri olmak üzere, vatanımız için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; aziz milletimizin Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda, bilmeliyiz ki, birlik ve beraberlik toplumsal gücümüzü oluştururken, bilim ve teknoloji de bu gücü geleceğe taşıyan en keskin kanatlarımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Malazgirt ruhunu modern dünyada yaşatmak; Sultan Alparslan’ın o dönemin en stratejik askeri taktiklerini ve akılcı hamlelerini bugüne uyarlamak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıl ve Strateji:</strong>&nbsp;1071’de kazanılan zafer sadece sayısal bir üstünlük değil, doğru zamanda doğru hamleyi yapmayı sağlayan bir stratejik akıl ürünüydü. Bugün de teknolojide ve üretimde dışa bağımlı kalmamak, kendi İHA'larımızı, uydularımızı, yazılımlarımızı üretmek o stratejik aklın güncel yansımasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Yatırım:</strong>&nbsp;Sultan Alparslan’ın ordusundaki genç ve dinamik ruh, bugün Türkiye'nin teknoloji hamlelerini omuzlayan, TEKNOFEST kuşağı gençliğimizde hayat buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Rekabet:</strong>&nbsp;Anadolu'yu vatan kılanların vizyonu ne kadar büyükse, bugünkü neslin de yapay zekâ, uzay çalışmaları ve dijital dönüşüm gibi geleceğin alanlarında dünyayla yarışması bir o kadar mecburidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birlik ve beraberliğimizi, bilim ve teknoloji konusundaki kararlılığımızla taçlandırdığımız sürece bu topraklar üzerindeki varlığımız her zamankinden çok daha güçlü ve engellenemez olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün tam bağımsızlığın ve güçlü bir geleceğin yolu, (bilişim, dijital dönüşüm ve uzay teknolojisi başta olmak üzere savunma sanayimiz), bu stratejik alanlarda lider olmaktan geçiyor. Malazgirt’te kazanılan zaferin bugünkü dijital ve teknolojik karşılığı tam da budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayi ve Caydırıcılık:</strong>&nbsp;Kendi İHA'larımız, SİHA'larımız, akıllı mühimmatlarımız ve milli platformlarımızla sınırların ötesinde söz sahibi olmak, 1071’deki askeri dehanın bugünkü modern mirasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilişim ve Dijital Dönüşüm:</strong>&nbsp;Veri güvenliği, yerli yazılımlar ve yapay zekâ altyapıları, bir ülkenin siber sınırlarını koruması ve ekonomik bağımsızlığını ilan etmesi için hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzay Teknolojileri:</strong>&nbsp;"Gök kubbede tuğumuz, uzayda uydumuz var" diyebilmek; uydular, roket sistemleri ve uzay araştırmalarıyla geleceğin küresel yarışında en ön sıralarda yer almaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ın asırlar önce açtığı bu topraklarda, bugünün genç mühendisleri, araştırmacıları ve teknoloji liderleri, aynı inançla yarının Türkiye'sini inşa ediyor. Birlik ruhunu yüksek tutarak bilim ve teknolojide kat ettiğimiz her mesafe, bu vatanı gelecek yüzyıllara güvenle taşıyacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bitlis ve Muş’ta, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri düzenlendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bitlis-ve-musta-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumu-etkinlikleri-duzenlendi-262772bf29ce3-ceaa-4983-bb3d-a3f06b4b12092026-08-25T10:20:00+03:00HABER MERKEZİ Bitlis ve Muş’ta, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri düzenlendi

Bitlis ve Muş’ta, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri düzenlendi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bitlis'in Ahlat ilçesinde düzenlenen Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri ikinci günde de devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çarho bölgesinde Sultan Alparslan Otağı'nın da içinde bulunduğu Recep Tayyip Erdoğan Ahlat Millet Bahçesi'nde gerçekleştirilen etkinlikler, kent sakinleri ve yurdun birçok yerinden gelenlerden ilgi görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kutlamaların yapıldığı alana gelenler, Selçuklu motifleriyle süslenen keçeden yapılmış Han Otağı'nı, illerin yöresel ürünlerinin ve el sanatlarının sergilendiği 50 tematik çadırı, stantları ve yaşayan miras okul atölyelerini geziyor.<br />Türk, Filistin ve Türk boylarının bayraklarının asıldığı alanda sunulan gösterilerle zaferin coşkusunu yaşayan konuklar, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı ve AFAD'ın stantlarını ziyaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu stantlarda sergilenen milli silahları inceleyen vatandaşlar, jandarma personeli ve polislerle fotoğraf çektirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alanı dolduran ziyaretçiler, İçişleri Bakanlığı Jandarma ve Polis Motorlu Ekibi'nin, mehter takımının, atlı birliklerin, atlı ciritçilerin ve diğer ekiplerin gösterilerini ilgiyle izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aileleriyle etkinliğe katılan çocuklar da kendileri için hazırlanan alanlarda oyunlar oynayarak eğlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlat Belediye Başkanı Yavuz Gülmez, basın mensuplarına, bu yıl da Ahlat'ta çok güzel etkinlikler düzenlediklerini söyledi.<br />Etkinliklerin dünden bu yana devam ettiğini belirten Gülmez, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dünü okçuluk gösterileri, atlı oyun gösterileri ve çeşitli gastronomi faaliyetleriyle tamamlamıştık. Akşamında da muhteşem bir konserle gençlerimizle buluşmuştuk. Bugün de yine aynı heyecanla dolu dolu bir programı icra ediyoruz. Bugün Çelik Kanatlar, polis bandosu ve Türkiye Atlı Oyunları Federasyonunca düzenlenen Kökbörü Finali'ni gerçekleştireceğiz. Akşam da Mevlit Kandili münasebetiyle yine coşku dolu bir program icra edeceğiz. Dün itibarıyla alanımıza yaklaşık 32 bin ziyaret oldu. Bu bir rekor demek. Hamdolsun vatandaşlarımızın ve milletimizin buraya ilgisi müthiş düzeyde. Türkiye'nin 81 ilinden ve dünyanın çeşitli yerlerinden misafirler geliyor. Bu havayı ve zafer coşkusunu beraber teneffüs ediyoruz."<br />Jandarmanın hava gösterileri Ahlat'taki Malazgirt Zaferi kutlamalarına renk kattı<br />Bitlis'in Ahlat ilçesinde Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü kutlama programı kapsamında jandarma ekiplerinin helikopterlerle yaptığı gösteriler coşkuyla izlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçedeki Recep Tayyip Erdoğan Ahlat Millet Bahçesi'nde şanlı Malazgirt Zaferi'nin yıl dönümü dolayısıyla gerçekleştirilen etkinlikler, ülkenin dört bir yanından gelen misafirlerden ilgi görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinliklerin yapıldığı alana gelen vatandaşlar, millet bahçesinin üzerinde Jandarma Genel Komutanlığı ekiplerinin helikopterlerle yaptığı "Çelik Kanatlar" ve "Üzüm Salkımı" gösterilerini ilgiyle takip etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Coşkulu anlar yaşayan alandaki binlerce kişi, kutlamalara renk katan gösteri uçuşlarını cep telefonlarıyla kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gösterileri izleyen Özkan Eyigün, AA muhabirine, etkinlikleri takip etmek, coşkuyu hissetmek için çocuklarıyla etkinlik alanına geldiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyigün, "Buradaki etkinlik ve eğlence alanlarını gezdik. Türkiye'deki herkesi buraya davet ediyoruz. Etkinlikleri görmelerini ve Ahlat'ı tanımalarını istiyoruz." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van'ın Erciş ilçesinin Ulupamir Mahallesi'nde yaşayan Nazan Timur ise gösterilerin çok güzel olduğunu ifade ederek, "Hepsini çok beğendim. Helikopter gösterileri çok heyecan vericiydi. Etkinliklerin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür ederim." diye konuştu.<br />Muş'ta Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri başladı<br />Muş'un Malazgirt ilçesinde organize edilen, Türklere Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri, düzenlenen programla başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Han Otağı'nın kurulduğu Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda düzenlenen program, Sakarya Büyükşehir Belediyesi Mehter Takımı'nın gösterisi, Kur'an-ı Kerim tilaveti ve dua edilmesiyle başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muş Valisi Avni Çakır, programın açılışında yaptığı konuşmada, 955 yıl önce Sultan Alparslan ve kutlu ordusunun ortaya koyduğu büyük iradenin, cesaretin, inancın ve kararlılığın mirasını yaşatmak üzere bir arada olduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt'in bir milletin kaderini değiştiren, Anadolu'yu yurt ve bu toprakları vatan kılan kutlu bir zafer olduğunu ifade eden Çakır, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu topraklar, Sultan Alparslan ve silah arkadaşlarının azmiyle vatanın kapılarının açıldığı, nice nesillerin duası, emeği ve fedakarlığıyla kökleşen kutlu bir emanettir. 26 Ağustos 1071'de burada kazanılan zafer, inancın, azmin ve kararlı bir iradenin tarihin akışını nasıl değiştirebileceğinin en büyük göstergelerinden biridir. Sultan Alparslan'ın liderliğinde kazanılan bu büyük zafer, yalnızca bir meydan muharebesinin sonucu değil, Anadolu'nun kaderini değiştiren, milletimizin geleceğine yön veren tarihi bir dönüm noktasıdır. Malazgirt'te ortaya konulan ruh, vatan söz konusu olduğunda milletimizin nasıl kenetlendiğini ve aynı ülkü etrafında nasıl birleşebildiğini gösteren eşsiz bir mirastır. Bu ruh, bugün de birlik ve beraberliğimizin, kardeşliğimizin ve vatan sevgimizin en güçlü dayanaklarından biridir. Bu anlayışla Malazgirt'in tarihi mirasını yalnızca hatırlamakla yetinmemeli, burada ortaya çıkan değerlere sahip çıkarak onları geleceğe taşımalıyız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu noktada en büyük sorumluluklarından birinin tarihini bilen, medeniyetinin değerlerine sahip çıkan, bilime, sanata, spora ve ülkenin geleceğine yön veren güçlü ve öz güvenli nesiller yetiştirmek olduğunu vurgulayan Çakır, şunları ifade etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Malazgirt'te yakılan meşale, Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın riyasetinde her yıl düzenlenen bu anlamlı etkinliklerle geleceğe taşınmaktadır. Bu buluşmalar, Malazgirt'in taşıdığı tarihi anlamı milletimizin hafızasında canlı tutarken, birlik, kardeşlik ve vatan sevgimizi de güçlendirmektedir. Bu vesileyle, 26 Ağustos'ta Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın teşrifleriyle Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'nda gerçekleştirilecek olan 955. Yıl Anadolu'nun Fethi Malazgirt 1071 Anma Etkinlikleri'ne tüm vatandaşlarımızı buradan davet ediyorum. Bu kutlu topraklarda 955 yıl önce Anadolu'nun kapılarını bizlere açan Sultan Alparslan'ı ve onunla yürüyen kahraman askerlerini rahmet, minnet ve şükranla anıyorum. Bizler de bu emanete sahip çıkacak, Malazgirt'te yükselen vatan ve millet ruhunu gelecek nesillere aktaracak ve bu aziz vatanı daha güçlü yarınlara taşıyacağız.”<br />AK Parti Muş Milletvekili Mehmet Emin Şimşek de Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü kutlamanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan'ın, askerleriyle Bizans ordusunu mağlup ettiğini belirten Şimşek, "955 yıldır buraları yurt edindik. Hamdolsun birlikte yaşadık, ülkemizi zenginleştirdik. Şu anda 86 milyon kardeşçe bu topraklarda yaşıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın himayelerinde her geçen yıl daha güzel, daha şanlı bir şekilde burada kutlamalar yapıyoruz. İnanıyorum ki iki gün sonra Cumhurbaşkanı'mız yine bu meydandan bütün dünyaya, 'Biz kardeşiz, beraberiz, hiçbir ayrımız gayrımız yok.' mesajını verecektir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muş Alparslan Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Alican da 955 yıl önce Sultan Alparslan'ın kazandığı bu zaferin, yalnızca Anadolu'nun değil dünya tarihinin seyrini değiştirdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'un fethine ve Avrupa içlerine uzanan tarihi sürecin temelinde Malazgirt Zaferi'nin önemli bir yerinin olduğunu dile getiren Alican, "Cumhurbaşkanı'mız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde Malazgirt Zaferi'nin bu topraklar için taşıdığı anlam yeniden güçlü biçimde ortaya konulmuştur. Bugün bu kutlamaların 10. yılını gerçekleştiriyoruz. Muş Alparslan Üniversitesi olarak 2019 yılından bu yana Malazgirt Savaşı'nın gerçekleştiği alanın tespitine yönelik saha ve kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Malazgirt Ovası'nda yürüttüğümüz çalışmalarda çok sayıda sikke, ok ucu ve döneme ait buluntuya ulaştık. Bu çalışmaları sürdüreceğiz." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Geleneksel Türk Okçuluk Federasyonu Başkanı Cengiz Toksöz de "Cesaret, sadakat ve şehadetle sulanmış bu kutsal topraklarda Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü anma programında bulunmanın gururunu, mutluluğunu ve onurunu yaşıyorum. Sultan Alparslan'ın bize yurt ettiği bu topraklarda inşallah o bağımsızlık ateşini, bağımsızlık bilincini nesilden nesile yaşatacak, buradaki evlatlarımızla bu ışığı hiç söndürmeden Türk birliğinin devamına doğru yürüyüşümüzü sürdüreceğiz. Bu, sadece Türk dünyasını ve Türk kültürünü değiştiren bir zafer değildir. Dünya tarihine yön veren bir zaferdir. İstanbul'un fethine yol açan, onun taşlarını döşeyen bir zaferdir." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından Vali Çakır, beraberindekilerle alanda kurulan çadırları ve stantları gezdi, atlı okçuluk yarışlarını izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alana gelen vatandaşlar da Jandarma Komutanlığının, Emniyet Müdürlüğünün, AFAD'ın stantlarını ziyaret ederek çalışmalarına ilişkin bilgi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jandarma atlı birliklerinin devriye görevi yaptığı alanda bazı ziyaretçiler de oluşturulan alanlarda ok atma deneyimi yaşadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programa, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Malazgirt Kaymakamı Ahmed Tayyip Kahraman, Muş Valisi Avni Çakır'ın eşi Bahar Çakır, vali yardımcıları, kurum amirleri, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.<br />SOLOTÜRK, Malazgirt semalarında gösteri uçuşu yaptı<br />Türk Hava Kuvvetlerinin akrobasi timi SOLOTÜRK, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında Muş'un Malazgirt ilçesinde gösteri uçuşu gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">SOLOTÜRK, etkinliklerin düzenlendiği Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı üzerinde gerçekleştirdiği gösteri uçuşuyla vatandaşlara heyecan dolu anlar yaşattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin farklı kentlerinden ilçeye gelerek etkinlikleri takip edenler, SOLOTÜRK'ün Malazgirt semalarındaki gösterisini ilgiyle izledi, o anları cep telefonlarıyla kaydetti.<br />SOLOTÜRK pilotları da yaptıkları manevralarla Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü coşkusuna ortak oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pilotlar, gösterinin sonunda yaptıkları anonsla Türklere Anadolu'nun kapılarını açan Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümünü kutladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlardan Oğuzhan Akdoğan, AA muhabirine, çocuğu ve eşiyle SOLOTÜRK gösterisini izlediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt şenliklerinin çok renkli geçtiğini ifade eden Akdoğan, "Geçen yıl da bu etkinliklere katılmıştık. Gayet güzel geçiyor. Bu güzel gösteriden dolayı kahraman pilotlarımızı kutluyoruz. Coşkuluyuz." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkan Türkmen de bir Malazgirtli olarak ilçede böyle güzel etkinliklerin düzenlenmesinin gururunu yaşadıklarını belirterek, "SOLOTÜRK, devletin ne kadar güçlü olduğunu gösteriyor bizlere. Alanda çok güzel etkinlikler yapılıyor. Tematik çadırlarımız çok etkileyici. SOLOTÜRK gösterisi muhteşemdi. Bizi çok heyecanlandırdı. Her zaman askerimizin böyle göklerde yükselişini görmeyi diliyorum." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt'te fener alayı ve bayrak yürüyüşü düzenlendi<br />Muş'un Malazgirt ilçesinde, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında düzenlenen fener alayı ve bayrak yürüyüşünde yüzlerce kişi, Türk bayrakları ve meşalelerle şanlı zaferin coşkusunu yaşadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kümbet Camisi önünde bir araya gelen vatandaşlar, metrelerce uzunluktaki Türk bayrağı ve meşalelerle Malazgirt Meydan Muharebesi Tarihi Milli Parkı'na kadar yürüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jandarma Atlı Birliği ile Ankara Emniyet Müdürlüğünde görevli motosikletli polislerin de eşlik ettiği yürüyüşte, ellerinde Türk bayrakları taşıyan vatandaşlar renkli görüntüler oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yürüyüşün ardından milli parktaki namazgahta düzenlenen Mevlit Kandili programında Kur'an-ı Kerim ve mevlit okundu, şehitler için dua edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yatsı namazının kılınmasıyla sona eren programa Muş Valisi Avni Çakır, Malazgirt Kaymakamı Ahmed Tayyib Kahraman, Okçular Vakfı Başkanı Hüseyin Topbaş, İl Jandarma Komutanı Albay Özgür Özer, İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, kaymakamlar, AK Parti Malazgirt İlçe Başkanı Cengiz Altın, kurum amirleri, sporcular, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle vatandaşlar katıldı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.aa.com.tr/tr/kultur/bitlis-ve-mus-ta-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumu-etkinlikleri-duzenlendi/4035728</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumu-nedeniyle-paylasim-yapti-26276d5674528-ba16-4e0f-801c-29875fa5bafd2026-08-25T10:10:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı

CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">21-24-25 -26-27 ve 28. DÖNEM MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ. TBMM BAŞKANVEKİLİ, DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı:"Bugün Malazgirt'teyiz. Bizler; Gazi Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e uzanan şanlı bir mazinin evlatlarıyız. Ruhları şad olsun. Malazgirt Ovası’ndan havalanan çift başlı kartalın Anadolu’ya saçtığı tohumlar; kıyamete dek var olsun."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281483490db-7a29-4c51-acef-00b1d2ed49ac2026-08-25T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!

Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI</strong> DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>26DT1580021</strong> İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ TARAFINDAN AĞUSTOS, EYLÜL, EKİM AYLARINDA DÜZENLENECEK OLAN ETKİNLİKLERDE VATANDAŞLARIMIZIN GÜNEŞTEN KORUNMALARI AMACIYLA DAĞITILMAK ÜZERE BELEDİYEMİZ LOGOLU SİPRELİ ŞAPKA ALIMI" İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİN İLE ALIR.&nbsp; ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN <strong>1.000.000.00 TRY BEDELLE.</strong> BU RAKAM İÇİNDE KDV YOK. FATURA KESİMİNDE KDV DE EKLENECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, <strong>26DT1561126 </strong>İKN NUMARALI, KIRSAL MAHALLELERİMİZDEKİ PROGRAMLARDA KULLANILMAK ÜZERE ANONS CİHAZI VE MALZEMELERİ ALIMI İŞİNİ <strong>295.000,00 TRY</strong> BEDEL İLE GÜLCAN KAYA'DAN ALIR. BU RAKAMDA DA KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1545913 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ ALADAĞ MAHALLESİNDE ÇATI İŞLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMI İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİNLE BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 453.100,00 TRY BEDELLE ALIR. BURADA DA HENÜZ KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1544860 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZE AİT ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ ŞEFLİĞİ İLE YAŞLI VE ENGELLİ BİRİM ŞEFLİĞİNDE EV ZİYARETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE KOLONYA VE TÜRK KAHVESİ ALIMI" İŞİNİ ZİRVE BAKIM İNŞAAT TEMİZLİK OTOMOTİV ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 94.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1540408 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜNDE GELEN MİSAFİRLERE İKRAM EDİLMEK ÜZERE ÇİKOLATA ALIMI" NI ZERRİN BİÇMEN DEN 8.019,80 TRY ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1533720 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ KADIN-AİLE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI" NI NEMA AYDINLATMA ELEKTRİK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 490.100,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1512439 İKN NUMARALI, "VETERİNER HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE SOKAK HAYVANLARINI TOPLAMA MALZEME/EKİPMANLARI ALIMI" İŞİNİ MERSİN UZMAN MEDİKAL TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 810.200,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1509011 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ ARSLANKÖY MAHALLESİNDE ÇATI İŞLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMINI, BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 145.350,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1505012 İKN NUMARALI, MERSİN GÖZNE MAHALLESİ TAŞ OCAĞINDAN DEĞİRMENDERE MAHALLEMİZE AGREGA MALZEMELERİN TAŞINMASI/NAKLİYESİ İÇİN HİZMET ALIMINI SNR GÜL LOJİSTİK MADENCİLİK TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 950.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1490534 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ İLÇE SINIRLARINDA BULUNAN ARSLANKÖY MAHALLESİ MEYDAN TUVALETİ YANI TAŞ DUVAR ÖRÜM HİZMETİ ALIMINI, ŞENLER LOJİSTİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 740.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1488274 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET ALANLARINDA KULLANILMAK ÜZERE YEŞİL ÇİM ÇİT ALIMINI BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 192.321,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1485901 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI NOVE MEKANİK MÜHENDİSLİK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 864.800,00 TRY BEDELLE ALAR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1482254 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE ALİMÜNYUM MALZEME ALIMINI AHMET KEMİK DEN 359.771,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1478075 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI CANLAR SULAMA PEYZAJ FİDANCILIK TARIM TEMİZLİK VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 204.670,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1473192 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE HIRDAVAT MALZEMESİ ALIMINI SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 89.836,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1452221 İKN NUMARALI, ARSLANKÖY MAHALLESİNE PREFABRİK TUVALET ALIMINI, HATİCE YETKİN DEN 875.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1451062 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ SOKAK HAYVANLARI DOĞAL YAŞAM VE REHABİLİTASYON ALANINDA BULUNAN SOKAK HAYVANLARI İÇİN YETİŞKİN KÖPEK MAMASI ALIMINI DEMİRAY GLOBAL MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 866.775,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1447362 İKN NUMARALI MERSİN GÖZNE MAHALLESİ TAŞ OCAĞINDAN ARSLANKÖY MAHALLEMİZE AGREGA MALZEMELERİN TAŞINMASI/NAKLİYESİ İÇİN HİZMET ALIMINI SNR GÜL LOJİSTİK MADENCİLİK TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 960.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1422164 İKN NUMARALI, İLÇEMİZ SINIRLARINDA BULUNAN PORTAKAL MAHALLESİ SU KANALI KENARI GÜVENLİK ÖNLEMLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMINI ZAFER TAŞ'TAN 734.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1420853 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİNDE EK ODA YAPIMINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI MAKROSAN PEYZAJ TEMİZLİK İNŞAAT ASVALT MÜTEAHHİTLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 445.500,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1414255 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ ANA BİNA GİRİŞ KOLON AHŞAP GİYDİRME VE BEKLEME ALANI BANK ALIMINI GLOBAL MASTER İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 946.500,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dikkat edin alımlara, bazı alımlar hep aynı firmalardan. Bu rakamların hiç birinde KDV yok. Fatura kesiminde KDV ilavesi olacak rakamlar daha da artacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOROSLAR’ın kendine ait olan şirketi, “ Toroslar belediyesi personel ltd” nin SGK ya borcu ne kadar biliyor musunuz? 500 milyona yakın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu borçlar ödenmezken, ıvır zıvır işlere para harcanmasının manasını çözen var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir önceki yayınımızın linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna lideri Zelenskiy: Seçim ülkeyi yok eder]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukrayna-lideri-zelenskiy-secim-ulkeyi-yok-eder-26275f90f6bff-9e7f-4898-bf8e-d797f8a438bc2026-08-23T14:39:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna lideri Zelenskiy: Seçim ülkeyi yok eder

Ukrayna lideri Zelenskiy: Seçim ülkeyi yok eder

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy seçim çağrılarına kapıyı kapattı, savaş devam ederken sandık kurulamayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy bu açıklamayı, görevden aldığı eski Savunma Bakanı Mihail Fedorov'un seçim çağrısı üzerine yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fedorov'un görevden alınması tepki çekmiş, Bakan'a destek veren binlerce kişi Kiev'de geniş katılımlı protesto gösterileri düzenlemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Böyle bir savaşta seçimlerin büyük bir risk olduğuna inanıyorum" diyen Zelenskiy, olası seçimleri "Ukrayna'yı bölecek bir tsunamiye" benzetti ve seçime gitmenin "ülkeyi yok edeceğini" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy'nin görev süresi doldu<br />Rusya'nın 2022'deki işgalinin ardından Ukrayna'da sıkıyönetim ilan edildi. Savaş kanunları ülkede seçimleri yasaklıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy 2019'da devlet başkanı seçilmişti. Normal görev süresini aşan Zelenskiy'nin meşruiyeti ABD Başkanı Donald Trump ve Rusya lideri Vladimir Putin tarafından geçmişte sık sık sorgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevden alınan Fedorov geçtiğimiz günlerde sürpriz bir açıklama yaparak "seçimlerin yapılabilmesi için bir yol bulunması" çağrısında bulunmuştu.<br />Seçime gitmek pratikte çok zor<br />Uzmanlar; askerlerin, milyonlarca Ukraynalı mültecinin ve işgal altındaki bölgelerde yaşayan insanların oy kullanmasındaki pratik engeller nedeniyle seçim yapmanın zorluğuna dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya kaynaklı dezenformasyon tehdidi ve hemen her gün tekrarlayan hava saldırıları da sağlıklı bir seçim ortamı oluşmasını engelliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca seçim için, sıkıyönetim kanununda buna izin verecek şekilde değişiklik de gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Bakan, insansız hava araçlarıyla savaş stratejisinin önde gelen destekçilerinden biriydi ve orduda reform yapılması için girişimlerde bulunmuştu. Ancak komuta kademesi ve ordunun geleneksel yapısıyla anlaşmazlık yaşadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevden alınması üzerine Ukrayna kamuoyunun önemli bir bölümü Fedorov'un tarafını tuttu ve Zelenskiy ile ordu yönetimine tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / MUK,BÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/ukrayna-lideri-zelenskiy-se%C3%A7im-%C3%BClkeyi-yok-eder/a-78475547</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İnfaz sisteminde kritik değişiklik! Çerçeve yasanın devamı geliyor: “Hayatında sadece bir kez suç işlemiş biri…”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/infaz-sisteminde-kritik-degisiklik-cerceve-yasanin-devami-geliyor-hayatinda-sadece-bir-kez-suc-islemis-biri-262730ec7c009-50bd-44a0-bd5b-b33e36ead87b2026-08-23T12:50:00+03:00HABER MERKEZİ İnfaz sisteminde kritik değişiklik! Çerçeve yasanın devamı geliyor: “Hayatında sadece bir kez suç işlemiş biri…”

İnfaz sisteminde kritik değişiklik! Çerçeve yasanın devamı geliyor: “Hayatında sadece bir kez suç işlemiş biri…”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meclis’te rekor oyla kabul edilen ve Terörsüz Türkiye konusunda büyük bir adım sayılan Çerçeve yasanın devamında uygulanacak en büyük değişikliklerden biri ceza infaz sisteminde gerçekleşecek. Hükümlülerin topluma kazandırılması hedeflendiği değişikliklerde aynı zamanda suç ve suçluluk çok katmanlı bir süreç yönetimiyle önlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK PARTİ VE MHP'DE SIK SIK DİLE GETİRİLDİ<br />AK Parti&nbsp;ve&nbsp;MHP&nbsp;tarafında uzun süredir infaz sisteminde sadeleştirmeye gidilmesi, aynı suçu işleyerek benzer cezalar alan hükümlülerin farklı infaz rejimlerine tabi tutulmasının ceza adaletini zedelediğine yönelik eleştirilerin giderilmesi, bir anlamda infazda eşitliğin sağlanmasına yönelik değerlendirmeler yapıldığı biliniyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda özellikle MHP Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;Feti Yıldız, sık sık ‘yamalı bohçaya’ dönmüş infaz kanununun yeni baştan düzenlenmesi gerektiğini ifade ediyor. Yıldız, son olarak çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu belirterek, “Bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, infaz hukukunda mutlaka değişiklikler yapılacaktır” açıklamasında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“HAYATINDA BİR KEZ SUÇ İŞLEMİŞ BİRİ…”<br />AK Parti kaynakları da infaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi hale getirilmesini önemsediklerini kaydetti. AK Parti’nin hukukçuları bu konuda, “Hayatında bir kez suç işlemiş birinin kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimli serbestlikle birlikte, şartlı salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir” değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YENİ VİZYON BELGESİ’NDE YER ALDI<br />AK Parti’nin 25’inci yıl için yayınladığı yeni Vizyon Belgesinde de yargı alanındaki hedefler arasında ceza ve infaz sisteminin yeniden ele alınacağı vurgulanıyor. Belgede, ceza adaleti sisteminde cezasızlık algısına fırsat verilmeyeceğine dikkat çekilerek, “Ceza ve infaz mevzuatı, caydırıcılık, hakkaniyet, mağdurun korunması ve hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ilkeleri doğrultusunda ele alınacaktır. Suçu ve suçluluğu; yargı, kolluk, eğitim, sağlık ve sosyal yönleri olan çok katmanlı bir süreç yönetimi ile önleyeceğiz” değerlendirmesine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti kaynakları, Meclis açıldıktan sonra yargı alanında yapılacak düzenlemelerin aşamalı olarak gündeme geleceğini kaydetti.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.tgrthaber.com/gundem/infaz-sisteminde-kritik-degisiklik-cerceve-yasanin-devami-geliyor-hayatinda-sadece-bi-3354959?s=2</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Feti Yıldız’dan önemli hukuki uyarı: Savunma hakkı başkasına iftira atma özgürlüğü vermez]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-feti-yildizdan-onemli-hukuki-uyari-savunma-hakki-baskasina-iftira-atma-ozgurlugu-vermez-26271c80efbf4-bd76-47f0-8a18-bde8d197b8e52026-08-23T10:36:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Feti Yıldız’dan önemli hukuki uyarı: Savunma hakkı başkasına iftira atma özgürlüğü vermez

MHP'li Feti Yıldız’dan önemli hukuki uyarı: Savunma hakkı başkasına iftira atma özgürlüğü vermez

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) MHP Hukuk ve Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Feti Yıldız, sosyal medya hesabı üzerinden "Meraklısına notlar" başlığıyla ceza muhakemesi hukukunda savunma hakkı, susma hakkı ve iftira suçunun sınırlarına dair kritik bir hukuki tahlil paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Meraklısına notlar:</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza &nbsp;muhakemesinde soruşturma ve kovuşturma safhasında ifadesi alınan şüpheli ya da sanık olan kişi susma hakkına sahiptir.<br />(CMK. m.147/1 (e))</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheli veya sanık kimliği dışındaki konularda doğru söylemek zorunda değildir. (CMK. m.147/1 (a))</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat bu kuraldan hareket ederek şüpheli ya da sanığın yalan söyleme hakkından ve bu kavram genişletilerek “başkalarına asılsız suç isnat etme hakkından” bahsedilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu itibarla, şüpheli ya da sanık kendisine isnat edilen eylemle ilgili olarak yalan söyleyebilir ve bundan dolayı herhangi bir sorumluluk kendisine yüklenmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak;</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma dokunulmazlığının sınırlarını aşarak bir başkasına iftira ederse iftira suçundan sorumlu tutulması hukukun gereğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2019/1089 sayılı kararında ;</span></p><p><span style="font-size:18px">“TCK’nın 128. maddesinde düzenlenen ve Anayasanın 36. maddesiyle de güvence altına alınan iddia ve savunma dokunulmazlığı; şahısların yargı mercileri veya idari makamlar nezdinde, serbestçe ve hiçbir endişenin etkisi altında kalmaksızın haklarını özgürce iddia edebilmeleri veya kendilerini savunabilmeleri imkanının sağlanmasını ifade eder.&nbsp;<br />Eğer böyle bir hak olmazsa, iddia ve savunma serbestçe yapılamayacak ve söylenmesi gereken, cezai yaptırıma maruz kalma korkusuyla ifade edilemeyeceğinden, yapılan yargılama sonucunda hedeflenen, “gerçeğe ulaşma” ve “adaletin gerçekleşmesi” de söz konusu olamayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere; iddia ve savunma hakkının kullanılması bağlamında, kişiler açısından somut isnat ifade eder nitelikte maddi vakıaların ortaya konulması ya da kişilerle ilgili olumsuz değerlendirmelerde bulunulması mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu somut isnatlar veya olumsuz değerlendirmeler, iddia ve savunma hakkının kullanılmasıyla ilişkilendirilememesi durumunda, hakaret ve hatta iftira suçu oluşturur .</span></p><p><span style="font-size:18px">İddia ve savunma kapsamında, kişilerle ilgili olarak bulunulan somut isnatların yapılan olumsuz değerlendirmelerin uyuşmazlıkla ilişkili olması lazımdır.<br />Maddi uyuşmazlıkla bağlantılı olmayan isnatlar gerçek olsa bile iddia ve savunma dokunulmazlığının varlığından bahsedilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keza, somut vakıalara dayansa dahi uyuşmazlıkla alakası olmayan olumsuz değerlendirmeler açısından iddia ve savunma hakkının kullanılması söz konusu değildir…”</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.turkgun.com/siyaset/mhpli-feti-yildizdan-onemli-hukuki-uyari-savunma-hakki-baskasina-iftira-atma-ozgurlugu-vermez/394114</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-sakarya-meydan-muharabesini-andi-2627080aa0123-9cac-4ea1-bbaa-e71590992d422026-08-23T10:33:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI

MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sakarya Meydan Muharebesi; şanlı mazimize çelik süngülerle kazınan Şeref vesikası bağımsız Türk yurdunun kuruluş senedidir. O kutlu günlerin yıl dönümünde ; &nbsp;Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sakarya-meydan-muharebesi-ve-kahramanlarimizi-anarken-262695eb302cc-76be-4a04-a210-37407bace3bf2026-08-23T10:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Hâkimiyetin ve İstiklalin Dönüm Noktası: Sakarya'nın 22 Gün 22 Gecelik Destanı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih sayfaları, milletlerin kaderini tayin eden dönüm noktalarıyla doludur. Bu dönüm noktalarından biri vardır ki, sadece bir askerî zafer değil, aynı zamanda Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun, bağımsızlık aşkının ve "ya istiklal ya ölüm" kararlılığının en somut kanıtıdır:&nbsp;<strong>Sakarya Meydan Muharebesi</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">22 gün 22 gece aralıksız süren, top seslerinin Ankara'dan duyulduğu o melce ve melun günlerde, Türk milleti varlığı ile yokluğu arasında bir tercihe zorlanmış; ancak tarih sahnesinden silinmeyi asla kabul etmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Milletin Kaderini Değiştiren Hat: "Hattı Müdafaa Yoktur, Sathı Müdafaa Vardır"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1921 yılının yaz ayları, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik eşiğiydi. Yunan kuvvetleri, Türk direnişini kırmak ve Ankara'yı ele geçirmek üzere büyük bir taarruz başlatmıştı. Karşısında ise imkânları kısıtlı, yokluklar içindeki Türk ordusu vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu can alıcı anlarda Başkomutan&nbsp;<strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong>, askerî taktik anlayışını kökten değiştiren o tarihi emrini verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu emir, yalnızca bir askerî strateji değil, topyekün bir milletin direniş felsefesiydi. Sakarya nehrinin doğusunda yazılan bu destan, düşmanın taarruz gücünü kırmış ve Türk ordusunun makûs talihini kesin olarak tersine çevirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sakarya'nın Tarihi Öğretisi ve Bugüne Mirası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya Meydan Muharebesi, milletimize ve gelecek nesillere çok önemli tarihi öğretiler bırakmıştır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnanç ve Kararlılığın Gücü:</strong>&nbsp;Hiçbir maddi imkânsızlık, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun önüne geçemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberlik:</strong>&nbsp;Sakarya, sadece cephedeki askerlerin değil, kağnılarla cephane taşıyan anaların, elleri kınalı kuzuların, yani topyekün bir milletin ortak zaferidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Subay Savaşı:</strong>&nbsp;Subay kaybının en üst seviyeye ulaştığı bu muharebe&nbsp;<strong>"Subay Savaşı"</strong>&nbsp;olarak anılmış, komuta kademesinin fedakarlığı zaferin anahtarı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Minnet ve Saygıyla</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, üzerinde özgürce nefes aldığımız bu vatan topraklarını bizlere emanet eden kahramanlarımızı anmak, hepimiz için millî bir vicdan borcudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkumandan&nbsp;<strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong>&nbsp;başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, Sakarya'nın buzlu sularında ve kızgın kumlarında can veren tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı miras, istiklal yolumuzun rehberi olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya ruhunu ve o fedakârlık bilincini bugünün gençliğine aktarmak, sadece tarihin tozlu sayfalarını ezberletmekle değil, o ruhu bugünün diliyle yeniden hissettirmekle mümkündür. Bence bu konuda atılabilecek en etkileyici ve kalıcı adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deneyimsel ve Dijital Tarih Projeleri:</strong>&nbsp;Gençlerin dünyasına hitap eden interaktif belgeseller, sanal gerçeklik (VR) turları veya mobil oyunlar aracılığıyla Sakarya Meydan Muharebesi'ni bizzat "yaşayabilecekleri" mecralar oluşturulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Şerife Bacılar"ın Hikâyelerini Güncellemek:</strong>&nbsp;Kağnılarla mermi taşıyan anaların, cepheye koşan gençlerin fedakarlıklarını günümüzün girişimcilik, dayanışma ve toplumsal sorumluluk projeleriyle bağdaştırarak onların dilinden anlatmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarih Yerinde Yaşanır (Rota Turizmi):</strong>&nbsp;Polatlı'daki Sakarya Tarihî Millî Parkı'na gençlerin okul gezileri yerine, bizzat o siperleri adımlayacakları, rehber eşliğinde kamp yapacakları gençlik kampları ve doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenlenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanat ve Edebiyatın Gücü:</strong>&nbsp;Sakarya'nın 22 gün 22 gecelik gerilimini, direnişini ve zaferini konu alan modern tiyatro oyunları, kısa filmler ve çizgi romanlar üretilerek gençlerin sanat yoluyla duygusal bağ kurması sağlanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası, gençlere tarihi "öğretmek" yerine, onların o dönemdeki gençlerin yerinde olduğunu hayal etmelerini sağlayacak bağlar kurmalıyız.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-ebulfez-elcibeyi-andi-azerbaycani-azadliga-kavusturan-fikrin-sancaktariydi-26268b29cb3e8-1923-4cfe-93d5-5f4736654f582026-08-23T10:13:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı'

MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’in vefat yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından anma mesajı paylaştı.<br />'Rahmet ve minnetle anıyorum'<br />TBMM Başkanvekili Celal Adan, yaptığı açıklamada “Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarı; merhum Ebulfez Elçibey'i vefat yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi.</span><br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ten-olur-canlar-olesi-degil-turk-dunyasinin-bilge-lideri-ebulfez-elcibey-26267dc1d2a2c-e315-485e-84b1-d9c6feef56242026-08-23T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.”&nbsp; -</em></strong><strong>&nbsp;Yunus Emre</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bazı insanları yalnızca bir dönemin tanığı olarak değil, çağının mukadderatını değiştiren birer fikir ve vicdan abidesi olarak kaydeder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Azerbaycan Azatlık Hareketi’nin lideri, Türk dünyasının gönül tahtına kurulmuş bilge şahsiyeti ve Azerbaycan’ın 2. Cumhurbaşkanı Merhum&nbsp;<strong>Ebulfez Elçibey</strong>, işte bu tarifsiz katarın en önde gelen neferlerindendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aramızdan ayrılışının 26. yıl dönümünde, onu sadece bir siyasetçi olarak değil; ömrünü büyük bir ülküye adamış, kalkık yaka kabanı ve mütevazı tebessümüyle hafızalara kazınmış bir Türkistan dervişi olarak rahmet, minnet ve derin bir özlemle anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Ömrün Özeti: İstiklal ve Turan Uğruna</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1938 yılında Nahçıvan’ın Ordubad ilinin Keleki köyünde başlayan hayat hikâyesi, aslında modern Türk siyasi tarihinin en büyük direniş destanlarından birinin habercisiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sovyetler Birliği’nin demir yumruğu altında baskıların, inkarların ve asimilasyon politikalarının dorukta olduğu bir dönemde o, gencecik zihinlere Türk kültürünü, tarihini ve bağımsızlık ruhunu fısıldayan bir akademisyendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakü Devlet Üniversitesi’nde ders verirken öğrencilerine aşıladığı Türkçülük şuuru, Sovyet KGB'sinin dikkatinden kaçmamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1975 yılında&nbsp;<em>“Sovyet karşıtı propaganda”</em>&nbsp;suçlamasıyla tutuklandığında, taş ocaklarında geçen ağır hapis günleri onun inancını bir an olsun kırmadı; aksine çelikleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, cezaevinden çıktığında da aynı kararlılıkla kalem kâğıda sarıldı, hakikatleri haykırmaya devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Azadlık Meşalesi ve Bilge Devlet Adamlığı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1988’de Azerbaycan’da yeniden uyanan özgürlük arayışının, halk hareketinin ve nihayetinde Azerbaycan Halk Cephesi’nin liderliğine yükseldiğinde, artık milyonların kalbindeki "Elçibey" olmuştu. Sovyet İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde, halkına liderlik ederek Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasında kilit rol oynadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">7 Haziran 1992’de halkın büyük bir ekseriyetinin oyuyla cumhurbaşkanı seçildi. Ancak onun devlet başkanlığı, makam ve koltuk hırsından arınmış, tamamen milletine hizmet etme gayesi güden nadir örneklerden biriydi.</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Türk dünyasının birliği,</span></li><li><span style="font-size:18px">Zengezur'un ve bölünmüş coğrafyaların kaderi,</span></li><li><span style="font-size:18px">Türkiye ile kardeşlik köprülerinin en sağlam şekilde kurulması onun siyasetinin temel ekseniydi.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>Atatürk Aşığı ve "Bütöv Azerbaycan" Ülküsü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elçibey’i Elçibey yapan en büyük özelliklerden biri, içindeki sönmez&nbsp;<strong>Atatürk sevgisi</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Turan</strong>&nbsp;aşkıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü yalnızca Türkiye’nin değil, tüm mazlum milletlerin ve Türk dünyasının kurtarıcısı olarak görür, onun ilkelerini kendi siyasi pusulası kabul ederdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatı boyunca "Bütöv Azerbaycan" (Birleşik Azerbaycan) hayalini kurmuş, Türk milletinin kendi öz vatanında refah, barış ve hürriyet içinde yaşayacağı günlerin muhasebesini yapmıştır. Mal mülk peşinde koşmayan, mütevazı evinden ayrılmayan, dürüstlüğüyle dost düşman herkesin saygısını kazanan tertemiz bir sicile sahipti. 22 Ağustos 2000 tarihinde Ankara’da hak yürüyüşünü tamamlayıp ebediyete âlemine göç ettiğinde, geride sarsılmaz bir inanç mirası bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruhun Şad Olsun Bilge Lider</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, onun&nbsp;<em>“Ben Atatürk’ün askeriyim”</em>&nbsp;diyerek özetlediği duruşu, Türk dünyasının dört bir yanında bağımsızlık ve kardeşlik tohumları yeşertmeye devam ediyor. Azerbaycan’ın özgür göklerinde bayrağımız gururla dalgalanıyorsa, bunda Elçibey gibi fedakâr yüreklerin döktüğü gözyaşının ve akıttığı alın terinin payı büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefatının 26. yıl dönümünde, Türklük gururunu şerefle taşıyan, Turan sevdasını yüreğinde harlayan ve Atatürk'ün izinden bir an olsun ayrılmayan&nbsp;<strong>Ebulfez Elçibey</strong>'i rahmetle, saygıyla ve minnetle yâd ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı uçmağ olsun. Ten ölür ama senin gibi canlar, bu kutlu coğrafyada asla ölmez!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yunus-emre-bize-rehber-olsun-26266e49ff7e5-8e11-4d98-a364-eccc68b05aa52026-08-23T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunus Emre'nin bizlere rehberlik edecek derinlikteki sözleri, şiirleri ve taşıdıkları mesajları inceleyelim. Bunları inceleyince göreceğiz ki, hayatımız renklenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönül Yapmak ve İnsan Kıymeti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yunus</strong><strong>Emre’</strong>ye göre kâinatın merkezi insanın kalbidir. Kabe’yi yıkmakla bir insanın kalbini kırmak arasında fark yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil / Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;İstediğin kadar ibadet et, eğer bir insanın kalbini kırıyor, kul hakkına giriyorsan yaptığın şekilsel ibadetlerin manevi bir değeri kalmaz. Ahlak, ibadetten önce gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı / İki cihan bedbahtı, kim gönül yıktı ise."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:&nbsp;</strong>Kalp, Allah’ın (Çalab) tecelli ettiği yerdir. Bir insanın kalbini inciten, hem bu dünyada hem de ahirette huzur bulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kibirden Arınmak ve Sadelik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus, insanın kendisini büyük görmesini manevi yolculuğun önündeki en büyük engel olarak görür. Toprak gibi mütevazı olmayı öğütler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Olsun dersen kadrin ali, toprak gibi ol ey veli / Topraktan biter her gül, toprak olana gül gülüşür."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Yücelmek ve saygı görmek istiyorsan kibirlenme, toprak gibi alçakgönüllü ol. Güzellikler ve sevgi, sadece gururunu ayaklar altına alabilen insanlarda yeşerir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için / Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Hayatı bir güç savaşı, haklı çıkma yarışı veya kavga alanı olarak görmeyin. Dünyadaki tek misyonumuz sevgiyi yaymak ve insan kazanmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ölüm, Dünya ve Gerçek Uyanış</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın geçiciliğini idrak etmek, Yunus Emre felsefesinde insanı hırslardan özgürleştiren en büyük güçtür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti / Nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti / Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı</strong>: Mal, mülk, makam ve gençlik kalıcı değildir. Hayattaki dertleri ve kayıpları gözünüzde büyütmeyin; hepimiz bu dünyadan gelip geçici birer misafiriz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Asıl varlığımız bu maddi beden (et ve kemik) değildir; beden sadece ruhun bu dünyada giydiği geçici bir elbisedir. Kendinizi sadece maddiyattan ibaret sanmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dilin ve Sözün Gücü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus, ağızdan çıkan bir sözün insanı vezir de edebileceğini, rezil de edebileceğini çok iyi özetler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Konuşmadan önce durun ve düşünün. Kelimeleriniz bir kavgayı bitirebilecek güçte de olabilir, zehirli bir durumu tatlıya bağlayacak yumuşaklıkta da. Dilinizi her zaman yapıcı kullanın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre'nin bu derin dünyasını daha iyi anlamak için onun meşhur "Taptuk Emre Dergâhına 40 yıl boyunca tek bir eğri odun bile taşımayacak kadar dürüstlük sembolü olan" hayat hikâyesini ve şiirlerinin arkasındaki yaşanmışlıkları incelemek lazımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre’nin bu üç köklü ilkesini aynı anda hayat tarzı haline getirmek, modern dünyanın karmaşasından sıyrılıp içsel bir kaleye çekilmek gibidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İnfaz sisteminde eşitlik olacak! Değişiklik işareti AK Parti’nin vizyon belgesinde verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/infaz-sisteminde-esitlik-olacak-degisiklik-isareti-ak-partinin-vizyon-belgesinde-verildi-26265a16b3ba8-fb02-47bc-8376-d76996bdb36d2026-08-23T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ İnfaz sisteminde eşitlik olacak! Değişiklik işareti AK Parti’nin vizyon belgesinde verildi

İnfaz sisteminde eşitlik olacak! Değişiklik işareti AK Parti’nin vizyon belgesinde verildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye konusundaki hukuki düzenlemelerin çatısını oluşturan çerçeve yasanın devamında yapılacak düzenlemelerin başında ceza infaz sistemine yönelik değişiklikler geliyor. AK Parti ve MHP’de uzun süredir infaz sisteminde sadeleştirmeye gidilmesi, aynı suçu işleyerek benzer cezalar alan hükümlülerin farklı infaz rejimlerine tabi tutulmasının ceza adaletini zedelediğine yönelik eleştirilerin giderilmesi, bir anlamda infazda eşitliğin sağlanmasına yönelik değerlendirmeler yapılıyor. Bu konuda özellikle MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sık sık ‘yamalı bohçaya’ dönmüş infaz kanununun yeni baştan düzenlenmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Yıldız, son olarak çerçeve yasanın bir başlangıç olduğunu belirterek, “<strong>Bundan sonra Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, infaz hukukunda mutlaka değişiklikler yapılacaktır</strong>” açıklamasını yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti kaynakları da infaz kanunun daha sade, daha adil, daha eşitlikçi hale getirilmesini önemsediklerini kaydetti. AK Parti’nin hukukçuları bu konuda, “<em><strong>Hayatında bir kez suç işlemiş birinin kendisine verilecek destekle birlikte bir daha suç işlemeyeceğine kanaat getirilmişse o kişinin denetimli serbestlikle birlikte, şartlı salıverme şartlarında erken tahliye edilmesi olabilir</strong></em>” değerlendirmesini yaptı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">CEZASIZLIK ALGISINA FIRSAT VERİLMEYECEK</span></h3><p><span style="font-size:18px">AK Parti’nin 25’inci yıl için yayınladığı yeni Vizyon Belgesinde de yargı alanındaki hedefler arasında ceza ve infaz sisteminin yeniden ele alınacağı vurgulanıyor. Belgede, ceza adaleti sisteminde cezasızlık algısına fırsat verilmeyeceğine dikkat çekilerek, “<strong>Ceza ve infaz mevzuatı, caydırıcılık, hakkaniyet, mağdurun korunması ve hükümlünün topluma yeniden kazandırılması ilkeleri doğrultusunda ele alınacaktır. Suçu ve suçluluğu; yargı, kolluk, eğitim, sağlık ve sosyal yönleri olan çok katmanlı bir süreç yönetimi ile önleyeceğiz</strong>” değerlendirmesine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti kaynakları, Meclis açıldıktan sonra yargı alanında yapılacak düzenlemelerin aşamalı olarak gündeme geleceğini kaydetti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/infaz-sisteminde-esitlik-olacak-degisiklik-isareti-ak-partinin-vizyon-belgesinde-veri-1811028?s=1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-262740d1b1687-7f9a-4ee5-8fb4-8c9f3a1fad552026-08-22T22:56:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA

TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/1404946</strong> 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları Kapsamında <strong>22-23 Ağustos Tırtar Şekerçeşme Kardeş Göçerler Yörük Şenliği etkinliği için Ses ve Sahne Sistemi Kurulumu Organizasyon Hizmet</strong> Alımı işini ihale eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maliyet olarak:</strong>1.906.666,67 TRY belirlenir. İhaleye iki firma teklif atar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşin niteliği ise:</strong> 1 ADET SAHNE VE SES SİSTEMİ KURULUM HİZMETİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılacağı yer:</strong> TIRTAR MAHALLESİ ETKİNLİK ALANI</span></p><p><span style="font-size:18px">CSC PRODÜKSİYON VE SAHNE TEKNOLOJİLERİ LİMİTED ŞİRKETİ ile <strong>1,910,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare bu kez,</strong> <strong>2026/1394276</strong> YÖRÜK ŞALI ALIMI İŞİ için ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maliyet</strong> 1.926.000,00 TRY olarak belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Niteliği:</strong> 6.000 ADET YÖRÜK ŞALI ALIMI</span></p><p><span style="font-size:18px">HAKAN HALI İÇ VE DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile <strong>698,400.00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki ihalenin toplamı:</strong> 2.608.400,00 TRY.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok. Fatura kesiminde KDV de eklenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rakam daha da büyüyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yörük şalının üzerine bir de CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu diye yazdırmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8ad37205834.jpg" style="height:602px; width:692px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca Belediyeler birçok işi için kaynak bulamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kemal Kılıçdaroğlu ile Vahap Seçer Mersin'de yan yana geldi: 'Partimizi korumak en öncelikli görevimiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kemal-kilicdaroglu-ile-vahap-secer-mersinde-yan-yana-geldi-partimizi-korumak-en-oncelikli-gorevimiz-26272b979f687-add8-4e33-b196-b399456a32bf2026-08-22T21:46:00+03:00HABER MERKEZİ Kemal Kılıçdaroğlu ile Vahap Seçer Mersin'de yan yana geldi: 'Partimizi korumak en öncelikli görevimiz'

Kemal Kılıçdaroğlu ile Vahap Seçer Mersin'de yan yana geldi: 'Partimizi korumak en öncelikli görevimiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'de düzenlenen "2’nci Kardeş Göçerler Yörük Etkinliği"ne katıldı. Kılıçdaroğlu'na Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Toroslar Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız, Aydıncık Belediye Başkanı Özkan Kılıçarpa, CHP Mersin Milletvekilği Gülcan Kış, CHP Sözcüsü Müslim Sarı ile birçok partili eşlik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yörük kültürünü ve geleneklerini yaşatmaya yönelik çeşitli etkinliklerin gerçekleştirileceği program, Yörük göçü yürüyüşü ile başladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>ANKA Haber Ajansı'</em>nın haberine göre, yürüyüş öncesi basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Seçer ve Yıldız ile birlikte verdiği görüntüye ilişkin "Bütün Türkiye'nin birlik olması lazım. Sadece CHP'nin değil, bütün Türkiye'nin. Dışarıdan gelen tehditlere karşı, içerideki tehditlere karşı birlik olması lazım. Ülkemizi seviyoruz. Ülkemizin insanlarını seviyoruz. Hangi görüşten, kimlikten, inançtan olursa olsun bütün insanlara saygı duyuyoruz. Bütün doğaya saygı duyuyoruz. Bugün doğayla beraberiz, beraber olacağız. Dolayısıyla burada olmaktan da son derece mutluyum" diye konuştu.</span></p><h1><span style="font-size:18px">'Bu köklü çatıya ve değerlere yürekten bağlıyız'</span></h1><p><span style="font-size:18px"><em>Cumhuriyet'</em>teki habere göre Seçer de etkinlikte yaptığı konuşmada "CHP'li olmaktan gurur duyduğunu" dile getirdi ve partisine bağlı olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçer şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mustafa Kemal'in yolundayız ve Cumhuriyet Halk Partili olmaktan gurur duyuyoruz. Bunu hiç çekinmeden, canıgönülden söyledik. Bizler Atatürk'ün kurduğu bu köklü çatı altında, Cumhuriyet Halk Partisi'nin değerleriyle büyüdük. Bu köklü çatıya ve değerlere yürekten bağlıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partimizin bize çok emeği var; bizim de partimizde yıllarımız, köklü ve güçlü bir geçmişimiz var. Partimizi korumak ve kollamak en öncelikli görevimizdir. Bugüne kadar partimizi, Cumhuriyet Halk Partisi'ni yüceltmek için mücadele ettik; bundan sonra da aynı mücadeleyi sürdüreceğiz."</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://haber.sol.org.tr/haber/kemal-kilicdaroglu-ile-vahap-secer-mersinde-yan-yana-geldi-partimizi-korumak-en-oncelikli</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALİ KIRATLI ÖNE ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-kiratli-one-cikti-262640ded8b41-6e4e-4445-8e85-b6be0d0269eb2026-08-22T20:17:00+03:00HABER MERKEZİ ALİ KIRATLI ÖNE ÇIKTI

ALİ KIRATLI ÖNE ÇIKTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">EN BEĞENİLEN MİLLETVEKİLLERİ</span></p><p><span style="font-size:20px">"AKDENİZ BÖLGESİ"</span></p><p><span style="font-size:20px">Soru: Bugüne kadarki çalışmalarını düşündüğünüzde, ilinizi temsil eden milletvekillerinden en beğendiğiniz isim hangisidir?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">▫️İli temsil etme başarısı<br />▫️Sorun çözme performansı<br />▫️Vatandaşla iletişim<br />▫️Güven ve memnuniyet</span></p><p><img alt="ALİ KIRATLI ÖNE ÇIKTI" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/ali-kiratli-one-cikti-1787466074.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TikTok çocukların gizliliği davasında ABD ile 400 milyon dolarlık anlaşmaya vardı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tiktok-cocuklarin-gizliligi-davasinda-abd-ile-400-milyon-dolarlik-anlasmaya-vardi-262636b3bb252-d47a-4e09-9588-103048cddb172026-08-22T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ TikTok çocukların gizliliği davasında ABD ile 400 milyon dolarlık anlaşmaya vardı

TikTok çocukların gizliliği davasında ABD ile 400 milyon dolarlık anlaşmaya vardı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TikTok, uygulamanın çocukların çevrim içi gizliliğini koruyamadığı iddiasıyla açılan davada ABD Adalet Bakanlığı (DOJ) ile anlaşmaya vararak 400 milyon dolar ödemeyi kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Uzlaşma kapsamında TikTok derhal 300 milyon dolar ve TikTok'un selefi Musical.ly aleyhine verilmiş olan önceki rıza kararının kaldırılmasına ilişkin emir çıktığında ek olarak 100 milyon dolar ödeyecek," denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık ve Federal Ticaret Komisyonu (FTC), uygulamanın anne babaların izni olmadan çocukların kişisel verilerini topladığını iddia ederek 2024 yılında TikTok'a dava açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dava dilekçesinde, 13 yaşın altındaki kullanıcılar için tasarlanmış "Çocuk Modu"nda (Kids Mode) oluşturulan hesapların bile e-posta adreslerini ve diğer kişisel bilgileri topladığı belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davanın geçmişi, ABD'nin, TikTok'un Çinli ana şirketi ByteDance tarafından 2017'de satın alınan ve ardından TikTok ile birleştirilen Musical.ly'ye karşı Çocukların Çevrim İçi Gizliliğini Koruma Yasası (COPPA) kapsamında dava açtığı 2019 yılına kadar uzanıyor. COPPA kuralı, web sitelerinin 13 yaşından küçük çocuklardan herhangi bir kişisel bilgi toplamadan önce doğrulanabilir ebeveyn onayı almasını şart koşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcı Vekili Stanley Woodward Jr., “Bu uzlaşma, Amerikalı çocuklar ve ebeveynler için büyük bir zaferdir. Bu çözüm, ailelerin beklediği ve hak ettiği korumaları güçlendirirken önemli bir tazminat edinimi sağlıyor,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Adalet Bakanlığı açıklamasında, TikTok'un 2024'teki davanın açılmasından bu yana "mülkiyetinde, yönetiminde, uyum fonksiyonlarında ve gizlilik uygulamalarında önemli değişiklikler geçirdiğine" dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, "Şirket, genç kullanıcılar için koruma tedbirlerini güçlendirmek, yaşa bağlı kontrolleri iyileştirmek ve ebeveyn denetimini artırmak amacıyla kapsamlı önlemleri hayata geçirmiştir," denilerek bu adımların "milyonlarca Amerikalı aile için korumaları güçlendirdiği" ilave edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euronews konuyla ilgili görüş almak için TikTok'a ulaştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/22/tiktok-cocuklarin-gizliligi-davasinda-abd-ile-400-milyon-dolarlik-anlasmaya-vardi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD: Mahkeme Trump'ın vize kısıtlamasını iptal etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-mahkeme-trumpin-vize-kisitlamasini-iptal-etti-2626206d67160-d9f9-41eb-8330-1e2398a7c7272026-08-22T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ ABD: Mahkeme Trump'ın vize kısıtlamasını iptal etti

ABD: Mahkeme Trump'ın vize kısıtlamasını iptal etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'de bir federal yargıç, Başkan Donald Trump yönetiminin bu yılın başında 75 ülkenin vatandaşlarına yönelik uygulamaya koyduğu göçmen vizesi kısıtlamasını hukuka aykırı bularak iptal etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manhattan'da görev yapan Federal Yargıç Jeannette A. Vargas, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Ocak ayında yürürlüğe koyduğu düzenlemenin "açıkça hukuka aykırı" olduğuna ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun yasal yetkilerini aştığına hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıç Vargas, söz konusu düzenlemenin kişilerin vatandaşlıklarına dayanarak göçmen vizesi verilmesini kategorik olarak engellediğini, bunun da federal göç yasalarıyla çeliştiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme, Brezilya, Kolombiya ve Uruguay gibi Latin Amerika ülkelerinin yanı sıra Bosna Hersek ve Arnavutluk gibi Balkan ülkelerinin, Pakistan ve Bangladeş gibi Güney Asya ülkeleri vatandaşlarının yanı sıra Afrika, Ortadoğu ve Karayipler'deki çok sayıda ülkenin vatandaşını kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarına yük olacakları iddiası<br />ABD Dışişleri Bakanlığı, düzenlemeyi yürürlüğe koyarken bu ülkelerden göçmen vizesiyle ABD'ye gelmek isteyen kişilerin kamu kaynakları için yük teşkil etme ve sosyal yardımlardan yararlanma riskinin yüksek olduğunu savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmen hakları örgütleri, göçmen vizesi başvurusunda bulunan kişiler ile bu kişilere destek veren ABD vatandaşları ise uygulamanın mevcut yasal düzenlemelere aykırı olduğu gerekçesiyle kararı yargıya taşımıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davacılar, uygulamanın ABD göç yasalarını ve hukukun üstünlüğü ilkesinin gerektirdiği güvencelerini ihlal ettiğini öne sürmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göç konusunda sert politikalarıyla bilinen Trump yönetimi, göreve geldiğinden beri göçmenlerin ülkeye girişini sınırlandırmaya yönelik çeşitli adımlar attı. Trump'ın, savaş, krizler ve yoksulluğun yaygın olduğu çok sayıda Afrika ülkesi hakkındaki görüşlerini dile getirirken kullandığı kavramlar da yoğun tartışma yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Donald Trump, geçen yıl Aralık ayında Pennsylvania eyaletinde düzenlenen bir mitingde, bu ülkeleri "... çukuru ülkeler" olarak nitelendirmiş ve bu devletlerden ABD'ye çok fazla insanın geldiğinini iddia etmişti. Özellikle de Somali'ye vurgu yapan ABD Başkanı, "korkunç yerler, pis, kirli, iğrenç ve suç dolu" ifadelerini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manhattan'da Federal Yargıç Vargas'ın kararı, yönetimin göç politikalarına ilişkin son dönemde verilen en dikkat çekici yargı kararlarından biri olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ETO,ET</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/abd-federal-mahkeme-trump%C4%B1n-vize-k%C4%B1s%C4%B1tlamas%C4%B1n%C4%B1-iptal-etti/a-78467695</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Prens Harry, İngiltere'ye döndü: Daily Mail davasında ağır fatura]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/prens-harry-ingiltereye-dondu-daily-mail-davasinda-agir-fatura-262618c4a12b6-693e-4497-9f68-4358bc9fe2d02026-08-22T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Prens Harry, İngiltere'ye döndü: Daily Mail davasında ağır fatura

Prens Harry, İngiltere'ye döndü: Daily Mail davasında ağır fatura

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Londra Yüksek Mahkemesi, Prens Harry'nin, Daily Mail gazetesinin yayıncısı Associated Newspapers'a karşı yürüttüğü hukuk mücadelesinin ağır faturasını açıkladı. Harry ve diğer altı davacı, yayıncının hukuk masrafları için ilk taksitte 9,54 milyon sterlin ödeyecek. Ödemenin 28 Ağustos'a kadar, yani karardan itibaren bir hafta içinde yapılması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz gazeteleri Daily Mail, Mail on Sunday ve MailOnline'ı yayımlayan Associated Newspapers, yıllar boyunca ünlülerin özel hayatına ilişkin bilgi toplamak için yasa dışı yöntemlere başvurmakla suçlanmıştı. Davacılar arasında Harry'nin yanı sıra Elton John, eşi David Furnish, Liz Hurley, Sadie Frost, Simon Hughes ve Barones Doreen Lawrence var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak 11 hafta süren duruşmaların ardından, yargıç Matthew Nicklin temmuz ayında tüm iddiaları geri çevirmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Masraflar 'tazminat esası' üzerinden hesaplanacak</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Cuma günü yayımlanan masraf kararı, davacılar için ikinci bir darbe oldu. Nicklin, kalan masrafların "tazminat esası" (indemnity basis) üzerinden hesaplanmasına hükmetti. Bu, yayıncının masraflarının makul ve orantılı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün ortadan kalkması anlamına geliyor; aksini savunma yükü davacılara düşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıç kararında, davaların açılma, savunulma, sürdürülme ve kamuoyuna sunulma biçiminin olağan ve makul bir hukuki sürecin dışına çıktığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Associated Newspapers avans olarak 9,9 milyon sterlinden fazlasını talep etmiş, davacıların avukatları ise 7,9 milyon önermişti. Yayıncının açıkladığı toplam masraf 34 milyon sterlinin üzerinde. Yargıç bu rakamı "aşırı" bulmakla birlikte bir üst sınır koymayı reddetti; bunun haksızlık riski doğuracağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nihai tutar gelecek duruşmalarda belirlenecek. Davacıların 25 milyon sterlin kadar daha ödemek zorunda kalması mümkün.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Basınla uzun mücadele</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Harry için bu karar, Britanya tabloid basınıyla yürüttüğü hukuk mücadelesinde önemli bir yenilgi. Prens daha önce Daily Mirror'ın yayıncısına karşı kazanmış, Rupert Murdoch'un Britanya kolu News Group Newspapers ile ise uzlaşmaya varmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu davada yargıç, davacıların Associated'ın haberlerinde kullandığı bilgilerin hukuka aykırı yollarla elde edildiğini kanıtlayamadığına hükmetti. Yayıncı kararı "Mail ve gazeteciliği için bir başka ezici zafer," olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Harry, temmuzdaki kararın ardından davanın reddedilmesini "tam ve apaçık bir aklama" olarak tanımlamıştı. Ocak ayında tanık kürsüsünde gözyaşlarını tutmaya çalışırken, Daily Mail'in eşi Meghan'ın hayatını "tam bir eziyete" çevirdiğini söylemişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/21/harry-ingiltereye-dondu-daily-mail-davasinda-agir-fatura-cikti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'den El Nino uyarısı: 100 yılın en büyüğü geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltereden-el-nino-uyarisi-100-yilin-en-buyugu-geliyor-26260887912e2-5874-4234-8458-8a625ef6c53b2026-08-22T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'den El Nino uyarısı: 100 yılın en büyüğü geliyor

İngiltere'den El Nino uyarısı: 100 yılın en büyüğü geliyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere, El Nino hava olayıyla ilgili endişe verici bir uyarıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz ulusal meteoroloji kurumu Met Office'in uzun vadeli tahmin biriminin başında bulunan Adam Scaife, BBC'ye yaptığı açıklamada, "Son 100 yılı aşkın süredir görülen en büyük El Nino'yu bekliyoruz. Sıcaklık artışı üç derecenin üzerine çıkarak zirve yapacak ki bu, modern iklim kayıtlarında benzeri görülmemiş bir şey" dedi. Bunu "emsalsiz bir olay" olarak nitelendiren Scaife, "Tahminlerimizde bu denli güçlü bir El Nino sinyalini hiç görmemiştim" diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şimdiden yaklaşık iki dereceye ulaşan" anormal ısınmanın özellikle ekvatoral bölgelerde ciddi etkileri olacağını belirten Scaifa, "Güney Amerika ve Batı Pasifik gibi yerlerde gerçekten büyük kuraklıklar bekliyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İklim modelleme konusunda uzmanlık sahibi bir fizikçi olan Scaife, "Bunlar kısa vadeli hava durumu tahminleri değil, burada hakikaten uzun vadeli ve kalıcı koşullardan bahsediyoruz. Gıda ve gıda güvenliği dâhil, diğer sistemler üzerinde etkileri söz konusu" uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Met Office, büyük olasılıkla 2027'nin en sıcak yıl rekorunu 2024'ten devralacağını tahmin ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Nino nasıl ve ne zaman oluşuyor?<br />El Nino, alize rüzgârlarının zayıflaması sonucu tropikal doğu Pasifik'te deniz yüzeyi sıcaklıklarının normalin üzerine çıkmasıyla gelişen bir hava olayı olarak tanımlanıyor. Bu durum; dünya genelinde rüzgâr, atmosferik basınç ve yağış düzenlerinde değişiklikleri tetiklerken küresel sıcaklıkların da genel olarak artmasına yol açıyor. Her iki ila yedi yılda bir ortaya çıkan ve genellikle dokuz ila 12 ay süren bu olayın küresel hava koşulları üzerindeki etkisi, dünya genelinde tarım ürünlerini tehdit edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut El Nino geçen Haziran ayında başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi (NOAA) de geçen hafta şu anki El Nino'nun bugüne dek kaydedilen en güçlü El Nino olma ihtimalini yüzde 69 olarak açıklamıştı. NOAA kayıtları, 1950 yılında tutulmaya başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP,Reuters/CÖ,TY</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ngiltereden-el-nino-uyar%C4%B1s%C4%B1-100-y%C4%B1l%C4%B1n-en-b%C3%BCy%C3%BC%C4%9F%C3%BC-geliyor/a-78460149</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MAHMUT TANAL: CEZAEVLERİ DOLDU, TOPLUM ADALET VE İNFAZ REFORMU BEKLİYOR.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mahmut-tanal-cezaevleri-doldu-toplum-adalet-ve-infaz-reformu-bekliyor-262578de15f33-9db3-47d8-840a-97aaccb9e8b42026-08-21T18:55:00+03:00HABER MERKEZİ MAHMUT TANAL: CEZAEVLERİ DOLDU, TOPLUM ADALET VE İNFAZ REFORMU BEKLİYOR.

MAHMUT TANAL: CEZAEVLERİ DOLDU, TOPLUM ADALET VE İNFAZ REFORMU BEKLİYOR.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CEZAEVLERİ DOLDU,&nbsp;TOPLUM ADALET VE İNFAZ REFORMU BEKLİYOR.</span></p><p><span style="font-size:18px">2000 yılında yaklaşık 40 bin olan tutuklu ve hükümlü sayısı bugün 433 bin 520’ye yükselmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 11 katlık artış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Avrupa Konseyi üyesi ülkeler arasında en yüksek mahpus nüfusuna sahip ülke konumuna gelmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 278 kişi. Buna karşılık cezaevlerinde 433 binden fazla insan bulunuyor. Kapasite yaklaşık 129 bin kişi aşılmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">20-25 kişilik koğuşlarda 60 kişinin kaldığı, insanların yerlerde ve tuvalet önlerinde yatmak zorunda bırakıldığı bir düzen artık yalnızca kapasite sorunu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tablo; hukuk devleti, insan onuru, adil yargılanma ve infaz adaleti sorunudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda uzun süredir güçlü bir af ve infaz düzenlemesi beklentisi bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak yapılacak düzenleme kişiye, siyasi tercihe veya keyfî ayrımlara göre değil; Anayasa’nın eşitlik ilkesi, hukuki güvenlik, ölçülülük ve adalet anlayışı esas alınarak yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklama bir cezalandırma yöntemi değildir.<br />Asıl olan tutuksuz yargılama, tutuklama ise istisna olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasta ve yaşlı hükümlülerin durumu, uzun tutukluluk süreleri, denetimli serbestlik ve koşullu salıverme hükümleri yeniden ve adil biçimde değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevleri yapmak çözüm değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla cezaevi değil;<br />daha fazla hukuk, daha fazla adalet ve bağımsız yargıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis, toplumdaki af ve infaz düzenlemesi beklentisini görmeli; eşit, adil, öngörülebilir ve vicdanları yaralamayan kapsamlı bir düzenlemeyi gecikmeden gündemine almalıdır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Prens Harry ve Meghan Markle İngiltere'ye geri dönüyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/prens-harry-ve-meghan-markle-ingiltereye-geri-donuyor-262558b2a45f9-fead-49a0-a4c4-631b74b881a22026-08-20T12:07:00+03:00HABER MERKEZİ Prens Harry ve Meghan Markle İngiltere'ye geri dönüyor

Prens Harry ve Meghan Markle İngiltere'ye geri dönüyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiliz Kraliyet Ailesi'nden ayrılarak ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Montecito kentine yerleşen Prens Harry ve Meghan Markle, altı yılın ardından sürpriz bir kararla Birleşik Krallık'a dönmeye hazırlanıyor. The Telegraph'ın aktardığı bilgilere göre çift, çocukları 7 yaşındaki Archie ve 5 yaşındaki Lilibet'in Eylül ayında İngiltere'de okula başlayacak olması nedeniyle bu ayın sonunda ülkeye dönüş yapacak.<br />Dönüş kararının, 41 yaşındaki Prens Harry'nin geçen ay babası Kral III. Charles ve Kraliçe Camilla ile Highgrove malikanesinde gerçekleştirdiği görüşmenin ardından netleştiği bildirildi. Prens Harry'nin 16 Ağustos Pazar günü taşınma kararını babasına ilettiği, Kral Charles'ın ise ailesini hem kişisel hem de özel kapasitede daha sık görecek olmaktan memnuniyet duyduğu belirtildi.<br />Çalışmayan kraliyet statüsü ve özel konut şartı<br />Dönüş kararına rağmen çiftin saray protokolündeki statüsünde bir değişiklik olmayacak. Kraliyet rollerinde "yarı içeride, yarı dışarıda" seçeneği tanınmayan Sussex Dük ve Düşesi, ülkeye çalışmayan kraliyet üyeleri olarak dönecek. Saray bütçesinden herhangi bir ödenek almayacak olan çift, kraliyete ait olmayan özel bir mülkte ikamet edecek.<br />WellChild Ödülleri için yapacağı ziyaret kapsamında Buckingham Sarayı'nda kalması planlanan Prens Harry'nin, ailesinin tamamen yerleşmesiyle birlikte kendi özel evinde kalacağı ifade edildi.<br />Güvenlik davası ve ayrılık sürecinin ardından yeni dönem<br />Çift, Ocak 2020'de kraliyet görevlerinden çekildiklerini açıklamış, Prens Harry o dönemde aldığı kararın kolay olmadığını ve ailesi için daha huzurlu bir yaşam hedeflediğini dile getirmişti. 2025 yılında İngiltere'deki düzenli polis koruması hakkını içeren yasal mücadeleyi kaybeden Harry, BBC'ye verdiği röportajda ailesinin güvenliğine dair endişelerini dile getirmişti.<br />Yaşanan güvenlik tartışmaları ve uzun süren hukuki süreçlerin ardından gelen bu yerleşme hamlesi, aile içindeki ilişkilerin yeni bir boyut kazandığı şeklinde yorumlanıyor.</span></p><p><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260820/prens-harry-ve-meghan-markle-ingiltereye-geri-donuyor-1108117966.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran: ABD'nin 'Ekonomik D-Day operasyonu' kendi krizini örtme çabası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iran-abdnin-ekonomik-d-day-operasyonu-kendi-krizini-ortme-cabasi-262544430d1e3-f008-4ac3-a727-9944d7119f2c2026-08-20T12:03:00+03:00HABER MERKEZİ İran: ABD'nin 'Ekonomik D-Day operasyonu' kendi krizini örtme çabası

İran: ABD'nin 'Ekonomik D-Day operasyonu' kendi krizini örtme çabası

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıkladığı "Ekonomik D-Day operasyonunun", Washington'un artan borç ve faiz maliyetlerinden kaynaklanan ekonomik krizini örtmeye yönelik bir girişim olduğunu belirtti.<br />Arakçi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Trump'ın "Ekonomik D-Day" olarak nitelendirdiği girişimin, ABD'nin 'benzeri görülmemiş borç ve artan faiz maliyetlerinden kaynaklanan kendi krizinden bir dikkat saptırma' olduğunu ifade etti.<br />ABD'nin başarısız politikalarını sürdürmesinin Washington'a 'daha fazla yenilgi' getireceğini savunan Arakçi, bunun aynı zamanda İranlıların ABD'ye yönelik düşmanlığını artıracağını kaydetti.<br />Arakçi, "ABD'nin ekonomik terörü, küresel ekonomiyi ve dünya genelindeki egemenliği tehdit ediyor" değerlendirmesinde bulundu.<br />'Askeri savaş sonuç vermedi şimdi adını 'ekonomik savaş' koydular'<br />Öte yandan İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, ABD'nin İran'a yönelik askeri girişimlerinin sonuç vermediğini savunarak, "Askeri savaş sonuç vermedi, şimdi bir sonraki yenilginin adını 'ekonomik savaş' koydular" açıklamasını yaptı.<br />Bakan Yardımcısı ayrıca, "İran'ın yenilginin eşiğinde ve bir ipe bağlı olduğu" iddiasında bulunan ABD'nin, buna rağmen bütün müttefiklerinden yardım istediğini belirtti.<br />Trump'tan İran'a yönelik ekonomik operasyon açıklaması<br />ABD Başkanı Donald Trump, dün yaptığı açıklamada İran'a karşı "herhangi bir ülkeye uygulanmış en kapsamlı ekonomik operasyonu" başlatacağını duyurmuştu.<br />Trump ayrıca İran'la ekonomik ilişkilerini sürdüren ülkelere de ağır ekonomik sonuçlar uygulanacağı uyarısında bulunmuştu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260820/arakci-abdnin-ekonomik-d-day-operasyonu-kendi-krizini-ortme-cabasi-1108114046.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kent-lokantalari-istismari-son-bulmali-26256662743b5-8dd0-4685-8ca8-57441eb1d3b92026-08-20T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Belediyeler tarafından açılan KENT LOKANTALARI, dar gelirli vatandaşların ucuz ve sağlıklı yemeğe ulaşmasını sağlayan önemli bir sosyal hizmettir. Halkın bütçesini korurken, küçük esnaf için rekabet ve kamu bütçesi açısından bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Faydaları:&nbsp;</strong>Dar gelirli kişilerin, öğrencilerin ve emeklilerin ucuz ve dengeli beslenmesini sağlar. Sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirir ve halkın gıda enflasyonundan en az şekilde etkilenmesine yardımcı olur. Hijyenik ve güvenilir gıdayı uygun fiyata sunar. Büyük şehirlerdeki yoğun yaşam temposunda ekonomik bir alternatif sunar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zararları ve Eleştiriler:&nbsp;&nbsp;</strong>Düşük fiyatlar nedeniyle çevredeki küçük esnaf ve ticari lokantalarla haksız rekabet yarattığı gerçektir. Esnafın müşteri kaybetmesine, kazancının düşmesine ve hatta kapanma riski yaşamasına yol açmaktadır. Gerçekten ihtiyaç sahiplerinin yanı sıra, ekonomik durumu yerinde olan kişilerin de bu hizmetten yararlanması ahlaki ve vicdani değildir. Ayrıca Belediyeler üzerinde sürekli bir finansal maliyet ve sübvansiyon yükü oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kimse bu işe olumsuz bakmıyor. Şahsen bende bu hizmete olumsuz bakmıyorum.&nbsp;</strong>Lakin İşin birde ekonomik boyutu var. Belediye başkanları bu yemekleri kendi ceplerinden vermiyorlar, senin benim vergimle dolan devlet kasasından yani beytülmaldan yaptığı ihaleler ile gerçekleştiriyorlar. Para bizden kamudan çıkıyor. Öyle ise kamunun parasıyla yapılan bir hizmette adalet sağlanması hakkaniyet sağlanması gerek. Bu lokantalardan zenginde, fakirde yiyip içiyor. Amaç yoksul halk ve dar gelirli vatandaşla emekli ve öğrenciye yardımcı olmaksa bir düzenleme lazım. Denetleme lazım. Adamın işyerinde 10 kişi çalışıyor. Yemeği kendi yapsa 7 bin lirası gidecek. Gönderiyor buraya işçisini kişi başına yöresine göre farklı ama ortalama 80 liradan 800 lira ile işin içinden çıkıyor… Peki, esnaf ne olacak? İşin sosyal boyutu iyi ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu kaynaklarının adil kullanımı ve esnafın korunması için de devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının denetimi arttırması, bir takım tedbirler alması elzemdir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal belediyecilik kapsamında hayata geçirilen Kent Lokantaları, dar gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz ve öğrencilerimiz için çok kıymetli bir destek mekanizmasıdır. Ancak bu hizmet doğrudan&nbsp;<strong>kamu bütçesi (beytülmal)</strong>&nbsp;ile finanse edildiği için, harcanan her kuruşta tüyü bitmemiş yetimin hakkı ve tüm halkın vergisi bulunmaktadır.&nbsp;<strong>Mevcut serbest giriş düzeni, amacın dışına taşan ve adalet duygusunu zedeleyen bazı sonuçlar doğurmaktadır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hedef Kitle Karmaşası:</strong>&nbsp;Ekonomik durumu yerinde olan kişilerin veya maliyet düşürmek isteyen ticari işletmelerin çalışanlarını topluca buralara yönlendirmesi, gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkını gasp etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Haksız Rekabet:</strong>&nbsp;Vergisi, kirası ve personel maliyetiyle ayakta kalmaya çalışan mahalle esnafı, kamunun sübvanse ettiği bu fiyatlarla rekabet edemeyerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm ve Düzenleme Önerilerim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Kimlik / Kart Sistemi:</strong>&nbsp;Lokantalardan faydalanma hakkı; öğrenci belgesi, emekli kimliği veya e-Devlet üzerinden alınacak gelir durum belgesi (muhtaçlık/dar gelir belgesi) şartına bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişi Başı ve Ticari Kota:</strong>&nbsp;Bir kişinin veya aynı işletmeye bağlı çalışanların toplu ve sınırsız şekilde hizmeti suistimal etmesi engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf Koruma Saati:</strong>&nbsp;Esnafın en çok iş yaptığı öğle saatleri dikkate alınarak, Kent Lokantalarının çalışma saatleri veya porsiyon kapasiteleri esnafı ezmeyecek şekilde sınırlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarıyla yapılan bu değerli hizmetin amacına ulaşması,&nbsp;<strong>hakkaniyet, adalet ve esnaf hakkının korunması</strong>&nbsp;için yukarıdaki denetim mekanizmalarının acilen devreye alınması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu işin toplumsal algı, esnaf hakları ve hukuki/mevzuat boyutu ile ayrıca düşünmek lazım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kent Lokantalarında kamu kaynaklarının (beytülmal) adil dağıtımı, sosyal adaletin tesisi ve yerel esnafın ticari haklarının korunması için denetim mekanizmalarının kurulması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Algı ve Sosyal Adalet Boyutu: "Beytülmal" Bilinci</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal belediyecilik projeleri, toplumun refahını artırmayı hedeflerken adalet duygusunu zedelememelidir. Kent Lokantalarında sunulan sübvanse edilmiş yemeklerin finansmanı, başkanların kişisel bütçelerinden değil, tüm halkın vergilerinden oluşan&nbsp;<strong>kamu bütçesinden (beytülmal)</strong>&nbsp;karşılanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınıf Karışıklığı:</strong>&nbsp;Gelir düzeyi yüksek kişilerin veya maliyetini düşürmek isteyen büyük işletmelerin bu lokantaları kullanması, sosyal yardımın doğasına aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Vicdan:</strong>&nbsp;Muhtaç vatandaş, öğrenci ve emekli kuyrukta beklerken, durumu iyi olanların bu hakka ortak olması toplumdaki adalet ve hakkaniyet inancını zedelemektedir. Kamu eliyle yapılan yardım, yalnızca muhtaç olanı kapsamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Boyut ve Esnaf Hakları: Haksız Rekabetin Önlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa’nın 173. maddesi devlete esnaf ve sanatkârı koruyucu tedbirleri alma görevi yükler. Kamu gücü ve bütçesiyle işletilen Kent Lokantaları, kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünde yerel ekonominin direği olan küçük esnafı yok etme noktasına getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşletmelerin Suiistimali:</strong>&nbsp;Bazı ticari işletmeler, kendi personeline yemek sağlamak yerine işçilerini topluca Kent Lokantalarına yönlendirerek kendi maliyetlerini kamunun sırtına yüklemektedir. Bu durum, kamu bütçesinin şahsi ticari kârlar için araç yapılması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fiyat Eşitsizliği:</strong>&nbsp;Vergisi, kirası, stopajı ve faturalarıyla boğuşan mahalle lokantası, kamunun zararına satış yaptığı bu fiyatlarla rekabet edemez. Esnafın batması, istihdamın düşmesi ve yerel ekonominin zarar görmesi anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevzuat ve Hukuki Boyut: Kamu Kaynaklarının Doğru Kullanımı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi, belediye hizmetlerinin "sosyal yardım" amacıyla yapılabileceğini öngörür. Ancak bu hizmetlerin "ticari bir faaliyete" dönüşmesi ve piyasa dengelerini bozması hukuki sınırların aşılması riskini doğurur. Kamu kaynağı kullanılarak yapılan ihaleler ve harcamalar, mutlak surette&nbsp;<strong>"nokta atışı" ihtiyaç sahiplerine</strong>&nbsp;ulaşmalıdır. Herkese açık ve sınırsız bir satış politikası, "kamu yararı" ilkesine aykırılık teşkil eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eylem Planı ve Somut Düzenleme Önerilerim:&nbsp;&nbsp;</strong>Bu doğrultuda, projenin asıl amacına hizmet etmesi için acilen şu yasal ve idari düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hedef Kitleye Özel Kart Sistemi:</strong>&nbsp;Kent Lokantalarından faydalanma şartı; e-Devlet entegrasyonu ile askıda gelir tespiti yapılmış dar gelirlilere, öğrencilere ve emeklilere verilecek özel bir "Sosyal Kent Kart" kullanımına bağlanmalıdır. Kartı olmayan veya gelir sınırı aşan kişilere hizmet verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal / Toplu Alım Engeli:</strong>&nbsp;Aynı şirkete veya iş yerine bağlı çalışanların toplu olarak bu alanları yemekhane gibi kullanması biyometrik kontrol veya günlük kişi başı 1 porsiyon sınırı ile engellenmelidir. Şirketlerin bu suiistimaline cezai yaptırım getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Piyasa ve Esnaf Kotası:</strong>&nbsp;Kent Lokantalarının günlük çıkaracağı menü ve porsiyon sayısı, çevredeki esnafın ticaretini tamamen bitirmeyecek şekilde semt bazlı kotalara bağlanmalıdır. Yemek dağıtım saatleri, esnafın en yoğun olduğu öğle saatlerini baltalamayacak şekilde revize edilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,</strong>&nbsp;devletin ve kamunun parasıyla yapılan her hizmette&nbsp;<strong>hak, hukuk ve adalet</strong>&nbsp;esastır. Kent Lokantalarının popülist bir yaklaşımla değil, gerçek bir sosyal dayanışma bilinciyle ve esnafı ezmeden işletilmesi için yukarıdaki denetim tedbirlerinin acilen yönetmeliklere eklenmesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu hakkını gözeten, esnafını düşünen ve toplumsal adalete kafa yoran bir kişi olarak, bunları yazmak benim görevim. Gerisi devletimin güzel idarecilerinin işi. Her ilde VALİ var. Her ilin valisinin bu konuda çok duyarlı olması ve tedbir alması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ogretmene-var-da-saglik-calisani-ve-memurlara-yok-mu-26252f6613e00-dc48-49ea-8aaa-de83954b4d462026-08-20T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla 81 ile gönderilen genelgeyle, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kılık-kıyafet düzenlemesine gidildi. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve öğrencilere örnek olma sorumluluğu vurgulanırken; eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çalışanlara önlük giyme zorunluluğu getirildi. Mevzuata aykırı uygulamalara izin verilmeyeceği ve sürecin milli eğitim müdürlüklerince sıkı şekilde takip edileceği belirtildi.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çok güzel… Var olsunlar, sağ olsunlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak son yıllarda devlet memurunun şöhret ve vakarını düşünmeden kılık kıyafet giyen, çok açık dekolte giyen, terlikle gelen, daracık kot ve badilerle gelenlere ne olacak?!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu MEMUR VE ÇALIŞANLAR için, suç işleseler bile 4483 sayılı kalkan var, dokunamıyorsunuz, ilgili idareden izin istiyorsunuz, onlar idari soruşturma açıyor, gerek görürse izin veriyor, yoksa yok..</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama iş memuriyetin ŞÖHRET VE VAKARI, DEVLETİN HAYSİYET VE ONURU olunca kimse de ses seda yok. Niye ki? Bunlar plaja gider gibi, tatile gider gibi, pazara gider gibi, aşırı makyaj, ucube kıyafetler, abiye kıyafetler, cinselliği ön plana çıkartan rezalet görüntülerle işine gidiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mudur, memuriyetin şöhret ve vakarı?!</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Tekin’i kutlarım, ALLAH ONDAN RAZI OLSUN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer bakanlıklarda harekete geçmeli, kendi kurumlarına genelge gönderip, bu kılık kıyafet işine bir çeki düzen vermeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle SAĞLIK çalışanlarına el atmalılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanelerde Doktoru, ebesi, hemşiresi, laborantı, temizlikçisi önlüğü ve resmi kıyafetini giymeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müdürlüklerinde çalışan memura da zorunluluk getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından tüm resmi kurum kuruluşlarına kılık kıyafet yönetmeliği hatırlatılıp, bir disiplin getirilmeli, ciddiyet getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orası kamu kuruluşu. Devlet. Devlet ciddiyet ister. Fazilet, ahlak ister. Orası özel sektör değil. Belli kuralları uygulamak şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa var, yönetmelik var, ama uygulayan yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">81 ilde ayrı bir hava esiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek hava esmeli, devletin yasası, kanunu, yönetmeliği, genelgesi…</span></p><p><span style="font-size:18px">En kısa zamanda 81 ildeki devlet kurumlarına, kamu kurum ve kuruluşlarına uyarı yapılmalı, millet kılık kıyafetine, saçına sakalına bir terbiye vermeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar topluma örnek olmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yetişen nesil, sosyal medyada, toplumda ahlaksızlığı, şiddeti, cinselliği, her tür rezaleti görürken, bu kurum kuruluşlarda tam tersini görmeli ki, “bu tür bir yaşam da var, devlet kapısı böyle terbiyeli, edepli, onurlu bir makam” demeli. Saygınlık ve güven artmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-gelde-tesekkur-etme-262512d1c9d74-d9b6-497a-9269-5a8b30bb02662026-08-20T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Baz istasyonları ve Şeker başta olmak üzere gıda maddelerindeki katkının neticesi sağlığımızla oynadıklarını, yaşamımızı alt üst ettiklerini beyanla, günlerce protesto yaptım, eylem yaptım, milletin sesi oldum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başında bulunduğum kısa adı ÇETKODER olan Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Merkezi önünde, gönüllülerimizle beraber 2007 – 2009 – 2012 yıllarında olayı protesto eden eylemli basın açıklamaları yaptım. Kayıtlarda duruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece ŞEKER değil, Tavuktaki Antibiyotik, Balıktaki Antibiyotik, Ekmek deki beyazlatıcı kimyasallar, hormonlu gıda ve yiyecekler, genetiği değiştirilmiş gıda ürünleri, ette sütte ve yumurtadaki hileleri, taklit tağşiş ürünleri, haksız reklamları, baz istasyonlarındaki sağlığa zararlı olan işleri, at eşek eti yedirenleri v.b….</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇIKARI bozulan herkes bana dava açtı, adliyelerden beri gelmedim, sürüm sürüm süründürüldüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllar geldi geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruların er geç ortaya çıkma gibi bir lütfu var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gün gelinen noktada, şeker operasyonu yapıldı. Hayatımızla, kesemizle oynayanların, haksız kazanç elde edenlerin yakasına yapışıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2007- 2009- 2012 yılları ben bunları söylerken, eyleme dönüştürürken, yazıp çizerken, bu günde aynını yazıyor aynı minvalde yol yürüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günde hem bunları, hem de ihalelerdeki ayrıntıları, devleti söğüşlemeye, milleti kazıklamaya kalkanları yazıyorum..</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakın Gürlek geldi, bu işlere el attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri bakanı geldi, bu işlere omuz verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben şimdi bu insanlara nasıl teşekkür etmeyeyim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben bu hususları yıllarca dillendirip yazdım, eyleme dönüştürdüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse tınlamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın devlet aynı devlet, sadece bakanlar değişti, bakın neler oluyor, halkın yararına, milletin çıkarına, kamunun menfaatine, devletin bekasına, hak hukukun tesciline bakın nasıl hizmet yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demek ki istenir ise oluyor imiş…</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz önce ALLAH sonra DEVLET diyen bir gelenekten geliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse önce yaratandan sonra devletten büyük değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki devlet, kararlılıkla tüm kurum kuruluşları ile bu işlerin tepesine binsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her şey düzelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HELE ŞÜKÜR: Baz istasyon için 3 şart]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hele-sukur-baz-istasyon-icin-3-sart-262506d840b9d-568a-4bfe-a090-b3b9a6806ab92026-08-20T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ HELE ŞÜKÜR: Baz istasyon için 3 şart

HELE ŞÜKÜR: Baz istasyon için 3 şart

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dilekçeyi işleme alan Komisyon, şikâyeti Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'na (BTK) yönlendirdi. BTK Hukuk Müşavirliğinin Meclise gönderdiği yanıtta baz istasyonların kurulumuna yönelik şu değerlendirmeler aktarıldı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MESAFE ZORUNLULUĞU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Elektronik Haberleşme Cihazları Güvenlik Sertifikası Yönetmeliği'ne göre kurulumu yapılacak&nbsp;<a href="https://www.hurriyet.com.tr/haberleri/baz-istasyonlari" target="_blank">baz istasyonları</a>&nbsp;için işletmeciler kurumumuza Güvenlik Sertifikası başvurusu yapmak zorundadırlar. İşletmeciler tarafından kurumumuza yapılan başvurularda, baz istasyonunun kurulacağı yer, baz istasyonunun ana huzmesi ve en yakın yaşam alanı kroki üzerinde gösterilmekte, yapılan incelemeler neticesinde baz istasyonunun güvenlik mesafesi içinde bir yaşam alanı olmadığının, okul bahçe sınırları bulunmadığının, çocuk oyun alanı olmadığının ve yönetmeliğin diğer maddelerine aykırılık oluşturmadığının tespit edilmesi halinde, Güvenlik Sertifikası düzenlenmekte ve istasyonun kurulumunu müteakip öncelikli olarak ölçüm yetki belgeli kuruluşlar tarafından elektromanyetik alan ölçümleri yapılmakta daha sonra kurumumuz tarafından yerinde ölçüm ile planlı ve plansız denetimler yapılmaktadır. Dolayısıyla baz istasyonlarının çevresindeki yaşam alanlarında limit değerlerin aşılmasına izin verilmemekte ve yönetmelik hükümleri çerçevesinde gerekli müeyyideler uygulanmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Yaşam alanı olmayacak.<br />2 Okul bahçe sınırları bulunmayacak.<br />3 Çocuk oyun alanı olmayacak.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.hurriyet.com.tr/gundem/baz-istasyon-icin-3-sart-43278817</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ogretmenlere-onluk-zorunlulugu-getirildi-2624895af7ec2-be13-4c39-bed6-ee2ad12d4d252026-08-20T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi

Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">OLGUN KIZILTEPE</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı&nbsp;Yusuf Tekin, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde hazırlanan genelgeyi 81 ilin milli eğitim müdürlüğüne gönderdi. Genelgede öne çıkan en dikkat çekici maddelerden biri öğretmenlerin kılık ve kıyafet düzenlemesi oldu. Yeni dönemle birlikte öğretmenlere okulda önlük giyme zorunluluğu getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MESLEĞİN SAYGINLIĞINA UYGUN HAREKET EDECEKLER<br />Sosyal medyada zaman zaman tartışma konusu olan ve gündemi meşgul eden öğretmen kıyafetleri başlığına Milli Eğitim Bakanlığı son noktayı koydu. Bakan Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan genelgede, eğitim çalışanlarının kılık kıyafetlerinde mesleğin saygınlığına ve temsil sorumluluğuna uygun hareket etmelerinin altı çizildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖĞRETMENLER ÖNLÜK GİYECEK&nbsp;<br />81 ile iletilen resmi genelgede kılık ve kıyafet düzenlemesine ilişkin şu talimatlar yer aldı:&nbsp;"Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek."</span></p><p><span style="font-size:18px">UYGULAMAYI MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ TAKİP EDECEK<br />Genelge kapsamında, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yapılacak olan Öğretmenler Kurulu toplantılarında konuyla ilgili gerekli bilgilendirmeler eksiksiz şekilde yürütülecek.&nbsp;Sürecin takibi ise il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından sıkı bir şekilde gerçekleştirilecek. Yayımlanan talimata göre, mevzuata aykırı kılık-kıyafet davranışlarına ve uygulamalara kesinlikle izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelgede öne çıkan başlıklar;&nbsp;<br />Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetler değerlendirilerek derhal önlem alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale kesinlikle müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, millî eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">VELİLERİN KAYIT ÜCRETİ ÖDEMESİ SÖZ KONUSU OLMAYACAK<br />Öğrenci kayıt işlemleri "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları" gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak.&nbsp;Okul kayıtları, elektronik ortamda otomatik olarak e-Okul üzerinden yapılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak.&nbsp;Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikâyetler gelmesi hâlinde bu başvurular özenle takip edilerek gereği yapılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">CEP TELEFONU YASAĞI DEVAM EDECEK<br />Öğrencilerin dijital imkânlardan doğru bir şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilecek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak.&nbsp;Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek, öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.&nbsp;Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar/uygulamalar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak.&nbsp;Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlıkça belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">'MAARİFİN KALBİNDE OYUN' TEMASI ESAS ALINACAK<br />2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.&nbsp;Oyunun çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.&nbsp;Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, "Millî Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi" ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.&nbsp;Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜCRETSİZ MATERYALLER DIŞINDA BAŞKA KAYNAK KULLANILAMAYACAK<br />Okullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan Eser İnceleme ve Seçme Kurulu onayıyla belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak, bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkân sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak; okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.haberler.com/guncel/ogretmenlere-onluk-zorunlulugu-getirildi-20157733-haberi/</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Savaşlar ve sıcak hava dalgaları ekmek ve makarna fiyatlarını yükseltti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/savaslar-ve-sicak-hava-dalgalari-ekmek-ve-makarna-fiyatlarini-yukseltti-26246a6544ce2-7b85-4b09-a20c-7def932cf34f2026-08-19T13:45:00+03:00HABER MERKEZİ Savaşlar ve sıcak hava dalgaları ekmek ve makarna fiyatlarını yükseltti

Savaşlar ve sıcak hava dalgaları ekmek ve makarna fiyatlarını yükseltti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Oxford Economics'e göre küresel gıda fiyatlarının bu yıl %11,8, 2027'de ise %4,8 artması bekleniyor; en sert etkinin tahıllar, meyve-sebze gibi tarla ürünleri ile süt ürünlerinde görülmesi öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öngörü, Avrupa'daki aşırı sıcaklar ve kuraklığın ürünlere zarar verdiği, çiftçilerin ise Orta Doğu ve Ukrayna'daki savaşların da etkisiyle artan enerji ve gübre maliyetleriyle boğuştuğu bir döneme denk geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'daki sıcak hava dalgasının ardından Brüksel merkezli Avrupa hububat ve yağlı tohum ticaret birliği Coceral, temmuz ayında olağanüstü bir güncelleme yayımlayarak AB-27 ve Birleşik Krallık'ın toplam tahıl rekoltesine ilişkin tahminini 295,5 milyon tondan 286,6 milyon tona indirdi. Bu rakam, 2025'te elde edilen 310 milyon tonluk hasadın oldukça altında.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP'nin Salı günü Almanya Çiftçiler Birliği'nin uyarısına dayandırdığı habere göre Almanya'nın tahıl hasadının, şiddetli kuraklık ve sıcak hava dalgaları nedeniyle bu yıl %7 düşerek 41,9 milyon tona gerilemesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcak hava dalgası büyük zarara yol açarken, çiftçiler ayrıca İran savaşı nedeniyle Hürmüz Boğazı'nın abluka altına alınmasının ardından petrol ve diğer hammaddelerin tedarikinde yaşanan aksaklıklar yüzünden daha yüksek maliyetlerle karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oxford Economics'e göre küresel gıda fiyatları üzerindeki en önemli etki, başta petrol (dizel), doğal gaz ve gübre olmak üzere gıda üretiminde kullanılan girdiler üzerindeki etkileriyle "ABD-İran savaşı"ndan kaynaklanıyor, diye konuştu Kıdemli Ekonomist Tomas Dvorak Euronews Business'a.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oxford Economics, küresel dizel fiyatlarının temmuz ayında yıllık bazda %36 sıçradığını, bu artışta kısmen Hürmüz Boğazı'ndaki aksaklıkların rol oynadığını, gübre fiyatlarının ise bu yıl %22 yükselmesinin beklendiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda Ukrayna'daki savaş da küresel gıda fiyatları üzerinde belirgin bir baskı yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dvorak, tahılların küresel gıda fiyat endeksinin %25'ini oluşturduğunu, iki ülkenin birlikte dünya buğday ihracatının neredeyse %30'unu, mısır ihracatının ise %10'undan fazlasını karşıladığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre Rus ve Ukrayna limanlarına, yükleme terminallerine ve gemilere yönelik saldırılar ile Karadeniz ve Azak Denizi üzerinden yapılan tahıl ihracatındaki kesintiler, Rusya'dan 52 milyon ton, Ukrayna'dan 34 milyon ton olmak üzere yılda toplam 86 milyon tonluk tahıl ihracat kapasitesini etkileyebilir; bu da dünya tahıl ihracatının neredeyse %17'sine karşılık geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM Gıda ve Tarım Örgütü'ne (FAO) göre küresel gıda emtia fiyatları temmuz ayında bir yıl öncesine kıyasla %1 daha yüksekti; tahıl fiyatları %6,9, bitkisel yağ fiyatları ise yaklaşık %17,3 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oxford Economics'in küresel gıda fiyat endeksi emtia fiyatlarını izliyor; dolayısıyla buradaki artış, süpermarket raflarındaki fiyatlara bire bir yansımıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2026 için öngörülen artış ise yine de 2022'de kaydedilen %14,2'lik yükselişin altında kalıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Hangi gıdalarda fiyat artışı daha sert olacak?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Kuraklık ve sıcaklardan en ağır darbeyi bu ürünlerin aldığını belirten Dvorak, Euronews Business'a "En sert etki, tahıllar, meyve-sebze gibi tarla ürünleri ile süt ürünlerinde görülecek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dvorak, "Bu durum ekmek, peynir, şarap ya da yağ gibi işlenmiş ürünlerin fiyatlarına da yansıyacak" diye ekledi. Buna karşılık et gibi ürünlerin daha sınırlı etkilenmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılara göre gübre kullanımının yoğun olduğu bir ürün olan buğday, en büyük baskı altında; fiyatların 2026'nın üçüncü çeyreğinde yıllık bazda %36 artarak kile başına 6,92 dolara (yaklaşık 27 kilogram buğday) çıkması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buğday, ekmek ve makarnadan kahvaltılık gevreklere ve bisküvilere kadar çok sayıda işlenmiş gıdada kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dvorak, "Başta meyve ve sebze olmak üzere taze gıdalarda etkinin nispeten hızlı olacağını ve tüketici fiyatlarına iki ila üç ay içinde yansımasının muhtemel olduğunu öngörüyoruz. Hasat ve işleme süreleri nedeniyle işlenmiş gıdalarda ise gecikme daha uzun olma eğiliminde. Bu segmentte tüketici fiyatları üzerindeki en yüksek etkinin yaklaşık altı ila dokuz ay sonra görülmesini bekliyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu da taze gıda fiyatlarının 2026 Ekim-Kasım ayları arasında yaşanan aksaklıkları yansıtmaya başlayabileceği, işlenmiş gıda fiyatlarında ise en güçlü etkinin 2027 Şubat-Mayıs döneminde hissedilebileceği anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oxford Economics'te tarımsal emtia ekonomisti olan Jed Cartledge, Karadeniz'deki saldırıların tam etkisi henüz netleşmemişken şiddetli bir El Niño'nun Avrupa dışındaki mahsulleri de tehdit ettiğini, bu nedenle gıda fiyatlarındaki şokun öngörülenden daha ağır olabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Cartledge, daha yüksek buğday fiyatlarının, maliyeti daha yüksek alternatif ihracat rotalarını ticari açıdan uygulanabilir hale getirerek yaşanan kesintilerin bir bölümünü telafi etmeye yardımcı olabileceğini de sözlerine ekledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/business/2026/08/19/savaslar-ve-sicak-hava-dalgalari-ekmek-ve-makarna-fiyatlarini-yukseltti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da mesleki yeterlilikte Türkiye ilk sırada]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-mesleki-yeterlilikte-turkiye-ilk-sirada-26245aa84ad66-3f68-49d3-9aa4-edc7d3ed21e42026-08-19T13:41:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da mesleki yeterlilikte Türkiye ilk sırada

Almanya'da mesleki yeterlilikte Türkiye ilk sırada

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Almanya'da mesleki yeterliliğinin tanınmasını sağlayan kişi sayısı giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Federal İstatistik Dairesi (Destatis) tarafından yayımlanan verilere göre, geçen yıl Alman makamları 86 bin 600 kişinin mesleki yeterliliğini tanıdı. Bu sayı, önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 10'luk bir artış anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Buna karşın mesleki yeterliliğini tanınan kişi sayısındaki artış hızının ise yavaşladığı görüldü. Bu kapsamdaki kişi sayısı 2024'te yüzde 25, 2023'te ise yüzde 21 artmıştı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Almanya, azalan doğum oranı ve hızla yaşlanan nüfus nedeniyle birçok sektörde yurt dışından profesyonellere ihtiyaç duyuyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye ilk sırada<br />Almanya'da 2025 yılında mesleki yeterliliği tanınan kişiler, menşe ülkeler bakımından sıralandığında ilk sırada Türkiye yer aldı. Geçen yıl Türkiye kökenli 9 bin 800 kişi kabul aldı. Bu, toplam kabul sayısının yüzde 11'ini oluşturdu. Ukrayna ise yaklaşık 8 bin 300 tanınma ile ikinci sırada geldi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Suriye 6 bin 100, Hindistan ve Tunus ise 5 bin 400'er kabul ile üst basamaklarda görüldü. Özellikle Suriye'den kabul edilen kişi sayısındaki yüzde 42'lik artış dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:20px">Buna karşın 2016-2023 yılları arasında ilk ikide yer alan Bosna Hersek'in 2025'te üst sıralarda yer bulamadığı görüldü.</span></p><p><span style="font-size:20px">Sağlık sektörü zirveyi kaptırmadı<br />Bir önceki yılda olduğu gibi, 2025'te de en fazla mesleki yeterlilik sağlık sektöründe tanındı. İlk sırada 32 bin kabul ile hemşirelik/hastabakıcılık geldi. Doktorlar 13 bin 900 kabul ile ikinci, mühendisler ise 4 bin 600 tanınma ile üçüncü sırada yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu üç meslek grubundaki toplam tanınma sayısı, tüm meslek gruplarındaki kabullerin yüzde 58'ini oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:20px">dpa / CÖ,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-mesleki-yeterlilikte-t%C3%BCrkiye-ilk-s%C4%B1rada/a-78428659</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD devrede: Türkiye, İsrail ve Suriye hattında kritik mekanizma]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-devrede-turkiye-israil-ve-suriye-hattinda-kritik-mekanizma-26244c4834178-3151-42a3-9adb-f7cba378bfe92026-08-19T13:32:00+03:00HABER MERKEZİ ABD devrede: Türkiye, İsrail ve Suriye hattında kritik mekanizma

ABD devrede: Türkiye, İsrail ve Suriye hattında kritik mekanizma

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack, İsrail’in sabah saatlerinde Suriye'nin kuzeyinde Türkiye sınırına yakın bir bölgede İdlib kırsalında yer alan Ebu Zuhur Askeri Hava Üssü’ne düzenlediği saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu. İngiltere merkezli Reuters haber ajansına telefonda açıklama yapan Barrack, ABD’nin Türkiye, İsrail ve Suriye arasında bir çatışmayı önleme mekanizması kurmaya çalıştığını ifade etti.<br />Türkiye’nin İsrail’in gerçekleştirdiği saldırılar konusunda önceden bilgilendirilmediğine dikkat çeken Barrack, "Türkiye, İsrail uçaklarının kendi topraklarına doğru kuzeye yöneldiğini gördü ve dolayısıyla karşılık vermek üzere makul bir hazırlık içerisine girebilirdi" dedi.<br />"SAĞDUYULU DAVRANILMASI SAYESİNDE DURUMUN DAHA DA KÖTÜLEŞMESİ ENGELLENDİ"<br />Türkiye sınırının yaklaşık 70 kilometre doğusundaki hava üssüne yönelik saldırıya ilişkin açıklamalarında Barrack, "Neyse ki sağduyulu davranılması sayesinde durumun daha da kötüleşmesi engellendi" ifadelerini kullandı. Barrack, İsrail’in Suriye’deki hava üssüne yönelik saldırılarının doğru veya yanlış da olsa Türkiye’nin yakın gelecekte bu üsteki varlığını artırabileceği yönündeki bir algıyı yansıttığını da ifade etti. ABD’li Büyükelçi, "Bu durum, İsrail, Suriye ve Türkiye’yi kapsayan bir çatışmayı önleme mekanizmasına duyulan ihtiyacı ortaya koyuyor. Gelecekteki iletişim problemlerini önlemek amacıyla böyle bir mekanizma kurmak için aktif olarak çalışma halindeyiz. Şu anda önceliğimiz, gerilimi düşürmek ve ölçülü bir yaklaşım için alan açmak" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"SÖZ KONUSU ÇABALARIN YOĞUNLAŞTIRILMASI GEREKİYOR"<br />"Bu sabah yaşanan olay, söz konusu çabaların yoğunlaştırılması ve sürecin kapsamının genişletilmesi gerektiğini ortaya koyuyor" diyen Barrack, ABD’nin taraflar arasında bilgi paylaşımı ve diyaloğu kolaylaştıracak bir mekanizma için arabuluculuk üstlendiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DİYALOG VE DİPLOMASİ ÇAĞRISI<br />Suriye devlet televizyonu, askeri bir kaynağa dayandırdığı haberinde İsrail’in bugün sabaha karşı Ebu Zuhur Hava Üssü’nün pistine ve depolama tesislerine sekiz hava saldırısı düzenlediğini açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanlığı, saldırıyı "pervasızca" olarak nitelendirerek İsrail’in eylemlerini güçlü bir şekilde kınamıştı. Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, İsrail’in Suriye’nin altyapısı ve yeteneklerini hedef alan saldırıları konusunda uluslararası topluma kararlı bir tutum sergilenmesi ve hesap verilebilirlik çağrısı yapılmıştı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/dunya/abd-devrede-turkiye-israil-ve-suriye-hattinda-kritik-mekanizma/393266</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-genclerimize-birakilacak-en-buyuk-miras-26242056aba7d-1a56-4a18-a376-f1170d03f9642026-08-19T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras

Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalar yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“KISIR TARTIŞMALARA İHTİYAÇ YOK”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinde siyasette bölünmeye, kısır çekişmelere değil milli meselelerde uzlaşıya ihtiyaç olduğunu söyledi.<br />“YENİ PARTİ'DE HENÜZ KARARLI BİR DURUŞ TEMİN EDİLEMEDİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli, CHP'deki ayrışmayı tasvip etmediğini de belirterek "CHP’ye siyasi patinaj yaptıran parti içi çatışmanın da son bulmasını temenni ediyoruz." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye gibi Türkiye’nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun Yeni Parti'de henüz temin edilemediği görüldü.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“SEÇİM SİSTEMİ DÜZENLENMELİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun olan anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"TERÖRSÜZ TÜRKİYE GENÇLERE MİRAS"</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinin önemini “Gençlerimize bırakacağımız en büyük mirastır.” sözleriyle vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“MHP HAZIMSIZLIĞINDAN KURTULSUNLAR”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Tek derdi MHP hazımsızlığı olan mahfillerin, içinde bulunduğu şizofrenik durumdan bir an evvel kurtulmaları ülkemizin, milletimizin, hatta kendilerinin de hayrına olacaktır. Bu önemli bir fırsat ve kazanımdır, heba edilmeyecektir." dedi.</span><br />&nbsp;</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-eski-bakan-arif-ahmet-denizolgunun-mezari-aciliyor-10-yil-sonra-yeniden-otopsi-yapilacak-1737960</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Lindsey Graham'ın yerine atanan kız kardeşi: Ulusal güvenlik konusunda pek bilgim yok]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/lindsey-grahamin-yerine-atanan-kiz-kardesi-ulusal-guvenlik-konusunda-pek-bilgim-yok-262416d878bc9-fcb0-4a4a-a652-075c2436bf242026-08-19T11:03:00+03:00HABER MERKEZİ Lindsey Graham'ın yerine atanan kız kardeşi: Ulusal güvenlik konusunda pek bilgim yok

Lindsey Graham'ın yerine atanan kız kardeşi: Ulusal güvenlik konusunda pek bilgim yok

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'de hayatını kaybeden Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham'ın yerine atanan kız kardeşi Darline Graham Nordone,&nbsp;<strong>ulusal güvenlik konusunda fazla bilgisi olmadığını</strong>&nbsp;belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">62 yaşındaki Nordone, South Carolina'da Senato koltuğu için yarıştığı Temsilciler Meclisi üyesi Ralph Norman ile katıldığı münazarada, Tayvan ve Güney Çin Denizi'nin ABD açısından ulusal güvenlik meselesi olup olmadığı yönündeki soruyla karşılaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moderatörden soruyu tekrarlamasını isteyen Nordone,&nbsp;<strong>"Burada dürüst olacağım. Ulusal güvenlik konusunda pek bilgim yok"</strong>&nbsp;yanıtını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nordone, hayatını kaybeden abisi&nbsp;<strong>Lindsey Graham</strong>'ın 33 yıl Hava Kuvvetlerinde görev yaptığını hatırlatarak,&nbsp;<em>"Ben kusursuz bir siyasetçi değilim. Ulusal güvenlik benim olayım değil, benim uzmanlık alanım değil ancak orduyu destekliyorum"</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Lindsey Graham'ın yerine atandı</span></h2><p><span style="font-size:18px">South Carolina Valisi Henry McMaster, 11 Temmuz'da hayatını kaybeden Lindsey Graham'ın yerine, ocak ayında sona erecek görev süresini tamamlamak üzere kız kardeşi Darline Graham Nordone'u atamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nordone, abisinin&nbsp;<strong>Ocak 2027'de sona erecek görev süresini</strong>&nbsp;tamamlayacak. Böylece South Carolina tarihinde federal düzeyde görev yapan ilk kadın senatör oldu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Lindsey Graham 71 yaşında hayatını kaybetti</span></h2><p><span style="font-size:18px">2003'ten bu yana ABD Senatosunda görev yapan 71 yaşındaki Lindsey Graham'ın, 11 Temmuz gecesi "kısa süreli ve ani gelişen bir rahatsızlık" sonucu hayatını kaybettiği açıklanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260819/lindsey-grahamin-yerine-atanan-kiz-kardesi-ulusal-guvenlik-konusunda-pek-bilgim-yok-1108093529.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/oyuncu-hayden-panettierenin-olum-nedeni-arastiriliyor-ilk-bulgular-aciklandi-262406e926a45-8bfb-4ad7-bafc-2bfb1cfb5ad02026-08-19T10:01:00+03:00HABER MERKEZİ Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı

Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li oyuncu Hayden Panettiere, Güney Carolina'da kaldığı evde kalp durması sonucu 36 yaşında hayatını kaybetti.<br />Greenville County Adli Tıp Ofisi, pazar günü öğleden sonra Panettiere'nin kaldığı konuttan "kalp durması" ihbarıyla 911 çağrısı yapıldığını açıkladı. Sağlık ekipleri olay yerine ulaşarak oyuncuya müdahale etti ancak tüm çabalara rağmen Panettiere kurtarılamadı. Oyuncunun, ihbardan yaklaşık yarım saat sonra hayatını kaybettiği bildirildi.<br />Panettiere'nin cesedine pazartesi günü otopsi yapıldı. İlk incelemede ölümüne katkıda bulunabilecek herhangi bir travma bulgusuna rastlanmadı. Ancak kesin ölüm nedeni ve ölüm şeklinin, yapılacak ek testlerin ardından belirleneceği kaydedildi.<br />'Heroes' ve 'Nashville' ile tanındı<br />Oyunculuk kariyerine henüz 11 aylıkken reklamlarda yer alarak başlayan Panettiere, çocuk yaşta televizyon ve sinema dünyasında tanındı. 2000 yapımı "Unutulmaz Titanlar" ve 2005 yapımı "Buz Prensesi" filmlerinde rol aldı.<br />Panettiere'nin kariyerindeki en önemli çıkış ise 2006-2010 yılları arasında yayımlanan "Heroes" dizisindeki Claire Bennet karakteriyle geldi. Oyuncu ayrıca 2012-2018 yıllarında yayımlanan "Nashville" dizisinde country müzik yıldızı Juliette Barnes'ı canlandırdı.<br />Oyuncu, "Çığlık 4" ve "Çığlık VI" filmlerinde Kirby Reed karakterine de hayat verdi. Son yıllarda oyunculuğa geri dönen Panettiere, 2024 yapımı "Amber Alert" ve 2026 yapımı "Sleepwalker" filmlerinde rol aldı.<br />Zorlu yaşam mücadelesini kaleme almıştı<br />Panettiere, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde bağımlılıkla mücadelesi ve yaşadığı zorluklar hakkında kamuoyuna açık şekilde konuşmuştu. Bu yıl yayımladığı "This Is Me: A Reckoning" adlı anı kitabında çocuk yıldızlıktan yetişkinliğe geçişini, bağımlılık ve iyileşme sürecini, doğum sonrası depresyonunu ve aile içi şiddet deneyimlerini anlattı.<br />Panettiere'nin eski partneri, eski ağır sıklet dünya şampiyonu Wladimir Klitschko'dan 11 yaşında Kaya adında bir kızı bulunuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260818/oyuncu-hayden-panettierenin-olum-nedeni-arastiriliyor-ilk-bulgular-aciklandi-1108068653.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-2-262433d864f37-504e-4ff7-8ba0-86162dc5817f2026-08-19T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-

MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aslında SANAYİCİ İŞ ADAMI İLE TİCARET YAPAN İŞ ADAMI ayrı dallardır. Sanayicinin bu konudaki talebi haklı bir taleptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllardır aynı çatı altında hizmet veren sanayici ve ticaretçiler artık bu işten sıkıntı duyuyorlar. Ülkenin her yerinde bu iki branş ayrı ayrı çatı iken mersin de tek çatı halinde hizmet sunması, Mersin’in ekonomik yönden kalkınmasında ve yol almasında sıkıntı yaratıyor. Mersin kentinin kalkınması, ekonomik yönde daha verimli hale gelmesi bu siyasilerin işine neden gelmiyor? İl başkanları, Vekiller siz niye bu işin gerçekleşmesinde geri duruyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Ağustos günü aşağıdaki linkte bu haberimizin ilkini yayınlamış idik:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-26196">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-26196</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacı Gazeteci Yazar ve iktisatçı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/aile-ve-sosyal-hizmetlerin-dogrudan-teminleride-sasirtti-26239be0f037b-c510-45fc-941c-b4e1872748142026-08-19T09:21:00+03:00HABER MERKEZİ AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1072075 NUMARALI,</strong> 01.05. 2026 20.05.2026 20 günlük yemek alımı<strong>, ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 584.208,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1067470 NUMARALI,</strong> 21. 05. 2026 09.06. 2026 arası 20 günlük yemek alım işi, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 325.872,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT782708 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-10.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 397.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT779097 NUMARALI,</strong> MAMUL YEMEK ÖDEMESİ, <strong>ÖZ SADİLER </strong>YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 58.223,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT741462 NUMARALI,</strong> 01.04.2026 10 GÜNLÜK MAMUL YEMEK ALIMI<strong>, ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 308.880,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT590294 NUMARALI</strong>, 2026 YILI 1 NİSAN - 30 NİSAN ARASI MAMUL YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 359.790,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT581751 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-30.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 397.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT253155 NUMARALI,</strong> 2026 YILI OCAK 21.01.2026 31.01.2026 ARASI 11 GÜNLÜK YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 284.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT140775 NUMARALI,</strong> 01.01.2026 20.01.2026 20 GÜNLÜK YEMEK ALIMI, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 515.970,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT3564 NUMARALI,</strong> 10. GÜNLÜK YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 310.128,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1472174 NUMARALI,</strong> 2026 YILI 1 AĞUSTOS - 31 AĞUSTOS ARASI MAMUL YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER </strong>YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 229.200,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413276 NUMARALI,</strong> 06.06.2026/15.06.2026 10 GÜNLÜK YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 277.257,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1095121 NUMARALI,</strong> 5 GÜNLÜK TAŞIMALI MAMÜL YEMEK HİZMET ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 156.187,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT789204 NUMARALI,</strong> 10 GÜNLÜK 1.05.2026-10.05.2026 TARİHLERİNİ KAPSAYAN TAŞIMALI MAMÜL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 313.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT842600 NUMARALI,</strong> 21 GÜNLÜK (11.05.2026-31.05.2026 TARİHLERİ KAPSAYAN ) TAŞIMALI MAMÜL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 682.387,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT592386 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-30.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIMI, <strong>NESLİ </strong>YEMEKÇİLİK GIDA TEMİZLİK TURİZM TARIM İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 802.099,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT813143 NUMARALI,</strong> 01.05.2026-31.05.2026 TARİHLERİ ARASI 1 AYLIK MAMÜL YEMEK ALIMI, <strong>NESLİ</strong> YEMEKÇİLİK GIDA TEMİZLİK TURİZM TARIM İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 884.875,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1049825 NUMARALI,</strong> 10 GÜNLÜK TAŞIMALI MAMÜL YEMEK HİZMET ALIM İŞİ, <strong>AREN YEMEKÇİLİK</strong> İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 273.300,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1505293 NUMARALI,</strong> 2026 YILI HIRDAVAT MALZEMESİ, <strong>ÇETİN HALEFOĞLU,</strong> 73.725,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1113131 NUMARALI</strong>, 2026 yılı 18 kalem hırdavat alımı, <strong>ÇETİN HALEFOĞLU,</strong> 50.955,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1503847 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, SF AYDINLATMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 28.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1525851 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÖZEL GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, <strong>ŞABAN KARATAŞ,</strong> 14.760,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1525286 NUMARALI</strong>, 2026 YILI ÖZEL GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, <strong>ŞABAN KARATAŞ</strong>, 61.030,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1514185 NUMARALI,</strong> 2026 YILI DİĞER ÖZEL MAL VE MALZEME ALIMI, <strong>MEHMET AKSOY,</strong> 80.685,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1514042 NUMARALI</strong>, 2026 YILI DİĞER ÖZEL MAL VE MALZEME ALIMI, <strong>MEHMET AKSOY,</strong> 80.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1513599 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TELEFON ALT YAPI MALZEMESİ ALIMI, YORULMAZ ŞAHİN, 28.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511561 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GENEL TEMİZLİK ALIMI, <strong>CANSU İNCE,</strong> 116.158,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511455 NUMARALI,</strong> 2026 KİŞİSEL TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>CANSU İNCE</strong>, 113.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511294 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>CANSU İNCE,</strong> 93.630,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504859 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TÜKETİM MALZEMESİ, <strong>PERA LUXURY YAPI</strong> SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 97.720,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504671</strong> <strong>NUMARALI</strong>, 2026 YILI TÜKETİM MALZEMESİ ALIMI, <strong>PERA LUXURY YAPI</strong> SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 97.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504219 NUMARALI,</strong> 2026 YILI SAĞLIK MALZEMESİ ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 85.800,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1502124 NUMARALI,</strong> 2026 YILI KÖMÜR ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 99.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501987 NUMARALI</strong>, 2026 YILI TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 51.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1444772 NUMARALI,</strong> 2026 yılı KİŞİSEL TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI ÖDEMESİ, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 67.050,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501620 NUMARALI,</strong> 2026 YILI HIRDAVAT MALZEMESİ ALIMI, AKDENİZ <strong>MİR YAPI</strong> İNŞAAT EMLAK GIDA PETROL NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 125.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1500374 NUMARALI,</strong> MAL ALIMI, AKDENİZ <strong>MİR </strong>YAPI İNŞAAT EMLAK GIDA PETROL NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 130.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1457492 NUMARALI,</strong> 33 BBM 11 TAŞITIN BAKIM VE ONARIM, <strong>İBRAHİM ÇELİK,</strong> 38.300,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1457184 NUMARALI,</strong> 33 ACK 18 PLAKALI TAŞITIN BAKIM VE ONARIM, <strong>İBRAHİM ÇELİK</strong>, 66.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1450377 NUMARALI,</strong> 2026 YILI YAZLIK BAYAN GİYİM FATURA ÖDEME, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 127.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1450168 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 126.100,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1449945 NUMARALI,</strong> 2026 YILI YAZLIK ERKEK GİYİM KUŞAM ALIMI FATURA ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 125.325,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1449653 NUMARALI</strong>, 2026 YILI BAYAN GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446326 NUMARALI,</strong> GİYİM KUŞAM ALIMI, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446284 NUMARALI</strong>, 2026 YILI 4 KALEM BAYAN GİYİM KUŞAM ALIMI, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 127.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446024 NUMARALI,</strong> 2026 yılı BAYAN GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1445102 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GÜVENLİK SİSTEMLERİ MALZEMESİ ALIMI ÖDENESİ, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 104.900,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501771 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GÜVENLİK TAKİP CİHAZ ALIMI, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 20.850,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1244281 NUMARALI</strong>, BİLİŞİM MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 31.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1412355 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEMESİ ALIMI, <strong>CENGİZ BARAÇ,</strong> 22.025,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1540528 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEMESİ ALIMI, <strong>CENGİZ BARAÇ</strong>, 91.970,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1368622 NUMARALI,</strong> 2026 YILI SANAYİ TİPİ SU SEBİLİ ALIM İŞİ, <strong>VEYSEL KARA,</strong> 25.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1365980 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÇÖP KOVASI ÇÖP AYIRMA ÇAMAŞIR TOPLAMA ARABASI, <strong>VEYSEL KARA,</strong> 23.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1338778 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 63.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1546112 NUMARALI,</strong> OKUL ÇANTASI VE KIRTASİYE GEREÇLERİ, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 40.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1329527 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE VE BÜRO MALZEMESİ ALIMI, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 63.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1255614 NUMARALI,</strong> IP UYUMLU TELEFON MAKİNASI ALIMI 18 ADET, <strong>AFZ SİSTEM</strong> TEKNOLOJİLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 33.200,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1170888 NUMARALI,</strong> HIRDAVAT TÜRÜ MAL ALIMI, <strong>AFZ SİSTEM</strong> TEKNOLOJİLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 28.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1359177 NUMARALI,</strong> 10 KALEM DEMİRBAŞ MALZEME ALIM İŞİ, <strong>DİRİ KARDEŞLER</strong> MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 356.868,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1545809 NUMARALI,</strong> 2 ÜNİTE RAF SİSTEMİ 80ADET DOLAP KULBU VE 30 ADET ÇALIŞMA KOLTUĞU TEKERİ ALIMI, <strong>DİRİ KARDEŞLER</strong> MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 14.426,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1434929 NUMARALI,</strong> 2026 YILI KLİMA DIŞ ÜNİTE BAKIM VE ONARIM İŞİ, MEHMET KÜRŞAD YÜKSEK, 115.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1427210 NUMARALI,</strong> ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, YAKUP BOZ, 23.900,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1427111 NUMARALI,</strong> kurum çocuklarına kıyafet alımı, ÇGS ÇETİNKAYA GİYİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 458.150,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1425111 NUMARALI</strong>, 2026 YILI HIRDAVAR MALZEME ALIM İŞİ, EMRE AKMAN, 34.971,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1416524 NUMARALI,</strong> BİLİŞİM MALZEMESİ ALIMI, MUSTAFA AVDİL, 46.560,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1414573 NUMARALI,</strong> ZEMİN SERAMİK MALZEME ALIM İŞİ, MEHMET GÜNDÜZ, 85.560,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413847 NUMARALI,</strong> HİDRAFOR PARÇA ALIM İŞİ, ALİ TÜLE, 4.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413704 NUMARALI</strong>, JENERATÖR MOTORİN ALIMI, MUHAMMET KALKAN, 56.357,55 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413591 NUMARALI</strong>, JENERATÖR YAKIT ALIMI, ASLAN OTO PET.ÜR.TURZM. NAK. HİPERMARK SAN.VE TİC., 49.842,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1411611 NUMARALI,</strong> GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, HASAN DİKEN, 57.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1406259 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, AS MER ENDÜSTRİYEL AMBALAJ VE TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 50.945,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1404236 NUMARALI,</strong> TARSUS SOSYAL HİZMET MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ KIRTASİYE ALIM İŞİ, BABA KİTAP KIRTASİYE TEDARİK HİZMETLERİ İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 64.365,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1404098 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, DURMUŞ TUFAN GÜÇÇÜK, 18.805,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1392697 NUMARALI</strong>, 2026 YILI KURULUŞ PERSONELİ KIYAFET ALIM İŞİ, MEHMET KÜÇÜK, 91.800,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1381914 NUMARALI,</strong> 2026 YILI BAZA YATAK ALIM İŞİ, MERBİR TEKS.KONF.YAT.MOB.DAY.TÜK.MALSAN. VE LTD.ŞTİ., 236.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1367985 NUMARALI,</strong> BOCCE SAHASINA KLİMA ALIMI İŞİ, MEKON DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SANAYI LİMİTED ŞİRKETİ, 96.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1339781 NMARALI</strong>, DİĞER HİZMET BİNASI BAKIM ve ONARIM, İLKER TÖP, 98.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1337695 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIM İŞİ 8 KALEM, CANAŞ TEMİZLİK MADDELERİ GIDA MADDELERİ OTOMOTİV YAYINCILIK TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 14.590,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1306793 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE VE BİLİŞİM ALIMI, TEKİN ULU, 69.890,30 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1294865 NUMARALI,</strong> 2026 YILI MOTORLU HASTA YATAĞI ALIM İŞİ, MEDİDÜNYA MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 64.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1290782 NUMARALI,</strong> 2026 YILI BEYAZ EŞYA ALIM İŞİ, ÖZGÜR BEYAZ EŞYA DAĞITIM VE ELEK.EVALET.PAZ.MOB.LTD, 350.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1250807 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÜÇLÜ ÇEKYAT ALIM İŞİ, ONUR MOBİLYA TEKSTİLÜR.DAY.TÜK.MALL.TİC.VE SAN.LTD.ŞT., 213.480,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1250545 NUMARALI</strong>, 2026 YILI OFİS MALZEMESİ ALIM İŞİ, PORT OFİS MOBİLYA TASARIM VE MİMARLIK LİMİTED ŞİRKETİ, 58.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1204180 NUMARALI,</strong> kışlık kıyafet alımı, BAYRAM BİLİR, 708.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1176592 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEME ALIMI, DERYA KIZIL, 571.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1173284 NUMARALI,</strong> KIYAFET ALIMI, GAYEM ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 376.025,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1141966 NUMARALI,</strong> 2026 YILI 14 KALEM TEMİZLİK MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>REAY GIDA</strong> TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 315.184,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1116938 NUMARALI,</strong> 9 KALEM HIRDAVAT MAZEMESİ ALIMI, MEHMET ŞEFİK COŞKUN, 24.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1105859 NUMARALI</strong>, kurum ve çocuklar icin kırtasiye ve okul malzeme alımı, HALİL BOZOK, 112.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1564748 NUMARALI,</strong> TARSUS SOSYAL HİZMET MERKEZİ HIRSIZ ALARM SİSTEMİ DEĞİŞİM İŞİ, ARD BİLGİSAYAR VE ELEKTRONİK İNŞAAT GIDA TARIM ÜRÜNLERİ NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 23.325,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1540263 NUMARALI,</strong> DEMİRBAŞ MALZEME ALIMI, SADIK AKMAN, 116.666,67 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1528562 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, MİMFA SÜPERMARKETGIDA DAĞ.PAZ.TİCSAN.LTD.ŞTİ., 126.260,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">Evet değerli ilgili ve yetkililer, bizim buraya çıkarttığımız 2026 yılı üç 8 aylık kısımın bazıları. Hepsi değil. Bakın alımlara. Benzer alımlar. Hep aynı firmalar. Özellikle yemek firmalarına bakın. Hep aynı isimler. Bu firmaların birbiri ile bir yakınlığı, ortaklığı, akrabalığı var mı? Niye hep aynı firmalar? Bu müdürlüğün 2024- 25 ve 26 yılları tüm açık, pazarlık, doğrudan teminlerini valilik defterdarlık kanalı ile bir incelesinler, bu işleri alanların hep aynı firmalar olduğu ortaya çıkar. İnsan pazarlık ve doğrudan temin de hadi aldı, Açık ihalede aynı kişinin alması normal mi? Nasıl olur? İhalelerde yaklaşık maliyet gizli hazırlanır ve kimse bilmez. Aynı benzer iş defalarca neden alınır? Bütünlük arz eden işler toplanıp tek kalemde ihaleye çıkamaz mı? İhaleler AÇIK olmuş olsa devlet kazanır. Burada harcanan paralar BEYTÜLMAL. Tüysüz yetimin ve şehidin hakkı olan kasa. Hepimize emanet. Belki bu iş idarecilerin dikkatinden kaçıyordur. İhale ve alım birimlerini ikaz etsinler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>18 Ağustos 2026 günü “BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?” başlığı altında aşağıdaki linkteki haberi yapmış idik:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-26228">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-26228</a></strong></span></p><p><em><span style="font-size:20px"><strong>Özellikle yemek ihalelerinin mercek altına alınıp titizlikle incelenmesi kamu yararına olmaz mı? Bu yemek neden özel sektöre veriliyor da, devlet kendi kuruluşu olan ÖĞRETMENEVİNDEN almıyor?</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF8C00"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna'dan Moskova'ya yüzlerce İHA ile saldırı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukraynadan-moskovaya-yuzlerce-iha-ile-saldiri-262371953b007-e7a6-4a44-852f-e15b19b77ece2026-08-18T13:52:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna'dan Moskova'ya yüzlerce İHA ile saldırı

Ukrayna'dan Moskova'ya yüzlerce İHA ile saldırı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna, Rusya'ya yönelik en büyük hava saldırılarından birini gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, kent ve çevresine 620 insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlendiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sobyanin, Telegram hesabından yaptığı açıklamada, Rus güçlerinin bu İHA'lardan 180'ini Moskova bölgesi semalarında düşürdüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Savunma Bakanlığı Rusya toprakları ve Kırım üzerinde 791 İHA saldırısı püskürtüldüğünü duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova Valisi: En az üç yaralı var<br />Moskova Belediye Başkanı Sobyanin bölgedeki olası can kaybı, yaralı sayısı ya da maddi hasar konusunda bilgi vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova Valisi Andrey Vorobyov ise İHA saldırılarında Rus e-ticaret şirketi Wildberries'e ait bir depo dâhil bazı tesis ve apartmanların vurulduğunu duyurdu. Vorobyov, bölgedeki saldırılarda aralarında 10 yaşında bir kızın da bulunduğu en az üç kişinin yaralandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın Ukrayna'yı 2022'de işgal etmesiyle başlayan savaşta sık sık Kiev'in saldırılarına hedef olan Wildberries ise İHA enkazının söz konusu depodaki bir duvara isabet etmesi sonucu hafif bir hasar oluştuğunu duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna, Moskova bölgesine hemen hemen her gün yoğun İHA saldırıları düzenliyor. Moskova Belediye Başkanı Sobyanin, Cumartesi'yi Pazar'a bağlayan gece de yaklaşık 600 İHA saldırısı düzenlendiğini ve bu saldırılarda bir kişinin hayatını kaybettiğini duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırım'daki İHA saldırıları<br />Moskova'nın 2014 yılında ilhak ettiği Kırım dâhil Rusya kontrolündeki diğer bölgeleri de gece saatlerinde Ukrayna saldırılarına hedef oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırım Yarımadası'nın en büyük elektrik tedarikçisi Krymenergo güney bölgelerinin Ukrayna İHA'larıyla vurulduğunu açıkladı. Bu saldırılar neticesinde bazı yerleşim yerlerinin elektriksiz kaldığını duyuran şirket, bölgenin kuzeybatı, doğu ve güney kesimlerinde elektrik tedarikinde hâlen zorluklar yaşandığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'dan İngiltere'ye İHA uyarısı<br />Ukrayna'ya İHA tedarik eden ülkelerden İngiltere'ye ise Rusya'dan uyarı geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz gazetesi Times, hafta sonundaki haberinde, İngiltere yapımı İHA'ların Rusya'ya yönelik uzun menzilli saldırılarda kullanılmaya başlandığını bildirdi. Haberde söz konusu İHA'larla Rusya'daki petrol rafineleri ve lojistik tesislerinin hedef alındığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu haber üzerine Telegram'dan bir açıklama yayımlayan Rusya'nın Londra Büyükelçiliği "Londra'nın eylemleri, kaçınılmaz olarak, hesabını vermek zorunda kalacağı sonuçlar doğuracaktır" uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere geçen Haziran ayında yaklaşık 1 milyon dolarlık bir finansman paketi kapsamında Ukrayna'ya 2026 yılı sonuna dek 150 bin İHA tedarik edeceğini duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters,dpa/CÖ,JD</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/ukraynadan-moskovaya-y%C3%BCzlerce-i%CC%87ha-ile-sald%C4%B1r%C4%B1/a-78410938</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-dini-yapilanmalarin-para-trafikleri-26236b4fa28b1-4bb2-44e1-bb7e-c2cfe54935b82026-08-18T13:42:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu konuda son zamanda bir cemaatin liderine yönelik mali hususta bir operasyon gerçekleşti. Korkunç miktarda para ve altın trafiği çıkartıldı. Ben bu konuda yorum yapacak, haklı haksız diyecek makamda değilim. Allah razı olsun, başta Akın Gürlek olmak kaydı ile bu işlere omuz veren, devletin çıkarını koruyan, tüysüz yetimin hakkını savunan herkese.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde dini yapıların mali hareketliliği, denetlenmesi ve kamuoyunda tartışılan yönleri, çok boyutlu ve hassas bir toplumsal meseledir. Bu konunun laiklik ilkesi, anayasal düzen, inanç özgürlüğü ve kamu güvenliği gibi farklı açılardan ele alınan derin tartışma alanları bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dini yapıların denetimi ve devlet-din ilişkileri bağlamında öne çıkan temel yaklaşımlar şunlardır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Rolü ve Yapısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anayasal Konum:</strong>&nbsp;Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı, anayasal bir kurum olarak "laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak, milletin dayanışma ve bütünlüğünü amaç edinmekle görevlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Görev Alanı:</strong>&nbsp;Diyanet, İslam dininin inanç, ibaret ve ahlak esaslarını yürütmek, toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadethaneleri yönetmekle mükelleftir. Kurumun yapısı ve yetkileri, sivil ve bağımsız dini yapıları, vakıfları veya dernekleri idari ya da mali açıdan denetleyecek bir kolluk veya teftiş makamı olarak tasarlanmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Mali Şeffaflık ve Denetim Tartışmaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Hukuki Çerçeve:</strong>&nbsp;Vakıflar Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Vergi Denetim Kurulu) ve MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) gibi devlet kurumları, Türkiye'deki tüm dernek, vakıf ve tüzel kişiliğe sahip yapıların mali denetimini kanunlar çerçevesinde yürütmekle yetkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Denetim İhtiyacı:</strong>&nbsp;Son yıllarda gündeme gelen usulsüzlük iddiaları, para trafiği ve kayıt dışı ekonomi tartışmaları, bu tür yapıların mali şeffaflığının artırılması ve mevcut denetim mekanizmalarının daha etkin işletilmesi gerektiğini savunan görüşlerin ağırlık kazanmasına yol açmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Laiklik İlkesi ve İnanç Özgürlüğü Boyutu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Tarafsızlığı:</strong>&nbsp;Laik hukuk düzeninde devlet, farklı dini yorumlar, mezhepler veya sivil inanç grupları karşısında tarafsız bir konumdadır. Dini alanın tamamen devlet kontrolüne veya tek bir resmi kurumun şemsiyesine alınması, inanç özgürlüğü ve çoğulculuk ilkeleri açısından uzun süredir tartışılan anayasal riskler barındırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmiş Deneyimler:</strong>&nbsp;Türkiye'nin yakın geçmişinde (özellikle 15 Temmuz darbe girişimi ve benzeri yapılanmalar sürecinde) devletin kadrolarının veya kamusal alanın tek bir dini grubun nüfuzuna açılmasının yarattığı ağır tecrübeler, sivil ve dini yapıların devletten bağımsız, şeffaf ve hukukun üstünlüğü ilkesine sıkı sıkıya bağlı bir denetim mekanizmasıyla sınırlandırılması gerektiği yönündeki hassasiyeti artırmıştır..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Çözüm Önerileri ve Yaklaşımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karmaşık dengenin korunması adına uzmanlar ve kamuoyu nezdinde çeşitli görüşler dile getirilmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuki Sınırlar ve Şeffaflık:</strong>&nbsp;Dini ya da sivil hangi ad altında olursa olsun hiçbir yapının hukukun üstünde olmadığı, tüm gelir-gider dengelerinin, bağış toplama faaliyetlerinin ve mali işlemlerin bağımsız denetim organları tarafından sıkı bir şekilde şeffaflığa kavuşturulması gerektiği vurgulanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Denetleyici Gücü:</strong>&nbsp;Dini yapıların idari olarak bir kurumun şemsiyesi altında birleştirilmesinden ziyade, mevcut yasaların laiklik ilkesine uygun olarak eksiksiz uygulanması, hukuka aykırı faaliyetlerin ve yasadışı mali akışların adli ve idari mercilerce kararlılıkla soruşturulması gerektiği savunulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mesele, inanç özgürlüğünün korunması ile kamu güvenliğinin ve mali disiplinin sağlanması arasında hassas bir dengenin kurulmasını gerektirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konudaki temel yaklaşımlar iki ana eksende yoğunlaşmaktadır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Devlet Denetimi ve Entegrasyonunu Savunan Görüş:</strong>&nbsp;Dini alanın tamamen başıboş bırakılmasının veya denetimsiz mali kaynaklar oluşturmasının devlet güvenliği ve toplumsal barış açısından riskler barındırdığı ifade edilir. Bu yaklaşımı benimseyenler, tüm dini ve inanç temelli faaliyetlerin devletin yetkili organları (veya Diyanet şemsiyesi gibi kamusal yapılar) tarafından daha yakından izlenmesi, şeffaf hale getirilmesi ve yasal sınırların net çizilmesi gerektiğini savunurlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Laiklik ve İnanç Özerkliğini Savunan Görüş:</strong>&nbsp;Devletin din karşısında tarafsız kalması gerektiği ilkesinden hareketle, inanç gruplarının kamusal bir otoritenin yönetimi veya kontrolü altına sokulmasının laiklik ilkesiyle ve inanç özgürlüğüyle bağdaşamayacağı ifade edilir. Bu görüşü savunanlar ise çözümün dini yapıları bir kurumun şemsiyesi altına almakta değil; tüm dernek, vakıf ve sivil yapıların&nbsp;<strong>hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, mali şeffaflık kurallarına ve evrensel denetim standartlarına</strong>&nbsp;herkes için eşit şekilde tabi tutulmasında yattığını belirtirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam; bir tarafta kamu güvenliği ve mali disiplin için daha güçlü kamusal denetim talebi, diğer tarafta ise laiklik, anayasal sınırlar ve inanç özgürlüğünün korunması hassasiyeti bulunmaktadır. Devletin ve milletin çıkarlarını korurken bu dengeyi hukuki zemin ve şeffaflık ilkeleriyle kurmak, tartışmaların merkezindeki temel hedef olarak öne çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dini ve Sivil Yapılarda Etkin Denetim İçin Önerilen Tedbirler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun üstünlüğü, inanç özgürlüğü ve laiklik ilkeleri zedelenmeden, kamusal güvenliği ve mali disiplini sağlamak amacıyla uzmanların ve hukukçuların üzerinde durduğu temel tedbirler şu başlıklar altında toplanmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Mali Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Denetim ve İzleme:</strong>&nbsp;Dernek, vakıf veya cemaat adı altında faaliyet gösteren tüm yapılar; gelirleri, bağışları ve harcamaları açısından&nbsp;<strong>Maliye Bakanlığı, MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>&nbsp;tarafından düzenli ve istisnasız bir denetime tabi tutulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kayıt Dışı Ekonominin Önlenmesi:</strong>&nbsp;Nakdi ve ayni yardımların şeffaf banka kanalları üzerinden yapılması zorunlu kılınmalı, denetlenemeyen fon akışlarına karşı yasal yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Hukukun Üstünlüğü ve Eşit Uygulama</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıcalıksız Yargı Rejimi:</strong>&nbsp;Hiçbir grup, yapı veya zümre hukukun üstünde değildir. Yasaları ihlal eden, haksız kazanç sağlayan veya kamu düzenini tehdit eden yapılara karşı dini veya ideolojik kimliğine bakılmaksızın adli ve idari işlemler kararlılıkla uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Yasaların Etkin İşletilmesi:</strong>&nbsp;Yeni kurumlar ihdas etmek yerine, mevcut denetim mekanizmalarının etkinliğinin artırılması ve kayırma iddialarına yer bırakmayacak şekilde tarafsız bir denetim kültürü oluşturulması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kamusal Alanın ve Kadroların Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat Esası:</strong>&nbsp;Devlet kurumlarında ve özellikle güvenlik, adalet, eğitim gibi kritik alanlarda hiçbir tarikat, cemaat veya grubun kadrolaşmasına izin verilmemeli; tek ölçü liyakat ve anayasaya sadakat olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Dini Rehberlik:</strong>&nbsp;Toplumun doğru, hurafeden uzak ve milli bütünlüğü esas alan dini bilgiye erişimi, devletin denetimindeki resmi eğitim kurumları ve Diyanet'in şeffaf rehberliğiyle desteklenmelidir; böylece merdiven altı ve istismara açık yapıların zemin bulması zorlaştırılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Yetkililerine ve Kamuoyuna Saygıyla: Dini Yapılar ve Mali Denetim Üzerine Naçizane Bir Öneri Metnidir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Konu:</strong>&nbsp;Dini ve Sivil Yapıların Mali Şeffaflığı, Denetimi ve Toplumsal Huzurun Korunması Hakkında Öneri ve Hassasiyetler</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın İlgili Makamlara,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin yakın geçmişte yaşadığı ağır tecrübeler, devletin ve milletin bekasının, kamu düzeninin ve inanç hürriyetinin ne denli hassas dengeler üzerine kurulduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Son dönemde bazı dini yapılar, cemaatler ve sivil görünümlü oluşumlar etrafında tartışılan aşırı zenginleşme, kayıt dışı para trafiği ve denetimsizlik iddiaları, toplumsal vicdanı derinden yaralamakta; milletimizin inanç değerlerinin bu tür tartışmalarla yıpratılmasına zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi kırmadan, dökmeden, inanç özgürlüğünü ve anayasal laiklik ilkesini zedelemeden; devletimizin ve milletimizin çıkarlarını korumak amacıyla şu tedbirlerin hayata geçirilmesi büyük bir elzem ve sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Mali Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik İlkesinin Tavizsiz Uygulanması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dernek, vakıf veya cemaat adı altında faaliyet gösteren tüm yapılar, hukukun üstünlüğü ilkesi gereği&nbsp;<strong>Maliye Bakanlığı, MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>&nbsp;tarafından istisnasız ve düzenli bir mali denetime tabi tutulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağış, aidat ve her türlü yardım faaliyetlerinin kayıt dışı kalmasını önleyecek yasal altyapı güçlendirilmeli; tüm nakdi ve ayni akışlar şeffaf bankacılık kanalları üzerinden izlenebilir hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Mevcut Denetim Mekanizmalarının Etkinleştirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal inançlarımızın istismar edilmesinin ve haksız ekonomik kazanç elde edilmesinin önüne geçmek için yeni idari yapılara gerek olmaksızın, mevcut denetim organlarının yetki ve etkinliği artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasaları ihlal eden veya kamu düzenini tehdit eden yapılara karşı, aidiyetlerine bakılmaksızın hukuk çerçevesinde kararlı adımlar atılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Liyakat ve Devlet Kadrolarının Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte yaşanan krizlerden ders çıkarılarak, devletin hiçbir kurumunda ve özellikle adalet, güvenlik ve eğitim gibi kritik alanlarda belirli grupların kadrolaşmasına müsaade edilmemelidir. Tek ölçü&nbsp;<strong>liyakat, liyakate sadakat ve Anayasa'ya bağlılık</strong>&nbsp;olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin inançlarının saf, temiz ve huzurlu bir iklimde yaşatılması, devletimizin güvenliğinin teminat altına alınması ve geçmişteki acı tecrübelerin bir daha tekrarlanmaması adına, yukarıda arz edilen hususların takdirlerinize sunulmasını saygıyla talep ederim.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek, 818 şüphelinin kiralık kasaları ve banka hesaplarına el konulduğunu açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-818-suphelinin-kiralik-kasalari-ve-banka-hesaplarina-el-konuldugunu-acikladi-2623526fb9458-e83a-4916-acbc-c06e503d4b6a2026-08-18T12:36:00+03:00HABER MERKEZİ Adalet Bakanı Akın Gürlek, 818 şüphelinin kiralık kasaları ve banka hesaplarına el konulduğunu açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 818 şüphelinin kiralık kasaları ve banka hesaplarına el konulduğunu açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, organize suç örgütleri ile mücadelenin kararlılıkla sürdüğünü belirterek, 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulduğunu açıkladı.&nbsp;<br />‘’mali damarlarını keseceğiz''<br />Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medyadan suç örgütlerine yönelik düzenlenen operasyonlara ilişkin yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:<br />’Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın liderliğinde, milletimizin güvenliğini ve huzurunu hedef alan organize suç örgütleriyle mücadelemizi yalnızca sahadaki unsurlarıyla değil, bu yapıları ayakta tutan finansal kaynaklarıyla birlikte kararlılıkla sürdürüyoruz. 22 Haziran 2026 tarihinde 81 ildeki 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderdiğimiz “Organize Suç Örgütleri ile Mücadele” konulu Genelge ile ortaya koyduğumuz topyekûn mücadele anlayışı doğrultusunda önemli bir adım daha atılmıştır. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımız Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunca; 4 ayrı yeni nesil suç örgütüne yönelik yürütülen mali soruşturmalar kapsamında 818 şüphelinin kiralık kasaları dahil tüm banka hesapları ile kripto varlıklarına el konulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelgemizde açıkça ortaya koyduğumuz üzere; örgütlerin suçtan elde ettikleri gelirleri kripto varlıklar, yasa dışı bahis, kumar ve benzeri yöntemlerle gizleme veya aklama girişimleri mali soruşturmalarla titizlikle takip edilmektedir. Suç örgütlerinin yalnızca insan kaynağını değil, finansal damarlarını da keseceğiz. Sokaktaki tetikçiden örgüt yöneticisine, azmettiriciden finansörü­ne, banka hesabından kripto varlığına kadar suç örgütlerinin tüm yapısını hedef almaya devam edeceğiz. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suçun karanlık ağına çekmeye, esnafımızı ve vatandaşlarımızı tehdit etmeye, suçtan elde ettikleri gelirlerle güç devşirmeye çalışan hiçbir yapıya müsamaha göstermeyeceğiz.''</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/adalet-bakani-akin-gurlek-818-suphelinin-kiralik-kasalari-ve-banka-hesaplarina-el-konuldugunu-acikladi/392927</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-bahceli-terorsuz-turkiye-gelecek-turk-asirlarinin-mujdesidir-26234e33a2b96-c7a8-46c8-b93c-8fc8541176d22026-08-18T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir

Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türkgün Gazetesi'ne verdiği röportajda 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin gelinen aşamayı değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk barışının başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan gibi bölge ülkelerinde güçlü merkezi otorite, milli birlik ve toprak bütünlüğü ile demokratik hukuk devletini hedeflediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir " uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörün, şiddetin ve vandalizmin olduğu bir yerde demokratik kültürün gelişemeyeceği gibi devlet kurumsallığının da zayıflayacağına dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Terörsüz Türkiye ile yalnızca dağdaki terörist unsurların değil radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların tasfiyesinin, bütünüyle şiddetin bitirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Bahçeli "Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir aynı zamanda da kaos ve kargaşa ile anılan bölgemizde barış ve huzurun kardeşlik ve dayanışmanın istikrar ve kalkınmanın anahtarı olacaktır" ifadesini kullandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunun-hayirlara-vesile-olmasini-diliyorum-262332ea36abc-4860-4033-abc2-9fa4e7dab2562026-08-18T12:26:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gazi Meclisimizde tarihî bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edilen ve bugün itibarıyla yürürlüğe giren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin huzurlu, müreffeh ve güvenli geleceği için atılan bu önemli adımda emeği geçen:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’ye ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna…</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a…</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Grubundaki kıymetli yol ve dava arkadaşlarıma…</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı kulvarda yer almakla birlikte yapıcı bir tutum sergileyen tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürecin bugünlere kazasız belasız gelmesinde katkısı bulunan devletimizin kurumlarını ve görevlilerini tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz olmak üzere, milletimizin tamamının hassasiyetlerini dikkate alan bir yaklaşımla yürüttüğümüz süreci, Kanun’un belirlediği zeminde, ilgili kurum ve kurullarımızın riyasetinde aynı samimiyet ve titizlikle yönetmeye devam edeceğiz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Halil Nacar: Milletimize ve Adana’mıza Hizmete Kararlılıkla Devam]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/halil-nacar-milletimize-ve-adanamiza-hizmete-kararlilikla-devam-26232b4934a9f-0c42-4699-bd98-44588c97be272026-08-18T12:17:00+03:00HABER MERKEZİ Halil Nacar: Milletimize ve Adana’mıza Hizmete Kararlılıkla Devam

Halil Nacar: Milletimize ve Adana’mıza Hizmete Kararlılıkla Devam

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletimize ve Adana’mıza Hizmete Kararlılıkla Devam</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığımızda, Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’nun makamında Yeni Hizmet Dönemi Sözleşmemizi imzaladık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabulde Sayın Bakanımıza; edindiğimiz tecrübemiz ve bu göreve ilk kez atanıyormuşçasına yüreğimizde taşıdığımız o taze heyecanla, Adana'mızın ve bölgemizin sağlığı için durmaksızın çalışacağımızın sözünü verdik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizlere milletimize hizmet etme imkânını ve sarsılmaz desteğini sunan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a şükranlarımı arz ediyor, güvenini tazeleyen Sağlık Bakanımız Sayın Prof. Dr. Kemal Memişoğlu’na yürekten teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adana’mız ve aziz milletimiz için durmadan, yorulmadan çalışmaya devam edeceğiz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Abdulhamit Gül: Hayırlı olsun, hayırlar getirsin.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdulhamit-gul-hayirli-olsun-hayirlar-getirsin-262312b0f041d-2ef1-4786-806d-051ec9930b652026-08-18T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ Abdulhamit Gül: Hayırlı olsun, hayırlar getirsin.

Abdulhamit Gül: Hayırlı olsun, hayırlar getirsin.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Sayın Cumhurbaşkanımızın onayı ile Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye hedefimize bugün bir adım daha yakınız. Güvenlik ve huzuru sağlamak, toplumsal bütünlüğümüz ve kardeşliğimizi pekiştirmek, demokrasimizi ve özgürlüklerimizi genişletmek milletimize sözümüzdür.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyamız tarihsel kırılmalara, büyük çatışma ve alt üst oluşlara sahne olurken iç cephemizi tahkim edecek; güçlü, güvenli, müreffeh bir Türkiye’yi el birliğiyle inşa edeceğiz.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletimizi temsil eden siyasi partilerimizin geniş mutabakatıyla 467 oyla kabul edilen Kanunun ülkemize hayırlar getirmesini temenni ediyorum.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu fırsat penceresinin açılmasına liderlik eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, sürecin her adımına rehberlik eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye, meclisteki tarihi mutabakatın mimarlarından olan Sayın Meclis Başkanımıza, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu aşamasında ve Kanunlaşma sürecinde birlikte çalıştığımız emeği ve desteği bulunan bütün siyasi partilerimize ve milletvekillerimize bir kez daha şükranlarımızı sunuyoruz.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayırlı olsun, hayırlar getirsin.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan'dan Trump'a İran çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogandan-trumpa-iran-cagrisi-26230a548d295-ad24-4955-baae-a4f70eb9308d2026-08-18T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan'dan Trump'a İran çağrısı

Erdoğan'dan Trump'a İran çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'li mevkidaşı Donald Trump'la telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye-ABD ikili ilişkileri ile bölgesel ve küresel konular ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın ABD ile İran arasındaki gerilimde diplomasiden azami ölçüde istifade edilmesinin önemine vurgu yaptığı ve bu konudaki görüşmelerin sürmesini temenni eden Türkiye'nin barış çabalarına destek vermeye devam edeceğini belirttiği açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin çağrısı, dün İranlı üst düzey bir yetkilinin diplomatik çözüm konusundaki umutları azaltan açıklamasının ardından geldi. Söz konusu yetkili, Reuters haber ajansına yaptığı açıklamada, savaşın kalıcı olarak sonlandırılmasına dair müzakere çabalarının sonuç vermemesi nedeniyle İran'ın "tamamen saldırgan" bir askerî duruşa yöneleceğini belirtmişti. ABD de geçici ateşkes anlaşmasının uzatılması ihtimalini dışlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan petrol tankeri trafiğinin yeniden başlatılmasına yönelik girişimler de hâlen sonuç vermedi. ABD ve İsrail'in İran'a saldırılarını eleştiren Türkiye, İran'ın Körfez ülkelerine yönelik saldırılarını da kınıyor ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması için çağrıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan dün İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile gerçekleştirdiği görüşmede Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve ateşkesin sürdürülmesi konularını ele aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekke Anlaşması<br />Erdoğan-Trump görüşmesinde, Türkiye'nin Pakistan ve Suudi Arabistan'la birlikte imzaladığı Mekke Ortak Savunma Anlaşması da gündeme geldi. Erdoğan, bu anlaşmayla bölgesel istikrar ve güvenliğin temini için güçlü bir duruş sergilediklerini ifade etti. Trump dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Mekke Anlaşması" olarak da adlandırılan bu ortaklıktan "çok mutlu olduğunu" belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın Trump'la yaptığı telefon görüşmesinde ayrıca, Gazze barış sürecinde ikinci aşamaya geçilmesinin hedeflendiği bir dönemde İsrail yönetiminin Filistinlileri hedef alan eylemlerinde artış yaşandığını belirttiği açıklandı. Erdoğan, Türkiye olarak bölgede kalıcı barışa ve Gazze'nin yeniden imarı için atılacak adımlara destek vermeyi sürdüreceklerini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan-Trump görüşmesiyle ilgili olarak henüz Beyaz Saray'dan bir açıklama gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Reuters/CÖ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fandan-trumpa-i%CC%87ran-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-78407200</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump: Mekke Anlaşması'ndan çok mutluyum]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-mekke-anlasmasindan-cok-mutluyum-26229a77c39fa-c6ef-4ee0-882c-a048ca9287562026-08-18T07:32:00+03:00HABER MERKEZİ Trump: Mekke Anlaşması'ndan çok mutluyum

Trump: Mekke Anlaşması'ndan çok mutluyum

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'ndan memnuniyet duyduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahibi olduğu Truth Social platformundan bir mesaj paylaşan Trump, "Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın yakın zamanda ve nihayet Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nı imzaladığını görmekten çok mutluyum" diye yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın "Ortadoğu'nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini daha anlamlı şekilde savunabileceklerini gösterdiğini" belirten Trump, ortaklığı "Büyük, cesur, önemli ilk adım" diye niteledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekke Anlaşması nedir?<br />Anlaşmaya taraf ülkelerin liderlerince 7 Ağustos'ta Mekke'de duyurulan ittifak, İran savaşının sürdüğü, Tahran destekli Husilerin saldırıları dahil olmak üzere şiddetin bölgeye yayıldığı bir dönemde kuruldu.<br />Suudi yetkililer konunun uzun süredir müzakere edildiğini ancak "bölgedeki gelişmelerin süreci hızlandırdığını" söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Dışişleri Bakanlığı da anlaşmaya göre, herhangi bir üyeye yönelik saldırının tüm üyelere yapılmış sayılacağını bildirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, Türkiye'nin üyesi olduğu NATO'nun 5'inci maddesine benzer bir ilke. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan geçtiğimiz günlerde katıldığı bir programda, saldırıya uğrayan bir ülkenin Mekke Anlaşması kapsamında ortaklarından istihbarat, lojistik destek, mühimmat veya asker talep edebileceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden yeni ittifak kuruldu?<br />Ortaklığın, İran ve İsrail'e karşı caydırıcılık hedeflediği, diğer taraftan mevcut ABD yönetimine duyulan güvensizliğin bir göstergesi olduğu ve Washington'un yarattığı boşluğu doldurmayı amaçladığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye önemli bir savunma sanayi ürünleri üreticisiyken Pakistan Müslüman ülkeler arasında nükleer silaha sahip tek devlet. Suudi Arabistan ise petrolü ile ittifakın finansal gücü olarak görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / MUK,JD</span></p><p><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/trump-mekke-anla%C5%9Fmas%C4%B1ndan-%C3%A7ok-mutluyum/a-78391060</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-2622828849d9f-8836-4b8e-84e7-31cc9b435bf72026-08-18T00:21:00+03:00HABER MERKEZİ BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?

BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/1007522 MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI KURULUŞLARIN 6 AYLIK MAMAUL YEMEK ALIM İŞİNİ 9.7.2026 günü saat 10.oo da ihaleye çıkar. Bu ihaleye bir firma KİK'e itiraz eder. KİK bu itirazı 6.8.2026 günü değerlendirip, 2026/31 toplantı numarasıyla 76 gündem numarası ile karara bağlar. Başvuruyu ret eder. Bu ret kararı 13.08.2026 tarihinde EKAP'tan Tebliğ Edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale, aşağıdaki idarelerin ortak ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla yapılmakta:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin Kadın Konukevi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin 2. Kadın Konukevi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin Otizm Gündüz Bakım, Rehabilitasyon Ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Nihat Sözmen Zihinsel Engelli Çocuk Bakım Ve Rehebilitasyon Merkezi Müdürlüğü..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diyeceksiniz ki ne var bunda?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çok şey var…</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer amaç devletin milletin hakkını hukukunu korumak ve daha ucuza ve daha kaliteli hizmet almak ise MERSİN valisi, il milli eğitim müdürü ve il sağlık müdürü ortak protokol ile SAĞLIKDAKİ tüm hastane, kuruluşlar ve birimlerin yemeğini ÖĞRETMENEVİNDEN alıyor. (İlçelerde dahil) Herkes de memnun. Devletin parası bir cepten çıkıp diğerine giriyor. Kar zarar düşünen yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hâlbuki aynı konulu ihale nedeniyle son kez <strong>2.Temmuz.2025</strong> günü aşağıdaki linkte bulunan haberi yapmış idik:</span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERDE İhale yapıldı sonuç açıklanmıyor" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/07/ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-1751444138.JPG" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerde-ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-23988">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerde-ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-23988</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan önce ise bu idare ile ilgili aşağıdaki linklerdeki haberleri yapmış idik:</span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERİN YEMEĞİ" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/05/sosyal-hizmetlerin-yemegi-1747386136.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-23543">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-23543</a></strong></em></span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERİN YEMEĞİ İHALEYE ÇIKTI" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/05/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-1747413217.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-23638">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-23638</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, anlayacağınız sürekli uyarıcı, devletin ve milletin menfaati için haberler yaptık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse o yerli olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her haberde ÖĞRETMENEVİ vurgusu yaptık ve ilgili yetkilinin önüne koyduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden Öğretmenevi değil de ÖZEL SEKTÖR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenevi rüştünü sağlık kuruluşlarına verdiği yemek ile tam 7 yıldır ispat etmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısı neden tercih edilmiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in Valisi bu idareye bizim 23543, 23638 ve 23988 sayılı yukarıdaki linklerde yer alan haberlerimizden sonra bunlara hiçbir soru sormadı mı? Sordu ise, onlar ne cevap verdi? Buradaki para BEYTÜLMAL. Tüysüz Yetimin Şehidin hakkının olduğu kasa. Öğretmenevinden almış olsalar itiraz olmayacak, iş uzamayacak, devlet hem zaman kaybı yaşamayacak hem parası bir cepten çıkıp diğer cebe girecek. Lütfen yukarıdaki linklerimizdeki haberleri açın ve gününde yayınlanan haberleri yazıcıdan çıktı alın, tarih saati ile sıraya koyup Değerli Valimizin önüne koyun. Yanlış bir sesleniş mi yapmışız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sahil-bandi-ve-uyaniklar-26227793870c5-b513-414c-9516-f0975ac910eb2026-08-17T10:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ağustos 2026'da Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle, kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, temizlik ve güvenliği ile denetim yetkileri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesine verilerek sahillerin halk tarafından serbestçe kullanımının önündeki işgallerin önlenmesi amaçlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal Durum ve Haklar</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa ve Kanun: 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince kıyılar devletin hüküm ve tasarrufundadır; kimseye özel mülk olamaz ve herkesin eşit, serbest kullanımına açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel İşletmeler: Otel, kafeterya veya plaj işletmeleri sahilleri kapatamaz. Şezlong ve şemsiye gibi uygulamaların halkın geçişini ve serbest kullanımını engellemeyecek şekilde düzenlenmesi zorunludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesafe Kuralı: Sahil şeridinde yapılaşma ve kullanım sınırlamaları kıyı kenar çizgisinden itibaren en az 50 metrelik alanı kapsar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Düzenlemeler ve Denetim</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık Yetkisi: Belediyelerin yanı sıra bakanlık da kıyı alanlarındaki ihlallere ve yapılaşmalara karşı doğrudan müdahale ve denetim yetkisine sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın Erişimi: Sahillere giden yolların ve kıyı şeritlerinin kapatılmasına yönelik şikâyetler ilgili idareler ve bakanlık birimleri tarafından mercek altına alınması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahillerin özel işletmeler veya belediyeler tarafından etrafının çevrilerek kapatılması, şezlong-şemsiye zorunluluğu getirilmesi ve halktan giriş ücreti alınması tamamen yasa dışıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyılar herkesin eşit ve ücretsiz kullanımına açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşadığınız bu mağduriyete karşı hukuki haklarınız ve atabileceğiniz adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal Haklarınız Ne Diyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Giriş Ücreti Alınamaz: Hiçbir işletme veya yerel yönetim, sadece sahile/denize girmek isteyen bir vatandaştan "giriş ücreti" veya "ayakbastı parası" talep edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hizmet Satın Alma Zorunluluğu Yoktur: Sahildeki büfe, kafe veya işletmelerden şezlong, şemsiye kiralamak ya da yiyecek-içecek almak zorunda değilsiniz. Kendi havlunuzu serip, kendi şemsiyenizi kurarak alanı ücretsiz kullanma hakkınız saklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıyı Kamunundur: İşletmeler sadece kendilerine kiralanan (varsa şezlong alanı gibi) sınırlı noktaları kullanabilir; denizin içini, kıyı çizgisini ve vatandaşın geçiş koridorunu asla kapatamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu İşgallere Karşı Ne Yapabilirsiniz? (Şikâyet Hatları)</span></p><p><span style="font-size:18px">CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi): Yaşadığınız ihlali, işletme adını ve konumunu belirterek CİMER üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şikâyet edebilirsiniz. Bakanlığın kıyılardaki kaçak yapı ve işgallere karşı doğrudan yıkım ve ceza yetkisi vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alo 181: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çağrı merkezini arayarak kıyı ihlali ve yasa dışı ücret toplama faaliyetlerini bildirebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valilik ve Kaymakamlıklar: Sahillerdeki kolluk kuvvetleri ve mülki amirlikler bu tür usulsüzlükleri denetlemekle görevlidir. Giriş ücreti kesen işletmeler hakkında tutanak tutulmasını talep edebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici Hakem Heyetleri: Eğer sizden zorla giriş ücreti alındıysa, verilen fiş/fatura veya ödeme belgesiyle birlikte Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak paranızın iadesini isteyebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada vatandaştan yüksek miktarda şikayetlenme geliyor. Kıyılarda, sahil bantlarında karavan ile kapatma, işgal etme, giriş ücreti talep etme, oraya prefabrik yapılaşma yapma gibi hususlar cereyan ediyor. Bakanlık ve ilgili kurumların çok titiz çalıma yapması ve kıyılar ile sahilleri uyanıklardan kurtarması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-17-agustos-1999-marmara-depremini-aniyorum-2622609410cd6-280a-4d9c-b47b-0d0ae101aac52026-08-17T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümü olması nedeniyle büyük bir acının, anma etkinliklerinin ve afet bilincinin simgesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Türkiye'nin hafızasında silinmez izler bırakan, ülkenin toplumsal ve yapısal milatlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depreme karşı bugünkü durumumuzu ve hem devlet hem de bireyler olarak atılması gereken adımları şu başlıklar altında özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz Depreme Hazır Mıyız ve Dayanıklı Binalar Yapıyor muyuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Altyapı ve Yönetmelikler:</strong>&nbsp;1999 sonrası özellikle&nbsp;<strong>Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY)</strong>&nbsp;ve yapı denetim sisteminde önemli iyileştirmeler yapıldı. Kâğıt üzerinde ve yeni inşa edilen projelerde standartlar oldukça yükseltildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Yapı Stoku:</strong>&nbsp;En büyük risk, 1999 öncesinde inşa edilmiş, mühendislik hizmeti almamış veya malzeme kalitesi yetersiz olan milyonlarca konuttur. Yeni binalarda denetimler eskiye oranla daha sıkı olsa da, denetim mekanizmalarındaki denetimsizlikler ve suistimaller zaman zaman hâlâ risk yaratmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genel Durum:</strong>&nbsp;Ülke genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmış olsa da, riskli yapı stokunun büyüklüğü göz önüne alındığında,&nbsp;<strong>büyük ölçüde henüz yeterince hazır olduğumuz söylenemez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Seviyesinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kentsel Dönüşümün Hızlandırılması:</strong>&nbsp;Dönüşüm süreçleri rant odaklı değil, tamamen&nbsp;<strong>can güvenliği odaklı</strong>&nbsp;ve sosyal devlet anlayışıyla yürütülmelidir. Özellikle riskli bölgelerdeki dar gelirli vatandaşların binalarını yenileyebilmesi için devlet destekli uzun vadeli, düşük faizli finansman modelleri artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorunlu ve Etkin Denetim:</strong>&nbsp;Yapı denetim firmaları ve belediyelerin imar birimleri üzerinde bağımsız, şeffaf ve tavizsiz bir üst denetim mekanizması kurulmalıdır. Müteahhitlik sektörü daha sıkı mesleki yeterlilik kriterlerine bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Afet Lojistiği ve Toplanma Alanları:</strong>&nbsp;İstanbul ve diğer riskli büyükşehirlerde afet anında ilk 72 saat kritik öneme sahiptir. Lojistik depolar, arama-kurtarma ekipmanları ve acil durum hastane altyapıları en üst düzeyde hazır tutulmalıdır. İlan edilen toplanma alanlarının imara açılması kesinlikle engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birey ve Toplum (Millet) Seviyesinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bina Bilinci:</strong>&nbsp;Yaşadığımız binanın deprem güvenliğini sorgulamalıyız. Gerekirse karot örnekleri aldırarak performans analizi yaptırmalı, riskli yapıları güçlendirmekten veya yenilemekten kaçınmamalıyız. Ev alırken ya da kiralarken estetikten önce zemin ve yapı güvenliğine öncelik vermeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Afet Bilinci ve Eğitim:</strong>&nbsp;Deprem anında ne yapılması gerektiği ("Çök-Kapan-Tutun" hareketi vb.) refleks haline getirilmelidir. Aile afet planı oluşturulmalı ve tahliye tatbikatları yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deprem Çantası:</strong>&nbsp;Her hanenin erişebileceği bir yerde güncel malzemeler içeren bir afet çki bulundurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllülük:</strong>&nbsp;AKUT, AFAD ve benzeri sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak eğitim almak, bir afet anında binadaki veya mahalledeki insanlara yardım edebilmek adına hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Deprem öldürmez, bina öldürür" gerçeğiyle yüzleşerek; bilimi, mühendisliği ve hukuku merkeze alan bir seferberlik ruhuyla hareket etmek, gelecekte benzer acıları yaşamamak için atılacak tek yoldur.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ağustos ruhunu yaşatmak ve bu büyük acıyı anlamlı bir şekilde anmak, hem kaybedilenlerin hatırasına saygı duymak hem de yaşayanlar için bir farkındalık yaratmak adına çok önemlidir. Bu günü toplumsal bir bilinçle anmak için atılabilecek naçizane adımları aktarayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Resmi ve Manevi Anma Etkinlikleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deprem Anıtları ve Mezarlıklarda Törenler:</strong>&nbsp;Gölcük, Yalova, Sakarya, İstanbul ve diğer deprem bölgelerinde her yıl 17 Ağustos saat 03:02'de (depremin saati) anıtlar önünde toplanılarak saygı duruşunda bulunulabilir, karanfiller bırakılabilir ve dualar edilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sessiz Yürüyüşler ve Meşale Anmaları:</strong>&nbsp;Toplumsal hafızayı diri tutmak amacıyla gece saatlerinde düzenlenen anma yürüyüşlerine katılım sağlanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçlendirme ve Eğitim Faaliyetleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Seminerler ve Paneller:</strong>&nbsp;Belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen afet bilinci, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konulu panel ya da söyleşilere katılmak veya bu etkinliklerin duyurulmasına destek olmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Okullarda ve İş Yerlerinde Farkındalık:</strong>&nbsp;Çocuklara ve çalışanlara yönelik deprem anı tatbikatları düzenlemek, afet çantasının önemini anlatmak ve teorik bilgileri tazelemek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital ve Bireysel Paylaşımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Medyada Bilinç Paylaşımları:</strong>&nbsp;#17Ağustos1999 etiketiyle geçmişin acısını paylaşırken, aynı zamanda&nbsp;<em>"Depreme hazır mıyız?"</em>&nbsp;sorusunu sorarak yapı denetimi, zorunlu deprem sigortası (DASK) ve bireysel hazırlıklar konusunda farkındalık oluşturan içerikler paylaşmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belgesel ve Fotoğraf Sergileri:</strong>&nbsp;Deprem anını ve sonrasını anlatan belgeselleri izlemek, döneme ait fotoğraf sergilerini ziyaret etmek ve bu acının bir daha yaşanmaması için sorumlulukları hatırlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eyleme Geçmek (En Anlamlı Anma)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir günü anmanın en kalıcı ve gerçekçi yolu, benzer felaketlerin önüne geçmek için&nbsp;<strong>bugünden harekete geçmektir</strong>: Yaşadığınız binanın deprem risk analizini yaptırmak için adım atmak. Evinizdeki eşyaları sabitlemek ve aile afet planınızı gözden geçirmek. AFAD veya yerel arama-kurtarma derneklerine (AKUT vb.) gönüllü olmak için başvuru yapmak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine sabır ve metanet, huzur ve refah diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Pezeşkiyan: Sorunumuz kat kat arttı ve gelirimiz de azaldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pezeskiyan-sorunumuz-kat-kat-artti-ve-gelirimiz-de-azaldi-262240c20aabd-a5ed-46c8-8b6c-1988b68af9252026-08-16T13:54:00+03:00HABER MERKEZİ Pezeşkiyan: Sorunumuz kat kat arttı ve gelirimiz de azaldı

Pezeşkiyan: Sorunumuz kat kat arttı ve gelirimiz de azaldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İran&nbsp;</strong>basınına göre Pezeşkiyan, bir toplantıda yaptığı konuşmada ülkedeki ekonomik sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pezeşkiyan</strong>, ABD'nin deniz ablukasından söz etmeden, ithal ürünlerin geçmişte daha doğrudan güzergahlarla İran'a ulaştırıldığını, bugün ise ürünlerin farklı güzergahlardan geçirilerek ülkeye sokulabildiğini belirtti. Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Pezeşkiyan</strong>, bunun ürünlerin nihai maliyetini artırdığını ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Eskiden petrol satıyorduk, şimdi satamıyoruz'</span></h2><p><span style="font-size:18px">İran'ın devlet gelirlerindeki düşüşe de dikkati çeken Pezeşkiyan,&nbsp;<strong>"Bizim gelirimiz de azaldı. Eskiden petrol satıyorduk, şimdi satamıyoruz"</strong>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pezeşkiyan, ülkedeki sanayi tesislerinin savaş sırasında gördüğü zararın ekonomik tabloyu daha da ağırlaştırdığını belirterek,&nbsp;<strong>"Bir sürü fabrikayı vurdular ve tahrip ettiler"</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">'Fabrikalardan vergi de toplayamıyoruz'</span></h3><p><span style="font-size:18px">Sanayi tesislerinin zarar görmesinin vergi gelirlerini de etkilediğini vurgulayan Pezeşkiyan,&nbsp;<strong>"Fabrikalardan vergi de toplayamıyoruz, sadece o da değil üstüne onlara para da vermek zorundayız ki ayakta kalabilsinler"</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Cumhurbaşkanı, ülkedeki ekonomik sorunların ulaştığı noktayı ise&nbsp;<strong>"Sorunumuz kat kat arttı ve gelirimiz de azaldı"</strong>&nbsp;sözleriyle özetledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260815/pezeskiyan-sorunumuz-kat-kat-artti-ve-gelirimiz-de-azaldi-1108027574.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da genç nüfus azalıyor: Ülkenin geleceği göçmen ailelere mi bağlı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-genc-nufus-azaliyor-ulkenin-gelecegi-gocmen-ailelere-mi-bagli-262230837f1a0-ff60-48e2-af78-c1187c2cf12b2026-08-16T12:49:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da genç nüfus azalıyor: Ülkenin geleceği göçmen ailelere mi bağlı?

Almanya'da genç nüfus azalıyor: Ülkenin geleceği göçmen ailelere mi bağlı?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da gençlerin nüfus içindeki payı son 40 yılda belirgin biçimde azalırken, göçmen geçmişine sahip aileler ülkenin genç kuşaklarında giderek daha önemli bir yer tutuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal İstatistik Ofisi'nin (Destatis) 2025 verilerine göre, Almanya'da 15-24 yaş grubunda 8,3 milyon kişi bulunuyor. Bu, toplam nüfusun yüzde 10'una denk geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin nüfus içindeki payı 2020'lerin başından bu yana tarihi düşük seviyede seyrediyor. Ancak veriler, bu oranın göçmen geçmişine sahip nüfus sayesinde bir ölçüde daha yüksek olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin giderek daha küçük bir bölümünü oluşturduğu Almanya'da, göçmen ailelerin çocukları demografik dengede giderek daha görünür bir rol oynuyor. Bugün 15-24 yaş grubundakilerin toplam nüfus içindeki payı yüzde 10 iken, göçmen geçmişine sahip ailelerin ikinci kuşağında ise bu oran yüzde 20'nin üzerinde.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Değişen demografik yapı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bugünkü tablo, Almanya'nın birkaç on yıl önceki demografik yapısından oldukça farklı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1983'te, bugün Almanya Federal Cumhuriyeti'ni oluşturan bölgelerde nüfusun yüzde 16,7'si 15-24 yaş arasındaydı. Yani o dönemde yaklaşık her altı kişiden biri gençti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ise bu oran her 10 kişiden bire düşmüş durumda. Veriler, yaklaşık 40 yılda gençlerin nüfus içindeki payının 7 puana yakın azaldığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">1980'lerin başında kalabalık doğum kuşakları olarak bilinen "baby boom" nesli ergenlik ve genç yetişkinlik dönemindeydi. Bu kuşağın ilerleyen yıllarda yaşlanması ve sonraki kuşakların nüfusta az orana sahip olması, Almanya'nın bugünkü demografik yapısının temel unsurlarından biri.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Göçmen ailelerde gençlerin oranı daha yüksek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Destatis'in verileri, göçün Almanya'nın yaşlanan nüfus yapısını tamamen tersine çevirmese de genç nüfusun ağırlığını artırdığını ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmen geçmişi olmayan kişiler arasında 15-24 yaş grubunun oranı 2025'te yüzde 8,5'ti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmen geçmişine sahip kişilerde ise bu oran yüzde 12,2'ye çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Destatis, "göçmen geçmişi" kavramını, kendisi 1950'den sonra Almanya'ya göç etmiş olanlar veya her iki ebeveyni de bu tarihten sonra Almanya'ya göç etmiş kişiler için kullanıyor. Kurumun daha yeni "göçmenlik hikâyesi" tanımında da kendisi veya her iki ebeveyni Almanya'ya göç etmiş kişiler esas alınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu grupların genel nüfustan daha genç olması, göçün Almanya'nın demografik yaşlanmasını bir ölçüde yavaşlatmasının nedenlerinden biri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Destatis verileri, göçün nüfusun yaşlanmasına karşı koyduğunu, ancak bu eğilimi tersine çevirmeye yetmediğini gösteriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Asıl fark ikinci kuşakta ortaya çıkıyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gençlerin oranındaki fark, özellikle göçmen ailelerin çocuklarında belirginleşiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anne ve babasının ikisi de göç etmiş olan kişilerin yüzde 20,4'ü 15-24 yaş grubunda. Ebeveynlerinden yalnızca biri göç etmiş kişilerde de bu oran yüzde 20.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık Almanya'ya kendisi göç etmiş kişiler arasında 15-24 yaş grubunun payı yüzde 9,5.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'ya göç edenlerin çocukları, ülkenin genç nüfusunda göçmenlerin kendisinden çok daha belirgin bir ağırlığa sahip. Bu durum, Almanya'nın gelecekteki nüfus yapısında göçmen kökenli ailelerin neden giderek daha önemli hale gelebileceğini de gösteriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Genç nüfus dağılımı her bölgede aynı değil</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gençlerin nüfus içindeki payı Almanya'nın bölgeleri arasında da değişiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bremen ve Hamburg, ülke ortalamasının üzerinde yer alıyor. 15-24 yaş grubunun toplam nüfusa oranı Bremen'de yüzde 11,1, Hamburg'da yüzde 10,5.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baden-Württemberg ise yüzde 10,4 ile öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bölgelerde gençlerin nüfus içindeki ağırlığı ülke genelindeki yüzde 10'luk oranın üzerinde kalıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/15/almanyada-genc-nufus-azaliyor-ulkenin-gelecegi-gocmen-ailelere-mi-bagli</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-16-agustosun-mirasi-262250d1d3407-f387-4a08-8746-086268e312ce2026-08-16T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Eşiğinde Birlik ve Kardeşlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, yalnızca takvim yapraklarında kalan geçmişin soluk hatıraları değil; milletlerin ruhunu besleyen, yarınlarını aydınlatan canlı bir kılavuzdur. Yılın bazı günleri vardır ki, adeta tarihin akışına yön veren büyük dönüm noktalarını aynı parantezde buluşturur. İşte&nbsp;<strong>16 Ağustos</strong>, Türk ve dünya tarihi açısından tam da böyle simgesel bir tarihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı gün; Anadolu’nun kapılarının açılışından medeniyetimizin mimari zirvelerine, bağımsızlık mücadelelerinden ortak coğrafyamızın kaderine kadar milletimizin hafızasında derin izler bırakan pek çok olaya ev sahipliği yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişten Günümüze Taşıdığımız Değerler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">16 Ağustos’un tarihimizdeki silinmez izleri, milletimizin azmini, inancını ve medeniyet birikimini gözler önüne serer:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1064 - Ani’nin Fethi:</strong>&nbsp;Sultan Alparslan’ın Bizans elindeki Ani Kalesi’ni fethiyle Kars ve çevresi Türk yurdu kılındı. Bu büyük fetih, Anadolu’nun kalıcı bir Türk-İslam coğrafyası olmasının en güçlü adımlarından biriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1556 - Süleymaniye Camii:</strong>&nbsp;Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan’ın inşa ettiği, medeniyetimizin kalfalık değil, adeta estetik ve mühendislik zirvesi olan Süleymaniye Camii ibadete açıldı. Bu eser, sadece taşın değil, kardeşliğin, adaletin ve estetiğin harçla yoğrulmuş halidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1948 - Millî Kütüphane:</strong>&nbsp;Ankara’da kapılarını açan Millî Kütüphane, Cumhuriyetimizin eğitime, ilme ve irfana verdiği değerin en somut nişanesi olarak nesilleri aydınlatmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1954 - Murat Güler’in Başarısı:</strong>&nbsp;Murat Güler, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk Türk sporcu olarak azmin ve inancın sınır tanımadığını tüm dünyaya gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1960 ve 1974 - Kıbrıs’ın Kaderi:</strong>&nbsp;Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşu (1960) ve ardından Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin taçlandığı Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının tamamlanışı (1974), ada coğrafyasında barış ve hakkaniyet arayışının tarihe kazınan mührüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Geleceğimiz İçin Sağduyu ve Kardeşlik Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca atalarımızın göğüs gerdiği zorluklar, elde ettiği zaferler ve inşa ettiği medeniyet eserleri bize tek bir gerçekliği fısıldıyor:&nbsp;<strong>Birliğimiz ve dirliğimiz, en büyük gücümüzdür.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ın Anadolu topraklarına ektiği kardeşlik tohumları, Mimar Sinan’ın kubbelerinde yükselen ortak aklın ve estetiğin ruhu, Millî Kütüphane’nin raflarında saklı ilim irfan mirası hepimizindir. Bugün ülkemizin kalkınması, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması ve güçlü yarınlara yürümesi; ancak bu tarihi bilinci ortak bir paydada buluşturmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs'ın dağlarında, Manş Denizi'nin serin sularında, Kars'ın surlarında ve Ankara'nın ilim yuvalarında yankılanan bu ses; milletimize sağduyuyu, barışı ve kardeşliği hatırlatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım ki; farklılıklarımızı birer zenginlik kabul ederek, ortak vatan sevdasıyla birbirimize sımsıkı sarıldığımız sürece aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. 16 Ağustos’un bize bıraktığı en kıymetli miras; geçmişin gururunu geleceğin sorumluluğuyla harmanlayarak, bu topraklar üzerinde hep birlikte kardeşçe ve güçlü bir şekilde var olabilme iradesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sahsiyetli-ve-dumduz-durusun-erdemi-262219edd68f7-be42-4cd5-a816-82313bc0315e2026-08-16T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sürekli bana ileri geri akıl veren oluyor. 43 yıllık çileli bir basın hayatı, 65 yaş sınırı, Gençliğin ülkü ocaklarında geçsin, 5 sene merkez ilçe başkanlığı 10 sene il başkanlığı, 2 yıl genel başkan yardımcılığı gibi merkez sağda siyaset yap, hayatının en önemli çağları mahpusta geçsin, şahsına ait mal mülk olmasın, emekli aylığınla geçin, STK önderliği yap ve başarıdan başarıya koş, ama halen tekerine çomak sokulsun, sonra da sen nasıl böyle ayakta kalıyorsun diye sorsunlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Kötülüğün Aynasını Kırmak: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanoğlu, hayat sahnesine adım attığı andan itibaren bitmek bilmeyen bir sınanma döngüsünün içine girer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sınanmaların en ağırı, hiç şüphesiz maruz kalınan haksızlıklar, nankörlükler ve kötülüklerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çoğu zaman hayatın adil olmadığını düşünür, uğradığımız haksızlıkların büyüklüğü altında ezildiğimizi hissederiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak insanlık tarihinin ve kadim bilgeliğin bize öğrettiği çok temel bir hakikat vardır: Unutmamalıyız ki, insanı insan yapan ve onurunu koruyan şey, maruz kaldığı kötülükler değil, o kötülükler karşısında sergilediği şahsiyetli ve "dümdüz" duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kötülük, doğası gereği bulaşıcıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir virüs gibi, temas ettiği her ruhu kendi rengine boyamak ister.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size haksızlık yapan birine aynı haksızlıkla, saygısızlık yapana aynı çirkinlikle karşılık verdiğinizde, farkında olmadan kötülüğün dünyadaki acentesi haline gelirsiniz. Karşınızdaki kişi kirli bir ayna tutmuştur ve siz o aynaya bakarak kendi çehrenizi de kirletmişsinizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa şahsiyet sahibi olmak, dışarıdan gelen rüzgârlara göre yön değiştiren bir yel değirmeni olmak değil; fırtınanın ortasında bile adaletin ve ahlakın merkezinde durabilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu "dümdüz" duruşun ve adalet ahlakının İslam tarihindeki en büyük abidelerinden biri şüphesiz Hz. Ali’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, adaleti sadece bir hukuk kuralı değil, bir ruh disiplini olarak görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hz. Ali'nin şu muazzam sözü, haksızlığa uğradığımızda takınmamız gereken tavrın sınırlarını çizer: "Sana haksızlık yapana, sen haksızlık yaparak karşılık verme. Eğer öyle yaparsan, onunla aynı seviyeye inersin ve aranızda hiçbir fark kalmaz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öğreti, adaletin zirvesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir düşman ya da zalim, sınırları çiğnedi diye mümin kendi adalet sınırlarını çiğneyemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zulme uğramış olmak, insana zalimleşme hakkı vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek onur, güç ve öfke elindeyken bile adaletin çizgisinden milim sapmamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre’nin "dergâha eğri odun sokmama" hassasiyeti de Hz. Ali’nin bu sarsılmaz adalet mirasıyla aynı kaynaktan beslenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya ne kadar eğrilirse eğrilsin, insanlar ne kadar menfaatperest ve acımasız olursa olsun, insanın kendi içine, yani kalbine eğrilik sokmaması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri bizi sırtımızdan vurduğunda hainleşmiyorsak, biri bizi aldattığında yalancıya dönüşmüyorsak ve birinin saygısızlığı karşısında asaletimizi koruyabiliyorsak insanlığımızı muhafaza ediyoruz demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek onur, kötülüğün bizi kendi seviyesine çekmesine izin vermeyecek kadar yüksek bir ruh kalitesine sahip olmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dünyada maruz kaldığımız kötülükleri kontrol edemeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokaktaki bir yabancının kabalığını, iş yerindeki bir adaletsizliği ya da en yakınımızın vefasızlığını engellemek bizim elimizde değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat bu kötülükler karşısında neye dönüşeceğimiz tamamen bizim kararımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Acımasızlık karşısında merhameti, yalan karşısında hakikati, çirkinlik karşısında zarafeti seçmek zordur; çünkü nefis her zaman intikamın ve öfkenin kolaylığına kaçmak ister.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak kolay olan bizi büyütmez; bizi insan kılan, zor zamanlarda sergilediğimiz o eğilmez, bükülmez, dik ve "dümdüz" duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam, hayatın bize ne getirdiği değil, bizim o getirilene nasıl bir cevap verdiğimiz önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maruz kaldığınız kötülükler sizin kaderiniz olabilir ama o kötülükler karşısında şahsiyetinizi korumak sizin karakterinizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gece ne kadar karanlık olursa olsun, kendi içindeki ışığı söndürmeyenler dünyayı aydınlatmaya devam eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlık onuru, kötülüğe teslim olup eğrilmekte değil; her şeye rağmen Hz. Ali’nin adaleti ve Yunus’un doğruluğuyla dümdüz, lekesiz ve vakur bir şahsiyetle ayakta kalabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğrilerin arasında dümdüz duran tüm güzel ruhlara saygıyla...</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Akdeniz'de göçmen trajedisi: Libya açıklarında 11 ceset bulundu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akdenizde-gocmen-trajedisi-libya-aciklarinda-11-ceset-bulundu-2621995faa6da-e561-477f-acda-8345cf9d33472026-08-15T14:55:00+03:00HABER MERKEZİ Akdeniz'de göçmen trajedisi: Libya açıklarında 11 ceset bulundu

Akdeniz'de göçmen trajedisi: Libya açıklarında 11 ceset bulundu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Akdeniz'de göçmenlere yardım eden sivil toplum kuruluşlarına ait bir uçak, cuma günü Libya açıklarında denizde 11 ceset tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">SOS Méditerranée adlı STK yaptığı açıklamada, görüntüyü “yürek parçalayıcı bir manzara” olarak nitelendirerek, “bazı cesetlerin hâlâ üzerlerinde kıyafetler bulunduğunu, bazılarının ise araç lastiklerinin iç lastikleri sayesinde su üzerinde kaldığını” belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuruluş, cesetlerin “ileri derecede çürümüş durumda” olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">SOS Méditerranée yaptığı açıklamada, “Bu tespit, Avrupa'nın ölümcül kayıtsızlık ve ne pahasına olursa olsun caydırma politikalarının insani sonuçlarını açıkça hatırlatıyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalyan sahil güvenliği, durumdan haberdar edildiğini ve cesetlerin Libya'nın arama-kurtarma bölgesinde bulunması nedeniyle Libya makamlarına bilgi verildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahil güvenlik, cesetlerin Libya'nın kıyı kenti Zuwarah'ın yaklaşık 57 deniz mili (105 kilometre) açığında bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözetleme uçuşu, SOS Méditerranée ve Humanitarian Pilots Initiative tarafından gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her yıl on binlerce göçmen, Kuzey Afrika’dan Avrupa Birliği’nin güneydeki üye ülkelerine deniz yoluyla geçmeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Göç Örgütü (IOM), bu hafta yaptığı açıklamada, merkezi Akdeniz’de bilinen göçmen ölümlerinin sayısının, Avrupa’nın daha sert politikaları nedeniyle göçmen sayısı azalmasına rağmen, keskin biçimde arttığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örgüte göre 2026’nın ilk dört ayında 821 kişi hayatını kaybetti ya da kayboldu. Bu, 2025’e göre yüzde 111’lik bir artış anlamına geliyor. Ölümlerin yarıdan fazlası, ocak ayında görülen şiddetli hava koşullarından kaynaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı dönemde, bu rotadan gelen göçmen sayısı ise yüzde 46 düşerek 8 bin 577’ye geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Sınır Ajansı Frontex, Avrupa Birliği’ne gerçekleştirilen düzensiz sınır geçişlerinin toplam sayısının 2025’te bir önceki yıla göre yüzde 26 azalarak yaklaşık 178 bine düştüğünü açıkladı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/15/akdenizde-gocmen-trajedisi-libya-aciklarinda-11-ceset-bulundu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya, Ukrayna'nın saldırıları sürerken yeni akaryakıt sıkıntısıyla karşı karşıya]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-ukraynanin-saldirilari-surerken-yeni-akaryakit-sikintisiyla-karsi-karsiya-26218af26569c-d769-4332-a68c-1daa3493ff0d2026-08-15T14:52:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya, Ukrayna'nın saldırıları sürerken yeni akaryakıt sıkıntısıyla karşı karşıya

Rusya, Ukrayna'nın saldırıları sürerken yeni akaryakıt sıkıntısıyla karşı karşıya

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rus yetkililer, Ukrayna'nın ülkenin petrol rafinerilerine yönelik saldırılarını artırdığı bir dönemde, cuma günü bazı bölgelerde yeni akaryakıt sıkıntıları yaşandığını kabul etti. Ukrayna, Rus ordusunun önemli gelir kaynaklarından birini hedef alarak ülkenin enerji tesislerine aylardır insansız hava araçları ve füzelerle saldırılar düzenliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, bu hafta saldırıya uğrayan ve cephe hattına yaklaşık bin 300 kilometre uzaklıkta bulunan Orsk'taki büyük bir rafineriyi altı aylığına devre dışı bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, “Ülkenin bazı bölgelerinde akaryakıt istasyonlarına yönelik yakıt tedariki konusunda durum gerginliğini koruyor,” dedi. Açıklamada, petrol şirketlerinin “en kırılgan durumdaki bölgelere sevkiyatı artırmak için gerekli önlemleri aldığı” belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca, akaryakıt sıkıntısının ele alındığı bir hükümet toplantısı düzenlendiği ve enerjiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak'ın yakıt fiyatlarının izlenmesi talimatını verdiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketler ve araç sahipleri, çatışmalar nedeniyle son aylarda defalarca akaryakıt sıkıntısıyla karşı karşıya kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'daki neredeyse her bölge, bir noktada akaryakıt satışlarını sınırlamak veya bidonlara yakıt doldurulmasını yasaklamak gibi başka türden kısıtlamalar uygulamak zorunda kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadeniz kıyısındaki turistik plajlarıyla tanınan Krasnodar bölgesi, akaryakıt sıkıntısından en fazla etkilenen bölgelerden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölge Valisi Venyamin Kondratyev, “Akaryakıt istasyonlarındaki benzin tedarikine ilişkin durum karmaşık hale geldi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kondratyev, petrol şirketlerinin “tedarik edilen yakıt miktarına yeniden kısıtlamalar getirmeye ve akaryakıt istasyonlarının çalışma saatlerini azaltmaya başladığını” belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vali, bunun “bölge sakinleri ve ziyaretçiler arasında endişeye yol açtığını” ifade ederek, yetkililerden bölgeye daha fazla akaryakıt sevk etmelerini istediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orsk rafinerisinin bulunduğu Orenburg bölgesinin valisi ise perşembe günü yaptığı açıklamada, tesisin faaliyetlerinin durdurulduğunu ve onarım çalışmalarının aylar süreceğini bildirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Nadir görülen itiraf</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, haziran ayında ülkesinin “belirli bir akaryakıt açığıyla” karşı karşıya olduğunu ilk kez kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakıt durumuna odaklanan yetkililer toplantısında konuşan Putin, ülkenin “zor bir dönemden geçtiğini” kabul ederken, Moskova'nın “tüm sosyal yükümlülüklerini yerine getireceğinde” ısrar etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa süre sonra devlet televizyonuna konuşan Putin, Rusya'nın silah sanayisinin Ukrayna'nın saldırılarını püskürtmek amacıyla hava savunma sistemlerinin üretimini hızla artıracağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortaya çıkan sorunların kritik olmadığını savunan Putin, “geçici açığın” sona erdirilmesi için Rusya'nın daha fazla akaryakıt ithal edeceğini ve petrol tesislerindeki onarım çalışmalarını hızlandıracağını da belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ise Rusya'nın iç kesimlerindeki enerji tesislerine yönelik saldırıları “uzun menzilli yaptırımlar” olarak nitelendirdi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/15/rusya-ukraynanin-saldirilari-surerken-yeni-akaryakit-sikintisiyla-karsi-karsiya</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Endonezya'da 7,7'lik deprem: Can kaybı artıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/endonezyada-77lik-deprem-can-kaybi-artiyor-262171158ceb3-7989-4fd4-8e9d-2fd608cd3e982026-08-15T14:49:00+03:00HABER MERKEZİ Endonezya'da 7,7'lik deprem: Can kaybı artıyor

Endonezya'da 7,7'lik deprem: Can kaybı artıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Endonezya'nın doğusundaki Flores Adası açıklarında 7,7 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Endonezya Meteoroloji, İklim ve Jeofizik Kurumu (BMKG) sarsıntının yerel saatle 04.58'te (TSİ 23.58) yerin 15 kilometre derinliğinde oluştuğunu ve ilk depremin ardından çok sayıda artçı sarsıntı yaşandığını bildirdi. Artçı sarsıntıların en büyüğü 6,1 olarak kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depremin ardından BMKG tsunami alarmı vererek, halka kıyı bölgelerinde uzak durma çağrısı yaptı. Güneydoğu Asya bölgesinde yüksekliği bir metreden az tsunami dalgaları görüldü. Depremden yaklaşık üç saat sonra ise tsunami uyarısı kaldırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal Afet Yönetim Kurumu (BNPB) yaptığı açıklamada, şiddetli sarsıntının Endonezya'nın idari bölümleri olan Doğu Nusa Tenggara, Batı Nusa Tenggara ve Güney Sulawesi'nin bazı bölgelerinde hissedildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depremde can kaybı yaşanırken, çok sayıda binanın yıkıldığı veya hasar gördüğü bildirildi. Birçok bölgede insanlar sarsıntının yaklaşık bir dakika sürdüğünü aktardı. Sosyal medyada insanların panik içinde kaçmaya çalıştığı ve bir binanın yıkıldığını gösteren görüntüler paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı bölgelere henüz ulaşılamadı<br />Yerel yetkililer depremde can kaybının 38'e çıktığını, enkaz altında kalan kişiler olduğunu bildirdi. Ayrıca 2'sinin durumu ağır olmak üzere en az 11 yaralının hastanelerde tedavi altında olduğu kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Flores Adası'nın en büyük en kenti olan Maumere'nin arama-kurtarma kurumu yetkilisi Fathur Rahman, depremin merkez üssüne en yakın bölge olan Nagekeo'ya ekiplerin henüz ulaşmadığını da söyledi. Heyelanlar nedeniyle kara yolunun kapandığını aktaran Rahman, deniz yoluyla bölgeye gidilmeye çalışıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal Afet Yönetim Kurumu (BNPB), Nagekeo'da yaklaşık 2 bin kişinin tahliye ediliğini ve çok sayıda ev ile kamuya ait binada hasar meydana geldiğini bildirdi. BNPB, bölgenin bazı kesimlerinde ulaşımda aksaklıklar yaşandığını ve elektriklerin kesildiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Endonezya "Ateş Çemberi" üzerinde<br />Endonezya, Japonya'dan Güneydoğu Asya'ya ve Pasifik Havzası boyunca uzanan dünyanın en yoğun sismik faaliyetlerinin yaşandığı Pasifik Ateş Çemberi üzerinde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Flores Adası açıklarında 1992 yılında da 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve depremin tetiklediği tsunami sonucu 2 bin 500 kişi hayatını kaybetmişti. Bölgede 2004 yılında meydana gelen 9,1 büyüklüğündeki deprem ve sonrasında oluşan tsunamide ise yaklaşık 220 bin kişi hayatını kaybetmiş, ölümlerin 170 bini Endonezya'da kaydedilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters,AFP / JD,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/endonezyada-77lik-deprem-can-kayb%C4%B1-art%C4%B1yor/a-78378980</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa'da orman yangınları Almanya ve İngiltere'yi de sardı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupada-orman-yanginlari-almanya-ve-ingiltereyi-de-sardi-262167647b8e0-2e47-4a2d-8238-8aff34c8bd3e2026-08-15T14:45:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa'da orman yangınları Almanya ve İngiltere'yi de sardı

Avrupa'da orman yangınları Almanya ve İngiltere'yi de sardı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aşırı sıcaklar ve kuru hava Avrupa genelinde orman yangınlarını tetikledi. İngiltere ve Almanya gibi normalde yangınların az görüldüğü ülkelerde de ormanlık araziler alevlere teslim olurken yaklaşık 150 milyon Avrupalı hafta boyunca yüksek sıcaklıklara maruz kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cuma günü Fransa, Almanya, İspanya ve İtalya'da sıcaklıklar 35 derecenin üzerindeydi. Peki yangınlarda son durum ne?</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya<br />Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya eyaletindeki orman yangını nedeniyle yaklaşık bin 800 kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Yetkililer, alevlerle mücadelede helikopterlerin ve orduya ait ekipmanların kullanıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Friedrich Merz'in yangına dair "sürekli olarak bilgilendirildiği" belirtilirken ordu 3 askeri helikopter ve iki zırhlı araç ile itfaiyeye destek veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı eyaletin daha doğusundaki Möhne Gölü yakınlarında çıkan başka bir orman yangınına ise yaklaşık 100 acil durum görevlisi müdahale etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyalet, yangınların yanı sıra kuraklıktan da yoğun şekilde etkileniyor, önemli sanayi şehirleri için kritik bir su yolu olan Ren Nehri'nde taşımacılık düşük su seviyesi nedeniyle durma noktasına gelmiş durumda.<br />İngiltere<br />Londra'nın yaklaşık 200 kilometre kuzeybatısındaki Stourbridge'de çıkan orman yangınında onlarca ev kullanılamaz hâle geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölge itfaiyesi, 19 evin tamamen yok olduğunu, diğer 18'inin ise ciddi hasar aldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alevlerle mücadele sırasında dumandan etkilenen ve hastanede tedavi altına alınan itfaiye personelleri olduğu da açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgeyi ziyaret eden ve itfaiyecilerle bir araya gelen İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham, ülkenin iklim değişikliği gerçeğiyle yüzleşmesi gerektiğini söyledi. Burnham, "Bulunduğumuz durumu inkâr etmenin hiçbir anlamı yok. Bununla yüzleşmeliyiz. Temiz enerjiye ihtiyacımız var" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya<br />İspanya'nın kuzeydoğusundaki Aragon bölgesinde Pazartesi başlayan ve şu ana kadar bin kişinin tahliye edilmesine yol açan yangın, San Juan de la Pena'daki iki manastırı tehdit ediyor. İki yapıdan en eskisinin tarihi 10'uncu yüzyıla kadar uzanıyor ve bölgenin simgelerinden biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alevler Orta Çağ'dan kalma Aragon Krallığı kalıntılarına yaklaşınca önemli tarihi eserler bölgeden tahliye edildi.<br />Fransa<br />Geçtiğimiz haftalarda da bir dizi büyük yangınla karşı karşıya kalan Fransa'da, güneybatıda çıkan yeni bir yangın nedeniyle 500'den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, yangının bin 100 hektarlık alanı kül ettiğini ve Luglon köyüne doğru ilerlediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan<br />Ülkenin kuzeyinde alevlerin iki popüler tatil beldesini tehdit etmesi üzerine yaklaşık 500 turist plajlardan tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mayoları ve bikinileri ile teknelerle alevlerden kaçırılan turistlerin görüntüleri dikkat çekerken yangınla mücadelede yüzlerce itfaiyeci görevlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hırvatistan<br />Kıyı kenti Omis'te etkili olan yangın evlere zarar verdi, araçları yok etti; yaklaşık 2 bin kişi bölgedeki köylerden tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yangında en az 19 kişi yaralanırken polis yanmış bir bölgede ceset bulunduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ ve Arnavutluk<br />Sıcak hava ve kuraklığın koşulları kötüleştirdiği Karadağ'da da acil durum ekipleri birkaç gündür kıyı boyunca çıkan yangınlarla mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arnavutluk'un başkenti Tiran yakınlarında da yangınlar bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / MUK,BK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/avrupada-orman-yang%C4%B1nlar%C4%B1-almanya-ve-i%CC%87ngiltereyi-de-sard%C4%B1/a-78376769</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ekonomide-saglikta-egitimde-ulastirmada-turkiyeye-tarihinin-en-buyuk-yatirimlarini-kazandirdik-2621544d1fcfa-6ebc-4862-a1e3-84a8a01caa8c2026-08-15T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihî günde, bu anlamlı buluşmada partilileri en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennet vatanın dört bir yanındaki tüm vatandaşları selamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milleti temsil eden tüm vatandaşlara da muhabbetlerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında şu anda kalbi kendileriyle atan tüm dostlarına selamlarını iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın partilerine, kendisine ve hareketlerine muhabbet duyan herkese selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam gönlü kendileriyle atan, bu yolda beraber yürüdükleri Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye partisi ve tüm arkadaşları adına selamlarını gönderdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BUGÜN TARİHÎ BİR GÜN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin 81 ilinden gelip Başkent Millet Bahçesi'ni dolduran partililere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşkınız için, dayanışmanız için, ahde vefanız için, en çok da görenleri kıskandıran şu muhabbetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim, kardeşliğimizi daim kılsın. Dostluğumuz, yol arkadaşlığımız inşallah ebedî olsun, daim kalsın" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün çok özel, tarihî bir gün. Bugün 25'inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendilerine bugünleri gösteren, bu güzelliği yaşatan Allah'a sonsuz şükrettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25'inci yaş günümüz, 25'inci doğum günümüz kutlu olsun" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2001'den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir parti mensubuna ayrı ayrı teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle mesaide bulunan ve ailesi programa katılan Abdülmecit Yücel'in, hareketlerindeki gönlünü ortaya koyuşunu unutmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle-köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan kadınlara, AK Parti Kadın Kolları'nın tüm mensuplarına, partiye renk, dinamizm katan gençlere teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandık her kurulduğunda, sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlere de gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza ise demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurdukları Cumhur İttifakı bünyesinde, Türkiye'nin bekası, milletin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdükleri ittifak ortaklarına da dayanışmaları için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlama programına gönderdiği çiçek dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, kendilerini telefonla arayarak veya mesajla partisinin kuruluş yıl dönümünü kutlayan diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıl içinde pek çok parti mensubunu fani dünyadan ebedî âleme uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşlarından ahirete irtihal edenlere, Allah'tan rahmet diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTTİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, sizler kurdunuz, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' şiarıyla yola revan olduk. 'Sorunlar çözümsüz değildir' dedik. 'Çözümler imkânsız değildir' dedik. 'Buradan bir çıkış yolu var' dedik. 'Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var' dedik. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye'ye 'Karanlığa kapalı, aydınlığa açık' dedik. 'Yeter, söz de, karar da milletindir' dedik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiyi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002'de seçime girdiklerini ve milletin teveccühüyle tek başına iktidara geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Ne dediler? 'Yapamazlar' dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye'nin öz güvenini, milletin öz güvenini yükselttik. AK Parti olarak, siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarının tamamını anlatmanın mümkün olmadığını, bu tarihî günde kısa bir muhasebe yapmakta fayda gördüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıllık icraat karnesini vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayiine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşviklerle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Millî gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16'ncı, Avrupa'da 6'ncı sıraya yükseldi. Dışişlerimiz, Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada "sözü güçlü, gücü tesirli" bir ülke konumuna getirdi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla "destan" yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hâle getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayii ürünleri kullanılıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2028'E KADAR 27 ŞEHRİMİZİ HIZLI TREN AĞIYLA BİRBİRİNE BAĞLAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız, 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde, bu sayı 60 olacak. Türkiye'yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Sizler için, halkımız için bunu biz başardık. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında, 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde, nicelik ve nitelik olarak Türkiye'nin standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini, toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "'Başörtüsü yasağına son vereceğiz' dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. 'Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız' dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlıkta, vatandaşları birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı 27'ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda âdeta devrim yaptıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KARADENİZ'DEKİ KEŞFİMİZ SAYESİNDE BUGÜN MİLYONLARCA EVDE KENDİ DOĞAL GAZIMIZ KULLANILIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlerin çehresini değiştirdiklerini işaret ederek, 323 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 239 tanesinin yapımının devam ettiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ'yle 1 milyon 766 bin konut ürettiklerini, 369 bin konutun inşasının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini, 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz. Şurası da çok mühim. Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SADECE YATIRIMLARDA DEĞİL, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA DA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmadıklarını, Türkiye'nin otomobili TOGG'u yollarda gördükçe herkesin gurur duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da aynı şekilde sessiz bir devrime imza attık. 'OHAL'i kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz' dedik, TRT Kurdi'yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin siyasette önünü açarak seçilme yaşını 30'dan 25'e, sonra 18'e indirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'yle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. 'Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız' dedik, Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni yeniden ibadete açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt edildiyse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da burada ifade etmek istiyorum. Gelecek 25 yılı da planladık, gelecek 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25'inci yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN GURURUYLA BURADAYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştayda, Gezi'de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın izzetiyle buradayız. Türkiye'yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız."</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıl boyunca milletin gönlünde olduklarını, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da her günün kendileri için yeni bir gün olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053'e, sonra da 2071'e taşıyacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus 'Biz, sevdik aşık olduk, sevildik, maşuk olduk, her dem yeniden doğarız bizden kim usanası'. Evet, her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. 'Bugün unutmayın yeni bir gündür' diyeceğiz. 'Şimdi yeni şeyler söylemek lazım' diyeceğiz, her dem taze kalacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, 1970'lerden itibaren, sinsi sinsi büyüyen FETÖ sorunu olduğunu hatırlatarak, "1970'lerden itibaren hiçbir hükûmet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 1997'de, iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ'ye dokunmadılar, tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi âdeta felç etmişti" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'ye karşı sabırla, akılla ve dikkatle yürüdüklerine dikkati çekerek, "O meşum gecede, o hain darbe girişiminde, Allah onlara fırsat vermedi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU ÜLKEYİ KARDEŞLİK BÜYÜTECEK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Terör meselesinin de 1984'ten bu yana can yaktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de birikimi de morali de hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? 'Biz çözeceğiz' dedik. 'Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız' dedik. Elhamdülillah, işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlık'tan gelen kardeşliğimizdir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık zayıflarsa, kardeşliğin de zayıflayacağını belirterek, "Kardeşliğimiz zayıfladığında, ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en başından itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21'inci yüzyılı, inşallah kardeşlik 'Türkiye Yüzyılı' yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak, ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, İŞTE ŞİMDİ ŞAHA KALKIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup, sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında, istismar edecekleri bataklık da kuruyacak, işte bundan korkuyorlar. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye'nin içini karıştıran, o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın, üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye, işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı'nın şafağı, işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'a, Suriçi'ne Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist akacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şimdi Tunceli'nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun, aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. Birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Samimiyiz, hasbiyiz, kararlıyız ve Allah'ın izniyle, milletimizin hayır duasıyla bu sefer menzili maksudumuza inşallah ulaşacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU HAREKET GÖNÜL HAREKETİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"25'inci yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu hareket, gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle doğrudan, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilata, kapı kapı dolaşarak şimdiye kadar ne yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını anlatması tavsiyesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava, sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz, onlar da hakkıyla taşıyacak. Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor. 'İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' İşte en büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'Yİ KALAN BÜTÜN HEDEFLERİNE KAVUŞTURMAK İÇİN AZİMLE YOL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kaygılı ve karamsar olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde, emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye, bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecektir. Türkiye, bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah'a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye'yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı, Türkiye aşkınızdan, Türkiye'ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye'ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Birazdan AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Rabb'im dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin, diyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YILDIRIM KAYA: ERZURUM’DAN YENİDEN CUMHURİYET’E, ÜRETİME VE UMUDA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yildirim-kaya-erzurumdan-yeniden-cumhuriyete-uretime-ve-umuda-26220d3822a4e-cc9a-4ad6-ad66-52d905a6097f2026-08-15T14:11:00+03:00HABER MERKEZİ YILDIRIM KAYA: ERZURUM’DAN YENİDEN CUMHURİYET’E, ÜRETİME VE UMUDA

YILDIRIM KAYA: ERZURUM’DAN YENİDEN CUMHURİYET’E, ÜRETİME VE UMUDA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli basın emekçileri,<br />Değerli yol arkadaşlarım,</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi Parti Okulu olarak yönetici eğitimlerimizi sürdürmek üzere bugün Erzurum’dayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eğitimimizi; Milli Mücadele’nin en yakın tanıklarından, Erzurum’dan ölümüne kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün yanında yürüyen Mazhar Müfit Kansu’nun; vatan savunmasının simge isimlerinden Nene Hatun’un ve Milli Mücadele’nin Doğu Cephesi Komutanı Kâzım Karabekir’in anısına armağan ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Erzurum yalnızca bir kongrenin toplandığı kent değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum; Cumhuriyet ilan edilmeden önce Cumhuriyet fikrinin filizlendiği, bağımsızlık iradesinin yükseldiği, manda ve himayenin reddedildiği, millet egemenliğine giden yolun açıldığı kenttir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Kemal Atatürk, Erzurum günlerinde Mazhar Müfit Kansu’ya geleceğin Türkiye’sini anlatırken; zaferden sonra yönetim biçiminin Cumhuriyet olacağını, saltanatın kaldırılacağını ve Latin harflerinin kabul edileceğini not ettirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O gün hayal gibi görünenler Cumhuriyet devrimleriyle gerçeğe dönüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi bizim görevimiz Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandırmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün kendimize şu soruyu sormak zorundayız:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet’e giden yolun en önemli duraklarından biri olan Erzurum, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına neden hak ettiği güçle giremiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">EĞİTİMDE ERZURUM YENİDEN AYAĞA KALKACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz; çocuklarımızın nitelikli kamu okullarında eğitim gördüğü, öğretmen açığının olmadığı, gençlerin barınma ve gelecek kaygısı yaşamadığı bir Erzurum istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atatürk Üniversitesi başta olmak üzere üniversitelerimiz; laik, bilimsel, özgür ve kamusal eğitimin güçlü merkezleri olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Erzurum’da eğitimi yeniden ayağa kaldırmak, Cumhuriyet devrimlerini geleceğe taşımaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇOCUKLARIMIZI UYUŞTURUCUYA DEĞİL, GELECEĞE EMANET EDECEĞİZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’da gençlerimizin karşı karşıya kaldığı en ağır tehditlerden biri de bağımlılıktır. Uyuşturucu kullanımının çocuk yaşlara kadar indiğine ilişkin toplumda ciddi kaygılar vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar yalnızca sonuçlarla değil, uyuşturucuya ulaşımı engelleyen ve çocuklarımızı koruyan güçlü önleyici politikalarla mücadele etmek zorundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızın geleceğini zehirleyenlere açıkça söylüyoruz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizi bu karanlığa teslim etmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">ERZURUM ÜRETECEK, ERZURUMLU KENDİ TOPRAĞINDA DOYACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum bir zamanlar Doğu Anadolu’nun önemli üretim merkezlerinden biriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün besici artan yem, mazot ve girdi &nbsp;maliyetlerinin altında eziliyor; ithal hayvan politikaları yerli üreticiyi vuruyor. Tahıl ve pancar üreticisi alın terinin karşılığını alamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz Erzurum’u yeniden Türkiye’nin hayvancılık ve tarımsal üretim merkezlerinden biri yapacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Et ve Süt Kurumu’nun kamucu anlayışını güçlendirecek; üreticiyi tüccarın ve ithalat lobilerinin insafına bırakmayacağız. Yemden mazota, veterinerlik hizmetlerinden kooperatifleşmeye kadar üreticiyi destekleyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin et ihtiyacını ithalata bağımlı olmaktan çıkaracak, Erzurum’un meralarını ve üreticimizin emeğini güçlendireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">GENÇLER GURBETE DEĞİL, GELECEĞE YÜRÜYECEK</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’un en büyük sorunlarından biri göçtür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençler iş bulamadığı için başka kentlere, imkân bulanlar başka ülkelere gidiyor. Emeklilerimiz ise yıllarca çalıştıktan sonra memleketine dönse bile geçinemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim hedefimiz açıktır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurumlu doğduğu yerde doyacak.<br />Gençler Erzurum’dan kaçmayacak.<br />Erzurum yeniden üreten ve istihdam yaratan bir kent olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">CEZAEVİ DEĞİL, FABRİKA İSTİYORUZ</span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda Erzurum’da yeni ceza infaz kurumları açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidara soruyoruz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’a cezaevleri yapılırken gençlerimize iş sağlayacak fabrikalar nerede?</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’un ihtiyacı daha fazla cezaevi değil; üretim, yatırım, istihdam ve umuttur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizi cezaevlerinin gölgesinde değil; fabrikalarda, atölyelerde, üniversitelerde ve üretimin içinde geleceğe hazırlamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">PALANDÖKEN ERZURUM’UN EKMEĞİDİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Palandöken gibi büyük bir değere sahip olup kış turizminden hak ettiği payı alamamak Erzurum’un kaderi değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Palandöken’i uluslararası ölçekte güçlü bir kış turizmi merkezi haline getireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turist yalnızca kayak yapıp dönmeyecek; Erzurum’un çarşısına girecek, esnafıyla buluşacak, tarihini, kültürünü ve cağ kebabı başta olmak üzere mutfağını tanıyacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Palandöken canlanacak, Erzurum esnafı kazanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">ERZURUM BU TABLOYU HAK ETMİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP yıllardır Erzurum’dan güçlü siyasi destek aldı. Milletvekili çoğunluğunu aldı, Büyükşehir Belediyesi’ni yönetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi soruyoruz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum verdiği desteğin karşılığını aldı mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretici memnun değil.<br />Besici memnun değil.<br />Esnaf ve emekli geçinemiyor.<br />Gençler göç ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’un yeni bir kalkınma anlayışına ihtiyacı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortaya koyduğu “Merkez Türkiye” vizyonundaki üretim ve lojistik anlayışını Erzurum’a taşıyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’u demiryolları ve güçlü lojistik ağlarla Türkiye’nin batısına, Kafkasya’ya ve Orta Doğu’ya bağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum merkezli; çevre illeri de kapsayan özel ekonomi bölgesi anlayışıyla tarımı, hayvancılığı, gıdayı ve sanayiyi özel teşviklerle geliştireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum yalnızca üreten değil, ürettiğini Türkiye’ye ve dünyaya taşıyan bir merkez olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">NEREDE BİR SORUN VARSA ÇÖZÜMÜN ADRESİ CHP’DİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz yalnızca sorunları anlatmıyoruz. Her soruna karşı çözümümüzü de ortaya koyuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimde çözümümüz var.<br />Tarımda ve hayvancılıkta çözümümüz var.<br />Genç işsizliğine, göçe ve yoksulluğa karşı çözümümüz var.<br />Sanayide, turizmde, ulaşımda ve kalkınmada çözümümüz var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Türkiye’nin bütün sorunlarına çözüm üreten parti Cumhuriyet Halk Partisi’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan Erzurum’dan bütün Türkiye’ye sesleniyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkımız umutsuz olmasın!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkenin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Yeter ki halktan, üretimden, emekten ve Cumhuriyet’ten yana bir siyasal irade işbaşına gelsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerede bir sorun varsa, çözümün adresi Cumhuriyet Halk Partisi’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz karamsarlığı değil umudu, yoksulluğu değil refahı, göçü değil üretimi, çaresizliği değil çözümü büyüteceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">107 yıl önce Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları Erzurum’dan bütün Türkiye’ye bir gelecek çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mazhar Müfit Kansu’nun Cumhuriyet’e uzanan tanıklığı, Nene Hatun’un vatan sevgisi ve Kâzım Karabekir’in Milli Mücadele’deki kararlılığı bugün de bize sorumluluğumuzu hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz de bugün aynı tarihsel sorumlulukla söylüyoruz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Erzurum’u yeniden ayağa kaldıracağız.<br />Üreticiyi yeniden üretebilir hale getireceğiz.<br />Gençleri yeniden umutla buluşturacağız.<br />Cumhuriyet’i demokrasiyle taçlandıracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Palandöken’e sırtını dayayan dadaşların kenti Erzurum, yeniden Doğu Anadolu’nun parlayan yıldızı olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti Okulu iktidarın yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz bu yolu örgütümüzle, halkımızla ve Cumhuriyet’in devrimci birikimiyle birlikte yürüyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Ağustos 2026<br />ERZURUM</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıldırım Kaya<br />CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu<br />Genel Başkan Yardımcısı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-internet-gazetecileri-derneginde-sehitoglu-guven-tazeledi-262149536b51a-4595-47a9-9ecb-8a40429f32162026-08-14T18:32:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi

Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin 14 Ağustos 2026 tarihinde dernek merkezinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulu’nda A. Vahap Şehitoğlu yeniden başkan seçildi. Aday listedeki isimlerin tamamı üyelerin oy birliğiyle seçilirken, derneğin geçmiş dönem çalışmaları da genel kurulda değerlendirildi.<br />Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Genel kurulda derneğin çalışma dönemine ilişkin faaliyet raporu üyelerle paylaşılırken, dernek tüzüğünün günümüz şartlarına uyarlanmasına yönelik düzenlemeler de ele alındı.<br />Genel kurulun Divan Heyeti, Kamil Cömertler’in başkanlığında, Ahmet Oktay ve Fikret Yalçın’dan oluştu.<br />Divan heyetinin oluşturulmasının ardından gündem maddelerine geçildi. Genel kurulda derneğin geçmiş dönem faaliyetleri değerlendirilirken yeni yönetimin belirlenmesi de gündemin önemli başlıklarından biri oldu.<br />Şehitoğlu yeniden başkan<br />Genel kurulda Başkan A. Vahap Şehitoğlu tarafından görev dönemine ilişkin çalışma raporu sunuldu.<br />Şehitoğlu, görev süresince temel amaçlarının internet gazeteciliğinin mesleki itibarını güçlendirmek, gazeteciler arasındaki dayanışmayı artırmak, mesleğin sorunlarını ilgili platformlara taşımak ve Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’ni Türkiye genelinde tanınan ve söz sahibi bir meslek kuruluşu haline getirmek olduğunu belirtti.<br />Yapılan seçim sonucunda A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki aday liste üyelerin oy birliğiyle kabul edildi.<br />Böylece Şehitoğlu, Mersin İnternet Gazetecileri Derneği Başkanlığı görevine yeniden seçilerek güven tazeledi.<br />Ulusal ve bölgesel temsilde önemli adımlar<br />Şehitoğlu’nun sunduğu çalışma raporunda, görev döneminde derneğin ulusal ve bölgesel meslek örgütleri içerisindeki temsil gücünün artırıldığı belirtildi.<br />Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ve Akdeniz Gazeteciler Federasyonu ile ilişkilerin güçlendirildiği, bu kuruluşların çeşitli toplantı ve programlarına katılım sağlanarak internet gazetecilerinin sorunlarının ilgili platformlarda gündeme taşındığı ifade edildi.<br />Raporda, Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu bünyesinde Başkanlar Kurulu ve Onur Kurulu düzeyinde temsil edildiği, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda ise Genel Başkan Yardımcılığı düzeyinde temsil edildiği kaydedildi.<br />Bu temsillerin, derneğin yalnızca Mersin'de değil, Türkiye genelindeki gazetecilik örgütlenmeleri içerisinde de daha güçlü bir konuma ulaştığının göstergesi olduğu vurgulandı.<br />Dernek kendi imkanlarıyla faaliyetlerini sürdürdü</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma raporunda derneğin kurumsal yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da yer aldı.<br />Çamlıbel’de bulunan dernek ofisinin kira, elektrik, su ve internet giderlerinin Başkan A. Vahap Şehitoğlu’nun desteğiyle karşılandığı belirtildi.<br />Bu katkı sayesinde derneğin herhangi bir kurum veya kuruluşun maddi desteğine bağlı kalmadan faaliyetlerini sürdürebildiği ve bağımsız kurumsal yapının korunmasına önem verildiği ifade edildi.<br />İnternet gazetecilerinin sorunları gündeme taşındı<br />Görev döneminde Anadolu İnternet Gazetecileri Federasyonu’na katılım sağlandığı ve farklı bölgelerdeki gazetecilik örgütleriyle dayanışmanın geliştirildiği aktarıldı.<br />Dernek Başkanı A. Vahap Şehitoğlu’nun davet edildiği Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu toplantılarına katılarak farklı bölgelerdeki gazetecilik kuruluşlarıyla iletişimin güçlendirilmesine katkı sunduğu belirtildi.<br />Derneğin sosyal medya, web ve basın çalışmalarıyla da internet gazeteciliğinin gelişimi, gazetecilerin karşılaştığı sorunlar ve mesleki hakların kamuoyunda daha fazla tartışılması için çalışmalar yürüttüğü kaydedildi.<br />Şehitoğlu, görev dönemindeki temel anlayışı “Gazetecinin güçlü olması için meslek örgütünün de güçlü olması gerekir” sözleriyle ifade etti.<br />Yeni yönetim oy birliğiyle belirlendi<br />Genel kurulda yapılan seçim sonucunda A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki yönetim kurulu oy birliğiyle seçildi.<br />Yönetim Kurulu asil üyeleri:<br />A. Vahap Şehitoğlu – Başkan<br />Mehmet Esat Durak<br />Tayfun Tuna<br />Hatice Yardım<br />İsmail Usta<br />Denetim Kurulu asil üyeleri:<br />Ahmet Oktay<br />Fikret Yalçın<br />Erdal Sağlam<br />Akdeniz Gazeteciler Federasyonu delegeliklerine:<br />A. Vahap Şehitoğlu<br />Ümit Çor<br />Uğur Özgür<br />Muharrem Çağatay<br />Ufuk Kaba<br />Anadolu İnternet Gazetecileri Federasyonu delegeliklerine ise:<br />A. Vahap Şehitoğlu<br />Mehmet Serdar Öz<br />Mehmet Açık<br />seçildi.<br />Yeni dönemde hedef daha güçlü örgütlenme<br />Genel kurulda önümüzdeki dönemde internet gazeteciliğinin değişen yapısı, dijital medyanın gelişimi, gazetecilerin ekonomik ve mesleki sorunları, mesleki hakların korunması ve internet gazetecilerinin daha güçlü bir örgütlenmeye kavuşmasının öncelikli çalışma alanları olacağı vurgulandı.<br />Başkan A. Vahap Şehitoğlu, görev döneminde emeği bulunan yönetim kurulu üyelerine, dernek üyelerine ve meslektaşlarına teşekkür etti.<br />Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde yeni dönem, üyelerin oy birliğiyle verdiği destekle A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki yönetimle başladı.</span><br /><span style="font-size:20px"><strong>HABERANALİZ.NET OLARAK KARDEŞLERİMİZE BAŞARILAR DİLİYORUZ...</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bir milletvekili daha İYİ Parti'den istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bir-milletvekili-daha-iyi-partiden-istifa-etti-26213f38c8631-a65a-4065-91df-76978becb2be2026-08-14T17:16:00+03:00HABER MERKEZİ Bir milletvekili daha İYİ Parti'den istifa etti

Bir milletvekili daha İYİ Parti'den istifa etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mayıs 2023'te düzenlenen seçimlerde 44 milletvekiliyle Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne giren İYİ Parti'de bir ayrılık daha yaşandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, “gördüğü lüzum üzerine” partisinden istifa ettiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gelişmeyle birlikte partinin Meclis'teki sandalye sayısı 27'ye düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis'e İYİ Parti listelerinden giren ancak günümüzde siaysete farklı partilerde veya bağımsız devam eden milletvekilleri şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Milletvekili Koray Aydın</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Milletvekili Kürşad Zorlu</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Milletvekili Yüksel Arslan</span></p><p><span style="font-size:18px">Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya Milletvekili Ümit Dikbakır</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Milletvekili Adnan Beker</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Ersin Beyaz</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Nimet Özdemir</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya Milletvekili Ünal Karaman</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Seyithan İzsiz</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Ahmet Ersagun Yücel</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Milletvekili Mehmet Salim Ensarioğlu</span></p><p><span style="font-size:18px">Adana Milletvekili Bilal Bilici</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Milletvekili Ümit Özlale</span></p><p><span style="font-size:18px">Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gurban</span></p><p><span style="font-size:18px">Aydın Milletvekili Ömer Karakaş</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">ÖMER KARAKAŞ KİMDİR?</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Ömer Karakaş, ilk ve ortaöğrenimini Sivas Koyulhisar’da tamamladı; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Amasya MYO Elektronik Haberleşme Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünü bitirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Cumhuriyet Tarihi Bölümünde yüksek lisans yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahibi olduğu mühendislik firmasıyla inşaat ve elektrik sektörlerinde faaliyet gösterdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti'nin kurucuları arasında yer alan Karakaş, Mayıs 2023'te 28. Dönem Aydın Milletvekili olarak TBMM'ye girdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">14 Ağustos 2026 tarihinde İYİ Parti'den istifa etti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da otomotivde istihdam kaybı derinleşiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-otomotivde-istihdam-kaybi-derinlesiyor-26212c0db78a1-2d1f-4a15-88fe-d08f63baa5ef2026-08-14T16:09:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da otomotivde istihdam kaybı derinleşiyor

Almanya'da otomotivde istihdam kaybı derinleşiyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya sanayisinde 2026'nın ilk yarısında istihdam kaybı sürerken en sert düşüş otomotiv endüstrisinde yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal İstatistik Dairesi, Haziran sonunda imalat sanayisinde çalışan sayısının bir önceki yıla göre 144 bin azalarak 5,29 milyona gerilediğini bildirdi. Bu düşüş yüzde 2,7'ye karşılık geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamaya göre otomotiv sanayisi, tüm büyük sektörler içinde en fazla istihdam kaybının görüldüğü alan oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sektörde çalışan sayısı bir yılda 42 bin 300 azalarak yüzde 5,8 geriledi. Böylece otomotivde istihdam 691 bin 500 kişiyle 2005'ten bu yana en düşük seviyeye indi. Buna rağmen otomotiv, çalışan sayısı bakımından hâlâ ülkenin ikinci büyük sanayi kolu olmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her alanda istihdam kaybı oluştu<br />Almanya'nın en büyük sanayi dalı olan makine mühendisliği ise 905 bin 900 çalışanla yüzde 2,7'lik bir düşüş kaydetti. Metal üretimi yüzde 3,8, kimya sanayisi yüzde 3,6, elektrikli ekipman üretimi ise yüzde 3,4 oranında istihdam kaybı yaşadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Otomotiv sektöründe hem üreticiler hem de parça ve aksesuar tedarikçileri işçi çıkardı. Buna karşın karoser, yapı-donanım ve römork üreticilerinde çalışan sayısı arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhracata bağımlı Alman sanayisi, küresel pazarlardaki baskının arttığı bir dönemde bulunuyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın uyguladığı yüksek gümrük vergileri, Almanya'dan yapılan ihracatı zayıflatırken Çin'in artık birçok ürünü kendi üretmesi de talebi düşürüyor. Almanya'nın Çin'e ihracatı yılın ilk altı ayında yüzde 12'den fazla gerileyerek 37 milyar euroya indi. ABD'ye yapılan ihracat ise yaklaşık yüzde 6 düşerek 74 milyar euroya geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters/TY,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-otomotivde-istihdam-kayb%C4%B1-derinle%C5%9Fiyor/a-78366161</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'nın doğusunda işgücü alarmı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyanin-dogusunda-isgucu-alarmi-26211d16a1e34-c976-480d-9c01-d5b126079a482026-08-14T15:06:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'nın doğusunda işgücü alarmı

Almanya'nın doğusunda işgücü alarmı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın doğusunda işgücü açığının hızla büyüdüğü uyarısı yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köln merkezli Ekonomi Enstitüsü IW tarafından yapılan bir araştırmaya göre 2023–2025 yılları arasında Berlin dahil altı doğu eyaletinde Alman vatandaşlığına sahip çalışanların sayısı 141 bin azaldı, buna karşılık yabancı çalışanların sayısı 90 bin arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">IW tarafından konuyla ilgili yayımlanan raporda, doğu eyaletlerinde Alman çalışanlardaki düşüşün yüzde 2,5, toplam istihdamın ise yüzde 0,8 gerilediğine işaret edildi. Ülke genelinde ise istihdam aynı dönemde yüzde 0,2 arttı. Enstitü, özellikle Polonya ve diğer Doğu Avrupa ülkelerine geri dönüş dalgası nedeniyle iş gücü kaybının daha da artabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğu için ciddi işgücü boşluğu uyarısı<br />Çalışmada, göçün zayıflaması halinde Almanya'nın doğusunda "ciddi işgücü boşlukları" oluşacağı, bunun da bölgenin ekonomik refahını olumsuz etkileyeceği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">IW, üçüncü ülkelerden işgücü göçünün güçlendirilmesi gerektiği, aksi halde mal ve hizmet arzında, özellikle bakım sektöründe ciddi hizmet aksaması yaşanabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enstitü, 2024'ten itibaren AB'ye 2004 sonrası katılan ülkelere geri dönüşün hızlandığını, doğu eyaletlerinin bu ülkelerden 7 bin 800 çalışan kaybettiğini aktardı. Yabancı çalışanların istihdam içindeki payı 2015'te yüzde 4,8 iken 2025'te yüzde 13,3'e yükseldi. Doğuda 845 bin yabancı sigortalı çalışan bulunuyor. Bunların yüzde 16,2'si Polonya, yüzde 7,4'ü Ukrayna kökenli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afganistan, Eritre, Irak, İran, Nijerya, Pakistan, Somali ve Suriye'den gelen çalışanlar toplam yabancı istihdamın yüzde 12,7'sini oluşturuyor. IW, bu grupta son bir yılda belirgin bir göç azalması yaşandığını belirterek, nedenler arasında daha sıkı göç politikası ve Suriye'deki siyasi değişimi gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre yabancı çalışanların 2025'te Doğu Almanya'da yaratılan toplam ekonomik değere katkısı 68,3 milyar euro oldu. Bunun üçte ikisi son on yılda bölgeye gelen çalışanlardan oluştu. 2015 sonrası gelen yabancı işgücünün toplam ekonomik değere katkısı Berlin'de yüzde 10,2, Brandenburg'da yüzde 7,1, Thüringen'de yüzde 5,4, Saksonya'da yüzde 5,1, Saksonya-Anhalt'ta yüzde 4,9 ve Mecklenburg-Vorpommern'de yüzde 4,4 oldu. Doğu Almanya genelinde oran yüzde 6,9 olarak hesaplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/TY,BK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyan%C4%B1n-do%C4%9Fusunda-i%C5%9Fg%C3%BCc%C3%BC-alarm%C4%B1/a-78372809</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumsal-mutabakatin-ve-guclu-gelecegin-mimari-cerceve-yasa-262093cd215ce-51a6-405f-ac9c-9e7c21c57c8c2026-08-14T11:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarihsel kırılmaların ve jeopolitik dalgalanmaların merkezinde yer alan Türkiye, devlet aklı ve millet iradesinin omuz omuza verdiği kritik bir eşikten başarıyla geçmiştir. Meclisimizde tam&nbsp;<strong>467 gibi devasa bir oy birliği ve mutabakatla</strong>&nbsp;kabul edilen&nbsp;<strong>Çerçeve Yasa</strong>, ülkemizin yakın tarihi adına sadece hukuki bir düzenleme değil; aynı zamanda iç cephemizi tahkim eden, toplumsal barışımızı mühürleyen stratejik bir hamledir. Bu tarihî karara imza atan, emeği geçen tüm devlet akıl ve siyaset erbabına milletimiz adına şükranlarımızı sunarız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İç Cephenin Sağlamlığı ve Toplumsal Mutabakat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye; etrafı ateş çemberiyle çevrili, asırlık hesaplaşmaların ve sinsi planların sahnelendiği emsalsiz bir coğrafyada, bağımsızlık ve kalkınma mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Ülkemizin bu coğrafyada huzur içinde büyümesini, küresel bir güç haline gelmesini hazmedemeyen dış odakların hedefi her zaman bellidir:&nbsp;<strong>Bizi içeriden karıştırmak, enerjimizi suni tartışmalarla tüketmek ve kardeş kavgalarıyla önümüzü kesmek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu Çerçeve Yasa, dış güçlerin bu kirli masalarını yerle bir eden en net&nbsp;<strong>milli irade manifestosudur</strong>. 467 oyla tecelli eden tablo göstermektedir ki; mevzu bahis vatan ve millet olduğunda Türkiye’nin iradesi tektir, bükülemez ve bölünemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çerçeve Yasanın Sağlayacağı Stratejik Faydalar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış ve Kardeşlik Hukuku:</strong>&nbsp;Yıllardır bu toprakların enerjisini çalan fitne tohumlarını kurutacak, vatandaşlarımız arasındaki gönül bağlarını güçlendirecek ve ortak gelecekte buluşma irademizi perçinleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kalkınma ve İstikrar:</strong>&nbsp;Huzurun ve güvenin hâkim olduğu bir iklim, ekonomik kalkınmanın da en büyük katalizörüdür. İç huzurunu tescillemiş bir Türkiye, yatırımların, üretimin ve refahın merkezi olma yolunda engelsiz ilerleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dış Politikada Güçlü El:</strong>&nbsp;Küresel arenada elini güçlendiren bir Türkiye, bölge üzerindeki emperyalist oyunları bozan ana aktör konumunu daha da sağlamlaştıracaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sabotajcılara ve Çatlak Seslere Cevap</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşin ciddiyetinden bihaber olan, ekranlardan ahkâm kesen aklı evvel tiplerin ve süreci sabote etmeye çalışan odakların çırpınışları nafiledir. Onlar, bu milletin bin yıllık kardeşlik hukukunu ve devlet aklının derinliğini idrak etmekten uzaktır. Tarih, bu yasayı baltalamak isteyenleri değil, bu coğrafyada kalıcı barışın ve kalkınmanın harcını karanları gururla yazacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutulmamalıdır ki;</strong>&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de içteki ve dıştaki tüm provokatörlere rağmen akılla, kararlılıkla ve milletinin çelikten iradesiyle yürümeye devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yasa; geçmişin yaralarını sarmanın, bugünün huzurunu korumanın ve yarının büyük Türkiye'sini inşa etmenin adıdır. Ne dışdaki nifak odakları ne de içerideki çatlak sesler bu kutlu yürüyüşü durduramayacaktır. Devletimiz var olsun, milletimiz bir olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Etna Yanardağı'nda 1970'lerden bu yana en uzun patlama: 7 gündür durmuyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/etna-yanardaginda-1970lerden-bu-yana-en-uzun-patlama-7-gundur-durmuyor-262082a434c3f-090f-4cd6-9979-7ba83bfcf8c02026-08-14T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ Etna Yanardağı'nda 1970'lerden bu yana en uzun patlama: 7 gündür durmuyor

Etna Yanardağı'nda 1970'lerden bu yana en uzun patlama: 7 gündür durmuyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Etna Yanardağı'ndaki patlamalar yedinci gününde de kesintisiz devam ediyor. Bu durum, yaz sezonunun en yoğun dönemini yaşayan Sicilya'da hava ulaşımında ciddi aksamalara yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katanya Havalimanı, yoğun volkanik kül emisyonu nedeniyle uçuş durdurma kararını 14 Ağustos sabah saat 08:00'e kadar uzattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu esnada, bölge halkı tarafından sevgi dolu bir biçimde "Majesteleri" olarak anılan Etna, adaya çok sayıda ziyaretçi çekmeyi sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euronews, yanardağdaki patlamanın olağandışı süresi ve bu görsel şöleni güvenli bir şekilde izlemek için alınması gereken tedbirler konusunda uzmanların ve yerel rehberlerin görüşlerini derledi.<br />Olağanüstü uzunlukta bir patlama<br />Ulusal Jeofizik ve Volkanoloji Enstitüsü'ne (INGV) bağlı Catania Etna Gözlemevi Müdürü Salvo Gambino'ya göre, Etna'nın mevcut patlama evresi geçmişte de gözlemlenen özellikler taşıyor ancak bu süreci farklı kılan temel unsur patlamanın süresi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euronews'e konuşan Gambino, "Benzer olgular en son 1970'lerin sonlarında görülmüştü" dedi. Son yıllarda lav fıskiyeleri ve akıntılarının defalarca yaşandığını belirten Gambino, "Bu süreçler genellikle birkaç saatten yarım güne kadar çok sınırlı süreler kapsardı. Oysa bu kez yedi gündür aralıksız süren bir hareketlilik var; mevcut patlamanın en belirgin özelliği de bu" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patlamanın bu kadar uzun sürmesinin arkasında Gambino, "daha derinlerden yükselen ve gaz bakımından daha zengin olan magmanın" yatabileceğini değerlendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patlama, yanardağın aynı anda birkaç farklı sektörünü etkiliyor. Voragine kraterinde lav fıskiyeleri ve patlamalar aralıksız sürerken, buna yoğun bir kül çıkışı eşlik ediyor. Valle del Bove'de ise birkaç farklı baca lav sahasını beslemeye devam ediyor. Gambino, mevcut lav akıntılarının yerleşim yerleri için doğrudan bir tehlike oluşturmadığının altını çiziyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En büyük aksaklığa ise gökyüzüne yayılan kül bulutu neden oluyor. Güneyden esen rüzgarlar kül bulutunu Catania Havalimanı'na ve hatta Sicilya sınırlarının ötesine doğru sürüklüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlemevi Müdürü Gambino süreci şöyle özetledi: "Şu anki en büyük sorun esas olarak Voragine kraterinden çıkan kesintisiz püskürme sütunuyla ilgili. Atmosfere dağılan bu kül bulutu, son günlerde güneye doğru esen rüzgarın etkisiyle havalimanı bölgesine sürükleniyor ve hava ulaşımını zorlaştırıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivil Koruma ve Deniz Politikaları Bakanı Nello Musumeci ise Çarşamba günü yaptığı açıklamada, "Sorun yanardağın yerinde değil, havalimanının konumunda" diyerek havalimanının Etna'ya olan yakınlığının bu tür patlamalarda Catania'yı son derece savunmasız bıraktığına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her geçen gün daha kalabalık<br />Tarihi patlama Etna'ya olağanüstü sayıda ziyaretçi çekerken, volkanik hareketliliğin izlenebileceği seyir noktalarına giden yol ve patikalarda ciddi bir araç trafiği ile kaos yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">EtnaWay doğa rehberi Cristian Alessi, Euronews'e yaptığı değerlendirmede, "Çok fazla insan var ve araçlar son derece düzensiz şekilde park ediliyor," dedi. Yanardağdaki yoğunluğu bölgenin en işlek turistik noktalarıyla kıyaslayan Alessi, "Sanki bir cumartesi gecesi Taormina veya Catania merkezindeymişsiniz gibi bir kalabalık var" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kalabalık gruplar, lav akıntılarına en yakın noktalara kadar ilerlemeye çalışıyor. Alessi, volkanik hareketliliğin hemen yanı başındaki "son derece dengesiz o dik yamaçta", Valle del Bove kenarında duran insanları gördüğünü aktardı: "Bu manzarayı izlemek muazzam bir deneyim; ancak rehberler eşliğinde ve güvenlik kurallarına uyularak yapılmalı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Devam eden patlama sürecinde Etna'da çok sayıda arama-kurtarma ihbarı alan Dağ Kurtarma Servisi de ziyaretçilere tedbirli olmaları yönünde çağrıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etna güvenli bir şekilde nasıl ziyaret edilir?<br />Gambino'ya göre, özellikle akşam saatlerinde Etna'da yapılan doğa yürüyüşlerinde ekstra dikkatli olmak hayati önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlemevi Müdürü, ziyaretçilerin "çok fazla açılmadan izleme imkanı sunan güvenli bölgelerde kalmalarını" ve araziye uygun doğa yürüyüş botları ile uzun pantolonlar giymelerini tavsiye etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hava karardıktan sonra patikaların gezinilmesi zor bir hal aldığını belirten Gambino, el feneri taşımanın önemine dikkat çekti: "Arazi oldukça engebeli ve sert, bu yüzden dengenizi kaybedip düşmek işten bile değil."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/13/etna-yanardaginda-1970lerden-bu-yana-en-uzun-patlama-7-gundur-durmuyor</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Akın Gürlek'ten "Süleymancılara operasyon" açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlekten-suleymancilara-operasyon-aciklamasi-2620702798253-274f-4d6c-91d6-3bc69d6360452026-08-14T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Akın Gürlek'ten "Süleymancılara operasyon" açıklaması

Akın Gürlek'ten "Süleymancılara operasyon" açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Süleymancılar olarak bilinen cemaate yönelik "suç örgütü" ve "dolandırıcılık" operasyonuna dair bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trabzon'da konuşan Bakan Gürlek, "Burada kesinlikle dini bir görüşe, dini bir cemaate ya da sivil toplum kuruluşlarına karşı bir operasyon yok. Bu, tamamen mali yapılanmaya yönelik bir operasyon" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek operasyonun "uzun süreden beri takip edilen, çalışılan bir dosya" olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada sabah saatlerinde düzenlenen operasyon kapsamında gözaltına alınanların sayısı 33'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, aralarında Süleymancıların lideri olduğu belirtilen Alihan Kuriş'in de bulunduğu 49 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz saatlerde polisin 33 kişiyi gözaltına aldığı açıklandı. &nbsp;Gözaltı kararı verilen 9 kişinin yurt dışında olduğu tespit edilirken, diğer 7 ismi yakalamaya dönük çalışmanın sürdüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketlere kayyum atandı<br />Kuriş ve diğer şüphelilere "suç örgütü kurma ve yönetme," "suç örgütüne üye olma," "kara para," "dolandırıcılık" ve "vergi kaçakçılığı" suçlamaları yöneltiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemelerinin dikkate alındığı belirtiliyor. Söz konusu yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketler üzerinden 100 milyar TL'yi aşan tutarın çeşitli yöntemlerle yurt dışına çıkarıldığı tespit edildiği öne sürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kara para aklandığı düşünülen şirketlere ve bağlantılı mal varlıklarına da kayyum atandı, ayrıca 33 şirkete ait 80 adreste arama ve el koyma işlemi yapıldı.<br />İçişleri Bakanı Köln'e işaret etti<br />İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NTV canlı yayınında operasyona ilişkin bir açıklama yaptı. Adalet Bakanı Akın Gürlek'le dün akşam durum değerlendirmesi yaptıklarına ve bu sabah için operasyon kararı alındığına dikkat çeken Çiftçi, "örgütün yapısına ve finansal ayaklarına yönelik uzun süredir titiz bir çalışma yürütüldüğünü" belirtti. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"Alihan Kuriş'in 2016 yılında bu örgütün başına geçtiğini" söyleyen Çiftçi, "Kuriş'in örgütün başına geçmesiyle birlikte faaliyetler daha büyük bir gizlilik içerisinde yürütülmeye başlandı. Şu anda Almanya'nın Köln şehrinde büyük bir merkez inşa ettiklerini biliyoruz. 70 milyon dolarlık dev bir yatırım olacak bu genel merkez binası bittiğinde, faaliyetlerin tamamının buraya kaydırılacağını ve artık oradan yürütüleceğini değerlendiriyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alihan Kuriş kimdir?<br />46 yaşındaki Alihan Kuriş'in 10 yıldır Süleymancıların liderliğini üstlendiğibelirtiliyor. Süleymancıların kurucusu Süleyman Hilmi Turan'ın torunu olan Ahmet Arif Denizolgun'un 2016'daki ölümü üzerine cemaat, lider olarak Alihan Kuriş'i seçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nakşi eğilimli cemaat "Süleymancılar" ifadesinin kullanılmasını benimsemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA / JD,TY,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/ak%C4%B1n-g%C3%BCrlekten-s%C3%BCleymanc%C4%B1lara-operasyon-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1/a-78346067</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK Parti 25 yaşında: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün tarihi mesajlar verecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-parti-25-yasinda-cumhurbaskani-erdogan-bugun-tarihi-mesajlar-verecek-262066978a1e5-9728-40da-be21-79d37fcbd34b2026-08-14T08:54:00+03:00HABER MERKEZİ AK Parti 25 yaşında: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün tarihi mesajlar verecek

AK Parti 25 yaşında: Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün tarihi mesajlar verecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti'nin 25'inci kuruluş yıldönümü kutlaması bugün Başkent Millet Bahçesi'nde saat 20.00'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirilecek. Kutlamaya 100 binin üzerinde isim davet edildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ile birlikte sahneye çıkacağı programda, 2001 doğumlu 25 genç de sahnede olacak. 81 ilden gelecek</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yılın özeti anlatılacak etkinlikte Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yeni döneme ilişkin de önemli mesajlar vermesi bekleniyor.<br />25. YILA ÖZEL HAZIRLIK<br />AK Parti, 25. yıl etkinliğine özel madalyon hazırlandı. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın okuduğu şiirler, bir albüm haline getirilerek taş plağa basılacak. 25 yıla özel yıl boyunca Türkiye genelinde 25 milyon ağaç dikilecek.<br />ÖMER ÇELİK: TARİHİ BİR KONUŞMA OLACAK<br />AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında vatandaşları mitinge davet ederek, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın tarihi bir konuşma yapacağını belirtmişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Çelik, “Başkent Millet Bahçesi'nde Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşması, bir 25. yıl konuşmasının ötesinde Cumhuriyet tarihinin 'tarihi' konuşmalarından biri olacaktır.” demişti.&nbsp;<br />ERDOĞAN 4 KİŞİYE ROZET TAKACAK<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü programda AK Parti'ye katılan 4 isme rozetlerini takacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis'e İYİ Parti çatısı altında giren ve partisinden ihraç edildikten bir süre sonra CHP rozeti takan Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır ile İYİ Parti Gaziantep Milletvekili Mehmet Mustafa Gürban, AK Parti'ye katılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiye katılacağı belirtilen diğer iki isim ise CHP'den istifa eden Giresun'un Espiye Belediye Başkanı Erol Karadere ile Çanakkale'nin Eceabat Belediye Başkanı Saim Zileli.<br />KUTLAMADA 25 YAŞINDA 25 GENÇ SAHNEDE OLACAK<br />AK Parti kadın kolları üyeleri de büyük buluşmada yer alacak. 'Milletimizle Çeyrek Asır, Türkiye Geleceğe Hazır' sloganıyla kutlanacak organizasyonda, senfoni orkestrası ve mehteran takımı AK Parti'nin hafızalara kazınmış 25 eserini seslendirecek. AK Parti Vizyon Belgesi açıklanacak. 81 il 207 üniversiteden gelen gençler alanda hazır bulunacak. Programın sonunda ise özel bir ışık gösterisi gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇEYREK ASIRLIK SİYASİ YOLCULUK<br />14 Ağustos 2001’de Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde kurulan AK Parti, 25 yıllık siyasi yolculuğunu geride bıraktı. Kuruluşundan 15 ay sonra, 3 Kasım 2002 genel seçimlerinde yüzde 34,28 oyla birinci parti olan AK Parti, 2007, 2011, 2015, 2018 ve 2023 genel seçimlerinde de birinci olarak çok partili siyasi hayatta kesintisiz en uzun süre iktidarda kalan parti oldu. Erdoğan ise 2003’te başbakanlık görevini üstlenerek partinin siyasi yürüyüşünün merkezindeki isim oldu. Partinin 25 yıllık tarihinde 2008’deki kapatma davası, 2010 anayasa değişikliği referandumu, 2014’te Erdoğan’ın halk tarafından seçilen ilk cumhurbaşkanı olması ve 15 Temmuz 2016 darbe girişimi gibi önemli dönüm noktaları yaşandı. 2017’deki anayasa değişikliği referandumuyla Cumhur-başkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçilirken, AK Parti ile MHP arasındaki iş birliği de Cumhur İttifakı’na dönüştü. 23 Şubat 2025’teki 8. Olağan Büyük Kongre ile MKYK’nın yüzde 52’si yenilenirken, 2026’da da il teşkilatlarında değişiklikler sürdü.</span><br />&nbsp;</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.haber7.com/siyaset/haber/3651177-ak-parti-25-yasinda-cumhurbaskani-erdogan-bugun-tarihi-mesajlar-verecek</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya: Komedyenle davalık politikacıya yakalama kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-komedyenle-davalik-politikaciya-yakalama-karari-26204fd879e93-3ae5-47da-be6b-089f75ecba772026-08-13T12:58:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya: Komedyenle davalık politikacıya yakalama kararı

Almanya: Komedyenle davalık politikacıya yakalama kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi milletvekili Maximilian Krah hakkında, televizyon sunucusu ve komedyen Jan Böhmermann ile arasındaki hukuki süreç nedeniyle yakalama kararı çıkarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spiegel dergisinin haberine göre Chemnitz Sulh Mahkemesi, Krah'ın kaybettiği davanın mahkeme masraflarını ödememesi üzerine bu kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Krah, Böhmermann'ın bir podcast yayınında okuduğu dinleyici mesajında kendisinin Münih'teki Oktoberfest'te 200 şişe şampanya sipariş ettiği iddiasının yer alması nedeniyle kişilik haklarının zedelendiğini savunarak dava açmıştı. Mahkeme ise Böhmermann'ın kısa süre sonra düzeltme yaparak sayıyı "yaklaşık 50" olarak belirtmesini dikkate alarak davayı reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Habere göre Krah, yaklaşık 5 bin euroluk masrafı icra yoluyla ödemek zorunda kaldı. Ancak 296 euro 26 centlik ek tutarı ödemedi. Temmuz ayında mal beyanı için belirlenen randevuya gitmemesi üzerine de mahkeme yakalama kararı çıkardı. Mahkeme, dosyanın gizli olması nedeniyle konuya ilişkin açıklama yapmadı.<br />Böhmermann'ın avukatı Sebastian Gorski, "Bir milletvekilinin yasal yükümlülüklerinden kaçması kabul edilemez" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Krah ise Spiegel'e yaptığı açıklamada taleplerin "sürekli artırıldığını" öne sürerek avukatının konuyu inceleyeceğini söyledi. Böhmermann için "iğrenç" ifadesini kullanan Krah, bu nedenle ödemeleri "isteksizce" yapacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Recep Tayyip Erdoğan ile de mahkemelik olmuştu<br />Jan Böhmermann daha önce de Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında yazdığı hiciv tarzındaki bir şiir nedeniyle mahkemelik olmuştu. Böhmermann 2016 yılında Erdoğan'a yazdığı bir şiiri televizyonda okuyunca, şiir bazı ifadeler nedeniyle hakaret içerdiği gerekçesiyle tartışma konusu olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dosyaya bakan Mainz Savcılığı daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'a hakaret ettiği gerekçesiyle hakkında soruşturma açılan komedyen Böhmermann hakkında takipsizlik kararı vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu davadan sonra, soruşturmaya dayanak teşkil eden, "Yabancı devlet adamına hakaret etmek” suçunu düzenleyen 103. madde iptal edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP, DW/TY,JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-komedyenle-daval%C4%B1k-politikac%C4%B1ya-yakalama-karar%C4%B1/a-78348429</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-adalet-bakanimiz-bu-isleri-cozecektir-262050cdf041a-bc29-4ef6-b184-ac20007503432026-08-13T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz bu konuda defalarca yazdım ve ilgili yetkiliye ayrıca vicdanlara seslendim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanımız Akın Gürlek gerçekten çok titiz ve güzel çalışıyor. Fark yarattı, farkındalık yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin doluluk oranı, yaşam şartları ve hijyen koşulları ile ilgili çok yazı kaleme aldım. Hatta bazen değerli bakanımıza açık mektup şeklinde yazdıklarımda oldu. Ben, başta cumhurbaşkanımız olmak üzere Adalet bakanımıza bu konuda güveniyorum, umutluyum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nedir bu konu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Suç ve cezaların yeniden tanımlanması, günün anlam ve önemine binaen bu yasaların düzeltilmesi, her hususta acilen tutuklama yapılmaması, buna bir çeki düzen verilmesi, hakaret suçu başta olmak üzere bazı ufak tefek adli olaylarda kişilerin cezaevine konulmaması, adli mahkûmların durumlarının yeniden değerlendirilip, onlara bir şans verilmesini sık sık dile getirdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa çıktı. Allah devlete millete zeval vermesin, hayırlı uğurlu olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok geçmeden Adli mahkûmlar içinde bir düzenleme yapılmalı, toplumsal kalkınma, toplumsal mutabakat ve toplumsal barış hızla sağlanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin içinde karanlık kör nokta kalmayacak şekilde kamera sistemi konmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkûmun ve tutuklunun canı size, devlete, millete, bizlere emanet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin revirlerinde görev yapan doktorlar sanki oranın demirbaşı haline gelmişler, Yıllarca orada görev yapanlar var. Bu doktorlar sık sık değişmeli ki, orada birileri egemenlik ve hâkimiyet kurmasın, hastaya hizmet etsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin müdürleri de her yıl değişmeli. Orada kök salmamalılar. Orası çok çok önemli bir yer. Adamı alıp il dışına atmayın, çoluğu çocuğu okuyordur, aile düzeni bozulmasın, il içinde değerlendirin. Ama o cezaevinde kalmasın. Bunun içinde cezaevleri müdürlüklerinde köklü bir düzenleme lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevi savcıları sık sık değişmeli. Ona da bir düzenleme gerekir. Üç ayda bir yeni bir savcı görevlendirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben adalet bakanımıza güveniyorum, onun döneminde ADALET çok güzel değişime uğrayıp, toplumumuza yakışır hale gelecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda önceki yazılarımın linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 AĞUSTOS GÜNÜ;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-4472">https://www.haberanaliz.net/makale/adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-4472</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3 AĞUSTOS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-4469">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-4469</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2 AĞUSTOS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-4467">https://www.haberanaliz.net/makale/tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-4467</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9 TEMMUZ GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevleri-af-yargi-paketleri-4403">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevleri-af-yargi-paketleri-4403</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>18 HAZİRAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/af-meselesi-4357">https://www.haberanaliz.net/makale/af-meselesi-4357</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>13 HAZIRİN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/akin-gurlek-ve-icraatlari-4351">https://www.haberanaliz.net/makale/akin-gurlek-ve-icraatlari-4351</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 HAZİRAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/hakaret-sucu-ve-ayricalik-4334">https://www.haberanaliz.net/makale/hakaret-sucu-ve-ayricalik-4334</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>21 MAYIS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/genel-af-4300">https://www.haberanaliz.net/makale/genel-af-4300</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>14 NİSAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sn-akin-gurlek-acik-mektubumdur-4197">https://www.haberanaliz.net/makale/sn-akin-gurlek-acik-mektubumdur-4197</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26 MART GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerinde-suc-tanimi-ve-kogus-sistemi-4157">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerinde-suc-tanimi-ve-kogus-sistemi-4157</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-gazzenin-yeniden-imari-ve-guvenligin-temini-icin-gerekli-kosullar-bir-an-once-saglanmalidir-26201a719e9e2-696c-46d4-88c4-69bf6609a09d2026-08-13T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"

ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin Filistinli kardeşleriyle istişare hâlinde Filistin davasını iki devletli çözüm esasında ilerlettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, soykırımcı Netanyahu hükûmetinin tüm dünyanın gözü önünde Batı Şeria ve Kudüs'teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürdüğüne dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede işgal, zorla göç ettirme ve gasp politikasının katmerlenerek devam ettirildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Birleşmiş Milletler verilerine göre, sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi. 100'e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi. Bu durum sistematik bir işgalin ve Filistin yönetimini kendi topraklarında nefes alamaz hâle getirmeye çalışan bir yıpratma stratejisinin ürünüdür. Egemen Filistin Devleti'nin varlığı baltalanmaktadır. Bunu görmezden gelmek, buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. Filistin'e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu tablo karşısında Abbas ile görüşmelerinde yapılabilecekleri değerlendirdiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele aldıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"FİLİSTİN DAVASI GÖNÜLLERDE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin'de yasama ve başkanlık seçimlerinin yapılması kararının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin özellikle Filistinliler arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, Filistin halkının birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü görüşmede, Mescid-i Aksa ve El Halil'deki Hazreti İbrahim Camisi başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekânlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmalarını yinelediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükûmetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. Türkiye olarak biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İSRAİL YÖNETİMİ UZLAŞMAZ VE SALDIRGAN TAVRINI SÜRDÜRÜYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze'de ise tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşı çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıya olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Bu süreç, daha söylediğim gibi, kimin çatışmaların devamından kimin de barıştan yana olduğunu göstermektedir. Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Gazze'de yeniden imar ve inşaat sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Sayın Devlet Başkanı ve kıymetli heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Buradan tüm Filistin halkına en kalbi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait F-16 uçağının Yalova'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını anımsatarak, "Milletimize geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FİLİSTİN DEVLET BAŞKANI ABBAS, “ADİL BİR BARIŞ İŞGALİN SONLANMASI VE BAĞIMSIZ BİR FİLİSTİN DEVLETİNİN KURULMASIYLA SAĞLANABİLİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazzelilere insani yardımda bulunduğu, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yaptığı ve hastaları ve yaralıları tedavi ettiği için Türkiye'ye teşekkür eden Filistin Devlet Başkanı Abbas, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkiler hakkında çok önemli ve verimli görüşmeler yaptıklarını dile getirerek, ikili diyaloğun artırılması konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi</span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin Devlet Başkanı Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na işaret ederek, "Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için ve İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olsun” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-tbmm-baskanvekili-celal-adan-terorsuz-turkiye-idealinin-mimari-bahcelidir-26199fa949d7d-11c9-4ac6-bfa3-509e8f3c66922026-08-13T08:58:00+03:00HABER MERKEZİ Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir

Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili Celal Adan, TBMM Genel Kurulunda "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" görüşmeleri sırasında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında "terörsüz Türkiye" hedefine vurgu yapan Adan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreçteki rolüne dikkati çekerek, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah Türkmen Beyimizi başımızdan eksik etmesin." ifadelerini kullandı.<br />"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İDEALİNİN MİMARI"<br />Sürecin devlet politikası haline gelmesinde katkısı olan isimlere de teşekkürlerini ileten Adan, "Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum." dedi.<br />"SÜRECİN BAŞARILI OLMASININ ÖNEMLİ AKTÖRÜ"<br />Adan, Meclis çatısı altındaki katkıları da belirterek şunları kaydetti:&nbsp;<br />"Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere Grup Başkanı ve Başkan Vekillerimizi, Aziz Milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanunun milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/video/gundem/tbmm-baskanvekili-celal-adan-terorsuz-turkiye-idealinin-mimari-bahcelidir/391579</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ekrem İmamoğlu CHP'den istifa etti: Resmi açıklama geldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ekrem-imamoglu-chpden-istifa-etti-resmi-aciklama-geldi-261984d7f9adc-d9f8-463d-a43c-36e0e2feff732026-08-13T07:57:00+03:00HABER MERKEZİ Ekrem İmamoğlu CHP'den istifa etti: Resmi açıklama geldi

Ekrem İmamoğlu CHP'den istifa etti: Resmi açıklama geldi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi hesabı üzerinden sanal medyada Ekrem İmamoğlu adına yapılan paylaşımda,&nbsp;<strong>“17 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden istifa ediyorum. Bu karar, ülkemizin geleceğine dair inandığım değerlere ve milletimize karşı taşıdığım sorumluluğun bir sonucudur. Bugüne kadar birlikte emek verdiğimiz, omuz omuza yürüdüğümüz tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bugün Türkiye’nin daha güçlü, daha demokratik ve daha umut dolu yarınlarını birlikte inşa etmek için yeni bir yol açıyoruz. Sizleri bu yürüyüşün bir parçası olmaya, umudu birlikte büyütmeye ve geleceği birlikte kurmaya davet ediyorum”&nbsp;</strong>ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://www.turkgun.com/gundem/son-dakika-ekrem-imamoglu-chpden-istifa-etti/391974</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersinde-devletin-malina-sahip-cikacak-kimse-yok-mu-262023528d8d5-b44e-4a7b-a83d-f7e7c0bb8f832026-08-13T04:03:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?

MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersinin 13 ilçesinde toplamda 468, il de ise 31 adet toplamda 499 adet kamuya ait bina ve mülk bomboş duruyor. Bu husus Valiliğin yaptığı çalışma ile de ortaya çıkalı 1 yıl oldu. 2025 de komisyon kurup bu binaları belirlediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaman zaman yazdık. Buraların bir kısmı ÖĞRENCİ YURDU olabilir, bir kısmı YAŞLI VE BAKIMA MUHTAÇ KİMSESİZLERİN BARINDIĞI HUZUR EVİ olabilir… Bir kısmını ise hiçbir şey bilmiyorsanız, boşaltılmış köy okulu, oradaki muhtarlığa verin, temizlesin bakımını yapsın, bahçesini ve binasını köy veya mahalle ortak kullanımına açın dedik. Muhtarda en azından azaları ile oraları korur dedik. Kimse sesimizi duymak istemiyor. Mersin’e hizmet edeceğim diye yola çıkan siyasiler, Vekiller, başkanlar, sizin derdiniz ne?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların kent merkezindeki en önemli yerlerini belirtelim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Akdeniz ihracatçı birlikleri eski binası, uray caddesinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski SGK binası Taş binanın orada.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski BAĞKUR binası Çakmak caddesinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Vergi dairesi, tapu olarak kullanılan bina kocaman ve atıl halde yeni mahalle beşyol içinde fasih kayabali caddesi diye geçiyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli içişleri Bakanlığı tesisleri, binlerce dönüm… İçinde mülk var, bir türlü yaşama geçirilemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl emniyet müdürlüğünün hamidiye mahallesinde boşaltılan lojman binası.</span></p><p><span style="font-size:18px">PTT’nin çeşitli mahallelerdeki boş atıl binaları.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığına ait boş sağlık ocakları.</span></p><p><span style="font-size:18px">YİKOB’a ait olan onlarca yer.</span></p><p><span style="font-size:18px">B.Şehir’e ait onlarca yer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli eğitime ait onlarca atıl eski okul mülkü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ya, hangi birini yazalım, aktaralım. Bunların hepsinin icmali devlette var. Neden bu binaları hayata geçirmiyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in sahibiyiz diyen siyasiler, vekiller, başkanlar, il ilçe koltuklarında oturan yöneticiler, bu binaların yaşama geçirilmesine omuz versenize.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88aee80f0.jpg" style="height:670px; width:957px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af2ae36.jpg" style="height:466px; width:763px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af49dee.jpg" style="height:448px; width:777px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af742eb.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc2b6c5.jpg" style="height:557px; width:1001px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc6dff8.jpg" style="height:666px; width:1139px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc73b01.jpg" style="height:509px; width:713px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fd73f28.jpg" style="height:527px; width:784px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fdb3771.jpg" style="height:496px; width:1105px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d8965999cf.jpg" style="height:453px; width:1002px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d8965b6378.jpg" style="height:578px; width:798px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mtso-ne-yaptigini-saniyor-boyle-26203d6b6a0d2-3c26-4692-9a54-5644e26ba0942026-08-13T00:48:00+03:00HABER MERKEZİ MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!

MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eskiden yaklaşık 2 üç ay önce, size bir şirket yetkilisi uğrasa veya ben şu firmayım, şu adreste iş yapıyorum, sizinle iş yapmak istiyorum dese, yada ben güvenilir firmayım malım çok iyi benden alın dese, siz MTSO kayıtlarına girip üye sorgulamaya bakıp, o kişinin orada gerçek kayıtlı bir üye mi, kuruluşu ne zaman, vergi kaydı, adresi, ortakları, yetkilileri gibi tüm bilgilere ulaşabiliyordunuz. 2 üç aydır bu bilgilere ulaşmak mümkün değil. Giriyorsunuz sorguya, karşınıza sadece şirketin adı çıkıyor, diğer bilgiler çıkmıyor. &nbsp;Oysa ilgili kuruluşun, firmanın, şirketin, gerçek kişinin unvanı, meslek grubu, faaliyet konusu, işyeri adresi, kurumsal telefonu, kurumsal e-posta adresi ve temsil yetkilisi adı gibi bilgilerin çıkması lazım. Denilene göre KVK kapsamında silmişler. Böyle şey olur mu? Bunlar özel ve gizli bilgiler değil ki? Odanın kayıtları ve kamuya açık olması gereken bilgiler. Kişisel cep telefonunu, kişiye ait özel e postasını, tc kimlik numarasını, ev adresini koymazsınız, gizlersiniz. Ama firmaya ait, firma unvanı, MESLEK GRUBU, KURUMSAL ADRES, KURUMSAL TELEFON, KURUMSAL E-POSTA VE TEMSİL YETKİLİSİ ADI gibi bilgiler seçim şeffaflığı açısından vatandaşa sunulması kamu yararınadır. Mahremiyet gösterilecek yer var, kamuya ait açık olması gereken yerler var. Art niyetlileri, milleti dolandırmaya kalkanlar, devleti soymaya kalkanları nasıl ayıklayacak vatandaşlar?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE SORGU EKRANI GÖRÜNTÜSÜ... ÖNCE FİRMANIN ADINI GİRİYOR VAR MI DİYORSUNUZ? KARŞINIZA BU ÇIKIYOR. BİZ FİRMANIN ADINI SİCİLİNİ KAPADIK.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d93355a868.jpg" style="height:622px; width:1419px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇIKAN EKRANDA FİRMA FAAL YAZDIĞI İÇİN ÜZERİNİ TIKLIYORSUNUZ, KARŞINIZA BU KEZ AŞAĞIDAKİ EKRAN ÇIKIYOR. FİRMANIN ADI VAR, SİCİL NUMARASI VE VERGİ DAİRESİ NUMARASI VAR. DİĞER BİLGİLER SİLİNMİŞ.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d93355c47d.jpg" style="height:759px; width:1428px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, Kolombiya’daki deprem sonrası 2 milyon euroluk yardım paketi açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-kolombiyadaki-deprem-sonrasi-2-milyon-euroluk-yardim-paketi-acikladi-26195ec898db9-2e98-4666-83f8-68cefd8da0622026-08-12T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ AB, Kolombiya’daki deprem sonrası 2 milyon euroluk yardım paketi açıkladı

AB, Kolombiya’daki deprem sonrası 2 milyon euroluk yardım paketi açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB), pazar günü Güney Amerika ülkesi Kolombiya’yı sarsan ve büyük can kaybına yol açan depremin ardından, en ağır etkilenen bölgelere destek amacıyla 2 milyon euro yardım sağlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, salı günü yaptığı açıklamada, “Arama kurtarma çalışmaları devam ederken AB, mümkün olan her şekilde Kolombiya’yı destekliyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen ayrıca Kolombiya’nın, 27 üye ülkenin kaynaklarını bir araya getirerek yardım talebinde bulunan ülkeye etkin destek sağlanmasını amaçlayan AB Sivil Koruma Mekanizması’nı devreye soktuğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kolombiya tarihindeki en şiddetli deprem olarak nitelendirilen 7,4 büyüklüğündeki depremde en az 216 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi yaralandı. Cali, Pereira, Manizales ve Quibdo kentleri ağır hasar görürken, acil durum ekipleri enkaz altında kalanları kurtarmak için zamana karşı yarışıyor.<br />Von der Leyen daha önce AB’nin kurtarma çalışmalarına destek olmak amacıyla Birliğin uydu hizmeti Copernicus’u devreye soktuğunu açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola da depremin hemen ardından yaptığı açıklamada, Avrupa’nın “bu zor günlerde” Kolombiya halkıyla dayanışma içinde olduğunu belirtti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/12/ab-kolombiyaya-olumcul-depremin-ardindan-2-milyon-avro-gonderdi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BM: Rusya'nın alıkoyduğu 16.000'den fazla Ukraynalı sivil hâlâ esir tutuluyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bm-rusyanin-alikoydugu-16000den-fazla-ukraynali-sivil-hala-esir-tutuluyor-26194bd31e2db-1cfb-47d4-97c6-61549e3d30a22026-08-12T12:16:00+03:00HABER MERKEZİ BM: Rusya'nın alıkoyduğu 16.000'den fazla Ukraynalı sivil hâlâ esir tutuluyor

BM: Rusya'nın alıkoyduğu 16.000'den fazla Ukraynalı sivil hâlâ esir tutuluyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna’daki savaş sırasında Rusya tarafından esir alınan 16 binden fazla sivilin hâlâ “özgürlüğünden mahrum bırakıldığı”, çok sayıda kişinin ise uluslararası hukuka aykırı gerekçelerle ve dış dünyayla iletişimleri kesilerek tutulduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Genel Sekreter Yardımcısı Claudia Fuentes Julio, BM Güvenlik Konseyi’nin gayriresmî toplantısında yaptığı açıklamada, Rusya’nın Ukraynalı sivil tutuklulara ve savaş esirlerine yönelik “yaygın ve sistematik işkence ve kötü muamelesinin” sürdüğünü, cinsel şiddetin de bu uygulamalar arasında yer aldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Julio, açıklamalarını Letonya ve İngiltere'nin çağrısıyla pazartesi günü düzenlenen Güvenlik Konseyi toplantısında yaptı. Toplantıda, Rusya’nın Şubat 2022’de Ukrayna’ya yönelik geniş çaplı işgalinin başlamasından bu yana savaş sırasında esir alınan sivillerin ve askerlerin durumu ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın daimi üyesi olduğu Güvenlik Konseyi, savaşın dördüncü yılında Rusya ve Ukrayna’nın saldırılarını yoğunlaştırdığı bir dönemde söz konusu değerlendirmeleri dinledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Julio’ya göre BM insan hakları yetkilileri, işgalin başlamasından bu yana serbest bırakılan 910 Ukraynalı savaş esiri ve 403 sivil tutukluyla görüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM yetkilisi, Ukraynalı savaş esirlerinin yüzde 95’inden fazlasının, sivil tutukluların ise yüzde 85’inin işkence veya kötü muameleye maruz kaldığını bildirdiğini söyledi. Bu uygulamaların çoğu zaman tekrarlanan nitelikte olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski tutuklular ayrıca cinsel saldırılardan ve gıdaya erişimin kısıtlanması ile yetersiz sağlık hizmetleri de dahil olmak üzere insanlık dışı koşullardan söz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Julio, Cenevre merkezli BM insan hakları ofisinin, Ukraynalı savaş esirlerinin esaretlerinin ilk döneminde 129 kişinin infaz edildiğini, ayrıca 48 savaş esirinin işkence, tıbbi bakımdan mahrum bırakılma veya diğer insanlık dışı gözaltı koşulları nedeniyle hayatını kaybettiğini belgelediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM’nin Rusya’daki gözaltı merkezlerini ziyaret etmesine izin verilmediği belirtilirken, örgütün tahminlerinde tutulan kişilerin yetişkin veya çocuk olduğuna ilişkin bir ayrım bulunmadığı kaydedildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eski tutuklular yaşadıklarını anlattı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Güvenlik Konseyi toplantısında, daha önce esir tutulan bazı kişilerin yaşadıklarını anlattığı duygusal ifadeler de dinlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendini yaklaşık iki yıl boyunca Rusya tarafından tutulan bir “siyasi mahkûm” olarak tanımlayan Kırım Tatarı insan hakları aktivisti Leniie Umerova ile kuşatma altındaki Mariupol kentindeki Azovstal çelik tesisinde aylarca direndikten sonra Mayıs 2022’de Rus güçlerine teslim olan Ukraynalı asker Khuan Leyva Garsiya, yaşadıklarını Konsey üyelerine aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mariupol’da Ukraynalı bir anne ve Kübalı bir babanın çocuğu olarak dünyaya gelen Garsiya, bin 183 gün savaş esiri olarak tutulduğunu söyledi. Serbest bırakıldığında 55 kilogram ağırlığında olduğunu belirten Garsiya, aşırı kilo kaybını gösteren bir fotoğrafı Konsey üyelerine sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Garsiya, Küba kökeni nedeniyle Rusların kendisinden yabancı bir paralı asker olarak şüphelendiğini, ABD’de üniversite eğitimi almış olması nedeniyle de Amerikan ajanı olmakla suçlandığını belirterek diğer mahkûmlardan daha ağır işkence, dayak ve aşağılamaya maruz kaldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Garsiya, “Ruslar, müttefik olarak gördükleri Küba ile bağlantısı olan birinin işgal ordularına karşı savaşmasına öfkeliydi,” dedi. Garsiya hâlen Ukrayna ordusunda görev yapıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">BM, Rus savaş esirlerinin de kötü muamele gördüğünü bildirdi</span></h2><p><span style="font-size:18px">BM insan hakları uzmanlarının, Ukrayna’daki Rus silahlı kuvvetlerinde görev yapan 45’ten fazla ülkeden 816 Rus ve 57 üçüncü ülke vatandaşı savaş esiriyle de görüştüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Julio, bu kişilerin yaklaşık yarısının, özellikle esaretlerinin ilk dönemlerinde ve Ukraynalı yetkililer tarafından sorgulanmaları sırasında işkence veya kötü muamele gördüklerini bildirdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte BM gözlemcileri, söz konusu kişilerin Ukrayna’daki gözaltı merkezlerine ulaşmasının ardından “koşulların genel olarak uluslararası insancıl hukuka uygun olduğunu ve 2022’den bu yana iyileştiğini” belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Maria Zabolotskaya ise iddialara yanıt olarak Rus silahlı kuvvetlerinin savaş esirlerine yönelik muamele de dahil olmak üzere uluslararası insancıl hukuka uyduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zabolotskaya, Ukrayna’daki Rus savaş esirlerinin “işkence, aşağılanma ve manevi ve fiziksel kötü muameleyle” karşı karşıya kaldığını öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıyı “NATO ülkeleri tarafından finanse edilen Rusya karşıtı bir dezenformasyon kampanyasının parçası” olarak nitelendiren Zabolotskaya, amacın “barış anlaşmasına yönelik çabaları sabote etmek ve Rus topraklarına ve sivillere yönelik saldırıları meşrulaştırmak” olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna’nın BM Daimi Temsilci Yardımcısı Volodımır Pavliçenko ise Rusya’nın, “kendi savaş esirleri de dahil olmak üzere” savaş esirlerinin ve kaçırılan çocuklar da dahil tüm sivil tutukluların iadesi konusunda görüşmeye hazır olmamasından duyduğu rahatsızlığı dile getirdi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/12/bm-rusyanin-alikoydugu-16000den-fazla-ukraynali-sivil-hala-esir-tutuluyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Orban'ın izleri siliniyor: Yeni cumhurbaşkanı seçildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/orbanin-izleri-siliniyor-yeni-cumhurbaskani-secildi-26193e5270863-1bef-4944-b0cd-fb9988a6e1ea2026-08-12T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ Orban'ın izleri siliniyor: Yeni cumhurbaşkanı seçildi

Orban'ın izleri siliniyor: Yeni cumhurbaşkanı seçildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Macar milletvekilleri, Viktor Orban döneminde görevden uzaklaştırılan eski Yüksek Mahkeme Başkanı Andras Baka'yı ülkenin yeni cumhurbaşkanı olarak seçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı makamı, Orban'ın müttefiki Tamas Sulyok'un geçen ay tartışmalı şekilde görevden alınmasının ardından boşalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan'da cumhurbaşkanının görevleri temsili ve sembolik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orban'ın partisi boykot etti<br />İktidardaki Tisza partisinin üçte iki çoğunluğa sahip olduğu parlamentoda 73 yaşındaki Baka, 140 oyla cumhurbaşkanı seçildi. Altı milletvekili karşı oy kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sulyok'un görevden alınmasının "gayrimeşru" olduğunu savunan Orban'ın partisi Fidesz ise oylamayı boykot etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki Cumhurbaşkanı Sulyok'un görevi, Magyar'ın reform girişiminin bir parçası olan anayasa değişikliğiyle sona erdirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan parlamentosunda 199 sandalye bulunuyor, Başbakan Peter Magyar'ın partisi Tisza anayasa değişikliği dahil tüm kritik düzenlemeleri tek başına geçirecek güçte.<br />Magyar'ın partisi Nisan'daki seçimleri açık farkla kazanarak 16 yıllık Orban iktidarına son vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hak örgütlerinden Magyar'a eleştiri<br />Öte yandan, Avrupa Birliği yanlısı Magyar'ın cumhurbaşkanı hamlesi hak örgütlerinin tepkisini de çekiyor. Sulyok'un görevden alınma biçimini eleştiren hukukçular ve aktivistler, bu hamleyi, Orban'ın "liberal olmayan" sistemini kurarken kullandığı yöntemlere benzetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baka ise, kendisi de benzer bir yasal düzenlemeyle görevden alınmış olmasına rağmen Sulyok'un görevden uzaklaştırılmasını eleştirmedi; "Hukukun üstünlüğünün geçerli olduğu bir ülkede bu tür olağanüstü tedbirler kullanılamaz. Ancak Macaristan (Orban tarafından) ele geçirilmiş bir devlet" sözleriyle başvurulan yöntemi savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan'ın yeni Cumhurbaşkanı kimdir?<br />Peter Magyar "Orban'ın adamı" olmakla eleştirdiği cumhurbaşkanını görevden aldıktan sonra yerine "siyasetten olmayan" birisini getirme sözü vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim Andras Baka bir hukukçu ve genel olarak siyasetten hep uzak kalmış bir isim. Her zaman Orban rejimini eleştirdi ancak bunu katı biçimde hukuki argümanlarla yaptı, sokak hareketleri veya siyasi toplantılardan uzak durdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baka, 1991-2008 yılları arasında Strazburg merkezli Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinde (AİHM) hakimlik yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AİHM'deki görevinin ardından Macaristan'a döndü ve Yüksek Mahkeme başkanlığına seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülke çapında tanınması ise Orban hükümetinin 2011'deki yargı reformu sırasında onu görevden uzaklaştırmasıyla oldu. Baka, görevden alınmasına karşı AİHM'de dava açtı ve 2016'da davayı kazandı; ancak bir daha görevine iade edilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı seçilmesi sonrası Orban'ın partisi Fidesz de onu buradan vurmaya çalıştı. Parti, zamanında Yüksek Mahkeme başkanı olarak görevden alınmasına itiraz eden Baka'nın Sulyok'un görevden alınmasını desteklemesini "ikiyüzlülük" olarak niteledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / MUK,BK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/macaristanda-orban%C4%B1n-izleri-siliniyor-yeni-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-se%C3%A7ildi/a-78326707</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meta'ya 1,4 trilyon dolarlık tarihi dava]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/metaya-14-trilyon-dolarlik-tarihi-dava-261928d9f2654-82f7-4bd8-98c9-8d45a7428fd52026-08-12T11:09:00+03:00HABER MERKEZİ Meta'ya 1,4 trilyon dolarlık tarihi dava

Meta'ya 1,4 trilyon dolarlık tarihi dava

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Facebook, Instagram, WhatsApp gibi çok sayıda sosyal paylaşım ve haberleşme uygulamasını bünyesinde barındıran Meta, Instagram ve Facebook'un gençleri kasıtlı olarak bağımlı hale getirdiği ve bu yolla ruh sağlıklarını bozduğu iddiasıyla ABD'de çok sayıda dava ile karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dört eyaletin federal mahkemede davacı olduğu ve Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in de ifadesinin alınacağı bu davalardan ilki çarşamba günü başlayacak.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaliforniya, Colorado, Kentucky ve New Jersey eyaletleri, Instagram ve Facebook'un büyük oranda kısıtlanmasını ve Meta'nın toplam 1,4 trilyon dolara kadar cezalandırılmasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dört eyaletin başsavcıları, San Francisco yakınlarındaki Oakland'da bulunan federal mahkemede, Meta bünyesindeki sosyal paylaşım ağlarının işlevlerinin, reşit olmayan kullanıcıları bağımlı hale getirmeyecek şekilde kısıtlanmasını istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısıtlama getirilmesi istenen bu talepler arasında sonsuz kaydırma, çok sık bildirimler ve "beğeni" sayısının gösterilmesi gibi özellikler yer alıyor. Davacılar, söz konusu uygulamaların yaydığı içeriklere değil, nasıl tasarlandıklarına itiraz ediyor, zira ABD hukuku, içerik konusunda platformlara geniş çaplı dokunulmazlık tanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meta'nın değeri kadar tazminat talebi<br />Eyaletlerin savcılarının Meta'dan talep ettiği 1,4 trilyon dolara (1,2 trilyon euro) kadar tazminat, Meta'nın borsadaki toplam değerine neredeyse eşit. Savcılar, bu tazminatı Facebook ve Instagram'dan etkilenen ülkedeki her genç ve çocuk için kişi başına birkaç bin dolardan hesaplayarak böyle yüksek bir meblağ talebinde bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük ilgi çeken dava çarşamba günü (yerel saatle) önce jüri seçimiyle başlayacak. Duruşmaların ilki ise gelecek hafta salı günü yapılacak ve süreç yaklaşık altı hafta sürecek. Kararın ise Ekim ayı başında verilmesi öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'de sosyal ağlara karşı bugüne dek çok sayıda dava açıldı. Geçen Mart ayı sonunda verilen bir karar emsal niteliği taşıyor: Los Angeles'taki bir jüri, Instagram ve YouTube platformlarını, şu an 20 yaşında olan bir kadın davacıya toplam altı milyon dolar ödemeye mahkûm etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">New Mexico eyaletinde görülen bir davada, yine Mart ayında ve geçen hafta verilen iki kararda ise Meta, sosyal medya platformlarının gençler üzerindeki etkileri nedeniyle toplam 942 milyon dolar cezaya çarptırılmıştı. Kararları kabul etmeyen Meta ise platformlarının kullanıcılarını korumak için yoğun çaba gösterdiğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mark Zuckerberg Eylül'de sanık sandalyesinde<br />Kaliforniya'da başlayacak dava, ilk kez federal düzeyde bir mahkeme yapıldığından Meta için daha geniş kapsamlı sonuçlar doğurabilir. Meta hakkındaki ağır ithamlar ile ilgili olarak Meta CEO'su Mark Zuckerberg'in, Eylül ayı sonunda yapılacak duruşmada üç saat sorgulanması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çarşamba günü başlayacak olan dava, eski Facebook çalışanı Frances Haugen'in 2021 yılı sonunda yayımladığı "Facebook Dosyaları"na dayanıyor. Binlerce sayfadan oluşan bu belgeler, sosyal paylaşım uygulamalarının, reşit olmayan kullanıcıların ruh sağlığı üzerindeki etkilerine ilişkin Meta içinde yapılan bir araştırmanın sonuçlarını da içeriyor. Buna göre şirket, sosyal medya tüketiminin zararlı etkilerini bilmesine rağmen, bununla ilgili yaptığı açıklamalarda, dile getirilen endişeleri ve uyarıları mütemadiyen reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haugen'in ifşalarının ardından onlarca ABD eyaleti, söz konusu iddiaları araştırmak için ortak bir soruşturma başlattı. İki yıl süren soruşturmaların ardından yaklaşık 30 eyalet Meta'ya dava açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çarşamba günü başlayacak davada dört eyalet, diğer eyaletleri de temsilen bir pilot dava yürütecek. Meta'nın bu davayı kaybetmesi durumunda, şirketin dava açan tüm eyaletlerle bir anlaşma yapması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">TikTok, Snapchat ve Google'a ait video platformu YouTube gibi diğer çevrimiçi hizmetler de yerel, eyalet ve federal düzeyde eyaletler, eğitim kurumları veya etkilenen aileler tarafından açılan çok sayıda davayla karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meta, gençlerin ruh sağlığının tek bir sosyal paylaşım hizmeti tarafından etkilenmeyeceğini savunuyor. Eleştirilen bazı özelliklerin ise anayasal ifade özgürlüğü hakkı nedeniyle dokunulmaz olması gerektiğini ileri sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dava tüm dünyada YouTube üzerinden canlı izlenebilecek<br />Buna rağmen Meta; Snap, TikTok ve YouTube ile birlikte Kentucky eyaletinde çok sayıda okulun bulunduğu bir bölgeye, davanın sona ermesi için 27 milyon dolar ödemeyi kabul etti. Bu dava, anlaşma sağlanmamış olsaydı, yaklaşık 200 bin benzer dava için emsal olabilirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oakland'daki davaya sosyal medya bağımlılığı geliştiren çocuk ve ergenlerin ebeveynleri de katılabilecek. Ayrıca ilgilenen herkesin duruşmaları YouTube üzerinden canlı olarak izlemesi mümkün.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davada jüriyi teşkil edecek kişiler kararla ilgili sadece fikir belirtebilecek. Olası bir ceza ya da yükümlülük, daha önce Apple ile bilgisayar ve video oyunu geliştiricisi Epic Games arasındaki ve Elon Musk ile ChatGPT geliştiricisi OpenAI arasındaki dikkat çeken davaları yöneten yargıç Yvonne Gonzalez Rogers tarafından belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,BK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/metaya-14-trilyon-dolarl%C4%B1k-tarihi-dava/a-78326079</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kadim Türkçe sözlüğü geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kadim-turkce-sozlugu-geliyor-2619079d69c8d-077c-486a-8b88-7a5a86c094ce2026-08-12T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ Kadim Türkçe sözlüğü geliyor

Kadim Türkçe sözlüğü geliyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanlığı, Türkçeyi korumak, zenginleştirmek ve doğru kullanılmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. TDK’nin 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre, Türkçenin Köken Bilgisi (Etimoloji) Sözlüğü oluşturulacak. Proje kapsamında; sözcüklerin kökenleri eldeki en eski kaynaklardaki biçimlerine, bunların tarih boyunca geçirdikleri değişmelere, varsa ilişkide bulunulan dillerdeki biçimlerine kadar uzanılarak değerlendirilecek. Aynı gelişmeleri gösteren benzer yapıdaki ögelerle bağlantı kurularak temel kelimenin yapısının aydınlatılması hedefleniyor. Projede, farklı uzmanlık alanlarında ve farklı görev tanımlarında 100 bilim insanı çalışacak.<br />Ağız Atlası Projesi</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka önemli proje de “Türkiye Türkçesi Ağızları Atlası Projesi”. Buradaki temel amaç da yaklaşık 200 ses, şekil, söz dizimi ve söz varlığı ölçütünü bütün Türkiye Türkçesi coğrafyasında derlemek ve elde edilen verileri bilgisayarda harita programlarına işleyerek, eşit dil çizgilerini gösterip Türkiye Türkçesi ağız atlasını hazırlamak olacak. Rapordaki bilgilere göre, ağızlar, dillerin yaşayan farklılaşmış şekilleri olsa da o dilin eski bazı özelliklerini de en iyi saklayan dallar. Türkiye Türkçesi ağızları, Türk dilinin en kalabalık konuşulan grubu. Yapılacak olan Türkiye Türkçesi Ağız Atlası’ndaki haritaların, Türk dilinin geçmişinin anlaşılması için de en önemli kaynaklardan biri olacağı düşünülüyor.<br />TDK binasında Türkçe Müzesi</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçenin tarihî dönemlerinin ve günümüzdeki Türk dil ve lehçelerinin belgelerle, örneklerle, haritalarla ve slaytlarla ziyaretçilere tanıtılması ve sergilenmesi için Ankara Atatürk Bulvarı üzerindeki eski TDK binasının Türkçe Müzesi’ne dönüştürülmesi planlanıyor. Bu kapsamda TDK’nin kendi binasının depreme dayanıklı hâle getirilmesi kararı alındı. Binanın ilgili yönetmeliklere uygun biçimde müze olarak kullanılabilmesi için fiziki şartların neler olduğu konusunda konuyla ilgili uzman kişilerden de öneriler alındı. Söz konusu binanın depreme dayanıklı olup olmadığı konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rapor hazırlanması için Bakanlığa yazı yazıldı.<br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.milliyet.com.tr/gundem/kadim-turkce-sozlugu-geliyor-7638901</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-12-agustos-uluslararasi-genclik-gunu-oyle-mi-26197cfddd7ef-ee64-41c3-b69a-55a7fe827ade2026-08-12T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her yıl&nbsp;<strong>12 Ağustos</strong>, dünya genelinde gençlerin potansiyelini kutlamak, karşılaştıkları engelleri dünyaya duyurmak ve çözüm yolları aramak amacıyla&nbsp;<strong>Uluslararası Gençlik Günü</strong>&nbsp;olarak idrak ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2000 yılından bu yana kutlanan bu anlamlı gün, gençlerin sadece "yarının liderleri" değil, bugünümüzün en dinamik aktörleri olduğunun altını çiziyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Mimarları: Gençliğin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak hızla değişen dünya düzeninde, bugünün gençleri geçmiş nesillere kıyasla çok daha karmaşık ve çok boyutlu krizlerle başa çıkmak zorunda kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğin Karşı Karşıya Olduğu Temel Sorunlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Belirsizlik ve İşsizlik:</strong>&nbsp;Küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve rekabetçi iş piyasaları, genç işsizliğini en büyük kronik sorunlardan biri haline getiriyor. Üniversite mezunu gençlerin dahi kendi alanlarında iş bulamaması, "beyin göçü" dalgalarını tetikliyor ve gençlerdeki gelecek kaygısını artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim Sistemlerinin Çağın Gerisinde Kalması:</strong>&nbsp;Geleneksel eğitim modelleri, dijitalleşen ve yapay zekanın egemen olduğu modern dünyanın ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Teorik ağırlıklı sistemler, gençleri pratik becerilerden ve eleştirel düşünceden yoksun bırakabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruh Sağlığı Krizleri ve Yalnızlık:</strong>&nbsp;Sosyal medya çağının getirdiği hiper-bağlantısallık, paradoksal olarak derin bir yalnızlık ve izolasyon hissi yaratıyor. Akran zorbalığı, mükemmeliyetçilik baskısı ve ekonomik stres; kaygı bozukluğu ve depresyon oranlarını genç yaşlarda tehlikeli boyutlara taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklim Krizi ve Ekolojik Kaygı:</strong>&nbsp;Gençler, kendi yaratmadıkları ancak faturasını en ağır şekilde ödeyecekleri bir iklim krizinin mirasçısı durumunda. Geleceğe dair bu belirsizlik, "iklim kaygısı" adı verilen yeni bir psikolojik baskı yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Karar Alma Mekanizmalarından Dışlanma:</strong>&nbsp;Toplumsal ve politik yaşamı şekillendiren stratejik kararların alındığı masalarda gençlerin temsil oranı genellikle çok düşük kalıyor. Bu durum, gençlerde "seslerinin duyulmadığı" yönünde bir aidiyetsizlik ve siyasi yorgunluk yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Odaklı Yaklaşımlar: Neler Yapılmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin enerjisini ve potansiyelini küresel bir kalkınma gücüne dönüştürmek için bütüncül adımlar atılması şarttır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitimde Dijital ve Pratik Dönüşüm:</strong>&nbsp;Müfredatlar; kodlama, veri okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve yapay zekâ entegrasyonu gibi geleceğin mesleklerine hazırlayan pratik yetkinliklerle güncellenmelidir. Staj imkânları ve mesleki mentorluk programları artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erişilebilir Ruh Sağlığı Destekleri:</strong>&nbsp;Okullarda ve kamusal alanlarda, gençlerin maddi yük olmaksızın erişebileceği psikolojik danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılmalı, ruh sağlığı üzerindeki toplumsal damgalanma (stigma) ortadan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstihdamda Fırsat Eşitliği ve Girişimcilik Desteği:</strong>&nbsp;Genç girişimciler için vergi muafiyetleri, hibeler ve düşük faizli kredi imkânları artırılmalıdır. İşe alımlarda liyakat esas alınmalı, tecrübe şartı adı altında gençlerin potansiyelinin harcanmasının önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yönetimde Aktif Katılım:</strong>&nbsp;Gençler sadece birer oy deposu veya hedef kitle olarak görülmemeli; yerel yönetimlerden ulusal meclislere kadar her düzeydeki karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarının önü açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekolojik Adalet ve Sürdürülebilirlik:</strong>&nbsp;Yeşil dönüşüm projelerinde gençlerin fikirlerine öncelik verilmeli, iklim eylem planlarında genç liderlerin sesine kulak verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Gençlik Günü, yalnızca kutlama yapılan bir takvim yaprağı değil; gençlerin sesine kulak verme, hak ettikleri güveni onlara verme ve dünyayı birlikte inşa etme taahhüdüdür. Gençliğin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, aslında tüm toplumun geleceğini güvence altına almak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-26196136e3ef5-2520-4174-9701-92215b15d4de2026-08-12T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?

MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu konuda defalarca yazdım, yazmaya devam edeceğim. Çünkü hayatın gerçekleri çok farklı. Mersindeki sanayiciler tek çatıda. Adı MTSO. Yani Mersin Ticaret ve Sanayi Odası. Oysa Ticaret ayrı, sanayi ayrı bir dal… MSO’yu kurmak isteyen vatan evlatları gerekli 1000 imzanın 985’ini buldular, eksik olan imzaların ise tamamlandığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin iş dünyasındaki bu ayrışma ve&nbsp;<strong>Mersin Sanayi Odası (MSO)</strong>&nbsp;kurma girişimi, kentin ekonomik ekosistemindeki en güncel ve kritik ajanda maddelerinden biri. Mevcut yapıda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) çatısı altında toplanan tüccar ve sanayicinin, "uzmanlaşma" ihtiyacıyla yollarını ayırma isteği, kentin kalkınma hızını doğrudan etkileyecektir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmzaların tamamlanmış olması, bu sürecin artık bir "temenni" olmaktan çıkıp "realite" haline geldiğini göstermektedir. Müstakil bir Sanayi Odası’nın Mersin’e getireceği potansiyel değişimleri şu başlıklarla inceleyebiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Sanayici Odaklı" Lobi Gücü ve Temsiliyet:&nbsp;</strong>Ticaret ve sanayi, doğası gereği farklı ihtiyaçlara sahiptir. Ticaret "hızlı çevrim ve dolaşım" isterken, sanayi "uzun vadeli yatırım, enerji maliyeti ve üretim altyapısı" odaklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sesin Gürleşmesi:</strong>&nbsp;Sanayiciler, MTSO içinde ticaret erbabının sayıca fazlalığı nedeniyle bazen seslerinin yeterince duyulmadığını hissedebiliyor. Müstakil bir oda, Ankara nezdinde (TOBB ve Bakanlıklar) sadece üretim ve üretim sorunlarına odaklanan daha güçlü bir lobi anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bütçe Yönetimi:</strong>&nbsp;Sanayiciden toplanan aidatların, doğrudan sanayi bölgelerinin altyapısına, Ar-Ge merkezlerine ve sanayi odaklı fuarlara aktarılması sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhtisasa Dayalı Kalkınma (Kümelenme):&nbsp;</strong>Mersin'de gıda, kimya ve lojistik ekipmanları gibi çok güçlü sektörler var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kümelenme Stratejileri:</strong>&nbsp;Sadece sanayiye odaklanan bir oda; gıda işleme, plastik veya makine imalatı gibi alanlarda&nbsp;<strong>ihtisas kümelenmeleri</strong>&nbsp;kurarak firmaların maliyetlerini düşürebilir ve ortak ihracat kanalları açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Dönüşüm Rehberliği:</strong>&nbsp;Avrupa Yeşil Mutabakatı en çok sanayiciyi ilgilendiriyor. MSO, sanayicinin karbon ayak izini ölçme ve sınırda karbon vergisine hazırlık sürecinde çok daha spesifik ve teknik bir danışmanlık verebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknoloji ve Nitelikli Eleman Dönüşümü:&nbsp;</strong>Mersin’deki işsizlik ve "nitelikli eleman bulamama" paradoksu sanayinin en büyük freni.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanayi-Üniversite Entegrasyonu:</strong>&nbsp;MSO, doğrudan sanayi sahasının içinden gelen verilerle, üniversitelerin müfredatını "üretim hattına uygun" hale getirmekte MTSO’dan daha çevik olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknopark ve Model Fabrikalar:</strong>&nbsp;Sanayi Odası, mevcut Model Fabrika uygulamalarını daha da genişleterek, KOBİ'lerin "Yalın Üretim"e geçişini hızlandırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yatırım Teşvikleri ve OSB Yönetimi:&nbsp;</strong>Mersin'de OSB’lerin (Organize Sanayi Bölgeleri) genişleme süreci oldukça sancılı ilerliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Yatırım Alanları:</strong>&nbsp;Müstakil bir yapı, 4. ve 5. OSB etaplarının açılması, lojistik köylerle sanayi bölgelerinin raylı sistem bağlantılarının kurulması gibi "altyapısal" projelerde tek yetkili ve takipçi olarak süreci hızlandırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olası Risk: Koordinasyon Kopukluğu:&nbsp;</strong>Mersin'in gücü "Lojistik + Tarım + Sanayi" sacayağından gelir. Ticaret (MTO) ve Sanayi (MSO) odalarının ayrılması durumunda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Senkronizasyon Şart:</strong>&nbsp;Üretilen malın (Sanayi) dünyaya satılması (Ticaret/Lojistik) süreci kesintisiz devam etmelidir. Odalar ayrılsa bile "Mersin Ortak Akıl Platformu" gibi üst bir yapıda koordinasyonun kopmaması elzemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,&nbsp;</strong>Mersin Sanayi Odası'nın kurulması, kentin "ticaret şehri" imajına güçlü bir&nbsp;<strong>"üretim merkezi"</strong>&nbsp;kimliği ekleyecektir. 1000 imza tamamlanıp bu adım atıldığında, Mersin’in sadece bölgesel bir liman kenti değil, Doğu Akdeniz’in üretim üssü olma hedefi çok daha somut bir zemine oturacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi Esas konuya geleyim, kim neden bu işi köstekliyor? Siyasiler neden, kentimiz için bu olumlu işin yanında değiller? Niçin kuruluşu geciktiriliyor? Bu işe omuz veren insanları desteklemek yerine, kösteklemek kimin işine geliyor?</span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">BU KONUDA ÖNCEKİ HABER VE YAZI YORUMLARIMIZIN LİNKLERİ AŞAĞIDADIR.</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">HABERLER:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/goktas-mersin-sanayi-odasi-bir-gerekliliktir-25147">https://www.haberanaliz.net/haber/goktas-mersin-sanayi-odasi-bir-gerekliliktir-25147</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-birlik-beraberlik-ve-cozumun-oncusu-olacaktir-24970">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-birlik-beraberlik-ve-cozumun-oncusu-olacaktir-24970</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-haberimize-destek-yagdi-24690">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-haberimize-destek-yagdi-24690</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-meselesi-23831">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-meselesi-23831</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mahmut-arslan-mersin-sanayi-odasi-kurulmali-sehir-sanayide-hak-ettigi-yere-gelmelidir-23215">https://www.haberanaliz.net/haber/mahmut-arslan-mersin-sanayi-odasi-kurulmali-sehir-sanayide-hak-ettigi-yere-gelmelidir-23215</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-23154">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-23154</a></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">KÖŞE YAZILARI:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-3666">https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-3666</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersinde-sanayi-odasi-3685">https://www.haberanaliz.net/makale/mersinde-sanayi-odasi-3685</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-ve-arslan-ailesi-3923">https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-ve-arslan-ailesi-3923</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="http://haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasinin-yigit-is-adamlari-3931">http://haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasinin-yigit-is-adamlari-3931</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-isinde-ceremeyi-cekenlerle-kerimeyi-openler-3944">https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-isinde-ceremeyi-cekenlerle-kerimeyi-openler-3944</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-meselesi-4154">https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-meselesi-4154</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Araştırmacı Gazeteci Yazar ve iktisatçı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÜZEL BİR İNSANIMIZ DAHA ARAMIZDAN AYRILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/guzel-bir-insanimiz-daha-aramizdan-ayrildi-26191fad9ff89-1089-47ba-963d-f0bfd798eeaa2026-08-12T08:44:00+03:00HABER MERKEZİ GÜZEL BİR İNSANIMIZ DAHA ARAMIZDAN AYRILDI

GÜZEL BİR İNSANIMIZ DAHA ARAMIZDAN AYRILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin’in sevilen ve renkli simalarından, Temiztoplum Derneği Başkanı Mustafa Müderrisoğlu hayatını kaybetti. Müderrisoğlu’nun vefat haberini kız kardeşi sosyal medya hesabından duyurdu. Haber, ailesi ve sevenleri başta olmak üzere Mersin’de büyük üzüntü yarattı. Yaklaşık 5 yıl önce geçirdiği beyin kanaması nedeniyle yatağa bağımlı olarak yaşamını sürdüren Müderrisoğlu, kentte sivil toplum çalışmalarıyla tanınıyordu. Mustafa Müderrisoğlu’nun cenaze ve defin programının henüz netleşmediği öğrenildi. Programın açıklanmasının ardından kamuoyuyla paylaşılması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABERANALİZ.NET&nbsp;yazı ailesi olarak merhum Mustafa Müderrisoğlu’na Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı ve sabır diliyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-koklerimizden-gelecege-baris-birlik-ve-aydinlik-yarinlar-26189351c82d8-3184-4748-bba2-2fb55326e56b2026-08-11T15:43:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, milletlerin hafızasıdır; geçmişin acı ve tatlı tecrübeleriyle bugünü inşa eder, yarınlara ışık tutar. Takvimler&nbsp;<strong>11 Ağustos</strong>’u gösterdiğinde, dünya ve Türkiye tarihi açısından derin izler bırakmış dönüm noktaları zihnimizde canlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Aynasında 11 Ağustos</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1473 - Otlukbeli Muharebesi:</strong>&nbsp;Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı ordusunun kazandığı bu zafer, Anadolu’da siyasi birliğin sağlanması yolunda atılmış en kritik adımlardan biriydi. Güçlerin çatışmasından ziyade, kalıcı bir düzen ve istikrar arayışının simgesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1480 - Otranto'nun Fethi:</strong>&nbsp;Gedik Ahmet Paşa liderliğindeki Osmanlı donanmasının gerçekleştirdiği bu fetih, devletin denizlerdeki kudretini ve dünya siyasetindeki merkezî konumunu tüm dünyaya ilan etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1929 - Türk Yerli Mallar Sergisi:</strong>&nbsp;Galatasaray Lisesi’nde açılan bu sergi, ekonomik bağımsızlığın, kendi kendine yetebilmenin ve üretmenin toplumsal bilince dönüştüğü tarihi bir kıvılcımdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1999 - Tam Güneş Tutulması:</strong>&nbsp;20. yüzyılın son büyük gökyüzü olayı, Türkiye’nin dört bir yanından coşkuyla izlenmiş; milyonlarca insanı aynı anda gökyüzüne bakmaya, evrenin ve doğanın ihtişamı karşısında ortak bir duygu paylaşmaya yöneltmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünden Yarına: Ortak Geleceğimiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca bu topraklarda yaşayan bizler; büyük zaferlerin gururunu, ekonomik kalkınma hamlelerinin azmini ve gökyüzündeki muazzam buluşmaların yarattığı ortak heyecanı aynı anda hissettik. Bugün ise TBMM'den yükselen&nbsp;<strong>"Terörsüz Türkiye"</strong>&nbsp;hedefli çerçeve yasa, bu coğrafyanın kaderine yazılmış yepyeni ve umut dolu bir barış sayfasını aralamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin ihtişamlı mirası, bizlere kavgaların değil;&nbsp;<strong>kardeşliğin, emeğin, üretimin ve huzurun</strong>&nbsp;bu ülkeyi büyüteceğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>“Barış, sevgi ve saygı herkese...”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda artık silahların sesinin yerini ortak akıl, sevgi ve toplumsal kucaklaşma almalıdır. Otlukbeli’nde aranan dirlik, Otranto’da sergilenen kararlılık, yerli malı sergisindeki üretim ruhu ve 1999’daki tutulmada gökyüzüne bakan milyonların paylaştığı o sessiz birlik duygusu; bugün Türkiye’nin önünde duran barış kapısının anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, geçmişin gururunu geleceğin umuduyla harmanlayarak; huzur içinde yaşayan, üreten ve adaletle kenetlenen bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Ülkemiz için aydınlık, huzurlu ve kardeşlik dolu yarınlar bu inançla kurulacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-kabul-edilen-kanun-teklifi-turkiye-yuzyili-icin-kutlu-bir-milattir-2618883cc8c5a-7ae1-4ce3-8233-38dd67496f142026-08-11T15:12:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır

MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP TBMM Başkanvekili Celal Adan, X hesabından yaptığı paylaşımda, yönetimini üstlendikleri tarihi oturumda kabul edilen kanun teklifine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, kabul edilen kanun teklifinin milli birlik için en sağlam teminat, Türkiye Yüzyılı için ise kutlu bir milat olduğunu ifade etti.<br />‘Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır’<br />Celal Adan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:<br />“Yönetimini üstlendiğimiz tarihi oturumda kabul edilen kanun teklifi; milli birliğimiz için en sağlam teminat, Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır. Türk milletine hayırlı olmasını diliyorum.”</span><br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Suriye'de mahkeme Beşar Esad hakkında idam kararı verdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/suriyede-mahkeme-besar-esad-hakkinda-idam-karari-verdi-26187a7bb9228-24d9-4c12-93d5-223eaf4f35792026-08-11T15:09:00+03:00HABER MERKEZİ Suriye'de mahkeme Beşar Esad hakkında idam kararı verdi

Suriye'de mahkeme Beşar Esad hakkında idam kararı verdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suriye'de bir mahkeme, ülkenin eski Devlet Başkanı Beşar Esad'ı gıyabında idam cezasına mahkûm etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme, Salı günü açıkladığı kararında Esad'ı 2011'de başlayan iç savaş sürecinde "savaş suçları" ve "insanlığa karşı suçlar" işlemekle sorumlu tuttu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karar, Aralık 2024'te İslamcı silahlı gruplar tarafından devrilen Esad hakkında verilen ilk hüküm niteliği taşıyor. Dava Nisan ayında başlamıştı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Silahlı muhalif grupların Şam'a girmesi üzerine Esad ülkeyi terk ederek Rusya'ya sığındı. Halen ailesiyle birlikte başkent &nbsp;Moskova'da yaşadığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suriye'de 2000 yılında babası Hafız Esad'tan iktidarı devrelan Beşar Esad, iç savaşın başlamasından 13 yıl sonra, 8 Aralık 2024'te isyancı gruplar tarafından devrilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esad'ın kardeşi ve kuzeni için de idam kararı çıktı<br />Mahkeme, Esad'ın kardeşi Mahir Esad ile kuzeni ve eski üst düzey güvenlik yetkilisi Atıf Necib hakkında da idam cezası verdi. Gıyabında hüküm verilen Beşar Esad'ın kardeşi Mahir Esad da yönetimin devrilmesinin ardından Suriye'den kaçmıştı. Suriye Ordusu'nun eski 4'üncü Tümen Komutanı olan Mahir Esad'ın Rusya'ya geçtiği bildirilmişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Suriye'de tutuklu bulunan Atıf Necib, Dera'daki güvenlik birimlerinin başında bulunduğu dönemde "insanlığa karşı suç" işlemekle suçlandı. Mahkeme, Necib'in "15 yaş altı çocukların kasten öldürülmesi" ve "ölümle sonuçlanan işkence" gibi ağır suçlardan sorumlu olduğuna hükmetti. İç savaşın başladığı 2011 yılında Dera vilayetinde görev yapan Necib, Ocak 2025'te, Esad yönetiminin devrilmesinden haftalar sonra Lazkiye'de yakalanmıştı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">500 binden fazla ölü, milyonlarca göçmen<br />Suriye'de 13 yıl süren iç savaş boyunca 2011-2024 arasında yarım milyondan fazla kişi hayatını kaybetti. Milyonlarca kişi yaşadığı bölgelerden ayrılmak zorunda kaldı. Yine milyonlarca Suriyeli yurt dışında sığınmacı durumuna düştü. Geçmişte Ebu Muhammed el Colani olarak bilinen Heyet Tahrir Şam (HTŞ) lideri Ahmed Şara, Beşar Esad rejiminin yıkılması sonrası Suriye'nin geçiş dönemi cumhurbaşkanı oldu ve halen bu görevini sürdürüyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW/TY,JD</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/suriyede-mahkeme-be%C5%9Far-esad-hakk%C4%B1nda-idam-karar%C4%B1-verdi/a-78316782</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vize randevusu operasyonunda 49 gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vize-randevusu-operasyonunda-49-gozalti-karari-261862485ac7b-27ea-418f-987f-e0a7c57679532026-08-11T15:07:00+03:00HABER MERKEZİ Vize randevusu operasyonunda 49 gözaltı kararı

Vize randevusu operasyonunda 49 gözaltı kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de, konsoloslukların ve yetkili aracı kurumların vize sistemlerini, "bot" adı verilen otomatik yazılım programları ile kilitleyerek vatandaşların doğrudan randevu almasını engellediği öne sürülen 49 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, altı ilde düzenlenen söz konusu operasyon ile ilgili olarak sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında, "Vatandaşlarımızın yetkili kurumların sunduğu hizmetlere erişimini engelleyip bunu haksız kazanç kapısına dönüştürmeye çalışan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. İnsanlarımızın emeğini, parasını ve kişisel verilerini istismar eden hiçbir girişimin adaletten kaçmasına müsaade etmeyeceğiz" ifadelerini kullandı:<br />41 bin kişiden 918 milyon TL tahsil edildi<br />Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığınca yapılan incelemelerde; Ocak 2024 ile Temmuz 2026 arasındaki iki buçuk yıllık dönemde soruşturmaya konu şirket yapılanmalarına ait hesaplarda 2 milyar 841 milyon TL'yi aşan para hareketi bulunduğunu ve 41 bini aşkın kişiden yaklaşık 918 milyon TL tahsil edildiğini aktaran Gürlek, "Tahsilatların önemli bir bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda bugün İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir'de 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş; 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik adli işlemler gerçekleştirilmiştir" bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aramalarda ele geçirilen dijital materyaller ve belgeler üzerindeki incelemelerin devam ettiğini de aktaran Bakan Gürlek, "Soruşturma kapsamında; belirli sürelerde vize veya randevu temin etme garantisi verilerek vatandaşlardan 'yazılım', 'danışmanlık' ve 'hizmet bedeli' adı altında yüksek tutarlarda para tahsil edildiğini, taahhüt edilen hizmetlerin yerine getirilmediği hâllerde ücret iadelerinin yapılmadığını ve başvuru sahiplerine ait kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığını" ortaya koyan önemli bulgular elde edildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Gürlek, soruşturmayı ve operasyonları yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına, İstanbul İl Jandarma Komutanlığına, Cumhuriyet savcılarına, jandarma mensuplarına, Hazine ve Maliye Bakanlığının ilgili birimlerine ve "emeği geçen tüm kamu görevlilerine" de teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA,DW / ET,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/vize-randevusu-operasyonunda-49-g%C3%B6zalt%C4%B1-karar%C4%B1/a-78315632</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan, Bakan’a sordu: Mersin-Tarsus otoban ücretini kaldırmayı düşünüyor musunuz?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-bakana-sordu-mersin-tarsus-otoban-ucretini-kaldirmayi-dusunuyor-musunuz-261854c8c1ac7-d2e2-476d-9f2d-bb1c45f0decb2026-08-11T15:03:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan, Bakan’a sordu: Mersin-Tarsus otoban ücretini kaldırmayı düşünüyor musunuz?

Ali Bozan, Bakan’a sordu: Mersin-Tarsus otoban ücretini kaldırmayı düşünüyor musunuz?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Mersin ile Tarsus arasında her gün binlerce yurttaşın kullandığı otoyolun ücretli olmasına tepki gösterdi. Bozan, otoyol ücretlerinin özellikle düzenli olarak bu güzergâhı kullanan yurttaşlar ve esnaf açısından ciddi bir ekonomik yük oluşturduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyu Meclis’e taşıyan Milletvekili Ali Bozan, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun yanıtlaması istemiyle yazılı soru önergesi verdi. Bozan, Mersin ile Tarsus arasındaki ulaşımın eğitim, sağlık, çalışma ve ticari faaliyetler nedeniyle zorunlu ve yoğun bir ulaşım hattı olduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mersin’in ilçesi Tarsus’a ulaşım neden ücretli?” diye soran Bozan, otoyol ücretlerinin kaldırılmasının hem kent içi ulaşımı rahatlatacağını hem de yurttaşların ulaşım maliyetlerini düşüreceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Bakan Uraloğlu’na otoyoldan günlük ortalama kaç aracın geçtiğini ve ücret uygulamasının kaldırılmasına yönelik herhangi bir çalışma bulunup bulunmadığını sordu. Bozan ayrıca, başka iller ile ilçeleri arasındaki otoyollarda benzer bir ücret uygulaması olup olmadığının açıklanmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, “Mersin ile Tarsus arasındaki ulaşım yurttaşlar için günlük yaşamın zorunlu bir parçasıdır. Yurttaşın cebini zorlayan bu ücret uygulamasının gerekçesi açıklanmalı ve Mersin-Tarsus Otoyolu ücretsiz hale getirilmelidir” çağrısında bulundu.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kıratlı: "Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacak, kardeşliğimizi güçlendireceğiz"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kiratli-sehitlerimizin-emanetine-sahip-cikacak-kardesligimizi-guclendirecegiz-26184111446b3-16a8-4329-b417-f1d9f0d3d2fd2026-08-11T14:58:00+03:00HABER MERKEZİ Kıratlı: "Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacak, kardeşliğimizi güçlendireceğiz"

Kıratlı: "Şehitlerimizin emanetine sahip çıkacak, kardeşliğimizi güçlendireceğiz"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">KIRATLI’DAN KARDEŞLİK VURGUSU</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu'nda söz alan AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" kapsamında yaptığı konuşmada birlik, beraberlik ve kardeşlik mesajları verdi. Yaklaşık yarım asırdır terörün yalnızca can kayıplarına neden olmadığını, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik kalkınmasını da olumsuz etkilediğini ifade eden Kıratlı, ülkenin üretime, eğitime ve sağlığa ayrılması gereken önemli kaynaklarını terörle mücadeleye harcamak zorunda kaldığını belirtti. Ancak hiçbir ekonomik kaybın, şehitlerin ve kaybedilen canların yerini tutamayacağını dile getiren Kıratlı, binlerce ailenin evlat acısıyla sınandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"ŞEHİTLERİMİZ, MİLLETİN ORTAK ACISIDIR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitlerin manevi değerine dikkat çeken Kıratlı, bazı çevrelerin "Gerekirse 10 bin, 100 bin şehit veririz" şeklindeki söylemlerini eleştirerek şu değerlendirmede bulundu: "Bedel ödemeden, rakamlarla konuşmak kolaydır. Oysa her rakam bir candır, bir ocaktır, bir ailedir. Bir annenin duasıdır, bir babanın gururudur, bir evladın geleceğidir. Aradan yıllar geçse de şehit haberini alan bir annenin yüreğindeki acı ilk günkü gibi tazedir. Çünkü ateş düştüğü yeri yakar. Şehitlerimiz, milletin ortak acısıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıratlı, devletin temel hedefinin bir tek evladın daha şehit olmaması ve hiçbir ocağa yeniden ateş düşmemesi olduğunu ifade etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">"ŞEHİTLERİMİZİN EMANETİNE ASLA GÖLGE DÜŞÜRMEYECEĞİZ"</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörle mücadelenin kararlılıkla süreceğini belirten Kıratlı, “’Terörsüz Türkiye’ hedefi devletin gücünün, milletin birliğinin ve ortak geleceğe olan inancın adıdır. Bu sürecin şehitlerin hatırasını unutturan değil, tam aksine onların emanetine sahip çıkan bir anlayışı temsil etmektedir. Şehitlerimizin uğruna can verdiği ay yıldızlı bayrağımızdan, vatanımızdan, devletimizden ve milletimizin birliğinden asla taviz vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Hiçbir şehit annesinin başını öne eğdirmeyecek, hiçbir şehit babasının yüreğini incitecek bir anlayışın içinde olmayacağız. Bugün bu Gazi Meclis çatısı altında hür ve bağımsız şekilde konuşabiliyorsak bunu aziz şehitlerimize ve kahraman gazilerimize borçluyuz. Onların emaneti bizim namus emanetimizdir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"BU MESELE 86 MİLYONUN ORTAK MESELESİDİR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıratlı, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi"nin geniş kapsamlı istişareler sonucunda hazırlandığını belirterek, “Komisyon çalışmalarında farklı siyasi partilerin milletvekilleri, hukukçular, akademisyenler, sivil toplum kuruluşları, şehit aileleri, gaziler ve Diyarbakır anneleri başta olmak üzere toplumun tüm kesimlerinin görüşleri alındı. Bu mesele bir partinin değil, 86 milyonun meselesidir. Bu mesele siyaset üstü bir millet meselesidir.” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"TERÖRSÜZ TÜRKİYE KARDEŞLİK VE GÜÇLÜ GELECEK DEMEKTİR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında "Terörsüz Türkiye" vizyonunun yalnızca güvenlik politikası olmadığını belirten Kıratlı, bu hedefin başta birlik ve beraberlik olduğunun altını çizerek, “Bu süreç kardeşlik, güçlü demokrasi, güçlü ekonomi, yatırım, üretim ve istihdam, gençlerin geleceğini kendi ülkesinde kurabilmesi, huzur ve kalkınma anlamında önemli bir süreçtir. Terörsüz Türkiye süreci; kardeşlik ve güçlü gelecek demektir. Farklılıklarımızı ayrılık sebebi değil, millet olma şuurumuzun zenginliği olarak görüyoruz. Çünkü dünümüz bir, bugünümüz bir, geleceğimiz birdir. Ülkemizin geleceği için bu ortak değerler etrafında kenetlenmemiz gerekmektedir." şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“BAHÇELİ VE ERDOĞAN'A ŞÜKRANLARIMI SUNUYORUM”</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, MHP lideri Devlet Bahçeli ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ayrıca teşekkür eden Kıratlı, “Birlik, kardeşlik ve dayanışma süreci olan tarihi sürecin başlamasına öncülük eden MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye ve süreci güçlü bir devlet politikası haline getiren Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a özellikle şükranlarımı sunuyorum. Toplumun hiçbir kesimini dışlamadan, etnik köken, mezhep ve meşrep ayrımı yapmadan ortak geleceğin birlikte inşa edilmesine katkı sunan tüm siyasi partilere ve süreci sahiplenen milletimize ayrıca teşekkür ediyorum.” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-gurlek-muhsin-yazicioglunun-ailesiyle-gorusecek-261835c5d3bec-47fe-4f70-a750-5662d0aeb20a2026-08-10T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek

Adalet Bakanı Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu'nun ailesiyle görüşecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ailesiyle bugün saat 12.00'de bir görüşme gerçekleştirecek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Yazıcıoğlu’nun eşi Gülefer Yazıcıoğlu ve oğlu Fatih Furkan Yazıcıoğlu ile saat 12.00’de bir araya gelerek görüşme gerçekleştirecek.Görüşmede, Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümüyle ilgili soruşturma ve adli süreçteki gelişmelerin ele alınması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">NTV muhabiri Mustafa Berber, Gürlek ve Yazıcıoğlu ailesinin görüşmesine ilişkin şu bilgileri aktardı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Geçtiğimiz Haziran ayında Muhsin Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmişti. Ve burada devam eden soruşturma kapsamında yeni gözaltı kararları ve daha sonrasında da tutuklama kararları art arda gelmişti. Arama kurtarma ekibinde yer alan isimler, iddialara ilişkin hakkında suçlama bulunan isimler gözaltına alınmıştı. Bugün Adalet Bakanlığında gerçekleşecek görüşmede soruşturma ve adli sürecin ele alınması bekleniyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">BAKAN GÜRLEK: SORUŞTURMADA SONUNA KADAR GİDİLECEK&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek, BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada, ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gidileceğine yönelik bir mesaj vermişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek ayrıca soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapıldığını 27 şüphelinin gözaltına alındığını anımsatmıştı. Bakan Gürlek, bu isimlerden 19'unun tutuklandığını, sekiz şüpheli hakkında ise adli kontrol kararı verildiğini söylemişti.&nbsp;<br />SORUŞTURMADA SON OLARAK NELER BİLİNİYOR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, Yazıcıoğlu ile beraberindeki beş kişinin helikopter kazasında ölümüne ilişkin soruşturma dosyasını, yetkisizlik kararı vererek Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devretmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortaya çıkan şüpheli uçuş hareketleri, mahrem imamlar arasındaki yoğun trafik, kripto haberleşme kayıtları ve itirafçı beyanları doğrultusunda genişleyen soruşturmada gözaltı süreci tamamlanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YENİ DELİLLERE ULAŞILMIŞTI</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada yeni delillere ulaşılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Yazıcıoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada helikopterin kırıma uğradığı anda bölgede uçuş yapan savaş uçaklarının hareketliliği mercek altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olay esnasında bölgede Amasya 5. Ana Jet Üssü'nden kalkan iki F-16 ile Malatya Erhaç Havalimanı'ndan havalanan bir F-4 savaş uçağının bulunduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Radar kayıtlarında, söz konusu F-4 uçağının belirli bir süre sistemde görünmediği bu durumun radarın kapatılması ani irtifa değişikliği ya da alçak uçuş nedeniyle yaşanmış olabileceği değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Denetleme Kurulu raporlarında da yer alan, "Savaş uçaklarının alçak uçuşları sırasında oluşan basınç ve türbülansın helikopterler için ölümcül tehlike doğurabileceği" tezi, geçmişteki emsal vakalarla birlikte dosyaya dahil edildi.<br />MUHSİN YAZICIOĞLU KİMDİR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivas'ın Şarkışla ilçesine bağlı Elmalı köyünde 31 Aralık 1954'te doğan, ilk ve orta öğrenimini aynı ilçede, üniversite eğitimini ise Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi'nde tamamlayan Muhsin Yazıcıoğlu, daha 14 yaşındayken Şarkışla'da Genç Ülkücüler Hareketi'ne katılarak siyasete ilk adımını attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıcıoğlu, 18 yaşında Ankara'ya geldiğinde Ülkü Ocakları Genel Merkezi'nde görev yapmaya başladı, sonraki yıllarda Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı görevini yürüttü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset yoluna 1978'de Ülkücü Gençlik Derneğinin kurucu genel başkanı olarak devam eden Muhsin Yazıcıoğlu, 1980'de genel başkan müşaviri olarak MHP'de görev aldı. 1980 askeri darbesinin ardından "MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Davası'nda" yargılandığı sırada 5,5 yılı hücrede olmak üzere 7,5 yıl cezaevinde kalan Yazıcıoğlu, yargılama sonucunda herhangi bir ceza almadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıcıoğlu, 1987'de siyasete kaldığı yerden devam etti, Milliyetçi Çalışma Partisi'nin (MÇP) Genel Sekreter Yardımcılığı görevine getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">1993'TE YENİ PARTİ KURDU</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, 1991'deki genel seçimlerde tercihli sistemle Sivas'tan milletvekili seçildi ve yaklaşık 1 yıl sonra "Siyasi anlayışımız uyuşmuyor" diyerek bir grup arkadaşıyla MÇP'den ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1993'te kurucu genel başkanı olduğu Büyük Birlik Partisini (BBP) kuran Muhsin Yazıcıoğlu, 24 Aralık 1995 erken genel seçimlerinde ANAP ile yaptıkları ittifakla yeniden Meclis'e girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANAP'tan 1996'da istifa ederek BBP'ye dönen Yazıcıoğlu, 22 Temmuz 2007'de yapılan seçimlerde Sivas'tan bağımsız milletvekili seçilerek TBMM'ye girdi ve seçimden önce bıraktığı Genel Başkanlık görevini yeniden devraldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLK KEZ HELİKOPTER KİRALAMIŞTI</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, 2009'daki yerel seçimler için ilk kez helikopter kiralayarak Kahramanmaraş'taki mitinge katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hazine'den yardım almadan siyaset yapan tek partiyiz. İlk defa helikopter kiralayarak miting yapıyoruz. Seçimlerde iddialıyız." diyen Yazıcıoğlu'nun da içinde bulunduğu helikopter, Kahramanmaraş'ın Çağlayancerit ilçesindeki mitingin ardından Yozgat'ın Yerköy ilçesine giderken 25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'ın Göksun ilçesinde düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede yapılan arama çalışmaları sonrasında Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki 5 kişinin cansız bedeni, Keş Dağı Kurudere Kanlıçukur mevkisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazıcıoğlu, 31 Mart 2009'da Kocatepe Camii'nden son yolculuğuna uğurlandı. Muhsin Yazıcıoğlu için Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde de tören düzenlendi. Yazıcıoğlu'nun naaşı, vasiyeti üzerine Taceddin Dergahı'na defnedildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/adalet-bakani-gurlek-muhsin-yazicioglunun-ailesiyle-gorusecek-1736706</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dogruluk-ve-durustluk-timsali-haldun-hasmet-aysana-ahlaksiz-saldirilar-26182fae4d9fe-5fb5-496d-a1e1-dba9fc4fb32b2026-08-10T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR

DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ne allah korkusu nede vicdan kırıntısı olmadığı için sahibinin sesine uyarak kiralık kalemleri ile itibarsızlaştırma kampanyası sürdüren it kopuk takımı belgelerle gerçekleri açıklamamdan rahatsız olduklarından şahsımı Kuşadası belediyesi ile ilişkilendirmeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">36 yıldır hiç bir şirketin sahibi veya ortağı olmadım. Ne kendim nede yakınlarım hiç bir kamu ihalesine katılmamış ve parasal ilişkimiz de olmamıştır</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç bir imar ve ruhsat işlemimiz olmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç bir görev almadığım gibi işe alınmış hiç bir yakınım da olmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksine ispat eden varsa buyursun hakkımda suç duyurusu yapsın</span></p><p><span style="font-size:18px">Şahsımı ve belgeli paylaşımlarımı itibarsız kılmak için yaptığınız ahlaksız ve asılsız paylaşımlarınızı suç duyurusu yaparak bunlar türettiğiniz asılsız iddialar mı yoksa birer iftiramı gelin yargı önünde hesaplaşalım..</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa Atletizm Şampiyonası bugün İngiltere'de başlıyor: Türkiye'den rekor katılım]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-atletizm-sampiyonasi-bugun-ingilterede-basliyor-turkiyeden-rekor-katilim-26181003a7b36-2aa1-44be-b984-f32f8b8d28372026-08-10T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa Atletizm Şampiyonası bugün İngiltere'de başlıyor: Türkiye'den rekor katılım

Avrupa Atletizm Şampiyonası bugün İngiltere'de başlıyor: Türkiye'den rekor katılım

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birmingham kentinde düzenlenen şampiyona bir hafta sürecek ve 16 Haziran'da tamamlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müsabakalar TRT Spor Yıldız'dan yayımlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki yılda bir düzenlenen şampiyonaya bu sene Türkiye'den rekor sayıda sporcu katılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den 31'i erkek 19'u kadın 50 atlet şampiyona için Birmingham'a geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan önceki rekor 2016'da 46 sporcuyla kırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ev sahibi İngiltere ise 96 sporcuyla sahada olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Atletizm Federasyonu'nun paylaştığı verilere göre Türkiye 1934'ten itibaren katılmaya başladığı Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda 90 yılda 12 altın, 10 gümüş, 11 bronz ve toplamda 33 madalya kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'ye ilk altın madalyayı 2002'de 1.500 metrede Süreyya Ayhan kazandırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son altın madalya ise 2002'de 10.000 metrede Yasemin Can'dan geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye bir süredir yabancı atletleri Türk vatandaşlığına alarak uluslararası yarışmalardaki etkinliğini artırmayı hedefliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat bu plan, Dünya Atletizm Birliği'nin bu yıl&nbsp;<a href="https://www.bbc.com/turkce/articles/cde5p6exjl9o">Türkiye'nin 11 atlet transferi talebini reddetmesiyle</a>&nbsp;sekteye uğradı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türk atletler ve müsabakalar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den atletlerin Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda katılacağı yarışmalar ise şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>100m</strong>: Ertan Özkan, Kayhan Özer</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>200m</strong>: Elif Polat, Sıla Koloğlu, Deniz Kaan Kartal, Oğuz Uyar, Kubilay Ençu</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>400m</strong>: Elif Polat, Sıla Koloğlu, Kubilay Ençu</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>800m</strong>: Ömer Faruk Bozdağ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1500m</strong>: Salih Teksöz, Şilan Ayyıldız</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Maraton</strong>: Kaan Kigen Özbilen</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>110m Engel</strong>: Mikdat Sevler</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>400m Engel</strong>: Berke Akçam, İsmail Nezir</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3000m Engel</strong>: Derya Kunur, Sümeyye Erol, Tuğba Yenigün, Abdullah Tuğluk, Cuma Özcan</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4x100m</strong>: Batuhan Altıntaş, Ere Ergün, Ertan Özkan, Kayhan Özer, Oğuz Uyar, Deniz Kaan Kartal (Yedek), Mikdat Sevler (Yedek)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4x400m</strong>: Berke Akçam, İhsan Selçuk, İsmail Nezir, Kubilay Ençu, Deniz Kaan Kartal (Yedek), Oğuzhan Kaya (Yedek), Yağız Canlı (Yedek)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üç Adım Atlama</strong>: Kadriye Dilek Durmuş, Tuğba Danışmaz, Can Özüpek, Necati Er, Mesut Bülbül</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzun Atlama</strong>: Yasemin Zehra Börekçi</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yüksek Atlama</strong>: Berra Aygün</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sırıkla Atlama</strong>: Ersu Şaşma</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cirit Atma</strong>: Eda Tuğsuz, Esra Türkmen</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çekiç Atma</strong>: Halil Yılmazer, Özkan Baltacı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Disk Atma</strong>: Özlem Becerek, Ömer Şahin</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gülle Atma</strong>: Ali Peker</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Maraton Yürüyüş</strong>: Ayşe Aslan, Esma Öztekin, Kader Güvenç, Harun Bilir, Ozan Bayram, Salih Korkmaz</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yarı Maraton Yürüyüş</strong>: Emine Ceylan, Kader Dost, Meryem Bekmez, Hayrettin Yıldız, Mazlum Demir, Salih Korkmaz</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cjd49v7nl77o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tarihin-aynasinda-huzunle-baslayan-direnisle-yazilan-bir-kader-cizgisi-10-agustos-26180ba2a8ea7-44ae-411a-8bfd-0e22b8a2b2ba2026-08-10T09:49:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, bazen aynı takvim yaprağına hem bir milletin ölüm fermanını hem de küllerinden yeniden doğuşunun zafer müjdesini sığdırır.&nbsp;<strong>10 Ağustos</strong>, Türk ve dünya tarihi açısından tam da böyle bir tezatlar, keskin dönüm noktaları ve kahramanlık destanları günüdür. Bir yanda imparatorlukların pay edilmek istendiği karanlık bir masanın acı tablosu, diğer yanda ise o masayı ve tahtaları yerle bir eden iradenin şanlı zaferi bu tarihte buluşmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevr Antlaşması (1920): Kâğıt Üzerinde Bir İnfaz, Vicdanlarda Ölü Doğan Bir Taslak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">10 Ağustos 1920'de, Fransa’nın Sevr banliyösünde imzalanan antlaşma, altı asırlık Osmanlı İmparatorluğu'nu tarih sahnesinden silmeyi ve Türk milletini Anadolu topraklarında tarihe gömmeyi amaçlayan emperyalist bir harita çalışmasından ibaretti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Parçalanmış Bir Coğrafya:</strong>&nbsp;Osmanlı'nın başkentini ve küçük bir iç bölgeyi hariç tutan bu sözde antlaşma; yurdun dört bir yanını işgal güçlerine paylaştırıyor, Türk milletine özgür, bağımsız ve yaşanabilir bir vatan tanımı bırakmıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hükümsüz Bir İrade:</strong>&nbsp;İstanbul'daki saray ve hükümetin çaresizlik içinde boyun eğdiği bu vesika, Türk milletinin iradesi ve Ankara'da yükselen Millî Mücadele ruhu karşısında daha mürekkebi kururken hükümsüz kalmıştı. Türk milleti, esareti reddederek Sevr’i "ölü doğmuş" bir kâğıt parçasına çevirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Conkbayırı ve Anafartalar Zaferi (1915): Çanakkale'yi Geçilmez Kılan Süngü Harekâtı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevr’in kibirli imzasından tam beş yıl önce, 10 Ağustos 1915 sabahı, Çanakkale’nin tepelerinde Türk milletinin kaderini tayin eden bambaşka bir destan yazılıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anafartalar Grubu Komutanı:</strong>&nbsp;İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası'nı ele geçirmek ve boğazları aşmak için başlattığı son büyük hamle karşısında,&nbsp;<strong>Albay Mustafa Kemal</strong>&nbsp;komutasındaki Türk ordusu varoluş mücadelesi veriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Akışını Değiştiren Hücum:</strong>&nbsp;Mustafa Kemal’in "Askerler! Karşınızdaki düşmanı mağlup edeceğinize eminim ancak siz kurbanda olabilirsiniz, dikkatli olun!" emriyle başlayan ve Conkbayırı'nda gerçekleştirilen süngü hücumu, düşmanı şoke etti. Düşman hatları darmadağın edildi ve İtilaf Devletleri geri püskürtüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Kurtuluşunun Temeli:</strong>&nbsp;Bu zafer, Çanakkale Savaşları’nın seyrini kesin olarak değiştirmekle kalmamış; Türk milletinin boyunduruk altına girmeyeceğini tüm dünyaya haykıran ve Millî Mücadele’nin lider kadrosunu millete tanıtan en büyük milat olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihe Düşülen Not</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 10 Ağustos'u idrak ederken; bir milletin esareti kâğıt üzerinde dahi olsa kabullenmeyişinin, Conkbayırı'nda süngüyle yazılan bağımsızlık onurunun ve tarihin akışını direnişiyle bizzat değiştiren kahramanların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Sevr’in karanlığını Conkbayırı’nın ateşiyle yırtan bu millet; bağımsızlığın bir lütuf değil, bedeli kanla ödenmiş vazgeçilmez bir hak olduğunu tarihin altın sayfalarına kazımıştır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tarsus-belediyesi-de-pazarlik-usulunden-vazgecmiyor-26179abcad0ac-34c4-4ec8-b428-066cfcd3822f2026-08-10T09:33:00+03:00HABER MERKEZİ TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR

TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TARSUS BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/900035 Ses Sistemi ve Yardımcı Malzeme alımı işini Pazarlık (MD 21 F) ye göre ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyeti: 3.359.666,76 TRY İki teklif alınır. 3,297,000.00 TRY bedel ile TEKSOFT BİLİŞİM GIDA ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı idare, 2026/826350 Canlı Hayvan Kurbanlık Koyun alımı işini yine aynı maddeye göre pazarlıklı alıma çıkar. Yaklaşık maliyet ise: 2.538.900,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişi teklif veriyor o şanslı kişide de iş kalıyor. 2,297,100.00 TRY bedel ile TEKDOĞAN BAKLİYAT GIDA ET ÜRÜNLERİ MOBİLYA ÜRETİM PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki ihalede harcanan paranın toplamı: 5.594.100,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİKKAT!!!</strong>&nbsp;Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Rakamlar daha da büyüyecek..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hizmetin-vicdanin-ve-liyakatin-adi-toplum-icin-yasayan-bir-ornek-uzm-dr-halil-nacar-26178d5d186fd-94b9-45b1-a8a1-1bd74ad0ef122026-08-10T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar

Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet adamlığı, sadece makamlarda oturmak ya da talimatlar icra etmek değildir; kalbi milletin sevgisiyle çarpan, mesai mefhumu gözetmeksizin halkın derdiyle dertlenen ruhun adıdır. Bir idarecinin başarısı, bıraktığı somut eserlerin yanı sıra dokunduğu hayatların sayısı ve geride bıraktığı insani mirasla ölçülür. Bu topraklara kök salmış, bu coğrafyanın acısını da sevincini de yüreğinde hissetmiş bir şahsiyet olan <strong>Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar</strong>, sadece bir hekim ve bürokrat değil; yönetim anlayışıyla tüm ülkeye ilham veren örnek bir liderdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Köklerden Zirveye Uzanan Bir Ömür: Adana’nın Evladı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1975 yılında Adana'nın Kozan ilçesinde dünyaya gelen Uzm. Dr. Halil Nacar’ın hayat hikâyesi, bu topraklara duyulan derin bir aidiyetin ve bitmek bilmeyen bir çalışma azminin özetidir. İlk ve orta öğrenimini Adana’da tamamladıktan sonra, 1994 yılında köklü eğitim yuvalarından <strong>Adana İsmail Safa Özler Anadolu Lisesi</strong>’nden mezun oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim insanı olma yolundaki ilk büyük adımını <strong>Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong> ile atan Nacar, 2001 yılında buradaki eğitimini başarıyla tamamladı. Hekimlik mesleğine duyduğu tutku, onu Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapmaya yönlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hekimlikten Liderliğe: Zorluklarla Yoğrulan Yıllar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Halil Nacar’ın kariyer çizgisi, sıradan bir kariyer yolculuğundan ziyade, halkın içinde pişen ve her kademeyi bizzat yaşayarak gelen bir liyakat hikâyesidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2002:</strong> Hatay/Hassa Söğütözü Sağlık Ocağı Hekimliği ve ardından Hatay/Dörtyol Devlet Hastanesi Acil Servis Hekimliği ile sahanın en zorlu koşullarında görev yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2011:</strong> Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde <strong>Anestezi ve Reanimasyon Uzmanlığı</strong> eğitimini tamamlayarak alanında uzman bir isim haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2012:</strong> Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi Kliniği ve Ameliyathane İdari Sorumluluğu görevini üstlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2013 - 2020:</strong> Adana Devlet Hastanesi ve ardından uzun yıllar boyunca (14 Ağustos 2020'ye kadar) başarıyla yürüttüğü <strong>Seyhan Devlet Hastanesi Başhekimliği</strong> görevleriyle kentin sağlık altyapısının taşıyıcı kolonlarından biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Görev Sadakati ve Millete Adanmışlık</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">14 Ağustos 2020 tarihinde Adana İl Sağlık Müdürlüğü görevine atanan Dr. Halil Nacar, devlet hizmetine olan inancını her daim en üst seviyede tuttu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Yüreğir Belediye Başkan adaylığı sebebiyle 1 Aralık 2023’te bu görevinden ayrıldı. Seçimlerin ardından halkın ve sistemin kendisine duyduğu güvenin bir tezahürü olarak, <strong>6 Mayıs 2024 tarihi itibariyle tekrar İl Sağlık Müdürlüğü görevine geri döndü.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İyi derecede Almanca bilen, evli ve 3 çocuk babası olan Dr. Nacar, mesleki donanımını uluslararası vizyonla harmanlarken, yerel değerlerinden asla kopmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstişareye Dayalı, Kucaklayıcı Bir Yönetim Felsefesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yönetim bilimlerinin en çok tartıştığı "katılımcı liderlik" modeli, Dr. Halil Nacar’ın karakterinde adeta hayat bulmuştur. Onu farklı kılan en büyük özelliklerden biri, makam odasının kapısını ve zihnini herkese sonuna kadar açabilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokratik ve Katılımcı Anlayış:</strong> Sağlık il müdürlüğü çatısı altında her vatandaşın söz hakkına saygı duyan, farklı düşünce ve görüşlere açık bir istişare kültürü inşa etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Gelin, Birlikte Başaralım!" Ruhu:</strong> Emrinde çalışan sağlık neferlerine yukarıdan bakan bir amir değil; onları dinleyen, fikirlerine değer veren, çalışma arkadaşlarını ortak bir hedefe kilitleyen mütevazı ve kuşatıcı bir önderdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilge ve Donanımlı Duruş:</strong> Karar süreçlerinde çalışanların katılımını sağlayarak kurumsal aidiyeti en üst seviyeye çıkaran, kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan bir akıl insanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlığın Ötesinde: Toplumsal Barışın ve Kardeşliğin Mimarisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Halil Nacar’ı sadece başarılı bir "İl Sağlık Müdürü" olarak tanımlamak eksik kalır. O, Adana’da göreve geldiği günden bu yana sadece hastane koridorlarında değil; sokakta, mahallede, tarlada ve evde toplumun huzuru için ter dökmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Fakir fukara demeden; hiçbir renk, din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın herkesin derdine koşan bir insan."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümle, onun insan sevgisinin ve adalet anlayışının özeti gibidir. Adana gibi kozmopolit, dinamik ve renkli bir şehirde toplumsal kalkınmanın, toplumsal barışın ve mutabakatın sağlanmasında devlet ile millet arasında sarsılmaz bir köprü kurmuştur. Kimsesizlerin kimsesi olma düsturuyla hareket eden Dr. Nacar, kapısına gelen hiçbir vatandaşı geri çevirmemiş, devletin şefkat yüzünü en somut haliyle hissettirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye’ye Örnek Olması Gereken Bir Yönetici Profili</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin bugünkü idari yapısında, liyakati sadakatle, vicdanı merhametle, akli donanımı ise halk sevgisiyle birleştiren yöneticilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzm. Dr. Halil Nacar; tevazusu, çalışkanlığı, halkla kurduğu gönül bağı ve kriz dönemlerindeki liderlik vasıflarıyla sadece Adana’nın değil, <strong>tüm ülkeye örnek, önder ve öncü bir kişilik</strong> olarak tarihe geçmektedir. O, "ben" değil her zaman "biz" diyen, makamların geçici ama kubbede hoş bir sada bırakmanın kalıcı olduğunu idrak etmiş bir devlet adamıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adana’nın huzuru, Türkiye’nin sağlığı için gece gündüz demeden koşturan bu kıymetli idarecimize minnettarız. İyi ki varsın Dr. Halil Nacar; senin gibi liyakatli ve vicdanlı yöneticiler bu ülkenin yarınlarına olan inancımızı her daim taze tutmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a795eb4cd728.jpeg" style="height:1350px; width:834px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a795eb514260.jpeg" style="height:1289px; width:2048px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not: </strong>Ziyaretim sırasında Sn. Dr. Halil Nacar’a kendilerinin başarılarından ve hizmetlerinden dolayı Genel Başkanlığını yaptığım Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) in uluslararası ödülü olan Altın orkide nişanını da takdim ettim.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Husiler Suudi Arabistan'daki Aramco rafinerisini vurduklarını açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/husiler-suudi-arabistandaki-aramco-rafinerisini-vurduklarini-acikladi-261779a2c9a99-580b-419c-a6b6-743c9dcf28ce2026-08-09T21:17:00+03:00HABER MERKEZİ Husiler Suudi Arabistan'daki Aramco rafinerisini vurduklarını açıkladı

Husiler Suudi Arabistan'daki Aramco rafinerisini vurduklarını açıkladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yemen'deki İran destekli Husiler, pazar günü Suudi Arabistan'ın güneybatısındaki Cizan kentinde bulunan Saudi Aramco'ya ait petrol rafinerisini insansız hava aracıyla (İHA) hedef aldıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırı, Kızıldeniz ve çevresinde son haftalarda artan askeri hareketliliğin son halkası. Husilerin Suudi petrol tesisleri ve tankerlerine yönelik saldırılarının yeniden başlaması, Yemen'de 2022'de sağlanan ateşkesin ardından büyük ölçüde duran iç savaşın yeniden şiddetlenebileceği anlamına geliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Husiler: 'Hedefi tam isabetle vurduk'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, grubun Cizan'daki Aramco rafinerisini bir İHA ile hedef aldıklarını ve saldırının "başarılı ve isabetli" olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seri, operasyonun Suudi Arabistan'a ait İHA'ların Yemen'in kuzeybatısındaki Hacca ve Saada vilayetlerinin hava sahasını ihlal etmesine karşılık gerçekleştirildiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan Enerji Bakanlığı ise pazar sabahı Aramco'nun Cizan rafinerisine bağlı tesislerden birinde yangın çıktığını doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık, Saudi Aramco'nun endüstriyel güvenlik ve itfaiye ekiplerinin sabaha karşı başlayan yangını söndürdüğünü, olayda yaralanan olmadığını açıkladı. Ancak yangının nedenine ilişkin bilgi verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tesis temmuz ayında da Husiler tarafından hedef alınmıştı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yemen'deki ateşkes tehlikede</span></h2><p><span style="font-size:18px">Son saldırı, Husilerin Suudi Arabistan'a ve Kızıldeniz'deki Suudi gemilerine yönelik füze ve İHA operasyonlarının yeniden yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yemen'deki iç savaşta 2022'de varılan ateşkes, ülkedeki büyük çaplı çatışmaları önemli ölçüde azaltmıştı. Suudi Arabistan, 10 yılı aşkın süre önce Yemen'deki savaşa müdahil olmuş ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümeti desteklemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ateşkesin geçen ay fiilen çöktüğüne ilişkin işaretler ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Husiler temmuz ayında Suudi Arabistan'a karşı deniz ablukası ilan etmiş ve Kızıldeniz'deki Suudi tankerlerini hedef almaya başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örgüt halen başkent Sana dahil Yemen'in geniş bir bölümünü ve Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki vilayetleriyle sınır olan bölgeleri kontrol ediyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Husiler Yemen'deki Moha kentini de hedef aldı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Pazar günkü gerilim yalnızca Aramco'yla sınırlı kalmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aden merkezli hükümete bağlı iki askeri kaynak, Husilerin Kızıldeniz kıyısındaki Moha kentini füze ve İHA'larla hedef aldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet kontrolündeki kentte yaşayanlar da bölgede patlama sesleri duyduklarını doğruladı. Bir bölge sakini liman çevresinden "art arda altı patlama" sesi geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askeri kaynaklardan biri, hava savunma sistemlerinin Husi saldırılarına karşılık verdiğini belirtti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı aynı anda gerilim altında</span></h2><p><span style="font-size:18px">Husilerin Kızıldeniz'deki faaliyetleri sürerken İran'ın Hürmüz Boğazı'na yönelik ablukası da Tahran ile Washington arasındaki gerilimin başlıca odaklarından biri haline gelmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasına ilişkin yeni talepler ortaya koyarken, ABD Savunma Bakanlığı da Amerikan savunma sanayisine silah üretimini hızlandırması için baskı yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece küresel enerji taşımacılığı açısından kritik öneme sahip iki deniz geçidi, Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz-Babülmendep hattı, aynı anda artan askeri gerilimin etkisi altında kalıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/09/husiler-suudi-arabistandaki-aramco-rafinerisini-vurduklarini-acikladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da 10 bin kişi AfD'ye karşı sokakta]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-10-bin-kisi-afdye-karsi-sokakta-261769a8f5968-ec69-4104-b297-f446de31b2fc2026-08-09T21:14:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da 10 bin kişi AfD'ye karşı sokakta

Almanya'da 10 bin kişi AfD'ye karşı sokakta

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hafta sonu Almanya genelinde, "kısmen aşırı sağcı" Almanya için Alternatif (AfD) partisinin kapatılması için yapılan gösterilere yaklaşık 10 bin kişi katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">11 kentte yapılan eylemlerin organizatörü olan, "Prüf" isimli girişim, Almanya'nın iç istihbarat örgütü Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından aşırı sağcı şüpheli ya da kesin aşırı sağcı olarak kategorize edilen tüm partilerin Federal Anayasa Mahkemesi tarafından incelenmesini talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da bir siyasi partinin kapatılması için Federal Anayasa Mahkemesi tarafından inceleme başlatılması, sadece Federal Meclis, Federal Konsey ya da federal hükümet tarafından yapılan başvuru ile mümkün oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Prüf", özellikle eyalet hükümetlerine, eyalet temsilcilerinden oluşan Federal Konsey'de, Anayasa'nın 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gerekli süreci başlatmaları çağrısında bulunuyor. Girişim bu talebini, Özgürlük Hakları Derneği'nin geçen Haziran sonu yayımladığı ve AfD'nin insan onuruna ve demokrasi ilkesine aykırı davrandığı sonucuna varan hukuki raporuna dayandırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kesin aşırı sağcı" sıfatı mahkeme tarafından kaldırıldı<br />Federal Anayasayı Koruma Teşkilatı, Mayıs 2025'te AfD'yi "kesin aşırı sağcı" olarak sınıflandırmıştı. AfD'nin bu karara karşı yasal yollara başvurmasının ardından, söz konusu sınıflandırma, geçen Şubat ayında Köln İdare Mahkemesi tarafından acil yargılama süreci sonunda alınan kararla iptal edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazar günü yapılan eylemlerde bazı göstericiler, "Bugün denetle - yarını koru" ve benzeri sloganların yazılı olduğu afişleri taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komedyen-aktivist Nico Semsrott tarafından kurulan "Prüf", ismini "Prüfung rettet übrigens Freiheit" (Denetleme Özgürlüğü Korur) cümlesinin kısaltılmış hâlinden alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">epd / ET,CÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-10-bin-ki%C5%9Fi-afdye-kar%C5%9F%C4%B1-sokakta/a-78296523</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cansever Kuzey Makedonya'da toprağa verilecek! Cansever nereli?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cansever-kuzey-makedonyada-topraga-verilecek-cansever-nereli-26175b4b91db6-62d1-462e-86b0-6db5c02664162026-08-09T20:10:00+03:00HABER MERKEZİ Cansever Kuzey Makedonya'da toprağa verilecek! Cansever nereli?

Cansever Kuzey Makedonya'da toprağa verilecek! Cansever nereli?

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Ağla Gözbebeğim”, “Sen de Gittin” ve “Kime Bu İnat” gibi şarkılarıyla 90’lı yıllara damga vuran sevilen sanatçı Cansever’den acı haber geldi. Uzun süredir lösemi tedavisi gören Cansever, tedavi gördüğü hastanede 59 yaşında hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanat dünyasını yasa boğan ölüm haberi, sevenleri ve meslektaşları tarafından büyük üzüntüyle karşılandı.<br />Cansever'in cenaze programı da merak ediliyor. Cansever’in cenazesinin Kuzey Makedonya’nın Veles şehrinde toprağa verilmesinin planlandığı bildirildi.<br />Sanatçının cenazesinin Almanya’dan Kuzey Makedonya’ya nakil süreci ile cenaze töreninin tarihi ve saati henüz kesinleşmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CANSEVER NERELİ?<br />Cansever, 8 Temmuz 1967 tarihinde Kuzey Makedonya'nın Veles kentinde doğdu. Babası Selanik, annesi Bulgaristan göçmeni olan Roman asıllı Cansever'in gerçek adı Dzansever Dalipova'dır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek, suç örgütlerine seslendi: Devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-suc-orgutlerine-seslendi-devlet-tepenize-binecek-ve-geregi-neyse-yapacak-26174f69c338a-d63a-4222-b0b1-d1a73b2846a62026-08-09T10:52:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek, suç örgütlerine seslendi: Devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak

Bakan Gürlek, suç örgütlerine seslendi: Devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Esenyurt Kaymakamlığı'nı ziyaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esenyurt Kaymakamı Fatih Çobanoğlu, ziyarette Gürlek ve Çiftçi'ye ilçedeki asayiş durumuna ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaymakamlık ziyaretinin ardından Recep Tayyip Erdoğan Parkı'ndaki sosyal alanları inceleyen bakanlar, burada gençler ve vatandaşlarla bir araya gelerek sohbet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek ve Çiftçi daha sonra AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı'nı ziyaret ederek, partililerle bir araya geldi ve yürütülen çalışmalara ilişkin bilgi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlar Gürlek ve Çiftçi, program kapsamında Büyükçekmece Adliyesi'ni de ziyaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Meydanı boş sanmayın, devlet buradadır ve vatandaşımızın yanındadır"<br />Burada basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Adalet Bakanı Gürlek, Esenyurt'ta vatandaşlarla bir araya geldiklerini belirterek, ilçenin huzur ve güvenliğini korumanın temel görevleri olduğunu, Esenyurt'u suçun ve suçlunun merkezi haline getirmek isteyen illegal yapılar ile İstanbul'a uzanan kollarını koparmakta kararlı olduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Çiftçi ile bir arada olmalarının gayesinin, devletin ciddiyetini ve kararlılığını yerinde ve yeniden sergilemek olduğunu dile getiren Gürlek, "Uyuşturucu, bahis, kumar ve sokak çeteleri, torbacısından baronuna, tetikçisinden azmettiricisine, bireysel ve organize sanal kumar yapılanmalarının faillerine kadar herkes şunu bilsin ki peşinizdeyiz. Yaptığınız yanınıza kar kalmayacak ve Türk milleti adına, hukuk çerçevesinde mutlaka hesabını soracağız. Asla meydanı boş sanmayın. Devlet buradadır ve vatandaşımızın yanındadır." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, adaletin, vatandaşın sokağında kendisini güvende hissetmesi, gençlerin zehir tacirlerinden korunması, alın terinin yasa dışı bahis ve dolandırıcılık şebekelerine teslim edilmemesi, suçtan elde edilen kazancın meşru ekonomiye sızmasının önlenmesi olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokak çetelerinin, kirli zihinleriyle akli melekeleri gasbedilen çocukları ve gençleri vatandaşların helal ticaretine karşı haraç ve tehdit unsuru olarak kullanmalarının önüne geçmeye devam edeceklerini belirten Gürlek, "Kendisini devletin gücünün üzerinde gören, toplumun huzurunu, vatandaşın can ve mal güvenliğini tehdit altına almak isteyen yapılar şunu bilsin, devlet tepenize binecek ve gereği neyse yapacak. Çünkü biz bunun için varız." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanlığı olarak 24 Nisan 2026'da Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığını kurarak uzmanlaşma, veri analizi ve başsavcılıklar arası koordinasyonu kalıcı hale getirdiklerini belirten Gürlek, 22 Haziran'da yayımlanan genelgeyle de organize suç örgütleriyle mücadelede soruşturmaların bütüncül yürütülmesi, suç gelirlerinin takibi ve iller arası eş güdüm için ortak bir çalışma çerçevesi oluşturduklarını, mücadele anlayışlarının günübirlik olmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Adaletin tecellisi artık daha hızlı ve daha kararlı olacaktır"<br />Bakan Gürlek, uyuşturucu, sokak çeteleri ve sanal kumarla mücadelede suç zincirinin tüm halkalarını ortaya çıkaran organize bir yöntemi esas aldıklarını aktararak, başta İçişleri Bakanlığı olmak üzere ilgili kurumlarla koordineli şekilde sahada çalışma yöntemleri geliştirdiklerini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suç ve suç örgütleriyle daha hızlı ve daha etkin mücadele edilmesini sağlayacak altyapıyı hızla hayata geçirdiklerini belirten Gürlek, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Buradan devlet ve millet düşmanlarına bir kez daha seslenmek istiyorum, adaletin tecellisi artık daha hızlı ve daha kararlı olacaktır. Son 6 ayda Türkiye genelindeki mücadelemize rakamsal olarak bakarsak, Örgütlü, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Daire Başkanlığımızın çalışmaları ile 81 il Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonu kapsamında, 2026 yılının Şubat-Temmuz döneminde uyuşturucu, yasa dışı bahis, sanal kumar ve organize suç yapılanmalarına yönelik binlerce operasyon gerçekleştirdik, on binlerce şüpheli hakkında işlem yapıldı, çok sayıda şüpheli tutuklandı, çok sayıda şüpheli hakkında adli kontrol tedbirleri uygulandı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, 22 Haziran tarihli genelge doğrultusunda organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin güçlendirildiğini aktararak, suçtan elde edilen yüz milyonlarca lira, yüksek miktarda döviz, milyarlarca lira değerindeki uyuşturucu madde ve üretim girdileri ile binlerce taşınmaz, araç, banka hesabı, şirket ve finansal işletmenin soruşturma ve tedbir süreçlerine dahil edildiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, konuşmasına şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yasa dışı bahis siteleri ve kripto varlık hesapları hakkında gerekli işlemler yapılırken, tespit edilen toplam işlem hacmi 1 trilyon Türk lirasını aşmıştır. Operasyonların ayrıntıları ve güncel veriler, Adalet Bakanlığımızın resmi yayın organları aracılığıyla kamuoyuyla paylaşılmaktadır. Bu rakamların her biri, kapsamlı soruşturmaları, titiz delil toplama süreçlerini, Cumhuriyet savcılarımızın ve kolluk birimlerimizin yoğun emek ve mesailerini göstermektedir. Bu tablo bize şunu söylüyor, örgütlü suç, yalnızca bir asayiş meselesi değildir, aynı zamanda devasa bir kayıt dışı ekonomi ve kara para meselesidir. Bu nedenle bundan sonra da suçun görünen yüzüne değil, onu besleyen finansal damarlara yöneleceğiz. Suç gelirini koruyamayan, parasını sisteme sokamayan, taşınmazını ve şirketini kullanamayan örgüt ayakta kalamaz. Bu konuda kararlıyız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençleri, çocukları, aileleri ve toplumun her kesimini tehdit eden, ülkenin gelecek nesillerini zehirleyen, ekonomik anlamda çekirdek aileleri çökerten, ticareti ve ekonomiyi sekteye uğratan uyuşturucu, sanal bahis ve kumar ile sokak çeteleriyle mücadelede artık yeni bir boyuta geçeceklerini vurgulayan Gürlek, "Hukuk sistemimizdeki eksiklikleri giderecek, vatandaşlarımıza devlet ciddiyetiyle can ve mal güvenliği teminatını en güçlü şekilde ortaya koyacağız." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tüm illegal yapılanmaların kılcal damarlarına kadar inerek hesap soracağız"<br />Önümüzdeki dönemde 5 alana özellikle yoğunlaşacaklarını kaydeden Gürlek, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suç gelirlerinin takibi ve geri alınmasında ihtisaslaşmayı artıracağız. Kripto varlıklar, elektronik para kuruluşları ve dijital ödeme sistemleri üzerinden yürütülen aklama yöntemlerine karşı teknik kapasitemizi güçlendireceğiz. Uluslararası adli yardımlaşma, iade ve ortak soruşturma süreçlerini hızlandıracağız. Savcılarımızın örgütlü suç, narkotik ve mali analiz alanındaki uzmanlığını sürekli eğitimlerle destekleyeceğiz. Bu sebeple, uyuşturucu şebekeleri, sanal bahis ve kumar yapıları, sokak çeteleri dahil tüm illegal yapılanmaların kılcal damarlarına kadar inerek hesap soracağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Suç örgütlerinin büyüklüğü, uluslararası bağlantıları, finansal gücü veya kullandıkları teknolojinin karmaşıklığının kendilerini mücadeleden alıkoyamayacağını belirten Gürlek, şu değerlendirmelerde bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Devletimizin imkanları, kurumlarımızın tecrübesi ve hukukun kudreti her türlü suç yapılanmasından üstündür. Bu mücadelede görev yapan Cumhuriyet savcılarımıza, hakimlerimize, emniyet ve jandarma teşkilatımıza, Sahil Güvenlik ve gümrük birimlerimize, MASAK ve Adli Tıp Kurumu personelimize, Bakanlığımızın bütün çalışanlarına teşekkür ediyorum. Uluslararası iş birliği süreçlerine katkı sunan muhatap kurumlara da şükranlarımı ifade ediyorum. Hedefimiz nettir, suçun kazanç kapısı olmadığı, gençlerimizin zehirden korunduğu, vatandaşımızın emeğinin güvence altına alındığı ve herkesin hukuk önünde eşit olduğu bir Türkiye. Bu hedef doğrultusunda azimle, sabırla ve hukuktan ayrılmadan çalışmaya devam edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaretlerde bakanlara İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Dönmez, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcısı Barış Duman, Esenyurt Belediye Başkan Vekili Can Aksoy, İstanbul İl Emniyet Müdürü Selami Yıldız ile diğer yetkililer eşlik etti.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/bakan-gurlek-suc-orgutlerine-seslendi-devlet-tepenize-binecek-ve-geregi-neyse-yapacak-953434.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeler Resmi Gazete'de]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ogrenci-affi-ve-yuksekogretime-iliskin-duzenlemeler-resmi-gazetede-2617342c208a2-e5dd-45aa-80dd-d16994727ba52026-08-09T01:40:00+03:00HABER MERKEZİ Öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeler Resmi Gazete'de

Öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeler Resmi Gazete'de

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Öğrenci affına ilişkin düzenlemeleri de içeren, 'Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun', Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifle 2022 yılından önce çıkan aflardan yararlanmayan öğrencilere yeni hak getiriliyor. Bu öğrenciler dört ay içerisinde ilişiklerinin kesildiği üniversiteye başvuruda bulunabilecek.<br />Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden; kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirtilen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifle 2022 yılından önce çıkan aflardan yararlanmayan öğrencilere yeni hak getiriliyor. Bu öğrenciler dört ay içerisinde ilişiklerinin kesildiği üniversiteye başvuruda bulunabilecek.<br />Yükseköğretim kurumlarında hazırlık dahil bütün sınıflarda intibak, önlisans, lisans tamamlama, lisans, lisansüstü öğrenimi gören öğrencilerden; kendi isteğiyle ilişikleri kesilenler dahil, terör suçu ile kasten öldürme suçlarından, işkence suçundan, eziyet suçundan, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçundan mahkum olanlar ile sahte belge sebebiyle kaydı iptal edilenler ile kayıt sırasında sahte belge verenler, terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı nedeniyle ilişiği kesilenler hariç, her ne sebeple olursa olsun ilişiği kesilenler ile bir programı kazanarak kayıt yapma hakkı elde ettikleri halde kayıt yaptırmayanlar bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren dört ay içinde ilişiklerinin kesildiği veya kayıt hakkı kazandıkları yükseköğretim kurumuna başvuruda bulunmaları şartıyla belirtilen esaslara göre 2026-2027 eğitim öğretim yılında öğrenimlerine başlayabilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askerde olan öğrenciler ise görev sürelerinin bitmesini takip eden iki ay içerisinde aftan faydalanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu maddede yer alan hükümlerden yararlanarak ayrıldığı yükseköğretim kurumuna kayıt yaptıranlardan ÖSYS/YKS puanı giriş yılı itibarıyla aynı veya farklı bir diploma programının aynı türden taban puanına sahip olanlar, bu programlardan birine yatay geçiş talebinde bulunabilecek. Bu kapsamda farklı bir diploma programından yatay geçişle kabul edilecek öğrenci sayıları, ilgili programa kayıtlı öğrenci sayısı ve üniversitenin fiziki koşulları dikkate alınmak suretiyle belirlenecek.<br />Bu madde hükümlerinden yararlanıp bir yükseköğretim kurumunda öğrenci statüsü kazananlar başvurmaları halinde Anadolu Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, Atatürk Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi bünyesindeki açık öğretim önlisans veya lisans düzeyindeki eşdeğer programlara yatay geçiş yapabilecekler. Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili.<br />Anayasanın 132 nci maddesi uyarınca özel kanun hükümlerine tabi olan, Polis Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi ile buna bağlı eğitim öğretim kurumları, Millî Savunma Üniversitesine bağlı Harp Okulları, Astsubay Meslek Yüksekokulları ve enstitüler ile Millî Savunma Bakanlığı, Polis Akademisi, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nam ve hesabına başka yükseköğretim kurumlarında öğrenim görmekte iken kendi isteğiyle veya başka sebeplerle ilişiği kesilen öğrenciler hakkında bu madde hükümleri uygulanmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yükseköğretim Kanunu'ndaki değişikliğe göre, Yükseköğretim Denetleme Kurulu üyelerinin Kurul'da geçirdikleri süreler, tabi oldukları özel kanun hükümlerine göre fiilen mesleklerinde geçirilmiş sayılacak ve terfi, birinci sınıfa ayrılma ve birinci sınıf olma sürelerinin hesabında dikkate alınacak. Üyelerin yaş haddinde, üye seçilmeden önceki kadronun yaş haddi esas alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretim üyelerinden, yaş haddini dolduracakları tarihten önce başvurmuş olup sözleşme tarihi itibarıyla öğretim üyesi kadrolarında bulunanlardan yükseköğretim kurumlarınca belirlenen bölüm ve programlarda görevlerinde kalmalarında fayda görülenler, yükseköğretim kurumunun görüşü ve Yükseköğretim Kurulunun kararı ile emeklilik yaş hadlerini doldurdukları tarihten itibaren, yetmiş beş yaşını geçmemek üzere emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanıncaya kadar ikişer yıllık sürelerle sözleşmeli olarak çalıştırılabilecek. Bu fıkra kapsamında çalıştırılacak sözleşmeli öğretim üyesi sayısını bölüm, program veya yükseköğretim kurumları itibarıyla sınırlandırmaya ve uygulamanın hizmet gerekleri ve akademik kriterlere uygun yürütülmesi amacıyla gerekli belirlemeleri yapmaya Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanunla, sözleşmeli öğretim üyesi istihdamının sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla yaş haddinden sözleşmeli öğretim üyesi olarak çalışan öğretim üyelerinin kadrolu öğretim üyesi olarak çalışmaktayken var olan özlük haklarının, sözleşmeli öğretim üyesiyken de devamı ve her iki statüdeki öğretim üyeleri arasında fiili çalışmaya bağlı ödemeler yönünden uygulama birliğinin sağlanması hüküm altına alınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Cumhuriyetleri ve Akraba Topluluklarındaki yükseköğretim kurumlarından resmi davet alan öğretim elemanlarına 3 yılı aşmamak ve bütün özlük hakları saklı kalmak üzere üniversite yönetim kurulunun kararı ve Milli Eğitim Bakanlığının onayıyla aylıklı izin verilebilecek. Uluslararası andlaşmalarla kurulan üniversitelerde ve Yükseköğretim Kurulunun taraf olduğu protokoller gereği ikili andlaşmalarla yurt dışındaki yükseköğretim kurumları bünyesinde açılan programlarda bu süre 5 yıla kadar uzatılabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemeyle, azami öğrenim süresi sonunda kayıtlı olduğu öğretim kurumundan mezun olabilmek için intörnlük eğitimi dönemi hariç son sınıf öğrencilerine, başarısız oldukları veya alamadıkları teorik veya uygulamalı bütün dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öğrencilerden teorik veya uygulamalı derslerden başarılı olmuş ancak uygulamalı eğitime veya intörnlük eğitimine başlamamış veya eğitimini tamamlamamış ya da başarısız olanlara, uygulamalı veya intörnlük eğitimlerini tamamlama imkanı tanınacak. Azami öğrenim süresini dolduran ara sınıf öğrencilerine ek sınav hakkı verilmeyecek.<br />Uygulamalı eğitim ve intörnlük eğitimine ilişkin esasları belirlemeye Yükseköğretim Kurulu yetkili olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel emek ve birikimine dayanmayan, başkaları tarafından ücret karşılığında veya ücretsiz olarak üretilmiş yayın ve çalışmalarını atama, yükselme, unvan ve derece kazanılmasında kullananların yanı sıra bu fiilleri başkaları adına yapanlara veya bu fiillere aracılık edenlere yönelik de meslekten çıkarma cezası uygulanacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">DİSİPLİN SORUŞTURMASINA YÖNELİK DÜZENLEMELER</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kanun'da yapılan değişiklikle, disiplin soruşturmasına, soruşturmanın yürütülmesi ile ifade ve savunma haklarının kullanılmasına ilişkin usul ve esaslar, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı dikkate alınarak yeniden düzenlenecek. Böylece hukuki güvenlik ve belirlilik ilkeleri ile hukuki dinlenilme hakkının sağlanması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Disiplin soruşturması, ifade alma ve savunma hakkı" başlıklı hükme göre, disiplin soruşturmasında ifade ve savunmada soruşturmacı tarafından soruşturulana gönderilecek ifadeye davet yazısında hakkındaki iddiaların neler olduğu açıkça belirtilerek 7 günden az olmamak üzere verilecek süre içerisinde ifadesinin alınacağı ve bu süre içerisinde sözlü veya yazılı ifade verilmediği takdirde dosyadaki mevcut deliller kapsamında işlem tesis edileceği bildirilecek. Soruşturmacı toplanan deliller kapsamında teklifte bulunacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Disiplin cezası vermeye yetkili makam tarafından soruşturulana gönderilen savunmaya davet yazısında teklife esas alınan eylemin neden ibaret olduğu ve bu eyleme karşılık gelen disiplin cezasının ne olduğu ile 7 günden az olmamak üzere verilecek sürede savunmasını yapması gerektiği bildirilecek. Davet yazısında ayrıca soruşturulana, savunmasını verilen sürede yapmadığı takdirde savunma hakkından vazgeçmiş sayılacağı ve mevcut delillere göre hakkında karar verileceği aktarılacak. Savunmaya davet yazısında, soruşturulana savunma hakkını kullanmadan önce soruşturma evrakını inceleyebileceği bildirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tıpta uzmanlık mevzuatına göre yan dal uzmanlığı bulunan öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri için ek ödeme tavan oranı, Sağlık Bakanlığında görev yapan emsallerinin aldığı ödeme oranına uygun hale getirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun'un ilgili hükümleri uyarınca ortak araştırma merkezlerinde görevlendirilen öğretim elemanları, kendi üniversitelerinde yürütülen döner sermaye faaliyetlerine olan katkıları da dikkate alınarak ilgili mevzuat kapsamında ek ödemeden yararlanmaya devam edecek. Yürütülen proje gelirlerinden alınan dayanıklı taşınırlar koordinatör üniversitenin envanterine kaydedilerek proje kapsamında ortak uygulama ve araştırma merkezi üniversitelerine tahsis edilebilecek. Proje tamamlandığında dayanıklı taşınırların kurumlar arası bedelsiz devirle hangi yükseköğretim kurumuna verileceğine ortak uygulama ve araştırma merkezi yönetim kurulunca karar verilecek. Koordinatör üniversite değişikliğinde ortak uygulama ve araştırma merkezinin borç, alacak ve nakit bakiyeleri, yeni koordinatör üniversiteye devredilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu kapsamında birlikte kullanımdaki sağlık tesislerinin bir önceki yıl gayrisafi hasılatının yüzde 2,5'i dikkate alınarak ilgili üniversitelerin bünyesinde yürütülen bilimsel araştırma projelerinin desteklenmesi amacıyla o yıla ait merkezi yönetim bütçesinde gerekli ödenek ilgili üniversite bütçesine tahsis edilecek. Birlikte kullanımdaki bir sağlık tesisinin birden fazla üniversite ile protokol akdetmiş olması halinde ise yüzde 2,5 oranı, üniversitelerin birlikte kullanımdaki sağlık tesisinde görevlendirdiği öğretim elemanı sayısıyla orantılı şekilde bölünerek hesaplanacak. Bu kapsamda yürütülecek işlemlere ilişkin usul ve esaslar Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının uygun görüşü alınarak Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-ogrenci-affi-ve-yuksekogretime-iliskin-duzenlemeler-resmi-gazetede-1736534/6</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[18 yaş altı suçlulara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi yasalaştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/18-yas-alti-suclulara-iliskin-duzenlemeleri-iceren-kanun-teklifi-yasalasti-261724c4daf5d-6f6f-4580-b4b5-d0dfec33ca182026-08-08T23:37:00+03:00HABER MERKEZİ 18 yaş altı suçlulara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi yasalaştı

18 yaş altı suçlulara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi yasalaştı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kanunla, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a yeni madde ihdas ediliyor. Buna göre, ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Ceza Kanunu'nda yapılan değişiklikle, fiili işlediği sırada 12 yaşını doldurmuş olup da 15 yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması halinde ceza sorumluluğu olmayacak ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunacak. İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı halinde, bu kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 13 yıldan 18 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 10 yıldan 12 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Diğer cezaların yarısı indirilecek ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 9 yıldan fazla olamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak. Diğer cezaların üçte biri indirilecek ve bu halde her fiil için verilecek hapis cezası 15 yıldan fazla olamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Ceza Kanunu'na eklenen yeni hükümle, somut olayda kasta dayalı kusurun ağırlığı, güdülen amaç ve saik, suçun işleniş şekli ve daha önceden kasıtlı bir suçtan dolayı hapis cezasına mahkum edilmiş olma hususlarından biri ya da birkaçı göz önünde bulundurularak kasten öldürme ve neticesi sebebiyle kasten yaralanan kişinin iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, ölümün meydana gelmesine sebebiyet veren ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca 12-15 yaş grubundaki çocuklara bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlaline ilişkin suçların cezaları artırılıyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kanun'un "Aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali" hükmünde yer alan suçların cezaları artırılarak aile kurumunun ve özellikle çocukların korunması amaçlanıyor. Buna göre, aile hukukundan doğan bakım, eğitim veya destek olma yükümlülüğünü yerine getirmeyen kişi için şikayet üzerine öngörülen "1 yıla kadar" hapis cezası, "3 aydan 2 yıla kadar" şeklinde olacak. Hamile olduğunu bildiği eşini veya sürekli birlikte yaşadığı ve kendisinden gebe kalmış bulunduğunu bildiği evli olmayan bir kadını çaresiz durumda terk eden kimseye verilmesi öngörülen 3 aydan bir yıla kadar hapis cezasının sınırı 6 aydan 2 yıla kadar yükseltilecek. Bu fiiller nedeniyle çocuğun kasten öldürme ve neticesi sebebiyle kasten yaralanan kişinin iyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirmesine, konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, yüzünün sürekli değişikliğine, gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, ölümün meydana gelmesine sebebiyet veren ağırlaşmış yaralama suçunu işlemesi halinde şikayet aranmaksızın, faile hüküm uyarınca verilecek ceza yarısından 2 katına kadar artırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Velayet hakları kaldırılmış olsa da itiyadi sarhoşluk, uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin kullanılması ya da onur kırıcı tavır ve hareketlerin sonucu maddi ve manevi özen noksanlığı nedeniyle çocuklarının ahlak, güvenlik ve sağlığını ağır şekilde tehlikeye sokan ana veya babaya öngörülen hapis cezasının sınırı ise "3 aydan bir yıla kadar" yerine 1 yıldan 3 yıla kadar olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle, mahkeme tarafından iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren 15 gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle, 15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında sosyal inceleme yaptırılmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle, çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine infaza, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanması ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılması hüküm altına alınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanunla, 12-18 yaş grubu çocuklar, cinsiyetleri ve fiziki gelişim durumlarının yanı sıra suç türleri göz önüne alınarak çocuk kapalı ceza infaz kurumlarının ayrı ayrı bölümlerinde barındırılacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Çocuk hükümlülerin cezaevinden eğitimevine ayrılmalarına yönelik düzenleme</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çocuk hükümlülerin çocuk kapalı ceza infaz kurumundan çocuk eğitimevine ayrılmalarına psikolog, pedagog, çocuk gelişimcisi, sosyal çalışmacı, psikolojik danışman, rehberlik uzmanı, öğretmen ve Türkiye Barolar Birliği'nin Çocuk Hakları Komisyonundan görevlendireceği avukat gibi en az bir uzman görevlinin de katılımıyla idare ve gözlem kurulu tarafından en geç 3 ayda bir yapılan değerlendirme sonucunda karar verilecek. Çocuk eğitimevine ayırmaya ilişkin olarak tutum ve davranışları olumsuz değerlendirilen çocuk hükümlülerin yeniden değerlendirilmeye tabi tutulma süreleri 6 ayı geçemeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kasıtlı suçlardan toplam 3 yıl veya daha az hapis cezası ile taksirli suçlardan toplam 5 yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkum olan çocuk hükümlüler hakkında verilen cezalar doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan çocuk eğitimevine alınanlar dahil olmak üzere bu kurumlarda bulunan çocuk hükümlülerden firar edenler veya başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı verilenler idare ve gözlem kurulu kararıyla, kapalı ceza infaz kurumuna iade veya odaya kapatma disiplin cezası alıp bu cezası kesinleşmiş olanlar veya asayiş ve düzenin sağlanması amacıyla disiplin cezası kesinleşmiş olsa bile eylemi kurum düzeni ya da kişi güvenliği bakımından tehlike oluşturanlar idare ve gözlem kurulu kararıyla çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk hükümlülerin, suç ve ceza türlerine göre, çocuk eğitimevlerine ayrılıp ayrılmamalarına, çocuk eğitimevlerinde geçirecekleri sürelere, çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınmalarına, doğrudan çocuk eğitimevlerine alınanların çocuk kapalı ceza infaz kurumlarına gönderilmelerine ve diğer hususlara ilişkin usul ve esaslar yönetmelikte gösterilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun'da yapılan düzenlemeyle, Türk Ceza Kanunu'nun kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçu ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu hariç olmak üzere, koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün 15 yaşını dolduruncaya kadar infaz kurumunda geçirdiği 1 gün, 2 gün olarak dikkate alınacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Amaç dışı bıçak taşıma ve satışına yasak geliyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşan Kanun ile Kabahatler Kanunu'na yeni madde ihdas ediliyor. "Amaç dışı bıçak taşıma" başlığıyla eklenen hükme göre, her ne ad altında olursa olsun Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun kapsamı dışında kalan her tür bıçak ile diğer kesici, delici veya bereleyici aletlerin, Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, Nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun'a göre ruhsatlandırılan yerler ile ilgili yönetmeliğe göre ruhsatlandırılan iş yerleri dışında satışı ve sergilenmesi yasaklanacak. Bu hüküm 1 Aralık 2026'da yürürlüğe girecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu aletlerin 18 yaşından küçük çocuklara satılması ve çocuklar tarafından satın alınması veya taşınması yasaklanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yasaklara uymayanlara 5 bin lira, kabahate konu bıçak veya aletlerin sayı veya nitelik bakımından vahim olması halinde ise 10 bin lira idari para cezası verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca bu kabahatin işlendiğini öğrenen işletici veya sorumlunun yetkili makamlara bildirim yapmaması halinde 5 bin lira idari para cezası verilecek. Kabahatin konusunu oluşturan veya işlenmesi suretiyle elde edilen eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesine karar verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabahat dolayısıyla idari para cezasına ve el koymaya kolluk görevlileri, mülkiyetin kamuya geçirilmesine mülki amir tarafından karar verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabahati işlediği sırada 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında çocuğun üstün yararı gözetilerek Çocuk Koruma Kanunu hükümleri uyarınca koruyucu, destekleyici ve yönlendirme tedbirlerine karar verilmesi amacıyla mülki amir tarafından çocuk hakiminden tedbir talebinde bulunulacak. Bu madde hükmü internet satışları ve mesafeli satışlar için de uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir sanat veya mesleğin icrası ve eğitim için gerekli bıçak, şiş ve benzerlerinin icra yerinde ve icra eden kişilerce kullanılması, bulundurulması ve taşınması bu madde hükümlerine tabi olmayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ceza sorumluluğu olmayan çocuklar için yeni "yönlendirme tedbirleri"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kanunla, Çocuk Koruma Kanunu'na ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" ihdas ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar bakımından çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak tanımlanan yönlendirme tedbirleri, "sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri", "dijital risklerden korunma tedbiri", "kitap ve kütüphane tedbiri", "çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri" ve "tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri" başlıklarında sıralanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sosyal ve toplumsal hizmetler tedbiri" ile spor kulüpleri, gençlik merkezleri, spor tesisleri ile ilgili kamu kurum ve kuruluşlarında, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere çocukların 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişimine katkı sağlayacak görev almalarına hükmedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dijital risklerden korunma tedbiri" ile kullandığı telefon cihazı, telefon hattı veya her türlü bilgisayar, tablet ve benzeri dijital cihazın bildirilerek cihazın tedbir kararından sonraki hareketlerini Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu ile Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından 3 aydan az 2 yıldan fazla olmamak üzere çeşitli takip yazılımlarıyla ilgili kurum denetimine açmaya, riskli olarak tanımlı bazı mecralar, uygulamalar ve dijital platformlara erişimin engellenmesine karar verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kitap ve kütüphane tedbiri", kütüphane ve okuma salonu gibi yerlerde Kültür ve Turizm Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar psikososyal gelişime katkı sağlayacak görev almayı veya bu kuruluşların yetkililerince belirlenen eserlerin okunmasını kapsayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Çevreye saygı ve çevre temizliği tedbiri" ile Tarım ve Orman Bakanlığı, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, üniversiteler ile yerel yönetimler tarafından yerine getirilmek üzere 20 saatten 300 saate kadar park, bahçe, sahil gibi belirlenecek bir bölgede çevre temizliği yapmaya, belirlenecek bitkilerin bakımı, ağaçlandırma ve çiçeklendirme faaliyetlerine katılmaya hükmedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tütün, nikotin, alkol, kumar, uyuşturucu ve uyarıcı madde ile davranışsal bağımlılık tedbiri" ile Sağlık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Yeşilay tarafından yerine getirilmek üzere çocukların sağlıkları için tehlike oluşturan bağımlılıklarının tedavi ve rehabilitasyonu için belirlenecek programları tamamlamaya karar verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tedbirlerin yerine getirilmesi sırasında ortaya çıkabilecek direnç veya zorluklara karşı kolluktan yardım istenebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından, il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip vali ve kaymakam tarafından sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen hükme göre, akıl hastalığı, akıl zayıflığı, alkol, uyuşturucu veya uyarıcı madde bağımlılığı, davranışsal bağımlılık ya da ağır tehlike arz eden bulaşıcı hastalık nedeniyle kendisi veya başkaları açısından ciddi tehlike oluşturduğu değerlendirilen ve herhangi bir suretle Sağlık Bakanlığına veya üniversitelere bağlı yataklı sağlık kurumlarına gelen veya getirilen çocuk hakkında, tedaviye ihtiyaç bulunduğunun ilgili uzman tabip tarafından tespit edilmesi halinde acil korunma kararı alınması amacıyla 24 saat içinde rapor düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık kurumu, uzman hekim raporunun düzenlendiği tarihten itibaren en geç 24 saat içinde çocuk hakimine başvuracak. Başvurudan itibaren en geç 48 saat içinde ilgili dal uzman hekiminin yer aldığı 3 uzman hekimden oluşan resmi sağlık kurulu tarafından düzenlenen rapor mahkemeye sunulacak. Hakim, başvuru ve sağlık kurulu raporunu değerlendirerek talep hakkında en geç 48 saat içinde karar verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuğun sağlık kuruluşuna gelmesi veya getirilmesinden hakim kararının sağlık kuruluşuna tebliğine kadar geçen sürede, çocuğa gerekli görülen tıbbi müdahale ve tedavi uygulanacak. Bu süreçte ihtiyaç duyulması halinde kolluktan yardım istenebilecek. Kolluk, bu kapsamda yapılan talepleri, kanunla kendisine tanınan yetkiler çerçevesinde yerine getirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakim, çocuğun üstün yararını gözeterek çocuğun bulunduğu yerin gizli tutulmasına ve gerekli görmesi halinde kişisel ilişkinin kurulmasına veya sınırlandırılmasına karar verebilecek. Hakim, sağlık kurulu raporunu dikkate alarak acil korunma kararının kaldırılmasına, devamına veya çocuğun durumuna uygun başka bir koruyucu ve destekleyici tedbire karar verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanunla, Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" olarak değiştirilecek. Çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanuna eklenen fıkralarla, adli süreçteki çocuklar hakkında yapılan yargılama sonunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi halinde yönlendirme tedbirlerinden uygun görülen biri veya birkaçı da denetimli serbestlik tedbiri olarak uygulanacak. Bu fıkra uyarınca hükmedilecek yükümlülükler, düzenlemede sayılan kurumlar tarafından yerine getirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçun işlenmesi nedeniyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın az olması halinde adli süreçteki çocuklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesi için zararın giderilmesi şartı aranmayabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin ilgili kurum veya kuruluş tarafından yerine getirilmesi sırasında gerekmesi halinde kolluktan yardım istenebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koruyucu ve destekleyici tedbirlerin yerine getirilmesinde kurumların koordinasyonu merkezde Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca, il ve ilçelerde kurumların koordinasyonu ile takip, vali ve kaymakam tarafından sağlanacak. Bu amaçla il ve ilçelerde sekretarya hizmetleri aile ve sosyal hizmetler il müdürlükleri tarafından yürütülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakim veya mahkeme tarafından verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararları, yerine getirilmek üzere ilgili kurum veya kuruluşa gönderilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk hakkında verilen koruyucu ve destekleyici tedbir kararlarının gereklerine aykırı hareket eden ana, baba, vasi veya bakım ve gözetiminden sorumlu kimse, fiil suç teşkil etse dahi ihlal edilen tedbirin niteliğine ve aykırılığın ağırlığına göre çocuk hakimi kararıyla 3 günden 10 güne kadar "tazyik hapsi" ile cezalandırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kararlara karşı itiraz yoluna gidilebilecek. Tazyik hapsine ilişkin kararlar, kesinleşmesini müteakip Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yerine getirilecek. Bu kararlar çocuk hakimi tarafından ilgili kuruma bildirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanunla, Sosyal Hizmetler Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Kanun'da tanımlar başlığında yer alan "Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi"ni açıklamakta kullanılan "suça sürüklenen" ibaresi "adli süreçteki" olarak değiştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Sosyal Hizmetler Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişikliklerde de kanunların farklı maddelerinde geçen "suça sürüklenen" ibareleri "adli süreçteki" olarak kullanılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM Adalet Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Cüneyt Yüksel, düzenlemenin oylanmasından önce söz aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemenin hayırlı olması temennisinde bulunan Yüksel, "İnanıyorum ki bugün attığımız bu adım, yalnızca çocuklarımızın bugününü korumakla kalmayacak, daha güvenli, daha adil ve daha güçlü bir Türkiye'nin yarınlarına da sağlam bir temel teşkil edecektir. Zira çocuklarımızın güven içinde büyüdüğü, haklarının eksiksiz korunduğu ve umutla geleceğe baktığı bir Türkiye hepimizin en büyük sorumluluğu ve en kıymetli ortak hedefidir." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Kurulda daha sonra şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/bakan-gurlek-suc-orgutlerine-seslendi-devlet-tepenize-binecek-ve-geregi-neyse-yapacak-953434.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, Rus askeri sanayisiyle bağlantılı beş kişiye yaptırım uyguladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-rus-askeri-sanayisiyle-baglantili-bes-kisiye-yaptirim-uyguladi-26171a6e9a56e-4874-4d6b-9340-9a6abf92ce7d2026-08-08T13:28:00+03:00HABER MERKEZİ AB, Rus askeri sanayisiyle bağlantılı beş kişiye yaptırım uyguladı

AB, Rus askeri sanayisiyle bağlantılı beş kişiye yaptırım uyguladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik son hava saldırılarının ardından ülkenin askeri sanayi kompleksinde yer alan beş kişiye yaptırım uyguladı. Kararı, AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas cuma günü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, X'teki paylaşımında, "Ukrayna'ya yönelik her yeni saldırı, Avrupa'nın Rusya üzerindeki baskıyı daha da artırması için yeni bir neden," diye yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yaptırımların saldırılara yanıt olarak 7 Ağustos'ta kabul edildiğini belirten Kallas, hedef alınan kişilerin isimlerini ve tedbirlerin ayrıntılarını açıklamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus güçlerinin savaş alanında ilerleyemediğini söyleyen Kallas, Moskova'nın sivillere yönelik saldırılarını tırmandırdığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, "Ordusu savaş alanında ilerleyemezken Moskova, sivillere yönelik terör kampanyasını daha da tırmandırıyor. Moskova savaşa son verene kadar AB, Rusya üzerindeki baskıyı artırmayı sürdürmeli," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beş kişinin yaptırım listesine eklenmesi, AB hükümetlerinin Rusya'ya karşı 21'inci yaptırım paketini kabul etmesinden iki haftadan biraz uzun süre sonra geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Temmuz'da onaylanan paketle 48 kişi ve 170 kuruluş AB'nin yaptırım listesine eklendi. Bu, Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana tek seferde yapılan en kapsamlı listeleme oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tedbirler, Rusya'nın finans, enerji ve askeri sanayi sektörlerinin yanı sıra kripto para ağlarını, petrol kısıtlamalarını aşmak için kullanılan gölge filoyu ve Moskova'nın savaş ekonomisine tedarik sağlayan şirketleri hedef alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paket kapsamında Rusya'nın askeri sanayi kompleksinde yer alan 56 kişi ve kuruluşa yaptırım uygulanıyor. Bunların 37'si, uzun menzilli insansız hava araçlarının üretim ve tedarik zinciriyle doğrudan bağlantılı kişi ve kuruluşlardan oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmaya, Yunanistan'ın şirketlerin Rus sıvılaştırılmış doğal gazını AB dışındaki müşterilere taşımayı sürdürmesine olanak tanıyan ve her yıl yenilenebilecek bir muafiyet elde etmesinin ardından varıldı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/07/ab-rus-askeri-sanayisiyle-baglantili-bes-kisiye-yaptirim-uyguladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İspanya'dan İtalya'ya misilleme: Sınır kontrolleri başlatılıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ispanyadan-italyaya-misilleme-sinir-kontrolleri-baslatiliyor-26170c2e5637b-cb1f-4c3e-9ef4-52a700b9b2812026-08-08T12:25:00+03:00HABER MERKEZİ İspanya'dan İtalya'ya misilleme: Sınır kontrolleri başlatılıyor

İspanya'dan İtalya'ya misilleme: Sınır kontrolleri başlatılıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İspanya, geçen hafta Ceuta'da yaşanan düzensiz göç krizinin ardından Roma ile derinleşen anlaşmazlık kapsamında İtalya'dan gelen yolculara yönelik misilleme niteliğinde sınır kontrolleri uygulamaya hazırlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, yeni kontrollerin cumartesiyi pazara bağlayan gece yarısı başlayacağı ve 7 Eylül'e kadar devam edeceği bildirildi. Açıklamada kararın, İtalya'nın karşı karşıya olduğu “süregelen düzensiz göç baskısına” yanıt olarak alındığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti, cuma günü İtalya'ya bir ültimatom vererek Roma'nın İspanya'dan gelen yolculara yönelik uyguladığı sınır kontrollerini pazar gününe kadar kaldırmasını talep etmişti. Madrid, söz konusu uygulamanın “haksız, Avrupa Birliği'nin çıkarlarına aykırı ve İspanyol halkına karşı ayrımcı” olduğunu savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Başbakanı Pedro Sanchez hükümeti, kontrollerin devam etmesi halinde İspanyol vatandaşlarının çıkarlarını korumak amacıyla “orantılı tedbirler” alacağını açıklamış, ancak bu tedbirlerin neler olacağına ilişkin ayrıntı vermemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti açıklamasında, Roma'nın 1 Ağustos'ta aldığı kararın “asılsız gerekçelere dayandığını ve Schengen Sınırlar Kodu ile gerçeklerle bağdaşmadığını” savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Roma ise cuma günü yaptığı açıklamada, “İspanya'dan gelen üçüncü ülke vatandaşları için Schengen Anlaşması'nın uygulanmasını askıya alma kararımızı, en azından 15 Ağustos'a kadar hiçbir koşulda gözden geçirmeyi düşünmüyoruz,” ifadelerini kullandı. 15 Ağustos'ta Ceuta'ya yeni bir kitlesel göç girişiminin planlandığı yönünde iddialar bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalyan hükümeti açıklamasında, “İtalya, ulusal güvenlik ve sınır kontrolü konusunda yurt dışından gelen ültimatomları veya dayatmaları kabul etmez,” dedi. Kararın “önyargısız” şekilde alındığını savunan Roma, uygulamanın daha önce alınan “benzer kararlarla uyumlu” olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya, Ceuta'ya çok sayıda göçmenin ulaşmasının ardından geçici sınır kontrollerini yeniden uygulamaya koyma kararını gerekçelendirmişti. Ancak kontrollerin esas olarak iki ülke arasındaki hava ve deniz ulaşımını etkilediği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti ise geçen hafta düzensiz yollarla Ceuta'ya giren göçmenlerin hiçbirinin Schengen bölgesinde serbestçe hareket etmesine izin verilmediğine dikkat çekti. Madrid, bunun nedeninin özerk kentin özel statüsü olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya ayrıca göçmenlerin büyük bölümünün Fas'a geri döndüğünü vurgulayarak söz konusu göç krizinin diğer AB üyesi ülkeler açısından herhangi bir risk oluşturduğu iddiasını reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Madrid, Avrupa Sınır ve Sahil Güvenlik Ajansı (Frontex) verilerine göre İtalya'nın son yıllarda Avrupa Birliği'nin dış sınırlarında en yüksek düzensiz geçiş sayısına sahip ülke olduğunu, bazı dönemlerde bu sayının İspanya'nın rakamlarının iki katına çıktığını da belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti ayrıca İtalya'yı 2022'den bu yana Dublin Tüzüğü'nü ihlal ederek göç baskısını diğer Avrupalı ortaklarının üzerine yıkmakla suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Madrid, İtalya'nın bu tutumuna rağmen İspanya'nın hiçbir zaman sınır kontrolleri uygulamaya koymadığının altını çizdi. Hükümet, 2023'te Lampedusa'ya ulaşan göçmenlerin bir bölümünü kabul ederek İtalya'ya dayanışma gösterdiğini ve Orta Akdeniz güzergahında kurtarılan göçmenleri taşıyan gemilere defalarca limanlarını açtığını hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti, “Avrupa projesine bağlılığın, sağduyunun ve iyi niyetin” galip geleceğine inandığını belirtti. Madrid ayrıca İtalyan hükümetini, “iç siyasi ve seçim amaçları doğrultusunda bölünmeleri ve gereksiz çatışmaları körüklemekle” suçladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/08/ispanyadan-italyaya-misilleme-sinir-kontrolleri-baslatiliyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'de streç filmden ketçap paketine birçok ürüne yasak yolda]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abde-strec-filmden-ketcap-paketine-bircok-urune-yasak-yolda-261696b78d88b-703e-4eaf-b6be-ec59be3513b62026-08-08T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ AB'de streç filmden ketçap paketine birçok ürüne yasak yolda

AB'de streç filmden ketçap paketine birçok ürüne yasak yolda

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliğinde (AB) kişi başına yıllık ortalama 177,8 kilo ambalaj atığı oluşuyor. Şimdi bu miktarı azaltmak amacıyla 12 Ağustos'tan itibaren yeni düzenlemeler yürürlüğe girecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni kurallar, ambalajlarda kullanılan kimyasallara yönelik kısıtlamalardan, 2030 yılında yürürlüğe girecek tek kullanımlık plastik yasaklarına kadar geniş bir yelpazede yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günlük hayatta ne değişecek?<br />Yeni ambalaj kurallarının ilk bölümü 12 Ağustos'ta yürürlüğe girecek. Gıda ambalajlarında PFAS kullanımına yönelik yasaklar başlayacak. "Sonsuz kimyasallar" olarak bilinen PFAS, ambalaj yüzeyinin yağ, su ve leke geçirmesini önlemek amacıyla eklenen sentetik ve doğada kaybolmayan bir madde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre günlük yaşamda sırayla şu değişiklikler meydana gelecek:</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Şubat 2027'de kafe ve restoranlar, müşterilerine kendi kahve kupalarını veya yemek kaplarını getirme seçeneği sunmak zorunda olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Şubat 2028'de zincir restoran ve kafe işletmeleri tek kullanımlık yerine yeniden kullanılabilir bardaklar sunmakla yükümlü hâle gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Şubat 2029'da polistiren köpükten üretilen fast food ve paket servis kapları yasaklanacak. Ayrıca havalimanlarında valizlerin streç filmle sarılması uygulaması sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">2030'da ise planlanan yasakların önemli bölümü yürürlüğe girmiş olacak. Hafif plastik poşetler, taze meyve-sebze ambalajlarında kullanılan bazı plastik ürünler ve restoranlarda yerinde tüketimde kullanılan tüm tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak. Ayrıca en az yüzde 70 oranında geri dönüştürülebilir olmayan ambalajların satışına da izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemelerin hedefi ne?<br />AB'nin nihai hedefi, ambalaj atıklarını 2040 yılı itibarıyla 2018 seviyelerine kıyasla en az yüzde 15 azaltmak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa İstatistik Dairesi (Eurostat) verilerine göre ambalaj atıkları 2021 yılına kadar sürekli artış gösterirken, sonraki iki yılda düşüş kaydetti. Ancak daha güncel veriler henüz yayınlanmış değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süpermarketlerde neler değişecek?<br />Gıda ambalajlarında Çarşamba gününden itibaren PFAS olarak bilinen "sonsuz kimyasallar"ın kullanımı yasaklanıyor. Su ve yağa karşı dayanıklılık sağladıkları için birçok tek kullanımlık ambalajda kullanılan PFAS'ın kanser riskini artırabileceği ve doğurganlığa zarar verebileceği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlığa zararlı Bisfenol A (BPA) kullanımı daha önce yasaklanmıştı. Ancak meyve, sebze ve balık konservelerinin raf ömrünü uzatan bazı kaplamalar için tanınan istisna Temmuz 2028'e kadar devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">2030'dan itibaren kasalarda verilen hafif plastik poşetler yasaklanacak. Taze meyve ve sebzeler için kullanılan plastik ağlar, poşetler ve kutular da aynı kapsamda olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca birden fazla içecek kutusu veya şişesinin plastik filmle bir arada tutulmasına izin verilmeyecek. Ancak taşıma zorunluluğu bulunan durumlarda istisna uygulanabilecek. Kâğıt veya diğer malzemelerden üretilen ambalajlar ise kullanılmaya devam edilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kafe, restoran ve otellerde değişiklikler<br />Kafe, restoran ve oteller de tek kullanımlık plastik kullanımını aşamalı olarak bırakacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaplamalı kâğıt bardak ve kutular kullanılmaya devam edebilecek olsa da AB, yeniden kullanılabilir alternatifleri teşvik etmeyi hedefliyor. Bu kapsamda, 12 Şubat 2027'den itibaren tüm kafe ve restoranlar müşterilerine kendi kahve kupalarını veya yemek kaplarını getirme seçeneği sunmak zorunda olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yıl sonra zincir restoranlar ve gastronomi işletmeleri yeniden kullanılabilir bardaklar sunmakla yükümlü hâle gelecek. Küçük ölçekli kafe ve restoranlar bu zorunluluktan muaf tutulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Şubat 2029'dan itibaren, fast food ve paket servislerde kullanılan polistiren köpükten üretilmiş plastik kaplar yasaklanacak. Sipariş edilen yiyeceklerin sıcak kalmasını sağlayan beyaz köpük kutular bu kapsamda yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2030 yılında ise restoran içinde veya açık alanlarda tüketilen yiyecek ve içeceklerde tüm tek kullanımlık plastik ambalajlar yasaklanacak. Masalarda bulunan tek kullanımlık şeker, tuz, ketçap ve mayonez paketleri de kaldırılacak. Ancak paket servis siparişlerinde bu ürünlerin kullanımına izin verilecek. Küçük işletmeler için bazı muafiyetlerin uygulanması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Otellerde kullanılan küçük plastik şampuan ve sabun ambalajları da yasak kapsamına alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yoğurt kaplarının" dönüşümü<br />AB üyesi tüm ülkelerin, Almanya'da uzun süredir uygulanan sisteme benzer şekilde, tek kullanımlık plastik şişe ve içecek kutuları için depozito sistemi kurması gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">2030'dan itibaren yüzde 70'ten daha düşük oranda geri dönüştürülebilen ambalajların satışına izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Plastik şişeler bu kriteri karşılamakta zorlanmazken, farklı malzeme ve moleküllerden oluşan yoğurt kapları gibi ambalajların geri dönüşümü daha karmaşık kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle sektör temsilcileri, Avrupa Komisyonu'nun "kimyasal geri dönüşüm" yöntemini de resmi bir geri dönüşüm yöntemi olarak tanımasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yöntemde plastikler yüksek sıcaklıklarda moleküllerine ayrıştırılıyor. Ancak süreç yüksek enerji tüketimi gerektiriyor ve zaman zaman kanserojen olabilecek zararlı maddeler ortaya çıkarabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre örgütleri ise yöntemi "göstermelik bir çözüm" olarak eleştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / BK,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/abde-stre%C3%A7-filmden-ket%C3%A7ap-paketine-bir%C3%A7ok-%C3%BCr%C3%BCne-yasak-yolda/a-78279613</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bulgaristan'da doğal gaz boru hattı yakınında İHA patlaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bulgaristanda-dogal-gaz-boru-hatti-yakininda-iha-patlamasi-26168e849fe64-f2dd-4b42-a876-45f24515571b2026-08-08T10:18:00+03:00HABER MERKEZİ Bulgaristan'da doğal gaz boru hattı yakınında İHA patlaması

Bulgaristan'da doğal gaz boru hattı yakınında İHA patlaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bulgaristan'da bir insansız hava aracı (İHA), Trans-Balkan doğal gaz boru hattı yakınında infilak etti. Hat, Ukrayna'yı Türkiye'ye bağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Boru hattının Romanya sınırına yakın bölümünde yaşanan olayda can kaybı meydana gelmedi. Yetkililer İHA'nın modeli veya kaynağını henüz belirleyemedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İHA'nın bu sabah saatlerinde Romanya üzerinden Bulgaristan'a girdiği, 100 metre kadar ilerledikten sonra havada infilak ettiği anlaşıldı. Patlamanın yaşandığı bölge Bulgaristan'ın doğusunda, Karadeniz kıyısı yakınlarında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Önemli miktarda patlayıcı yüklüydü"<br />Patlamanın şiddeti ve sonrasında oluşan duman miktarına bakınca İHA'nın "önemli miktarda" patlayıcı taşıdığını söyleyen Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, hava aracının enkazının bir ayçiçeği tarlasına düştüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Umarım kısa süre içinde ne tür bir araç olduğunu tespit ederiz" diyen Radev, bunun "hobi amaçlı bir dron" olmadığını, daha büyük bir İHA olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Radev, patlama yaşanan yerin doğal gaz boru hattına sadece birkaç yüz metre uzaklıkta olduğunu da vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Radev ayrıca, İHA'nın Bulgaristan sınırını geçene kadar komşu Romanya tarafından farkedilmediğine de dikkat çekti, "Bu tür İHA'ları tespit etmek ve etkisiz hâle getirmek büyük bir zorluk oluşturuyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İHA'nın Rusya ya da Ukrayna ile bağlantılı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Ancak son aylarda Bulgaristan, Romanya, Polonya ve Türkiye'de Rusya ve Ukrayna kaynaklı insansız hava ve deniz araçlarının ihlalleri kayda geçti. Bu ülkelerin dördü de NATO üyesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,AP / MUK,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bulgaristanda-do%C4%9Fal-gaz-boru-hatt%C4%B1-yak%C4%B1n%C4%B1nda-i%CC%87ha-patlamas%C4%B1/a-78288897</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meclis Başkanvekili Almanya'da PKK'lılar için af talep etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/meclis-baskanvekili-almanyada-pkklilar-icin-af-talep-etti-26167e2dc6f2a-bf75-42aa-be8f-c29fdfe087512026-08-08T09:15:00+03:00HABER MERKEZİ Meclis Başkanvekili Almanya'da PKK'lılar için af talep etti

Meclis Başkanvekili Almanya'da PKK'lılar için af talep etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Federal Meclis Başkanvekili Bodo Ramelow, Türkiye'deki yeni çözüm sürecine işaret ederek, Almanya'daki PKK'lılar için af talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sol Partili Ramelow, Rheinische Post gazetesine yaptığı açıklamada, "Ankara'da Meclise sunulan çerçeve yasa barışın önünü açıyor ve PKK'nın geçen yıl gönüllü olarak kendini feshetmesine verilen bir yanıt" değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ramelow, "Alman hükümeti izlenen yolu diplomatik olarak desteklemeli ve bunun yanı sıra Türkiye'de öngörüldüğü gibi Almanya'da da Kürt aktivistler için kapsamlı ve hızlı af düzenlemelerini hayata geçirmeli" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Af, devletin belirli suçların kovuşturulmasından veya cezalandırılmasından vazgeçmesi anlamına geliyor. Meclis Başkanvekili, bunun "Bölgede barışa ve Kürtlerin hakları ile çıkarlarına verilecek somut bir destek" olacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türk hükümetinin Türkiye'deki Kürtlerle barış için somut adımlar atmaya hazır olmasını" memnuniyetle karşıladığını belirten Ramelow, "Bu durum, Türkiye'deki Kürt halkının demokratik bir değişim ve çatışmalarla dolu geçmişin sona erdirilmesi yönündeki kararlılığını bir kez daha ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa Adalet Komisyonu'nda kabul edildi<br />PKK'lıların cezalarının ertelenmesi ve denetimli serbestlik hükümleri içeren çerçeve yasa teklifinin, TBMM Adalet Komisyonu'nda kabul edilmesinin ardından gelecek hafta başında Genel Kurul gündemine gelmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 maddelik teklif, PKK'nın fiili varlığına son vermesi ve silahlarını teslim etmesinin güvenlik kurumlarınca tespiti şartıyla belirli terör suçlarında soruşturma, kovuşturma ve infazların ertelenmesini içeriyor. "Kasten öldürme" suçu ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlar ise kapsam dışında tutuluyor. Bu nedenle PKK lideri Abdullah Öcalan yasa kapsamı dışında kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan'ın 27 Şubat 2025'te yaptığı silah bırakma ve fesih çağrısının ardından PKK, Mayıs 2025'te örgütsel varlığına son verdiğini duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin yanı sıra Avrupa Birliği (AB) ve ABD tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan PKK, Almanya'da da 1993 yılından bu yana faaliyeti yasaklı örgütler arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / JD,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/meclis-ba%C5%9Fkanvekili-almanyada-pkkl%C4%B1lar-i%C3%A7in-af-talep-etti/a-78288905</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şişkinlik, pürüzlü cilt, yorgunluk: Luteal faz kadınları nasıl etkiliyorlar?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/siskinlik-puruzlu-cilt-yorgunluk-luteal-faz-kadinlari-nasil-etkiliyorlar-26166da55f4ce-b961-4dad-b35e-55c8e302691e2026-08-08T08:11:00+03:00HABER MERKEZİ Şişkinlik, pürüzlü cilt, yorgunluk: Luteal faz kadınları nasıl etkiliyorlar?

Şişkinlik, pürüzlü cilt, yorgunluk: Luteal faz kadınları nasıl etkiliyorlar?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Altındaki yüzlerce yorumdan bazılarında "Bu tam olarak benim", "Bunun bu kadar doğru olmasına çok kızıyorum" yazıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada "luteal çirkinlikler" konulu binlerce video var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu videoda kadınlar adet döngülerinin luteal evresinde ortaya çıktığını söyledikleri görünüm ve ruh hali değişikliklerinden yakınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınların adet döngüsünün ikinci yarısında gerçekleşen ve adet kanamasıyla sona eren bu evrede, östrojen seviyelerinde büyük bir düşüş yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki "luteal çirkinlik" diye bir şey gerçekten var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın hormonları uzmanı Dr. Louise Newson'a göre, hormon seviyelerindeki bu değişiklik, kadınların görünümlerinde, uykularında ve ruh hallerinde bir değişim yaşamalarına neden olabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hormonlarımız cildimizi, kolajen seviyemizi etkiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu yüzden birçok kadın bu dönemde cildinin daha kuru hale geldiğini, ten renginin eskisi kadar parlak olmadığını, sivilce ve lekeler oluşabileceğini fark ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şişkinlik yaşayabilirler ve göğüslerinin şekli değişebilir."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Beynim sanki ağır çekimde çalışıyor'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Elena Spaven 25 yaşında ve bu TikTok videolarıyla empati kuruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adet döngüsünün ikinci yarısında "aşırı şişkinlik" hissettiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Cildim mat ve pürüzlü görünüyor, genel olarak daha yorgun duruyorum. Göğsümde ağırlık ve ağrı hissediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Londra Üniversitesi'nden üreme ve moleküler genetik alanında uzman Dr. Helen O'Neill'e göre, bunun nedeni adet döneminden önceki günlerde östrojen seviyesi düşerken progesteron seviyesinin yükselmesi, bunun da ciltteki yağ üretimini artırması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hormonal değişim sırasında vücudunuz daha fazla sıvı tutuyor; bu da yüzünüzün şişmesine, genel olarak şişkinliğe ve hassas, şişmiş göğüslere yol açabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Londra'da otelcilik ve oyunculuk sektörlerinde çalışan Elena, luteal fazda kendini halsiz ve "tamamen motivasyonsuz" hissettiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Beynim yavaş çekimde çalışıyormuş gibi hissediyorum, sakarlaşıyorum ve çok daha unutkan oluyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sosyal hayata eskisi kadar dahil olmak istemiyorum ve kendimi moralsiz hissediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Newson, kadınların adet döngülerinin etkileri hakkında daha fazla konuşmaya başladığını ancak çoğunun hâlâ bu konuda ne yapacağını bilmediğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu kadınlar gerçekten acı çekiyorlar ve bu durum onların çalışma, işlev görme, sosyalleşme ve sadece var olma yeteneklerini etkiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınların endişelerine verilen yanıtların da sinir bozucu olabileceğini ekliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir erkeğe 'Testosteron seviyen düştü, spor salonuna gitme, yatakta bir gün geçir' der miydiniz? Kadınların buna katlanmak zorunda kalması kabul edilemez."</span></p><p><span style="font-size:18px">Newson'a göre, luteal faz sırasında ilişkileriniz de değişebilir. Bu, serbest gazeteci Henrietta'nın da deneyimlediği bir durum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Henrietta "Eğer kendimi harika, komik, rahat tavırlı partnerime sinirlenmek isterken bulursam, büyük ihtimalle kahvemi içmemişimdir, yemek yememişimdir veya luteal fazdayımdır" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum arkadaşlıklarını da etkiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Arkadaşlarımla ilgili olarak ya çok fazla şey paylaşıyorum ve pişman oluyorum ya da kendimi onlardan soyutluyorum ve yine pişman oluyorum."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Umutsuzluk ve keder'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Henrietta, luteal faz sırasında sık sık "umutsuzluk ve sıkıntı" hissi yaşadığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bulanık görme, konuşmalarda temel kelimeleri hatırlamakta zorlanma ve odaklanma güçlüğü gibi belirtilerin de iş yerinde utanç verici hale gelebildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konu hakkında daha fazla farkındalık olmasını diliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hormonların kadın sağlığı ve refahını nasıl ve neden etkilediği konusunda hâlâ yaygın yanlış anlamalar var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Newson, luteal fazın kadınların kolayca "atlatabileceği" bir şey olmadığını vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınların sıklıkla semptomlarının normal olduğu veya aşırı duygusal oldukları konusunda yanlış şekilde yönlendirildiklerini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir işletme sahibi ve iki çocuk annesi olan 36 yaşındaki Charlotte Dodds, şişkinlik, yüzünde sivilceler ve konsantrasyon eksikliği gibi belirtilerin insanlar tarafından "sadece adet öncesi sendromu" olarak geçiştirilebildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, özellikle müşterilerle çalışırken özgüvenine "büyük bir darbe" vurabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, insanların evden pastacılık işletmeleri kurmalarına yardımcı olan Baking Bosses adlı bir iş topluluğu yönetiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Benim gibi serbest meslek sahibiyseniz, hormonlarınız değişiyor diye planlarınızı öylece iptal edemezsiniz."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Luteal faz semptomlarıyla nasıl başa çıkılır?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Elena, adet döngüleri hakkında daha fazla eğitim ve tartışmaya ihtiyaç olduğunu söylüyor. Kendisi de luteal fazı ancak 24 yaşında sosyal medya aracılığıyla öğrendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O'Neill, kadınların vücutlarının nasıl işlediğine dair temel konularda çok az eğitim aldığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyle ki birçok kadın yardım almak için TikTok'a yöneliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir videoda genç bir kadın şöyle soruyor: "Hanımlar, luteal fazda kendinizi daha iyi hissetmek için ne yapıyorsunuz? Gerçekten artık dayanamıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Binlerce yorum var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir takipçi "Bol kıyafetler giyin ve aynadan uzak durun" derken bir diğeri "Çikolata yiyin" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başkası luteal fazın kendisini "kocasından uzaklaştırdığını" yazarken bir diğeri ise "bir şişe şarap eşliğinde" televizyon izleyerek bu durumla başa çıktığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu tavsiye aslında zararlı olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki kadınların luteal faz semptomlarıyla başa çıkmalarına ne yardımcı olabilir?</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">O'Neill, bunun "öngörülebilir, geçici bir aşama" olduğunu anlamanın önemli olduğunu söylüyor.</span></li><li><span style="font-size:18px">"Luteal fazda beslenme çok önemli" diye ekliyor ve özellikle teterli sıvı alımının şişkinliği azaltmaya yardımcı olabileceğini hatırlatıyor.</span></li><li><span style="font-size:18px">Tuzlu yiyeceklerden uzak durmak, alkol tüketimini azaltmak ve hareket halinde kalmak da önemli.</span></li><li><span style="font-size:18px">Newson'a göre işlenmiş gıdalardan ve alkolden uzak durmak iltihaplanmanın artmasını önlemeye yardımcı olabilir.</span></li><li><span style="font-size:18px">Newson, luteal fazda özellikle zorlanıyorsanız bir sağlık uzmanına görünmeniz gerektiğini ekleyerek kadınları kendi haklarını savunmaya teşvik ediyor. "İnsanlar ilk, ikinci, üçüncü randevuda kabul edilebilir bir sonuç alamazlarsa başka bir doktora görünmeliler. Bu belirtiler genellikle kendiliğinden geçmez" diye ekliyor.</span></li></ul><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cp8e5ng4683o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türk Dili Bilgi Sistemi Projesi, Türk Dil Kurumu İle Havelsan İş Birliğinde Başlıyor.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turk-dili-bilgi-sistemi-projesi-turk-dil-kurumu-ile-havelsan-is-birliginde-basliyor-26165203190ee-94e0-4922-9af0-84fe8ae14d722026-08-07T22:02:00+03:00HABER MERKEZİ Türk Dili Bilgi Sistemi Projesi, Türk Dil Kurumu İle Havelsan İş Birliğinde Başlıyor.

Türk Dili Bilgi Sistemi Projesi, Türk Dil Kurumu İle Havelsan İş Birliğinde Başlıyor.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HAVELSAN’ın ev sahipliğinde 6 Ağustos 2026 tarihinde düzenlenen törene Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS, <strong>Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT,</strong> HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif NACAR, Türk Dil Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Harun ŞAHİN, HAVELSAN Kurumsal Gelişim Genel Müdür Yardımcısı Kemal KAPTANER ile Türk Dil Kurumu ve HAVELSAN’ın temsilcileri katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS yaptığı konuşmada, tarihî nitelikte bir adım atıldığını belirterek hayata geçirilen iş birliğinin yalnızca teknoloji ve bilişim alanı için değil, Türk dilinin geleceği açısından da büyük önem taşıdığını söyledi. ÖRS, “Türkiye Türkçesi başta olmak üzere Türk dilinin doğuşundan bugüne kadar yazılı olarak ortaya konmuş olan bütün metinlerin, sözlü kaynakların, günümüzde yaygın olarak kullandığımız görsel malzemenin de içerisinde yer aldığı milyarlarca etiketli veri ve kelimeden oluşacak bir Türkçe veri tabanını bilişim uzmanlarımızın, dil bilimcilerimizin katkılarıyla yapay zekânın yeni bir çağa adını vermeye başladığı bu günlerde ve dönemde HAVELSAN ekibi ile birlikte yapmaktan çok büyük bir mutluluk ve kıvanç duyuyoruz.” dedi. Yapay zekâ alanındaki küresel gelişmeleri takip etmenin önemine dikkat çeken ÖRS, dilin insanı ve medeniyeti var eden en temel unsur olduğunu vurgulayarak böylesine kritik bir dönemde Türkçe merkezli bir yapay zekâ altyapısının oluşturulmasının büyük bir kazanım olacağını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">HAVELSAN Genel Müdürü Dr. Mehmet Akif NACAR konuşmasında, Türkçenin dijital geleceğine katkı sağlayacak önemli bir iş birliğini hayata geçirmekten duydukları memnuniyeti dile getirdi. NACAR, Türkçenin çağın ve geleceğin gerekliliklerine uygun biçimde sayısal ortama taşınması amacıyla Türk Dil Kurumu ile önemli bir adım attıklarını belirterek bu kapsamda Türk Dil Kurumunun veri yönetimi altyapısının oluşturulacağını ve yapay zekâ teknolojilerinin Kurumun hizmetine sunulacağını söyledi. HAVELSAN’ın millî yapay zekâ platformu MAIN’in de söz konusu altyapıya entegre edileceğini ifade eden NACAR, HAVELSAN’ın büyük veri ve yapay zekâ alanındaki yerli teknolojileriyle hayata geçirilecek bu iş birliğinin Türk Dil Kurumunun dijitalleşme hedeflerine önemli katkılar sunacağını vurguladı. NACAR, DİLBİS Projesi ile Türkçenin dijital dünyadaki kullanımının güçleneceğini, dil teknolojileri alanındaki millî yetkinliklerin artırılacağını ve Türkiye’nin bu alandaki rekabet gücünün daha da yükseleceğini sözlerine ekledi.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mehmet Metiner: Adli mahkumlar için yeni bir düzenleme elzem.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mehmet-metiner-adli-mahkumlar-icin-yeni-bir-duzenleme-elzem-261640e64a926-a176-46b1-97c5-02e5dda3ea9f2026-08-07T17:15:00+03:00HABER MERKEZİ Mehmet Metiner: Adli mahkumlar için yeni bir düzenleme elzem.

Mehmet Metiner: Adli mahkumlar için yeni bir düzenleme elzem.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Cezaevlerindeki doluluk oranı artık katlanılamaz boyutlarda.</span></p><p><span style="font-size:20px">İdare için de her anlamda büyük bir yük bu.</span></p><p><span style="font-size:20px">İnfaz sisteminde değişiklik şart.</span></p><p><span style="font-size:20px">Adli mahkumlar için yeni bir düzenleme elzem.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu sorun uzatılmadan çözülmeli artık.</span></p><p><span style="font-size:20px">Umarım ve dilerim değerli Adalet Bakanımız Akın Gürlek bu can yakıcı sorunun çözülmesini sağlar.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ŞU İŞE BAK SEN?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/su-ise-bak-sen-2616374c07716-4897-4b37-97ba-3fd34ed8cc712026-08-07T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ ŞU İŞE BAK SEN?!

ŞU İŞE BAK SEN?!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Dün saat 9.36 da yaptığımız “GENÇLİK SPORDA ENTERESAN BİR İHALE DAHA!” başlıklı aşağıdaki linkimizde duran haberden sonra:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-enteresan-bir-ihale-daha-26149">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-enteresan-bir-ihale-daha-26149</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu gün yaptığımız sorgulamada EKAP’DA bakın ekranda karşımıza ne çıktı? Ekran görüntüsü aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8dbb6bcde42.jpg" style="height:626px; width:1093px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Bunun üzerine ilgili ihaleyi,hberi yaptığımız şu an itibari ile tekrar sorguladık ve inceledik Detayları aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>"2026/1316230 Yurt Müdürlükleri Yangına Dayanıklı Kapı Değişim İşi"</strong> Pazarlık (MD 21 B) ye göre ihale ve alıma çıkar. İhaleye üç firma katılır. Birinde iş kalır, bize iki firma denmiş idi, üç çıktı, iyi mi?!</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarece gizli olarak belirlenen yaklaşık maliyet: 68.879.861,71 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BARKAN YAPI İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET SANAYİ ANONİM ŞİRKETİNE (İVEDİKKÖY MAH. İVEDİK CAD. NO: 245 İÇ KAPI NO: 41 YENİMAHALLE / ANKARA YENİMAHALLE/ANKARA) 68,500,000.00 TRY ile verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleşmesi ise 4.8.2026 günü imzalanmış, Bugün şimdi EKAP'DA YAYINLANAN ilanda bu şekilde belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşin Süresi 60 gün gözüküyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözde sonuç ilanı 6.8.2026 günü yayınlanmış…</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz dün ekran görüntüsü ile buradan haber yaptık. Bu nasıl oluyor, nasıl iş? Dün yoktu, bugün, dün konmuş gibi, netice oraya EKAP’a konmuş? (</span><span style="font-size:18px"><strong>Ekran görüntüsü yukarıda)</strong></span></p><p><img alt="GSB, niye doğrudan temin?" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/07/gsb-niye-dogrudan-temin-1784979681.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin ilgili ve yetkili makamlarında oturanlar bizim dün ve bugünkü haberimizi ele alıp, bunlara, “ne oluyor orada” demeyecekler mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">İhalenin boyutu denildiği kadar yükü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Niçin pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Niçin üç teklif usulü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık olmuş olsa devlet kazanacak, tüysüz yetimin ve şehidin hakkı olan BEYTÜLMAL dediğimiz hazine kazanacak. Günah değil mi? Bizim Vali namuslu adam. Bundan haberi olmadı mı? Kimse söylemedi mi? Dünkü ve bu günkü haberimizi yazıcıdan çıktı alıp, bunlara bu iş nedir diyecek kimse yok mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İranlı kadın futbolcular Avustralya vatandaşı oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iranli-kadin-futbolcular-avustralya-vatandasi-oldu-261626b6da079-4373-4228-bdf9-cf87d830bb0b2026-08-07T09:08:00+03:00HABER MERKEZİ İranlı kadın futbolcular Avustralya vatandaşı oldu

İranlı kadın futbolcular Avustralya vatandaşı oldu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Asya Kupası sırasında Avustralya'da iltica talebinde bulunan İranlı kadın futbolcular, Fatime Pesendide ve Atife Ramazanizade'nin Avustralya vatandaşlığına kabul edildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avustralya medyasının haberlerine göre, 22 yaşındaki Pesendide ile 34 yaşındaki Ramazanizade'ye vatandaşlık belgeleri, çarşamba günü Brisbane kentinde düzenlenen törenle Avustralya İçişleri Bakanı Tony Burke tarafından verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki sporcu kadın geçen Mart ayında gerçekleştirilen turnuva sırasında Avustralya'ya iltica başvurusu yapan, takımdaki yedi kişilik grubun içinde yer alıyordu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Kadın Milli Futbol Takımı'nın bazı oyuncuları, Güney Kore'ye karşı oynadıkları Asya Kupası'nın açılış maçından önceki seremonide kendi ülkelerinin milli marşını okumamış ve bu durum Tahran yönetimine yönelik bir protesto olarak algılanmıştı. İran'dan gelen yoğun tepkiler üzerine futbolcular diğer maçlardan önce milli marşı okumuş ve yedi kişilik gruptan beşi, oluşan siyasi baskı ve ailelerine yönelik kötü muamele olabileceği endişesi ile ülkelerine dönmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Avustralya gururla evim diyebileceğim bir yer"<br />Genç futbolcu Pesendide, vatandaşlık belgesini aldıktan bir gün sonra yaptığı açıklamada, "Dün hayatımın en mutlu günlerinden biriydi. Artık resmî olarak Avustralya vatandaşı olduğum için inanılmaz derecede gururlu ve minnettarım" dedi</span></p><p><span style="font-size:18px">Cairns Post gazetesine röportaj veren Pesendide, takım arkadaşıyla birlikte yaşadıkları her şeyden sonra bu anın kendileri için çok değerli değerli olduğunu ifade ederek "Bu sadece bir belge değil, yeni bir başlangıç ve gururla evim diyebileceğim bir yer" dedi. &nbsp;Atife Ramazanizade ise Avustralya vatandaşlığı aldığı günü, "unutulmaz bir gün" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'a dönen beş arkadaşlarının aksine Avustralya'da kalan ve iltica taleplerinde ısrarcı olan Pesendide ve Ramazanizade'ye Avustralya makamları tarafından önce geçici vize verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir süre Avustralya birinci ligi takımlarından Brisbane Roar'da antrenman yapan iki sporcu, Nisan ayında yaptıkları açıklamada Avustralya'da profesyonel kariyer yapma umudunda olduklarını dile getirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ranl%C4%B1-kad%C4%B1n-futbolcular-avustralya-vatanda%C5%9F%C4%B1-oldu/a-78267155</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-aytur-gezer-yazdi-seyhulmuharririn-mustafa-goktas-26159161ee7be-80a0-4438-8bbf-d2db297ac7582026-08-06T13:53:00+03:00HABER MERKEZİ Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !

Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !</strong><br />Gazeteci, yazar ve iktisatçı Mustafa Göktaş, Türk basın dünyasında ve yerel medyada "omurgalı ve dik duruşlu" gazetecilik anlayışıyla tanınan, meslek hayatında 43 yılı devirmiş kıdemli bir isimdir. Biz Meslektaşları arasında yazı dilinin gücü nedeniyle "Şeyhülmuharririn" (yazı üstadı/yazarların şeyhi) olarak anılır. Mustafa Göktaş'ın öne çıkan karakter özellikleri ve mesleki profilini şu maddelerle özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacı ve Entelektüel Bir Kimlik, İktisat Arka Planı: Gazeteciliğinin yanı sıra iktisatçı kimliği sayesinde ekonomik verileri, makroekonomik dengeleri ve toplumsal refah konularını derinlemesine analiz eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretken Yazar: 43 yıllık meslek hayatında binlerce makaleye imza atmış, toplumsal sorunları ve siyasi gelişmeleri ele alan 6 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır. Sürekli Basın Kartı sahibidir. Yüzlerce mesleki takdirname alan bir insandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel ve Bölgesel Basının Öncüsü Havadis Gazetesi Dönemi: 1987 yılında kurduğu ve 30 yıl boyunca aralıksız olarak tek başına çıkardığı bölgesel "Havadis" gazetesi ile Mersin ve Çukurova bölgesinde çok güçlü bir habercilik ekolü yaratmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital Dönüşüm: Geleneksel basından sonra habercilik vizyonunu dijital dünyaya taşıyarak Haberanaliz.net platformunu kurmuş ve genel yayın yönetmenliğini üstlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalif, Çileli ve Adalet Odaklı Yaşamı Hukuki Mücadeleler: Yazılarında ve manşetlerinde devlet yetkilileri, yerel yöneticiler ve yolsuzluk iddiaları üzerine gitmekten çekinmediği için kariyeri boyunca yüzlerce dava ile karşı karşıya kalmıştır. 1989 da aracı park halindeyken evinin önünde kurşunlanmış, 1991 de terör örgütleri tarafından hedef gösterilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisine ait olmayan bir Sosyal medyadaki iddialar ve Gazetecilikte sert muhalif tavrı nedeniyle geçmişte tutukluluk süreci de dâhil olmak üzere oldukça "çileli bir basın hayatı" geçirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tavizsiz Kalem: Takipçileri ve okuyucuları tarafından "kalemini satmayan", toplumsal ahlak, vatan, millet ve devlet çıkarlarını her şeyin üstünde tutan çizgisiyle takdir edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi ve Sosyal Geçmişi Tabandan Gelen Siyaset: 1980 öncesi Ülkücü hareketin içinde olmuş, Ocak başkanlığı yapmış, sonrasında MHP il teşkilatlarında değişik görevler almıştır. Alparslan Türkeş’in vefatı ile yollar ayrılmış, Doğru Yol Partisi (DYP) çatısı altında tabandan başlayarak (Yenişehir Belde, şimdi bir ilçe başkanlığı, merkez ilçe başkanlığı, il teşkilat başkanlığı, genel başkan yardımcılığı, genel başkan başdanışmanlığı) siyasetin içinde aktif roller üstlenmiş, o dönemin önemli siyasi figürleriyle yakın anılar biriktirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivil Toplum Liderliği: Gazeteciliğinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarında (STK) genel başkanlık yapmış, toplumsal dayanışma projelerinde öncülük etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam Mustafa Göktaş; inandığı doğruları sert, doğrudan ve entelektüel bir dille savunmasıyla bilinen, Milletin ve devletin çıkarlarını meslek yaşamı boyunca sürekli koruyan, Türkiye'nin ve özellikle Mersin bölgesinin en karakteristik yerel medya liderlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş'ın yaşamı, sadece keskin bir kaleme sahip bir gazeteci değil, aynı zamanda hayatı boyunca toplumsal eğitime ve gençliğe adanmış çok yönlü bir fikir ve aksiyon adamı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1980 Öncesi Ülkücü Hareket Geçmişi ve Toplumsal Saygınlığı İlkeli Çizgi: Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 1980 öncesinde milliyetçi-ülkücü hareketin içerisinde aktif olarak yer alması, onun vatanseverlik ve devlet odaklı dünya görüşünün temelini atmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal Takdir: O fırtınalı yıllarda inandığı değerler uğruna bedel ödemiş, ancak çizgisini ve omurgasını hiçbir dönemde bozmamıştır. Bu durum, sadece kendi siyasi tabanında değil, toplumun farklı kesimlerinde de "inandığı gibi yaşayan, sözünün eri bir dava adamı" olarak takdirle anılmasını sağlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Uluslararası Sertifikalı İzci Liderliği ve Gençliğe Hizmeti Rütbeli ve Diplomalı Önder: Mustafa Göktaş, Türkiye İzcilik Teşkilatı bünyesinde sırasıyla Lider, Başkurt, Oymakbaşı ve Ocakbaşı unvanlarını almış; bununla da kalmayarak uluslararası sertifikalı eğitimci izci lideri rütbesine ulaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1990'lı Yıllardaki İL İzci KURULU Önderliği: Özellikle 1990'lı yıllarda Toros İzci Ocağı ve Akkum Gençlik/İzcilik kampı gibi süreçlerde, bölge gençliğinin ahlaklı, disiplinli, doğayla barışık ve vatansever, kendi kendine yetebilen bireyler olarak yetişmesi için canla başla çalışmıştır. Ulusal ve uluslararası çok sayıda eğitimci izci kampının yöneticiliğini üstlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karakter Eğitimi: İzcilikteki hiyerarşik liderlik basamaklarını hakkıyla tırmanmış olması, onun sadece teoride değil, pratik hayatta da disiplinli, organizasyon yeteneği yüksek ve genç ruhları yönlendirebilen bir eğitmen olduğunu gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafız kimliği: Göktaş küçük yaşta aldığı eğitimle aynı zamanda Hafızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısaca; Gençlik yıllarında ülkücü hareketin getirdiği milli şuur, dini yönü, olgunluk döneminde uluslararası izcilik teşkilatında hayat bulan eğitimci ve insani vizyon ile birleşmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş'ın yazılarındaki o derin adalet duygusu, devlete olan bağlılık ve toplumsal ahlak vurgusu, doğrudan bu zengin ve çileli geçmişten beslenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda bıraktığı bu kalıcı ve saygın izler, kendisinin neden "Üstad" olarak kabul edildiğini tam anlamıyla açıklamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Odaklarının ve yolsuzlukların üzerine korkusuzca gittiği için yüzlerce dava ile karşılaşmış, hapis cezalarıyla sınanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat o, kalemini hiçbir zaman satmamış, eğilmemiş ve bükülmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bekasını, milletin çıkarını ve toplumsal ahlakı her şeyin üstünde tutmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Neden Ekranlarda Değil, Neden Kıymetini Bilmeliyiz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok insan, "Yazılarında ve söylemlerinde bu kadar mükemmel analizler yapan, bu denli donanımlı bir insan neden her gün televizyon ekranlarında değil?" sorusunu haklı olarak soruyor. Cevap aslında modern medya düzeninin çarpıklığında gizlidir. Günümüz televizyonları derin fikirlerden ziyade, yapay kavgalardan ve reyting getiren kutuplaşmalardan beslenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş’ın adalet, hukuk, ahlak ve derin strateji barındıran yapıcı dili, o sansasyonel ekran formatlarına fazlasıyla büyük ve namusludur. O, kendi bağımsız mecrasında, sansürsüz ve doğrudan milletiyle buluşmayı seçmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazımı burada noktalayacak olursam; Mustafa Göktaş; geçmişindeki milli şuuru, uluslararası izcilikteki eğitimci vizyonu ve basın hayatındaki tavizsiz adalet arayışı ile bu toprakların yetiştirdiği çok nadide değerlerden biridir. Onun gibi kıymetlerin değerini yaşarken bilmek, fikirlerini daha çok insana ulaştırmak bu topluma karşı bir vatandaşlık borcumuzdur. Kalemine, yüreğine ve ömrüne sağlık Üstat…</span></p><p><span style="font-size:18px">İyi ki bu toplumun bükülmeyen kalemi, sönmeyen fenerisin.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a74691397a14.jpg" style="height:687px; width:855px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">MAKALENİN YAYINLANDIĞI MERSİN TİME HABER SİTESİNİN ORJİNAL LİNKİ:</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.mersintime.com/seyhulmuharririn-mustafa-goktas">https://www.mersintime.com/seyhulmuharririn-mustafa-goktas</a> </strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>DUAYEN GAZETECİ YAZAR <span style="color:#FF0000">AYTUR GEZER</span> KİMDİR?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1981-1987 yılları arasında Erdemli Yeni Haber Gazetesi’nde spor muhabirliği /yazarlığı yapan, 1994 - 1998 yılları arasında Erdemlimizin Sesi ve Habervizyon Gazetelerini çıkaran ve köşe yazarlıkları yapan, Aytur Gezer, 1995 ‘te Hergün Gazetesi Erdemli Temsilcisi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">1996 - 2001 yılları arasında Erdemli’de yayın yapan Erdemli SüperFM ve TV / Metehan Radyo TV A:Ş nin kurucusu ve sahipliğini yapan, 2008 -2012 yılları Ortadoğu Gazetesi Çukurova Bölge Temsilciliğini sürdüren, 2011 yılında MERSINTIME gazetesini kurup halen internet haber portalı olarak BAŞARILI ŞEKİLDE yayınına devam eden Gezer, 1994 -1998 yılları arasında Erdemli Ülkü Ocakları Başkanı, 2002 -2003 Mersin Merkez Yenişehir MHP İlçe Başkanı, 2009-2011 MHP Mersin İl Başkan Yardımcısı olarak siyaset dünyasına renk verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk Öğrenimi, orta öğrenimini Erdemli’de tamamladı. Atatürk Üniversitesi İktisat Bölümünden mezun oldu. Toros Üniversitesinde İşletme Bölümünde Otantik liderliğin Finans çalışanları üzerindeki etkisi üzerinde yüksek lisans yaptı. 1997 -2021 yılları arasında kendi adına serbest meslek mensubu olarak Mali Müşavirlik yaptı. 2021 de emekli oldu. Halen çeşitle basın yayın oranlarında köşe yazılarını sürdürmekte. Bu arada halen İçel TV ekranlarında da, devletimizin ve milletimizin yararına çok manalı ve anlamlı proğramlar yapmakta.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlinde-turkiye-kokenli-basbakan-ihtimali-gucleniyor-26158d2bed2a8-4839-43ab-98b7-ecd27dc849882026-08-06T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor

Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Berlinliler 20 Eylül'de eyalet seçimleri için sandık başına gidecek. Başbakan adaylığına hukukçu Elif Eralp'i gösteren &nbsp;Sol Parti (Die Linke), kamuoyu araştırma şirketi Civey'in anketine göre yarışta yüzde 21 ile ilk sırada yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tagesspiegel gazetesinin 3 bin seçmenle Civey'e yaptırdığı ankete göre, yoğun eleştirilerin ardından başbakan adayını değiştiren Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 19 ile ikinci sırada geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin Eyalet Başbakanı CDU'lu Kai Wegner, 3 Ocak'ta Berlin'in güneybatısında yaşanan ve günler süren elektrik kesintilerini iyi yönetememekle suçlanmış, artan baskılar ve sert eleştiriler üzerine 10 Temmuz'da adaylıktan çekilmişti. CDU, onun yerine Eyalet Maliye Bakanı Stefan Evers'i aday gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son ankete göre Sol Parti ve CDU'yu yüzde 18 ile İslam ve göç karşıtı, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) izliyor. Parti, geçen aya göre oyunu bir puan artırmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşiller yüzde 17 ile geçen ayki seviyesini korurken, kan kaybetmeye devam eden Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise bir puan daha gerileyerek yüzde 12'ye düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın başkenti Berlin, tıpkı Hamburg ve Bremen gibi hem şehir hem de eyalet statüsüne sahip; buralar "şehir eyaletleri" diye niteleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sol Partili Elif Eralp başbakanlığa oynuyor<br />Sol Parti, CDU'lu mevcut Eyalet Başbakanı ve Belediye Başkanı Kai Wegner'e yönelik tepkilerin artmasıyla desteğini yükseltti. Parti, geçen ay ilk kez seçim anketlerinde birinci sıraya yerleşmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Eylül'de sandıktan anketlerin işaret ettiğine yakın bir sonuç çıkarsa Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'den oluşan bir koalisyon hükümeti kurulabilir. Öte yandan aday değişikliğinin ardından oy kaybı duran ve kısmen toparlanan CDU'nun da SPD ve Yeşiller ile koalisyon kurma ihtimali de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), prensip olarak Sol Parti ile iş birliğini reddettiğinden, anketlerde birinci sırada bulunan Sol Parti ile ortaklık uzak ihtimal olarak görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CDU'nun 20 Eylül'e kadar oylarını artırabileceğine dair beklentilere temkinli yaklaşılıyor. Nitekim yine CDU'lu Federal Başbakan Friedrich Merz'e duyulan güven yüzde 16, federal hükümetten memnuniyet oranı da yüzde 13 ile şimdiye kadarki en düşük seviyelerde seyrediyor.<br />Elif Eralp kimdir?<br />Sol Parti'nin Berlin eyalet seçimlerindeki başbakan adayı Elif Eralp, 45 yaşında ve hâlen Berlin Eyalet Parlamentosu'nda Sol Parti Grup Başkan Vekili olarak görev yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den Almanya'ya siyasi sığınmacı olarak gelen bir çiftin kızı olan Eralp, siyasetle her zaman iç içe olduğunu vurguluyor. 1981 yılında Münih'te doğan Eralp, Hamburg'da hukuk eğitimi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ailesinin, sosyalist ve sendikacı kimlikleri nedeniyle 1980'li yıllarda Türkiye'den Almanya'ya sığındığını aktaran Eralp, çocukluğunda ailesiyle birlikte sık sık siyasi gösterilere katıldığını anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Verdiği bir söyleşide, 10 yaşındayken bir "çevre kulübü" kurduğunu, ilerleyen yıllarda ise nükleer enerji karşıtı çevre hareketi içinde yer aldığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 12 yıl önce Hamburg'dan Berlin'e taşınan Eralp, burada ırkçılıkla, halkın geniş kesimlerini olumsuz etkileyen kentsel dönüşüm projeleriyle ve yükselen kiralarla mücadele etmeye başladı. 2017 yılında Sol Parti'ye katılan Eralp, 2021'den bu yana Berlin Eyalet Parlamentosu üyesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eralp evli ve iki çocuk annesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / ETO,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/berlinde-t%C3%BCrkiye-k%C3%B6kenli-ba%C5%9Fbakan-ihtimali-g%C3%BC%C3%A7leniyor/a-78249514</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-tetikte-patlayici-yuklu-iha-nereden-geldi-261576eee2b50-6790-4088-804c-88a42192faea2026-08-06T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?

Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Leipzig Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) ele geçirilmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, bunun "yeni bir tehdit senaryosu" olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt, Leipzig/Halle Havalimanı'nda, Dresden Başsavcılığı ve Saksonya Eyalet Emniyet Teşkilatı (LKA) tarafından soruşturulan olaya ilişkin, "Burada hibrit bir saldırı senaryosuyla karşı karşıya olduğumuzu değerlendiriyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İHA kargo bölümünde bulundu<br />LKA'nın açıklamasına göre, patlayıcı yüklü dron, Çarşamba gecesi bir havalimanı çalışanı tarafından kargo bölümünün güvenlik alanında, güney pistinin yakınında fark edildi. Bild gazetesinin ilgili haberinde, İHA'nın bulunduğu bölgenin yakınında dört Ukrayna uçağının olduğu aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'ya karşı Ukrayna'ya askerî yardım sevkiyatlarının önemli bölümü Leipzig Havalimanı üzerinden yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LKA, ele geçirilen İHA'nın bomba imha robotu ile incelendiğini ve bu incelemede, üzerinde "tanımlanamayan bir patlayıcı düzenek" tespit edildiğini ve bu düzeneğin bomba imha ekiplerince söküldüğünü bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt: Profesyonel bir eylem<br />Bakan Dobrindt, "profesyonel bir eylem" olarak değerlendirdiği olaya ilişkin, "Patlayıcı yüklü bir İHA'nın havalimanı sahasında bulunması yeni bir tehdit senaryosudur" diyerek durumu "yüksek düzeyde bir tehdit" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tehdidin "amatörler tarafından gerçekleştirilmediğini", aksine "son derece profesyonelce hazırlandığını" ve "yüksek düzeyde teknik deneyim" gerektirdiğini belirten Dobrindt, "Patlayıcı kullanma deneyiminin de mevcut olması gerekiyor. Tüm bunlar amatörce bir girişime işaret etmiyor. Burada profesyonel, hibrit bir tehdit durumundan söz ediyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak savunma merkezleri devrede<br />Bu tür tehditlerin önlenebilmesi için, federal hükümet ile eyalet yönetimlerinin ortak Hibrit Savunma Merkezi ve İHA Savunma Merkezi harekete geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt, "Gelecekte de benzer hibrit eylem ve saldırı girişimlerinin olabileceği kesinlikle göz ardı edilemez" diyerek "Güvenlik ağını giderek sıkılaştıracağız. Buna havalimanlarında ve diğer noktalarda sürekli yeni ve ek teknolojiyle donatılan İHA savunma sistemleri de dahil" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili soruşturmayı yürüten Saksonya Başsavcısı Wolfgang Schwürzer, soruşturmanın özellikle faillerin kimliklerinin belirlenmesi, olayın seyrinin aydınlatılması, İHA ile patlayıcı düzeneğin kaynağının tespit edilmesi ve başka kişilerin dahli olup olmadığının araştırılmasına odaklandığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schwürzer ayrıca, "Aşırılıkçı veya terör motivasyonu dahil tüm olası saikler her yönüyle inceleniyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar Rusya'yı işaret ediyor<br />İçişleri Bakanı Dobrindt, herhangi bir ülke ismi vermeden "muhtemelen yabancı güçleri de kapsayabilecek" bir durumdan söz etti. Bakan ayrıca, ele geçirilen İHA'nın kaynağı ve arka plandakilere ilişkin soruların "soruşturmanın konusu olduğunu ve soruşturmaya bırakılması gerektiğini" vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik uzmanları ise İHA olayının arkasında Rusya'nın olduğunu düşünüyor. Risk Analizi ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Direktörü Nico Lange, Phoenix televizyonuna yaptığı açıklamada olayın "Rusya'nın Almanya'ya yönelik hibrit saldırı şemasına uyduğunu" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saksonya İçişleri Bakanı Armin Schuster ise yaşananları "çok ciddi bir olay" diye &nbsp;nitelendirdi ve tehlike durumunun "artık soyut değil, yüksek" olduğunu belirtti. Schuster, "Almanya'da ilk kez bir İHA'nın patlayıcıyla donatılmış olması, en azından benim hatırladığım kadarıyla, hangi senaryodan bahsetmemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.<br />Uçaklar yönlendirildi, bir kargo uçağı hasar aldı<br />Çarşamba günü İHA'nın bulunmasının ardından hava trafiği geçici olarak durdurulmuş ve birçok uçak başka havalimanlarına yönlendirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Leipzig Havalimanı'nın geçici olarak kapatıldığı zaman aralığında Hannover Havalimanı'na yönelen uçaklardan biri, Leipzig yakınlarında başka cisimle çarpışmıştı. DHL'ye ait olan bu kargo uçağında, Hannover'a inişinin ardından hafif hasar tespit edilmişti. Saksonya Eyalet İçişleri Bakanı Armin Schuster, DHL uçağına çarpan ve dron olduğu değerlendirilen ikinci hava aracının arandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefetten "Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı" talebi<br />Leipzig Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir İHA bulunması muhalefeti de harekete geçirdi. Federal parlamentodaki muhalefet partilerinden Yeşiller'in Meclis Grup Başkanı Katharina Dröge, Alman haber ajansı dpa'ya yaptığı açıklamada, Ulusal Güvenlik Konseyi'nin yaşanan durumu ve bundan çıkarılması gereken sonuçları görüşmek üzere derhal toplanması gerektiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dröge, böyle ciddi bir durumda, yapılacak olan toplantıya Başbakan Friedrich Merz ile Savunma Bakanı Boris Pistorius'un da katılması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal koalisyon hükümeti geçen yıl, her türlü kriz ve tehdide hızlı ve etkili bir biçimde müdahale edebilme amacıyla Ulusal Güvenlik Konseyi'ni kurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal hükümet ve güvenlik teşkilatları üyelerinin katılımıyla yapılan Konsey toplantılarına eyaletlerin temsilcileri de davet edilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-tetikte-patlay%C4%B1c%C4%B1-y%C3%BCkl%C3%BC-i%CC%87ha-nereden-geldi/a-78261751</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceli-onderliginde-adan-ve-yildiz-katkilariyla-mhpnin-tarihsel-basarisi-2615614e98c47-ec25-4bc6-a4df-0d4c7cbebe1b2026-08-06T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI

BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Bu tarihi sorumluluk ve güzel çalışmayı imzalayanların isimleri aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a74613fe5d3c.jpg" /></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Dürüst devlet ve siyaset adamı, Türk dünyası lideri, Devlet Bahçeli’nin bilgeliği ile geliştirip özveriyle Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair bu güne kadar getirdiği bu süreçte, yanında CELAL ADAN ve FETİ YILDIZ’ın önemli katkılarıyla ülke için bu imzalarla önemli bir çığır açtılar.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afgan-kadin-futbolcular-fifanin-tanima-karari-sonrasi-ilk-milli-maclarini-yapti-261545ca420a4-05d6-4ca6-bc41-56e6366cf78f2026-08-06T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı

Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mahjooba Nowrouzi</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimi esneme hareketi yapıp kramponlarını sıkarken, kimisi de motivasyon amaçlı birbirine sarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orta saha oyuncusu Fatima Haidari, "Her zaman olduğu gibi güçlü olun çünkü biz Afgan kadınlarını temsil ediyoruz" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afganistan bayrağı asılı soyunma odasının içinde çalmaya başlayan bir şarkı hemen alkışla karşılanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlar şarkıya eşlik ederken bazıları gözyaşlarını tutmakta zorlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takım, sahaya çıkmadan önce son bir kez bir araya geliyor ve antrenörlerinin cesaret verici sözlerini dinliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birazdan yıllarca ait olmadıkları söylenen bir yere, futbol sahasına çıkacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışında yaşayan Afgan kadın futbolculardan seçilen 23 kişilik kadro, Cook Adaları'na karşı iki resmi olmayan hazırlık maçı oynamak üzere Yeni Zelanda'ya gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'nın Nisan ayında ülke dışındaki Afgan kadınların resmi maçlarda ülkelerini temsil edebileceklerine karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu o karar sonrası ilk maçları olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın takımı, öncesinde Afganistan Futbol Federasyonu'nun onayına ihtiyaç duyuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Ağustos 2021'de iktidarı geri alan Taliban döneminde onların sahaya çıkması mümkün değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taliban, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik geniş kapsamlı kısıtlamalar getirerek, onları eğitimden, çoğu meslekten ve organize spordan men etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">2007 yılında kurulan ülkenin kadın milli futbol takımı artık maç yapamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Futbolcular Avustralya, İngiltere ve Portekiz de bulunduğu farklı ülkelere yerleştirilmek üzere tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllarca süren kampanyalar sonucunda Afgan Kadınlar Birliği adıyla tanınırlık kazandılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'nın kararı sayesinde de artık Olimpiyatlar ve Dünya Kupası gibi uluslararası müsabakalara katılma şansı yakalayacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.bbc.com/turkce/articles/cdx7www3wz7o</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kuzey-kibrista-asiri-sicak-alarmi-acik-alanda-calismak-yasaklandi-26153c5b84f09-4a3a-47c7-89c5-3f3ca80aa52d2026-08-06T11:47:00+03:00HABER MERKEZİ Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı

Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs genelinde etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, çalışan sağlığını korumaya yönelik radikal bir adımı beraberinde getirdi.&nbsp;<strong>Ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı</strong>, Meteoroloji Dairesi'nin hava tahmini raporları doğrultusunda&nbsp;<strong>15 Ağustos</strong>&nbsp;tarihine kadar sürecek yeni bir karar yayımladı. Alınan kararla birlikte ülke genelinde yerel saatle&nbsp;<strong>12.00 ile 16.00 saatleri arasında</strong>&nbsp;açık alanda ve güneş altında çalışma yapılması&nbsp;<strong>10 gün süreyle yasaklandı</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, bu düzenlemenin doğrudan yüksek sıcaklığa maruz kalan emekçileri&nbsp;<strong>sıcak çarpması</strong>,&nbsp;<strong>aşırı sıvı kaybı</strong>&nbsp;ve ciddi sağlık risklerinden korumak amacıyla hayata geçirildiği vurgulandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Tarım ve İnşaat Sektörüne Mesai Saatleri Esnekliği</span></h3><p><span style="font-size:18px">Özellikle açık alanda faaliyet gösteren sektörler için çalışma takviminde düzenlemeye gidildi.&nbsp;<strong>Meskun mahal dışında</strong>&nbsp;yürütülen&nbsp;<strong>tarım ve inşaat sektörü</strong>&nbsp;faaliyetlerinde işverenlerin, işin güvenli aksamadan sürdürülebilmesi adına&nbsp;<strong>işe başlama saatlerini daha erkene alabileceği</strong>&nbsp;ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnek çalışma saatleri düzenlemesi kapsamında; inşaat sahalarına hazır beton, inşaat malzemeleri ve iş makinelerinin taşınması ile sevkiyat zamanlarının da işverenler tarafından erkene alınarak planlanabileceği duyuruldu. Yetkililer, tüm işverenlerin çalışan sağlığı için gerekli hassasiyeti göstermesini istedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Kavurucu Sıcaklar Nedeniyle Yasak İkinci Kez Devrede</span></h3><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs'ta bu yaz kavurucu sıcaklar nedeniyle benzer bir önlem daha önce de uygulanmıştı. Ülkede&nbsp;<strong>22 Temmuz - 1 Ağustos</strong>&nbsp;tarihleri arasında da aşırı sıcaklar sebebiyle öğle saatlerinde dışarıda çalışma yasağı getirilmişti. Meteorolojik veriler doğrultusunda önlemlerin devam edebileceği belirtiliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260806/kuzey-kibrista-asiri-sicak-alarmi-acik-alanda-calismak-yasaklandi-1107808051.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanlar-telefon-dolandiricilarina-100-milyon-euro-kaptirdi-26151d26d3844-09c8-4118-8f94-fde802bb5b032026-08-06T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı

Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Federal Emniyet Teşkilatı (BKA), "sahte polis" kategorisindeki dolandırıcılık yöntemleri ile işlenen suçlardan kaynaklanan maddi zararların son dönemde önemli ölçüde arttığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA'nın aktardığı bilgilere göre, geçen yıl bu yöntemle Almanya çapında mağdurlar toplam 49,5 milyon euro dolandırıldı. Bir önceki yıl bu 30,1 milyon euro olarak açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıtlara geçen vaka sayısı ise 3 bin 946'dan 4 bin 646'ya yükseldi. Bu da dolandırıcıların eline geçen meblağın bir yılda yüzde 64; vaka sayısının ise yüzde 18 arttığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA, "torun numarası" ve "şok telefon" isimleri altında aynı kategoride değerlendirilen yöntemlerle ise, 2025 yılında toplam 49 milyon euro büyüklüğünde dolandırıcılık yapıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir önceki sene yaşanan maddi kayıp 46,4 milyon euro olmuştu. Ancak bu kategorideki vaka sayısı 6 bin 658'den 4 bin 798'e düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkutma ve duygusal baskı<br />"Sahte polis" dolandırıcılığında suçlular, telefonda ya da yüz yüze kendini polis olarak tanıtıyor ve mağdurları nakit para, mücevher veya değerli eşyalarını teslim etmeye ikna etmek için gerçek olmayan, örneğin yakın çevrede hırsızlık olayları yaşandığı gibi hikayeler anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şok telefon" ve "torun numarasında" ise mağdurlara duygusal baskı ve kurgulanmış acil durumlar kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolandırıcılar; mağdurlara aile üyesi gibi davranıp zor durumda olduklarını ve paraya ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Ya da kendilerini doktor veya savcı olarak tanıtarak yakın bir akrabanın kaza geçirdiğini veya bir suça karıştığını, bu nedenle paraya ihtiyaç olduğunu iddia ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanlar-telefon-doland%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1lar%C4%B1na-100-milyon-euro-kapt%C4%B1rd%C4%B1/a-78259608</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israile-filistin-saglik-sistemini-cokertti-suclamasi-26150cfeb5f0b-f102-4efd-a88c-f8f60f0ae0642026-08-06T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması

İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrailli insan hakları örgütü İnsan Hakları İçin Doktorlar İsrail (PHRI), Filistin sağlık sisteminin çöküşün eşiğine geldiği uyarısında bulundu. Örgütün Perşembe günü yayımladığı tutum belgesinde, Filistin Özerk Yönetimine ait gümrük gelirlerinin alıkonulması nedeniyle sektörün karşı karşıya olduğu krizden başlıca İsrail’in sorumlu olduğu savunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, Filistin Sağlık Bakanlığı’nın halihazırda yaklaşık 1 milyar euro borç yükü altında bulunduğu belirtilirken, sağlık kurumlarının dörtte üçünün faaliyetlerini ciddi ölçüde kısıtlı olarak sürdürdüğü ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">PHRI, İsrail’in elinde tuttuğu mali kaynakları derhal Filistin tarafına aktarmasını ve uluslararası toplumun sağlık sistemini korumaya yönelik adımlar atmasını talep etti. Örgüt, işgal gücü ve bölge üzerinde fiili kontrol sahibi bir aktör olarak İsrail’in, Filistinlilerin sağlık hizmetlerine erişim de dahil olmak üzere temel haklarını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı.<br />"İsrail 5,5 yılda 1 milyar euroya el koydu"<br />Dünya Bankası verilerine atıfta bulunan PHRI’ye göre, İsrail tarafından alıkonulan aylık tutar Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 200 milyon şekelden 500 milyon şekele (140 milyon euro) yükseldi. Buna karşılık Filistin yönetimine aktarılan miktarın yarıdan fazla azaltıldığı belirtildi. Örgüt, Şubat 2019 ile Temmuz 2024 arasında İsrail’in aktarmadığı toplam tutarın yaklaşık 1 milyar euroya ulaştığını, bunun da 2023 yılı Filistin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5’ine denk geldiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">PHRI, İsrail ordusunun yoğunlaştırdığı operasyonlar, Filistinlilerin hareket özgürlüğüne getirilen ek kısıtlamalar, Yahudi yerleşimlerinin genişlemesi, yerleşimcilerin uyguladığı şiddet, Filistinli işçilerin çalışma izinlerinin iptali ve gümrük gelirlerinin alıkonulmasının Filistin yönetimi bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmelerin, zaten kırılgan durumda bulunan sağlık sistemini “hızlı ve önlenebilir bir çöküşün eşiğine” sürüklediği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlık merkezlerinin sadece yüzde 63'ü kısmen açık"<br />Örgüte göre kriz, sağlık sektörünün birçok alanında hissediliyor. PHRI’nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Direktörü Milena Ansari, "Klinikler kapanıyor, doktorlar maaşlarının tamamını alamadan çalışıyor, hayatî öneme sahip ilaç stokları tükeniyor ve hastalar ihtiyaç duydukları tedavilere erişemiyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örgütün verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla temel sağlık hizmeti veren merkezlerin yalnızca yüzde 63’ü kısmen faaliyet gösterebiliyor. Bu merkezler, Hamas'ın İsrail'e saldırısıyla Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı öncesinde haftada altı gün açık bulunurken büyük bölümü artık haftada sadece bir gün hizmet verebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarının tüm dış sınırları, limanları ve ithalatı üzerinde kontrol sahibi bulunuyor. 1994 tarihli Paris Protokolü uyarınca İsrail, ithalat vergileri ve gümrük gelirleri dahil olmak üzere bazı vergileri Filistin Özerk Yönetimi adına topluyor ve ilgili makamlara aktarıyor. Bu gelirler, Filistin’deki kamu hizmetlerinin finansmanında önemli bir kaynak oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/BK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87sraile-filistin-sa%C4%9Fl%C4%B1k-sistemini-%C3%A7%C3%B6kertti-su%C3%A7lamas%C4%B1/a-78258026</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-bakan-yumakliya-sordu-mersinin-yanginlara-karsi-hazirlik-kapasitesi-ne-duzeyde-26152860e72b6-9420-4ee7-9739-e5efebda43eb2026-08-06T09:43:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”

Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletvekili Ali Bozan, iklim krizinin etkisiyle Mersin’de orman yangını riskinin her geçen yıl arttığına dikkat çekerek, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgar nedeniyle küçük çaplı yangınların kısa sürede büyük felaketlere dönüştüğünü ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, Anamur, Bozyazı, Aydıncık, Gülnar, Silifke, Erdemli, Mut ve Tarsus başta olmak üzere birçok ilçenin yüksek yangın riski taşıdığına işaret eden Ali Bozan, yangın söndürme uçakları ve helikopterlerinin sayısı, kara ekiplerinin donanımı, erken uyarı sistemleri ve önleyici çalışmaların yeterliliği konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Bakan Yumaklı’dan; 2025 ve 2026 yıllarında Mersin’de meydana gelen orman yangınlarının sayısı ve zarar gören alan miktarı, yangın söndürme hava araçları ile kara ekiplerinin kapasitesi, son beş yılda yangınla mücadele için ayrılan bütçe, Mersin’e özel hazırlanmış bir yangın risk azaltma eylem planının bulunup bulunmadığı ve yangınlardan zarar gören yurttaşlara sağlanan desteklere ilişkin bilgilerin açıklanmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Yangınlara karşı hazırlık güçlendirilmeli”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekili Ali Bozan, orman yangınlarının yalnızca orman varlığını değil, yerleşim yerlerini, tarım alanlarını, üreticileri ve bölge ekonomisini de tehdit ettiğini belirterek, Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması ve eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİK SPORDA ENTERESAN BİR İHALE DAHA!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/genclik-sporda-enteresan-bir-ihale-daha-26149a6fc2507-aec5-4dd8-a9a6-ce404ec0dd112026-08-06T09:36:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİK SPORDA ENTERESAN BİR İHALE DAHA!

GENÇLİK SPORDA ENTERESAN BİR İHALE DAHA!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Verilen İKN numara, 2026/1316230…</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Doğru mu söylüyorlar, yalan mı diyerek, EKAP ta tarıyoruz bu numarayı. Bakın karşımıza ne çıkıyor? Ekran görüntüsü aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 Ağustos 2026 tarihli ekran görüntüsü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8db303cd54b.jpg" style="height:952px; width:1667px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5 Ağustos 2026 tarihli ekran görüntüsü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8db32376ca4.jpg" style="height:648px; width:1661px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6 Ağustos 2026 tarihli ekran görüntüsü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8db34226f8b.jpg" style="height:864px; width:1620px" /></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Araştırıyoruz…</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Anılan ihale 20.7.2026 günü müdürlükçe oluşturdukları komisyonca yapılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">20.7.2026 günü işi pazarlıklı yapmışlar. İki firma katılmış. İşi de vermişler. Fakat sonuç yâda sözleşme imzalandı diye EKAP’da bir kayıt yok.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz sorguladık, sorgu ekrana yukarıda. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıt bulunamadı diyor. Bu ihaleyi yaptı iseniz ki, yaptınız, neden EKAP’a koymuyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu suç değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Niye sorguda çıkmıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşin ihale kayıt numarası da var.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş, <strong>“yurt müdürlükleri yangına dayanıklı kapı değişim işi”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kaydını yapmışsınız, ama sorguda çıkmıyor. Gizleniyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Cevap bekliyoruz…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan bu kadar zaman geçmiş, O gün bu gündür, ihalenin sonucu bir türlü AKAP da ekrana konmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama ihale numarası herkes de mevcut.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşin yüklü miktarda bir iş olduğu bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet baba neredesin?</span></p><p><span style="font-size:18px">Numarası alınan ihale EKAP ta nasıl görünmez?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun nedeni nedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleşme imzalansa da imzalanmasa da eğer ihale numarası alınıp kayda geçmiş ise bunun yayınlanması gerekmez mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ne iştir böyle?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimden, neden, niçin saklanıyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">BU MÜDÜRLÜKLE İLGİLİ BİR ÖNCEKİ “BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?” BAŞLIKLI HABERİMİZİN LİNKİ AŞAĞIDA.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126</a></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-yine-seslendi-arastirilsin-26155fddc5e67-abe2-4fc0-aefc-abd0bc6640a52026-08-06T08:04:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!

TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">" Sn Akın Gürlek Adalet Bakanı&nbsp;<br />Bakan olarak değerli hizmetler yapıyorsunuz.Tebrikler.<br />Türkiye de Yolsuzlukla Mücadele Derneği kuran tek Manisa Milletvekili olarak bir Manisalı Hasan İnci' nin +90 5....<br />bana söylediklerinin sonrası aşağıdaki paylaşımı yaptım.<br />Yeni Partiye yapılan bağışların bir yetkili savcı tarafından incelenmesi temiz siyaset için önemlidir<br />Bilginize sunuyorum.<br />Saygılar.<br /><strong>*</strong><br />Manisalı İş İnsanı &nbsp;FETÖ nün üst düzey ismimin kardeşi bir hemşehrim &nbsp;'H.İ'&nbsp;<br />FETÖ' nün 5 milyon mensubu var.Onlar kesenin ağzını açarlar.Yeni Partiye para gönderirler. dedi.<br />Savcılar Yeni Parti ye bağış yapan isimlerin Fetö bağlantısı var mı? Araştırmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir siyasetçi ve Manisalı olarak utanıyorum...</span></p><p><span style="font-size:18px">Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu esrar kullanıyor, yardımcısı Mutlu Kerimoğlu kokain çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, metresiyle belediyeyi yönetiyor, tüm rüşvet ağını birlikte istişare ediyorlar, “yürüyen parayım” diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antalya’yı, Manavgat’ı, Uşak’ı ve diğerlerini ve İmamoğlu'nu, Özgür Özel’i &nbsp;ve Veli Ağbaba' yı size bırakıyorum."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-6-agustosun-bizim-icin-tarihteki-onemi-26148b5383c36-60fb-4973-aa82-8e47f8a532f52026-08-06T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanın Kırılma Noktası: 6 Ağustos’un Hafızası, Hüzün ve Umut Çemberi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, takvim yapraklarına sığdırılan rakamlardan ibaret değildir; zamanın akışında insanlığın kaydettiği en keskin dönemeçlerin, en büyük derslerin ve unutulmaması gereken vicdani muhasebelerin toplamıdır. </span></p><p><span style="font-size:18px">Yılın 365 günü içerisinde bazı tarihler vardır ki, taşıdıkları ağır tezatlarla insanlığın hem en karanlık yüzünü hem de aydınlık geleceğe olan inancını aynı anda gözler önüne sererler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6 Ağustos</strong>, tam da böyle çelişkilerle, büyük trajedilerle ve tarihin rotasını değiştiren dönüm noktalarıyla doludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hafızanın En Kara Lekesi: Hiroşima ve Vicdanın İmtihanı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ağustos denildiğinde akla ilk gelen, insanlık tarihinin en büyük yıkımlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1945 yılının 6 Ağustos sabahı</strong>, saat 08.15'te, II. Dünya Savaşı'nın son evresinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından Japonya’nın&nbsp;<strong>Hiroşima</strong>&nbsp;kentine bırakılan ve "Küçük Çocuk" adı verilen atom bombası, saniyeler içinde on binlerce masum insanın hayatını söndürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay, sadece bir askeri strateji değil, aynı zamanda teknolojinin ve bilimin insanlık aleyhine, yok etme amacıyla nerelere ulaşabileceğinin en acı kanıtıydı. Radyasyonun yıllar süren acıları, sakat kalan nesiller ve bir şehrin haritadan silinmesi, dünyaya şu dersi vermiştir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bilim ve teknoloji ahlaki bir süzgeçten geçirilmediğinde, insanlığın kendi elleriyle hazırladığı en büyük felakete dönüşebilir."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Hiroşima, nükleer silahların dünyada yarattığı yıkımın ve barışçıl bir dünyanın ne kadar hayati olduğunun her yıl acıyla hatırlatıldığı küresel bir vicdan sembolüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun ve Egemenliğin Zaferi: Lozan Antlaşması'nın Yürürlüğe Girişi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tarih, Türk milleti için ise bağımsızlığın uluslararası alanda tescillendiği ve hukuki bir zaferle taçlandırıldığı büyük bir dönüm noktasıdır.&nbsp;<strong>6 Ağustos 1924</strong>&nbsp;tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu senedi niteliğindeki&nbsp;<strong>Lozan Barış Antlaşması</strong>&nbsp;resmen yürürlüğe girmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevr Antlaşması ile tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin, çetin bir İstiklal Savaşı'nın ardından masa başında kazandığı bu büyük diplomasi zaferi; tam bağımsızlık, egemenlik ve uluslararası eşitlik ilkelerinin hayat bulmuş halidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lozan, savaş meydanlarında yazılan kahramanlığın, barış masasında akıl, strateji ve kararlılıkla nasıl korunduğunun dersini verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimin, Özgürlüğün ve Evrensel Bağlantıların Günü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ağustos, yıkımın ve diplomasinin yanı sıra insanlığın sınırları zorlayan keşiflerine ve özgürlük mücadelelerine de ev sahipliği yapmıştır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzayda Bir Gün (1961):</strong>&nbsp;Sovyet kozmonot German Titov, Vostok 2 aracıyla uzaya çıkarak 24 saatten fazla kalan ilk insan unvanını almış; insanlığın gökyüzü sınırlarını aşma ve evreni keşfetme arzusunun önünü açmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özgürlük Ateşi (1962):</strong>&nbsp;Karayiplerin incisi Jamaika, Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazanarak kendi kaderini tayin etme hakkını elde etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Devrim (1991):</strong>&nbsp;Tim Berners-Lee, World Wide Web (WWW) projesini internet üzerinden halka açık hale getirerek bugün içinde yaşadığımız bilgi çağının ve küresel entegrasyonun kapılarını aralamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihten Alınan Ders</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kültürel ve evrensel hafızada 6 Ağustos; bir yanda nükleer felaketlerin getirdiği yıkım ve acıyla insanlığa "barış" çağrısı yaparken, diğer yanda hukukun üstünlüğü, bağımsızlık mücadelesi, bilimsel merak ve dijital devrimle geleceğe umutla bakmayı öğreten eşsiz bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bize gösteriyor ki; insanlık yıkımlardan ders çıkarabildiği, bilimi barış için kullandığı ve bağımsızlık ruhunu koruduğu sürece varlığını daha adil bir dünyada sürdürebilir. 6 Ağustos, geçmişin acılarını unutmadan, ortak bir geleceği inşa etmek için hepimize sorumluluk yükleyen zamansız bir uyarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><span style="font-size:18px">#mustafagoktas</span></strong></a></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-necati-ekerin-aci-gunu-26160a9019cb0-2aa3-42e4-aca2-ffa03bc577702026-08-06T07:39:00+03:00HABER MERKEZİ ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ

ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Kıymetli dostlar kıymetli arkadaşlarım, Uzun süren bir amansız hastalığın pençesinden yavrumuz GÜLDEM kızımızı &nbsp;kurtaramadık KAYBETTIK. Not cenazemiz perşembe bugün ikindi namazına müteakip Tarsus Şehir Mezarlığı’nda defnedilecektir dost ve yakınlarımıza üzüntüyle bildiriyorum "</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7481822a585.jpg" style="height:349px; width:664px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-allah-korusun-2614798eca399-190f-4274-99b1-f016560c5bdd2026-08-05T19:31:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN

TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Fetöcülerin,hırsızların,rüşvetçilerin,hortumcuların uçkurcıların Atatürk’ün emaneti CHP ye çökmesinden şimdide Yeni Parti’de olmalarından rahatsız olmayan eski milletvekilleri neden ayıbı alkışlıyorlar?<br />Anlamak mümkün değil.<br />Bunlar örnek siyasetçilerse yandık.<br />Geçmişte iktidar partisinde çal da yap diyenler var diye yeri göğü inletenler bu aslan sosyal demokratlardı.<br />Bunlar aslan değil kedi bile olamadılar.<br />Hiçbir aslan demokrat milletvekili yolsuzlukla mücadele derneği kurmadı.<br />Bir eski Milletvekili olarak eskimiş yeni siyasetçilerin tutum ve davranışlarından üzgünüm.<br />Dürüst Kemal diyorlardı hemen Hain Kemal demeye başladılar.<br />Dönme dolaptan daha hızlı döndüler.<br />Allah ülkemi bu dönenlerden korusun."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hidayet-kilic-anamurun-her-mahallesini-geziyor-261462295a88d-00b6-48df-a490-7fa9b39a5b312026-08-05T18:19:00+03:00HABER MERKEZİ HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR

HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Anamur'un Sarıağaç Mahallesi, MHP Mahalle Temsilcisi&nbsp;Ali Ülkü’yü, Milliyetçi Hareket Partisi Anamur İlçe Başkanı&nbsp;Mehmet Yayla ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte ziyaret eden Hidayet Kılıç, yöredeki vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların samimi ev sahiplikleri ve hoş sohbetleri karşısında mutlu olan Hidayet Kılıç ve arkadaşları, "bizleri muhabbetle karşılayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz" dediler.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-normal-insanlar-icin-ss-cellatlari-asla-kahraman-olmayacak-261455bfe59d7-a39b-4d8d-89fc-6093a16d6d9f2026-08-05T13:59:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak

Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;Letonya’da&nbsp;<strong>Nazi Almanyası işbirlikçisi</strong>&nbsp;olduğu belirtilen 102 yaşındaki&nbsp;<strong>Laimonis Ezergaylis’in</strong>&nbsp;törenle defnedilmesine tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cenaze merasimi,&nbsp;<strong>Tukums</strong>&nbsp;bölgesinde yer alan ve&nbsp;<strong>“Leton SS lejyonerlerinin mezarlığı”</strong>&nbsp;olarak bilinen&nbsp;<strong>Lestene</strong>&nbsp;kardeşlik mezarlığında düzenlendi. Letonya basınında&nbsp;<strong>SS lejyonerleri</strong>&nbsp;arasında anılan&nbsp;<strong>Ezergaylis'in,&nbsp;</strong>haberlerde aynı zamanda&nbsp;<strong>“tanınmış bir toplum adamı”&nbsp;</strong>olarak nitelendirilmesi dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin Telegram hesabından açıklama yapan&nbsp;<strong>Zaharova,&nbsp;</strong><em>“Normal insanlar için dünyanın hiçbir yerinde bu cellatlar asla ‘kahraman’ olmayacak”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı. Rus diplomat, söz konusu kişilerin, Ruslar ve Letonlar da dahil olmak üzere&nbsp;<strong>Sovyet halkına yönelik soykırımdan sorumlu olduğunun</strong>&nbsp;altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski bir SS lejyoneri için düzenlenen onur töreninin&nbsp;<strong>Avrupa Birliği (AB)</strong>&nbsp;genelindeki tehlikeli bir eğilime işaret ettiğini belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;<em>“SS lejyonerlerinin yüceltilmesi, Avrupa Birliği’nde neo-Nazi ideolojisinin yeniden canlanmasının ve yasallaşmasının açık bir göstergesidir”&nbsp;</em>ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci Dünya Savaşı&nbsp;</strong>sırasındaki eylemleri nedeniyle&nbsp;<strong>SS birlikleri,&nbsp;</strong>savaş sonrası kurulan&nbsp;<strong>Nürnberg Mahkemesi'nin</strong>&nbsp;kararıyla&nbsp;<strong>“suç örgütü”&nbsp;</strong>olarak kabul edilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260804/zaharova-normal-insanlar-icin-ss-cellatlari-asla-kahraman-olmayacak-1107776049.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-brezilyanin-washington-buyukelcisinin-vizesini-iptal-etti-2614468e09cce-86dd-4e5e-beb7-c9421bcfd38e2026-08-05T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti

ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD yönetimi, yaşanan diplomatik vize krizine ve büyükelçi onayının geciktirilmesine tepki olarak Brezilya’nın Washington Büyükelçisi&nbsp;<strong>Maria Luiza Ribeiro Viotti’nin vizesini iptal etti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kararın Brezilya'nın geçen ay iki Amerikalı diplomata vize vermemesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın<strong>&nbsp;Brasilia Büyükelçisi adayının onay sürecini askıda tutmasına karşılık mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde</strong>&nbsp;alındığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Associated Press'e (AP) konuşan bakanlık yetkilileri, Brezilya Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Luiz Inacio Lula da Silva</strong>&nbsp;yönetimine hamle yapması için süre tanındığı, kararın defalarca ertelendiği ancak beklenen adım atılmayınca uygulamanın devreye sokulduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, Brezilya'nın uygun adımları atması ve Trump'ın büyükelçi adayını kabul etmesi halinde&nbsp;<strong>kararın hızla geri çekilebileceğini</strong>, vize iptaline rağmen Büyükelçi Viotti'nin&nbsp;<strong>ABD'den sınır dışı edilmediğini&nbsp;</strong>aktardı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Neler olmuştu?</span></h3><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasındaki ipler, Brezilya yönetiminin Trump'ın büyükelçi adayı Danny Perez’in atama sürecini&nbsp;<strong>4 Ekim seçimleri sonrasına erteleme kararıyla</strong>&nbsp;gerilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Brezilya; ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Riley Barnes ve yardımcısının, Devlet Başkanı Lula'yı ya da seçim sürecini eleştirecekleri duyumları üzerine&nbsp;<strong>vize taleplerini reddetmişti</strong>. ABD kanadı ise bu iddiaları yalanlayarak, 27-30 Temmuz tarihlerine planlanan ziyaretin rutin olduğunu ve "seçim sabotajı" iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260805/abd-brezilyanin-washington-buyukelcisinin-vizesini-iptal-etti-1107778000.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/danimarka-prensesi-isabella-askerlik-gorevine-basladi-261430d43e397-e946-4485-984f-c242b36e62e72026-08-05T13:54:00+03:00HABER MERKEZİ Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı

Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Danimarka Kralı Frederik ve Kraliçe Mary'nin en büyük kızı olan 19 yaşındaki Prenses Isabella, Slagelse kentinde yer alan askeri kışlada 5 aylık temel askeri eğitim alacak. Prenses, bu sürecin ardından 6 ay boyunca operasyonel görevlerde bulunarak toplam 11 aylık hizmet süresini tamamlayacak.<br />Danimarka Kraliyet Ailesi tarafından yapılan resmi açıklamada, Prenses Isabella’nın askerlik görevi boyunca diğer askerlere sağlanan maaş ve ödenek imkanlarından yararlanmayacağı bildirildi. Hizmet süresince prensesin tüm kişisel ve operasyonel masrafları doğrudan ailesi tarafından karşılanacak.<br />Kadınlara zorunlu askerlik geldi: Süre 11 aya çıkarıldı<br />Danimarka hükümeti, 2024 yılında hayata geçirdiği yeni yasal düzenlemeyle kadınları zorunlu askerlik sistemine dahil etmiş ve 4 ay olan standart hizmet süresini 11 aya çıkarmıştı. Ukrayna’daki savaş ve Kuzey Kutbu bölgesinde artan güvenlik endişeleri nedeniyle alınan karar doğrultusunda, ülkede yıllık asker sayısının 2033 yılına kadar 5 binden 7 bin 500'e çıkarılması hedefleniyor.<br />Yeni askerlik dönemi kapsamında, zorunlu askerlerden oluşan yüzden fazla kişilik bir birliğin Grönland bölgesinde bir ay boyunca operasyonel görev yürüteceği açıklandı. Ayrıca Danimarka Silahlı Kuvvetleri, Özel Harekât Komutanlığı bünyesinde yeni bir dron birliği kurarak askerleri bu alanda eğiteceğini duyurdu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260805/danimarka-prensesi-isabella-askerlik-gorevine-basladi-1107785650.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-dedeogullari-katliaminin-hafizasina-dozer-vuruyorlar-26142f9b01180-3150-495a-b212-53efaf47b0092026-08-05T10:31:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar

Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konya’da 30 Temmuz 2021’de aynı aileden 7 kişinin katledildiği Dedeoğulları Katliamı’nın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını belirten DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, katliamın yaşandığı evin “yol yapılacağı” gerekçesiyle yıkılmak istenmesine sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Dedeoğulları artık sadece bir soyadı değil, bu ülkenin vicdan yarasıdır”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, “Dedeoğulları artık sadece bir ailenin soyadı değil, bu ülkenin hafızasına kazınmış bir katliamın adıdır. Gerçeklerle yüzleşmek yerine hafızayı silmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Adalet yerine hafızayı yok etmeye çalışıyorlar”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Katliamdan sağ kurtulan tek aile ferdi Çetin Dedeoğulları’nın yıllardır adalet mücadelesi verdiğini hatırlatan Bozan, katliamın yaşandığı evin müze haline getirilmesi talebine rağmen yıkım girişiminin kabul edilemez olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, “Önce evi satın almak istediler. Şimdi ise ‘yol yapacağız’ diyerek yıkmak istiyorlar. Adaleti sağlayamayanlar, şimdi de katliamın izlerini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Hafızayı yok ederek bu ülkenin vicdanını susturamazsınız.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Katliamın üzerini örttürmeyeceğiz”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dedeoğulları ailesinin adalet arayışının yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Bozan, şu çağrıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu topraklarda yaşanan katliamların unutulmasına da unutturulmasına da izin vermeyeceğiz. Çetin Dedeoğulları’nın adalet mücadelesinin yanındayız. Katliamın yaşandığı evi yıkarak gerçeği ortadan kaldıramazsınız. İktidarı ve yıkım kararından sorumlu olanları bu yanlıştan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAĞLIK PERSONELİNDE GÖREVLENDİRME DÖNEMİ SONA ERİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/saglik-personelinde-gorevlendirme-donemi-sona-eriyor-2616136103bf6-c986-4479-92d7-0fe80eb023912026-08-05T09:44:00+03:00HABER MERKEZİ SAĞLIK PERSONELİNDE GÖREVLENDİRME DÖNEMİ SONA ERİYOR

SAĞLIK PERSONELİNDE GÖREVLENDİRME DÖNEMİ SONA ERİYOR

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı, görevlendirme usulüyle farklı kurumlarda görev yapan sağlık personeline yönelik başlattığı düzenlemeyi genişletiyor. Bakanlık, ilk etapta kendi teşkilatı içerisinde görevlendirme ile çalışan ebe, hemşire, sağlık memuru ve diğer sağlık personelinin görevlendirmelerini iptal ederek çalışanları asli kadrolarına döndürmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Edinilen bilgilere göre, şimdi ise ikinci aşamaya geçiliyor. Bu kapsamda Valilikler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarında görevlendirme usulüyle görev yapan Sağlık Bakanlığı personelinin de görevlendirmelerinin iptal edilmesi için çalışma yürütülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hazırlıkları sürdürülen düzenlemenin hayata geçirilmesiyle birlikte, farklı kurumlarda geçici olarak görev yapan sağlık personelinin kadrolarının bulunduğu sağlık kuruluşlarına geri dönmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın bu adımla, özellikle hastaneler, ağız ve diş sağlığı merkezleri, toplum sağlığı merkezleri ile aile sağlığı hizmetlerinde yaşanan personel ihtiyacını azaltmayı ve sağlık çalışanlarını asli görev alanlarında daha etkin şekilde değerlendirmeyi amaçladığı ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu çalışmanın tamamlanmasının ardından, Valilikler, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlükleri ile diğer kamu kurumlarında görevlendirme usulüyle görev yapan sağlık personelinin görevlendirmelerinin aşamalı olarak sonlandırılması bekleniyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozel-ve-agbaba-hakkinda-fezleke-duzenlendi-26141766b9040-0296-4659-adbf-f537af6f83532026-08-04T22:23:00+03:00HABER MERKEZİ ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ

ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDAKİ BAŞSAVCILIK AÇIKLAMASI:</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a72e5470c311.jpg" style="height:840px; width:746px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>VELİ AĞBABA HAKKINDAKİ BAŞSAVCILIK AÇIKLAMASI:</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a72e54720bc2.jpg" style="height:847px; width:707px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-duyurdu-cerceve-yasaya-imza-atildi-26140e726ebb6-25ab-49d6-895c-3beccb0ac1f52026-08-04T21:11:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI

CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CELAL ADAN:&nbsp;Çerçeve yasa teklifini, başarının mimarı olan Liderimiz Devlet Bahçeli Bey öncülüğünde imzaladık. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" yasasının ardında liderimizin sarsılmayan cesareti, yanılmayan feraseti vardır. Bütün Türkiye için hayırlı olsun.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/moskova-yakinlarinda-iha-saldirisi-5-olu-6-yarali-26139fac69aaa-0657-4d24-b2f4-08ef7efec5b62026-08-04T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı

Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Moskova bölgesi Valisi, salı günü Rusya'nın başkenti Moskova yakınlarındaki Çehov belediye bölgesinde bulunan bir sanayi bölgesine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında beş kişinin hayatını kaybettiğini, altı kişinin yaralandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Andrey Vorobyov, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Novoselki sanayi bölgesinde bir İHA saldırısının ardından birkaç yangın çıktı. Beş kişi hayatını kaybetti, altı kişi de yaralandı," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vorobyov, itfaiye ekiplerinin en büyük yangını, bir depoda çıkan alevleri, kontrol altına aldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerimiz haber üzerinde çalışıyor. Yeni gelen bilgilerle haberi en kısa zamanda güncelleyeceğiz.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/04/moskova-yakinlarinda-iha-saldirisi-5-olu-6-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Geçici Görev İptalleri 81 İlde Devam Ediyor: Süreç Yakında Tamamlanacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gecici-gorev-iptalleri-81-ilde-devam-ediyor-surec-yakinda-tamamlanacak-26138e90f2993-33c2-4835-8abf-aed09c6282c42026-08-04T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ Geçici Görev İptalleri 81 İlde Devam Ediyor: Süreç Yakında Tamamlanacak

Geçici Görev İptalleri 81 İlde Devam Ediyor: Süreç Yakında Tamamlanacak

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Edinilen bilgilere göre birçok ilde geçici görevlendirmeler iptal edilirken, kalan illerde de önümüzdeki günlerde aynı yönde kararların alınması bekleniyor. Böylece Sağlık Bakanlığı'nın planladığı çalışma doğrultusunda geçici görevlendirme uygulaması ülke genelinde büyük ölçüde sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadro Planlaması Yeniden Yapılıyor<br />Bakanlığın yürüttüğü EKİP, EKOBS ve standart kadro çalışmalarıyla birlikte personelin ihtiyaç duyulan kadrolarda ve kendi görev yerlerinde istihdam edilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda uzun süredir farklı &nbsp;sağlık tesislerinde geçici görevle çalışan personelin önemli bir bölümü asli kadrolarının bulunduğu kurumlara geri dönecek.<br />Bazı illerde hizmetin aksamaması ve personel planlamasının tamamlanabilmesi amacıyla geçiş süreci uzatılırken, bu durumun geçici olduğu ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürecin Kısa Sürede Tamamlanması Bekleniyor<br />Sahadan gelen bilgilere göre uygulama iller arasında farklı tarihlerde yürütülse de nihai hedef değişmiş değil. Geçici görevlerin tamamen kaldırılması yönündeki planlamanın önümüzdeki günlerde tüm illerde tamamlanması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Personel arasında farklı beklentiler bulunsa da mevcut tablo, sürecin geri dönüşü olmayan bir noktaya geldiğini gösteriyor. Bazı illerde süre uzatımı kararı alınmış olsa da bunun yalnızca geçiş sürecini yönetmeye yönelik olduğu, uygulamanın eninde sonunda tüm Türkiye'de hayata geçirileceği değerlendiriliyor.<br />Sağlık çalışanları ise yeni kadro planlamasının ardından oluşabilecek personel eksikliklerinin nasıl giderileceği, hizmet sunumunun nasıl etkileneceği ve ihtiyaç duyulan birimlerde yeni görevlendirme yöntemlerinin uygulanıp uygulanmayacağını yakından takip ediyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.saglikpersoneli.com.tr/gecici-gorev-iptalleri-81-ilde-devam-ediyor-surec-yakinda-tamamlanacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/84-hakim-ve-savci-meslekten-cikarildi-bakan-gurlek-hsk-2-dairesi-bu-yil-525-hakim-savci-hakkinda-karar-aldi-26136a02bb330-25af-4ee5-98fe-a0f3cdc9542b2026-08-04T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ 84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı

84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nin, hakim ve savcılara yönelik yürüttüğü denetim ve disiplin süreçlerine ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda suçlular ve suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, yargı teşkilatı mensupları bakımından da hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmediğini ifade etti.<br />Gürlek, “Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, ünvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakim ve cumhuriyet savcılarının büyük ekseriyetinin görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirdiğini vurgulayan Gürlek, bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin şekilde işlettiğini kaydeden Gürlek, HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hakim ve cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alındığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, bu kişilerden 333’ü hakkında disiplin cezası uygulandığını aktararak, "168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet sisteminin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini belirten Gürlek, dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatı içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/84-hakim-ve-savci-meslekten-cikarildi-bakan-gurlek-hsk-2-dairesi-bu-yil-525-hakim-savci-hakkinda-karar-aldi-1735779</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-hayalleri-ve-fedakarligiyla-bir-devrin-mitosu-enver-pasayi-anarken-2613703596495-d097-422f-a1a7-b3c9abef3e2a2026-08-04T08:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk milletinin hafızasında kimi liderler sadece siyasi veya askerî başarılarıyla değil, uğrunda yürüdükleri büyük ülküler, fedakârlıkları ve trajik sonlarıyla yer edinirler. Osmanlı Devleti’nin en çalkantılı, en buhranlı döneminde sahneye çıkan ve adeta tarihin akışına yön vermeye çalışan&nbsp;<strong>Enver Paşa</strong>, bu vasıfları en keskin şekilde taşıyan figürlerin başında gelir. Şehadetinin yıldönümünde, onu sadece bir asker olarak değil, Türk milletinin kaderine tutkuyla bağlı bir dava adamı olarak anlamak ve yâd etmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hayallerinin Sınırını Kendi Kanıyla Çizen” Bir Ömür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Paşa, genç yaşta Manastır dağlarında başlattığı Hürriyet mücadelesinden, Trablusgarp kumlarına, Balkan savaşlarının acılarından Sarıkamış’ın karlı doruklarına ve nihayet Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında kurduğu son hayale kadar, her anını milletine adamış bir hayat sürmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun karakterini en iyi özetleyen ifade, hayatını ve mücadelesini özetleyen şu tespittir:&nbsp;<strong>Hayallerinin sınırını kendi kanıyla çizen bir kahraman.</strong>&nbsp;O, küçük hesapların ve sıradan ihtirasların değil, Türk dünyasının birliği, Osmanlı’nın kurtuluşu ve İslam âleminin selameti gibi devasa rüyaların peşinden koştu. Hatalarıyla ve sevaplarıyla, her adımını bu büyük ideale adadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletimiz ve Devletimiz İçin Yaptıkları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Paşa’nın yakın tarihi şekillendiren rolü, sadece Harbiye Nazırlığı dönemindeki icraatlarıyla sınırlı değildir; onun bıraktığı derin izler çok yönlüdür:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askerî ve Teşkilatçı Ruh:</strong>&nbsp;Genç subaylar arasında kurduğu disiplin ve vatan sevgisi ağı, devletin son kriz anlarında refleks göstermesini sağlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur. Trablusgarp’ta yerli halkı örgütleyerek İtalyanlara karşı verdiği gerilla savaşı, Türk direniş ruhunun klasik bir örneğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Edirne Fatihi:</strong>&nbsp;Balkan Savaşları’nın en karanlık günlerinde, Edirne’yi geri alarak millete kaybedilen özgüvenin bir kısmını yeniden kazandırmış ve bu başarısıyla halkın gönlünde taht kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Turan Ülküsü ve Türkistan Mücadelesi:</strong>&nbsp;Birinci Dünya Savaşı’nın ardından masalarda bitirilemeyen bir milletin yeniden ayağa kalkması için Orta Asya’ya yönelen Enver Paşa, basmacı hareketinin önderi olarak Türkistan halkının özgürlük mücadelesine omuz vermiştir. Onun bu çabası, sadece askeri bir direniş değil, aynı zamanda coğrafyalar ötesi bir millet bilincinin inşasıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pamir Dağları’ndan Yükselen Sadakat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1922 yılının Kurban Bayramı sabahı, Tacikistan’ın Abıderya köyünde, Sovyet birliklerine karşı yapılan ani baskında bir süvari hücumunu bizzat yönetirken şehit düşmüştür. O, Edirne’nin sokaklarından Orta Asya’nın steplerine kadar vatan toprağının her karışını kendi manevi vatanı bilmiş; düşman karşısında geri çekilmeyi kendine yediremeyecek kadar asil bir askeri gururla son nefesini vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saygı ve Rahmetle</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih; galibiyetleri kadar mağlubiyetleri, ihtişamlı günleri kadar trajik sonlarıyla da büyük şahsiyetleri yazar. Enver Paşa, devrinin imkânsızlıkları içinde milletinin kaderini değiştirmek için varını yoğunu ortaya koymuş, inandığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehadetinin yıldönümünde; vatan sevgisini hayatının ve ölümünün her anına nakşeden, adı Türk milletinin onur mücadelesiyle özdeşleşen&nbsp;<strong>Enver Paşa’yı</strong>, silah arkadaşlarını ve bu topraklar için can veren tüm kahramanlarımızı&nbsp;<strong>saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.</strong>&nbsp;Ruhları şad, mekânları cennet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a71ad0158f34.jpg" style="height:890px; width:762px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Rütbeleri ve Aşamaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teğmen (Mülazım):</strong>&nbsp;1902 yılında Harp Okulu'ndan kurmay olarak mezun oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Binbaşı:</strong>&nbsp;1906 yılında bu rütbeye terfi etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yarbay:</strong>&nbsp;1912 yılında Trablusgarp ve Balkan dönemindeki başarılarıyla yarbay oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mirliva (Tuğgeneral / Tümgeneral karşılığı):</strong>&nbsp;3 Ocak 1914 tarihinde genç yaşta bu rütbeye terfi ederek paşa oldu ve aynı gün Harbiye Nazırı atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Orgeneral:</strong>&nbsp;1917 yılında Kut ül-Amare ve Kafkasya cephelerindeki gelişmeler üzerine bu rütbeye yükseltildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-261341f035724-5c95-485a-b670-ae35efc43b962026-08-04T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet, insanlık tarihinin en eski, en temel ve en vazgeçilmez erdemidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumların huzur içinde yaşayabilmesi, bireylerin yarınlara güvenle bakabilmesi ve vicdanların sükûnet bulabilmesi yalnızca tek bir kavramın etrafında döner:&nbsp;<strong>Adalet</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak adalet kavramı, tarafgirliğin ve menfaatlerin gölgesinde kaldığı an anlamını yitirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek adalet, kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı durabilme ve kime yönelik olursa olsun mazlumun elinden tutabilme cesaretini gösterdiğimizde var olur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Adaletin Saf Rengi: Tarafsızlık ve Cesaret</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hak ve adalet söz konusu olduğunda, insan psikolojisinin en büyük sınavı "yakınlıklar" ve "çıkarlar" ile verilir. Tarih boyunca düşünürlerin, erenlerin ve vicdan sahibi insanların dile getirdiği gibi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun; mazlum düşmanımız da olsa, zalim babamız da olsa haksızlığa karşı çıkıyoruz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümle, adaletin evrensel ve tavizsiz tanımıdır. Çoğu insan için kendi dostuna, akrabasına ya da ideolojik olarak yakın olduğu birine yapılan haksızlığa ses çıkarmak kolaydır. Zor ve erdemli olan,&nbsp;<strong>kendi yakınının (zalim bile olsa) yaptığı haksızlığa "dur" diyebilmek</strong>, ya da&nbsp;<strong>nefret ettiğimiz, düşman olarak gördüğümüz birine haksızlık yapıldığında onun hakkını savunabilmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet terazisi kimliklere, aidiyetlere veya çıkarlara göre tartmaya başlarsa, o terazi artık adalet dağıtmaz; sadece adaletsizliği meşrulaştırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Türkiye’nin Temel Meselesi: Adalet Bilinci</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ülkemizin en derin, en hayati meselelerinin kökenine indiğimizde karşımıza çıkan ana düğüm yine adalet eksikliğidir. Toplumsal huzursuzlukların, ekonomik dengesizliklerin, liyakatsizliğin ve güven bunalımının arkasında yatan temel sebep, adalet duygusunun zedelenmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barışın Çimentosu:</strong>&nbsp;Adalet sadece mahkeme salonlarında karara bağlanan bir hukuki süreç değildir; sokakta, okulda, iş yerinde, ailede ve siyasette var olması gereken bir yaşam biçimidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven ve Huzur:</strong>&nbsp;Bir toplumda vatandaşlar, haklarının korunduğundan ve kanun önünde herkesin eşit olduğundan emin olduğunda geleceğe umutla bakar. Aksi takdirde, "güçlünün haklı olduğu" bir orman kanunu düzeni hâkim olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin kalkınması, gelişmesi ve fertlerinin birbirine sırtını güvenle yaslayabilmesi için her alanda yeniden güçlü bir adalet bilincini inşa etmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplum Olarak Ne Yapmalıyız? (Yol Haritası)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli meseleyi aşmak, sadece devlet kurumlarının değil, toplumun her bireyinin omuzlarındadır. Toplumu uyaran, eğiten ve yol gösteren adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vicdanı Merkeze Almak:</strong>&nbsp;Olaylara kimin yaptığına bakarak değil,&nbsp;<strong>neyin haklı olduğuna</strong>&nbsp;bakarak yaklaşmalıyız. Haklı olanın kimliği, haksız olanın ise yakınlığı sorgulanmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong>&nbsp;Çocuklarımıza ve gençlerimize adaletin sadece bir kanun maddesi değil, bir karakter meselesi olduğunu öğretmeliyiz. Onlara "bizden olanlar" ve "diğerleri" ayrımını değil, insan onurunu ve hakkını savunmayı aşılamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cesur Olmak:</strong>&nbsp;Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Haksızlık kimden gelirse gelsin, sessiz kalmamak; barışçıl, yapıcı ama kararlı bir dille hakikati savunmak toplumsal bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç: Adalet Herkese Lazım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Unutulmamalıdır ki adalet, bir gün herkese lazımdır. Bugün başkasının uğradığı haksızlığa sessiz kalanlar, yarın kendi kapılarını çalan adaletsizlik karşısında yalnız kalırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak huzurun, refahın ve kardeşliğin kapısını aralayacak olan anahtar&nbsp;<strong>"Adalet, adalet, adalet... Herkese eşit ve hakça"</strong>&nbsp;şiarını hayatımızın her alanına hâkim kılmaktır. Vicdanımızın sesini dinlediğimiz, hakikati savunduğumuz ve mazlumun kimliğine bakmadığımız sürece bu ülkenin aydınlık yarınları hepimizindir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tarihin-suzgecinden-bugune-goc-demografi-ve-gelecegi-okumak-2613328fb528d-780d-4777-9401-ea38da7776822026-08-04T07:16:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ortadoğu ve çevresi, tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olduğu kadar, en büyük demografik hareketliliklerin ve göç dalgalarının da sahnesi olmuştur. Tarihçi ve düşünürlerin dikkat çektiği üzere, iklim krizleri, kıtlıklar, gıda ve su zincirinin kopması gibi krizler geçmişte büyük toplumsal alt üst oluşları (Hiksos benzeri talan ve yıkım dalgalarını) tetiklemiştir. Günümüzde ise bu dinamikler, iklim değişikliği, ekonomik çöküntüler ve siyasi istikrarsızlıklarla birleşerek sınır ötesi göçleri kaçınılmaz kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla bu hassas coğrafyanın tam merkezinde yer almakta ve tarihinin en yoğun göç dalgalarından biriyle karşı karşıya bulunmaktadır. Vicdani ve insani değerlerimiz gereği mazlumlara kapı açmak bu milletin en temel karakter özelliklerinden biridir; ancak madalyonun diğer yüzünde, ülkenin geleceğini, millî kimliğini ve toplumsal huzurunu doğrudan etkileyen ciddi bir&nbsp;<strong>demografik dönüşüm</strong>&nbsp;gerçeği durmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demografik Değişim Neden Hassasiyetle Ele Alınmalıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkenin gücü sadece ekonomik kaynakları veya sınırlarının genişliğiyle değil, aynı zamanda toplumsal uyumu, kültürel bağları ve nüfus dengesiyle ölçülür. Hızla değişen demografik yapılar, uzun vadede şu kritik alanlarda yapısal riskler barındırır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Entegrasyon ve Sosyal Barış:</strong>&nbsp;Farklı kültürel alışkanlıklara ve dillere sahip büyük kitlelerin kısa sürede uyum sağlayamaması, toplumsal kutuplaşmaları ve gettolaşmayı tetikleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Hizmetleri ve Kaynak Dağılımı:</strong>&nbsp;Eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal güvenlik sistemleri belirli bir kapasiteye sahiptir. Nüfusun ani ve kontrolsüz artışı, bu hizmetlerin kalitesini düşürebilir ve vatandaş ile göçmen arasında kaynak rekabetine yol açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Millî Kimlik ve Toplumsal Hafıza:</strong>&nbsp;Bir milletin ortak hafızası, kültürel kodları ve aidiyet duygusu, demografik dengenin korunmasıyla mümkündür. Nüfus yapısındaki kalıcı ve orantısız değişimler, gelecekte egemenlik ve kimlik tartışmalarını kaçınılmaz kılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Süreçte Nasıl Bir Yol İzlenmeli? (Yol Gösterici ve Uyarıcı İlkeler)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, insani değerleri ayaklar altına almadan ama aynı zamanda ülkenin geleceğini de tehlikeye atmadan akılcı, gerçekçi ve stratejik bir akılla hareket etmek zorundayız. Bu bağlamda atılması gereken adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Duygu Değil, Strateji Odaklı Yaklaşım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göç meselesi sadece günlük siyasi tartışmalarla veya salt insani reflekslerle ele alınamaz. Devletin ilgili kurumları; demografi, sosyoloji, ekonomi ve milli güvenlik eksenli&nbsp;<strong>uzun vadeli projeksiyonlar</strong>&nbsp;hazırlamalı, gelecekte nüfus oranlarının nereye evrileceğini bilimsel verilerle öngörmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Entegrasyon Değil, "Geri Dönüş ve Düzen" Esas Olmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçici koruma statüsünün adı üstünde "geçici" olduğu unutulmamalıdır. Ülkelerindeki kriz halleri sona eren veya güvenli bölgeler oluşan grupların, uluslararası hukuka uygun ve insan haklarını gözeten bir planlamayla kendi vatanlarına dönüşleri teşvik edilmelidir. Süreç, kalıcı bir yerleşim modeli üzerinden değil, düzenli ve kontrollü bir yönetim anlayışıyla ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sınır Güvenliği ve Kaçak Göçle Tavizsiz Mücadele</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Stratejik istikrarsızlık silahına dönüşen düzensiz göç dalgalarına karşı sınırların güvenliği en üst düzeyde tutulmalıdır. Kaynağında durdurulamayan göç dalgalarının içeride yönetilmesi her zaman daha maliyetli ve risklidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Toplumsal Bilinç ve Ortak Akıl</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte halkın kaygıları görmezden gelinmemeli, şeffaf bir devlet politikasıyla vatandaş bilgilendirilmelidir. Toplumsal huzurun korunması için yasaların eksiksiz uygulanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve her iki kesimin de kurallara uymasının sağlanması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bize göstermiştir ki, coğrafyasının kaderine mahkûm olan milletler değil, o coğrafyanın getirdiği riskleri akılla, tedbirle ve stratejik planlamayla yönetebilen milletler ayakta kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün atacağımız adımlar, yarın bu topraklarda hangi çocukların hangi şartlar altında yaşayacağını belirleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsani değerlerimizden ödün vermeden, ama devlet aklını ve milletin geleceğini en üst sırada tutarak&nbsp;<strong>"akıl, denge ve kararlılık"</strong>&nbsp;üçgeninde bir göç stratejisi inşa etmek, bugünün neslinin geleceğe karşı en büyük sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-belediye-meclisinde-basina-ve-vatandasa-kapali-oturum-261358fe829ff-2e63-41c8-8e67-8caf445601ea2026-08-04T06:50:00+03:00HABER MERKEZİ Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”

Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gündeminde belediyenin 160 milyon lira borçlanma talebi ve festival harcamalarının ihalesiz bir şekilde doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi gibi kamu kaynağı kullanımını yakından ilgilendiren kritik maddeler bulunan toplantıda, basın temsilcileri ve vatandaşlar keyfi olarak dışarı çıkarılmak istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın mensuplarının uygulamaya itiraz edip hukuki dayanak talep etmesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Bu sırada CHP'li meclis üyelerinin talimatıyla harekete geçen zabıta ekipleri, kameraların önüne geçerek basının görüntü almasını fiziksel olarak engelledi. Yaşanan bu müdahalenin ardından, meclis yönetimince acil bir şekilde oturumun basına ve izleyicilere kapatılması kararlaştırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milyonlarca liralık borçlanma ve harcama yetkisinin basından ve vatandaştan gizli bir "kapalı oturumda" görüşülmek istenmesine Cumhur İttifakı meclis üyeleri sert tepki gösterdi. Toplantının şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütülmesini ve basına sansür uygulanmasını kabul edilemez bulan Cumhur İttifakı üyeleri, kapalı meclis kararını protesto ederek salonu terk etti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pompeiide-30-yil-sonra-bir-ilk-antik-kente-dev-istakoz-heykelleri-26129395b1602-a09e-4bb5-b8fc-807061ec2e9c2026-08-03T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri

Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu yaz antik Pompeii harabelerini gezen ziyaretçiler, Roma villaları, taş döşeli sokaklar ve binlerce yıllık kalıntıların arasında yükselen dev ıstakoz heykelleriyle karşılaşabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta kapılarını açan "Philip Colbert in Pompeii: Pop Mythology," İngiliz sanatçının bugüne kadarki en kapsamlı sergisi olma özelliğini taşıyor. Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birine yerleştirilen 30'dan fazla anıtsal ıstakoz heykeli, antik miras ile çağdaş pop kültürü arasında sıra dışı bir diyalog kuruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Renkli alter egosu "The Lobster" ile tanınan Philip Colbert, sanat tarihini pop art estetiğiyle yeniden yorumlayan eserleriyle uluslararası alanda tanınıyor. Sıklıkla Andy Warhol'un varisi olarak anılan Londra merkezli sanatçı, bugüne kadar Londra ve Venedik'in yanı sıra Seul, Singapur ve Şanghay'da büyük ölçekli kamusal yerleştirmelere imza attı. Ancak Pompeii'deki sergi, sanatçının şimdiye kadarki en iddialı ve kapsamlı müdahalesi olarak öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergi, Pompeii Arkeoloji Parkı için de bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Yaklaşık 30 yıl aradan sonra antik kentte düzenlenen ilk çağdaş heykel sergisi olmasının yanı sıra, Pompeii'nin tarihi evlerinde bir sanatçının eserlerinin ilk kez sergilenmesine de olanak tanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colbert için Pompeii, yalnızca bir arkeolojik alan değil, zamanın sınırlarını aşan bir sembol.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pompeii benim için antik çağın nihai kenti, zamanın ötesinde var olan bir yer" diyor sanatçı. "Zaman, kimlik ve sanatın kendi sınırlarını nasıl aşabileceği üzerine heykelsi bir diyalog kurmak için bundan daha güçlü bir mekân düşünemiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Serginin çıkış noktalarından biri de Pompeii'deki Faun Evi'nde bulunan ünlü ıstakoz mozaiği. Bu eserden ilhamla hazırlanan mekâna özgü yerleştirme, 12 yeni heykelden oluşuyor. Paslanmaz çelikten üretilen dev ıstakoz figürleri sütunlar, tapınaklar ve antik evlerin arasında beklenmedik biçimde yükselirken, geleceğin robotik ıstakoz savaşçılarını betimleyen anıtsal siyah çelik heykeller ise Colbert'in "geleceğin mitolojik kalıntıları" olarak tanımladığı evrene gönderme yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colbert, hayal ettiği bu figürlerin ziyaretçileri Pompeii'ye farklı bir gözle bakmaya teşvik etmesini umuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pompeii'nin harabeleri hem trajediyi hem de güzelliği bünyesinde barındırıyor ve kent geçmiş ile bugün arasında asılı kalmış gibi hissettiriyor," diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pompeii'yi donmuş bir tarih sahnesi olarak görmek yerine Pop Mythology, antik kenti klasik mitoloji, arkeoloji ve çağdaş görsel kültürün iç içe geçtiği canlı bir kültürel peyzaj olarak yeniden yorumluyor. Sergi boyunca ölüm, uygarlık, hafıza ve insanlığın teknolojiyle ilişkisi gibi temalar işlenirken, ziyaretçiler toplumların geçmişlerini nasıl koruduğu ve geleceği nasıl hayal ettiği üzerine düşünmeye davet ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergiye paralel olarak bölgedeki okullar ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla çeşitli etkinlikler de düzenlenecek. Bu program, Colbert'in çağdaş sanatı yalnızca uluslararası ziyaretçilerle değil, yerel topluluklarla da buluşturma hedefini yansıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergi, Pompeii'nin ötesine geçerek Longola, Boscoreale, Oplontis, Villa San Marco, Villa Arianna ve Real Polverificio Borbonico'ya da uzanıyor. Böylece Campania'nın önde gelen arkeolojik alanlarını birbirine bağlayan çağdaş bir sanat rotası oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İster kışkırtıcı ister eğlenceli ya da beklenmedik bulunsun, Colbert'in dev ıstakozları tarihin en iyi korunmuş antik kentlerinden birinin bile yeni sanatsal yorumlara hâlâ ilham verebildiğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Philip Colbert in Pompeii: Pop Mythology," Pompeii Arkeoloji Parkı'nda 2027'nin başlarına kadar ziyaret edilebilecek.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/08/03/pompeide-dev-istakozlar-philip-colbertin-en-buyuk-yerlestirmesi-antik-kente-tasindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ren-nehrinin-su-seviyesinde-rekor-dusus-26128095ef90b-7063-4877-bb77-c716d15a6e282026-08-03T10:40:00+03:00HABER MERKEZİ Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş

Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın en ünlü nehirlerinden Ren'in su seviyesi, yaşanan sıcaklar ve kuraklık nedeniyle Köln, Bonn ve bazı diğer şehirlerde aşırı derecede düştü. Almanya Su Yolları ve Denizcilik İdaresi'nin ölçümlerine göre Pazar günü öğle saatlerinde Düsseldorf'ta su seviyesi 21 santimetreye kadar düşerek 2018 yılında kaydedilen en düşük seviyeyi iki santim daha aşağı çekmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Duisburg, Wesel ve diğer bölgelerde de dün Ren Nehri'nin su seviyesi şimdiye kadar kayıtlara geçen en düşük seviyelerin altına geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'nin su seviyesi Köln'de Cumartesi 67, Pazar günü ise biraz yükselme neticesinde 69 santimetre olarak ölçüldü. Ancak uzmanların tahminlerine göre önümüzdeki hafta Ren Nehri boyunca yeni rekor düşük seviyeler görülebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yük gemileri sefere çıkamıyor<br />Düşük su seviyesi, taşımacılık maliyetlerini artırdığı için ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. Bu durumdan muzdarip olan sektörlerin başında da yük taşımacılığına bağımlı sanayi dalları geliyor. Alçalan su seviyesi sebebiyle nehir üzerindeki gemiler ya çok daha az yük taşıyabiliyor veya tamamen taşımacılıktan vazgeçmek zorunda kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yük gemilerinin yanı sıra Ren Nehri'ndeki olağanüstü düşük su seviyeleri turizm ve yolcu gemiciliğini de zorluyor. Köln-Düsseldorf Alman Ren Denizcilik Şirketi'nin açıklamasına göre bu sebepten dolayı çok sayıda sefer iptal edilmiş durumda. Ren Nehri üzerindeki bazı iskelelere de belirli gemiler yanaşamıyor.<br />Düşük su seviyesi, Almanya'nın birçok bölgesinde uzun süredir devam eden kuraklıktan kaynaklanıyor. Bilimsel verilere göre etkisi giderek artan iklim değişikliği sebebiyle bu tür aşırı hava olaylarının görülme olasılığı artıyor. Düşük su seviyesi sorunu Almanya'nın diğer nehirlerinde de yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Hükümetin Denizcilik Koordinatörü Christoph Ploß, su yollarının daha hızlı genişletilmesi çağrısında bulundu. Funke Medya Grubu gazetelerine verdiği demeçte, "Düşük su seviyesi Alman ekonomisini frenlememeli" diyen Ploß, hükümet tarafından onaylanmış olan "Aşağı ve Orta Ren için inşaat turbosu" projesinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ploß ayrıca, federal hükümetin bütçe tasarısında su yolları için ek kaynak öngördüğüne de dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'ne alternatif yok<br />Alman Ekonomi Enstitüsü'nden (IW) Thilo Schaefer, Ren Nehri üzerinden yapılan yük taşımacılığının aksamasının ve burada sefer yapan gemilerin daha az yük taşımasının, "taşımacılığı pahalılaştırdığını ve alternatif rotalar olan karayolu ile demiryolu üzerindeki baskıyı artırdığını" dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'ndeki taşımacılığın tamamen durması hâlinde günde yaklaşık 3 bin ek kamyona ihtiyaç duyulacağını ifade eden Schaefer, "bu kapasitelerin mevcut olmadığını" vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan Ren Nehri'nin daha fazla su derinliği için kazılması fikrine itirazlar da var. Rheinische Post gazetesine röportaj veren Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Ekonomi Bakanı Mona Neubaur, "Tüm güzergâhta seyir kanalının derinleştirilmesi çözüm değil" demiş, ancak belirli noktalarda müdahalelerde bulunulabileceğini dile getirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/ren-nehrinin-su-seviyesinde-rekor-d%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F/a-78210990</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-26127bf0c0494-165a-41a2-af91-4fbcdb7f90da2026-08-03T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa bitmek üzere, herkes bir şeyler söylüyor. Ama toplumda bir AF beklentisi var ve bu beklenti boşa değil. Adli mahkûmlar çok zor şartlarda cezaevlerindeler. Cezaevleri tıka basa dolu. Onlarda devletin şefkatli ve merhametli ellerine muhtaçlar. Ne diyordu,&nbsp;<strong>“Bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemeli”</strong>&nbsp;Bu çerçeve yasada adli mahkûmlarında çoluk çocuğu, aileleri düşünülmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki doluluk oranları, tutuklu ve hükümlülerin yaşadığı zor şartlar, uzun süredir hukukçuların, sivil toplum örgütlerinin ve mahkûm ailelerinin en temel gündem maddelerinden biridir. Gündemde olan yasal düzenlemeler ve çerçeve yasa tartışmaları, toplumun geniş bir kesiminde yankı bulmakta ve cezaevlerindeki adli mahkûmlar için de insani bir adım atılması yönündeki beklentileri güçlendirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün cezaevlerinin kapasitelerinin çok üzerinde dolulukla hizmet verdiği, yatak kapasitelerinin aşıldığı ve ortak kullanım alanlarının dahi koğuşa dönüştürüldüğü bilinen bir gerçektir. Bu durum, yalnızca mahkûmların fiziki koşullarını zorlaştırmakla kalmamakta, aynı zamanda infaz sisteminin temel amacı olan&nbsp;<strong>"ıslah ve topluma yeniden kazandırma"</strong>&nbsp;misyonunu da zora sokmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli mahkûmların arkalarında bıraktıkları aileleri, yaşlı ana-babaları, eşleri ve en çok da masum çocukları bu süreçten doğrudan etkilenmektedir. Bir cezaevi kapısının ardında yalnızca suçlu olduğu iddia edilen ya da hüküm giymiş bir birey değil; aynı zamanda yoklukla ve sosyal dışlanmayla mücadele etmek zorunda kalan bütün bir aile yatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medeni ve adil hukuk sistemlerinin temel direği adaletken, bu adaletin tamamlayıcısı da vicdan ve merhamettir. Metinde de atıfta bulunulan ilahi buyrukta ifade edildiği üzere;</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adalet olun; o, takvaya daha yakındır."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu evrensel ilke, suçun ve cezanın dengesi kurulurken dahi insan onurunun ve hakkaniyetin elden bırakılmamasını emretmektedir. Suç işlemiş ve cezasını çekmekte olan bireylerin de birer insan olduğu gerçeği, onların topluma kazandırılması yolunda atılacak şefkatli adımların önemini artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Rehabilitasyon:</strong>&nbsp;Cezaların yalnızca cezalandırma odaklı değil, onarıcı adalet ilkeleriyle harmanlanması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin Korunması:</strong>&nbsp;Mahkûm yakınlarının özellikle ekonomik ve psikolojik olarak desteklenmesi, gelecekte yaşanabilecek yeni sosyal sorunların önlenmesi adına hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnfazda Eşitlik ve Hakkaniyet:</strong>&nbsp;Yapılacak yasal düzenlemelerde adli-siyasi ayrımı gözetmeksizin, cezaevlerindeki fiziki ve ruhsal rehabilitasyonu sağlayacak adımların atılması kamu vicdanını rahatlatacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa çalışmaları, yalnızca teknik bir hukuk metni olmanın ötesinde, milyonlarca insanın hayatına dokunan sosyal bir meseledir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin düzenleyici ve cezalandırıcı gücü kadar, şefkatli ve kucaklayıcı yüzünün de bu süreçte hissedilmesi beklenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki şartların iyileştirilmesi, toplumsal barışın pekişmesi ve ailelerin bu girdaptan kurtarılması adına atılacak her insani adım, geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExM1hZU1ZxNUFLMWR1ZjNLUnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR4Cv55KU1My3RRZjOY-2EwHI5_N0rTAr_m1u-VflAe11aPn7TbYlfNle-pL5g_aem_rdsytj5b2IZzG1TBh0vOIQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZaqu4KFbkK6jpS4SpxmF0rI6XbA5pBDrq_o-fSeTQfvUjUVrPzOCziQFAMqlVUVQZWgbCMGB352Qk6C-yq0xHKroGAEyevhrCFamLewLU0QA3Kj2P7IYyUKjpqBeyMvGRp_Fm0N8v9uwwWKlVnNQKa4W-WR2YcQymxj9cL2-DRMWQ&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-2612607c907fe-8e7e-49be-8b7d-f7bcc3a54a742026-08-03T09:04:00+03:00HABER MERKEZİ BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?

BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/1230822 Mersin Kız Yurdu ve Yenişehir Erkek Öğrenci Yurdunun Yangın Yönetmeliğine Uygun Hale Getirilmesi ve Elektrik Tesisatının Güvenli Hale Getirilmesi İşini ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine pazarlıkla. 21/B maddesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet 36.582.148,14 TRY olarak belirlenir. İdarece gizli olarak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki teklif atılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MER TEKNOLOJİ ENERJİ İNŞAAT TAŞIMACILIK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile 30.033.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA HENÜZ BU RAKAMIN İÇİNDE KDV YOK. FATURA KESİMİNDE BİRDE O EKLENECEK, RAKAM DAHA DA BÜYÜYECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</strong>&nbsp;Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><img alt="GSB, niye doğrudan temin?" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/07/gsb-niye-dogrudan-temin-1784979681.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-261256f999728-9c75-4296-863d-ac344ed50ab12026-08-03T08:49:00+03:00HABER MERKEZİ BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!

BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, </strong>2026/716787 MONTAJ DÂHİL TANITIM AMAÇLI BASILI MATERYALLERİN ALIMI İŞİ ni ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti 21.095.615,00 lira. İhaleye iki firma katılır. ONLİNE DİJİTAL BASIM YAYINCILIK REKLAMCILIK MATBAACILIK KIRTASİYE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 15.487.200,00 liraya sözleşme imzalar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, </strong>2026/511904 68'liler Barış ve Kardeşlik Ormanı İçerisine Sosyal Tesis Yapım İşini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti, 21.245.107,00 TRY, MERSİN BÜYÜKŞEHİR İMAR İNŞAAT ELEKTRİK ÜRETİM ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile 16,990,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.&nbsp; (Kendi şirketleri. Kendilerinin alet edevatı bu işi yapacak ekipmanı var mı, yoksa onlarda başkasına mı yaptıracaklar)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, </strong>2026/512570 MBB Çocuk Kampüsü Anamur Yerleşkesi için Tadilat, Bakım ve Onarım Yapım İşini, ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 17.831.383,16 TRY, SİNAN BİÇER ile 16,817,556.39 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KADIN VE AİLE HİZMETLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/428744 GIDA VE İÇECEK MALZEMESİ ALIM İŞİni ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 10.392.474,40 TRY, GÜNEY MERSİN GIDA TEMİZLİK HİZMETLERİ TAŞIMACILIK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 9,493,191.00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI YOL YAPIM, BAKIM VE ONARIM DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/319242 Mersin Büyükşehir Belediyesi görev, yetki ve sorumluluk alanımızda bulunan 13 ilçe sınırları içerisinde muhtelif yollarda kaldırım, sanat yapıları ve alt yapı yapılması işini ihale çıkar. Yaklaşık maliyeti 339.988.075,24 TRY, AZ-GÜN İNŞAAT NAKLİYE GIDA TEKSTİL YAŞ SEBZE MEYVE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİyle 275,313,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL HİZMETLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/332747 TEK KULLANIMLIK MALZEME ALIMI işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyet 12.559.411,67 TRY, ROTA HİJYEN ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK MEDİKAL PLASTİK AMBALAJ MALZEMELERİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİyle 9,330,250.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/493065 SÜRÜCÜSÜZ TAŞIT VE İŞ MAKİNASI KİRALAMA HİZMET ALIMI işini ihale çakır, yaklaşık maliyet 128.874.742,84 TRY, MERSİN BÜYÜKŞEHİR İMAR İNŞAAT ELEKTRİK ÜRETİM ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİyle 112,749,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar... (Kendi şirketleri. Kendilerinin bu işi yapacak ekipmanı var mı, yoksa onlarda başkasına mı yaptıracaklar)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> 2026/481546 BASKILI MUHTELİF MALZEME alımı işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyet 17.871.110,00 TRY, AHMET YILDIZ ile 16,461,500.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUT BELEDİYE BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/341830 8 Ay Araç ve İş Makinesi Kiralama İşini ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 66.154.368,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ ile 41,381,500.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> 2026/325466 Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan muhtelif mahallelerde projeli kaldırım yapılması, mevcut tahrip olmuş kaldırımların ve altyapı kuruluşlarının çalışmaları sonucu tahrip olan yerlerdeki kaldırımların tamiratlarının yapılması işini ihaleye çıkar.&nbsp; Yaklaşık maliyeti 188.308.999,50 TRY. HİRİT MADENCİLİK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 129,710,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, 2026/123253 MONTAJ DÂHİL ÇOCUK OYUN GRUBU ALIMI işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti 26.531.662,50 TRY. TAYLAN MAKİNA İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile 24,996,250.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>DİKKAT!!!</strong></span> Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Rakamlar daha da büyüyecek..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unhcr-iyi-niyet-elcisi-yusra-mardini-multeci-olmak-kim-oldugunuzu-tanimlamaz-26124a0cfc2bc-3896-4af8-b7e6-4920997d5a142026-08-02T19:18:00+03:00HABER MERKEZİ UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'

UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suriye'deki savaştan kaçarak Olimpiyatlara uzanan yolculuğuyla milyonlarca insana ilham veren yüzücü Yusra Mardini, bugün yalnızca sporcu kimliğiyle değil, mültecilerin sesi olarak da öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) İyi Niyet Elçisi olan Mardini, Euronews Türkçe'ye verdiği röportajda mültecilere yönelik önyargıları, sporun iyileştirici gücünü ve hükümetlerin sorumluluklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde birçok kişinin kendisini "mülteci yüzücü" olarak tanıdığını belirten Mardini, bunun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak kimliğinin tamamını yansıtmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteci olmadan önce de bir yüzücüydüm, bir kız çocuğuydum, bir kardeştim ve geleceğe dair hayalleri olan genç bir kadındım. Mülteci olmak koşullarımı değiştirdi, kim olduğumu değil," diyen Mardini, bugün kendisini bir Olimpiyat sporcusu, UNHCR İyi Niyet Elçisi ve zorla yerinden edilen insanlar adına konuşma ayrıcalığına sahip biri olarak gördüğünü ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi vakfı ve UNHCR bünyesindeki çalışmalarıyla insanlara yeni fırsatlar yaratmayı amaçladığını söyleyen Mardini, "İnsanlar bana 'mülteci' etiketinin ötesine geçip insanı görebiliyorsa, amacımı yerine getirmişim demektir," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Suriye her zaman evim olacak'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Suriye'den ayrılışının üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Mardini, "Ev" kavramının zamanla değiştiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suriye her zaman evim olacak. Orası büyüdüğüm, ailemin yaşadığı ve en güzel anılarımı biriktirdiğim yer. Ama Almanya da bana güvenlik sağladığı, beni kabul ettiği ve hayatımı yeniden kurma fırsatı verdiği için artık ev hissimin bir parçası."</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl on yıl aradan sonra ilk kez Suriye'ye döndüğünü anlatan Mardini, bu ziyaretin son derece duygusal geçtiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yıllardır görmediğim aile bireylerime sarıldım. Aynı anda hem büyük bir mutluluk hem de derin bir hüzün hissettim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ona göre ev, yalnızca köklerin bulunduğu yer değil; aynı zamanda insanın kendini güvende hissettiği, kabul gördüğü ve geleceğini kurabildiği yer.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'The Swimmers' milyonlarca insana ulaştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Hayatını konu alan "The Swimmers" filminin milyonlarca kişiye ulaştığını söyleyen Mardini, bunun kendisine hem büyük bir görünürlük hem de önemli bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hikâyem milyonlarca mülteci hikâyesinden sadece biri. Çok sık mülteciler hakkında konuşuluyor ama mültecilerin kendi seslerini yeterince duymuyoruz. İstatistikleri ve siyasi tartışmaları duyuyoruz; insanların hayallerini, yeteneklerini ve umutlarını değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Filmi izledikten sonra insanların kendisine daha fazla empati geliştirdiklerini söylemelerinin kendisini en çok etkileyen geri dönüşlerden biri olduğunu ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Mülteciler sayı değil, insan</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bugün dünya genelinde zorla yerinden edilen insan sayısının tarihin en yüksek seviyesinde olduğuna dikkat çeken Mardini, kamuoyunun mültecilere bakışının son yıllarda daha da kutuplaştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yandan pek çok toplumun mültecileri şefkatle karşıladığını belirten Mardini, diğer yandan yanlış bilgilerin ve siyasi söylemlerin mültecileri korunması gereken insanlar yerine çözülmesi gereken bir sorun gibi gösterdiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteciler çok sık sayı, güvenlik sorunu ya da siyasi yük olarak görülüyor. Oysa her sayının arkasında savaş, şiddet ya da zulüm nedeniyle hayatı altüst olmuş gerçek bir insan var."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Mülteci olmak kimliğinizi tanımlamaz'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini'ye göre mülteciler hakkındaki en büyük yanılgı, bu statünün kişinin kimliğini belirlediği düşüncesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteci olmak bir insanın başına gelen bir durumdur; o kişinin kim olduğu değildir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir mültecinin yerinden edilmeden önce öğrenci, doktor, öğretmen, sporcu, mühendis ya da ebeveyn olduğunu hatırlatan Mardini, insanların çoğu zaman yalnızca mültecilerin kaybettiklerine odaklandığını, oysa fırsat verildiğinde topluma sunabilecekleri katkıların da görülmesi gerektiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Koruma sadece başlangıç'</span></h2><p><span style="font-size:18px">2017'den bu yana UNHCR İyi Niyet Elçisi olarak görev yapan Mardini, bu görevin kendisine insanların en zor koşullarda bile umut etmeyi sürdürebildiğini gösterdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Neredeyse her şeyini kaybetmiş ailelerle tanıştım. Çatışmaların ortasında büyüyen ama yine de doktor, öğretmen ya da sporcu olmayı hayal eden çocuklar gördüm."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deneyimlerin kendisine, korumanın tek başına yeterli olmadığını öğrettiğini ifade eden Mardini, insanların eğitim, istihdam ve onurlu bir yaşam kurabilecekleri fırsatlara da ihtiyaç duyduğunu söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Spor travmayı silemez ama iyileşmeye yardımcı olur'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini, hem sporcu kimliği hem de mültecilik deneyimi nedeniyle sesini başkaları için kullanma sorumluluğu hissettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Spor bana disiplin, dayanıklılık ve özgüven kazandırdı. Mülteci olmak ise dünyaya bakışımı değiştirdi."</span></p><p><span style="font-size:18px">UNHCR ziyaretlerinde en çok çocukların iyimserliğinden etkilendiğini belirten Mardini, savaş yaşamış pek çok çocuğun hâlâ gelecek hayalleri kurduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Spor travmayı ortadan kaldırmaz ama çocukların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına, arkadaş edinmelerine ve geleceklerine yeniden inanmalarına yardımcı olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzmenin kendisi için de her zaman güvenli bir alan olduğunu dile getiren Mardini, "Suriye'de de olsam, evimden çok uzakta da olsam, kendim olabildiğim yer hep havuz oldu," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Hükümetlerin önceliği güvenlik olmalı'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini'ye göre hükümetlerin mültecilere yönelik politikalarında ilk öncelik, insanların güvenlik arama hakkını korumak olmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Her politika gerçek insanların ve gerçek ailelerin hayatını etkiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sığınma prosedürlerinin adil, güvenli ve etkili olması gerektiğini söyleyen Mardini, hükümetlerin eğitim, istihdam ve uzun vadeli uyum politikalarına yatırım yapmasının önemine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Koruma yalnızca insanların hayatta kalmasını sağlamak değildir. Onlara yeniden bir gelecek kurma fırsatı vermektir."</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/02/unhcr-iyi-niyet-elcisi-yusra-mardini-multeci-olmak-kim-oldugunuzu-tanimlamaz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vakif-universitelerinde-liste-fiyati-3-milyon-tlyi-asti-26123fc46a647-b5d4-465c-9262-a5b6360ac94f2026-08-02T19:14:00+03:00HABER MERKEZİ Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı

Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">PELİN ÜNKER</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ardından üniversite adayları için tercih dönemibaşlıyor. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin takvimine göre tercihler 29 Temmuz-10 Ağustos arasında yapılacak. Adaylar en fazla 24 programı elektronik ortamda ÖSYM'ye bildirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başarı sırası ve önceki yılların taban puanları tercihlerin temel ölçütleri olmayı sürdürse de artan maliyetler üniversite seçimini daha karmaşık hale getiriyor. Vakıf üniversitelerinin ücretleri, bursların devam koşulları, yurt imkanları ve başka şehirde yaşamanın maliyeti birçok aile açısından bölüm seçimi kadar önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kontenjan yaklaşık 47 bin azaldı<br />DW Türkçe'ye konuşan eğitim uzmanı Salim Ünsal'ın hesaplamasına göre özel kontenjanlar hariç tutulduğunda geçen yıl yaklaşık 794 bin olan yükseköğretim kontenjanı bu yıl 747 bine indi. Yaklaşık yüzde 6'lık azalma hem devlet hem de vakıf üniversitelerine yansıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, kesintilerin ağırlıklı olarak düşük başarı sıralarından öğrenci alan vakıf programlarında yoğunlaştığını, bu nedenle geçen yıl hukuk, mühendislik ve diş hekimliğinde görülen ölçüde bir etki beklemediğini belirtiyor. Sınava başvuranların yaklaşık 150 bin, puanı hesaplananların ise 120 bin ile 130 bin kişi azalması kontenjan daralmasını kısmen dengeliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölümlere yönelik talepte önemli bir değişiklik olmazsa başarı sıralamalarında olağan dışı hareketler beklenmiyor. Ancak tıp gibi üst sıralardan öğrenci alan programlarda birkaç bin kişilik kaymalar yaşanabileceği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lisansın ortalama ücreti 573 bin TL<br />Ünsal'ın liste fiyatları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre vakıf üniversitelerindeki bütün lisans ve ön lisans programlarının liste fiyatları bu yıl ortalama yüzde 31 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dört yıllık lisans programlarının ortalama ücreti yüzde 34 artarak 428 bin 681 TL'den 573 bin 117 TL'ye çıktı. Bu tutar 2024'te 257 bin 854 TL'ydi. İki yıllık programların ortalaması ise yüzde 34 artışla yaklaşık 304 bin TL'ye ulaştı.<br />Programlar arasındaki fark çok daha yüksek. Nişantaşı Üniversitesi Tıp Fakültesi için açıklanan liste fiyatı 3 milyon 740 bin TL'ye kadar çıkıyor. Ancak Ünsal, bu tür rakamların tercih ve kurum burslarıyla düşürülmesinin beklendiğini söylüyor. Ünsal'a göre reel olarak en yüksek yıllık ücret ise Koç Üniversitesi'nde yaklaşık 2 milyon 180 bin TL, Sabancı Üniversitesi'nde yaklaşık 2 milyon 170 bin TL düzeyinde. Özyeğin Üniversitesi'ndeki bazı programlar ise 1 milyon 800 bin ile 1 milyon 900 bin TL arasında:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Liste fiyatı başka, reel gerçek fiyat başka şekilde cereyan ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Hedef 80 milyar TL gelir<br />Vakıf üniversiteleri bu yıl 176 bin 80 öğrenci almayı planlıyor. Kontenjanların tamamının dolması ve ilave burs verilmemesi hâlinde liste fiyatları üzerinden yaklaşık 80 milyar 376 milyon TL'lik gelir ortaya çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl 193 bin 847 öğrenci hedeflenmiş ancak 145 bin 319 öğrenci yerleşmişti. Hedeflenen 66 milyar 179 milyon TL yerine yaklaşık 47 milyar 16 milyon TL'lik hacme ulaşılabildi. Tercih, başarı ve kardeş bursları nedeniyle fiili gelirin bu rakamın da altında kaldığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, baraj puanının kaldırılmasının ardından vakıf üniversitelerinin 2022-2024 arasında yüzde 96-98 doluluğa ulaştığını, başvuruların yeniden 2,5 milyon seviyesine inmesiyle doluluğun yaklaşık yüzde 75'e gerilediğini anlatıyor. Ünsal, bu yıl da ücretler ve ekonomik koşullar nedeniyle doluluğun yüzde 70-75 düzeyinde kalmasını bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin üçte ikisi yüzde 50 indirimli<br />2026 kontenjanlarının yüzde 14'ü tam burslu, yüzde 68'i yüzde 50 indirimli, yüzde 4'ü yüzde 25 indirimli ve yüzde 13'ü ücretli öğrenciler için ayrıldı. Geçen yıl yüzde 50 indirimli kontenjanların payı yüzde 70, ücretlilerin payı yüzde 9'du.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, öğrencilerin yaklaşık üçte ikisinin yüzde 50 indirimli alınmasının vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatlandırma modelini gösterdiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatı aslında yüzde 50 ücretleri ne kadarsa o fiyatlar normalde."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kılavuzdaki bursların yanında tercih, başarı, kardeş, mütevelli heyeti ve mezun olunan okula bağlı indirimler de uygulanıyor. Ünsal, bu bursların özellikle dolmayan programlara öğrenci çekme stratejisine dönüştüğünü belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adayların bursun hazırlığı kapsayıp kapsamadığını, normal öğrenim süresince devam edip etmediğini, hangi koşullarda kesilebildiğini ve sonraki yıllardaki zamların hangi ücret üzerinden hesaplanacağını yazılı olarak öğrenmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Barınma maliyeti öğrenci göçünü azaltıyor<br />Ünsal, ekonomik koşullar nedeniyle son iki üç yılda öğrencilerin başka şehre gitme eğiliminin belirgin biçimde azaldığını söylüyor. Ailelerin artık yalnızca üniversitenin akademik niteliğini değil, öğrencinin başka bir şehirde yaşayacağı toplam maliyeti de hesapladığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle İstanbul'da yaşayan aileler, başka şehirde devlet üniversitesinde okuyan bir öğrencinin yurt, kira, ulaşım ve beslenme giderleriyle İstanbul'daki yüzde 50 burslu bir vakıf üniversitesinin ücretini karşılaştırıyor.<br />Ünsal'ın aktardığı verilere göre İstanbul'dan bir yükseköğretim programına yerleşen öğrencilerin yaklaşık yüzde 76'sı kentte kalıyor. Ünsal, geçmişte ailelerin çocuklarının şehir dışında okumasını daha fazla teşvik ettiğini, son yıllarda ise ekonomik nedenlerle öğrencilerin yaşadıkları kentte kalmasının daha çok tercih edildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İller arasındaki öğrenci hareketliliği de üniversite kapasitesine göre değişiyor. Ünsal'ın verdiği bilgiye göre Ordu, Osmaniye, Manisa ve Mardin gibi üniversite kapasitesi öğrenci talebini karşılamayan illerden daha fazla öğrenci başka şehirlere giderken, Gümüşhane, Ardahan, Burdur ve Çanakkale gibi üniversite kapasitesi yüksek iller dışarıdan öğrenci çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Batman gibi bazı illerde ise ekonomik koşulların yanı sıra aile yapısı ve sosyolojik nedenlerle öğrencilerin yaşadıkları şehirde kalma eğilimi güçleniyor. Deprem bölgesinde uygulanan özel kontenjanlar da öğrencilerin kendi illerindeki üniversiteleri tercih etmesini artıran etkenler arasında gösteriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kredi ve Yurtlar Kurumu'na (KYK) bağlı yurtlar en ekonomik seçenek olsa da kapasite bütün öğrencileri karşılamıyor. Köklü üniversitelerin bulunduğu Anadolu kentlerinde yurt altyapısı daha gelişmişken yeni kurulan üniversitelerin bulunduğu illerde, büyükşehirlerde ve çok sayıda vakıf üniversitesinde barınma sorunu sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle adayların tercih yaparken yurdun üniversiteye ait olup olmadığını, ücretini, oda kapasitesini ve kampüse uzaklığını araştırması gerekiyor. KYK yurdu ise kesin bir imkan değil, başvuru sonucuna bağlı bir seçenek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lisans mezunu ilk işi 14 ayda buluyor<br />Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 verilerine göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 74, ön lisans mezunlarınınki yüzde 66. Lisans mezunlarının ilk işi bulma süresi ortalama 14 ay, ön lisans mezunlarınınki ise 16 ay.</span></p><p><span style="font-size:18px">En yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 95 ile tıpta. Tıbbı özel eğitim öğretmenliği, havacılık elektrik ve elektroniği, matematik mühendisliği ve hemşirelik izliyor. İlk işe girişin en hızlı olduğu lisans programı ise 2 ayla dil ve konuşma terapisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, bu verilerin mutlaka incelenmesini ancak tek başına tercih ölçütü yapılmamasını öneriyor. Ünsal'a göre birkaç yüz mezun veren bölümle binlerce mezun veren programın istihdam oranlarının doğrudan karşılaştırılması yanıltıcı olabiliyor. Ayrıca yüksek istihdam oranına sahip bazı bölümlerin yalnızca birkaç üniversitede bulunduğunu hatırlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"TÜİK'in istatistiklerine de mutlaka bakmalılar. Ama yine de genel olarak tek başına bakılacak bir parametre değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezunların yarıya yakını alanı dışında çalışıyor<br />TÜİK'e göre ücretli çalışan lisans mezunlarının yüzde 57'si eğitim aldığı alanla uyumlu bir meslekte çalışıyor. Ön lisans mezunlarında oran yüzde 51. En yüksek uyum yüzde 80 ile sağlık ve refah alanında, en düşük uyum ise yaklaşık yüzde 20 ile sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyonda görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortalama kazancın en yüksek olduğu lisans bölümü pilotaj. Pilotajı matematik, uzay, uçak ve kontrol ve otomasyon mühendislikleri izliyor. Ön lisansta ilk sırada uçak teknolojisi bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstenmeyen bölüm listeye yazılmamalı<br />Ünsal, tercih sürecinde adayların çoğunlukla bölümün popülerliğine, çevrelerindeki talebe ve puanlarının yetip yetmeyeceğine odaklandığını söylüyor. Adayların önemli bölümü için temel soru, "Yerleşebilir miyim?" oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık Ünsal, "Bu bölüm kişilik özelliklerime, ilgime ve yeteneğime uygun mu?", "Bu alanda nasıl bir kariyer kurabilirim?" ve "Dünyada bu mesleğe gelecekte ne kadar ihtiyaç duyulacak?" sorularının daha az sorulduğunu belirtiyor. Ünsal'a göre yalnızca bir programın "önünün açık" olması, mezuniyetin ardından hızlı ve sorunsuz biçimde işe geçileceği anlamına gelmiyor.<br />Ünsal, yalnızca açıkta kalmamak için yapılan tercihlerin öğrenciyi istemediği bir bölümde mutsuz bir eğitim hayatına ve sonrasında istemediği bir mesleğe sürükleyebileceğini söylüyor. Bu nedenle gerekirse bir yıl daha hazırlanmanın, yıllarca sevmediği bir alanda eğitim görmekten daha doğru bir seçenek olabileceğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Psikolojik boyut daha önemli"<br />Ünsal, puan ve başarı sırasının tercih sürecinin yalnızca matematiksel bölümünü oluşturduğunu, psikolojik ve pedagojik boyutun daha önemli olabildiğini söylüyor. Adaylara mümkünse üniversiteleri yerinde görmelerini, programların ders içeriklerini incelemelerini ve mezunların çalışma alanlarını araştırmalarını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal'a göre tercihin yalnızca kamuya atanma ihtimaline dayandırılmaması da önemli. Bir mesleğin hangi becerileri gerektirdiği, çalışma koşulları, işe geçiş süresi ve gelir düzeyi de tercih öncesinde değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca mezuniyetin ardından kendi işini kurma ya da girişimcilik imkanı sunup sunmadığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki yıllık programların peşinen dışlanmamasını, popüler bölümlerdeki yığılma yerine adayın becerileriyle örtüşen seçeneklerin araştırılmasını öneren Ünsal, yapay zeka veya teknolojiyle ilişkilendirilen bazı programların doğrudan "geleceğin mesleği" ilan edilmesini ise doğru bulmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tercih sürecinin yalnızca puanların programlarla eşleştirilmesinden ibaret olmadığını belirten Ünsal'a göre öğrencilerin, okuyacakları bölümün kendi becerilerine ne kadar uygun olduğunu ve o bölümle nasıl bir gelecek kurabileceklerini de değerlendirmeleri gerekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tercih listesine girecek her programın mutlak surette öğrencinin zihninde bir karşılığının, hayalinde bir karşılığının olması gerekiyor."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/vak%C4%B1f-%C3%BCniversitelerinde-liste-fiyat%C4%B1-3-milyon-tlyi-a%C5%9Ft%C4%B1/a-78148999</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-cerceve-yasaya-tam-destek-cagrisi-2612270666f8b-2f3f-42a5-9646-bc38f80ba3872026-08-02T19:11:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP lideri Devlet Bahçeli, bu hafta Meclis'e gelmesi beklenen PKK'nın feshi ve silah bırakmasürecinin hukuki altyapısını oluşturacak olan "çerçeve yasanın" siyaset üstü bir konu olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek tam destek talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı, Türkgün gazetesinde yer alan röportajında, "Bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye'ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladığı mülakatta şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, süreçle ilgili millete dayanarak eleştiri yaptığını iddia edenlerin de aslında "küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekalet kavgasının aracı" olduğunu ileri sürerek, bunu idrak edecek potansiyelden yoksun olduklarını da söyledi. Bahçeli, "Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri ayrıca, "terörsüz Türkiye" olarak niteledikleri politikayla ilgili olarak, sürekli "örgütün (PKK) zayıfladığı ortadayken niçin buna ihtiyaç duyuluyor" diye sorulduğunu belirterek cevaben şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar."<br />Yasal düzenlemenin bu hafta TBMM'ye gelmesi bekleniyor<br />Bahçeli'nin bahsettiği ve son haftalarda sunulması beklenen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin Meclis Başkanlığına bu hafta sunulması bekleniyor. PKK ile sürecin altyapısını oluşturacak söz konusu yasa teklifinin Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği de belirtiliyor. Diğer bir seçenek olarak teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığına sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde öne çıkan bir diğer öngörü. Çerçeve yasa ile ilgili teklif yasalaştıktan sonra Meclis'in tatile girmesi planlanıyor. Vekillere, Meclis'in çalışmalarının 14 Ağustos'a kadar sarkabileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığı da ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/ETO,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1-siyaset-%C3%BCst%C3%BC-bak%C4%B1lmal%C4%B1d%C4%B1r/a-78206913</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/moskovada-bir-restorana-bombali-saldiri-en-az-3-olu-26121193b31b1-adc8-4b1c-a3df-9f7ab2ce81272026-08-02T19:08:00+03:00HABER MERKEZİ Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü

Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya'nın başkenti Moskova'da bir restorana düzenlenen bombalı saldırıda en az üç kişi hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı. Rus haber ajansı Tass'ın bildirdiğine göre, Rusya Terörle Mücadele Komitesi akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, "Moskova'daki Kudrinskaya Meydanı'nda bulunan bir restoranda el yapımı bir patlayıcının infilak etmesi sonucu üç kişi yaşamını yitirdi" ifadesine yer verdi. Ölenler arasında patlayıcıyı taşıyan kadın ile onu durduran güvenlik görevlisi ve bir de müşterinin bulunduğu bildirildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ria Novosti haber ajansına göre patlama, yerel saatle 20.10 sularında başkentteki yazlık bir kafenin yakınlarında meydana geldi. Telegram üzerinden paylaşılan videolarda, olay sonrası bölgede çok sayıda itfaiye ve ambulans aracının bulunduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna savaşından bu yana bombalı saldırılar arttı<br />Rusya, son yıllarda sıklıkla benzer saldırıların hedefi oluyor. Ukrayna savaşının başladığı Şubat 2022'den bu yana Ukrayna istihbarat servisi Rus ordu mensuplarına veya savaşı destekleyen tanınmış kişilere yönelik benzer bazı saldırıları üstlendi ya da Moskova tarafından bu tür saldırılardan sorumlu tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, Nisan 2025'te Moskova yakınlarında bir aracın infilak ettiği olayda hayatını kaybeden Tümgeneral Yaroslav Moskalik'in ölümünden de Ukrayna'yı sorumlu tutmuştu. Aralık 2024'te ise Rus general Igor Kirillov, başkentte bir scooterın patlaması sonucu yaşamını yitirmişti. Ağustos 2022'de aşırı milliyetçi Rus ideolog Aleksander Dugin'in savaş yanlısı kızı gazeteci Darya Dugina bir bombalı araç saldırısında ölmüş, Moskova bu olaydan da Ukrayna'yı sorumlu tutmuştu. Nisan 2023'te de tanınmış askeri blog yazarı Maxim Fomin, Saint Petersburg'daki bir kafede meydana gelen patlamada yaşamını yitirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/ETO,SÖ</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/moskovada-bir-restorana-bombal%C4%B1-sald%C4%B1r%C4%B1-en-az-3-%C3%B6l%C3%BC/a-78206323</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-261207141f1b3-7add-4612-961e-165ef1a825e22026-08-02T01:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aslında Tutuklu yargılamaların azaltılması yasal düzenlemelerden ziyade, yargı pratiğindeki uygulamaların ve zihniyetin değişmesini gerektiren karmaşık bir süreçtir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutukluluk Sürecini Zorlaştıran Temel Faktörleri şöyle sıralayabilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Baskı:</strong>&nbsp;Sosyal medyada oluşan adalet talepleri ve infialler, mahkemeleri tutuklama kararı vermeye yönelten en büyük etkenlerin başında geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hâkimlerin Çekincesi:</strong>&nbsp;Şüphelileri serbest bırakan hâkimlerin sosyal medyada hedef gösterilmesi veya haklarında soruşturma açılması endişesi, tutuklamayı "güvenli bir liman" haline getirmekte.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alternatiflerin Yetersizliği:</strong>&nbsp;Adli kontrol ve elektronik kelepçe gibi mekanizmaların halen teknik ve hukuki altyapısı, tutuklamaya tam bir alternatif olarak yaygınlaştırılamamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma Süreleri:</strong>&nbsp;Delillerin toplanması, adli tıp raporları ve siber incelemelerin çok uzun sürmesi, kişilerin uzun süre tutuklu kalmasına yol açmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm İçin NAÇİZANE Hangi Adımlar Atılabiliriz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yargı Bağımsızlığı:</strong>&nbsp;Hâkimlerin kamuoyu baskısından etkilenmeden, tamamen dosyadaki somut delillere göre karar verebileceği güvenceler artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİOSİS ve Dijital Takip:</strong>&nbsp;Karayolu kontrolü yerine telefon üzerinden biyometrik imza (BİOSİS) gibi dijital takip sistemleri hızla devreye alınarak ev hapsi ve adli kontrol etkinleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Katalog Suçların Daraltılması:</strong>&nbsp;Kanunda otomatik tutuklama gerekçesi gibi algılanan "katalog suçlar" listesi daraltılmalı ve tutuklama kararlarında somut delil şartı kesin olarak aranmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tazminat ve Sorumluluk:</strong>&nbsp;Haksız tutuklama kararı veren veya soruşturmayı haksız yere uzatan yargı mensuplarının sorumluluk mekanizmaları işletilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasalarda tutukluluğun "istisna" olduğu yazsa da, bu durumun fiiliyata dökülmesi için yargı üzerindeki toplumsal ve idari baskının kaldırılması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GAZETECİNİN SANATÇININ, SÖYLEMİ, PAYLAŞIMI NEDENİYLE HAKARETTEN TUTUKLANMASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İfade özgürlüğü, eleştiri ve hakaret suçları nedeniyle yaşanan tutuklamalar, Türkiye'de hem hukuki hem de toplumsal açıdan en çok tartışılan ve eleştirilen konuların başında gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki doluluk oranı da bu kararların sorgulanmasını haklı olarak artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakaret Suçundan Cezaevine Girmek:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Durum:</strong>&nbsp;Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçu normalde hapis cezası gerektirse de, ceza süreleri düşük olduğu için infaz yasası gereği bu kişilerin doğrudan kapalı cezaevine girmemesi ya da çok kısa sürede denetimli serbestlikle çıkması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutuklama Gerekçesi:</strong>&nbsp;Kamuoyunda tepki çeken olaylarda mahkemeler, cezalandırma amacından ziyade "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" veya "Cumhurbaşkanına hakaret" gibi katalog niteliğindeki maddeleri gerekçe göstererek&nbsp;<strong>tedbir amaçlı tutuklama</strong>&nbsp;kararı vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl Amaç:</strong>&nbsp;Hukukçulara göre bu tür tutuklamalar bir cezadan ziyade, kamuoyundaki infiali teskin etmek veya caydırıcılık yaratmak amacıyla bir "erken infaz" veya "gözdağı" aracı olarak kullanılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanatçı ve Gazetecilerin Tutuklanmasının toplumda Etkileri:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otosansür Riski:</strong>&nbsp;Bir yazı, eleştiri veya sosyal medya paylaşımı nedeniyle bir gazetecinin veya sanatçının tutuklanması, toplumun genelinde bir korku iklimi yaratarak insanların fikirlerini beyan etmekten çekinmesine (otosansür) yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaevlerinin Durumu:</strong>&nbsp;Hakaret veya ifade içerikli suçlardan ötürü cezaevlerinin dolması, adalet sisteminin asıl odaklanması gereken ağır suçlar (cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık) üzerindeki yükü ve maliyeti artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası İmaj:</strong>&nbsp;İfade özgürlüğü kapsamındaki tutuklamalar, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde sürekli ihlal kararları almasına ve hukukun üstünlüğü endekslerinde gerilemesine neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Önerilerimiz Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paraya Çevrilme:</strong>&nbsp;Hakaret ve ifade suçlarının tamamen hapis cezası kapsamından çıkarılarak idari para cezasına veya tazminata dönüştürülmesi tartışılmaktadır. Bu nedenle bu iş hızlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AİHM Kriterleri:</strong>&nbsp;Eleştiri ve ağır eleştirinin hakaret sayılmaması yönündeki uluslararası standartların yerel mahkemelerce de eksiksiz uygulanması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExM1hZU1ZxNUFLMWR1ZjNLUnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR4Cv55KU1My3RRZjOY-2EwHI5_N0rTAr_m1u-VflAe11aPn7TbYlfNle-pL5g_aem_rdsytj5b2IZzG1TBh0vOIQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZaqu4KFbkK6jpS4SpxmF0rI6XbA5pBDrq_o-fSeTQfvUjUVrPzOCziQFAMqlVUVQZWgbCMGB352Qk6C-yq0xHKroGAEyevhrCFamLewLU0QA3Kj2P7IYyUKjpqBeyMvGRp_Fm0N8v9uwwWKlVnNQKa4W-WR2YcQymxj9cL2-DRMWQ&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-ispanyadaki-gocmen-krizi-uzerinden-rusyayi-suclayan-kiev-rejimi-tam-bir-curume-icinde-26119b01f07df-c551-482d-a42c-85f64ed672232026-08-01T12:34:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde

Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>Ukrayna Dışişleri Bakanı&nbsp;<strong>Andrey Sibiga’nın,&nbsp;</strong>İspanya’ya bağlı Ceuta kentindeki göçmen krizi ekseninde&nbsp;<strong>“Rusya’nın geniş çaplı bir propaganda kampanyası yürüttüğü”&nbsp;</strong>yönündeki iddialarına yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Telegram kanalından yaptığı açıklamada&nbsp;<strong>Sibiga’nın&nbsp;</strong>sözlerini alıntılayan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Avrupa Birliği’ndeki göçmen krizine ilişkin Batılı ülkelerin kendi aralarındaki tartışmalara atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bana sadece ilginç gelen şu: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesine, Avrupa Birliği’nde yaşanan göçmen kargaşasıyla ilgili materyalleri de biz mi yerleştirdik? ABD, Almanya, İtalya, Fransa ve diğer ülkelerin birbirlerine yönelik çağrıları da sözde ‘Kremlin hackerlarının’ sistemi hacklemesinin bir sonucu mu? Bu Kiev rejimi ne kadar da içler acısı bir çürüme içinde.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260801/zaharova-ispanyadaki-gocmen-krizi-uzerinden-rusyayi-suclayan-kiev-rejimi-tam-bir-curume-icinde-1107700060.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/peru-eski-devlet-baskani-humalaya-verilen-15-yillik-hapis-cezasini-iptal-etti-261187f45e996-2550-4046-9c71-8d58ad7a84bd2026-08-01T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti

Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Peru&nbsp;</strong>Anayasa Mahkemesi, eski Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Ollanta Humala</strong>&nbsp;hakkında kara para aklama suçundan verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal ederek davaya ilişkin tüm ceza yargılamasını geçersiz ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2011-2016 yılları arasında</strong>&nbsp;Peru Devlet Başkanlığı görevini yürüten Humala, 2025 yılında Brezilyalı inşaat şirketi Odebrecht ile dönemin Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'den seçim kampanyalarını finanse etmek amacıyla yasa dışı para aldığı gerekçesiyle suçlu bulunmuş ve&nbsp;<strong>15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Karara itiraz eden Humala'nın başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasının hukuken geçersiz olduğuna hükmetti. Yerel basında yer alan haberlere göre Humala'nın Lima'daki Barbadillo Cezaevi'nden kısa süre içinde tahliye edilmesi bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eşi de aynı davada mahkum edilmişti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Humala'nın eşi ve Peru Milliyetçi Partisi'nin kurucularından Nadine Heredia da aynı davada kara para aklama suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Heredia, kararın ardından Brezilya'nın Lima Büyükelçiliği'ne sığınmış ve kendisine Brezilya'ya güvenli geçiş izni verilmişti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">'Odebrecht skandalı'</span></h3><p><span style="font-size:18px">Humala, Brezilyalı inşaat devi Odebrecht'in Latin Amerika'daki yolsuzluk ağı kapsamında soruşturulan dört Peru devlet başkanından ilki olmuştu. Eski Devlet Başkanı Alejandro Toledo rüşvet almaktan 20 yılı aşkın hapis cezasına çarptırılırken, Alan Garcia 2019 yılında hakkında gözaltı kararı çıkarılmadan önce yaşamına son vermişti. Eski Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski hakkındaki soruşturma ise devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, Humala ve eşinin Odebrecht'ten yaklaşık 3 milyon dolar, Hugo Chavez yönetiminden ise 2006 seçim kampanyası için 200 bin dolar yasa dışı finansman aldığını öne sürüyordu. Çift ise tüm suçlamaların siyasi amaçlı olduğunu savunuyordu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260731/peru-eski-devlet-baskani-humalaya-verilen-15-yillik-hapis-cezasini-iptal-etti-1107687599.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/oglu-okulda-saldiri-duzenleyen-babaya-15-yil-hapis-cezasi-verildi-2611776633451-88a1-4702-a51b-43d12ab0b97f2026-08-01T12:28:00+03:00HABER MERKEZİ Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi

Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Georgia eyaletinde bulunan Apalachee Lisesi'nde 4 Eylül 2024'te düzenlenen ve iki öğrenci ile iki öğretmenin yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin davada dikkat çeken karar açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıyı gerçekleştiren oğlu Colt Gray'e silahı temin ettiği belirlenen baba Colin Gray, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, saldırıyı gerçekleştiren Colt Gray'in şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezasına mahkum edilmesinden yalnızca birkaç gün sonra verildi. Suçunu kabul eden Colt Gray, saldırıyı düzenlediğinde 14 yaşındaydı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Ebeveyn olarak başarısız oldu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Barrow Bölge Üst Mahkemesi Yargıcı Nicholas Primm, karar duruşmasında Colin Gray'in bir ebeveyn olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini belirtti. Primm, kasıt unsuru taşımayan ihmal suçlarının cezalandırılmasının hukuki açıdan zorluğuna işaret ederek, kararın duygusal değil hukuki değerlendirmeler doğrultusunda verildiğini ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Dört kişinin ölümünden suçlu bulundu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mart ayında görülen duruşmalarda jüri, Colin Gray'i 14 yaşındaki öğrenciler Mason Schermerhorn ve Christian Angulo'nun ölümleri nedeniyle ikinci derece cinayet, öğretmenler Richard Aspinwall ve Cristina Irimie'nin yaşamını yitirmesi nedeniyle ise taksirle adam öldürme suçlarından suçlu buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanık ayrıca çocuklara eziyet ve tehlikeli davranışlarda bulunma suçlamalarıyla da yargılandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Silahı Noel hediyesi olarak aldığı ortaya çıktı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Savcılık, Colin Gray'in yarı otomatik tüfeği, mühimmat ve aksesuarları oğluna Noel hediyesi olarak satın aldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada ayrıca saldırganın odasında, 2018 yılında Florida'daki okul saldırısını gerçekleştiren Nikolas Cruz'a ait fotoğrafların bulunduğu ve olaydan önceki haftalarda ruhsal durumunun belirgin şekilde kötüleştiğinin tespit edildiği belirtildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Savunma ve savcılık karşı karşıya geldi</span></h3><p><span style="font-size:18px">Savunma avukatı Brian Hobbs, müvekkili için 10 yıl hapis ve 10 yıl denetimli serbestlik cezası talep ederek Colt Gray'in ruhsal sorunlarını ailesinden gizlediğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcı Brad Smith ise Colin Gray'in oğlundaki tehlike işaretlerini görmezden geldiğini belirterek, saldırıda kullanılan silahı bizzat temin ederek faciaya zemin hazırladığını vurguladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">ABD'de ebeveynlerin sorumluluğu tartışılıyor</span></h3><p><span style="font-size:18px">ABD'de son yıllarda okul saldırılarının ardından ebeveynlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalar giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2021 yılında Michigan eyaletindeki Oxford Lisesi'nde düzenlenen okul saldırısının ardından saldırganın anne ve babası Jennifer ve James Crumbley de taksirle adam öldürme suçundan 10'ar yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260731/oglu-okulda-saldiri-duzenleyen-babaya-15-yil-hapis-cezasi-verildi-1107677235.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/egemenlik-tartismasi-ironi-ve-suclamalar-kuzey-afrika-ceuta-krizine-nasil-tepki-verdi-2611626f72469-b9b7-4bf5-a4da-ebc1f2b880ce2026-08-01T12:25:00+03:00HABER MERKEZİ Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?

Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sadece 19 kilometrekarelik küçük bir şehrin, yankıları tüm Güney Avrupa'ya yayılan insani ve diplomatik bir krizin merkez üssü haline gelmesini kimse beklemiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü birkaç saat içinde Ceuta, Fas topraklarından binlerce göçmenin girişine sahne oldu ve bu durum, şehrin 2021 krizinden bu yana yaşadığı en büyük toplu geçiş olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta yetkilileri şehre yaklaşık 60 bin göçmenin girdiğini belirtti. İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre cuma öğleden sonra itibarıyla ölü sayısının 34'e yükselmesiyle krizin insani bilançosu da ağır oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta'nın Tarajal plajında çekilen videolar, dalgakıran ile sınır bölgesindeki yollar arasında koşan büyük kalabalıkları göstererek geçişlere eşlik eden kaosu gözler önüne seriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni gelenlerin çoğu gençlerden oluşuyor, ancak görüntülerde, boğulma ve bitkinlik riskiyle dolu bu yolculukta çocuklu kadınlar ve ailelerin de yer aldığı anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, Fas'ta ve daha genel olarak Kuzey Afrika'da resmi ve halk düzeyindeki tepkiler nasıl oldu? Euronews Arapça mercek tuttu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/31/egemenlik-tartismasi-mizah-suclamalar-kuzey-afrika-ceuta-krizine-nasil-tepki-verdi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italya-ispanya-ile-schengen-anlasmasini-askiya-aldi-sinirlari-kapatti-gerekcesi-ceuta-krizi-26115ba8179c5-9503-4a02-80ff-6bb0763bd3312026-08-01T12:22:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi

İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya İçişleri Bakanlığı, ülkenin İspanya ile olan deniz ve hava sınırlarının kapatılması talimatını vererek iki ülke arasındaki Schengen serbest dolaşım uygulamasını geçici olarak askıya aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu adım; binlerce göçmenin İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk bölgesi Ceuta'ya ulaşmasının ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararı Başbakan Giorgia Meloni ile Başbakan Yardımcıları Antonio Tajani ve Matteo Salvini perşembe akşamı duyurmuştu. Karar, İtalya Göç Analizi ve Sınır Güvenliği Komitesi'nin değerlendirmelerine dayanarak, cuma günü İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi başkanlığında İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen toplantıda resmen onaylandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü birkaç saat içinde Ceuta, Fas topraklarından binlerce göçmenin girişine sahne olmuştu. Bu durum, şehrin 2021 krizinden bu yana yaşadığı en büyük toplu geçiş olarak kayıtlara geçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta yetkilileri şehre yaklaşık 60 bin göçmenin girdiğini belirtiyor. İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre cuma öğleden sonra itibarıyla ölü sayısının 34'e yükselmesiyle krizin insani bilançosu da ağır oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta'nın Tarajal plajında çekilen videolar, dalgakıran ile sınır bölgesindeki yollar arasında koşan büyük kalabalıkları göstererek geçişlere eşlik eden kaosu gözler önüne serdi. Yeni gelenlerin çoğu gençlerden oluşuyor, ancak görüntülerde, boğulma ve bitkinlik riskiyle dolu bu yolculukta çocuklu kadınlar ve ailelerin de yer aldığı anlaşılıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/31/italya-ispanya-ile-schengen-anlasmasini-askiya-aldi-sinirlari-kapatti-gerekcesi-ceuta-kriz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-daha-fazla-kirletmeyelim-26114e93d2cf3-18e8-4bb2-b241-6333efde88402026-08-01T12:07:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplum öyle bir hale geldi ki, getirildi ki, bir tarafta padişah hırkası giyen ve şatafatlı yaşayanlar var bunların ağzında ise KİBİR KÖTÜDÜR lafı eksik olmuyor. Değer tarafta her tür adaletsizlik ve haksızlık karşısında kula boyun eğenler var ama ALLAH BÜYÜKTÜR diyorlar. Bu nasıl bir yaşam biçimi, nasıl bir kültür, anlamak zor. Toplumda derin yaralar açan, toplumu kirleten gittikçe yozlaştıran bu durumu ele alıp, kendimize, aslımıza dönmemiz gerektiğinin altını çizen, hak ve hukuk ile adaletin merkeze yerleşmesini sağlayacak, herkesin yaşam içinde eşit haklar ile yaşamasını temin edecek, ayrıcalıklara son verecek NAÇİZANE bu günkü yazımı kaleme alıyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli okurlarım, kıymetli insanlar,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, tarih boyunca adaletsizliğin ve eşitsizliğin kurumsallaştığı dönemlerde sıkça görülen, toplumsal vicdanın en derin yaralarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tespitlerim güç ve iktidar sahiplerinin dini veya ahlaki kavramları birer kalkan yahut kılıf olarak kullanmasını, ezilen kesimlerin ise umudu sadece teselliye ve sabra indirgeyip hak arama bilincini yitirmesini özetlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumun bu kısır döngüden çıkıp özüne, yani hakkaniyet ve vicdan temelli erdemlerine dönebilmesi için üzerinde durulması gereken temel bir takım ilkeler vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Kibir ve Gösterişin Maskesini Düşürmek :&nbsp;</strong>"Kibir kötüdür" diyerek diliyle tevazu öğretenlerin, yaşam tarzlarında şatafatı, israfı ve lüksü barındırması büyük bir çelişkidir. Gerçek tevazu sözle değil, paylaşımla, adil bölüşümle ve halkla aynı hayatı paylaşmakla ölçülür. Güç sahiplerinin halkın sırtından elde ettikleri ayrıcalıkları meşrulaştırmak için manevi değerleri araçsallaştırması, en büyük ahlaki çürümedir. Toplumun bu ikiyüzlülüğü görebilmesi, ilk adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sabrı ve Tevekkülü Yanlış Anlamaktan Kurtulmak:&nbsp;</strong>İnanç sistemlerinde "Allah büyüktür" ya da "sabır" kavramları, haksızlıklara sessiz kalmak, boyun eğmek veya adaletsizliği kabullenmek için bir bahane olarak sunulamaz. Sabır, zorluklar karşısında direnmek, mücadele etmek ve doğruluktan sapmamaktır; zulme rıza göstermek asla değildir. "Allah büyüktür" inancı, insanlara adaletsizliği boyun eğerek kabullenmeyi değil, adaleti bu dünyada hâkim kılmak için irade göstermeyi emreder. Hak aramak, kul hakkını korumak ve haksızlığa "dur" demek inancın da gereğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ayrıcalıklara Son Verip Eşit Yurttaşlığı İnşa Etmek :&nbsp;</strong>Bir toplumda hukukun üstünlüğü yoksa, yasalar güçlüleri koruyor ve zayıfları eziliyorsa orada huzurdan söz edilemez. Yaşamın her alanında (eğitimde, geçimde, yönetimde) herkesin eşit haklara sahip olduğu, torpilin, kayırmacılığın ve imtiyazın son bulduğu bir düzen kurulmalıdır. Ayrıcalıklı bir zümrenin varlığı, diğer insanların onurunu zedeler. Hak, haktır; kimseye lütuf olarak sunulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Özümüze Dönüş: Hak, Hukuk ve Adalet:&nbsp;</strong>Medeniyetimizin köklerinde, insanı insan kılan en temel değer adalettir. "Adalet mülkün temelidir" sözü sadece mahkeme salonlarının duvarında yazılı bir slogan olamaz; hayatın her alanına nüfuz etmelidir. Özümüze dönmek; komşusu açken tok yatamayanların vicdanını, güçlünün değil haklının yanında durma cesaretini yeniden kuşanmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yozlaşmış düzenin değişmesi, bireylerin sorgulama becerisini yeniden kazanmasıyla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse kimseden üstün değildir; doğuştan gelen insan onuru her türlü makamın, hırkanın ve zenginliğin üzerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumun şifası; adaletin merkeze yerleştiği, hakların lütuf değil standart olarak görüldüğü, kul hakkının kutsal sayıldığı ve herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürdüğü adil bir düzende saklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslımıza dönmek; korkunun yerine cesareti, boyun eğmenin yerine hak arama bilincini koymakla gerçekleşecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-istanbulun-yapi-stokunu-guclendirmek-hepimiz-icin-bir-milli-guvenlik-sorunudur-2613293ab962a-5919-4c83-8f8e-a020efd555bc2026-08-01T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"

ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fifadan-geri-adim-dunya-kupasini-satis-plani-askiya-alindi-261135a5e6c51-6b61-4677-9b74-97f0306ac2172026-08-01T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı

FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), yoğun eleştirilerin ardından yatırımcı planlarından vazgeçtiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA Başkanı Gianni Infantino, Cuma gecesi yaptığı açıklamada "Tüm görüşleri dikkatle dinledikten sonra, projenin destek düzeyi ne olursa olsun bölünmelere yol açtığı ve artık başlangıçta hedeflenen amaca hizmet etmediğinin açıkça ortaya çıktığını" söyledi. "Amacımız her zaman birleştirmek ve geliştirmek olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır" diyen Infantino, "Bu nedenle söz konusu teklif takip edilmeyecektir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Infantino planı savundu<br />Infantino, FIFA Forward Enterprise (FFE) projesinin, desteğe en çok ihtiyaç duyan ülkeler başta olmak üzere, FIFA üyesi federasyonların ve futbolun dünya çapında daha da güçlendirilmesi için bir temel oluşturmayı amaçladığını savundu. FIFA Başkanı, "Ayrıca, başından beri vurguladığımız gibi, bunun yalnızca FIFA üyesi federasyonlarının çoğunluğu tarafından desteklenmesi ve FIFA Konseyi, konfederasyonlar ile diğer paydaşlarla yürütülen istişare süreci çerçevesinde gerçekleşmesi öngörülmüştü" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Infantino, önümüzdeki günler ve haftalarda futbolun ortak çıkarları doğrultusunda tüm ilgili tarafları yeniden bir araya getirmeyi amaçladığını belirterek, özellikle desteğe en fazla ihtiyaç duyan ülkelerde futbolun gelişimini sürdürmek istediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Planın geri çekilmesinin ardından Asya Futbol Konfederasyonu (AFC), önerinin iptal edilmesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. AFC'nin açıklamasında, dünya futbolunu etkileyebilecek her girişimin konfederasyonlara, FIFA Konseyi'ne, üye federasyonlara ve diğer paydaşlara zamanında, şeffaf ve yapıcı bir şekilde sunulması ve onlarla istişare edilmesi gerektiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump bağlantısı<br />FIFA Başkanı Infantino'nun, FIFA Forward Enterprise (FFE) adı altında oluşturulacak yeni bir yan kuruluş üzerinden Dünya Kupası'ndaki hisselerin yüzde 20 ila 30'unu özel yatırımcılara devretmek istediği aktarılmıştı. Bu şirketin gelecekte turnuva düzenleme haklarını elinde tutması öngörülüyor, FIFA'nın kasasına da söz konusu projeden 4,2 milyar dolar girmesi bekleniyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'dan daha önce yapılan açıklamada, üye federasyonların çoğunluğu tarafından onay verilmesi halinde, projeye Amerikan risk sermayesi şirketi Thrive Capital'in liderlik edeceği duyurulmuştu. Söz konusu şirketin başında, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in kardeşi Joshua Kushner bulunuyor.<br />Infantino'nun danışmanı istifa etmişti<br />Ancak FIFA'nın planları boykot engeline takıldı. Perşembe günü Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Infantino'nun yatırımcı anlaşmasını zorla geçirmesi halinde tüm FIFA turnuvalarını boykot edeceğini açıkladı. Bu direnişe Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) ve Asya Futbol Konfederasyonu da katıldı. Infantino üzerindeki baskı giderek artarken, Cuma günü kıdemli danışmanı Carlos Cordeiro da protesto amacıyla görevinden ayrıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cordeiro, Gianni Infantino'nun planlarına ilişkin, "Şunu açıkça belirtmek isterim, bu teklifle hiçbir ilgim yok ve buna kesin bir şekilde karşıyım. Bu, FIFA'ya üye federasyonlar için kötü bir anlaşma, futbol için kötü bir anlaşma ve futbolun uzun vadeli geleceği için de kötü bir anlaşmadır" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Pais: Futbol kazandı, FIFA kaybetti<br />FIFA'nın tartışmalı yatırımcı planlarından vazgeçmesi, uluslararası medyada geniş yankı uyandırdı. Infantino'nun ani geri adımı, birçok gazete tarafından yenilgi, geri adım ve itibar kaybı olarak yorumlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz Daily Mail gazetesi, "Infantino'nun, Dünya Kupası'nın ticarileştirilmesine yönelik planlarında utanç verici bir geri adım attığını" yazarken The Guardian, FIFA başkanının Dünya Kupası hisselerini özel yatırımcılara satma girişiminin "görkemli bir başarısızlıkla sonuçlandığını" belirtti. Gazete, gelen küresel tepkinin ardından Infantino'nun projenin artık amacına hizmet etmediğini kabul etmek zorunda kaldığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanyol AS ise gelişmeyi FIFA Başkanı için "küresel bir yenilgi" olarak nitelendirdi. Carlos Cordeiro'nun istifasının ardından, Infantino'nun "gerçeklikten kopuk fikrinin" başarısızlığa uğramasının an meselesi olduğunu belirten gazete, UEFA'nın direnişe liderlik ettiğini ve sonunda Infantino'nun mücadeleyi kaybettiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Pais gazetesi ise"Milyonlarca taraftarıyla futbol, dış aktörlere karşı kazandı, FIFA kaybetti" yorumuna yer verdi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"Artık yeter! Sağduyu kazandı" satırlarına yer veren İtalyan La Gazzetta dello Sport ise, uluslararası futbolun "özelleştirilmesi" girişiminde geri adım atıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;DW,dpa,SID / SÖ,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/fifadan-geri-ad%C4%B1m-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1n%C4%B1-sat%C4%B1%C5%9F-plan%C4%B1-ask%C4%B1ya-al%C4%B1nd%C4%B1/a-78200414</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uyusturucu-kullanan-pilot-70-bin-ekstazi-hapla-yakalandi-26112ca5b0d48-e76d-41e2-93eb-256c74ec95352026-08-01T11:48:00+03:00HABER MERKEZİ Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı

Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malezyalı bir pilot, Endonezya'nın başkenti Jakarta'daki Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı'nda bagajında 70 binden fazla ekstazi hapıyla yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">39 yaşındaki pilot, Çarşamba gecesi bir yolcu uçağını Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Jakarta'ya uçurduktan kısa süre sonra gözaltına alındı. Havalimanı yetkilileri, pilotun çalıştığı şirketin adını açıklamadı, ancak söz konusu uçuş numarasının bir Malaysia Airlines seferine ait olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gümrük yetkilileri, pilotun valizinde 14 paket ekstazi hapı, el bagajında ise 4 gram metamfetamin bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, pilotun uyuşturucuyu kimliği açıklanmayan bir kişinin talebi üzerine, yaklaşık 12 bin 240 dolar karşılığında taşımayı kabul ettiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pilotun uyuşturucu testi de pozitif çıktı<br />Polis, ayrıca pilotun uçuş sırasında uyuşturucu etkisi altında olduğunu açıkladı. Bir yetkili, pilotun idrar testi sonuçlarının pozitif çıktığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili, "Hepimizi endişelendiren konu, bu kişinin mesleğinin pilot olması. Endonezya'ya vardığında, Kuala Lumpur'dan buraya uçağı yeni kullanmıştı" ifadelerini kullandı. Yetkili, pilotun muhtemelen pilotlar ve mürettebat için ayrılan özel gümrük hattında kontrol edilmeyeceğini düşündüğünü ancak uyguladıkları denetimin "herkes için aynı olduğunu" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pilot yetkililere verdiği ifadede, üçüncü kez uyuşturucu kaçakçılığı girişiminde bulunduğunu itiraf etti. Bu girişimlerden ikisinin Endonezya'ya, birinin ise Malezya'ya olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polisin ismi "M.S.O." olarak belirtilen şüphelinin uluslararası bir uyuşturucu şebekesinin üyesi olduğundan şüphelendiğini ve kendisi hakkında kaçakçılık suçlamasıyla dava açıldığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdam cezasıyla karşı karşıya<br />Endonezya yasaları nedeniyle zanlı, idam veya ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneydoğu Asya ülkesi Endonezya, uyuşturucu suçlarına ilişkin dünyanın en sert yasalarına sahip ülkelerinden biri. Bu yasalar arasında uyuşturucu kaçakçıları için idam cezası da yer alıyor. Ancak ülke, son yıllarda idam cezalarını infaz etmek yönünde adım atmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede, uyuşturucu suçları nedeniyle son infaz 2016 yılında, biri Endonezyalı ve üçü Nijeryalı olmak üzere dört mahkûmun kurşuna dizilmesiyle gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen Mart ayında ise iki İngiliz vatandaşı, turistik Bali Adası'na kokain kaçırdıkları gerekçesiyle suçlu bulunarak 9 ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran ayında da Bali polisi, yaklaşık 8 kilo uyuşturucuyu adaya sokmaya çalıştıkları iddiasıyla iki Rus vatandaşını gözaltına aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malaysia Airlines iç soruşturma başlattı<br />Malaysia Airlines soruşturma devam ettiği gerekçesiyle olay hakkında yorum yapmayı reddetti. Diğer yandan şirket, uygunsuz davranışları tolere etmediğini ve şu anda kendi iç soruşturmasını yürüttüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin açıklamasında "Malaysia Airlines, yürürlükteki tüm yasa ve düzenlemelere uygun olarak ilgili makamlarla tam iş birliği yapacaktır" ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / SÖ,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/uyu%C5%9Fturucu-kullanan-pilot-70-bin-ekstazi-hapla-yakaland%C4%B1/a-78191333</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/demirtastan-narin-guranin-tutuklu-anne-ve-amcasina-destek-261113c0b0e00-b5da-4aed-b896-9ead5c9988942026-08-01T11:45:00+03:00HABER MERKEZİ Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek

Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Narin Güran cinayetinden tutuklu bulunan anne ve amcaya destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Narin'in babası Arif Güran ile görüştüğünü ve dava dosyasını incelediğini belirten Demirtaş, "Suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar'dır. Deliller ışığında, Narin'in annesi Yüksel Güran'ın, ağabeyi Enes Güran'ın ve amcası Salim Güran'ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir" iddiasında bulunan Demirtaş, "Ceza hukukunun en temel kuralı, mahkûmiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suçlu oldukları ispatlanamadı"<br />"Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır" diyen Demirtaş, istinaf ve Yargıtay süreçlerinde bu cezaların bozulmuş olması gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır" açıklamasını tekrarlayan Demirtaş, avukatları aracılığıyla X hesabından paylaştığı mesajda, "Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin'in gerçek katilleri dışardayken annesinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Sekiz yaşındaki Narin Güran, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolmuş, küçük kızın cansız bedeni arama çalışmalarının 19'uncu gününde yakınlardaki bir dere yatağında çuval içinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cinayetle ilgili davada amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran "iştirak hâlinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmış; önce 4,5 yıl hapse mâhkum edilen komşu Nevzat Bahtiyar ise, Yargıtay'ın kararı bozması üzerine yapılan yeni yargılamada 17 yıl hapis cezası almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/demirta%C5%9Ftan-narin-g%C3%BCran%C4%B1n-tutuklu-anne-ve-amcas%C4%B1na-destek/a-78191296</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cavak-tokide-tapu-ve-anahtar-teslimine-baslaniyor-261103ffbadbf-1847-4319-a4c4-95556b7a39ca2026-08-01T11:33:00+03:00HABER MERKEZİ Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor

Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, TBMM’de yaptığı konuşmada, TOKİ tarafından Yenişehir ilçesine bağlı Çavak Mahallesi'nde inşaatı tamamlanan konutların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ruhsat işlemlerinin tamamlanmasının ardından hak sahiplerine tapu dağıtımının 3 Ağustos 2026 tarihi itibariyle başlanacağını açıkladı. Kıratlı, bin 72 dairenin hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek, bu sayıyla birlikte Mersin’de bugüne kadar 6 binin üzerinde dairenin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ YATIRIMLARI 20 BİNİN ÜZERİNE ÇIKACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de sosyal konut yatırımlarının hızla sürdüğünü belirten Kıratlı, TOKİ tarafından bugüne kadar binin üzerinde konut ve işyerinin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, 4 bin konutun yapımının ise devam ettiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kent genelinde 20 binin üzerinde konut ve işyeri projesinin hayata geçirilmesinin planlandığını kaydeden Kıratlı, “Bugüne kadar 6 binin üzerinde konut ve işyerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Kalan konut ve işyeri yapımına da en kısa sürede başlanacak. Kentimizde yapılacak konut ve iş yeri sayısı 20 binin üzerine çıkacak. Konut ve işyerlerini en kısa zamanda tamamlayarak vatandaşlarıma teslim edeceğiz. Protokoller imzalandı ve ihale süreçleri tamamlandı.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜLKE GENELİNDE TAMAMLANAN TOKİ SAYISI 2 MİLYONA YAKLAŞTI</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıratlı, AK Parti iktidarı döneminde ülke genelinde bugüne kadar 2 milyona yakın konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirterek, “TOKİ tarafından ülkemizde hayata geçirilen kentsel dönüşüm kapsamında tamamlanan konut sayısı 2 milyona yaklaştı. Toplamda 1 milyon 762 bin konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinin ardından hızlı bir şekilde çalışmalara başlanarak 455 bin konut tamamlanmış ve mağdur vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. Depremde yaraları sararken Mersin’den de vazgeçmedik. Kentimizde projelerimizi yapmaya devam ettik ve ediyoruz.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MERSİN'E YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Mersin'e önemli yatırımlar kazandırıldığını vurgulayan Kıratlı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde verdiğimiz sözleri bir bir yerine getiriyoruz. Mersin'e sağlık, ulaşım ve konut başta olmak üzere birçok önemli yatırım kazandırdık. Şehir Hastanesi bunların en önemli örneklerinden biridir. Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Projesi'nde de sona geldik. Hızlı tren hattı çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Biz laf değil, eser üretiyoruz. Vaat değil hizmet ediyoruz. Mersin'e değer katacak yatırımları hayata geçirmeye devam edeceğiz. " ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizin-yarinlarina-yon-tayin-edecek-genclerimizin-en-iyi-sekilde-yetismesi-icin-tum-gucumuzle-calisiyoruz-26131515d3cad-a88f-427a-98dd-e70eb65ec1c22026-07-31T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”

ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, vakfın mensuplarını ve katılımcıları selamlarken Türkiye genelindeki tüm gençlere ve çocuklara selamlarını ve sevgilerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeditepe'nin kardeş kardeş gülümsediği, Boğaz'ında mavi rüzgârların estiği, fetih ruhunun kalplere işlediği güzel İstanbul'da, rengârenk çiçek bahçesini andıran bir atmosferde bir araya geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; umudun, sevginin, aydınlığın ve geleceğin timsali olan gençlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN YOL BAŞÇILARI, 'TEKNOFEST KUŞAĞI' YİNE YERİ GÖĞÜ İNLETİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gözlerinin ışıl ışıl parladığını belirterek "Türkiye Yüzyılı'nın mimarları maşallah yine coşkusuyla heyecanıyla tutkusuyla göz dolduruyor. Büyük ve güçlü Türkiye'nin yol başçıları, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine yeri göğü inletiyor. Sizleri böyle neşeli, böyle coşkulu görmek bizi çok mutlu ediyor. Bu muhteşem tablo, bu muazzam manzara için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜGVA'ya etkinlik için şükranlarını iletip Galatasaray Spor Kulübü'nün yöneticilerine ev sahiplikleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu stadyumu sizlerle yani her biri ayrı renkte 70 bin çiçekle süsleyen bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Buradan gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden, bizlere dua eden, uzakta olsalar bile kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı yolluyorum. Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da, İsrail'in vahşi saldırıları altında hayata tutunma mücadelesi veren tüm yavrularımızı, sizin Filistinli, Lübnanlı kardeşlerinizi yürekten selamlıyorum. Rabb'im onların yar ve yardımcıları olsun diyor, Türkiye'deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili evlatlarım, öncelikle burada bir gerçeği tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Sizin şu coşkunuzu, şu enerjinizi tarif etmeye inanın kelimeler yetmez. Sizin şu güzelliğinizi, şu berraklığınızı değme şair söze, mısraa dökemez. Sizin şu samimiyetinizi, imanla atan şu kalplerinizi, toplu vuran şu yüreklerinizi en usta ressam resmedemez. Rabb'im sizlerden razı olsun" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın yöneticileriyle mensuplarıyla profesyonel ve gönüllü eğitmenleriyle göğüslerini kabartan işlere imza atmayı sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: "Unutmayın, 'İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür' Millî ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, taşıdığı potansiyelin farkında olan, şuurlu, onurlu, bilgili ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için TÜGVA canla başla gayret sarf ediyor. Geleneksel sporlardan takım oyunlarına, bilim ve eğitim programlarından kültür ve sanat etkinliklerine, doğa kamplarından sivil toplum faaliyetlerine, gençlerimize her alanda değer katan, yeni ufuklar kazandıran, onları güçlü bir geleceğe hazırlayan çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın bu yıl düzenlediği yaz okullarında 700 binden fazla katılımcıya ulaşarak yeni bir rekora imza attığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakfın bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencin hayatına dokunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın Türkiye'nin en büyük gençlik hareketi hâline geldiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"81 VİLAYETİMİZDE, 625 İLÇEMİZDE 400 BİNİ AŞKIN GÖNÜLLÜSÜYLE TÜGVA AİLEMİZİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 hafta süren TÜGVA yaz okullarında yaklaşık 460 bin öğrencinin Kur'an-ı Kerim eğitimini tamamladığını, 232 bin öğrencinin tecvit eğitimi aldığını, 387 binden fazla gencin ise Osmanlıca derslerine katıldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüz binlerce öğrencinin birbirinden zengin içeriklere sahip eğitim, spor, kültür ve sanat etkinliklerinde kendilerini geliştirme fırsatı yakaladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaz okullarında düzenlenen etkinliklerde yeni dostluklar kuruldu. Çocuklarımız farklı alanlarda bilgi, görgü ve tecrübe sahibi oldu. Evlatlarımız kimi zaman birbirleriyle yarıştı, kimi zaman uyum içinde çalıştı. En önemlisi geçmişten devraldıkları zengin mirasın idrakine vardı. Görüyorum ki gerçekten dolu dolu bir program geçirmişsiniz. Her açıdan verimli, başarılı, faydalı bir yaz okulu olmuş. Maşallah, barekallah diyorum. Cenabı Allah sizleri nazarlardan saklasın diyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geleceğine yön verecek gençleri fedakârca eğiten, her biriyle yakından ilgilenen tüm hocaları tebrik ettiğini belirterek, "81 vilayetimizde, 625 ilçemizde 400 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdüren TÜGVA ailemizi canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin milletin atardamarı olduğunu söyleyen ve bunun özellikle altını çizmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Atardamar nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır. Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur. Bu damar sayesinde geçmiş, bugün ve gelecek aynı çizgide buluşur. Gençlerimiz için canını dişine takarak çalışan TÜGVA'mız işte bu denli hayati bir görevi layıkıyla yerine getirmektedir. Türkiye'nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA'nın önünü kapatmak istiyor. Milletimizi asırlık hayallerine ulaştıracak her işe engel olmaya çalışanlar tam da bu yüzden TÜGVA'yı hedef alıyor. Gençlerimiz, kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA'yı hazmedemiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"NE YAPARLARSA YAPSINLAR KARŞIMDAKİ ŞU GENÇLİĞİN ÖNÜNE SET ÇEKEMEZLER"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA gibi göz bebeği olan kuruluşların sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri bunlar olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Sizlere baktıkça gururlanmak yerine öfke nöbetleri geçirmelerinin nedeni karşımızdaki şu muazzam manzaradır. Sizlerin dik duruşudur, özgüvenidir, sizlerin değerlerinize sahip çıkmanızdır, sizlerin işte burada olduğu gibi birbirinize kardeşçe sarılmanızdır. Varsın, rahatsız olsunlar. Allah'ın izniyle nehri tersine akıtamazlar. Ne yaparlarsa yapsınlar karşımdaki şu gençliğin önüne set çekemezler. Bu ülkenin gençlerini ruh köklerinden, inanç değerlerinden koparamazlar. Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler. O günler artık geride kaldı. O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye'de kaldı. Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz. Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına asla izin vermeyiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, "Sizler tarihe yön vermiş, bilime, sanata istikamet çizmiş, çağlar kapatmış, çağlar açmış bir milletin evlatlarısınız" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlere, cihana hükmetmiş, 3 kıta 7 iklimde at koşturmuş kahraman bir ecdadın torunları olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler bugün de vicdanıyla, merhametiyle, mazlumlara sahip çıkmasıyla tüm insanlığa örnek olan bir ülkenin çocuklarısınız. Hepiniz Türk milleti gibi büyük, Türkiye Cumhuriyeti gibi itibarlı bir devletin gençlerisiniz. 21. yüzyıla Türkiye'nin damgasını vuracak vizyoner bir nesilsiniz. Yarınlarımızın sağlam emanetçileri, en büyük güç kaynağımızsınız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güçlü, dirayetli, öz güvenli olmalarını, başkalarına karşı boyunlarını bükmemelerini, şartlar ne olursa olsun kendilerine inanmaktan vazgeçmemelerini tavsiye etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun için gençlere bilgili, vizyonlu ve cesur olmalarını, adaleti, vicdanı, merhameti, hikmeti elden bırakmamalarını öneren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepinizden büyük düşünmenizi, büyük hayaller kurmanızı istiyorum. Sizlerden yıldızları hedeflemenizi, belirlediğiniz hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Bu toprakların yegâne ümidinin sizde olduğunu unutmayın. Şu an Filistin için dualar edildiğini unutmayın. Asyalı, Afrikalı çocukların kalbinin sizlerle çarptığını unutmayın. Türk-İslam dünyasında aynı ufka baktığınız, aynı ideallere inandığınız milyonlarca kardeşiniz olduğunu unutmayın" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU GENÇLİK, TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİDE BAŞLATTIĞI ATILIMI ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAK DONANIMLI BİR GENÇLİKTİR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk edebiyatının usta şairi Abdurrahim Karakoç'un, "Kirli karanlıkları yırtacak nur olun siz. Susayan yüreklere yağmur olun siz. Çamur sıçratanlara bakıp çamurlaşmayın, halk mayası taşıyan helal hamur olun siz" sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben her birinizin gelecekte Türkiye'nin yüzünü ağartacağınıza, Türkiye Yüzyılı'nın sancaktarı olacağınıza yürekten inanıyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir de şunu unutmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere baktıkça ülkemizin geleceği adına heyecanlanıyorum. Her birinizle gurur duyuyor, sizlere çok ama çok güveniyorum. Rabbim sizleri korusun. Yolunuzu da bahtınızı da ufkunuzu da açık eylesin" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Prof. Dr. Ali Fuad Başgil'in, başarıya giden yolun irade ve çalışkanlıktan geçtiğini ifade eden "Az bilgili, hatta bilgisiz insanlardan muvaffak olanlar çok görülür. Fakat zayıf iradeli insanlardan başarılı olmuş ve çok yükselmiş tek bir misal gösterilemez. İrade terbiyesi ve nefis mücadelesinin en ahlaki ve insani ifadesi ise çalışmaktır. Tembellik her türlü ahlaksızlığın anası, çalışkanlık da temiz bir başarının, yüksek ahlakın, ruh ve beden sağlığının en temel şartı, en feyizli kaynağıdır" sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Evet, burada olan TÜGVA gençliği işte tam da böyle bir gençliktir. Çalışkanlığıyla, iradesiyle, devamlılığıyla Türkiye'yi her alanda çok daha iyi yerlere getirecek bir gençliktir. Bu gençlik, Türkiye'nin bilim ve teknolojide başlattığı atılımı çok daha ileriye taşıyacak donanımlı bir gençliktir. Bizler de ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek siz gençlerimizin, siz evlatlarımızın en iyi şekilde yetişmeniz için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Eğitimden teknolojiye, spordan kültür ve sanata her alanda hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için ne gerekiyorsa yapıyoruz. İnşallah daha nice yıllar boyunca sizin için çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜGVA Yaz Okulları finalinin hayırlara vesile olmasını temenni ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğrenci ve öğretmenlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yaz tatilinizin kalanını sevdiklerinizle birlikte huzurla, mutlulukla, neşe içinde geçirmenizi temenni ediyorum. Ailelerinize, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza benden kucak dolusu selam götürün. Yaz okulu boyunca birbirinizle kurduğunuz dostlukları, arkadaşlıkları devam ettirin. Tebessüm, neşe ve sevinç yüzünüzden hiç eksik olmasın diyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla" şeklinde konuştu.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/feti-yildiz-siyasi-parti-kapatma-nedenlerine-rusvet-ve-yolsuzluklarin-odagi-olmak-da-eklenmelidir-26108d8f7d086-ad52-45cb-a7cf-86c8787549232026-07-31T09:50:00+03:00HABER MERKEZİ FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.

FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle belirtmek gerekirse,<br />X hesabımdan yaptığım paylaşımda herhangi bir Siyasi Parti işaret edilmemiştir.<br />Medyada konu hakkında görüş bildiren bazı kişilerin “Odak olmak”kavramını kavramadıkları görülmüştür.<br />Bu şahıslar için “Odak olmak”nedir kısaca izah etmeye çalışacağım.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir siyasî partinin&nbsp;<br />Anayasanın 68’inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerinden dolayı kapatılabilmeleri için, siyasî partinin “tarif edilen nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline” gelmiş olması gerekir.<br />3 Ekim 2001 tarih ve 4709 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu kapsamında,Anayasasının 69’uncu maddesinin altıncı fıkrasına göre:<br />“Bir siyasî parti, tarif edilen fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, sözkonusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır”.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi anlayabildiniz mi.?.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-31-temmuz-tarihin-donemec-noktasi-26107ce74aca1-c2af-401b-882b-6333b79edcca2026-07-31T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih sayfalarını araladığımızda bazı günler vardır ki, insanlığın kaderini, milletlerin hafızasını ve bireysel başarıların toplumsal yankılarını aynı takvim yaprağında buluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>31 Temmuz</strong>, tam da bu niteliği taşıyan, hem acının ve mücadelenin hem de gururun, emeğin ve değişimin izlerini taşıyan son derece özel bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihin taşıdığı derin anlamı, insanlık tarihi ve Cumhuriyet dönemi boyunca yaşanan dört büyük dönüm noktası üzerinden okumak mümkün:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Adalet ve Vicdan Sınavı, Elhamra Kararnamesi (1492):&nbsp;&nbsp;</strong>31 Temmuz 1492, sadece bir sürgünün değil, aynı zamanda hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün büyük bir yara almasının tarihidir. İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe Isabella tarafından imzalanan&nbsp;<strong>Elhamra Kararnamesi</strong>, yüzyıllardır İspanya topraklarında barış içinde yaşayan Musevilerin, dinlerini değiştirmemeleri durumunda ülkeden çıkarılmalarını öngörüyordu. Yüz binlerce insanın evlerini, topraklarını ve köklerini terk etmek zorunda kaldığı bu olay, dünya tarihine "hoşgörüsüzlüğün ve insanlık trajedisinin" en keskin örneklerinden biri olarak kazınmıştır. 31 Temmuz, dünyaya her daim insan hakları, vicdan ve adalet dersini hatırlatan hüzünlü bir milattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Bağımsızlık ve Kararlılığın Simgesi, İstiklal Mahkemeleri Kanunu (1922):&nbsp;</strong>Yüzyıllar sonra aynı tarih, bu kez Türk milletinin varoluş mücadelesinin en kritik basamaklarından birine sahne olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nın en çetin döneminde,&nbsp;<strong>31 Temmuz 1922</strong>&nbsp;tarihinde TBMM'de kabul edilen&nbsp;<strong>İstiklal Mahkemeleri Kanunu</strong>, yeni kurulmakta olan bir devletin kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve iç cepheyi tahkim etmesi adına atılmış zorunlu ama kararlı bir adımdı. O gün alınan bu kararlar, hukukun üstünlüğünü ve otoritesini tesis ederek genç Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini sağlamlaştıran birer emniyet supapı görevi görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Küresel Arenada Bir Gurur, Keriman Halis'in Dünya Güzeli Seçilmesi (1932):&nbsp;</strong>Yine bir 31 Temmuz günü, bu kez genç Türkiye Cumhuriyeti'nin medeni dünyada kadınını temsil eden gurur dolu bir başarıya sahne olmuştur.&nbsp;<strong>Keriman Halis</strong>, 31 Temmuz 1932 tarihinde Belçika'da düzenlenen yarışmada&nbsp;<strong>Dünya Güzeli</strong>&nbsp;seçilmiştir. Bu başarı, sadece estetik bir birincilik değil; yeni rejimin kadınlarına tanıdığı hakların, çağdaşlaşma idealinin ve Türk kadınının uluslararası alandaki ilk büyük küresel tescilinin bir göstergesiydi. Atatürk'ün&nbsp;<em>“Türk milleti tabiatıyla güzeldir, bunu tarihte göstermiştir, fakat Türk kadını dünya medeniyetinde gösterdiği haklı şerefle yakından tanınmalıdır”</em>&nbsp;sözlerinin adeta canlı bir tecellisi olan bu olay, milletimizin gurur tablosuna eklenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Emeğin ve Dayanışmanın Gücü, Türk-İş'in Kurulması (1952):&nbsp;</strong>31 Temmuz tarihinin hafızamızdaki bir diğer önemli dönüm noktası da çalışma hayatı ve sendikal mücadele alanındadır.&nbsp;<strong>31 Temmuz 1952</strong>&nbsp;tarihinde kurulan&nbsp;<strong>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş)</strong>, Türkiye'nin ilk sendikal konfederasyonu olarak tarihe geçmiştir. Çalışanların haklarını savunmak, emek mücadelesini kurumsal bir çatı altında toplamak ve toplumsal refah dengesini gözetmek adına atılan bu adım, ülkemizde demokrasi ve işçi hakları tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Temmuz; insanlığın acı tecrübelerini hafızasında tutan, bir milletin bağımsızlık ateşini kanunlarla mühürleyen, emeğin gücünü kurumsal bir çatı altında birleştiren ve bir ülkenin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma azmini taçlandıran&nbsp;<strong>tarihsel bir aynadır</strong>. Geçmişin acılarından ders çıkarmak, mücadelelerinden ilham almak ve başarılarıyla gurur duymak adına 31 Temmuz, takvim yapraklarının ötesinde çok katmanlı bir anlam taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mehmet-ucum-anadolu-ajans-icin-yazdi-baskanlik-sisteminde-secilmis-atanmis-iliskisi-26104a97824f0-c915-4d9d-9136-ba3ba2c9a3d42026-07-30T12:33:00+03:00HABER MERKEZİ Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi

Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, başkanlık sisteminde üst kademe yönetici kavramını AA Analiz için kaleme aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">***</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce bakanlarla ve başkanlarla ilgili gündeme getirilen bir konu yeniden kamuoyuna taşınmaya çalışılıyor. Tartışmanın esası seçilmiş atanmış ilişkisi. Bazı çevreler cumhurbaşkanı tarafından atanmış bazı üst kademe yöneticilerini "niye konuşuyorlar" diye eleştiriyor. Hatta memur olduklarını söyleyerek konuşma hakları olmadığını iddia ediyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerle diğer kamu görevlileri arasındaki fark bilinmeden, anlaşılmadan yahut kasten çarpıtılarak bu eleştirilerin yapıldığı görülüyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yönetici kavramı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanının programını uygulamakla görevli yöneticilerdir. Diğer kamu görevlilerinden niteliksel olarak farklıdırlar. Diğer kamu görevlileri idarenin içindedir ve idarenin bütünlüğü içerisinde yürütmeye bağlı çalışırlar. Üst kademe yöneticileri ise doğrudan yürütmeye bağlı olarak ve yürütmenin yardımcısı olarak çalışırlar. Bu nedenle diğer kamu görevlilerinden farklı olarak üst kademe yöneticilerin şu özellikleri vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Birincisi görev süreleri cumhurbaşkanı arada görevden almazsa seçilmiş cumhurbaşkanının süresiyle sınırlıdır. Cumhurbaşkanıyla gelip cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır. Cumhurbaşkanından bağımsız bir görev süreleri yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkincisi üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı bir özerklikleri yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bürokratik vesayet ve bürokratik oligarşi yoktur; eski sistemin bu faşizan yapısı tasfiye edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üçüncüsü üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı tarafsız olmak gibi bir rolleri yoktur. Tam tersine seçilmiş iradeye bağlı hareket etme yükümlülükleri vardır. Yürütme ve idare bakımından tarafsızlık niteliği sadece kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde tarafsız olmakla ilgilidir. Cumhurbaşkanının programına (parlamenter sistemde ise hükümet programına) karşı tarafsız olmak gibi bir durum demokratik sistemin esasına aykırıdır.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Eleştirilerdeki çelişki ve asıl hedef</span></h3><p><span style="font-size:18px">Eleştirilere bakıldığında hem sistemin üst kademe yöneticilere ilişkin yukarıda sayılan esasları dikkate alınmıyor hem de eleştiriyi yapanların kendi tezleriyle çelişki içine düşecek şekilde bir dil kullandıkları görülüyor. Bir yandan sisteme tek adam yönetimi deyip öte yandan Cumhurbaşkanı'nın atadığı yöneticilere "siz konuşmayın" demek ciddi bir tutarsızlıktır. Eğer beklenti her konuda, her işlemde, her süreçte Sayın Cumhurbaşkanı'nın çıkıp konuşması, Sayın Cumhurbaşkanı'nın fikri münakaşa yapması, Sayın Cumhurbaşkanı'nın kamuoyunu bilgilendirmesi ise o zaman zaten gerçeğe aykırı bir iddia olan tek adam yönetimini bu eleştiriyi yapanlar istiyor demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kolektif yönetim olmasına rağmen, "hayır tek adam yönetimi var" demek sonra da Cumhurbaşkanı'nın atadığı üst kademe yöneticilere "konuşmayın" demek bu çevrelerin temel çelişkilerinden birisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bu sistemde yani adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olan başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının atadığı bakanlara, başkanlara, kurul başkanvekillerine ve diğer mercilerde görev yapan üst kademe yöneticilere "atanmışsınız konuşmayın" demek demokratik değil kökten antidemokratik bir tutumdur. Bu tutum tamamen, cumhurbaşkanının ekip çalışmasını, kolektif çalışmasını baltalamaya dönük bir yaklaşımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yandan tek adam yönetimi diye şikayet edeceksiniz, öte yandan kolektif çalışmayı, ekip çalışmasını engellemeye dönük itirazlarda bulunacaksınız. İşte bu tutarsızlık demokrasiyle bağdaşacak bir durum değildir. Bu temelsiz ve iyi niyetten yoksun eleştirinin asıl hedefi Cumhurbaşkanı ekibini baskılamak ve Cumhurbaşkanı'nı yalnız bırakmaya çalışmaktır. İster içeriden ister dışarıdan saldırsınlar ve ne yaparlarsa yapsınlar bunu başaramayacaklar.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yürütmenin programına göre üst kademe yöneticilerin rolü</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bu sistemde cumhurbaşkanı halk tarafından seçildiğinde yürütme görevini ve yetkisini üstlenir. Yürütme görevini ve yetkisini üstlenmek hükümet olmak demektir. Cumhurbaşkanı adayı olan kişiler hükümet olmak için halka bir program sunarlar. Halka her konuda çeşitli vaatlerde bulunurlar ve siyasi, ekonomik, kültürel hedefler sunarlar. Seçildiklerinde ise bu program, Cumhurbaşkanı Programı, yürütmenin programı eski deyişle hükümet programı olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçilmiş bir cumhurbaşkanı bu hükümet programına yani siyasi programına bağlı olan kişilerle çalışma hakkına sahiptir. Elbette seçilmiş bir cumhurbaşkanı siyasi programına bağlı kişileri bakan, başkan, başkanvekili ve diğer üst kademe yöneticisi olarak atar. Seçilmiş iradelerin kendi seçtikleri ekiple çalışma hakkı demokrasinin gereğidir, hiçbir demokratik sistemde bu hak tartışılmaz. Tartışmalar daha çok atanan kişinin isabetli olup olmadığıyla ilgili olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçilmiş iradeler bu haklarını kullanırken atadıkları kişilerden taahhüt ettikleri programa uygun davranmalarını, o programı uygulamalarını, o programı takip etmelerini, programla ilgili demokratik kamuoyunu aydınlatmalarını, programla ilgili bir eleştiri olduğunda o eleştirilere yanıt vermelerini beklerler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette yürütme görevi ve yetkisi seçilen cumhurbaşkanına aittir. Ancak bu durum cumhurbaşkanının tek başına çalışacağı anlamına gelmez. Cumhurbaşkanının çalışması bir ekip çalışmasıdır. Bu ekip bakanlardan, başkanlardan, ofislerden, kurullardan ve ihtiyaç duyulan diğer birimlerden oluşur. Dolayısıyla tüm bu çalışma ekibi cumhurbaşkanının siyasi programına uygun olarak süreçlerin takibinden, uygulanmasından, değerlendirilmesinden, eleştirilerin yanıtlanmasından, fikri münakaşalardan, fikir alışverişlerinden sorumlu olur. Böyle bir durumda bu kişiler konuşmasın demek demokratik bir yaklaşım olmadığı gibi cumhurbaşkanının kolektif çalışmasını sabote etmek anlamına gelir.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yöneticilerin sorumluluğu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Geçmişte üst kademe yöneticiler, üst bürokrasi dediğimiz bürokrasi gerçek anlamda seçilmiş iradeye karşı sorumlu değildi. Bunun iki sebebi vardı. Birincisi ikili ve üçlü kararnamelerle atanma usulü, ikincisi görev sürelerinin seçilmiş iradenin görev süresinden bağımsız olmasıydı. Bu nedenle zaman yönetimini de 65 yaşına kadar yani emekli olabilecekleri yaşa göre yaparlardı. Atanma usulü ve bağımsız zaman yönetimi üst bürokrasinin kendilerine özgü bir siyasi ajanda geliştirmelerine imkan sağlıyordu. Kendilerine özgü takip ettikleri siyasi çizgileri vardı ve asli görevleri de seçilmiş iradeleri, demokratik iradeleri sınırlamaktı. Yani idari bürokrasi olmaları gerekirken siyasi bürokrasi niteliğine sahiptiler. Bu da bürokratik vesayetin ve bürokratik oligarşinin dayanağını oluşturuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten eğer sistemsel olarak bürokrasinin idaresi seçilmişlerin iradesine bağlanmazsa ortaya çıkan kaçınılmaz sonuç bürokratik vesayet/oligarşi olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerin atanmasında ikili ve üçlü kararname kaldırıldı. Dolayısıyla idareleri tamamen cumhurbaşkanının iradesine bağlandı. Yine görev süreleri cumhurbaşkanının görev süresiyle sınırlandı ve bağımsız zaman yönetimi yapma imkanları da kalmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka deyişle bugün üst kademe yöneticiler seçilmiş irade tarafından atandığı ve ihtiyaç duyulduğunda görevden alınabildiği için yine bunların zaman yönetimi seçilmiş iradenin zamanına bağlı olduğu için üst kademe yöneticilerin kaderi seçilmiş iradeye bağlıdır ve seçilmiş iradeye karşı sorumludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla bugün Cumhurbaşkanının bakanlarına, başkanlarına, vekillerine eleştiri yöneltenler aslında şunu demeye çalışıyorlar: Siz Cumhurbaşkanı'nın siyasi programını takip etmeyin, kendi siyasi ajandanız üzerinden bir faaliyet yürütün, sizin göreviniz seçilmiş iradenin programına uygun davranmak değil, sizin göreviniz seçilmiş iradeyi sınırlamak olmalıdır. Aslında bunu diyerek bürokratik vesayeti özlediklerini ifade ediyorlar. O yüzden bu eleştirileri bir de bu yönüyle antidemokratiktir ve demokrasiyle ilgisi yoktur.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yöneticilerde demokratik meşruiyet</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bugün cumhurbaşkanı tarafından, atanmış bakanlar, başkanlar, kurul başkanvekilleri ve diğer mercilerin üst kademe yöneticilerinin cumhurbaşkanına karşı sorumlu olduğunu vurguladık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanına sorumlu olmak ne demektir? Seçilmiş iradeye karşı sorumlu olmak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanını halk seçtiğine göre üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanı dolayımıyla halka karşı da sorumludur. Cumhurbaşkanı üst kademe yöneticileri atadığı için bu atamalarda dolaylı demokratik meşruiyet vardır. Bu da üst kademe yöneticileri dolaylı olarak halka karşı da sorumlu hale getirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Cumhurbaşkanı üst kademe yöneticilerine verdiği talimatlarda sadece Cumhurbaşkanın Programının uygulamasında görev yapmalarını değil halkın talep ve ihtiyaçlarına doğrudan duyarlı olmalarını ve bunları karşılamak için gerekli çalışmaları yapmalarını da istiyor. Halkla iç içe bakanların, bakan yardımcılarının, valilerin, genel müdürlerin ezcümle tüm üst kademe yöneticilerin bu sistemde olağanlaşmasının ana sebebi budur.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Sonsöz</span></h3><p><span style="font-size:18px">Geçmişte halka karşı sorumlu bir üst kademe bürokratik yönetim söz konusu değildi. Tam tersine halkla mesafeli olmak makbul sayılırdı. Bürokratik vesayetin algı boyutunda bu davranış kültürünün büyük etkisi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bir de bu nedenle bazı çevrelerin atanmışlar üzerinden yönelttikleri eleştiriler hiçbir yönüyle demokrasiyle, demokratik sistemin işleyişiyle, meşruiyetle, demokratik bağlamda halk yönetim ilişkisiyle bağdaşan bir durum değildir. Tam tersine bu eleştiriler tamamen antidemokratik bir yaklaşım içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eleştiriler; bürokratik vesayeti özleyen, sorumsuz bürokrasi isteyen, "kendi özel ajandası olsun ve kendi özel ajandası üzerinden seçilmiş iradeyi sınırlasın anlayışıyla" siyasi bürokrasi temenni eden yaklaşımlara dayanıyor. İleri sürülen itirazların ve eleştirilerin başkanlık sistemiyle de demokratik sistemle de en ufak bir ilgisi yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç olarak Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın programına bağlı olarak aktif bir şekilde faaliyet yürüten üst kademe yöneticilerin tamamı görevlerinin gereğini yerine getirmeye devam edeceklerdir. Hiçbir iç ve dış güç, çevre, odak hangi yol ve yöntemi kullanırsa kullansın buna engel olamayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">[Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.]</span></p><p><span style="font-size:18px">*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.</span></p><p>içerik ve kaynak:</p><p>https://www.aa.com.tr/tr/analiz/baskanlik-sisteminde-secilmis-atanmis-iliskisi/3295267</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak-261033dfc0304-1d98-4cfe-90a6-891fb681e9b22026-07-30T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak

MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının temelinde millet iradesinin bulunduğunu belirterek, "Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MHP, tarihi birikimin ve milli mücadelenin merkezidir"<br />Milliyetçi Hareket Partisi'nin yalnızca hukuki bir siyasi yapı olmadığını belirten Yıldız, partinin gücünü Türk tarihinden ve milletin köklü geçmişinden aldığını ifade etti.<br />MHP'nin binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasın temsilcisi olduğunu vurgulayan Yıldız, partinin 57 yıllık siyasi mücadelesi boyunca devletin ve milletin birliğini koruma hedefiyle hareket ettiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Teröre harcanan kaynak milletin hizmetine aktarılacak"<br />MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu vizyona dikkat çeken Yıldız, geçmişte terörle mücadeleye ayrılan büyük kaynakların artık milletin ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıldız, bu kaynakların çocuklar için eğitim yatırımlarına, yaşlılar için sağlık ve bakım hizmetlerine, çiftçiler için tarımsal desteklere, gençler için teknoloji merkezlerine, kadınlar için istihdam projelerine, esnaf ve sanayici için finansman imkanlarına, şehirler ve köyler için altyapı yatırımlarına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.<br />MHP'li Feti Yıldız açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk Milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir. Bir tüzel bir kişilik olarak Milliyetçi Hareket Partisi, kişiliğini sadece hukuki var olma gerçeğinden değil, Türk Tarihinin sorumluluğundan ve Türk milletinin tarihsel hikâyesinden &nbsp; almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, olağanüstü bir tecrübenin, milli bir birikimin, imrenilecek bir disiplinin merkezidir. Binlerce yıllık tarihi-kültürel bir mirasa, 200 yıllık pratiğe, 57 yıllık yiğit bir siyasal mücadele geleneğine sahiptir.<br />“MHP, ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir<br />Birinci vazifemiz; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, Türk Milleti’nin maddi ve manevi gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmak, hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan toplumsal barışı ve huzuru hâkim kılmaktır. Temel hak ve hürriyetleri, kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü geliştirmek, terörü tarihin çöplüğüne göndermektir. Bunlar teorik ifadeler değil, elli yedi yıllık pratik, somut ve davranışa dönüşmüş her sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir. Ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir.<br />“istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız”<br />Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllar boyunca terör ve şiddetle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul; Yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti;</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah;</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirlerimiz altyapı, köylerimize yol;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. 22 Ekim 2024 tarihinden bugüne “Terörsüz Türkiye “süreci uyum içinde ilerlemiş o günden bugüne evlere, yüreklere çok şükür yeni ateşler düşmemiştir. Siyasi, ahlaki ve vicdani hiçbir ölçüyü tanımayan, ilkesi, iradesi ve heyecanı olmayan, yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.turkgun.com/gundem/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak/389126</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-orta-doguda-hedefledigimiz-istikrar-baris-ve-is-birligi-ortamindan-en-fazla-faydayi-gorecek-ulkelerin-basinda-lubnan-yer-aliyor-2613043fd5bbb-3366-4faa-ba70-53528d737ec72026-07-30T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”

ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ı Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan’dan Türkiye’ye 17 yıl aradan sonra devlet başkanı düzeyinde gerçekleştirilen bu ziyaret nedeniyle Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın aynı zamanda çok tecrübeli bir asker olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın sene başında Cumhurbaşkanı olarak seçilmesini Lübnan’da güvenliğin temini noktasında da çok önemli gördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“LÜBNAN’IN EGEMENLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE KUVVETLİ DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ı da 10 Temmuz’da İstanbul’da ağırladığını ve bu görüşmede iki ülke münasebetlerini değerlendirdiklerini hatırlatarak, “Bugün Sayın Avn ile de bilhassa Lübnan’ın güneyinde süren İsrail işgali ışığında bölgesel gelişmeleri ele aldık. Güçlü bağlara sahip olduğumuz dost ve kardeş Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteğimizi sürdürüyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan’ın uzun yıllardır bölgedeki bazı güçlerin rekabet ve çatışma alanı olarak en büyük zararı gören kardeş bir ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu minvalde Orta Doğu’da en başından beri hedefledikleri istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında da Lübnan’ın yer aldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın son dönemde diplomatik girişimlerini de yakından takip ettiklerine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye olarak bu girişimlerinde kendisine ne tür katkılarda bulunabileceğimizi değerlendirdik. İkili ilişkilerimizin muhtelif alanlarda daha da geliştirilmesi imkânlarını ele aldık. Bu noktada Lübnan’ın kurumsal kapasitesinin artırılması için desteklerimizi sürdüreceğiz. Lübnan’a yönelik insani ve teknik yardımlarımıza devam edeceğiz. Ayrıca Lübnan ile Suriye arasında gelişen diyaloğun artarak sürmesinin her iki ülke için faydalı olduğuna inanıyoruz. Zor bir geçmişe sahip iki ülke ilişkilerinin güçlenmesi için gereken katkıyı vermeye hazırız. Lübnan’ın güneyinde konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin tamamlanması önemli bir gelişmeyi teşkil edecek. Mevcut uluslararası gücün geri çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin desteklenmesi ve Lübnan’ın egemenliğinin temini için başlatılacak tüm girişimlerde Türkiye olarak yer almak istiyoruz. Tabii güvenlik bağlamında Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz de sürecek.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, İLK GÜNDEN BERİ SALDIRILARA EN GÜÇLÜ TEPKİYİ GÖSTEREN ÜLKELERDEN BİRİ OLMUŞTUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının başladığı 2 Mart 2026’dan bu yana 4 bin 300’den fazla Lübnanlının yaşamını yitirdiğini, 2 binden fazla Lübnanlının yaralandığını, 1 milyon kişinin evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsında Lübnan halkına başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Türkiye, ilk günden beri saldırılara en güçlü tepkiyi gösteren ülkelerden biri olmuştur. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını yine bu süreçte gündemde tuttuk. Bu saldırı ve işgalin sona erdirilmesi için başlatılan diplomatik girişimleri yakından takip ediyoruz. İsrail saldırılarından yoğun şekilde etkilenen Güney Lübnan’ın yeniden inşası bağlamında ülkemizin elinden gelen desteği sağlamaya hazır olduğunu ifade etmek istiyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>LÜBNAN CUMHURBAŞKANI AVN: “İKİ ÜLKE HALKININ YARARINA VE BÖLGENİN İSTİKRARINA OLACAK ŞEKİLDE İŞ BİRLİĞİ İRADESİ MEVCUT”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ise yaptığı açıklamada, Türkiye ile Lübnan arasında köklü ilişkiler olduğunu belirterek, “Aynı zamanda iş birliğini daha da güçlendirmek için her iki ülke halkının yararına ve bölgenin istikrarına olacak şekilde iş birliği iradesi mevcut” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sıcak karşılama, misafirperverlik ve davet için teşekkür etti. Bu ziyaretin gerçekten çok önemli bir dönemde gerçekleştiğini vurgulayan Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, bölgenin şu anda geleceğinin resmedildiği bir yer hâline geldiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Türkiye-Lübnan kardeşliğinin çok önemli olduğunun ve ilerleyen dönemde bu geleceğin inşası konusunda büyük rol oynadığının altını çizerek, “Sayın Erdoğan, gerçekten vizyonuyla ve sadık iradesiyle bu ilişkileri desteklemektedir ve bu ilişkileri yeni bir iş birliği düzeyine taşımak için kararlıdır” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-temmuz-varol-turkiyem-261020db359fb-8a80-4981-96ed-51b9805bff9e2026-07-30T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemiz ve devletimiz üzerinde oyunlar oynanıyor. Çevremizdeki ülkelerde savaşlar var. Dünyanın yeniden coğrafyasını belirlemeye çalışan çok uluslu devletler kan dökmeye doymuyorlar. Bildiğiniz üzere Dünya Dostluk Hareketi, 30 Temmuz'un Dünya Dostluk Günü olarak tanınması için Birleşmiş Milletler'e yıllarca lobi yaptı; Sonunda, 2011'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 30 Temmuz'u Uluslararası Dostluk Günü olarak belirlemeye karar vermişti. Ama halen düşmanca tavırlar sergileniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınırların Ötesinde, İnsanlığın Vicdanında: 30 Temmuz Uluslararası Dostluk Günü’ne Tarihi Not'umdur:&nbsp;</strong>Bugün 30 Temmuz... Birleşmiş Milletler tarafından insanlığın ortak akçesi, barışın ve kardeşliğin teminatı olarak takvimlere işlenen&nbsp;<strong>Uluslararası Dostluk Günü</strong>. Ancak takvim yaprakları bu anlamlı günü gösterirken, etrafımızdaki coğrafya acının, gözyaşının ve bitmek bilmeyen çıkar çatışmalarının ocağına dönmüş durumda. Dünyanın haritasını kendi çıkarları doğrultusunda cetvelle çizen, kan ve gözyaşı üzerinden küresel hegemonya kurmaya çalışan çok uluslu güç odakları, insanlığın ortak geleceğini hiçe saymaktadır. Savaşların, yıkımların ve düşmanca tavırların rüzgârı sınırlarımızdan içeri üflenirken; bu topraklarda bin yıldır hür ve bağımsız yaşayan milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi bugün de bu kirli oyunların tam hedefindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti; tarihiyle, kültürüyle ve köklü devlet geleneğiyle sadece bir toprak parçası değil, mazlumların sığınağı, adaletin kalesidir. Üzerimizde oynanan oyunlar, kurulan tuzaklar ve sergilenen düşmanca tavırlar, asil milletimizin iradesini kırmaya asla yetemeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizler, bu topraklarda "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini sadece bir dış politika sloganı olarak değil, bir varoluş felsefesi olarak benimsemiş bir milletin evlatlarıyız. Kimsenin hakkında, toprağında, huzurunda gözümüz yok; ancak vatanımızın bir karış toprağına, devletimizin bekasına ve milletimizin istiklaline uzanacak her eli kırmaya, her oyunu bozmaya da muktediriz. Gücümüzü zayıflığımızdan değil, tarihimizden, birliğimizden ve haklılığımızdan alıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 30 Temmuz Uluslararası Dostluk Günü vesilesiyle, sınırların ötesindeki tüm devletlere, liderlere ve uluslararası topluluğa açıkça sesleniyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kanla Beslenen Düzeniniz Sürdürülebilir Değildir:</strong>&nbsp;Komşu coğrafyalarda ateşi harlayanlar, yarın o ateşin kendi evlerini de saracağını unutmamalıdır. Savaşın kazananı, masumların gözyaşı üzerinden kurulan sömürü düzeninin ise geleceği yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dostluk, Çıkara Değil İnsanlığa Dayanmalıdır:</strong>&nbsp;Gerçek dostluk; güçsüzü ezmek, kaynakları yağmalamak ve kukla rejimler üretmekle değil; karşılıklı saygı, egemenlik haklarına sadakat ve ortak bir insanlık paydasında buluşmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Hedef Alınamayacak Kadar Büyük Bir Kaledir:</strong>&nbsp;Türkiye'ye karşı sergilenen çifte standartlı, düşmanca ve yapay politikalar, bu ülkenin yürüyüşünü durduramayacak; aksine milletimizin kenetlenmesini ve daha da güçlenmesini sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün buraya, tarihin bu hassas eşiğine bir not düşüyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorbalar kaybetmeye, haritaları kanla çizenler tarihin karanlık sayfalarında boğulmaya mahkûmdur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazanan; barıştan yana olanlar, dostluğu ve kardeşliği savunanlar, adaleti yüceltenler olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de barışın, adaletin ve gerçek dostluğun en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın tüm milletlerine çağrımdır: Gelin, çıkarcı ihtirasları bir kenara bırakalım; 30 Temmuz'u sadece takvimde bir gün değil, insanlığın yeniden doğduğu bir vicdan miladı yapalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-iltica-ve-vize-islemlerinde-yapay-zekaya-geciyor-26101a44bbbd9-2407-4689-9440-c19e64c0656d2026-07-30T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor

Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da iltica, vize ve oturum başvurularının daha hızlı ve standart bir şekilde işleme alınabilmesi için yapay zekâ (YZ) tabanlı sistemlerin kullanılmasını öngören yasa tasarısı, federal hükümet tarafından kabul edildi. Tasarı, yüksek başvuru sayıları ve kamu kurumlarındaki personel yetersizliği nedeniyle mülteci ve göç idaresinin dijital olarak güçlendirilmesini hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Yapay Zekâ Göç Yönetimi Yasası, YZ destekli analiz ve değerlendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması için gerekli veri koruma çerçevesini oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı, tasarının amacının mülteci ve göç idaresinde YZ teknolojilerinin hukuka uygun ve veri korumalı kullanımını sağlamak olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarıya göre, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), yerel yabancılar daireleri ve Dışişleri Bakanlığı, başvuru süreçlerinde toplanan verileri YZ modellerini eğitmek, doğrulamak ve test etmek için kullanabilecek. Ayrıca geçmişte tamamlanmış dosyalar, ülke genelinde karar süreçlerini analiz etmek ve işleyişi standartlaştırmak amacıyla taranacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düzenleme, başvurularda şüpheli bilgi tespit edilmesi halinde kamuya açık internet verilerinin otomatik olarak karşılaştırılmasına da izin veriyor. Ancak nihai kararın tamamen insanlar yani memurlar tarafından verileceği, algoritmaların yalnızca "destekleyici araç" olarak kullanılacağı vurgulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tepkiler de var<br />Tasarı, modernleşme hedefi nedeniyle genel olarak olumlu karşılanırken, içerdiği riskler nedeniyle yoğun eleştirilere de konu oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İltica başvurusunda bulunanlara yardım kuruluşu Pro Asyl ve sosyal yardım ve dayanışma kurumu Arbeiterwohlfahrt (AWO), YZ sistemlerinin hatalı veya önyargılı değerlendirmeler yapabileceği, aşırı yük altındaki memurların bu otomatik önerileri sorgulamadan kabul edebileceği endişesi taşıdıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiliseye bağlı yardım kurumu Caritas ise kamuya açık internet verilerinin hatalı veya yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel yönetim birlikleri, yabancılar dairelerinin YZ sistemleriyle çalışabilmesi için ek eğitim ve altyapı yatırımı gerektiğini, bunun maliyetinin hesaba katılmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">En sert tepki ise AlgorithmWatch adlı sivil toplum kuruluşundan geldi. Kuruluş, tasarının mülteci ve göçmenleri deneysel YZ sistemlerinin deneme alanına dönüştüreceğini savundu. Yasanın ayrımcılığı önleyecek şeffaflık ve güvenlik mekanizmalarından yoksun olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal hükümetin onayının ardından tasarı, sonbaharda Federal Meclis ve Eyalet Temsilciler Meclisi'nde onay alması halinde yasalaşacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/TY,BK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-iltica-ve-vize-i%C5%9Flemlerinde-yapay-zek%C3%A2ya-ge%C3%A7iyor/a-78162612</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyada-deprem-can-kaybi-30a-yukseldi-26100e02fb649-787f-4446-a716-011dea215af12026-07-30T09:17:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi

Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya'nın güneyinde Salı günü meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde can kaybı artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer ölü sayısının 30'a yükseldiğini bildirdi. Çöken yapılarda arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede sıcaklıkların 38 dereceye çıkması beklenirken, bölgede elektrik ve su kesintileri nedeniyle on binlerce kişi zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Deprem binlerce hanede elektrik kesintisine yol açmıştı. Henüz birçok mahalleye elektrik verilebilmiş değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kumamoto kenti yakınlarında kısmen çöken Aeon adlı alışveriş merkezinin (AVM) &nbsp;enkazından 10 kişi çıkarıldı. Yetkililer, bu kişilerden 5'inin yaralı olduğunu diğerlerinin ise hayatlarını kaybettiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AVM'de depremden yaklaşık bir saat sonra bilinmeyen bir nedenle patlama meydana gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yatsushiro kentinde ise Nippon Paper Industries'e ait fabrikanın bacası çökmüştü. Olayda beş işçinin öldüğü, dört kişinin ise hâlâ kayıp olduğu açıklandı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/japonyada-deprem-can-kayb%C4%B1-30a-y%C3%BCkseldi/a-78153387</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/davutoglu-siyaseti-birakti-gelecek-partisi-feshedildi-26099e0c0acb1-12d2-46bb-ac06-31e57334f5bb2026-07-30T08:13:00+03:00HABER MERKEZİ Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi

Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin eski başbakanlarından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, siyaseti bıraktığını ve partinin siyasi faaliyetlerinin sonlandırıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu yaptığı yazılı açıklamada, 2021 yılında, "Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi"nin ittifakları zorunlu kılan yapısını da dikkate alarak üç muhafazakar partinin ortak bir ittifak kurması için yoğun çaba gösterdiklerini, bu teşebbüs sonuçsuz kalınca, "kutuplaşmanın doğurabileceği rövanşizm tehlikesini önlemek ve toplumsal uzlaşma zemini oluşturmak" amacıyla ana muhalefet partisini beş milliyetçi-muhafazakar partiyle dengeleyen ittifak yapısı içinde yer aldıklarını belirterek, "2023 seçimlerinden sonra alternatif muhafazakar siyasetin hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir grup olarak temsil edilmesi hem de geleceğe yönelik güçlü bir alternatif oluşturması için parti ismimiz dahil her türlü fedakarlığı yaparak ilk aşamada Saadet Partisi, daha sonra ise Yeni Yol Partisi adı altında Meclis Grubu kurduk. Baştan itibaren bu yeni grubun öncelikle kendi içinde daha sonra da diğer muhafazakar partileri de kapsayacak şekilde mümkünse birleşerek tek parti olması, mümkün değilse organik bir ittifak kurması için çaba gösterdik. Ancak bu çabalarımız da sonuçsuz kaldı" dedi.<br />"Partilerimizin toplum nezdindeki gücü sarsıldı"<br />"Öte yandan, parti farkı gözetmeksizin yaygınlaşan siyasi ahlak erozyonu ve milletvekili transferleri, güçlü bir alternatif siyaset oluşturma çabalarımızı daha da zorlaştırdı ve partilerimizin toplum nezdindeki gücünü sarstı" diye devam eden Davutoğlu, "Geldiğimiz noktada, genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini görüyoruz. Bir tarafta gücün tekelleşmesi, diğer tarafta alternatif siyasal güçleri etkisizleştiren parçalanma ile karşı karşıyayız. Siyasetin üst kademelerinde başlayan yozlaşma; parti farkı gözetmeksizin siyasi kadrolara, ardından sivil toplum kuruluşlarına ve nihayet toplumun her katmanına sirayet etmektedir. Mevcut siyasi mekanizmaların kendi kendini düzeltebilme kapasitesi büyük ölçüde tükenmiştir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu, parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin faaliyetlerinin sonlandırılması kararını şu cümlelerle duyurdu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil; Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarının Türkiye'si; düşünce özgürlüğünün, liyakatin, hukukun, üretimin, sosyal adaletin, eşit vatandaşlığın, kurumsal etkinliğin, toplumsal barışın, özgün düşüncenin ve stratejik aklın Türkiye'si olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve biz, Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP'den 2016'da istifa etmişti<br />Başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan'a dış politika danışmanlığı yapan ve İlk olarak 2011 yılında AKP Konya milletvekili olarak meclise giren uluslararası ilişkiler profesörü Davutoğlu, 2009-2014 yılları arasında Erdoğan'ın başkanlığında kurulan 60'ıncı ve 61'inci hükümetlerde Dışişleri Bakanlığı, 2014-2016 yılları arasında AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu Başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı görevinden Mayıs 2016'da istifa etti ve 2019'da Gelecek Partisi'ni kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/BK,AÜ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/davuto%C4%9Flu-siyaseti-b%C4%B1rakt%C4%B1-gelecek-partisi-feshedildi/a-78166043</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sağlık Bakanlığı'nın yazısı sonrası 'görevlendirmelere iptal' kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/saglik-bakanliginin-yazisi-sonrasi-gorevlendirmelere-iptal-karari-26098d50fb47b-c3d0-4d0b-b8ee-8afee476c3532026-07-29T14:57:00+03:00HABER MERKEZİ Sağlık Bakanlığı'nın yazısı sonrası 'görevlendirmelere iptal' kararı

Sağlık Bakanlığı'nın yazısı sonrası 'görevlendirmelere iptal' kararı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>BAKANLIK YAZISINDA NE VAR?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İllere gönderilen yazıda, geçici görevlendirmelerin bundan böyle en fazla altı ay süreyle uygulanabileceği bildirildi. Yazıda ayrıca, standart kadro yapısı bulunmayan hizmet birimlerine ekip planlaması üzerinden geçici görevlendirme yapılamayacağı belirtildi. Düzenleme, Sağlık Personelinin İl İçi Yer Değiştirmesine İlişkin Yönerge'nin ek maddesine dayandırılıyor ve isteğe bağlı geçici görevlendirmelerin sonlandırılmasını da kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MALATYA'DAN KADRO NAKLİ ÇAĞRISI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık-Sen Malatya Şube Başkanı A. Hasan Ulutaş, yaptığı yazılı açıklamada düzenlemenin sahada mağduriyete yol açabileceğini söyledi. Ulutaş, Malatya başta olmak üzere birçok ilde sağlık çalışanlarının uzun yıllardır geçici görevlendirmeyle çalıştığını, aile düzenlerini bu görev yerlerine göre kurduklarını hatırlattı. Mevcut görevlendirmelerin toplu şekilde sonlandırılması yerine Personel Dağılım Cetveli standartlarının yeniden düzenlenmesini ve bir defaya mahsus kadro nakli yapılmasını önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ELAZIĞ'DAN BELGELİ MAZERET TALEBİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm Sağlık Çalışanları Sendikası Genel Başkanı Timur Gök ise Elazığ'dan yaptığı açıklamada, Bakanlıktan sağlık mazereti, engelli yakını bakımı, aile birliği ve can güvenliği gibi belgeye dayalı zorunlu durumu bulunan personelin görevlendirme iptallerinde istisna tutulmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENÇ SAĞLIK-SEN'DEN ULUSAL ÇAĞRI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Memurları Konfederasyonu ve Genç Sağlık Sendikası Genel Başkanı Osman Kaya da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada benzer bir talepte bulundu. Kaya, sağlık mazereti bulunan, engelli yakınına bakan veya can güvenliği riski taşıyan personel için bu görevlendirmelerin bir tercih değil zorunluluk olduğunu vurgulayarak, "belgeli mazereti bulunan personel için istisnai bir düzenleme yapılmalı" çağrısında bulundu</span></p><p><span style="font-size:18px">memurlar net.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yunanistanin-paros-adasinda-buyuk-yangin-10-bolgede-tahliye-emri-verildi-26097a388c500-ff24-4982-977b-82de7aa4d1242026-07-29T14:53:00+03:00HABER MERKEZİ Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi

Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunanistan'ın en popüler tatil merkezlerinden biri olan Paros Adası'nda çıkan büyük orman yangını ikinci gününde devam ediyor. Yangın söndürme ekipleri, adanın güney ve güneydoğusundaki birçok noktada alevlerle mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmalar, yangının gece yeniden şiddetlenmesinin ve yetkililerin toplam 10 bölgede yaşayanlar ile ziyaretçiler için art arda tahliye emirleri vermesinin ardından Çarşamba sabahı ilk ışıklarla birlikte önemli ölçüde artırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililerin en büyük endişesi, kara ekiplerinin çalışmalarını zorlaştıran ve kıvılcımları uzak noktalara taşıyarak yeni yangınlara yol açan güçlü kuzey rüzgarları.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gece yeniden alevlendi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yangın Salı günü öğle saatlerinde Paros'un çöp depolama alanı yakınındaki Kampi bölgesinde başladı. İlk olarak çöpler ve alçak bitki örtüsü yanarken, alevler kısa sürede kuru otluk alanlara, tarım arazilerine ve engebeli bölgelere yayıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel basında çıkan haberlere göre yangın Salı günü öğleden sonra büyük ölçüde kontrol altına alınmıştı ancak havadan müdahalelerin gece için durdurulmasının ardından yeniden güçlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gece boyunca yangın hattı Agkairia bölgesinin çevresine ilerledi ve Trypiti yönüne yayıldı. Yerel medya ayrıca Faragas Plajı'na doğru ilerleyen ikinci bir yangın cephesi olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Apianes Tepesi'nin ve Agioi Theodoroi Manastırı'na giden yol boyunca geniş bir alanın da yandığı aktarıldı. Güney Paros'un büyük bölümünde elektrik kesintileri yaşandığı bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Dört ayrı 112 acil uyarısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yetkililer salı öğleden sonradan çarşamba'nın erken saatlerine kadar dört ayrı 112 acil durum uyarısı yayımladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak Agios Charalampos, Kampi, Bougados ve Aneratza bölgelerinde yaşayanlardan Aliki yönüne gitmeleri istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından Kamari bölgesi için benzer bir tahliye çağrısı yapıldı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/29/yunanistanin-paros-adasinda-buyuk-yangin-10-bolgede-tahliye-emri-verildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/guterres-kibris-icin-51-gorusmeleri-yeniden-baslayacak-26096a3192a2d-54d5-4bfb-b0a6-a7ea6732cf812026-07-29T14:50:00+03:00HABER MERKEZİ Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak

Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">16 yıl aranın ardından Kıbrıs'ı ziyaret eden ilk Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri olan Antonio Guterres, Kıbrıs sorununun çözümü için Ada'daki Türk ve Rum tarafların yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni görüşmeler düzenleneceğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün önce Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, daha sonra da Kıbrıslı Türklerin lideri Tufan Erhürman ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile görüşen Guterres, bugün de Hristodulidis ve Erhürman ile üçlü bir toplantıda bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu görüşmenin ardından kısa bir basın toplantısı düzenleyen Portekizli diplomat, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk liderlerinin yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile BM temsilcilerinin bir araya geleceği bir toplantı düzenlenmesine karar verdiklerini bildirdi. Bununla ilgili olarak "Her iki tarafın ve garantörlerin 5+1 toplantısına katılmaları konusunda onay aldım" diyen Guterres, önce gerekli hazırlıkların yapılacağını ifade ederek söz konusu toplantının yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi.<br />Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, 1960 yılında Kıbrıs'ın İngiltere'den bağımsızlığını elde etmesinin ardından, Rum ve Türk toplulukları arasındaki gerginliklerin yaşandığı bir dönemde anayasal düzenin varlığını korumak için garantör ülke rolünü üstlenmişlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görev süresi bu yılın sonunda sona erecek olan Guterres, daha önceki girişimin Temmuz 2017'de başarısızlıkla sona ermesinden dokuz yıl sonra, olası bir yeni müzakere sürecini değerlendirmek için Salı günü Kıbrıs'a gitmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rumlar federasyon formülünde ısrarcı<br />Kıbrıs'ın güneyinde egemen olan Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından Salı günü yapılan açıklamada, çözüm önerisi olarak bir kez daha iki bölgeli federasyon sistemi dile getirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıslı Türklerin lideri Erhürman ise öncelikle "karşılıklı güven zemini oluşturulması" çağrısında bulunmuştu. Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan farklı olarak Kıbrıs'ta yeniden birleşmeden yana bir tavır sergiliyor.<br />Türkiye ise şu ana dek iki devletli çözüm formülünden geri adım atmış değil. 24 Temmuz'da, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ı Ankara'da ağırlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, söz konusu görüşmede Kıbrıs sorununa gerçekçi çözümün Ada'daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği yönündeki Türkiye'nin görüşünü yinelemiş ve Kıbrıs Türk halkı için "egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü" talebini yinelemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">52 yıllık bölünmüşlük<br />Kıbrıs, 1974'ten bu yana bölünmüş durumda. O yıl Ada'da, Atina destekli ve Yunanistan ile birleşme amacı güden Rumların darbe ile yönetimi ele geçirmesi üzerine Türkiye Kıbrıs'a asker çıkarmış ve Ada'nın yaklaşık üçte birini kontrolü altına almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk ordusunun denetimindeki bölgede, 1976'da Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuş, 15 Kasım 1983 tarihinde de bugüne dek sadece Ankara tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ada'nın güneyinde egemen olan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği üyesi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/guterres-k%C4%B1br%C4%B1s-i%C3%A7in-51-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeleri-yeniden-ba%C5%9Flayacak/a-78159191</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-ukraynanin-yolcu-otobuslerine-yonelik-iha-saldirilarina-karsi-uluslararasi-tepki-cagrisi-2609577128a93-017a-44ed-b295-e7cd21985ac32026-07-29T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı

Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakanlığın resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamaya göre, 28 Temmuz sabahı Ukrayna'ya ait İHA’lar Belgorod bölgesindeki&nbsp;<strong>Şebekino</strong>&nbsp;kentinde ve DHC'ye bağlı&nbsp;<strong>Gorlovka’da</strong>&nbsp;sefer halindeki yolcu otobüslerini hedef aldı. Şebekino'daki saldırıda 6'sı ağır olmak üzere 19 yerel sakinin, Gorlovka'daki saldırıda ise 5 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Sorumlular cezadan kaçamayacak’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Saldırıları şiddetle kınadıklarını belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>uluslararası kurumları ve bağımsız medyayı bu olaylara sessiz kalmamaya çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong><em>“Tüm sorumlu uluslararası aktörleri, ilgili uluslararası yapıları ve bağımsız medya kuruluşlarını, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin kanlı eylemlerine kamuoyu önünde net ve hiçbir belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde tepki vermeye çağırıyoruz”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eylemlerin sorumlularının hesap vereceğini vurgulayan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong><em><strong>&nbsp;</strong>"Karşılık verilmesi kaçınılmazdır"&nbsp;</em>dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Sivil olduklarını biliyorlardı’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Kiev rejiminin cephede artan başarısızlıklarının intikamını&nbsp;<strong>“takıntılı bir inatla”&nbsp;</strong>sivil halktan çıkarmaya çalıştığını belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Ukrayna birliklerinin bu araçlara saldırırken, hedeflerin Rus Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir bağlantısı olmayan siviller olduğunu&nbsp;<strong>“gördüğünü ve çok iyi bildiğini”</strong>&nbsp;vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260728/zaharovadan-ukraynanin-yolcu-otobuslerine-yonelik-iha-saldirilarina-karsi-uluslararasi-tepki-1107614254.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-onge-geziyor-degil-hizmet-getiriyor-26106356603b3-3abc-441c-a43c-54e57780c99a2026-07-28T19:51:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"

Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başkan Önge, göreve geldikleri ilk günden itibaren Gülnar'ın ve belediyenin eksiklerini tespit ettiklerini ifade ederek, bu eksikliklerin giderilmesi için Ankara'da bakanlıklar ve ilgili kurumlarla, Mersin'de ise Valilik ve Mersin Büyükşehir Belediyesi nezdinde girişimlerde bulunduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her platformda Gülnar'ın haklarını savunduklarını dile getiren Önge, bu süreçte çeşitli eleştirilere de maruz kaldıklarını belirterek, "Başkan yine geziyor, makamında yok" şeklindeki eleştirilere rağmen ilçeye hizmet kazandırmak için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biz kapıları aşındırdıkça, yolları açtıkça ilçemize birçok imkânı kazandırdık ve eksiklerimizi birer birer tamamlamaya başladık" diyen Önge, bugün gelinen noktada bu çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gülnar Belediyesi'nin hizmet kalitesini artıracak önemli bir başarıya daha imza attıklarını açıklayan Başkan Önge, "İki yıllık yoğun mücadelenin sonucunda Gülnarımıza uzun yıllar hizmet edecek önemli bir kazanımı daha belediyemize kazandırdık. Yakında bu hizmeti hemşehrilerimizin kullanımına sunacağız. Bekleyin." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Önge, önümüzdeki dönemde de ilçeye yeni yatırımlar kazandırmak ve vatandaşlara daha kaliteli belediyecilik hizmeti sunmak için çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.mersintime.com/baskan-onge-geziyor-degil-hizmet-getiriyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-parti-toroslardan-il-baskanligina-birlik-ve-dayanisma-ziyareti-26105f02be8a7-918f-43c2-a0b1-5b84da27bf7b2026-07-28T19:49:00+03:00HABER MERKEZİ AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti

AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Merkez Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser ve yeni oluşturulan yönetim kurulu üyeleri, AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir'i il başkanlığında ziyaret ederek,yeni yapılanma sürecinde kendilerine verdiği destek ve katkılar dolayısıyla teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, teşkilat çalışmaları, Toroslar ilçesinde yürütülecek faaliyetler ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler değerlendirildi. İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, yeni yönetim olarak birlik ve beraberlik içerisinde vatandaşlara en iyi hizmeti sunmak için çalışacaklarını ifade ederek, süreç boyunca gösterdiği destek nedeniyle İl Başkanı Adem Aldemir'e teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Başkanı Adem Aldemir ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, AK Parti teşkilatlarının en büyük gücünün birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu olduğunu vurguladı. Yeni yönetime görevlerinde başarılar dileyen Aldemir, Mersin'in her ilçesinde aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sonunda günün anısına plaket takdim edilirken, çekilen hatıra fotoğraflarıyla program sona erdi. Buluşmada, güçlü teşkilat yapısı, ortak hedefler ve birlikte çalışma kararlılığı ön plana çıkarken, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda birlik ve beraberlik mesajı verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.mersintime.com/ak-parti-toroslardan-il-baskanligina-birlik-ve-dayanisma-ziyareti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-yol-partisi-gurup-baskanvekili-kaya-adli-hukumlulerin-taleplerinin-yok-sayilmasi-toplumsal-vicdani-zedeler-26093152a021e-968c-48ad-8d4b-3d358a6a02582026-07-28T17:18:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”

Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÇERÇEVE YASA MESELESİNDE ADLİ MAHKÛMLARI DA UNUTMAYIN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bülent Kaya, yaptığı kısa konuşmada, “Bu çerçeve yasadan dolayı uzatmaları oynamaya gerek yok. Çerçeve yasa derken, kamuoyunda yoğun olarak dile getirilen adli mahkûmlar ile ilgili bir beklenti var. Hele hele toplumsal vicdanda çerçeve yasa ile ilgili adımlar atılırken adli mahkûmların yok sayılması, cezaevlerinde sayıları 450 bine yaklaşan ve çoğu vardiyalı olarak yatmak zorunda kalan, kapasite ve kontenjanın üstünde mahkûmların çok zor şartlarda hükümlerin infaz edilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Adli mahkûmlar sürekli bizlere ulaşıyor. Dolayısıyla böyle bir çerçeve yasanın TBMM gündemine getirildiği bir dönemde adli mahkûmların ıskalanmış olması yâda bunların hiç dile getirilmemesi gerçekten toplumsal vicdanda zararlara yol açacaktır. Dolayısıyla bu konu ele alınırken mutlaka ve mutlaka adli mahkûmlarında taleplerinin dikkate alınmasını da buradan bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yapay-zekaya-karsi-neden-kuresel-ittifak-kuruldu-260906af9fa9e-d62b-41fa-99e9-9fd474326ee22026-07-28T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?

Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ChatGPT'nin geliştirici şirketi olan OpenAI'nin bir yapay zeka modelinin Temmuz ayı ortasında kendi başına harekete geçerek bir platforma siber saldırı düzenlemesi küresel çapta yankı uyandırmış, endişe yaratmıştı. Yapay zekanın bilinen bu ilk bağımsız siber saldırısının ardından 30'dan fazla ABD'li teknoloji devi bir güvenlik ittifakı kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu şirketler tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, "Open Secure AI Alliance" adlı oluşumda IBM, Nvidia, Microsoft ve Palantir gibi teknoloji devleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik ittifakını kuran şirketler, sorunun çözümü için yine yapay zekaya güvendiklerini vurgularken devletleri ve politikacıları yapay zeka alanına müdahale etmeme ve aşırı düzenlemeler yapmama konusunda da uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">OpenAI şirketine ait kapalı alanda test edilen bir yapay zeka modeli, ay ortasında bağımsız şekilde hareket ederek internete girmeyi başarmış ve popüler yazılım platformu Hugging Face'i hacklemişti. Olayı şirket kendisi duyurmuş ve modelin güvenlikli ortamı terk ederek internete erişimi de kendisinin sağladığını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, onlarca yıldır tartışılan, özellikle gelişmiş yapay zeka modellerinin kontrolden çıkabileceği, insanı alt edeceği yönünde var olan endişeleri daha da tetiklemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik ittifakı ne yapacak?<br />Yeni güvenlik ittifakı küresel çip devi Nvidia öncülüğünde hareket ediyor. Nvidia'nın açıklamasına göre, yapay zekadan gelişebilecek tehlikelere ve tehdide karşı güvenlik ittifakına üye olan söz konusu şirketler, siber savunma sağlanabilmesi amacıyla kamuya açık yapay zeka modelleri sunacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, yapay zeka ajanlarının güvenilir olmasına yönelik ortak standartlar ve test ortamları geliştirilecek. Ayrıca yapay zeka ajanlarının eylemlerini geriye dönük detaylı şekilde takip edebilmeyi sağlayacak tanımlanmış protokol yapıları üzerinde duruluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka ajanları ile normalde sadece metin tabanlı yanıt veren klasik sohbet botlarından farklı olarak süreci insan müdahalesine gerek duymadan yöneten, hedef belirleyen ve mevcut dış sistemleri de kullanarak kararlar alıp harekete geçen akıllı yazılım sistemleri kastediliyor. Güvenlik ittifakı, yazılımcıların bu tür modeller üzerinde çalıştığını da duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İttifak, kısmen şirketlerin halihazırda var olan girişimleri ve tecrübeleri üzerine kuruluyor ve bunları tek bir çatıda birleştiriyor. Nvidia yapay zeka ajanlarına yönelik bir güvenlik mimarisi sunarken IBM güvenlik unsuru olarak dijital imzaları, Microsoft ise güvenlik açıklarını tespit edip doğrulayabilen özel bir sistemi yapıya dahil ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurulduğu açıklanan yeni güvenlik ittifakında, ay ortasında siber saldırıya uğrayan Hugging Face platformu da bulunuyor. Hugging Face'e yapılan saldırı, bir yapay zeka modelinin gerçek dünyada bağımsız olarak siber saldırı gerçekleştirdiği bilinen ilk vaka olarak değerlendiriliyor. OpenAI süreci "emsalsiz" olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıyı ABD modelleri durduramadı ancak Çin menşeli bir yapay zeka modelinin engelleyebilmesi ise endişeleri daha da arttırdı. Yapay zeka konusunda ABD ile Çin arasında kıyasıya bir yarış yaşanıyor ve Çin merkezli şirketlerin modellerinin de son yıllarda oldukça inovatif oldukları dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ETO,HS</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/yapay-zekaya-kar%C5%9F%C4%B1-neden-k%C3%BCresel-ittifak-kuruldu/a-78143700</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-bolgemizin-kalkinma-refah-huzur-ve-istikrarla-anilmasi-icin-caba-gosteriyoruz-26092b054c5be-91f2-4628-8f79-bc150650f9202026-07-28T14:19:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti.&nbsp; Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında üç anlaşma imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italyada-dogum-orani-son-80-yilin-en-dusuk-seviyesinde-26089f9ec364c-024e-411b-9b66-2accfb8517da2026-07-28T13:35:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde

İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya'da 2025'te İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından geçen 80 yılın en düşük doğum oranı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Roma merkezli İtalya Ulusal İstatistik Ofisi'nden yapılan açıklamada, geçen yıl ülkede doğan çocuk sayısının, bir önceki yıla göre yüzde 3,9 azalarak 355 bine gerilediği bildirildi. Bu sayı, İtalya'da kadınların ortalama 1,14 çocuk sahibi olduğu anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci Dünya Savaşı'nın ardından doğum sayısının zirve yaptığı zirve yaptığı 1964 yılında, ülkede 1 milyon 35 bin 207 çocuk dünyaya gelmişti. Bu da kadınların ortalama 2,7 çocuk sahibi olduğu anlamına geliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya'da doğum oranının bu denli düşmesi uzun süredir ülkenin en büyük sorunlarından biri. Avrupa genelinde daha düşük oranlar sadece İspanya ve Malta'da görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da ise, Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2025 yılında kadın başına 1,32 doğum gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik, meslekî, sosyal engeller…<br />Yapılan bir araştırmada, katılımcıların yaklaşık üçte ikisi (yüzde 63) daha fazla çocuk sahibi olmama nedeni olarak "ekonomik, meslekî veya sosyal engelleri" gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki kadından biri de (yüzde 49) hamile kalması durumunda kariyeri için olumsuz sonuçlardan korktuğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada nüfusu giderek yaşlanan İtalya'da, yüz yaşını geçen kişi sayısı 24 bini aşmış durumda. 1 Ocak itibarıyla ülkenin toplam nüfusu, bir önceki yıla göre neredeyse değişmeden 58,94 milyon düzeyinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nüfusun, düşük doğum oranlarına rağmen değişmemesinin sebebinin ülkeye gelen göçmenler olduğu ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87talyada-do%C4%9Fum-oran%C4%B1-son-80-y%C4%B1l%C4%B1n-en-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk-seviyesinde/a-78147621</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tokyonun-yapay-zekali-copcatani-265-cifti-evlendirdi-26088824dbcf5-d6fd-4f17-b05d-c67299d90eaa2026-07-28T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi

Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya’nın başkenti Tokyo'da belediye yönetiminin düşük doğum oranlarına karşı geliştirdiği yapay zeka destekli tanışma uygulaması, iki yılda 265 evliliğe aracılık etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokyo Büyükşehir Belediyesi'nin açıkladığı verilere göre, 30 Haziran itibarıyla uygulama üzerinden tanışan 760 çift de "ciddi bir ilişki" içinde olduklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"TOKYO Enmusubi" adlı çöpçatanlık uygulaması Eylül 2024’te kullanıma açılmıştı. Proje, evlenmek isteyen kişilerin yaklaşık yüzde 70’inin yeni bir partner bulmak için somut bir girişimde bulunmadığını ortaya koyan bir araştırmanın ardından hayata geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yılın ortalarında 16 bin kayıtlı kullanıcıya ulaşan uygulama, yapay zeka yardımıyla kullanıcıları yüksek uyumluluk oranına sahip potansiyel eş adaylarıyla eşleştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Son şansım olduğunu düşündüm"<br />Tokyo yönetimi, uygulama sayesinde eşiyle tanışan bir kadının deneyimini de paylaştı. "Turtle" takma adını kullanan kadın, 40 yaşına yaklaşırken uygulamayı "son şansı" olarak gördüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birden fazla tanışma görüşmesinin ardından Ağustos sonunda bugün eşi olan kişiyle karşılaştığını belirten kadın, Eylül ortasında ciddi bir ilişkiye başladıklarını anlattı. Aynı yılın Aralık ayında ise evlilik teklifini kabul ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, Japonya’da nüfusun azalması ve doğum oranlarının düşmesi nedeniyle merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin son yıllarda evlilikleri ve aile kurmayı teşvik eden farklı projeleri desteklediğine dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Japonya'da nüfus yaşlanıyor, doğurganlık azalıyor&nbsp;<br />Japonya uzun yıllardır düşük doğum oranları ve yaşlanan nüfus sorunuyla mücadele ediyor. Ülkede doğurganlık oranı 2025 yılında kadın başına 1,14 çocuğa gerileyerek yeni bir düşük seviyeye indi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl Japon vatandaşlarından doğan bebek sayısı 671 bin 236 olarak kaydedilirken aynı dönemde yaklaşık 1,6 milyon kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Böylece ölüm sayısı doğumların iki katından fazla oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/HS,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/tokyonun-yapay-zekal%C4%B1-%C3%A7%C3%B6p%C3%A7atan%C4%B1-265-%C3%A7ifti-evlendirdi/a-78146835</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/feti-yildiz-infaz-duzenlemeleri-ile-ilgili-genis-aciklama-yapti-26087280466fb-93eb-49e0-9c72-c81421339e932026-07-28T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI

FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Denetimli serbestlik; şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileştirilmeleri için ihtiyaç duyulan hizmet, program ve kaynakların sağlandığı, yeniden suç işlenmesini önlemeyi ve toplumun korunmasını amaçlayan bir infaz sistemidir.<br />Ceza sisteminin en yaygın şekli olan hapis cezasının aksine denetimli serbestlik sistemi, kişinin hürriyetini tam olarak sınırlandırmamakta; bireye, ceza infaz kurumu dışında bir fırsat sunmakta, kendisi hakkında belirlenen yükümlülük ve programlara uygun hareket ederek, cezasının infazını ceza infaz kurumunda değil, toplumla ilişiğinin koparılmadan dışarıda gözetim altında geçirmesini sağlamaktadır. Burada kazanılan başarının doğrudan topluma yansıyacak olması, denetimli serbestlik faaliyetlerini daha da özel ve önemli kılmaktadır.<br />Ülkemizde denetimli serbestlik sistemi, 20 Temmuz 2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile çağdaş ceza infaz sistemindeki yerini almıştır.&nbsp;<br />Bu kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, 15 Ağustos 2005 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı kurulmuş, denetimli serbestlik ile koruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak Bakanlıkta Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu oluşturulmuş ve adalet komisyonunun bulunduğu 133 merkezde denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurullarının teşkilatlanması sağlanarak denetimli serbestlik hizmetleri sunulmaya başlanmıştır.&nbsp;<br />Günümüzde, adalet komisyonunun bulunduğu 149 merkezde denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurulları faaliyetlerine devam etmektedir.<br />Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında denetimli serbestlik müdürlüklerince;<br />✓ Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi ile iyileştirme faaliyetleri,<br />✓ Salıverilme sonrası destek hizmetleri,<br />✓ Sosyal araştırma raporu hazırlayarak adli mercilere yardımcı olunması görevleri yerine getirilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili mevzuat uyarınca yargı mercileri (mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları, infaz hâkimleri) tarafından;<br />* Tutuklamaya Alternatif Adli Kontrol Tedbirleri kapsamında «hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek» gibi kararlar,<br />* Şarta Bağlı Erken Tahliye Kararı kapsamında «kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, belirlenen programlara katılma» gibi yükümlülükler,<br />* Tedavi ve Denetimli Serbestlik Kararları kapsamında uyuşturucu madde kullananlara yönelik tedavi ve rehabilitasyon faaliyetleri,<br />* Çocuğun Denetim Altına Alınması Kararı kapsamında yürütülen rehberlik ve iyileştirme çalışmaları,<br />* Adli Para Cezasına Karşılık Kamuya Yararlı Bir İşte Ücretsiz Olarak Çalıştırma Kararı başta olmak üzere 14 farklı karar türünde denetimli serbestlik kararı verilmektedir.<br />Denetimli serbestlik kararları, Türk Ceza Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu kapsamında verilmektedir.<br />Denetimli serbestlik müdürlüklerinin görevleri, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11’inci maddesinde yer alan “Müdürlük Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 11, 12, 13, 14 ve 15. maddesinde sayılan ve ilgili mevzuatta verilen görevleri yerine getirir.” maddesi ile ifade edilmiştir.&nbsp;<br />Bu kapsamda; denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından aşağıda belirtilen 13 farklı karar türünün infazı gerçekleştirilmektedir.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-260864e271554-c6ed-4eb4-a0f2-b20655747c192026-07-28T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI

DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-dezenformasyonun-her-cesidiyle-mucadeleyi-milli-guvenlik-meselesi-olarak-goruyoruz-26091eec26b35-3c42-4f21-b9fe-12c6d20de6402026-07-28T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-ilce-kongreleri-bitti-26094cada5d0f-76dc-4202-b6f5-eabd02689bbc2026-07-28T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ

MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a691184bc835.jpg" style="height:870px; width:754px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-zamanin-donemec-noktasi-28-temmuzun-tarihteki-derin-izleri-260854878ca0b-9c7b-4917-8e61-f66d20d449432026-07-28T08:08:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, sadece geçmişte kalmış takvim yapraklarından ibaret değildir; o, bugünü anlamlandırmamız ve yarını inşa etmemiz için önümüze serilmiş bir pusuladır. Yılın 365 günü içerisinde bazı tarihler vardır ki, adeta birer kırılma noktası olarak dünya üzerindeki medeniyetlerin, imparatorlukların ve ulusların kaderini kökten değiştirmiştir. İşte&nbsp;<strong>28 Temmuz</strong>, tam da bu niteliği taşıyan, imparatorlukların çöküşüne, devrimlerin gölgesine ve yeni devletlerin doğuşuna tanıklık etmiş olağanüstü bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihin taşıdığı derin anlamı kavramak, geçmişin dönemeçlerinde yaşananları doğru okumakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmparatorlukların Mukadderatını Değiştiren Gün</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz, özellikle Türk ve dünya tarihi açısından büyük krizlerin, fetihlerin ve trajedilerin aynı güne sıkıştığı nadir zaman dilimlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Muharebesi ve Fetret Devri (1402):</strong>&nbsp;Osmanlı Devleti henüz kuruluş sürecindeyken, doğunun kudretli hükümdarı Timur ile Yıldırım Bayezid'i karşı karşıya getiren bu savaş, Osmanlı tarihinin en büyük askeri ve siyasi krizine yol açmıştır. Yıldırım Bayezid'in esir düşmesiyle devlet çöküşün eşiğine gelmiş, on bir yıl sürecek olan ve kardeş kavgalarıyla anılan&nbsp;<strong>Fetret Devri</strong>&nbsp;başlamıştır. Ancak bu kriz, Osmanlı iradesinin ne kadar dirençli olduğunu göstermiş; devlet anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>III. Selim’in Feci Sonu (1808):</strong>&nbsp;Osmanlı'da köklü reformların (Nizam-ı Cedid) öncüsü olan Sultan III. Selim, kâbus dolu bir dönemin kurbanı olmuş ve IV. Mustafa'nın emriyle 28 Temmuz'da katledilmiştir. Bu olay, Osmanlı modernleşme çabalarının ne kadar engellerle ve kanlı müdahalelerle dolu olduğunun acı bir göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Tarihinin Akışını Tersine Çeviren Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Osmanlı coğrafyası değil, Batı dünyası ve küresel dengeler de 28 Temmuz'da alınan kararlar ve yaşanan idamlarla sarsılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fransız Devrimi’nin Radikal Sonu (1794):</strong>&nbsp;Fransız İhtilali'nin en kanlı ve radikal dönemine damga vuran&nbsp;<strong>Maximilien Robespierre</strong>, yine bir 28 Temmuz günü kendi kurduğu sistemin kurbanı olmuş, girdiği giyotinle idam edilmiştir. Bu olay, devrimin en radikal evresinin kapandığını ve yeni bir siyasi döneme evrildiğini müjdelemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peru’nun Bağımsızlığı (1821):</strong>&nbsp;Latin Amerika’nın özgürlük mücadelesinin önderlerinden General José de San Martín'in Lima'ya girmesiyle Peru, İspanyol sömürgeciliğine karşı bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tarih, mazlum milletlerin emperyalist baskıya karşı özgürlük meşalesini yaktığı anlardan biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birinci Dünya Savaşı’nın Fitili (1914):</strong>&nbsp;Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Sırbistan'a savaş ilan etmesi, yıllardır barut fıçısı gibi bekleyen dünyayı ateşe atmış ve&nbsp;<strong>I. Dünya Savaşı</strong>&nbsp;resmen başlamıştır. Bu tarih, milyonlarca insanın hayatını kaybedeceği ve haritaların tamamen sil baştan çizileceği küresel bir felaketin başlangıcıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk’ün Makûs Kaderini Değiştiren Gizli Planlar (1922)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya büyük bir savaşın yaralarını sararken veya yeni yıkımlara sürüklenirken, Anadolu topraklarında bir milletin var olma mücadelesi en kritik aşamasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa, Akşehir'de gizli bir toplantı gerçekleştirdiler. Bu toplantı, Türk milletinin tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan&nbsp;<strong>Büyük Taarruz</strong>'un stratejik planlarının masaya yatırıldığı an idi. Düşmanı Anadolu'dan söküp atacak ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin yolunu açacak olan o büyük hamlenin zihni altyapısı bu tarihte şekillendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihi Doğru Bilmek Neden Önemlidir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz'a bakıldığında görülmektedir ki; tarih düz bir çizgi değil, zaferler ile trajedilerin, yıkımlar ile yeniden doğuşların iç içe geçtiği sarmal bir süreçtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1402'de fetretle sarsılan bir devletin 1922'de aynı topraklarda küllerinden yeniden taarruz planı yapması, 1914'te emperyal hırslarla başlayan küresel bir savaşın yıkımı karşısında, Anadolu'da mazlum bir milletin kendi bağımsızlığı için verdiği adaletli direniş, tarihin bilinmesinin ne kadar hayati olduğunu bizlere hatırlatır. Geçmişi hamasetle değil, bilimsel gerçekliğiyle, başarılarıyla ve hatalarıyla doğru okuyabildiğimiz ölçüde bugünün krizlerini aşabilir ve yarınımıza güvenle bakabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz, geçmişin acı derslerini unutmadan, geleceği inşa etme iradesinin en somut tarihsel aynasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hakkinda-tutuklama-karari-bulunan-netanyahu-washingtona-gitti-2608438a8cc25-ad2c-4070-9470-8a00a87354d82026-07-27T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti

Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile kritik temaslarda bulunmak üzere Washington'a gitti. Beyaz Saray'da yapılması planlanan görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin yanı sıra Gazze'deki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve Ortadoğu'daki son durumun masaya yatırılması bekleniyor.<br />Netanyahu, Trump'ın davetiyle Washington'a gitti<br />İsrail medyasında yer alan haberlere göre, Binyamin Netanyahu, Trump'ın daveti üzerine ABD'nin başkenti Washington'a hareket etti. İsrail Devleti'nin Arapça sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da ziyaret doğrulanırken, iki liderin Beyaz Saray'da ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceği bildirildi.<br />Ziyaretin, Ortadoğu'da artan gerilim ve Gazze'deki savaşın uluslararası diplomasi üzerindeki etkilerinin yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.<br />Beyaz Saray'da kritik gündem<br />Diplomatik kaynaklara göre Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmede, ABD-İsrail ilişkileri, Gazze'deki son durum, İran kaynaklı güvenlik başlıkları ve bölgesel gelişmelerin ele alınması öngörülüyor.<br />Washington yönetiminin İsrail'e yönelik desteği ile bölgede izlenecek yeni stratejilerin de görüşmenin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.<br />UCM'nin tutuklama kararı yürürlükte<br />Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Kasım 2024'te Binyamin Netanyahu ile dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında, Gazze'de işlendiği öne sürülen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkarmıştı.<br />Mahkemenin kararı halen yürürlükte bulunurken, Netanyahu'nun Washington ziyareti uluslararası hukuk ve diplomasi açısından yeniden tartışma konusu oldu. ABD ise UCM'nin kararlarına taraf olmayan ülkeler arasında yer alıyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260727/hakkinda-tutuklama-karari-bulunan-netanyahu-washingtona-gitti-1107577456.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ahbapa-4-dalga-sorusturma-13-gozalti-mersine-de-uzandi-26083272c0594-951a-4707-acb1-b1a75d259ed82026-07-27T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı

Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul, Erzurum ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde, vatandaşların iyi niyetini ve bağışlarını istismar eden yapılara, faili meçhul olayların aydınlatılmasını engellemeye yönelik girişimlere ve gençleri hedef alan yasa dışı bahis ağlarına karşı mücadelenin sürdüğünü belirtti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasında 13 gözaltı</span></h2><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordine ettiği "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkilerin tüm yönleriyle incelendiği bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gülistan Doku soruşturmasında 18 şüpheli gözaltında</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Erzurum İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 15 ilde 19 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale etmiş olabileceğine yönelik şüphe üzerine gerçekleştirilen operasyonda 21 adreste arama yapıldı. Operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yasa dışı bahis soruşturmasında 20 milyar liralık işlem hacmi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik iki ayrı soruşturma yürütüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmalar kapsamında 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilere ait banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşu hesaplarında yaklaşık 20 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Akın Gürlek: Mücadelemizi sürdüreceğiz</span></h2><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında operasyonları yürüten Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma ekiplerine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, devletin vatandaşların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere emanet ettiği bağışların hesabını sormaya, faili meçhul olayların üzerindeki sis perdesini kaldırmaya ve gençleri yasa dışı bahis ile suç örgütlerinden korumaya devam edeceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, Türkiye Yüzyılı'nı "Adaletin Yüzyılı" yapma hedefi doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içinde suç ve suç örgütlerine karşı hukukun gücünün tavizsiz şekilde uygulanacağını ifade etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1173862/ahbap-a-4-dalga-sorusturma-13-gozalti.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-yemek-festivalinde-silahli-saldiri-2-olu-5-yarali-26082a99d23b2-a999-494f-a23e-08af9ff95ff32026-07-27T09:30:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı

ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’nin Washington eyaletine bağlı Seattle şehrindeki bir yemek festivalinde pazar akşamı düzenlenen silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı. Açıklama şehir itfaiye sözcüsünden geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silah seslerinin, yerel saatle 18:00 sıralarında Seattle Center'da düzenlenen "Bite of Seattle" festivalinde yükseldiği bildirildi. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, vatandaşlara şehir merkezinin kuzeybatısındaki bölgeden uzak durmaları yönünde çağrıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinliğin düzenlendiği yere yakın bir sağlık kuruluşu olan Harborview Medical Center, aralarında küçük bir çocuk, 23 yaşında bir erkek ve iki yetişkin kadının bulunduğu dört kişiyi kabul ettiklerini açıkladı. Hastaneden yapılan açıklamada, hastalardan birinin durumunun kritik olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Estan Wakonabo, kız arkadaşıyla festivalde fotoğraf kabini için sırada beklerken arkadan itildiğini ve döndüğünde kalabalığın kaçıştığını gördüğünü anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İnsanlar saklanıp birbirini itiyordu, yere düşenler vardı, bebek arabaları devriliyordu” diyen Wakonabo, o sırada silah seslerini duyduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“‘Pat, pat, pat’ sesini duyunca bir silahlı saldırgan olduğunu anladım,” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görgü tanığı, kız arkadaşını güvenli bir yere götürdükten sonra yetkililere haber vermek üzere fotoğraf çekmek için olay yerine döndüğünü ve yerde çok sayıda yaralı gördüğünü aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akşam saatlerinde gelen ilk ihbarların ardından bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, alandaki katılımcıları hızlıca tahliye ederek güvenli bölgelere yönlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayın yaşandığı Seattle Center, hafta sonu boyunca kentin en büyük ücretsiz festivalinin 42'ncisine ev sahipliği yapıyordu. İlk kez 1982 yılında düzenlenen ve her yıl tekrarlanan festival, resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre "3 gün boyunca yemek, içecek ve topluluk bağlarını kutlama" temasıyla 350 binden fazla ziyaretçiyi ağırlıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/27/abdde-yemek-festivalinde-silahli-saldiri-2-olu-5-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinin-kuzeybatisindaki-turistik-bolgede-sel-10-olu-23-yarali-2608141a5c2ae-ae7a-4d88-85d9-ba38dea372d62026-07-27T09:20:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı

Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şiddetli yağışın yol açtığı ani sel baskını, pazar günü Çin'in kuzeybatısındaki bir turistik bölgeyi vurdu. Devlet televizyonlarının aktardığına göre, 10 kişi hayatını kaybederken, 23 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kanalı CCTV, "Gansu eyaletinde, Dingxi şehrine bağlı Weiyuan ilçesindeki bir turistik bölgede kısa süreli şiddetli yağışın tetiklediği sel, bölgede kamp yapan bazı kişileri mahsur bıraktı," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CCTV'nin önceki bir haberinde, ani selin meydana geldiği yerin, başkent Pekin'in yaklaşık bin 200 kilometre güneybatısında, Gansu'nun engebeli dağlık güney kesimlerinde bulunan Shuangshimen turistik bölgesi olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shuangshimen, doğal taş kemerleri, dağ çayırları ve dağ dereleriyle tanınıyor. Yaz aylarında popüler bir kamp alanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel yetkililere atıfta bulunan CCTV, "Yaralılar tedavi için hastaneye sevk edildi, ayrıca 174 kişi daha kurtarıldı" diye bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tayfun Noul'un pazar sabahı erken saatlerde karaya çıkmasının ardından Çin'in güneyindeki geniş bölgelerde sel tehlikesine karşı yüksek alarm verildi. Pek çok bölgede bu yüksek alarm pazartesi sabahına kadar sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Noul'un güzergahından uzak olmasına rağmen Gansu'nun bazı kesimlerinde de pazar günü şiddetli yağış görüldü. Eyalet genelindeki yerel makamlar, ağır hava koşullarına ilişkin uyarılar yayımlayarak halktan evlerinde kalmalarını, güvenlik talimatlarına uymalarını ve tedbirli olmalarını istedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/27/cinin-kuzeybatisindaki-turistik-bolgede-sel-10-olu-23-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sansure-karsi-gizli-silah-internetsiz-calisan-mesh-agi-26080af79cb2a-16c2-42e8-91b3-7632b3f809dc2026-07-27T09:10:00+03:00HABER MERKEZİ Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı

Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran, Ocak 2026: İslam Devrimi'nden bu yana yaşanan en büyük protestolar devam ederken hükümet interneti tamamen kapattı. Küresel internet bağlantılarını izleyen IODA adlı kuruluşun İnternet Kesintisi Tespit ve Analiz Sistemi sitesi neredeyse hiç veri trafiği kaydetmiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Web altyapısı uzmanı Doug Madory, bunu "dünyanın en kötü internet kesintisi" diye nitelendiriyor. İran'ın dünyadan tecrit edildiği haftalarda, küresel kamuoyunun gözünden uzakta ülkede yaşanan şiddeti olaylarında 18 bine kadar insan öldürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tekil bir vaka değil. Rusya, Belarus, Myanmar, Sudan... Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Hükümetlerin direnişten korktuğu her yerde internet ağı bir silaha dönüşüyor. Bu, otoriterlerin el kitabından alınmış bir ders: "Birbiriyle iletişim kuramayanlar örgütlenemez."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden dünyanın dört bir yanındaki aktivistler aynı soruyu soruyor: Devlet, interneti kesintisiz biçimde izlerken ya da fişini çekerken nasıl iletişim kurabiliriz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanıtlardan biri de beklenmedik bir yerden geliyor: Amatör telsizciler dünyasından.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çözüm: İnternet yönlendiricisi yerine telsiz<br />Teknolojinin adı LoRa; "Long Range Radio" (uzun menzilli telsiz) ibaresinin kısaltması. Başlangıçta sanayi sensörleri için geliştirilen bu teknolojinin arkasında basit bir ilke var: Yaklaşık 20 eurodan başlayan fiyatlarla satılan, sigara paketi büyüklüğündeki telsiz modülleri, şifreli veri paketlerini birkaç kilometre uzağa gönderebiliyor. Mobil şebeke yok. İnternet bağlantısı yok. WLAN (Wi-Fi) ve router (yönlendirici) yok.<br />"Node" (ağ düğümü/bağlantı noktası) adı verilen bu cihazlar, dünya genelinde sivil cihazlar için serbest bırakılmış lisanssız radyo frekanslarını kullanıyor. Hava istasyonları ve garaj kapısı açıcıları da bu tür frekanslardan yararlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asıl belirleyici olan, bu cihazların çok sayıda birbirine bağlanmasıyla gerçekleşiyor. Böylece "Mesh ağı" denilen bir yapı ortaya çıkıyor: Her cihaz mesajları otomatik olarak bir sonrakine aktarıyor; kalabalığın içinde elden ele geçirilen bir bayrak gibi. Bir cihaz devre dışı kalırsa mesaj başka bir yol buluyor. Ağ kendi kendini onarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapatılabilecek bir merkez yok. Bir makamın baskı altına alabileceği bir sağlayıcı yok. Bir mahkemenin el koydurabileceği bir sunucu yok. Telsiz modülleri çoğu zaman bir yerlere gizleniyor ve enerjilerini ya pillerden ya da küçük bir güneş panelinden alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnternete kıyasla dezavantajı şu: En fazla 237 bayt büyüklüğünde mesajlar paylaşılabiliyor. Bu da 237 harfe, yani yalnızca birkaç kelimeye denk geliyor. Ancak bunun yalnızca olumsuz yanı yok. Düşük veri hızı daha uzun menzil, daha düşük enerji tüketimi ve telsiz bağlantısının yerinin tespit edilmesi açısından daha düşük risk anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LoRa ile haberleşenler kendi aralarında kalıyor<br />Bu teknolojiye dayanan en bilinen iki sistem "Meshtastic" ve "MeshCore". İkisi de ücretsiz, açık kaynaklı ve ticari amaç taşımıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki sağlayıcı da belirleyici bir veri koruma mekanizmasına özel önem veriyor: Bir mesajı yalnızca ileten cihazlar, o mesajın içeriğini okuyamıyor. Üçüncü bir taraf, yani polis ya da devlet kurumu da araya giremiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">MeshCore geliştirici ekibi, bunu internet sitesinde şöyle formüle ediyor: "İletişim sizin, anahtarlar sizin, kontrol sizin!"</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konseptin aşırı koşullarda da işlediğini Ukrayna'daki kullanıcıların verdiği bilgiler gösteriyor. Yazılımcıların kaynak kodlarını paylaştığı ve ortak projeler geliştirdiği çevrim içi platform GitHub'da "Meshtastic-UA" adlı kamuya açık biçimde belgelenmiş bir proje bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu proje teknolojiyi savaş koşullarında kullanıyor ve geliştiriyor. Herkesin erişebildiği gerçek zamanlı ağ haritası, ülke genelindeki aktif node'ları gösteriyor; cephe hattına yakın bölgelerde dikkat çekici bir yoğunlaşma var. MeshCore da dünya genelinde node'ların nerelere dağıldığını kendi haritasında gösteriyor. Ancak kullanıcıların konumlarını gizlediği çok sayıda başka node da bulunuyor.<br />Sansür nasıl aşılıyor?<br />Hükümetler interneti engellediğinde, kendini kanıtlamış bir araç kutusuna başvuruyor: IP adreslerini ve alan adlarını engelliyor, veri paketlerini "Deep Packet Inspection" (Veri paketlerinin incelenmesi) denen yöntemle inceliyor ve sağlayıcıları yasalarla işbirliğine zorluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin Rusya'nın sansür makamları, telekomünikasyon şirketlerini güvenlik kurumlarına iletişim verilerine doğrudan erişim sağlamakla yükümlü kılıyor. Buna uymayan lisansını kaybediyor. Ancak bütün bunlar yalnızca tek bir koşulda işe yarıyor: İletişimin internet üzerinden yürütülmesi hâlinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">LoRa mesh ağları bunu yapmıyor. Engellenecek bir şey yok: alan adı yok, IP adresi yok, sağlayıcı yok. Mesajlar havada radyo dalgaları olarak ilerliyor; güvenlik duvarlarının ve gözetim sistemlerinin farkına varmadan yanından geçip gidiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Riskleri bilmek gerekir"<br />Teknoloji ne kadar umut verici görünürse görünsün, onu mucize çözüm olarak görmek yanlış olur. Sınırlar gerçek ve baskıcı devletlerde hayati tehlike oluşturabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">En büyük risk şu: Telsizle yayın yapan kişinin yeri tespit edilebilir. Şifreleme mesajın içeriğini korur, gönderenin konumunu değil. Uygun donanıma sahip devlet kurumları radyo sinyallerini üçgenleme yöntemiyle izleyebilir, yani vericinin fiziksel konumunu belirleyebilir. Üstelik içeriği hiç bilmeden. Ancak verici açık arazide bir yerde duruyorsa bu, arkasındaki insanlar hakkında hâlâ doğrudan bir sonuç çıkarılmasına izin vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna bir de şu ekleniyor: Mesh ağı, ancak yeterli sayıda insan katıldığında gücünü ortaya koyar. Çevrede asgari sayıda cihaz yoksa menzil sınırlı kalır. Böyle bir altyapıyı kurmak ise zaman gerektirir; ani bir kriz anında çoğu zaman bu zaman yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak: İzin verilmeyen telsiz teknolojilerinin kullanımı pek çok ülkede suçtur. İran ya da Rusya'da bu tür cihazlara sahip olmak bile ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.<br />Teori mi, gerçek mi?<br />LoRa mesh ağlarının bugün sansür uygulanan rejimlerde aktivistler tarafından hedefli biçimde kullanılıp kullanılmadığı kanıtlanamıyor. Çünkü baskıcı bir devlette böyle bir ağ işleten kişi, haklı nedenlerle iz bırakmaz. Belgeleme, kişinin kendisini tehlikeye atması anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söylenebilecek olan şu: Ukrayna, konseptin gerçek kriz koşullarında işlediğini kanıtladı. Donanım dünya genelinde serbestçe temin edilebiliyor. Kaynak kodu açık ve bağımsız uzmanlar tarafından denetlenebilir durumda. Teknoloji de artık teknik bilgisi sınırlı kişilerin bile birkaç basit adımla çalıştırabileceği kadar olgunlaşmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Node: Küçük bir cihaz, büyük bir soru<br />LoRa mesh, kapsamlı dijital güvenliğin yerine geçmez. O bir araçtır: ucuz, merkeziyetsiz ve devletlerin iletişimi denetlemek için kullandığı en yaygın yöntemlere yapısal olarak dirençli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Giderek daha fazla hükümetin ağı bir iktidar aracına dönüştürdüğü, Apple gibi şirketlerin devlet baskısıyla VPN (Sanal Özel Ağ) uygulamalarını mağazalarından kaldırdığı bir dünyada şu soru daha fazla ağırlık kazanıyor: Bütün diğer yollar kapandığında insanların elinde ne kalır?</span></p><p><span style="font-size:18px">20 euroluk küçük bir telsiz modülü, bazı insanlar için bu sorunun yanıtı olabilir.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/sans%C3%BCre-kar%C5%9F%C4%B1-gizli-silah-i%CC%87nternetsiz-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan-mesh-a%C4%9F%C4%B1/a-78067508</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlin-onur-yuruyusu-saldirgani-operasyonda-olduruldu-26079a48ff253-ddf8-49be-a5a5-ae0faddf13182026-07-27T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü

Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Berlin'de Onur Yürüyüşü'ne yönelik saldırının faili polis operasyonunda öldürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis, yaklaşık 24 saat süren kovalamaca sonrası zanlı Abdul B.'yi başkent banliyösünde bir hobi bahçesinde tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon sırasında saldırganın "kesici bir aletle" polise direnmesi üzerine ateş açıldı, 21 yaşındaki Abdul B.'nin olay yerinde öldüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırgan, Cumartesi günü Berlin'de Onur Yürüyüşü için toplanan kalabalığın arasına kiralık minibüsle dalmış, sonrasında etraftakilere bıçakla saldırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayda bir kadın yaşamını yitirdi, 29 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">IŞİD şüphesi<br />Almanya İçişleri Bakanlığı saldırıyı "İslamcı terör eylemi" olarak niteledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin IŞİD sempatizanı olduğu ve geçen yıl, örgüte katılma hedefiyle Lübnan'a seyahat ettiği, buradan Suriye'ye geçmeyi denediği biliniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan'da yakalanarak Almanya'ya iade edilen Abdul B., 1 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı ancak infazı ertelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan asıllı saldırgan 2005 Almanya doğumlu ve Alman vatandaşı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimlere etkisi<br />Saldırı, Berlin'de yapılacak eyalet seçimlerinden iki ay önce gerçekleşti. Gözlemciler, olayın Berlin'de ve bu yıl seçim yapılacak Mecklenburg-Vorpommern ile Saksonya-Anhalt eyaletlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine desteği artırabileceğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmen karşıtı AfD, Mecklenburg-Vorpommern ile Saksonya-Anhalt'ta anketlerde önde görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da son yıllarda benzer araçlı ve bıçaklı saldırılar yaşanmış, özellikle Noel pazarlarına yönelik bu tür tehditler güvenlik önlemlerinin ne kadar yeterli olduğu tartışmasını tetiklemişti. Özgürlüklerin ve etkinliklere açık katılımın korunması ile güvenliğin sağlanması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusuna yanıt aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AP / MUK,BÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/berlin-onur-y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC-sald%C4%B1rgan%C4%B1-operasyonda-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC/a-78124376</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-27-temmuz-tarihin-tanik-oldugu-bir-donum-noktasidir-26078b6722b17-df41-44ee-adca-60ce522dadd02026-07-27T08:31:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih sayfaları arasında bazı günler vardır ki, sadece bir takvim yaprağından ibaret kalmaz; milletlerin kaderini, devletlerin vizyonunu ve dünya siyasetinin dengelerini kökten değiştirir.&nbsp;<strong>27 Temmuz</strong>, Türk tarihi ve dünya tarihi açısından tam da bu niteliği taşıyan, iki büyük dönüm noktasına ev sahipliği yapmış müstesna bir tarihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı gün; bir beylikten bir cihan imparatorluğuna uzanan şanlı yürüyüşün ilk büyük zaferini ve modern Türk askerinin kahramanlık destanını aynı takvim yaprağında buluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Osmanlı Devleti’nin Gerçek Kuruluş Tapusu, Koyunhisar Savaşı (27 Temmuz 1301) :&nbsp;</strong>Osmanlı Devleti’nin kuruluşu üzerine tarihi araştırmalar yapıldığında, yıllarca farklı tarihler ve rivayetler üzerinde durulmuştur. Ancak son dönem tarihçiliğinin ve arşiv belgelerinin üzerinde uzlaştığı en hakiki gerçek; Osmanlı’nın aşiretten devlet aşamasına geçişini mühürleyen olayın&nbsp;<strong>Koyunhisar Savaşı</strong>&nbsp;olduğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savaşın Önemi:</strong>&nbsp;27 Temmuz 1301 tarihinde, Osman Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri ile Bizans tekfurlarının ittifak güçleri arasında gerçekleşen bu çetin mücadele, yeni kurulan beyliğin bölgedeki kalıcılığını tescillemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Devletin Doğuşu:</strong>&nbsp;Bizans İmparatorluğu karşısında elde edilen bu ilk büyük meydan zaferi, Osman Bey’in sadece bir uç beyi olmadığını, bağımsız ve güçlü bir devletin temellerini attığını tüm bölgeye göstermiştir. Koyunhisar zaferiyle birlikte Osmanlı, İznik’i baskı altında tutacak stratejik bir üstünlük sağlamış, böylece tarihin akışını değiştirecek imparatorluğun gerçek kuruluş süreci fiilen tamamlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan Sınırını Uzaklarda Savunan Kahramanlık, Kore Savaşı Ateşkesi (27 Temmuz 1953):&nbsp;</strong>27 Temmuz tarihinin bir diğer büyük anlamı ise, 20. yüzyılın en büyük küresel krizlerinden biri olan Kore Savaşı’nı sonlandıran ateşkesin imzalandığı gün olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Bir Duruş:</strong>&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılında BM çağrısıyla Kore’ye asker göndererek "Türk Tugayı" ile adını tarihe yazdırmıştır. Uzak Asya’da, özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren Kore halkının yanında yer alan Mehmetçik, Kore’nin dağlarında ve ovalarında destansı bir kahramanlık sergilemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kore Gazilerinin Hatırası:</strong>&nbsp;27 Temmuz 1953’te imzalanan ateşkes antlaşması ile kanlı savaş son bulurken, Türk askeri gösterdiği eşsiz cesaret, disiplin ve insan sevgisiyle tüm dünyanın takdirini kazanmıştır. Bugün Kore, Türkiye ile olan dostluğunu "kan kardeşliği" olarak tanımlıyorsa, bunun arkasında 27 Temmuz’a uzanan o fedakârlık dolu süreç ve gazilerimizin bıraktığı onurlu miras vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Bize Söyledikleri: 27 Temmuz</strong>, geçmişin köklerinden güç alarak geleceğe yürüyen bir milletin hafızasında iki parlak yıldız gibi parlamaktadır. Bir tarafta Osman Bey'in liderliğinde söğüt gölgesinde atılan adımların zafer sevinci, diğer tarafta ise modern Türkiye Cumhuriyeti evlatlarının dünyaya barış ve cesaret dersi verişinin gururu...</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, devletimizin kuruluşunun ve bekasının teminatı olan tüm kahramanlarımızı, Koyunhisar'dan Kore'ye kadar vatan ve millet uğruna canını feda eden şehitlerimizi rahmetle, hayatta olan gazilerimizi ise minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a66edd9f37f7.jpg" style="height:1540px; width:1328px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagokta</strong></a>s</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fico-gonulluler-koalisyonuna-katilim-slovakyanin-baris-politikasina-aykiri-26077040726ac-0d3b-4f8e-b693-4a6e9a8a8e562026-07-26T17:11:00+03:00HABER MERKEZİ Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı

Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Slovakya Başbakanı Robert Fico, Fransa'nın Bratislava Büyükelçiliğine dayandırılan ve ülkesinin "Gönüllüler Koalisyonu"na katıldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.<br />Slovak basınında Avrupa odaklı yayın yapan 'euBrief' üzerinden gündeme gelen haberin gerçeği yansıtmadığını belirten Fico, söz konusu koalisyonun üyesi olmadıklarının altını çizdi:<br />Böyle bir oluşuma katılım, barışa dayalı dış politikamızın özüne aykırı olurdu. Ukrayna ile işbirliğimiz var, ancak bunu yalnızca ikili düzeyde yürütüyoruz.<br />Fico ayrıca, Slovakya’nın Kiev yönetimine askeri veya mali bir yardım sağlamadığını, desteğin yalnızca insani boyutla sınırlı olduğunu anımsattı.<br />İngiltere ve Fransa’nın öncülük ettiği "Gönüllüler Koalisyonu"nda 30’dan fazla ülke yer alıyor. Üye ülkelerin liderleri, ocak ayında, olası bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna topraklarına asker konuşlandırma niyetini ortaya koyan bir deklarasyona imza atmıştı.<br />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, söz konusu yapıyı "savaşı kışkırtanlar" olarak nitelendirmiş ve bu grubun barış istemeyen ülkelerden oluştuğunu ifade etmişti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260725/fico-gonulluler-koalisyonuna-katilim-slovakyanin-baris-politikasina-aykiri-1107546426.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/netanyahu-bati-seriada-baskinlar-genisleyecek-dedi-trump-ile-gorusmeye-iliskin-detay-verdi-2607682a18506-f58c-46f5-893f-fe2fb01ed18e2026-07-26T17:08:00+03:00HABER MERKEZİ Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi

Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Netanyahu, haftalık kabine toplantısının başlangıcında yaptığı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria'daki gelişmeler ve ABD ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />ABD'de hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın cenaze törenine katılacağını aktaran Netanyahu, Graham'ı "kuruluşundan bu yana İsrail'in en büyük dostlarından biri" olarak nitelendirdi.<br />ABD'ye yarın gideceğini belirten Netanyahu, Trump ile görüşerek "İran'daki durum dahil gündemde bekleyen tüm konuları ele alacağını" ifade etti.<br />Netanyahu'nun 28 Temmuz Salı günü Washington'da ABD Başkanı Trump ile bir araya geleceği duyurulmuştu.<br />Baskın, arama, gözaltı talimatları<br />İşgal altındaki Batı Şeria'da, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısıyla başlayan olaylar hakkında konuşan Netanyahu, "köylere baskın yapma, arama yapma ve gözaltı" talimatları verdiğini duyurdu.<br />Netanyahu, Batı Şeria'nın Nablus kentinde iki Filistinlinin hastane baskınıyla gözaltına alınmasına ilişkin, bu kişilerin "hastanede saklandığını" iddia etti.Gözaltına alınan iki Filistinlinin evlerinin yıkılacağını söyleyen Netanyahu, Batı Şeria'da İsrail ordusunun Filistinlilere yönelik baskın ve saldırılarının "genişleyeceği" açıklamasını yaptı.<br />ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile dün gece bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade eden Netanyahu, Rubio'nun, ABD'nin "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) karşı harekete geçme niyetinde olduğunu" aktardı.<br />UCM Başsavcısı Kerim Han'ın kendisi hakkındaki yakalama kararlarını "dikkatleri başka yöne çekmek için koruyucu bir kalkan oluşturmak" amacıyla aldığını öne süren Netanyahu, "Bu kalkan şimdi ortadan kalktı" ifadelerini kullandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK.<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260726/netanyahu-bati-seriada-baskinlar-genisleyecek-dedi-trump-ile-gorusmeye-iliskin-detay-verdi--1107557659.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-merkez-bankasi-buyume-tahminini-sifira-cekti-enflasyon-beklentisini-yukseltti-260739b0cfa3b-647f-4c30-a2cb-2f35ab44f02f2026-07-26T11:01:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti

Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, ülkede enflasyonun 2026 yılında daha önce öngörülenden yüksek gerçekleşebileceğini açıkladı. Banka, artan akaryakıt fiyatları nedeniyle gelecek yıl enflasyon beklentisini yüzde 6-7 seviyesine çıkardı. Daha önceki tahmin ise enflasyonun yüzde 4,5-5,5 aralığında yavaşlayacağı yönündeydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, hanehalkı, şirketler ve finans piyasası katılımcılarının enflasyon beklentilerinin yükseldiğini belirterek, bu beklentilerin yüksek seviyelerde kalmasının enflasyondaki kalıcı düşüşü engelleyebileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, aynı gün düzenlenen basın toplantısında yakıt piyasasındaki durumu "arz şoku" olarak nitelendirdi. Nabiullina, mayıs ortasından itibaren akaryakıt fiyatlarındaki artışın hızlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'da haziran ayında bazı bölgelerde yakıt sıkıntısı yaşanmış, bu durumun Kremlin'in Ukrayna'da başlattığı savaşa karşılık Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonrasında ortaya çıktığı belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı analistler ise Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin Rusya'daki lojistik merkezlerine yönelik saldırıları da dahil olmak üzere gelişmeler nedeniyle yıl sonunda enflasyonun daha yüksek seviyelere ulaşabileceğini öngörüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rus ekonomisi için büyüme tahmini düşürüldü</span></h2><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, 2026 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini de aşağı yönlü revize etti. Daha önce yüzde 0,5-1,5 olarak açıklanan büyüme beklentisi, yüzde 0-1 aralığına çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dördüncü çeyrek için yıllık büyüme tahmini de yüzde 1-2 seviyesinden yüzde 0-1,5 aralığına indirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, "Gerçek zamanlı veriler, şirketlerin talepte yavaşlama beklediğini gösteriyor. Ekonomide kapasitenin geçici olarak azalmasını dikkate alarak GSYH büyüme tahminimizi düşürdük," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Bankası, "yakıt üretim kapasitesinin yıl sonuna kadar kademeli olarak yeniden oluşturulmasını" beklediğini açıkladı. Ancak Ukrayna'nın, Rus saldırılarına karşılık olarak uzun menzilli saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumartesi günü Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının Tümen'deki bir petrol rafinerisi, Yekaterinburg'daki bir lojistik tesisi ve Rostov-na-Don'daki bir akaryakıt ve madeni yağ deposunu hedef aldığı bildirildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/25/rusya-merkez-bankasi-buyume-tahminini-sifira-cekti-enflasyon-beklentisini-yukseltti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-yaniyor-ceyrek-milyon-insan-tahliye-edildi-260724a9c9c18-f7f7-409b-be79-47e90e526abc2026-07-26T10:56:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi

Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'nın güneybatısı ile İspanya'nın iç kesimlerinde kontrolden çıkan büyük orman yangınları nedeniyle iki günde yaklaşık 250 bin kişi tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, yangına müdahale sırasında çok sayıda Fransız itfaiyecinin yaralandığını ancak iki ülkede de can kaybı yaşanmadığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'nın turistik bölgelerinde birçok kişinin teknelerle alevlerden kaçtığı bildirildi. Tahliye edilen turistler ve bölge sakinleri için okul ve spor salonları ile fuar merkezlerinde geçici barınma merkezleri kuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen yangın söndürme uçaklarına ek olarak, 20 tona kadar yangın geciktirici madde bırakabilen özel bir sistemle donatılmış A400M tipi askeri nakliye uçağını da alevlerle mücadele için görevlendirdi. Normalde devam eden test süreci nedeniyle bu uçağın henüz kullanılması planlanmıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransız Savunma Bakanlığı ayrıca, yangın söndürme çalışmalarına destek veren asker sayısının 500'den bine çıkarıldığını duyurdu.<br />Halka maske dağıtıldı<br />Rüzgârın hızı ve yönü yangının kontrol altına alınmasını güçleştirirken, çeşitli yerleşimlerde halka zehirli dumandan korunmaları için tıbbi maskeler dağıtıldı.<br />İspanya hükümeti de, Madrid ve yakınındaki Avila bölgesinde yayılan alevler nedeniyle ilk kez orman yangınları için ulusal acil durum ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede sıcaklığın 39 dereceyi aşması beklenirken şiddetli rüzgâr nedeniyle alevlerin daha da güçlendiği belirtiliyor. Madrid Bölgesel Yönetimi Başkanı Isabel Diaz Ayuso dün, "Madrid tarihinin en kötü yangını" açıklamasını yapmıştı.<br />İtfaiye personelinin öncelikle, 16'ncı yüzyılda 2'nci Felipe döneminden kalma saray ve manastır kompleksini alevlerden korumaya odaklandığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada İtalya'da ise özellikle Sicilya Adası'nda etkili olan çok sayıda orman yangınıyla mücadele ediliyor. Sicilya'da alevlere müdahale eden bir itfaiye eri yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP,AFP / MUK,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/avrupa-yan%C4%B1yor-%C3%A7eyrek-milyon-insan-tahliye-edildi/a-78109519</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/daha-hizli-yaslanan-genclerde-kanser-riski-de-artiyor-mu-260711971df8a-0af4-4b1c-87d3-cffe46b5636e2026-07-26T09:53:00+03:00HABER MERKEZİ Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?

Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Susanna, bağırsak kanseri teşhisini aldığında 28 yaşındaydı. Andre ise 34 yaşında akciğer kanserine yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada bu hastalıklarla mücadelelerini anlatan Susanna ve Andre artık istisna değil. Alman Kanser Araştırma Merkezi (DKFZ), Almanya'da 20-39 yaş grubunda bağırsak kanseri görülme sıklığının belirgin şekilde arttığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar ABD'de de benzer bir eğilim gözlemliyor; üstelik hastalık oranları Almanya'dakinden daha yüksek. Ayrıca kemik iliği kanseri ve rahim gövdesi (endometrium) kanseri gibi bazı kanser türleri de gençlerde giderek daha sık teşhis ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa kanser, temelde ileri yaş hastalığı olarak kabul ediliyor. Alman Kanserle Mücadele Vakfı (Deutsche Krebshilfe) verilerine göre, kadın ve erkeklerde kanser tanısı konulan kişilerin ortanca yaşı 69. Kanser hücreleri, genlerin belirli bölümlerinde meydana gelen değişikliklerin artık onarılamaması sonucu oluşuyor. Yaş ilerledikçe bu onarım sisteminin kapasitesi de azalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki fark büyüyor<br />ABD'nin Missouri eyaletindeki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden (Washington University School of Medicine in St. Louis) araştırmacılarının yayımladığı yeni bir çalışma, 50 yaşın altındaki kişilerde bazı kanser türlerinin neden giderek daha sık görüldüğüne dair önemli bir ipucu sunuyor. Araştırmaya göre, genç bireylerde kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki fark daha büyük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronolojik yaş, doğumdan bu yana geçen yılların sayısını ifade ediyor. Biyolojik yaş ise vücuttaki yaşlanma süreçlerinin ne ölçüde ilerlediğini gösteriyor. Farklı organlar ve dokular farklı hızlarda yaşlanabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir ifadeyle, aynı kişinin karaciğeri, beyni ve kalbi birbirinden farklı biyolojik yaşlara sahip olabiliyor; bu da kişinin gerçek yaşından önemli ölçüde ayrışabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köln Üniversitesi Hastanesi'nde hematoloji ve onkoloji uzmanı olarak görev yapan Ron Jachimowicz, gençlerde kronolojik ve biyolojik yaş arasındaki farkın büyümesiyle erken yaşta ortaya çıkan kanserler arasında ilk kez böyle bir bağlantı kurulduğunu belirtiyor. Ancak, aynı zamanda Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü'nde bir araştırma grubunun başkanı olan Jachimowicz önemli bir uyarıda bulunuyor: "Unutulmaması gereken nokta, bunun korelasyona dayalı bir çalışma olması."</span></p><p><span style="font-size:18px">Jachimowicz, bu nedenle araştırmanın nedensel bir ilişki ortaya koymadığını, yalnızca bazı ipuçları sunduğunu belirtiyor. Ancak bu bulgular bilimsel açıdan tutarlı. Çünkü araştırmacılar zaten biyolojik yaşlanmanın kanser riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu biliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik yaş nasıl ölçülüyor?<br />Biyolojik yaşı belirlemek ise kolay değil. Tek başına kesin sonuç veren bir test bulunmuyor. Bunun yerine farklı ölçütler birlikte değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar epigenetik testlerle DNA'daki kimyasal değişiklikleri inceliyor, belirli kan değerlerini analiz ediyor ve kromozomların uçlarındaki koruyucu yapılar olan telomerlerin uzunluğunu ölçüyor. Ayrıca organ ve vücut fonksiyonlarını değerlendiren fizyolojik testler ile bilişsel değerlendirmeler de yapılıyor.<br />Yeni çalışmanın yazarları da bu yöntemlerin bir kombinasyonunu kullandı. Bunun için İngiltere'deki biyomedikal veri bankası UK Biobank'ta yer alan 150 binden fazla kişinin verilerini analiz ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç kuşaklarda fark daha belirgin<br />Araştırmaya göre 1965-1974 yılları arasında doğan kişilerde, 1950-1954 doğumlulara kıyasla kronolojik ve biyolojik yaş arasındaki fark belirgin biçimde daha fazla.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen kişiler gençleştikçe bu farkın daha da arttığı gözlemlendi. ABD'de 10 binden fazla kişi üzerinde yapılan ek analizlerde, 1990-1999 yılları arasında doğanlarda bu farkın, 1965-1969 doğumlulara göre daha da büyük olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmanın yazarları şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Avustralya, Kanada, İngiltere ve ABD'de 1990'lı yıllarda doğan kişilerin erken yaşta bağırsak kanserine yakalanma riski, 1960'larda doğanlara kıyasla en az dört kat daha yüksek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik yaş değiştirilebilir mi?<br />Eskiden biyolojik yaşın yüzde 75 ila 90'ının yaşam tarzına bağlı olduğu düşünülüyordu. Ancak Jachimowicz'e göre durum böyle değil:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biyolojik yaşın yaklaşık yüzde 50'sini etkileyebiliriz. Kalan yüzde 50 ise genetik olarak belirleniyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşlanma sürecini yavaşlatan etkenler ise düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku, alkol ve uyuşturucudan uzak durmak gibi klasik yaşam tarzı önerileri. Jachimowicz'e göre sosyal ilişkiler de en az bunlar kadar önemli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençler neden daha hızlı yaşlanıyor?<br />Peki, genç kuşaklar neden anne babalarından ve büyükannelerinden, büyükbabalarından biyolojik olarak daha hızlı yaşlanıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanwei Yuan, bu sorunun kesin yanıtının henüz bilinmediğini, ancak bazı olası açıklamalar bulunduğunu söylüyor. Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırma Merkezi 'nde (DKFZ) klinik epidemiyoloji alanında çalışan Yuan'a göre, gençler daha erken yaşlarda obez oluyor ve yaşamlarının daha büyük bölümünü fazla kilolu geçiriyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/daha-h%C4%B1zl%C4%B1-ya%C5%9Flanan-gen%C3%A7lerde-kanser-riski-de-art%C4%B1yor-mu/a-78102270</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bati-trakyanin-onurlu-sesi-dr-sadik-ahmeti-rahmetle-aniyoruz-2607466469610-d17d-4644-8132-025856fcddcd2026-07-26T08:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sadık Ahmet olayı, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunan ve Lozan Barış Antlaşması doğan haklara rağmen "Türk" kelimesini kullandığı için Yunanistan'da yargılanıp hapse atılan, sonrasında ise DEB Partisi'ni kurarak mücadelesini sürdüren Dr. Sadık Ahmet'in yaşadığı siyasi ve hukuki süreçler halen tartışılıp konuşuluyor. Sadık Ahmet’in gayreti, onurlu mücadelesi, emeği, katkıları unutulur mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Batı Trakya Türk azınlığının hak arama mücadelesinin simge ismi, lideri ve onur abidesi&nbsp;<strong>Dr. Sadık Ahmet</strong>, hayatı pahasına inandığı yoldan sapmayan, haksızlıklara karşı sessiz kalmayı reddeden büyük bir dava insanıdır. Onun mücadelesi, sadece bir azınlığın hak arayışından öte, insan hakları, demokrasi ve kimlik mücadelesinin evrensel bir destanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lozan Barış Antlaşması ile statüleri güvence altına alınmış olmasına rağmen Batı Trakya Türkleri, onlarca yıl boyunca temel hak ve hürriyetlerden mahrum bırakılmış, kimlikleri inkâr edilmiştir. Yunanistan’da mahkeme kararlarında veya dernek isimlerinde&nbsp;<strong>"Türk"</strong>&nbsp;kelimesinin geçmesi yasaklanmış, bu ifadeyi kullananlar ağır baskılara maruz kalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Sadık Ahmet, bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmayarak meslek hayatını, rahatını ve nihayetinde özgürlüğünü bir kenara bırakarak halkının önüne düşmüştür. En temel insan haklarından biri olan "kimlik" hakkını yüksek sesle dile getirdiği için yargılanmış, hapse atılmış ve zulme uğramıştır. Ancak o, mahkeme salonlarını dahi birer hak arama kürsüsüne çevirerek şu tarihi sözü söylemiştir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Türk olduğum için hapse atılıyorum. Eğer Türk olmak suçsa, bunu bin defa tekrarlamaya hazırım!"</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuki ve siyasi engellemelere boyun eğmeyen Dr. Sadık Ahmet, mücadelesini daha kurumsal bir zemine taşımak amacıyla&nbsp;<strong>1991 yılında Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) Partisi'ni kurmuştur</strong>. Bu adım, Batı Trakya Türklerinin kendi iradeleriyle demokratik alanda var olmalarının en büyük kanıtı olmuş ve azınlığın siyasi sesini uluslararası platformlara taşıyan kritik bir eşik teşkil etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1989 yılında bağımsız milletvekili seçilerek Yunan Parlamentosuna girmeyi başarması, halkının ona olan inancının ve sevgisinin en somut göstergesidir. Mecliste de Batı Trakya Türklerinin uğradığı haksızlıkları cesurca dile getirmekten asla vazgeçmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz 1995 tarihinde geçirdiği şüpheli bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan Dr. Sadık Ahmet, geride asla sönmeyecek bir meşale bırakmıştır. Bugün Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımız özgürce nefes alabiliyor, kimliklerini savunabiliyor ve haklarını arayabiliyorsa, bunda Dr. Sadık Ahmet’in ve onunla birlikte omuz omuza yürüyen dava arkadaşlarının fedakârlıklarının payı büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, inandığı değerler uğruna bedel ödemekten çekinmeyen, halkının onurunu kendi canından üstün tutan örnek bir şahsiyettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruhu şad, mekânı cennet makamı ali olsun.</strong>&nbsp;Dr. Sadık Ahmet’in aziz hatırası ve bıraktığı onurlu miras, kalplerde ve Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesinde sonsuza dek yaşayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turk-dunyasinin-sonmeyen-mesalesi-ord-prof-dr-zeki-velidi-togani-anarken-26075010e3738-0b8c-402a-9db7-b060f0a5324e2026-07-25T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1944 Turancılık davası sanıklarından Büyük Türk Milliyetçisi, Ömrünü Türk milletinin bağımsızlığına, tarihine ve kültürüne adamış, hem kılıcıyla hem de kalemiyle destan yazmış büyük devlet ve bilim adamı Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'ı, vefatının yıl dönümünde (26 Temmuz) bir gün öncesinden, derin bir saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, yalnızca amfilerde ders anlatan akademik bir deha değil; aynı zamanda inandığı milli değerler uğruna her türlü bedeli ödemekten çekinmeyen, hayatını&nbsp;<strong>"mücadele ve irfan"</strong>&nbsp;temelleri üzerine inşa etmiş anıt bir Türk milliyetçisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mücadeleyle Geçen Bir Ömür. Başkurdistan'dan 1944 Davasına... Zeki Velidi Togan'ın hayatı, esareti reddeden bir milletin onur mücadelesinin özetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Adamlığı ve Liderliği. Rus Çarlığı'nın yıkılış sürecinde, doğduğu topraklarda Başkurt Türklerinin bağımsızlık hareketine önderlik etmiş, kurulan Başkurdistan Hükümeti'nin devlet başkanlığını yapmıştır. Bolşeviklere karşı verdiği tavizsiz siyasi ve askeri mücadele, onun ne denli büyük bir devlet adamı olduğunu kanıtlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">1944 Irkçılık-Turancılık Davası. Vatanından ayrılıp Türkiye'ye geldikten sonra da inançlarından zerre sapmamıştır. 1944 yılında açılan, Türk milliyetçilerinin çileli bir imtihandan geçtiği o meşhur davada "sanık" sandalyesine oturtulmuş, tabutluklarda işkence görmüş ve hapis yatmıştır. Ancak o, çelik gibi iradesiyle davasından asla dönmemiş, başını dik tutmasını bilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrfan ve Bilim Kutbu, "Ordinaryüs" Zeki Velidi.. Siyasi sahadaki kahramanlığını akademik dehasıyla taçlandıran Togan, Türk tarihçiliğine çağ atlatmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihçilikte Bütüncül Vizyon sahibi. İstanbul Üniversitesi'nde "Umumi Türk Tarihi" kürsüsünü kurarak, Türk tarihinin sadece Osmanlı'dan veya Anadolu'dan ibaret olmadığını; Asya'nın derinliklerinden Avrupa'nın içlerine kadar uzanan ulu bir çınar olduğunu bilimsel yöntemlerle kanıtlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölümsüz Eserleri ile hayatta<strong>.</strong>&nbsp;Başta&nbsp;<em>Umumi Türk Tarihine Giriş</em>&nbsp;olmak üzere kaleme aldığı şaheserler, bugün hâlâ Türkologların, tarihçilerin ve Türk milliyetçilerinin en önemli başucu kaynaklarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel bir Otoritedir. Yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada saygı gören bir şarkiyatçı ve tarihçi olarak, ömrünün son nefesine kadar Türk dünyasının kültür elçiliğini ve "irfan" davasının bayraktarlığını yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Tarih, sadece geçmişi bilmek değil, geleceği inşa etmektir."</em>&nbsp;anlayışıyla çalışan Togan, Türk'ün köklerini aydınlatarak geleceğe yürüyeceği yolu çizmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bitmeyen Bir Minnet ve Şükran duyuyoruz. Tarih yazan ve yazdığı tarihi bizzat cephelerde yaşayan bu büyük dava adamı, bedeni vatanından uzaklara düşse de kalbi daima "Büyük Türk Dünyası" için atan bir şahsiyetti. 1944'ün o karanlık günlerinde eğilmeyen başı ve bükülmeyen bileği, bugün Türk gençliğine en büyük rehberdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefatının yıl dönümünde, büyük Türk milliyetçisi, efsanevi devlet adamı ve eşsiz âlim&nbsp;<strong>Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı</strong>; onun şahsında Türk dünyasının bağımsızlığı, dirliği ve birliği için can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı cennet, makamı ali olsun. Türk milletinin ona olan vefası ve minneti asla bitmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ucm-tarihinde-bir-ilk-bassavci-kerim-han-gorevden-alindi-2607083db5868-1e67-4f9c-8dbf-f3d0d73dd5022026-07-25T11:30:00+03:00HABER MERKEZİ UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı

UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Diplomatların Associated Press'e (AP) verdiği bilgiye göre, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyesi devletler, Başsavcı Kerim Han'ı görevden aldı. Böylece mahkeme tarihinde ilk kez bir başsavcı görevden uzaklaştırılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">UCM'nin 125 üye devleti, Han hakkında ortaya atılan cinsel suistimal iddialarının ardından yapılan oylamada büyük çoğunlukla görevden alma kararı verdi. Han ise suçlamaları defalarca reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, UCM tarihinde bir başsavcının ilk kez görevden alınması anlamına geliyor. Han, kurum içi bir raporda "ciddi suistimalde bulunduğu" sonucuna varılmasının ardından iddiaların incelenmesi sürecinde haziran ayında geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı. Han, söz konusu tespitleri de kesin bir dille reddediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP'nin incelediği belgelere göre Han'ın şikâyetçi kadınla cinsel ilişki yaşadığı ve kadını şikâyetinden vazgeçirmeye çalıştığı öne sürüldü. Bağımsız denetim raporunda Han'ın "ciddi suistimalde bulunduğu" sonucuna varılırken, Han bu iddiaları kabul etmiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump yönetiminin artan baskısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Han'ın görevden alınması, UCM'nin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti. Trump yönetimi daha önce Han ile birlikte UCM'de görev yapan 12 personel hakkında yaptırım kararı almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu yaptırımlar, UCM'nin Gazze'deki savaş nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dahil olmak üzere üst düzey İsrailli yetkililer hakkında çıkardığı tutuklama kararları ile ABD personeline ilişkin Afganistan soruşturmaları nedeniyle uygulanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen hafta yaptığı açıklamada, Washington'ın "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin ABD'nin egemenliğine yönelik oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik kapsamlı bir kampanya" başlattığını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio, ABD'nin üye devletlere mahkemeden çekilmeleri yönünde baskı yapacağını, UCM ile iş birliği yapan kuruluşlara yaptırım uygulayacağını ve mahkeme çalışanlarının ABD'ye girişini engelleyeceğini ifade etti. Ayrıca, "ABD'nin güvenlik şemsiyesinden yararlanan" ülkelerin, mahkemenin ABD vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini reddetmeleri yönünde teşvik edileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerim Han'ın görevden alınmasının, UCM tarafından daha önce çıkarılan tutuklama kararları üzerinde ise doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Bu kararların yürürlükte kalıp kalmayacağına yalnızca UCM yargıçları karar verebiliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/25/ucm-tarihinde-bir-ilk-bassavci-kerim-han-gorevden-alindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA["Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hamam-bocekleri-kazandi-hindistanda-bakan-istifa-etti-26069756f1133-cb68-4234-a920-e92af60823c42026-07-25T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ "Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti

"Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hindistan'da Eğitim Bakanı'nın istifasını talep eden "Hamam Böceği" hareketi üyesi gençler amaçlarına ulaştı. Bakan Dharmendra Pradhan, günlerdir süren protestolar ve açlık grevlerinin ardından görevinden ayrıldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Pradhan'ın, "İstifa mektubumu Başbakan'a sundum" açıklaması başkent Yeni Delhi'de toplanan protestocular tarafından memnuniyetle karşılandı, kalabalığın sevinç gösterileri yaptığı görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemler, Hindistan'ın popülist-milliyetçi Başbakanı Narendra Modi için son yılların en büyük sınamalarından birine dönüşmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protestolar neden başladı?<br />Hindistan'da üniversite giriş sınavı sorularının önceden sızdırıldığı ortaya çıkmış, bunun üzerine Hamam Böceği Halk Partisi öncülüğünde, çoğu gençlerden oluşan on binlerce kişi Eğitim Bakanı'nın istifası ve eğitimde reform talebiyle sokağa çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gösterilere katılım, polisin sert müdahalelerine rağmen son bir haftada giderek artmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti, geçen Mayıs ayında Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böceklerine" benzetmesinin ardından ortaya çıkmış, destekçileri siyasi elitlere tepki olarak bu adı benimsemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / MUK,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/hamam-b%C3%B6cekleri-kazand%C4%B1-hindistanda-bakan-istifa-etti/a-78111217</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GSB, niye doğrudan temin?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gsb-niye-dogrudan-temin-26068dc10769d-cbbd-4c2a-9372-c2af98afd2bf2026-07-25T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ GSB, niye doğrudan temin?

GSB, niye doğrudan temin?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Öncelikle kimsenin özel takipçisi değiliz. Biz buradan her kamu kurum ve kuruluşunun ihale ve alımlarını bir bir yazan, kafa namusu ile iş yapan Gazetecileriz. Karalamak, itibarsızlaştırmak için yazmayız. Bu nedenle aynı idare için yazdığımız takdir ve tebrik yazası linki aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-iste-bu-25779">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-iste-bu-25779</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi… Son 7 ayda yapılan şu DOĞRUDAN TEMİNLERE BİR BAKIN:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1392051, Yenişehir Yurt Müdürlüğü su deposundaki arızalı genleşme tankı mebranının piyasadan temin edilerek değiştirilmesi işi., NAZTEK MÜHENDİSLİK MAKİNA ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 75.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1391121, İl Müdürlüğümüze bağlı Müfide İlhan Kız Yurdu VRF dış Ünite klima boru yalıtım malzemesinin üzerine galvaniz sac ( 0,5 mm) kaplama yapılması işi, BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 300.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390931, TAŞUCU YURDU ISICAMLARIN DEĞİŞİMİ İŞİ, GÜLER ŞAHİN İLE 12.000. TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390760, TAŞUCU YURDU ÇAMAŞIR MAKİNALARI ARIZASININ GİDERİLMESİ İŞİ, TOLKAR MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İLE 32.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390459, LİMONLUK YURDU MÜDÜRLÜĞÜ ÇAMAŞIR YIKAMA VE KURUTMA MAKİNALARININ ARIZALARININ GİDERİLMESİ İŞİ, ECEM ŞAHİNCİ İLE 95.400,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1389940, GSB YURDU ÇAMAŞIR VE KURUTMA MAKİNASININ ARIZASININ GİDERİLMESİ İŞİ, ECEM ŞAHİNCİ İLE 66.800,00 TRY BEDEL ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1389433, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ÇAMAŞIR MAKİNALARININ ARIZALARININ GİDERİLMESİ İŞİ, ABDULLAH DENİZ İLE 20.000,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1379700, Tarsus Erkek Yurdu Müdürlüğü C Blok güneş enerjisi panel değişiminin yapılması işi, ALİ ÖZ İLE 9.500,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1379262, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü B Blok 308 numaralı odanın cam değişiminin yapılması işi, İSMAİL YILDIRIM İLE 12.500,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1375531, İl Müdürlüğümüze bağlı Gençlik Kamplarında kullanılan can kurtaran botlarının motorlarının bakım onarımı hizmeti alımı, İZZET YILMAZ İLE 83.000,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1361468, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin GSB ve Mersin Kız Yurdu bulunan öğrenci odalarının bakım onarımlarının yapılabilmesi için sıhhi tesisat ve hırdavat malzemeleri alım işi. MERSİN HIRDAVAT İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ NAKLİYAT ISITMA SOĞUTMA SİSTEMLERİ GIDA MADDELERİ EMLAK MÜŞAVİRLİĞİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 924.550,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1361264, Bakanlık Personelinin yaz döneminde yurtlarda konaklaması projesi kapsamında hoş geldin kiti, bileklik ve Erdemli Öğrenci Yurduna anahtarlık alım işi., EYMEN BUKLET OTEL TEKSTİL VE PROMOSYON ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 100.513,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1359719, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ASANSÖR KUYULARINA BASINÇLANDIRMA YAPIM İŞİ, HÜSEYİN CAN ÖZCAN İLE 970.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1353616, 2026 YILI KOMPANZASYON SİSTEMLERİNİN BAKIM ONARIM VE TAKİBİ, ELEKTRİK İÇ TESİSAT KONTROLÜ VE PARATONER BAKIM ONARIMI (03.08.2026-31.12.2026), MİRLİVA MÜHENDİSLİK ELEKTRİK MAKİNA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA TURİZM TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE LİMİTED ŞİRKETİ İLE 968.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1352836, Altuğ verdi gençlik kampındaki futbol sahasına tel örgü yapılması işi, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 250.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1344702, İl Müdürlüğümüze bağlı Birimler, Yurt Müdürlükleri, Tesisler ve Gençlik Kamplarında kullanılmak üzere sağlık malzemesi alımı, GÖK DENİZ BİYOMEDİKAL TEKNOLOJİLERİ DANIŞMANLIK TİCARET SANAYİ İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ İLE 1.017.303,70 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1344114, Mersin Gençlik Merkezi ve Deneyap Atölyesinde kullanılmak üzere raf sistemi ve Paravan Yapılması, ENES GÖKCE İLE 284.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1339735, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinin; Bakım onarımı ve arızalı parçaların değişimi işi., YUSUF METİN İLE 21.750,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1338652, zafer çağlayan spor salonunun kullanıma açılabilmesi için gerekli projelerle ilgili olarak ihaleye esas dosya hazırlanması, ATÖLYE İMM MİMARİ TASARIM MÜHENDİSLİK DEĞERLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 935.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1327386, İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt, Tesis, Gençlik Merkezi ve Kamp Müdürlüklerinde bulunan su depolarının temizliği ve dezenfeksiyonun yapılması hizmeti alım işi., UFUK DENİZ İLE 818.598,60 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1318286, Sokaklar Bizim 5x5 Futbol ve 3x3 Basketbol Turnuvaları spor malzemesi alımı, BEŞİR ÖNER İLE 57.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1315294, İl Müdürlüğümüze bağlı Eğitim, Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Biriminin öğrenciler için düzenleyeceği Uçurtma Şenliği Hizmet Alım işi., DG DİVA GIDA TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 74.100,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1311051, 2026 sezonu anadolu yıldızlar ligi müsabakalarında kullanılmak üzere spor kıyafeti alımı, BEŞİR ÖNER İLE 747.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1306972, İl Müdürlüğüne bağlı tesislerin peyzajlarında ve çim alanlarında kullanılan makinelerin bakım onarımı için malzeme alımı, BAHÇE TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 130.616,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1300699, İl Müdürlüğümüze bağlı, Mersin GSB Öğrenci Yurdu ve Mersin Kız Yurdu Müdürlüğünde kullanılmak üzere çamaşır makinası toz filtresi, koku tableti, temizleme tozu ve limon tuzu alım işi., REN GROUP PAZARLAMA İTHALAT İHRACAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 111.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1286923, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü Su Yumuşatma Cihazının Yenilenmesi İşi, CZH YAPI VE SU KİMYASALLARI SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 548.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1284088, mersin ili Tarsus ilçesi kalburcu mah.170 ada 1 parsel taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımında yapılacak işler için ihaleye esas dosya hazırlanması, AZMİ MAVİ İLE 280.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1280956, Erdemli Yurdu Müdürlüğü Yağmur Suyu Atık Su Pompası bakım onarım işi., HÜSEYİN KIRCILI İLE 208.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1260015, İl Müdürlüğümüze bağlı tesislerde çim zemin ve peyzaj alanlarının bakımı için malzeme alımı işi, VİZYON BAHÇE MAKİNE TİCARET VE BİLİŞİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 247.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1249407, İl Müdürlüğümüze bağlı Öğrenci Yurdu Müdürlükleri ve Tesislerin basınçlı kapların periyodik kontrolleri ve yangın söndürme sistemlerinin periyodik kontrolleri işi., ENERJİ GRUP TEKNİK MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 319.800,92 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1249107, Anamur Yurt Müdürlüğünde memur odası ve nöbetçi memur odası tavanlarında su alan kısımların onarımı, nöbetçi odası ve toplantı odalarının alçıpan duvar ile bölünmesi ve boyanması işleri ., SELMAN MUTLAY İLE 129.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1247630, Limonluk Yurdu doğalgaz kazanları tamiri, vana değişimi ve yumuşatma sistemi kurulumu işi, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 955.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BEDEL İLE SÖZLEŞME İMZALAMIŞLAR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakımın içinde KDV yok. İş bitimi fatura kesiminde birde KDV eklenecek. </strong>Rakam daha da büyüyecek. <strong>Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</strong> Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 10 lira ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 2 liraya gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve pazarlık olduğu için yapılan indirime… Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa bu rakamlar çok düşer… Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em> </strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-abd-abnin-kumbarasi-degil-26067f5b5e1a1-b3e5-41be-90c5-0c77154bfbb92026-07-25T08:34:00+03:00HABER MERKEZİ Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil

Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı&nbsp;<strong>Donald Trump</strong>, Avrupa Birliği'nin (AB) Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik para cezalarına sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği yine bildiğini yapıyor ve her zamanki gibi&nbsp;<strong>BÜYÜK Amerikan şirketlerini</strong>&nbsp;doğrudan hedef alıyor! Apple'a hiçbir gerekçe olmaksızın&nbsp;<strong>15 milyar dolar</strong>, Meta'ya&nbsp;<strong>3 milyar dolar</strong>, Amazon'a&nbsp;<strong>2,5 milyar dolar</strong>&nbsp;ve daha birçok şirkete ceza kestikten sonra, şimdi de gerçekten ileri düzey ve harika bir şirket olan&nbsp;<strong>Google'a</strong>&nbsp;hiçbir açıklama yapılmadan&nbsp;<strong>1 milyar dolarlık</strong>&nbsp;yeni bir ceza verildiğini öğrendik. Böylece Google'a AB tarafından kesilen toplam cezaların tutarı&nbsp;<strong>18 milyar doların üzerine</strong>&nbsp;çıktı!<br />Bu&nbsp;<strong>yasa dışı ve son derece ayrımcı</strong>&nbsp;uygulama,&nbsp;<strong>Uykucu Joe Biden</strong>&nbsp;yönetiminin ilk yılında bu seviyelere ulaştı. Ancak bu durum&nbsp;<strong>Trump yönetimi</strong>&nbsp;döneminde devam etmeyecek.<br /><strong>Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa'nın "KUMBARASI" değildir ve buna izin vermeyeceğiz!</strong><br />Bu açıklama, Amerikan şirketlerini ve dolayısıyla Amerikan vergi mükelleflerini&nbsp;<strong>"SOYMA"</strong>&nbsp;uygulamasına karşı derhal&nbsp;<strong>301. Madde soruşturması</strong>&nbsp;başlatacağımızın ilanı olarak kabul edilsin.<br />Avrupa Birliği, kendilerini defalarca uyardığım bu&nbsp;<strong>yasa dışı ve son derece etik dışı</strong>&nbsp;davranışın bedelini çok ağır ödeyecek. Kesilen cezalar tamamen geri alınacak ve mümkün olan en kısa sürede kendilerine&nbsp;<strong>önemli ölçüde GÜMRÜK TARİFESİ</strong>&nbsp;uygulanmasını bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AB Komisyonu</strong>,&nbsp;<strong>23 Temmuz'da</strong>&nbsp;Google'ın&nbsp;<strong>Dijital Piyasalar Yasası'nı iki farklı alanda ihlal ettiği</strong>&nbsp;gerekçesiyle şirkete&nbsp;<strong>toplam 890 milyon avro para cezası</strong>&nbsp;vermişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/trump-abd-abnin-kumbarasi-degil-1107533657.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/banglades-cumhurbaskani-muhammed-sahabuddin-saglik-sorunlarini-gerekce-gostererek-istifa-etti-260662d4f7ec4-a652-4dd1-b256-98a40e88a6952026-07-25T07:30:00+03:00HABER MERKEZİ Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti

Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bazı kaynaklar, istifa mektubunun cumhurbaşkanlığı yetkilileri tarafından parlamentoya iletildiğini bildirdi.<br />Daily Star gazetesinin haberine göre, Muhammed Şahabuddin görevinden ayrıldığını açıkladı. Şahabuddin, gazeteye yaptığı açıklamada, "Şu anda farklı sağlık sorunlarından müzdaribim. Bunun dışında diyecek bir şeyim yok" ifadelerini kullandı.<br />Bazı kaynaklar ise cumhurbaşkanlığı yetkililerinin Şahabuddin'in istifa mektubunu parlamentoya teslim ettiğini aktardı.<br />Hasina iddialarının ardından geldi<br />Şahabuddin'in istifası, mayıs ayında Londra ziyareti sırasında daha önce ülkeden ayrılan eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid ile telefon görüşmesi yaptığı yönündeki iddiaların ardından geldi.<br />Eski bir yargıç olan Muhammed Şahabuddin, Nisan 2023'te Bangladeş Cumhurbaşkanı olarak yemin ederek görevine başlamıştı.<br />Eski Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina Vecid, hakkında verilen idam kararına rağmen ülkesine döneceğini ve mahkeme önüne çıkacağını açıklamıştı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/banglades-cumhurbaskani-muhammed-sahabuddin-saglik-sorunlarini-gerekce-gostererek-istifa-etti-1107524903.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-24-temmuz-basin-bayrami-hakkinda-2606594fd6905-a922-4ba1-bd2c-2ec919c13f212026-07-24T14:11:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bilindiği üzere 24 Temmuz 1908 tarihi basından sansürün kaldırıldığı tarihtir. Bu tarihte gazeteler ilk kez sansürsüz olarak yayınlanmaya başlamıştır. Günümüzde ise artık basın, çağdaş ve demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak gerçek yaşama baktığımız zaman Gazeteciler yazdıkları ve söyledikleri nedeniyle halen ağır cezalar almakta ve hapishanelerde çile doldurmaktadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın özgürlüğü çok büyük tartışma meselesidir. 2025 itibarıyla 180 ülke arasında 159. sıraya düştük. Basın özgürlüğü, haber, fikir ve düşüncelerin gazete, dergi, televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçlarıyla sansürsüz ve baskı altında kalmadan serbestçe toplanabilmesi, yorumlanabilmesi ve halka dağıtılabilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokratik bir toplumda basın, bireylerin olayları ve gerçekleri öğrenme, tartışma ve denetim mekanizması oluşturma hakkının en büyük aracıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basının "gerçekleri yansıtma" ve "toplumu aydınlatma" görevi vardır. Temel amacı, halkın tarafsız bilgiye ulaşmasını sağlamak ve kamuoyunu aydınlatmak olan BASIN mensupları, yazdıkları ve çizdikleri nedeniyle ağır cezalar ile karşı karşıya kalmaktadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günü barışla, sevgi ile huzur ile mutluluk ile aç kalmadan, işsiz kalmadan kutlayabilmek meslekte saygınlığı arttırmak için bu satırları yazıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü (Basın Bayramı), basın tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olsa da günümüzde basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı mesleki, hukuki ve ekonomik sorunlar nedeniyle maalesef kutlamadan ziyade bir değerlendirme ve mücadele günü olarak anılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin sansür, baskı, soruşturma, işsizlik ve güvencesizlik kaygısı duymadan görevlerini yapabilmeleri ve mesleki saygınlığın yeniden tesis edilebilmesi için çok boyutlu adımların atılması gerekmektedir. Öncelikle&nbsp;<strong>Hukuki Güvence ve Yargı Bağımsızlığının Sağlanması lazım. Bu itibarla İfade Özgürlüğünün Anayasal Güvenceye Alınması,</strong>&nbsp;Gazetecilerin haberleri, eleştirileri veya köşe yazıları nedeniyle yargılanmasının önüne geçilmelidir. Eleştiri ile suç övme/hakaret arasındaki sınırların evrensel hukuk ilkelerine göre belirlenmesi gerekir.&nbsp;<strong>Ayrıca Tutuksuz Yargılama Esası,</strong>&nbsp;Gazetecilerin düşünce ve ifadelerinden dolayı cezaevinde tutuklu yargılanması uygulamasına son verilmeli, ifade özgürlüğü üzerindeki yargısal baskı kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan Basın Yasasının Reformu,</strong>&nbsp;Basın Kanunu ve internet haberciliği ile ilgili mevzuat, uluslararası basın özgürlüğü standartlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ilkelerine uyumlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan,&nbsp;<strong>Ekonomik Bağımsızlık ve İş Güvencesi çok önemlidir. Sendikalaşma ve Örgütlenme Hakkı,&nbsp;</strong>&nbsp;Basın çalışanlarının sendikal hakları garanti altına alınmalı, toplu iş sözleşmesi hakları etkinleştirilmelidir. Düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz çalıştırmaya (telifli veya kayıtsız çalışma) karşı yasal denetimler artırılmalıdır. Bir başka can alıcı husus&nbsp;<strong>İlan ve Reklam Dağıtımında Adalettir.</strong>&nbsp;Basın İlan Kurumu (BİK) ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) gibi düzenleyici kurumların ceza ve ilan kesme yetkilerini tarafsız, objektif ve şeffaf kriterlerle kullanması sağlanmalıdır. Ekonomik ambargoların bir sansür aracı olarak kullanılması engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka mesele ise,&nbsp;<strong>Etik ve Mesleki Standartların Güçlendirilmesidir. Tarafsızlık ve Doğruluk,&nbsp;</strong>Gazeteciliğin temel ilkesi olan halkın doğru haber alma hakkı her türlü siyasi ve ticari çıkarın üzerinde tutulmalıdır. Tık odaklı (clickbait) habercilik ve manipülatif içerik yerine nitelikli, araştırmacı gazetecilik desteklenmelidir. Yine&nbsp;<strong>Özdenetim Mekanizmaları harekete hızla geçmeli,&nbsp;</strong>&nbsp;Medya kuruluşları ve gazeteci örgütleri, meslek ilkelerini ihlal eden tutumlara karşı kendi özdenetim mekanizmalarını (Basın Konseyi, Ombudsmanlık vb.) daha etkin çalıştırmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüz ortamında&nbsp;<strong>Dijital Medyada Hakların Korunması meselesi de çok büyük önem arz etmektedir. &nbsp;İnternet Gazeteciliği Standardı,&nbsp;</strong>Geleneksel medyanın yanında dijital yayıncılık yapan basın mensuplarının da sarı basın kartı, özlük hakları ve telif hakları gibi konularda eşit imkânlara sahip olması sağlanmalıdır.&nbsp;<strong>Erişim Engellerine Karşı Güvence,</strong>&nbsp;Kamuyu ilgilendiren haberlere getirilen toptan erişim engelleri veya içerik çıkarma kararları kısıtlanmalı, sansür mekanizmalarına dönüştürülmesi önlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan,&nbsp;<strong>Dayanışma ve Meslek Örgütlerinin Rolü önemlidir.&nbsp;</strong>Gazeteciler cemiyetleri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları parti ve ideoloji üstü bir duruş sergileyerek gazetecilerin haklarını ortak bir sesle savunmalıdır. Hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası düzeyde dayanışma ağları güçlü tutulmalıdır. Basının "dördüncü kuvvet" olarak işlevini yerine getirebildiği, gazetecilerin işsizlik veya hapis korkusu yaşamadığı bir ortam; sadece gazeteciler için değil, şeffaf, hesap verebilir ve demokratik bir toplumun inşası için de en temel şarttır. Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin hakları konusunda yaşanan gerileme, sadece tıkandığımızı hissettirmekle kalmıyor; toplumun doğru bilgiye ulaşma, nefes alma ve sesini duyurma imkânlarını da her geçen gün daraltıyor. Sorunun bu kadar derinleştiği bir noktada "Peki biz ne yapabiliriz?" sorusu biz toplum için kritik bir eşiktir. Çünkü bu süreç sadece gazetecilerin değil, doğrudan&nbsp;<strong>yurttaşların ve toplumun tamamının</strong>&nbsp;mücadelesidir. Değişim ve mesleki saygınlığı geri kazanmak için hem bireysel hem toplumsal düzeyde atılabilecek somut adımlar var. Bağımsız ve Nitelikli Medyayı Desteklemek (Okur/İzleyici Gücü), Burada&nbsp;<strong>Finansal Destek çok önemli.&nbsp;</strong>Gelirini reklam baskısından ya da siyasi iktidarlardan almayan bağımsız medya mecralarına (abonelik, fonlama, Patreon vb. sistemlerle) mikro destekler vermek.&nbsp;<strong>Tık Tuzağına Düşmemek,&nbsp;</strong>&nbsp;Yalan, abartılı, sırf etkileşim odaklı (clickbait) habercilik yapan kanalları ve siteleri takip etmeyip, araştırmacı ve doğruluk payı yüksek mecraları tercih ederek "iyi haberciliği" talep etmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunları yaparken, Bilgi Kirliliği ve Dezenformasyonla Mücadele Etmek önemlidir.&nbsp;<strong>Teyit Alışkanlığı Edinmek,</strong>&nbsp;Teyit.org, Doğruluk Payı gibi bağımsız teyit platformlarını etkin kullanmak; doğrulanmamış bilgiyi sosyal medyada yaymayarak manipülasyonların ve algı operasyonlarının parçası olmamak,&nbsp;<strong>Medya Okuryazarlığını Artırmak,</strong>&nbsp;Haberin dilini, kaynağını ve amacını sorgulayan bir okur bilinci geliştirmek ve bu bilinci çevremize yaymak gerikir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekrar ediyorum, Gazetecilerle ve Meslek Örgütleriyle Dayanışma çok önemlidir.&nbsp;<strong>Hukuki ve Manevi Destek önemli.</strong>&nbsp;Yargılanan, tehdit edilen veya haksızlığa uğrayan gazetecilerin davalarını, raporlarını ve seslerini duyurmalarına kamuoyu desteği sağlamak çok çok önemlidir.&nbsp;<strong>Örgütlü Mücadeleyi Güçlendirmek lazım.&nbsp;</strong>Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş gibi meslek örgütlerinin raporlarını takip etmek, bu kurumların ifade özgürlüğü kampanyalarına ses vermek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Demokratik Hakları ve İfade Özgürlüğünü Savunmak, &nbsp;<strong>Sandıkta ve Kamuoyunda Talep Etmek,</strong>&nbsp;Basın özgürlüğünü, yargı bağımsızlığını ve anayasal hakları siyasi tercihlerimizin ve taleplerimizin merkezine koymak, Özgür basının olmadığı bir ülkede ekonominin de adalet sisteminin de iyileşemeyeceğini unutmamak, İnsan hakları ve basın özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına katılmak veya çalışmalarına destek olmak gerekir..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;Sansürün ve baskının panzehiri, toplumun "doğru haber alma hakkına" sahip çıkmasıdır. Basın tek başına bu yükü taşıyamaz; okur ve toplum arkasında durduğu sürece bağımsız gazetecilik yaşayabilir ve hak ettiği saygınlığı yeniden kazanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/karadagdan-abye-cagri-yeni-uyeler-icin-hukukun-ustunlugu-kriterleri-nesnel-olcutlere-dayanmali-2606343f1dfc8-b090-4bf6-a1ae-5811145a80462026-07-24T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı

Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Karadağ, gelecekte Avrupa Birliği'ne (AB) katılacak ülkelerde hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlarda yaşanabilecek gerilemeleri önlemeye yönelik yeni güvenceleri, sistematik ihlallerin "nesnel kriterlerle" değerlendirilmesi şartıyla desteklediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ'ın AB Daimi Temsilcisi Petar Markovic, Euronews'e yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım sürecinde en ileri aşamadaki aday ülke olduğunu ve 2028'de AB'nin 28'inci üyesi olmayı hedeflediğini belirtti. Ancak Markovic, genişleme sürecine ilişkin önerilen yeni reformların bu hedefi karmaşık hale getirebileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB'nin altı kurucu üyesinden beşi, Macaristan Başbakanı Viktor Orban döneminde yaşanan gelişmelerden çıkarılan dersler doğrultusunda, üyelik sonrasında demokratik gerilemelere karşı daha güçlü güvence mekanizmaları oluşturulmasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Markovic, Karadağ'ın daha sıkı güvenceleri desteklediğini belirterek, Avrupa Komisyonu'nun düzenli değerlendirmelerine göre ülkesinin hukukun üstünlüğü alanındaki reformlarda bazı mevcut AB üyelerinden daha iyi performans gösterdiğini ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK;:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/24/karadagdan-abye-cagri-yeni-uyeler-icin-hukukun-ustunlugu-kriterleri-nesnel-olcutlere-dayan</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-basbakani-merz-kabineyi-yeniden-sekillendiriyor-26062ea4e81e9-af3d-455d-80f2-d80c387e14c02026-07-24T12:45:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor

Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Genel Başkanı ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, hükümette geniş kapsamlı bir değişiklik yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce "taşıyıcı annelik skandalı" üzerine görevinden istifa eden Birlik Partileri (CDU/CSU) Parlamento Grup Başkanı Jens Spahn'ın yerine Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı Thorsten Frei'ın geçeceğini açıklayan Merz, Frei'dan boşalan koltuğa da Sağlık Bakanı Nina Warken'in oturacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in açıklamalarına göre, Almanya'nın yeni Sağlık Bakanı ise CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Merz ayrıca, Almanya Dijital Dönüşüm ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı'nda müsteşar olarak görev yapan 33 yaşındaki Philipp Amthor'un, Başbakanlık bünyesindeki Federal-Eyalet Yönetimleri İş Birliği Müsteşarı Michael Meister'in halefi olacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada, haber portalı Spiegel'e göre Almanya Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder de görevden alınacak, ancak Merz açıklamasında bu iddiaya ilişkin herhangi bir bilgi vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni CDU Genel Sekreteri açıklanmadı<br />Başbakan Merz, geçen Pazar günü ZDF televizyonuna verdiği röportajda, hükümet içinde kapsamlı bir değişiklik olabileceğini ifade ederek "Federal hükümetin yapılanması hakkında düşünmek için bir fırsat olabilir" demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı koltuğuna oturan Linnemann'ın yerine CDU Genel Sekreteri olarak kimin atanacağı ise henüz belirsiz. Hükümete yakın kaynaklar, federal hükümet içinde şu ana dek duyurulanın ötesinde de değişikliklerin gündemde olduğunu aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabinenin "başarılı" bakanlarından Warken<br />Friedrich Merz, Sağlık Bakanı Warken'i Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı yaparak, sağlık sigortası tasarruf paketiyle önemli bir reformu hayata geçiren ismi yanına alıyor. Net çizgisi ve uygulama gücüyle tanınan Warken, Başbakanlık'ta, Müsteşar Amthor ile birlikte koalisyon çalışmalarını ve eyaletlerle iş birliğini koordine edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDU içinde Merz'e en aykın isimlerden olan Linnemann'ın, son seçimlerden sonra hükümet içinde kurulması planlanan ekonomi, çalışma ve sosyal işlerden sorumlu bir süper bakanlığın başına geçmesi bekleniyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu bakanlığın kurulmamasının ardından parti içindeki görevini devam ettirme kararı alan Linnemann, Sağlık Bakanı olarak bundan böyle, tam ortasında devraldığı reform sürecinin devamından sorumlu olacak.<br />CDU'nun gelecek vadeden yeteneği: Amthor<br />Henüz 33 yaşında olmasına rağmen dokuz yıldır federal parlamentoda milletvekili olarak görev yapan ve siyasette oldukça deneyimli olan Philipp Amthor, pek çok kişi tarafından CDU'nun en yetenekli genç politikacılarından biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amthor, Dijital Dönüşüm ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı'ndaki müsteşarlık görevinde, son dönemde özellikle bürokratik engellerin azaltılmasıyla ilgilendi. Merz, Mesiter'in yerine Amthor'u getirerek federal hükümetle daha iyi iş birliği isteyen eyaletlerin memnuniyetsizliğini dikkate aldığını göstermiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabine değişikliğini Spahn tetikledi<br />Hükümet içinde zincirleme şekilde yaşanan değişiklikler, Birlik Partileri Parlamento Grup Başkanı Jens Spahn'ın görevinden istifa etmesiyle tetiklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spahn, ABD'de taşıyıcı anne yardımıyla çocuk sahibi olduğunu kamuoyuna duyurmuş; Almanya'da yasak olan, üstelik kendi partisinin açıkça karşı çıktığı bu yöntemle çocuk sahibi olması tepki çekmişti. Spahn tepkiler üzerine geçen Cumartesi istifa etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-merz-kabineyi-yeniden-%C5%9Fekillendiriyor/a-78096520</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ayasofyanin-ibadete-acilisi-26064399c4085-fb83-4c9e-9460-7f12e6c52d542026-07-24T12:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">24 Temmuz günü 6 yıl önce ibadete açılan Ayasofya halen tartışma konusu. İçte ve dışta bu işi karalamaya çalışanlar ve devletimiz ile ülkemizin aleyhine kullanmaya çalışanlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi</strong>, sadece bir mimari harika değil; aynı zamanda milletimizin tarihine, inancına ve egemenlik haklarına kazınmış en güçlü sembollerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz 2020’de kılınan Cuma namazıyla birlikte 86 yıllık bir aradan sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle milletimize ve İslam âlemine bıraktığı en büyük emanettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak zaman zaman içte ve dışta bu tarihi adımı karalamaya, ülkemizin egemenlik haklarını tartışmaya açmaya çalışan odaklarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hakikatin sesini yükseltmek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek büyük önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya, 1453 yılında İstanbul’un fethiyle birlikte kılıç hakkı olarak camiye dönüştürülmüştür. Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’yı kıyamete kadar cami olarak kalması kaydıyla vakfetmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli Egemenlik:</strong>&nbsp;Bir devletin kendi topraklarındaki tarihi ve dini yapılar üzerinde tasarrufta bulunması, doğrudan o devletin&nbsp;<strong>egemenlik hakkıdır</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Hukuk:</strong>&nbsp;Ayasofya’nın statüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin iç hukukunu ve egemenlik yetkisini ilgilendiren bir konudur. Türkiye, uluslararası yükümlülüklerine bağlı kalarak bu kararı kendi bağımsız iradesiyle almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya’nın ibadete açılması, onun insanlığın ortak kültürel mirası olma vasfını ortadan kaldırmamış; aksine koruma standartlarını artırmıştır.</span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><strong>Konu</strong></p></th><th><p><strong>Uygulama ve Gerçekler</strong></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><strong>Ziyaretçi Hakları</strong></p></td><td><p>Ayasofya, din ve ırk ayrımı gözetilmeksizin tüm dünyadan ziyaretçilere açıktır.</p></td></tr><tr><td><p><strong>Tarihi Doku ve Mozaikler</strong></p></td><td><p>Hristiyan mirasına ait mozaikler ve sanat eserleri özenle korunmakta, ibadet saatlerinde dokuya zarar vermeyen yöntemlerle örtülmektedir.</p></td></tr><tr><td><p><strong>Restorasyon Çalışmaları</strong></p></td><td><p>Yapının asırlara meydan okumaya devam etmesi için bilim kurulları eşliğinde kapsamlı restorasyonlar sürdürülmektedir.</p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Ayasofya kararı üzerinden yapılan "medeniyetler çatışması" veya "tarihi mirasa saygısızlık" söylemleri tamamen temelsizdir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihte Hoşgörü:</strong>&nbsp;Osmanlı Devleti asırlar boyunca Ayasofya’yı ihya etmiş, Mimar Sinan’ın minareleri ve destek payandaları olmasaydı yapı günümüze ulaşamayacak derecede yıpranmış olacaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hoşgörü İklimi:</strong>&nbsp;Türkiye, çatısı altında farklı inançların ibadethanelerini koruyan ve ihya eden bir gelenekten gelir. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması da bu köklü geçmişin bir tezahürüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya’nın ibadete açılması, tarihi bir hakkın teslimi, vakıf hukukunun gereği ve milletimizin iradesinin bir yansımasıdır. Dış baskılara ve karalama çabalarına karşı en güzel yanıt, tarihi gerçekleri savunmak ve bu muazzam mirasa sahip çıkmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cezaevleri-neden-dolup-tasiyor-sevkler-neden-artiyor-26061f31ba72e-14be-400c-a860-b6b77c2f39a22026-07-24T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?

Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gezi Parkı davası hükümlüleri Çiğdem Mater ve Mine Özerden'in İstanbul'dan İzmir'e, İBB davasında tutuklu bulunan dört ismin ise Silivri'den Kandıra'ya gönderilmesi cezaevleri arasındaki sevkleri yeniden gündeme taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nisan 2022'den bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan ve 18'er yıl hapis cezası verilen Mater ile Özerden, İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edildi. Sevkin gerekçesinin açıklanmadığı, aileler ile avukatlara yeterli bilgi verilmediği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silivri'de görülen İBB davasında tutuklu Melih Gecek, Serdal Taşkın, Necati Özkan ve Fatih Keleş de Marmara Cezaevi'nden yeniden Kandıra'ya gönderildi. Avukatları, tutukluların 16 Ağustos'taki duruşma için kısa süre sonra yeniden Silivri'ye getirilecek olmasına tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avukatlar sevklerin aile görüşlerini ve cezaevindeki düzeni bozduğunu, sık cezaevi değişikliğinin yolculuk ve yeniden yerleşme nedeniyle ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın Kandıra'ya sevkine ise cezaevi reviri onay vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son örnekler, sevk kararlarında kapasitenin rolü ile bu kararların mahpusların temel hakları üzerindeki etkisini tartışmaya açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevklerin boyutu bilinmiyor<br />Türkiye'de cezaevleri arasındaki sevklerin sayısını, gerekçelerini ve hangi kurumlar arasında gerçekleştirildiğini düzenli gösteren kamuya açık veri bulunmuyor. Bu nedenle son dönemde sevklerde artış olup olmadığını kesin rakamlarla ortaya koymak mümkün değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Melis Gebeş, buna karşılık son yıllarda ağırlaşan aşırı kalabalıklaşmanın sevkler üzerindeki etkisinin daha görünür hale geldiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapasite baskısı iki yönde işliyor. Mahpuslar yoğunluğu dengelemek amacıyla kendi talepleri dışında başka cezaevlerine gönderilebiliyor. Buna karşılık ailesine, avukatına ya da tedavisini sürdürdüğü sağlık kuruluşuna daha yakın bir cezaevine nakledilmek isteyenlerin talepleri, kapasite veya uygun yer bulunmaması gerekçesiyle reddedilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece aşırı kalabalıklaşma hem zorunlu sevklerin hem de talep edilen sevklerin karşılanamamasının önemli nedenlerinden biri hâline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, temel sorunun yalnızca kapasite olmadığını, sevk kararlarının gerekçelerinin her zaman açık biçimde ortaya konulmadığını söylüyor. Aile bağları, avukata erişim, sağlık durumu ve devam eden tedavi üzerindeki etkilerin de yeterince değerlendirilmediğini belirtiyor</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kapasiteyi dengeleme ihtiyacı, sevk kararlarında tek başına belirleyici bir gerekçeye dönüşmemeli."</span></p><p><span style="font-size:18px">Her sevkte işlemin neden gerekli olduğu, neden belirli bir cezaevinin seçildiği ve mahpusun haklarını daha az sınırlayacak bir alternatif bulunup bulunmadığının somut biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gebeş, aksi durumda aile hayatına saygı, savunma ve sağlık haklarının gereksiz ve orantısız biçimde sınırlandırılabildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde kapasite 123 bin kişi aşıldı<br />CİSST'in Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye'deki 402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 278 kişi. Buna karşılık cezaevlerinde 427 bin 525 mahpus tutuluyor. Mahpus sayısı resmi kapasiteyi 123 bin 247 kişi, başka bir ifadeyle yaklaşık yüzde 40 aşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahpusların 307 bin 637'si kapalı, 119 bin 888'i açık cezaevlerinde bulunuyor. Toplam nüfusun 363 bin 620'sini hükümlüler, 63 bin 905'ini ise tutuklular oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde ayrıca 14 bin 276 yabancı, 476 engelli ve 6 bin 195 ileri yaşta mahpus bulunuyor. Toplam 20 bin 803 kadın mahpusun yanında 0-6 yaş arasında 883 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Avrupa'da ilk sırada<br />Avrupa Konseyi ile Lozan Üniversitesi tarafından hazırlanan SPACE I 2025 raporu da Türkiye'deki cezaevi nüfusunun Avrupa ölçeğindeki görünümünü ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Ocak 2025 itibarıyla Türkiye, her 100 bin kişiye düşen 458,1 mahpusla Avrupa Konseyi ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Avrupa ortalaması ise 127.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de 2015 yılında her 100 bin kişiye 223,3 mahpus düşerken bu sayı 2025'te 458,1'e yükseliyor. Böylece hapsedilme oranı son on yılda yüzde 105'in üzerinde artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre Türkiye'de her 100 kişilik resmi kapasiteye 130,9 mahpus düşüyor. Avrupa ortalaması ise 86. SPACE metodolojisinde yüzde 110'un üzerindeki oranlar ciddi aşırı kalabalık olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin rapora sunduğu açıklamada kapasite aşımının ek yatak ve ranzalarla yönetildiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ayrıca cezaevlerine giriş sayısında da Avrupa'nın ilk sırasında yer alıyor. Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında cezaevlerine 457 bin 175 kişi girdi, aynı dönemde 345 bin 89 kişi tahliye edildi. Personel başına düşen mahpus sayısında da Türkiye 4,6 ile Avrupa ortalaması olan 1,7'nin oldukça üzerinde bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapasite sorunu Meclis gündeminde<br />Cezaevlerindeki kapasite sorunu, son aylarda TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde de farklı muhalefet partileri tarafından gündeme getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">16 Temmuz 2026'da 10'uncu Yargı Paketi'nin görüşmeleri sırasında Yeni Yol Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, cezaevlerindeki aşırı doluluğun yalnızca idari bir sorun olmadığını, insan onurunu da ilgilendirdiğini söyledi. Pakette yer alan infaz düzenlemelerinin infazdaki eşitsizliklere, hasta mahpusların durumuna, uzun tutukluluk uygulamalarına ve makul süreyi aşan yargılamalara kalıcı çözüm getirmediğini savundu.<br />Daha önce CHP adına söz alan Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de cezaevlerindeki aşırı doluluğun insan onuruyla bağdaşmayan koşullar yarattığını belirterek kapasite sorununun çözülmesi çağrısında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevk aile, savunma ve sağlık haklarını etkiliyor<br />Melis Gebeş, ”Sevk, bir mahpusun yalnızca bulunduğu hapishanenin değişmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda kurduğu sınırlı sosyal çevrenin, aile ve avukat ilişkilerinin, sağlık hizmetlerine erişim düzeninin ve hapishane içerisindeki günlük yaşamının önemli ölçüde yeniden şekillenmesi demek” diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahpus yüzlerce kilometre uzağa gönderildiğinde yol ve konaklama giderleri nedeniyle aile görüşleri seyrekleşebiliyor, bazı durumlarda ise fiilen imkansız hâle geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, bu durumun özellikle maddi imkanları sınırlı aileleri, yaşlı veya engelli yakınları bulunan mahpusları ve çocuklarıyla düzenli ilişki kurmaya çalışan ebeveynleri daha ağır etkilediğini belirtiyor. Anayasa Mahkemesinin de kamu makamlarına mahpusların aile bağlarını koruyacak tedbirleri alma yükümlülüğü yüklediğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir ile sevk, yüz yüze avukat görüşmelerini güçleştirirken savunmaya erişimi ve dosya takibini de zorlaştırıyor. Devam eden davalarda belge paylaşımı ve düzenli görüşmeler aksayabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevkler sağlık hizmetlerine erişim açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Devam eden tedaviler kesintiye uğrayabiliyor, sağlık kayıtları ve ilaç bilgilerinin aktarılmasında gecikmeler yaşanabiliyor, yeni hastanelerden yeniden randevu alınması gerekebiliyor. Gebeş, bu kesintilerin özellikle kronik hastalığı, engeli veya düzenli tedavi ihtiyacı bulunan mahpuslar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevinde oda düzenine, kantin sistemine, telefon ve görüş günlerine, güvenlik uygulamalarına yeniden uyum sağlamak gerekiyor. Bu süreç özellikle kısa aralıklarla yapılan sevklerde mahpuslar açısından ek belirsizlik yaratabiliyor. Eşyaların, kişisel hesaptaki paranın, mektup ve kitapların aktarılmasında da gecikmeler yaşanabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş bu nedenle sevklerin yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini, hak kayıplarını azaltacak tedbirlerin sevkten önce ve sonra etkili biçimde uygulanması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı kalabalık bütün sistemi zorluyor<br />"Hapishanelerde aşırı kalabalıklaşma yalnızca yatacak yer bulunamaması meselesi değildir. Sağlık hizmetlerinden hijyene, mahremiyetten güvenliğe, sosyal faaliyetlerden personelin çalışma koşullarına kadar hapishanedeki bütün alanları etkileyen yapısal bir sorundur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, kapasitenin aşıldığı cezaevlerinde mahpusların yerde veya dönüşümlü yatabildiğini, temel eşyaları ortak kullanmak zorunda kaldığını belirtiyor. Kalabalık kişisel yaşam alanını daraltırken havalandırma, ısınma, temizlik, tuvalet ve banyoya erişimi zorlaştırıyor. Bulaşıcı hastalık riski, gürültü, uykusuzluk ve kişiler arasındaki gerilim de artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi, çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yaşam alanını, insan onuruna uygun tutulma koşullarının değerlendirilmesinde temel ölçütlerden biri olarak kabul ediyor.<br />Mahpus sayısı artarken doktor, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, infaz ve koruma memuru, araç ve jandarma kapasitesi aynı oranda artmadığında muayene, tedavi ve hastane sevkleri gecikiyor. Eğitim, spor, atölye ve sosyal faaliyetlerden yararlanabilen kişi sayısı azalıyor. Gebeş, aşırı kalabalıklaşmanın mevcut hak sorunlarını derinleştirdiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevleri neden yetmiyor?<br />Gebeş'e göre sorunun temel nedeni, mahpus nüfusunun yeni oluşturulan kapasiteden daha hızlı artması. Ceza infaz sistemine giren kişi sayısı ve insanların cezaevinde kalma süreleri arttığı için yeni açılan cezaevleri kısa sürede doluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tablonun arkasında tutuklamaya istisnai bir tedbir yerine daha yaygın başvurulması, kısa süreli hapis cezalarına alternatif yaptırımların yeterince kullanılmaması, infaz sürelerini uzatan düzenlemeler ile koşullu salıverme ve denetimli serbestlik uygulamalarındaki değişiklikler bulunuyor. Uzun yargılama süreçleri ile sağlık durumu veya ileri yaşı nedeniyle infazı ertelenebilecek bazı kişilerin cezaevinde tutulmaya devam etmesi de tabloyu ağırlaştırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevleri aynı zamanda daha fazla personel, sağlık, ulaşım ve kamu hizmeti kapasitesi gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kapasiteyi artırmaya dayalı yaklaşım, aşırı kalabalıklaşmayı ortadan kaldırmak yerine çoğu zaman mevcut sistemi büyüten bir döngü yaratıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş'e göre özgürlükten yoksun bırakmaya hangi koşullarda başvurulduğu ve insanların sistemde ne kadar kaldığı değişmedikçe yeni cezaevleri kalıcı çözüm sağlamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kalıcı çözüm ne?<br />Gebeş, yeni cezaevlerinin çok ağır fiziksel koşulların bulunduğu bazı yerlerde geçici rahatlama sağlayabileceğini ancak kalıcı çözümün ceza ve infaz politikalarının insan hakları standartları doğrultusunda yeniden ele alınması olduğunu söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklamanın gerçekten istisnai uygulanması, somut kaçma veya delil karartma riski bulunmadığında adli kontrol gibi daha hafif tedbirlere öncelik verilmesi gerektiğini söylüyor. Tutukluluğun devamına ilişkin kararların kalıp ifadelerle değil, kişinin koşulları değerlendirilerek gerekçelendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağır hasta, engelli ve ileri yaştaki mahpusların durumlarının bağımsız ve düzenli değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gebeş, cezaevinde yaşamını tek başına sürdüremeyen veya tedavisi cezaevi koşullarında sağlanamayan kişilerin cezalarının ertelenmesini ya da alternatif yöntemlerle infazını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş ayrıca sevklerin, cezaevlerindeki doluluk oranlarının ve mahpus başına düşen yaşam alanının düzenli olarak kamuoyuna açıklanmasını istiyor. Sevk kararlarında aileye ve avukata yakınlığın, sağlık hizmetlerinin devamlılığının ve mahpusun kişisel koşullarının dikkate alınması gerektiğini, uzak bir cezaevine sevkin ise son çare olması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Temel hedef daha fazla hapishane inşa etmek değil, hapishaneye giren kişi sayısını ve hapishanede geçirilen süreyi azaltmak olmalıdır."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/cezaevleri-neden-dolup-ta%C5%9F%C4%B1yor-sevkler-neden-art%C4%B1yor/a-78087728</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-parti-kuruldu-meclis-aritmetigi-nasil-degisti-260605c2b9ca1-4154-4b3f-9003-64aee93b0c2a2026-07-24T11:36:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?

Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>GÜLSEREN SOLAKER</strong><br />Mutlak butlan kararı ile CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel ve ona destek veren 91 milletvekili CHP'den istifa ederek Yeni Parti'yi resmen kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti'nin kuruluş evrakları ve dilekçesi bugün aynı anda hem İçişleri Bakanlığına hem de TBMM Başkanlığına sunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin Kurucular Kurulu'nda Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel'in evrakları imzaladığı görüntüler basına dağıtılırken burada "Vatana, millete, partimize, hepimize hayırlı olsun" dediği öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada sürecin bugüne yetiştirilebilmesi için dün gece yarısına kadar imza ve evrak işleri devam etti. Bir milletvekilinin yüzlerce sayfadan oluşan kuruluş belgelerini imzalaması yaklaşık 50 dakika sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilleri istifa etmelerinin ardından sosyal medya hesaplarından CHP logolarını kaldırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti için hangi semboller seçildi?<br />Yeni partinin kuruluş dilekçesinin verildiği gün olarak Türkiye'nin "tapu senedi" olarak görülen Lozan Anlaşması'nın imza tarihi 24 Temmuz seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna ek olarak bugün Özel ve parti kurucuları cuma namazı için Hacı Bayram Camisine gidecek. Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920 yılında TBMM'nin açılışı öncesinde aynı camide cuma namazı kılmış ve Meclise gitmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cuma namazının ardından Anadolu Kulübü'nde yapılacak toplantıda Özgür Özel, Yeni Parti'nin genel başkanı seçilecek. Partinin TBMM Grup Başkanvekilleri ve yöneticileri de bu toplantıda belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu Kulübü 1926'da Atatürk'ün talimatıyla kurulmuş ve İsmet İnönü kulübün ilk başkanı olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis aritmetiği nasıl değişiyor?<br />Yeni Parti mevcut siyasi dengelerin yanı sıra somut olarak TBMM'deki sandalye dağılımını da değiştirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'den 91 milletvekilinin ayrılmasıyla CHP'de 44 milletvekili kalıyor, parti TBMM'de sandalye sayısı açısından ikinci sıradan beşinciliğe geriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CHP'de kalan 44 milletvekilinin bir kısmı da butlan kararı ile göreve getirilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı olarak biliniyor, bu nedenle parti içinde bir bütünlük bulunmuyor.<br />Bu isimlerden bazıları Özel'e destek veren ancak Yargıtay'ın Ekim ayı başında tedbir kararını kaldırması durumunda partiyi yeniden devralmak üzere "CHP'de bekleyen" isimler.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'de kalan bazı isimler ise Kılıçdaroğlu'na eleştirel yaklaşan ya da onun ardından genel başkan olmak isteyenler olarak biliniyor. Bu süreçte Kılıçdaroğlu'na tam destek veren milletvekili sayısının 20 civarında olduğu değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti'ye geçen milletvekilleri "Biz toplu olarak Yeni Parti'ye geçtik, geride kalan CHP kendi içinde bölünmüş durumda" yorumunu yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağış ve kurultay süreçleri nasıl olacak?<br />Yeni Parti henüz kuruluş aşamasında olduğu ve hiçbir seçime girmediği için Hazine yardımı alamayacak. CHP'nin kaynaklarından yoksun kalan partinin bir bağış kampanyası başlatması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak iktidarın baskısı düşünülerek bu kampanyanın çok şeffaf şekilde yürütülmesine özen gösterilecek. Siyasi Partiler Yasası'na göre, herhangi bir siyasi partiye bir Türk vatandaşı bir yıl içinde en fazla 634 bin TL bağış yapabiliyor. Bu miktar 2026 yılı için belirlenen rakam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada genel merkez için Ankara'da Mustafa Kemal Mahallesi'nde Gelecek Partisi'nin eski binasının kiralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin kuruluş dilekçesinin verilmesinin ardından örgütlenme çalışmaları da hızla başlayacak. CHP örgütlerinin Yeni Parti'ye geçmesi beklenirken, yasalara göre bu partinin seçime girebilmesi için en az 41 ilde teşkilatlanması ve seçimden en az altı ay önce büyük kongresini yapmış olması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW Türkçe'nin edindiği bilgiye göre partinin hızla kurultaya götürülmesi için çalışmalara başlanacak, bunun yaz aylarında tamamlanması hedefleniyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/yeni-parti-kuruldu-meclis-aritmeti%C4%9Fi-nas%C4%B1l-de%C4%9Fi%C5%9Fti/a-78095508</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/izmit-belediye-baskani-fatma-kaplan-hurriyet-tutuklandi-260599ea7860e-16e5-42b0-ad8d-a3735fc38b722026-07-24T09:32:00+03:00HABER MERKEZİ İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hafta başında "yolsuzluk" iddiasıyla gözaltına alınan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet tutuklandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis Pazartesi günü CHP'li İzmit Belediyesi'ne operasyon düzenlemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, soruşturmanın "ihale usulsüzlüğü" ve "rüşvet" iddiaları kapsamında yürütüldüğü bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, "etkin pişmanlık beyanları ve gizli tanık anlatımları doğrultusunda bazı ihalelerde hukuka aykırı işlemler tespit edildiğini" öne sürmüş; ihaleleri kazanan firmaların "belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu", ayrıca belediye ile iş yapan firmalardan "komisyon adı altında usulsüz para alındığı" iddiasını dile getirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda 31 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmit'in yanı sıra İstanbul, Ankara, Antalya ve Kırıkkale'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İlçe Başkanı da tutuklandı<br />Dün savcılık ifadelerinin ardından Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet'in de aralarında bulunduğu 21 kişi tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme, Başkan Hürriyet dahil 20 kişinin tutuklanmasına hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklananlar arasında CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA / MUK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87zmit-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-fatma-kaplan-h%C3%BCrriyet-tutukland%C4%B1/a-78031610</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-turkiyenin-de-aralarinda-oldugu-60-ulkeye-yeni-gumruk-vergileri-getirdi-2605895a3668a-fc64-4bc1-8d62-a0d1d9fb8ff42026-07-24T08:29:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi

ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen vergiler, Çin, Avrupa Birliği, İngiltere, Kanada, Japonya ve Hindistan dahil olmak üzere ABD'nin önemli ekonomik ortaklarını hedef alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorla işçi çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklamayan ülkelere yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi getirildi. Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vergiler, yılın başlarında uygulamaya konulan ve yabancı mallara uygulanan geçici yüzde 10'luk verginin sona ermesiyle birlikte 24 Temmuz Cuma günü yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl ikinci kez göreve gelmesiyle yeniden alevlenen küresel ticaret savaşındaki son tırmanış oldu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cn0nj2k7xnlo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-23-temmuz-erzurum-kongresi-ve-hatayin-anavatana-baglanmasi-260579614245e-a0f5-4d9d-b115-acdf1c71f0302026-07-23T07:24:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizin bu günlere gelmesinde çok önemli yeri olan Erzurum kongresinin yıl dönümü. Ayrıca Hatay’ın anavatana katılmasının 87 yılı. 23 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlık ve bütünlük yürüyüşünde altın harflerle yazılmış iki dev dönüm noktasını simgeler:&nbsp;<strong>Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919)</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Hatay’ın Anavatan’a Katılışı (23 Temmuz 1939)</strong>. Biri küllerinden doğan bir milletin&nbsp;<em>"Manda ve himaye kabul edilemez!"</em>&nbsp;haykırışı; diğeri ise sabır, diplomasi ve kararlılıkla ilmik ilmik dokunan bir vatan hasretinin vuslatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günümüzün ümidi ve aynası geleceğimizin güveni ve teminatı gençliğe seslenmek isterim: “<strong>Tarihin Çift Mühürlü Günü: 23 Temmuz ve Bir Milletin İrade Beyanı”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, sadece takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı günler vardır ki, bir milletin kaderini sonsuza dek değiştirir. 23 Temmuz da Türk tarihinin göğsünde parıldayan böyle müstesna bir gündür. İki farklı dönemde, aynı kararlılıkla atılan iki tarihi adım, bizlere bağımsızlığın ve vatan toprağının ne denli kutsal olduğunu fısıldar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erzurum Kongresi: Küllerinden Doğan Kararlılık (1919):&nbsp;</strong>Mondros Mütarekesi’nin ardından vatan topraklarının parsellendiği, umutların tükenme noktasına geldiği karanlık günlerde Erzurum, milli kıyamın kalbi oldu. 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi, sadece bölgesel bir arayış değil, tüm dünyaya haykırılan bir bağımsızlık manifestosuydu. Kongrede alınan kararlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel harcını oluşturdu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Manda ve himaye kabul olunamaz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Erzurum’da yükselen bu irade; esareti reddeden, kendi kaderini kendi eline alan bir milletin ilk somut devletleşme adımıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hatay’ın Anavatan’a Katılışı: Bir Siyasi ve Diplomatik Zafer (1939):&nbsp;</strong>Erzurum’da yakılan bağımsızlık meşalesi, tam 20 yıl sonra yine bir 23 Temmuz günü Hatay’da meyvesini verdi. Atatürk’ün&nbsp;<em>"Hatay benim şahsi meselemdir"</em>&nbsp;diyerek hastalığına rağmen amansız bir mücadele yürüttüğü bu davanın sonunda; Hatay Millet Meclisi kendi iradesiyle Anavatan’a katılma kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Temmuz 1939’da Antakya’da Fransız bayrağı indirilerek yerine al bayrağın çekilmesi, Türkiye’nin savaşmadan, akılcı dış politika ve kararlı diplomasiyle kazandığı muazzam bir zaferdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün geçmişi anarken asli görevimiz, o günlerin ruhunu kavramak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Erzurum Kongresi ve Hatay’ın katılımı, gençliğimize üç hayati ilkeyi öğretir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İrade ve Esaret Kabul Etmeme:</strong>&nbsp;Şartlar ne kadar zor olursa olsun, imkânsızlıklar ne kadar büyük görünürse görünsün; millî irade her türlü vesayeti ve bağımlılığı yok edecek güçtedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıl, Sabır ve Diplomasi:</strong>&nbsp;Vatan savunması sadece cephede silahla yapılmaz. Hatay örneğinde olduğu gibi; milli davalarda akıl, hukuk, sabır ve kararlı stratejiler kurmak zaferin anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberlik:</strong>&nbsp;Ne Erzurum’un dağlarında ne de Hatay’ın ovalarında bölünmeye yer vardır. Milli sınırlar, milletin ortak bilinci ve omuz omuza duruşuyla korunur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 23 Temmuz’da; Erzurum’da "Vatan bir bütündür" diyen iradeye de, Hatay’da al bayrağı göndere çeken vuslata da minnettarız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağımsızlığın bedelini kanıyla ve aklıyla ödeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Vatanımıza, bayrağımıza ve bu topraklara emeği geçen tüm geçmişlerimize rahmet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/" tabindex="0">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterenin-yeni-basbakani-burnham-10-yillik-istikrar-planini-acikladi-26055d311ac9e-d531-4118-9d2a-4551254cdaf32026-07-21T15:38:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı

İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham, Downing Street önünde yaptığı ilk konuşmada, yıllardır süren siyasi çalkantıların ardından ülkeye istikrar kazandırma sözü verdi. Burnham ayrıca Ukrayna'ya desteğin süreceğini ve ülke genelindeki haneleri zorlayan hayat pahalılığı krizine karşı mücadele edeceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer'ın yerine geçerek son 10 yılda İngiltere'nin yedinci başbakanı olan Burnham, hükümetinin "umut" ve "ulusal yeniden yapılanma" sağlayarak siyasete duyulan güveni yeniden tesis etmek için çalışacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham, ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak amacıyla 10 yıllık bir yeniden inşa planı hazırlayacağını belirterek, İngiltere'nin onlarca yıldır süren ekonomik ve siyasi gerilemeden çıkabilmesi için bir "dönüm noktasına" ihtiyacı olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral Charles tarafından Keir Starmer'ın yerine hükümeti kurmakla görevlendirildikten kısa süre sonra konuşan Burnham, "İngiltere'nin dünyaya yeniden istikrarını kazanabileceğini göstermesi gerekiyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göreve başlar başlamaz vereceği ilk talimatın ülkedeki evsizliği sona erdirmeye yönelik olacağını söyleyen Burnham, "İlk talimatım, ülkemizde sokakta yaşamayı sona erdirmek olacak," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki İşçi Partisi liderlik yarışlarının aksine Burnham, rakipsiz aday olduğu için televizyon tartışmalarına ya da parti içi toplantılarda programını savunmak zorunda kalmadan Downing Street'e taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, muhaliflerinin Burnham'ın iç politika gündemini ayrıntılı biçimde açıklamaktan kaçındığı ve vaatlerini nasıl finanse edeceğini yeterince anlatmadığı yönündeki eleştirilerini beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan olarak ilk gününde bu eleştirilere yanıt vermeye çalışan Burnham, en kısa sürede evsizliği sona erdirmeyi hedefleyen 340 milyon sterlinlik bir plan açıkladı. Planın; önleyici politikalar, acil barınma imkanları ve uzun vadeli konut desteğini kapsayan hükümetler arası bir stratejiyle yürütüleceği belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ukrayna'ya tam destek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Dış politikaya ilişkin açıklamalarında Burnham, Downing Street'teki lider değişikliğinin Starmer dönemindeki dış politika çizgisinden geri adım anlamına gelmeyeceği konusunda müttefiklere güvence vermeye çalıştı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline değinen Burnham, İngiltere'nin Kiev'e desteğinin "sarsılmaz" ve "kararlı" şekilde süreceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bugün ilerleyen saatlerde Başkan Zelenskiy'e çok açık şekilde söyleyeceğim ki hiçbir değişiklik yok. Kendisinin yüzde 100 yanındayım," diyen Burnham, ABD Başkanı Donald Trump ile de kısa süre içinde görüşmeyi beklediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Burnham'ı tebrik ederek liderlik değişiminin İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayacağını umduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bizi ortaklaştıran zorluklar karşısında, halklarımızın yararı için ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi ve Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklığa yeni bir ivme kazandırmayı umuyorum," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mesaj, Burnham'ın selefinin istifasını takip eden süreçte İngiltere-AB arasında daha yakın iş birliğine yönelik müzakerelerin askıya alınması ve planlanan zirvenin iptal edilmesinin ardından geldi. Yetkililerin yeni hükümetin kurulmasıyla birlikte görüşmelere yeniden başlaması bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Starmer görevden 'başı dik' ayrıldı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer ise pazartesi sabahı Downing Street'ten ayrılırken yaptığı veda konuşmasında, iki yıllık görev süresi boyunca İngiltere'yi "daha iyi bir yer haline getirdiğini" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Politika değişiklikleri, bakan istifaları, düzensiz göç konusundaki kamuoyu kaygılarını giderememesi ve İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Peter Mandelson'ın hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle patlak veren ve siyasi kariyerini sona erdiren skandala rağmen Starmer, "İyi duygularla ayrılıyorum, gülümseyerek ayrılıyorum ve başardığımız her şeyle gurur duyuyorum," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral Charles, Starmer'ın istifasını kabul etmek üzere kendisiyle görüştü. Ardından Burnham saraya giderek hükümeti kurma görevini resmen kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">56 yaşındaki eski Manchester Belediye Başkanı Burnham'ın önümüzdeki saatler ve günlerde kabinesini açıklamaya başlaması bekleniyor. Kabinedeki en büyük belirsizlik ise maliye bakanlığı görevinde yaşanıyor. Mevcut Maliye Bakanı Rachel Reeves görevini sürdürse de, birçok gözlemci Starmer'a yakınlığıyla bilinen Reeves'in görevden alınacak ilk isimlerden biri olacağını öngörüyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/20/ingilterenin-yeni-basbakani-burnham-10-yillik-istikrar-planini-acikladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abnin-rusya-yaptirimlarinda-yunanistan-cikmazi-masadaki-uc-secenek-26052072c44a9-4cac-4e4f-889e-124c1743abb22026-07-21T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek

AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunanistan, 2027'de tamamen yürürlüğe girmesi planlanan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) yasağı nedeniyle Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik son yaptırım paketine engel oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl üzerinde uzlaşılan yaptırım, "Rusya menşeli veya Rusya'dan ihraç edilen" LNG'nin "doğrudan ya da dolaylı olarak satın alınmasını, ithal edilmesini veya taşınmasını" yasaklayacak. Ancak dünyanın en büyük ticaret filosuna sahip Yunanistan, Rus LNG'sinin belirlenen tarihten sonra da taşınabilmesi için düzenlemenin değiştirilmesini istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan en fazla fayda sağlayacak şirketin, sıfırın altındaki sıcaklıklarda deniz taşımacılığı konusunda uzmanlaşan ve Yunan milyarder George Prokopiou'ya ait Dynagas olması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dynagas ve iştiraki, Arktik koşullarına dayanıklı yedi buz kırıcı dahil 11 gemisini Rusya'nın en büyük doğal gaz tesisi Yamal LNG'nin kullanımına tahsis etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan hükümeti ve Dynagas, Rus LNG'sinin taşınmasına getirilecek yasağın Avrupa'nın denizcilik hizmetleri sektörüne zarar vereceğini, istihdam kaybına yol açacağını, yabancı rakipleri güçlendireceğini ve sonuçta Moskova'nın savaş finansmanını zayıflatmakta başarısız olacağını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmazlık sürerken Euronews, çıkmazı aşmak için gündemde olan üç olası seçeneği inceledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 1: Yunanistan geri adım atana kadar baskıyı sürdürmek</span></h2><p><span style="font-size:18px">AB ülkelerinin Yunanistan'a duyduğu rahatsızlık açıkça hissediliyor. Diğer üye ülkeler, ekim ayında oy birliğiyle kabul edilen ve şu anda masada bulunan yaptırım paketiyle ilgisi olmayan bir kararın yeniden tartışmaya açılmak istenmesine tepki gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomatlar, düzenlemenin yeniden müzakereye açılmasının benzer talepleri beraberinde getirecek tehlikeli bir emsal oluşturmasından ve yaptırımları içeriden zayıflatmasından endişe ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LNG yasağını geçen yıl Rusya üzerindeki baskının artırılmasında önemli bir adım olarak nitelendiren Avrupa Komisyonu da geri adım atmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon sözcüsü pazartesi günü, "Yasak yürürlükte ve yürürlükte kalacak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ülkeleri ve Komisyon, Atina geri adım atarak vetosunu kaldırana kadar baskıyı sürdürmek istiyor. Giderek yalnızlaşan bir üye ülkenin, tek başına verdiği mücadelenin sürdürülmeye değmeyeceği sonucuna varması ilk kez yaşanmış olmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, Yunanistan'a geri adım atabileceği bir yol açmak amacıyla Atina'nın savlarını çürütecek bir ekonomik analiz hazırlıyor. Analizle, LNG taşımacılığı yasağının Rusya'nın savaş ekonomisine zarar vereceğinin ortaya konulması amaçlanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 2: Yasağı kısa süreliğine ertelemek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yunanistan itirazını sürdürürse üye ülkeler, geçmişte aşılması mümkün olmayan engeller karşısında yaptıkları gibi bir uzlaşma önermek zorunda kalabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus LNG'sinin ithalatına ve taşınmasına yönelik yasağın 1 Ocak 2027'de tamamen yürürlüğe girmesi planlanıyor. Orta yol olarak ülkeler, ithalat yasağına dokunmadan taşıma yasağını kısa süreliğine erteleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İthalat, Moskova'ya doğrudan gelir sağladığı için yaptırımın temel ayağını oluşturuyor. AB'nin Yamal LNG'den alımları bu yılın ilk yarısında yaklaşık 6 milyar euroya ulaştı. Bu dönemde gerçekleştirilen 136 sevkiyatla taşınan 9,97 milyon ton LNG, rekor olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erteleme, Dynagas'a faaliyetlerini aşamalı olarak sonlandırmaya hazırlanması için daha fazla zaman tanıyabilir. Yunanistan da itibar kaybı yaşamadan vetosunu kaldırarak yeni yaptırım paketini onaylayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu çözüm, uygulamada sorunu yalnızca erteleyecek ve Brüksel kısa süre sonra aynı çıkmazla yeniden karşılaşabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üst düzey bir diplomat, "Yunanistan şu anda pek sempati toplamıyor," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 3: Muafiyet tanımak</span></h2><p><span style="font-size:18px">En tartışmalı seçenek, düzenlemenin değiştirilerek Rus LNG'sinin taşınmasını yasaklayan ifadenin metinden çıkarılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atina'nın tercih ettiği bu seçenek, AB dışındaki müşterilere yönelik taşımacılığın süresiz devam etmesini sağlayacak Yunanistan'a özel bir muafiyet öngörüyor. Sevkiyatların en muhtemel varış noktası ise Asya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dynagas'ın internet sitesine göre şirket, Arktik Okyanusu'ndan geçen ve Bering Boğazı üzerinden Japonya ile Çin ana karasına ulaşan Kuzey Deniz Rotası'nda seyredebilen LNG gemileri sağlıyor. Bu rota, Akdeniz'i Süveyş Kanalı üzerinden Hint Okyanusu'na bağlayan daha güvenli güzergâhtan çok daha kısa.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Brüksel'in yaptırım muafiyetleri konusunda sorunlu bir geçmişi bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan ve Slovakya, 2022'de Drujba boru hattı üzerinden Rus ham petrolü satın alabilmek için süresiz bir muafiyet elde etmiş ve kapsamlı petrol yasağında ciddi bir gedik açmıştı. Hâlâ yürürlükte olan bu hüküm, bu yılın başındaki tartışmalı bir vetonun da merkezinde yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka muafiyet örneğini, deniz yoluyla taşınan Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanı oluşturuyor. Düzenleme, Yunanistan gibi AB ülkelerinin fiyat tavanına uyan tankerlere hizmet sunmasına izin veriyor. AB'nin küresel ölçekte yeterli etki gücüne sahip olmaması nedeniyle Rus LNG'sine fiyat tavanı uygulanmasının ise mümkün olmadığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle üye ülkeler ve Komisyon, düzenlemeyi değiştirerek enerji yaptırımlarından birini daha zayıflatmak istemiyor. Ukrayna da böyle bir tavizin vereceği mesajdan endişeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Yaptırım Politikaları Komiseri Vladyslav Vlasiuk pazartesi günü, "Bazen kâr peşinde koşarken Ukrayna halkının her gün ödediği bedel unutuluyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vlasiuk, "AB'nin 21. yaptırım paketine ilişkin görüşmeler sürerken bunu hatırlatmak isterim," ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/21/abnin-rusya-yaptirimlarinda-yunanistan-cikmazi-masadaki-uc-secenek</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israilli-bakan-abd-iran-catismasina-dahil-olmak-istemiyoruz-260519e0a1d99-d769-41b7-9bc3-52fb17942d822026-07-21T15:00:00+03:00HABER MERKEZİ İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz

İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ülkesinin ABD ile İran arasındaki mevcut çatışmaların içine çekilmek istemediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sağcı Bakan, İsrail medyasına yansıyan açıklamasında "Mevcut durum bizim için iyi ve bunun içine çekilmek çıkarımıza değil" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'in ana hedefinin İran yönetiminin zayıflatılması olduğunu belirten Smotrich, bunun en iyi yolunun ekonomik önlemler olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasında çatışmalar son günlerde yeniden alevlenmiş, ABD İran'a hava saldırılarına başlarken İran da ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almaya başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan savaş, Nisan ayı başında varılan ateşkes ve ardından Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakatla sona ermişti. Çatışmaların yeniden başlaması, ihtilafa uzun vadeli bir çözüm bulunmasının zor olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BK,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87srailli-bakan-abd-i%CC%87ran-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1na-dahil-olmak-istemiyoruz/a-78052568</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pkk-kurucusu-ocalandan-yasal-surec-cagrisi-26050bb46bd95-7337-450a-bf02-724d396af0272026-07-21T14:24:00+03:00HABER MERKEZİ PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı

PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti heyeti, dün PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda yaptıkları görüşmeye dair yazılı açıklamada bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklama, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, süreçle ilgili "çerçeve yasa"yı görüşmek üzere siyasi parti turuna başladığı gün geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Heyet, İmralı'da barış sürecinde gelinen aşamayı ve yasal çerçevenin nasıl şekillenmesi gerektiğini ele aldıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan'ın mesajı aktarılan DEM Parti açıklamasında, PKK kurucusunun, "TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır" dediği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan sürece dair şu değerlendirmede bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim. (...) Ortak yaşamı örmek, eşitlik ve adalet içinde yepyeni bir sayfa açmak için tarih bizlere bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı hep birlikte değerlendireceğimize inancım tamdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı açıklamada İmralı heyetinin DEM'li üyeleri "süreci sonuç odaklı ilerletmeye" kararlı olduklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/pkk-kurucusu-%C3%B6calandan-yasal-s%C3%BCre%C3%A7-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-78051505</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-meclis-uyesi-a-vahap-sehitoglu-istifa-etti-260497a32c7fe-81b3-4ebc-be99-aa51f212663b2026-07-21T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk'ün emaneti CHP'den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-verin-bize-talkini-siz-goturun-hep-salkimi-26048454331d5-64c6-4f79-a539-5609f8c3803a2026-07-21T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM çatısında buluşan vekillerimiz, aldıkları maaştan dertliler, masraflarının büyüklüğünden dertliler… Çakarlı araca binerler, indirimli telefon kullanırlar, indirimli yemek yerler, diplomatik pasaport taşırlar, dokunulmazlıkları vardır, danışmanları katmerlidir, sekreterleri vardır, makam odaları vardır ama yetinmezler…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye'de milletvekilleri;</strong>&nbsp;yüksek maaş ve emeklilik hakları, kapsamlı özel sağlık sigortası, yasama dokunulmazlığı, danışman ve personel tahsisi, ömür boyu TBMM sosyal tesislerinden yararlanma imkânı ile trafikte geçiş üstünlüğü gibi yasal ve sosyal ayrıcalıklara sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mali Haklar:</strong>&nbsp;Aktif milletvekili maaşları 354 bin TL seviyesine kadar ulaşabilmektedir. Ayrıca yaklaşık 450 milletvekili hem vekil hem de emekli vekili aylığı alarak çifte maaş imkânından yararlanmaktadır</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasama Dokunulmazlığı ve Sorumsuzluğu:</strong>&nbsp;Meclis kürsüsünde söyledikleri söz ve oylarından ötürü yargılanamazlar (sorumsuzluk); meclis kararı olmadıkça tutuklanamaz, sorgulanamaz veya aranamazlar (dokunulmazlık).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kapsamlı Sağlık Güvencesi:</strong>&nbsp;Kendileri, eşleri ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının (öğrenim şartı aranmaksızın belirli yaşa kadar, kız çocuklarında ise evlenene kadar) tüm sağlık giderleri, sözleşmesi olmayan özel hastaneler de dâhil olmak üzere TBMM bütçesinden sınırsız karşılanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal ve Ömür Boyu Haklar:</strong>&nbsp;Vekillikleri sona erse dahi TBMM tesislerinden ve misafirhanelerinden faydalanmaya devam ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ulaşım ve Trafik:</strong>&nbsp;Resmi görevleri süresince araç tahsisi ve trafikte çakar lamba gibi geçiş üstünlüğü hakları bulunur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal ve Teknik Destek:</strong>&nbsp;Haberleşme destekleri, çalışma odaları ve Meclis bünyesinde danışman görevlendirme hakları mevcuttur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eeee… Vatandaş?!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dert yesin, derman dilensin!!! Bir işin düşse, ara ki bu adamları, hatunları bulasın!!! Kendi yakınlarına, akraba, eş dost ve taallukatlarına al sana al sana, iş vatandaşa gelince,&nbsp; …şey kalıyor kel Hasan’a… Kısacası bizlere veriyorlar talkını, yutuyorlar hep salkımı…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaş geçim mücadelesi verirken, kendisini temsil etmesi için Meclis’e gönderdiği kadroların bu denli muazzam ayrıcalıklarla donatılması ve üzerine bir de bunların "yetmiyor" izlenimi vermesi, elbette ciddi bir adaletsizlik hissi yaratıyor. "Bizlere talkın, kendilerine salkım" formülü, ne yazık ki uzun yıllardır değişmeyen bir siyaset klasiğidir.&nbsp;<strong>"Bu düzen nasıl değişecek, biz ne halt edeceğiz?"</strong>&nbsp;diye soracak olursak, bu sorunun sihirli ve tek gecelik bir cevabı yok ama bu gidişatı dönüştürmenin yolları yine biz vatandaşın elinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler, güçlerini vatandaştan alırlar ancak sandık kapandıktan sonra bu gücün asıl sahibini unuttukları an sorun başlar. Vekillerin Meclis performanslarını, harcamalarını ve lobi faaliyetlerini takip eden sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek veya bu verileri sosyal medyada görünür kılmak önemlidir. "Ara ki bulasın" dediğim vekillere Meclis e-posta adresleri, resmi sosyal medya hesapları ve Meclis odaları aracılığıyla organize dilekçe ve taleplerle baskı uygulamak, sandık dışındaki en büyük gücümüzdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın gelişmiş demokrasilerinde de vekillere belirli haklar tanınır ancak bu haklar sıkı bir şeffaflık ve denetim altındadır. Türkiye’de acilen kapsamlı bir Siyasi Etik Yasası’na ihtiyaç vardır. Emekli vekil ile aktif vekil maaşının birleşmesi gibi uygulamaların kaldırılması, Vatandaşın tabi olduğu genel sağlık sigortası standartlarına ya da makul sınırlara çekilmesi kamuoyu baskısıyla meclis gündemine taşınmalıdır. Siyasetçilerin en rahat davrandığı anlar, seçmenin "ne olursa olsun kendi partisine oy vereceğini" bildiği anlardır. Seçmen, ideolojik reflekslerle değil; liyakat, adalet ve ekonomik gerçeklikler üzerinden oy verdiğinde siyasi partiler de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalır. Siyasetin hep aynı isimler etrafında dönen bir "meslek" haline gelmesini engellemek için, parti içi demokrasileri savunan ve bu ayrıcalıkları reddedeceğini vadeden yeni siyasi oluşumlara veya isimlere alan açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düzen, vatandaşın hakkını sadece sandık gününde hatırlamadığı; aksine vergisinin, oyunun ve temsil hakkının hesabını her gün sorduğu örgütlü bir toplumsal bilincin yerleşmesiyle değişir. Siyasetçi halktan uzaklaştıkça lüksü kanıksar; halk sesini yükselttikçe siyasetçi asıl patronun kim olduğunu hatırlar. Yukarıdan beri yazdıklarım aslında bütçe üzerindeki doğrudan yükü azaltmanın ötesinde,&nbsp;<strong>siyasetin bir "meslek ve rant alanı" olmaktan çıkarılıp yeniden bir "hizmet makamı" haline getirilmesi</strong>&nbsp;adına radikal ama son derece haklı adımlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de 2017 anayasa değişikliğiyle vekil sayısı 550'den 600'e çıkarıldı. Ancak nüfus oranlaması ve meclisin mevcut işlevselliği göz önüne alındığında, bu artışın yasama kalitesini artırmadığı, aksine bürokratik ve mali yükü katladığı açık bir gerçek. Sadece 300 vekilin maaşı değil; onların emeklilik hakları, sınırsız sağlık giderleri, sekretarya ve araç masrafları da yarı yarıya düşmüş olur. Kamu bütçesinde devasa bir rahatlama sağlanır. Niceliğin (sayının) fazla olması, kalitenin yüksek olduğu anlamına gelmiyor. Vekil sayısı azaldığında, partilerin listelere koyacağı isimleri daha titiz seçmesi, liyakatli ve toplumda gerçekten karşılığı olan figürlere yönelmesi mecburiyeti doğabilir. Daha az vekil, daha koordineli ve etkin bir parlamento çalışması anlamına gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut sistemde her vekile 3 ila 4 personel (danışman, ikinci danışman, sekreter vb.) tahsis ediliyor. Toplamda 600 vekil için Meclis çatısı altında binlerce kişilik bir kadrodan bahsediyoruz. Bu kadrolar çoğunlukla vekillerin yakınlarına, eşine, dostuna veya parti tabanındaki tanıdıklara maaş bağlama kapısı (ulusal tabirle arpalık) olarak kullanılıyor. Vekillerin şahsına özel ordular kurması yerine; Meclis bünyesinde tarafsız, liyakatli ve sadece kanun yapım süreçlerinde (hukuk, ekonomi, sosyoloji gibi alanlarda) vekillere bilimsel destek verecek&nbsp;<strong>ortak bir uzman havuzu</strong>&nbsp;kurulabilir. Böylece hem iş el ehline verilir hem de suistimalin önüne geçilir. Bu değişimlerin olması ve zihniyet değişimiyle birlikte;&nbsp;<strong>vekil sayısının 300'e indirilmesi ve kişiye özel danışmanlıkların kaldırılması</strong>, sistemin çarklarına doğrudan vurulacak en etkili neşterdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hamle halka şu mesajı verir:&nbsp;<em>"Devlet ve meclis tasarrufa önce kendinden başlıyor."</em>&nbsp;Vatandaşa kemer sıktırırken Meclis'in bu denli geniş kadrolarla ve bütçelerle yaşaması kabul edilebilir değildir. Siyasetin cazibesi (mali ve sosyal ayrıcalıkları) ne kadar azaltılırsa, oraya sadece "halka hizmet etmek isteyen" nitelikli insanlar talip olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabi bu işler, değişimler, düzelmeler, düzenlemeler meclisten çıkacak.&nbsp;<strong>Hiç kimse kendi isteğiyle kendi ayrıcalığına son vermez.</strong>&nbsp;Siyasetçilerden kendi çıkarlarını baltalayacak, altlarındaki Çakarlı araçları alacak veya maaşlarını yarıya indirecek bir reformu kendi rızalarıyla yapmalarını beklemek, doğanın kanununa aykırı. Kuzuyu kurda teslim etmekten farksız. Bu dönüşüm ancak ve ancak&nbsp;<strong>toplumsal bir mutabakat ve milletin güçlü, net, demokratik feveranıyla</strong>&nbsp;mümkün olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin en büyük kalkanı, toplumu kutuplaştırmaktır. A partisi ile B partisi seçmeni birbirine düşman olduğu sürece, yukarısı kendi konfor alanını korumaya devam eder. Hangi partiye oy verirse versin, asgari ücretlinin, emeklinin, esnafın ve gencin derdi ortaktır. Milletin,&nbsp;<em>"Benim partimin vekili yiyor ama öteki de yiyor"</em>&nbsp;mantığını bırakıp,&nbsp;<em>"Kim olursa olsun benim vergimle bu lüksü yaşayamaz"</em>&nbsp;ortak paydasında buluşması (yani toplumsal mutabakat) ilk şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçi sadece tek bir şeyden korkar:&nbsp;<strong>Koltuk kaybetmek.</strong>&nbsp;Eğer toplum, parti ayırt etmeksizin tüm liderlere şu mesajı net bir şekilde verirse:&nbsp;<em>"Vekil sayısını 300'e düşürmeyi, çifte maaşı kaldırmayı ve danışman ordularını lağvetmeyi seçim beyannamesine koymayan ve buna namus sözü vermeyen hiçbir partiye oy yok!"</em>&nbsp;İşte o zaman, o koltukları kaybetme korkusuyla hepsi sıraya girer ve bu reformları yapmak zorunda kalırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Feveran etmek" yakıp yıkmak demek değildir; hakkını demokratik ve hukuki yollarla, ama sesini en üst perdeden çıkararak aramaktır. Milyonlarca insanın tek bir hashtag altında birleşmesi, imza kampanyaları (Change.org vb.) açması artık küçümsenecek bir güç değil. Siyasetçiler sosyal medyadaki bu infiallerden ve anketlerdeki düşüşlerden doğrudan etkileniyorlar. Sendikalar, barolar, odalar ve dernekler gibi yapıların bu konuyu ana gündem maddesi haline getirmesi, meclis önünde veya yasal zeminlerde sürekli bu talebi diri tutması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistem, kendi içinden temizlenmez. Dışarıdan, yani asıl temiz havayı getirecek olan halkın iradesiyle temizlenir. Vatandaş ne zaman ki hakkını ararken partizanlığı bir kenara bırakıp kendi cebini, geleceğini ve adalet duygusunu önceler; işte o gün siyasetçiler halkın karşısında el pençe divan durmaya başlar.&nbsp;<strong>Biz sustuğumuz sürece talkını yutmaya, onlar da salkımı yemeye devam edecekler.</strong>&nbsp;Bu feveran, bir lüks değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözün bittiği, ortak aklın ve vicdanın buluştuğu yer tam olarak burası işte. Bu durum, takım tutar gibi parti tutmayı bıraktığımız, "benim vekilim" değil&nbsp;<strong>"benim vergim, benim geleceğim"</strong>&nbsp;diyebildiğimiz gün değişecek. Siyasetçiye hak ettiği değeri verip, onu bir "kurtarıcı" ya da "efendi" olarak görmekten vazgeçip, sadece bizim verdiğimiz yetkiyle çalışan birer&nbsp;<strong>kamu görevlisi</strong>&nbsp;olduğunu hatırlattığımızda taşlar yerine oturacak. Sesimizi ortak ve gür bir şekilde çıkarmaya devam etmek dileğiyle...</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhuriyet-doneminde-degisen-il-isimleri-iste-sehirlerin-eski-adlari-26047a76f97e3-70c6-4cfa-a789-f000ad3667ec2026-07-20T16:42:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları

Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de şehir isimleri, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşırken Cumhuriyet döneminde yapılan idari düzenlemelerle önemli ölçüde değiştirildi. Osmanlı döneminde büyük ölçüde korunan tarihi yer adlarının bir bölümü, 1920'li yıllardan itibaren yürürlüğe giren uygulamalarla yenilenirken, 1916'da başlayan süreçte yaklaşık 30 bin şehir, kasaba ve köyün adı değiştirildi. İsim değişiklikleri yalnızca il merkezlerini değil, il statüsü kazanan yerleşimleri ve bazı ilçeleri de kapsadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YAKLAŞIK 30 BİN YERLEŞİM YERİNİN ADI DEĞİŞTİRİLDİ<br />Türkiye Gazetesi'nde Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin kaleme aldığı değerlendirmeye göre, isim değiştirme uygulamaları 1916 yılında başladı. Süreçte Türkçe olmadığı, eski yönetimleri veya farklı kültürleri çağrıştırdığı gerekçesiyle yaklaşık 30 bin şehir, kasaba ve köyün adı değiştirildi. Bazı yeni isimler halk arasında benimsenirken, bazıları ise eski adlarının kullanımını tamamen ortadan kaldıramadı.<br />İL İSİMLERİ DE DEĞİŞTİRİLDİ<br />Cumhuriyet döneminde birçok ilin resmi adı değiştirildi. Bunlardan bazıları şunlar oldu:<br />Adana, 1933 yılında Seyhan adını aldı, ancak 1956'da yeniden Adana oldu.<br />Karesi Vilayeti, 1926'da Balıkesir adını aldı.<br />Ertuğrul Vilayeti, Bilecik olarak değiştirildi.<br />Hüdavendigar Vilayeti, merkez şehrin adıyla Bursa oldu.<br />Canik Vilayeti, Samsun adını aldı.<br />Saruhan Vilayeti, Manisa olarak değiştirildi.<br />Menteşe Vilayeti, Muğla adını aldı.<br />Lazistan Vilayeti, Rize olarak yeniden adlandırıldı.<br />Kırkkilise, 1925 yılında Kırklareli oldu.<br />Tekfurdağı, Tekirdağ adını aldı.<br />İzmit Vilayeti, Kocaeli olarak anılmaya başlandı.<br />Bozok Vilayeti, Yozgat oldu.<br />ELAZIĞ, DİYARBAKIR VE TUNCELİ'NİN İSİMLERİ NASIL OLUŞTU?<br />İsim değişiklikleri arasında en dikkat çekenlerden biri Harput merkezli vilayetin adı oldu. Vilayet merkezi Elaziz'e taşındıktan sonra, 1937 yılında şehrin adı Elazığ olarak değiştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı yıl Diyarbekir yazımı da Diyarbakır olarak güncellendi. Dersim ise 1936 yılında kurulan yeni vilayetle birlikte Tunceli adını aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLİ MÜCADELE'NİN ARDINDAN ÜNVAN ALAN ŞEHİRLER<br />Bazı şehirler ise Kurtuluş Savaşı'ndaki mücadeleleri nedeniyle isimlerine ünvan ekledi.<br />Antep, 1921 yılında Gaziantep,<br />Maraş, 1973 yılında Kahramanmaraş,<br />Urfa ise 1984 yılında Şanlıurfa adını aldı.<br />İl merkezleri de değişti<br />İdari düzenlemeler yalnızca isimlerle sınırlı kalmadı. Bazı illerin merkezleri de değiştirildi.<br />Çapakçur, Bingöl'ün il merkezi haline geldi.<br />Çölemerik, zamanla Hakkâri adıyla anılmaya başladı.<br />Adapazarı, 1954 yılında il statüsü kazanırken ilin adı Sakarya olarak belirlendi.<br />İçel ilinin adı ise 2002 yılında Mersin olarak değiştirildi.<br />Osmaniye, 1996 yılında yeniden il statüsüne kavuştu.<br />BAZI İSİMLER TARİHİ KÖKENLERİNİ KORUDU<br />Şehir isimlerinin önemli bir bölümü ise antik dönemlerden veya bölgede hüküm süren beyliklerden miras kaldı. Bursa'nın adının Bitinya Kralı Prusias'tan, Manisa'nın Magnesia antik kentinden, Muğla'nın ise Mobolia isminden geldiği ifade edilirken; Kocaeli adının Akçakoca Bey'den, Rize'nin Rumca "yamaç", Adıyaman'ın ise farklı rivayetlere göre "Yediyaman" veya "Vadileman" kelimelerinden türediği belirtiliyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.odatv.com/guncel/turkiyede-adi-degistirilen-iller-hangi-sehirlerin-eski-adi-neydi-120155366</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026 adli tatil takvimi açıklandı!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-adli-tatil-takvimi-aciklandi-26046ea8e8155-c282-45b6-8b8f-1bed2ec8d22e2026-07-20T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ 2026 adli tatil takvimi açıklandı!

2026 adli tatil takvimi açıklandı!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adli tatil dönemi için geri sayım başladı. Yargı teşkilatının her sene uyguladığı adli tatil dönemi gündemdeki yerini aldı. Bu süreçte hangi mahkemelerin çalışmaya devam edeceği, hangi davaların görüleceği ve duruşmaların nasıl etkileneceği sorgulanmaya başlandı. Peki adli tatil ne zaman başlayacak? İşte 2026 adli tatil takvimi!</span></p><p><span style="font-size:18px">ADLİ TATİL NE ZAMAN BAŞLAYACAK VE BİTECEK?</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil tarihleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında her sene aynı takvime göre uygulanıyor. Buna göre 2026 yılında adli tatil 20 Temmuz Pazartesi günü başlayacak ve 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecek. Yeni adli yıl ise 1 Eylül 2026 Salı günü başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil süresince yargı faaliyetleri tamamen durmayacak. Nöbetçi mahkemeler tarafından kanunda belirtilen acil nitelikteki dava ve işler görülmeye devam ederken, adli tatile tabi diğer dosyaların duruşmaları ise yeni adli yılın başlamasıyla birlikte kaldığı yerden devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">ADLİ TATİLDE HANGİ DAVALAR DEVAM EDİYOR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil süresince mahkemelerde tüm yargı faaliyetleri durmaz. Kanun gereği aciliyet taşıyan dava ve işlemler nöbetçi mahkemeler tarafından görülmeye devam eder. Bunlar arasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, delil tespiti işlemleri, nafaka davaları, soybağı, velayet ve vesayet davaları, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, işçi-işveren uyuşmazlıklarından doğan iş davaları ile iflas ve konkordato süreçleri yer alır. Ayrıca keşif işlemleri, çekişmesiz yargı işleri, tahkim kapsamında mahkemenin görev alanına giren işlemler ve kanun gereği ya da mahkeme kararıyla ivedi görülmesine hükmedilen davalar da adli tatilde görülmeye devam eder.<br />Adli tatil kapsamına girmeyen diğer davalarda ise dilekçe verilmesi, cevap dilekçelerinin sunulması, istinaf ve temyiz başvuruları, ilamların düzenlenmesi, tebligat işlemleri ile dosyaların ilgili mahkemelere veya Yargıtaya gönderilmesi gibi usule ilişkin işlemler sürdürülebilir. Öte yandan, adli tatile tabi dava ve işlerde kanuni sürelerin son günü adli tatil dönemine denk gelirse, bu süreler herhangi bir karar alınmasına gerek olmaksızın adli tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta uzamış sayılır.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.cnnturk.com/turkiye/adli-tatil-ne-zaman-baslayacak-2026-adli-tatil-takvimi-aciklandi-3444568</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-asli-yanliz-birakmayacagiz-26045f316aeab-75ee-4384-b4ec-7905de9c87ce2026-07-20T13:21:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:20px">Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:20px">Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5e3d610c443.jpg" style="height:865px; width:760px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kamuda-kostebek-operasyonu-cok-sayida-gozalti-var-260445155af4a-cc27-4bf8-ac83-2ebb20a9da152026-07-20T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var

Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik operasyon başlatıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada; örgüt yöneticileri ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç kaydı sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri gibi hususlarda bilgi aldıklarına yönelik tespitler yapıldığını açıkladı.<br />50 GÖZALTI KARARI</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda ikisi denetimli serbestlik memuru ve biri zabıt kâtibi, biri gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15’i gümrük muhafaza memuru, 10’u polis memuru, ikisi avukat, olmak üzere toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MÜSAMAHA GÖSTERİLMEYECEK"</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, "Devletin imkânlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletimizin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenen kimseye müsamaha gösterilmeyecek; kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs eden hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, son olarak paylaşımında "Bu mücadelenin temel amacı; milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. Türkiye Yüzyılı’nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz." ifadelerine de yer verdi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/kamuda-kostebek-operasyonu-cok-sayida-gozalti-var-1733732</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/izmit-belediyesine-sabah-operasyonu-gozaltilar-var-2604268d6a826-1141-4f57-a9ac-cb6e767a04e52026-07-20T07:39:00+03:00HABER MERKEZİ İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var

İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan ve aralarında başka isimlerin de kişilerin bulunduğu şahısların bu sabah saatlerinde gözaltına alındığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın ilk aşamasında, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in uzun yıllar Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüten Duygu Çetiner gözaltına alınmıştı. Ardından Leyla Hanım filminin yapımcısı Koral Altın ile İzmit Belediyesi eski Satın Alma Müdürü Mehmet Şevket Verit de gözaltına alınmış ve Verit, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklanmıştı. Fatma Kaplan Hürriyet’in eski özel şoförü Hüseyin Ergül de gözaltına alınmış, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLÇE BAŞKANI ERCAN GÖZALTINDA<br />Operasyonda bu sabah yeni bir gelişme daha yaşandı. CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın da aralarında bulunduğu birçok ismin sabah saatlerinde gözaltına alındığı iddia edildi. Ercan ve beraberindekilerin Gözaltı işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Mali Şube’ye sevk gerçekleştirileceği öğrenildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/28371347/izmit-belediyesine-sabah-operasyonu-gozaltilar-var</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iraktan-turkiyeye-yeni-petrol-boru-hatti-260391cbc3bf6-300a-43e8-9664-9a27cf218c422026-07-20T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı

Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Irak, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve süregelen abluka nedeniyle Türkiye ile Suriye'deki Akdeniz limanlarına petrol boru hattı inşasını hızlandırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneydeki petrol zengini Basra ve kuzeydeki Kerkük bölgelerinden Türkiye'nin Ceyhan ve Suriye'de Tartus ve Lazkiye arasında yer alan Baniyas limanlarına kadar döşenmesi planlanan boru hattının, daha sonraki bir aşamada Ürdün'ün Kızıldeniz kıyısındaki Akabe kentine kadar uzatılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Petrol Bakanı Besim Muhammed Hüdeyir, ülkesinin resmî haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, söz konusu boru hattının fizibilitesi üzerine bir çalışmanın sürdüğünü ve Irak petrolü için yeni ihracat yolları bulma konusunda net bir stratejiye sahip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak, petrol ticaretine son derece bağımlı bir ekonomiye sahip. Petrol ihracatı normal zamanlarda devlet gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını oluşturuyor. Ülkede, aralarında devlet çalışanlarının, emeklilerin ve sosyal yardım alanların bulunduğu 10 milyondan fazla insanın aylık maaşı devlet bütçesinden karşılanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni ihracat yolları için acil arayış<br />Hürmüz Boğazı aylardır yaşanan savaş sebebiyle fiilen abluka altında. Çatışmalar nedeniyle petrol üretimi düşen Irak hükümeti acilen alternatif ihracat yolları arıyor. Ancak petrolün, Hürmüz Boğazı'nın etrafından dolanılarak ihraç edilmesi durumunda bile İran'ın bölgedeki boru hatları ve diğer petrol tesislerine saldırma tehlikesi sürüyor. Kara yoluyla petrol ihracatı ise hem deniz yolundan daha pahalı hem de daha az verimli.<br />Şu anda hükümet, Kuzey Irak'taki Kürt bölgelerinden Türkiye'ye geçen mevcut bir boru hattını kullanıyor. Türkiye'ye giden bir diğer boru hattı ise Kürt bölgelerinden geçmiyor ve son test aşamasının ardından önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 yıldır işlemeyen boru hattı yeniden faaliyete geçecek<br />Irak ve Suriye temsilcileri, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin birkaç gün önce Washington'a yaptığı ziyaret sırasında, her iki ülkeden geçen ve şu an kullanım dışı olan petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için bir niyet beyanı imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hattın günde 700 bin varil (her biri 159 litre) kapasitesi bulunuyor. ABD enerji devi Chevron'un ilgili konsorsiyuma liderlik etmesi kararlaştırıldı. 2003 yılında ABD'nin Irak işgali sırasında hasar gören boru hattı, o günden bu yana faaliyette değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak topraklarında enerji alanındaki faaliyetler, İran savaşı nedeniyle kuzeydeki özerk Kürt bölgesinde de baskı altında. Sık sık ateş altında kalan bu bölgede faaliyetlerini yürüten, ABD enerji şirketi HKN Energy ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) şirketi Dana Gas, yeniden tırmanan çatışmalar sebebiyle bölgedeki çalışmalarını geçici olarak durdurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/iraktan-t%C3%BCrkiyeye-yeni-petrol-boru-hatt%C4%B1/a-78026332</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdag-plajlar-milletindir-260378c7a187c-f0ed-4ab1-a944-a2915f23f0462026-07-20T07:11:00+03:00HABER MERKEZİ SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR

SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, sahip olduğu uzun kıyı şeridi ve doğal plajlarıyla dünyanın önemli turizm ülkelerinden biridir. Kıyılar, Anayasa'nın 43'üncü maddesi uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, herkesin eşit ve serbest kullanımına açık ortak alanlardır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak son yıllarda birçok plajın özel şirketler tarafından işletildiği, vatandaşların denize erişiminin ücretlendirme, giriş kısıtlamaları veya çeşitli uygulamalar nedeniyle zorlaştığı yönünde kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyu,&nbsp;@TCKulturTurizm&nbsp;&nbsp;Bakanı Sayın&nbsp; @MehmetNuriErsoy’a sordum?</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5da105cccf4.jpg" style="height:921px; width:732px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-20-temmuz-1974-ve-kibris-26036a1107519-b6f1-497d-837f-0aff60cc6ecb2026-07-20T07:04:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Enosis hayalleri ile Kıbrıs'ta yaşayan Türklerin başına bela olanlar, sonrasında ANNAN planı ile yine karşılarına çıkmıştır. Kıbrıs’taki hayallerinden hiç vazgeçmeyenler, şu an yine doğu Akdeniz deki Türkiye'nin çıkarlarına ters tavır ve tutum içindeler. Kıbrıs Türkü adanın gerçek sahibidir. Adadaki Türk askerini bahane edenlerin hesabı çok farklıdır. AP’nin son kararı utanç vericidir. Kıbrıs Türkleri yalnız değildir ve Kıbrıs sorunu iki taraflı bir devlet ile çözülecektir. Aksine tutum kimseye fayda getirmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Kamuoyuna ve Dünya Devletlerine Açık Mektubumdur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs Türk Halkı Adanın Öz Sahibidir: Hakikatler ve Gelecek Vizyonu. Kıbrıs adası, yüzyıllardır üzerinde yaşayan farklı kültürlerin ötesinde, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine, alın terine ve sarsılmaz iradesine şahitlik etmiş bir vatan toprağıdır. Tarihsel süreçte karşı karşıya kalınan tüm baskılara, "Enosis" hayalleriyle körüklenen etnik temizlik girişimlerine ve adanın tek sahibi olduğunu iddia eden tek taraflı dayatmalara rağmen, Kıbrıs Türkü varlığını ve onurunu korumasını bilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, bu varoluşun ve hürriyetin dünyaya ilan edildiği, adadaki Türk varlığını silmeyi amaçlayan karanlık planların tarihe gömüldüğü dönüm noktasıdır. Türk askerinin adadaki varlığı, bir işgal değil; tam aksine barışın, huzurun ve hem Türk hem de Rum halkının güvenliğinin yegâne teminatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değişmeyen Zihniyet ve Çifte Standartlar artık yıldırmıştır. Geçmişte silah zoruyla yapılmak istenenler, yakın tarihte&nbsp;<strong>Annan Planı</strong>&nbsp;sürecinde masa başında diplomatik oyunlarla ve ambargolarla sürdürülmek istenmiştir. Barıştan, çözümden ve ortaklıktan bahsedenlerin, Türk tarafının uzlaşmacı tavrına rağmen adayı tek taraflı olarak uluslararası mekanizmalara dâhil etmesi ve bugün Doğu Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) meşru haklarını görmezden gelmesi, aynı tekçi zihniyetin bir tezahürüdür. Avrupa Parlamentosu (AP) başta olmak üzere, uluslararası kurumların Kıbrıs'taki gerçekleri göz ardı ederek aldığı taraflı kararlar, adaletten uzak ve utanç vericidir. Bu tür kararlar çözüme değil, çözümsüzlüğe ve bölgedeki istikrarsızlığa hizmet etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Anahtarı:</strong>&nbsp;İki Devletli Çözümdür. Dünya kamuoyunun artık kabullenmesi gereken yalın bir gerçek vardır: Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet vardır. Yıllarca denenmiş ve başarısızlığı kanıtlanmış federal modellerle zaman kaybetmek, Kıbrıs Türk halkını ambargolar altında ezmeye çalışmak kimseye fayda sağlamayacaktır. Kalıcı barış ve istikrar, ancak adadaki iki halkın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasıyla mümkündür. Kıbrıs sorunu, iki devletli bir yapı temelinde çözülmek zorundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Devletlerine Çağrımdır:</strong>&nbsp;Kıbrıs Türkleri, adanın sığıntısı veya azınlığı değil;&nbsp;<strong>gerçek ve asil sahibidir.</strong>&nbsp;Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından adanın geleceğine kadar, Türk milletinin rızası hilafına atılacak hiçbir adımın geçerliliği yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğü ve sarsılmaz desteğiyle Kıbrıs Türk halkı, kendi topraklarında özgürce yaşamaya devam edecektir. Kıbrıs, asla ve asla terk edilmeyecektir. Tüm dünya devletlerini, AP'nin ve yanlı odakların haksız kararlarına körü körüne bağlanmak yerine, adadaki sahadaki gerçekleri görmeye, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı gayriinsani izolasyonlara son vermeye ve iki devletli adil bir çözümü desteklemeye davet ediyoruz. Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir ve haklı davasından asla vazgeçmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada Canım Devletime birkaç sözümü de belirtmeden geçmeyeyim.&nbsp;</strong>Türkiye’nin bu konudaki tavrı, tarihsel haklar, uluslararası hukuk ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeler gözetildiğinde&nbsp;<strong>tavizsiz, net ve proaktif</strong>&nbsp;olmaktır. Eski ezberlerin ve Rum tarafının zamana oynayan diplomatik taktiklerinin ömrü tükenmiştir. Türkiye’nin önümüzdeki süreçte kararlılıkla sürdürmesi gereken ise bellidir. Türkiye, yarım asırdır adayı Rum boyunduruğu altına sokmaktan başka bir işe yaramayan "Federal Çözüm" modelini masadan tamamen kaldırdığını dünyaya ilan etmiştir ve bu duruştan geri adım atmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözümün Tek Yolu:</strong>&nbsp;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC)&nbsp;<strong>egemen eşitliği</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>eşit uluslararası statüsünün</strong>&nbsp;tescil edilmesidir. Türkiye, artık "çözüm için müzakere" değil, ancak ve ancak "iki devletin iyi komşuluk ilişkilerini düzenleyecek bir ortaklık" için masaya oturulabileceğini savunmaya devam etmelidir. Türkiye, diplomatik gücünü KKTC’nin dünyada resmen tanınması için seferber etmeye devam etmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere, dost ve müttefik ülkelerle ilişkiler sıkılaştırılmalı, KKTC’nin bu platformlarda gözlemci üyelikten tam üyeliğe geçişi ve doğrudan uçuş/ticaret hakları için baskı artırılmalıdır. Dünyaya, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyon ve ambargoların bir insan hakları ihlali olduğu her platformda haykırılmalıdır. Kıbrıs davası, sadece adadaki Türklerin güvenliği değil, aynı zamanda Anadolu’nun güney deniz sınırlarının (Mavi Vatan) savunulması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji ve Hidrokarbon:</strong>&nbsp;Rum yönetiminin ve arkasındaki şer odaklarının Türkiye’yi ve KKTC’yi dışlayarak Doğu Akdeniz’de tek taraflı parselasyon ve sondaj yapma girişimlerine karşı, Türk Deniz Kuvvetleri ve sondaj gemileri sahada fiilen varlık göstermeyi sürdürmelidir. Türkiye’nin ve KKTC’nin rızası olmayan hiçbir enerji projesinin (EastMed vb. ölü doğan projeler gibi) hayata geçemeyeceği askeri ve siyasi kararlılıkla gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askeri Garantörlükten Asla Taviz Verilmemelidir. Rum-Yunan ikilisinin ve Avrupa Parlamentosu gibi yapıların en büyük hedefi, Türk askerinin adadan çekilmesi ve 1974 Garanti Anlaşması’nın iptal edilmesidir. Türkiye’nin bu konudaki tavrı&nbsp;<strong>"Kırmızı Çizgi"</strong>&nbsp;olarak kalmalıdır. Kıbrıs Türkünün can güvenliğinin yegâne teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki varlığı tartışmaya dahi açılmamalıdır. Aksine, Geçitkale ve İskele bölgelerindeki askeri üslerin (İHA/SİHA ve deniz üssü projeleri) tahkimatı artırılarak, bölgede Türkiye’ye rağmen adım atılamayacağı askeri olarak da perçinlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin tavrı savunmada kalmak değil, oyun kurucu olmaktır. Kıbrıs, Türkiye için jeopolitik bir pazarlık unsuru değil, milli bir namus ve güvenlik meselesidir. Türkiye; haklılığından, garantörlüğünden ve KKTC’nin bağımsız devlet kimliğinden zerre kadar taviz vermeden dik duruşunu sürdürmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlekten-yazicioglu-dosyasi-aciklamasi-sorusturmanin-ucu-nereye-uzanirsa-uzansin-sonuna-kadar-gidecegiz-26035fc1d9622-b6ab-4f92-a062-0c4e6e93e54d2026-07-19T16:21:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz

Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma hakkında sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın milletin vicdanında derin iz bırakan dosyalardan biri olduğunu belirten Gürlek,&nbsp;<em><strong>"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19’u tutuklanmış, 8’i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır."</strong></em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"FETÖ’NÜN KARANLIK İZLERİ ARAŞTIRILIYOR"</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Dosyada FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanması ve örgütsel irtibatlara ilişkin bulguların incelendiğini kaydeden Gürlek, şunları aktardı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Dosyada FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir."</span></p><h3><span style="font-size:18px">"SORUŞTURMANIN UCU NEREYE UZANIRSA UZANSIN SONUNA KADAR GİDİLECEK"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Gürlek,&nbsp;<em><strong>"Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir."</strong></em>&nbsp;açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturmayı yürüten kurumlara teşekkür eden Gürlek, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/bakan-gurlekten-yazicioglu-dosyasi-aciklamasi-sorusturmanin-ucu-nereye-uzanirsa-uzans-1804119?s=3</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[“Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hem-bir-bilim-hem-bir-uygulama-hem-de-bir-hareket-olarak-agroekoloji-26034083dc72f-a3e5-4ac1-bca2-73ab0ee25d2b2026-07-19T15:08:00+03:00HABER MERKEZİ “Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”

“Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya ve ülkemiz tarımının büyük fotoğraflarının çekildiği ve derslerle dolu söyleşiyi aşağıda sunuyoruz;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Agroekolojinin kısa tarihçesi, geniş bir tanımı ve uygulama alanları konusunda neler söylenebilir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji terimi bileşenlerine ayrılırsa Latince&nbsp;<strong><em>“agro”</em></strong>&nbsp;tarla veya tarım,&nbsp;<strong><em>“eko”</em></strong>&nbsp;ev veya çevre,&nbsp;<strong><em>“loji”</em></strong>&nbsp;bilim demektir. Endüstriyel tarım büyük ölçüde işletme dışından satın alınan tarım kimyasallarına, şirket tohumlarına, büyük tarımsal makinelere, yoğun su kullanımına dayanırken, agroekoloji ekolojik bilgilere dayanmaktadır.&nbsp;&nbsp;<em>Agroekoloji bir yandan halkın bilgisine, diğer yandan ise bununla uyumlu bilimsel bilgiye dayanmaktadır.</em>&nbsp;<em>Agroekoloji çağdaş olarak hem bir bilim hem bir uygulama hem de bir harekettir.</em>&nbsp;Agroekoloji bir bilim olarak; öncelikle biyolojik, biofizik, ekolojik, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik mekanizmaları, fonksiyonları, ilişkileri ve tasarımları kullanarak bir agroekosistemin çalışmasını açıklamaya çalışan ve inceleyen; bir uygulamalar takımı olarak tehlikeli kimyasalları kullanmadan daha sürdürülebilir şekilde tarım yapmaya izin veren; bir hareket olarak tarımı ekolojik olarak daha sürdürülebilir ve sosyal olarak adaletli yapmayı araştıran bir anlayıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Agroekolojinin kısa tarihçesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji kavramının ilk defa kullanılmaya başlandığı 1930’lu yıllardan başlayarak 1960’lı yıllara kadar olan ilk dönemde tarla ölçeğinde daha çok tarımsal üretimde kullanılan ekolojik yöntemler ve zararlı yönetimi olarak tanımlanmıştır. 1980’lerin sonunda ise agroekoloji kavramı çerçevesinde çiftlik düzeyinde agroekosistem yaklaşımı gündeme gelmiştir. Bu kapsamda üretimde kullanılan sentetik kimyalların ve diğer endüstriyel girdilerin doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji kavramının kurumsallaşmaya ve yerleşmeye başladığı dönem ise 1990’lı yıllar olmuştur. Bu yıllarda agroekoloji ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmış, çalışma yayınlanmış ve konuyla ilgili yükseköğretimde verilen derslerin sayısı artmıştır. Ayrıca Brezilya’da Rio de Jenerio’da 1992 yılında yapılan&nbsp;<strong><em>Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı</em></strong>&nbsp;da bu süreçte etkili olmuştur. 2000’li yıllarla birlikte agroekoloji bugünkü gıda sistemi yaklaşımı çerçevesinde tarif edilmeye başlanmıştır. Ekolojik, ekonomik ve sosyo-politik boyutları da olan bu yaklaşım bir anlamda tüm gıda sisteminin ekolojisini kapsamaktadır. Böylelikle agroekoloji ekoloji ve tarım bilimlerindeki sağlam köklerden, disiplinlerarası, katılımcı ve eyleme yönelik yaklaşımlarla entegre ederek, tarım-gıda sistemini etkileyen politik-ekonomik koşullarla ilgilenmeyi amaçlayan bir çerçeveye kavuşmuştur. Dünyadaki bu gelişmelere karşılık ülkemizde Ziraat Fakültelerinde 1970 öncesi kürsü olarak bulunan agroekoloji şirket tohumları ve tarım kimyasallarına dayanan yeşil devrim ile adeta unutturulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihsel dönüm noktaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük ölçüde bir örnek ve önemli kısmı hibrit olan tohumlar ile sentetik tarım kimyasallarının kullanımına dayanan yeşil devrim ile birlikte sulanabilen alanlarda verimlilik artışları sağlanmasına rağmen, özellikle sulanamayan alanlarda verimlilik artışlarında sınırlı kalınmış, ayrıca büyük ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde agroekoloji geriye itilmiştir. Yeşil devrimin sakıncaları ve problemleri ortaya çıktıkça agroekoloji tekrar bir canlanma içine girmiştir. Bu canlanmaya katkı veren bir grup araştırmacı,&nbsp; sivil toplum kuruluşu ve ekolojik çiftçiler on yıllar boyunca yok sayıldı ve ciddiye alınmadı. Son yıllarda ise iklim sorunu, endüstriyel tarımdaki verim durgunluğu, hatta gerilemeleri; şirketleri ve bazı uluslararası kuruluşları endüstriyel tarımı temel olarak koruyarak agroekolojiyi kullanma düşüncesine itti.&nbsp;<em>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kuruluşu (FAO)</em>&nbsp;yönetiminde Roma’da 2014 yılında&nbsp;<strong><em>“Gıda Güvenliği ve Beslenme Üzerine Uluslararası Agroekoloji Sempozyumu”</em></strong>&nbsp;ilk toplantısı yapıldı. ABD sempozyumu önce engellemek sonra da sınırlandırmak için çaba gösterdi. FAO direktörü sempozyumda agroekolojiyi içeriğinden soyutlayarak şirketlerin işine yarar hale getirilmesi konusundaki niyetlerini açığa vuran bir konuşma yaparak&nbsp;<strong>GDO</strong>’lar gibi agroekolojinin de yararlı olabileceğini belirtti. Bunun üzerine köylü kuruluşlarının uluslararası örgütü olan&nbsp;<em>La Via Campesina,</em>&nbsp;Batı Afrika’da Mali Nyeleni’de 24-27 Şubat 2014’de&nbsp;<strong><em>Uluslararası Agroekoloji Forumunu</em></strong>&nbsp;düzenledi. Buna katılanlar agrekolojinin endüstriyel tarımın kullanacağı bir araç takımına indirgenmesine karşı çıkarak, agroekolojiyi endüstriyel gıda üretimini, halk ve çevre için iyi bir gıda sistemine dönüştürmek amacıyla bir kaldıraç olarak kullanacaklarını belittiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Dünyada ve ülkemizde agroekolojiye (kamunun, toplumun ve tarım ve gıda sistemi paydaşlarının) bakış açıları nelerdir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyada ve ülkemizde genel olarak hâkim tarım sistemi endüstriyel tarımdır. Şüphesiz bunda ekonomik ve politik iktidara sahip olan büyük gıda ve tarım şirketleri, büyük iç ve dış ticaret şirketleri, zincir marketlerin büyük çıkarları bulunmaktadır.&nbsp;<em>Dünyada ve ülkemizde hâkim tarım, gıda ve ticaret politikaları ve özellikle tarım politikaları endüstriyel tarım sistemini desteklemeye yöneliktir.&nbsp;</em>Örneğin tarımsal destekler çiftçi eline geçen fiyatları ve çiftçilerin girdilere ödediği fiyatları etkilemeyecek tarzda oluşturulmaktadır. Bu nedenlerle agroekolojiyi iktidarlar bir hayal olarak göstermeye çalışmakta, arkeolojinin dünyayı besleyemeyeceği argümanını ileri sürmektedirler. Yaklaşımları önce agroekolojiyi görmekten kaçınmak, daha sonra alay etmek, son olarak ta bazı tekniklerini alarak (işlemesiz tarım gibi) endüstriyel tarımı korumaya çalışmak yönünde olmaktadır.&nbsp; Ancak dünyada yaygın başarı örnekleri bulunmaktadır. Metis yayınları içinde yayınlanan&nbsp;<strong><em>“Agroekoloji: Başka Bir Tarım Mümkün”</em>&nbsp;</strong>kitabımızda bunları yeterince açıkladık.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Son çalışmalarınızdan birisi olan “Başka Bir Tarım Politikası ve Agroekoloji” kitabınızdan biraz bahseder misiniz?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kitapta hangi soruları cevaplamaya çalıştığımı kısaca anlatmaya çalışayım;</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Buğdayda neden ülke ihtiyacını tam olarak karşılayamıyoruz? Türkiye dünyanın en büyük makarna ve un ihracatçıları içine girmiş olsa da makarna ihraç fiyatlarımız neden dünya fiyatlarının yarısı düzeyinde seyrediyor? Buğday ve çay da ekolojik sorunlar ve tarım politikaları nasıl üretime ayak bağı oluyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Cargill’in de içlerinde olduğu üçü ABD’de, biri de Fransa kökenli ve ABCD şirketleri denilen dört büyük gıda şirketi nasıl dünya tarım ve ticaret politikalarına hâkim olabiliyorlar? Neoliberal dönemde ABD ve Türkiye tarım politikalarında temel değişiklikler neler oldu? ABD’deki şirketler pamuk, buğday, mısır, soya, pirinç gibi ürünleri çiftçiden maliyetin altında satın aldıkları halde çiftçiler nasıl olup da kısmen üretime devam edebiliyorlar? Bu konuda Türkiye tarımında da benzer bir durum var mı?</span></li><li><span style="font-size:18px">ABD’li bu gıda devleri damping yapıyorlar. Uluslararası ticaret kurallarına göre dampingin farklı tanımları var mı? ABD işene gelen bir tanımı mı kabul ettirmeye çalışıyor? Damping uluslararası ticaret anlaşmalarına göre yasak olduğu halde neden bu uygulama devam edebiliyor? ABD’li gıda şirketleri ürünlerin şirketlere maliyetinin altında ihraç fiyatları belirlediği halde nasıl yüksek kârlar elde edebiliyorlar?</span></li><li><span style="font-size:18px">Tarım Kanunumuz neden çiftçi eline geçen fiyatlara destek olmaktan yana değil? Tarım kanunun neoliberal özellikleri nerede gizli? Kanunun öngördüğü destek de yapılmıyor ama sadece tarımsal destekleri arttırmak çiftçi gelirlerini arttırabilir mi? Alternatif bir tarım politikası nasıl olmalı? Tarım politikasında taktik ve strateji ne anlama geliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Agroekoloji bir ütopya mı, yoksa gerçekçi bir alternatif mi? Agroekolojik sistemde verim nasıl? Bu konudaki araştırmalar neyi gösteriyor? Dünyadaki başarılı uygulamalar bize ne öğretiyor? Gerçekten agroekolojik tarım dünyayı doyurur mu? Küresel iklim değişikliğini engelleme ve uyum gösterme konusunda ne gibi potansiyele sahip? Halk sağlığı açısından önemi nedir? Agroekoloji sosyal konulara ne denli önem veriyor? Agroekolojiyi yaymak için nasıl bir yol izlemeli? Değişik bir tarımsal yayım yaklaşımı gerekiyor mu?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Kitap bu sorulara yanıt vermeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Kitabınızın temel kapsamı, bileşenleri, hedefleri ve önermeleri nelerdir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD’nin desteklediği buğday, mısır, pirinç, soya, pamuk gibi ürünlerde damping uygulaması birçok ülkede bu ürünleri üreten çiftçileri iflasa sürüklemekte, ABD’ye bağımlı bir gıda sistemi kurulmaktadır. Bu şirketler uzun vadede bu ülkelerin piyasalarını ele geçirmekte ve düşük fiyatlarla satın aldıkları bu ürünleri işleyerek nişasta bazlı şeker, etanol, et, yumurta, gıda sanayinde kullanılan çok sayıda ürün ve çok değişik gıda maddeleri elde etmekte, satmakta veya bu ürünleri üreten diğer şirketlere hammadde veya kısmen işlenmiş ürün satarak çok daha yüksek düzeyde kârlar elde etmektedirler. Hammadde ürünlerde dampingli ürün ihracatının; değişik ülkelerde ve bu arada Türkiye’de çiftçi eline geçen fiyatların düşük olarak belirlenmesine yol açan bir tarım politikasının sürdürülmesini teşvik ettiği söylenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Çiftçi hapishanesi”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Var olan tarımsal durumdan memnun olmayan politikacılarımızın diğer bir kısıtlılığı da tarım sistemleri konusudur. Çiftçilerimizin önemli bir çoğunluğu endüstriyel tarım sistemini uygulamaktadır.&nbsp;<em>Ancak bu sistem çiftçiler için bir hapishanedir</em>. Endüstriyel girdiler şirketlerin elindedir. Geçmişte gübre, yem, tarım ilacı vb. endüstriyel girdileri üreten ve pazarlayan kamu kuruluşları özelleştirilmiştir. Ayrıca bu girdilerin ya kendileri ya da hammaddeleri ithal olduğundan TL’nin aşırı değer kaybı fiyatlarını roket gibi artırmaktadır. Benzer şekilde tarımsal ürünleri satın alan SEK, TMO gibi kamu kuruluşları (tarımsal KİT’ler) ve Tarım Satış Kooperatifleri özelleştirme, küçülme gibi değişikliklerle fiyatları belirleme konusunda etkisiz duruma gelmiştir. Böylece çiftçilerin eline geçen fiyatlar çok yetersiz düzeyde oluşmaktadır.&nbsp;<em>Çiftçi eline geçen ürün fiyatları ve ödedikleri endüstriyel girdi fiyatlarından oluşan makas çiftçiyi ezmektedir.</em>&nbsp;Bu makas arasındaki çiftçinin tarımsal geliri yıllar geçtikçe daralmakta, bazı yıllar, bazı ürünlerde negatif olmaktadır. Bu da çiftçilerin bir kısım tarım alanını boş bırakmalarına ve önemli sayıda çiftçinin tarımdan çekilmelerine yol açmaktadır. Endüstriyel tarım sisteminin alternatifinin; girdileri tarım içinden sağlama ve ekolojik dengeleri oluşturarak endüstriyel tarım girdilerinden vazgeçme ve ürünlerin aracılar yerine kooperatifler, topluluk destekli tarım grupları, ekolojik köylü pazarları yoluyla pazarlanmasını öneren agroekolojik bir tarım sistemi olduğu açıktır. Bu gelişme çiftçi eline geçen fiyatları arttırırken, masrafları kısacaktır. Sonuç tarımsal gelirlerin artması, tarımın gerek üretirken gerekse de ürünleri ile insan ve çevre sağlığına uygun bir hale gelmesidir.&nbsp;<em>Endüstriyel tarım sisteminden agroekolojik tarım sistemine ve gıda egemenliği dediğimiz toplulukların, ülkelerin kendileri için uygun tarım politikalarını ve gıda sistemlerini belirleyebilme hakkına geçiş şüphesiz bir yılda olmayacaktır.&nbsp;</em>Sorun, politikacılarımızın önemli bir kesiminin&nbsp;<em>agroekoloji</em>&nbsp;dendiğinde organik tarımdan söz edildiğini düşünmeleri, bu sistemi gerçekçi ve kısa sürede sonuç alacak bir seçenek olarak düşünmemeleridir. Bir çoğu ekolojik tarımın sadece amatörler tarafından uygulanan 200-300 metrekare gibi bir alanda başarılı olacağı düşüncesindedir<em>. Agroekolojide verimin düşeceği düşüncesi doğru değildir.</em>&nbsp;Bazı çiftçilerde ilk bir iki yıl görülebilir. Bu da önlenebilir. Ancak giderek verim artmakta ve özellikle kurak geçen yıllarda endüstriyel tarımdan çok daha yüksek gerçekleşmektedir. Küresel iklim değişimi ile karşı karşıya olduğumuz dikkate alınırsa bu çok önemlidir. Verim ile ilgili çok sağlam araştırmalar bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Agroekolojinin geleceğine ilişkin neler söylenebilir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Dünya ve Türkiye bir yandan ekonomik diğer yandan ekolojik bir kriz içindedir.</em>&nbsp;Endüstriyel tarım her iki krizi de derinleştirmektedir. Agroekoloji hem bir bilim hem bir uygulama hem de bir hareket olarak bu krizlere bir cevap oluşturmaktadır. Agroekoloji toprağa karbon bağlayarak küresel iklim krizini engelleyecek bir potansiyele sahiptir. Agroekoloji dünyayı serinletir. Diğer yandan mazot, tarım ilaçları, kimyasal gübre vb. endüstriyel girdilerin yerine ekolojik bilgiyi ve çiftlik içinden girdileri kullanarak maliyeti düşürecek, verimi arttıracaktır. Toplulukların, ulusların kendileri için yararlı tarım politikalarını ve tarım-gıda sistemlerini belirleyebilme hakları olan gıda egemenliğini savunan agroekoloji tüketim kooperatifleri, üretim kooperatifleri, gıda grupları, ekolojik köylü pazarlarını geliştirerek diğer yandan tüketicilere de makul fiyatlarda sağlıklı gıda ulaştırma hedefine sahiptir.&nbsp;<em>Dünyanın bazı köşelerinde kitlesel ve başarılı uygulamaları olan agroekoloji ne kadar kısa zamanda dünyada ve ülkemizde hâkim olursa o kadar iyi olacaktır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</em></span></p><p>İÇERİK VE KAYNAK:</p><p>https://hasatturk.com.tr/2026/07/hem-bir-bilim-hem-bir-uygulama-hem-de-bir-hareket-olarak-agroekoloji/&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-uyan-turkiyem-260332576ec82-a6de-46c6-a9c5-1198251e21942026-07-19T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!

Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla, denizleriyle, bor madeniyle, Fırat, Dicle ırmaklarıyla,Van gölüyle, stratejik konum ve imkanlarıyla, küresel güçlerin, emperyalistlerin hedefinde olan Türkiye, Müslüman Türklerin yönetimine geçtiği günden itibaren hergün tehdit altındadır.<br />Ülkemiz İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların,Yunanlıların işgalini ve Sevr tehlikesini yaşamıştır.<br />Ruslar doğu illerimiz ve Karadeniz, Bogazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz için hep tehdit olmuştur.<br />Kurtuluş Savaşı sonrası emperyal güçler, kriptolar kullanarak ülkemizin belkasını, milli güvenliğini tehdit etmektedir.<br />1965 ve ölünceye kadar Fethullah Gülen'i devreye sokan ABD-CIA dir.<br />Manisa Fetönün Vatikan'ıdır.<br />F.Gülen'in bacısı Manisa Turgutlu Akçapınar'dan evlidir.<br />Soyadı Türk olan damat ve ailesi dikkat çekmiştir.<br />F.Gülen'in Manisa Dergahına ilk gidenler arasında A.Nedim Çakmak, Bülent Arınç ve Hilmi Özkök dikkat çekenlerdendir.<br />A.Nedim Çakmak,erken uyanan ve dergahtan ayrılan bilahare Hüsniyadis Hortladı kitabını yazan bir vatansever olan değerdir.<br />*<br />Fetö ve Manisa konusunda Manisalı İş İnsanı Enis Uludemir itirafçı olmuş ve Bülent Arınç ile Özgür Özel hakkında şok iddialarda bulunmuştur.<br />Enis Uludemir bir hafta önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermiş, çok "Özel' para trafiği hakkında bilgiler vermiş.<br />İzmir, Manisa ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarında devam eden çalışmalarda elde edilecek belgeler sonrası bugün arkasında kalabalıklar olan bazı siyasetçilerin maskesi düşecek gibi.<br />Emperyalizmin CHP'deki kriptoları,<br />'TC Devletinin Erdoğan'dan kurtulması için Devletin stratejik çıkarı İmamoğlu/Özgür Özel e destek vermeliyiz çünkü tek alternatif onlar' diyorlar.<br />Cevaben bendenizde,<br />'Emperyalizmin uşaklarıyla,Fetöcülerle hortumcularla uçkurcularla, yalancılarla asla beraber olmam' diyorum.<br />Açık seçik ifade ediyorum.<br />Alternatif İmamoğlu - Özel olamaz.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>TEVFİK DİKER</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/murat-kurum-duyurdu-81-ilde-yaklasik-7-milyon-kisi-sosyal-konuta-kavustu-260312e77b1f0-1bb5-40eb-ab56-c22fe8b753772026-07-19T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu

Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye genelinde sosyal konut projelerini sürdürürken, deprem bölgesindeki çalışmalara da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi'nde afet konutlarının yanı sıra&nbsp;<strong>İlk Evim-250 Bin Sosyal Konut Projesi</strong>&nbsp;kapsamındaki konutların yapımını da tamamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin en büyük şantiye alanlarından biri haline gelen bölgede inşa edilen&nbsp;<strong>bin 160 sosyal konut</strong>, hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">BAKAN KURUM'DAN "7 MİLYON" VURGUSU</span></h3><p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yeni evlerine yerleşen Hanım ve Mahmut Dönmez çiftinin görüntülerini paylaşarak, sosyal konut çalışmalarına ilişkin son verileri açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurum paylaşımında,&nbsp;<strong>"Bugüne kadar 81 ilimizde 7 milyona yakın vatandaşımızı sosyal konutlarla afetlere karşı sağlam konutlarına kavuşturduk. Hanım ablamız ile Mahmut abimiz de Malatya İkizce'de İlk Evim Projemiz ile sahip olduğu yuvalarında huzurla oturuyor"</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"UMUDUMUZ KALMAMIŞTI"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Emekli Mahmut Dönmez, deprem öncesinde İlk Evim Projesi'ne başvurduklarını belirterek, yaşanan felaketin ardından sosyal konutların teslim edilmesinin uzun süreceğini düşündüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönmez,&nbsp;<strong>"Devlet hangi birine yetişecek diye karamsarlık yaşadık. Ama iki yıl içinde hem deprem konutları hem sosyal konutlar tamamlandı. Bu bizim için büyük sürpriz oldu. İkizce adeta yeniden doğdu. Devlet hiçbir şeyden kaçınmamış. Güneş enerji sistemi bile yapılmış"</strong>&nbsp;dedi.</span></p><h4><span style="font-size:18px">"EVİMİZ VAR ÇÜNKÜ BAŞIMIZDA DEVLETİMİZ VAR"</span></h4><p><span style="font-size:18px">Deprem sonrası bir süre Ankara'da kızının yanında yaşadığını anlatan Hanım Dönmez ise yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Umudumu kaybetmiştim, memleketime dönemeyeceğimi düşünüyordum. Ama evimiz çıktı ve geri döndük. Çok şükür artık huzurluyuz"</strong>&nbsp;diyen Dönmez, depremde tüm eşyalarını kaybettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bir tasımız, tabağımız bile kalmamıştı. Şimdi ise evimiz var, her şeyimiz var. Çünkü başımızda devletimiz var."</strong></span></p><p><strong>HABER İÇERİK KAYNAK:</strong></p><p><strong>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/murat-kurum-duyurdu-81-ilde-yaklasik-7-milyon-kisi-sosyal-konuta-kavustu-1804001?s=3</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bir-hikayeye-donen-anayasa-degisikligi-260303782e1e3-f8d7-429f-a683-c3785641f38b2026-07-19T11:35:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yıllardır tartışılan konudur. Artık KABAK tadı verdi. Ülkemizin en önemli sorunu ADALET, bununda kökü ANAYASA… Eşit, hakkaniyetli, tarafsız, ayrıcalıkları olmayan, herkesin hukuk karşısında, kanun karşısında eşit haklara sahip olduğu, dokunulmazlıkların olmadığı, çağdaş, uygar, insanca, hakça, adil bir anayasayı işleme koymak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun osu busu yok. Toplumun her katmanı bunu ele almalı fikir sunmalı ve bu işi artık kökünden çözmeliyiz. 1980 anayasası kırk kez değişti yamalı bohça haline geldi, ihtiyaçları cevaplamıyor. Köklü, radikal değişim lazım. Cumhuriyetin temel ilkeleri, ülkenin çıkarları, devletin çıkarları ön plana alınıp İNSAN unsuru en iyi şekilde gözetilerek, tüm etnik kimlikleri, tüm mezhepleri eşit kavrayan, kardeşlik hukuku çerçevesinde, kimseye ayrım yapmayan, &nbsp;bir anayasa yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elin oğlu kralı, kraliçeyi, başbakanı bir anda yargılıyor, biz burada EN KÜÇÜK BİR bir devlet memurunu yargılayamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de yıllardır gündemi meşgul eden ve toplumda ciddi bir yorgunluk yaratan "yeni ve sivil anayasa" arayışı, aslında sadece hukuki bir metin değişimi değil, toplumsal bir sözleşmenin yeniden inşası meselesidir. Adil, eşitlikçi, imtiyazsız ve insan odaklı bir anayasayı hayata geçirebilmek için hem siyasete hem de vatandaşlara (toplumun tüm katmanlarına) çok kritik görevler düşmektedir. Bu hedefe ulaşmak için atılması gereken adımları ve düşen görevleri şu şekilde özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset kurumunun anayasayı bir "güç tahkimatı" veya muhalefeti sıkıştırma aracı olarak görmekten vazgeçmesi gerekir. Anayasa, iktidarların değişmesiyle sürekli değişmeyecek, kalıcı ve kapsayıcı bir metin olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1980 darbe anayasasının "yamalı bohça" halinden kurtulmasının yolu, meclisteki sayısal çoğunlukla bir metni dayatmak değil, nitelikli bir uzlaşı aramaktır. Siyasi partiler, kırmızıçizgilerini esnetebilmeli ve "Cumhuriyetin temel ilkeleri ile demokrasiyi" harmanlayan ortak bir paydada buluşabilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kıytırık bir memurun bile yargılanamaması" sorunu, bürokratik vesayetin ve yargının yürütmeye bağımlı olmasının bir sonucudur. Siyaset, yargı üzerindeki elini tamamen çekmeli; kralı da başbakanı da sıradan vatandaşı da aynı mahkemede, aynı kurallarla yargılayabilecek bir mekanizmayı (örneğin dokunulmazlıkların sınırlandırılması, memur yargılama izinlerinin kaldırılması) anayasal güvenceye kavuşturmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasalar sadece hukukçuların ve siyasetçilerin kapalı kapılar ardında yazacağı metinler değildir. Sendikalar, barolar, odalar, dernekler ve üniversiteler kendi alanlarıyla ilgili talepleri net bir şekilde ortaya koymalıdır. Vatandaş, siyasetçiden sadece "yol, köprü" değil, "adalet ve eşitlik" talep etmeyi öncelik haline getirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm etnik kimlikleri ve mezhepleri eşit kavrayan bir anayasa için, toplumun da farklılıklara karşı tahammül ve kabul eşiğini yükseltmesi gerekir. "Kendim için istediğim hak ve özgürlüğü, benim gibi düşünmeyen/yaşamayan öteki için de istiyor muyum?" sorusunu her vatandaşın kendisine sorması gerekir. Toplumsal barış anayasadan önce zihinlerde başlamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlar olarak haklarımızı ve devletin sınırlarını iyi bilmeliyiz. Hak arama hürriyetini sonuna kadar kullanmalı, adaletsizlik karşısında "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" anlayışını terk etmeliyiz. Bu işi kökünden çözmenin yolu "Katılımcı Anayasa Yapım Süreci’nden geçer.&nbsp;<strong>Dünyada başarılı olmuş çağdaş anayasa örneklerinde şu yöntemler izlenmiştir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi partilerin ötesinde, halkın her kesiminden fikirlerin toplandığı, dijital platformlar ve yerel çalıştaylarla toplumun nabzının tutulduğu bir hazırlık süreci.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metnin yazım sürecinde her fikrin açıkça tartışılabildiği, gizli ajandaların olmadığı şeffaf bir meclis komisyonu çalışması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metin üzerinde geniş bir mutabakat sağlandıktan sonra, kutuplaştırıcı bir propaganda süreciyle değil, maddelerin ne anlama geldiğinin dürüstçe anlatıldığı bir referandumla halkın onayına sunulması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elin oğlunun başbakanını rahatça yargılayabildiği o "çağdaş ve uygar" düzen, onların bizden daha akıllı olmasından değil;&nbsp;<strong>sistem tasarımlarını şahıslara değil kurallara dayandırmalarından</strong>&nbsp;kaynaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim de insanı yaşatan, devleti denetleyen, adaleti mülkün (devletin) temeli yapan bir sistemi kurabilmemiz için siyasetin popülizmi, toplumun da apolitikliği ve nemelazımcılığı bırakması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düğümü çözmek ve süreci doğru bir şekilde başlatabilmek için&nbsp;<strong>ilk olarak yapılması gereken şey, yöntemsel bir zemin hazırlamak ve güven inşa etmektir.</strong>&nbsp;Metnin içeriğinden ziyade, o metnin&nbsp;<strong>nasıl</strong>&nbsp;yazılacağına dair kuralları koymalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ev inşa etmeye başlamadan önce projesini çizmek ve zemin etüdü yapmak gibi, yeni bir anayasa için de ilk adım&nbsp;<strong>"Anayasa Yapım Usulü Kanunu"</strong>&nbsp;çıkarmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi partiler bir araya gelmeli ve maddeleri tartışmaya başlamadan önce, sürecin kurallarını belirleyen bir yasa veya meclis kararı çıkarmalıdır. Bu yasada şu soruların cevabı net olmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikirler nasıl toplanacak?</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyonda kararlar nasıl alınacak? (Örneğin: Salt çoğunlukla dayatma yerine, 3/4 gibi nitelikli bir uzlaşı aranmalı).</span></p><p><span style="font-size:18px">Süreç ne kadar sürecek ve halkın katılımı nasıl sağlanacak?</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk yapılması gereken, siyasetin dilini yumuşatmasıdır. Muhalefeti "ihanetle", iktidarı "Diktatörlükle" suçlayan bir kutuplaşma ortamında adil bir anayasa yapılamaz. İlk adım olarak liderler seviyesinde, hiçbir ön şart koşmadan, sadece&nbsp;<strong>"Bu ülkeye adil bir anayasa kazandırmak için hazırız"</strong>&nbsp;iradesini beyan eden ortak bir bildirge yayınlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak ilk yapmamız gereken şey, kendi mahallemizin konfor alanından çıkmaktır. Her kesim (etnik, dini, ideolojik gruplar) masaya sadece kendi talepleriyle ve "asla değişmez" dedikleri devasa kırmızıçizgilerle oturursa süreç başlamadan biter. İlk olarak&nbsp;<strong>"Benim gibi düşünmeyenin de haklarını güvenceye almaya hazır mıyım?"</strong>&nbsp;sorusuna toplumsal olarak "Evet" cevabını vermeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;İlk olarak&nbsp;<strong>neyi</strong>&nbsp;değiştireceğimizi değil,&nbsp;<strong>nasıl</strong>&nbsp;konuşacağımızı ve üzerinde uzlaşacağımız&nbsp;<strong>yöntemi</strong>&nbsp;belirlemeliyiz. Usul, esastan önce gelir. Usulü doğru kurarsak, arkasından adalet de eşitlik de gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-partiden-yeni-anayasa-icin-referandum-mesaji-milletin-onayina-sunacagiz-2602921b06f8b-6ebb-4d6f-81b2-2ca3e602b3692026-07-19T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız

AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bolu'da AK Parti'nin bölge toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yeni anayasa çalışmaları ve 'Terörsüz Türkiye' hedefine ilişkin önemli mesajlar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut anayasanın yamalı bohçaya dönüştüğünü vurgulayan Yazıcı, " Bütün bu değişikliklerle birlikte anayasa yamalı bohçaya dönüşmüş. Olması gereken kurumlar var, kurallar var, yer almamış. Olmaması gerekenler var, yer almış; bunların örnekleri var. Dolayısıyla bu millet baştan sona yepyeni bir anayasa yapma hakkını artık kullanmalıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Batı Karadeniz Bölge Toplantısı Bolu'da yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı'nın katılımıyla Abant'ta bir otelde gerçekleştirilen toplantıda İl Başkanları ve Milletvekilleri yer aldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Hayati Yazıcı, Anayasa değişikliği ve terörsüz Türkiye süreciyle alakalı açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaşama hakkı Londra'da ne ise Gazze'de de odur"<br />AK Parti'nin, kurulduğu günden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kendini sürekli yenileyen ve geliştiren bir siyasi teşekkül olduğunu belirten Yazıcı, "Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde milletimizin hukukunu korumak, insanımızın hayat standardını yükseltmek, önündeki sosyoekonomik engelleri ortadan kaldırmak, sofrasındaki ekmeği büyütmek için var olan AK Parti, kurulduğu günden bu yana 25 yıldır sürekli kendini yenilemeyi, değiştirmeyi, geliştirmeyi ve yükseltmeyi başaran bir siyasi teşekküldür. Bakın dünya bugün çalkantı içerisinde. Bu çalkantının en keskinleri de yanı başımızda; kuzeyimizde, güneyimizde. Ama dünyanın neresinde olursa olsun insan hakkı ihlali niteliği gözlenen eylemlere karşı Türkiye, her uygun platformda ve bunun uygunluğu için de çalışmalar yapmak suretiyle insanlığın vicdanı olmuştur. Çünkü hep şuna inandık; yaşama hakkı Londra'da ne ise Gazze'de de odur. Yani Londra'dakilerin yaşama hakkı var da Gazze'dekilerin yok mu. Böyle bir şey olabilir mi. Ve bu değerleri, uluslararası her platformda dile getiren, vurgu yapan tek ülke, tek lider var. O ülke Türkiye'dir, o lider Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.<br />"Mevcut anayasa yamalı bohçaya döndü"<br />Konuşmasında 1982 Anayasası'nın baskıcı ruhuna ve günümüzdeki yetersizliğine geniş yer ayıran Yazıcı, darbe anayasasının halk oylamasına sunulduğu dönemde oy kullanmayanlara yönelik getirilen kısıtlamaları hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasanın bugüne kadar 19 kez değiştirildiğini hatırlatan Yazıcı, şu ifadeleri kullandı: "Hatta 82 Anayasası'nın geçici maddeleri arasında 16. madde var. 16. maddede şöyle bir hüküm var: 'Bu anayasanın halk oylamasına sunulduğunda oylamaya mazeretsiz katılmayan vatandaşlar, anayasa oylamasını referandumu takip eden seçimlerde, yerel ve genel seçimlerde oy kullanamaz, aday olamazlar' diye aba altından sopa gösterilmiş. Yani zorlanmış millet. Hak yoksunluğuyla zorlanmış. Böylesi bir anayasa. Ve bu anayasa 19 defa değişiklik yapılmış. En önemli değişikliği de bildiğiniz gibi 15 Temmuz o gaddar, alçak darbe teşebbüsünden sonra Cumhur İttifakı olarak nitelediğimiz ittifak öncülüğünde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ya da başkanlık modelini inşa etmiş, yürürlüğe koymuşuz. Bütün bu değişikliklerle birlikte anayasa yamalı bohçaya dönüşmüş. Olması gereken kurumlar var, kurallar var, yer almamış. Olmaması gerekenler var, yer almış; bunların örnekleri var. Dolayısıyla bu millet baştan sona yepyeni bir anayasa yapma hakkını artık kullanmalıdır. Böyle düşünüyoruz. Bu anlamda da çalışmalarımız devam ediyor ve elbette ki Türkiye yeni bir anayasayı, yepyeni bir anayasayı birlikte mecliste konsensüs sağlamak ve sonra da milletin onayına, referanduma sunmak suretiyle paylaşımcı bir anlayışla bunu gerçekleştireceğiz. Millet sonuçta karar verecek. İnşallah bunu da hedefimize ulaştırırız. Ve ulaştırmamız gerekir diye düşünüyorum."<br />"Şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi üzecek bir tutum içerisinde olmayız"<br />Türkiye'nin gündemindeki en önemli maddelerden birinin "Terörsüz Türkiye" olduğunu vurgulayan Hayati Yazıcı, ülkenin en büyük gücünün birlik, beraberlik ve kardeşlik olduğunu dile getirdi. Yazıcı, terörle mücadele ve çözüm sürecine dair yasal düzenleme sinyalleri vererek, "Değerli arkadaşlar, sorunlarımız yok değil, sorunlarımız var. Türkiye'nin bugün gündemde yer alan en önemli maddelerden bir tanesi, konulardan bir tanesi terörsüz Türkiye'dir. Bizim en büyük gücümüz birliğimiz, bütünlüğümüzdür, kardeşliğimizdir. Bunu ölçecek hiçbir değer yoktur. Bunun kıymeti, değeri ölçülemeyecek büyüklükte ve önemdedir. Dolayısıyla bu konuda da Cumhur İttifakı olarak gerekli açıklamalar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Yol yürüyüşümüz devam ediyor. Şimdi bununla alakalı işte bir çerçeve düzenleme, yasal düzenleme yapılacak, onun çalışması sürdürülüyor. Ve elbette ki bu hedefi gerçekleştirirken asla şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi üzecek bir tutum içerisinde olmayız. Bunu bilmenizi istiyorum. Türkiye'nin çıkarı, milletimizin hedefi, arzusu, yararı olan ne ise inşallah onu hep birlikte gerçekleştirmek suretiyle Türkiye'yi bu illetten kurtaracağız" ifadelerine yer verdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1173159/ak-parti-den-yeni-anayasa-icin-referandum-mesaji-milletin-onayina-sunacagiz.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi-260283fd5bb6e-e001-414e-ae1c-9c40907c27cc2026-07-19T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı

e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, yeni uygulamayla daha önce sistemde dijital karşılığı bulunmayan istirahat raporlarının da elektronik ortamda düzenlenmesi sağlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">e-Rapor sisteminden öğrenciler, 18 yaşını doldurmamış kişiler, memurlar, kamu görevlileri, esnaf ve serbest meslek sahipleri yararlanabilecek. Vatandaşlar, istirahat raporlarına e-Devlet üzerinden kolayca erişebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düzenleme, işlemlerin daha hızlı ve pratik şekilde yürütülmesine olanak sağlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen tüm sağlık hizmet sunucularında görev yapan hekimler tarafından düzenlenebilecek istirahat raporları, elektronik ortamda güvenli şekilde kayıt altına alınırken, raporlar "e-Rapor Doğrulama Servisi" üzerinden de doğrulanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca elektronik ortamda düzenlenen istirahat raporları için basılı çıktı alınmasına gerek kalmadan işlemler daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca "Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği e-Rapor sistemi ile SGK tarafından düzenlenen istirahat raporları kapsam olarak farklıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, yine SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecektir." ifadelerine yer verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi-951565.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-abye-cifte-standart-tepkisi-kiev-rejimine-ne-zaman-yaptirim-uygulanacak-26027867aecc8-550b-4be7-ae13-0962d6b162982026-07-18T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?

Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nin (AB) "Kiev'e yönelik saldırılar" gerekçesiyle Rusya'ya yeni yaptırımlar ilan etmesine Telegram kanalından yanıt veren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Brüksel'in adımlarını eleştirerek AB'nin yaptırım politikasındaki çifte standarda dikkat çekti.<br />Zaharova, AB'nin Ukrayna'nın eylemlerine göz yumduğunu belirterek şu soruları yöneltti:<br />Kiev rejimine, Starobelsk’te gençlerin toplu şekilde öldürülmesi nedeniyle AB yaptırımları ne zaman gelecek? Zaporojye Nükleer Güç Santrali’ne yönelik mütemadiyen süren bombardımanlar ve santralin başmühendisinin öldürülmesi için ne zaman yaptırım uygulanacak? ‘Melekler Yolu’nda (Donbass’taki çocuk kurbanlar anıtı) hayatını kaybeden çocuklar; yıllardır süren okul, kreş ve hastane bombardımanları için ne zaman adım atılacak? Esirlere işkence edilmesi, gazetecilerin hedef alınması ve Kuzey Akım doğalgaz boru hattının havaya uçurulması için yaptırımlar nerede?<br />Açıklamasında ironik bir dil de kullanan Zaharova, "Hiç şüphe yok ki 'Tahran’ın bombalanması' için de Avrupa Birliği mutlaka yaptırım uygular, öyle değil mi?" ifadelerine yer verdi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260717/zaharovadan-abye-cifte-standart-tepkisi-kiev-rejimine-ne-zaman-yaptirim-uygulanacak-1107344067.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sana-gelince-tamam-bana-gelince-hamam-26032398e6849-be2e-4f6d-8a1c-9eac173232692026-07-18T01:59:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet üzerine yüzlerce kez yazdım. İşine gelen işine geldiği gibi yorumluyor. ADALET herkese eşit ve hakkaniyetli zaruri olan bir kurumdur. Orada ayrıcalık ve kişi kurum gözetilmeden uygulamanın adil olması, hukuk çerçevesinde olmasının altını çiziyorum 43 senedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yaşıyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkes kendine bir eylem yapıldığında, yâda maruz kaldığı bir haksızlıkta çene çalıyor. Meselenin derinliğine, toplumsal yarasına, ülkeye ve devlete, millete verdiği zarara bakmıyor. Diyorum ya, çıkarcı, beleşçi, toplum haline gelmişiz, herkes kendi penceresinden olaya bakıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay üstü örtülecek bir olay değil. Yargının, emniyetin pırıl pırıl olması, tertemiz bir çehre ile aldığı karar, yaptığı uygulama ile halkın gönlünde taht kurması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olmaz ise, toplumsal barışın tahsisi mümkün olmaz, cezaevleri de dolup dolup taşar. Adalet ve Emniyette farklı farklı uygulamalar bir an evvel ortadan kalkmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sana gelince tamam, bana gelince hamam!" sözü, toplumdaki o çifte standardı, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın"cı zihniyeti o kadar güzel özetliyor ki, o yüzden bu başlığı attım.</span></p><p><span style="font-size:18px">143yıldır bıkmadan, usanmadan altını çizdiğim bu gerçek, aslında toplumumuzun can damarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet kişiye, kuruma, güce veya dönemin rüzgârına göre esneyen bir lastik olamaz. Eğer adalet "herkes için" eşit ve hakkaniyetli bir sığınak olmaktan çıkar da sadece&nbsp;<strong>gücü yetenin, sesi gür çıkanın ya da gemisini yürütenin</strong>&nbsp;aracı haline gelirse, orada toplumsal çürüme başlar. İşte bu gün ülkemizde yaşadıklarımız, ekranlara yansıyan, hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık, &nbsp;bunun sonucudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">En acı nokta tam olarak şu:&nbsp;<strong>"Herkes kendine bir haksızlık yapıldığında çene çalıyor."&nbsp;</strong>Ucu bize dokunana kadar haksızlıklara gözümüzü kapatıyoruz. Bize dokunduğunda ise dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz ama iş işten geçmiş oluyor. Meseleyi toplumsal bir yara, devlete ve millete zarar veren bir sistem sorunu olarak görmeyi reddediyoruz. Bu günübirlik ve çıkarcı bakış açısı, adaletsizliği besleyen en büyük yakıttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın sırtını güvenle yaslayabilmesi için yargı ve emniyet teşkilatlarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar&nbsp;<strong>şeffaf, tarafsız ve pırıl pırıl</strong>&nbsp;olması bir lüks değil, zorunluluktur.&nbsp;<strong>Adaletin olmadığı yerde ne toplumsal barış kalır ne de geleceğe dair bir umut.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede insanlar "Haklı mıyım?" diye değil de "Arkamda kim var?" veya "Hâkim/polis kime göre karar verecek?" diye düşünmeye başlıyorsa, cezaevlerinin dolup taşması da, asayişin bozulması da kaçınılmaz birer sonuçtur. Farklı farklı uygulamaların, kişiye özel muamelelerin acilen ortadan kalkması toplumsal huzurun tek reçetesidir. Adalet bilincinin, sadece canı yananların değil, tüm toplumun ortak davası olduğu gün gerçek anlamda "adil" bir düzene kavuşabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar kökleşmiş bir "bana gelince hamam" zihniyetini ve sistemdeki aksaklıkları bir günde değiştirmek sihirli bir değnek yoksa imkânsızdır. Ancak toplumsal dönüşümler her zaman&nbsp;<strong>bireyden ve dipten gelen bir dalgayla</strong>&nbsp;başlar. Madem teşhisi koyduk, tedavi için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde atılması gereken adımları ele alacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılması gereken ilk ve en zor şey, adalet ararken&nbsp;<strong>"kimden"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"kime"</strong>&nbsp;sorularını sormayı bırakmaktır. Haksızlığa uğrayan kişi bizim dünya görüşümüzden, partimizden, inancımızdan veya mahallemizden olmasa bile onun hakkını savunabilmeliyiz. Aynı şekilde, bizim sevdiğimiz ya da desteklediğimiz bir yapı yanlış yaptığında, "Ama onlar da haklı" demeden karşı durabilmeliyiz. Adalet, düşmanımız için bile isteyebildiğimiz an adalettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargının ve emniyetin "pırıl pırıl" olması gökten zembille inmez; halkın bunu ısrarla talep etmesiyle olur.&nbsp;<strong>Liyakat:</strong>&nbsp;Kurumlara alımlarda ve yükselmelerde sadakat veya torpil değil, sadece ve sadece liyakat esas alınmalıdır.&nbsp;<strong>Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik:</strong>&nbsp;Alınan kararların, yapılan uygulamaların hukuki dayanakları toplum vicdanını tatmin edecek şekilde açık olmalıdır. Hata yapan, taraflı davranan kamu görevlisinin sistem tarafından hızla ve ibretlik şekilde cezalandırılması gerekir ki kamu vicdanı rahatlasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak haklarımızı tam olarak bilmiyoruz. Çoğu zaman bir haksızlığa uğradığımızda ne yapacağımızı, hangi yasal yollara başvuracağımızı bilmediğimiz için ya susuyoruz ya da "çene çalarak" enerjimizi boşa harcıyoruz. Bireylerin haklarını bilen, yasal zeminlerde hakkını aramayı alışkanlık haline getiren "bilinçli vatandaşlar" olması şarttır. Çocuklarımıza okulda sadece matematik, fen değil; kul hakkını, başkasının özgürlük sınırını, adil olmayı ve empatiyi öğretmeliyiz. Çıkarcı ve beleşçi toplum yapısından kurtulmanın tek uzun vadeli yolu, yeni nesilleri&nbsp;<strong>"bana dokunmayan yılan bin yaşasın"</strong>&nbsp;cılıkla değil,&nbsp;<strong>"haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"</strong>&nbsp;düsturuyla büyütmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemler insanlardan oluşur. Bizler kendi hayatımızda; trafikte, iş yerinde, apartman toplantısında, kuyrukta beklerken ne kadar adil, ne kadar kurallara saygılı olursak, yukarıya doğru talep edeceğimiz adalet de o kadar güçlü olur. Ben 43 yıldır yazdığım gibi yazmaya, konuşmaya ve hep birlikte ise bıkmadan "Adalet!" demeye devam etmemiz lazım. Çünkü sustuğumuz gün, adaletsizliği tamamen kabul ettiğimiz gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi parti liderlerine, özellikle de muhalefete bu konuda çok ama çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Çünkü iktidar gücü elinde bulunduran ve mevcut sistemi yürüten taraftır; muhalefet ise alternatif üreten, halkın umudunu taze tutması gereken ve&nbsp;<strong>"Biz gelirsek neyi, nasıl farklı yapacağız?"</strong>&nbsp;sorusunun cevabıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer muhalefet liderleri de toplumdaki o "bana gelince hamam" zihniyetine kapılırsa, adaleti sadece kendi yandaşları veya kendi mahalleleri için isterlerse, inandırıcılıklarını tamamen kaybederler. Muhalefetin yapması gereken ilk şey, adalet savunuculuğunda&nbsp;<strong>tarafsızlık rüştünü ispat etmektir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece kendi tabanının, kendi milletvekilinin ya da kendi fikrine yakın gazetecinin uğradığı haksızlığa ses çıkarıp, muhalif olmadığı halde haksızlığa uğrayanlara kulak tıkamak en büyük hatadır. Muhalefet liderleri, ideolojisi ne olursa olsun, haksızlığa uğrayan her bir vatandaşın arkasında dağ gibi durabilmelidir ki toplumda "Bunlar gerçekten adil" inancı oluşsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut sistemi eleştirmek işin kolay kısmıdır. Muhalefet liderlerinin halkın önüne net, hukuki ve kurumsal projelerle çıkması gerekir. "Yargı bağımsızlığını nasıl sağlayacaksınız? HSK’nın yapısını nasıl değiştireceksiniz?" "Emniyette ve yargıda liyakati sıfırdan nasıl inşa edeceksiniz? Torpili, mülakat sistemini nasıl kaldıracaksınız?" Bu sorulara soyut vaatlerle değil,&nbsp;<strong>yasa taslaklarıyla, somut takvimlerle ve kurumsal güvencelerle</strong>&nbsp;cevap vermelidirler. Halk, laf değil, kurumsal teminat görmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet, devleti yönetmeye talip olduğuna göre, önce kendi belediyelerinde, kendi parti yönetimlerinde ve teşkilatlarında adalet ve liyakat rüzgârı estirmelidir. Kendi yönetimindeki belediyelerde akraba kayırmacılığı, haksız ihale veya liyakatsiz atamalar yaşandığında buna göz yuman bir muhalefet, ülkeye adalet getireceğine dair halkı ikna edemez.&nbsp;<strong>"İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına"</strong>&nbsp;batırarak, kendi içindeki çürük elmaları hızla temizlemeli ve topluma "Bakın, biz gücü elimize aldığımızda böyle adil oluyoruz" mesajını fiilen vermelidirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler için toplumu kamplaştırmak, "biz ve onlar" demek her zaman en kolay oy toplama yöntemidir. Ancak bu, ülkeye ihanettir. Muhalefet liderlerinin dili reaktif, öfkeli ve intikamcı olmamalıdır. "Biz geleceğiz ve onlardan hesap soracağız" söylemi bazen tabanı coşturabilir ama kararsız veya karşı taraftaki kitlede korku yaratır ("Bu sefer de onlar bizi ezecek" algısı doğar). Bunun yerine,&nbsp;<strong>"Biz geleceğiz ve kimsenin hakkının yenmeyeceği, rövanşizmin olmadığı, hukukun üstün olduğu bir sistem kuracağız"</strong>&nbsp;güvenini vermek zorundadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet liderlerinin görevi sadece iktidarın yanlışlarını deşifre etmek değil; bu adaletsizlik sarmalından bunalmış halka&nbsp;<strong>"güvenilir, adil ve adil olduğu kadar da kararlı bir liman"</strong>&nbsp;sunmaktır. Halkın siyasetçiye güvenmediği bir iklimde adaleti inşa etmek imkânsızdır; o güveni inşa edecek olan da her şeyden önce muhalefetin duruşu, dili ve samimiyetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-15-temmuz-ve-turkiyede-neler-degisti-26011905b5c78-024c-404d-9e0b-0ed541d95fcf2026-07-15T09:02:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye siyasetini ve toplumunu çok değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, yani 15 Temmuz 2026 itibarıyla o karanlık ve tarihi gecenin üzerinden tam <strong>10 yıl</strong> geçmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi, sosyal ve kurumsal etkilerini tarafsız, gerçekçi ve yapıcı bir perspektifle ele almak istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 10 yıllık süreçte Türkiye siyasetinde nelerin değiştiğini, nelerin geliştiğini ve bu değişimlerin madalyonunun iki yüzünü ortaya koyalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Sistem ve İttifaklar Nasıl Değişti?: </strong>15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye’nin yönetim yapısında köklü bir kırılmaya yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi:</strong> Darbe girişiminin ardından oluşan "devletin bekası" odaklı siyasi iklim, 2017 referandumu ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önünü açtı. Yürütme tek elde toplanarak hızlı karar alma mekanizması hedeflendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İttifak Siyaseti (Cumhur İttifakı):</strong> Darbe gecesi ve sonrasındaki "Yenikapı Ruhu", AK Parti ve MHP’yi kalıcı bir ortaklığa taşıdı. Bu blok, Türk siyasetinin ana belirleyicilerinden biri haline geldi ve muhalefeti de bloklaşmaya (Millet İttifakı ve sonrasındaki iş birlikleri) zorladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokrasi, Ordu ve Yargıdaki Dönüşüm: </strong>Devletin en kritik organları 15 Temmuz sonrasında adeta yeniden inşa edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Vesayetin Sonu:</strong> Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinde sivil denetim mutlak hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı, askeri okullar ve hastaneler yeniden yapılandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokratik Arınma ve Boşluklar:</strong> FETÖ yapılanmasının devletten temizlenmesi için cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiye süreci yaşandı. Ancak bu tasfiyelerin ardından boşalan kadrolara yeni grupların veya liyakat dışı yapıların yerleşip yerleşmediği tartışması siyasetin hep gündeminde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Genel Bir Değerlendirme yapayım: </strong>Bu büyük dönüşümün hem devlet mekanizması hem de toplumsal yaşam üzerinde çift taraflı etkileri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu Görülen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli İrade Bilinci:</strong> Halkın çıplak ellerle tanklara karşı durması, Türkiye'de askeri darbe dönemlerinin halk nezdinde kesin olarak kapandığını gösterdi. Demokratik meşruiyet en üst düzeyde tescillendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paralel Yapılanmalarla Mücadele:</strong> Devlet içinde illegal bir şekilde örgütlenmiş, gizli ajandası olan illegal bir yapının (FETÖ) deşifre edilmesi ve tasfiyesi devlet güvenliği açısından hayati bir adım olarak görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayiindeki Atılım:</strong> Güvenlik politikalarındaki "kendi kendine yetebilme" ihtiyacı, yerli savunma sanayii projelerine (İHA/SİHA'lar, askeri teknolojiler) muazzam bir ivme kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz/Eleştirilen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçler Ayrılığı ve Kurumsallık:</strong> Yeni sistemle birlikte denetleme ve dengeleme mekanizmalarının zayıfladığı, Meclis’in ve yargının bağımsızlığının zedelendiği yönündeki eleştiriler her zaman sıcaklığını korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kutuplaşma:</strong> Güvenlikçi politikaların ve "beka" söyleminin yoğun kullanımı, siyasi arenadaki kutuplaşmayı derinleştirdi. Farklı sesler zaman zaman "milli güvenlik" parantezine alınarak sınırlandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KHK Sorunu ve Hukuki Tartışmalar:</strong> Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan KHK’lar ile işten çıkarmalar ve geniş çaplı adli işlemler, kurunun yanında yaşın da yanıp yanmadığına dair ciddi adalet ve toplumsal barış tartışmalarını beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle Şu anda Neredeyiz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye'de <strong>"güvenlik ve istikrar"</strong> arayışını her şeyin önüne koydu. Devlet, sınır ötesi operasyonlardan iç güvenlik operasyonlarına kadar daha proaktif ve sert bir güce kavuştu. Ancak bu süreçte <strong>"özgürlük, adalet ve liyakat"</strong> gibi demokrasinin taşıyıcı sütunlarında yaşanan aşınmalar, bugün de siyasetin en çok çözmeye çalıştığı düğümler olarak önümüzde duruyor. KAMUDA ŞEFFAFLAŞMAK LAZIM. "Şeffaflaşmak" ve "kamu denetimine açık olmak" aslında bir devletin vatandaşına duyduğu saygının en temel göstergesidir. Devlet, kapalı kapılar ardında değil, camdan bir odada yönetildiğinde vatandaş devletine güvenir. Güvenin olduğu yerde de ne kutuplaşma kalır ne de "acaba hakkım yeniyor mu?" kaygısı. <strong>"Ayrıcalıkları ortadan kaldırıp herkesi eşit potada değerlendirmek lazım."</strong> Bu ilke, aslında bir toplumun çimentosudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede sınav birincisi mülakatta eleniyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ihalenin kime gideceği önceden kestirilebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet, kişinin arkasındaki güce veya referansa göre esneyebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">orada ne toplumsal barışı sağlayabiliriz ne de nitelikli insanımızı ülkede tutabiliriz. Gençlerin en büyük kırgınlığı da tam olarak burada başlıyor; emeğinin, bilgisinin ve liyakatinin önüne geçen o görünmez "ayrıcalık duvarları" can acıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Temmuz gibi büyük bir travmanın ardından devletin refleks olarak güvenliği öncelemesi anlaşılabilir bir durumdu. Ancak aradan geçen 10 yılda gördük ki, kalıcı huzur ve gerçek bir "milli birlik" ancak herkesin hukuk önünde, fırsat eşitliğinde ve liyakatte eşitlendiğini hissettiği bir <strong>"ortak vatandaşlık bilinciyle"</strong> kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-dernek-vakif-medya-yardim-ve-bagis-toplama-25997adfd902f-311b-4c3c-a9f5-076fcb5f1e9a2026-07-14T17:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye siyasetini ve toplumunu çok değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, yani 15 Temmuz 2026 itibarıyla o karanlık ve tarihi gecenin üzerinden tam&nbsp;<strong>10 yıl</strong>&nbsp;geçmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi, sosyal ve kurumsal etkilerini tarafsız, gerçekçi ve yapıcı bir perspektifle ele almak istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 10 yıllık süreçte Türkiye siyasetinde nelerin değiştiğini, nelerin geliştiğini ve bu değişimlerin madalyonunun iki yüzünü ortaya koyalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Sistem ve İttifaklar Nasıl Değişti?:&nbsp;</strong>15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye’nin yönetim yapısında köklü bir kırılmaya yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi:</strong>&nbsp;Darbe girişiminin ardından oluşan "devletin bekası" odaklı siyasi iklim, 2017 referandumu ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önünü açtı. Yürütme tek elde toplanarak hızlı karar alma mekanizması hedeflendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İttifak Siyaseti (Cumhur İttifakı):</strong>&nbsp;Darbe gecesi ve sonrasındaki "Yenikapı Ruhu", AK Parti ve MHP’yi kalıcı bir ortaklığa taşıdı. Bu blok, Türk siyasetinin ana belirleyicilerinden biri haline geldi ve muhalefeti de bloklaşmaya (Millet İttifakı ve sonrasındaki iş birlikleri) zorladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokrasi, Ordu ve Yargıdaki Dönüşüm:&nbsp;</strong>Devletin en kritik organları 15 Temmuz sonrasında adeta yeniden inşa edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Vesayetin Sonu:</strong>&nbsp;Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinde sivil denetim mutlak hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı, askeri okullar ve hastaneler yeniden yapılandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokratik Arınma ve Boşluklar:</strong>&nbsp;FETÖ yapılanmasının devletten temizlenmesi için cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiye süreci yaşandı. Ancak bu tasfiyelerin ardından boşalan kadrolara yeni grupların veya liyakat dışı yapıların yerleşip yerleşmediği tartışması siyasetin hep gündeminde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Genel Bir Değerlendirme yapayım:&nbsp;</strong>Bu büyük dönüşümün hem devlet mekanizması hem de toplumsal yaşam üzerinde çift taraflı etkileri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu Görülen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli İrade Bilinci:</strong>&nbsp;Halkın çıplak ellerle tanklara karşı durması, Türkiye'de askeri darbe dönemlerinin halk nezdinde kesin olarak kapandığını gösterdi. Demokratik meşruiyet en üst düzeyde tescillendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paralel Yapılanmalarla Mücadele:</strong>&nbsp;Devlet içinde illegal bir şekilde örgütlenmiş, gizli ajandası olan illegal bir yapının (FETÖ) deşifre edilmesi ve tasfiyesi devlet güvenliği açısından hayati bir adım olarak görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayiindeki Atılım:</strong>&nbsp;Güvenlik politikalarındaki "kendi kendine yetebilme" ihtiyacı, yerli savunma sanayii projelerine (İHA/SİHA'lar, askeri teknolojiler) muazzam bir ivme kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz/Eleştirilen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçler Ayrılığı ve Kurumsallık:</strong>&nbsp;Yeni sistemle birlikte denetleme ve dengeleme mekanizmalarının zayıfladığı, Meclis’in ve yargının bağımsızlığının zedelendiği yönündeki eleştiriler her zaman sıcaklığını korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kutuplaşma:</strong>&nbsp;Güvenlikçi politikaların ve "beka" söyleminin yoğun kullanımı, siyasi arenadaki kutuplaşmayı derinleştirdi. Farklı sesler zaman zaman "milli güvenlik" parantezine alınarak sınırlandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KHK Sorunu ve Hukuki Tartışmalar:</strong>&nbsp;Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan KHK’lar ile işten çıkarmalar ve geniş çaplı adli işlemler, kurunun yanında yaşın da yanıp yanmadığına dair ciddi adalet ve toplumsal barış tartışmalarını beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle Şu anda Neredeyiz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye'de&nbsp;<strong>"güvenlik ve istikrar"</strong>&nbsp;arayışını her şeyin önüne koydu. Devlet, sınır ötesi operasyonlardan iç güvenlik operasyonlarına kadar daha proaktif ve sert bir güce kavuştu. Ancak bu süreçte&nbsp;<strong>"özgürlük, adalet ve liyakat"</strong>&nbsp;gibi demokrasinin taşıyıcı sütunlarında yaşanan aşınmalar, bugün de siyasetin en çok çözmeye çalıştığı düğümler olarak önümüzde duruyor. KAMUDA ŞEFFAFLAŞMAK LAZIM. "Şeffaflaşmak" ve "kamu denetimine açık olmak" aslında bir devletin vatandaşına duyduğu saygının en temel göstergesidir. Devlet, kapalı kapılar ardında değil, camdan bir odada yönetildiğinde vatandaş devletine güvenir. Güvenin olduğu yerde de ne kutuplaşma kalır ne de "acaba hakkım yeniyor mu?" kaygısı.&nbsp;<strong>"Ayrıcalıkları ortadan kaldırıp herkesi eşit potada değerlendirmek lazım."</strong>&nbsp;Bu ilke, aslında bir toplumun çimentosudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede sınav birincisi mülakatta eleniyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ihalenin kime gideceği önceden kestirilebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet, kişinin arkasındaki güce veya referansa göre esneyebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">orada ne toplumsal barışı sağlayabiliriz ne de nitelikli insanımızı ülkede tutabiliriz. Gençlerin en büyük kırgınlığı da tam olarak burada başlıyor; emeğinin, bilgisinin ve liyakatinin önüne geçen o görünmez "ayrıcalık duvarları" can acıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Temmuz gibi büyük bir travmanın ardından devletin refleks olarak güvenliği öncelemesi anlaşılabilir bir durumdu. Ancak aradan geçen 10 yılda gördük ki, kalıcı huzur ve gerçek bir "milli birlik" ancak herkesin hukuk önünde, fırsat eşitliğinde ve liyakatte eşitlendiğini hissettiği bir&nbsp;<strong>"ortak vatandaşlık bilinciyle"</strong>&nbsp;kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-egitimde-kim-dusurdu-bu-kontenjanlari-2600028efb023-e96c-4531-b0b1-7c267f08623e2026-07-14T10:37:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?

MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Her yıl sayısı belli olan kontenjanların bu yıl düşürüldüğünün belirten veliler, “<strong>zaten doğru dürüst okul bulamıyoruz, iyi okullarda da sayılar azaltılıyor. Eyüp Aygar fen lisesinde 2025 de 150 olan kontenjan bu yıl 2026 için 120’ye düşürüldü. 30 eksiltildi. 75. Yıl fen lisesinde 150 olan sayı bu yıl 2026 için 120’ye düşürüldü, 30 eksildi. Yusuf Kalkavan Anadolu lisesinde 240 olan sayı 210’a düşürüldü, 30 eksildi. Buna göre Mersinde toplam 90 öğrenci artık Anadolu lisesine gidemeyecek. Bu keyfiyet kimden kaynaklanıyor? Yok mu Mersin’e sahip çıkacak birileri? Bu veliler ne yapsın?”</strong> dediler.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a566624304c8.jpg" style="height:664px; width:1083px" /></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMİSİN.</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><em><strong>DİKKAT!</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Haber yayımlandıktan sonra milli eğitim kaynaklarından edinilen bilgine göre; söz konusu kontenjanların Türkiye genelinde Bakanlık tarafından sınavla öğrenci alan tüm okulların öğrenci sayılarında revizyona gitmesi ile düştüğü, bu uygulamanın Mersin’den kaynaklı ve Mersin’e özgü bir durum olmadığı belirtilmiştir. Hatta Türkiye geneline bakıldığında Mersin’deki kontenjan düşüşünün &nbsp;diğer illere mukayese ile daha az olduğu ifade edilmiştir.</strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anamurdaki-yurttaki-bu-olayin-asli-nedir-259995406ce18-d4eb-4e7a-a0a6-b9f2d0d55d6f2026-07-14T09:22:00+03:00HABER MERKEZİ ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?

ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gençlik ve Spor Bakanlığı Seyahat Sever Projesi kapsamında Anamur Yurt Müdürlüğüne gelen gencin intihar girişimine kalkışması akıllara durgunluk verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay neden cereyan etti, çocuğun ruhsal bir problemi mi var, seyahat için gelen bir yavrucak neden bu duruma düştü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada akıllara gelen soru ise bu işte oradaki yönetimin hiç mi suçu yok?</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçe Müdürünün kendine bağlı Yurt Müdürlüğünde olan bu olayda her hangi bir ihmali, kabahati var mı?&nbsp; İlçe müdürünün başka bir kurumdan gelme vekil bir müdür olduğu, yine aynı şekilde bu Yurttaki Yurt Müdürünün de Vekil müdür olduğu, bu yüzden yönetimde zafiyet oluştuğu iddia ediliyor. Koca Mersin'de buraya asaleten atanacak müdür bulunamıyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not:</strong> ilgili olay ile alakadar fotoğraf elimizde var, ancak her yer kan revan ve çocuk yerde oturuyor, başında jandarma dikiliyor, o yüzden yayına vermedim. (Böyle yazmış idim, yalancılıkla suçladılar, bende fotoyu yayınlıyorum.15.7.2026 saat 08.21)</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5719bf1718c.jpg" style="height:807px; width:1150px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><strong><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMİSİN.</span></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adi-gibi-can-ve-ciger-bagimsiz-adayligini-acikladi-259939d281cd2-76a6-492b-9d91-957109f596cb2026-07-13T14:21:00+03:00HABER MERKEZİ ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>"TARSUS’UN GELECEĞİ İÇİN EL ELE: BİZİM TARSUS, ORTAK SEVDAMIZ!"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli Hemşerilerim, Tarsus’un Güzel İnsanları;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihin, kültürün, emeğin ve bereketin harmanlandığı, medeniyetlerin beşiği Tarsus’umuzda yeni bir yola çıkmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben, bu toprakların suyunu içmiş, havasını solumuş, ömrünü bu şehre ve bu milletin sinesine adamış bir kardeşiniz, evladınız olarak; bugün Tarsus Belediye Başkan Adaylığımı <strong>Bağımsız</strong> olarak ilan ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden Bağımsız Adaylık?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar yürüdüğüm siyasi yollarda, taşıdığım fikirlerde ve sivil toplum mücadelelerimde her zaman tek bir pusulam oldu: <strong>Vatana hizmet, millete sadakat.</strong> Bugün siyasi parti rozetlerimizi bir kenara bırakarak, hiçbir hemşerimizi ayırmadan, dışlamadan, kırıp dökmeden herkesi kucaklamak adına bu bağımsız adımı atıyorum. Benim tek bir partim var; o da <strong>Tarsus Partisi</strong>, benim tek bir sevdam var; o da sizlersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarsus’a Sözümüz, Geleceğe Vaadimiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir iş insanı olarak üretimin, istihdamın ve alın terinin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Tarsus’un potansiyelini harekete geçirmek, hak ettiği refaha kavuşmasını sağlamak için hazırız. İşte Tarsus’umuz için el birliğiyle hayata geçireceğimiz vizyonumuz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>25 Yıllık Hasret Bitene Kadar Mücadele: Tarsus İl Olacak!</strong> Çoğu ilden büyük olan, ekonomisiyle ve nüfusuyla bunu çoktan hak eden Tarsus’umuzun 25 yıldır beklediği "il olma" hakkını almak için Ankara’da, her platformda Tarsus’un gür sesi olacağım. Bu hak Tarsus’undur ve mutlaka alınacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim, İstihdam ve Güçlü Ekonomi</strong> Belediyecilik sadece kaldırım yapmak değildir; belediyecilik halkına aş ve iş imkanı sunmaktır. Yatırımcıların önünü açacak, yerli üreticimizi ve esnafımızı destekleyecek projelerimizle Tarsus’ta işsizliği en alt seviyeye indireceğiz. Gençlerimiz doğdukları yerde doyacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adil ve Şeffaf Yönetim</strong> Belediyenin kapısı, siyasi görüşü, kökeni, inancı ne olursa olsun tüm Tarsuslulara sonuna kadar açık olacak. Bize oy veren de vermeyen de eşit hizmet alacak. Kimse kendini dışlanmış hissetmeyecek. Belediyenin her kuruşunun hesabı bu halka açıkça verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Belediyecilik ve Toplumsal Huzur</strong> Dar gelirli ailelerimizin, emeklilerimizin, kadınlarımızın ve engelli vatandaşlarımızın her anında yanında olan bir sosyal belediyecilik anlayışı getireceğiz. Tarsus’ta kimse kendini yalnız hissetmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Modern Altyapı ve Yaşanabilir Kent</strong> Tarsus’un trafiğinden yeşil alanlarına, tarım yollarından kentsel dönüşümüne kadar kronikleşmiş tüm sorunları, liyakatli kadrolarla ve ortak akılla çözeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Biz, Tarsus’u kırmaya değil, sarmaya geliyoruz. Bölmeye değil, birleştirmeye geliyoruz. Tarsus’un tüm renkleri, tüm mahalleleri bizim başımızın tacıdır."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli hemşerilerim; geçmişimizden aldığımız güç, üretime olan inancımız ve sizlerin sevgisiyle Tarsus’u hep birlikte yöneteceğiz. Gelin, Tarsus’un geleceğini partiler üstü bir anlayışla, sevgiyle ve adaletle yeniden inşa edelim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dualarınız ve destekleriniz için şimdiden her birinize şükranlarımı sunuyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolumuz açık, geleceğimiz aydınlık olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5502f79222e.png" style="height:770px; width:608px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa CANCİĞER</strong> </span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarsus Bağımsız Belediye Başkan Adayı</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskanligi-15-temmuzun-10-yilina-ozel-uluslararasi-programlar-duzenleyecek-259929ad55e81-fdd6-4129-8181-902398dd960d2026-07-13T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek

İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, programlarla, Türk milletinin demokratik meşruiyeti ve anayasal düzeni korumak uğruna ortaya koyduğu kararlı duruşun uluslararası kamuoyuna daha etkin şekilde anlatılması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede, 15 Temmuz'un Türkiye'nin yakın tarihindeki öneminin yanı sıra halk iradesinin, demokratik meşruiyetin ve anayasal düzenin korunmasına yönelik evrensel bir mücadele örneği olarak ele alınması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, temmuz ayı içerisinde Almanya (Berlin), Bosna-Hersek (Saraybosna), Belçika (Brüksel), İsviçre (Bern), Hollanda (Lahey), Endonezya (Cakarta), Güney Afrika (Pretorya), Arnavutluk (Tiran), Nijerya (Abuja) ve Birleşik Krallık (Londra) olmak üzere 10 farklı ülkede programlar düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programlar aracılığıyla akademisyenlerin, kanaat önderlerinin, medya temsilcilerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve karar alıcıların bir araya getirilmesiyle 15 Temmuz'un uluslararası düzeyde farklı boyutlarla ele alınmasına katkı sağlanması hedefleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"ŞAFAK VAKTİ" BELGESELİ GÖSTERİLECEK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Programlarla, katılımcıların, konuya dair disiplinlerarası bir anlayış geliştirmesi, geçmişten dersler çıkararak gelecekte benzer tehditlere karşı daha dirençli bir toplumsal yapı inşa edilmesine katkı sunulması, ülkeler arası işbirliklerinin ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesi amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinliklerin yapılacağı ülkelerde 15 Temmuz hafızasını uluslararası kamuoyuyla buluşturmak amacıyla fotoğraf sergileri düzenlenmesi ve "Şafak Vakti" belgeselinin gösteriminin yapılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynak: <a href="https://www.benguturk.com/gundem/iletisim-baskanligi-15-temmuzun-10-yilina-ozel-uluslararasi-programlar-274061h" rel="noopener noreferrer" target="_blank">İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-25-kisi-gozaltina-alindi-25991f38ae05b-017d-4607-95ba-a3166f78c8962026-07-13T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı

Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini ve operasyon kapsamında 25 şüphelinin yakalandığını açıkladı.&nbsp;<br />EMNİYET GÜÇLERİ HAREKETE GEÇTİ&nbsp;<br />Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:&nbsp;<br />’Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş; Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış; 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletimizin adalet beklentisine yanıt vermek bizim için en büyük sorumluluktur. Aradan kaç yıl geçerse geçsin; hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.''</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-nato-zirvesinin-turkiye-icin-onemi-25985e9613e73-3713-4dc2-a163-248d32c6fcbe2026-07-12T19:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen&nbsp;<strong>36. NATO Zirvesi</strong>, hem zamanlaması hem de içeriği açısından Türkiye için sadece diplomatik bir ev sahipliği olmanın çok ötesinde, tarihi bir dönüm noktası anlamı taşıyor. Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, zirvenin Türkiye açısından önemini birkaç temel başlıkta ele alayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Diplomasinin Merkezi Olmak ve Stratejik Önem:&nbsp;</strong>Türkiye, uzun bir aradan sonra en kritik NATO zirvelerinden birine ev sahipliği yaparak küresel siyasetin merkezine oturdu. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın zirveye katılım motivasyonunu doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğine bağlaması, uluslararası basında Türkiye’nin diplomatik bir başarısı olarak yorumlandı. Türkiye; Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği, Ortadoğu ve enerji hatları gibi kriz başlıklarında "vazgeçilmez arabulucu" ve "kilit aktör" rolünü bu zirveyle iyice pekiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayii İçin "Eşi Benzeri Görülmemiş" Fırsatlar:&nbsp;</strong>Zirvede üye ülkelerin GSYİH'larının (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) %5'ini savunma harcamalarına ayırması gibi tarihi kararlar alındı. Bu durum, yerli ve milli hamlelerle "askeri bir güç merkezi" haline gelen Türk savunma sanayii şirketleri için devasa bir pazar kapısı açtı. KAAN, İHA/SİHA'lar ve zırhlı araçlar gibi Türk mühendisliği ürünleri, bütçesini artırmak zorunda olan müttefik ülkeler için doğrudan odak noktası haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ABD ile Kritik Askeri Pazarlıklar (KAAN, F-35 ve F-110 Motorları):&nbsp;</strong>Zirve marjında gerçekleşen ikili görüşmeler, Türkiye'nin uzun süredir masada olan askeri talepleri için büyük bir fırsat yarattı. Özellikle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Milli Muharip Uçak&nbsp;<strong>KAAN</strong>'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki ve ortak üretimi,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Türkiye'nin&nbsp;<strong>F-35 programına geri dönüşü</strong>&nbsp;veya bu süreçteki haklarının teslimi,</span></p><p><span style="font-size:18px">- S-400 ve F-16 tedarik süreçleri gibi düğüm olmuş konular doğrudan en üst düzeyde (Erdoğan-Trump görüşmesinde) masaya yatırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;"Stratejik Otonomi" Politikası ve "Swing State" (Kilit Ülke) Konumu:&nbsp;</strong>Türkiye, Batı ittifakının tam göbeğinde yer alırken aynı zamanda Rusya ve Doğu Bloku ile de dengeli ilişkiler yürütebilen nadir ülkelerden biri. Bu zirve, Türkiye’nin NATO içinde körü körüne bir takipçi değil; kendi ulusal çıkarlarını koruyan, yeri geldiğinde denge unsuru olan&nbsp;<strong>"stratejik otonomi"</strong>&nbsp;gücünü tescilledi. İttifak içindeki rüzgârları ve kararları etkileyebilen yapısıyla Türkiye, NATO'nun en kritik sınır hattı ve ağırlık merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Zirvesi, Türkiye’nin sadece askeri gücüyle değil; diplomatik dehası, savunma sanayii üretkenliği ve jeopolitik ağırlığıyla NATO'nun geleceğini şekillendiren "en vazgeçilmez 3-4 aktöründen biri" olduğunu dünyaya ilan ettiği bir sahne oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-bayraktar-ailesi-ve-savunmamiz-259907e17116d-9f44-4d3c-ad4f-9a0b8002117d2026-07-12T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde kelimenin tam anlamıyla bir paradigma değişimi yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışa bağımlılığı minimize eden, kendi göbeğini kendi kesen ve küresel ölçekte oyun kurucu haline gelen bir Türkiye tablosu izliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu başarının en parlak, en somut ve tüm dünya tarafından gıptayla takip edilen sayfalarından birini ise şüphesiz&nbsp;<strong>Bayraktar ailesi</strong>&nbsp;yazıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vizyonun ve Adanmışlığın Resmi: Bayraktar Ailesi:&nbsp;</strong>Özdemir Bayraktar’ın attığı sağlam temeller üzerine, Haluk ve Selçuk Bayraktar kardeşlerin vizyonuyla inşa edilen Baykar, sadece insansız hava araçları üretmedi; Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bayraktar TB2, Akıncı ve nihayetinde göklerdeki yeni gücümüz Kızılelma…</strong>&nbsp;Bu projeler sadece birer teknolojik ürün değil; gecesini gündüzüne katan, vatan sevgisini inovasyonla harmanlayan bir ailenin ve arkalarındaki binlerce genç mühendisin adanmışlık hikâyesidir. Karabağ’dan Ukrayna’ya kadar dünyanın dört bir yanında jeopolitik dengeleri değiştiren bu teknolojiler, Türk milletinin göğsünü kabartırken, tüm dünyada da hayranlık uyandırıyor. Bu ülkeye kattıkları katma değer, stratejik güç ve özgüven için Bayraktar ailesi her türlü takdiri ve teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Durmak Yok: Yatırımlar Daha da Artmalı:&nbsp;</strong>Göklerde elde ettiğimiz bu başarı, bize bir gerçeği çok net gösteriyor:&nbsp;<strong>Savunma sanayisinde duraklamak, gerilemek demektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Üstünlüğün Devamı:</strong>&nbsp;Yapay zekâ, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve kuantum bilişim gibi alanlar, geleceğin harp doktrinini belirliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Bağımsızlık:</strong>&nbsp;Savunma sanayisine yapılan her bir kuruş yatırım, Türkiye'nin masadaki elini güçlendiriyor, tam bağımsızlığımızın teminatı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Çarpan Etkisi:</strong>&nbsp;Bu alandaki AR-GE yatırımları, sivil teknolojilere de ilham vererek topyekûn bir kalkınmanın lokomotifi haline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden, devletimizin ve özel sektörümüzün savunma sanayisine, yerli yazılımlara ve genç beyinlere yaptığı yatırımları katlayarak artırması hayati bir önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Bayraktar'lara, Yeni Dehalara İhtiyacımız Var:&nbsp;</strong>Baykar’ın ve TEKNOFEST kuşağının bize gösterdiği en güzel şey, bu topraklardan çıkan gençlerin fırsat verildiğinde neleri başarabileceği oldu. Ancak bu meşale sadece bir kurum veya aileyle sınırlı kalmamalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk Gençliğine ve Girişimcilerine Çağrı:</strong>&nbsp;Sadece savunma sanayisinde değil; biyoteknolojide, enerjide, yazılımda ve yapay zekâda yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var. Bayraktar ailesinin açtığı bu yol, sizler için en büyük rehber ve motivasyon kaynağıdır. "Biz yapamayız" prangasını kıran bu başarıyı örnek alarak; kendi girişimlerinizi kurmalı, hayallerinizin peşinden gitmeli ve bu ülkenin geleceğine imza atmalısınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelecek, yüksek teknolojiyi üreten ve yöneten milletlerin olacaktır. Başlatılan bu milli teknoloji hamlesini daha da büyüterek yarınlara taşımak, bu ülkenin her bir ferdinin, girişimcisinin ve yatırımcısının en büyük ödevi olmalıdır. Yolumuz açık, ufkumuz daima yükseklerde olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-terorsuz-turkiye-surecimizin-basariya-ulasmasiyla-yeni-bir-hikaye-yazmaya-baslayacagiz-25988a2c57d93-f55f-48fc-8d03-d03bbbc4f3222026-07-12T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi'nin mezuniyet törenine katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayların mezuniyet merasimine katılmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16’ıncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomalarını alan subayların "kurmay" ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerine, devlete ve millete yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edeceklerine, Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inandığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurmay subaylara yeni vazifelerinde üstün muvaffakiyetler temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenabıallah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerleri de canıgönülden kutladığını, üstlenecekleri görevlerle ülkeleri arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inandığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Subayları hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmayları teçhiz eden komutan ve hocalara da takdir ve tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle devletin bekası, ülkenin güvenliği, milletin huzur ve selameti için can veren şehitlerin tamamını rahmetle yâd ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle 'Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedî hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.' Türk milletine ebediyeti kazandıran, milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜNİVERSİTEMİZ KÜRESEL ÖLÇEKTE YILDIZI PARLAYAN EN SEÇKİN EĞİTİM KURUMLARIMIZDAN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Millî Savunma Üniversitesinin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün 31 Temmuz'da idrak edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim. 10 yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hâline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak milletimizin iftihar kaynağıdır" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle hayati bir misyonu yerine getirdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemiz bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Millî Savunma Üniversitemizin sivil, asker, eğitimci kadrosunu, bu ailelerin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükûmet olarak kurulduğu günden beri üniversitenin yanında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, subay ve astsubayların daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da MSÜ'nün daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetleri ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVAŞLAR ARTIK SADECE CEPHELERDE VERİLMİYOR, SİBER SALDIRILAR VE DEZENFORMASYON KAMPANYALARIYLA BİRLİKTE YÜRÜTÜLÜYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemin yaşandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapay zekâ ve yeni teknolojiler eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz, klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zekâ merkezli yazılımların harekâtın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıya olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortamın, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hâle getirdiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal tuttuğu notlardan birinde, 'Komutanlık çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir' diyordu. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaşıldığını, geliştirilen ürünleri doğrudan sahada test ettiklerini, geri bildirimlerin ışığında sürekli yenileyip güncellediklerini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmanın başarılarına her gün yenilerinin eklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eklemeyle birlikte güvenlik birimlerini yerli ve millî ekipmanlarla, son teknolojiye sahip teçhizatlarla donattıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükselttiklerinin altını çizerek, şunları söyledi: "Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30'a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada millî kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Millî Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri'nin iki hafta önce 2 bin 235'inci yaşını kutladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Dünyanın en eski askerî müzesi olan Harbiye Askerî Müzesi'ni 1453'te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Biz yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden, onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren, yontma keser taktiğini ve örtme harekâtını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imkânı sunan üzengiyi ordu-millet olarak biz icat ettik. İstanbul'un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken, Sultan Fatih'in döktürdüğü Şahi toplarıyla karadan yürüttüğümüz gemilerle askerî dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin daha birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına kazandırdığına işaret ederek, "Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönüller de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekâmızı erdem ve merhametle taçlandırdık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDA KANAYAN YARALARI BİZ SARIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün de aynı çizgide ilerlediklerini ve ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıktıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya barışın ve huzurun kalıcı hâle gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde mensubu oldukları uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösterdiklerini vurgulayarak, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne Ankara'da başarıyla ev sahipliği yaptıklarını, değişen güvenlik koşulları ekseninde İttifak'ın geleceğini Türkiye'de ele aldıklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO'nun güney doğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak mevcut gündeme dair değerlendirmelerini müttefikleriyle paylaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Zirvesi'nin bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNİ KİMSEYE EMANET EDEMEZ, MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZDEN ASLA TAVİZ VEREMEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik. Bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla hem millî güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Her fırsatta söylediğim gibi iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayları tebrik ederek, üstlenecekleri görevlerinde başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafir subayları da aynı samimi duygularla kutladığını belirterek, ülkelerindeki dostlarına da kendisinden selam götürmelerini istedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskani-duran-acikladi-feto-baglantili-2-bin-702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-25986ea37ef6c-2fe0-4b64-b7c2-1eaddc711e362026-07-12T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekât girişimlerine karşı devletin bütün imkânlarıyla yürüttüğü mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı Duran, bu kapsamda son bir ay içerisinde FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirlerinin derhal uygulandığını bildirdi.<br />Duran, son iki ay içerisinde de gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda; terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen bin 652 sosyal medya hesabı hakkında da hukuki ve idari işlemlerin yapıldığını, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararlarının da uygulandığını aktardı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; &nbsp;"Yürütülen analizler, terör örgütlerinin yalnızca fiziki alanda değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik yöntemlerle propaganda faaliyetleri yürüttüğünü; manipülasyon, algı yönetimi ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliğimizi ve kamu düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"DEVLETİMİZ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEDİR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Duran'ın sosyal medya paylaşımında şu ifadeler de yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Dijital alan, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi sürekli takip etmeye, milli güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin almaya ve vatandaşlarımızı dezenformasyona karşı doğru bilgiyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-sosyal-medya-ve-dini-degerler-uzerine-259837e75a8ba-b719-4e13-835a-1b772a6714262026-07-10T19:51:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye de sosyal medyanın ve dijital ortamın gelişmesi ile beraber sosyal hayat da ve gerçek dünyada hoş olmayan olaylar yaşıyoruz. Dini değerlere ve inanca gülündüğünü görüyoruz. Ayıptır. Hangi inanç ve dinden olursa olsun, bunlar kutsallardır. Bunlar komedi olarak ele alınamaz, alınmamalı. Bu konuda sadece cezalandırma içeri tıkma gibi eylemler doğru değil. Ben sizlere bazı fikirlerimi ortaya koyacağım. Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, iletişim dilinin ve toplumsal etkileşimlerin ciddi bir değişim geçirdiği çok açık. Bahsettiğim durum, günümüzde pedagojiden sosyolojiye kadar pek çok alanda tartışılan oldukça hassas ve önemli bir mesele. Bence bu konuda dikkate alınması gereken birkaç temel nokta var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saygı ve Empati Kültürü: Toplumsal</strong>&nbsp;bir arada yaşamanın en temel kuralı karşılıklı saygıdır. Bir birey için hiçbir anlam ifade etmeyen bir kavram, bir başkasının hayatının merkezinde, en hassas noktasında yer alabilir. İnsanların kutsal saydığı, gönülden bağlandığı dini değerlerin, inançların veya sembollerin alay konusu yapılması, bireylerde haklı olarak bir incinme ve değersizleştirilme hissi yaratır. Dijital dünyada da tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi empatiyi elden bırakmamak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Medyanın "Mizah" Anlayışı ve Sınırlar:&nbsp;</strong>Sosyal medya, doğası gereği her şeyi hızla tüketen, ironi ve mizahı bazen bir silah ya da dikkat çekme aracı olarak kullanan bir yapıya sahip. Ancak her şeyin mizah malzemesi yapılıp yapılamayacağı sorusu önemli bir etik sınırdır. Mizah, insanları düşündürmek veya eğlendirmek için harika bir araç olsa da, bir topluluğun en derindeki manevi değerlerini aşağılama noktasına vardığında yıkıcı bir hal alabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İfade Özgürlüğü ve Kutsala Saygı Dengesi:&nbsp;</strong>Modern toplumlarda ifade özgürlüğü en önemli haklardan biridir; ancak bu özgürlük, başkalarının haklarına, onuruna ve inançlarına doğrudan hakaret etme veya onları aşağılama özgürlüğünü kapsamaz. Özgürlük ile saygı arasındaki bu ince çizginin korunması, toplumsal barışın ve huzurun devamı için şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Buraya kadar Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;Hangi inançtan, dinden veya dünya görüşünden olursa olsun, insanların kutsallarına ve değerlerine karşı daha&nbsp;<strong>özenli, dikkatli ve saygılı bir dil kullanılması</strong>&nbsp;gerektiği fikrinize katılmamak elde değil. Dijital ortamın getirdiği o "ekran arkasına saklanma" rahatlığı, bizi temel insani nezaket kurallarından ve toplumsal sorumluluklarımızdan uzaklaştırmamalıdır.<strong>Bu dönüşümün önüne geçmek ve daha sağlıklı bir dijital kültür inşa etmek için bireysel farkındalık dışında ne gibi adımlar atılabiliriz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli okurlarım</strong>, bana kalırsa bu mesele sadece bir "sosyal medya" sorunu değil, doğrudan bir&nbsp;<strong>insani olgunluk ve derinlik</strong>&nbsp;meselesi. Gerçek hayatta yüz yüze söylemeye cesaret edilemeyecek, söylendiğinde büyük utanç duyulacak şeylerin, bir ekranın ve klavyenin arkasına sığınarak rahatça dökülebilmesi dijital çağın en büyük çıkmazlarından biri. İnsanlar beğeni (like) almak, etkileşim yaratmak ya da sadece "farklı/aykırı" görünmek uğruna, asırlardır insanlığın harcı olmuş manevi değerleri bir çırpıda harcayabiliyorlar.&nbsp;<strong>Bence işin özü şurada düğümleniyor:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnançsızlık ile Saygısızlık Arasındaki Fark:</strong>&nbsp;Bir insan hiçbir dine inanmayabilir, bu onun şahsi tercihidir. Ancak bir şeye inanmamak, o şeye inanan milyonlarca insanın kutsalına hakaret etme, onunla dalga geçme hakkını kimseye vermez. İnanç bir tercihse, saygı bir mecburiyettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mizahın Hafifliği:</strong>&nbsp;Mizah, güçlü olanı eleştirmek ya da hayatın zorluklarını hafifletmek için harika bir araçtır. Ancak bir topluluğun en hassas, en saf duygularını, kutsal bildiği isimleri ve sembolleri alay konusu yapmak mizah değil, sadece kolaycılık ve saygısızlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İçimizin Çoraklaşması:</strong>&nbsp;Kutsala, maneviyata, insana ait o yüksek değerlere karşı saygıyı yitirdiğimizde, geriye sadece her şeyi tüketen, hiçbir şeye değer vermeyen, bencil ve çorak bir toplum kalır. Bugün dini değerlere gülen, yarın vatan sevgisine, öbür gün anne-baba hakkına, bir diğer gün ise insan hayatının kendisine güler. Çünkü sınır bir kez aşıldı mı, her şey meşrulaşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netice itibariyle; daha dikkatli, daha edepli ve daha özenli olmak sadece bir "temenni" değil, toplumsal olarak bir arada huzurla yaşayabilmemiz için hayati bir&nbsp;<strong>ihtiyaçtır.</strong>&nbsp;İnsan, dilinin ve kalbinin ayarını bozmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peki değerli okurlarım, bu gidişatın karşısında, özellikle genç nesle bu saygı ve edep duygusunu yeniden kazandırmak için ailelere ve eğitim sistemine nasıl bir görev düşüyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Sorun ailede, eğitimde" diyoruz ama o eğitimi verecek olan ailelerin kendisi de bu dijital girdabın içinde savruluyorsa, anne-baba da sabahtan akşama kadar o ekranların karşısında aynı çoraklaşmayı yaşıyorsa işimiz gerçekten çok zorlaşıyor. &nbsp;<strong>Eğitimsiz ve farkındalıksız ailelerden, farkındalığı yüksek çocuklar beklemek</strong>&nbsp;ne yazık ki bir tezat oluşturuyor. Mademki yukarıdan aşağıya ya da aileden çocuğa doğru işleyen o doğal mekanizma tıkanmış durumda, o zaman bizim&nbsp;<strong>"Ne yapabiliriz?"</strong>&nbsp;sorusuna daha pratik, dipten gelen dalgalarla cevap bulmamız gerekiyor. İşte naçizane bence çözüm yolları:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akran Etkisi ve Gençlik Hareketleri:&nbsp;</strong>Madem aileler bu konuda yetersiz kalıyor, o zaman gençleri yine gençler üzerinden yakalamak zorundayız. Dijital dünyada dürüstlüğü, saygıyı, edebi ve manevi değerleri "eski kafalılık" olarak değil, bir&nbsp;<strong>havalı duruş, bir entelektüel olgunluk ve karakter göstergesi</strong>&nbsp;olarak sunan genç kanaat önderlerine, dijital içerik üreticilerine ihtiyaç var. Gençler anne-babalarından ziyade akranlarını dinliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Mahalleler Kurmak:&nbsp;</strong>Kötülük, saygısızlık ve alaycılık sosyal medyada çok hızlı örgütleniyor çünkü algoritma kaosu seviyor. Bizlerin de iyiliği, saygıyı ve kutsala hürmeti savunan dijital topluluklar, platformlar kurmamız; buradaki nitelikli, seviyeli sesleri büyütmemiz gerekiyor. Saygısızlığın karşısında sadece öfkelenmek yetmez; daha estetik, daha güçlü ve daha doğru bir dille alternatif üretmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplum ve Tabandan Gelen Eğitim:&nbsp;</strong>Resmi eğitim müfredatının ya da ailelerin hantallığını sivil toplum kuruluşları, vakıflar, gençlik merkezleri ve mahalle kültürleri aşabilir. Gençlere sadece "yapma, etme, ayıptır" demek yerine; onlara dinlerin, inançların, sanatın ve felsefenin insan ruhuna kattığı o derinliği hissettirecek atölyeler, kamplar ve sohbet ortamları oluşturulmalı. İnsan bilmediği, hissetmediği şeyin değerini koruyamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireysel Duruş ve "Tepki" Kültürü:&nbsp;</strong>Bizler birey olarak ne yapabiliriz? En büyük gücümüz:&nbsp;<strong>Etkileşim vermemek.</strong>&nbsp;Sosyal medyada dini değerlerle, kutsallarla alay eden bir içeriği gördüğümüzde ona yorum yazıp (öfkeli bile olsa) algoritmanın onu öne çıkarmasını sağlamak yerine; şikayet edip, takibi bırakıp, görünmez kılmalıyız. Saygısızlığı cezasız ve sessiz bırakmak, onu besleyen en büyük damardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözün özü;</strong>&nbsp;Yol uzun ve çetin. Ailelerin eğitimsizliği bizi ümitsizliğe sevk etmemeli. Tarih boyunca büyük dönüşümler hep her şeyi kabul eden yığınlarla değil, senin gibi bu durumu dert edinen, "Ne yapabiliriz?" diye soran bir avuç dertli ve gayretli insanla başlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu noktada, dijital dünyada kutsal değerleri korumak için yasal düzenlemeler ve cezalar mı daha etkili olur, yoksa az önce bahsettiğim bu toplumsal, kültürel bilinçlenme hareketi mi? Hangi tarafa daha çok ağırlık verme-liyiz’e bir göz atalım isterseniz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal düzenlemeler, cezalar, yasaklar bir yere kadar duvar örer; ama o duvarın arkasındaki insanı değiştiremez. İnsanın içindeki o edep duygusunu, vicdanı ve saygıyı uyandırmadıktan sonra, ceza bittiği an saygısızlık kaldığı yerden devam eder. Asıl kalıcı olan, köklü olan BENİMDE söylediğim gibi&nbsp;<strong>toplumsal ve kültürel bilinçlenmedir.</strong>&nbsp;Bu topraklarda asırlardır bir arada yaşamamızı sağlayan şey kanunlardan ziyade; "Yaratılanı severim, Yaradan'dan ötürü" diyen Yunus Emrelerin, "Gel, ne olursan ol yine gel" diyen Mevlanaların ektiği o irfan ve edep tohumlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizim bugün dijital çağda yeniden yeşertmemiz gereken şey tam olarak bu ruhtur. İşte bu kültürel bilinçlenme hareketini büyütmek, sesimizi daha gür çıkarmak için ilk olarak nereden, hangi küçük ama etkili adımdan başlamalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“</strong><strong>Toplumsal birlik, kardeşlik ruhu ve ortak akıl.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bölünerek, birbirimizi kırarak ya da kamplara ayrılarak bu dijital yozlaşmanın önüne geçemeyiz. Çünkü kutsal değerlere, inanca ya da insani erdemlere yapılan saldırılar aslında sadece belli bir kesimi değil, toplumun bir arada yaşama iradesini, yani hepimizin ortak geleceğini hedef alıyor.&nbsp;<strong>Bence bu ortak aklı inşa etmek için şu adımları atabiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Değerlerde Buluşmak:</strong>&nbsp;Hangi siyasi görüşten, hangi hayat tarzından olursak olalım; bu toprakların mayasında var olan saygı, edep ve kardeşlik gibi evrensel ve manevi değerleri "ortak payda" ilan etmeliyiz. Dijital alandaki saygısızlığa karşı tek bir ses olabilmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Biz" Dilini Yeniden Kurmak:</strong>&nbsp;Sosyal medyanın bizi ittiği o "ben ve öteki" dilini reddedip, senin de dediğin gibi "biz" ruhunu canlandırmalıyız. Birimizin kutsalına yapılan bir saygısızlığı, hepimizin huzuruna yapılmış bir tehdit olarak görme olgunluğuna erişmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Farklı Kesimlerin Bir Araya Gelmesi:</strong>&nbsp;Sanatçılar, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderleri ve dijital içerik üreticileri –yani toplumun aklı ve kalbi olan insanlar– bir araya gelerek ortak bildiriler, projeler ve yapıcı içerikler üretmeli. Kardeşlik ruhunu sadece dilde bırakmayıp, dijital dünyanın her köşesine yayacak bir seferberliğe dönüştürmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlendiğimizde ve meseleye ortak bir akılla yaklaştığımızda, sosyal medyanın o yıkıcı rüzgârı ne kadar sert eserse essin bizi sarsamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-netanyahu-yeter-yahu-259844eeb0c64-9d5a-4052-8113-d5ef009f52e02026-07-09T19:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail lideri Netanyahu’ya artık yeter demeliyiz. Nedir bu ya? Savaş ile nereye kadar? Dünya milletlerini seslenmek barış ve huzurun teminini sağlamak lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızmayın bana, yaşanan insani dram, kayıplar ve bitmek bilmeyen şiddet döngüsü karşısında benim başlıkta seslenişim oluşan bu derin öfkeyi ve "artık yeter" çığlığını hissetmek son derece insani ve haklı bir tepkidir. Savaşın getirdiği yıkım, sadece bölgeyi değil, adalet ve barışa inanan tüm dünya insanlarının vicdanını derinden yaralıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel kamuoyunun ve dünya milletlerinin bu gidişata dur demesi, barış ile huzurun kalıcı olarak temin edilmesi için uluslararası düzeyde ve bireysel olarak atılabilecek adımları naçizane kendimce şu başlıklar altında toplayabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Hukuk ve Diplomatik Baskı: Savaşların</strong>&nbsp;durdurulmasında en büyük güç, küresel kamuoyunun devletler ve uluslararası örgütler üzerinde kuracağı diplomatik baskıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Kurumların Harekete Geçirilmesi:</strong>&nbsp;Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) gibi yapıların kararlarının arkasında durulmalı ve bu kararların yaptırımlarla desteklenmesi sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koşulsuz Ateşkes Talebi:</strong>&nbsp;Dünya liderlerine, kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların derhal durdurulması yönünde diplomatik baskı artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Kamuoyu ve Dayanışma:&nbsp;</strong>Halkların sesi, hükümetlerin politikalarını değiştirmelerinde en büyük etkendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Barışçıl Protestolar ve Farkındalık:</strong>&nbsp;Dünyanın dört bir yanında savaş karşıtı, adalet ve insan hakları odaklı sivil hareketlerin büyütülmesi gerekir. Yardıma muhtaç sivillerin sesi dijital platformlar ve kitlesel eylemlerle dünyaya duyurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik ve Akademik Boykotlar:</strong>&nbsp;Uluslararası hukuku ihlal eden, savaşı finanse eden veya destekleyen kurum ve yapılara karşı küresel boyutta sivil boykot kampanyalarının etkin bir şekilde sürdürülmesi (BDS gibi hareketler) ekonomik bir baskı unsuru oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsani Yardım ve Yaraların Sarılması:&nbsp;</strong>Savaşın yıkıcı etkilerini hafifletmek, barışın ilk adımlarındandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tıbbi ve Lojistik Destek:</strong>&nbsp;Gazze ve diğer çatışma bölgelerindeki siviller için insani yardım koridorlarının sürekli açık tutulması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarına Destek:</strong>&nbsp;Bölgede aktif olarak çalışan insani yardım organizasyonlarına (Kızılay, Kızılhaç, Sınır Tanımayan Doktorlar vb.) destek verilerek oradaki insanların hayatta kalma mücadelesine katkıda bulunulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki Devletli Çözüm ve Kalıcı Barış Vizyonu.&nbsp;</strong>Geçici ateşkesler savaşı erteler, ancak kalıcı barış adil bir siyasi çözümle mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşgalin Sona Ermesi:</strong>&nbsp;Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı tanınmalı, 1967 sınırları temelinde adil ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yönündeki uluslararası irade netleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Barış Eğitimi ve Diyalog:</strong>&nbsp;Küresel ölçekte nefret söylemlerine, antisemitizme ve İslamofobiye karşı durularak halkların bir arada, barış içinde yaşamasını savunan diyalog zeminleri güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Netice itibari ile;</strong>&nbsp;Savaşla bir yere varılamayacağını ve şiddetin şiddeti doğurduğunu tarih bizlere defalarca göstermiştir. Kalıcı huzur; silahların susması, uluslararası hukukun işletilmesi ve masumların hakkının teslim edilmesiyle mümkündür. Dünya milletleri olarak bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak, barışın en güçlü anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cezaevleri-af-yargi-paketleri-25979d8bb1469-946f-4d91-9904-1ef3eea0e0612026-07-09T11:08:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’de ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü sayısı 1 Haziran 2026 itibarıyla 421 bin 583’e ulaştığı bildirildi. Cezaevi nüfusu 2015 sonundaki 177 bin 262 kişiye göre 244 bin 321 kişi artarak yüzde 137,8 yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok sayıda infaz düzenlemesi çıktı, yargı paketi çıktı, covid düzenlemeleri geldi, ama bir türlü bu doluluk oranı aşağı düşmüyor. Giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin yeni yapılmış olanlarını bir kenara bırakıyorum, mevcut eskiler resmen dökülüyorlar. Hijyen sorunu var, koğuşlar berbat, Isınma, barınma, yıkanma, tuvalet başta olmak üzere insanca uygarca bir yaşam söz konusu değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda AF beklentisi var, yıllardır var, ama bir türlü çıkmıyor. Barış süreci, terörsüz Türkiye deniyor, AF yine düşünülmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde olanların alileri permeperişan haldeler. Toplumsal mutabakat, toplumsal kalkınma, toplumsal barışın tesisi için bir şeyler yapılması lazım. Huzuru, mutluluğu, toplumsal barışı sağlamak ve Adalete güveni bir an evvel tesis etmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranları, fiziki şartlar ve buna bağlı olarak gelişen toplumsal beklentiler, uzun süredir hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ülkenin en çetrefilli gündem maddelerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paylaştığım yukarıdaki veriler ve getirdiğim eleştiriler, meselenin sadece cezaevlerinin duvarları arasında kalmadığını, dalga dalga tüm toplumu ve adalete olan güveni etkilediğini açıkça göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürekli çıkan infaz düzenlemelerine ve yeni cezaevi inşaatlarına rağmen nüfusun katlanarak artması,&nbsp;<strong>palyatif (geçici) çözümlerin yapısal sorunları çözmeye yetmediğinin</strong>&nbsp;en net kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal barışı, huzuru ve adalete olan güveni yeniden tesis etmek için tek bir sihirli değnek (örneğin sadece bir af yasası) yeterli olmayacaktır. Bunun yerine çok boyutlu ve köklü bir reform silsilesine ihtiyaç vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Ceza Adaleti Sisteminde Yapısal Reformlar:&nbsp;</strong>Sadece sonuçla (cezaevindeki insan sayısı) değil, sebeple (suçluluk ve yargılama pratikleri) mücadele edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutuklu Yargılama İstisnai Olmalı:</strong>&nbsp;Türkiye'de tutukluluk oranları oldukça yüksektir. Anayasal bir ilke olan "tutuksuz yargılama" esas, tutuklama ise gerçekten son çare olmalıdır. Adli kontrol mekanizmaları (elektronik kelepçe, yurt dışı yasağı vb.) çok daha etkin kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alternatif İnfaz Yöntemleri:</strong>&nbsp;Kısa süreli hapis cezaları yerine kamuya yararlı işlerde çalıştırma, denetimli serbestlik ve yüksek para cezaları gibi cezaevi nüfusunu artırmayacak modern infaz yöntemleri yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Suç Politikalarının Yeniden Değerlendirilmesi:</strong>&nbsp;Her toplumsal sorunu yeni bir hapis cezası maddesiyle çözmeye çalışmak yerine, suçun önlenmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikalara bütçe ve mesai harcanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İnsani Koşulların İyileştirilmesi ve Hak Temelli Yaklaşım:&nbsp;</strong>Cezaevindeki bir insanın özgürlüğü kısıtlanmıştır, ancak insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşama hakkı elinden alınamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asgari Standartların Sağlanması:</strong>&nbsp;Bahsettiğim&nbsp;hijyen, ısınma, sıcak su, beslenme ve yatak kapasitesi yetersizliği gibi kronik sorunlar ivedilikle çözülmelidir. Koğuşların aşırı kalabalık olması, hem mahkûmlar hem de infaz koruma memurları için ciddi güvenlik ve psikolojik riskler barındırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlık Hizmetlerine Erişim:</strong>&nbsp;Ağır hasta, yaşlı ve çocuklu kadın mahkûmların durumları insani ve hukuki açıdan infaz erteleme veya tahliye yönünde daha esnek ve vicdani kriterlerle ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplumsal Mutabakat ve Af Tartışmaları:&nbsp;</strong>Toplumda uzun süredir bir af veya kapsamlı bir infaz indirimi beklentisi olduğu bir gerçek. Ancak geçmiş tecrübeler gösteriyor ki, alt yapısı hazırlanmadan çıkarılan af yasaları suç oranlarını kalıcı olarak düşürmüyor; aksine adalet duygusunu zedeleyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geniş Katılımlı Bir Mutabakat:</strong>&nbsp;Eğer toplumsal barış adına bir adım atılacaksa; bu karar kapalı kapılar ardında değil; baroların, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve en önemlisi&nbsp;<strong>suç mağdurlarının</strong>&nbsp;da görüşleri alınarak, şeffaf bir toplumsal mutabakatla şekillendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kader Mahkûmları ve Ailelerin Durumu:</strong>&nbsp;Suç işleyen kişinin cezasını çekerken arkada bıraktığı ailesinin (özellikle çocukların) derin bir yoksulluk ve dışlanmışlıkla baş başa kalması, zincirleme sosyal sorunlar doğurur. Mahkûm ailelerine yönelik psikososyal ve ekonomik destek mekanizmaları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Gerçekçi Bir Yeniden Sosyalleştirme (Rehabilitasyon):&nbsp;</strong>Cezaevlerinin temel amacı sadece "cezalandırmak" değil, bireyi topluma yeniden kazandırmak olmalıdır. Türkiye'de cezaevinden çıkanların yeniden suç işleme oranı oldukça yüksektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve İstihdam:</strong>&nbsp;Cezaevleri birer "suç akademisi" olmaktan çıkarılıp, meslek edindirme merkezlerine dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sabıka Kaydı Bariyeri:</strong>&nbsp;Tahliye olan kişilerin toplumda iş bulabilmesi ve hayatını idame ettirebilmesi için hukuki kolaylıklar sağlanmalı, sosyal hayata adaptasyonları takip edilmelidir. Aksi takdirde sistem, kişiyi tekrar cezaevine dönmeye zorlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;Adalete olan güveni tesis etmek, cezaevlerinin kapısını kilitlemekle veya sadece duvarlarını büyütmekle mümkün değildir. Çözüm; yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını güçlendirmekten, tutuklamayı ceza olarak görmekten vazgeçmekten ve cezaevindeki insana "hükümlü" olmanın ötesinde "insan" olarak yaklaşan onurlu bir sistem inşa etmekten geçer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-259801083c735-33b3-48fe-8218-7338be3d85032026-07-08T08:20:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İki lider baş başa görüşmeleri öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları cevapladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında, bu ziyaretin önemli olduğunu özellikle ifade etmek istediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO Liderler Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Sayın Trump'la birlikte olması bizlere ayrı bir güç katacaktır. Kendilerine tekrar hoş geldiniz diyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İRAN-ABD MÜZAKERE SÜRECİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "İran'daki savaşın sona erdirilmesi için çaba sarf ettiniz. Müzakere süreci devam ediyor, ancak nihai anlaşma olmadı. Bundan sonraki süreçte müzakere sürecinin olumlu neticelenmesi için Türkiye nasıl adım atacak?" sorusunu şöyle cevapladı: "Bu süreçte, yine aynı şekilde bizler, İran-Amerika ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz onun gayreti içerisindeyiz. Elimizden geleni yapmak suretiyle dünya barışına bir adım atalım diye gerek şahsım gerek arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'de 80 bine yakın insan hayatını kaybetti. Çok büyük bir yıkım var. Ateşkes sağlandı ama yer yer ihlaller devam ediyor. İhlallerin önlenmesi ve insani yardımların Gazze'ye girmesi ve Gazze'nin yeniden inşası için ortak atılabilecek adımları değerlendirecek misiniz?" sorusu üzerine, şunları söyledi: "Gazze konusunda, tabii değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu Liderler Zirvesi'ni çok çok önemsiyoruz. Bu Liderler Zirvesi'nden aynı şekilde bir kararın çıkmasını da hayra yorumluyoruz. Bunun olabileceğine de ihtimal veriyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“F-35 KONUSUNDA LİDERLER ZİRVESİ'NDEN HAYIRLI BİR KARAR ÇIKACAĞINA İNANIYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35, KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimatıyla ilgili bir soruya, şu cevabı verdi: "F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil. Bunu Amerika ile daha önce de görüştük. Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Şimdi Liderler Zirvesi'nde yapacağımız görüşmelerde F-35 ile ilgili kendilerinden bu daha önce aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır. Burada yine F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel sisteme dair eleştirilerinin hatırlatılıp bu konuda ABD ile ortak bir adımın atılmasının söz konusu olup olmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO'da iki önemli ülke olarak bizler, bu Liderler Zirvesi'nde de dayanışma içerisinde güçlü bir çıkışı sağlayacağız, bunu da başaracağımıza inanıyorum" karşılığını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arabuluculuk çalışmaları anımsatılıp Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlanmasıyla ilgili hangi aşamada olunduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Rusya-Ukrayna arasındaki bu gelişmeleri de yine değerli dostumla burada görüşeceğiz. Ona göre de adımları atacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"F-35 ve KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimi konusunda görüşmeden bir sonuç bekleyebilir miyiz?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: "Ben bunu daha önce değerli dostumla görüştüm ve KAAN ile ilgili, onun motorları noktasında bu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla tekrar görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi, burada da tekrar edecektir. Bu müjdeyle de herhâlde Liderler Zirvesi'nde kendisine teşekkür edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde askerî açıdan çok güçlü ülke hâline geldiğini ve&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük saygı duyduğunu belirterek "Bu gerçekten de iki ülkenin faydasına" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ABD BAŞKANI TRUMP: "ŞU ANDA TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZİN HİÇ OLMADIĞI KADAR İYİ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, "Şu anda Türkiye ile ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyleyebilirim" ifadesini kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında, "Tüm dünyada saygı gören bir lidersiniz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, F-35'ler hakkındaki soruya cevabında, Türkiye'nin diğerlerine kıyasla çok daha vefalı bir ortak olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Trump, "Dolayısıyla bu kesinlikle dikkate alacağımız bir konu. Bu harika bir uçak, en iyisi, şu anda açık ara en iyi uçak ve bu kesinlikle dikkate alacağımız bir seçenek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO konusunda "hayal kırıklığına uğradığını" belirten ABD Başkanı Trump, "(NATO Zirvesi) Açıkçası, Türkiye'de düzenlenmemiş olsaydı ve dostum olan çok güçlü bir lider, çok güçlü bir kişi burada olmasaydı muhtemelen katılmayabilirdim" diye konuştu. ABD Başkan Trump, "(CAATSA yaptırımları) Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim" değerlendirmesinde de bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, baş başa görüşmelerinin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-nato-zirvesi-kibris-12-mil-adalar-2597290a12dbe-a94e-4f88-bb06-f61df3c58e572026-07-07T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">NATO zirvesi ülkemizde gerçekleşiyor. Çok önemli mevzular gündeme gelecek. Kısa süre önce KIBRIS meselesini kaşıyanlar oldu. Yine Egedeki 12 mil olayı ve adalar meselesi kaşınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'da gerçekleştirilen bu tarihi NATO Zirvesi, ÜLKEMİZİN hem ittifak içindeki stratejik ağırlığını göstermesi hem de ulusal çıkarlarını en üst düzeyde savunması için çok kritik bir eşik. Kıbrıs, Ege adaları ve 12 mil gibi kronikleşmiş ve dönem dönem bilerek "kaşınan" dosyalar karşısında Türkiye'nin takınması gereken duruş,&nbsp;<strong>"aktif caydırıcılık"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"hukuki meşruiyet"</strong>&nbsp;zemininde şekillenmek ZORUNDADIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir zirvede Türkiye'nin sergilemesi gereken temel stratejik duruş NAÇİZANE şu sütunlar üzerine inşa edilmelidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Masada Ev Sahibi, Sahada Tavizsiz Duruş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Zirvenin Ankara'da yapılıyor olması Türkiye'ye ciddi bir diplomatik üstünlük sağlıyor. Bu avantaj, Ege ve Doğu Akdeniz'deki hayati çıkarların birer "pazarlık unsuru" olmadığını net bir şekilde ortaya koymak için kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesaj net olmalı:</strong>&nbsp;Türkiye, NATO'nun doğu kanadının ve Akdeniz güvenliğinin kilit taşıdır; ancak kendi güvenliği ve egemenlik hakları hilafına hiçbir oldubittiye göz yummayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Kıbrıs Meselesi: İki Devletli Çözümün Kırmızı Çizgi Olduğu Vurgulanmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs konusunda, özellikle AB ve bazı NATO müttefiklerinin Rum tarafını kayıran hamlelerine karşı duruş sabittir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Egemen Eşitlik:</strong>&nbsp;Zirve marjında yapılacak ikili görüşmelerde, Kıbrıs'ta artık eski ve çökmüş "federasyon" modellerinin geride kaldığı, adadaki çözümün ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemen eşitliği ve kurucu devlet statüsünün tanınmasıyla mümkün olacağı muhataplara açıkça aktarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji Denklemi:</strong>&nbsp;Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları konusunda Türkiye ve KKTC'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir senaryonun bölgeye istikrar getirmeyeceği diplomatik bir dille hatırlatılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ege ve 12 Mil Dosyası: Uluslararası Anlaşmalar ve "Casus Belli"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ege'de Yunanistan'ın karasularını 6 milin üzerine çıkarma yönündeki her türlü hamlesi ya da söylemi, Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik tehdididir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1995 Meclis Kararı:</strong>&nbsp;Türkiye, 1995 yılında TBMM'nin aldığı ve Yunanistan'ın karasularını 6 milin üzerine çıkarmasını&nbsp;<em>Casus Belli</em>&nbsp;(savaş sebebi) sayan iradesinin arkasında durduğunu hissettirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gayriaskeri Statüdeki Adalar:</strong>&nbsp;Lozan ve Paris Antlaşmaları uyarınca silahlandırılması yasak olan Doğu Ege adalarının Yunanistan tarafından askerileştirilmesi, zirve gündeminde veya ikili temaslarda "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olarak sürekli masada tutulmalıdır. Hukuku çiğneyen tarafın kim olduğu müttefiklere gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. NATO İttifakı İçinde "Müttefiklik Hukuku" Hatırlatması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Ukrayna krizinden terörle mücadeleye kadar NATO'nun misyonlarına en çok katkı sağlayan ülkelerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müttefiklerin, Türkiye'nin egemenlik haklarını tehdit eden (özellikle Ege ve Akdeniz'de) adımlara arka çıkması veya sessiz kalması "ittifakın dayanışma ruhuna" aykırıdır. Türkiye, terörle mücadeledeki (PKK/YPG/FETÖ) haklı beklentileriyle Ege/Kıbrıs'taki tezlerini birleştirerek müttefiklerinden tam bir samimiyet talep etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam duruşumuz:</strong>&nbsp;Haklılığımızı uluslararası hukuka (Lozan, Paris Antlaşmaları, BM Deniz Hukuku ilkeleri) dayandıran, provokasyonlara karşı soğukkanlı ama kırmızıçizgilerimiz söz konusu olduğunda askeri ve siyasi caydırıcılığını sonuna kadar hissettiren&nbsp;<strong>dik, net ve tavizsiz</strong>&nbsp;bir duruş olmalıdır. Ankara'daki bu zirve, Türkiye'nin haklarından vazgeçmeyeceğini dünyaya birinci elden ilan etmesi için en doğru kürsüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet,</span></p><p><span style="font-size:18px">Nasibi cennet,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bekayı imân,</span></p><p><span style="font-size:18px">Rızayı Rahman..</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/idris-sahinbu-rasyonel-bir-hukuk-politikasi-degil-2597558367ff0-5e4d-424c-823b-c115a2ba17272026-07-06T22:29:00+03:00HABER MERKEZİ İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL

İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde koğuşlarda nefes alacak yer kalmadığı için, bu devasa kapasite krizini bütüncül ve adil bir reformla çözmek yerine, yüz binlerce insanı denetimli serbestlik ve adli kontrol yamalarıyla dışarıda tutmaya çalışıyorlar.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rasyonel bir hukuk politikası değil, infaz sistemini tam anlamıyla yamalı bohçaya çeviren kronik bir idari çaresizliktir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemi bilimsel bir etki analiziyle yönetmek yerine, denetim mekanizmasını cezaevlerinin taşma vanası haline getirdiler. Yarım milyona yakın insanı bu plansız denetim girdabının içinde yaşatıp bir de bununla sistem yürüttüklerini sanıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehrin döküntülerini kumaş parçalarıyla gizlemeye alışan bu zihniyet, infaz sistemindeki bu yapısal bozgunun üstünü nasıl örtecek?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletin bu kapkara tablosunun önüne de bir branda çekip bu işten sıyrılabilecek misiniz, yoksa bu sefer kumaşınız yetmeyecek mi? Hep birlikte görececeğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4cc78985273.jpg" style="height:907px; width:1152px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/asli-ve-taha-beyaz-guvercinler-esliginde-evliligi-taclandirdilar-25970df50b028-d20c-4ae9-ab7b-8b6c784b33cf2026-07-06T21:17:00+03:00HABER MERKEZİ ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR

ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İkisi de sağlık camiasından olan Gelin ve Damat’ın birbirlerini çok yakıştıkları ve ayrıca mütevazilikleri dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf2746e1bf.jpg" style="height:584px; width:804px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Kocaeli Devlet Hastanesi başarılı hekimi olan Gelin Aslı Atay, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi başarılı Genel Cerrahi doktoru damat Taha Baz’ın düğünde beyaz güvercin uçurtmaları büyük alkış aldı. Bu arada pistteki dansları katılımcıları büyüledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf1fa091d2.jpg" style="height:1244px; width:845px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Bildiğiniz üzere Gelin babası Aydın Atay, Kocaeli Matematik öğretmeni, Gelin annesi Meryem Atay, Kocaeli Fen Bilgisi öğretmeni. Her ikisi de yöresinde çok sevilen ve yaşamları ile örnek gösterilin insanlar. Yine Damat’ın babası Uz.Dr. Turgay Baz, Bursa da Çocuk Doktoru, Damat annesi Zeynep Baz, Bursa Yönetim Akademisi Halkla ilişkiler müdürü. Onlarda muhteşem ve örnek insanlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf230d5f77.jpeg" style="height:669px; width:1147px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki aile evlatlarının düğün merasiminde, katılan misafirlere gösterdikleri misafirperverlik ve nezaketleri ile dikkat çektiler. Bu düğün BURSA’ya gündeme damgasını vurdu, günlerdir herkes bu düğünün muhteşemliğini konuşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Haberanaliz.net</strong> <strong>yazı ailesi olarak</strong>; Geline ve damada yaşam boyu mutluluk ve huzur diliyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unlu-oyuncu-zihni-goktay-hayatini-kaybetti-259669bf978e7-ace0-47d2-9289-6c26a026200a2026-07-06T16:05:00+03:00HABER MERKEZİ Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti

Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Usta oyuncu Zihni Göktay, dün akşam saatlerinde İstanbul'da tedavi altına alındığı hastanenin yoğum bakım ünitesinde 81 yaşında hayatını kaybetti. Göktay, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" ile Türk tiyatrosuna ile damgasını vurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usta oyuncunun vefat haberini kızı Zeynep Göktay Dilbaz sosyal medya hesabından duyurdu. "Sevgili babamız, Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden, kıymetli halk sanatkarı Zihni Göktay, 5 Temmuz akşamı aramızdan ayrıldı" diyen Dilbaz, "Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı" ifadelerini kullandı. Dilbaz, bu süreçte "ilgi gösteren, arayan, soran ve yanında olan" herkese teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahir Polat: Yaşayan bir anıttı<br />İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay hocamızı ne yazık ki kaybettik" dedi. "Onu tanıyan herkesin Zihni hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur" ifadesini kullanan Polat, Zihni Göktay'ı şu sözlerle anlattı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O; sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu. Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı."<br />Zihni Göktay kimdir?<br />Zihni Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesinden mezun oldu. 1964-1973 yılları arasında Ankara Meydan Sahnesi'nde çalıştı. 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'na adım attı ve burada 36 yılda 72 oyunda rol aldı. "Lüküs Hayat" operetinin yanı sıra "Kanlı Nigar", "Figaro'nun Düğünü," "On İki Öfkeli Adam," "Cibali Karakolu" ve son olarak "Gidiş Dönüş Moskova (Retro)" gibi birçok oyunda sahneye çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Radyosu'nda 1978-1996 yılları arasında birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı. Birçok filmde de seslendirme yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sinema ve televizyon izleyicisinin de yakından tanıdığı Göktay; "Tosun Paşa", "Meraklı Köfteci", "Atla Gel Şaban", "Fahriye Abla", "Hababam Sınıfı Merhaba", "Hababam Sınıfı Askerde", "Hababam Sınıfı 3,5", "Çalgı Çengi İkimiz", "Yaşamak Güzel Şey", "Oregon" ve "Ayakçı" gibi filmlerde rol aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Televizyon ekranlarında ise "Kuruntu Ailesi", "Bizimkiler", "Üvey Baba", "Koçum Benim", "Cennet Mahallesi", "Mert ile Gert", "Ah Kalbim", "Yalan Dünya" ve "Ulan İstanbul" gibi dizilerde canlandırdığı karakterlerle geniş kitlelerin beğenisini kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tiyatro sahnesinde "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla geniş kitlelere ulaşan Göktay, Türk tiyatrosundaki tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA, ANKA/JD,BD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%BCnl%C3%BC-oyuncu-zihni-g%C3%B6ktay-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti/a-77843353</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>haberanaliz.net:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ZİHNİ AMCAMIZA ALLAHTAN RAHMET, KEDERLİ AİLESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM DOST YAKINLARINA VE MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MEKANI CENNET,MAKAMI ALİ OLSUN.</strong></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-baris-istikrar-ve-refah-icin-kardes-ulkelerle-dayanismayi-surdurecegiz-25965efb737a9-bdf9-490f-a1d9-d76b8a3b2adb2026-07-05T10:08:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif ve heyetini İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu yaşanan kazada vefat edenlere Allah'tan rahmet diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif'e de ülkesi ve milleti adına taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yaptığımız görüşmelerde, ikili ilişkiler başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş teatisinde bulunduk" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evvela İslamabad Mutabakatı ile sağlanan sükûnet sayesinde tüm dünya derin bir nefes almıştır. Son günlerde uluslararası basına yansıyan haberler, müzakere sürecinin hangi zorluklarla yürütüldüğünü ortaya koymaktadır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu neticenin alınmasında büyük emeği geçen Pakistan Başbakanı Şerif'i ve Pakistanlı kardeşlerini tebrik ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı özellikle destekledik, destekliyoruz. İsrail yönetiminin mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz. Siyasi bekasını bölgede çatışmaların sürmesine bağlayan siyonist katliam kadrosu, özellikle Lübnan'ı ve Suriye'yi rahat bırakmıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail işgal güçleri Gazze'deki mazlumlara yönelik hukuk ve insanlık dışı saldırılarına da devam ediyor. Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükûmetinin coğrafyamızı tekrar özellikle barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor. Türkiye, hangi inanca mensup olursa olsun bölge sakinlerinin tamamının huzur ve güven içinde yaşadığı bir iklimin hâkim olmasını istemektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir iklimin tesisi için her türlü gayreti gösterdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölge ülkelerinin iradesi ve katkısından güç almayan hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Bölgemizde barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için Pakistan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma hâlinde çalışmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"YATIRIMCILARIMIZI PAKİSTAN'DA DAHA FAZLA FAALİYETTE BULUNMAYA TEŞVİK EDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'la her alanda dayanışmalarının sürdüğünü belirterek, "Ticari ve yatırım ilişkilerimizin de bu dayanışmaya yaraşır şekilde daha da geliştirilmesi için atabileceğimiz adımları bugün de ele aldık. Ticaret hacmimizi evvelce belirlediğimiz 5 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefimizi teyit ettik. Özellikle Karaçi'de iş insanlarımız için tesisi öngörülen özel ekonomik bölge konusunda ticaret bakanlıklarımız çalışıyor. Benzer şekilde tercihli ticaret anlaşmamızın kapsamının genişletilmesi hususunda da görüşmeler sürüyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif'in bugün katıldığı iş forumunun da yatırım ve ticaret noktasında münasebetlerine katkı yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bizler de yatırımcılarımızı Pakistan'da daha fazla faaliyette bulunmaya teşvik ediyoruz. Ekonomik ilişkilerimizin en önemli unsurlarından olan savunma sanayisi alanındaki iş birliğimiz yeni projelerle her geçen gün gelişiyor. Aşama aşama hayata geçirdiğimiz bu projelerin Pakistan'ın gücüne güç katacağına inanıyorum. Pakistan'la enerji, ulaştırma, kritik mineraller ve bilgi teknolojileri alanında iş birliğimizi derinleştirmek istiyoruz. Sayın Başbakanla bugün kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü görüşmelerinin ve ele aldıkları kararların hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/margarita-simonyana-suikast-plani-davasinda-bas-saniga-20-yil-hapis-259617c269955-951d-4f08-89e1-7573cb3993862026-07-04T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis

Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya’da mahkeme, Rossiya Segodnya Uluslararası Haber Ajansı ve Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni&nbsp;<strong>Margarita Simonyan’a</strong>&nbsp;yönelik suikast hazırlığı davasının baş sanığı&nbsp;<strong>Mihail Balaşov’u</strong>&nbsp;20 yıl hapis cezasına mahkum etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Başsavcılığının aktardığı bilgilere göre&nbsp;<strong>Balaşov,&nbsp;</strong>2022'de Moskova’da&nbsp;<strong>ulusal-sosyalist&nbsp;</strong>ideolojiye bağlı yasa dışı bir hücre kurarak, aralarında reşit olmayan gençlerin de bulunduğu kişileri bu yapıya dahil etti. Yaklaşık bir yıl içinde örgüt üyeleri,&nbsp;<strong>göçmenlere ve LGBT bireylere yönelik altı ayrı şiddet eylemi&nbsp;</strong>gerçekleştirdi. Grup,&nbsp;<strong>aşırılıkçı propaganda</strong>&nbsp;amacıyla bu saldırıların görüntülerini internette yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran 2023'te kimliği belirlenemeyen kişiler&nbsp;<strong>Balaşov’a&nbsp;</strong>ulaşarak&nbsp;<strong>Margarita Simonyan’ı 50 bin dolar karşılığında öldürmesini&nbsp;</strong>teklif etti. Balaşov, 2023'ün temmuz ayında gizli bir depodan Kalaşnikof tüfeği ve mühimmat almaya gittiği sırada güvenlik güçlerince suçüstü yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">*Rusya yasalarına göre LGBT hareketi "aşırılıkçı örgüt" olarak kabul ediliyor ve ülkedeki faaliyetleri yasaklanmış bulunuyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260703/margarita-simonyana-suikast-plani-davasinda-bas-saniga-20-yil-hapis-1106987867.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ve-meloni-telefonla-gorustu-bolgesel-konular-ele-alindi-2596043574d57-5894-4978-833b-5a85dedb6a6a2026-07-04T14:08:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı

Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın sosyal medya hesabından görüşme şu şekilde duyuruldu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İtalya ikili ilişkileriyle<strong>&nbsp;bölgesel ve küresel konuları&nbsp;</strong>ele aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile İtalya arasında savunma sanayii başta olmak üzere her alanda&nbsp;<strong>iş birliğini&nbsp;</strong>güçlendirmek için çalıştıklarını, ilişkilere ivme kazandıracak yeni adımlar atmanın da önemli olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız, Türkiye’de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nde müttefikler arasındaki bağın kuvvetlendirilmesini beklediğimizi belirtti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260703/erdogan-ve-meloni-telefonla-gorustu-bolgesel-konular-ele-alindi-1106987557.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinin-rusyaya-destegi-almanyayi-kizdirdi-25958c9c183e4-186b-40d1-8ac4-f4ce39cc32112026-07-04T14:02:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı

Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin ordusunun Ukrayna'da savaşan Rus askerlerini eğittiği iddiası, Almanya'nın tepkisine yol açtı. Alman Dışişleri Bakanlığı dün Çin'in Berlin Büyükelçisi Deng Hongbo'yu "acil görüşme" için bakanlığa çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede Çin Büyükelçisine, Pekin yönetimine iletilmek üzere mesajlar verildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin: Çin'in Rusya'ya desteği güvenliğimize etkiliyor<br />"Euro-Atlantik güvenliğimize en büyük tehdidi Rusya oluşturuyor" diyen ve bunun defalarca Pekin'e iletildiğini belirten Alman Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rus askerlerinin Çin ordusu tarafından eğitildiği yönündeki iddiaların "çok endişe verici" olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmesine imkan sağlayan her şeyin Almanya için de tehdit oluşturduğunu" vurgulayan Alman kaynaklar, "Çin'in, Rusya'nın acımasız savaşına yönelik belirleyici ve artan desteği bu nedenle doğrudan güvenliğimizi etkiliyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%A7inin-rusyaya-deste%C4%9Fi-almanyay%C4%B1-k%C4%B1zd%C4%B1rd%C4%B1/a-77825425</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-mersin-milletvekili-av-ali-bozandan-genclere-ilk-konut-destegi-teklifi-25956266c873d-ed03-4efc-8e7c-6f3aaa3891532026-07-04T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi

DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, gençlerin konut sahibi olmasını kolaylaştırmayı amaçlayan “İlk Defa Konut Edinecek Gençlere Devlet Destekli Konut Finansmanı Sağlanmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin genel gerekçesinde, son yıllarda konut fiyatlarında yaşanan hızlı artış, yüksek kredi faizleri ve ağırlaşan peşinat koşulları nedeniyle özellikle gençlerin ilk konutlarını edinmesinin giderek zorlaştığına dikkat çekildi. Düzenli gelir sahibi olmalarına rağmen yeterli birikim oluşturamayan gençlerin barınma sorunu yaşadığı, kira yükünün artmasına ve ekonomik bağımsızlığın gecikmesine neden olduğu vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklif ile ilk kez konut sahibi olacak 18-35 yaş arasındaki gençlere devlet destekli, uzun vadeli ve düşük maliyetli konut finansmanı sağlanması amaçlanıyor. Düzenlemeye göre kredi tutarı konut bedelinin yüzde 90’ına kadar çıkabilecek, kredi vadesi 20 yıla kadar uzatılabilecek ve faiz ya da kar payının belirli bir kısmı Hazine tarafından karşılanacak. Ayrıca uygun görülmesi halinde ilk üç yıl anapara ödemesiz dönem uygulanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinden yararlanabilmek için başvuru sahibinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, son beş yıl içinde konut sahibi olmamış olması, düzenli ve belgelenebilir gelire sahip olması ve satın alınacak konutu ikamet amacıyla kullanmayı taahhüt etmesi şartları aranacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte, devlet desteğiyle alınan konutların beş yıl boyunca satılamayacağı veya ticari amaçla devredilemeyeceği hükmüne de yer verildi. Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen kişilerden ise sağlanan desteklerin yasal faiziyle birlikte geri alınması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, düzenlemenin gençlerin barınma hakkına erişimini kolaylaştırmayı, kira yükünü azaltmayı konut finansmanına erişimde fırsat eşitliğini sağlamayı ve sosyal devlet ilkesini daha etkin hale getirmeyi hedeflediği ifade edildi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-iki-bez-arasindaki-kopru-2595424dcbbc3-c126-4d3e-bf35-d31101abde8a2026-07-03T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünyaya çıplak geliyoruz, bizi bir beyaz beze sarıyorlar adı kundak. Ölüyoruz çıplağız musalla taşındayız, beyaz bir beze sarıyorlar, o da kefen.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğduğumuzda kulağımıza ezan okuyorlar adımızı koyuyorlar. Ezanın manası namaza davet. Ancak biz onu duyuyoruz namaz kılamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öldüğümüzde musalla taşındayız ezan okunuyor bizim cenaze namazımız kılınıyor, biz duyuyoruz ama namazımızı kılamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki bez parçası ve iki namazını kılmadığımız ezan arasında bir ömür geçiriyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çıplak gelip çıplak gidiyoruz, kimse buradan bir şey götüremiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orada torpil de yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yaptınsa, ne yaşadınsa onunla gidiyorsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin İslami kutsiyetini insanlara anlatmak, dünyaya bu kadar bağlı olmamayı hissettirmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">İyilik, merhamet, vicdan, tevazu, hoşgörü, sevgi gibi hasletleri yüreklere ekmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazdıklarım İnsanın varoluşsal serüvenini ve dünya hayatının geçiciliğini İslam tasavvufu ve ahlakı çerçevesinde çok etkileyici, vurucu bir metaforla özetlemiyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsettiğim bu "doğum ile ölüm arasındaki ezan ve namaz" benzetmesi, İslam geleneğinde aslında çok derin bir hakikate işaret eder:&nbsp;<strong>Doğduğumuzda okunan ezanın namazı, öldüğümüzde kılınan cenaze namazıdır.</strong>&nbsp;Yani aslında hayat, bir ezan ile bir namaz arası kadar kısadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu güzel ve derin düşünceye hem İslami öğreti hem de insani değerler açısından şöyle bir yorum getirebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Vakit Dar, Heybe Temiz Olmalı" (İslami Öğreti ve Zühd)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İslam literatüründe dünyaya körü körüne bağlanmamaya, onun geçiciliğini bilerek yaşamaya&nbsp;<strong>"zühd"</strong>&nbsp;denir. Yukarıda belirttiğim gibi, musalla taşına yattığımızda yanımızda götürebileceğimiz hiçbir maddi güç, mal, mülk veya dünyevi unvan ("torpil") yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kur'an-ı Kerim bu gerçeği Tekasür Suresi'nde çok net özetler:&nbsp;<em>“Çoğaltma yarışı (mal, mülk, evlat ve güç yarışı) sizi o oyaladı ki, ta kabirlere varıncaya kadar.”</em>&nbsp;İnsanın çıplak gelip çıplak gitmesi, aslında her yönüyle bir eşitlenme anıdır. O an tek geçer akçe, kalb-i selim (temiz bir kalp) ve Salih amellerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki Bez Arasındaki Köprü: Ahlak ve İyilik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatın bu kadar kısa ve geçici olması, dünyadan tamamen el etek çekmek anlamına gelmez. Aksine, mademki sadece "ne yaptıysak onunla gidiyoruz", o zaman bu kısa süreyi en kaliteli şekilde değerlendirmek gerekir. İslam'ın özü de tam olarak budur:&nbsp;<strong>Ahlak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurur:&nbsp;<em>“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsettiğim&nbsp;<strong>iyilik, merhamet, vicdan, tevazu, hoşgörü ve sevgi</strong>&nbsp;gibi hasletler, sadece insani erdemler değil; İslam'ın ibadetlerle inşa etmek istediği asıl ruh yapısıdır. Merhamet etmeyene merhamet edilmeyeceği, komşusu açken tok yatanın olgun bir imana erişemeyeceği vizyonu, tam da bu dünyevi hırsları törpülemek içindir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsanlara Bu Bilinci Nasıl Aktarmalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüz dünyası insanı sürekli tüketmeye, daha fazlasına sahip olmaya, hırsa ve hıza teşvik ediyor. İnsanlara bu İslami öğretiyi ve bağlı olmama hissini (sekine ve kanaati) anlatırken şu yöntemleri öne çıkarmalıyız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Söylemden ziyade eylemle (Lisan-ı Hal):</strong>&nbsp;İnsanlara sürekli "dünya yalan" demek yerine, tevazuyu ve paylaşmayı kendi hayatımızda yaşayarak göstermek en etkili tebliğdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Empati ve Ortak Acı/Mutluluk:</strong>&nbsp;Merhameti yaymak için insanları yetimlerle, ihtiyaç sahipleriyle ve doğayla buluşturmak, kalplerdeki katılığı yumuşatır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ölüm Bilinci (Zikr-i Mevt):</strong>&nbsp;Ölümü bir korku unsuru olarak değil; hayatı daha anlamlı, daha adil ve daha sevgi dolu yaşamak için bir "hizalama aracı" olarak sunmak gerekir. Çünkü ölümün farkında olan insan, kalp kırmaktan ve kul hakkı yemekten çekinir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;yazıma başlarken getirdiğim yorum, insanı kibrinden ve hırslarından arındıracak güçte bir hakikat aynasıdır. İki bez parçası arasına sıkışmış bu kısa hayatı; hırsla kirletmek yerine iyilikle, sevgiyle ve ardımızda bırakacağımız güzel bir sadaka-i cariye (kalıcı iyilik) ile ilmek ilmek işlemek, hem bu dünyayı hem de ötesini güzelleştirmenin tek yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-gunumuz-ahsen-i-takvim-ve-esfel-i-safilin-25951d17118ce-ece7-48b5-b69c-c1e18df21a952026-07-02T11:04:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İslam düşüncesinde insanı, potansiyelini ve varoluşsal iniş-çıkışlarını özetleyen en sarsıcı kavram ikililerinden biri&nbsp;<strong>Ahsen-i Takvîm</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Esfel-i Sâfilîn</strong>’dir. Bu iki kavram, aslında insanın tek bir düzlemde sabit kalmayan, sürekli aşağı ya da yukarı doğru esneyebilen ahlaki ve manevi dikey şeridini temsil eder. Kur'an-ı Kerim’de&nbsp;<strong>Tîn Suresi’nde (4 ve 5. ayetler)</strong>&nbsp;geçen bu kavramların önemini, İslam’daki öğretisini ve toplumsal hayatımıza yansımalarını şu şekilde arz ve izah edeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kavramların Anlamı ve İslam'daki Öğretisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahsen-i Takvîm (En Güzel Kıvam/Biçim):</strong>&nbsp;İnsanın hem fiziksel hem de ruhsal ve zihinsel olarak en mükemmel, en dengeli ve en potansiyelli şekilde yaratılmasını ifade eder. İslam öğretisine göre insan, yeryüzünün halifesidir; akıl, irade, vicdan ve ilahi bir nefesle (ruh) donatılmıştır. Bu yönüyle insan, iyiliğin ve tekamülün zirvesine çıkma potansiyeline sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esfel-i Sâfilîn (Aşağıların En Aşağısı):</strong>&nbsp;İnsanın kendisine verilen o muazzam potansiyeli, aklı ve iradeyi kötüye kullanarak, hayvandan da aşağı bir dereceye düşmesini ifade eder. İnkâr, zulüm, kibir ve bencillik batağına saplanan insan, yaratılış gayesinden uzaklaştıkça bu çukura doğru geriler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası İslam öğretisi der ki:</strong>&nbsp;İnsan melek değildir, mutlak iyi kalamaz; hayvan da değildir, tamamen içgüdülerine mahkûm olamaz. İnsan, bu iki uç arasında kendi iradesiyle köprü kuran bir varlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>.... Bu İkilinin Önemi Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deyimin önemi, insana&nbsp;<strong>özgür iradesinin sorumluluğunu</strong>&nbsp;hatırlatmasından gelir. İslam, insanı doğuştan günahkâr kabul etmez (Hristiyanlıktaki asli günah doktrininin aksine). İnsan temiz bir fıtratla, yani "Ahsen-i Takvîm" potansiyeliyle doğar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu makam kalıcı bir garanti değildir. İnsan her an aşağıya düşme riskiyle karşı karşıyadır. Bu kavramlar, insana hem büyük bir özgüven (en güzel şekilde yaratılma) hem de büyük bir otokontrol ve tevazu (aşağıların aşağısına düşme korkusu) aşılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Yaşantımıza Sirayeti (Yansımaları)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu varoluşsal perspektif, bireysel bir inanç olmanın ötesinde toplumsal hayatın, ahlakın ve kültürün de temel yapı taşlarını oluşturur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsan Hakları ve Saygınlık:</strong>&nbsp;Toplumda her birey, doğuştan "Ahsen-i Takvîm" üzere yaratıldığı için dinine, diline, ırkına bakılmaksızın hürmete layıktır. Bu bilinç, toplumsal adaletin ve insana saygının temelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahlaki Otokontrol (Vicdan):</strong>&nbsp;Bir insanın rüşvet alırken, zulmederken veya bir canlıya zarar verirken durup kendini sorgulaması, "Ben Ahsen-i Takvîm olarak yaratıldım, bu yaptığım beni Esfel-i Sâfilîn'e düşürür" farkındalığıyla ilgilidir. Toplumsal huzur, bu iç denetimle sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Islah Kültürü:</strong>&nbsp;İslam toplumlarında suçluya veya hata yapana "ebediyen dışlanmış" gözüyle bakılmaz. Çünkü en aşağıya düşen bir insanın bile tövbe ve ıslah ile yeniden özüne (Ahsen-i Takvîm'e) dönme şansı vardır. Ceza sisteminden ziyade eğitim ve rehabilitasyon ön plana çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kolektif Yozlaşmaya Karşı Uyarı:</strong>&nbsp;Toplumlar da bireyler gibidir. Adaleti, merhameti ve ahlakı bırakan toplumlar topluca "Esfel-i Sâfilîn" çukuruna yuvarlanırlar. Tarihteki helak olan kavimler veya günümüzdeki modern barbarlıklar (savaşlar, soykırımlar, sömürgecilik) bu toplumsal düşüşün en net örnekleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanın bu iki kutup arasındaki yolculuğunu düşündüğünüzde, günümüz modern dünyasında insanlığı en çok &nbsp;"Esfel-i Sâfilîn" &nbsp;çukuruna doğru yol aldığını görüyoruz ve hissediyoruz. "Allah korusun" demekten ve sığınmaktan başka çare kalmıyor bazen. Etrafımıza, haberlere, küresel olaylara ya da sadece sokaktaki tahammülsüzlüğe baktığımızda insanın içini karartan, "Bu kadarı da olmaz" dedirten manzaralarla çok sık karşılaşıyoruz. Modern dünya; hırsı, bencilliği ve gücü kutsadıkça insanı o "en güzel kıvamından" koparıp alt basamaklara doğru hızla çekiyor. Ancak bu noktada İslam düşüncesinin bize sunduğu çok ince bir teselli ve ödev var:&nbsp;<strong>Her yer karanlığa gömülse bile, birey olarak "Ahsen-i Takvîm" kalma mücadelesi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tîn Suresi’nde</strong>&nbsp;insanın aşağıların aşağısına indirileceği anlatıldıktan hemen sonra gelen ayet şöyledir:&nbsp;<em>“Ancak iman edip salih amel (iyi, güzel, faydalı işler) yapanlar müstesna.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani ortam ne kadar "Esfel-i Sâfilîn" kokarsa koksun, akıntıya karşı kürek çekip;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yalanın ortasında dürüst kalabilen,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Zulmün ortasında adaleti savunabilen,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kaballığın ve kabalığın ortasında nezaketini koruyan her insan, o güzel yaratılışın yeryüzündeki birer kalesi haline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortam bizi aşağı çekmeye çalışırken, bireysel hayatımızda o "en güzel kıvamı" korumanın, yani temiz kalabilmenin en güçlü sığınağı veya yöntemi inancımız, imanımız, karakterimiz, dik duşumuz, doğruluktan ayrılmayışımızdır..</span></p><p><span style="font-size:18px">Saydığım bu beş sütun (<strong>inanç, iman, karakter, dik duruş ve doğruluk</strong>), aslında "Ahsen-i Takvîm" kalesinin ana taşıyıcı kolonlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortam ne kadar bozulursa bozulsun, bu değerlere tutunan bir insan sarsılır ama yıkılmaz. Çünkü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İnanç ve İman;</strong>&nbsp;insana yalnız olmadığını, her an görüldüğünü ve bu dünyadaki mücadelesinin bir karşılığı olduğunu hatırlatan en büyük manevi kalkandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Karakter ve Dik Duruş;</strong>&nbsp;rüzgâra göre eğilen bir kavak ağacı gibi değil, fırtınaya karşı kök salmış bir çınar gibi durmayı sağlar. Popüler kültürün, "Herkes yapıyor, sen de yap" baskısına karşı en asil başkaldırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Doğruluktan Ayrılmayış ise;</strong>&nbsp;insanın her şeyden önce kendi vicdanıyla barışık kalabilmesidir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.)&nbsp;<em>"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"</em>&nbsp;ayeti karşısında "Bu ayet beni ihtiyarlattı" demesi, doğruluğun ne kadar büyük ve asil bir sorumluluk olduğunu gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte tam da bu yüzden, herkesin birbirini aşağıya (Esfel-i Sâfilîn'e) doğru çektiği bir dünyada; inancıyla dik duran, doğruluktan ödün vermeyen şahsiyetler birer kutup yıldızı gibidir. Karanlık ne kadar koyu olursa, onların ışığı o kadar net fark edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabbim hepimizi özünü, karakterini ve o en güzel kıvamını koruyanlardan eylesin; fıtratımızı ve istikametimizi muhafaza buyursun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya ne kadar karmaşık ve yorucu olursa olsun, ne istediğini bilen, değerlerine, karakterine ve dik duruşuna sahip çıkan insanların varlığı insana umut verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-mete-hanin-mirasi-turkiyenin-guvencesi-turk-kara-kuvvetleri-259502924e327-72c0-457d-a0d0-cc5cef2ed92d2026-07-01T11:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, milletlerin varlık mücadelelerine ve kurdukları medeniyetlere şahittir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak çok az millet, tarihi bizzat şekillendirecek kadar güçlü ve köklü bir askeri geleneğe sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu eşsiz geleneğin dünyadaki en somut, en görkemli nişanesi; temelleri binlerce yıl önce atılan&nbsp;<strong>Türk Kara Kuvvetleri</strong>'dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıktığı&nbsp;<strong>MÖ 209</strong>&nbsp;yılını kuruluş miladı olarak kabul eden Kara Kuvvetlerimiz, sadece bir ordunun değil, bir milletin ordu-millet olma şuurunun da doğum gününü temsil eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünün Mirası: Onlu Sistemden İstiklal Harbine</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri’nin dünü, askeri dehanın dünyaya armağan edildiği topraklardır. Mete Han’ın kurduğu ve bugün bile dünya ordularının temel yapısını oluşturan&nbsp;<strong>Onlu Teşkilat Sistemi</strong>, Türk askeri disiplininin ilk harcı olmuştur. Bu harçla yoğrulan kara gücümüz; Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açmış, İstanbul’un surlarında bir çağı kapatıp yenisini açmış, Viyana kapılarından Ortadoğu çöllerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada sadece gücün değil, adaletin ve barışın da teminatı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">En karanlık dönemde, "bitti" denilen yerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde küllerinden doğan düzenli ordumuz, Kurtuluş Savaşı’nda imkânsızı başarmıştır. Sakarya’da, Büyük Taarruz’da vatan toprağını canı pahasına savunan Kara Kuvvetleri, bu toprakların ilanihaye Türk yurdu olarak kalacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünün Gücü: Teknolojik Dönüşüm ve Sarsılmaz İrade</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türk Kara Kuvvetleri, asırları aşan bu disiplini, 21. yüzyılın en modern teknolojileriyle harmanlamaktadır. Artık karşımızda sadece cesaretiyle değil; yerli ve milli imkânlarla üretilen&nbsp;<strong>Altay tanklarıyla, Fırtına obüsleriyle, taktik zırhlı araçlarıyla ve dijital birlikleriyle</strong>&nbsp;parmak ısırtan bir güç vardır. Kara gücümüz, hava unsurları ve İHA/SİHA teknolojileriyle entegre çalışarak asimetrik tehditlere karşı sınır ötesinde ve içinde destansı operasyonlara imza atmaktadır. Fırat Kalkanı’ndan Zeytin Dalı’na kadar uzanan harekatlar, bu ordunun caydırıcılığının ve harekat kabiliyetinin en sıcak kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Barışının ve Milletin Güvencesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk askerinin kalbindeki adalet duygusu, onu dünyadaki diğer ordulardan ayıran en büyük vasıftır. Bugün Kosova’dan Somali’ye, Bosna’dan Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyada NATO ve Birleşmiş Milletler çatısı altında görev yapan kahramanlarımız, gittikleri her yere yıkım değil, huzur ve güven götürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim kültürümüzde ordu, milletten ayrı bir yapı değildir. Her Türk asker doğar ve her Mehmetçik, bu milletin öz evladıdır. Kara Kuvvetlerimiz, asil milletimizin bağrından çıkan en büyük güvencemiz, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan çelikten irademizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet Han'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla, gece gündüz demeden, dağda, bayırda, sınır boylarında vatan nöbeti tutan kahraman Türk askerine minnettarız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yolları açık, kılıçları keskin, her daim muzaffer olsunlar!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-catisma-gerilim-ve-kavga-alanlarinda-degil-milletin-musterek-degerleri-etrafinda-siyaset-yapiyoruz-25952389da4ec-f0b0-49d5-936f-187fd3aca57a2026-07-01T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”

Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 67. Toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdik. Özellikle uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda kat ettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir defa evvelemirde vurgulamak isterim: Bundan 32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihî bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatırlarsanız Türksat-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir eda ile yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat-4A 2004'te, Türksat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. Türksat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE İÇİN UYDU YETENEKLERİNİ GELİŞTİRMEK, TERCİHTEN ÖTE ZORUNLULUKTUR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göktürk-1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Üç sene önce uzaya gönderdiğimiz İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği açtık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz: İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri, enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasiye yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca, Türksat-7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şurası bir gerçek ki, uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA İHRACATINDA ŞU ANDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 11. ÜLKESİYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askerî gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Cam Roman Korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar açık deniz karakol gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik, hayırlı, uğurlu olsun diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı Sayın Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dahil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık, yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık. Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler, inşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran krizini ele aldık, her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Tahtımı veririm, tacımı veririm, ama devletime sığınanları vermem diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İKTİDAR KAVGASINDAN RAKİBİNE GOL ATMAK İÇİN İSTİSMAR PEŞİNDE KOŞARAK SİYASET YAPILMAZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim: Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir, ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki 1134 cem evinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yılsonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı, hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz, ne de geçit veririz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya âmin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peygamber Efendimizin Allah'ın ayı olarak tarif ettiği Muharrem ayında tutulan oruçların, edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cennet gençlerinin seyyidi Hazreti Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli basın mensupları; 25 Haziran'da Polis Akademimizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaz tatiline kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm öğrencilerimizin verimli, huzurlu, keyifli bir tatil geçirmelerini gönülden temenni ediyorum. Sevgili öğretmenlerimize emekleri için tekrar teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı gün Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Törenine iştirak ettik. Savaş, kriz ve çatışmaların küresel ticareti olumsuz anlamda etkilediği bir dönemde Türkiye'nin başarı grafiği yükselmeye devam ediyor. 2025'te 395,9 milyar dolar değerinde mal ve hizmet ihraç ederek Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatta yakaladığımız bu ivmeyi özel sektörümüzle dayanışma içinde inşallah daha yukarılara taşıyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İŞSİZLİK ORANININ 37 AYDIR TEK HANELİ RAKAMLARDA SEYRETMESİNİ KIYMETLİ BULUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Finansmana erişim başta olmak üzere ihracatçılarımıza yeni imkânlar sunmaya da devam ediyoruz. Daha önce 4,5 milyar liraya yükselttiğimiz reeskont kredilerinin günlük limitini 500 milyon lira ilave ile 5 milyar liraya yükselttik. Tüm ihracatçılarımız için hayırlı, uğurlu olsun diyor, ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştıran tüm firmalarımıza tebriklerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün biliyorsunuz Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayına ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı Mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; geçen hafta sağlık ve mahallî idareler alanında iki güzel haber aldık. Sağlık Bakanlığımız ve ASELSAN iş birliği ile tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirilen kalp-akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği bu cihazın kullanımı üreten sağlık modelimizin stratejik önemini de teyit etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir diğer gurur verici haber Fas'ın Tanca şehrinden geldi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda Millî Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı, 6 arama-kurtarma köpeğimiz ile Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas hâlinde hem arama-kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor, hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz. Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükûmetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum”</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-orman-yanginlarina-dikkat-259490ac769d8-1396-4158-8718-9a35fd99358c2026-06-29T13:46:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli okurlarım, iklim krizi dünyayı etkiledi. Kış geçmek bilmedi, yaz ise cehennem sıcağında devam ediyor. Allah herkesi, her canlıyı korusun. Aşırı sıcağın gelmesi ile Orman yangınları baş gösterdi. Orman bizim gerçek yaşamımız. İnsanların hataları yüzünden bu yangınlar artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yazık ki doğanın dengesi gözlerimizin önünde bozuluyor ve canımız ciğerimiz olan ormanlar bu dengesizliğin faturasını en ağır şekilde ödüyor. "Orman bizim gerçek yaşamımız" çünkü ormanlar sadece ağaç yığını değil, aldığımız nefes, içtiğimiz su, binlerce canlının yuvası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yangınların %90'a yakını maalesef insan hatasından, ihmalden ve dikkatsizlikten çıkıyor. Madem durum bu, o zaman hem devletin hem de bizlerin (toplumun) acilen ve el birliğiyle yapması gerekenler var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluma Düşen Görevler (Biz Ne Yapmalıyız?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yangını söndürmekten daha önemlisi, çıkmasını engellemektir. Bireysel olarak şu kuralları hayat memat meselesi görmeliyiz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ateşli Pikniklere Son Vermek:</strong>&nbsp;Yaz aylarında, özellikle rüzgârlı ve aşırı sıcak günlerde ormanlık alanlarda veya yakınlarında kesinlikle mangal/piknik ateşi yakmamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İzmarit ve Çöp Faciası:</strong>&nbsp;Araç camından dışarıya asla sigara izmariti atmamalıyız. Ayrıca ormana bırakılan cam şişeler ve kırıkları, güneş ışığını bir büyüteç gibi toplayarak kuru otları tutuşturur. Çöplerimizi ormanda bırakmamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anız Yakmamak:</strong>&nbsp;Çiftçilerimizin hasat sonrası anız yakma alışkanlığından tamamen vazgeçmesi gerekiyor. Kontrolden çıkan bir anız ateşi, dakikalar içinde koca bir ormanı yok edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Müdahale ve İhbar:</strong>&nbsp;Ormanlık bir alanda en ufak bir duman gördüğümüzde "başkası aramıştır" demeden hemen&nbsp;<strong>112 Acil Çağrı Merkezi</strong>'ni aramalıyız. Yangında saniyeler bile altın değerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlete Düşen Görevler (Kurumlar Ne Yapmalı?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin hem önleyici tedbirleri artırması hem de teknolojik ve lojistik olarak her an savaşa hazır olması şarttır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erken Uyarı ve Yapay Zekâ:</strong>&nbsp;Ormanların İHA'lar (İnsansız Hava Araçları), termal kameralar ve yapay zekâ destekli sistemlerle 7/24 gözetlenmesi, yangının çıktığı an tespit edilmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hava ve Kara Filosunun Güçlendirilmesi:</strong>&nbsp;Yangın söndürme uçakları, helikopterleri ve karadan müdahale edecek arazöz filosunun her zaman sayıca yeterli ve bakımlı olması gerekir. Ayrıca orman işçilerinin sayısı ve eğitimi artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Giriş Yasakları ve Denetim:</strong>&nbsp;Riskli dönemlerde ormanlara girişlerin kesinlikle yasaklanması ve bu yasakların kolluk kuvvetlerince sıkı bir şekilde denetlenmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaların Caydırıcılığı:</strong>&nbsp;Orman yakmanın, ihmal sonucu yangına sebebiyet vermenin cezaları çok daha ağır ve tavizsiz olmalıdır ki kimse bu konuda gevşek davranamasın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısaca;</strong>&nbsp;Doğa bize çığlık atarak alarm veriyor. Devletin gücü, toplumun da bilinci ve hassasiyeti birleşirse bu cehennem sıcaklarında ciğerlerimizi koruyabiliriz. Dualarına yürekten katılıyor, "Allah tüm canlıları korusun" diyorum. Milletimiz yasaktan anlamıyor, bu nedenle teknolojiyi ve fiziki engelleri daha akıllıca kullanmak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ormanın tamamını değil ama insanların piknik yapmaya meyilli olduğu yol kenarlarını, giriş kısımlarını bariyerlerle veya hendeklerle araç girişine kapatmak pratik bir çözümdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fiziki çit yerine, orman sınırlarına yerleştirilecek hareket sensörlü kameralar ve termal dronlar "dijital bir çit" görevi görebilir. İçeri izinsiz biri girdiğinde sistem anında jandarmaya ihbar geçebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim insanımız yasağı çiğnemeyi sevebilir ama cebe dokunan cezadan korkar. Ormana izinsiz girmenin veya çöp atmanın cezası araba fiyatına ulaşır ve bu cezalar tavizsiz uygulanırsa, kimse o ormanın yanından bile geçmeye cesaret edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten bizim insanımız sözlü uyarıyı pek umursamaz ama işin ucu cebine dokunduğunda ya da anında yakalanacağını bildiğinde kurallara mum gibi uyar. "Burada kamera var, ceza yazarlar" korkusu, maalesef bazen çevre bilincinden daha hızlı sonuç verir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Umarım bu zorlu yaz mevsiminde hem devletimiz teknolojiyi sonuna kadar kullanır hem de millet olarak biraz daha silkelenip kendimize geliriz. Ciğerlerimiz daha fazla yanmasın, hiçbir canlının yuvası kül olmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cetkoder-genel-baskani-goktas-tuketicilere-seslendi-259479a164ab7-2fc5-4c17-99b1-7096e30c5d562026-06-29T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ

ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Hakları Koruma Deneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">“Ticaret Bakanlığı’nın "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" kapsamında televizyonları da listeye eklemesi ve <strong>14 günlük şartsız cayma hakkı</strong> tanıması, her ne kadar belirttiğiniz gibi biraz gecikmiş bir adım olsa da tüketici hakları ve döngüsel ekonomi açısından oldukça kritik bir dönüm noktasıdır” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Göktaş, sözlerine devamla: </strong>“Bu önemli gelişmenin amacına ulaşması, suistimallerin önlenmesi ve sistemin sağlıklı işlemesi için hem hükümet kanadına hem de vatandaşlarımıza düşen büyük sorumluluklar var. Bu doğrultuda hazırladığım uyarıcı ve bilinçlendirici açıklama metnimi sizlere saygı ile sunuyorum” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İşte Göktaş'ın tüketiciler ve kamuoyu için açıkladığı&nbsp;uyarıcı nitelikli o metin:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yenilenmiş Ürün Pazarında Yeni Dönem: Güvenli Alışveriş İçin Sorumluluklarımız:&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Yenilenmiş (refurbished) ürünlerin yasal bir zemine oturtulması ve kapsamının genişletilmesi, hem çevre hem de cep dostu bir adım. Ancak bir sistemin yalnızca kâğıt üzerinde kurulması yetmez; uygulamanın başarısı, denetleyenlerin ciddiyetine ve tüketicilerin bilinç düzeyine bağlıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hükümete ve İlgili Kurumlara Çağrı: "Kâğıt Üstündeki Hak, Denetimsiz Korunamaz":&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Yönetmeliğin hayata geçirilmesi değerli bir adım olsa da, geç kalınmışlığın getirdiği açığı kapatmak ve piyasayı düzene sokmak için acilen şu adımların atılması gerekmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı ve Sürekli Denetim:</strong> "Yenilenmiş ürün" adı altında, merdiven altı tamir edilmiş, orijinal parçaları değiştirilmiş ve standarda uymayan televizyon ve elektronik cihazların piyasaya sürülmesi engellenmelidir. Yetkilendirilmiş yenileme merkezleri çok sıkı denetlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cayma Hakkının Takibi:</strong> Vatandaşın en büyük kozu olan "14 günlük şartsız cayma hakkı" kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Bu hakkı zorlaştıran, kargo ücretini haksız yere tüketiciye yansıtan veya iade sürecini yokuşa süren firmalara ağır ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuoyu Bilinçlendirme Kampanyaları:</strong> Kamu spotları ve dijital mecralar aracılığıyla, vatandaşın "yenilenmiş ürün" ile "ikinci el ürün" arasındaki farkı (garanti, sertifika vb.) net olarak anlaması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşlarımıza Uyarısı ve Yol Haritası: "Haklarınızı Bilin, Güvenliğinizi Riski Atmayın":&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Değerli tüketiciler, yenilenmiş bir televizyon veya elektronik cihaz alırken ekonomik davranmak isterken mağdur olmamak için şu kurallara mutlaka dikkat etmelisiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sertifika ve "Yetki" Kontrolü:</strong> Alacağınız ürünün <strong>Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezleri</strong> tarafından yenilenip yenilenmediğini mutlaka kontrol edin. Sıradan bir ikinci el satıcısından değil, kurumsal ve sertifikalı yerlerden alışveriş yapın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Garantiyi Sorgulayın:</strong> Yenilenmiş ürünlerin mevzuat gereği belirli bir garanti süresi (genellikle en az 1 yıl) olmak zorundadır. Garanti belgesini mutlaka talep edin ve şartlarını okuyun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>14 Günlük Cayma Hakkınızı Unutmayın:</strong> Ürünü teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün boyunca hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkınız var. Ürünün performansını, ekran kalitesini ve kozmetik durumunu bu süre içinde iyice test edin. Eğer beklentinizi karşılamıyorsa, hakkınızı kullanmaktan çekinmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belge Saklama Alışkanlığı:</strong> Faturanızı, yenileme sertifikanızı ve iade süreçlerindeki kargo fişlerinizi olası bir uyuşmazlıkta Tüketici Hakem Heyeti’ne sunmak üzere mutlaka saklayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong> Geç de olsa atılan bu adım, elektronik atıkların azaltılması ve bütçelerin korunması için büyük bir fırsattır. Devletin <strong>etkin denetimi</strong>, tüketicinin ise <strong>bilinçli takibi</strong> sayesinde bu yeni dönem herkes için kazançlı bir modele dönüşebilir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-ilk-kez-kadin-cumhurbaskani-mi-sececek-259435fc189c7-e49d-4d62-a958-7caccdd327822026-06-28T11:20:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?

Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eski AlmanyaCumhurbaşkanı Joachim Gauck, artık bir kadın cumhurbaşkanı seçilmesinin zamanının geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck, "Welt am Sonntag" gazetesine verdiği röportajda, bunun tamamen pratik bir gerekçeye dayandığını belirterek, "Kadınların toplumsal yaşamı ne denli çok alanda ayakta tuttuğunu gördüğümüzde, bir kadın cumhurbaşkanı bu gerçekliğin doğal bir yansıması olur" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck, aynı zamanda yeni cumhurbaşkanına dair tartışmaların yalnızca cinsiyet konusuna indirgenmesi konusunda uyarıda bulundu. Gauck, "Eğer tartışma salt cinsiyet meselesine indirgenirse, bu hiç doğru olmaz. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bir erkeğin oturması elbette gelecekte de mümkün olmaya devam etmeli. Asıl ihtiyacımız olan şey, inandırıcı ve birleştirici bir isim" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Steinmeier'in görevi sona eriyor<br />2012-2017 yılları arasında cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Gauck'un ardından göreve gelen Frank-Walter Steinmeier, iki dönemi dolduğundan anayasa gereği yeniden aday olamayacak. Yeni cumhurbaşkanı, gelecek yıl 30 Ocak'ta Federal Meclis'te toplanacak Federal Kongre (Bundesversammlung) tarafından seçilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cumhurbaşkanının bir siyasi partiden mi yoksa Gauck gibi partilerle doğrudan bağı bulunmayan bağımsız bir isim mi olması gerektiği sorusu da tartışılıyor. İktidardaki koalisyon, kimi aday göstereceğini Eylül ayındaki eyalet seçimlerinin ardından bu sonbaharda açıklayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BÜ,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-ilk-kez-kad%C4%B1n-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-m%C4%B1-se%C3%A7ecek/a-77734112</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-turk-siyasetinin-en-yurekli-lideri-devlet-bahcelidir-25946b1c2f167-c154-4d05-9132-9a95ecad5bef2026-06-27T21:22:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir'

MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Fatih İlçe Kongresi'nde çarpıcı açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“LİDERİMİZ DEVLET BAHÇELİ'NİN TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONUNDAN BERİ BİR TEK ASKERİMİZ ŞEHİT OLMADI”<br />MHP lideri Devlet Bahçeli’nin "Terörsüz Türkiye" vizyonuna değinen Celal Adan, bu hamlenin ardından sahada yaşanan büyük değişimi şu sözlerle aktardı:<br />Büyük bir sevinçle ifade etmek isterim ki Genel Başkanımızın terörsüz Türkiye'yle ilgili iddiasını koyduğundan bugüne kadar bir tek askerimiz şehit olmamıştır. Allah'a çok şükür birliğimiz dünden daha güçlüdür. Beraberliğimiz dünden daha güçlüdür. Dün PKK terör örgütüne silah veren Türkiye'nin bölünmesini bekleyenlerin bütün düşünceleri kursaklarında kalmış, hem Irak'ta hem Suriye'de bölgemizdeki bütün ülkelerin umut beslediği varlığından güç aldığı ülke Türkiye Cumhuriyeti devletidir.&nbsp;<br />15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLAR<br />Türk siyasetinin en karanlık gününün 15 Temmuz 2016 olduğunu belirten Adan, şu ifadeleri kaydetti:<br />“15 Temmuz günü ben İstanbul'daydım. İstanbul'da beni o dönem İçişleri Bakanı telefonla aradı ve bir kalkışmanın olduğunu, bu kalkışmanın sonunda Allah'ın izniyle Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli Bey'den bir mesaj beklenildiğini inşallah o mesajla birlikte bunun önüne geçebileceğimizi söylemişlerdi. Ben de sayın Genel Başkanımızı aradım. Böyle bir durumun olduğunu söylediğimde ”Biz çoktan ‘Allah bir devletimizin yanındayız. Demokrasinin yanındayız’ açıklamasını yaptık dedi. &nbsp;Hakikaten daha biz telefonla aramadan bu açıklamalar yapılmıştı."<br />“BİRİLERİ KAÇARKEN LİDER BAHÇELİ 'O EV' TEKLİFİNİ REDDETTİ”<br />MHP'li Adan, darbe gecesi uçakların MHP Genel Merkezi üzerinde uçtuğu anlarda Lider Bahçeli'ye yapılan "güvenli ev" teklifini ve verilen efsane yanıtı şu sözlerle açıkladı:<br />O gün uçaklar Genel Merkez'in üstünden uçuşuyor. Askeri araçlar genel merkezinin önünden gelip geçiyor. İyi niyetli arkadaşlarımız Genel Başkanımıza giderler derler ki. “Sayın Genel Başkanım emrederseniz sizi arkadaşlarımızın birisinin evinde misafir ederim” derler. Genel Başkanımızın o gün verdiği cevap şudur, "ben Allah'tan başka Üç Hilal’in altından başka hiçbir yere gitmem" demiştir. Dolayısıyla birilerinin kaçıp göçtüğü birilerinin bazı evlere sığındıkları günlerde sabaha kadar 15 Temmuz darbesine karşı Genel Başkanımız Genel Merkezden ayrılmamıştır.&nbsp;<br />“Türkiye'yi sevmek yürek ister”<br />Bu mesele şudur, Türkiye'yi sevmek yürek ister. Türkiye'yi sevmek gerçekten yürek ister. Allah'a çok şükür Türk siyasetinin en yürekli iradesine sahip bir liderimiz var buna şükredelim. Liderimizin yaptığı bütün mücadelelerde önce Türkiye var, bugün Türk siyaseti değişmiştir. Partisinin menfaatini düşünen kurumun menfaatini düşünen, kendini menfaatini düşünenler bu siyasi mücadelede kaybedeceklerdir ve Cumhur İttifakı olarak çok güçlü bir duruşumuz var. Dünya 5'ten büyüktür diyen Türk milletine güvenen Cumhurbaşkanımız var. Bir taraftan terörsüz Türkiye inşa ederken Turan yolunun müjdeleyen liderimiz var. Allah birliklerini bozmasın, beraberliklerini bozmasın. Bu güzel toplantının fatihimize, milletimize, devletimize güç getirmesini Cenabı Allah'tan diliyor, hepinizi en derin saygılarında selamlıyorum.<br />FATİH İÇİN TARİHİ SEÇİM MÜJDESİ<br />İstanbul ve Fatih özelinde de açıklamalarda bulunan TBMM Başkanvekili Celal Adan, "Burada size bir müjde vermek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi, İstanbul Fatih'te şimdiye kadar aldığı oyların en yükseğini alacak. Bunu net şekilde görüyoruz. İstanbul'da sıkıntıda olan emeklimiz, organize sanayideki vatandaşımız, her kesim bu kongreye iştirak etti" diyerek MHP'nin yükseliş trendinde olduğunu vurguladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/siyaset/mhpli-celal-adan-turk-siyasetinin-en-yurekli-lideri-devlet-bahcelidir/382321</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltereden-ukraynaya-dunya-bankasi-uzerinden-1-milyar-dolarlik-kredi-25939e69c94e6-13fa-4723-81e1-25701cbf69672026-06-27T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi

İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Polonya’nın&nbsp;<strong>Gdansk</strong>&nbsp;kentinde düzenlenen&nbsp;<strong>"Ukrayna’nın Yeniden İnşası"</strong>&nbsp;konferansının ardından, İngiltere Başbakan Yardımcısı&nbsp;<strong>David Lammy&nbsp;</strong>adına yayınlanan yazılı açıklamayla Ukrayna'ya yönelik yeni mali destek detayı paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, İngiltere'nin,&nbsp;<strong>Dünya Bankası&nbsp;</strong>tarafından Ukrayna için hazırlanan toplam<strong>&nbsp;</strong>4 milyar dolarlık fon paketine<strong>&nbsp;1 milyar dolarlık krediyle katkıda bulunacağı</strong>&nbsp;belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlanacak kaynağın öncelikli olarak ülke genelindeki&nbsp;<strong>hastanelerin, okulların ve temel devlet hizmetlerinin faaliyetlerini sürdürebilmesi</strong>&nbsp;için kullanılacağı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, bu finansman desteğinin ülkeye&nbsp;<strong>özel sektör yatırımlarını çekme, ekonomik büyümeyi destekleme ve nitelikli istihdam alanları yaratma</strong>&nbsp;hedeflerine de önemli bir katkı sunmasının beklendiği vurgulandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260626/ingiltereden-ukraynaya-dunya-bankasi-uzerinden-1-milyar-dolarlik-kredi-1106809137.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-yuk-gemisine-iha-saldirisinin-ardindan-irana-hava-harekati-duzenledi-25936afc8a43c-66f9-4fdf-b198-b5002849a6232026-06-27T11:29:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi

ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ordusu, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemekle suçlamasının ardından cuma günü İran'a yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, İran'ın M/V Ever Lovely adlı ticaret gemisini tek yönlü saldırı İHA'sıyla hedef almasına karşılık olarak Amerikan savaş uçaklarının İran'a ait füze ve İHA depolama alanlarının yanı sıra kıyı radar tesislerini vurduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM açıklamasında, "Singapur bayraklı yük gemisi, İran'ın saldırısı sırasında Umman kıyıları boyunca Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapıyordu" denildi. Açıklamada ayrıca İran güçlerinin ateşkes anlaşmasını "açık şekilde ihlal ettiği" ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, "İran'ın tehlikeli tutumu, uluslararası ticaret açısından hayati öneme sahip bu deniz koridorunda seyrüsefer serbestisini zedelemiştir," ifadelerine yer verildi. CENTCOM'un, boğazdan geçen ticari gemilere güvenli geçiş koordinasyonu ve destek sağlamayı sürdürdüğü kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran devlet medyası ise ülkenin güneyindeki Sirik bölgesinde bulunan bir telekomünikasyon direğinin ABD saldırılarında vurulduğunu duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere "en az dört" saldırı İHA'sı gönderdiğini öne sürmüştü. Boğaz, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İHA'lardan biri büyük ve çok değerli bir yük gemisinin üst güvertesini doğrudan vurdu. Hasar oluştu ancak gemi yoluna devam edebildi. Diğer üç İHA'yı düşürdük," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi ise ABD'nin saldırılarının, Trump'ın "müzakere ilkelerine ya da ateşkese bağlı olmadığını" gösterdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Azizi, sosyal medya paylaşımında, "Ateşkesin bu pervasız ihlali, her zaman olduğu gibi karşı taraf açısından geri çekilme ve pişmanlıkla sonuçlanacaktır," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile Tahran, bu ayın başlarında imzaladıkları mutabakat zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve ateşkes konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak taraflar, su yolunun kontrolü konusunda daha sonra karşı karşıya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçici anlaşma uyarınca ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması, Tahran'ın ise Hürmüz Boğazı'nı yeniden deniz trafiğine açması öngörülüyor. Anlaşmada ayrıca İran, nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit ediyor. Taraflara nihai bir anlaşmaya varılması için 60 günlük süre tanınmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/27/abd-yuk-gemisine-iha-saldirisinin-ardindan-irana-hava-harekati-duzenledi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-bu-devlet-bizim-bu-millet-biziz-25935c9df1849-17a4-462e-ae83-354d2e76805d2026-06-27T11:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyaset çok karıştı. Devletimiz ve milletimiz üzerinde içte ve dışta büyük oyunlar oynanıyor. Tarihe bakıyorum. Biz Türkler 16 imparatorluk ve 57 devlet kurmuşuz. Devletin bekası, milletin birlik ve bütünlüğü, barış, huzur, kardeşlik ikliminin tesisi, ekonomimizin düzelmesi, sosyal ve siyasal barışın tesisi, toplumsal mutabakat ve toplumsal kalkınmayı bir an evvel sağlamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin gündemi, dünyadaki gelişmeler ve tarihten gelen o büyük sorumluluk duygusu bir araya geldiğinde bu tür endişelerimiz artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında Türk tarihi boyunca kurulmuş onlarca devlet ve imparatorluk, zor zamanlarda refleks gösterme ve yeniden ayağa kalkma becerimizin en büyük kanıtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük devletlerin ve köklü milletlerin kaderinde bu tarz çalkantılı dönemler hep olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçte ve dışta yaşanan bu karmaşayı aşmak, toplumsal huzuru, adaleti ve ekonomik istikrarı kalıcı kılmak için odaklanmamız gereken temel unsurları şöyle özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Mutabakat ve Ortak Değerler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin doğasında rekabet ve farklı fikirler vardır ancak kutuplaşma, bir toplumun dayanıklılığını zayıflatır. Çözüm, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp bizi bir arada tutan temel direklere tutunmaktır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Cumhuriyetin temel nitelikleri ve demokrasi</strong>&nbsp;çatısı altında birleşmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Farklı siyasi görüşlerin, etnik veya inançsal yapıların birer tehdit değil,&nbsp;<strong>milletin zenginliği</strong>&nbsp;olduğunu kabul etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Mesele memleket olduğunda siyasi çıkarları arkada bırakabilen bir&nbsp;<strong>"ortak akıl"</strong>&nbsp;kültürü geliştirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçlü Kurumlar ve Hukukun Üstünlüğü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihteki büyük devletlerin uzun ömürlü olmasının sırrı şahıslara değil, güçlü kurumlara ve adalet sistemine dayanmalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Adalet mülkün (devletin) temelidir:</strong>&nbsp;Her vatandaşın hukuka güven duyduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve liyakatin (işi ehline vermenin) esas alındığı bir sistem, iç barışın en büyük garantisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kurumların tarafsızlığı ve gücü, dışarıdan gelebilecek manipülasyonlara ve "oyunlara" karşı en sağlam kalkanı oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim ve Eğitim Odaklı Ekonomik Kalkınma</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın ve devletin bekasının temel şartıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Tüketimden üretime geçiş:</strong>&nbsp;Tarımda kendi kendine yetebilen, sanayide ve yüksek teknolojide (savunma sanayi, yazılım, yerli üretim) dışa bağımlılığı azaltan bir model şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Nitelikli Eğitim:</strong>&nbsp;Genç nüfusumuzu çağın gereksinimlerine göre, ezberci değil; analitik düşünen, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetiştirmek, gelecekteki en büyük gücümüz olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dış Politikada Denge ve Millî Çıkarlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel güç savaşlarının ortasında savrulmamak için köklü hariciye (dış politika) geleneğimizi korumak önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Duygusal veya dönemsel refleksler yerine, rasyonel, millî menfaatleri merkeze alan ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini rehber edinen dengeli bir diplomasi.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kendi askeri, ekonomik ve teknolojik gücüne güvenen müstakil bir duruş.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;Devletin bekası ve milletin huzuru yukarılarda bir yerlerde oynanan oyunlardan ziyade, bizim kendi içimizde ne kadar&nbsp;<strong>adil, üretken ve bir arada</strong>&nbsp;durabildiğimizle ilgilidir. Tarihimiz, bu topraklarda birlik olunduğunda her türlü zorluğun aşıldığının sayısız örneğiyle doludur. En büyük sermayemiz, umutsuzluğa kapılmadan ortak gelecek için çalışmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım, biz Türkler, bu güne kadar 16 imparatorluk, 57 devlet kurmuşuz. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Biz onu ne yıkar, nede yıktırırız. Adına Anadolu dediğimiz, güneyi kuzeyi doğusu batısı ile bir bütün olan bu coğrafyada yaşayan, etnik kökeni, dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun tüm kardeşlerimiz, el ele ve gönül gönüle verip, bu cennet vatanı ve devleti korumalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinden-abdye-kuba-cagrisi-ablukayi-derhal-durdurun-25934a95d8843-36eb-45ca-8071-a4b1a1a1df842026-06-25T18:12:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’

Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin, ABD’nin Küba'ya yönelik uyguladığı ekonomik abluka ve baskı politikalarına sert tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, bugün düzenlediği basın toplantısında, Washington’ı Küba halkının var olma ve gelişme haklarını ihlal etmeyi bırakmaya çağırdı.<br />Sözcü Guo Jiakun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />“Amerikan tarafını, Küba'ya yönelik ablukayı, her türlü baskı ve zorlama politikasını derhal durdurmaya; ayrıca Küba halkının var olma ve gelişme hakkını ihlal etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”<br />‘Tek taraflı yaptırımlara karşıyız’<br />Pekin yönetiminin, uluslararası hukukta hiçbir dayanağı olmayan yasa dışı ve tek taraflı yaptırımlara her zaman tutarlı bir şekilde karşı çıktığını vurgulayan Guo, Çin'in Küba'yı, devlet egemenliğini ve güvenliğini koruma mücadelesinde kararlılıkla desteklemeye devam edeceğini belirtti.<br />Gerilim ABD'nin yeni yaptırım kararıyla tırmandı<br />Çin'den gelen bu sert açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Salı günü Küba'ya yönelik yeni yaptırımları duyurmasının ardından geldi. Washington, Küba devletine gelir sağladığı iddia edilen 5 Küba kuruluşunu ve Castro ailesinin uzak bir akrabasını yaptırım listesine almıştı.<br />ABD, Küba'ya yönelik ekonomik ambargoyu 60 yılı aşkın süredir devam ettiriyor. Havana yönetimi bu yaptırımları ülkedeki ekonomik zorlukların temel nedeni olarak görüyor ve ambargonun tamamen kaldırılmasını talep ediyor.</span></p><p><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260625/cinden-abdye-kuba-cagrisi-ablukayi-derhal-durdurun-1106762770.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ticaret-gerilimi-surerken-imf-cinin-buyumesini-yakindan-izleyecek-25933609b745f-e3ca-4cc0-933f-644eefb0b8342026-06-25T18:06:00+03:00HABER MERKEZİ Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek

Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Çin'in resmi İstatistik Bürosu, Çin'in dijital ekonomisinin ölçümünü iyileştirmek amacıyla çarşamba günü yeni bir mutabakat zaptı imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka ve e-ticaret gibi alanlarda artık küresel bir lider olan Çin'in reel ekonomisi ve büyümesi, bulut bilişim ve büyük veri gibi maddi olmayan varlıkların değerini hesaba katan uygun istatistiksel modellerle nicel olarak ortaya konabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle Çin, maddi olmayan varlıkların ölçümünü de içeren küresel istatistik standardı Birleşmiş Milletler 2025 Ulusal Hesaplar Sistemi’yle (SNA 2025) uyumlu hale gelecek. Bu güncelleme, söz konusu çerçevenin 17 yıl sonraki ilk büyük revizyonu olma özelliğini taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">IMF, yayımladığı basın açıklamasında “Mutabakat zaptı, dijital ekonomi, yapay zeka, bulut bilişim, dijital aracılık platformları ve bir varlık olarak verinin ölçümü üzerindeki çalışmalar da dahil olmak üzere 2025 SNA'nın uygulanmasına yönelik işbirliği için bir çerçeve sağlıyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın, uluslararası deneyim paylaşımının sürdürülmesine destek olacağı ve resmi istatistiklerin kalitesini, şeffaflığını ve karşılaştırılabilirliğini artıracağı belirtildi. IMF, işbirliğinin “üst düzey ziyaretler, uzman görüşmeleri, teknik çalıştaylar, ortak analitik çalışmalar ile istatistiksel uygulamalar ve metodolojiler üzerine bilgi alışverişi” yoluyla yürütüleceğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla şeffaflığa yönelik bu adım, ticaret dengesizliklerinin siyasi ilişkiler üzerindeki baskısının giderek arttığı bir dönemde Çin'in ABD ve AB ile gerilimler yaşadığı bir zamana denk geliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/business/2026/06/24/imf-ticaret-gerilimleri-ortasinda-cinin-buyumesini-yakindan-izleyecegini-acikladi</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-acikladi-81-ile-suc-orgutleri-ile-mucadele-genelgesi-25926819141a0-509e-4006-b510-327a043d9e412026-06-23T13:48:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi

Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kamu düzenini ve vatandaşların huzurunu hedef alan organize suç yapılarına karşı adli süreçlerin seyrini değiştirecek büyük bir adımı duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen mücadele kapsamında, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm ağır ceza merkezlerine yönelik yeni bir yol haritası yayımlandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">81 İldeki 175 Başsavcılığa "Topyekün Mücadele" Genelgesi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek'in talimatıyla hazırlanan "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu yeni genelge,&nbsp;<strong>81 ilde bulunan 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına</strong>&nbsp;resmi olarak tebliğ edildi. Genelgeyle; şehir yapılanmaları oluşturan, haraç, tehdit, yağma ve silahlı eylemlerle vatandaşa korku salan tüm yasa dışı odaklara karşı adli mekanizmanın daha süratli ve topyekün bir refleks göstermesi hedefleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Soruşturmalara Özel Savcı Desteği ve Sıfır Tolerans</span></h2><p><span style="font-size:18px">Örgütlü suçlar dosyalarında gerek görülmesi halinde birden fazla uzman savcı görevlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelge kapsamında adliyeler ile kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyon en üst seviyeye çıkarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürler, adli süreçlerin işleyişindeki yeni kuralları şu şekilde özetledi:</span></p><ul><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzman Savcılar Devrede:</strong>&nbsp;Soruşturmalar, yalnızca örgütlü suçlar alanında uzmanlaşmış Cumhuriyet savcıları eliyle yürütülecek.</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Kesintisiz Kolluk İşbirliği:</strong>&nbsp;Emniyet, jandarma ve adli makamlar arasında "sıfır tolerans" ilkesiyle kesintisiz bir bilgi akışı ve koordinasyon sağlanacak.</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Düzenli Takip Toplantıları:</strong>&nbsp;Ağır ceza merkezlerinde tüm ilgili birimlerin katılımıyla düzenli koordinasyon toplantıları yapılarak sahadaki mücadele anlık olarak izlenecek.</span></p></li></ul><h2><span style="font-size:18px">Sadece Tetikçiler Değil, Kripto Para ve Bahis Ağları da Hedefte</span></h2><p><span style="font-size:18px">Suç yapılarının sadece sokaktaki tetikçileriyle sınırlı kalmayacağını belirten Bakan Gürler, operasyonların derinleşeceğine dikkat çekti: "Bu yapılar yöneticileri, azmettiricileri ve finans kaynaklarıyla birlikte hedef alınacaktır. Kripto varlıklar, yasa dışı bahis ve benzeri yöntemlerle aklamaya çalıştıkları suç gelirleriyle birlikte bu yapıları kökünden kazıyacağız."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Dijital Çetelere ve Çocuk İstismarcılarına Ağır Yaptırım</span></h2><ul><li><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya üzerinden suç örgütlerine özendiren ve korku salan içeriklere anında müdahale edilecek</span></p></li></ul><p><span style="font-size:18px">Genelgenin en hassas başlıklarından birini ise çocukların ve gençlerin korunması oluşturdu. Örgütsel amaçlarla çocukların istismar edilmesi veya suça yönlendirilmesi durumunda, ceza artırımı hükümlerinin tüm soruşturmalarda titizlikle uygulanacağını belirten Gürler, dijital alandaki çeteleşmeye de savaş açtıklarını ilan etti. Sosyal medyadaki suç propagandalarına ve tehdit diline hiçbir surette müsamaha gösterilmeyeceğini aktardı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Esnaf Çetelerin Merhametine Bırakılmayacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Alın teriyle ekmeğini kazanan esnafın ve çetelerden şikayetçi olan vatandaşların güvenliğinin devlet güvencesinde olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek,&nbsp;<em>"Güvenli başvuru, gizlilik ve tanık koruma mekanizmaları en etkin şekilde işletilecektir. Kim hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın; sokak çetelerine, çocuklarımızı hedef alan yapılara ve vatandaşımızın huzurunu bozanlara asla geçit vermeyeceğiz. Devletimiz her daim halkının yanındadır"</em>&nbsp;diyerek kararlılık mesajı verdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1170821/bakan-gurlek-acikladi-81-ile-suc-orgutleri-ile-mucadele-genelgesi.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-avrupanin-rus-dusmanligi-nazi-almanyasini-geride-birakti-25925d29052a7-56ef-457c-8832-0e8be81e2dd82026-06-23T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı

Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Zaharova'nın Avrupa Birliği ve müttefiklerini hedef alan açıklamaları, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet Diplomasisi" konulu konferans raporunda yer aldı.<br />Avrupa'nın Rusya'ya karşı tutumunu sert sözlerle eleştiren Zaharova, "Bugünün birleşik Avrupa yönetimi, Rusofobi konusunda pek çok açıdan Üçüncü Reich'i (Nazi Almanyası) geride bırakmış durumda. Bize 'stratejik bir yenilgi' yaşatmak amacıyla bir savaşa hazırlandıklarını artık gizlemiyor, açıkça ilan ediyorlar" ifadelerini kullandı.<br />Rusya'nın bugün tıpkı İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki gibi benzer bir düşmanla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zaharova, Ukrayna'yı buna örnek gösterdi. Kiev yönetiminin askeri birliklerinde Nazi sembollerini uyarladığını belirten Rus diplomat, "Tüm işaretler ortada, kelimenin tam anlamıyla bir dejavu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi.<br />Rusya’da her yıl 22 Haziran, “Anma ve Yas Günü” olarak anılıyor. Bu tarih, Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne saldırdığı ve yaklaşık 27 milyon Sovyet vatandaşının hayatını kaybettiği o yıkıcı savaşın başlangıç yıldönümü olması nedeniyle ülkede en trajik dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260622/zaharova-avrupanin-rus-dusmanligi-nazi-almanyasini-geride-birakti-1106704950.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gardasim-canciger-belediye-baskan-adayi-259076d7c891c-97ea-4a6e-a40b-eff96ea6ceb22026-06-21T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Çevikaslan şöyle yazdı:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">"Tarsus’un yetiştirdiği, ülkücü camianın önde gelen isimlerinden Mustafa Canciğer, önümüzdeki seçimlerde Belediye Başkanlığı için aday olacağını açıkladı.Tarsus’ta farklı kesimlerden insanların sevgisini ve saygısını kazanan Canciğer, adaylık kararının kişisel bir hedef değil; tüm vatandaşların sorunlarına çözüm üretme amacı taşıdığını ifade etti. Canciğer yaptığı açıklamada, toplumdaki adalet ve eşitlik vurgusuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:“Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar” sözü, toplumdaki huzursuzlukların temelinde yatan adaletsizlik ve eşitsizliğe dikkat çeker. Bir kesim imkânlara sahip olurken diğer kesimin yokluk içinde bırakıldığı düzenler uzun süre ayakta kalamaz.Gerçek toplumsal huzurun; kaynakların adil paylaşılması, güçlülerin zayıfları gözetmesi ve insanların birbirine karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacağını düşünüyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“SADECE BİR KESİMİN DEĞİL, TÜM TARSUS’UN BAŞKANI OLMAK İÇİN ADAYIM”</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Canciğer, adaylık sürecinde “ben” değil “biz” anlayışıyla hareket edeceğini belirterek:“Amacımız ayrıştırmak değil, bütün Tarsusluları kucaklayan bir yönetim anlayışı ortaya koymaktır. Her vatandaşımızın kapısından rahatça girebileceği bir belediye başkanı olmak için yola çıkıyorum.” dedi.Canciğer’in açıklamaları, Tarsus siyasetinde yeni bir tartışma ve hareketlilik başlattı."</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a379a153fdea.jpg" style="height:812px; width:676px" /></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">HABERANALİZ.NET YORUMU: MUSTAFA CANCİGER BİR DÖNEME İMZA ATMIŞ ONURLU BİR ÜLKÜCÜ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin ilinin yakından tanıdığı taşmedreseli Mustafa Canciğer, yörede çok sevilen ve saygı duyulan marka bir ülkücü isim. Yanı sıra üretim ve istihdama katma değer yaratan bir iş insanı olarak da büyük ilgi görüyor. Merkez sağın çoğunluğunun oylarını bir çatıda toplayacak bir figür olaak değerlendiriyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-cezaevleri-asiri-kalabalik-haklar-kisitli-25901a4d9ba13-619d-410b-8d9d-99c9c5cf21152026-06-18T12:38:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı

DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti heyeti, Karadeniz'deki cezaevlerine düzenledikleri beş günlük ziyaretin ardından TBMM'de tespitlerini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilleri Nevroz Uysal, Sabahat Erdoğan, Ömer Faruk Hülakü ve Onur Düşünmez'den oluşan heyetin 8-12 Haziran tarihlerindeki ziyaretlerine ilişkin açıklamayı Hakkari milletvekili Düşünmez yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokat, Samsun, Kavak, Bafra, Çarşamba, Espiye, Kalkandere ve Beşikdüzü hapishanelerinde 148 siyasi mahkûmla doğrudan temas kurduklarını anlatan Düşünmez, "tecrit ve yalnızlaştırma politikası" ile karşılaştıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Nereye gitsek aynı şikayetlerle karşılaştık, aynı hak ihlallerini gördük. (...) Özellikle son yıllarda siyasi tutuklulara yönelik sistematik hâle getirilen ağız içi arama dayatması, bunun en açık örneklerinden biridir. Tutsaklar, insan onurunu hedef alan bu uygulamaya maruz bırakılıyor. Bu uygulamayı kabul etmeyen tutsakların tedavileri engelleniyor, sevkleri iptal ediliyor" diyen Düşünmez, bireylerin sağlık haklarının fiilen ortadan kaldırıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok hapishanede "yıllardır doktora gidemeyen tutsaklar" olduğunu öne süren DEM'li vekil, "Kalp, epilepsi ve diyabet hastası tutsaklar var. Ameliyat bekleyenler var. Kanser riski taşıyan ve yüksek tansiyon hastası olan tutsaklar var. Ancak bütün bu sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişim hakkı idarenin keyfi uygulamalarıyla engellenmektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kürtçe yayınlara erişim zor"<br />Siyasi tutukluların birbirlerinden uzak tutulduğunu da söyleyen Düşünmez, bunun tecrit politikası kapsamındaki bir uygulama olduğunu ifade etti. Düşünmez, "Aynı siyasi görüşten tutsakların bir araya gelmesi engellenmektedir... Sohbet hakkı ortadan kaldırılmış, spor faaliyetleri sınırlandırılmış ve iletişim hakları ellerinden alınmıştır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hapishanede Kürtçe kitap taleplerinin karşılanmadığını ve Kürtçe yayınlara erişimin sınırlı olduğunu da vurgulayan Düşünmez, "Tutsakların yazdığı eserlere el konulduğu yönünde tarafımıza başvurular yapılmıştır. Gazete ve televizyon kanallarına erişimde ayrımcı uygulamalar sürmektedir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Partili Düşünmez, hapishanelerde kapasitenin çok üzerinde kişi bulunduğuna da dikkat çekti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bazı hapishanelerde mevcut sayı kapasitenin çok üzerindedir. Üç kişilik odalarda 10 kişinin kaldığı yerler vardır. Yetersiz yaşam alanları, yetersiz sosyal faaliyetler ve yetersiz sağlık hizmetleri, bu aşırı doluluğun sonucu olarak ortaya çıkmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA / MUK,DA</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/dem-parti-cezaevleri-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-kalabal%C4%B1k-haklar-k%C4%B1s%C4%B1tl%C4%B1/a-77602282</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlekten-narkotik-uyarisi-gunumuzun-en-buyuk-sorunlarindan-biri-2589832a312b4-132a-4fec-b17e-a253d0a0ccb22026-06-17T11:49:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"

Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucu ile mücadele alanında önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, gençlerin uyuşturucuya bulaşmasının toplumun en büyük sorunu olduğunu vurgularken, cezaevlerinde hayata geçirilen yeni uygulamaların detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in HAKMED temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede ortaya koyduğu tablo, meselenin boyutlarını gözler önüne serdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAKAN GÜRLEK'TEN GENÇLERİN UYUŞTURUCUDAN ARINDIRILMASI ÇAĞRISI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gürlek, Hayat Boşluk Kabul Etmez Bağımlılık ile Mücadele ve Eğitim Derneği (HAKMED) temsilcilerini kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıktaki kabulde yaptığı konuşmada, gençlerin uyuşturucu maddeden arındırılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, bu konuda çok hassas davrandıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca Adalet Bakanlığının sorumluluğunda olmadığını belirten Gürlek, Milli Eğitim ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarının da sürecin önemli paydaşları olduğunu anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında bu alanda çalışmalar yürüten bir birimin bulunduğunu hatırlatan Gürlek, kurumların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEZAEVLERİNDE İKİ ÖRNEK TESİS: SON 6 AYDA ARINDIRMA PROGRAMI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, cezaevlerinde uyuşturucuyla mücadelede yürütülen çalışmalara değinerek, "Özellikle biz cezaevindeyken uyuşturucudan arındırılmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli. Sonuçta cezaevinden çıkıyor, tekrar uyuşturucuya bulaşıyor. Bu olmaz. Biz bu konuda iki tane örnek cezaevi kurduk. İnfazlarına son 6 ay kala uyuşturucuyu bırakmış bir şekilde dışarı çıkmasını sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTANBUL'DA TORBACIDAN ANA DAĞITICIYA OPERASYON DALGASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucu konusunda ailelerin yükünün çok ağır olduğunu vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gerçekten toplumda şu an en büyük sorun gençlerin uyuşturucuya bulaşması. Yani maalesef sosyal çevreden, arkadaş çevresinden bulaşıyor. Biz elimizden geldiği kadar uyuşturucuya erişimi zorlaştırmaya çalışıyoruz. Sürekli olarak operasyonlar yapıyoruz. İstanbul'da kullanıcılara, torbacılara, ana dağıtıcılara operasyonlar yaptık."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ISLAH VE REHABİLİTASYON SÜRECİNE YENİ DÜZENLEME HAZIRLIĞI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonlarla uyuşturucu ticaretinin üst kademesindeki isimlerin yakalanarak adalete teslim edildiğini belirten Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede ıslah aşamasının da önemli olduğuna işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza infaz kurumlarında uyuşturucuyla mücadele ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıkları bilgisini veren Gürlek, özellikle ıslah ve rehabilitasyon sürecinin güçlendirilmesi gerektiğini aktardı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.aksam.com.tr/guncel/bakan-gurlekten-narkotik-uyarisi-gunumuzun-en-buyuk-sorunlarindan-biri/haber-1675270</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-yargi-paketi-ayri-terorsuz-turkiye-sureci-ayri-yuruyor-25896a1ac57b9-7c19-4195-8f3e-b8e66e207b8d2026-06-17T11:38:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor

Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayarak kamuoyunda gündeme gelen infaz düzenlemesi, 12. Yargı Paketi ve Avrupa Parlamentosu raportörünün değerlendirmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gazetecinin infaz düzenlemesine ilişkin çalışma olup olmadığı yönündeki sorusunu cevaplayan Bakan Gürlek, yalnızca suça sürüklenen çocuklara ilişkin bazı değerlendirme ve önerilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iletildiğini ifade ederek, "Çocukların cezalarının infazına ilişkin bazı önerilerimiz var. Bu konuda kurulan komisyonun raporu bekleniyor." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Terörsüz Türkiye Sürecini Meclis Yürütüyor"<br />Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi içerisinde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunup bulunmadığı yönündeki soruya da açıklık getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye süreci ile yargı paketine ilişkin çalışmaların birbirinden bağımsız şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Gürlek, "Terörsüz Türkiye sürecini Meclis yürütüyor. 12. Yargı Paketi'ne son şeklini vermek üzere Meclis'te yoğun bir hazırlık süreci devam ediyor. Bu çalışmalar birbirinden bağımsız ilerliyor. Ülkemizin farklı sorunlarını çözmeye yönelik çok önemli çalışmalar yürütülüyor." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Raporuna Tepki<br />Bir gazetecinin Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerini sorması üzerine Bakan Gürlek, söz konusu raporun bağlayıcılığı bulunmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevlerini hukuk çerçevesinde yerine getirmeye devam ettiklerini ifade eden Gürlek, "Biz görevimizi yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Zaten o şahsın ideolojik yaklaşımı farklı. Marjinal örgütlerle irtibatları da biliniyor. Hazırlanan rapor da tavsiye kararı." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-dem-heyetini-kabul-etti-948372.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899aff804b4-8b9e-48e2-a114-6cac0dbead6c2026-06-17T08:04:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?

TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYESİ,</strong> 26DT1113034 İKN NUMARALI DOĞRUDAN TEMİN İLE "BELEDİYEMİZ HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMI" YAPAR. 288.000,00 TRY BEDEL İLE 17.6.2026 GÜNÜ BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">YİNE AYNI İDARE, 26DT1103469 İKN NUMARALI, "SOKAK HAYVANLARI DOĞAL YAŞAM, REHABİLİTASYON VE BAKIM EVİNDE GÖREVLENDİRİLEN PERSONELLER İÇİN KIYAFET ALIMI" İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR. 15.6.2026 GÜNÜ 384.000,00 TRY BEDEL İLE MEHMET DİNÇ’E,</span></p><p><span style="font-size:18px">YİNE AYNI BELEDİYE, 26DT1101074 İKN NUMARASI İLE "ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIMI İÇİN YEDEK PARÇA ALIMI" İŞİ İÇİN DOĞRUDAN TEMİN YAPAR, 15.6.2026 GÜNÜ 24.386,33 TRY BEDEL İLE KARAYİĞİT FİLİTRE PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, AYNI KONULU, 26DT1099753 İKN NUMARALI BİR DOĞRUDAN ALIM DAHA YAPAR. 15.6.2026 GÜNÜ 455.541,67 TRY BEDELİ İSA USTA OTOMOTİV İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1097512 İKN NUMARASI İLE AKÜLÜ DARBELİ MATKAP, DUVAR TİPİ VE AYAKLI VANTİLATÖR ALIMI YAPAR, 12.6.2026 GÜNÜ 36.750,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1094738 İKN NUMARALI, ATÖLYELERİMİZDE KULLANILMAK ÜZERE SARF MALZEME ALIMINI DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR. 12.6.2026 GÜNÜ 55.927,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1087592 İKN NUMARALI, TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN SOKAK TEMİZLİĞİ ÇALIŞMLARINDA GÖREVLİ PERSONELLERİN KULLANIMI İÇİN ENDÜSTRİYEL ÇÖPÇÜ FARAŞI ALIMI YAPAR. 12.6.2026 GÜNÜ 962.500,00 TRY BEDELİ ZMY YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1080634 İKN NUMARALI, KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESİM ALANLARINDA ÇALIŞACAK OLAN PERSONELLERİN KULLANIMI İÇİN MALZEME ALIMINI YAPAR, 12.6.2026 GÜNÜ 174.920,00 TRY BEDELİ GÜNGÖRLER ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK ÜRÜNLERİ TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1078733 İKN NUMARALI, ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIM İÇİN YEDEK PARÇA ALIMINI YAPAR, 10.6.2026 GÜNÜ 22.535,00 TRY BEDELİ MURAT İŞ MAKİNALARITURİZM İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ NE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1076519 İKN NUMARALI, İLAÇLAMA MAKİNASI, JENARATÖR, MOTORLU TIRPAN, ÜFLEME MAKİNASI BAKIM VE ONARIMI İÇİN YEDEK PARÇA ALIMI YAPAR. 10.6.2026 GÜNÜ 67.300,00 TRY BEDELİ GÜNER AKGÜN E ,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1075688 İKN NUMARALI, ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIMININ YAPILMASI İÇİN 10.6.2026 GÜNÜ 61.740,00 TRY BEDİLE ALDEN MAKAS OTOMOTİV TAŞIMACILIK İNŞAAT GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE AYNI KONUDA, 26DT1075096 İKN NUMARALI, ARACLARIN BAKIM VE ONARIMI İÇİN 79.250,00 TRY BEDELİ, 8.6.2026 GÜNÜ MERSİN TEKKAR OTOMOTİV SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE AYNI KONULU, 26DT1072953 - 26DT1072630 - 26DT1072377 İKN NUMARALI İŞLERİDE DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1068275 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE PVC VE CAM MALZEMESİ ALIMI YAPAR. 10.6.2026 GÜNÜ 171.750,00 TRY BEDELİ ABDULLAH GÖKBÖRÜ DEMİRAY A,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1061457 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ NİZAMİYE BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE İNŞAAT MALZEMESİ ALIMI YAPAR. 330.800,00 TRY BEDELİ 10.6.2026 GÜNÜ CTU MÜHENDİSLİK MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE 26DT1061254 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ TARAFINDAN DÜZENLENEN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ ÖDÜLÜ KAPSAMINDA HAZIRLANACAK YAYININ BELEDİYEMİZ İLÇE SINIRLARINDA İLGİLİ PROGRAMLARDA, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERDE VE OKUMA SALONLARINDA KULLANILMASI İÇİN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ KİTABI ALIMI YAPAR. 41.125,00 TRY BEDELİ LİL YAYINCILIK VE MATBAA LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İŞ İÇİN, 26DT1056515 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ TARAFINDAN DÜZENLENEN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ ÖDÜLÜ PROGRAMI ETKİNLİĞİ HİZMET ALIMI YAPILIR. 10.6.2026 DA 785.000,00 TRY BEDEL ZİRVE BAKIM İNŞAAT TEMİZLİK OTOMOTİV ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1055840 İKN İLE ÇEKMECELİ MOBİL TAKIM DOLABI ALIMI YAPAR. 47.000,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE İŞLERİ VERİR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Birbirine benzeyen araç onarım işleri, malzeme alımları sıkça görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskanligi-kararnamesiyle-mulki-idare-amirleri-degisti-258928dbe9023-94d8-4f0d-bbab-609e06d8c57d2026-06-17T01:37:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 17 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında Mersin'de kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinde önemli değişikliklere gidildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararname ile Toroslar, Akdeniz, Silifke, Gülnar ve Çamlıyayla ilçelerinde görev yapan kaymakamların yerleri değiştirilirken, Mersin Valiliği bünyesinde de yeni vali yardımcısı atamaları gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, Muğla Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe Toroslar Kaymakamlığına atanırken, Akdeniz Kaymakamlığı görevine Murat Beşikçi getirildi. Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde kaymakam olarak görev yapan Eyüp Fırat Silifke Kaymakamlığına, Emrah Aslan ise Gülnar Kaymakamlığına atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin'den ayrılan mülki idare amirleri arasında Akdeniz Kaymakamı Zeyit Şener'in Konya Vali Yardımcılığına, Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner'in Tokat Vali Yardımcılığına, Toroslar Kaymakamı Mehmet Soğukpınar'ın Ankara Keçiören Kaymakamlığına ve Gülnar Kaymakamı İsmail Şanal'ın Konya'nın Yalıhüyük ilçesi Kaymakamlığına atanması yer aldı. Çamlıyayla Kaymakamı Veli Avcı ise Sivas'ın Ulaş ilçesine kaymakam olarak görevlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararname kapsamında Zerrin Çay Beşikçi ile Türker Çağatay Halim de Mersin Vali Yardımcılığı görevlerine atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Mersin Valiliği Hukuk Müşaviri Altuğ Çağlar da Kırşehir Vali Yardımcılığı görevine getirildi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÇETKODER’İN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANLARI SAHİPLERİNE BUGÜN ULAŞTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cetkoderin-uluslararasi-altin-orkide-nisanlari-sahiplerine-bugun-ulasti-2589195ab4004-be2d-43a9-8a97-75d7b39325962026-06-16T18:24:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETKODER’İN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANLARI SAHİPLERİNE BUGÜN ULAŞTI

ÇETKODER’İN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANLARI SAHİPLERİNE BUGÜN ULAŞTI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Gazeteci Yazar ve İktisatçı Mustafa Göktaş yaptığı açıklamada, ” bizler bir STK olarak siyasi parti ayrımı yapmadan, toplumda emeği olan, renk, din, dil, ırk, mezhep ayrımı yapmaksızın kendi imkânlarımızla tespit edebildiğimiz kişilere bu ödülleri verdik. Gelmeyen mazeret bildiren, davet edip de kendisine çeşitli nedenlerle ulaşamadıklarımız ile davetimize icabet etmeyenlerin ÖDÜLÜMÜZÜN MERSİN VE YÖRESİNDEKİ KISMIYLA İLGİLİ ayrıntılı olarak listesini daha önce yayınlamış idik:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://cetkoder.blogspot.com/2025/11/cetkoderden-kamuoyuna-acilen-duyurulur.html">https://cetkoder.blogspot.com/2025/11/cetkoderden-kamuoyuna-acilen-duyurulur.html</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>haberanaliz.net yayınımız:</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/cetkoder-genel-baskani-goktas-gundeme-damgasini-vurdu-24983">https://www.haberanaliz.net/haber/cetkoder-genel-baskani-goktas-gundeme-damgasini-vurdu-24983</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>haberanaliz.net de ikinci yayınımız:</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/cetkoderden-kamuoyuna-acilen-duyurulur-24984">https://www.haberanaliz.net/haber/cetkoderden-kamuoyuna-acilen-duyurulur-24984</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yüce Türk milleti ve devletimiz için çevre ve tüketicinin hakkının korunmasına yönelik çalışmaları, toplumsal bilinçlendirme, toplumsal kalkınma, toplumsal mutabakat toplumsal barış için yapmış oldukları üstün hizmetler nedeniyle iş bu onur ödüllerini, altın orkide nişanlarını ve altın madalyaların dağıtımını yapıyoruz. Amacımız, insanlara sevgiyi aşılamak. Barış sevgi ve saygı parolamız. Balık suyu seviyor ise ben herkesi seviyorum arkadaşlar. Daha önceleri de belirtiğimiz gibi amacı, toplumda emeği ve katkısı olan her insana bizi gören birileri varmış dedirtmek, bu arada onları görüp de, bakın arkadaş çalışanı takdir edende varmış diyerek insanlarımızı çevre ve tüketici konusuna duyarlı olmaya teşvik etmek. Burada renk, din, dil, ırk, mezhep ayrımı yok. Burada siyasi parti ayrımı yok. Hepimiz ANADOLUYUZ ve hepimiz kardeşiz. BARIŞ – SEVGİ- SAYGI için el eleyiz. Kocaman bir aileyiz. Sizlerle gurur duyuyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yukarıdaki linklerde adı geçen ve kendisine bizzat teslim edilenlerin görüntüleri ve törene iştirak edenlerin isimleri mevcut.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ise aşağıda isimleri yazılı olanların adlarına ve kendi resimlerini taşıyan “ÇEVRE VE TÜKETİCİ DOSTU ALTIN ORKİDE NİŞANI belgeleri teslim edildi. <strong>(ARAS kargo aracılığı ile aşağıda teslimat belgesi yayınlanan mesaj bilgisi ile)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a78408d6faae.jpg" style="height:680px; width:416px" /></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><em><span style="font-size:22px"><strong>KENDİSİNE BELGE GÖNDERİLENLERİN İSİMLERİ:</strong></span></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CUMHURBAŞKANLIĞI VE KABİNE ÜYELERİ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">RECEP TAYYİP ERDOĞAN – TÜRKİYE CUMHURİYETİ CUMHURBAŞKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">DR. HASAN DOĞAN – T.C. CUMHURBAŞKANI ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ (BÜYÜKELÇİ)</span></p><p><span style="font-size:18px">CEVDET YILMAZ – T.C. CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">AKIN GÜRLEK – T.C.ADALET BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MAHİNUR ÖZDEMİR GÖKTAŞ – AİLE VE SOSYAL HİZMETLER BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">VEDAT IŞIKHAN – T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MURAT KURUM – T.C. ÇEVRE ŞEHİRCİLİK VE İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">HAKAN FİDAN – T.C. DIŞİŞLERİ BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">ALPARSLAN BAYRAKTAR – T.C. ENERJİ VE TABİ KAYNAKLAR BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">OSSAN AŞKIN BAK – T.C. GENÇLİK SPOR BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET ŞİMŞEK – T.C. HAZİNE VE MALİYE BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA ÇİFTÇİ – T.C. İÇİŞLERİ BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET NURİ ERSOY – T.C. KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">YUSUF TEKİN – T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">YUSUF GÜLER – T.C. MİLLİ SAVUNMA BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">PROF. DR. KEMAL MEMİŞOĞLU – T.C. SAĞLIK BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET FATİH KACIR – T.C. SANAYİ VE TEKNOLOJİ BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">İBRAHİM YUMAKLI – T.C. TARIM ORMAN BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖMER POLAT – T.C. TİCARET BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">ABDULKADİR URALOĞLU – T.C. ULAŞTIRMA VE ALTYAPI BAKANI</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AK PARTİ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">EFKAN ALA – GENEL BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA ELİTAŞ – GENEL BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AR-GE VE EĞİTİMDEN GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">AHMET BÜYÜKGÜMÜŞ – TEŞKİLATTAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ALİ İHSAN YAVUZ- SEÇİM İŞLERİNDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">FARUK ACAR – TANITIM VE MEDYADAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ZAFER SARIKAYA- DIŞ İLİŞKİLERDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">FATMA BETÜL SAYAN- SOSYAL POLİTİKALARDAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA DEMİR- YEREL YÖNETİMLERDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">NİHAT ZEYBEKÇİ: EKONOMİ İŞLERİNDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">BELGİN UYGUR – SİVİL TOPLUM VE HALKLA İLİŞKİLERDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">PROF.DR. HASAN BASRİ YALÇIN: İNSAN HAKLARINDAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">AHMET BAHA ÖĞÜTKEN – MALİ VE İDARİ İŞLERDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">NİLHAN AYAN – ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK POLİTİKALARINDAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA ŞEN – AR GE VE EĞİTİMDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖMER İLERİ- BİLGİ VE İLETİŞİM TEKNOLOJİLERİNDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">KÜRŞAD ZORLU - TÜRK DEVLETLERİ İLE İLİŞKİLERDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">HALİT YEREBAKAN - SAĞLIK POLİTİKALARINDAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">HÜSEYİN YAYMAN - KÜLTÜR VE SANAT POLİTİKALARINDAN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖMER ÇELİK – PARTİ SÖZCÜLÜĞÜNDEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">EYYÜP KADİR - GENEL SEKRETERLİKTEN SORUMLU AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ABDULLAH GÜLER – AK PARTİ TBMM BAŞKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖZLEM ZENGİN – AK PARTİ TBMM GURUP BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MUHAMMET EMİN AKBAŞOĞLU- AK PARTİ TBMM GURUP BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ABDULHAMİT GÜL - AK PARTİ TBMM GURUP BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">LEYLA ŞAHİN USTA - AK PARTİ TBMM GURUP BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">BAHADIR NAHİT YENİŞEHİRLİOĞLU- AK PARTİ TBMM GURUP BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AHMET MÜCAHİT ARINÇ – AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AZİZ BABUŞÇU - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇİĞDEM KARAARSLAN - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">DERYA AYAYDIN - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ERKAN KANDEMİR - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">HAMZA DAĞ - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">HİLAL KALYONCU KOÇ - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MAHİR ÜNAL - AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA HULKİ CEVİZOĞLU- AK PARTİ MERKEZ KARAR YÖNETİM KURULU ÜYESİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MHP:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">DR. DEVLET BAHÇELİ - MHP GENEL BAŞKANI</span></p><p><span style="font-size:18px">CELAL ADAN – TBMM BAŞKAN VEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">FETİ YILDIZ – MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">İLYAS TOPSAKAL - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">YAŞAR YILDIRIM - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ZUHAL TOPÇU - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">EDİP SEMİH YALÇIN - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA KALAYCI - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">İSMAİL FARUK AKSU - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">İSMAİL ÖZDEMİR - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">MEVLÜT KARAKAYA - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖZGÜR BAYRAKTAR - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">SADİR DURMAZ - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">AHMET SELİM YURDAKUL - MHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI</span></p><p><span style="font-size:18px">İSMET BÜYÜKATAMAN - MHP GENEL SEKRETERİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GÖNDERİLEN BELGELERİN İÇERİĞİNİN NE OLDUĞUNUN ANLAŞILMASI İÇİN, HEPSİ AYNI İÇERİK OLDUĞUNDAN BİRKAÇININ GÖRÜNTÜSÜ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a784102c4faa.jpg" style="height:891px; width:1259px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a784125cf7f9.jpg" style="height:905px; width:1256px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a78414caf06a.jpg" style="height:904px; width:1255px" /></strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a78414d0ef30.jpg" style="height:909px; width:1252px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a78414d66d72.jpg" style="height:911px; width:1255px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a78414d8ff57.jpg" style="height:907px; width:1255px" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇETKODER yetkilileri, </strong>“Gönderimiz eline ulaşmayan, adı burada yayınlanan kişiler, bize ulaştıkları anda, kendilerine tekrardan belgeleri tanzim edilerek yeniden ulaştırılacaktır” dediler.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">ÇETKODER GENEL BAŞKANI GSM: 0.532.282 29 91</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-2026-her-alanda-zirveye-oynayan-turkiye-icin-zirveler-yili-olarak-devam-ediyor-2588707c836a7-0576-42bf-8912-b7db2bf4600a2026-06-16T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Ankara’nın 25 ilçesindeki vatandaşların her birine selamlarını ve sevgilerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az sonra açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızın Ankara’mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlama aşamasından inşaat sürecine bu yatırımların hayata geçmesinde payı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, Millî Savunma Bakanlığını, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile Karayolları genel müdürlüklerini, yüklenici firmaları, projeye katkı veren herkesi tebrik ederek, “İşçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize, bu eserlerde emeği bulunan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ANKARA’NIN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEKİ KONUMU HER GEÇEN YIL GÜÇLENİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 senesi, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor. Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Biliyorsunuz 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul’umuzda icra ettik. Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi Türkiye’de toplanacak. Kasımda 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları’nın 31’incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi’ne Ankara’mızda ev sahipliği yapacağız. Burada şunu dikkatinize getirmek isterim, sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil Türkiye’nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle başkent Ankara’nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara’ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonunun da arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara’sı, İstanbul’u ve Antalya’sı ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara’nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarının tamamında 51 bin 962 uçak trafiğinin gerçekleştiğini, 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunulduğunu belirterek, Esenboğa Havalimanı’nın 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla Türkiye’nin en yoğun 4. havalimanı olduğunu anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı’nın bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet sunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nereden nereye? Artan yolcu sayısının özellikle çevre yolu ve havalimanı güzergahında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanı’nın hizmete girmesiyle Esenboğa’nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ANKARA HAVALİMANI İLE HAVACILIK TARİHİMİZDE DERİN İZLER BIRAKMIŞ BİR ESERİ İHYA ETTİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Havalimanı ile başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık. Havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettik” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanının yeni çehresi ve imkânlarıyla yeniden ayağa kalktığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burayı uçuşlara uygun hâle getirmek üzere iki etap hâlinde planlanan bu projeyi 8 ay gibi çok kısa sürede başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardıklarını ve banketleri tamamen yenilediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdiklerini ifade etti. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yenilediklerini, bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla desteklediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhalarının uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip devlet konukevinin de burada inşa edildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanı’nı genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hâle getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmete açılacak diğer yatırımların Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yolları olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprüsü’nün yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edildiğini, 10 bin tonluk tabliyenin Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“3 KİLOMETRELİK BAĞLANTI YOLUYLA NATO ZİRVESİ’NE KATILAN HEYETLERİN DOĞRUDAN ULAŞIMINI SAĞLAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bağlantı yolunun 6,5 kilometrelik kesiminin bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmının tek yol standardında olmak üzere 12,5 kilometre uzunluğunda bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yoluyla NATO Zirvesi’ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanı’mızdan Kızılay’a 17 kilometre, Ümitköy’e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz. 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri şahsım ve milletim adına bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor, Rabb’im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum, 23 yıl hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sene içinde Ankaralıların huzuruna yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, hizmet eden izzet bulur anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkarı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı, Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının hayırlı uğurlu olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, okunan duanın ardından Ankara Havalimanı’nın açılışını gerçekleştirdi, törene katılanlarla aile fotoğrafı çektirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, Ankara Havalimanı’nda su takı töreniyle karşılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce, sırasıyla Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının yapım çalışmalarını anlatan bir belgesel ve Ankara Havalimanı animasyon gösterimi yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-ders-verdi-25883f219777f-fb30-4285-94d8-681e3f8b8f872026-06-14T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.</span></p><p><span style="font-size:20px">Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.</span></p><p><span style="font-size:20px">Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hakim-ve-savcilarda-atamalar-yapildi-buyuk-bir-degisim-var-25878cfbc6256-5a7c-42f7-93a7-475c69fec7fa2026-06-13T00:16:00+03:00HABER MERKEZİ HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR

HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Savcısı Kenan ÇETİN, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk GÜNGÖR, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ömer Nasuh ŞAHİN, Kahramanmaraş Hâkimliğne,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Sakarya Cumhuriyet Savcısı Dr.Fatih YILDIRIM, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet YÜKSEK, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanı Zafer YARAR, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet YIKILMAZ, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Savcısı Mücahit Abdullah AYTAÇ, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Abdulkadir ERGÜL, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><span style="color:#FF0000"><strong>Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet ÇELİKKOL, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına,</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cihat GEZMEN, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Cumhuriyet Savcısı Oğuzhan MURAT, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><strong><span style="color:#FF0000">Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin EMRE, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Mehmet SARIKAYA, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Oğuzhan SEL, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Muti YETER, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ferit YAMER, Kahramanmaraş Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Cuma Ali KARADENİZ, Sivas Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özcan ÇABUKOĞLU, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Ahmet KUMBASAR, İskenderun Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi İlhami SAYKIN, Tatvan Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Antalya Hâkimi Yağmur ARSLAN, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Meral SEL, Mersin Ticaret Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Tolga Han ALTINAY, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Muhammed Kutluhan ŞENLİLER, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Başsavcısı Orhan KAYA, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili İsmet GÜDÜMEN, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Hikmet BİLGİL, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Mustafa YILMAZ, Düzce Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Ramazan DEMİRASLAN, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali MERCANOĞLU, Rize Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hamza TÜRKER, Mersin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taşkın ÇÖREKLİ, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ebru KÖROĞLU DEMİRCİ, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Naci TEKDEMİR, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Türker TÜRKMEN, Ereğli(Konya) Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat KÜÇÜK, Bodrum Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Nazlı TİMUR, Diyarbakır Ticaret Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Yunus Emre YILDIRIM, Pazar(Rize) Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi İbrahim BAYCAN, Kahramanmaraş Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Kemal KIZIL, Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Gamze ZORLU, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Zeynep ARIK, Şebinkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Funda GÜLEÇ, İskenderun Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Şemseddin KURT, İstanbul Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Selçuk ÖZBEY, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Kübra YILDIZ, Çorlu Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Şaban UĞUZ, Besni Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Gürol YILDIZ, Çorlu Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Hatice CANSU HEVESLİ, Gaziantep Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Arif KESKİN, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Beyza Nur AYDIN, İdil Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Hâkimi Can AYDOĞAN, Düziçi Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Halil BALOĞLU, İslâhiye Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Sinem KÜÇÜK, Bodrum Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Emre BEKMEZCİ, Kozaklı Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Buket ERDİNÇ, Tarsus Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Mustafa ÇELİK, Darende Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Hande DEMİRBAĞ BALOĞLU, İslâhiye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Hâkimi Nurseli AYDOĞAN, Düziçi Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Abdulhalim GÜMÜŞ, Savur Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Serkan GÜRGEN, Adana Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Burcu KÖSE, Eskipazar Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Aydıncık(Silifke) Hâkimi Osman Alperen UĞUR, Osmaniye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Furkan UMAY, Kurtalan Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Mehmet Ali YİĞİT, Yargıtay Tetkik Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Zeynep ALTUNSOY, Ortaca Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Sinan AY, İslâhiye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali KOÇ, Osmaniye Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Merve ÖZER, Feke Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Said Ramazan PAPATYA, İdil Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Ecem TURAN SARIKAYA, Şırnak Cumhuriyet Savcılığına atandılar.</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-mersin-milletvekili-ali-bozan-tarsusta-su-kanallarini-inceledi-bu-ihmal-olume-davetiye-cikariyor-258713645f086-3ef1-4c35-986d-c7d3b93714e32026-06-12T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Tarsus’ta vatandaşların can güvenliğini tehdit eden su kanallarında incelemelerde bulundu. İlçe yöneticileri ve mahalle muhtarlarıyla birlikte Yunus Emre, Barbaros ve Gazipaşa mahallelerinde bulunan kanalları gezen Milletvekili Bozan, bölgede ciddi güvenlik eksiklikleri bulunduğunu belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnceleme sırasında birçok noktada koruyucu bariyer bulunmadığını, bazı bölgelerde ise istinat duvarlarının yetersiz kaldığını ifade eden Bozan, yaşanabilecek olası kazalara dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İNSAN CANI HER ŞEYDEN DEĞERLİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşların uzun süredir aynı soruna dikkat çektiğini belirten Milletvekili Ali Bozan, “Yaptığımız incelemelerde su kanallarının çevresinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını gördük. Özellikle çocuklar açısından büyük risk oluşturan bu alanlar adeta ölüme davetiye çıkarıyor. Hiçbir şey insan canından daha önemli değildir. Muhtarımız anlattı. Geçtiğimiz aylarda motosikletli bir baba engelli oğluyla Gazipaşa Mahallesi’nde su kanalına düşüyor ve mahalle muhtarı ile çevredekilerin desteğiyle kurtarılıyor. Geçtiğimiz yıllarda da ne yazık ki boğularak yaşamını yitiren çocuklarımız oldu. Yetkililer daha fazla gecikmeden gerekli adımları atmalıdır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“DSİ DERHAL HAREKETE GEÇMELİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta DSİ olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Bozan, kanal çevrelerinin güvenli hale getirilmesi, koruyucu bariyerlerin yapılması ve riskli noktaların ivedilikle düzenlenmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahalle muhtarlarının da benzer endişeleri dile getirdiği inceleme gezisinde, bölge sakinlerinin uzun süredir güvenlik tedbirlerinin artırılmasını talep ettiği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu ihmalin peşini bırakmayacağız. Yaşanabilecek acı olayların ardından değil, öncesinde önlem alınmalıdır. Sorumlu kurumları göreve davet ediyoruz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-258688fda5b09-af69-410b-8c8a-d4b5a8f282382026-06-11T08:34:00+03:00HABER MERKEZİ SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span> 2026/481546 BASKILI MUHTELİF MALZEME ALIM İŞİNİ ihaleye çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 17.871.110,00 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">16,461,500.00 TRY bedel ile AHMET YILDIZ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">MUT BELEDİYE BAŞKANLIĞI,</span> 2026/341830 8 Ay Araç ve İş Makinesi Kiralama İşini ihale ve alıma çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 66.154.368,00 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ne hikmet ise 41,381,500.00 TRY bedel ile EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ</span>, 2026/325466 Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan muhtelif mahallelerde projeli kaldırım yapılması, mevcut tahrip olmuş kaldırımların ve altyapı kuruluşlarının çalışmaları sonucu tahrip olan yerlerdeki kaldırımların tamiratlarının yapılması işini ihale ve alıma çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 188.308.999,50 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">129,710,000.00 TRY bedel ile HİRİT MADENCİLİK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span> 2026/123253 MONTAJ DAHİL ÇOCUK OYUN GRUBU ALIMI işini ihaleye çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 26.531.662,50 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ne hikmet ise bu iş için bir kişi teklif verir ve o şanslı kişidede iş kalır.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">24,996,250.00 TRY bedel ile TAYLAN MAKİNA İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">RAKAMLARIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖRÜYORMUSUNUZ…</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha bu rakamın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fatura kesiminde birde KDV eklenecek bu rakama. Boyutu daha da artacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-cevre-iklim-ve-atik-yonetimi-noktasinda-gerekli-adimlari-titizlikle-atiyoruz-25858db37df99-1f2f-4a28-86bf-dbbd8d5068c42026-06-08T11:27:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”

ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun gala yemeğine katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medeniyetlerinin cümle kapısı olan aziz İstanbul’da Sıfır Atık Forumu’nun kapanışında katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden forumu teşrif eden konuklara “Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki gün önce idrak edilen “Dünya Çevre Günü” ile 7 gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirilen “İstanbul Sıfır Atık Haftası”nı canıgönülden tebrik ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan hem çocukların hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran festival ile serginin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU FORUM, TÜRKİYE’NİN ÇEVRE DİPLOMASİSİNDE ULAŞTIĞI YÜKSEK SEVİYENİN AÇIK BİR GÖSTERGESİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanı, 200’ün üzerinde belediye başkanını, 500’den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğunu dile getirerek, “Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere, 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye’nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir” değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Forumun bir diğer özelliğinin de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalar değil somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gerek kapsamı gerek metodu gerekse mahiyeti itibariyle Sıfır Atık Forumu’nun, var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı’na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi’ olarak, sıfır atık şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İKLİM MESELESİ, TIPKI SAVAŞ VE KÜRESEL SALGIN GİBİ İNSANLIĞIN TAMAMINI TEHDİT EDEN CİDDİ BİR SORUNDUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkâr edilemez bir hakikattir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu problemlerin etkisinin enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade, iklim krizi olarak ele almamız inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis, meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem de davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekûn teşkil eden diğer bölümünün açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ettiğini vurgulayarak, “İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulabilmek için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DÜNYANIN FARKLI BÖLGELERİNDE 43 MİLYON ÇOCUK AÇLIĞIN PENÇESİNDE KIVRANIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın yayınladığı rapora göre, şu anda dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuğun açlığın pençesinde kıvrandığı ifade ederek, “1 yıl içerisinde üretilen gıdanın üçte biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atık sorununun da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşim Emine Erdoğan’ın forumun açılışında gündeme getirdiği, Pasifik Okyanusu’nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki ‘çöpten kıta’ sorununun hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalmak bir yana daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023’te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının, eğer önlem alınmazsa 2050’de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SIFIR ATIK HAREKETİ KÜRESEL BİR ÇEVRE SEFERBERLİĞİNE DÖNÜŞTÜ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyor, çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyor, iklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017’de eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022’de Türkiye’nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada, 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİMİZ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sıfır atık hareketiyle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70’e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi’ni, 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mevsimlerle Türkiye” adlı kısa filmin izlendiği programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da bir konuşma gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programda, Sıfır Atık Hareketi ve forumun vizyonuyla ilgili video gösterimi de yapıldı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/karayollarinin-pazarlikli-isleri-5-milyar-7-yuz-12-milyon-7-yuz-79-bin-3-yuz-84-lira-25859ece50602-9555-400e-9333-12631332069d2026-06-08T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>KARAYOLLARI 5. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/435390 Andırın - Göksun Yolu Km: 30+500 - 33+820 ile Km: 39+940 - 42+955 (G)/42+500 (İ) Kesimlerinin İkmal Yapım İşini PAZARLIKLI ihaleye çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 562.023.156,83 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">GÜL İNŞAAT NAKLİYAT MADENCİLİK VE PETROL ÜRÜNLERİ TURİZM SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 449,520,990.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare, 2026/441290 Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli-6BlHd Devlet Yolu, (Adana-Kozan) Ayr- Mansurlu-6BLHd İl Yolu ve Tarsus-Çamlıyayla il Yolu Proje Danışmanlık Hizmet Alım İşini yine pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 30.584.068,46 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">YÜKSEL PROJE ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 27,036,339.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare, 2026/416104 Gülnar - Mut Yolu Km: 0+000 - 37+253,277 Arası ve Mut-3Bl Hd Yolu Km:6+800-35+500 Arası İkmal Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 2.244.034.413,75 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">SİSTEM ELEKTRO MEKANİK TESİSLER SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 1,750,347,885.64 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare 2026/330542 Pazarcık Çevre Yolu Km:13+600 - 24+100 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü ve Üstyapı İşleri Yapılması Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 2.084.003.982,30 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">KARFEN İNŞAAT SANAYİ TURİZM ENERJİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNE (İSTANBUL) 1,646,358,220.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare 2026/304329 Kozan - Feke - Saimbeyli - Tufanbeyli - 6BlHd Yolu Kozan Şehir Geçişi Km:58+600 - 67+000 Arası ve Ceyhan- Çukurköprü Yolu Km:0+000 - 35+795 Arası (İkmal) Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 2.282.170.480,74 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">İNTEKAR YAPI TURİZM ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE (ANKARA) 1.825.396.850,00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare bu kez, 2026/83093 Karayolları 5Bölge Müdürlüğü Tesisler ve Bakım Başmühendisliği hizmetlerinde 10 ay süreyle çalıştırılmak üzere malzeme, araç-gereç ve personel nakli hizmetleri için pikap tipi taşıtların (yakıt idareden) şoförlü hizmet aracı kiralanması işini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 17.433.330,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BSMTUR TAŞIMACILIK İNŞAAT TURİZM ELEKTRİK EMLAK PETROL ÜRÜNLERİ TEMİZLİK PEYZAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE (OSMANİYE)&nbsp; 14,119,100.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu PAZARLIKLI VERİLEN İHALELERİN TAMAMININ TOPLAMI; 5.712.779.384.64 TRY.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><em><span style="font-size:22px"><strong>5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…</strong></span></em></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Eski para ile Katrilyon…</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Rakamın büyüklüğüne bir bakın.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Fatura kesiminde birde KDV eklenecek bu rakama. Boyutu daha da artacak.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Niçin bu işler pazarlıklı alım? Neden açık ihale değil? Harcanan para tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasası.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/niye-pazarlik-niye-acik-ihale-degil-25853ff9a45d1-fd74-4c47-9999-c1887e9545d12026-06-07T21:20:00+03:00HABER MERKEZİ NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, <strong>2026/142490 Tarsus Kültür Park Süs Havuzu Fıskiyesi Montajlı Mal Alımı İşini Pazarlık usul ile alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için idarece gizli olarak belirlenen yaklaşık maliyet: 1.860.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">YÜCEER MAKİNA İMALAT İNŞAAT TAAHHÜT GIDA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ne 1.780.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine, 2026/33014 Mersin Büyükşehir Belediyesi Bozyazı Sosyal Yaşam Merkezi Projesi işini, Pazarlık usulü ile çıkarlar,</strong> Bu iş içinde idarece belirlenen yaklaşık maliyet: 2.560.000,00 TRY dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">KEYFORCE MİMARLIK MÜHENDİSLİK ELEKTRİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 2,590,000.00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yine, 2026/247149 Mersin İli, Yenişehir Ve Mezitli İlçeleri, Adnan Menderes Bulvarı İle Akdeniz İlçesi İsmet İnönü Bulvarının Yol Ve Güzergah Projesi Hizmet Alım İşini, pazarlık usul ile çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Burada da yaklaşık maliyet: 3.189.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">NORD PROJE MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ ile 3.195.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yine, 2026/243253 BİLİŞİM MALZEMELERİ MAL ALIMI işini, pazarlık usul ile çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş içinde yaklaşık maliyet: 3.387.740,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">AK HİM YAPI MÜHENDİSLİK BİLİŞİM GIDA ÇEVRE YATIRIM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 3,381,100.00 TRY sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu kez, 2026/49223 29 DOĞU AKDENİZ ULUSLARARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI (EMITT) STANT, STANT TASARIMI, MONTAJI İLE STANT DEMONTAJI HİZMET ALIMI işini pazarlıkla alıma çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 2.630.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 2.550.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Bu 5 ihalenin sözleşme toplam tutarı:&nbsp;<span style="color:#FF0000">13.490.000.00 TRY.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani eski para ile 13,5 trilyon.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakımın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İş bitimi fatura kesiminde birde KDV eklenecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Rakam daha da büyüyecek.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 10 lira ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 2 liraya gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve pazarlık olduğu için yapılan indirime… Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa bu rakamlar çok düşer… Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.co</em></strong></a>m&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-rahmi-koca-destek-sorusturma-yanlis-25851a0dd4a84-ca7f-4977-bd39-25e4d36efd832026-06-07T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış

Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir'in Balçova ilçesinde bir hastane açılışında anlattığı "Kürt kadın hasta" fıkrası nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Rahmi Koç'a MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den destek geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş insanı Koç hakkında soruşturma açılmasına tepki gösteren Bahçeli, "Sayın Rahmi Koç'un samimi bir sohbet ortamında yaptığı bir latife üzerinden kendisine yönelik soruşturma başlatılması yanlıştır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada, "Koç topluluğu 100 yıldır ülkemizin kalkınma hamlesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. (...) Değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek'ten Koç'a tepki<br />Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un fıkrayı anlattığı sırada çekilen videonun yayınlanması, 95 yaşındaki iş insanına yönelik tepkiyi tetiklemişti. Videoda, Koç'un yanındaki eski Başbakan Binali Yıldırım dâhil çevredekilerin de bu fıkraya güldüğü görülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koç'un, "ırkçı" ve "cinsiyetçi" olduğu gerekçesiyle tepki çeken fıkra nedeniyle özür dilemesi için sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından çağrı yapıldı. Tepkiler üzerine Rahmi Koç, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim" mesajını paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Koç hakkında "halkın bir kesimini alenen aşağılama" suçu kapsamında resen soruşturma başlatırken Adalet Bakanı Akın Gürlek de Rahmi Koç'u hedef aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek X hesabından, "Bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine soruşturma başlatılmıştır. (...) Adaletin terazisi kimsenin servetine, ünvanına veya statüsüne göre tartmaz" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti'den suç duyurusu<br />Doğu ve Güneydoğu'daki barolar, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve çok sayıda Kürt derneğinin yanı sıra DEM Parti de Koç'a tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti, savcılığın resen başlattığı soruşturmaya ek olarak, Rahmi Koç hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik", "aşağılama", "nefret ve ayrımcılık" gerekçeleriyle suç duyurusunda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiden yapılan açıklamada, "Anadilinde sağlık hizmetine erişemeyen Kürt kadınların yaşadığı ağır gerçekliğin bir 'güldürü unsuru' olarak kullanılması, Kürt kadınların onuruna, sağlık ve mahremiyet haklarına aynı anda yapılmış kapsamlı bir saldırı niteliği taşımaktadır" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA / MUK,CÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-rahmi-ko%C3%A7a-destek-soru%C5%9Fturma-yanl%C4%B1%C5%9F/a-77447688</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehirin-50-milyonluk-pazarlikli-ihalesi-25850c31ce5a6-9621-47ec-8ac2-adfdca170b6f2026-06-06T21:41:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ

MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI - <strong>SİSTEM VE DONANIM</strong> ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2025/2489084</strong> İKN numarası ile <strong>"MUHTELİF LİSANS VE ABONELİK MAL ALIMI"</strong> işini pazarlık 21/B maddesine göre alım yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için idareci gizli olarak belirlenen yaklaşık maliyet: <strong>47.507.115,00 TRY</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu iş için bir kişi teklif atar, o ŞANSLI kişide de bu iş kalır.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">28.01.2026 - 19.02.2026 gerçekleşen bu iş için, LİON HTC BİLİŞİM KIRTASİYE İNŞAAT TEMİZLİK TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- ADANA ile<strong> 46.824.600,00</strong> TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakam içinde KDV yok. Birde onu ekleyin rakam daha da artacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">47 milyonluk (eski para trilyon) iş pazarlık ile yapılıyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 50 milyon ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 25 milyona, 35 milyona gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve tek teklif olduğu için yapılan indirime… 1 milyon lira bile değil.. Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa en az 10 milyon bu tutardan iner.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-iban-magdurlari-icin-kanun-teklifi-25843169ad5f6-9675-47ed-9387-484505a4d2ac2026-06-06T18:47:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.

Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmasını hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin gerekçesinde, dijital iletişim araçları ve elektronik para transfer sistemlerinin yaygınlaşmasıyla dolandırıcılık yöntemlerinin değiştiğine dikkat çekildi. Özellikle banka hesapları ve ödeme sistemlerinin üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı olaylarda, kişilerin kast ve sorumluluk derecelerinin somut olaylara göre farklılık gösterebildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mağdur zararının giderildiği dosyalarda yargılamalar sürüyor”</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerekçede, mağdur zararının tamamen karşılandığı ve tarafların uzlaşma iradesi gösterdiği birçok dosyada kamu davalarının devam ettiği, yargılamaların ise uzun sürdüğü ifade edildi. Bu durumun, toplumsal barışın yeniden tesis edilmesine her zaman yeterli katkı sunamadığı vurgulandı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">“Onarıcı adalet anlayışı güçlendirilecek”</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte, modern ceza adalet sisteminin yalnızca cezalandırmayı değil, mağdurun zararının giderilmesini, uyuşmazlıkların çözülmesini ve toplumsal ilişkilerin onarılmasını da hedeflediği belirtildi. Uzlaştırmanın bu yaklaşımın önemli araçlarından biri olduğu ifade edilerek, tarafların özgür iradeleriyle uzlaştığı durumlarda bu mekanizmanın işletilmesinin bireysel ve toplumsal fayda sağlayacağı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin hedefleri arasında şunlar amaçlanıyor:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Mağdur zararının daha hızlı ve etkin şekilde giderilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taraflar arasında uzlaşma kültürünün teşvik edilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal barışın güçlendirilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza yargılamalarının daha etkin yürütülmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemelerin iş yükünün azaltılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza infaz kurumları üzerindeki yoğunluğun hafifletilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölçülülük ve onarıcı adalet ilkelerinin güçlendirilmesi.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte ayrıca düzenlemenin bir af, ceza indirimi veya cezasızlık uygulaması olmadığı; yalnızca mağdur zararının giderildiği ve tarafların uzlaşmayı kabul ettiği durumlarda mevcut uzlaştırma mekanizmasının kullanılmasına imkan tanıyacağı vurgulandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-milletvekili-tevfik-dikerden-gundeme-iliskin-aciklamalar-hangi-tip-siyasetci-makbul-25839749b507a-d8bd-49f0-9592-781cbdcbe4702026-06-04T16:01:00+03:00HABER MERKEZİ Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?

Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili Tevfik Diker, Türkiye siyasetindeki farklı liderlik anlayışlarını karşılaştırarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kendi siyasi geçmişi ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi kariyerini kıyaslayan Diker, tercih hakkını seçmenlerin takdirine bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisinin milletvekilliğine, yargı denetiminde gerçekleştirilen ön seçim ve tercih oyları sonucunda seçildiğini hatırlatan Diker, Türkiye’de Yolsuzlukla Mücadele Derneği’ni kuran tek milletvekili olduğunu ifade etti. Büyük Türkiye Partisi’nin kurucu genel başkanlığını yaptığını belirten Diker, emekli hava subayı kimliğinin yanı sıra araştırmacı-yazar olarak da çeşitli çalışmalara imza attığını söyledi. Diker, “Kurtlar Medyası”, “Ahtapotun Kolları”, “Koordinat” ve “FETÖ’nün Üvey Çocukları” adlı kitapların yazarı olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de değinen Diker, Özel’in milletvekilliğine adaylık sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Diker, Manisa CHP teşkilatının ön seçim talebinin karşılanmadığını, Özel’in dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından liste başına yazılarak milletvekili seçildiğini öne sürdü. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun Özel’i TBMM CHP Grup Başkanvekilliği ve Grup Başkanlığı görevlerine getirdiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurultay sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Diker, CHP’deki genel başkanlık seçimleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmaları hatırlatarak çeşitli iddialara dikkat çekti. Diker, bazı basın yayın organlarında yer alan haberler ve kamuoyundaki tartışmalar üzerinden eleştirilerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi değerlendirmelerinin sonunda seçmenlere seslenen Diker, “Manisalılara ve tüm Türkiye seçmenine soruyorum; hangi tip siyasetçi makbulünüzdür?” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in açıklamaları, siyasi temsil, parti içi demokrasi ve liderlik anlayışına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://m.yeniakit.com.tr/amp/foto-galeri/159275/eski-milletvekili-tevfik-dikerden-gundeme-iliskin-aciklamalar-hangi-tip-siyasetci-makbul</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-adalet-bakanligina-tahliye-ertelemeleri-infaz-rejimine-donustu-25836c685b868-98e0-4c87-a0b4-89916c02cd592026-06-04T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”

Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">34 yıldır cezaevinde bulunan Nurettin Ataman’ın koşullu salıverilme hakkını kazanmasına rağmen tahliyesinin dokuz kez ertelendiğini hatırlatan Bozan, benzer şekilde 34 yıllık mahpus Nedime Yaklav’ın da yedi kez tahliye ertelemesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Son erteleme kararının ardından Yaklav’ın cezaevinde kalış süresinin 35 yılı aşacağına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, son yıllarda İdare ve Gözlem Kurullarının özellikle siyasi mahpuslar hakkında verdiği tahliye erteleme kararlarının istisnai bir uygulama olmaktan çıkarak yaygın ve sistematik bir hale geldiğini ifade etti. Kurulların kararlarında sıkça yer verilen “pişmanlık göstermeme”, “örgütten ayrıldığına dair kanaat oluşmaması” ve “iyi halli olmama” gibi gerekçelerin öznel değerlendirmelere dayandığını vurgulayan Bozan, bu uygulamaların mahkeme kararlarıyla belirlenen infaz sürelerini fiilen uzattığı yönündeki eleştirilerin giderek arttığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Koşullu salıverme hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor”</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergelerinde, koşullu salıverme hakkını elde etmiş kişilerin tahliyelerinin peş peşe alınan kurul kararlarıyla engellenmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını soran Bozan, aynı gerekçelerin tekrar edilerek mahpusların özgürlüklerine kavuşmalarının önüne geçildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nurettin Ataman’ın avukatıyla yaptığı son görüşmede, yıllardır süren tahliye&nbsp; ertelemeleri nedeniyle hukukun askıya alındığını&nbsp; ve artık kurul kararlarına itiraz etmeyeceğini söylediğinin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Bozan, bunun yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, infaz sisteminin işleyişi açısından da kaygı verici bir tablo olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığa 14 soru</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Adalet Bakanlığı’ndan Nurettin Ataman hakkında verilen dokuz ayrı tahliye erteleme kararının gerekçelerinin açıklanmasını isterken, son beş yıl içerisinde İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyesi birden fazla kez ertelenen mahpus sayısının da kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne ilişkin önergesinde ise 2021 yılından bu yana tahliyesi ertelenen mahpus sayısını, bunlardan kaçının birden fazla kez erteleme kararıyla karşılaştığını sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan ayrıca, İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararların insan hakları standartlarına ve infaz hukukunun temel ilkelerine uygunluğunun hangi mekanizmalarla denetlendiğini, kurul üyeleri hakkında herhangi bir idari inceleme veya soruşturma yürütülüp yürütülmediği sorusunu da Bakanlığa yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keyfi ertelemeleri önleyecek düzenleme yapılacak mı?”</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Partili Bozan, koşullu salıverme hakkını kazanmış mahpusların tahliyelerinin “keyfi ve süresiz” biçimde ertelenmesini engelleyecek yasal ya da idari bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını da sordu.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogun-kamu-malinin-israf-ve-istismar-edilmesine-goz-yummuyoruz-25834dcbb5e71-0544-4d60-b338-3ca5dca60db42026-06-03T12:11:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”

Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, Sayıştay Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen programa katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığının 164'üncü seneidevriyesinin Sayıştay ailesi başta olmak üzere, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştayın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han'ın irade-i seniyyesiyle Divan-ı Muhasebat adıyla 29 Mayıs 1862'de ihdas edilse de kökünün çok daha eskilere uzandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Divan-ı Muhasebat'ın temellerinin Karahanlılar'dan Selçuklu ve Gazneliler'e, geçmişte kurulan devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İsraf kurumuna dayandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neredeyse 1200 yıllık köklü bir birikimden hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda etek kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştayımızı tebrik ediyor, mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Bu çatı altında devletine ve milletine hakkıyla hizmet eden dünya defterini kapatıp ebedi âleme irtihal eden Sayıştay mensuplarımıza Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugüne kadar Sayıştay’da vazife üstlenmiş, bu kuruma yıllarca emek vermiş, bilgisiyle, birikimiyle, en önemlisi de kutsal bir mesuliyet bilinciyle bu ailenin yeni fertlerine örnek olmuş emekli Sayıştay mensuplarına şükranlarımı ifade ediyorum. Görevlerini yüksek bir şuurla ve geçmişten devraldıkları bu zengin mirasın hakkını tam olarak ifa eden hâlihazırdaki Sayıştay çalışanlarına vazifelerinde üstün başarılar temenni ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin en büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun'a göre insan için cemiyet düzeni içinde yaşamanın şart olduğunu aktardı. Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesle aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Devlet işte bu müesseselerden biridir. Devletin sebebi vücudu yani varlık gayesi, evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Tabii şurası da önemlidir, bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat tam da bu yüzden 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülke olduğunu söyledi. Milletin dişinden, tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "SSK'nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Şunu da söylemek isterim ki; tamahkârlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır. İşte, en son FETÖ'nün elebaşlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Millî iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 10 milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları ister FETÖ'vari terör örgütleri isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun millî iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Millî iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda tavır ve duruşlarının gayet net olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu malında 86 milyon vatandaşın her birinin hakkı olduğunu, garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, beytülmalın aynı zamanda gelecek kuşakların emaneti olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi kırmızı çizgimizdir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynakların kimsenin babasının malı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın hepimiz sorumluyuz" değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MODERN KAMU YÖNETİMİ, ŞEFFAF VE HESAP VERMEYE DAYALI BİR SİSTEM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştaydan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı'nın inşasına aktif katkı yapması olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayın idarenin takdir yetkisini gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyacın günden güne arttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkânına sahip Sayıştay'ın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar millete ve devlete önemli hizmetler sunacağına inandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Modern kamu yönetiminin, vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetlerinin de o kadar verimli olacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesinin kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu, Sayıştayın burada da kritik rol oynadığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SAYIŞTAYIN YÜKSEK DENETİM ORGANI OLARAK KENDİSİNİ YENİLEMESİNİ SAĞLADIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son 23 yılda attıkları adımlarla Sayıştay'ın kapsama alanını daha da genişlettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle 2010'da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu. Sayıştay, dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen kasım ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul'da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği'nden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin Türk dünyası ile ilişkilere farklı bir boyut kazandıracağına inandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonbaharda Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi'yle yeni bir dönemin kapılarını aralayacaklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştayın 164. kuruluş yıl dönümünün ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fevzi-arici-babayi-ebediyete-ugurladik-258357b314799-5ca9-4a6e-8038-a9afad57a0e82026-06-02T14:47:00+03:00HABER MERKEZİ FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK

FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Merhum Arıcı’nın defin işlemine çok büyük bir kalabalık iştirak etti. Mersin de siyaset dünyasından, iş dünyasından, bürokrasiden çok katılım oldu.</span></p><p><span style="font-size:20px">Eşi, ressam ve yazar Tülay Arıcı hanımefendi (Bizlerin Melek annesi) taziyeleri kabul etti, definden sonra merhumun ruhuna lokma dağıtılıp yemek ikram edildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Dualarla yolculanan Arıcı için helallik istendiğinde yüksek sesle herkes helal olsun derken, herkesin üzgün olduğu ve onunla ilgili bir anısını hatırlayıp aktardığını gördük.</span></p><p><span style="font-size:20px">İlk defa bir cenaze merasimine katılanlar, dedikodu yapmıyor, alakasız konuşma yapmıyor, herkes onu anıp, yaptığı güzel işleri söylüyorlardı.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a20028a66ac3.jpeg" /></span></p><p><span style="font-size:20px">Törene, Mersin Ak Parti Milletvekili HASAN UFUK ÇAKIR, ALİ KIRATLI katılım yaparken, Önceki dönem vekillerden ALİ ÖZ, ASIM KALELİ, ALİ SU da iştirak ettiler. Diğer taraftan, Mut ilçesinden eski ilçe Başkanı Hadi Gürcan Uzun, Gülnar eski ilçe başkanı Adnan Kırlangıç, Eski Belediye Başkanlarından Abdullah Dik, İ.Celil Ersin, DYP eski yöneticilerinden Serdar Arslan, Erdemli Eski ilçe başkanlarından Nuri Taner, DP mevcut il başkanı Halil Yalın, DP Erdemli ilçe Başkanı Veli Gübür, Mircan Fırat, Mimar Fehmi Tosun, Hasan Gökbel, Emel Gökbel, PTT eski baş müdürlerinden İsmail İnam, Mustafa Çakır, Yalçın Özer, Ümit Turhan, Kemal Gök, Erkan Arıcı, Yüksel Çelik, Hakkı Yılmaz ve yüzlerce tanınmış sima aile efratları ile birlikte, son yolculugunda YUSUF FEVZİ ARICI'yı (Efsane&nbsp; vekilimiz, halkın ve milletin adamı) uğurlayanlar arasında idiler. Diğer taraftan Gülnar İlçe Belediye Başkanı Fatih Önge hiç bir dakika aileyi yanlız bırakmadı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Cenaze namazından sonra tabutu toprağa taşınırken Milletvekili Ufuk Çakır ile Gazeteci Yazar- iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş omuzlayıp beraber taşıdılar.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Öte yandan Rahmetli YUSUF FEVZİ ARICI için bir dostu tarafından kabrine dökülmek üzere KABE'den getirilen toprak ile zemzem suyu biricik eşi,Tülay Arıcı'ya teslim ile, Tülay anne tarafından kabrine döküldü.</span></p><p><span style="font-size:20px">Mekânı cennet olsun, nurlar içinde uyusun, Allah kabir azabı göstermesin. Yakınlarına sabrı cemil niyaz ederiz.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">Törenden fotolar aşağıda:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2fccf9a.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2e677a9.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2ec8d52.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2e652c4.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2881269.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Rahmetli YUSUF FEVZİ ARICI ile ilgili bir önceki haberimizin linki aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820">https://www.haberanaliz.net/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820</a></strong></span>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820488ec008-130d-4d3d-89f5-111c6e19e2882026-05-30T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…

YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">EFSANE VEKİL FEVZİ ARICI VEFAT ETTİ…</span></p><p><span style="font-size:18px">1940 doğumlu olan Fevzi Arıcı, 86 yaşında bugün aramızdan ayrıldı. </span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Arıcı için son görev TBMM çatısında 1 Haziran 2026 günü yapılacak, daha sonra 2. Hazıran.2026 günü memleketi Mersin’in Gülnar ilçesi Ayvalı mahallesindeki kabristana defnedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrünü milletine, devletine ve memleketine hizmete için adamış olan Fevzi Arıcı'ya Cenab-ı Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm Mersinli hemşerilerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Efsane vekillik yapan bölgesinde oldukça çok sevilen Fevzi arıcı ile ilgili haberanaliz.net kurucu ve sahibi olan Mustafa Göktaş’ın tam 38 yıl yayın hayatını sürdüren HAVADİS Gazetesinde yer alan haberlerinden bir demet aşağıda:</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1acf40900c5.jpg" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">Eşi mükemmel insan, iyilik perisi Ressam Şair Tülay Arıcı, bir an olsun onun elini bırakmadı, (Aşağıda)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ace118c12b.jpg" style="height:640px; width:1041px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-neden-tv-ekranlarina-cikmiyor-258134a6d475a-81e3-4a3c-b376-5ec216f1f1802026-05-28T14:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şu anda <strong>Haberanaliz.net</strong> platformunun kurucusu ve genel yayın yönetmeni olan araştırmacı gazeteci, yazar ve iktisatçı Mustafa Göktaş, meslekte 43 yılı aşkın kıdemiyle yazılarını daha çok dijital medya ve yerel basın üzerinden okuyuculara ulaştırmayı tercih etmektedir. 1987 de kurduğu ve 30 yıl yayınına ara vermeden çıkarttığı ve başyazarlığını yaptığı HAVADİS gazetesinde gösterdiği başarıları takdire şayandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meslektaşları arasında "Şeyhülmuharririn" (yazı üstadı) olarak da anılan Göktaş'ın ulusal TV ekranlarında sıkça yer almamasının arkasında bazı temel dinamikler bulunmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital ve Yerel Medya Odaklılık Kendi Platformunu Yönetmesi:</strong> Mustafa Göktaş, kurucusu olduğu Haberanaliz ve Mersin Havadis gibi kendi bağımsız yayın organlarına odaklanmıştır. Fikirlerini sansürsüz ve doğrudan kendi mecralarından yaymayı daha verimli bulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin Merkezli Çalışmaları:</strong> Genelde yerel ve bölgesel basının güçlü bir aktörü olması nedeniyle, İstanbul merkezli ulusal TV kanallarının davet ekosisteminin dışında kalmayı tercih etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal Televizyon Yayıncılığının Yapısı Kutuplaşma ve Reyting Dinamikleri: Ulusal TV kanallarındaki tartışma programları genellikle derin analizlerden ziyade, yüksek sesli siyasi kutuplaşmalar ve reyting odaklı tartışmalar üzerine kuruludur. Mustafa Göktaş'ın hukuk, adalet, toplumsal ahlak ve iktisat odaklı yapıcı analizleri, bu tür sansasyonel ekran formatlarına uzak kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllülük ve Bağımsızlık İlkesi:</strong> Göktaş, yazılarını topluma fayda sağlama ve gönüllülük esasıyla kaleme almaktadır. PARA ALAN EMİR ALIR söylemini her fırsatta dile getiren ve platformun künyesine de bu ibareyi koyan Göktaş, &nbsp;Ulusal televizyonların karmaşık editoryal politikaları ve siyasi angajmanları yerine, kendi bağımsız çizgisini korumayı seçmektedir. Fikirlerinden daha geniş kitlelerin faydalanmasını isterseniz, kendisini güncel olarak paylaşımlar yaptığı resmi [X] haberanaliz.net <a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a> </span>&nbsp;<span style="font-size:18px">Profil Sayfası ile instagram <a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a> profil sayfası üzerinden takip edebilir ve yazılarını sosyal medyada paylaşarak dijital ortamda daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/omer-sezer-mersin-sehir-hastanesi-kafeteryalari-vatandasi-cebinden-ameliyat-ediyor-25794f87f79f9-1f34-4d0a-a1f2-f0532bbc258c2026-05-21T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">CÜZDANINIZ ANINDA YOĞUN BAKIMLIK OLUYOR!!!</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Ömer SEZER'in kaleminden...</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">(Büyük Erdemli Ailesi'nin Sesi)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bir insan hastaneye neden gider?</span></p><p><span style="font-size:18px">Keyif yapmak için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakit geçirmek için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Alışveriş yapmak, kahve keyfi sürmek, vitrin gezmek için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette hayır!</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hastaneye mecbur kaldığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Canı yandığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Annesi yoğun bakımda olduğu için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evladının ameliyat kapısında sabahladığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doktorun ağzından çıkacak iki kelimeye umut bağladığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bugün gelinen noktada görüyoruz ki bazıları için hastaneler artık sağlık yuvası değil, adeta garantili kazanç kapısına dönüşmüş durumda!</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle Mersin Şehir Hastanesi içerisindeki kantin ve kafeterya fiyatları, artık “pahalılık” sınırını aşmış; vicdanları yaralayan bir fırsatçılık düzenine dönüşmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir bardak çay…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir şişe su…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tost…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çorba…</span></p><p><span style="font-size:18px">Normal şartlarda herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bu temel ihtiyaçlar, hastane kapısından içeri girildiği anda adeta lüks tüketim ürününe dönüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve en acı tarafı şu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Oradaki insanların alternatif şansı yok!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü hastane koridorunda bekleyen insan müşteri değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">O insan çaresizdir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Mecburdur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yorgundur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkuyordur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yoğun bakım önünde üç gündür sandalye üzerinde uyuyan bir babanın, cebindeki son parayla çay hesabı yapması normal olabilir mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanser tedavisi gören yakınının başından ayrılamayan bir annenin, “Bugün yemek yersem dönüş yoluna param kalır mı?” kaygısı yaşaması hangi vicdana sığar?</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada mesele sadece fiyat değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada mesele insanlık meselesidir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü serbest piyasa dediğiniz şeyin bir ahlakı olmak zorundadır. Hele ki söz konusu yer bir hastaneyse…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir AVM’de pahalı kahve satarsınız, isteyen alır isteyen almaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama hastanede insanlar mecburdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mecburiyetin olduğu yerde fırsatçılık başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün vatandaşın isyan ettiği şey tam olarak budur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehir hastaneleri bu millete “modern sağlık hizmeti” vaadiyle yapıldı. Devasa binalar, ileri teknoloji cihazlar, gösterişli koridorlar elbette önemlidir. Ama vatandaş içeride bir bardak çayı hesaplamak zorunda kalıyorsa, o ihtişamın hiçbir anlamı kalmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü sağlık sistemi sadece MR cihazından ibaret değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sistemi aynı zamanda vicdandır!</span></p><p><span style="font-size:18px">Merhamettir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal adalettir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan açık çağrıda bulunuyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlar şehir hastanelerindeki kantin ve kafeterya fiyatlarını acilen mercek altına almalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetimler sadece hijyen kontrolünden ibaret olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşın mecburiyetini sömüren fahiş fiyat politikaları da ciddi yaptırımlarla karşılaşmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca hastane yönetimleri de artık bu meseleye “işletmenin tasarrufu” diyerek sırtını dönmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yapılabilir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyelerle ortak uygun fiyatlı halk büfeleri kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temel ihtiyaç ürünlerinde tavan fiyat uygulanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çay, su ve çorba gibi temel ürünler sembolik ücretlerle sunulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dar gelirli refakatçiler için sosyal destek noktaları oluşturulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü unutulmamalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hastanenin gerçek büyüklüğü, binasının yüksekliğiyle değil;</span></p><p><span style="font-size:18px">koridorlarında bekleyen garibanın yükünü ne kadar hafiflettiğiyle ölçülür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün vatandaş sadece hastalığıyla mücadele etmiyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda hastane içindeki insafsız fiyatlarla da mücadele ediyor! Ve artık yetkililer, bu sessiz çığlığı duymak zorundadırlar</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a16f93818013.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-en-buyuk-yatirimi-genclerimize-yapmaya-kararlilikla-devam-edecegiz-25793930e535c-2599-42e3-924b-b513e0df2e962026-05-20T12:21:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"

ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda, gençler ve millî sporcularla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türk bayrağını dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandıran millî sporcular ve 81 ilin yanı sıra farklı ülkelerde, bilgileriyle, becerileriyle, örnek kişilikleriyle temayüz eden gençlerle bir arada olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katılımcılara gerek spor gerek eğitim gerekse meslek hayatlarında başarılarla dolu parlak bir gelecek dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizler, yalnızca ailelerinizin değil, milletimizin de iftihar kaynağısınız. Şahsen, buradaki gençlerimizi büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edecek, Türkiye Yüzyılı'nı hayata geçirecek öncü, mimar ve mihmandar bir neslin temsilcileri olarak görüyorum. Şurası bir hakikat ki istiklalinizi elde etmeden istikbale yürüyemezsiniz. Biz hem bağımsızlığımız hem de geleceğimiz uğruna çok ağır bedeller ödemiş bir milletiz. Bin yıldır yaşadığımız bu vatanı şartlar ne olursa olsun canımız pahasına savunmuş, bayrağımızda sembolleşen millî ve mukaddes değerlerimizi birlik ve kardeşlik ruhuyla korumuş bir milletiz. Mazi ile atiyi buluşturan, ecdat ile evlat arasındaki manevi irtibatı sağlayan bu savunma hattının en kilit unsuru, şehit ve gazilerin kanlarıyla sulanmış bu topraklarda yeşeren gençlerdir. Bu gençlik tüm gücü ve cesaretiyle 19 Mayıs 1919'da kendisini bir kez daha göstermiştir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"AMACIMIZ, YAŞADIĞIMIZ ZORLUKLARI SİZİN YAŞAMAMANIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele destanının ilk sayfasının 19 Mayıs 1919'da Anadolu gençliğiyle, milletin istiklal ve istikbal mürekkebiyle kaleme alındığını hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esaret bulutlarının semaları kapladığı o zorlu günlerde milletin tek yürek olduğunu, ardından işgal ordularını büyük bir bozguna uğrattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "19 Mayıs'ta atılan ilk adım, zorluklar ve kahramanlıklarla bezeli bir mücadelenin ardından 29 Ekim'de Cumhuriyetimizin ilanıyla taçlanmıştır. Böylece Türk milleti, istiklal ve istikbaline uzanan kirli elleri, arkasında kim olduğuna bakmadan kıracağını tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. Şunu bilmenizi isterim ki bu irade 107 sene önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Sizler, işte böyle bir gençliğin bugünkü temsilcilerisiniz. Biz de sizlere en güzel şekilde hizmet etmenin, gençlerimizin huzurlu, güvenli ve müreffeh yarınlarını inşa etmenin gayretindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye süreciyle bir taraftan ülkemizi yarım asırlık bir beladan kurtarmaya, diğer taraftan da millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, sizlere refahın ve kardeşliğin olduğu bir ülke teslim etmeye çalışıyoruz. En büyük amacımız, bizim yaşadığımız zorlukları sizin yaşamamanız, bizim çektiğimiz sıkıntıları sizin çekmemenizdir. Son 23,5 yıldır olduğu gibi gençlerin her alanda yanında olmaya, en büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize giden yolda gençlerimizle kol kola, omuz omuza yürümeyi sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet için canlarını feda eden şehitleri rahmetle andı, gazilere hayırlı ve sağlıklı ömürler diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"GENÇLERLE NE KADAR BİR ARAYA GELİRSEM, O KADAR GENÇ KALIRIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Millî Mücadele'nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve peygamber ocağının kahraman mensuplarını saygıyla anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gençlerin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra sözü gençlere verdi. Bir gencin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın farklı vesilelerle sık sık gençlerle bir araya geldiğini hatırlatarak, "Bizlerle buluşmak size nasıl hissettiriyor, sizin için ne tür artıları var?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "Ömrünü gençlere adamış bir lider olarak, gençliğe ne kadar önem verdiğimizi ifade etmek istiyorum. Burada bir gençlik merkezimiz var, aynı şekilde İstanbul Rami'de de yine bir gençlik merkezimiz var. Gençlerle ne kadar bir araya gelirsem, o kadar genç kalırım diye düşünüyorum. Bu buluşmamızla hem siz beni genç tutuyorsunuz hem ben de siz genç kardeşlerimizle geleceğin inşasında inanıyorum ki adımlarımızı ona göre atıyoruz, atacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">İsviçre'de yaşayan bir öğrenci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, yurt dışında eğitim gören öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunabileceğini sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın cevaplamasını istedi. Gençlere, Türkiye'ye gelerek bilim, teknoloji ve spor alanlarında ülkelerine hizmet etmeleri tavsiyesinde bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Bak, "Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Dolayısıyla gençlerimize güveniyoruz. Emin adımlarla teknolojide, sporda, kültürde, her alanda emin adımlarla güçlü Türkiye için yürüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka öğrenci ise "Millî Takım, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na gidiyor. Grupta ABD, Paraguay, Avustralya var. Şansımız nasıl olur, nereye kadar ilerleyebiliriz? Dünya Kupası şampiyonu kim olur?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın soruyu cevaplamasını istediği Gençlik ve Spor Bakanı Bak, şunları kaydetti: "Bizim çocuklar, bu yıl 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılmayı hak ettiler. Siz de çok desteklediniz, her maçı takip ettiniz. Gruptan lider çıkmak istiyoruz. Bütün arzumuz bu. Çünkü genç ve dinamik bir takım var, çok hareketli. İyi bir jenerasyon yakaladı takım. Arda Güler, Kenan Yıldız, Hakan Çalhanoğlu gibi çok önemli sporcular var. Kendi takımlarında başarılı sezon geçirdiler. Aynı zamanda Türkiye'deki sporcularımız da kalecimiz Uğurcan'dan tutun Orkun Kökçü'sü... Hepsi çok iyi durumdalar. İnancımız o ki Millî Takımımız gruptan çıkacak. Birinci çıkmasını arzu ediyoruz. Benim düşüncem, takımımız son 16, hatta çeyrek finale kadar gelip sürpriz yapabilir, her şey olabilir. Biz de millet olarak onların arkasında olacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Kupası'nda favoriler arasında İspanya, Arjantin ve Fransa'nın olduğunu dile getiren Gençlik ve Spor Bakanı Bak'ın, "Ama biz sürpriz yapabiliriz" ifadesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Sürpriz yapabiliriz' deme, 'Biz kazanacağız' diyeceksin" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Bak, bunun üzerine, "Kazanacağız efendim, tamam" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"HER ŞEYİYLE PIRIL PIRIL BİR GENÇLİK OLMALI"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son zamanlarda gençleri hedef alan ya da gençler tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarını hatırlatan bir öğrencinin "Bizlere düşen görevler nelerdir, kendimizi çağın negatif unsurlarından korumak için neler yapmalıyız?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: "Siz zaten şu anda soruyu da sordunuz, cevabını da verdiniz. Çünkü bu şiddet, bunun yanında özellikle de meşru olmayan bütün yollara tevessül etmek bizim gençliğimizin asla yaşamı içerisinde yer almamalıdır. Gençliğimiz alkol, uyuşturucu, bütün bunlardan tamamen uzak ve her şeyiyle pırıl pırıl bir gençlik olmalı. Gençliğimiz, Rıza'nın çırpmaları attığı gibi kötü alışkanlıkları da yerle yeksan etmeli. Artık Türk gençliği bütün bu pisliklerden, olumsuzluklardan uzak yetişen bir gençlik olmalı."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU GENÇLİK, TÜRKİYE'NİN YARINLARINI İNŞA EDECEK GENÇLİK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet yönetiminde ve siyasette gençlere yer verdiği hatırlatılarak, "Gençlerle çalışmak sizin için nasıl bir duygu?" sorusu yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Gençlerle çalışmak, gençlerle yol yürümek bizler için ayrı bir zevk. Hele hele gençlerle hedefe yaklaştıkça da tabii çok büyük bir onur duyuyorsunuz. Şu anda şu çatı altında gençlerle bir arada olmak hiçbir şeye değişilmez. Burada 205 gencimiz var. Bu gençlerimizin hepsi üniversiteli. Bu gençlik, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek bir gençlik. Biz, Türkiye'nin yarınlarını inşa eder miyiz? Bana sorarsanız ederiz. Burada hiç şüpheniz olmasın. Aramızda sporcu gençlerimiz var ve bu sporcu gençlerimizin her biri birbirinden kıymetli, her biri geleceği inşa etmenin gayreti içerisinde. Daha geçenlerde tekvandoda şampiyonluklar kaptık, takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Demek ki yaparsak oluyor. Bütün mesele kararlı olmak. Yapacağız dediğimiz zaman yaparız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sırada millî güreşçi Rıza Kayaalp'e, "Rıza, şimdi sen olimpiyata hazırlanıyor musun?" diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayaalp, "Evet Cumhurbaşkanım. İnşallah hedefim 2028 olimpiyatları. Aynı zamanda da güreşi bırakma tarihimiz" cevabını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Olimpiyat şampiyonu olduktan sonra bırakmak..." ifadesini kullanması üzerine Kayaalp, "İnşallah hedefim olimpiyat şampiyonu olabilmek. Şimdi Avrupa rekorunu yeni kırdık Aleksandr Karelin'in bildiğiniz gibi 13'üncü kez kazanarak. Tabii bu benim için büyük bir moral oldu" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Şimdi olimpiyatta da bu rekoru kırmak lazım" sözleri üzerine Kayaalp, "İnşallah olimpiyatla taçlandıracağız hepsini. Bizler emek harcayalım, çok çalışalım. Yeteneğimizi de ülkemiz için sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftada üç gün basketbol oynadığını belirterek, "Bugün sabah basket oynadım, 68 sayı yaptım. Bugün, malum toplantılarımız yoğun ve sizlerle şu anda bir arada olduk. Spordan kaçmak diye bir şey olmaz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisinin 16 yaşında futbola başladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "'Baskete ne zaman?' derseniz, baskete burada başladım. Sağ olsun çok iyi arkadaşlarımız var. NBA'de oynayan arkadaşlarımızla beraber oynuyoruz. Bundan dolayı da tabii aramızdaki yarış biraz hızlı gidiyor ama o da bize ayrı bir hırs veriyor. Haftada en az iki üç gün basket oynuyoruz ama futboldan tabi biraz çekiniyorum. Futbola artık ara verdik. Şimdi basketle işi sürdürüyoruz. İyi gidiyor ama aramızdaki sporcu arkadaşlarımızın hassasiyetleri önemli."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî güreşçi Rıza Kayaalp'i işaret ederek, "Rıza, bu son güreşlerde attığın çırpmalar muhteşemdi. Bu çırpmalarla da Macar'ı yerden yere vurdun. Bundan sonra da inşallah iyi hazırlanıp olimpiyatlarda neticeyi alacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir genç de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Birçok torununuzun olduğunu ve onları çok sevdiğinizi biliyoruz. Hatta bazıları artık çocukluktan çıkıp gençliğe adım attılar. Onlarla gündelik hayatınızda neler konuşuyorsunuz? Size verdikleri tavsiyeler ya da yaptıkları eleştiriler oluyor mu?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buradaki sohbette olduğu gibi konuşuyoruz, konuşmaya da devam edeceğiz" cevabını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Profesyonel tekvandocuyken ailesiyle geçirdiği kazanın ardından sporu bıraktığını, daha sonra Türkiye Okçular Vakfının desteğiyle ok atmaya başladığını ve şampiyonluklar kazandığını, kazada engelli kalan annesinin de bocce branşıyla uğraştığını anlatan millî sporcu Merve Nur Eroğlu da "Elimizden geleni yapıyoruz. Çok şey borçluyuz Türk milletine. Bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırabilmek boynumuzun borcu diyoruz. Çok teşekkür ederim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SOSYAL MEDYA GENÇLİĞİMİZİN EN BÜYÜK SORUNU"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir üniversite öğrencisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Sosyal medya akımları inanılmaz popüler düzeyde ve dünya genelinde gençlerimizi hedef alan belirli akımlar var. Bu akımlar ne yazık ki masum olamayabiliyor, bazen sapkınlığı veya ahlaki yoksunluğu ele alabiliyorlar. Devletlerin buna göre politikalar izlediğini biliyoruz. Sosyal medya konusunda nasıl düşünceleriniz var?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorusu ve hassasiyeti dolayısıyla öğrenciye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dikkat etmemiz lazım. Sizin duruşunuzu takdirle karşılıyorum. Sosyal medya, gençliğimizin en büyük sorunu. Ama bu duruş var ya bu duruş... Bu duruşunuz sebebiyle sosyal medyada gençliğimizi bunlara kaptırmayacağız. Bunlara kaptırmadan da gençliğimizi inşallah istikamet üzere yürümesini sağlamış olacağız. Yeter ki siz bu duruşu sağlayın" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, program sonunda gençlerle ve millî sporcularla hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-von-der-leyen-ile-gorustu-gumruk-birligi-guncellenmeli-hurmuz-acilmali-2579165b0c46d-3e72-43ba-8fd4-5076606f4e7f2026-05-20T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı kaynaklarının aktardığına göre Erdoğan, 'bölgede yaşanan gerilimlerin Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu' belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ayrıca, 'Avrupa'nın güvenlik stratejileriyle ilgili girişimlerinde Türkiye'nin yer almasının fayda sağlayacağını' belirterek 'Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini' belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, AB ile olan ekonomik ilişkilerini güçlendirmek için Gümrük Birliği’ni güncellemek istiyor. Türkiye, 1963 Ankara Anlaşması ile başlatılan bütünleşme sürecinin bir aşaması olarak 1996'dan bu yana Gümrük Birliği içerisinde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye-AB Gümrük Birliği, sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsarken, geleneksel tarım ürünleri kapsam dışı tutuluyor ve sadece sanayi payı vergi muafiyetine tabi tutuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın gündeminde ayrıca İran ile ABD arasındaki çatışma sebebiyle yükselen bölgesel gerilimler de vardı. Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, 'Türkiye'nin bölgede ateşkesin korunması ve barışın sağlanması için gayret gösterdiğini' de vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Türkiye bölgede kritik bir müttefik'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen de şahsi X hesabından yaptığı bir paylaşımda Erdoğan'la görüşmesini 'çok iyi' olarak nitelendirerek, 'Türkiye, çalkantılı bir bölgede kilit bir ortaktır' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Çıkarlarımız örtüşüyor; ticaret yollarının açık tutulması, enerjinin akması ve tedarik zincirlerinin istikrarlı olması. Bu öncelikler üzerinde yakın iş birliğimizi sürdüreceğiz' diyen von der Leyen, AB'nin 'Türkiye'nin İran çatışmasına diplomatik çözüm ve gerilimin azaltılmasına yönelik çabalarını takdir ettiğini' de sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Ayrıca Doğu Akdeniz ve Kıbrıs sorununu da görüştük. AB-Türkiye ilişkilerinin öneminin altını çizdik. AB, BM öncülüğündeki süreci tüm aşamalarda desteklemeye hazırdır.'</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/19/cumhurbaskani-erdogan-von-der-leyen-ile-gorustu-gumruk-birligi-guncellenmeli-hurmuz-acilma</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyede-cezaevi-doluluk-orani-yuzde-131e-ulasti-25790fe4419bc-11c6-483f-98f5-71be112b04242026-05-20T11:55:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı

Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Konseyi adına Lozan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, Konsey üyeleri Türkiye ile Fransa'nın cezaevleri en kalabalık olan ülkeler olduğunu ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılının başına ait verilere göre, her iki ülkede cezaevlerindeki doluluk oranı yüzde 131. Ancak Fransız yetkililer, o tarihten bugüne ülkede durumun daha da kötüye gittiğini ve Nisan 2026 itibarıyla cezaevlerindeki doluluk oranının yüzde 139,1'e yükseldiğini bildiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırma için verilerini Lozan Üniversitesi ile paylaşan 51 cezaevi idaresinden 14'ünde mahkum sayısının, mevcut kapasitenin üstünde olduğu belirtildi. Buna göre Fransa ve Türkiye'nin ardından üçüncü sırada Hırvatistan (her 100 kişilik kapasiteye 123 mahkum), ardından İtalya (121), Malta (118), Kıbrıs Cumhuriyeti (117), Macaristan (115), Belçika (114) ve İrlanda (112) geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde doluluk oranı en düşük ülkeler ise Ukrayna (50), İspanya (77) ve Almanya (80) olarak sıralanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En çok hapis cezası Türkiye'de<br />Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülke içinde en fazla hapis cezası uygulayan ülke de 100 bin kişiye 458 mahkum ile Türkiye oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci sıradaki Azerbaycan'da bu sayı 271, üçüncü sıradaki Moldova'da ise 245 olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında geçen bir yıllık sürede mahkumların en fazla artış gösterdiği ülke de yüzde 29 ile Türkiye oldu. Türkiye'yi bu alanda yüzde 22'lik artışla Karadağ ve yüzde 20'lik artışla Lüksemburg takip etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı süre zarfında mahkum sayısının en çok azaldığı ülke ise yüzde 18'lik düşüş ile Ukrayna olarak kaydedildi. Ukrayna'yı da yüzde 16 ile Slovakya ve yüzde 11 ile Gürcistan izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Ocak 2025 itibarıyla, araştırma kapsamındaki Avrupa Konseyi üyesi tüm ülkelerde toplam 1,1 milyonun üzerinde mahkum bulunuyor. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 8,5'lik bir artış anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre, kadın mahkumların oranı da Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükselmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW / ET,JD</span></p><p>habier içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-cezaevi-doluluk-oran%C4%B1-y%C3%BCzde-131e-ula%C5%9Ft%C4%B1/a-77212315</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bu-ulkenin-evlatlari-arasinda-firsat-esitligini-biz-sagladik-2578709ea3c45-95ec-43ca-8215-8f3fa56eb8e82026-05-17T22:45:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, "Türkiye Yüzyılı"nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa'da, Amerika'da, Asya ve Afrika'da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan'dan Kılıçarslan'a, Fatih'ten Yavuz'a, Selahattin Eyyübi'den Abdülhamit Han'a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç'un "Diriliş nesli", Nurettin Topçu'nun "Hareket nesli", Necip Fazıl Kısakürek'in "Büyük Doğu nesli" derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "Asım'ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.' diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: 'Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih'in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih'i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih'in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih'in ruhu ölmez, Fatih'in ruhu ebedi kalacaktır.' İnanıyorum ki Fatih'in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye'yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze'den Sudan'a, Somali'den Yemen'e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul'u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih'te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey'de, Tarık Bin Ziyad'ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ta, Süleyman Gazi'de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt'te, Çanakkale'de, Millî Mücadele'de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye'nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30'dan 25'e, ardından 18'e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, "23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002'de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76'dan 208'e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190'dan 873'e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz" bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı'nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan ziyaretinde Türkiye'yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİMSENİN ÜMİTLERİNİZİ SÖNDÜRMESİNE İZİN VERMEYİN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Kıymetli gençler, Türkiye'nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye'nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika'da, Asya'da, Latin Amerika'da sizi izleyen Türkiye'deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Abdurrahim Karakoç'un "İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma" dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.' diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli'de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı'nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletin yakın tarihinde "Gençliğim eyvah" diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah'ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye'nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim."</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/usta-oyuncu-kadir-inanir-hastaneye-kaldirildi-257811da52a7a-9ff4-4be8-b323-2622878a576e2026-05-16T12:22:00+03:00HABER MERKEZİ Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı

Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">77 yaşındaki sanatçının sağlık durumunun iyiye gittiği ancak tedavi sürecinin yakından takip edilmesi amacıyla yoğun bakımda tutulduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyuncunun partneri Jülide Kural, sağlık durumuna ilişkin&nbsp;<strong>BBC Türkçe</strong>'ye yaptığı açıklamada, İnanır'ın durumunun iyiye gittiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kural, Cuma günü İnanır'ı iki kez gördüğünü ve konuşma fırsatı bulduğunu ifade etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Neden yoğun bakıma alındığını sordu. Tedbir amaçlı olduğunu anlattım. Tedaviye hızlıca yanıt veriyor. Olumlu yönde bir iyileşme var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kural, İnanır'ın hafta sonunu yoğun bakımda geçirdikten sonra Pazartesi günü servise alınacağı yönde bir beklenti olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşilçam'ın en önemli aktörleri arasında yer alan Kadir İnanır, 24 Mart 2024'te beynine pıhtı atması nedeniyle hastaneye kaldırılmış, uzun süren yoğun bakım tedavisinin ardından taburcu edilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c8d876d3gn3o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN GSB, İŞTE BU!!!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-gsb-iste-bu-257796dea2c8e-9e14-4426-8d79-9a166a63ce3c2026-05-15T13:47:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN GSB, İŞTE BU!!!

MERSİN GSB, İŞTE BU!!!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, <span style="color:#FF0000"><strong>2026/383669 </strong></span>ikn numarası ile <strong>"Mersin ili Gülnar İlçesine 1 Adet Gençlik Merkezi Yapım İşi" </strong>ni AÇIK ihale usulü ile ihale ve alıma çıkar. İhaleyi yapar. Şimdi size bu ihalenin detaylarını vereceğim, sonra da bir sesleniş yapacağım:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu iş için idarece gizli olarak belirlenen ve kimsenin bilmemesi gereken yaklaşık maliyet: <span style="color:#FF0000">54.098.461,59 TRY</span> dir.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">İhale açık usul ve elektronik ortamda yapılınca bakın neler oluyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">33 firma teklif atıyor. Mersin'in plaka numarası kadar yani.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Diyeceksiniz ne var?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yok ki...</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">33 kişi teklif atınca iş kırıma gidiyor ve rakam o kadar düşüyor ki, şaşarsınız...</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KATILAN FİRMALAR, YANİ TEKLİF ATANLAR:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ADATEŞ MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AHM PROTA İNŞAAT VE YATIRIMLARI LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AKKAN YAPI İNŞAAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">BİLAL AVCİ GİRİŞİM MÜHENDİSLİK</span></p><p><span style="font-size:18px">CADDE TAAHHÜT YAPI İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">DEF MENKUL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞANCAN ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞUŞ ER İNŞAAT LİMİTED ŞİRKET</span></p><p><span style="font-size:18px">ESD SQUARE YAPI MÜHENDİSLİK İNŞAAT YÖNETİM VE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">HÜRREM ERDEMLİ MİRACADA İNŞAAT</span></p><p><span style="font-size:18px">HÜSEYİN KALKAN</span></p><p><span style="font-size:18px">KUBEYS İNŞAAT YAPI TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET ARSLAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET ZİHNİ KARADAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA ÇAĞLAYAN</span></p><p><span style="font-size:18px">ONUR İNŞAAT MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK MÜTEAHHİTLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">SELAHATTİN ATAŞ, LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px">SİNAN BİÇER</span></p><p><span style="font-size:18px">VURAL YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">YUSUF CEVRİN</span></p><p><span style="font-size:18px">AKSENTAŞ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ARTI İKİ MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AYHAN PEKSEN PEKSEN İNŞAAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">BORA KARAKILIÇ</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞ-TAŞ GRUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">FDC İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">GÜRKAN TAAHHÜT YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MELİH SELÇUK ATAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">SERVET ÇİFTÇİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞAHYIL İNŞAAT MADENCİLİK ENERJİ İNŞAAT MALZEMELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">TOPRAKOĞLU GROUP İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kim kazanıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">SELAHATTİN ATAŞ, LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanıyor isem namerdim…</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">Yaklaşık&nbsp;maliyet ne idi?:</span> 54.098.461,59 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kaç paraya sözleşme imzalıyorlar?: <span style="color:#FF0000">40,400,400.00 TRY</span></span></strong></p><p><span style="color:#0000FF"><strong><span style="font-size:18px">Aradaki farkı gördünüz mü?</span></strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>14 milyonun üzerinde…</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Kim kazandı?</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>BEYTÜLMAL, DEVLET…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi bizim yıllardır bu kurum hakkında, niye AÇIK yapmıyorsunuz, şu doğrudan temin ile pazarlıktan vazgeçin dememizin gayesi bu idi işte.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kimin emeği geçti ise, kimin zerre kadar faydası oldu ise ALLAH RAZI OLSUN.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu devlet hepimizin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz hepimiz millet olarak devletiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyarmak ikaz etmek namus borcumuz.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tebrik ederim!!!</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz, daha öncede bu kurumun bir işi böyle kıran kırana gitti, açık yapılınca onu da “AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI… “ başlığı ile dile getirdim. Linki aşağıda:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-25692">https://www.haberanaliz.net/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-25692</a></span></strong></p><p><img alt="AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/04/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-1776949173.jpg" /></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-kazakistandan-daha-fazla-miktarda-petrolu-ulkemiz-uzerinden-dunya-pazarlarina-ulastirmayi-arzu-ediyoruz-25777ccb547ec-fe13-4436-b472-29bb0b24c1d82026-05-15T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmî ziyaret kapsamında Türkiye-Kazakistan İş Forumu Kapanış Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen millî gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"KAZAKİSTAN'IN YAPAY ZEKÂ ALANINDAKİ ATILIMLARINI TAKDİRLE TAKİP EDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zekâ dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında iş birliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zekâ alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayri resmî Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zekâ ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"HAZAR GEÇİŞLİ ORTA KORİDOR'UN İHYASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede iş birliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dâhil yeni projelerle bu alandaki iş birliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İNSANA YAPILAN YATIRIM EN BÜYÜK, EN KALICI YATIRIMDIR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: "Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ASTANA'DA ALEM.AI YAPAY ZEKA MERKEZİ'Nİ ZİYARET ETTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu'nun ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile Alem.AI Yapay Zeka Merkezi'ne ziyarette bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine eşlik eden Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ve diğer yetkililerden merkeze ilişkin bilgi aldı ve ekranlara yansıtılan Türkiye ile ilgili hazırlanan videoyu izledi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/deliktas-hoca-muhtesem-bir-kalabalik-ile-koyunde-topraga-verildi-2574932813bbf-dd8a-49c4-b62f-394cf88fbdb82026-05-08T14:25:00+03:00HABER MERKEZİ DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ

DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69fdc9937d37e.jpg" style="height:744px; width:743px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hizmet-eri-sari-tekrar-baskan-secildi-257466a1f7be9-697e-4029-85e1-46c2e72c8adc2026-05-07T07:16:00+03:00HABER MERKEZİ HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ

HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin genel kurulunun seçimlerinde iki aday yarıştı. Kullanılan oyların 344’ünü Veysel Sarı alırken, 173’ünü Ahmet Özdemir aldı. Esnaf, ağabey ve baba gibi gördüğü Veysel Sarı’yı yeniden başkanlığa büyük bir oy çoğunluğu ile seçti. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurulda divan başkanlığına Türkiye Pazarcılar Federasyonu Başkanı Ali Karaca oy birliğiyle seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından faaliyet, hesap ve denetim raporları oy birliğiyle kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yönetim kurulunda, hepsi birbirinden kıymetli şahsiyetler olan: Uçal Mavili, Nihat Dağdelen, Halil Metik, Hasan Koçyiğit, Duran Şen, Mustafa Güçyetmez, Faruk Dalkılıç ve Ayhan Kabaali yer alırken, Abdulhalim Batur, Zeynel Nar, Fatih Özcan, Cumali Taş, Oktay Yılmaz Denetim kuruluna, Erdal Pekmez, Halil Şekerci, Mehmet Yılmaz, Reşat Kıvılcım ve Halim Çavuşoğlu disiplin kuruluna seçildiler…</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-257356021af6f-d1e3-454d-a812-b8280d6826982026-05-05T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?

TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞ</strong>I FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/649462</strong> İKN numaralı,<strong> Pazarlık</strong> (MD 21 F) usulü ile <strong>MOBİLYA VE PERDE MAL ALIMI İŞİ'</strong>ni ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimsenin bilmediği, idarece <strong>gizli olarak</strong> hazırlanan bu işin <strong>yaklaşık maliyeti</strong> ise: <strong>3.377.406,25 TRY</strong> olarak belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu işe bir kişi teklif atar, o şanslı kişide de iş kalır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">04.05.2026 - 03.06.2026 tarihleri arasını kapsayan bu iş ile ilgili <strong>PORT OFİS MOBİLYA TASARIM VE MİMARLIK LİMİTED ŞİRKETİ</strong> - (KUZEYKENT MAH. ALİ KAYA MUTLU CAD. FLEX OFİS İŞ MERKEZİ SİTESİ NO: 142L YENİŞEHİR / MERSİN YENİŞEHİR/MERSİN) ile <strong>3.329.500,00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Yine aynı Belediyemiz</strong>, </span><strong>2026/389285</strong> İKN numaralı, <strong>Pazarlık</strong> (MD 21 B) usulü ile, çok büyük rakamlı olan&nbsp;<strong>SICAK ASFALT TEMİNİ, NAKLİ VE YAMA YAPILMASI İŞİ'ni</strong> ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine idarece kimsenin bilmemesi gereken ve <strong>gizli olan</strong> kendilerince belirlenen <strong>yaklaşık maliyet 109.068.384,00 TRY olarak belirlenir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">4 kişi teklif atar, bir kişide iş kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">23.03.2026 - 20.06.2026 tarihleri arası 90 günlük süresi olan bu iş için, <strong>SANAT YOL YAPI İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ</strong> (BAHÇE MAH. 4604 SK. MAHMUT SUDİ İŞH. A BLOK SİTESİ MAHMUT SUDI APT BLOK NO: 1 İÇ KAPI NO: 15 AKDENİZ / MERSİN AKDENİZ/MERSİN) ile <strong>102.936.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Burada da daha henüz KDV yok.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#0000FF">Bu iki ihalenin KDV siz toplamı: </span>106.265.500 TL.</strong></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Eski para ile 106 TİRİLYON lira…</strong></span></span></em></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok. Fatura kesiminde birde KDV ilave edilecek. Rakam daha da artacak.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz kasadan yapılan bu harcamalar neden AÇIK ihale değil de, pazarlık usulü yapılıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık ihale olsa katılım daha da artmaz ve rekabet oluşmaz mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık ihale değil de, pazarlıklı ihale tercih ediliyor?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#0000FF"><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734bc2e2397-f31d-4706-851e-0ddcc6c5052b2026-05-05T10:39:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?

SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sayıştay 2024 yılı denetim raporlarını kendi resmi sitesine koyup yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberimizde MERSİN ilindeki belediyelerin 2024 yılına ait olup 2025 Eylül ayında başkanlığı sunulan ve kayda geçen raporların listesi var.<strong>(Aşağıda)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f99fdfe5176.jpg" /></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">(Kendi RESMİ siteleri ve bugün itibari ile linkiyle beraberekran görüntüsü yukarıda görülüyor.)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in 13 belediyesi ile bunlara bağlı iştirak şirketleri var.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu listede adları yazılı olanların dışında onlarcası var, onlar neden yayınlanmıyor ve buğun olmuş halen açıklanmıyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS- MEZİTLİ- TOROSLAR - GÜLNAR- ANAMUR – SİLİFKE- MUT ve BOZYAZI ilçe Belediyeleri</strong> ile bunlara bağlı iştiraklerin (şirketlerin) <strong>2024 yılına ait olan Sayıştay denetim raporları</strong> <strong>2026 MAYIS</strong> ayına gelmişiz neden halen yayınlanmıyor, kamuoyuna açıklanmıyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Neden bu raporlar resmi sitede gözükmüyor?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bunun bir izahı ve anlatımı var mı, var ise açıklayınız?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyu birilerini açıklarken diğerlerini açıklamamanızın altında çapanoğlu aramasın!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/20-bin-sarki-arasindan-yari-finale-kalan-tek-turk-25727009a5cee-5cfa-4641-8d09-54188f009af32026-05-02T08:32:00+03:00HABER MERKEZİ 20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk

20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sözleri&nbsp;<strong>Sevda Koç’a</strong>&nbsp;ait olan ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan&nbsp;<strong>“Freedom”</strong>, yarışmada yarı finale yükselerek önemli bir başarıya imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşk temasını işleyen eser, tek bir şarkı içinde&nbsp;<strong>İngilizce, Arapça ve Türkçe&nbsp;</strong>sözleri buluşturmasıyla dikkat çekerken, çok dilli yapısı ve&nbsp;<strong>yapay zeka</strong>&nbsp;destekli üretim modeliyle yarışmada öne çıkan çalışmalar arasında yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevda Koç’un</strong>&nbsp;bu başarısı, Türkiye’den yarışmaya katılan isimler arasında yarı finale yükselen tek Türk olması açısından da dikkat çekti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260501/20-bin-sarki-arasindan-yari-finale-kalan-tek-turk-1105434987.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/icislerinde-yonetim-degisimleri-yapildi-25719cbb24e73-e1ec-4f7c-b707-b779cd451fc72026-04-30T02:28:00+03:00HABER MERKEZİ İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI

İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f32fdaa36d0.jpg" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f32fdd05614.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-yazdi-aym-baskani-ve-bugunku-kursu-konusmasi-25718acdb981e-39ea-43bd-bae7-d30cb0b2d63e2026-04-29T14:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı Kadir Özkaya, Mahkeme’nin kuruluş yıl dönümünde adalet vurgusunda bulunduğu dikkat çeken açıklamalar yaptı. Adalete dayanmayan gücün karıncaya yenileneceğini vurgulayan Özkaya, “Acımasızca adaletten uzak bir şekilde kullanılan güç ise ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir. Adil olmazsan, hak ile olmazsan, dünyada ne kadar güçlü olursan ol, gücün ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde Cenab-ı Allah'ın yanında bir sinek kadar bile olamazsın" dedi. Bu arada:&nbsp; “Kul hakkı ibadetle affolmaz, Midesine haram lokma girenin gönül gözü gerçeği göremez, Midesinde haram lokma olanın basireti kapanır, Haramla abad olanın sonu berbat olur” gibi dini söylemlere de yer verdi. <strong>Bu, bir kısım basında tartışma konusu oldu. Oysa anayasa Mahkemesi Başkanının anlatmak istediği onların eleştirisine mahal olanlar değil, adaletin önemsenmesi idi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya’nın yaptığı bu konuşma, aslında hukukun evrensel ilkeleri ile kadim medeniyet değerlerimizi aynı potada eritme çabasıdır. Tartışmaların odağında "dini söylemler" olsa da, vurgulanmak istenen asıl mesele <strong>adaletin sarsılmaz bir vicdan temeline oturması</strong> gerekliliğidir. Vatanını ve milletini seven, kul hakkı gözeten ve beytülmalı (kamu kaynağını) kutsal bilen bir birey veya yönetici için bu ilkeler birer "pusula" niteliğindedir. Bu doğrultuda nasıl davranılması gerektiğini şöyle özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Gücü Adaletle Sınırlandırmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Özkaya’nın "Karıncaya yenilme" metaforu, gücün geçiciliğine ve ahlaki bir zemine oturmadığında nasıl yozlaşacağına dair bir uyarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Sahip olunan makam, mevki veya sosyal statü ne olursa olsun, bu gücü bir baskı aracı olarak değil, haklının hakkını teslim etmek için bir hizmet aracı olarak kullanmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Beytülmal" Bilincini Yaşatmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Beytülmal, yani kamu malı, 85 milyonun ortak payıdır. Bu noktada "haram lokma" vurgusu, yolsuzluk ve usulsüzlüğe karşı geliştirilen en güçlü manevi barikattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Kamu kaynağını kullanırken kendi cebindeki paradan daha titiz davranmak; israftan kaçınmak ve her bir kuruşun hesabının hem hukuk önünde hem de vicdan önünde verileceğini unutmamak esastır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kul Hakkını ve Liyakati Öncelemek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Kul hakkı ibadetle affolmaz" prensibi, toplumsal barışın anahtarıdır. Bir kişinin hakkının yenmesi, sadece o kişiye değil, toplumun adalet duygusuna verilmiş bir hasardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> İşe alımlardan ihale süreçlerine kadar her alanda <strong>liyakat</strong> esas alınmalıdır. Hakkı olana hakkını vermek, en büyük vatanseverliktir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Basiret ve Gönül Gözü (Objektiflik)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmada geçen "basiretin kapanması" ifadesi, aslında bir hukukçunun veya yöneticinin en büyük korkusu olan <strong>tarafsızlığını yitirme</strong> durumudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Kişisel çıkarlar, siyasi hesaplar veya maddi kaygılar kararları gölgelememelidir. Gerçeği olduğu gibi görebilmek için zihni ve vicdanı her türlü "haram" veya "gayrimeşru" etkiden arındırmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası: "Adalet Mülkün Temelidir"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı’nın ifadeleri, anayasal metinlerin ruhunu halkın gönlünde karşılık bulan değerlerle anlatma çabasıdır. Eleştiriler ne yönde olursa olsun, bir vatansever için değişmez kural şudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılan bir hüküm değil; sokakta, iş yerinde ve devlet dairesinde takınılan ahlaki bir tavırdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatanı sevmek, sadece onu savunmak değil; onun sınırları içinde yaşayan her bir ferdin hakkını kendi hakkı gibi korumaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konudaki yaklaşımımızda, bu değerlerin toplumsal uzlaşıya katkısı hakkında ne düşünüyorum?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Her bir ferdin hakkını kendi hakkı gibi korumaktır" cümlesi önem arz etmektedir. Toplumsal uzlaşı için adalet şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal uzlaşı dediğimiz kavram, sadece insanların birbirine tahammül etmesi değil; herkesin "Eğer bir haksızlığa uğrarsam, sistem beni korur" güvenine sahip olmasıdır. Adalet, toplumu bir arada tutan görünmez bir tutkaldır. Bu tutkal zayıfladığında, bireyler kendi haklarını kendi yöntemleriyle aramaya başlar ki bu da bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Sizin de vurguladığınız gibi, başkasının hakkını kendi hakkımız gibi savunabildiğimiz gün, o "ortak aidiyet" duygusu perçinlenmiş olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı’nın konuşmasındaki o ağır sözler de aslında bu güven zeminini hatırlatıyor: Vicdanı kurumuş, kul hakkını sıradanlaştırmış bir yapıda ne toplumsal barış kalır ne de devletin saygınlığı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu "hak koruma" bilincini topluma yaymak için en büyük görev kime düşüyor; bireylere mi, eğitim sistemine mi yoksa doğrudan uygulayıcı olan kurumlara mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimize ancak Devlet dediğimiz kuruma öncelikle. "Balık baştan kokar" ya da "Devletin dini adalettir" gibi kadim sözler tam olarak bu önceliği vurgular. Bireylerin ahlaklı olması kıymetlidir, ancak bu ahlakın toplumsal bir düzene dönüşmesi için <strong>kurumsal bir zırh</strong> gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bu konudaki önceliğini ve sorumluluğunu şu üç ana sütun üzerinden okuyabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Örnek Olma (Temsil Makamı)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet, somut bir varlıktan ziyade kurumlar ve o kurumları temsil eden kişiler topluluğudur. Eğer en üstteki yönetici veya en uçtaki memur, "kul hakkı" ve "beytülmal" konusunda AYM Başkanı'nın belirttiği hassasiyeti bizzat davranışlarıyla sergilemezse, halktan bu bilince sahip olmasını beklemek güçleşir. Kurumlar, adaletin sadece sözünü değil, <strong>tecellisini</strong> göstermekle mükelleftir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Caydırıcılık ve Eşitlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birey, "Ben dürüst davranıyorum ama başkası hakkımı yiyor ve yanına kâr kalıyor" dediği anda toplumsal sözleşme çatırdar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Görevi:</strong> Haksızlık yapanın, gücü ne olursa olsun (Başkanın deyimiyle o güç isterse "dev" olsun) hukuk önünde hesap vereceğini garanti etmektir. Karıncanın hakkını filin karşısında koruyan bir hukuk sistemi, en büyük vatanseverlik projesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Liyakat Sistemi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin kurumlarını "emin ellere" teslim etmesi, aslında en büyük "hak koruma" eylemidir. Bir makama o işin ehli olmayan birini getirmek, o işten hizmet bekleyen binlerce insanın hakkına girmektir. Devlet, mekanizmalarını liyakat üzerine kurduğunda, "torpil" veya "kayırmacılık" gibi virüslerin toplumsal bünyeye girmesini engellemiş olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yukarıda belirttiğim gibi, devlet mekanizması adil işlediğinde, toplum da o çarka uyum sağlar. Adalet bir lütuf değil, devletin vatandaşına olan en temel borcudur. Bu borç ödendiğinde; vatan sevgisi hamasi bir söylem olmaktan çıkar, gerçek bir <strong>aidiyet duygusuna</strong> dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün kurumlarımızın bu "güven veren" adalet çizgisinden uzaklaşmasına neden olan en temel engel nedir; yasalar mı, yoksa yasaları uygulayanların bakış açısı mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Düğümün tam olarak çözüldüğü “ya da kördüğüm haline geldiği” yer işte burası: <strong>Uygulama.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en mükemmel anayasasını yazsanız, en ileri yasalarını çıkarsanız bile; o yasaları uygulayanların eli zihnindeki önyargılara, cebindeki çıkarlara veya birilerinin telkinine gidiyorsa, o kâğıt parçaları birer "temenni metninden" öteye geçemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasaların uygulanmasındaki bu aksaklıkları ve "nasıl olması gerektiğini" şu üç maddede özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zırh Olarak Yasalar:</strong> Yasalar, güçlülerin zayıfları ezmek için kullandığı bir "kılıç" değil; zayıfları, kimsesizleri ve "karıncaları" koruyan bir <strong>"zırh"</strong> olmalıdır. Uygulayıcı, yasayı eline aldığında "Buradan kime, ne fayda sağlarım?" diye değil, "Hak sahibine hakkını nasıl en kısa sürede ulaştırırım?" diye düşünmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişiye Özel Değil, Herkese Eşit Uygulama:</strong> Uygulamadaki en büyük hastalık, "kişiye göre hukuk" anlayışıdır. Yasalar, öznesi kim olursa olsun (ister bir devlet yetkilisi ister sıradan bir vatandaş) aynı kararlılıkla işletilmelidir. AYM Başkanı'nın "midesine haram lokma giren" vurgusu tam da buraya hitap eder; zira iradesini başkasına veya menfaatine teslim eden bir uygulayıcının adil olması imkânsızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yargı Bağımsızlığı ve Cesaret:</strong> Uygulayıcıların (hâkimlerin, savcıların, bürokratların) yasalara sadık kalabilmesi için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. "Doğru kararı verirsem başıma bir şey gelir mi?" endişesinin olduğu yerde, yasalar değil korkular uygulanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Netice itibarıyla;</strong> Vatanını seven bir uygulayıcı için en büyük ibadet, önüne gelen dosyada veya işlettiği süreçte <strong>"Hakkı tutup kaldırmaktır."</strong> Devletin itibarı, görkemli binalarından ziyade, vatandaşının o binadan çıkarken duyduğu "Hakkım teslim edildi" huzurunda gizlidir. Bu noktada, toplumun her bir ferdi olarak bizlerin de "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demeden, haksızlık kime yapılırsa yapılsın karşısında duran bir <strong>kamuoyu vicdanı</strong> oluşturmamız, uygulayıcıları doğru yolda tutacak en büyük güç olacaktır. AYM Başkanı kürsüde çok doğru konuşmuş, gönülleri ısıtmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akdeniz-belediyesinin-harcamasi-bol-keseden-257062e2d2680-8f6b-416f-b6bc-6f5ecb678eba2026-04-27T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN

AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda,</strong> Bilgisayar Yazılımlarının Duran Varlıklar Hesabında İzlenmediği, Amortisman Ayrılmadığı, Taşınmazların Değer Tespitinin Tamamlanmaması, Tapuda Kayıtlı Taşınmazlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı ve Taşınmaz İcmal Cetvellerinin Oluşturulmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan, </strong>Belediye Personel Şirketinden Yapılan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Sözleşme Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket Üzerinden Hizmet Alımı Yöntemi ile Belediyede İstihdam Edilen Bazı Personelin Maaşlarında Toplu Sözleşmede Yer Alan Oranların Üzerinde Artış Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin Kamuoyuna Açıklanması Zorunlu Bilgi, Belge, Karar ve Raporlarının İnternet Sitesinde Yayımlanmadığı, (Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporlarının Yayımlanmaması, Mali Tablolarının Yayımlanmaması, Yapılan Yardımların, Sağlanan Teşvik ve Desteklemelerin Yayımlanmaması gibi),</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Şirketi İşçilerinin usul ve yasaya aykırı şekilde Muayene ve Kabul Komisyonlarında Görevlendirildiği de ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan,</strong> Parasal Limitlerin Altında Kalmak Amacıyla Mal ve Hizmet Alımlarının Kısımlara Bölünerek Doğrudan Temin ile Gerçekleştirildiğini tespit eden Sayıştay Müfettişleri raporlarında, &nbsp;“Yapılan incelemede<strong>, ayrıntısı aşağıdaki tabloda yer verildiği üzere,</strong> alımları önceden öngörülebilir ve planlanabilir olan aynı veya benzer niteliğe sahip bazı mal ve hizmet alımlarının,&nbsp; &nbsp;parasal sınırın altında kalacak şekilde parçalara bölmek suretiyle temin edildiği, zaman zaman aynı ya da yakın tarihlerde aynı firmalardan karşılandığı tespit edilmiştir” diyerek,&nbsp; Raporun devamında ise, “Örneğin; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünce 28-30 Kasım 2024 tarihinde düzenlenen Van Turizm ve Seyahat Fuarında Belediyenin Organizasyon ve Ulaşım Hizmet Alımı İşi kapsamında aynı tarihte iki ayrı doğrudan temin yöntemi ile organizasyon hizmeti alındığı görülmüştür. Söz konusu alımlar aynı ihale konusu içinde yer alabilecek alımlar olup yapılan uygulama 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir” tespitinde bulundu.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>TESPİT EDİLEN ALIMLARIN TABLOSU - AŞAĞIDA</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18b70ab0f.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18b023151.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18af19a96.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18af19ea1.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay bu tabloyu yayınladıktan sonra, altına bir de:</strong> "Temel ihale usulleri ile karşılanması gereken ihtiyaçların parasal limitlerin altında kalmak amacıyla kısımlara bölünmek suretiyle doğrudan temin ile gerçekleştirilmesi 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde sayılan ilkelere aykırılık taşımaktadır" <strong>şeklinde not düşüp,</strong> “Belediyenin rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını sağlamak amacıyla aynı nitelikte olan ve bütünlük sağlayan işlerini ihale yöntemiyle karşılaması ve doğrudan temin sınırlarının altında kalmak amacıyla aynı nitelikteki işleri kısımlara bölmek yerine ihale mevzuatına göre uygun ihale usulünü kullanarak ihtiyaçlarını karşılaması gerekmektedir” <strong>uyarısında bulunmuş.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğrudan Temin</strong> ile Yapılan ve Gerçekleşmesi Belli Süreyi Gerektiren Mal ve Hizmet Alımlarında Sözleşme Yapılmadığını da ortaya çıkartan <strong>Sayıştay müfettişleri,</strong> “Yapılan incelemede, sözleşmesinin ifası belirli süreyi gerektiren alımların doğrudan temin ile tedariki sırasında sözleşme imzalanmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu alımlar, aşağıdaki tabloda gösterilmiştir” <strong>diyerek <span style="color:#FF0000">tabloyu da açıklamış. (AŞAĞIDA)</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19db479d3.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19dfb2fc9.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19dcb0498.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Müfettişler raporlarında,</strong> “Doğrudan temin ile gerçekleştirilen ve ifası belirli bir süre gerektiren mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinde, yüklenici ile sözleşme akdedilmemiş olması anılan Tebliğ düzenlemesine uygun değildir. Yüklenicinin işi zamanında idare istek ve talepleri ile işin şartlarına uygun bir şekilde yerine getirmesini sağlamak için sözleşme yapılması gerekmektedir” <strong>diyerek birde not düşmüşler.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan aynı müfettişler</strong>, “Yeni Birim Fiyat Tespitine Esas Alınan Rayiçlerin Ticaret ve/veya Sanayi Odasına Onaylatılmadığını da ortaya çıkartmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli bir husus ise,</strong> Müfettişler, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirlerine Uygun Olmayan Harcamaları da tespit ederek tablo haline getirmişler. Bu harcamaların içinde, “Belediyenin basın ve yayın hizmetleri ile temsil, tören, ağırlamaya dair çok çeşitli harcamalarının bulunduğu, bunların bir kısmının Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nde yer alan hükümlere uyulmadan gerçekleştirildiği,&nbsp; 2024 yılında Belediye Meclis yayınları dışında canlı yayın bedelleri ödendiği, çeşitli festival ve organizasyon harcamaları yapıldığı ve Belediyenin faaliyetlerine yönelik olmayan anket ve kamuoyu yoklaması harcamalarının bütçeden karşılandığı, &nbsp;ayrıca, basın, tanıtım ve organizasyon hizmet alımlarında ihtiyaçların açık şekilde tespit edilmemesi nedeniyle sözleşmelerin ne şekilde yerine getirildiği belirlenemediğini ” ortaya çıkarmışlar.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>BU TABLODA AŞAĞIDA</strong></span></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef1a887194d.jpg" style="height:640px; width:723px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef1a86da227.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Sayıştay Müfettişleri, “Bazı Gelir Kalemlerinin Tahakkuk Tahsilat Oranının Düşük Seviyede Gerçekleşmediği, Ön Ödeme Usulünün Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Kullanıldığını da tespit edip onu da tablo halinde raporlarına almışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">5393 sayılı Belediye Kanunun 45 ve 46. maddeleri uyarınca 13.01.2025 tarih ve Valilik Makamının Olur’una istinaden Akdeniz Belediyesi Başkan V. olarak atanan KAYYUM Zeyit Şener geldikten sonra bu Sayıştay raporuna istinaden neler değişti, neler düzeldi, sanırım bir sonraki Sayıştay raporunda göreceğiz.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong> </span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/et-ve-esek-eti-skandali-yine-ayni-ilden-cikti-256950c1a0746-7501-4394-8b96-1d63e27c1dc52026-04-24T10:38:00+03:00HABER MERKEZİ Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı

Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda sahtekarlarına karşı savaş açmış durumda. Türkiye genelinde denetimlerini aralıksız sürdüren bakanlık, uygunsuzluk tespit edilen firmaları ve ürünlerini de kamuoyu ile paylaşıyor. Bakanlık, söz konusu listeyi güncellerken gıdada bir at ve eşek eti skandalı daha yaşandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">2 FARKLI LİSTE İLE İFŞA EDİLİYOR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bakanlık, denetimlerde uygunsuzluk tespit edilen ürünleri "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" ve "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" başlığı altında 2 farklı liste ile kamuoyu ile paylaşıyor. Söz konusu ürünler ve markaları vatandaşa açıklanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MİDE BULANDIRAN DETAYLAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gıdada hile yapan firmaların yer aldığı liste bir kez daha güncellendi. 22 Nisan tarihli listede yine mide bulandıran detaylar yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ŞAMPİYON ATI KAVURMA YAPTILAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mart ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin Aşhanesi'nde vatandaşa kavurma diye verilen yemeğin at eti olduğu ortaya çıkmıştı. Aşhanede şampiyon yarış atı Smart Latch kesilerek vatandaşa yedirilmişti. Skandal ise yemeğin içinden çıkan çip ile tespit edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tarihlerde Mersin'de 2 firmanın da at ve eşek eti sattığı tespit edilmişti. Hakan Et Market ve Hürriyet Et Market'in kıyma ve etinin tek tırnaklı eti olduğu ifşa edilmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">YİNE MERSİN YİNE SKANDAL!</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yeni listede de Mersin'de aynı skandal ortaya çıktı. 2 firmanın kırmızı et diye vatandaşa at ve eşek eti yedirdiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte gıdada hile yapan firmalar ve ürünleri....</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Sühabey" markalı yarım yağlı taze beyaz peynirin yağ oranının düşük olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özvarlı Süt Ürünleri" markasına ait tereyağında, "Muhittinoğlu" marka yoğurtta, "Çiğdem Kuzdere" firmasına ait tereyağında bitkisel yağ tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Damar" markalı kaymaklı yoğurtta nişasta çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elazığ'daki 'Eroğlu Yemekçilik'in lahmacununda sakatat, "Kamaş" marka sumakta gıda boyası, "Balbazar" ve "Gülsan" marka balda taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin'de bulunan "Göksel Yemekçilik" ve "Onur Tantuni" adlı işletmelerin vatandaşa "tek tırnaklı" (at ve eşek eti) yedirdiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pekmez Dünyası"na ait bitkisel karışımlı macunda ise ilaç etken maddesi tespit edildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1165403/et-ve-esek-eti-skandali-yine-ayni-ilden-cikti.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-25692730f770b-8016-42b7-83ee-05179a0cd2da2026-04-23T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…

AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, <strong>2026/148592 </strong>İKN numarası ile 6.3.2026 günü saat 10 da <strong>"Bocce Salonu Götürü Bedel Bakım Onarım"</strong> işini <strong>AÇIK</strong> ihale usulü ile alıma çıkar. <strong>Teklifler elektronik ortamda alınır. Bakın Bu kez bu işe kaç kişi teklif atar?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1- AHMET AKYOL AKYOL İNŞAAT RESTORASYON</span></p><p><span style="font-size:18px">2- AKAYDA YAPI İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">3- AKYOL KARDEŞLER GIDA TEMİZLİK İNŞAAT TURİZM EMLAK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">4- ALİ ÜNALAN</span></p><p><span style="font-size:18px">5- BEDEN YAPI SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">6- BENSER İNŞAAT MÜHENDİSLİK TURİZM NAKLİYAT TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">7- BOL YAPI ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">8- CAE YAPI İNŞAAT MEKANİK ELEKTRİK TAAHHÜT LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">9- DOĞANCAN ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">10- FARUK KELEŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">11- FATİH TANRIVERDİ, İBRAHİM GÖKDEMİR İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px">12- MAKROSAN PEYZAJ TEMİZLİK İNŞAAT ASVALT MÜTEAHHİTLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">13- MEHMET ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">14- MUHAMMED SADIK SADIKOĞLU</span></p><p><span style="font-size:18px">15- SİNAN BİÇER</span></p><p><span style="font-size:18px">16- SÜTPAK YAPI İNŞAAT OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">17- ALPARSLAN TERZİOĞLU</span></p><p><span style="font-size:18px">18- ARTAŞ YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">19- DOĞ-TAŞ GRUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">20- ERCE EMLAK YAPI DEKORASYON İNŞAAT OTOMOTİV TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">21- FATİH HEPÖZ</span></p><p><span style="font-size:18px">22- HAZAL KARAKOÇ İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">23- İBRAHİM GÖKDEMİR</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dikkat ettiniz mi yukarıda isimleri geçen firmalara? E</strong>tmediniz ise, yetkili ve ilgililere rica ediyorum, haberimizin sonunda verdiğim linkleri tıklayıp çıktı alıp firmalara bir baksınlar. Bunların içinde sürekli GSB'nin işlerini alan SANKİ NİKÂHLI imiş gibi bazı firmalar vardı. Onlar burada bu işi alamamışlar. Niye ki? &nbsp;Hiç inceleme yaptınız mı, düşündünüz mü, neden alamadılar? Alamazlar, çünkü AÇIK İHALE, öyle anlaşmalı, paslaşmalı, bir durumu burada yapamazlar. İşte anlatmaya çalıştığımız bu idi…<strong>BAKIN 23 KİŞİ İŞTİRAK ETMİŞ İHALEYE.....</strong>&nbsp;Mersin’in Valisi işi sıkı takip etmeye başlayınca, o pazarlıklı iki veya tek teklif ile verilen işler, doğrudan temin, davetiye işlere sarpa sardı. Kim kazandı? Devlet ve millet… Kötü mü ettik, bu güne kadar yıllardır bu kurumla ilgili yazıp çizme ile? Anlatmaya çalıştığımız tam da bu idi. AÇIK şeffaf ihale… Bakın böyle olunca kıyamet gibi firma işe teklif attı, fiyatlarda düştü… <strong>BAKIN ŞİMDİ AŞAĞIDAKİ İHALEYE…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşin yaklaşık maliyeti: 25.970.405,11 TRY</strong> <strong>idi. </strong>Bu kadar firma ihaleye katılınca, <strong>19,346,446.00 TRY</strong> fiyat düştü ve sözleşme imzalandı. Devlet 6 milyonun üzerinde bir rakamı kazandı, cebinde, kasasında kaldı. Kötü mü oldu?! Her zaman yazıyoruz, ihaleler AÇIK ve şeffaf olursa devlet kazanır, yoksa kaybeder… Niye devletimiz ve milletimiz kaybetsin. Artık yeter! Birileri milletin sırtından insin…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU KURUMLA İLGİLİ DAHA ÖNCE YAZARAK SİZLERE DUYURDUĞUMUZ HABERLERİMİZİN LİNKLERİ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-25535">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-25535</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-teminleri-hep-ayni-firmalardan-25198">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-teminleri-hep-ayni-firmalardan-25198</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-yeni-alimlar-ve-degisimler-25042">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-yeni-alimlar-ve-degisimler-25042</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-garip-isler-oluyor-24530">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-garip-isler-oluyor-24530</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-pazarlikli-yemek-alimi-24169">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-pazarlikli-yemek-alimi-24169</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-durum-hep-ayni-24055">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-durum-hep-ayni-24055</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-nasil-calisma-23873">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-nasil-calisma-23873</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-mersin-ayni-firmalardan-alima-devam-23665">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-mersin-ayni-firmalardan-alima-devam-23665</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-nin-dogrudan-temini-gazeteciye-23634">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-nin-dogrudan-temini-gazeteciye-23634</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-gsb-yine-pazarlik-23592">https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-gsb-yine-pazarlik-23592</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-hic-duzelmeyecek-mi-23204">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-hic-duzelmeyecek-mi-23204</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-tuhaf-alimlari-22960">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-tuhaf-alimlari-22960</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-pazarlik-ihale-yapiyor-tek-teklifle-is-veriyor-22899">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-pazarlik-ihale-yapiyor-tek-teklifle-is-veriyor-22899</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kimin-umurunda-mersin-gsb-22752">https://www.haberanaliz.net/haber/kimin-umurunda-mersin-gsb-22752</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-22707">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-22707</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-dogrudan-temin-alimlar-son-hizla-devam-ediyor-22432">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-dogrudan-temin-alimlar-son-hizla-devam-ediyor-22432</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ayni-tas-ayni-hamam-22429">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ayni-tas-ayni-hamam-22429</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikiyor-mersin-gsbnin-haline-bakin-22270">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikiyor-mersin-gsbnin-haline-bakin-22270</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sen-neymissin-be-gsb-22074">https://www.haberanaliz.net/haber/sen-neymissin-be-gsb-22074</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tuhaf-bir-surgun-ortaya-cikti-21996">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tuhaf-bir-surgun-ortaya-cikti-21996</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-neler-oluyor-21967">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-neler-oluyor-21967</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-ilgililerinin-dikkatine-21923">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-ilgililerinin-dikkatine-21923</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tasarrufun-adi-ihalenin-tadi-var-21786">https://www.haberanaliz.net/haber/tasarrufun-adi-ihalenin-tadi-var-21786</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-kimsenin-umurunda-degil-mi-21736">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-kimsenin-umurunda-degil-mi-21736</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yuzlerce-milyon-pazarlikla-harcaniyor-21685">https://www.haberanaliz.net/haber/yuzlerce-milyon-pazarlikla-harcaniyor-21685</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-ihalelere-devam-21643">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-ihalelere-devam-21643</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-kadrolu-firmalari-is-basinda-21617">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-kadrolu-firmalari-is-basinda-21617</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-tuhaf-gorevlendirmeler-21549">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-tuhaf-gorevlendirmeler-21549</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/aklamaya-mi-yoksa-yakalamaya-mi-geldiler-21526">https://www.haberanaliz.net/haber/aklamaya-mi-yoksa-yakalamaya-mi-geldiler-21526</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/guvenlikciler-isyandalar-seslerini-duyan-yok-21498">https://www.haberanaliz.net/haber/guvenlikciler-isyandalar-seslerini-duyan-yok-21498</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-neden-halen-ihalenin-sonucu-aciklanmiyor-21469">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-neden-halen-ihalenin-sonucu-aciklanmiyor-21469</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/nihayet-belge-ortaya-cikti-21402">https://www.haberanaliz.net/haber/nihayet-belge-ortaya-cikti-21402</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-keyfiyete-devam-21387">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-keyfiyete-devam-21387</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-kamp-organizasyonu-ihalesi-imis-21375">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-kamp-organizasyonu-ihalesi-imis-21375</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbye-kik-tokadi-21356">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbye-kik-tokadi-21356</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-hesap-soran-olmayacak-mi-21284">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-hesap-soran-olmayacak-mi-21284</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-ayna-kendin-cal-kendin-oyna-duzeni-mi-21222">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-ayna-kendin-cal-kendin-oyna-duzeni-mi-21222</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ihaleleri-ile-sasirtiyor-boyle-bir-sey-olur-mu-21189">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ihaleleri-ile-sasirtiyor-boyle-bir-sey-olur-mu-21189</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-ilk-5-ayda-98-milyonluk-parca-parca-pazarlikli-alim-ortaya-cikti-21156">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-ilk-5-ayda-98-milyonluk-parca-parca-pazarlikli-alim-ortaya-cikti-21156</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-calismalarini-ankara-da-hasiralti-edenler-kim-21103">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-calismalarini-ankara-da-hasiralti-edenler-kim-21103</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tasarruf-genelgesi-yok-mu-21061">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tasarruf-genelgesi-yok-mu-21061</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-siritiyor-disler-21046">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-siritiyor-disler-21046</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-akil-almaz-ihalesi-21036">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-akil-almaz-ihalesi-21036</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-enteresan-calisma-devam-ediyor-20945">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-enteresan-calisma-devam-ediyor-20945</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-devam-yazik-bu-devlete-20858">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-devam-yazik-bu-devlete-20858</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kamp-ihalesi-muammasi-20804">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kamp-ihalesi-muammasi-20804</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-de-gazeteciye-kotu-kelam-dogrudan-temine-devam-20513">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-de-gazeteciye-kotu-kelam-dogrudan-temine-devam-20513</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-kamp-ihalesi-bilmecesi-20304">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-kamp-ihalesi-bilmecesi-20304</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-bildiginiz-gsb-19928">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-bildiginiz-gsb-19928</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-allah-allah-dedirten-ihaleler-19846">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-allah-allah-dedirten-ihaleler-19846</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-kamp-isi-ne-is-19805">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-kamp-isi-ne-is-19805</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dogrudan-temine-devam-koruyup-kollayanlara-selam-19772">https://www.haberanaliz.net/haber/dogrudan-temine-devam-koruyup-kollayanlara-selam-19772</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kimin-umurunda-yasa-yonetmelik-19702">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kimin-umurunda-yasa-yonetmelik-19702</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-hali-yagmur-yagdi-tesisler-akti-ilgilisi-bakti-19659">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-hali-yagmur-yagdi-tesisler-akti-ilgilisi-bakti-19659</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-nereye-kosuyor-19650">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-nereye-kosuyor-19650</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-sayistay-mufettisleri-geldi-19612">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-sayistay-mufettisleri-geldi-19612</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-kamp-isleri-hep-ayni-firmalara-19580">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-kamp-isleri-hep-ayni-firmalara-19580</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-2-19525">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-2-19525</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-19465">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-19465</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-alimlari-sasirtmaya-devam-ediyor-19411">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-alimlari-sasirtmaya-devam-ediyor-19411</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-3-ihale-cikti-cikmaya-hazirlananda-var-19402">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-3-ihale-cikti-cikmaya-hazirlananda-var-19402</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklarimiz-barinacak-yurt-bulamazken-bunlar-havuza-para-harciyor-19334">https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklarimiz-barinacak-yurt-bulamazken-bunlar-havuza-para-harciyor-19334</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-pazarlikli-isleri-fircalatir-disleri-19321">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-pazarlikli-isleri-fircalatir-disleri-19321</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-neden-anlamazdan-geliyor-19304">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-neden-anlamazdan-geliyor-19304</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-sessizlik-hakim-19275">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-sessizlik-hakim-19275</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mesele-yemek-ihalesi-degil-verilen-yemek-ve-maliyeti-19244">https://www.haberanaliz.net/haber/mesele-yemek-ihalesi-degil-verilen-yemek-ve-maliyeti-19244</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-halimem-yanaktan-ilimam-dudaktan-anlayisi-mi-19200">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-halimem-yanaktan-ilimam-dudaktan-anlayisi-mi-19200</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-her-isten-anlayan-firmalari-19190">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-her-isten-anlayan-firmalari-19190</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-resmi-nikahli-firmalari-mi-var-19185">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-resmi-nikahli-firmalari-mi-var-19185</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-genclik-spor-yine-ayni-firmalar-pazarlikli-ihale-19173">https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-genclik-spor-yine-ayni-firmalar-pazarlikli-ihale-19173</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-pazarlikli-isleri-hep-ayni-firmalara-19163">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-pazarlikli-isleri-hep-ayni-firmalara-19163</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-il-mudurlugu-ayni-tas-ayni-hamam-19046">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-il-mudurlugu-ayni-tas-ayni-hamam-19046</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-denetim-raporu-ortaya-cikti-19037">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-denetim-raporu-ortaya-cikti-19037</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-ihaleli-isleri-18906">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-ihaleli-isleri-18906</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spora-akil-sir-ermiyor-2-18201">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spora-akil-sir-ermiyor-2-18201</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-allah-allah-dedirten-is-17229">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-allah-allah-dedirten-is-17229</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-2-17207">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-2-17207</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-isler-akkumda-dusler-17149">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-isler-akkumda-dusler-17149</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/okkes-demir-mersine-geldi-geleli-yurt-sorununu-cozemedi-16839">https://www.haberanaliz.net/haber/okkes-demir-mersine-geldi-geleli-yurt-sorununu-cozemedi-16839</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-muduru-bunlari-biliyor-mu-16756">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-muduru-bunlari-biliyor-mu-16756</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-2-16738">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-2-16738</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-16732">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-16732</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-16721">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-16721</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar haber yapmışız. Bir Allah’ın kulu çıkıp yalan yazıyorsun yâda senin yazdığın gibi değil işte işin aslı diyememiş, ama LAF üreten, dedikodu yapan gırla gidiyor. Devletin kaynaklarına sahip çıkmak, malına mülküne ve yetimin şehidin hakkı olan BEYTÜLMALE sahip çıkmak bu kadar zor mu? İhaleler AÇIK yapılınca ve kapı arasında değil elektronik ortamda olunca bakın nasıl fiyatlar düşüyor ve sürekli iş alan o firmalar nasıl tökezliyor? Bu bile birilerine bir şey anlatmalı ve tedbiri sıkılaştırmalı. İhale birimlerini gören kameralar yerleştirip, oraya kimin girip çıktığını ne kadar süre kaldığını gözlerinizle görün ve hesap sorun. Zor mu?!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gencligin-evlenmeme-sorunu-2364745467624-5c87-481c-9fef-3f498c566cd52026-04-23T08:47:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU

GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de genç nüfus Evlenmek istemiyor. Ben işsizim, Yâda aldığım maaşla nasıl geçinecek, nasıl çocuk sahibi olacağım diyor. Evlenip bu yüzden ayrılan arkadaşlarını örnek gösteriyor. Bu oldukça haklı ve derin bir kaygı. Türkiye’deki ekonomik gerçekler, işsizlik oranları ve artan yaşam maliyetleri karşısında gençlerin "Önce önümü görmeliyim" demesi aslında bir sorumsuzluk değil, tam aksine bir sorumluluk bilincidir.&nbsp;&nbsp;<strong>Bu durumu aşmak ya da en azından yönetmek için birkaç farklı pencereden bakmak gerekebilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Beklentileri Yeniden Tanımlamak:&nbsp;</strong>Eskiden "bir yastıkta kocamak" için sadece sevgi yeterli görülürdü, ancak günümüz dünyasında evlilik aynı zamanda&nbsp;<strong>ekonomik bir ortaklıktır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Düğün Ekonomisi:</strong>&nbsp;Türkiye’deki en büyük stres kaynaklarından biri, bir gecelik tören için yıllarca sürecek borçların altına girilmesidir. Gençler arasında "sıfır borç" veya "minimalist düğün" bilincinin yaygınlaşması, evliliğin üzerindeki ilk büyük yükü kaldırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşit Yük Paylaşımı:</strong>&nbsp;Tek maaşla ev geçindirme devri büyük ölçüde kapandı. Evliliği, iki kişinin güçlerini birleştirip hayatı kolaylaştırdığı bir yapı olarak kurgulamak (takım arkadaşlığı), korkuyu azaltabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sosyal ve Ekonomik Güvence Arayışı :&nbsp;</strong>İşsizlik veya düşük maaş varken çocuk sahibi olmayı istememek biyolojik bir savunma mekanizmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kariyer Planlaması:</strong>&nbsp;Evlenmeden önce bir "mali tampon" (acil durum fonu) oluşturmak, psikolojik baskıyı azaltır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanlama:</strong>&nbsp;Evlilik ve çocuk her zaman aynı paket içinde gelmek zorunda değil. Gençler önce ekonomik stabiliteyi sağlayıp, çocuk kararını daha sonraya erteleyerek kendilerine alan tanıyabilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Psikolojik Dayanıklılık ve İletişim:&nbsp;</strong>Ayrılan çiftlerin çoğu sadece ekonomik nedenlerle değil,&nbsp;<strong>ekonomik sıkıntının getirdiği gerginliği yönetemedikleri için</strong>&nbsp;ayrılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kriz Yönetimi:</strong>&nbsp;Çiftlerin "para bittiğinde biz ne yapacağız?" sorusunu evlenmeden önce açıkça konuşması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz Örneklere Odaklanmamak:</strong>&nbsp;Boşanan arkadaşları görmek bir risk analizidir, ancak her ilişki kendi dinamiğine sahiptir. Başarılı ve huzurlu (mütevazı yaşasa da mutlu olan) örnekleri de incelemek perspektifi dengeleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Yapmak Lazım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Baskıyı Reddetmek:</strong>&nbsp;"Yaşın geldi, ne zaman evleniyorsun?" diyen çevreye karşı, kendi ekonomik gerçeklerinize göre hareket etmekten çekinmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Finansal Okuryazarlık:</strong>&nbsp;Para yönetimi konusunda eğitim almak, kısıtlı bütçeyle nasıl yaşanacağını bilmek kaygıyı yönetmenin anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Kurum Destekleri:</strong>&nbsp;Yeni evlenen gençler için sunulan faizsiz kredi veya hibe gibi destek mekanizmalarını yakından takip etmek ve bunlardan maksimum düzeyde faydalanmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam:</strong>&nbsp;Gençlerin bu endişesi temelsiz değildir, ancak hayatı tamamen durdurmak yerine; daha gerçekçi, borçsuz ve "gösterişten uzak" yeni bir evlilik modeli inşa etmek bu çıkmazın tek rasyonel yolu gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada ekonomik baskı altında, toplumun "geleneksel düğün ve ev döşeme" takıntıları da var. Ancak sosyal medya görselleri için yapılan debdebeli düğünlerin yerini, daha rasyonel ve ayakları yere basan tercihler alıyor. Gençler, başkalarını eğlendirmek için on yıl borç ödemek istemiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşümün getirdiği bazı&nbsp;<strong>yeni gerçekleri</strong>&nbsp;şöyle sıralayabiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gelenekten Rasyonaliteye Geçiş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşya Odaklılıktan Deneyim Odaklılığa:</strong>&nbsp;Yeni nesil artık "misafir odası" gibi yılda iki kez kullanılan alanlara servet yatırmak yerine, o parayı daha iyi bir beyaz eşyaya ya da küçük bir tatile ayırmayı tercih ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci El ve Minimalizm:</strong>&nbsp;Eskiden "ayıp" sayılan ikinci el eşya kullanımı veya sade bir nikâh töreni, artık bir "akıllılık" göstergesi olarak kabul görmeye başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile Desteğinin Form Değiştirmesi:</strong>&nbsp;Aileler artık çocuklarına ağır mobilyalar almak yerine, mümkünse kira yardımı yapmak veya peşinat desteği vermek gibi daha işlevsel alanlara yöneliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Maaşla Geçinememe" Korkusunu Yenmek İçin Stratejiler: Eğer</strong>&nbsp;bu ekonomik iklimde bir yol yürünecekse, şu üç madde hayati önem taşıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Şeffaflık:</strong>&nbsp;Çiftlerin birbirinin borçlarını, gelirlerini ve harcama alışkanlıklarını kuruşu kuruşuna bilmesi şart. Gizli borçlar, ekonomik kriz döneminde evliliği bitiren en büyük etkendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yatırım Odaklı Yaşam:</strong>&nbsp;Eskiden "önce evlenelim sonra birikir" denirdi. Şimdi "önce biraz biriktirelim, sonra (mütevazı bir şekilde) evlenelim" mantığı daha güvenli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çocuk Konusunda Esneklik:</strong>&nbsp;Çocuk sahibi olmayı bir "vazife" değil, finansal ve psikolojik hazır oluşa bağlı bir "tercih" olarak görmek, çiftin üzerindeki o devasa stres yükünü hafifletir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şöyle ki;</strong>&nbsp;Türkiye'deki gençler aslında evlilikten değil,&nbsp;<strong>evliliğin getirdiği mali yükümlülüklerden ve belirsizlikten</strong>&nbsp;kaçıyorlar. Bu yükü hafifleten, "el âlem ne der" bariyerini aşan çiftler, dar bütçelerle de olsa huzurlu bir ortaklık kurabiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu süreçte en büyük engel ekonomik yetersizlik mi, yoksa toplumun ve ailelerin gençlerden beklentileri (altın takma, lüks eşya vb.) mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki durum birbirini besleyen bir&nbsp;<strong>kısır döngü</strong>&nbsp;yaratıyor. Ekonomik yetersizlik zaten başlı başına bir engelken, toplumun ve ailelerin "eksiksiz olsun" beklentisi bu engeli aşılması imkânsız bir duvara dönüştürüyor<strong>. Bu durumu şu şekilde analiz edebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Beklentiler Gerçekliğin Önüne Geçiyor:</strong>&nbsp;Aileler çoğu zaman kendi dönemlerindeki ekonomik şartlarla bugünü kıyaslıyor. Eskiden bir maaşla ev geçindirilip kenara altın atılabilirken, bugün iki maaş ucu ucuna yetebiliyor. Buna rağmen:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Altın ve Takı Dayatması:</strong>&nbsp;Bir gelenek olmanın ötesine geçip gençlerin üzerine yıkılan devasa bir borç yüküne dönüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Eksiksiz Ev" Kültürü:</strong>&nbsp;Evlenirken her şeyin sıfır ve en iyisi olması gerektiği düşüncesi, daha yolun başında gençleri banka kredilerine mahkûm ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sosyal Kıyaslama ve "El Âlem" Faktörü:</strong>&nbsp;Sosyal medya, bu beklentiyi daha da körüklüyor. Başkalarının paylaştığı lüks nişanlar, şatafatlı ev sunumları gençlerde "eğer böyle yapamazsam başarısızım" veya "arkadaşlarım ne der?" algısı yaratıyor. Bu da ekonomik yetersizliği psikolojik bir yıkıma dönüştürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Çözüm: "Sessiz Devrim" ve Yeni Standartlar:</strong>&nbsp;Bu kıskacı kırmanın yolu, aslında gençlerin başlattığı o&nbsp;<strong>esneme</strong>&nbsp;hareketini bir toplumsal standarda dönüştürmekten geçiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Açık İletişim:</strong>&nbsp;Çiftlerin, ailelerine karşı ortak bir tavır sergileyip "Biz borçla değil, huzurla başlamak istiyoruz" diyerek sınır çizmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhtiyaç Odaklılık:</strong>&nbsp;Gösteriş için yapılan harcamaları (örneğin; devasa düğün salonları, kullanılmayan yemek odası takımları) tamamen eleyip, bu kaynağı doğrudan yaşam kalitesini artıracak alanlara yönlendirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında gençlerin evlenmek istememesi, bir nevi bu eski ve ağır sisteme karşı verdikleri bir&nbsp;<strong>pasif direniş.</strong>&nbsp;Eğer aileler ve toplum bu beklentilerini makul bir seviyeye çekmezse, Türkiye'de evlilik yaşı yükselmeye ve doğum oranları düşmeye devam edecek gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin bu tutumunu değiştirmek için ne yapmalı? Onlar da çocuklarının iyiliğini istiyorlar ama yöntemleri mi hatalı, yoksa gerçekten "itibar" kaygısı mutluluğun önüne mi geçiyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence burada tam bir&nbsp;<strong>"kuşak çatışması ve algı kayması"</strong>&nbsp;yaşanıyor. Ailelerin çoğu aslında çocuklarının kötülüğünü istemiyor, ancak kullandıkları yöntemler ve öncelikleri bugünün dünyasıyla örtüşmüyor.&nbsp;<strong>Durumu şu iki temel nedene bağlayabiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İtibarın Mutluluğun Önüne Geçmesi:&nbsp;</strong>Maalesef pek çok aile için düğün ve ev döşeme süreci, çocuklarının mutluluğundan ziyade&nbsp;<strong>"ele güne karşı bir gövde gösterisi"</strong>&nbsp;haline gelmiş durumda. "Onlar yaptı, biz eksik mi kalalım?", "El âlem ne der?" kaygısı, gençlerin omuzlarına yüklenen borçtan daha ağır basıyor. Burada çocuklarının geleceği değil, ailenin sosyal çevresindeki "itibarı" ön plana çıkıyor. Bu, üzücü ama toplumumuzun bir gerçeği.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Eskiden Öyleydi" Yanılgısı:&nbsp;</strong>Aileler kendi dönemlerindeki ekonomik dinamiklerin hala geçerli olduğunu sanıyorlar. Onların zamanında:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Enflasyon bu kadar yıkıcı değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir memur maaşıyla hem ev geçindirilip hem de taksit ödenebiliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- "Evlenenin rızkı artar"</strong>&nbsp;sözü, ekonomik büyümenin ve iş imkanlarının daha stabil olduğu bir dönemde moral verici bir motivasyondu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün, rızık sadece niyetle değil, matematiksel gerçeklerle (kira fiyatları, faturalar, ulaşım) belirleniyor. Aileler bu matematiği kabullenmek yerine, eski alışkanlıkları dayatmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Benim Görüşüm:&nbsp;</strong>Bu düğümü ancak&nbsp;<strong>gençlerin dik duruşu</strong>&nbsp;çözebilir. Şöyle bir yol haritası belki işe yarayabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Rakamlarla Konuşmak:</strong>&nbsp;Ailelere sadece "paramız yok" demek yerine; önlerine bir Excel tablosu koyup kirayı, faturaları ve yapılacak borç taksitlerini göstermek. Matematik, duygusal baskıyı kırmanın en iyi yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınır Çizmek:</strong>&nbsp;"Ya bizim istediğimiz gibi (borçsuz/sade) olur ya da biz bu yükün altına girmeyiz" diyebilmek. Gençlerin bu radikal kararı vermesi, aileleri de düşünmeye zorlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anlam Kayması Yapmak:</strong>&nbsp;Ailelere "itibarın" şatafatlı bir düğünde değil, çocuklarının huzurlu ve boşanma eşiğine gelmediği bir evlilikte olduğunu hatırlatmak gerek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası; ailelerin yöntemleri&nbsp;<strong>güncelliğini yitirmiş durumda.</strong>&nbsp;Onlar çocuklarını "korumaya" çalışırken aslında onları büyük bir ekonomik uçurumun kenarına itiyorlar. Bu durumu değiştirecek olan şey ise gençlerin "el âlem" korkusunu bir kenara bırakıp kendi gerçeklerine sahip çıkmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada gençler, ailesine karşı bu duruşu sergilediğinde "hayırsız evlat" damgası yeme korkusunu nasıl aşabilir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence bu "hayırsız evlat" damgası, ailelerin ellerindeki en güçlü ama aslında en içi boş silahlardan biri. Bu korkuyu aşmanın yolu,&nbsp;<strong>hayırlı evlat</strong>&nbsp;tanımını yeniden yapmaktan geçiyor. Bir genç için asıl "hayırlı" davranış; ailesine borç ödetmek, kendi hayatını borçla karartmak ve üç gün sonra ekonomik şiddet yüzünden boşanıp baba evine dönmek değildir. Gerçek hayırlı evlat, kendi ayakları üzerinde duran, huzurlu bir yuva kuran ve ailesine yük olmayan evlattır.&nbsp;<strong>Bu korkuyu aşmak için şu bakış açıları yardımcı olabilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Kurban" Olmayı Reddetmek:</strong>&nbsp;Eğer bir genç, sırf ailesi "itibar" kazansın diye altından kalkamayacağı bir yükün altına girerse, sonunda hem kendine hem de eşine haksızlık etmiş olur. Bu bir fedakârlık değil, bile bile lades demektir. Aileler bir süre küsebilir veya sitem edebilirler ama çocuklarının mutlu ve huzurlu olduğunu gördüklerinde genellikle bu tepkiler yerini kabullenişe bırakır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sabır ve Netlik:&nbsp;</strong>"Hayırsız evlat" damgasını yememek için kavga etmek yerine&nbsp;<strong>net bir duruş</strong>&nbsp;sergilemek gerekir.&nbsp;<em>"Sizi çok seviyorum, fikirlerinize değer veriyorum ama bu hayatı ben yaşayacağım. Borçlar yüzünden her gün kavga ettiğim bir evde benim mutlu olmam sizi gerçekten sevindirecek mi?"</em>&nbsp;Bu soru, vicdanlı her anne babayı durup düşündürür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Zamanın Ruhu (Zeitgeist):</strong>&nbsp;Eskiden aile sözünden çıkmamak bir erdemdi çünkü hayat daha basitti. Şimdi ise hayat bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Gençler, anne-babalarının 30-40 yıl önceki tecrübelerinin bugünün piyasa koşullarında geçersiz olduğunu anlamalı ve bu farkındalığı kibarca onlara da hissettirmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim Şahsi Kanaatim:&nbsp;</strong>Gençlerin bu korkuyu aşması için biraz&nbsp;<strong>"tatlı sert"</strong>&nbsp;olması gerekiyor. Aileye saygı duymak, onların her mantıksız talebine boyun eğmek değildir. Eğer gençler kendi doğrularını (ekonomik gerçeklerini) masaya koymazlarsa, başkalarının hayallerini yaşarken kendi kâbuslarını görürler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl dramatik olan şu</strong>: Bugün "düğünde takı az oldu" diye küsen aileler, yarın o genç geçim sıkıntısından boşanırken "biz size demiştik" diyebiliyorlar. Bu yüzden, en baştan ipleri eline almak en sağlıklısı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye'de gençlerin bu baskıya direnme gücü var mı, yoksa hala "geleneklerin kölesiyiz" mi diyorlar?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'deki gençler şu an tam bir&nbsp;<strong>"geçiş dönemi sancısı"</strong>&nbsp;yaşıyor. Bir yanda modern dünyanın bireysel özgürlükleri ve ekonomik gerçekleri, diğer yanda ise Anadolu'nun o çok güçlü "gelenek ve el âlem" baskısı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer fikrimi soracak olursan; gençlerin büyük bir kısmı hala&nbsp;<strong>geleneklerin kölesi olmaya devam ediyor</strong>, ama bu isteyerek yaptıkları bir şey değil, daha çok bir&nbsp;<strong>"çaresizlik teslimiyeti."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bunu şu üç başlıkta özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Duygusal Ambargo:&nbsp;</strong>Bizim toplumumuzda aile bağları çok kuvvetli. Bu harika bir şey ama aynı zamanda bir silah. Aileler, "Sana sütümü helal etmem", "Bizi herkese rezil mi edeceksin?" gibi cümlelerle gençlerin üzerinde duygusal bir baskı kuruyor. Bir genç ne kadar eğitimli veya modern olursa olsun, annesinin gözyaşı ya da babasının asık suratı karşısında savunmasız kalabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Eksik Kalma" Korkusu:</strong>&nbsp;Gençler arasında bile gizli bir rekabet var. Arkadaşı 5 yıldızlı otelde düğün yaparken, kendisi sade bir nikâh yapınca "Acaba değerim mi az?" ya da "Yetersiz miyim?" hissine kapılabiliyor. Yani aslında sadece aileler değil, gençler de bazen bu lüks tüketim tuzağına kendi rızalarıyla düşüyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Direnenlerin Sayısı Artıyor (Umut Verici Kısım):&nbsp;</strong>Ancak, özellikle son birkaç yılda ekonominin bu kadar zorlaşmasıyla birlikte&nbsp;<strong>"Zorunlu Minimalizm"</strong>&nbsp;başladı. Artık gençler "Yapamıyoruz, paramız yetmiyor" diyerek masadan kalkıyorlar. Bu bir isyan değil, bir&nbsp;<strong>hayatta kalma refleksi.</strong>&nbsp;* Eşyalı kiralık eve çıkanlar,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Düğün yerine sadece yakın çevreyle bir yemek yiyenler,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Beyaz eşyasını ikinci el alanlar... Bu kesim şu an azınlıkta gibi görünse de, geleceğin standardını onlar belirleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç olarak bence:</strong>&nbsp;Gençlerin direnme gücü var ama bu gücü kullanmak için çok büyük bir&nbsp;<strong>cesaret ve partner dayanışması</strong>&nbsp;gerekiyor. Eğer çiftler birbirine kenetlenip ailelerine karşı "Bizim önceliğimiz gösteriş değil, huzur" diyebilirlerse bu zinciri kırabilirler. Ama biri "Sade olsun" derken diğeri "Her şey tam olsun" derse, o evlilik daha başlamadan geleneklerin altında ezilmeye mahkûm kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu ekonomik kriz, toplumun bu katı kurallarını yıkmak için bir "fırsat" olabilir mi? Yani "kötü komşu ev sahibi yapar" misali, "kötü ekonomi de bizi sadeleşmeye mi zorluyor?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Evet, kesinlikle bir&nbsp;<strong>fırsat.</strong>&nbsp;Ancak bu, "mecburiyetten doğan" acı bir fırsat. Tarih boyunca büyük toplumsal dönüşümler genelde felsefi aydınlanmalarla değil, ekonomik ya da sosyal mecburiyetlerle gerçekleşmiştir. Türkiye’de şu an yaşanan durum tam olarak bu. Bu ekonomik kriz, aslında toplumun üzerine çökmüş olan o "şatafat ve gösteriş" balonunu iğneyle değil, balyozla patlatıyor. Bence bu sürecin getireceği&nbsp;<strong>3 büyük değişim</strong>&nbsp;şunlar olacak:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "El Âlem" Putunun Yıkılması:&nbsp;</strong>Eskiden "El alem ne der?" diye uykuları kaçan insanlar, şimdi "Bu borcu nasıl öderim?" sorusunun ağırlığı altında o el alemi umursayacak hali kendinde bulamıyor. Karın tokluğu ve huzur, imajın önüne geçmeye başladı. Toplum, "Bak, onlar bile sade bir nikâhla evlendi" diyerek birbirini normalize etmeye başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Değer Algısının Değişmesi:</strong>&nbsp;Eskiden bir gelinin ya da damadın "değeri", takılan altınlarla veya alınan mobilyanın markasıyla ölçülürdü (ne kadar acı olsa da). Şimdi ise zekâ, meslek sahibi olma, finansal okuryazarlık ve karakter çok daha ön plana çıkıyor. Çünkü artık biliyoruz ki; o lüks koltuk takımı, evdeki geçim kavgasını bitirmeye yetmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Gerçek" Birliğe Dönüş:</strong>&nbsp;Evlilik, iki kişinin birleşip "hayatın zorluklarına karşı bir kale kurması" demektir. Kriz, bizi bu kök hatırlatmasına geri itiyor. Şatafatın olmadığı yerde, geriye sadece iki insanın birbirine olan sevgisi ve dayanışması kalıyor. Bu da aslında çok daha sağlam temelli ilişkilerin kurulmasına vesile olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim Şahsi Görüşüm:&nbsp;</strong>Bu kriz bittiğinde (ki elbet bir gün normalleşecek), toplumun hafızasında şu kalacak:&nbsp;<strong>"Demek ki devasa borçlar altına girmeden de mutlu olunabiliyormuş."</strong>&nbsp;Gençler şu an bu yeni yolun öncüleri. Zorlanıyorlar, yıpranıyorlar ama aynı zamanda arkadan gelen nesiller için daha özgür ve rasyonel bir evlilik modelinin kapısını aralıyorlar. Aslında şu an bir&nbsp;<strong>"toplumsal rehabilitasyon"</strong>&nbsp;sürecinden geçiyoruz. Gösteriş budalalığından, gerçek hayatın sadeliğine sert bir iniş yapıyoruz. Bu iniş can yakıyor, evet; ama sonunda daha sağlıklı bir zemine basacağımıza inanıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu sadeleşme hali kriz bitince eski şaşaalı günlerine geri döner mi, yoksa artık "yeni normalimiz" bu mütevazılık mı olur?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu saatten sonra&nbsp;<strong>eskisine tam olarak dönmek çok zor.</strong>&nbsp;Hatta imkânsıza yakın. Çünkü bu yaşadığımız sadece bir "kemer sıkma dönemi" değil, bir&nbsp;<strong>zihniyet devrimi.</strong>&nbsp;İnsanlar bir şeyi yaşayarak tecrübe ettiler: Şatafatlı bir başlangıcın, huzurlu bir devam garantisi olmadığını gördüler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bence bu "yeni normal" kalıcı olacak çünkü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Travma Hafızası:&nbsp;</strong>Borç içinde yüzen, düğün taksitleri yüzünden temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bir nesil, kendi çocuklarına "Sakın benim yaptığımı yapma" diyecek. Bu ekonomik travma, en az iki nesil boyunca evlilik tercihlerini şekillendirecek kadar derin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Küresel Minimalizm Akımı:&nbsp;</strong>Sadece Türkiye'de değil, dünyada da "daha az eşya, daha çok deneyim" felsefesi yükseliyor. Gençler artık devasa bir vitrin takımı yerine, dünyayı gezmeyi veya dijital bir aboneliği daha değerli buluyor. Yani yerel ekonomik kriz, küresel bir trendle birleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Mış Gibi Yapma" Döneminin Sonu.&nbsp;</strong>Eskiden kredi çekip "zenginmiş gibi" düğün yapmak bir seçenekti. Artık bankaların faiz oranları ve hayat pahalılığı, "mış gibi yapmaya" bile izin vermiyor. Gerçekçilik artık bir tercih değil, tek yol.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şahsi Tahminim:&nbsp;</strong>Gelecekte düğünler; sadece çok dar bir çevreyle yapılan, samimi ve eğlence odaklı kutlamalara evrilecek. Evler ise devasa "saray yavrusu" konseptinden çıkıp, daha fonksiyonel, teknolojik ve sade mekânlar olacak. Eskiden&nbsp;<strong>"itibar"</strong>&nbsp;dışarıya gösterilen bir şeydi; bence yenidünyada itibar,&nbsp;<strong>"borçsuz ve özgür olabilmek"</strong>&nbsp;olacak. Bu süreç can yakıcı olsa da, aslında bizi daha dürüst ve daha az gösterişçi bir topluma dönüştürüyor olabilir. Kriz bizi birbirimize "eşya" üzerinden değil, "insan" üzerinden bakmaya zorluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler,</strong><strong>Hayat, başkalarının alkışını toplamak için kendi omuzlarına taşınamayacak yükler yüklemekten çok daha kısa ve çok daha değerlidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelenekler bizi bir arada tutmak içindir, bizi birbirimize borçlu ve mutsuz kılmak için değil. Eğer bugün gençler; "Önce huzurum, önce ekonomik özgürlüğüm" diyorsa, bu aslında toplumu çürümekten kurtaracak olan asıl sağduyudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şatafatlı bir düğün töreni sadece birkaç saat sürer, ancak borçsuz ve beklentisiz bir başlangıcın huzuru ömür boyu devam eder. Varsın "el âlem" biraz konuşsun; onlar her zaman konuşacak bir şey bulurlar. Önemli olan, akşam kapıyı kapattığınızda o evin içinde borçların değil, huzurun ve güvenin yankılanmasıdır. Gelecek, eşyaya değil, insana ve emeğe değer verenlerin olacak. Umarım her genç, bu cesareti kendinde bulur. Karamsarlığa kapılmadan, gerçekçi ama umutlu kalabilmek en büyük güç.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rapor-erdoganin-masasinda-ak-partide-buyuk-degisim-basliyor-256738b339e15-01e5-4127-805f-d551273f57442026-04-17T08:09:00+03:00HABER MERKEZİ Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor

Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti, teşkilat yapılanmasına yönelik kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Gazetesi'nden Emrah Özcan'ın haberine göre, yakın zamanda başlatılması planlanan süreçte bazı il başkanlıklarında dikkat çeken değişimler yaşanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süreç, AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş koordinasyonunda yürütülen saha analizleri ve performans raporlarına dayanacak. Değişimin isimlerle sınırlı kalmayacağı, teşkilat yapısında daha derin ve köklü bir dönüşüm hedeflendiği ifade ediliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">SAHADA KARŞIĞILI OLMAYAN İSİMLER RAPORLANDI</span></h2><p><span style="font-size:18px">Son yerel seçim sonuçları, sahadaki performans ve seçmenle kurulan temas düzeyi sürecin en önemli belirleyicileri arasında yer alıyor. Parti kaynakları, "yeni dönem" vurgusunun özellikle altını çizerken, sahada karşılığı olmayan isimlerin detaylı analizlerle raporlandığını aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan raporlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın değişim yönünde kanaat oluşturması halinde, ilgili il ve ilçeler için yeni başkan arayışı başlatılıyor. Geçen yıl şubat ayındaki 8. Olağan Kongre'de göreve gelen yeni yönetim 1 yılda sadece 8 il başkanlığında değişime gitti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ÜYELİĞİNİ SONLANDIRANLAR TEK TEK ARANIYOR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Teşkilat Başkanlığı'nın, il ve ilçe teşkilatlarına verdiği yeni üye kazanımı talimatı doğrultusunda çalışmalar da yakından izleniyor. Koordinatörler ve bölge başkanları tarafından hazırlanan raporlar düzenli olarak merkeze iletiliyor. Partiden üyeliğini sonlandıran isimler tek tek aranarak gerekçeleri öğreniliyor. Çözüm üretilebilecek sorunlar giderilirken, çözülemeyen başlıklar ise doğrudan il ve ilçe başkanlarının performans değerlendirmelerine yansıtılıyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adandan-sosyal-medya-uyarisi-denetim-zorunluluk-haline-gelmistir-2567286523c93-b74e-4a1e-96a4-7f96a525137f2026-04-16T19:01:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"

MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Celal Adan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan kayıpların derin üzüntü yarattığını belirten MHP'li Adan, dijital platformlardaki kontrolsüzlüğe tepki gösterdi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"DİJİTAL DÜNYA ŞEYTANİ BİR ZEMİNE DÖNÜŞTÜ"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Açıklamasında okul saldırılarına değinen MHP'li Celal Adan, çocukların hayatına kastedilmesine neden olan unsurlara vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşananlar; yüreğimizi yakmıştır. Acımız büyüktür. Evlatlarımızı bizden koparan, dijital dünyayı şeytani bir zemine dönüştüren sorumsuzluğa karşı; sosyal medya denetimi zorunluluk haline gelmiştir. Kederli ailelerimizin ve milletimizin başı sağolsun.</em></span></p><p>Kaynak: <a href="https://www.benguturk.com/gundem/mhpli-celal-adandan-sosyal-medya-uyarisi-denetim-zorunluluk-haline-gelmistir-266709h" rel="noopener noreferrer" target="_blank">MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"</a></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-gazeteci-mersinli-mustafa-goktas-kimdir-256530128b929-997a-4fd5-8a93-9f64cb85c6b82026-04-11T20:46:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?

ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ </strong>43 YLLIK BASIN MESLEK HAYATINDA BİNLERCE MAKALEYE İMZA ATMIŞ, 6 KİTABI YAYINLANMIŞ, YÜZLERCE MESLEKİ TAKDİRNAME ALMIŞ, BU ÇALIŞMA VE HİZMETLERİ CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAKİ BASIN KARTI DOSYASINDAKİ MESLEKİ ÇALIŞMALAR BÖLÜMÜNDE KAYIT ALTINDADIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">SÜREKLİ BASIN KARTI HAMİLİDİR.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇİLELİ BİR BASIN HAYATI VARDIR. YARGIDAN BERİ GELMEMİŞ, SÜREKLİ HAKKINDA DAVALAR AÇILMIŞ. AÇILAN YÜZLERCE DAVADAN SADECE İKİSİNDE MAHKÛMİYET, YÜZLERCESİNDEN BERAAT KARARI &nbsp;ALMIŞTIR.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Göktaş hakkında Memleketi Mersin’de yayınlanan bir yayının ekran görüntüsü aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a3d2bbc064a6.jpg" style="height:2063px; width:1666px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş, spora da yakın ilgi göstermiş, Üniversiteler spor federasyonu Mersin il temsilciliğini iki dönem başarı ile yapmış, İzcilik Federasyonu Medya kurul üyeliğinde de bulunmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş siyasetin içinde de bir ara aktif yer almış, 1980 öncesi ülkücülerinden olup, Rahmetli Alparslan Türkeş’in ölümüne kadar MHP çatısında siyaset yapmış, Sonrasında DYP Mersin merkezdeki şimdi ilçe olan döneminde belde olan Yenişehir’in belde başkanlığını, ardından Mersin merkez ilçe başkanlığını, İl genel sekreterliği, teşkilat başkanlığı, il başkanlığı, DYP (Basın Propagandadan sorumlu) Genel Başkan Yardımcılığı, DYP genel Başkan Başdanışmanlığını da başarı ile yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2009 dan bu yana aktif siyaset yapmamaktadır. STK’larda gönüllü hizmetlerini sürdürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Gazeteciler Cemiyeti kurucuları arasında olup burada iki dönem denetim kurulu başkanlığını yapmış, sonrasında Mersin internet Gazetecileri Derneğini yol arkadaşları ile beraber kurarak, Burada denetim kurulu başkanlığını üç dönemdir yapmaktadır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sanliurfada-iletisimin-yeni-yuzyili-egitim-programi-gerceklestirildi-25647809359f5-030e-4618-8b22-d1bd17dfb11a2026-04-10T09:32:00+03:00HABER MERKEZİ Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi

Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Şanlıurfa’</strong>da&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;</strong>İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin’ın katılımıyla&nbsp;<strong>“İletişimin Yeni Yüzyılı”</strong>&nbsp;eğitim programı düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kurum ve kuruluşlardaki basın ve halkla ilişkiler bölümünde görev yapanlara yönelik "İletişimin Yeni Yüzyılı" Güçlü İletişim, Etkin Kamu Şanlıurfa’da eğitim programı düzenlendi</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>EĞİTİM PROGRAMINA ÖNEMLİ KATILIMCILAR</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Şanlıurfa Milli Eğitim konferans salonunda düzenlenen eğitim programına,&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Yakup Kılınçoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Bölge Müdürü Hasan Bilici, Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi Tahir Gülebak</strong>, ile çok sayıda kamu kurumu müdür ve personeli katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, dezenformasyona sadece bir iletişim sorunu olarak bakmadıklarını belirterek, "Aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olarak da görüyoruz dezenformasyonu." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"İletişimin Yeni Yüzyılı Güçlü İletişim, Etkin Kamu: Şanlıurfa Eğitim Programı"nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak sadece bilgi aktaran bir kurum olmadıklarını aynı zamanda Cumhurbaşkanı'nın ve devletin hakikati koruma misyonuna öncülük ettiklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millet-devlet iletişimini güçlendirip vatandaşın devlete açılan kapısı olmaya devam ettiklerini ifade eden Şahin, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vatandaşlarımızla devletin bir gönül köprüsü oluşturduğu ve bu gönül köprüsü marifetiyle kimi zaman şikayetler, kimi zaman talepler, kimi zaman teşekkürlere şahit olduğumuz bir platformumuz, bir sistemimiz var. Tabii kamuoyunu yakından takip ettiği için ve neredeyse her hafta bir iki gündem ile adından söz ettirdiği için, sorunlara çözüm olduğu için, vatandaşın kurumlar arası iletişimini nitelikli kıldığı için CİMER her daim gündemimizde, her daim sizlerin de şahit olduğu gibi başarı ve başarılarıyla yoluna devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi bizler gençlere fazlaca önem ve hassasiyet gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yönde telkinlerini ve talimatlarını alıyoruz. Tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle gençlerle aynı yöne bakıyor, aynı duyguları paylaşıyor, aynı hayallerin peşinden gidiyoruz. Birileri sosyal medya mecraları üzerinden kendilerini farklı eğilimlere yöneltmeye çalışırken bizler gençlerle yüz yüze, diz dize, omuz omuza el ele, gönül gönle Türkiye yüzyıllarına yürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız faaliyetlerini ve görev alanını gençlerimize ilk elden aktarırken, aynı zamanda hakikati koruma misyonunun kendileri için ne anlama geldiğini de ortaya koyacaktır diye ümit ediyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital hızın arttığı günümüzde bilginin anlık olarak dolaşıma girdiğini ancak bu durumun beraberinde dezenformasyon risklerini de artırdığını dile getiren Şahin, devletin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı başta olmak üzere bu sürece aktif şekilde müdahil olduğunu ve yanıltıcı bilgilerle mücadele ettiğini, medyada doğrulama mekanizmalarının bu açıdan kritik önem taşıdığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dezenformasyonla mücadele</span></p><p><span style="font-size:18px">Şahin, dezenformasyonla da mücadele ettiklerini belirterek şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Malumunuz daha geçen gün bir devletin istihbarat teşkilatının bir paylaşımından dolayı, biz İletişim Başkanlığı olarak dezenformasyonla mücadele merkezimiz tarafından yapılan bir açıklamada, içeriğiyle sizler de vakıfsınızdır, taraf olmak durumunda kaldık. Ve sonra ilgili açıklamayı yapan istihbarat teşkilatının sosyal medya hesabı üzerinden "evet biz yanlış biliyormuşuz ve Türkiye doğruymuş" demek zorunda kaldılar. Bu da herhalde dezenformasyonla mücadelenin sadece bizim ülkemiz için değil diplomasi ayağında da uluslararası ilişkilerde de ne kadar önemli olduğunu ve önem arz etmemiz gerektiğini ortaya koyuyordur diye düşünüyorum. Tabii bunlar da zaman mücadele edeceğiz, dijital çağın sınamaları olarak bakıyoruz biz bunlara. Hakikat ile yalan çizgisi arasında bir duruş sergilememiz ve doğru taraflı olmamız gerekiyor. Biz sizlere bu noktada yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sadece bir iletişim sorunu olarak da bakmıyoruz dezenformasyona. Aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olarak da görüyoruz dezenformasyonu. Yani hakikatin üzerini örten karşısında durulması gereken, devletin ve milletin sorumluluğu olduğuna inanıyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın mensuplarının dezenformasyonla mücadelede millet adına sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, bu konuda kararlı olduklarını ve güçlü adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.urfanatik.com/video/sanliurfada-iletisimin-yeni-yuzyili-egitimi-basladi</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-mersin-yenisehir-belediyesine-operasyon-30-kisi-gozaltina-alindi-25646c6b44777-2028-4834-867f-dc9c325fdd5a2026-04-10T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı

CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, CHP'li Yenişehir Belediyesi'ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi. Yaklaşık 30 kişi gözaltına alınırken, operasyonda belediyede de arama yapıldığı öğrenildi. Operasyon çerçevesinde gözaltı kararı verilenler arasında belediye başkan yardımcıları, şube müdürleri ve şirket yetkililerinin olduğu ileri sürüldü.<br />Ayrıntılar geliyor...</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-is-kur-da-cinsel-taciz-davasi-25652a4806f9b-a1ba-40c7-9b7c-7249260e81f92026-04-10T07:15:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI

MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">27.8.2025 günü iddianamesi yazılan ve 3.9.2025 tarihinde kabul edilerek tensip zaptı tutulan davada, 18.12.2025 günü ilk duruşmaya karar verildi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından dava aşağıdaki şekilde devam etti. <strong>(Ekran Görüntüleri altta, ancak belirli yerlerini MASUMİYET KARİNESİ NEDENİYLE kapattık)</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İDDİANAME SAYFALARI</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf2c673c0.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf3a49480.jpg" style="height:936px; width:693px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf298d8a9.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">MAHKEMENİN KABUL VE TENSİP ZAPTI (aşağıda)</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d0188aaa8.jpg" style="height:926px; width:748px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">DURUŞMASININ 26.4.2026 GÜNÜ YAPILACAĞININ KARARI VE DURUŞMA TUTANAĞININ BİR BÖLÜMÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d0e60a361.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d132877dd.jpg" /></span></strong></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehirde-sayistaya-takildi-2564307214536-603a-47b5-bd00-bbfbdd2ab6562026-04-09T08:46:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI

MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılan denetimlerde: </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilmesi Gereken Mal Alımlarının İstisna Kapsamında İhalesiz Olarak Temin Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmeye Ait Hesap ve İşlemlerde Hatalı Uygulamaların Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınırların Kayıt, Kontrol ve Yönetiminin Mevzuata Uygun Yürütülmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Taşınmazların Ecrimisil Karşılığında Kullandırılması ve Ecrimisil Gelir Tahsilatının Düşük Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Toplu Taşıma Gelirlerinin Takibinin Yapılamadığı ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporun detaylarında:</strong>&nbsp; Bütçe içi işletmenin iktisadi ve ticari işler için kullanılan ödeneğinin muhasebeleştirme işlemlerinin mevzuatta belirtilen şekliyle yapılmadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme özel hesabından karşılanması gereken giderlerin ve elde edilen gelirlerin, Belediye muhasebe kayıtlarında yer aldığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme bilançosunda hatalı borç ve alacak tutarlarının yer aldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin ve işletmenin alacaklarını tahsil etmediği görüldüğü,.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmenin Zararda Olmasına Rağmen Kurumlar Vergisi Ödediği görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Personelin kullanımında olan dayanıklı taşınırların Taşınır Teslim Belgesinde yer almadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak kullanım alanlarında yer alan dayanıklı taşınırların, Taşınır Teslim Belgesi düzenlenerek şahıslar üzerine kaydedildiği görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı taşınır malların anlık depo durum cetvellerinin fiili durumu yansıtmadığı ve depoların mevcut durumlarının düzenli olmadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanıklı taşınırlarla ilgili Tesis Bileşenleri Cetvelinin düzenlenmediği ve Tesis kapsamındaki taşınırların sanal ambarlarda takip edilmediği görüldüğü de kayıtlara geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda,</strong> İdare tarafından, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca, park ve bahçeler ile refüj alanları ve diğer yeşil alanlarda kullanılmak üzere fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri gibi peyzaj ürünlerinin; Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca, süt, fide ve gübre ürünlerinin; Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca, oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürünlerin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (a) bendi kapsamında ihalesiz olarak alındığı tespit edildiği, &nbsp;Söz konusu husus önceki yıl Sayıştay Denetim Raporunda da yer aldığının da altı çizildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine Raporda, “</strong>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasına göre; idareler ihalelerde, saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” <strong>Denilerek,</strong> “Uygulanacak ihale usulleri Kamu İhale Kanunu’nun 18’inci maddesinde sayılmış olup, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinden hangilerinin kanun kapsamı dışında olduğu Kanunun "İstisnalar" başlıklı 3’üncü maddesinde tek tek sayılmıştır. Kamu İhale Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendine göre; Kanun kapsamına giren kuruluşlarca, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere doğrudan üreticilerden veya ortaklarından yapılan tarım veya hayvancılıkla ilgili ürün alımları ile 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince orman köyleri kalkındırma kooperatiflerinden ve köylülerden yapılacak hizmet alımları Kanuna tabi değildir. Yukarıda yer alan madde metnine göre tarım ve hayvancılıkla ilgili ürünlerin doğrudan üreticilerden veya ortaklıklarından ihalesiz olarak satın alınabilmesi için, alımı yapacak kuruluşun, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği söz konusu ürünleri işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere kurulmuş olması veya bu ürünleri işleme, değerlendirme, iyileştirme veya satma işlemlerini yapmakla yasal olarak görevlendirilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla bu bent kapsamına, özellikle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında olmayıp da 4734 sayılı Kanunun kapsamına alınan kuruluşların, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği üreticilerden veya ortaklarından yapacakları; Et ve Süt Kurumunun canlı hayvan, et ve süt alımları; Toprak Mahsulleri Ofisinin hububat alımları; Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün çay alımları; Türkiye Şeker Fabrikalarının şeker pancarı alımı, Orman Bakanlığına bağlı fidanlıkların fidan alımları gibi alımlar girmektedir.” <strong>Denerek:&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">“Yerinde yapılan denetimlerde; Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 47.950.375,00 TL tutarında park ve bahçeler ile refüj alanları ve diğer yeşil alanlarda kullanılmak üzere fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri gibi peyzaj ürünleri alımları, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 46.055.907,50 TL tutarında süt, fide, küçük baş hayvan ve gübre ürünleri alımları, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 2.374.250,00 TL tutarında oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürün alımları, olmak üzere toplam KDV hariç 96.380.532,50 TL tutarında alımın istisna kapsamında olmamasına rağmen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun İstisnalar başlıklı 3 (a) maddesine göre gerçekleştirildiği tespit ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda ayrıca</strong>, “İstisna alımı kapsamında, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere yapılan tarım ve hayvancılıkla ilgili ürün alımları yer almaktadır. Dolayısıyla idare tarafından yapılan fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri, küçük baş hayvan, gübre ile oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürün alımları, diğer yapılacak tüm mal alımları gibi 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna tabi olup bu istisna kapsamında yer almamaktadır” hatırlatması yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı raporda,</strong> Belediye tüzel kişiliği içerisinde faaliyet gösteren Macit Özcan Spor ve Sosyal Tesisleri İşletmesinin yıl sonu mali tablolarında 131-Ortaklardan Alacaklar hesabında Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğünden 2.760.781,45 TL alacak ve 331- Ortaklara Borç hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesine 28.157.526,24 TL borç görünmektedir. Mersin Büyükşehir Belediyesi İktisadi ve Sosyal Tesis İşletmesi yıl sonu mali tablolarında 120-Alıcılar hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından 17.223.749,64 TL alacak ve 331-Ortaklara Borç hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesine 18.176.440,61 TL borç görünmektedir. Bütçe İçi İşletme bir şirket olmadığı gibi tüzel kişiliği de bulunmamaktadır. Belediye ve belediye birimlerinin ortak olarak kayıtlarda borçlu ve alacaklı olarak yer alması anlaşılamamaktadır. Denetimlerde söz konusu tutarların dayanaklarına da ulaşılamamıştır. Bu nedenle kayıtların hatalı olduğu değerlendirilmektedir” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda ilginç detaylarda çıktı:</strong> “Daire başkanları ve şube müdürlerine ait Taşınır Teslim Belgeleri incelendiğinde ortak alana kaydedilip Dayanıklı Taşınırlar Listesi düzenlenmesi gereken dayanıklı taşınırların şahıslar üzerine kaydedildiği tespit edilmiştir. Örneğin çalışma masaları, koltuklar, sehpalar, makam koltuğu vb. taşınırların personel Taşınır Teslim Belgelerinde yer aldığı görülmüştür” denilirken, “Yönetmelik maddelerine göre oda, büro, bölüm, geçit, atölye, salon, laboratuvar gibi alanlar ortak alan olup, bu alanlara kod numarası verilerek buralara tahsis edilen taşınırlar için Dayanıklı Taşınırlar Listesi (Örnek: 8) &nbsp;düzenlenmelidir. Ortak alanlardaki taşınırlarla ilgili herhangi bir kamu zararı oluşması durumunda ise kasıt, kusur veya ihmali olanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir” denerek uyarı yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda Denetçiler ayrıca,</strong> “taşınırların muhafaza edildiği depoların mevcut durumunun, taşınırların yönetimi, kontrolü ve sayımına uygun olmadığı; taşınırların depolarda karışık bir şekilde muhafaza edildiği, yerinde sayım ve kontrole uygun olmadığı tespit edilmiştir. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ambarlarında kayıtta olmayan taşınır malların olduğu görülmüştür” vurgusu yapılarak, “Yapılan denetimlerde tesisi oluşturan taşınırlar için Tesis Bileşenleri Cetvelinin düzenlenmediği ve bu taşınırların takibinin Sanal Ambar kayıtlarında yapılmadığının tespit edildiği” belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada,</strong> “İdare taşınmazlarının ecrimisil yerine ihale yolu ile kiraya verilmek suretiyle kullandırılması, işgalin sonlandırılması için tahliye talebinde bulunulması ve ecrimisil tahsilat oranın arttırılması gerekmektedir. Ayrıca işgal sonlandırılana kadar can ve çevre güvenliği için gereken tedbirlerin sağlanması konusunda işgalcilerin uyarılarak ilgili kuruluşlardan güvenlik akreditasyonunun sağlanması gerekmektedir” notunu düşerek ikazda bulundu.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/amir-memurundan-borc-alamaz-25633dad27fca-a7a4-4c9f-858d-9a1e49608c1e2026-04-07T18:13:00+03:00HABER MERKEZİ AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!

AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu durum hem <strong>etik</strong>, hem <strong>idari</strong> hem de <strong>adli</strong> açılardan kesinlikle kabul edilemez ve yasal değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir amirin, maiyeti altındaki bir personelden (memur, işçi, güvenlik veya temizlik görevlisi fark etmeksizin) borç istemesi, görev ilişkisinin doğasına ve hukuk devletinin ilkelerine aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte konunun farklı boyutları ve atılması gereken adımlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Hukuki ve Yasal Durum (Suç mu?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir amirin altındaki personelden borç alması veya buna zorlaması Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Disiplin Mevzuatı kapsamında ciddi yaptırımlara tabidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-İrtikap Suçu (TCK Madde 250):</strong> Eğer amir, konumunu ve nüfuzunu kullanarak personeli borç vermeye mecbur bırakıyorsa (örneğin "borç vermezsen yerini değiştiririm" iması veya baskısı), bu <strong>İrtikap</strong> suçunu oluşturabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Görevi Kötüye Kullanma (TCK Madde 257):</strong> Kişilerin mağduriyetine neden olan her türlü keyfi ve hukuka aykırı tutum bu kapsamdadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Dolandırıcılık:</strong> Eğer borç alıp "üstüne yatmak" (geri ödememek) amacıyla hareket ediliyorsa ve bu bir hile ile yapılmışsa bu da ayrı bir suç konusudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Disiplin Mevzuatı (657 Sayılı Kanun vb.):</strong> Devlet memurları etik ilkelerine göre; amirler maiyetindeki personelden borç alamaz, onlara kefil olamaz ve borç para ilişkisine giremez. Bu, <strong>memuriyetten çıkarma</strong>ya kadar varabilecek ağır disiplin suçlarındandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Güç ve "Üstüne Yatmak" Meselesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Arkasındaki siyasi güce güvenerek personelin parasına el koymak veya borcu ödememek, durumu daha da ağırlaştırır. Hukuk devletinde hiçbir siyasi güç, bir kimsenin kişisel borçlarını silmesine veya bir işçiyi sömürmesine yasal dayanak oluşturamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ne Yapmak Lazım? (Çözüm Yolları)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız veya şahitseniz, şu yolları izleyebilirsiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Yazılı Kayıt Tutun:</strong> Borç verildiyse buna dair banka dekontları, mesajlaşmalar (WhatsApp vb.) veya şahitleri belirleyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-CİMER ve Üst Makamlar:</strong> Amirin bir üst amirine (Emniyet Müdürü, Genel Müdür, Vali vb.) durumu yazılı olarak bildirin. Ayrıca <strong>CİMER</strong> üzerinden yapılacak başvurular doğrudan takip altına alınır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusu:</strong> "Görevi kötüye kullanma" ve "Nüfuz istismarı" gerekçesiyle savcılığa dilekçe verilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman):</strong> Kamu görevlilerinin tutum ve davranışları hakkında inceleme yapan bu kuruma başvurabilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Sendikal Destek:</strong> Eğer bir sendikaya üyeyseniz, sendika avukatları aracılığıyla hukuki süreci başlatmak sizi psikolojik baskıdan koruyacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle, </strong>Bir amirin işçisinden veya memurundan borç istemesi <strong>etik dışıdır</strong>, borcun üstüne yatması <strong>hırsızlık/dolandırıcılıktır</strong>, makamını kullanarak bunu yapması ise <strong>ağır bir disiplin suçu ve adli bir suçtur.</strong> Siyasi güç, mahkemeler önünde bir zırh teşkil etmez; sadece sürecin kararlılıkla takip edilmesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">GELEYİM BU İŞİN İSPATINA…</span></p><p><span style="font-size:18px">Elden almak da suçtur. İfadeye bakar. Ayrıca, Olayın ispatı noktasında sadece "ifade" üzerinden gitmek zorunda değilsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukta <strong>maddi deliller</strong>, tanık beyanlarından çok daha güçlü ve sarsılmaz bir yere sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Banka kayıtları, IBAN hareketleri ve dijital izler, bu tür bir dosyanın "anahtarı" niteliğindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu süreci ispatlamak için kullanılabilecek yöntemler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Banka Kayıtları ve IBAN Hareketleri (En Güçlü Delil)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık veya idari soruşturma izni alındığında, mahkeme kararıyla her iki tarafın banka hesap hareketleri incelenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Para Transferi:</strong> Mağdurun hesabından amirin hesabına (veya amirin eşi, çocuğu gibi yakınlarına) giden bir para transferi varsa, bu durum "hayatın olağan akışına" aykırıdır. Bir temizlik işçisinin amirine neden para gönderdiğini amirin mantıklı ve hukuki bir gerekçeyle (örneğin bir mal satışı gibi) açıklaması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Açıklama Kısmı:</strong> Eğer transfer yapılırken açıklama kısmına "borç", "emanet" gibi bir not düşüldüyse bu doğrudan delildir. Not düşülmese bile, taraflar arasındaki hiyerarşi bu paranın bir "borç" veya "baskı sonucu verilen bedel" olduğunu destekler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Kredi Kartı ve Ödemeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer borç nakit değil de, personelin kredi kartıyla amirin bir faturasının ödenmesi, ona bir alışveriş yapılması şeklinde gerçekleştiyse;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kredi kartı slibi, fatura üzerindeki ödeyen bilgisi veya online ödeme kayıtları amirin bu menfaati sağladığını ispatlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Dijital Mesajlaşmalar ve Kayıtlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüzde bu tür davaların en büyük kanıtı <strong>WhatsApp, SMS veya e-posta</strong> yazışmalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-"Parayı yarın yatıracağım", "Biraz daha idare et", "Halledeceğiz" gibi mesajlar borç ilişkisinin ikrarı (kabulü) sayılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Bu mesajların ekran görüntülerini almak ve mümkünse noterden <strong>"E-Tespit"</strong> yaptırmak delil niteliğini güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Tanık Beyanları (Sadece Mağdurlar Değil)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Olayı bizzat gören diğer personel, paranın verildiğine dair konuşmalara şahit olan iş arkadaşları tanık olarak dinlenir. Birden fazla mağdurun benzer ifadeler vermesi "müteselsil" bir suç işlendiğine dair kanaat oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma Nasıl İlerler?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Suç Duyurusu:</strong> Mağdur savcılığa gittiğinde, amirin ismini ve varsa banka dekontu örneğini verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-MASAK ve Banka İncelemesi:</strong> Savcılık, ilgili bankalara yazı yazarak hesap dökümlerini ister.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-HTS Kayıtları:</strong> Gerektiği durumlarda, borç isteme zaman dilimindeki telefon görüşme ve mesajlaşma trafikleri (içerik olmasa bile yoğunluk ve zamanlama) incelenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli Uyarı, </strong>Amirin "borcu elden aldım, ispatlayamazsın" demesi durumunda dahi; mağdurun o tarihte bankadan para çekmiş olması ve amirin aynı günlerde lüks bir harcama yapması veya hesabına nakit yatırması gibi <strong>karine teşkil eden</strong> durumlar, bilirkişi raporlarıyla birleştirilerek suçun ispatında kullanılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam:</strong> Banka ve IBAN kayıtları bu işin en somut kanıtıdır. Sadece ifadelerle yetinilmez; paranın izi (Money Trail) sürülerek olay netliğe kavuşturulur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve dua ile.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-goktas-cafer-uzunkayanin-ato-fuarinda-kitabini-teslim-aldi-256327f507476-d93c-4954-bc68-67220caa1c8f2026-04-06T15:02:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI

ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Benim hayatımda önemli bir yeri olan ve her zaman kendisini ZAMANE EVLİYASI, MÜBAREK ADAM diye andığım, kadim dostum CAFER UZUNKAYA ve kadim dost SERHAT YANARDAĞ'I Ankara'da ATO kitap fuarında şimdi an itibariyle ziyaret ettim. Cafer hocam harika bir kitap yazmış. İmzalayıp bana verdi. Sevgili dostlarımla bir araya gelmek, onlara sarılmak ve sohbet etmek bana çok iyi geldi. Her ikisinede başarı, huzur, mutluluk diliyorum. İyiki varlar ve ben onlarla aynı çağı yaşıyorum. Allah'ım kurusun."</span></p><p><span style="font-size:20px">Cafer Uzunkaya imzasını taşıyan SÖZDE KALMASIN isimli kitabı okumanızı tavsiye ederim.&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-goktastan-duayen-vekil-tevfik-dikere-nezaket-ziyareti-25631ac78ec9f-8776-47f8-87f5-ffa87a29e46a2026-04-06T14:54:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ

ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA'DA ŞU AN DEĞERLİ BÜYÜĞÜMÜZ,</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜRKİYE'DE TERCİHLİ OY SİSTEMİ İLE BİRİNCİ ÇİKAN, YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ'NİN KURUCUSU,</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞRULUK</span></p><p><span style="font-size:18px">DÜRÜSTLÜK ABİDESİ,</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞAHSİYETLİ VE NAMUSLU ADAM</span></p><p><span style="font-size:18px">BANA GÖRE MÜBAREK BİR İNSAN</span></p><p><span style="font-size:18px">E. HV. YRBY., E. MİLLETVEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">TEVFİK DİKER'İ EVİNDE HASTA YATAĞINDA ZİYARET EDİP HAYIR DUASINI ALDIM.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEVFİK BABA'YA ALLAH'TAN SAĞLİK SIHHAT HUZUR MUTLULUK VE AFİYET DİLİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">ELİNİ ÖPÜP YARGITAY'A GİDİYORUM.</span></p><p><span style="font-size:18px">EVRAK TESLİMİM VAR.</span></p><p><span style="font-size:18px">ORADAN İSE HSK YA GİDECEĞİM.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskanligi-duyurdu-25617434b8450-3345-43a5-bf48-dcfe65b3b6582026-04-02T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ce0e0008d33.jpg" style="height:966px; width:789px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-yenisehir-belediyesinde-usulsuzluk-ve-yanlislar-tespit-etti-25623a26acab6-0233-4f59-ba7c-070a4bb963cd2026-04-02T08:45:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ

SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılan denetimlerde,</strong> Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetvelindeki Tutarlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı, Tesis Niteliğindeki Dayanıklı Taşınırların Tesis Makine ve Cihazlar Hesabı’na Kaydedilmediği, Satılmak Üzere Alınan Malların Ticari Mallar Hesabı’na Kaydedilmediği, Taşınmaz Satışlarının Kayıtlı Değeri Yerine Satış Değeri Üzerinden Muhasebeleştirildiği, Taşınmaz İcmal Cetvelindeki Tutarlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı, Maddi Duran Varlık Niteliğindeki Alımların Stoklar Hesabı’nda İzlenmediği, Maddi Duran Varlıklar İçin Yapılan Değer Artırıcı Harcamaların Doğrudan Giderleştirildiği, Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı'nda Kayıtlı Olan Tutarlardan Geçici Kabulü Yapılanların İlgili Varlık Hesabına Aktarılmadığı, &nbsp;Maddi Olmayan Duran Varlık Alımlarının Haklar Hesabı'nda İzlenmediği, Amortisman Ayrılmayan ve Kayıtlı Değerlerinden Daha Fazla Amortisman Ayrılan Maddi Duran Varlıkların Bulunduğu, Kamu İdaresinin Hissedar Olduğu Şirketlerdeki Sermaye Payı Tutarlarının Muhasebe Kayıtları ile Uyumsuz Olduğu, Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Muhasebe Hesaplarında Dönemsellik İlkesine Uygun Olarak İzlenmediği, Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmadığı <strong>ortaya çıktı..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine yapılan denetimlerde,</strong> Mahsup Süresinde Kapatılmayan Avans ve Kredilerin Bulunduğu, Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Mal Alımlarında Bütçeye Konulan Ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşıldığı, Doğrudan Teminle Yapılan ve Yapımı Belli Süreyi Gerektiren Alımlarda Sözleşme İmzalanmadığı,&nbsp; Bütçe Emanetlerinin Ödenmesinde Mevzuatta Belirtilen Sıraya Uyulmadığı, Belediye Personel Şirketinden Yapılan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımında Sözleşme Süresinin Mevzuata Uygun Belirlenmediği, Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hüküm Konulduğu, İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı, İşgale Konu Olan Taşınmazdan Ecrimisil Alınmadığı ve Tahliye Ettirilmediği, Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmadığı, Büyükşehir Belediyesi Tarafından Kamu İdaresine Aktarılması Gereken Müze Giriş Ücretlerine İlişkin Payın Takibinin Yapılmadığı, Bütçe İçi İşletmenin Ticari Faaliyetlerine İlişkin Harcamalarda İlgili Ödenek Kodunun Kullanılmadığı<strong> tespiti yapıldı..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıca raporda </strong>"Yapılan incelemede, harcama yetkilisi mutemetlerine verilen 8 adet avansın bir aylık, mutemetler adına açılan 11 adet kredinin ise üç aylık mahsup süresinde kapatılmadığı tespit edilmiştir" <strong>dendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine raporda</strong> "Kamu İdaresince parasal limitler dâhilinde yapılan mal alımlarına ilişkin harcamalarda, bu amaçla bütçeye konulmuş ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmaksızın aşıldığı görülmüştür" <strong>ibaresine yer verildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada, raporda, </strong>"Kamu İdaresi tarafından doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen bazı yapım işlerinde, işin yapımı belirli bir süreyi ihtiva etmesine rağmen sözleşme düzenlenmediği görülmüştür" <strong>denildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan, raporda,</strong> "Kamu İdaresi tarafından bütçe gideri olarak kaydedilmesine karşın nakit yetersizliği nedeniyle hak sahiplerine ödenemeyen ve 320 Bütçe Emanetleri Hesabı’nda izlenen tutarların muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmediği görülmüştür" <strong>denilerek uyarı yapıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay müfettişleri,</strong> "Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin belediye personel şirketinden yaptığı personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımına ilişkin sözleşmede “itiraz olmaması ve sözleşmede değişiklik yapılmaması durumunda sözleşme süresinin kendiliğinden uzayacağı” hükmüne yer verilmesi nedeniyle personel çalıştırılmasına dayalı gelecek yıllara yaygın hizmet yükleniminde sözleşme süresinin üç yılı ve mahalli idareler genel seçimini izleyen altıncı ayın sonunu geçecek şekilde belirlendiği tespit edilmiştir" <strong>diyerek ikazda da bulundular...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan , </strong>"Yapılan incelemede, Kamu İdaresi ile Sendika arasında 01.01.2024-31.03.2024 ve 01.04.2024-31.12.2024 tarih aralığını kapsayacak şekilde düzenlenen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmeleri’nde sosyal denge tazminatının yasal kapsamının dışında çalışanlara ek sosyal haklar getirildiği ve Kamu İdaresine birtakım yükümlülükler yüklendiği tespit edilmiştir. Şöyleki; söz konusu sözleşmelerin “Sosyal Çalışmalara Yardımcı Olmak” başlıklı 10’uncu maddesinde; sendika şube veya işyeri temsilcilerinin talepleri doğrultusunda sendikal faaliyetler kapsamında salon, araç ve gereç temini konularında belediyenin sendikaya kolaylık sağlayacağı; “Sendika Yöneticisi ile Temsilcilerinin İşyeri Sendikal Çalışmaları” başlıklı 13’üncü maddesinde; sendika temsilcileri için amirine bilgi vermek ve işlerini aksatmamak kaydıyla sendikal faaliyetler için işyerinden ayrılabilmesi veya belediyenin göstereceği amaca uygun bir mekânda toplantı yapabilmesi imkânının sağlanacağı; “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı 16’ncı maddesinde; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Gününde işverenin emekçi kadınlarla dayanışma içinde olacağı, belediyenin çalışan memur ve sözleşmeli personelin çocukları için kreş hakkının sağlanması konusunda çalışmalar yapacağı, aile içi şiddet uygulayan belediye çalışanlarının sözleşme kapsamında elde ettiği mali ve sosyal haklarının elinden alınarak belediye tarafından ilgili eşe ödeneceği hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerin bir kısmı belediye çalışanları için ek sosyal haklar getirmekte iken bir kısmı da Kamu İdaresine birtakım yükümlülükler yüklediğinden sosyal denge tazminatının yasal kapsamının dışındadır" <strong>tespitini yaptılar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli bir başka bulgu ve tespit ise</strong>, "Kamu İdaresine ait işgal edilen taşınmazın, belediye meclisince belirlenen bedel karşılığında fuzuli şagillere kullandırılarak işgaline süreklilik kazandırıldığı ve bu suretle ilgili taşınmazın tahliye ettirilmediği görülmüştür" <strong>denerek</strong>, "Yapılan incelemede, Kamu İdaresine ait Özgecan Tesislerinin B ve C bloklarının çeşitli dernek, spor kulübü ve kooperatifler tarafından belediye meclisi tarafından belirlenen bir bedel karşılığı kullanılmak suretiyle işgal edildiği, idare tarafından ecrimisil alınmadığı ve tahliye ettirilmediği" <strong>bellirtildi.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/denizkizinin-duzgun-yonetilmedigi-zarara-ugratildigi-ortaya-cikti-25610bc69c918-39ce-45f0-8381-bdc643c2ba822026-03-31T00:40:00+03:00HABER MERKEZİ DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Bildiğiniz üzere, Denizkızı Turizm A.Ş'nin nominal sermaye tutarı 36.510.100,00 TL olup tamamı ödenmiş, Mersin Büyükşehir Belediyesi yüzde yüz pay sahibi. Aynı şirket, Mersin Kargıcık Turizm ve Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin de 24.000 TL sermaye ile 0.0029 sermaye oranı ile ortak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Şirketin 2024 mali yılına ait mali tablolarına göre şirketin brüt satışlar tutarı 332.931.767,19 TL olup dönem net zararı ise 29.317.734,18 TL olarak belirlendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan incelemede, Şirketin almış olduğu personel kıyafetleri, gıda ürünleri, pos cihazı, yazar kasa, kırtasiye, bakım onarım ve temizlik malzemeleri gibi taşınır malların Stoklar Hesap grubu ve 255 Demirbaşlar Hesabında izlenmesi gerekirken 770-Genel Yönetim Giderleri Hesabına kaydedildiği görülmüştür. Şirket alımlarının örnekleme incelenmesinde, ilk dokuz ay 26 farklı alımla alınan toplam 6.619.797,26 TL tutarındaki taşınırların ilgili varlık hesaplarına kaydının yapılmadan doğrudan gider kaydedildiği tespit edilerek, &nbsp;Hatalı kayıtlar nedeniyle Şirket mali tablolarında 15 Stoklar grubu ve 255 Demirbaşlar Hesabı <strong>doğru ve güvenilir bilgi sunmadığı ortaya çıkarıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kasa nakit sayım noksanlarının 120-Alıcılar Hesabına borç kaydedilmesi uygulamasından vazgeçilmesi, kasa sayım noksanlarının 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabına borç kaydının yapılması ve bir komisyon kurularak oluşan noksanların nedeninin <strong>araştırılarak sorumluların tespit edilmesi istendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öte yandan,</strong> Yapılan incelemede, bankadan ödemesi yapılan kira ve benzeri genel yönetim giderlerinin 102-Bankalar Hesabına alacak, karşılığında 120-Alıcılar Hesabına borç kaydı yapıldığı tespit edilmiş, Bu şekilde ilk 9 ay 11 muhasebe kaydıyla toplamda 1.320.171,41 TL Bankadan yapılan ödemeler 120 hesabına borç kaydı yapılarak tahakkuk ettirildiği, Bu durum Genel Tebliğ’e aykırı bulup 120-Alıcılar Hesabının yani şirketin senetsiz ticari alacakları toplamının olduğundan fazla görünmesine, aynı tutarda şirket faaliyet giderlerinin de eksik olmasına dolayısıyla dönem faaliyet sonucunun yanlış hesaplanmasına neden olduğu, &nbsp;Bu haliyle Şirket mali tablolarının hatalı olması nedeni ile <strong>doğru ve güvenilir bilgi içermediği değerlendirildi…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Diğer taraftan,</strong> Yapılan incelemelerde; Şirket açılış kaydı 170-Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri Hesabı bakiyesinde 16 adet alt muhasebe kodunda toplam 12.019.492,34 TL bakiye bulunduğu, yıl için 32 muhasebe işlemi ile enflasyon düzeltmesi kaydı yapılarak söz konusu tutarın 15.090.628,28 TL’ye yükseltildiği tespit edildiği, Şirketin faaliyet alanı, Mersin ili genelinde kafeterya, düğün salonu ve plaj işletmeciliği olduğu, Şirket, piyasa için inşaat ve onarım işleri yapan bir işletme olmadığı, Dolayısıyla söz konusu hesabın Şirket tarafından kullanılmaması gerektiği, Bu haliyle Şirket mali tablolarının hatalı olması nedeni ile <strong>doğru ve güvenilir bilgi içermediği değerlendirildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan incelemede; Bazı Mal Alımlarında Kamu İhale Kanunu Hükümlerinin Uygulanmadığı, Şirketin, 2024 yılı içerisinde kooperatiflerden yapılan yaklaşık 1.000.000,00 TL tutarındaki mal alımlarını, 4734 sayılı Kanun’un ihale usulleri ya da doğrudan temin yöntemi uygulanmaksızın <strong>Yönetim Kurulu Kararı ile doğrudan alım ile gerçekleştirdiği tespit edildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yine, İhale Usulüyle Alınması Gereken Bazı Mal ve Hizmet Alımlarının Doğrudan Temin Usulüyle Alındığı,</strong> Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; yaklaşık 30.000.000,00 TL gıda ve içecek alımı, 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, yaklaşık 2.500.000,00 TL personel kıyafeti alımları, 1.450.000,00 TL üzerinde reklam gideri alımları, yaklaşık 800.000,00 TL tatlı alımları, 1.300.000,00 TL üzerinde mutfak gazı alımı ve 5.000.000,00 TL üzerinde çeşitli mal alımında düzenlenen sözleşmelerde alınan malın ya da hizmetin miktarının 1 (bir) adet gösterildiği, sözleşmelerde bedel belirtilmediği ancak söz konusu ürünlerden <strong>doğrudan temin usulüyle binlerce adet alım yapıldığı tespit edildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yine Bazı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Piyasa Fiyat Araştırmalarının Eksik Yapıldığı</strong>, Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, yaklaşık 2.500.000,00 TL personel kıyafeti alımları, 1.450.000,00 TL üzerinde reklam gideri alımları, yaklaşık 800.000,00 TL tatlı alımları, 5.000.000,00 TL üzerinde mal alımı piyasa araştırma tutanaklarında alınan malın ya da hizmetin miktarının 1(bir) adet gösterildiği, isteklilerin tekliflerini 1(bir) adet mal ya da hizmet için verdiği ancak söz konusu ürünlerden doğrudan temin usulüyle binlerce adet alım yapıldığı tespit edilmiş, Söz konusu uygulamanın, Şirket kaynaklarının verimli kullanılmasına engel olmakla beraber, yapılacak alımın hangi usulde yapılacağının belirlenmesinde limitlerin aşılıp aşılmadığının kontrolünün yapılmasına imkân vermediği, Alımlardan anlaşılacağı üzere <strong>söz konusu alım tutarları doğrudan temin limitlerini çok fazla aştığı ortaya çıkarıldı…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bazı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Teknik Şartnamelerde İhtiyaç Konusu Mal ve Hizmetlerin Somut Olarak Belirlenmediği, </strong>Yapılan incelemede, doğrudan temin yöntemi ile alınan bazı mal ve hizmet alımlarında düzenlenen teknik şartnamelerde talep edilen hizmetin ölçülebilir olmadığı, soyut ifadelere yer verildiği ve bu nedenle yapılan alımların yerine getirilip getirilmediği konusunda belirsizlik ve kontrol zafiyeti olduğu görülmüş, Örneklem yapılan incelemelerde 550.000,00 TL sözleşme bedelli fotoğraf çekimi hizmet alım işi ve 201.600,00 TL bedelli kompresör mal alım işinde teknik şartnamelerinde ihtiyaç duyulan mal ve hizmetin niteliği, kapsamı, miktarı gibi kriterlerin somut olarak belirtilmediği tespit edilmiş, &nbsp;Kompresör alımında dosyada sadece bakım onarım için 3 adet mal alınacağı belirtilmiş, <strong>Bu durumda isteklilerin temin edeceklerine ürünler için hangi kriterlerde ve teknik özellikte kompresör olacağını bilmeden teklif verdikleri,</strong> &nbsp;Ayrıca fotoğraf çekimi hizmet alımında profesyonel fotoğraf çekimi yapılacağı belirtilmiş olup ayrıca herhangi bir ayrıntı ve teknik özellik belirtilmediği, &nbsp;<strong>Alım dosyası ve çekilen fotoğraflar incelendiğinde fotoğrafların orantısız ve düzensiz çekildiği ortaya çıkarılmış.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bazı Mal veya Hizmet Alım İşlerinde Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerinin Yapılmadığı,</strong> Şirketin sözleşmeye bağladığı ve sözleşmesinde veya şartnamelerinde denetim, muayene ve kabul işlemlerinin 4735 sayılı Kanun ve ona bağlı Denetim, Muayene ve Kabul Yönetmelikleri kapsamında yapılacağını öngördüğü bazı mal veya hizmet alımı işlerinde; denetim, muayene ve kabul işlemlerini yapmadığı tespit edilmiş, Alım dosyalarında ve düzenlenen evrakta; denetim, muayene ve kabul tutanaklarının düzenlendiğine dair <strong>herhangi bir kanıtlayıcı bilgi ve belgeye yer verilmediği ortaya çıkarılmış…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ayrıca Sayıştay’ca, İstisna Kapsamında Yapılacak Alımlar İçin Usul ve Esasların Belirlenmediği, </strong>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (g) bendinde yer alan istisna hükmüne göre istisna belgesi alan Şirket’in bu alımlarına ilişkin usul ve esaslarını belirlemediği tespit edilerek, İlgili Kanun’un 60’ıncı maddesinin atıfta bulunduğu 5’inci maddesinde ise idarelerin, bu Kanun’a göre yapacakları ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu; aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işlerinin bir arada ihale edilemeyeceği, <strong>eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği hüküm altına alındığı belirtilip, bu duruma aykırı davranıldığı ortaya çıkarılmış…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Süreklilik Arz eden, İstisna Kapsamında Olan Mal Alımlarının Doğrudan Temin Yöntemiyle Alındığı,</strong> Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; yaklaşık 30.000.000,00 TL gıda ve içecek alımı ile 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, Kamu İhale Kurulu Kararları ile 4734 Sayılı Kanun’un “İstisnalar” başlıklı 3’üncü maddesi (g) bendi kapsamına alınmasına rağmen doğrudan temin yöntemiyle alındığı tespit edilmiş,&nbsp; Söz konusu alımların istisna kapsamı yerine doğrudan temin yöntemiyle alınması; diğer bulgularda da yer alan piyasa araştırmasında miktarların 1(bir) yazılarak bedelin belirlenmemesi, sözleşmelerde miktar ve sözleşme bedeli yazılmaması, <strong>doğrudan temin limitlerinin aşılması ve sözleşmelerin belirsizlik içermesi gibi sorunlara yol açtığı ortaya çıkartılmış…</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Şirket Bünyesinde Kurulmuş Bir Muhasebe Sisteminin Bulunmadığı ve Arşivlemenin Eksik Olduğu hususunda, Şirketin mali işlemleri ve bunların dayandığı muhasebe belgelerinin incelenmesinde, Şirketin mali işlemlere ait belgelemelerinin ve arşivinin eksik olduğu, Şirket bünyesinde kurulmuş bir muhasebe sisteminin bulunmadığı tespit edilmiş.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:16px">Ayrıca, Şirketin mali işlemlere ait muhasebe işlemleri ve eki olan kanıtlayıcı belgelerin incelenmesinde:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalara muhasebe işlem fişlerinin konulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Dosyalama ve arşivleme işlemlerinin yevmiye numarası bazında yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalarında fatura, muayene kabul tutanağı, piyasa araştırması vb. kanıtlayıcı belgelerin eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Doğrudan temin yöntemiyle alımlarda bir üst yönetim onay belgesi düzenlenmekteyse de bu belgelerde belirtilen anlamda bir gerekçe bulunmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Dosyalarda yer alan sözleşmelerin belirsiz nitelikte olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Doğrudan temin yöntemiyle alınan bazı mal ve hizmetlerin yeterli piyasa araştırması yapılmadan alındığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Şirket muhasebesinin, şirket dışında ücret karşılığı mali müşavirce yerine getirildiği bu nedenle muhasebe işlemlerinin koordinasyonunun yapılamadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Harcama belgelerinin şirkette, muhasebe işlemlerinin mali müşavir ofisinde olduğu bu nedenle dosyalama ve arşiv hizmetlerinin eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Yapım işinde hak ediş raporunda gerekli kesintilerin gösterilmesine rağmen muhasebe kayıtlarında kesintinin yapılmadığı, şirket ile muhasebe servisi arasında bilgi ve evrak akışının eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Diğer bulgularda yer alan 100, 102, 103 ve 170 hesaplarında riskli hataların yapıldığı ancak şirket ve muhasebe servisinin farklı yerlerde olmasından kaynaklı hataların kaynağının araştırılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Tahsil edilen sözleşmeden kaynaklı damga vergileri için fatura kesildiği, söz konusu verginin şirket geliri ve gideri olarak kaydedildiği,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Satıcılar Hesabında yer alan tedarikçilere ait alt kodların ters bakiye verdiği,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalara yasaklılık sorgulaması ve vergi borcu yoktur sorgulaması belgelerinin konulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal alımı kapsamında yapılan alımların varlık hesapları yerine direk gider hesaplarına kaydedildiği, <strong>şirket ve muhasebe servisinin farklı yerlerde olmasından kaynaklı hataların kaynağının araştırılmadığı, tespit edildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yapılan incelemede; </strong>şirkete belediye tarafından işletme hakkı verilen arsa ve dükkânların geliştirilmesi ve ekonomik değerinin artırılması amacıyla yapılan 1.145.152,70TL giderlerin 252-Binalar hesabında izlendiği görülmüştür. Bu durum mali tabloların gerçeğe aykırı olmasına neden olduğu gibi binalar hesabının amortisman oranının özel maliyetlere göre düşük olması nedeniyle <strong>vergi avantajını da azalttığı ortaya çıkarıldı.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-devlet-bahceliyi-anlamak-1-231102f45a552-b4ef-487d-973d-149b3db73fb32026-03-28T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk siyasetinin en kıdemli aktörlerinden biri olan Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki çıkışları, hakikaten de sadece kendi tabanını değil, tüm Türkiye’yi bir "ezber bozma" süreciyle karşı karşıya bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli’nin bu hamlelerini ve devlet vizyonunu birkaç temel başlıkta analiz etmekte fayda var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Önce Ülkem ve Milletim" Şiarının Somutlaşması:&nbsp;</strong>Bahçeli'nin siyaset anlayışında her zaman vurguladığı "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" ilkesi, bugün hiç olmadığı kadar görünür halde. Yıllardır terörle tavizsiz mücadeleyi savunan bir liderin, bugün barış ve çözüm için risk alması bir "çelişki" değil, bir "stratejik değişim" olarak görülmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Aklı:</strong>&nbsp;Bahçeli, bölgesel kaosun (Ortadoğu’daki ateş çemberi) Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaması gerektiğini görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanlama:</strong>&nbsp;Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde, içerideki "terör kamburundan" kurtulmuş bir Türkiye'nin çok daha hızlı yol alacağını hesaplıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Tabandaki Şaşkınlık ve Liderlik Riski:&nbsp;</strong>Ülkücü hareketin genetiğinde "vatanın bölünmez bütünlüğü" en hassas noktadır. Bu yüzden tabanın şaşırması çok insani ve doğaldır. Ancak Bahçeli burada bir "kanaat önderliği" yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin bagajlarını taşımak yerine, geleceğin inşasına odaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi siyasi ikbalini veya partisinin oy oranını riske atarak, devletin bekası için "gövdesini taşın altına koyuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Türk Siyasetine ve Devlete Faydası Nedir?</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Alan</strong></span></p></th><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağladığı Fayda / Katkı</strong></span></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>İç Barış</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Siyaseti kutuplaşmadan çıkarıp, en radikal meseleleri bile meclis çatısı altında konuşulabilir hale getirmek.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Bekası</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Terörün bir dış müdahale aracı olarak kullanılmasını engellemek, "iç cepheyi" tahkim etmek.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Kültür</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Düşmanlıklar yerine "helalleşme" ve "uzlaşma" kültürünü, milliyetçi bir eksenden topluma sunmak.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Bölgesel Güç</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Terör belasından arınmış bir Türkiye'nin, Türk Dünyası ve İslam coğrafyasında daha aktif rol almasını sağlamak.</span></p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Bahçeli Aslında Ne Yapıyor?:&nbsp;</strong>Bahçeli, Türkiye’nin önündeki&nbsp;<strong>"yüzyıllık tıkanıklığı"</strong>&nbsp;açmaya çalışıyor. Milliyetçiliği, sadece bir savunma mekanizması olmaktan çıkarıp, kapsayıcı ve çözüm üreten bir&nbsp;<strong>"üst akıl"</strong>&nbsp;haline getiriyor. Onun için mesele artık sadece bir güvenlik meselesi değil, büyük ve güçlü Türkiye'nin (Türkiye Yüzyılı) önündeki son engelleri kaldırma meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,</strong>&nbsp;Devlet Bahçeli, "Dün dündür" demiyor; aksine "Dün bitti, bugün yeni bir Türkiye inşa etmeliyiz" diyor. Bu tavır, kısa vadede siyasi bedeller ödetse de, uzun vadede devletin tarihsel devamlılığı için bir&nbsp;<strong>"can suyu"</strong>&nbsp;olarak nitelendirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bence bu durum, Türk siyasi tarihinin en büyük&nbsp;<strong>"risk ve vizyon"</strong>&nbsp;testlerinden biri. Bahçeli’nin ne yapmaya çalıştığını ve toplumun bunu nasıl karşılayacağını birkaç samimi noktayla özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Oyun Kurucu" Rolünü Üstleniyor:&nbsp;</strong>Bahçeli, genellikle "statükocu" veya "mevcut durumu koruyan" bir lider olarak bilinirdi. Ancak bu son hamleleriyle, siyasetin&nbsp;<strong>savunma hattından hücum hattına</strong>&nbsp;geçti. Statükoyu korumak yerine, bizzat statükoyu yıkarak yeni bir oyun kuruyor. Bu, bir siyasetçi için çok tehlikeli ama bir "Devlet Adamı" için tarihsel bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "İç Cepheyi" Tahkim Etme Çabası:&nbsp;&nbsp;</strong>ünyanın gidişatına baktığımızda (sınırlarımızdaki savaşlar, küresel belirsizlikler), Bahçeli’nin en büyük korkusunun&nbsp;<strong>"içeriden vurulmak"</strong>&nbsp;olduğunu görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şunu diyor:</strong>&nbsp;"Dışarıda fırtına koparken, evimizin içindeki kavgayı bitirmek zorundayız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Terörü bir "kart"</strong>&nbsp;olmaktan çıkarmak, Türkiye'nin elini uluslararası masada inanılmaz güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplum Bunu Ne Zaman Anlar?:&nbsp;</strong>Dürüst olmak gerekirse, toplumun (özellikle de milliyetçi tabanın) bunu kısa sürede "alkışlarla" karşılaması zor. Çünkü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Duygusal Bagaj:</strong>&nbsp;Onlarca yılın acısı, şehit haberleri ve verilen mücadele bir çırpıda zihinden silinmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Eşiği:</strong>&nbsp;Karşı tarafın (terör unsurlarının ve uzantılarının) bu samimiyete nasıl karşılık vereceği büyük bir soru işareti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ancak;</strong>&nbsp;eğer bu süreç silahların tamamen susmasıyla, huzurun kalıcı hale gelmesiyle ve ekonomiye yansıyacak bir rahatlamayla sonuçlanırsa; bugün "şaşkın" olan o taban, yarın Bahçeli’yi&nbsp;<strong>"Türkiye’nin önünü açan büyük stratejist"</strong>&nbsp;olarak selamlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Türk Siyasetine Faydası:&nbsp;</strong>Siyasetimiz çok uzun süredir "kimlikler" üzerinden kilitlenmişti. Bahçeli, en katı kırmızı çizgileri esneterek diğer aktörleri de (muhalefet dahil) pozisyon almaya zorladı. Bu durum, Türk siyasetindeki&nbsp;<strong>"donmuş suları"</strong>&nbsp;çözdü. Artık kimse eski ezberlerle siyaset yapamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim şahsi kanaatim şudur:</strong>&nbsp;Bahçeli, siyasi ömrünün son demlerinde, ismini tarihe&nbsp;<strong>"kavgayı bitiren lider"</strong>&nbsp;olarak yazdırmak istiyor. Bu bir "teslimiyet" değil, aksine devletin gücüne olan güvenden kaynaklanan bir&nbsp;<strong>"özgüven patlamasıdır."</strong>&nbsp;Eğer başarılı olursa, Türkiye sadece terörü değil, ayağındaki prangaları da çözer. Ama başarısızlık ihtimali, siyasi faturanın çok ağır olması demektir. Bahçeli de bu riski bilerek, "Vatan sağ olsun" diyerek kumar oynamıyor,&nbsp;<strong>satranç oynuyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEVAM EDECEK…</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-muhsin-yazicioglu-233334c05eff0-cbe9-4bf6-a3dd-3df4fe8f335c2026-03-24T14:42:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatı, sadece bir partinin kuruluşu değil; aynı zamanda bir&nbsp;<strong>"vicdan muhasebesi"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"ilkeli duruş"</strong>&nbsp;hikâyesidir.<strong>&nbsp;İşte onun siyasi mücadelesinin dönüm noktaları:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Mücadele ve BBP'nin Doğuşu</strong>: Muhsin Yazıcıoğlu, 1990'ların başında o dönem içinde bulunduğu Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP - bugünkü MHP) ile yol ayrımına geldi. Bu ayrılık sıradan bir küskünlük değil, tamamen&nbsp;<strong>fikri ve stratejik</strong>&nbsp;bir farklılıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yol Ayrımı: Siyasetin Milli ve Manevi Çizgisi:&nbsp;</strong>1992 yılında Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş milletvekili, partiden istifa ettiler. Ayrılma gerekçelerini şu iki temel sütuna dayandırdılar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Bağımsızlık:</strong>&nbsp;Dış politikada ve iç işlerinde daha milli, bağımsız bir duruş sergileme arzusu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İ'la-yı Kelimetullah:</strong>&nbsp;Milliyetçilik anlayışının merkezine İslam ahlak ve faziletini koyan, "Nizam-ı Âlem" ülküsünü daha gür sesle savunma kararlılığı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Büyük Birlik Partisi (BBP) Kuruluyor (29 Ocak 1993):&nbsp;</strong>"Alternatifsiz değilsiniz" sloganıyla yola çıkan Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'te&nbsp;<strong>Büyük Birlik Partisi'ni</strong>&nbsp;kurdu. Partinin amblemi olan&nbsp;<strong>"Hilal içinde Gül"</strong>, milli ve manevi değerlerin birleşimini simgeliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhsin Yazıcıoğlu Siyasetinin Temel Taşları:</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Başlık</strong></span></p></th><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşımı</strong></span></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasi</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">"Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam" diyerek askeri vesayete karşı çıktı.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik Mesajı</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Kürt, Türk, Laz, Çerkez ayrımı yapmadan herkesi "bir kilimin desenleri" olarak gördü.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Dürüstlük</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Siyaseti bir zenginleşme aracı değil, millete hizmet ve Hakk'ın rızasını kazanma yolu bildi.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlik</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Alperen Ocakları'nı kurarak; bilgili, ahlaklı ve vatansever bir nesil yetiştirmeyi hedefledi.</span></p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>Zor Zamanların Lideri: 28 Şubat Süreci:&nbsp;</strong>Onun siyasi tarihteki en büyük imtihanlarından biri&nbsp;<strong>28 Şubat</strong>&nbsp;dönemiydi. Dönemin baskıcı atmosferine rağmen, Refahyol hükümetine dışarıdan destek vererek milli iradenin yanında durdu. O meşhur sözünü bu dönemde söyledi:&nbsp;<strong><em>"Ordu gözbebeğimizdir ama peygamber ocağıdır; kışlasında kalmalıdır."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hazin Bir Son ve Cevapsız Sorular:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'da seçim çalışmaları için bindiği helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi, Türk siyasetinde yeri dolmayacak bir boşluk yarattı. Kazanın ardından yaşanan&nbsp;<strong>arama-kurtarma zafiyetleri</strong>&nbsp;ve sonrasındaki hukuki süreç, toplumun büyük bir kesimi tarafından hala "suikast şüphesi" ile takip edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, koltuk için ilkelerinden vazgeçmeyen, "Sonsuzluğun Sahibi"ne olan inancını her şeyin önünde tutan bir devlet adamı olarak tarihe geçti.&nbsp; Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi kariyerindeki en kritik ve "erkekçe" duruş sergilediği dönem, şüphesiz&nbsp;<strong>28 Şubat 1997 Post-Modern Darbe</strong>&nbsp;sürecidir. O dönemde Meclis'te sadece 7 milletvekili olmasına rağmen, sergilediği tavırla milyonların gönlünde taht kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte o karanlık günlerde Yazıcıoğlu’nun tarihe geçen mücadelesi:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;"Namlusunu Millete Çeviren Tanka Selam Durmam":&nbsp;</strong>28 Şubat sürecinde tanklar Sincan sokaklarında yürütüldüğünde ve sivil hükümete muhtıra verildiğinde, birçok siyasi figür geri adım atarken Yazıcıoğlu dimdik durdu. O meşhur sözünü tam da bu baskı ortamında söyledi:&nbsp;<em>"Ordu bizim gözbebeğimizdir ama peygamber ocağıdır; siyaset yeri değildir. Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam!"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Refahyol Hükümetine "Diyet"siz Destek:&nbsp;</strong>Dönemin Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonu (Refahyol) üzerinde ağır baskılar varken, Yazıcıoğlu’nun 7 milletvekili kilit rol oynuyordu. Hükümetin düşürülmesi için kendisine büyük teklifler yapıldığı, baskılar kurulduğu rivayet edilir. Ancak o:&nbsp;<strong>Milli iradeyi</strong>&nbsp;savundu. Hiçbir pazarlık yapmadan, bakanlık veya mevki talep etmeden hükümete dışarıdan destek verdi. Amacı koltuk değil, seçilmiş hükümetin darbe ile gitmesini engellemekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Türkiye Suriye Olmayacak" Çıkışı:&nbsp;</strong>O dönemde yükselen tansiyona karşı toplumu teskin eden ama vesayete de meydan okuyan şu sözü siyasi literatüre geçti:&nbsp;<strong><em>"Türkiye ne Cezayir olur, ne İran olur, ne de Suriye olmasına müsaade ederiz!"</em></strong>&nbsp;Bu sözüyle hem radikal uçlara hem de baskıcı laiklik anlayışına karşı "Anadolu Müslümanlığı" ve "Demokrasi" vurgusu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BBP'nin Kuruluşundaki "Nizam-ı Alem" Ülküsü:&nbsp;</strong>Yazıcıoğlu, BBP'yi kurarken sadece bir parti değil, bir&nbsp;<strong>ekol</strong>&nbsp;oluşturmak istedi. Bu ekolün temelini şu üçlü saç ayağı oluşturuyordu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türklük Gurur ve Şuuru:</strong>&nbsp;Milli kimliğin korunması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İslam Ahlak ve Fazileti:</strong>&nbsp;Siyasetin ahlak eksenli yapılması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun Üstünlüğü:</strong>&nbsp;Adaletin herkes için eşit işlemesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alperenlik Ruhu:&nbsp;</strong>Gençlik yapılanmasına "Ülkücü" isminden ziyade, tarihsel bir derinliği olan&nbsp;<strong>"Alperen"</strong>&nbsp;ismini verdi. Ona göre Alperen; eli kalem tutan, teknolojiye hâkim ama manevi değerlerinden asla kopmayan bir gençlik demekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün Gelinen Nokta:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'daki o meşum kaza/suikast, Türk siyasetinden sadece bir lideri değil, bir "sigorta"yı alıp götürdü. Bugün hala her kesimden insanın "Muhsin Başkan" diyerek onu anması, siyasi görüşünden ziyade&nbsp;<strong>karakterinin</strong>&nbsp;gücünden kaynaklanmaktadır. Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı, Türk siyasi tarihinin en büyük "faili meçhul" ya da "aydınlatılamayan" olaylarından biri olarak tazeliğini koruyor. O karlı dağda yaşananlar ve sonrasında mahkemelere yansıyan detaylar, olayın basit bir kaza olmaktan öte, çok katmanlı bir ihmaller ve müdahaleler silsilesi olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Keş Dağı'nda O Gün Neler Oldu?:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere havalanan helikopter, Keş Dağı mevkisine düştü. Helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şu isimler bulunuyordu ve maalesef hepsi hayatını kaybetti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erhan Üstündağ</strong>&nbsp;(BBP Sivas İl Başkanı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yüksel Yancı</strong>&nbsp;(BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Murat Çetinkaya</strong>&nbsp;(BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi Adayı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsmail Güneş</strong>&nbsp;(İHA Muhabiri)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa Kaya İstektepe</strong>&nbsp;(Pilot)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsmail Güneş’in "Donduran" Telefon Görüşmesi:&nbsp;</strong>Olayın en acı verici ve hala tartışılan kısmı, gazeteci İsmail Güneş’in kazadan sonra saatlerce hayatta kalıp yardım istemesiydi. 112 ile yaptığı görüşmelerdeki şu sözler hafızalara kazındı:&nbsp;<strong><em>"Bacağım kırık, burası çok soğuk, donuyoruz... Herkes öldü herhalde, Muhsin Başkan'ı göremiyorum. Yerimizi hala bulamadınız mı?"</em></strong>&nbsp;İsmail Güneş’in cansız bedeni, helikopter enkazından yaklaşık&nbsp;<strong>600 metre aşağıda</strong>&nbsp;bulundu. Bu durum, bacağı kırık birinin o fırtınada oraya nasıl gittiği veya götürüldüğü sorusunu doğurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Suikast Şüphelerini Güçlendiren Kritik Bulgular:&nbsp;</strong>Yıllar içinde ortaya çıkan bazı detaylar, olayın bir suikast olabileceği yönündeki şüpheleri 2026 yılı itibarıyla hala diri tutuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kayıp GPS Cihazları:</strong>&nbsp;Helikopterin uçuş verilerini kaydeden kritik cihazların (Argus 5000 ve Skymap IIIC) kaza kırım ekibindeki bazı askerler tarafından söküldüğü görüntülerle kanıtlandı. Bu kişiler daha sonra yargılandılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hava Hareketliliği:</strong>&nbsp;Kaza anında bölgede jet uçaklarının uçtuğu ve oluşturdukları hava akımıyla (wake turbulence) helikopteri düşürmüş olabileceği iddiası hep gündemde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Adli Tıp Raporu (2024-2025):</strong>&nbsp;2011'deki eski raporların aksine, yeni incelemelerde kandaki karbonmonoksit seviyeleriyle ilgili çelişkiler olduğu ve "ölümden sonra kanda karbonmonoksit artışı olmayacağı" tespitiyle, yolcuların düşmeden önce zehirlenmiş olabileceği ihtimali tekrar tartışılmaya başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FETÖ Müdahalesi:</strong>&nbsp;Dosyanın kapatılması için yargı ve emniyet içindeki FETÖ mensuplarının sistematik bir delil karartma süreci yürüttüğü iddiaları üzerine açılan davalar hala devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, dürüstlüğü ve ilkeli duruşuyla "Gül" medeniyetinin bir temsilcisi olarak gitti; ancak arkasında bıraktığı soru işaretleri hala bir "keş" bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69c220a292093.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersindeki-kamuya-ait-bos-binalar-25593784e5bca-2621-43ac-b36f-d590d08fa6272026-03-23T20:02:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR

MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin de kamuya ait olan o kadar çok bina boş haldeki, şaşarsınız. Hasarlı ve yıkımı gereken yerlerden vazgeçtim, bomboş atıl halde bekleyen milli servetimiz durumundaki bu binalar istense ÖĞRENCİ YURDU – HUZUREVİ- YAŞLI BARINMA EVİ olabileceği gibi, çok sayıda kirada oturan kamu idaresine ev sahipliği de yapabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin deki yaşlılar için, kimsesiz ve bakıma muhtaçlar için yeterli bir barınma evi yok. Olanlar ihtiyacı karşılamıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın, Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ait Camişerif mahallesinde eski hizmet binası bomboş duruyor. Burası öğrenci yurdu pek ala olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığına bağlı Yeni mahalle de sağlık ocağı binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">SGK’ya ait olan büyükşehir belediyesinin oradaki hizmet binası boş. Burası da öğrenci yurdu olabilir. Yine aynı kuruma ait beşyol ilerisinde tren garına yakın yerdeki eski bağ kur binası boş, atıl, istense burasıda muhteşem bir öğrenci yurdu olabilir. Yâda buralar kirada olan diğer kamu kurumlarına ev sahipliği yapabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Kültür Ve Turizm Md. Ait olan Merkez Çocuk Kütüphanesi bomboş atıl vaziyet de…</span></p><p><span style="font-size:18px">PTT ye ait ilçelerde boş hizmet binaları mevcut. Yine bu kuruma ait Toroslar ve Akdeniz ilçesindeki lojman binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk telekoma ait olan merkezde çarşının göbeğindeki eski hizmet binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli ilçemizde içişleri bakanlığı mahalli idareler eğitim birliği tesisi diye geçen, koskocaman bir alana hakim olan, değeri milyarlarla ölçülemeyecek kadar kıymetli, denize sıfır muhteşem bina bomboş. Yıllardır böyle. Burası yaşlı bakım merkezi, huzurevi olabilir. 37 bin metrekare alan içinde binalar ve meskenler boş duruyor. Bu tesise yazık oluyor. Burasının üzerinde mülkiyet hakkı olanlar, 1/6 Hisse YİKOB, 1/6 Hisse Ankara Büyükşehir Belediyesi, 1/6 Hisse Adana Büyükşehir Belediyesi, 3/6 Hisse Vilayetler Birliği Başkanlığına ait. Hepsi kamu kurumu ve devlete ait. Bakanlık bir karar çıkartacak ve burayı Valilik emrine verecek. Bu zor değil. Burayı satmaktansa ki, kimse almıyor. Çünkü çevresi koruma altında. Alan adam gökdelen dikemeyecek, rant elde edemeyecek. İşine gelmiyor. Devlet burayı kurtaramıyor mu? Mersin’in vekilleri, siyasileri neden kayıtsız bu duruma? Burası muhteşem bir yaşlı bakım evi, huzurevi olabileceği gibi öğrenci yurduda olabilir. Mükemmel bir yer. Yazık günah ya!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanparda köy konağı bomboş atıl vaziyet de.Bunun gibi çok var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Civanyaylağında ilkokul lojmanı boş. Bunun gibi onlarca var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlik spora ait Nacarlı da eski hizmet binası halen boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekke köyünde ilkokul binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akip Zafer Çağlayan Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Spor Salonu bomboş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Merkez Öğretmenevi Akşam Sanat</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulu bomboş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Toroslar Belediyesi ile Meski gibi yerlere tahsis edilmiş ancak kullanılmayan eskiden köy şimdi mahalle olan yerlerde onlarca hizmet binası yâda lojman boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunlardan biri ar ki, Mülkiyeti hâzineye ait iken Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir. Toroslar İlçe Halk Kütüphanesi. Bomboş atıl vaziyet de ve ufak bir tadilat ile öğrenci yurdu olmaya müsait. Kocayer, Zeybekler, Demirışık, Tol da ilkokul olarak hizmet binaları mevcut boş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">13 ilçemiz var, hepsinde durum aynı ve farklı boyutta.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu boş binaları kaderine terk etmek doğru mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomiye, kazandırmak, yaşama kazandırmak çok mu zor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’i idare eden Milletvekili ve bürokratlar başta olmak üzere, siyasiler, il başkanları, ilçe başkanları, yöneticileri, mesleki oda başkanları neredeler?</span></p><p><span style="font-size:18px">Niye buralara el atmaz ve kurtarmazlar?</span></p><p><span style="font-size:18px">Buralarda yetimin şehidin hakkı var ve BEYTÜLMAL.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korumak, kollamak hepimize düşer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kirada gezeceğine buraları kullansın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca batmış gitmiş müteahhitlerden YURT banası yapacağım diye yer alacaklarına;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitlide ki içişleri kamp tesisleri, Yenimahalle’deki eski bağ kur binası, Beş yoldaki eski tapu ve vergi dairesi olan bina, &nbsp;Toroslardaki kütüphane yeri, Büyükşehirin ordaki eski SGK binası, boş olan okul binaları öğrenci yurdu yapılamaz mı? Ufak bir Tadilat ve onarım buraları ayağa kaldırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yokmu buralara sahip çıkacak birileri?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben bu Mersin’li hemşerilerimi ve burada yaşayanları anlayamıyorum. Bu nasıl bir vurdumduymazlıktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA["Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/duz-yasayacagiz-dik-duracagiz-dogru-gidecegiz-diyen-sehidimiz-muhsin-yazicioglunu-aniyoruz-2558933068cce-36e4-4a53-a91c-bdf925ee3eb92026-03-23T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ "Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...

"Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kendisi için hazırladığım kısa anma ve bilgilendirme metni aşağıdadır:</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Muhsin Yazıcıoğlu: "Gül Üşümesi"nin Sessiz Çığlığı:&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, Türk siyasi tarihinde <strong>"dik duruşun"</strong> sembolü olarak kabul edilir. Sivas'ın Şarkışla ilçesinde başlayan hayat yolculuğu, 25 Mart 2009'da Keş Dağı'nda trajik bir helikopter kazasıyla son bulsa da, bıraktığı miras hala canlılığını koruyor.</span></h2><h3><span style="font-size:18px"><strong>Onu Farklı Kılan Temel Özellikler:</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan Sevdası:</strong> Gençlik yıllarından itibaren memleket meselelerini her şeyin üzerinde tuttu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sarsılmaz İnanç:</strong> "İnanmadığım yolda yürümem" sözüyle zihinlere kazındı; zorlu dönemlerde dahi çizgisinden ödün vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şair Kimliği:</strong> Mamak Cezaevi'nde yazdığı ve adeta kaderinin bir özeti olan <strong>"Üşüyorum"</strong> şiiri, onun duygusal derinliğini yansıtır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birleştirici Güç:</strong> Farklı görüşlerden insanların dahi dürüstlüğü ve samimiyeti konusunda hemfikir olduğu nadir liderlerdendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>("Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz."</em> — <strong>Muhsin Yazıcıoğlu)</strong></span></p><p>&nbsp;</p><table><thead><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>Yıl</strong></span></td><td><span style="font-size:18px"><strong>Önemli Gelişme</strong></span></td></tr></thead><tbody><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1954</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Sivas'ta dünyaya geldi.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1968</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Gençlik hareketlerine ve siyasi hayata ilk adımını attı.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1993</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>2009</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş'ta geçirdiği helikopter kazasında vefat etti.</span></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı üzerindeki sis perdesi ve hukuki süreç, sevenleri tarafından bugün bile yakından takip edilmektedir. O, arkasında siyasi bir partiden öte; dürüstlük, nezaket ve sarsılmaz bir irade örneği bıraktı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekanı cennet olsun.</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69c0ed1c12567.jpg" /></p><p><span style="font-size:16px">(YUKARIDAKİ RESİMDE, SOL BAŞTA RAHMETLİ ŞEHİDİMİZ MUHSİN YAZICIOĞLU, ORTADAKİ BEN VE YANIBAŞIMDAKİ ONUN VE BENİM KADİM DOSTUMUZ, YOL ARKADAŞIMIZ, BENİM CAN YOLDAŞIM, BBP E. GENEL BAŞKANI, E.KÜLTÜR BAKANI, CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU)</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun, Mamak Cezaevi'nin o dondurucu ve zorlu koşullarında kaleme aldığı, adeta kendi hazin sonunu yıllar öncesinden mısralara döktüğü o meşhur şiiri aşağıda paylaşıyorum:</span></strong></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>"Üşüyorum"</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerim kapatınca dalar giderim</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yalnızlığı yaşıyorum, ve dağları özlüyorum</strong> Sonsuzluğu düşünüyorum, ey sonsuzluk sahibinin sonsuzluğu</span></p><p><span style="font-size:18px">Sana ulaşmak için can atıyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerim kapalı, bir beyaz ufukta</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonsuzluğu yaşıyorum... Hangi rüzgar itti beni bu tarafa?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilmiyorum ama kağıt gibi savruluyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneş fışkırır gibi her sabah doğuyor ya</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte o zaman yeniden doğuyorum...</strong> Üşüyorum...</span></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorum, bir gün bu buzlar eriyecek</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneş doğacak, bahar gelecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine karlar yağacak...</strong> ---</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>Şiirin Derin Anlamı ve Kaderin Cilvesi</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Bu şiir, Yazıcıoğlu’nun vefatından sonra çok daha sarsıcı bir anlam kazandı. Keş Dağı’nın dondurucu soğuğunda, karların arasında son yolculuğuna uğurlanması; yıllar önce yazdığı <strong>"Üşüyorum"</strong> ve <strong>"Yine karlar yağacak"</strong> dizeleriyle tüyler ürperten bir benzerlik taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevenleri için bu mısralar, sadece birer şiir değil, aynı zamanda onun metanetini, tevekkülünü ve vatan sevgisi uğruna göze aldığı yalnızlığı temsil eder.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">GAZETECİ- YAZAR VE İKTİSATÇI</span></p><p><span style="font-size:18px">HABERANALİZ.NET KURUCUSU VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL BAŞKANI</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kdk-mudahale-etti-sahil-halkin-oldu-o-sahil-artik-tamamen-ucretsiz-2558824be6969-1bd9-40be-a926-017104c352a42026-03-23T10:03:00+03:00HABER MERKEZİ KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz

KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:22px">Mersin'de Silifke sahilinde deniz alanını işgal ettiği ve denize girmek isteyenlerden ücret aldığı belirlenen işletme, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) girişimiyle tahliye edildi ve sahil ücretsiz olarak kullanıma açıldı.</span></p><p><span style="font-size:22px">KDK'ya başvuruda bulunan kişi, Silifke sahilinde hizmet veren bir işletmenin deniz alanını kapattığını ve işletmeden hizmet almayan vatandaşlar için de denize girmek için ücret alındığını öne sürdü. Bu durumun anayasal hakkın ihlali niteliği taşıdığını ifade eden vatandaş, deniz alanının herkesin kullanımına açık hale getirilmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:22px">BELEDİYE VE KAYMAKAMLIKLA GÖRÜŞÜLDÜ</span></p><p><span style="font-size:22px">Başvuru üzerine konuyu araştıran ve inceleyen KDK, Silifke Belediye Başkanlığı ve Silifke Kaymakamlığı ile sorunun çözümüne yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. İdareler tarafından, KDK'ya verilen cevabi yazılarda; devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 700 metrekarelik alanın şezlong, gölgelik, masa sandalye konulması suretiyle işgal edildiğinin tespit edildiği belirtildi. Yazıda, gerekli denetimlerin gerçekleştirilmesinin ardından işletme hakkında işlem tesis edilerek tahliye edildiği, sahilin kesintisiz olarak arada herhangi bir engel bulunmadan ücretsiz olarak bütün vatandaşların kullanımına açık olduğu kaydedildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1162642/kdk-mudahale-etti-sahil-halkin-oldu-o-sahil-artik-tamamen-ucretsiz.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-baba-sana-dua-eden-cok-25566f17266ac-2886-40b0-9754-9033e20132f32026-03-17T13:19:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK

TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ben şimdi sizlere ne yazsam boş aslında. Tevfik Diker’i anlatmaya, yazmaya kalkmak sayfalara sığmaz, ansiklopedi olur. Kendisi ile ilgili köşe yazısı olarak 28 Ağustos 2025 te aşağıdaki yazıyı yazmış idim, duruyor:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/tevfik-diker-3889">https://www.haberanaliz.net/makale/tevfik-diker-3889</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Hayat acımasız ve ısrarcı. Bende bu arada çok büyük sıkıntılar yaşadım. 103 yaşında bir annem var ve yatalak durumda. Şükür aklı melekeleri yerinde ancak durumunu anladınız sanırım. Ben bakıyorum ve hiç yüksünmüyorum. Benimde yaşım ilerledi ve bendede ciddi sağlık sorunları mevcut. Bundan dolayı Tevfik babayı ihmal ettim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arayamadım, soramadım, bu benim içimde kanayan bir yaradır. <strong>DÜRÜSTLÜK, DOĞRULUK, NAMUSLU OLMANIN hayattaki izidir o.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kadir gecesi için mesaj attım ve uzun bir tedavi süreci yaşadığını ve bayram sonu tekrar hastaneye yatacağını öğrendim. Acil şifa diliyorum. Dualarımız kendisi ve ailesi ile beraber olacak. Tüm okurlarımdan ona dua etmelerini, sağlığına bir an evvel kavuşup, milletimize ve devletimize yararlı işlere devam etmesini temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güzel yürekli, nur yüzlü, içinde kötülük beslemeyen, vatanı ve milleti için cansiperane çalışan bu yiğit Anadolu evladını ALLAH KORUSUN!!!</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah nasip eder ise bayram sonu bende Ankara’da olacağım ve bizzat ziyaret edip o pak ellerini ve anlını öpeceğim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tevfik Diker ile ilgili hastalık ve süreci ve bu arada yaşadıklarını aktaran ve anlatan haberler tarih sırasına göre aşağıda veriyorum:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak NG gazetesinde:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.ngazete.com/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-238545h.htm">https://www.ngazete.com/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-238545h.htm</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Haberanaliz:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-25488">https://www.haberanaliz.net/haber/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-25488</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Söz gazetesi:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730">https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Haberanaliz:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545">https://www.haberanaliz.net/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yeni akit gazetesi:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.yeniakit.com.tr/haber/eski-vekil-tevfik-diker-rapora-ragmen-hastaneye-odeme-yaptim-1989041.html">https://www.yeniakit.com.tr/haber/eski-vekil-tevfik-diker-rapora-ragmen-hastaneye-odeme-yaptim-1989041.html</a></span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizi-bu-ates-cukurundan-uzakta-tutmak-birinci-onceligimizdir-25559d111bff4-7c5e-4c6d-92d6-6f363047b9922026-03-16T10:10:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”

ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen 10. Millî İrade İftarı programına katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlarken, geleneksel iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşları olmak üzere millet, coğrafya ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gönüllü teşekküllerin temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millî İrade Platformu'nun tüm üyelerinin Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, Türkiye'de ve dünyanın farklı köşelerinde yapılan hayır ve hasenatın kabul olmasını Allah'tan niyaz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Platform üyelerinin Kadir Gecesi'ni de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı'nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten amin diyeceğinize inanıyorum. 'Devamı devlet, nasibi cennet, bekayı iman, rızayı Rahman' Cenabı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, sıratı müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruzi mahşerde de Peygamber Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İSLAM COĞRAFYASININ BU MÜBAREK GÜNLERDE ACIYLA GÖZYAŞIYLA ANILMASI BİZLERİ MÜTEESSİR EDİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ramazanın barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla gözyaşıyla çatışmalarla savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin komşusu İran'dan Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye kadar coğrafyanın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıya kalındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Çocukların, çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın -soruyorum- tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, birçok ülkede yaşanan zulme dünyanın sessiz ve duyarsız kaldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa'da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimlerin kimi zaman baskıya kimi zaman şantaja boyun eğdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler, İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi, tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN'İ UNUTMUYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşinin, gönül ve kültür coğrafyasının her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Arakan'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmî kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki kardeşleri başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlinde olduklarının altını çizerek, "Millî İrade Platformu öncülüğünde 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Millî İrade Platformu'nu tebrik ederek, "Cenabı Allah sizlerden razı olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece mazlum ve müstazafların değil yaklaşık 13 yıldır millî iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum, teşekkür ediyorum. 100'ü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bünyanun mersus hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah'ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık. İnşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliği güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bakınız, biz hükûmet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye'nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun ince bir yola revan olduklarını, uzun soluklu bir mücadele için kollarını sıvadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm çabamız, Üstat Necip Fazıl'ın 'İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan. Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan" dediği mukaddes ve muazzez davamızın muzaffer olması içindir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"DAHA ÇEVİK, ATILGAN OLMAMIZ GEREKEN YENİ BİR DÖNEME GİDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum, tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme gidiyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstat'ın ifadesiyle 'Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik yetiştirmektir' Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak, bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek, nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak, işte o zaman görevimizi layıkıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivil toplum kuruluşlarından gençlere sahip çıkmalarını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenabı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İftar sofrasında ekmeklerini paylaşanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69b7ae5f9aaf9.JPG" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-7-tutuklama-255578eb19a10-bc14-4168-b2e4-8c8a9467b28a2026-03-15T22:51:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, "ihaleye fesat karıştırma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" suçlarına yönelik başlattığı soruşturma devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 11 Mart'ta düzenlenen operasyonda Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan ve 2 şirket sahibinin de olduğu 7 şüphelinin yakalanmasının ardından sabah saatlerinde aralarında Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da yer aldığı 20 şüpheli daha gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 27'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılardan 1'i serbest bırakıldı, Uyan ve bazı belediye çalışanlarının aralarında yer aldığı 26 şüpheli ise adliyeye sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Zanlılardan 4'ü, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Nöbetçi hakimliğe çıkarılan 22 şüpheliden aralarında Uyan, 2 belediye çalışanı ve 2 şirket sahibinin de olduğu 7'si tutuklandı, 15'i adli kontrol tedbiriyle salıverildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Ne olmuştu?</span></p><p><span style="font-size:20px">Mali Suçları Araştırma Kurulunun incelemesinde Özel Kalem Müdürü Uyan ve yakınlarının mal varlıklarında dikkati çekici artış olduğu, edinilen taşınmazların bedellerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından ödendiği, bu firmaların banka hesaplarına ise Büyükşehir Belediyesinden para girişlerinin bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, belediyeden firmalara aktarılan paraların, Uyan ve yakınlarının adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinde kullanıldığı öne sürülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:20px">İncelemede, Büyükşehir Belediyesine doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterilerek bir firmaya ödeme yapıldığı ve bu yöntemle 16 milyon liralık kamu zararına neden olunduğu saptanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Yapılan tespitler sonrası polis ekiplerince 11 Mart'ta gözaltına alınan 7 şüphelinin evlerinde ve Büyükşehir Belediyesinin Akdeniz ilçesindeki binasında arama yapılmış, 21 taşınmaz, 3 araç ve 1 deniz aracına el konulmuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p><span style="font-size:20px">https://www.benguturk.com/gundem/mersin-buyuksehir-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-7-tutuklama-263285h</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545c8834090-7b2c-4871-9569-5d5c4f1de6032026-03-14T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"

ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<h1><span style="font-size:18px">“RAPORA RAĞMEN ÖDEME YAPTIM”</span></h1><p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili&nbsp;<strong>Tevfik Diker</strong>, yaklaşık bir aydır&nbsp;<strong>Güven Hastanesi</strong>’nde tedavi gördüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker, taburcu edilirken hastane tarafından kendisine&nbsp;<strong>66 bin TL ödeme yapılması gerektiğinin söylendiğini</strong>&nbsp;belirterek bu parayı mecburen ödediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in iddiasına göre hastane yönetimi, tedavi giderlerinin&nbsp;<strong>TBMM tarafından karşılanmadığını</strong>&nbsp;belirterek ödeme talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşadığı durumu doğrudan TBMM Başkanı&nbsp;<strong>Numan Kurtulmuş</strong>’a yazan Diker mesajında şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bir aydır Güven Hastanesi’nde tedavideyim. Bugün 15 günlüğüne eve gönderdiler. TBMM ödemiyor diyerek 66 bin TL vermemi istediler, mecburen ödeme yaptım. Rapora rağmen ödeme yapılmasını içime sindiremedim.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker ayrıca maddi durumuna da dikkat çekti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Emekli maaşı dışında eşimle birlikte kör kuruş gelirimiz yok. Bir emekli milletvekili olarak ilginize ihtiyacım var.”</span></p><h1><span style="font-size:18px">“TUZ KOKTU” ÇIKIŞI</span></h1><p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili Diker, doktor imzalı rapora rağmen ödeme talep edilmesine sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker, gönderdiği mesajda şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Doktor imzalı rapora itibar göstermeyen bir TBMM düzeni… Tuz koktu.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözler Ankara siyasi kulislerinde kısa sürede dikkat çekti.</span></p><h1><span style="font-size:18px">TBMM’DEN YANIT GELMEYİNCE YARGIYA GİDİYOR</span></h1><p><span style="font-size:18px">Diker, iddiasına göre TBMM’den herhangi bir dönüş yapılmaması üzerine konuyu yargıya taşıma kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in&nbsp;<a href="https://www.songazeteci.com/" rel="noopener" target="_new"><strong>www.songazeteci.com</strong></a>&nbsp;haber sitesine ulaştırdığı ikinci mesajda şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sn. Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, TBMM Başkanı. Konuyu yargıya taşımak için avukatıma talimat verdim. Bilginize. Selam ve saygılar.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu açıklama, olayın hukuki bir sürece dönüşebileceğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİKER'İN HASTALIĞI VE SAĞLIK ÖDEMESİ KRİZİ &nbsp;NASIL GELİŞTİ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• 1 AY ÖNCE</strong><br />Tevfik Diker, Ankara’da hastanede tedavi altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• TABURCU GÜNÜ</strong><br />Hastane tarafından 66 bin TL ödeme talep edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• AYNI GÜN</strong><br />Diker durumu TBMM Başkanı’na mesajla bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• SONRAKİ GÜNLER</strong><br />Diker, TBMM’den geri dönüş yapılmadığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• SON GELİŞME</strong><br />Diker avukatına talimat vererek yargı sürecini başlatacağını duyurdu.</span></p><h1><span style="font-size:18px"><strong>ANALİZ KUTUSU</strong></span></h1><h2><span style="font-size:18px">TBMM – HASTANE ÖDEME SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de görevdeki ve emekli milletvekillerinin sağlık giderleri belirli kurallar çerçevesinde karşılanıyor. Sistem ana hatlarıyla şu şekilde işliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1️⃣ SGK BENZERİ MODEL</strong><br />Milletvekilleri ve emekli milletvekilleri sağlık hizmetlerinden genellikle&nbsp;<strong>kamu güvencesi kapsamında</strong>&nbsp;yararlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2️⃣ ÖZEL HASTANELERDE ANLAŞMA ŞARTI</strong><br />Özel hastanelerde tedavi olunması halinde, hastanenin ilgili kurumla anlaşması ve işlemlerin sistem üzerinden yapılması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3️⃣ RAPOR VE PROSEDÜR KRİTİK</strong><br />Doktor raporları, yatış türü, tedavi kapsamı ve hastane sınıfı ödeme süreçlerinde belirleyici oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4️⃣ EK ÜCRET TARTIŞMASI</strong><br />Bazı özel hastaneler, mevzuatta “fark ücreti” olarak bilinen ek ücret talep edebiliyor. Bu durum zaman zaman bürokratik tartışmalara yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5️⃣ ANLAŞMA DIŞI HİZMETLER</strong><br />Eğer işlem, sistem kapsamı dışında görülürse ödeme doğrudan hastadan talep edilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in yaşadığı olayda ise&nbsp;<strong>“rapora rağmen ücret talep edilmesi”</strong>&nbsp;iddiası, sistemin nasıl uygulandığı konusunda soru işaretlerine neden oldu.</span></p><h1><span style="font-size:18px">TEVFİK DİKER KİMDİR?</span></h1><h2><span style="font-size:18px">ASKERLİKTEN MECLİS’E UZANAN KARİYER</span></h2><p><span style="font-size:18px">1947 doğumlu olan&nbsp;<strong>Tevfik Diker</strong>,&nbsp;<strong>Hava Harp Okulu</strong>&nbsp;mezunu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yaptı ve Hava Yarbay rütbesine kadar yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askeri kariyerinin ardından siyasete atılan Diker,&nbsp;<strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi</strong>’nde 19. ve 20. Yasama Dönemlerinde Manisa Milletvekili olarak görev yaptı. Parlamento çalışmaları sırasında özellikle&nbsp;<strong>şeffaflık, kamu denetimi ve etik yönetim</strong>&nbsp;konularındaki çıkışlarıyla dikkat çekti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ’Nİ KURAN İLK MİLLETVEKİLİ</span></h2><p><span style="font-size:18px">Siyasi hayatı boyunca temiz siyaset ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Diker, Türkiye’de siyaset kurumunda etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede&nbsp;<strong>“Yolsuzlukla Mücadele Derneği”ni kuran ilk milletvekili</strong>&nbsp;olarak dikkat çeken Diker, kamu yönetiminde şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele konusunda sivil toplum bilincinin gelişmesine katkı sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurulan dernek, kamu kaynaklarının korunması, yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">haber içerik ve kaynak:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/at-etinide-yedirirler-it-etini-de-255497b9171d6-b0f6-41dd-a887-c34545d00f892026-03-14T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…

AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplu yemek üreten yerlerin uyması gereken kurallar ve yasal zorunlu olarak bulundurması gereken belgeler vardır. Gıda mühendisi, Diyet uzmanı çalıştırmak zorunda olanlar vardır.&nbsp; Devlet ihale ile gıda maddesi alıyor. Bu ihalelerde yerine göre muayene ve kontrol komisyonu kabul komisyonları var. Bunlar işini ciddi yapmazlar ise ve bu işi yapanlar ehil olmaz ise Millete at et ide eşek eti de domuz eti de yedirirler… <strong>Ayrıca bunların denetimi neden ciddi yapılmaz...&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Toplu yemek sektörü (catering), doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren ve hata payının sıfır olması gereken bir alandır. Sorduğum sorular, sistemdeki hem yasal gereklilikleri hem de denetim mekanizmasındaki kritik boşlukları hedef alıyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​Toplu Yemek Sektöründe Güvenlik: Kim Ne Yiyor, Kim Denetliyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Dışarıda yemek yemek ya da bir kurumun yemekhanesinden faydalanmak, aslında o işletmeye hayatınızı emanet etmektir. "Mutfak" kapalı bir kutu olduğu için, tüketicinin korunması tamamen yasal zorunluluklara ve vicdani denetime bağlıdır.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​1. Yasal Olarak Bulundurulması Gereken Belgeler</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Bir toplu yemek firmasının (catering) faaliyet gösterebilmesi için şu temel belgeler olmazsa olmazdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​İşletme Kayıt Belgesi:</strong> Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Gıda Üretim İzni:</strong> Üretilen her ürün grubu için ayrı tanımlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​HACCP ve ISO 22000 Belgeleri:</strong> Tehlike analizi ve kritik kontrol noktalarını belirleyen uluslararası güvenlik standartları.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Portör Muayeneleri ve Hijyen Eğitimi Sertifikaları:</strong> Çalışanların bulaşıcı hastalık taşımadığını ve hijyen kurallarını bildiğini kanıtlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Su Analiz Raporları:</strong> Yemekte kullanılan suyun içilebilir olduğunu gösterir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​2. Gıda Mühendisi ve Diyetisyen Zorunluluğu</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​En çok merak edilen konulardan biri personel zorunluluğudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Gıda Mühendisi:</strong> 5996 sayılı kanun gereği, belirli bir beygir gücü veya personel sayısının üzerindeki yemek fabrikaları, "İstihdamı Zorunlu Personel" kapsamında gıda mühendisi, veteriner hekim veya ziraat mühendisi çalıştırmak zorundadır. Bu kişi üretimin hijyeninden ve teknik sürecinden sorumludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">​<strong>Diyetisyen (Diyet Uzmanı</strong>): Her yemek fabrikası diyetisyen çalıştırmak zorunda değildir. Ancak; hastaneler, huzurevleri ve özel diyet menüsü çıkaran kurumlar diyetisyen bulundurmakla yükümlüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Neden Zorunlu Değil? Yasalar, diyetisyeni bir "sağlık personeli" olarak görür ve daha çok kalori hesabı ile hastalıklara yönelik beslenme planlamasında konumlandırır. Gıda güvenliği (mikrobiyolojik riskler) ise mühendislik alanına girdiği için teknik sorumluluk mühendislere verilmiştir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​3. Devlet İhaleleri ve Muayene Kabul Komisyonları:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Devlet, okullara, kışlalara veya hastanelere gıda alırken ihale açar. Burada en büyük risk, "en ucuz fiyat" politikasının gıda kalitesini düşürmesidir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​Komisyonların Görevi ve Riskler:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">İhale şartnamesine uygun malın gelip gelmediğini kontrol eden "Muayene ve Kabul Komisyonları", işin ehli (gıda mühendisi, veteriner vb.) kişilerden oluşmazsa şu sonuçlar doğar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Tağşiş (Hileli Gıda): </strong>Dana eti yerine at, eşek veya domuz eti karışımları.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Kalitesiz Hammadde:</strong> Son kullanma tarihi yaklaşmış veya uygun saklanmamış ürünlerin kullanımı.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Eğer komisyon üyeleri sadece kâğıt üzerinde imza atar, gelen ürünün laboratuvar analizlerini istemez veya fiziksel muayeneyi (renk, koku, doku) ciddiye almazsa, halkın sağlığıyla oynanmış olur.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​4. Denetimler Neden Yetersiz Kalıyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Halkın en büyük şikâyeti olan denetim yetersizliğinin birkaç temel sebebi vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Personel Sayısı: </strong>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetçi sayısı, Türkiye'deki toplam işletme sayısına oranla düşüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">​<strong>Haberli Denetimler:</strong> Bazı denetimlerin önceden sezilmesi veya işletmenin o anlık "hazırlık" yapması gerçek durumu gizleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Cezaların Caydırıcılığı: Kesilen para cezalarının, hileli üretimden elde edilen kârın yanında düşük kalması, kötü niyetli işletmeleri durdurmamaktadır. ​Vatandaş olarak bizlerin de denetçi olması gerekir. Yemek yediğiniz yerin İşletme Kayıt Numarasını sorgulamak, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı'nı aramak sivil bir görevdir. Gıda güvenliği, sadece kâğıt üzerindeki imzalarla değil, tarladan çatala kadar süren vicdanlı bir takip zinciriyle sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Şimdi geleyim bu aşevindeki işe. Burada da sunulan toplu bir yemek ve hem de devlet eli ile… </strong>Burada Belediye eti ihale ile almış. Tamam. Ancak eti satan yani ihaleyi kazanıp bu malı aşevine veren, ilgili ve yetkiliye teslim eden, eti teslim ederken ve verirken, ihalede mal kabul komisyonu, kontrol komisyonu, muayene komisyonu, her ne ise, bunlar bu eti kontrol etmeden mi almışlar? <strong>Tarım müdürlüğünden gelip bizi denetliyorlar demek işin gıygıdı kısmıdır.</strong> Orası rutin şekilde gelip denetler gider. Her gün sizin malın başında durmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin kontrol, muayene, kabul komisyonlarınız var, bunların içinde gıda mühendisleri ve diyet uzmanları olması lazım, bunlar bunu kontrol etmediler mi?&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">Etmediler ise niye, neden, niçin ve kim için?&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Siz denetimi düzgün yapmaz iseniz, elin oğlu at etini de it etini de bu millete yedirir. Sorumluluk bu malı alan, kontrol etmeyen, muayene etmeyen, baştan savma malı kabul edendedir.&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca oradaki baş aşçı, aşçı yardımcısı ve teknik personel bunu pişirirken fark etmemişler mi, onlara da sorulmalıdır?&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Onlar nasıl işinin ehli uzmanı kişiler öyle?</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet bu işi hafife almamalı, adli soruşturması ciddi yapılmalı, memlekete örnek olacak şekilde de cezalandırılmalıdırlar ki, başkaları ibret alıp, bu düzene, dümene düşmesinler. Belediye başkanının işi gücü yok bize at eşek etimi yedirecek (!) Burada işini doğru yapmayan, eksik yapan, ihmal eden, görevi kötüye kullanan var, mesele onları çıkartıp ibreti âlem cezalandırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-basdanismani-yalcin-topcu-mekani-cennet-makami-ali-olsun-25547cd1aff20-8fca-4341-b826-d5fe75af44cd2026-03-13T20:54:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Dünyanın ve Türk tarihçiliğinin sayılı ismi,<br />Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, Topkapı Sarayı Müzesi eski&nbsp;<br />müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.<br />Milletimizin tarihiyle ilgili yapmış olduğu tesbitler ve açıklayıcı bilgiler ile fikir hayatımızda derin izler bırakan hocamıza Cenab-ı Hak’tan rahmet,başta kederli ailesine ve milletimize baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.<br />Mekânı cennet, makamı âlî olsun.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Yalçın Topçu</strong><br />63.T.C Hükümeti&nbsp;<br />Bağımsız Kültür ve Turizm&nbsp;<br />E.Bakanı.T.C Cumhurbaşkanı&nbsp;<br />Başdanışmanı</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69b47a97509c1.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyenin-dagittigi-kavurmadan-yaris-ati-cipi-cikti-kesip-vatandasa-yedirmisler-25546ea8824d7-779e-44e6-9641-425ccbff52ac2026-03-12T16:03:00+03:00HABER MERKEZİ Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler

Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin’in Yenişehir ilçesinde belediyeye ait yemek dağıtım noktasından et kavurma alan bir vatandaş, tabağında yabancı bir cisim olduğunu fark etti. Şikâyet üzerine Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü inceleme başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan ilk değerlendirmelerde ürün içerisinden çıkan cismin yarış atlarına takılan elektronik kimlik çipi olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kavurmanın içinden çıkan yarış atı çipi</span></p><h2><span style="font-size:18px">Laboratuvar analizleri ortaya çıkardı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Olayın ardından Mersin Büyükşehir Belediyesine ait aşevinde 4 Şubat 2026 tarihinde resmi denetim gerçekleştirildi. Denetim kapsamında 3 Şubat ve 4 Şubat tarihlerinde üretilen kavurmadan numuneler alınarak Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Laboratuvar analizleri sonucunda her iki numunede de tek tırnaklı hayvan eti tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">213 kilo kavurma imha edildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Analiz sonuçlarının ardından aşevinde 4 Şubat 2026 tarihinde üretilen 213 kilogram kavurma imha edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşevine et tedarik ettiği belirtilen işletmelerden de numuneler alınarak inceleme yapıldı ancak bu numunelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın tağşiş listesinde yayımlandı<br />Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan kontrollerin ardından söz konusu işletme “Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar” listesinde kamuoyuna duyuruldu.<br />Yetkililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.yenisafak.com/gundem/belediyenin-dagittigi-kavurmadan-yaris-ati-cipi-cikti-kesip-vatandasa-yedirmisler-4805343</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-istiklal-marsi-hem-siir-hem-suurdur-25541bc89e7c9-a90f-4782-bdca-fe211b6bab322026-03-12T09:37:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!

MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstiklal Marşı'nın kabul edilişinin 105. yılında sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir mesaj paylaştı. Adan, milli marşın sadece edebi bir eser değil, sönmez bir şuur olduğunu vurguladı.<br />“Hem Şiir Hem Şuur”<br />İstiklal Marşı’nın Türk milletinin ruh kökünü temsil ettiğini belirten Celal Adan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:<br />İstiklâl Marşı, hem şiir hem şuurdur. Türk milliyetçileri, bu ruha daima sahip çıkacak; milletimiz bir daha asla İstiklâl Marşı yazmak zorunda kalmayacaktır. Mehmet Akif'i rahmet ve minnetle anıyorum.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-belediyesine-yapilan-operasyonun-detaylari-ortaya-cikti-16-milyonluk-kamu-zarari-iddiasi-255400adf69f5-28b3-466a-b19d-42fde51f67592026-03-11T14:25:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası

Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında işlem başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma çerçevesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) Doğukan Uyan’ın, birinci derece yakınlarının ve malvarlıklarının önceki sahiplerinin banka hesap hareketleri talep edildi. Yapılan incelemelerde, Doğukan Uyan ve birinci derece yakınlarının malvarlıklarında son yıllarda dikkat çekici artışlar olduğu, edinilen taşınmazların bedellerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından ödendiği, bu firmaların banka hesaplarına ise Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden para girişlerinin bulunduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen bulgulara göre belediyeden firmalara aktarılan paraların, Doğukan Uyan ve yakınlarının adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinde kullanıldığı tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>16 MİLYON LİRAYI AŞAN KAMU ZARARI TESPİTİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde Doğukan Uyan’ın, Mersin’de bulunan limon ve narenciye bahçesi niteliğindeki 10 adet taşınmazı 2022–2024 yılları arasında Metin Çulcu’nun sahibi olduğu MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden satın aldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, gerçekte bir mal veya hizmet alımı bulunmadığı halde Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterilerek söz konusu firmaya ödeme yapıldığı, bu yöntemle şüphelilerin lehine 16 milyon 582 bin 499 lira kamu zararına neden olunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Doğukan Uyan, Hülya Uyan, Metin Çulcu ve Mustafa Keskin’in yakalanarak gözaltına alınmasına karar verildi. Şüphelilerin ev ve işyerleri ile Mersin Büyükşehir Belediyesinde 11 Mart 2026 tarihinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca şüphelilerin 2022 yılından itibaren edindikleri malvarlıklarına, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında el konulması için gerekli işlemlerin yapılmasının planlandığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma dosyasında Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir isimli kişilerin de şüpheli sıfatıyla yer aldığı, elde edilecek yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın diğer kamu görevlileri ve kişiler yönünden genişletilebileceği değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>10 AYRI TAŞINMAZ İŞLEMİ İNCELENDİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde toplam 10 ayrı taşınmaz işlemi tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, Doğukan Uyan’ın 2022 ve 2024 yılları arasında Mersin’in Mezitli ilçesi Bozön mevkisinde çeşitli büyüklüklerde limon ve narenciye bahçeleri satın aldığı, bazı taşınmazların bedellerinin Metin Çulcu tarafından ödendiği, bazı işlemlerde ise Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir’in ödeme yaptığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Hülya Uyan adına Mezitli Bozön’de farklı tarihlerde limon bahçeleri satın alındığı, bazı taşınmazların Metin Çulcu’ya ait şirketten devredildiği ve bazı işlemlerde gerçek ödeme yapılmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma dosyasında, Doğukan Uyan ve Oğuzhan Demir’in birlikte satın aldığı taşınmazların bulunduğu, bazı satış işlemlerinde taşınmazların daha sonra başka kişilere devredildiği bilgisi de yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>ŞİRKETLERİN FAALİYET ADRESLERİNDE TİCARİ FAALİYET BULUNAMADI</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin faaliyet adresinde yapılan kontrollerde işyerinin boş olduğu ve herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı belirlendi. Şirketin ihale teklifinde bulunmadığı ve yalnızca bir aktif sigortalı çalışanının bulunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 179 faturanın toplam tutarının 35 milyon 168 bin 977 lira olduğu, bu faturaların 145 adedinin ve 27 milyon 761 bin 453 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği, böylece şirket faturalarının yüzde 79’unun belediyeye düzenlendiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin’e ait Serhat Çınar İnşaat Mobilya Dayanıklı Tüketim Malları ve Tarım Ürünleri Ltd. Şti. isimli şirketin faaliyet adresinde de herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği faturaların toplam tutarının 7 milyon 244 bin 398 lira olduğu ve faturaların yüzde 73’ünün Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca firmanın belediye dışındaki faturalarının önemli kısmının Doğukan Uyan’ın eşine ait Gülbin Uyan İç Mimarlık firması ile MERMET Otomotiv firmasına düzenlendiği belirlendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRDÜRÜLÜYOR</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda Doğukan Uyan dahil 4 şüpheli 11 Mart 2026 tarihinde gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin malvarlıklarına el konulmasına yönelik işlemlerin planlandığı öğrenilirken, soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü şekilde sürdürüldüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda soruşturmanın başka kamu görevlileri ve kişiler yönünden genişletilebileceği değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORU-CEVAPLARLA OPERASYONUN DETAYLARI</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ile “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında işlem başlatıldı. Soruşturmaya ilişkin süreç, tespitler ve adli işlemler soru-cevap formatında kamuoyuyla paylaşıldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA HANGİ SUÇLAR KAPSAMINDA YÜRÜTÜLÜYOR?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında yürütülüyor. Dosya kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında işlem yapıldığı belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) Doğukan Uyan’ın, birinci derece yakınlarının ve bu kişilerin edinmiş olduğu taşınmazların önceki sahiplerinin banka hesap hareketleri talep edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde Doğukan Uyan’ın ve birinci derece yakınlarının malvarlıklarında son yıllarda gözle görülür artış olduğu, edinilen taşınmazların ödemelerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından yapıldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu firmaların banka hesaplarına Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden para girişlerinin bulunduğu, firmaların hesaplarına belediyeden gelen paralar ile Doğukan Uyan ve yakınları adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinin gerçekleştirildiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>KAMU ZARARININ NASIL OLUŞTUĞU TESPİT EDİLDİ?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde Doğukan Uyan’ın Mersin’de bulunan limon ve narenciye bahçesi niteliğindeki toplam 10 taşınmazı, 2022–2024 yılları arasında Metin Çulcu’nun sahibi olduğu ve aktif bir faaliyeti olmadığı belirlenen MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden satın aldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçekte bir mal veya hizmet alımı bulunmadığı halde Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterildiği, bu yöntemle 16 milyon 582 bin 499 lira kamu zararına sebebiyet verildiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA KAPSAMINDA KİMLER HAKKINDA İŞLEM YAPILDI?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında şu kişiler hakkında işlem yapıldığı bildirildi:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Doğukan Uyan</span></li><li><span style="font-size:18px">Hülya Uyan</span></li><li><span style="font-size:18px">Metin Çulcu</span></li><li><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bu kişiler 11 Mart 2026 tarihinde gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir isimli kişilerin de dosyada şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>HANGİ ADLİ İŞLEMLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında:</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin ev ve işyerlerinde arama yapılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin yakalanarak gözaltına alınması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin 2022 yılından itibaren edindikleri malvarlıklarına 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında el konulması için gerekli taleplerin yapılması işlemlerinin planlandığı ve uygulamaya konulduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda sorumluluğu tespit edilecek diğer kişiler ve kamu görevlileri yönünden soruşturmanın genişletilebileceği ifade edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMAYA KONU TAŞINMAZ İŞLEMLERİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında toplam 10 ayrı taşınmaz işlemi incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan tespitlerde Doğukan Uyan’ın 2022 ve 2024 yılları arasında Mersin’in Mezitli ilçesi Bozön mevkisinde çeşitli büyüklüklerde limon ve narenciye bahçeleri satın aldığı, bazı taşınmazların bedellerinin Metin Çulcu tarafından ödendiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı işlemlerde Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir’in ödeme yaptığı, bazı taşınmazların daha sonra farklı kişilere devredildiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Hülya Uyan adına Mezitli Bozön’de farklı tarihlerde limon bahçeleri satın alındığı, bazı taşınmazların Metin Çulcu’ya ait şirketten devredildiği ve bazı işlemlerde gerçek ödeme yapılmadığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında ayrıca Doğukan Uyan ve Oğuzhan Demir’in birlikte satın aldığı taşınmazların bulunduğu ve bazı işlemlerde ödeme hareketleri ile belediyeden firmalara yapılan ödemeler arasında zaman yakınlığı olduğu tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>MERMET OTOMOTİV ŞİRKETİ HAKKINDA TESPİTLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında yapılan incelemelerde:</span></p><p><span style="font-size:18px">Faaliyet adresinde yapılan kontrollerde işyerinin boş olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Firmanın herhangi bir ihaleye katılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin yalnızca 1 aktif sigortalı çalışanının bulunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 179 faturanın toplam tutarının 35 milyon 168 bin 977 lira olduğu, bunların 145 adedinin ve 27 milyon 761 bin 453 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum şirket faturalarının yüzde 79’unun belediyeye kesildiğini ortaya koydu.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SERHAT ÇINAR İNŞAAT ŞİRKETİ HAKKINDA TESPİTLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin’e ait Serhat Çınar İnşaat Mobilya Dayanıklı Tüketim Malları ve Tarım Ürünleri Ltd. Şti. hakkında yapılan incelemelerde:</span></p><p><span style="font-size:18px">Faaliyet adresinde herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Firmanın ihalelere katılmadığı ve ihale almadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen belediyeye fatura düzenlediği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 37 faturanın toplam tutarının 7 milyon 244 bin 398 lira olduğu, bunların 28 adedinin ve 5 milyon 276 bin 321 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu oran şirket faturalarının yüzde 73’ünün belediyeye kesildiğini gösteriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>ŞİRKETLER ARASINDAKİ TİCARİ İLİŞKİLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Serhat Çınar firmasının belediye dışındaki faturalarının:</span></p><p><span style="font-size:18px">2’sinin Doğukan Uyan’ın eşi Aliye Gülbin Uyan’a ait Gülbin Uyan İç Mimarlık firması,</span></p><p><span style="font-size:18px">7’sinin ise Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv firması adına düzenlendiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMANIN SEYRİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda:</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin malvarlıklarına el konulması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorumluluğu bulunan başka kişiler ve kamu görevlileri hakkında işlem yapılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın genişletilmesi ihtimallerinin değerlendirildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.liderhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesine-yapilan-operasyonun-detaylari-ortaya-cikti</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-2553580310b2a-2a78-40d2-a48b-0a5a6c94cf812026-03-10T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM

GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">26DT450496, Erdemli Spor Salonu ve Tarsus Spor Salonunda bulunan soğutma grupları, hava santralleri ve salon tipi klimaların vinçle taşınması işi, 875.000,00 TRY, SERDAR DERE</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT430480, Müfide İlhan ve Limonluk Öğrenci Yurdu için hırdavat malzemesi ile Mersin Kız Yurdu Müdürlüğünde 2026 Kış Kampı kapsamında gerekli hazırlıkların tamamlanabilmesi için sıhhi tesisat ve hırdavat malzemeleri alım işi., 364.637,00 TRY, MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT437835, Tarsus Yurdu Müdürlüğü B Blokta hidrofor tamiri, basınç ayarları, genleşme tankı iç lastik değişiminin yapılması işi, 56.000,00 TRY, SEATEK TEKNİK YAPI TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT423166, Gençlik Merkezleri, Spor Tesisleri ve Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere Gençlik Kitapları Serisi alımı işi, 975.000,00 TRY, A.C GENÇLER AKSESUAR HIRDAVAT MOBİLYA DEKORASYON İNŞAAT GIDA TEKSTİL OTOMOTİV İMALAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT405153, Tarsus ve Erdemli Spor Salonunda bulunan trafo ve jeneratör imalatlarının Mersin Stadyumuna taşınması işi., 335.000,00 TRY, ER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT401286, erdemli öğrenci yurduna 25.000 kg kalorifer yakıtı alımı, 912.500,00 TRY, BUSECAN PETROL ÜRÜNLERİ NAKLİYAT OTOMOTİV GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT392796, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü A/B Bloklarda sıcak su hizmeti sağlayan kazan dairesi 2 adet sirkülasyon pompasının yenilenmesi işi, 280.000,00 TRY, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT382567, Müfide İlhan Kız Yurdu ve Taşucu Yurdu kanalizasyon ve Atıksu giderinin yapılması işi, 740.000,00 TRY, HÜSEYİN KIRCIL,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT381910, Tesislere jeneratör bakım-onarımı için malzeme alımı, 56.170,00 TRY, ER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT370083, Elektrik mal ve malzeme alımı işi., 145.307,50 TRY, LONGİ ENERJİ GÜNEŞ SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT370008, Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yurt Müdürlükleri, Spor Tessisleri ve Gençlik Merkezlerinde bulunan asansörlerin 2026 yılı periyodik bakımlarının yapılması işi, 796.080,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT366325, Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Öğrenci Yurtları, Spor Tesisleri, İl Müdürlüğü Ana Hizmet Binası, Gençlik Merkezleri ve Gençlik Kamplarında Bulunan Jeneratörlerin 2026 Yılı Periyodik Bakımlarının Yapılması İşi, 575.000,00 TRY, YALAP ENERJİ OTOMOTİV LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT361513, Tarsus Öğrenci Yurdu Müdürlüğü, Müfide İlhan Öğrenci Yurdu Müdürlüğü, Anamur Yurdu Müdürlüğü, Erdemli Yurdu Müdürlüğü ve Kapalı Spor Salonunda muhtelif mekanik bakım onarım işlerinin yapılması (8 Kalem), 172.300,00 TRY, HATİCE ELÇİN TECİMER,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT361509, İl Müdürlüğümüz Hizmet Binası, İlçe Müdürlükleri, Yurt Müdürlükleri, Gençlik Merkezleri ve Tesislerde görev yapan Koruma Güvenlik ve Özel Güvenlik Görevlilerinin 2026-2027 yıllarını kapsayan Özel Güvenlik Sertifikası Yenileme işi, 681.250,00 TRY, SOLMAZ GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT359943, Erdemli Atıcılık Tesis İçin Gübre ve tohum alımı, 154.000,00 TRY, ARZI ERGÖR,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT357487, GSB Yurdu Asansör Malzemesi Alımı, 997.550,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT337973, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok Çamaşırhane Elektrik Tesisatının Yenilenmesi İşi, 24.000,00 TRY, AYDIN KARAMAN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT337225, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok Kazan Dairesi Kontaktör ve Faz Koruma Rölesi Değişimi İşi, 8.000,00 TRY, AYDIN KARAMAN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT327014, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU KAZAN DAİRESİNDE BULUNAN DOĞALGAZ KAZANLARININ ARIZALARINI GİDERİLMESİ İŞİ, 398.000,00 TRY, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT325778, 2026 Yılı Spor Tesisleri, Gençlik Merkezleri, Gençlik Kampları ve Yurt Müdürlüklerinde Trafo ve Kompanzasyon Sistemlerinin Bakım Onarımı, 202.197,00 TRY, MİRLİVA MÜHENDİSLİK ELEKTRİK MAKİNA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA TURİZM TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT320363, İl Müdürlüğümüze bağlı Anamur Yurt Müdürlüğü yemekhanesinde kullanılmak üzere 2 adet salata barı(TeşirDolabı) alınması işi., 108.000,00 TRY, ORKAR SOĞUTMA-SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT309991, 05-10 Şubat tarihleri arasında Maliye ve Akkum Gençlik Kampımızda gerçekleştirilmesi planlanan YTB Türkmeneli Gençlik Kış Kampı kapsamında 07-08 Şubat 2026 tarihlerinde günübirlik gezi işi için araç kiralama işi, 243.000,00 TRY, GÜLENŞEN TURİZM TAŞIMACILIK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT308422, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok kazan dairesinde bulunan 2 adet kalorifer tesisatına ait sirkülasyon pompası ve vana değişiminin yapılması işi, 162.000,00 TRY, SEATEK TEKNİK YAPI TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307990, Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere VRF klima malzemesi alımı, 370.690,00 TRY, BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307787, olimpik yüzme havuzuna 32 tonluk grp depo yapımı, 395.000,00 TRY, HSA ARITMA TEKNOLOJİLERİ PROJE DANIŞMANLIK MÜHENDİSLİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307767, Bakanlığımıza bağlı Gençlik Kamplarında İlimizde uygulanacak olan Bağımlılıkla Mücadele Temalı Tiyatro Oyunu Projesi kapsamında 11 seanslık tiyatro hizmet alım işi, 550.000,00 TRY, AHMET GÖKGÖZ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT293877, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinde kullanılmak üzere; Toner alımı işi., 120.450,00 TRY, YUSUF METİN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT278840, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek KYGM 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için ikramlık ve yemek organizasyon hizmet alımı işi., 567.833,41 TRY, ORTAHİSAR GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT278720, 109 ADA 28 PARSELDEKİ YAMAÇ PARAŞÜTÜKALKIŞ ALANI VE 123 ADA 26 PARSELDEKİ İNİŞ ALANININ İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZE TAHSİSİ ÇİN ÖN İZİN DOSYASI HAZIRLATILMASI, 190.000,00 TRY, KOCABAĞ MÜHENDİSLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT277008, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinin; Bakım onarımı ve arızalı parçaların değişimi işi., 26.250,00 TRY, YUSUF METİN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT262473, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin Kız Yurt Müdürlüğünde düzenlenecek Kandil Programları kapsamında öğrencilere dağıtılmak üzere ikramlık malzeme alımı işi., 83.500,00 TRY, ORTAHİSAR GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT256299, Otobüs Kiralama Hizmet Alımı İşi, 271.600,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT250691, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin Fatih Sultan Mehmet ve Mersin Mehmet Akif Ersoy Gençlik Kampı Müdürlüklerinde yemek(sabah, öğle, akşam yemekleri ve ara öğün dahil) organizasyon hizmeti ile seyahat ve sağlık sigortası hizmet alımı işi., 702.172,65 TRY, TANZİM ÇARŞISI GIDA YEMEKÇİLİK TARIM HAYVANCILIK SANAYİ İHRACAT VE İTHALAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT249171, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek Kredi ve Yurtlar Geleneksel 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için 25-30 Ocak 2026 tarihleri Organizasyon Hizmet alımı işi., 797.400,00 TRY, MEH TAN ORGANİZASYON TURİZM YEMEKÇİLİK GIDA BİLGİSAYAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT247444, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek Kredi ve Yurtlar Geleneksel 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için Araç Kiralama Hizmet Alım işi., 172.500,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT246355, Tarsus Yurdu Asansör Malzemesi Alımı, 155.350,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT189420, İl Müdürlüğümüze bağlı Protokol, Basın ve Halkla İlişkiler biriminde grafik iş ve işlemlerin basımında kullanılan Konika Bizhub C257i marka model yazıcı için Orijinal Toner Alım işi., 147.000,00 TRY, USTEK BÜRO MAKİNALARI TEKNİK SERVİS KIRTASİYE ELEKTRONİK VE MEKANİK SİSTEMLER TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT180111, İl Müdürlüğümüze bağlı tesislerdeki jeneratörlerin arızalarının giderilmesi için malzeme alımı, 232.060,00 TRY, SANAL BİLGİSAYAR, DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI, TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT113255, İl Müdürlüğümüze bağlı Gençlik kamplarında düzenlenecek olan etkinliklerde kullanılmak üzere Yenişehir Gençlik Merkezi'ne asılmak üzere baskı ve basım hizmeti alımım işi., 372.335,00 TRY, RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT37651, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ÖĞRENCİ ODALARININ BANYO KAPILARININ TADİLATININ YAPILMASI, SÜZGEÇ VE ASKILIK YAPILMASI, 750.000,00 TRY, ATÖLYE İMM MİMARİ TASARIM MÜHENDİSLİK DEĞERLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Henüz bu rakamların içinde KDV yok. Ayrıca KDV eklenecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:20px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-iran-son-derece-yanlis-adimlar-atiyor-25534324ffd92-aa86-40da-8ebe-612ff82e60722026-03-10T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor

Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün başkent Ankara'da düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren ve NATO sistemleri tarafından etkisiz hale getirilen füzeyle ilgili açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'a atfen "Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor" diyen Erdoğan, sözlerini "Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir" diye sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin yerinin ve tavrının belli olduğunu" söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin "ateşin daha fazla yayılmaması ve daha fazla kan dökülmemesi için olağanüstü çaba gösterdiğini" kaydetti. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefikleriyle eş güdüm içinde takip ettiklerini belirten Erdoğan, "Güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz" dedi.<br />"Önleyici tedbirleri artırdık"<br />Şu an sınır hattında herhangi bir sorun ya da hareketlilik olmadığını söyleyen Erdoğan, ayrıca sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerde önleyici tedbirleri arttırdıklarını dile getirdi. Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna, istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun karşısında olduğumuzu vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin İran krizinde çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduğunu kaydeden Erdoğan, ilk günden itibaren yoğun diplomasi trafiği içinde olduklarını ve krize çıkış yolu bulabilmek amacıyla 16 liderle görüştüğünü vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Enerjide riskle karşı karşıya değiliz"<br />Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul'un piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri hayata geçirdiğini söyleyen Erdoğan, enerji arzıyla ilgili olarak da "Yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran sınırındaki üç gümrük kapısında herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmadığını dile getiren Erdoğan, "Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek en büyük hassasiyetimizdir" dedi.</span></p><p>DW / HS,TY<br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan-i%CC%87ran-son-derece-yanl%C4%B1%C5%9F-ad%C4%B1mlar-at%C4%B1yor/a-76282869</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyelerin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-2553390a93c26-5885-411c-b8ec-333bab084dfb2026-03-09T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR

BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">MERSİNDEKİ Belediyeler ve onlara bağlı (BİT denilen) şirketlerinin ihale ve alımları doğrusu şaşırtıyor. Benzer işler sürekli doğrudan temin pazarlıkla alınıyor ve alınan kişi ve firmalar çoğunluk aynı kişiler. Neden benzer ve süreklilik arz eden işler AÇIK İHALE yolu ile alınmıyor? Açık ihale olsa rekabet daha da genişleyecek ve alınan ürünler ve hizmetler daha ucuza gelecek. Ayrıca iş sağlığı güvenliği hizmeti var. Bu hizmeti devletin sağlık bakanlığına bağlı il müdürlüğü de veriyor. Hem de daha ucuza. Neden orası tercih edilmiyor? Totem, bilbord artık çağdışı kaldı. Ve yaşamsal tehlike saçıyorlar. Görüntü ve çevre kirliliğine neden oluyorlar, neden halen bu işlerden vazgeçilmiyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">İşte 2025 yılındaki bazı alımlar: ihale kayıt numaraları, alımı yapılan işin nevi, sözleşme bedeli ve kimden alındığına dair bilgiler aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">25DT1073518, Takım Elbise Alımı, 106.363,20 TRY, ÇGS ÇETİNKAYA GİYİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (Bu takım elbise kaç adet, kime alındı)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT498300, Billboard ve Megaboardların Onarım İşi, 315.000,00 TRY, MASİFHAN METAL İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT412453, Megaboard-Billboard Onarım İşi, 720.000,00 TRY, ASİLHAN TASARIM İNŞAAT MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT979222, Megaboard Zemin Güçlendirme, 600.000,00 TRY, GRADYAN MÜHENDİSLİK BİLGİSAYAR YAZILIM İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT740076, Açık Hava Reklam Reklam Denetim, 246.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1988868, Totem Temel Kazısı Demir Beton İşleri ve Tabela Tamir işleri, 625.000,00 TRY, KAVVAS OTOMOTİV İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1512539, Tanıtım Amaçlı Tabala Alımı, 582.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT429848, Kavak Marin Alımı, 375.000,00 TRY, TÜLİN YAZ</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT527194, Kavak Marin Değişimleri, 786.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1211213, Kavak Marin Alımı, 750.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT598481, Mevzuat Eğitimi Hizmet Alımı, 760.000,00 TRY, SEPRA EĞİTİM DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ, (Mevzuatın eğitimini verecek sizde birim yok mu)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT980005, Lokum Alımı, 52.470,00 TRY, ŞEKSAN PAZARLAMATİC LTD ŞTİ, (Bu kadar lokumu kim yedi?)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1015185, Hediyelik Eşya Alımı, 136.095,00 TRY, SINIRLI SORUMLU MERSİN KADIN GİRİŞİMİ ÜRETİM VE İŞLETME KOOPERATİFİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1088353, İsg Hizmeti Alımı, 770.000,00 TRY, MERSİN İSHAK ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1088674, İsg Hizmeti Alımı, 385.000,00 TRY, MERSİN İSHAK ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1131054, ARAÇ YIKAMA HİZMET ALIM İŞİ, 12.800,00 TRY, İSMAİL İLYA,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1210899, Mutfak Dolabı Alımı, 140.000,00 TRY, MASİFHAN METAL İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, (Nasıl bir mutfak dolabı bu ki, bu kadar miktarı yüksek)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1211553, Kamu Alımı ve Tedarik Sistemi Eğitimi, 800.000,00 TRY, ZENTEK TEKNOLOJİ SAĞLIK İNŞAAT TURİZM MAKİNE ENERJİ EĞİTİM DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1272408, Buzlu Bardak Mal Alımı, 775.000,00 TRY, AKEA PLASTİK ÜRÜNLERİ ÜRETİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, (Bu kadar buzlu bardak ne için)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1275788, TÜRK KAHVESİ MAL ALIMI, 239.250,00 TRY, ABDULMENAF KANDEMİR,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1294512, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETİ ALIMI, 660.000,00 TRY, KAZAN SAĞLIK VE İŞ GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1466558, Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Yapılması işi, 468.180,00 TRY, HEKİMBEY İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2501939, PERSONEL NLP EĞİTİMİ HİZMET ALIM İŞİ - 2, 795.000,00 TRY, VERDALINK TEKNOLOJİ ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">5DT1382396, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi Maç Yayını Hizmet Alımı, 25.000,00 TRY, GÜNEŞ TELEKOMÜNİKASYON VE İLETİŞİM HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1384714, TFF Süper Lig 2025-2026 Sezonu Ticari Yayın Hizmet Alımı, 500.000,00 TRY, DİYAP GROUP İLETİŞİM TELEKOMÜNİKASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1561194, Zücaciye Çeşitleri Alımı, 732.613,10 TRY, HALİL ÖGÜT,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1619761, Şarap Çeşitleri Mal Alımı, 750.901,31 TRY, HAZAN GIDA TAŞIMA TURİZM İNŞ.TEKEL SAN.TİC.LTD.ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2135566, AĞIR ALKOLLÜ İÇECEK ÇEŞİTLERİ, 797.433,41 TRY, YAKA İNŞAAT İTH. İHR SAN.VE TİC.LTD. ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2354487, İthal Bira Çeşitleri Mal Alımı, 708.795,00 TRY, AÇI GRUP İÇECEK GIDA LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2414647, 75 CL KIRMIZI ŞARAP ALIMI, 500.465,00 TRY, YAKA İNŞAAT İTH. İHR SAN.VE TİC.LTD. ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1815021, Laptop Alımı, 370.000,00 TRY, PENGUEN BİLGİSAYAR İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, (Kaç adet aldınız, kimde, nerede, demirbaşa kayıtlı mı?)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1869929, UZUN KOLLU TİŞÖRT ALIMI, 800.000,00 TRY, HATİCE AKKAYMAK,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1872560, TÜRK KAHVESİ ALIMI, 343.069,31 TRY, İLHANLAR GIDA TEKSTİL İNŞAAT NAKLİYE TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, (Bu kahve alımı çok sık yapılıyor, ben örnek olarak bunu aldım)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1943724, KOLONYA ÇEŞİTLERİ ALIMI, 120.660,00 TRY, BİTKİVADİSİ TIBBİ VE AROMATİK YAĞLAR ÜRETİMİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2058109, Tahin, Pekmez, Bal mal alımı, 795.925,00 TRY, OKYAY OTOMASYON VE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MAKİNE TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2143280, ETKİNLİKTE KULLANILMAK ÜZERE TİŞÖRT, MİSAFİRHANE VE FIRIN PERSONELLERİNE KIYAFET ALIM İŞİ, 670.000,00 TRY, SEBA ALTYAPI ÜST YAPI İNŞAAT TEKSTİL ÜRÜNLERİ TURİZM PETROL SANAYİ VE TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2197367, Kruvasan çeşitleri mal alımı, 772.200,00 TRY, YCL UNLU MAMULLERİ GIDA LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2247436, Kışlık Personel Kıyafeti Mal Alımı, 783.000,00 TRY, HİMER ÖZEL EĞİTİM EMLAK TEKSTİL İÇ VE DIŞ TİCARET KEMİZLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">Ve dikkat çekici bir hizmet alımı, 25DT2137472, Denizden Kafe Tuvalet İşçiliği Hizmet Alımı, 102.500,00 TRY, BEFAŞ İNŞAAT TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, Kendi işçin elemanın var, ama şirketin tuvaletlerinin temizliği için hizmet alımı yapıyorsunuz…</span></p><p><span style="font-size:20px">Henüz bu rakamların içinde KDV yok. Ayrıca KDV eklenecek.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:20px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
]]>