Haberanalizhttps://www.haberanaliz.net/public GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2026-11-05T01:12:39+03:00<![CDATA[Osmaniye’de “İletişim Yüzyılı, Güçlü İletişim, Etkin Kamu” Eğitim Programı Düzenlendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/osmaniyede-iletisim-yuzyili-guclu-iletisim-etkin-kamu-egitim-programi-duzenlendi-26817ba94617a-07cb-4e3e-a82b-b3a5895bddb52026-11-04T15:40:00+03:00HABER MERKEZİ Osmaniye’de “İletişim Yüzyılı, Güçlü İletişim, Etkin Kamu” Eğitim Programı Düzenlendi

Osmaniye’de “İletişim Yüzyılı, Güçlü İletişim, Etkin Kamu” Eğitim Programı Düzenlendi

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kamu kurum ve kuruluşlarının iletişim faaliyetlerinin etkinliğini artırmak, kurumsal iletişim kapasitelerini geliştirmek ve güncel iletişim araçlarının kullanımını yaygınlaştırmak amacıyla planlanan programa, kamu kurumlarının basın ve halkla ilişkiler birimlerinde görev yapan personel, CİMER kullanıcıları ve basın mensupları katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Osmaniye Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti, konuşmasında dijitalleşmenin kamu yönetiminde iletişimi stratejik bir sorumluluk hâline getirdiğini belirterek kamu kurumlarının doğruluk, sürat, tutarlılık ve anlaşılırlık ilkelerini esas alması gerektiğini vurguladı. Kamu iletişiminin temel ölçütünün vatandaşların sunulan hizmetlerden nasıl yararlanacağını açık ve anlaşılır biçimde öğrenebilmesi olduğunu ifade eden Serdengeçti, güçlü bir kamu açıklamasının vatandaşın hayatını kolaylaştıran bir rehbere dönüşmesi gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CİMER'in vatandaşların talep, şikâyet ve önerilerini kamu makamlarına ulaştırmanın yanı sıra kamu hizmetlerinin değerlendirilmesinde de önemli bir veri kaynağı olduğunu belirten Serdengeçti, yapay zekâ teknolojilerinden yararlanırken bilgi doğrulama, kişisel verilerin korunması ve kurumsal mahremiyet ilkelerine dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Serdengeçti, eğitim programının kamu hizmetlerinin şeffaflığına ve vatandaş memnuniyetine katkı sağlamasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Adana Bölge Müdürü Mustafa Yalınız ise konuşmasında, dijital çağda iletişimin kamu hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini belirterek vatandaşlarla kurulan iletişimin niteliğinin kurumlara duyulan güveni, hizmetlerin etkinliğini ve kurumsal itibarı doğrudan etkilediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kurumlarının hizmetlerini doğru, anlaşılır, hızlı ve güvenilir şekilde vatandaşlara ulaştırmasının önemine değinen Yalınız, yapay zekâ ve dezenformasyonun yaygınlaştığı günümüzde doğru bilginin güçlendirilmesi ve dezenformasyonla mücadelenin ortak sorumluluk olduğunu vurguladı. Yalınız, güçlü iletişimin etkili kamu hizmetinin temelini oluşturduğunu belirterek eğitim programının kurumların iletişim kapasitesine ve kurumlar arası iş birliğine katkı sağlayacağını ifade etti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye'de 89 mağazası bulunan MediaMarkt Çinlilere satılıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyede-89-magazasi-bulunan-mediamarkt-cinlilere-satiliyor-2681659f51339-6ced-4666-9e45-b91b88c13a3a2026-11-04T11:36:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye'de 89 mağazası bulunan MediaMarkt Çinlilere satılıyor

Türkiye'de 89 mağazası bulunan MediaMarkt Çinlilere satılıyor

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, 11 ülkede binden fazla mağazası bulunan MediaMarkt ve Saturn'un ana şirketi Ceconomy'nin Çinli online ticaret platformu JD.com tarafından 2,2 milyar euro karşılığında devralınmasına onay verdi. Almanya merkezli şirket 2007 yılından bu yana Türkiye pazarında da varlık gösteriyor. Türkiye'de 89 MediaMarkt mağazası bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel'deki rekabet yetkilileri, özellikle JD.com'un, alımı Çin Halk Cumhuriyeti'nin sübvansiyonlarıyla finanse edip etmediğini inceledi ve JD.com'a bu doğrultuda yükümlülükler getirdi. Böylece gerekli tüm izinler alınmış oldu. Satın almanın önümüzdeki günlerde tamamlanması planlanıyor. JD.com'un teklifini kabul eden Ceconomy hissedarlarının paralarını tahminen 12 Kasım'da alması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yeni bir sayfa açılıyor"<br />Ceconomy CEO'su Remko Rjinders, "JD.com ile ortaklığımız gerçeğe dönüşüyor ve yeni bir sayfa açılıyor" dedi. Rjinders, "Birlikte, çok kanallı bir perakende platformu yönündeki başarılı stratejimizi hızlandıracağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Satın almayla JD.com, binden fazla mağaza ve büyük online mağazalara erişim sağlıyor. Şirket böylece Avrupa'daki faaliyetlerini, Alibaba ve Amazon ile rekabet içinde büyütebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceconomy'nin 48 bin çalışanı bulunuyor. Bunların yaklaşık 17 bini Almanya'da çalışıyor. JD.com, daha önceki açıklamalarına göre şirketi borsadan çıkarmayı planlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB'nin endişeleri ve şartlar<br />AB Komisyonu'nun Mayıs ayında yaptığı ön inceleme, JD.com'un Çin'den aldığı tercihli finansman, vergi teşvikleri ve hibeler sayesinde haksız avantaj elde etmiş olabileceğini ve bu sayede daha yüksek bir teklif sunabildiğini ortaya koymuştu. Şirket, endişeleri gidermek için, diğer bazı adımların yanı sıra Ceconomy'ye piyasa koşullarında ürün tedarik etmeyi ve finansman sağlamayı önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha küçük rakiplerin de JD.com'un Avrupa'daki lojistik ve teknoloji altyapısına adil ve ayrımcı olmayan koşullarla erişebilmesi öngörülüyor. Avrupa Komisyonu, bu önlemlerle JD.com'un Avrupa ayağının çapraz sübvanse edilmesinin önleneceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">JD.com CEO'su Sandy Xu ise şunları söyledi: "Ceconomy'nin büyümeyi sürdürülebilir şekilde hızlandırmasını, Avrupa'daki rekabet gücünü daha da artırmasını ve değişen bir perakende pazarında yenilikçiliğini korumasını desteklemek istiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/BÜ,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-89-ma%C4%9Fazas%C4%B1-bulunan-mediamarkt-%C3%A7inlilere-sat%C4%B1l%C4%B1yor/a-79841795</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Demokrat aday Keisha Lance Bottoms, ABD'de vali seçilen ilk siyahi kadın oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/demokrat-aday-keisha-lance-bottoms-abdde-vali-secilen-ilk-siyahi-kadin-oldu-26814b442fc82-b323-43a4-8850-e9b5c1bed15b2026-11-04T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ Demokrat aday Keisha Lance Bottoms, ABD'de vali seçilen ilk siyahi kadın oldu

Demokrat aday Keisha Lance Bottoms, ABD'de vali seçilen ilk siyahi kadın oldu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bottoms, böylece ABD tarihinde valilik görevine seçilen ilk siyah kadın olmanın yanı sıra Georgia'da eyalet çapında seçimle belirlenen anayasal bir göreve gelen ilk siyah kadın unvanını da elde etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrat siyasetçinin zaferi, Georgia'da uzun süredir devam eden Cumhuriyetçi yönetimin de sonunu getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyalette son olarak Demokrat Roy Barnes, 2002 yılında Cumhuriyetçi Sonny Perdue karşısında valilik seçimini kaybetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bottoms, ocak ayında yemin ederek göreve başlayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Atlanta Belediye Başkanlığından valiliğe</span></h2><p><span style="font-size:18px">Keisha Lance Bottoms, siyasi kariyerine 2010'da Atlanta Belediye Meclisi'nde başladı ve 2017'ye kadar bu görevde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2018-2022 yılları arasında Atlanta'nın 60. belediye başkanı olarak görev yapan Bottoms, daha sonra eski ABD Başkanı Joe Biden'ın yönetiminde çalıştı. 2022-2023 yıllarında ise Beyaz Saray'da Kamu Katılımı Direktörü olarak görev aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bottoms 2020'de Atlanta polisi tarafından vurularak öldürülen Rayshard Brooks'un ardından yaşanan protestolar ve aynı yıl sekiz yaşındaki Secoriea Turner'ın silahlı saldırıda hayatını kaybetmesi nedeniyle eleştirilerle karşılaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan, belediye başkanlığı döneminde Atlanta'nın ilk tam kadrolu eşitlik, çeşitlilik ve kapsayıcılık ofisini kuran Bottoms, nakit kefalet uygulamasını kaldırdı ve belediyenin mali işlemlerini kamuoyuna açan Open Checkbook platformunu hayata geçirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bottoms, 2022 yılında ikinci dönem için belediye başkanlığına aday olmadı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sağlık, konut ve eğitim vaatleriyle kazandı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bottoms, valilik kampanyasında özellikle yaşam maliyetlerini düşürmeye odaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrat siyasetçi, düşük gelirli Amerikalılara yönelik kamu sağlık sigortası programı Medicaid'in kapsamını genişleterek sağlık harcamalarını azaltmayı, konut maliyetlerini düşürmeyi ve Georgia'daki devlet okullarının finansmanını güçlendirmeyi vaat etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bottoms, Georgia'da valilik için yarışan ilk siyah kadın değil. Daha önce Demokrat siyasetçi Stacey Abrams, 2018 ve 2022 yıllarında valiliğe aday olmuş ancak her iki seçimi de kaybetmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Cumhuriyetçilerin milyarder adayı kaybetti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bottoms'ın Cumhuriyetçi rakibi Rick Jackson ise sağlık sektöründe faaliyet gösteren milyarder bir iş insanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jackson, şubat ayında sürpriz biçimde valilik yarışına katılarak Cumhuriyetçi Parti içindeki dengeleri değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce Cumhuriyetçilerin en güçlü adaylarından biri olarak görülen Vali Yardımcısı Burt Jones'u haziran ayındaki ikinci tur ön seçimde mağlup etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jackson, seçim kampanyasında yoksulluk içinde geçen çocukluğunu ve iş dünyasındaki başarısını öne çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurucusu olduğu Jackson Healthcare, ABD'nin 50 eyaletinde faaliyet gösteren ve yıllık yaklaşık 3 milyar dolar gelir elde eden ülkenin en büyük sağlık personeli istihdam şirketlerinden biri.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/11/04/demokrat-aday-keisha-lance-bottoms-abdde-vali-secilen-ilk-siyahi-kadin-oldu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kongrede çoğunluk Demokratlarda: Trump için ne değişecek?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kongrede-cogunluk-demokratlarda-trump-icin-ne-degisecek-26813c76180db-957c-4e63-a14f-b75759cc47ee2026-11-04T09:53:00+03:00HABER MERKEZİ Kongrede çoğunluk Demokratlarda: Trump için ne değişecek?

Kongrede çoğunluk Demokratlarda: Trump için ne değişecek?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'deki ara seçimlerde Demokratlar, Cumhuriyetçiler karşısında hem Temsilciler Meclisi'nde hem de Senato'da çoğunluğu elde etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkanın partisi son olarak 20 yıl önce Kongrenin her iki kanadında da çoğunluğu kaybetmişti. Bu seçimlerde Cumhuriyetçilerin kaleleri olarak görülen Texas ve Kansas bile Demokrat adayları seçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmenler birçok eyalette tercihini Demokratlardan yana kullanarak, ABD Başkanı Donald Trump ve izlediği politikalardan duydukları memnuniyetsizliği çok net biçimde gösterdi. Peki Başkan Trump, bu sonuçların ardından rotasını değiştirecek mi? Sonuç, Trump'ın kendi partisindeki desteği için ne anlama geliyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte önemli soruların yanıtları...</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetçiler neden kaybetti?<br />Trump ikinci görev dönemine başlarken, savaşları sona erdirmeyi vadetmişti. 2024'teki seçim zaferinde, Demokrat selefi Joe Biden döneminde ekonomik durumdan duyulan hoşnutsuzluk da Trump'ın lehine olmuştu. Ancak Trump'ın Beyaz Saray'a taşınmasından yalnızca iki yıl sonra, çok sayıda Amerikalı hayatın pahalılığından yakınıyor. Çoğu Amerikalı, sorumluluğu Trump'a yüklüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetçiler için bir diğer büyük yük, Başkan'ın sekiz aydan uzun süre önce İsrail'le birlikte başlattığı ve hâlâ sonlandıramadığı İran savaşı oldu. Savaşın ardından yükselen akaryakıt fiyatları, Amerikalıların seçim öncesindeki temel kaygılarından biriydi. Petrol fiyatlarının yakında yeniden düşeceği sözünü defalarca tekrarlayan Trump, seçmenlere sandığa giderken İran'ın nükleer programını da dikkate almaları gerektiğini söyledi. Ancak bu pek işee yaramışa benzemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump nasıl tepki verdi?<br />Trump, dört yıllık görev süresinin tam ortasında yapılan ara seçimleri açıkça kendisi hakkında bir oylama olarak ilan etmişti. Ancak yenilgi belirginleşince seçim gecesi bundan söz etmek istemedi. Başkan, kendi platformu Truth Social'da şunları yazdı: "Ben oy pusulasında yoktum. Ve olsaydım, HEYELAN gibi kazanırdık!"</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump yine de güç kazanan Demokratlarla artık zorunlu hâle gelen iş birliğine açık olduğu mesajını verdi. New York Times'a verdiği röportajda sonuçları kabul edeceğini söyleyen Trump, "Demokratlarla çalışacağız ve bunu şimdiden dört gözle bekliyoruz. Büyük olasılıkla bir çözüm bulacağız" dedi. Bundan önce, Trump'ın seçim sonucunu tanıyıp tanımayacağı tartışılıyordu. Başkan nitekim 2020 başkanlık seçimindeki yenilgisini bugüne kadar kabul etmiş değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zafer Demokratlar için ne anlama geliyor?<br />2024 başkanlık seçimindeki yenilginin ardından, ara seçimlerdeki net galibiyet Demokratlar için muhteşem bir geri dönüş gibi duruyor. Yine de akıllara gelen soru şu: Bu, Demokratların kendi gücüyle kazandığı bir zafer mi, yoksa esas olarak Trump'ın zayıflığı sayesinde mi kazandılar? Demokratlar, lider figür eksikliği sorunundan da hâlâ kurtulmuş değil. 2028 başkanlık seçimlerinde Demokratların adayının kim olacağı belirsiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın popülaritesinin düşmesi, her hâlükârda Demokratlara seçimde yardımcı oldu. New York Times'ın bir analizine göre, Cumhuriyetçi Trump, 1946'daki Demokrat Harry Truman'dan bu yana ara seçimler öncesinde en düşük onay oranlarına sahip ABD Başkanı oldu.<br />Trump şimdi rotasını değiştirecek mi?<br />Bu sonuçların ardından, Trump'ın rotasını değiştirmesi beklenmiyor. Trump'ın geçmişte yenilgilerin ardından sergilediği tutum da bunu gösteriyor. Örneğin Yüksek Mahkeme yılın başında Trump'ın o dönemdeki gümrük vergilerinin büyük bölümünü hukuka aykırı bulunca, Başkan agresif gümrük politikasını sürdürmeye çalıştı, başka bir hukuki dayanağa başvurarak hemen yeni tarifeler getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın ikinci başkanlık dönemi ayrıca yürütme yetkilerinin büyük ölçüde genişletilmesine ve kararnameyle yönetime sahne oldu. Trump'ın şimdi, zaten olduğundan da güçlü biçimde Meclis'i devre dışı bırakarak yönetmeye çalışması muhtemel.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın Kongre'de karşısında daha fazla muhalefet var mı?<br />Evet. Kongrenin her iki kanadında da çoğunluğu elde eden Demokratlar, artık Trump'ın gümrük vergisi politikasını parlamento yoluyla dizginlemeyi deneyebilecek güce sahip. Ancak kendi yasa girişimlerini geçirmenin önündeki engeller yine de yüksek. Çünkü Senato'da birçok konuda salt çoğunluk yetmiyor. Kilit düzenlemelerin kabul edilmesi için çoğu zaman en az 60 senatörün onayı gerekiyor. Demokratlar burada da büyük olasılıkla Cumhuriyetçi oylara muhtaç kalmayı sürdürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump Demokratların işini nasıl zorlaştıracak?<br />Birkaç Cumhuriyetçi, Demokratlarla birlikte Trump'ın bazı politikalarına karşı oy kullansa bile Başkan olarak yasalara veto koyma hakkını elinde tutuyor. Trump, Truth Social'da bu hakkı kullanabileceğine işaret etti. Seçim gecesi sosyal medya hesabından üzerinde "VETO" yazan kırmızı bir şapka paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan'ın vetosunu aşmak için Kongre'nin her iki kanadında da üyelerin üçte iki oyu gerekiyor. Buna ulaşmak son derece zor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Başkan'ı bundan böyle daha sıkı bir denetim de bekliyor. Yeni seçilen Kongre'nin ilk kez toplanacağı Ocak ayından itibaren Demokratlar, Trump hakkında soruşturma başlatabilecek, ifade verilmesini zorunlu kılabilecek ve iç belgelerin kendilerine sunulmasını isteyebilecek. En sert senaryoda, bu soruşturmaların sonuçları, Trump'a ya da kabine üyelerine yönelik bir başka azil sürecinin de dayanağını oluşturabilir. Bu, Cumhuriyetçilerin 2018 ara seçimlerinde Temsilciler Meclisi'ndeki çoğunluğu kaybettiği ilk başkanlık döneminde de yaşanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetçiler Trump'tan uzaklaşacak mı?<br />Seçim kampanyası sırasında bazı Cumhuriyetçi adayların Trump'ın politikalarından uzaklaştığı görülmüştü. Michigan'da Cumhuriyetçi Mike Rogers, komşu Kanada ile yaşanan gümrük vergisi çatışmasına son verilmesini istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Cumhuriyetçilerin Trump'ın Moskova'ya yönelik son yakınlaşmasından uzak durması ise daha da belirgindi. Başkan'ın Ukrayna Savaşı'nda izlediği tutum, partide daha önce de birçok kez çatlaklar ortaya çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak yeniden siyasi bir görev için aday olanlardan hemen hiçbiri açık bir kopuşu göze alamadı. Çünkü Başkan'ın öfkesini üzerine çeken, ön seçimlerde ve ara seçimlerde destekçilerinin faturasıyla karşılaşmayı bekliyordu. Ancak seçimin bitmesiyle bu disipline edici unsur ortadan kalkıyor. Dolayısıyla seçimden sonra daha fazla partili vekilin Başkan'a yönelik açık eleştirilerle saklandığı yerden çıkması mümkün.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan ara seçimlerin ardından gözler artık 2028 başkanlık seçimine çevriliyor. ABD Anayasası'na göre Trump bir kez daha aday olamıyor. Popülarite değerleri kötü kalmaya devam ederse bu, Cumhuriyetçilerin ondan uzaklaşma yönündeki motivasyonunu artıracak.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/kongrede-%C3%A7o%C4%9Funluk-demokratlarda-trump-i%C3%A7in-ne-de%C4%9Fi%C5%9Fecek/a-79850743</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TARSUS ÜNİVERSİTESİ DE SAYIŞTAYA TAKILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tarsus-universitesi-de-sayistaya-takildi-26815b003e95c-2500-44b0-904b-efceb61ed6d32026-11-04T07:50:00+03:00HABER MERKEZİ TARSUS ÜNİVERSİTESİ DE SAYIŞTAYA TAKILDI

TARSUS ÜNİVERSİTESİ DE SAYIŞTAYA TAKILDI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS ÜNİVERSİTESİNDE SAYIŞTAY DENETÇİLERİ TARAFINDAN YAPILAN İNCELEMELERDE:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Yapım İşlerinde İhale Sözleşmesi İmzalandıktan Sonra İş Kalemlerinde Kapsamlı Değişiklik Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Doğrudan Temin Yöntemi ile Gerçekleştirilen İşlerde Mevzuatta Düzenlenen Bazı Hususlara Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Taşınır İşlemlerinin Yönetmeliğe Uygun Olarak Yürütülmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. İç Kontrol Sisteminin Kurulması ve İşletilmesine İlişkin Eksikliklerin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Bazı Eğitim Birimlerinde Zorunlu Ders Yükünü Tamamlamamış Öğretim Elemanlarının Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Öğrencisi Olmadığı İçin Bazı Bölüm ve Programların Atıl Durumda Kaldığı&nbsp;</span><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aeb06432c09e.jpg" style="height:237px; width:719px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aeb0643a564e.jpg" style="height:312px; width:725px" /></strong></span></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Raporun detaylarına bakıldığında ise:</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px">2025 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu ile 804.921.000,00 TL ödenek tahsis edilen Üniversite bütçesine yıl içinde 69.764.254,00 TL ödenek eklendiği ve toplam ödenek 874.685.254,00 TL’ye ulaştığı, ödeneğin %82,53’ü olan 721.904.772,62 TL kullanıldığı anlaşıldığı tespiti yapıldı.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan Üniversite özel bütçesi dışında bulunan;&nbsp;</strong></span></span><span style="font-size:18px">Döner Sermaye İşletmesinin 2025 yılı gelir toplamı 2.660.408,77 TL, gider toplamı 1.932.506,48 TL olarak gerçekleştiği ve dönem 706.425,17 TL kâr ile tamamladığı, Üniversite Sosyal Tesisinin (Memur Yemek Yürütme Hesabı) 2025 yılı gelir toplamı 3.847.904,52 TL, gider toplamı 3.544.270,90 TL olarak gerçekleştiği ve dönem sonu 303.633,62 TL kâr ile tamamlandığı,&nbsp; Üniversite, Mersin Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kurum ve İşletici Ticaret A.Ş. (sermayesi 1.000.000,00 TL) ve Mersin Agropark Tarım ve Gıda İhtisas Teknoloji Geliştirme Bölgesi Kurucu ve İşletmeciliği A.Ş. (sermayesi 18.000.000,00 TL) ortaklarından olduğu tespiti yapılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Öte yandan,</strong></span> Üniversite tarafından 2025 yılında ihalesi yapılan işlerden sözleşme bedeli 21.450.662 TL olan Muhtelif İnşaat Yapım İşi, sözleşme bedeli 6.515.000 TL olan Muhtelif Tadilat Yapım İşi ve sözleşme bedeli 8.447.000 TL olan Çevre Düzenlemesi ve Sınır Çiti Yapılması İşi dosyalarının incelemesinde; sözleşmenin uygulanması sürecinde zorunlu sebepler olmaksızın iş kalemlerinde kapsamlı değişikliğe gidildiği görüldüğünü belirleyip, 4735 sayılı Kanun, YİGŞ ve Yüksek Fen Kurulu Kararları gereğince, sözleşme imzalandıktan sonra iş kalemlerindeki ekleme ve çıkarmalar %10’luk iş artışı kapsamında yapılabileceğini, Eklenecek/çıkarılacak veya azaltılacak/artırılacak iş kalemleri ancak bu %10’luk bedel içerisinde olan iş kalemlerinde değişikliğe gidilebileceğini, Bedel olarak %10’lık limit içerisinde kalınıp, iş kalemlerinin yarısında değişikliğe gidilmesine imkân verdiğini, Böyle bir uygulamanın yasal dayanağı da bulunmadığını, Mevcut düzenlemeler gereğince sonradan yeni iş kalemi eklenebilmesi için yeni iş kaleminin işin yürütülmesi sırasında zorunlu hale gelmiş olması ve teknik olarak sözleşme kapsamı dışında ama işin tamamlanması için gerekli olması şartları aranmadığını, Üniversite tarafından 2025 yılında ihalesi yapılan işlerden seçilen “Muhtelif İnşaat Yapım İşi”, “Muhtelif Tadilat Yapım İşi” ve “Çevre Düzenlemesi ve Sınır Çiti Yapılması İşi” ihalelerine ait sözleşmelerin uygulanması aşamasında mevzuatın verdiği %10’luk parasal limit imkânına dayanılarak, parasal olarak %10’luk limit içerisinde kalınarak neredeyse iş kalemlerinin yarısının yapımından vazgeçildiği veya azaltıldığı, yerine yeni iş kalemleri eklendiği veya mevcut iş kalemlerinin miktarının artırıldığı görüldüğünü, Bu değişiklikler için “Gerekçeli Rapor”, “Anlaşma Tutanağı” ve “Ek Sözleşme” hazırlanmış ve hakediş kapsamında ödemesi yapıldığını, İhaleden sonra iş kalemlerinde bu şekilde kapsamlı değişiklik bir iş artış veya eksilişinden ziyade, sözleşmede esaslı değişiklik yapılması anlamına geldiğini, 4735 sayılı Kanunun 15’inci maddesi gereğince sözleşmede esaslı değişiklik yapılamaz. Bu şekilde sonradan yapılan değişiklikler, ihalenin ekonomik dengesini değiştirebilmekte ve rekabeti olumsuz etkileyeceğini, Sonradan yapılan değişiklerle ortaya çıkan iş kalemleriyle ihaleye çıkılmış olunsaydı ihalenin farklı şekilde sonuçlanacağını, Bu tür değişiklikler mevzuata uygun olmadığı gibi rekabetin sağlanması hususunda da risk oluşturduğunu, İhale sürecinde rekabet ve yarışma konusu, proje ve mahal listelerinde gösterilen iş ile İhale dokümanında tarif edilen işle fiilen gerçekleştirilecek işin aynı olması, rekabet, saydamlık, ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin de gereği olduğu, İhale öncesi proje, teknik şartname, mahal listesi hazırlanırken birimler arasında gerekli koordinasyon sağlanarak, ihtiyaçların doğru bir şekilde belirlenmesi ve zorunlu durumlar hariç değişiklik yapılmadan tamamlanması gerektiği, Kanun’un yapım işleri bakımından getirdiği proje disiplini, idarece ihale dokümanının eksiksiz hazırlanması ve hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak biçimde işlerin belirlenmesini zorunlu kıldığı, .4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel ilkeler” başlıklı 5 inci maddesinde, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla İdareler sorumlu tutulduğunun altını çizip, <strong>Sonuç itibariyle, “</strong>yapım işleri sözleşmenin uygulanması sürecinde zorunlu durumlarda iş artışı için getirilen %10’luk parasal limit dayanak olarak alınarak iş kalemlerinde kapsamlı değişikliğe gidilmesinin yasal dayanağı bulunmadığı; İdare tarafından ihale öncesi proje, teknik şartname ve mahal listesine dayalı iş kalemleri oluşturulurken ilgili birimlerle koordineli olarak etkin bir şekilde planlama yapılmadığı; bu durum mevzuata uygun olmadığı gibi ihalelerde saydamlık ve rekabetin olumsuz etkilenmesine, kaynakların etkili ve verimli kullanılmamasına da neden olabileceği değerlendirilmektedir” denilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan</strong>, İdare tarafından doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen yapım işleri, hizmet alımları ve mal alımlarının bir kısmında yasaklılık kontrolünün yapılmadığı ve doğrudan temin limitleri dâhilinde gerçekleştirilen yapım işlerinde yaklaşık maliyetin mevzuata uygun belirlenmediği tespit etmiş, Doğrudan Temin İle Yapılan Alımlarda Yasaklılık Kontrolünün Yapılmadığını, Doğrudan Temin Limitleri Dâhilinde Gerçekleştirilen Yapım İşlerinde Yaklaşık Maliyetin Mevzuata Uygun Şekilde Belirlenmediğini ortaya çıkarmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine,</strong> Üniversite bünyesinde yer alan ve pilot olarak seçilen Mühendislik Fakültesi, Mersin Tarsus Organize Sanayi Bölgesi Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu ile İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı’na ait ambarlarda yapılan denetim sonucunda; taşınır kayıt ve muhafaza İşlemleri ile ilgili olarak mevzuata aykırı bazı hususların yer aldığı görülmüş:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bazı birimlerde tüketim malzemesi çıkışlarının düzenli olarak muhasebe birimine bildirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Birimlerde ihtiyaç fazlası taşınırların bulunduğu ve Taşınır Yönetim Birimine bildirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kişi ve ortak kullanım alanlarına verilen dayanıklı taşınırlar için Dayanıklı Taşınırlar Listelerinin oluşturulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dayanıklı taşınırların numaralandırılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bazı birimlerde KBS’de görünen ambar sayısı ile fiili ambar sayısının birbiri ile uyumlu olmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Ambar kayıtlarında olmayan bir kısım mal ve malzemenin fiilen ambarda yer aldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bazı taşınır ambarlarında hurdalar ile kullanılır haldeki taşınırların karışık ve düzensiz şekilde bir arada tutulduğu, rafların tertip ve düzeninin bulunmadığı, ambarda taşınırların dağınık şekilde farklı raflarda muhafaza edildiği, sayıma uygun şekilde istiflenmediği, dayanıklı taşınırların numaralandırma işleminin bazı birimlerde tamamlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- KBS’de bazı dayanıklı taşınırın marka modeline yer verilmediği ayrıca elektronik taşınırların fabrika seri numarası ile sisteme kaydedilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Ambarlarda tertip ve düzenin olmadığı, Bazı ambarlarda su baskını ve yangın gibi hususlara ilişkin yeterli güvenlik önlemlerinin alınmadığını tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada yapılan incelemede,</strong> İdarenin, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu hükümleri ve ilgili düzenlemeler gereğince, iç kontrol sisteminin kurulması, uygulanması, izlenmesi ve geliştirilmesi aşamalarında eksikler olduğu görülmüş;</span></p><p><span style="font-size:18px">1- Yönetimin ihtiyaç duyduğu gerekli bilgileri ve raporları üretecek ve analiz yapma imkânı sunacak yönetim bilgi sistemine ilişkin çalışmalar tamamlanmış, ancak Üst Yöneticinin bu bilgilere ulaşması için her hangi bir sitem kurulmamıştır. Yönetim bilgi sistemi, yöneticilerin ihtiyaç duydukları bilgiye ulaşmaları için kullanılan bilgisayar destekli sistemlerdir. Yönetim bilgi sistemi; mali verileri, personele ilişkin bilgileri, taşınır/taşınmaz varlıklarına ilişkin bilgileri, performans bilgilerini, kurumsal evrak arşivindeki bilgileri vb. karşılaştırarak değerlendirmeye imkân vermekle birlikte, risk yönetimi için idareye bilgi de verebilmektedir. İyi işleyen bir bilgi sistemi, büyük ölçüde yönetim işlevlerini kolaylaştırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2- İdarede “Kamu Görevlileri Etik davranış” ile ilgili eğitim ve bilgilendirme çalışmaları konusunda yeteri kadar eğitim ve bilgilendirme çalışmaları yapılmamış; tüm personele etik sözleşmesi imzalatılmamış ve personelin özlük dosyasına konulmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Kurumsal riskler belirlenip uygulamaya konulmamıştır. Kurumsal risk yönetimi, üst yönetimin, kurumun vizyonu, misyonu, stratejik amaç ve hedeflerini gerçekleştirmesini engelleyebilecek riskleri tanımlayıp değerlendirmesini ve gerekli önlemleri almasını içerir.</span></p><p><span style="font-size:18px">4- İç kontrol riskleri belirlenip uygulamaya konulmamıştır. İç kontrol riskleri, idarenin tüm birim/ faaliyet/ iş süreçleri düzeyinde belirlen risklerinden oluşmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">5- İç kontrol riskler belirlenmediği için bu risklerin değerlendirilmesine yönelik çalışmalar da yapılamamıştır. Riskler tespit edildikten sonra her bir riskin ortaya çıkma/gerçekleşme ihtimali ve ortaya çıktığında oluşacak etkisi için bir ölçüm yapılır. Risk puanı belirlendikten sonra riskler önceliklendirilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">6- Yine riskler belirlenmediği için İdarece belirlenen risklerin kabul edilebilir düzeye indirilmesine yönelik kontrol faaliyetleri de yapılamamıştır. Kontrol faaliyetlerinin amacı risklerin etki ve olasılığını azaltmak için yeni kontroller geliştirmek veya mevcut kontrolleri etkinleştirmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">7- Kurumda iç denetçi kadrosu bulunmasına rağmen, halen görev yapan bir iç denetçi bulunmadığından iç denetim fonksiyonu etkin şekilde yerine getirilememekte ve iç kontrol sistemine ilişkin denetim ve raporlama çalışmaları yapılmamaktadır. Üst Yöneticinin Kanunda belirtilen sorumluluklarını yerine getirirken araç olarak kullanılması gereken iç denetimin eksikliği Kamu İdaresi için önemli bir risk oluşturmaktadır, hatırlatmasını yaparak, Sonuç itibariyle, Kamu İdaresince iç kontrol sisteminin kurulması ve işleyişini sağlamak için çalışmalar sürdürülmekle birlikte, iç kontrol sistemine ilişkin olarak yukarda belirtilen eksikliklerin mevcut yasal düzenlemeler gereğince tamamlanması gerektiğinin altını çizmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir başka husus ise</strong>, Üniversite bünyesindeki fakülte ve yüksekokullarda görevli akademik personelin bir kısmının maaş karşılığı zorunlu ders yükünü tamamlayamadığı ve bir kısmının hiç derse girmediğini tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen 131 öğretim elemanından sadece %44,3’üne karşılık gelen 58’inin kadrosunun bulunduğu bölümde ders yükünü tamamladığı; %21,4’üne karşılık gelen 28’inin kendi bölümüyle aynı birim bünyesindeki diğer bölümlerde; %18,3’üne karşılık gelen 24’ünün ise diğer birimlerde asgari ders yükünü tamamladığı; %7’sine karşılık gelen 9’unun ise maaş karşılığı haftalık zorunlu ders yükünü tamamlamadığı, bunların 6’sının da hiç derse girmediğini tespit etmişler ve <strong>Sonuç itibariyle</strong>, “öğretim elemanlarının maaş karşılığı zorunlu ders yüklerini öncelikli olarak kadrolarının bulunduğu bölümden tamamlamaları, ders yükü tamamlanamadığı takdirde gerekçeli bölüm kurul kararıyla öncelikle kadrosunun bulunduğu fakülte, yüksekokul, meslek yüksekokulu, enstitü içerisindeki diğer bölüm ve programlarda tamamlaması; buralarda ders yükü tamamlanamadığı takdirde diğer birimlerde ders verilerek tamamlamaları sağlanmalıdır. Mevcut kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun kullanımının sağlanması ve tüm öğretim elemanlarının dengeli bir şekilde ders yüklerinin paylaşımı için etkin bir planlanmaya gidilmelidir” diyerek uyarıda bulunmuşlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte taraftan raporda,</strong> Üniversite bünyesinde bulunan fakülte, bölüm ve programların bir kısmında öğrenci olmadığı için bölümlerin atıl durumda kaldığı, atıl durumda kalan bu birimlerin bir kısmı için akademik kadro ve idari personel görevlendirildiği, bina ve donanım tahsis edildiği ve bunlar için bütçeden harcama yapılmaya devam edildiği tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılan denetimlerde,</strong> birim ve program bazında Üniversite bünyesindeki fakülte, yüksekokul, bölüm ve program bazında öğrenci durumları, açılış tarihleri, öğrencisi olmayan birimlerdeki öğretim elemanı sayıları gibi bilgileri içeren veriler temin edilince <strong>bunları grafik haline getirip, </strong>ardından da, “İhtiyaçlar gözetilmeden ve yeterli koşullar sağlanmadan fakülte, yüksekokul ve meslek yüksekokulları ve bu okullara bağlı bölüm ve programların açılması hem kamu kaynağının ekonomik ve verimli kullanılmamasına yol açmakta hem de üniversitedeki insan kaynağının rasyonel ve etkin bir şekilde kullanımına mani olmaktadır. Bu durum, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu, 5018 sayılı Kanun ve 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun yukarıda belirtilen hükümlerine aykırılık oluşturmaktadır” ikazında bulunmuşlar. <strong>(ilgili grafikler aşağıda)</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aeb0695c5de1.jpg" style="height:888px; width:724px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aeb0695d156d.jpg" style="height:641px; width:726px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aeb072329fad.jpg" style="height:705px; width:808px" /></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Daha sonra raporu tamamlarken,</strong></span> Üniversitede bünyesinde bulunan insan kaynağının rasyonel ve etkin bir şekilde yönetilmesi ve mevcut kaynakların ekonomik ve verimli kullanılması bakımından; fakülte, yüksekokul, bölüm ve program açılmasında kalkınma plan, ilke ve hedefleri doğrultusunda planlanma yapılması, açılan fakülte ve programlara öğrenci alımı için gerekli koşulların sağlanması için Üniversite yönetimi tarafından etkin bir çalışma yürütülmesi, akademik personel alımlarında YÖK tarafından yeterli desteğin sağlanması, öğrencisi olmayan birimlerle ilgili Üniversite yönetimi tarafından kapsamlı bir çalışma yapılması ve günümüz koşullarına göre kapatılması uygun görülen birimler için bir an önce harekete geçilmesi gerektiğinin altını çizmişler..</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; </span></span></p><p><span style="font-size:18px">“….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Çarkında Akıl, Vicdan ve Sağduyu, 4 Kasım’ın Bize Söyledikleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tarihin-carkinda-akil-vicdan-ve-sagduyu-4-kasimin-bize-soyledikleri-26812a8c623f9-e3f5-4fec-9cea-71a29000917e2026-11-04T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Çarkında Akıl, Vicdan ve Sağduyu, 4 Kasım’ın Bize Söyledikleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Çarkında Akıl, Vicdan ve Sağduyu, 4 Kasım’ın Bize Söyledikleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hayat, bazen hızla akan bir nehir gibi; bizi sürükleyen heyecanlar, anlık öfkeler, geçici hevesler ve dijital dünyanın gürültülü yankılarıyla dolu. Böyle bir çağda, durup soluklanmak, akıl süzgecinden geçirilmemiş sözlerin ve fevri kararların yıkıcı etkisini fark etmek her zamankinden daha hayati bir önem taşıyor. İşte tam da bu yüzden, her yıl <strong>4 Kasım</strong>, takvim yapraklarında sade bir tarih olmaktan öte, insanlığa adeta bir "akıl ve vicdan freni" hatırlatması yapıyor: <strong>Sağduyu Günü.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağduyu: Aklın ve Vicdanın Ortak Paydası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kariyer danışmanı ve motivasyon konuşmacısı Bud Bilanich tarafından 2007 yılında temelleri atılan ve 2015’ten bu yana kutlanan Sağduyu Günü, tarihin en büyük bilgelerinden ve nüktedanlarından biri olan aktör <strong>Will Rogers</strong>'ın doğum gününe ithafen seçilmiştir. Sağduyu; en yalın tanımıyla olayları doğru değerlendirme yeteneği, akılcı karar alma becerisi ve başkalarının duygularını anlama empatisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün, özellikle dijital platformların ve sosyal medyanın yarattığı "hemen tepki verme" kültüründe, sağduyu en çok erozyona uğrayan değerlerimizden biridir. Duygusal dalgalanmaların, öfkenin veya aceleci yargıların esiri olduğumuzda; hakikat perdelenir, yanlış anlaşılmalar çoğalır ve toplumsal bağlar zedelenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Memleket, Millet ve Devlet Söz Konusu Olduğunda</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıymetli gençler, sevgili kardeşlerim;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bireysel hayatımızda sağduyuyu elden bırakmamak ne kadar önemliyse, söz konusu <strong>memleket, millet, devlet ve kamu çıkarı</strong> olduğunda bu sorumluluk bin kat daha artar. Çünkü kişisel kırgınlıklar telafi edilebilir; fakat toplumsal barışı, milli birliği ve devletin ali menfaatlerini zedeleyen fevri söylemler, yarınlarda onarılması güç yaralar açar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bize, en zorlu dönemeçlerde bile başarıya giden yoldan önce "itidalin" (ölçülülüğün ve sağduyunun) geçtiğini göstermiştir. Bir toplumu ayakta tutan, farklı düşüncelere rağmen aynı vatan idealinde buluşabilme iradesidir. Kamu çıkarı, bireysel hırsların ve anlık popülarite kaygılarının çok ötesindedir. Bu yüzden konuşurken iki kez düşünmek, yazarken bir kez tartmak, eleştirirken yıkıcı değil yapıcı olmak; bu topraklara karşı en temel borcumuzdur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 Kasım’ın Tarihe Düşürdüğü Notlar: Kırılma Anları ve Sabır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">4 Kasım tarihi, sadece Sağduyu Günü olmasıyla değil, insanlık tarihinin ve ülkemizin kaderini değiştiren pek çok önemli olaya ev sahipliği yapmasıyla da dikkat çekicidir. Bu olayların her biri, akıl, sabır ve stratejik düşüncenin tarihin akışını nasıl yönlendirdiğinin adeta birer kanıtıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1515 - Diyarbekir Eyaleti’nin Kurulması:</strong> Bölgesel barışın, idari düzenin ve kalıcı istikrarın akılcı devlet politikalarıyla nasıl tesis edildiğine tarihten bir örnek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1922 - Son Osmanlı Hükümetinin İstifası ve Takvim-i Vekayi’nin Kapanışı:</strong> Bir devrin kapanıp yeni bir doğuşun eşiğinde, millet iradesinin her şeyin üstünde tutulduğu tarihî bir dönüm noktası.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1922 - Tutankhamun’un Mezarının Keşfi:</strong> İngiliz arkeolog Howard Carter’ın yıllar süren sabrı, metaneti ve akılcı takibi sayesinde insanlık mirasına kazandırılan eşsiz bir hazine. Bilim ve keşif, ancak sabır ve sağduyu ile mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1946 - UNESCO’nun Kurulması:</strong> Dünya barışının yalnızca silahlarla değil; eğitim, bilim ve kültür ortaklığında, yani akılcı ve evrensel değerlerle korunabileceğini gösteren küresel bir vizyon.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1950 - Türkiye’nin Avrupa İnsan Hakları Bildirisi’ni İmzalaması:</strong> Ülkemizin evrensel hukuk, hak ve adalet standartlarına yönelik attığı akılcı ve ileri görüşlü adımlardan biri.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2008 - Barack Obama’nın ABD Başkanı Seçilmesi:</strong> Toplumsal değişim taleplerinin demokratik süreçler ve stratejik iletişimle nasıl sandığa yansıdığının modern bir örneği.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere Bir Çağrı: Akılla Düşünün, Vicdanla Hareket Edin</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli gençler,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizler bu ülkenin sadece bugünü değil, yarınlarısınız. Bilgiye ulaşmanın bu kadar kolay, fakat doğru bilgiyi ve hakikati ayırt etmenin bu kadar zor olduğu başka bir dönem olmamıştır. Ekranlarda görülen her gürültüye kapılmak, öfkeyle kalkıp zararla oturmak sizlere yakışmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 4 Kasım vesilesiyle önünüze şu pusulayı koyun:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hızlı öfkelenmeyin, derin düşünün.</strong> Olayların arkasındaki büyük resmi görmeye çalışın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözlerinizi tartarak kurun.</strong> Dil, ya birleştirici bir köprüdür ya da yıkıcı bir silahtır; tercihiniz hep köprü kurmaktan yana olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletinize, milletinize ve kamu yararına sahip çıkın.</strong> Bireysel çıkarların ötesinde, bu ortak vatanın huzurunun her şeyden kıymetli olduğunu unutmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayın ki; en büyük güç, en yüksek sesle bağıranların değil; aklını selimle kullananların, sabredenlerin ve sağduyuyu elden bırakmayanlarındır. Tarih, akıl ve vicdanla yazılır; onu güzelleştirecek olan da sizin sağduyulu duruşunuzdur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK'TEN FON SORUŞTURMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlekten-fon-sorusturmasina-iliskin-aciklama-2681074f35438-5f10-49e7-8822-a299be213c472026-11-03T12:36:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK'TEN FON SORUŞTURMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

AKIN GÜRLEK'TEN FON SORUŞTURMASINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1. Fon soruşturmasında hiçbir olayın üzeri örtülmeyecek, hiç kimse korunmayacaktır. Kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakılmayacaktır. Soruşturmanın geldiği aşama ve bugüne kadar gerçekleştirilen işlemler somut verilerle kamuoyuna açıklanacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Hukuk, sosyal medya iddialarına göre değil, somut delillere göre hareket eder. Soruşturma adım adım, titizlikle ve kararlılıkla ilerlemektedir. Her işlem hukuki dayanakları oluşturularak gerçekleştirilmektedir. Kimse acele edilmediğini düşünerek sürecin durduğunu sanmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Kamu görevlilerine ilişkin süreçler de devam etmektedir. Gerekli incelemeler ve adli işlemler mevzuata uygun şekilde yürütülmektedir. Hiçbir şey kapanmış, durdurulmuş veya rafa kaldırılmış değildir. Hukuki sorumluluğu bulunan hiç kimse bu sürecin dışında tutulmayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Milletimizin hakkını gasp eden vurguncuların yanına bu yaptıkları kâr kalmayacaktır. Hukuka aykırı yollarla elde edildiği tespit edilen malvarlıklarının geri alınması için bütün yasal mekanizmalar işletilecektir. Cumhuriyet Savcıları, delillerin işaret ettiği kişiler hakkında gerekli işlemleri sırasıyla yapmaktadır. Soruşturma genişledikçe çember daralmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelinen aşamada soruşturma kapsamında toplam 433 şüpheli bulunmaktadır. 112 kişi tutuklu olup 186 kişi hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmaktadır. 38 şüpheli ise firaridir. Ayrıca 359 gerçek kişi ve 111 tüzel kişinin malvarlıklarına ve banka hesaplarına bloke ve tedbir işlemleri uygulanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimiz müsterih olsun, vurguncular ise tedirgin olmaya devam etsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç kimse, sahip olduğu makamın, kurduğu ilişkilerin veya arkasına aldığı gücün kendisini hukuktan koruyacağını düşünmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse “Ben paçayı kurtarırım.” hesabı yapmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma bütün yönleriyle devam ediyor. Deliller nereye uzanıyorsa hukuk da oraya uzanacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet yerini bulacak. Milletimizin hakkı korunacak, hukuki sorumluluğu bulunan herkes yargı önünde hesap verecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımızın kararlılığı ve talimatı nettir!</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere, göçmen kurallarını katılaştırıyor: Kalıcı oturum için 10 yıl şartı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltere-gocmen-kurallarini-katilastiriyor-kalici-oturum-icin-10-yil-sarti-2680984833f10-bea1-48b8-b188-53467d299a022026-11-03T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere, göçmen kurallarını katılaştırıyor: Kalıcı oturum için 10 yıl şartı

İngiltere, göçmen kurallarını katılaştırıyor: Kalıcı oturum için 10 yıl şartı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere hükümeti, birçok yabancı çalışanın ülkede kalıcı oturum hakkı elde etmek için beklemesi gereken süreyi iki katına çıkaracak yeni "hak kazanımına dayalı kalıcı oturum modelini" pazartesi günü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Shabana Mahmood, çoğu çalışan için "süresiz oturum iznine" (ILR) başvurma koşulu olan ikamet süresinin beş yıldan 10 yıla çıkarılacağını doğruladı. Bu izin, kişiye ülkede süresiz olarak yaşama, çalışma ve eğitim görme hakkı tanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçi Partisi hükümetinin açıklamasına göre, yüksek gelirli kişiler üç yıl içinde kalıcı oturum hakkı elde edebilecek. Yılda 50 bin 271 sterlinden (yaklaşık 3 milyon 370 bin TL) fazla kazananlar ile doktor, hemşire ve öğretmenlerin de aralarında bulunduğu bazı kamu hizmeti çalışanları için bu süre beş yıl olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahmood, kalıcı oturum kurallarını sıkılaştırmaya yönelik ilk önerilerin sendikalar ve iktidardaki İşçi Partisi'nin bazı isimlerinden tepki görmesinin ardından bakım çalışanlarına yönelik istisnalar da açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parlamentoda konuşan Mahmood, "Vize koşulları uyarınca sosyal bakım sektöründe çalışarak yılda 25 bin sterlin (yaklaşık 1 milyon 676 bin TL) kazananlar, mevcut beş yıllık süre üzerinden kalıcı oturum hakkı elde edebilecek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahmood, gözden geçirilen politikanın "çok çalışan ve ihtiyaç duyduğumuzda çağrımıza yanıt veren" kişilerin hizmetlerini dikkate aldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklama, hükümete 200 binden fazla yanıtın iletildiği kamuoyu istişaresinin ardından geldi. Hükümet, bu süreçte "adil uygulama, karmaşıklık ve halihazırda İngiltere'de bulunan kişiler üzerindeki etkiler" konusunda kaygıların dile getirildiğini belirtti. Bununla birlikte, "katkıyı, uyumu ve kurallara bağlılığı daha fazla dikkate alan bir sisteme" de destek verildiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet, bundan sonraki temel ilkesinin "kalıcı oturumun yalnızca ülkede geçirilen süreye dayanılarak verilmesi yerine hak edilmesi" olacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni politika kapsamında, göçmenlik kurallarını ihlal ettiği belirlenen kişiler kalıcı oturum için 20 yıl beklemek zorunda kalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet, "Küçük teknelerle veya başka gizli yollarla ülkeye girenler için bekleme süresine 10 yıl daha eklenecek. Bu da kalıcı oturum için 30 yıla kadar bekleyebilecekleri anlamına geliyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onaylı yollarla ülkeye gelen mülteciler ise beş yıl sonra kalıcı oturum başvurusunda bulunabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni kuralların gelecek yıl yürürlüğe girmesinin beklendiği bildiriliyor. Halihazırda kalıcı oturum statüsüne sahip kişiler değişikliklerden etkilenmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere Başbakanı Andy Burnham, yaptığı açıklamada, ülkenin Avrupa Birliği'nden ayrılma kararı aldığı ve toplumda derin görüş ayrılıklarına yol açan Brexit referandumunun ardından "göç üzerindeki kontrolünü kaybettiğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham, "İçişleri Bakanımız bu sorunu kontrol altına alıyor ve bunu yaparken tam desteğime sahip" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamalar, Nigel Farage liderliğindeki Reform UK partisinin de aralarında bulunduğu sağ partilerin göç konusunda hükümet üzerindeki baskısını artırdığı bir dönemde geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reform UK, iktidara gelmesi halinde süresiz oturum iznini kaldırarak yerine "beş yılda bir yenilenebilir çalışma vizesi" getirmeyi vadediyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/11/03/ingiltere-gocmen-kurallarini-katilastiriyor-kalici-oturum-icin-10-yil-sarti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yıllık enflasyon TÜİK'e göre yüzde 29,77, ENAG'a göre yüzde 45,12]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yillik-enflasyon-tuike-gore-yuzde-2977-enaga-gore-yuzde-4512-2680852741783-f6ce-44d2-951a-8e8bf7c07de82026-11-03T11:24:00+03:00HABER MERKEZİ Yıllık enflasyon TÜİK'e göre yüzde 29,77, ENAG'a göre yüzde 45,12

Yıllık enflasyon TÜİK'e göre yüzde 29,77, ENAG'a göre yüzde 45,12

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Ekim 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verilerini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜİK Ekim ayı verilerine göre, enflasyonbir önceki aya göre yüzde 2,58, yıllık bazda ise yüzde 29,77 arttı. Bu veriler ışığında, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 31,23 artış oldu. Enflasyon, bir önceki yılın Aralık ayına göre de yüzde 27,52 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konut, su, elektrik ve gaz yüzde 40,24 arttı<br />En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda yıllık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 27,73, ulaştırmada yüzde 36,39, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 40,24 oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu grupların yıllık enflasyona katkıları gıda ve alkolsüz içeceklerde 6,81, ulaştırmada 6,10, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda 4,71 yüzde puan olarak gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aylık gıda enflasyonu yüzde 3,5<br />En yüksek ağırlığa sahip üç ana harcama grubunda aylık artış gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,5, ulaştırmada yüzde 2,02, konut, su, elektrik, gaz ve diğer yakıtlarda yüzde 2,84 olarak kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu grupların aylık enflasyona katkıları ise gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 0,84, ulaştırmada yüzde 0,36, konutta yüzde 0,34 puan oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekim ayı enflasyon verilerine göre, Kasım ayında ev ve iş yerleri kiralarında uygulanacak tavan, yüzde 31,23 olacak. Ekim ayında bu tavan oranı yüzde 31,49 olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ENAG'a göre yıllık enflasyon yüzde 45,12<br />Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) verilerine göre ise, Ekimayı enflasyonu yüzde 2,68 oldu. Yıllık enflasyon ise yüzde 45,12 olarak kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA/BÜ,JD</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/y%C4%B1ll%C4%B1k-enflasyon-t%C3%BCi%CC%87ke-g%C3%B6re-y%C3%BCzde-2977-enaga-g%C3%B6re-y%C3%BCzde-4512/a-79835642</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fon soruşturmasında 6 yeni gözaltı kararı, aralarında eski SPK Kurul Başkanvekili de var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fon-sorusturmasinda-6-yeni-gozalti-karari-aralarinda-eski-spk-kurul-baskanvekili-de-var-268074b2a8e6e-d003-44ac-85f3-34133feff2e22026-11-03T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ Fon soruşturmasında 6 yeni gözaltı kararı, aralarında eski SPK Kurul Başkanvekili de var

Fon soruşturmasında 6 yeni gözaltı kararı, aralarında eski SPK Kurul Başkanvekili de var

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturması devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında; eski SPK Başkanvekili Enver Usca, eski SPK Kurul Üyesi Bülent Murat Haholu, eski SPK Ortaklar Finansmanı Dairesi Başkanı Kürşat Sait Babuçcu, eski SPK Piyasa Gözetim ve Denetim Daire Başkanı ⁠Ercan Urkan, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Uygulama 4. Daire Başkanı Mustafa Alper Taş ve Tera Holding İdari İşler Direktörü ⁠Ümit Sincanlı hakkında gözaltı kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin yakalanması için çalışmalar sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada son olarak gözaltına alınan eski Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun "rüşvet almak" suçundan tutuklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ENVER USCA KİMDİR?</span></p><p><span style="font-size:18px">51 yaşındaki Enver Usca, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Usca, Gazi Üniversitesi'nde ticaret hukuku üzerine yüksek lisans ve doktora yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Usca 1999'da Uzman Hukukçu Yardımcısı olarak başladığı SPK'daki mesleki kariyerine Uzman Hukukçu ve Başuzman Hukukçu olarak devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usca, SPK'da Hukuk İşleri Dairesi Başkanlığı ve son olarak Kurul Başkan Yardımcılığı görevlerinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Usca Ekim 2022'de SPK Kurul Başkanvekili görevine atanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">FON SORUŞTURMASINDA EN SON NE OLDU?</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül ayı ortasında hız kazanan fon soruşturmasında 3 Kasım itibarıyla 121 tutuklu bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada son olarak Tera yöneticisi Hakan Gövdere ile Ral Yatırım Holding Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kandemir hakkında tutuklama kararı verilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte süreçte gün gün yaşanan önemli gelişmeler…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28 Ağustos 2026: Bazı şirketlere bağlı fonların fiyatlarının, işlem hacmi düşük hisselerde çapraz işlemlerle sekiz ayda yüzde 3 binden fazla artmasının ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), serbest fonların belirli hisselerde aşırı yoğunlaşmasını engellemek için BIST 30 dışındaki hisselerde yüzde 5 ve toplamda yüzde 20 sınırı getirerek pozisyonların azaltılmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Eylül 2026: Yatırımcıların artan satış talepleri sonrasında Pusula Portföy, katılma payı iadelerinde ve ödemelerde temerrüde düştüğünü duyurdu. Fonlar ellerindeki payları hızla elden çıkarmaya çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">17 Eylül 2026: SPK; Pusula, Tera ve diğer bağlı şirketlere ait, 455 binden fazla yatırımcıyı ilgilendiren toplam 131 fonu tasfiye etme kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Eylül 2026: SPK, fonların tasfiye ve nakde dönüştürme takvimini yatırımcıların daha az zararla çıkabilmesi adına 3 aydan 6 aya kadar uzattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">18-22 Eylül 2026: Bazı fon yöneticileri tutuklandı; 51 kişiye yurt dışı çıkış yasağı getirildi. Sermaye piyasası işlemlerine yönelik soruşturmada, Pusula Holding yöneticisi Serdar Turhan ile Tera Yatırım Holding yöneticisi Emre Tezmen'in aralarında bulunduğu beş kişi daha tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Eylül 2026: Soruşturmada yaklaşık 1,8 milyar TL değerinde olduğu belirtilen iki özel jet ile bir yata mahkeme kararıyla el konuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 Eylül 2026: SPK, yayımladığı bültenle piyasa dolandırıcılığı suçlarında etkin pişmanlıktan yararlanma şartlarını duyurdu. Kurul, düzenlemeden faydalanmak isteyenlerin, 500 bin liradan az olmamak üzere, elde ettiği veya sebep olduğu menfaatin iki katı miktarı parayı ödemesi gerektiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Eylül 2026: AK Parti Genel Başkan Yardımcısı (MKYK ve MYK üyesi), eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya, görevden af talebinde bulunarak istifa etti. Kaya ve eşi İlyas Kaya'nın, fon soruşturmalarından önce bir şirketin hisselerine 163 milyon TL yatırım yaptıkları, borsadaki likidite krizi ve fon çöküşünden hemen önce (Nisan-Eylül 2026 arası) bu hisseleri satarak 2,17 milyar TL haksız kazanç sağladıkları iddia edildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma kapsamında Kaya çiftinin mal varlıklarına tedbir talep etti; çift ise adliyeye giderek ifade verdi ve "özel bir bilgi veya yönlendirme almadıklarını" belirterek suçlamaları reddetti. Kaya çifti, ifadelerinin ardından SPK'nın getirdiği "gönüllü geri ödeme/etkin pişmanlık" mekanizmasından yararlanarak, borsadan kazandıkları yaklaşık 1,86 milyar TL'lik kâr kısmını TMSF'nin belirlediği hesaba iade etti. 29 Eylül'de çiftin mal varlıkları donduruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">29 Eylül 2026: Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında Fon Koordinasyon Kurulu Kuruldu. Kurulun krize tek bir merkezden müdahale ederek kurumlar arası koordinasyonu sağlayacağı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatıyla Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) devreye sokulacağı, krizin perde arkası ve bürokratik ihmaller hakkında derinlemesine inceleme başlatıldığı duyuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">4 Ekim 2026: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, fon krizi kapsamında eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül hakkında "görevi kötüye kullanma" suçlamasıyla soruşturma izni verilmesi için Hazine ve Maliye Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık Teftiş Kurulu da iddialarla ilgili inceleme başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ekim 2026: Adalet Bakanı Akın Gürlek, fon krizinden hemen önce (13-16 Eylül) fonlardan şüpheli çıkış yapan 214 gerçek ve tüzel kişinin tespit edildiğini ve bu kişilerin haksız kazancının 187,6 milyar TL olduğunu açıkladı. 141 gerçek kişi ve 73 tüzel kişinin (şirket) listesi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) bildirildi. TMSF, mağdurların zararının kapatılması için oluşturulan özel hesaplara bu paraların iade edilmesi amacıyla resmi tebligatlara başladı.131 fondaki yaklaşık 455 bin yatırımcı için ilk aşamada fon başına 1 milyon TL'ye kadar ara ödemeler hesaplara aktarılmaya başlandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, fon soruşturmasına ilişkin iddialar nedeniyle, Yeni Partili Ümit Özlale, İstanbul Milletvekili Cemal Enginyurt ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır hakkında suç duyurusunda bulunduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">8-9 Ekim 2026: Fon krizine yönelik haberler ve iddialar gerekçesiyle gazeteciler Mustafa Balcı ve Şaban Sevinç tutuklandı; İsmail Saymaz ve Murat Ağırel için ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">9 Ekim 2026: AK Parti, tasfiye halindeki fon yatırımcılarına yapılacak geri ödemelere ilişkin dokuz maddelik yasa teklifini TBMM Başkanlığı'na sundu. Teklif, net yatırım tutarı 1 milyon liranın altında olan yatırımcılar için bu tutara kadar, net yatırım tutarı 1 milyon ve üzerinde olanlar içinse en fazla 1 milyon lira ara ödeme yapılmasını öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">10 Ekim 2026: Ticaret Bakanı Ömer Bolat, hakkında gündeme getirilen fon iddialarıyla ilgili yargı yoluna başvuracağını açıkladı. 170 milyon liralık işlemin para çekme değil, yaklaşık 32 aylık dönemde vadesi dolan sukuk sertifikalarının tahsilatı ve yeni sertifika alımları nedeniyle oluşan mükerrer kayıtların toplamı olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 Ekim 2026: Tasfiyesine karar verilen bazı yatırım fonlarına ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi. Böylece fon malvarlığından hukuka aykırı şekilde çıkarılan değerlerin geri kazanılması, sorumlulardan tahsil edilmesi ve yatırımcılara aktarılmasına yönelik düzenlemeler öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ekim 2026: Sermaye Piyasası Kurulu, tasfiyesine karar verilen Hedef Portföy Yönetimi A.Ş.'nin kurucusu olduğu fonların tasfiye işlemlerinin olağan olarak başlatılmasına izin verdi. Diğer yandan tasfiye sürecinin başından bugüne; A1 Portföy Yönetim Şirketi A.Ş., Bulls Portföy Yönetim Şirketi A.Ş. ve Pardus Portföy Yönetim Şirketi A.Ş.’nin yönetimindeki 66 ayrı yatırım fonunda bulunan 45 binin üzerindeki kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar lira tutarındaki ayni ve nakdi tasfiye işlemleri Ziraat Bankası tarafından tamamlandığı açıklandı. Böylece tasfiye sürecinde olan fonların sayısı 131’den 65’e düştü. Tera, Pusula ve Atlas'ın fonlarının olağanüstü tasfiye süreci devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 Ekim 2026: Fon Koordinasyon Kurulu, altıncı kez toplandı. Bugüne kadar 45 binin üzerinde kişiye toplam yaklaşık 40,8 milyar TL'lik tasfiye işleminin tamamlandığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Ekim 2026: Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Mahmut Sütçü görevden alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">21 Ekim 2026: Fon soruşturmasında yeni bir operasyon daha yapıldı. Işıklar Enerji ve Yapı Holding A.Ş. (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret A.Ş. (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi A.Ş. (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding A.Ş. (TRHOL) paylarında yapılan inceleme sonucu 31 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. İncelemenin Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından iletilen raporlar ve yapılan yazılı başvurular üzerine gerçekleştirildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">22 Ekim 2026: Fon soruşturmasında yapılan yeni operasyonda beş şüpheli daha gözaltına alındı. Gözaltına alınan isimler arasında eski başbakan danışmanı ve milletvekili Ertan Aydın, KUYAŞ Yatırım Holding sahibi Abdullah Dal, Tera Holding yetkilisi Seda Tarım ile birlikte Hakan Eryılmaz ve Fatih Uğur bulunuyor</span></p><p><span style="font-size:18px">22 Ekim 2026: Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, Meclis'ten geçerek yasalaştı. Düzenlemeyle, 1 milyon liraya kadar yapılacak ara ödemelerin önü açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Ekim 2026: Soruşturmada gözaltına alınan 22 şüpheliden 15'i tutuklandı . Tutuklu sayısı 114'e çıktı. Tutuklanan isimler arasında eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik Genel Müdürü T aha Çakmak ile Altınbaş Holding yöneticilerinden İnan Altınbaş da var.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ekim 2026: Tutuklanması talebiyle sevk edildiği mahkemede ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı verilen eski milletvekili Ertan Aydın hakkındaki karara itiraz edildi. Ankara'da gözaltına alınan Aydın, tutuklandı. Ayrıca gözaltına alınan Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de tutuklandı. Soruşturmada Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş ve eski SPK Daire Başkanı Erman Çete tutuklandı . Soruşturmada tutuklu sayısı 118'e çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">27 Ekim 2026: Tera Yöneticisi Hakan Gövdere ve Ral Yatırım Holding Kurucu Ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı Rıza Kandemir tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">3 Kasım 2026: Eski Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun "rüşvet almak" suçundan tutuklandı. Soruşturmada tutuklu sayısı 121 oldu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/turkiye/son-dakika-fon-sorusturmasinda-6-yeni-gozalti-karari-aralarinda-eski-spk-kurul-baskanvekili-de-var-1749162</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli il olmasını önerdiği 19 ilçeyi açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceli-il-olmasini-onerdigi-19-ilceyi-acikladi-26806688ce22a-64e4-4bc1-bbf3-5a1670cca4d52026-11-03T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli il olmasını önerdiği 19 ilçeyi açıkladı

Bahçeli il olmasını önerdiği 19 ilçeyi açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün "19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulması" teklifini kamuoyu ile paylaşmıştı. Devlet Bahçeli, il olmasını önerdikleri ilçeleri açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">VEZİRKÖPRÜ, MİDYAT, ALANYA, TARSUS, FETHİYE, BANDIRMA DA LİSTEDE</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli; İç Anadolu Bölgesi’nde Polatlı ve Konya Ereğli, Karadeniz Bölgesi’nde Ünye, Vezirköprü ve Zonguldak Ereğli, Doğu Anadolu Bölgesi’nde Erciş, Doğubayazıt ve Ahlat, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde Ergani, Midyat ve Siverek, Akdeniz Bölgesi’nde Elbistan, Kozan, Alanya ve Tarsus, Ege Bölgesi’nde Fethiye ve Akhisar ve Marmara Bölgesi’nde ise Lüleburgaz ve Bandırma’nın il olabilecek ilçeler olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli "100 il 1000 ilçe vizyonumuz; Türkiye'nin ikinci yüzyılına girerken devlet yönetiminin rasyonelleştirilmesini, yerel yönetimlerin etkinliğinin artırılmasını ve kamu hizmetlerinin vatandaşın ayağına daha hızlı ulaştırılmasını hedefleyen kapsamlı bir idareyi geliştirme sürecinin parçası olarak değerlendirilebilecektir." dedi.<br />"BÜYÜKŞEHİRLE İLÇE BELEDİYESİNDE GÖREV ALANI TANIMLANMALI"<br />Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, "Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasındaki görev alanları açık ve kesin biçimde yeniden tanımlanmalı; idari belirsizlikler ortadan kaldırılmalıdır." ifadesini de kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli "Büyükşehir belediyeleri ile ilçe belediyeleri arasında uygulamada ortaya çıkan görev, yetki ve sorumluluk karmaşası hizmet sunumunda aksamalara neden olmaktadır. Büyükşehir Belediyesi Kanunu, Belediye Kanunu, Köy Kanunu, İl İdaresi Kanunu ve İl Özel İdaresi Kanunu başta olmak üzere mahallî idarelere ilişkin temel mevzuat, bütüncül bir restorasyon anlayışıyla yeniden düzenlenmeli, katılımcılık artırılmalıdır." diye konuştu.<br />Devlet Bahçeli, 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulması ile idari yapının yanı sıra siyasi yapıda da değişiklikler olacağını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri, "Yeni belediyelerin kurulması ve illerin milletvekili dağılımının değişmesi siyaset alanını genişletecektir." dedi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-bahceli-il-olmasini-onerdigi-19-ilceyi-acikladi-1749031/3</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kaşif Kozinoğlu'nun saç ve tırnaklarında yüksek oranda toksik madde tespit edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kasif-kozinoglunun-sac-ve-tirnaklarinda-yuksek-oranda-toksik-madde-tespit-edildi-26805dc873c74-52e1-49f8-9eaa-54998716460c2026-11-03T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ Kaşif Kozinoğlu'nun saç ve tırnaklarında yüksek oranda toksik madde tespit edildi

Kaşif Kozinoğlu'nun saç ve tırnaklarında yüksek oranda toksik madde tespit edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin saptanması ve ölümünde üçüncü kişilerin dahlinin bulunup bulunmadığının tespiti amacıyla başlatılan soruşturma çok yönlü olarak sürdürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma çerçevesinde geçtiğimiz aylarda mezarı açılarak alınan numuneler üzerinde Adli Tıp Kurumu tarafından yapılan ön incelemeler tamamlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hazırlanan ön laboratuvar ve otopsi raporunda dikkati çeken en önemli bulgu, mezar toprağında yapılan analizlerde herhangi bir zehirli maddeye rastlanmazken, Kozinoğlu’nun saç ve tırnak örneklerinde yüksek oranda toksik madde saptanması oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kesin ölüm nedenine ilişkin nihai değerlendirmenin yer alacağı Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu raporunun savcılığa teslim edilmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönemin başsavcısı ve cezaevi savcısı tutuklanmıştı<br />Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında daha önce, aralarında dönemin Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan'ın da bulunduğu 9 şüpheli tutuklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaşif Kozinoğlu, 12 Kasım 2011'de Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Cezaevi'nde fenalaşmış, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirmişti. İlk incelemelerde ölüm nedeni kalp krizi olarak açıklanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/kasif-kozinoglunun-sac-ve-tirnaklarinda-yuksek-oranda-toksik-madde-tespit-edildi-962028.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Belediyelerde Tasarruf ve Kamu Kaynaklarının Verimli Kullanımı Üzerine: Ortak Akıl ve Hizmet Çağrısı"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-belediyelerde-tasarruf-ve-kamu-kaynaklarinin-verimli-kullanimi-uzerine-ortak-akil-ve-hizmet-cagrisi-2681175bb289f-72fc-4fd9-9031-a1ec3e46e8f42026-11-03T07:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Belediyelerde Tasarruf ve Kamu Kaynaklarının Verimli Kullanımı Üzerine: Ortak Akıl ve Hizmet Çağrısı"

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Belediyelerde Tasarruf ve Kamu Kaynaklarının Verimli Kullanımı Üzerine: Ortak Akıl ve Hizmet Çağrısı"

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye genelindeki belediyelerin Sayıştay denetim raporlarının yayımlanması, yerel yönetim bütçelerinin şeffaflığı, hesap verebilirliği ve kaynakların etkin kullanımı konularını bir kez daha kamuoyunun gündemine taşımıştır. Bu raporlarda yer alan tespitler, vatandaşlarımızın refahını artıracak yatırımlara kaynak aktarılması ile asli görevler dışındaki harcamalar arasındaki dengenin yeniden kurulması gerekliliğini gözler önüne sermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli ve dini bayramlarımızın coşkuyla kutlanması, ortak değerlerimizin yaşatılması ve toplumsal aidiyetin güçlendirilmesi milletimizin en temel önceliklerindendir. Bununla birlikte, belediye bütçelerinin asli ve zorunlu kamu hizmetleri önceliklendirilerek planlanması, sınırlı kamu kaynaklarının en yüksek toplumsal faydayı sağlayacak alanlara yönlendirilmesi büyük önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Erkimize ve İlgili Makamlara Saygıyla</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Konu:</strong> Yerel Yönetimlerde Mali Disiplin, İsrafın Önlenmesi ve Kamu Kaynaklarının Vatandaş Hizmetine Yönlendirilmesi Hakkında</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin kalkınması, şehirlerimizin modernleşmesi ve vatandaşlarımızın refah seviyesinin yükseltilmesi yolunda devletimizin attığı her kararlı adım milletimiz tarafından büyük bir takdirle karşılanmaktadır. Sayıştay Başkanlığımız tarafından yayımlanan yerel yönetim denetim raporları, belediyelerimizin mali yönetim süreçlerindeki mevcut durumu tüm şeffaflığıyla ortaya koymuş; bu bağlamda kamu kaynaklarının kullanımında daha sıkı bir mali disiplin ihtiyacını da beraberinde getirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli ve dini bayramlarımız, ortak tarihimizin ve inancımızın en kıymetli nişanesi olarak milletimizin birliğini pekiştiren, her koşulda coşkuyla ve en güzel şekilde kutlanması gereken müstesna günleridir. Bu özel dönemler haricinde; yerel yönetim bütçelerinin asli kamu hizmetleri dışındaki alanlarda, özellikle festival, şenlik, temsil-ağırlama ve benzeri şatafatlı harcamalarda tasarruf tedbirlerinin en üst düzeyde uygulanması, kamusal kaynakların verimliliği açısından hayati bir önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyelerin kurdukları şirketlerin mali sürdürülebilirliklerinin gözetilmesi, doğrudan temin ve ihale süreçlerinde hukuki ve mali denetimlerin hassasiyetle yürütülmesi, kamuya ait gayrimenkullerin asli amacına uygun olarak değerlendirilmesi ve spor kulüpleri ile kültürel faaliyetlere bütçe ayrılırken öncelik sıralamasının vatandaşın acil ihtiyaçlarına göre belirlenmesi beklenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarruf edilen her bir kuruşun;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Şehirlerimizde eğitime erişimi kolaylaştıracak modern okulların ve öğrenci yurtlarının sayısının artırılmasına,</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kıymetli büyüklerimiz için konforlu yaşlı bakım ve huzurevlerinin kurulmasına,</span></p><p><span style="font-size:18px">-Vatandaşlarımızın günlük yaşamını kolaylaştıracak altyapı ve sosyal donatı alanlarının geliştirilmesine</span></p><p><span style="font-size:18px">aktarılması, aziz milletimizin devletine olan güvenini ve bağlılığını daha da güçlendirecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda ve Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, yerel yönetim harcamalarında rehberlik edecek kapsamlı düzenlemelerin hayata geçirilmesi; kamunun aslî sahibi olan vatandaşlarımıza hak ettikleri en nitelikli hizmetin sunulmasının önünü açacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin geleceği, evlatlarımızın eğitimi ve toplumumuzun huzuru namına, kamu kaynaklarının hakkaniyetle ve en rasyonel şekilde yönetilmesi hususunu saygıyla arz ederim.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Altın madeni evinizde olabilir: Elektronik çöplerde saklı servet]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/altin-madeni-evinizde-olabilir-elektronik-coplerde-sakli-servet-2679172aaa8aa-6781-459e-b2f5-a1922d999a5b2026-11-02T14:14:00+03:00HABER MERKEZİ Altın madeni evinizde olabilir: Elektronik çöplerde saklı servet

Altın madeni evinizde olabilir: Elektronik çöplerde saklı servet

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İster mini vantilatör, ister ucuz bir şarj cihazı ya da bir akıllı saat olsun. Avrupa'da insanların yaklaşık yüzde 44'ünün en az altı adet "Fast-Tech" diye adlandırılan "ucuz ve kısa ömürlü elektronik cihazı" bulunuyor. Bunların yarıdan fazlasında, artık kullanılmayan ya da bozulan cihazlar geri dönüştürülmek yerine çekmecelerde bekliyor veya normal evsel çöpe atılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sonucu, merkezi Brüksel'de bulunan ve ELEKTRONİK ATIKLARIN&nbsp;toplanması alanında faaliyet gösteren Avrupa kuruluşu WEEE Forum ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa kullanım ömrüne sahip elektronik ürünler anlamına gelen "Fast-Tech" pazarı hızla büyüyor. Kuruluş, bu kategoriye 10 euronun altındaki şarj cihazları ve aydınlatma ürünlerini; powerbank ve fitness takip cihazları gibi yüksek teknolojili ürünleri; ucuz mini blender ve vantilatör gibi küçük ev aletleri ve yaşam tarzı ürünlerini, ayrıca tek kullanımlık elektronik sigaraları dahil ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">WEEE Forum'da halkla ilişkilerden sorumlu Magdalena Charytanowicz, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor: "Bu elektronik cihazlar biraz hızlı moda ürünlerine benziyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Fast-Tech ürünlerini satın alanların neredeyse yüzde 40'ı, bu ürünleri hiç kullanmadan ya da satın aldıktan sonraki ilk ay içinde elden çıkardığını belirtti. Yaklaşık yüzde 60'ı ise ürünü altı aydan daha uzun süre kullanmadığını söyledi. Buna rağmen ankete katılanların büyük çoğunluğu, kısa kullanım ömrüne karşın genel olarak cihazlardan memnun olduklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketiciler böylece bu "Fast-Tech fırsatlarının" kalitesinin düşük olmasını kabul ediyor gibi görünüyor. Ürünler belirli bir süre işlerini görüyor ve ardından, hızlı modada olduğu gibi, kolayca yenileriyle değiştirilebiliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kullanılmayan hammaddeler</span></h2><p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde her yıl yaklaşık 62 milyon ton elektronik cihaz çöpe atılıyor. Charytanowicz bu miktarın büyüklüğünü şöyle anlatıyor: "Bu, her yıl Çin Seddi kadar atık demek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Charytanowicz'e göre atık tutarı&nbsp;2030'a kadar 82 milyon tona çıkacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'da elektronik atıkların yaklaşık yüzde 40'ı geri dönüştürülüyor. Dünya genelinde ise bu oran yalnızca yüzde 17.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece değerli malzemeler kaybolurken atıklar aynı zamanda çevreyi kirletiyor. 2022'de Avrupa'da ortaya çıkan 10,7 milyon ton elektronik atığın içinde milyonlarca ton kritik hammadde bulunuyordu. Bunlar arasında manganez, altın, bakır ve alüminyum yer alıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charytanowicz bu hammaddelerin "jeopolitik gerilimlerin merkezinde" bulunduğuna dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde nadir toprak elementleri ve diğer kritik minerallere erişim konusunda rekabetin arttığını belirten Charytanowicz şu vurguyu yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir devre kartı ya da batarya içeren en küçük cihazlar bile geri dönüşüm zahmetine değer."</span></p><p><span style="font-size:18px">WEEE Forum gibi kuruluşlara göre, ucuz elektronik cihazların nasıl bertaraf edilmesi gerektiği konusunda farkındalığın artırılması ve geri dönüşümün mümkün olduğunca kolaylaştırılması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bir ürünün çevre üzerindeki etkisini azaltmanın en etkili yolu, daha iyi tasarım ve tamir edilebilirlik sayesinde kullanım ömrünü uzatmak. Çünkü hammaddelerin nadir toprak elementleri de yüksek miktarda enerji gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sisteminin dijitalleşmesi<br />Büyüyen elektronik atık yığınının bir başka nedeni de sağlık sisteminin dijitalleşmesi. Diyabet sensörleri ve tansiyon ölçüm cihazları gibi ürünler sağlık hizmetlerinde büyük değişiklikler sağlayabilir. Ancak bunların önemli bir bölümü tek kullanımlık ürünlerden oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aralık 2025'te Nature dergisinde yayımlanan bir araştırmaya göre, sağlık alanındaki giyilebilir elektronik cihazların yıllık satışının 2050'ye kadar dünya genelinde iki milyar adede çıkması mümkün. Bu da milyonlarca ton ek elektronik atık anlamına gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jeremy Faludi, Hollanda'daki Delft Teknik Üniversitesi'nde sürdürülebilir tasarım mühendisliği dersleri veriyor. Faludi'ye göre, sağlık alanında kullanılan cihazları geri dönüştürülebilir ya da yeniden kullanılabilir hâle getirmek, diğer elektronik ürünlere kıyasla çok daha büyük bir zorluk. Bu durum özellikle hastanelerde kullanılan veya sağlık kuruluşlarınca hastalara verilen dijital cihazlar için geçerli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun nedenlerinden biri, özellikle kan veya başka vücut sıvılarıyla temas eden dijital cerrahi aletlerde hastaların bulaştan korunması gerekliliği. Faludi şu noktaya dikkat çekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu cihazlar çoğu zaman yeniden kullanılamayacak şekilde tasarlanıyor. Çünkü elektronik aksam çıkarılmadan sterilize edilmeleri neredeyse mümkün olmuyor."<br />Hedef modüler tasarım<br />Faludi, AB tarafından finanse edilen Digital Health in Circular Economy (DiCE) projesinde görev aldı. Proje, dijital sağlık cihazlarının "kritik malzemelerin geri kazanılabileceği ve hasta güvenliğinden ödün verilmeden çevresel etkilerin azaltılabileceği" şekilde tasarlanmasına katkı sağlamayı amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin modüler tasarım sayesinde elektronik bileşenler, her hastada değiştirilmesi gereken diğer parçalardan ayrılabilir. Böylece cihazların yeniden kullanımı kolaylaşabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dört yıl süren projeye dokuz AB ülkesinden vatandaşlar, hastaneler ve üreticiler katıldı. Projede, hastaları kalp monitörlerine bağlamak için kullanılan yeniden kullanılabilir EKG kablolarının çevre üzerindeki etkiyi yüzde 81 ila 94 arasında azaltabildiği ortaya kondu. Normalde bu kablolar tek kullanımlık olarak tasarlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha iyi geri dönüşüm için "yeşil teşvikler"<br />WEEE Forum'dan Magdalena Charytanowicz, tansiyon veya kan şekeri ölçüm cihazlarının da diğer birçok elektronik ürün gibi çoğu zaman çekmecelerde unutulduğunu ya da insanların hangi çöp kutusuna atılması gerektiğini bilmediği için yanlış şekilde bertaraf edildiğini belirtiyor. Charytanowicz, DiCE girişiminde de görev aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belçika, İspanya ve Slovenya'da yürütülen pilot projelerde ücretsiz posta yoluyla iade ve kamusal alanlarda toplama noktaları gibi seçenekler sunuldu. Süreç kolay olduğu sürece insanların yüzde 60'tan fazlasının artık istemedikleri cihazları geri vermeye hazır olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charytanowicz şu noktayı özellikle vurguluyor: "Gerçekten önemli olan, bu işlemin günlük yaşamın içine kolayca entegre edilebilmesi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Charytanowicz'e göre, bir cihazı geri dönüştürmenin başka bir kişinin sağlığına katkıda bulunabileceği mesajı gibi "teşvikler" de insanları "doğru olanı yapmaya" yönlendirebiliyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.haberanaliz.net/panel/haberler/ekle</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore'de]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-guney-korede-268041d0cd3c8-5e57-4680-9d2e-a79cd241b7b92026-11-02T14:13:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan Güney Kore'de

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Seul Seongnam Hava Üssü’ne varışlarında Kore Ticaret Bakanı Park Jung-sung tarafından karşılandı. Karşılamada, Türkiye Cumhuriyeti Seul Büyükelçisi Fatih Yıldız ve eşi Nesrin Yıldız da hazır bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Seul ziyaretinde Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır da eşlik ediyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Binance'te son durum: Para çekme işlemleri açıldı mı? FBI'dan hacker açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/binancete-son-durum-para-cekme-islemleri-acildi-mi-fbidan-hacker-aciklamasi-2679024c90852-ee0a-41cf-92ca-b197b94512e02026-11-02T14:10:00+03:00HABER MERKEZİ Binance'te son durum: Para çekme işlemleri açıldı mı? FBI'dan hacker açıklaması

Binance'te son durum: Para çekme işlemleri açıldı mı? FBI'dan hacker açıklaması

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Federal Soruşturma Bürosu (FBI), dünyanın en büyük kripto para borsalarından Binance'e yönelik 6.3 milyar dolarlık siber saldırının arkasında Kuzey Kore bağlantılı hackerların bulunduğunu söyledi.<br />FBI'ın 31 Ekim tarihli açıklamasına göre hackerlar, çalınan varlıkları aklamak için ağırlıklı olarak Ethereum'a dönüştürme yoluna gitti. Operasyonun, Şubat 2025'te Bybit kripto para platformundan 1.5 milyar dolar çalınmasından da sorumlu tutulan TraderTraitor adlı grupla bağlantılı olduğu belirtildi.<br />FBI, kripto varlık hizmet sağlayıcılarına çağrıda bulunarak saldırganların kullandığı şüpheli dijital adreslerle bağlantılı işlemlerin engellenmesini istedi. Çalınan varlıkların aşamalı olarak aklanmaya devam edebileceği uyarısı yapıldı.<br />Binance'in eş CEO'su Richard Teng ise saldırının, ele geçirilmiş bir dizüstü bilgisayar ve faaliyet izlerini silmek üzere tasarlanmış kötü amaçlı yazılım içeren karmaşık bir operasyon olduğunu söylemişti.<br />Saldırının ardından 76 bin dolara kadar gerileyen Bitcoin TSİ ile 13.00 itibarıyla 78 bin bandında.<br />Kayıpların ne kadarı karşılandı?<br />Binance, saldırı nedeniyle çalınan varlıkların finansal yükünü kullanıcılarına yansıtmayacağını duyurdu. Şirket, ilk açıklamasında kayıpların yüzde 90'ını karşıladığını belirtirken, 1 Kasım tarihli son güncellemesinde bu oranın yaklaşık yüzde 95'e yükseldiğini bildirdi.<br />Açıklamaya göre eksik kalan yüzde 5'lik bölüm, piyasa likiditesi daha düşük ve temin edilmesi daha uzun süren ilk 10 büyük kripto varlık dışındaki tokenlardan oluşuyor.<br />Şirket, kayıpları karşılamak için kullanıcıları koruma amacıyla oluşturulan 1 milyar dolarlık SAFU fonunun yanı sıra vadeli işlemler sigorta fonundan ve kurumsal hazinesinden kaynak kullandı.<br />Binance ayrıca Bitcoin, Ethereum, USDT, BNB, Solana, USDC, XRP, USD1, RLUSD ve ZEC bakiyelerinin tamamının yüzde 100 karşılığının bulunduğunu açıkladı.<br />Para çekme işlemleri ne durumda?<br />Şirketin son duyurusuna göre ilk aşamada para çekme işlemlerinin Türkiye saatiyle 09.00-12.00 arasında kademeli olarak yeniden açılması planlandı. Süreç, ağ ve varlık bazında güvenlik ve operasyonel kontroller tamamlandıkça genişletilecek.<br />Binance'ten 'para çekme işlemleri' ile ilgili TSİ ile 11.00'de yapılan son güncellemede 'aşağıdaki varlıklar ve ağlar için para çekme işlemleri yeniden kullanıma açılmıştır' denildi:<br />Ethereum Ağı: USDC, USDT, ETH<br />BNB Smart Chain (BSC): USDC, USDT, BNB<br />"Güvenlik kontrollerimizin tamamlanmasının ardından, diğer varlıklar ve ağlar için de para çekme işlemlerini kademeli olarak yeniden kullanıma açmaya devam edeceğiz. Konuyla ilgili güncellemeler, resmi Binance kanalları üzerinden paylaşılacaktır."<br />Para yatırma işlemleri: Açık ve saldırıdan etkilenmedi.<br />Para çekme işlemleri: Kademeli olarak yeniden başlatılıyor. İlk aşama belirlenen ağ ve varlıkları kapsıyor.<br />İşlem süreleri: Yoğunluk nedeniyle geçici gecikmeler yaşanabileceği belirtiliyor.<br />Kullanıcı bakiyeleri: Binance, kullanıcı fonlarının güvende olduğunu ve zararın şirket tarafından karşılanacağını vurguluyor.<br />Kullanıcıların kendi varlıkları için para çekme işlemlerinin açılıp açılmadığını Binance'in ağ durum sayfasından kontrol etmesi gerekiyor.<br />Şirket ayrıca rezerv kanıtı (Proof of Reserves) verilerini güncelleyerek kullanıcıların varlıklarının en az 1:1 oranında karşılığının bulunduğunu bağımsız olarak doğrulayabilmesine imkan tanıdı.<br />Binance, saldırıya ilişkin soruşturma tamamlandığında olayın teknik ayrıntılarını içeren bir rapor yayımlayacağını da duyurdu.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261101/binancete-son-durum-para-cekme-islemleri-acildi-mi-fbidan-hacker-aciklamasi-1110027835.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD’den Ukrayna’ya 2.1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdden-ukraynaya-21-milyar-dolarlik-patriot-fuzesi-satisina-onay-267881a90fe55-c374-4cb6-9e61-6a6cfe0d7c772026-11-02T12:04:00+03:00HABER MERKEZİ ABD’den Ukrayna’ya 2.1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay

ABD’den Ukrayna’ya 2.1 milyar dolarlık Patriot füzesi satışına onay

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakanlıktan yapılan açıklamada, Ukrayna hükümetine<strong> Patriot </strong>hava savunma sistemlerinde kullanılan <strong>PAC-3</strong> füzelerinin <strong>MSE</strong> versiyonu ile ilgili ekipmanın olası satışına onay verildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada,<em> “Tahmini toplam bedel 2.1 milyar dolar ve tamamı ortaklar ile müttefikler tarafından finanse edilecektir”</em> ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev’in füzelerin yanı sıra <strong>PAC-3 MSE</strong> sistemleri için gizlilik dereceli ve gizlilik derecesi bulunmayan yedek parçalar ile ilgili <strong>lojistik ve yazılım</strong> desteği unsurlarını da talep ettiği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ödemenin, <strong>JUMPSTART </strong>girişimi kapsamında <strong>Kanada, Almanya</strong> ve <strong>Norveç’in</strong> bağışlarının yanı sıra Avrupa Birliği kredi hattı üzerinden tahsis edilen ulusal kaynaklarla karşılanmasının planlandığı kaydedildi. Bakanlık, finansmanda ABD bütçe kaynaklarının kullanılmayacağını vurguladı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261030/abdden-ukraynaya-21-milyar-dolarlik-patriot-fuzesi-satisina-onay-1110005349.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Güney Kıbrıs, Kronos gaz sahasının geliştirilmesi için Eni ve TotalEnergies ile anlaştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/guney-kibris-kronos-gaz-sahasinin-gelistirilmesi-icin-eni-ve-totalenergies-ile-anlasti-26787ef91b4bc-e2f0-4c90-8506-010a85f8ed402026-11-02T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Güney Kıbrıs, Kronos gaz sahasının geliştirilmesi için Eni ve TotalEnergies ile anlaştı

Güney Kıbrıs, Kronos gaz sahasının geliştirilmesi için Eni ve TotalEnergies ile anlaştı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalyan enerji şirketi Eni, Kıbrıs açıklarındaki Kronos doğal gaz sahasının geliştirilmesi için 1,3 ila 1,8 milyar dolar arasında olduğu belirtilen altyapı sözleşmelerini imzaladı. Fransız TotalEnergies'in de ortak olduğu projede, üretimin 2028'in ilk yarısında başlaması, çıkarılacak gazın Mısır üzerinden Avrupa başta olmak üzere uluslararası pazarlara gönderilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eni, pazartesi günü Lefkoşa'da imzalanan sözleşmeler kapsamında doğal gazın çıkarılması ve taşınması için gerekli deniz altı altyapısının tasarımı, ekipman tedariki, inşası ve kurulumunu üstlenecek. Proje, Güney Kıbrıs yönetiminin ilan ettiği münhasır ekonomik bölgedeki (MEB) 6'ncı parselde bulunan Kronos sahasının geliştirilmesini kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Kıbrıs Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, imza töreninin ardından yaptığı açıklamada, anlaşmaların ülkenin doğal gaz kaynaklarının ticari olarak değerlendirilmesi yolunda önemli bir adım olduğunu söyledi. Hristodulidis, sözleşmelerin adanın enerji alanındaki geleceğine duyulan güveni gösterdiğini ve ekonomik olduğu kadar jeopolitik önem de taşıdığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eni'nin Global Doğal Kaynaklar biriminden sorumlu yöneticisi Guido Brusco da Kronos projesini, Güney Kıbrıs'ta bir doğal gaz sahasının geliştirilmesine yönelik ilk proje olması nedeniyle önemli bir aşama olarak nitelendirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Doğal gaz Mısır üzerinden Avrupa'ya taşınacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Eni'nin verdiği bilgilere göre Kronos sahasında başlangıçta bulunduğu tahmin edilen doğal gaz miktarı 3 trilyon fit küpün üzerinde. Üretimin, faaliyetler tam kapasiteye ulaştığında günlük 500 milyon standart fit küpe kadar çıkması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Proje kapsamında çıkarılacak doğal gaz, deniz altından döşenecek boru hattıyla Mısır'a taşınacak. Gazın, Mısır açıklarındaki Zohr sahasıyla bağlantılı mevcut tesislerde işlenmesinin ardından Damiatta'daki sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) terminaline gönderilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada sıvılaştırılacak gazın, başta Avrupa olmak üzere uluslararası pazarlara gemilerle ihraç edilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eni ve TotalEnergies, temmuz ayında projenin geliştirilmesi için nihai yatırım kararını almış ve ilk üretimin 2028'in ilk yarısında başlamasını hedeflediklerini duyurmuştu. Mevcut Mısır altyapısının kullanılmasıyla yeni tesis ihtiyacının ve proje maliyetlerinin azaltılması, üretim takviminin de hızlandırılması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eni, 6'ncı parselde yüzde 50 payla işletmeci konumunda bulunurken TotalEnergies de kalan yüzde 50'lik paya sahip.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kıbrıs Türk tarafının doğal kaynaklara ilişkin itirazı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kronos projesine ilişkin sözleşmeler, Kıbrıs'ta doğal kaynakların kullanımı ve ada çevresindeki deniz yetki alanları konusundaki anlaşmazlıkların sürdüğü bir dönemde imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, 28 Ekim'de yaptığı açıklamada, Güney Kıbrıs yönetiminin Eni ile imzaladığı sözleşmelere tepki gösterdi. Açıklamada, Kıbrıs Türk halkının ada ve çevresindeki denizlerde bulunan doğal kaynaklar üzerinde ortak hak sahibi olduğu savunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs Dışişleri Bakanlığı, Kıbrıs Türk tarafının hakları dikkate alınmadan yürütülen hidrokarbon faaliyetlerini tek taraflı olarak nitelendirdi ve projede yer alan uluslararası şirketlere ada üzerindeki siyasi ihtilafı göz önünde bulundurma çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye de Kıbrıs adasının güneyindeki 6 numaralı parselin önemli bir bölümünün Türkiye Cumhuriyeti'nin kıta sahanlığı sınırları içinde kaldığını savunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Doğu Akdeniz'de enerji işbirliği ve Avrupa'nın tedarik seçenekleri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kronos projesi, Doğu Akdeniz'deki doğal gaz kaynaklarının geliştirilmesine yönelik çalışmaların bir parçası. Projede Mısır'ın mevcut işleme ve sıvılaştırma tesislerinden yararlanılması, bölgedeki enerji altyapısının ortak kullanımına dayalı işbirliğinin önemini artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Kıbrıs yönetimi, Mısır, Eni ve TotalEnergies arasındaki işbirliği, gazın çıkarılmasından Avrupa pazarlarına ulaştırılmasına kadar uzanan bir tedarik zinciri oluşturmayı hedefliyor. Ancak projenin Avrupa'nın enerji arzına sağlayacağı katkı; üretimin planlanan tarihte başlayıp başlamamasına, ihracat kapasitesine, ticari anlaşmalara ve uluslararası piyasa koşullarına bağlı olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Kronos sahasının geliştirilmesi, Avrupa'nın doğal gaz tedarik kaynaklarını çeşitlendirmesine katkı sağlayabilecek olsa da mevcut tedarikçilerin veya güzergâhların yerini alacağı anlamına gelmiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Projede hangi şirketler görev alacak?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kronos sahasının geliştirilmesi için farklı alanlarda faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin projede yer alması planlanıyor. Proje kapsamında öne çıkan şirketler ve üstlenecekleri işler şöyle:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px"><strong>Baker Hughes:</strong> Sualtı üretim sistemlerinin tasarımı, tedariki ve inşası.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Dalmine:</strong> Doğal gaz ihracat hatları ve MEG taşıma boru hatlarıyla ilgili çalışmalar.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>TechnipFMC:</strong> Esnek üretim hatlarına ilişkin işlerin üstlenilmesi.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>McDermott:</strong> Sualtı boru hatları ve ekipmanın taşınması, açık denizde kurulumu, bağlantıları ve işletmeye alma hazırlıkları.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Oceaneering:</strong> Ana sualtı kontrol kablolarının imalatı.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>CMHI:</strong> Yüzer kontrol ünitesinin inşası ve kurulumu.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Petrojet:</strong> Mısır’da Zohr ile Damiatta arasında yeni bir kara doğal gaz boru hattının inşası.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>Saipem:</strong> Saipem 10000 sondaj gemisiyle açık deniz sondaj hizmetlerinin sağlanması.</span></li></ul><h2><span style="font-size:18px">Doğu Akdeniz'deki diğer doğal gaz projeleri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Şirketlerin katılımı, sualtı ekipmanlarının üretiminden boru hatlarının ve gazın taşınmasını destekleyecek kara altyapılarının geliştirilmesine kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronos sahası, Doğu Akdeniz'de son yıllarda hız kazanan doğal gaz arama ve geliştirme faaliyetlerinin bir parçası. Kıbrıs açıklarındaki Afrodit sahasının geliştirilmesine yönelik çalışmalar da sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD merkezli Chevron, İsrailli NewMed Energy ve İngiliz Shell ile birlikte Afrodit sahasının geliştirilmesine ilişkin görüşmeler yürütüyor. Bazı medya kuruluşlarında Shell'in sahadaki payını Macar enerji şirketi MOL'e satmak üzere anlaşmaya vardığı ve işlemin 2027'nin başlarında tamamlanmasının beklendiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronos ve Afrodit gibi projelerin ilerlemesi, Doğu Akdeniz'de keşfedilen doğal gaz kaynaklarının ticari üretime dönüştürülmesi ve bölgedeki enerji altyapısının geliştirilmesi açısından önem taşıyor. Ancak bu kaynakların Avrupa pazarlarına ne ölçüde ulaşacağı, teknik, ticari ve siyasi koşullara bağlı olacak.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/11/01/guney-kibris-kronos-gaz-sahasinin-gelistirilmesi-icin-eni-ve-totalenergies-ile-anlasti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kimi Antonelli tarihin en genç Formula 1 şampiyonu oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kimi-antonelli-tarihin-en-genc-formula-1-sampiyonu-oldu-268011337ed62-01a3-4274-ae22-91098d401b3c2026-11-02T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Kimi Antonelli tarihin en genç Formula 1 şampiyonu oldu

Kimi Antonelli tarihin en genç Formula 1 şampiyonu oldu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mercedes AMG Petronas F1 takımının genç sürücüsü Kimi Antonelli, Pazar günü düzenlenen Meksika Grand Prix'sini üçüncü sırada bitirerek 20 yaşında Formula 1 tarihinin en genç dünya şampiyonu oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel klasmandaki üstünlüğü artık aşılamaz hâle gelen, 119 puana ulaşan Antonelli, sezonun bitimine daha dört yarış olmasına rağmen şampiyonluğu garantiledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">1953'ten bu yana bir F1 sezonunda damalı bayrağı gören ilk İtalyan olarak tarihe geçen Antonelli'nin, takım telsizinden hıçkırarak sevinç gözyaşları döktüğü duyuldu. İtalya'nın son şampiyonu, 73 yıl önce Alberto Ascari olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarış mühendisi Peter Bonnington, telsizden Antonelli'ye "Haydi Kimi. Dünya şampiyonu" sözleriyle seslendi. Soluk soluğa kalan İtalyan pilot, "Başardık, çok teşekkürler" dedi. Araçtan indiğinde ailesi ve kız kardeşi onu kucakladı. Ardından pit ekibi Antonelli'nin etrafını sardı.<br />İki eski şampiyonun omuzlarında<br />Antonelli, seyircilere yaptığı konuşmada şunları söyledi: "Söyleyecek söz bulamıyorum. Az önce olanları sindirmeye çalışıyorum. İnanılmaz bir sezon geçirdik ve bu podyumu Max ve Lewis'le paylaşmak gerçekten inanılmaz. Gelecekte daha fazla mücadele için sabırsızlanıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu hafta sonu kendimi biraz daha gergin hissettim ama bu işi başardığımız için çok mutluyum. Şimdi sezonun geri kalanının tadını çıkarabiliriz" diyen Antonelli, podyumda sırtına İtalyan bayrağını sarmış hâlde elindeki şampanya şişesini etrafa püskürttü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antonelli'yi, yarışı birinci bitiren Max Verstappen ve ikinci bitiren Lewis Hamilton, omuzlarına alarak tebrik etti. Verstappen ve Hamilton'ın her ikisi de eski F1 şampiyonları. Antonelli, 2025 yılında Ferrari'ye geçen Hamilton'ın yerini almış ve F1 tarihinin en genç üçüncü sürücüsü olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan önceki en genç şampiyon, 2010'da Red Bull'la dört şampiyonluğunun ilkini 23 yaşında kazanan Alman Sebastian Vettel'di.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Reuters/BÜ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/kimi-antonelli-tarihin-en-gen%C3%A7-formula-1-%C5%9Fampiyonu-oldu/a-79826033</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yotova kazandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bulgaristanda-cumhurbaskanligi-secimini-yotova-kazandi-26799cb7fd940-db4f-434b-b046-6c02345973da2026-11-02T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yotova kazandı

Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı seçimini Yotova kazandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bulgaristan'da Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda, görevdeki Cumhurbaşkanı İlyana Yotova net bir zafer elde etti. Açıklanan ilk sonuçlara göre, Yotova oyların yüzde 58'ine ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski geçiş dönemi başbakanı, Batı yanlısı Andrey Gyurov ise aynı tahminlere göre oyların yüzde 39'unu aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Avrupa Parlamentosu üyesi olan sosyalist kökenli Yotova'yı, iktidardaki merkez sol İlerici Bulgaristan (PB) Partisi destekledi. Gyurov ise liberal muhafazakâr muhalefet cephesinin adayı olarak yarıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Resmi sonuçlar bu sonuçları teyit ettiği takdirde, Bulgaristan'da cumhurbaşkanlığı koltuğu bir kez daha siyasi kökleri solda olan bir ismin elinde kalacak. Yotova daha önce, ülkenin eski iktidar partisi Bulgaristan Komünist Partisi'nin halefi olan Bulgaristan Sosyalist Partisi'nde (BSP) sözcülük ve üst düzey görevlerde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak görev yapan Yotova, müttefiki Rumen Radev'in erken parlamento seçimlerine girmek için istifa etmesinin ardından Ocak ayında otomatik olarak cumhurbaşkanlığı görevini devralmıştı. Radev, PB'nin Nisan ayındaki seçim zaferi sonrasında başbakan olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçime Ukrayna savaşı damga vurdu<br />Avrupa Birliği (AB) ve NATO'nun doğu kanadında yer alan Bulgaristan'daki seçime, Ukrayna'daki savaş gölge düşürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yotova, kampanya boyunca defalarca Rusya ile müzakere yoluyla bir barış anlaşması çağrısı yaptı ve "barış cumhurbaşkanı" olmak istediğini söyledi. Yotova, Bulgaristan'daki ilgili kurumlar yetki verdiği takdirde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeye hazır olduğunu da dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yotova, Pazar günü oyunu kullanmadan önce, Bulgaristan'ın "güçlü bir Avrupa içinde güçlü bir devlet" olmasını istediğini belirtti. Yotova, ülkenin kendi dış politikasına ve ulusal çıkarlarını savunurken "omurgaya" sahip olması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gyurov ise buna karşılık Batılı ortaklarla daha yakın bir uyumdan ve Rusya'nın tam kapsamlı işgali karşısında Ukrayna'ya daha güçlü destekten yana tavır aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim hükümet için bir sınav olarak görüldü<br />Cumhurbaşkanlığı seçimi, yaşam pahalılığı ve akaryakıt fiyatlarındaki artışa yönelik kamuoyu endişelerinin büyüdüğü bir dönemde, Mayıs ayında göreve gelen Radev hükümeti için de toplumun birçok kesimi tarafından bir sınav olarak değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yotova'nın zaferine rağmen Batı yanlısı muhalefet, sonucun hükümete yönelik hoşnutsuzluğu yansıttığını savundu. Liberal Değişime Devam Ediyoruz (PP) Partisi'nin lideri Assen Vassilev, hükümeti gelirler, fiyatlar ve oligarkların nüfuzu konusunda mevcut olan sorunları çözmemekle suçladı. Vassilev, Gyurov'a verilen oy sayısının ilk tura kıyasla neredeyse iki katına çıktığına da dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan seçime katılım oranı yalnızca yüzde 29,1 olarak tahmin edildi. Bir hafta önce düzenlenen ilk turdan yüksek olan bu oranla birlikte, yaklaşık 6,5 milyon seçmenin 2 milyondan azı sandık başına gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/BÜ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bulgaristanda-cumhurba%C5%9Fkanl%C4%B1%C4%9F%C4%B1-se%C3%A7imini-yotova-kazand%C4%B1/a-79825802</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-musamaha-gostermeyecegiz-26796f3581aa0-a281-4c96-8c85-b6cd0604692a2026-11-02T09:32:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!

AKIN GÜRLEK: MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">HASTALARIMIZIN HAYATINI TEHLİKEYE ATAN, ŞİFA UMUDUNU HAKSIZ KAZANÇ KAPISINA DÖNÜŞTÜRENLERE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hayatını tehlikeye atan, kanserle mücadele eden hastalarımızın tedavi güvenliğini hiçe sayan ve usulsüzlüklerle haksız kazanç sağlamaya çalışan yapılanmalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, son kullanma tarihi geçmiş kanser ilaçlarının ambalaj ve kutularının değiştirilerek yeniden piyasaya sürülmesi, yurt içinde ve yurt dışında satışa sunulmasına yönelik suç faaliyetleri mercek altına alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında yürütülen teknik takip, araştırma ve incelemeler sonucunda 3’ü kamu görevlisi olmak üzere 24 şüpheli, 4 şirket ve 5 iş yeri tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan mali incelemelerde, şüpheli kişi ve şirketlerin toplam işlem hacminin yaklaşık 650 milyon TL olduğu, söz konusu para hareketlerinin beyan edilen ticari faaliyetlerle uyumsuzluk gösterdiği belirlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen bulgular doğrultusunda İstanbul merkezli 11 ilde, 24 şüpheli ve 5 iş yerine yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon kapsamında 22 şüpheli gözaltına alınmış, 2 şüpheli hakkında yakalama çalışmaları devam etmektedir. Suçtan elde edildiği değerlendirilen taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarına el konulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmayı titizlikle yürüten Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığımıza, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLETİMİZİN SAĞLIĞINI TEHDİT EDEN, İNSAN HAYATINI HAKSIZ KAZANÇ UĞRUNA RİSKE ATAN HİÇBİR SUÇ YAPILANMASINA GEÇİT VERMEYECEĞİZ!</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Celal Adan: Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın yükseliş hamlesidir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-turk-ve-turkiye-yuzyilinin-yukselis-hamlesidir-268004c8ce7a1-8043-47d5-89d9-8124a18a9c532026-11-02T09:13:00+03:00HABER MERKEZİ Celal Adan: Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın yükseliş hamlesidir

Celal Adan: Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın yükseliş hamlesidir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Bey, istiklal hilâli ile istikbâl yıldızına işaret etmiş; "ÖNCE TÜRKİYE" vizyonuyla, yeni bir ufuk çizmiştir. "100 İl, 1000 İlçe" projesi; merkezi ve yerel yönetimler alanında, Türk ve Türkiye Yüzyılı'nın yükseliş hamlesidir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kızılayın Köklü İyilik Mirası Gelecek Nesillere Taşınıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kizilayin-koklu-iyilik-mirasi-gelecek-nesillere-tasiniyor-26798a55a5a97-39d8-46f8-ad33-d25a72f2fa5a2026-11-02T09:07:00+03:00HABER MERKEZİ Kızılayın Köklü İyilik Mirası Gelecek Nesillere Taşınıyor

Kızılayın Köklü İyilik Mirası Gelecek Nesillere Taşınıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanlığı koordinasyonunda, Akdeniz, Toroslar, Yenişehir ve Mezitli şube başkanlıklarının katkılarıyla 30 Ekim 2026 Cuma günü Yenişehir İmam Hatip Ortaokulu Konferans Salonu'nda Kızılay Kolu Danışman Öğretmenleri Bilgilendirme Toplantısı gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanı Lütfi Parıltı'nın yanı sıra millî eğitim yöneticileri, Kızılay şube başkanları, danışman öğretmenler ve ilgili kurum temsilcilerinin katılımıyla düzenlenen toplantıda, Kızılayın tarihî birikimi, günümüzdeki hizmetleri ve geleceğin gönüllü nesillerini yetiştirmeye yönelik çalışmaları ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişten Gelen 158 Yıllık İyilik Mirası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1868 yılında Hilâl-i Ahmer adıyla temelleri atılan Türk Kızılay, kurulduğu günden bu yana savaşların, afetlerin, salgınların ve toplumsal zorlukların yaşandığı dönemlerde milletimizin yardım ve dayanışma iradesinin önemli temsilcilerinden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Osmanlı Devleti'nin son dönemlerinden Cumhuriyetimizin kuruluşuna, Millî Mücadele yıllarından günümüze kadar uzanan bu köklü geçmiş, Türk Kızılayı yalnızca bir yardım kuruluşu değil, aynı zamanda nesilden nesile aktarılan bir iyilik ve merhamet geleneğinin taşıyıcısı hâline getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda, Kızılayın 158 yıllık tarihî birikiminin gelecek nesillere aktarılmasında okulların ve öğretmenlerin üstlendiği sorumluluğun önemine dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün Mersin'in Her Köşesinde İyilik İçin Çalışıyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Programda, Türk Kızılayın geçmişten devraldığı insani yardım anlayışını günümüzün değişen toplumsal ihtiyaçlarına uygun biçimde sürdürdüğü vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanlığının, ilçe şube başkanlıkları, Mersin Kan Merkezi, Mersin Toplum Merkezi ve Adana Afet Bölge Müdürlüğü ile iş birliği içerisinde yürüttüğü faaliyetler katılımcılarla paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin genelinde ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılan sosyal yardımlar, kıyafet destekleri, gönüllülük çalışmaları, kan bağışı faaliyetleri, afet hazırlıkları ve toplum yararına gerçekleştirilen hizmetlerin yanı sıra devam eden ve planlanan yatırımlar hakkında bilgi verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle Mersin'in insani yardım kapasitesini güçlendirmek amacıyla yürütülen aşevi projeleri, Kızılay Butik çalışmaları, üniversitelerle geliştirilen iş birlikleri ve gönüllülük merkezleri gibi hizmetlerin, Kızılayın şehirdeki faaliyetlerine uzun vadeli katkı sağlamasının hedeflendiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yarının Kızılayı Bugünün Okullarında Yetişiyor</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantının geleceğe yönelik en önemli gündemini ise Kızılay Kolu çalışmaları oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızılayın 158 yıllık iyilik mirasının yalnızca geçmişten hatırlanan bir değer olarak kalmaması, çocukların ve gençlerin gönüllülük faaliyetleriyle bu mirası geleceğe taşıyan bireyler olarak yetişmesi gerektiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu doğrultuda, okullarda faaliyet gösteren Kızılay Kolu ve kulüplerinin daha etkin hâle getirilmesi, öğrencilerin sosyal sorumluluk projelerine katılımının artırılması ve danışman öğretmenlerle sürdürülebilir bir iletişim ve iş birliği zemininin oluşturulması hedefleri ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin paylaşma, yardımlaşma, merhamet, dayanışma ve toplumsal sorumluluk değerlerini yalnızca teorik bilgilerle değil, doğrudan katıldıkları iyilik faaliyetleriyle öğrenmelerinin önemine işaret edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Geleceğe Bırakacağımız En Değerli Miras, İyiliği Yaşatan Nesillerdir”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanı Lütfi Parıltı, toplantıda yaptığı konuşmada, eğitimin toplumsal dayanışma kültürünün gelişmesindeki önemine dikkat çekerek Kızılay Kolu danışman öğretmenlerinin bu süreçte önemli bir görev üstlendiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızılayın geçmişte milletimizin zor zamanlarında yanında olduğunu, bugün de aynı sorumlulukla toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı sürdürdüğünü belirten Parıltı, gelecekte de iyilik hareketinin güçlü biçimde devam edebilmesi için çocukların ve gençlerin gönüllülük bilinciyle yetişmesinin önemini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişin Tecrübesi, Bugünün Gayreti, Yarının Umudu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda, Türk Kızılayın geçmişten aldığı güçle bugün Mersin'in dört bir yanında yürüttüğü çalışmaların, gelecekte daha geniş bir gönüllülük ağı ve daha güçlü bir toplumsal dayanışma anlayışıyla sürdürülmesinin amaçlandığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızılay Kolu danışman öğretmenleriyle gerçekleştirilen buluşmanın, eğitim kurumları ile Türk Kızılay arasındaki iş birliğini güçlendirmesi ve öğrencilerin iyilik hareketine aktif katılımını desteklemesi hedefleniyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk Kızılay Mersin İl Merkezi Başkanlığı, 158 yıllık köklü geçmişinden aldığı ilhamla bugün insanlığa hizmet etmeye, yarının iyilik gönüllülerini yetiştirmek için çalışmaya devam ediyor.</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İdari Yapılanma ve Yeni İl/İlçe Tartışmaları Üzerine: Küçülme, Verimlilik ve Kamu Vicdanı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-idari-yapilanma-ve-yeni-ililce-tartismalari-uzerine-kuculme-verimlilik-ve-kamu-vicdani-2679764208dcc-5617-4347-b25c-ebfc709344e82026-11-02T08:06:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İdari Yapılanma ve Yeni İl/İlçe Tartışmaları Üzerine: Küçülme, Verimlilik ve Kamu Vicdanı

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İdari Yapılanma ve Yeni İl/İlçe Tartışmaları Üzerine: Küçülme, Verimlilik ve Kamu Vicdanı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, köklü tarihi, stratejik konumu ve dinamik nüfusuyla sürekli bir değişim ve gelişim sürecindedir. Ancak bu gelişim, coğrafi sınırların genişlemesiyle değil, mevcut imkânların akılcı, adil ve sürdürülebilir bir şekilde yönetilmesiyle mümkündür. Son dönemde yeniden gündeme gelen <strong>yeni il ve ilçe kurulması</strong> tartışmaları, devlet yönetimi, kamu maliyesi ve toplumsal adalet açısından derinlemesine masaya yatırılması gereken hayati bir konudur. Bu meselenin coğrafi, mali ve yönetsel boyutlarına, yerleşim yerlerinin tarihî ve kültürel bütünlüğünün korunmasına, kamu maliyesindeki yüklerine, bürokratik şişkinliği ve ekonomik külfetleri gözler önüne almak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hassas dengeleri gözeterek, devletin ve milletin ali menfaatlerini savunan bütüncül bir yaklaşımı şu başlıklar altında ele alabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Tarihî ve Coğrafi Bütünlük: İdari Bölünmenin Görünmeyen Maliyeti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İskenderun ve Antakya örneğinde olduğu gibi, birbirine coğrafi olarak çok yakın, tarihî ve kültürel dokusu iç içe geçmiş yerleşimlerin idari olarak ayrılması, çoğu zaman entegrasyonu değil, koordinasyonsuzluğu ve kaynak israfını tetikler. Ulaşım imkânlarının geliştiği, mesafelerin dakikalara indiği modern dünyada; yeni idari sınır çizgileri çekmek yerine, mevcut merkezlerin kapasitesini güçlendirmek çok daha akılcıl bir yaklaşımdır. Şehirleri idari olarak parçalamak, ortak tarihî ve ekonomik sinerjiyi zayıflatmaktan başka bir işe yaramamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Bürokratik Hantallık ve Kamu Verimliliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye’nin karşı karşıya olduğu en büyük yapısal sorunlardan biri, kamudaki aşırı istihdam ve hantal bürokrasidir. Özel sektörün rekabetçi ve liyakate dayalı dinamiklerinden uzak kalan bazı kesimlerin, siyasi kanallarla devlete kapak atmayı bir "güvence" olarak görmesi, millete sırt yüklenen ağır bir faturadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Her yeni il ve ilçe; yeni valilikler, kaymakamlıklar, müdürlükler ve bunlara bağlı bitmek bilmeyen kadro ihdasları demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir kişinin yapabileceği işin beş-altı kişiye paylaştırıldığı bu yapı, kamuda verimliliği düşürmekte, hazineye yük olan "memur devleti" modelini kalıcılaştırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Devletin asli görevi, yeni makamlar ve koltuklar üreterek istihdam alanı yaratmak değil; var olan kaynakları en liyakatli, en üretken ve en az maliyetli şekilde yönetmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kamu Maliyesi, Tasarruf ve Enflasyon Sarmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik istikrarın ve finansal disiplinin hayati önem taşıdığı bu dönemde, yeni idari birimler kurmak büyük bir mali disiplinsizliktir. Yeni binalar, makam araçları, temsil giderleri, sekreteryalar ve teknik donanımlar; borçlanan kamu maliyesinin sırtına vurulmuş haksız birer külfettir. Ayrıca, yeni il ve ilçe ilan edilen bölgelerde yaşanan spekülatif arsa ve konut fiyat artışları, kent rantını körüklemekte; dar gelirli vatandaşları barınma krizine, enflasyona ve yoksulluğa mahkûm etmektedir. Üçüncü görüşün de haklı olarak vurguladığı gibi; bu tür hamleler, milli servetin verimsiz alanlara savrulmasından ve toplumsal refahın birkaç kesimin çıkarına kurban edilmesinden başka bir anlam taşımamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli duygularla ve devlet aklıyla hareket ettiğimizde görmemiz gereken gerçek şudur: <strong>Güçlü devlet, sınırlarını veya tabela sayısını büyüten değil; milletinin sırtındaki yükü azaltan, adaletli, şeffaf ve tasarruflu bir yapıya sahip olan devlettir.&nbsp;</strong>Kimseyi kırıp dökmeden, mahalli hassasiyetleri incitecek suni sınır tartışmalarına girmeden yapılması gereken; nüfusu komik durumlara düşen küçük yerleşimleri büyütmek veya yeni iller icat etmek değil, mevcut idari yapıyı daha etkin, kompakt ve dijital çağın gereklerine uygun hale getirmektir. Tasarrufun, liyakatin ve üretim ekonomisinin esas alındığı bir Türkiye, hem milletimizin refahını artıracak hem de geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır. Devletimizin ve milletimizin çıkarları, tabelalarda değil; akılcı, vicdanlı ve sürdürülebilir bir idari yönetim anlayışında saklıdır. Bu çerçevede kaleme aldığım bu değerlendirme ışığında, konunun maliyetler, bürokratik yapı veya coğrafi bütünlük açısından inceleyelim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İdari Yapılanmada Maliyet, Bürokratik Hantallık ve Coğrafi Bütünlük: Millî Bir Değerlendirme</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin geleceğini inşa ederken devlet akılını, milletin alnının teriyle kazandığı kaynakları ve coğrafi bütünlüğümüzü korumak en temel mesuliyetimizdir. Yeni il ve ilçe kurulması tartışmaları; maliyet, bürokratik hantallık ve mevcut coğrafi-tarihî bütünlüğümüzün muhafazası ekseninde derinlemesine ele alınmalıdır. Bu üç kritik başlığı, kimseyi ötekileştirmeden, tamamen hakikat ve millî menfaatler çerçevesinde şu şekilde detaylandırabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Maliyet ve Kamu Kaynaklarının İsrafı: Hazineye Vurulan Ağır Darbe</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ekonomide tasarrufun, mali disiplinin ve enflasyonla mücadelenin hayati önem taşıdığı bir dönemdeyiz. Yeni bir il veya ilçe demek, sadece haritada bir sınır çizgisinin değişmesi değildir; sıfırdan bir kamu maliyesi yükü demektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bina ve Tesis Yatırımları:</strong> Onlarca yeni valilik, kaymakamlık, emniyet, adliye, belediye ve müftülük binalarının inşası veya kamulaştırılması, milletin vergilerinin betona ve binaya gömülmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Donanım ve Temsil Giderleri:</strong> Yüzlerce yeni makam aracı, sekreterya, teknik donanım, kabul ve temsil giderleri, dar bütçeli kamu maliyesine doğrudan vurulan bir darbedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Rant ve Enflasyon Baskısı:</strong> Yeni il/ilçe ilan edilen yerlerde patlak veren spekülatif arsa, konut ve kira fiyatları; sabit gelirli vatandaşlarımızı ve gençlerimizi yoksulluğa mahkûm ederken, sadece bir avuç rant çevrelenin cebini doldurmaktadır. Kamu maliyesinin borçlanma yükünü artıran bu hamleler, ekonomik istikrarla kesinlikle bağdaşmamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Bürokratik Yapının Hantallığı: Liyakatsizlik ve "Memur Devleti" Sarmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin en büyük yapısal problemlerinden biri, karar mekanizmalarını yavaşlatan ve hazineye devasa bir maaş yükü bindiren aşırı bürokratik şişkinliktir.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Özel sektörün dinamizminden, rekabet gücünden ve verimlilik esasından mahrum kalan kesimlerin, siyasi referanslarla devlete kapak atmayı bir "garanti" olarak görmesi kabul edilemez bir durumdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir kişinin rahatlıkla yürütebileceği işlerin beş-altı kişiye paylaştırılması, hem kamuda iş ahlakını zedelemekte hem de çalışkan memurlarımızın emeğini gölgelemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yeni idari birimler açmak, bu hantal mekanizmayı daha da büyüterek "memur devleti" modelini kalıcılaştırmaktadır. Oysa olması gereken; dijital dönüşümün ve e-Devlet imkânlarının zirvede olduğu bir çağda, devleti büyütmek değil, daha kompakt, hızlı, liyakatli ve verimli hale getirmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Coğrafi Bütünlüğümüzün Muhafazası: Ayrışma Değil, Birlik Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ülkemizin en büyük gücü, tarihi kökleri ve coğrafi bütünlüğüdür. İskenderun ve Antakya örneklerinde olduğu gibi, birbirine dakikalarla ölçülecek kadar yakın, kaderi, tarihi ve kültürü ortak olan yerleşimleri suni idari çizgilerle bölmek; bütünlüğü zedelemekten başka bir işe yaramaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Ulaşım ağlarının bu kadar geliştiği, mesafelerin kısaldığı bir dönemde coğrafi bütünlüğümüzü korumak; aynı havzayı paylaşan insanları idari olarak ayrıştırmak yerine, mevcut merkezlerin gücünü birleştirmeyi gerektirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bölünme odaklı her idari hamle, toplumsal sinerjiyi zayıflatır, yerel yönetimlerde koordinasyonu zorlaştırır ve millî aidiyet bilincini zedeler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletimizin çıkarı;</strong> tabelaları çoğaltmakta, makam odalarını artırmakta veya bütçeyi ranta ve israfa kurban etmekte değildir. <strong>Gerçek güç; var olan coğrafi bütünlüğümüzü korumak, kamu kaynaklarını en adil şekilde yönetmek ve bürokratik hantallığı ortadan kaldırarak millete hizmet eden dinamik bir yapı kurmaktır.&nbsp;</strong>Kimseyi incitmeden, mahalli hassasiyetleri zedelemeden; tasarrufu, liyakati ve ortak vatan bilincini merkeze alan bir idari anlayışla hareket etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Üç temel mesele, maliyet, bürokratik şişkinlik ve coğrafi bütünlük ışığında, özellikle kamudaki tasarruf tedbirlerinin ve bürokratik sadeleşmenin nasıl hayata geçirilmesi gerektiği konusunda olayı inceleyelim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuda Gerçek Tasarruf ve Liyakat Reformu: İsrafa ve Hantallığa Son Verme Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dile getirdiğimiz hususlar, milletimizin vicdanının sesidir ve kamuda kronikleşen sorunlara doğrudan parmak basmaktadır. Devletin malını deniz, yemeyeni domuz zihniyetinden uzak; haktan, adaletten ve millete hizmetten yana bir anlayışla kamuda atılması gereken adımlar son derece net ve acildir. Devlet bütçesini rahatlatacak, bürokratik hantallığı bitirecek ve millete güven verecek bu somut adımları şu başlıklar altında özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Kiralama Çılgınlığına Son Verilmeli: Hizmet Binaları ve Araçlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Araç Kiralama Saltanatı Bitmelidir:</strong> Kamuda lüks ve şatafat simgesi haline gelen araç kiralama sektörü, hazineye vurulan en büyük darbelerden biridir. Yüzlerce, binlerce kiralık makam aracı ve hizmet aracı için dökülen milyarlarca lira, milletin cebinden çıkmaktadır. Kiralama yöntemi tamamen sonlandırılmalı, gerçekten zorunlu ve hizmet odaklı taşıtlar demirbaşa kaydedilmeli, özel işlerde kullanımı yasaklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Hizmet Binalarında Tasarruf:</strong> Her kurumun, her müdürlüğün lüks binalar kiralaması ya da sürekli yeni hizmet binaları inşa etmesi israfın başka bir boyutudur. Mevcut kamu mülkleri en etkin şekilde ortak kullanılmalı, kiralık binalara akıtılan milyonlarca liralık kira bedellerine derhal son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Makam Aracı ve Makam Odası Tefrişatı İsrafı Durdurulmalıdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Makam Aracına Sıkı Sınır:</strong> Kamudaki makam aracı sayısı ve standardı acilen sınırlandırılmalıdır. Hangi unvanın hangi aracı kullanabileceği kanunla net bir şekilde belirlenmeli, kamunun imkânları kişisel imtiyazlara ve şovlara kurban edilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Sürekli Yenilenen Makam Odaları:</strong> Her gelen yöneticinin veya her iki-üç yılda bir "değişim" adı altında makam odalarını lüks mobilyalarla baştan aşağı yenilemesi, mefruşatçılara devlet bütçesinden peşkeş çekilmesidir. Kamu mallarına sahip çıkılmalı, çalışır durumdaki eşyaların sırf zevk veya gösteriş için yenilenmesi kesin bir disiplin cezasına bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sözleşmeli Sistemden Vazgeçilmeli: Ehliyet ve Liyakat Esas Alınmalıdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Kamuda huzurun, adaletin ve iş veriminin sağlanmasının tek yolu <strong>liyakat ve ehliyettir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Son yıllarda yaygınlaşan sözleşmeli personel sistemleri ve kayırmacı görevlendirmeler; devlette liyakati bitirmiş, özel sektörde tutunamayanların veya hak etmeyenlerin siyasi referanslarla kamuya yerleşmesine kapı aralamıştır. Bu durum, çalışanlar arasında huzursuzluk yaratırken devletin iş kalitesini de yere düşürmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Liyakatli, işinin ehli ve devlet terbiyesi almış kadroların önü açılmalı; mülakat adı altında adaletsizlik üreten sistemler yerine, hak edenlerin hakkını aldığı şeffaf ve ehliyet temelli bir görevlendirme modeli hâkim kılınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin itibarı; kullanılan lüks makam araçlarında, kiralanan devasa binalarda veya her sene yenilenen makam odalarında değil; <strong>hizmetin kalitesinde, bütçenin adil kullanımında ve milletin refahında</strong> saklıdır. Bu ülkenin dürüst memurunun, alnı ak işçisinin ve vergi ödeyen fedakâr milletinin hakkını korumak için bu tedbirlerin harfiyen uygulanması şarttır. Bu kararlı adımların atılması, hem kamu maliyesini düzlüğe çıkaracak hem de devlet ile millet arasındaki güven bağını en üst seviyeye taşıyacaktır. Bu doğrultuda, kamudaki bu haklı tasarruf ve liyakat taleplerinin hayata geçirilmesi için öncelikle yapılması gereken ise:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önce Liyakat, Sonra Tasarruf: Devlet Aklının İnşası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü <strong>her şeyin başı insandır; yani liyakattir.</strong> Ehliyet ve liyakat temelli bir atama sistemi kurulmadan, devlet kadrolarında hak edenler işbaşına gelmeden yapılacak tasarruf tedbirleri veya idari kararlar yarım kalmaya mahkûmdur. Liyakatsiz bir zihniyetin başında bulunduğu bir yapıda, ne araç kiralamaları gerçekten sonlandırılabilir ne de bütçe disiplini kalıcı olabilir. Kendi çıkarını değil, devletin ali menfaatlerini düşünen liyakatli bir kadro iş başına geldiğinde, zaten israf kalemi olan diğer tüm yanlışlar çorap söküğü gibi ortadan kalkacaktır. Bu kronolojik ve mantıksal sıralamayla, atılması gereken hayati adımları şu şekilde özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Adım: Ehliyet ve Liyakat Temelli Atamalar (Temel Taş)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Mülakat Değil, Hakkaniyet:</strong> Kamuya girişlerde ve görevde yükselmelerde adaleti zedeleyen, torpil ve kayırmacılığa kapı aralayan mülakat sistemine son verilmeli; liyakat, ehliyet ve liyakatli sınav esasları eksiksiz uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Özel Sektör Sığınağı Olmaktan Çıkış:</strong> Devleti bir "iş bulma kurumu" veya çalışamayacak durumdakilerin sığınağı olmaktan kurtarmak gerekir. Göreve gelen yöneticiler siyasi referanslarla değil, alanındaki uzmanlığı, birikimi ve devlet tecrübesiyle seçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Liyakatli Kadroların Vicdanı:</strong> İşini bilen, liyakat sahibi bir bürokrat, devletin malını kendi malından daha çok korur; israfa, şatafata ve gereksiz harcamalara kendi eliyle dur der.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Adım: Araç ve Hizmet Binası Kiralamalarının Kökten Bitirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Liyakatli kadroların göreve gelmesiyle birlikte, ilk icraat olarak hazineyi sömüren <strong>kiralık araç filoları ve lüks hizmet binası kiralamaları</strong> derhal sonlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gerçekten ihtiyaç olan zorunlu demirbaşlar dışındaki tüm kiralama sözleşmeleri feshedilmeli; tasarruf edilen milyarlarca lira, doğrudan milletin refahına ve üretime aktarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Adım: Makam Araçlarına ve Temsil Giderlerine Sıkı Sınır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Hangi makamın hangi aracı kullanabileceği kanunla net bir şekilde daraltılmalı; kamuda "makam aracı saltanatı" görüntüsü tamamen ortadan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Temsil, ağırlama ve kabul giderlerinde bütçe disiplini sağlanarak lüks ve gösterişe dayalı harcamalar yasaklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Adım: Sürekli Yenilenen Makam Odaları ve Tefrişat İsrafına Yasak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Göreve gelen her yeni yöneticinin "kişisel zevkine" göre makam odalarını baştan aşağı yenilemesi, mobilyaları hurdaya çıkarması uygulamasına yasal yasak getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kamu demirbaşları ekonomik ömrünü tamamlamadıkça sırf renk veya model değişimi için harcama yapılması disiplin suçuna dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önce insanı, yani <strong>liyakati</strong> düzeltmek; ardından da sistemin çarklarındaki israfı (kiralamaları, araç saltanatını, oda tefrişatlarını) temizlemek, Türkiye’yi hem ekonomik hem de idari anlamda hak ettiği güçlü konuma taşıyacak tek reçetedir. Devlet, tabelaları çoğaltarak değil; az insanla çok iş üreten, liyakatli, şeffaf ve tasarruflu yapısıyla yücelir. Bu güçlü ve haklı dönüşüm iradesi hakkında, özellikle liyakat esaslı sistemin tesisi noktasında atılacak en acil hukuki adımlara da bakalım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>657 ve 4483 Sayılı Kanunlar: Devletin Asli Sahibi Millet Olmalı, Arpalık Değil!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Temennim ve dile getirdiğim hususlar, bu ülkeye adaletle hizmet etmek isteyen her vatandaşın ortak çığlığıdır. <strong>Devlet; eş-dost, akraba, siyasi yakınlık veya liyakatsiz kadroların sığınağı, yani bir "arpalık" değildir; olamaz da.&nbsp;</strong>Kamunun huzurunu, çalışma barışını ve devletin ciddiyetini yeniden tesis etmek için belirttiğiniz iki kanunun (657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun) kökten bir zihniyet değişimiyle ele alınması şarttır. Bu kritik iki kanunda yapılması gereken hayati düzenlemeleri şu başlıklar altında toplayabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu: Torpilsiz, Hakkaniyetli ve Liyakatli Sistem</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 657 sayılı kanun, esnek yapısı ve delikleri sayesinde liyakatsizliğe kalkan olabilmektedir. Bu kanunun ruhu, tamamen adalet ve hakkaniyet üzerine yeniden yazılmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Mülakat Maskesine Son, Şeffaf Sınav:</strong> Personel alımlarında (gerek memur gerek işçi kadrolarında) torpili ve iltiması tamamen ortadan kaldıracak, kamera kayıtlı, şeffaf, objektif ve sadece bilgiye dayalı merkezi sınav sistemleri getirilmelidir. "Mülakat" adı altında hakkın yendiği, hak edenin değil tanıdığı olanın kazandığı mülakat garabeti tarih olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Şişkinliğe ve "Gereksiz Memur" Alımına Fren:</strong> Her kurumun kendi keyfine göre kadro açması, ihtiyaç olmadığı halde sırf birilerini yerleştirmek için pozisyon üretilmesi suç sayılmalıdır. Norm kadro uygulamaları sıkılaştırılmalı, "tek kişinin yapacağı işe 5 kişi alma" saltanatına son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Güvence Adaleti Sağlamalı:</strong> Memur güvencesi, çalışmayanın, yan gelip yatanın veya liyakatsiz olanın sığınağı değil; devletine sadakatle hizmet edenin onuru olmalıdır. Başarısızlık, kayıtsızlık ve görevi kötüye kullanma durumlarında performans ve disiplin mekanizmaları hızlı ve adil şekilde işletilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. 4483 Sayılı Kanun: Zırh Değil, Hesap Verebilirlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun, maalesef yıllardır kamu görevlilerini suçtan koruyan bir <strong>"zırh"</strong> veya kalkan gibi algılanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İzin Mekanizması Kaldırılmalı veya Bağımsız Olmalı:</strong> Bir kamu görevlisinin veya amirin yargılanabilmesi için yine idarenin (amirinin) iznine bağlı olması, hukuk devletinde kabul edilemez bir ayrıcalıktır. Suç işleyen, kamu zararını cebine indiren veya görevi ihmal eden memur veya bürokrat, normal vatandaş gibi doğrudan yargı önünce hesap vermelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ayrıcalıklı Sınıf Algısı Bitmeli:</strong> Kanun önünde eşitlik ilkesi, devlet memurları için de harfiyen geçerli olmalıdır. Kamu görevlilerinin dokunulmazlık zırhına büründürülmesi, millete karşı işlenen suçların cezasız kalmasına yol açmaktadır. Bu durum acilen düzeltilmeli, hesap verebilir şeffaf bir yönetim modeli kurulmalıdır. Devletin İtibarı Liyakatle Yükselir. Dediğim gibi; <strong>devletin tek bir kuruşu dahi hak etmeyen, liyakatsiz ve torpilli kişilere peşkeş çekilemez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">657 ve 4483 sayılı kanunların düzeltilmesi; devleti hantallıktan kurtaracak, hazineyi koruyacak ve en önemlisi milletin devlete olan inancını ve güvenini en üst seviyeye çıkaracaktır. Devletin kapısı siyasi referansla çalanlara değil, alın teriyle, bilgisiyle ve liyakatiyle hak eden evlatlarına açılmalıdır. Bu haklı ve köklü dönüşümün sağlanması adına, mevcut sistemde ilk olarak yapılması gerekenler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adaletin Temeli: Mülakatın Kaldırılması ve Kanun Önünde Eşitlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kesinlikle katılıyorum! Söyledikleriniz, sağlıklı, adil ve hukuk devletinin tüm gereklerini yerine getiren bir Türkiye'nin inşasında atılması gereken <strong>en hayati ve vazgeçilmez iki adımdır.&nbsp;</strong>Bu iki temel ilkenin hayata geçirilmesi, devletin üzerindeki en büyük iki kara lekeyi temizleyecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Mülakatın Kesinlikle Kaldırılması: Eşit Fırsat İlkesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Liyakatin Kapısı Açılır:</strong> Kamuya girişlerde "mülakat" maskesi altında yürütülen kayırmacılık, torpil ve iltima dayalı mülakat sistemi acilen ve tamamen kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Alın Terinin Karşılığı:</strong> Gençlerimizin yıllarca dökülen alın teri, gece gündüz çalışarak kazandığı sınav puanları; birilerinin iki dudağının arasında ya da siyasi referanslarında heba edilmemelidir. Kim hak ediyorsa, puanı neyse, kapı ona ardına kadar açılmalıdır. Bu, devlete olan inancın yeniden tescilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Yargılanma Muafiyetinin Kaldırılması: Kanun Önünde Tam Eşitlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Zırh Değil, Hesap Verebilirlik:</strong> Kamu görevlilerini, amirleri ve bürokratları koruyan yargılanma izinleri ve muafiyetler tarihe gömülmelidir. "Ben memurum, amirim izin vermezse yargılanmam" anlayışı, hukuk devleti ilkeleriyle taban tabana zıt bir imtiyazdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Herkes İçin Adalet:</strong> Hata yapan, görevi kötüye kullanan, devletin malını zimmetine geçiren veya kamu zararına sebep olan kim olursa olsun; sıradan bir vatandaş hangi yargı süreçlerinden geçiyorsa, aynı şekilde ve hızla hâkim karşısına çıkmalıdır. Kanun önünde ayrıcalıklı bir sınıfın bulunmadığı bir sistem, adaletin en büyük teminatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mülakatın kaldırılmasıyla <strong>liyakatli nesillerin</strong>, yargıdaki imtiyazların kaldırılmasıyla ise <strong>hukukun üstünlüğünün</strong> önü açılacaktır. Devletin arpalık olmaktan çıkıp yeniden hakkaniyet yuvası haline gelmesi, bu iki temel reformun tavizsiz bir şekilde uygulanmasına bağlıdır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TARSUS BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tarsus-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-2680393cf1040-ae27-4f65-b19d-623b92640f4e2026-11-02T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ TARSUS BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

TARSUS BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TARSUS Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk.&nbsp; Fakat 2024 yılının raporu bir türlü duyurulmamış idi. Sayıştay’a diğerleri ile birlikte bu konuyu sorduk.&nbsp;<strong>Bazı belediyelerin Sayıştay raporlarını açıklamıyor ve yayınlamıyor diye haber bile yapıp, o belediyeleri ifşa bile etmekten çekinmedik, işte:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEKRAREN SAYIŞTAYA SESLENDİK</strong><strong>, NEDEN BAZI BELEDİYELERİ YAYINLAMIYORSUNUZ DİYE.</strong><strong> <span style="color:#FF0000">İŞTE:</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve biz durmadık, sürekli diğer belediyelerde olduğu gibi, bu belediyemiz ile de ilgili haberler vermeye devam ettik:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sen-tarsusa-bak-hele-26620">https://www.haberanaliz.net/haber/sen-tarsusa-bak-hele-26620</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sizin-bunlari-yikacak-makine-ve-ekipmanininz-yok-mu-24566">https://www.haberanaliz.net/haber/sizin-bunlari-yikacak-makine-ve-ekipmanininz-yok-mu-24566</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusun-yarenlik-harcamasina-bakin-24220">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusun-yarenlik-harcamasina-bakin-24220</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusda-6-milyonluk-ihale-24168">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusda-6-milyonluk-ihale-24168</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusun-kirtasiye-alimi-1-milyon-23355">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusun-kirtasiye-alimi-1-milyon-23355</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsus-da-17-milyonluk-arac-kiralamasi-yapildi-23303">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsus-da-17-milyonluk-arac-kiralamasi-yapildi-23303</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusda-bir-bezelye-hikayesi-23270">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusda-bir-bezelye-hikayesi-23270</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusi-ihaleler-23160">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusi-ihaleler-23160</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusa-bak-sen-22526">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsusa-bak-sen-22526</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">ŞİMDİ….</span>.</strong><strong> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin TARSUS Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Duran Varlıklar İçin Yapılan Değer Artırıcı Harcamaların Maliyete Eklenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Maddi Olmayan Duran Varlık Alımlarının Hatalı Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Taşınmaz Satışlarının Hatalı Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Maddi Duran Varlıklara İlişkin Amortisman İşlemlerinde Hatalı Uygulamalar Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Hizmet Alımı Sözleşmesi Kapsamında Çalıştırılan İşçiler İçin Kıdem Tazminatı Karşılığı Ayrılmadığı</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Gelir Tahakkuklarının Ay Sonlarında Toplu Şekilde Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Sosyal Güvenlik Kurumuna Ödenen Ek Karşılık Primlerinin İlgili Hesapta Muhasebeleştirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Taşınmazlara İlişkin Değer Tespitinin Yapılmaması ve İlgili Formların Düzenlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">9.Belediyenin Kendi Şirketiyle Müşterek Mülkiyet Halinde Olduğu Taşınmazın Devlet İhale Kanunu Dışına Çıkarılarak Satıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. Muhtelif Mahallelerde İmar Yolları Açılmadan ve Kanalizasyon Alt Yapısı Bulunmadan İmar Durum Belgesi Düzenlenip Yapı Ruhsatı Verildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. İdare Mahkemesi Tarafından Hatalı Yapı Sınıfından Hesaplanması Gerekçesiyle İptal Edilen İmar Para Cezasının Doğru Yapı Sınıfı Esas Alınarak Yeniden Hesaplanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. İmar Para Cezasının Tahsili Amacıyla Firma Araçlarına Konulan Haczin Paraya Çevrilerek Tahsil Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. Park Alanı İçerisindeki Ruhsatsız Yapının Park Alanını Kapsayacak Şekilde Yapılaştığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. Parasal Limitlerin Altında Kalmak Amacıyla İhtiyacın Kısımlara Bölünerek Temin Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. Sit Alanı Sınırları İçerisinde Ruhsatsız veya Ruhsat Eklerine Aykırı Yapı Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Belediye Tarafından Verilen Yapı İskân Belgesine Esas Geoteknik Raporda Çelişkiler Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. İdareye Borcu Olan İstekliye Ait Teklifin Değerlendirmeye Alındığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. İmar Mevzuatına Aykırılığın Giderilmemesine Rağmen İdari Para Cezasının İptal Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">19. Muhtelif Mimari Projelerde Yapı Ruhsatı Eki Olan İstinat Duvarlarının Ruhsatlandırılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">20. Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Kapsamında Yenilenen Yapılar İçin Hesaplanan Proje Kontrollük Ücreti Üzerinden İndirim Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">21. Kamu Kurumu Niteliğinde Olmayan Kuruluşlara Taşınmaz Tahsis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">22. Kamu İhale Kanunu Kapsamı Dışında Alım Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">23. Geçici Görevlendirilen Personel İçin Yapılan Giderlerin İlgili Bütçe Kaleminden Karşılanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, Fen İşleri Müdürlüğü tarafından gerçekleştirilen hazır beton alımlarının kısımlara bölündüğü tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinde; Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez. Bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde açık ihale usulü ve belli istekliler arasında ihale usulü temel usullerdir.” hükmüne yer verilmiştir. 24/01/2025 tarihli ve 32792 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2025/1 sayılı Kamu İhale Tebliği'nin 3’üncü maddesinin (d) bendinde; “22’nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen 622.756,-TL 800.366,-TL olarak güncellenmiştir.” hükmü yer almaktadır. Fen İşleri ve diğer müdürlüklerin sorumluluğundaki işlerde kullanılmak üzere idare tarafından 29.09.2025-24.10.2025-10.12.2025 ve 27.10.2025 tarihlerinde doğrudan temin usulü ile hazır beton alınmıştır. Yapılan incelemelerde; toplam ödenen miktarın 2.946.000,00 TL olduğu, bu tutarın doğrudan temin üst sınırı olan 800.336,00 TL’nin üzerinde olduğu tespiti yapılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gaziler Mahallesinde spor tesis alanı üzerinde bulunan 7 adet tenis kortunun kiralanması ihalesinde idareye borcu bulunan isteklinin katılım sağlayarak ihaleyi kazandığı tespit edilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gaziler Mahallesi 4864/6 ada parsel üzerinde bulunan 7 adet tenis kortu kiralama ihalesi 30.07.2025 tarihinde gerçekleştirilmiş, Ancak taşınmaz üzerinde yeni adıyla Tarsus Tenis Kulübü eski adıyla Tarsus Tenis İhtisas Kulübüne (2008 yılından bu yana aynı vergi numarasına sahiptir.) yapılan tahsis, 06.10.2020 tarihli ve 2020-8-1(88) sayılı Meclis Kararı ile kaldırılmasına rağmen taşınmaz tahliye edilmediğinden kulübün taşınmazı işgalci olarak kullanmaya devam ettiği anlaşılmıştır. İdare tarafından söz konusu kulübün taşınmazı kullanmaya devam ettiği esnada 30.07.2025 tarihinde ihaleye çıkılmış, ihaleye 2 istekli iştirak etmiş ihaleye katılan diğer isteklinin Tenis Federasyonundan alınmış tescilli tenis kulübü belgesi olmadığından Şartname’nin 7.5 maddesi gerekçe gösterilmek suretiyle iç zarf açılmadan elenmiş, Tarsus Tenis Kulübü’nün teklifi geçerli sayılmıştır. Kulüp, 1.500.000,00 TL tutarındaki ilk teklifini 1.600.000,00 TL olarak yenileyerek ihaleyi kazanmıştır. Buna karşın ihaleyi kazanan Tarsus Tenis Kulübü ihale tarihinde işgalci olarak tesisi kullanmakta olup idare tarafından 15.12.2022 tarih ve 2022/72 sayılı Ecrimisil İhbarnamesinde 06.10.2020-08.12.2022 tarihleri arasında işgalden dolayı 635.172,96 TL borç çıkarılarak 20.12.2022 tarihinde kulübe tebliğ edilmiştir. Konu, kulüp tarafından mahkemeye taşınmış Mersin 2’nci İdare Mahkemesi 2023/262 Esas 2024/1358 Numaralı Kararı ile para cezasının 118.837.26 TL’sini kaldırmış, 516.335,70 TL’si hakkında red kararı vermiş ve karar kesinleşmiştir. Ayrıca idare tarafından 08.12.2022 tarihinden sonra ihale tarihi olan 30.07.2025 tarihine kadar herhangi bir ecrimisil ihbarnamesi de düzenlenmemiştir. Anlaşılacağı üzere, Tarsus Tenis Kulübünün ihale tarihinde idareye ecrimisil borcu bulunmaktadır. Buna rağmen Gelirler Müdürlüğü tarafından 17.07.2025 tarihinde kulübe borcu yoktur belgesi verilmiştir. Taşınmaz Kira Şartnamesi’nin ihaleye katılabilme şartlarını düzenleyen 7’nci maddesinin (g) bendinde ihaleye katılacak olan isteklilerin her ne ad altında olursa olsun belediyeye borcu bulunmaması ihaleye katılım şartı olarak düzenlenmiştir. Bu durumda 2886 sayılı Kanun hükümleri ve ihale dokümanı uyarınca idareye borcu bulunan isteklinin teklifinin değerlendirmeye alınmaması gerektiği açıktır. Ayrıca 2886 sayılı Kanun’un 39’uncu maddesinde ihale komisyonunun belgelerin usulüne uygun olup olmadığını kontrol etmekten sorumlu oldukları 86’ncı maddesinde ise ihale komisyonu başkan ve üyelerinin görevlerini kanuni gereklere göre tarafsızlıkla yapmadıkları taraflardan birinin zararına yol açacak ihmal ve kusurlu hareketlerde bulunmaları halinde ceza kovuşturması açılacağı belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teknik personellerce yerinde yapılan ölçümler ve incelemeler neticesinde söz konusu projeye ve parsele ilişkin alt yapı ve müştemilatlarının park ve yol işgalinin halen devam ettiği, eski durumuna geri getirilmediği ve park alanı içerisinde ilave olarak basketbol sahası yapıldığı, projesinde bulunan bahçe duvarının ise yerinde imal edilmediği tespit edilmiştir. Dolayısıyla söz konusu alanlar üzerinde önceden tespit edilen işgalin devam ettiği yönündeki tespitlerin geçerliliğini koruduğu, ilave olarak park alanı içerisine basketbol sahası için beton döktürüldüğü, projesinde yer alan bahçe duvarının ise yerinde imal edilmediği anlaşılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu Kurumu Niteliğinde Olmayan Kuruluşlara Taşınmaz Tahsis Edildiği, Belediyenin mülkiyetindeki bazı taşınmazların derneklere ve meslek odası birliğine tahsis edildiği tespit edildiği, meslek odası ve çeşitli derneklere taşınmaz tahsisi yapıldığı görülmüştür. Söz konusu mevzuat uyarınca, belediye taşınmazlarının, meslek kuruluşlarına, ortak hizmet projesi kapsamında da olsa süresi ne kadar olursa olsun doğrudan tahsis edilmesi mümkün değildir, denmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare tarafından belediye şirketi olan İmar Ticaret Limited Şirketinden 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu kapsamı dışında hazır beton alındığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Memuriyet mahalli dışında geçici görevlendirilen personelin uçak bileti ve konaklama giderlerinin temsil, ağırlama ve tören giderleri harcama kaleminden yapıldığı tespit edilmiş….</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae87a650c56a.png" style="height:305px; width:745px" /></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae87a65321f2.jpg" style="height:355px; width:746px" /></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MEZİTLİ BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mezitli-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-2680210ba1f04-262e-470d-90ab-0a241269d2c72026-11-02T07:46:00+03:00HABER MERKEZİ MEZİTLİ BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

MEZİTLİ BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MEZİTLİ Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk. Fakat 2024 yılının raporu bir türlü duyurulmamış idi. Sayıştay’a diğerleri ile birlikte bu konuyu sorduk.&nbsp;<strong>Bazı belediyelerin Sayıştay raporlarını açıklamıyor ve yayınlamıyor diye haber bile yapıp, o belediyeleri ifşa bile etmekten çekinmedik, işte:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEKRAREN SAYIŞTAYA SESLENDİK</strong><strong>, NEDEN BAZI BELEDİYELERİ YAYINLAMIYORSUNUZ DİYE.</strong><span style="color:#FF0000"><strong> İŞTE:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384</a></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ve biz durmadık, sürekli diğer belediyelerde olduğu gibi, bu belediyemiz ile de ilgili haberler vermeye devam ettik:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlide-bu-ihalelerin-idarece-iptali-dikkat-cekti-25232">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlide-bu-ihalelerin-idarece-iptali-dikkat-cekti-25232</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-bahce-ve-plaj-mobilyalarina-7-milyona-yakin-rakam-23970">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-bahce-ve-plaj-mobilyalarina-7-milyona-yakin-rakam-23970</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-kaldirim-yol-onarimina-191-milyonluk-ihale-23482">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-kaldirim-yol-onarimina-191-milyonluk-ihale-23482</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-2025-yili-arac-bakim-onarim-hizmet-alimi-58-milyon-23300">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-2025-yili-arac-bakim-onarim-hizmet-alimi-58-milyon-23300</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitli-belediyesinin-12-milyonluk-reklam-isi-sasirtti-22900">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitli-belediyesinin-12-milyonluk-reklam-isi-sasirtti-22900</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-yapilan-yemek-ihalesi-33-milyona-yakin-22573">https://www.haberanaliz.net/haber/mezitlinin-yapilan-yemek-ihalesi-33-milyona-yakin-22573</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>ŞİMDİ…..</strong></span><strong><span style="color:#FF0000"> </span>Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin MEZİTLİ Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Faaliyet Alacaklarının Tahakkuk Kayıtları Yapılmadan Tahsil Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Kıdem Tazminatı Karşılık Tutarlarının Mevcut Durumla Uyumlu Olmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Hurdaya Ayrılan Taşınırların İlgili Muhasebe Hesaplarında İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Muhasebe Kayıtlarında Dönemsellik İlkesine Riayet Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Taşınmaz Kayıt ve Değerleme İşlemlerinin Tamamlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Maddi Duran Varlıklar Hesap Grubunda İzlenmesi Gereken Tutarların Doğrudan Giderleştirilildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Tahsis Edilen Taşınmazların İlgili Varlık Hesaplarında İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Taşınır Mallara İlişkin Kayıtların Gerçek Durumu Yansıtmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Ödenen Kıdem Tazminatlarının Kıdem Tazminatları Karşılığı Hesabından Düşülmeden Doğrudan Giderleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. MESKİ Tarafından Kamu İdaresine Aktarılması Gereken Çevre Temizlik Vergisi Payları ve Katı Atık Bedellerinin Takip Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. İlan ve Reklam Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen İş Yerlerinin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyette Bulunan İş Yerlerinin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. İdareden Ruhsat Alma Zorunluluğu Bulunmayan Bazı İş Yerlerine Çevre Temizlik Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. İlçe Sınırları İçerisindeki Site Bahçelerinde Bulunan Açık Havuzların Emlak Vergisi Matrahına Dahil Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. Tekstil Atıklarını Toplama, Taşıma ve Geri Dönüşüm İşinin İhalesiz Olarak Verildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinde; Sözleşme Konusu Olmaması Gereken Konularda Düzenlemeler Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. Aralarında Doğal Bir Bağlantı Olmayan İşlerin Bir Arada İhale Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">19. Muayene ve Kabul İşlemlerinin Mevzuatta Belirtilen Şekilde Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">20. Muhtelif Mal ve Hizmet Alımlarının İhale Mevzuatı Hükümlerine Göre Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">21. Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Alımlarda Bütçeye Konulan Ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">22. Parasal Limitlerin Altında Kalmak Amacıyla İhtiyacın Kısımlara Bölünerek Temin Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">23. Kiraya Verilen Taşınmazlarda Yasal Düzenlemelere Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">24. İdarenin Yapı Kullanma İzni Olmayan Taşınmazlarının Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">25. Kamu Kurum ve Kuruluşu Niteliğinde Olmayan Tüzel Kişilere Taşınmaz Tahsis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">26. İdare Taşınmazlarının İşgal Harcı Alınarak Kullandırıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">27. Sendika Aidatlarının Süresinde Ödenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">28. Çeşitli Cihaz Alımlarına İlişkin Satın Alma ve Kullanıma Verilme İşlemlerinin Mevzuata Uygun Olmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi (MESKİ)’nden olan çevre temizlik vergisi, evsel katı atık bedeli ve zemin tahrip bedeline ilişkin olarak toplam 73.784.459,38 TL alacağı olduğu, bu alacağa ilişkin tahakkuk işlemlerinin yapılmadığı ve gecikme zammı tahakkuk ettirilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare bünyesinde 31.12.2025 tarihi itibariyle 34 sürekli işçi, 785 şirket işçisi çalışmasına rağmen bu işçilerin tamamı için kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı, dönem sonu bilançosunda 372 ve 472 Kıdem Tazminatları Hesapları’nda yalnızca 27.219.870,03 TL kayıtlı olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılında toplam 17.785.926,16 TL tahsilat yapıldığı ancak söz konusu ödemelerin vadesine göre 380 Gelecek Aylara Ait Gelirler Hesabı ile 480 Gelecek Yıllara Ait Gelirler Hesabı yerine doğrudan 600 Gelirler Hesabı’na kaydedildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılında çeşitli sigorta poliçeleri için toplamda 3.537.078,42 TL ödendiği ve söz konusu ödemelerin vadesine göre 280 Gelecek Yıllara Ait Giderler Hesabı ile 180 Gelecek Aylara Ait Giderler Hesabı yerine doğrudan 630 Giderler Hesabı’na kaydedildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarece taşınmaz form ve icmal cetvellerinin düzenlenmediği, taşınmazlara ilişkin envanter ve değerleme işlemlerinin tamamlanmadığı, numaralandırma ve dosyalama işlemlerinin yapılmadığı, cins tashihi işlemlerinin gerçekleştirilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllara yaygın asfalt ve sathi kaplama işi için gerçekleştirilen 158.622.753,90 TL tutarındaki harcamanın 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı’nda izlenmeden doğrudan 630 Giderler Hesabı’na kaydedildiği İdare tarafından dayanaklı taşınırlara ve binalara ilişkin değer arttırıcı 13.088.948,20 TL’lik harcamaların ilgili maddi duran varlık hesabına dahil edilmeyerek doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare tarafından diğer kamu idarelerine tahsis edilen toplam kayıtlı değeri 17.095.128,66 TL olan 14 adet taşınmazın muhasebe kayıtlarında izlenmediği tespit</span></p><p><span style="font-size:18px">Edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı idare taşınır mal yönetim hesabı icmal cetvelinde yer alan tutarlar ile bilançodaki tutarlar arasında toplam 1.439.887,06 TL’lik fark olduğu ve bu farkın da taşınır malların kaydı ve izlenmesine yönelik olarak yukarıda belirtilen mevzuat uyarınca gerekli kayıt ve kontrol düzeninin doğru şekilde luşturulmamasından kaynaklandığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarece kıdem tazminatı karşılığı ayrılmasına rağmen yapılan kıdem tazminatı ödemelerinde bu hesaplar kullanılmadan ödemelerin doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">MESKİ tarafından konutlardan tahsil edilen Çevre Temizlik Vergisinden aktarılması gereken ilçe belediyesi paylarının zamanında ve tam olarak aktarılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">MESKİ tarafından su faturalarından tahsil edilen evsel katı atık hizmet bedelleri ile gecikme zamlarının ve buna ilişkin Katma Değer Vergisi tahsilatlarının Kamu İdaresine zamanında ve tam olarak aktarılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi Dairesi Müdürlüğünden alınan veriye göre, Belediye sınırları içerisinde aktif olarak faaliyet gösteren 8.938 adet iş yerinin bulunduğu, ancak İdare tarafından ilan ve reklam vergisi mükellefiyeti tesis edilen 614 adet iş yerinin olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi Dairesinden alınan verilere göre idare sınırları içerisinde yer alan 8.938 adet aktif iş yerinden 5.262 adet işyerinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı aldığı görülmüş, Bu iş yeri sayısı içerisinde avukatlık büroları, eczaneler, doktor muayenehaneleri, muhasebe büroları, özel eğitim kurumları, noterler gibi Belediyeden ruhsat alma zorunluluğu olmayan iş yerleri ile Büyükşehir Belediyesi sınırları kapsamında kalan iş yerleri de bulunduğu, Faal iş yeri sayısının 8.938 olduğu göz önünde bulundurulduğunda, geriye kalan iş yerlerinin tamamının Büyükşehir Belediyesi sınırları kapsamında kalan veya Belediyeden iş yeri açma ve çalışma ruhsatı almaktan muaf iş yeri olamayacağı kanaatine varıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi Dairesi Müdürlüğü kayıtlarına göre Kamu İdaresi sınırları içinde olup iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alma zorunluluğu bulunmayan veya home ofis çalışan meslek gruplarından tespit edilen 165 adedinde çevre temizlik vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçe sınırları içerisinde bulunan site şeklindeki yapıların ortak alanlarında bulunan açık havuzların, emlak vergisi matrahına eklenmediği dolayısıyla tahakkuk ve tahsilatlarının yapılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi ile yetkili şirket arasında 01.05.2025 tarihinde süresiz ve bedelsiz olarak giysi toplama kumbarası iş birliği protokolü yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi ile Sendika arasında imzalanan sözleşme arasında yapılan sosyal denge sözleşmesinde sendika temsilcilik odası ve ilan tahtası tahsisi, sosyal ve ayni haklar, aile içi şiddet iddiasına bağlı sonuçlar ile kreş hizmetlerinden yararlanmaya ilişkin düzenlemeler yapıldığı gibi sosyal denge tazminatı tutarına ilişkin olmayan ve sözleşmede bulunmaması gereken hususların bulunduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare bünyesinde çalışan 34 sürekli işçiden 2'sinin 100 günden fazla, 21'inin ise 50 günden fazla izin hakkı bulunduğu, 774 şirket işçisinin 35'inin 100 günden fazla, 168'inin 50 günden fazla izin hakkı bulunduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Asfalt ve sathi kaplaması yapım işinde, mal alımı kapsamına giren boru temini, hizmet alımı kapsamına giren iş makinesi kiralanması işlerinin ilgili yapım işi içerisinde ihale edildiği görülmüş,&nbsp; Kamu İdaresinin mal alımlarına ilişkin muayene kabul komisyonu tutanaklarının malların teknik şartnamede belirtilen özelliklere uygun olduğuna dair açık ve detaylı bir açıklama yapılmadan sadece malların uygun olduğunu belirtmek suretiyle tutulduğu bu nedenle tutanaklardan alınan malların miktarının ve özelliklerinin ihale dokümanlarına uygunluğunun anlaşılamadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıl içinde alınan 3.514.800,00 TL'lik ramazan kolisi mal alımı ile 3.537.078,42 TL’lik araç sigorta giderlerinin fatura veya sigorta poliçesi temin edilerek harcama yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">4734 sayılı Kanun’un 21’inci maddesinin (f) bendi ile 22’nci maddesinin (d) bendi kapsamında yapılan mal alımlarında %10 sınırının 39.465.300,73 TL olmasına rağmen harcamanın 78.820.723,92 TL olduğu dolayısıyla mal alımı bedellerinin yıllık bütçe ödeneğinin %10’unu aştığı, buna karşılık aşılan kısım için Kamu İhale Kurulundan uygun görüş alınmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare tarafından kırtasiye, hırdavat, elektrik, inşaat malzemesi alımlarına ait harcamaların kısımlara bölünerek doğrudan temin usulü ile yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarenin kiraya verdiği taşınmazlarla ilgili kira sözleşme ve şartnameleri ile mevzuatta yer alan hükümlere aykırı uygulamalar olduğu görülmüş, İdarenin kiraya verdiği 69 taşınmaza ait kira dosyaları incelendiğinde; Sözleşmelerin 23 adedinde kiracının yangın, hırsızlık, afet, deprem, sel gibi her türlü risklere karşı sigorta yaptırmakla yükümlü olduğuna yönelik hüküm bulunmasına rağmen 17 kiracının bu sigortayı yaptıdığı, 2886 sayılı Kanun’un “Sözleşme Yapılmasında Müteahhit veya Müşterinin Görev ve Sorumluluğu” başlıklı 57’nci maddesinde sözleşme yapılması gerekli olan durumlarda müteahhit veya yüklenicinin, onaylanan ihale kararının bildirimini izleyen günden itibaren 15 gün içinde geçici teminatı kesin teminata çevirerek noterlikçe tescil edilen sözleşmeyi İdareye vermesi gerektiği bu yükümlüğünü yerine getirmeyen yüklenici veya müteahhit için protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihalenin bozularak varsa geçici teminatının gelir kaydedileceği hükmüne rağmen hiçbir sözleşmede noter tasdiki olmadığı ve İdarece bu şekilde kabul edilerek taşınmazların kiraya verildiği, Kira tahakkuk ve tahsilatlarının takip edildiği taşınmaz sistemi ve kira sözleşmeleri incelendiğinde bazı taşınmazların sözleşmelerinde yer alan tahakkuk ve son ödeme tarihleri ile söz konusu sisteme girilen tahakkuk ve son ödeme tarihlerinde uyumsuzluklar olduğu, 10.08.2005 tarihli ve 25902 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan İş yeri Açma ve Çalışma Ruhsatlarına İlişkin Yönetmelik'e göre belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde bu Yönetmelik kapsamındaki iş yerlerinin açılıp faaliyet göstermesi için ilgili belediyeden iş yeri açma ve çalışma ruhsatının alınması gerektiği ifade edilmesine rağmen kiraya verilen yerlerden 31 tanesinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatına sahip olmadan faaliyette bulunduğu görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca kiraya verilen 6 adet taşınmazın sözleşmelerinde ortak hüküm olarak tesisin kiracıya devredilmeden önce mevcut demirbaş listesi hazırlanarak taraflarca sözleşme eki olarak imzalanacağı, kiraya verenin ve işletme yönetiminin yazılı olarak izni alınmadan hiçbir inşaat, tadilat veya ilavenin yapılamayacağı, iş yerlerinde tadilat, değişiklik, mevcut tesisatın kaldırılması gibi inşaat, mimari ve tesisat projelerine aykırı hiçbir işlem yapılamayacağı ve kiracının, İdarenin ön gördüğü kullanım, mimari ve iç mimari projelerini uygulamakla yükümlü olduğu düzenlemeleri yer almaktadır. Söz konusu 6 taşınmazın kira dosyalarının incelenmesi neticesinde;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Sözleşmelerine aykırı olarak demirbaş listesinin hazırlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Şartname ve sözleşmelerine aykırı olarak taşınmazların tamamında tadilat, değişiklik,</span></p><p><span style="font-size:18px">inşaat, mimari ve tesisat projelerine aykırı işlemler yapıldığı tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarenin mülkiyetinde bulunan 56 adet yapının yapı kullanma izin belgesi veya yapı kayıt belgesinin bulunmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyeler kendilerine ait taşınmazları, aslî görev ve hizmetlerinde kullanılmak üzere bedelli veya bedelsiz olarak belediye meclis kararı ile ancak mahallî idareler ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edebilir. Kamu kurum ve kuruluşları dışında kalan gerçek ve tüzel kişilere, derneklere, sivil toplum kuruluşlarına, meslek kuruluşlarına veya anonim şirketlere süresi ne olursa olsun taşınmaz tahsisi yapılması mümkün değildir. Bu tüzel kişiliklere ancak 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu hükümlerine uygun olarak kiralama işlemi yapılabilir veya 4706 sayılı Kanun'un Ek 4'üncü maddesinde sayılan kuruluşlar için belirtilen şartlar dâhilinde irtifak hakkı tesis edilebilir. İdarenin yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak beş adet taşınmazını dernek, meslek odası, şirket ve vakıflara doğrudan tahsis ettiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarenin toplamda 48 adet taşınmazın ihale yapılmaksızın işgal harcı alınmak suretiyle kullandırdığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare tarafından personelin aylıklarından kesilen sendika aidatlarından 31.12.2025 tarihi itibarıyla ilgili sendika hesaplarına yatırılmayan toplam 1.982.146,33 TL’nin İdarenin hesaplarında bekletildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare ile bir GSM operatörü arasında yapılan abonelik sözleşmesi kapsamında taksitli olarak iki adet cep telefonu alımı gerçekleştirildiği ve söz konusu telefonların Genelge’de belirtilen cep telefonu tahsis edilebilecekler dışındaki kişilere verildiği tespit edilmiş……</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae8794e03008.jpg" style="height:236px; width:718px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae8794e0301a.jpg" style="height:195px; width:745px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kallas, G20 toplantısında Lavrov'u Ukrayna savaşı konusunda yalan söylemekle suçladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kallas-g20-toplantisinda-lavrovu-ukrayna-savasi-konusunda-yalan-soylemekle-sucladi-2679582810812-46b1-43eb-8ae9-44fbdff4907d2026-11-01T22:30:00+03:00HABER MERKEZİ Kallas, G20 toplantısında Lavrov'u Ukrayna savaşı konusunda yalan söylemekle suçladı

Kallas, G20 toplantısında Lavrov'u Ukrayna savaşı konusunda yalan söylemekle suçladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, cuma günü Atlanta'da düzenlenen G20 dışişleri bakanları toplantısında Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov'u Ukrayna savaşı başta olmak üzere çeşitli konularda “çok sayıda yalan söylemekle” suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP haber ajansına konuşan Kallas, görüşmelerde Ukrayna dahil önemli jeopolitik krizleri ele aldıklarını belirterek, Lavrov'la bu konuları doğrudan konuşma fırsatı bulduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, “Elbette çok sayıda yalan ve yanlış anlatı ortaya koydu. Avrupalılar olarak bunlara itiraz ettik,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP'ye konuşan diplomatik bir kaynağa göre Avrupalı yetkililer, Karadeniz'de ateşkes sağlanması için Moskova üzerindeki baskıyı artırmaya da çalıştı. Lavrov'un ise bu girişimlere karşı çıktığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband da toplantının genel oturumunda Lavrov'a, “Putin'e Rusya'nın bu savaşı kazanamayacağını söyleyecek cesareti göstermesi gerektiğini” söylediğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Miliband'ın ayrıca, 15 kişinin hayatını kaybettiği Dnipro'daki demiryolu hattına yönelik son saldırı nedeniyle Lavrov'la karşı karşıya geldiği belirtildi. İngiliz bakan, Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik geniş çaplı işgaliyle başlayan savaşta Moskova'nın saldırgan taraf olduğunu vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Lavrov'dan Avrupa'ya boykot eleştirisi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Lavrov, cuma günü düzenlediği basın toplantısında ABD'nin Moskova ile diyalog kurma isteğini memnuniyetle karşıladığını söyledi. Rus bakan, Avrupa ülkelerinin tutumunu ise “kibirli bir boykot” olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington'ın yaklaşımının Avrupalı yetkililer için iyi bir ders olduğunu savunan Lavrov, ABD'nin Rusya ile görüşme iradesini övdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıya katılan bazı yetkililerin Lavrov'la birlikte geleneksel “aile fotoğrafı” için poz vermeyi reddettiği, bunun üzerine ABD'li organizatörlerin fotoğraf çekimini iptal ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">G20 toplantısı, ABD'de Başkan Donald Trump'ın görev süresinin son iki yılında Kongre'deki güç dengesini belirleyecek kritik ara seçimlerden birkaç gün önce düzenlendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ABD, Ukrayna için 2,1 milyar dolarlık Patriot paketi onayladı</span></h2><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı cuma günü, Ukrayna'ya 500 adet Patriot PAC-3 önleme füzesi satışını kapsayan 2,1 milyar dolarlık pakete onay verildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın füze ve İHA saldırıları karşısında ülkesinin hava savunmasını güçlendirmek için ABD ve Avrupalı müttefiklerinden daha fazla önleme füzesi talep etmeyi sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni paketi memnuniyetle karşılayan ve ABD'ye “güçlü kararı” için teşekkür eden Zelenskiy, teslimatların başlamasının yıllar alabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, X hesabından yaptığı paylaşımda, 500 PAC-3 önleme füzesinin önemli bir miktar olduğunu ve bu kış çok etkili bir savunma desteği sağlayabileceğini belirtti. Ancak teslimatların yalnızca birkaç yıl içinde başlayabileceğinin öngörüldüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna lideri, “Gerçek bir tehlikenin ve PAC-3 önleme füzelerine gerçekten ihtiyaç duyduğumuz dönemin” göz önünde bulundurulmasını isteyerek ABD'li ortaklarından teslimat takvimi için çözüm bulmalarını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da G20 toplantısı kapsamında Lavrov'la bir araya geldi.</span></p><p>haber içerik ve kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/11/01/kallas-g20-toplantisinda-lavrovu-ukrayna-savasi-konusunda-yalan-soylemekle-sucladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Merkel: Almanya'nın artık bir kadın cumhurbaşkanı olmalı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/merkel-almanyanin-artik-bir-kadin-cumhurbaskani-olmali-267946d78965e-63c0-421b-827c-09d422ea007d2026-11-01T21:27:00+03:00HABER MERKEZİ Merkel: Almanya'nın artık bir kadın cumhurbaşkanı olmalı

Merkel: Almanya'nın artık bir kadın cumhurbaşkanı olmalı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da beş yıl önce başbakanlık görevine veda eden Angela Merkel, ülkenin artık bir kadın cumhurbaşkanı olması gerektiğini savundu. MagentaTV'ye röportaj veren Merkel, 18 Mart 2027'de ikinci görev süresi dolacak olan cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'ın halefinin bir kadın olması gerektiğini ifade etti. "Federal Almanya Cumhuriyeti'nin 77 yıllık tarihinde bugüne kadar hiç kadın Cumhurbaşkanı olmadı" hatırlatmasında bulunan eski başbakan, herkesin bunun "artık zamanının gelip gelmediğini" kendisine sorması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu görevi üstlenebilecek kadınlar tanıdığını" belirten Merkel, herhangi bir isim vermek istemedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da yeni cumhurbaşkanı 30 Ocak 2027'de yapılacak seçimle belirlenecek. Ülkede cumhurbaşkanı, yalnızca bu görev için toplanan Federal Kongre (Bundesversammlung) tarafından belirleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"CDU partinin ana çizgisine geri dönmeli"<br />16 yıl boyunca Almanya'da başbakanlık görevini üstlenen Merkel, uzun yıllar genel başkanlığını yürüttüğü Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin mevcut çizgisini de eleştirdi. CDU'nun ana çizgisine geri dönmesi yönünde çağrıda bulunan Merkel, "CDU'nun özünün ekonomi politikalarından ibaret olmadığını" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel "CDU'nun özü her zaman toplumun tüm kesimleri arasında köprüler kurmak olmuştur. Bunun yeniden ön plana çıkarılması gerekiyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"AfD ile Sol Parti arasında ayrım yapılmalı"<br />Merkel, eski partisinin aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) ve Sol Parti (Die Linke) ile iş birliğine kapıyı kapatan duruşunu ise doğru bulduğunu vurguladı, ancak iki parti arasında iki parti arasında farklar bulunduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sol Parti'nin Berlin teşkilatındaki "ciddi antisemitizm sorununun" yanı sıra temel siyasi görüşlerinin CDU ile çoğu zaman hiçbir ortak noktası bulunmamasını sorun olarak gördüğünü söyleyen Merkel, "Sol Parti'nin NATO ile hiçbir ilişki istememesini günümüz koşullarında kesinlikle kabul edilemez buluyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">72 yaşındaki eski başbakan, AfD'yle iş birliğine yönelik ise daha keskin ifadeler kullandı. Merkel, aşırı sağcı partiye yönelik "Toplumu bölmeye çalışıyorlar. Bazı insanların onurunu sorgulamaya açıyorlar" şeklinde konuştu. Bunların temel meseleler olduğunu vurgulayan Merkel, "Bu nedenle AfD ile iş birliği yapılmaması benim için çok daha üst düzeyde temel bir ilke meselesi" ifadeleri kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/SÖ,DK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/merkel-almanyan%C4%B1n-art%C4%B1k-bir-kad%C4%B1n-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-olmal%C4%B1/a-79822316</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tevfik Diker: "Özgür Özel'in Dokunulmazlığı kaldırılmalıdır"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-ozgur-ozelin-dokunulmazligi-kaldirilmalidir-26793d2e31dba-03a5-4a8d-b1e6-470b9383da832026-11-01T20:22:00+03:00HABER MERKEZİ Tevfik Diker: "Özgür Özel'in Dokunulmazlığı kaldırılmalıdır"

Tevfik Diker: "Özgür Özel'in Dokunulmazlığı kaldırılmalıdır"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Özgür Özel'in Dokunulmazlığı kaldırılmalıdır.<br />*<br />Özgür Özel'in Mustafa Sarıgül'den 350 bin dolar aldığına dair Emir Sarıgül'ün iddiası ve fon yolsuzluğu olayları sonrası bazı değerli dostlar,'100 bin imzayla Cumhurbaşkanı adayımız olun."<br />Bazılarıda 'Yeni bir partiye ihtiyaç var düşün önümüze düşelim peşinize' diyorlar.<br />Her iki öneriyle bendenizi onurlandıran değerli dostlarıma şükranlarımı sunuyorum.<br />Değerli Dostlar,<br />06/06/2016 da Kurucu Genel Başkanlığımda Büyük Türkiye Partisi' ni kurduk.<br />Memleketim Manisa'da teşkilatlanamadık.<br />Çünkü paramız yoktu.<br />Emekli maaşıyla parti kurmak turşu kurmak gibi oldu.<br />Kamu çıkarı ve temiz siyaset için uzatmadan açık seçik ifade etmek istiyorum.<br />TBMM acil Özgür Özel'in dokumulmazlığını kaldırmalı yargıda hesap vermelidir.<br />Siyaset ve Yeni Parti bu yükü taşıyamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu çıkarı ve temiz siyaset için buna ihtiyaç var.<br />Fon yolsuzluğunda babası yüzünden hiçbir suçlu yargılanmadan temiz olamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her seviyedeki suçlu yargıda hesap vermelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Acil olarak milletvekili dokumulmazlıkları sadece kürsü dokunulmazlığı ile sınırlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım ülkemizin kaynakları birkaç namussuz vurguncunun değil, alın teriyle üreten milyonların ve emeklilerin hakkıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tevfik Diker</strong> </span></p><p><span style="font-size:18px">E.Milletvekili -&nbsp; Araştırmacı Yazar -&nbsp; Başkanlığında Yolsuzlukla Mücadele Derneği kuran tek Milletvekili</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başkan Erdoğan: “Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazırız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-barisa-giden-yolu-acmak-icin-elimizden-gelen-her-turlu-gayreti-gostermeye-haziriz-267927d9ab8e1-d4ea-47b0-a30e-75e56079b51f2026-11-01T14:26:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Erdoğan: “Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazırız”

Başkan Erdoğan: “Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazırız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Cumhurbaşkanlığı Dolmabahçe Çalışma Ofisi'ndeki görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına heyet üyelerini ve basın mensuplarını en kalbi duygularıyla selamlayarak başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'i yeniden Türkiye'de ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ukrayna'da çatışmaların hız kesmeden devam ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaşın yol açtığı kayıp ve yıkımların her geçen gün arttığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Savaşta hayatını kaybedenler için Sayın Zelenskiy'e ve dost Ukrayna halkına taziyelerimi tekrar iletiyorum. Kendisiyle bugünkü görüşmelerimizde Ukrayna'da barışın sağlanmasına yönelik son dönemde artan çabaları ve Karadeniz'deki güvenlik durumunu etraflıca ele aldık. Savaşın özellikle Amerikan Başkanı Trump'ın da çabalarıyla diplomatik yollarla sona erdirilmesine yönelik girişimlerin yeniden hız kazanmış olmasından memnuniyet duyuyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KARADENİZ'DE SEYRÜSEFER EMNİYETİNİ YENİDEN TESİS ETMEK AMACIYLA TARAFLARLA GÖRÜŞMELERİMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ev sahipliğinde Ukrayna ve Rusya arasında gerçekleştirilen müzakerelerin diplomasi yoluyla somut sonuçlar elde edilebileceğini gösterdiğine dikkati çekerek, "Bugün geldiğimiz noktada da 'Adil bir barışın kaybedeni olmaz' diyoruz. Barışa giden yolu açmak için elimizden gelen her türlü gayreti göstermeye hazır olduğumuzu vurgulamak isterim" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy ile görüşmesinde, Karadeniz'de seyrüsefer emniyetinin sağlanmasına yönelik fikir teatisinde bulunduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Savaşın başından bu yana Karadeniz'de güvenlik ve istikrarın muhafazası için aktif çaba gösteriyoruz. Ancak son dönemde yaşanan tırmanmaya paralel olarak çatışmaların Karadeniz'e sıçradığına şahit oluyoruz. Sivil gemilere yönelik saldırıların ve Karadeniz'de tırmanmayı artıracak adımların hiç kimseye fayda sağlamayacağı açıktır. Bu saldırıları kimden gelirse gelsin ve gerekçesi ne olursa olsun hiçbir şekilde kabul etmemiz mümkün değildir. Bu konuda tüm tarafları sorumlu ve bu şekilde de hareket etmeye davet ediyoruz. Karadeniz'de seyrüsefer emniyetini yeniden tesis etmek amacıyla taraflarla görüşmelerimizi sürdüreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda mutabakata varılmasının Ukrayna'da kalıcı barış sağlanması yönündeki çabalara da ivme kazandıracağına inandığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuyu Rusya'yla da görüşerek özellikle süreci ilerletmeyi hedeflediklerine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün ayrıca stratejik ortağımız Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığına olan bağlılığımızı bir kez daha teyit ettik. Ülkelerimiz arasında 2022 yılında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması'nın 1 Ekim itibarıyla yürürlüğe girmesi, ikili ekonomik ve ticari ilişkilerimiz açısından önemli bir adım teşkil etmiştir. Bu anlaşma, bizi 10 milyar dolar ticaret hacmi hedefimize bir adım daha yaklaştırmıştır. Son olarak zorlu savaş koşullarına rağmen Ukrayna'yı terk etmeyen şirketlerimizin Ukrayna'nın yeniden imarına da inşallah önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum. Değerli dostum Sayın Zelenskiy'e bu ziyaret sebebiyle teşekkür ediyor, sözü kendisine bırakıyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>UKRAYNA DEVLET BAŞKANI ZELENSKİY: “TÜRKİYE, KARADENİZ'DE GÜVENLİ SEYRÜSEFERİ SAĞLAYABİLECEK ADIMLARIMIZI DESTEKLİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy de konuşmasında, net ve kapsamlı iş birliği ile Ukrayna'nın gerçek barış ve güvenliğe ulaşmasını sağlayan tüm umut vadeden gelişmeleri desteklemeye hazır olması nedeniyle Cumhurbaşkanı Erdoğan'a teşekkür ederek, "Görüşmemizin Uluslararası Karadeniz Günü'ne denk gelmesi de sembolik bir anlam taşıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, "Rusya 2014'ten bu yana sürdürdüğü saldırganlıkla Karadeniz'deki durumu sürekli olarak adım adım daha da kötüleştiriyor" diyerek, şöyle devam etti: "Türkiye egemenliğimizi, toprak bütünlüğümüzü ve Karadeniz'de güvenli seyrüseferi sağlayabilecek, Karadeniz bölgesinde normal yaşam koşullarını yeniden tesis edebilecek adımlarımızı istikrarlı bir şekilde destekliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bu konuda fayda sağlayabilecek bazı yeni fikirleri ve önerileri ele aldıklarını belirten Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, "Bu diyalog için Sayın Erdoğan'a teşekkür ediyorum. Bunlar arasında gıda güvenliği de yer alıyor. Bugün Erdoğan ile Karadeniz Tahıl Koridoru üzerinde çalışma konusunda mutabık kaldık. Amacımız bu koridorun varlığını sürdürmesini ve etkin bir şekilde işlemesini sağlamaktır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, kasım ayının ilk yarısında gerçekleştirilmesi öngörülen Ukrayna, ABD ve Rusya arasındaki üçlü formata hazırlandıklarını belirterek, "Sayın Cumhurbaşkanı ile bu formatın perspektiflerini ve diğer imkânları, özellikle Türkiye'nin ve tüm Avrupa'nın sürece dâhil edilmesi olanaklarını, ayrıca burada, Türkiye'de toplantılar düzenlenmesi ihtimalini görüştük" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede Türkiye-Ukrayna ikili iş birliğinin de ele alındığını aktaran Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, şunları söyledi: "Ülkelerimiz savunma alanında ve savunma sanayiinde doğal müttefiklerdir. Bu iş birliği giderek daha da güçlenecektir. Yeni ortak sanayi projeleri ve diğer ekonomik projeler üzerinde çalışıyoruz. Ülkelerimiz arasındaki serbest ticaret anlaşması yürürlüğe girdi. Bu da Ukrayna ve Türk iş dünyası için yeni fırsatlar yaratıyor."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.tccb.gov.tr/haberler/410/166795/-barisa-giden-yolu-acmak-icin-elimizden-gelen-her-turlu-gayreti-gostermeye-haziriz-</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko, Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-federasyon-konseyi-baskani-matviyenko-cine-resmi-ziyaret-gerceklestirecek-26789183c48ca-ff82-428d-acea-de9cdb71c8e52026-11-01T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko, Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirecek

Rusya Federasyon Konseyi Başkanı Matviyenko, Çin'e resmi ziyaret gerçekleştirecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya parlamentosunu üst kanadı <strong>Federasyon Konseyi </strong>basın servisinden yapılan açıklamaya göre, <strong>Valentina Matviyenko’nun </strong>başkanlık edeceği bir heyet, Çin'e resmi ziyarette bulunacak ve üst düzey yetkililerle görüşmeler yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamaya göre, Matviyenko'nun Pekin'de Çin Halk Kongresi Daimi Komite Başkanı <strong>Zhao Leji</strong> ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) Başkanı <strong>Vang Huning </strong>ile görüşmelerde bulunması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Matviyenko’nun ayrıca Salı günü Xi'an'da Shaanxi <strong>eyaletinin yönetimiyle </strong>bir araya geleceğin ve bir <strong>pedagoji üniversitesini </strong>ziyaret ederek burada öğrenciler ve öğretim üyeleriyle görüşeceği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Federasyon Konseyi basın servisi, Xi'an'daki etkinliğin <strong>Çin-Rusya Karşılıklı Eğitim Yılları (2026–2027) Programı </strong>çerçevesinde planlandığı bilgisini verdi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261101/rusya-federasyon-konseyi-baskani-matviyenko-cine-resmi-ziyaret-gerceklestirecek-1110030200.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İklim krizi sağlık tehdidine dönüştü: Acil durum çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iklim-krizi-saglik-tehdidine-donustu-acil-durum-cagrisi-267860c202670-48b0-42a6-815f-06ada27c00182026-11-01T10:55:00+03:00HABER MERKEZİ İklim krizi sağlık tehdidine dönüştü: Acil durum çağrısı

İklim krizi sağlık tehdidine dönüştü: Acil durum çağrısı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sıcak havaya bağlı ölümler, kuraklık ve gıda güvensizliği dünya genelinde hızla artarken 30'dan fazla ülkeden 150 araştırmacı iklim değişikliğinin "küresel sağlık acil durumu" ilan edilmesi çağrısında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan araştırmaya göre ülkelerin Paris İklim Anlaşması'nı imzalamasının üzerinden geçen on yılda küresel ısınmanın sağlık ve ekonomi üzerindeki maliyeti keskin biçimde yükseldi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), dönemin dönüm noktası niteliğindeki anlaşmasını "yüzyılın en önemli halk sağlığı anlaşması" olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak iklim değişikliği yalnızca 2023 yılında 500 binden fazla sıcaklığa bağlı ölüme, 2016'dan bu yana ise yaklaşık 3 milyon ölüme sebep oldu. Gıda ve su kaynaklarını tehdit eden, hastalık riskini artıran aşırı kuraklıktan etkilenen alanlar, Paris Anlaşması öncesindeki on yıla kıyasla yüzde 700'den daha hızlı büyüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lancet Countdown adlı bağımsız kuruluşun Sağlık ve İklim Değişikliği raporuna göre sıcak hava, geçen yıl dünya genelinde potansiyel gelir kaybı açısından yaklaşık bir trilyon dolarlık ekonomik zarara yol açtı. Lancet raporunu finanse eden ve dünyanın en büyük yardım kuruluşlarından biri olan Wellcome Trust'ın iklim ve sağlık direktörü Alan Dangour şu çağrıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu böyle devam edemez. Yönümüzü değiştirmeli, iklim değişikliğine vereceğimiz yanıtın merkezine insanların sağlığını ve refahını koymalıyız. Başarıyı emisyon hedefleri ya da santigrat derece üzerinden değil, kurtarılan hayatlar ve iyileştirilen sağlık sonuçları üzerinden ölçmeliyiz."<br />İklim bağlantılı sağlık zararları eskisinden daha hızlı büyüyor<br />Lancet araştırmasının son bulguları, Paris İklim Anlaşması'nın imzalanmasından sonraki on yılı önceki dönemle karşılaştırarak sağlık risklerinin ne kadar hızlı arttığını ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmaya göre 2016-2023 dönemindeki sıcaklığa bağlı ölümlerin yüzde 68'i iklim değişikliğiyle bağlantılı. Önceki on yılda bu oran yüzde 55 seviyesindeydi. İklim kaynaklı sıcaklık ölümlerindeki yıllık artış da iki katından fazla yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avustralya merkezli Sydney Üniversitesi Sıcaklık ve Sağlık Araştırma Merkezi'nden Ollie Jay, ölümlerin yalnızca "buzdağının görünen kısmı" olduğunu belirtiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Üstelik bu buzdağı erimiyor, her yıl büyüyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzeyin altında ise sıcak çarpması, uyku kaybı ve kronik hastalıkların ağırlaşması gibi başka sağlık sorunları bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik zarar da giderek artıyor. Aşırı sıcakta çalışmak insanları sıcak bitkinliği, hastalık veya yaralanma riskiyle karşı karşıya bırakıyor ve nihayetinde gelirlerini ve geçim kaynaklarını kaybetmelerine yol açabiliyor.<br />2025 yılında aşırı sıcak nedeniyle 573 milyar potansiyel çalışma saati kaybedildi. Bunun yükünü en fazla tarım işçileri taşıdı. Afrika ve Güneydoğu Asya'daki kırılgan ekonomiler en ağır darbeyi aldı. Kayıplar gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 5'ine kadar çıkarken daha gelişmiş ekonomilerde bu oran yüzde 0,5'te kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uydu verilerine göre 2003'ten bu yana dünya kara alanlarının yüzde 43'ü düzenli biçimde kuraklaşırken yüzde 37'si daha yağışlı hale geldi. Böylece kara alanlarının yüzde 80'inden fazlası, tarımı, gıda arzını ve sanitasyonu tehdit eden aşırı koşullara doğru kaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraklık insanların güvenli içme suyuna erişimini engelleyebiliyor ve bulaşıcı hastalık riskini artırıyor. Seller ise boğulma, yaralanma ve su kaynaklarının kirlenmesi gibi tehditler oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcak hava dalgaları ve kuraklıklar, 1981-2010 ortalamasına kıyasla 2024 yılında yaklaşık 128 milyon kişiyi daha gıda güvensizliğiyle karşı karşıya bıraktı.<br />Küresel sağlık acil durumu ilan edilmesi neyi değiştirir?<br />Uzmanlar hayat kurtarmak ve insan sağlığını korumak için ülkelerin bilgi paylaşmasına, müdahalelerini koordine etmesine, tehditleri izlemesine ve fon dağıtmasına yardımcı olacak yeni bir DSÖ mekanizması oluşturulmasını istiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öneri, Covid-19 salgını ve maymun çiçeği (mpox) salgınlarında kullanılan "Uluslararası Halk Sağlığı Acil Durumu" mekanizmasına benziyor. Ancak araştırmacılar, iklim değişikliğinin kısa süreli krizlerden farklı olarak uzun vadeli ve çok boyutlu bir tehdit olduğuna dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lancet Countdown İcra Direktörü Marina Romanello, dünyanın daha kapsamlı bir yaklaşıma ihtiyacı olduğunu belirtiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Böylece bir acil durumun ardından diğerine tepki vermek zorunda kalmayız. Dayanıklılığı ve kapasiteyi artıran, ülkelerin yeni acil durumları önleme imkanlarını güçlendiren, uyumlu ve uzun vadeli bir yaklaşım benimseriz."<br />İlerleme var ancak yeterince hızlı değil<br />Romanello, gazetecilere yaptığı açıklamada, bu tür önlemlerin sağlık sonuçlarını iyileştirdiğine dair "fazlasıyla kanıt" bulunduğunu söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İklim verileriyle desteklenen erken uyarı sistemlerinin, aşırı hava olaylarının olumsuz etkilerini azalttığını şimdiden görüyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yenilenebilir enerjinin yaygınlaşması da 2016'dan bu yana incelenen 140 ülkenin yarısında fosil yakıt kaynaklı hava kirliliğine bağlı ölümlerin azalmasına kısmen katkı sağladı. Bunun yılda yaklaşık 323 bin ölümü önlediği tahmin ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca bugün 56 ülkenin, sıcak hava dalgaları ve hastalık salgınları gibi iklim etkilerine karşı sağlık hizmetlerini uyarlamayı amaçlayan ulusal planları bulunuyor. 2015 yılında bu sayı yalnızca 14'tü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak rapora göre ilerleme hâlâ çok yavaş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakıldıklarında hem gezegenin ısınmasına yol açan emisyonları hem de başka kirleticileri açığa çıkaran fosil yakıtlar, dünya enerji ihtiyacının yüzde 80'inden fazlasını karşılamaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enerji kaynaklı emisyonlar 2024 yılında rekor seviyeye ulaştı. Dünyanın en büyük 100 petrol ve doğal gaz şirketi, 2040'a kadar küresel ısınmayı 1,5 santigrat dereceyle sınırlama hedefiyle uyumlu miktarın yüzde 150 üzerinde petrol ve doğal gaz üretme yolunda ilerliyor. Bir yıl önce bu oran yüzde 138'di.<br />Eski bir teknolojiye yatırım<br />Hükümetler fosil yakıtları desteklemeyi sürdürüyor. Sübvansiyonlar 2016'dan bu yana iki katına çıkarak 6,2 trilyon dolara ulaştı. 2024 yılında 10 ülke, fosil yakıt sübvansiyonlarına tüm sağlık sistemlerine harcadıklarından daha fazla para ayırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Romanello'ya göre fosil yakıt fiyatları yükselirken yenilenebilir enerji ucuzladığı için bu kirletici teknolojiler ekonomik açıdan da giderek daha az cazip hale geliyor.z Romanello yeni fosil yakıt yatırımlarını, yayın platformlarına uyum sağlayamayarak piyasadan çekilen eski video kiralama zincirine atıfta bulunarak "Netflix varken Blockbuster'a yatırım yapmaya" benzetiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık sağlık sistemlerinin iklim değişikliğine uyum sağlaması için gereken kaynak son derece sınırlı. Gelişmekte olan ülkeler, bu tür uyum önlemleri için yılda yaklaşık 3,3 milyar dolara ihtiyaç duyduklarını tahmin ediyor. Lancet yazarlarına göre bu rakam muhtemelen gerçek ihtiyacın altında. 2024 yılında bunun yalnızca yaklaşık üçte biri için finansman taahhüdünde bulunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başını ABD'nin çektiği dış yardım kesintileri bu açığı daha da büyütüyor. Almanya ise bu alandaki en büyük ikinci kesintiyi yapan ülke oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Zelanda'nın eski Başbakanı ve Lancet Countdown Yönetim Kurulu Başkanı Helen Clark şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu rapor, iklim değişikliğinin bir sağlık acil durumu olduğuna dair çok güçlü bir uyarı. Eksik olan kanıt değil, harekete geçmek için gereken siyasi irade."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87klim-krizi-sa%C4%9Fl%C4%B1k-tehdidine-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC-acil-durum-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-79788285</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna: Melania Trump aracı oldu, siviller Oleşki'den tahliye edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukrayna-melania-trump-araci-oldu-siviller-oleskiden-tahliye-edildi-26785fd0e3ed0-eadc-46a2-8f13-d2169a6584da2026-11-01T09:53:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna: Melania Trump aracı oldu, siviller Oleşki'den tahliye edildi

Ukrayna: Melania Trump aracı oldu, siviller Oleşki'den tahliye edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump'ın eşi Melania'nın arabuluculuğunda sağlanan dar kapsamlı bir ateşkes sonucu çok sayıda Ukraynalı, yıllardır sıkışıp kaldıkları Oleşki kentinden tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna'nın güneyinde, Herson bölgesindeki kent 2022'den beri Rus ordusunun işgali altında. Bölgede çatışmaların yoğunlaşmasıyla son dönemde halk açlıkla karşı karşıyaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivillerin tahliyesine eşlik eden bir AFP muhabiri, bazıları Ukrayna bayraklarına sarılmış kafilelerdeki kişilerin otobüslerden inerek yakınlarıyla gözyaşları içinde kucaklaştığı duygusal anlar yaşandığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de Oleşki'deki Ukrayna vatandaşlarının Ukrayna sınırını geçtiğini teyit etti, X hesabından, "Hepsi ihtiyaç duydukları yardımı alacak" diye yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nadir iş birliği<br />Kentte ateşkes ilan edilmesinin ardından Ukraynalı ve Rus yetkililer dün bölgeye giderek halka acil yardım malzemeleri ulaştırmış, ardından ayrılmak isteyenlerin tahliyesini organize etmişti. Bu, savaşan iki taraf arasında nadir görülen bir işbirliği örneği oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna İnsan Hakları Yetkilisi Dmitro Lubinets ile Rus mevkidaşı Yana Lantratova tahliyeye bizzat eşlik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir bölümü Rusya'nın, diğer bölümü Ukrayna'nın kontrolündeki Herson'da ateşkes Salı erken saatlerde başladı. Bu, Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'ya saldırmasıyla başlayan savaşta, cephe hattının herhangi bir noktasında çatışmalara verilen en uzun ara oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ateşkesin Pazar akşamı sona ermesi planlanıyor. Ardından saldırıların yeniden aynı şiddette devam etmesinden endişe ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa / ETO,MUK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/melania-trump-arac%C4%B1-oldu-siviller-ole%C5%9Fkiden-tahliye-edildi/a-79817044</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/spk-baskanligina-muhsin-atci-atandi-26781fe72b477-b0e4-42a4-89c4-5d8ec9192f672026-11-01T08:50:00+03:00HABER MERKEZİ SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

SPK Başkanlığına Muhsin Atcı atandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı atama kararı, Resmi Gazete'de yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun 119. maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2, 3 ve 7. maddeleri gereğince SPK Başkanlığına Vergi Denetim Kurulu Başkanı Muhsin Atcı, Başkan Vekilliğine Ersin Başar Ekmekci ve üyeliğine Yasemin Girici atandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Muhsin Atcı kimdir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">SPK Başkanı Muhsin Atcı, İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi Bölümünden mezun olduktan sonra, 2014 yılında ABD'deki Duke Üniversitesinde Kalkınma Politikası alanında yüksek lisans yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Maliye Bölümünde doktora eğitimine devam eden Atcı, 2003'te Vergi Denetmen Yardımcısı olarak başladığı meslek hayatında 2005 yılında Stajyer Gelirler Kontrolörü, 2008 yılında Gelirler Kontrolörü, 2010 yılında ise İdari ve Mali İşler Daire Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, 2011 yılında Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının kurulmasıyla Vergi Müfettişi olarak atanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atcı, 15 Eylül 2014-7 Temmuz 2017 tarihleri arasında Ankara Büyük Ölçekli Mükellefler Grup Başkanı, 31 Temmuz 2017-18 Nisan 2019 tarihleri arasında Vergi Denetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış olup 7 Ekim 2023 tarihinde ise Vergi Denetim Kurulu Başkanı olarak atanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/ekonomi/spk-baskanligina-muhsin-atci-atandi-961847.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP Lideri Bahçeli, ‘100 il 1000 ilçe’ projesini kamuoyuyla paylaştı: 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmalı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-lideri-bahceli-100-il-1000-ilce-projesini-kamuoyuyla-paylasti-19-yeni-il-ve-78-yeni-ilce-kurulmali-267806e550a5a-7794-47c1-8be2-5cf8b28b3e362026-11-01T08:46:00+03:00HABER MERKEZİ MHP Lideri Bahçeli, ‘100 il 1000 ilçe’ projesini kamuoyuyla paylaştı: 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmalı

MHP Lideri Bahçeli, ‘100 il 1000 ilçe’ projesini kamuoyuyla paylaştı: 19 yeni il ve 78 yeni ilçe kurulmalı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “100 İl 1000 İlçe” projesi hakkında Türkgün gazetesine açıklamalarda bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Temsilcimiz Bahadır Çoban’ın sorularını cevaplandıran MHP Lideri Bahçeli, çok önemli mesajlar verdi. İşte sorular ve yine gündemi belirleyecek cevaplar:</span></p><p><span style="font-size:18px">Efendim, Türkgün gazetesini tercih ettiğiniz ve bu önemli açıklamayı yaptığınız için başlangıçta size teşekkür ediyoruz. Müsaadenizle şu şekilde başlamak istiyorum: 100 İl 1000 İlçe projesi ile neyi amaçlıyorsunuz? Çalışma nasıl ortaya çıktı ve neleri içeriyor? İlkesel bazda öncelikle kısaca değerlendirir misiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben de size teşekkür ediyorum. Başarılar diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında Türkiye’de dirlik ve düzenin güçlendirilmesi için Milliyetçi Hareket Partisi olarak beş ana ilkeyi milletimizin dikkatlerine sunmak istiyorum. Birincisi, yasama, yürütme ve yargı faaliyetleri arasında denge ve uyumun tesis edildiği, kamu yönetiminde şeffaflık, verimlilik ve liyakat esasına dayanan güçlü otorite ve kurumsallık. İkincisi, merkezden taşraya devletin bütün unsurlarının uyum, koordinasyon ve iş birliği içerisinde çalışmasını sağlayacak, hukuki çerçevesi iyi belirlenmiş yetki ve meşruiyet. Üçüncüsü, Türk devlet geleneğinde hukuka ve mevzuata ruhunu üfleyen adalet ve hakkaniyet. - TÜRKGÜN</span></p><p>haberin devamı için:</p><p>https://www.turkgun.com/siyaset/mhp-lideri-bahceli-100-il-1000-ilce-projesini-kamuoyuyla-paylasti-19-yeni-il-ve-78-yeni-ilce-kurulmali/412018</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ANAMUR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anamur-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-26784c175dee5-eb66-4076-8623-e814e07ec0b62026-11-01T07:56:00+03:00HABER MERKEZİ ANAMUR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

ANAMUR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">ANAMUR Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">ŞİMDİ…..</span> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin ANAMUR Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Taşınırların Kayıt, Kontrol ve Yönetiminin Mevzuata Uygun Yürütülmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Taşınmaz Yönetimi ile İlgili Birimin Bulunmaması ve Taşınmaz Kayıt İşlemlerinin Tamamlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Fonlar veya Diğer Kamu İdareleri Adına Yapılan Tahsilat Hesabının Önceki Yıl Kapanış Bakiyesi ile Açılış Bakiyesi Arasında Fark Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Kamu İhale Kanunu’nun 22’nci Maddesinin (a) Bendi Kapsamına Girmeyen Alımların Bu Bent Hükümlerine Göre Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Bütçe İçi İşletmeye Ait Hesap ve İşlemlerde Hatalı Uygulamaların Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Oluşumuna Katıldığı Organize Sanayi Bölgesine Yersiz Olarak Katılma Payı Ödendiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Bazı Gelir Kalemlerinde Tahakkukun Tahsilata Dönüşme Oranlarının Düşük Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae72399c7fc5.jpg" style="height:155px; width:757px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, Personelin kullanımında olan dayanıklı taşınırların Taşınır Teslim Belgesinde yer almadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak kullanım alanlarında yer alan dayanıklı taşınırların, Taşınır Teslim Belgesi düzenlenerek şahıslar üzerine kaydedildiği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı taşınır malların anlık depo durum cetvellerinin fiili durumu yansıtmaması ve depoların mevcut durumlarının düzenli olmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanıklı taşınırlarla ilgili Tesis Bileşenleri Cetvelinin düzenlenmediği ve Tesis kapsamındaki taşınırların sanal ambarlarda takip edilmediği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönem sonu fiili taşınır sayımlarının yapılmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınırların edinilmesinin planlanması, takip ve kontrolünün mevzuatın öngördüğü usulde yürütülmediği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdareye ait kullanılma olanağı kalmamış maddi duran varlıkların düzenli olarak elden çıkarılmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanıklı taşınırlara taşınır kayıt yetkilileri tarafından sicil numarası verilmediği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare bünyesinde taşınmaz yönetimi ile ilgili işlemlerin yürütülmesine özgü birimin kurulmadığı gibi birimlerin çalışma yönetmeliklerinde herhangi bir birimin taşınmaz konusunda görevlendirilmediği, söz konusu iş ve işlemlerin gayrı resmi olarak farklı birimler tarafından yürütüldüğü görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Birimin kurulmaması nedeniyle&nbsp; tutulan kayıtların muhafazası ile devir ve teslim edilmesi, Yönetmelik hükmü gereğince hazırlanması gereken taşınmaz kayıt formlarının oluşturulması ve icmal cetvellerinin doğru ve güvenilir bilgi içerecek şekilde hazırlanması gibi yasal yükümlülüklerin gereği gibi yerine getirilemediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">-362 Fonlar veya Diğer Kamu İdareleri Adına Yapılan Tahsilat Hesabının 2024 yılı kapanış bakiyesinin 242.741,25 TL, 2025 yılı açılış bakiyesinin ise 109.807,19 TL olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">-363 Kamu İdareleri Payları Hesabının 2024 yılı kapanış bakiyesinin 0 TL, 2025 yılı açılış bakiyesinin ise 132.934,06 TL olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">-Bu farkın sebebinin, 2025 yılı içinde açılış kaydının değiştirilerek 362 hesapta kayıtlı tutarların silinmesi ve 363 No.lu hesaba kaydedilmesi olduğu, tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">566.260,80 TL tutarında yol süpürme aracı bakım onarım, 660.120,00 TL tutarında iş makinası bakım onarım ve 504.852,00 TL tutarında iş makinası şanzıman bakım onarım giderlerinin Kanun’un 22’nci maddesinin (a) bendi kapsamına girmediği, ödeme emri belgesi eklerinde yer alan yetki belgelerinden ilgili firmaların tek kaynak olmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe içi işletmenin iktisadi ve ticari işler için kullanılan ödeneğinin muhasebeleştirme işlemlerinin mevzuatta belirtilen şekliyle yapılmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmenin iktisadi ve ticari işler için kullanılan ödeneğinin muhasebeleştirme işlemlerinin ve alacağın takibinin 132 no.lu hesapta yapılmadığı ve ilgili diğer hesapların (800-805-830-835 no.lu) kullanılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme mizanında hatalı borç ve alacak tutarlarının yer aldığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye tüzel kişiliği içerisinde faaliyet gösteren Anamur Belediyesi İktisadi ve Sosyal Tesis İşletmesinin yıl sonu mali tablolarında 131 Ortaklardan Alacaklar hesabında Anamur Belediyesi adına yıl içinde toplam 38.473.744,13 TL borç ve alacak hareketi görünmekte ancak Belediye kayıtlarında bu tutar hareketlerine ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı, Bütçe İçi İşletme yıllık faaliyet hareketi gelir tablosunda 28.036.424,60 TL göründüğü, &nbsp;Bu durumda 131 hesabında yer alan tutar hareketinin gerçeği yansıtmadığı anlaşılmış, &nbsp;Ayrıca işletme mizanında 269 Verilen Avanslar hesabında Anamur Belediyesi adına 17.076.754,92 TL olduğu Belediye tarafından bu tutarda bir sipariş bilgisi olmadığı, söz konusu kaydın Belediyenin işletme adına yaptığı giderlerin kaydının olduğu anlaşılmış,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmenin Mizan, Bilanço ve Gelir Tablosunda yer alan bazı kayıtların birbiriyle tutarlı olmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bütçe içi işletme kayıtlarında Anamur Belediyesi Spor Kulübünden 2.022.197,50 TL alacak görünmesine rağmen, Mizan ve Bilançoya göre ilgili kulüpten alacağın sıfır olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bütçe içi işletmenin tüzel kişiliği olmamasına rağmen 500 Sermaye hesabında 500.000,00 TL kaydın olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bütçe içi işletmenin tüzel kişiliği olmamasına rağmen 501 Ödenmemiş Sermaye hesabında 578.362,50 TL kaydın olduğu, ancak Bilançoda ilgili kaydın olmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gelir tablosunda dönem karının 16.954.189,83 TL olmasına rağmen, mizanda dönem karının 28.036.424,60 TL olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gelir tablosunda satışların maliyeti 7.859.082,83 TL olmasına rağmen muhasebe kayıtlarında sermaye giderleri hariç mal ve hizmet alımı giderlerinin 18.531.696,92 TL olduğu, tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme özel hesabından karşılanması gereken iktisadi ve ticari işlere ilişkin olan elektrik ve su giderlerinin mahalli idare kaynaklarından karşılandığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmeye ait 82 Sosyal Tesis, Ata Tepe Restoran, Halk Kafe ve Pullu Tabiat Parkına ait iktisadi ve ticari işlere ilişkin giderler kapsamında yer alan elektrik ve su giderlerinin mahalli idare kaynaklarından karşılandığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevzuat hükümlerine aykırı olarak, 2025 yılı mali ihtiyaçlarının karşılanması için Anamur Organize Sanayi Bölgesine 2.050.000,00 TL tutarında katılma payı ödendiği tespit edilmiş….</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SİLİFKE BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-26783aaca8e68-e49d-4ed1-afdb-a627ccc419672026-11-01T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ SİLİFKE BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

SİLİFKE BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">SİLİFKE Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk.&nbsp;</span></strong><strong><span style="font-size:18px">Ve biz durmadık, sürekli diğer belediyelerde olduğu gibi, bu belediyemiz ile de ilgili haberler vermeye devam ettik:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-25868"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-25868</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-pazarlik-isinden-bikmiyor-25023"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-pazarlik-isinden-bikmiyor-25023</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-kafeler-icin-gida-melzemesine-55-milyon-24238"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-kafeler-icin-gida-melzemesine-55-milyon-24238</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifkede-allah-kerim-verirsen-yerim-23848"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifkede-allah-kerim-verirsen-yerim-23848</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-tek-teklifle-milyonluk-ihale-23819"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-tek-teklifle-milyonluk-ihale-23819</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-ihale-sonuclari-aciklandi-bakin-milyonluk-isleri-kimler-almis-23639"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-de-ihale-sonuclari-aciklandi-bakin-milyonluk-isleri-kimler-almis-23639</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-bir-turlu-sonucu-aciklanmayan-uc-ihalesi-23487"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-bir-turlu-sonucu-aciklanmayan-uc-ihalesi-23487</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-yogurdu-yeni-bir-arac-kiralama-dogurdu-23301"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-yogurdu-yeni-bir-arac-kiralama-dogurdu-23301</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yine-pazarlikli-alim-yine-silifke-ve-yine-efelease-22853"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yine-pazarlikli-alim-yine-silifke-ve-yine-efelease-22853</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-online-isi-22335"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/silifkenin-online-isi-22335</strong></a></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>ŞİMDİ…..</strong></span><strong> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin SİLİFKE Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Taşınmaz Satışlarının Kayıtlı Değeri Yerine Satış Değeri Üzerinden Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Kamu İdaresinin Peşin Olarak Yapmış Olduğu Taşınmaz Satışlarının Hatalı Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Amortisman Ayrılmayan veya Kayıtlı Değerlerinden Daha Fazla Amortisman Ayrılan Maddi Duran Varlıkların Bulunmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Maddi Olmayan Duran Varlık Alımlarının Haklar Hesabı’nda İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. İller Bankası AŞ Ortaklık Payı ile Mali Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının Uyumsuz Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Kamu İdaresi Adına Tescil Edilmiş Taşıtlar ile İdarenin Envanter Kayıtlarında Yer Alan Taşıtlar Arasında Uyumsuzluk Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. İktisadi Faaliyet Konusu Olmayan Harcamalara İlişkin Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Yapım İşlerine Ait Geçici Kabul Noksanı Kesintilerinin Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabı’na Kaydedilerek Vergi Dairesine Ödendiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Gelirlerden Alacaklar Hesabı’nın Yıl İçinde Alacak Bakiyesi Verdiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. Kamu Kurum ve Kuruluşu Niteliğinde Olmayan Tüzel Kişilere Taşınmaz Tahsis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. Taksitli Taşınmaz Satışlarına İlişkin Elde Edilen Faiz Gelirlerinin İlgili Hesapta Takip Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. Bütçe Emanetleri Hesabı'nda Kayıtlı Tutarların Mevzuatta Belirtilen Sıraya Göre Ödenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. Sosyal Güvenlik Kurumuna Bildirim Zorunluluğuna Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Bütün Riskler (All Risk) Sigorta Poliçeleri Hakkında Mevzuat Hükümlerine Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. Arşiv Araştırması ve Güvenlik Soruşturması Süreçleri Tamamlanmadan Personel İstihdam Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesinde, Sözleşme Konusu Olmaması Gereken Konularda Düzenlemeler Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">19. Mahkeme Kararları ve İcra Dairelerinin Ödeme veya İcra Emirleri Üzerine Yapılan Ödemelerde Vadesi Geçmiş Vergi Borcuna İlişkin Sorgulama Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">20. Çevre Temizlik Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen İşyerlerinin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">21. Eğlence Vergisi Mükellefi Olan İş Yerlerinden Tahakkuk ve Tahsilat İşlemlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">22. Kira Sözleşme ve Şartnamelerine Aykırı Olarak İş Yeri Faaliyet Alanlarının Genişletildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">23. Günübirlik Kiralanan Mesken ve Konaklama Tesislerinin Emlak Vergisi Mükellefiyetlerinin İş Yeri Olarak Tesis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">24. Emlak Vergisi Uygulaması Açısından Arsa Niteliğindeki Taşınmazların Arazi Üzerinden Vergilendirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">25. İşletme Hakkı Niteliğinde Olmayan Gayrimenkul Kiralamalarında Katma Değer Vergisi Tahakkuku ve Tahsilatı Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">26. Kiraya Verilen İş Yerlerinden İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyette Bulunanların Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">27. Süresinde Beyanname Vermeyen Vergi Mükellefleri Hakkında Usulsüzlük Cezasının Tatbik Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">28. Beyanname Vermeyen Mükelleflere Kesilen Usulsüzlük Cezalarına Gecikme Zammı Uygulandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae722c0741ac.jpg" style="height:191px; width:731px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae722c084417.jpg" style="height:245px; width:722px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin mülkiyetinde bulunup satış işlemine konu olan 19 adet bina ve arsanın toplam 111.295.000,00 TL olan satış değerinin tamamının ilgisine göre 252 Binalar Hesabı veya 250 Arazi ve Arsalar Hesabı’na alacak kaydı yapıldığı, satış değerleri ile kayıtlı/net değerleri arasındaki olumlu farkın ise 600 Gelirler Hesabı’na kaydedilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplam 51.515.000,00 TL değerindeki 12 adet taşınmazın peşin olarak satıldığı, bu satış işlemlerinin muhasebeleştirilmesinde bina veya arsa satış tutarı kadar 100 Kasa Hesabı veya 102 Bankalar Hesabı’na borç, 127 Diğer Faaliyet Alacakları Hesabı’na alacak kaydı yapıldığı, ay sonlarında ise 127 Diğer Faaliyet Alacakları Hesabı’na borç kaydı yapılarak bu hesabın kapatılıp karşılığında ilgisine göre 252 Binalar Hesabı veya 250 Arazi ve Arsalar Hesabı’nın kullanıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Maddi Duran Varlıklar Hesap Grubu’nda kayıtlı varlıklardan; toplam değeri 230.401.610,11 TL olan duran varlık için amortisman ayrılmadığı, bununla birlikte bazı maddi duran varlıklar için ise toplam kayıtlı değerinden 16.955.774,50 TL daha fazla amortisman ayrıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">1.620.000,00 TL tutarındaki herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan yazılım lisansları ve benzeri nitelikteki hak ve yetkilerin 260 Haklar Hesabı’nda izlenmeyip doğrudan 630 Giderler Hesabı’na kaydedildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarenin 2025 yılı mali tablolarında 240 Mali Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabı’nda 92.260.531,51 TL yer aldığı görülmüş, İller Bankası Belediye Bilgi ve Veri Bankası Sistemi’ne göre belediyenin 2007 yılından 2025 yılına kadar İller Bankası’ndaki toplam sermaye payının ise 40.253.979,59 TL olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Noterler Birliğinden alınan Kamu İdaresi adına tescil edilmiş taşıtların listesi ile İdare tarafından tutulan taşıtlara ait envanter listesinin karşılaştırılması sonucunda; 25 adet taşıtın noter kayıtlarında yer almasına rağmen İdare envanter kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi tarafından ödenen ancak 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu uyarınca indirime konu edilmesi mümkün olmayan katma değer vergisi tutarlarının yalnızca vergi tahsilatı yapılan faaliyetlerle sınırlı tutulması gerekirken mal ve hizmet alımları nedeniyle üstlenilen tüm KDV tutarlarıyla birlikte 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabı’na kaydedildiği ve bu hatalı kayıtlar neticesinde 191, 391 ve 190 numaralı KDV hesaplarının mahsup edilmesi sonucunda 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabı’nın mali tablolarda eksik gösterilmesine sebebiyet verildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplam 616.622,32 TL tutarındaki geçici kabul noksanları kesintilerinin 330.15 Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabı’na kaydedilmesi gerekirken, sehven 360.01.03 Gelir Vergisi Kanunu'nun 94/3 Maddesine Göre Yapılan Tevkifatlar Hesabı’na kaydedilerek vergi dairesine ödendiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Aktif karakterli bir hesap olan 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabı’nın bazı alt hesaplarının, aylık dönemlerde tahakkuk kaydı yapılmaksızın öncelikle tahsilat aşamasında alacak çalıştırıldığı ve ay sonlarında tahakkuk kaydı yapılarak muhasebe denkliğinin sağlandığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinin mülkiyetinde bulunan muhtelif taşınmazlarını … Elektrik Dağıtım AŞ ve … Doğal Gaz Dağıtım AŞ’ye bedelsiz olarak tahsis ettiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinin mülkiyetinde bulunan taşınmazların cins tashih işlemlerinin tamamlanmadığı, mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Maddi duran varlıkların taksitli satışından kaynaklanan toplam 1.523.037,69 TL faiz alacağının 127 Diğer Faaliyet Alacakları Hesabı’nda izlenmesi gerekirken 120 Gelirlerden Alacaklar Hesabı’nda takip edildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">320 Bütçe Emanetleri Hesabı’nda yer alan N-3 Yılına Ait Borçlar’ın 108.329,19 TL, N-2 Yılına Ait Borçlar’ın 297.875,84 TL, N-1 Yılına Ait Borçlar’ın ise 4.805.788,63 TL bakiye verdiği görülmüştür. N-3, N-2 ve N-1 yıllarına ait emanetler bulunurken 5018 sayılı Kanun’un 34’üncü maddesinin ikinci fıkrasında belirlenen öncelikler arasında bulunmamasına rağmen 2025 yılı içerisinde cari yıla ait emanetlere ilişkin ödemeler yapılarak bütçe emanetlerine alınan tutarların muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığı ve bu nedenle de Kamu İdaresi bünyesinde çalışan 51 işçinin toplam 15.996 gün kullanılmamış yıllık izni bulunduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Niteliği itibarıyla projelendirilmiş ve idarenin özel talebi üzerine üretim süreci gerektiren 5 adet mal alımı ihalesinde yüklenicilerin Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği, 1 hizmet alımı ve 1 yapım işi ihalesinin yüklenicilerinin ise geç bildirildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">20.06.2025 tarihinde yer teslimi yapılarak fiilen başlanan “Muhtelif Mahallelerde Sıcak Karışım Asfalt Yol ve Çevre Düzenlemesi Yapım İşi” kapsamında yüklenici tarafından yaptırılması gereken all risk sigorta poliçesinin işe başlama tarihinden 19 gün sonra tanzim edildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale edilen ve sözleşmeye bağlanan yapım işlerine ilişkin yükleniciler tarafından yaptırılan inşaat sigortası poliçelerinde bazı risk unsurlarına mevzuatta belirtilen sınırdan daha fazla ve/veya özel muafiyetlerin uygulandığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı içerisinde Belediye şirketi olan Silifke Tic. Tur. San. AŞ eliyle belediye hizmet birimlerinde görevlendirmek üzere muhtelif tarihlerde işçi alımı yapıldığı, işe alımı yapılan personelin fiilen işe başlatıldıktan sonra arşiv araştırması sürecinin başlatıldığı ve arşiv araştırması sürecinin tamamlanmasından sonra hali hazırda çalışmakta olan bazı şirket personelinin işten çıkarıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi ile yetkili sendika arasında 01.04.2024-31.12.2025 dönemini kapsayacak şekilde düzenlenen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmesi’nde sosyal denge tazminatının yasal kapsamının dışında çalışanlara ek sosyal haklar getirildiği ve Kamu İdaresine birtakım yükümlülükler yüklendiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme kararları ve icra dairelerinin ödeme veya icra emirleri üzerine yapılan ödemelerde kişilerin vadesi geçmiş vergi borcu durumunu gösteren belgenin aranmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kültür ve Turizm Bakanlığından faaliyet izni alınarak günübirlik konaklama tesisi olarak işletilen 295 taşınmazın ÇTV mükellefiyetinin iş yeri olarak tesis edilmesi gerekirken bu yerlerin konut ÇTV mükellefiyetinin bulunduğu, ayrıca yapılan saha çalışmalarında 8 adet iş yerinin ÇTV mükellefiyetinin bulunmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi sınırları içerisinde faaliyette bulunan ve eğlence vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmesi gereken müzik yayın izin belgesi olan 35 iş yerinin yanı sıra bilardo ve oyun salonlarının bulunduğu ancak söz konusu işletmelere yönelik 2025 yılı eğlence vergisi tahakkuklarının gerçekleştirilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiraya verilen on dört adet taşınmazda Kamu İdaresinden izin alınmaksızın faaliyet alanının genişletildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Kültür Turizm İl Müdürlüğünden faaliyet izni alınarak günübirlik olarak kiralan bahse konu yerlerden 181 adedinin iş yeri üzerinden hesaplanması gereken emlak vergisinin mesken üzerinden alındığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi mücavir alanı içerisinde bulunan ve bir kısmı önemli turizm gelişim bölgelerinde yer alan taşınmazların tapu sorgulamalarında arsa olarak görüldüğü halde emlak vergilerinin arazi vergisi olarak alındığı, böylece Kamu İdaresinin gelir kaybına sebebiyet verildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı içerisinde Kamu İdaresinin kiraya verdiği ve işletme hakkının kiralanması niteliğinde olmayan 10 adet mesken kiralamalarından KDV tahakkuku ve tahsilatının yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi mülkiyetinde olup kiraya verilen yerlerden ruhsata tabi olan 25 iş yerinin iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmadan faaliyet gösterdiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrik ve havagazı tüketim vergisine ilişkin beyannamelerden 12’sinin süresinde verilmediği, bazı çevre temizlik vergisi mükelleflerinin süresi içinde işe başlama bildiriminde bulunmadığı, ayrıca maden işletmelerinden alınacak belediye paylarının kamu idaresine bildirilmediği halde usulsüzlük cezası uygulanmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi ve harç beyannamelerini süresinde vermeyen 92 mükellefe usulsüzlük cezası kesildiği bunlardan mevzuatında belirtilen yasal süre içerisinde ödeme yapmayan 37 mükellef için gecikme zammı işletildiği ve tahsilatların da gecikme zammı ile birlikte yapıldığı tespit edilmiş……</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yenisehir-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-267823ea049d9-7536-48a9-a6dc-0432ea2d8b882026-11-01T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

YENİŞEHİR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">YENİŞEHİR Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk. YENİŞEHİR BELEDİYESİNE ait 2023 raporunu aşağıdaki linkte sizlere duyurmuştuk:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-yenisehir-belediyesinde-usulsuzluk-ve-yanlislar-tespit-etti-25623">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-yenisehir-belediyesinde-usulsuzluk-ve-yanlislar-tespit-etti-25623</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bazı belediyelerin Sayıştay raporlarını açıklamıyor ve yayınlamıyor diye haber bile yapıp, o belediyeleri ifşa bile etmekten çekinmedik, işte:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEKRAREN SAYIŞTAYA SESLENDİK</strong><strong>, NEDEN BAZI BELEDİYELERİ YAYINLAMIYORSUNUZ DİYE.</strong><strong> İŞTE:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve biz durmadık, sürekli diğer belediyelerde olduğu gibi, bu belediyemiz ile de ilgili haberler vermeye devam ettik:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-25533"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-25533</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-milyonluk-ihalesi-dogrudan-temin-ile-25233"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-milyonluk-ihalesi-dogrudan-temin-ile-25233</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-buro-malzemesine-3-milyona-yakin-rakam-24141"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-buro-malzemesine-3-milyona-yakin-rakam-24141</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-milyonluk-bir-pazarlikli-alim-daha-23902"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-milyonluk-bir-pazarlikli-alim-daha-23902</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehir-de-pazarlikli-alimla-temizlik-malzemesi-yerlikayadan-23849"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehir-de-pazarlikli-alimla-temizlik-malzemesi-yerlikayadan-23849</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-milyonluk-ihale-pazarlikla-tek-teklifle-alindi-23789"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirde-milyonluk-ihale-pazarlikla-tek-teklifle-alindi-23789</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-isleri-fircalatir-disleri-23690"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-isleri-fircalatir-disleri-23690</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-islerin-arkasinda-kim-var-23497"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/bu-islerin-arkasinda-kim-var-23497</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-revizyonuna-ne-oldu-23274"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-revizyonuna-ne-oldu-23274</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="http://haberanaliz.net/haber/yenisehir-ihalenin-sonucunu-nihayet-acikladi-7-milyon-kdv-23121"><strong>http://haberanaliz.net/haber/yenisehir-ihalenin-sonucunu-nihayet-acikladi-7-milyon-kdv-23121</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-bu-ihalesi-gerekli-mi-22976"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-bu-ihalesi-gerekli-mi-22976</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-sonucu-aciklanmayan-ihalesi-22921"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/yenisehirin-sonucu-aciklanmayan-ihalesi-22921</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>ŞİMDİ…..</strong></span><strong> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin YENİŞEHİR Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Taşınmaz İcmal Cetvelindeki Tutarlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetveli ile Muhasebe Kayıtları Arasında Uyumsuzluk Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Amortisman Ayrılmayan ve Kayıtlı Değerlerinden Daha Fazla Amortisman Ayrılan Maddi Duran Varlıkların Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı'nda Kayıtlı Olan Tutarlardan Geçici Kabulü Yapılanların İlgili Varlık Hesabına Aktarılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Dönem Sonu İşlemlerinin Eksik Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Belediyenin Ortağı Olduğu Şirketlerdeki Kayıtlı Sermaye Tutarı ile Bilançodaki Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabı Tutarının Uyuşmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Enflasyon Düzeltmesi İşlemlerinin Hatalı Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. İndirilecek KDV Hesabının Kullanılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Taşıtlar İçin Yapılan Değer Artırıcı Harcamaların Doğrudan Giderleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. İşçiler İçin Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. Yevmiye Kayıtlarının Mevzuatın Öngördüğü Biçimde Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. Çevre Temizlik Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen İş Yerlerinin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. İş Yeri Olarak Kullanılan Yerlere Meskenlere Esas Oran Üzerinden Çevre Temizlik Vergisi Tahakkuk Ettirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyette Bulunan İş Yerlerinin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. Belediye Meclisince Belirlenen Ücret Tarifesinde Hatalı Hususların Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Su ve Kanalizasyon İdaresi Tarafından Belediyeye Aktarılması Gereken Çevre Temizlik Vergisi Payları ve Evsel Katı Atık Bedellerinin Takip Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. Alışveriş Merkezlerindeki İş Yerlerinden İlan ve Reklam Vergisi Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">19. İşçilerin Yıllık Fazla Çalışma Saati Sınırının Aşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">20. Mal Alım İşinin Personel Çalıştırmaya Dayalı Hizmet Alımı Kapsamında Değerlendirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">21. Kamu Kurum ve Kuruluşu Niteliğinde Olmayan Tüzel Kişilere Taşınmaz Tahsis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">22. Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">23. İşgale Konu Olan Taşınmazdan Ecrimisil Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">24. Bütçe Emanetleri Hesabında Kayıtlı Tutarların Mevzuatta Belirtilen Sıraya Göre Ödenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">25. İcraen Yapılan Ödeme İşlemlerinde Hak Sahiplerinin Vergi Borcu Olmadığını Gösteren Belgelerin Aranılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">26. Avukatlık Vekâlet Ücretleri Üzerinden Gelir Vergisi Tevkifatının Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">27. Mahsup Süresinde Kapatılmayan Avansların Bulunduğu,</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae721e727c8b.jpg" style="height:291px; width:720px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae721e76eec8.jpg" style="height:191px; width:720px" /></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><em><span style="font-size:20px"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></em></span></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, taşınmaz icmal cetvelinde arsa ve arazilere, yer altı ve yer üstü düzenlerine, üzerinde bina ve tesis olan taşınmazlara ait toplam tutarın 1.580.436.654,11 TL, Kamu İdaresinin bilançosunda ise 250 Arazi ve Arsalar Hesabı’nın, 251 Yer Altı ve Yer Üstü Düzenleri Hesabı’nın ve 252 Binalar Hesabı’nın toplam tutarının 1.702.718.717,14 TL olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetveli’nde yer verilen ilk madde ve malzemelere, tesis-makine ve cihazlara, taşıtlara ve demirbaşlara ait toplam tutarın 98.060.799,49 TL olduğu, bilançoda ise yukarıda yer verilen taşınır mallara ilişkin toplam tutarın 234.301.475,77 TL olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Maddi Duran Varlıklar Hesap Grubu’nda kayıtlı varlıklardan toplam değeri 90.854.652,28 TL olan duran varlık için amortisman ayrılmadığı, bununla birlikte bazı maddi duran varlıklar için ise toplam kayıtlı değerinden 60.854.985,56 TL daha fazla amortisman ayrıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yatırımlar Hesabı’nda izlenen 48.670.134,60 TL tutarındaki 3 adet yapım işinin 2025 yılı içerisinde geçici kabulü yapılmış olduğu halde söz konusu yapım işlerinin ilgili varlık hesaplarına aktarılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">400 Banka Kredileri Hesabı’ndaki tutarlardan vadesi bir yılın altına inenlerin 300 Banka Kredileri Hesabı’na aktarılmadığı ve 300 Banka T.C. Sayıştay Başkanlığı Mersin Yenişehir Belediyesi 2025 Yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu 19 Kredileri Hesabı’nın mali tablolarda yıl sonu itibarıyla 0,00 TL olarak yer aldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">481 Gider Tahakkukları Hesabı’nın bakiyesinin 34.914.839,55 TL olduğu ancak bu bakiye içerisinden vadesi bir yılın altına düşen tutarların dönem sonunda ayrıştırılarak 381 Gider Tahakkukları Hesabına aktarılmadığı ve ayrıştırma işleminin dönem içerisinde yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">241 Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabı’nın yılsonu bakiyesinin 121.710.000,00 TL, ödenmemiş sermaye tutarının izlenmesi gereken 247 Sermaye Taahhütleri Hesabı’nın yılsonu bakiyesinin ise 87.097.500,00 TL olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılındaki enflasyon düzeltmesi işleminin taşıma katsayısı belirlenmeden yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe içi işletmelerine yapılan alımlarında katmadeğer vergisi ödendiği ancak yapılan giderlerin büyük çoğunluğunun 150 İlk Madde ve Malzeme Hesabı’na veya aktifleştirilecek başka bir unsur ise ilgili hesaba borç kaydedildiği ve 191 İndirilecek KDV Hesabı’nın kullanılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare envanterine kayıtlı taşıtlara yönelik doğrudan temin yöntemiyle 227 adet bakım onarım hizmeti alındığı, söz konusu işlerin 16’sının 52.000 TL üzerinde olduğu ve toplamda 1.771.302,00 TL tutarında olan bu harcamaların ilgili varlığın kayıtlı değerine eklenmeksizin doğrudan giderleştirilmesinden dolayı bilançoda 254 Taşıtlar Hesabı’nda noksanlığa Faaliyet Sonuçları Tablosu’nda ise 630 Giderler Hesabı’nın fazla görünmesine neden olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi tarafından cari yıl kapsamında kıdem tazminatı karşılığı ayrılmadığı ve 2025 yılında ilgili işçilere ödenen toplam 22.876.224,94 TL kıdem tazminatının 1.982.395,58 TL’sinin, kıdem tazminatı karşılık hesaplarında önceki yıllarda ayrılmış karşılık tutarı bulunmasına rağmen bu karşılık hesaplarından düşülmeden doğrudan giderleştirildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">368 adet yevmiyede geçmişe yönelik işlem tesis edildiği ve Kamu İdaresinin muhasebe programının boş yevmiye bırakmaya imkân verdiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Defterdarlık kayıtlarına göre Yenişehir ilçesinde faaliyet gösteren 17.962 iş yerinin bulunduğu ancak ÇTV mükellefiyeti tesis edilen iş yeri sayısının 13.589 olduğu görülmüş, bunun üzerine tetkikler ve İdarece yapılan fiili tespitler sonucu ÇTV mükellefiyeti tesis edilmeyen iş yerlerinin var olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Defterdarlıktan alınan mükellef verilerinde mimarlık, mühendislik, avukatlık, arabuluculuk, diş hekimliği, özel muayenehane, serbest muhasebeci, danışmanlık ve müşavirlik gibi iş kolları tarafından “home office” şeklinde kullanılan binalara ilişkin çevre temizlik vergilerinin iş yeri tahakkuklarına esas oranlar üzerinden alınması gerekirken, Mersin Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (MESKİ) tarafından toplanan su faturalarının içerisinde yer alan konutlara esas çevre temizlik vergisi oranından tahakkuk ettirildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Defterdarlık kayıtlarına göre Yenişehir ilçesinde faaliyette bulunan iş yerlerinin toplam sayısının 17.962 olduğu, Kamu İdaresinin kayıtlarında ise iş yeri açma ve çalışma ruhsatı alanların sayısının 21.089 olduğu ancak Kamu İdaresinin listesinde mükerrer kayıtların bulunduğu ve listenin güncel olmadığının anlaşıldığı, bunun üzerine tetkikler ve İdarece yapılan fiili tespitler sonucunda iş yeri açma ve çalışma ruhsatı olmayan iş yerlerinin var olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanunlarda vergi, resim, harç ve katılma payı konusu yapılmayan ve ilgililerin isteğine bağlı olarak belediye tarafından ifa edilen hizmetler için belediye meclis kararlarına istinaden ücret tarifelerinin belirlendiği ancak çöp konteyner ücreti dışındaki ücretlere katma değer vergisinin dahil olup olmadığı konusunda açıklamalara yer verilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı ücret tarifesinde personel ve personelin anne, baba, kardeşi için nikah ücretlerinin %50 indirimli olarak belirlendiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">MESKİ tarafından konutlardan tahsil edilen ÇTV paylarının mevzuat gereği tahsilatı takip eden ayın yirminci günü akşamına kadar bildirilmesi ve aktarılması gerekirken bu yükümlülüğün yerine getirilmediği, Kamu İdaresinin verilerine göre 31.12.2025 tarihi itibarıyla gecikme zammı dahil toplam 130.293.713,92 TL’nin Kamu İdaresine aktarılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinin verilerine göre 31.12.2025 tarihi itibarıyla gecikme zammı dahil toplam 161.870.001,49 TL tutarındaki evsel katı atık hizmet bedelinin MESKİ tarafından İdareye aktarılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi sınırları içinde bulunan 4 adet alışveriş merkezi içerisinde yer alan toplam 424 iş yerine ilişkin ilan ve reklam vergilerinin tahakkuk ve tahsilinin İdarece yapılması gerekirken Büyükşehir Belediyesi tarafından yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi bünyesinde 31.12.2025 tarihi itibarıyla bir personelin 500 gün ve üzeri, üç personelin 300 gün ve üzeri, altı personelin 200 gün ve üzeri, yirmi bir personelin 100 gün ve üzeri izninin biriktiği, Belediye şirketi bünyesinde 31.12.2025 tarihi itibarıyla, elli dört personelin 100 gün ve üzerinde, yüz otuz yedi personelin 50 gün ve üzerinde yıllık ücretli izin hakkı olduğu tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinde istihdam edilen 6 personelin Kanun’da belirlenen üst limiti aşarak toplamda 1876 saat fazla çalışma yaptığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi tarafından farklı tarihlerde gerçekleştirilen ve mal alımı niteliğinde olan 770 litrelik galvanizli çöp konteyneri alım işinin ihale usulleri uygulanmaksızın belediye şirketinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı kapsamında yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinin mülkiyetinde bulunan 3 adet taşınmazın mahalli idare veya kamu kurum/kuruluşu niteliğini haiz olmayan mahalle muhtarlıklarına tahsis edildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresinin mülkiyetinde bulunan 4 adet taşınmazın, elektrik dağıtım faaliyetlerine ilişkin taşınmaz temin ve devir işlemlerini düzenleyen mevzuat hükümleri çerçevesinde gerekli işlemler tesis edilmeksizin, özel elektrik dağıtım şirketince trafo alanı olarak kullanılmak üzere TEDAŞ’a tahsis edildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">12 adet taşınmazın cins tashihlerinin yapılmadığı ve mevcut kullanım şekilleri ile tapu kayıtlarının birbiri ile uyumlu olmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresine ait Özgecan Tesisleri’nin B ve C bloklarının çeşitli dernek, spor kulübü ve kooperatifler tarafından belediye meclisi tarafından belirlenen bir bedel karşılığı kullanılmak suretiyle işgal edildiği, İdare tarafından ecrimisil alınmadığı ve taşınmazın tahliye ettirilmediği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">320 Bütçe Emanetleri Hesabı’nın alt kodunda izlenen N-4 Yılına Ait Borçlar’da 1.148.088,28 TL, N-3 Yılına Ait Borçlar’da 6.451.479,76 TL, N-2 Yılına Ait Borçlar’da 242.611,96 TL, N-1 Yılına Ait Borçlar’da 17.768.786,64 TL bakiye bulunmasına rağmen öncelik hakkı olmayan cari yıl ödemelerinin yıl içerisinde yapıldığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İdaresi tarafından icra dairesince gönderilen ödeme emrine istinaden gerçekleştirilen ödemelerde hak sahiplerinin vergi borçlarına ilişkin sorgulamanın yapılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurum aleyhine sonuçlanan davalarda ödenecek tutarların davacı tarafından icra yoluyla tahsilinde icra emrinde yer alan derece mahkemelerindeki temsile ilişkin avukatlık vekalet ücretleri üzerinden %20 oranında gelir vergisi tevkifatının yapılmadığı tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı içerisinde mutemetlere verilen 8 adet avansın bir aylık mahsup süresinde kapatılmadığı tespit edilmiş…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Kasım’ın Derin Anlamı ve Küresel Yankıları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-1-kasimin-derin-anlami-ve-kuresel-yankilari-267795d73f0e6-0e30-4051-9575-6a1110203ca62026-11-01T07:28:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Kasım’ın Derin Anlamı ve Küresel Yankıları

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Kasım’ın Derin Anlamı ve Küresel Yankıları

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Takvim yaprakları <strong>1 Kasım</strong>’ı gösterdiğinde, tarih adeta hızını artırmış ve dünyanın dört bir yanında insanlık onurunun, özgürlüğün, inancın ve hürriyet arayışının kaderini değiştiren büyük kırılmalara sahne olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinde attığı devrimci adımlarla hem de küresel ölçekte özgürlük ve adalet mücadeleleriyle simgeleşen 1 Kasım, geçmişin kütüphanesinden bugüne süzülen en kıymetli tarihlerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarih; köhnemiş yaprakların dökülüp yerini yepyeni filizlere bıraktığı, ulusların kendi kaderlerini kendi ellerine aldığı bir "yeniden doğuş" manifestosudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Kasım, Türkiye Cumhuriyeti'nin siyasi, hukuki ve kültürel bağımsızlık mimarisinde adeta bir sütun gibi yükselir. Bu tarihte ardı ardına alınan kararlar, bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun ve modern dünya ile kucaklaşmasının somut kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saltanatın Kaldırılması (1 Kasım 1922):</strong> 623 yıllık Osmanlı saltanatının TBMM kararıyla tarihe gömülmesi, millet egemenliğinin önündeki en büyük engelin kaldırıldığı an olmuştur. "Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir" ilkesinin laftan ibaret kalmayıp taç ve taht sahiplerinin elinden alınarak halka teslim edildiği bu devrim, ulusal bağımsızlığın resmen taçlandırılmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Harf Devrimi ve Yeni Türk Alfabesi (1 Kasım 1928):</strong> Kültürel ve zihinsel bağımsızlığın en büyük adımı bu tarihte atıldı. Latin esaslı yeni Türk harflerinin kabulü, sadece okuma-yazmayı kolaylaştıran bir alfabe değişikliği değil; bir milletin kendi kültürel kodlarını koruyarak evrensel bilgi ağlarıyla doğrudan bağ kurmasının, cehalete karşı açılan büyük bir çağdaşlaşma seferberliğinin miladıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Atatürk’ün İkinci Cumhurbaşkanlığı (1 Kasım 1927):</strong> Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün TBMM tarafından oy birliğiyle yeniden Cumhurbaşkanlığına seçilmesi, kurucu iradenin istikrarına ve modernleşme reformlarının kararlılıkla sürdürüleceğine duyulan sarsılmaz inancın göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çok Partili Siyasi Hayata Geçiş Sinyali (1 Kasım 1945):</strong> Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün Meclis’i açış konuşmasında tek parti dönemini geride bırakıp çok partili demokratik hayata yeşil ışık yakması, Türkiye’nin demokrasi yolculuğunda yeni ve çoğulcu bir dönemin kapılarını aralamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gelişmeler, Türkiye’nin tebaadan bireye, ümmetten millete dönüşümünün; kaderini başka iradelerin ellerinden alıp kendi ellerine yazmasının en net özetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Kasım yalnızca Türkiye'nin değil, aynı zamanda dünya coğrafyasının da ortak hafızasında derin izler barındırır. İnsanlığın adalet, inanç ve onur mücadeleleri bu tarihte ortak bir paydada buluşur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezayir Bağımsızlık Savaşı (1 Kasım 1954):</strong> Fransız sömürge yönetimine karşı Cezayir halkının Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) önderliğinde başlattığı bağımsızlık mücadelesi, yalnızca Cezayir'in değil, tüm ezilen ve sömürgeleştirilen mazlum milletlerin özgürlük yürüyüşüne ilham olan destansı bir direniştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Kobanê ile Dayanışma Günü:</strong> Küresel insanlık vicdanının ve özgürlük iradesinin birleştiği; IŞİD barbarlığına karşı Kobanê’de verilen varoluş mücadelesinin ve dayanışmanın tüm dünyaya ilan edildiği gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Azizler Günü (All Saints' Day):</strong> Hristiyan dünyasında inanç, fedakârlık ve manevi mirasın anıldığı, geçmişin dürüst ve erdemli insanlarına duyulan saygının nişanesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, sadece geçmişte yaşanan olayların kronolojik bir dökümü değildir; bugünümüzü anlamlandıran, yarınımıza yön veren köklü bir pusuladır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1 Kasım</strong>, tebaadan vatandaşa evrilen bir ulusun akıl ve bilimle aydınlanma çabasını (Harf Devrimi); sarayların ve saltanatların değil, halkın iradesinin üstünlüğünü (Saltanatın Kaldırılması) ve dünyadaki tüm mazlum halkların özgürlük çığlıklarını aynı gök kubbe altında buluşturan eşsiz bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bize düşen görev; bu topraklarda akıtılan alın terini, verilen bağımsızlık mücadelesini ve kurulan cumhuriyetin değerini bilmek; aklın ve bilimin kılavuzluğunda, çağdaş medeniyetler seviyesinin de üzerine çıkma kararlılığını ilk günkü azimle sürdürmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Kasım, tarihin tozlu raflarına kaldırılacak bir yaprak değil; her yeni günde yeniden yazılan aydınlık geleceğimizin en güçlü ilham kaynağıdır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Carney: Kanada, Haziran 2027'ye kadar AB'nin ilk 'ortak üyesi' olmayı hedefliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/carney-kanada-haziran-2027ye-kadar-abnin-ilk-ortak-uyesi-olmayi-hedefliyor-26777e7a47529-3240-4628-b32b-b933865158e82026-10-31T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ Carney: Kanada, Haziran 2027'ye kadar AB'nin ilk 'ortak üyesi' olmayı hedefliyor

Carney: Kanada, Haziran 2027'ye kadar AB'nin ilk 'ortak üyesi' olmayı hedefliyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AB anlaşmalarında hukuki dayanağı bulunmayan söz konusu statü, iki müttefik arasındaki ilişkileri politika, programlar ve yönetişim olmak üzere üç alanda daha da yakınlaştırmayı amaçlıyor. Ancak bu statünün pratikte ne gibi sonuçlar doğuracağı henüz müzakere edilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zirve öncesinde Almanya, ortak bildirge üzerinde yürütülen müzakereler sırasında "ortak üye" ifadesine karşı çıktı. Nihai metinde bunun yerine “giderek daha yakın bir ortaklık” ifadesine yer verildi. Ancak Carney, bu hedefi hayata geçirme konusunda kararlı bir tutum sergiledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, kapanış basın toplantısında, “Coğrafi konumumuz nedeniyle, üyelikten önce mümkün olan en derin ortaklığı kurmak ve Kanada'yı Avrupa Birliği'nin ilk ortak üyesi haline getirmek için çalışıyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, “Önümüzdeki aylarda bu yeni üyelik biçiminin içeriğini, ölçeğini ve kapsamını tüm yönleriyle belirleyeceğiz,” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın toplantısında Carney'nin yanında, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de yer aldı. Von der Leyen, eylül ayında Kanada'nın AB'nin ilk ortak üyesi olması önerisini gündeme getirerek AB başkentlerinde sürpriz yaratmıştı. Öneri, öncesinde üye ülkelerle kapsamlı biçimde istişare edilmemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen'in önerisini açıkladığı sırada salonda bulunan Carney, Kanada'nın egemenliği üzerindeki olası etkilerine ilişkin endişeler nedeniyle başlangıçta bu fikre mesafeli yaklaşmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Carney, cuma günü yaptığı açıklamada söz konusu kavramı savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, “Bugün Kanada'nın ortak üyeliği yönünde ilerliyor ve benzer görüşlere sahip ülkelerle hem bugün hem de gelecekte sonuç verecek yeni bir ittifakın temellerini atıyoruz. Daha yolun başındayız,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen ise Kanada'nın Horizon ve Erasmus programlarına tam katılımı ile Ukrayna'ya yönelik 90 milyar euroluk destek kredisi de dahil olmak üzere, iş birliğinin sağlayacağı bazı somut faydalara dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zirvede ayrıca dijital ticaret, enerji, kritik ham maddeler, süper bilgisayarlar, yapay zekâ ve uydu teknolojileri alanlarında iş birliğinin genişletilmesi kararlaştırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, “Ortak üyelik kavramı henüz keşfedilmemiş bir alan. Ancak bunu birlikte şekillendirmek için gerekli hedefe, güvene ve yaratıcılığa sahibiz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şunun altını özellikle çizmek isterim: Bu ortaklık başka herhangi bir ülkeye karşı değil, ortak gücümüzü artırmak amacıyla kuruluyor. İkili ilişkiler açısından bu, ortaklığın ulaşabileceği en üst düzeydir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu ile Kanada hükümetinin, önerinin ayrıntılarını şekillendirmek üzere ilkbaharda komiserler kurulu ile kabine üyelerinin katılacağı bir toplantı düzenlemesi planlanıyor. Carney'nin ise müzakereleri sonuçlandırmayı hedeflediği haziran ayında yapılacak AB liderler zirvesine katılması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu düzenlemenin Avrupa genelinde nasıl onaylanacağı ise henüz belirsizliğini koruyor. Carney daha önce öneriyi Kanada Parlamentosu'nda oylamaya sunma sözü vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın itirazına ilişkin soruyu yanıtlayan von der Leyen, doğrudan yorum yapmaktan kaçınarak, Kanada'nın AB'ye yakınlaştırılması konusunda üye ülkeler arasında “geniş bir destek” bulunduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın AB üyeliği hedefleri bağlamında “ortak üyelik” tanımını ilk kez gündeme getiren isim olmuştu. Ancak Kiev, tam üyelik istediğini belirterek bu fikri reddetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu yetkilileri, Berlin'in von der Leyen'in girişimine yönelik itirazının arkasında Merz'in bu fikri kendisine ait görmesinin yatabileceğini düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB anlaşmalarının üyeliği Avrupa devletleriyle sınırlı tuttuğuna işaret eden von der Leyen, “Tam üyelik konusunu ele almayı çok isterdik ancak bunun mümkün olmadığını biliyoruz. Burada yoğun bir çalışma sürecinin başlangıcındayız. Bir vizyonumuz ve bir fikrimiz var. Öncelikle çerçeveyi geliştirmeli, ardından bu çerçeveye somut bir içerik kazandırmalıyız,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ülkelerinin ortak tutumunu temsil eden Avrupa Konseyi Başkanı António Costa ise dikkat çekici biçimde “ortak üye” ifadesini kullanmaktan kaçındı ve ortak bildirideki “giderek daha yakın bir ortaklık” ifadesini tercih etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Costa, “İlişkilerimiz o kadar özel ki basit bir ortaklığın ötesine geçerek yeni bir model oluşturmak istiyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Costa, “Ortaklığımız, kendi türündeki ilişkiler arasında en yakın, en derin ve en özgün olanı olacak,” ifadelerini kullandı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/31/carney-kanada-haziran-2027ye-kadar-abnin-ilk-ortak-uyesi-olmayi-hedefliyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'da bir bağımsız gazete daha kapanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyada-bir-bagimsiz-gazete-daha-kapaniyor-26776dc79a418-89dc-4c48-869d-d017f196d4272026-10-31T09:07:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'da bir bağımsız gazete daha kapanıyor

Rusya'da bir bağımsız gazete daha kapanıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya'da bağımsız gazete Novaya Gazeta, 33 yıllık yayın hayatına son veriyor. Gazete, Cuma günü 9 Kasım'da sunucuların kapatılacağını ve binanın boşaltılacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karara gerekçe olarak ise Rus otoritelerin ve istihbarat servisinin gazeteye karşı yürüttüğü baskı kampanyası gösterildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılığın gazetenin önde gelen gazetecileri hakkında cezai soruşturmalar başlattığı, gazetenin mali kaynaklarının kesildiği ve yayın kuruluşunun bulunduğu binanın kira sözleşmesinin feshedildiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Novaya Gazeta'nın genel yayın yönetmeni Sergey Sokolov, Cuma sabahı YouTube'da yayımlanan videoyla gazetenin "yayın hayatına son verdiğini" duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokolov, yaptığı duygusal konuşmada "Rus makamları, Rus istihbarat servisleri, gazetenin yayın kurulunu çalışmalarına son vermeye zorladı" diye konuştu. Gazetenin uzun bir süre boyunca direndiği, ancak okuyucuların bağış yaptığı platformların da engellenmesiyle artık tüm kaynakların tükendiği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus makamlarından iddialara ilişkin henüz bir açıklama gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yok edilmemiz gerekiyordu"<br />Gazetenin Nobel ödüllü kurucusu Dimitri Muratov ise gazetenin kapanmasının Rusya Federasyonu tarafından yürütülen "dev bir askeri harekatın parçası" olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muratov, "Bizler her türlü savaşın yılmaz karşıtlarıyız. Ve yok edilmesi gereken unsurlardandık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Genel Direktörü Thibaut Bruttin, Cuma günü yaptığı açıklamada, "Novaya Gazeta faaliyetlerine son verdiğini duyurdu ancak bize ilham vermeye devam edecek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biz Novaya Gazeta'yız" diyen Bruttin, "Novaya Gazeta, özgür, çoğulcu, bağımsız ve titiz gazeteciliğin simgesi olmaya devam edecek. Dünyanın dört bir yanındaki gazeteciler için bir örnek olmayı sürdürecek" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gorbaçov Nobel Barış Ödülü gelirini bağışlamıştı<br />Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından 1993 yılında kurulan Novaya Gazeta, Rusya'nın en saygın ve tanınmış medya kuruluşlarından biriydi. Sovyetler Birliği'nin son lideri Mihail Gorbaçov 1990 yılında kazandığı Nobel Barış Ödülü'nün bir bölümünü gazetenin kuruluşuna destek için bağışlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hakları ihlallerini araştıran ve belgeleyen Novaya Gazeta, geçmişte Rus yönetimine karşı eleştirel tutumuyla sık sık gündeme geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altı gazeteci cinayete kurban gitti<br />Gazete tarihinde pek çok kez ağır darbe de aldı. Gazete için çalışan altı gazeteci farklı koşullarda cinayete kurban gitti. Bu gazeteciler arasında 2006 yılında başkent Moskova'da evinin önünde silahla vurularak öldürülen araştırmacı gazeteci Anna Politkovskaya da bulunuyor. Politkovskaya, Rus ordusunun Çeçenistan'daki yolsuzluk ve insan hakları ihlallerine yönelik haberler yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı işgalinin ardından ülkede kalan sınırlı bağımsız medya üzerindeki baskı giderek arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun yıllardır bağımsız gazeteciliğin kalelerinden biri olarak görülen Novaya Gazeta'nın da yayın lisansı iptal edilirken, gazetecileri ve editörleri sorgulandı, gözaltına alındı ve evlerinde aramalar yapıldı. Gazete ayrıca, "yabancı ajan" statüsüne alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni sansür düzenlemeleri Rus ordusunun itibarsızlaştırılması ya da yalan haberlerin yayılması konusunda uzun hapis cezaları öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,Reuters/SÖ,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/rusyada-bir-ba%C4%9F%C4%B1ms%C4%B1z-gazete-daha-kapan%C4%B1yor/a-79809458</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye, Feridun Sinirlioğlu'nu BM Genel Sekreterliği için aday gösterdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-feridun-sinirlioglunu-bm-genel-sekreterligi-icin-aday-gosterdi-26775b118b158-1095-4eb4-b7a5-19641b6c722f2026-10-31T08:40:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye, Feridun Sinirlioğlu'nu BM Genel Sekreterliği için aday gösterdi

Türkiye, Feridun Sinirlioğlu'nu BM Genel Sekreterliği için aday gösterdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, adaylık başvurusu için ilgili mektubu BM Genel Kurul Başkanlığına sunduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükelçi Yıldız, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Büyükelçi Sinirlioğlu'nun BM Genel Sekreterlik için gerekli vasıflarını, yeteneklerini, uluslararası alandaki tecrübelerini ve kendisine duyduğu güveni dikkate alarak aday gösterilmesini uygun buldu." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM Genel Sekreterlik yarışında şu ana kadar mutabık kalınan bir aday çıkmaması üzerine Türkiye'nin BM'nin işini kolaylaştırmak için Sinirlioğlu'nu aday gösterdiğini belirten Yıldız, öte yandan bu seçimde adayın Latin Amerika ve Karayipler bölgesinden çıkması konusundaki teamüle de saygı duyduklarını, bu nedenle bugüne kadar beklediklerini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükelçi Yıldız, adaylık başvurusu mektubunda Sinirlioğlu'nun özgeçmişine ve vizyon belgesine yer verildiğini sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağustos-Kasım 2015 tarihleri arasında Dışişleri Bakanlığı, 2016-2023 yılları arasında Türkiye'nin BM Daimi Temsilciliği görevini yürüten kıdemli Türk diplomat Feridun Sinirlioğlu, halen AGİT Genel Sekreteri olarak görev yapıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/turkiye-feridun-sinirlioglunu-bm-genel-sekreterligi-icin-aday-gosterdi-961782.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emin Pazarcı : Azerbaycan Notları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emin-pazarci-azerbaycan-notlari-267738f8976e0-feb0-491c-abb7-5f8058ccca9a2026-10-31T08:03:00+03:00HABER MERKEZİ Emin Pazarcı : Azerbaycan Notları

Emin Pazarcı : Azerbaycan Notları

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dostumdu Ebulfeyz Elçibey. Sovyetler Birliği yıkıldıktan sonra Bakü'de tanıştık. Türkiye aşığı milliyetçi bir insandı.<br />Cumhurbaşkanı olarak yaptığı ilk basın toplantısında yanındaydım. "Kuzey Azerbaycan kurtuldu, sıra Güney Azerbaycan'da" dedi. İran'ı kastetti ki siyaseten büyük hata idi. Sonuçta Rusya ile İran atasında sıkıştı. Maalesef Türkiye'den de beklediği desteği bulamadı.<br />Haydar Aliyev ise, o günlerde Nahcivan Cumhurbaşkanı idi. Politbüro'da görev yapmış tecrübeli bir siyasetçiydi. O da altını oymak için Ankara'ya geliyor, destek arıyordu. Dün gibi gözümün önünde. Turgut Özal'ın cenaze töreninde bizim bile peşimizden koşuyordu.<br />Bu arada Elçibey'in yanındakiler ise ilmi siyaseti bir yana bırakmış hamaset nutukları atıyorlardı...<br />Türkiye'den başka dayanacakları hiç bir yer kalmamıştı. Türkiye'nin de o dönemde böyle bir derdi yoktu. Azerbaycan giderek daha da güçsüzleşiyordu...<br />Beklenenler oldu...<br />Önce Ermeniler harekete geçti. Ermeniler dediysem lafın gelişi. Arkalarında Ruslar vardı. Önce Rus helikopter ve tankları vuruyor, arkadan Ermeniler gelip katliam yapıyordu.<br />Demirel Hükümeti döneminde Türkiye kılını bile kıpırdatmadı. Türkiye'den bir grup, Afganistan Mücahitleri ile irtibata geçti. Rus işgali sırasında ABD'nin verdiği 10 adet Stinger Füzesi ile bir grup Özbek mücahit Hazar üzerinden Afganistan'a kaydırılacaktı. Karabağ'daki katliamın önüne geçilecekti.<br />İstihbarat güçlerinin haberi oldu bundan. Yardımı organize eden Mücahit Komutan Azad Beg'in helikopteri Hazarajad Bölgesinde İranlılar tarafından düşürüldü. Operasyonun Türkiye ayağındakiler ise, bizzat devlet güçleri tarafından "girmeyin bu işe" diye uyarıldı.<br />Karabağ böyle elden gitti.<br />İki gazeteciydik. Şanslıydık, bir anda TBMM'de dönemin Başbakanı Tansu Çiller ile karşı karşıya geldik.<br />Hemen teybi uzattım. Günün sorusunu sordum:<br />-Suret Hüseyinov Bakü'ye doğru yürüyor, ne diyorsunuz?<br />Şok bir cevapla karşılaştık:<br />-İşte çocuklar demokrasinin gücü bu.<br />Teybi elimden düşürecektim. Rus yanlısı Hüseyinov, 30'a yakın tankla Bakü'ye ilerliyor. Bizim Başbakanımız, demokrasiden bahsediyordu!<br />Sonuçta Elçibey gitti. Aliyev Ailesi geldi.<br />Türkiye ise, geçmişteki hatalarını düzeltti. Erdoğan, İlham Aliyev'le yakın bir ilişki kurdu. Karabağ kurtuldu. Her şey düzeliyor derken, bu defa da İsrail faktörü ortaya çıktı.<br />İşte bu noktada, ilişkileri, dengeleri bilmeyen ve terziye dikiş öğretmeye çalışanların hezeyanlarına kapılmamak lazım!<br />Azerbaycan hem Türkiye, hem de Türk dünyası için bırakılacak, sırt çevrilecek, terk edilecek bir yer değildir.<br />Türkiye eski Türkiye değil!</span></p><p><strong>içerik: EMİN PAZARCI</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: 4 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-4-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-2677224b7d465-ded1-4b87-8ac7-37781cd5145f2026-10-31T07:51:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: 4 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

Bakan Gürlek duyurdu: 4 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, aydınlatılan 4 faili meçhul cinayete ilişkin NSosyal hesabından açıklama yaptı. Bakan Gürlek, yılların arkasına saklanan failleri adaletin önüne çıkaracaklarını ve 68 dosyada 75 cinayeti faili meçhul olmaktan çıkardıklarını belirtti</span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan kaç yıl geçerse geçsin, toplum vicdanında derin yaralar açan cinayetlerin peşini bırakmadıklarını vurgulayan Bakan Gürlek, "Ortaya çıkan her yeni delilin, ulaşılan her yeni izin takipçisi olarak maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Bakanlık bünyesindeki Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığının koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıkları ve kolluk birimlerinin iş birliğiyle Konya, Kahramanmaraş, Mersin ve Hatay’da 4 ayrı faili meçhul dosyanın yeniden ele alındığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelişen teknolojik imkânlar, kriminal incelemeler, DNA analizleri, iletişim kayıtları ve tanık beyanları ışığında delillerin yeniden değerlendirildiğini belirten Bakan Gürlek, aydınlatılan 4 faili meçhul cinayete ilişkin bilgilendirme yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konya'da 21 yıllık faili meçhul dosya<br />Bakan Gürlek, Konya-Ankara karayolunda 2005 yılında başından ateşli silahla vurularak öldürülmüş halde bulunan Ömer Faruk Akıllı’nın dosyasında, maktulün Bursa’da çalıştığı otelde yaşanan bir anlaşmazlığın ardından alıkonulmuş olabileceğine ilişkin bulgular elde edildiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanık beyanları ve iletişim kayıtlarının yeniden incelendiğini belirten Gürlek, elde edilen deliller doğrultusunda düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 7 şüphelinin gözaltına alındığını; şüphelilerden 5’inin tasarlayarak öldürme suçundan tutuklandığını ve&nbsp;&nbsp;2’si hakkında adli kontrol kararı verildiğini açıkladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş'ta 16 yıllık faili meçhul yenidoğan bebek dosyası<br />Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde 2010 yılında boş bir arazide cansız bedeni bulunan yeni doğmuş bebeğin dosyasının yeniden ele alındığını aktaran Gürlek, hastane kayıtlarında gebelik bilgisi bulunmasına rağmen doğum kaydı olmayan kişilerin tespit edilerek tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirildiğini; yürütülen çalışmalar sonucunda 2 şüphelinin yakalandığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, şüphelilerden birinin bebeği doğumun ardından boş araziye bıraktığını beyan ettiğini belirterek, adli makamlara sevk edilen şüphelilerden 1’inin tutuklandığını ve 1’i hakkında adli kontrol kararı verildiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin'de 25 yıllık faili meçhul dosya<br />Mersin’de 2007 yılında bir evin avlusunda, betonla kapatılmış bir buzdolabının içerisinde cansız bedeni bulunan Bahaddin Sefer’in dosyası yeniden ele alındığını kaydeden Bakan Gürlek, en son 2001 yılı civarında görüldüğüne ilişkin bilgiler doğrultusunda farklı illerde 32 kişiden ifade alındığını; tanık beyanları ve iletişim kayıtlarının yeniden incelendiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, elde edilen bulgular doğrultusunda Mersin merkezli 6 ilde 6 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenerek 6 şüphelinin gözaltına alındığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatay'da 20 yıllık faili meçhul dosya<br />Hatay’ın Samandağ ilçesinde ise 2006 yılında deniz kıyısında bıçaklanarak öldürülen İbrahim Akgöl’ün dosyasının 20 yıl sonra yeniden ele alındığını aktaran Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında HTS kayıtları ve tanık beyanlarının incelendiğini; 16 ilde, 10’u ceza infaz kurumlarında bulunan toplam 52 kişinin bilgisine başvurulduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, elde edilen bulgular doğrultusunda 12 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlenerek 11 şüphelinin gözaltına alındığı, 1 şüphelinin ceza infaz kurumunda bulunduğunun belirlendiği bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Zamanın cinayetlerin üzerini örtmesine izin vermeyeceğiz"<br />Soruşturmaları titizlikle yürüten Konya, Kahramanmaraş, Mersin ve Samandağ Cumhuriyet Başsavcılıklarına, Kahramanmaraş, Mersin ve Hatay İl Emniyet Müdürlüklerine, Konya İl Jandarma Komutanlığına ve emeği geçen tüm kamu görevlilerine teşekkür eden Bakan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, adalet bekleyen ailelerimizi yalnız bırakmayacak, toplum vicdanındaki yaraların sarılması ve sorumluların adalet önünde hesap vermesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Zamanın cinayetlerin üzerini örtmesine izin vermeyecek, adaletin tecellisi için mücadelemizi sürdüreceğiz."</span></p><p><em>haber içerik kaynak:</em>&nbsp;TRT</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/iletisim-baskani-durandan-tdt-zirvesi-paylasimi-961762.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜÇ BAKANLIĞIN TEŞKİLAT YAPISINDA ÖNEMLİ DEĞiŞİKLİKLER!..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uc-bakanligin-teskilat-yapisinda-onemli-degisiklikler-2677124da5b80-d9d5-4aa7-9db5-80e3d4829d782026-10-31T07:33:00+03:00HABER MERKEZİ ÜÇ BAKANLIĞIN TEŞKİLAT YAPISINDA ÖNEMLİ DEĞiŞİKLİKLER!..

ÜÇ BAKANLIĞIN TEŞKİLAT YAPISINDA ÖNEMLİ DEĞiŞİKLİKLER!..

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">OSMAN DİYADİN'İN HABERİDİR...&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararname ile üç bakanlığın teşkilat yapısında önemli değişiklikler yapıldı.&nbsp;İçişleri Bakanlığı bünyesinde 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü, iki bakanlıkta Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlüğü kuruldu. Düzenlemeyle toplam 105 yeni kadro ihdas edildi, iki kadro iptal edildi.<br />Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nde değişiklik yapan düzenlemeyle İçişleri Bakanlığı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve TeknolojiBakanlığının teşkilat yapıları yeniden düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">112 KOORDİNASYON&nbsp;GENEL MÜDÜRLÜĞÜ<br />Kararnameyle İçişleri Bakanlığı bünyesinde 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü kuruldu.&nbsp;<br />Yeni genel müdürlük kamu düzeni, güvenlik, sağlık, afet ve olağanüstü durumlara ilişkin acil çağrıların alınması, değerlendirilmesi ve ilgili kurumların olay yerine yönlendirilmesinden sorumlu olacak.&nbsp;Yeni genel müdürlüğün görevleri arasında acil müdahale hizmetlerinin kesintisiz yürütülmesi, kurumlar arası koordinasyonun sağlanması ve hizmet kalitesinin artırılması da yer alacak.<br />&nbsp;<br />81 İLDE YENİ&nbsp;DÜZENLEME<br />Düzenlemeyle illerde İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürlükleri kurulması da hükme bağlandı. Mevcut 112 Acil Çağrı Merkezi Müdürü kadroları, İl 112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Müdürü olarak değiştirildi. Bu kadrolarda görev yapan yöneticilerin başka bir işleme gerek kalmaksızın yeni unvanlarına atanmış sayılacağı belirtildi.<br />&nbsp;<br />İÇİŞLERİ'NE&nbsp;98 YENİ KADRO<br />Kararnameyle İçişleri Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatına da toplam 98 yeni kadro ihdas edildi. Bakanlığın merkez teşkilatında 1 genel müdür, 4 daire başkanı, 12 şube müdürü olmak üzere 17 yeni kadro oluşturuldu. Taşra teşkilatında ise farklı derecelerde toplam 81 şube müdürü kadrosu ihdas edildi.<br />&nbsp;<br />İKİ BAKANLIKTA BİLGİ TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ KURULDU<br />Kararnameyle Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nda Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlükleri kuruldu. Yeni genel müdürlükler bilişim altyapısı, siber güvenlik, yapay zekâ, büyük veri, dijital dönüşüm ve bilgi sistemlerinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar yapacak. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nda enerji altyapılarının haberleşme ve siber güvenliğinin sağlanması da yeni genel müdürlüğün görevleri arasında olacak.<br />&nbsp;<br />YAPAY ZEKA VE SİBER&nbsp;GÜVENLİK GÖREVLERİ<br />Düzenlemede yapay zeka destekli karar sistemleri, büyük veri analizi, bilişim güvenliği ve dijital altyapı çalışmalarına da yer verildi.<br />112 Acil Çağrı ve Koordinasyon Genel Müdürlüğü'ne ulusal operasyon merkezleri, iletişim sistemleri ve yapay zekâ destekli karar mekanizmalarının kurulması görevleri verildi.<br />Bilgi Teknolojileri Genel Müdürlükleri ise bakanlıkların dijital altyapılarının geliştirilmesi, bilgi güvenliği politikalarının oluşturulması ve teknolojik dönüşüm çalışmalarını yürütecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae58ee7326b5.jpg" style="height:1816px; width:1125px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae58ee6bad8b.jpg" style="height:1807px; width:1120px" /></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>HABER İÇERİK KAYNAK: Osman Diyadin</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>https://x.com/diyadinosman/status/2116336862012776807</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLAR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslar-belediyesinin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-267781640a865-8dfe-428a-8184-e4c9b061ada12026-10-31T06:23:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLAR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

TOROSLAR BELEDİYESİ’NİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">TOROSLAR Belediyesi de dâhil ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk. TOROSLAR BELEDİYESİNE ait 2023 raporunu aşağıdaki linkte sizlere duyurmuştuk:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-sayistay-denetimine-takildi-19295">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-sayistay-denetimine-takildi-19295</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Fakat 2024 yılının raporu bir türlü duyurulmamış idi. Sayıştay’a diğerleri ile birlikte bu konuyu sorduk.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bazı belediyelerin Sayıştay raporlarını açıklamıyor ve yayınlamıyor diye haber bile yapıp, o belediyeleri ifşa bile etmekten çekinmedik, işte:</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEKRAREN SAYIŞTAYA SESLENDİK</strong><strong>, NEDEN BAZI BELEDİYELERİ YAYINLAMIYORSUNUZ DİYE.</strong><strong> İŞTE:</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ve biz durmadık, sürekli diğer belediyelerde olduğu gibi, bu belediyemiz ile de ilgili haberler vermeye devam ettik:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-kime-guveniyor-26666">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-kime-guveniyor-26666</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344">https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-26125">https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-26125</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-25735">https://www.haberanaliz.net/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-25735</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>ŞİMDİ…..</strong></span><strong> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin TOROSLAR Belediyesin yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı, 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong><em>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">1. Duran Varlıklar İçin Yapılan Değer Artırıcı Harcamaların Maliyete Eklenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Maddi Duran Varlıklara İlişkin Amortisman İşlemlerinde Hatalı Uygulamalar Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Tapuda Belediye Adına Kayıtlı Olan Muhtelif Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarında Yer Almadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Hizmet Alımı Sözleşmesi Kapsamında Çalıştırılan İşçiler İçin Kıdem Tazminatı Karşılığı Ayrılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Net Değer/Sermaye Hesabının Hatalı Kullanıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Kalkınma Ajans Payının İlgili Hesapta Takip Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Sosyal Güvenlik Kurumuna Ödenen Ek Karşılık Primlerinin İlgili Hesapta Muhasebeleştirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Tehiri İcra Ödemelerinin Hatalı Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Yapım İşlerinde Yeni Birim Fiyatların Mevzuata Uygun Olarak Belirlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. Danışmanlık Hizmet Alımının İhale Yapılmadan Gerçekleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. Yol, Kilit Parke, Kaldırım ve Taş Duvar Yapılması İşinde Kesin Projeler Hazırlanmadan İhaleye Çıkıldığı ve İhale Uhdesinde Mal Teminine Yer Verildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. Hizmet Alımı İhalesinin Somut ve Objektif Gerekçe Olmadan İptal Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. Belediyenin Sorumluluk Alanı İçerisindeki Zincir Marketlerin ve Konutların Ruhsatsız Eklentilerine İdari Yaptırım Uygulanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. İmar İdari Para Cezası Hesaplamalarında Çatı Ölçüsünün Dikkate Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. Kira Bedelini Ödemeyen Kiracının Tahliye Edilmemesi ve Kiracı Tarafından Ödenmesi Gereken Elektrik Bedellerinin Belediye Tarafından Karşılandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Genel İnşaat Kontrollük Ücreti Üzerinden %25 Oranında İndirim Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. Yönetici Personele Herhangi Bir Performans Kriteri Belirlenmeksizin İkramiye Ödendiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. Gelir Tahakkuklarının Ay Sonlarında Toplu Şekilde Yapıldığı, ORTAYA ÇIKARILDI.</span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px">SAYIŞTAYCA Yapılan incelemede, tapu kayıtlarına göre Belediyenin mülkiyetinde bulunan, toplam 44.267.946,42 TL rayiç bedelli 34 taşınmazın ilgili varlık hesaplarında izlenmediği görüldügü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, Belediyenin kadrolu işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayırdığı, ancak şirket bünyesinde istihdam edilen işçiler için herhangi bir karşılık ayırmadığının görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılının ilk 7 ayına ait kayıtlarda 240 Mali kuruluşlara yatırılan sermayeler hesabının karşılığında 500 Net Değer hesabının kullanıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılına ilişkin Çukurova Kalkınma Ajansına ödenmiş olan 3.173.437,37 TL tutarındaki payın 363 Kamu idareleri payları hesabında izlenmesi gerekirken idarenin bu tutarı doğrudan gider olarak muhasebeleştirdiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı içerisinde tahakkuku gerçekleştirilerek altı eşit taksitle ödenmesi gereken ek karşılık primi ödemelerinin tahakkuk ayını müteakip aylarda ödenecek olan kısımlarının taksitlendirilmiş bir yükümlülük niteliğinde olduğu ancak bu tutarların 368 Vadesi geçmiş ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler hesabında izlenmediği, taksit tutarları ödendiğinde 630 Giderler hesabına kaydedildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">İdarenin 2025 yılında icra işlemlerinin geçici olarak durdurulması amacıyla yaptığı toplam 807.647,28 TL’nin doğrudan giderleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin hizmet alımı ihalelerinde işinde sözleşme kapsamında olmayan iş kalemlerinin fiyatının belirlenmesinde esas alınan rayiçlerin Ticaret/Sanayi Odası onayının alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin avukatlık hizmet alımını herhangi bir ihale usulüne başvurmayıp doğrudan sözleşme imzalamak suretiyle gerçekleştirdiği tespit edildiği, belirtilip, Raporda, Belediye ile serbest çalışan bir avukat arasında 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında üçüncü kişilere satışı yapılan taşınmazlara ilişkin tapu iptal ve tescil davası ve/veya tazminat davası ikame edilmesi hizmetine ilişkin şartları içeren sözleşme imzalandığı görüldüğü, Söz konusu hizmet alımının gerçekleştirilmesi hususunda herhangi bir ihale usulüne başvurulmamış olup doğrudan sözleşme imzalandığı, Bu uygulamanın, Kanun’da belirtilen temel ilkelere aykırılık teşkil ettiği, &nbsp;Kaldı ki, sözleşmenin imzalandığı tarihte Belediye bünyesinde görevli 2 avukat bulunduğu, Bununla birlikte, taşınmaz ve ihale kaynaklı hukuki uyuşmazlıklar Belediyenin görevleri gereğince olağan nitelikte olduğundan, ihtiyacın piyasadan temin edilmesi yerine öncelikle belediye personeli aracılığıyla karşılanmasının gerektiğinin altı çizilerek, kamu kaynaklarının etkin kullanımı sağlanmalıdır dendi. Bu arada, İdare bünyesinde gerekli donanıma sahip personel bulunmaması durumunda ise ihale mevzuatında belirtilen usullere başvurularak ihtiyaç tedarik edilmeli dendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, İhale uhdesinde bulunan sıcak karışım asfalt dökümü, yama yapılması, kilit parke, kaldırım ve taş duvar yapılması iş kalemlerine ilişkin kesin projelerin bulunmadığı mal alımı niteliğindeki agrega alımının iş kalemleri içerisinde yer aldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan, Temizlik İşleri Müdürlüğü tarafından açık ihale usulü ile gerçekleştirilen 2024/1022462 ihale kayıt numaralı araç kiralama hizmet alımı ihalesinin başkanlık makamının çekince ve gerekçeleri doğrultusunda iptal edildiği tespit edilmiş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye sınırları içerisindeki zincir marketlerin çıkma, kaldırım veya yol üzerinde ruhsatsız pergola, gölgelik gibi eklentileri ile konutların ruhsatsız üst kat eklentilerine idari yaptırımların uygulanmadığı görülmüş, Yapılan incelemede, Belediye sınırları içerisinde zincir marketlerin yol, kaldırım, çekme mesafesi içerisinde eklenti olarak ruhsatsız pergola, gölgelik gibi yapılar yaptığı, bir mahallede ise yapı sahiplerinin üst katlarına ruhsatsız ilave eklenti kat yaptığı tespit edilerek tutanak altına almışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçak yapılara ilişkin yapı tatil tutanaklarında yapı büyüklüğü hesaplanırken çatı altında kalan alanın hesaplamaya dahil edilmediği görülmüş, Yapılan incelemede, 2025 yılı içeresinde 18 adet çatılı kaçak yapıya ceza kesildiği, bu yapılara ilişkin yapı tatil tutanaklarında cezaya esas inşaat alanına çatı büyüklüklerinin dahil edilmediği görülmüş, 2022 yılında kiraya verilen Aziz Sancar Spor Kompleksi'ne ait kira bedellerinin ilk taksit hariç ödenmemesine rağmen kiracının tahliye edilmediği, kira sözleşmesi sonlandırdıktan sonra ecrimisil bedeli hesaplanamadığı, kiracı tarafından ödenmesi gereken elektrik giderlerinin belediye tarafından karşılandığını tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, Yapı ruhsatı başvurusu esnasında Belediyenin gelir ücret tarifesine göre alınan genel inşaat kontrollük ücretinden %25 oranında indirim yapıldığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyede müdür ve amir olarak görev yapan 27 kişiye herhangi bir objektif kriter ve performans ölçütü olmadan ikramiye ödendiği tespit edilmiş, &nbsp;Bahse konu ikramiye ödemesinin gerekçesi olarak gösterilen titizlik, azim ve başarı kriterlerinin nasıl karşılandığına yönelik herhangi bir somut görev, spesifik iş tanımı ya da kanıtlayıcı belge bulunmadığı ortaya çıkmış, &nbsp;Gerekçede belirtilen hususların tamamı, bütün kamu görevlilerinin halihazırda yerine getirilmesi gereken sorumluluklardan ibaret olduğunun altı çizilerek, &nbsp;Ayrıca ikramiye verilen bütün personelin yönetici konumunda görev alması, yapılan değerlendirmeyi objektiflikten uzaklaştırdığı tespit edilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka husus ise, Belediyenin gelirlerden alacaklara ilişkin tahakkuk kayıtlarının gün sonlarında yapılmayıp ay sonlarında toplu olarak yapıldığı tespit edilmiş, Yapılan incelemede, gelirlerden alacak tahakkuk kayıtlarının, gün sonlarında yapılmayıp ay sonlarında toplu biçimde, tahakkuk esaslı muhasebe ilkelerine aykırı olarak 120 Gelirlerden alacaklar hesabına borç kaydı yapılarak tahakkuk esasına uygun olmayan işlemler gerçekleştirildiği görülmüş, Bu durum, mali tablolarda ay sonu gelir tutarı kadar tahakkuk yapılmasına ve aktif karakterli bir hesap olan 120 Gelirlerden alacaklar hesabının pasif karakterli bir hesap gibi çalışarak ay boyunca sürekli eksi bakiye vermesine neden olduğu ortaya çıkarılmış…</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae5b4c2e35de.jpg" style="height:263px; width:721px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae5b4c2e9896.jpg" style="height:359px; width:706px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Hayvancılık Sektörü Can Çekişiyor, Ne Yapmalıyız?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ulkemizde-hayvancilik-sektoru-can-cekisiyor-ne-yapmaliyiz-267741c4603d7-9008-4b7b-a58e-f956656eed4d2026-10-31T06:15:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Hayvancılık Sektörü Can Çekişiyor, Ne Yapmalıyız?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Hayvancılık Sektörü Can Çekişiyor, Ne Yapmalıyız?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hayvancılık sektörünün içinde bulunduğu durum, gerçekten de hem ekonomik hem de stratejik açıdan üzerimize düşülmeyi ve acil çözüm üretilmesini gerektiren çok boyutlu bir meseledir. Hayvancılık sadece et ve süt üretimi değil, tarımın, sanayinin (deri, tekstil), enerjinin (biyogaz) ve çevrenin (organik gübre) merkezinde yer alan kusursuz bir <strong>"döngüsel ekonomi"</strong> modelidir. Bu kritik sektörün yeniden canlanması ve sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilmesi için <strong>Devlet, Millet (Toplum), Üretici ve Tüketici</strong> olmak üzere dört paydaşın da atması gereken hayati adımlar bulunmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Devlet Olarak Ne Yapmalıyız? : “</strong><em>Devlet, sektörün regülatörü, destekleyicisi ve uzun vadeli strateji belirleyicisi olarak en büyük sorumluluğa sahiptir<strong>.”</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Maliyet Odaklı ve Öngörülebilir Destekler:</strong> Yem, mazot, elektrik ve veterinerlik hizmetleri gibi en büyük girdi maliyetlerinde üreticiyi koruyacak, günübirlik değil, <strong>en az 3-5 yıllık öngörülebilir destek modelleri</strong> hayata geçirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yem Bağımsızlığı ve Üretimi:</strong> Hayvancılığın en büyük maliyeti yemdir (toplam masrafın %60-70'i). Yem bitkileri (yonca, silajlık mısır vb.) üretimi için özel teşvikler verilmeli, dışa bağımlılık azaltılmalıdır. Mera ıslah çalışmaları hızla artırılmalı, üreticinin ucuz kaba yeme erişimi kolaylaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Planlı Üretim ve Bölgesel Uzmanlaşma:</strong> Hangi bölgede hangi tür hayvancılığın (küçükbaş mı, büyükbaş mı) daha verimli olacağı bilimsel olarak haritalandırılmalı, "Plansız üretim" ve piyasadaki ani arz-talep şoklarının önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soğuk Zincir ve Et/Süt Kurumu Reformu:</strong> Üreticinin emeğinin ucuza gitmesini, tüketicinin ise pahalıya et/süt tüketmesini engelleyen, aracıları azaltan şeffaf bir tedarik ve lojistik zinciri kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Üretici Kesim Olarak Ne Yapmalıyız?: “</strong><em>Üreticilerimizin geleneksel yöntemlerden modern, verimli ve bilinçli işletmeciliğe evrilmesi şarttır<strong>.”</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimsel ve Modern Sürüsü Yönetimi:</strong> Geleneksel usuller yerine, hayvan başına verimliliği (et ve süt miktarını) artıran ırk ıslahı, doğru besleme programları ve veteriner hekim kontrolünde koruyucu hekimlik uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örgütlenme ve Güç Birliği (Kooperatifçilik):</strong> Üreticiler dağınık halde kaldıkları sürece ne yem alırken ucuzluk sağlayabilir ne de ürünlerini satarken fiyat belirleyebilirler. Güçlü kooperatifler ve üretici birlikleri kurularak pazarlık gücü artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Entegrasyon ve "Sıfır Atık" Pratiği:</strong> Bahsettiğim&nbsp;döngüsel ekonomiyi bizzat işletmede uygulamak gerekir. Örneğin; gübrenin açıkta bırakılıp çevreye zarar vermesi yerine, <strong>biyogaz yatırımları</strong> ile enerjiye dönüştürülmesi veya organik gübre olarak paketlenerek ek gelir elde edilmesi sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Tüketici Vatandaş Olarak Ne Yapmalıyız?: “</strong><em>Tüketicinin bilinçli tercihi, üreticinin ayakta kalmasının en büyük güvencesidir<strong>.”</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yerli ve Yerel Üreticiyi Destekleme:</strong> Zincir marketlerin tekeline karşı, yerel üretici pazarları, kooperatif marketler ve doğrudan üreticiden (çiftlikten) tüketiciye modeline yönelinmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçli Tüketim Alışkanlıkları:</strong> Sadece büyükbaş etine odaklanmak yerine, coğrafi ve kültürel yapımıza çok daha uygun olan, meralarımızı koruyan <strong>küçükbaş etinin (koyun/keçi)</strong> tüketimi özendirilmelidir. Küçükbaş eti hem daha sağlıklıdır hem de meraların verimli kullanımını sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsrafa Son Vermek:</strong> Gıda israfının yüksek olduğu bir toplumda, çiftçinin ürettiği değer çöpe gitmektedir. "Sıfır atık" bilinci mutfaktan başlamalı, tüketilebilecek kadar gıda alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Millet ve Toplum Olarak Ne Yapmalıyız?: “</strong><em>Hayvancılığı sadece bir ekonomik faaliyet değil, bir ulusal güvenlik ve kültür meselesi olarak görmeliyiz<strong>.”</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kırsal Yaşamın Cazip Hale Getirilmesi:</strong> Köylerin boşalması, genç nüfusun şehre göç etmesi hayvancılığın en büyük düşmanıdır. Kırsalda yaşayan gençlerin internet, eğitim, sağlık ve sosyal imkanlara erişimi kolaylaştırılmalı, "çiftçilik/çobanlık" mesleği onurlu, kazançlı ve cazip bir kariyer haline getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Farkındalık:</strong> Okullardan medyaya kadar her alanda gıdanın tarladan masaya gelene kadar geçirdiği zahmetli süreç anlatılmalı, tarım ve hayvancılığa verilen değer artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hayvancılığımız;</strong> doğanın bize sunduğu bu muazzam döngüyü koruyarak, akılcı politikalar ve toplumsal bir mutabakatla yeniden ayağa kalkabilecek potansiyele fazlasıyla sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda bu potansiyeli yeniden canlandırmak adına Devlet eli ile kırsal hayatı canlandırmak ile işe başlamalıyız, boş duran devlet arazilerini çok cüzi rakamlar ile gerçek çiftçi ve üreticiye tahsis etmeliyiz, bu işi istismar edeceklerin ise önlemini peşinen almalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayvancılığın ve tarımın en temel girdisi topraktır. Ancak bugün ülkemizde bir yandan milyonlarca dekar hazine arazisi (atıl/boş devlet arazisi) işlenmeyi beklerken, diğer yandan köyler boşalmakta ve gençlerimiz şehirlerde asgari ücrete mahkûm olmaktadır. Bu paradoksu kırmak için devlet eliyle atılacak cesur adımlar, tüm sektörün kaderini değiştirebilecek bir kıvılcım niteliğindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle <strong>"bu işi istismar edeceklerin önlemini peşinen almalıyız"</strong> tespitim hayati önem taşımaktadır. Geçmişte yapılan bazı benzer teşviklerde, toprağın veya desteğin gerçekten üretmek isteyenler yerine ranta çevirenlerin eline geçmesi sistemin en büyük yaralarından biri olmuştur. Bu modelin kusursuz ve adil şekilde işletilebilmesi için şu mekanizmalar kurulabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf ve Liyakata Dayalı Tahsis:</strong> Araziler; ranta dayalı değil, gerçekten hayvancılık yapmak isteyen, bunun eğitimini almış veya geçmişi olan yerel üreticilere ve özellikle köye dönüş yapmak isteyen genç çiftçilere verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Şartlar ve "Kullan-Geri Ver" Prensibi:</strong> Tahsis edilen araziler üzerine belirli bir süre içinde (örneğin 1-2 yıl içinde) hayvancılık tesisi kurulması veya yem bitkisi ekilmesi şartı konulmalıdır. Üretim yapılmadığı veya arazinin amacı dışında kullanıldığı tespit edildiğinde tahsis derhal iptal edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kırsalda Yaşamın Desteklenmesi:</strong> Sadece arazi vermek yetmez; o arazinin bulunduğu bölgeye su, elektrik, yol gibi altyapıların götürülmesi ve üreticinin ailesiyle birlikte huzurla yaşayabileceği <strong>modern köy evleri/yaşam alanları</strong> oluşturulması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin öncülüğünde atıl toprakların üretime kazandırılması;</strong> hem dışa bağımlılığı bitirir hem de gençleri şehre göç etmekten kurtararak kırsalda kalıcı bir üretim ordusu yaratır<strong>. Bu model hayata geçirildiğinde, özellikle büyük şehirlerdeki istihdam ve geçim sıkıntısının hafifletilmesinde de bir domino etkisi yaratır. </strong>Zaten büyük şehirlerde yaşanan trafik, konut krizleri, yüksek yaşam maliyeti ve yabancılaşma gibi birçok kronik sorunun temelinde <strong>"Anadolu'nun boşalması ve her şeyin birkaç büyük merkeze yığılması"</strong> yatmaktadır. Kırsalda insanlara nitelikli bir iş, düzenli bir gelir ve insanca yaşayacakları sosyal imkânlar sunabildiğiniz an, göç dalgası da doğal olarak tersine dönecektir. Çünkü toprağından kopmak zorunda kalan insanımızın büyük bir kısmı aslında büyük şehirlerin beton yığınlarını değil, kendi memleketindeki huzuru ve üretkenliği özlemektedir. Kırsalın yeniden cazibe merkezi haline gelmesi şu devasa kazanımları beraberinde getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Büyükşehirlerdeki Yükün Hafiflemesi:</strong> İstanbul, Ankara, İzmir gibi metropollerdeki nüfus baskısı, konut fiyatları ve trafik sorunu dengelenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üreten Bir Toplum Bilinci:</strong> Tüketen ve asgari ücrete mahkûm bir şehir proletaryası yerine, kendi işinin patronu olan, üreten ve ürettiğinden hak ettiği değeri alan güçlü bir üretici sınıfı oluşur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvencesi ve Fiyat İstikrarı:</strong> Ülke içinde arz güvenliği sağlanacağı için enflasyonun ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmaların da önü kesilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarımı ve hayvancılığı kurtarmak, aslında sadece ekonomiyi değil; ülkenin demografisini, sosyal huzurunu ve geleceğini kurtarmakla eş anlamlıdır. Bu konuda etrafımızda benim gözlemlediğim<strong>, "köye dönmek isteyip de imkânsızlıklar yüzünden gidemeyen"</strong> genç veya aileler var. <strong>Onların en çok söyledikleri engeller şöyle:</strong>&nbsp; Birincisi gidersem başarılı olabilir miyim, ayrıca kırsal alana gittiğimde benim çocuklarım ne olacak, onların eğitimi, bu dijital çağda, kırsal alanda onlara arzuladıkları hayatı ve eğitimi verebilecek miyiz, diye kendine soranlar çoğunlukta. İnsanların köye dönmek isteyip de son anda vazgeçmelerinin, hatta şehirde dişini sıkıp yoksulluğa katlanmalarının <strong>en büyük psikolojik ve pratik barikatı</strong> tam olarak budur: <strong>"Çocuklarımın geleceği ne olacak?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir anne veya baba için ekonomik kaygılar bir yana dursun, evladının eğitimi, sosyal imkânları ve dijital dünyadan kopması ihtimali her şeyin üzerindedir. Bugünün dünyasında internete, nitelikli eğitime ve teknolojiye erişim bir lüks değil, temel bir haktır. Eğer devlet kırsal kalkınmayı sadece "iki çuval yem ve biraz toprak" vermek olarak görürse, bu proje daha başlamadan biter. Bu endişenin tamamen ortadan kalkabilmesi ve kırsalın gerçekten cazibe merkezi olabilmesi için devletin kurması gereken altyapı adımları şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitimde Fırsat Eşitliği ve "Köy Yaşam Merkezleri":</strong> Kırsalda kapanan köy okullarının yeniden açılması ve sadece birer okul değil, dijital altyapısı güçlü, laboratuvarları olan modern eğitim yuvalarına dönüştürülmesi şarttır. Taşımalı eğitimin getirdiği yorgunluk ve dezavantajlar ortadan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kesintisiz ve Güçlü Dijital Altyapı:</strong> Bu "dijital çağda", fiber internet ve kesintisiz mobil iletişim sadece büyükşehirlerin imtiyazı olamaz. Köylerde de bir gencin ya da çocuğun dünyanın herhangi bir yerindeki bilgiye, eğitime veya online kurslara rahatça erişebileceği altyapı devlet güvencesiyle sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal ve Kültürel Donatılar:</strong> Kırsal sadece çalışılan değil, yaşanılan bir yer olmalıdır. Çocukların spor yapabileceği, sanatsal faaliyetlere katılabileceği, kütüphanelerin ve ortak yaşam alanlarının bulunduğu "modern kırsal mahalleler" tasarlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar çocuklarının geleceğinden endişe etmediği, <strong>"Ben köyde üretiyorum ama çocuğum da büyükşehirdeki akranı gibi en iyi eğitimi alabiliyor"</strong> diyebildiği an, tersine göç rüzgârı fırtınaya dönüşür. Bu noktada, örneğin uzaktan çalışma (remote work) imkânı olan beyaz yakalıların veya teknoloji çalışanlarının da kırsala göç etmesiyle buraların demografisi ve kültürel yapısı daha hızlı canlandırılacaktır. Uzaktan çalışma imkânına sahip yazılımcılar, tasarımcılar, dijital pazarlamacılar, veri analistleri, çevirmenler ve danışmanlar gibi beyaz yakalı profesyonellerin köylere ve kasabalara yerleşmesi, kırsal kalkınmanın hızını ve kalitesini adeta katlayacaktır. Bu hareketliliğin kırsala katacağı değerler oldukça büyüktür:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Çeşitlilik ve Canlılık:</strong> Sadece tarım ve hayvancılıkla sınırlı kalmayan, dışarıdan döviz veya büyükşehir geliri getiren bu kesim, yerel esnafın (bakkalın, ustanın, marangozun) işlerini büyütmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kültürel ve Sosyal Zenginleşme:</strong> Farklı şehirlerden gelen bu insanlar, yerel halkla harmanlanarak kırsalda yeni bir vizyon ve dinamizm yaratır. Örneğin; yerel üreticilerin ürünlerini dijital pazarlarda e-ticaretle tüm dünyaya satmalarına öncülük edebilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Altyapının Hızla Gelişmesi:</strong> Dijital göçebelerin veya beyaz yakalıların kırsala yerleşmesi, devletin ve yerel yönetimlerin o bölgelere internet, yol, sağlık ve eğitim altyapısını götürmesini zorunlu hale getirir ve süreci hızlandırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın pek çok gelişmiş ülkesinde (örneğin ABD'de, İtalya'da veya İspanya'da) nüfusu azalan kasabalar, uzaktan çalışanlara ev ve internet desteği vererek bu modeli başarıyla uygulamaya başladı bile. Bizim coğrafyamızın doğası, iklimi ve köy kültürü bu dönüşüm için aslında kusursuz bir potansiyele sahip. Devletin doğru altyapı adımlarını atması ve toplumsal önyargıların kırılması durumunda, Emin olun önümüzdeki yıllarda "büyükşehirden köye kaçış" hikâyelerini çok daha fazla duyacağımız kesindir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not.</strong> Bu husus da aşağıdaki linkte 30 Mayıs 2026 günü bir yazı daha yazmış idim. Saygı ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/yokolmaya-yuz-tutan-hayvanciligimiz-4327"><strong>https://www.haberanaliz.net/makale/yokolmaya-yuz-tutan-hayvanciligimiz-4327</strong></a></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev nükleer santral inşaatını hızlandırma çağrısı yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kazakistan-cumhurbaskani-tokayev-nukleer-santral-insaatini-hizlandirma-cagrisi-yapti-26769e13ce42c-348e-4cec-8351-647f903cfc592026-10-30T13:30:00+03:00HABER MERKEZİ Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev nükleer santral inşaatını hızlandırma çağrısı yaptı

Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev nükleer santral inşaatını hızlandırma çağrısı yaptı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tokayev, “Balkaş Nükleer Santrali’nin inşasına gelecek yıl gibi erken bir tarihte başlamanın mümkün, hatta belki gerekli olduğunu düşünüyorum. Moyınkum Nükleer Santrali’nin inşasına da mümkün olan en kısa sürede başlanması amacıyla kapsamlı bir işbirliği anlaşması imzalanmalı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrik üretiminde tüketimin üzerinde bir kapasiteye ulaşmanın, ekonominin dijitalleşmesi ve yapay zekânın kamusal yaşamın her alanına dahil edilmesi için gerekli olduğunu söyleyen Tokayev, nükleer enerjiyi bu hedefe ulaşmanın yollarından biri olarak gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokayev, enerji yönetimindeki verimsizlik ve sektördeki yolsuzluk düzenekleri nedeniyle hükümeti de eleştirdi. Kazakistan’ın kışın yaşanan elektrik açığı sırasında komşu ülkelerden yüksek fiyatla elektrik satın aldığını, yazın ise aynı ülkelere çok daha düşük fiyatla elektrik sattığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Birkaç on yıldır süren, oldukça basit bir ‘ticaret’ bu. Bana bunun enerji sektöründe olağan bir uygulama olduğu söyleniyor,” diyen Tokayev, bu tür uygulamaların bazı bölgelerde santral inşaatlarının ve santrallerin faaliyete alınmasının kasıtlı olarak engellenmesine de yol açtığını belirtti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Lojistik merkezi olmak için “tarihî fırsat”</span></h2><p><span style="font-size:18px">Tokayev konuşmasına, Soğuk Savaş döneminde bile görülmediğini söylediği ölçüde öngörülemez hâle gelen jeopolitik ortama dikkat çekerek başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Deniz taşımacılığı güzergâhlarındaki kırılganlıkların artmasının kara ulaşım koridorlarını daha önemli kıldığını belirten Tokayev, “Kazakistan, Avrasya’nın önde gelen lojistik merkezlerinden biri olmak için bu tarihî fırsatı değerlendirmeli,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağustosta yapımına başlanan Aral-Hazar Karayolu’na işaret eden Tokayev, projenin Trans-Hazar Uluslararası Taşımacılık Güzergâhı’nı bin kilometre kısaltmasının ve yük teslimat süresini üç güne indirmesinin beklendiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahtı-Ayagöz demiryolu hattının ise gelecek yıl açılması planlanıyor. Hat, Çin ile üçüncü demiryolu sınır geçişini oluşturacak ve yük taşıma kapasitesini 20 milyon ton artıracak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokayev, Kazakistan’ın yalnızca transit ülke olmanın ötesine geçerek uluslararası yük akışını organize eden bir ülkeye dönüşmesi gerektiğini söyledi. Yerli lojistik şirketlerinin geliştirilmesi, dağıtım merkezleri kurulması ve ulaştırma sektörünün dijitalleştirilmesi çağrısında bulundu. Hükümete ayrıca hava taşımacılığı ve karayolu altyapısına odaklanma talimatı verdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rakamlarla Kazakistan ekonomisi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Para Fonu’nun tahminine göre Kazakistan’ın gayrisafi yurt içi hasılası bu yıl 350 milyar euroyu aşacak. Bu büyüklük ülkeyi dünyanın 47’nci büyük ekonomisi yaparken kişi başına düşen gelirin de 17 bin euroyu geçmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanayi sektörünün ekonomideki payı yüzde 14’ü aştı. Tokayev, büyümeyi ekonomiyi çeşitlendirme çabalarına bağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçük ve orta ölçekli işletmeler GSYH’nin yüzde 40’ını oluşturuyor. Bu işletmelerin sabit sermaye yatırımlarındaki payı ise yüzde 70’e yaklaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan’ın altın ve döviz rezervleri ile Ulusal Fon varlıklarının toplamı 110 milyar euroyu geçti. Tokayev, bu kaynakların altyapıyı yenilemek ve ülkenin farklı bölgelerindeki yaşam koşullarını iyileştirmek için kullanılması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt içi bankaların varlıkları 130 milyar euroyu aşarken tasarruf hesaplarındaki birikimler 94 milyar euroyla rekor düzeye ulaştı. Bu birikimlerin yaklaşık yüzde 78’i ulusal para birimi tenge cinsinden tutuluyor. Tokayev bunu tengeye verilen değerin arttığının bir işareti olarak değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelecek yılı “Ülke Genelinde İnşa Yılı” ilan eden Tokayev, parlamentoya yollar, havalimanları, hastaneler ve kültür merkezleri dahil kamu altyapısının inşasına ve yenilenmesine öncelik verme çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgelerde yaklaşık 70 sağlık tesisi ile 50 eğitim, spor ve kültür tesisinin inşa edilmesi planlanıyor. Ulusal Fon’un 2029 sonuna kadar bu ve diğer altyapı projelerine yaklaşık 12,8 milyar euro ayırması bekleniyor. Bu tutarın yaklaşık 3 milyar eurosu gelecek dört aydaki sosyal projelere ayrılmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokayev, ülkenin nüfus yapısına da dikkat çekti. Kazakistan’da yaklaşık yedi milyon çocuk bulunuyor; bu sayı nüfusun yüzde 34’üne karşılık geliyor. Özel eğitim ihtiyacı olan çocukların sayısı ise 237 bini aşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokayev ayrıca tarım sektörünün geçen yıl yaklaşık yüzde 6 büyüdüğünü, tarımsal sanayi üretiminin yaklaşık 30 milyar euroya ulaştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşma, Kazakistan’ın Cumhuriyet Günü’nün ardından ve ülkenin bağımsızlığının 35’inci yıl dönümü hazırlıkları sırasında yapıldı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/30/kazakistan-cumhurbaskani-tokayev-nukleer-santral-insaatini-hizlandirma-cagrisi-yapti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Birçok ülkede grip sezonu erken başladı: Uzmanlar 'Aşı için geç değil' diyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bircok-ulkede-grip-sezonu-erken-basladi-uzmanlar-asi-icin-gec-degil-diyor-26768ff91ac0f-4b1c-47c7-9d97-54fdc6e91d362026-10-30T13:27:00+03:00HABER MERKEZİ Birçok ülkede grip sezonu erken başladı: Uzmanlar 'Aşı için geç değil' diyor

Birçok ülkede grip sezonu erken başladı: Uzmanlar 'Aşı için geç değil' diyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), 2026-2027 grip sezonunun beklenenden erken başladığını ve influenza vakalarının normalden daha erken artış gösterdiğini bildirdi. Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişileri uyarırken grip aşısı yaptırmak için henüz geç olmadığını vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDC verilerine göre influenza aktivitesi, yılın bu döneminde normalde gözlemlenenden daha erken artış gösterirken en yüksek seviyeler ülkenin batı kıyısındaki eyaletlerde kaydediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üstelik 2026-2027 grip sezonu ABD dışında Japonya, Kanada ve Güney Kore'de de erken başladı. İngiltere'de ise sağlık otoriteleri, grip aktivitesinin önceki yıllara göre erken yükseldiğini bildirerek erken sezon uyarısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Grip vakalarındaki artış üzerine Los Angeles merkezli sağlık kuruluşu Cedars-Sinai, özellikle sağlık hizmetlerine erişimde güçlük yaşayan topluluklara yönelik ücretsiz aşılama ve sağlık taraması çalışmalarını genişletiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kasım ve aralık aylarında Noel tatili nedeniyle seyahatlerin, aile buluşmalarının ve kapalı alanlarda geçirilen zamanın artması beklenirken uzmanlar, bu dönemde grip aşısı yaptırmanın önemine dikkat çekiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türkiye'de durum ne?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de ise grip sezonunun beklenenden erken başlayıp başlamadığına dair bir uyarı yok. İstanbul'da solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle hastane başvuruları artıyor ancak yetkililere göre bu artış mevsimsel beklentilerle uyumlu.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Ekim'de Anadolu Ajansı'na konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü, son bir ayda yaklaşık 559 bin kişinin üst solunum yolu enfeksiyonu şikâyetiyle hastanelere başvurduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Sağlık Bakanlığı'nın bilgilendirmesine göre, Türkiye'de grip vakaları da genellikle ekim ayında artmaya başlıyor ve kış aylarında yükseliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Grip aşısı yaptırmak için geç mi?</span></h2><p><span style="font-size:18px">CDC, altı aylık ve daha büyük herkesin, nadir istisnalar dışında, her grip sezonunda aşılanmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Grip aşısının ardından koruyucu antikorların gelişmesi yaklaşık iki hafta sürüyor. Bu nedenle uzmanlar, influenza aktivitesinin artmaya başladığı dönemde aşılamanın geciktirilmemesi gerektiğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kasım ve aralık aylarında da grip aşısı yaptırılabiliyor. Özellikle yıl sonu tatilleri nedeniyle seyahatlerin ve kalabalık aile buluşmalarının arttığı ABD'de, bu dönemde aşılanmanın hastalığın yayılmasını ve ağır komplikasyonları önlemek açısından önemli olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, Türkiye için önerilen aşılama döneminin eylül, ekim ve kasım ayları olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla Türkiye'de de grip aşısı olmak için halen geç değil.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Grip kimler için daha tehlikeli?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Grip, sağlıklı bireylerde de ciddi komplikasyonlara yol açabilse de bazı gruplar açısından daha yüksek risk taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle beş yaşından küçük çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki yetişkinler, hamileler ve kronik hastalığı bulunan kişilerde hastalığın ağır seyretme olasılığı artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnfluenza enfeksiyonu bazı hastalarda zatürreye, hastaneye yatış gerektiren ciddi solunum yolu sorunlarına ve hatta ölüme neden olabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Grip belirtileri genellikle aniden ortaya çıkıyor. En yaygın belirtiler arasında ateş veya titreme, öksürük, boğaz ağrısı, burun akıntısı ya da tıkanıklığı, baş ağrısı, halsizlik ve kas ağrıları bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üstelik influenza virüsü, enfekte kişiler henüz hasta olduklarını fark etmeden de başkalarına bulaşabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle aşılama, hem enfeksiyon riskini hem de hastalığın ağır geçirilme olasılığını azaltan önemli bir koruyucu önlem olarak değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Geçen yıl yapılan aşı koruma sağlamaya devam eder mi?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu arada, geçen yıl grip aşısı yaptırmış olmak, bu yıl yeniden aşılanmaya gerek olmadığı anlamına gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, gerek doğal enfeksiyon gerekse aşılama sonucunda gelişen bağışıklığın zaman içinde azaldığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zira grip virüsleri sürekli değişime uğruyor. Bu nedenle bir önceki sezon kullanılan aşı, yeni sezonda dolaşıma giren virüslere karşı aynı düzeyde koruma sağlamayabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya genelindeki uzmanlar, her grip sezonundan önce dolaşımda olması beklenen virüs türlerini değerlendirerek aşıların bileşimini güncelliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/29/bircok-ulkede-grip-sezonu-erken-basladi-uzmanlar-asi-icin-gec-degil-diyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa Merkez Bankası'ndan "faiz molası"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-merkez-bankasindan-faiz-molasi-26767b010f900-10a9-4db4-82c3-84a1728d2c9d2026-10-30T11:23:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa Merkez Bankası'ndan "faiz molası"

Avrupa Merkez Bankası'ndan "faiz molası"

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Merkez Bankası (ECB) politika faizlerini sabit tuttu, tasarruf sahipleri açısından önem taşıyan mevduat faizi böylece yüzde 2,5 seviyesinde kaldı. Perşembe günü Frankfurt'ta düzenlenen Yönetim Konseyi toplantısının ardından açıklanan karar, hisse senedi ve tahvil piyasalarında son dönemde yaşanan dalgalanmalar göz önüne alındığında karar sürpriz olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ECB, 28 Şubat'ta ABD ve İsrail'in İran'a saldırmasıyla başlayan savaşın başlangıcından bu yana faiz oranlarını iki kez artırmış, son artışı ise Eylül ayında gerçekleştirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaşın yol açtığı fiyat artışlarının kısa sürede etkisini kaybedeceği yönündeki beklentiler ise şimdiye kadar gerçekleşmezken aksine, enflasyonist baskıların kalıcı hale gelmesi endişeleri artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ECB Başkanının istifasının perde arkasında ne var?<br />Öte yandan, Ekim 2027'de görev süresi dolacak olan ECB Başkanı Christine Lagarde, sabah saatlerinde Şubat ayında görevinden erken ayrılacağını duyurmasıyla gündeme oturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu karar, gelecek yıl Fransa'da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinden önce ECB başkanlığına yeni bir ismin atanmasının önünü açıyor. Lagarde'ın da gelecekte Dünya Ekonomik Forumu'nun başına geçeceği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters haber ajansı, Lagarde'ın istifasının Fransa'daki cumhurbaşkanlığı seçimleriyle ilintili olduğuna dikkat çekmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ECB Başkanı'na yakın kaynaklara dayandırılan haberde, Fransa'da önümüzdeki Nisan'da yapılacak seçimleri aşırı sağcı aday Marine Le Pen'in kazanması ihtimalinin Lagarde'ı endişelendirdiği, Fransız siyaseti konusunda artık tarafsız kalamayacağı ve görüşlerini ifade etmek için de daha fazla özgürlük istediği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ECB, Lagarde'ın istifa kararının gerekçelerine veya gelecekteki planlarına ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Lagarde'ın, Yönetim Konseyi toplantısının ardından düzenlenecek basın toplantısında bu konudaki soruları yanıtlaması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP,EQS/SÖ,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/avrupa-merkez-bankas%C4%B1ndan-faiz-molas%C4%B1-mevduat-faizi-y%C3%BCzde-25-seviyesinde-kald%C4%B1/a-79799240</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Pentagon'dan NATO ortaklarına çağrı: Rusya'yı kışkırtmayın]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pentagondan-nato-ortaklarina-cagri-rusyayi-kiskirtmayin-267665fb9e52c-696d-4bd5-8795-63711c9886e42026-10-30T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ Pentagon'dan NATO ortaklarına çağrı: Rusya'yı kışkırtmayın

Pentagon'dan NATO ortaklarına çağrı: Rusya'yı kışkırtmayın

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) yetkilileri, Rusya tehdidine ilişkin Avrupa'dan gelen açıklamalarda tonun düşürülmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İddiaya göre Pentagon, bazı Avrupalı liderlerin bu yöndeki söylemlerinin güvenliği zayıflattığını öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimliklerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, açıklamalarını ölçülü tutmaları yönünde mesaj verilen ülkeler arasında Litvanya, Letonya ve Estonya da bulunuyor. İkili görüşmelerde iletilen bu mesajın diğer Avrupa devletlerine de ulaşıp ulaşmadığı bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin bu talebi, Trump yönetiminin beşinci yılına giren Ukrayna savaşının müzakere yoluyla sona erdirilmesi için yeniden girişimde bulunduğu bir döneme denk geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington bu bağlamda, Rusya'ya yaptırımların hafifletilmesi gibi adımlar atarken Ukrayna'ya da Rusya'nın enerji altyapısına saldırmaması için baskı uyguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pentagon ne yanıt verdi?<br />Bazı NATO üyesi ülkelerden Rusya ile ilgili söylemlerine dikkat etmelerinin istendiği iddialarını Pentagon'a soran Reuters haber ajansına verilen yanıtta, "Müttefikler arasındaki görüşmelerin niteliği özeldir. Bu nedenle yorum yapmayacağız" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsmini vermeyen kaynaklardan birinin aktardığına göre, ABD yetkililerinin dikkatini çeken ve rahatsız eden açıklamalar arasında, Avrupalı liderlerin Rusya'nın köşeye sıkıştığı ve giderek daha çaresiz önlemlere başvurduğu söylemi yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynaklar, ilgili NATO ülkelerine mesajları ileten kişilerden birinin, ABD Savunma Bakanlığı Siyasi İşler Müsteşarı Elbridge Colby olduğunu aktarıyor. Colby, Avrupa'daki asker sayısını azaltmak isteyen Washington'un bu yönde başlattığı incelemeyi yöneten önemli isimlerden.</span></p><p><span style="font-size:18px">İddiaları gündeme getiren dört kişiden üçünün Avrupalı, birinin ise ABD'li bir yetkili olduğu belirtiliyor. Söz konusu kişilerin tamamı, Washington'un ilgili NATO ülkelerine mesajını çatışmacı bir dille değil dostça ilettiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Rusya'yı "kışkırtmamalı"<br />Bu mesajlar, NATO içinde giderek daha iddialı hâle gelen, Rusya'nın oluşturduğu tehdidin kamuoyu önünde nasıl ele alınacağına dair süren tartışmayı yansıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Batılı yetkililere göre, Moskova kaynaklı tehdidin vurgulanması Kremlin'in korku yaymak ve Ukrayna'ya desteği zayıflatmak istemesinden dolayı Rusya'nın işine yarayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karşıt görüşte olanlar ise Avrupa hükümetlerinin, seçmenlerine Moskova'yı uzak tutmak için fedakârlık ve kaynak gerektiğini gösterebilmek adına şeffaf olması gerektiğini düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynaklardan biri Reuters'a, Colby'nin yakın zamanda bir Baltık yetkilisine Rusya'ya karşı "tahrih edici" olunmaması gerektiği uyarısında bulunduğunu aktardı. Aynı kişiye göre Colby, Avrupalıların Rusya'nın "köşeye sıkışmış fare gibi" olduğunu kamuoyu önünde dile getirmesinin yararlı bir söylem olmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colby'nin hangi somut açıklamayı kastettiği ise net değil. Ancak Estonya Başbakanı Kristen Michal, Eylül sonunda Vladimir Putin'i "köşeye sıkışmış fare" olarak nitelendirmişti. Michal bu söylemi ile, ülkesi Ukrayna'da giderek çıkmaza giren Rusya Devlet Başkanı'nın Avrupa'da sabotaj girişimlerine başvurduğunu ima etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Litvanya, Letonya ve Estonya savunma bakanlıkları, konu ile ilgili yorum taleplerine yanıt vermedi. NATO da konuya ilişkin yorum yapmayı reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova Avrupa'nın kararlılığını sınıyor<br />Pentagon'un NATO yetkililerine ilettiği mesajlar zor bir dönemde geldi. Batılı istihbarat yetkilileri, Moskova'nın NATO ülkelerine yönelik, failleri açıkça belli olmayan saldırılarını son dönemde yoğunlaştırdığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın Nürnberg kentinde bir altyapı tesisini ateşe vermeyi planladıkları iddiasıyla iki Belaruslu Çarşamba günü tutuklandı. Eylül ayında da Alman hükümeti, Leipzig/Halle Havalimanı'nda bir insansız hava aracı (İHA) ile saldırı girişiminden Rusya'yı sorumlu tuttu. Moskova bu suçlamayı reddediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan ABD'li yetkililer, Trump yönetiminin Ukrayna'da barış çabaları kapsamında Rusya ile olası iş anlaşmalarını görüştüğünü belirtiyor. Bu girişim, büyük ölçüde Kremlin'in ekonomik izolasyonunun sürmesini isteyen Avrupalı yetkililerden tepki görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/pentagondan-nato-ortaklar%C4%B1na-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1-rusyay%C4%B1-k%C4%B1%C5%9Fk%C4%B1rtmay%C4%B1n/a-79804487</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehirin-2025-sayistay-raporu-da-ortaya-cikti-26765d06d8f5c-2935-43dc-a5cf-33ba22be79ad2026-10-30T09:42:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 2025 SAYIŞTAY RAPORU DA ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi Başta olmak üzere ülkedeki tüm belediyelerin Sayıştay raporlarını zaman zaman bu sütunlardan size duyurduk. Mersin Büyükşehir’e ait 2024 raporunu aşağıdaki linkte sizlere duyurmuştuk:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-buyuksehirde-sayistaya-takildi-25643">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-buyuksehirde-sayistaya-takildi-25643</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha sonra ihale ve alımlardaki enteresanlıkları yayınlamıştık. Hatta bazı firmalar ihale yasaklısı durumuna bile düştüler.&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Bize orayı yazıyorsun da, burayı niye yazmıyorsun diyenlere cevap yazmaktan utanır olduk. Çünkü utanmayıp arsızlık yapmayıp, haber sitemizin EKONOMİ başlıklı bölümüne girseler, ayrımsız her belediyeyi, siyasi çatıyı yazdığımızı görecekler. Ama işlerine öyle geliyor arsızların. <strong>İşte bir link daha:</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/akdeniz-belediyesinin-harcamasi-bol-keseden-25706">https://www.haberanaliz.net/haber/akdeniz-belediyesinin-harcamasi-bol-keseden-25706</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hatta neden bazı belediyelerin Sayıştay raporlarını açıklamıyor ve yayınlamıyor diye haber bile yapıp, o belediyeleri ifşa bile etmekten çekinmedik, işte:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonra devam ettik bu belediyelerin işlerine:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-25735">https://www.haberanaliz.net/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-25735</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-buyuksehirin-50-milyonluk-pazarlikli-ihalesi-25850">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-buyuksehirin-50-milyonluk-pazarlikli-ihalesi-25850</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/niye-pazarlik-niye-acik-ihale-degil-25853">https://www.haberanaliz.net/haber/niye-pazarlik-niye-acik-ihale-degil-25853</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-25868">https://www.haberanaliz.net/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-25868</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-26125">https://www.haberanaliz.net/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-26125</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tarsus-belediyesi-de-pazarlik-usulunden-vazgecmiyor-26179">https://www.haberanaliz.net/haber/tarsus-belediyesi-de-pazarlik-usulunden-vazgecmiyor-26179</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344">https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">TEKRAREN SAYIŞTAYA SESLENDİK</span>, NEDEN BAZI BELEDİYELERİ YAYINLAMIYORSUNUZ DİYE.<span style="color:#FF0000"> İŞTE:</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-26384</a></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>SONRA YİNE DEVAM ETTİK BUNLARIN İHALE İŞLERİNİ YAYINLAMAYA:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sen-tarsusa-bak-hele-26620">https://www.haberanaliz.net/haber/sen-tarsusa-bak-hele-26620</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-kime-guveniyor-26666">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-kime-guveniyor-26666</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/altindag-belediyesine-bak-26712">https://www.haberanaliz.net/haber/altindag-belediyesine-bak-26712</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/elmadag-belediyesine-bak-26713">https://www.haberanaliz.net/haber/elmadag-belediyesine-bak-26713</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/golbasi-belediyesine-bak-26714">https://www.haberanaliz.net/haber/golbasi-belediyesine-bak-26714</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">ŞİMDİ…..</span> Yazıyı uzatırsam, tadı kaçacak. Çünkü okumayı sevmeyen, bir toplum ile karşı karşıyayız. Ayrıca YETKİLİSİ İLGİLİSİ DE pek haz etmiyor bu yazılardan. Oysa uyarıyoruz, yetimin şehidin hakkı olan kasa için uyarıyoruz. Geliyorum Mersin Büyükşehir Belediyesin biraz önce yayınlanan SAYIŞTAY RAPORUNA… 2025 yılı 2026 yılın Ekim ayı sonunda yayınlandı. Bakın neler çıktı:</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Öncelikle, BELEDİYENİN PERSONEL DURUMU TABLOSU (AŞAĞIDA)</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae4756627c5b.jpg" /></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>BELEDİYENİN DOĞRUDAN HİSSEDARI OLDUĞU ŞİRKETLERİN TABLOSU (AŞAĞIDA)</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae4756627c58.jpg" style="height:521px; width:737px" /></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>BELEDİYENİN ŞİRKETLERİNİN HİSSEDAR OLDUĞU ŞİRKETLERİN TABLOSU (AŞAĞIDA)</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae4756627c5d.jpg" style="height:410px; width:736px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae476291cb52.jpg" style="height:875px; width:781px" /></strong></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Raporun İçeriğinde bakın neler var:</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px">1. Maddi Olmayan Duran Varlık Alımlarının Hatalı Muhasebeleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının Gerçek Durumu Yansıtmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">3. İşletme Hakkı Şirketlere Devredilen Taşınmazların Hizmet İmtiyaz Varlıkları Hesabında Takip Edilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Hizmet Alımı Sözleşmesi Kapsamında Çalıştırılan İşçiler İçin Kıdem Tazminatı Karşılığı Ayrılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">5. Muhtelif İdari Para Cezalarının Hatalı Muhasebeleştirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Sosyal Güvenlik Kurumuna Ödenen Ek Karşılık Primlerinin İlgili Hesapta Muhasebeleştirilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">7. Kalkınma Ajansı Payının Kamu İdareleri Payları Hesabında İzlenmemediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Avrupa Birliği Projeleri Kapsamında Gönderilen Tutarların İlgili Hesapta Takip Edilmemediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">9. Gelir ve Finansman Detayı Gösterilmeyen İlçe Belediyelerine İlişkin Ek Ödenek Taleplerinin Büyükşehir Belediye Meclisi Tarafından Onaylandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">10. Aralarında Doğal Bir Bağlantı Olmayan İşlerin Bir Arada İhale Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">11. Raylı Sistem Hattının Uygulamaya Esas Kesin Proje Hizmet Alımı İşinde Zemin Etüt Raporunun Hatalı Hazırlandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">12. Büyükşehir Belediyesi Uhdesinde Bulunan Muhtelif Cadde, Bulvar ve Sokaklarda Altyapı, Üstyapı, Sanat Yapıları, Köprü Ve Yol Yapım İşinin Kesin Projeleri Yapılmadan İhaleye Çıkarıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">13. Belediye Hizmetlerinin Tanıtımı Amacıyla Sağır Duvar Kiralandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">14. Alışveriş Merkezlerine İş Yeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Düzenlenmemesi ve Gelir Ücret Tarifesinde Yer Verilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">15. İdari Para Cezalarına Ait Bakanlık Payının Süresinde Gönderilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">16. Sermaye Tamamlama Uygulamasının Süreklilik Arz Ettiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">17. Bütçe İçi İşletmenin Ticari İşlerine İlişkin Giderlerin Belediye Bütçesinden Karşılandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">18. Dernek, Vakıf, Spor Kulübü, Sendika ve Meslek Odalarına Etkinlik ve Programlarında Kullanılmak Üzere Otobüs Tahsis Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">19. Başkan Danışmanı Sözleşmelerinde Eksikliklerin Bulunduğu, ORTAYA ÇIKARILDI.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi raporun detaylarına bir bakalım:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştay’ca Yapılan incelemede, Belediyenin 2025 yılı içerisinde alımını gerçekleştirdiği toplam 23.293.400,00 TL değerindeki bilgisayar programı, yazılım ve lisansın 260 Haklar Hesabı yerine 21.211.200,00 TL’sinin 251 Yer altı ve yer üstü düzenleri hesabına, 2.082.200,00 TL’sinin ise doğrudan 630 Giderler hesabına kaydedildiği görülmüş, İdarenin bu uygulaması sırasıyla 251 Yer altı ve yer üstü düzenleri hesabı, 260 Haklar hesabı ve 268 Birikmiş amortismanlar hesabı ile 630 Giderler hesabının gerçek değerleriyle mali tablolarda yer almamasına yol açtığı anlaşılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine,</strong> Yapılan incelemelerde, sermayesinin tamamı Büyükşehir Belediyesine ait olan Mersin Büyükşehir Kültür Sanat Bilim Ulaştırma Tic. ve San. AŞ’nin 2023 ve 2024 yıllarına ait enflasyon düzeltmesi işlemleri sonucunda oluşan toplam 484.239.448,48 TL’nin ilgili hesaba kaydedilmediği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis Kararına istinaden işletme hakkı belediye şirketine devredilen 3 otoparkın 251 Yer altı ve yer üstü düzenleri hesabında izlenmeye devam edildiği, 256 Hizmet imtiyaz varlıkları hesabına kaydedilmediği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin kadrolu işçiler için kıdem tazminatı karşılığı ayırdığı, ancak şirket bünyesinde istihdam edilen işçiler için herhangi bir karşılık ayırmadığı görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsil edilen 14.602.122,02 TL idari para cezasının 362 Fonlar veya diğer kamu idareleri adına yapılan tahsilat hesabında izlenmediği, doğrudan giderleştirmek suretiyle Bakanlığa gönderildiği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı içerisinde tahakkuku gerçekleştirilerek altı eşit taksitle ödenmesi gereken ek karşılık primi ödemelerinin tahakkuk ayını müteakip aylarda ödenecek olan kısımlarının taksitlendirilmiş bir yükümlülük niteliğinde olduğu, ancak bu tutarların 368 Vadesi geçmiş ertelenmiş veya taksitlendirilmiş vergi ve diğer yükümlülükler hesabında izlenmediği, taksit tutarları ödendiğinde 630 Giderler hesabına kaydedildiği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılına ilişkin Ajansa gönderilen 42.882.172,00 TL tutarındaki payın 363 Kamu idareleri payları hesabında izlenmesi gerekirken İdarenin bu tutarı doğrudan gider olarak muhasebeleştirdiği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px">Finansmanı Avrupa Birliğince sağlanan “Plastiksiz Kıyılar İçin Birleş”, “İklim Değişikliğine Karşı Harekete Geç”, “Yeşil Gelecek İçin Liman Şehirleri Ortaklığı” projeleri kapsamında gönderilen meblağın 104 Proje özel hesabı yerine 105 Döviz hesabında izlendiği görülmüş,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada Proje bütünlüğü taşımayan birden fazla yapım işinin bir arada ihale edildiği tespit edilerek;&nbsp; </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun "Temel İlkeler" başlıklı 5’inci maddesinde; “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” Hükmünü hatırlatıp, Yapım İşleri İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 29’uncu maddesinin 5’inci fıkrasında; “Kendi başına proje bütünlüğü olan ve benzer nitelikli birden fazla işin paket halinde bir arada ihale edilmesinin öngörülmesi durumunda, her bir iş için ayrı teklif alınmasını sağlamak üzere kısmi teklif alma yoluyla ihale yapılabilir. Bu durumda ilanda ve dokümanda işin başvuruda bulunulabilecek veya teklif verilebilecek her bir kısmı ve bu kısımlar için tespit edilen yeterlik kriterleri ayrı ayrı gösterilir. Aday ve isteklinin yeterlik değerlendirmesi, başvuruda bulunduğu veya teklif verdiği her bir kısım için ayrı ayrı yapılır.” Hükmüne yer verip,&nbsp; Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Kısmi tekliflerin değerlendirilmesi” başlıklı 16.4.2’nci maddesinde; “Kısmi teklif verilmesine imkan tanınan ihalede; aday veya isteklinin yeterlik&nbsp; değerlendirmesi, başvuruda bulunduğu veya teklif verdiği her bir kısım için ayrı ayrı yapılacaktır. İstekli, teklif ettiği kalemlerin/kısımların toplam bedeli üzerinden geçici teminat sunacaktır.”, “Yapım işlerinde kısmi teklif” başlıklı 16.4.5.1’inci maddesinde; “4734 sayılı Kanunun 27 nci maddesinde kısmi teklif verilip verilemeyeceğinin işin idari şartnamesinde belirtilmesinin zorunlu olduğu hükme bağlanmıştır. Bu hüküm uyarınca kısmi teklif verilmesine izin verip vermemek idarenin yetkisinde olup söz konusu yetkinin Kanunun temel ilkelerine uygun olarak kullanılması gerektiği açıktır. Bu çerçevede yapım işleri için, kendi başına proje bütünlüğü olan her bir yapım işinin ayrı ayrı ihale edilmesi esas olup, Yönetmeliğin anılan hükmü ve aşağıda yapılan açıklamalar doğrultusunda kısmi teklif alınması suretiyle ihale yapılması idarelerin yetki ve sorumluluğundadır.” hükümlerinin yer aldığını belirterek,&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu mevzuat hükümlerinde ihalelerde eşit muamele ve rekabetin sağlanması hususu temel ilkeler arasında sayılarak kendi başına proje bütünlüğü olan işlerin ayrı ayrı ihalesinin esas olduğu, ancak bu işlerin kısmi teklife açık olarak ihaleye çıkılmasının ise idarenin sorumluluğunda olduğu ifade edilerek, Buna karşın İdare 27.05.2022 tarihinde MBB sınırları dahilinde muhtelif hizmet binaları, tesisler, parklar, ikmale kalmış işler, kentsel tasarım işleri, atık aktarma istasyonları, katı atık depoları, mezarlıklar vb. yapım, bakım, onarım yapılması işi adı altında 27 birim fiyatlı iş ile 4 anahtar teslimi işini kısmı teklife kapalı olarak ihaleye çıkartığı, İhale kapsamında olan 27 birim fiyatlı işlerinden biri muhtelif bakım onarım işi olduğu, Söz konusu işlere ait projeler bulunmadığından işin mahiyeti ve nerede yapılacağı belli olmadığı, &nbsp;Bu kapsamda 53 adet işin de idare onayı ile ihaleye eklendiği ve birim fiyatlı iş sayısının 90’a ulaştığı görülmüş, Yine İhale kapsamındaki işler incelendiğinde; hizmet şantiyesi, yaya ve bisiklet köprüsü yapımı, taşınma işleri, otogar ikmal, kurutma tesisi yapımı gibi her birinin ayrı bir proje ve mahale sahip olduğu birbirleri ile herhangi bir bağlantısının bulunmadığı görüldüğünü, Anlaşılacağı üzere kendi başına proje bütünlüğüne sahip olan birçok iş tek bir ihalede toplanmak suretiyle kısmı teklife kapalı olarak ihaleye çıkıldığı, <strong>Söz konusu ihale, Yapım İşleri Uygulama Yönetmeliği ve Kamu İhale Genel Tebliği’ne aykırı olduğu,</strong> Aynı zamanda ihale şartnamesinde isteklinin teklif ettiği bedelin %80 oranında tek sözleşmeye ait iş bitirme belgesi istendiği, Sözleşme bedelinin 640.343,625,00 TL olduğu düşünüldüğünde isteklilerin verebileceği iş bitirme belgesi tutarı ile sözü edilen işlerin ayrı ihale edilmesinde iş bitirme belgesi tutarları değiştiğinden ihaleye daha fazla isteklinin katılmasının kısıtlandığı, dolayısıyla ihalenin 4734 sayılı Kanun'da belirtilen temel ilkelere de aykırı bulunduğu anlaşılmış….</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan raporda,</strong> metro yapım işinin kesin projesini hazırlayan firmanın zeminde sıvılaşma olmadığı yönündeki jeoteknik raporun ve buna dayalı olarak hazırlanan kesin projelerin hatalı olduğu anlaşılmış, kent merkezinde ve kıyıda farklı seviyelerde de olsa sıvılaşmanın açık olduğu, Buna karşın ihale dokümanında yer alan Jeoteknik raporda hat ve istasyonlar boyunca sıvılaşmanın olmadığı belirtildiğinden istasyon tasarımları söz konusu rapora göre yapıldığı, istasyon konumunun değişmesi 3 Ocak istasyonun ilk tasarlandığı alanda sıvılaşmanın olmadığı anlamını taşımamakta olup her iki alanda sıvılaşma seviyelerinin farklılık arz etmesi, &nbsp;Zemindeki sıvılaşma nedeni ile daha ilk istasyon yapımında iş artışına gidilerek yeni birim fiyatlı temel altı kazıkları ihale uhdesine ilave edilmiş, yeni birim fiyat yapımından dolayı ihale tarihinde daha ekonomik yapımı mümkün olan imalatların bedelinin arttığı tespit edilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan</strong>, İdare tarafından hazırlanan ihale dokümanı içerisinde yer alan birim fiyat cetvelinde, binder ve aşınma tabakası, taş duvar, menfez, köprü, battı çıktı, kaldırım yapımları olduğu halde söz konusu imalatlara ilişkin kesin projeler bulunmadığından birim fiyat cetvelinde düzenlenen iş kalemlerinden yapılan imalatın ne olduğu, hangi miktarda ve nerede inşa edileceğinin belli olmadığı görülerek, Bu durumda hazırlanan ihale dokümanının Kamu İhale Kanunu, Yapım İşleri Genel Şartnamesi ve Uygulama Yönetmeliğine uyarlı bulunmadığını tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıca,</strong> Kanun’un ilgili hükmü uyarınca muhtelif bölgelerde 6.100.000,00 TL bedel karşılığında sağır duvar kiralanarak üzerlerine “Memnuniyetle Çalışıyoruz” ifadesinin yazıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu harcamanın idarenin gayrimenkul ihtiyacına binaen yapılan bir kiralama olmadığı, faaliyetlerin tanıtımı amacıyla gerçekleştirildiği açık olduğunu, Kanun’un 22’nci maddesinin (e) bendi, idareleri ihtiyaçlarına yönelik gayrimenkullerin satın alınması ya da kiralanmasında kullanılacak bir yöntem olmasından ötürü tanıtım harcamalarının bu hüküm kapsamında değerlendirilerek duvar kiralanması mümkün olmadığını belitmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan,</strong> MBB sınırları içerisinde bulunan 7 AVM için işyeri açma ve çalışma ruhsatı düzenlenmediği, MBB Gelir Ücret Tarifesi incelendiğinde ise AVM ruhsat ücretleri ile ilgili herhangi bir düzenleme yapılmadığını da ortaya çıkartmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan,</strong> Büyükşehir Belediyesi tarafından tahsil edilen idari para cezalarının süresinde Bakanlığa aktarılmadığı, &nbsp;2025 yılına ait olup tahsilatı yıl içerisinde sağlanan idari para cezası tutarı olan 16.725.588,36 TL ise Bakanlığa gönderilmediği kayda alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada,</strong> Mersin Büyükşehir Kültür Sanat Bilim Ulaştırma Tic. ve San. AŞ’nin sermayesinin uğranılan zarar nedeniyle karşılıksız kalması sonucunda Büyükşehir Belediye Meclisi kararları doğrultusunda 2021 yılında 53.181.575,00 TL, 2023 yılında 188.645.077,00 TL, 2024 yılında 268.466.172,00 TL ve 2025 yılında 639.035.309,00 TL tutarında sermaye tamamlama işlemi gerçekleştirdiği tespit edilerek,&nbsp; Şirketin zararlarının finansmanında sermaye tamamlama usulünün benimsenmesi, mali tablolarda her yıl artan tutarda bir yükümlülük olarak kendini göstererek idarenin mali yapısını olumsuz etkilediği gibi sürdürülebilir olmaktan da uzak olduğu, Kaldı ki, sermaye tamamlanması için aktarılan kaynağın bir bölümü (2025 yılı için 100.140.053,14 TL), şirketin vergi ve sosyal güvenlik borçları nedeniyle kesintiye tabi tutulduğu, Dolayısıyla şirket mali açıdan güçlendirilemediği gibi mevzuatın cevaz verdiği bu usul şirket borçlarının finansmanı yöntemine dönüştüğü,&nbsp; Şirketin borca batıklık durumunun giderilmesinde kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanımının gözetilmesi gerektiği rapora geçirilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir başka husus ise,</strong> Yapılan incelemede, felsefe, sanat, spor, fotoğraf gibi birçok alanda faaliyet gösteren dernek, vakıf, oda, federasyon ve sendikalara ücretsiz yolcu otobüsü tahsis edildiği, 2025 yılı içerisinde gerçekleştirilen araç tahsis maliyetinin yaklaşık 10.000.000,00 TL olduğu anlaşıldığı, 5018 sayılı Kanun’da genel yönetim kapsamındaki kuruluşların kamu yararına çalışan dernek vakıf ve benzeri kuruluşlara bütçelerinde öngörülmek şartıyla yardım yapılabileceği, 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda ise meslek kuruluşları ve kamu yararına çalışan derneklerle ortak hizmet projeleri gerçekleştirebilecekleri ifade edilerek, Ayrıca 4736 sayılı Kanun uyarınca belediyelerin sundukları hizmetler için ücretsiz ve indirimli tarife belirlemesinin mümkün olmadığı (ticari indirimler hariç) belirtildiğinin altını çizip, Ancak MBB tarafından yolcu otobüsü tahsis edilen sendika, vakıf, federasyon ve derneklerden birçoğunun kamu yararına çalışan nitelikte olmadıkları ve belediye ile herhangi bir ortak hizmet projesi yürütmediklerinden söz konusu kuruluşlara ücretsiz yolcu otobüsü tahsisi mümkün olmadığı belirtilmiş, Sivil toplum örgütlerine sağlanacak desteklerde mevzuatın öngördüğü koşul ve sınırlamalara uyulması gerektiğinin altını çizmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer yandan Yapılan incelemede,</strong> bir başkan danışmanının MBB’de 16.04.2019-31.05.2024 yılları arasında çalıştığı, söz konusu danışmanın eşine ait olan şirkete 2019-2022 yılları arasında biri doğrudan temin yöntemiyle ikisi ise pazarlık usulü ile olmak üzere 3 danışmalık işi verilerek ödemesinin yapıldığı, ayrıca ilgilinin halen devam eden metro yapım işinin müşavirlik firmasında teknik uzman olarak Genel Sekreter Yardımcısı izniyle 07.07.2022 ile 30.06.2023 tarihleri arasında çalıştırıldığı vefirmaya toplam 908.075,00 TL ödemede bulunulduğunun anlaşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kamu görevlisi, kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi olarak tanımlanmıştır"&nbsp;diyerek, Söz konusu tanım içine başkan danışmanının da girdiğini hatırlatıp, Ayrıca belediye başkanının görev süresi ile sınırlı ve başkan tarafından atanan danışmanlarında başkanda olduğu gibi belediyenin hak ve menfaatlerini koruma sorumluluğu bulunduğunun altını çizip, Görevinin önemi düşünüldüğünde kamu görevlisi sayılan danışmanların eş ve yakın akrabalarının belediye ihalelerine katılması ve ihaleyi kazanan şirkette çalışması belediye menfaatlerine ve etik kurallara uygun düşmediğinin altını çizmişler…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa ve ihtilafa yer yoktur"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-turk-dunyasinin-aile-fotografinda-ayriliga-ve-ihtilafa-yer-yoktur-267709e514b60-a1aa-4335-89f7-642eca35b5ea2026-10-30T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa ve ihtilafa yer yoktur"

BAŞKAN ERDOĞAN: "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa ve ihtilafa yer yoktur"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla Ankara’da gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı’nda liderlere hitap etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü sizlerin katılımıyla büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettik. Bugün ise kardeş Türk devletlerinin liderleri olarak müşterek geleceğimizi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Cumhuriyet Bayramı sevincimizi paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün açılışını yaptıkları Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'na konuk devletlerin de özel hediyeleriyle aralarındaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zirveyi merhum İsmail Gaspıralı'dan ilhamla "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlediklerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla Teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MECLİSİMİZİN KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ İLE TEMASLARINI ARTIRACAĞINA İNANIYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İnşallah dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi, ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu, burada altını çizerek vurgulamak isterim: Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Serdar kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"AZERBAYCANLI KARDEŞLERİMİZİN ERMENİSTAN İLE YÜRÜTTÜĞÜ TEMASLARI DESTEKLİYORUM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Barış ve istikrarın hâkim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde ağır sonuçları olmaktadır. İran ile son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz. Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımızla ortaktır. Her bir üyemizin millî hassasiyetlerini gözeterek kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"ÜLKELERİMİZİN PAZARLARINI TEK BİR ÇATI ALTINDA BULUŞTURABİLİRİZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siber güvenlik ve siber iş birliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini beklediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zekâ ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. 2027-2031 stratejisiyle Stratejik Ortaklık Ebedi Dostluk Anlaşması'nın nihayetlendirilmesini çok önemli buluyorum. Biliyorsunuz 11-12 Kasım tarihlerinde COP31 Liderler Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacağız. Siz değerli kardeşlerimin katılımını beklediğimi tekrar ifade etmek isterim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Görev süresi sona eren TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e 2022'den bu yana Teşkilata sunduğu hizmetler için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov'a da başarılar diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız" diye konuştu.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖZDAĞ’DAN FON VURGUNUNA İLİŞKİN CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI VE TÜM BAKANLARA SORU ÖNERGESİ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozdagdan-fon-vurgununa-iliskin-cumhurbaskani-yardimcisi-ve-tum-bakanlara-soru-onergesi-26764540e3d89-ae57-4625-b6aa-b5b6cfa0f6dc2026-10-29T20:15:00+03:00HABER MERKEZİ ÖZDAĞ’DAN FON VURGUNUNA İLİŞKİN CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI VE TÜM BAKANLARA SORU ÖNERGESİ!

ÖZDAĞ’DAN FON VURGUNUNA İLİŞKİN CUMHURBAŞKANI YARDIMCISI VE TÜM BAKANLARA SORU ÖNERGESİ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Özdağ, paylaşımında, “Son zamanların en büyük borsa vurgunu üzerinden 40 günden fazla zaman geçti. Biz de tarihe not düşmek adına Cumhurbaşkanı Yardımcısı dâhil tüm bakanlara soru önergesi verdik.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜST DÜZEY KAMU YÖNETİCİLERİNİN FONLARLA İLİŞKİLERİ SORULDU</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, soru önergelerinin gerekçesinde, bazı yatırım fonlarında ve portföylerinde yaşandığı belirtilen temerrüt ve ödeme sorunlarının sermaye piyasalarında denetim, şeffaflık ve kamu sorumluluğu bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sermaye Piyasası Kurulunun aldığı kararların ardından yaşanan gelişmelerin, portföy yönetim şirketlerinin işlemleri ve yatırımcıların karşı karşıya kaldığı riskler açısından kapsamlı biçimde incelenmesi gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, bakan yardımcıları, genel müdürler, genel müdür yardımcıları, daire başkanları ve diğer üst düzey kamu yöneticilerinin krizle ilişkilendirilen portföy yönetim şirketlerine veya bunların yönettiği serbest yatırım fonlarına şahsen yatırım yapıp yapmadıklarını ve bu şirketlere ortak olup olmadıklarını sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAMU KAYNAKLARI BU FONLARA AKTARILDI MI?</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergelerde, bakanlıklara bağlı, ilgili ve ilişkili kuruluşlar ile konsey, kurul ve diğer kamu tüzel kişiliklerinin söz konusu şirketlere veya fonlara doğrudan ya da dolaylı yatırım yapıp yapmadıklarının araştırılıp araştırılmadığı da gündeme getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, kamu kurum ve kuruluşlarının bu fonlara aktardığı herhangi bir kamu kaynağı, mevduat, yatırım veya finansal varlık bulunup bulunmadığının açıklanmasını; varsa bunların kurum, tutar ve işlem tarihleri itibarıyla kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İÇERİDEN ÖĞRENİLEN BİLGİLER VE ÇIKAR ÇATIŞMASI İDDİALARI</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, üst düzey kamu yöneticilerinin söz konusu şirket ve fonlarla olası mali ilişkilerinin, görevleri nedeniyle sahip oldukları bilgi ve yetkiler bakımından çıkar çatışması oluşturup oluşturmadığının incelenmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca fonlara yatırım yapan kamu görevlileri veya kamu kurumları bakımından, yatırım kararlarında içeriden öğrenilen bilgilerin kullanılması, görevin kötüye kullanılması ya da kamu zararına yol açılması ihtimallerine ilişkin herhangi bir inceleme veya soruşturma başlatılıp başlatılmadığını sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAMU ZARARI VAR MI, HERHANGİ BİR YÖNETİCİ GÖREVDEN ALINDI MI?</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ’ın gündeme getirdiği bir diğer konu ise fonlarda yaşanan ödeme sorunları nedeniyle kamu kurumlarının veya kamu kaynaklarının zarara uğrayıp uğramadığı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olası kamu zararının miktarının, sorumlularının ve zararın giderilmesi amacıyla alınan tedbirlerin açıklanmasını isteyen Özdağ, son olarak şu soruyu yöneltti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Şu ana kadar bu konularla ilişkisi tespit edilen herhangi bir şube müdürü, daire başkanı, genel müdür yardımcısı/vekili ya da genel müdür görevden alınmış mıdır?”</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ’ın Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve tüm bakanlara yönelttiği yedi soruluk önergelerle, fon krizinin kamu kurumları, üst düzey kamu yöneticileri ve kamu kaynaklarıyla olası bağlantılarının açıklığa kavuşturulması amaçlanıyor.</span><br />&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Obama yönetimi, Ukraynalılara Batı'nın sunduğu avantajları vaat ederek ihanet etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-obama-yonetimi-ukraynalilara-batinin-sundugu-avantajlari-vaat-ederek-ihanet-etti-2676281550c57-238b-4411-a7f5-035a3771fb472026-10-29T13:43:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Obama yönetimi, Ukraynalılara Batı'nın sunduğu avantajları vaat ederek ihanet etti

Zaharova: Obama yönetimi, Ukraynalılara Batı'nın sunduğu avantajları vaat ederek ihanet etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü <strong>Mariya Zaharova,</strong> eski ABD Başkanı <strong>Barack Obama’nın </strong>Atlanta'da bir mitingde yaptığı konuşmada Washington'un Ukrayna'ya yönelik mevcut politikasını eleştirerek, <strong>Beyaz Saray'ın Ukraynalılara ihanet ettiği</strong> yönündeki açıklamasına <strong>Telegram </strong>kanalından yaptığı bir paylaşımla yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Obama, ABD'nin Ukraynalılara ihanet ettiğini belirtti. Nihayet, uzun zamandır bizim dile getirdiğimiz şey Obama tarafından itiraf edilmiş oldu. Onun yönetimi, emrindekiler ve aynı partiden yol arkadaşları Ukraynalılara, ulusal çıkarlarından vazgeçmeleri ve kendi tarihlerini unutmaları karşılığında, meşhur ‘Batı demokrasisinden’ maddi kazanımlar ve ödüller vaat ederek onlara ihanet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova ayrıca Obama’nın, ABD Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin 'Maydan’da' nasıl anayasaya aykırı bir darbe organize ettiklerini, zamanın Başkan Yardımcısı <strong>Joe Biden’ın</strong> kendisinin talimatları doğrultusunda hareketle 2014'te AB’ye gökten zembille inen nimetler vaat etmek suretiyle Rusya karşıtı yaptırımlar uygulamaya nasıl zorladığını hatırlaması gerektiğini de vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261029/zaharova-obama-yonetimi-ukraynalilara-batinin-sundugu-avantajlari-vaat-ederek-ihanet-etti-1109957474.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kellik hapında umut verici sonuçlar: Altı ayda saç sayısını artırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kellik-hapinda-umut-verici-sonuclar-alti-ayda-sac-sayisini-artirdi-267612673e409-c8e0-4c28-838f-eeae117450012026-10-29T13:31:00+03:00HABER MERKEZİ Kellik hapında umut verici sonuçlar: Altı ayda saç sayısını artırdı

Kellik hapında umut verici sonuçlar: Altı ayda saç sayısını artırdı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şirketin açıklamasına göre, hafif ve orta şiddette erkek tipi saç dökülmesi yaşayan 536 kişinin katıldığı araştırmada, ilacı kullanan katılımcıların saç sayısında ve saçlı deri görünümünde belirgin iyileşmeler kaydedildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Altı ayda saç sayısında belirgin artış</span></h2><p><span style="font-size:18px">VDPHL01'in etkinliğini değerlendiren üçüncü faz araştırması, ABD'deki 45 ayrı merkezde yürütüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşları 18 ile 65 arasında değişen 536 erkek katılımcı, rastgele üç gruba ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk gruba günde bir kez 8,5 miligram VDPHL01, ikinci gruba aynı doz günde iki kez verildi. Üçüncü grup ise etken madde içermeyen plasebo kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altı ayın sonunda, tedavi uygulanan gruplarda saç büyümesinde istatistiksel olarak anlamlı iyileşme görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günde bir kez ilaç kullananlarda ölçüm yapılan hedef bölgede başlangıca kıyasla ortalama 28,6, günde iki kez kullananlarda ise 36,4 ilave terminal veya terminale yakın saç teli görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin CEO'su Reid Waldman, günde iki kez ilaç kullanan grupta elde edilen sonucun, bugüne kadar plasebo kontrollü erkek tipi saç dökülmesi araştırmalarında altı aylık dönemde bildirilen en yüksek artış olduğunu öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu karşılaştırmanın şirketin açıklamasına dayandığı ve sonuçların henüz hakem onaylı bir dergide yayımlanmadığı vurgulanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Katılımcıların yaklaşık yüzde 70'i iyileşme bildirdi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Araştırmada yalnızca saç tellerinin sayısı değil, katılımcıların kendi saç görünümlerine ilişkin değerlendirmeleri de incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günde bir kez VDPHL01 kullananların yarısından fazlası, saçlarının kapladığı alanın iyileştiğini bildirdi. Günde iki kez ilaç kullananlarda bu oran yaklaşık yüzde 70'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Plasebo grubunda ise aynı değerlendirmeyi yapanların oranı yüzde 15'te kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha küçük iyileşmeleri de kapsayan değerlendirmede, günde bir kez ilaç kullananların yaklaşık yüzde 80'i, günde iki kez kullananların ise yüzde 80'inden fazlası saçlarının görünümünde iyileşme fark ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, tedavinin etkilerinin ikinci aydan itibaren plasebodan ayrışmaya başladığını bildirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Alın bölgesindeki saç dökülmesinde de etkili olabilir</span></h2><p><span style="font-size:18px">Araştırmada saç çizgisinin gerilemesi ve alın bölgesindeki saç kaybı da ayrıca değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç bağımsız uzman, hangi katılımcının hangi tedaviyi aldığını bilmeden saçlı derinin ön bölümüne ait fotoğrafları inceledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerlendirmede, günde bir kez ilaç kullananların üçte birinden fazlası, günde iki kez kullananların ise yaklaşık yarısı önceden belirlenen iyileşme kriterlerini karşıladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Plasebo grubunda bu oran yüzde 5 oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Waldman, bu bulguların özellikle erkek tipi saç dökülmesinin erken ve görünür belirtilerinden biri olan ön saç çizgisindeki kayıpların tedavisi açısından önemli olabileceğini savunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İlaç nasıl çalışıyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">VDPHL01, saç dökülmesi tedavisinde uzun yıllardır kullanılan minoksidil adlı etken maddeyi içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Minoksidil, günümüzde hem erkeklerde hem de kadınlarda saç dökülmesini azaltmak ve saç büyümesini desteklemek amacıyla yaygın kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saç dökülmesi için onaylı minoksidil ürünleri çoğunlukla saçlı deriye doğrudan uygulanan solüsyon veya köpük biçiminde sunuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veradermics'in geliştirdiği VDPHL01'in temel farkı, minoksidilin özel bir uzatılmış salım formülasyonunu içermesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu teknoloji, etken maddenin vücuda bir anda değil, zaman içinde kontrollü ve daha yavaş biçimde salınmasını amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, bu yaklaşımın saç büyümesini desteklerken ilacın tolere edilebilirliğini de iyileştirebileceğini değerlendiriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yan etkiler neler?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Minoksidil, başlangıçta yüksek tansiyon tedavisi için geliştirilmiş bir ilaç. Bu nedenle özellikle ağızdan kullanıldığında kan basıncı ve kalp-damar sistemi üzerindeki etkileri önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veradermics, üçüncü faz araştırmasında tedaviyle ilişkili ciddi bir yan etki tespit edilmediğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin açıklamasına göre, araştırma sırasında kalp yetmezliği, anjina, kalp zarı çevresinde sıvı birikmesi veya akciğer zarı çevresinde sıvı birikmesi gibi özel olarak izlenen kardiyovasküler yan etkiler görülmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katılımcıların kalp atım hızı, kan basıncı ve elektrokardiyogram (EKG) ölçümlerinde de klinik açıdan anlamlı değişiklikler saptanmadığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bildirilen yan etkilerin büyük bölümü hafif veya orta şiddetteydi ve çoğu kendiliğinden düzeldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En dikkat çekici yan etkilerden biri, vücudun istenmeyen bölgelerinde aşırı kıllanma anlamına gelen hipertrikoz oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin iki ayrı erkek tipi saç dökülmesi araştırmasında, bir katılımcı hipertrikoz nedeniyle tedaviyi bıraktı. İlacı kullanan 700'den fazla katılımcı arasında beş kişi ise kol ve bacak gibi bölgelerde şişmeye yol açabilen periferik ödem nedeniyle araştırmadan ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmanın güvenlik sonuçları umut verici olsa da altı aylık plasebo kontrollü takip, ilacın uzun dönemli veya nadir görülen yan etkilerini tamamen dışlamak için yeterli değil.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kadınlarda da test ediliyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Veradermics, erkek tipi saç dökülmesine yönelik iki üçüncü faz araştırmasında toplam 1.000'den fazla katılımcıyı değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, önceki araştırması olan Study 302'nin uzatılmış takip sonuçlarını 2026 yılı içinde açıklamayı planlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">VDPHL01'in kadın tipi saç dökülmesindeki etkinliğini araştıran ayrı bir üçüncü faz çalışma da yürütülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Study 306 adı verilen bu araştırmaya 556 kadın katıldı. Çalışmanın ilk sonuçlarının 2027'nin ilk yarısında açıklanması bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ne zaman piyasaya çıkacak?</span></h2><p><span style="font-size:18px">VDPHL01 henüz ABD Gıda ve İlaç Dairesi'nden (FDA) onay almış değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlacın piyasaya sunulabilmesi için klinik araştırma verilerinin düzenleyici kurumlar tarafından değerlendirilmesi ve gerekli onayların verilmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan şirket, ürünün ticari potansiyelini de araştırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veradermics'in 198 dermatolog ve birinci basamak sağlık çalışanıyla gerçekleştirdiği pazar araştırmasında, katılımcıların yaklaşık yüzde 90'ı VDPHL01'i mevcut tedavilerden olumlu biçimde farklılaşan bir ürün olarak değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık üçte ikisi ise ilaç onaylanırsa ilk seçenek veya düzenli başvurdukları tedaviler arasında kullanabileceklerini belirtti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/28/kellik-hapinda-umut-verici-sonuclar-alti-ayda-sac-sayisini-artirdi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, yeni üyeler için daha sıkı önlemleri görüşmeye başladı: Sınav sırasında ilk Karadağ var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-yeni-uyeler-icin-daha-siki-onlemleri-gorusmeye-basladi-sinav-sirasinda-ilk-karadag-var-267609293b0fc-ae17-4d21-acd5-880bc5bb9d392026-10-29T13:29:00+03:00HABER MERKEZİ AB, yeni üyeler için daha sıkı önlemleri görüşmeye başladı: Sınav sırasında ilk Karadağ var

AB, yeni üyeler için daha sıkı önlemleri görüşmeye başladı: Sınav sırasında ilk Karadağ var

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AB ülkeleri, yeni üye devletlere daha sıkı güvenceler getirilmesini öngören taslak yasal düzenlemeleri ilk kez görüştü. Karadağ'ın ilk uygulama örneği olması beklenen düzenlemeler arasında, üye ülkelerin oy kullanma haklarının ellerinden alınmasına imkân tanıyabilecek bir madde de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, AB'nin yeni üyeler kabul etmeye hazırlanmasına yönelik daha kapsamlı bir stratejinin parçası olarak söz konusu güvenceleri önerdi. Üyelik sürecinde önde giden Karadağ, yeni tedbirlerin katılım anlaşmasına dahil edileceği ilk ülke olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmeler öncesinde paylaşılan bir yönlendirme notunda, “Bu bağlamda Konseyin kendi görüşlerini oluşturması ve güvence hükümlerine ilişkin ön değerlendirmelerde bulunması önem taşıyor. Bu, söz konusu tedbirlerin orantılı olmasını, uygulanmaları için açık gerekçeler belirlenmesini ve uygulama sürelerinin netleştirilmesini de kapsıyor,” ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB büyükelçilerinden, Euronews'in ulaştığı Komisyonun taslak yasal metnine ilişkin görüş bildirmeleri istendi. Ancak üye ülkeler, daha önceki tartışmalarda da görülen çizgiler doğrultusunda farklı görüşler ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya ve Avusturya'nın da aralarında bulunduğu, “Batı Balkanlar Dostları” olarak bilinen grup, genişlemeyi zorlaştırabilecek aşırı katı güvencelere karşı uyarıda bulundu. Hollanda ve Fransa gibi ülkeler ise hukukun üstünlüğüne bağlılık konusunda daha güçlü güvenceler verilmesini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemenin kesin ifadeleri üzerindeki çalışmalar teknik düzeyde sürecek. AB büyükelçilerinin konuyu kasım ayında yeniden görüşmesi bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Oy hakları tehlikede</span></h2><p><span style="font-size:18px">Taslağın en önemli yeniliğini, AB'nin temel değerlerini veya samimi iş birliği ilkesini ciddi biçimde ihlal eden yeni üyelere karşı harekete geçilmesine olanak tanıyacak kurumsal güvence maddesi oluşturuyor. En ciddi vakalarda bu önlemler, ilgili ülkenin oy kullanma haklarının askıya alınmasını da kapsayabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tartışmaların büyük bölümü, geçici sayılabilmesi için denetim süresinin ne kadar olması gerektiği üzerinde yoğunlaştı. Ülkeler, Komisyonun önerdiği 15 yıllık üst sınır konusunda görüş ayrılığına düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taslak metne göre, güvence mekanizmasının devreye sokulmasının ardından yeni üye devlete görüşlerini sunması için en az iki hafta süre tanınacak. Ancak bu hüküm yalnızca üyelik sonrasında uygulanabilecek. Buna karşın söz konusu madde, ülke AB'ye resmen katılmadan önce de devreye sokulabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önerilen yapı, Avrupa Komisyonu'na aşırı yetki verdiği gerekçesiyle eleştiriliyor. Bu modele göre Komisyonun önerisi, üye ülkelerin nitelikli çoğunluğu tarafından reddedilmediği veya değiştirilmediği takdirde iki hafta içinde kabul edilmiş sayılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükelçiler ayrıca maddenin ne tür önlemleri devreye sokabileceğini ve Avrupa'nın temel değerlerinin ciddi biçimde ihlal edilmesini düzenleyen AB Antlaşması'nın 7. maddesiyle nasıl birlikte işleyeceğini de sordu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Üyelik öncesinde denetim</span></h2><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, katılım anlaşmasının imzalanması ile ülkenin AB'ye fiilen katılması arasındaki dönemi kapsayacak genel bir denetim maddesi de önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taslak metin, denetimin uygulamada nasıl yürütüleceğini ortaya koyuyor. Buna göre süreç; düzenli raporları, diğer AB ülkelerinin karşılıklı değerlendirmelerini ve gerektiğinde gönderilecek erken uyarı mektuplarını kapsayacak. Raporların hangi sıklıkta hazırlanacağı ve hangi konulara odaklanacağı ise henüz belirlenmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son çare olarak Komisyon, ülkenin üyelik koşullarını zamanında yerine getiremeyeceğine ilişkin açık kanıt bulunması hâlinde üyeliğin ertelenmesini önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer bir hüküm, Romanya ve Bulgaristan'ın AB'ye katılım anlaşmalarında da yer almıştı. O dönemde erteleme kararı, kural olarak oy birliği gerektiriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kez erteleme kararının nasıl alınacağı henüz netleşmedi. Ancak taslak belge, Komisyonun tavsiyesi üzerine üye ülkelerin nitelikli çoğunluğuyla karar alınabileceği ihtimalini gündeme getiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erteleme süresinin hangi koşullarda “orantılı” kabul edileceği de belirsizliğini koruyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Ek güvenceler</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Komisyon ayrıca, Batı Balkan ülkeleri arasında sıkça yaşandığı gibi, aday ülkelerle yaşanan ikili anlaşmazlıklar nedeniyle genişleme kararlarına veto konulmaması yönünde bir taahhüt içeren tamamlayıcı düzenlemeler önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, bu taahhüdün taslak hukuk metnindeki güvence hükümleri yerine katılım anlaşmasına eşlik eden bir deklarasyonda yer almasını öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı iş birliği alanında taslak, ciddi ihlal durumlarında diğer üye devletleri etkileyen bazı karar ve hükümlerinin, daha geniş yargı işbirliğini aksatmadan geçici olarak askıya alınmasına izin veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schengen serbest dolaşım bölgesine katılmak için ise hukukun üstünlüğüne, yolsuzlukla mücadele kurallarına ve organize suçla mücadele tedbirlerine uyumun sürdürülmesini, ayrıca etkin işleyen bir adalet sistemini güvence altına alacak ek koşullar öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuk metni, AB’ye en son katılan ülke olan Hırvatistan’ın katılım anlaşmasında yer alan, ciddi ekonomik güçlükler ve iç pazar kurallarının ihlaliyle ilgili güvence hükümlerini de aynen aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Komisyon, Hırvatistan için üç yıl ile sınırlanan bu mekanizmaların devreye sokulabileceği dönemin uzatılmasını, sürenin ne kadar olacağını belirtmeden öneriyor ve üye devletlere nitelikli çoğunlukla bu süreyi daha da uzatma imkânı tanıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/28/ab-yeni-uyeler-icin-daha-siki-onlemleri-gorusmeye-basladi-sinav-sirasinda-ilk-karadag-var</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya: 16 yıl işe gitmeyip maaş alan öğretmene dava]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-16-yil-ise-gitmeyip-maas-alan-ogretmene-dava-26759fda730d6-1857-4ce1-aed6-bf4895822e7a2026-10-29T13:25:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya: 16 yıl işe gitmeyip maaş alan öğretmene dava

Almanya: 16 yıl işe gitmeyip maaş alan öğretmene dava

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın Kuzey Ren-Vestfalya (KRV) eyaletinde yıllarca hasta raporu alarak işe gitmediği hâlde maaşını almaya devam eden bir öğretmen hakkında iddianame hazırlandı. Duisburg Savcılığı, 62 yaşındaki öğretmeni 11 ayrı vakada nitelikli dolandırıcılık ve iki olayda da belgede sahtecilikle suçluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılığa göre kadın, çalışabilecek durumda olmasına rağmen yıllar boyunca iş göremez raporu aldı ve işverenine çalışamayacağını bildirdi. Bu yolla haksız yere 248 bin eurodan fazla maaş almakla suçlanan öğretmen hakkında dava açılıp açılmayacağına Duisburg Eyalet Mahkemesi karar verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">2009'dan bu yana ders vermedi<br />Wesel kentindeki bir meslek okulunda görevli öğretmenin 2009'dan bu yana ders vermediği belirtiliyor. Ancak hakkındaki iddianame, zaman aşımı nedeniyle yalnızca Mart 2021 ile Mart 2025 arasındaki dört yıllık dönemi kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılığa göre öğretmen bu dönemde, görevini yerine getirebilecek durumda ve sağlıklı olmasına rağmen iş göremez olduğunu belgeleyen raporlar sundu. Kuzey Ren-Vestfalya eyaleti de bu raporlara dayanarak öğretmene çalışmadığı hâlde maaş ödemeye devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, kadının mazeretsiz olarak işe gitmediğini ve gerçeği yansıtmadığı iddia edilen raporları maaş almaya devam etmek amacıyla kullandığını öne sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenin, 2025'te hakkında yürütülen disiplin soruşturması sırasında da avukatı aracılığıyla başka iş göremez raporları sunduğu ortaya çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahte dalışa uygunluk raporu<br />Vakanın ortaya çıkmasından sonra başlayan tartışmalar üzerine savcılık, Mart ayında öğretmenin evinde arama yapmıştı. Öğretmen hakkında bu sırada memuriyet mevzuatı kapsamında bir disiplin soruşturması da yürütülüyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk aşamada savcılık, kadının raporlu olduğu dönemde aynı zamanda alternatif tıp uzmanı olarak çalışmış olduğu şüphesi üzerinde de durdu. Ancak soruşturmada, öğretmenin söz konusu dönemde başka bir mesleki faaliyette bulunduğuna ilişkin somut bulgulara ulaşılamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu öğretmen hakkında son yıllarda "16 yıl boyunca raporlu olup maaş alan öğretmen" şeklindeki ifadelerle haberler de basında yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmen ayrıca iki ayrı olayda belgede sahtecilik yapmakla suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aktif olarak dalış sporuyla uğraştığı belirtilen öğretmenin, doktor tarafından düzenlenmiş gibi gösterilen iki dalışa uygunluk belgesini de gerçekte kendisinin hazırladığı iddia ediliyor. Batı Almanya Radyo Televizyon Kurumu'nun (WDR) aktardığına göre belgelerde adı geçen doktor gerçekte yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılığın verdiği bilgiye göre, mahkumiyet halinde şüpheli öğretmenin altı ila 10 yıl arasında hapis cezasıyla karşı karşıya kalması mümkün.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,WDR / ETO,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-16-y%C4%B1l-i%C5%9Fe-gitmeyip-maa%C5%9F-alan-%C3%B6%C4%9Fretmene-dava/a-79785988</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Eski Süper Vali ve Efsane Emniyetçi ÜNAL ERKAN Vefat etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-super-vali-ve-efsane-emniyetci-unal-erkan-vefat-etti-26758d072bc24-7ef1-4d5a-885e-289e1d8fb0b82026-10-29T12:58:00+03:00HABER MERKEZİ Eski Süper Vali ve Efsane Emniyetçi ÜNAL ERKAN Vefat etti

Eski Süper Vali ve Efsane Emniyetçi ÜNAL ERKAN Vefat etti

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><em><span style="font-size:22px"><strong>Rahmetli Ünal Erkan için, Cuma günü Ankara Ahmet Hamdi Akseki Caminde düzenlenecek tören ile öğle namazına müteakip Gölbaşı Mezarlığına defnedilecek.</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae3193d5440a.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci Yazar ve iktisatçı, Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı Mustafa Göktaş ise, kendi sosyal sayfasında bir mesaj yayınladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">DEVLETİN ÖNEMLİ İSMİNE VEDA!</span></p><p><span style="font-size:18px">KIYMETLİ AĞABEYİM,</span></p><p><span style="font-size:18px">DEĞERLİ DOST,</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞEREFLİ BİR BÜROKRAT OLAN,</span></p><p><span style="font-size:18px">EMNİYET ESKİ GENEL MÜDÜRLERİNDEN</span></p><p><span style="font-size:18px">(ANKARA- İSTANBUL- EMNİYET MÜDÜRLERİNDEN)</span></p><p><span style="font-size:18px">OHAL ESKİ VALİLERİNDEN</span></p><p><span style="font-size:18px">ESKİ DEVLET BAKANLARIMIZDAN</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜNAL ERKAN’IN VEFATINI DERİN BİR ÜZÜNTÜ İLE ÖĞRENDİM.</span></p><p><span style="font-size:18px">MERHUMA ALLAHTAN RAHMET, KEDERLİ AİLESİ VE YAKINLARINA BAŞSAĞLIĞI DİLERİM.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇOK BÜYÜK BİR DEVLET VE VATAN SEVDALISINI EBEDİYETE UĞURLUYORUZ.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH MEKÂNINI CENNET, MAKAMINI ALİ EYLESİN.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae3193d8806d.jpg" style="height:630px; width:1028px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not:</strong> Fotoğrafta ben İlçe Başkanıyım. O Bakan. Rahmetli, Babaların babası Süleyman Demirel’i güniz sokaktaki evinde ziyaretimiz esnasında çekildik.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GÜZEL İNSANLAR, ARTIK BU AF ÇIKMALI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-guzel-insanlar-artik-bu-af-cikmali-2676392e166db-1130-40cf-b873-9960dc8d59ce2026-10-29T08:24:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GÜZEL İNSANLAR, ARTIK BU AF ÇIKMALI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GÜZEL İNSANLAR, ARTIK BU AF ÇIKMALI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İnfaz düzenlemesi, o, şu, bu diyerek 13- 14 yargı paketi çıktı. Yaralara merhem olmadığı gibi, sorunlar çığ gibi büyüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanların aileleri var, onları sevenler var ve sevdikleri cezaevlerinde çürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli suçlardan cezaevlerinde yatanların ailelerinin döktüğü gözyaşları insanı gün gelir boğar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, köklü tarihi boyunca pek çok eşikten geçmiş, demokrasisini ve hukuk sistemini güçlendirmek için sürekli bir arayış içinde olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, Cumhuriyetimizin <strong>103. yaşını</strong> idrak ederken, devletin ve milletin geleceği adına konuşulması, üzerinde uzlaşılması ve ciddiyetle ele alınması gereken en acil meselelerin başında adalet ve ceza infaz sistemi gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış ve Huzur İçin Adalet Çağrısı: Genel Af Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ardı ardına çıkarılan yargı paketleri ve infaz düzenlemeleri, maalesef kronikleşen sorunlara kalıcı bir çözüm sunamamış; aksine cezaevlerindeki kapasite krizini ve toplumsal vicdandaki yükü daha da ağırlaştırmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün cezaevlerinin durumu, sadece içeridekiler için değil, dışarıda her gün gözyaşı döken milyonlarca aile için de dayanılmaz bir noktaya ulaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaevlerindeki Gerçeklik ve Ailelerin Feryadı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kapasite ve Fiziksel Koşullar:</strong> Cezaevlerinin doluluk oranları, insan onuruna yakışır koşulların fersah fersah uzağındadır. Ranzası dahi olmayan yüz binlerce mahkûm, beton zeminlerde ve zorlu şartlar altında yaşam mücadelesi vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geride Kalanlar:</strong> Cezaevinde yatan yalnızca bireyler değildir; onların anneleri, babaları, eşleri ve çocuklarıdır. Bu acıyı bizzat tecrübe etmeyenlerin, geride kalanların döktüğü gözyaşının ağırlığını anlaması mümkün değildir. Adalet kavramı, yalnızca suç ve cezayı dengelemekle kalmaz; aynı zamanda geride kalan ailelerin feryadını duymayı, toplumsal vicdanı onarmayı da mecbur kılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Denetimli Serbestlik Çıkmazı:</strong> Mevcut sistemde infazı ötelemek, denetimli serbestliği artırmak ya da adli para cezalarını bu yükün üzerine yıkmak sorunu çözmemekte, aksine kangren haline getirmektedir. Hâlihazırda yüz binlerce insan denetim altındayken, onlara ağır yükümlülükler yüklemek; bu insanları topluma kazandırmak değil, toplum içinde tamamen tüketmek anlamına gelmektedir. Ailesine ekmek götürmeye çalışan, imza ve benzeri ağır yükümlülüklerle boğuşan bireylerin bu kıskacı aşması imkânsızlaşmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış, Mutabakat ve Kalkınma İçin Çağrı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkenin kalkınması, ekonomik ve siyasi olduğu kadar, en temelde <strong>toplumsal huzur ve barışla</strong> mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumun farklı kesimlerinde hissedilen bu derin yaranın sarılması, adaletin esnetilmeden ama hakkaniyetle yeniden tesis edilmesiyle de doğrudan ilişkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunun geçici yamalarla, kısmi düzenlemelerle çözülemeyeceği artık matematiğin de, hayatın da dayattığı bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli mahkûmların ve ailelerinin oluşturduğu devasa insan tablosu göz önüne alındığında, bu meselenin adli mahkûmları dışarıda tutarak çözülemeyeceği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhuriyetimizin 103. Yılında Tarihi Bir Fırsat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetimiz 103. yaşını kutlarken, bu anlamlı yılı yalnızca geçmişin gururuyla değil, geleceğin umuduyla da taçlandırmak elimizdedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adil, Tarafsız ve Eşitlikçi Bir Yaklaşım:</strong> Bu kronik sorunun köklü çözümü, ayrım gözetmeksizin herkesi kapsayan, toplumsal barışı ve mutabakatı yeniden tesis edecek <strong>genel bir af</strong><strong>fın</strong> hayata geçirilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Millet Kucaklaşması:</strong> Cumhuriyetin kurucu değerlerine yaraşır şekilde, bu toprakların evlatlarının yeniden topluma kazandırılması, ailelerin yüzünün gülmesi ve toplumsal kalkınmanın önündeki bu büyük engelin kaldırılması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililere buradan, geride kalan milyonlarca insanın sesi olarak sesleniyorum: <strong>Toplumsal barış, toplumsal mutabakat ve toplumsal kalkınma adına, Cumhuriyetimizin 103. yılında adil, tarafsız ve herkesi kucaklayan bir genel af yasasının çıkarılması artık bir lütuf değil, tarihî bir zorunluluktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gözü yaşlı ailelerin feryadına kulak verilsin, bu büyük yara el birliğiyle sarılsın.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHTARLIK KALKMALIDIR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-muhtarlik-kalkmalidir-267574b49aeec-ca56-4bf8-9330-b835f1129d8c2026-10-29T07:55:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHTARLIK KALKMALIDIR!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHTARLIK KALKMALIDIR!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye her alanda ilerlemiş durumda. Dijitalleşme müthiş. Önceki Gün MHP lideri Bahçeli Muhtarlık kaldırılsın dedi. Ben bunu tam 10 yıldır dillendiriyorum ve söylüyorum. Kalkmalı. Çünkü artık değişen ülkemizde bu işin bir gereği kalmadı. Muhtarlıklar tebligat kurumu haline gelmişler. Ayrıca israf yerleri. 50 bini geçkin bir sayı ile lüzumsuz, maaş gideri.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda bir yazım aşağıda: "</strong>KALDIRIN ŞU MUHTARLIK KURUMUNU ARTIK"</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/kaldirin-su-muhtarlik-kurumunu-artik-4171">https://www.haberanaliz.net/makale/kaldirin-su-muhtarlik-kurumunu-artik-4171</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Çağda Yerinde Saymayan Bir Kurum, Muhtarlıklar..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, son yıllarda hayata geçirdiği devasa dijitalleşme hamleleriyle dünyanın gıptayla baktığı bir konuma ulaştı. Bugün e-Devlet kapısı sayesinde nüfus cüzdanından tapu işlemlerine, adli sicil kaydından ikametgâh belgesine kadar yüzlerce kamu hizmeti tek bir tıkla, saniyeler içerisinde vatandaşın cebine geliyor. Bürokrasiyi azaltan, zaman ve maliyet tasarrufu sağlayan bu devrim niteliğindeki dönüşüm, devletin her kademesinde daha etkin, şeffaf ve hızlı bir yapı inşa etme iradesinin en somut kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu büyük dijital sıçramanın orta yerinde, hâlâ geçmişin geleneksel refleksleriyle varlığını sürdürmeye çalışan ve işlevselliğini büyük ölçüde yitirmiş kurumlar da yok değil. Bunların başında, hiç şüphesiz <strong>muhtarlık kurumu</strong> gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Tebligat Kurumuna Dönüşen Yapı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihsel kökleri Osmanlı İmparatorluğu'na kadar uzanan muhtarlıklar, bir dönemin yerel iletişim ve idare ağının vazgeçilmez yapı taşlarıydı. Henüz nüfus kayıt sistemlerinin merkezi bir veritabanına dayanmadığı, iletişimin sınırlı, bürokrasinin kâğıt üzerinde yürüdüğü dönemlerde muhtarlar; mahallenin hafızası, güvenin tesisi ve resmi evrakların ulaştırılması noktasında kritik bir köprü görevi görüyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün, dijitalleşmenin zirvesinde yaşayan Türkiye'de muhtarlıkların asli işlevleri büyük ölçüde dijital sistemler tarafından üstlenilmiş durumdadır. İkametgâh belgesi almak için muhtara gitme devri çoktan kapanmıştır. Günümüzde muhtarlıklar, pratikte neredeyse tamamen "tebligat dağıtım ve takip merkezi"ne dönüşmüş, asıl fonksiyonundan uzaklaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsraf ve Kaynak Verimliliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Madalyonun bir de ekonomik ve idari boyutu var. Türkiye genelinde sayıları 50 bini aşan muhtarlıklar; bütçeden ayrılan ödenekler, SGK primleri, muaflıklar ve bürokratik giderlerle birlikte küçümsenmeyecek bir maliyete sahiptir. Ülkenin kaynaklarının en rasyonel, en verimli şekilde kullanılması gereken bir dönemde, 50 bini aşkın kişinin oluşturduğu bu kadro ve maaş yükü, kamuda ciddi bir kaynak israfı olarak karşımıza çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teknolojinin bu kadar geliştiği, her vatandaşın dijital kimliğiyle işlemlerini doğrudan ilgili kurumlardan yürütebildiği bir ülkede, sırf geleneksel bir alışkanlık olduğu için bu kadar büyük bir idari yapıyı ve maliyeti muhafaza etmek akılcı görünmemektedir. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin geçtiğimiz günlerde gündeme getirdiği <em>"Muhtarlıklar kaldırılsın"</em> çıkışı, aslında yıllardır sahada konuşulan, bürokraside ve rasyonel akılda karşılığı olan cesur ama kaçınılmaz bir tespittir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğe Yatırım: Daha Yalın ve Güçlü Bir Devlet</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, her alanda çağ atlayan, geleceğin teknolojilerini yakalayan ve idari yapısını güncelleyen bir ülkedir. Bu ilerleme hızı, geçmişin hatıralarına takılıp kalmayı değil; devlet mekanizmasını daha yalın, daha hızlı ve daha az maliyetli hale getirmeyi zorunlu kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtarlık kurumunun kaldırılması veya kapsamlı bir şekilde yeniden yapılandırılması, devletin küçülmesi değil; aksine çağın gerekliliklerine uyum sağlayarak güçlenmesi anlamına gelecektir. Tebligat süreçleri PTT veya dijital tebligat sistemleriyle çok daha hızlı çözülebilir; yerel yönetimlerdeki eksiklikler ise belediyelerin ilgili birimleri ve mahalli idareler vasıtasıyla çok daha profesyonelce yürütülebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artık zaman, nostaljik reflekslerle yürümek değil; dijital Türkiye'nin getirdiği imkanlarla daha verimli, daha dinamik ve israftan arınmış bir kamu yönetimi inşa etme zamanıdır. Muhtarlıklar konusunda atılacak cesur bir adım, bu vizyonun en anlamlı tamamlayıcısı olacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN: 29 Ekim; bağımsız Türk devletinin doğduğu gündür]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-29-ekim-bagimsiz-turk-devletinin-dogdugu-gundur-26756f7993389-e76c-4d8f-8ab7-5c21c1334e7a2026-10-28T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN: 29 Ekim; bağımsız Türk devletinin doğduğu gündür

CELAL ADAN: 29 Ekim; bağımsız Türk devletinin doğduğu gündür

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"29 Ekim; bağımsız Türk devletinin doğduğu gündür. Milli Mücadele ateşi, bugün milli egemenliğe dönüşmüş; istiklâle kavuşan Türk'ün, istikbâl yürüyüşü başlamıştır. Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşlarının aziz ruhları şad olsun. Bayramımız kutlu olsun."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-siyasette-de-dis-politikada-da-tek-pusulamiz-turkiyenin-cikarlaridir-26755ed92d4a4-0039-418d-b6dd-492c8eb250d32026-10-28T09:53:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:&nbsp;“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle Zonguldak’ta özel bir maden ocağında cuma günü meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 madencimize Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır, yaralı madencilerimize ise acil şifalar diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine önceki gün Ankara’da yaşanan askerî araç kazasında şehit olan Albay Sait Gökgöz’e Rabbimden rahmet niyaz ediyor, şehidimizin ailesine, silah arkadaşlarına ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Cenab-ı Allah şehidimizin ruhunu şad, mekânını inşallah cennet eylesin.&nbsp; Kazada yaralanan bir askerimiz taburcu olmuş, diğer askerî personelimizin tedavisi hâlen devam etmektedir. Kendisine acil şifalar temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZİ İSTİKRAR VE KALKINMA YÖRÜNGESİNDE TUTMAYA DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; kabinemizin 74. toplantısını az önce hitama erdirdik. Toplantımızda iç siyasete, ekonomiye, güvenliğe ve dış politikaya dair güncel gelişmeleri istişare ettik. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde Hükûmet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yörüngesinde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor. Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlardan Türk Cumhuriyetlerine nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor, uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. Son toplantımızdan bu yana uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye’nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik ettik. 16 Ekim’de Kamboçya Başbakanı Sayın Hun Manet ve beraberindeki heyeti İstanbul’da ağırladık. Sayın Manet ile ticaret ve yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayine uzanan geniş bir yelpazede yeni bir iş birliği imkânlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KANADA İLE TİCARET HACMİMİZİ 10 MİLYAR DOLARA ÇIKARMAYI HEDEFLİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Attığımız bir diğer tarihî adım, Kanada Başbakanı Sayın Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğimizi güçlendirecek 3 yeni anlaşma imzaladık. Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere serbest ticaret anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yine hafta sonu 9. Arabuluculuk Konferansı’na, akabinde de R4 ve R4 +E4 Dışişleri Bakanları toplantılarına ev sahipliği yaptık. İnşallah çarşamba günü Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev’i Ankara’da misafir edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRK DEVLETLERİ TEŞKİLATI’NIN 13. ZİRVESİNE ANKARA’DA EV SAHİPLİĞİ YAPACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetimizin 103. yıldönümünü ise Türk dünyasından seçkin komşularımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı’nı halkımızın kullanımına açacağız. 30 Ekim Cuma günü aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesine yine Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz. Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hükûmet başkanının katılımıyla COP-31 Zirvesini Antalya’da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“NE LİBYA’DA NE DE BİR BAŞKA İSLAM BELDESİNDE AYRILIK GÖRMEK İSTEMİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim, değerli arkadaşlar; biz gerek iç siyasete gerekse dış politikaya günlük kazanımların çok ötesinde, asırlara sâri köklü devlet geleneğimizin zaviyesinden bakıyoruz. Günü kurtarmanın değil, istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereği neyse onu yerine getirmeye çalıştık. Biliyorsunuz 27 Kasım 2019 tarihinde Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştık. Bu mutabakat Türkiye ve Libya’nın Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştu. Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliği ile onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır: Türkiye’nin ilk günden beri savunageldiği “tek Libya, tek devlet” ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü, Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini Libya’nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu burada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum: Biz huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya’da ne de bir başka İslam beldesinde artık ayrılık, gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya’da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DOĞU AKDENİZ’DE DENİZ YETKİ ALANI, HAK VE MENFAATLERİMİZİ KORUMANIN DERDİNDEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; tabii burada şu gerçeğin de altını çizmek durumundayım: Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur. Bizim Doğu Akdeniz ile ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz’de tabiri caizse birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerden de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz. Bir kere şunu herkes bilmeli: Gerçeklerden kopuk, agresif söylemlerin hiç kimseye faydası olmaz. Türkiye bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke zaten değildir. Bizim siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa, Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya çalışanlara ülkemiz ile Libya’nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum. Libya Temsilciler Meclisi’ndeki kardeşlerimize ve kardeş Libya halkına en kalbi selamlarımı yolluyor, Rabbim dayanışmamızı daim eylesin diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle aynı mutabakat dolayısıyla daha önce bizi kıyasıya eleştiren, Libya’da ne işimiz var diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim eder noktaya gelmelerini Türk dış politikası adına, Türk siyasetinin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bakınız daha önce de söyledim, siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkartıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE SOKAKTA BULUNMAMIŞTIR, SOKAĞA TESLİM EDİLECEK BİR ÜLKE DE DEĞİLDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan, ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biridir. Türkiye, hamdolsun her karışında sulhu sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki, Türkiye sokakta bulunmamıştır, sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir. Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce eğer yapabiliyorlarsa çıksınlar, çarpık ve kirli ilişkinlerini açıklasınlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse kusura bakmasın, daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler. Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa’da televizyon kanalı sayısı itibariyle ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye’nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HEPİMİZİN ÖNCELİĞİ TÜRKİYE OLMALI, ÜLKEMİZİN HUZURU VE İSTİKRARI OLMALIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu temel hakikati tekrar hatırlatmak isterim: Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım, hepimiz ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef insanlarız. Makamlarımız, unvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalı, ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; 2027 yılı merkezi yönetim bütçe teklifimizi geçen hafta Gazi Meclisimizin takdirine sunduk. 2027 yılında bütçe giderlerinin 27 trilyon 276 milyar lira, bütçe gelirlerinin ise 23 trilyon 408 milyar lira olacağını hesaplıyoruz. Toplumsal refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YATIRIM, İSTİHDAM, ÜRETİM VE İHRACATIMIZI GÜÇLENDİRECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızıçizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirlerimizi deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlıyız. Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdık. 2026 yılı sonu itibariyle depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde 11 ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İŞSİZLİK ORANININ YÜZDE 8’E GERİLEMESİNİ ÖNGÖRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026’yı yüzde 3,3 büyüme ile tamamlamayı öngörüyoruz. 2027’de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4’e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8’e gerilemesini öngörüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdik. Millî Eğitim Bakanlığımıza 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdık. Yükseköğretim dahil eğitim bütçemizi toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve destekleme 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık. Yine 2022’de başlattığımız asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettiriyoruz. Bu kapsamda 2027’de vergi istisnası yoluyla çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EMEKLİ MAAŞLARINA DÜZENLEME</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyette ifade ettim. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin de takdiriyle sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım, ülkemiz için stratejik önemi yüksek bir sektördür. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerimize ise tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdık.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA VE GÜVENLİK HARCAMALARIMIZ İÇİN 3 TRİLYON 454 MİLYAR LİRA BELİRLEDİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4’üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Komşumuz İran’a yönelik saldırı haberlerinin son günlerde yoğunlaşması, akaryakıt fiyatlarının tekrar yükselmesine yol açmıştır. Temennimiz, bölgemizi yeni bir şiddet sarmalına sürükleyecek her türlü adımdan uzak durulmasıdır. Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkarttığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır. Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacak, birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, hepinizi tekrar sevgiyle, saygıyla selamlıyorum. Kalın sağlıcakla.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emekli aylıklarına iyileştirme: Detaylar ortaya çıktı, refah payı gündemde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emekli-ayliklarina-iyilestirme-detaylar-ortaya-cikti-refah-payi-gundemde-2675335dd076e-4be1-4149-8ed7-8a916bee14842026-10-28T08:08:00+03:00HABER MERKEZİ Emekli aylıklarına iyileştirme: Detaylar ortaya çıktı, refah payı gündemde

Emekli aylıklarına iyileştirme: Detaylar ortaya çıktı, refah payı gündemde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TRT Haber'in AK Parti kaynaklarından edindiği bilgiye göre; emekli maaşlarına yapılacak artışın yanı sıra refah payı eklenmesi de değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">NTV'nin edindiği bilgilere göre de, ilk aşamada tüm emeklilere enflasyon farkının verilmesi, en düşük emekli aylığının ise Hazine desteğiyle belirli bir seviyeye yükseltilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmada öncelikle emekliler için ortak bir alt sınır belirlenmesi, ardından en düşük emekli aylığını alanlara ilave ödemeler yapılması gündemde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemenin Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) bütçe imkanları gözetilerek ele alınacağı belirtiliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">65 yaş üstüne daha fazla ödeme seçeneği değerlendiriliyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">NTV'ye göre, üzerinde çalışılan formüllerden biri de ileri yaştaki emeklilere daha yüksek refah payı verilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda çalışmaya devam eden emekliler ile çalışma imkanı bulunmayanların ihtiyaçları ayrı ayrı incelenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle ek işte çalışma ve ilave gelir elde etme imkanları daha sınırlı olan 65 yaş ve üzerindeki emekliler için refah payının daha yüksek tutulması değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Partili kaynakların, yıl sonuna kadar sürecek çalışmalar kapsamında bu yaş sınırının 60'a çekilmesinin de gündeme gelebileceğini belirttiği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de 27,5 milyon prim ödeyen çalışan ve 18 milyon emekli var. Emeklilere yönelik farklı şehirlerde çalışmalar yapılarak bölgesel ihtiyaçların tespit edildiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, düzenlemenin kapsamı, ödeme tutarları ve refah payının hangi kriterlere göre belirleneceği henüz kesinleşmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti'nin yıl sonuna kadar sürdüreceği çalışmaların ardından, emeklilere yapılacak artış ve ilave ödemelere ilişkin ayrıntıların netleşmesi bekleniyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/27/emekli-ayliklarina-iyilestirme-detaylar-ortaya-cikti-refah-payi-gundemde</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA SORUMLULUĞUMUZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cumhuriyetin-ikinci-yuzyilinda-sorumlulugumuz-26754b3d41291-a8e9-47db-933e-6de2400496852026-10-28T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA SORUMLULUĞUMUZ

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CUMHURİYETİN İKİNCİ YÜZYILINDA SORUMLULUĞUMUZ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>Geçmişimizle gurur duymak, bugünümüzü sorgulamaya; bugünümüzü sorgulamak ise geleceğimizi daha güçlü kurmaya engel değildir.</em></strong> 29 Ekim 1923, Türk milletinin tarihindeki en önemli dönüm noktalarından biridir. Cumhuriyetin ilanı, yalnızca bir yönetim biçiminin değişmesi değil; egemenliğin kaynağının millete dayandırılması, vatandaşlık bilincinin güçlendirilmesi ve çağdaş bir devlet inşa etme iradesinin ortaya konulmasıdır. <strong>Cumhuriyet, bize yalnızca bir devlet yönetimi değil, aynı zamanda bir sorumluluk da bırakmıştır:</strong> Aklı ve bilimi rehber edinmek, hukukun üstünlüğünü korumak, üretmek, çalışmak, adaleti gözetmek ve gelecek nesillere daha güçlü bir ülke teslim etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GEÇMİŞİMİZDEN GÜÇ ALARAK GELECEĞİ İNŞA ETMEK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan geçen bir asrı aşkın zamanın ardından bugün kendimize samimiyetle şu soruyu sormalıyız:<strong> “Cumhuriyetin kuruluşunda ortaya konulan hedeflerin ne kadarını gerçekleştirdik, hangi alanlarda ilerledik, hangi alanlarda geride kaldık ve gelecek kuşaklara nasıl bir Türkiye bırakacağız?” </strong>Bu soru, geçmişimizi küçümsemek için değil, geleceğimizi büyütmek için sorulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhuriyet bize ne kazandırdı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhuriyetin en büyük kazanımı, egemenliğin millete ait olduğu ilkesinin</strong> devlet yönetiminin temeline yerleştirilmesidir. Devletin varlık sebebi millet, yönetenlerin meşruiyet kaynağı ise milletin iradesidir. Bu anlayış, vatandaşın yalnızca yönetilen bir kişi değil, ülkesinin geleceğinde söz ve sorumluluk sahibi bir birey olması demektir. <strong>Cumhuriyetle birlikte hukuk</strong>, eğitim, toplumsal hayat, ekonomi ve devlet teşkilatı alanlarında önemli dönüşümler gerçekleştirilmiştir. Kadınların siyasal ve toplumsal hayata katılımı için önemli adımlar atılmış, eğitim sistemi yeniden düzenlenmiş, hukuk düzeni çağdaşlaştırılmış, ekonomik bağımsızlık hedefi doğrultusunda sanayileşme hamleleri başlatılmıştır. Elbette bu kazanımlar bir günde tamamlanmamış, her alanda aynı ölçüde gerçekleşmemiştir. Cumhuriyetin temel ilkelerinin hayata geçirilmesi, her kuşağın kendi döneminde üstlenmesi gereken bir görev olmuştur. Çünkü bir hakkın kanunlarda yazılı olması kadar, günlük hayatta korunması da önemlidir. Bir ülkede seçimlerin yapılması kadar, millet iradesinin bütün kurumlarda saygı görmesi de önemlidir. Eğitim kurumlarının bulunması kadar, çocuklara nitelikli eğitim sunulması da önemlidir. Cumhuriyetin gerçek başarısı, yalnızca geçmişte atılan adımlarla değil, bu adımların bugün vatandaşın hayatında ne ölçüde karşılık bulduğuyla ölçülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Osmanlı'dan Selçuklu'ya, oradan Cumhuriyet'e: Tarihimiz bir bütündür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletlerin tarihleri, birbirinden kopuk sayfalardan oluşmaz. Selçuklu'dan Osmanlı'ya, Osmanlı'dan Millî Mücadele'ye ve Cumhuriyet'e uzanan tarihimiz; farklı dönemleri, farklı yönetim biçimlerini, büyük başarıları, acı tecrübeleri ve önemli dersleri içinde barındırır. Selçuklu'nun devlet ve medeniyet birikimini, Osmanlı'nın asırlar boyunca oluşturduğu kurumsal ve kültürel mirası, Anadolu'nun ortak yaşam tecrübesini ve Cumhuriyetin modernleşme idealini birbirine düşman görmek, tarihimize dar bir pencereden bakmak olur. Tarihimizin her döneminde övünülecek başarılar kadar, üzerinde düşünülmesi gereken hatalar da vardır. Olgun bir millet, geçmişini ne bütünüyle kutsallaştırır ne de bütünüyle reddeder. Başarılarından güç alır, yanlışlarından ders çıkarır. Osmanlı'yı anmak Cumhuriyet'e mesafeli olmayı, Cumhuriyet'i savunmak da Osmanlı'yı yok saymayı gerektirmez. Selçuklu'nun mirası, Osmanlı'nın tecrübesi ve Cumhuriyetin kazanımları, doğru değerlendirildiğinde birbirini dışlayan değil, tarihî hafızamızı zenginleştiren unsurlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ancak geçmişe saygı, geçmişte yaşamak anlamına gelmez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Atalarımıza duyduğumuz saygının en anlamlı ifadesi, onların bize bıraktığı mirası korurken çağın gerektirdiği bilgiye, teknolojiye, üretime ve adalete ulaşmaktır. Ecdadımızın başarılarıyla övünürken, bugünün dünyasında hangi alanlarda öne çıktığımızı da sormalıyız. Asıl mesele, geçmişte ne kadar büyük olduğumuzu anlatmak değil, bugün ne kadar güçlü, adil, üretken ve müreffeh bir ülke olduğumuzu gösterebilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir asrın ardından: Neleri başardık, neleri eksik bıraktık?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Cumhuriyet döneminde önemli bir mesafe almıştır. Eğitimden sağlığa, ulaşımdan iletişime, sanayiden savunma teknolojilerine kadar birçok alanda kayda değer gelişmeler yaşanmıştır. Ülkenin fiziki altyapısı genişlemiş, üretim kapasitesi artmış, yükseköğretime erişim yaygınlaşmış ve Türkiye uluslararası ilişkilerde önemli bir aktör olmayı sürdürmüştür. Bunlar küçümsenecek kazanımlar değildir. Fakat yapılanları takdir etmek, eksikleri görmemize engel olmamalıdır. Bugün gençlerimizin gelecek kaygısı taşıdığı, geçim sıkıntısının birçok aileyi zorladığı, eğitimde fırsat eşitliğinin tartışıldığı, nitelikli insanlarımızın yurt dışında gelecek arayabildiği bir gerçektir. Hukuka güven, kurumların tarafsızlığı, liyakat, gelir dağılımı, bilimsel üretim ve toplumsal dayanışma gibi alanlarda daha güçlü bir yapıya ihtiyaç duyuyoruz. Bunları dile getirmek karamsarlık değildir. Tam tersine, ülkesini önemseyen bir yurttaşın sorumluluğudur. Bir ülkenin gücü yalnızca yollarının uzunluğu, binalarının yüksekliği veya savunma araçlarının sayısıyla ölçülemez. Bunların yanında adaletin ne kadar işlediği, insanlarının ne kadar güvende olduğu, gençlerinin hayal kurup kuramadığı, bilim insanlarının ne kadar özgür çalışabildiği ve emeğin karşılığını ne ölçüde alabildiği de önemlidir. Bir devletin gerçek gücü, vatandaşının devlete duyduğu güvenle; bir toplumun gerçek zenginliği ise yalnızca sahip olduğu parayla değil, yetiştirdiği insanın niteliğiyle de ölçülür. <strong>Cumhuriyetin ikinci yüzyılında temel hedefimiz, yalnızca büyüyen değil; aynı zamanda adil, özgür, üretken ve insanına güven veren bir Türkiye olmalıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İdari değişiklikler tek başına başarı ölçüsü değildir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişten bugüne devletin yönetim biçiminde, idari yapısında ve karar alma süreçlerinde çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Bu değişikliklerin sonuçlarını değerlendirirken kişilere bağlı övgü veya yergilerden çok, somut sonuçlara bakmalıyız. <strong>Bir idari düzenleme ülkeye ne kazandırdı? Kararların daha hızlı alınmasını sağladı mı? Kamu kaynaklarının daha verimli kullanılmasına katkı sundu mu? Bürokratik işlemleri azalttı mı? Hesap verebilirliği ve hizmet kalitesini artırdı mı? Vatandaşın hak arama imkânlarını güçlendirdi mi? </strong>Bu soruların cevapları, siyasi tercihlerden bağımsız olarak araştırılmalı ve tartışılmalıdır. İyi işleyen bir devlet, yalnızca hızlı karar alan değil, doğru karar alan devlettir. Güçlü bir yönetim, yalnızca yetkileri merkezileştiren değil, yetkilerini hukuk içinde kullanan ve sonuçlarının hesabını verebilen yönetimdir. Merkezî yönetimin koordinasyon kabiliyeti kadar yerel ihtiyaçların dikkate alınması, kamu görevlilerinin liyakatle seçilmesi, denetim mekanizmalarının işlemesi ve vatandaşın yönetime güven duyması da önemlidir. Hiçbir idari model, tek başına kalkınmanın veya başarının garantisi değildir. Sonucu belirleyen; kurumların niteliği, kuralların uygulanması, insan kaynağının kalitesi ve kamu yararının ne ölçüde gözetildiğidir. Bu nedenle devletin başarısını, kimin yönettiğinden önce, yönetimin millete ne kazandırdığı üzerinden değerlendirmeyi öğrenmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik bağımsızlık, üretmekle ve değer yaratmakla mümkündür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetin kuruluş yıllarında ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın vazgeçilmez şartlarından biri olarak görülmüştür. Çünkü kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan, üretim kapasitesi sınırlı olan ve dış kaynaklara aşırı bağımlı kalan bir ülkenin hareket alanı da daralır. Bugün de aynı gerçeğin farklı bir biçimiyle karşı karşıyayız. Güçlü bir Türkiye için tarımda verimliliği artırmalı, çiftçimizin emeğini korumalı, sanayimizi ileri teknolojiyle buluşturmalı, enerji alanında dışa bağımlılığımızı azaltmalı ve bilimsel araştırmaları ekonomik değere dönüştürmeliyiz. Yalnızca tüketen değil, tasarlayan; yalnızca ithal eden değil, geliştiren; yalnızca ham madde satan değil, yüksek katma değerli ürünler üreten bir ülke olmalıyız. Küçük ve orta ölçekli işletmelerin gelişmesi, girişimciliğin desteklenmesi, kadınların ekonomik hayata katılımının artırılması, gençlerin önünün açılması ve emeğin karşılığını alması bu hedefin temel parçalarıdır. Ancak üretim yalnızca fabrikalardan ibaret değildir. Bilgi, yazılım, mühendislik, tasarım, sağlık, eğitim, kültür ve yaratıcı endüstriler de çağımızın üretim alanlarıdır. Ekonomik kalkınma için istikrarlı kurallar, öngörülebilir bir ekonomik ortam, adil rekabet, güçlü mesleki eğitim ve kamu kaynaklarının verimli kullanılması gerekir. Bir ülke, insanının emeğini ve aklını değerlendirebildiği ölçüde zenginleşir. Gençleri iş bulamadığı, çiftçisi emeğinin karşılığını alamadığı, girişimcisi önünü göremediği, bilim insanı araştırmasına yeterli imkân bulamadığı zaman sahip olduğu potansiyeli tam anlamıyla kullanamaz. Refah, yalnızca rakamların büyümesi değil, büyümenin vatandaşın hayatında hissedilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun üstünlüğü, özgürlüğün ve güvenin temelidir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetin değerlerini yaşatmak istiyorsak hukuku yalnızca başkalarından beklenen bir düzen olarak görmemeliyiz. Hukuk, hepimizin güvencesi olmalıdır. Adalet, bir insanın siyasi görüşüne, inancına, kökenine, ekonomik durumuna veya toplumsal çevresine göre değişmemelidir. Haklı olanın hakkını arayabildiği, suç isnat edilen herkesin adil yargılanma hakkından yararlandığı, kamu gücünün denetlendiği ve kuralların herkese eşit uygulandığı bir düzen kurulmalıdır. Hukukun üstünlüğü, yalnızca mahkemelerin meselesi değildir. Eğitimden ekonomiye, kamu yönetiminden gündelik ilişkilere kadar her alanda güven ortamını besler. İnsanlar haklarının korunacağına inandığında yatırım yapar, girişimde bulunur, düşüncesini açıklar ve geleceğe daha güvenle bakar. Özgürlük de sorumlulukla birlikte anlam kazanır. Düşünceyi ifade etme hakkı, başkalarının haklarını ortadan kaldırma hakkı değildir. İnanç özgürlüğü, başkasının inancına müdahale etme yetkisi vermez. Farklı düşünmek, düşman olmak anlamına gelmez. Cumhuriyetin bize öğrettiği yurttaşlık bilinci, aynı ülkenin insanları olarak birbirimizin haklarını savunabilmeyi gerektirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitimde hedefimiz diploma değil, nitelikli insan yetiştirmek olmalıdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkenin geleceğini belirleyen en önemli unsur, yetiştirdiği insandır. Gençlerimize yalnızca sınav kazanmayı değil, düşünmeyi, sorgulamayı, araştırmayı, üretmeyi ve sorun çözmeyi öğretmeliyiz. Onlara ezberlenmiş cevaplardan çok doğru sorular sormanın değerini anlatmalıyız. Eğitim sistemi, çocukların doğdukları aileye veya yaşadıkları bölgeye göre değil, yeteneklerine ve emeklerine göre gelişebilmelerine imkân tanımalıdır. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı güçlendirilmeli, okullar arasındaki imkân farklılıkları azaltılmalı, mesleki ve teknik eğitim çağın ihtiyaçlarına uygun hâle getirilmeli, üniversiteler bilimsel üretimin merkezleri olmalıdır. Gençlere yalnızca yurt dışına gitmemelerini söylemek yeterli değildir. Onlara burada nitelikli eğitim, adil fırsatlar, özgür araştırma ortamı ve geleceklerini kurabilecekleri bir ülke sunmak gerekir. Gençlerimizi sevmek, onları sürekli eleştirmek değil; potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri şartları hazırlamaktır. Onlardan ülkeye bağlılık bekliyorsak, ülkenin de onların emeğine, düşüncesine ve hayallerine değer vermesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Laiklik ve ortak yaşam kültürü, toplumsal huzurun güvencesidir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin farklı inançlardan, farklı düşüncelerden, farklı hayat tarzlarından ve farklı kültürel geçmişlerden gelen vatandaşları vardır. Bu çeşitlilik, doğru yönetildiğinde toplumsal zenginliğimizdir. Laiklik, devletin bütün vatandaşlarına eşit mesafede durabilmesinin ve inanç özgürlüğünün korunmasının temel ilkelerinden biridir. İnsanların inançlarını özgürce yaşayabilmesi kadar, inanmama veya farklı düşünme haklarının da korunması önemlidir. Kimse inancından dolayı üstün veya aşağı görülmemeli; kimse düşüncesinden, yaşam tarzından ya da kökeninden dolayı dışlanmamalıdır. Toplumsal barış, herkesin aynı düşünmesiyle değil, farklılıklarına rağmen ortak bir gelecek kurabilmesiyle sağlanır. Bizi bir arada tutan yalnızca ortak geçmişimiz değildir. Ortak geleceğimiz, birbirimize karşı sorumluluğumuz ve eşit vatandaşlık temelinde kurduğumuz bağ da en az onun kadar önemlidir. Birbirimizi değiştirmeye çalışmadan önce anlamayı, suçlamadan önce dinlemeyi, ayrıştırmadan önce ortak noktalarımızı görmeyi öğrenmeliyiz. Çünkü bir ülkenin insanları birbirine güvenmiyorsa, dışarıya karşı ne kadar güçlü görünürse görünsün, içeride önemli bir dayanaktan yoksun demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünyada güçlü ve saygın bir Türkiye için ne yapmalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin hedefi, yalnızca kendi bölgesinde etkili bir ülke olmakla sınırlı kalmamalıdır. Bilimde, teknolojide, sanayide, eğitimde, kültürde, diplomaside ve insan haklarında dünyayla yarışabilen bir ülke olmayı hedeflemeliyiz. <strong>Bunun için:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bilimi ve teknolojiyi merkeze almalıyız.</strong> Araştırma ve geliştirmeye daha fazla önem vermeli, üniversite-sanayi iş birliğini güçlendirmeli, bilimsel düşünceyi günlük hayatın parçası hâline getirmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Üretimi ve verimliliği artırmalıyız.</strong> Tarımda, sanayide ve hizmet sektöründe kaynaklarımızı daha etkin kullanmalı, katma değeri yüksek ürünlere yönelmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Liyakati esas almalıyız.</strong> Kamu görevlerinde, eğitimde ve meslek hayatında bilgi, yetenek, emek ve dürüstlük belirleyici olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Adalete ve kurumlara güveni güçlendirmeliyiz.</strong> Kuralların öngörülebilir, denetimin etkili ve hesap verebilirliğin gerçek olduğu bir kamu yönetimi kurmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Demokratik katılımı geliştirmeliyiz.</strong> Vatandaşların karar süreçlerine katkıda bulunabildiği, eleştirinin düşmanlık sayılmadığı, farklı görüşlerin dinlendiği bir siyasal kültürü güçlendirmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kadınların ve gençlerin potansiyelini değerlendirmeliyiz.</strong> Toplumun yarısının veya genç kuşakların imkânlarını sınırlayan bir ülke, kendi gücünü de sınırlandırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Çevremizi ve doğal kaynaklarımızı korumalıyız.</strong> Kalkınmayı gelecek kuşakların yaşam hakkını gözeterek planlamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Barışçı ve ilkeli bir dış politika izlemeliyiz.</strong> Millî çıkarlarımızı korurken uluslararası hukuku, diplomasi kanallarını ve bölgesel istikrarı önemsemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atatürk'ün "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi, yalnızca bir temenni değil, barışın ve güvenliğin ülkenin kalkınması açısından taşıdığı önemi hatırlatan bir devlet anlayışıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü olmak, sürekli çatışmak değildir. Gerçek güç, gerektiğinde kendini savunabilmek kadar sorunları akıl, diplomasi ve iş birliği yoluyla çözebilme kapasitesine de sahip olmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhuriyet yalnızca devletin değil, her birimizin sorumluluğudur</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün sorumluluğu devlete, hükümetlere veya siyasetçilere yüklemek kolaydır. Oysa ülkenin geleceği, yönetenlerle yönetilenlerin ayrı ayrı ve birlikte üstlendiği sorumluluklarla şekillenir. Devlet yönetenler hukuka bağlı kalmalı, kamu kaynaklarını milletin emaneti olarak görmeli ve hesap verebilmelidir. Siyasetçiler toplumu ayrıştırmak yerine ortak hedeflerde buluşturmalı; eleştiriyi bir tehdit değil, yönetimi geliştiren bir imkân olarak değerlendirmelidir. Fakat vatandaşlar olarak bizlerin de sorumlulukları vardır. Vergi vermek, kurallara uymak, kamu malını korumak, çevreyi temiz tutmak, başkalarının haklarına saygı göstermek, seçimlerde bilinçli karar vermek ve yanlış gördüğümüz uygulamaları demokratik yollarla eleştirmek yurttaşlığın parçalarıdır. İşini dürüst yapan bir esnaf, öğrencisine emek veren bir öğretmen, toprağını verimli kullanan bir çiftçi, bilim üreten bir araştırmacı, adaletle karar veren bir hâkim, sorumlulukla görev yapan bir kamu çalışanı ve çevresine saygılı bir genç, ülkenin gelişmesine katkıda bulunur. Vatan sevgisi yalnızca bayrak törenlerinde söylenen sözlerden ibaret değildir. İşini iyi yapmak, kamu hakkını gözetmek, üretmek, öğrenmek ve yaşadığı topluma fayda sağlamak da vatan sevgisinin somut ifadeleridir. Bir ülkenin geleceğini yalnızca büyük projeler değil, milyonlarca insanın her gün yaptığı küçük ama doğru tercihler de belirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere bırakacağımız en önemli miras</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevgili gençler</strong>, Sizlere yalnızca geçmişin başarılarını anlatmakla yetinemeyiz. Sizlere daha adil, daha özgür, daha üretken ve daha güvenli bir ülke bırakmak zorundayız. Fakat sizler de bu ülkenin yalnızca geleceği değil, bugününün de sorumlularısınız. Tarihinizi öğrenin. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı, Millî Mücadele'yi ve Cumhuriyet'i bütün yönleriyle tanıyın. Geçmişinizi öğrenirken farklı kaynakları okuyun, araştırın ve sorgulayın. Hiçbir dönemi yalnızca övgüyle veya yalnızca eleştiriyle değerlendirmeyin. Bilime inanın, teknolojiyi takip edin, yabancı dil öğrenin, meslek sahibi olun, üretin ve kendinizi geliştirin. Başarıyı yalnızca makamda, parada veya şöhrette aramayın. Dürüstlüğü, karakteri ve topluma faydayı da başarının bir parçası sayın. Farklı düşünen insanlardan korkmayın. Bir düşünceyi savunmanın en güçlü yolu, karşıt görüşleri susturmak değil, kendi düşüncenizi bilgiyle ve sağlam gerekçelerle anlatabilmektir. Ülkenizin sorunlarını görün ama umudunuzu kaybetmeyin. Eksikleri eleştirin ama çözüm üretmekten de kaçınmayın. Dünyayla rekabet edin, fakat insanlığın ortak değerlerine de katkıda bulunun. <strong>Unutmayın:</strong> Bir ülke, gençlerine yalnızca geçmişinden söz ederek değil, geleceğinde yer açarak güçlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam, Cumhuriyetin fazileti, onu her kuşakta yeniden yüceltmektir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetin ilanının üzerinden bir asırdan fazla zaman geçti. Bu süre içinde önemli kazanımlar elde ettik; büyük zorluklar yaşadık, hatalar yaptık, eksikler bıraktık ve yeni imkânlar kazandık. Bugün yapmamız gereken, geçmişi siyasi tartışmaların dar alanına hapsetmek değildir. Cumhuriyeti savunmakla tarihimize sahip çıkmayı, millî değerlerimizi korumakla evrensel değerleri benimsemeyi, ülkemizi sevmekle eksiklerini dile getirmeyi birbirine karşıt görmemeliyiz. Cumhuriyet, yalnızca bir tarihin veya bir kuşağın eseri olarak anılmamalıdır. Her kuşakta hukukla, bilimle, eğitimle, üretimle, özgürlükle ve toplumsal dayanışmayla güçlendirilmesi gereken ortak bir emanettir. Osmanlı'nın ve Selçuklu'nun tarihî birikiminden güç alarak Cumhuriyetin kazanımlarını korumak; bu kazanımları daha ileri taşımak ise bizim sorumluluğumuzdur. Daha müreffeh bir Türkiye istiyorsak daha çok çalışmalı, daha nitelikli üretmeli ve kaynaklarımızı daha iyi değerlendirmeliyiz. Daha güçlü bir Türkiye istiyorsak adaleti, liyakati ve kurumlara güveni geliştirmeliyiz. Daha özgür bir Türkiye istiyorsak farklı düşüncelere tahammül etmeyi, hakları korumayı ve demokratik sorumluluklarımızı yerine getirmeyi öğrenmeliyiz. Dünyada saygın bir ülke olmak istiyorsak yalnızca geçmişteki başarılarımızı anlatmakla yetinmemeli; bugünün biliminde, teknolojisinde, ekonomisinde, kültüründe ve insanlığın ortak geleceğinde de söz sahibi olmalıyız. Çünkü gerçek bağımsızlık, yalnızca kendi kararlarını verebilmek değil, o kararları hayata geçirecek bilgiye, üretim gücüne, adil kurumlara ve nitelikli insan kaynağına sahip olmaktır. Cumhuriyetin fazileti, milletin kendi geleceğine sahip çıkmasında; önemi, insana ve vatandaşlık bilincine verdiği değerde; gücü ise kendisini yenileyebilen, hatalarından ders çıkarabilen ve geleceğe umutla yürüyebilen bir toplum yaratma idealindedir. <strong>Gelin, geçmişimizle kavga etmeyelim; geçmişimizden ders alalım. Birbirimizi ötekileştirmeyelim; ortak geleceğimizi büyütelim. Sadece konuşan değil, çalışan; sadece eleştiren değil, çözüm üreten; sadece tüketen değil, değer yaratan bir toplum olalım.</strong><strong>Cumhuriyetimizi, tarihimize saygı duyarak, insanımıza değer vererek, adaleti koruyarak, bilimi rehber edinerek ve üretimi artırarak yüceltelim.</strong> Çünkü gelecek, kendiliğinden gelmeyecek; bugünkü tercihlerimizle, emeğimizle ve ortak sorumluluğumuzla kurulacaktır. <strong>Ve unutmayalım:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milleti büyük yapan, yalnızca geçmişinde bıraktığı izler değil, geleceğe bırakacağı eserlerdir. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında hedefimiz; geçmişiyle barışık, geleceğe güvenle bakan, adil, özgür, üretken, müreffeh ve dünyada saygın bir Türkiye olmalıdır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Madencilik Meselesi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ulkemizde-madencilik-meselesi-267529acc62cd-6832-46b5-9416-0e521438d7342026-10-28T07:20:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Madencilik Meselesi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ülkemizde Madencilik Meselesi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sektörün yaşadığı sıkıntılar, sorunlar, bu sektördeki iş kazaları, gücükler, patlamalar, zehirlenmeler hiç bitmiyor. En son, Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki özel bir maden ocağında meydana gelen patlamada 3 can kaybı yaşadık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim ne yapmamız lazım? Devlet olarak, İlgili kurum kuruluşlar ve meslek örgütleri olarak, STK lar olarak, vatandaşlar olarak nasıl bir yol izlemeliyiz ki, bu faciaları yaşamayalım, bu ölümler olmasın, sektördeki sorunları nasıl çözelim ve bu sorunların üstesinden gelelim.&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda daha önce yazdığım köşe yazımdan sadece birisi:</strong><br /><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/madencilik-sorun-ve-cozumu-4238"><strong>https://www.haberanaliz.net/makale/madencilik-sorun-ve-cozumu-4238</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de madencilik sektöründe yaşanan acı olaylar, can kayıpları ve iş kazaları ne yazık ki ülkenin en derin ve kronikleşmiş yaralarından biridir. Zonguldak Kilimli'deki (Gelik) son patlama ve benzeri facialar, sorunun sadece teknik değil; denetim, zihniyet, politika ve kurumsal kapasiteyle ilgili çok boyutlu bir yapıda olduğunu bir kez daha göstermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu trajedilerin son bulması ve madenciliğin güvenli, sürdürülebilir bir sektöre dönüşmesi için tüm paydaşların üstüne düşen sorumluluklar ve izlenmesi gereken stratejik yol haritası şu şekildedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Yürütme Organları Ne Yapmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etkin ve Bağımsız Denetim:</strong> Maden denetimleri sadece kâğıt üstünde kalmamalıdır. Denetim mekanizmaları siyasi ve ekonomik baskılardan arındırılmalı, bağımsız, liyakatli ve teknik donanımı tam uzmanlarca yapılmalıdır. Denetimden kaçan veya kurallara uymayan ruhsat sahiplerine caydırıcı cezalar (ruhsat iptali, hapis cezaları vb.) eksiksiz uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevzuatın Tavizsiz Uygulanması:</strong> İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) yasaları uluslararası standartlara (ILO normlarına) tam uyumlu hale getirilmeli ve esnetilmeden uygulanmalıdır. Özellikle kaçak ve ruhsatsız ocaklarla (kaçak ocak ekonomisiyle) mücadele sıfır toleransla yürütülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruhsatlandırma ve Özelleştirme Politikalarının Gözden Geçirilmesi:</strong> Maden ruhsatları verilirken şirketlerin mali yeterliliğinden ziyade teknik altyapısı, iş güvenliği geçmişi ve uzman kadrosu öncelikli kriter olmalıdır. Denetimsiz taşeronlaşma modellerine son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlgili Kurum, Kuruluşlar ve Madencilik Şirketleri Ne Yapmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Önce İnsan, Önce Güvenlik" Anlayışı:</strong> Şirketler kâr ve maliyet odaklı üretim baskısından vazgeçmelidir. Üretim zorlamaları, iş güvenliği önlemlerinin önüne asla geçmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Yatırımlar:</strong> Grizu patlamalarını, göçükleri ve havalandırma yetersizliklerini önleyen erken uyarı sensörleri, otomasyon sistemleri ve modern havalandırma teknolojileri tüm ocaklarda zorunlu hale getirilmeli ve entegre edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Liyakat:</strong> İşe alınan her madenciye kapsamlı İSG eğitimi verilmeli, deneyimsiz işçiler riskli alanlarda çalıştırılmamalıdır. İşletme başmühendisleri ve nezaretçi mühendislerin yasal güvenceleri artırılmalı, işini yaptığı için işten çıkarılma korkusu yaşamamalıdırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Meslek Örgütleri ve STK’lar Nasıl Bir Rol Üstlenmeli?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimsel ve Teknik Rehberlik:</strong> TMMOB (Mühendisler ve Mimarlar Odası Birliği) gibi ilgili meslek örgütlerinin (özellikle Maden Mühendisleri Odası) raporları ve uyarıları dikkate alınmalı, odaların denetim süreçlerine aktif katılımı sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Farkındalık ve Hak Arama:</strong> STK'lar, işçi sendikaları ve meslek örgütleri madencilerin haklarını koruma, güvencesiz çalışma koşullarına karşı ses çıkarma ve kamuoyunda sürekli bir bilinç oluşturma konusunda daha baskı unsuru olmalıdır. Sendikalar, üretim baskısına karşı işçinin yanında güçlü birer kalkan olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaş ve Toplum Olarak Biz Ne Yapmalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Takipçi ve Talepkâr Olmak:</strong> Toplum olarak bu faciaların "kader" veya "fıtrat" olarak kabul edilmesine karşı çıkmalıyız. Siyasi iradeden, işverenlerden ve yerel yöneticilerden sürekli olarak hesap sormalı, güvenli çalışma koşullarının takipçisi olmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emek Dayanışması:</strong> Madencilerin ailelerine sahip çıkmak, kaçak ocakların varlığına göz yummamak ve bu sektörden gelen ürünlerin/enerjinin hangi insanî maliyetle üretildiğinin farkında olmak toplumsal bir duyarlılıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetlersem,</strong> Madencilik, dünyanın her yerinde riskli bir meslektir; ancak gelişmiş ülkelerde bu riskler bilim, teknoloji ve sıkı denetimlerle yönetilerek sıfıra yakın kazalarla yürütülmektedir. Türkiye'nin de bu acıları artık "fıtrat" olarak kabul etmek yerine, <strong>akıl, bilim, liyakat ve hukukun üstünlüğü</strong> ilkeleriyle bu sektörü yeniden yapılandırmaktan başka çaresi yoktur. Her can kaybı, önlenebilir bir ihmalin sonucudur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Resmi Gazete'de yayımlandı. Hastanelerde yeni dönem başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/resmi-gazetede-yayimlandi-hastanelerde-yeni-donem-basliyor-26751fd79f461-8965-4cd0-80e9-0f090e82e17b2026-10-27T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Resmi Gazete'de yayımlandı. Hastanelerde yeni dönem başlıyor

Resmi Gazete'de yayımlandı. Hastanelerde yeni dönem başlıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hastalar; büyük cerrahi ameliyatlar, girişimsel işlemler, anestezi ve sedasyon uygulamaları başta olmak üzere tıbbi müdahaleler öncesinde bilgilendirilmiş rıza formu imzalıyordu. Yeni yayımlanan yönetmeliğe göre, hastalar artık bu rıza formunu elektronik ortamda imzalayabilecek.<br />Yeni düzenlemeyle bugüne kadar kağıt üzerinde ve ıslak imzayla yürütülen rıza işlemleri elektronik ortamda da gerçekleştirilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">FORMLAR NEREDEN ONAYLANACAK?</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastalar, ameliyat öncesi bilgilendirilmiş rıza formuna e-Nabız üzerinden onay verebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnterneti kullanamayan veya sağlık durumu ya da engellilik nedeniyle desteğe ihtiyaç duyan vatandaşların cep telefonlarına ise doğrulama koduyla SMS olarak iletilecek. Kodun ilgili sağlık bilgi sistemine girilmesiyle hastanın rıza beyanı alınacak ve sağlık çalışanı tarafından kimlik doğrulaması gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İmzalanan formlara, e-Nabız üzerinde de ulaşılabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektronik rıza için hastanın kimlik ve cep telefonu doğrulaması da yapması gerekiyor. Yönetmeliğe göre; doğrulama yapmayan vatandaşlar, elektronik rıza sürecini başlatamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık kuruluşunun sistemi üzerinden doğrulanan telefon numaraları 12 ay geçerli olacak. Bu süre dolduğunda elektronik onay işlemleri için numaranın yeniden doğrulanması istenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">YÖNETMELİK HANGİ SAĞLIK KURULUŞLARINI KAPSIYOR?</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili yönetmelik birinci, ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarını kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birinci basamak resmi sağlık kuruluşu: Resmi kurum tabiplikleri, sağlık ocağı, verem savaş dispanseri, anne-çocuk sağlığı ve aile planlaması merkezi, sağlık merkezi</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci basamak resmi sağlık kuruluşu: Eğitim ve araştırma hastanesi olmayan devlet hastaneleri, özel dal hastaneleri</span></p><p><span style="font-size:18px">Üçüncü basamak sağlık kuruluşu: Eğitim ve araştırma hastaneleri, özel dal eğitim ve araştırma hastaneleri ile üniversite hastaneleri</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/gundem/resmi-gazetede-yayimlandi-hastanelerde-yeni-donem-basliyor-1748133</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Brezilya'da seçimleri kaybeden Bolsonaro'ya yurt dışı yasağı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/brezilyada-secimleri-kaybeden-bolsonaroya-yurt-disi-yasagi-267503862e42b-6513-47fb-b5af-9c9bb547b0a42026-10-27T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ Brezilya'da seçimleri kaybeden Bolsonaro'ya yurt dışı yasağı

Brezilya'da seçimleri kaybeden Bolsonaro'ya yurt dışı yasağı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Brezilya'da devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Luiz Inácio Lula da Silva'ya yenilen eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu Senatör Flávio Bolsonaro hakkında yurt dışına çıkış yasağı getirildi.<br />Brezilya basınında yer alan haberlere göre, Yüksek Federal Mahkeme (STF) Yargıcı Alexandre de Moraes, Flávio Bolsonaro'nun pasaportlarını teslim etmesine ve ülkeyi terk etmesinin yasaklanmasına karar verdi. Bolsonaro'nun ayrıca kara para aklama soruşturmasında adı geçen avukat Willer Tomaz ile iletişim kurması da yasaklandı.<br />Federal Polisin 26 Ekim'de Bolsonaro'ya ulaşarak pasaportlarını 24 saat içinde teslim etmesini istediği bildirildi.<br />Bolsonaro, sosyal medya hesabından yayımladığı videoda, kendisine sokakta pasaportlarını teslim etmesi gerektiğinin bildirildiğini ve yurt dışına çıkmasının da yasaklandığını söyledi. Karara uyacağını belirten Bolsonaro, ülkeyi terk etmeyi planladığı yönündeki iddiaları reddetti.<br />Kararın gerekçesi tartışma konusu oldu<br />Flávio Bolsonaro, kararın kardeşi Eduardo Bolsonaro'nun seçim öncesinde yaptığı açıklamalara dayandığını öne sürdü. Eduardo Bolsonaro, bir podcast yayınında kardeşinin seçimi kaybetmesi halinde ülkeyi terk etmesi gerektiğini söylemişti.<br />Flávio Bolsonaro ise ülkeyi terk etme niyetinde olmadığını belirterek kararı siyasi yıldırma girişimi olarak değerlendirdi. Bolsonaro'nun avukatlarının karara itiraz edeceği bildirildi. Brezilya Yüksek Federal Mahkemesi ve Federal Polis, konuya ilişkin açıklama taleplerine henüz yanıt vermedi.<br />Soruşturma başlatıldı<br />Flávio Bolsonaro hakkında Yüksek Federal Mahkemede yürütülen soruşturmalardan biri, bahis şirketleri ve ödeme sistemleri üzerinden kara para aklandığı şüphesiyle ilgili.<br />Yargıç Alexandre de Moraes'in yürüttüğü soruşturmada, Bolsonaro ile avukat Willer Tomaz arasındaki bağlantılı mali işlemler inceleniyor. Mahkemenin geçen hafta Tomaz ile bağlantılı mal varlıklarının dondurulmasına ve banka, vergi ile borsa kayıtlarının incelenmesine karar verdiği bildirildi.<br />Federal Polisin, Bolsonaro'nun Alcazar Holdings şirketine ait bir hesapta yönetici yetkilerine sahip kullanıcı profili bulunduğunu tespit ettiği aktarıldı. Tomaz ile bağlantılı hesaplarda Mart-Mayıs 2025 döneminde yaklaşık 130 milyon real tutarında işlem gerçekleştirildiği belirtildi. Tomaz'ın avukatları suçlamaları reddediyor.<br />Bolsonaro ailesini konu alan film de soruşturuluyor<br />Flávio Bolsonaro hakkında yürütülen diğer soruşturma, eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun siyasi hayatını konu alan Kara At adlı filmin finansmanına ilişkin.<br />Yargıç André Mendonça'nın yürüttüğü soruşturmada, filmin yapımı için özel kaynaklardan sağlanan fonlarda usulsüzlük yapılıp yapılmadığı araştırılıyor. Soruşturma kapsamında Flávio Bolsonaro ile Banco Master'ın eski sahibi Daniel Vorcaro arasındaki bağlantılara ilişkin ses kayıtları ve dijital yazışmaların incelendiği bildirildi.<br />Senatörlük görevi 2027'de sona erecek<br />25 Ekim'de düzenlenen devlet başkanlığı seçimlerinin ikinci turunda Lula da Silva, Flávio Bolsonaro'yu 4 milyondan fazla oy farkıyla geride bırakarak yeniden seçildi. Lula böylece ülke tarihinde dördüncü kez devlet başkanlığı görevine seçilen isim oldu.<br />Seçimlerde yenilgiyi kabul etmeyen Jair Bolsonaro'nun sonucu iptal ettirmek için girişimde bulunacağını söylediği aktarıldı.<br />Senatörlük için yeniden aday olmayan Flávio Bolsonaro'nun görev süresi 1 Şubat 2027'de sona erecek. Görev süresinin tamamlanmasının ardından kamu görevinden ayrılacak olan Bolsonaro'nun hakkındaki soruşturmalar ise devam edebilecek.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261027/brezilyada-secimleri-kaybeden-bolsonaroya-yurt-disi-yasagi-1109881927.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SOKAKLARIMIZI SUÇ ÖRGÜTLERİNDEN, GENÇLERİMİZİ SUÇ ÇETELERİNDEN VE YASA DIŞI BAHİS TUZAĞINDAN KORUMAKTA KARARLIYIZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sokaklarimizi-suc-orgutlerinden-genclerimizi-suc-cetelerinden-ve-yasa-disi-bahis-tuzagindan-korumakta-kararliyiz-267496c5bb1fc-217e-49c9-a79b-4b086d9ce7652026-10-27T10:05:00+03:00HABER MERKEZİ SOKAKLARIMIZI SUÇ ÖRGÜTLERİNDEN, GENÇLERİMİZİ SUÇ ÇETELERİNDEN VE YASA DIŞI BAHİS TUZAĞINDAN KORUMAKTA KARARLIYIZ!

SOKAKLARIMIZI SUÇ ÖRGÜTLERİNDEN, GENÇLERİMİZİ SUÇ ÇETELERİNDEN VE YASA DIŞI BAHİS TUZAĞINDAN KORUMAKTA KARARLIYIZ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletimizin huzurunu bozan, gençlerimizi suça yönlendiren, yasa dışı bahis faaliyetleriyle suç örgütlerine finansman sağlayan yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hedefimiz açıktır: Sokaklarımızı güvenli tutmak, gençlerimizi suç örgütlerinden korumak, yasa dışı bahis ağlarını çökertmek ve suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu doğrultuda bugün Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinesinde yürütülen 3 ayrı soruşturma kapsamında operasyonlar gerçekleştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">? ANKARA<br />Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında Ankara merkezli 18 ilde 79 şüpheliye ve 23 şirkete yönelik operasyon gerçekleştirilmiştir. Soruşturma kapsamında yasa dışı bahis faaliyetlerine yazılım ve çağrı merkezi hizmeti sağlayan yapılanmalar ile suç gelirlerinin şirketler ve kripto varlıklar üzerinden aktarılmasına ilişkin para hareketleri incelenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın mali boyutunda, MASAK raporuna göre şüpheli işlem hacminin 21 milyar 319 milyon TL olduğu tespit edilmiştir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonda 55 şüpheli gözaltına alınmıştır. 24 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir. Soruşturma kapsamında 23 şirkete kayyım atanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">? İSTANBUL<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızca yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturmada ise sosyal medya üzerinden temin edilen kişilerin mesajlaşma grupları aracılığıyla suç eylemlerine yönlendirildiğine ilişkin tespitler üzerine İstanbul merkezli 30 ilde, 34'ü adli süreçteki çocuk olmak üzere toplam 100 şahsa yönelik operasyon düzenlenmiştir. Operasyonda 31'i adli süreçteki çocuk olmak üzere 87 şahıs gözaltına alınmış, 13 şahsın yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">? EDİRNE<br />Edirne Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen yasa dışı bahis soruşturmasında ise banka hesaplarında son bir ayda toplam 1 milyar TL işlem hacmi tespit edilen 12 şüpheliye yönelik Edirne merkezli 5 ilde operasyon düzenlenmiştir.Operasyonda 8 şüpheli gözaltına alınmış, 4 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçun türü, yöntemi veya faaliyet alanı ne olursa olsun, tüm suç örgütleri devletimizin gücünü görecektir! Suç örgütlerinin ekonomik kaynaklarını kurutacak, faaliyet alanlarını daraltacak ve mücadelemizi tavizsiz sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmaları yürüten Ankara, İstanbul ve Edirne Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, operasyonlarda görev alan kolluk güçlerimize ve katkı sağlayan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suç örgütlerinin ve yasa dışı bahis ağlarının kökünü kazımak, sokaklarımızın huzurunu ve gençlerimizin geleceğini korumak için kararlılıkla mücadele edeceğiz!</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Demokrasi kazandı': Avrupa, Lula'nın Brezilya'daki sürpriz zaferini kutluyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/demokrasi-kazandi-avrupa-lulanin-brezilyadaki-surpriz-zaferini-kutluyor-2674822aede2e-4f88-4b9f-8eae-00a74600d9ec2026-10-27T09:01:00+03:00HABER MERKEZİ 'Demokrasi kazandı': Avrupa, Lula'nın Brezilya'daki sürpriz zaferini kutluyor

'Demokrasi kazandı': Avrupa, Lula'nın Brezilya'daki sürpriz zaferini kutluyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Avrupa Konseyi Başkanı António Costa, AB-Mercosur ticaret anlaşmasını hayata geçirmek için yakından çalıştıkları Lula'yı kutlayan ilk isimler arasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ile Brezilya, Arjantin, Paraguay ve Uruguay'dan oluşan Güney Amerika ticaret bloğu arasındaki, ocak ayında imzalanan anlaşma, ABD Başkanı Donald Trump'ın cezalandırıcı gümrük vergilerine bir cevap olarak görülüyordu. Brüksel, Brezilya'yı Mercosur'un "prangalarından" kurtulmaya ve ABD ile de dahil olmak üzere bağımsız ticaret anlaşmaları kovalamaya çağıran Lula'nın sağcı rakibi Flávio Bolsonaro'nun anlaşmayı tehlikeye atmasından endişe ediyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada yaptığı paylaşımda "Arkadaşım Lula'yı tebrik ediyorum" diyen von der Leyen, "Brezilya'da demokrasi ve çok taraflılık kazandı. Avrupa'nın Brezilya ile ortaklığı gelişiyor. Önümüzdeki yıllarda da yanınızda olmaya devam edeceğiz" diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlikte serbest ve açık ticaret için yakın çalışmayı sürdüreceğiz, kurallara dayalı bir küresel düzeni ve iklimimiz için güçlü hedefleri savunacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Costa, Pazar akşamı Lula'yı bizzat tebrik etmek için kendisiyle görüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Brezilya halkı kararını verdi" diyen Costa, "Bağlarımızı derinleştirmek, küresel sorunlarla mücadele etmek ve daha barışçıl, daha müreffeh bir dünya inşa etmek için birlikte çalışmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Hollanda Başbakanı Rob Jetten ve Portekiz Başbakanı Luís Montenegro da bu kutlama korosuna katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron, "Çağımızın büyük meydan okumaları karşısında, stratejik ortaklığımızı güçlendirelim ve iki ülke arasındaki dostluğu daha adil bir dünya için hayata geçirelim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'nın en önde gelen solcu lideri Pedro Sánchez, Lula'nın yeniden seçilmesini "büyük bir zafer" olarak nitelendirerek, gelecek ay yapılacak erken seçimler öncesinde kamuoyu yoklamalarında önde giden muhafazakâr muhalefetle karşı karşıya olduğu kendi ülkesine de paralellik kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sánchez, "Brezilya'da yaşananlar İspanya'da da yaşanacak. Küresel ilericiliğin geri dönüşü daha yeni başladı" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'dan tebrik mesajları yağarken, Brezilya'dan gelen sonuçlar, Lula'nın Bolsonaro'ya karşı yaklaşık 4,4 milyon oy farkla önde olduğunu ve toplam oyların yüzde 51,8'ini aldığını gösteriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Babası Jair Bolsonaro darbe girişimine liderlik ettiği gerekçesiyle cezaevinde bulunan Bolsonaro, oy sayımına itiraz ederek seçimin iptal edilmesi gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolsonaro, toplu taşımadaki gecikmeler ve şiddetli yağışlar nedeniyle oy kullanma süresinin uzatılmasına hükmeden Brezilya yargısının kararını "kirli bir oyun" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok kamuoyu yoklamasının ilk turun ardından öngördüğü gibi Bolsonaro'nun kazanması, Latin Amerika'daki sağa yönelişi pekiştirecekti. Trump yönetimi, sözde "Donroe Doktrini" çerçevesinde bölgede hakimiyet kurmaya çalışmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki tarafın giderek daha çalkantılı bir dünyada güvenilir ortaklar araması nedeniyle, Trump'ın AB ile Brezilya'yı birbirine yakınlaştırdığı yorumları yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ile Brezilya, Trump'ın tartışmaya açtığı serbest ticaret, çok taraflı düzen ve Amazon'a odaklanan iklim politikaları gibi alanlarda ortak bir zemin bulmuş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak özellikle Rusya'nın Ukrayna'yı geniş çaplı işgali konusunda olmak üzere bazı önemli görüş ayrılıkları sürüyor. BRICS üyesi olan Brezilya, Rusya ile yakın ilişkilerini koruyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/26/demokrasi-kazandi-avrupa-lulanin-brezilyadaki-surpriz-zaferini-kutluyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakırköy Belediyesi'ne operasyon: 68 kişi hakkında gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakirkoy-belediyesine-operasyon-68-kisi-hakkinda-gozalti-karari-267477580ca92-7525-44dc-ba2a-699866b647f82026-10-27T08:58:00+03:00HABER MERKEZİ Bakırköy Belediyesi'ne operasyon: 68 kişi hakkında gözaltı kararı

Bakırköy Belediyesi'ne operasyon: 68 kişi hakkında gözaltı kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Salı günü sabah saatlerinde gerçekleşen operasyonda, beş belediye başkan yardımcısı ve iki meclis üyesinin de aralarında bulunduğu 37 kişi gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, belediyenin mal ve hizmet alımı ihalelerinde usulsüzlük yapılarak kamu zararına yol açıldığı ve iş yeri açma ve çalışma ruhsatı isteyen işletme sahiplerinden hukuka aykırı para talep edildiği yönündeki ihbarlar üzerine soruşturma başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhbarlarda, istenen parayı ödemeyen işletmelerin ruhsat işlemlerinin sürüncemede bırakıldığı da öne sürüldü.<br />"İhaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" suçlamalarıyla yürütülen soruşturmada, belediyenin farklı müdürlüklerince 2024-2026 yılları arasında açık ihale ve pazarlık usulüyle gerçekleştirilen 42 ihale dosyası bilirkişi incelemesine alındı.<br />Şüphelilerin telefon görüşme kayıtları ile Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) raporları analiz edildi. İletişimin tespiti ve teknik araçla izleme tedbirleri uygulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcılık, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, belediye personeli ve ihalelere katılan firma temsilcilerinin de aralarında bulunduğu 68 şüpheli hakkında yakalama, gözaltına alma, ifade alma, arama ve el koyma talimatı verdi. Talimat İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne iletildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beş başkan yardımcısı ve iki meclis üyesi gözaltında<br />Sabah saatlerindeki operasyonda 37 şüpheli gözaltına alındı. Gözaltına alınanlar arasında beş belediye başkan yardımcısı ile iki belediye meclisi üyesi bulunuyor. Hakkında gözaltı kararı verilen diğer 31 kişiyi yakalama çalışmaları sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada ihalelerde usulsüzlük ve kamu zararı oluştuğu ile ruhsat işlemlerinde rüşvet talep edildiği iddialarının araştırıldığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırköy'de parti değişikliği bekleniyordu<br />Operasyon, Bakırköy Belediye Başkanı ve bazı meclis üyelerinin bugün CHP'den ayrılarak YENİ Parti'ye katılmasının beklendiği gün düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce Maltepe Belediye Başkanı Esin Köymen ile Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, CHP'den ayrılarak YENİ Parti'ye katılmıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/27/bakirkoy-belediyesine-operasyon-68-kisi-hakkinda-gozalti-karari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Irak'ta PKK bağlantılı Ezidi güçler silah bırakıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/irakta-pkk-baglantili-ezidi-gucler-silah-birakiyor-2674616aa3ea9-de7f-40bc-a848-d3ee328411812026-10-27T08:53:00+03:00HABER MERKEZİ Irak'ta PKK bağlantılı Ezidi güçler silah bırakıyor

Irak'ta PKK bağlantılı Ezidi güçler silah bırakıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Irak hükümetinden yapılan açıklamada, Irak'ın kuzeyinde yer alan Şengal bölgesinde PKK ile bağlantılı olduğu belirtilen Ezidi silahlı grubu Şengal Koruma Birlikleri'nin feshedileceği belirtildi. Açıklamada, Şengal Koruma Birlikleri mensuplarının resmi güvenlik güçlerine entegre edileceği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Silahlı Kuvvetleri Sözcüsü Sabah el-Numan konuya ilişkin yaptığı açıklamada, düzenlenecek bir resmi törenle Şengal Koruma Birlikleri'nin silahlı yapılanmasına son verilerek güvenlik sorumluluğunun federal makamlara devredileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Numan, söz konusu adımın, devlet kontrolü dışındaki silahlı grupların silahlarının düzenlenmesini amaçlayan hükümet politikası kapsamında atıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şengal Koruma Birlikleri de Bağdat yönetimiyle anlaşmaya varıldığını doğrulayarak, 4 bin 165 erkek ve kadın savaşçıdan oluşan güçlerin bağımsız askeri statüsünün sona ereceğini ve federal güvenlik sistemi bünyesine katılacağını açıkladı.<br />Örgüt: Mücadelemiz sürecek<br />Örgüt, katılım sürecinin geçmişte verilen mücadelelerden vazgeçmek anlamına gelmediğini, aksine savaş ve soykırım koşullarının ardından devlet kurumları çatısı altında yeni bir döneme geçişi temsil ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ezidilerden oluşan silahlı örgüt, 2014 yılında IŞİD'in Şengal'e saldırmasının ardından bölgede etkinlik kazanmıştı. IŞİD'in saldırılarında binlerce Ezidi öldürülmüş, kaçırılmış veya yerinden edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin terör örgütü olarak kabul ettiği PKK ile bağlantıları nedeniyle uzun süredir tartışma konusu olan grup, IŞİD'e karşı yürütülen operasyonlarda da rol üstlenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, PKK'nın silah bırakma ve dağılma yönündeki süreci ile Irak hükümetinin silahlı grupları devlet otoritesi altında toplama çabalarının sürdüğü bir dönemde alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak hükümeti, açıklamasında Ezidi toplumunun IŞİD'e karşı mücadelede üstlendiği role teşekkür ederek, mağdurların desteklenmesi ve Şengal'in yeniden imarı için çalışmaların süreceğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/TY,BÜ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/irakta-pkk-ba%C4%9Flant%C4%B1l%C4%B1-ezidi-g%C3%BC%C3%A7ler-silah-b%C4%B1rak%C4%B1yor/a-79768691</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da gemi kazası: 3 binden fazla kişi taşıyordu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-gemi-kazasi-3-binden-fazla-kisi-tasiyordu-26745ff17c3fa-10e8-401b-b4e1-f9f4517d8e042026-10-27T08:50:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da gemi kazası: 3 binden fazla kişi taşıyordu

Almanya'da gemi kazası: 3 binden fazla kişi taşıyordu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da hafta sonu etkili olan kuvvetli rüzgâr nedeniyle Bremerhaven Limanı'nda "Mein Schiff 3" adlı kruvaziyer gemisi iki konteyner gemisiyle çarpıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tui Cruises şirketinden yapılan açıklamada, gemide tespit edilen hasarın kısa sürede giderilemeyecek düzeyde olduğu ve tersanede onarıma alınmasının gerekli görüldüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Normalde geminin Pazar akşamı Kanarya Adaları'na doğru yola çıkması planlanıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis, kazanın bölgede etkili olan kuvvetli rüzgâr nedeniyle meydana geldiğini bildirdi. Açıklamada, römorkörler eşliğinde hareket eden geminin ani rüzgâr etkisiyle sürüklendiği ve limandaki iki konteyner gemisine çarptığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazada kruvaziyer gemisinin yanı sıra iki konteyner gemisi de hasar gördü. Yetkililer, bu gemilerden birinin iskele tarafında metrelerce uzunlukta yırtık oluştuğunu ve konteyner kılavuz sistemlerinde deformasyon meydana geldiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kruvaziyer gemisinde de cankurtaran botları ve köprü üstü bölümde ciddi hasar oluştuğu belirtildi.<br />2 bin 428 yolcu ve 922 mürettebat taşıyordu<br />Yetkililer, hasara rağmen hiçbir geminin su almadığını ve kimsenin yaralanmadığını bildirdi. Olayın ardından "Mein Schiff 3" yeniden kruvaziyer terminaline dönerken, kazaya karışan üç gemiye de limandan ayrılma yasağı getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaza sırasında gemide 2 bin 428 yolcu ve 922 mürettebatın bulunduğu, yolcuların geçici olarak gemide kalmaya devam ettiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, yolcu güvenliğinin öncelikli olduğunu vurgulayarak 20 günlük Kanarya Adaları seferinin iptal edildiğini ve yolcuların bilgilendirilmesi için çalışmaların sürdüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / TY,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-gemi-kazas%C4%B1-3-binden-fazla-ki%C5%9Fi-ta%C5%9F%C4%B1yordu/a-79763354</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkmenistan Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkmenistan-bagimsizlik-gunu-kutlu-olsun-267445a7d147e-1efc-4de5-8c8f-e2923457affd2026-10-27T08:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkmenistan Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkmenistan Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">27 EKİM günü Türkmenistan Bağımsızlık Günüdür. Bu günün anlam ve önemine binaen, bir yazı kaleme aldım, dilerim okursunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkmenistan’ın Bağımsızlık Günü Kutlu Olsun: Ortak Tarihin Köklerinden Stratejik Geleceğe</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">27 Ekim, kardeş Türkmenistan’ın Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nden (SSCB) ayrılışını ve egemenliğini tüm dünyaya ilan ettiği en kutsal ulusal bayramdır. 1991 yılında atılan bu tarihi adım, sadece Türkmen halkının özgürlük ve bağımsızlık iradesinin bir tescili değil, aynı zamanda Türk dünyasının kalbinde yeni ve güçlü bir iradenin doğuşudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile Türkmenistan arasındaki bağlar; sıradan iki devlet ilişkisinin çok ötesinde, <strong>"iki devlet, tek millet"</strong> şiarıyla özetlenen köklü bir aidiyetin, ortak bir dilin, tarihin ve medeniyetin sarsılmaz sütunları üzerine kuruludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dostluk ve Kardeşliğin Sarsılmaz Temelleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkmenistan, Türk dünyasının manevi ve kültürel hazinelerinin en yoğun muhafaza edildiği toprakların başında gelir. Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kur yurtları, Mahtumkulî Firakî’nin evrensel ozanlık geleneği ve halının, ahal teke atlarının, alabai köpeklerinin simgelediği derin kökler, iki ülkenin insanlarını kalpten birbirine bağlar. Tarih boyunca zorluklar karşısında dayanışma içinde olan Türk ve Türkmen halkları, bugün de ortak kültür havzasının getirdiği samimiyetle birbirlerinin sevincini de kederini de en derinlerinde hissetmektedir. Bu dostluk, siyasi iklimlerin ötesinde, halkların hafızasında yer etmiş ebedi bir kardeşlik hukukudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberliğin Sağlayacağı Güç</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel dünyanın getirdiği karmaşık meydan okumalar, Türk devletleri arasındaki iş birliğini ve entegrasyonu bir seçenek olmaktan çıkarıp <strong>zorunluluk</strong> haline getirmiştir. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altında her geçen gün güçlenen birliktelik;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Ekonomik entegrasyonu,</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kültürel alışverişi ve eğitim bağlarını,</span></p><p><span style="font-size:18px">-Genç nesiller arasındaki ortak vizyonu,</span></p><p><span style="font-size:18px">En üst seviyeye taşımaktadır. Türkmenistan’ın daimi tarafsızlık statüsüyle bölgesel barışa, istikrara ve Türk dünyasının dayanışmasına kattığı değer paha biçilemezdir. Birlik içinde hareket eden bir Türk dünyası, hem kendi coğrafyasının refahını artıracak hem de küresel barışın kilit aktörlerinden biri olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Stratejik Meseleler ve Geleceğe Bakış</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">21.yüzyılda enerji güvenliği, lojistik koridorlar ve ticaret yolları, ülkelerin kaderini belirleyen en kritik stratejik unsurlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor:</strong> Türkmenistan, Asya ile Avrupa’yı birbirine bağlayan bu stratejik güzergâhta kilit bir köprü konumundadır. Türkiye ile Türkmenistan’ın ulaştırma, ticaret ve gümrük alanındaki ortak adımları, tüm bölgenin ekonomik kalkınmasına doğrudan hizmet etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji Arz Güvenliği:</strong> Türkmen doğalgazının uluslararası pazarlara, özellikle Türkiye üzerinden Batı’ya ulaştırılması yönündeki projeler, sadece iki ülkenin değil, tüm Avrupa’nın enerji çeşitliliği ve güvenliği açısından hayati bir önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkmenistan’ın bağımsızlığının 35. yılına yaklaşırken; kurucu liderlerin vizyonuyla şekillenen, bugünkü devlet yöneticilerinin gayretleriyle taçlanan bu kutlu gün, hepimiz için ortak bir gurur vesilesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Türkmenistan Bağımsızlık Günü"</strong> vesilesiyle, kardeş Türkmen halkına barış, refah, kalkınma ve ebedi egemenlik dileklerimizi iletiyor; Türkiye-Türkmenistan ilişkilerinin her alanda daha da derinleşerek güçlenmesini temenni ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu bu güçlü kardeşlik bağlarına sahip olanlara!</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Ekim, Tarihin Aynasında Kardeşliğin ve Yeniden Doğuşun Günü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-27-ekim-tarihin-aynasinda-kardesligin-ve-yeniden-dogusun-gunu-2674355cdb0d2-87c4-404b-97ec-d4ebe299fe6b2026-10-27T07:14:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Ekim, Tarihin Aynasında Kardeşliğin ve Yeniden Doğuşun Günü

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Ekim, Tarihin Aynasında Kardeşliğin ve Yeniden Doğuşun Günü

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, takvim yapraklarına düşen rastgele sayılardan ibaret değildir; her gün, geçmişin acı tatlı tecrübelerini, milletlerin kaderini değiştiren dönüm noktalarını ve yarınlara bırakılan en kıymetli mirası taşır. Miladi takvimin yılın 300. günü olan <strong>27 Ekim</strong>, hem Türk dünyasının sarsılmaz bir parçasının kuruluşuna ev sahipliği yapması hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin doğuşuna giden yolda kritik kerterizleri barındırması bakımından hafızalardan silinmeyecek bir tarihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı gün, bir yandan can dostumuz, kardeş vatan <strong>Özbekistan</strong>’ın tarih sahnesindeki adımlarını hatırlatırken, diğer yandan Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesinin en keskin virajlarını gözler önüne serer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özbekistan: Aynı Kökün, Aynı Medeniyetin Uzantısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, yalnızca takvimsel bir veri değil; aynı zamanda ortak bir medeniyetin, köklü bir tarihin ve kopmaz kardeşlik bağlarının yeniden idrak edildiği bir gündür. 27 Ekim 1924 tarihinde Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bünyesinde kurulan Özbekistan, asırlar boyunca Türk-İslam dünyasının ilim, irfan ve medeniyet merkezlerinden biri olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Semerkant ve Buhara gibi dünyanın kalbi sayılan ilim yuvalarını barındıran bu topraklar, Ali Şîr Nevâî’den Uluğ Bey’e, İbn Sina’dan İmâm Buhârî’ye kadar insanlık mirasına yön veren dâhilerin beşiğidir. Bugün bağımsız ve gururlu bir devlet olarak dünya sahnesinde yer alan Özbekistan, Türkiye Cumhuriyeti için sıradan bir komşu veya müttefik değil; <strong>"iki devlet, tek millet"</strong> anlayışının ötesinde, ortak bir ruhun ve kader birliğinin adıdır. Genç nesillerimiz bilmelidir ki; Semerkant'ta esen rüzgâr ile Ankara'da atan kalp aynı medeniyetin, aynı büyük ailenin şüphe götürmez parçalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Cumhuriyeti’nin Doğuşuna Giden Çetin Yollar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">27 Ekim tarihi, Türk milletinin kendi kaderini eline aldığı, küllerinden yeniden doğduğu o muazzam dönemin de en hassas eşiklerinden biridir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>27 Ekim 1923 - Kabine Bunalımı ve Cumhuriyetin Eşiği:</strong> Cumhuriyetin ilanına sadece iki gün kala, İcra Vekilleri Heyeti’nin istifa etmesi ve meclisin güvenini alacak yeni bir kabinenin kurulamaması (kabine bunalımı), tıkanan siyasi mekanizmayı aşmak için yepyeni, köklü ve sarsılmaz bir rejimin şart olduğunu gözler önüne sermiştir. Bu kriz, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde <strong>"Ya istiklal ya ölüm!"</strong> diyen iradenin, rejimi adını koyarak taçlandırmasının en somut tetikleyicisi olmuştur. Siyasetteki tıkanıklıklar, cesur liderlerin eliyle milletin refahı için tarihin en büyük kalkışma noktalarına dönüşebilir; bu da gençliğe bırakılacak en büyük siyasi akıl dersidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>27 Ekim 1913 - Sofya Ataşemiliterliği:</strong> Mustafa Kemal Atatürk’ün Sofya’ya askeri ataşe olarak atanması, geleceğin dâhî liderinin dünya diplomasisini, Avrupa’nın siyasi dengelerini ve modern devlet yapısını yakından tanıması için eşsiz bir okul olmuştur. Büyük zaferlerin arka planında, yıllara yayılan titiz bir hazırlık, entelektüel bir birikim ve vizyon yatar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>27 Ekim 1922 - Lozan’a Davet:</strong> İtilaf Devletleri’nin, Büyük Taarruz’un ardından TBMM Hükümeti ile İstanbul Hükümeti temsilcilerini Lozan Barış Konferansı’na davet etmesi, Türk milletinin uluslararası alanda tescillenen tapu senedine giden yolda egemenlik mücadelesinin diplomatik zaferidir. Bu davet, iki hükümet arasındaki ikilik oyununu bitirmiş, TBMM'yi milletin yegâne temsilcisi olarak tüm dünyaya kabul ettirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>27 Ekim 1992 - Hantur Dağı Harekâtı:</strong> Türk Silahlı Kuvvetleri'nin vatanın bölünmez bütünlüğü, huzur ve güvenliği için terörle mücadelede verdiği kahramanca mücadelenin ve ödenen bedellerin tarihidir. Bu toprakların her karışının ne büyük fedakârlıklarla korunduğu, genç nesillerin asla unutmaması gereken bir vatan bilincidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Not: Tarih Bilinci ve Kardeşlik Vasiyeti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ey Türk gençliği!</span></p><p><span style="font-size:18px">27 Ekim gününün sunduğu bu tablo, sizlere devraldığınız mirasın büyüklüğünü ve sorumluluğun ağır yükünü hatırlatmaktadır. Bir yanda Özbekistan’ın şahsında coğrafyamızın öte yanındaki kardeşlerimizle kurduğumuz sarsılmaz gönül köprüleri, diğer yanda anavatanın inşası uğruna çekilen sancılar, verilen imtihanlar ve dökülen alın terleri vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihini bilmeyen bir millet, pusulasını kaybetmiş bir gemi gibidir. Özbek kardeşlerinizle olan bağınıza sahip çıkın; çünkü kökleriniz ne kadar derinlere inerse, geleceğe uzanan dallarınız da o kadar güçlü olacaktır. Ülkenizin hangi zorluklardan geçerek bugünlere geldiğini asla unutmayın; çünkü yarının güçlü Türkiye’si, bugünün bilinçli, vefalı ve çalışkan gençlerinin ellerinde yükselecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihe not düşülsün ki; bu millet köklerine sadık kaldığı, kardeşliğini unutmadığı ve istiklalinden ödün vermediği müddetçe aşamayacağı hiçbir engel yoktur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Austen ve Boelo fırtınaları Avrupa'nın kuzeyini vurdu: Ulaşım aksadı, binlerce hane elektriksiz kaldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/austen-ve-boelo-firtinalari-avrupanin-kuzeyini-vurdu-ulasim-aksadi-binlerce-hane-elektriksiz-kaldi-2674285706f19-432e-44d3-ac58-63b9ffad27aa2026-10-26T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Austen ve Boelo fırtınaları Avrupa'nın kuzeyini vurdu: Ulaşım aksadı, binlerce hane elektriksiz kaldı

Austen ve Boelo fırtınaları Avrupa'nın kuzeyini vurdu: Ulaşım aksadı, binlerce hane elektriksiz kaldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kuzey Avrupa'yı etkisi altına alan fırtınalar pazar günü de etkisini sürdürdü. Şiddetli rüzgarlar nedeniyle yüzlerce uçuş iptal edilirken, bazı bölgelerde telefon şebekeleri de hizmet dışı kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İskoçya'nın batısındaki Argyll ve Bute bölgesinde rüzgarın saatte 135 kilometreye ulaştığı kaydedildi. Ülke genelinde devrilen ağaçlar ve kopan elektrik hatları yolların ve demir yolu hatlarının kapanmasına neden oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafta sonu İngiltere'yi etkileyen iki fırtınadan ikincisi olan Boelo, pazar günü İskoçya, Kuzey İrlanda ve İngiltere'nin kuzeyinde ulaşımda aksamalara ve elektrik kesintilerine yol açtı. İngiltere'nin ulusal meteoroloji kurumu Met Office, Boelo'nun uçuşan enkaz ve şiddetli dalgalar nedeniyle hayati tehlike oluşturabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede sel uyarıları da yapılırken havaalanları, feribot seferleri, demir yolları ve kara ulaşımı olumsuz etkilendi. İngiltere'de yaklaşık 82 bin, Fransa'da 60 bine yakın, Almanya'da ise en az 10 bin hanede elektrik kesintisi yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu-lo” şeklinde telaffuz edilen Boelo, cuma günü özellikle İngiltere'nin güneyini etkileyen Austen fırtınasının ardından geldi. Austen daha sonra Avrupa kıtasının kuzeyine doğru ilerledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Uçuşlar iptal edildi, feribot seferleri durduruldu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Fırtınanın doğuya, Avrupa kıtasına doğru ilerlemesiyle Hollanda'daki Amsterdam Schiphol Havalimanı, kuvvetli rüzgarlar nedeniyle çok sayıda uçuşta iptal ve gecikmeler yaşanabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belçika da fırtınadan etkilendi. Cumartesi günü Brüksel'de devrilen ağaçlar dört kişinin yaralanmasına neden oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da ise Frankfurt yakınlarındaki Nastätten kasabasında düzenlenen sonbahar pazarı sırasında, Austen fırtınasının şiddetli rüzgarları nedeniyle devrilen iskeleden iki kişi ağır yaralandı. Alman polisi olaya ilişkin açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman Meteoroloji Dairesi (DWD), pazar günü ülkenin kuzey kıyılarında rüzgar hızının saatte 100 kilometreye ulaşabileceğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danimarka, Norveç ve İsveç'in bazı bölgelerinde de kuvvetli rüzgar ve yağış bekleniyordu. Bölgedeki bazı feribot seferleri iptal edilirken, İsveç'te önlem amacıyla bazı demir yolu hatlarında tren seferleri durduruldu. Danimarka'daki Great Belt Köprüsü'nde ise bazı römorkların geçişine izin verilmedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/26/austen-ve-boelo-firtinalari-avrupanin-kuzeyini-vurdu-ulasim-aksadi-binlerce-hane-elektriks</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Brezilya'da Lula da Silva, Bolsonaro'nun oğlunu geride bırakarak seçimleri kazandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/brezilyada-lula-da-silva-bolsonaronun-oglunu-geride-birakarak-secimleri-kazandi-26741efb38a91-8902-4944-a5aa-4137dad627f92026-10-26T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ Brezilya'da Lula da Silva, Bolsonaro'nun oğlunu geride bırakarak seçimleri kazandı

Brezilya'da Lula da Silva, Bolsonaro'nun oğlunu geride bırakarak seçimleri kazandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lula'nın zaferi, Arjantin, Şili, Kolombiya ve Peru gibi Güney Amerika ülkelerinde ABD Başkanı Donald Trump'la yakın ilişkiler kuran sağ ve merkez sağ adayların seçim başarılarıyla öne çıkan bölgesel eğilimin aksine gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sağcı eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun oğlu olan senatör Flávio Bolsonaro ise yenilgiyi kabul etmedi. Bazı oy verme merkezlerinde yaşanan karmaşa ve oy verme süresinin son anda iki saat uzatılması kararının ardından seçim sonuçlarının iptal edilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lula, çeşitli kentlerde otobüs seferlerinin durdurulması nedeniyle bazı seçmenlerin sandığa ulaşamadığını belirterek sürenin uzatılmasını talep etmişti. Flávio Bolsonaro da şiddetli yağışlar nedeniyle bazı bölgelerde benzer bir uzatma istemiş, ancak alınan kararı “kabul edilemez” ve “kirli bir oyun” olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brasília'da kısa bir konuşma yapan Bolsonaro, “Sonuçları tanımak mümkün değil. Bu seçimlerin iptalini talep edeceğim,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jair Bolsonaro, 2022'de Lula karşısında kaybettiği seçimin ardından darbe girişiminde bulunmaktan 27 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İlk turdaki yenilginin ardından gelen zafer</span></h2><p><span style="font-size:18px">İlk turda geride kalan Lula'nın destekçileri, ikinci tur öncesinde geniş katılımlı mitingler düzenleyerek “Bir daha asla Bolsonaro” sloganıyla kampanya yürüttü. Sol kanat ayrıca sosyal medya stratejisini yeniledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brezilya'da 1989'da askeri diktatörlüğün sona ermesinden sonra yapılan ilk doğrudan seçimlerden bu yana, ilk turu kaybeden hiçbir aday ikinci turda seçimi kazanamamıştı. Lula'nın zaferi bu açıdan da dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçime katılmama oranı ilk tura kıyasla gerileyerek yüzde 21'den yüzde 19'a düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim zaferinin ardından ilk açıklamasını yapan Lula, “İnsanları oy kullanmanın ülkede demokrasiyi güvence altına almak açısından çok önemli olduğuna ikna etmeyi başardığımız için sandığa gittiler,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rio de Janeiro'da havai fişekler patlatılırken, Lula'nın İşçi Partisi'nin rengi olan kırmızı kıyafetler giyen binlerce kişi São Paulo sokaklarında kutlama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lula'nın seçim kampanyasında, Trump yönetiminin ticari ve diplomatik baskıları karşısında Brezilya'nın egemenliğini koruma teması öne çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Destekçilerine hitap eden Lula, “Ya vatan özgür kalır ya da Brezilya için ölürüz,” dedi. Brezilya'nın “kimsenin arka bahçesi olmayı kabul etmeyeceğini” de sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rio de Janeiro'da sonuçların kesinleşmesiyle birlikte kutlamalar yoğunlaştı. Araçlar korna çalarken, kırmızı giyen bir kadın Bolsonaro'nun destekçilerini temsil eden sarı ve yeşil kıyafetli dört erkeğe seslenerek “Kaybettiniz! Daha çok ağlayın!” diye bağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lula, seçmenlerin yaklaşık yarısının kendisine karşı oy kullandığı bir ülkede dördüncü dönemine hazırlanıyor. Seçim sonuçları, değişim isteyen geniş bir seçmen kitlesinin varlığını da ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksulluktan çıkarak 2003'te ilk kez başkan seçilen Lula, 2006'da yeniden göreve gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolsuzluk soruşturması kapsamında 18 aydan uzun süre cezaevinde kaldıktan sonra 2022 seçimlerinde yeniden başkan seçilen Lula'nın hakkındaki mahkûmiyet kararları usule ilişkin gerekçelerle iptal edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üçüncü döneminde enflasyon ve işsizlik oranlarının gerilemesine öncülük eden, milyonlarca kişinin yeniden gıdaya erişmesini sağlayan sosyal politikalar uygulayan Lula'ya rağmen, seçmenlerin bir bölümü yüksek yaşam maliyetleri ve suç oranları konusundaki kaygılarını korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en yaşlı liderlerinden biri olan Lula, yeni görev süresi 2030'da sona erdiğinde 85 yaşında olacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/26/brezilyada-lula-da-silva-bolsonaronun-oglunu-geride-birakarak-secimleri-kazandi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Azerbaycan: Cumhurbaşkanı danışmanı Oktay Saral uzaklaştırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/azerbaycan-cumhurbaskani-danismani-oktay-saral-uzaklastirildi-26740fb07d43e-4c5b-43ac-b646-ea3059ee3ef72026-10-26T10:30:00+03:00HABER MERKEZİ Azerbaycan: Cumhurbaşkanı danışmanı Oktay Saral uzaklaştırıldı

Azerbaycan: Cumhurbaşkanı danışmanı Oktay Saral uzaklaştırıldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Azerbaycan ile yaşanan başörtüsü krizinin ardından Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral'ın görevden alındığı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nefes gazetesinin sorularını yanıtlayan Saral, "Cumhurbaşkanımız böyle uygun gördü. (...) Bunlar siyasette doğal şeyler. Ülkelerin birtakım sorunları, sıkıntıları özellikle Azerbaycan'la olan kritik münasebetimiz nedeniyle bazı kararlar alınması normaldir" ifadelerini kullandı. Saral haberin kendisine Cumartesi günü ulaştığını, detayları "gidip öğreneceğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığından ise henüz resmi bir açıklama gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oktay Saral 12 Ekim'de X hesabından, "Azerbaycan'da başörtülü öğrencilerin eğitim hakkının engellenmesi kabul edilemez! (...) Azerbaycan'ın bu yanlıştan bir an önce dönmesini bekliyoruz" mesajını paylaşmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den gelen benzer açıklamalara sert tepki gösteren Bakü yönetimi, aralarında Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan ve DEM Parti milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu'nun da olduğu 31 kişinin ülkeye girişini yasaklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fatih Erbakan'dan Erdoğan'a tepki<br />Erbakan, Saral'ın görevden alındığı haberinin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı eleştirdi, "(Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham) Aliyev istedi diye Sayın Cumhurbaşkanı kendi başdanışmanını feda etmekten geri durmuyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Azerbaycan hükümeti geçtiğimiz haftalarda öğretmen ve öğrencilerin kıyafet kurallarıyla ilgili yeni kararlar almış, bu kapsamda "okul üniformasının tekdüzeliğini bozan ve laiklik ilkesiyle bağdaşmayan ek giyim ögelerinin" kullanılması yasaklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,DK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/azerbaycan-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-dan%C4%B1%C5%9Fman%C4%B1-oktay-saral-uzakla%C5%9Ft%C4%B1r%C4%B1ld%C4%B1/a-79759461</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sırbistan'da öğrenciler kazandı, Vucic yenilgiyi kabul etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sirbistanda-ogrenciler-kazandi-vucic-yenilgiyi-kabul-etti-267397f47f7a2-76a0-45a2-a47d-6750edba63542026-10-26T09:27:00+03:00HABER MERKEZİ Sırbistan'da öğrenciler kazandı, Vucic yenilgiyi kabul etti

Sırbistan'da öğrenciler kazandı, Vucic yenilgiyi kabul etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sırbistan'da dünkü seçimler 12 yıllık Aleksandar Vucic yönetiminin sonu oldu. Açıklanan son tahminlere göre, Vucic karşısında yarışan "Öğrenci Listesi" yaklaşık yüzde 52 oyla sandıktan mutlak çoğunluğu elde ederek çıktı. 2014'ten bu yana önce başbakan ardından cumhurbaşkanı olarak ülkeyi zaman zaman otoriter bir çizgide yöneten Vucic'in "Birleşik Sırbistan" listesi ise yüzde 39 oranında oy alabildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk sonuçların ardından sokağa çıkan on binlerce kişi, öğrenci hareketinin zaferini sabahın ilk saatlerine kadar kutladı. Belgrad sokaklarında göstericiler "Vucic tarihe karıştı" sloganları attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu seçimi kaybettiğimiz açık" diyerek yenilgiyi kabul eden Vucic, görev süresi sınırı nedeniyle seçimler öncesinde cumhurbaşkanlığından istifa etmiş ve yarışa başbakan adayı olarak girmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci listesi ağırlıklı olarak uzmanlardan, doktorlardan, sanatçılardan ve akademisyenlerden oluşuyor. Yeni hükümetin başına kimin geçeceği ise henüz belirsizliğini koruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ülkemizde bir daha zorba olmayacak"<br />Başkent Belgrad'da yapılan kutlamalar vuvuzelalar, araç kornalarının sesi ve havai fişekler eşliğinde gerçekleşirken vatandaşlar sokaklarda ve evlerinin pencerelerinden Sırbistan bayrağı salladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci listesinin birinci sırasında yer alan İliya Sırdanovic ise ilk açıklamasında, &nbsp;"Ülkemizde bir daha asla zorba olmayacak" ifadelerini kullandı.<br />Yerel medyanın haberlerine göre seçimlere katılım yaklaşık yüzde 70 ile son 30 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Yurt dışındaki sandık noktalarında da beklenmedik bir yoğunluk yaşandı: Paris, Prag, Bern, Viyana ve Stuttgart gibi şehirlerde Sırp seçmenler oy kullanabilmek için saatlerce sıra bekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandık başında şiddet olayları<br />Seçim süreci çok sayıda usulsüzlük ve şiddet olayıyla gölgelendi. Geç açılan sandık yerleri, oy satın alma girişimi iddiaları ve şiddet içeren vakalar dahil çok sayıda olay kayda geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sırbistan'ın güneyindeki Niş kenti yakınlarında ise kimliği belirsiz yaklaşık 30 &nbsp;kişinin bir sandık yerine baskın düzenleyerek orada bulunanları darp ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belgrad'ın bir banliyösünde de maskeli bir grubun, seçim sandığı çevresinde genç erkeklerden oluşan bir gruba sopa ve meşalelerle saldırdığı öğrenildi. Belgrad'ın bir diğer bölgesinde de kimliği belirlenemeyen kişilerin bekleyen seçmenlere biber gazıyla saldırdığı aktarıldı. Avrupa Birliği'nin (AB) Belgrad Büyükelçisi Andreas von Beckerath, yaşanan olaylar karşısında "derin kaygı" duyduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">KNA / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/s%C4%B1rbistanda-%C3%B6%C4%9Frenci-hareketi-se%C3%A7imi-kazand%C4%B1-vucic-yenilgiyi-kabul-etti/a-79759677</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan ticari taşımacılıkta ÖTV’siz akaryakıt teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-ticari-tasimacilikta-otvsiz-akaryakit-teklifi-267382f75878f-2b26-4cc8-b377-b639921a99c52026-10-26T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan ticari taşımacılıkta ÖTV’siz akaryakıt teklifi

Ali Bozan’dan ticari taşımacılıkta ÖTV’siz akaryakıt teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, taşımacılık esnafının artan maliyetlerini azaltmak amacıyla Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini TBMM Başkanlığına sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklif, ticari yolcu ve yük taşımacılığında kullanılan taksi, dolmuş, minibüs, otobüs, midibüs, kamyon, kamyonet ve çekicilerin ticari faaliyetlerinde kullanmak üzere satın aldıkları akaryakıtın ÖTV’den istisna edilmesini öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerekçede Tırmıl’daki kontak kapatma eylemi</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, akaryakıt fiyatlarındaki artışın bakım, sigorta, yedek parça ve otoyol geçiş ücretlerindeki yükselişle birlikte taşımacılık esnafının maliyetlerini ağırlaştırdığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de Eylül 2026’da Tırmıl’da yaklaşık 300 kamyoncunun, artan işletme giderleri ve nakliye ücretlerinin maliyetleri karşılamaması nedeniyle yedi gün boyunca kontak kapattığı hatırlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifle taşımacılık esnafının akaryakıt maliyetlerinin düşürülmesi, sektörün sürdürülebilirliğinin güçlendirilmesi ve artan taşıma maliyetlerinin yurttaşlara yansıyan ekonomik yükünün azaltılması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin yasalaşması halinde, kapsamda belirtilen ticari taşımacılık faaliyetlerinde kullanılan akaryakıt ÖTV istisnasından yararlanacak.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 26 Ekim: Sağlıkta İnsan Onuru ve Tarihsel Dönüm Noktaları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-26-ekim-saglikta-insan-onuru-ve-tarihsel-donum-noktalari-26737eb833f1b-3fec-4692-903c-11dd903e27b12026-10-26T00:35:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 26 Ekim: Sağlıkta İnsan Onuru ve Tarihsel Dönüm Noktaları

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 26 Ekim: Sağlıkta İnsan Onuru ve Tarihsel Dönüm Noktaları

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">26 Ekim Günü, Hastaların sağlık hizmetlerinden eşit ve onurlu bir şekilde yararlanmasını, haklarının korunmasını ve bilincin artırılmasını amaçlayan özel bir gün olup HASTA HAKLARI GÜNÜDÜR. Ayrıca, bu tarihte, ülkemiz için önemli tarihsel olaylarda yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takvim yaprakları 26 Ekim'i gösterdiğinde, hem bireysel yaşamımızın en temel yapı taşlarından biri olan <strong>sağlık hakkını</strong> yeniden hatırlıyor hem de tarihimizin derinliklerinden süzülüp gelen önemli olaylarla gurur duyuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu özel gün, sağlık hizmetlerinin yalnızca bir lütuf değil, her bireyin doğuştan sahip olduğu en kutsal insan haklarından biri olduğunu vurgulamak için anlamlı bir fırsat sunar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlıkta Eşitlik, Adalet ve Onur: Hasta Hakları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık hizmetlerinden eşit, adil ve onurlu bir şekilde yararlanabilmek, modern toplumların gelişmişlik düzeyinin en net göstergesidir. <strong>26 Ekim Hasta Hakları Günü</strong>, hastaların yalnızca tıbbi birer vaka değil, hakları, duyguları ve iradeleri olan birer birey olduğunun altını çizer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi Alma Hakkı:</strong> Hastanın kendi sağlık durumu, uygulanacak tedaviler ve olası riskler hakkında açık ve anlaşılır bilgi alması en doğal hakkıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mahremiyet ve Saygı:</strong> Tedavi sürecinde kişisel verilerin korunması ve insan onuruna yakışır bir nezaketle yaklaşılması esastır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşit Erişim:</strong> Hiçbir ayrım gözetmeksizin her vatandaşın nitelikli sağlık hizmetine hakkaniyetle ulaşabilmesi, sosyal devlet anlayışının gereğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bilincin hem sağlık çalışanlarında hem de toplumun tüm kesimlerinde artırılması, daha sağlıklı ve güven dolu bir toplumsal yapı inşa etmemizi sağlar. Sağlık çalışanlarının özverili emekleriyle hastaların hak bilincinin dengelendiği bir sistem, en ideal olandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Akışını Değiştiren 26 Ekim Olayları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ekim, sağlık alanındaki bu insani sorumluluk bilincinin ötesinde, geçmişten günümüze ülkemizin kaderine yön veren pek çok tarihi olaya da ev sahipliği yapmıştır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Trabzon'un Fethi (1461):</strong> Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon İmparatorluğu'nu fethiyle Karadeniz'deki Türk hakimiyeti güçlenmiş, jeopolitik açıdan stratejik bir dönüm noktası yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli Takımın İlk Maçı (1923):</strong> Türkiye millî futbol takımı, tarihindeki ilk resmi maçında Romanya ile İstanbul'da 2-2 berabere kalarak uluslararası sahnede ilk adımını atmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kadın Haklarında Tarihi Adım (1933):</strong> Türk kadınlarına köy muhtarlığı ve ihtiyar heyeti seçme ve seçilme hakkının tanınması (3421 sayılı kanun), Cumhuriyet reformlarının toplumsal hayattaki en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhurbaşkanlığı Seçimi (1961):</strong> Cemal Gürsel'in Türkiye Cumhurbaşkanı seçilmesi, dönemin siyasi ve idari yapısında kritik bir gelişme olarak kayıtlara geçmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünü Anlamlı Kılmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ekim; hem birey olarak kendi sağlığımıza ve haklarımıza sahip çıkmamız gerektiğini hatırlatan hem de geçmişin başarılarıyla geleceğe yürüme irademizi tazeleyen çok yönlü bir gündür. Sağlıkta insan onurunu koruduğumuz, eşitlik ilkesini benimsediğimiz ve tarihimizin köklü mirasına sahip çıktığımız nice anlamlı günlere...</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOLGA ve PİRANA sistemleri hedefleri tam isabetle vurdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tolga-ve-pirana-sistemleri-hedefleri-tam-isabetle-vurdu-26735d0ad0bdc-a46e-4fe8-bb47-3e654b45c63a2026-10-25T16:48:00+03:00HABER MERKEZİ TOLGA ve PİRANA sistemleri hedefleri tam isabetle vurdu

TOLGA ve PİRANA sistemleri hedefleri tam isabetle vurdu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MKE'den yapılan açıklamaya göre, Milli Savunma Bakanlığı tarafından Antalya Körfezi ve Doğu Akdeniz’de düzenlenen TURNAs-2026 tatbikatında yerli ve milli savunma sistemleriyle katılan MKE, Seçkin Gözlemci Günü'nde hava ve deniz tehditlerine karşı atış ve taarruz faaliyetleri gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi'nin 20 milimetre Çift Silahlı Revolver Sistemi, ilk kez bir savaş gemisine entegre edilerek TCG BEYKOZ'dan hava ve deniz hedeflerine karşı atış gerçekleştirerek İHA ve İDA hedeflerini başarıyla imha etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan MKE tarafından geliştirilen kamikaze insansız deniz aracı PİRANA, Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilerek bir tatbikat kapsamında ikinci kez su üstü hedefine taarruz gerçekleştirdi ve hedefi tam isabetle vurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOLGA Yakın Hava Savunma Sistemi, 1000 metre etkili menzilde kamikaze hava ve su üstü tehditlerine karşı görev yapabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemin yüksek stabilizasyon kabiliyeti ise geminin hareketli olduğu deniz görevlerinde hedefe yönelimi koruyarak atış etkinliğini artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PİRANA, Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edildi<br />Daha önce DENİZKURDU-I Tatbikatı’nda su üstü hedefini başarıyla imha eden PİRANA KİDA, TURNAs-2026 kapsamında Bayraktar TB2 üzerinden kontrol edilerek 100 kilogramlık harp başlığıyla hedefini vurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">RF ve SATCOM haberleşme sistemleri sayesinde uzaktan kumandalı veya otonom olarak görev alabilen PİRANA, tekli kullanımın yanı sıra sürü konseptiyle de görev yapabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uydu haberleşmesi sayesinde uzak mesafelerden sevk ve idare edilebilen sistem, farklı harekat senaryolarında kullanılabiliyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.trthaber.com/haber/savunma/turkiye-uluslararasi-en-iyi-askeri-ucangoz-takimi-yarismasinda-sampiyon-oldu-961098.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani Köprüsü yeniden inşa edilecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-ermenistan-sinirindaki-ani-koprusu-yeniden-insa-edilecek-2673665fae2c2-2027-48b7-8bdf-ad7297bd75e62026-10-25T16:10:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani Köprüsü yeniden inşa edilecek

Türkiye-Ermenistan sınırındaki Ani Köprüsü yeniden inşa edilecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan Uraloğlu, Kars'ta Ani Ören Yeri içindeki köprünün restorasyon çalışmalarına ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köprünün, Orta Çağ'ın önemli ticaret merkezlerinden biri olan Ani'de yer aldığını aktaran Uraloğlu, 10. yüzyılda İpek Yolu üzerinde inşa edilen ve günümüze sadece ayak kalıntıları ulaşan yapıyı yeniden ayağa kaldıracaklarını belirtti. İpek Yolu üzerinde gümrük kapısı olarak inşa edilen köprünün, yüzyıllar boyunca doğu ile batı arasındaki ticaretin önemli geçiş noktalarından biri olduğuna işaret eden Uraloğlu, yapının tarihi ve kültürel miras açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uraloğlu, köprünün özgün yapısının 80 metre uzunluğa ve 8 metre genişliğe sahip olduğunu, yapının Arpaçay Nehri'nin yatak genişliğinin 36 metreye kadar düştüğü en dar noktada bulunduğunu belirtti. Yapının 31 metre açıklığındaki dairesel kemerinin, 16 Ekim 1807'de yıkıldığını ifade eden Uraloğlu, köprünün ayakta olduğu dönemde İpek Yolu güzergahının önemli geçiş noktaları arasında yer aldığının altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ani Köprüsü'nün de içinde bulunduğu Ani Ören Yeri'nin, 21 kültür varlığıyla 2016'da UNESCO Dünya Mirası Listesi'ne alındığını hatırlatan Uraloğlu, tarihi yapının gelecek nesillere aktarılmasının amaçlandığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Restorasyon süreci ortak komisyon tarafından yürütülecek<br />Uraloğlu, Türkiye ve Ermenistan arasında imzalanan protokol kapsamında, restorasyon çalışmalarını ortak komisyon koordinasyonunda yürüteceklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köprünün yeniden inşasına ilişkin çalışmaların kapsamını ve yöntemini belirleyen protokolün 4 Mayıs'ta Erivan'da imzalandığını belirten Uraloğlu, "Cumhurbaşkanı Yardımcımız Sayın Cevdet Yılmaz'ın da katıldığı toplantıda imzalanan protokol doğrultusunda, Bakanlığımız ve Karayolları Genel Müdürlüğümüzün (KGM) de yer aldığı ortak komisyon tarafından restorasyon süreci yürütülecek" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uraloğlu, Karayolları Genel Müdürlüğü (KGM) tarafından tarihi köprünün restorasyon uygulama ihalesinin 16 Eylül'de gerçekleştirildiğine değinerek, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"28 Eylül'de sözleşme imzalayarak, Türkiye ile Ermenistan sınırında bulunan tarihi Ani Köprüsü'nün yeniden inşası için ihale sürecini tamamladık. Tarihi köprünün yeniden inşasıyla İpek Yolu'nun önemli kültürel miraslarından birinin korunarak, gelecek nesillere aktarılmasını hedefliyoruz."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/turkiye-ermenistan-sinirindaki-ani-koprusu-yeniden-insa-edilecek-961154.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN: Ziya Gökalp'i rahmet ve minnetle anıyoruz.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-ziya-gokalpi-rahmet-ve-minnetle-aniyoruz-2673485dd9fb6-a060-4977-bcc1-cb5f2d4112212026-10-25T15:45:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN: Ziya Gökalp'i rahmet ve minnetle anıyoruz.

CELAL ADAN: Ziya Gökalp'i rahmet ve minnetle anıyoruz.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün deyimiyle fikirlerimizin babası, Türk devletinin düşünce mimarı Ziya Gökalp'i rahmet ve minnetle anıyoruz. Türk milliyetçileri olarak onun açtığı milli mefkûre yolunda her daim yürüyeceğiz."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Biyolojik silahlar: Hastalıklar nasıl silaha dönüştürülüyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/biyolojik-silahlar-hastaliklar-nasil-silaha-donusturuluyor-267332eedad38-627c-4ec1-bf98-f1cdd1858c192026-10-25T14:20:00+03:00HABER MERKEZİ Biyolojik silahlar: Hastalıklar nasıl silaha dönüştürülüyor?

Biyolojik silahlar: Hastalıklar nasıl silaha dönüştürülüyor?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yapay zeka yakın gelecekte biyolojik silahların geliştirilmesi için de kötüye kullanılabilir. Bilim kurgu gibi görünse de bu ihtimal artık bilim insanlarını, güvenlik kurumlarını ve uluslararası kuruluşları ciddi biçimde meşgul ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü biyoteknolojideki ilerlemeler, hastalık etkenlerinin giderek daha ayrıntılı incelenmesini ve değiştirilmesini mümkün kılıyor. Yapay zeka sayesinde büyük miktarda veri daha hızlı analiz edilebiliyor. Uzmanlar bu nedenle modern teknolojilerin uzun vadede biyolojik silahların geliştirilmesi için de kötüye kullanılabileceğine dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik kurumları da gelişmeleri kaygıyla izliyor. İngiltere iç istihbarat servisi MI5'ın Başkanı Ken McCallum, Ekim 2026'da yapay zekanın gelecekte mevcut, hatta yeni biyolojik silahların oluşturduğu tehdidi artırabileceği uyarısında bulundu. McCallum'a göre bu risk, "devlet dışı aktörler" olarak adlandırılan grupların elinde de ortaya çıkabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim ile kötüye kullanım arasındaki ince çizgi<br />Tartışmanın ne kadar güncel olduğunu ABD merkezli yapay zeka şirketi Anthropic'in Eylül 2026'da yayımladığı rapor da gösteriyor. Şirkete göre, araştırmacıların Claude adlı yapay zeka modelini olası biyolojik silah araştırmalarıyla bağlantılı biçimde kullanmaya çalıştığı birkaç girişim tespit edilerek engellendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre bunlar arasında "gain-of-function" olarak adlandırılan araştırmalara yönelik fon başvuruları ile memelilere daha kolay bulaşabilecek kuş gribi varyantlarını inceleyen projeler de bulunuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anthropic aynı zamanda bu tür araştırmaların hem tıbbi önleme hem de askerî amaçlarla kullanılabileceğini vurguladı. Meşru bilimsel çalışmalar ile olası kötüye kullanım arasındaki bu ayrımın yapılmasının zorluğu, modern biyoteknolojilerin denetlenmesindeki en büyük sorunlardan biri olarak kabul ediliyor.<br />Biyolojik silah nedir?<br />Biyolojik silahlara ilişkin kaygılar aslında yeni değil. Biyolojik silah olarak kullanılabilecek çok sayıda hastalık etkeni bulunuyor. Bunlar arasında bakteriler, virüsler, mantarlar ve bazı biyolojik toksinler yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilinen örnekler arasında şarbon (Anthrax), veba, çiçek hastalığı ve botulinum toksini bulunuyor. Şarbon, en tanınmış biyolojik savaş etkenlerinden biri. Dayanıklı sporları çevrede uzun süre canlı kalabiliyor ve geçmişte devletlerin biyolojik silah programlarında da incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Birleşmiş Milletler Silahsızlanma İşleri Ofisi, biyolojik silahları insanlara, hayvanlara veya bitkilere zarar vermek amacıyla biyolojik maddelerin kasıtlı olarak yayılması şeklinde tanımlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir biyolojik silah genellikle iki unsurdan oluşuyor: biyolojik etkenin kendisi ve onu yaymak için kullanılan sistem. Uzmanlar virüs ya da bakteri gibi unsurları "ajan", bunların yayılmasını sağlayan araçları ise "taşıma sistemi" olarak adlandırıyor. Füzeler, püskürtme sistemleri veya kontamine edilmiş gıdalar bunlara örnek gösteriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik silahlar, nükleer ve kimyasal silahlarla birlikte ABC silahları olarak adlandırılan gruba giriyor. Bunlar çoğu zaman kitle imha silahları arasında da sayılıyor.<br />Kimyasal silahlardan farkı ne?<br />Biyolojik ve kimyasal silahlar arasındaki temel fark, etki mekanizmasında yatıyor. Kimyasal silahlar insanlara sarin veya hardal gazı gibi kimyasal maddelerin zehirleyici etkisiyle zarar veriyor. Etki çoğu zaman saniyeler veya dakikalar içinde ortaya çıkıyor. Birinci Dünya Savaşı'ndaki klor ve daha sonra hardal gazı saldırıları ile Suriye iç savaşında sinir gazı sarinin kullanılması buna örnek gösterilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik silahlar ise bulaşıcı hastalıklara neden oluyor. Etkileri saatler, günler, hatta haftalar sonra ortaya çıkabiliyor. Bazı hastalık etkenleri insandan insana da yayılabildiği için sonuçlarını öngörmek çok daha zor olabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basitleştirerek söylersek, kimyasal silahlar doğrudan zehirleyici etkileriyle zarar verirken biyolojik silahlar hastalık oluşturuyor. Özellikle insandan insana yayılabilme ihtimali, biyolojik silahları hesaplanması güç bir tehdit haline getiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik silahlar dünya genelinde yasak mı?<br />Evet. Biyolojik silahlar uluslararası alanda yasak. Biyolojik Silahlar Sözleşmesi (Biological Weapons Convention - BWC) 1975'te yürürlüğe girdi. Sözleşme, biyolojik ve toksin temelli silahların geliştirilmesini, üretilmesini, depolanmasını, devredilmesini ve kullanılmasını yasaklıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleşme, yalnızca biyolojik savaş araçlarının savaş yöntemi olarak kullanılmasını yasaklayan 1925 tarihli Cenevre Protokolü'nün devamı niteliğinde değerlendirilebilir. Sözleşmeye 189 ülke taraf. Mısır, Suriye veya İsrail gibi bazı ülkeler sözleşmeyi imzalamadı ya da onaylamadı. Sözleşmeyi onaylayan ülkeler, sahip oldukları tüm stokları, üretim tesislerini ve taşıma araçlarını imha etmeyi de taahhüt ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimyasal silahlar da uluslararası alanda yasak. Ancak bunların denetimi çok daha gelişmiş kabul ediliyor. Kimyasal Silahlar Sözleşmesi, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (OPCW) tarafından denetleniyor. Örgüt incelemeler yapabiliyor ve kimyasal silah stoklarının imhasını kontrol edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik silahlarda ise bugüne kadar benzer bir denetim sistemi kurulmuş değil. Devletler, denetimlerin tıp, ilaç sanayisi veya biyoteknoloji alanındaki hassas araştırma verilerini açığa çıkarabileceğinden endişe ediyor. Bu nedenle biyolojik silahların kontrolü büyük ölçüde şeffaflığa, gönüllü bildirimlere ve uluslararası güvene dayanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasağın tek başına kullanımın önüne geçmeye yetmediğini gösteren en bilinen örneklerden biri 2001'de ABD'de yaşandı. 11 Eylül saldırılarından birkaç hafta sonra şarbon sporları içeren mektuplar gönderildi. 22 kişi enfekte oldu, beş kişi hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik silahların tespiti ve denetimi neden zor?<br />Biyolojik silah programlarını ortaya çıkarmak, nükleer veya kimyasal silahları denetlemekten çok daha zor. Çünkü biyolojik silahların geliştirilmesinde kullanılabilecek birçok teknoloji aynı zamanda sivil amaçlarla da kullanılabiliyor. Aşı veya ilaç geliştirmek için kullanılan aynı laboratuvar ekipmanları teorik olarak askerî araştırmalarda da kullanılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar bunu "çift kullanım" yani "dual-use" sorunu olarak tanımlıyor: Aynı araştırma hem barışçıl ve tıbbi hem de askerî amaçlara hizmet edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna bir de biyolojik bir saldırının ilk aşamada doğal bir salgın gibi görünebilmesi ekleniyor. Bir hastalık etkeninin kasıtlı olarak mı yayıldığı, yoksa doğal yollarla mı ortaya çıktığı çoğu zaman ancak kapsamlı araştırmalar sonucunda anlaşılabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de bu nedenle biyolojik silahlar tarih boyunca tekrar tekrar kullanıldı. Tarihî kayıtlar, zehirlenen kuyulardan kuşatmalar sırasında salgın hastalıklardan ölen kişilerin cesetlerinin kullanılmasına kadar çeşitli örneklerden söz ediyor. Ancak bu yöntemlerin gerçekte ne kadar etkili olduğu tartışmalı.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/biyolojik-silahlar-hastal%C4%B1klar-nas%C4%B1l-silaha-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Ft%C3%BCr%C3%BCl%C3%BCyor/a-79675868</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fransa'da yine yüz binlerce kişi sokağa döküldü: 1300 gözaltı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fransada-yine-yuz-binlerce-kisi-sokaga-dokuldu-1300-gozalti-26732136d4ab7-b698-45c7-8195-87264c9d19ee2026-10-25T13:17:00+03:00HABER MERKEZİ Fransa'da yine yüz binlerce kişi sokağa döküldü: 1300 gözaltı

Fransa'da yine yüz binlerce kişi sokağa döküldü: 1300 gözaltı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da hayat pahalılığına yönelik protestolar Cumartesi günü de devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa İçişleri Bakanlığı protestolara ülke genelinde 410 bin kişinin katıldığını açıkladı. Sendikalar ise bu sayının yaklaşık 800 bin olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı 17 Ekim Cumartesi günkü gösterilere 550 binin üzerinde protestocunun katıldığını duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı dün başkent Paris'teki protestolarda 110 bin kişinin yer aldığını açıkladı. Sendikalara göre ise Paris'teki gösterici sayısı 250 bindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da 17 Ekim'deki protestolar, başta Paris olmak üzere birçok kentte şiddet ve yağma olaylarına sahne olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paris'te dünkü gösteriler ise sakin başladı. Ancak Paris'in doğusunda sonlanan yürüyüşün ardından bu bölgede yaklaşık 500 maskeli protestocuyla polis arasında çatışma yaşandı. Polis bu grubu dağıtmak için göz yaşartıcı gaz, ses bombası ve tazyikli su kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'nın ikinci büyük kenti Marsilya'da sokakları trafiğe kapatmak için çöp konteynerlerini yakan gençler, güvenlik güçlerine taş ve şişe attı. Polis, kentte iki kuyumcu dükkânı dâhil çok sayıda mağazanın yağmalandığını duyurdu.<br />İçişleri Bakanı "aşırı sol" grupları suçladı<br />Fransa İçişleri Bakanı Laurent Nunez şehirlerdeki yürüyüşlerin genel olarak "sorunsuz geçtiğini" ancak "aşırı sol" grupların çatışma çıkarmak için polisi provoke ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nunez polisin siyah giyimli aşırılık yanlılarından gelen "son derece yüksek düzeyde bir şiddet" ile karşı karşıya kaldıklarını sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Nunez iki kişinin ciddi şekilde yaralandığını belirtti. Bu kişilerden birinin Toulouse kentinde, diğerinin ise Clermont-Ferrand'da yaralandığı açıklandı. Toulouse'da yaralanan kişinin, parmakları kopan 20 yaşındaki bir genç olduğu bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada Fransa genelinde 24 dükkânın yağmalandığını, bin 314 kişinin gözaltına alındığını, 53 polisin yaralandığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lyon, Bordeaux, Grenoble, Lille, Rennes ve Nantes kentlerinde de göstericilerle polis arasında çatışmalar yaşandı.<br />Diğer Avrupa ülkelerinde de tansiyon hâlen yüksek<br />Fransa'dakine benzer protestolar Avrupa'nın başka ülkelerinde de düzenleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya'nın Barcelona kentinde kendilerini "sistem karşıtı" olarak nitelendiren gençlerin dün gerçekleştirdiği protestolarda 128 kişi gözaltına alındı. Katalan polisi "vandalizm", kamu malına zarar verme" ve "yağma" ile suçlanan bu kişilerden 73'ünün 18 yaşın altında olduğunu duyurdu. Olaylarda 15 polisin yaralandığı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arnavutluk'un başkenti Tiran'da da polis, hükümet karşıtı binlerce göstericiyi dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı. Belçika'nın başkenti Brüksel de polisle protestocular arasındaki çatışmalara sahne oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya'nın Milano kentinde de asker destekli emniyet güçleri protestocuların şehir merkezinde toplanmasına engel olmak için göstericilerle çatıştı. Milano'da geçen hafta sonu birçok mağazanın yağmalanması ya da camlarının kırılması nedeniyle bazı işletmeler dün tedbir amacıyla kepenk indirdi. İtalyan hükümeti yağma olaylarının yaşandığı Milano'ya hafta içinde 500 ek asker göndermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AP,Reuters/CÖ,DK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/fransada-yine-y%C3%BCz-binlerce-ki%C5%9Fi-soka%C4%9Fa-d%C3%B6k%C3%BCld%C3%BC-1300-g%C3%B6zalt%C4%B1/a-79754326</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump seçim mitinginde duyurdu: Audi ABD'deki ilk fabrikasını açacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-secim-mitinginde-duyurdu-audi-abddeki-ilk-fabrikasini-acacak-2673199022c7e-b7ef-46d9-9cc5-68d8ed35da032026-10-25T13:14:00+03:00HABER MERKEZİ Trump seçim mitinginde duyurdu: Audi ABD'deki ilk fabrikasını açacak

Trump seçim mitinginde duyurdu: Audi ABD'deki ilk fabrikasını açacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Volkswagen bünyesindeki Alman otomobil üreticisi Audi, ABD'de fabrika açacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, Georgia eyaletindeki seçim mitinginde yaptığı konuşmada Audi'nin önümüzdeki ay bu fabrikanın inşasına başlayacağını duyurdu. Trump, Georgia'nın Macon kentinde bulunacak bu fabrika için 4,2 milyar dolar yatırım yapacağını ve yılda 200 bin SUV model araç üreteceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından sahneye çıkan Audi CEO'su Gernot Döllner ise desteğinden ötürü Trump'a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açılacak fabrikayla ilgili olarak Audi'den yazılı bir açıklama da geldi. Audi söz konusu fabrikanın inşasına gelecek ay değil, 2027'de başlanmasının planlandığını ve üretime 2030'lı yılların başında geçilmesinin beklendiğini duyurdu. Bu fabrikada yaklaşık 4 bin 500 kişiye istihdam sağlanması hedefleniyor.<br />Trump'ın seçim hesapları<br />Trump, ABD'de 3 Kasım'daki ara seçimlere 10 günden az bir süre kala açıklanan bu kararın Cumhuriyetçi Parti'ye oy kazandırmasını umuyor. ABD'deki 3 Kasım seçimlerinde 435 sandalyeli Temsilciler Meclisi'nin tamamı, 100 sandalyeli Senato'nun ise 35 koltuğu için sandığa gidilecek. Cumhuriyetçi Parti, Kongre'nin her iki kanadında da az bir farkla elinde bulundurduğu çoğunluğu bu seçimler sonucunda da sürdürmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeniden Beyaz Saray'daki başkanlık koltuğuna oturduğu Ocak 2025'ten beri yabancı şirketlere üretimlerini ABD'ye kaydırmaları için baskı yapan Trump, bu amaçla ithalata yönelik yüksek gümrük vergileri uygulatıyor. Cumhuriyetçi Partili lider, ABD'de üretim yapan yabancı şirketlere ise bu vergilerden kaçınma imkânı sunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump bu önlemlerin ABD ekonomisini büyüteceğini ve istihdamı artıracağını ümit ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın uyguladığı gümrük vergileri, ABD pazarına sunduğu tüm araçları Avrupa veya Meksika'dan ithal eden Audi'ye geçen yıl 1,2 milyar euroluk bir darbe indirmişti.<br />Alman sendikası memnun ama temkinli<br />Almanya'daki IG Metall sendikası fabrikanın inşasına yönelik planı memnuniyetle karşıladı ancak Audi'nin mevcut fabrikalarındaki çalışanlara yönelik net taahhütlerde bulunulmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni bir fabrika açarak ABD pazarına erişimi artırmanın "doğru ve gerekli" bir adım olduğunu belirten sendika lideri Christiane Benner, şirketin başta Almanya olmak üzere tüm ülkelerdeki tesislerinde görev yapan çalışanlar için net ve bağlayıcı planlar ortaya koyması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda Volkswagen'in denetim kurulunda başkan yardımcısı olarak görev yapan Benner, ABD'de bir fabrika kurulmasına ilişkin nihai kararın, bu kurulun onayına tabi olduğunu hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,dpa,AFP,Reuters/CÖ,DK</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/trump-se%C3%A7im-mitinginde-duyurdu-audi-abddeki-ilk-fabrikas%C4%B1n%C4%B1-a%C3%A7acak/a-79755503</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şarkıcı Nev hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sarkici-nev-hayatini-kaybetti-26730260f175d-9b80-4184-b954-e2d3b91000462026-10-25T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ Şarkıcı Nev hayatını kaybetti

Şarkıcı Nev hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<h2>Gerçek adı Nevzat Doğansoy olan ve bir süredir karaciğer yetmezliği nedeniyle hastanede tedavi gören 57 yaşındaki Nev hayatını kaybetti.</h2>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Fikir Mimarlarımızdan Ziya Gökalp’i Vefatının Yıldönümünde Saygı ve Minnetle Anıyorum]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-fikir-mimarlarimizdan-ziya-gokalpi-vefatinin-yildonumunde-saygi-ve-minnetle-aniyorum-26729c5ebb114-b9e3-42eb-9595-3890263b06e62026-10-25T06:03:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Fikir Mimarlarımızdan Ziya Gökalp’i Vefatının Yıldönümünde Saygı ve Minnetle Anıyorum

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Fikir Mimarlarımızdan Ziya Gökalp’i Vefatının Yıldönümünde Saygı ve Minnetle Anıyorum

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>25 Ekim 1924</strong>, Türk düşünce hayatı ve millî kimlik inşası adına derin bir hüzün ve büyük bir kaybın tarihidir. "Türkleşmek, İslaşmak, Muasırlaşmak" formülüyle Osmanlı’nın son demlerinden Cumhuriyet’in doğuşuna uzanan kritik dönemeçte yepyeni bir ufuk çizen büyük sosyolog, yazar, şair ve fikir insanı <strong>Ziya Gökalp</strong>, hayata gözlerini yummuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, sadece devrinin bir mütefekkiri değil; yıkılmakta olan bir imparatorluğun küllerinden yükselen Türk milletine <strong>millî bilinci</strong>, <strong>kökü mazide olan ati idealini</strong> ve benliğini yeniden hatırlatan bir fikir mimarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Ömrün Özeti: "Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ziya Gökalp, hayatı boyunca akıl, bilim, tarih ve millî vicdan süzgecinden geçirdiği fikirleriyle Türk milletinin ruh kökünü yeniden inşa etmiştir. Onun üç temel düsturu, bugün bile devletimizin ve toplumumuzun kültürel yönelimine ışık tutmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkleşmek:</strong> Kendi millî kültürümüzü, dilimizi, tarihimizi ve değerlerimizi sahiplenmek; halkın özünde var olan cevheri keşfetmek demektir. Gökalp'e göre "halk doğruya, güzele ve hakikate en yakın olandır."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İslamlaşmak:</strong> İslam dininin ahlaki, manevi ve adalet merkezli yüksek değerlerini içselleştirmek; bu toprakların bin yıllık medeniyet birikiminin dinî ve manevi köklerine sımsıkı sarılmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muasırlaşmak:</strong> Asrın ilmini, fennini, teknolojisini ve evrensel evrelerini yakalamak; ancak bunu yaparken asla öz benlikten ve millî kimlikten ödün vermemektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihe Not Düşen Hizmetler ve Kalıcı Miras</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Diyarbakır’dan başlayıp İstanbul ve Ankara uzanan ilim ve mücadele dolu hayatında Gökalp, sosyolojiyi bu topraklarda kurumsallaştıran öncülerden biri olmuştur. Eserlerinde Türkçülüğü bir ırkçılık veya dışlayıcılık olarak değil; <strong>tamamen kültürel, vicdani ve tarihi bir kucaklaşma</strong> olarak ele almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>-Türkçülüğün Esasları</em> ve <em>Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak</em> gibi eserleriyle, bir ulusun kendi ayakları üzerinde durabilmesi için gereken fikri altyapıyı örmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Şiirlerinde, özellikle <em>Kızıl Elma</em> ve <em>Yeni Hayat</em> mısralarında gençliğe hep daha ileriyi, daha büyük ülküleri hedef gösteren bir vizyon aşılamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Ders Nitelikli Bir Vasiyet</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ziya Gökalp’in aziz hatırası, bugünün ve yarının gençliğine çok kıymetli dersler fısıldamaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Bir milletin ruhu, dili, dini ve millî şuuru onun en büyük kalesidir."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün gençlerimize düşen en büyük görev; dünyayı, teknolojiyi ve bilimi en üst düzeyde takip ederken (muasırlaşmak), kendi tarihine, diline ve kültürel köklerine yabancılaşmamaktır. Ziya Gökalp, bize köklerimizle bağımızı koparmadan, çağdaş medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabileceğimizin en büyük inancını bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefatının 102. yıl dönümünde; Türk millî kimliğinin inşasında, düşünce tarihimizde ve Cumhuriyetimizin kuruluş felsefesinde silinmez izler bırakan <strong>Ziya Gökalp’i rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyoruz.</strong> Ruhu şad, mekânı cennet olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: BM Güvenlik Konseyi daha adil ve kapsayıcı hale getirilmeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-bm-guvenlik-konseyi-daha-adil-ve-kapsayici-hale-getirilmeli-2672867d37299-96b4-4396-831d-8db43e9274292026-10-24T14:18:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: BM Güvenlik Konseyi daha adil ve kapsayıcı hale getirilmeli

Erdoğan: BM Güvenlik Konseyi daha adil ve kapsayıcı hale getirilmeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler’in (BM) kuruluşunun 81. yıl dönümünü ülkem ve milletim adına en kalbi duygularımla tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Sekreter Sayın Antonio Guterres başta olmak üzere, ülkemizde ve dünyanın farklı bölgelerinde görev yapan BM çalışanlarını kutluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki Dünya Savaşı’nın ardından “savaş felaketinden gelecek kuşakları koruma” iradesiyle kurulan BM, uluslararası barış ve güvenliğin muhafazası, kalkınma ve refahın teşviki için ilk günden bu yana önemli sorumluluk üstleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüzde karşı karşıya bulunduğumuz savaşlar, insani felaketler, iklim değişikliği, açlık ve yoksulluk, ırkçılık, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı gibi küresel sınamalar, BM’nin kuruluş misyonunun öneminin azalmadığını, bilakis arttığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlık, bugün de BM Şartı’yla ortaya konulan müşterek iradenin hayata geçirildiği, savaşların sona erdiği ve kalıcı barışın hâkim olduğu bir geleceği özlemle bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM’nin üstlendiği bu ulvi sorumlulukları layıkıyla yerine getirebilmesi için tüm ülkelerin BM Şartı’na daha güçlü sahip çıkmaları ve Teşkilatın temel organlarının etkinliğinin artırılmasına dair reformları desteklemeleri insanlığın ortak menfaatine olmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu noktada, BM Güvenlik Konseyi’nin daha adil, kapsayıcı ve uluslararası toplumun beklentilerini karşılayabilecek bir yapıya kavuşturulması bilhassa önemli hale gelmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze’de yaşanan ve 74 bini aşkın Gazzelinin hayatına mal olan soykırım başta olmak üzere, dünyanın diğer bölgelerine uzanan kriz ve çatışmalar, bu ihtiyacın ne denli acil olduğunu gözler önüne sermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayışla, Sayın Genel Sekreter’in başlattığı BM80 Girişimi’ni destekliyor; İstanbul’u bir BM merkezi haline getirme hedefimiz doğrultusunda Teşkilatla yakın iş birliği içerisinde çalışıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle, 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü’nü kutluyor, daha adil bir dünyanın mümkün olduğu inancıyla, uluslararası sistem ve onun merkezinde yer alan BM’nin daha etkin ve kapsayıcı bir yapıya kavuşturulmasına yönelik gayretlerimizi kararlılıkla sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyorum.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/74-ilde-atik-gidalar-hayvan-mamasina-donusturuluyor-961070.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İletişim Başkanlığı, "Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenleyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskanligi-turkiyenin-iklim-diplomasisi-paneli-duzenleyecek-26727a4fba7f2-79bf-4e05-ae2a-989989af80522026-10-24T12:49:00+03:00HABER MERKEZİ İletişim Başkanlığı, "Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenleyecek

İletişim Başkanlığı, "Türkiye'nin İklim Diplomasisi" paneli düzenleyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İklim değişikliğiyle mücadelede Türkiye’nin ulusal politika ve uygulamalarını uluslararası iklim diplomasisi çerçevesinde ele almak ve Sıfır Atık yaklaşımından COP süreçlerine uzanan gelişmeleri bütüncül bir perspektifle değerlendirmek amacıyla düzenlenecek olan panelin açış konuşmaları, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran tarafından yapılacak.<br />Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele ve sürdürülebilir kalkınma hedefleri, Sıfır Atık uygulamalarının çevre ve iklim politikalarındaki yeri, döngüsel ekonomi ve kaynak verimliliği çalışmaları ile Türkiye’nin uluslararası iklim müzakerelerindeki konumu program kapsamında ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alanında uzman akademisyenler, gazeteciler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcilerinin katılacağı panele yanı sıra uluslararası basın mensuplarının dahil olduğu Çevre ve İklim Medya Programının da finali bu programla yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Panelde atmosferdeki sera gazı yoğunluğunun artışıyla görünür hâle gelen küresel sıcaklık artışları ve aşırı hava olayları, iklim değişikliğinin ekosistem dengesi, doğal kaynakların sürdürülebilirliği, sıfır atık çalışmaları gibi konular değerlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca oturumda orman alanlarının azalması, habitat kaybı, su baskısı ve gıda sistemlerinin kırılganlığı gibi birbiriyle bağlantılı çevresel sorunlar ile bu küresel krizle mücadelede sınır aşan niteliği nedeniyle hayati önem taşıyan uluslararası iş birliği ve COP31 platformunun iklim politikalarındaki rolü tartışılacak.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/iletisim-baskanligi-turkiyenin-iklim-diplomasisi-paneli-duzenleyecek-961056.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, R4+E3 Toplantısı için İstanbul'a gelen dışişleri bakanlarını kabul etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-r4e3-toplantisi-icin-istanbula-gelen-disisleri-bakanlarini-kabul-etti-2672662d6ee01-fe44-4fd2-ad2a-310bae8661ba2026-10-24T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, R4+E3 Toplantısı için İstanbul'a gelen dışişleri bakanlarını kabul etti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, R4+E3 Toplantısı için İstanbul'a gelen dışişleri bakanlarını kabul etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kabulde, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot, İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar, Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ve Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan yer aldı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Novak: Rus şirketleri ekimde 500 bin ton motorin ihraç edebilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/novak-rus-sirketleri-ekimde-500-bin-ton-motorin-ihrac-edebilir-26725962d3f73-0e7d-43d1-aa76-4dc784e2042c2026-10-24T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Novak: Rus şirketleri ekimde 500 bin ton motorin ihraç edebilir

Novak: Rus şirketleri ekimde 500 bin ton motorin ihraç edebilir

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Başbakan Yardımcısı <strong>Aleksandr Novak, </strong>motorin ihracatına yönelik yasağın gevşetildiğini belirterek ekim ayında şirketlerin <strong>500 bin ton</strong> ihracat yapabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Novak, </strong><em>“Motorin ihracatına yönelik yasak gevşetildi. Şirketler ekimde 500 bin ton ihracat yapabilir. Bu miktar, iç piyasanın motorin ihtiyacının tamamen karşılanması esas alınarak hesaplandı”</em> dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel yakıt piyasasındaki arzın artırılmasına ilişkin daha önce açıklanan mutabakatları hatırlatan <strong>Novak, </strong>Rusya’nın dünya piyasalarına ve ABD’ye<strong> ek motorin</strong> tedarik edeceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Novak, <strong>Rusya Doğrudan Yatırım Fonu’nun (RDIF) </strong>önemli desteğiyle Rus motorini taşıyan ilk üç tankerin <strong>Atlantik Okyanusu’nun</strong> doğu kıyılarına doğru yola çıktığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Novak,</strong> sevkiyatın büyük bölümünün <strong>Rosneft’in</strong> kaynaklarından karşılanabileceğini ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261023/novak-rus-sirketleri-ekimde-500-bin-ton-motorin-ihrac-edebilir-1109814208.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'den doğum oranlarını artırma hamlesi: Ailelere konut, sosyal güvenlik destekleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinden-dogum-oranlarini-artirma-hamlesi-ailelere-konut-sosyal-guvenlik-destekleri-267248ebad0e1-18d8-42cf-95af-75582c0e1d682026-10-24T10:22:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'den doğum oranlarını artırma hamlesi: Ailelere konut, sosyal güvenlik destekleri

Çin'den doğum oranlarını artırma hamlesi: Ailelere konut, sosyal güvenlik destekleri

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin hükümeti, ülkede düşen doğum oranlarını durdurmak ve yeni doğan bebek sayısını istikrara kavuşturmak amacıyla ailelere yönelik desteği artırmayı planlıyor. Çin Devlet Konseyi, cuma günü yaptığı açıklamada, evlilik, çocuk sahibi olma, çocuk yetiştirme ve eğitim alanlarındaki politikaların geliştirilmesi, vergi düzenlemeleri, sosyal güvenlik ve konut politikalarının iyileştirilmesi çağrısında bulundu.<br />Hükümet, bu adımlarla "doğum dostu bir toplum" oluşturmayı hedefliyor.<br />Çin'in nüfusu 2025'te üst üste dördüncü yıl düşüş kaydetti. Uzmanlar, bu gerilemenin önümüzdeki yıllarda da devam edebileceği uyarısında bulunuyor.<br />Resmi verilere göre ülkede evlilik kayıtları da 2026'nın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 7.5 azaldı. Evlilik sayısındaki gerileme, doğum oranlarını artırmaya çalışan yönetimin karşı karşıya olduğu demografik sorunları daha da belirgin hale getiriyor.<br />Önce 2, sonra 3 çocuk<br />Çin, 30 yılı aşkın süre uyguladığı ‘tek çocuk politikasının’ ardından son on yılda doğumları teşvik etmeye yönelik çeşitli adımlar atıyor. Bu kapsamda:<br />1980'in 'tek çocuk' politikası bırakılıp 2016 yılında çocuk sahibi olma sınırını 2'ye çıkarıldı<br />Ardından 2021'de ailelerin 3 çocuk sahibi olmasına izin verildi<br />Tüp bebek tedavilerinde indirimler sağlandı<br />Ek çocuklar için çocuk yardımları) verilmeye başlandı<br />Bazı yerel yönetimler, evlenen çiftlere ek ücretli izin tanımaya başladı</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261023/cinden-dogum-oranlarini-artirma-hamlesi-ailelere-konut-sosyal-guvenlik-destekleri-1109807837.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[THY, dünyanın en iyi havayolu salonu mutfağı ödülünü kazandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/thy-dunyanin-en-iyi-havayolu-salonu-mutfagi-odulunu-kazandi-26723d14bf923-2e2b-4d4d-9bfd-96ac0ca75a332026-10-24T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ THY, dünyanın en iyi havayolu salonu mutfağı ödülünü kazandı

THY, dünyanın en iyi havayolu salonu mutfağı ödülünü kazandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Vietnam Airlines, “Dünyanın En İyi Mutfağına Sahip Havayolu” unvanını kazanarak bu ödüle layık görülen ilk Asyalı havayolu oldu. Şirket, Emirates, Qatar Airways, Singapore Airlines, Air France, Cathay Pacific ve Turkish Airlines gibi rakiplerini geride bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havacılık kategorilerinde ödüle layık görülen diğer isimler arasında Londra Heathrow Havalimanı, Turkish Airlines’ın uluslararası yolcu salonları ve Gatwick Havalimanı’nın Güney Terminali’nde bulunan Clubrooms da yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Vietnam Airlines'ta menüde neler var?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Uluslararası yolculara Vietnam mutfağını tanıtmak amacıyla hazırlanan uçak içi menüler, mevsimlere ve uçuş rotalarına göre uyarlanıyor; böylece her uçuş yolculara farklı bir gastronomik deneyim sunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomi sınıfının imza lezzeti, kahvaltıda servis edilen kat kat, çıtır kruvasan. Öğle ve akşam yemeklerinde ise sos eşliğinde pilav ve spagetti tabakları, tatlı ve ekmek sunuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vietnam mutfağına ek olarak, business sınıfı yolcuları varış noktalarına göre dünya mutfaklarından seçeneklerle ağırlanıyor. Güney Kore uçuşlarında karışık kızarmış pilav, yani bibimbap, menüde yerini alırken; ginsengli tavuk çorbası (samgyetang) ve siyah fasulyeli erişte (jajangmyeon) gibi yemekler de sunuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa seferlerinde ise yolcular Fransız, Alman ve Britanya mutfaklarından örnekler tadabiliyor. Ayrıca Avrupa, Avustralya ve Amerika hatlarında seyahat eden business sınıfı yolcuları, yemeklerini önceden sipariş edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en iyi havalimanı yeme-içme deneyimi<br />Londra Heathrow, 2026 Dünyanın En İyi Havalimanı Yeme-İçme Deneyimi ödülünü kazanarak Dubai International, Katar'daki Hamad International, Hong Kong International, New York'taki John F. Kennedy International, Paris Aéroport ve Singapore Changi Havalimanı'nı geride bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Heathrow'nun dört terminalinde yolcular, rahat konseptli restoranlardan kafelere ve uluslararası mutfaklara uzanan geniş bir yelpazeden seçim yapabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havalimanı ayrıca kendi tanımıyla şık yeme-içme deneyimleri de sunuyor. Terminal 2'deki Le Cafe Louis Vuitton bunlardan biri. Konuklar, markanın ikonik monogram çiçeği şeklinde tasarlanan fındık çiçeği tatlısı gibi lezzetleri tercih edebiliyor; fındık ganajı, yumuşak pralin ve fleur de sel'den oluşan bu küçük tatlı, menünün öne çıkan seçeneklerinden.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terminal 5'te ise ünlü şef Gordan Ramsay'nin Plane Food Market'i gün boyu kahvaltı, pizza, suşi, erişte ve geleneksel İngiltere klasiği fish and chips servis ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en iyi havayolu salonu mutfağı<br />Turkish Airlines'ın International Lounges salonları, Dünyanın En İyi Havayolu Salonu Mutfağı ödülünü aldı. Diğer adaylar arasında Paris-Charles de Gaulle'deki Air France La Première Birinci Sınıf Salonu, Zayed International Havalimanı'ndaki Etihad Airways Birinci Sınıf Salonu ve Spa'sı ile Frankfurt Havalimanı'ndaki Lufthansa Birinci Sınıf Salonu bulunuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Qatar Airways'in Hamad International Havalimanı'ndaki Al Safwa Birinci Sınıf Salonu, Zürih Havalimanı'ndaki SWISS Birinci Sınıf Salonu, Suvarnabhumi Havalimanı'ndaki Thai Airways Royal Orchid Prestige Salonu ve Londra Heathrow'daki Virgin Atlantic Clubhouse da adaylar arasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turkish Airlines'ın Edinburgh International Havalimanı gibi noktalarda bulunan uluslararası salonlarında konuklar, sıcak ve soğuk büfe seçenekleriyle Türk ve dünya mutfaklarından lezzetler tadabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en iyi havaalanı salonu mutfağı<br />Gatwick Güney Terminali'ndeki Clubrooms, 2026 Dünyanın En İyi Havaalanı Salonu Mutfağı ödülüne layık görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer adaylar arasında Endonezya'daki Soekarno-Hatta International Havalimanı 1C Terminali'ndeki Blue Sky Premier Lounge, Plaza Premium First Hong Kong, Dubai International 3. Terminal'deki Plaza Premium Lounge, Avustralya'daki Sydney Havalimanı'ndaki SkyTeam Lounge ve Los Angeles International Havalimanı'ndaki Star Alliance Lounge yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gatwick'in Clubrooms salonunda menüler mevsimlere göre yenileniyor; sıcak ve soğuk pek çok ana yemek seçeneğinin yanı sıra hafif atıştırmalıklar ve aperatifler sunuluyor. Kahvaltıda eggs benedict ve Belçika usulü waffle öne çıkan seçenekler arasında.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/23/world-culinary-awards-en-iyi-yemek-sunan-havayolu-ve-havalimanlari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yunanistan'da 15 yaş altına sosyal medya yasağı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yunanistanda-15-yas-altina-sosyal-medya-yasagi-26722990fe09a-d0fa-4c36-b8be-1a82d8f3f63c2026-10-24T10:13:00+03:00HABER MERKEZİ Yunanistan'da 15 yaş altına sosyal medya yasağı

Yunanistan'da 15 yaş altına sosyal medya yasağı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çocuklara sosyal medya yasağı getiren ülkeler arasına Yunanistan da katıldı. 15 yaşından küçük çocuklar için, 1 Ocak 2027 tarihinden itibaren geçerli olacak olan yasakla yasa tasarısı, Yunan parlamentosu tarafından kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan'ın resmî haber ajansı ANA'nın haberine göre, yasağa ilişkin oylamadan önce Perşembe günü sert bir tartışma yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Kiryakos Mitsotakis'in geçtiğimiz nisan ayında "zor ama gerekli" bir adım olarak nitelendirdiği düzenlemeye, yalnızca kendi partisi olan muhafazakâr Yeni Demokrasi'nin (Nea Dimokratia) vekilleri oy verdi. Dijital Dönüşüm Bakanı Dimitris Papastergiu, meclisteki konuşmasında yasanın "etkili, gerekli ve Avrupa Birliği hukukuyla uyumlu bir çözüm" olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan, AB bünyesinde tartışılan planlara atıfla, "Hiçbir şey yapmadan mükemmel bir Avrupa yasasını beklemek çok kolay olurdu. Ancak kontrolsüz internet kullanımının çocukları ruh sağlıklarına zarar veren bir bağımlılığa sürüklemesine artık göz yumulamayacağına dair şimdiden bir mesaj vermek gereklidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Syriza yasağa karşı çıktı<br />Muhalefetteki sosyalist Pasok Partisi oylamada çekimser kaldı. Parti, TikTok gibi çevrim içi platformların yalnızca 13 yaş altındaki çocuklara yasaklanmasını, 13 ve 14 yaşındaki kullanıcılar için ise ebeveyn denetimi öngörülmesini talep etmişti. Radikal sol Syriza Partisi ise çocuklara yönelik toptan yasağı eleştirdi. Syriza Milletvekili Elena Akrita, "Çocukları korumak, onları dışlamakla eş tutulamaz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclisten geçen yasa, çevrim içi platform kullanıcıları için yaş doğrulama kontrolü öngörüyor. Kurallara uymayan şirketlere ise ağır para cezaları uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz yıl Avustralya, çocuklar ve gençler için sosyal medya yasağı getiren dünyadaki ilk ülke olmuştu. Avustralya'da çok sayıda çevrim içi platforma yalnızca 16 yaşından itibaren erişim izni veriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haber ajansı AFP'nin derlediği verilere göre, o tarihten bu yana 20'den fazla ülkede benzer yasalar kabul edildi. Avusturya, Slovenya, Danimarka, Fransa ve İspanya gibi AB ülkelerinde ise benzer bir uygulamanın hazırlıkları yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya yıl sonuna dek "acil eylem planını" hazırlayacak<br />Almanya Eğitim, Aile, Kadın ve Gençlik Bakanı Karin Prien de geçen ay, çocukların ve gençlerin internet ortamında daha iyi korunmasına yönelik bir "acil eylem programını" yıl sonuna kadar duyuracağını açıklamıştı. Bakan Prien de gençlerin sosyal medya platformlarını kullanımı için bir yaş sınırı getirilmesinden yana.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Komisyonu ise kendi önerisinde, 13 yaş altındaki çocuklar için sosyal medya platformlarının tamamen yasaklanmasını, daha büyük gençler için ise bazı özelliklerin sınırlandırılmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eleştirmenlere göre Instagram ve YouTube gibi platformlar, gençleri sürekli kullanıcı haline getirmek amacıyla bağımlılık yapan algoritmalar kullanıyor. "Sonsuz kaydırma" gibi özelliklerin aşırı kullanımı ruhsal sorunlara yol açabiliyor. Gençlere yönelik sosyal medya yasaklarına karşı çıkanlar ise bu yasakların ifade özgürlüğünü ve benzer düşüncedeki kişilerle iletişim kurma hakkını kısıtladığını öne sürüyor. Ayrıca yasakların etkinliğine dair kuşkular da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,TY</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/yunanistanda-15-ya%C5%9F-alt%C4%B1-gen%C3%A7lere-sosyal-medya-yasa%C4%9F%C4%B1-parlamentodan-ge%C3%A7ti/a-79746271</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Barışın ve İş Birliğinin Mimarı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kuresel-barisin-ve-is-birliginin-mimari-267218f9e2114-a941-47bf-9068-fe25b25dbb182026-10-24T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Barışın ve İş Birliğinin Mimarı

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Barışın ve İş Birliğinin Mimarı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugün 24 Ekim… Bildiğiniz üzere, 24 Ekim, II. Dünya Savaşı sonrasında dünya barışını, güvenliğini ve uluslararası iş birliğini sağlamak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı'nın resmen faaliyete geçtiği gün olması nedeniyle Birleşmiş Milletler Günü olarak kutlanır. Bu gün yazımı bu konuya ayırdım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Barışın ve İş Birliğinin Mimarı: 24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 24 Ekim… İnsanlık tarihinin en büyük yıkımlarının ve acılarının ardından, yaralarını sarmak ve geleceği güvenle inşa etmek üzere yola çıkan dünyanın ortak iradesinin simgeleştiği bir gün. II. Dünya Savaşı’nın ardından uluslararası barışı, güvenliği ve dostane ilişkileri güvence altına almak amacıyla kurulan Birleşmiş Milletler (BM) Teşkilatı’nın resmen faaliyete geçişinin yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">1945 yılında BM Şartı’nın yürürlüğe girmesiyle hayata geçen bu küresel çatı, yalnızca bir uluslararası örgüt değil; insanlığın ortak vicdanının ve birlikte yaşama iradesinin en somut tezahürüdür. Türkiye de bu vizyonun ilk tuğlalarını koyan, BM’nin <strong>kurucu üyeleri</strong> arasında yer alarak bu büyük sorumluluğa ortak olan ülkelerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye’nin BM Çatısındaki Rolü: Stratejik, Siyasi ve Ekonomik Kazanımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin Birleşmiş Milletler’in kurucu kadrosunda yer alması ve örgüt bünyesindeki aktif varlığı, ülkemize uluslararası alanda çok boyutlu stratejik avantajlar sağlamaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Diplomasi ve Etki Alanı:</strong> Türkiye, BM kürsüsünü dünyanın kalbinin attığı en üst düzey platform olarak kullanarak ulusal çıkarlarını, adalet vizyonunu ve bölgesel barış önerilerini küresel kamuoyuna doğrudan aktarabilmektedir. "Dünya 5’ten büyüktür" gibi adil bir küresel düzen çağrısı, bu platformun gücünü ve Türkiye'nin buradaki yapıcı sesini gözler önüne sermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bölgesel Güvenlik ve İstikrar:</strong> Türkiye, başta Kıbrıs meselesi olmak üzere, terörle mücadelene, düzensiz göç yönetiminden insani yardımlara kadar pek çok kritik başlıkta BM kararlarının hem yapıcısı hem de uygulayıcısı olmuştur. Barışı koruma misyonlarına sağlanan katkılar, ülkemizin uluslararası güvenliğin asli bir aktörü olduğunu kanıtlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsani Diplomasi ve Kalkınma Yardımları:</strong> Savaş mağdurlarına, mazlumlara ve mültecilere uzatılan şefkat eliyle "dünyanın en çok insani yardım yapan ülkelerinden biri" konumuna gelen Türkiye, BM’nin kalkınma ve sürdürülebilirlik hedeflerinin de öncülerindendir. Bu misyon, ülkemizin uluslararası alandaki "yumuşak gücünü" (soft power) zirveye taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik ve Çok Taraflı İş Birliği:</strong> BM’nin uzmanlık teşkilatları (UNESCO, UNICEF, FAO, UNHCR, WHO vb.) ile yürütülen projeler; tarımdan eğitime, kültürel mirasın korunmasından halk sağlığına kadar pek çok alanda ülkemize nitelikli bilgi transferi, kalkınma desteği ve küresel ağlarla entegrasyon imkânı tanımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emeği Geçenleri Saygıyla Anarken</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu büyük çatının kurulmasında, çarkların barış ve refah lehine dönmesinde rol oynayan tüm vizyoner devlet insanlarını, diplomatları, uluslararası kamu görevlilerini ve en önemlisi dünyanın dört bir yanında görev yaparken hayatını kaybeden fedakâr BM çalışanlarını rahmet ve minnetle anıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu diplomasisinden bugüne, BM çatısı altında ülkemizi temsil eden tüm hariciye teşkilatımıza, bürokratlarımıza ve barış elçilerimize şükran borçluyuz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğe Umutla Bakmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün karşı karşıya olduğumuz iklim krizleri, bölgesel çatışmalar, göç dalgaları ve adaletsizlikler; Birleşmiş Milletler’in ilk kuruluş ilkelerine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu göstermektedir. Türkiye olarak, daha adil, daha güvenli ve yaşanabilir bir dünya için çok taraflı diplomasiyi savunmaya ve BM çatısı altında yapıcı rolümüzü sürdürmeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Ekim Birleşmiş Milletler Günü kutlu olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şehitoğlu: Gazetecilik suç değildir!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sehitoglu-gazetecilik-suc-degildir-2672063127035-8e2d-4e3c-b660-152c3ef934602026-10-24T08:10:00+03:00HABER MERKEZİ Şehitoğlu: Gazetecilik suç değildir!

Şehitoğlu: Gazetecilik suç değildir!

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, Türkiye'nin 10 ilinde gazetecilere yönelik baskı, gözaltı ve tutuklamalara karşı düzenlenen eylemlere destek verdi. Şehitoğlu, basın özgürlüğünün demokratik toplumun vazgeçilmez unsuru olduğunu vurgulayarak, “Gazetecilerin yeri cezaevleri değil, haberin peşinde oldukları sokaklar, meydanlar ve haber merkezleridir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti Başkanı A. Vahap Şehitoğlu, Türkiye'nin 10 ilinde gazetecilerin baskılara, gözaltılara ve tutuklamalara karşı gerçekleştirdiği eylemlere ilişkin yazılı açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin halkın haber alma hakkını savundukları için baskıya maruz bırakılmasını kabul edilemez bulduklarını belirten Şehitoğlu, eylemlere katılan meslektaşlarının yanında olduklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gerçekleri yazmak suç değildir”</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bugün Türkiye'nin 10 ilinde baskılara, gözaltılara ve tutuklamalara karşı seslerini yükselten gazeteci meslektaşlarımızın onurlu mücadelesini Mersin İnternet Gazetecileri Cemiyeti olarak yürekten destekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın haber alma hakkını savunan gazetecilerin baskıyla, gözaltıyla ve tutuklama tehdidiyle susturulmaya çalışılmasını esefle karşılıyor ve şiddetle protesto ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilik suç değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçekleri yazmak, soru sormak ve kamu adına hesap sormak demokratik toplumun vazgeçilmez hakkıdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gönlümüz özgür basın için direnenlerle”</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemlere katılan gazetecilerin mücadelesini kutlayan Şehitoğlu, meslektaşlarıyla dayanışma içinde olduklarını belirterek şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bugün gönlümüz meydanlarda özgür basın için direnen meslektaşlarımızla; cezaevlerinde, karakollarda ve türlü baskılar altında mesleğini yapma mücadelesi veren onurlu gazetecilerimizledir. Bu haklı mücadelede sesini yükselten bütün meslektaşlarımızı yürekten kutluyor, dayanışmamızı bir kez daha ilan ediyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gazetecilerin yeri cezaevleri değildir”</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılmasına karşı olduklarını vurgulayan Şehitoğlu, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gazetecilerin yeri cezaevleri değil, haberin peşinde oldukları sokaklar, meydanlar ve haber merkezleridir. Mesleki faaliyetleri nedeniyle özgürlüklerinden yoksun bırakılan gazetecilerin bir an önce özgürlüklerine kavuşmasını, basın üzerindeki her türlü baskı ve özgürlük kısıtlamasının son bulmasını istiyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“Özgür basın susturulursa demokrasi de susar”</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitoğlu, açıklamasını basın özgürlüğünün yalnızca gazetecileri değil, toplumun tamamını ilgilendirdiğini vurgulayarak tamamladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Unutulmasın: Özgür basının susturulduğu yerde yalnızca gazeteciler değil, halkın haber alma hakkı ve demokrasi de susturulur!”</span></p><p><strong>YAZI İÇERİK KAYNAK:</strong></p><p>https://www.sonses.tv/sehitoglu-gazetecilik-suc-degildir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Değişmeyen Çarkı ve Güven Krizi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyasetin-degismeyen-carki-ve-guven-krizi-267196e1222c1-e6d1-45ae-b9be-a084cebec70a2026-10-24T07:46:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Değişmeyen Çarkı ve Güven Krizi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Değişmeyen Çarkı ve Güven Krizi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bizde siyaset kurumu, politikacılar ve siyasi partilerde değişmeyen bir durum var. Biri gidiyor diğeri geliyor, sistem değişmiyor. Tahteravalliye benziyor iş. Biri iniyor biri çıkıyor değişen bir şey yok. Aşağıda iken eleştiriyor, yanlışı söylüyor, haksızlığı dile getiriyor, olmaması gerekeni dillendiriyor. Usulsüzlüğü, haksızlığı söylüyor, bunlar düzelmeli diyor, yukarı çıktı mı söyledikleri unutuyor, kendi de aynı yoldan yürümeye ve aynı işlerin yapmaya devam ediyor. Hangi siyasi görüşten olursa olsun, bu hep böyle tecelli ediyor. Bu yüzden de toplumun bunlara itimadı, güveni yok olmuş durumda. Hani derler ya, "Aslı hu nesli hu".. Kökü, soyu, atası neyse insanın kendisi de ona benziyor veya her şey aslına dönüyor, kimse özünden ve menşeinden kaçamıyor. Biz bu seviyesiz, onursuz ve kaburgasız, omurgasız siyaseti nasıl düzelteceğiz? Bizim aslımız neslimiz bu mu yahu? Biz böyle çapsız siyasete mahkûm muyuz? <strong>Ne yapacağız? İşte benim görüşler ve düşüncelerim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dile getirdiğim bu tablo, maalesef yalnızca bizim coğrafyamızın değil, siyasetin kurumlaştığı ve toplumsal denetimin zayıfladığı pek çok sistemin kronikleşmiş bir derdidir. <strong>Tahteravalli metaforum bu durumu kusursuz özetliyor:</strong> Aktörler değişiyor ama mekanizma hep aynı düzlemde çalışıyor. Muhalefetteyken adaleti ve hakkaniyeti savunanların, iktidar koltuğuna oturduklarında aynı imtiyaz çarkına kapılmaları, siyasetin bir <strong>"bireysel ahlak"</strong> meselesinden ziyade bir <strong>"sistem ve yapı"</strong> krizi olduğunu gösteriyor. Atasözlerinin hatırlattığı "aslına rücu etme" hali, bireylerin genetik bir kusurundan ziyade, onları besleyen ve ödüllendiren <strong>sistemin doğasıdır</strong>. Çünkü mevcut yapı, ilkeli ve omurgalı duruşu değil, itaati, çıkar ortaklığını ve günü kurtarmayı ödüllendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Çarkı Kırmak İçin Ne Yapmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Omurgasız ve seviyesiz siyaset kaderimiz değildir; ancak bu durum ne tek bir seçimle ne de iyi niyet temennileriyle kendiliğinden düzelir. Bu kısır döngüyü kırmak için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde atılması gereken stratejik adımlar vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Kurumsal Denetimi ve Şeffaflığı Zorunlu Kılmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lider Sultasının Kırılması:</strong> Siyasi partiler kanunu değişmedikçe, genel başkanların iki dudağı arasından çıkan listelerle seçilen milletvekilleri halka değil, genel başkana sadık kalır. Siyasetin finansmanı ve aday belirleme süreçleri tamamen şeffaflaşmalı, ön seçim zorunlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçlü Kurumlar ve Denetim:</strong> Bireylerin ahlakına güvenmek yerine, yanlış yapmayı zorlaştıran bağımsız denetim mekanizmaları (yargı, sayıştay, medya) güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Toplumsal Refleksi ve Seçmen Davranışını Dönüştürmek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kör Aidiyetlerden Vazgeçmek:</strong> "Bizden olsun da çamurdan olsun" mantığı, siyasetçiye "ne yapsam arkamdalar" konforunu verir. Seçmen, partilerin ve liderlerin avukatı değil, deneticisi olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezalandırma Kültürünü Oturtmak:</strong> Yanlış yapan, sözünden dönen, ilkesizleşen siyasetçi hangi partiden olursa olsun sandıkta cezalandırılmadığı sürece bu düzen değişmez. Sadakati partiye değil, liyakate ve ilkeye vermek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sivil Toplumun ve Yerel Demokrasinin Güçlendirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset sadece Ankara'daki genel merkezlerden ibaret değildir. Yerelde başlayan sivil inisiyatifler, hak temelli dernekler ve meslek odaları baskı unsuru oluşturduğunda, siyasetçi topluma hesap vermek zorunda kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aslımız Bu mu, Mahkûm muyuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aslımız neslimiz asla bu değildir. Tarihimiz de kültürümüz de liyakati, adaleti, "alın terini" ve erdemi yücelten değerlerle doludur. Bugün yaşanan çürüme, özümüzün değil, bizi yöneten bu bozuk düzenin ve liyakatsizliğin ürettiği bir yapaylıktır. Çapsız siyasete mahkûm değiliz; ancak bu mahkûmiyetten kurtulmanın bedeli, <strong>kolaycı kabullenişleri bırakıp talepkar, sorgulayan ve hesap soran bir yurttaş bilincine</strong> dönüşmektir. Değişim yukarıdan aşağıya değil, aşağıdan yukarıya doğru bir toplumsal baskıyla gerçekleşecektir. Bunları biraz açtığımızda, tablonun neden bu kadar çıkmaza girdiğini çok daha net göreceğiz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Anlamsız ve Manasız Azılı Taraftarlık ("Ceketimi Koysam Kazanır" Mantığı)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">En büyük tehlike, siyasetin bir akıl ve mantık zemininden kopup tamamen <strong>aidiyet ve kimlik savaşına</strong> dönüşmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sorun nedir?</strong> İnsanlar artık doğruluğa, adalete, liyakate değil; sadece "benim tarafımdan mı" diye bakıyor. Kendi partisinden biri en büyük yanlışı yapsa bile ya görmezden geliyor ya da savunmak için kırk takla atıyor. Karşı taraftan biri en doğru şeyi söylese bile peşinen reddediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonucu:</strong> Siyasetçi bunu gördüğü an arkasına yaslanıyor. "Ben ne yaparsam yapayım, ne söylersem söyleyeyim bu kitle arkamda" rahatlığı, onları her türlü denetimden ve ahlaki süzgeçten muaf kılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Ehh, Kötünün İyisi Bunlar" Tuzağı (Çaresizliğe Mahkûmiyet)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yılların yarattığı en büyük tahribat, seçmenin elindeki alternatifleri tüketmesi ve sürekli bir korku siyasetiyle hizaya getirilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sorun nedir?</strong> "Evet, bunlar kötü, hırsızlık var, liyakatsizlik var ama ötekiler gelirse daha da kötü olur, en azından bunlar var" ezberiyle hareket etmek. Toplum sürekli bir "ehveni şer" (kötünün iyisi) psikolojisine hapsediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonucu:</strong> Bu mantıkla oy verdiğin sürece karşındaki adam kendini geliştirmek, dürüst olmak ya da halka hesap vermek zorunda hissetmez. Nasıl olsa "mecbursun" diye düşünür. Bu, siyasete verilen en büyük kredidir ve maalesef her seferinde daha kötüye gitmemizin kapısını aralar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Siyasi Makama Oturanların Hesap Vermemesi ve Dokunulmazlık Zırhı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemin en çürümüş damarı budur. Siyaset, kamuya hizmet etme aracı olmaktan çıkıp bir <strong>"zenginleşme, dokunulmazlık ve kollanma"</strong> alanına dönüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sorun nedir?</strong> Seçilen bir kişi, koltuğa oturduktan sonra halka hesap vermeyi adeta bir lütuf gibi görüyor. Ne mal varlığı sorgulanabiliyor ne yaptığı ihaleler denetlenebiliyor ne de verdiği sözlerin arkasında durması istenebiliyor. Yargı ve denetim mekanizmaları siyasetin tekelinde olunca, denetlenmeyen güç mutlak bir yozlaşma yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonucu:</strong> Siyasete girenlerin kısa sürede hayatlarının değişmesi, zenginleşmesi ve halktan tamamen kopması bu yüzden. Hesap sorulamayan yerde adalet de ahlak da barınamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Yapmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu üçlü duvarı yıkmak, dışarıdan bakıldığında imkânsız gibi görünebilir. Ama tarih boyunca hiçbir çürümüş sistem sonsuza kadar sürmemiştir. Bu duvarı çatlatmanın tek yolu; <strong>öfkeyi, yılgınlığı ve çaresizliği bir kenara bırakıp "talepkar bir yurttaş" kimliğine geri dönmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kim olursa olsun körü körüne alkışlamamak,</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mecburiyet" psikolojisini reddedip yeni alternatiflerin önünü açmak,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve en önemlisi, "Ben sana bu yetkiyi verdim ama denetleme hakkımı da cebimde tutuyorum" diyerek hesap sormaktan vazgeçmemek...</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kötünün iyisi" lafı var ya, işte bu çapsız siyasi düzenin ayakta kalmasını sağlayan en büyük sihirli kelime.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanları yıllarca <strong>"Ya ötekiler gelirse, ya daha da kötü olursa?"</strong> korkusuyla yaşattılar. Seçmeni öyle bir köşeye sıkıştırdılar ki, insanlar artık iyiyi, güzeli, liyakatli olanı arama umudunu tamamen kaybedip, sadece "en büyük felaketten kaçma" refleksine sığınır hale geldi. Bu mantıkla oy vermeye devam ettiğimiz sürece siyasetçi neden kendini geliştirsin ki? Nasıl olsa "Ne yaparsam yapayım, 'kötünün iyisiyim' diye yine bana mecbur kalacaklar" konforunda yaşıyorlar. O koltuğa oturdukları an halkı değil, o korkuyu yönetiyorlar. Bu işin kitabı, teorisi bir yere kadar; işin çözümü yine bu topraklarda yaşayanların zihninde ve iradesinde bitiyor. Kardeşim, bu "kötünün iyisi" tuzağını parçalamanın ve o tahteravalliyi kırmanın yolu masaldan ya da mucizeden geçmiyor. Acı ama net reçeteler şunlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Kötünün İyisi" ne Oy Vermeyi Reddetmek (Cesaret Eşiği)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nasıl olacak?</strong> Bir seçimde o koltuğa oturanların "Nasıl olsa bize mecburlar" konforunu yerle bir etmek gerekiyor. Seçmen, en kötü ihtimalle bile o masadakileri cezalandırma iradesini gösteremediği sürece o parti de, bu parti de bildiğini okur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bedeli var mı?</strong> Evet, var. Belki bir dönem işler daha da zorlaşacak, belki birileri "bak gördün mü mahvolduk" diyecek. Ama o korku duvarı bir kez delindiğinde, siyasetçinin eli ayağı titremeye başlar. Çünkü bilir ki halk artık çantada keklik değil.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Alternatifi Hazırda Beklemek Değil, "Yaratmak"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nasıl olacak?</strong> "İyi de kime vereceğiz, kim var ki?" sorusu en büyük haklı sızlanmamız. Ama kimse yukarıdan bize hazır, kusursuz, melek gibi liderler indirmeyecek. Alternatifler, yerelde, mahallede, meslek odalarında, sivil toplumda, dürüst ve liyakatli insanların küçük adımlarıyla, elini taşın altına koymasıyla <strong>aşağıdan yukarıya</strong> örülür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaseti sadece Ankara'daki o haşmetli koltuklar sanmaktan vazgeçip, yereli ve günlük hayatı dönüştürmeye başladığımız an yeni isimlerin de önü açılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Örgütlü ve Talepkar Bir Yurttaş Olmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nasıl olacak?</strong> Tek başına kaldığında herkes zayıftır. Ama hak arayan, "Ben vergimi veriyorsan, bu ülkenin eşit yurttaşıysam bana hesap vereceksin" diyen insanlar yan yana geldiğinde hiçbir iktidar o güce uzun süre direnemez. Taraftar gibi değil, şirketine ortak denetler gibi siyasetçiyi denetleyen bir kitle olmak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşin özü şu kardeşim:</strong> Bu çark, bizim korkularımızla ve "çaresizliğimizle" dönüyor. Biz o korkuyu ve çaresizliği kalbimizden söktüğümüz an, o tahteravalli de, o koltuklardakilerin kibri de yerle bir olur. Zaten bütün bu çarkın dönmesini sağlayan, bizim bu "örgütlü ve talepkar olamayışımız" değil mi? Aslında bu durumun arkasında çok derin bir tarihsel ve toplumsal sebep var. Bizde devlete, otoriteye ve büyük güce karşı duruş hep ya çok sert bir itaat ya da tamamen küsüp kabuğuna çekilme şeklinde olmuştur. "Örgütlü olmak" kelimesi bile kulaklarımıza sanki tehlikeli, başına bela alacak bir şeymiş gibi fısıldandı yıllarca.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peki, niye bir türlü olamıyoruz? Çünkü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yalnızlık Hissi ve "Bana Dokunmayan Yılan" Psikolojisi:</strong> İnsanlar "Ben tek başıma neyi değiştirebilirim ki? Sesimi çıkarsam işimden olurum, başıma iş alırsa kimse yanımda durmaz" korkusuyla sinip oturuyor. Bu korku, bizi en zayıf ve savunmasız hale getiren şey.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kolektif Hafızanın Travmaları:</strong> Geçmişte hakkını arayan, örgütlenen, toplumsal bir talep dile getiren insanların başına gelenler (baskılar, ötekileştirmeler) toplumun hafızasına kazınmış durumda. İnsanlar "Aman huzurum kaçmasın, başım belaya girmesin" diyerek kabuğuna çekiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Birey" Olamadan "Kitle" Olmak:</strong> Hak aramak, önce "ben bir bireyim, haklarım var ve bu ülkenin sahibiyim" demeyi gerektirir. Ama bize hep "itaat et, rahat et" denildiği için birey olma bilincimiz hep baskılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örgütlü ve talepkar olamadığımız sürece de o tahteravallideki isimler değişecek ama bizim çilemiz değişmeyecek. KORKMAYACAĞIZ! İşte, bütün bu çarpık sistemin, o tahteravallinin ve çapsız siyasetin üzerine kurulduğu en temel harç da tam olarak budur. İnsanları korkuyla yönetmek, siyasetçilerin en eski ve en etkili silahıdır. <strong>Çünkü korkan insan;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sorgulamaz, sadece sığınır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hak arayamaz, sadece "buna da şükür" der.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanlışı yüzüne vuramaz, "Aman başıma iş alırım" diyerek siner.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllarca insanlara işini kaybetme korkusu, dışlanma korkusu, "daha kötüsü olur" korkusu, hatta bazen sadece "huzurum kaçar" korkusu aşılandı. Bu korku öyle bir yere oturdu ki, toplum kendi gücünü unuttu. Oysa siyasetçi, o korkunun ekmeğini yediği sürece güçlüdür; halk korkuyu bir kenara bıraktığı an ise o devasa koltukların hiçbir hükmü kalmayacaktır..</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkunun bizi hapsettiği o karanlık odanın kapısını açacak tek anahtar: <strong>Gurur, güven ve inancın doğruluğudur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan korktuğunda neyi kaybeder biliyor musun? Önce kendi gözündeki saygınlığını, yani <strong>gururunu</strong>. "Boyun eğdim, sustum, sindim" dedikçe insan kendi içindeki o dik duruşu yitirir. Ama o korku duvarını aştığın an, o omurgasızlığa "yeter" dediğin an gelen o gurur, dünyadaki hiçbir makamla, hiçbir koltukla ölçülemez. Kendi vicdanına, kendi aynana baktığında başın dik olmasının hissettirdiği o huzur...</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve <strong>inancının doğruluğu</strong>... Haklı olduğunun, adalet aramanın, insanca yaşama talebinin ne kadar meşru ve asil olduğunu bilmek, insana en büyük gücü verir. Karşındaki ne kadar güçlü görünürse görünsün, haklı olmanın verdiği o sessiz ve sarsılmaz inanç, bütün o yapay güç kulelerini yerle bir eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden benden korkuyorlar kardeşim. Benim ve Senin/ sizlerin o gururunu, o inancını ve kendi özüne olan güvenini yeniden hatırlamanı istemiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, bir insan "Ben haklıyım, bu benim onur meselem" dediği an, o korku imparatorluğu bir kartondan kale gibi yıkılır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kremlin: ABD'yle yapılan anlaşma kapsamında dizel sevkiyatı başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kremlin-abdyle-yapilan-anlasma-kapsaminda-dizel-sevkiyati-basladi-26718135b94ae-0c0c-4640-bd19-27744f56ea362026-10-23T14:00:00+03:00HABER MERKEZİ Kremlin: ABD'yle yapılan anlaşma kapsamında dizel sevkiyatı başladı

Kremlin: ABD'yle yapılan anlaşma kapsamında dizel sevkiyatı başladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya ve ABD arasında yapılan anlaşma kapsamında Rus dizeli sevkiyatının başladığını ve düzenli bir şekilde devam edeceğini belirtti.Peskov'un diğer açıklamaları:</span></p><p><span style="font-size:18px">?Rusya ve Ukrayna'nın güvenliğine ilişkin Abu Dabi'deki üçlü müzakereler Kasım ayının ilk yarısında yapılacak</span></p><p><span style="font-size:18px">?Şimdilik üçlü müzakere formatı konuşuluyor, ileride Avrupalıların katılımı dışlanmıyor</span></p><p><span style="font-size:18px">?Rusya ve Ukrayna için güvenlik, barışçıl çözüme ulaşmanın en önemli unsurlarından biri, bu olmadan kapsamlı çözüm mümkün değil</span></p><p><span style="font-size:18px">?Avrupa'nın güvenlik mimarisini diğer katılımcılar olmadan tartışmak mümkün değil</span></p><p><span style="font-size:18px">?AB'nin Ukrayna özel temsilcisi atamasının yerindeliği, Brüksel'in alacağı pozisyona bağlı</span></p><p><span style="font-size:18px">?Vladimir Putin, Şi Cinping ve Donald Trump arasında gerçekleşecek toplantı büyük önem taşıyor, ancak üç liderin tüm dünyanın kaderini belirlemek üzere bir araya geleceği algısı Rusya'nın tutumuyla uyuşmuyor</span></p><p><span style="font-size:18px">?Putin, Şi, Trump görüşmesi 'Yeni Yalta' değil</span></p><p><span style="font-size:18px">?Moskova, başkasının iradesini dayatmadan, karşılıklı saygı ve çıkara dayalı bir dünya düzenini savunuyor</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261023/kremlin-abdyle-yapilan-anlasma-kapsaminda-dizel-sevkiyati-basladi-1109797355.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İstanbul'da kritik zirve: R4 ve E3 ülkelerinin dışişleri bakanları bir araya geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbulda-kritik-zirve-r4-ve-e3-ulkelerinin-disisleri-bakanlari-bir-araya-geliyor-26717d5dc7dd2-57d1-411e-95be-dca6770d71422026-10-23T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul'da kritik zirve: R4 ve E3 ülkelerinin dışişleri bakanları bir araya geliyor

İstanbul'da kritik zirve: R4 ve E3 ülkelerinin dışişleri bakanları bir araya geliyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Görüşmelerde Filistin meselesi, Yemen'deki gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliği ve Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmenin yolları ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP'nin Dışişleri Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı habere göre, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki grubu ilk kez bir araya getirecek toplantıya ev sahipliği yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynak, toplantıda önümüzdeki dönemde hayata geçirilebilecek iş birliği ve koordinasyon olanaklarının değerlendirileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan'ın görüşmelerde, “Bölgesel güvenlik her şeyden önce bölge ülkelerinin sorumluluk üstlenmesini gerektiriyor” mesajını vermesi bekleniyor. Bu çerçevede Türkiye'nin, bölgesel sahiplenme temelinde iş birliği mekanizmalarını güçlendirmeye öncelik verdiğini vurgulaması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan'ın ayrıca, mevcut anlaşmazlıkların birbirini beslemesine, çatışmaların yeni bölgelere yayılmasına ve bölgesel gerilimlerin daha geniş çaplı istikrarsızlığa dönüşmesine izin verilmemesi gerektiğini dile getirmesi bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İsrail'e baskı ve Suudi Arabistan'ın güvenliği gündemde</span></h2><p><span style="font-size:18px">Toplantıda İsrail'in yerleşim faaliyetlerini genişletmesine ve “yerleşimci terörünü teşvik etmesine” karşı uluslararası toplumun İsrail üzerindeki baskıyı artırması gerektiği mesajının da öne çıkması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan'ın Yemen'deki Husilerin saldırıları karşısında Suudi Arabistan'ın güvenliğine verilen desteği vurgulaması, Hürmüz ve Babülmendep boğazlarında seyrüsefer serbestisinin kalıcı biçimde güvence altına alınması gerektiğini belirtmesi öngörülüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Karadeniz'deki güvenlik de ele alınacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Karadeniz'deki güvenlik durumu da görüşmelerin önemli başlıkları arasında yer alacak. Fidan'ın, Rusya-Ukrayna savaşının Karadeniz'e yayılmasını önlemek ve bölgedeki sivil ölümlerine son vermek amacıyla Türkiye'nin daha önce dile getirdiği uyarı ve önerileri yinelemesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaşın Karadeniz'e taşmasıyla son aylarda ticari gemilere yönelik, sıklıkla insansız hava araçlarıyla gerçekleştirilen saldırılar arttı. Türk gemileri de giderek daha fazla bu saldırıların hedefi hâline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye geçen ay Rusya ve Ukrayna'ya saldırıların sona erdirilmesi için bir öneri iletti. Ancak özellikle Romanya ve Bulgaristan yakınlarında son haftalarda saldırıların artması, bu girişimin sonuç vermediğine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO, salı günü Karadeniz'e ek uçaklar, insansız hava araçları ve radar sistemleri konuşlandıracağını duyurdu. İttifak, bölgede daha fazla sensör kullanılması ve veri paylaşımının artırılması yoluyla güvenlik durumuna ilişkin farkındalığın geliştirilmesi çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">E3, İran'ın nükleer programına ilişkin diplomatik koordinasyonu ilerletmek amacıyla 20 yılı aşkın süre önce kuruldu. Bu yıl oluşturulan R4 ise Mısır ile Ağustos ayında Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan karşılıklı savunma anlaşmasının taraflarını bir araya getiriyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/22/fidan-avrupali-ve-orta-dogulu-mevkidaslarini-yarin-istanbulda-agirlayacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zonguldak'ta maden ocağında patlama: İki işçi hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zonguldakta-maden-ocaginda-patlama-iki-isci-hayatini-kaybetti-2671683925734-c33f-4120-a018-a1f5af57d7482026-10-23T12:08:00+03:00HABER MERKEZİ Zonguldak'ta maden ocağında patlama: İki işçi hayatını kaybetti

Zonguldak'ta maden ocağında patlama: İki işçi hayatını kaybetti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Patlama, saat 10.00 sıralarında Dereiçi mevkisindeki maden ocağında meydana geldi. İhbar üzerine bölgeye Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ocaktan çıkarılan yaralılar ambulanslarla hastanelere kaldırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel Pusula gazetesinin haberine göre patlama, Demir Madencilik'e ait ocakta meydana geldi. Patlamanın kesin nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu, yaralıların tedavi altına alındığı Atatürk Devlet Hastanesi önünde yaptığı açıklamada, ilk bilgilere göre patlama sırasında ocakta sekiz işçi bulunduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerden yedisinin dışarı çıkarıldığını, ikisinin hayatını kaybettiğini ve beşinin yaralandığını belirten Hacıbektaşoğlu, ocaktaki diğer işçiye de ulaşıldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hacıbektaşoğlu, "Şu anda bir işçimiz madende, ona da ulaşıldı. O işçimizi çıkarmaya çalışıyoruz," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">X hesabından açıklama yapan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Zonguldak’ta bir maden ocağında meydana gelen kazadan etkilenen vatandaşlarımıza ve ailelerine geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaşanan olayda maalesef 2 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 5 vatandaşımızdan birinin durumu ağır olup hastanelerimizde tedavileri sürmektedir. Ekiplerimiz bölgede teyakkuz hâlinde, süreci yakından takip etmektedir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü kazadan ve afetten muhafaza eylesin.”</span></p><h2><span style="font-size:18px">İki yaralı yanıkları nedeniyle entübe edildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Hacıbektaşoğlu, yaralılardan üçünün durumunun iyi olduğunu, yanıkları bulunan iki işçinin ise entübe edildiğini açıkladı. Ağır yaralı işçilerden birinin Ankara'ya sevk edildiğini, diğerinin sevki için hazırlık yapıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaralılardan Okan Dinçer ilk müdahalenin ardından Ankara Bilkent Şehir Hastanesi'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cemal Arslan'ın da entübe edilerek tedavi altına alındığı bildirildi. Yaralı işçiler Ercan Akdal ile Soner Dinçer'in dumandan etkilendiği, sağlık durumlarının iyi olduğu aktarıldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gelik'te bu ay bir madenci daha hayatını kaybetmişti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gelik beldesinde 2 Ekim'de de bir maden ocağında göçük meydana gelmişti. Anadolu Ajansı'nın haberine göre, Esen Mahallesi'nde ruhsatsız işletilen ocakta göçük altında kalan 51 yaşındaki Muhammet Çelik, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gün önce, 1 Ekim'de ise Manisa'nın Soma ilçesindeki özel bir maden ocağında meydana gelen göçükte yedi işçi mahsur kalmış, beş işçi hayatını kaybetmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/23/zonguldakta-maden-ocaginda-patlama-iki-isci-hayatini-kaybetti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Arnavutluk’ta öğrenci protestoları: Meclis’te milletvekilleri arasında arbede]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/arnavutlukta-ogrenci-protestolari-mecliste-milletvekilleri-arasinda-arbede-267159ac9add3-1e6c-4f60-9edd-ac31b2fdad8b2026-10-23T11:06:00+03:00HABER MERKEZİ Arnavutluk’ta öğrenci protestoları: Meclis’te milletvekilleri arasında arbede

Arnavutluk’ta öğrenci protestoları: Meclis’te milletvekilleri arasında arbede

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Arnavutluk Meclisi’nde perşembe günü, muhalefet milletvekillerinin oturumu engellemeye çalışması üzerine arbede yaşandı. Ülkede tansiyon yükselirken Meclis, yaşanan gerginliğe rağmen yasa tasarıları üzerindeki oylamalara devam etti. Olaylar, Meclis yönetiminin başkent Tiran’da 10 gündür devam eden öğrenci gösterilerinin gündeme alınması yönündeki muhalefet talebini reddetmesinin ardından patlak verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet milletvekilleri, önceki protestolarda polis müdahalesi sırasında yaralanan öğrencilerin fotoğraflarını kaldırarak Meclis kürsüsünü kapattı. Buna rağmen Meclis Genel Kurulu, yaşanan kargaşa ortamında yasa tasarıları üzerindeki oylamaları sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis binasının dışında ise protestoların üst üste 10’uncu gününe girmesiyle çok sayıda öğrenci binanın girişlerinde toplandı. Yaklaşık iki haftadır kent merkezinde göstericiler ile polis arasında sık sık çatışmalar yaşanıyor. Göstericiler polise taş, işaret fişeği, molotofkokteyli ve havai fişeklerle karşılık verirken polis ekipleri cop, TOMA ve göz yaşartıcı gaz kullanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Öğrenciler ne istiyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Lise ve üniversite öğrencileri, öğrenim ücretlerinin düşürülmesini, eğitime yönelik kamu yatırımlarının artırılmasını ve eğitim sistemindeki yolsuzluğun sona erdirilmesini talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenciler, zamanla Başbakan Edi Rama liderliğindeki Sosyalist hükümetin istifasını isteyen daha geniş kapsamlı hükümet karşıtı harekete de katıldı. Ancak Rama, baskılara boyun eğmeyeceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rama, salı günü öğretmenler ve okul temsilcileriyle yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, “Bir taş yağmuru, hükümeti devirme ve iktidarı elinde bulunduranları şiddet yoluyla değiştirme girişimi… Buna hiçbir koşulda, hiçbir gerekçeyle izin verilmeyecek,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arnavutluk Başbakanı, öğrencilerin haklı taleplerinin şiddeti kasıtlı olarak kışkırtan kişiler tarafından istismar edildiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci protestoları, Arnavutluk’un güneyindeki Adriyatik kıyısında planlanan büyük ölçekli lüks turizm projesine karşı ortaya çıkan Flamingo hareketinin aylar boyunca düzenlediği gösterilerin ardından geldi. Söz konusu proje, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kurduğu bir yatırım şirketiyle ilişkilendiriliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/23/arnavutlukta-ogrenci-protestolari-mecliste-milletvekilleri-arasinda-arbede</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Malta bağlantılı bahis şebekesine "PAYMIX 5" operasyonu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/malta-baglantili-bahis-sebekesine-paymix-5-operasyonu-26711ea952944-9116-4597-9111-43dc2427657e2026-10-23T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Malta bağlantılı bahis şebekesine "PAYMIX 5" operasyonu

Malta bağlantılı bahis şebekesine "PAYMIX 5" operasyonu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu koordinesinde, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri uluslararası kripto para ağlarını kapsayan dev bir yasa dışı bahis operasyonuna imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın merkezinde, yasa dışı bahis sitelerinin para yatırma ve çekme trafiğinde finansal köprü olarak kullanılan Malta merkezli kripto varlık sağlayıcısı ve ödeme kuruluşu PAYMIX yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kripto ağı üzerinde detaylı "fişleme"<br />"PAYMIX 5" adı verilen geniş çaplı soruşturmada, çetenin kullanıcı verilerini profesyonel bir pazarlama şirketi gibi işlediği ortaya çıkarıldı. Şebekenin, sisteme kayıtlı oyuncuların yatırım ve çekim tutarlarını, işlem sıklıklarını ve son aktiflik tarihlerini kripto altyapı üzerinden adım adım takip ettiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyuncuları; “VIP”, “potansiyel VIP”, “aktif olmayan” ve “uzun süredir işlem yapmayan” şeklinde özel kategorilere ayıran şüphelilerin, ağı canlı tutmak için özel yöntemler kullandığı saptandı. Sistemde uzun süre işlem yapmayan veya bahis oynamayı bırakan kişilerin telefon ve canlı destek hatlarıyla tek tek arandığı; "bonus", "ücretsiz bahis" ve "özel oyun hakları" vadedilerek yeniden kripto kanallarla para yatırmalarının teşvik edildiği tespit edildi. Yüksek tutarlı işlem yapan "VIP" müşteriler için ise özel finansal tekliflerin devrede olduğu anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 ilde eş zamanlı baskın<br />Jandarma Siber ekipleri, yapılan teknik ve mali takibin ardından kimlikleri belirlenen 23 şüphelinin yakalanması için eş zamanlı operasyon başlattı. İstanbul merkezli yürütülen operasyon kapsamında; Antalya, İzmir, Kocaeli, Kütahya ve Samsun illerindeki belirlenen adreslere baskınlar düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerine yönelik yapılan el koyma işlemlerinde örgüte ağır bir darbe indirildi. Operasyon neticesinde; Suç gelirleriyle alındığı belirlenen 13 adet araç, 10 adet konut, 6 adet tarla ve bahçeye el konuldu. Ayrıca şebekenin kara para aklama ve transfer trafiğinde kullandığı 467 adet banka ve kripto para hesabı da bloke edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası ödeme ve kripto altyapılarının kötüye kullanıldığı organize suç ağına ilişkin adli soruşturmanın tüm yönleriyle titizlikle devam ettiği bildirildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/malta-baglantili-bahis-sebekesine-paymix-5-operasyonu-960969.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İlk kez insana bulaşan Shamonda virüsü can aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ilk-kez-insana-bulasan-shamonda-virusu-can-aldi-267109c64b77a-4054-41e5-b7fd-2bef95facad62026-10-23T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ İlk kez insana bulaşan Shamonda virüsü can aldı

İlk kez insana bulaşan Shamonda virüsü can aldı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da, daha önce insanlara bulaşmadığı değerlendirilen Shamonda virüsü ilk kez bir kişide tespit edildi. Fransız sağlık yetkilileri, ağır bağışıklık yetmezliği bulunan hastanın Ekim ayının başında hayatını kaybettiğini ve olayla ilgili incelemelerin sürdüğünü bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, mevcut bilgilere göre, virüsün genel nüfus açısından risk oluşturmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivrisinekler aracılığıyla hayvanlara bulaşan Shamonda virüsü, ilk kez 1960'lı yılların ortasında Nijerya'da görüldü. Virüs, sonraki yıllarda Batı, Doğu ve Güney Afrika'nın yanı sıra Japonya'da da sığırlarda ortaya çıktı. 2026 yazında ise ilk kez Avrupa'daki sığırlara da bulaştığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Virüsün başlıca konakçılarının sığırlar olduğu belirtilirken, yaz aylarında küçükbaş hayvanlar ve atlarda da münferit enfeksiyon vakaları bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bulaştığı hasta hayatını kaybetti<br />Fransız yetkililerin açıklamasına göre, ilk bulgular hastanın Fransa'nın doğusunda, kan emen küçük bir sineğin ısırması sonucu enfekte olmuş olabileceğine işaret ediyor. Bölgede ilkbahar ve yaz aylarında hayvanlar arasında virüs dolaşımının bildirildiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, virüsün onlarca yıldır Afrika ve Asya'da dolaşımda olmasına rağmen bugüne kadar insanlarda herhangi bir vakanın belgelenmediğini belirterek, olayın bağışıklık sistemi ağır şekilde baskılanmış bir hastada ortaya çıkmasının sıra dışı olduğuna dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer virüslerle benzerlik gösteriyor<br />Fransız sağlık makamlarının, ağır bir hastalık nedeniyle tedavi gören ve bağışıklık sistemi ciddi ölçüde zayıflamış kişideki enfeksiyondan Ekim 2026'da haberdar olduğu bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakanın, Oropouche virüsü gibi diğer ortobunyavirüslerin neden olduğu enfeksiyonlarla benzer özellikler taşıdığı ifade edildi. Bu gruptaki virüslerin, bağışıklık sistemi zayıflamış kişiler başta olmak üzere insanlarda nörolojik hasara yol açabildiği biliniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa sağlık yetkililerinin vaka hakkında Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ile Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi'ni (ECDC) de bilgilendirdiği aktarıldı.</span></p><p>Reuters/TY,BÜ<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87lk-kez-insana-bula%C5%9Fan-shamonda-vir%C3%BCs%C3%BC-can-ald%C4%B1/a-79731428</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mal varlığını aklama soruşturmasında Ankara merkezli operasyon düzenlendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mal-varligini-aklama-sorusturmasinda-ankara-merkezli-operasyon-duzenlendi-267095ad0640a-8f2d-484c-96ff-bde7d17469382026-10-23T09:24:00+03:00HABER MERKEZİ Mal varlığını aklama soruşturmasında Ankara merkezli operasyon düzenlendi

Mal varlığını aklama soruşturmasında Ankara merkezli operasyon düzenlendi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Öncül suçlardan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin ekonomiye dahil edilmesine yönelik Ankara merkezli operasyon kapsamında çok sayıda adreste eş zamanlı arama yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca 2022'de başlatılan soruşturma doğrultusunda yürütülen mali incelemelerde öncül suçlardan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin turizm, yemek ve inşaat faaliyetleri ile alkollü eğlence mekanları üzerinden ekonomik sisteme dahil edilerek farklı mal varlığı değerlerine dönüştürüldüğüne ilişkin bulgulara ulaşıldığı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, bazı şirketlerin belirli aralıklarla el değiştirdiği, devir işlemlerini açıklayabilecek nitelikte para hareketlerinin bulunmadığı ve şirketleri devralan bazı kişilerin daha önce devreden kişilerin yanında çalıştıklarına ilişkin kayıtların tespit edildiği, şirketlerin ortaklık yapılarındaki değişikliklere rağmen kişiler arasındaki ticari ve fiili bağlantıların sürdüğüne ilişkin bulguların, şirket devirleriyle mali hareketlerin suç gelirlerinin aktarılması ve aklanmasındaki rolünü ortaya koyduğu belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Cumhuriyet Başsavcılığımız Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar sonucunda, 9 şüpheliyle bağlantılı 8 şirket incelenmiş, 12 taşınmaz, 8 taşıt ve 3 alkollü eğlence işletmesi tespit edilmiş, incelemeye konu mal varlığı unsurlarının güncel toplam değerinin yaklaşık 650 milyon lira olduğu belirlenmiştir. Bu kapsamda Ankara merkezli olarak çok sayıda adreste eş zamanlı operasyon gerçekleştirilmiş ve şüpheliler hakkında gözaltı işlemi uygulanmıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında 7 şüphelinin gözaltına alındığı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirilen açıklamada, 9 ikamet, 7 şirket ve 8 araçta yapılan aramalarda 2 tabanca, 19 fişek, 1 milyon 261 bin 500 lira, 17 bin 500 euro, 24 bin 400 dolar ve farklı şahıslar adına düzenlenen 15 çek ve senedin ele geçirildiği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Aramalarda ayrıca soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen dijital materyaller, belgeler ve diğer delil niteliğindeki eşyaya el konulmasına yönelik gerekli adli işlemler gerçekleştirilmiştir. Soruşturma, suç gelirlerinin kaynağının, aktarım yöntemlerinin ve mal varlığı değerleriyle olan bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/mal-varligini-aklama-sorusturmasinda-ankara-merkezli-operasyon-duzenlendi-960965.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fon soruşturması kapsamında 11 şüpheli tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fon-sorusturmasi-kapsaminda-11-supheli-tutuklandi-267083d21432a-0546-4189-bcdf-fcffbfe9c8af2026-10-23T09:19:00+03:00HABER MERKEZİ Fon soruşturması kapsamında 11 şüpheli tutuklandı

Fon soruşturması kapsamında 11 şüpheli tutuklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca, sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 31 şüpheliden 16'sının sulh ceza hakimliğindeki sorgu işlemleri tamamlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimlik, şüphelilerden Çetin Genç, Eren Yeşilyurt, Hakan Avdan, Konuralp Özkan, Metin Kartal Emür, Osman Uçar, Seyit Tahir Özek, Ahmet Haluk Güner, Mehmet Selim Tunçbilek, Mustafa Terzi ve Ümit Yılmaz'ın tutuklanmalarına karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheliler Fadimenur Demir, Gülsüm Doğan, Zuhal Topaloğlu ve Yasemin Yılmaz hakkında ise "konutu terk etmeme" şeklindeki adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltında bulunan 15 şüphelinin emniyetteki ifade işlemlerinin sürdüğü öğrenildi. Öte yandan Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın da aralarında bulunduğu 5 şüpheli ise aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcılığın açıklaması<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca sermaye piyasalarında gerçekleştirilen işlemlere ilişkin yürütülen fon soruşturmaları kapsamında, Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından iletilen raporlar ve yapılan yazılı başvurular doğrultusunda, Işıklar Enerji ve Yapı Holding AŞ (IEYHO), Vişne Madencilik Üretim Sanayi ve Ticaret AŞ (VSNMD), Odine Solutions Teknoloji Ticaret ve Sanayi AŞ (ODINE) ve Tera Finansal Yatırımlar Holding AŞ (TRHOL) paylarına ilişkin inceleme gerçekleştirildiği belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, söz konusu şirketlerin paylarına ilişkin iddialar ve SPK tarafından iletilen raporlar değerlendirilerek 31 kişi hakkında gözaltı kararı verildiği bildirilen açıklamada, soruşturma işlemlerinin ilgili mevzuat çerçevesinde titizlikle sürdürüldüğü kaydedilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince düzenlenen operasyonda Pirnus Yapı Gayrimenkul Anonim Şirketi Fatih Şubesi Müdürü Çetin Genç, eski bürokrat Eren Yeşilyurt, Alnus Yatırım Menkul Değerler Firması Yönetim Kurulu Üyesi Fadimenur Demir, Atlas Portföy Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Avdan ile yöneticisi Gülsüm Doğan, diğer yöneticiler Osman Uçar ve Canan Özdemir, Alnus Yatırım Firması Yönetim Kurulu Başkan Vekili Metin Kartal Emür, A1 Capital Portföy Yönetimi Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Terzi, Atlas Portföy Yönetimi AŞ ortağı Zuhal Topaloğlu, Alnus Yatırım Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Tahir Özek, Atlas Portföy çalışanı Konuralp Özkan, Pardus Portföy Yönetimi Anonim Şirketi yöneticileri Rüstem Karakaya ve Furkan Açar, Hedef Girişim Sermayesi Yatırım Ortaklığı Yönetim Kurulu Üyeleri Neda Soydan ve Ömer Eryılmaz, yöneticisi Mustafa Zeki Kayahan, çalışan Anıl Tokat, Pardus Portföy Genel Müdürü Mehmet Selim Tunçbilek ile Yönetim Kurulu Üyesi Ali Cesur ve çalışanı Ahmet Haluk Güner, bankalardaki portföy çalışanları Ümit Yılmaz, Yasemin Yılmaz ve Burak Poyraz, Altınbaş Holding yetkilisi İnan Altınbaş ile Tera Portföy yöneticisi Ayşegül Kaya gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında ayrıca şüpheliler Ertan Aydın, Seda Tarım Kocabalkan, Abdullah Dal, Hakan Eryılmaz ve Fahri Uğur da gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Altınbaş Holding'in sahibi Nusret Altınbaş'ın şüpheliler arasında yer aldığı ancak yakalanmadığı, kardeşi İnan Altınbaş'ın gözaltında olduğu ve diğer aile fertlerinin tüm mal varlıklarının dondurulduğu öğrenilmişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/fon-sorusturmasi-kapsaminda-11-supheli-tutuklandi-960950.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 2011 Van Depremi'nden Bugüne Ne Kadar Hazırız?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-2011-van-depreminden-bugune-ne-kadar-haziriz-26707ba85af2d-7c78-4009-aaff-3882501349962026-10-23T08:06:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 2011 Van Depremi'nden Bugüne Ne Kadar Hazırız?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 2011 Van Depremi'nden Bugüne Ne Kadar Hazırız?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu gün 23 Ekim… 23 Ekim 2011 de Merkez üssü Tabanlı olan büyüklüğünde yıkıcı Van Depremini yaşadık.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toprağın Altında Kalanlar, Yüreğimizde Kanayan Yaralar: 2011 Van Depremi'nden Bugüne Ne Kadar Hazırız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">23 Ekim 2011, saat 13.41... Merkez üssü Tabanlı köyü olan, büyüklüğü 7.2 ile kayıtlara geçen o kara gün, Van'ın ve Türkiye'nin hafızasında silinmez yaralar açtı. Yalnızca Van'ı değil, tüm ülkeyi yasa boğan o sarsıntı, yalnızca binaları değil; hayalleri, yarınları, umutları ve binlerce masum canı toprağa gömdü. Ardından gelen 9 Kasım Edremit depremiyle acımız katlandı, Van ovası günlerce enkaz kenti haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O gün canlarını yitiren her bir vatandaşımız, sönen ocaklar, babasız kalan çocuklar, evlatsız kalan anneler... Onların hatırası, aradan geçen yıllara rağmen ilk günkü gibi taze ve yüreğimizi sızlatmaya devam ediyor. Arkada kalanların ise tek bir tesellisi vardı: <strong>"Başka canlar yanmasın, bu büyük acı son olsun."</strong> Peki, bu büyük bedelin ardından devlet ve millet olarak bugün hangi noktadayız? Depreme gerçekten hazır mıyız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Nereden Nereye Geldik? Atılan Adımlar ve Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2011 Van Depremi ve sonrasında yaşanan büyük afetler, Türkiye'nin afet yönetimi konusunda silkelenmesine ve bazı yapısal dönüşümlere gitmesine vesile oldu. Bu süreçte atılan önemli adımları göz ardı etmek haksızlık olur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Afet Yönetiminde Kurumsal Dönüşüm:</strong> AFAD'ın (Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı) kurulması ve operasyonel kapasitesinin artırılmasıyla, arama-kurtarma çalışmalarında eskiye nazaran daha organize ve hızlı bir müdahale kültürü oluştu. Nitekim 2023 Kahramanmaraş depremlerinde de bu koordinasyonun önemi ve zorlukları en sert şekilde tecrübe edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kentsel Dönüşüm Seferberliği:</strong> Ülke genelinde riskli yapıların yenilenmesi amacıyla büyük bir kentsel dönüşüm süreci başlatıldı. Milyonlarca konut riskli ilan edilerek yıkıldı ve yeniden inşa edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deprem Yönetmelikleri:</strong> İnşaat sektöründe standartları yükselten, zemin etütlerini zorunlu kılan ve denetimleri sıkılaştıran yeni deprem yönetmelikleri yürürlüğe kondu. Yapı denetim firmalarının sorumlulukları artırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Bilinç ve Eğitim:</strong> Okullarda, kamu kurumlarında ve sivil toplum kuruluşları aracılığıyla afet bilinci eğitimleri yaygınlaştırıldı. "Afet Farkındalık Yılı" gibi kampanyalarla bireysel hazırlığın önemi anlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Acı Gerçek: Hâlâ Nerede Eksik Kalıyoruz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu çabalara rağmen, 6 Şubat 2023 depremleri ve sonrasında yaşananlar gösterdi ki; riskli coğrafyamızın hızı, aldığımız tedbirlerin hala çok ilerisinde. Eksiklerimiz ve geç kaldığımız hususlar acı bir tablo olarak karşımızda duruyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ranta Kurban Giden Denetimler:</strong> Kağıt üzerinde mükemmel olan yönetmeliklerin, sahada aynı titizlikle uygulanmadığı; denetim mekanizmalarındaki ihmallerin ve imar aflarının ne kadar büyük felaketlere kapı araladığı en acı şekilde tecrübe edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yavaş İlerleyen Kentsel Dönüşüm:</strong> Riskli yapı stoku o kadar büyük ki, dönüşüm hızı mevcut tehlikenin gerisinde kalıyor. Özellikle ekonomik krizler, maliyet artışları ve mülkiyet uyuşmazlıkları vatandaşların binalarını yenilemesini zorlaştırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zemin Planlamasına Yetersiz Riayet:</strong> Fay hatları üzerine ya da sıvılaşma riski yüksek alüvyon zeminlere inşa edilen yapılar, yapı kalitesi ne kadar iyi olursa olsun büyük bir tehlike barındırmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplanma Alanları ve Lojistik:</strong> Şehir içi yoğunlaşma nedeniyle afet anında halkın güvenle sığınabileceği toplanma alanlarının yetersizliği ve bu alanların imara açılması büyük bir zaafiyet oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Yarın Geç Olmadan: Ne Yapmalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Depremin bir tabiat olayı, tedbirsizliğin ise insan eliyle yaratılan bir cinayet olduğu gerçeğini artık kabul etmek zorundayız. Acıları yeniden yaşamamak için atılması gereken acil adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmar Affı Tartışmalarına Kesin Son:</strong> Can güvenliğini hiçe sayan hiçbir yapıya asla af getirilmemeli, imar barışı adı altında kaçak ve çürük yapılara ruhsat verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimsel ve Kararlı Şehirleşme:</strong> Şehirlerimizin planlanmasında rant odaklı değil, bilim insanlarının, jeologların ve şehir plancılarının ortak akıl ve raporları esas alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Destekli Dönüşüm:</strong> Devlet, dar gelirli vatandaşların binalarını yenileyebilmesi için uzun vadeli, düşük faizli veya hibeye dayalı güçlü finansal modeller sunmalıdır; çünkü deprem bir milli güvenlik meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireysel ve Toplumsal Sorumluluk:</strong> Devletten her şeyi beklemek yerine, bireyler olarak da oturduğumuz binaların güvenliğini sorgulamalı, DASK (zorunlu deprem sigortası) yaptırmalı ve ev içi eşya sabitleme gibi temel tedbirleri bir an önce hayata geçirmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutmadık, Unutmayacağız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">23 Ekim 2011'de Van'da toprağa verdiğimiz canların acısı hala yüreğimizde. Onları anmanın en anlamlı yolu; arkada kalanların gözyaşını dindirmek ve bir daha hiçbir annenin, hiçbir babanın evladını enkaz altında kaybetmeyeceği güvenli yarınları inşa etmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefat eden tüm vatandaşlarımızı rahmetle, minnetle ve derin bir özlemle anıyor; bu acıların bir daha yaşanmadığı, depreme dirençli bir Türkiye temenni ediyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasette İlke, Vefa ve Omurgalı Duruş Üzerine]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyasette-ilke-vefa-ve-omurgali-durus-uzerine-2670603fcf276-ef3d-488d-a6ee-39a5b51a944e2026-10-23T07:42:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasette İlke, Vefa ve Omurgalı Duruş Üzerine

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasette İlke, Vefa ve Omurgalı Duruş Üzerine

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyasi parti çatılarına bakıyorum, siyasilere bakıyorum, bir gün orada, bir gün başka yerdeler. Dün farklı konuşuyorlardı, bu gün çok çok farklı. Kişilik, omurgalı bir duruş göstermeyenle nereye kadar yürüyebilirsiniz ve ne yapabilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatta hangi yola çıkarsak çıkalım, hangi büyük amaca yönelirse yönellelim, attığımız adımların kalitesini belirleyen en temel unsurlardan biri <strong>"kiminle yürüdüğümüzdür"</strong>. Geleneksel kültürümüzde bu gerçek, <em>"Evvel refîk, bâde'l-tarîk"</em> (Önce yoldaş, sonra yol) vecizesiyle özetlenmiştir. Bu söz, varılacak menzil ne kadar görkemli olursa olsun, o yolda yanınızda taşıdığınız insanın karakterinin, duruşunun ve güvenilirliğinin her şeyden önce geldiğini söyler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün Türk siyasetine baktığımızda, bu kadim ilkenin adeta tersine çevrildiğini üzülerek görüyoruz. Siyasi parti çatıları altında yaşananlar, ilkelere sadakatten ziyade dönemsel çıkarlara, makam hesaplarına ve günü kurtarma politikalarına teslim olmuş durumdadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dün Yerden Yere Vurulanlar, Bugün Baş Tacı Edenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasette en çok yaralayan manzaralardan biri, dün birbirleri hakkında sarf edilen pek çok ağır sözün, bugün bir ittifak ya da koltuk uğruna unutulmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dün:</strong> Aynı çatı altında siyaset yaparken yollar ayrıldığında, eski yol arkadaşları için ağza alınmayacak ithamlarda bulunulur, en sert eleştiriler yapılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün:</strong> Çıkarlar örtüştüğünde ya da yeni bir makam kapısı aralandığında, dünkü "en büyük rakip" veya "eleştirilen figür" birdenbire öve öve bitirilemez hale gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hâlbuki bu tablonun iki yüzü de yanlıştır. Dün sırf siyasi rekabet veya küskünlük uğruna bir insana haksızlık etmek ne kadar yanlışsa, bugün sırf menfaat birliği sağlandı diye o geçmişteki gerçekleri halı altına süpürmek de o kadar ahlaki bir erozyondur. Siyasette hafızasızlık, toplumun siyaset kurumuna olan güvenini en çok sarsan unsurların başında gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Makam ve Koltuk Sadakati mi, İlke Sadakati mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi etik açısından bakıldığında, bir yola baş koyduğunuz çatı bellidir. Nerede, hangi siyasi anlayışın ve değerler bütününün altında yola çıktıysanız, bu duruşun bir ağırlığı olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada siyasetçiler için iki temel erdemli yol vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yola Sadakat:</strong> Eğer yola çıktığınız ilkeler hâlâ geçerliyse, zorluklara rağmen o yolu sonuna kadar, inandığınız değerlerle yürümek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Onurlu Ayrılış:</strong> Eğer zamanla o siyasi partinin ilkeleri, gidişatı veya çizgisi sizin vicdanınızla ve inandığınız değerlerle çelişmeye başladıysa, o çatı altında kalmamak; <strong>ancak o partinin sağladığı imkânlarla elde edilen makam ve mevkiyi de arkada bırakmak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün en büyük kirlilik, partisinden veya ideolojik çizgisinden kopan kişilerin, o parti çatısı altında kazandıkları koltukları, unvanları ve makamları terk etmek istememeleridir. Çatıyı beğenmeyip eleştiren ama o çatının altında kazandığı ayrıcalıklardan vazgeçmeyen bir anlayış, halkın vicdanında karşılık bulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Maharet Çatılarda mı, Kişinin Kendisinde mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek siyasi maharet, arkaya rüzgâr almak ya da hazır bir partinin imkânlarıyla koltuk sahibi olmak değildir. Eğer bir siyasetçi gerçekten halkına söyleyecek sözü olduğuna, projelerine ve karakterine inanıyorsa, yapması gereken bellidir:</span></p><p><span style="font-size:18px">Çatıdan ayrıldığında o makamın konforunu da bırakacak, millete rüştünü <strong>bağımsız bir aday</strong> olarak ya da kendi öz gücüyle ispat edecektir. Siyasetin asıl gücü tabelalardan değil, kişinin omurgasından ve halkla kurduğu samimi bağdan gelmelidir. Eğer iddia edildiği gibi bir "maharet" varsa, parti rozetine sığınmadan da bu adımı atmak gerekir. O zaman sormak lazım: <strong>İlkelerden ödün verildikten sonra o parti çatısının bir anlamı kalır mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halkımızın Aydınlanması ve Seçim Bilinci</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak siyasetçilerden beklediğimiz en temel şey; rüzgâra göre yön değiştiren bir oportünizm değil, hayatın her alanında geçerli olan <strong>tutarlılık ve erdemdir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Evvel refîk, bâde'l-tarîk</em> ilkesini yeniden hatırlamak zorundayız. Sandık başına giderken ya da siyasi figürleri değerlendirirken sadece söyledikleri süslü sözlere değil, geçmişte kiminle yola çıktıklarına, yolda kimleri nasıl sattıklarına ve ilkesiz dönüşlere bakmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Omurgalı bir duruş göstermeyen, dün söylediğini bugün inkâr eden bir zihniyetle geleceği inşa etmek mümkün değildir. Halkımızın aydınlanması ve bu tür tutarsızlıklara prim vermemesi, Türkiye'de siyasetin kalitesini yükseltecek en büyük güçtür.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÖLBAŞI BELEDİYESİNE BAK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/golbasi-belediyesine-bak-267143306e683-3a0e-48b9-ad4d-f56f37a30e262026-10-23T06:39:00+03:00HABER MERKEZİ GÖLBAŞI BELEDİYESİNE BAK

GÖLBAŞI BELEDİYESİNE BAK

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sayıştay 2025 raporunda, 2024 yılı yaptığı denetimlerde Ankara GÖLBAŞI Belediyesinde bakın neler buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Mal ve Hizmet Alımı İşlerinde Bütçeye Konulan Ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Paylaşım Noktasında İhtiyaç Sahibi Ailelere Dağıtılmak Üzere Satın Alınan Yardım Kolilerinin Tamamının Dağıtıldığına İlişkin Yeterli Kayıt Bulunmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Hukuk İşleri Müdürlüğünce Takipsizlik ve İhmal Nedeniyle Kaybedilen Davalar Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçede Nostaljik Tramvay Taşımacılığı Hizmetinin Tesisi ve Hizmete Alınması Kapsamında Hizmetin Durdurularak Yatırımın Atıl Hale Getirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmazlara İlişkin Cins Tashih İşlemlerinin Yapılmamadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">İmar Hususunda Belediye Encümenince Alınan Kararların Uygulanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Gecekondu Fonu Hesabına Aktarılan Payların Amacı Dışında Kullanıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Sınırları İçinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyet Gösteren İşletmelerin Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğlence Vergisi Tahakkuk ve Tahsil İşlemlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı İşyerlerine İlişkin Çevre Temizlik Vergisi Tahakkuk ve Tahsilatının Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükşehir Belediyesi Tarafından İdareye Aktarılması Gereken Payların Takibinin Yapılmadığı<strong> ORTAYA ÇIKARILDI.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6adb1da44c19b.jpg" style="height:786px; width:819px" /></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ELMADAĞ BELEDİYESİNE BAK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/elmadag-belediyesine-bak-267136fb50627-6b3d-462c-9cf5-9f786ae7c1632026-10-23T06:18:00+03:00HABER MERKEZİ ELMADAĞ BELEDİYESİNE BAK

ELMADAĞ BELEDİYESİNE BAK

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay 2025 raporunda, 2024 yılı yaptığı denetimlerde Ankara Elmadağ Belediyesinde bakın neler buldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer Kamu İdarelerine Olan Yapılandırılmış Borçların İlgili Hesaplarda İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Dönem Ayırıcı Hesaplarda İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Banka Kredisine İlişkin Tutarın Muhasebeleştirilmesinde Dönemsellik İlkesine Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Hizmet Alanlarının İz Bedeli Üzerinden Kayıt Altına Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Haklar Hesabına Kaydedilmeyen Alımların Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının Gerçek Durumu Yansıtmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ödenen Güvence Bedellerinin Verilen Depozito ve Teminatlar Hesabında İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınır Niteliğinde Olan Malzemelerin İlk Madde ve Malzemeler Hesabına Kaydedilmeden Doğrudan Gider Kaydedildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan Gider Kaydedilmesi Gereken Harcamaların Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabında İzlendiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmazlara Ait Fiili Envanter Çalışmalarının Tamamlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınır Mal Yönetim Hesabının Oluşturulmaması ve Taşınır Ambarlarının Kurulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe Emanetlerinin Ödenmesinde Mevzuatta Belirtilen Sıraya Uyulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Haczedilebilir ve Haczedilemez Gelirlerin Aynı Banka Hesaplarında Tutulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Gecekondu Fonuna Aktarılan Payların Fonun Amacı Dışındaki Harcamalarda Kullanıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazı Bedellerinin İdarenin Cari Harcamalarında Kullanıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Alınan Depozito ve Teminatlar Hesabının Dönemsellik İlkesine Uygun Kullanılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal Bayram Gününde Çalışma Ruhsat Harcının Tahakkuk Ve Tahsilatının Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Takipli Alacakların Tahsilat Oranının Düşük Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Duran Varlıklar Amortisman Defterinin Tutulmamadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan Teminle Yapılan Alımlarda Hatalı Uygulamaların Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasaklılık Sorgulaması ve EKAP Kaydı İşlemlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Mal Alımlarında Bütçeye Konulan Ödeneklerin %10'unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Mal Alımlarının Parasal Limitlerin Altında Kalacak Şekilde Kısımlara Bölünerek Doğrudan Teminle Karşılandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmenin Alım ve Satımlarında Katma Değer Vergisi Hesaplarının Kullanılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmazlara İlişkin Cins Tashih İşlemlerinin Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket Personeli Dâhil Personel Giderlerinin Mevzuatta Belirlenen Sınırın Üzerinde Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Personel Alımının Bir Kısmında İdare Tarafından Arşiv Araştırması Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmaz Kültür Varlıklarının Korunması Katkı Payının İlgili İdareye Aktarılmadığı ortaya çıkartıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan, Sayıştay müfettişlerince, Yapılan incelemede,</strong> Belediye tarafından 2024 yılı içerisinde aynı mahiyette, aynı harcama birimi tarafından, aynı tarihlerde yapılan bazı alımların 4734 sayılı Kanun'da belirtilen temel ihale usulleri yerine Kanun'da özel alım usulü olarak belirtilen doğrudan teminle kısımlara bölünerek gerçekleştirildiğini,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye tarafından 2024 yılı içinde doğrudan temin 22/d yöntemiyle çok sayıda mal alımı yapıldığını, &nbsp;Kanun'da ve Tebliğ'de belirtildiği üzere bu yöntemle gerçekleştirilen mal alımlarında idarenin bütçesine bu amaçla konulan toplam ödeneğin %10'nun Kamu İlahe Kurulunun uygun görüşü alınmadıkça aşılamayacağı, Ancak Belediye tarafından Kamu İhale Kurulundan herhangi bir görüş alınmadan %10'luk limitin aşıldığını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan temin işlemlerine ilişkin dosyalarda yasaklılık sorgusunun ve EKAP kayıtlarına ilişkin belgelerin olmadığı tespit ederek, İdare sınırları içerisindeki sokakların kazısından elde edilen kazı bedellerinin özel bir hesapta takip edilmediği ve 2024 yılı içerisinde İdarenin cari hesabına kazı bedeli olarak mükellefler tarafından 2.446.159,88 TL yatırıldığı, bu tutarın İdarenin mal ve hizmet alımlarında kullanıldığını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye tarafından Gecekondu Kanunu gereğince oluşturulması gereken fon hesabının oluşturulduğu ancak Hazineye ait taşınmazların satışı sebebiyle 2024 yılında Belediyeye aktarılan tutarın Kamu idaresi tarafından açılan özel fon hesabında toplanmayıp mevzuat hükümleri gereğince kullanılması gereken alanlar dışında cari harcamalarda kullanıldığını tespit etmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan, satın alınan ilk madde ve malzemelerin hangilerinin kullanıma verildiği, hangilerinin ambarda bulunduğu yönünde yeterli bilgiye ulaşılmasına ve sağlıklı bir stok kontrolünün yapılmasına engel teşkil ettiğini de bildirmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Kamu idaresine ait 2 adet şirketteki toplam sermaye tutarı ile 241 Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabında kayıtlı tutar arasında uyumsuzluk bulunduğu tespit ederek, &nbsp;Kamu idaresinin hissesi bulunan şirketlerinin bilançoları incelendiğinde, bu şirketlerde Kamu idaresine ait toplam 1.050.000,00 TL kayıtlı sermayenin olduğu, ancak Kamu idaresinin 2024 yılı dönem sonu bilançosunda 241 Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabında 37.000,00 TL kayıtlı tutar bulunduğunu görüp, &nbsp;Söz konusu durum bilançoda 241 Mal ve Hizmet Üreten Kuruluşlara Yatırılan Sermayeler Hesabının 1.013.000,00 TL eksik gösterilmesine sebebiyet verdiğini ortaya çıkartmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Yapılan incelemede, muhtelif tarihlerde alımı yapılan bilgisayar yazılım bedellerinin 260 Haklar Hesabına kaydedilmediği ve söz konusu tutarın doğrudan gider kaydedildiği tespit edilmiş, Bu durum, 260 Haklar Hesabı ve 268 Birikmiş Amortismanlar Hesabının gerçek değerleriyle mali rapor ve tablolarda yer almamasına yol açtığı bildirilmiş. Ayrıca, genel hizmet alanı olarak değerlendirilecek taşınmazlara ilişkin kayıtların iz bedeli yerine taşınmazların rayiç bedellerinin hesaplanması suretiyle kayıt altına alındığı görülüp idare uyarılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6adb18c8a3c27.jpg" style="height:797px; width:909px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALTINDAĞ BELEDİYESİNE BAK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/altindag-belediyesine-bak-267124e5c6049-44c8-4060-8325-e7a298ef02fb2026-10-23T06:14:00+03:00HABER MERKEZİ ALTINDAĞ BELEDİYESİNE BAK

ALTINDAĞ BELEDİYESİNE BAK

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay 2025 raporunda, 2024 yılı yaptığı denetimlerde Ankara Altındağ Belediyesinde bakın neler buldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tahsis Edilen ve Tahsisli Kullanılan Taşınmazların Muhasebe Kayıtlarında İzlenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmaz Kayıt İşlemlerinin Tamamlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınır Niteliğinde Olan Malzemelerin İlk Madde ve Malzemeler Hesabına Kaydedilmeden Doğrudan Giderleştirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yevmiye Defteri Kayıtlarında Çeşitli Hatalar Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Vadesinde Ödenmeyen Kira Alacakları İçin Yıl Sonunda Gecikme Zammı Tahakkuk Kayıtlarının Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınmaz Kira Bedellerinin Emsal ve Rayiç Bedellere Göre Güncellenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarruf Tedbirlerine Uygun Olmayan Alımların Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıtlarda Yer Alan Bazı Demirbaşların Fiziki Olarak Belediye Birimlerinde Bulunmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ödenme Süresi Geçen Kira Alacaklarına İlişkin Hukuki Sürecin Başlatılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan Hizmet Alımı Kapsamında Çalıştırılan Personelin SGK Prim ve Vergilerinin Zamanında Ödenmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmeler İçin Kullanılan Ödeneğin Bütçeleştirme ve Muhasebeleştirme İşlemlerinin Mevzuatta Belirtilen Şekliyle Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüklenici ve Alt Yüklenicilerin İmalat Hatalarında Sorumluluk Sürecinin İşletilmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrik Satışı Yapan Tedarik Şirketlerinden Bir Kısmının Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi Beyannamesi Vermemesi, Bir Kısmının ise Eksik Beyanda Bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Mükelleflerin Şartları Sağlamadığı Halde İndirimli Emlak Vergisi Uygulamasından Faydalandığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı İşyerlerine İlişkin Emlak Vergisinin Meskenler İçin Belirlenen Oran Üzerinden Tarhiyat ve Tahakkukunun Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı İşyerlerine İlişkin Çevre Temizlik Vergisi Tahakkuk ve Tahsilatının Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Sınırları İçinde İşyeri Açma ve Çalışma Ruhsatı Olmadan Faaliyet Gösteren İşletmelerin Bulunduğu, ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili rapor içinde “Millet Bahçesinin” Belediyeye tahsisinden 2024 yılının sonuna kadar Belediyece Millet Bahçesindeki yapılar ve çevre düzenlerinin bakım ve onarımı için toplam 57.793.351,42 TL gider yapıldığı, Millet Bahçesindeki yapılar ve çevre düzenlenmesi ile ilgili olarak Belediyenin incelemeleri neticesinde tespit etmiş olduğu sorunlarla ilgili olarak inceleme dönemi itibarıyla Bakanlık tarafından sadece yüklenicinin uyarıldığı, yüklenicinin kusurundan kaynaklanan sorunların tespiti hususunda bir çalışmanın yapılmadığını tespit edildi…</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde, demirbaşlar kayıtlara alınmakla birlikte daha önceki yıllarda kayıtlara alınan bazı demirbaş mahiyetindeki varlıkların Belediye bünyesinde mevcut olmadığı anlaşılmış, &nbsp;Diğer bir ifadeyle, 255 Demirbaşlar Hesabında bulunduğu halde fiziki olarak birimlerde bulunmayan bazı demirbaşlar 42 ayrı madde olarak tablo halinde listelenmiş,&nbsp; Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Mal yönetiminde etkinlik ve sorumluluk” başlıklı 48’inci maddesinde, kullanılmak üzere taşınır teslim edilen görevlilerin, taşınırın korunmasından ve taşınıra verilen zararlardan sorumlu olduğu ve kamu idarelerinin, verilen zararların sorumlularına ödettirilmesini sağlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, İdare tarafından 2021 yılında yayımlanan tasarruf tedbirlerine ilişkin Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde belirtilen hususlara aykırı alımların gerçekleştirildiği görülmüş, Yapılan incelemede, Kamu İhale Kanunu’nun 21’inci maddesinin (f) bendi kapsamında&nbsp; 07.03.2024-1714 yevmiye nolu, 2.025.000,00 TRy tutarındaki Pazar Yerlerinde Dağıtılmak Üzere Tanıtım Amaçlı Ham Bez Çanta Alımı yapıldığı, ortayla çıkarılmış.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6adb18186152e.jpg" style="height:771px; width:876px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avustralyalı milletvekiline araçla saldırı: İki bacağı da ampute edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avustralyali-milletvekiline-aracla-saldiri-iki-bacagi-da-ampute-edildi-26705e08f5e0f-5a3d-4ff4-941a-b13a9cee79202026-10-22T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ Avustralyalı milletvekiline araçla saldırı: İki bacağı da ampute edildi

Avustralyalı milletvekiline araçla saldırı: İki bacağı da ampute edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avustralya'da bağımsız milletvekili Helen Haines, pazartesi günü Melbourne kentinin yaklaşık üç saat kuzeydoğusunda bulunan Wangaratta'da bir aracın çarpması sonucu ağır yaralandı. Haines'in iki bacağı da ampute edilirken, eşi Phil Haines çarşamba günü yaptığı açıklamada milletvekilinin hayatta olduğunu ve sağlık durumunun stabil olduğunu bildirdi.<br />Phil Haines, düzenlediği basın toplantısında, eşinin araç tarafından iki kez ezildiğini belirterek, ailesi için en önemli gelişmenin Helen Haines'in hayatta olması ve durumunun stabil seyretmesi olduğunu söyledi. Haines'in durumunun ise kritik olduğu belirtildi.<br />Şüpheli hakkında birden fazla suçlama yöneltildi<br />Olayla bağlantılı olarak suçlanan 43 yaşındaki Brendan Nugent, çarşamba günü mahkemeye çıkarıldı. Haines'in seçim bölgesinde yaşayan Nugent hakkında tehlikeli araç kullanarak ağır yaralanmaya neden olma, kasten ağır yaralama ve kamu görevlisine zarar verme suçlamaları yöneltildi.<br />Avustralya Yayın Kurumu'nun (ABC) aktardığına göre, Nugent'ın avukatı mahkemedeki kısa duruşmada müvekkilinin nadir görülen bir nörolojik hastalık olan idiyopatik transvers miyelit rahatsızlığı bulunduğunu ve beyin sarsıntısı nedeniyle de tedavi gördüğünü belirtti. Yerel basında, şüphelinin Haines'in 20 yıllık arkadaşı olduğu bilgisi de yer alıyor.<br />İklim değişikliği ve bölgesel konut sorunları gibi konularda çalışmalar yürüten bağımsız milletvekili Helen Haines'in sağlık durumuna ilişkin gelişmeler takip ediliyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261021/avustralyali-milletvekiline-aracla-saldiri-iki-bacagi-da-ampute-edildi-1109727154.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Fon meselesini ciddiyetle ele alıyor, üzerine tavizsiz bir şekilde gidiyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-fon-meselesini-ciddiyetle-ele-aliyor-uzerine-tavizsiz-bir-sekilde-gidiyoruz-267031e53c1d4-65f4-4c5a-a552-3204153174392026-10-22T10:08:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Fon meselesini ciddiyetle ele alıyor, üzerine tavizsiz bir şekilde gidiyoruz”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Fon meselesini ciddiyetle ele alıyor, üzerine tavizsiz bir şekilde gidiyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) AK Parti Grup Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, toplantının AK Parti, demokrasi ve ülke için hayırlara vesile olmasını diledi. İçeride ve dışarıda, özellikle bölgede çok yoğun gündem maddelerinin olduğunu, önemli gelişmelerin yaşandığını ve hassas bir süreçten geçildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlara değinmeden önce geçen hafta İstanbul’dan Ankara’ya gelirken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’e Allah’tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve Üsküdar halkına başsağlığı diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ALÇAKÇA BİR NEFRET KAMPANYASINA ŞAHİT OLDUK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Ziya Gültekin’in Üsküdar aşığı, şehrini ve ilçesini büyük bir tutkuyla seven, hangi mevkide olursa olsun, hizmet etmekten heyecan duyan, mutluluk duyan müstesna bir insan olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kendisi hem teşkilatımız içinde hem de Üsküdar’da sevilen, sayılan bir isimdi. Başkan Vekilliği sırasında da çalışkanlığıyla, samimiyetiyle, emanetin hakkını verme noktasında ortaya koyduğu gayretleriyle temayüz etmişti. Biz kendisinden razıydık, Rabb’im de razı olsun. Ziya Gültekin kardeşimizi cennetiyle, cemaliyle inşallah müşerref eylesin. Geride bizlere emanet olarak bıraktığı 3 yetim evladının tek tek gözlerinden öpüyor, Cenabı Allah kendilerine sabır versin, metanet versin, diyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üsküdar Belediye Başkan Vekili olarak seçilen Muhammed Emin Sarıoğlu’nu tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kendisinin Üsküdar halkına aşkla hizmet edeceğine gönülden inanıyorum. Tabii burada bir üzüntümü de ifade etmek istiyorum. İnsanı insan yapan değerler vardır. Acıya saygı bunlardan biridir. Empati kurmak bunlardan biridir. Ziya kardeşimizin hepimizi kedere boğan vefatından sonra özellikle sosyal medya platformlarında tek merkezden yönetildiği anlaşılan, alçakça bir nefret kampanyasına şahit olduk. İnsanlıktan nasibini almamış bir güruh, hiç tanımadıkları bir insana karşı içlerinde biriktirdikleri ne kadar cerahat varsa hepsini kustular. Bu gözü dönmüşlük öyle bir raddeye ulaştı ki taziye mesajı yayımlayarak en temel insani vazifesini yerine getiren herkese saldırdılar. Kalbi taşlaşmış, sureti dışında insanlıkla artık hiçbir alakası kalmamış bu müptezelleri de ben Cenabı Allah’a havale ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE MERKEZLİ SİYASET GÜTMENİN İHTİYAÇTAN ÖTE MİLLİ BİR GÖREV OLDUĞUNUN ALTINI ÇİZDİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir süredir, hemen her konuşmasında siyasette artan kutuplaşmanın tehlikelerine dikkati çektiğini belirterek, Yeni Yasama Yılı Açılış Töreni’ndeki hitabında da buna etraflıca değindiğini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçinde bulunulan bölgesel konjonktürde Türkiye’nin yeni bir siyaset tarzına, yeni bir siyaset diline ihtiyacı olduğunu özellikle belirttiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, siyaseti millete daha iyi hizmet etme yarışı olmaktan çıkarıp dost-düşman ikiliğine hapsetmenin sadece demokrasi için değil toplumsal barış ve huzur için de tehdit oluşturduğunu ifade ettiğini anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla kalmayıp bir de iyi niyetli bir çağrı yaptığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Rakiplerimiz dahil tüm siyasi partileri, söz konusu milletin ve memleketin menfaatleri olduğunda siyaset kurumu olarak savaş baltalarını bir yana bırakıp müştereklerimizi çoğaltmaya davet ettik. Türkiye merkezli siyaset gütmenin, bilhassa bu dönemde ülkemiz açısından ihtiyaçtan öte millî bir görev olduğunun altını çizdik. Ancak son 3 haftada büyük bir hayal kırıklığı yaşadık. Teessüfle belirtmek isterim ki muhalefetin bazı aktörlerinin ne böyle bir hassasiyeti ne de böyle bir gündemi var. Dünyayı ve bölgemizi hiç takip etmedikleri gibi Türkiye’ye yönelik örtülü operasyonlardan, toplumsal mühendislik projelerinden de habersizler. Kendi dar kadro çıkarları dışında her şeye gözlerini ve kulaklarını kapatmış durumdalar. ‘Plan’ deseniz yok, ‘program’ deseniz yok, ‘ülkenin sorunlarına çözüm önerisi’ deseniz yok, ‘siyasette nezaketi koruyalım’ deseniz maalesef o da yok. Kusura bakmasınlar ama bu tavır doğru bir tavır değildir. Sorumlu bir tavır değildir. Türk demokrasisi için tehlikeli olduğu kadar marazi de bir tavırdır. ‘Benim menfaatime olacaksa isterse bu ülke batsın, bitsin, kaosa girsin’ tavrı, son derece bencilce bir tavırdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SEFERBERLİK ÇIKTI DA BİZİM Mİ HABERİMİZ YOK?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tavrın, Türkiye üzerine operasyon hayalleri kuran çevrelere cesaret veren bir tavır olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, değerlendirmesine şöyle devam etti: “Üç kuruşluk siyasi ikbalini, vatandaşı olduğu ülkenin, mensubu olduğu milletin felaketine bağlamak, egoist bir zihin dünyasının başvurumudur. 24 yıl boyunca ülkenin ayağına ne zaman taş değse umutlandılar. 24 yıl boyunca Türkiye’nin sıkıntılarından rant devşirmeye çalıştılar. 24 yıl boyunca tüm umutlarını ülkenin ekonomik, siyasi ve sosyal olarak zayıflamasına, böylece iktidarın kan kaybetmesine bağladılar. Dikkat edin, bugün de aynı ham hayali kuruyorlar. Geçenlerde bir tanesi çıkmış şuursuzca, ‘savaştayız’ diyor. Hırsı aklını esir almış bu zata sormak lazım: Hayırdır beyler kiminle savaştasınız? Hangi düşmana karşı savaş ilan ettiniz? Seferberlik çıktı da bizim mi haberimiz yok? Türkiye işgal edildi de biz mi duymadık? Türkiye işgal edilmediğine, seferberlik çıkmadığına göre nereden aklınıza esti bu savaş? Öyle mi?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU MİLLETİ DÜŞMANLAŞTIRMAKTAN NE ZAMAN VAZGEÇECEKSİNİZ?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 24 yılda ülkenin başına çok ciddi sıkıntılar geldiğini, Türkiye’ye aba altından sopa gösterenlerin, boylarına poslarına bakmadan Türkiye’yi alçakça tehdit edenlerin olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Ülkeyi içeriden çökertmek için Gezi olayları gibi nice dümenler çevrildiğini, ‘Muhalefeti destekleyip, iktidarı devireceğiz’ diyeninden, dergi kapakları üzerinden mesaj verenine kadar nice saldırıyla karşılaştıklarını” dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunların hiçbirinde sesiniz çıkmadı. Türkiye’yi tehdit edenlere, Türkiye’yi karıştırmak isteyenlere karşı bir kez olsun bu dili kullandığınızı görmedik. Hatta gittiniz, onlardan yardım dilendiniz, el açtınız, etek öptünüz. Şimdi çıkmış utanmadan ‘savaştayız’ diyorsunuz. Allah aşkına siz ne dediğinizin, lafınızın nereye gittiğinin farkında mısınız? Bu milleti düşmanlaştırmaktan ne zaman vazgeçeceksiniz? Sorumlu, sağduyulu siyaset yapmayı ne zaman öğreneceksiniz? Onlara diyorum ki ‘Bu milletin kardeşliğinden artık ellerinizi çekin.’ Bölerek, ayrıştırarak, ötekileştirerek varacağınız hiçbir yer olmadığını artık kabul edin. Açık söylüyorum, böyle sorumsuz bir söylem olmaz. Sürekli hakaret ederek, sürekli insanları tahrik ederek siyaset yapılmaz çünkü siyaset, aklına geleni söyleme değil, sözünü ölçerek, tartarak ifade etme sanatıdır. ‘Efendim, ben ona buna bakmam, istediğimi söylerim.’ derseniz o zaman istemediğinizi işitirsiniz. Dahası sadece kendinize, sadece siyaset kurumuna değil, bu ülkeye ve millete de kötülük etmiş olursunuz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İFTİRA SİYASETİNE, ÇAMUR AT İZİ KALSIN SİYASETİNE TESLİM OLMAYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bunların siyasetsizliği siyaset hâline getirmeleri sadece söylemlerle sınırlı değildir. Aynı ciddiyetsiz tavrı fon tartışmalarında da görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dedikodular üzerinden insanların izzetiyle, itibarıyla oynuyorlar. Milletin malına el uzatmak ne kadar büyük bir suçsa aynı şekilde namuslu, şerefli, onurlu insanlara mesnetsiz şekilde yolsuzluk ithamında bulunmak da o kadar büyük bir suç, o kadar büyük bir şenaattir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Bundan daha fenası ise foyan ortaya çıktığı hâlde işi pişkinliğe vurmaktır. Hem elinde bilgi, belge olmadan Kabine üyelerimizi itham edeceksiniz, önüne gelene iftira atacaksın, devletin kurumlarını töhmet altında bırakacaksın, insanlar millete, hizmete ayırması gereken vakti senin iftiralarını, senin bühtanlarını belgeleriyle yalanlamaya ayıracak, sonra da çıkacaksın, yüzün kızarmadan, hiçbir mahcubiyet duymadan işi pişkinliğe vurup kulağının üstüne yatacaksın. Biz buna ‘eyvallah’ demeyiz. İftira siyasetine, çamur at izi kalsın siyasetine teslim olmayız. Kimse kusura bakmasın. İftira atmanın, insanların izzetiyle oynamanın, insanları töhmet altında bırakmanın faturası pişkinlik olamaz. Biz hukuk, demokrasi zemininde bunun mücadelesini sonuna kadar veririz, vereceğiz. Bizim siyasetimizin pusulası bellidir. 86 milyonun birliği, dirliği ve huzurunun her şart altında korunmasıdır, Türkiye’nin toplumsal barış ve istikrarının muhafazasıdır, millî iradenin bilakayduşart egemen kılınmasıdır, demokrasimizin tehditler karşısında savunulmasıdır, içinden geçtiğimiz bu kritik dönemde iç cephemizin güçlendirilmesidir, siyaset kurumunun itibarının korunması, milletin sorunlarına tek çözüm adresi olmaya devam etmesidir. Biz bunun için çalışıyor, bunun için mücadele ediyoruz. İnşallah bu prensipler temelinde siyaset yapmaya devam edeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTANBUL VE ÇEVRE İLLERDEKİ AŞIRI YAĞIŞ, SEL VE SU BASKINLARI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta İstanbul ve çevre illerde aşırı yağış, sel ve su baskınlarına maruz kaldıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşların can ve mal güvenliğini tehdit eden bu afetler karşısında devlet olarak hiç vakit kaybetmeden harekete geçtiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili bakanların derhal İstanbul’a intikal ederek hem afetin boyutlarını hem de ihtiyaçları tespit etmek amacıyla çalışmalara vaziyet ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilk etapta 14 Ekim tarihinde afet gruplarının İstanbul’daki il ve ilçe AFAD yönetim merkezlerinde 7 gün 24 saat esasıyla çalışmaya başladıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’daki arama kurtarma, müdahale ve destek çalışmalarında 47 bin 217 personelin, 5 bin 280 araç ve 14 botla sahada görev aldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “19 Ekim itibariyle 112 Acil Çağrı Merkezi ve AFAD’a yapılan 21 bin 600 ihbar doğrultusunda toplam 3 bin 270 vatandaşımızın güvenli bölgelere tahliyesi sağlandı. İstanbul’da 7, Kocaeli’de ise bir vatandaşımız maalesef hayatını kaybetti. Bu vesileyle vefat eden kardeşlerime bir kez daha Allah’tan rahmet diliyor, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı dileklerimi iletiyorum. Hayatını kaybeden kardeşlerimizle ilgili olarak gerekli her türlü soruşturma ve inceleme sürüyor. Bilinsin ki ihmal veya kusur varsa sorumlular ortaya çıkarılacak ve gereken hiç tereddütsüz yapılacaktır. Fakat milletçe hepimizi üzen bu acı hadiseyi kendileri için, kendi siyasi ajandaları için, özellikle de belediyelere yönelik yolsuzluk operasyonlarını itibarsız hâle getirmek için kullanmaya çalışan fırsatçılara da asla müsamaha göstermeyeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Afetten olumsuz etkilenen vatandaşlara her türlü desteği verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, acil ve temel ihtiyaçlarının karşılanması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından hane başına 10 bin lira olmak üzere toplam 200 milyon lira, AFAD tarafından 230 milyon lira, Ticaret Bakanlığı tarafından da 80 milyon liranın İstanbul Valiliğine aktarıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu ana kadar İstanbul’daki 37 ilçede 5 bin 672 haneye yaklaşık 57 milyon lira tutarında dağıtım yapıldığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Şimdi isterseniz devlet olarak neler yapmışız, kısaca bir bakalım” sözlerinin ardından Grup Toplantısı Salonu’nda video izletildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Videonun ardından konuşmasına devam eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, felaketin yol açtığı zarar ve hasarları en kısa sürede telafi etmek için ilgili kurumlarla gerekli tüm adımları atmayı sürdüreceklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSRAİL’İN AĞIR TAHRİKLERİNE RAĞMEN SURİYE’DE BARIŞ, HUZUR VE İSTİKRAR TEKRAR BOY VERMEYE BAŞLADI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, önce Kızılcahamam’daki 20. İstişare ve Değerlendirme toplantılarında, ardından 7 Mayıs 2013’teki AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda Beşşar Esed rejiminin Suriye’nin Banyas ilçesindeki katliamına tepki gösterdiklerini anımsattı. O günlerde yaptığı konuşmayı tekrarlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Banyas’ta çocukların figanı arşı inletirken, “susan dilsiz şeytanlardan” olmayacaklarını vurguladığını hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Allah’ın yardımı ne zaman?” diye soran Suriye halkına, “Hiç kuşkusuz Allah’ın yardımı yakındır” diyerek, “Sabreden zafere ulaşır ve Suriye inşallah zafere ulaşacaktır” ifadelerini kullandığını aktardı. Bunları, bugün içeride ve dışarıda kendilerine demokrasi, hukuk, insan hakları dersi verenlerin sessizliğe gömüldüğü günlerde söylediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz, üstat Sezai Karakoç’un da en güzel şekilde ifade ettiği gibi ‘yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer’ olduğuna gönülden iman ettik. Zulmün, vahşetin, barbarlığın etrafı kuşattığı o günlerde ‘ne yapsalar boş, göklerden gelen bir karar vardır’ dedik. Rabb’im de bizleri ne milletimize ne Suriyeli mazlumlara mahcup etti. Cenabı Allah Suriyeli kardeşlerimizi muhteşem bir zaferle müyesser kıldı” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının 8 Aralık 2024’te, yıllarca anlatılacak, dilden dile, gönülden gönüle aktarılacak muazzam bir zafere imza attığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İHTİYAÇ DUYULDUĞU HER AŞAMADA SURİYE’NİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">13,5 yıllık zulmün ardından, İsrail’in ağır tahriklerine rağmen Suriye’de barış, huzur ve istikrarın tekrar boy vermeye başladığını gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye halkının, Cumhurbaşkanı Ahmed Şara’nın dirayetli liderliğinde, birlik ve beraberlik içinde ortak geleceklerini inşa ettiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kuzeydeki entegrasyon sürecinin tekemmül etmesiyle Suriye’de yepyeni bir sayfanın açılacağına inanıyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Biz de Türkiye olarak ihtiyaç duyulduğu her aşamada Suriye’nin yanında olmaya devam ediyor, Suriye halkının refah ve huzuru için üzerimize düşen sorumluluğu bu süreçte hakkıyla yerine getirmeye çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye’de özellikle zalimlere ve katillere ibret olması gereken çok önemli gelişmelerin de yaşandığına değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mazlumların ahının yerde kalmadığını, aheste aheste çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Çocukları öldürmekten keyif alan caniler nereye kaçarlarsa kaçsınlar, saklandıkları inlerinde tespit edilip tek tek ayıklanıyor. Ellerinde silah, önlerinde çeşitli paçavralarla Türkiye’yi tehdit edenler için, Banyas’ta 248 masumun, Reyhanlı’da 53 insanımızın kanını dökenler için, Suriyeli yavruların cenazeleri üzerinde kahramanlık pozları veren alçaklar için hesap vakti gelip çatmıştır. Kardeşlerim, hiç şüpheniz olmasın, başkaları için de hesap vakti gelecektir. Geç de olsa, yüz binlerce Suriyeli mazlumun hayatı pahasına da olsa adaletin yerini bulacak olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Banyas, Reyhanlı ve Suriye’de gerçekleştirilen diğer pek çok katliamın faili olan teröristin yakalanmasını sağlayan Suriye istihbaratı ile Millî İstihbarat Teşkilatımızın gizli kahramanlarını yürekten tebrik ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETE YANLIŞ YAPANA, MİLLETİN MALINA EL UZATANA SAHİP ÇIKMAYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturmalarına ilişkin tutumlarını farklı vesilelerle paylaştıklarını anlattı. Konuyu 3 farklı kategoride hassasiyetle yönettiklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırımcılara ödenmesinin ilk aşamada geldiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fon Koordinasyon Kurulu ve ekonomi kurmaylarının düzenli bir araya geldiğini ve alınan kararların şeffaf bir şekilde kamuoyuna açıklandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisimizin gündemindeki yasa teklifinin yürürlüğe girmesini müteakip inşallah ödeme işlemleri biraz daha hızlanacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İkinci aşamada hukuk ve ahlak dışı yöntemlerle manipülasyon yaparak, kimi zaman bir organizasyon dahilinde haksız ve fahiş kazanç elde edenlerden yargı önünde hesap sorulmasıdır. Başsavcılıklarımız, deliller ve itiraflar ışığında bu konuda gerekeni yapıyor. Üçüncü aşamada ise bir daha benzer bir sorunla karşılaşmamak için alınması gereken tedbirler kısmıdır. Gerek Devlet Denetleme Kurulumuzun hazırlayacağı kapsamlı rapor, gerekse talimatımız doğrultusunda yürütülen diğer çalışmalar neticesinde kurumsal, bireysel veya mevzuat boyutu itibarıyla burada da her türlü adım atılacaktır. Şunu bir kere daha açık açık ifade etmek isterim, biz, sadece tasfiyesine karar verilen fonlardaki 455 bini aşkın yatırımcıyı değil, aileleriyle birlikte çok sayıda insanımızı etkileyen bu meseleyi çok ciddiye alıyoruz, ciddiyetle ele alıyoruz, meselenin üzerine de tavizsiz bir şekilde gidiyoruz. Muhalefetin ne dediği değil ne yaptığı, meseleyi istismar için kullanması bizim umurumuzda değildir. Muhalefetin, belediyelerde yaşanan skandallara sahip çıkmış olması, her türlü rezilliğin, her türlü ahlaksızlığın arkasında durmuş olması, hatta il il gezip yolsuzlukları aklama turları düzenlemiş olması da bizi ilgilendirmez. Daha önce de söyledim, biz onlara benzemeyiz. Biz, millete yanlış yapana, milletin malına el uzatana sahip çıkmayız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN ÇIKARINI HER TÜRLÜ HESABIN ÜZERİNDE TUTUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Referanslarının ve örneklerinin muhalefet olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerinden, yaptıklarından sorumlu olduklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konunun kendi tabanları, yıllardır kendilerine destek veren camiaları tarafından yakından takip edildiğini bildiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, her türlü teklif ve tenkidi önemsediklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “AK Parti, sadece kadrolarıyla değil, aynı zamanda hakikati söyleyen çelik çekirdeğiyle de nevi şahsına münhasır bir harekettir. Ne mutlu bize ki soran, sorgulayan, eleştiren bir tabanımız var. Ne mutlu bize ki yanlışa ‘yanlış’, doğruya ‘doğru’ diyen bir seçmenimiz var. Bizi bugünlere getiren, bizi son 25 yılda başarıdan başarıya koşturan işte böyle bir kadroya, işte böyle bir tabana sahip olmamızdır. Bizi bugünlere getiren, önce yüce Allah’ın yardımı, sonra aziz milletimizin desteği, daha sonra irşat ve ikaz görevlerini layıkıyla yapan gönül dostlarımızın varlığıdır. Bunun için Rabb’ime her zaman hamdettim, bugün de hamdediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da makul ve yapıcı zeminde kalmayı, dökmeyi değil inşa etmeyi, yol göstermeyi amaçlayan eleştirilere kulak vermeye devam edeceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Vatandaşlarımdan gönüllerini ferah tutmalarını rica ediyorum. Puslu havada mevzi kazanmaya çalışan fırsatçılara prim vermesinler. Medya ve sosyal medya üzerinden algı oluşturan operasyon hesaplarına karşı dikkatli olsunlar. Bilhassa boğazlarına kadar pisliğe bulaşmış olanların dedikodularına, hezeyanlarına kulak asmasınlar. Biz bu meseleye bir cerrah titizliğiyle vaziyet ediyor, milletimizin çıkarını her türlü hesabın üzerinde tutuyoruz. Allah’ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra asla eğdirmeyeceğiz. Şimdiye kadar ne size ne de milletimize mahcup olmadık, Allah’ın izniyle mahcup olmayacağız. Teşkilatıma seslenmek istiyorum, özellikle karşılığını yalnızca Allah’tan bekleyerek büyük bir fedakarlıkla, samimiyetle bu dava için gece gündüz koşturan, emeklerini belki de hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyeceğim yol arkadaşlarımın beni çok iyi dinlemesini rica ediyorum: Kardeşlerim, biz 25 sene önce AK Parti’yi hangi ilkeler, hangi değerler üzerine bina ettiysek bugün de aynı ilkeler ve prensiplerle hareket ediyoruz. Biz buralarda, bu koltuklarda, en çok da fakir fukaranın, garip gurebanın sesi, soluğu, sığınağı olmak için varız. Biz buralarda, bu koltuklarda, yetimin başını okşamak için, öksüzün yarasını sarmak için, Allah’tan ve devletten başka kimsesi olmayanların kimsesi olmak için varız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Necip Fazıl Kısakürek’in “Sakarya Türküsü” şiirinden “İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal/Hamallık ki, sonunda ne rütbe var ne de mal/Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan” dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, böyle bir misyonu kuşandıklarını, bu yüke talip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ZAFERDEN ZAFERE KOŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bugüne kadar nice zorluğun üstesinden alnımızın akıyla geldik, nice imtihanı başarıyla verdik, nice badireyi suhuletle atlattık. Hiçbir zaman yılgınlık içinde, yeis içinde, karamsarlık içinde olmadık. Bugün de karamsar değiliz, umutsuz değiliz, yeis içinde hiç değiliz. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak geleceğimize güvenle bakıyoruz, çok daha çetin badirelerden, krizlerden, sınavlardan güçlenerek çıktık, Allah’ın izniyle buradan da güçlenerek çıkacağız. İnşallah destanlar yazmaya, başarıdan başarıya, zaferden zafere koşmaya devam edeceğiz. Rabb’im ömür verdikçe daha nice yıllar bu ülke için, bu millet için sizlerle birlikte çalışmaya, hizmet üretmeye devam edeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM’de görüşülecek 2027 yılı bütçesinin hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerine çalışmalarında başarı diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Pakistan ve Suudi Arabistan’la beraber imzaladığımız ortak savunma anlaşmasını da onaylanmak üzere Gazi Meclisimize ilettik. Dün Libya’dan son derece sevindirici haber aldık. Libya Temsilciler Meclisi, Türkiye ile Libya arasında imzalanan Deniz Yetki Alanları Mutabakat Muhtırası’nı oy birliğiyle kabul etti. Bu önemli kararın da hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum. Libya Temsilciler Meclisi’ndeki tüm kardeşlerime selamlarımı yolluyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Grup Toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin “Şam ziyaretinizin tarihi belli oldu mu?” sorusuna karşılık Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Henüz değil. Yaparız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın zamanda Sayın Bahçeli ile görüşmeniz bekleniyor mu?” sorusu üzerine de “Yakın zamanda olabilir” yanıtını verdi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada'dan Türkiye'ye tarihî ziyaret: Ambargodan iş birliğine geçiş]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanadadan-turkiyeye-tarihi-ziyaret-ambargodan-is-birligine-gecis-26702ee927c89-6965-4c92-948b-230011a309cd2026-10-22T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada'dan Türkiye'ye tarihî ziyaret: Ambargodan iş birliğine geçiş

Kanada'dan Türkiye'ye tarihî ziyaret: Ambargodan iş birliğine geçiş

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><br /><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı Mark Carney üç günlük bir resmi ziyaret için Türkiye'ye geliyor. Bu, bir Kanada Başbakanı'nın tek durağı Türkiye olan ve sadece ikili ilişkiler gündemiyle gerçekleştirdiği ilk resmî ziyaret olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney'e ziyaret sırasında Dışişleri Bakanı Anita Anand ile Enerji Bakanı Tim Hodgson da eşlik edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı'nın Perşembe günü Ankara'da Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmesi, Cuma günü ise İstanbul'da Türk iş dünyasının temsilcileriyle bir araya gelmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Muazzam potansiyel" vurgusu<br />Carney ziyaret öncesinde yaptığı açıklamada Türkiye'nin NATO veG20 partneri olarak önemine işaret ederek "Stratejik sektörlerde ekonomik iş birliğini geliştirme yönünde muazzam bir potansiyel bulunmaktadır. Her iki ülke halkları için daha fazla öngörülebilirlik, güvenlik ve refah sağlamak üzere ortaklığımızı derinleştirmekteyiz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakanlık'tan yapılan açıklamada Türkiye ile Kanada arasındaki ikili ticaret hacminin son beş yılda yüzde 50'ye yakın oranda arttığına vurgu yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada ile Türkiye arasındaki toplam mal ticaret hacminin 2025 yılında 4,3 milyar Kanada dolarına ulaştığı belirtildi. Açıklamaya göre bunun 1,1 milyar Kanada dolarlık bölümünü Kanada'nın ihracatı, 3,2 milyar Kanada dolarlık bölümünü ise Türkiye'den yapılan ithalat oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mutabakat imzalanacak<br />Carney son olarak Temmuz ayında Ankara'da düzenlenen NATO zirvesine katılmak üzere Türkiye'yi ziyaret etmişti. Kanada Başbakanı, zirve marjında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmiş ve bu görüşmede iki ülke arasında serbest ticaret anlaşması için müzakerelerin başlatılması kararlaştırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney'in ziyaretinde savunma ve enerji dahil dört alanda iş birliğini derinleştirecek bir mutabakata imza atılması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters haber ajansına konuşan bir kaynak, mutabakatın ikili serbest ticaret görüşmelerinin ilerletilmesi ve ekonomik iş birliğinin yanı sıra toplumsal ve diplomatik ilişkilerin güçlendirilmesini de kapsayacağını kaydetti. Tarafların, bu alanların her biri için eylem planları hazırlayacak ortak komiteler kurması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakınlaşmada Trump faktörü<br />Ziyaret, Kanada'nın ABD'ye olan bağımlılığını azaltma ve bölgesel güçlerle ortaklıklarını güçlendirme çabalarını artırdığı bir dönemde gerçekleşiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile yaşanan yıpratıcı ticaret savaşı ve Başkan Donald Trump'la giderek sertleşen ilişkiler, Kanada'nın AB ile de hızlı yakınlaşma adımları atmasına yol açmıştı. Trump, daha önce birçok kez Kanada'nın egemenliğini sorgulayan açıklamalar yapmış, hatta Kanada'yı ABD'nin 51'inci eyaletiolarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan ve Türk iş dünyasıyla görüşecek<br />Reuters'a konuşan bir Kanadalı hükümet yetkilisi, Carney'nin Erdoğan ile ticaret, yatırımlar, enerji, savunma ve güvenlik ile halklar arası ilişkiler alanlarında iş birliğinin ilerletilmesini görüşeceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili, Cuma günü Türk şirketleriyle yapılacak görüşmelerin de ikili ticaret ve yatırımların güçlendirilmesini teşvik etmeyi ve yeni ticari iş birliği fırsatları yaratmayı amaçladığını belirtti, Kanada'nın özellikle Türkiye'nin havacılık, savunma, enerji, madencilik, yüksek teknoloji ve tarım sektörleriyle ilgilendiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters'a konuşan kaynaklara göre Kanada Başbakanı, aralarında Çalık Holding ve Sabancı Holding'in de bulunduğu Türk savunma ve enerji şirketlerinin yöneticileriyle de bir araya gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nükleer enerji ve LNG gündemde<br />Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Pazar günü Kanal 7'ye yaptığı açıklamada, Carney'nin ziyareti sırasında enerji konularının, özellikle de nükleer enerjinin, gündemin üst sıralarında yer alacağını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya yakın bir kaynağa göre Ankara, enerji görüşmelerinde Kanada'dan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) alımı ile kritik mineraller konusunun da ele alınmasını bekliyor. Ayrıca Kanada'nın nükleer reaktör teknolojisi CANDU'nun Karadeniz kıyısında planlanan nükleer santral projesinde kullanılması konusunda fizibilite çalışması için bir grup kurulması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, planlanan ikinci ve üçüncü nükleer santral projeleri kapsamında CANDU'nun sahibi olan Kanadalı mühendislik şirketi AtkinsRealis'in yanı sıra Güney Kore'nin Korea Electric Power Corporation ve Çin'in State Power Investment Corporation şirketleriyle temaslarda bulunuyor. Türkiye'nin ilk nükleer santrali ise Rus devlet şirketi Rosatom tarafından inşa ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunmada ambargodan iş birliğine<br />Carney'in ziyaretinde savunma alanında iş birliğinin de öne çıkması, görüşmelerin özellikle insansız hava araçları (İHA) ve denizcilik alanına odaklanması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada, Türkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde düzenlediği operasyonlar ve Dağlık Karabağ'daki askeri faaliyetlerine tepki olarak 2019-2020 yıllarında askeri ihracata kısıtlamalar getirmiş, ambargodan özellikle Türk İHA'larında kullanılan Kanada yapımı elektro-optik kamera ve teknoloji sistemleri etkilenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada askerî alandaki kısıtlamaları 30 Ocak 2024'te kaldırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk savunma analistleri, Trump yönetiminin Kanada'ya yönelik politikalarının mühimmat üretimi, insansız hava araçları ve deniz sistemleri alanlarında Türkiye ile daha yakın iş birliği için fırsatlar yarattığını belirtiyor. Ancak uzmanlar, büyük çaplı anlaşmaların sonuçlanmasının kısa vadede düşük ihtimal olduğunu vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,rtr/BK,JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/kanada-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-carneyden-t%C3%BCrkiyeye-tarih%C3%AE-ziyaret-ambargodan-i%C5%9F-birli%C4%9Fine-ge%C3%A7i%C5%9F/a-79720413</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Macron: Müslümanlar ülkemizi işgal etmedi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/macron-muslumanlar-ulkemizi-isgal-etmedi-267013fcaa087-d84f-48fc-a8a2-d225f8bbd33e2026-10-22T09:59:00+03:00HABER MERKEZİ Macron: Müslümanlar ülkemizi işgal etmedi

Macron: Müslümanlar ülkemizi işgal etmedi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bazı yabancı liderlerin Fransa'da son günlerde yaşanan şiddet ve yağmalama olaylarının yol açtığı toplumsal gerilimi kendi siyasi çıkarları için istismar ettiklerini ileri sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katar'da temaslarda bulunan Fransız lider, hafta sonu Paris başta olmak üzere bazı bazı kentlerde yaşanan yağma olaylarının ardından yanlış bilgi ve dezenformasyonun yaygınlaştığını belirterek, bazı siyasetçilerin gelişmeleri kendi siyasi kampanyaları için kullandığını savundu. Macron, "Ülkemizde yaşananlarla ilgili belirli çevrelerin yaymaya çalıştığı söylemleri tekrarlıyorlar. Buna ihtiyacımız yok" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artan hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestolar ülke genelinde şiddet olayları ve yağmalara dönüşmesi dünya çapında yankı uyandırırken, birçok Fransız vatandaşında da endişeye yol açmıştı.<br />Trump Müslümanları suçlamıştı<br />ABD Başkanı Donald Trump, Müslüman göçmenlerin olayların sorumlusu olduğuna ilişkin kanıt sunulmayan iddialarda bulunarak ve Macron'a "Sınırlarınızı kapatın ve çok geç olmadan kontrolü ele alın" çağrısı yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron ise bu tür açıklamaların gerçeği yansıtmadığını ve Fransa'daki olaylara ilişkin yanlış bilgilerin dolaşıma sokulduğunu savundu. Trump'ın olaylara ilişkin açıklamalarının hatırlatılması üzerine Macron, eleştirilerinin Trump'ı da kapsadığını ima ederek, "Bunların arasında o da var" ifadesini kullandı.<br />Macron, yapay zekayla üretilen ve gerçeği yansıtmayan bazı görüntülerin sosyal medyada dolaşıma sokulduğunu öne sürerek, Fransa'nın göçmenler veya İslamcı gruplar tarafından "işgal edildiği" yönündeki iddiaların tamamen asılsız olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noel Barrot da ilgili ülkelere gerekli açıklamaların yapılabileceğini belirterek, asılsız bilgilerin yayılmasının önüne geçilmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafta sonu için yeni önlemler alınacak<br />Ülkede hayat pahalılığına karşı düzenlenen protestoların ardından iki gecedir ciddi olay yaşanmadığı belirtilirken, bazı büyük şehirlerde sokağa çıkma kısıtlamaları uygulanıyor. Öğrenci sendikaları ile Sarı Yelekliler hareketine yakın grupların çağrısıyla Perşembe ve Cumartesi günleri yeni gösteriler düzenlenmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Sebastien Lecornu ise yeni şiddet olaylarının önüne geçmek amacıyla Cumartesi günü geniş kapsamlı güvenlik önlemleri alınacağını bildirdi. Macron da şehir merkezlerinde olay çıkarmayı planlayan kişilere izin verilmeyeceğini ve güvenlik birimlerinin gerekli tedbirleri uygulayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP/TY,BÜ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/macron-m%C3%BCsl%C3%BCmanlar-ve-g%C3%B6%C3%A7menler-%C3%BClkemizi-i%C5%9Fgal-etmedi/a-79725606</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mustafa-sarigulun-oglu-emir-sarigul-tutuklandi-26700ff3d3081-60cc-420b-b204-696142a141852026-10-22T09:20:00+03:00HABER MERKEZİ Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı

Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama" iddiasıyla yürütülen soruşturması kapsamında Yeni Parti Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, Almanya vatandaşı K.P. ve M.B. yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarlı paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirildiğini öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">80 milyon euro tutarında sözleşme düzenlendiğini, 100 milyon euro tutarında havale işlemi yapıldığını, 1 milyar euro tutarındaki bir fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vaat edildiğini ve 1,5 milyon euro tutarında tekne satışı gerçekleştirildiği iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müştekilerin konuya ilişkin bilgi ve belgeleri gazeteci Murat Ağırel'e ilettikleri, bu bilgi ve belgelerin ilgili kişilere aktarılmasının ardından tehdit edildikleri yönündeki ifadeleri; sundukları ses ve görüntü kayıtları ile soruşturma kapsamında elde edilen deliller birlikte değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen Mustafa Sarıgül'ün oğlu Emir Sarıgül, avukatıyla birlikte Mali Suçlarla Mücadele Şube ekiplerine teslim olmuştu. Sarıgül, emniyetteki ifade işlemleri tamamlanmasının İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi. Savcılık tarafından ifadesi alındıktan sonra tutuklama talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine sevk edilen Emir Sarıgül hakkında buradaki sorgusu sonucunda tutuklama kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında gazeteci Murat Ağırel, Mustafa Sarıgül'ün oğlu Ömer Sarıgül ve eski eşi Aylin Kotil'in de aralarında bulunduğu 15 kişi Pazartesi akşamı tutuklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Sarıgül: Hesabını veremeyeceğim bir konu yoktur<br />Mustafa Sarıgül, dün akşam sosyal medya hesabından yeni bir açıklama yaparak soruşturmanın açılmasına neden olan şahıslarla, kendisi veya aile üyeleri arasındaki temasların, bu kişilerin Türkiye'ye getirmeyi önerdikleri yatırımların araştırılması düzeyinde kaldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu dolandırıcıları iş adamı sanmam bir kusur olabilir ama suç değildir" diyen Sarıgül, "Yaklaşık 50 yıldır kamuoyunun gözü önünde yaşıyorum. Yaptığım işler, bulunduğum makamlar nedeniyle gerekli mercilerce sayısız kez denetlendim. Hakkımda açılmış bir soruşturma, hesabını veremeyeceğim bir konu yoktur" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şahısların ve projelerinin güvenilir olmadığının geç de olsa anlaşılması üzerine bu temasların hukuki bir sonuç doğuracak aşamaya ve resmiyete dönüşmeden" sona erdirildiğini vurgulayan Sarıgül, soruşturmanın açılmasına neden olan tüm belgelerin sahte olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kişilerin "kamuoyu baskısı yaratmak için gazeteci Murat Ağırel" ile temasa geçtiğini, ancak Ağırel'in sunulan belgelerinden kuşku duyduğunu belirten Sarıgül, "Sayın Murat Ağırel'in yeterli bilgi ve belgeye ulaşamadığı için haber yapmadığı gerekçesiyle bu soruşturmaya adının karıştırılması ve tutuklanmış olmasından son derece üzgünüm. Çok büyük bir haksızlıktır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA, ANKA/JD, BÖ</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/mustafa-sar%C4%B1g%C3%BCl%C3%BCn-o%C4%9Flu-emir-sar%C4%B1g%C3%BCl-tutukland%C4%B1/a-79728194</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Azerbaycan BİZİM İçin Neden Önemli Bir Devlet]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-azerbaycan-bizim-icin-neden-onemli-bir-devlet-2670479adf347-06da-41dd-8645-cc63ab5d6ec32026-10-22T08:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Azerbaycan BİZİM İçin Neden Önemli Bir Devlet

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Azerbaycan BİZİM İçin Neden Önemli Bir Devlet

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkiler, dünya siyasetinde eşine az rastlanır türden, <strong>"İki devlet, tek millet"</strong> felsefesiyle mühürlenmiş köklü bir kardeşlik destanıdır. Tarihin süzgecinden geçerek bugün stratejik bir ortaklığa dönüşen bu bağ, her iki ülkenin de bölgesel ve küresel güç kazanmasında hayati bir rol oynamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişten günümüze bu mukaddes dostluğun yapısını, sağladığı devasa faydaları şu başlıklar altında ele alabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Tarihi Kökler ve Kardeşliğin Doğuşu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile Azerbaycan’ın bağı ve ortak kaderi yüzyıllar öncesine dayanır. Dilimizin, dinimizin, kültürümüzün ve tarihimizin bir olması, bu iki halkı görünmeyen ama asla koparılamayan gönül bağıyla birbirine bağlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1918 Kafkas İslam Ordusu Destanı:</strong> Osmanlı İmparatorluğu'nun en zor döneminde, Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycan'ın bağımsızlığı ve Bakü'nün kurtuluşu için kardeşlerinin yardımına koşmuş, bu topraklar için canını feda etmiştir. Şehitlikler, bu kardeşliğin kanla yazılmış ilk mühürleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bağımsızlığın Tanınması:</strong> 1991 yılında Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından Azerbaycan yeniden bağımsızlığını kazandığında, bu sevinci dünyada <strong>ilk tanıyan ve kucaklayan ülke Türkiye</strong> olmuştur. Ulu Önder Haydar Aliyev’in <strong>"İki devlet, tek millet"</strong> sözü, bu ilişkilerin vizyonunu ve sarsılmaz temelini özetlemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Stratejik ve Askerî Güç Birliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye ve Azerbaycan, sadece dost değil, aynı zamanda bölgesel güvenliğin kilit taşını oluşturan iki stratejik müttefiktir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Şuşa Beyannamesi" (2021):</strong> İki ülke arasındaki ilişkileri müttefiklik seviyesine çıkaran bu tarihi belge ile savunma, güvenlik ve ortak hareket etme iradesi en üst düzeyde güvence altına alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Karabağ Zaferi:</strong> 2020 yılında 44 Günlük Vatan Savaşı'nda Türkiye’nin siyasi ve manevi olarak Azerbaycan’ın yanında dimdik durması, işgal altındaki toprakların azat edilmesinde tarihi bir dönüm noktası olmuş; bu zafer, Türk dünyasının öz güvenini ve dayanışma gücünü tüm dünyaya göstermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Tatbikatlar:</strong> Türk Silahlı Kuvvetleri ile Azerbaycan Ordusu'nun ortak gerçekleştirdiği tatbikatlar, iki ülkenin caydırıcılığını artırmakta ve bölgesel barışın teminatı olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ekonomik ve Enerji Projeleriyle Küresel Vizyon</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke sadece siyasi alanda değil, hayata geçirdikleri devasa projelerle Avrasya coğrafyasının ekonomik kaderini değiştirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji Koridorları (Bakü-Tiflis-Ceyhan ve TANAP):</strong> Azerbaycan'ın zengin doğalgaz ve petrol kaynaklarının Türkiye üzerinden dünyaya ulaştırılması, hem Türkiye’nin enerji merkezi olmasını sağlamış hem de Avrupa’nın enerji güvenliğine stratejik bir katkı sunmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ulaştırma ve Ticaret (Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu):</strong> "Demir İpek Yolu" olarak bilinen bu hat, Pekin’den Londra’ya uzanan ticaret koridorunda kesintisiz ulaşım sağlayarak iki ülkeyi küresel ticaretin merkezine yerleştirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Sosyal ve Toplumsal Birlik (Könül Bağları)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletlerarası ilişkilerin en büyük güvencesi, halkların birbirini kalpten kucaklamasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Türkiye'de bir Azerbaycan bayrağı dalgalandığında hissettiğimiz gurur ile Azerbaycan'da Türk bayrağı açıldığında duyulan coşku tamamen aynıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kültürel projeler, kardeş şehir uygulamaları, sanat ve edebiyattaki ortak çalışmalar, iki toplum arasındaki mesafeleri tamamen ortadan kaldırmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Eğitim alanındaki iş birlikleri sayesinde binlerce Azerbaycanlı genç Türkiye’de, Türk gençleri ise kardeş vatan Azerbaycan’da eğitim almakta, ortak bir gelecek inşa etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genç Nesillere Not: Bu Emaneti Yaşatmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili gençler;</span></p><p><span style="font-size:18px">Size bırakılan en büyük miraslardan biri, omuz omuza yürüyen bu iki ulu çınarın gölgesidir. Unutmayın ki güçlü bir Türkiye, güçlü bir Azerbaycan demektir; güçlü bir Azerbaycan ise Türkiye'nin arkasındaki en büyük dağdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte dedelerimizin omuz omuza verdiği mücadeleyi, bugün bilimde, teknolojide, sanatta, ekonomide ve sporda daha ileriye taşımak sizin görevinizdir. Bu dostluk sıradan bir komşuluk ilişkisi değil, ortak bir medeniyetin yeniden dirilişidir. Bu bayrağı daha yükseklere taşımak, tarihe ve atalarımıza olan en borçlu olduğumuz vecibedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Kardeş kavgasından uzak, kardeşliğin kalesinde kenetlenmiş bir Türk dünyası, yarının en güçlü barış teminatıdır."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Bu yazı, geçmişin kahramanlarına saygı duruşu, bugünün neferlerine bir rehber ve yarının gençliğine bırakılan kalıcı bir vicdani not olarak tarihe emanet olsun.</em></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Özüne Dönüşü: Siyasi Ahlak ve Etik Yasası Şarttır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyasetin-ozune-donusu-siyasi-ahlak-ve-etik-yasasi-sarttir-26699fe024188-a775-40b7-9a57-45429356a0fa2026-10-22T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Özüne Dönüşü: Siyasi Ahlak ve Etik Yasası Şarttır

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyasetin Özüne Dönüşü: Siyasi Ahlak ve Etik Yasası Şarttır

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyaset; kelime anlamıyla toplumun ortak çıkarlarını korumak, kamu hizmeti üretmek ve ülkeyi akılla, adaletle ve erdemle yönetmek sanatıdır. Ancak günümüzde bu kutsal misyon, ne yazık ki asli mecrasından uzaklaşarak bir zenginleşme, bireysel ikbal ve imtiyaz sağlama aracı haline gelme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Toplumun huzuru, devletin güveni ve demokrasinin geleceği için siyasetin tıpkı bir arınma seansından geçmesi, ilkeli, seviyeli, ahlaklı ve onurlu bir zemine oturtulması hayati bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çürümeyi durdurmanın, siyaseti arsızın, hırsızın ve yüzsüzün barındığı bir sığınak olmaktan çıkarıp halka hizmet kapısı haline getirmenin tek ve en tesirli yolu vardır: <strong>Eksiksiz, tavizsiz ve caydırıcı bir Siyasi Ahlak ve Etik Yasası'nın derhal çıkarılması.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Siyasi Sadakat ve Onur: "Giden Koltuğunu da Bırakmalıdır"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin en büyük yara aldığı alanlardan biri de ilkesiz koltuk değişimleri ve makam transferleridir. Bir siyasi parti çatısı altında, o partinin programına ve seçmenin güvenine dayanarak aday olan ve seçilen bir kişinin, sonradan yollarını ayırması demokratik ahlakla bağdaşmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halkın İradesine Saygı:</strong> Seçmen, sadece şahsa değil; o şahsın arkasındaki fikre, ilkeye ve partiye de oy vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etik Kural:</strong> Kişi hangi çatı altında seçildiyse, o çatıdan ayrıldığı an, o iradeyle geldiği makamı da bırakmalı, istifa ederek yeniden halkın kararına (seçime) müracaat etmelidir. Koltuk sevdasıyla yapılan istifalar, siyaset kurumuna duyulan güveni temelden sarsmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Ticaret ile Siyasetin Kesin Çizgilerle Ayrılması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset bir ticaret yuvası değildir; ticaretin merkezi ise serbest piyasadır. Bir siyasetçi, kamu gücünü elinde bulundurduğu süre zarfında ticaretle olan bağlarını tamamen kesmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Menfaat Çatışmasının Önlenmesi:</strong> Makam sahiplerinin kamu ihalelerine, devlet yardımlarına veya ayrıcalıklı ticari ilişkilere taraf olması ya da dolaylı yoldan menfaat temin etmesi adalet duygusunu zedeler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halka Hizmet Vurgusu:</strong> Siyasetçi, halkın rızkını ve kamu kaynaklarını korumakla mükelleftir. Zenginleşme aracı olarak görülen bir siyaset mekanizması, er ya da geç çürümeye mahkûmdur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Akrabacılık (Nepotizm) ve Kayırmacılığa Son</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi yozlaşmanın en tahripkar biçimlerinden biri de "benim akrabam, benim yakınım" anlayışına dayanan kayırmacılıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakatin Egemenliği:</strong> Seçilmiş kişilerin birinci, ikinci ve üçüncü derece akrabaları, sırf bu yakınlık unvanı sayesinde kamu kurumlarında, kritik yönetimlerde veya üst görevlerde yer bulamamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adil Fırsat Eşitliği:</strong> Bu durum, hem devlette liyakat sistemini çökerterek liyakatsiz kadroların türemesine yol açar hem de halkın vicdanında telafisi imkânsız yaralar açar. Her vatandaşın eşit şartlarda hak ettiği yere gelebilmesi için bu bağların yasal olarak engellenmesi elzemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Siyaset ahlakla yapılır; ahlakın olmadığı siyaset, topluma hizmet değil, ancak ve ancak zulüm ve adaletsizlik getirir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uygulamanın Elzemliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün tartışılan bu mesele, sadece bir temenni veya iyi niyet beyanı olmaktan çıkarılmalıdır. Toplumun siyaset kurumuna yeniden güven duyması, gençlerin ülkesine olan inancının taze­lenmesi ve devletin krizlerden arınması için <strong>Siyasi Ahlak Yasası</strong> bir lütuf değil, demokratik bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkesin ders alacağı, caydırıcı yaptırımların olduğu, tavizsiz bir etik denetim mekanizmasının kurulduğu gün; Türkiye'de siyaset yeniden hak ettiği onurlu ve saygın konuma ulaşacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni Parti'nin ismi değişmeyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-partinin-ismi-degismeyecek-266976fd03034-da17-4da9-9357-a2e193fcad342026-10-21T13:57:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni Parti'nin ismi değişmeyecek

Yeni Parti'nin ismi değişmeyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yüksek Mahkeme, bugünkü Genel Kurul gündeminde, Yeni Parti'nin ismine ilişkin, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'na aykırılık iddiasıyla yapılan başvuruyu görüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gündem toplantısı sonucu AYM, başvuruyu oy çokluğuyla reddetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yeni Parti'ye savunma için bir ay süre tanınmıştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti'nin kuruluşunun ardından Yenilik Partisi, parti isimlerinin benzerliği nedeniyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına başvuru yapmış, Başsavcılık da "iltibas" nedeniyle Yeni Parti'ye isim değişikliği yapılması yönünde bildirimde bulunmuş ve 18 Eylül'e kadar süre tanımıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsim değişikliği yapılmaması üzerine Başsavcılıkça dosya AYM'ye gönderilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Mahkeme, 29 Eylül'deki Genel Kurul gündeminde dosyayı görüşmüş ve savunmasını sunması için partiye bir ay süre tanımıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti de söz konusu süre içinde savunmasını hazırlayarak AYM'ye göndermişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/anayasa-mahkemesi-baskanligi-icin-secim-sureci-basliyor-960739.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Anayasa Mahkemesi Başkanlığı için seçim süreci yarın başlayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anayasa-mahkemesi-baskanligi-icin-secim-sureci-yarin-baslayacak-2669629322fe0-a7ac-4652-b42c-b99d4f0d724d2026-10-21T13:52:00+03:00HABER MERKEZİ Anayasa Mahkemesi Başkanlığı için seçim süreci yarın başlayacak

Anayasa Mahkemesi Başkanlığı için seçim süreci yarın başlayacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya'nın görev süresinin 22 Aralık'ta dolacak olması nedeniyle, başkanlık seçimi için süreç yarın başlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danıştay üyeliği görevinde bulunurken 18 Aralık 2014'te Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Anayasa Mahkemesi üyeliğine seçilen Özkaya, 22 Aralık'ta görevine başladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">2024 YILINDA BAŞKAN SEÇİLDİ</span></h2><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunca 12 Mart 2020 ve 5 Mart 2024'te yapılan toplantılarda iki kez Anayasa Mahkemesi başkanvekilliğine seçilen Özkaya, Zühtü Arslan'ın görev süresinin dolmasının ardından 21 Mart 2024'te AYM Başkanı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek mahkeme üyelerinin görevlerini 12 yılla sınırlayan düzenleme kapsamında Özkaya'nın görev süresi 22 Aralık 2026'da dolacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, Yüksek Mahkemenin içtüzüğü gereği, Özkaya'nın görev süresinin sona ereceği tarihten 2 ay önce, 22 Ekim'de başkanlık seçimi için süreç başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim işlerini AYM Başkanı Özkaya yürütecek ve seçimin yapılacağı yer, gün ve saat, en az 7 gün önceden yazılı olarak AYM üyelerine bildirilecek.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ÖZKAYA ADAY OLAMAYACAK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Görev süresinin dolması nedeniyle Özkaya aday olamayacak ancak oy kullanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Mahkemenin diğer üyeleri başkan adayı olabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Kurulda yapılacak seçimde 15 üyeden en az 8'inin oyunu alarak salt çoğunluğu sağlayan aday, 4 yıllığına Anayasa Mahkemesi Başkanlığı görevini üstlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir adayın yeterli çoğunluğu sağlayamaması halinde ise seçimlere devam edilecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.benguturk.com/gundem/anayasa-mahkemesi-baskanligi-icin-secim-sureci-yarin-baslayacak-286217h</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İYİ Parti'de 'Ne mutlu Türk'üm diyene' krizi istifayla bitti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iyi-partide-ne-mutlu-turkum-diyene-krizi-istifayla-bitti-2669503e767f5-7ecc-48fc-8f40-8a3e600051a32026-10-21T13:48:00+03:00HABER MERKEZİ İYİ Parti'de 'Ne mutlu Türk'üm diyene' krizi istifayla bitti

İYİ Parti'de 'Ne mutlu Türk'üm diyene' krizi istifayla bitti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin Ankara Milletvekili Ahmet Eşref Fakıbaba'yı istifaya davet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakıbaba'nın açıklamaları üzerine sosyal medya hesabından paylaşım yapan Dervişoğlu, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"'Ne mutlu Türk’üm diyene' diyemeyen birinin aramızda yeri yoktur. Siyasi namusun gereği olarak, Ak Parti’den istifa ederken takındığı ve tarafımızdan da takdir edilen tutumu yeniden sergilemesini diliyor, partimizden ve milletvekilliğinden istifasını bekliyorum."</em></span></p><h2><span style="font-size:18px">"İstifa dilekçemi derhal gönderiyorum"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazeteci İsmail Saymaz'ın aktardığına göre Fakıbaba, "Genel başkanımız madem böyle istemiş, bunu yapacağım. Her işte bir hayır vardır" diyerek hem partisinden hem de milletvekilliğinden istifa edeceğini açıkladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Zarar vermemek adına ses çıkarmıyordum"</span></h2><p><span style="font-size:18px">"Bugün hem partiden hem milletvekilliğinden istifa dilekçemi derhal gönderiyorum" diyen Fakıbaba, şu açıklamalarda bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Dervişoğlu’na yaptığı çabalardan dolayı yürekten teşekkür ediyorum. İYİ Parti’ye girdiğim zaman da düşüncelerden farklılık olan biriydim. Barış süreci geldiği zaman partide fikrimi belirtiyordum, zarar vermemek adına ses çıkarmıyordum.”</em></span></p><h2><span style="font-size:18px">Fakıbaba ne demişti?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazeteci İsmail Saymaz, Sözcü gazetesindeki köşesinde Fakıbaba ile görüşmesini anlatmıştı. Saymaz'ın aktardığına göre Fakıbaba bazı konularda partisiyle anlaşamadığını söyledi. Cumhur İttifakı'nın 'Terörsüz Türkiye' adını verdiği sürecin de bu konulardan biri olduğunu vurgulayan Fakıbaba, şöyle konuşmuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Parti içinde muhalefetimi yaptım. Grubu bozmamak için evet dedim. Ama gönlümden geçen bu değildi. Gençliğimden beri liberal bir insanım. Kanı kanla yıkamazlar, suyla yakarlar. İYİ Parti’ye geçerken ‘Ne mutlu Türk'üm diyene’ dememişimdir. ‘Türkiye milliyetçisiyim’ demişimdir. Terörsüz Türkiye sürecinin olumlu sonuçlanacağına inanıyorum. Sonuçlanmazsa devlet gereğini yapar. Barış sürecinin yanındayım.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">2015 ve 2018 yıllarında AK Parti'den milletvekili seçilen Ahmet Eşref Fakıbaba, 2022 yılında AK Parti'den istifa ederek İYİ Parti'ye katılmıştı. Fakıbaba, 2023'teki seçimlerde İYİ Parti Ankara Milletvekili seçilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://gazeteoksijen.com/turkiye/iyi-partide-ne-mutlu-turkum-diyene-krizi-istifayla-bitti-293376</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump'tan Zelenskiy'ye çağrı: “Anlaşma yapmanın zamanı geldi”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumptan-zelenskiyye-cagri-anlasma-yapmanin-zamani-geldi-26693dfa47e0d-4324-4a5a-b398-a064bf296a152026-10-21T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Trump'tan Zelenskiy'ye çağrı: “Anlaşma yapmanın zamanı geldi”

Trump'tan Zelenskiy'ye çağrı: “Anlaşma yapmanın zamanı geldi”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Trump, salı günü Beyaz Saray'da gazetecilere yaptığı açıklamada, “Zelenskiy'nin anlaşma yapmasını istiyoruz. Anlaşma yapabilir,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Zelenskiy'nin daha önce de anlaşma yapma fırsatı bulduğunu savunarak, “2025'in başlarında Oval Ofis'te yaptığımız o kısa görüşme sırasında da anlaşma yapabilirdi,” ifadelerini kullandı. ABD Başkanı, Zelenskiy'nin anlaşma yapmaya istekli olması gerektiğini belirterek, “Çünkü halkının artık bu duruma daha fazla katlanacağını sanmıyorum,” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın açıklamaları, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı başlattığı savaşın sona erdirilmesine yönelik diplomatik çabaların sürdüğü bir dönemde geldi. ABD Başkanı, Ukrayna'ya sağlanan desteğin karşılığında Washington'ın “keder, ölüm” ve “büyük mali kayıp” dışında bir şey elde etmediğini öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, “Ukrayna'ya çok büyük miktarlarda yardım yaptık; karşılığında hiçbir şey almadık. Yüksek dizel fiyatları dışında,” dedi. ABD Başkanı, Amerikan vergi mükelleflerinin bu durumdan yorulduğunu da savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Anlaşma yapmanın zamanı geldi,” diyen Trump, savaşın sürmesinden Zelenskiy'yi sorumlu tutan açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump ile Zelenskiy arasındaki ilişkiler, Trump'ın Ocak 2025'te ikinci başkanlık dönemine başlamasından bu yana inişli çıkışlı bir seyir izledi. Son haftalarda ise Trump'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile dizel yakıt konusunda anlaşmaya varması ve Ukrayna'nın Rusya'nın enerji sektörüne yönelik saldırılarının küresel yakıt fiyatlarına etkisini eleştirmesiyle gerilim daha da arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın açıklamaları, ABD'de Kongre'nin yapısını belirleyecek ara seçimler yaklaşırken geldi. Seçimler, Trump'ın görev süresinin son iki yılındaki siyasi hareket alanı açısından önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy'nin Oslo görüşmeleri<br />Trump'ın açıklamalarından kısa süre önce Zelenskiy, ABD'nin özel temsilcisi Steve Witkoff başkanlığındaki heyetle Norveç'in başkenti Oslo'da bir araya geldi. Witkoff'un çarşamba günü Rusya'ya giderek Putin ile görüşmesi planlanıyor.<br />Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre'nin de katıldığı Oslo görüşmelerinin ardından Zelenski görece iyimser bir tablo çizdi; gazetecilere, kısa süre önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yapıcı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini anlatarak Trump ve Putin'le üçlü bir toplantı çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenski, İskandinav liderlerle düzenlediği ortak basın toplantısında ABD istihbarat paylaşımına getirildiği bildirilen kısıtlamalara da değinerek, "istihbaratın artık çalıştığı" için "minnettar" olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Erken uyarıdan söz ediyorum; bu halkımız için, çocuklar, yetişkinler, siviller için çok önemli, çünkü balistik füzeler yaklaşırken bunu önceden duyabiliyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, akşam saatlerinde sosyal medyada paylaştığı mesajda ise şunları yazdı: "Görüşme yapıcıydı, çünkü hepimiz barış istiyoruz, Ukrayna, Avrupa, Amerika Birleşik Devletleri. Ve yarın neler olacağını göreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb ve Norveç Başbakanı Jonas Gahr Støre'nin de katıldığı temasların ardından Zelenskiy, görüşmeyi olumlu değerlendirdi. Ukrayna lideri, kısa süre önce ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile yapıcı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini belirterek Trump, Putin ve kendisinin katılacağı üçlü bir toplantı düzenlenmesi çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, ABD'nin istihbarat paylaşımında kısıtlamalara gittiğine ilişkin haberler hakkında da konuştu. Kuzey Avrupa liderleriyle düzenlenen basın toplantısında, “İstihbaratın şu anda yeniden işliyor olmasından dolayı minnettarım,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna lideri, özellikle erken uyarı sistemlerinin önemine dikkat çekerek, balistik füze saldırılarının önceden tespit edilmesinin sivillerin, çocukların ve yetişkinlerin korunması açısından hayati olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, akşam saatlerinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda da görüşmenin yapıcı geçtiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Çünkü hepimiz barış istiyoruz: Ukrayna, Avrupa ve ABD,” diyen Zelenskiy, “Yarın ne olacağını göreceğiz,” ifadelerini kullandı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/20/trumptan-zelenskiyye-cagri-anlasma-yapmanin-zamani-geldi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye-Libya deniz anlaşmasına Hafter'den onay: AB ve Yunanistan tepkili]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-libya-deniz-anlasmasina-hafterden-onay-ab-ve-yunanistan-tepkili-26692e76203f6-be3e-4053-ab29-3506c048360c2026-10-21T09:57:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye-Libya deniz anlaşmasına Hafter'den onay: AB ve Yunanistan tepkili

Türkiye-Libya deniz anlaşmasına Hafter'den onay: AB ve Yunanistan tepkili

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bingazi'de yapılan oturumun ardından Meclis Sözcüsü Abdullah Bliheq, Akdeniz'deki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin anlaşmanın onaylandığını açıkladı. Meclis ayrıca, 2020'de mutabakatı reddeden kararını da geri aldı. O dönemde anlaşmanın Libya'nın egemenliğini ihlal ettiği ileri sürülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, Ankara ile Libya'nın doğusundaki siyasi ve askeri aktörler arasında son yıllarda gelişen ilişkilerin yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Hafter'in desteklediği doğudaki yönetim, uzun süredir ülkenin başkenti Trablus'ta bulunan ve uluslararası alanda tanınan yönetimle rekabet halinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile Libya arasındaki anlaşma<br />Türkiye ile o dönem Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti arasında Kasım 2019'da imzalanan mutabakat, iki ülke arasındaki deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasını öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, Doğu Akdeniz'deki deniz sınırları ve enerji kaynakları üzerindeki hak iddiaları nedeniyle Yunanistan başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinin itirazlarına yol açmıştı. Atina, mutabakatın Yunanistan'ın deniz yetki alanlarını ihlal ettiğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB) de Libya Temsilciler Meclisi'nin son kararının ardından anlaşmaya yönelik itirazını yineledi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, X'te yaptığı açıklamada, onay kararından üzüntü duyduklarını belirterek mutabakatın üçüncü ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini ve deniz hukukuna uygun olmadığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, AB'nin anlaşmayı geçersiz kabul eden tutumunu yineledi. Komisyon Başkanı ayrıca, Yunanistan ve Güney Kıbrıs ile dayanışma mesajı verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan Dışişleri Bakanlığı da meclisin onayının mutabakata ilişkin hukuki itirazlarını değiştirmediğini açıkladı. Atina, anlaşmanın uluslararası deniz hukukuna aykırı olduğunu ve bölgedeki ülkelerin egemenlik haklarını ihlal ettiğini öne sürdü. Bakanlık, Libya tarafına uluslararası hukuka aykırı ve Doğu Akdeniz'deki istikrarı zedeleyebilecek adımlardan kaçınma çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'dan memnuniyet mesajı<br />Dışişleri Bakanlığı, Temsilciler Meclisi'nin kararını memnuniyetle karşıladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıktan yapılan açıklamada, "2019 yılından beri yürürlükte olan Türkiye ile Libya arasındaki Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılmasına İlişkin Mutabakat Muhtırası konusunda Libya Temsilciler Meclisi'nin bugün (20 Ekim) kabul ettiği kararı memnuniyetle karşılıyoruz," denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca şu ifadeler de yer aldı: "Söz konusu Mutabakat Muhtırası uluslararası hukuk ve hakkaniyet ilkeleri temelinde iki ülkenin karşılıklı hak ve menfaatlerini gözetmekte olup ülkelerimiz arasındaki iş birliğinin daha da derinleşmesine katkı sağlamaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin Akdeniz havzasında güvenlik, istikrar ve barışın temini için ortaklarıyla çalışma iradesini sürdüreceği ifade edildi.<br />Ankara ile Libya'nın doğusundaki yetkililer arasındaki ilişkiler son yıllarda siyasi ve ekonomik temasların artmasıyla gelişti. Bu yakınlaşma, geçmişte Türkiye ile imzalanan mutabakata karşı çıkan doğudaki siyasi çevrelerin tutumundaki değişimle birlikte değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın önceki en sert muhaliflerinden biri olan eski Temsilciler Meclisi Başkanı Akile Salih'in bu ay görevden alınması da Libya'nın doğusundaki siyasi dengelere ilişkin gelişmeler arasında yer aldı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/20/turkiye-libya-deniz-anlasmasina-hafterden-onay-ab-ve-yunanistan-tepkili</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya Başbakanı'ndan Türk göçmenlere teşekkür: Birlikte modernleştik]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-basbakanindan-turk-gocmenlere-tesekkur-birlikte-modernlestik-2669159e48c8b-d350-419a-8b7a-916feb34f0592026-10-21T08:49:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya Başbakanı'ndan Türk göçmenlere teşekkür: Birlikte modernleştik

Almanya Başbakanı'ndan Türk göçmenlere teşekkür: Birlikte modernleştik

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Türkiye ile İşgücü Anlaşması'nın 65. yıldönümü vesilesiyle Almanya'ya "misafir işçi" olarak gelen Türk göçmenlere ülkenin zenginleşmesine sağladıkları katkı için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin'de düzenlenen törende konuşan Merz, Türkiye'den gelen işçi göçmenlerin emekleriyle Almanya sanayisinin temelinin ve bugünkü refah düzeyinin altyapısının inşasına katkıda bulunduklarını ve bunun bir "başarı hikâyesi" olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlikte modernleştik"<br />Almanlar ve Türklerin, 1960'lardan itibaren birbirleriyle kurdukları etkileşim sayesinde modern, dünyaya açık ve hoşgörülü hale geldiklerini kaydeden Friedrich Merz, "Almanya, Türkiye'den gelen göç sayesinde kültürel, ekonomik, bilimsel ve aynı zamanda yemek kültürü açısından daha da zenginleşti" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmenlerin "Almanya Federal Cumhuriyeti'nin kültürel kimliğini de derinden şekillendirdiğini" ifade eden Başbakan, uyumun her modern çoğulcu toplumun görevi olduğunu, "Birbirimizden ve birbirimizle birlikte öğrenmek, modern toplumumuzun temel görevlerinden biridir" sözleriyle dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk gelen ve "misafir işçi" olarak adlandırılan göçmenlerin çocukları ve torunlarının artık Almanya'da başarı hikayelerine imza attıklarını belirten Friedrich Merz, bu isimler arasında yazarlar Aras Ören ve Deniz Utlu'yu, futbolcu İlkay Gündoğan'ı, yönetmen Fatih Akın'ı, BioNTech kurucuları Uğur Şahin ve Özlem Türeci'yi de sıraladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, konuşmasında Almanya'daki yabancı düşmanlığını da kınayarak uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlikte inşa ettiğimiz modern Almanya'ya saldırı"<br />Almanya'ya Türk göçünün 65 yıllık tarihinde, "yabancılara karşı duyulan korkunun ideolojik bir boyut kazanarak korkunç şiddet olaylarına dönüştüğü karanlık sayfaların da yer aldığına" işaret eden Başbakan Merz, Mölln, Solingen ve Hanau'daki ırkçı saldırılar ile 8'i Türk 10 kişiyi öldüren aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünü hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yabancıdan duyulan korkunun her özgürlükçü toplumun zehri olduğunu" söyleyen ve İşgüçü Anlaşması'nın yıldönümünün "tetikte kalınması için bir fırsat olarak değerlendirilmesi" çağrısında bulunan Merz "Toplumsal ilerleme, aktif ve kararlı bir şekilde savunulmazsa yeniden yitirilebilir" uyarısını yaptı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancıdan duyulan korkunun günümüzde ideolojik olarak istismar edildiğine işaret eden Friedrich Merz, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin "tersine göç" planlarını sert ifadelerle eleştirdi, "Bunun gerisinde, son 65 yılda hep birlikte inşa ettiğimiz modern Almanya'ya yönelik bir saldırı yatıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'ya gelenlerden haklı olarak demokratik kurallara uymalarının beklendiğini vurgulayan, kadın erkek eşitliğine saygıya ve Yahudilere karşı sorumluluğa da uyulması gerektiğini belirten Merz, Almanya'ya uyum sağlayan her bireyin de Alman toplumundan fırsat eşitliği ve aidiyet talep etme hakkına sahip olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan birinci, ikinci hatta üçüncü nesillerin sergiledikleri tüm çabalara rağmen halen "yabancı muamelesi görmelerini" de eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters, AFP, dpa, DW/ DA, BK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-merzden-t%C3%BCrk-g%C3%B6%C3%A7menlere-te%C5%9Fekk%C3%BCr-sayenizde-daha-da-zenginle%C5%9Ftik/a-79717118</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-turkiyenin-kilina-zarar-gelmemesi-icin-gecemizi-gunduzumuze-katiyoruz-26694f6a42393-5ea4-4730-92c3-57f4dca611be2026-10-21T08:10:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Ekim Muhtarlar Günü dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde düzenlenen "Muhtarlar Günü Buluşması" programına katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm muhtarların 19 Ekim Muhtarlar Günü'nü kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarları Türkiye ve Türk milleti için ortaya koydukları gayretlerden dolayı tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtarlarla ilk toplantılarını 27 Ocak 2015'te yine aynı salonda yaptıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "O gün 17 ilimizden gelen 409 muhtarımızı burada ağırlamıştık. Ardından düzenli olarak ülkemizin dört bir yanından muhtarlarımızı milletin evinde konuk etmenin sevincini yaşadık. Şimdiye kadar kimi zaman burada, kimi zaman Sergi Salonu'muzda Türkiye'nin bütün vilayetlerinden 40 bini aşkın muhtarımızla bir araya geldik. Gün oldu Türkiye'nin meselelerini istişare ettik. Gün oldu bölgesel ve küresel meseleleri birlikle değerlendirdik. Gün oldu en sıkıntılı zamanlarda kafa kafaya verdik yeni bir yol açtık. Gün oldu milletçe hepimizi sevindiren başarıları birlikte kutladık. Gün oldu dertleştik. Gün oldu birbirimize destek olduk, umut verdik. Ama 12 yıl boyunca demokrasinin uç beyi olan muhtarlar ile şahikası olan Cumhurbaşkanlığı arasındaki o bağı her zaman canlı tuttuk, diri tuttuk. Cumhurbaşkanlığı Külliyesini sadece devletin merkezi değil, milletin evi hâline de getireceğimizin sözünü vermiştik. Şükürler olsun ki millete verdiğimiz diğer sözlerimiz gibi bu sözümüze de sadık kaldık. İşte bugün bir kere daha siz muhtar kardeşlerimizle kucaklaşıyor, ahdimizi ve kavlimizi yeniliyoruz. Rabb'im muhabbetimizi, sevgimizi, dayanışmamızı artırsın."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜM TÜRKİYE İÇİN, 86 MİLYONUN HER BİR FERDİ İÇİN AŞKLA ÇALIŞACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı olarak kendisinin de muhtarlar gibi milletin iradesi ve teveccühüyle bulunduğu makama geldiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim ki sizlerle beraber yol yürümekten, sizlerle kardeşlik yapmaktan daha önemli herhangi bir şey olamaz ve Cenabıallah'a bundan dolayı da her zaman hamdediyorum. Rabb'im ömür verdikçe sizlerle yoldaşlık etmeye devam edeceğim. 'Aşkınan koşan yorulmaz' diyerek tüm Türkiye için, 86 milyonun her bir ferdi için, yönünü ülkemize çevirmiş tüm mazlumlar ve masumlar için aşkla koşacağız, aşkla çalışacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ezelden aşığız biz bu millete, Hakk'tan gelir, Hakk'a gider bu sevda. Maya olur Devlet-i Ebed-Müddet'e, Her can, her gönülde tutar bir sevda..." dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu bitmez sevda Türkiye sevdasıdır. Millete ve memlekete hizmet sevdasıdır. Bu sevda Türkiye Cumhuriyeti'nin istiklal, hürriyet, kalkınma ve adalet mücadelesinin bizatihi kendisidir. İnşallah bu sevda son nefesimizde kalbimizde burcu burcu tütecek, elden ele, gönülden gönüle kutlu bir emanet gibi taşınacaktır. Rabb'im hepimize bu sevdayı layıkıyla taşımayı, bizden sonrakilere de en güzel şekilde devretmeyi nasip etsin. Büyük ve güçlü Türkiye sevdasına gönül veren siz kardeşlerime bir kez daha şükranlarımı sunuyor, bu anlamlı günde bu güzel buluşmaya vesile olan İçişleri Bakanlığımızı içtenlikle tebrik ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MUHTARLIK MÜESSESESİNİN TÜRK SİYASETİNDE HAK ETTİĞİ SAYGIYI GÖRMESİNDEN MEMNUNİYET DUYUYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, muhtarlar ile aralarındaki sarsılmaz bağı anlayamayanların her icraatlarında yaptıkları gibi muhtarlar buluşmalarına da kara çaldığını dile getirerek, şunları kaydetti: "Öyle küçümseyici ifadeler kullandılar ki içlerinde yıllardır biriktirdikleri millî irade hazımsızlığını tüm çirkinliğiyle bir anda ortaya boca ettiler. 'Muhtar bile olamaz' diyerek güya bizi aşağıladıklarını zannedenler, benim muhtar kardeşlerime Cumhurbaşkanlığından başlayarak devletin tüm kapılarının açılmasını bir türlü kabullenemediler. Milletin teveccühüne rağmen bizi Başbakanlığa ve Cumhurbaşkanlığına layık görmeyenler, aslında sizi de buralara layık göremediler. Rahatsızlıklarının sebebi bizim burada hasbihal etmemiz asla değildi, rahatsızlıklarının sebebi sizin buraya, kendi evinize gelir gibi gelmenizdir. Rahatsızlıklarının sebebi, tıpkı 90 sene önce Ankara'ya alınmayan Aşık Veysel gibi muhtarlarımızın onlara göre yeterince elit olmamasıydı. Yıllar geçse de birilerinin Anadolu insanına tepeden bakma alışkanlıkları değişmedi. Türkiye'nin değiştiğini, Türkiye'nin eski Türkiye olmadığını kabullenmeye bir türlü yanaşmadılar. Peki, sonuçta ne oldu? İçlerine pek sinmese de kuzu kuzu kabullenmek zorunda kaldılar. Vatandaşın doğrudan oyuyla seçilen, benim demokrasi piramidinin tabanı olarak tarif ettiğim muhtar kardeşlerime saygı duymayı öğrendiler."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin zirvesinin kapıları muhtarlara açıldıkça şehir merkezlerinden köylere kadar bu atmosferin tüm Türkiye sathına yayıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ile birlikte kamu kurumlarının ve belediyelerin kapılarının da muhtarlara ardına kadar açılmaya başladığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu işin sadece yerel düzeyde kalmadığını, Türk siyasetinde buluşmaların dönüştürücü etkisinin olduğunu ve tabiri caizse siyasette "bir muhtar açılımı" yaşandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Daha önce 'muhtar' deyince hafife alanlar, kimi zaman mecburiyetten kimi zaman mahcubiyetten dolayı bizi taklit etmeye, takip etmeye başladılar. Ne kadar samimi olduklarını elbette ölçemeyiz. Ama yine de düne kadar muhtar görünce yollarını değiştirenlerin, şimdilik seçim dönemleriyle sınırlı olsa bile Muhtarlar Buluşması düzenlemesini Türkiye'de millî iradenin güç kazanması, muhalefetin toplumla barışması noktasında kıymetli bir adım olarak görüyoruz. Temennimiz bunun seçimden seçime yapılan taktik bir hamleden ziyade kalıcı bir zihniyet değişimine dönüşmesidir. Şurası da bir gerçek ki taklit her zaman aslını büyütür. İster zoraki ister gönüllü olsun. Onlar bizi taklit ettikçe Allah'ın izniyle biz büyümeye, güçlenmeye devam ederiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yarım asra yaklaşan siyasi hayatı boyunca demokrasinin evvelemirde, yerelde başladığına inandığını belirterek, muhtarlık müessesesinin Türk siyasetinde hak ettiği saygıyı görmesinden memnuniyet duyduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu başarıda naçizane emeğinin olmasından ayrıca memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Muhtarlar Buluşması'nın sadece tek parti bakiyesi, tepeden inmeci, baskıcı, kibirli zihniyetin geriletilmesinde değil, muhtarların özlük hakları ve çalışma şartlarının iyileştirilmesinde de çok ciddi katkıları olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtarların vatandaşlara daha iyi hizmet sunabilmesi, görevini daha iyi yerine getirebilmesi için hiçbir fedakârlıktan kaçınmadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sorun ve önerileri bizzat muhtarlardan dinlediklerini, notları aldıklarını ve gerekli adımları hızlıca attıklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“19 EKİM'İ MUHTARLAR GÜNÜ İLAN EDEREK 2016 YILINDAN İTİBAREN ÜLKE GENELİNDE KUTLAMAYA BAŞLADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların neler olduğunu muhtarların zaten çok iyi bildiğini belirterek, muhtarlar için yapılan çalışmalara ilişkin şunları kaydetti: "Yayımladığımız genelgeyle büyükşehir belediyelerinde muhtarlar işleri daire başkanlığının, diğer belediyelerde ise muhtarlar müdürlüğünün kurulmasını sağladık. Valiliklerimizde bir vali yardımcımızı, büyükşehir belediyelerinde genel sekreter yardımcısını, diğer yerel yönetim birimlerimizde ise bir başkan yardımcısını muhtarlarımızla yakından ilgilenmek üzere görevlendirdik. Muhtarlarımızın taleplerini elektronik ortamda iletebilmeleri için Muhtar Bilgi Sistemi, MUBİS'i hayata geçirdik. 19 Ekim'i Muhtarlar Günü ilan ederek 2016 yılından itibaren ülke genelinde kutlamaya başladık.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Maaş ve ödemeler konusu ise üzerinde titizlikle durduğumuz iki önemli başlıktı. 2002'de muhtarlarımıza yapılan ödeme yalnızca unutmayın 97 liraydı. 2026 yılı itibarıyla bu rakamı tam 28 bin liranın üzerine çıkardık. Muhtarlarımızın SGK primlerini ise 2017'den bu yana devlet olarak biz karşılıyoruz. Daha önce ticarethane tarifesi üzerinden belirlenen enerji giderlerini mesken statüsüne alarak muhtarlarımızın enerji giderlerini azalttık. Tüm muhtarlarımızın Vilayetler Hizmet Birliği Otel ve Sosyal Tesislerinden bakanlık mensuplarına uygulanan tarifeler üzerinden yararlanmalarını sağladık. 2022 yılında yayınladığımız Cumhurbaşkanı kararı ile Türkiye Muhtarlar Konfederasyonunu kamu yararına çalışan dernekler arasına aldık. Köy ve mahalle muhtarlarımızın bulundukları illerdeki müze ve ören yerlerine ücretsiz girebilmelerinin önünü açtık” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BUNDAN SONRA DA SİZLERİN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni hizmet binalarının inşasına da hız verdiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "30 büyükşehrimizde yöreye özgü 100 hizmet binasının yapımını 2023 yılında tamamladık. 2024 ve 2025'te ise il özel idaresi kapsamında bulunan 51 lokasyonda, 130 muhtar hizmet binasının yapım ve onarımını gerçekleştirdik" bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtarlara yönelik ilk sosyal dinlenme tesisi projesi olan Ankara Muhtar Evi'ni 4 yıl önceki Muhtarlar Günü'nde hizmete açtıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu projenin devamı niteliğindeki İstanbul Çapa Muhtar Evi'ni de tamamlayarak muhtarların istifadesine sunduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kadın muhtarların görev yaptığı yerlerdeki tüm hizmet binalarının güvenlik kamerası ihtiyaçlarını da talepler doğrultusunda karşıladıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, mekânsal adrese dayalı kayıt sistemiyle, afet yönetim ve karar destek sistemlerinde muhtarların kullanımına yönelik düzenlemeler yaptıklarını belirterek, "Silah ruhsatlarından turizme, kültürden enerjiye kadar hemen her başlıkta sizin daha iyi koşullarda vatandaşa hizmet etmeniz için tüm imkânlarımızı seferber ettik. İnşallah bundan sonra da sizlerin yanında olmaya devam edeceğiz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZİ ÇEVREMİZDEKİ ÇATIŞMALARDAN UZAK TUTTUK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin bölgesinde şiddeti giderek artan bir kriz fırtınası yaşandığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hemen kuzeyimizdeki Rusya-Ukrayna Savaşı birkaç ay sonra 5. yılını dolduracak. İsrail'in Filistin'e yönelik saldırıları imzalanan anlaşmalara rağmen hız kesmeden devam ediyor. Komşumuz İran'daki gerilim tam olarak bitmeden bu sefer Yemen'de yeni bir çatışmanın fitili yakıldı. Husilerin dostumuz ve kardeşimiz Suudi Arabistan'ı hedef alan saldırıları bölgemizdeki tansiyonun iyice tırmanmasına sebep oldu. Riyad'daki havalimanına düzenledikleri saldırıda aralarında umrecilerin de olduğu çok sayıda Müslüman kardeşimiz vefat etti, yüzlerce kardeşimiz yaralandı.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Lübnan'a bakıyoruz maalesef orada da durum hiç iç açıcı değil. Suriye'den güzel haberler geliyor lakin siyonist İsrail orayı da karıştırmak için elinden geleni yapıyor. Hani diyorum ya 'etrafımız ateş çemberi' diye. İçinde bulunduğumuz durum tam olarak böyle. Biz işte böyle bir kaos ve kriz ortamında Türkiye'nin kılına zarar gelmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Hamdolsun şimdiye kadar bunda da başarılı olduk. Ülkemizi çevremizdeki çatışmalardan uzak tuttuk, tahriklere kapılmadık. Tuzaklara düşmedik, provokasyonlara gelmedik. Akıllı, sabırlı, sağduyulu bir şekilde tüm bu zor süreçleri başarıyla yönettik."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ARAMIZA NİFAK DUVARLARI ÖRMEYE ÇALIŞANLARA KARŞI HER ZAMAN TEYAKKUZ HÂLİNDE OLACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, büyük milletlerin imtihanlarının da büyük olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türk milleti olarak bizim de tarih boyunca mücadelemiz, zaferlerimiz gibi imtihanlarımız da gerçekten çok büyük oldu" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bugün de büyük bir mücadelenin tam göbeğindeyiz. Bu mücadelede bölgemizi lime lime etmek isteyenlerin tekerine çomak soktukça bizi asla boş bırakmayacaklar. Tıpkı kahraman ecdadımız gibi zalimlerin değil, hangi inançtan olursa olsun mazlumların yanında cesaretle durduğumuz müddetçe bizimle uğraşmaya devam edecekler. Kimi zaman FETÖ gibi sureti haktan görünen içerideki ajanlarıyla kimi zaman dışarıdaki lobileriyle kimi zaman ekonomik tetikçileriyle kimi zaman uluslararası basındaki maşalarıyla kimi zaman da sosyal medyadaki aparatlarıyla bizim üzerimize gelecekler, dikkatimizi dağıtmaya çalışacaklar, yolumuzdan alıkoymaya çalışacaklar. Pençelerimizi sökmeye, iddialarımızdan vazgeçirmeye çalışacaklar. Allah'ın izniyle onlara bu fırsatı vermeyeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyayı sömürerek, bölgeyi kan deryasına çevirerek kendilerine refah düzeni kurmak isteyenlere boyun eğmeyeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, karanlık, kirli oyunlara ve bütün bunlara karşı çok ama çok dikkatli olacaklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müslümanları birbirine düşürmeye çalışanlara karşı uyanık olacaklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Milletimizin umudunu kırmaya, moralini bozmaya, aramıza nifak duvarları örmeye çalışanlara karşı her zaman teyakkuz hâlinde olacağız. Sizlere güveniyorum. Rabb'im basiret ve ferasetimizi artırsın diyorum. Bu düşüncelerle 19 Ekim Muhtarlar Günü'nüzün tekrar hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Buraya geldiğiniz için, milletin evini şereflendirdiğiniz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Vazife yaptığınız köy ve mahallelerinizdeki vatandaşlarımızın her birine selamlarımı iletmenizi sizlerden özellikle rica ediyorum. Her birinize işlerinizde kolaylıklar diliyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hakikatin, Adaletin ve Ortak Vicdanın Çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-hakikatin-adaletin-ve-ortak-vicdanin-cagrisi-26698fad9b718-7167-45d8-81a9-9bf17c107c952026-10-21T08:09:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hakikatin, Adaletin ve Ortak Vicdanın Çağrısı

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hakikatin, Adaletin ve Ortak Vicdanın Çağrısı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Foncular, Doncular, çıkar amaçlı suç örgütleri, tefeciler, tufacılar, kamuyu tırtıklayan uyanık şebekeler, kamuda makam ve mevkisini kullanıp zenginleşenler tek tek yakayı ele veriyorlar. Elbette, yasa, kanun, hukuk kuralları işleyecek. Ama ben her zaman diyorum, Allah’ın hesabı var. Bu bağlamda, milletimize, insanımıza yakışır olanın ne olduğunu, yolsuzluk, hırsızlık, yetim hakkını yeme gibi meselelerde, renk din dil ırk ayrımı ve siyasi parti ayrımı yapmadan hepimizin hassas olması gerektiğinin altını çizen, topluma yol gösteren, adil ve hakkaniyetli olmaya çağıran bir yazı kaleme aldım. <strong>Dilerim okursunuz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak huzur, güven ve refah içinde yaşamanın en temel şartı; adaletin tesisi, hakkaniyetin gözetilmesi ve ahlaki değerlerin hayatımızın her alanında pusula yapılmasıdır. Son dönemde yaşanan gelişmeler, haksız kazanç peşinde koşanların, kamu malına el uzatanların, yetim hakkı yiyenlerin ve makamlarını kişisel çıkarları uğruna kötüye kullananların er ya da geç adalet karşısına çıktığını bir kez daha göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun ve kanunların bu süreçteki işleyişi elzemdir; ancak inancımız ve kültürel köklerimiz bize hukuki süreçlerin ötesinde ilahi bir adaletin, vicdani bir terazinin de varlığını hatırlatır. Yüce Kitabımızın En'âm Suresi 103. ayetinde buyurulduğu gibi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır.”</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilahi gerçek, gizli saklı yapılan hiçbir kötülüğün, kul hakkı gasbının ve haksızlığın karşılıksız kalmayacağını, en küçük detayların bile bilindiğini bizlere fısıldar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimize ve İnsanımıza Yakışan Erdemler vardır.Bir toplumun omurgasını dürüstlük, liyakat ve başkalarının haklarına saygı oluşturur. Medeni ve erdemli bir millet olmanın gereklilikleri şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kul Hakkına Azami Hassasiyet:</strong> Başkasının emeğine, rızkına ve ortak geleceğimize el uzatmamak her bireyin en temel sorumluluğudur. Özellikle kamu malı, 85 milyonun ortak emanetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ayrım Gözetmeksizin Adalet:</strong> Adalet ve hakkaniyet; kimden gelirse gelsin haklıyı savunmayı, kim yapılırsa yapılsın haksızlığa karşı durmayı gerektirir. Renk, din, dil, ırk ve siyasi görüş farkı gözetmeksizin her insan onurlu bir yaşamı hak eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ortak Vicdanı Savunmak:</strong> Haksızlığa karşı susmamak, vicdanın sesini ön planda tutmak ve yanlış kimden gelirse gelsin karşısında durmak toplumsal barışın teminatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimize Düşen Sorumluluklar vardır<strong>. </strong>Yolsuzluk, hırsızlık ve kamu kaynaklarının kötüye kullanımı sadece ekonomik birer suç değil; aynı zamanda toplumsal güveni zedeleyen, geleceğimizi karanlığa sürükleyen büyük birer ahlaki çöküntüdür. Bu meselelerde siyasi mülahazaları bir kenara bırakarak ortak bir tavır sergilemek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun üstünlüğünü savunduğumuz kadar, bireysel vicdanımızı da sürekli sorgulamalı; çocuklarımıza adil, dürüst ve şeffaf bir dünya bırakmak için gayret göstermeliyiz. Unutmayalım ki hakkaniyetin olmadığı bir yerde huzur, adaletin olmadığı bir yerde ise geleceğe güvenle bakmak mümkün değildir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vize danışmanlık şirketlerine bot operasyonu: 60 kişi için gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vize-danismanlik-sirketlerine-bot-operasyonu-60-kisi-icin-gozalti-karari-26690baafe3c9-baca-48eb-b96d-857bbca16bf42026-10-20T15:00:00+03:00HABER MERKEZİ Vize danışmanlık şirketlerine bot operasyonu: 60 kişi için gözaltı kararı

Vize danışmanlık şirketlerine bot operasyonu: 60 kişi için gözaltı kararı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, konsolosluklar ile yetkili vize başvuru merkezlerinin çevrim içi sistemlerinde açılan randevuların, "bot" adı verilen otomatik yazılımlarla kısa sürede toplandığına ilişkin bulgular elde edildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, bu yöntemle vatandaşların doğrudan randevuya erişiminin zorlaştırıldığını ve ücretli aracılık hizmetlerine yönlendirildiğini değerlendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı şirketlerin, bot yazılım desteği sağlama vaadiyle işlem başına yaklaşık 300-400 euro ek ücret aldığı öne sürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonun, vize danışmanlığı yapan kişi ve şirketlerin yanı sıra randevuların otomatik yazılımlarla alınmasına teknik destek sağladığı değerlendirilen şüphelileri de kapsadığı bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Garantili vize' ve 'garantili randevu' vaatleri araştırılıyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun yürüttüğü soruşturmada, sosyal medya ve internet üzerinden "garantili vize" ve "garantili randevu" vaatleriyle para toplandığı, bazı başvurularda taahhüt edilen hizmetlerin sunulmadığı ve ücretlerin iade edilmediği iddiaları inceleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk operasyonun ardından bazı şüphelilerin faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığının belirlenmesi üzerine soruşturmanın genişletildiği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başvuru sahiplerinin pasaport görüntüleri, kimlik ve iletişim bilgilerinin üçüncü kişilere aktarılıp aktarılmadığı da araştırılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma, nitelikli dolandırıcılık, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak verilmesi veya ele geçirilmesi, bilişim suçları ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları yönünden yürütülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın yeni aşamasındaki ön mali incelemelerde, vize ve danışmanlık hizmetleriyle bağlantılı olduğu değerlendirilen yaklaşık 370 milyon liralık tahsilat mercek altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tutarın ne kadarının hukuka aykırı işlemlerden kaynaklandığı ve başvuru sahiplerinin toplam zararı henüz belirlenmiş değil.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ağustostaki operasyonda 37 kişi tutuklanmıştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında 11 Ağustos’ta İstanbul, Ankara, Antalya, Balıkesir, Bursa ve İzmir’de toplam 63 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiş, 49 şüphelinin yakalanmasına yönelik işlem başlatılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltına alınan 41 kişi, jandarmadaki işlemlerinin ardından 14 Ağustos’ta İstanbul Adalet Sarayı’na sevk edilmişti. Hakimlik, 37 kişinin tutuklanmasına, dört kişinin ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza verme yükümlülüğüyle serbest bırakılmasına karar vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, 11 Ağustos’taki açıklamasında şüphelilerin vatandaşlardan "yazılım", "danışmanlık" ve "hizmet bedeli" adı altında yüksek tutarlarda para topladıklarını belirtmişti. Gürlek, hizmetlerin sunulmadığı durumlarda ücretlerin iade edilmediğine ve kişisel verilerin özel dijital sistemlere aktarıldığına ilişkin bulgular elde edildiğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek’in aktardığı Vergi Denetim Kurulu incelemesine göre, Ocak 2024-Temmuz 2026 döneminde soruşturmaya konu şirketlerin hesaplarında 2 milyar 841 milyon lirayı aşan para hareketi bulunuyordu. Aynı dönemde 41 binden fazla kişiden yaklaşık 918 milyon lira tahsil edildiği tespit edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahsilatların önemli bölümünün şirket ortakları ve çalışanlarının hesaplarına yönlendirildiği; yoğun nakit, kripto varlık ve kıymetli maden hareketleri bulunduğu da açıklanmıştı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yedi şirket hakkında da inceleme başlatılmıştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Vize randevularının bot yazılımlarla toplanarak satıldığı iddiaları, Türkiye Büyük Millet Meclisinin de gündemine gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekillerinin yazılı soru önergelerine yanıt veren Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Reklam Kurulunun vize danışmanlığı hizmeti sunan yedi şirket hakkında inceleme başlattığını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolat, son beş yılda vize başvuru aracılığı hizmetleriyle ilgili Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi üzerinden 143, e-Devlet üzerinden 10 olmak üzere toplam 153 başvuru yapıldığını bildirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şikâyetlerde kişisel IBAN hesaplarına ödeme istendiği ve fatura düzenlenmediği yönündeki iddiaların Hazine ve Maliye Bakanlığına, kara para aklama iddialarının ise ilgili birimlere iletildiği belirtilmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Fransa vize randevularında bekleme listesine geçti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Vize randevularına erişim tartışılırken Fransa da Türkiye’den yapılan belirli başvurularda randevu sistemini değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Ekim 2026’da başlayan uygulamayla, kısa süreli turistik veya özel ziyaret vizesine başvuracak kişilerin önce yetkili hizmet sağlayıcı VFS Global üzerinden bekleme listesine kaydolması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa’nın resmi vize portalı France-Visas’a göre iki ayrı liste bulunuyor. Bunlardan biri, Schengen vizesinin geçerliliği son iki yıl içinde sona eren kişilere, diğeri ise diğer başvuru sahiplerine ayrılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">VFS Global’in duyurusunda, Ankara ve Gaziantep’ten başvuran tır şoförlerinin de bekleme listesi kapsamına alındığı belirtiliyor. Diğer vize kategorilerinin randevu usullerinde ise değişiklik yapılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni sistemde başvuru sahipleri, randevu tahsisinin ardından e-posta yoluyla bilgilendiriliyor ve hizmet bedelini çevrim içi ödeyerek randevularını onaylıyor. Vize başvurularını değerlendirme ve karar verme yetkisi ise Fransa’nın Ankara Büyükelçiliği ile İstanbul Başkonsolosluğunda bulunuyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/20/vize-danismanlik-sirketlerine-bot-operasyonu-60-kisi-icin-gozalti-karari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AfD'ye siber saldırı: E-posta hesapları hacklendi, 421.000'den fazla mesaj çalındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afdye-siber-saldiri-e-posta-hesaplari-hacklendi-421000den-fazla-mesaj-calindi-26689e29df6f1-0394-49f2-a047-2491dfe09da62026-10-20T14:28:00+03:00HABER MERKEZİ AfD'ye siber saldırı: E-posta hesapları hacklendi, 421.000'den fazla mesaj çalındı

AfD'ye siber saldırı: E-posta hesapları hacklendi, 421.000'den fazla mesaj çalındı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'daki aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin üyelerine ait e-posta hesaplarının bilgisayar korsanları tarafından ele geçirildiği ve çok sayıda mesajın çalındığı bildirildi. Partiden salı günü yapılan açıklamada, saldırının geçen ay gerçekleştiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bild gazetesinin haberine göre, saldırıda aralarında partinin eş lideri Alice Weidel ve kurucu ortağı Alexander Gauland'ın gönderdiği mesajların da bulunduğu 421 binden fazla e-posta ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir internet sitesinde, bazı e-postaların orijinal metinleri yerine özetleri yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bild'in haberinde, yayımlanan içerikler arasında bazı parti üyelerinin kimlik kartı fotoğrafları, banka hesap dökümleri, üyelik başvuruları ve AfD'nin bazı yerel teşkilatlarına ait üye listelerinin de bulunduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD, Fransız AFP haber ajansına yaptığı açıklamada, parti tarafından kullanılan bir e-posta hizmeti sağlayıcısının hedef alındığını doğruladı. Parti açıklamasında, “Çoğu yıllardır kullanılmayan az sayıda e-posta hesabının yasa dışı şekilde kopyalandığı anlaşılıyor,” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırının kısa sürede tespit edilerek durdurulduğu ve ardından tüm kullanıcılara gerekli bilgilendirmenin yapıldığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti, internette yayınlanan içeriklerin incelendiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırının arkasında kimin olduğu ve başka verilerin de ele geçirilip geçirilmediği henüz bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göç karşıtı politikaları ve Rusya'ya yakın tutumuyla bilinen AfD, ulusal kamuoyu yoklamalarında ilk sırada yer alıyor. Parti, geçen ay düzenlenen iki eyalet seçiminde de Başbakan Friedrich Merz'in merkez sağdaki Hristiyan Demokrat Birliği'ni (CDU) geride bırakarak birinci oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD, en büyük seçim başarısını Saksonya-Anhalt eyaletinde elde etti. Parti, burada İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana Almanya'daki ilk aşırı sağcı eyalet hükümetini kurmayı hedefliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/20/afdye-siber-saldiri-e-posta-hesaplari-hacklendi-421000den-fazla-mesaj-calindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mekke-ortak-savunma-anlasmasi-tbmmye-sunuldu-26688f65f1a91-86bb-4ab8-8217-b3133dd09e8f2026-10-20T14:05:00+03:00HABER MERKEZİ Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

Mekke Ortak Savunma Anlaşması TBMM'ye sunuldu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması ile ilgili kanun teklifi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un imzasıyla TBMM'ye sunuldu. Henüz Dışişleri Komisyonu'na havale edilmeyen teklifin komisyonda ne zaman görüşüleceği netlik kazanmadı. Komisyonun bu haftaki rutin gündeminde toplantı bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekke Anlaşması muhalefet tarafından "henüz TBMM'de onaylanmadan sahada uygulanmasının anayasaya aykırı olduğu, Türkiye'nin Yemen savaşına sokulmak istendiği" gerekçesiyle eleştiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet Mekke Anlaşmasına neden tepkili?<br />Anlaşmanın reddedilmesi çağrısı yapan muhalefet, içeriğe ilişkin ayrıntılı bilgi verilmesini talep ediyor. Geçen hafta TBMM Genel Kurulu'nda CHP'nin, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın olası güvenlik risklerinin incelenmesi ve Meclis'in anayasal denetim rolünün işletilmesi amacıyla verdiği genel görüşme önergesi, AKP ve MHP'nin oylarıyla reddedilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, Mekke Anlaşması'na ilişkin, "Türkiye, neden sınırları, tehdidi ve nihai maliyeti belirsiz, yeni bir askeri yükümlülüğün içine sokulmaktadır? Bugünün müşriklerinin menfaati için, Peygamber Ocağı'nın neferi Mehmetçiğin ayağına taş değdirmemek için elimizden gelen her şeyi yapacağız. Sesime kulak verin, burayı iyi dinleyin: Mehmetçik, vakfın şirketine satmaya kalktığınız Aramco'nun koruması değildir" ifadelerini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan AKP'li yetkililer, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın gerekirse TBMM Genel Kurulu'nda anlaşma hakkında bilgi verebileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/TY,CÖ</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/mekke-ortak-savunma-anla%C5%9Fmas%C4%B1-tbmmye-sunuldu/a-79711898</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MESEM'lerde milyonluk vurgun iddiası! Adana dahil 4 ilde operasyon]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mesemlerde-milyonluk-vurgun-iddiasi-adana-dahil-4-ilde-operasyon-266879723ecae-a27b-4215-9132-af7d04d157b02026-10-20T13:22:00+03:00HABER MERKEZİ MESEM'lerde milyonluk vurgun iddiası! Adana dahil 4 ilde operasyon

MESEM'lerde milyonluk vurgun iddiası! Adana dahil 4 ilde operasyon

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mesleki Eğitim Merkezlerine (MESEM) yönelik yürütülen soruşturma kapsamında geniş çaplı operasyon düzenlendi. Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerinin çalışmaları sonucunda, Adana, İzmir ve İstanbul'un da aralarında bulunduğu 4 ilde eş zamanlı baskınlar gerçekleştirildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">36 milyon TL'yi aşan kamu zararı iddiası</span></h3><p><span style="font-size:18px">Polis ekiplerinin yürüttüğü soruşturmada, bazı MESEM okullarında gerçekleştirildiği iddia edilen usulsüzlükler nedeniyle 36 milyon 244 bin 715 TL kamu zararına yol açıldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca soruşturma kapsamında 8 milyon 749 bin TL para, 2 dizüstü bilgisayar ve 2 renkli yazıcının rüşvet olarak alındığı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde olaylarla bağlantılı olduğu değerlendirilen 45 şüpheli tespit edildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Adana dahil 4 ilde eş zamanlı operasyon</span></h3><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerden birinin yakın zamanda hayatını kaybettiği, 2'sinin ise farklı suçlardan cezaevinde bulunduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine kalan 42 şüphelinin yakalanması amacıyla Mersin merkez ve Silifke ilçesi ile Adana, İzmir ve İstanbul'da eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonlarda, Mersin ve Silifke'deki bazı MESEM okullarının eski müdür ve müdür yardımcılarının da aralarında bulunduğu 37 kişi gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltına alınan şüpheliler, adli işlemlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla emniyete götürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adreslerinde bulunamayan 5 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü, olayla ilgili soruşturmanın devam ettiği bildirildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK: İHA</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmanın tam metni]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahcelinin-tbmm-grup-toplantisinda-yapmis-oldugu-konusmanin-tam-metni-26685d4f1dfcc-f0e5-4626-90b6-e626887339542026-10-20T12:07:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmanın tam metni

Devlet BAHÇELİ’nin, TBMM Grup Toplantısında yapmış olduğu konuşmanın tam metni

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın Milletvekilleri, Kıymetli Dava Arkadaşlarım, Muhterem Misafirler, Değerli Basın Mensupları,</strong><br />Konuşmamın başında sizleri hürmet ve muhabbetle selamlıyor, içinde bulunduğumuz bu yeni haftanın başta aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.<br />Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza,<br />Gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize, en iyi dileklerimi sunuyorum.<br />İstanbul’la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur.<br />Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum.<br />Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum.<br />Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.<br />Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte, yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu da ortadadır.<br />Yaşanan felaket, planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır.<br />Afetlerle mücadele, bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı; yer seçiminden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır.<br />Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın behemehal karşılanacağına ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyor, Allah, ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.<br />Muhterem Dava Arkadaşlarım,<br />Geçtiğimiz haftadan bu yana hem Fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir.<br />Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır.<br />Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların, istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eşgüdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir.<br />Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır.<br />Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır.<br />Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetlerin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.<br />Daha önce de vurguladığım gibi; bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.<br />Adalet suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir.<br />Cumhurbaşkanımızın isabetle “fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini” söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır.<br />Milletimiz emin olsun! Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir.<br />Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken, adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak, dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler, mutlaka yapılacaktır.<br />3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi “Cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adaletle terbiyesi ise devlet ahlakındadır.”<br />İstanbul Büyükşehir Belediyesinde başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren problem olmanın yanında bir ahlak yoksunluğudur.<br />Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır.<br />Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil; savunma hakkının esas alındığı yerlerdir.<br />Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.<br />Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir.<br />Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz.<br />Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar hukukun da kıymetli olduğunu düşünüyoruz.<br />Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır.<br />Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi, hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır.<br />Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir.<br />Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesi ise hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.<br />Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiç bir girişim kabul edilemezdir.<br />Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmi açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir.<br />Türkiye’nin, güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.<br />Değerli Milletvekilleri,<br />Alim olan Allah’ın alemleri kuşatan kürsüsü, insanlığa huzur ve bereketi muştulayan, dünyaya düzen ve adaleti veren ilim kapısıdır.<br />İlim kapısı, insanı akli ve ruhi hasletleriyle büyüten, nefsini vicdanıyla törpüleyen, hırsına sağ duyusuyla bent olan kemalet makamına açılır.<br />İlim yolunda dergahına eğri olan odunu bile sokmayan Yunus Emre;<br />İlim ilim bilmektir<br />İlim kendin bilmektir<br />Sen kendini bilmez isen<br />Bu nice okumaktır<br />mısralarıyla “insanı kâmil” olmanın yolunun evvela kendini bilmekten geçtiğini ifade etmiştir.<br />Kendini bilmek, kibir aynasını kırarak Rabbin karşısında acizliğini bilmek, sözü ölçüp tartmak, kalemi ise hattat rikkatinde ve endazesinde tutabilmektir.<br />Kendini bilmek, ilim ummanında hikmet pusulasıyla yönünü tayin edebilmek, ihlas ile Hakka teslim olabilmektir.<br />Kendini bilmek “vav” halinde geldiğin fani alemde, kelamı “elif” gibi dosdoğru söylemek, hakikat karşısında “mim”gibi eğilebilmektir.<br />Tanrı dağlarıyla başlayan Türk’ün kutlu yürüyüşü, Horasan’da ilmin kapısından geçerek erenlik makamına erişmiş, Söğüt’e kök salarak İslam medeniyetinin en mütekamil çağını yaşamış ve yaşatmıştır.<br />Ecdadımızın tarih sicilindeki zafer ve ihtişamlarının temelinde yatan unsur; ilim ile şahsiyet, hikmet ile feraset, ihlas ile dirayet sahibi olmalarıdır.<br />Türkün cihan davası, kaosa karşı düzenin, fitneye karşı suhuletin, zulme karşı adaletin, ayrışamaya karşı bir olmanın davasıdır.<br />Kızıl elmamızın dünyaya bakan yönü ila-yı kelimetullah için nizam-ı alem iken, kalplere bakan yönü insanlık için şuur ve şahsiyettir.<br />Ötüken’de alp idik, Horasan’da erenlik hırkasını giydik, Anadolu’da Alperen olduk.<br />Milliyetçi/ülkücü hareket, mukaddes kitabımızda Cenab-ı Hakkın ilk emri olan “ikra” ile dünyayı okuyan, ilk yemini “kaleme ve satır satır yazdıklarına ant olsun” ayet-i kerimesiyle hayatı yazan cihanşümul gayeye ve gayrete meftundur.<br />Bu bağlamda ülkücülük, cehli mürekkebe karşı hakikatin, suret-i insan, sireti karanlıklara karşı cesaretin, insan-ı nadanlara karşı iyilik ve merhametin mücadelesidir.<br />Ülkücülük, Hazreti Ali efendimizin “ilim bir nokta idi; cahiller onu çoğalttı” sözünü hatırında tutan, fikir ve düşünceyi şahsiyetle meczedenlerin yoludur.<br />Ülkücülük, düşüncenin merkezine insanı koyarak geleneğin bilgeliği ve modern ilmin yöntemlerini medeniyet telakkisinde terkip eden bir milliyetçilik tasavvurudur.<br />İlmin kürsüsünde insanlığın ve milletlerin afakında yankılanan en önemli husus tarih ve mekandır.<br />İslam Medeniyetinin mümtaz mütefekkirlerinden İbni Haldun, “Mukaddimesinde” tarihe, ilmi bir ufuk açmış, yöntemsel bir derinlik kazandırmıştır.<br />Atalarımız “hafıza-yı beşer, nisyan ile maluldür” diyerek insan hafızasının unutkanlığına işaret etmiştir.<br />Bu bağlamda bize göre tarih, “hafıza-yı beşer, mekân ile malûmdur” telakkisinden hareketle, merhum Remzi Oğuz Arık’tan mülhem milletlerin hafızalarını coğrafyaya demirleyen şuur ve hikmettir.<br />İbni Haldun’un “geçmiş, geleceğe suyun suya benzemesinden daha çok benzer" sözünde de işaret edildiği gibi tarih şuurundan ve mekân bilgisinden yoksun olanlar, geleceğe de doğru bir istikamet tayin edemeyeceklerdir.<br />Dolayısıyla milli birliğimizin ve dayanışmamızın temelinde yatan en büyük hakikat tarihi doğru okumak, mekânı iyi anlamak ve gelecek nesillere aktarmaktır.<br />Nitekim Gazi Mustafa Kemal Atatürk, tarihin millî şuur çerçevesinde gelecek nesillere aktarılmasındaki önemini "Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa, değişmeyen hakikat insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır" veciziyle ifade etmiştir.<br />Bu noktada tarihi aktörlerin, tarihin akışı içerisinde yerli yerine oturtulması, tarihi olayların rövanşist duygulardan azade ibret ve kazanım haline dönüştürülmesi milli bir mesuliyettir.<br />Bu mesuliyet, zararlı fikirler ve miyop gözlüklerle tarihe bakmamak, çoğu zaman popülist siyasetin ideolojik tartışmalarla karaladığı tarih defterinde hakikatin izini sürmektir.<br />Aksi takdirde parçalanmış benlikler, şizofrenik kimlikler ve bölünmüş toplum ile karşı karşıya kalmak kaçınılmaz olacaktır.<br />Kıymetli Milletvekilleri, Değerli Misafirler,<br />Milliyetçi Hareket Partisi tarihin omuzlarına yüklediği bu mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşımaktadır.<br />Çağları aşan Dede Korkut destanında, Salur Kazan’ın obası ve otağı fitne ve zulmetin pençesine düştüğünde “Kurt yüzü mübarektir, onunla danışayım” diyerek yeniden birliğe ve dirliğe eriştiği milli hafızamızda canlılığını korumaktadır.<br />Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden bugüne Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı vatanını, kimliğini ve töresini koruyan kurt yüzlülerin, şehadete yürüyen Yusuf yüzlülerin yegâne otağıdır.<br />Yüksek tarih ve mekân şuurunun, milli mesuliyet duygusunun kutlu davamızda temerküz ve teberrük etmesinin esbab-ı mucibesi, Anadolu’yu Türk- İslam davasıyla mayalayan Ahi Evran’ın “Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlâk ile çalışıp bizi geçen bizdendir” sözüne duyduğumuz derin itimat ve güçlü sadakattir.<br />20’nci Yüzyıla, egemenliğin bila kaydı şart millete ait olduğu milli ve üniter devlet teklifini sunarak bu teklifi cumhuriyetle taçlandıran Türk milliyetçiliği; günümüzde de Milliyetçi Hareket Partisi feraset ve riyasetinde kalkınmış bir devlet, müreffeh bir millet ve devletle milleti aynı ülküde birleştiren medeniyet teklifiyle Türklüğün afakını kuşatmaktadır.<br />Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sadrımızda satır satır yazılı olan o veciz ifadesiyle "temeli Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Cumhuriyetimizin” 21’nci yüzyıldaki kutlu hedeflerinden biri de Türklüğün büyük medenî vasfının Anadolu topraklarından bütün cihana yayılacağı hamleyi gerçekleştirmektir.<br />Çatışmaları sulha, ayrışmaları birliğe dönüştürecek Türk barışının coşkun akan ırmağı Milliyetçi Hareket Partisidir.<br />Bu ırmağın ulaştığı menzil ise Türk ve Türkiye yüzyılı vizyonuyla geniş ve derin Türk ummanıdır.<br />Milliyetçi Hareketin kadroları bunu gerçekleştirecek müktesebata haizdir.<br />Türk milleti de Milliyetçi Hareket Partisi müktesebatıyla yürümeye hazırdır.<br />Lakin yol çetin, hava sislidir.<br />12 Eylül darbesinden sonra Türk milliyetçiliği fikrine ve Milliyetçi Hareket Partisine operasyon çekmeye çalışanlar, bugün de devşirme kavramlar ve nevzuhur odaklarla Türk milliyetçiliğinin temiz kuyularını zehirlemeye çalışmaktadır.<br />Beşinci kol faaliyetleri ve ideolojik manipülasyonlarla Türk milliyetçiliğine yönelik sinsi saldırıların yegâne amacı ikinci yüzyılında köksüz bir Cumhuriyet; hedefi Milliyetçi/Ülkücü Hareket; figüranları ise suret-i milliyetçi, fikri ve siyaseti gayri sahihlerdir.<br />Türk milliyetçiliğini etnik şovenizme ve ırkçılığa mahkûm ederek Türk gençliğinin saf duygularını istismar edenlerin gizli ajandasında MHP düşmanlığı vardır.<br />MHP düşmanlığının sergilendiği gölge oyununda Türk milliyetçisi iddiasıyla konuşanlar, yazanlar ve çizenler siyasi ihtiraslarını, fikri buhranlarını ve şahsi bühtanlarını kelamlarını ve kalemlerini satarak tatmin etmektedir.<br />Türk gençliğinin milli hassasiyetlerini tenha köşelerde pazarlık konusu yapanlar, sefil oyunları aşikar olduğunda Türk gençliğinin öfkesinden nasibini elbette alacaktır.<br />Buradan soruyorum;<br />Siyasi ikballeri için kendisine oturacak masa arayanlar, milliyetçiliğin mukaddesatını ise oturdukları masalarda meze yapanlar! Siz, neyin ve nerenin milliyetçisisiniz?<br />Kökü dışarıda mahfillerin mutfağında hazırlanan söylemlerle Türk milliyetçiliğinin huzur ve güven iklimini kirletenler! siz hangi ağızların kelamısınız?<br />Milliyetçilik evvel emirde duruş ve şahsiyet meselesidir.<br />Nice münevverlerin ilim ve düşüncesi, ülküdaşlarımızın emek ve göz yaşı ile yeşerttiği Türk milliyetçiliğinin bereketli topraklarına kaçak yapı kurmaya çalışanlar! siz hangi fitne senaryosunun gönüllü kalemlerisiniz?<br />Tarihin coğrafyada Türk akışını bilmeyen cahillere tekrardan hatırlatalım;<br />Türk Milliyetçiliği, Türklüğü arkaik ve etnik asabiyete hapsetmek değil; Onu güçlü millet şuuru ve yüksek medeniyet ufkuyla yükseltme davasıdır.<br />Kelamı Türkçe söylemek, kalemi Türkçe yazmak, istikbale Türkçe bakmaktır.<br />Türk Milliyetçiliği, Yesevi Dergahında okunan duaya Gül Baba türbesinde âmin diyebilmektir.<br />Kaşgar’da söylenen Türkü’ye Akmescit’te eşlik edecek kültür kaynağı; Buhara’daki Türk estetiğini Mostar’a taşıyacak medeniyet vizyonudur.<br />Tevatür tarihçiliğiyle coğrafyaya at gözlüğüyle bakanlar, milliyetçilik namına bir hikâye yazamazlar.<br />Milli mukaddesatına sırt çevirenlerin, yabancı kavramlarla düşünenlerin, sloganlarla konuşanların, milli mukadderatı sokakların karanlığında arayanların düşünce ikliminde evvela popülizm, sonrasında vandalizm, en son olarak da faşizm peydah olur.<br />Bunun için diyoruz ki; Türk milliyetçiliğinin kurumsal kalesi Milliyetçi Hareket partisidir.<br />Milliyetçilik bayrağı da hür ve bağımsız bir şekilde Milliyetçi Hareket Partisi’nin burçlarında dalgalanmaktadır.<br />Kendisini Türk milliyetçisi addeden ülküdaşlarıma diyorum ki; orada burada vaktinizi heba etmeyin!<br />Geleceğimizi şekillendirdiğimiz bir dönemde yanlış yönde saf tutmayın!<br />Gelin bir olalım, diri olalım, Lider Ülke Türkiye ülkümüzü hep birlikte gerçeğe dönüştürelim.<br />Değerli Milletvekilleri,<br />Türkiye’nin önünde büyük fırsatlar olduğu kadar önemli sınamalar da bulunmaktadır.<br />O sebeple milletçe, günübirlik tartışmaların ötesine geçen; aklı, ahlakı, devlet tecrübesini ve millî iradeyi birleştiren kapsamlı bir gelecek vizyonuna uygun hareket etmek mecburiyetimiz vardır.<br />Stratejik hedefimiz Lider Ülke ve Süper güç Türkiye’nin inşasıdır.<br />Tüm unsurlarıyla buna uygun bir kapasite oluşturmak ise ortak sorumluluğumuzdur.<br />Kutadgu Bilig’deki “Üç ayak üzerinde olan hiçbir şey bir tarafa meyletmez; her üçü düz durdukça taht sallanmaz.” ifadeleri, devlet anlayışımızın temelini özetlemektedir.<br />Bugün bu dengeyi; yasama, yürütme ve yargı üzerinden kurmak; hukukun üstünlüğü, güçlü kurumsal kapasite, toplumsal dayanışma ve ekonomik istikrarla bağdaştırmak zorunluluktur.<br />Bu husus, milliyetçilik anlayışımızın bize yüklediği Türkiye sorumluluğunun bir parçasıdır.<br />Milliyetçiliği, geçmişin hatıralarına indirgeyip bugünü ihmal eden bir anlayış olarak değil, geleneği geleceğin imkânlarıyla buluşturan bir medeniyet davası olarak değerlendiriyoruz.<br />Köklerimize bağlı kalırken bilime, teknolojiye ve evrensel bilgi birikimine açık olmayı, millî kimliğimizi korurken dünyayı anlamayı, tarihimizden güç alırken geleceğin rekabet koşullarına hazırlanmayı öngörüyoruz.<br />Terörsüz Türkiye hedefi, bu büyük gelecek tasavvurunun en önemli başlıklarından birisidir.<br />Bu süreçte kararlılık kadar akıl, güvenlik kadar hukuk, devlet otoritesi kadar toplumsal mutabakat ve güven de önemlidir.<br />Sınırlarımızın ötesinde varlığını sürdüren silahlı yapılar, komşu ülkelerin istikrarını bozduğu ölçüde Türkiye’nin güvenliğini de tehdit etmektedir.<br />Bu nedenle terörsüz Türkiye hedefini, terörsüz bölge vizyonundan ayrı düşünemeyiz.<br />Önümüzdeki dönemde Türkiye’nin hedefi, güvenliğini sağlamış, milli birliğini güçlendirmiş bir ülke olarak teknoloji üreten, yüksek katma değerli sanayisini geliştiren, tarımda verimliliği artıran, enerjide dışa bağımlılığını azaltan ve gençlerine yeni fırsatlar sunan bir güç hâline gelmektir.<br />Bu amaçla tüm kurumlarımızla birlikte üniversitelerimizin de bu hedefe odaklanması şarttır.<br />Üniversitelerimizin ülkemizin köklü sorunlarına ve milletimizin daha fazla refah beklentisine cevap verecek bilimsel çalışmalarını, ülke yönetimine katkı sağlayacak bir yapıya dönüştürmesi gerekmektedir.<br />Bu bağlamda saygın bilim insanlarımız çalışmalarında toplumsal meseleleri de öncelemeli ve çözüm yolları üreterek devletimizin istifadesine sunmalıdır.<br />Türkiye yükseköğretimde önemli bir kapasiteye, her ilimizde yer alan bir üniversite zenginliğine sahiptir.<br />129’u devlet üniversitesi olmak üzere ülkemizde 208 üniversite bulunmaktadır.<br />Yükseköğretimde toplam öğrenci sayısı 6 milyon 554 bin 312’dir.<br />Bu vesile ile üniversitelerde bilgi ve hakikat uğruna emek veren, geleceğini ilimle inşa etmeye çalışan tüm gençlerimize ve akademisyenlerimize 2026-2027 öğretim yılında başarılar diliyorum.<br />Emeklerinin ve ilim yolculuklarının kıymet bulduğu bir gelecek temenni ediyorum.<br />Üniversite; bir milletin düşünme kabiliyetini geliştiren, ekonomik üretim kapasitesini yükselten, toplumsal sorunlarını anlamlandıran ve insan gücü yetiştirerek geleceğe ilişkin stratejilerini bilimsel bilgiyle şekillendiren temel kurumlardan birisidir.<br />O sebeple üniversiteleşme ve yükseköğretime erişim alanındaki genişlemeyi, daha nitelikli hâle getirme hamlesiyle desteklemek zorundayız.<br />İlim dünyasında rekabetin, fikir egemenliğimizin ve kültürel bağımsızlığımızın kaleleri olan üniversitelerimiz, “Türkçe bilim dili değildir” diyen müstemleke zihniyetlerin, kültürel emperyalizmin yerli aparatlarının arka bahçesine dönüşmemelidir.<br />Eleştirel düşünce, sorgulama elbette üniversitelerin ilmi merakının temel motivasyonudur.<br />Lakin eleştirel düşünce, Türkiye düşmanlığının, Türk diline ve kültürüne yönelik hazımsızlığın paravanı değildir, olamaz.<br />Üniversitelerimiz bilimin merkezi olduğu kadar hikmetin kapısı, özgür düşünceyi vicdan terazisinde tartan irfan yuvasıdır.<br />Unutmayalım ki hikmetsiz bilgi atıldır; irfanla bezenmemiş bilim ise batıldır.<br />Üniversitelere yapılan yatırım, gençliğe, geleceğe, ülkemizin aklına, üretim ve teknik kapasitesine yapılan yatırımdır.<br />Türk ve Türkiye yüzyılını inşa edecek irade ve cesaret; Büyük Atatürk’ün “Türk, övün, çalış, güven” parolasının birincil muhatabı Türk gençliğindedir.<br />Türk gençliği, Mehmet Âkif’in sözleriyle;<br />“Yerleri yırtan sel olup taşmalı!<br />Dağ demeyip, taş demeyip aşmalı!”<br />Bizim gözümüzde her Türk genci korunması gereken birer emanet, her evladımız, tek başına milli servettir.<br />O sebeple gençlerimizi karanlık hesaplarına alet etmeyi planlayanların oyunlarını bozmalıyız.<br />Gençlerimiz; ne Fransa’da başlayan ve neredeyse tüm Avrupa’ya yayılan kaos ve kargaşa üretmeye dönük eylemlere; ne de öz benliğinden uzaklaştırılmaya çalışılan karanlık senaryolara heves etmemeli, tahriklere kapılmamalıdır.<br />Vatanın bütün ümidinin onların anlayış, bilgi ve enerjisinde olduğunu unutmadan, bilimin ışığında Türk istiklali ve istikbali için kendilerini yetiştirmeye odaklanmalıdır.<br />Sayın Milletvekilleri, Kıymetli Misafirler,<br />İsrail-Lübnan hattından İran-Yemen eksenine, Hürmüz Boğazı’ndan Babülmendep Boğazı’na uzanan istikrarsızlık sarmalının, bölgesel ve küresel güvenliği tehdit ettiği mevcut kaos ortamında, Suriye ve Irak’ta yaşanan bazı olumlu gelişmeler, bölgenin barış ve huzuru açısından umut vericidir.<br />Bağdat yönetiminin silahlı yapıların tasfiyesine yönelik girişimleri, Irak devletinin egemenlik sahasının tamamında meşru gücünü yeniden tesis etme iradesinin bir yansıması olmuştur.<br />SDG/YPG’nin askerî varlığının sona erdirilerek Suriye devletinin kurumlarına entegrasyonu yönünde atılan somut adımlar ise ülkenin toprak bütünlüğü ve siyasî birliği bakımından yeni bir dönemin kapısını aralamıştır.<br />Komşu ülkelerimizde yaşanan bu gelişmeler göstermektedir ki önemli mesafe kat edilen Terörsüz Türkiye hedefimiz, bölgesel bir boyut da kazanmaktadır.<br />Diğer taraftan, İran İçişleri Bakanının Eylül’de gerçekleştirdiği Ankara ziyareti esnasında “PJAK ve tüm kolları varlıklarını sona erdirmeli, silahlarını bırakmalıdır” açıklamasının gereğinin de yerine gelmesiyle bölgesel barış için bir adım daha atılmış olacaktır.<br />Terörsüz Bölge, bu coğrafyada bir arada yaşamaktan başka seçeneği olmayan Türkün de Arabın da Kürdün de cümle halkların da huzuru, barışı, refah ve mutluluğu için tarihî ve vicdanî mesuliyetidir.<br />İnşallah bu hedeflere ulaşacağız.<br />Terörü yerle yeksan edecek, huzuru arşa çıkartacağız.<br />Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge’ye odaklandığımız bir dönemde, Doğu Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta provokasyonlar da devam etmektedir.<br />Türkiye’nin güvenlik doktrininde Mavi Vatan’ın stratejik merkezi olan Kıbrıs’ta, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti temsilcileri ile Rum tarafının temaslarını dikkatle takip ediyoruz.<br />Rum basınına yansıyan ve yalanlanmayan kapalı Maraş’ın Birleşmiş Milletler yönetimine verilmesi ve Gazimağusa Limanı’nın Avrupa Komisyonu gözetiminde işletilmesine yönelik iddialar, Kıbrıs Türklüğünün egemenlik hakları konusunda vahim bir tablo sunmaktadır.<br />“Birleşik Kıbrıs Federasyonu” ham bir hayaldir ve Türk egemenliğinin de felaketidir.<br />Rum yönetiminin İsrail’in Kıbrıs karakolu olma misyonunu üstlendiği bu dönemde, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde yaşayan kardeşlerimizi uyanık olmaya davet ediyorum ve diyorum ki: Kıbrıs asırlardan beri Türk’tür, ebediyen Türk kalacaktır!<br />Öte yandan İsrail, bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit eden kışkırtıcı ve yayılmacı politikalarıyla katliamlarını sürdürmektedir. Bu saldırıların son bulması için uluslararası toplumun caydırıcı ve kararlı bir tutum sergilemesi gerektiğini tekraren vurguluyorum.<br />Yemen kaynaklı istikrarsızlığın ve Suudi Arabistan’da masum sivilleri hedef alan Husi saldırılarının sona erdirilmesi için çok taraflı diplomasi mekanizmalarının etkin biçimde işletilmesi gerektiğini hatırlatıyor, Türkiye’nin barış ve istikrarı önceleyen diplomatik yaklaşımını takdirle karşıladığımızı ifade etmek istiyorum.<br />Türkiye, Türk dünyasıyla ekonomik, siyasi, kültürel ve bilimsel bağlarımızı güçlendiren, Avrupa ile ilişkilerimizi karşılıklı çıkarlar temelinde yürüten, Orta Doğu, Kafkasya, Balkanlar ve Afrika’da barış ve kalkınmaya katkı sağlayan çok yönlü dış politikasıyla güvenilen ve itibar edilen bir ülkedir.<br />Türk Devletleri Teşkilatı, bölgemizde ve küresel seviyede barışa, huzura ve adalete zemin hazırlayacak önemli bir aktördür.<br />Vücut bulacak “Türk Kuşağı” Türk devlet ve toplulukları arasındaki diyalog ve işbirliği bağlarını güçlendirerek Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı sarıp sarmalayacak, bağımsızlık ve egemenlik çerçevesinde fırsat ve imkanlar değerlendirilerek Türk devletleri çağın kudretli aktörleri haline gelecektir.<br />Türk Devletleri Teşkilatının 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenecek 13’ncü Zirvesi ile Türk Dünyasının kalbi Ankara'da atacaktır.<br />Cumhuriyetimizin 103’ncü yıldönümünü tüm Türk Dünyası olarak hep birlikte kutlayacak, böylece birlik ve beraberliğimizi dosta düşmana bir kez daha ilan edeceğiz.<br />Değerli Milletvekilleri,<br />Türk milletini tarihin yeniden öznesi yapmak, Türk irfanını ilim ve teknik ile kuşatmak, vatanımızı barış ve huzur iklimine dönüştürmek için harcadığımız yoğun mesai, gösterdiğimiz gayret, meyvelerini vermektedir.<br />Türkiye’yi büyütürken anlamsız gerilimlere ve sebepsiz kutuplaşmalara karşı hep birlikte Türkiye olmak için çalışıyoruz.<br />Türk siyasetine, ilkeli seviyeli ve “aklı hep Türkiye” olan anlayışı yerleştirmek gayesindeyiz.<br />Cumhur İttifakı olarak milletimizin her ferdine elimizi uzatıp huzur, güven ve refah dolu bir geleceğin mimarı olacağız.<br />Türkiye’nin yükselmesi için ama, fakat demeden omuz omuza vereceğiz.<br />Ekonomik ve sosyal politikaları, insanımızın onurlu bir yaşam sürme hakkını dikkate alarak şekillendireceğiz.<br />Devletimizin kuruluş ilkelerinin ve Cumhuriyetimizin temel niteliklerinin tavizsiz teminatı olmayı sürdüreceğiz.<br />Bagajı kirli, heybesinde Türkiye için bir zerre dahi bulunmayanların bizi anlamasını beklemeyecek, hak bildiğimiz yolda ilerleyeceğiz.<br />Vatan şairi Namık Kemal’in,<br />“Bize gayret yakışır, merhamet Allah'ındır.<br />Hükm-i âti ne fakîrin, ne şehinşâhındır.”<br />anlayışıyla, büyük ülkülerimiz istikametinde yol almaya devam edeceğiz.<br />Kıymetli Arkadaşlarım,<br />2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanun Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin hesap Kanun Teklifi ile Sayıştay raporları Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına sunulmuştur.<br />Öngörülebilirliği artıran, üretim kapasitesini genişleten, sosyal devlet ilkesini güçlendiren bir bütçe olarak tanımlanan 2027 yılı merkezi yönetim bütçesinin milletimize, ülkemize, devlet ve toplum hayatımıza hayırlı olmasını diliyorum.<br />Siz değerli milletvekillerimizin; komisyon görüşmelerini yakından takiple görüş ve düşüncelerini açıklamalarını, anlamsız münakaşalardan kaçınarak Cumhur İttifakı’nın siyasi doğasına uygun hareket etmelerini ve bütçe sürecine pozitif katkıda bulunmalarını bekliyorum.<br />Bu düşüncelerle her birinizi en kalbi duygularımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi temenni ediyorum.<br />Sağ olun, var olun, Allah’a emanet olun.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[8 soruda yasadışı yumurta satışı: Yöntem riskli mi, mavi gözlü bebek siparişi mümkün mü?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/8-soruda-yasadisi-yumurta-satisi-yontem-riskli-mi-mavi-gozlu-bebek-siparisi-mumkun-mu-26684e85633c3-19b7-44b2-af3e-55d567a246402026-10-20T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ 8 soruda yasadışı yumurta satışı: Yöntem riskli mi, mavi gözlü bebek siparişi mümkün mü?

8 soruda yasadışı yumurta satışı: Yöntem riskli mi, mavi gözlü bebek siparişi mümkün mü?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, Türk vatandaşı kadınların maddi kazanç karşılığında yumurta satışı yapmak üzere yurtdışına yönlendirildiği tespit edildi. Soruşturma kapsamında 41 kadın tarafından 811 kez yumurta satışı yapıldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili merak edilen hususları 8 soruda derledik:</span></p><p><span style="font-size:18px">1. Yumurta ticareti nasıl gerçekleşiyor?<br />Kadınlarda yumurta bağışı, bazı ülkelerde belirli koşullarla yasal şekilde gerçekleştirilebilen bir yardımcı üreme yöntemi.<br />Bu sabah açıklanan operasyonda yasa dışı ticaretten söz edilmesi ise bağışçıların para karşılığında temin edilmesi, aracılık faaliyetleri, ilgili ülkelerin mevzuatının ihlal edilmesi veya kadınların istismarı gibi durumlardan kaynaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tür yasadışı ağlarda genellikle aracılar, genç ve üreme sağlığı uygun kadınlara ulaşıyor. Maddi ödeme teklif edilebiliyor. Yaş, sağlık geçmişi, fiziksel özellikler ve genetik hastalık öyküsü de değerlendirilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından kadınlara yumurtalıkların aynı döngüde birden fazla yumurta geliştirmesini sağlayan hormon ilaçları veriliyor. Sonunda yumurtalar mevzuata aykırı şekilde tıbbi bir işlemle alınıyor. Ve alıcıların tedavilerinde kullanılmak üzere döllenebiliyor veya dondurulabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, yumurta hücreleri sperm gibi basit bir örnek verilerek elde edilmiyor. Yumurta toplama işlemi, hormon tedavisi ve girişimsel tıbbi müdahale gerektiriyor. Dolayısıyla kadınların yasadışı yumurta satışına dahil edilmesi soruşturma gereken bir durum olarak ortaya çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Yumurtalar kadınlardan tam olarak nasıl alınıyor?<br />Yumurta toplama işleminin tıbbi adı "oosit toplama" veya "oosit aspirasyonu".</span></p><p><span style="font-size:18px">Normalde kadınların adet döngüsünde çoğunlukla tek bir yumurta olgunlaşır. Ancak, İngiltere'deki İnsan Döllenmesi ve Embriyoloji Kurumu'nun (HFEA) rehberine göre, yumurta bağışı amacıyla yapılan tedavilerde birden fazla yumurtanın gelişmesi için kadınlara genellikle 8 ila 14 gün boyunca hormon enjeksiyonları ve çeşitli ilaçlar uygulanıyor. Böylece yumurtalıklardaki çok sayıda folikülün gelişmesi sağlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun ardından genellikle anestezi altında, vajinal ultrason cihazına bağlı iğnelerle yumurtalıklardaki foliküllere ulaşılıyor. Folikül sıvısı çekilerek yumurta hücreleri laboratuvara veriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Laboratuvar ortamında yapılan işlemlerin ardından, yumurtalar gelecekte kullanılmak üzere dondurulabiliyor veya döllenebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">3. Toplanan yumurtalar ne için kullanılıyor?<br />Yumurtalar spermle döllendikten sonra embriyo oluşuyor. Bu embriyo birkaç gün laboratuvarda geliştiriliyor ve ardından gebeliği meydana getirme amacıyla alıcı kadının rahmine transfer ediliyor. Ancak her döllenmiş yumurta sağlıklı bir embriyoya dönüşmüyor ve her embriyo transferi gebelikle sonuçlanmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işlemde yumurtayı bağışlayan kadın, embriyonun nükleer genetik materyalinin yaklaşık yarısını sağlıyor. Diğer yarısı da spermi veren kişiden geliyor. Yani gebeliği taşıyan alıcı kadın, yumurtayı kendisi sağlamamışsa, doğacak çocukla doğrudan genetik akrabalığı bulunmuyor. Bununla birlikte rahim ortamı yine de fetüsün gelişimini etkileyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yumurta bağışının en yaygın kullanım alanı, kendi yumurtalarıyla gebelik elde edemeyen kişilere uygulanan tüp bebek (IVF) tedavisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Kadınlar açısından tehlikeli mi?<br />Uygun koşullarda ve tıbbi gözetim altında yapılan yumurta toplama işlemleri genellikle güvenli kabul ediliyor. Ancak ciddi komplikasyonlar da görülebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En önemli risklerden biri "yumurtalık hiperstimülasyon sendromu" (OHSS). Yumurtalıkların hormon ilaçlarına aşırı tepki vermesi sonucunda karında sıvı birikmesi, şiddetli ağrı, bulantı, nefes darlığı ve ağır vakalarda pıhtılaşma sorunları gelişebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun dışında yumurta toplama işlemi sırasında kanama, enfeksiyon ve anesteziyle ilişkili riskler de oluşabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden bu tür işlemlerin mevzuata uygun şekilde güvenli ortamda gerçekleştirilmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">5. 41 kadın 811 satış: Kadınların kaç kez yumurta vermesine izin verilmeli?<br />Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), bir kadının en fazla altı yumurta bağışı döngüsüne katılmasını öneriyor. Bunun nedeni, tekrarlanan hormon tedavileri ve yumurta toplama işlemlerinin oluşturabileceği birikimli riskler.</span></p><p><span style="font-size:18px">ASRM'nin değerlendirmesine göre, tek bir toplama döngüsünde ağır yumurtalık hiperstimülasyon sendromu riski yaklaşık yüzde 1 ila 2. Kanama, enfeksiyon veya yumurtalık torsiyonu gibi ciddi akut komplikasyonların riski de yüzde 0,5'in altında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altı döngü boyunca biriken ciddi komplikasyon riski ise yaklaşık yüzde 8 ila 13 düzeyine çıkabiliyor.<br />Türkiye'de yapılan operasyonda ise Adalet Bakanlığı, 41 kadın tarafından toplam 811 kez yumurta satışı yapıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada 811 sayısı, ayrı ayrı yumurta toplama döngülerini ifade ediyorsa, kadın başına ortalama yaklaşık 19,8 satış anlamına gelebilir. Dolayısıyla 41 kadından bazıları, önerilen 6 döngülük sınırın çok üzerinde işlem geçirmiş olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın açıklamasında, 22-33 yaş aralığındaki kadın donörlerin toplam 811 kez KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'a gittiği belirtiliyor. Bunların hazırlık ve takip ziyaretlerini içerip içermediğine dair ayrıntılar belirsiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">6. Türkiye'de yumurta bağışı ve satışı yasal mı?<br />Türkiye'de tüp bebek tedavisinde çiftin kendi üreme hücrelerinin kullanılması esas. Başka bir kadından alınan yumurtanın tedavide kullanılması ve üreme hücrelerinin ticareti mevzuata aykırı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede yumurta bağışının ve ticaretinin yasak olmasının arkasında aile hukuku, genetik soybağı, üreme hücrelerinin ticarileştirilmesinin önlenmesi ve kadınların istismardan korunması gibi gerekçeler var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, Türkiye'de tüp bebek tedavisinin de yalnızca evli çiftler arasında yapılmasına izin veriliyor. Mevzuat, başka kişilere ait sperm, yumurta veya embriyoların kullanılmasını ve taşıyıcı anneliği yasaklıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada bahsi geçen ülkeler KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'da ise yumurta bağışına belirli koşullarla izin veriliyor. Kadınlardan alınan yumurtaların bu yüzden bu ülkelere kaçırılmış olması mümkün.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılığa göre Türkiye'de gerçekleşen yasadışı süreçte, şüpheliler Türkiye'deki bağışçı kadınların muayenelerini yaptırıyor, ilaç tedavilerini başlatıyor ve yumurta toplama işlemleri için KKTC, Arnavutluk ve Gürcistan'daki bağlantılı kliniklere gitmelerini organize ediyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, deliller arasında banka hareketleri, uçuş kayıtları, iletişim analizleri ve kargo bilgilerinin bulunduğunu da belirtiyor. Bu bilgiler, soruşturmanın yalnızca yurt dışındaki klinikleri değil, Türkiye'de yürütülen hazırlık ve aracılık faaliyetlerini de kapsadığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">7. 'Mavi gözlü bebek sipariş etmek' gerçekten mümkün mü?<br />Savcılığın soruşturmasında ayrıca, çocuk sahibi olmak isteyip bu yola başvuranların "sarı saç, mavi göz" genlerini istediklerini ve satışı yapan aracıların da "Her türlü buluruz, hemen buluruz," cevabını verdiği ortaya çıktı.<br />Bu işlemin yasal olduğu bazı ülkelerde gerçekten de bağışçı kataloğundan seçim yapılabiliyor. Örneğin ABD'deki üreme tıbbı kuruluşu SART, yumurta bağışçılarının boy, kilo, göz rengi, saç rengi, kan grubu ve eğitim geçmişi gibi bilgilerinin alıcılarla paylaşılabildiğini belirtiyor. Birleşik Krallık'ta da HFEA'nın düzenlediği sistemde de alıcılar, bağışçının göz ve saç rengi gibi fiziksel özelliklerini öğrenebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'deki soruşturmaya ilişkin bazı haberlerde de şebekenin bağışçı kadınların fotoğraf, video, saç rengi ve göz rengi bilgilerini içeren kataloglar hazırladığı öne sürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şekilde mavi gözlü bir yumurta bağışçısı seçilmesi mümkün, ancak bu da doğacak bebeğin kesinkes mavi gözlü olacağı anlamına gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte başvurulan daha karmaşık ve tartışmalı bir yöntem ise tüp bebek tedavisinde oluşturulan embriyolardan hücre örnekleri alınarak genetik testler yapılmasını içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Preimplantasyon genetik testleri (PGT) adı verilen bu türden testler esasen belirli genetik hastalıkların veya kromozom anomalilerinin araştırılmasında kullanılıyor. Embriyoların çok sayıda genetik varyantına bakarak özellik tahmini yapmayı amaçlayan "poligenik embriyo taraması" (PGT-P) üzerinde de çalışmalar var. Ancak Amerikan Üreme Tıbbı Derneği (ASRM), bu teknolojiyi henüz yeterince doğrulanmamış olarak değerlendiriyor ve rutin klinik kullanımını önermiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">8. Yasadışı yumurta satışında dolandırıcılık örnekleri var mı?<br />Ağustos ayında The Times gazetesinde yayımlanan bir araştırmada, KKTC'deki doğurganlık kliniklerine ilişkin çeşitli iddialar yer almıştı. Bunlar arasında mavi göz ve sarı saç gibi özelliklere sahip bağışçıların daha yüksek fiyatlarla sunulması, bağışçı kadınlara elde edilen yumurta sayısına bağlı olarak ödeme yapılması ve bazı hastalara seçtikleri bağışçıdan farklı yumurtalar verilmesi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecinin aktardığına göre bağışçı kadınlara yaklaşık 400 ila 1.400 euro arasında ödeme teklif edilebiliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">BBC'nin mart ayında başlattığı araştırma da da KKTC'de bazı tüp bebek kliniklerinde ailelerin seçtikleri sperm veya yumurta bağışçılarının kullanılmadığına ilişkin şüpheler ortaya çıkarılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağustos ayında araştırma genişletilmiş ve en az 30 çocuğun ailelerinin seçtiğinden farklı bağışçılar kullanılarak dünyaya gelmiş olabileceği bildirilmişti.<br />Bu durum da yumurta ticaretinin başka bir boyutunu gösteriyor: Bağışçıların özellikleri üzerinden pazarlama yapılsa da, alıcıların gerçekte hangi kadının yumurtasını kullandığını doğrulaması her zaman mümkün olmayabiliyor.</span></p><p><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/10/19/8-soruda-yasadisi-yumurta-satisi-yontem-riskli-mi-mavi-gozlu-bebek-siparisi-mumkun-mu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna için 70 milyar euro daha gerekiyor: AB bu parayı nereden bulacak?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukrayna-icin-70-milyar-euro-daha-gerekiyor-ab-bu-parayi-nereden-bulacak-26683264cbe4b-86e2-43a8-bb37-7d0b04e4f3552026-10-20T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna için 70 milyar euro daha gerekiyor: AB bu parayı nereden bulacak?

Ukrayna için 70 milyar euro daha gerekiyor: AB bu parayı nereden bulacak?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB), Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırılarını ve ülke ekonomisine yönelik baskısını artırması nedeniyle mevcut mali destek planlarının yetersiz kalmasının ardından, gelecek yıl Ukrayna’ya sağlanmak üzere ilave 70 milyar euro kaynak bulmaya çalışıyor. Geçen hafta düzenlenen iki günlük zirvenin sonunda AB liderleri, Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy’den finansman açığının boyutlarına ilişkin doğrudan bilgi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, “Savaş gelecek yıl 155 milyar euroya mal olacak. Savunma, silah ve dayanıklılığımız için sizden en az 70 milyar euro daha desteğe ihtiyacımız var. Bu, gerçekçi bir miktar. Sizden bu desteği bulmanızı istiyorum. Bu, Rusya’yı durdurmamıza yardımcı olacak,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy’ye göre ilave kaynak, Ukrayna’nın ileri teknolojiye sahip insansız hava araçlarının (İHA) yurt içindeki üretimini artırmasına, Rusya’nın cephedeki ilerleyişini durdurmasına, tedarik zincirlerini aksatmasına ve savaş kapasitesini zayıflatmasına yardımcı olacak. Zelenskiy, “Gelecek yıl için gerçekten en az 70 milyar euro ilave kaynağa ihtiyacımız var,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy’nin çağrısı AB liderleri üzerinde karşılık buldu. Liderler, Brüksel’in öngördüğünden çok daha büyük olan finansman açığının kapatılması için Avrupa Komisyonuna çözüm yollarını araştırma görevi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, şimdiye kadar Ukrayna’ya yönelik desteğini, liderlerin geçen aralık ayında onayladığı 90 milyar avroluk krediye dayandırıyordu. Söz konusu kredi, Ukrayna’nın 2026 ve 2027 yıllarındaki toplam mali ve askerî ihtiyaçlarının üçte ikisini karşılamak, kalan üçte birlik kısmı ise diğer müttefiklerin üstlenmesini sağlamak amacıyla hazırlanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Avrupa Komisyonu, krediyi tasarlarken savaşın 2026 yılı içinde sona ereceğini varsaymıştı. Moskova ise bunun aksine, Ukrayna’nın zaten kırılgan olan ekonomisini felce uğratmayı hedefleyen gündüz saldırıları da dahil olmak üzere, taarruzlarını yoğunlaştırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev yönetimi haftalardır, gelecek yıl bütçesini desteklemek için ilave 32,6 milyar dolara, silahlı kuvvetlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için ise 45 milyar dolara gereksinim duyacağını bildiriyor. Toplam 78 milyar dolara ulaşan bu tutar, yaklaşık 70 milyar euroya karşılık geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel, başlangıçta bu yüksek tutara ilişkin yorum yapmaktan kaçındı. Ancak birkaç tur teknik görüşmenin ardından söz konusu tahmini kabul etti ve Ukrayna’nın savaş çabalarını sürdürebilmesi için bu kaynağın bulunması gerektiği sonucuna vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlave 70 milyar euro, AB’nin mevcut kredi kapsamında dağıtmayı planladığı 45 milyar euroya ve diğer programlardan sağlanacak birkaç milyar euroya ek olarak verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artan mali yük karşısında Brüksel, 70 milyar euroluk desteğin Birleşik Krallık, Norveç, Kanada ve Japonya gibi diğer müttefiklerle birlikte yürütülecek bir “ortak çaba” olacağını vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonundan bir sözcü, “Bunu tek başımıza üstlenemeyeceğimizi her zaman söyledik. Bunu tamamen tek başımıza yapamayız. Dolayısıyla genel olarak ortaklarımızın daha fazla katkıda bulunması gerekiyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü, “Taahhütlerini açıklamalı ve verdikleri sözleri yerine getirmeliler. Bu son derece önemli,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’nin 70 milyar euroluk tutarın ne kadarını karşılayacağı henüz netlik kazanmadı. Daha önce öngörülen üçte iki ve üçte bir oranındaki paylaşım planı da beklendiği gibi işlemedi. Kiev’in söz konusu kaynağa ne kadar hızlı ihtiyaç duyacağı da belirsizliğini koruyor. Kesin olan ise bu büyüklükteki bir meblağın kısa sürede bulunabilmesi için seçeneklerin son derece sınırlı olması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baskıyı artıran bir diğer unsur da kritik öneme sahip müzakerelerin, AB’nin bir sonraki uzun vadeli bütçesine ilişkin sert tartışmalarla ve Fransa’daki cumhurbaşkanlığı seçimlerine giden süreçle aynı döneme denk gelmesi. Seçimlerin önde gelen adaylarından Marine Le Pen, Ukrayna’ya yönelik tüm yardımları sona erdirme sözü verdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Finans piyasalarından borçlanma seçeneği</span></h2><p><span style="font-size:18px">Diplomatlara ve yetkililere göre, Brüksel’in 90 milyar euroluk kredi için hâlihazırda uyguladığı yönteme benzer şekilde, finans piyasalarından yeni ortak AB borcu sağlanması şu aşamada en olası seçenek olarak görülüyor. Avrupa Komisyonu, mevcut kredi mekanizmasının kapsamını genişleterek hâlihazırdaki finansman düzenlemesini büyütebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstikrarlı AAA kredi notuna sahip AB, COVID-19 salgınından bu yana tahvil piyasasında talep gören bir ihraççı konumuna geldi. Birliğin tahvil satışlarına gelen talep çoğu zaman arzı aşarken, eski İtalya Başbakanı ve Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi de büyük ölçekli borçlanma çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, finansal koşullar liderlerin krediyi onayladığı aralık ayından bu yana ciddi ölçüde kötüleşti. Yükselen petrol fiyatları, artan kamu borçları ve yapay zekâ yatırımlarına yönelik güçlü talep, dünya genelinde borçlanma maliyetlerini yukarı çekti. Özellikle hâlihazırda yüksek borç yükü taşıyan Avrupa ülkeleri bu durumdan daha ağır etkilendi. Belçika artık Yunanistan’a benzer faiz oranlarıyla borçlanırken, Fransa’nın borçlanma maliyeti İtalya’nın üzerine çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gelişmeler, yeni borçlanma seçeneğini siyasi açıdan hassas, hatta uygulanması zor bir hâle getiriyor. Çünkü yeni borç, giderek büyüyen faiz ödeme yükünü daha da artıracak.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’nin 10 yıllık tahvil getirisi ocak ayında yüzde 2,8 seviyesindeyken eylül ayında yüzde 3,44’e yükseldi. Bu önemli bir artış olmakla birlikte, diğer birçok piyasada görülen yükseliş kadar keskin olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu sözcüsü, “Bu, dünyanın dört bir yanındaki tüm sigorta kuruluşlarını etkileyen bir dinamik. Göreceli konumumuz ise önemli ölçüde kötüleşmedi,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü, “Son derece rekabetçi bir ihraççı olmayı sürdürüyoruz,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak borçlanmanın temel seçenek hâline gelmesi durumunda, bazı ülkelerin bu mekanizmanın dışında kalması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan, Slovakya ve Çekya, 90 milyar euroluk mevcut krediden zaten muaf tutulmuş durumda. Geçen haftaki zirvede Slovakya Başbakanı Robert Fico, Macaristan Başbakanı Péter Magyar ile bu politikayı sürdürme konusunda anlaştıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fico, “Diğer ülkeler Ukrayna’ya kredi sağlamak istiyorsa bunu yapabilirler. Ancak şu aşamada en az iki ülke, bu mali mekanizmaya katılmayacağını belirtiyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fico, “Dayanışmamızı başka yollarla gösteriyoruz,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekanizmanın dışında kalması beklenen bir diğer ülke ise Bulgaristan. Ülkenin yeni Başbakanı Rumen Radev, AB’nin Ukrayna’ya yönelik askerî yardımlarını defalarca eleştirmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rusya’nın dondurulmuş varlıklarının kullanılması gündemde</span></h2><p><span style="font-size:18px">Son haftalarda bazı ülkeler, Ukrayna’ya uzun vadeli ve güçlü bir finansman kaynağı sağlamak amacıyla alternatif bir seçeneği gündeme getirdi. Bu seçenek, AB ülkelerinin topraklarında bulunan ve toplam değeri 210 milyar euroyu bulan Rusya Merkez Bankasına ait dondurulmuş varlıkların kullanılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsveç, Hollanda, İspanya ve Polonya, ağustos ayında konuyu yeniden gündeme taşıdı. Daha sonra İskandinav ve Baltık ülkeleri ile Almanya ve İrlanda da öneriye destek verdi. Bu ülkeler, geçen yıl söz konusu varlıkların Ukrayna’ya faizsiz kredi sağlamak amacıyla kullanılmasını en güçlü biçimde savunan ülkeler arasında yer alıyordu. Büyük ölçüde Ukrayna’ya en fazla ikili yardım sağlayan ülkelerden oluşan bu grup, dondurulmuş varlıkların kullanılmasını yükün ülkeler arasında adil biçimde paylaşılmasını sağlamanın bir yolu olarak görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak proje, Belçika’nın sert muhalefetiyle karşılaşınca başarısız oldu. Söz konusu varlıkların 185 milyar euroluk bölümü, Brüksel’in merkezinde bulunan Euroclear adlı menkul kıymet saklama kuruluşunda tutuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belçika Başbakanı Bart De Wever, varlıkların kullanılmasının müsadere anlamına geleceği ve ülke açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağı uyarısında bulundu. De Wever, tüm risklerin ortaklaşa üstlenilmesini ve ortaya çıkabilecek her türlü yükümlülüğe karşı üst sınırı olmayan garantiler verilmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belçika’nın bankacılık sistemini kurtarma olasılığından çekinen AB liderleri, son dakikada ortak borçlanma seçeneğini tercih ederek 90 milyar euroluk krediyi oluşturdu. Ancak bu başarısızlığa rağmen Rusya’nın varlıklarının kullanılmasını savunan ülkeler fikirlerinden vazgeçmedi. Ukrayna da konuyu gündemde tutmayı sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, Avrupa’nın bu varlıkları kullanmaması hâlinde Rusya’nın söz konusu paraları geri almaya çalışacağını söyledi. ABD’nin, Rusya’yı barış görüşmelerine katılmaya teşvik etmek amacıyla varlıkların bir bölümünün serbest bırakılmasını öngören bir plan sunduğu, ancak Avrupalıların bu öneriyi reddettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, geçen hafta yaptığı açıklamada, “Temel öncelik, Rusya’nın ileride bu varlıklara ilişkin tartışmaları etkileme fırsatına sahip olmamasıdır. Çünkü Rusya’nın bu varlıkları geri getirmek istediğini çok iyi biliyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, “Bu, Rusya’nın hedeflerinden biri,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">De Wever ise öneriye kesin biçimde karşı çıkmayı sürdürüyor. Euronews’in edindiği bilgilere göre Belçika Başbakanı, zirve sırasında kendi girişimiyle söz alarak itirazlarının değişmediğini diğer liderlere bildirdi. De Wever, Moskova veya Washington’ın dış müdahalesini önlemek amacıyla paranın savaş sona erene kadar kesinlikle dondurulmuş durumda tutulması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mesajın karşılık bulduğu belirtiliyor. Zirveden ayrılan yetkililer ve diplomatlar, Rus varlıklarının bu kez de kullanıma açılmasının düşük bir ihtimal olduğu izlenimini edindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yılki önerinin başarısızlıkla sonuçlanması hâlâ hafızalardaki yerini koruyor. Önerinin hayata geçirilmesi için desteği kritik önem taşıyan Fransa ve İtalya’nın da Rus varlıklarının kullanılmasına hâlâ mesafeli yaklaştığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belçika’nın tutumu ise daha da katılaşmış durumda. Ülke, yalnızca Rusya’nın egemen varlıklarının kullanılmasına değil, çıkmazı aşmak amacıyla bazı çevrelerin önerdiği hukuki bir alternatif olan varlıkların Euroclear’dan AB mülkiyetindeki başka bir saklama kuruluşuna aktarılmasına da karşı çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’nin Ukrayna Büyükelçisi Katarína Mathernová, Euronews’e yaptığı açıklamada, konunun yeniden gündeme geleceğini belirterek şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu mesele tekrar tekrar gündeme gelecek. Sonunda bir çözüme ulaşılması mümkün. Ancak kısa vadede, örneğin bu ay ya da gelecek ay gündeme alınacağını düşünmüyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Mathernová, “Varlıklar dondurulmuş durumda kaldığı, Avrupa’da bulunduğu, bizim kurallarımıza tabi olduğu ve artık Avrupa yargı yetkisi altında olduğu sürece, liderlerin gelecekte bu konuyu ele alması elbette mümkün. Bunun gerçekleşeceğini düşünüyorum ancak kısa vadede değil,” ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/20/ukrayna-icin-70-milyar-euro-daha-gerekiyor-ab-bu-parayi-nereden-bulacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Küresel gıda enflasyonu durdurulamıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kuresel-gida-enflasyonu-durdurulamiyor-26682d551122a-fca6-4f2f-961b-924f1b3f82a82026-10-20T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ Küresel gıda enflasyonu durdurulamıyor

Küresel gıda enflasyonu durdurulamıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde gıda fiyatlarında meydana gelen büyük artış, en çok yoksul haneleri vuruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tedarik zincirlerinde savaşların yol açtığı kesintiler ile El Nino kaynaklı kuraklığın gıda arzında daha büyük sorunlara yol açması, yeni bir küresel gıda enflasyonu dalgası riskini artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başlıca tedarikçi ülkelerin ihracat yasağı uygulamaya yönelmesi, fiyatların daha da yükselmesi ihtimalini gündeme getirirken, dünya genelinde kıtlığın daha da ağırlaşmasından ve bunun farklı bölgelerde toplumsal huzursuzlukları tetiklemesinden endişe ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda fiyatlarında rekor artış<br />Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü’nün (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, küresel gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda yükseleceğini, etkisini önümüzdeki yıl boyunca sürdüreceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda fiyatlarının hane halkı harcamalarında daha büyük yer tuttuğu Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Asya'daki düşük ve orta gelirli ülkelerde fiyatlar keskin biçimde yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yağışların gecikeceği tahminleri nedeniyle Endonezya'da pirinç fiyatları şimdiden rekor seviyelere çıktı. Mısır'da ekmek fiyatı dörtte bir oranında artarken, Hindistan'da zayıf geçen muson yağışları üretimi düşürdü ve şeker fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesine ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Bankası verilerine göre Eylül ayında 150 ülkenin yüzde 22'sinde gıda fiyatları genel enflasyonu geride bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">FAO Gıda Fiyat Endeksi ise yine Eylül'de 136 puana yükseldi, böylelikle Kasım 2022'den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arz şokları fiyatların yükselmesine yol açıyor<br />Karadeniz'de tahıl taşıyan gemileri hedef alan saldırılar, buğday sevkiyatlarını aksattı.<br />Kızıldeniz'deki güvenlik sorunları ise gıda arzında kilit öneme sahip ticari gemileri Afrika çevresinden dolaşan daha uzun ve maliyetli rotalara yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İsrail'in İran ile başlattıkları savaş, enerji tedariğine darbe indirerek, yakıt fiyatlarının yükselmesine ve Hürmüz Boğazı üzerinden gübre ihracatının aksamasına yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bu gelişmelere paralel olarak El Nino etkisini göstermeye başladı. Hindistan ve Güneydoğu Asya'daki üretimin kuraklık nedeniyle azalmasıyla tarım maliyetleri arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2026'da buğday fiyatları yüzde 30'dan fazla yükseldi. Asya'nın başlıca ihracatçı ülkelerindeki pirinç fiyatları da yüzde 10 ila 13 oranında arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gübre fiyatları İran savaşının başlarında ulaştığı zirvelerden gerilemiş olsa da hâlâ yüksek seviyelerde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Petrol fiyatlarının ve savaş kaynaklı risk primlerinin yükselmesiyle Karadeniz’den Güneydoğu Asya’ya uzanan bazı önemli rotalarda navlun ücretleri yaklaşık yüzde 50 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni talep dalgası endişesi<br />Gıda fiyatları 2025'in sonlarından bu yana yükseliyor. Ancak yerel arzın azalması ve yüksek emtia maliyetlerinin tüketici fiyatlarına yansıması enflasyonu hızlandırma tehdidi oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca uzmanlar alımlarını erteleyen ülkelerin, önümüzdeki döneme ilişkin yeni alım talepleriyle yeni bir talep dalgasına yol açabileceklerine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">FAO'dan Başekonomist Torero da, rekor seviyedeki küresel tahıl stoklarının sağladığı tamponun artık zayıfladığına dikkat çekerek, "Önceki sezonlardaki stoklar ve iyi hasatlar bir güvence sağladı, ancak bu tamponlar baskı altına girmeye başladı. Bu da emtia fiyatlarındaki artışların daha belirginleşebileceği anlamına geliyor" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters/ DA, BK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/k%C3%BCresel-g%C4%B1da-enflasyonu-alarm-veriyor-pirin%C3%A7-%C5%9Feker-ekmek-fiyatlar%C4%B1-rekor-k%C4%B1r%C4%B1yor/a-79706948</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da 1450 eurodan az kazanan yoksul sayılıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-1450-eurodan-az-kazanan-yoksul-sayiliyor-26681d91f5b46-e15a-4827-8bd8-5cf9d06cd7502026-10-20T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da 1450 eurodan az kazanan yoksul sayılıyor

Almanya'da 1450 eurodan az kazanan yoksul sayılıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da birçok kişi, kendisine "Başkalarına kıyasla ne kadar varlıklıyım?" sorusunu soruyor. Alman Ekonomi Enstitüsü (IW) tarafından yayımlanan bir çalışma bu soruya yanıt veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketiciler, enstitünün hazırladığı gelir hesaplayıcısı sayesinde kendi konumlarını belirleyebiliyor ve nüfusun yüzde kaçının kendilerinden daha yoksul ya da daha zengin olduğunu öğrenebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek kişilik hane<br />IW'ye göre, aylık net hane geliri bin 450 euro altında olan bir kişi, göreli olarak yoksul sayılıyor. Bin 450 ile bin 940 euro arası alt orta sınıfı, 3 bin 630 euroya kadar dar anlamda orta sınıfı, 6 bin 50 euroya kadar ise üst orta sınıfı ifade ediyor. Daha fazla kazananlar ise nispeten zengin kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuğu 14 yaşın altında olan tek ebeveynli hane<br />14 yaşın altında bir çocukla yaşayan tek ebeveynler, aylık net bin 890 euroya kadar gelirle yoksul grubunda yer alıyor. Alt orta sınıf 2 bin 520 euroda, dar anlamda orta sınıf 4 bin 720 euroda sona eriyor. 7 bin 860 euroya kadar kazananlar üst orta sınıfa giriyor. Bunun üzerindeki gelirler ise göreli olarak zengin sayılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuksuz çift<br />Çocuğu olmayan bir çift, aylık net 2 bin 180 euroya kadar gelirle göreli olarak yoksul kabul ediliyor. 2 bin 900 euroya kadar alt orta sınıfa, 5 bin 440 euroya kadar dar anlamda orta sınıfa, 9 bin 70 euroya kadar da üst orta sınıfa dahil ediliyor. Bundan daha fazla kazananlar göreli olarak zengin sayılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 yaşın altında bir çocuğu olan çift<br />Hanede çocuk bulunduğunda eşikler yükseliyor. IW'ye göre, 14 yaşın altında bir çocuğu olan bir hane, aylık net hane geliri 2 bin 610 euronun altındaysa yoksul sayılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tutarın üzerinde olup 3 bin 480 euroyu aşmayan haneler alt orta sınıfta yer alıyor. Dar anlamda orta sınıf 6 bin 530 euroya, üst orta sınıf ise 10 bin 890 euroya kadar uzanıyor. Bunun üzerindeki haneler göreli olarak zengin kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 yaşın altında iki çocuğu olan çift<br />14 yaşın altında iki çocuğu olan bir aile, ortak aylık net geliri 3 bin 50 avroya kadar olduğunda göreli olarak yoksul sayılıyor. 4 bin 60 euroya kadar alt orta sınıfa, 7 bin 620 euroya kadar dar anlamda orta sınıfa, 12 bin 700 euroya kadar da üst orta sınıfa giriyor. Bundan fazlasına sahip olanlar zengin olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medyan gelir 2 bin 419 euro<br />IW'nin analizi, Avrupa Birliği'nin 2024 yılına ait verilerine dayanıyor. Bu veriler Temmuz ayından bu yana erişilebilir durumda. Eşik değerler, tek kişilik hane için aylık 2 bin 419 euro olan medyan net gelire göre hesaplandı. Buna göre, bu tutarın yüzde 60'ı veya daha azına sahip olanlar göreli olarak yoksul, en az yüzde 250'sine sahip olanlar ise karşılaştırmalı olarak zengin sayılıyor. Varlık, konut sahipliği ya da bölgesel fiyat farklılıkları gibi unsurlar hesaba katılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmanın yazarı Judith Niehues, insanların kendilerinin değil de daha ziyade "başkalarının zengin olduğu" algısına sahip olmasının "anlaşılır" olduğunu ama bunun yanıltıcı olabileceğini belirtti. IW ekonomisti Niehues'e göre birçok kişi kendi gelirinin nüfusun geneline kıyasla ne kadar yüksek olduğunu hafife alıyor. Araştırmalar, çok az kişinin kendisini gelir dağılımının uçlarında gördüğünü gösteriyor. Çoğunluk kendisini orta sınıfta konumlandırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BÜ, TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-1450-eurodan-az-kazanan-yoksul-say%C4%B1l%C4%B1yor/a-79699277</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Volkswagen çalışanlarına kötü haber: 2030'a kadar sıfır zam]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/volkswagen-calisanlarina-kotu-haber-2030a-kadar-sifir-zam-266806b9ba2a0-fd36-4b4a-b217-6de8639dfbac2026-10-20T09:29:00+03:00HABER MERKEZİ Volkswagen çalışanlarına kötü haber: 2030'a kadar sıfır zam

Volkswagen çalışanlarına kötü haber: 2030'a kadar sıfır zam

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın zordaki otomobil devi Volkswagen'ın (VW) 2030 yılına kadar dünya genelindeki çalışanlarına maaş artışı yapmamayı planladığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin en büyük sanayi sendikası olan IG Metall'in internet sitesinde yayımlanan açıklamada, VW'nin dünya genelindeki 660 bini aşkın çalışanının ücretlerini 2030'a kadar dondurmayı planladığı bilgisi paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, şirket yönetiminin, dünya genelindeki insan kaynakları yöneticilerine "2030'a kadar sıfır zam" talimatı verdiği, bu talimatın mevcut toplu sözleşme ücret seviyelerinin korunmasını ve her türlü maaş artışının askıya alınmasını kapsadığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">IG Metall: Yüzle 10'luk satın alma gücü kaybına yol açar<br />Ekim ayından bu yana geçerli olan bu talimat ile VW'nin şimdiye kadar izlediği ücret politikalarından saptığına dikkat çeken IG Metal sendikası, otomobil devinin dünya çapında her zaman enflasyon telafisini öngören ve ayrıca toplu sözleşme kapsamındaki ücret artışlarını sürekli olarak hesaba katan mevcut uygulamadan vazgeçmesini eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sendika, bu planın hayata geçirilmesi halinde reel ücretlerde en az yüzde 10'luk bir düşüşle çalışanların satın alma gücünün azalacağına dikkat çekti.<br />Avrupa ve Dünya Personel Konseyi de şirket yönetiminin kararını "absürt" sözleriyle eleştirdi. Otomotiv ve metal sektörlerindeki yapısal sorunların ücret kesintileriyle çözülemeyeceğine vurgu yapan Konsey, personel maliyetlerinin toplam maliyetler içinde oldukça düşük bir paya sahip olduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">VW ise "Bu tür spekülasyonlar hakkında yorum yapmıyoruz" diyerek sendikanın açıklamasına ilişkin soruları yanıtlamaktan kaçındı, toplu sözleşme konularının önce müzakere masasında ele alınması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sancılı müzakereler Kasım ayında başlayacak<br />VW'de yeni toplu sözleşme görüşmelerinin Kasım ayı sonlarında başlaması öngörülüyor. Sendika yüzde 5 ücret artışı talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada Alman otomobil devi, yaklaşık bir ay önce, mevcut toplu sözleşmelerin neredeyse tamamını feshetmişti. Şirket yönetimi, gruptaki mevcut işten çıkarma planlarına ek olarak, önümüzdeki yıllarda dünya genelinde 50 bin kişiyi işten çıkarmayı hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak somut eylem planlarının önce çalışanlarla müzakere edilmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Emden, Hannover ve Zwickau'daki VW fabrikalarının yanı sıra Neckarsulm'daki Audi tesisinin 2031-2034 döneminden sonraki geleceği de belirsizliğini koruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2024'teki toplu sözleşme görüşmelerinde, işten çıkarmaların yanı sıra Volkswagen'deki 130 bin çalışan için ücret artışı yapılmaması kararlaştırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/ DA, BK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/volkswagen%C4%B1n-d%C3%BCnya-genelindeki-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fanlar%C4%B1na-k%C3%B6t%C3%BC-haber-2030a-kadar-s%C4%B1f%C4%B1r-zam/a-79706256</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÇETKODER GENEL BAŞKANI MUSTAFA GÖKTAŞ, “MEHMET ŞİMŞEK’E HAKSIZLIK YAPMAYIN”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cetkoder-genel-baskani-mustafa-goktas-mehmet-simseke-haksizlik-yapmayin-26686939dfb5c-d907-4510-9d75-dfb77ef62bc82026-10-20T08:52:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETKODER GENEL BAŞKANI MUSTAFA GÖKTAŞ, “MEHMET ŞİMŞEK’E HAKSIZLIK YAPMAYIN”

ÇETKODER GENEL BAŞKANI MUSTAFA GÖKTAŞ, “MEHMET ŞİMŞEK’E HAKSIZLIK YAPMAYIN”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı <strong>Mustafa</strong>&nbsp;<strong>Göktaş, </strong>“Yalnız Adamın Değil, Ortak Aklın Zaferi, Mehmet Şimşek Gerçeğini görmemek haksızlıktır” diyerek,<strong> “</strong>Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu çaba, samimiyet ve kararlılık ortada. Büyük bir gayret sarf ediyor, rasyonel zeminleri yeniden kurmak için gece gündüz demeden çalışıyor. Ancak büyük bir ekonomik dönüşüm operasyonunu omuzlayan her lider gibi, onun da karşılaştığı yapısal, beşeri ve siyasi engeller var. <strong>Tabiri caizse, sokaktaki beklenti şu: <em>“Mehmet uçsun, koştursun, hemen çözsün!” </em></strong>Ama hayatın ve ekonominin olağan akışı bu kadar basit işlemiyor. Geldiğimiz noktada, bakanlığa bağlı bazı kurumlarda yaşanan çalkantılar, görevden almalar, istifalar veya kamuoyuna yansıyan yıpratıcı süreçler, sistemin çarklarındaki uyumsuzlukları açıkça gözler önüne serdi. Arka planda yaşananlar, fon tartışmaları ve bilmediğimiz diğer krizler, maalesef Şimşek’in ayağına adeta birer pranga oldu. Bu talihsiz gelişmeler, sadece atılan rasyonel adımları yavaşlatmakla kalmadı; aynı zamanda hükümetin reform iradesine de haksız eleştiri zeminleri yarattı” açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı <strong>Göktaş</strong> sözlerine devamla, “Şunu artık görmek zorundayız: <strong>Bu işi yapacak olan kişinin ekibi ve takımı da kendisi gibi inançlı, liyakatli ve gayretkeş olmalı.</strong> Makro ekonomik göstergeleri kalıcı bir istikrara kavuşturmak, tek bir ismin vizyonuna veya çalışma temposuna bağlanamayacak kadar katmanlı bir süreçtir. Şimşek ne kadar inansın, ne kadar koştursun; arkasındaki bürokratik kadro ve siyasi akıl aynı frekansta hareket etmediği sürece atılan adımlar yarım kalmaya mahkûmdur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan <strong>Göktaş, </strong>“Peki, ne yapmalıyız?” dedikten sonra, “Öncelikle, ülkenin gerçekleriyle yüzleşmekten çekinmeyen, popülist yaklaşımların ötesinde kalıcı çözümler arayan Bakan Mehmet Şimşek yalnız bırakılmamalıdır. Onun şahsında temsil edilen rasyonel ekonomi politikaları, sadece bir bakanın bireysel projesi olarak görülmemeli; devletin ve ülkenin ortak geleceği olarak sahiplenilmelidir. Yaptığı güzel işler, kamu maliyesindeki disiplin arayışları, enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşu cesaretle ön plana çıkarılmalıdır. Kimseyi kırıp dökmeden, yapıcı bir eleştiri ve destek kültürüyle süreç beslenmeli; başarılar onure edilirken, sistemin aksayan yönleri de aynı kararlılıkla ayıklanmalıdır. Unutmayalım ki ekonomide kalıcı başarı sihirli bir değnekle değil; şeffaflık, liyakatli kadrolar ve tam bir kurumsal uyumla gelir. Mehmet Şimşek’in gayretine omuz vermek, ülkenin yarınlarına duyulan inancın ta kendisidir. Ekip ruhunun sağlandığı, bakanın yalnızlaştırılmadığı bir iklim, hepimizin ortak kazancı olacaktır” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İstiklâl Yolunda Dönüm Noktası 20 Ekim 1921]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-istiklal-yolunda-donum-noktasi-20-ekim-1921-26678997b4a47-e8c5-449f-9cea-ddde3dbaf61b2026-10-20T08:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İstiklâl Yolunda Dönüm Noktası 20 Ekim 1921

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İstiklâl Yolunda Dönüm Noktası 20 Ekim 1921

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bilenler bilir, bilmeyenlere arz edilir. 20 Ekim 1921 de Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) ile Fransa Hükümeti arasında Ankara Antlaşması imzalandı ve Fransa Anadolu'dan çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Antlaşması ve Mirası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih sayfaları bazen sadece geçmişin birer kaydı değil, bir milletin varoluş mücadelesinin, inancının ve küllerinden yeniden doğuşunun en somut kanıtıdır. <strong>20 Ekim 1921</strong>, Kurtuluş Savaşı’nın en kritik eşiklerinden biridir. O gün imzalanan <strong>Ankara Antlaşması</strong>, yalnızca diplomatik bir belge olmaktan öte, genç Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline atılan en sağlam harçlardan biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı günün yıl dönümünde, bu toprakların hangi zorluklarla vatan kılındığını, bu antlaşmanın ülkemize neler kazandırdığını ve geleceğimizin teminatı olan gençliğimize bırakılan büyük mirası hatırda tutmak borçluyuz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Badirelerden Geçildi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1921 yılının sonbaharı... Ülke baştanbaşa işgal altındaydı. Bir yanda Sakarya'nın kanlı ve yorucu zaferi yeni geride kalmış, diğer yanda düzenli ordunun var olma mücadelesi en üst seviyeye ulaşmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimiz; yoklukla, cephanesiz, yorgunlukla ve en önemlisi "artık bitti" denilen umutsuzluk çemberiyle boğuşuyordu. Dünyanın en güçlü devletleri karşısında elinde sadece inancı, vatan sevgisi ve Mustafa Kemal Paşa'nın dâhiyane liderliği bulunan bir halk, tarihin akışını değiştirmeye ant içmişti. İşte Ankara Antlaşması, bu imkânsızlıklar denizinde açılan bir umut kapısı, diplomatik alanda kazanılan büyük bir zaferdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Antlaşması Devlete ve Ülkemize Neler Kazandırdı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa gibi dönemin en büyük küresel güçlerinden biriyle masaya oturulup bu antlaşmanın imzalanması, stratejik olarak çok büyük kazanımları beraberinde getirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güney Cephesinin Kapanması ve Askeri Rahatlama:</strong> Fransa ile çatışmaların sona ermesi, Güney Cephesi'ndeki Türk birliklerinin ve kaynaklarının büyük bir kısmının Batı Cephesi'ne, yani Yunan işgaline karşı kaydırılmasını sağladı. Bu hamle, Büyük Taarruz'un başarısında kilit rol oynadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Alanda İlk Tanınma:</strong> İtilaf Devletleri arasında yer alan büyük bir devlet (Fransa), ilk kez Misak-ı Millî'yi ve TBMM Hükümeti'ni resmen tanıdı. Bu durum, yeni Türk devletinin uluslararası meşruiyetini tescilledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güney Sınırımızın Çizilmesi:</strong> Antlaşma ile Hatay hariç bugünkü Suriye sınırımız büyük ölçüde çizildi. Her ne kadar Hatay o dönem Misak-ı Millî sınırları içinde geçici olarak dışarıda kalsa da, ilerleyen süreçte anavatana katılması için atılan stratejik adımların temeli bu antlaşmayla atıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik ve Diplomatik Güç:</strong> Sevr'in ölümcül prangalarını yırtıp atan bu anlaşma, dost ve düşmana Türk milletinin ezilemeyeceğini, masada da sahada olduğu gibi irade koyabileceğini gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğimizin Teminatı Gençlere Nasihat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili gençler,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün üzerinde özgürce nefes aldığınız, bu bayrağın altında geleceğinizi inşa ettiğiniz bu vatan; zihninizde hayal etmekte bile zorlanacağınız yokluklar, fedakârlıklar ve acılar pahasına kazanılarak sizlere emanet edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kıymet Bilin:</strong> Bu toprakların bir karışının bile ne bedellerle alındığını asla unutmayın. Rahatlık içinde geçirdiğiniz her anın arkasında milyonlarca insanın dökülen alın teri ve kanı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Umutsuzluğa Yer Yok:</strong> "Bitti" denilen, "artık imkânsız" gözüyle bakılan anlarda bile Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, inançla ve akılla bu devleti kurdular. Önünüze çıkacak en büyük engellerde bile "Türk genci" kimliğinizin gücünü hatırlayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çalışın ve Üretin:</strong> Bu ülkeyi korumanın en iyi yolu; bilimde, sanatta, teknolojide ve ahlakta en ileri seviyeye taşımaktır. Atalarımızın kanıyla suladığı bu vatanı, sizin akıl ve emeğiniz yükseltecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şükran ve Minnetle...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu <strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong> olmak üzere, Ankara Antlaşması'na imza koyan diplomatlarımızı, cephede canını feda eden kahraman Mehmetçiklerimizi, adı unutulmuş binlerce vatan evladını rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Ruhları şad, mekânları cennet olsun. Onların bıraktığı bu kutsal emanet, sonsuza kadar emin ellerde yaşayacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU YETKİLİLER NEREDE?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-yetkililer-nerede-26679c27074bd-2136-471d-b386-faa5e180e37a2026-10-20T07:59:00+03:00HABER MERKEZİ BU YETKİLİLER NEREDE?

BU YETKİLİLER NEREDE?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Değerli insanlar, biz size bunu düşmanlık olsun diye atmadık. Mersin’in Gençlik spor il müdürlüğünün önü burası. Ayrıca Kapalı spor salonu önü. Resmi kurumun önünde siyasi parti bayrakları asılı ve aylardır duruyor. Sorduk, il kongresi yapılmış, o zaman süslenmiş. İl kongresi bitmiş. Aylar geçmiş. Bu parti bayrakları orada asılı. Üstelik rüzgâr ve fırtınada sökülmüşler. Çok çirkin bir şekilde görüntü kirliliği yapıyorlar. Vatandaş Resmi kurumun önünde bunu görünce şaşırıyor. Bunu kim astı ise o indirsin. Değil ise, bu kirliliği yaratandan hesap sorulsun. Onlar indirmiyorsa, devletin kurumunun önünde bunun ne işi var, kim indirecek?”</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad7134fd3210.jpg" style="height:753px; width:1000px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad7135050139.jpeg" style="height:1536px; width:2040px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fransa protestoları hükümeti krize soktu: İçişleri Bakanı istifa etti, Macron kabul etmedi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fransa-protestolari-hukumeti-krize-soktu-icisleri-bakani-istifa-etti-macron-kabul-etmedi-26677cd7664c7-4c9a-4e9a-b7ab-fde1421f92a72026-10-19T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Fransa protestoları hükümeti krize soktu: İçişleri Bakanı istifa etti, Macron kabul etmedi

Fransa protestoları hükümeti krize soktu: İçişleri Bakanı istifa etti, Macron kabul etmedi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da hayat pahalılığı, kamu hizmetlerindeki sorunlar ve eğitim koşullarına karşı düzenlendiği belirtilen protestoların ardından hükümette siyasi gerilim yaşandığı bildirildi. Aktarılan bilgilere göre, hafta sonu çok sayıda kentte meydana gelen şiddet olayları sonrasında İçişleri Bakanı Laurent Nuñez, istifasını Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'a sundu. Ancak Macron'un istifayı kabul etmediği öne sürüldü.<br />Fransa Cumhurbaşkanlığına bağlı Elysee Sarayı'ndan yapıldığı belirtilen açıklamada, Macron'un güvenlik yönetiminde sürekliliğin korunmasını istediği ve Nuñez'e görevine devam etmesi talimatı verdiği aktarıldı.<br />Cumhurbaşkanının ayrıca yağmalama ve şiddet olaylarının önlenmesi amacıyla yeni güvenlik önlemleri hazırlanmasını istediği belirtildi.<br />Protestocular Louvre müzesinin girişini kapattı<br />Yaşam maliyeti ve lise öğrencileri için fırsat eksikliğine duyulan öfkenin tetiklediği ayaklanmalar, pazartesi günü sürüyor.<br />Dünyanın en çok ziyaret edilen müzesinin girişi an itibarıyla kapalı bulunuyor.<br />Fransa'da protestolar şiddet olaylarına dönüştü<br />Ülke genelindeki gösterilerin artan yaşam maliyetleri, kamu hizmetlerinin kötüleşmesi ve eğitim sistemindeki sorunlara yönelik tepkilerle başladığı ifade edildi.<br />Hafta sonu düzenlenen protestoların bazı kentlerde şiddet olaylarına dönüştüğü, göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar yaşandığı bildirildi.<br />Aktarılan bilgilere göre Paris, Marsilya ve Limoges kentlerinde kamu binaları ile ticari işletmeler hedef alındı. Bazı mağazaların yağmalandığı, çok sayıda iş yerinde maddi hasar meydana geldiği öne sürüldü.<br />Limoges'ta tarihi belediye binasının yakıldığı iddiası<br />Protestolar sırasında en dikkat çekici olaylardan birinin Limoges kentinde yaşandığı ileri sürüldü. Kentteki tarihi belediye binasının ateşe verildiği iddia edildi.<br />Paris ve Marsilya'da da göstericilerle güvenlik güçleri arasında çatışmalar çıktığı, bazı bölgelerde kamu düzeninin ciddi biçimde aksadığı aktarıldı.<br />Ancak belediye binasına ilişkin yangın iddiasının kapsamı ve hasarın boyutu hakkında bağımsız olarak doğrulanmış ayrıntılar bulunmuyor.<br />Fransa'da 2 bin 400 gözaltı iddiası<br />Fransız yetkililere dayandırılan bilgilere göre, hafta sonu yaşanan olaylarda yaklaşık 2 bin 400 kişi gözaltına alındı.<br />Çatışmalarda çok sayıda kişinin yaralandığı, yüzlerce iş yerinin zarar gördüğü ve güvenlik güçlerinin müdahale yöntemlerinin tartışma konusu olduğu belirtildi.<br />Bununla birlikte 2 bin 400 gözaltı sayısı, resmi makamların güncel açıklamalarıyla bağımsız olarak teyit edilmiş değil.<br />Fransa Başbakanı Lecornu'dan olağanüstü toplantı kararı<br />Şiddet olaylarının ardından Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu'nun, 19 Ekim Pazartesi günü bakanlıklar arası kriz toplantısı düzenlemesi kararlaştırıldı.<br />Toplantıda güvenlik önlemlerinin yanı sıra zarar gören işletmelerin durumu, ekonomik kayıplar ve olaylara ilişkin adli süreçlerin ele alınması bekleniyor.<br />Macron ise İçişleri Bakanı Nuñez'den, kamu düzenini bozan gruplara karşı yeni müdahale yöntemlerini hızla uygulamaya koymasını istedi. Elysee Sarayı, istifanın reddedilmesini mevcut koşullarda güvenlik güçlerinin yönetiminde sürekliliğin korunması gereğiyle açıkladı.<br />Macron'dan sert açıklama: Şiddete karışanlar hesap verecek<br />Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 18 Ekim Pazar akşamı halka seslenerek protestolar sırasında yaşanan yağmalama ve saldırıları kınadı.<br />Yaşanan olaylar karşısında öfke ve utanç duyduğunu belirten Macron, meşru taleplerle gösterilere katılan vatandaşlarla şiddet eylemlerine karışan kişilerin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.<br />Macron, kamu binalarına saldıran ve iş yerlerini yağmalayan kişilerin hesap vereceğini belirterek güvenlik önlemlerinin artırılacağını duyurdu. Ancak konuşmasında olağanüstü hâl veya genel sokağa çıkma yasağı ilan etmedi.<br />Fransa'da protestolar devam edecek mi?<br />17 Ekim'deki ülke çapındaki gösterilere yaklaşık 550 bin kişinin katıldığı, Fransız yetkililer tarafından bildirildi. Protestoların büyük bölümü barışçıl gerçekleşirken bazı kentlerdeki şiddet olayları ciddi hasara yol açtı.<br />Fransız hükümeti, protestoların ardından güvenlik politikalarını yeniden değerlendirirken muhalefet partileri, sendikalar ve öğrenci örgütleriyle görüşmeler yapılması planlanıyor.<br />19 Ekim itibarıyla Laurent Nuñez görevine devam ediyor. Bununla birlikte hayat pahalılığı ve kamu hizmetlerine ilişkin taleplerin karşılanıp karşılanmayacağı, ülkedeki siyasi gerilimin geleceği açısından belirleyici olacak.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261019/fransa-protestolari-hukumeti-krize-soktu-icisleri-bakani-istifa-etti-macron-kabul-etmedi-1109658785.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tel Aviv-Viyana uçağı bomba ihbarı nedeniyle Sofya'ya acil indi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tel-aviv-viyana-ucagi-bomba-ihbari-nedeniyle-sofyaya-acil-indi-2667665e41ddb-885f-4d55-a1ed-96a24a48db1e2026-10-19T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Tel Aviv-Viyana uçağı bomba ihbarı nedeniyle Sofya'ya acil indi

Tel Aviv-Viyana uçağı bomba ihbarı nedeniyle Sofya'ya acil indi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avusturya Havayolları'nın Tel Aviv-Viyana seferini yapan yolcu uçağı bomba ihbarı üzerine Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya acil iniş yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havayolu sözcüsünün Pazartesi sabahı Reuters haber ajansına yaptığı açıklamaya göre Pazar günü gerçekleştirilen OS82 sefer sayılı uçuş sırasında Airbus A320 tipi uçakta 51 yolcu ile altı mürettebat bulunuyordu. OE-LZE tescil numaralı uçak ihbar üzerine saat 20.42'de Sofya'ya güvenli biçimde indi ve arama işlemine tabi tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolcular inişin ardından uçaktan ayrıldı. İncelemenin tamamlanmasının ardından yolcuların başka bağlantılı uçuşlara aktarılması planlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaş uçağı eşlik etti<br />Bulgaristan Ulaştırma ve İletişim Bakanlığı'na göre, uçuş sırasında Romanya sınırında mürettebat bir bomba tehdidi sinyali bildirdi ve Sofya'ya programda olmayan bir iniş yapmaya karar verdi. Aktarılan bilgilere göre, bir hava kuvvetleri savaş uçağı, uçağa, inişe kadar eşlik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail gazetesi Haaretz ise daha önce, uçakta şüpheli bir cisim bulunduğuna dair isimsiz bir ihbar yapıldığını duyurmuştu. Uçuş takip servisi Flightradar24'ün verilerine göre, uçağın Tel Aviv'den saat 18.40'ta kalkması planlanıyordu. Uçak, saat 21:25'te Sofya'ya yönlendirildi. Bulgar makamları, Reuters'ın yorum talebine ilk anda yanıt vermedi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/tel-aviv-viyana-u%C3%A7a%C4%9F%C4%B1-bomba-ihbar%C4%B1-nedeniyle-sofyaya-acil-indi/a-79695660</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada'da askeri üste yangın, 4 ölü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanadada-askeri-uste-yangin-4-olu-266750c978097-d01d-48dc-b7ec-4b2b7a2587d72026-10-19T10:08:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada'da askeri üste yangın, 4 ölü

Kanada'da askeri üste yangın, 4 ölü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kanada'da bir askeri üste meydana gelen yangında en az 4 kişi öldü, 39 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanadalı yetkililer Pazar günü yaptıkları açıklamada, yangının Cumartesi öğleden sonra canlı mühimmatla yapılan bir tatbikat sırasında çalılık alanda çıktığını, şiddetli rüzgarın etkisiyle de hızla yayıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wainwright Üssü'ndeki yangında Cumartesi günü en az 4 kişi hayatını kaybetti. Resmi verilere göre, 39 yaralı hastanelerde tedavi altında tutuluyor. Yaralılardan 19'unun durumu kritik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Letonya görevine hazırlanan 85 asker etkilendi<br />Yangından etkilenen 85 asker, Kanada'nın şu anda en büyük uluslararası askeri operasyonu olan Letonya görevine hazırlanıyordu. Yetkililer, rüzgarın alevleri saatte 96 kilometreye varan hızla ilerlettiğini ve Kanada Silahlı Kuvvetleri personelini bir atış poligonunda çembere aldığını belirtti. Yangının son derece hızlı yayıldığı, bir kilometrelik mesafeyi 30 ila 60 saniyede kat ettiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada 1. Tümen Komutanı Tümgeneral Wade Rutland, yangını olağandışı ve hızlı gelişen bir olay olarak nitelendirdi. Rutland, "Daha önce böyle bir şey görmedim" dedi.<br />Paraşütlü kurtarma ekipleri bölgeye indi<br />Askeri arama kurtarma uzmanları, mahsur kalanlara yardım etmek için paraşütle bölgeye indi. Operasyonda, daha uzaktaki Edmonton ve Saskatoon kentlerinden gelen 22 ambulans ve 8 kurtarma helikopteri görev yaptı. Yaralılar Edmonton, Wainwright, Calgary ve Red Deer'daki hastanelerde tedavi ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alberta Eyaleti Başbakanı Danielle Smith, yaralıların birçoğunun haftalar, hatta aylar sürecek uzmanlaşmış yoğun bakım tedavisine ihtiyaç duyacağını söyledi. CBC News de Edmonton'daki sağlık personeline dayandırdığı haberinde, bölgede "Kod Turuncu" ilan edildiğini bildirdi. Bu kod, sağlık hizmetlerinin koordine edilmesini gerektiren toplu kaza anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney: Barış döneminin en ağır trajedilerinden biri<br />Başbakan Mark Carney, yangını Kanada Silahlı Kuvvetleri'nin kendi topraklarında barış döneminde yaşadığı en ağır trajedilerden biri olarak niteledi. Carney, kurbanları anmak için ülke genelinde federal binalardaki bayrakların yarıya indirilmesi talimatını verdi. Savunma Bakanı David McGuinty ise durumu yerinde incelemek üzere bölgeye gideceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, yangından etkilenenlerin ülkenin dört bir yanındaki askeri üslerden geldiğini söyledi. Askeri ve sivil itfaiyeciler, yangınla bütün gece son derece zorlu koşullarda mücadele etti. Daha uzaktaki Edmonton ve Saskatoon kentlerinden gelen kurtarma helikopterleri de operasyonda yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yangının kesin nedeni araştırılıyor<br />Çalı yangınının kesin nedeni hâlâ inceleniyor. Tümgeneral Rutland ise dışarıdan bir müdahale ihtimalini ve yangının bölgedeki geniş petrol ve doğal gaz altyapısıyla bağlantısını reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yangın üs dışına sıçradı, tahliye emri yok<br />Yangının çıktığı üste bir ordu eğitim merkezi bulunuyor. Wainwright Üssü, Alberta eyaletinde Edmonton'un yaklaşık 210 kilometre doğusunda yer alıyor. 2021 verilerine göre üste yaklaşık bin 300 askeri ve sivil personel görev yapıyordu. Yaklaşık 6 bin 600 nüfuslu, üssün hemen bitişiğindeki Wainwright kasabası için herhangi bir tahliye emri verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / BÜ, TY</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/kanadada-askeri-%C3%BCste-yang%C4%B1n-4-%C3%B6l%C3%BC/a-79696483</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme! 22 şüpheli gözaltında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/alihan-kuris-sorusturmasinda-yeni-gelisme-22-supheli-gozaltinda-266748a8ca8f8-a152-4db5-80cc-55521403ea192026-10-19T09:47:00+03:00HABER MERKEZİ Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme! 22 şüpheli gözaltında

Alihan Kuriş soruşturmasında yeni gelişme! 22 şüpheli gözaltında

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başsavcılıktan yapılan açıklamaya göre, başsavcılık koordinesinde Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında "Alihan Kuriş çıkar amaçlı suç örgütü" hakkında, "suç örgütü kurma ve yönetme", "suç örgütüne üye olma", "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama", "kamu kurum ve kuruluşları zararına dolandırıcılık" ve "vergi usul kanununa muhalefet" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara merkezli 12 ilde, 28 ikamet ve 16 iş yerine eş zamanlı gerçekleştirilen operasyonda, hakkında gözaltı kararı verilen 38 şüpheliden 22'si gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerden 14'ünün yurt dışında olduğu tespit edilirken, 2 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların titizlikle devam ettiği bildirildi. - AKŞAM GAZETESİ</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nuri Pakdil’i Anlamak ve Hatırlamak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-nuri-pakdili-anlamak-ve-hatirlamak-266738c2a9e5d-1065-4182-9805-cf933ca7e7842026-10-19T08:36:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nuri Pakdil’i Anlamak ve Hatırlamak

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nuri Pakdil’i Anlamak ve Hatırlamak

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yedi İklimin Bilgesi, Kudüs Şairi,&nbsp;</strong>Türk edebiyatının ve düşünce hayatının en özgün, en tavizsiz ve en üretken kalemlerinden biri olan <strong>Nuri Pakdil</strong>, hayatını bir "inanç ve eylem adamı" olarak yaşamış; ardında sadece eserler değil, aynı zamanda sarsılmaz bir duruş ve benzersiz bir gelenek bırakmıştır. Vefat yıl dönümünde onu rahmetle, minnetle ve hasretle yâd ederken, yazdıklarıyla olduğu kadar kurduğu yapılar ve öncülük ettiği hareketlerle de tarihe nasıl mührünü vurduğunu hatırlamak büyük bir borçtur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Duruşun Adı: Edebiyatı Hayatın Merkezine Koymak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Nuri Pakdil, edebiyatı sadece kelimeleri yanyana getirmek olarak görmemiş; onu bir <strong>yaşam biçimi, bir direnç odağı ve bir inanç savunusu</strong> haline getirmiştir. O, Türk edebiyatında "yerli düşünce" kavramının mimarlarındandır. Batı taklitçiliğine karşı çıkarak kendi köklerimizden, medeniyet değerlerimizden beslenen yepyeni bir sanat ve düşünce dili kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun kalemi, sadece kâğıt üzerinde kalan bir mürekkep değil, haksızlıklara karşı kalkan bir kalkan, uykulardan uyandıran bir çobandır. Pakdil’e göre yazar, çağının tanığı değil, çağını sorgulayan ve yönlendiren vicdanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihe Not Düşen Büyük Eserler ve Yapıtlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Nuri Pakdil, eserlerinde kullandığı kendine has üslup, devrik cümleler, neolojizmler (yeni kelime üretme) ve yoğun simgesel dil ile Türkçenin zenginliklerini adeta yeniden keşfetmiştir. Onun kaleminden çıkan her eser, edebiyatımızda çığır açan birer manifestodur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deneme ve Yazıları:</strong><em>Birlikte</em>, <em>Batı Notları</em>, <em>Düşünce Yazıları</em>, <em>Edebiyat Kulesi</em> ve <em>Umut Itrısı</em> gibi eserleriyle Batı medeniyetini eleştirel bir gözle incelemiş, kendi medeniyet coğrafyamızın manevi haritasını çıkarmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tiyatro Oyunları:</strong><em>Otel Rèspas</em>, <em>Korku</em>, <em>Ayrılış</em> ve <em>Sönmeyen Umut</em> gibi oyunlarında modern insanın bunalımlarını, yabancılaşmasını ve toplumsal çözülmeleri sahneye taşımıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şiirleri:</strong><em>Sükût Suresi</em>, <em>Abbasağa</em> gibi sarsıcı ve derinlikli şiirleriyle insanın yalnızlığını, inancını ve direnişini en saf haliyle mısralara dökmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Okul ve Ekol Olan Dergicilik: Edebiyat Dergisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Nuri Pakdil’in Türk kültür hayatına bıraktığı en büyük miraslardan biri, hiç şüphesiz <strong>Edebiyat Dergisi</strong>’dir. 1969 yılında yayımlamaya başladığı bu dergi, sadece bir yayın organı değil, bir neslin yetiştiği, fikirlerin beraat ettiği büyük bir <strong>okul ve ekol</strong> olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Edebiyat Dergisi Yayınları aracılığıyla Türk edebiyatına pek çok yeni isim kazandırılmış, genç yazarlar ve şairler onun rehberliğinde yetişmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Pakdil, bu dergi etrafında ördüğü fikir dünyasıyla Türk düşünce hayatına "Kudüs bilincini", "devrimci ruhu" ve "yerli duruşu" nakşetmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kalbinin Attığı Yer: Kudüs Şairi Nuri Pakdil</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Nuri Pakdil denildiğinde akla ilk gelen unvanlardan biri "Kudüs Şairi"dir. O, Kudüs’ü sadece coğrafi bir şehir olarak değil, İslam ümmetinin kalbi, onuru ve kıblegâhı olarak görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Yıkılasın İsrail sen düşüncelerinle yataklarında aslanlar gibi uyandığı gün paslı demirler eriyecektir."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu inançla Kudüs’ü her daim şiirlerinin, düşüncelerinin ve dualarının merkezinde tutmuş; bu yönüyle nesillere Kudüs sevgisini ve bilincini aşılamıştır. Onun Kudüs sevdası, zulme karşı susmamanın, hakkı ve adaleti her koşulda savunmanın simgesi olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İz Bırakan Bir Ömür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatı boyunca tavizsiz duruşundan, zarafetinden ve inancından asla ödün vermeyen Nuri Pakdil, sessiz ve saygın bir hayat sürdükten sonra 4 Ekim 2019’da aramızdan ayrıldı. Ancak bıraktığı miras, kurduğu cümleler ve açtığı çığır bugün hâlâ yolumuzu aydınlatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onu anmak; sadece geçmişe bakmak değil, onun "yerli ve milli düşünce", "bağımsız duruş" ve "Kudüs bilinci" mirasına sahip çıkmak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı cennet olsun. Edebiyatımızın ve vicdanımızın bilge kalemi Nuri Pakdil’i rahmet, minnet ve saygıyla yâd ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad5d2c8dcbb5.jpg" style="height:1594px; width:1200px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Letonya’nın Ruslara vize verilmesini durdurma çağrısına Rusya’dan yanıt]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/letonyanin-ruslara-vize-verilmesini-durdurma-cagrisina-rusyadan-yanit-2667268740e9e-db30-4b48-8130-5d4ba93c519d2026-10-19T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ Letonya’nın Ruslara vize verilmesini durdurma çağrısına Rusya’dan yanıt

Letonya’nın Ruslara vize verilmesini durdurma çağrısına Rusya’dan yanıt

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü <strong>Mariya Zaharova</strong>, Letonya Başbakanı <strong>Andris Kulbergs’in</strong> ‘hibrit tehditleri’ gerekçe göstererek <strong>Avurpa Birliği’ne (AB) </strong>Ruslara vize vermeyi durdurma çağrısı yapan açıklamalarını, <strong>Telegram </strong>kanalından yaptığı bir paylaşımla yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, <em>"Kulbergs için bir televizyon açın, orada gelecekte değil günümüzde, hibrit olarak değil ilkel olarak sadece AB'yi tehdit etmekle kalmayıp, nasıl aktif bir şekilde yakıp yıktıklarını gösteriyorlar"</em> ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Letonya Başbakanı Kulbergs daha önce, gelecekte ortaya çıkabilecek olası 'hibrit tehditleri' önlemek amacıyla AB ülkelerine, Ruslara turist vizesi vermeyi durdurmaları çağrısında bulunmuştu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261018/letonyanin-ruslara-vize-verilmesini-durdurma-cagrisina-rusyadan-yanit-1109650778.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hayat pahalılığı protestoları: Milano’da 50 gözaltı, Torino ve Bologna’da da çatışma]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hayat-pahaliligi-protestolari-milanoda-50-gozalti-torino-ve-bolognada-da-catisma-266718b739bd9-f7a7-4095-8d1c-dec8052474dc2026-10-19T08:07:00+03:00HABER MERKEZİ Hayat pahalılığı protestoları: Milano’da 50 gözaltı, Torino ve Bologna’da da çatışma

Hayat pahalılığı protestoları: Milano’da 50 gözaltı, Torino ve Bologna’da da çatışma

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">En büyük gerginlik Milano'da yaşandı; gösteri önce Via Broletto'da, ardından özellikle Piazza Duomo çevresindeki merkezde kontrolden çıkarak adeta bir kent gerillası sahnesine dönüştü. Lombardiya'nın başkentinde <strong>25 kişi yaralandı</strong> ve kentin çeşitli hastanelerine kaldırıldı; bunların 10'u güvenlik güçlerinden. Yaralılardan hiçbiri için hayati tehlike anlamına gelen kırmızı kodlu sevk gerekmedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Milano'da çatışmalar: dükkânlara saldırı, seyyar tuvalet ateşe verildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Milano'daki olaylar sırasında polis kalabalığı dağıtmak için göz yaşartıcı gaz kullandı, tazyikli su ve su topu devreye soktu; göstericiler ise yangın söndürücüleri boşalttı, havai fişek ve maytap patlattı, çöp kutuları ile bariyerlerin de aralarında bulunduğu çeşitli cisimler fırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevik kuvvetin müdahalesi Galleria Vittorio Emanuele II'yi de kapsadı ve M1 ile M3 metro hatlarının istasyonları kapatıldı. <strong>Merkezdeki çok sayıda mağaza tahrip edildi,</strong> Piazza Duomo'da bir seyyar tuvalet ateşe verildi; ara sokaklarda sandalyeler fırlatıldı, masalar devrildi, çöp konteynerleri ve banklar sökülüp atıldı. Gösterinin sonunda <strong>50 kişi gözaltına alındı,</strong> bunların yarısını reşit olmayanlar oluşturdu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Torino'da 12 kişi gözaltında, 10'u reşit değil</span></h2><p><span style="font-size:18px">Torino'da da gerginlik ve çatışmalar yaşandı. Yaklaşık bir saat boyunca kent, yüzleri kapüşonlarla gizlenmiş çok genç göstericilerin, yerinden sökülüp yola itilen çöp konteynerlerinin ve kafe dış alanlarındaki masa ve sandalyelerden kurulan barikatların yanı sıra güvenlik güçlerine atılan şişe, havai fişek, sopa ve taşların sahnesi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis, 10'u reşit olmayan toplam 12 kişiyi durdurarak gözaltına aldı; üzerlerinde molotof kokteylleri, havai fişekler, parke taşları ve cam kırma çekiçleri ele geçirildi. Bazılarının mala zarar verme eylemlerinin şüpheli failleri olduğu düşünülüyor ve durumları soruşturmayı yürüten ekiplerce inceleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Bologna'da istasyon çevresinde protesto: 7 gözaltı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bologna'da çatışmalar istasyon bölgesi ile Piazza Medaglie d'Oro'da yoğunlaştı; kapüşonlu gençler tarafından yoğun bir taş ve eşya yağmuru yaşandı ve <strong>kiralık bisikletlerden onlarcası yere atıldı</strong>. Öğleden sonra Piazza Minghetti'den fiyat artışlarına karşı sloganlarla başlayan ve Via Farini ile Via Marconi yönüne ilerleyen yürüyüş sırasında bir grup gösterici istasyon bölgesinde ayrılarak sis bombaları, cam şişeler ve bariyerler fırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik güçleri tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı; protesto daha sonra kentin ana arterlerinden Via Indipendenza'ya doğru kaydı. Şu ana kadar yedi kişi gözaltına alındı ve haklarındaki değerlendirme sürüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Meloni muhalefete şiddeti kınama çağrısı yaptı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Öğleden sonraki olaylara birçok siyasetçi tepki gösterdi. Başbakan Giorgia Meloni, Cumartesi öğleden sonra düzenlenen CGIL mitingine atıfta bulunarak gösteri yapmanın bir hak olduğunu söyledi, ancak ardından Milano'daki çatışmalardan bir video yayımlayarak İtalya şehirlerindeki protestoları <strong>kınadı.</strong> Meloni, muhalefete seslenerek şunları ekledi: ‘Muhalefete çağrımı yineliyorum: Bu konuda muğlak davranmasınlar. Her türlü suskunluk bir gerekçeye dönüşür.’</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, ‘Merkez solun bir kesiminin, fikir ve öneri üretmedeki eksikliğini telafi etme girişimiyle yangına körükle gitmesi kabul edilemez’ derken, diğer başbakan yardımcısı ve Ulaştırma Bakanı Matteo Salvini ise meydanlarda ‘sosyal merkez militanları, serseri takımı ve çürümüş solcu artıkları’ olduğunu savundu ve ‘Onları hâlâ koruyan, savunan çıkacak mı?’ diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karşı cephede, Milano Belediye Başkanı Giuseppe Sala şu değerlendirmede bulundu: ‘Protestonun gerekçeleri anlaşılabilirdi. <strong>Güvenlik güçlerine yönelik şiddet ve kente verilen ağır zararlar ise hiçbir şekilde mazur görülemez.</strong> Siyaset, oy peşinde koşarak bu olayları araçsallaştırmayı da seçebilir; ya da bu kadar zor bir tarihsel dönemi sağduyuyla ele almayı. Umarım tercih edilen yol ikincisi olur.’</span></p><p><span style="font-size:18px">Lombardia Bölgesi'nde ise PD grup başkanı Pierfrancesco Majorino ise şu açıklamayı yaptı: ‘Bugünkü şiddet olayları <strong>kesinlikle kabul edilemez ve kararlılıkla kınanmalıdır.</strong> Ancak hiç kimsenin, günlerdir tamamen barışçıl biçimde sokağa çıkan ve barınma, eğitim hakkı ile daha genel anlamda gelecek gibi kritik konuları gündeme taşıyan öğrenci ve gençleri bu olaylar üzerinden kriminalize etmeye hakkı yok.’</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/18/gecim-sikintisi-protestolari-milanoda-50-gozalti-torino-ve-bolognada-da-catisma</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İstanbul'daki sellerde can kaybı 6'ya yükseldi: Arama çalışmaları sürüyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbuldaki-sellerde-can-kaybi-6ya-yukseldi-arama-calismalari-suruyor-26670754537a7-f114-4dbd-bbea-c4d9afda3ba72026-10-19T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul'daki sellerde can kaybı 6'ya yükseldi: Arama çalışmaları sürüyor

İstanbul'daki sellerde can kaybı 6'ya yükseldi: Arama çalışmaları sürüyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">14 Ekim'deki yağışların ardından yaşanan sellerde şimdiye kadar İstanbul'da beş kişinin, Kocaeli'de ise bir kişinin cansız bedenine ulaşıldığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ekim Cumartesi akşamı Anadolu Yakası'nda etkili olan sağanak, Pendik'in Göçbeyli Mahallesi'nde sele yol açtı. Derenin debisinin yükselmesiyle üç kişi otomobilleriyle birlikte suya kapıldı. Araçtaki kişilerden biri kendi imkânlarıyla kurtulurken diğer ikisi kayboldu. Pazar günü kayıp kişilerden birinin cansız bedenine ulaşıldı, diğer kişiyi arama çalışmaları sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haliç kıyısında arama yapan ekiplerin ise günlerdir aranan Türkmenistan uyruklu Murat Babajanov'un cansız bedenine ulaştığı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Valisi Davut Gül, pazar günü yaptığı açıklamada, kayıp kişileri bulmak için arama-kurtarma çalışmalarının devam ettiğini belirtti. Göçbeyli Mahallesi'nin Kocaeli'nin Gebze ilçesi sınırında bulunduğuna dikkat çeken Gül, çalışmaların iki il arasındaki dere hattı boyunca yürütüldüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayazağa'da selden etkilenen bölgelerde enkaz kaldırma, temizlik ve yıkım çalışmalarını inceleyen Gül'ün açıklamasına göre, bölgede 19 dükkân, iki konut, bir Kur'an kursu ile bir stadyum ve tribünlerin yıkılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulların pazartesi günü yeniden açılmasının öngörüldüğünü belirten Gül, hasarın 18 Ekim'e kadar belirlenmesinin hedeflendiğini söyledi. Vali daha önce İstanbul'da 84 yıldır kaydedilen en ağır yağışın yaşandığını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ticaret Bakanı Ömer Bolat, selden etkilenen esnafın acil ihtiyaçları için 80 milyon lira nakdi destek sağlanacağını duyurdu. Desteğin, TESKOMB aracılığıyla 19 Ekim Pazartesi günü İstanbul Valiliği'ne gönderileceği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Valiliği, daha önce yaptığı açıklamada, 16 Ekim Cuma sabahından itibaren kentte yağışların yeniden başlamasının beklendiğini bildirmişti. Tahminlerde, özellikle Avrupa Yakası ve kentin kuzey ilçeleri ile Kırklareli'nin doğusunda kuvvetli yağış uyarısı yapılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'da 14 Ekim'de başlayan sağanak yağışta yaklaşık bin 200 su baskını yaşanırken, bazı araçlar sular altında kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Afet Koordinasyon Merkezi (AKOM), 30 istasyonda yapılan ölçümlere göre Beykoz, Sarıyer ve Eyüpsultan’da metrekareye 200 kilogramdan fazla yağış düştüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı’ndan 51 sefer alternatif havalimanlarına yönlendirildi, yedisi geliş ve 12’si gidiş olmak üzere toplam 19 sefer iptal edildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/18/istanbuldaki-sellerde-can-kaybi-6ya-yukseldi-arama-calismalari-suruyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[50 yaş altındaki kanser vakaları neden artıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/50-yas-altindaki-kanser-vakalari-neden-artiyor-266693041d987-0e3d-4ac0-bf82-43c6aa1592b92026-10-19T07:20:00+03:00HABER MERKEZİ 50 yaş altındaki kanser vakaları neden artıyor?

50 yaş altındaki kanser vakaları neden artıyor?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rakamlar endişe verici. Bazı kanser türlerinde vaka sayısı son 20 yılda iki katına çıktı. Ancak bunun gerçekten hastalıkların iki kat arttığı anlamına mı geldiği, yoksa toplumdaki farkındalığın hastanelerdeki tanı ve tedavi imkânlarının gelişmesi sayesinde erken evrede daha fazla vakanın tespit edilmesinden mi kaynaklandığı henüz net değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin bağırsak kanserine bakalım: İngiltere'de 2001 yılında 50 yaşın altındaki her 26 bin kişiden birine bu kanser türü teşhisi konuluyordu. 2023'te ise bu oran her 12 bin kişiden bire yükseldi. Yani vaka oranı milenyumun başına kıyasla yaklaşık iki katına çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu veriler, İngiltere, ABD ve Hollanda'daki kanser kayıtlarını analiz eden, kâr amacı gütmeyen kuruluşlardan oluşan uluslararası bir ağ olan Dünya Kanser Araştırma Fonu'ndan (WCRF) geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Londra'daki Kanser Araştırmaları Enstitüsü'nde klinik epidemiyoloji profesörü olan Amy Berrington de Gonzalez, rakamların iki katına çıkmasına rağmen genel düzeyin hâlâ düşük olduğuna dikkat çekiyor. DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kanser gençlerde hâlâ nadir görülüyor. Küçük bir sayının üç katı da hâlâ küçük bir sayıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Berrington de Gonzalez ve diğer bilim insanları, bunun küresel bir eğilim olması nedeniyle rakamların neden yükseldiğini anlamak istiyor. Latin Amerika bunun tipik örneklerinden biri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Latin Amerika'da gençlerde kanser vakaları artıyor<br />Gençlerdeki kanser vakaları açısından bazı veriler hayli dikkat çekici. 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada, 50 ülke ve bölgenin 2017'ye kadar olan kayıtları incelendi. Bu bölgelerin 27'sinde gençler arasındaki bağırsak kanseri vakalarının arttığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Latin Amerika'da bu artış Şili, Arjantin, Ekvador, Kosta Rika ve Porto Riko'da görüldü. Şili'deki yıllık yaklaşık yüzde 4'lük artış, kaydedilen en yüksek oranlardan biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Imperial College London'da kanser epidemiyolojisi profesörü olan Marc Gunter, Latin Amerika'nın gelişim sürecinde daha zengin ülkelerin izlediği yolu takip edeceğini düşünüyor. Gunter, Batı tarzı yaşam biçimine giderek daha fazla yaklaşan beslenme alışkanlıkları ve daha hareketsiz bir günlük yaşamın yaygınlaştığına dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bence bu zaten oluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Berrington de Gonzalez ise daha sağlıklı değerlendirmeler yapılabilmesi için veri altyapısının geliştirilmesi gerektiğini vurguluyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kanser için daha iyi kayıt sistemlerine ihtiyacımız var. Özellikle de obezite oranlarının arttığı Brezilya ve Meksika gibi ülkelerde."<br />Gençlerde özellikle altı kanser türü artıyor<br />Berrington de Gonzalez, 2025'te yayımlanan ve 42 ülkeden verilerin değerlendirildiği bir başka araştırmada, 2003 ile 2017 arasındaki verileri iki yaş grubu üzerinden karşılaştırdı: 20-49 yaş arasındakiler ve 50 yaşın üzerindekiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkelerin çoğunda altı kanser türünün gençler arasında arttığı görüldü: tiroit, meme, bağırsak, böbrek, rahim ve kan kanseri. Bağırsak kanseri dışında bu kanser türlerinde 50 yaş üzerindeki grupta da artış kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağırsak kanserindeki veriler ise gerçekten sıra dışıydı. Ülkelerin yaklaşık üçte birinde gençler arasındaki vaka artışı, yaşlılara kıyasla daha yüksek çıktı. Berrington de Gonzalez şu noktaya dikkat çekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gençlerde artarken yaşlılarda azalan tek kanser türü bu gibi görünüyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun araştırmalar açısından da sonuçları var. Kanser vakaları bütün yaş gruplarında artıyorsa, bunun nedenlerinin de muhtemelen toplum genelinde yaygın olması beklenir. Berrington de Gonzalez'e göre, araştırmalarda yalnızca gençlere odaklanılması halinde, yeterli veri bulunmadan karmaşık açıklamaların peşinden gitme riski ortaya çıkıyor.<br />Daha fazla farkındalık, daha iyi erken tanı<br />ABD'de 15-39 yaş arasındaki yetişkinlerde pankreas kanserini inceleyen bir araştırma, vakalardaki artışın neredeyse tamamen erken evrede teşhis edilen tümörlerden kaynaklandığını ortaya koydu. Ölüm oranlarında ise değişiklik olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar bundan, aslında kanser vakalarının artmadığı, erken teşhis olanaklarının geliştiği sonucunu çıkarıyor. Bunun toplumdaki farkındalığın artması ve insanların kontrol ve taramalara gitmeye daha istekli hale gelmesiyle açıklanabileceği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağırsak kanseri söz konusu olduğunda ise veriler farklı bir tablo ortaya koyuyor. ABD'de yapılan bazı araştırmalar, ileri evre kanser vakalarının da arttığını gösteriyor. Bu da yalnızca teşhis sayısının değil, hastalıkların gerçekten arttığına işaret ediyor.<br />Obezite ile kanser arasında bağlantı var mı?<br />Dünya Sağlık Örgütü'ne (DSÖ) bağlı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı'na göre, obezitenin en az 13 kanser türünün kanıtlanmış nedenlerinden biri olduğu kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2021 yılında mevcut araştırmalar üzerinden yapılan bir değerlendirme, fazla kilolu gençlerde 50 yaşından önce bağırsak kanserine yakalanma olasılığının iki katına çıktığını gösterdi. Obezite özellikle gençler arasında en hızlı artışı gösterdi. DSÖ'ye göre 1990'lardan bu yana yetişkinlerde obezite oranları iki katına çıkarken genç yetişkinlerde dört katına yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beslenmenin de büyük etkisi var:</span></p><p><span style="font-size:18px">İşlenmiş et ürünleri kanserojen kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alkol de risk faktörleri arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sebze, tam tahıllar ve baklagiller gibi lif bakımından zengin gıdalar kanser riskini azaltıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı uzmanlara göre yüksek oranda işlenmiş gıdalar ve mikroplastikler de kansere neden olabilir. Ancak Gunter, bu konudaki kanıtların henüz net olmadığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gunter şu uyarıda bulunuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu konuda çok fazla abartı var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla araştırmaya ihtiyaç olduğunu vurgulayan Gunter'a Berrington de Gonzalez de katılıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Beslenme alışkanlıkları değişti, ancak bunun nasıl bir rol oynayabileceğini henüz bilmiyoruz."<br />Kanser riski nasıl azaltılabilir?<br />Gunter'a göre insanları, hazır gıdalara ve masa başı işlere göre şekillenmiş toplumlarda yaşadıkları için suçlamak doğru değil. Kalıcı bir değişim için sağlık politikalarının da değişmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte Gunter, gençlerin sağlıklı kiloyu koruyarak, daha fazla hareket ederek, lifli gıdaları artırıp işlenmiş et tüketimini azaltarak kansere yakalanma riskini düşürebileceğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu tavsiyelerde bulunuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yürüyüşe çıkmak, fiziksel olarak daha aktif olmak, daha fazla meyve ve sebze yemek... Bunların hiçbiri şu anda çok moda olmayabilir ama gerçekten çok önemliler."</span></p><p><span style="font-size:18px">Berrington de Gonzalez'in bu yazıyı okuyan 30'lu yaşlardaki kişilere ise rahatlatıcı bir mesajı var: Gençlerde kanser vakaları hâlâ görece nadir görülüyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/kanser-gen%C3%A7le%C5%9Fiyor-50-ya%C5%9F-alt%C4%B1ndaki-vakalar-neden-art%C4%B1yor/a-79649636</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[247 çocuğun zehirlendiği kreşin işletmecisine müebbet hapis]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/247-cocugun-zehirlendigi-kresin-isletmecisine-muebbet-hapis-26668d741dba8-35ab-4bbf-a888-70db277e556d2026-10-19T07:18:00+03:00HABER MERKEZİ 247 çocuğun zehirlendiği kreşin işletmecisine müebbet hapis

247 çocuğun zehirlendiği kreşin işletmecisine müebbet hapis

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin'de 247 çocuğun kurşun içeren yiyecekler nedeniyle zehirlendiği kreşin işletmecisi müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Çin devlet haber ajansı Xinhua'nın aktardığına göre, Lanzhou'daki mahkeme, kreşi işleten kadını "zehirli ve sağlığa zararlı gıda üretmek ve satmaktan" suçlu buldu. Davada yargılanan beş kreş çalışanına ise 6 ile 15 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin hükmüne göre kreş işletmecisi ile kurumun yöneticisi, mutfak personeline çocuklara ve çalışanlara sunulan yiyeceklere, yemeklerin daha renkli ve çekici görünmesini sağlayarak kreşin tanıtımını yapmak amacıyla resim boyaları katmaları talimatı verdi. Oysa kullanılan boyalar sağlığa zararlı ve zehirliydi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda için uygun olmadığı belirtilen boyalar kullanıldı<br />Temmuz 2025'te ortaya çıkan olaya ilişkin soruşturma raporuna göre, test edilen 251 çocuktan 247'sinde anormal düzeyde kan kurşun seviyesi tespit edildi. Kreş çalışanlarından 28'inde de yüksek kan kurşun düzeyi saptandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kreşin mutfağında, ambalajlarında açıkça gıdada kullanıma uygun olmadığı belirtilen boya ve pigmentler hamura karıştırıldı. Bu, çocuklara sunulan kek ve farklı dolgulu hamur işlerinin daha renkli ve çekici görünmesini sağlamak amacıyla yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen iki yemek örneğindeki kurşun miktarının, Çin'in gıda standartlarında izin verilen seviyenin 2 bin katından fazla olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukların kan testi sonuçları da değiştirildi<br />Olaya ilişkin soruşturma, yerel makamlar ve sağlık kuruluşlarının ihmallerini de ortaya çıkardı. Bir hastanede çocukların kan testi sonuçlarının sonradan değiştirilerek kurşun seviyelerinin olduğundan düşük gösterildiği saptandı. Olayın ardından çok sayıda sorumlu hakkında soruşturma başlatılırken, yerel yetkililer hakkında da disiplin soruşturmaları yürütüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kreşin işletmecisi Li Huifang müebbet hapis cezasına çarptırılırken, siyasi haklarından da ömür boyu men edildi. Mahkeme ayrıca 500 bin yuanlık kişisel mal varlığına el konulmasına hükmetti. Kreşin yöneticisi Zhu Jinglin'e ise 15 yıl hapis cezası verildi. Mutfakta çalışan dört personele de 6 ile 8 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DSÖ: Kurşuna maruz kalmanın güvenli bir seviyesi yok<br />Çin'deki vakadan bağımsız olarak Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), hükümetleri kurşun kaynaklı çevre kirliliği ve kurşuna maruz kalmanın yol açtığı sağlık sorunlarına karşı sıklıkla uyarıyor ve etkili önlemler almaya çağırıyor. DSÖ, kurşunu arsenik, asbest, cıva ve yüksek derecede tehlikeli pestisitlerle birlikte halk sağlığı açısından ciddi tehdit oluşturan 10 kimyasal arasında sayıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurşun, vücuttaki birçok sistemi etkileyebilen oldukça toksik bir ağır metal. DSÖ'ye göre kurşuna maruz kalmanın zararlı etkilerinin görülmediği bilinen güvenli bir seviye bulunmuyor. Kurşun özellikle çocuklar için büyük risk oluşturuyor. Beyin ve sinir sistemleri hâlâ gelişmekte olduğu için çocuklar kurşunun toksik etkilerine karşı yetişkinlerden daha hassas. Kurşun vücuda girdikten sonra beyin, karaciğer ve böbrekler dahil çeşitli organlara dağılıyor, kemik ve dişlere büyük zarar veriyor. Çocuklarda, özellikle merkezi sinir sisteminde geri dönüşü olmayan hasarlara yol açabiliyor. DSÖ'ye göre desilitre başına 3,5 mikrogram gibi düşük bir kan kurşun düzeyi bile çocuklarda zekâ düzeyinde azalma, davranış sorunları ve öğrenme güçlükleriyle ilişkilendirilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurşuna boya, mutfak gereçleri, kozmetik ürünleri, baharatlar, kayıt dışı geri dönüşüm faaliyetleri ve endüstriyel kirlilik dahil çok sayıda kaynaktan maruz kalınabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AFP/ETO,SÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/%C3%A7in-247-%C3%A7ocu%C4%9Fun-kur%C5%9Fundan-zehirlendi%C4%9Fi-kre%C5%9Fin-sorumlusuna-m%C3%BCebbet-hapis-cezas%C4%B1/a-79692645</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MİLLİ EĞİTİMİN PAZIRLIKLI ALIMLARI ŞAŞIRTI!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/milli-egitimin-pazirlikli-alimlari-sasirti-2666735b94036-c9d4-4639-acc7-706339118b492026-10-19T07:11:00+03:00HABER MERKEZİ MİLLİ EĞİTİMİN PAZIRLIKLI ALIMLARI ŞAŞIRTI!

MİLLİ EĞİTİMİN PAZIRLIKLI ALIMLARI ŞAŞIRTI!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN İL MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ TARSUS İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, "2026/1607352 2026-2027 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI ÖZEL EĞİTİM ÖĞRENCİ TAŞIMA İŞİ" ni 21/B ye göre alım yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyeti: 8.500.274,37 TRY14.09.2026 - 30.11.2026 tarihleri arasında olanı RAMAZAN BOZKURT, &nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; 1007. SK. (CAD./SK.) No:22/2 ÇAĞLAYAN MAH. (MAHALLE/SEMT) TARSUS MERSİN TARSUS/MERSİN firması <strong>3.793.139,20 TRY bedelle alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">21.09.2026 - 30.11.2026 tarihleri arasında diğer kısmı, AHMET ÜNAL, MERKEZ/SARIKAVAK KÜME EVLER (CAD./SK.) No:204 A SARIKAVAK MAH. (MAHALLE/SEMT) ÇAMLIYAYLA MERSİN ÇAMLIYAYLA/MERSİN firması <strong>1.122.116,00 TRY bedelle</strong> alır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer kısmı, 21.09.2026 - 30.11.2026 tarihleri arası için yine AHMET ÜNAL, <strong>3.563.718,00 TRY bedelle alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu kez, SİLİFKE İLÇE MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ</strong> ÖĞRETMENEVİ VE AKŞAM SANAT OKULU MÜDÜRLÜĞÜ, "2026/1649238 Yemek Dağıtımı İşi" ni 21/F ye göre ihale yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 2.808.952,96 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2,679,600.00 TRY bedel ile</strong> MSÇ TEDARİK ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK KIRTASİYE OYUNCAK İŞ GÜVENLİĞİ MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'ne verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu kez YENİŞEHİR İLÇE</strong> MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ, "2026/1601949 2026/2027 Eğitim Öğretim Yılı 101 Temel Eğitim Öğrencisinin 9 Yerleşim Yerinden 7 Araç İle 3 Taşıma Merkezi Okula 181 Gün Taşınması" işini, 21/F ile ihale alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyeti: 2.405.935,26 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2,389,200.00 TRY bedelle</strong> İÇEL PALMİYE TURİZM OTOMOTİV MEDİKAL TEMİZLİK GIDA DAĞITIM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.(Tek teklif)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu kez, MUT İLÇE</strong> MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜĞÜ ÖĞRETMENEVİ VE AKŞAM SANAT OKULU MÜDÜRLÜĞÜ, "2026/1547315 2026-2027 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI KAPSAMINDA 4 ŞOFÖR 4 ARAÇLA YEMEK TAŞIMA İŞİ" ni 21/F ile ihale alıma çıkarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 3.258.602,73 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">TUNAHAN EMDİRME isimli şahısla <strong>3,200,080.00 TRY </strong>bedelle sözleşme imzalanır. (Tek teklif)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu kez, MERSİN İL MİLLİ EĞİTİM</strong> MÜDÜRLÜĞÜ, "2026/1530281 MERSİN İLİ AKDENİZ İLÇESİ AKİB ZAFER ÇAĞLAYAN MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ WC ONARIM İŞİ" ne 21/B usulü ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 1.050.961,21 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BARIŞ TAŞKIN isimli şahıs ile <strong>795,100.00 TRY</strong> bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu haber içindeki ihalelerin sözleşme bedeli toplam tutarı: 17,542,953,20 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu rakamın içinde henüz KDV yok. Fatura kesiminde birde KDV eklenecek, miktar daha da büyüyecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu kasada, tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkı var. BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasası. Niçin AÇIK değil pazarlık yapılıyor bu işler?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dikkat edin benzer işler çok farklı rakamlar ile ve tek teklif ile verilmiş. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yok, mu bunun hesabını soracak bir yetkili?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLAR BELEDİYESİ KİME GÜVENİYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslar-belediyesi-kime-guveniyor-266666d709a36-6da6-4ad4-b957-e2a2f82ab1ba2026-10-19T07:09:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLAR BELEDİYESİ KİME GÜVENİYOR?

TOROSLAR BELEDİYESİ KİME GÜVENİYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ<strong>,"2026/1867862 4 AY SÜRELİ İLE TAŞIT VE İŞ MAKİNASI KİRALANMASI İŞİ"</strong> Nİ Pazarlık (MD 21 B) USULÜ İHALE VE ALIMA ÇIKAR.</span></p><p><span style="font-size:18px">İDARECE GİZLİ OLARAK BELİRLENEN YAKLAŞIK MALİYET: 36.424.500,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞAL TEMİZLİK İNŞAAT ENERJİ MADENCİLİK NAKLİYE KURUMSAL KİRALAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, İKİFİLO KURUMSAL KİRALAMA PAZARLAMA İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İş Ortaklığına (DENİZLİ) bu iş 35,780,000.00 TRY verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha henüz bu rakam içinde KDV yok. Fatura kesiminde birde KDV eklenecek. Miktar daha da artacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki kişi teklif verir, birinde kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">21/B ne demek: “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya yapım tekniği açısından özellik arz eden veya yapı veya can ve mal güvenliğinin sağlanması açısından ivedilikle yapılması gerekliliği idarece belirlenen hallerde veyahut idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ihalenin ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” BÖYLE BİR DURUM MU VAR?..</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylesine büyük bir işi ve devamlılık isteyen işi, neden pazarlık ile alıyorsunuz? Niçin AÇIK ihale değil?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devam ediyoruz, AYNI İDARE aynı firmaya bir iş daha verir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kez 21/F ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2026/1743699 EKSKAVATÖR VE KAMYON KİRALANMASI HİZMET ALIMI” İŞİ…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">YAKLAŞIK MALİYETİ: 3.390.625,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">İŞ BU KEZ, 3,350,000.00 TRY BEDELLE SÖZLEŞME İMZALANIP VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px">BU DA İKİ TEKLİF İLE.</span></p><p><span style="font-size:18px">BU RAKAMIN İÇİNDE DE KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkı olan BEYTÜLMAL DEDİĞİMİZ Devlet kasası mevzu bahis.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlgili Belediye İle alakalı aşağıdaki linklerimizde başkaca haberlerde mevcut:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344">https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-26498</a></span></p><p><span style="font-size:18px">BU İŞLERİ KİM ARAŞTIRIP, SORUŞTURACAK….</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Batı basını: ABD, Avrupa’ya Rus gazı alımını artırmayı önerecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bati-basini-abd-avrupaya-rus-gazi-alimini-artirmayi-onerecek-266652f9fd644-75a9-4896-86b4-8150f60a19202026-10-18T15:22:00+03:00HABER MERKEZİ Batı basını: ABD, Avrupa’ya Rus gazı alımını artırmayı önerecek

Batı basını: ABD, Avrupa’ya Rus gazı alımını artırmayı önerecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong> yönetiminin, Ukrayna’da barışın sağlanmasına yönelik kapsamlı planı çerçevesinde Avrupa Birliği’ne <strong>Rus gazı alımlarını yeniden artırmayı </strong>önermeye hazırlandığı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">New York Times’ın kaynaklarına dayandırdığı haberine göre söz konusu teklif, Trump yönetiminin planındaki <strong>“kilit unsur” </strong>olarak değerlendiriliyor. Gazete, bu adımın ABD’nin uzun yıllardır izlediği enerji politikasında köklü bir değişime yol açabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde, Amerikan tarafının Avrupa’nın Rusya’dan çok daha yüksek miktarlarda <strong>doğal gaz</strong> satın almaya başlamasını istediği öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump yönetiminin ayrıca, olası bir barış anlaşmasının ardından <strong>Kuzey Akım</strong> doğal gaz boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesini<strong> “kolay ulaşılabilir bir hedef”</strong> olarak değerlendirdiği aktarıldı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261018/bati-basini-abd-avrupaya-rus-gazi-alimini-artirmayi-onerecek-1109636217.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada'da askeri üste yangın: Ölü ve yaralılar var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanadada-askeri-uste-yangin-olu-ve-yaralilar-var-266643bb076df-f3f7-4768-85aa-3a7c0cc076292026-10-18T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada'da askeri üste yangın: Ölü ve yaralılar var

Kanada'da askeri üste yangın: Ölü ve yaralılar var

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kanada Savunma Bakanı David McGuinty, ülkenin Alberta eyaletindeki Wainwright askeri üssünde meydana gelen bir olayda ölü ve yaralıların bulunduğunu açıkladı. Olayın ardından bölgede büyük çaplı bir yangın çıktığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">McGuinty, cumartesi günü geç saatlerde yaptığı açıklamada, “Üste meydana gelen bir olay sonucunda hem hayatını kaybedenler hem de yaralananlar olduğunu üzülerek paylaşıyorum,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı Mark Carney de Kanada Kuvvetleri Wainwright Üssü'nde “büyük çaplı bir yangına neden olan ciddi bir olay” yaşandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Etkilenen tüm cesur kadın ve erkekleri düşünüyoruz. Alberta eyalet yönetimi ve yerel yetkililerle yakın işbirliği içinde çalışıyoruz,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">McGuinty, olayla ilgili daha fazla bilginin önümüzdeki saatler ve günlerde paylaşılacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada hükümetine göre Wainwright, ülkenin en yoğun faaliyet gösteren askeri üslerinden biri. Üs, Kanada Manevra Eğitim Merkezi ile 3. Kanada Tümeni Eğitim Merkezi'ne ev sahipliği yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alberta eyaletinin başkenti Edmonton'un yaklaşık 210 kilometre doğusunda bulunan üs, Lloydminster kentinin ise yaklaşık 110 kilometre güneybatısında yer alıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/18/kanadada-askeri-uste-yangin-olu-ve-yaralilar-var</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fransa'daki protestolara yağma ve şiddet damga vurdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fransadaki-protestolara-yagma-ve-siddet-damga-vurdu-26663a6a19dd9-fe8f-4514-afa1-58e1c0ae07142026-10-18T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ Fransa'daki protestolara yağma ve şiddet damga vurdu

Fransa'daki protestolara yağma ve şiddet damga vurdu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da hayat pahalılığı, akaryakıt fiyatlarındaki artış ve başta eğitim sistemi olmak üzere kamu hizmetlerindeki kötüleşmeye karşı cumartesi günü düzenlenen protestolarda şiddet olayları yaşandı. Bazı kamu binaları ateşe verildi, mağazalar yağmalandı, göstericilerle polis arasında yer yer sokak çatışmaları çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumartesi günü ülke genelinde yüz binlerce kişi sokaklara çıkarken Paris, Lyon ve Marsilya gibi büyük kentlerde şiddet olayları yaşandı. Resmî açıklamalara göre ülke genelinde bin 200 kişi gözaltına alındı, en az 500 polis, itfaiyeci ve jandarma yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Sébastien Lecornu, olaylarda yoğun bir şiddet yaşandığını belirterek, bilançonun daha da ağır olmamasının "mucize" olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron da şiddete başvuranların yargı önüne çıkarılacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da Sarı Yelekliler hareketi, sendikalar, lise ve üniversite öğrencileri, çiftçiler ve diğer örgütler, hayat pahalılığı ve eğitim sistemindeki sorunları protesto etmek amacıyla cumartesi günü ülke çapında eylem çağrısında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümete göre gösterilere ülke genelinde yaklaşık 550 bin kişi katılırken, organizatörler katılımcı sayısını yaklaşık 800 bin olarak açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Paris'te 855 gözaltı<br />Fransa İçişleri Bakanlığı, sadece Paris'teki protestolara 110 bin kişinin katıldığını duyurdu. Başkentte bazı caddelerde ağır tahribat meydana geldiği de belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paris Emniyet Müdürlüğü, 18 Ekim sabahı açıkladığı bilançoda başkentte 855 kişinin gözaltına alındığını bildirdi. Başkentteki olaylarda 13 güvenlik görevlisi ile iki itfaiyecinin de yaralandığı belirtildi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/fransada-protestolarda-bin-800-g%C3%B6zalt%C4%B1/a-79691716</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gürcistan küresel taşıyıcı annelik üssüne nasıl dönüştü?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gurcistan-kuresel-tasiyici-annelik-ussune-nasil-donustu-26662f713c0ba-274e-4512-9e62-20e6bfb63f1d2026-10-18T12:06:00+03:00HABER MERKEZİ Gürcistan küresel taşıyıcı annelik üssüne nasıl dönüştü?

Gürcistan küresel taşıyıcı annelik üssüne nasıl dönüştü?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Üç yıl önce Hamburg'da yaşayan 40 yaşındaki Olga ve Daniel (isimler değiştirildi) taşıyıcı annelik yoluna başvurmaya karar verdi. Ancak Almanya'da taşıyıcı annelik yasalarla yasak. Bu yöntemle dünyaya gelen çocukların ebeveynleri de ebeveynliklerinin tanınması için Alman mahkemelerinde hukuki mücadele vermek zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olga, Alman vatandaşı ancak Rusya'da doğup büyüdü. Bu nedenle çift, Rusya'daki taşıyıcı annelik piyasası hakkında bilgi edinmeye karar verdi. Ancak 2022'den bu yana yabancıların Rusya'da taşıyıcı annelik sözleşmesi yapmasına izin verilmiyor. Rusya'nın Ukrayna'ya karşı kapsamlı işgal savaşını başlatmasının ardından müşterilerle taşıyıcı anneler arasında aracılık yapan çok sayıda uluslararası ajans Gürcistan'a taşındı. Olga ile Daniel de bu nedenle oraya gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürcistan taşıyıcı anneliğin yeni adresi<br />Kafkasya'da yaklaşık 3,7 milyon nüfusa sahip Gürcistan son yıllarda taşıyıcı annelik açısından bir tür merkez haline geldi. Dünyanın farklı ülkelerinden kadınlar, taşıyıcı annelik programlarına katılmak üzere Gürcistan'a geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürcistan Kamu Hizmetlerini Geliştirme Ajansı'nın verilerine göre, 2023 sonu itibarıyla ülkede 3 binden fazla taşıyıcı anne kayıtlıydı. Bu kadınlar 2012'den bu yana 5 bin 393 çocuk dünyaya getirdi. Ukrayna savaşının başlamasından bu yana Gürcistan'da taşıyıcı anneler tarafından dünyaya getirilen çocukların sayısı da önemli ölçüde arttı. 2021'de yaklaşık 300 taşıyıcı anne doğum yaparken bu sayı 2023'te bin 172'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">39 yaşındaki Anastasia, Gürcistan'da taşıyıcı annelik yapan Rus bir kadın. Yetişkin bir kızı bulunan Anastasia daha önce üç kez taşıyıcı anne oldu. İlk kez 2021'de bu programa katıldı. Kazandığı parayı bir gayrimenkul için peşinat ödemek amacıyla kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anastasia, ilk iki taşıyıcı annelik sürecini Rusya'da geçirdi. Üçüncüsü ise Japon bir çift için Gürcistan'da gerçekleşti. Süreç, Moskova'daki bir kliniğin Gürcistan şubesi aracılığıyla yürütüldü. Diğer taşıyıcı anneler gibi Anastasia da embriyonun transfer edilmesinin ardından Rusya'ya döndü ve hamileliğinin 22'nci haftasında yeniden Gürcistan'a geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anastasia DW'ye deneyimini şöyle anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İkizlere hamile olan başka bir taşıyıcı anneyle kiralık bir dairede kalıyordum. Benim için bu program en kolay ve en rahat olanıydı. Ama belki de klinik konusunda şanslıydım. Gürcistan'da doğum yapan başka kadınlardan sorun yaşadıklarını duydum. Örneğin bazıları doğumdan sonra ücretlerini alabilmek için uzun süre beklemek zorunda kaldı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahminlere göre Gürcistan'da halen yaklaşık 19 klinik bu alanda hizmet veriyor. Tiflis veya Batum'daki aracı ajansların sunduğu hizmet paketlerinin ortalama maliyeti, diğer ülkelerdeki fiyatların yalnızca üçte biri ile yarısı arasında. Toplam ücret yaklaşık 45 bin ila 55 bin euro arasında değişiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce Gürcistan'daki programlara katılan birden fazla taşıyıcı annenin DW'ye aktardığına göre, kadınlara ödenen ortalama ücret 18 bin ila 28 bin euro arasında. İkiz doğum gibi durumlarda ek ödemeler de yapılabiliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/sava%C5%9F-sonras%C4%B1-yeni-rota-ta%C5%9F%C4%B1y%C4%B1c%C4%B1-annelikte-yeni-merkez-g%C3%BCrcistan/a-79639434</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da miras vergisi istisnaları mercek altında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-miras-vergisi-istisnalari-mercek-altinda-26661a17545f4-08c7-4c62-b870-d47fced009ad2026-10-18T11:03:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da miras vergisi istisnaları mercek altında

Almanya'da miras vergisi istisnaları mercek altında

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da her yıl 300 ila 400 milyar euro arasında servet, miras veya bağış yoluyla bir sonraki nesle aktarılıyor. Bu servetin yaklaşık yarısı, Almanların en zengin yüzde 10'luk kesimine gidiyor. Almanya'daki milyarderlerin yalnızca dörtte biri servetini kendi emeğiyle elde etmiş durumda. Geri kalanlar servetlerini miras yoluyla devraldı. Sivil toplum hareketi Finanzwende'ye göre Almanların yüzde 70'i ise miras yoluyla ya neredeyse hiçbir şey almıyor ya da hiç pay alamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Almanya, diğer Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırıldığında servet eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülkelerden biri. Vergi Adaleti Ağı'nın Genel Müdürü Julia Jirmann şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Neredeyse hiçbir ülkede bizdeki kadar çok miras milyarderi yok."</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet, zenginlerin giderek daha da zenginleşmesini ve daha yoksul kesimlerin geride kalmasını önlemek için miras ve bağışları vergilendirerek denge sağlamaya çalışıyor. Aktarılan servet büyüdükçe vergi oranları da yükseliyor. Akrabalık derecesine göre vergi oranı yüzde 7 ile yüzde 50 arasında değişiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstisnalar miras vergisini sıfıra kadar düşürüyor<br />Ancak uygulamada vergilendirme çok daha az adil bir görünüm sergiliyor. Şirket varlıklarının büyük bölümü, en zengin yüzde 1'lik kesime ait. İşletme varlıkları miras yoluyla devredildiğinde ise bir dizi istisna uygulanıyor. Özel servet miraslarında tam miras (veraset ve intikal) vergisi alınırken, Friedrich Ebert Vakfı'nın verilerine göre, 2021-2023 yılları arasında milyonlarca ve milyarlarca euroluk şirket servetlerinin devrinde ortalama yalnızca yüzde 2,9 vergi ödendi. 2023'te bu oran sadece yüzde 0,1 oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun nedenlerinden biri, değeri 26 milyon euronun altında olan şirketlerin miras bırakılması durumunda uygulanan düzenleme. Mirasçı işletmeyi birkaç yıl daha faaliyette tutar ve istihdamı korursa miras vergisinin büyük bölümü alınmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 milyon eurodan fazla şirket serveti miras alanlar ise vergi muafiyeti ihtiyacının değerlendirilmesi için başvuruda bulunabiliyor. Mirasın devredildiği tarihte kişinin kendi varlıklarıyla vergiyi ödeyemeyeceği tespit edilirse vergi affediliyor. Örneğin şirketin gelecekte elde edeceği kazançlar bu "ihtiyaç incelemesinde" hesaba katılmıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/miras-vergisi-almanyada-%C5%9Firket-miras%C3%A7%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1n-ayr%C4%B1cal%C4%B1klar%C4%B1-kalkacak-m%C4%B1/a-79675792</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “İnsanımıza kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmetleri sunuyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-insanimiza-kaliteli-hizli-ve-etkin-saglik-hizmetleri-sunuyoruz-2666025930095-3f56-4ced-af2d-94d383c3d0402026-10-18T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “İnsanımıza kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmetleri sunuyoruz”

BAŞKAN ERDOĞAN: “İnsanımıza kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmetleri sunuyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Üniversitesi İstanbul Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Açılış ve Temel Atma Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Üniversitesi (İÜ) Çapa Tıp Fakültesi Kampüsü’nde gerçekleştirilen İstanbul Üniversitesi Hastanesi Çapa ve Esenyurt Yerleşkesi Toplu Temel Atma ve Toplu Açılış Töreni’nde katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan törende yaptığı konuşmada, İstanbulluları, hekimleri, sağlık çalışanlarını ve davetlileri selamlarken, ülkenin dört bir yanında insanlara kaliteli sağlık hizmeti sunabilmek ve bir yaraya merhem, bir derde deva olabilmek için özveriyle çalışan sağlık ordusunun her bir neferine tebrik, teşekkür ve muhabbetlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnşası tamamlanan eserlerin toplu açılışını yapmak, yenilerinin de temellerini atmak üzere bir araya geldiklerini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin Çapa ve Esenyurt yerleşkelerinde bulunan Dahiliye Hastanesi ile Esenyurt Hastanesi’nin açılış kurdelesini keseceklerini, ayrıca Ortopedi, Travmatoloji ve Cerrahi-2 Hastanesi ile Deniz Abdal Camisi’nin temellerini atacaklarını belirterek, eserlerin tamamının şehre, ülkeye ve millete hayırlı olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığını, üniversiteyi ve yüklenici firmayı kutlayarak yapıların hayata geçirilmesinde emeği bulunan işçilere, memurlara ve mühendislere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni hastanelerde görev yapacak hekim, cerrah, hasta bakıcı, hemşire ve idari personele başarılar diledi, sağlık tesislerinde tedavi görecek vatandaşlara da Allah’tan sağlıklı ve bereketli ömürler niyaz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TABİPLİK BİZDE ASLA SIRADAN BİR MESLEK OLARAK GÖRÜLMEMİŞTİR”&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, hem sağlık hizmetleri hem de tababet ilmi noktasında çok ciddi bir birikimin, aynı zamanda köklü bir kurumsal tarihin temsilcileri olduklarını dile getirerek, “Tabiplik bizde asla sıradan bir meslek olarak görülmemiştir. Hekim, hikmete erişen bir şahsiyet olarak telakki edilmiştir. Tıp sahasında Avrupa’da Orta Çağ’ın en karanlık sahneleri yaşanırken, biz Anadolu’nun dört bir yanındaki bimarhanelerle, şifahanelerle ve daha pek çok kurumla 13. asırdan itibaren bu alanda adeta temayüz ettik” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Tıp Fakültesi’nin de ecdadın emaneti olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu fakülte Memalik-i Mahrusa-i Şahane olarak adlandırılan cihan devleti Osmanlı’nın bize emanet ettiği kurumlardan biridir. İlk etapta Sultan Fatih’in emriyle kurulan ve bu fakültenin nüvesini oluşturan Fatih Darüşşifası’nda tıp eğitiminin ilk izlerini görüyoruz. Yaklaşık 4 asır sonra 14 Mart 1827’de Sultan İkinci Mahmud tarafından inşa ettirilen Tıphane-i Amire ile ilk modern tıp fakültemiz burada hayat bulmuştur” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cerrahhane-i Amire’nin de eklenmesiyle kurumun 1839’da önce Mekteb-i Tıbbiye-i Şahane ve Darülfünun Tıp Fakültesi adlarını aldığını, daha sonra İstanbul Tıp Fakültesi olarak hizmet verdiğini anlatarak, şöyle devam etti: “Bu tarihsel akışı özellikle şunun için vurguluyorum. Bizim devlet geleneğimizde devamlılık esastır. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.’ diyen ecdat, ‘devlet-i ebed müddet’ anlayışımızı kurumlarımıza da yansıtmıştır. Bu kurumlar devletle birlikte milletin de kurumları olduğu için istiklal ve istikbal hamurumuz da aynı zamanda buralarda yoğrulmuştur. Örneğin, 14 Mart 1919’da Hikmet Bey ve arkadaşlarının Tıbbiye-i Şahane binasında dalgalandırdığı Türk bayrağı esarete boyun eğmeyeceğimizin tüm dünyaya ilanı olmuştur. Kızılayımızın, Yeşilayımızın ve daha pek çok sivil müessesenin Millî Mücadele yıllarında ortaya koyduğu seferberlik ruhu, bu kurumlarda adeta vücut bulmuştur. Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 15 Temmuz darbe girişimine, Kovid-19 salgınından 6 Şubat depremlerine, bu ruh her seferinde ortaya çıkmıştır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“FAKÜLTEMİZ, İNŞALLAH DAHA NİCE ASIRLAR MİLLETİMİZE ŞİFA DAĞITACAK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelecek sene 200. kuruluş yıl dönümünü kutlayacak olan İstanbul Tıp Fakültesi’nin tüm mensuplarını tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başarılarla dolu iki asırlık geçmişinde bünyesinden dünyaca ünlü isimler çıkaran İstanbul Tıp Fakültemizin inşallah daha nice asırlar milletimize şifa dağıtacağına, tıp literatürüne önemli katkılar yapacağına inanıyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Tıp Fakültesinin gerek eğitim ve araştırma gerekse nitelikli sağlık hizmetleriyle faaliyetlerini başarıyla sürdürdüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hizmet kapasitesi, uzmanlaşmış klinikleri, güçlü sağlık personeli ve ileri teknoloji altyapısıyla fakültenin sağlık alanında önemli işlere imza attığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün açılışını yapacakları, temellerini atacakları yatırımlarla bu kapasiteyi daha da yükseltmiş olacaklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eserleri kısaca katılımcılara anlatmak istediğini aktararak, “Açılışını gerçekleştireceğimiz İstanbul Üniversitesi Çapa Yerleşkesi Dahiliye Hastanesi 44 bin metrekarelik alana inşa edildi. Yeni dahiliye hastanemizde 39’u yoğun bakım olmak üzere toplam 186 yatak bulunuyor. Hastanemiz 56 poliklinik, 3 anjiyografi ünitesi ve 41 kişilik günübirlik tedavi kapasitesine sahip. 40 öğretim üyesi ofisi, toplam 380 kişi kapasiteli 2 geniş amfisi, 147 kişilik derslik ve 264 kişilik kütüphanesiyle hastanemiz güçlü bir eğitim altyapısı sunuyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Modern tıp eğitiminin ihtiyaçları doğrultusunda tasarlanan ve deprem izolatörleriyle donatılan yeni dahiliye hastanesinde poliklinik hizmetleri verilmeye başlandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer birimlerin de peyderpey devreye alındığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan kardiyoloji, enfeksiyon hastalıkları ve göğüs hastalıkları bölümlerinin de yeni dahiliye hastanesinde hizmet vereceğini, aynı şekilde 26 yataklı koroner yoğun bakım ünitesiyle 13 yataklı dahiliye yoğun bakım ünitesinin de faaliyete geçeceğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esenyurt hastanesinde ise 200 hasta yatağı ve yenidoğan yoğun bakım üniteleri de dahil toplam 50 yoğun bakım yatağının bulunduğunun altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların yanı sıra hastanenin yüksek standartlı 12 ameliyathanesinde robotik cerrahi uygulamaları ve kompleks ameliyatlar gerçekleştirildiğine işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAĞLIKTA BU NOKTALARA KOLAY GELMEDİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, fakültenin gücüne güç katacak, hastalara şifa dağıtacak her iki hastanenin de hayırlı uğurlu olması temennisinde bulunarak, şöyle devam etti: “Bugün iki yeni eserimizin de temellerini atıyoruz. Çapa yerleşkesinde 20 bin 273 metrekare alana inşa edilecek 7 katlı Ortopedi Travmatoloji ile Cerrahi 2 Hastanesi bittiğinde 7’si yoğun bakım yatağı olmak üzere toplam 113 yatakla sağlık hizmeti verecek. Projede 8 poliklinik, 6 ameliyathane, 10 kişilik fizik tedavi alanı, 3 röntgen ünitesi ve 38 araçlık kapalı otopark yer alıyor. 74 adet izolatörle, Allah korusun, olası bir deprem durumunda hastanenin güvenliği azami seviyede temin edilecek. Son olarak üniversitemizin Çapa Kampüsü’nde Deniz Abdal Camimizin de yapımına bugün başlıyoruz. 65 metrekare bodrum kat, 170 metrekare zemin kat ve 65 metrekare mahfil katından oluşacak camimiz de şimdiden hayırlara vesile olsun.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlıkta bu noktalara kolay gelmediklerini söyledi. Parası olmayanın sağlık hizmeti alamadığı, sosyal güvenlik sisteminin çalışmadığı, memurun ayrı, işçinin ayrı hastanesinin olduğu, reçetede yazılı ilaçların eczanede bulunmadığı dönemlerin olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ambulansa erişimin lüks sayıldığı, halkımızın tabiriyle bıçak parası vermeyenlerin ameliyat olamadığı, hastaların ve cenazelerin hastanede rehin alındığı kötü günler yaşadık. 24 yılda yaptığımız yatırımlarla, hayata geçirdiğimiz projelerle devreye aldığımız düzenlemelerle, attığımız diğer adımlarla çok şükür sağlıktaki bu tabloyu tam tersine çevirmeyi başardık” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL’A YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARIN TOPLAM TUTARI 350 MİLYAR LİRAYI BULACAK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık devlet hastaneleri, şehir hastaneleri, vakıf, üniversite ve özel hastanelerde vatandaşlara kaliteli, hızlı ve etkin sağlık hizmetleri sunduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özellikle İstanbul’un sağlık altyapısını adeta yeniden baştan inşa ettiklerinin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’da yatırım bedeli 223 milyar lira olan 206 sağlık tesisini hizmete açtık. İstanbulumuzda toplam 45 bin 390 yatak kapasitesine ulaştık. 8 binden fazla yoğun bakım yatağıyla, 1600’ü aşkın diş ünitiyle ve farklı alanlardaki özellikli tedavi merkezlerimizle vatandaşlarımızın yanındayız. Devam eden sağlık yatırımlarımız tamamlandığında İstanbul’a yaptığımız yatırımların toplam tutarı 350 milyar lirayı bulacak” şeklinde bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2 MİLYON 600 BİN KİŞİ SAĞLIK HİZMETİ İÇİN ÜLKEMİZİ ZİYARET ETTİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hususu memnuniyetle ifade ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hatırlayın, daha önce bizim insanımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi dünyanın farklı ülkelerinden milyonlarca insan dört başı mamur bir sağlık hizmeti alabilmek için Türkiye’ye geliyor. 2025 yılında 2 milyon 600 bin kişi sağlık hizmeti için ülkemizi ziyaret etti. Zaman zaman yurt dışında yaşayan vatandaşlarımızın sosyal medyada özellikle yaptığı paylaşımlar Türkiye’deki sağlık hizmetleriyle bize yıllarca örnek gösterilen ülkeler arasındaki devasa farkı çok net bir biçimde ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, saatlerce ambulans bekleyenlerden acil servislerde mağduriyet yaşayanlara, Türkiye’de ücretsiz sunulan sağlık hizmetlerine astronomik ücretler ödenmesinden hastane şartlarının kötülüğüne kadar birçok alanda ülkeler arasındaki uçurumun görüldüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin sağlık alanında çok daha iyi noktalara geleceğini, küresel bir çekim merkezi hâline getireceklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni yatırım ve projelerle başta sağlık olmak üzere İstanbul’a, ülkeye ve millete hizmet etmeyi sağlık çalışanlarıyla birlikte güçlü şekilde sürdüreceklerini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2026 YILI BİTMEDEN 38 BİN HEKİM DIŞI PERSONEL ALMA İLANINA ÇIKACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, canlı bağlantılara geçmeden önce vatandaşlara sevindirici bir haber vermek istediğini aktararak, “Sağlık hizmetlerinin en nitelikli şekilde vatandaşlarımıza sunulması bizim her zaman önceliğimiz olmuştur. Bu amaçla yeni bir adım daha atıyor, 2026 yılı bitmeden 38 bin hekim dışı personel alma ilanına çıkacağımız müjdesini burada sizlerle paylaşıyorum. Sağlık Bakanlığımız alıma dair takvimi ve detayları önümüzdeki günlerde açıklayacak. ‘Hayırlı uğurlu olsun” dedi. Açılışı yapılacak ve temelleri atılacak eserlerin hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçen herkese şahsı ve milleti adına teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Üniversitesinin tanıtım filminin izlendiği programda, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve İstanbul Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar da konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, edilen duanın ardından Deniz Abdal Camisi, İstanbul Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji, Cerrahi 2 Hastanesinin temellerinin atılması için butona bastı. Bunun ardından temel atma işlemi başlarken Cumhurbaşkanı Erdoğan “Hayırlı olsun” temennisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca programda, İstanbul Tıp Fakültesi Dahiliye Hastanesi ve İstanbul Üniversitesi Hastanesi Esenyurt Yerleşkesi’nin açılışı da canlı bağlantıyla yapıldı. Tören alanında kurdele kesildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rektör Zülfikar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Şafi levhası” takdim etti. Törende, Bakan Memişoğlu ile İstanbul Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Salduz tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Muhibbi Divanı” eseri hediye edildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[EY YETKİLİ VE İLGİLİ SEN NEREDESİN?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ey-yetkili-ve-ilgili-sen-neredesin-26659f275778a-6bb3-4dc1-a510-af785bb1c4972026-10-18T08:46:00+03:00HABER MERKEZİ EY YETKİLİ VE İLGİLİ SEN NEREDESİN?

EY YETKİLİ VE İLGİLİ SEN NEREDESİN?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Burası Mersin'in Yenişehir ilçesi GÖÇMEN kavşağ olarak bilinen yer. Fotoğraflar dikkatli incelendiğinde yeri zaten bulurlar. Bu resimde görülen Elektirik direği (aydınlatma amaçlı olan ve yol orsatında bulunan) Aylardır bu direk bu şekil eğri ve kazaya uğramış halde. Ortalık SEL afet halinde. Yollar sokaklar su içinde. Kasırga ve rüzgar evleri uçurur halde. Bu direk mazallah rüzgarda ve kasırgıda devrilse, elektirik akımı yere sızsa, kaybolacak canların hesabını kim verecek? Bu direk tam 6 aydır böyle. Yok mu bi direği düzeltecek, yenisini dikecek ve sağlamlaştıracak birileri? Bu yetkili ve ilgililer bunu görmüyor mu, niçin sessiz ve kayıtsızlar"&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">İlgilisine duyurulur....</span></p><p><span style="font-size:20px">İşte o fotoğraflar:</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad4c0f523079.jpeg" style="height:2040px; width:1536px" /></span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad4c0f52319e.jpeg" style="height:2040px; width:1536px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DOKTORA DA, HASTAYA’DA YAZIK DEĞİL Mİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-doktora-da-hastayada-yazik-degil-mi-26658e1a1f73f-6182-484e-ab88-88775cca39d82026-10-18T08:22:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DOKTORA DA, HASTAYA’DA YAZIK DEĞİL Mİ?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DOKTORA DA, HASTAYA’DA YAZIK DEĞİL Mİ?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“Hekimlik, doktorluk nedir, nasıl olması gerekir, ülkemizde Doktorluk mesleği ve mesleğin yaşadığı güçlükler, Hastaların ve yakınlarının yaşadığı sorunlar, Doktor kendi sanatını mı icra etmelidir, yoksa sağlık alanında idareci, yöneticimi olmalıdır? Uzmanlığı olan hekimlik yerine idarecilik yaptırılan doktorun, sağlık alanına, topluma, bilime ne katkısı olmaktadır?” </strong>43 yıllık basın hayatımda son 28 yılımı bizzat SAĞILIK alanında emek verdiğim için bu yazımda irdeleyip, sonuç odaklı kaleme almaya çalıştım. <strong>Hekimlik ve doktorluk mesleği;</strong> insan hayatına doğrudan dokunan, bilimsel bilginin vicdani sorumlulukla harmanlandığı, tarih boyunca en kutsal ve saygın meslekler arasında yer almıştır. Sorduğum&nbsp;sorular, sağlık sisteminin hem teorik hem de pratik yönlerini, hekimlerin ve hastaların yaşadığı yapısal problemleri derinlemesine ele almamızı gerektiriyor. <strong>Bu konuları başlıklar halinde isterseniz detaylıca birlikte inceleyelim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Hekimlik ve Doktorluk Nedir? Nasıl Olmalıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanım:</strong> Hekimlik, yalnızca hastalıkları teşhis ve tedavi eden teknik bir zanaat değil; insanın fiziksel, ruhsal ve sosyal bütünlüğünü korumayı amaçlayan bilimsel ve insani bir sanattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nasıl Olmalıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bilimsel ve Güncel:</strong> Tıp bilimi sürekli gelişir; iyi bir hekim kanıta dayalı tıp ilkelerinden sapmaz, hayat boyu öğrenmeyi ilke edinir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Vicdani ve Etik:</strong> Hipokratik gelenek başta olmak üzere, "Önce zarar verme" (<em>Primum non nocere</em>) ilkesiyle hareket eder. Hasta ile hekim arasındaki ilişki güvene dayanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Empati ve İletişim Odaklı:</strong> Hastasına sadece bir "vaka" veya "dosya" olarak değil, acı çeken bir insan olarak yaklaşır. Etkili iletişim, tedavinin en önemli parçalarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Ülkemizde Doktorluk Mesleği ve Yaşadığı Güçlükler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de hekimlik mesleği, son yıllarda hiç olmadığı kadar yıpratılmış ve yapısal krizlerle baş başa kalmıştır. Başlıca güçlükler şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Şiddet ve Güvenlik Sorunları:</strong> Sağlıkta şiddet, hekimlerin en büyük korkusu haline gelmiştir. Sözlü, psikolojik ve fiziksel saldırılar mesleki motivasyonu yerle bir etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ağır Çalışma Koşulları ve Tükenmişlik:</strong> Nöbet usulü çalışma sistemleri (36 saate varan kesintisiz mesailer), aşırı hasta yükü (günde 60-80 hasta bakma zorunluluğu) hekimleri fiziksel ve ruhsal tükenmişliğe itmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Maddi ve Özlük Hakları Kayıpları:</strong> Emekliliğe yansımayan ek ödeme sistemleri, performansa dayalı adaletsiz döner sermaye uygulamaları ve enflasyon karşısında eriyen alım gücü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Zaman Baskısı:</strong> Bir hastaya ayrılan sürenin dakikalara (bazen dakikadan az sürelere) indirilmesi, nitelikli muayene yapılmasını imkânsızlaştırmakta ve tıbbi hataya zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Hastaların ve Yakınlarının Yaşadığı Sorunlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sistemindeki tıkanıklıklar yalnızca hekimleri değil, şifa arayan hastaları da mağdur etmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Randevu ve Erişim Çileleri:</strong> Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) üzerinden randevu bulmakta yaşanan büyük zorluklar, aylar sonrasına verilen kontrol randevuları.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Nitelikli Zaman Eksikliği:</strong> Hekimin yoğunluğu nedeniyle hastanın derdini yeterince anlatamaması, hekimin de hastayı dinlemeye vaktinin kalmaması (iletişimsizlik).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Nitelikli Bakım Kaybı:</strong> Kalabalık hastanelerde hastaların kendilerini bir "sayı" gibi hissetmesi, tetkik ve tedavi süreçlerinin uzaması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Özel Sektöre Mecburiyet:</strong> Kamu hastanelerindeki bu yoğunluk ve kuyruklar, hastaları ekonomik güçleri olmasa bile özel hastanelere yönlendirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Hekim Kendi Sanatını mı İcra Etmelidir, Yoksa İdareci/Yönetici mi Olmalıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Asli Rol (Sanatın İcrası):</strong> Bir hekimin yıllar süren tıp fakültesi eğitimi, zorlu uzmanlık süreçleri ve biriken klinik tecrübesi; doğrudan insan sağlığına hizmet etmek, ameliyat yapmak, hasta iyileştirmek ve bilim üretmek içindir. Hekimlik, tabiatı gereği icra edilmesi gereken bir <strong>sanattır ve bilimdir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Yöneticilik Boyutu:</strong> Sağlık kurumlarının (hastaneler, il sağlık müdürlükleri vb.) yönetilmesi de şüphesiz profesyonel bir akıl gerektirir. Ancak ideal olan, hastane yöneticiliğinin (sağlık işletmeciliği, kamu yönetimi ve sağlık ekonomisi alanlarında eğitim almış) profesyonel idareciler tarafından yürütülmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Uzmanlığı Olan Hekimlik Yerine İdarecilik Yaptırılan Doktorun Katkısı Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hekimin kendi klinik branşından koparılıp tamamen bürokratik/idari görevlere (örneğin başhekimlik, müdürlük vb.) yönlendirilmesi, ülkeye ve bilime çoğu zaman faydadan çok zarar getirmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Beyin Göçü ve Kayıp:</strong> Yıllarca emek verilerek yetiştirilmiş, alanında nadide ameliyatlar yapan veya binlerce hayat kurtarabilecek bir uzman hekimin masabaşı evrak işleriyle uğraşması, <strong>toplumsal kaynakların israfıdır</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bilime ve Kliniğe Katkı Yok Denecek Kadar Azdır:</strong> Klinikten ve laboratuvardan uzaklaşan hekim, tıp bilimindeki güncel gelişmeleri takip edemez. Bilimsel makale üretemez, yeni hekimler yetiştiremez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Sağlık Sistemine Etkisi:</strong> Sağlık yöneticiliği yapan hekimler genellikle klinik bakış açısıyla hastane yönetmeye çalışır, bu da bazen işletmesel ve ekonomik kör noktalara yol açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Buraya kadar özetleyecek olursam;</strong> İyi bir sağlık sistemi, hekimin kendi sanatını (hekimliği) en iyi şekilde icra edebileceği koşulları sağlayan; idari işleri ise bu konuda eğitim almış profesyonel yöneticilere bırakan bir düzendir. Hekimlerin masa başında harcanması, hem bireysel olarak hekime hem de toplumsal sağlık ve bilim geleceğimize yapılabilecek en büyük haksızlıklardan biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuların özünde yatan ise sağlık politikaları, hekimlerin özlük hakları, hasta-hekim iletişimindeki dönüşüm..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu üç alan birbiriyle doğrudan etkileşim halinde olan, birinin durumu diğerini doğrudan etkileyen <strong>üçayaklı bir masa</strong> gibidir. Biri aksadığında sistemin tamamı sarsılmaktadır. Bu üç kritik alanı birlikte, birbirleriyle olan bağları ve günümüzdeki görünümleriyle birlikte detaylıca inceleyelim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Sağlık Politikaları: Sistemik Çerçeve ve Temel Planlama</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık politikaları, bir ülkenin sağlık sisteminin omurgasını oluşturur. Yanlış veya günü kurtarmaya yönelik politikalar, hem hekimlerin hem de hastaların yaşadığı krizlerin temel kaynağıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- "Sağlıkta Dönüşüm" ve Kantitatif Başarı Yanılgısı:</strong> Ülkemizde uzun süredir uygulanan politikalar genellikle niceliğe (hizmete erişim kolaylığı, hastane sayısı, muayene sayısı) odaklanmıştır. Ancak bu durum, niteliği (hizmetin kalitesi, hekime ayrılan süre, tedavi etkinliği) göz ardı etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Sevkiyat Zincirinin Olmaması:</strong> Sağlık politikalarında birinci basamak (aile hekimliği) güçlendirilmeden doğrudan ikinci ve üçüncü basamak hastanelere (eğitim araştırma ve üniversite hastaneleri) yığılma olması, sistemi kilitlenmiştir. Hasta doğrudan uzman doktora ulaşabildiği için hastanelerde devasa kuyruklar oluşmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ticari Bakış Açısı:</strong> Sağlığın bir "hizmet" olmaktan çıkıp bir "sektör" (müşteri-hizmet veren ilişkisi) olarak kurgulanması, koruyucu hekimliği (hastalık oluşmadan önlemeyi) zayıflatmış, tedavi edici (hastalık oluştuktan sonra para kazandıran) süreci öne çıkarmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Hekimlerin Özlük Hakları: Tükenmişliğin ve Beyin Göçünün Arka Planı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık politikalarının yarattığı yük, doğrudan hekimlerin özlük haklarının ve çalışma koşullarının erimesine yol açmaktadır. Özlük hakları sadece maaş meselesi değil, insan onuruna yaraşır çalışma koşulları demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Adaletsiz Ücretlendirme ve Emeklilik:</strong> Performansa dayalı sistem, hekimleri daha çok hasta bakmaya zorlayarak nitelikten uzaklaştırırken, temel maaşların düşük tutulması ve bu durumun emekliliğe yansımaması hekimleri mesleğin başında veya ilerleyen yıllarda büyük bir güvensizliğe itmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Fiziksel ve Ruhsal Yıpranma:</strong> 36 saati bulan nöbetler, yetersiz dinlenme süreleri, şiddete karşı caydırıcı yasaların yetersizliği ve tükenmişlik sendromu hekimleri meslekten soğutmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Beyin Göçü Gerçeği:</strong> İyi eğitim almış binlerce kalifiye hekimin (özellikle cerrahlar ve uzmanlar), daha iyi çalışma koşulları, saygınlık ve adil gelir için Avrupa’ya ve ABD’ye göç etmesi, ülkemiz tıbbı ve bilimi için telafisi güç bir kayıptır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Hasta-Hekim İletişimindeki Dönüşüm: Güven Krizinin Anatomisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yukarıdaki iki yapısal sorun (yanlış politikalar ve hekimin tükenmişliği), en çok <strong>hasta-hekim ilişkisini</strong> vurmaktadır. Eski dönemdeki güven ve şefkat temelli ilişki yerini gerilimli bir ortama bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Zaman Darlığı ve Yabancılaşma:</strong> Bir hekime randevu başına düşen sürenin 3-5 dakikaya inmesi, hekimin hastanın gözünün içine bakmasını, derdini dinlemesini imkânsız kılmaktadır. Hekim ekrana (bilgisayara) veri girmekle meşgul olurken, hasta kendini anlaşılmamış hissetmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Tüketici Rolü ve Beklenti:</strong> Sağlık politikalarının hastaya "müşteri" rolü yüklemesi, hastaların beklentilerini değiştirmiştir. "Parasından bağımsız olarak her an en üst düzey hizmeti alma" beklentisi ile sistemin gerçekleri çatışmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Şiddet Sarmalı:</strong> İletişimin kopması, kuyruklar, randevu bulamama stresi ve siyasilerin/medyanın dili hastayı doğrudan hekimle karşı karşıya getirmektedir. Sorunun kaynağı sistemin tıkanıklığı olmasına rağmen, faturası hastayı muayene eden hekime kesilmekte; bu da şiddeti körüklemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç: Çözüm Nerede?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu üç alan birbirinden bağımsız düşünülemediği için çözüm de <strong>bütüncül (holistik) bir reform</strong> gerektirir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Politika Değişikliği:</strong> Sağlık politikaları nicelikten (çok hasta bakmaktan) niteliğe (nitelikli sağlık hizmetine) evrilmeli, birinci basamak sağlık hizmetleri yeniden canlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Özlük Haklarının İyileştirilmesi:</strong> Hekimlerin ve tüm sağlık çalışanlarının özlük hakları, şiddetsiz çalışma ortamı ve emekliliğe yansıyan insani gelir seviyeleri güvence altına alınmalıdır. Böylece beyin göçü durdurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İletişimin Onarılması:</strong> Hekime yeterli muayene süresi verilmesi, hastanın da makul sürelerde nitelikli hizmet alabileceği dengeli bir planlama yapılması, taraflar arasındaki kopan güven bağını yeniden tesis edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sisteminin bu üçlü çıkmazdan kurtulması, sadece hekimlerin ya da hastaların değil, tüm ülkenin refahı ve geleceği için hayati bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu yapısal dönüşümün hayata geçirilmesinde Toplumsal bilinç ve iletişim, doğrudan siyasi iradenin yapacağı yasal ve sistemsel reformlar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal farkındalık, iletişim becerileri ve empati ne kadar değerli olursa olsun; kuralları koyan, bütçeyi yöneten ve sistemi kurgulayan <strong>siyasi irade</strong> radikal bir değişim iradesi ortaya koymadıkça alt kademedeki hiçbir sorun kalıcı olarak çözülemez. Yıllardır kangrenleşmiş bu sorunların çözümü için doğrudan siyasi iradenin atması gereken <strong>acil ve köklü yasal ve sistemsel adımlar</strong> şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Sağlıkta Şiddete Karşı Asla Tavizsiz ve Caydırıcı Yasal Düzenlemeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut yasalar, sağlıkta şiddeti önlemede ve hekimleri korumada ne yazık ki yetersiz kalmaktadır. Siyasi iradenin ilk atacağı adım, can güvenliğini sağlamak olmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ağır ve Tavizsiz Cezalar:</strong> Sağlık çalışanına yönelik her türlü şiddet (sözlü, fiziksel, psikolojik) "kamu görevlisine karşı işlenen suç" tanımının da ötesine taşınarak, <strong>tutuklu yargılama ve para cezasına çevrilemeyen ağır hapis cezaları</strong> ile cezalandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Güvenli Hastane Mimarisi ve Kolluk Kuvvetleri:</strong> Acil servisler ve poliklinikler başta olmak üzere, hastane girişlerine sıkı güvenlik önlemleri (x-ray, metal dedektörleri, kolluk kuvvetlerinin etkin varlığı) entegre edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Birinci Basamak Sağlık Hizmetlerinin (Aile Hekimliği) Güçlendirilmesi ve Sevk Zinciri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemin kilitlenmesinin temel nedeni, herkesin doğrudan ikinci ve üçüncü basamak devasa hastanelere yığılmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Zorunlu Sevk Zinciri:</strong> Hastaların doğrudan büyük hastanelere veya uzmanlara gitmesi engellenmeli; süreç <strong>Aile Hekimliği (Birinci Basamak)</strong> üzerinden işletilmelidir. Aile hekiminin sevk etmediği hastanın üst basamaklarda doğrudan tedavi alması (acil durumlar hariç) sistem dışı bırakılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Aile Hekimliklerinin Yükünün Hafifletilmesi:</strong> Aile hekimlerine düşen nüfus sayıları düşürülmeli, laboratuvar ve imkânlar artırılarak kronik hastalık takipleri burada etkinleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Nitelikli Muayene Sürelerinin ve Hekim Yükünün Planlanması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi irade, "günde kaç hasta baktın" odaklı nicelik politikasından vazgeçmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Randevu Sürelerinin İnsani Boyuta Getirilmesi:</strong> Dünya Sağlık Örgütü standartlarına uygun olarak, bir hastaya ayrılması gereken minimum muayene süresi (örneğin en az 15-20 dakika) yasal güvence altına alınmalı, hastane yönetimleri bu sürelerin altına inmeye zorlanmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Performans Baskısının Kaldırılması:</strong> Hekimi daha çok hasta bakmaya zorlayan, tükenmişliğe ve tıbbi hatalara kapı aralayan performans sistemi lağvedilmeli; bunun yerine hekimin mesleki huzurunu ve emeğinin karşılığını veren <strong>girişken olmayan, insani taban maaş</strong> modeli getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Özlük Haklarının İyileştirilmesi ve Emekliliğe Yansıtılması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Beyin göçünün ve meslekten soğumanın önüne geçilmesinin tek yolu ekonomik ve sosyal güvencedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Emekliliğe Yansıyan Ücret:</strong> Hekimlerin ek ödemeleri, performans bonusları gibi kâğıt üstündeki kalemler olmaktan çıkarılmalı; <strong>tek kalem, insanca yaşanabilecek, emekliliğe doğrudan yansıyan</strong> bir maaş sistemine dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Çalışma Saatlerinin Düzenlenmesi:</strong> 24-36 saatlik insanlık dışı nöbet uygulamalarına son verilmeli, Avrupa Birliği normlarına uygun çalışma ve dinlenme saatleri zorunlu kılınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç Olarak: </strong>Sağlık, popülist politikaların, "bakın kaç milyon muayene yaptık" istatistiklerinin malzemesi yapılamayacak kadar kutsal ve stratejik bir alandır. Siyasi iradenin yapacağı reformlar; günü kurtarmaya yönelik pansuman tedbirler değil, <strong>bilimsel akla, meslek örgütlerinin görüşlerine ve insan onuruna</strong> dayanan yapısal bir dönüşüm olmalıdır. Bu adımların atılması, yalnızca hekimlerin değil, gelecekte sağlık hizmetine ihtiyaç duyacak olan 85 milyonun tamamının hayatını ve sağlığını güvence altına alacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-milli-teknoloji-hamlemizle-muazzam-bir-arastirma-gelistirme-ve-inovasyon-altyapisi-insa-ettik-2665786cf49f3-dece-4afb-aa2d-54fa0c6adc232026-10-17T13:05:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Millî teknoloji hamlemizle muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından Ticaret Bakanlığının desteğiyle Haliç Kongre Merkezi'nde düzenlenen Anadolu Ajansının (AA) Global İletişim Ortağı olduğu TİM 13. İnovasyon Haftası Programı'na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasında, Türkiye'nin dört bir yanından programa katılan iş dünyasının temsilcilerini, ihracatçıları, girişimcileri ve gençleri selamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programa katılmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası etkinliklerinin ülke, millet ve iş dünyası için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ticaret Bakanlığına, TİM'e ve programın düzenlenmesinde emeği bulunanlara teşekkür ederek, dün başlayan İnovasyon Haftası'nın "İnsanlığın Yeni Evresi" temasıyla düzenlenmesini son derece anlamlı bulduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zekâ, robotik, biyoteknoloji, veri sistemleri ve otonom teknolojiler başta olmak üzere hayatın her alanında köklü değişimler yaşanırken, iş dünyasının bu yeni döneme ne kadar hazır olduğunun tespitinin şüphesiz çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun yerinde bir hassasiyetin ifadesi olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TEKNO-OLİGARKLAR SADECE BELLİ ÜLKELERİ DEĞİL, TÜM DÜNYAYI HEDEF ALMAKTADIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji hızlı bir şekilde ilerlerken insan faktörünün dikkate alınmadığını ve umursanmadığını belirterek, "İnsanı ve insani değerleri taşlayan bu teknolojinin ne kadar faydalı olacağı kuşkusuz şüphelidir. Son dönemde insan ile teknoloji arasındaki ilişkileri sorgulayanların sayısının giderek arttığını müşahede ediyoruz. Sadece entelektüel çevrelerde değil, iş dünyasında, akademide, toplumun genelinde soru işaretleri artmakta, güvenin yerini tedirginlik almaktadır. İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacak fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini gördüklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişelerdir. Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayınladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. 100 milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yap-boz tahtası olarak gören bu zihniyetin, insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk. Kimilerinin 'teknokrasi', kimilerinin 'teknofaşizm' adını verdiği bu yeni tehdidin boyutlarını henüz tam olarak ölçemiyoruz. Keza insan unsurunun neredeyse sıfırlandığı, karanlık fabrikalar gerçeğinin istihdam hayatımızda yol açacağı sorunları da kestiremiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bütün bunların şimdiden konuşulmasını, iş hayatı dâhil farklı yönleriyle ele alınmasını çok kıymetli bulduğunu dile getirerek, Türkiye İnovasyon Haftası'nda bu önemli tema altında yürütülecek ufuk açıcı tartışmalara görüşleriyle, düşünceleriyle, birikimleriyle, önerileriyle katkı verenlere teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“24 YIL ÖNCE SAYILARI BİR ELİN PARMAKLARINI DAHİ GEÇMEYEN TEKNOPARKLARIMIZIN SAYISI BUGÜN 115'E ULAŞTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemediklerini belirterek, "Millî teknoloji hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgün bir fikri olan, dünyayı daha iyiye dönüştürme idealine sahip her bir insanın hayallerine giden yolu ardına kadar açmaya çalıştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Girişimcilerimizin ihtiyaç duyduğu finansmanı temin etmek üzere girişim sermayesi ve eş finansman mekanizmalarını devreye aldık. Her yıl düzenlediğimiz TEKNOFEST'lerde binlerce yenilikçi fikir somut projeye dönüşüyor. 2019 yılına kadar unicornu olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicornumuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesini ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminal binalarını Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nisan ayında Türkiye'yi küresel yatırımlar ve teknoloji girişimleri için merkez ülke hâline getirecek adımları kamuoyuyla paylaştıklarını, destek enstrümanlarını güncellediklerini, müteşebbislerin ihtiyaçlarına çözüm üreten yeni programları hizmete verdiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Merkez Bankamızın 750 milyar lira tahsis ettiği yatırım taahhütlü avans kredisi programımız bunların en başında yer alıyor. Yüksek teknoloji destek programı HIT 30'la da Türkiye'nin ileri teknoloji üretim gücünü yükseltmek üzere önemli bir adım attık. KOBİ'lerimizin finansmana erişimini kolaylaştırmak amacıyla 250 milyarlık imalat sanayi kredi finansman programını devreye aldık" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“VERİ MERKEZLERİMİZİN TOPLAM KURULU GÜCÜNÜ 2030 YILINA KADAR EN AZ 1 GİGAVATA ULAŞTIRACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yakın dönemde 2026-2030 Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planıyla gelecek vizyonunu paylaştıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Buna göre, veri merkezlerimizin toplam kurulu gücünü 2030 yılına kadar en az 1 gigavata ulaştıracağız. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektörün öncülüğünde en az 10 milyar dolarlık kaynağı harekete geçireceğiz. Bilge dil modelimizle Türkçe yapay zekâ çözümlerinin geliştirilmesini ve farklı sektörlerde yaygınlaşmasını sağlayacağız. Kıymetli dostlar, burada şunun da altını çizmek durumundayım. Teknolojiye yaptığımız yatırımların ekonomimiz ve dijital egemenliğimiz için ne anlama geldiğini özellikle savunma sanayi alanında görüyoruz. Bakınız, savunma ve havacılık sektörümüzün 2002 yılında yerlilik oranı sadece yüzde 20, ihracatı ise 248 milyon dolar seviyesindeydi. Güvenlik kredilerimizin kullandığı birçok temel malzemeyi ithal etmek zorunda kalıyorduk. Ürünü ithal etmekle iş bitmiyor. Tedarikçiler bunları nerede, kime karşı ve nasıl kullanacağımıza da karışıyordu."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan terörle mücadeleye kadar başkalarına muhtaç olmanın sıkıntısını çok çektiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Attığımız kararlı adımlarla ülkemize ve milletimize yakışmayan bu hazin tabloya hamdolsun son verdik. Bugün savunma sanayisinde 4 bin 500'ü aşkın firma, bin 400'ün üzerinde proje, 100 bine yaklaşan doğrudan istihdam ve 100 milyar doların üzerinde proje büyüklüğü ile bambaşka bir seviyeye ulaştık. Geçen yıl 180 farklı ülke ve bölgeye 10 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE İÇİN İLERİ TEKNOLOJİYE YATIRIM YAPMAK TERCİHTEN ÖTE MECBURİYETTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2026 yılının ocak-eylül döneminde ise ihracatı, önceki senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 15,6 artırarak 6,9 milyar dolara taşıdıklarını paylaşarak şunları söyledi: "Bir diğer gurur verici rakam şudur, Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 dolar civarındayken savunma sanayisinde hacimli ürünler dâhil kilogram başı ihracat oranımız 65 dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA'larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor, Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TIPKI BİR CERRAH TİTİZLİĞİYLE OPERASYONU YÜRÜTÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, son haftalarda fon piyasasının belli bir kısmında nükseden sorunla yüzleştiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"17 Eylül'den itibaren attığımız kararlı adımlarla sorunu kontrol altına aldık” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tam yetkiye sahip Fon Koordinasyon Kurulumuzu süratle oluşturduk. Tıpkı bir cerrah titizliğiyle operasyonu yürütüyoruz. Kararlı, dikkatli ve çok hassas adımlarla meseleyi hakkaniyete en uygun şekilde çözüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda üç öncelikleri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Birincisi, tasfiyesine karar verilen fonlardaki birikimlerin yatırım sahiplerine mümkün olan en kısa sürede ödenmesi. Geçen hafta olağan tasfiyede ödemeler başladı, sorunsuz devam ediyor. Olağanüstü tasfiyelerde ise TBMM'ye sunulan kanun teklifimizin yasalaşmasına müteakip ara ödemeler başlayacak. İkinci önceliğimiz, manipülasyon yaparak haksız kazanç elde edenlerle hukuk önünde hesaplaşmak. Bununla ilgili yargı süreçleri dikkate alınarak icra ediliyor, yeni bilgiler ve itiraflar ışığında soruşturmalar derinleştiriliyor. Kimse kusura bakmasın. Benim ihracatçı kardeşim bir konteyner daha fazla ürün satmak için ülke ülke dolaşırken, benim sanayici kardeşim etrafımızı saran ateş çemberine rağmen büyük bir özveriyle çalışırken, benim tüccar kardeşim, esnaf kardeşim helalinden kazanmak için âdeta kılı kırk yararken, piyasa düzenbazlıklarıyla 3 lirasını sadece 3-5 ayda 10'a, 20'ye, 30'a katlayana asla tolerans göstermeyecek, sağladığı fahiş kazancının bedelini ona mutlaka ödeteceğiz. Üçüncü önceliğimiz, bu sürecin sermaye piyasalarımıza zarar vermeden yönetilmesidir. İlk günden beri konuda da çok özenli davrandık. Fırsatçılar ile yatırımcılar arasına net bir çizgi çekerek sorumlu bir tutum içinde olduk."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“FON MESELESİ ÜZERİNDEN TOPYEKÛN SERMAYE PİYASALARIMIZIN KRİMİNALİZE EDİLMESİNİ HOŞ KARŞILAYAMAYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı itinalı yaklaşımı muhalefette ve tetikçi basın organlarında göremediklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sırf kendilerine ekmek çıksın diye insanların itibarlarıyla oynadılar. Bize zarar vermek uğruna Türk ekonomisinin zora girmesi için utanmadan kriz tellallığı yaptılar. Bizi siyaseten köşeye sıkıştırma adına önünü arkasını düşünmeden sermaye piyasalarımıza ateş etmekten çekinmediler. Neticede aileleriyle birlikte milyonlarca insanımızı etkileyen bu hadisede gerçekten çok kötü bir sınav verdiler. Her zaman yaptıkları gibi yine sapla samanı birbirine karıştırarak böyle bir konuda dahi ülkenin hayrına olacak isabetli bir politika üretemediler" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek, yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak, hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız. Her şeyden önce böyle bir yaklaşım sadece sermaye piyasalarımızı değil, reel sektörümüzü de sıkıntıya düşürecektir. Zira sermaye piyasaları tasarruf sahipleri ile reel sektör arasında bir finans köprüsü kurarak çok hayati bir görev icra etmektedir. Üstelik bu köprü borç oluşturmadan, ortaklığa dayalı ve faizsiz bir şekilde kurulabildiği için ayrıca kıymetlidir. Bilhassa 2008 küresel finansal krizi sonrasında bankacılık sisteminin finansman temininde önceki dönemlere göre daha isteksiz oluşu sebebiyle sermaye piyasalarının reel sektörü desteklemedeki rolü daha kritik hâl almıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNU, MİLLETİMİZİN SELAMETİNİ HER TÜRLÜ HESABIN ÜSTÜNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sermaye piyasalarının stratejik değerinin görüldüğü alanların en başında teknoloji ve inovasyonun bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Teknoloji yatırımları yüksek AR-GE maliyetleri ve uzun proje geliştirme süreleri sebebiyle diğer yatırım alanlarına göre daha farklı dinamiklere sahiptir. Dolayısıyla teknoloji ve inovasyonun finansmanı bankacılık sektöründen ziyade sermaye piyasalarına daha fazla hitap eden bir alandır. Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını, teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Teknoloji Hamlesi'nin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarının oluşturduğunu vurgulayarak, şöyle devam etti: "Hâl böyleken, toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek -bakın açık konuşuyorum- Türkiye ekonomisinin altını oymak olur. Ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz. Tekrar söylüyorum, tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi, işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili üslup kullanmalarını beklediğini ifade ederek, "Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı'nın inşasına destek verenlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye İnovasyon Haftası'nın hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 1,5 MİLYAR TL'LİK HAKSIZ KAZANCI ÖRGÜTLEYEN 26 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yasa-disi-bahis-operasyonu-15-milyar-tllik-haksiz-kazanci-orgutleyen-26-supheli-tutuklandi-266566737d81e-d781-4b49-9469-8165a52602d82026-10-17T12:40:00+03:00HABER MERKEZİ YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 1,5 MİLYAR TL'LİK HAKSIZ KAZANCI ÖRGÜTLEYEN 26 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI!

YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 1,5 MİLYAR TL'LİK HAKSIZ KAZANCI ÖRGÜTLEYEN 26 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI!

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">MERSİN'DE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONU: 1,5 MİLYAR TL'LİK HAKSIZ KAZANCI ÖRGÜTLEYEN 26 ŞÜPHELİ TUTUKLANDI!</span></p><p><span style="font-size:20px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımız koordinesinde, Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğümüzce yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık eden şahıslara yönelik kapsamlı bir operasyon gerçekleştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:20px">​1,5 Milyar TL'yi Aşan İşlem Hacmi</span></p><p><span style="font-size:20px">Şebeke üyeleri tarafından ilçe ilçe görev dağılımı yapıldığı, referans sistemiyle suç faaliyeti amacıyla sahte şirketler açtırıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">&nbsp;Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda yakalanan 33 şüpheliden 26'sı tutuklanarak cezaevine gönderildi, 7'si hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:20px">haberanaliz.net notu:&nbsp;</span></strong></p><p><span style="font-size:20px">POLİS BİZİM HUZURUMUZ İÇİN VARDIR. HELAL OLSUN SİZLERE KARDEŞLERİM.... TIRNAĞINIZA TAŞ DEĞMESİN.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Uluslararası dergide 'Devlet Bahçeli' analizi: 'Fırsatçılık değil, 25 yıllık ilkesel tutarlılık!']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uluslararasi-dergide-devlet-bahceli-analizi-firsatcilik-degil-25-yillik-ilkesel-tutarlilik-266544f6126b9-d699-4bf3-9062-cd883c56f3262026-10-17T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Uluslararası dergide 'Devlet Bahçeli' analizi: 'Fırsatçılık değil, 25 yıllık ilkesel tutarlılık!'

Uluslararası dergide 'Devlet Bahçeli' analizi: 'Fırsatçılık değil, 25 yıllık ilkesel tutarlılık!'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir Bakırçay Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Taş, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 2000-2025 yılları arasındaki siyasi söylemini mercek altına aldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin yaklaşık 300 konuşmasının analiz edildiği çalışma, uluslararası hakemli Journal of Political Ideologies dergisinde yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taş, araştırmasında MHP’nin resmi arşivindeki TBMM grup toplantısı konuşmalarının yanı sıra basın toplantılarını ve resmi açıklamaları da inceleyerek MHP Lideri Bahçeli’nin farklı dönemlerdeki siyasi kararlarını değerlendirdi. Çalışmada, MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin kararlarının temelinde “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” ilkesinin bulunduğu vurgulandı.<br />'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben'&nbsp;<br />Çalışmanın merkezinde, Bahçeli'nin sık dile getirdiği, 'Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben' ilkesi yer aldı. Çalışmaya göre; bu ilke ilk kez 19 Haziran 2000'de, Bahçeli'nin DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcısı olduğu dönemde, partinin temel felsefesi olarak kamuoyuna açıklandı. Bu sözün 2016'dan sonra kurulan ittifakı açıklamak için sonradan ortaya atıldığına ilişkin yorumların doğru olmadığı belirtildi. Taş çalışmasında, "Bu ilke, ittifaktan 16 yıl önce de vardı ve o günden bu yana Bahçeli'nin en zor kararlarında yol gösterici oldu. Bu ilkeye gündelik politika konuşmalarında değil, Türkiye'nin ve partinin önemli bir yol ayrımına geldiği anlarda başvuruyor. Bu söz bir alışkanlık ya da süslü bir kapanış cümlesi değil. Bahçeli onu, partisi için bedeli olan kararlar alacağı anlarda kullanıyor. Yani bu ilke bir slogan olmanın ötesinde, karar anında başvurulan bir ölçü" ifadeleri kullanıldı.<br />"2007'DE Meclis'in işleyişini ülke için daha önemli gördü"&nbsp;<br />Taş, ilkenin samimiyetini gösteren en önemli örneğin 2007 olduğunu kaydetti. Taş, 2007'de CHP öncülüğündeki boykot nedeniyle Abdullah Gül'ün cumhurbaşkanı seçilmesinin engellendiğini ve erken seçimin ardından 71 milletvekiliyle Meclis'e dönen MHP'nin kendi tabanının bir kısmının itirazına rağmen boykota katılmadığını ve cumhurbaşkanlığı seçiminin önünü açtığını belirtti. Bu kararın partiye seçim açısından bir kazanç sağlamadığına dikkat çeken Prof. Dr. Taş, "Eğer Bahçeli yalnızca hesap yapan bir siyasetçi olsaydı, 2007'de boykota katılmak onun için çok daha kolay ve kazançlı olurdu. Ama o, Meclis'in işleyişini ülke için daha önemli gördü" değerlendirmesini yaptı.<br />"HER SEFERİNDE AYNI PUSULAYI İZLEDİ"<br />Çalışmada 15 Temmuz 2016 darbe girişimi de dönüm noktası olarak ele alındı. Prof. Dr. Taş, Bahçeli'nin 29 Ağustos 2016'daki, 'Görüşlerimiz ayrı da olsa hükümet Türkiye Cumhuriyeti'nindir. Ve de desteğimiz sürecektir' sözleriyle hükümete desteğini açıklamasına ilişkin, "15 Temmuz'un ardından Bahçeli parti çıkarını değil, devletin ve milletin bekasını öne aldı. 2017 referandumunda ve 2018'de kurulan Cumhur İttifakı'nda da aynı ilkeye başvurdu. Bu kararların hepsinin partisi için bir bedeli vardı ama o her seferinde aynı pusulayı izledi" dedi.<br />"TERÖRSÜZ TÜRKİYE DE AYNI ÇİZGİNİN DEVAMI"<br />Makalede, Bahçeli'nin 2024'te başlattığı ve 'Terörsüz Türkiye' olarak adlandırılan süreç de incelendi. Bahçeli'nin 5 Kasım 2024'teki grup toplantısında kullandığı 'Kürtlerle kucaklaşma asıldır, terörle mücadele esastır' ifadesini hatırlatan Prof. Dr. Taş, "Bu süreç ilk bakışta pek çok kişiyi şaşırttı. Ancak konuşmalara baktığımızda bunun bir çizgi değişikliği olmadığını görüyoruz. Amaç, milletin birliğini güçlendirmek ve terörü bu ülkenin gündeminden çıkarmak. Bu da yine 'önce ülkem ve milletim' ilkesinin bir gereği" değerlendirmesinde bulundu. Taş, MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin 14 Ocak 2025'teki 'Biz hala olduğumuz yerdeyiz. 56 yıldır ne diyorsak oyuz' sözlerinin de bu sürekliliği açıkça ortaya koyduğunu çalışmasında ifade etti.<br />'TEMEL ÖLÇÜ MİLLETİN BÜTÜNLÜĞÜ VE BEKASI'<br />Prof. Dr. Taş, "Popülist siyaset toplumu 'halk' ve 'seçkinler' diye ikiye ayırır. Bahçeli'nin siyasetinde ise böyle bir ayrım yok. Onun için temel ölçü milletin bütünlüğü ve bekası. Tehdidi milletin içinde değil, dışında görüyor. Bahçeli'nin farklı dönemlerde farklı partilerle iş birliği yapabilmesinin sırrı da burada yatıyor" değerlendirmesinde bulundu.<br />"ülkenin o gün neye ihtiyaç duyduğu. Bahçeli'nin siyasetinde"&nbsp;<br />Taş, çalışmanın amacı ve sonucuna ilişkin, "Bahçeli'nin siyasetine dışarıdan bakan pek çok kişi, onun farklı dönemlerde birbirinden çok farklı kararlar aldığını düşünüyor. Ben bu kararların arkasında bir mantık olup olmadığını, varsa bunun ne olduğunu bilimsel yöntemlerle ortaya koymak istedim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışarıdan bakıldığında farklı yönlere gidiyormuş gibi görünen bir siyaset, içeriden bakıldığında son derece tutarlı. Çünkü değişmeyen şey ilkenin kendisi; değişen, ülkenin o gün neye ihtiyaç duyduğu. Bahçeli'nin siyasetinde tutarlılık ilkede, esneklik ise koşullarda. Bu çalışma, bir siyasetçinin ilkeli ya da tutarlı olmasının ne anlama geldiğini yeniden düşünmemiz gerektiğini gösteriyor" dedi.&nbsp;</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/gundem/uluslararasi-dergide-devlet-bahceli-analizi-firsatcilik-degil-25-yillik-ilkesel-tutarlilik/407632</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MEHMET UÇUM: Terörsüz Türkiye'ye geçiş artık engellenemez]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mehmet-ucum-terorsuz-turkiyeye-gecis-artik-engellenemez-266533024831f-22d7-4601-9c70-9661c5fda11f2026-10-17T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ MEHMET UÇUM: Terörsüz Türkiye'ye geçiş artık engellenemez

MEHMET UÇUM: Terörsüz Türkiye'ye geçiş artık engellenemez

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye’ye geçişin tamamlanmasıyla Türkiye’nin yükselişi başlayacak ve büyük reformlar dönemine adım atılacaktır. O yüzden Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecine farklı manalar yüklemeye çalışanlar, bir an önce gerçekle yüzleşmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce ifade ettiğimiz gibi Terörsüz Türkiye hedefine yönelik sürecin adı çözüm süreci değil geçiş sürecidir. Geçiş sürecinde çok önemli bir mesafe alındı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sürecin özeti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bir devlet inisiyatifi ve politikası olan Terörsüz Türkiye süreci, görünür yönüyle Ülke Liderimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 25-26 Ağustos 2024'te Ahlat ve Malazgirt programlarında ortaya koyduğu yeni paradigmayla fikren başladı. Büyük bir tecrübeye ve bilgeliğe sahip Sayın Devlet Bahçeli’nin cesur ve öncü çıkışlarıyla pratik yola girdi. Öcalan’ın 27 Şubat 2025 günlü tarihi açıklamasıyla merhale katetti. Türkiye Büyük Millet Meclisinin olağan süreçlerinden farklı olarak ve tarihe geçen rutin dışı faaliyeti ve yasama işlemiyle Komisyon çalışması ve 467 milletvekilinin kabul oyu verdiği çerçeve yasayla sürdü. Nihayet 18 Ağustos 2026 tarihinde çerçeve yasanın yani geçiş süreci kanununun Resmi Gazete'de yayımlanmasıyla yeni bir döneme adım atıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce tüm yönleriyle ve detaylı ele aldığımız (23, 27 ve 30 Ağustos 2026 tarihli AA Analiz yazıları) 7595 sayılı Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, geçiş sürecinin hukukunu düzenliyor. Bu yeni dönem esas olarak 7595 sayılı Kanun'un uygulama aşamalarının adım adım ilerlemesiyle somut içerik kazanacak. Kanun yürürlüğe girdikten sonra gerekli adımlar hızla atılmaya başlandı. Hemen Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında Takip ve Değerlendirme Kurulu oluşturuldu. Kurul, gerçekleştirdiği toplantılarla hem sürece ilişkin planlamalarını yaptı hem de kanun gereği alt komisyonları belirledi. Sahada tespit için gerekli olan pratikler ortaya çıkmaya başladı. Bu pratiklerin giderek hızlanacağı görülmektedir. Bu bağlamda 7595 sayılı Kanun'un özellikle erteleme kurumuna ilişkin düzenlediği aşamalara bir kez daha göz atmakta fayda var.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Geçiş süreci kanunundaki erteleme kurumuyla ilgili aşamalar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Geçiş süreci hukukunun ana kurumu olan erteleme uygulaması aşamalara tabidir. Bunlar, genel koşul, özel koşul, değerlendirme, karar, süreç ve sonuç aşamalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ertelemenin devreye girebilmesi için genel koşul, örgütün fiili varlığına son verdiğine, silah ve mühimmatın teslim edildiğine ilişkin tespitlerin teyidine dair MGK kararının alınması ve bu kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasıdır. Genel koşul, tespit, teyit ve ilan unsurlarından oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlandan sonra 6 aylık süre içinde kapsamdaki kişilerin yetkili mercilere yazılı başvurusu özel koşuldur. Başvuru sahipleri, yazılı başvurularını bizzat yapabilecekleri gibi avukatları aracılığıyla da yapabilir. Daha önce de belirttiğimiz gibi kapsamdaki kişilerin tamamının 6 aylık süre içinde başvuru yapması, 2 ve 3 yıllık sürelerden sonra yapılacak değerlendirmeler bakımından isabetli olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başlangıç değerlendirmesi, başvuruları takiben yetkili yargı mercilerinin (cumhuriyet savcılıkları, mahkemeler ve infaz hakimlikleri) yapacağı incelemeyi ifade eder. İncelemenin ilk aşaması, başvurucunun, yasanın kişi bakımından kapsamına girip girmediğini tespit etmektir. Kişi bakımından kapsam belirlenirken başvurucunun PKK/KCK terör örgütü ve bununla bağlantılı herhangi bir oluşumla ilişkili olup olmadığı tespit edilir. Eğer bu ilişki varsa devamında kişiyle ilişkili suçların yasa kapsamında olup olmadığına bakılır. Son olarak kişinin istisnalar karşısındaki durumu belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu incelemelerden sonra karar aşamasına geçilir. Buna göre başvurucu, kişi bakımından yasa kapsamına giriyorsa, ilişkili suç ya da suçlar da yasanın kapsamındaysa ve istisna suçlardan değilse başvurucunun talebi kabul edilir, erteleme kararı verilir. Yani erteleme kararı için 3 koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu nedenle başvurucu, kişi bakımından yasanın kapsamında değilse, kapsamda olsa dahi ilişkili suç ya da suçlar yasada yer almıyorsa, alsa dahi bu suç eğer istisna suçlardansa başvurucunun talebi reddedilir. Kararlara karşı itiraz hakkı vardır. İtiraz sonucu veya itiraz edilmeden kararlar kesinleşince erteleme süresi başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erteleme süresindeki takip, süreç aşamasını ifade eder. Erteleme süresinde bir terör suçu işlenmemesi halinde ise sonuç aşaması gerçekleşir. Kişinin hukuksal durumuna göre takipsizlik, düşme veya infaz edilmiş sayılma kararı verilir.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Öcalan’ın statüsü tartışması</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sürecin açık ya da örtülü karşıtı olan bazı odaklar ve aktörler, Öcalan’ın statüsü konusunu amacından ve işlevinden kopartarak farklı noktalara taşıyor. Oysa konu tamamen Öcalan’ın 27 Şubat 2025 tarihli açıklamasında ortaya koyduğu devletle ve toplumla bütünleşme perspektifine uygun üstlendiği rolü yerine getirebilmesinin koşullarını sağlamakla ilgilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İmralı’da cezaevi binasına bağlı bir ünite olarak yapılan mekan, Öcalan’ın rolüne ve görevine uygun çalışma ortamı oluşturmak içindir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakti geldiğinde Öcalan’ın açık görüşme çeşitliliğinin sağlanması da aynı şekilde devletle ve toplumla bütünleşme perspektifine yönelik yapması gereken işlerin bir gereği olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hal böyleyken Öcalan’a üzerine düşeni uygun şekilde yapması için sağlanan imkanları bir tür serbest bırakma veya imtiyaz sağlama gibi değerlendirmek, sürecin rutin dışı özelliğini göz ardı eden ve iyi niyetli olmayan bir bakıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun karşısında bu imkanları değersizleştirerek hatta Öcalan’ın dahi gündeminde olmayan, örneğin özgür kalması gibi konuları öne çıkararak süreci yapay sorunlarla aksatmaya çalışanların bakışı da aynı derecede sorunlu ve iyi niyetten uzaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu fikri çarpıtmaların sürece yönelik aksatma çabalarının bir parçası olduğu ortadadır ama hangi tarafta olursa olsun aksatma gayretinde olanlar, bu işi başaramayacaktır. Süreçteki pratik ilerlemeler de bunun kanıtıdır.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Diğer bazı aksatma gayretleri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sürece yönelik pratik ve fikri aksatma çabaları başka konularda da gözleniyor. Örneğin, münfesih terör örgütü ve bağlantılı oluşumlar ile legal yapılarda yer alan kimi kişi ve grupların kendi ajandaları üzerinden sürece yönelik fikri sataşmalarına çok sık rastlanıyor. Bunlar, ya sürecin başarıya ulaşması halinde kendileri için de çok daha büyük demokratik katılım imkanlarının doğacağını görmüyorlar ya da demokratik alanın ve katılım imkanlarının genişlemesini kendileri için tehdit sayıyorlar. Her iki bakış da süreci aksatma gayreti olarak görülüyor çünkü bu yaklaşımlar, pratik süreçte özellikle tespit aşaması bakımından ayak sürmelere sebebiyet veren sonuçlar da doğuruyor. Bunu kabullenmek mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine anılan mecralarda bazı çevrelerin de demokratik siyaset içinde pozisyon savaşları içine girdikleri gözleniyor. DEM’in yeniden yapılanma süreci veya Demokratik Cumhuriyet Hareketi ya da Yurtsever Sol Demokrasi adları altında yeniden bir yapılanmaya girilmesi, pozisyon ve statü savaşlarını tetikliyor olabilir. Bunlar, elbette kendi konularıdır. Nasıl yöneteceklerine kendileri karar verir ancak bu iç çekişmelerin süreç açısından sorun üreten diller kurulmasına, özellikle etnik siyasete savrulmaya sebebiyet verdiği de bir gerçektir. Yine yapıcı demokratik muhalefet yerine yanlış bağlamlarda ve yavan yaklaşımlarla "Kim devletin genel ve özel uygulamalarına daha fazla itiraz ediyor" yarışına giriliyor. Türkiye’ye yönelik ve süreci de baltalamak isteyen Batıcı ve neoliberal ideolojik saldırıların destekçiliğini yapanlara rastlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bunların değerlendirildiği ve sürecin yürütümü ve yönetiminde bu tip fikri ve pratik aksatma gayretlerine karşı tedbirler alınmasının kaçınılmaz olduğu da bilinmesi gereken bir husustur.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Diyalog ve müzakere ayrımı ile dikkat edilmesi gereken hususlar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye, bir diyalog sürecidir. Yeni Anayasa, bir müzakere sürecidir. Terörsüz Türkiye’nin gerektirdiği hukuksal süreçler de bu diyalog sürecinin unsurlarıdır. Demokrasinin ilerletilmesi ise müzakere sürecinin konusudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diyalog sürecinin muhatabı Öcalan, ona bağlı yöneticiler ve diğer kadrolar, bağlantılı oluşumlar ile yasal süreçteki temsilcilerdir. Bu noktada irade seviyelerinin sınıflandırması da önemlidir. Görünürde popüler olan veya yasal alanda yönetici rolü bulunan kimilerinin irade olarak etkisiz olduklarına, sürece ilişkin bir fikirlerinin de olmadığına dikkat etmek önemlidir. Bu kategoridekilerin verdikleri sorunlu mesajları ayırt etmek ve farklı değerlendirmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esas olan Öcalan’ın ve ona bağlı unsurların, Öcalan’ın devletle ve milletle bütünleşme perspektifine uygun şekilde ortaya koydukları iradedir. Buna aykırı şekilde etnik siyaseti öne çıkararak hareket edenlerin hem irade olarak hem siyaset dili açısından etkisiz olduklarını ve bir sapma olarak değerlendirildiklerini görmek gerekir. Örneğin, beşinci kademede bile sadece tali bir rolü olan yasal bir yöneticinin etnik siyaset dili kullanıp ya da demagojik muhalefet kurarak, sonra da kendisini sürecin merkezinde tarif etmeye çalışmasının çok da bir önemi yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrade olarak güçlü gözüken örgüt yöneticilerinin sorunu ise kendilerine ilişkin ajandalarını Öcalan’ın özgürlüğü veya statüsü örtüsünün arkasına gizleyerek yapay bir tartışma çıkarma çabalarıdır. Böylelikle de sürecin tespit aşaması açısından ikircikli tutumlar, ayak sürümeler ortaya çıkmakta ve kendilerine yönelik güvenilmezlik iddialarının güçlenmesine zemin oluşmaktadır. Bu durum kimseye fayda sağlamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunların çözülmesi yerine sadece dönüşmesini ve daimi hale gelmesini isteyenler, mevcut statülerini korumak için bunu zorluyorlar ama görülmelidir ki eskinin devamı artık maddeten mümkün değildir. Ok yaydan çıktı ve hedefe varacaktır. Bu nedenle bir an önce ikircikli tutumlardan, tespit sürecini aksatma eğilimlerinden vazgeçilmeli ve tespit sürecinin hızlandırılması için daha fazla çaba gösterilmelidir. Boşa kürek çekme dönemi artık geride kaldı. Sürecin tamama ermesinin önüne geçilemeyeceği daha güçlü idrak edilmelidir. Herkes, 2026 yılı tamamlanmadan tespit ve teyide ilişkin MGK kararının alınması ve ilan edilmesi için en yüksek çabayı göstermelidir. MGK kararının ilanı, sürecin ilerlemesinde çok önemli bir eşiğin aşılması manasına gelecektir.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Demokrasinin ilerletilmesi ve yeni anayasa</span></h2><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecinden tamamen farklı dinamiklere sahip, konusu demokrasinin ilerletilmesi ve yeni anayasa olan demokratik müzakere sürecinin muhatabı Türk milletinin bütün unsurları, Türkiye toplumunun bütün kesimleri, Türkiye halkının bütün kümeleridir. Meşru ve hukuki zemindeki siyasi ve sosyal temsilcilerdir. Diyaloğun muhatapları, Türkiye halkı adına müzakere muhatabıymış gibi davranamaz. Elbette süreç tamamlandıktan sonra meşru ve demokratik bir aktör olarak müzakere sürecinde yer almaları beklenir hatta eş zamanlı olarak diyalog ve müzakere süreçlerini birbirine karıştırmadan demokrasi ve yeni anayasa perspektifi konusunda aktif olmaları da mümkündür ancak yeni anayasa ve demokrasi konusundaki yaklaşımları diyalog sürecinin şartı olarak gündeme getirmek asla kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farkına varılması gereken temel hakikat şudur: Demokrasinin ilerlemesi ve yeni anayasa ancak Terörsüz Türkiye’ye geçişin tamamlanmasıyla, etnik ve kimlik siyasetlerinin geride bırakılmasıyla, bu konulara ilişkin sorunların pratikte bittiği gibi zihinlerde de bitmesiyle milletin tamamının işi olarak ele alınacak ve hayata geçecektir. Hiç kimse yeni anayasanın etnik ve kimlik siyasetleri üzerinden müzakere edileceği beklentisine girmesin. Yeni anayasada etnik ve kimlik siyasetlerine ilişkin yaklaşımlar olacağı vehmine kapılmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni anayasa, milletin, toplumun ve halkın tamamının gündemidir. Ayrıştırıcı ve dışlayıcı bir bakışın değil kapsayıcı ve bütünleştirici bir felsefenin eseri olacaktır. Bu felsefeyle TBMM’nin 28. döneminin kalan süresinde yani 2028 yılında yapılacak seçimlere kadar yeni anayasa müzakereleri bir sonuca ulaşmayı hedefleyebilir ancak bu dönemde konu, muhtemelen yeni anayasanın temel yaklaşımları hususunda bir fikri olgunluk oluşturma seviyesinde kalabilir. Bu dahi önemli bir ilerleme olur. Bununla birlikte Meclisin 29. döneminde yeni anayasanın en geniş mutabakatla kabul edilip halkın onayına sunulması, artık kaçınılmaz bir adım olarak ifade edilebilir.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sonuç</span></h2><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye’ye geçişin tamamlanmasıyla Türkiye’nin yükselişi başlayacak ve büyük reformlar dönemine adım atılacaktır. O yüzden Terörsüz Türkiye’ye geçiş sürecine farklı manalar yüklemeye çalışanlar, bir an önce gerçekle yüzleşmelidir. Bilge lider Sayın Devlet Bahçeli’nin dediği gibi, "'Terörsüz Türkiye' teslimiyet değildir. 'Terörsüz Türkiye' taviz değildir. 'Terörsüz Türkiye' terör örgütüyle pazarlık değildir. 'Terörsüz Türkiye' devleti zayıflatmak, milli iradeyi gevşetmek, aziz milletimizin kırmızı çizgilerini çiğnemek, hassasiyetlerini kurcalamak, güvenlik ilkelerini sulandırmak hiç değildir." (5 Mayıs 2026).</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç olarak Cumhurbaşkanımız Erdoğan’ın vurguladığı üzere: “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek” (3 Ekim 2026).</span></p><p><span style="font-size:18px">[Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.]</span></p><p><span style="font-size:18px">*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.</span></p><p>İÇERİK VE HAK SAHİBİ KAYNAK:</p><p>https://www.aa.com.tr/tr/analiz/terorsuz-turkiyeye-gecis-artik-engellenemez/4091630?shem=aimgspe,</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA["Bedelli askerlikte 28 günlük temel askerlik eğitiminin kaldırılacağı" iddiası yalanlandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bedelli-askerlikte-28-gunluk-temel-askerlik-egitiminin-kaldirilacagi-iddiasi-yalanlandi-2665204df0208-c5ba-4f9d-9543-f423877fe0d02026-10-17T10:13:00+03:00HABER MERKEZİ "Bedelli askerlikte 28 günlük temel askerlik eğitiminin kaldırılacağı" iddiası yalanlandı

"Bedelli askerlikte 28 günlük temel askerlik eğitiminin kaldırılacağı" iddiası yalanlandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DMM'den yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bazı basın yayın organlarında ve sosyal medya hesaplarında yer alan, 'bedelli askerlikte 28 günlük temel askerlik eğitiminin kaldırılacağı' yönündeki iddialar gerçeği yansıtmamaktadır. Bedelli askerlik hizmetine ilişkin yasal düzenlemeler ve uygulama esasları aynen devam etmektedir. Konuya ilişkin yetkili makamlarca alınmış, somutlaşmış veya netleşmiş yeni bir karar bulunmamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyunun asılsız paylaşımlara itibar etmemesi ve sadece ilgili resmi kurumlarca yapılan açıklamaları dikkate alması önemle rica olunur." - TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: TÜRKİYE, SINIR AŞAN SUÇLARIN VE ARANAN ŞÜPHELİLERİN SIĞINAĞI OLMAYACAKTIR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-turkiye-sinir-asan-suclarin-ve-aranan-suphelilerin-siginagi-olmayacaktir-26651bc2320a2-34ed-459e-8f34-3a97ef9fd3802026-10-17T10:04:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: TÜRKİYE, SINIR AŞAN SUÇLARIN VE ARANAN ŞÜPHELİLERİN SIĞINAĞI OLMAYACAKTIR!

AKIN GÜRLEK: TÜRKİYE, SINIR AŞAN SUÇLARIN VE ARANAN ŞÜPHELİLERİN SIĞINAĞI OLMAYACAKTIR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TÜRKİYE, SINIR AŞAN SUÇLARIN VE ARANAN ŞÜPHELİLERİN SIĞINAĞI OLMAYACAKTIR!</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin suç işlediği iddiasıyla aranan kişilerin sığınabileceği bir yer hâline gelmemesi, uluslararası düzeyde aranan kişilerin yakalanması ve adaletten kaçmalarının önlenmesi için güvenlik ve istihbarat birimlerimizin güçlü koordinasyonuyla çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve Finlandiya’da 1 milyar dolarlık kripto varlık dolandırıcılığı gerçekleştirdiği iddiasıyla hakkında INTERPOL tarafından kırmızı bülten çıkarıldığı bildirilen ABD vatandaşı Richard James Schueler, İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzün İstihbarat ve Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlükleri tarafından, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımızın desteğiyle yürütülen çalışmalar sonucunda şüphelinin İstanbul’da bulunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 Ekim 2026 tarihinde Beşiktaş’ta gerçekleştirilen operasyonla Schueler ve eşi gözaltına alındı. Devam eden çalışmalar kapsamında Schueler’in korumalığını yaptıkları belirlenen 3 kişi daha yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beşiktaş, Üsküdar ve Sarıyer ilçelerinde toplam 15 adreste gerçekleştirilen adli aramalarda;</span></p><p><span style="font-size:18px">- 7 milyon 150 bin ABD doları ve 160 bin TL,<br />- 6 soğuk cüzdan,<br />- Farklı markalarda 300 çanta, 100 çift ayakkabı, 136 gözlük ve 28 kol saati,<br />- 97 parça mücevher ve çeşitli değerli eşyalar,<br />- 29 cep telefonu, 12 dizüstü bilgisayar, 11 bilgisayar kasası, 19 SSD/harici disk, 46 USB bellek ve 19 ekran kartı,<br />- 4 uzun namlulu tüfek, 3 ruhsatsız tabanca ve 1.400 fişek ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilere ilişkin adli işlemler ve ele geçirilen materyallere yönelik incelemeler devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, operasyonu gerçekleştiren İstanbul Emniyet Müdürlüğümüzün ilgili birimlerine, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığımıza ve emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç kimsenin Türkiye’yi adaletten kaçabileceği güvenli bir liman olarak görmesine müsaade etmeyeceğiz. Ülkemizin güvenliğini korumaya, sınır aşan suçlarla mücadelede uluslararası iş birliğimizi daha da güçlendirmeye kararlılıkla devam edeceğiz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÜRSEL TEKİN'DEN MESAJ VAR: Omuz omuza, yürek yüreğe; yılmadan, yorulmadan, geri adım atmadan!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gursel-tekinden-mesaj-var-omuz-omuza-yurek-yurege-yilmadan-yorulmadan-geri-adim-atmadan-26650b16ade61-6e89-4198-bd77-3319825673202026-10-17T10:01:00+03:00HABER MERKEZİ GÜRSEL TEKİN'DEN MESAJ VAR: Omuz omuza, yürek yüreğe; yılmadan, yorulmadan, geri adım atmadan!

GÜRSEL TEKİN'DEN MESAJ VAR: Omuz omuza, yürek yüreğe; yılmadan, yorulmadan, geri adım atmadan!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Böylesine zor bir dönemde sorumluluktan kaçmadan görev üstlenen 39 ilçe başkanımıza, ilçe yönetimlerimize, kadın kolları ve gençlik kolları başkanlarımıza ve yönetimlerine yürekten teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, zor günlerde kenara çekilenleri değil, mücadeleden kaçmayanları yazacaktır! CHP tarihi de sizleri bu davanın onurlu neferleri olarak kaydedecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi mücadele zamanıdır! Şimdi CHP bayrağını Türkiye’nin dört bir yanında daha da yukarılara taşıma zamanıdır! Ülkemizi kuşatan adaletsizliğe, liyakatsizliğe ve kirli siyaset anlayışına karşı dimdik durma zamanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim görevimiz yalnızca siyaset yapmak değil; siyasete güveni yeniden kazandırmak, adaleti savunmak, halkın hakkını korumak ve Cumhuriyetimizin temel değerlerine sahip çıkmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse unutmasın: Cumhuriyet Halk Partisi, baskılar karşısında susacak, zorluklar karşısında geri adım atacak bir parti değildir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim yolumuz Mustafa Kemal Atatürk’ün yoludur. Bizim mücadelemiz demokrasi, adalet ve halkın iktidarı mücadelesidir. Hiçbir makamdan güç almadan, gücümüzü halktan ve Cumhuriyetimizin değerlerinden alarak mücadelemizi sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Omuz omuza, yürek yüreğe; yılmadan, yorulmadan, geri adım atmadan!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşasın Cumhuriyet!<br />Yaşasın Cumhuriyet Halk Partisi!</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[31 bin sözleşmeli sağlık personeli alınacak. Karar Resmi Gazete'de yayınlandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/31-bin-sozlesmeli-saglik-personeli-alinacak-karar-resmi-gazetede-yayinlandi-266496bbeff22-e9af-4c49-aaeb-5cbf40576d8f2026-10-17T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ 31 bin sözleşmeli sağlık personeli alınacak. Karar Resmi Gazete'de yayınlandı

31 bin sözleşmeli sağlık personeli alınacak. Karar Resmi Gazete'de yayınlandı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Resmi Gazete'de yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararına göre, sağlık sektöründe çalışan temininde yaşanan sorunu gidermek amacıyla sözleşmeli personel alınacak. Karara göre, acil sağlık hizmetleri, ilçe sağlık müdürlükleri, sağlık evi ve yataklı tedavi için toplam 31 bin 54 sözleşmeli personel alınacak. Karara göre, 1 diyetisyen, 9 ebe, 25 sağlık memuru, 1 sağlık teknikeri, 5 bin 61 doktor, 25 bin 955 uzman doktor için sözleşmeli kadrosu açıldı. Kararda, sözleşmeli sağlık personeli istihdam edecek birimlerin belirlenmesi istendi ve kararın 2027 yılında uygulanacağı belirtildi.&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ekim Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü: Yoksulluk Kader Değil, İnsanlığın Ortak Sınavıdır!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-17-ekim-dunya-yoksullugun-ortadan-kaldirilmasi-gunu-yoksulluk-kader-degil-insanligin-ortak-sinavidir-26655f7ad2993-f41e-4e23-8a22-7fc1e8bf42ff2026-10-17T08:05:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ekim Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü: Yoksulluk Kader Değil, İnsanlığın Ortak Sınavıdır!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ekim Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü: Yoksulluk Kader Değil, İnsanlığın Ortak Sınavıdır!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">17 Ekim, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen resmi Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması İçin Uluslararası Gün'dür. Bu yazıyı yalnızca yoksulluğun rakamlarını anlatan bir metin olarak değil; insanın vicdanına seslenen, toplumsal sorumluluğu hatırlatan, Türkiye'nin sosyal ve ekonomik gerçeklerini sorgulayan ve çözüm yollarını gösteren öğretici bir makale olarak kaleme alıyorum. Yazının temel düşüncesi: “<strong>Yoksulluk, yalnızca cebin boş olması değil; insanın imkânlardan, fırsatlardan, güvenceden ve onurlu bir yaşamdan mahrum bırakılmasıdır. Bir toplumun gerçek zenginliği, en varlıklı insanlarının sahip olduklarıyla değil, en yoksul insanlarının nasıl yaşadığıyla da ölçülür.”&nbsp;</strong>17 Ekim Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü: Bir lokmanın, bir evin ve bir insanlık onurunun hikâyesidir.&nbsp;<strong>“Bir ülkede insanlar aç yatarken, çocuklar eğitim imkânlarından mahrum kalırken, aileler başlarını sokacak güvenli bir ev bulamazken o toplumun huzurundan, adaletinden ve refahından söz etmek ne kadar mümkündür?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ekim, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü'dür. Bu gün, yalnızca yoksulluğu hatırlamak, istatistikleri sıralamak veya güzel temennilerde bulunmak için değil; insanlığın vicdanını sorgulamak, toplumsal sorumluluklarımızı hatırlamak ve daha adil bir dünya için harekete geçmek amacıyla değerlendirilmelidir. Çünkü yoksulluk, yalnızca ekonomik bir mesele değildir. Yoksulluk; bir çocuğun beslenme çantasının boş kalması, bir öğrencinin maddi imkânsızlıklar yüzünden hayallerinden vazgeçmesi, bir annenin pazar tezgâhından aldığı ürünleri tekrar tekrar hesaplaması, bir babanın evladının ihtiyaçlarını karşılayamadığı için başını öne eğmesi, bir emeklinin yıllarca çalıştıktan sonra geçim sıkıntısı çekmesidir. Bazen yoksulluk, sobası yanmayan bir evde üşüyen çocuğun sessizliğidir. Bazen de kalabalık bir sofrada herkesin tok görünmeye çalışırken kimsenin doymamasıdır. İşte bu nedenle yoksulluğa karşı mücadele, yalnızca devletlerin değil; toplumun bütün kesimlerinin, kurumların, iş dünyasının, sivil toplum kuruluşlarının ve her birimizin ortak sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Yoksulluğun tarihçesi: İnsanlığın vicdanına tutulan ayna</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ekim 1987'de Paris'teki Trocadéro Meydanı'nda 100 binden fazla insan, aşırı yoksulluğa ve yoksulluğun insan onurunda açtığı yaralara dikkat çekmek amacıyla bir araya geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 1992 yılında aldığı kararla 17 Ekim'i Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü olarak ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu tarihsel adımın verdiği mesaj açıktır:</strong> Yoksulluk, görmezden gelinerek ortadan kaldırılamaz. Yoksul insanlar toplumun dışında bırakılacak bir kesim değil, eşit haklara ve onurlu bir yaşama sahip olması gereken insanlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün insanlık;</strong> bilimde, teknolojide, üretimde ve iletişimde tarihin en ileri dönemlerinden birini yaşamaktadır. Birkaç saniyede kıtalar arasında iletişim kurabiliyor, uzaya araçlar gönderebiliyor, büyük miktarlarda mal ve hizmet üretebiliyoruz. Ancak bütün bu gelişmelere rağmen milyonlarca insanın yeterli beslenmeye, temiz suya, sağlık hizmetlerine, eğitime ve güvenli barınmaya erişememesi ciddi bir çelişkidir. Demek ki sorun yalnızca dünyada ne kadar kaynak bulunduğu değildir. Asıl sorun, bu kaynakların nasıl üretildiği, nasıl paylaşıldığı ve insanların temel ihtiyaçlarının ne ölçüde güvence altına alındığıdır. <strong>Bir toplumun gelişmişliği, yalnızca ne kadar ürettiğiyle değil, ürettiği refahı insan hayatına ne ölçüde yansıtabildiğiyle de ölçülmelidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Yoksulluğun rakamları: İstatistiklerin ardındaki insan hayatları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2026 yılına ilişkin küresel tartışmalarda yaklaşık 826 milyon insanın aşırı yoksulluk içinde yaşadığı ve yaklaşık 3,8 milyar insanın herhangi bir sosyal koruma sisteminden yoksun olduğu yönünde rakamlar dile getirilmektedir. Bu tür rakamlar değerlendirilirken kullanılan yoksulluk tanımının, veri yılının ve hesaplama yönteminin dikkate alınması gerekir. Ancak ölçüm yöntemleri farklılaşsa da temel gerçek değişmemektedir: Dünyada çok sayıda insan, hayatın en temel ihtiyaçlarına erişmekte zorlanmaktadır. Bir rakamın arkasında kaç çocuk, kaç anne, kaç yaşlı ve kaç emekçinin bulunduğunu düşündüğümüzde mesele çok daha anlamlı hâle gelir. Yoksulluk, yalnızca gelirin düşük olması değildir. İnsanların hastalandığında tedaviye erişememesi, çocuklarını nitelikli eğitim imkânlarıyla buluşturamaması, işini kaybettiğinde gelir güvencesinin bulunmaması ve yaşlandığında kimseye muhtaç olmadan yaşayamaması da yoksulluğun farklı yüzleridir. Bu nedenle yoksullukla mücadele, yalnızca insanlara belirli aralıklarla para veya gıda yardımı ulaştırmaktan ibaret görülmemelidir. Elbette acil yardımlar hayati önem taşır. Fakat kalıcı çözüm; insanların düzenli gelir elde edebildiği, çocukların fırsat eşitliğinden yararlandığı, sağlık hizmetlerinin erişilebilir olduğu ve kimsenin yoksulluğa mahkûm edilmediği bir toplumsal düzen kurmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. 2026 yılının mesajı: Herkes için güvenli konut</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler, 2026 yılı için <strong>“Herkes İçin Güvenli Konutlar”</strong> odağını öne çıkarmaktadır. Bu yaklaşım, barınmanın yalnızca dört duvardan ibaret olmadığını hatırlatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsan için ev;</strong> güvenliktir, huzurdur, mahremiyettir, aile hayatıdır. Çocuğun ders çalışabildiği, yaşlının soğuktan korunabildiği, hastanın dinlenebildiği, ailenin yarınından korkmadan yaşayabildiği yerdir. Fakat ev kiralarının gelirlerin önemli bir bölümünü tükettiği, konut fiyatlarının dar ve orta gelirli aileler için erişilmesi güç hâle geldiği, bazı insanların kalabalık ve sağlıksız koşullarda yaşamak zorunda kaldığı bir ortamda barınma sorunu, yoksulluğun en ağır boyutlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Türkiye'de de bir ailenin gelirini değerlendirirken yalnızca gıda harcamalarına bakmak yeterli değildir. Kira, elektrik, su, doğal gaz, ulaşım, eğitim, sağlık ve diğer zorunlu giderler birlikte ele alınmalıdır. Bir aile maaşının büyük bölümünü kiraya ayırıyorsa, kalan parayla beslenme, ulaşım, eğitim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyorsa, o aile için yoksulluk yalnızca bir gelir meselesi değil, yaşamın bütün alanlarına yayılan bir güvencesizliktir. Bu sebeple konut politikaları sosyal adaletin merkezinde yer almalıdır. Dar gelirli vatandaşların erişebileceği sosyal konutlar artırılmalı, kiralık sosyal konut modelleri geliştirilmeli, sağlıksız ve güvensiz konut koşulları iyileştirilmeli, konut yardımları ihtiyaç esasına göre güçlendirilmelidir. <strong>Bir insanın güvenli bir evde yaşaması lüks değil, insanca yaşamın temel şartlarından biridir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Türkiye'de yoksulluk: Geçim mücadelesinin ağırlaşan yükü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de yoksulluk meselesini değerlendirirken çalışanları, asgari ücretlileri, emeklileri, işsizleri, engelli bireyleri, öğrencileri, tek ebeveynli aileleri ve düzenli geliri bulunmayan haneleri ayrı ayrı düşünmek gerekir. TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 dönemi için paylaşılan verilerine göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırı 123.130 TL'yi aşarken, bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 48.884 TL olarak hesaplanmıştır. Bu rakamlar, temel yaşam giderleri ile hane gelirleri arasındaki ilişkinin neden yakından izlenmesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Bunlar belirli bir araştırmanın hesaplama ölçütlerine dayanan göstergelerdir; her hanenin fiilî gelirini veya harcamasını doğrudan ifade etmez. Bununla birlikte, bir ülkede çalışan insanların emeklerinin karşılığını alarak temel ihtiyaçlarını karşılayabilmesi, sosyal devlet anlayışının temel ölçütlerinden biridir. Çalışan bir insanın ay boyunca emek verip ay sonunda kirasını, faturalarını ve mutfak masraflarını karşılayamaması üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorundur. Emekli bir vatandaşın yıllarca çalıştıktan sonra temel ihtiyaçlarını kısmak zorunda kalması da öyle. <strong>Burada kendimize şu soruları sormalıyız:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Çalışan bir insan, emeğinin karşılığıyla insanca yaşayabiliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir çocuk, ailesinin ekonomik durumundan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebiliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Emekliler, yaşamlarının bu döneminde güvenli ve huzurlu bir hayat sürdürebiliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gençler, ailelerinden ekonomik destek almadan eğitimlerini tamamlayıp hayata atılabiliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir aile, hastalık, işsizlik veya beklenmedik bir harcama karşısında yoksulluğa sürüklenmeden ayakta kalabiliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu soruların cevapları, yalnızca ekonomik göstergeleri değil, toplumsal adaletin gerçek durumunu da anlamamıza yardımcı olur. Yoksullukla mücadelede amaç, herkesi aynı gelire sahip kılmak değil; hiç kimsenin temel ihtiyaçlardan mahrum kalmadığı, emeğin karşılığının korunduğu ve fırsat eşitliğinin güçlendirildiği bir toplum oluşturmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Sosyal yardımlar: Hayati destek, fakat tek başına yeterli değil</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları ve yerel yönetimler aracılığıyla çeşitli sosyal yardım ve destek programları yürütülmektedir. İhtiyaç sahiplerine yönelik gıda ve yakacak yardımları, elektrik ve doğal gaz tüketim destekleri, şartlı eğitim ve sağlık yardımları, öğrencilere yönelik destekler, yaşlı ve engelli aylıkları, evde bakım yardımı, Sosyal ve Ekonomik Destek (SED) ve barınma yardımları bu alandaki başlıca örnekler arasındadır. Programların kapsamı, tutarları ve yararlanma koşulları dönemsel olarak değişebildiğinden, başvuru öncesinde resmî bilgiler kontrol edilmelidir. Bu destekler, özellikle gelir kaybı yaşayan, çalışamayacak durumda olan veya ağır ihtiyaçlarla karşılaşan vatandaşlar için büyük önem taşır. Ancak sosyal yardımların başarısını yalnızca kaç kişiye ödeme yapıldığıyla değerlendirmek yeterli değildir. <strong>Asıl soru şudur:</strong> Yardımlar, ihtiyaç sahiplerinin yaşam koşullarını ne ölçüde iyileştiriyor ve onları kalıcı bir yoksulluk döngüsünden çıkarmaya ne kadar yardımcı oluyor? Sosyal yardım sistemi insanı incitmemeli, başvuru sahibini küçük düşürmemeli ve ihtiyaç sahibini bürokratik engeller arasında bırakmamalıdır. Yardıma ulaşmak kolay, değerlendirme adil, uygulama şeffaf ve denetim etkili olmalıdır. Öte yandan sosyal yardımların insanları çalışmaktan uzaklaştırdığı yönündeki genellemelerden de kaçınmak gerekir. Çocuklarına bakan bir anne, engelli yakınıyla ilgilenen bir aile üyesi, iş bulamayan bir genç veya sağlığı çalışmasına izin vermeyen bir vatandaş aynı şartlarda değerlendirilmemelidir. Sosyal devlet, insanların yalnızca bugününü kurtarmaya değil, yarınını güvence altına almaya da çalışmalıdır. Bu kapsamda vatandaşlar, sosyal yardım başvurularını e-Devlet'teki Sosyal Yardım Başvuru Hizmeti üzerinden veya ikamet ettikleri yerdeki Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla yapabilirler. Belediyelerin sosyal destek birimleri de kendi programları çerçevesinde yardım sağlayabilmektedir. Her programın ayrı koşulları bulunduğundan başvuru sırasında güncel şartların öğrenilmesi önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6. Yoksulluğu azaltmak için neler yapılmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksulluğu ortadan kaldırmak, yalnızca iyi niyetle gerçekleştirilebilecek bir hedef değildir. Bunun için tutarlı politikalar, yeterli kaynak, etkili kurumlar ve uzun vadeli bir toplumsal irade gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birincisi: Ücretler, emeklilik gelirleri ve sosyal destekler gerçek yaşam maliyetleriyle birlikte değerlendirilmelidir. </strong>Çalışanların gelirleri belirlenirken gıda, kira, ulaşım, eğitim ve sağlık giderleri dikkate alınmalıdır. Enflasyonun düşük gelirli kesimler üzerindeki etkisi yakından izlenmeli; ücret ve destek politikaları, insanların satın alma gücünü korumayı hedeflemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkincisi: Herkes için erişilebilir konut politikası geliştirilmelidir. </strong>Sosyal konut üretimi artırılmalı, uygun fiyatlı kiralık konut seçenekleri yaygınlaştırılmalı, ihtiyaç sahibi ailelerin barınma giderleri için sürdürülebilir destek modelleri oluşturulmalıdır. Kamu arazileri ve konut yatırımları planlanırken yalnızca yapı sayısı değil, konutların kimler tarafından hangi koşullarda kullanılabileceği de gözetilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üçüncüsü: Eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalıdır. </strong>Hiçbir çocuk, ailesinin maddi imkânsızlıkları yüzünden okul malzemesinden, yeterli beslenmeden, internet erişiminden veya nitelikli eğitimden mahrum kalmamalıdır. Dezavantajlı bölgelerde okul öncesi eğitim güçlendirilmeli, öğrencilere beslenme ve ulaşım desteği sağlanmalı, mesleki eğitim iş gücü piyasasının gerçek ihtiyaçlarıyla buluşturulmalıdır. Yoksulluğun nesilden nesile aktarılmasını önlemenin en etkili yollarından biri, çocukların geleceğine yatırım yapmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dördüncüsü: İnsana yakışır istihdam artırılmalıdır. </strong>İşsizliği azaltmak kadar güvenceli, kayıtlı ve adil ücretli işleri artırmak da önemlidir. Gençlerin ve kadınların istihdama katılımını kolaylaştıran politikalar uygulanmalı; mesleki eğitim, işbaşı öğrenme, girişimcilik ve üretken yatırımlar desteklenmelidir. Çalışabilecek durumda olan insanlara yalnızca yardım sunmak yerine, onları sürdürülebilir istihdama ulaştıran yollar açılmalıdır. Ancak çalışma imkânı bulunmayan veya bakım sorumluluğu taşıyan insanlar da korumasız bırakılmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Beşincisi: Tarım ve gıda politikaları güçlendirilmelidir. </strong>Gıda, insanın en temel ihtiyaçlarından biridir. Üreticinin emeğini koruyan, küçük çiftçiyi destekleyen, tarımsal verimliliği artıran ve gıda tedarik zincirindeki kayıpları azaltan politikalar hem üretici hem tüketici açısından önemlidir. Üretim kapasitesinin korunması, kırsal kalkınmanın desteklenmesi ve sağlıklı gıdaya erişimin kolaylaştırılması, yoksullukla mücadelenin ayrılmaz parçalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Altıncısı: Vergi ve kamu harcamalarında sosyal adalet gözetilmelidir. </strong>Vergi sisteminin adil olması, kamu kaynaklarının etkili kullanılması ve sosyal harcamaların sonuçlarının ölçülmesi gerekir. Kamu kaynaklarının hangi ihtiyaçlara yönlendirildiği şeffaf biçimde açıklanmalı, israf önlenmeli ve kaynaklar en fazla fayda sağlayacak alanlara aktarılmalıdır. Yoksullukla mücadele için ayrılan her kaynağın, gerçekten ihtiyaç duyan insanlara ulaşıp ulaşmadığı düzenli olarak değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yedincisi: Sosyal yardımlar hak temelli, erişilebilir ve insan onuruna uygun olmalıdır. </strong>İhtiyaç sahiplerinin yardıma erişimi kişisel ilişkilere, keyfî uygulamalara veya ayrımcılığa bağlı olmamalıdır. Başvurular nesnel ölçütlerle değerlendirilmeli, kişisel veriler korunmalı ve hak sahipleri karar süreçleri hakkında bilgilendirilmelidir. Sosyal yardım, insanın onurunu zedeleyen bir lütuf değil, toplumun ihtiyaç sahiplerine karşı taşıdığı sorumluluğun bir parçasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sekizincisi: Yoksulluğu yalnızca gelir üzerinden ölçmemeliyiz. </strong>Bir hanenin gelirinin yanı sıra barınma koşulları, eğitim imkânları, sağlık hizmetlerine erişimi, enerji giderleri, borçluluk durumu ve beklenmedik ekonomik şoklara karşı dayanıklılığı da değerlendirilmelidir. Böylece yardımlar daha isabetli planlanabilir, yoksulluğun hangi bölgelerde ve hangi toplumsal gruplarda yoğunlaştığı daha iyi anlaşılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7. Yoksullukla mücadele yalnızca devletin değil, hepimizin görevidir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin sorumluluğu büyüktür; ancak toplumsal dayanışma da yoksullukla mücadelede önemli bir yere sahiptir. İşveren, çalışanının emeğinin karşılığını adil biçimde vermelidir. Esnaf, imkânları ölçüsünde ihtiyaç sahiplerine destek olmalıdır. Hayır kurumları, yardımların doğru kişilere ulaşması için şeffaf ve hesap verebilir biçimde çalışmalıdır. Eğitim kurumları, ekonomik güçlük yaşayan öğrencileri fark etmeli ve destek mekanizmaları geliştirmelidir. Komşuluk ilişkileri de unutulmamalıdır. Bazen bir ailenin ihtiyacı yalnızca gıda değildir; iş arayan bir gence yol göstermek, bir öğrencinin eğitim masrafına katkıda bulunmak, yaşlı bir komşunun alışverişini yapmak veya bir çocuğun okul ihtiyaçlarını karşılamak da dayanışmadır. Fakat burada önemli bir ayrım vardır: Yardımlaşma, kamu sorumluluğunun yerine geçmemeli; onu tamamlamalıdır. Hayırseverlik kıymetlidir, ancak sosyal adaletin yerini tutmaz. Kalıcı çözüm, insanların sürekli yardıma muhtaç kalmadığı bir sistem kurmaktır. Yardım ederken insanları teşhir etmemek, onların yoksulluğunu bir gösteri malzemesine dönüştürmemek ve mahremiyetlerini korumak da insanlık görevidir. Çünkü yoksul bir insanın ihtiyacı yalnızca karnını doyurmak değil, onuruyla yaşamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>8. Yoksulluğun en ağır bedelini çocuklar öder</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çocuğun doğduğu aileyi, içinde büyüdüğü ekonomik koşulları veya yaşadığı mahallenin imkânlarını seçme şansı yoktur. Buna rağmen yoksulluğun etkileri en derin biçimde çocukların hayatına işleyebilir. Yetersiz beslenme, eğitim imkânlarının kısıtlanması, sağlıksız konutlarda yaşama ve sosyal etkinliklerden uzak kalma, çocukların gelişimini ve gelecekteki fırsatlarını etkileyebilir. Bir çocuk, arkadaşlarıyla aynı şartlarda eğitim göremediği için kendisini eksik hissetmemelidir. Okuluna aç gitmemeli, ailesinin geçim sıkıntısı nedeniyle eğitimini yarıda bırakmamalıdır. Toplum olarak çocukların yoksulluğunu yalnızca ailelerinin sorunu olarak görürsek büyük bir yanılgıya düşeriz. Çünkü bugün yeterli beslenemeyen, eğitimden uzak kalan ve yeteneklerini geliştiremeyen çocuklar, yarının toplumsal ve ekonomik hayatını da etkiler. Çocuk yoksulluğuyla mücadele etmek, yalnızca bugünün bir ihtiyacını karşılamak değil, ülkenin geleceğini korumaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9. Yoksulluğa bakışımızı değiştirmeliyiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksul insanları tembel, beceriksiz veya başarısız olarak nitelendirmek kolaydır. Fakat işini kaybeden, hastalanan, eşini yitiren, afet yaşayan, ağır bakım sorumlulukları üstlenen veya yeterli istihdam imkânı bulamayan insanların hayatını anlamaya çalışmak daha fazla vicdan ve sorumluluk gerektirir. Elbette kişisel çaba, tasarruf, çalışma disiplini ve eğitim önemlidir. Ancak bunların sonuç vermesi için insanların önünde gerçek fırsatlar bulunmalıdır. Bir insanın yoksulluğunu yalnızca kendi tercihlerine bağlamak, ekonomik ve toplumsal koşulları görmezden gelmektir. Aynı şekilde bütün sorunları yalnızca dış koşullara bağlayıp bireysel çabayı önemsiz görmek de doğru değildir. İhtiyacımız olan, kişisel sorumluluk ile toplumsal sorumluluğu birlikte ele alan dengeli bir anlayıştır. Kimse yoksulluğundan dolayı aşağılanmamalı, kimse yardım istediği için mahcup edilmemelidir. İnsanların değerini gelirleriyle ölçen bir toplum, kendi vicdanını da yoksullaştırır. Unutulmamalıdır ki bugün yardım eden yarın yardıma ihtiyaç duyabilir. Hayatın şartları değişebilir; işimizi, sağlığımızı veya gelir güvencemizi kaybedebiliriz. Bu nedenle güçlü bir sosyal koruma sistemi, yalnızca yoksullar için değil, toplumun bütün bireyleri için önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>10. Birey olarak bugün ne yapabiliriz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksulluğun çözümünü yalnızca büyük kurumların kararlarına bırakmak, kendi sorumluluğumuzu küçümsemek olur. Herkes kendi imkânları ölçüsünde bazı adımlar atabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Çevremizde ihtiyaç içinde olan insanları incitmeden fark etmeye çalışabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kullanılabilir durumdaki giysi, kitap ve eşyalarımızı gerçekten ihtiyacı olanlara ulaştırabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gıda israfını azaltabilir, ihtiyaç fazlası kaynaklarımızı dayanışma amacıyla değerlendirebiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Eğitim desteğine ihtiyaç duyan çocuklara, gençlere veya ailelere güvenilir kurumlar aracılığıyla yardımcı olabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yerel sosyal yardım kuruluşlarının çalışmalarını takip edebilir, şeffaf ve etkili faaliyetlerini destekleyebiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yoksullukla mücadeleye ilişkin politikaları sorgulayabilir, kamu kaynaklarının adil ve verimli kullanılmasını talep edebiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yoksul insanları suçlayan, aşağılayan veya ayrımcılığı besleyen söylemler karşısında insan onurunu savunabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu adımlar tek başına yoksulluğu ortadan kaldırmaz. Ancak toplumsal duyarlılığı artırır ve daha güçlü politikaların hayata geçirilmesine katkı sağlar. Asıl hedefimiz, insanların yalnızca yardımlarla ayakta kaldığı bir düzen değil, kendi emekleriyle güvenli bir yaşam kurabildiği ve ihtiyaç duyduklarında etkili bir sosyal korumaya erişebildiği bir toplum olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam, Bir toplumun vicdanı, en zor durumdaki insanına nasıl davrandığıyla ölçülür.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ekim Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü, hepimize önemli bir sorumluluk hatırlatmaktadır: İnsanlığın sahip olduğu imkânlar, insanların temel ihtiyaçlarını karşılamaya yetiyorsa, asıl mesele bu imkânları adil, etkili ve insan onuruna uygun biçimde değerlendirebilmektir. Yoksullukla mücadele, yalnızca bir ekonomik program veya sosyal yardım meselesi değildir. Aynı zamanda adaletin, fırsat eşitliğinin, dayanışmanın ve insan haklarının meselesidir. Türkiye'nin yoksullukla mücadelede daha güçlü sonuçlar elde edebilmesi için üretimi ve istihdamı artıran, emeğin karşılığını koruyan, eğitimde fırsat eşitliğini güçlendiren, erişilebilir konut sağlayan ve sosyal yardımları etkili biçimde uygulayan bütüncül politikalara ihtiyacı vardır. Bunun yanında kaynakların doğru kullanılması, kamu yönetiminde şeffaflık, sosyal desteklerde adalet ve toplumda dayanışma kültürünün güçlendirilmesi de vazgeçilmezdir. Çünkü yoksulluk yalnızca yoksulun meselesi değildir. Çocukların geleceğini, toplumun huzurunu, ekonominin verimliliğini ve ülkenin adalet duygusunu etkileyen ortak bir sorundur. Bir çocuğun açlığı, yalnızca o çocuğun ailesinin değil, bütün toplumun dikkatini gerektirir. Bir ailenin barınma sorunu, yalnızca o ailenin değil, sosyal politikaların da meselesidir. Bir emeklinin geçim sıkıntısı, yalnızca bireysel bir sorun değil, yılların emeğine ve insan onuruna ilişkin bir sorumluluktur. <strong>Yoksulluğu ortadan kaldırmak istiyorsak önce onu görmezden gelmekten vazgeçmeli, sonra nedenlerini doğru teşhis etmeli ve nihayetinde kalıcı çözümler üretmeliyiz. </strong>İnsanların açlığına alışmamalıyız. Çocukların umutsuzluğunu sıradanlaştırmamalıyız. Bir insanın başını sokacak güvenli bir ev aramasını, temel ihtiyaçlarını karşılamak için çaresiz kalmasını olağan kabul etmemeliyiz. <strong>Zira medeniyet,</strong> yalnızca yükselen binalarla, büyüyen ekonomilerle veya gelişen teknolojiyle ölçülmez. Medeniyet, bir insanın diğerine nasıl davrandığında; adaletin ne kadar güçlü olduğunda ve en zor durumdaki insanın ne ölçüde korunduğunda kendini gösterir. <strong>Geliniz, 17 Ekim'i yalnızca takvimde</strong> yer alan bir gün olarak değil, vicdanımızı ve sorumluluklarımızı yenilediğimiz bir dönüm noktası olarak değerlendirelim. <strong>Daha adil bir Türkiye, daha huzurlu bir dünya ve yoksulluğun kader olmaktan çıktığı bir gelecek için el ele verelim. </strong>Çünkü hiçbir çocuk açlığa, hiçbir aile güvencesizliğe, hiçbir insan onurundan vazgeçmeye mahkûm olmamalıdır. <strong>Yoksulluğu azaltmak bir tercih değil, insanlığa karşı ortak sorumluluğumuzdur. Yoksulluğu ortadan kaldırmak ise hepimizin katkı sunması gereken ortak hedefimizdir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Yazıyı yayımlarken yararlandığım resmî kaynaklar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>*Birleşmiş Milletler:</strong> 2026 teması, güvenli konutun insan haklarıyla ilişkisi ve küresel hedefler.&nbsp;Dünya Yoksulluğun Ortadan Kaldırılması Günü .</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>*T.C. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı:</strong> Türkiye'de yürütülen sosyal yardım programları, yararlanma koşulları ve destek türleri.&nbsp;Sosyal Yardım Programlarımız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>*Sosyal yardımların güncel tutarları:</strong> Bakanlığın 2026 yılına ilişkin ödeme güncellemesi.&nbsp;Sosyal yardım programlarının aylık ödemeleri artırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>*Küçük ama önemli bir not:</strong> Metindeki TÜRK-İŞ'in Eylül 2026 verileri ve küresel yoksulluk rakamları ve bilgiler esas alınarak ele alınmıştır. Değişiklik gösterebilir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜLKÜ DEVİ CELAL ADAN: KİM HIRSIZSA ŞEREFZİDRİ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ulku-devi-celal-adan-kim-hirsizsa-serefzidri-2664837ebde8a-c5ee-468a-a509-9cf23a18ab372026-10-16T20:51:00+03:00HABER MERKEZİ ÜLKÜ DEVİ CELAL ADAN: KİM HIRSIZSA ŞEREFZİDRİ!

ÜLKÜ DEVİ CELAL ADAN: KİM HIRSIZSA ŞEREFZİDRİ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Meclis Başkanvekili DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI Celal Adan:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">"Geçenlerde bir belgesele rastladım."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir köyde oturan Turgut Efendi diye bir vatandaş, şapkalı bir vatandaş evin önünde oturuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir araba geliyor evin önüne, üç kişi iniyor kravatlı."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Turgut Efendi ayağa kalkıyor, kendilerine yer gösteriyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kendisi de karşıdaki bir taburenin üzerine oturuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;"Biri diyor ki: 'Ben valiyim, bu kaymakam, bu da paşa tuğgeneral, sizi ziyarete geldik' diyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Turgut amca diyor ki: 'Devletin bir sürü işi var, bana haber verseydiniz ben gelirdim' diyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ya, diyorlar Turgut amca, sen bir şehit babasısın, 9 ay evvel evladını kaybettin."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vatan sağ olsun diyor, ne yapalım şehit babasıyız."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ama şehit babası olduğun için de bankaya para yatırıyoruz, onu da çekmemişsin."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Adam döndü dedi ki: 'Devletin paraya ihtiyacı var, benim 850 lira gelirim var, bu bana yetiyor, karı kocaya yetiyor' dedi."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şimdi Turgut Efendi'nin olduğu bir ülkede kim hırsızsa ŞEREFSİZDİR!"</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik, eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-son-24-yilda-egitim-altyapimizi-gelistirdik-egitime-erisimi-ve-firsat-esitligini-sagladik-26647df1e9ec7-9d49-467a-a660-663cc8c2531f2026-10-16T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik, eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik, eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladık”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın kuruluşunun 10. yıl dönümü vesilesiyle Beştepe Millet Kütüphanesi’nde düzenlenen programa katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Geleceği İnşa Eden 10 Yıl” başlığı ile düzenlenen programda bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının başında. Antalya ve İstanbul’da yaşanan yağıştan, sel ve su baskınlarından etkilenenlere geçmiş olsun dileyerek başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hayatını kaybeden 3 vatandaşımıza Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. AFAD başta olmak üzere devletimizin tüm kurumları koordinasyon içerisinde çalışmakta, vatandaşlarımıza gerekli ikazları yaparken eş zamanlı olarak sahada tüm tedbirleri almaktadır” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yağışların ülkenin farklı bölgelerinde bugün ve yarın da devam edeceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yeni sıkıntıların önüne geçilebilmesi için halkımızın resmî kurumlarımızın uyarılarını dikkatle takip etmelerini istiyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üsküdar Belediye Başkan Vekili Dündar Ziya Gültekin’in Düzce’deki trafik kazasında vefat ettiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gayretine, samimiyetine, Üsküdar sevdasına bizzat şahit olduğumuz Ziya kardeşimize Yüce Allah’tan gani gani rahmet diliyor, kederli ailesine, yakınlarına, AK Parti camiasına ve Üsküdar halkına sabır ve başsağlığı temenni ediyorum. Rabb’im ruhunu şad, mekanını inşallah cennet eylesin” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Maarif Vakfı’nın 10. kuruluş yılı vesilesiyle düzenlenen programa katılmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Maarif Vakfı’nın 10. yılının ülke, millet, gönül coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE MAARİF VAKFIMIZ, BUGÜN 6 KITADA VE 66 ÜLKEDE FAALİYET GÖSTERİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">10 yıllık süre zarfında Maarif Vakfı bünyesinde görev alan, sorumluluk üstlenen, Türkiye’nin eğitim vizyonunu dünyayla buluşturanlara da teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Hâlihazırda, Türkiye Maarif Vakfı çatısı altında, Türkiye’nin birikimini insanlığın hizmetine sunmak için kimi zaman risk alarak, kimi zaman ailesinden, sevdiklerinden ayrı kalarak, kimi zaman sıla hasreti çekerek, gece gündüz çalışan her bir kardeşimi bugün bir kez daha şükranla bağırıma basıyorum. Yine burada, az önce hepsi birbirinden özel ezgilerle yüreklerimize hitap eden evlatlarımızın hepsini tek tek gözlerinden öpüyorum. Az evvel tanıtım filmini hep beraber izledik. Vakfımızın hangi yollardan geçerek bugünlere geldiğini yeniden hatırladık. Allah’a hamdolsun, 10 sene önce büyük hedeflerle yola revan olan Türkiye Maarif Vakfımız, bugün 6 kıtada ve 66 ülkede faaliyet gösteriyor. Dünya genelindeki 611 kurumda, 75 bini aşkın öğrenciye, kaliteli ve nicelikli eğitim imkânı sunan vakfımızı bugün bir kez daha tebrik ediyorum. Hiç şüphesiz 10 yılda elde edilen bu başarı, hepimiz için iftihar vesilesidir. Ancak bizim için mesele sadece rakamlarla sınırlı değildir. Bizim esas başarımız, bu rakamların arkasındaki insan hikayeleridir. Bizim için aslolan Maarif Vakfı okullarında öğrenim gören çocuklarımızın hayatına kattığımız değerlerdir. Aslolan bize emanet edilen yavruların, erdemli, nitelikli, vizyon ve misyon sahibi bireyler olarak kendi ülkelerinin geleceğine yaptıkları katkılardır. Bunun için biz uluslararası eğitimi, uzun soluklu bir maraton olarak görüyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRK ÜNİVERSİTELERİNE YÖNELİK İLGİ HER SENE KATLANARAK ARTTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Maarif Vakfı’nın Asya’dan Afrika’ya, Balkanlar’dan Kafkasya’ya, dünyanın farklı yerlerinde yaşayan çocuklara ve gençlere yeni imkânlar sunduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Onları bilgiyle donatıyoruz, her yönüyle hayata hazırlıyor, aynı zamanda bu çocukların farklı kültürlerle, güçlü ve samimi bağlar kurmalarını, sağlıyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulları, yurtları, üniversiteleri, araştırma ve eğitim merkezleriyle Türkiye’nin maarif tecrübesini farklı kıtalara ulaştırdığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bugün Maarif sıralarında eğitim alan gençlerimizin inşallah çok yakın bir zamanda kendi ülkelerine her alanda başarıyla hizmet edeceklerine, kendi memleketlerinin geleceğini şekillendireceklerine yürekten inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yönüyle 10. Yıl Programı’nın, “Geleceği inşa eden 10 yıl” başlığıyla düzenlenmesini isabetli bulduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Maarif Vakfımızın 10 yılda ulaştığı bu seviye iktidarlarımız süresince eğitim alanında imza attığımız tarihî devrimin de yansımasıdır. Son 24 yılda eğitim altyapımızı geliştirdik” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitime erişimi ve fırsat eşitliğini sağladıklarını, kurumsal kapasiteyi artırdıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Ders müfredatlarını yeni ihtiyaçlar doğrultusunda düzenledik. Okullarımızın yeşil ve dijital dönüşümlerini gerçekleştirdik. Tüm bu çalışmaların meyvesini de hamdolsun toplamayı başardık. İşte en son PISA 2025 sonuçlarına göre fen bilimleri, matematik ve okuma alanlarında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke olduk. Yükseköğretimde aynı şekilde Türk üniversitelerine yönelik ilgi her sene katlanarak arttı. Bundan 10 sene önce 48 bin civarında olan uluslararası öğrenci sayımız bu yıl 380 bine yaklaştı. Sizlerin görev yaptığı ülkelerde Türkiye mezunu doktorlarla, siyasetçilerle, iş adamı, bürokrat, öğretmen, sanatçı, akademisyenlerle karşılaşmak artık sıradan hâle geldi. Dünyanın birçok ülkesinde Türkçe konuşan, Türkiye’yi bilen, tanıyan, Türk kültürünü ilgiyle takip eden çok sayıda insana rastlıyoruz. Şunu büyük bir memnuniyetle ifade ediyorum, yıllarca kendi evlatlarını kılık-kıyafeti, inancı, siyasi görüşü sebebiyle yurt dışına gitmek zorunda bırakmış bir ülkeden, bugün kendi çocuklarına birinci sınıf eğitim vermekle kalmayıp, her yıl yurt dışından on binlerce öğrenci çeken bir ülke konumuna gelmemiz Türkiye adına elbette büyük bir başarıdır. Eğitimde yaşanan, tarihî dönüşümün en net sembolüdür. Kuşkusuz, çok daha gurur verici olan bu vizyonun Türkiye Maarif Vakfı’mız aracılığıyla dünyanın farklı köşelerine taşınmasıdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZ BUGÜN KÜRESEL BİR OYUNCUDUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yandan okul öncesinden yükseköğretime kadar 24 milyonu aşkın öğrenciye nitelikli eğitim verdiklerini, diğer yandan uluslararası eğitimde inşa ettikleri güçlü kapasiteyi Maarif Vakfı gibi kurumlarla dost ve kardeş ülkelerin istifadesine sunduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bu, açık söylüyorum; 25 yıl önce hayal dahi edilemeyen bir başarıdır. Bunun ne manaya geldiğini Maarif Vakfımızı hedef alanlar bilmeyebilir ama bizler ve sizler bu vizyonun neye tekabül ettiğini gayet iyi biliyoruz. Dünyaya ve Türkiye’ye, başkalarının penceresinden bakanlar hâlen farkına varamamış olsalar da ülkemiz bugün küresel bir oyuncudur. Sadece savunma sanayiinde, sadece diplomaside, turizmde, dış ticarette değil, uluslararası eğitim vizyonu itibarıyla da artık yeni bir ligdeyiz. İnşallah sizlerin de gayretleriyle bu ligde yükselmeye devam edeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan gerek Türkiye Maarif Vakfı gerekse Yunus Emre Enstitüsü bünyesindeki faaliyetlerin hiçbirinde tek taraflı yaklaşım içinde olmadıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TARİHİNDE SÖMÜRGECİLİK AYIBI OLMAYAN BİR MİLLETİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aksine her ülkenin kendi tarihi, dili, kültürü ve eğitim geleneği olduğunun farkında olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Çalışmalarımızı da bu prensipler ekseninde yürütüyoruz. Her zaman söylüyorum; bakın biz tarihinde sömürgecilik ayıbı olmayan bir milletiz. Bir dönem 24 milyon kilometrekareyi bulan bir alanda hüküm sürdük. Doğrudan yönettiğimiz toprakların üzerinde bugün 45’ten fazla ülke var. Ecdadımız, insanların diline, kültürüne, adetlerine karışmadığı için bunlar kendi kimliklerini korumuşlardır. Fakat Batılı emperyalistlerin pençesine düşen toplumlar hem çok büyük acılar çekmiş hem de kültürel anlamda soykırıma uğramışlardır. Bugün kendi geçmişlerine bakmadan bize çoğulculuktan, farklılıklara saygı göstermekten dem vuran ülkelerin yönettiği bölgelerde yüzlerce yerel dil kayboldu, kültürel izler yok edildi, toplumsal hafıza silindi. Yerel halk arasında asırlarca yaşayan adetler müzelik ögeler hâline geldi. Görev yaptığınız ülkelerde inanıyorum ki birçoğunuz bunu gördünüz ama biz Rum Suresi 22’nci ayetinde buyurulduğu üzere, renklerin ve dillerin farklı olmasını Cenabı Allah’ın yaratmasındaki sonsuz kudretin bir tecellisi olarak kabul ederiz. Dolayısıyla, kimsenin diliyle, kültürüyle, derisinin rengiyle, etnik kökeni, meşrebi, mezhebiyle ilgilenmeyiz. ‘Yaradılanı severiz, yaradandan ötürü’ der, yeryüzündeki hiçbir insanı diğerinden ayırt etmez, hiç kimseye kem gözle bakmayız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maarif okullarında ev sahibi ülkelerin eğitim mevzuatını, müfredatını ve kültürel özelliklerini dikkate aldıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçeyi de başka dillerin yerine geçen değil, insanlara yeni kapılar açan, yeni ufuklar kazandıran bir vasıta olarak gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bizi biz yapan, bizi farklı kılan, bizi başkalarından ayıran bu yaklaşımımızı inşallah sonuna kadar koruyacağız” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“FETÖ BAĞLANTILI OKULLARIN TAMAMEN VEYA KISMEN KAPATILMASINI SAĞLADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan 10 sene önce Türkiye Maarif Vakfının kuruluşunda ülkenin yurt dışındaki eğitim faaliyetlerini güçlü, güvenilir ve kurumsal bir yapıya kavuşturma hedeflerinin başat rol oynadığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">FETÖ’nün yurt dışındaki eğitim yapılanmasının yol açtığı sorunların en az hasarla atlatılmasının da Vakfın görev ve sorumlulukları arasında olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Biliyorsunuz, FETÖ, yıllar boyunca farklı ülkelerde açtığı okulları kendi yapılanmasını geliştirmek, örgüte eleman devşirmek, ekonomik imkânlar elde etmek ve uluslararası nüfuz kazanmak amacıyla kullandı. Üstelik bu ihanet şebekesi bütün bunları güya Türkiye adına hareket ediyormuş izlenimi uyandırarak yapmaya çalıştı. Türkiye’den beslendiler. Milletimizin iyi niyetini, alicenaplığını sömürdüler ama küresel emperyalizme hizmet ettiler, siyonizme uşaklık yaptılar. 15 Temmuz’un ardından FETÖ’yle topyekün mücadeleye hız verdik. Ülkemiz içinde örgütün kolunu bacağını keserken, yurt dışında da eğitim kurumu maskesi altında işlettiği fitne yuvalarını dağıtmaya odaklandık. Dışişleri Bakanlığımızın, Maarif Vakfımızın ve diğer kurumlarımızın yoğun çabaları sayesinde 50’yi aşkın ülkede FETÖ bağlantılı okulların tamamen veya kısmen kapatılmasını sağladık. Türkiye Maarif Vakfımız FETÖ’ye ait eğitim kurumlarının devralınmasında önemli sorumluluklar üstlendi. Bu okullardaki öğrencilerin mağdur edilmemesi ve eğitimlerinin kesintiye uğramaması için azami hassasiyet gösterdik. Ortak gayretlerimiz neticesinde çok kısa sürede çok ciddi mesafe aldık.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte dünyanın farklı bölgelerinde Türkiye’nin imaj ve itibarını kirli ve karanlık emelleri için meşruiyet kalkanı hâline getiren FETÖ’nün bugün pek çok ülkede esamesinin dahi okunmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Örgüt içi menfaat çatışmalarının tetiklediği yeni itiraflarla birlikte yabancı dostlarımız da bu takiyeci örgütün gerçek yüzünü görmeye başladı. Yarın çok daha acınası, çok daha sefil hâle gelecekler” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu millete ve bu ülkeye yaptıkları ihanetin bedelini hem bu dünyada hem de Mahkeme-i Kübra’da inşallah ödeyecekler. Biz de hukuk ve demokrasi zemininde bunların peşini bırakmayacağız. Tabii burada şunun da altını çizerek söylemek istiyorum. Bu noktaya gelinmesinde Türkiye Maarif Vakfı’nın gurbeti sılaya çeviren, ulaştıkları her noktaya memleket havası götüren fedakâr mensuplarının, yani sizlerin emeği çok daha büyüktür. Zor zamanda yük aldınız, engeller karşısında pes etmediniz, bahanelerin arkasına saklanmadan cesaretle elinizi taşın altına koydunuz. Hem aziz milletimizin hem de evlatlarını bize emanet eden ailelerimizin güvenini boşa çıkarmadınız. Sizlerin şahsında, Amman’dan Prizren’e, Karakas’tan Kinşasa’ya, Lahor’dan Cakarta’ya dünyanın farklı köşelerinde aşkla çalışan Maarif ailesinin tüm fertlerini yürekten tebrik ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, rengini şehitlerin kanından alan ay yıldızlı bayrağı, bayrağın temsil ettiği dostluk, kardeşlik, dayanışma ve sevgi mesajlarını dünyanın dört bir yanına ulaştıran Maarif mensuplarına teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kutlu yolculuğun yeni başladığını ve çok daha büyük başarılara imza atılacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Sizlerden sadece tarihiyle değil, hedefleriyle de büyük bir milletin üyeleri olduğunuzu aklınızdan çıkarmadan, bulunduğunuz ülkelerde Türkiye’yi en güzel şekilde temsil etmenizi bekliyorum. Sizlere güveniyorum, Rabb’im yolunuzu, bahtınızı açık etsin. Bu düşüncelerle Türkiye Maarif Vakfımızın 10’uncu yılı bir kez daha hayırlara vesile olsun diyor, bütün öğrencilerimize, öğretmenlerimize ve çalışma arkadaşlarımıza Rabb’imden üstün başarılar temenni ediyorum. Vakfımızın faaliyet gösterdiği ülkelerin bu faaliyetlerle daha zengin hâle gelmesini, devlet ve hükûmet başkanlarına, eğitim kurumlarına ortak çalışmalarımıza yaptıkları katkılardan ötürü aynı şekilde şükranlarımı iletiyorum. Maarif Ödülleri’ni takdim edeceğimiz öğrenci ve öğretmenlerimizi tebrik ediyor, hepinizi sevgiyle, saygıyla selamlıyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Türkiye Maarif Vakfı Başkanı Mahmut Mustafa Özdil, Hattat Necmeddin Okyay’a ait “Maarifsiz millet yaşamaz” ibaresinin yer aldığı hat levhası takdim etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programda, Akademik Zirve, Bilim ve Teknoloji, Dil ve Türkçe, Sportif Mükemmeliyet, Toplumsal Fayda, Eğitime Değer ve Kültür-Sanat kategorilerinde Maarif Ödülleri sahiplerine verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maarif Korosunca müzik dinletisi sunulan programda, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Maarif Vakfı üyeleriyle hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump'tan Zelenskiy'ye sert eleştiri: ‘Onu gezici sirk kurucusuna benzetiyorum’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumptan-zelenskiyye-sert-elestiri-onu-gezici-sirk-kurucusuna-benzetiyorum-26646232f231b-4eb6-4b35-afae-31770ff9e3022026-10-16T12:23:00+03:00HABER MERKEZİ Trump'tan Zelenskiy'ye sert eleştiri: ‘Onu gezici sirk kurucusuna benzetiyorum’

Trump'tan Zelenskiy'ye sert eleştiri: ‘Onu gezici sirk kurucusuna benzetiyorum’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, NewsMax kanalına verdiği mülakatta, Ukrayna krizine ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy'e ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.<br />Zelenskiy'in yaklaşımını eleştiren Trump, “Zelenskiy bizim muhatap almamız gereken bir isim değil. Çözüm istediğini söylüyor ancak durum öyle değil. Zelenskiy'nin pek hayranı değilim. Ukrayna'yı yıkıma uğrattılar. Ben onu 'P.T. Barnum' olarak adlandırıyorum” ifadelerini kullandı.<br />Eski ABD Başkanı Joe Biden yönetimini de hedef alan Trump, Biden idaresinin Zelenskiy'e "karşılığında hiçbir ödeme talep etmeden" muazzam miktarda silah ve askeri teçhizat sağladığını söyledi.<br />P.T. Barnum benzetmesinin perde arkası<br />Trump'ın Zelenskiy’i benzettiği Phineas Taylor (P.T.) Barnum, 19. yüzyılda ABD'de kitle eğlence sektörünün ve agresif halkla ilişkiler (PR) anlayışının öncülerinden biri olarak tanınıyor. Gezici sirk kültürünün ve sansasyonel gösterilerin mimarı kabul edilen Barnum, "Halk gösteri ister" anlayışıyla yürütüğü pazarlama stratejileriyle biliniyor.<br />‘Zelenskiy ile anlaşmak Putin'den daha zor’<br />Röportajında Ukrayna'daki çatışmaların bir an önce sona ermesi gerektiğini vurgulayan ABD Başkanı Trump, öne çıkan diğer değerlendirmelerinde şu hususlara değindi:<br />Müzakere süreci: Zelenskiy ile uzlaşmaya varmanın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile anlaşmaktan daha zor olduğunu belirtti.<br />Saldırılara tepki: Kiev yönetiminin, ABD'nin tüm uyarılarına rağmen Rus petrol rafinerilerini hedef almasını "skandal" olarak nitelendirdi.<br />Demokrasi çağrısı: Ukrayna'da en kısa sürede seçimlerin yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261016/trumptan-zelenskiyye-sert-elestiri-onu-gezici-sirk-kurucusuna-benzetiyorum-1109591126.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yunan ordusunda büyük skandal: Eski asker 300 bin litre petrolü çaldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yunan-ordusunda-buyuk-skandal-eski-asker-300-bin-litre-petrolu-caldi-266450b31e44e-ad74-45ba-9a9c-79d4d5c7bbe42026-10-16T12:01:00+03:00HABER MERKEZİ Yunan ordusunda büyük skandal: Eski asker 300 bin litre petrolü çaldı

Yunan ordusunda büyük skandal: Eski asker 300 bin litre petrolü çaldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunanistan'da orduya ait boru hattından 300 bin litre petrol çalınmasıyla ilgili davada dikkat çekici bir gelişme yaşandı. Selanik kırsalında gerçekleştirilen büyük çaplı yakıt hırsızlığında rol aldığı belirlenen eski bir asker, İstinaf Mahkemesi tarafından beş yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ancak sanığın karar açıklanmadan önce mahkeme salonundan ayrılması üzerine güvenlik güçleri harekete geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunan basınına yansıyan bilgilere göre, eski askerle birlikte dört kişi daha suçlu bulundu. Mahkemenin değerlendirmesinde, sanıklardan ikisinin hırsızlık faaliyetinin azmettiricisi olduğu belirtildi. Askerî altyapıdan büyük miktarda yakıt çalınmasını sağlayan organizasyonun, bölgenin güvenliğinden sorumlu bir görevlinin yardımıyla faaliyet yürüttüğü ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayın en dikkat çekici ayrıntısı ise 300 bin litrelik petrol hırsızlığının planlı bir polis operasyonuyla değil, tamamen tesadüfi bir trafik kazasıyla açığa çıkması oldu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Askerî boru hattından 300 bin litre petrol nasıl çalındı?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında ortaya çıkan bilgilere göre, hırsızlık olayları Yunanistan'ın Selanik kenti kırsalında bulunan askerî bir boru hattında gerçekleştirildi. Şebekenin, ordunun kullanımındaki yakıtı yasa dışı yollarla ele geçirmek amacıyla organize şekilde hareket ettiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayların yaşandığı dönemde bölgede bekçi olarak görev yapan eski asker, tesisin güvenliğinden sorumlu olmasına rağmen sivillerin korunan alana girmesine izin verdi. Böylece şebeke üyeleri askerî boru hattına ulaşarak yakıt hırsızlığını gerçekleştirebildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin suçlu bulduğu beş kişi arasında yer alan eski askerin, görevinin sağladığı erişim imkânını hırsızlık faaliyetini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı belirlendi. Çalınan yakıt miktarının 300 bin litreye ulaştığı bildirildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Petrol hırsızlığını ortaya çıkaran tesadüf: Bir araç kanala düştü</span></h3><p><span style="font-size:18px">Uzun süre gizli yürütüldüğü anlaşılan petrol hırsızlığı, beklenmedik bir olayın ardından ortaya çıktı. Şebekeyle bağlantılı bir aracın kanala düşmesi, güvenlik güçlerini hırsızlık faaliyetinin izlerine ulaştırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olay yerine gelen polis ekipleri, araç içerisinde yaptıkları incelemede yakıt hırsızlığında kullanılan çeşitli aletler tespit etti. Bu bulguların ardından yürütülen soruşturma, askerî boru hattından gerçekleştirilen büyük çaplı yakıt hırsızlığını açığa çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece bir trafik kazası, ordunun yakıt altyapısını hedef alan organize hırsızlık faaliyetinin ortaya çıkarılmasında belirleyici rol oynadı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yunanistan'da eski askere beş yıl hapis cezası</span></h3><p><span style="font-size:18px">Selanik'teki olayla ilgili yargılama sürecinde İstinaf Mahkemesi, eski askeri suçlu bularak beş yıl hapis cezasına mahkûm etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı davada yargılanan dört sanık daha suçlu bulundu. Bunlardan ikisinin hırsızlık faaliyetinin azmettiricisi olduğu belirtildi. Diğer sanıkların cezalarına ilişkin ayrıntılar ise aktarılan bilgilerde yer almadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme kararı, askerî bir tesisin güvenliğinden sorumlu personelin yardımıyla gerçekleştirilen hırsızlığın boyutunu da ortaya koydu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Karar açıklanmadan mahkemeden ayrıldı: Eski asker aranıyor</span></h3><p><span style="font-size:18px">Davanın en dikkat çekici gelişmelerinden biri, eski askerin mahkeme salonundan ayrılmasının ardından yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanık, duruşmada savunmasını yaptıktan sonra mahkeme henüz kararını açıklamadan salondan ayrıldı. Hakkında beş yıl hapis cezası verilmesinin ardından eski askerin firari durumda olduğu bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan güvenlik güçleri, hakkında verilen mahkeme kararının ardından eski askeri yakalamak amacıyla arama çalışmalarını sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanığın nerede bulunduğuna ve yakalanmasına yönelik operasyonların ayrıntılarına ilişkin henüz yeni bir bilgi paylaşılmadı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Askeri yakıt hırsızlığı güvenlik tartışmalarını gündeme taşıdı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Selanik kırsalındaki olay, askerî altyapının korunması ve görevli personelin güvenlik sorumlulukları açısından da dikkat çekici bir örnek oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">300 bin litre yakıtın askerî boru hattından çalınabilmesi, korunan bölgeye erişimin nasıl sağlandığı ve güvenlik tedbirlerinin nasıl aşıldığı sorularını gündeme getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayın ancak bir aracın kanala düşmesi sonucu ortaya çıkarılması da hırsızlık faaliyetinin tespit edilme biçimini dikkat çekici hâle getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin beş sanık hakkında suçluluk kararı verdiği dosyada, beş yıl hapis cezasına çarptırılan eski askerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261016/yunan-ordusunda-buyuk-skandal-eski-asker-300-bin-litre-petrolu-caldi-1109591416.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Avukatım' diyen Beyaz Saray'ın yeni sözcüsü Zacharia'nın sınavı geçemediği ortaya çıktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avukatim-diyen-beyaz-sarayin-yeni-sozcusu-zacharianin-sinavi-gecemedigi-ortaya-cikti-266441cfc75e4-29eb-45b9-b4f5-9a33b25cdb532026-10-16T11:58:00+03:00HABER MERKEZİ 'Avukatım' diyen Beyaz Saray'ın yeni sözcüsü Zacharia'nın sınavı geçemediği ortaya çıktı

'Avukatım' diyen Beyaz Saray'ın yeni sözcüsü Zacharia'nın sınavı geçemediği ortaya çıktı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">The New York Times'ın 15 Ekim tarihli haberine göre, göreve başlamasının dördüncü gününde <em>Real America's Voice </em>kanalına konuk olan Zacharia, hukuk kariyerine ilişkin tartışmalara yanıt verdi. Zacharia, hakkında çıkan haberler üzerine hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra girdiği <strong>baro sınavını geçemediğini</strong> kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın da kendisini "avukat" olarak nitelendirdiği Zacharia, medya kuruluşlarında daha önce <strong>defalarca</strong> bu unvanı kullanmıştı. Ancak hukuk uzmanları, ABD'de avukatlık yapabilmek için ilgili eyalette gerekli ruhsata sahip olunması gerektiğine dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zacharia, <em>The New York Times'a </em>verdiği kısa röportajda, Pepperdine Üniversitesi'nin eski başkanlarından birinin kendisine televizyonda avukat olarak tanıtılabileceğini söylediğini öne sürdü. Ancak üniversitenin 2011'deki başkanı Andrew K. Benton, kendisine böyle bir tavsiyede bulunan kişinin kendisi olmadığını belirtti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump'tan gelen telefonla göreve başladı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Zacharia, Posobiec'e verdiği röportajda Beyaz Saray Sözcülüğü görevine geliş sürecinin de oldukça hızlı ilerlediğini anlattı. Trump'ın kendisini geçen hafta çarşamba günü, küçük oğluyla balkabağı tarlasına gitmeye hazırlandığı sırada aradığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD başkanıyla görüşmek üzere perşembe günü Washington'a uçtuğunu ve cuma günü görevi kabul ettiğini belirten Zacharia, ertesi gün Kaliforniya'ya dönerek eşyalarını topladığını aktardı. Pazartesi günü resmi tatil olmasına rağmen Trump'ın kendisinden Beyaz Saray'da bulunmasını istediğini ve göreve başladığını söyledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261016/avukatim-diyen-beyaz-sarayin-yeni-sozcusu-zacharianin-sinavi-gecemedigi-ortaya-cikti-1109600667.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kuzey İrlanda'da 27 yıl milletvekilliği yapan parti lideri Jeffrey Donaldson, 18 çocuk istismarı suçundan mahkum edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kuzey-irlandada-27-yil-milletvekilligi-yapan-parti-lideri-jeffrey-donaldson-18-cocuk-istismari-sucundan-mahkum-edildi-266430471fc73-b4e6-4a8a-82ae-99323a9f55412026-10-16T10:56:00+03:00HABER MERKEZİ Kuzey İrlanda'da 27 yıl milletvekilliği yapan parti lideri Jeffrey Donaldson, 18 çocuk istismarı suçundan mahkum edildi

Kuzey İrlanda'da 27 yıl milletvekilliği yapan parti lideri Jeffrey Donaldson, 18 çocuk istismarı suçundan mahkum edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kuzey İrlanda'da siyaset dünyasını sarsan çocuk istismarı davasında karar açıklandı. Kraliyet yanlısı Demokratik Birlik Partisinin (DUP) eski lideri Jeffrey Donaldson, çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından 15 yıl hapis cezasına mahkûm edildi. İngiltere Parlamentosunda 27 yıl milletvekilliği yapan Donaldson, 18 ayrı suçtan suçlu bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Newry Kraliyet Mahkemesinde görülen davada, Donaldson'ın 1985 ile 2008 yılları arasında, o dönemde çocuk yaşta olan iki kadın mağdura karşı işlediği suçlar değerlendirildi. Haziran ayında 18 suçun tamamından suçlu bulunan eski siyasetçi hakkındaki ceza kararı, Kuzey İrlanda siyasetinde geniş yankı uyandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2024 yılında gözaltına alınmasının ardından siyasi görevlerinden ayrılan Donaldson'ın eşi Eleanor Donaldson da davada yardım ve yataklık suçlamasıyla yargılandı. Ancak Eleanor Donaldson, sağlık sorunları nedeniyle ceza duruşmasına katılamadı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Jeffrey Donaldson kimdir? 27 yıl milletvekilliği yaptı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Jeffrey Donaldson, Kuzey İrlanda'nın Birleşik Krallık'a bağlı kalmasını savunan birlikçi siyasetin önde gelen isimlerinden biriydi. Uzun yıllar İngiltere Parlamentosunda görev yapan Donaldson, Demokratik Birlik Partisinin (DUP) liderliğini de üstlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey İrlanda'nın siyasi geleceğine ilişkin tartışmalarda etkili bir konumda bulunan Donaldson, 27 yıl boyunca milletvekilliği yaptı. Siyasi kariyeri boyunca Birleşik Krallık ile birlik yanlısı politikaları savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Mart 2024'te çocuklara yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla gözaltına alınması, siyasi kariyerinin sona ermesine yol açtı. Donaldson, hakkındaki suçlamaların gündeme gelmesinin ardından parti liderliğinden ve siyasi görevlerinden ayrıldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Çocuk istismarı davasında 18 ayrı suçtan mahkûmiyet</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mahkeme dosyasına göre Jeffrey Donaldson, 1985-2008 yılları arasında iki mağdura karşı işlenen toplam 18 cinsel istismar suçundan yargılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçların işlendiği dönemde mağdurların çocuk yaşta olduğu belirtildi. Donaldson, yargılama sürecinde hakkındaki suçlamaları reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak mahkeme, haziran ayında görülen duruşmaların ardından eski siyasetçiyi 18 suçlamanın tamamından suçlu buldu. Ceza duruşmasında ise Donaldson hakkında toplam 15 yıl hapis cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, uzun yıllar kamu görevinde bulunmuş bir siyasetçinin geçmişte işlediği suçlar nedeniyle mahkûm edilmesi bakımından dikkat çekti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Mahkeme hâkiminden Donaldson'a sert eleştiri</span></h3><p><span style="font-size:18px">Davaya bakan hâkim Paul Ramsey, Jeffrey Donaldson'ın yargılama sürecindeki tutumuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ramsey, Donaldson'ın işlediği suçlardan dolayı herhangi bir pişmanlık göstermediğini, aksine suçlamaları inkâr etme tutumunu daha da ileri taşıdığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin değerlendirmesinde, suçların uzun bir zaman dilimine yayılması ve mağdurların olayların yaşandığı dönemde çocuk olmaları öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Donaldson'ın suçlamaları reddetmesine rağmen mahkûm edilmesiyle birlikte davada ceza aşaması da tamamlandı. Bununla birlikte eski siyasetçinin kararı temyize götürme hakkı bulunuyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Eleanor Donaldson hakkında mahkeme ne karar verdi?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Davada Jeffrey Donaldson'ın eşi Eleanor Donaldson da yardım ve yataklık suçlamasıyla yargılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin Eleanor Donaldson'ın suçlara yardım ettiğine ilişkin bulgulara ulaştığı bildirildi. Ancak Donaldson'ın eşi, sağlık durumu nedeniyle ceza duruşmasına katılamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Eleanor Donaldson hakkında uygulanacak ceza veya diğer adli tedbirlere ilişkin ayrıntılar henüz açıklanmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jeffrey Donaldson ve eşinin mahkeme kararlarına karşı temyiz yoluna başvurma imkânı bulunuyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">DUP'den eski liderine tepki: Adalet yerini buldu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Jeffrey Donaldson'ın mahkûmiyetinin ardından eski partisi Demokratik Birlik Partisi (DUP) yazılı bir açıklama yayımladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti, Donaldson'ın mağdurlara karşı işlediği suçlardan ceza almasını memnuniyetle karşıladığını belirterek "Adalet yerini buldu" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, Donaldson'ın işlediği suçlar sert sözlerle kınanırken, mağdurların yaşadığı travmaya dikkat çekildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Düşüncelerimiz, bu kötülüğe maruz kalan, mahkemede ifade vererek tekrar travmatize olan masum kurbanlarla birliktedir."</span></p><p><span style="font-size:18px">DUP, kişilerin siyasi konumları veya kamuoyundaki tanınırlıkları ne olursa olsun eylemlerinden sorumlu tutulmaları gerektiğini vurguladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">DUP: Hapis cezasının her gününü hak ediyor</span></h3><p><span style="font-size:18px">Partinin açıklamasında, Donaldson'ın uzun yıllar siyasette etkili görevlerde bulunmuş olmasının suçlarının değerlendirilmesinde herhangi bir ayrıcalık sağlamaması gerektiği mesajı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DUP, eski liderinin çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarından mahkûm edilmesinin ardından aldığı 15 yıllık hapis cezasını hak ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, çocukların korunması ve mağdurların adalete erişiminin önemine vurgu yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin eski liderine yönelik bu sert tutumu, Donaldson'ın siyasi kariyeri ile hakkında verilen mahkûmiyet kararı arasındaki keskin karşıtlığı da ortaya koydu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Kuzey İrlanda'daki istismar davasında bundan sonra ne olacak?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Jeffrey Donaldson hakkında verilen 15 yıllık hapis cezası, davanın önemli bir aşamasını tamamladı. Ancak hukuki süreç tamamen sona ermiş değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Donaldson ve eşinin temyiz başvurusunda bulunma hakkı bulunurken, Eleanor Donaldson hakkında uygulanacak yaptırımın da netleşmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey İrlanda'da uzun yıllar siyaset yapan ve DUP liderliğine kadar yükselen Donaldson'ın mahkûmiyeti, siyasi makamların kişileri cezai sorumluluktan muaf tutmadığını gösteren dikkat çekici davalardan biri olarak kayıtlara geçti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261016/kuzey-irlandada-27-yil-milletvekilligi-yapan-parti-lideri-jeffrey-donaldson-18-cocuk-istismari-1109593555.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkiye’de sel felaketi: Neden aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyede-sel-felaketi-neden-ayni-acilari-tekrar-tekrar-yasiyoruz-266421970b08d-2129-4257-b56a-fa30e9bb17f42026-10-16T08:20:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkiye’de sel felaketi: Neden aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türkiye’de sel felaketi: Neden aynı acıları tekrar tekrar yaşıyoruz?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sorumuz, yalnızca sel felaketini değil, ülkemizin afetlerle mücadeledeki temel sorunlarından birini gündeme getiriyor: <strong>Bir tehlikenin varlığını bildiğimiz hâlde, neden o tehlikenin afete dönüşmesini önleyecek kalıcı adımları zamanında atmıyoruz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Her sel felaketinden sonra aynı görüntülerle karşılaşıyoruz:</strong> Sular altında kalan evler, zarar gören iş yerleri, kullanılamaz hâle gelen yollar, kaybolan emekler ve mağdur olan insanlar… Ardından karşılıklı suçlamalar başlıyor. Bir kurum diğerini, bir yönetim önceki yönetimi, bir siyasi taraf diğerini sorumlu tutuyor. Sular çekildiğinde ise çoğu zaman tartışmalar da dinmeye başlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa asıl mesele, sel olduktan sonra kimin açıklama yaptığı değil, <strong>sel olmadan önce hangi önlemlerin alındığı, hangi yanlışlara göz yumulduğu ve bilinen risklerin neden ortadan kaldırılmadığıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Sel doğal bir olaydır; felaketin boyutu ise büyük ölçüde insan kararlarıyla ilgilidir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şiddetli yağışları, akarsuların taşmasını ve bazı bölgelerde heyelan oluşmasını bütünüyle engelleyemeyiz. Ancak bu olayların insan hayatına, konutlara ve ekonomiye vereceği zararı önemli ölçüde azaltabiliriz. <strong>Burada birbirinden ayırmamız gereken üç kavram var:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tehlike:</strong> Şiddetli yağış, dere taşkını veya heyelan ihtimali.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Maruziyet:</strong> İnsanların, evlerin, yolların ve iş yerlerinin tehlikeli alanlarda bulunması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kırılganlık:</strong> Yapıların dayanıksız olması, altyapının yetersizliği, erken uyarı ve tahliye sistemlerinin eksikliği.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir bölgede çok şiddetli yağış yaşanabilir. Fakat dere yatağından uzak, yapılaşması doğru planlanmış, yağmur suyu altyapısı yeterli ve erken uyarı sistemi çalışan bir yerleşimde can kaybı ve maddi zarar çok daha düşük olabilir. Dolayısıyla her afeti yalnızca yağış miktarıyla açıklamak doğru değildir. <strong>Yağış doğal olabilir; riskli alanlara nasıl yerleştiğimiz, suyun akışını nasıl değiştirdiğimiz ve insanları nasıl koruduğumuz ise büyük ölçüde bizim kararlarımızla ilgilidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Peki, biz nerede yanlış yapıyoruz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2.1. Dere yataklarını yapılaşmaya açıyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dere yatağı, yalnızca normal zamanda akan suyun bulunduğu yer değildir. Taşkın sırasında suyun yayılabileceği doğal alan da dere sisteminin bir parçasıdır. Bu alanlara konut, iş yeri, sanayi tesisi veya yol yapıldığında suyun hareket alanını daraltabiliriz. Su da kendisine ayrılan doğal alanı geri almaya çalışır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradaki temel yanlış, araziyi yalnızca bugünkü su seviyesine bakarak değerlendirmektir. Asıl soru şudur: <strong>Bu dere, olağanüstü yağışta nereden akacak?</strong> Riskli alanlar bilimsel haritalarla belirlenmeli; imar planları bu haritalara uymalıdır. Daha önce yapılmış yapıların durumu ise mülkiyet hakları, can güvenliği ve hukuki süreçler gözetilerek tek tek değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2.2. Kıyı kenarlarını ve taşkın ovalarını yanlış kullanıyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Deniz, göl ve akarsu kıyılarındaki doğal alanlar yalnızca yapılaşmaya uygun araziler değildir. Kıyının niteliğine göre bu alanlar suyun yayılması, kıyı ekosistemlerinin korunması ve taşkın etkilerinin azaltılması açısından önem taşıyabilir. Kıyı kenar çizgisi, taşkın sınırı ve dere yatağı aynı kavram değildir; her biri ayrı mevzuat ve teknik değerlendirme gerektirir. Ancak ortak ilke açıktır: Bir alanda yapılaşmanın hukuken mümkün olması, o alanın her türlü afet açısından güvenli olduğu anlamına gelmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2.3. Yağmur suyunun doğal akışını bozuyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleri beton ve asfaltla kapladıkça yağmur suyunun toprağa sızabileceği alanları azaltıyoruz. Su daha hızlı yüzey akışına geçiyor ve kısa sürede kanalizasyonlara, mazgallara, alt geçitlere ve dere yataklarına yükleniyor. Üstelik sorun yalnızca mazgalların tıkanması değil. Şu soruların da cevaplanması gerekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Yağmur suyu kanalları bölgenin yağış ve topoğrafya koşullarına uygun kapasitede mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Şehirdeki dere ve menfezler yeterli mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Köprü ayakları ve menfez girişleri suyun ve taşıdığı malzemenin geçişini engelliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Yeni konut ve ticaret alanları yapılırken altyapı kapasitesi gerçekten artırılıyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Parklar, yeşil alanlar, geçirgen yüzeyler ve yağmur suyu depolama alanları planlamaya dâhil ediliyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">AFAD'ın il afet risk azaltma planlarına ilişkin kılavuzu da geçmiş taşkın kayıtlarının, havza özelliklerinin, yağmur suyu altyapısının ve kent içindeki su baskını noktalarının birlikte değerlendirilmesinin önemini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2.4. Havzanın tamamını değil, yalnızca sorun çıkan noktayı düşünüyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir dereyi yalnızca şehir merkezindeki kanalından ibaret göremeyiz. Yağışın düştüğü dağlık alanlar, ormanlar, yamaçlar, tarım arazileri, yan dereler ve ana akarsu aynı sistemin parçalarıdır. Yukarı havzada suyun hızlı akmasına yol açan koşullar, aşağı havzadaki yerleşimleri etkileyebilir. Bu nedenle sadece dere yatağını beton kanala dönüştürmek veya bir noktaya set yapmak her zaman yeterli çözüm değildir. Yanlış tasarlanmış müdahaleler, suyu başka bir yerleşime yönlendirebilir veya sorunu aşağı havzaya taşıyabilir. Kalıcı yaklaşım, <strong>dağdan denize kadar bütün havzayı birlikte planlamaktır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2.</strong><strong>5. Riskleri biliyoruz ama uygulamada süreklilik sağlayamıyoruz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de afet riskini azaltmaya yönelik planlar ve kurumlar mevcut. Örneğin, 2022-2030 dönemini kapsayan Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP), sel ve taşkın dâhil çeşitli afet türleri için hedefler, eylemler ve sorumlu kuruluşlar tanımlıyor. &nbsp;Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) Tarım ve Orman Bakanlığı da 16 Temmuz 2026 tarihli açıklamasında taşkın yönetim planlarının risk değerlendirmesi, tehlike haritaları, risk haritaları ve tedbir programlarını kapsadığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyleyse asıl mesele yalnızca plan hazırlamak değildir. Planların hangi bölümünün uygulandığı, hangi işlerin geciktiği, hangi bütçenin ayrıldığı ve riskin gerçekten azalıp azalmadığı kamuoyu tarafından izlenebilmelidir. Bir planın varlığı, o plandaki önlemlerin sahada tamamlandığının kanıtı değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Neden aynı hataları tekrarlıyoruz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun tek bir sebebi yok. Birbirini besleyen çeşitli sorunlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kısa vadeli düşünme:</strong> Altyapı ve risk azaltma yatırımları uzun vadede fayda sağlar; ancak sonuçları hemen görünmeyebilir. Afet sonrası müdahale ise daha görünürdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İmar ve rant baskısı:</strong> Değerli araziler üzerindeki yapılaşma talepleri, uzun vadeli güvenlik hedefleriyle çatışabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Yetki ve sorumluluk karmaşası:</strong> Taşkın yönetiminde merkezi idare, belediyeler, valilikler ve farklı teknik kurumlar rol oynar. Koordinasyon eksikliği, sorunun sahipsiz kalmasına neden olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Denetim eksikliği:</strong> Riskli yapılaşma veya altyapı eksikliği tespit edilse bile yaptırım ve düzeltici önlemler zamanında uygulanmayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kurumsal hafıza eksikliği:</strong> Her afetin ardından hazırlanan raporlardaki bulgular, sonraki bütçe ve imar kararlarına yeterince yansıtılmayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Toplumsal ve ekonomik zorluklar:</strong> İnsanlar bazen ucuz konut, mevcut mülkiyet, geçim kaygısı veya alternatif barınma imkânlarının yetersizliği nedeniyle riskli alanlarda yaşamaya devam eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada önemli bir ayrım var: Dere yatağında yaşayan her insanı bilinçsiz veya sorumsuz ilan edemeyiz. Birçok kişi orada yaşamanın riskini yeterince bilmiyor olabilir ya da taşınabilecek ekonomik imkâna sahip olmayabilir. Bu yüzden çözüm, yalnızca ceza kesmek değil; güvenli yerleşim seçenekleri de oluşturmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Dere yatağındaki ve heyelan bölgesindeki yapılaşmayı neden durduramıyoruz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence sorunun en kritik noktalarından biri burasıdır. Çünkü bir yapının riskli bir alanda bulunduğunu bilmek başka, o yapının orada yapılmasını engellemek veya mevcut riski ortadan kaldırmak başkadır. <strong>Bu konuda dört temel adım gerekir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Yeni risk üretimini durdurmak:</strong> Taşkın ve heyelan tehlike haritaları imar kararlarının bağlayıcı bir parçası olmalı. Riskli alanlarda yeni yapılaşmaya, gerekli bilimsel ve hukuki şartlar sağlanmadan izin verilmemeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Mevcut yapıları sınıflandırmak:</strong> Her riskli yapının aynı durumda olmadığı kabul edilmeli. Bazı yerlerde koruyucu önlemler yeterli olabilirken bazı yerlerde tahliye ve taşınma zorunlu hâle gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Güvenli ve adil dönüşüm sağlamak:</strong> Ağır risk altındaki konutlar için insanlara ulaşılabilir, güvenli alternatifler sunulmalı; hak sahipliği, kira desteği, tazminat ve taşınma süreçleri şeffaf yürütülmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İhlallere karşı kararlı olmak:</strong> Kaçak yapılaşmaya göz yumulmamalı. İzin veren, denetlemeyen veya hukuka aykırı uygulamalara imkân sağlayan süreçler de bağımsız biçimde incelenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada çok önemli bir ilke var: <strong>Riskli alanlardaki yapılaşmayı temizlemek, yalnızca yıkım yapmak değildir; aynı zamanda insanların yeniden aynı tehlikeli koşullara mahkûm edilmesini önlemektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıyı alanları için de aynı yaklaşımın, ilgili kıyı mevzuatı ve alanın gerçek riskleri dikkate alınarak uygulanması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Peki, köklü çözüm nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tek bir büyük kanal, daha yüksek bir duvar veya daha fazla betonlama bütün sel sorunlarını çözemez. Kalıcı çözüm, birbiriyle bağlantılı tedbirlerin birlikte uygulanmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Dere yataklarını ve taşkın alanlarını korumak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Doğal suyolları açık tutulmalı; taşkın ovalarında suyun yayılabileceği alanlar korunmalı. Gereken yerlerde riskli yapılaşma aşamalı biçimde kaldırılmalı. Her müdahale havza ölçeğinde modellenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Şehirleri suyu yönetebilecek şekilde tasarlamak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yağmur bahçeleri, geçirgen kaldırımlar, yeşil alanlar, geçici su depolama alanları ve yeterli yağmur suyu şebekeleri yaygınlaştırılmalı. Kanalizasyon ile yağmur suyu sistemlerinin ihtiyaçları ayrı ayrı değerlendirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Yukarı havzada suyu ve toprağı korumak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Orman ve bitki örtüsünün korunması, erozyonun azaltılması, yamaçların doğru yönetilmesi ve uygun yerlerde küçük ölçekli su tutma önlemleri değerlendirilmelidir. Bunlar taşkın riskini azaltmaya katkı sağlar; ancak aşırı yağışlarda tek başına yeterli değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Altyapıyı bilimsel ölçümlerle yenilemek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Köprüler, menfezler, dere kesitleri, mazgallar ve yağmur suyu kanalları düzenli olarak incelenmeli. Temizlik ve bakımın yanında, yetersiz kapasite ve yanlış tasarım sorunları da giderilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Erken uyarı ve tahliyeyi güçlendirmek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yağış tahminleri, dere seviyeleri, yerel uyarılar, tahliye güzergâhları ve toplanma alanları birlikte planlanmalı. Uyarılar yalnızca yayımlanmamalı, risk altındaki insanlara zamanında ulaşmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaklaşımın Türkiye'deki somut karşılığı da mevcut. Su Yönetimi Genel Müdürlüğünün 2026 tarihli açıklamasına göre ülke genelinde havza ölçeğindeki taşkın yönetim planları 2025 itibarıyla tamamlandı; planlarda belirlenen tedbirlerin izlenmesi için bir takip sistemi kuruldu. Aynı açıklama, taşkın tahmini ve erken uyarı sisteminin ülke genelinde yaygınlaştırılmasının 2030 hedefi olduğunu belirtiyor. &nbsp;Bundan sonraki temel soru, planların ve takip sisteminin sahada ne ölçüde sonuç verdiğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad1ec2e645ca.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6. Kurumlar ne yapmalı, kim hesap vermeli?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sel felaketinde sorumluluğu tek bir kuruma veya yalnızca bir siyasi döneme yüklemek, her olayın gerçek nedenlerini anlamamızı engelleyebilir. Sorumluluk; olayın gerçekleştiği yere, alınan kararlara, kurumların yasal görevlerine ve ihmallerin niteliğine göre belirlenmelidir. Bu çerçeve, Sayıştayın taşkın risk yönetimi raporunda açıklanan kurumlar arası görev dağılımıyla da örtüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TAŞKIN RİSKİNİ AZALTMA FAALİYETLERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Her önemli sel olayından sonra kamuoyuna açık bir değerlendirme yayımlanmalı. Bu değerlendirmede şu soruların cevabı bulunmalı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Hangi bölgeler önceden riskli olarak belirlenmişti?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Bu bölgelerde hangi tedbirler alınmıştı, hangileri tamamlanmamıştı?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>İmar izinleri ve altyapı kararları mevcut risk haritalarıyla uyumlu muydu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Hangi kurum hangi görevi yerine getirmedi veya hangi önlem neden yetersiz kaldı?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-&nbsp;</strong>Benzer bir olayın tekrarlanmaması için kim, hangi işi, hangi bütçeyle ve hangi tarihe kadar yapacak?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kusur veya ihmal varsa, bu değerlendirme somut delillerle ve bağımsız denetimle ortaya konulmalı. Böylece tartışma siyasi suçlamalardan çıkarak ölçülebilir bir kamu sorumluluğu meselesine dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7. Türkiye her yıl sel felaketi yaşamak zorunda mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayır. Türkiye'nin bütün sel ve taşkın olaylarını önlemesi mümkün değildir. İklim koşulları, havzanın yapısı ve aşırı yağışlar nedeniyle bazı taşkınlar yaşanmaya devam edecektir. Ancak her yıl aynı yerlerin benzer nedenlerle zarar görmesini, bilinen risklerin görmezden gelinmesini ve aynı eksikliklerin tekrar etmesini kaçınılmaz kabul etmek zorunda değiliz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başarıyı yalnızca yapılan duvarların, kanalların veya harcanan paranın miktarıyla ölçmemeliyiz. Başarı; can kayıplarının, riskli yapı sayısının, su baskınlarının ve ekonomik zararların yıllar içinde azalıp azalmadığıyla ölçülmelidir. Bunun için kamuya açık, karşılaştırılabilir göstergeler yayımlanmalıdır. Örneğin, riskli alanlardaki yapı sayısı, tamamlanan önlemler, geciken projeler, tahliye kapasitesi ve tekrarlayan su baskını noktaları düzenli olarak izlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam:</strong> Asıl ihtiyacımız afet sonrası müdahale değil, afet öncesi kararlılıktır</span></p><p><span style="font-size:18px">Bence sorumuzun merkezinde çok haklı bir toplumsal talep var: <strong>Bilinen bir tehlikeye karşı önlem almamanın sonuçları neden her defasında vatandaşın omuzlarına yükleniyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Köklü çözüm için beş temel ilke benimsenmeli:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">- Bilimsel risk haritaları, imar ve yatırım kararlarına gerçekten yön vermeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dere yataklarında ve diğer yüksek riskli alanlarda yeni risk oluşması engellenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Mevcut riskli yerleşimler için adil, finanse edilmiş ve takvime bağlanmış dönüşüm programları uygulanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kurumların görevleri, bütçeleri ve sonuçları kamuoyuna açık biçimde izlenmeli; ihmal iddiaları bağımsız olarak araştırılmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Afetlere ayrılan kaynakların önemli bir bölümü, felaket yaşandıktan sonra zararları karşılamanın yanında, felaketten önce riskleri azaltmaya yönlendirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların hiçbiri bir gecede tamamlanamaz. Ancak öncelikler belirlenir, kaynak ayrılır, hukuka uygun biçimde kararlılık gösterilir ve uygulama yıllar boyunca sürdürülürse ciddi ilerleme sağlanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir ülkenin afetlere karşı gücü, yalnızca felaket anında ne kadar hızlı müdahale ettiğiyle değil, aynı felaketin bir sonraki yıl daha az zarar vermesi için ne yaptığıyla ölçülür. </strong>Dere yatağının nerede olduğunu biliyorsak, geçmişte hangi mahallelerin su altında kaldığını biliyorsak ve hangi altyapının yetersiz olduğunu ölçebiliyorsak, artık yalnızca felaketi konuşmakla yetinmemeliyiz. Bu bilgiyi imara, bütçeye, denetime ve uygulamaya dönüştürmeliyiz. Çünkü asıl başarı, selden sonra yaraları sarmak değil; <strong>bir sonraki sel geldiğinde daha az insanın ağlamasını sağlamaktır.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Böyle siyaset olur mu yahu!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-boyle-siyaset-olur-mu-yahu-26641f8ca44cb-194e-4106-9b42-0c77c67469b62026-10-16T07:23:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Böyle siyaset olur mu yahu!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Böyle siyaset olur mu yahu!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Elbette muhalefet yapılacak ve muhalefetsiz olmaz. Ama bununda bir şerefi, namusu, iffeti vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek geldiği günden beri kararlı bir şekilde suç örgütlerinin, tefecilerin, hırsızların, devlet malını kemirenlerin, devlete yanlış yapanların üzerine gidiyor. Belirli bir kesim ise, yapılan iyi şeyi görmeyip, hep eksileri görüp veryansın edip, Akın Gürlek’e verip veriştiriyorlar, onun üzerinden hükümete yükleniyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adam kimin üzerine, hangi olayın üzerine gitse, bir kulp takıyorlar. Olacak iş değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keskin siyasi tartışmaların ve kutuplaşmaların yoğun olduğu dönemlerde, devlet kurumlarının ve bu kurumlarda görev yapan bürokratların icraatları üzerine dengeli ve yapıcı bir bakış açısı ortaya koymak oldukça kıymetlidir. Siyasetin ve muhalefetin temel işlevi elbette denetlemek, eleştirmek ve yanlışları göstermektir; ancak bu sürecin yapıcı bir zeminde, devlete ve millete fayda sağlama ortak paydasında buluşması toplumsal huzur için büyük önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset, demokrasilerin vazgeçilmez bir unsuru ve toplumsal dengenin en önemli güvencesidir. İktidarın icraatlarını denetlemek, eksikleri dile getirmek ve farklı alternatifler sunmak muhalefetin en doğal hakkıdır. Ancak siyasi rekabetin ve eleştirinin de bir üslubu, ahlaki çerçevesi ve ülkenin çıkarlarını gözeten bir sorumluluğu olmalıdır. Çünkü günün sonunda hepimizin ortak paydası bu vatandır, bu devletin huzurudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Son dönemde</strong> Adalet Bakanlığı göreviyle birlikte suç örgütleri, tefeciler, kamu kaynaklarına zarar verenler ve hukuku hiçe sayan yapılarla mücadele konusunda kararlı adımlar atıldığı görülmektedir. Toplumun huzurunu bozan yapıların üzerine gidilmesi, adalet duygusunun tesisi için atılan her müspet adım, siyasi görüş fark etmeksizin her vatandaşın takdir etmesi gereken gelişmelerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşın, her yeni döneme ve her atamaya peşinen şüpheyle yaklaşmak, yapılan iyi ve doğru işleri görmezden gelmek ya da bunları sadece siyasi bir ranta tahvil etmek adil bir yaklaşım değildir. Bir göreve yeni gelen bir ismin çalışmalarını değerlendirirken, adalet terazisini hassas tutmak ve icraatları için makul bir zaman tanımak gerekir. Atılan adımların ülkeye, millete ve hukuka sağladığı faydayı görmek, yanlış varsa bunu yapıcı bir dille eleştirmek, doğru yapıldığında ise destek olabilmek bir vatandaşlık borcudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eleştiri hakkı demokrasinin can damarıdır; ancak bu hak, yıkıcı bir dille değil, ülkenin adalet sistemini daha da ileriye taşımayı hedefleyen yapıcı bir perspektifle kullanılmalıdır. Toplum olarak birbirimizi anlamaya, kurumlarımıza ve adalet mekanizmasına güvenmeye her zamankinden daha çok ihtiyacımız var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım ki adalet mülkün temelidir ve bu temeli güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Belki de bugün, siyasi cepheleşmeleri bir kenara bırakıp, yapılan doğruların arkasında durma, eksiklerin ise tarafsız bir akılla düzeltilmesini talep etme zamanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek’in yürüttüğü somut mücadele alanlarına (suç örgütleri, tefeciler, kamu kaynaklarına zarar veren yapılar ve gerçekleştirilen operasyonlar gibi) ve bunların getirdiği sonuçlara daha somut vurgular yapayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin temel işlevi şüphesiz denetlemek, eleştirmek ve doğru yolu göstermektir. Ancak demokrasilerde siyasi rekabetin de bir ahlaki çerçevesi, üslubu ve ülkenin çıkarlarını gözetme sorumluluğu olmalıdır. Çünkü günün sonunda hepimizin ortak paydası bu devletin huzuru, adaletin tesisi ve milletin refahıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son dönemde Adalet Bakanı Akın Gürlek öncülüğünde yürütülen çalışmalara baktığımızda, suç örgütlerine, tefecilere, kamu kaynaklarını haksız yere kemiren yapılara ve hukuku hiçe sayan odaklara karşı çok net ve kararlı bir duruş sergilendiği görülmektedir. Türkiye genelinde organize suç ağlarına, finansal kaynaklarına ve çete yapılanmalarına yönelik peş peşe gerçekleştirilen binlerce operasyon, milyarlarca liralık suç varlığına el konulması ve kamu düzenini tehdit eden unsurların bertaraf edilmesi için atılan adımlar, toplumun huzuru adına atılmış son derece kıymetli adımlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen, belirli kesimlerin yapılan bu somut ve olumlu mücadeleyi görmezden gelerek her karara peşinen karşı çıkması, her adım üzerinden siyasi bir gerilim üretmesi adil ve hakkaniyetli bir yaklaşım değildir. Bir göreve yeni gelen kişilerin ve kurum yöneticilerinin icraatlarını görebilmesi, planlarını hayata geçirebilmesi ve adaletin tecellisi için onlara makul bir zaman tanınması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlete, millete ve vatana hizmet eden her güzel işe destek olmak, yapılan doğruların arkasında durmak bir vatan borcudur. Eleştiri hakkı demokratik bir haktır ancak bu hak, toplumu germeden, ötekileştirmeden, ülkenin adalet mekanizmasını daha da güçlendirmeyi hedefleyen yapıcı bir dille ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, siyasi önyargıları bir kenara bırakıp, hukukun üstünlüğünü savunan ve suçla kararlılıkla mücadele eden iradeye hak ettiği zamanı ve desteği verme zamanıdır. Unutmayalım ki adalet mülkün temelidir ve bu temeli güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türk ve Alman savunma şirketleri iş birliğini artırmak istiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turk-ve-alman-savunma-sirketleri-is-birligini-artirmak-istiyor-2664013b6707e-46e5-42c0-b1e0-38114416299c2026-10-15T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ Türk ve Alman savunma şirketleri iş birliğini artırmak istiyor

Türk ve Alman savunma şirketleri iş birliğini artırmak istiyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara'da düzenlenen 4'üncü Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda savunma ve güvenlik sanayisinde iş birliği konusu öne çıktı. Konferansın açıklanan hedefleri arasında mevcut iş birliklerini derinleştirmek ve yeni ortaklık olanaklarını değerlendirmek yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konferansa önde gelen Alman savunma sanayii şirketlerinin temsilcilerinin yanı sıra Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Sibylle Borg ve Türkiye Savunma Bakanı Yaşar Güler de katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman şirketleri Türkiye ile ortaklık istiyor<br />Almanya ile Türkiye arasındaki silah ve savunma sanayii ürünlerindeki iş birliği oldukça sınırlı. Tagesschau'nun haberinde Türk-Alman Ekonomi Konferansı'nda girişimcilerin bu iş birliğini derinleştirmeye çalıştığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Leopard 2 tankının şanzımanı gibi kritik parçalar üreten Alman savunma sanayi şirketi Renk'in temsilcisi Florian Gleich, konferansa katılmak üzere Ankara'ya giden sektör temsilcilerinden oldu. Renk geçmişte Türkiye'ye de ürün tedarik ediyordu ancak Alman hükümetinin ihracat kısıtlamaları getirmesiyle bu ticaret sınırlanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de o zamandan bu yana önemli değişiklikler yaşandığına dikkat çeken Gleich, iki ülke arasındaki ilişkinin artık yalnızca bir alıcı-satıcı ilişkisi olmaktan çıkıp ortaklığa doğru ilerlediğini söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Eskisinden en büyük fark, artık bunun bir alıcı-satıcı ilişkisi olmaması. İlişki ortaklığa doğru ilerliyor. Birlikte çalışmak istiyoruz. Biz bilgi birikimine sahibiz, Türkiye ise üretim kapasitesine."<br />Gleich'a göre bir yandan teknolojik bilgi birikiminin korunması, diğer yandan Avrupa'nın savunma kapasitesini hızlı ve koordineli biçimde artırması şart:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir taraftan bilgi birikimini korumamız gerekiyor. Bunun Almanya için önemli olduğu açık. Diğer taraftan, bir bütün olarak Avrupa'nın savunma kapasitesini nasıl hızlı ve düzgün biçimde artırabileceğimize ve nasıl bilgi alışverişinde bulunabileceğimize bakmalıyız. Herkesin kendi bildiğini yapmasının hiçbir anlamı yok."</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye de Alman teknolojisine ilgi duyuyor<br />Türk şirketleri de Almanya ile daha yakın iş birliği kurulmasını istiyor. Havelsan Uluslararası İş Geliştirmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı Şevket Ünal'a göre, "Made in Germany" etiketi hâlâ kaliteyi temsil ediyor. Türkiye'nin ise Alman şirketleriyle ortaklıklar sayesinde yeni pazarlara erişim sağlayabileceği düşünülüyor. Havelsan, "Barkan" adlı küçük insansız kara aracı gibi uzaktan kumandalı ve yapay zekâ destekli askeri robotların yanı sıra yazılım da geliştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünal, Alman şirketleriyle yazılım alanında ortaklık kurulabileceğini belirtti. Almanya'da savaş gemilerinin inşa edildiği büyük tersaneler bulunduğunu ancak bu gemilerde kullanılan sistem yazılımlarının geliştirilmesinde Türkiye ile ortak çalışılabilecek alanlar olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünal, "Örneğin Almanya'da savaş gemilerinin inşa edildiği büyük tersaneler var. Bu gemilerde yazılımlar kullanılıyor. Ancak Almanya'nın kendine ait bir sistem yazılımı bulunmuyor. Havelsan olarak bu yazılımları Almanya ile birlikte geliştirebilir ve ardından dünya pazarına birlikte açılabiliriz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Alman şirketleriyle çok hızlı bir şekilde bir araya gelip ortak projeler geliştirebileceklerini" kaydeden Ünal, "Ancak motivasyonumuzu yavaşlatan engellerle karşılaşırsak, bütün bu girişim başladığı kadar hızlı bir şekilde sona erebilir" uyarısında bulundu.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrk-ve-alman-savunma-%C5%9Firketleri-i%C5%9F-birli%C4%9Fini-art%C4%B1rmak-istiyor/a-79661877</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da tren istasyonlarında alkol yasağı başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-tren-istasyonlarinda-alkol-yasagi-basladi-26639a6aeee0e-b2bb-4ad7-9dd1-073da7ed8e2b2026-10-15T09:13:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da tren istasyonlarında alkol yasağı başladı

Almanya'da tren istasyonlarında alkol yasağı başladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da tren istasyonlarında alkol tüketimini yasaklayan düzenleme bugünden itibaren yürürlüğe girdi. Alman demiryolları Deutsche Bahn'a (DB) ait yaklaşık 5 bin 700 istasyonda artık bira, şarap ve diğer alkollü içeceklerin tüketilmesine izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce yalnızca bazı büyük istasyonlarda uygulanan yasak, artık ülke genelindeki tüm tren istasyonlarını kapsıyor. Yasak, istasyon binaları ve peronlar dahil olmak üzere DB'nin sorumluluğundaki alanlarda geçerli olacak.<br />Bununla birlikte yolcuların yanlarında alkol bulundurmalarına izin verilmeye devam edecek. Ayrıca tren istasyonlarındaki restoran, kafe ve benzeri işletmelerde alkol satışı ve tüketimi sürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amaç daha güvenli ve temiz istasyonlar<br />DB Sözcüsü Anja Bröker, istasyonların toplu ulaşımın "vitrini" olduğunu belirterek yasağın istasyonları daha güvenli ve daha temiz hale getirmeyi amaçladığını söyledi. Bröker'e göre düzenlemenin hedefi yolcular ve çalışanlar için istasyonlardaki ortamı daha konforlu hale getirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">DB yönetimi, kararı Temmuz ayında Baden-Württemberg eyaletinde yaşanan bir olayın ardından duyurmuştu. Bir bilet kontrolü sırasında saldırıya uğrayan 26 yaşındaki bir güvenlik görevlisi hareket halindeki trenden düşerek ağır yaralanmıştı. Savcılık, saldırıyla suçlanan 36 yaşındaki yolcunun alkollü olduğunu açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DB Yönetim Kurulu, olayın ardından "İstasyonlarımızda alkol tüketimine son vereceğiz" açıklamasını yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurala uymayanlar istasyondan çıkarılabilecek<br />Yasak, DB'nin işletme ve kullanım kuralları kapsamında uygulanacak. Güvenlik görevlileri alkol tüketen kişileri uyaracak. Kurala uymayanlar istasyondan çıkarılabilecek, bazı durumlarda ise istasyona giriş yasağı uygulanabilecek.<br />Yetkililer uygulamanın "ölçülü ve sağduyulu" şekilde yürütüleceğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evsizlere ayrımcılık uyarısı<br />İstasyon Yardım Hizmetleri yetkilileri yasağın uygulanmasında ayrımcılıktan kaçınılması gerektiğini belirtiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuralların futbol taraftarları, kutlama yapan gruplar, evsizler ve diğer tüm kişiler için eşit şekilde uygulanması çağrısı yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca yasağın, sorunları istasyon çevresine taşıma riski bulunduğuna da dikkat çekiliyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-tren-istasyonlar%C4%B1nda-alkol-yasa%C4%9F%C4%B1-ba%C5%9Flad%C4%B1/a-78045669</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şiddetli yağış ve fırtına uyarısı: İstanbul'da iki kişi öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/siddetli-yagis-ve-firtina-uyarisi-istanbulda-iki-kisi-oldu-2663856f305b3-b1b7-4dad-a567-b75f30e418bd2026-10-15T08:11:00+03:00HABER MERKEZİ Şiddetli yağış ve fırtına uyarısı: İstanbul'da iki kişi öldü

Şiddetli yağış ve fırtına uyarısı: İstanbul'da iki kişi öldü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul'da sel ve su baskınlarına yol açan şiddetli sağanak yağış nedeniyle iki kişi hayatını kaybederken, derelerin taşması sonucunda sel sularında mahsur kalan çok sayıda kişinin kurtarılması için çalışmaların devam ettiği bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin neredeyse geneli, Balkanlar üzerinden gelen soğuk hava ve Orta Akdeniz üzerinden gelen yağışlı sistemlerin etkisi altında bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meteoroloji Genel Müdürlüğü, İstanbul ve Ankara dahil 42 il için sarı kodlu uyarı yaparken, aralarında Bursa, Kocaeli, Sakarya, Yalova, Zonguldak ve Düzce'nin yer aldığı 6 il için de turuncu kodlu uyarı yaptı.<br />Bugün İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Zonguldak, Düzce ve Yalova'da okullar tatil edildi. İstanbul Valiliği okulların yarın da tatil edildiğini duyurdu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul valisi: Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın<br />İstanbul Valisi Davut Gül, yağışların bugün özellikle Anadolu Yakası'nda etkili olmasının beklendiğine dikkat çekerek, dikkatli ve tedbirli olunması gerektiğini belirtti ve şu uyarıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Zorunlu olmadıkça dışarı çıkmayın, özel araçlarınızla trafiğe çıkmaktan kaçının. Su baskını riski bulunan bodrum katlarda ve alanlarda bulunmayın; su birikintilerinden, dere yataklarından ve su basan alt geçitlerden uzak durun. Toprak kayması riski bulunan bölgelerden ve bu bölgelerdeki binalardan uzak durun. Acil durumlarda 112 Acil Çağrı Merkezi'ni arayın."</span></p><p><span style="font-size:18px">İki kişi hayatını kaybetti, mahsur kalanlar var<br />Fatih ilçesinde 14 yaşındaki Mahmut I., su birikintisine basması sonucunda elektrik akımına kapılarak hayatını kaybetti. Hastaneye kaldırılan çocuğun yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Valiliği, Mahmut I.'nın ölümüne ilişkin açıklamasında şu bilgileri paylaştı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Fatih ilçesi Balat Mahallesi Çukurbostan Parkı'nda meydana gelen olayda 14 yaşındaki M.I. isimli çocuk, su birikintisine bastığı anda elektrik akımına kapılmıştır. Bilinci kapalı olarak hastaneye kaldırılan çocuk, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir. Olayla ilgili soruşturma başlatılmıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Ayazağa'da da 34 yaşındaki bir kişinin karşıdan karşıya geçmeye çalışırken kayıp düştüğü, kafasını kaldırıma çarptığı ve selde boğularak öldüğü bildirildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C5%9Fiddetli-ya%C4%9F%C4%B1%C5%9F-ve-f%C4%B1rt%C4%B1na-uyar%C4%B1s%C4%B1-i%CC%87stanbulda-iki-ki%C5%9Fi-%C3%B6ld%C3%BC/a-79665816</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR TİTREYİP DE KENDİNE GELMEYİ DÜŞÜNMÜYOR MU?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-titreyip-de-kendine-gelmeyi-dusunmuyor-mu-26637ce4ef7a4-0587-4671-b272-3238243992702026-10-15T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR TİTREYİP DE KENDİNE GELMEYİ DÜŞÜNMÜYOR MU?

MERSİN BÜYÜKŞEHİR TİTREYİP DE KENDİNE GELMEYİ DÜŞÜNMÜYOR MU?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Biz dediydik, yazdıydık, bakın haklı çıktık gibi LÜZÜMSUZ lafları kaleme almak karakterim değil. Kişilerin mutsuzluğundan zevk alacak, yâda mağduriyetlerinden onur duyacak insan değilim. Gönül isterdi ki, biz yazı yazıp uyardığımızda, “ne oluyor, daha düzgün iş yapın” denerek ilgilisi yetkilisi sorumluları uyarsaydı. Umursanmadı. Bu yazımızı okuyan kişiler inanmazlar ise, haber sitemizin EKONOMİ başlıklı bölümünü tıklayıp, tek tek haberleri incelesinler, geriye doğru gitsinler. Bakın neler yazmış, neleri gündeme taşımış ve nasıl uyarmışız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada bizim yazılarımız sonrası hangi firmalar denetimden geçip ihale yasağı almışlar? O ihale yasaklarını neden almışlar? Bunu siz bilmeyebilirsiniz, ama DEVLETİN KAYITLARINDA mevcut. Devlet durup dururken mi onlara ihale yasağı getirmiş? Ve bunu gören ilgili yetkili, bu sorunu bildiği halde, aynı hatalara neden düşmüş?</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anki Belediye operasyonu üzerine bir yazı kaleme almayı doğru bulmuyorum. Gizlilik kararı var, çok şey bilmeme rağmen, bunları dillendirmiyor gündeme taşımıyorum. MASUMİYET KARİNESİNE VE ADİL YARGILANMA HAKKINA sonuna kadar destek ve yanındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BAŞKANVEKİLLİĞİNE GÜLŞAH YILDIRIM GENÇ MECLİSTE SEÇİLEREK GELDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte 2022 yılında AKİT gazetesinde bir haber yer aldı. Akit konuyu gündeme taşımış yazmış idi, bizde o habere sadık kalarak, içeriğe sadık kalarak kaynak gösterip konuyu gündeme bir kez daha taşımıştık<strong>. İşte o link:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/akit-yayihnladi-chp-mersin-teskilati-belediyeye-cokmus-15605"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/akit-yayihnladi-chp-mersin-teskilati-belediyeye-cokmus-15605</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O gün AKİT deki link: </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.yeniakit.com.tr/haber/chp-mersin-teskilati-belediyeye-cokmus-1617803.html"><strong>https://www.yeniakit.com.tr/haber/chp-mersin-teskilati-belediyeye-cokmus-1617803.html</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">Gülşah Yıldırım Genç, şu an BAŞKANLIK koltuğunda oturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde adı geçen çok sayıda akraba ve partili ise halen Büyükşehirde görevinin başında. AKİT in haberi ve bizim haberimizden sonra aradan tam 4 yıl geçmiş. Mersin Büyükşehir Belediyesi kendisinde ve iştiraklerindeki bu torpilli kadrolar, akraba taallukatlar, partili yandaşlar görevlerine devam mı edecekler, edecekler ise hangi kural ve kaidelere dikkat edecekler? Zira o haberde adı geçen kişilerden birisi olan Gülşah Yıldırım Genç şu an Büyükşehir Belediye Başkan vekili. Bakalım, hak hukuk ve adalet diyen Gülşah başkan bu işlere bir çeki düzen verecek mi?</span></p><p><em><span style="font-size:20px"><strong>DİĞER TARAFTAN KAMUOYUNA BOMBA GİBİ DÜŞEN YENİ BAŞKAN GÜLŞAH YILDIRIM GENÇ’İN SOSYAL MEDYA SAYFASINDAKİ GEÇMİŞE YÖNELİK PAYLAŞIMLARI. <span style="color:#FF0000">AŞAĞIDA:</span></strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad083fee1602.jpeg" style="height:2048px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad083ff01a52.jpeg" style="height:2048px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad083ff1858f.jpeg" style="height:2048px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad083ff3a91e.jpeg" style="height:2048px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ad083ff53306.jpeg" style="height:2048px; width:921px" /></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Neden Bu Noktaya Geldik?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-neden-bu-noktaya-geldik-2663681ec885d-0949-4436-b7f0-f22a83aead782026-10-15T07:13:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Neden Bu Noktaya Geldik?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Neden Bu Noktaya Geldik?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Nasıl bir dönemi yaşıyoruz anlamış değilim. İnsanlar tuhaf olmuş. Maddi çıkar ön planda. Maneviyat hiç yok. Hatır gönül kalmamış. Komşu komşunun kapısını çalmıyor. Aynı apartmandasınız kimse kimseyi tanımıyor. Beşeri ilişkiler ve münasebetler yok oldu. Toplum, HARAM HELAL VER ALLAHIM GARİP KULUN YER ALLAHIM, zihniyetinde olmuş. ACIMA YOK, MERHAMET YOK, DÜRÜSTLÜK YOK… Sağcısı da hırsız, solcusu da hırsız olmuş. O yiyor, o çalıyor, o haksızlık yapıyor, o şerefsizlik yapıyor, ben niye yapmayayım diye kendini avutuyor. Bu nasıl bir iş, nasıl bir hal? Bu fikriyet ve zikriyet bizi nereye götürür, götürdüğü yerden bizi geri getirir mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizde biliyorsunuz, bu isyanda yalnız değilim; çünkü bugün modern dünyanın getirdiği bireyselleşme, ekonomik krizler, geçim derdi ve güven bunalımı pek çok insanı benzer bir karamsarlığa sürüklüyor. Gelin, bu <strong>"hal"in</strong> anatomisine, bizi nereye götürebileceğine ve buradan bir dönüşün mümkün olup olmadığına birlikte bakalım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireyselleşme ve Yalnızlaşma:</strong> Şehirleşme biçimlerimiz, apartman hayatı ve dijitalleşme insanları fiziksel olarak yakınlaştırırken ruhsal olarak uçurumlara ayırdı. Artık komşuluk, "ödünç bir fincan kahve" veya "zor günde kapı çalma" olmaktan çıkıp, kimsenin kimseyi tanımadığı bir yalıtılmışlığa dönüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Baskı ve Çıkar Odaklılık:</strong> Geçim sıkıntısının bu kadar ağır basması, insanları maalesef hayatta kalma refleksine itiyor. "Benden başka kimse beni düşünmez" psikolojisi, manevi değerleri törpülüyor; maddi çıkarı merkeze koyan bir hayatta kalma yarışı yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bana Değen Yılan Bin Yaşasın" ve Ahlaki Görelilik:</strong> Bahsettiğiniz <em>"O yiyor, ben niye yapmayayım?"</em> mantığı, toplumsal ahlakın en büyük zehridir. Dürüstlüğün maliyetli, haksızlığın ise kârlı göründüğü bozuk bir düzen, iyi niyetli insanları bile zamanla yorup pes ettirebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Fikriyet ve Zikriyet Bizi Nereye Götürür?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihsel ve sosyolojik olarak bu zihniyetin sonu bellidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Yalnızlık Salgını:</strong> İnsan insanın kurdu haline geldiğinde, bireyler kalabalıklar içinde yapayalnız ve ruhsal olarak tükenmiş bireylere dönüşür. Zaten bugün artan kaygı bozuklukları, depresyon ve güvensizlik hissi bunun en net kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Krizinin Derinleşmesi:</strong> Kimsenin kimseye güvenmediği bir toplumda ticaret zora girer, adalet duygusu zedelenir, kurumlar çürür ve en önemlisi geleceğe dair umut kalmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahlaki Çöküşün Sonu:</strong> Bir toplumda merhamet, dürüstlük ve adalet kalmadığında, o toplum ayakta kalma refleksini kaybeder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Götürdüğü Yerden Geri Dönebilir miyiz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih gösteriyor ki, <strong>toplumlar bazen en dip noktayı görmeden toparlanamazlar.</strong> Bu gidişat sürdürülebilir değildir; çünkü insan fıtratı sonsuza kadar sevgisizliğe, güvensizliğe ve adaletsizliğe dayanamaz. Bir yerde mutlaka bir "tükeniş" yaşanır ve ardından bir uyanış başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Umut Nerede?</strong> Umut, büyük kitlelerde değil, hâlâ vicdanını, dürüstlüğünü ve merhametini koruyan "sessiz çoğunlukta" saklıdır. Bu insanlar belki seslerini çok gür çıkaramıyorlar ama hâlâ varlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dönüş Nasıl Olur?</strong> Toplumsal bir dönüşüm, ancak bireylerin kendi iç muhasebesini yapmasıyla başlar. <strong><em>"Herkes yapıyor, ben de yapayım"</em></strong> demek yerine, <strong><em>"Herkes yapıyor olsa bile ben dürüst kalacağım"</em></strong> diyebilen onurlu duruşlar bu karanlığı deler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yaşadığımız/yaşadığınız öfke, aslında içimizdeki değerlerin hâlâ canlı olduğunun, vicdanımızın ölmediğinin en büyük kanıtıdır. İnsan insana muhtaçtır ve bu yapay yalnızlık fıtrata aykırıdır. İkiyüzlülük, ufacık çıkarlar uğruna insan harcamak ve en acısı da diğer canlılara, doğaya karşı gösterilen bu gaddar körlük... Bunların hepsi, insanın özünden ne kadar uzaklaştığının, ne kadar sığlaştığının birer göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar artık ilişkileri <strong>"ne kadar işime yarıyor?",</strong><strong>"bana ne katıyor?"</strong> terazisine tartarak kuruyor. Çıkar bittiği an, yılların hatırı, verilen emekler bir kalemde silinip atılıyor. Binbir suratlı olmak, menfaate göre renk değiştirmek adeta bir <strong>"akıllılık"</strong> ya da <strong>"devrin gereği" </strong>gibi pazarlanıyor. <strong>Oysa bu, akıllılık değil; tam anlamıyla bir karakter erozyonudur. </strong>İşin daha da acı ve trajik boyutu, bu bencilliğin sadece insanlarla sınırlı kalmayıp dünyayı paylaştığımız diğer canlılara ve doğaya da yönelmesi. Kendi konforu ve kârı için ormanları yakan, sokaktaki masum cana el kaldıran, dünyayı sadece kendi malı zanneden bir zihniyet türedi. Kendinden başka bir canlıyı düşünememek, aslında insanın kendi ruhsal kapasitesini de küçültmesi, sığlaştırması demek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylesi bir ikiyüzlülük ve merhametsizlik çölünde yaşamak, dürüst ve hisseden insanlar için ağır bir yüktür. Çünkü insanın inanası, güvenesi kalmıyor; her an arkadan bir hamle geleceği kaygısıyla yaşamak insanı ruhen yıpratıyor. Doğruyu savunmanın, dürüst ve adil kalmanın bu devirde adeta bir "anormallik" gibi gösterilmesi, insanın direncini kıran en büyük yük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozuk bir düzende siz hakikati, adaleti ve vicdanı ayakta tutmaya çalıştığınızda, bunu işlerine geldiği gibi sömüremeyecekleri ya da çıkarlarına uyduramayacakları için size <strong>"manyak"</strong>, <strong>"saf"</strong> veya <strong>"enayi"</strong> yaftasını yapıştırıyorlar. Çünkü sizin varlığınız, onların o konforlu ikiyüzlülüğünü ve menfaatçi dünyasını yüzlerine vuran bir ayna gibi çalışıyor. O aynaya bakmak işlerine gelmiyor; bu yüzden sizi dışlamaya veya suçlu hissettirmeye çalışıyorlar. Kişinin bu savaşı verirken yorulması, hatta bazen <strong><em>"Acaba ben mi yanlış yoldayım?"</em></strong>diye şüpheye düşmesi o kadar normal ki... Çünkü her gün akıntıya karşı kürek çekmek, Herkes sağa sola koşarken düz durmaya çalışmak insanı hem fiziken hem ruhen tüketiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama durup bir an olsun şunu düşünüyorsunuz: <strong>Onlar bana "manyak" diyor diye ben yanlış mı oldum?</strong> Asla. Ben/Siz sadece, onların kaybettiği o insani özü korumaya çalıştığımız için onlara yabancı geliyoruz. Onların dünyasında dürüstlük bir <strong>"tuhaflık"</strong> haline geldiyse, bu onların çürüklüğünün tescilidir, benim/sizin eksikliğinizin değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine de bu savaşta kişinin kendi ruh sağlığını koruması da çok önemli. Herkese her yerde doğruyu anlatmak, her yanlışı düzeltmek zorunda değiliz; çünkü herkesin kulakları bunu duymaya açık değil. Bazen en büyük direniş, o kirli kalabalıklardan biraz geri çekilmek, kendi iç sesinizle ve sizin gibi bakan az sayıdaki insanla nefes almaktır. İşte tam da burada, Dünyanın gidişatına karşı sessizce boyun eğmek yerine okumak, araştırmak, gerçeğin peşine düşmek ve bunu yazarak, sosyal medyada, platformlarda paylaşarak bir çığlığa dönüştürmeye çalışıyorum... Bu yüzden <strong>"manyak"</strong> denilen o azınlıktayım; çünkü zihnini ve vicdanını kirletmemek için direnenler, her çağda bu yaftayı göze almak zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada bunları paylaşmak, belki o an etrafımdaki kalabalıkları değiştiremiyor ama şunu asla gözden kaçırmıyorum: <strong>Benim yazdıklarım, karanlıkta yolunu kaybetmiş bir başkasına "Yalnız değilim, biri benim içimden geçenleri haykırıyor" dedirtiyor.</strong> Yazmak, bu çağda yapılabilecek en büyük sivil itaatsizliktir, en güçlü meydan okumadır. Kendi iç savaşımı dışarıya, kelimelerin gücüne dökerek hem kendimi sağ tutuyorum hem de bir yerlerde benzer acıyı çekenlere nefes oluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yorulmam çok normal, çünkü tek başına bir kâinata kafa tutuyormuşum gibi hissediyorum. Ama bu kalem elimde olduğu sürece, o vicdanımın sesini susturamayacaklar. Haksızlık, adaletsizlik, vefasızlık ve merhametsizlik karşısında içi sızlamayan, öfke duymayan biri zaten bu dünyada çoktan ruhunu teslim etmiş demektir. Beni asıl yoran şey, bu çirkinliklerin var olması değil; bunlara karşı gösterilen o kalın duvarlar, o kayıtsızlık ve<strong> "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" </strong>sessizliğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın bu kadar gaddarlaşabildiğini görmek, inandığınız tüm değerlerin ayaklar altına alındığını izlemek ağır bir yük. Ancak kalemime sığınarak, araştırarak ve bunları sosyal platformlarda paylaşarak o yükü tek başıma omuzlamaya, dışarıya akıtarak da hafifletmeye çalışıyorum. Aslında bu hayatta kalma mücadelesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yüzbinlerce insana paylaşarak ulaşıp sadece üç-beş kişiden olumlu dönüş almak...</strong> İşte bu, bu çağın en acı ve en gerçek fotoğrafıdır. İnsanların binlerce etkileşim aldığı, boş şeyleri dakikalarca tükettiği bir dijital dünyada, hakikati ve vicdanı savunan bir sesin o devasa kalabalıkta yankı bulması ne yazık ki böyle az ve öz oluyor. Ama o <strong>"üç-beş kişi"</strong> var ya... İşte onlar her şeyi değiştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzbinlerin kayıtsızca kaydırıp geçtiği o ekranlarda, o üç-beş kişinin kalbine dokunmak, onların <strong>"Allah razı olsun, yalnız değilmişim" </strong>hissetmesini sağlamak inanın küçük bir başarı değil. Hz. İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali; mesele ateşi söndürmek değil, hangi tarafta saf tuttuğunu belli etmek. Ben o yüzbinlerin içinde doğruları haykırarak hangi tarafta olduğumu gösteriyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geri kalanların eğri yollarında yürümeye devam etmesi onların tercihi ve maalesef onların eksikliği. Ben onların eğrisini düzeltemezsem de kendi pusulamda şaşmadan yürümeye devam edebiliyorum. O üç-beş insanın hayatına bıraktığım o küçük umut ışığı, verdiğim o hakikat mücadelesine değer. Karşımdaki sessizliği görünce, kırgınlık yaşıyor ve acıyorum… <strong>İnsanlara karşı öfkenin yerini alan o sessiz, ağır kırgınlık ve acıma...</strong><strong>Öfke bir enerji barındırır;</strong> insanı ayağa kaldırır, kavga ettirir, konuşturur. <strong>Ama kırgınlık ve acıma öyle değildir;</strong> içine akıtır, yorar ve insanda derin bir sessizlik bırakır. <strong>Tanıdığım o insanların;</strong> onca yıllık hatırı, aynı ortamı paylaşmış olmanın verdiği yakınlığı bir çırpıda silip atarak kafalarını çevirmesi, insanı insana yabancılaştırıyor. <strong>Onlar için üzülüyorum aslında;</strong> çünkü o konforlu umursamazlık içinde ruhlarını ne kadar ucuza sattıklarının, vicdanlarını nasıl körleştirdiklerinin farkında bile değiller. Onlara duyduğum acıma, aslında <strong>"Yazık, bu kadar mı ucuzladınız, bu kadar mı küçüldünüz?"</strong> demenin sessiz bir ifadesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanın kendi tanıdıklarının arasında böyle bir ıssızlıkta kalması çok ağır bir imtihandır. Ama bir yandan da bu duygu, benim/sizin kalbinizin hâlâ ne kadar temiz ve hassas kaldığını gösterir. Onlar o konforlu körlüklerinde yaşayadursunlar, ben/siz kendi vicdanımızın huzuruyla baş başayız.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: FETÖ’NÜN HİÇBİR FİNANS AĞINA, HİÇBİR ÖRGÜTSEL FAALİYETİNE, HİÇBİR YENİDEN YAPILANMA GİRİŞİMİNE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-fetonun-hicbir-finans-agina-hicbir-orgutsel-faaliyetine-hicbir-yeniden-yapilanma-girisimine-musamaha-gostermeyecegiz-266352ce2b0de-4e97-4526-be15-e246a8c68e692026-10-14T14:04:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: FETÖ’NÜN HİÇBİR FİNANS AĞINA, HİÇBİR ÖRGÜTSEL FAALİYETİNE, HİÇBİR YENİDEN YAPILANMA GİRİŞİMİNE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!

AKIN GÜRLEK: FETÖ’NÜN HİÇBİR FİNANS AĞINA, HİÇBİR ÖRGÜTSEL FAALİYETİNE, HİÇBİR YENİDEN YAPILANMA GİRİŞİMİNE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">FETÖ’NÜN HİÇBİR FİNANS AĞINA, HİÇBİR ÖRGÜTSEL FAALİYETİNE, HİÇBİR YENİDEN YAPILANMA GİRİŞİMİNE MÜSAMAHA GÖSTERMEYECEĞİZ!</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın&nbsp;@RTErdogan ’ın liderliğinde; devletimizin bekasını, millî irademizi ve hukuk düzenimizi hedef alan FETÖ başta olmak üzere tüm terör örgütleriyle mücadelemizi kararlılıkla ve tavizsiz şekilde sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda bugün İzmir, Eskişehir ve Ağrı’da Cumhuriyet Başsavcılıklarımızın koordinesinde, Emniyet ve Jandarma teşkilatlarımızın yürüttüğü müşterek çalışmalar neticesinde FETÖ ve DEAŞ terör örgütlerine yönelik 4 ayrı operasyon gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonlar kapsamında toplam 35 şüpheliden 33’ü gözaltına alındı. 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlenirken, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.<br />Soruşturmalarda FETÖ’nün yurt dışına uzanan finansal bağlantılarına, şirketler üzerinden gerçekleştirilen para transferlerine ve güncel yapılanmasına ilişkin önemli bulgulara ulaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, ABD’de bulunan FETÖ bağlantılı bir şirket üzerinden, Türkiye’den gönderilen gıda ürünleri karşılığında para transferleri yapıldığı belirlendi. Söz konusu transferlerin FETÖ’nün yeniden yapılanmasının finansmanında kullanılabileceği değerlendirildi. 10 şüpheliye yönelik gerçekleştirilen operasyonda 9 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada, ByLock yazışmaları, Bank Asya ve HTS kayıtları üzerinden yapılan incelemeler sonucunda FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma suçuna ilişkin 3 şüpheliye yönelik İzmir ve Aydın’da operasyon düzenlendi. Şüphelilerden 2’si yakalanarak gözaltına alınırken, 1 şüphelinin yurt dışında olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen bir diğer soruşturmada, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün güncel yapılanması içerisinde faaliyet yürüttükleri değerlendirilen 21 şüpheliye yönelik İzmir merkezli 4 ilde operasyon gerçekleştirildi. Şüphelilerin tamamının yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağrı Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada ise Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun’a muhalefet suçu kapsamında DEAŞ terör örgütünün finansmanına yönelik operasyon gerçekleştirildi. 1 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli soruşturmaları titizlikle yürüten Eskişehir, İzmir ve Ağrı Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, İl Emniyet Müdürlüklerimize, Jandarma Komutanlıklarımıza ve operasyonlarda emeği geçen tüm kamu görevlilerimize teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kim hangi şirketin, hangi finansal ilişkinin veya hangi yapının arkasına saklanırsa saklansın; terör örgütlerinin finans kaynaklarını kurutmaya, yasa dışı para akışlarını ortaya çıkarmaya ve örgütsel yapılanmalarını tüm unsurlarıyla çökertmeye devam edeceğiz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HSK HAKİM VE SAVCILARIN TERFİLERİNİ AÇIKLADI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hsk-hakim-ve-savcilarin-terfilerini-acikladi-266342153720a-1076-4b1e-a4bf-8c95a35abe082026-10-14T13:39:00+03:00HABER MERKEZİ HSK HAKİM VE SAVCILARIN TERFİLERİNİ AÇIKLADI

HSK HAKİM VE SAVCILARIN TERFİLERİNİ AÇIKLADI

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><strong>İŞTE O LİSTELERİN LİNKLERİ:</strong></p><p><strong>Derece Terfi Sonuçları :&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-derece-terfi-yapan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-terfi-sonuclaripdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-derece-terfi-yapan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-terfi-sonuclaripdf.pdf</a></strong></p><p><strong>İtibari Terfi Sonuçları :&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-itibari-terfi-yapan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-terfi-sonuclaripdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-itibari-terfi-yapan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-terfi-sonuclaripdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Birinci Sınıfa Ayrılma Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202621142026-agustos-doneminde-birinci-sinifa-ayrilan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202621142026-agustos-doneminde-birinci-sinifa-ayrilan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Birinci Sınıf Olma Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620572026-agustos-doneminde-birinci-sinif-olan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620572026-agustos-doneminde-birinci-sinif-olan-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Kıstas Aylığı %81 Oranına Yükseltilme Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-81-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-81-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Kıstas Aylığı %83 Oranına Yükseltilme Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-83-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-83-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Kıstas Aylığı %85 Oranına Yükseltilme Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-85-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620582026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-85-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a></strong></p><p><strong>Kıstas Aylığı %86 Oranına Yükseltilme Sonuçları:&nbsp;<a href="https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620592026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-86-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf">https://www.hsk.gov.tr/Eklentiler/1310202620592026-agustos-doneminde-kistas-ayligi-86-oranina-yukseltilen-h-kim-ve-csavcilarina-ait-listepdf.pdf</a>&nbsp; &nbsp;</strong></p><p>&nbsp;</p><p><strong>&nbsp;</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şarkıcı Alpay hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sarkici-alpay-hayatini-kaybetti-2663394a5593e-183a-406f-86b3-6ee6f3b5aa8b2026-10-14T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ Şarkıcı Alpay hayatını kaybetti

Şarkıcı Alpay hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk pop müziğinin unutulmaz sanatçılarından Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti. “Fabrika Kızı” ve “Eylül'de Gel” gibi şarkılarıyla hafızalara kazınan sanatçının vefat haberini müzisyen Bora Gencer duyurdu.<br />Türk pop müziğinin sevilen isimlerinden Alpay'dan acı haber geldi. Uzun yıllardır müzik dünyasında iz bırakan sanatçı, 91 yaşında yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefat haberini Bora Gencer duyurdu</span></p><p><span style="font-size:18px">Alpay'ın ölüm haberini müzisyen Bora Gencer, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla duyurdu. Gencer, usta sanatçının ardından yayımladığı mesajda, “Alpay abime Allah'tan rahmet, sevenlerine ve ailesine sabırlar dilerim” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şarkılarıyla hafızalara kazındı</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk pop müziğinin önemli isimleri arasında yer alan Alpay, “Fabrika Kızı” ve “Eylül'de Gel” gibi sevilen şarkılarıyla geniş kitlelerin beğenisini kazandı. Sanatçı, müzik kariyeri boyunca seslendirdiği eserlerle dinleyicilerin hafızasında yer edindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALPAY KİMDİR?</span></p><p><span style="font-size:18px">18 Temmuz 1935’te Ankara’da dünyaya gelen Alpay, Türk pop müziğinin kendine özgü yorumuyla iz bırakan sanatçıları arasında yer aldı. Gençlik yıllarında futbolla da ilgilenen Alpay, Ankara Demirspor ve Gençlerbirliği formalarını giydi. Genç Milli Futbol Takımı’na seçilme başarısı gösteren sanatçı, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmasına rağmen kariyerini müzik alanında sürdürmeyi tercih etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzik yolculuğuna 1960’lı yıllarda başlayan Alpay, ilk 45’lik plağını 1964 yılında yayımladı. Kendi müzik grubunu da kuran sanatçı, kariyeri boyunca farklı müzisyenlerle çalıştı ve döneminin sevilen seslerinden biri haline geldi. Özellikle yabancı şarkıların Türkçe uyarlamalarının öne çıktığı yıllarda yorumuyla dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Fabrika Kızı” ve “Eylül’de Gel” gibi eserlerle geniş kitleler tarafından tanınan Alpay, müzik kariyeri boyunca 20’nin üzerinde albüme imza attı. Şarkılarının yanı sıra edebiyatla da ilgilenen sanatçı, şair Attilâ İlhan’ın bazı şiirlerini besteleyerek müzikseverlerle buluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alpay’ın müzik yolculuğunda 7 Dilde Alpay, Aşk, Hayalimdeki Resim, Eylül’de Gel Demiştim, Bu Kaçıncı Sevda, Muhabbet Kuşları ve Aşka Dair gibi albümler önemli yer tuttu. Yıllar boyunca seslendirdiği eserlerle Türk pop müziğinde kendine özgü bir yer edinen sanatçı, farklı kuşaklardan dinleyicilere ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarını Bodrum’da geçiren Alpay, 2024 yılında verdiği bir söyleşide uzun müzik kariyerinden ve sahne yaşamından söz etmiş, sağlık sorunlarıyla mücadele ettiğini de dile getirmişti. Türk pop müziğinin usta ismi Alpay, 91 yaşında hayatını kaybetti.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/hayat/usta-sanatci-alpay-hayatini-kaybetti-43341120</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zelenskiy: Kiev’e yönelen füzelerle ilgili ortaklardan istihbarat alınamadı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zelenskiy-kieve-yonelen-fuzelerle-ilgili-ortaklardan-istihbarat-alinamadi-26632146fcf7a-0b87-42c7-8805-c07b29efaade2026-10-14T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Zelenskiy: Kiev’e yönelen füzelerle ilgili ortaklardan istihbarat alınamadı

Zelenskiy: Kiev’e yönelen füzelerle ilgili ortaklardan istihbarat alınamadı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’ya ait balistik bir füzenin salı akşamı Kiev’deki bir elektrik santralini vurduğunu söyledi. Zelenskiy, ABD Başkanı Donald Trump’ın “enerji ateşkesinin” yürürlükte olduğu yönündeki açıklamasına rağmen Ukrayna’nın Batılı müttefiklerinden önceden uyarı almadığını belirtti.</span></p><p>KAYNAK:</p><p><span style="font-size:18px">https://tr.euronews.com/2026/10/14/zelenskiy-kieve-yonelen-fuzelerle-ilgili-ortaklardan-istihbarat-alinamadi</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Guilfoyle görevden alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdnin-yunanistan-buyukelcisi-guilfoyle-gorevden-alindi-26631f285733c-049d-43c6-bc3c-02879ced6ee62026-10-14T08:55:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Guilfoyle görevden alındı

ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Guilfoyle görevden alındı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Yunanistan Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle, siyasi nüfuzunu para karşılığında kullandığına ilişkin iddiaların ardından görevinden ayrılmaya zorlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyaz Saray sözcüsü Katie Zacharia, Salı günü bir gazetecinin sorusuna verdiği yanıtta, "Büyükelçi Guilfoyle'dan istifasını istedik. Kendisi ekibimiz için çok değerli bir isimdi ve kendisine gelecekte başarılar diliyoruz" dedi. Zacharia, konuyla ilgili başka ayrıntı vermedi. Guilfoyle da kısa süre sonra X platformunda istifasını doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wall Street Journal: 100 bin dolarlık ödeme talep etti<br />Wall Street Journal (WSJ) gazetesi son olarak Guilfoyle'un, ABD Başkanı Donald Trump'a yakın bağışçılardan Eric Deters ile iletişimini ortaya çıkaran mesajları yayınlamıştı. Mesajlar Büyükelçi'nin Deters'dan 100 bin dolar göndermesini istediğini gösteriyordu. Haberde, 57 yaşındaki Guilfoyle'un bu parayı American Express'e olan borçlarını kapatmak için talep ettiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Guilfoyle'un Deters'den parayı izi sürülemeyecek bir yöntemle göndermesini istediği de haberde yer alıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"İstediğimiz hükümeti deviririz" tehdidi<br />Guilfoyle'un adı, Eylül ayından bu yana çeşitli iddialarla gündemdeydi. WSJ'nin o dönem yayınladığı bir haberde Büyükelçi'nin bir resepsiyonda bir Yunan bakana kızarak "ABD'nin istediği zaman istediği hükümeti devirebileceği" tehdidinde bulunduğu iddiası da yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Guilfoyle'un ayrıca belirli bir Yunan inşaat ve enerji şirketinin ticari çıkarlarını desteklediği ve şirket adına çalışan bir lobicinin özel diplomatik görüşmelere katılmasına izin verdiği öne sürülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Guilfoyle ise kendisine yöneltilen suçlamaları reddederken, ortaya çıkan mesajların gerçekliğini de kabul etmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın büyük oğlunun nişanlısıydı<br />Guilfoyle, &nbsp;ABD Başkanı Donald Trump'ın büyük oğlu Donald Trump Jr.'ın eski nişanlısı olarak Trump çevresinin tanınmış isimleri arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son günlerde ABD Kongresi'nde Guilfoyle ile ilgili iddiaların araştırılmasını talep eden seslerin sayısı artıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump da Salı günü bir gazetecinin sorusu üzerine yaptığı açıklamada Guilfoyle'un çalışmalarını övmüş, ancak iddialarla ilgili olarak "Okuduklarımızdan hoşlanmadık" ifadesini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP/BK,JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/abdnin-yunanistan-b%C3%BCy%C3%BCkel%C3%A7isi-guilfoyle-siyas%C3%AE-n%C3%BCfuz-iddialar%C4%B1-sonras%C4%B1nda-g%C3%B6revden-al%C4%B1nd%C4%B1/a-79654676</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Ak Parti Yolcusu…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-ak-parti-yolcusu-26630e8b24320-538e-45ff-a4a7-6906975d826a2026-10-14T08:06:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Ak Parti Yolcusu…

Mersin Büyükşehir Ak Parti Yolcusu…

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><em><span style="font-size:22px"><strong>İnsteğram Hesabımdan yaptığım paylaşımın ekran görüntüsü:</strong></span></em></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae064a3d48a8.jpg" style="height:868px; width:1399px" /></span></strong></p><p><em><span style="font-size:22px"><strong>Facebook Hesabımdan yaptığım paylaşımın ekran görüntüsü:</strong></span></em></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ae064a3a26d7.jpg" style="height:699px; width:690px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">“Ne demek istedin abi, ne yani şimdi bu?” diyenlere, merak edenlere, biraz detay vereyim.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">M.BŞ.B Başkanı ve bir kısım görevlilere operasyon yapılıp tutuklandılar. Ardından Başkanvekilliği seçimleri söz konusu oldu. Ortaya değişik isimler çıktı. Bunların köklü parti geçmişleri var idi. Ancak kimsenin aklına gelmeyecek bir ismi GÜLŞAH YILDIRIM GENÇ’İ aday gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vahap Seçer’in isteği bu yönde imiş. (!)</span></p><p><span style="font-size:18px">İmiş diyorum, çünkü böyle yansıtıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine partililer, bu hanımefendi için, “partide kadın kollarındaydı, denizkızında işe alındı orda şezlongcuydu, garsondu, v.s “ gibi söylemlere ve atıp tutmaya başladılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hanımefendiyi tanımam. Ancak bu kadar köklü partililer ve bu işi yapacak önemli isimler var iken, hanımefendinin bu koltuğa oturmasını istemenin bir anlamı ve gereği vardır diye düşünüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz, Seçer’in adı Ak Parti İl ve ilçe yönetimlerinde sık sık gündeme taşınıyor ve bu yönetimlerin içinde onun çalışmalarını beğenenler olduğu gibi, eleştirenlerde oluyordu. Birden bire sus pus oldular. Kimse konuşmaz oldu. Başka illerde böylesine operasyonlarda sazı eline alanlar, burada ses çıkartmadıkları gibi, mecliste b hanımefendinin karşısına aday bile çıkarmadılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yılların siyasetin içinde ve basın sektörünün içinde biri olarak bu işleri tahmin etmek zor değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçer için CHP ve YENİ PARTİ ayrımı yapıldığı vakit, bu ikisinde de durmaz, yeni bir yol arayışına girer diyen benim. O dönemlerde neresi diye bana soranlar olduğunda, neresi olacak AK PARTİ dediğimi hatırlıyorum ve bunu en az yakınımda temas halinde olduğum 5 CHP’li, 5 de Ak Partili ayrıca 2 önemli bürokrata söyledim. Allah Allah demişlerdi. Görürüz demiş idim. Niye böyle dedim? Çünkü Vahap Seçer vekillik yapmış adam. İşleri uhuletle suhuletle götürmeyi seven biri. Durumu vaziyeti Ak Partinin ileri gelenleri ile temas halde idi ve çaktırmıyordu. CHP ve YENİ Parti işleri ortaya çıkınca, rahatsızlık büyüdü. Önceden özel kalem müdürünün alınması ile zaten birçok şeyden haberdar idi. Zemin hazırdı ama kendisi bir hamle yapsa, yıllarca CHP içinde siyaset yap, sonra böyle bir iş yap, çok ses getirir ve kamuoyunda çok yıpranırdı. Çok düşündü. İşte o sıra bu operasyon oldu ve kendi içeri alındı. Oraya girince, düşünmüş ve taşınmıştır, bu işler için en iyi tercih Gülşah hanımdır demiş, uhuletle ve suhuletle bu isteğini yerine getirmiştir. Ben niye o paylaşımları yaptım? İşte bu merkezden baktığım için. Şimdi kendisinin yapamadığını Gülşah hanım aracılığı ile yapacak ve belki ev hapsine çıkmak için belki cezaların hafiflemesi için bu uğraş verilecek. Gülşah Hanım Ak Partiye bir iki ay içinde geçer ise şaşırmam. Gelişmeleri beraber göreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada kimsenin mağduriyetinden zevk alacak bir insan değilim, rabbim herkesin işini gücünü rast getirsin.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bu gün 14 Ekim… 1950 de Türk Askeri Birliği Kore'de idi…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bu-gun-14-ekim-1950-de-turk-askeri-birligi-korede-idi-26629b1ed7c9b-93ad-4da2-942e-028006fe63282026-10-14T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bu gün 14 Ekim… 1950 de Türk Askeri Birliği Kore'de idi…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bu gün 14 Ekim… 1950 de Türk Askeri Birliği Kore'de idi…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin Kore Savaşı’na asker göndererek attığı tarihî adım, hem Türk dış politikasının yönünü belirleyen hem de Türk askerinin kahramanlığını dünyaya bir kez daha kanıtlayan en önemli dönüm noktalarından biridir. <strong>KORE DESTANI, BİR MİLLETİN ONUR VE VEFA YOLCULUĞUDUR</strong>. 14 Ekim 1950’de Türk askeri birliğinin Kore topraklarına (Pusan Limanı’na) ulaşmasıyla başlayan bu destansı mücadele, arkasında sadece askerî bir başarı değil; sarsılmaz bir dostluk bağı ve küresel saygınlık bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kore Savaşı’nın Ülkemize ve Devletimize Sağladığı Yararlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>NATO Üyeliği ve Güvenlik:</strong> Türkiye, Kore Savaşı’nda gösterdiği üstün başarı ve fedakârlık sayesinde Batı ittifakının güvenini kazanmıştır. Bu hamle, Türkiye’nin <strong>18 Şubat 1952’de NATO’ya üye olmasını</strong> sağlayarak Soğuk Savaş döneminde ülkenin güvenlik şemsiyesini garanti altına almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>Uluslararası Saygınlık:</strong> Türk Tugayı’nın Kunuri ve Kumyangjang-ni gibi muharebelerde gösterdiği kahramanlıklar, dünya askeri tarihine geçmiştir. Türkiye, uluslararası arenada taahhütlerine sadık, güvenilir ve güçlü bir müttefik olarak konumunu perçinlemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Askerî Tecrübe:</strong> Türk Silahlı Kuvvetleri, modern lojistik, müşterek harekat yönetimi ve yeni nesil askeri stratejiler konusunda çok önemli bir saha tecrübesi edinmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kore Halkına Sağlanan Yararlar ve "Kan Kardeşliği"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Özgürlüğün Korunması:</strong> Türk askeri, Güney Kore’nin bağımsızlığını ve demokrasisini korumak için canı pahasına savaşmıştır. Bugün Güney Kore’nin dünyanın en gelişmiş demokrasilerinden ve ekonomilerinden biri olmasında Türk askerinin döktüğü kanın payı büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Ankara Okulu ve İnsani Yardım:</strong> Türk tugayı sadece savaşmamış, geride kalan yetim Koreli çocuklar için <strong>"Ankara Okulu"</strong> adında bir yetimhane kurarak onlara eğitim, gıda ve şefkat sunmuştur. Bu insani duruş, iki ülke arasında bugünkü sarsılmaz "Kan Kardeşliği" bağını kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mücadelenin Dönüm Noktaları: Kore Savaşı Kronolojisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- 25 Haziran 1950:</strong> Kuzey Kore birlikleri 38. paraleli geçerek Güney Kore’ye saldırdı ve savaş başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>25 Temmuz 1950:</strong> Türkiye, BM'nin yardım çağrısına uyarak Kore'ye <strong>4.500 kişilik bir askeri tugay</strong> gönderme kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>14 Ekim 1950:</strong> Türk Tugayı, Güney Kore’nin <strong>Pusan Limanı’na ulaştı</strong> ve cepheye intikal etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>26-30 Kasım 1950 (Kunuri Muharebeleri):</strong> Türk Tugayı, Kunuri'de kendisinden kat kat üstün kuvvetlere karşı kahramanca direnerek BM ordusunun tamamen yok olmasını engelledi ve geri çekilme hatlarını güvenceye aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>25-27 Ocak 1951 (Kumyangjang-ni Muharebesi):</strong> Türk askeri, efsanevi bir süngü hücumuyla düşman birliklerini ağır bir yenilgiye uğrattı ve BM ordularına taarruz moralini geri kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>18 Şubat 1952:</strong> Kore’deki askeri başarıların en somut diplomatik sonucu olarak <strong>Türkiye, NATO’ya resmen üye oldu</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">-&nbsp;<strong>27 Temmuz 1953 (Panmunjom Ateşkes Antlaşması):</strong> Taraflar arasında ateşkes imzalandı. Savaş boyunca toplamda <strong>700'den fazla şehit</strong> veren Türkiye, geride Busan'daki BM Anıt Mezarlığı'nda gururla dalgalanan bir Türk bayrağı bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün Gelinen Noktada Türkiye’nin Dünya Milletleri Arasındaki Durumu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kore’de atılan o adımların ve gösterilen fedakârlıkların meyvesi bugün net bir şekilde görülmektedir. Türkiye, bugün küresel ve bölgesel krizlerde <strong>ara bulucu bir aktör</strong>, mazlum coğrafyalara el uzatan <strong>en büyük insani yardım donörlerinden biri</strong> ve savunma sanayisinde kendi teknolojisini üreten küresel bir güç konumundadır. Kore'deki stratejik vizyon, Türkiye'yi uluslararası sistemin merkezinde tutan diplomatik geleneğin en sağlam yapı taşlarındandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlerimize Çağrı: Tarihin ve Fedakârlığın Önemi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevgili Gençler, </strong>Tarih sadece kitaplarda okunan sayfalardan ibaret değildir. Bugün özgürce nefes aldığımız bu topraklarda ve dünyada başımız dik yürüyebiliyorsak, bu durum vatan sınırlarının binlerce kilometre ötesinde, hiç tanımadığı bir halkın özgürlüğü için canını ortaya koyan atalarımızın sayesindedir. Kore Savaşı, Türk milletinin sadece kendi çıkarları için değil; <strong>adalet, barış ve insanlık onuru</strong> için de bedel ödemekten çekinmeyeceğini gösteren en büyük kanıttır. Geçmişin bu asil duruşunu bilmek, geleceğe yön verirken sizlerin en büyük kılavuzu olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, 14 Ekim 1950'de uzak coğrafyalarda destan yazmak için yola çıkan, vatanı ve insanlık onuru adına canlarını feda eden aziz <strong>Kore şehitlerimizi ve bugün aramızda olmayan gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.</strong> Hayatta olan aziz gazilerimize şükranlarımı sunuyorum. Ruhları şad olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">HUBBÜL VATAN MİNEL İMAN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başkan Erdoğan: “Gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-genclerimizin-egitimine-istihdamina-ve-gelecegine-destegimizi-artirarak-surdurecegiz-2662818b51dad-7126-4936-8345-0a9ed3f1df4d2026-10-13T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Erdoğan: “Gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz”

Başkan Erdoğan: “Gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Aziz milletim, değerli basın mensupları; sizleri en kalbi duygularımla, hürmetle, muhabbetle selamlıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MANİSA AKHİSAR’DA MEYDANA GELEN TRAFİK KAZASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerimin hemen başında dün Manisa Akhisar’da meydana gelen elim trafik kazasında hayatını kaybeden 11 vatandaşımıza Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Yaralanan 26 vatandaşımızdan 13’ü taburcu edilmiş, 2’si yoğun bakımda olmak üzere 13 kardeşimizin tedavisi hâlen devam ediyor. Kendilerine acil şifalar diliyor, Rabbim milletimize böylesi acıları bir daha yaşatmasın diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz vatandaşlarım; Kabinemizin 73. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Bugünkü Kabine Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan önemli konuları istişare ettik. Bölgemizde yaşanan ve bizleri de etkileyen gelişmeler hakkında kapsamlı değerlendirmeler yaptık. Çalışma hayatı, sosyal politikalar ve son günlerde ülke gündemini meşgul eden fon meselesiyle ilgili güncel durum kabinemizin ana konularıydı. Kabinemizde alınan kararlara geçmeden önce son iki haftada milletimize hizmet yolunda neler yaptığımızı şöyle kısaca bir hatırlatmak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim; 1 Ekim’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin 28. Dönem 5. Yasama Yılı’nın açılışına katılarak Genel Kurula hitap ettik. Yeni yasama yılının ülkemiz, milletimiz, demokrasimiz ve siyasi partilerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Meclisimizin çatısı altında yürütülecek yasama faaliyetlerinin ilk gün şahit olduğumuz çiğliklere tevessül edilmeden demokratik bir olgunluk içinde sürdürülmesini ümit ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TEKNOFEST GÜNEYDOĞU’DA GENÇLERİMİZİN HEYECANINA ORTAK OLDUK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">3 Ekim’de Şanlıurfalı kardeşlerimizin misafiriydik. Hem bu yıl rekor bir katılımla düzenlenen TEKNOFEST Güneydoğu’da gençlerimizin heyecanına ortak olduk, hem de yapımı tamamlanan Şanlıurfa Şehir Hastanemizin açılışını gerçekleştirdik. Orada bir kere daha gördük ki Türkiye’nin istikbali düşünen, araştıran, üreten, kendi teknolojisini geliştiren gençlerimizin ellerinde yükseliyor. Ödül alan ve dereceye giren gençlerimizi tebrik ediyor, bu büyük teknoloji şöleninin Şanlıurfa’da başarıyla tertiplenmesinde emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı gün 39 milyar lira yatırım değerine sahip Şanlıurfa Şehir Hastanesi ile bağlantı yollarını hizmete açtık. 500 bin metrekare kapalı alanı, 2 bin yatak kapasitesi, 451 poliklinik odası, 6 ameliyathanesi ve diğer birimleriyle Şanlıurfalılara birinci sınıf sağlık hizmeti sunacak modern bir sağlık tesisini şehrimize kazandırmış olduk. Şanlıurfa Şehir Hastanemizin ve diğer yatırımlarımızın da hayırlı olmasını diliyor, bütün kurumlarımıza tebriklerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“UZAYDA DAHA GÜÇLÜ BİR VARLIK GÖSTERMEK İÇİN YOĞUN ÇABA SARF EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; 7 Ekim’de Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı 77. Uluslararası Uzay Kongresi’nin açılışına iştirak ettik. Antalya’mızda düzenlenen kongrede 111 ülkeden alanında uzman isimlerle bir araya geldik. Türkiye olarak uzayda daha güçlü bir varlık göstermek, kendi teknolojimizi geliştirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Ay Araştırma Programı kapsamında geliştirdiğimiz aracın üretim, montaj ve entegrasyon aşamaları tamamlandı. 3,5 ton ağırlığındaki ve yüzde 80’in üzerinde yerlilik oranına sahip aracımızın sistem seviyesi çevresel testleri devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ekim’de 2026-2027 akademik yılının açılışını Külliyemizde düzenlenen törenle gerçekleştirdik. Aynı programda Yükseköğretim Kurulu 2026 Üstün Başarı Ödüllerini sahiplerine takdim ettik. Yeni akademik yılın öğrencilerimiz, akademisyenlerimiz ve yükseköğretim camiamız için hayırlı olmasını diliyor, ödül alan isimleri tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HUKUKUN DIŞINA ÇIKAN HİÇ KİMSE DÜNYANIN HİÇBİR YERİNDE RAHAT VE HUZURLU OLMAMALIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">9 Ekim’de İstanbul’da adaletin zirvesi, insanlık için ortak sorumluluk temasıyla düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katıldık. Şurası bir gerçek ki, bugün suç coğrafyası artık tek bir ülkenin hudutlarıyla sınırlı olmaktan çıkmıştır. İster adil suçlu ister belediye vurguncusu ister uyuşturucu tüccarı, isterse terör örgütü mensubu olsun, hukukun dışına çıkan hiç kimse dünyanın hiçbir yerinde rahat ve huzurlu olmamalıdır. Devletimizin nefesi adaletten kaçacakların veya kendilerini böyle zannedenlerin ensesindedir. Bu kapsamda 2026’nın ilk 9 ayında 294 kişinin ülkemize iadesini sağladık. Aynı dönemde farklı aramalar çerçevesinde 736 kişiyi ülkemize getirdik. Nerede saklanırsa saklansınlar, milletin malına ve canına kastedenlerin tepesine binmeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cuma günü Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı’mızın Çerkezköy-Kapıkule kesiminin açılışını yapmak üzere Babaeski’deydik. Toplam 229 kilometre uzunluğundaki hızlı tren hattımızın en uzun etabı olan 153 kilometrelik Çerkezköy-Kapıkule kesimini tamamladık. Projenin tüm etapları tamamlandığında Halkalı-Kapıkule arası seyahat süresi 4 saatten 30 dakikaya inecek. Yük taşıma süresi ise 8,5 saatten 3,5 saate düşecek. Yıllık yolcu kapasitemiz 600 binden 3 milyona, yük kapasitemiz ise 1,5 milyon tondan 9,5 milyon tona yükselecek. Emeği geçenleri tebrik ediyor, açılışını yaptığımız Halkalı-Kapıkule Hızlı Tren Hattı Çerkezköy-Kapıkule kesiminin hayırlı olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">10 Ekim’de ise bu sene kuruluşunun 75. yılını kutlayan İlim Yayma Cemiyetimizin güzide mensuplarıyla bir araya geldik. Üç çeyrek asırdır eğitim ve sivil toplum alanlarında ülkemize önemli katkılar sunan cemiyetimizin çalışmalarını takdirle karşılıyoruz. Köklerine bağlı, değerlerini bilen, çağın bilgisini kuşanan ve ülkesine karşı sorumluluk taşıyan gençler yetiştirmek büyük bir emek ve fedakârlık işidir. İlim Yayma ailesini bu samimi gayretlerinden ötürü yürekten tebrik ediyor, çalışmalarında Rabbimden muvaffakiyetler niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL’DA DEPREM GERÇEĞİNİ GÜNLÜK SİYASİ ÇEKİŞMELERE KURBAN ETMEK İSTANBUL’A İHANET ETMEK OLUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; 4 gün önce İstanbul Maltepe’de çöken binada 5 vatandaşımız hayatını kaybetti. Vefat eden kardeşlerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet, ailelerine sabır, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Maltepe’de yaşanan bu acı olay, İstanbul’un kentsel dönüşüm meselesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha göstermiştir. İstanbul’da deprem gerçeğini ertelemek, görmezden gelmek veya günlük siyasi çekişmelere kurban etmek İstanbul’a ihanet etmek olur. Şunu bir defa açık açık söylemek durumundayım: Biz her kentsel dönüşüm dediğimizde birilerinin çıkıp rantsal dönüşüm diyerek feveran etmesinden artık bıktık, usandık. Kimsenin ideolojik ezberleri dolayısıyla insanımızın hayatıyla oynamaya hakkı yoktur ve olamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KENTSEL DÖNÜŞÜM SEFERBERLİĞİMİZİ HIZLANDIRMAKTA KARARLIYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakıyorsunuz, kendileri villalarda, lüks ve güvenli sitelerde yaşıyor ama söz konusu İstanbul’un yapı stokunun yenilenmesi olunca en fazla bunlar bağırıyor, en çok bunların sesi çıkıyor, en fazla gürültüyü bunlar yapıyor. Bu riyakarlığa artık dur demenin vakti gelmiştir. Hükûmet olarak mahalli idareler seviyesinde sergilenen umursamazlığa rağmen kentsel dönüşüm seferberliğimizi hızlandırmakta kararlıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fatih’in emaneti İstanbul’umuzu bu kentsel dönüşüm seferberliğinin adeta başkenti olarak görüyoruz. Türkiye’de her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul’da yaptık. 2012 yılından beri İstanbul’da 1 milyon 298 bin bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. 1 milyon 7 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. 291 bin bağımsız bölümün dönüşümü ise hâlen devam ediyor. 5 milyona yakın vatandaşımızı güvenli yuvalarına kavuşturduk. Vatandaşımızı kentsel dönüşüme teşvik etmek için de her adımı attık. İstanbul’umuza özel yarısı bizden kampanyamızı başlattık. Yarısı bizden ile bugüne kadar 544.564 bağımsız bölümü dönüşüm kapsamına aldık. Daha fazla vatandaşımız bu imkândan yararlanabilsin diye kampanyanın süresini 31 Aralık 2027’ye kadar uzattık. Mevcut destek programımızda her bir konut için 875 bin lira hibe, 875 bin lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği sağlıyoruz. İşyeri sahiplerimize 437 bin 500 lira hibe, 437 bin 500 lira kredi ve 125 bin lira taşınma desteği veriyoruz. Yani insanımızı çatısı altında gönül huzuruyla oturacağı güvenli konutlara kavuşturmak için devlet olarak üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KENTSEL DÖNÜŞÜM KONUSUNDA ATILACAK ADIMLARI ERTELEMEYİN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan İstanbul’daki kardeşlerime bir kez daha sesleniyorum. Lütfen kentsel dönüşüm konusunda atılacak adımları ertelemeyin. Komşularınızla uzlaşmak, gerekli işlemleri başlatmak, güvenli bir yuvaya kavuşmak için bugünden harekete geçin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunun da altını çizmek istiyorum: Hükûmetimiz tüm imkânlarıyla İstanbul’un dönüşümü için gövdesini taşın altına koymuşken siyasi parti ayırt etmeksizin tüm belediyelerimizden de aynı anlayışı, aynı çabayı, aynı hassasiyeti göstermelerini bekliyoruz. Şehrini, ilçesini gerçekten seven sorumluluk sahibi belediye başkanlarını kentsel dönüşüm projelerine ağırlık vermeye çağırıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE HUKUK VE İNSANLIK DIŞI SALDIRILAR KARŞISINDA SUUDİ ARABİSTAN’IN VE SUUDİ KARDEŞLERİNİN YANINDADIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıymetli vatandaşlarım; bölgemizdeki çatışma alanlarına maalesef her gün yenileri ekleniyor. Lübnan’dan Yemen’e ve İran’a uzanan hatta gerilim tırmanmakta, özellikle vekil güçler aracılığıyla farklı hesaplar görüşülmeye çalışılmaktadır. Türkiye bir süredir etrafını çevreleyen kriz kuşağına rağmen istikrar adası, güven ve huzur adası konumunu her geçen gün perçinlemektedir. Bölgesel sahiplenme anlayışıyla anlaşmazlıkların harp sahasında değil, müzakere masasında diyalog ve diplomasiyle çözümünü savunuyoruz. Egemenliğe ve toprak bütünlüğüne karşılıklı saygı temel ilkemizdir. Bize göre bölünme ve parçalanma sadece bölgemizi kan gölüne çevirmek isteyen şer odaklarının çıkarlarına hizmet edecektir. Bu minvalde Husiler tarafından 10 Ekim’de Riyad Kral Halit Uluslararası Havalimanı’nı hedef alan ve 12 kişinin hayatını kaybettiği, 309 kişinin yaralandığı saldırıları en güçlü biçimde lanetliyoruz. Aralarında umre ziyareti yapanların da olduğu vefat eden kardeşlerimize yüce Allah’tan rahmet, yaralı kardeşlerimize acil şifalar diliyoruz. Türkiye hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan’ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunu da ifade etmekte fayda görüyorum: Pakistan ve Suudi Arabistan’la birlikte 7 Ağustos’ta imzaladığımız ortak savunma anlaşmasının kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarımız devam ediyor. Savunma iş birliğimizi iki temel kulvarda ilerletiyoruz. İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BÖLGEMİZİN TAMAMINDAN BARIŞIN VE İSTİKRARIN HÂKİM OLMASINI İSTİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilinmesini isterim ki NATO’da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir. Türkiye’yi farklı bir yerde resmetmeye çalışan ve kime hizmet ettiği aşikâr olan söylemlerin hiçbir geçerliliği yoktur. Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için, önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor. Türkiye’nin duruşu, hassasiyetleri ve savunduğu ilkeler bellidir. Biz hadiselere etnik ve mezhebi bir mercekten asla bakmıyoruz. Biz bölgemizin tamamından barışın ve istikrarın hâkim olmasını istiyoruz. Bundan sonra da bölgesel sahiplenme temelinde barışı savunmaya, barış için gayret göstermeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İŞKUR GENÇLİK PROGRAMI, 2026-2027 DÖNEMİ KONTENJANINI 150 BİNE YÜKSELTİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli arkadaşlar; bugün kabinemizde ele aldığımız konulardan biri de geçtiğimiz yıl hayata geçirdiğimiz İŞKUR Gençlik Programı’ydı. Gençlerimizin eğitimlerini sürdürürken, çalışma hayatını tanımalarına, tecrübe kazanıp, geleceğe daha iyi hazırlanmasına büyük önem veriyoruz. Bu amaçla başlattığımız İŞKUR Gençlik Programı’na gençlerimiz de çok yoğun ilgi gösteriyor. Bugüne kadar programdan istifade eden genç sayısı 220 bine yaklaştı. Bu genç arkadaşlarımız hem deneyim sahibi oldular hem de belli miktarda gelir elde ettiler. Biz de gençlerimizin bu ilgisini karşılıksız bırakmıyoruz. Şimdi yeni bir adım daha atıyoruz. 2026-2027 dönemi kontenjanını 150 bine yükseltiyoruz. Program kapsamında gençlerimize günlük 1.375 lira ödeme yapılacak. Ayda 14 gün katılan öğrencilerimiz ise 19 bin 250 liraya kadar destek alabilecek. Ayrıca gençlerimizin sigorta primlerini devletimiz karşılayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlaveten belirli şartlarda 1.250 liralık promosyon ve çeşitli harcamalarda özel indirim imkânları sunulacak. Gençliğin Üretim Çağı, yani GÜÇ hamlemizle 3 yılda 3 milyon gencimize ulaşmayı hedefliyoruz. İŞKUR Gençlik Programı’nda ise 2028 yılı sonuna kadar 1 milyon üniversite öğrencimizin yararlanmasını amaçlıyoruz. Gençleri şahsi ikballerine alet etmeye çalışanlara inat, biz gençlerimizin eğitimine, istihdamına ve geleceğine desteğimizi artırarak sürdüreceğiz. Gençlerimizi ne marjinal yapıların ne terör örgütlerinin ne de kariyerist siyasetçilerin ihtiraslarına terk etmeyeceğiz. Bu güzel haberimizin bütün gençlerimize, ailelerine ve üniversitelerimize hayırlı, uğurlu olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“FON MESELESİNİN SÜRATLE ÇÖZÜLMESİ AMACIYLA YOĞUN BİR GAYRET İÇİNDEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; son olarak fon meselesinin süratle çözülmesi amacıyla yoğun bir gayret içindeyiz. Önceki kabine toplantımızdan bu yana Devlet Denetleme Kurulumuzun görevlendirilmesinden Fon Koordinasyon Kurulumuzun teşkiline, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin bilgilendirilmesinden kanuni düzenleme gerektiren hususlarda yasa teklifinin Meclisimizin takdirine sunulmasına, Katılımevim, Birevim ve İktisat Katılım Bankası’nın Emlak Katılım’a katılıma devrinin başlamasından merkezi kayıt kuruluşu işlemleri tamamlanan fonların ödemelerinin başlamasına kadar pek çok müspet adım atıldı. Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor. Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84’ü tutuklanırken 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkartıldı. 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı. Kanun teklifinin meclisimizden geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacak. Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip, yatırımcıların kayda değer bir bölümü ara ödemelerini almış olacak. Fon Koordinasyon Kurulumuz kamuoyumuzu detaylı ve düzenli bir şekilde bilgilendirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN HAK VE HUKUKUNUN KORUNMASI BİZİM KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli arkadaşlar; bizim şu anda birinci önceliğimiz siyasette tek sermayesi polemik olanlara laf yetiştirmek değil, kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesidir. Bir kere daha şunu herkesin bilmesini, herkesin anlamasını isterim: Milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş getirilen elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir. Başkaları soygunculara, milletin malına el uzatanlara, harama tevessül edenlere sırf siyasi parti aidiyetleri sebebiyle sahip çıkabilir, onlara kol kanat gerebilir, onlar için şehir şehir gezip miting düzenleyebilir. Biz onlara benzemeyiz. Bizim ne siyaset tarzımızda ne de devlet yönetim anlayışımızda asla böyle bir durum olamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun meşru sınırları dışına çıkan kim olursa olsun hesabını sorarız ve soruyoruz. Yine bu dönemde ülkemizi benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya bırakmamak için gereken ne ise hayata geçirmekte kararlıyız. Ek düzenlemelerle sermaye piyasalarımızın bünyesini bu tür mikroplara karşı güçlendirecek, işleyişini inşallah çok daha sağlıklı hâle getireceğiz. Elbette bu adımları atarken boğazlarına kadar çamura batmış olanların tamamen çamur at izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kadrolarımıza karşı, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapmasına da müsaade etmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ELEŞTİRİ HAKKI, YALAN VE ÇARPITMAYLA MUHATABINI KARALAMA HAKKI DEĞİLDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın Türkiye’de şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Ama hiç kimsenin unvanı, mesleği, konumu ona FETÖ yöntemleriyle bir başkasına karşı itibar suikastı düzenleme hakkı vermez. Eleştiri hakkı, yalan ve çarpıtmayla muhatabını karalama hakkı değildir. Aynı şekilde ifade özgürlüğü önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Kamu adına hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalı, insanların onuruyla, haysiyetiyle oynamamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle kabine toplantımızda aldığımız kararların tüm Türkiye için hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabbim birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin diyor, tekrar görüşünceye kadar hepinizi Allah’a emanet ediyorum. Kalın sağlıcakla.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet BAHÇELİ’nin mesajları çok netti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahcelinin-mesajlari-cok-netti-26627e14cbf9a-fbf7-4ced-8d5f-1df7e271ea8d2026-10-13T11:58:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet BAHÇELİ’nin mesajları çok netti

Devlet BAHÇELİ’nin mesajları çok netti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli Milletvekilleri, Aziz Dava Arkadaşlarım, Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler, Basınımızın Kıymetli Temsilcileri,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmamın başında her birinizi sevgi ve saygılarımla selamlıyor, başarılarla dolu bir hafta geçirmenizi diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cenab-ı Hak’tan, her haneye bolluk ve bereket, her gönüle huzur ve şifa nasip etmesini, alın teriyle kazanılan rızkı çoğaltmasını, darda olana ferahlık vermesini niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışından; televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza; gönül ve kültür coğrafyalarımızdaki tüm kardeşlerimize en kalbi duygularımla selamlarımı gönderiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi Grup Toplantımız vesilesiyle bir arada bulunmaktan duyduğum memnuniyetle birlikte sözlerimizin, çalışmalarımızın ve her türlü halisane gayretimizin ülkemize ve milletimize yönelik hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz hafta içinde milletçe her birimizi üzüntüye sevk eden kazalar yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’un Maltepe ilçesinde bir binanın iki katının çökmesi sonucu 5 kişi vefat ederken 11 kişi de yaralanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Manisa'nın Akhisar ilçesinde 11 kişinin hayatını kaybettiği, 27 kişinin yaralandığı, Kahramanmaraş’ta ise bir gencimizin hayatını kaybettiği, içerisinde Kahramanmaraş milletvekilimiz Sayın Zuhal Karakoç’un da bunduğu 7 kişinin ise yaralandığı trafik kazaları yaşanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kazalarda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet, yaralı olanlara da acil şifalar diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle trafikte can güvenliğini esas alan bir yaklaşımla kaza risklerini azaltacak her tedbirin alınmasını, aynı zamanda da kentsel dönüşüme yönelik devletimizce başlatılan seferberliğin süratle tamamlanmasını, başta öncelikli deprem riski bulunan alanlar olmak üzere ülkemizin her yerinde güvenli yapıların inşa edilmesinin önemini vurgulamak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhterem Milletvekilleri,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye tarihi ve kültürel müktesebatı, jeopolitik konumu, maddi ve kültürel sermaye birikimiyle dünyanın önemini bildiği bir ülke, kudretini tanıdığı bir devlettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zira Türkiye sadece bir ülkenin adı değil, görkemli bir medeniyetin ve zengin Türk-İslam geleneğinin mirasını barındıran toprakların adı, dünyada yeni buluşma ve uzlaşmaların adresidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk-İslam medeniyetinin temsil ettiği ruh ve kök değerlere sahip çıkmak, onları çağdaş ilerlemeler ve yeniliklerle buluşturmak, küresel gelişmeler karşısında Türkiye’nin çıkış yolu olacak, aynı zamanda da mazlum milletlerin hür ve onurlu bir şekilde yaşamasına ışık tutacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin süregelen ve birçoğunun toplumsal karşılığı olmayan tartışmaları bir kenara bırakarak enerjisini müreffeh ve mutlu bir ülkenin inşası, yüksek değerlerle donanmış yeni bir medeniyetin oluşturulması hedefine yöneltmesi kaçınılmaz bir gerekliliktir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen haftaki konuşmamda da ifade ettiğim gibi; <strong>ideolojik koordinatlarımız farklı olsa da politik merkezimiz Türkiye’dir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç şüphemiz yoktur ki Türk milleti, sahip olduğu engin tarihî tecrübeye ve kültürel derinliğe, demokratik değerlerle teçhiz edilmiş evrensel kazanımları da eklemleyerek, yeniden büyük bir medeniyet yaratma imkân ve kabiliyetine sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin başlatacağı medeniyet yürüyüşü; manevî iklimini Türk-İslam kaynaklarından, kültürel temellerini ise kadim değerlerimizden alacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye, “<strong><em>birlikle ve dirlikle</em></strong>” yaşama iradesi, gönül ve kültür coğrafyamızla beraber insanlığa adaletli bir nizam vaaz eden, Türkiye merkezli yeni bir medeniyet inşasının şuurudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin özgün iradesiyle tesis edilmekte olan terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge girişimi Türkiye hasımlarını ve bölgede hakimiyet kurma heveslilerini endişeye sürüklerken; tarihimizin her döneminde olduğu gibi Türkiye’yi zayıflatmaya dönük sistemli çabalar da devreye sokulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nasıl geçmişte kimi zaman ekonomik, kimi zaman siyasi ve sosyal kimi zaman da terör ve şiddeti esas alan yollarla milletimiz ayrıştırılmak, ekonomimiz istikrarsızlaştırılmak, devletimiz güçsüzleştirilmek istendiyse; yakaladığımız huzur ve güven ortamını sabote etmek isteyenler yine devrededir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peşinen söyleyelim. Türkiye yolundan, Türk milleti kararından geriye dönmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye adımları ciddiyetle ve samimiyetle atılmaya devam edecek ve en kısa zamanda nihayete erdirilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda terörsüz bölge yolunda önemli gelişmelerin yaşandığı bir dönemde ise İsrail’in bölgeye dönük saldırganlıkları yaklaşan seçimler de bahane edilerek devam etmekte, kışkırtıcılık seviyesi artmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk kıblemiz olan Mescid-i Aksa’ya yönelik provokasyonlar İsrail barbarlığının geldiği seviyeyi göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan kutsal topraklara yönelik Husi saldırıları bölgeyi istikrarsızlaştırma hedefinin aynı amaca hizmet eden farklı bir unsurudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söylemler farklı olsa da hizmet ettikleri şey farksızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi olarak ne ilk Kıblemiz Mesci-i Aksa’ya ne Kıblemiz Kâbe’ye ne de Hazreti Rasulullah’ın kutlu mabedine yönelik saldırılara <strong>göz yumamayız, sessiz kalmayız, tahammül göstermeyiz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kutsal topraklarımız başka bir egemen devletin sınırları içerisinde olsa da kutlu ceddimizin buralardaki mütecaviz eylemleri püskürtmek için başlattığı seferler tarihin hafıza kayıtlarında saklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin tarihinde, kültüründe, inancında, imanında ve devlet geleneğinde mahfuz bu topraklara yönelik saldırılara hiçbir şekilde duyarsız kalamayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne gerekiyorsa da onu yaparız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yönde diplomasinin imkânları, yetmiyorsa caydırıcı güç kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mekke İttifakı kapsamında ülkemizin Suudi Arabsitan’ın savunmasına mümkün olan her türlü askeri desteğin verilmesi, uluslararası hukuku da ihlal eden yaklaşımlara karşı hassasiyetle ve kararlılıkla mukabele edilmesine imkân sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilindiği gibi dost ve müttefikimiz olan Suudi Arabistan’a yönelik artan Husi saldırıları ağır sivil kayıplara yol açmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivillere ve sivil altyapıya saldırmanın uluslararası hukuk ve insancıl hukuk açısından büyük bir suç teşkil ettiği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yemen’den Suudi Arabistan’a yönelik bu tür saldırıların en sert şekilde kınanması gerektiği de tartışmasızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim 10 Ekim’de Riyad’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na gerçekleştirilen saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 309 kişi yaralanmıştır. Ertesi gün aynı havalimanına düzenlenen yeni bir saldırıda ise bir kişi daha hayatını kaybetmiş, 11 kişi yaralanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu menfur saldırılar, kuşkusuz bütün bölgenin huzur ve istikrarını hedef almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yemen’de uzun yıllardır devam eden çatışmaların yeniden şiddetlenmesi, Kızıldeniz ve Babülmendep Boğazı'nın güvenliğini tehlikeye atmakta; uluslararası ticaret, enerji arz güvenliği ve bölgesel ekonomik istikrar bakımından ciddi riskler doğurmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortadoğu'nun içinde bulunduğu bu zor dönemde, bölge ülkeleri arasındaki husumetleri derinleştirecek, yeni çatışma cepheleri açacak ve sivillerin hayatına mal olacak hiçbir eylem mazur görülemeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi gerekçeyle gerçekleştirilirse gerçekleştirilsin, sivilleri hedef alan saldırılar hiçbir surette meşru görülemeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan’ın egemenliğine ve toprak bütünlüğüne yönelik tehditler karşısında Türkiye, Mekke Ortak Savunma Anlaşması’ndan kaynaklanan taahhütlerine bağlı kalarak ve İslam âleminin mukaddes beldelerine ev sahipliği yapan bu müttefikimizle dayanışmasını kararlılıkla sürdürecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatırlatmak isterim ki, Ecdadımız yıllarca “Hâdimü’l-Haremeyn” ile şereflenmiştir. Fahrettin Paşa’nın dillere destan Medine Müdafaası bu şuurun yüksek iradesidir. Öyle ki Peygamber ocağında pişen kahraman Türk askeri, Mehmetçik unvanını bu topraklarda almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hamdolsun kutsal topraklarımıza dönük inancımız da, imanımız da kararlılığımız da milletimizin kalbinde, devletimizin kurumsallığında ve kudretinde hiç eksilmemiştir ve diridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temennimiz, Husilerin saldırılarına derhal son vermesi, Yemen'de kalıcı bir siyasi çözümün tesis edilmesi ve bölgesel ihtilafların diyalog ve diplomasi yoluyla çözülmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgedeki herkes itidal içerisinde hareket etmeli, aklıselimden şaşmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla Müslüman kanı akmamalı, tüm bölgemiz huzur ve güven ortamında yaşayabilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezhep farklılıklarını çatışmanın gerekçesi hâline getiren, Müslüman toplumları birbirine düşüren ve bölgenin kaynaklarını savaşlarda tüketenlere, nifak tohumları ekenlere, kardeş kavgası çıksın diye Tel Aviv’de el ovuşturanlara karşı müşterek bir duruş sergilenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İslam dünyası bir ve bütün olmalı, kardeş kavgası derhal son bulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti olarak arzumuz, bölge ülkelerinin birbirlerinin güvenliğine katkı sunduğu, ihtilaflarını müzakereyle çözdüğü ve geleceklerini ortak iradeyle inşa ettiği, huzur ve barış içerisinde bir Ortadoğu ve İslam dünyasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylesi bir Ortadoğu hayalinin önündeki en büyük engel bölge ve insanlık için büyük tehdit olan Siyonist soykırımcı İsrail’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim 27 Ekim’de bir seçime gidecek olan İsrail’de Netenyahu’nun izlediği soykırım politikası Gazze’yi tüketmekte, yok edici çirkef adımlar Batı Şeria’da da atılmakta, hatta Suriye topraklarının bütününde de yer yer sürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asrımıza yakışmayan, insanlığın yüzkarası manzaralar uluslararası kurumların ve tüm dünyanın gözünün önüne sergilenmeye maalesef devam edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan Yunanistan yönetiminin İsrail ile yakınlaşarak kendisini daha güçlü ve güvende hissedeceğini zannetmesi, Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki hak ve menfaatlerine dönük ihlallere dur dediğimizde İsrail’in kendisini koruyabileceğini umması tarihten ve günümüzden hiçbir ders almadığı anlamına gelecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi ve İsrail arasında geliştirilmek istenen elektrik bağlantısı projesi, deniz yetki alanlarına ilişkin ihtilafları yeniden gündeme taşımıştır. ABD Dışişleri Bakanının projeye desteğini açıklaması ve Atina’nın deniz tabanı araştırmalarını yeniden başlatma girişimi, meselenin uluslararası boyutunu da ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin güzergâha ilişkin önceden koordinasyon gerektiği yönündeki tutumu ortadayken, üçüncü ülkelerin desteğini almakla Ankara’nın itirazlarını aşabileceğini sanmak Atina için ciddi bir hata olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, bölgemizde kalıcı huzur ve barış istiyorsa, bunun yolunun komşularla dostane ilişkiler tesis etmekten geçtiğini unutmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, Türkiye’nin haklarını ve Kıbrıs Türk Devleti’nin egemenliğini tanımadıkça, kimle ittifak kurarsa kursun, kiminle ne anlaşma imzalarsa imzalasın ve hangi silahları alırsa alsın kendisini güvende hissedemeyeceğini artık anlamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şayet Yunan hükümeti bizden korunmak için silahlanıyorsa, Türk barışına sığınmasını; bizleri korkutmak için silahlanıyorsa, hiçbir gücün bizi korkutamayacağını asla aklından çıkarmamasını kendilerine tavsiye ederiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim arzumuz ve tercihimiz, Yunan-Rum ekseninin gereksiz şovlardan ve husumetlerden uzaklaşması, diyalog ve diplomasiyle sorunları çözme iradesi sergilemesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atina’daki acemi siyasetçiler, Türkiye’nin besleyeceği saygı ve dostluğun, İsrail’in satacağı silah ve mühimmattan daha güçlü olduğunu artık idrak etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kıymetli Milletvekilleri, Saygıdeğer Misafirler,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası hukuku ihlal ederek yapılan egemenlik haklarımıza yönelik bazı saldırılarla beraber ülkemizi istikrarsızlaştırmaya, milletimizi kutuplaştırmaya ve birçok konuda da umutsuzluğa sevk etmeye dönük girişimler eş zamanlı devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye güçlendikçe, kardeşliğini pekiştirdikçe huzurumuzu sabote etmeye yönelik fitne ve nifak da yaygınlaşmakta, Türkiye hasımlarıyla birlikte içerideki taşeronlar da hareketlenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet millet dayanışması, güven iklimi oluştukça, geleceğin güçlü Türkiye’sine yönelik ortak irade serpildikçe provokasyon girişimleri artmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye kamuda, siyasette ve diğer birçok alanda arınma ve aklanma dönemindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köklü sorunlarını çözüme kavuşturabileceği uygun bir iklimdedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla beraber yapılan operasyonları, devletin, kamu menfaatlerini istismara yönelik hukuksuzlukları açığa çıkarma yolunda attığı adımları, yeni bir kuşatma ve istikrarsızlaştırma sürecine çekmek bir kısım siyaset ve medya aracılığıyla sosyal hareketlilik yaratmak arzusu da dikkat çekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye yükselme, milli birlik ve kardeşlikte buluşma evresinde iken içeriden ve dışarıdan toplumu tahrik edici olaylar karşısında tüm kurumlarıyla birlikte duyarlı ve hazır bulunmuşluk içinde olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyelerde yaşanan yolsuzluk ve ahlaksızlıkların ülke düzeyinde yayıldığı bir dönemde siyaset adına bunların üstünün örtülmesine yahut olduğundan farklı gösterilmek suretiyle kamu malına zarar verenlerin, yetim hakkına el uzatanların masumlaştırılmasına fırsat verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sermaye piyasalarında yaşanan gelişmelerle birlikte veya futbolda, hakemlik camiasında yaşananlar da soruşturulmalı Türkiye her bakımdan gayrı hukuki ve gayrı ahlaki unsurlardan ayıklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir yolsuzluk ve usulsüzlük hukuk önünde koruma görmemelidir, nitekim görmemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fon soruşturması kapsamında devletimizin kurumları gerekli adımları atmakta, yargı süreci işlemekte, küçük yatırımcıyı korumaya dönük yasal süreçler de başlatılmış bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurumlarımıza ve Türk adaletine güveniyor, adaletin doğru aynı zamanda da hızlı tecelli etmesini milletimiz adına bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte dikkatlerinizi çekmek isteri ki; bu süreçte özellikle muhalefet çevresince <strong><em>“elmayla armut”</em></strong> aynı kefede tartılmaya kalkılmakta, kamuoyunu yanıltmak, yönlendirmek ve tahrik etmek amacıyla organize suç şebekesi haline gelmiş, kamu malına el uzatmış, milletimizin üzerine çökmüş belediyelerdeki ahlaksızlar gürühunun eylemleri milletimizden saklanmaya, üstü örtülmeye çalışılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyelerdeki rüşvet ve yolsuzluk operasyonları karşında Fon, rövanşizmin politik anestezisi olarak siyasi kültürün damarlarına zerk edilmek istenmekte bu şekilde olayın mahiyetini anlamaktan ziyade Türk toplumunun hali pür melalini suni bir gündeme hapsetmek arzu edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla ahlaki standartlar, partizan tutumlar ve iktidar- muhalefet dikotomisine bağlı olarak, göreceleştirilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitekim muhalefet, yönetimindeki belediyelere yönelik rüşvet, yolsuzluk ve diğer ahlaka mugayir eylemler karşısında fon krizini bir kaçış rampası olarak görmekte, ahlaki zafiyetlerinin üstünü örtmeye yönelik bir fırsata dönüştürmek çabasına girmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bize göre sağlıklı bir sosyal düzenin temel unsuru Ahlaki standartlaşmadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlak sadece düşüncesi ve eylemi memnu olan yasaklar bütünü değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlak, bireye düşünce ve eylemlerinde toplumsal sorumluluk yükleyen, toplumla beraber yaşama kültür ve iradesini dosdoğru bir istikamete kavuşturan zihniyet ve eylem meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk düşüncesinin mürşidi Merhum Ziya Gökalp’in tabiriyle “Ailenin esası olan velayeti hassa ile devletin temeli olan velayeti amme, kuvvetlerini ahlaktan alırlar”.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla bir toplumun ahlakı; zihniyette berraklığın, düşüncede ilke ve değerlerin, söylemde tutarlılığın, eylemde ise sorumluluğun gaye ve gayretidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haddizatında ahlak, iktisadi faaliyetlerin ve sosyal hayatın çekim merkezidir. Ahlakın eksenindeki kayma, aileden kurumsal yapıya; kamudan özel alana; siyasetten iktisadi alana kadar yerleşik değerlerin dağılmasına ve karışmasına sebebiyet verir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktisat ilmimizin kutup yıldızı Merhum Sabri Ülgener’in de belirttiği üzere zihniyet ile davranışı birbirine sıkı sıkıya bağlayan temel unsur ahlaktır. Zira iktisat ahlakı da bu anlayıştan neşet etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlak bağları kopmuş bir toplum, ahlaki bağlamlardan arındırılmış bir sosyal düzensizliğin içerisinde bocalar; yaşadığı buhrandan çıkış yolunu ise ahlaki mübahlıkta bulur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlaki mübahlık ise Erol Güngör’ün ifadesiyle “kültürel kodlarımız ile medeniyet anlayışımız arasında yabancılaşmayı doğurur.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda gündemdeki tartışmaların esasını sosyal düzen erozyonunun ve ahlak buhranının izdüşümü olarak görmek gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Milliyetçi Hareket Partisi olarak ahlak terazisinde adaletin üleştirilmesi ve dağıtılmasını, bunun için de ahlaki standartlaşmanın evvele siyaset kurumunda tesis edilmesini öngörmekteyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">En nihayetinden ahlak ve adaletin temeli vicdandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vicdan, iktidarda adaleti, devlet erkanında liyakati, siyaset kurumunda ise aklı ve ahlakı harekete geçirecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümleden olarak devletimizin ilgili kurumları olanı biteni, çalanı, talan edeni, kamuoyuna açıklamalı doğru bilgilerle kamuoyunu aydınlatmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Somutlaşmış, mahkeme kararları netleşmiş, hukuk önünde belirli hale gelmiş konular milletimizle behemehâl paylaşılmalı, belediyelerdeki yolsuzlukların boyutu vatandaşlarımızın bilgisine sunulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haklıyla haksızı, doğruyla yanlışı fark etmeyi mümkün kılacak etkili bir iletişim stratejisiyle toplumsal kafa karışıklığı önlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin terörsüz Türkiye sürecinde yönlendirilmiş sanal meselelerle odağını kaybedeceği bir yöne sürüklenmesine izin verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletçe terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge yolunda atılan adımlara, elde edilen kazanımlara ve güçlü gelecek tasavvurumuza odaklanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü siyasette, medya ve sosyal medyadaki hedef saptırma girişimlerinin, toplumsal güveni ve kurumlara duyulan inancı zayıflatma çabalarının; umutsuzluğu yaymaya, Türkiye’nin prangalarıyla baş başa kalmasını sağlamaya yönelik daha geniş bir çerçevenin parçası olduğu anlaşılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaklaşımın temel hedeflerinden birisi, söz konusu olayları Türkiye’de kurumsal ve siyasal yapının bütünüyle çürüdüğünün göstergeleri olarak takdim ederek toplumda çaresizlikle birlikte kutuplaşma ve siyasal gerilim yaratmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nihai aşamada “yönetilemeyen, kurumları işlevsizleşen ve toplumsal bütünlüğü zayıflayan bir Türkiye” algısı oluşturmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu alçaklığa müsaade edemeyiz, izin veremeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutulmasın. Kurumlara yönelik güvenin aşındırılması ve toplumsal fay hatlarının belirginleştirilmesi, Türkiye’nin demokratik, ekonomik ve güvenlik bağlamındaki kazanımları karşısında büyük bir bühtan, siyasetin sağlıklı işleyişi açısından ciddi riskler doğurabilecek büyük bir ihanet olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylesi bir atmosferin Türkiye’yi yalnızca siyasal ve toplumsal açıdan değil, ekonomik açıdan da olumsuz etkileyebileceği, yatırımcı algısından finansal istikrara, ülke risk priminden uluslararası itibarına kadar geniş bir alanda Türkiye’nin güvenilirliği üzerinde baskı oluşturabileceği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin dirlik ve düzeni her şeyin üstünde, her türlü siyasi mülahazanın önceliğindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin karşı karşıya bulunduğu sorunların gerçekliğini inkâr etmeden; vatandaşımızın sosyo ekonomik beklentilerini dikkate alan bununla birlikte yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşmayla etkin ve hukuka uygun biçimde mücadele edildiğine ilişkin kamuoyunun ikna olacağı bir yaklaşımı hep birlikte sergilemek durumundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye hepimizin, hep birlikte Türkiye’yiz. Milletçe kederimiz bir, kıvancımız bir, geleceğimiz birdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapmamız gereken, olayları siyasal çatışmanın aracı hâline getirmek değil, hukuk ve demokrasi temelinde kurumsal dayanıklılığı artırarak gelecek perspektifimizi güçlendirmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatırlatmak isterim Türkiye eski Türkiye değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü kurumlara, büyük bir ekonomik kapasiteye, etkili bir diplomasiye ve caydırıcı bir savunma sanayine sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemsel arızalarını gidermiş, milli birlik ve kardeşliğini tesis etmiş, Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etmeye odaklanmış, gıpta ile bakılan bir Türkiye hamdolsun egemendir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseye oyun kurdurmayız, istikrarımıza, güvenliğimize, huzurumuza ve kardeşliğimize kastetmek isteyenlere fırsat vermeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimiz emin olsun, milli birliğimizi kuvvetlendirecek, yeni Türk asırlarına yelken açacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Engelleri aşa aşa, oyunları boza boza güçlü geleceğimizi milletçe birlikte inşa edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli Milletvekilleri,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa’da yaşanan öğrenci eylemleri Avrupa’nın toplumsal huzur ve istikrar bakımından karşı karşıya bulunduğu sorunları bir kez daha gözler önüne sermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulların fiziki şartlarının iyileştirilmesi, öğretmen açığının giderilmesi ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanması talebiyle sokaklara inen gençler, esasen geleceklerinden kaygı duyduklarını ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa’nın artan ırkçılık ve yabancı düşmanlığı gibi ağır sorunlarla yüzleştiği bir dönemde, gençlerin kitlesel şekilde sokaklara inmesi toplumsal huzur ve dayanışma ikliminin giderek bozulacağına işaret etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göstericilerin Bastil Meydanı'nda toplanması, Fransız Devrimine yapılan bir gönderme olmaktan öte, olayların daha geniş kitleleri sokağa dökme potansiyeli taşıdığına işaret etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1968 olaylarını ve 2018’deki Sarı Yeleklileri hatırlatan gösteriler, gerekçe gösterilen sorunların çözülememesi halinde, eylemlerin Fransa’dan başlayarak dalga dalga diğer Avrupa ülkelerine de yayılma potansiyeli taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan, gösterilere yönelik polis müdahalelerinde yaşanan ağır yaralanmalar ve binlerce kişinin gözaltına alınması, başka ülkelere demokrasi ve insan hakları konusunda ders vermeyi alışkanlık hâline getirenlerin, aynı ilkeleri kendi vatandaşları söz konusu olduğunda nasıl görmezden gelebildiğini göstermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer durumlar Türkiye’de yaşansa “insan hakları ve demokrasi” çağrısı yapacak Avrupalı liderlerin Fransa’daki şiddete ses çıkarmaması, Avrupa’nın ikiyüzlülüğünü bir kez daha ifşa etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa ve muhtemelen başka ülkeleri de etkisi altına alacak olan bu gelişmeler, Avrupa’nın sosyal devlet anlayışından uzaklaştığını ve eğitim şartlarının giderek bozulduğunu göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ise, eğitimde attığı adımların karşılığını uluslararası ölçekte almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">OECD tarafından açıklanan PISA 2025 sonuçlarına göre ülkemiz, bir önceki değerlendirmeye kıyasla matematik, fen bilimleri ve okuma becerilerinin her üçünde de puanını en fazla artıran OECD ülkesi olmuş; fen bilimleri ve okuma becerilerinde OECD ortalamasının üzerine çıkarken matematikte bu ortalamayı yakalamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu başarı, Türkiye’nin eğitimde kaydettiği ilerlemenin somut bir göstergesi olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizi geleceğe hazırlamak ve Türk ve Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru hızla yol almak için gençlerimize ve milli eğitime azamî ölçüde kaynak ayırmamız gerektiğini de bu vesileyle vurgulamak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manevî ve kültürel değerlerimizi özümsemiş, düşünme, algılama ve problem çözme yeteneği gelişmiş; sorumluluk duygusu ve toplumsal duyarlılığı yüksek; yeni gelişmelere açık, bilim ve teknoloji üretimine yatkın, girişimci, demokrat, kültürlü, erdemli ve inançlı nesiller, Türk Asrı’nın mimarı ve geleceğimizin teminatı olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede eğitim sistemimiz, bilgi toplumunun gerektirdiği bilgi ve becerilerle donatılmış, uluslararası rekabet yeteneğine sahip, teknoloji kültürü gelişmiş insan gücünün yetiştirilmesini sağlayacak şekilde yapılandırılmalı; eğitim mekânları, eğitim teknolojileri ve insan gücü imkânları nitelik ve nicelik açısından en üst standartlara yükseltilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte Türkiye’de yaşanan birkaç okul hadisesini de dikkatle takip etmek güvenlik tedbirleriyle birlikte okul, aile ve öğretmen üçgeninde geliştirilecek etkili önlemlerle bir daha benzeri hadiselerin yaşanmamasını sağlamak, geleceğimizin teminatı çocuklarımızla birlikte sistemi ve yönetimi hedef alan iç ve dış kaynaklı tehditlere karşı duyarlı olmak şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kıymetli Arkadaşlarım,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin her sorunu bizim de sorunumuzdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haklı beklentileri bizim de talebimizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki dönemi, yasama faaliyetlerimizin odağına vatandaşlarımızın sosyo-ekonomik sorunlarını çözmeye, beklentilerini karşılamaya dönük atılımların yapılacağı bir yasama yılı olarak görüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her bir milletvekili arkadaşımdan bu yöndeki çalışmalarını hızlandırmasını bekliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı birlikteliğinde tüm sorunlarımızı aşacak, milletimizi daha mutlu devletimizi daha güçlü kılacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük Ozanımız Merhum Aşık Veysel’in deyişiyle diyorum ki:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Son verelim iftiraya bühtana</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Kardeşane sevişelim can cana.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Elbirlikle çalışalım Vatana</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Çok okul fabrika kuralım kardaş”</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle sayın milletvekillerini ve muhterem misafirlerimizi bir kez daha hürmet ve muhabbetle selamlıyor, her birinizi Allah’a emanet ediyorum.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI UYUŞTURUCUYA BÜYÜK DARBE İNDİRDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbul-cumhuriyet-bassavciligi-uyusturucuya-buyuk-darbe-indirdi-26626967bcca0-8a8c-494d-a949-98885ede000b2026-10-13T11:40:00+03:00HABER MERKEZİ İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI UYUŞTURUCUYA BÜYÜK DARBE İNDİRDİ

İSTANBUL CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞI UYUŞTURUCUYA BÜYÜK DARBE İNDİRDİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6acdf1d07816e.jpg" /></p><p><span style="font-size:22px"><strong>HELAL OLSUN! BAŞSAVCILIĞIMIZA....</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Netanyahu'ya seçim anketinde ağır darbe: Muhalefet önde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/netanyahuya-secim-anketinde-agir-darbe-muhalefet-onde-26625c3c939af-08e8-4626-b5cc-c21c52e4b6cd2026-10-13T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Netanyahu'ya seçim anketinde ağır darbe: Muhalefet önde

Netanyahu'ya seçim anketinde ağır darbe: Muhalefet önde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail'de 27 Ekim'de yapılacağı belirtilen genel seçimlere iki hafta kala yayımlanan kamuoyu araştırması, Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar koalisyonunun ciddi bir siyasi baskıyla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu. Kanal 12 televizyonunda yayımlanan ankete göre, Netanyahu karşıtı muhalefet bloku 120 sandalyeli Knesset'te 67 milletvekilliğine ulaşırken iktidar koalisyonu 49 sandalyede kaldı.<br />Anketin en dikkat çekici sonucu ise eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot'un, hem parti sıralamasında hem de başbakanlık için yapılan tercih araştırmasında Netanyahu'nun önüne geçmesi oldu.<br />Araştırmaya göre, Netanyahu karşıtı blokun 67 sandalyesinin 54'ü Siyonist partilerden, 13'ü ise İsrail vatandaşı Filistinlilerin partilerinden oluşuyor. Üçüncü kamp olarak sınıflandırılan siyasi oluşumun ise 4 sandalye kazanacağı öngörülüyor.<br />Netanyahu'nun partisi ikinci sıraya geriledi<br />Ankette Gadi Eisenkot liderliğindeki Yashar Partisi, 23 sandalye ile ilk sıraya yerleşti. Netanyahu'nun liderliğindeki Likud Partisi ise önceki araştırmaya göre bir sandalye kaybederek 20 sandalyeye geriledi.<br />Eski Başbakan Naftali Bennett'in Birlikte Partisi 13 sandalyelik desteğini korurken, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar ve Avigdor Lieberman liderliğindeki İsrail Evimiz partileri dokuzar sandalye elde etti.<br />İktidarın aşırı sağcı ve ultraortodoks ortaklarının parlamentodaki temsilini koruduğu görülse de toplam sandalye dağılımı, mevcut koalisyonun hükümet kurmak için gerekli çoğunluğa ulaşamadığına işaret etti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK;:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261013/netanyahuya-secim-anketinde-agir-darbe-muhalefet-onde-1109493908.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dmitriyev'den AB’ye tepki: ‘ABD ile yapılan dizel anlaşmasının eleştirilmesi tam bir ikiyüzlülük’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dmitriyevden-abye-tepki-abd-ile-yapilan-dizel-anlasmasinin-elestirilmesi-tam-bir-ikiyuzluluk-26624f58de9c3-45ff-4f8b-85fb-4da2a75bccdd2026-10-13T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ Dmitriyev'den AB’ye tepki: ‘ABD ile yapılan dizel anlaşmasının eleştirilmesi tam bir ikiyüzlülük’

Dmitriyev'den AB’ye tepki: ‘ABD ile yapılan dizel anlaşmasının eleştirilmesi tam bir ikiyüzlülük’

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı’nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi <strong>Kirill Dmitriyev</strong>, AB bürokratlarının Rusya ile ABD arasında varılan <strong>dizel yakıt anlaşmasına</strong> yönelik eleştirilerine sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya hesabı X üzerinden açıklamalarda bulunan Dmitriyev, Rusya Başbakan Yardımcısı <strong>Aleksandr Novak</strong>’ın "<em>AB'nin 2022 yılından bu yana Rus enerji kaynaklarına 320,7 milyar dolar ödediği</em>" yönündeki beyanını değerlendirdi. ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>'ın daha önce <strong>AB'nin Rus enerjisine 250 milyar dolar harcadığına</strong> ilişkin açıklamasını hatırlatan Dmitriyev, açıklanan son rakamın bu tahmini dahi aştığına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dmitriyev açıklamasında, “<em>Bu rakam, Başkan Trump'ın 250 milyar dolarlık tahminini bile geride bırakıyor. ABD ile Rusya arasında dizel yakıt tedarikine ilişkin yapılan anlaşmayı eleştiren AB bürokratlarının sergilediği tutum hayret verici bir ikiyüzlülük</em>.” ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Geleneksel Batı medyası gerçekleri gizliyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px">AB'nin ve geleneksel <strong>Batı medyasının</strong>, Avrupa ülkelerinin 2022'den beri Rusya'ya enerji için 320 milyar dolardan fazla ödeme yaptığı <strong>gerçeğini halktan sakladığını</strong> savunan Dmitriyev; buna karşın ABD'li çiftçilere, tüketicilere, küresel enerji piyasasına ve tüm dünyaya fayda sağlayan Rusya-ABD anlaşmasını eleştirme cüreti gösterdiklerini belirtti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Liderler düzeyinde mutabakata varılmıştı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> ile ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong>, 9 Ekim'de gerçekleştirdikleri telefon görüşmesinde iki ülke arasındaki <strong>enerji işbirliğini</strong> ele almıştı. Görüşmenin ardından açıklama yapan Trump, <strong>Rusya'dan dizel yakıt tedariki</strong> konusunda anlaşmaya varıldığını duyurarak, ABD'nin bu yakıta ihtiyaç duyduğunu ve söz konusu <strong>tedarikten memnuniyet </strong>duyduklarını ifade etmişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261013/dmitriyevden-abye-tepki-abd-ile-yapilan-dizel-anlasmasinin-elestirilmesi-tam-bir-ikiyuzluluk-1109489601.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail basını: Netanyahu Husilere saldırmak istedi, Selman reddetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israil-basini-netanyahu-husilere-saldirmak-istedi-selman-reddetti-2662301d4f871-fa4d-437f-a016-425670cf4c652026-10-13T10:33:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail basını: Netanyahu Husilere saldırmak istedi, Selman reddetti

İsrail basını: Netanyahu Husilere saldırmak istedi, Selman reddetti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail’in Haaretz gazetesi, ismini açıklamak istemeyen iki diplomatik kaynağa dayandırdığı haberinde, <strong>İsrail’in Yemen’deki Husilere yönelik saldırılara katılmayı istediğini</strong> ve bu amaçla ABD’nin arabuluculuğunda Suudi Arabistan’ı ikna etmeye çalıştığını iddia etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde, Başbakan Benyamin Netanyahu’nun Yemen’e yönelik olası bir müdahaleyi, <strong>Suudi Arabistan ile normalleşme sürecini başlatmak ve iki ülke arasındaki ilişkileri geliştirmek için bir fırsat</strong> olarak gördüğü ileri sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu doğrultuda Netanyahu’nun, ABD arabuluculuğuyla Riyad yönetiminin desteğini almaya çalıştığı, ancak Veliaht Prens Muhammed bin <strong>Selman’ın söz konusu girişimi veto ettiği</strong> öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomatik kaynaklardan biri, Selman’ın <strong>İsrail ile güç birliği yapılmasının kamuoyu nezdinde olumlu karşılanmayacağı</strong> düşüncesiyle İsrail’in yardım teklifini geri çevirdiğini iddia etti. Aynı kaynak, Suudi Arabistan Veliaht Prensi karşı çıktığı sürece İsrail’in Yemen’e yönelik askeri müdahalesinin gerçekleşmesinin beklenmediğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde görüşlerine yer verilen diğer diplomatik kaynak ise İsrail’in, <strong>Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirme hedefi doğrultusunda Yemen’e müdahale etme konusunda ısrarcı olduğunu</strong> ileri sürdü.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261013/israil-basini-netanyahu-husilere-saldirmak-istedi-selman-reddetti-1109487871.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'li oyuncu RJ Mitte, 34 yaşında hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdli-oyuncu-rj-mitte-34-yasinda-hayatini-kaybetti-266224f4dd93a-5225-4498-a836-5433af797ab92026-10-13T09:30:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'li oyuncu RJ Mitte, 34 yaşında hayatını kaybetti

ABD'li oyuncu RJ Mitte, 34 yaşında hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li oyuncu RJ Mitte, 34 yaşında Teksas'ta hayatını kaybederken, ölümüne ilişkin soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mitte'nin temsilcileri yaptıkları açıklamada, <em>“Sevgili oyuncu, hayırsever ve engelli hakları savunucusu RJ Mitte'nin trajik vefatını derin bir üzüntüyle paylaşıyoruz”</em> ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Breaking Bad dizisinde Walter White Jr. karakterini canlandıran Mitte, dizinin 56 bölümünde rol aldı. Oyuncu ayrıca <em>The Oak Room</em>, <em>The Recall</em> ve <em>The Guardians of Justice (Will Save You!)</em> yapımlarındaki performansıyla tanınıyordu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">RJ Mitte kimdir?</span></h3><p><span style="font-size:18px">ABD'li oyuncu ve yapımcı RJ Mitte, 21 Ağustos 1992'de Mississippi eyaletinin Jackson kentinde doğdu. Üç yaşında serebral palsi teşhisi konulan Mitte, 2006 yılında ailesiyle Los Angeles'a taşındı. Oyunculuk kariyerinde çıkışını, 2008-2013 yılları arasında yayımlanan <strong>Breaking Bad</strong> dizisinde Walter White Jr. karakterini canlandırarak yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğum sırasında yaşadığı komplikasyonlar nedeniyle kalıcı beyin hasarı oluşan Mitte, birkaç hafta sonra Roy Frank Mitte Jr. ve Dyna Mitte tarafından evlat edinildi. Çocukluğunda bacak destekleri ve koltuk değnekleri kullandı. Spor ve egzersizle güçlenen Mitte, ergenlik döneminde yürüme yardımcılarına ihtiyaç duymamaya başladı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261013/abdli-oyuncu-rj-mitte-34-yasinda-hayatini-kaybetti-1109487321.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rus Dış İstihbaratı: Brüksel, Rosatom'a karşı karalama kampanyası başlattı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rus-dis-istihbarati-bruksel-rosatoma-karsi-karalama-kampanyasi-baslatti-266195d88b744-d135-4a01-bb80-06573acab81f2026-10-13T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ Rus Dış İstihbaratı: Brüksel, Rosatom'a karşı karalama kampanyası başlattı

Rus Dış İstihbaratı: Brüksel, Rosatom'a karşı karalama kampanyası başlattı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR), Brüksel'in küresel nükleer enerji pazarındaki rekabet dengelerini hedef alan yeni girişimlerine ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan açıklamada, Avrupa Konseyi yönetiminin Macaristan'da Rus devlet şirketi Rosatom tarafından yürütülen Paks-2 NGS projesini hedef alan kirli bilgi kampanyasının ana siparişçisi olduğu belirtildi.<br />'Von der Leyen talimatı bizzat verdi'<br />SVR açıklamasında, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Macar hükümetini nükleer enerji alanında Rusya ile olan işbirliğini sonlandırmaya zorlamak adına bizzat talimat verdiğine dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu karalama faaliyetlerinde Brüksel'in güdümünde hareket eden Politico Europe gazetesinin kampanyanın ana sözcüsü rolünü üstlendiği ifade edildi.<br />'Avrupalı üreticiler rekabet edecek güçte değil'<br />Avrupalı üreticilerin nükleer enerji sektöründe Rosatom ile dürüst ve adil bir rekabet yürütecek kapasitede olmadığını vurgulayan SVR, Paks-2 projesinin alternatif bir şirketle hayata geçirilmesi halinde sürecin hem çok daha verimsiz hem de güvenlik açısından zafiyet yaratacak nitelikte olacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca Brüksel'in Macar halkının görüş ve çıkarlarını hiçe sayarak Budapeşte yönetimini Rusya ile işbirliğini kesmek ya da baskılara boyun eğmek arasında bir seçime zorladığı altı çizildi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261012/rus-dis-istihbarati-bruksel-rosatoma-karsi-karalama-kampanyasi-baslatti-1109476847.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başkan Erdoğan: Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-turkiye-suudi-arabistanin-yanindadir-26617bee2b9f9-52ec-4d8a-beaf-96040f0e92a12026-10-13T07:32:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Erdoğan: Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

Başkan Erdoğan: Türkiye, Suudi Arabistan'ın yanındadır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın yakında TBMM gündemine geleceğini söyledi. Fon krizi hakkında da konuşan Erdoğan, 1 milyon TL'ye kadar ana para ödemelerinin Ekim ayında başlayacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan, kabine toplantısının ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Husiler tarafından 10 Ekim'de Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Kral Halid Uluslararası Havalimanı'nı hedef alan saldırıları "en güçlü biçimde lanetliyoruz" diyen Erdoğan, "Türkiye, hukuk ve insanlık dışı saldırılar karşısında Suudi Arabistan'ın ve Suudi kardeşlerinin yanındadır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın kurumsal altyapısını oluşturma çalışmalarının devam ettiğini belirten Erdoğan, savunma iş birliğini iki temel kulvarda ilerlettiklerini ifade etti: "İlk olarak kolektif savunma ve bölgesel iş birliği hedefleri doğrultusunda çalışıyoruz. İkinci olarak bu iş birliğinin kalıcı ve işleyen bir kurumsal yapıya kavuşması için gerekli adımları atıyoruz. Bilinmesini isterim ki, NATO'da olduğu gibi ortak savunma anlaşması kapsamındaki faaliyetler de ulusal mevzuatımız temelinde yürütülecektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan, "Anlaşmanın iç onay işlemlerinin tamamlanması için önümüzdeki günlerde Gazi Meclisimize sevkine yönelik çalışmalarımız sürüyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ödemelere Ekim ayında başlanacak"<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon krizine ilişkin açıklamalarda da bulundu. Fon meselesinin çözümü için "pek çok müspet adım" atıldığını belirten Erdoğan, "Meselenin yargı tarafında soruşturmalar titizlikle ve derinleştirilerek devam ediyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Fon şirketlerinin yönetim kurulu üyelerinin de içinde bulunduğu 282 kişi hakkında hukuki işlem yapıldı. Bunlardan 84'ü tutuklanırken 27 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarıldı. 99 kişi hakkında da adli kontrol tedbiri uygulandı" diyen Erdoğan, kanun teklifinin TBMM'den geçmesiyle birlikte Ekim ayı içinde 1 milyon liraya kadar ana para ödemelerine başlanacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan "Olağan ve olağanüstü tasfiyelerin Ekim ayı içinde yapılmasını müteakip yatırımcıların kayda değer bir bölümü ara ödemelerini almış olacak" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birinci önceliklerinin "kamu kaynakları kullanılmadan bu sürecin şeffaf, adil, hızlı biçimde yönetilmesi" olduğunu söyleyen Erdoğan, "Fahiş getiriler elde etmiş, spekülasyon ve manipülasyon yoluyla haksız kazanç sağlamış her kim varsa bunun bedelini mutlaka ödeyecektir" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/JD, MK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan-t%C3%BCrkiye-suudi-arabistan%C4%B1n-yan%C4%B1ndad%C4%B1r/a-79646221</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖNAL, VAHAP SEÇER’İ CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/onal-vahap-seceri-cezaevinde-ziyaret-etti-2661613a4300c-e655-4bce-acc3-2e97a8c1e0b02026-10-13T07:18:00+03:00HABER MERKEZİ ÖNAL, VAHAP SEÇER’İ CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİ

ÖNAL, VAHAP SEÇER’İ CEZAEVİNDE ZİYARET ETTİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Önal, görüşme sonrası Vahap Seçer’in el yazısı ile yazarak Kamuoyuna seslendiği mektup ile dönerek, bunu hesabında paylaştı. Seçer mektupta şunları söyledi:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">“<strong>Kıymetli Mersinliler,&nbsp;</strong>Sizlerden ayrı kalmanın üzüntüsüyle yazıyorum. Yıllardır milletvekili ve belediye başkanı olarak ülkeme hizmet ettim. Gizli tanık ve bir bürokratın ispata muhtaç iddiaları ile çok ağır bir kararla tutuklandım. Bir belediye başkanının hakkında iddialar olabilir, soruşturulabilir, dava açılabilir ancak tutuksuz yargılanmak yerine tutuklamak millet iradesine karşı haksızlık olmuştur. Sizlere verdiğimiz sözler doğrultusunda Mersin’i bir şantiyeye çevirdik. Hizmetlerimiz memnuniyet verici bir düzeyde devam ediyor. Her geçen gün şehrimiz daha da güzelleşiyor. Hiç endişeniz olmasın, belediyemizin çalışmaları aynı şekilde devam edecek. Benimle beraber Mersin’e hizmet eden çalışma arkadaşlarıma güveniyorum, beni aratmayacaklar. Bugüne kadar beytül mala halel getirmemenin sorumluluğuyla hizmet ettim. Ailemin boğazından bir haram lokma geçirmedim. Başım dik, alnım açık, çok şükür. En kısa sürede sizlere kavuşacağıma ve şehrimize hizmete devam edeceğimize yürekten inanıyorum. Sevgiyle kalın.</span>&nbsp;<span style="font-size:22px"><strong>Vahap Seçer</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>”</strong></span></p><p><img alt="TABAN HASAN ÖZALP ÖNAL’DA BİRLEŞTİ" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/10/taban-hasan-ozalp-onalda-birlesti-1791788110.jpg" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">HASAN ÖNAL BU GÜN YAPILACAK BÜYÜKŞEhİR BELEDİYESİ BAŞKANVEKİLLİĞİNDE TABANIN İSTEDİĞİ VE ARKASINDA DURDUĞU İSİM</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanvekilliği bugün yapılacak. CHP ve YENİ parti genel merkezi yöneticilerinin tavırlarının parti tabanına dönük olmasını bekleyen Mersin’liler, HASAN ÖNAL ismi üzerinde uzlaşı sağladılar. Ancak Genel merkezlerin tavrı aksi yönde olur ise Mersin Büyükşehir Belediyesinin bundan sonraki hizmetleri onların belirlediği ismin tasarrufları ile olacak. Mersin halkı HASAN ÖZALP ÖNAL diyor…</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU HİZMETLER NE AMAÇLA ALINDI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-hizmetler-ne-amacla-alindi-2662176d12e69-d250-4503-875e-ac26ef578b452026-10-13T07:13:00+03:00HABER MERKEZİ BU HİZMETLER NE AMAÇLA ALINDI?

BU HİZMETLER NE AMAÇLA ALINDI?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOPRAK MAHSULLERİ OFİSİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ(TMO), </strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>26DT1714608 ikn numarası ile, yemek hizmet alımı yapar. </strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SABAH RESTORAN OTEL TURİZM TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 13.363,56 TRY bedelle alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine</span> 26DT1473440 ikn numarası ile aynı yerden, 27.199,92 TRY yemek alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine</span> aynı yerden, 26DT1473345 ikn numarası ile 17.309,04 TRY yemek alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine</span> 26DT1473139 ikn numarası ile aynı yerden 5.563,62 TRY yemek alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İşin garibi aynı idare, bu kez, otel hizmeti konaklaması alır. </strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#0000FF">26DT1175426</span> ikn numarası ile Otel Konaklama Hizmet Alımı yapar. ARSLAN TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNDEN 321.286,86 TRY bedelle alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Aynı idare,</span> 26DT1175248 ikn numarası ile yine aynı firmadan 1.532.919,51 TRY bedelle hizmet alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine aynı idare, </span>26DT1174923 ikn numarası ile aynı firmadan aynı hizmeti bir daha alır 437.544,18 TRY.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine aynı idare,</span> aynı yerden, aynı hizmeti 26DT1173962 ikn numarası ile 502.365,54 TRY alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">Yine aynı idare</span>, aynı hizmeti aynı yerden, 26DT1171993 ikn numarasıyla 283.593,45 TRY alır.</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Alınan yemek bedellerinin toplamı: 46.126,22 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Alınan Otel Konaklama hizmeti toplamı: 3.077.709,45 TRY</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenmiştir.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi, yemek alınır, alınmaz değil, ama bu yemek ne için, kim için, ne maksatla alındı ve neden hep aynı yerden alındı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otel hizmeti konaklaması, ne için, kim için, neden hep aynı yerden alındı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUTLAKA BİRİLERİ ÇIKIP SORACAKTIR….</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SEN TARSUS’A BAK HELE!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sen-tarsusa-bak-hele-26620695d87d3-46b3-4e5e-a9e3-996af023692f2026-10-13T07:09:00+03:00HABER MERKEZİ SEN TARSUS’A BAK HELE!

SEN TARSUS’A BAK HELE!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS BELEDİYE BAŞKANLIĞI </strong>DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/900035 Ses Sistemi ve Yardımcı Malzeme alımı işini Pazarlık (MD 21 F) göre ihale ve alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">TARSUS TESKİ TURİZM EĞİTİM SAĞLIK KÜLTÜR İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ teklif verir, geçersiz sayılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEKSOFT BİLİŞİM GIDA ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ nin verdiği teklif geçerli kabul edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">FATİH MAH. ADNAN MENDERES BUL. MEZİTLİBELEDİYESİ SOSYALTESİSİ SİTESİ A BLOK NO: 234A MEZİTLİ / MERSİN MEZİTLİ/MERSİN adresinde olan bu şirkete, <strong>3.297.000,00 TRY bedelle iş verilir.</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İşin yaklaşık maliyeti ise: 3.359.666,76 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">İşin süresi ise: 11.06.2026 - 11.06.2026 1 günlük yani. NİYE PAZARLIK? NİÇİN AÇIK DEĞİL?</span></strong></p><p><span style="font-size:22px"><strong>3.297.000,00 TRY daha henüz bu rakam içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek yani.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Emekli, Vicdan, Adalet ve İnsanca Yaşam İstiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-emekli-vicdan-adalet-ve-insanca-yasam-istiyor-266183e1a1b01-8347-406c-8d93-42951871aefc2026-10-13T06:37:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Emekli, Vicdan, Adalet ve İnsanca Yaşam İstiyor

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Emekli, Vicdan, Adalet ve İnsanca Yaşam İstiyor

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’de emeklilerin yaşadığı ekonomik ve sosyal çıkmaz, artık gizlenemez, ötelenemez ve görmezden gelinemez bir gerçektir. Dünyanın pek çok ülkesinde dinlenme, huzur ve hak edilmiş bir ödül olarak yaşanan emeklilik dönemi, ne yazık ki ülkemizde bir hayatta kalma mücadelesine, hatta bir "açlık imtihanına" dönüştürülmüştür. Ömrünün en verimli yıllarını bu ülkenin kalkınmasına, büyümesine ve huzuruna adayan milyonlarca insan; bugün bırakın geleceğe umutla bakmayı, yarısını dahi çıkamayacağı derin bir yoksulluğun çemberine hapsedilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasadaki önlenemez fiyat artışları, temel tüketim maddelerinden barınmaya, sağlık harcamalarından en zaruri ihtiyaçlara kadar her kalemde hissedilmektedir. Etiketlere Yetişemeyen Hayatlar ve Çıkmaz Sokak olmuştur. Sabit ve yetersiz gelirleriyle bu enflasyonist dalga karşısında savunmasız kalan emeklilerin büyük bir kısmı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İkinci Bahar Yerine İkinci İş:</strong> İlerlemiş yaşlarına ve sağlık sorunlarına rağmen geçinebilmek için yeniden çalışma hayatına atılmak zorunda kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Destek Arayışı:</strong> Bir ömür boyu çalışıp bu ülkeye omuz vermiş bireyler, ne yazık ki çoluk çocuğuna el avuç açar hale getirilmiştir; torununa harçlık vermekten, bir bardak çay içmekten utanan bir tabloyla baş başa bırakılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün gelinen noktada emekli, kimsenin lütfuna veya himmetine muhtaç olmamalıdır. Çünkü bu ülkenin kalkınmasında alın teri olan herkes, hak ettiği refahı ve insan onuruna yaraşır bir yaşamı sonuna kadar hak etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emeklilerin insanca, uygarca ve başı dik yaşayabilmesi için atılması gereken somut adımlar artık ertelenemez birer zorunluluktur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Taban Aylıklar Gerçekçi Seviyelere Çekilmeli:</strong> Piyasadaki fahiş artışlar, etiket oyunları ve enflasyon karşısında eriyip giden taban emekli aylıkları, günümüz asgari geçim şartlarının ve yoksulluk sınırının çok gerisinde kalmıştır. Emekli maaşları, sadaka mantığıyla yapılan seyyar zamlarla değil, insanca yaşamaya yetecek gerçekçi bir taban seviyeye derhal yükseltilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İntibak Yasası Bir An Evvel Çıkarılmalı:</strong> Aynı prim gün sayısı ve aynı koşullarla çalışmış olmasına rağmen, emeklilik tarihine (2000 öncesi ve sonrası) bağlı olarak ortaya çıkan adaletsiz maaş uçurumları vicdanları yaralamaktadır. Bu ayrım derhal ortadan kaldırılmalı, <strong>intibak yasası</strong> bir an evvel çıkarılarak prim-maaş adaleti sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kapsamlı ve Kalıcı İyileştirmeler Yapılmalı:</strong> Emekliler her ay enflasyonla ezilen değil, ülkenin büyümesinden ve milli gelir artışından hak ettiği payı alan bir maaş sistemine kavuşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her gün haber bültenlerinde, gazetelerde ve sosyal medyada kamu kaynaklarının nasıl talan edildiğine, ihalelere fesat karıştırıldığına, fahiş fiyatlarla devletin zarara uğratıldığına, kara Haydarların, fenomen soytarılarının çıkara dayalı talanlarına ve haksız servet edinenlerin mal varlıklarına el konulduğuna şahit olmaktayız. Toplumun vicdanını yaralayan bu vurgunların üzerine gidilmesi, el konulan her varlığın adalet önünde değerlendirilmesi ne kadar haklı bir adımsa; bu ülkenin sırtında yıllarca yük taşımış emekliler için de aynı kararlılığın gösterilmesi o kadar hayatidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuksuzluklarla elde edilen gelirler devletin kasasına dönerken, bu kaynakların öncelikli olarak <strong>insanca yaşama hakkı elinden alınmış emeklilere</strong> yönlendirilmesi bir lütuf değil, toplumsal vicdanın ve sosyal devlet ilkesinin gereğidir. El konulan her kuruş, emeklinin sofrasına ekmek, mutfağına tencere, yüzüne gülümseme olarak dönmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yetkililere ve Vicdan Sahibi Herkese Çağrımdır. </strong>Bu mesele ne siyasi bir çekişme ne de ötekileştirme meselesidir; bu, doğrudan <strong>insanlık onuru</strong> ve adalet meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi kırmadan, ötelemeden; siyasi görüşü ne olursa olsun bu ülkeye emek vermiş bütün yurttaşlarımızı korumak devletin asli borcudur. İlgili ve yetkili tüm makamları; sokaktaki, pazardaki gerçeği tüm çıplaklığıyla görmeye, emeklinin feryadını duymaya ve bir an önce taban aylıkları ile intibak sorununu çözerek kaynakları emeklinin refahı için harekete geçirmeye davet ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emekli sürünmesin; yemekli, huzurlu, güvende ve insanca yaşasın. Bu ülkenin onurlu emeklileri hak ettiği refaha kavuştuğunda, tüm Türkiye adalet ve huzur bulacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Brüksel'de Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkileri masaya yatırılacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/brukselde-turkiye-ab-ekonomik-ve-ticari-iliskileri-masaya-yatirilacak-2661515bcd3be-89f0-4cbb-adf1-3c36c0188a5b2026-10-12T12:05:00+03:00HABER MERKEZİ Brüksel'de Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkileri masaya yatırılacak

Brüksel'de Türkiye-AB ekonomik ve ticari ilişkileri masaya yatırılacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan Bolat, Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasındaki ticari ve ekonomik ilişkileri güçlendirmek amacıyla Belçika'nın başkenti Brüksel'e iki günlük resmi ziyaret gerçekleştirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temasların odak noktasını, 2024'te tesis edilen Türkiye-AB Yüksek Düzeyli Ticaret Diyaloğu'nun 13 Ekim'de düzenlenecek üçüncü toplantısı oluşturacak. Toplantı, Bakan Bolat ile Avrupa Komisyonunun Ticaret ve Ekonomik Güvenlikten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic'in eş başkanlığında yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile AB arasındaki ticari ilişkilerde karşılaşılan sorunların ele alınması ve somut çözüm yollarının geliştirilmesi bakımından kritik önem taşıyan toplantıda, Gümrük Birliği kapsamındaki sorunların giderilmesine yönelik adımlar değerlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, gümrükler, sınır ötesi e-ticaret, yeşil ve dijital dönüşüm, Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı, kamu alımları, dijital ticaret ile ticaret politikası savunma araçları gibi alanlarda işbirliğinin geliştirilmesine ilişkin istişarelerde bulunulacak. Diyalog toplantısının ardından Bolat ve Sefcovic, ele alınan konular ve kaydedilen gelişmeler hakkında ortak basın açıklaması yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜRK VE AVRUPALI İŞ İNSANLARI YUVARLAK MASA TOPLANTISINDA BULUŞACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Program kapsamında Bolat ve Sefcovic, Türkiye ve Avrupa iş dünyası temsilcilerinin katılımıyla düzenlenecek Türkiye-AB İş Dünyası Yuvarlak Masa Toplantısı'na başkanlık edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda, iki taraf arasındaki güçlü ekonomik entegrasyonun korunması ve geliştirilmesi, iş dünyasının karşılaştığı sorunların giderilmesi, yatırım ortamının daha öngörülebilir hale getirilmesi ve ortak küresel rekabet gücünün artırılmasına yönelik fırsatlar ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolat, temasları kapsamında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) işbirliğiyle gerçekleştirilecek Türkiye-AB İş Zirvesi'ne de katılarak Sefcovic ile birlikte Türk ve Avrupalı iş dünyası temsilcilerine hitap edecek. Zirvede, ticaret ve yatırımların yanı sıra enerji, güvenlik, sanayi politikaları ve ekonomik dayanıklılık alanlarındaki işbirliği imkanları değerlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">BELÇİKA İLE YENİ YATIRIM FIRSATLARI VE SANAYİ POLİTİKALARI GÜNDEMDE</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Bolat, Belçika Şirketler Federasyonu ve DEİK işbirliğinde organize edilecek Türkiye-Belçika Yüksek Düzeyli Yuvarlak Masa Toplantısı'nda iki ülke iş dünyası temsilcileriyle de bir araya gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantının, Belçika Kraliçesi Mathilde başkanlığında mayısta Türkiye'ye gerçekleştirilen ekonomik misyonun ardından mevcut işbirliklerinin derinleştirilmesi ve yeni yatırım fırsatlarının değerlendirilmesi açısından önemli bir platform oluşturması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolat ayrıca, Otomotiv İhracatçıları Birliği ve Avrupa Reform Merkezi işbirliğiyle düzenlenen "Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı"na ilişkin yuvarlak masa toplantısına iştirak edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB KOMİSYONU VE AVRUPA PARLAMENTOSU NEZDİNDE KRİTİK TEMASLAR</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolat'ın Brüksel ziyareti, 14 Ekim'de AB Komisyonu ve Avrupa Parlamentosu nezdindeki temaslarla sürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömer Bolat, bu kapsamda Avrupa Komisyonunun Temiz, Adil ve Rekabetçi Geçişten Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Teresa Ribera ile bir araya gelecek. Görüşmede, Türkiye-AB ticari ilişkileri, AB'nin rekabetçilik ve ekonomik güvenlik gündemi ile yeni sanayi politikalarının taraflar arasındaki ekonomik entegrasyona etkileri ele alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu üyeleriyle gerçekleştirilecek görüşmelerin temel gündem maddesini ise Sanayi Hızlandırma Yasası Taslağı oluşturacak. Bu çerçevede AB'nin yeni sanayi ve rekabetçilik politikalarının, Türkiye ile AB arasında Gümrük Birliği temelinde tesis edilen güçlü ekonomik entegrasyonu ve ortak değer zincirlerini gözeten kapsayıcı bir anlayışla şekillendirilmesinin önemi vurgulanacak.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.aksam.com.tr/ekonomi/brukselde-turkiye-ab-ekonomik-ve-ticari-iliskileri-masaya-yatirilacak/haber-1705495</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ankara'da bir dönemin sonu! Hepsinin kapısına kilit vuruldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ankarada-bir-donemin-sonu-hepsinin-kapisina-kilit-vuruldu-26614bc87e900-7a5b-4d10-9998-8d876b417ca42026-10-12T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara'da bir dönemin sonu! Hepsinin kapısına kilit vuruldu

Ankara'da bir dönemin sonu! Hepsinin kapısına kilit vuruldu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Ailem Güvende" operasyonuyla Ulus'taki 20 pavyonun faaliyetine süresiz olarak son verildi.<br />Soruşturma dosyasında çocukların ve reşit olmayan gençlerin yasa dışı faaliyetlere yönlendirildiğine ilişkin somut delillerin yer aldığı bildirildi.<br />Mekânların "ücretli sosyal arkadaşlık hizmeti" adı altında istismar eylemlerine ve yasa dışı organizasyonlara zemin hazırladığı tespit edildi.<br />Ankara Ulus'un simgeleşmiş ve tarihi merkezinde yıllardır faaliyet gösteren pavyonlar için yolun sonu geldi. I. Meclis binasına çok yakın mesafede yer alması sebebiyle hem kamuoyunda tepkilere yol açan hem de bölgede ciddi görüntü ve çevre kirliliği oluşturan mekânlar, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen "Ailem Güvende" operasyonuyla tamamen mühürlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">EKİPLER DÜĞMEYE BASTI&nbsp;<br />Fuhuş, müstehcenlik, uyuşturucu ve çocuk istismarı iddialarına yönelik başlatılan geniş kapsamlı soruşturma çerçevesinde düğmeye basan emniyet güçleri, tarihi bölgedeki 20 pavyonun faaliyetine süresiz olarak son verdi.<br />ELDE SOMUT DELİLLER VAR&nbsp;<br />Soruşturma dosyasında, çocukların ve reşit olmayan gençlerin yaş ve gelişim düzeyleri gözetilmeksizin yasa dışı faaliyetlere yönlendirildiğine ilişkin somut delillerin yer aldığı bildirildi. Mekanların "ücretli sosyal arkadaşlık hizmeti" adı altında istismar eylemlerine ve yasa dışı organizasyonlara zemin hazırladığı tespit edildi.<br />BİR DEVRİN SONU&nbsp;<br />Başkentin tarihi kimliğinin merkezinde yer alan I. Meclis çevresindeki bu radikal değişim, Ulus'ta bir devrin kapanması olarak değerlendirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, kapatılan işletmelere ilişkin adli ve idari sürecin titizlikle sürdürüldüğünü bildirdi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.haberler.com/guncel/ankarada-bir-donemin-sonu-hepsinin-kapisina-kilit-20320238-haberi/</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Enerji ateşkesi: Kiev şaşkın, müttefikler destekliyor, Moskova sessiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/enerji-ateskesi-kiev-saskin-muttefikler-destekliyor-moskova-sessiz-266139fa72ff1-f097-4e12-b855-bdff3d12aa902026-10-12T11:32:00+03:00HABER MERKEZİ Enerji ateşkesi: Kiev şaşkın, müttefikler destekliyor, Moskova sessiz

Enerji ateşkesi: Kiev şaşkın, müttefikler destekliyor, Moskova sessiz

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, pazar günü Rusya ile Ukrayna arasında bir “enerji ateşkesi” ilan ederek kafa karışıklığına yol açtı. Duyuru Kiev’de şaşkınlıkla karşılanırken, Moskova sessiz kaldı, Ukrayna’nın Batılı müttefikleri ise açıklamaya destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ateşkesin uygulanıp uygulanmayacağı belirsizliğini korudu. Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, pazar günü Rusya’nın başkent Kiev’deki bir tesis de dahil olmak üzere birden fazla Ukrayna enerji santralini vurduğunu açıkladı. Harkiv’deki bir tesisin de hedef alındığını belirten Zelenskiy, saldırıların elektrik kesintilerine yol açtığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın duyurusu, Rus dizeline uygulanan ABD yaptırımlarının geçici olarak gevşetileceğini açıklamasından 2 gün sonra geldi. Bu karar, Avrupa'daki müttefikler ile Kiev'in tepkisini çekti. Kararı eleştirenler, bunun yalnızca Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i cesaretlendireceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, pazar günü erken saatlerde Truth Social'da yaptığı açıklamada, "Derhal geçerli olmak üzere Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşta bir ENERJİ ATEŞKESİ var," diyerek "Her iki taraf da anlaşmaya vardı. Sakın bozmayın!" mesajını paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, açıklamadan şaşkınlık duyduğunu belirterek daha fazla ayrıntı istediğini söyledi ancak "Ukrayna ateşkesi destekliyor ve Rusya'nın da bunu desteklemesi çok önemli," diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya ise bu mutabakatı henüz doğrulamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra yaptığı açıklamada Zelenskiy, çok sayıda Ukrayna elektrik santralinin vurulduğunu ve "Ukrayna semalarının bütün gün Rus 'Şahed'leriyle (İran tarafından tasarlanan ve Rusya'nın yoğun biçimde kullandığı insansız hava araçları) istila edildiğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, 2022'de komşusuna yönelik geniş çaplı işgali başlattığından bu yana Ukrayna'nın enerji altyapısını sistematik biçimde hedef alıyor. Bu saldırılar enerji ve ısınma sıkıntılarına yol açarken, Ukrayna'nın da Rus petrol rafinerilerine misilleme saldırıları düzenlemesine neden oldu. Kiev, bu tesislerin savaşın finansmanında kullanıldığını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son dönemde ise Trump'ın İran'da yürüttüğü savaş, petrol arzında sıkıntılara ve fiyatlarda sert yükselişe neden oldu. Bu durum, önümüzdeki ayın başlarında yapılacak ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti için ciddi ters rüzgârlar yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy: Putin'e söyleyin, seçimler için bize 60 gün ateşkes versin<br />Ateşkes, pazar günü Ukrayna'nın başlıca Batılı müttefikleri olan İngiltere, Fransa, Kanada ve Avrupa Komisyonu tarafından desteklendi. Birçok lider, Rusya'ya anlaşmaya uyması için çağrıda bulundu. Ancak bu destek, hafta içinde ABD ile Rusya arasında varılan dizel anlaşmasına yönelen ve Trump ile Zelenskiy arasındaki gerilimi artıran sert eleştirilerle taban tabana zıt bir tablo ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, dizel anlaşmasını "zayıf bir karar" olarak nitelendirirken, Ukrayna'nın bazı Avrupa müttefikleri öfkelerini dile getirerek Moskova üzerindeki baskıyı artırma sözü verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aralarında 4 Cumhuriyetçinin de bulunduğu 7 ABD senatörü, pazar günü yaptıkları ortak açıklamada Rusya ile dizel anlaşmasını sert dille eleştirerek bunun yasadışı olduğunu savundu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/12/enerji-ateskesi-kiev-saskin-muttefikler-destekliyor-moskova-sessiz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya: SPD Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-spd-genel-baskani-ve-calisma-bakani-istifa-etti-26612f1da68e8-cddf-432f-8965-19b45b1eea532026-10-12T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya: SPD Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı istifa etti

Almanya: SPD Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı istifa etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da koalisyon hükümetinin ortağı Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) Eş Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı Baerbel Bas her iki görevinden istifa ettiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bas istifasına gerekçe olarak üvey kızının vefatını ve koalisyonun büyük ortağı Hristiyan Birlik Partilerinden (CDU/CSU) kendisine yönelik eleştirileri gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bas: "Bu adımı atmak benim için hiç kolay olmadı"<br />58 yaşındaki Bas, Instagram hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sevgili yoldaşlar, sevgili meslektaşlar, bugün sizlere çok kişisel bir mesajla sesleniyorum. Üvey kızımın ölümünden sonra, yasımı içselleştirebilmek için zamana ihtiyacım olduğunu fark ettim. Bu zamanı kendime yeterince ayırmak istiyorum. Bunun yanı sıra ne yazık ki, benim için kişisel olarak zor olan bu dönemde, maalesef koalisyon ortağının saflarından da gelen bana yönelik kamuoyu önündeki saldırıların daha da yoğunlaştırıldığını görmek zorunda kaldım.Hükümet ve parti görevlerimi kısa vadede eksiksiz bir şekilde yerine getirecek gücü kendimde bulamadığım için, her iki görevimden de ayrılmaya karar verdim. Bu nedenle, Eş Genel Başkan ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil'a, parti genel başkanlığı görevimi bugün itibarıyla bıraktığımı bildirdim. Aynı zamanda Başbakandan, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı görevimden alınmamı talep ettim. Bu adımı atmak, benim için kolay olmadı."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hükümet ve parti görevlerini kısa vadede eksiksiz bir şekilde yerine getirecek gücü kendinde bulamadığı için her iki görevinden de ayrılmaya karar verdiğini" belirten siyasetçi, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu nedenle, Eş Genel Başkan ve Başbakan Yardımcısı Lars Klingbeil'a, parti genel başkanlığı görevimi bugün itibarıyla bıraktığımı bildirdim. Aynı zamanda Başbakandan, Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı görevimden alınmamı talep ettim. Bu adımı atmak, benim için kolay olmadı."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Klingbeil: "Üzüntü duyuyorum"<br />SPD'nin diğer Eş Başkanı Lars Klingbeil, Bas'ın kararından üzüntü duyduğunu açıkladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda Başbakan Yardımcısı ve Maliye Bakanı olan Klingbeil açıklamasında "Görevlerimizin ötesinde hepimiz sadece insanız. Bu yüzden onun bu kararını kişisel olarak anlayabiliyorum. Yas tuttuğu son günlerde kendisine yöneltilen saldırılar yakışıksızdı" ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klingbeil, ayrıca Bas'ın hem partinin eş başkanı hem de çalışma bakanı olarak yürüttüğü çalışmaları şu ifadelerle övdü:&nbsp;<br />"SPD Genel Başkanı ve Çalışma Bakanı olarak Bärbel Bas, net pusula ve kararlılıkla sorumluluk üstlendi ve ülkemizdeki insanlar için tam bir inançla mücadele etti."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada Bas'ın istifası üzerine Klingbeil'in planlanan resmi Hindistan ziyaretini ertelediği bildirildi. SPD'li maliye bakanının Salı günü Hindistan'da resmi temaslarda bulunması öngörülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Merz: Özverisi için teşekkür ederim<br />Başbakan ve Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) Genel Başkanı Friedrich Merz de Bas'ın istifası üzerine bir açıklama yaptı.&nbsp;<br />Merz, Bärbel Bas ile federal hükümette güvene dayalı bir işbirliği içinde çalıştıklarını belirterek "Gösterdiği özveri için kendisine teşekkür ederim" dedi.&nbsp;<br />Merz sosyal medya hesabından paylaştığı açıklamasında "Bas'ın kararı saygı duyulmayı hak ediyor. Bir baba ve büyükbaba olarak, bu kaybın ne kadar ağır olduğunu ancak tahmin edebilirim. Kendisine ve ailesine metanet diliyorum" sözlerini kaydetti.&nbsp;</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-spd-genel-ba%C5%9Fkan%C4%B1-ve-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fma-bakan%C4%B1-bas-istifa-etti/a-79637007</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[22 ilde "Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/22-ilde-cevrim-ici-cocuk-mustehcenligi-ve-tacizi-nitelikli-dolandiricilik-yasa-disi-bahis-26611cea1038a-7913-4a1f-835e-68823bdc11752026-10-12T10:52:00+03:00HABER MERKEZİ 22 ilde "Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis”

22 ilde "Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">YAPILAN AÇIKLAMADA:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Siber Suçlarla Mücadele kapsamında son 5 günde Polisimiz tarafından düzenlenen operasyonlarda 327 şüpheli yakalandı.”&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">22 ilde "Çevrim İçi Çocuk Müstehcenliği ve Tacizi, Nitelikli Dolandırıcılık, Yasa Dışı Bahis” suçlarına yönelik düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;</span></p><p><span style="font-size:18px">-137’si tutuklandı.<br />-75’i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, MASAK ve Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde; İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu 22 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Müstehcen çocuk görüntüsü barındırdıkları,<br />-Sosyal medya platformları ve oltalama (phishing) siteleri üzerinden “tekerlekli sandalye yardımı, yatırım ortaklığı, oto yedek parça” gibi temaları kullanarak vatandaşlarımızı dolandırdıkları,&nbsp;<br />-Yasa dışı bahis ve kumar oynattıkları, &nbsp;<br />-Yasa dışı bahis sitelerinde para nakline aracılık ettikleri,<br />-Yasa dışı bahis ve kumar sitelerinin reklamını yaptıkları,<br />&nbsp;-Vatandaşlarımızın mobil bankacılık ve oyun hesaplarına yetkisiz erişim sağladıkları tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin gücü, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesi ve aziz milletimizin desteğiyle; siber suçlarla mücadelemizi ülkemizin dört bir yanında tavizsiz şekilde sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahraman Polislerimizi, Daire Başkanlığımızı, MASAK'ımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz." DENDİ.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toprağın Gizli Kahramanları: Çiftçimizin Çilesi, Üretimin Geleceği]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-topragin-gizli-kahramanlari-ciftcimizin-cilesi-uretimin-gelecegi-266104d5f57f5-07f6-4c3c-a342-d20f0febf5192026-10-12T08:11:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toprağın Gizli Kahramanları: Çiftçimizin Çilesi, Üretimin Geleceği

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toprağın Gizli Kahramanları: Çiftçimizin Çilesi, Üretimin Geleceği

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugün 12 Ekim, toprağa emek veren, nasırlı elleriyle soframıza aş koyan milyonlarca insanın günü: <strong>Ulusal Çiftçiler Günü.</strong> Bu anlamlı gün, sadece takvimde bir yaprak değil; hayatımızın sürdürülebilirliğini borçlu olduğumuz çiftçilerimizin ve üreticilerimizin sesini duymak, yaşadıkları zorlukları anlamak ve onlara hak ettikleri değeri vermek için büyük bir fırsattır. Çünkü çok iyi biliyoruz ki; <strong>üretim yoksa gelecek de yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçiliğin Hayati Önemi,&nbsp;Hayat Toprakta Başlar :&nbsp;</strong>İnsanoğlu ne kadar gelişirse gelişsin, teknoloji hangi boyuta ulaşırsa ulaşsın, değişmeyen tek bir gerçek vardır: <strong>Beslenmek zorundayız.</strong> Sanayi çarklarının dönmesi, ekonominin büyümesi ve en önemlisi insanlığın hayatta kalması, bir çiftçinin şafak vakti tarlasına attığı o ilk adıma bağlıdır. Çiftçilik, sadece bir meslek değil; millî bağımsızlığın, gıda güvenliğinin ve toplumsal huzurun en temel kalkanıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün <strong>"Köylü, milletin efendisidir"</strong> sözü, tam da bu hayati öneme işaret eder. Toprağı işleyen insanı küstüren bir toplum, kendi geleceğini tehlikeye atıyor demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünün Gerçeği,&nbsp;Üreticinin Çektiği Sıkıntılar:&nbsp;</strong>Ne yazık ki ülkemizde tarım ve hayvancılıkla geçinen üreticilerimiz, son yıllarda tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşamaktadır. Çiftçimizin omuzlarındaki yük her geçen gün ağırlaşmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Artan Girdi Maliyetleri:</strong> Mazot, gübre, tohum, ilaç ve yem fiyatlarındaki önlenemeyen artışlar, çiftçinin belini bükmektedir. Üretim maliyetleri katlanırken, çiftçi toprağına hak ettiği bakımı yapamaz hale gelmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pazarlama ve Aracı Sorunu:</strong> Çiftçinin tarlada gece gündüz çalışarak binbir emekle ürettiği ürün, değerinin çok altında elden çıkmaktadır. Üretici kazanamazken, aracıların devreye girmesiyle aynı ürün tüketicinin sofrasına fahiş fiyatlarla ulaşmaktadır. Yani hem üreten hem de tüketen mağdur olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklim Krizi ve Kuraklık:</strong> Küresel ısınmanın getirdiği düzensiz yağışlar, kuraklık ve beklenmedik doğa olayları, tarımsal üretimi doğrudan vurmakta ve çiftçiyi güvencesiz bırakmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genç Nüfusun Topraktan Kopması:</strong> Ekonomik belirsizlikler ve köylerdeki sosyal imkânların yetersizliği nedeniyle genç nesil tarımdan uzaklaşmakta, köyler boşalmakta ve tarım nüfusu hızla yaşlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceği Kurtarmak,&nbsp;Sorunların Çözüm Yolları:&nbsp;</strong>Türk tarımını yeniden ayağa kaldırmak ve çiftçimizin yüzünü güldürmek imkânsız değildir. Bunun için köklü, planlı ve üretici odaklı politikalara ihtiyaç vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Maliyetlerin Düşürülmesi ve Doğrudan Destek:</strong> Çiftçinin en büyük gideri olan mazot, gübre ve elektrik gibi temel girdilerde vergisel kolaylıklar sağlanmalı ve desteklemeler üretime başlanmadan, peşin olarak verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Planlı Tarım Modeli:</strong> Ülkenin ihtiyaç haritası çıkarılmalı, hangi bölgede ne kadar ürün ekileceği önceden planlanmalıdır. Böylece arz-talep dengesi korunur, ürünün tarlada kalması engellenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Kooperatifleşmenin Güçlendirilmesi:</strong> Üreticilerin bir araya gelerek güçlü kooperatifler kurması teşvik edilmelidir. Kooperatifler sayesinde çiftçi hem girdileri ucuza tedarik edebilir hem de ürününü aracı olmadan doğrudan pazara sunabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Taban Fiyat Politikası ve Alım Garantisi:</strong> Devlet, çiftçinin emeğini korumak adına maliyet analizlerini doğru yapmalı ve üreticiyi zarar ettirmeyecek adil bir taban fiyat açıklamalıdır. Stratejik ürünlerde alım garantisi verilerek çiftçinin önünü görmesi sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Gençlere Toprak Teşviki:</strong> Gençlerin köylerine dönmesi ve tarımsal üretime katılması için hibe projeleri, SGK prim destekleri ve teknolojik tarım eğitimleri artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam, Toprağa ve Çiftçiye Vefa</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">12 Ekim Ulusal Çiftçiler Günü vesilesiyle bir kez daha hatırlamalıyız ki; toprağı korumak vatanı korumaktır. Çiftçimizin toprağına küsmediği, ürettiğinin karşılığını aldığı, emeğinin kutsal sayıldığı bir Türkiye, yarınlara çok daha güvenle bakacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alın terini toprağa akıtarak bizleri doyuran, ülkenin ekonomisine can veren tüm çiftçilerimizin ve üreticilerimizin Ulusal Çiftçiler Günü kutlu olsun. Emeğiniz ödenmez, varlığınız daim olsun!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TABAN HASAN ÖZALP ÖNAL’DA BİRLEŞTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/taban-hasan-ozalp-onalda-birlesti-2660984d281f5-b935-4df9-8444-3b44c38bb5212026-10-12T07:52:00+03:00HABER MERKEZİ TABAN HASAN ÖZALP ÖNAL’DA BİRLEŞTİ

TABAN HASAN ÖZALP ÖNAL’DA BİRLEŞTİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yarın yapılacak başkanvekilliği seçiminde halkın içinden çıkan, aileden belediyeci olan, iyi eğitimli, sürekli sahada toplumla iç içe olan Hasan Önal, bu gün meclisi de yönetecek.</span></p><p><img alt="GÖZLER MERSİN BÜYÜKŞEHİR BAŞKAN VEKİLLİĞİ SEÇİMİNDE" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/10/gozler-mersin-buyuksehir-baskan-vekilligi-seciminde-1791723662.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">Dün kamuoyuna yansıyan haberlerden sonra, haber sitemizin telefonu hiç durmadı. Gerek telefon ile gerek vatsap mesajı ile desteklerini açıklayan çok sayıda CHP ve YENİ parti mensubu isimler, Hasan Önal’ın birleştirici, bütünleştirici ve olumlu üslubu ile bu işlerin daha iyi yönetileceğini vurguladılar.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6acb883caeb47.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Hasan Özalp Önal’ın, renk, dil, din, ırk ayrımı yapmaksızın herkese vakur şekilde uhuletle ve suhuletle hizmeti sunacağını söyleyen partililer, kimseyi bu güne kadar incitmeyen herkese vefalı olan Önal’ın başkanvekilliği Mersin’i çok çok daha ileriye götüreceğinin altını çizerek, CHP ile YENİ parti genel merkezlerinin dikkatini çektiler.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin’de binlerce kişi yürüdü: Merz istifa etsin, Rusya ile barış sağlansın]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlinde-binlerce-kisi-yurudu-merz-istifa-etsin-rusya-ile-baris-saglansin-2660763c162fa-82a5-41ef-b79b-6efb5c44b94c2026-10-11T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin’de binlerce kişi yürüdü: Merz istifa etsin, Rusya ile barış sağlansın

Berlin’de binlerce kişi yürüdü: Merz istifa etsin, Rusya ile barış sağlansın

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Göstericiler, kent merkezindeki <strong>Brandenburg Kapısı</strong> önünde toplandıktan sonra davullar eşliğinde <strong>Alexanderplatz Meydanı’na</strong> doğru yürüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemciler, <strong>“Bu hükümet Almanya için utançtır”</strong> ve <strong>“Yeter! Friedrich Merz istifa etmeli”</strong> yazılı pankartlar taşıdı. Yürüyüşte Alman bayraklarının yanı sıra barış güvercini bulunan açık mavi bayraklar ile Rusya bayrakları da görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı göstericiler, <strong>Moskova ile ilişkilerin normalleştirilmesi</strong> çağrısında bulunan pankartlar açtı. Rusya, Ukrayna ve Almanya’nın ulusal renklerinin yan yana yer aldığı bazı dövizlerde ise Almanca ve Rusça<strong> “Dostluk”</strong> ifadeleri yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tagesspiegel</strong> gazetesinin haberine göre göstericiler, üzerinde 1945 yılına ait bir Berlin fotoğrafı ile <strong>“Ruslara bir daha asla ateş etmeyin” </strong>ifadesinin bulunduğu pankart da taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiler üstü <strong>Projekt M1llion</strong> hareketinin düzenlediği gösteride, mevcut Alman hükümetinin istifası ve Federal Meclis için erken seçime gidilmesi talep edildi. Bu taleplerin, hareketin 11 maddelik programında da yer aldığı belirtildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261010/berlinde-binlerce-kisi-yurudu-merz-istifa-etsin-rusya-ile-baris-saglansin-1109444278.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kallas: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya karşı en kapsamlı yaptırım paketini onaylayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kallas-ab-2022den-bu-yana-rusyaya-karsi-en-kapsamli-yaptirim-paketini-onaylayacak-2660677a1f41e-9f54-447c-b203-e88b1cf06ba02026-10-11T10:41:00+03:00HABER MERKEZİ Kallas: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya karşı en kapsamlı yaptırım paketini onaylayacak

Kallas: AB, 2022’den bu yana Rusya’ya karşı en kapsamlı yaptırım paketini onaylayacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Kallas, </strong>sosyal medya platformu <strong>X</strong> üzerinden yaptığı açıklamada, <em>“AB ülkelerinin dışişleri bakanları, pazartesi günü çatışmanın başlangıcından bu yana Rusya’yı hedef alan en büyük yaptırım paketini onaylamayı planlıyor”</em> ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce, Rusya’ya yönelik <strong>21’inci yaptırım paketi </strong>üzerinde güçlükle uzlaşan AB’nin, ekim ayı ortasına kadar yeni paketi görüşerek onaylamayı hedeflediği bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni paketin geniş çaplı kısıtlamalar yerine ağırlıklı olarak <strong>mevcut yaptırımların delinmesini önlemeye yönelik tedbirlerden</strong> oluşabileceği belirtilmişti. Bu yaklaşımın, önceki yaptırım paketlerinin kabulü sırasında yaşanan görüş ayrılıkları ve edinilen deneyimle gerekçelendirildiği aktarılmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261010/kallas-ab-2022den-bu-yana-rusyaya-karsi-en-kapsamli-yaptirim-paketini-onaylayacak-1109445989.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dmitriyev: Rusya-ABD enerji işbirliği dünyaya fayda sağlayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dmitriyev-rusya-abd-enerji-isbirligi-dunyaya-fayda-saglayacak-26605e66cbcb4-d4b8-4845-a6f0-f3dbc92642752026-10-11T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Dmitriyev: Rusya-ABD enerji işbirliği dünyaya fayda sağlayacak

Dmitriyev: Rusya-ABD enerji işbirliği dünyaya fayda sağlayacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı’nın Yabancı Ülkelerle Yatırım ve Ekonomik İşbirliği Özel Temsilcisi <strong>Kirill Dmitriyev</strong> sosyal medya platformu <strong>X’te</strong> yaptığı paylaşımda, Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong> ile ABD Başkanı <strong>Donald Trump</strong> arasındaki telefon görüşmesinin sonuçlarını değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dmitriyev,<em> “Devlet Başkanı Putin ve Başkan Trump kısa süre önce başarılı bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Rusya ile ABD arasındaki enerji ve ekonomi alanlarındaki işbirliği devam edecek, küresel piyasalara ve tüm dünyaya fayda sağlayacak”</em> ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Trump </strong>da daha önce <strong>Putin</strong> ile bir telefon görüşmesi yaptığını duyurmuş ve görüşmeyi <strong>“çok başarılı”</strong> olarak nitelendirmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261009/dmitriyev-rusya-abd-enerji-isbirligi-dunyaya-fayda-saglayacak-1109435199.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Harvard Üniversitesi'nin ilk Türk dekanı Prof. Dr. Rıfat Atun kimdir?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/harvard-universitesinin-ilk-turk-dekani-prof-dr-rifat-atun-kimdir-266041dba2fe6-9091-4d06-9509-dbcf8ff70b8f2026-10-11T09:01:00+03:00HABER MERKEZİ Harvard Üniversitesi'nin ilk Türk dekanı Prof. Dr. Rıfat Atun kimdir?

Harvard Üniversitesi'nin ilk Türk dekanı Prof. Dr. Rıfat Atun kimdir?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kıbrıslı Türk bilim insanı Prof. Dr. Rıfat Atun, Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulunda Eğitim ve İnovasyon Dekanı olarak göreve başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atun, okulun diploma ve diploma dışı eğitim programlarının stratejik ve operasyonel yönetiminden sorumlu olacak. Harvard Üniversitesi T.H. Chan Halk Sağlığı Okulu, ABD’nin ilk halk sağlığı eğitim programı olarak biliniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atama, okulun Dekanı Andrea Baccarelli tarafından 1 Temmuz’da duyurulmuş ve yeni görevine 1 Ağustos’ta başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevi kapsamında okulun eğitim programlarını gözden geçirerek çok yıllı bir strateji geliştirmesi, yeni eğitim modelleri ve programlarının tasarlanmasına öncülük etmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atun, yeni görevinde Harvard Chan Advanced Learning Academy’yi de yönetmeyi sürdürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akademi; yönetici eğitimi, mesleki gelişim programları, kısa kurslar, sertifika programları ve yaz okulları gibi diploma dışı eğitimler sunuyor. Okulun açıklamasına göre Atun, yeni teknolojiler ve yapay zekâdan yararlanan eğitim modellerinin geliştirilmesi üzerinde de çalışacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulunda profesör olan Atun, aynı zamanda Sağlık Sistemleri İnovasyon Laboratuvarı’nın direktörlüğünü yürütüyor. Harvard’daki öz geçmişine göre The Lancet, New England Journal of Medicine ve Nature Medicine’in de aralarında bulunduğu bilimsel dergilerde 500’den fazla makalesi yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı da (TÜSEB) Atun’un atamasını paylaşarak gelişmeyi Türk akademisinin uluslararası alandaki yönetim başarılarından biri olarak değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atun aynı zamanda, TÜSEB Uluslararası Bilimsel Danışma Kurulu Üyesi olarak görev yapıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rıfat Atun kimdir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazimağusa doğumlu Kıbrıslı Türk Prof. Dr. Rıfat Atun’un ailesinin kökleri Kayseri ve Selanik’e uzanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel sağlık sistemleri, sağlık politikaları ve inovasyon alanlarında çalışan Atun, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Okulunda Eğitim ve İnovasyondan Sorumlu Dekan olarak görev yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığının (TÜSEB) açıklamasına göre Atun, Harvard’da dekanlık görevine getirilen ilk Türk akademisyen oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Commonwealth bursuyla Londra Üniversitesinde tıp eğitimi alan Atun, lisansüstü çalışmalarını Londra Üniversitesi ve Imperial College London’da sürdürdü ve işletme yüksek lisansı (MBA) yaptı. Harvard’daki görevinde eğitim programlarının geliştirilmesi, yeni eğitim modelleri ve yapay zekâdan yararlanan uygulamalar üzerinde çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atun, Harvard’da aynı zamanda küresel sağlık sistemleri profesörü ve Sağlık Sistemleri İnovasyon Laboratuvarı Direktörü. Daha önce Imperial College London’da profesörlük, Kyoto Üniversitesinde misafir profesörlük yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2008-2012 yılları arasında AIDS, Tüberküloz ve Sıtmayla Mücadele Küresel Fonu’nda strateji, performans ve değerlendirmeden sorumlu direktör olarak görev aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası, G20 ve çeşitli hükümetlere danışmanlık yapan Atun’un çalışmaları sağlık sistemlerinin performansı ve yeniliklerin sağlık hizmetlerine uygulanması üzerine yoğunlaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akademik çalışmaları Lancet, New England Journal of Medicine ve Nature Medicine gibi dergilerde yayımlandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/10/harvard-universitesinin-ilk-turk-dekani-prof-dr-rifat-atun-kimdir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya Dışişleri Bakanı'ndan yapay zeka uyarısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-disisleri-bakanindan-yapay-zeka-uyarisi-266038b67e682-2315-4c88-8200-5e7440cbe27c2026-10-11T08:57:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya Dışişleri Bakanı'ndan yapay zeka uyarısı

Almanya Dışişleri Bakanı'ndan yapay zeka uyarısı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul (CDU), Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'ndaki konuşmasında yapay zekanın (YZ) hızlı gelişiminin yarattığı risklere karşı uyarılarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wadephul, New York'taki BM genel görüşmelerinde, yanlış ellere geçmesi halinde, yapaz zekanın ülkelerin ekonomilerini çökertebilecek ve geçim kaynaklarını tehdit edebilecek bir teknoloji olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zekanın, yanlış bilgiler yayma ve bu yolla güveni zedeleme potansiyeline sahip olduğunu belirten Wadephul, önemli altyapı sistemlerinin de tehlikeye atabileceğini ifade ederek en kötü senaryoda bu teknolojinin küresel barış ve güvenliği belirleyen kararları etkileyebileceğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanı Wadephul, diğer yandan YZ teknolojisinin bilim ve ekonomiyi ilerletme konusunda büyük bir potansiyele sahip olduğunu da aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"İnsan onuruna hizmet" için iş birliği çağrısı<br />BM üyelerinin, YZ'nin "insan onuruna hizmet etmesinin" sağlanabilmesi için birlikte hareket etmeleri gerektiğini ifade eden Wadephul, bunun da sağlanabilmesi adına uluslararası güvenlik kurallarının oluşturulması gerektiğini belirtti. Alman Bakan ayrıca, YZ şirketlerinin gönüllü taahhütleri yerine şeffaflık ve ortak standartların gerekli olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wadephul, yapay zeka geliştiricilerinin modellerini yayınlamadan önce test etmeye ve güvenlik açıklarını bildirmeye zorlanması gerektiğini de dile getirerek kuralların uygulanmasının sağlanması için ulusal ve bölgesel düzeyde denetimlerin gerekli olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son dönemde ABD ve Avrupa'da YZ gelişiminin yavaşlatılması yönündeki talepler artmıştı. AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen de, önde gelen YZ şirketlerini "bir vites küçültme" konusunda görüşmelere davet edeceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">OpenAI ve Anthropic gibi ABD'li büyük YZ şirketleri gelişimin yavaşlatılmasından yana tavır koyarken ABD Başkanı Donald Trump ve Meta CEO'su Mark Zuckerberg buna karşı çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-d%C4%B1%C5%9Fi%C5%9Fleri-bakan%C4%B1-wadephul-bmde-uyard%C4%B1-yapay-zeka-yanl%C4%B1%C5%9F-ellerde-ekonomileri-%C3%A7%C3%B6kertebilir/a-79448759</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Selçuk Özdağ’dan IMEI Kayıt Harcının Kaldırılması İçin Kanun Teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdagdan-imei-kayit-harcinin-kaldirilmasi-icin-kanun-teklifi-266022bccc783-a21a-44b1-8b86-b1aeda118bd72026-10-11T08:53:00+03:00HABER MERKEZİ Selçuk Özdağ’dan IMEI Kayıt Harcının Kaldırılması İçin Kanun Teklifi

Selçuk Özdağ’dan IMEI Kayıt Harcının Kaldırılması İçin Kanun Teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yeni Yol Grubu Grup Başkanvekili ve Muğla Milletvekili Doç. Dr. Selçuk Özdağ, sosyal medya platformu X hesabından yaptığı paylaşımda, yurt dışından getirilen cep telefonları için ödenen IMEI kayıt harcını eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 54 bin 258 TL olan IMEI kayıt harcının 2027 yılında 70 bin lirayı bulacağının konuşulduğunu belirten Özdağ, mevcut uygulamanın vatandaşın üzerindeki ekonomik yükü artırdığına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, paylaşımında iktidara yönelik sert ifadeler kullanarak, “Yüzyılın soyguncuları ve avaneleri milyonları götürsün, fatura yine gariban vatandaşa kesilsin!” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışından getirilen bir telefonun Türkiye’de kullanılabilmesi için talep edilen tutarı eleştiren Özdağ, “Vatandaş, yurt dışından getirdiği telefonunu kullanabilmek için neden 70 bin lira harç, pardon haraç ödesin!” sözleriyle tepkisini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kanun teklifimizi TBMM’ye sunduk”</span></p><p><span style="font-size:18px">IMEI kayıt harcının yüksekliğini eleştiren Özdağ, “Bu nasıl bir adalet anlayışıdır? Bu, vatandaşa reva mıdır?” diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özdağ, söz konusu harcın kaldırılması için hazırladıkları kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunduklarını belirterek, düzenlemenin hayata geçirilmesi yönündeki taleplerini kamuoyuyla paylaştı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Bizim en büyük hazinemiz insandır”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-bizim-en-buyuk-hazinemiz-insandir-26601fe8ffb05-d077-4faa-92eb-47033737b8ee2026-10-11T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Bizim en büyük hazinemiz insandır”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Bizim en büyük hazinemiz insandır”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Kongre Merkezi’nde düzenlenen İlim Yayma Cemiyeti 75. Yıl Buluşması Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, katılımcıları selamlayıp programa katılmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlim Yayma ailesinin mensubu olmaktan şeref duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cemiyetin 75. yılının ülke, millet ve özellikle gençler için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin hasbi ve hakiki bir gönül hareketi olduğunu dile getirerek, cemiyetin ebediyete irtihal etmiş kurucularına Cenabı Allah’tan rahmet diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cemiyetin Türkiye'nin eğitim ve sivil toplum hayatına damga vurduğunu, projeleriyle, faaliyetleriyle, hizmetleriyle Türkiye'ye katkı sunduğunu, millet ve ümmet aşığı gençlerin Türkiye'ye kazandırılmasına vesile olduğunu anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu hareketin bugünlere gelmesinde payı olan fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerimi, büyüklerimi, hocalarımı rahmetle, minnetle yâd ediyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şair Erdem Bayazıt'ın "Önden Gidenler" şiirinde yer alan "Onlar gittiler, topraktan bir işaret taşıyarak alınlarında. Onlar gittiler, gelen zamandan bir haber gibiydiler. Onlar gittiler, giderken bir muştu gibiydiler" mısralarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Emaneti sahibine teslim eden bu isimleri ben de şahsen, kutlu bir muştuyu omuzlayıp önden gidenler olarak görüyorum. Rabbim cümlesinin kabirlerini nur, mekânlarını cennet, makamlarını inşallah ali eylesin" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İLİM YAYMA’NIN KURULUŞ FELSEFESİ TÜRKİYE'NİN VAR OLMA FELSEFESİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yurt hizmetlerinden vakıf çalışmalarına, eğitim desteklerinden rehberlik faaliyetlerine İlim Yayma çınarının gölgesini Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanına teşmil edenlere teşekkür ederek, şunları kaydetti: "Rabbim sizlerden razı olsun. Ceddinizi, gayenizi, gayretinizi, şu tertemiz emeklerinizi inşallah hayırlara tebdil eylesin. Son olarak 75'inci yıl kapsamında sene boyunca düzenlenen etkinliklerin 3 çeyrek asırlık birikimin kayıt altına alınması ve İlim Yayma ruhunun yeni nesillere aktarılması noktasında verimli neticeler hâsıl etmesini temenni ediyorum. Kıymetli kardeşlerim, burada bir hususun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. Her ne kadar 1951 yılında kurulmuş olsa da İlim Yayma Cemiyetinin tarihî aynı zamanda Türkiye'nin tarihidir. İlim Yayma’nın kuruluş felsefesi Türkiye'nin var olma felsefesidir. İlim Yaymanın nihai hedefi Türkiye'nin asırlık gayesidir. İlim Yaymanın tarihine baktığımızda işte bu şuurun, bu hassasiyetin, bu büyük idealin izlerine şahit oluyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İlim Yayma Cemiyetinin ilk genel başkanı merhum Seniyüddin Başak'ın Lozan konferansında Türkiye'nin vakıf mallarının korunması görevini üstlenen isimlerden biri olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ateşten gömlek giydikleri İstiklal Harbi yıllarında İstanbul'dan Anadolu'ya silah ulaştıran Kuvayımilliye'ye çok önemli destekler sunan General Ömer Cemal Karabekir'in de cemiyetin kurucu şahsiyetlerinden olduğunu aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Çanakkale'de, Kut'ül Amare'de ve Kurtuluş Savaşı'nda önemli vazifeler üstlenmiş istiklal madalyası sahibi emekli kurmay albay merhum Vehbi Bilimer, İstiklal Marşı şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un yol arkadaşı Sebilürreşad dergisi yazarı merhum Hasan Hikmet Demirbağ ve daha nice kıymetli isim cemiyetin kurucu kadrosunda yer alan dava adamlarıdır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şahsiyetlerin ortak idealinin Türkiye'nin geleceğini inşa edecek, eğitimli, ahlaklı ve sorumluluk sahibi gençler yetiştirmek olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu isimlerin müşterek gayesi, Türkiye'nin istikbalini şuurlu, donanımlı, cesur ve öz güvenli bir gençliğe emanet etmekti. Tüm çabalarını bu amaca teksif ettiler. Tüm ümitlerini bu mefkûreye sabitlediler. 'Bu milletin evlatları sahipsiz değildir.', 'Bu milletin çocukları ilimden, irfandan, eğitimden mahrum bırakılamaz.' dediler. Zor zamanlarda 'Ya Allah, Allah bizimledir.' diyerek, 'Allah bes, baki heves' diyerek, surda mukaddes bir gedik açtılar. Gayret bizden tevfik Allah'tandır inancıyla Türkiye'nin eğitim davasına omuz verdiler, gönül ve ömür verdiler" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İLİM YAYMA TÜRKİYE'NİN EĞİTİM VE DEMOKRASİ MÜCADELESİDİR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu yönüyle İlim Yaymanın, Türkiye'nin istiklal ve istikbal davasının eğitim ve sivil toplum alanındaki remzi, mührü, güçlü bir yansıması olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Aynı şekilde İlim Yaymanın mücadelesi aynı zamanda Türkiye'nin eğitim ve demokrasi mücadelesidir. Zira İlim Yayma Cemiyeti tek tipçi zihniyetin kapısına kilit vurduğu imam hatip liselerinin yeniden açılması sürecinde çok önemli bir misyonu yerine getirmiş, millî iradenin yanında olmuştur. Üstadın ifadesiyle 'Allah ve ahlak' demenin yasaklandığı, evlerin, kursların basıldığı, Kur'an-ı Kerim'i öğreten hocaların tutuklandığı, elifba kitaplarının adeta birer suç aleti gibi, birer zararlı neşriyat gibi toplatıldığı karanlık bir devrin sonunda İlim Yayma, milletçe mesut olmanın imkânlarını oluşturmak için karanlıkları delen bir güneş misali Türkiye'nin üzerine doğmuştur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuruluşundan yalnızca 6 gün sonra 17 Ekim 1951'de Türkiye'nin ilk imam hatip okulunun açılışına öncülük eden cemiyetin, devam eden süreçte 100'den fazla imam hatip lisesinin yapımına da katkı sağladığını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Böylelikle eğitim hizmetlerinin yalnızca İstanbul'la sınırlı kalmasının önüne geçilmiş, Anadolu'nun dört bir yanında yeni eğitim kurumları açılmıştır. Sonraki yıllarda farklı şehirlerimizde inşa ettiği yurtlarla önemli bir ihtiyacı karşılayan İlim Yayma Cemiyeti, Anadolu'dan İstanbul'a gelen talebelere burs ve barınma hizmetleri sunmuş, on binlerce gencin güvenli ve nitelikli bir yaşam alanı içinde eğitim almalarını sağlamıştır" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“75 SENE EVVEL 68 İNANMIŞ YÜREĞİN TOPRAĞA DİKTİĞİ MÜTEVAZİ FİDAN, BUGÜN ÇINARA DÖNÜŞMÜŞTÜR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlim Yayma mücadelesinin, İlim Yayma davasının nice engele, zorluğa, zorbalığa, baskıya rağmen kök saldığını, büyüdüğünü ve serpildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Ne diyor şair? 'Mazhar-ı feyz olamaz düşmeyicek hâke nebât / Mütevazı olanı rahmet-i Rahman büyütür.' Bundan 75 sene evvel 68 inanmış yüreğin halisane niyetlerle toprağa diktiği mütevazı fidan, Cenabı Allah’ın inayetiyle bugün görkemli bir çınara dönüşmüştür. Bu çınarın gölgesinde Allah'a hamdolsun nice gençler yetişti. Bu çınarın gölgesinde nice evladımız okudu. Bu çınarın gölgesinde yetişen nice kardeşimiz İlim Yayma hareketinin açtığı yoldan yürüyerek ülkesine, milletine ve insanlığa hizmet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün geldiğimiz noktada şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim: İlim Yayma Cemiyeti, 192 şubesi, 153 yurdu ve 122 eğitim merkeziyle Türkiye'nin geleceğini şekillendirecek nesilleri ihya etmeyi sürdürüyor. Temel eğitimden yükseköğretime, öğrencilik döneminden akademik hayata kadar uzanan son derece kuşatıcı ve başarılı bir sistemle hamdolsun çalışmalarına devam ediyor. Bir yandan İlim Yayma Vakfımız, diğer yandan Sabahattin Zaim Üniversitemiz, öte yandan kendisini ilme ve gençlere adayan gönüllülerimiz, hayırseverlerimiz, mezun derneklerimiz, İlim Yayma camiasının tamamı büyük bir aşkla vatanına ve devletine bağlılık içinde tam bir adanmışlıkla millete ve ümmete hizmet ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 75 sene önce 68 dava adamının ortaya koyduğu bu iradenin, bugün okullarla, yurtlarla, burslarla, eğitim merkezleriyle, akademik destek ve uluslararası çalışmalarla milyonlarca insanın hayatına dokunduğunu aktararak, şunları kaydetti: "Cenabı Allah’a hamdüsenalar olsun. Az önce Meclis Başkanı Numan kardeşimi dinledik. Babasının bizde de çok emeği var. Allah rahmet eylesin. Makamı ali olsun inşallah. Bizlere bu günleri gösteren Rabbimize sonsuz hamdolsun diyorum. Nesiller boyunca elden ele kutlu bir emanet gibi onurla taşınan bu bayrağı inşallah bizler de şanla, şerefle taşıyacak, daha azametli dalgalanması için bizden sonrakilere teslim edeceğiz. Sevgili dostlarım, çok değerli kardeşlerim, sevgili gençler, ben sizlere inanıyorum. Gözlerinizdeki ışıltı bana bu ümidi veriyor. Onun için de durmadan, yılmadan, usanmadan inşallah bu yola devam edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet ve millet olarak tarihinden ilham, cesaret ve güç alan bir karaktere sahip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlim Yayma Cemiyeti'nin her sayfasının mücadeleyle geçen, binbir emekle özveriyle yoğrulan, tek bir lekenin dahi bulunmadığı 75 yıllık tarihinin önemli ve kıymetli olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, aslolanın yarına ne söyledikleri, neyi miras bırakmak istedikleri olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kuşkusuz kendilerinin en büyük hazinesinin insan olduğunu, en büyük miraslarının ise şuurlu, sağlıklı, vatanını ve milletini tutkuyla seven iyi yetişmiş gençler olacağını kaydederek, insan yetiştirmenin, emek ve sabır isteyen uzun soluklu bir uğraş olduğunu, nasıl tam 75 yıl önce atılan tohumların meyveleri toplanıyorsa, bugün toprağa serpilecek tohumların da çeyrek ve yarım asır sonra meyveye duracağını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlim Yayma davasının 75 yılını iftiharla yâd ederken, bugün aynı zamanda şu soruları kendilerine sormaları gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Teknolojinin hızla değiştiği ve ilerlediği günümüz dünyasında gelecek yıllarda hangi alanlara odaklanacağız? Asimetrik tehditler karşısında gençlerimizin maneviyatını nasıl koruyacak, kökleriyle bağlarını muhafaza etmelerini nasıl sağlayacağız? Daha fazla öğrencinin eğitimine nasıl katkı verecek, gençlerimizin kendi yeteneklerini keşfetmesine nasıl yardımcı olacağız? Bilimde, teknolojide, kültür ve sanat alanlarında kendi ruh kökümüzden beslenen ürünler, eserler ve çalışmalarla çağa nasıl damga vuracağız? Küresel kültür dayatmaları karşısında millî kimliğimizi nasıl koruyacağız? Bu sorulara vereceğimiz cevaplar önümüzdeki dönemi şekillendirecektir. İlim Yayma Cemiyetimizin hedefi sadece geçmişte yaptığı hizmetleri sürdürmekle sınırlı kalmamalıdır. Bu hizmetleri günümüzün ihtiyaçları doğrultusunda özellikle geliştirmek, yenilemek, yeni alanlara taşımak ve daha fazla gence ulaşmak da mühimdir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"ORTAK HEDEFİMİZ TEKNOLOJİYİ GELİŞTİREN BİR GENÇLİĞİN YETİŞMESİNİ SAĞLAMAKTIR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın nereye doğru sürüklendiğini kimsenin kestiremediğini, teknolojinin insan hayatı üzerindeki etkisinin her geçen gün büyüdüğünü, yapay zekâyla birlikte insan hayatında köklü değişimler yaşandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendini seçilmiş, diğer insanlardan üstün gören tekno-oligarkların sadece şu anki hayata değil geleceğe de yön vermek, anlayışları ve çıkarları doğrultusunda biçimlendirmek istediklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyayı keyiflerince at oynatabilecekleri bir oyun alanı olarak gören bu tekno-oligarkların hedef kitlesini ise gençlerimiz oluşturuyor. Son günlerde okullarımızda meydana gelen müessif hadiseler bize bu zihniyetin saçtığı zehirli tohumların nasıl bir tehdit olduğunu göstermiştir. Irkçılığı körükleyen, hedonizmi teşvik eden, hiçbir kural ve sınır tanımayan bu yeni nesil elitler karşısında ne yapacağımız, nasıl duracağımız, evlatlarımızı bunlardan nasıl koruyacağımız çok ama çok önemlidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlim Yayma Cemiyeti'nin 75. kuruluş yıl dönümünün "Bir mirasın hafızası bir geleceğin inşası" temasıyla idrak edilmesini bu bakımdan fevkalade isabetli bulduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "İlim Yayma, değerlerinden kopmadan, tarihine yabancılaşmadan, kimliğini inkâr etmeden, özgüvenli bir şekilde istikbale yürümenin adıdır. İlim Yayma, karanlığa teslim olmak yerine bir mumu yakmanın, umutsuzluğa kapılmak yerine ümit var olmanın adıdır. Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Tekno-oligarkların insanı, tabiatı, gökyüzünü, hatta ve hatta uzayı metalaştıran tahakkümcü zihniyeti karşısında en büyük güvencemiz TEKNOFEST gençliği olacaktır. Elbette İlim Yayma gençliği olacaktır. Ortak hedefimiz teknolojiyi insan merkezli kullanan ve geliştiren böyle bir gençliğin yetişmesini sağlamaktır. Bu gençlik karşımda. Daha çok okuyan, daha çok düşünen, daha çok üreten ama bütün bunları yaparken vicdanını ve insanlığını koruyan, millî ve manevi değerlerini kendine rehber edinen bir neslin yetişmesine katkı sunmaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">İstiklal Marşı şairi Mehmet Akif Ersoy'un "Doğrudan doğruya Kur'an'dan alıp ilhamı asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı" sözünü hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Her şey burada, mesele bu. Köklerimizden kopmadan yenilenmek. Mesele kimliğimizi kaybetmeden ilerlemek. Mesele medeniyet değerlerimize sırtımızı dönmeden çağın imkânlarını kuşanmaktır. Bizim yolumuz da istikametimiz de hedefimiz de tam olarak budur" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MİLLETİN BAŞINI ÖNE EĞDİRMEDİK, BUNDAN SONRA DA ASLA EĞDİRMEYECEĞİZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, salondakilere hitaben şunları söyledi: "İlim Yayma ailesi olarak ne kadar ağır bir mesuliyeti omuzladığınızı en iyi sizler biliyorsunuz. Sizler çok hayati bir görevi hem de başarıyla icra ediyorsunuz. Sizler Türkiye'nin önünü açacak, bu ülkenin vizyonuna katkı yapacak, büyük ve güçlü Türkiye'yi kuvveden fiile çıkaracak işler yapıyorsunuz. En önemlisi sizler inşallah gönüller sultanı Peygamber Efendimiz Aleyhissalatu Vesselamın şu müjdesine nail olacak faaliyetler yürütüyorsunuz. Bakın iki cihan serveri ilmi çoğaltanlara, yayanlara yani sizlere nasıl bir müjde veriyor. 'Kim ilim için yola çıkarsa Allah ona cennete giden yolu kolaylaştırır. Melekler hoşnutluklarından dolayı ilim talebesine kanatlarını serer, sudaki balıklara varıncaya kadar yer ve gök ehli âlim kişinin bağışlanması için Allah'a yakarır, âlimin abide yani ibadet edene üstünlüğü parlaklık, görünürlük ve güzellik bakımından ayın diğer yıldızlara olan üstünlüğü gibidir. Kuşkusuz âlimler peygamberlerin varisleridir. Peygamberler miras olarak ne altın ne de gümüş bırakmışlardır. Onların bıraktıkları yegâne miras ilimdir. Dolayısıyla kim onu alırsa büyük bir pay almış olur' Evet sizler yani bu ilmi tevarüs edenler gençlerimizi ilimle, hikmetle teçhiz edenler inşallah büyük bir pay alacaksınız. Sizler daha müessir, daha müreffeh bir Türkiye için üreten, emek veren, sayeden, Türkiye'ye yön veren gençlerin yetişmesine vesile olacaksınız. Sizler TEKNOFEST kuşağına yeni fertler, yeni gençler kazandıracak, bu milletin bu ümmetin hayrına daha nice işler başaracaksınız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün burada gönül dostlarının arasında, katılımcılara olduğu kadar şahsına da hitap ederken bir gerçeği önemle ifade etmek istediğini belirten Cumhurbaşkanı, "Ülkenin ve milletin hayrına olan her işi engellemeye çalışanlar 75 sene olduğu gibi bugün de yarın da olacaktır. Tam 75 yıldır yanan bu ilim irfan ocağını söndürmek için ellerinden geleni yapanlar çok iyi biliyoruz ki bundan sonra da boş durmayacaktır. Allah'ın izniyle onlara bekledikleri fırsatı hiçbir zaman vermeyeceğiz. Rabbim‘in şu müjdesini kendimize rehber edinerek kavline ve davasına sadık nesillerin yetişmesi için mücadeleye hep beraber devam edeceğiz. 'Gevşeklik göstermeyin, üzüntüye kapılmayın, eğer inanmışsanız üstün gelecek olan sizsiniz' Rütbe, makam, koltuk, şöhret, zenginlik gibi dünyevi payeler beklemeden ömrünü İlim Yayma davasına adayan isimsiz kahramanların emanetini inşallah yere düşürmeyecek, çok daha yükseklere çıkaracağız. Allah'ın izniyle ne bu camianın ne de bu milletin başını öne eğdirmedik, bundan sonra da asla eğdirmeyeceğiz" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, herkese ilim yolunda, millete, ümmete ve insanlığa hizmet yolunda Allah'tan üstün muvaffakiyetler dileyerek, gayretlerinin bereketlenmesi temennisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta şehit Başbakan Adnan Menderes ve cemiyetin kurucuları olmak üzere, duaları, gözyaşları ve infaklarıyla 3 çeyrek asırdır bu çınarın büyümesi için emek veren bütün kardeşlerine, hocalara, hayırseverlere, gönüllülere, mezunlara ve öğrencilere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ebediyete irtihal eden büyükleri rahmetle yâd ederek, cemiyetin 75. kuruluş yıl dönümünü kutladı.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Özümüze Dönüş Çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ozumuze-donus-cagrisi-2660057a4746f-2708-48d5-902a-8d3afa10dc102026-10-11T07:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Özümüze Dönüş Çağrısı

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Özümüze Dönüş Çağrısı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Son günlerde yaşananlar bize bir kez daha hatırlatıyor ki, insan olmanın gereği ile Müslüman olmanın gereği ayrı düşünülemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsimde Değil, Özde Müslüman Olmak:&nbsp;</strong>Bugün etrafımıza baktığımızda, vicdanları sızlatan manzaralarla, toplumsal çürümenin acı emareleriyle ve ahlaki değerlerin yavaş yavaş aşındığı bir iklimle karşı karşıyayız. Yaşanan her olay, her skandal ve her adaletsizlik bize çok acı bir gerçeği, gayet net bir şekilde hatırlatıyor: <strong>İnsan olmanın erdemiyle, Müslüman olmanın ahlaki ve vicdani yükümlülüğü birbirinden bağımsız düşünülemez.&nbsp;</strong>Yolsuzluğun, hırsızlığın, arsızlığın, haksızlığın, iffetsizliğin ve yüzsüzlüğün sıradanlaştığı bir yerde, kimlik kartımızda ya da dilimizde "Müslümanım" yazmasının ne kıymeti var? Sadece bu kelimeyi söylemek, hayatımızı ve ahlakımızı bu değerlerle donatmadığımız sürece bizi kurtarmaya yeter mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevap,</strong> Yüce Kitabımız Kur'an-ı Kerim’in çizdiği o muazzam ve sarsıcı profilde gizlidir. Gerçek manada inananlar; adı konulmuş birer etiket sahibi değil, hayatın her alanında ahlakın, adaletin ve erdemin sancağını taşıyan şuurlu neferlerdir:</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Yetimin hakkını kesinlikle yemezler.”</strong> Çünkü bilirler ki yetimin hakkı, toplumsal adalet duvarının en temel tuğlasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Yolda kalmışlara yardım ederler.”</strong> ve yardımı bir lütuf değil, kul hakkı olarak görürler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“İnsanların kusurlarını affederler.”</strong> ve kinle, öfkeyle değil; merhametle bir toplum inşa ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Yalnızca Allah’a dayanıp güvenirler.”</strong> çıkar odaklarına, makam ve makvelere kul olmaktan imtina ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Yeryüzünde alçak gönüllü olarak yürürler.”</strong> kibirden, bencillikten ve dev aynasında bakmaktan arınmışlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Hakkı bile bile gizlemezler.”</strong> menfaatleri zedelense dahi adaletten ve doğrudan şaşmazlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Irzlarını korurlar,”</strong><strong>“Her türlü zinaya asla yaklaşmazlar.”</strong> ve toplumsal namusun, iffetin kalesidirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Anne ve babalarına ‘Öf!’ bile demezler,”</strong> aile kurumunu ve hürmeti baş tacı ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Kötü zandan ve gıybetten kaçınırlar.”</strong> toplumun huzurunu dedikoduyla zehirlemezler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Ahitlerine sadıktırlar”</strong> ve <strong>“Söz verdiklerinde sözlerinde dururlar.”</strong> Güvenilirlik onların en temel markasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Zekâtlarını hakkıyla verirler,”</strong><strong>“Darlıkta ve bollukta da infak ederler;”</strong> paylaşmanın ve kardeşliğin zenginliğini yaşarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Mü’minlere karşı alçak gönüllü, kâfirlere karşı izzetlidirler;”</strong><strong>“Kınayıcının kınamasından hiçbir zaman korkmazlar.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Allah’ın adı anıldığı zaman kalpleri ürperir,”</strong> derin bir mesuliyet bilinciyle hareket ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Emanetlerine ihanet etmezler,”</strong> makamı, malı ve yetkiyi birer ilahi emanet bilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar; <strong>“Boş şeylerden tümüyle yüz çevirirler,”</strong><strong>“Cahillerle asla tartışmazlar.”</strong> Vakitlerini ve enerjilerini ülkeye, millete ve insanlığa değer üretecek işlere harcarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi Kendimize Gelme Vaktidir!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yaşanan her türlü olumsuzluk, her birimize ayna tutmaktadır. Devletimizi, milletimizi ve geleceğimizi ön planda tutmak zorundayız. Çünkü adaletle mülk kaim olur; lakin adaletsizlik, ahlaksızlık ve vicdansızlık devletleri de toplumları da içten çürütür. Müslümanlık; kimlik cüzdanlarında yazan bir soyut ibareden ibaret olsaydı, bugün bu coğrafya bu kadar acı, bu kadar haksızlık ve bu kadar riyakârlıkla sınanmazdı. Artık titreyip kendimize gelmek zorundayız!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birey olarak:</strong> Nefsimizi, asılsız çıkarlarımızı bir kenara bırakıp ahlakı kuşanmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplum olarak:</strong> Yanlışa "yanlış", hırsızlığa "hırsızlık", haksızlığa "haksızlık" diyebilme cesaretini yeniden kazanmalıyız. Kimden gelirse gelsin adaleti savunmalı, mazlumun yanında, zalimin karşısında dik durmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve millet bilinciyle:</strong> Bu toprakları bu medeniyetin değerleriyle, yani dürüstlükle, liyakatle, emanete riayetle ve kardeşlikle yeniden imar etmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutmayalım ki; </strong>Allah katında değerli olan, kulaktan dolma ya da sadece dilde kalan iddialar değil; hayatın ve ahlakın süzgecinden geçirilmiş <strong>"yaşanmış"</strong> bir imandır. Gün, silkelenip özümüze dönme, insanlıkta ve Müslümanlıkta hakiki manada buluşma günüdür.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÖZLER MERSİN BÜYÜKŞEHİR BAŞKAN VEKİLLİĞİ SEÇİMİNDE]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gozler-mersin-buyuksehir-baskan-vekilligi-seciminde-26608c1058bb8-ddd0-4195-8e51-0bab552db0412026-10-11T06:57:00+03:00HABER MERKEZİ GÖZLER MERSİN BÜYÜKŞEHİR BAŞKAN VEKİLLİĞİ SEÇİMİNDE

GÖZLER MERSİN BÜYÜKŞEHİR BAŞKAN VEKİLLİĞİ SEÇİMİNDE

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şu saate kadar bir netice alınmadı. Vahap Seçer ortadaki iki adaydan hangisine evet diyecek bilinmezken, Mersin yöre halkı, babadan, atadan deden Belediyeci bir ailenin evladı olan, yöreyi çok iyi tanıyan, bölgede sevilen ve sayılan isim haline gelen ve Erdemli, Silifke, Mezitli, Toroslar başta olmak üzere çok sayıda ilçeden destek gören HASAN ÖZALP ÖNAL diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan’ın Vahap Seçer ve ailesine yakınlığı, onlara olan samimi düşkünlüğü ise biliniyor. Seçim Salı günü. Seçer, Hasan der ise, Mersin önümüzdeki günlerde farklı bir rol model olarak yol yürür ve CHP çatısı bu işten oldukça rahat eder gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6acb883caeb47.jpg" style="height:514px; width:590px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6acb883ce21ce.jpg" style="height:676px; width:526px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran Devrim Muhafızları, Hürmüz'de petrol tankerini vurdu: Tehditler tüm bölgeye yayılıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iran-devrim-muhafizlari-hurmuzde-petrol-tankerini-vurdu-tehditler-tum-bolgeye-yayiliyor-26598ed07e0a5-16cc-403c-9891-07d626a851c82026-10-10T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ İran Devrim Muhafızları, Hürmüz'de petrol tankerini vurdu: Tehditler tüm bölgeye yayılıyor

İran Devrim Muhafızları, Hürmüz'de petrol tankerini vurdu: Tehditler tüm bölgeye yayılıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), cuma günü Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerinin hedef alındığı ve yangın çıkmasına neden olan saldırının sorumluluğunu üstlendi. DMO, kuralları ihlal ettiğini düşündüğü gemileri yalnızca boğazda değil, bölgenin tamamında takip edeceği tehdidinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu açıklama, deniz güvenliği kuruluşlarının Basra Körfezi'nde ticari gemilere yönelik iki yeni saldırı bildirdiği sırada geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri, Natwit şirketine ait MV Sun Shine adlı tankerin, Hürmüz Boğazı'nın güney kesiminde izinsiz olduğunu öne sürdüğü bir güzergâhı kullanmaya çalışması üzerine hedef alındığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamaya göre geminin makine dairesi ve sevk sistemi vuruldu. Saldırı sonucunda tankerde yangın çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DMO, yaptığı açıklamada, "kuralları ihlal eden" gemilere yönelik müdahalelerin artık Hürmüz Boğazı'yla sınırlı kalmayacağını bildirdi. İran'ın izinsiz kabul ettiği güzergâhları kullanan bütün gemilerin bölgenin herhangi bir noktasında takip edilerek "cezalandırılacağı" dile getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca ABD ile işbirliği yapmakla suçlanan şirketlere yaptırım uygulanacağı ve bu şirketlere ait bütün gemilerin hedef alınacağı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devrim Muhafızları, boğazda yaşanan olaylardan ABD ordusunu sorumlu tuttu. Washington yönetimini deniz taşımacılığı ve sigorta şirketlerinin kararlarına müdahale etmekle ve bu şirketlerin ABD'nin taleplerine uymasını sağlamak amacıyla "büyük rüşvetler" vermekle suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, "Bu olayların ve bölgedeki deniz taşımacılığında gerilimin tırmanmasının doğrudan sorumluluğu saldırgan ABD ordusuna aittir," denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahran'ın cuma namazı hutbesinde de İran'ın koşulları tamamen karşılanana kadar Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalacağı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İmam Hüccetülislam Muhammed Cevad Ali Ekberi, İran'ın "yedi koşul" belirlediğini ve bu koşullar yerine getirildiğinde sonraki adımlara karar verileceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ali Ekberi, ülkenin askeri hazırlık düzeyinin yükseltildiğini, zayıf noktaların giderildiğini ve İran'ın askeri stratejisinin savunmadan saldırıya geçtiğini de söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nı kontrol ettiğini ve düşman olarak gördüğü ülkelerin askeri güçlerinin bölgede bulunmasına izin vermeyeceğini savunuyor. Tahran, boğaz üzerindeki kontrolünü bozmaya yönelik her türlü girişime "kararlılıkla" karşılık vereceğini söylüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ABD: 'Hürmüz Boğazı'ndaki ana deniz yolları temizlendi'</span></h2><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) ise cuma günü yaptığı açıklamada, Hürmüz Boğazı'ndaki ana deniz taşımacılığı güzergâhlarının temizlendiğini ve başlıca geçiş rotalarındaki deniz mayınlarının kaldırıldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM, bu güzergahların İran'a yönelik ABD denizcilik yaptırımlarını ihlal etmeyen bütün gemilerin kullanımına açıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komutanlık, alınan önlemler sayesinde binlerce ticari geminin boğazdan güvenli şekilde geçtiğini öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İran'dan gelen bu karşılıklı açıklamalar sırasında, Birleşik Krallık Deniz Ticareti Operasyonları Merkezi (UKMTO) de yeni saldırılar bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">UKMTO'ya göre, cuma sabahı Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki El Cezire'nin 13 deniz mili batısında bulunan ve sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) taşıyan bir gemi, kaynağı bilinmeyen mühimmatlarla vuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırı sonucunda gemide büyük bir yangın çıktı. Yangın daha sonra kontrol altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">UKMTO, bir gün önce de Katar karasularının kuzeyindeki bir petrol tankerinin birden fazla mühimmatla vurulduğunu ve saldırıda can kaybı veya yaralanmalar olduğunu bildirmişti. Bu, altı ay içinde bölgede kaydedilen bu türden ilk saldırıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü meydana gelen ayrı bir olayda ise denizcilik istihbarat şirketi Vanguard, Umman Körfezi'nde, Füceyre kıyılarının yaklaşık 40 kilometre açığında bir tankerde yangın çıktığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket, söz konusu geminin muhtemelen Marshall Adaları bayrağı taşıyan Dalkut adlı tanker olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basında yer alan haberlere göre, 28 Eylül ile 5 Ekim arasında Hürmüz Boğazı'nda petrol tankerlerini ve gaz taşıyan gemileri hedef alan en az 12 saldırı, saldırı girişimi veya taciz olayı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sayı, savaşın başladığı 28 Şubat'tan bu yana bir haftada kaydedilen en yüksek rakam oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Normal koşullarda dünya petrol ve doğal gaz sevkiyatının yaklaşık beşte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı, savaşın başlamasından bu yana fiilen kapalı durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, İran'ın ticari gemilere yönelik füze ve insansız hava aracı saldırıları ile ABD Donanması'nın İran limanlarına uyguladığı ablukanın ardından ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan son veriler, İran dışındaki bölge ülkelerinin petrol ihracatının son günlerde savaş öncesindeki seviyelere geri döndüğünü gösteriyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/09/iran-devrim-muhafizlari-hurmuzde-petrol-tankerini-vurdu-tehditler-tum-bolgeye-yayiliyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sosyal medyada 15 yaş sınırı: Düzenlemede neler var, yaş doğrulaması nasıl yapılacak?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sosyal-medyada-15-yas-siniri-duzenlemede-neler-var-yas-dogrulamasi-nasil-yapilacak-2659717e02ed2-fecf-44e1-9889-707c2ac4994e2026-10-10T10:50:00+03:00HABER MERKEZİ Sosyal medyada 15 yaş sınırı: Düzenlemede neler var, yaş doğrulaması nasıl yapılacak?

Sosyal medyada 15 yaş sınırı: Düzenlemede neler var, yaş doğrulaması nasıl yapılacak?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’den erişilebilen yerli ve yabancı sosyal ağ sağlayıcıları, 1 Kasım’dan itibaren 15 yaşını doldurmamış çocuklara hizmet sunamayacak. 15 yaşını doldurmuş ancak 18 yaşından küçük kullanıcılar için yaş ve gelişim düzeylerine uygun, güvenlik ve gizlilik önlemleri içeren ayrıştırılmış hizmet sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Siber Güvenlik Başkanlığı tarafından hazırlanan “Sosyal Ağ Sağlayıcı Tarafından Çocuklara Özgü Ayrıştırılmış Hizmet Sunulmasına ve Yaş Doğrulamaya İlişkin Yönetmelik”, 10 Ekim tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme; yaş doğrulamaya, çocuklara sunulacak hizmetlere, ebeveyn kontrol araçlarına ve itiraz mekanizmalarına ilişkin kuralları belirliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">14 madde ve bir geçici maddeden oluşan yönetmelik, mevcut hesaplar için de geçiş süreci öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, yürürlük tarihinden önce açılmış ve yaş doğrulama belirteciyle doğrulanmamış hesapların en geç 31 Mart 2027’ye kadar doğrulanması gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 yaşını doldurmadığı belirlenen mevcut hesaplar kullanıcıya bilgi verilerek kapatılacak. 15 yaşını doldurmuş çocukların hesapları ise ayrıştırılmış hizmet kurallarına tabi olacak. Kapatılan hesaplara ait veriler, itiraz başvurusu varsa süreç tamamlandıktan sonra, yoksa gecikmeksizin silinecek.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yaş doğrulama belirteci e-Devlet’ten alınacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sosyal ağ sağlayıcıları hesap oluşturulurken kullanıcının yaşını, e-Devlet Kapısı üzerinden alınan yaş doğrulama belirteciyle doğrulamak zorunda olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belirteç, Siber Güvenlik Başkanlığının çevrim içi hizmetinden üretilecek ve kullanıcının yalnızca 15 yaşını doldurup doldurmadığını; doldurmuşsa 18 yaşına ulaşıp ulaşmadığını gösterecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belirteçte kullanıcının yaşıyla ilgili bu eşikler dışında kişisel bilgi bulunmayacak. Kullanıcının platformdaki adı veya onu üçüncü kişilerce belirlenebilir kılacak başka bir bilgi de belirtece eklenemeyecek. Sosyal ağ sağlayıcıları belirteci yalnızca yaş doğrulama amacıyla kullanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk doğrulamadan sonra platformlar, hizmet devam ettiği sürece kendi belirledikleri tek aşamalı ya da katmanlı yaş doğrulama yöntemlerini uygulayabilecek. Bir hesabın yaş aralığına aykırı kullanıldığına dair makul şüphe oluşursa hesap askıya alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hesabın yeniden kullanılabilmesi için yaşın belirteçle doğrulanması gerekecek. 15 yaşını doldurmadığı belirlenen çocukların hesap açma talepleri reddedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de yerleşik olmayıp geçici olarak bulunan kullanıcılar, yönetmelikteki yaş kontrol mekanizmalarından muaf tutulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kişilerin Türkiye’deki hizmetlerden yararlanabilmeleri için başvurmaları halinde, yalnızca pasaport bilgileri kullanılarak ve kimlik doğrulaması yapılmadan istisnai bir belirteç oluşturulabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetmelik, yaş doğrulamanın kimlik tespiti yerine yaş eşiğini belirlemeye odaklanmasını şart koşuyor. Yöntemlerin yanlış beyan ve manipülasyon girişimlerine karşı güvenilir olması; kullanıcılar, ebeveynler ve Başkanlık tarafından anlaşılabilir, denetlenebilir ve test edilebilir biçimde sunulması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemlerin engelliler dahil tüm kullanıcılar için erişilebilir olması ve belirli kişi ya da gruplara karşı ayrımcı sonuçlar doğurmaması da temel ilkeler arasında.</span></p><h2><span style="font-size:18px">15-17 yaş grubuna varsayılan olarak gizli hesap</span></h2><p><span style="font-size:18px">15 yaşını doldurmuş çocuklara sunulacak hizmetlerde çocuğun yüksek yararı, yaşı ve fiziksel, psikolojik ve duygusal gelişimi gözetilecek. Cinsel istismar ve ticari sömürü risklerinin önlenmesi de içerik, reklam ve diğer hizmetlerin tasarımında dikkate alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hesaplarda yüksek düzeyde gizlilik ayarları varsayılan olarak uygulanacak ve kişisel veriler asgari düzeyde işlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleşmeler, kullanıcı ayarları ve veri politikaları çocukların anlayabileceği şekilde sunulacak. Gelişime zarar verebilecek içeriklere maruziyeti azaltmak üzere içerik filtreleme ve öneri sistemi ayarları da uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk hesapları varsayılan olarak gizli olacak; kamuya açık hesap seçeneği sunulamayacak. Çocuğun takipçi ve takip ettiği hesap bilgileri, hesap sahibi çocuk dışındaki kullanıcılara gösterilemeyecek. Çocuğa yalnızca takip ettiği hesaplar mesaj gönderebilecek; mesajın görülüp görülmediği bilgisi karşı tarafa iletilmeyecek.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rehberlerden ve diğer platformlardan kişi aktarımı yasak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sosyal ağ sağlayıcıları çocuk hesaplarını telefonda veya çevrim içi depolama hizmetlerinde tutulan rehberlerle, e-posta adres defterleriyle ya da başka uygulama ve platformlardaki kişi, arkadaş ve takip listeleriyle eşleştiremeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu amaçla söz konusu kaynaklara erişilemeyecek ve bu veriler işlenemeyecek. Hesabın açılması, doğrulanması, kurtarılması ve güvenliği ile ebeveyn denetimi için ebeveyne ait iletişim bilgilerinin kullanılması bu yasağın dışında tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurala aykırı elde edilen veriler ile bunlardan üretilen eşleştirme, çıkarım ve öneri kayıtlarının gecikmeksizin silinmesi gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk hesapları başka kullanıcılara takip amacıyla önerilemeyecek, diğer hesaplar da çocuğa takip etmesi için önerilenler arasında yer almayacak. Platformlar, üçüncü kişilerin iletişim verilerini çocuk hesabıyla eşleştirerek hesabı aranabilir veya bulunabilir hale getiremeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arayüz, varsayılan ayar, bildirim ya da tekrarlanan izin talepleriyle bu işlevleri etkinleştirmeye yönlendirme de yapılamayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Canlı yayın ve bağımlılık geliştirebilecek hizmet yok</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çocuk hesaplarında bağımlılık geliştirme etkisi doğurabilecek hizmet sunulamayacak ve canlı yayın açma özelliğine yer verilemeyecek. Profil fotoğrafı, hesap, paylaşımlar ve görsellerin başkalarınca ekran görüntüsünün alınmasını önlemek için teknik tedbir alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görsel içeriklerin kaydırma, dokunma, tıklama gibi kullanıcı hareketleriyle ya da kendiliğinden art arda sunulmasını sağlayan arayüz, tasarım ve işlevler de çocuk hesaplarında kullanılamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kural uygulama, internet sitesi ve diğer bütün arayüzlerde geçerli olacak. Çocuk hesapları kullanıcının davranışlarına göre kişiselleştirilemeyecek; bu hesaplara ait kişisel veriler profilleme veya kişiselleştirilmiş ticari reklam amacıyla kullanılamayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ebeveyn kontrolünde süre, harcama ve konum araçları</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sosyal ağ sağlayıcıları, anne, baba veya vasi gibi çocuk hakkında karar verme yetkisi bulunan kişilerin kullanabileceği açık ve anlaşılır ebeveyn kontrol araçları sunacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu araçlar en azından hesap ve özellik ayarlarının kontrolünü; satın alma, kiralama ve ücretli üyelik işlemlerinin ebeveyn iznine bağlanmasını ve bu işlemlere harcama sınırı konulmasını sağlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kullanım süresinin izlenmesi, ebeveyn tarafından belirlenip sınırlandırılması ve konum paylaşımı da kontrol araçlarının kapsaması gereken başlıklar arasında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araçlar Türkçe sunulacak, kolay bulunup etkinleştirilebilecek ve farklı cihaz ve işletim sistemlerinde çalışacak. Ebeveyn kontrolü etkinleştirildiğinde çocuğa açıkça bildirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuk, ebeveynin bilgisi ve ayrıca güvenlik doğrulaması olmadan kontrol yetkisini veya bu yetkide yapılan değişiklikleri devre dışı bırakamayacak. Kontrol araçlarının çocuğun mahremiyetini orantısız biçimde ortadan kaldırmaması, gözetimden çok iletişim, öğrenme ve güçlendirmeye dayanması gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ebeveyn kontrolü sunulması, platformların çocuklara ayrıştırılmış hizmet sağlama yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İtirazlar otomatik sistemlerle sonuçlandırılamayacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yaş doğrulama sonucuna, hesabın askıya alınmasına veya kapatılmasına ve çocuklara yönelik tedbirlere karşı başvuru ve itiraz alınabilmesi için ücretsiz, erişilebilir ve Türkçe bir mekanizma kurulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başvurular tamamen otomatik sistemlerle incelenemeyecek; anlamlı bir insan incelemesinden geçirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtiraz sonuçlanıncaya kadar hesaba ait içerik ve kişisel veriler silinemeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kullanıcıya verilecek yanıtta Siber Güvenlik Başkanlığına şikâyet ve yargı yoluna başvuru imkânı da bildirilecek. Platformlar başvuru ve itiraz sayılarını, kabul oranlarını ve ortalama sonuçlandırma sürelerini her yıl Başkanlığa iletecek ve internet sitelerinde yayımlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetmelik yükümlülüklerine uyulmaması halinde 5651 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri uygulanacak. Yaptırım öncesinde sosyal ağ sağlayıcısına aykırılık bildirilecek ve giderilmesi için niteliğine göre makul süre tanınacak. Yaptırım belirlenirken ihlalin ağırlığı ve süresi, etkilenen çocuk sayısı ve platformun iyi niyetli uyum çabası dikkate alınacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Mevcut hesaplar için son tarih 31 Mart 2027</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yönetmelik yürürlüğe girmeden önce açılmış ve yaş doğrulama belirteciyle doğrulanmamış hesaplar için de geçiş süreci öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal ağ sağlayıcıları bu hesapların yaşını en az bir kez olmak üzere 31 Mart 2027’ye kadar belirteçle doğrulayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 yaşını doldurmadığı belirlenen çocukların mevcut hesapları kullanıcıya bilgi verilerek kapatılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hesaplara ait veriler, itiraz başvurusu yapılmışsa süreç tamamlandıktan sonra; itiraz yolu işletilmezse gecikmeksizin silinecek. 15 yaşını doldurmuş çocukların hesapları ise yönetmelikteki ayrıştırılmış hizmet kurallarına tabi olacak.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/10/sosyal-medyada-15-yas-siniri-duzenlemede-neler-var-yas-dogrulamasi-nasil-yapilacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Obsesif kompulsif bozukluk: Delirdiğinizi seyretmek gibi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/obsesif-kompulsif-bozukluk-delirdiginizi-seyretmek-gibi-2659696728d3f-3d57-4efe-a697-a20dfe1d60c32026-10-10T10:46:00+03:00HABER MERKEZİ Obsesif kompulsif bozukluk: Delirdiğinizi seyretmek gibi

Obsesif kompulsif bozukluk: Delirdiğinizi seyretmek gibi

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alex'te her şey yaklaşık 13 yaşındayken başladı: Vücudunun üzerinde her zaman tam yedi şey bulunması gerekiyordu. Cep telefonunda tam 400 kişi kayıtlıydı. Tam adını kendi isteği üzerine açıklamadığımız Alex, halk arasında "takıntı hastalığı" olarak da bilinen obsesif kompulsif bozukluk (OKB) nedeniyle kendisini "klasik bir kompulsif davranış hastası" ya da "kontrolcü" olarak tanımlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorun yalnızca eşyaları veya telefondaki kişileri saymakla sınırlı kalmadı. Bir süre sonra Alex, kapı kollarına dokunmaktan korkmaya başladı. Durum giderek daha da ağırlaştı. 36 yaşındaki Alex şöyle anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sonra umumi tuvaletler korkunç hale geldi. Daha sonra bir iş arkadaşımın benim çalışma masamı kullanması bile dayanılmaz oldu."</span></p><p><span style="font-size:18px">Alışveriş yapmak, eve misafir gelmesi, cinsellik... Her şey aşılması neredeyse imkânsız bir engel haline geldi. Her tuvalet kullanımından sonra duş almak zorundaydı; ellerini sürekli ve uzun süre yıkıyordu. Kullandığı çatal bıçağı yıkamıyor, çöpe atıyordu. Takıntılar artık hayatını belirliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alex yaşadıklarından utanıyordu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Delirdiğini kendi gözlerinle seyrediyorsun."<br />Takıntılar nasıl ortaya çıkıyor?<br />Alman Obsesif Kompulsif Bozukluklar Derneği'ne göre Alex, Almanya'da OKB yaşayan iki milyondan fazla kişiden biri. Bilimsel tahminlere göre dünya nüfusunun yüzde 2 ila 3'ü bu rahatsızlıktan etkileniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz psikolog Paul Salkovskis, obsesif kompulsif bozukluğu bilişsel bir model yardımıyla açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Süreç, hepimizin aklına gelebilecek istemsiz bir düşünceyle başlıyor: 'Ocağı kapatmadım.' İnsan kısa süre düşünüyor: 'Hayır, kapalı. Zaten bugün kullanmadım bile.' Ardından düşünce kayboluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">OKB yaşayan kişilerde ise durum böyle değil. Düşünce zihinde kalıyor ve tehdit olarak değerlendiriliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ya ocağı kapatmadıysam? Bütün ev yanabilir ve insanlar ölebilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun sonucunda başkalarına zarar verme korkusu gibi duygular ve yoğun bir gerginlik ortaya çıkıyor. Bonn Üniversite Hastanesi'ndeki OKB Özel Polikliniği'nin yöneticisi ve psikoterapist Dr. Katharina Bey, kompulsif davranışın, bu örnekte ocağı tekrar tekrar kontrol etmenin, kişinin bu rahatsız edici duyguları etkisiz hale getirme çabası olduğunu belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bey, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Korku kısa süreliğine azalıyor. Ancak düşüncenin tehdit edici ya da önemli olduğu yönündeki değerlendirme de böylece doğrulanmış oluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bey'e göre bu, kendi kendini güçlendiren bir mekanizma.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katharina Bey, saldırganlık veya cinsellikle ilgili obsesif düşüncelerin hastalar açısından özellikle tehdit edici olabildiğini belirtiyor. Örneğin birini bıçakla yaralamak, kendi çocuğunu merdivenden aşağı itmek ya da pedofil olabileceğinden korkmak gibi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Bey, bu düşüncelerin kişinin gerçek isteğiyle hiçbir ilgisi olmadığının altını çiziyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bunlar kişinin tamamen karşı olduğu, kişilik özellikleriyle hiçbir ilgisi bulunmayan düşünceler."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bey'e göre bu düşünceler tam da kişiye böylesine yabancı ve aykırı oldukları için son derece tehdit edici hissediliyor.<br />Obsesif kompulsif bozukluğun kökeninde ne var?<br />Kısa süre önce "Nature Neuroscience" adlı bilimsel dergide yayımlanan bir araştırma, obsesif kompulsif bozukluğun kökenlerine ilişkin yeni ipuçları sundu. Araştırmada hastalık riskini artıran 36 gen varyantı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katharina Bey'e göre araştırmanın sonuçları, takıntılarla yaşayan kişilerin duyduğu utancı azaltmasına yardımcı olabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hastalığımın gerçek bir biyolojik temeli var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak genetik faktörler her şeyi açıklamıyor. Psikoterapist bunu şöyle ifade ediyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaklaşık yüzde 50'sini genler, yüzde 50'sini çevresel faktörler oluşturuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bey, geriye dönük araştırmalarda doğum komplikasyonları ile obsesif kompulsif bozukluk arasında bir bağlantı gözlemlenebildiğini belirtiyor. Ancak bu tür verilerin yorumlanmasında dikkatli olunması gerektiğini de vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Bey, kontrol kaybı yaşanan deneyimlerin de rol oynayabileceğini belirtiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kontrol kaybı yaşatan deneyimler etkili olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevilen bir kişinin ölümü ya da anne babanın ayrılması ve bunun çocuğa gerektiği gibi açıklanmaması buna örnek olabilir. Takıntılar, işlevsiz bir biçimde de olsa kişiye yeniden kontrol duygusu kazandırabilir ya da kendisini diğer insanlardan ayırmasına yardımcı olabilir.<br />OKB tedavisi nasıl işliyor?<br />Jess için takıntılarının nereden kaynaklandığının hiçbir önemi yok. Çünkü ona göre bunu bilmek hastalıkla başa çıkmaya yardımcı olmuyor. Kendisine yardımcı olan ise antidepresanlar ve özellikle tepki önleme eşliğinde maruz bırakmanın önemli rol oynadığı bilişsel davranışçı terapi oldu. Hastaların kendileri için rahatsız edici durumlarla bilinçli biçimde karşı karşıya bırakıldığı bu yöntem, obsesif kompulsif bozukluğun tedavisinde en etkili yöntem olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tam adı kendi isteği üzerine açıklanmayan Jess'in obsesif kompulsif bozukluğu da çocuklukta başladı. Pek çok kişide olduğu gibi yıllarca fark edilmedi ve tedavi edilmedi. Durum o kadar ağırlaştı ki Jess genç bir kadınken artık insanların arasına çıkamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jess ancak "seçici serotonin geri alım inhibitörleri (SSRI)" adı verilen antidepresan grubu sayesinde evden çıkabilecek ve terapiye başlayabilecek duruma geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilişsel davranışçı terapi sırasında Jess, kompulsif davranışlarını tetikleyen düşünce ve durumlarla doğrudan yüzleşmek zorunda kaldı. Dr. Bey, ortaya çıkan korku ve gerginliğin kabul edilmesi ve bunlara dayanılması gerektiğini belirtiyor. Bu duyguların kompulsif davranışlarla bastırılmaması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sayede hastalar, rahatsız edici duygularla başa çıkabileceklerini ve kompulsif dürtülerine uymadıklarında kötü bir şey olmadığını deneyimliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katharina Bey, bunu şöyle açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Paradoksal biçimde, düşünce ve duygular ancak onlara alan tanındığında azalıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bey'e göre ancak bu şekilde kişiler şu deneyimi yaşayabiliyor: Bir düşüncenin ya da duygunun ortaya çıkması, bunun mutlaka bir davranışa dönüşeceği anlamına gelmiyor.<br />Takıntılarla yaşamayı öğrenmek<br />Alex ve Jess, bu terapi sayesinde hayatlarının kontrolünü yeniden ele geçirmeyi başardı. Takıntılar tamamen ortadan kalkmış değil ancak ikisi de bunlarla yaşamayı öğrendi. Kompulsif bir dürtü geldiğinde düşüncenin varlığına izin veriyor ve kendileri için neyin önemli olduğunu hatırlıyorlar. Alex şöyle anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaşamak istiyorum, bunu istiyorum. Sonra yeniden geçiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Alex, takıntılar nedeniyle yıllarca hayatının son derece kısıtlı olduğunu belirtiyor. Ancak bu deneyimlerin kendisini bugün küçük şeylerden bile mutlu olabilen, son derece minnettar bir insana dönüştürdüğünü söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jess, yoga eğitmenliği eğitimi aldı ve bugün obsesif kompulsif bozukluğu olan kişilere yönelik yoga dersleri veriyor. Her iki kadın da Alman Obsesif Kompulsif Bozukluklar Derneği'nde gönüllü olarak faaliyet gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkisi de obsesif düşünceler veya kompulsif davranışlar yaşayan kişilere mümkün olduğunca erken yardım almalarını tavsiye ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jess şu çağrıyı yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bununla ne kadar uzun süre yaşarsan, içinden çıkman o kadar zorlaşıyor ve terapi de o kadar uzun sürüyor. Yardım var. Git ve o yardımı al."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/obsesif-kompulsif-bozukluk-delirdi%C4%9Finizi-seyretmek-gibi/a-79454814</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Putin'le görüşen Trump duyurdu: ABD Rusya'dan dizel alacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/putinle-gorusen-trump-duyurdu-abd-rusyadan-dizel-alacak-26595577da522-eff7-412a-b67e-2f7425957ed62026-10-10T09:44:00+03:00HABER MERKEZİ Putin'le görüşen Trump duyurdu: ABD Rusya'dan dizel alacak

Putin'le görüşen Trump duyurdu: ABD Rusya'dan dizel alacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'de Kasım ayında yapılacak ara seçimler ve yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle baskı altında olan ABD Başkanı Donald Trump, Rusya'dan 3 milyon ton dizel yakıt almak için Kremlin ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu adım, yıllardır Moskova'ya Ukrayna savaşı nedeniyle baskı uygulayan Washington açısından "şaşırtıcı bir U dönüşü" olarak değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Cuma günü sosyal medyadan yaptığı paylaşımda, anlaşmayı Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le yaptığı telefon görüşmesinde sağladığını duyurdu. Görüşmede Rusya'da şüpheli bir veba vakasının ele alınması bekleniyordu. Ancak Trump, Rusya'dan derhal 300 binden fazla ton dizel tedarik edileceğini açıkladı. Bunu Kasım ayında 500 bin ton, hemen sonrasında 1 milyon ton izleyecek. Trump'a göre Rusya bunun ardından "kısa süre içinde" 3 milyon ton daha dizel alacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, paylaşımında şunları yazdı: "Amerikalılar için, özellikle de büyük çiftçilerimiz, yetiştiricilerimiz ve kamyoncularımız için daha düşük fiyatlar, en büyük önceliğimdir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın bu sürpriz açıklaması, geçen ay imzaladığı kapsamlı Rusya yaptırım yasasıyla keskin bir tezat niteliğinde. Ösz konusu düzenleme, Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik savaşını finanse eden petrol ve doğal gaz gelirlerinin kısıtlanmasını hedefliyordu.<br />Zelenskiy: Zayıf bir karar<br />Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Ukrayna'nın Washington Büyükelçiliği'nin yayımladığı açıklamaya göre, karara tepki gösterdi. Zelenskiy, kararı "Maalesef güçlü ortaklardan gelen zayıf bir karar" sözleriyle niteledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, "Bu, Rusya'nın işine yarıyor. Daha fazla öldürmesine, daha uzun süre savaşmasına, Amerika'ya karşı daha da az saygı duymasına ve dünyaya daha büyük kayıplar ve zararlar vermesine imkân tanıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump anlaşmayı, özel temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner'in Miami'de Ukraynalı yetkililerle Rusya-Ukrayna savaşını sona erdirmeye yönelik bir öneriyi görüştüğü sırada duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Trump, bir kampanya mitingine gitmek üzere Beyaz Saray'dan ayrılırken yaptığı açıklamada, anlaşma için minnettar olduğunu söyledi: "Başkan Putin'e teşekkür etmek istiyorum. Dürüst olmam gerekirse, ülkemize çok büyük miktarda petrol geliyor ve bu da tam istediğimiz dizel. Teşekkürler." Trump, Zelenskiy'nin eleştirilerine ilişkin soruları ise yanıtsız bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın hamlesi, Beyaz Saray'ın Rusya'ya yeni yaptırımlar uygulama ihtimaline gölge düşürdü. Zira Kongre'den ezici çoğunlukla geçen yasa, yönetime Rus petrol ve gazı satın alan ülkeleri hedef alma talimatı veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın duyurusundan kısa süre sonra ABD Hazine Bakanlığı, Rus dizelinin küresel piyasaya arzına izin veren geçici bir lisansı derhal çıkardığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkisi de telefonu kapatmak istemedi<br />Beyaz Saray, Rus dizelinin parasını kimin ödeyeceği ya da ne zaman erişilebilir olacağına dair sorulara henüz yanıt vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin'in Cuma günü yayımladığı açıklamada ise, görüşmede Trump'la "Ukrayna krizinin çözüm olasılıklarına büyük önem verildiği" ve ayrıca "İran'ın çevresindeki durum ve ikili ilişkilerin çeşitli yönlerinin" de ele alındığı kaydedildi. Rusya'nın "petrol ve petrol ürünlerini Amerikan ve küresel piyasalara tedarik etmeye hazır olduğunu teyit ettiğini" ifade eden Putin, bunun "tüm küresel ekonomi üzerinde olumlu bir etki yapacağından emin olduğunu" da ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Putin'in dış politika danışmanı Yuri Uşakov, devlet haber ajansı TASS'a yaptığı açıklamada Trump'ın telefon görüşmesi sırasında Putin'in 74'üncü doğum gününü kutladığını söyledi. Uşakov, Trump'ın Putin'e başarı ve sağlık dilediğini, "eşi Melania'nın selamlarını iletmeyi de unutmadığını" söyledi. Putin de Trump'a teşekkür etti. Uşakov'un iddiasına göre, ne Putin ne de Trump telefonu ilk kapatan taraf olmak istedi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/putinle-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fen-trump-duyurdu-abd-rusyadan-tonlarca-dizel-alacak/a-79626531</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 10 EKİM ANKARA GARI KATLİAMI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-10-ekim-ankara-gari-katliami-26599993298e7-1946-4a63-a400-475e474e4e9b2026-10-10T09:36:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 10 EKİM ANKARA GARI KATLİAMI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 10 EKİM ANKARA GARI KATLİAMI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>10 Ekim 2015</strong>, ülkemizin hafızasına kara bir gün olarak kazınan, yüreklerimizi yakan <strong>Ankara Garı Katliamı</strong>’nın yıl dönümüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en ölümcül terör saldırısında yitirdiğimiz 104 canı rahmetle anarken, bu büyük acının bizlere yüklediği ortak sorumlulukları bir kez daha hatırlamak ve hatırlatmak hayati bir önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğimizi Korumak İçin Birlik Olmalıyız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda bir daha asla böyle acıların yaşanmaması, toplumsal barışımızı ve huzurumuzu korumamızla doğrudan ilişkilidir. Terör ve şiddet, en başta insanlığın ortak değerlerini, kardeşliğimizi ve geleceğe olan inancımızı hedef alır. Bu karanlık odaklara karşı verilecek en güçlü yanıt; farklılıklarımızı bir kenara bırakarak adalet, vicdan ve sağduyu etrafında kenetlenmektir. Ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı dilden uzak durmak, her bir vatandaşımızın toplumsal sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yetkililere Çağrı: Güvenlik ve İstihbarat En Üst Seviyede Olmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin ve güvenlik bürokrasisinin en temel görevi, vatandaşlarının can ve mal güvenliğini istisnasız bir şekilde korumaktır. Benzer acıların kapımızı tekrar çalmaması için tüm yetkilileri, istihbarat ve güvenlik önlemleri konusunda her zamankinden daha dikkatli, titiz ve öngörülü olmaya davet ediyoruz. Kamusal alanlarda güvenlik zafiyetlerine asla yer verilmemeli, koruyucu ve önleyici tedbirler en üst düzeyde tutulmalıdır. Toplumsal huzurun teminatı, devletin her kademesinde gösterilecek bu tavizsiz hassasiyettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kardeşlik Ruhu En Büyük Gücümüzdür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Acılar paylaşıldıkça azalır, ancak unuttukça tekrarlanır. Ankara Garı’nda kaybedilen her bir can, bu milletin ortak evladıdır. Bizleri ayakta tutacak olan şey; adalete olan sarsılmaz inancımız ve birbirimize olan köklü bağlılığımızdır. Kardeşlik ruhunu canlı tutmak, acıyı paylaşmak ve barış içinde bir arada yaşama iradesini savunmak, bu saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımızın aziz hatırasına gösterebileceğimiz en büyük saygıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kez daha, 10 Ekim’de kaybettiğimiz vatandaşlarımızı derin bir hüzün ve saygıyla anıyor, ailelerine sabır diliyorum. Milletimizin ve devletimizin bir daha asla böyle ağır ve karanlık acılarla sınanmamasını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HASAN UFUK ÇAKIR GÜNDEME DAMGASINI VURDU: HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hasan-ufuk-cakir-gundeme-damgasini-vurdu-hirsizin-partisi-olmaz-2659415b6420d-9259-484c-9145-83562a9aac792026-10-09T19:27:00+03:00HABER MERKEZİ HASAN UFUK ÇAKIR GÜNDEME DAMGASINI VURDU: HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ

HASAN UFUK ÇAKIR GÜNDEME DAMGASINI VURDU: HIRSIZIN PARTİSİ OLMAZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çakır, “Ben halkın vekiliyim. Ben yörük çocuğuyum. Sen Baklava kutusunda para yakalatacan, sen hırsızlık yapacan, sen bisikletle öğretmenlik yapacan, ondan sonra senin şuyun buyun olacak. Geç onları geç. Herkesi biliyoruz. Hısızın partisi olmaz. Hırsız hırsızdır. Benim adam onun adam olmaz. Bu bir gerçek. Ben Muttan elimi ayağımı çeken bir adam değilim. İşte ticaret odası burda işte belediye başkanının kendi de biliyor. Burada Burada 102 mahalle var. Herkes sabırlı olsun. Sen Ballı köyünü ne bilin, ne bilin fakı köyüne. Sen bana bak bana. Sen ne bilin. O yandaki adam bilir. Sen bilmem. Ne bilecen sen. İsrail ve dış güçlerin elinden çocuklarımızı öldürmekten biz kurtardık. Hazmedeceksiniz. Yok öyle yağma. Yaşasın Recep Tayyip Erdoğan. Buruya gelip misafir olarak kendi kendinize hareket yapmayın. Kayısıyı, zeytini konuşmuyorsun, yalanla iftira ile milletin aklını çelemezsiniz. Çeldirmem size. Çeldirmem. Göreceksiniz çok iyi olacak. Evet Mutlular size sesleniyorum. Bu millet bayrağı burca dikti. Kimseye eyvallahımız yok. 2,5 trilyon bu ülkede kalacak. Öyle yalan ve dalavare ile işimiz yok. Yaparsa Ak parti yapar, yaparsa Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yapar” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇAKIR: HERKES HADDİNİ BİLECEK</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Ak Parti Milletvekili HASAN UFUK ÇAKIR, “sizin işiniz yalan dolan” dedikten sonra, Mersin Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın destekleri ile layık olduğu en iyi hizmetleri görecek. Bende halkın emrinde, hizmet eriyim. Seçildiğim günden bu yana hiç oturmadım. Bölgemdeki köyleri, mahalleleri, beldeleri, ilçeleri, esnafı, tüccarı, çiftçiyi, üreticiyi her daim gezdim dinledim ve dertlerine çare olmaya çalıştım, olacağımda. Öyle yok üç kuruşa beş köfte. O devir bitti. Halk hizmet istiyor. Bu hizmeti de bizler en iyi şekilde sunacağız. Ak parti ve cumhurbaşkanımız bu güne kadar en kaliteli hizmeti sundu, bundan sonra daha da en iyisini sunacak” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac9f78298b66.jpeg" style="height:741px; width:1474px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Çakır’ın duygu yüklü muhteşem konuşması Mut halkı tarafından coşkulu bir şekilde karşılanırken, “işte halkın sesi bu” dediler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac9f893728ec.jpg" style="height:900px; width:1200px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLETİN HİZMETKARI YÖRÜKBEYİ HASAN UFUK ÇAKIR CUMHURBAŞKANINA HAKARETİ KABUL ETMEDİ, MİKROFONU ELİNE ALINCA O ALEEYHTE KONUŞANLARI&nbsp;PAYLADI. MUT HALKI ONU ALKIŞLARLA OMUZLARDA TAŞIDI.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac9f893e55ab.jpg" style="height:900px; width:1200px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Atilla Taş'ın evlat acısı: Kızı 14'üncü kattan düştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/atilla-tasin-evlat-acisi-kizi-14uncu-kattan-dustu-265930c9f1b60-cf22-4fbb-848b-d7febe4d2b622026-10-09T16:38:00+03:00HABER MERKEZİ Atilla Taş'ın evlat acısı: Kızı 14'üncü kattan düştü

Atilla Taş'ın evlat acısı: Kızı 14'üncü kattan düştü

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Atilla Taş, kızı Sezen Taş'ın (34) vefat haberiyle sarsıldı. Olay, sabah saatlerinde Mersin'in Erdemli İlçesi'ndeki bir apartmanda meydana geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şarkıcı Atilla Taş'ın kızı Sezen Taş, iddiaya göre 14'üncü kattan düştü. İhbar üzerine adrese sağlık ekipleri sevk edildi.<br />Ekiplerin yaptığı kontrolde Sezen Taş’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Taş'ın cenazesi, otopsi için morga kaldırıldı. Olaya ilişkin soruşturma başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atilla Taş'ın kızı evli ve 2 çocuk annesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"ÇOK İYİ BİR KIZ OLDU"<br />Acı haberin ardından Atilla Taş'ın geçtiğimiz yıllarda katıldığı bir programdaki "Allah'a çok şükür çok iyi bir kızım var. Ben çok iyi bir baba olamadım ama o çok iyi bir kız oldu" sözleri akıllara geldi.</span><br /><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac8ef3f09f55.jpg" style="height:374px; width:700px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">BAŞIN SAĞOLSUN ATİLLA TAŞ, ALLAH SANA SABIR VERSİN...</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac8f081686c3.jpg" style="height:410px; width:729px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">"BABAM, BEN GELDİM BABAM..."</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Şarkıcı Atilla Taş, kızına gözyaşları içinde veda etti!&nbsp;</span></strong><strong><span style="font-size:18px">Mersin'in Erdemli ilçesinde yaşadığı binanın 14. katından düşerek hayatını kaybeden şarkıcı Atilla Taş'ın kızı Sezen Taş, düzenlenen cenaze töreninin ardından Mersin'de toprağa verildi.</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER: “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e güvenmiyorum”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-yeni-parti-genel-baskani-ozgur-ozele-guvenmiyorum-265922699093a-0006-4443-9507-5e5f468618632026-10-09T16:32:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER: “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e güvenmiyorum”

TEVFİK DİKER: “Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e güvenmiyorum”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Diker, yaptığı yazılı açıklamada: “Yeni Parti, Fon olayında, Fetöcülerin yönlendirmesi Ve Yönetmesiyle zor durumlar yaşamaktadır. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel. Bilgileri bize Adalet Bakanlığı sızdırdı diyor! Yeni Parti Milletvekili Özlale, bilgileri AK Parti’den biri verdi diyor. Yeni Partili Başarır, bilgilere biz kendimiz ulaştık diyor. Sonuç olarak aldıkları son bilgilerin komplo kumpas içermesi nedeniyle rezil oldular. Ülkemizin Anamuhalefet Partisi' nin hali içler acısı. İyiki Cumhurbaşkanı Erdoğan var” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından ikinci bir yazılı paylaşım ile: “ Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'in çelişkileri aşağıda;</span></p><p><span style="font-size:18px">2024 - Özgür Özel: “Cemil Tugay’a kefilim, sütte leke var onda yok”</span></p><p><span style="font-size:18px">2026 - Özgür Özel: “Cemil Tugay haindir”</span></p><p><span style="font-size:18px">2022 - Özgür Özel: “Kemal Kılıçdaroğlu manevi babamdır”</span></p><p><span style="font-size:18px">2026 - Özgür Özel: “Kemal Kılıçdaroğlu haindir”</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 - Özgür Özel: “Ekrem’e namusumla kefilim, Sütte leke var onda yok”</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel'e güvenmiyorum.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Moskova'dan Tokyo'ya tarihi revizyonizm tepkisi: ‘Japonya 2. Dünya Savaşı'nın sonuçlarını kabul etmiyor’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/moskovadan-tokyoya-tarihi-revizyonizm-tepkisi-japonya-2-dunya-savasinin-sonuclarini-kabul-etmiyor-26591ea5c5bfa-2a65-4f40-bccf-789900eef16d2026-10-09T15:03:00+03:00HABER MERKEZİ Moskova'dan Tokyo'ya tarihi revizyonizm tepkisi: ‘Japonya 2. Dünya Savaşı'nın sonuçlarını kabul etmiyor’

Moskova'dan Tokyo'ya tarihi revizyonizm tepkisi: ‘Japonya 2. Dünya Savaşı'nın sonuçlarını kabul etmiyor’

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Çin yapımı "Unutulan General" (The Forgotten General) belgesel filmi için verdiği mülakatta, Japon hükümetinin 2. Dünya Savaşı'nın sonuçlarını tanımayı reddettiğini ve özür dilemekten kaçındığını belirtti. Zaharova, Tokyo'nun bu tutumunun günümüzde yaşanan birçok bölgesel ve küresel sorunun temel kaynağı olduğunu vurguladı.<br />‘Japon haksız iddialar öne çıkarıyor’<br />Japonya'daki eğitim müfredatını ve mevcut dış politika çizgisini sert sözlerle eleştiren Zaharova, şu değerlendirmelerde bulundu:<br />“Japonya’nın okul ders kitaplarında komşu ülkelere yönelik haksız toprak talepleri açıkça ön plana çıkarılıyor. Buna karşın, 2. Dünya Savaşı sırasında Japon ordusunun gerçekleştirdiği korkunç vahşetlerden neredeyse hiç bahsedilmiyor. Tüm bunlar, Tokyo’nun tarihsel revizyonizm ve rövanşizme dayalı mevcut çizgisinin çarpık mantığıyla örtüşiyor. Bu durum, tıpkı 80 yılı aşkın bir süre önce olduğu gibi, oldukça üzücü sonuçlara yol açabilecek nitelikte. Olayların bu şekilde gelişmesinin taşıdığı tehlike konusunda Japon tarafını gerek kamuoyu önünde gerekse diplomatik kanallar aracılığıyla sürekli olarak uyarıyoruz.”<br />‘Unutulan General’ belgeseli<br />Çin üretimi olan geniş kapsamlı tarihi belgesel projesi ‘Unutulan General’ filminin Moskova'daki çekimleri 29 Eylül 2026 itibarıyla tamamlandı. Çin Komünist Partisi(ÇKP) Merkez Komitesi Propaganda Departmanı ile ÇHC Devlet Sinema İdaresi tarafından desteklenen yapım, ülkenin 2027 yılı için belirlenen ana tematik projeleri arasında yer alıyor.<br />Film, 1942 yılında Filipinler'in savunulması sırasında Japon kuvvetlerine esir düşen Amerikalı General Jonathan Mayhew Wainwright'ın tanıklıklarına odaklanıyor. Güneydoğu Asya'daki çeşitli Japon toplama kamplarında kalan Wainwright, son olarak Mançurya'nın Xi'an (günümüzdeki adıyla Liaoyuan) kentinde bulunan son derece gizli bir Müttefik esir kampına nakledilmişti. Müttefik kuvvetlere ait 2 binin üzerinde esir, Sovyet ordusunun Mançurya Stratejik Taarruz Operasyonu sırasında Mukden ve Liaoyuan'daki gizli kampın özgürleştirilmesiyle kurtarılmıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261009/moskovadan-tokyoya-tarihi-revizyonizm-tepkisi-japonya-2-dunya-savasinin-sonuclarini-kabul-etmiyor-1109423861.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’e verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-nobel-baris-odulu-guney-afrikali-hukukcu-navi-pillaye-verildi-26590bc9d5985-ee79-4359-8115-b11099c5b8cf2026-10-09T14:50:00+03:00HABER MERKEZİ 2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’e verildi

2026 Nobel Barış Ödülü, Güney Afrikalı hukukçu Navi Pillay’e verildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Güney Afrikalı hukukçu ve insan hakları savunucusu Navanethem “Navi” Pillay, 2026 Nobel Barış Ödülü’ne layık görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ödülü açıklayan Norveç Nobel Komitesi Başkanı Jørgen Watne Frydnes, Pillay’in “olağanüstü cesaret ve dürüstlükle daha kapsamlı bir küresel hukuk düzenine giden yola öncülük ettiğini” söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Frydnes, “Bu yılın ödül sahibi, savaş suçlarının, insanlığa karşı suçların ve soykırımın yargılanmasını sağlamada önemli bir rol oynadı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nobel Vakfı, eylül ayında prestijli ödüllerin para miktarının her kategori için 12 milyon İsveç kronuna (yaklaşık 1,07 milyon euro) yükseltileceğini duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nobel Vakfı İcra Direktörü Hanna Stjärne, “Bu yıl Nobel Ödülü’nün 125’inci yıl dönümünü kutluyoruz. Bu vesileyle ödül miktarını 1 milyon kron artırabilmekten memnuniyet duyuyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stjärne, ödül miktarındaki artışla Nobel Ödülü’nün uzun vadeli önemini korumayı ve ödülün parasal değerinin zaman içinde muhafaza edilmesini sağlamayı amaçladıklarını belirtti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/09/2026-nobel-baris-odulu-guney-afrikali-hukukcu-navi-pillaye-verildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Silifke Belediyesi'ne yönelik ikinci dalga operasyonda tutuklu sayısı 14’e yükseldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-belediyesine-yonelik-ikinci-dalga-operasyonda-tutuklu-sayisi-14e-yukseldi-2658960c399f8-b888-4af3-ab6f-184682955c7b2026-10-09T13:48:00+03:00HABER MERKEZİ Silifke Belediyesi'ne yönelik ikinci dalga operasyonda tutuklu sayısı 14’e yükseldi

Silifke Belediyesi'ne yönelik ikinci dalga operasyonda tutuklu sayısı 14’e yükseldi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Silifke Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen soruşturma kapsamında, Silifke Belediyesi bünyesindeki bazı ihale, mal ve hizmet alımı, hakediş, imar ve ruhsat işlemlerinin belirli bir organizasyon içerisinde kullanılarak üçüncü kişilerden haksız menfaat temin edildiği iddiaları üzerine çalışma başlatıldı. Soruşturma çerçevesinde belediyede görev yapan bazı yönetici ve personel ile belediye dışında bulunan bazı kişilerin süreklilik gösteren bir iş bölümü içerisinde hareket ettikleri yönündeki iddialar araştırıldı. Soruşturmada elde edilen deliller doğrultusunda yapılan araştırmalar kapsamında bilirkişi raporları hazırlanarak, tanık beyanları alındı. Silifke Belediyesi bünyesinde çalışan bazı şüphelilerin de etkin pişmanlık kapsamında ifadelerine başvuruldu. Yürütülen soruşturma sonucunda özellikle belediyenin imar ve ruhsat işlemlerinde tespit edilen usulsüzlüklerle ilgili 7 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.<br />Bu kapsamda Silifke Belediyesi Başkan Yardımcıları O.Ş. ve R.D. ile birlikte aralarında geçmiş dönem İmar Müdürü E.T.T.'nin de bulunduğu M.K., Ü.D., A.E.S. ve Y.N.Ç. gözaltına alındı. Gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden 4'ü adli kontrolle serbest kaldı. <strong>Belediye Başkan Yardımcısı R.D., eski imar müdürü E.T.T ile iş adamı M.K. ise tutuklandı.</strong><br />TUTUKLU SAYISI 14'E YÜKSELDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında 19 Haziran'da düzenlenen operasyonda Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut'la birlikte 19 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüphelilerden Mustafa Turgut ile birlikte Silifke Belediyespor Kulübü Başkanı S.O., Belediye Başkan Yardımcıları E.E.D., Ş.S.D., Özel Kalem Müdürü E.S. ve Ayniyat Müdürü E.G.'nin de aralarında bulunduğu 8 şüpheli tutuklanmıştı. Başsavcılığın itirazı üzerine daha sonra 3 şüpheli daha tutuklandı. Yapılan ikinci dalga operasyonuyla 3 şüpheli daha tutuklanması ile toplam 14 şüpheli tutuklandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.sabah.com.tr/yasam/silifke-belediyesine-yonelik-ikinci-dalga-operasyonda-tutuklu-sayisi-14e-yukseldi-7676964</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Uluslararası barış ve güvenlik, adalet olmadan sağlanamaz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-uluslararasi-baris-ve-guvenlik-adalet-olmadan-saglanamaz-26587cc4b5844-7f4e-4caf-ab9b-a8df5b8e4cd72026-10-09T12:54:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Uluslararası barış ve güvenlik, adalet olmadan sağlanamaz”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Uluslararası barış ve güvenlik, adalet olmadan sağlanamaz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirilen Uluslararası Adalet Zirvesi’ne katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zirvede bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Adalet, haklıya hakkının teslim edilmesidir. Adalet, güçsüzün güçlüye ezdirilmemesidir. Adalet, mazlumu zalimden koruma kudretidir. Adalet, devletin üzerine bina edildiği temeldir. Bu yönüyle adalet; insanlığın ortak hedefi, ortak ideali, ortak mefkuresidir. Şu gerçeklerin hepimiz çok net farkındayız: Vicdan ve hakkaniyetin terk edildiği yerde adalet olmaz. Kanun önünde eşitliğin göz ardı edildiği bir hukuk sisteminde adalet olmaz. Aynı şekilde mükafat ve mücazat dengesinin iyi kurulmadığı, hak ve özgürlüklerin giderek aşındığı bir ortamda adalet, kendisine yer bulamaz. Bu hususların her biri, tüm aktörleriyle ve kurumlarıyla uluslararası sistem için de geçerlidir. Devletin en temel sorumluluğu nasıl ki adaleti tevzi etmekse, kural ve ilke temelli olduğu iddia edilen uluslararası sistemin de asli misyonu, küresel barış ve güvenliği tesis etmektir. Nitekim 81 yıl önce San Francisco’da imzalanan ve bugünkü sistemin hukuki zeminini oluşturan Birleşmiş Milletler Şartı’nın birinci maddesi, uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına ilişkindir. Uluslararası barış ve güvenlik ise -hepimiz biliyoruz ki- adalet olmadan sağlanamaz. Bugün ne yazık ki hem temsil hem işlev hem de meşruiyet açısından ağır yara almış, güven ve itibar erozyonuna uğramış bir uluslararası sistemle karşı karşıyayız. Birleşmiş Milletler çatısı altındaki 190’dan fazla ülkenin iradesinin, veto imtiyazına sahip sadece 5 üyenin kararlarına bağlı olduğu bir yapının adil ve sağlıklı olmadığının hepimiz bilincindeyiz. Birileri odadaki fili görmemekte ısrar etse de mevcut sistemin hakkaniyetli ve sürdürülebilir olmadığını artık herkes biliyor. Uluslararası hukuk neredeyse askıya alınmış durumda. Uluslararası anlaşmalar deyim yerindeyse, hükmünü yitirmiş durumda. Uluslararası mahkemelerin verdikleri kararlar aynı şekilde uygulanamaz durumda. İlkeler, normlar, sistemin merkezinde yer alan kurallar, bunların tamamı ayaklar altına alınmış durumda” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan Merz'e Ukrayna suçlaması: ‘Yolsuzluk çarklarının içinde’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-merze-ukrayna-suclamasi-yolsuzluk-carklarinin-icinde-2658468f66e16-61ac-41f7-b078-aa6d12fd1e692026-10-09T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan Merz'e Ukrayna suçlaması: ‘Yolsuzluk çarklarının içinde’

Zaharova'dan Merz'e Ukrayna suçlaması: ‘Yolsuzluk çarklarının içinde’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, bugünkü basın toplantısında, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in Ukrayna ziyaretine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />Merz'in ve beraberindeki heyetin Kiev rejimi üzerinden yürütülen mali mekanizmaların içinde yer aldığını iddia eden Zaharova, ziyaretin amacının yardım fonlarının paylaşımını görüşmek olduğunu savundu.<br />Zaharova açıklamasında, "Merz ve ekibi bu yolsuzluk çarklarının doğrudan içinde. Ziyaretlerinin temel amaçlarından biri de Kiev rejimi üzerinden dolaşıma sokulan bu paraların daha sonra nasıl dağıtılacağını müzakere etmek" ifadelerini kullandı.<br />Alman yetkililerin Kiev temasları<br />Almanya Şansölyesi Friedrich Merz ile Ekonomi ve Enerji Bakanı Katharina Reiche, 4 Ekim tarihinde Ukrayna'nın başkenti Kiev'e ilan edilmemiş bir ziyaret gerçekleştirmişti. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre Merz, temasları kapsamında Ukrayna'ya 1 milyar euroluk ek askeri destek sağlanacağını taahhüt etmişti.<br />Almanya'dan Ukrayna'ya yönelik üst düzey ziyaretlerin son dönemde artış gösterdiği kaydediliyor. Ağustos ayının ikinci yarısında Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul Kiev'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştirirken, Mayıs ayında ise Savunma Bakanı Boris Pistorius ortak silah üretimi konularını görüşmek üzere Ukrayna'da bulunmuştu. Pistorius, söz konusu ziyaretin ardından Almanya ve Ukrayna'nın 1500 kilometre menzilli insansız hava araçlarını (İHA) ortaklaşa geliştireceğini ve üreteceğini açıklamıştı.<br />Almanya Kuzey Akım faillerini ortaya çıkarmak istemiyor<br />Zaharova, Almanya makamlarının Kuzey Akım boru hatlarına düzenlenen terör saldırısının azmettiricilerini ve faillerini adalete teslim etme konusunda hiçbir irade sergilemediğini söyledi:<br />"Övülen, tarafsız ve bağımsız Alman adaleti, aradan geçen dört yıla rağmen gerçeğin ortaya çıkarılması ve bu terör eyleminin teşvikçileri ile azmettiricilerinin hesap vermesi yönünde en ufak bir ilgi göstermedi.”<br />Almanya'nın uluslararası yükümlülüklerini ihlal ettiğini vurgulayan Zaharova, Berlin yönetiminin Avrupa'nın kritik altyapı tesisine yönelik işlenen bu suça ilişkin soruşturmada Rus kolluk kuvvetleriyle işbirliği yapmaktan kaçındığını kaydetti.<br />‘Rusya kimseyi tehdit etmiyor’<br />Almanya Federal İstihbarat Teşkilatı (BND) Başkanı Martin Jäger'in, Almanya'nın Rusya ile olası bir askeri çatışmaya çekilme riski bulunduğu yönündeki açıklamalarına da yanıt veren Zaharova, Moskova'nın Batı Avrupa ile silahlı bir çatışma planı olmadığını vurguladı:<br />“Rusya kimseyi tehdit etmemektedir. Devlet Başkanımız Sayın Vladimir Putin ve Dışişleri Bakanımız, Moskova'nın Batı Avrupa ile askeri bir çatışmaya girme gibi bir planının bulunmadığını defaatle dile getirmiştir.”<br />Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in daha önce yaptığı değerlendirmeleri hatırlatan Sözcü, Batılı siyasilerin iç politika sorunlarını örtbas etmek amacıyla kamuoyunu asılsız bir ‘Rus tehdidi’ ile korkutmaya çalıştığını ve NATO ülkelerine saldırma gibi bir niyetlerinin bulunmadığını sözlerine ekledi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261008/zaharovadan-merze-ukrayna-suclamasi-yolsuzluk-carklarinin-icinde-1109387615.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AP Milletvekili: Avrupa Komisyonu, NATO'nun 4. maddesine benzer bir mekanizma kurmak istiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ap-milletvekili-avrupa-komisyonu-natonun-4-maddesine-benzer-bir-mekanizma-kurmak-istiyor-26583da0655f0-6e3a-4948-a478-01105fbbea382026-10-09T10:22:00+03:00HABER MERKEZİ AP Milletvekili: Avrupa Komisyonu, NATO'nun 4. maddesine benzer bir mekanizma kurmak istiyor

AP Milletvekili: Avrupa Komisyonu, NATO'nun 4. maddesine benzer bir mekanizma kurmak istiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lüksemburglu AP Milletvekili Fernand Kartheiser, Rus basınına yaptığı açıklamada, Avrupa Komisyonu'nun güvenlik planlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.<br />Komisyonun, NATO'nun 4. maddesine benzer bir yapıyı Avrupa Birliği (AB) bünyesinde oluşturmayı hedeflediğini belirten Kartheiser, Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in bu adımı atmak için acele ettiğini ifade etti.<br />Kartheiser, "Von der Leyen, muhtemelen Fransa ve Almanya hükümetlerinde 2027 yılında yaşanabilecek ciddi değişimlerden önce hızlıca hareket etmek istiyor" dedi.<br />‘Kamuoyu bu adımı tehlikeli bulacaktır’<br />Avrupa'daki mevcut siyasi ve toplumsal atmosfere dikkat çeken Kartheiser, kamuoyunun böyle bir gelişmeyi kolay kabullenmeyeceğini ifade etti. Milletvekili, "AB düzeyinde atılacak bu tür bir adım, geniş halk kitleleri tarafından tehlikeli olarak algılanacaktır" uyarısında bulundu.<br />NATO Antlaşması'nın 4. maddesi, müttefik ülkelerden birinin toprak bütünlüğü, siyasi bağımsızlığı veya güvenliğinin tehdit altında olduğunu düşünmesi halinde tüm üyelerin acil istişarelerde bulunmasını öngörüyor.<br />Moskova'dan ‘militarizasyon’ tepkisi<br />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, 7 Ekim'de yaptığı açıklamada, Avrupa'nın "militarizasyon" fikrine ve AB'yi askeri-siyasi bir bloka dönüştürme planlarına saplantılı olduğunu belirtmişti.<br />Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise daha önce yaptığı bir değerlendirmede, Rusya'nın NATO'nun bir "savunma ittifakı" olduğuna dair söylemleri defalarca duyduğunu ancak bu durumun Yugoslavya, Afganistan ve Libya'yı yıkımdan kurtarmaya yetmediğini vurgulamıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20261008/ap-milletvekili-avrupa-komisyonu-natonun-4-maddesine-benzer-bir-mekanizma-kurmak-istiyor-1109401514.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meloni'ye seçim reformu için onay: İtalya'da ne değişecek?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/meloniye-secim-reformu-icin-onay-italyada-ne-degisecek-26582fe606135-7c36-4091-84e8-0b6459edc7662026-10-09T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ Meloni'ye seçim reformu için onay: İtalya'da ne değişecek?

Meloni'ye seçim reformu için onay: İtalya'da ne değişecek?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, yeni kuralların istikrarlı bir hükümet ihtimalini artırmayı amaçladığını söylüyor. Merkez muhalefet ise asıl hedefin, Meloni'nin iktidarı koruma şansını güçlendirmek olduğunu savunuyor.<br />Yapılan gizli oylamada, milletvekilleri, oyların yüzde 42'sinden fazla alan herhangi bir ittifaka parlamentoda çoğunluğu garantileyen ‘koltuk bonusu’ yani ek sandalye hakkını içeren ve tam nispi temsil sistemini getiren yasa tasarısını 164'e karşı 227 oyla kabul etti.<br />Önceki kural neydi?<br />Önceki kurallar uyarınca milletvekillerinin yaklaşık üçte biri nispi temsil sistemiyle seçiliyor, geri kalanlar ise analistlere göre muhalefetin lehine sonuçlanabilen 'tek isimli seçim bölgeleri' yani 'en çok oyu alanın kazandığı sistem' aracılığıyla belirleniyordu.<br />Muhalefetten tepki: Demokrasi hiçe sayılıyor<br />Hararetli bir tartışma sırasında merkez muhalefet milletvekilleri, hükümeti, muhalefetin iradesine aykırı bir şekilde seçim öncesinde yeni oy kullanma kurallarını dayatarak demokrasiyi hiçe saymakla suçladı.<br />Demokrat Parti lideri Elly Schlein, "Buyurun seçim yasasını değiştirin. Hangi oy sistemi olursa olsun, her halükarda biz kazanacağız" dedi.<br />Meloni'nin hükümeti geçen ay iktidardaki dördüncü yılına yaklaşarak, İtalya'da İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en uzun süre görevde kalan hükümet unvanını elde etmişti.<br />Ancak, İtalyan basınına göre 'Ulusal Gelecek' adlı yeni bir grubun iktidar partilerinin desteğini aşındırmasıyla birlikte, Meloni'nin koalisyonu kamuoyu yoklamalarında muhalefetin gerisine düşmüş durumda.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261008/meloniye-secim-reformu-icin-onay-italyada-ne-degisecek-1109393893.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UYGUR AİLESİNİN ACI GÜNÜ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uygur-ailesinin-aci-gunu-26586992ac547-83bc-4e87-8e0f-120f03ec38012026-10-09T08:45:00+03:00HABER MERKEZİ UYGUR AİLESİNİN ACI GÜNÜ

UYGUR AİLESİNİN ACI GÜNÜ

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p>SÜHEYL VE BEHZAT UYGUR'UN ANNELERİ, RAHMETLİ NEJAT UYGUR'UN EŞİ, NEJLA UYGUR VEFAT ETTİ. DURUMU EVLATLARI SOSYAL MEDYADAN PAYLAŞTI:</p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac8b81b48fac.jpg" style="height:1600px; width:1280px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine Çağrımdır!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-hukukun-ustunlugu-masumiyet-karinesi-ve-gizlilik-kararlari-uzerine-cagrimdir-26585ebcde42a-4ab0-4314-aacb-8e402969342f2026-10-09T07:30:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine Çağrımdır!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine Çağrımdır!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mevzuatımız var. Kanunumuz var. Yasamız var. Masumiyet karinesi var, Adil yargılama hakkı var, Adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs suçu denen bir olay var, var oğlu var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak dosya üzerinde GİZLİLİK kararı olup, dosya taraflarının bile ulaşamadığı belge ve bilgiler BASINA sızıyor. Yâda sızmıyor, BASIN kendi kendine ALGI yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki durumda da bu SUÇ.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu ülkede BASIN savcıları var. Emniyette ilgili birimler var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar bilgi kirliliği yaratan ayrıca gizlilik kararı olan bir dosyada basına bilgi sızdıran yâda sızdırmayıp uydurma haberler yapılan dosyalar üzerinde oynanan oyunlara kimse dur demeyecek mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkesin bir ailesi var, onuru, şerefi var. Yarın beraat ederler lekelendikleri yanlarına kalır, üzerlerine yapışır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun temel ilkelerine, masumiyet karinesine ve adil yargılama hakkına olan hassasiyeti, ayrıca kişilerin onur ve şerefinin korunması gerektiğine dair toplumun endişesini ortadan kaldırmak lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuki süreçlerin adliye koridorlarında, delile ve savunmaya dayalı olarak yürütülmesi gerekirken, kimi zaman basına sızan ya da manipüle edilen bilgilerle bir "mahkeme" ortamının kamuoyunda kurulması, telafisi imkânsız mağduriyetler yaratmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun Üstünlüğü, Masumiyet Karinesi ve Gizlilik Kararları Üzerine</strong>, İlgili makamları ve kamuoyunu yapıcı, yapıcı olduğu kadar da kararlı bir dille TRAFSIZ ŞEKİLDE göreve davet ediyorum.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adalet Adliye Koridorlarında Teşekkül Eder.&nbsp;</strong>Hukuk devletinin en temel dayanaklarından biri, bireylerin lekelenmeme hakkı, <strong>masumiyet karinesi</strong> ve <strong>adil yargılanma hakkı</strong>dır. Kanunlarımız, bu kutsal hakları korumak adına çok net sınırlar ve güvenceler getirmiştir. Nitekim Türk Ceza Kanunu’muzda yer alan <strong><em>“adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs</em></strong><em>”</em> suçu ve soruşturmaların selameti açısından getirilen <strong>gizlilik (kısıtlılık) kararları</strong>, tam da bu adaletsizliklerin önüne geçmek için ihdas edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak son dönemlerde, üzerinde gizlilik kararı bulunan, dosya taraflarının ve müdafilerinin bile adaletin sağlıklı tecellisi adına henüz erişemediği bilgi ve belgelerin basına sızdırıldığına veya dosya bağlamından koparılarak tamamen algı yönetimine dayalı kurgu haberler üretildiğine üzülerek şahit olmaktayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kanunun Arkasından Dolaşan Suçlar ve Sessizlik.&nbsp;</strong>Hukuken gizli olması gereken bir dosya içeriğinin dışarıya sızması başlı başına bir kanun ihlalidir. Aynı şekilde, elde hiçbir somut veri olmaksızın sırf manipülasyon yaratmak amacıyla uydurulan haberler, ekranlarda kurulan sözde tartışma programı (mahkemeler de ) basın etiğiyle bağdaşmadığı gibi hukuki karşılığı olan suç teşkil eden fiillerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peki, bu durum karşısında soruyorum:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mevzuatta açık hükümleri bulunan bu ihlallere karşı <strong>Basın Savcılıklarımız</strong> ve emniyetimizin ilgili birimleri neden harekete geçmekte tereddüt etmektedir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Gizlilik kararının hiçe sayılması suretiyle yürütülen bu bilgi kirliliği ve operasyonel haberciliğe kim "dur" diyecektir?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lekelenmeme Hakkı ve Telafisi Olmayan Zararlar:&nbsp;</strong>Unutulmamalıdır ki her soruşturmanın öznesi; birer anne, baba, evlat, eş, kısacası onurlu birer insandır. Yarın bu dosyalardan verilecek <strong>beraat kararları</strong>, kişilerin onurlarındaki zedelenmeyi, toplum vicdanında açılan yaraları ve haksız yere karalanan hayatlarını geri getirmeyecektir. Hukuki adalet geç de olsa tecelli etse bile, gayriresmî mahkemelerde infaz edilen masum insanlara "lekeler" kalıcı olarak yapışmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yetkili ve İlgililere Çağrımdır:&nbsp;</strong>Amacımız hiçbir kurumu töhmet altında bırakmak değil; aksine, adaletin tesisinde en büyük teminatımız olan devletimizin kurumlarını, yine devletin en temel ilkelerine sahip çıkmaya davet etmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletimizin ilgili ve yetkili makamlarını;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmaların gizliliğini ihlal edenler hakkında etkin ve kararlı soruşturmalar yürütmeye,</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın yoluyla algı yaratarak masumiyet karinesini ayaklar altına alan mesnetsiz yayınların önünü almaya,</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun üstünlüğünü ve bireyin onurunu koruma görevini tavizsiz bir şekilde yerine getirmeye davet ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet, yalnızca mahkeme salonlarında değil; hukuka olan inancın ve masumiyet karinesinin her koşulda korunmasıyla kaimdir. Yetkililerimizi, kanunun verdiği yetki ve sorumlulukla bu gidişata dur demeye çağırıyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nazilli Basma Fabrikası Ruhunu Dijital Çağda Yeniden Tanımlamak!!!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-nazilli-basma-fabrikasi-ruhunu-dijital-cagda-yeniden-tanimlamak-26579f1e3fb18-4741-43b3-a9b5-a055d6e585c32026-10-09T07:17:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nazilli Basma Fabrikası Ruhunu Dijital Çağda Yeniden Tanımlamak!!!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Nazilli Basma Fabrikası Ruhunu Dijital Çağda Yeniden Tanımlamak!!!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">9 Ekim günü ülkemizde önemli bir gelişme olan Nazilli Basma Fabrikası Atatürk'ün katıldığı muhteşem bir törenle açılmıştı. İçinde bulunduğumuz tekstil sektörü krizi içinde bu ve buna benzer kurum kuruluşların önemi ortaya çıkıyor. <strong>Nazilli Basma Fabrikası</strong> gibi Cumhuriyet'in ilk dönemindeki "kendi kendine yetme" vizyonunun ve entegre üretim modelinin eksikliği, bugünkü küresel kriz şartlarında tekstil sektörümüzde çok daha derinden hissediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüzün yüksek maliyet, azalan küresel talep ve ucuz iş gücü rekabeti (Bangladeş, Vietnam vb.) sarmalından çıkmak için tekstil sektöründe radikal bir yapısal dönüşüm gerekiyor. Tekstil sektörünü düzlüğe çıkarmak ve yerli üretimi korumak için atılması gereken stratejik adımlar naçizane tespitlerim ve önerilerim şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Hammaddede Tam Bağımsızlık (Pamuk ve Elyaf)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözleşmeli Tarım Modeli:</strong> Pamuk üreticisine alım garantisi verilerek üretim teşvik edilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Stratejik Rezerv:</strong> Dışa bağımlılığı azaltmak için yerli pamuk ve elyaf üretimine özel sübvansiyonlar sağlanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Düşük Katma Değerden "Teknik Tekstile" Geçiş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fason Üretimi Bırakmak:</strong> Sadece dikim yapan (fason) ülke konumundan acilen çıkılmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknik Tekstil Yatırımları:</strong> Medikal, savunma sanayisi ve otomotiv sektörüne yönelik yüksek katma değerli kumaş AR-GE'sine destek verilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Markalaşma Teşvikleri:</strong> Devlet destekli Turquality gibi programların kapsamı genişletilerek firmaların kendi markalarıyla küresel pazara çıkması kolaylaştırılmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Entegre ve Bölgesel Kümelenme (Yeni Nazilli Modeli)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dikey Entegrasyon:</strong> Tarladaki pamuktan, ipliğe, dokumaya ve nihai ürüne kadar tüm zincir aynı bölgede (kümelenme) toplanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lojistik Avantaj:</strong> Taşıma maliyetlerini ve karbon ayak izini azaltmak için bölgesel üretim üsleri kurulmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Yeşil Dönüşüm ve Dijitalleşme</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Avrupa Yeşil Mutabakatı Uyumu:</strong> İhracatımızın büyük kısmını yaptığımız AB'nin "Karbon Vergisi" düzenlemelerine hazır olunmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geri Dönüşümlü Tekstil:</strong> Atık kumaşların geri dönüştürülerek yeniden ipliğe çevrildiği tesislere vergi muafiyeti getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada, Tekstil sektörünün geleceği ucuz iş gücü rekabetinde değil; <strong>akıllı, yeşil, markalı ve dikey entegre üretim yapısındadır.</strong> Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki planlı sanayi hamleleri, bugün dijitalleşme ve yüksek teknolojiyle harmanlanarak yeniden yorumlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişin Mirasından Geleceğin İnşasına yönelmeliyiz, &nbsp;Bu itibarla, Türk Tekstil Sektörünün Yapısal Dönüşümü İçin Naçizane Kendimce Bir Manifesto hazırladım;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Giriş: Nazilli’nin Ruhunu Dijital Çağda Yeniden Tanımlamak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetimizin ilk sanayi hamlelerinden biri olan <strong>Nazilli Basma Fabrikası</strong>, tarladaki pamuktan fabrikadaki dokumaya, işçinin sosyalleşmesinden kreşine kadar kendi kendine yeten entegre bir ekosistemin simgesiydi. Bugün gelinen noktada bu tür kurumların fiziken ortadan kalkması, küresel kriz dönemlerinde sektörü fırtınaya karşı korumasız bırakmıştır. Türk tekstil ve hazır giyim sektörü; artan <strong>enerji ve iş gücü maliyetleri</strong>, <strong>finansmana erişim sıkıntısı</strong>, <strong>küresel talep daralması</strong> ve <strong>Asya merkezli ucuz iş gücü rekabeti</strong> nedeniyle tarihinin en kritik virajlarından birindedir. Bu yazım; istihdam kayıplarını durduracak, finansal sürdürülebilirliği sağlayacak ve ihracatta pazar kaybını engelleyecek bütüncül bir acil eylem ve dönüşüm planını ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İstihdam Boyutu: Nicelikten Niteliksel Dönüşüme: </strong>Tekstil sektörü, Türkiye’de kadın ve genç istihdamının en büyük kalelerinden biridir. Ancak fason üretime dayalı model, asgari ücret artışları ve enflasyon sarmalında tıkanmıştır. Firmalar ayakta kalabilmek için küçülmeye gitmekte, bu da kitlesel işsizlik riski doğurmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstihdam Kalkanı ve Geçiş Havuzları:</strong> Kriz döneminde istihdamını koruyan firmalara yönelik SGK prim destekleri ve vergi muafiyetleri dinamik hale getirilmelidir. İşini kaybetme riski olan iş gücü için acilen "Dijital ve Teknik Tekstil Dönüşüm Havuzları" kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mavi Yakadan "Akıllı Yaka"ya:</strong> Otomasyon ve yapay zeka hatlarının devreye girmesiyle, işçiler sadece dikiş yapan elemanlar olmaktan çıkarılmalı; üç boyutlu tasarım, dijital kalıpçılık, akıllı üretim hatları yönetimi gibi alanlarda eğitilmelidir. İnsan kaynağının niteliği yükseldikçe, birim iş gücü maliyetinin yüksekliği bir dezavantaj olmaktan çıkacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Finansal Sürdürülebilirlik: Borç Sarmalından Varlık Yönetimine: </strong>Yüksek faiz ortamı, nakit akışının bozulması ve işletme sermayesinin erimesi, köklü tekstil devlerini bile konkordato veya tasfiye sınırına getirmiştir. Finansal sürdürülebilirlik için palyatif çözümler değil, radikal finansal mühendislik adımları gereklidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Stratejik Borç Yapılandırması ve Kümelenme Fonları:</strong> Tekstil ihtisas bankacılığı veya sektöre özel kamu-özel ortaklı risk sermayesi fonları kurulmalıdır. Borç sarmalındaki firmaların borçları uzun vadeye yayılmalı, ancak bu destek "teknolojik dönüşüm" şartına bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ölçek Ekonomisi ve Güç Birliği (Konsolidasyon):</strong> Türkiye’deki en büyük sorunlardan biri küçük ve orta ölçekli firmaların parçalanmış yapısıdır. Sermayesi yetersiz firmaların acilen dikey veya yatay olarak birleşmesi (merger) teşvik edilmelidir. Büyük ölçek, ham madde alım gücünü artırır, genel giderleri düşürür ve finansal şoklara karşı direnç sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. İhracat ve Pazar Kayıpları: Fasonculuktan "Hizmet" İhracatına: </strong>Avrupa pazarındaki durgunluk ve Bangladeş, Vietnam, Mısır gibi ülkelerin haksız fiyat avantajı, geleneksel ihracat modelimizin sonunu getirmiştir. Sadece "ürün" satarak küresel pazarda kalıcı olmak artık mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tasarım ve Tedarik Zinciri Yönetimi (ODM/OBM):</strong> Türkiye, alıcının tasarımını diken (OEM) ülke konumundan, tasarımı bizzat yapan ve markaya koleksiyon sunan (ODM/OBM) konuma geçmelidir. Biz kumaş veya tişört değil; hız, esneklik ve tasarım yeteneği satmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pazar Çeşitlendirmesi ve Lojistik Merkezler:</strong> AB pazarına olan aşırı bağımlılık azaltılmalıdır. ABD, Körfez Ülkeleri ve Kuzey Afrika pazarları için stratejik ticaret heyetleri kurulmalı; hedef pazarlarda ortak lojistik ve dağıtım merkezleri açılarak teslimat süreleri gün bazına indirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Kaçınılmaz Gerçek: Yeşil Dönüşüm (Sürdürülebilirlik):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Yeşil Mutabakatı ve <strong>Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması</strong>, Türk tekstili için hem en büyük tehdit hem de en büyük fırsattır. 2026 yılı itibarıyla karbon ayak izini belgeleyemeyen ve geri dönüştürülmüş ham madde kullanmayan firmalar Avrupa pazarından tamamen silinecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Fabrikalar:</strong> Üretim tesislerinin çatılarına güneş enerjisi (GES) yatırımları zorunlu ve tamamen hibe/teşvik kapsamına alınmalıdır. Su geri kazanım sistemleri kurularak boyahanelerin çevresel etkileri sıfırlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Döngüsel Ekonomi:</strong> Nazilli Basma Fabrikası’nın kendi kendine yeten yapısı, bugün "Sıfır Atık" ve "Döngüsel Tekstil" olarak canlandırılmalıdır. Tekstil atıklarının toplanıp yeniden elyafa ve ipliğe dönüştürüldüğü devasa geri dönüşüm tesisleri kurulmalı, ham maddede dışa bağımlılık bu yolla kırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç ve Uyarımdır: Dönüşmeyen Yok Olacaktır!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk tekstil sektörü için tehlike çanları çalmaktadır; ancak bu kriz aynı zamanda eskiyen, verimsiz ve katma değersiz yapıyı tasfiye etmek için bir fırsattır. Çözüm, devletten sürekli teşvik beklemek ya da sadece iş gücü maliyetlerinden şikâyet etmek değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yol Gösterici Reçete Nettir:</strong> Pamuk üretiminden nihai tasarıma kadar dijitalleşmiş, yeşil mutabakata tam uyum sağlamış, markalaşmış ve ölçek olarak büyümüş bir yapısal dönüşüm şarttır. Cumhuriyetin ilk yıllarında fabrikaları birer sosyal ve ekonomik kale olarak inşa eden vizyonu, bugün yüksek teknoloji, sürdürülebilirlik ve küresel markalaşma ile birleştirerek "Yeni Nesil Türk Tekstil Modeli"ni yaratmak zorundayız. Aksi takdirde, milyarlarca dolarlık bu dev çınar, küresel rekabetin rüzgârında savrulmaya mahkûm kalacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Silifke Belediyesine operasyon: Başkan yardımcıları da gözaltında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-belediyesine-operasyon-baskan-yardimcilari-da-gozaltinda-265815fb63a23-ac6c-496a-94ad-bb22e12bc8552026-10-08T13:13:00+03:00HABER MERKEZİ Silifke Belediyesine operasyon: Başkan yardımcıları da gözaltında

Silifke Belediyesine operasyon: Başkan yardımcıları da gözaltında

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin'de Silifke Belediyesinin imar ve ruhsat işlemlerinde usulsüzlük yaptıkları iddiasıyla aralarında belediye başkan yardımcılarının da bulunduğu 7 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silifke Cumhuriyet Başsavcılığınca başlatılan soruşturmada, Silifke Belediyesi bünyesindeki ihale, mal ve hizmet alımı, hak ediş, imar ve ruhsat işlemlerinin belirli bir organizasyon içerisinde yapılarak üçüncü kişilerden haksız menfaat temin edildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyede görev yapan bazı yönetici ve personel ile kurum dışındaki bazı kişilerin süreklilik gösteren iş bölümü içerisinde hareket ettiklerine ilişkin delillere ulaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilirkişi raporları, tanık beyanı ve belediye çalışanı şüphelilerin "etkin pişmanlık" kapsamında verdiği ifadeler üzerine imar ve ruhsat işlerinde usulsüzlükler yaptıkları iddiasıyla Silifke Belediyesi Başkan Yardımcıları O.Ş. ve R.D, eski İmar Müdürü E.T.T, İmar Müdürlüğünde görevli Y.N.Ç, eski İmar Müdürlüğü çalışanları Ü.D. ve A.E.S. ile iş insanı M.K. polis ekiplerince gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheliler, emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklanan belediye başkanı görevden uzaklaştırılmıştı</span></p><p><span style="font-size:18px">Silifke Belediyesine yönelik "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "irtikap" gibi çeşitli suçlara ilişkin haziran ayında başlatılan soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüphelilerden aralarında Belediye Başkanı Mustafa Turgut'un da olduğu 11'i tutuklanmıştı. Turgut'un görevden uzaklaştırılmasının ardından yapılan belediye başkan vekili seçimini CHP'li Meclis Üyesi Oğuzhan Kökten kazanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.indyturk.com/node/783545/haber/silifke-belediyesine-operasyon-ba%C5%9Fkan-yard%C4%B1mc%C4%B1lar%C4%B1-da-g%C3%B6zalt%C4%B1nda</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:20px"><strong><span style="color:#FF0000">haberanaliz.net AYRINTISI:</span>&nbsp;İçlerinde siyaseten tanınan iş adamları da var.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>M.K isimli gözaltına alınan kişinin Mersin Ak Partide önemli bir isim olan (Gülnar'lı) iş insanın kardeşi olduğu ortaya çıktı.&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kıratlı, tarım sektörünün sorunlarını Külliye’ye taşıdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kiratli-tarim-sektorunun-sorunlarini-kulliyeye-tasidi-26580c94a3d50-69a9-4973-8bc5-37eb8b0908f82026-10-08T11:04:00+03:00HABER MERKEZİ Kıratlı, tarım sektörünün sorunlarını Külliye’ye taşıdı

Kıratlı, tarım sektörünün sorunlarını Külliye’ye taşıdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<div><div><div><div><p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Milletvekili ve TBMM Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, tarım sektörünün yaşadığı sorunların çözümü ve ihracatın artırılması amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ile bir görüşme gerçekleştirdi. Kıratlı’ya AK Parti Adana Milletvekili Abdullah Doğru, Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, Adana Çiftçiler Birliği Başkanı Mutlu Doğru ve Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Akın Doğan da eşlik etti. Gerçekleşen görüşmede başta çiftçilerin yaşadığı sorunlar olmak üzere tarımsal ürünlerdeki düşük fiyatlar, yüksek girdi maliyetleri, üreticilerin desteklenmesi ve ihracatçıların karşılaştığı sorunlar ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“ÜRETİCİMİZİN SESİNİ ANKARA’YA TAŞIYORUZ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahada üreticilerden ve sektör temsilcilerinden kendilerine iletilen sorunları Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a aktardıklarını belirten Ali Kıratlı, çözüm önerilerini de görüşmede gündeme getirdiklerini söyledi. Kıratlı, “Tarım sektörümüzün içerisinde bulunduğu şartları, üreticilerimizin sahada yaşadığı sorunları ve sektör temsilcilerimizin beklentilerini doğrudan Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımız Cevdet Yılmaz’a aktardık. Çiftçimizin en önemli gündemlerinden biri yüksek girdi maliyetleri. Bunun yanında ürün fiyatlarının üreticimizi memnun edecek seviyelere ulaşması ve üretimin sürdürülebilir hale gelmesi büyük önem taşıyor. Tarım sektörünün yalnızca üretim aşaması değil, ihracat ayağı da büyük önem taşımaktadır. Özellikle narenciye başta olmak üzere tarımsal ürünlerin dış pazarlara ulaştırılmasının üretici açısından hayati önem taşımaktadır. Biz de bu konuda üreticimizin desteklenmesi noktasında atılabilecek adımları ve çözüm önerilerimizi de kendileriyle paylaştık” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">RUSYA PAZARI VE İHRACAT KORİDORU GÜNDEMDE</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle yaşanan ulaşım ve ticaret sorunları ile Rusya pazarına yönelik ihracat sorunları da ele alındı. Kıratlı, Rusya ve Ukrayna hattında yaşanan gelişmelerin bölgedeki tarımsal ihracatı doğrudan etkilediğini vurgulayarak, “Özellikle narenciye ve diğer tarımsal ürünlerimizin Rusya pazarına ulaştırılması konusunda yaşanan sıkıntıları da gündeme taşıdık. Bu konuda deniz yoluyla güvenli bir ticaret koridorunun oluşturulması sektörümüz açısından son derece önemli. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da daha önce bu konuyla ilgili Rusya ve Ukrayna taraflarıyla gerçekleştirdiği görüşmeler oldu. Biz de sahadaki mevcut durumu ve sektörün beklentilerini Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza aktardık” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">KARADENİZ ÜZERİNDEN ALTERNATİF İHRACAT GÜZERGÂHI</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede, Rusya-Ukrayna hattındaki mevcut şartların devam etmesi halinde alternatif ihracat güzergâhlarını da değerlendirdiklerini ifade eden Kıratlı, “Akdeniz’den Karadeniz’e ve buradan Gürcistan ile Azerbaycan üzerinden Rusya’ya uzanabilecek alternatif ticaret hattının önemini de görüştük. Rusya-Ukrayna hattında yaşanan sorunların çözümü için çalışmalar sürerken, alternatif güzergâhları da değerlendirmemiz gerekiyor. Akdeniz havzasından Karadeniz üzerinden Gürcistan ve Azerbaycan hattını kullanarak Rusya pazarına tren hattı üzerinden ulaşılması konusunda da önemli görüş alışverişinde bulunduk. Üreticimizin ürününü tarlada bırakmaması, ihracatçımızın da ürününü dış pazarlara ulaştırabilmesi için bütün seçenekleri değerlendirmek zorundayız” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“ÜRETİCİMİZİN VE İHRACATÇIMIZIN YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım sektörünün sorunlarının çözümü için sahadan gelen talepleri Ankara’ya taşımaya devam edeceklerinin altını çizen Kıratlı, “Bizim görevimiz, Mersin başta olmak üzere bölgemizde üretim yapan çiftçilerimizin ve sektör temsilcilerimizin sesini Ankara’ya taşımak ve çözüm noktasında gerekli girişimlerde bulunmaktır. Bugün gerçekleştirdiğimiz görüşmede de sahadan aldığımız talepleri, sorunları ve çözüm önerilerini Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcımıza doğrudan ilettik. Üreticimizin, çiftçimizin ve ihracatçımızın yanında olmaya devam edeceğiz. İnşallah Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde de tarım sektöründeki bu sorunu çözüme kavuşturacağız” dedi.</span></p></div></div></div></div>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına ivedilikle ihtiyacımız var”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-ulkemizde-farkli-kesimler-arasindaki-mesafeleri-kapatacak-bir-toplumsal-zeminin-olusmasina-ivedilikle-ihtiyacimiz-var-26578beb1fa81-9571-43b8-81fb-0a54049ee14a2026-10-08T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına ivedilikle ihtiyacımız var”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına ivedilikle ihtiyacımız var”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin kongre merkezinde düzenlenen AK Parti Milletvekilleri ile Yasama Yılı Açılış Toplantısı'na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama yılı açılışı vesilesiyle tertipledikleri geniş katılımlı toplantının ülke, millet, parti ve demokrasi için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yasama yılının hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Grubu ile Cumhur İttifakı ortaklarına yeni yasama yılında üstün başarılar temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİN HAYRINA OLACAK HİÇBİR MESELEDE UZLAŞMADAN KAÇINMADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Meclise, siyasi partilere, hiçbir ayrım yapmadan tüm milletvekillerine başarı dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Meclis Genel Kurulu hitabımda altını çizdiğim bir hususu bugün tekrar hatırlatmak isterim. Gazi Meclisimiz tatile, siyasi tarihimizde görülmemiş bir mutabakat örneği sergileyerek girmişti. Çerçeve Yasa'ya verilen 467 kabul oyunun temsil ettiği uzlaşı ruhunun yeni yasama yılında da canlı tutulmasına büyük önem veriyoruz. Ülkemizde farklı kesimler arasındaki mesafeleri kapatacak bir toplumsal zeminin oluşmasına her şeyden daha ivedilikle ihtiyacımız var. Umarız, mutabakat içinde rekabet teklifimiz karşılık bulur ve Türk siyaseti yeni yasama yılında yeni bir siyaset tarzının mümkün olduğunu gösterir."</span></p><p><span style="font-size:18px">İşleyen bir demokrasi için iktidar kadar, iktidarın tasarrufları kadar muhalefetin ne yaptığı, nasıl davrandığının da çok önemli olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Çabalarımıza, muhalefetin de yapıcı tutumuyla destek olması, katkı sunması, yeri geldiğinde savaş baltalarını da yana koyarak ortak hedefler doğrultusunda ortak bir paydada buluşabilme erdemini göstermesi gerekir. AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak, başta Terörsüz Türkiye sürecimiz olmak üzere, milletin hayrına olacak hiçbir meselede uzlaşmadan, diyalogdan, mutabakat arayışından kaçınmadık, bundan sonra da kaçınmayız. Dün, Cumhur İttifakı ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli'nin siyasi partilere yaptığı 'hizmette rekabet, istiklalde vahdet, istikbalde gayret' çağrısını, bizi onore eden açıklamalarıyla birlikte bu bakımdan son derece anlamlı buluyorum. Kendisine şahsımızla ilgili açıklamaları için de ayrıca teşekkür ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“UZLAŞMA KÜLTÜRÜNÜ ELDEN BIRAKMAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclis açılışındaki çirkin olduğu kadar nezaket yoksunu tavra rağmen yeni yasama yılında muhalefetten daha sorumlu bir üslup görmek istiyor, en azından bu konudaki umudumu muhafaza ediyorum. Bu anlayışla, diyalog kapılarını ardına kadar açık tutacak, komisyonlarda, Genel Kurul çalışmalarında yine yapıcı bir dil kullanacak, yine sağduyuyu, aklıselimi, uzlaşma kültürünü elden bırakmayacağız. Fakat bu iyi niyetli yaklaşımımıza karşılık görmezsek, şikâyet mercimiz her zaman olduğu gibi yine engin basiret ve ferasetiyle milletimiz olacaktır” açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son toplantılarından bu yana AK kadrolar olarak millete karşı görevlerini yerine getirmek için yoğun bir çaba içinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler Yüce Meclisin çatısı altında, bizler Cumhurbaşkanlığında, belediye başkanlığımız, il ve ilçelerinde hep beraber tam bir adanmışlık ruhuyla Türkiye'nin yolunu ve ufkunu açmak için ter döküyoruz. 10 Ağustos'ta başlayıp 1 Ekim'de biten tatil dönemini de en verimli şimdi şekilde değerlendirmeye gayret ettik" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlardan genel başkan yardımcılarına, milletvekillerinden kurul üyelerine, il, ilçe ve mahalle teşkilatlarına kadar tüm kadrolarıyla şehir şehir, ilçe ilçe, sokak sokak dolaştıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Durmak yok yola devam, dedik. Türkiye Buluşmaları ile her kesimden insanımızın sesine kulak verdik, eleştirilerini not ettik. Onlara daha iyi hizmet etme noktasında tavsiyelerini aldık" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YENİ YASAMA YILINDA TBMM’NİN ÖNÜNDE YOĞUN BİR ÇALIŞMA TAKVİMİ BULUNUYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AK Kadrolar olarak millete aşkla, tutkuyla, samimiyetle hizmet ettikleri için mutlu ve gururlu olduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Merhum Namık Kemal, ne diyor: 'Usanmaz kendini insan bilenler halka hizmetten, mürüvvet mend olan mazluma el çekmez ianetten.' Yani? Kendini bilen, insan bilenler halka hizmetten usanmaz, mert olanlar mazluma yardımdan el çekmez. İnşallah, Rabb'im ömür verdikçe bizler de bıkmadan, usanmadan, geceyi gündüze ekleyerek millete ve memlekete hizmetten el çekmeyeceğiz. Grubumuzdaki tüm milletvekillerimizin yani sizleri de gerek Meclis çatısı altında gerekse il ve ilçelerimizde gece gündüz demeden Türkiye'ye yaptığınız hizmetler dolayısıyla ayrı ayrı tebrik ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu vesileyle yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini yaklaşık 3,5 yıldır büyük bir fedakârlıkla yürüten dava arkadaşım Bekir Bozdağ kardeşime en kalbi şükranlarımı sunuyorum, Başkanvekilliği vazifesini devralacak Tokat Milletvekilimiz Yusuf Beyazıt kardeşimize de Cenabıallah'tan başarılar diliyorum. Yeni yasama yılında Türkiye Büyük Millet Meclisinin önünde yoğun bir çalışma takvimi bulunuyor. Cumhur İttifakı ortağımızla istişare ve iş birliği içinde çalışarak, inşallah önümüzdeki 10 aydan en verimli şekilde istifade edeceğiz” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2002 YILINDA 36 MİLYAR DOLARLA DEVRALDIĞIMIZ İHRACATIMIZI 284 MİLYAR DOLAR SEVİYESİNE GETİRMENİN BAHTİYARLIĞINI YAŞIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gündemle ilgili değerlendirmelerine geçmeden evvel ekonomiye dair bazı güncel verileri paylaşmakta fayda gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, 3 Ekim'de Türkiye İhracatçılar Meclisinin eylül ayına ait dış ticaret rakamlarının açıklandığını anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül ayında ihracatın bir önceki yılın ayına göre yüzde 15,4 artarak 26 milyar dolar olarak gerçekleştiğini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "9 aylık ihracatımız yüzde 5,2 artışla 211 milyar dolara, 12 aylık ihracatımız 283,7 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış mal ve hizmetler ihracatının toplamı ise 410 milyar dolara yaklaştı. Çevremizdeki çatışmalara ve küresel ekonomideki durgunluğa rağmen bu rakamlarla bir kez daha tüm zamanların rekorunu kırdık. 2002 yılında 36 milyar dolarla devraldığımız ihracatımızı 284 milyar dolar seviyesine getirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz. Büyük bir aksilik olmazsa inşallah, 2026 yılı için belirlediğimiz hedeflerimizi gerçekleştireceğiz. İhracat rakamlarımız hayırlı olsun diyor, bu başarıda emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN İŞİNİ VE AŞINI KORUMA NOKTASINDA İRADEMİZ TAMDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye İstatistik Kurumunun açıkladığı iş gücü verilerinin umutlarının artmasına vesile olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, buna göre 15 yaş ve üzerindeki işsiz sayısının ağustosta bir önceki aya kıyasla 106 bin azalarak 2 milyon 740 bin kişi olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, işsizlik oranının ise 0,3 puan azalışla yüzde 7,8'e gerilediğini belirterek, "15-24 yaş grubu genç nüfustaki işsizlik oranı ise bir önceki aya göre 1,1 puan düşüşle yüzde 13 olarak gerçekleşti. Ağustos ayında istihdam sayımız 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bin kişiye ulaştı. Temmuzun ardından ağustos ayında yaşanan toparlanmayı önemsiyoruz. Milletimizin işini ve aşını koruma noktasında irademiz tamdır. Ne pahasına olursa olsun bundan taviz vermemekte kararlıyız" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazartesi günü eylüle ait enflasyon verilerinin açıklandığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öncelikle bir hususu dikkatinize getirmek durumundayım. Maalesef bölgemizdeki çatışmalar sebebiyle tırmanan petrol fiyatlarının olumsuz etkisini en fazla hissettiğimiz alanlardan biri enflasyondur. Merkez Bankamızın hesaplamalarına göre savaşın enflasyona yıllık etkisi 7 puan bandında istikrarsızlığın ve artan akaryakıt fiyatlarının makroekonomik göstergeler aslından tüm dünyayı zorladığı bir gerçektir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu parametreler ışığında eylülde aylık bazda tüketici fiyatlarının yüzde 1,84, üretici fiyatlarının yüzde 2,07 artış gösterdiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllık enflasyonun ise yüzde 29,73'e gerilediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 5 senede ilk defa yüzde 30'un altına indiğini, hizmet enflasyonunun Mart 2020'den ve kira enflasyonunun ise Ekim 2022'den bu yana en düşük seviyesine gerilediğinin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa milleti zorlayan kira, eğitim ve gıda fiyatları enflasyonundaki ateşin düşmeye başlamasından memnuniyet duyuyoruz. Elbette, enflasyonda hedeflediğimiz veya arzu ettiğimiz yerde değiliz. Daha önümüzde katetmemiz gereken ciddi bir mesafe var" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KAMUYA YÜK GETİRMEDEN VATANDAŞLARIMIZIN BİRİKİMLERİNİN BİR AN ÖNCE ÖDENMESİ İÇİN GEREKLİ İDARİ VE YASAL SÜREÇLERİ İŞLETİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dirayetli ve disiplinli duruşlarından ödün vermeden kalan yolu alacaklarını ve hedeflerine ulaşacaklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Reel ekonomiyle ilgili süreçleri yakından takip ederken, fon piyasasının belli bölümünde ortaya çıkan soruna da vaziyet ediyor, büyük bir kararlılık içinde gerekli adımları peyderpey atıyoruz. Şimdi bu meselenin en başta bir hukuki yönü var. Yargı, meselenin hukuki yönüne dair, anayasamız, yasalarımız, sermaye piyasası mevzuatımız çerçevesinde yapılması gerekeni diğer kurumlarımızla koordinasyon içinde zaten yapıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Şunu herkes bilsin ki milletin hakkına girenler haksız kazanç sağlayanlar tamahkârlık ve sahtekarlık yapanlar bunun hesabını hem bu dünyada Türk mahkemelerine hem de Mahkeme-i Kübra'da Yaradan'a verecektir. Bu meselenin kuşkusuz bir de ekonomik yönü var. Ekonomi yönetimimiz başta üzere ilgili tüm birimlerimiz çok dikkatli biçimde konuyu takip ediyor, tedbirleri alıyor, finans piyasalarının bu krizden daha güçlü daha sağlıklı çıkabilmesi için ihtiyaç duyulan adımları atıyorlar. Meselenin yatırımcılar boyutunu da aynı şekilde titizlikle takip ediyoruz. Kamuya yük getirmeden vatandaşlarımızın birikimlerinin bir an önce ödenmesi için gerekli idari ve yasal süreçleri işletiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan Fon Koordinasyon Kurulunun birinci gündem maddesinin bu meselenin çözülmesini sağlamak olduğuna dikkati çekerek, "Fon Koordinasyon Kurulumuz yoğun bir şekilde çalışacak sermaye piyasalarımıza haksız gölge düşüren bu sorunun üstesinden süratle gelecektir. Kendilerine talimatımız bu yöndedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Denetleme Kurulunun da bu meseleyi tüm boyutlarıyla incelediğinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Orada en küçük bir ihmale hukuk ve kural dışılığa göz yummayacağız. Şunu burada tüm samimiyetimle ifade etmek istiyorum. Her ne kadar birileri bu meseleden dolayı Türkiye ekonomisinin krize girmesini dört gözle bekliyor olsa da Allah'ın izni, tam tersi olacak" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BİZİM SİYASETİMİZ İNANÇ, ETİK, GÜVEN ÜZERİNE İNŞA EDİLMİŞ BİR SİYASETTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sürecin sonunda Türk sermaye piyasalarının safralarından kurtulacağının altını çizerek, "Küçük yatırımcının birikiminden beslenen açgözlü parazitlerden arınacak, çok daha sağlam, çok daha sağlıklı bir bünyeye kavuşan finans piyasamız inşallah yoluna güçlenerek devam edecektir. Türkiye ekonomisini yıpratmaya çalışan felaket tüccarları kaybedecek ülkemiz ve milletimiz katbekat fazlasını kazanacaktır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'ye yatırım ve sermaye girişinin daha da hızlanacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bundan en ufak bir şüphe duymuyoruz, milletimiz de şüphe etmesin. Tabii bu konunun bir de idari ve siyasi boyutu bulunuyor. Bağımsız yargı kendi işini yapar, orada süreç ilerliyor. Ekonominin aktörleri kendi sorumluluk alanlarında gerekli adımları atıyor. Vicdan, etik ve inanç boyutu kişinin zaten kendisiyle ilgilidir ama meselenin idari ve siyasi cephesinde yük bizlerin omuzunda. Az önce söyledim, sorunun idari yönüyle ilgili kurumlarımızı, kurullarımızı görevlendirdik. Onlar da konuyu tam bir hassasiyet içinde takip ediyorlar.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİYASETİMİZİN TEK LİMANI AHLAKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Gelelim meselenin siyasi veçesine. Meselenin siyasi yönü bizim için vicdandan, ahlaktan ve inançtan asla ayrı değildir. Biz bu partiyi kurarken, yola çıkarken çok temel bir ilkeyi, hareketimizin esası olan bir ilkeyi, en önemli düsturumuz yaptık. Nedir o? 'Siyasetin tek limanı ahlaktır.' dedik. Ve inancı sadece kişilere ait birer soyut kavram olarak görmedik. Partimizin ve hareketimizin en merkezine siyaset anlayışımızın en temeline yerleştirdik. Bu hareket ahlak üzerine kurulmuş bir harekettir. Hukuk artık kuran diyebiliriz. Bizim siyasetimiz inanç, etik, güven üzerine inşa edilmiş bir siyasettir. Bundan tam 24 sene önce ilk AK Parti hükûmetini kurduğumuzda bize ne dediler? 'İktidar yozlaştırır.' dediler. Bunlar da çözülecek dediler. 24 yıl boyunca yozlaşmayı, çözülmeyi, çürümeyi partimize yaklaştırmadık, yanaştırmadık” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ne vicdanımızla yüzleşmekten taviz verdik ne nefis muhasebesinden vazgeçtik ne ahlaki değerlerimizi esnettik ne de inancımızın sarsılmasına müsaade ettik Çok sınamayla karşılaştık. Çok teste tabi tutulduk ama Allah'a hamdolsun bünyeye sızmaya çalışan her habis mikrobu çelik gibi ahlakımızla, kale gibi vicdanımızla, sarsılmaz imanımızla bertaraf etmeyi başardık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletle gönül ve kader birliği yapmış bir siyasi hareket olduklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dün vardık, bugün varız, inşallah yarın da var olmaya devam edeceğiz. Kimse yeise kapılmasın. Hiç kimse moralini bozmasın. Aziz milletimiz de kutlu teşkilatımız da umudunu asla yitirmesin. Hele hele bize olan güveni asla sarsılmasın. Kimse kara propagandanın etkisi altında kalmasın. Kara propaganda bizim ne ahlakımıza ne imanımıza ne de vicdanımıza tesir edebilir. Kimsenin bundan endişesi olmasın. Bizim bu aziz milletten başka hiç kimseye diyet borcumuz yoktur. Bizim hazreti Allah'a bir can borcumuz var. Allah'ın izniyle hiçbir faniye borcumuz da yok. Dedikodular, söylentiler, iddialar, iftiralar, ithamlar, türlü türlü senaryolar hiç kimse merak etmesin, Tayyip Erdoğan da onun dava arkadaşları da gereken neyse yapar ve hiç kuşkunuz olmasın yapacaktır. Tekrar söylüyorum, siyasetimizin tek limanı ahlaktır. Bu parti o limandan hiç demir almamıştır, asla da demir almayacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kürsüden konuşması bir tarafa, milletin içine çıkmayacak tiplerin pişkince ahkâm kestiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hırsızlara, arsızlara, milletin malını yağmalayan haramilere sahip çıkanların kendilerine siyasi ahlak dersi vermeye kalktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Türkiye'de ilk defa para kuleleri üzerinden soygunu kurumsallaştıranlar, milyonlarca avroluk rüşvet itiraflarına dürüstçe cevap vermek yerine bize saldırıyorlar. AK Parti'ye gönül vermiş milyonlara hadsizce dil uzatıyorlar. Şunu bir defa er ya da geç öğrenecekler, biz baklava kutusunda rüşvet alanlara, haram parayla kule yapanlara sahip çıkan bir güruhtan ne ders alırız ne de onları muhatap alırız. Buradan, hiç kimseye, özellikle de siyasi yankesicilere ekmek çıkmaz. Boşuna ellerini ovuşturuyorlar. Boşuna hevesleniyorlar. Boşuna fırsatçılık yapıyorlar. Evelallah partimiz, bu kadro hepsinin hevesini kursağında bırakır ve bırakacaktır. Herhalde şunu artık anlamıştır, Tayyip Erdoğan söylentiyle, dedikoduyla, muhalefetin ve medyanın rüzgarıyla iş yapmaz. Biz kalemşörlerin veya sosyal medya tetikçilerinin yönlendirmesiyle değil, milletin çizdiği istikamette iş tutarız. Herkesin bir planı, bir senaryosu varsa emin olunuz ki bizim de bir harekât planımız, bizim de bir taktiğimiz var. Sabır ve kararlılıkla bu planı adım adım, hamle hamle hayata geçireceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AHLAKTAN, İMANDAN VE VİCDANDAN SAPMADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon soruşturması konusunda idari ve siyasi olarak gerekeni yapacaklarından kimsenin kuşku duymaması gerektiğini belirterek, meseleyi büyük bir dikkat ve hassasiyetle takip ettiklerini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset anlayışları ve onun eseri olan yönetim tarzlarının pusulasının daima ahlak, hukuk ve vicdan olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar ahlaktan, imandan ve vicdandan sapmadık. Bundan sonra da kimse bizi yolumuzdan ayıramaz" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy'un, "İmandır o cevher ki ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür" dizelerine yer veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar 25 yıldır bizi tanımamışlar. Biz neler gördük neler? Evelallah bunun da üstesinden geliriz ve geliyoruz. Bizim için bu öyle üzerine uzun uzun konuşulacak bir mesele değildir. Çözülemeyecek bir sorun hiç ama hiç değildir. Millete, memlekete ve ümmete hizmet yolunda önümüze çıkan kim olursa olsun kenara alır yürümeye, koşmaya devam ederiz" sözlerini sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir arkadaşının karamsarlık tuzağına düşmemesi, zihnine, gönlüne şüphe, tereddüt yerleşmemesi gerektiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Milletin emanetine, yoksulun ekmeğine, yolda kalmışın, garibin, mazlumun umuduna kim musallat olursa bu parti de ona musallat olur. Bu hep böyle olmuştur. Hiç merak etmeyin. Şimdi de yarın da böyle olacaktır. Bugünlere tertemiz geldik. Yolumuza tertemiz devam edeceğiz. Bu kutlu yolda yenilenmiş, tazelenmiş, hücrelerini yenilemiş bir şekilde inşallah çok daha kararlı yürüyeceğiz. Bu badireden, her krizden, her sınavdan güçlenerek çıktık, buradan da Allah'ın izniyle güçlenerek çıkacağız" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BELEDİYECİLİK BİZDE SADECE MİLLETE HİZMET KAPISIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti ailesinin yeni katılımlarla daha da büyümeye, güçlenmeye, saflarını genişletmeye devam ettiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rüşvetsiz selam dahi vermeyen parti derebeylerinin baskısından bıkanlar, gecenin bir yarısında sinkaflı küfürlere maruz kalmak istemeyenler, huzur içinde uyum içinde şehirlerine hizmet etmeye çalışanlar en güvenli adres olarak AK Parti'yi görüyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi tabirleriyle, "karınları bir türlü doymayan yamyamlar yerine, seçmenlerine hizmet etmek isteyenlerin" çareyi AK Parti'de bulduklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "AK Parti'ye yönelik giderek artan teveccühün sebebi işte budur. Bunun dışındaki her söz bühtandır, spekülasyondur, iftiradır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti'nin belediyeciliğin kitabını yazdığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları paylaştı: "Düne kadar beraber yol yürüdükleri insanlara sırf yönetim zafiyetine rıza göstermedikleri için iftira atmak, bununla yetinmeyip edepsizce hakaret etmek, saygısızlıktan öte apaçık bir ahlaksızlıktır. Burada şunu da açık açık söylemek istiyorum, AK Parti Türkiye'de belediyeciliğin kitabını yazmış bir partidir. Biz bundan 32 sene önce 1994 yılında yerelden yola çıkarak geneli, 783 bin kilometre karenin tamamını kucaklamış, başarılarla dolu belediyecilik tecrübesi üzerine ulusalı ve küreseli bina etmiş bir hareketiz. AK Parti'nin belediyecilik anlayışıyla hiç kimse yarışamaz. Sorunlara pratik çözümler bulma, hızlı neticeler alma, projeler geliştirme, şehirlerimiz için vizyon ortaya koyma noktasında hiç kimse AK Parti ile aynı kulvarda rekabet edemez. Belediyecilik başkaları için bir rant kapısı, menfaat kapısı olabilir ama bizde sadece millete hizmet kapısıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, belediyeciliğin başkaları için şahsi ve eşi dostu zenginleştirme aracı olabileceğini ancak kendileri için sadece millete hizmetkârlık, fedakârlık, millet için gece gündüz çalışmayı gerektiren ağır bir sorumluluk makamı olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEHİRLERİMİZİ İMAR VE İHYA ETMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz belediyeciliği kendi cebini, eşinin, dostunun, akrabalarının cebini doldurmak için değil, bilakis milletin kesesini doldurmak, milletin hazinesini doldurmak için daha huzurlu, güvenli, estetik ve güzel şehirler inşa etmek için yapıyoruz. Bugün böyleydi, bugün de yarın da böyle olmaya devam edecek. Hep beraber bu anlayışla çalışmaya, koşturmaya, şehirlerimizi imar ve ihya etmeye devam edeceğiz" sözlerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti'ye katılan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay'a, "AK Parti ailesine hoş geldin, sefalar getirdin" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ege'nin incisi İzmir'e ve İzmirlilere hizmet mücadelesinde kendisine destek olacaklarını belirterek, "İzmir'in gönül belediyeciliğiyle tanışması hayırlı, uğurlu olsun diyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yasama yılının ilk toplantısının da hayırlı olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletvekillerine çalışmalarında başarılar diledi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada'nın petrol zengini eyaleti Alberta, ülkeden ayrılmak için sandık başına gidiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanadanin-petrol-zengini-eyaleti-alberta-ulkeden-ayrilmak-icin-sandik-basina-gidiyor-2657555217baa-06d9-4e7c-abd3-ad849d4c0b1e2026-10-08T09:27:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada'nın petrol zengini eyaleti Alberta, ülkeden ayrılmak için sandık başına gidiyor

Kanada'nın petrol zengini eyaleti Alberta, ülkeden ayrılmak için sandık başına gidiyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Kanada</strong>'nın enerji deposu olarak bilinen <strong>Alberta</strong> eyaleti, <strong>19 Ekim</strong> tarihinde tarihi bir yol ayrımına giriyor. Eyalet sakinleri, federasyon içinde kalıp kalmamayı ve gelecekte bağlayıcı bir <strong>bağımsızlık referandumu</strong> yapılıp yapılmayacağını belirlemek üzere sandık başına gidecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kritik oylama öncesinde, olası bir ayrılığın eyalet ekonomisine etkileri ülke çapında büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. Başkent <strong>Ottawa</strong> ile köprüleri atma fikri, eyalet halkı için hem büyük bir zenginlik vaadi hem de telafisi zor bir ekonomik çöküş riski barındırıyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Petrol zenginliği ve yeni bir devlet hayali</span></h3><p><span style="font-size:18px">Eyaletin Kanada'dan kopmasını savunan <strong>bağımsızlık destekçileri</strong>, bölgenin sahip olduğu devasa <strong>petrol ve doğal gaz rezervleri</strong> sayesinde tek başına güçlü bir devlet olabileceğini iddia ediyor. Bu kesime göre, <strong>Ottawa</strong>'ya aktarılan milyarlarca dolarlık vergi gelirinin eyalet içinde kalmasıyla eşi görülmemiş bir refah artışı yaşanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrılıkçı gruplar, <strong>Alberta</strong>'nın mevcut insan kaynağı, köklü kurumsal yapısı ve gelişmiş altyapısı ile diğer eyaletlerden halihazırda pozitif ayrıştığını savunuyor. Yapılan hesaplamalara göre, federal vergilerin devreden çıkması ve yeni devlet giderlerinin düşülmesi durumunda her yıl milyarlarca dolarlık <strong>bütçe fazlası</strong> elde edilecek; bu tablo doğrudan bölge halkının ödediği <strong>bireysel vergilerde düşüş</strong> olarak yansıyacak.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Alberta i̇çin "yeni bir Brexit" riski mi doğuyor?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Madalyonun diğer yüzünde ise oldukça karamsar bir tablo yer alıyor. Eyalet yönetimi ve önde gelen ekonomistler, ayrılığın getireceği ağır maliyetler konusunda halkı ciddi şekilde uyarıyor. Hükûmet tarafından hazırlatılan raporlara göre, olası bir bağımsızlık sonrası yaşanacak geçiş süreci <strong>yüz milyarlarca dolara</strong> mal olabilir. Ayrıca, yeni kurulacak devletin Kanada'nın <strong>ulusal borç</strong> yükünden devralacağı payın, bölge ekonomisini derinden sarsacağı öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, Birleşik Krallık'ın Avrupa Birliği'nden çıkış sürecini (<strong>Brexit</strong>) örnek göstererek, ayrılığın yaratacağı uzun süreli siyasi ve ekonomik belirsizliğe dikkat çekiyor. Bu belirsizliğin dev yatırımları durduracağı, ticarete ağır darbe vuracağı, hanehalkı gelirlerini eriteceği ve <strong>on binlerce kişilik istihdam kaybına</strong> yol açabileceği belirtiliyor. Konuyla ilgili sessizliğini bozan <strong>Başbakan Mark Carney</strong> de bir açıklama yaparak, bu sürecin eyalet ekonomisine telafisi zor ve "ciddi bir darbe" vuracağı yönünde kritik bir uyarıda bulundu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261008/kanadanin-petrol-zengini-eyaleti-alberta-ulkeden-ayrilmak-icin-secime-gidiyor-1109377143.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Maduro ve eşine yeni suçlama yöneltilecek: 'ABD vatandaşlarına yönelik işkence']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/maduro-ve-esine-yeni-suclama-yoneltilecek-abd-vatandaslarina-yonelik-iskence-26574c20091fb-dd1e-4c3e-85b7-e542c84a5eca2026-10-08T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Maduro ve eşine yeni suçlama yöneltilecek: 'ABD vatandaşlarına yönelik işkence'

Maduro ve eşine yeni suçlama yöneltilecek: 'ABD vatandaşlarına yönelik işkence'

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Venezuela Devlet Başkanı <strong>Nicolas Maduro </strong>ile eşi <strong>Cilia Flores</strong>'in, son yıllarda Venezuela hükümetinin gözetiminde tutulan<strong> ABD vatandaşlarına yönelik işkence </strong>iddialarıyla bağlantılı olarak yeni suçlamalarla karşı karşıya kalabileceği iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CNN'in bildirdiği habere göre söz konusu suçlamalara ilişkin kararın<strong> en geç gün içinde </strong>açıklanması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Reuters'ın bir yetkiliye dayandırdığı haberde söz konusu Amerikalılar arasında <strong>Venezuela'da tutuklanan beş petrol şirketi yöneticisi, 2020'de Maduro'yu devirmeyi amaçlayan başarısız bir operasyonla bağlantılı olarak yakalanan iki eski ABD özel kuvvetler mensubu </strong>bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kişilerin daha sonra farklı <strong>mahkum takaslarıyla serbest bırakıldığı</strong> bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maduro'ya daha önce <em>"uyuşturucu terörizmi, kokain kaçakçılığı, ABD'ye karşı makineli tüfek ve yıkıcı cihazlara sahip olma</em>" suçlamaları yöneltilmişti. Mahkeme Maduro'nun davasının başlangıç tarihini <strong>1 Haziran 2027 </strong>olarak belirlemişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261008/maduro-ve-esine-yeni-suclama-yoneltilecek-abd-vatandaslarina-yonelik-iskence-1109375189.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rubio Atina'da: Avrupa savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rubio-atinada-avrupa-savunmada-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmeli-265731c29540d-2020-442d-8405-426bb4bc0b332026-10-08T08:51:00+03:00HABER MERKEZİ Rubio Atina'da: Avrupa savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmeli

Rubio Atina'da: Avrupa savunmada daha fazla sorumluluk üstlenmeli

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa ve Doğu Akdeniz'deki güvenlik ve enerji dengelerinin sürekli değiştiği bir dönemde Atina ve Washington, ilişkilerinin stratejik kapsamını daha da genişletmeyi hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun, Yunanistan-ABD Stratejik Diyaloğu'nun altıncı turu kapsamında Atina'ya gerçekleştirdiği ziyaretin gündeminde savunma, güvenlik, enerji, teknoloji, ticaret ve yatırım başlıkları öne çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmeler, Yunanistan'ın hem güvenlik hem de Orta ve Doğu Avrupa'nın enerji planlaması açısından ABD'nin bölgedeki önemli ortaklarından biri olarak öne çıktığı, uluslararası konjonktürün oldukça karmaşık olduğu bir dönemde gerçekleştirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gerapetritis-Rubio görüşmesi iki saat sürdü</span></h2><p><span style="font-size:18px">Marco Rubio, çarşamba sabahı Yunanistan Dışişleri Bakanlığı'nı ziyaret ederek mevkidaşı Giorgos Gerapetritis ile bir araya geldi. Yaklaşık iki saat süren ikili görüşmede, iki ülke arasındaki ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve uluslararası gelişmeler kapsamlı şekilde ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmenin ardından açıklama yapan Gerapetritis, Yunanistan ile ABD arasındaki ilişkilerin ulaştığı yüksek seviyeye dikkat çekerek, ilişkilerin daha da derinleştirilmesi konusunda iki ülkenin ortak iradeye sahip olduğunu belirtti. Gerapetritis, Atina ve Washington'ın işbirliğini güçlendirme ve bölgesel ve uluslararası güvenliği destekleme konusunda ortak bir kararlılık taşıdığını söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Enerji: Yunanistan, ABD LNG'si için merkez oluyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Görüşmelerde enerji işbirliği önemli bir yer tuttu. Yunanistan Dışişleri Bakanı, ülkesinin ABD'den ithal edilen sıvılaştırılmış doğal gazın (LNG) Orta ve Doğu Avrupa'ya taşınmasında bir merkez olarak üstlendiği role dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerapetritis, “İki ülke arasındaki enerji işbirliği benzeri görülmemiş bir seviyeye ulaştı” dedi. Yunanistan'da ABD'li enerji şirketlerinin artan varlığına da işaret eden Gerapetritis, enerji, teknoloji ve tersaneler başta olmak üzere çeşitli sektörlerde geliştirilen yatırımların iki ülke arasındaki ekonomik ilişkiye yeni boyutlar kazandırdığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Marco Rubio da enerji işbirliğinin önemine vurgu yaparak ABD'den LNG ithalatının artırılmasının yanı sıra yeni doğal gaz ve elektrik bağlantılarının geliştirilmesine değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio, bu gelişmelerin bölgesel enerji güvenliğini güçlendirebileceğini ve Yunanistan'ın Avrupa enerji sistemindeki rolünü genişletebileceğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Savunma: Dedeağaç, F-16'lar ve F-35'ler</span></h2><p><span style="font-size:18px">Görüşmelerin önemli bir bölümünü Yunanistan ile ABD arasındaki savunma işbirliği oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerapetritis, Karşılıklı Savunma İşbirliği Anlaşması'nı iki ülke arasındaki ilişkileri düzenleyen temel ikili anlaşmalardan biri olarak nitelendirirken, Dedeağaç'ın stratejik önemine de dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerapetritis ayrıca Yunanistan'ın F-16 savaş uçaklarının modernizasyonuna ve F-35 savaş uçaklarının Yunanistan Hava Kuvvetleri'ne entegrasyonuna değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma iş birliğinin yalnızca ulusal savunmanın güçlendirilmesiyle sınırlı olmadığını, aynı zamanda bölgedeki stratejik işbirliği ve istikrarla daha geniş biçimde bağlantılı olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stratejik Diyalog’un açılışında Gerapetritis, Dedeağaç’ı Yunanistan–ABD işbirliğinin örnek bir modeli olarak nitelendirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rubio: 'Yunanistan istikrar kaynağı'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Marco Rubio, iki ülke arasındaki stratejik ilişkiyi anlatırken özellikle olumlu ifadeler kullanarak Yunanistan ile ABD’yi birbirine bağlayan tarihsel ve siyasi bağların altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Amerika Birleşik Devletleri ile Yunanistan uzun bir dostluk, işbirliği ve ittifak geçmişini paylaşıyor,” diyen ABD Dışişleri Bakanı, bu ilişkinin öneminin günümüzün uluslararası ortamında daha da görünür hale geldiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu ilişki hem tarihsel ve kurucu nitelikte hem de hayati önemde. Dengesiz bir dünyada istikrar kaynağıdır,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio ayrıca Yunanistan’ın ABD için önemli bir müttefik olmaya devam ettiğini ve iki ülkenin çok sayıda tehdit ve meydan okuma karşısında ortak görüşlere sahip olduğunu vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Avrupa savunması için daha fazla sorumluluk çağrısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı, Avrupa ülkelerinin kıtanın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini özellikle vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Avrupa uluslarının kendi kıtalarını savunma yükünü daha fazla üstlenmesi gerekiyor ve Yunanistan tam olarak bunu yapıyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu açıklama, Avrupa’nın savunma kapasitesinin güçlendirilmesi ve Avrupalı müttefiklerin kıtanın güvenliğine katkılarının artırılması yönündeki daha geniş kapsamlı ABD tartışmasının ortasında geldi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/07/rubio-atinada-avrupa-savunmada-daha-fazla-sorumluluk-ustlenmeli</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sri Lanka’da eski devlet başkanının eşi, bağış yolsuzluğu suçlamasıyla tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sri-lankada-eski-devlet-baskaninin-esi-bagis-yolsuzlugu-suclamasiyla-tutuklandi-265722ec8c79c-704d-40e0-a7d9-8c16787242fa2026-10-08T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ Sri Lanka’da eski devlet başkanının eşi, bağış yolsuzluğu suçlamasıyla tutuklandı

Sri Lanka’da eski devlet başkanının eşi, bağış yolsuzluğu suçlamasıyla tutuklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sri Lanka’nın eski Devlet Başkanı Mahinda Rajapaksa’nın eşi Shiranthi Rajapaksa, first lady olduğu dönemde yardım kuruluşuna yapılan bağışları amacı dışında kullandığı iddiasıyla çarşamba günü gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis, Shiranthi Rajapaksa’yı evinde sorguladıktan sonra mahkemeye çıkardı. Mahkeme, soruşturma kapsamında bir hafta tutuklu kalmasına karar verdi. Yakın zamanda geçirdiği ameliyat nedeniyle bir gözü bandajlı olan Rajapaksa, polis eşliğinde cezaevine götürülmek üzere araca bindirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rajapaksa, yardım kuruluşunun bir devlet bankasından, devlet hastanesine tarayıcı cihaz alınması için bağış olarak aldığı parayı amacı dışında kullanmakla suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bankanın o dönemki yöneticisi de paranın yardım kuruluşuna aktarılması sırasında prosedürleri atladığı iddiasıyla gözaltına alındı. Mahkeme daha sonra yöneticiyi kefaletle serbest bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Devlet Başkanı Rajapaksa çiftinin oğlu ve milletvekili Namal Rajapaksa da rüşvet suçlamasıyla gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahinda Rajapaksa ve kardeşi Gotabhaya Rajapaksa’nın, artık var olmayan Tamil Kaplanları’nı yenilgiye uğratmak ve 26 yıllık iç savaşı sona erdirmek için 2009’da yürüttüğü askeri harekatın ardından aile, ülkenin Sinhala Budist çoğunluğunun büyük desteğini kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahinda Rajapaksa’nın 2010’da yeniden seçilmesinden sonra rüşvet ve yolsuzluk iddiaları ile özgürlüklerin kısıtlandığı yönündeki eleştiriler arttı. Rajapaksa, 2015’te üçüncü dönem için yarışırken seçimi kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oğlu, kardeşleri, yeğenleri ve yeğen çocukları üst düzey kamu görevlerine getirilen aile, devlet yönetiminde geniş bir nüfuz sahibi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aile, 2019’da güvenliğin öne çıkan bir gündem maddesi haline gelmesiyle yeniden iktidara döndü. Paskalya Pazarı’nda kilise ve otelleri hedef alan, IŞİD’den ilham alan intihar saldırılarında 267 kişi hayatını kaybetti. Aynı yıl Gotabhaya Rajapaksa cumhurbaşkanı seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak COVID-19 salgını, turizmdeki gerileme ve Gotabhaya Rajapaksa’nın ekonomi politikaları ülkeyi ekonomik krize sürükledi. Büyük çaplı halk protestoları sırasında istifa etmek ve ülkeden kaçmak zorunda kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerine geçen Anura Kumara Dissanayake, 2024’te yolsuzlukla mücadele vaadiyle cumhurbaşkanı seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dissanayake, seçim kampanyasında Rajapaksa ailesinde ve önceki yönetimlerde yolsuzluk yaptığından şüphelenilen herkes hakkında işlem başlatacağını söylemişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/08/sri-lankada-eski-devlet-baskaninin-esi-bagis-yolsuzlugu-suclamasiyla-tutuklandi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dönüşüm ve Gelecek Vizyonumuz nasıl olmalı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-donusum-ve-gelecek-vizyonumuz-nasil-olmali-26571f8fdcf85-eb0c-48a6-af98-d101c2224b822026-10-08T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dönüşüm ve Gelecek Vizyonumuz nasıl olmalı?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dönüşüm ve Gelecek Vizyonumuz nasıl olmalı?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya hızla ilerliyor, her alanda değişim yaşanıyor, devletler durumlarını gözden geçiriyor, gelişen teknoloji ve yaşam için kendine göre tedbir alıyor. Bu günün dünyası, dünün dünyası değil. Bunu herkes görüyor. Bizlerin, ülke ve devlet olarak gelişen teknoloji ve yaşama göre her alanda strateji geliştirmesi zaruridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değişen dünya düzeni, küresel dinamikler ve teknolojik kırılmalar, ülkelerin gelecekte var olabilmelerini ve bağımsızlıklarını koruyabilmelerini doğrudan stratejik vizyonlarına bağlı kılmaktadır. Dünün refleksleriyle bugünün sorunlarını çözmek veya yarının dünyasına hazırlanmak imkânsızdır. Ülke ve devlet olarak geleceğin belirsizlikleri karşısında hazırlıklı olmak, yalnızca ayak uyduran değil, <strong>oyun kuran</strong> bir aktör konumuna gelmek amacıyla naçizane kendimce hazırlamaya çalıştığım stratejik bir yol haritası:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>50 Yıllık Stratejik Dönüşüm ve Gelecek Vizyonumuz nasıl olmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Eğitim: Çağın Zihin İnşası ve İnsan Sermayesi: </strong>Eğitim, diğer tüm sektörlerin temelini oluşturan ana omurgadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ezberden Üretime Geçiş:</strong> Klasik ezberci eğitim modeli acilen terk edilmeli; analitik düşünce, eleştirel eleştiri, problem çözme ve yaratıcılığı merkeze alan bir sistem kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapay Zekâ ve Kodlama Okuryazarlığı:</strong> İlköğretimden itibaren teknoloji sadece tüketen değil, üreten nesiller yetiştirecek şekilde müfredat güncellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaşam Boyu Eğitim:</strong> Hızla değişen meslek gruplarına uyum sağlamak için iş gücünün sürekli olarak yeniden eğitileceği (reskilling) ulusal bir platform oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Tarım ve Gıda Güvenliği: Geleceğin Stratejik Silahı: </strong>İklim krizi ve artan nüfus göz önüne alındığında, tarım sektörü savunma sanayi kadar kritik bir milli güvenlik meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıllı ve Hassas Tarım:</strong> Yapay zekâ destekli sulama, dronlarla gübreleme ve Nesnelerin İnterneti tabanlı erken uyarı sistemleriyle verimlilik en üst düzeye çıkarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Su Güvenliği ve Hidro-Politika:</strong> Kuraklık riskine karşı suyun verimli kullanımı, deniz suyu arıtma teknolojileri ve kapalı havza projeleri şimdiden hayata geçirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ata Tohumu ve Gen Bankaları:</strong> Biyolojik çeşitliliğin korunması ve tarımda dışa bağımlılığın sıfırlanması için ulusal gen kaynakları güvence altına alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sanayi ve Teknoloji: Yüksek Katma Değerli Üretim: </strong>Sanayide "fason üretim" dönemini kapatıp, yüksek teknolojili ve AR-GE odaklı bir ekosisteme geçiş zorunludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapay Zekâ ve Robotik:</strong> Sanayi tesislerinde otomasyon ve robotik entegrasyonu hızlandırılmalı, endüstriyel üretimde verimlilik artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kritik Hammaddeler ve Çip Teknolojisi:</strong> Yarı iletken teknolojileri (çipler) ve batarya teknolojileri gibi geleceğin sanayisinin anahtar bileşenlerinde yerli üretim altyapısı kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Dönüşüm:</strong> Sınırda Karbon Düzenlemesi gibi küresel kurallara uyum sağlamak için sanayi tesisleri tamamen yeşil enerjiye ve döngüsel ekonomi modeline evrilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Savunma Sektörü: Caydırıcılık ve Geleceğin Harp Teknolojileri: </strong>Savunma sanayiinde yakalanan ivme, diğer sivil sektörlere de ilham vermeli ve yayılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asimetrik ve Uzay Teknolojileri:</strong> Klasik harp araçlarının yanı sıra, yapay zekâ destekli otonom sistemler, siber güvenlik, elektronik harp ve uzay teknolojilerine (uydu ve fırlatma sistemleri) ağırlık verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Spinoff (Sıçrama):</strong> Savunma sanayiinde geliştirilen teknolojilerin sivil sektöre (sağlık, ulaşım, bilişim) hızlıca aktarılması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Sağlık Sektörü: Proaktif ve Dijital Sağlık: </strong>Sağlık politikaları, hastalandıktan sonra tedavi eden reaktif yapıdan, hastalığı önleyen ve kişiselleştirilmiş çözümler sunan proaktif bir yapıya evrilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biyoteknoloji ve Genom Araştırmaları:</strong> Kanser ve nadir hastalıklar başta olmak üzere gen tedavileri ve yerli aşı/ilaç üretim altyapısı millileştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tele-Sağlık ve Uzaktan Teşhis:</strong> Sağlık hizmetlerine erişimin coğrafi engellerini ortadan kaldıracak yapay zekâ destekli uzaktan takip ve teşhis sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önerilerim: </strong>Bugün atılacak her doğru adım, yarının bağımsızlık ve refah teminatıdır. Siyaset üstü bir <strong>"Gelecek ve Strateji Planlama Konseyi"</strong> kurularak; günlük siyasi tartışmalardan bağımsız, 50 yıllık vizyonu tarafsız bir akılla yöneten, denetleyen ve güncelleyen bir mekanizma derhal hayata geçirilmelidir. Devlet aklı, günü kurtarmakla değil, yüzyılları inşa etmekle yükümlüdür. Burada bizler için üç kritik sektör—<strong>Tarım, Sağlık ve Savunma Sanayi</strong>—bir ülkenin hem fiziksel hayatta kalmasının hem de küresel ölçekte söz sahibi olmasının üç temel sütununu oluşturur. Bu alanlarda önümüzdeki 50 yılı şekillendirecek somut stratejiler, tehditler ve atılması gereken adımları naçizane şunlar olarak görüyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Tarım ve Gıda Güvenliği: Ulusal Güvenliğin Görünmez Kalkanı: </strong>Önümüzdeki yarım yüzyılda iklim krizi, su kıtlığı ve nüfus artışı, gıdayı petrolden bile daha değerli bir stratejik emtia haline getirecektir. Tarımda dışa bağımlılık, doğrudan ulusal egemenliğin devri anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklim Dirençli Tarım ve Gen Bankaları:</strong> Kuraklığa, tuzluluğa ve aşırı sıcaklara dayanıklı tohum türleri geliştirilmeli; ulusal gen bankaları en üst düzeyde koruma altına alınarak yerel tohumlar güvenceye alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıllı Su Yönetimi (Hidro-Strateji):</strong> Tarımda su tüketimi en büyük paya sahiptir. Vahşi sulama teknikleri tamamen yasaklanarak yapay zekâ tabanlı damla sulama ve kapalı havza su yönetim sistemlerine zorunlu geçiş sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Tarım Havzaları:</strong> Her tarım arazisinin toprak yapısı, mineral ihtiyacı ve iklim verisi dijitalleştirilmeli; çiftçiye neyi, ne zaman, ne kadar ekeceği veriye dayalı olarak önerilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dikey ve Topraksız Tarım:</strong> Kentlerin yakınlarında kurulacak dikey tarım tesisleriyle lojistik maliyetler düşürülmeli ve tarım, mevsim şartlarından bağımsız hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sağlık Sektörü: Biyogüvenlik ve Proaktif Tıp: </strong>Pandemiler, biyolojik tehditler ve yaşlanan dünya nüfusu, sağlık sistemlerini hastalandıktan sonra tedavi eden yapıdan (reaktif), hastalığı önleyen ve yöneten yapıya (proaktif) dönüştürmeyi zorunlu kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biyoteknoloji ve Aşı/İlaç Bağımsızlığı:</strong> Kendi aşımızı, biyo-ilaçlarımızı ve kritik etken maddelerimizi üretebilecek tam entegre biyoteknoloji üsleri kurulmalıdır. Küresel krizlerde dış tedarik zincirlerine bağımlı olunmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genom Projeleri ve Kişiselleştirilmiş Tıp:</strong> Toplumun genetik haritası çıkarılarak kronik hastalıklara ve kalıtsal risklere karşı erken teşhis mekanizmaları oluşturulmalı; tedavi süreçleri kişiye özel moleküler düzeyde planlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapay Zekâ Destekli Erken Teşhis:</strong> Sağlık verileri (MR, röntgen, kan tahlilleri) yapay zekâ algoritmalarıyla taranarak kanser ve benzeri kritik hastalıklar henüz belirti göstermeden tespit edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlık Turizmi ve Nitelikli İnsan Kaynağı:</strong> Sağlık altyapısı sadece kendi vatandaşımıza değil, dünyaya hizmet edecek bir mükemmeliyet merkezine dönüştürülmeli, hekim göçünü tersine çevirecek cazip çalışma koşulları sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Savunma Sanayi: Asimetrik Caydırıcılık ve Geleceğin Harp Teknolojileri: </strong>Savunma sanayiinde yakalanan ivme sürdürülebilir kılınmalı ve bu alandaki teknolojik birikim sivil ekonomiye (spinoff) entegre edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otonom Sistemler ve Yapay Zekâ:</strong> İnsansız hava araçlarının ötesinde, kara ve deniz araçlarında tamamen otonom (yapay zekâ ile karar veren) sürü teknolojilerine geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzay ve Uydu Teknolojileri:</strong> Yörüngede kendi uydularımızı üretmek, fırlatma sistemlerine sahip olmak ve uzay güvenliğini sağlamak (siber ve fiziksel) devlet bekası için vazgeçilmezdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kritik Bileşenler (Çip ve Batarya):</strong> Savunma sistemlerinin kalbi olan yarı iletken (çip) teknolojileri ve yüksek performanslı bataryalarda dışa bağımlılık tamamen bitirilmeli, yerli üretim tesisleri güvenceye alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siber ve Elektronik Harp:</strong> Fiziksel savaşın yanı sıra kritik altyapıların (enerji, su, finans, haberleşme) korunması için siber ordu ve yapay zekâ destekli erken uyarı kalkanları kurulmalıdır. <strong>Naçizane, Stratejik Sentezim.</strong> Tarım, Sağlık ve Savunma birbirinden bağımsız alanlar değildir. <strong>Tarım</strong> halkın karnını doyurarak sosyal istikrarı sağlar, <strong>Sağlık</strong> güçlü ve dinamik bir toplum yaratır, <strong>Savunma</strong> ise bu iki unsuru koruyan kalkanı oluşturur. Bu üç alanda dışa bağımlılığı sıfırlayan bir devlet, önümüzdeki 50 yılın lider ülkelerinden biri olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki 50 yılın en stratejik alanı olan <strong>Tarım ve Gıda Güvenliği</strong>, sadece ekonomik bir sektör değil, doğrudan <strong>milli güvenlik ve beka</strong> meselesidir. İklim krizi, azalan su kaynakları ve hızla artan dünya nüfusu göz önüne alındığında, tarımda 50 yıllık vizyon planımız naçizane, dört ana sütun üzerine inşa edilmelidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarımda 50 Yıllık Stratejik Eylem Planı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Su Güvenliği ve Hidro-Stratejik Dönüşüm: Vahşi Sulamanın Yasaklanması:</strong> Mevcut tarımsal sulama yöntemlerinin %70'inden fazlası salma (vahşi) sulamadır. Ülke genelinde kapalı boru sistemine ve akıllı basınçlı sulama (damla/yağmurlama) teknolojilerine geçiş zorunlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıllı Havza Yönetimi:</strong> Su havzaları bazında ne kadar ürün ekileceği, o havzanın su kapasitesine göre planlanmalıdır (su bütçesi planlaması).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Atık Su ve Deniz Suyu Arıtımı:</strong> Arıtılmış kentsel atık sular ve büyük ölçekli deniz suyu arıtma tesisleri, sanayi ile birlikte doğrudan tarımsal sulamanın hizmetine sunulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İklim Dirençli Tarım ve Biyolojik Güvenlik (Gen Bankaları): Ata Tohumu ve Gen Bankaları:</strong> Ulusal gen bankaları en üst düzey devlet korumasına alınmalı, iklim krizine (kuraklığa, aşırı sıcaklara, tuzluluğa) dayanıklı yerli tohum çeşitleri bilimsel yöntemlerle çoğaltılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli Tohum Ekosistemi:</strong> Hibrit ve GDO'lu tohum bağımlılığını kırmak için üniversiteler, özel sektör ve devlet ortaklığıyla yüksek verimli yerli tohum AR-GE merkezleri kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biyolojik Çeşitlilik Haritası:</strong> Ülke topraklarının mikrobiyolojik yapısı çıkarılmalı, hangi bölgede hangi tohumun en yüksek verimi vereceği yapay zekâ ile haritalandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Dijital ve Hassas Tarım (Smart Agriculture): Toprak ve Uydu Entegrasyonu:</strong> Her tarım arazisinin dijital ikizi oluşturulmalı; uydu görüntüleri, dronelar ve toprak sensörleri ile tarlanın nem, mineral ve gübre ihtiyacı anlık olarak takip edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otonom Tarım Makineleri:</strong> İlaçlama ve gübreleme işlemlerinde insan hatasını ve kimyasal israfını sıfırlayan yapay zekâ destekli otonom tarım araçları yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uçtan Uca Tedarik Zinciri (Blokzincir):</strong> Tarladan çatala kadar tüm gıda hareketleri blokzincir teknolojisiyle kayıt altına alınarak hem gıda güvenliği sağlanmalı hem de fahiş fiyat artışlarının ve israfın önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Alternatif Üretim Modelleri ve Lojistik: Dikey ve Topraksız Tarım (Urban Farming):</strong> Büyük şehirlerin çeperlerinde kurulacak dikey tarım tesisleri ve kapalı alan hidroponik sistemler sayesinde, mevsim şartlarından bağımsız olarak taze sebze-meyve üretimi güvenceye alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Stratejik Gıda Stoklama (Ulusal Silolar):</strong> Küresel krizlere karşı stratejik tahıl ve bakliyat stokları dijital olarak yönetilmeli, en az 2 yıllık tüketimi karşılayacak rezervler her an hazır tutulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçinin Finansal Güvencesi:</strong> Tarımla uğraşan yeni nesillerin teşvik edilmesi için "Akıllı Çiftçi" statüsü oluşturulmalı, üretimden kopuşu engellemek adına devlet destekleri doğrudan verimlilik ve teknoloji kullanımına bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası,</strong> Tarımda 50 yıllık hedefimiz; <strong>"Az suyla, maksimum verim, sıfır dışa bağımlılık ve tamamen dijitalleşmiş tedarik zinciri"</strong> olmalıdır. Toprağını koruyamayan bir devlet, geleceğini koruyamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hususlarda yazmaya devam edeceğim…</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖNAL’IN BAŞKAN VEKİLLİĞİ GÜNDEMİ SARSTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/onalin-baskan-vekilligi-gundemi-sarsti-265760a311783-a203-4a0e-a9e6-d428b4470a502026-10-08T07:08:00+03:00HABER MERKEZİ ÖNAL’IN BAŞKAN VEKİLLİĞİ GÜNDEMİ SARSTI

ÖNAL’IN BAŞKAN VEKİLLİĞİ GÜNDEMİ SARSTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bölgenin ve yörenin sorunlarını çok iyi bilen ve TOROSLAR ilçesinde birbirinden güzel hizmetlere imza atan, omurgalı duruşu ile çok sevilen Önal, “bende varım de”, diyen tabanın sesini dinliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan Önal’ı geniş halk kitleleri destekler iken, Belediye Meclisinde bulunanların çoğunluğunun da gönlünde o yatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BU KEZ BASAN DEĞİL HASAN ALIR</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Yörük Türkmen cephesi önderleri başta olmak üzere, kentte yaşayan tüm kesimler, ata ve dedesinden Belediyecilik hizmetlerini öğrenen, çok iyi bir eğitim öğretim almış olan, mütevazi kişiliği ile tanınan Hasan Önal’ın yanında yer alıyor ve diyorlar ki; “BU KEZ BASAN DEĞİL, BİZİM HASAN ALACAK. ÇÜNKÜ HASAN, İÇİMİZDEN BİRİ, MİLLETİN VE HALKIN TA KENDİSİ”</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ac7424dd20eb.jpg" style="height:2048px; width:1536px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FATMA ŞAHİN: BİZ EKMEĞİ 8,50 LİRADAN ULAŞTIRIYORUZ...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fatma-sahin-biz-ekmegi-850-liradan-ulastiriyoruz-26570ae54d676-ddd1-44c4-968c-31c322ca3fa02026-10-07T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ FATMA ŞAHİN: BİZ EKMEĞİ 8,50 LİRADAN ULAŞTIRIYORUZ...

FATMA ŞAHİN: BİZ EKMEĞİ 8,50 LİRADAN ULAŞTIRIYORUZ...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Fırıncılar Odası Nisan ayında ekmeğin azami satış fiyatını 17,50 TL olarak belirledi. Şehrimizde birçok fırında 200 gram ekmek bugün 15 TL civarında satılıyor. Biz ise Haydi Ekmek Fabrikamızda ürettiğimiz aynı gramajdaki ekmeği 8,50 TL’den hemşehrilerimize ulaştırıyoruz. Türkiye’nin en büyük ekmek fabrikalarından birini, halkımızın sofrasına daha fazla dokunmak için kurduk. Halkımızın menfaatine ne varsa, imkânlarımız dâhilinde yapmaya devam edeceğiz."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAŞKAN ERDOĞAN: “Son derece nitelikli bir yükseköğretim sürecini Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırdık”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-erdogan-son-derece-nitelikli-bir-yuksekogretim-surecini-anadolunun-dort-bir-yanina-ulastirdik-26568543f7abc-188d-40b7-a3ec-db261988049d2026-10-07T09:49:00+03:00HABER MERKEZİ BAŞKAN ERDOĞAN: “Son derece nitelikli bir yükseköğretim sürecini Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırdık”

BAŞKAN ERDOĞAN: “Son derece nitelikli bir yükseköğretim sürecini Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırdık”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen 2026-2027 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına salondakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni akademik yılın ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrencilerin yeni bilgi ve tecrübeler edineceği, akademisyenlerin yeni yayım ve araştırma faaliyetleriyle temayüz edeceği, üniversitelerin başarılarına yenilerini ekleyeceği verimli bir akademik yıl temennisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yükseköğretim Kurulu (YÖK) 2026 Üstün Başarı Ödülleri’ni tevdi edecekleri bilim insanları ve üniversiteleri kutlayıp, jüri üyelerine teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Az önce, Harran Üniversitemizin Çok Sesli Koro Topluluğu, ‘Fırat’ın Öbür Yakasında Unuttuklarımız’ isimli bir dinleti icra ettiler. Yaşam ve eğitim hakkı ellerinden alınan Gazzeli çocuklara ithaf edilen bu beste, bizleri ziyadesiyle etkiledi, çok farklı bir ruh iklimine götürdü. Bu vesileyle son 3 yılda annelerini, babalarını, kardeşlerini, arkadaşlarını toprağa veren, evleri, üniversiteleri, okulları, eğitim kurumları siyonist soykırım şebekesi tarafından yerle yeksan edilen, buna rağmen hayat ve haysiyet mücadelesinden, onurlu bir şekilde var olma azminden taviz vermeyen tüm Gazzeli öğrencilere, onların şahsında bölgemizin ve dünyanın dört bir yanındaki mazlum ve mağdurların tamamına, ülkem ve milletim adına en güçlü dayanışma mesajlarımı iletiyorum. Medeniyet maskesi takan barbarlar unutsa da bizim Fırat’ın öbür yakasındaki çocukları asla unutmayacağımızı, onların daima yanlarında olacağımızı, haklı davalarını her şartta savunacağımızı, bugün bir kere daha ve özellikle ifade ediyorum. Bilvesile, Gazze’de ve işgal altındaki Filistin topraklarında İsrail’in devlet terörünün kurbanı olan, çoğu çocuk ve kadın 74 bin şehidimize, Cenabı Allah’tan gani gani rahmet niyaz ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MENSUBU VE MİRASÇISI OLDUĞUMUZ MEDENİYET ÜRETTİĞİ BİLGİYİ İNSANLIĞIN İSTİFADESİNE TEŞMİL ETMİŞTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dün, Antalya’da 77’nci Uluslararası Uzay Kongresi’ndeki hitabımda da ifade ettim. Ecdadın, sadece astronomi alanındaki çalışmalarına baktığımızda bile, bilim tarihimizin derinliğini çok net müşahede edebiliyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerek bilim gerekse medeniyet müktesebatı açısından merkezinde yer alınan coğrafyanın, sayısız hazinelerle dolu olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bağdat’tan İstanbul’a, Kahire’den Semerkant’a, Nişabur ve Buhara’dan İznik ve Bursa’ya, oradan Balkanlar’a kadar alimlerimiz, talebelerimiz, külliyelerimiz ve medreselerimiz, çok geniş bir coğrafyayı adım adım ihya etmiştir” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buralarda üretilen bilginin, bu kurumlarda yetişen talebeler eliyle dünyanın farklı ülkelerine ihraç edildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bilhassa Batı’daki üniversiteler, tüzel kişilik statüleri ayrı tutulacak olursa, bizim eğitim ve öğretim metotlarımız ışığında, 11’inci yüzyıldan itibaren teessüs etmiştir. Yani mensubu ve mirasçısı olduğumuz medeniyet yalnızca bilgi üretmemiş, ürettiği bilgiyi insanlığın istifadesine teşmil etmiştir. Bakınız bunları, öyle hamaset olsun diye söylemiyorum. Aksine önemli olanın maziyle övünmek değil maziden güç almak, ilham almak olduğunu vurgulamak için söylüyorum. Bugün reddimiras edenler unutturmaya çalışsa da bizden sonraki kuşakların bu bilinçle yetişmesini sağlamak için bunları hatırlatıyorum. Şurası mühimdir, bizim zihin haritamızda bilginin odağında anlam, anlamın çekirdeğinde ise hakikat vardır. Bilimin, hakikate giden yol olarak ele alınması, bu anlayışın yansımasıdır. Bilgi bu yönüyle derinleşme, tefekkür etme, hakikate yaklaşabilme noktasında yegâne araçtır. İnanç ve düşünce dünyamıza yön veren en önemli şahsiyetlerden İmam Gazali’ye atfedilen şu söz, bu yaklaşımın en veciz ifadelerinden biridir. ‘Cevizin kabuğunu kırıp, özüne inemeyen cevizin hepsini kabuk zanneder.’ Asırlara sâri anlam arayışımızın en temel gayesi, bilginin özüne nüfuz edebilmek, bilgiyi idrakle buluşturup, manayı fehmedebilmektir. İlmi ve alimi baş tacı eden ecdat da işte bu kavrayışla hareket etmiş, ilmi faaliyetleri en titiz şekilde himaye etmeye özen göstermiştir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YAPAY ZEKÂ TEKNOLOJİSİNDEKİ BAŞ DÖNDÜRÜCÜ GELİŞMELER, ÜNİVERSİTELERİMİZ İÇİN BAZI ALANLARDA SINAYICI BİR HÂL ALMIŞTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçmişte üniversitelerin öncelikli amacının eldeki bilginin aktarılması olduğunu belirtti. 19’uncu asırdan itibaren mevcut bilginin öğretilmesine ilave olarak araştırma faaliyetlerinin de ağırlık kazanmaya başladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitelerin bilginin sadece öğretildiği değil aynı zamanda üretildiği araştırma kurumları hâline geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devam eden süreçte ise bunlara “üçüncü misyon” olarak adlandırılan ekonomik ve toplumsal katkının da eklendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Kısacası bugünün üniversiteleri var olan bilgiyi öğrencilere aktaran, araştırma faaliyetleriyle yeni bilgilere ulaşan, ulaştığı bu bilgileri de toplumla paylaşan, meselelerin çözümüne katkı sunan kurumlardır. Bizim de üniversitelerimizin özellikle kendilerinden beklentimiz tam olarak bunlardır. Ancak bilhassa yapay zekâ teknolojisindeki baş döndürücü gelişmeler, üniversitelerimiz için bazı alanlarda sınayıcı bir hâl almıştır. Her şeyden önce bilgiye erişim hiç olmadığı kadar kolaylaşmıştır. Kaynağa ve bilgiye yapay zekâ modelleri üzerinden ulaşmak, araştırma sürecinde sarf edilen emeği de büyük oranda devre dışı bırakmıştır. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz. Bilgiyi karşılaştırmalı olarak ele almanın, onu sorgulamanın, diğer kaynaklar üzerinden rasyonel bir değerlendirmeye tabi tutmanın önemi giderek azalıyor. Kaynağa giden yollar kısalırken araştırma sürecinde sarf edilen eforun kıymeti, bereketi, getirisi de maalesef unutuluyor. Oysa akademide yolda olmak kimi zaman menzile ulaşmaktan daha faydalıdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HOCA ÖĞRENCİSİYLE TECRÜBESİNİ PAYLAŞIR, ONA BİLİMSEL BİR KÜLTÜR AŞILAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, resmin parçalarını birleştirdiklerinde tıpkı karanlık fabrikalarda gördükleri gibi akademik süreçlerde de insan faktörünün artık giderek azaldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zekanın sunduğu bilgilerin sıhhatinin, kaynakların güvenilirliğinin çoğu zaman sorgulandığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Burada dikkat etmemiz gereken en hayati nokta şurasıdır: Öğrenci ile akademisyen arasındaki bağ sadece bilgi aktarımından ibaret değildir. Hoca öğrencisiyle tecrübesini paylaşır, ona bilimsel bir kültür aşılar. Onun neyi, ne kadar öğrendiğini, nerelerde zorlandığını ölçer. Gerektiğinde onu yeni kaynaklara, yeni araştırmalara sevk eder. Şayet burada ana aktör insan olmazsa aktarılan bilgi de sağlıklı ve kalıcı olmaz. Zira araştırmaya dayanmayan, hiçbir çaba harcanmadan edinilen bilgi suya yazılan yazı misali anında silinir, kaybolur, unutulur. Üniversitelerimizin özellikle yapay zekâ ve yeni teknolojiler bağlamında öğretim usul ve esasları parantezinde bu sorunlara etraflıca kafa yormaları gerektiğine inanıyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SON 24 YILDA YÜKSEKÖĞRETİM ALANINDA DEVRİM NİTELİĞİNDE ADIMLAR ATTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak eğitime yaptıkları her yatırımı esasında insana ve geleceğe yapılmış bir yatırım olarak gördüklerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son 24 yılda münhasıran yükseköğretim alanında devrim niteliğinde adımlar attıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: “Göreve geldiğimizde 76 olan üniversite sayımızı 208’e, yurt sayımızı 190’dan 877’ye, yatak kapasitemizi ise 182 binden 1 milyona çıkardık. Bazıları bunu sığ ve art niyetli bir yaklaşımla ele almakta ısrar ediyor. Oysa biz yükseköğretime erişim fırsatı açısından bu kazanımı son derece kıymetli buluyoruz. Batı’da çoğu üniversite ciddi ücretler karşılığında eğitim verirken dahası öğrenciler ödemesi uzun yıllar süren ağır bir borç yüküyle meslek hayatına başlamak zorunda kalırken ülkemizde çok farklı bir manzara hâkim. Son derece nitelikli bir yükseköğretim sürecini Anadolu’nun dört bir yanına ulaştırdık. Hangi gelir grubundan olursa olsun, bu ülkenin evlatları bulundukları şehirlerde eğitim alabilsin diye devletimizin imkânlarını seferber ettik. Zenginin çocuğu okurken fakirin çocuğu yükseköğretim imkânından yoksun kalmasın, hayallerini ertelemek mecburiyetinde kalmasın, hayata beş sıfır geriden başlamasın istedik. Bunun için üniversite harçlarını kaldırdık, lisans, yüksek lisans ve doktora düzeyinde verdiğimiz burs miktarlarını artırdık. Yükseköğretim kurumlarımızın ve yurtlarımızın altyapılarını yeniledik, fiziksel şartlarını iyileştirdik, dijital imkânlarını güçlendirdik.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, aylık sadece 1600 liraya üniversite öğrencilerinin barınma ihtiyacını karşıladıklarını, iki öğün yemeği ücretsiz olarak kendilerine ikram ettiklerini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YANLIŞ VARSA DÜZELTİLİR, NOKSAN VARSA TAMAMLANIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birilerinin zaman zaman son derece indirgemeci bir anlayışla her şehre üniversite kurmalarını ve üniversitelerin kapılarını uluslararası öğrencilere açmalarını eleştirdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Hâlbuki üniversitelerin yaygınlaşmasına karşı çıkmak eğitimde fırsat eşitliğine karşı çıkmak demektir. Türkiye gibi farklı toplum katmanları arasındaki geçişte eğitimin hâlen belirleyici olduğu ülkelerde işçinin, emekçinin, çiftçinin çocuğuna ‘işçisin sen, işçi kal’ demektir. Aynı şekilde her kim Türk üniversitelerinin yurt dışına açılmasından rahatsızlık duyuyorsa ülkemizin yumuşak gücünün artmasını istemiyor demektir. Amerika ve İngiltere dahil gelişmiş ülkeler, misafir öğrencilerden her yıl 10 milyonlarca dolar kazanıyor, bunu kültür, ticaret ve bilim politikalarının bir aracı hâline getiriyorlarsa burada sorgulanması gereken Türkiye’nin bu alanda attığı müspet adımlar değil, neden daha proaktif davranmadığı, neden daha fazla nitelikli misafir öğrenci çekmediğidir. Elbette eksikler olabilir. Bazı alanlarda düzeltilmesi gereken hatalar olabilir. Hatta bazı imkânların suistimal edildiği örnekler de olabilir. Fakat bunların hiçbiri 81 ilimize üniversite açma politikamızı toptancı bir anlayışla hedef almanın haklı sebebi olamaz. Yanlış varsa düzeltilir, noksan varsa tamamlanır. Hata yapan, istismar eden, verilen imkânları kötüye kullanan varsa bunların da hesabı sorulur. Tekrar söylüyorum. Sistemi iyileştirecek, sistemi daha etkin hâle getirecek her türlü yapıcı eleştiriye açığız ama ellerinde sadece çekiç olanların her sorunu çivi olarak görmelerine de sonuna kadar karşıyız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KADINLARIN AKADEMİDE HAK ETTİKLERİ YERLERE GELMESİNİ ÇOK ÖNEMSİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Uzun yıllar çalışma ve okuma hakları gasbedilen kadınların akademide hak ettikleri yerlere gelmesini çok önemsiyoruz. Bu anlamda üniversitelerimizdeki kadın akademisyenlerin oranının yüzde 47,17’ye ulaşmış olmasından büyük bir memnuniyet duyuyoruz” ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 30 Temmuz’da Meclis’ten geçen Kanunla çeşitli sebeplerden dolayı eğitim hayatı yarım kalan gençlere üniversite kapılarını yeniden açtıklarını anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayısız yasal ve idari düzenleme ile yükseköğretim sistemini daha güçlü hâle getirmek için çok sayıda adım attıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah aynı kararlılıkla çalışmaya sizlerin de katkısıyla bundan sonra da devam edeceğiz.” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yaklaşık 6,3 milyon öğrenci, 208 üniversite ve 190 bin akademik personelle dünyanın en geniş yükseköğretim ailesine sahip ülkelerinden biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Bağımsız kuruluşların sıralamalarına baktığımızda, makale ve derleme türündeki yayınların sayısında 213 ülke arasında 15’inci sıradayız. Özellikle araştırma üniversitelerimizin nitelikli yayın oranı yüzde 79’la OECD ortalamasını yakalamış durumda. Uluslararası sıralamalardaki konumumuz da aldığımız mesafeleri küresel ölçekte tescil ediyor. 2026 yılında ikisi ilk 300 içinde olmak üzere toplam 6 üniversitemiz ilk 500’e girdi. Orta vadede en az 2 üniversitemizin dünyanın ilk 100 üniversitesi arasına girmesini hedefliyoruz. Bu başarılarda emeği geçen hocalarımızı bugün bir kez daha tebrik ediyor, başarılarının artarak devamını diliyorum. Şunu da belirtmek isterim ki bu rakamlar kuşkusuz önemlidir. Ama bizim nazarımızda yeterli değildir. Hiçbir kariyer hesabının, bilginin, araştırmanın, insanlığın ortak hazinesine özgün katkılarda bulunma şevkinin önüne geçmesine izin veremeyiz. Hocalarımızdan biz aynı zamanda çağa anlam verecek fikirler, kavramlar, modeller, sistemler, teknik yenilikler de geliştirmelerini bekliyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Akademinin asli misyonunun, birbirini tekrar eden, sadece atıf ve alıntılardan oluşan çalışmalar yerine, yeni tezler, argümanlar, sınanmayı bekleyen yeni fikirler ortaya koyması olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Özellikle bu dönemde üniversitelerimizin üçüncü misyonlarına daha fazla yoğunlaşmalarını, yani ekonomiye ve topluma yaptıkları katkıları artırmalarını arzu ediyoruz.” sözlerini sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda kalıcı ve sürdürülebilir çözümler geliştirilmesi gereken meseleler olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunların başında reel sektörün ihtiyaçlarıyla uyumlu bir yükseköğrenim sisteminin ülke sathına yaygınlaştırılmasının geldiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa ‘Ne eğitimde ne istihdamda’ denilen gençlerimizin sayısını en aza indirmemiz ülkemiz için çok mühimdir. Bunu başardığımızda eğitimlerini tamamlayan gençlerimizin üretim ve istihdamda daha fazla yer almasını sağlayacak, Türkiye için çok büyük bir potansiyeli harekete geçirmiş olacağız.” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “2018’de başlayan Organize Sanayi Bölgesi Meslek Yüksekokulları Projesi’nde yüzde 90’a varan istihdam oranlarıyla verimli neticeler aldık. 7 ilimizde pilot uygulama olarak başlattığımız ‘İşletmede Mesleki Eğitim Modeli’ ile bu hamleyi şimdi bir adım daha ileri taşıyoruz. İlk etapta İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Kocaeli, Konya ve Gaziantep illerimizde 185 mesleki ön lisans programında öğrenim gören 120 bin öğrenci ile bu süreci başlatacağız. Cumhurbaşkanlığı Personel ve Prensipler Genel Müdürlüğünün hayata geçirdiği kariyer planlama platformunun da bu minvalde önemli ihtiyacı gidereceğine inanıyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Ödül sahiplerini tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan 2026-2027 akademik yılının hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YÖK 2026 ÜSTÜN BAŞARI ÖDÜLLERİ SAHİPLERİNE VERİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmanın ardından, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Çin’in 2029’da Ay’da gerçekleştireceği görev kapsamında, ODTÜ’den gönderilecek Ay Keşif Robotu: Cheri’nin maketi ile İstanbul Camileri tesbihini takdim etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Törende, yılın doktora tezi, kurumsal ve özel ödüller olmak üzere 3 başlık, 20 kategorideki YÖK 2026 Üstün Başarı Ödülleri sahiplerini buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doktora Tezi Ödülleri kapsamında, Eğitim Bilimleri, Hukuk ve İlahiyat, Fen Bilimleri, Güzel Sanatlar, Mimarlık ve Tasarım, İdari Bilimler, Matematik, Mühendislik, Sağlık ve Spor Bilimleri, Sosyal ve Beşerî Bilimler, Tıp Bilimleri, Ziraat, Orman ve Su Ürünleri kategorilerindeki ödülleri, Cumhurbaşkanı Erdoğan sahiplerine verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurumsal ödüller kategorisinde, Dijital Dönüşüm ve Veriye Dayalı Yönetim Ödülünü Erciyes Üniversitesi, Girişimci ve Yenilikçi Üniversite Ödülünü Özyeğin Üniversitesi, Kalite Odaklılık Ödülünü Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi, Toplumsal Sorumluluk Ödülünü Koç Üniversitesi, Uluslararasılaşma Ödülünü Bursa Uludağ Üniversitesi, Üniversite-İş Dünyası İş Birliği Ödülünü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi, Yerel Kalkınmaya Katkı Ödülünü de Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi aldı. Ödüller, üniversitelerin rektörleri ve akademisyenlerine, Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından takdim edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra, Bilim Diplomasisi Kategorisinde Prof. Dr. Fatma Öztürk’e, Millî Yenilik Kategorisinde Prof. Dr. Hilmi Volkan Demir’e, İlme ve Talebeye Hizmet Kategorisinde de Prof. Dr. Sadettin Ökten’e ödülünü verdi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İstanbul'da uluslararası forex dolandırıcılığı operasyonunda 95 kişi yakalandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbulda-uluslararasi-forex-dolandiriciligi-operasyonunda-95-kisi-yakalandi-26567543eb32c-f123-4cb3-b6ef-799fb2c3927b2026-10-07T08:03:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul'da uluslararası forex dolandırıcılığı operasyonunda 95 kişi yakalandı

İstanbul'da uluslararası forex dolandırıcılığı operasyonunda 95 kişi yakalandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, uluslararası alanda meydana gelen nitelikli dolandırıcılık suçlarının tespiti ve önlenmesi amacıyla çalışma yürüttü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmalarda, Şişli ve Beyoğlu ilçelrinde yatırım adı altında "forex dolandırıcılığı" yapıldığı, şüphelilerin kurdukları çağrı merkezi üzerinden uluslararası düzeyde dolandırıcılık faaliyetleri yürüttükleri tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekipler, çalışmaların tamamlanmasının ardından belirlenen adrese düzenledikleri operasyonda 95 zanlıyı gözaltına aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheliler, işlemler için emniyete götürüldü. - TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VEKİL HASAN UFUK ÇAKIR ŞEHİT POSİMİZE MESAJ YAYINLADI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vekil-hasan-ufuk-cakir-sehit-posimize-mesaj-yayinladi-265696259b66b-5950-4fb5-81c9-381250475cf12026-10-07T07:57:00+03:00HABER MERKEZİ VEKİL HASAN UFUK ÇAKIR ŞEHİT POSİMİZE MESAJ YAYINLADI

VEKİL HASAN UFUK ÇAKIR ŞEHİT POSİMİZE MESAJ YAYINLADI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Ankara’da uygulama noktasında açılan ateş sonucu şehit olan kahraman polisimiz Ahmet Türkoğlu’na Cenab-ı Allah’tan rahmet; kıymetli ailesine, yakınlarına, Emniyet Teşkilatımıza ve aziz milletimize sabır ve başsağlığı diliyorum. Rabbim şehidimizin makamını âli, mekânını cennet eylesin" DEDİ.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 7 Ekim, Dünya Pamuk Günü, Beyaz Altının Çığlığı!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-7-ekim-dunya-pamuk-gunu-beyaz-altinin-cigligi-26577609acf14-29d2-4b29-ab6c-009b30be60982026-10-07T07:17:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 7 Ekim, Dünya Pamuk Günü, Beyaz Altının Çığlığı!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 7 Ekim, Dünya Pamuk Günü, Beyaz Altının Çığlığı!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya Pamuk Günü; pamuğun (Beyaz Altın (White Gold) sadece bir tekstil hammaddesi değil, dünya genelinde milyonlarca küçük ölçekli çiftçi ve aile için temel bir geçim kaynağı olduğunu vurgulamak amacıyla ilan edilmiştir. Sürdürülebilir Tarım, Tekstil Endüstrisi ve Küresel Ticaret çok önemlidir. Pamuk üreticilerinin haklarını korumak ve sürdürülebilir üretimi yaymak amacı ile çalışmaların arttırılması lazımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyada ve Türkiye’de en çok pamuk nerede üretilir? GDO’suz pamuk üretimi neden önemlidir? Sektörün geleceğine ilişkin neler yapmalıyız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu yazım, Toprağımızın, Çiftçimizin ve Geleceğimizin Sürdürülebilirliği İçin Milli Bir Uyarıdır!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">7 Ekim Dünya Pamuk Günü vesilesiyle, “Beyaz Altın” olarak adlandırılan pamuğun sadece bir tekstil hammaddesinden ibaret olmadığını; milyonlarca küçük ölçekli çiftçi, aile ve ülke ekonomileri için hayati bir geçim kaynağı olduğunu bir kez daha idrak ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün pamuk; iklim krizi, yanlış tarım politikaları, ekolojik dengesizlikler ve dışa bağımlı girdilerle kuşatılmış durumdadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazım; millete, topluma ve devlet yöneticilerimize yönelik bir uyarı niteliğinde, sektörün yarınlarını kurtaracak acil tedbir çağrısıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>I. Milletimize ve Toplumumuza Çağrı: Bilinçli Tüketim, Ekosisteme Sadakat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pamuk, tarladan tezgâha uzanan serüveninde doğrudan tenimizle temas eden, hayatımızın her alanında yer alan stratejik bir üründür. Toplum olarak tükettiğimiz tekstil ürünlerinin arkasındaki emeği, doğaya verilen tahribatı ve ekolojik maliyeti görmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hızlı Tüketim Çılgınlığından Vazgeçmeliyiz:</strong> "Hızlı moda" akımıyla birlikte giysileri anketlerde tükenen birer tüketim nesnesi olarak görmek, hem atık dağlarını büyütmekte hem de pamuk üretimine yönelik baskıyı yapay biçimde artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GDO’suz ve Sürdürülebilir Ürün Tercihi:</strong> Doğrudan cildimizle temas eden kıyafetlerin GDO’lu tohumlar ve ağır kimyasal ilaçlarla üretilen pamuklardan elde edilmesi, insan sağlığı üzerinde uzun vadeli toksik ve alerjik riskler doğurmaktadır. Toplum olarak organik, GDO’suz ve adil ticaret (fair trade) ilkeleriyle üretilen ürünleri talep etmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toprak ve Su Bilinci:</strong> Ülkemizin su kaynakları hızla tükenmektedir. Pamuğun su seven bir bitki olduğu gerçeğinden hareketle, bireysel olarak giyim alışkanlıklarımızı gözden geçirmeli; israfı önleyen, döngüsel ekonomiyi destekleyen bir yaşam kültürü benimsemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>II. Devletimize ve Karar Alıcılara Hitaben: Acil ve Stratejik Tedbirler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyada pamuk üretiminde lider olan Çin, Hindistan, ABD ve Brezilya gibi ülkeler karşısında Türkiye'nin rekabet gücünü koruması ve yerli üretim omurgasını ayakta tutması devlet politikalarının kararlı duruşuna bağlıdır. Başta GAP’ın merkezi Şanlıurfa olmak üzere Diyarbakır, Aydın ve Adana gibi üretim üslerimizde yaşanan sıkıntılar acil müdahale gerektirmektedir. Devletimizin ve ilgili kurumların vakit kaybetmeden hayata geçirmesi gereken tedbirler şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Vahşi Sulamadan Modern ve Akıllı Sistemlere Geçiş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İklim krizinin kuraklık tehdidini artırdığı bu dönemde, pamuk tarımında kullanılan geleneksel ve suyu israf eden vahşi sulama yöntemlerine derhal son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedbir:</strong> Basınçlı sulama, damla sulama ve yapay zeka destekli akıllı sulama altyapıları için çiftçilere hibeler ve uzun vadeli, faizsiz finansal destekler acilen sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. GDO’suz Yerli Tohum ve Ar-Ge Seferberliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası tohum monopollerine ve GDO’lu tohumlara bağımlılık, hem topraklarımızın biyolojik çeşitliliğini yok etmekte hem de çiftçimizi her geçen yıl artan girdi maliyetleriyle ezmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedbir:</strong> Üniversitelerimizin ve tarımsal araştırma enstitülerimizin öncülüğünde, iklim krizine dirençli, hastalıklara dayanıklı ancak genetiği değiştirilmemiş (GDO’suz) yerli ve atalık pamuk tohumu çeşitlerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması milli bir güvenlik meselesi ele alınarak desteklenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Küçük Ölçekli Çiftçinin Desteklenmesi ve Girdi Maliyetlerinin Dizginlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Pamuk üretiminin omurgasını oluşturan küçük ölçekli çiftçiler; gübre, mazot, elektrik ve ilaç fiyatları karşısında tarlasını ekemez duruma gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedbir:</strong> Üreticinin alım gücünü koruyacak taban fiyat politikaları zamanında açıklanmalı, üretim sezonu başında mazot ve gübre destekleri doğrudan çiftçinin hesabına tanımlanarak tarlada kalması teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. İzlenebilirlik ve Sürdürülebilir Tedarik Zinciri Standartları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye tekstil sektörünün uluslararası pazarlarda varlığını sürdürebilmesi, çevreci ve etik üretim sertifikasyonlarına uyumla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedbir:</strong> "İyi Pamuk" (Better Cotton) gibi küresel sürdürülebilirlik standartları ulusal politika haline getirilmeli; tarladan fabrikaya kadar tüm süreçlerin şeffaf bir şekilde izlenebildiği dijital bir "Pamuk Takip Sistemi" kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası, Pamuk; bu toprakların sadece bir mahsulü değil, milli bağımsızlığımızın, sanayimizin ve milyonlarca insanın ekmek kapısının güvencesidir. Eğer bugün gerekli tedbirleri almaz, toprağımızı korumaz ve çiftçimizi yalnız bırakırsak; yarın sadece bir tarım ürünü değil, tekstil sanayimizdeki liderliğimizi ve ekonomik bağımsızlığımızı da kaybederiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumumuzun bilinci, milletimizin üretme azmi ve devletimizin kararlı stratejik adımlarıyla "Beyaz Altın"ı korumak, gelecek nesillere daha yeşil, adil ve yaşanabilir bir Türkiye bırakmak boynumuzun borcudur. Vakit, tarlaya sahip çıkma vaktidir!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİZİM ASLIMIZ BU MU?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bizim-aslimiz-bu-mu-26566d2a1f792-99d8-4c29-aa4a-c7864168f6432026-10-07T06:18:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİZİM ASLIMIZ BU MU?!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİZİM ASLIMIZ BU MU?!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Türk milleti… </strong>Doğusu, batısı, kuzeyi ve güneyiyle; farklı renkleri, dilleri, inançları, mezhepleri ve kültürleriyle aynı vatan toprağında yaşayan büyük bir millet… Adına Anadolu dediğimiz bu topraklar, yalnızca üzerinde yaşadığımız bir coğrafya değildir. Burası nice nesillerin alın teriyle yoğrulmuş, nice şehidin kanıyla vatan olmuş, nice insanın ekmeğini paylaşarak, derdini omuzlayarak, iyiliği büyüterek ayakta tuttuğu bir medeniyet mirasıdır. <strong>Aslımıza, Vicdanımıza ve Kendimize Dönme Vakti</strong><strong>!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, bugün kendimize dönüp sorsak: <strong>Biz ne olduk?</strong> Daha da önemlisi: <strong>Biz nasıl bu hâle geldik?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yardım etmeyi, iyilik yapmayı, ihtiyaç sahibinin elinden tutmayı bir insanlık borcu olmaktan çıkarıp gösteriye dönüştürüyorsak… Bir iyiliği başkasının gözüne sokmadan yapmanın erdemini unutuyorsak… Başkasının malına göz dikmeyi, hak etmediğimizi elde etmeyi, kolay yoldan zenginleşmeyi, elindekine razı olmamayı normalleştiriyorsak… Kendi sahip olduklarımız için şükretmek yerine başkasının sahip olduklarına bakıp kıskanıyorsak… Yalanı, riyayı, iftirayı, dedikoduyu, çekememezliği ve yüzsüzlüğü sıradanlaştırıyorsak… Kendimize yapılmasını istemediğimiz bir haksızlığı başkasına yapılınca görmezden geliyorsak… “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” anlayışıyla toplumun bir başka kesiminin uğradığı adaletsizliği umursamıyorsak… Kendimize gelince “hak, hukuk, adalet, eşitlik” diye haykırıp başkasının hakkı çiğnendiğinde sessiz kalıyorsak…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir yerde çok ciddi bir sorun var demektir. </strong>Ve o sorun yalnızca siyasette, ekonomide, eğitimde veya kurumlarda aranamaz. Sorun biraz da <strong>bizdedir. </strong>Çünkü devlet dediğimiz yapı, gökten inmiş ayrı bir varlık değildir. Devletin kurumlarını da toplumu da yöneten, çalışan, denetleyen ve şekillendiren insandır. Toplumun ahlâkı zayıflarsa kurumların ahlâkı da zayıflar. Adalet duygusu toplumda yara alırsa devlet yönetiminde de yara alır. Hakkı olmayanı elde etmeyi marifet sayan insan çoğalırsa, haksızlığa karşı çıkan insan azalır. İşte bu yüzden mesele yalnızca “başımızdakiler” meselesi değildir. <strong>Mesele hepimizin meselesidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİZİ BİZ YAPAN NEYDİ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk kültür ve düşünce dünyasının kadim mirasında insanın ve toplumun düzenini ayakta tutan bazı temel değerler vardı. Bunlardan söz ederken geçmişi kutsallaştırmak için değil, <strong>geçmişimizden bugüne taşıyabileceğimiz doğru değerleri yeniden hatırlamak için</strong> konuşmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzluk…</strong> Yani iyilik etmek, faydalı olmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Könilik…</strong> Yani adalet.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüzlük…</strong> Yani eşitlik ve denge.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişilik…</strong> Yani insanlık, şahsiyet ve insanın değerini bilmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunlar yalnızca eski kelimeler değildir. Bunlar bugün de bir milletin ayakta kalabilmesi için ihtiyaç duyduğu temel sütunlardır. <strong>İyilik yoksa toplum çoraklaşır. Adalet yoksa güven yok olur. Eşitlik duygusu yoksa kardeşlik yara alır. İnsanlık yoksa medeniyet yalnızca binalardan ibaret kalır. </strong>Atalarımızın <strong>“Açları doyurdum, çıplakları giydirdim” anlayışı bize çok şey anlatır.</strong> Çünkü burada mesele yalnızca karın doyurmak veya üzerindeki elbiseyi olmayanı giydirmek değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada asıl mesele şudur: <strong>Sen tokken aç olanı hatırlayabiliyor musun? Sen güvendeyken çaresiz olanın elinden tutabiliyor musun? Senin çocuğun eğitim görürken başkasının çocuğunun geleceği için de kaygılanabiliyor musun? Senin hakkın korunurken başkasının hakkı çiğnendiğinde ses çıkarabiliyor musun? </strong>İşte medeniyet biraz da budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İYİLİK GÖSTERİ DEĞİL, SORUMLULUKTUR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yardım etmek bile zaman zaman bir gösteriye dönüşebiliyor. Bir insanın mahremiyetini korumak yerine onun yoksulluğunu teşhir ederek yardım etmek… Bir iyiliği ihtiyaç sahibinin onurunu koruyarak yapmak yerine kendi reklamımıza dönüştürmek… Oysa gerçek iyilik, karşılığında alkış beklememektir. İyilik, insanın insan üzerindeki üstünlüğünü göstermek değildir. Tam tersine, <strong>insanın insana karşı sorumluluğunu hatırlamasıdır. </strong>Bir elin verdiğini diğer elin bilmemesi belki her durumda mümkün değildir; fakat yardımın merkezine kendimizi değil, <strong>yardım ettiğimiz insanın onurunu</strong> koymak mümkündür. Çünkü ihtiyaç sahibinin ekmeğe olduğu kadar <strong>haysiyetinin korunmasına</strong> da ihtiyacı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ADALET, YALNIZCA BİZE LAZIM DEĞİLDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de en büyük imtihanımız budur. Adalet isterken gerçekten adalet mi istiyoruz? Yoksa yalnızca <strong>kendimiz için adalet</strong> mi istiyoruz?&nbsp; Bizim yakınımız haksızlığa uğradığında kıyameti koparıp, sevmediğimiz bir insan haksızlığa uğradığında “hak etmiştir” diyorsak… Bizim çocuğumuz için liyakat isterken başkasının çocuğu hak ettiği yere geldiğinde bunu küçümsüyorsak… Bizim düşüncemize yakın biri hata yaptığında mazeret arayıp, karşı taraftan biri aynı hatayı yaptığında onu yerden yere vuruyorsak… Biz adaleti değil, <strong>taraftarlığı</strong> savunuyoruz demektir. Adaletin gerçek sınavı, sevmediğimiz insanın hakkını da savunabilmektir. Hukukun gerçek sınavı, işimize gelmediği zaman da hukuka bağlı kalabilmektir. Eşitliğin gerçek sınavı, kendimize tanınmasını istediğimiz hakkı başkasına da tanıyabilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEVLETİ YÖNETENLERE DE VATANDAŞLARA DA SESLENİYORUM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözler yalnızca vatandaşa değildir. Devleti ve milleti yönetenlere de büyük bir sorumluluk düşmektedir. Devletin gücü, vatandaşın üzerinde istediğini yapabilme gücü değildir. <strong>Devletin asıl gücü, adaletli olabilmesidir.</strong> Yönetenler makamları bir imtiyaz değil, emanet olarak görmelidir. Kamu malı, yöneticinin malı değildir. Devlet makamı, şahsi menfaat kapısı değildir. Liyakat, sadakatten; hukuk, kişisel ilişkilerden; kamu yararı, şahsi çıkarlardan üstün tutulmalıdır. Bir ülkede vatandaşın devlete güvenmesi için yalnızca güçlü kurumlara değil, <strong>adil kurumlara</strong> ihtiyaç vardır. Yönetenler eleştiriyi düşmanlık olarak görmemeli; vatandaşlar da eleştirmeyi hakaret zannetmemelidir. Çünkü devlet de millet de birbirinin düşmanı değil, aynı vatanın emanetçileridir. Bir devlet adamının en büyük başarısı, kendisine bağlı insan sayısının çokluğu değil; <strong>kendisinden sonra da ayakta kalabilecek adil bir düzen bırakabilmesidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENÇLERİMİZE SÖZÜMDÜR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili gençler… Size yalnızca “geçmiş güzeldi, siz de geçmişe dönün” demek yetmez. Sizin göreviniz geçmişi aynen tekrar etmek değil, <strong>geçmişten aldığınız doğru değerlerle geleceği kurmaktır. </strong>Dürüst olun. Ama saflığı dürüstlük zannetmeyin. Adaletli olun. Ama adaleti yalnızca kendiniz için istemeyin. Çalışın. Ama çalışmayı yalnızca para kazanmak olarak görmeyin. Başarılı olun. Ama başarınızı başkasını ezmenin aracı yapmayın. Zengin olun. Ama zenginliği insanlığınızın önüne koymayın. Bilgili olun. Ama bilginiz arttıkça kibirlenmeyin. Güçlü olun. Ama gücünüzü güçsüzü ezmek için kullanmayın. Ve en önemlisi: <strong>Hangi makamda, hangi meslekte, hangi şartlarda olursanız olun; insan kalın. </strong>Çünkü bir insanın diploması, makamı, parası, şöhreti ve çevresi olabilir. Fakat insanlığını kaybettiğinde elinde kalanların hiçbirinin gerçek bir değeri yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SON 40 YIL BİZE NE ÖĞRETTİ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son kırk yılda çok şey değişti. Teknoloji değişti. Şehirler değişti. Ekonomimiz değişti. İletişim biçimlerimiz değişti. Dünyaya bakışımız değişti. Fakat değişmesi gereken bazı şeyler değişmedi; değişmemesi gereken bazı şeyler ise değişti. Bizim bugün yeniden sormamız gereken soru şudur:&nbsp; <strong>Kalkınırken insanlığımızı koruyabildik mi? Zenginleşirken paylaşmayı unutmadık mı? Özgürleşirken sorumluluğumuzu kaybetmedik mi? Bilgi çoğalırken hikmet azalmadı mı?</strong><strong>İletişim arttıkça birbirimizi gerçekten anlamamız azalmadı mı? Kalabalıklar büyürken yalnızlıklarımız çoğalmadı mı? Haklarımızı konuşurken sorumluluklarımızı unutmuyor muyuz? </strong>Ve belki de en önemlisi: <strong>Çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağız?</strong> Onlara yalnızca daha yüksek binalar, daha hızlı internet, daha büyük yollar, daha çok tüketim mi bırakacağız? Yoksa birbirine güvenen insanların yaşadığı, hakkın üstün olduğu, emeğin değer gördüğü, fakirin horlanmadığı, zenginin şımartılmadığı, güçlünün hukuka tabi olduğu, gençlerin umutla baktığı bir ülke mi bırakacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ASLIMIZA DÖNMEK GEÇMİŞE DÖNMEK DEĞİLDİR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aslımıza dönmek demek, geçmişte yaşamaya çalışmak değildir. Aslımıza dönmek;&nbsp; <strong>dürüstlüğü yeniden hatırlamaktır. Adaleti yeniden ayağa kaldırmaktır. Kul hakkından korkmaktır. Emeğe saygı göstermektir. İhtiyaç sahibini incitmeden yardım etmektir. Devlet malını kendi malımızdan daha fazla korumaktır. Kendimize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmamaktır. Güçlüyken adil, güçsüzken sabırlı olabilmektir. Farklılıklarımızı düşmanlık sebebi değil, milletimizin zenginliği olarak görebilmektir. </strong>Ve en önemlisi, <strong>“Ben ne kazanacağım?” sorusunun yanına “Ben bu topluma ne katacağım?” sorusunu koyabilmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİZ BU MUYUZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayır. En azından böyle olmak zorunda değiliz. Çünkü bu milletin hafızasında bundan çok daha güçlü bir değerler dünyası vardır. Ama geçmişimizle övünmek yetmez. Atalarımızın güzel sözlerini sosyal medyada paylaşmak yetmez. Ecdadımızın adaletinden bahsetmek yetmez. Onların yaptığını bugün yapabiliyor muyuz? Aç olanı doyurabiliyor muyuz? Çaresizin yanında durabiliyor muyuz? Haksızlığa uğrayan bizim düşmanımız bile olsa hakkını savunabiliyor muyuz? Bize emanet edilen makamı, parayı, kamu malını koruyabiliyor muyuz? Çocuklarımıza dürüstlüğü sadece anlatıyor muyuz, yoksa yaşayarak mı öğretiyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele budur. Bir millet, geçmişiyle değil yalnızca <strong>bugünkü ahlâkıyla</strong> da ölçülür. O hâlde birbirimize yeniden soralım: <strong>Biz bu muyuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cevabı başkasında aramayalım. Önce kendimize bakalım. Sonra ailemize. Sonra çevremize. Sonra kurumlarımıza. Sonra devletimize. Çünkü büyük değişimler çoğu zaman büyük nutuklarla değil, <strong>küçük ama samimi ahlâkî tercihlerle</strong> başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir insan haksız kazancı reddettiğinde… Bir memur işini hakkıyla yaptığında… Bir yönetici kendisine yakın olana değil, hak edene imkân verdiğinde… Bir öğretmen bir öğrencinin umudunu yeniden yeşerttiğinde… Bir genç yalan söylememeyi seçtiğinde… Bir vatandaş kendisine ait olmayanı almadığında… Bir insan kendisine yapılmasını istemediği bir haksızlığa başkasına yapıldığında da itiraz ettiğinde… İşte o zaman yeniden ayağa kalkmaya başlarız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü millet olmak yalnızca aynı bayrağın altında yaşamak değildir. <strong>Millet olmak, aynı ahlâkî sorumluluğu paylaşabilmektir. </strong>Ve belki bugün hepimizin ihtiyacı olan şey, birbirimize daha fazla bağırmak değil; <strong>biraz daha fazla düşünmek, biraz daha fazla utanmak, biraz daha fazla paylaşmak, biraz daha fazla adalet, biraz daha fazla merhamet ve çok daha fazla insanlık…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milleti büyük bir millet olduğunu geçmişiyle ispatlamıştır. Şimdi mesele, o büyüklüğü <strong>bugün yeniden hak edip edemeyeceğimizdir. </strong>Çünkü gelecek nesiller bir gün bize de soracak: <strong>“Size nasıl bir ülke emanet edilmişti ve siz onu bize nasıl teslim ettiniz?”</strong> O gün vereceğimiz cevabı bugünden hazırlıyoruz. <strong>Aslımıza dönelim. Kendimize dönelim. Vicdanımıza dönelim. Adalete dönelim. İnsanlığa dönelim. </strong>Çünkü kaybettiğimiz şey yalnızca bazı değerler değilse, yeniden kazanmamız gereken şey de yalnızca refah değildir. <strong>Önce insanlığımızı yeniden kazanmalıyız. </strong>Ve sonra hep birlikte, yeniden soralım: <strong>BİZ BU MUYUZ?</strong><strong>YOKSA DAHA İYİSİ OLABİLİR MİYİZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cevap, başkasının vereceği bir cevap değildir. <strong>Cevap, hepimizin yaşayacağı hayattır.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı </strong><strong>İ</strong><strong>mân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>haberanaliz Facebook&nbsp; gurubu:</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net">https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BEŞ BELEDİYE BAŞKANI GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bes-belediye-baskani-gorevden-uzaklastirildi-265652edd03d2-730e-414f-a4cb-ecfa766170302026-10-06T23:50:00+03:00HABER MERKEZİ BEŞ BELEDİYE BAŞKANI GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI

BEŞ BELEDİYE BAŞKANI GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">5 BELEDİYE BAŞKANI VE BAŞKAN VEKİLİNİN İÇİŞLERİ BAKANLIĞINCA GÖREVDEN UZAKLAŞTIRILMASINA DAİR BASIN AÇIKLAMASI</span></p><p><span style="font-size:18px">Haklarında yürütülen soruşturmalar kapsamında;</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent ÖZMEN, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Rüşvet Alma ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırma” suçları nedeniyle Ankara 1. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.10.2026 tarih ve 2026/930 Sorgu numaralı kararıyla,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat GÜNEŞ, “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma ve Rüşvet Almak” suçları nedeniyle İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.10.2026 tarih ve 2026/966 Sorgu numaralı kararıyla,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah ÖZYİĞİT, “Rüşvet Almak, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma, İcbar Suretiyle İrtikap ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık” suçları nedeniyle Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05.10.2026 tarih ve 2026/1145 Sorgu numaralı kararıyla,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap SEÇER, “Resmî Belgede Sahtecilik, Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak, Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma ve Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık” suçları nedeniyle Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2026 tarih ve 2026/1150 Sorgu numaralı kararıyla,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Başkanı ve Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanı Ahmet Serkan TUNCER ise “Suç İşlemek Amacıyla Kurulan Örgüte Üye Olma, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık, Rüşvet Vermek, İcbar Suretiyle İrtikap, Rüşvet Almak, Kamu Kurum veya Kuruluşlarının İhalesine Fesat Karıştırmak ve Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma” suçları nedeniyle Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 06.10.2026 tarih ve 2026/1148 Sorgu numaralı kararıyla tutuklanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adı geçen belediye başkanları ve belediye başkan vekili, Anayasanın 127’nci maddesi ile 5393 sayılı Belediye Kanununun 47’nci maddesi uyarınca geçici bir tedbir olarak İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca; Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap SEÇER Türkiye Belediyeler Birliği Başkanlığı görevinden, Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan TUNCER ise Doğu Akdeniz Belediyeler Birliği Başkanlığı görevinden uzaklaştırılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyuna saygıyla duyurulur. 06.10.2026</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kongo Nehri'nde iki tekne çarpıştı: 30 ölü, onlarca kişi kayıp]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kongo-nehrinde-iki-tekne-carpisti-30-olu-onlarca-kisi-kayip-2656477bbc211-0b00-4329-9075-b2f85f8453d72026-10-06T14:45:00+03:00HABER MERKEZİ Kongo Nehri'nde iki tekne çarpıştı: 30 ölü, onlarca kişi kayıp

Kongo Nehri'nde iki tekne çarpıştı: 30 ölü, onlarca kişi kayıp

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kongo Demokratik Cumhuriyeti'ndeki (KDC) <strong>Kongo Nehri'nde iki teknenin çarpışması sonucu 30 kişi hayatını kaybetti</strong>, onlarca kişi ise kayboldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekvator eyaleti İçişleri Bakanı <strong>Krispin Mputu</strong>, motorlu iki ahşap teknenin gece <strong>Ngombe-Lukolela bölgesi yakınlarında</strong> çarpıştığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mputu, kazada hayatını kaybeden <strong>30 kişinin cenazelerinin defnedildiğini</strong>, kayıp kişiler için arama çalışmalarının sürdüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazanın nedeninin henüz belirlenemediğini ifade eden Mputu, <strong>gece saatlerindeki tekne seferlerinin geçmişte çok sayıda kazaya yol açtığını</strong> hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teknelerden birinin ülkenin kuzeybatısındaki <strong>Ubangi'den başkent Kinşasa'ya</strong>, diğerinin ise <strong>Kinşasa'dan Lukolela'ya</strong> gittiği bilgisi paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kasai eyaletinde temmuzda sınavlarından dönen öğrencileri taşıyan ahşap teknenin, Sankuru ve Kasai nehirlerinin birleştiği bölgede batması sonucu <strong>en az 20 kişi hayatını kaybetmişti</strong>.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20261005/kongo-nehrinde-iki-tekne-carpisti-30-olu-onlarca-kisi-kayip-1109305452.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli: Erdoğan’ın 3. dönem adaylığı için Meclis seçimleri yenilemeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceli-erdoganin-3-donem-adayligi-icin-meclis-secimleri-yenilemeli-2656341fe0cc2-f88c-4f5d-96e6-7182ccf80ac62026-10-06T13:38:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli: Erdoğan’ın 3. dönem adaylığı için Meclis seçimleri yenilemeli

Bahçeli: Erdoğan’ın 3. dönem adaylığı için Meclis seçimleri yenilemeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günü gerçekleştirilen parti grup toplantısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yeniden adaylığı için Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) seçimleri yenileme kararı alması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, “Cumhur İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının yeniden Sayın Recep Tayyip Erdoğan olması arzumuz ve talebimizdir,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TBMM’deki grup toplantısında konuşan Bahçeli, Erdoğan’ın üçüncü kez aday olabilmesi için hukuki, siyasi ve toplumsal zeminin bulunduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa’nın 116. maddesini işaret eden MHP lideri, cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis’in seçimleri yenileme kararı alması halinde bir kez daha aday olabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, “Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın bir daha aday olabilmesi için TBMM'de uygun zamanda ve azami mutabakatla seçimlerin yenilenmesi kararı alınmalıdır,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimin 2028 yılı içinde yapılmasının istikrar ve öngörülebilirliği koruyacağını belirten Bahçeli, bu yöndeki bir kararın “gereksiz tartışmaları” sona erdireceğini ve ekonomik güveni artıracağını öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bizim meselemiz şahısların siyasi kariyeri değil, devletin devamlılığı, siyasetin istikrarı ve en nihayetinde lider ülke Türkiye’nin inşa ve ihyasıdır,” diyen Bahçeli, seçim gündeminin yalnızca “kim cumhurbaşkanı olacak” sorusuna indirgenmemesi gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin, dünyanın yeniden şekillendiği bir döneme hangi liderlik ve devlet tecrübesiyle gireceğinin tartışılması gerektiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Yürütmede Erdoğan, yasamada MHP'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, önümüzdeki beş yıllık dönem için partisinin siyasi formülünü “Yürütmede Erdoğan, yasamada Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’de Cumhur İttifakı, dünyada Türk Partisi” sözleriyle açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanıyla birlikte Meclis’teki milletvekili çoğunluğunun da Cumhur İttifakı’nda olması gerektiğini belirten Bahçeli, MHP’nin yasamadaki temsil gücünü artırmayı hedeflediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hedefleri üç başlıkta sıralayan Bahçeli, oy oranını ve milletvekili sayısını artırarak Türkiye’nin birinci partisi olmayı, yasama organlarında daha fazla görev üstlenmeyi ve kanun yapma ile politika belirleme süreçlerinde daha etkili hale gelmeyi amaçladıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP’nin yasamadaki rolünü “Yağmur Stratejisi” çerçevesinde açıklayan Bahçeli, bu yaklaşımın yasama, yürütme ve yargı erklerinin uyum içinde çalışmasına dayandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stratejinin Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kurumsallığını ve siyasi istikrarı korumayı hedeflediğini belirten Bahçeli, yağmurun yıkıcı bir sele dönüşmesini önlemek için etkili bir denge ve denetim sisteminin uygulanması gerektiğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye, reform ve yolsuzlukla mücadele</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yeni yasama döneminde terörle mücadeleyi, demokratik standartların geliştirilmesini, hukuk devletinin kurumsal kapasitesinin artırılmasını ve sosyoekonomik şartların iyileştirilmesini öncelikli başlıklar arasında sayan Bahçeli, Türkiye’nin terör sorunundan kalıcı biçimde kurtulması için “tarihi bir fırsat” bulunduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörün ve silahların yerini adaletin, siyasetin, demokrasinin ve milli bütünleşmenin alması gerektiğini belirten Bahçeli, 7595 sayılı kanun çerçevesinde oluşturulan komisyonların çalışmalarının sürdürülmesinin ve ihtiyaç duyulan yeni yasal düzenlemelerin yapılmasının önemine değindi. Önümüzdeki Meclis döneminin yapısal reformlara odaklanması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık iddialarının toplumsal güven erozyonu ve çürüme tartışmalarına yol açmaması gerektiğini vurgulayan Bahçeli şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır. Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmemelidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarının usulsüz kullanımına ilişkin iddiaların hangi siyasi görüşten, makamdan ya da yapıdan kaynaklandığına bakılmaksızın bağımsız, tarafsız ve şeffaf biçimde soruşturulması gerektiğini belirten Bahçeli, işlemlerin hukuk devleti ilkesine uygun yürütülmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokratik siyasetin meşruiyetinin hesap verebilirliğe ve kamu kurumlarına duyulan güvene dayandığını söyleyerek, yolsuzlukla mücadele ile kalkınma hedeflerinin birlikte yürütülmesi gerektiğini kaydetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı sistemini istikrarın temeli olarak gösterdi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin demokrasi tarihine de değinen Bahçeli, askeri darbelerin demokratik hafızada yaralar açtığını, parlamenter sistem döneminde ise istikrarsız hükümetler ve koalisyon anlaşmazlıklarının hızlı karar alınmasını zorlaştırdığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli’nin verdiği rakamlara göre, çok partili hayata geçilen 1946’dan Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin uygulanmaya başladığı 2018’e kadar 51 hükümet kuruldu; hükümetlerin ortalama görev süresi bir yıl beş ay oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin istikrar sağladığını öne süren Bahçeli, siyasi partilerin rekabet ederken demokratik kültürün ve devlet politikalarının devamlılığı için iletişim ve mutabakat içinde olması gerektiğini söyledi. TBMM’yi milli iradenin ve ortak aklın merkezi olarak tanımlayan MHP lideri, Meclis’in hem İstiklal Harbi’nde hem de 15 Temmuz darbe girişimi sırasında üstlendiği role dikkat çekti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İsrail’e karşı 'İslam Barış Gücü' çağrısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Uluslararası gelişmelere ilişkin değerlendirmelerinde Birleşmiş Milletlerin (BM) savaşlar ve küresel krizler karşısında etkisiz kaldığını söyleyen Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” sözünü hatırlattı. BM’nin siyasi merkezinin New York olduğunu, “adalet merkezinin” ise Ankara olması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasını “insanlık tarihinin utanç vesikası” olarak nitelendiren Bahçeli, İsrail’in saldırganlığına karşı İslam ülkelerinin kınamanın ötesine geçerek ortak bir tavır ortaya koyması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kudüs İttifakı” ya da Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Antlaşması’nın çerçevesinin genişletilmesi temelinde caydırıcı bir “İslam Barış Gücü” oluşturulmasını önerdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MHP’nin kongre süreci tamamlandı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, 7 Mayıs 2026’da başlayan MHP’nin 15. Olağan Kurultay sürecinde ilçe ve il kongrelerinin 4 Ekim itibarıyla tamamlandığını açıkladı. Büyük kongrenin de yapılmasıyla partinin kurultay sürecinin sona ereceğini belirten Bahçeli, yeni yasama döneminde genel ve yerel seçimlerin de gündemde olacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP’nin hedefini Türk ve Türkiye Yüzyılı’nı inşa etmek ve 2053’te Türkiye’yi “lider ülke ve süper güç” konumuna taşımak olarak tanımlayan Bahçeli, ülkenin istikrar, kudret ve milli birliğe ihtiyaç duyduğunu söyledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/06/bahceli-erdoganin-3-donem-adayligi-icin-meclis-secimleri-yenilemeli</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump eski binbaşı Hasan'ın kurşuna dizilmesine onay verdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-eski-binbasi-hasanin-kursuna-dizilmesine-onay-verdi-265621cabc2b1-e986-4f58-b43c-70512a27101e2026-10-06T12:32:00+03:00HABER MERKEZİ Trump eski binbaşı Hasan'ın kurşuna dizilmesine onay verdi

Trump eski binbaşı Hasan'ın kurşuna dizilmesine onay verdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, 2009 yılında Fort Hood askeri üssünde 13 kişiyi öldürüp, 32 kişiyi yaralayan Amerikan ordusunun eski psikiyatristi Nidal Malik Hasan'ın kurşuna dizilerek infaz edilmesini onayladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın, 1961 yılından bu yana ABD'de ilk kez bir ordu mensubunun idamına kapı aralayan kararı, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in önerisi üzerine onayladığı açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, Trump'ın onayını sosyal medya hesabından "Hasan için hesap verme günü nihayet geldi" paylaşımıyla duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü Parnell, 2009 yılında Fort Hood üssünde "Allahu Ekber" diye bağırarak silahsız Amerikan askerlerine ateş açan Nidal Malik Hasan'ı "cihatçı terörist" olarak nitelendirdiği paylaşımında, Trump'ın Hegsteht'in önerisi üzerine ABD ordusunun infaz mangası tarafından idam edilmesini onayladığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parnell, idamın zamanı ve yerinin daha sonra belirleneceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth de "Adalet" ifadesine yer vererek Parnell'in açıklamasını alıntıladığı bir paylaşım yaptı.<br />ABD'de 65 yıl aradan sonra ilk kez asker idam edilecek<br />Fort Hood saldırganı Nidal Malik Hasan, askeri mahkeme tarafından yargılanmış, 2013 yılında idama mahkum edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amerikan ordusu mensupları ancak başkan idam cezasını onayladığı takdirde idam edilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, dün açıklanan kararıyla, mahkumiyet kararından 13 yıl sonra Hasan'ın idamını onaylamış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'de en son 1961 yılında, Avusturya'da görev yaptığı esnada 11 yaşındaki bir çocuğa tecavüz etmekten ve onu öldürmeye teşebbüs etmekten hüküm giyen bir asker asılarak idam edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdam Cezası Bilgi Merkezi'ne göre, ABD ordusu en son Kasım 1945'te infaz mangası aracılığıyla bir askeri tüfekle kurşuna dizmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurşuna dizme, idam seçeneklerine yeniden eklendi<br />Trump yönetimi, yakın bir zamanda, en ağır federal suçlar için izin verilen infaz yöntemleri arasına elektrikli sandalye ve gazla boğma ile birlikte kurşuna dizmeyi de ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnfaz seçeneklerinin genişletilmesinde, ölümcül enjeksiyon için gerekli ilaçların temininde giderek artan güçlüklerin rol oynadığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tennessee eyaletinde geçen hafta, 200 yılı aşkın bir süreden sonra ilk kez bir kadını idam etme girişimi başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Cezaevi personelinin ölümcül enjeksiyon girişimine rağmen Christa Pike hayatta kalmış, bilincini kapalı bir şekilde hastaneye kaldırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşanan bu olay, ABD'de idam cezası tartışmalarını da yeniden alevlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekerlikli sandalyesinde mi kurşuna dizilecek?<br />ABD'nin Teksas eyaletindeki Fort Hood askeri üssünde psikiyatr olarak görev yapan eski binbaşı Nidal Malik Hasan, 2009 yılındaki saldırısı esnasında 12 asker ve bir sivili öldürmüş, 32 kişiyi de yaralamıştı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan'ın, Afganistan'daki görevine başlamasına kısa bir süre kala saldırıyı düzenlediği, Amerikan ordusunun Irak ve Afganistan operasyonlarına tepkili olduğu ortaya çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD basınında Hasan'ın Filistinli anne babanın oğlu olarak dünyaya geldiği, saldırı öncesinde radikalleştiği bilgisi yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklanırken polis tarafından vurulan, kısmen felç kalan ve tekerlekli sandalyeye mahkûm olan Hasan şimdi 56 yaşında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan'ın yargılandığı süre boyunca pişmanlık ifade etmediği, ve "şehit sayılmak" için saldırıda kendisinin de ölmüş olmasını istediğini ifade ettiği bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın onayına tepki<br />ABD Başkanı Trump'ın Hasan'ın idamına onay vermesine İdam Cezası Eylem &nbsp;Grubu tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan açıklamada "Donald Trump'ın öldürme gücünden daha çok sevdiği hiçbir şey yok" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABC News kanalının haberine göre, ABD ordusunun kuralları uyarınca Hasan'ın, başkanın onayından 60 gün sonra ve en geç 150 gün içinde idam edilmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">New York Times gazetesi ise 2008'deki benzer bir vakayı örnek göstererek idamın hâlâ durdurulabileceğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters, dpa/ DA, JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/trump-eski-amerikan-askeri-hasan%C4%B1n-kur%C5%9Funa-dizilmesine-onay-verdi/a-79563395</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-belediye-baskani-vahap-secer-tutuklandi-26561a61e19fa-130a-42ca-b2ac-e51d819148b52026-10-06T11:29:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklandı

Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi ile iki merkez ilçe belediyesine yönelik "yolsuzluk" iddiasıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan CHP'li Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer ile birlikte 17 kişi tutuklandı. Tutuklananlar arasında Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Mersin Büyükşehir Belediyesi ile Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik yolsuzluk iddiasıyla yürütülen soruşturmada Seçer, Özyiğit ve Tuncer'in de aralarında bulunduğu 63 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele (KOM) Şube Müdürlüğü ekipleri, 1 Ekim'de şafak vakti belirlenen çok sayıda adrese operasyon düzenledi. Soruşturma dosyasında yer alan dört kişinin tutuklu olduğu belirlenirken, 59 şüpheli ise gözaltına alındı. Daha sonraki günlerde bir kişinin daha gözaltına alındığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılıkta sorgusu tamamlanan Seçer, Özyiğit ve Tuncer'in de aralarında olduğu 60 kişiden 50'si tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. 10 kişi için adli kontrol kararı istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yenişehir ve Mezitli belediye başkanları da tutuklandı<br />Yenişehir Belediye Başkanı Özyiğit ve aynı belediyeden beş kişi, mahkeme tarafından tutuklanırken, bir kişiye ise ev hapsi verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Başkanı Tuncer ve aynı belediyeden 9 şüpheli de çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı, 6 kişiye ev hapsi verildi, 1 şüpheli ise adli kontrol şartıyla salıverildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlerleyen saatlerde Mersin Büyükşehir Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in tutuklanması ile soruşturmada tutuklu sayısı 17'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Mart yerel seçimlerinde CHP'li Vahap Seçer oyların yüzde 59,51'ini alarak Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ahmet Serkan Tuncer, Mezitli'de oyların yüzde 63,29'unu alarak CHP'den belediye başkanı seçilmiş, ancak Eylül ayında CHP'den ihraç edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yenişehir'de ise Abdullah Özyiğit yüzde 62,26 ile CHP'den belediye başkanı seçilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen tutuklandı<br />Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İstanbul Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında ise aralarında CHP'li Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen'in de bulunduğu 13 şüpheli tutuklandı.<br />Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen'in de aralarında olduğu 28 şüpheli 2 Ekim Cuma günü "Suç örgütüne üye olma," "Rüşvet alma," "Rüşvet verme" ve "İhaleye fesat karıştırma" iddialarıyla gözaltına alındı. Ankara Adliyesi'nde getirilen 28 kişiden 11'i savcılık ifadesinin ardından serbest bırakıldı. Özmen'in aralarında bulunduğu 17 kişi hakkında tutuklama talep edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara 1'inci Sulh Ceza Hakimliği, Özmen'in de aralarında bulunduğu 13 kişinin tutuklanmasına, dört şüphelinin ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Mart yerel seçimlerinde İstanbul'un Eyüpsultan ilçesinde seçimi CHP kazanmış, Mithat Bülent Özmen oyların yüzde 48,16'sını alarak belediye başkanı seçilmişti. Özmen, Ağustos ayı başında Yeni Parti'ye geçeceği yönündeki iddialara yanıt vererek çalışmalarını CHP çatısı altında sürdüreceğini açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir'de Bayraklı Belediyesi'ne operasyon<br />İzmir'de ise Bayraklı ilçesinde Bayraklı Belediyesi ve iştiraki BAYBEL A.Ş.'ye yönelik soruşturma başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet" ve "ihaleye fesat karıştırmak" suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında aralarında eski Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal ile CHP Bayraklı İlçe Başkanı Didem Gültekin'in de bulunduğu 48 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu doğrultuda İzmir, İstanbul, Ankara, Elazığ ve Muğla'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonlarda 46 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA'nın haberine göre şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda dijital materyallere el konuldu, bir ruhsatsız tabanca ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Sözcüsü Sarı: Amaç fon yolsuzluğunun üstünü kapatmak<br />CHP Sözcüsü Müslim Sarı, CHP'li belediyelere yönelik tutuklama kararlarının ardından Mersin'de adliye binası önünde gazetecilere yaptığı açıklamada, söz konusu operasyonların "fon yolsuzluğunun üstünü kapatmak" için yapıldığını iddia etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarı, "Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine yönelik operasyonların ardı arkası kesilmiyor. Geçen haftadan başlamak üzere Perşembe, Cuma, Cumartesi üç farklı ilde beş belediye başkanımıza, biri henüz Cumhuriyet Halk Partisi belediye başkanı olmasa bile CHP listelerinden seçilmiş bir belediye başkanımızdı, operasyonlar yapıldı... Yine bu sabah İzmir Bayraklı'da önceki dönem belediye başkanımıza, önceki dönem belediye çalışanlarımıza ve belediye yöneticilerimize dönük operasyonlar yapıldı. Bütün bu operasyonların yapılışının amacı, hepsinin üst üste yapılıyor olmasının amacı çok açıktır ki Türkiye'deki fon yolsuzluğunun üstünü kapatmak, gündemi değiştirmektir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP Sözcüsü, "Hukukun gereği bu belediye başkanlarımızın tutuksuz yargılanmasıdır. Ben dün de söyledim, bugün de aynı yerdeyim, biz 'Hiç kimse yargılanmasın' demiyoruz. Hiç kimse yargılanmaktan azade olamaz hukuk devletinde. Ancak iki milyon insanı temsil eden, onların oylarıyla seçilmiş belediye başkanlarının en azından fon skandalına adı karışanlar kadar hukuki hakları olmalıdır diye düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti: Seçer, Özyiğit ve Tuncer'in yanındayız<br />Yeni Parti Grup Başkanvekili ve Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, Mersin Adliyesi önünde yaptığı açıklamada "Adaletten beklentimiz bu değil. Mersin halkının iradesi net, üç belediye başkanı için de net. Hiç kimsenin de kaçtığı falan yok. Ama bugün fon krizinden milyarlık vurgunlar yapanların kaçtığı, paraları götürdüğü söyleniyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Sandıkta bükemedikleri bileği, asılsız kumpaslar ve yargı sopasıyla kırmaya çalışanlar bilsin ki Mersin halkının iradesine kelepçe vurulamaz. Hizmetin önünü kesmek için kurulan bu siyasi kumpasa karşı Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer'in yanındayız. Milyonların oyuyla seçilmiş iradeyi, masa başı operasyonlara teslim etmeyiz" ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da "Fon skandalı rezaletini, o büyük soygunun üstünü böyle örtemezsiniz, gündemi değiştiremezsiniz. Vicdanı olan herkes her şeyin farkında. Er geç bu yaptıklarınızın hesabını vereceksiniz" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekrem İmamoğlu: Operasyon bağımlılığı<br />Tutuklu Cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi isimli X hesabından yapılan paylaşımında şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı ve Türkiye Belediyeler Birliği Başkanı Vahap Seçer'in tutuklanması, milli iradeyi gasp eden 'vurguncu' anlayışın çaresizliğinin geldiği son aşamadır. Erdoğan siyasetinin geldiği nokta 'operasyon bağımlılığıdır'. Erdoğan'ın hayalindeki Türkiye, 'operasyonlar ülkesidir.' Sandıktan ve milletten ümidini kesmiştir. Erdoğan millet iradesine, yanındakiler ise devletin ve milletin malına çökmeye bağımlı hale gelmiştir. Eyüpsultan, Yenişehir, Mezitli Belediye Başkanları ve Ataşehir Belediye Başkan Vekilinin tutukluluğu da bir yolsuzluk operasyonu değil; 'asrın soygunu fon vurgunu' faillerinin gündemi örtme çabasının, dengesini kaybetmiş yargı kollarının siyasi operasyonlarının devamıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevden uzaklaştırılan Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ise sosyal medya üzerinden yayımladığı açıklamada "Yargılama elbette hukuk içinde yürütülmelidir; ancak masumiyet karinesi, ölçülülük ve seçmen iradesi de aynı hassasiyetle korunmalıdır. Mersin'in iradesine, hukuka ve adalete güveniyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW, ANKA, DHA/JD, BÜ</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/mersin-b%C3%BCy%C3%BCk%C5%9Fehir-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-vahap-se%C3%A7er-tutukland%C4%B1/a-79560430</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bölgesel dengeleri değiştiren Mekke Paktı'na büyük ilgi: Altıdan fazla ülke katılmak için sıraya girdi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bolgesel-dengeleri-degistiren-mekke-paktina-buyuk-ilgi-altidan-fazla-ulke-katilmak-icin-siraya-girdi-265603b7a7dfa-9e6c-4fe3-91e6-e3ecc9a85d2d2026-10-05T14:15:00+03:00HABER MERKEZİ Bölgesel dengeleri değiştiren Mekke Paktı'na büyük ilgi: Altıdan fazla ülke katılmak için sıraya girdi!

Bölgesel dengeleri değiştiren Mekke Paktı'na büyük ilgi: Altıdan fazla ülke katılmak için sıraya girdi!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos'ta imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na katılım talepleri gündeme geldi. Pakistan Dışişleri Bakanı Ishaq Dar, İslamabad'da düzenlediği basın toplantısında 6'dan fazla ülkenin savunma niteliğindeki pakta katılmak istediğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KATILMAK İSTEYEN ÜLKELERİN İSİMLERİ AÇIKLANMADI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Paktın genişletilip genişletilmeyeceğine ilişkin soruyu yanıtlayan Dar, <strong>"Altıdan fazla ülke, savunma niteliğindeki Mekke Paktı'na katılmak istiyor"</strong> dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dar, söz konusu ülkelerin isimlerini paylaşmadı. Daha önce gündeme gelen katılım iddialarında Suriye, Mısır ve Bangladeş'in isimleri yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SUUDİ ARABİSTAN'I SAVUNMAKLA YÜKÜMLÜYÜZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">NATO'nun 5'inci maddesine atıfta bulunan Dar, Mekke Anlaşması kapsamında üç ülkeden birine yönelik olası saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan'a yönelik Husi saldırılarının sürdüğü dönemde açıklamalarda bulunan Dar, <strong>"Suudi Arabistan'ı savunmakla yükümlüyüz"</strong> ifadelerini kullandı. Anlaşma çerçevesinde Suudi Arabistan'daki son durumu değerlendirmek üzere gelecek hafta olağanüstü toplantı düzenleneceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dar ayrıca üç ülkenin genelkurmay başkanlarının 25 Eylül'de Riyad'da özel bir toplantı gerçekleştirdiğini, dışişleri bakanlarının ise 24 Eylül'de New York'ta bir araya geldiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ANLAŞMA YENİ KATILIMLARA AÇIK</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif tarafından imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, taraflardan birine yönelik saldırının tüm taraflara yapılmış sayılmasını öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, barışçı iş birliği vizyonunu paylaşan tüm aktörlerin katılımına imkân tanıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.ahaber.com.tr/dunya/2026/10/04/mekke-pakti-buyuyor-altidan-fazla-ulke-sirada?paging=5</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Angelina Jolie Gazze'deki yıkıma dikkat çekti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/angelina-jolie-gazzedeki-yikima-dikkat-cekti-26559161cb912-1b97-4af5-9e26-a113362bdf202026-10-05T13:43:00+03:00HABER MERKEZİ Angelina Jolie Gazze'deki yıkıma dikkat çekti

Angelina Jolie Gazze'deki yıkıma dikkat çekti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Jolie, sosyal medya hesabından uydu görüntülerini paylaştığı gönderinin açıklama kısmında, "Şimdi Google Earth'ü açarak Gazze'ye yapılanı görebilirsiniz." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahallelerin enkaz haline geldiğine, ev, okul, üniversite, hastane ve yolların, su ile hijyen sistemlerinin, altyapının yok edildiğine dikkati çeken Jolie, Birleşmiş Milletler uydu analizlerine göre 16 Haziran itibarıyla Gazze'deki altyapının yüzde 82'sinin hasar aldığını belirtti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeşilçam’ın usta ismi Göksel Arsoy hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yesilcamin-usta-ismi-goksel-arsoy-hayatini-kaybetti-26558e826e935-0888-4d5c-99f5-0370668b253c2026-10-05T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ Yeşilçam’ın usta ismi Göksel Arsoy hayatını kaybetti

Yeşilçam’ın usta ismi Göksel Arsoy hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk sinemasının unutulmaz isimlerinden Göksel Arsoy, 90 yaşında hayatını kaybetti. Yeşilçam’ın “Altın Çocuk” lakaplı usta oyuncusunun vefat haberi, sinema dünyasında üzüntü yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1950’li yıllardan itibaren Türk sinemasında çok sayıda yapımda rol alan Göksel Arsoy, özellikle jön karakterleriyle hafızalarda yer edindi. Yakışıklılığı ve oyunculuğuyla dönemin öne çıkan isimlerinden olan Arsoy, Yeşilçam’ın önemli yıldızları arasında gösterildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun yıllar sinema sektöründe yer alan usta sanatçı, oyunculuğunun yanı sıra yapımcılık çalışmalarıyla da Türk sinemasına katkı sağladı. Arsoy, yıllar içinde “Altın Çocuk” olarak anılmaya devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göksel Arsoy’un 90 yaşında hayatını kaybetmesi, sanat camiasında ve sevenleri arasında büyük üzüntüye neden oldu.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Şimşek: Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30'un altına geriledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-simsek-yillik-enflasyon-57-ay-sonra-yuzde-30un-altina-geriledi-265577a2ca1b1-805d-4cc9-b461-d5aa27bb379e2026-10-05T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Şimşek: Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30'un altına geriledi

Bakan Şimşek: Yıllık enflasyon 57 ay sonra yüzde 30'un altına geriledi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yıllık enflasyonun 57 ay aradan sonra yüzde 30 seviyesinin altına gerilediğini belirterek, dezenflasyon sürecinin ulaştırma hariç genele yayıldığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Şimşek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, eylül ayı enflasyon verilerini ve uygulanan ekonomi politikalarının sonuçlarını değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül ayında gıda enflasyonunun geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre 8,4 puan azalarak yıllık bazda yüzde 27,6 seviyesine indiğini belirten Şimşek, kira enflasyonunda da önemli bir gerileme yaşandığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kira enflasyonunun yıllık bazda 27,8 puan düşüşle yüzde 41,3'e gerilediğini ifade eden Şimşek, "Öncü göstergeler, kira enflasyonundaki düşüşün süreceğine işaret ediyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:&nbsp;</span></p><p>https://www.benguturk.com/ekonomi/bakan-simsek-yillik-enflasyon-57-ay-sonra-yuzde-30un-altina-geriledi-284251h</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mansur Yavaş, Vahap Seçer için Mersin'de]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mansur-yavas-vahap-secer-icin-mersinde-26555e214e266-bec2-47dd-a394-0b4d9f37d9122026-10-05T10:35:00+03:00HABER MERKEZİ Mansur Yavaş, Vahap Seçer için Mersin'de

Mansur Yavaş, Vahap Seçer için Mersin'de

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yavaş, "Geçmiş olsun demeye ve konuyu anlamaya geldik. Yargı herkese aynı olmalı. Seçilmiş bir Belediiye Başkanı sabah vakti gözaltına alınmasını doğru bulmuyorum. Çağrılsaydı gelir ifade verirdi.İlk defa ifadesi dün gece alınmış, ne soruldu bilmiyoruz. Şimdi öğreneceğiz.Bizim bir şey söyleme imkanımız yok ama şunu söyleyebilirim. Bizler lelediye başkanı olarak dokunulmazlığımız yok soruşturma usulümüz belli.Gelir sayıştay inceler kamu zararı varsa bunu savcılığa bildirir. Savcılık gereğini yapar. Belediye başkanlarının bu şekilde evinden alınması doğru değil" dedi</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bosna'da Sırp lider Dodik seçimlerde zafer ilan ederek Trump ve Putin'e teşekkür etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bosnada-sirp-lider-dodik-secimlerde-zafer-ilan-ederek-trump-ve-putine-tesekkur-etti-26554ca0c76d1-9083-45f9-9c66-766988bb1fcd2026-10-05T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Bosna'da Sırp lider Dodik seçimlerde zafer ilan ederek Trump ve Putin'e teşekkür etti

Bosna'da Sırp lider Dodik seçimlerde zafer ilan ederek Trump ve Putin'e teşekkür etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bosna-Hersek'teki Sırp milliyetçisi ve Rusya yanlısı siyasetçi Milorad Dodik, kamu görevinde bulunmasının 6 yıl süreyle yasaklanmış olmasına rağmen pazar günü seçimlerde zafer ilan etti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bulgaristan enerji depolamada Avrupa'da nasıl öncü oldu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bulgaristan-enerji-depolamada-avrupada-nasil-oncu-oldu-265535d301c10-4af5-45bf-8bd9-caf018237c0c2026-10-05T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ Bulgaristan enerji depolamada Avrupa'da nasıl öncü oldu?

Bulgaristan enerji depolamada Avrupa'da nasıl öncü oldu?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bulgaristan'da çatılarda ve balkonlarda güneş panellerine pek sık rastlanmıyor. Buna karşılık tarlalarda, çayırlarda ve kullanılmayan sanayi arazilerinde güneş enerjisi üretiliyor. 2020'li yıllardan bu yana ülkede giderek daha fazla güneş enerjisi santrali kuruluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneşin yoğun olduğu saatlerde üretilen elektriğin kısıtlanmak zorunda kalmaması için 2024'ten itibaren batarya depolama sistemlerinin kurulumu da hız kazandı. Sektör birliği SolarPower Europe'a göre Bulgaristan, 2025 yılında batarya depolama kapasitesi bakımından Almanya, İngiltere, İtalya ve Ukrayna'nın ardından Avrupa'nın ilk beş ülkesi arasına girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bulgar ekonomi gazetesi "Capital"ın araştırmasına göre Bulgaristan'ın batarya depolama kapasitesi 14,7 GWh'nin (gigavatsaat) üzerinde. Böylece SolarPower Europe'un bu yıl için öngördüğü batarya depolama kapasitesi daha yaz aylarında aşılmış oldu. Bulgaristan Enerji Üreticileri ve Tüccarları Birliği APSTE Başkanı Nikola Gazdov, kapasitenin yıl sonuna kadar 20 GWh'ye ulaşmasını bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karşılaştırmak gerekirse Almanya'daki toplam kapasite, RWTH Aachen'ın Battery Charts verilerine göre 32 GWh'nin üzerinde. Ancak bunun büyük bölümü özel hanelerde bulunuyor. Hâlihazırda faaliyette olan büyük ölçekli batarya depolama sistemlerinin kapasitesi ise yalnızca 7,35 GWh'nin biraz üzerinde.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/bulgaristan-g%C3%BCne%C5%9F-enerjisi-depolamada-nas%C4%B1l-avrupan%C4%B1n-%C3%B6nc%C3%BCs%C3%BC-oldu/a-79432837</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Merz Kiev'de 1,3 milyar euroluk paket açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/merz-kievde-13-milyar-euroluk-paket-acikladi-2655210f8bcc0-eb1d-45a6-a832-8c6825eabbb82026-10-05T08:22:00+03:00HABER MERKEZİ Merz Kiev'de 1,3 milyar euroluk paket açıkladı

Merz Kiev'de 1,3 milyar euroluk paket açıkladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Ukrayna'nın başkenti Kiev'e sürpriz bir ziyaret gerçekleştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trenle Kiev'e giden Merz, bu kente vardıktan sonra yaptığı açıklamada, "Durdurulmadığı takdirde, Rusya'nın savaş makinesi er ya da geç bize dönecek" uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın güvenliğinin de bu savaşın sonucuna bağlı olduğunu ifade eden Merz, "Bu yüzden kendi çıkarımız için de yardım ediyoruz" diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakanlık döneminde ikinci kez Kiev'e giden Merz, Ukrayna açısından "belirleyici haftalar" öncesi Almanya'nın bu ülkeye verdiği desteği göstermek için bu ziyareti gerçekleştirdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">1,3 milyar euroluk yardım paketi<br />Merz, Kiev'de 1 milyar euroluk askerî yardımın yanı sıra enerji sektöründeki onarımlar için de Almanya'dan 350 milyon euro destek içeren bir paket açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, paketin askerî boyutunda, "Ukrayna'nın Rus fırlatma rampalarını da hedef alabilmesi için" uzun menzilli saldırı silahları, muharebe İHA'ları ve uydu teknolojisi gibi yardımlar bulunduğunu açıkladı. Destek paketinin yaklaşan kış öncesi önem kazanan enerji kısmını ise jeneratörler, trafo merkezleri ve onarım çalışmaları oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasındaki ortaklığın "tek yönlü bir yol" olmadığını vurgulayan Merz, Alman ve Ukraynalı şirketlerin her iki tarafın da yararına olan teknolojileri ortaklaşa geliştirdiklerine dikkat çekerek "Bu bizi daha güvenli ve daha güçlü kılıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev ziyaretinde Merz'e Almanya Ekonomi Bakanı Katherina Reiche'nın yanı sıra savunma ve enerji sektörlerinden 10 iş dünyası lideri eşlik ediyor.<br />Merz: Sayın Putin bu manasız savaşa bir son verin!<br />Kiev ziyareti kapsamında Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile birlikte hafta başında insansız hava aracıyla (İHA) vurulan Ulusal Bilimler Akademisi'ni ziyaret eden Merz, "Sayın Putin bu manasız savaşa bir son verin! Görüşmeye hazırız. Bu savaşı bitirmek için birbirimizle konuşmaya hazırız. Ama sivil halka yönelik bu barbarca saldırılar son bulmalı" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kentin göbeğindeki Bilimler Akademisi'ne yönelik saldırı, Alman büyükelçiliğinden sadece birkaç yüz metre uzaklıkta gerçekleşti. Ve bu sabah, huzurlu bir pazar günü, Kiev'de hava saldırısı alarmları çalıyor" ifadelerini kullanan Merz, "Bunlar burada işlenen günlük savaş suçları" diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman lider "Bir kez daha Rusya Devlet Başkanı'na sesleniyorum: Bu savaşa son verin! Konuşabiliriz. Ama sadece silahlar sustuğunda. Ve silahlar susmalı" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafta başında Rusya tarafından vurulan Ulusal Bilimler Akademisi'nin tarihî binasının iki katı, patlama ve akabinde çıkan yangın nedeniyle tahrip oldu. Saldırıda bir kadın hayatını kaybetti, altı kişi de yaralandı.<br />Zelenskiy ise Merz'e, Kiev'deki insanların Rusya tarafından aralıksız olarak düzenlenen saldırılar nedeniyle "korkunç gece ve gündüzler" yaşadığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'yı barbarlıkla suçlayan ve "Bu savaşın tüm anlamsızlığını burada görebiliyoruz" diyen Zelenskiy, "Ukrayna'nın sivil nüfusuna yönelik bu barbarca saldırılar durmalı. Burada her gün savaş suçları işleniyor" ifadelerini kullandı</span>.</p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/rusya-merzin-s%C3%BCrpriz-kiev-ziyaretinde-k%C3%B6pr%C3%BC-bombalad%C4%B1/a-79536694</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin'deki operasyonda 3 başkanla birlikte 59 şüpheli adliyeye sevk edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersindeki-operasyonda-3-baskanla-birlikte-59-supheli-adliyeye-sevk-edildi-26556c0da49af-3821-41af-a8d2-710ea6432f2f2026-10-05T07:43:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin'deki operasyonda 3 başkanla birlikte 59 şüpheli adliyeye sevk edildi

Mersin'deki operasyonda 3 başkanla birlikte 59 şüpheli adliyeye sevk edildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir, Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik soruşturmalarda gözaltına alınan 59 şüphelinin emniyetteki ifade işlemleri tamamlandı. Aralarında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de bulunduğu şüpheliler, sabaha karşı Mersin Adliyesi'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının ihale ve doğrudan temin işlemlerine ilişkin yürüttüğü soruşturmalar kapsamında geçtiğimiz perşembe günü operasyon düzenlenmişti. Operasyonda Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında bulunduğu toplam 59 şüpheli gözaltına alınmıştı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>'AHMET SERKAN TUNCER' HAKKINDA SİLAHLI SUÇ ÖRGÜTÜ SORUŞTURMASI'</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında ayrıca, husumetli olduğu kişilerin iş yerlerine silahlı saldırı düzenlettirdiği iddiasıyla 'silahlı suç örgütü yöneticiliği' kapsamında soruşturma yürütüldüğü öğrenildi. Şüphelilerin getirildiği Mersin Adliyesi'nin çevresinde polis ekipleri geniş güvenlik önlemleri aldı. Adliyeye sevk edilenlerin yakınları başta olmak üzere çok sayıda kişi de adliye çevresinde toplanarak beklemeye geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">haer içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.sabah.com.tr/yasam/mersindeki-operasyonda-3-baskanla-birlikte-59-supheli-adliyeye-sevk-edildi-vahap-secer-abdullah-ozyigit-ve-7674004</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[1 Ekim’de gözaltına alınmıştı: Vahap Seçer adliyeye sevk edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/1-ekimde-gozaltina-alinmisti-vahap-secer-adliyeye-sevk-edildi-26551fdd0726b-5972-488a-b4a7-a7c688318fe52026-10-05T07:20:00+03:00HABER MERKEZİ 1 Ekim’de gözaltına alınmıştı: Vahap Seçer adliyeye sevk edildi

1 Ekim’de gözaltına alınmıştı: Vahap Seçer adliyeye sevk edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen<strong> “yolsuzluk”</strong> soruşturması kapsamında 1 Ekim’de gözaltına alınan TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı <strong>Vahap Seçer</strong>’in emniyetteki işlemleri tamamlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçer ile aralarında Yenişehir Belediye Başkanı <strong>Abdullah Özyiğit</strong> ve Mezitli Belediye Başkanı<strong> Ahmet Serkan Tuncer</strong>’in de bulunduğu şüpheliler, sabah saat 04.30 sıralarında sağlık kontrolü için Mersin Şehir Hastanesi’ne götürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık kontrolünün ardından Seçer ve beraberindeki kişiler adliyeye sevk edildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">59 KİŞİ GÖZALTINA ALINMIŞTI</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında Vahap Seçer, Abdullah Özyiğit ve Ahmet Serkan Tuncer’in de aralarında bulunduğu 59 kişi, 1 Ekim’de gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcılığın Yenişehir ve Mezitli belediyelerine yönelik soruşturmasında, ilk belirlemelere göre Mezitli Belediyesi’nde&nbsp;<strong>1 milyar 10 milyon 914 bin TL</strong>, Yenişehir Belediyesi’nde ise&nbsp;<strong>105 milyon TL kamu zararı oluştuğu iddia edilmişti.</strong></span></p><h3><span style="font-size:18px">MEZİTLİ BELEDİYE BAŞKANI HAKKINDA AYRI SORUŞTURMA</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer hakkında ayrıca, husumetli olduğu kişilerin iş yerlerine silahlı saldırı düzenlettirdiği iddiasıyla “silahlı suç örgütü yöneticiliği” kapsamında soruşturma yürütüldüğü belirtilmişti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Tekin'den arınma mesajı: ''İçimizdeki beyaz taşlar bizi çok yoruyor'']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-tekinden-arinma-mesaji-icimizdeki-beyaz-taslar-bizi-cok-yoruyor-265504ccb24e4-80fe-48bb-bf49-8885f8551ab12026-10-04T11:27:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Tekin'den arınma mesajı: ''İçimizdeki beyaz taşlar bizi çok yoruyor''

CHP'li Tekin'den arınma mesajı: ''İçimizdeki beyaz taşlar bizi çok yoruyor''

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İstanbul İl Başkanlığı tarafından düzenlenen 18. Rozet Takma Töreni’nde konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Gürsel Tekin; belediye operasyonları, parti içi gelişmeler, siyasi transferler ve ülke ekonomisine dair değerlendirmelerde bulundu.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">"Ataşehir ve Üsküdar 'Organize İşler' Filmine Benziyor"</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında son dönemde yaşanan siyasi gelişmelere değinen Gürsel Tekin, Ataşehir ve Üsküdar'da yaşananların "Organize İşler" film sahnelerini aratmadığını belirterek parti içinde köklü bir temizlik ve arınma sürecinin şart olduğunu ifade etti.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">"İçimizdeki Beyaz Taşları Temizlemek Zorundayız"</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Parti içi yapılanmalara ve iktidarla iş birliği yapan isimlere tepki gösteren Tekin, şu ifadeleri kullandı:<br />"Sorunumuz pirincin içindeki siyah taşlar değil, onları bulup atıyoruz. İçimizdeki beyaz taşlar bizi çok yoruyor. Sayın Genel Başkanım, Sayın Genel Merkez yöneticilerim, dibine kadar arınmak zorundayız. Bizi yoran bu beyaz taşlar. İktidarların aparatları ile iş tutanları bir an önce partimizle ilişkilerini kesmek zorundayız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin ayrıca, Ataşehir Belediye Başkanvekili Murat Güneş'in baskılara karşı direndiği için gözaltına alındığını öne sürerek, Güneş ve gözaltındaki diğer belediye başkanlarının derhal serbest bırakılması gerektiğini söyledi.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">"Siyasetin Transferi Olmaz, Bu Bir Rezilliktir"</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Üsküdar ve Adalar'daki belediye meclisi istifaları ile transfer süreçlerini sert bir dille eleştiren Gürsel Tekin, siyasetin çıkar ilişkilerine alet edilmemesi gerektiğini vurguladı. Tekin, milletten alınan yetkinin sonuna kadar taşınması gerektiğini belirterek siyasi transferleri "rezillik" olarak tanımladı. Aday belirleme süreçlerinde yapay zekanın kullanılmasıyla "at izinin it izine karıştığını" savunan Tekin, istifa eden isimlerin birçoğunu tanımadıklarını dile getirdi.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">Mersin Operasyonlarına Tepki: "İnsanlığınızı mı Kaybettiniz?"</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik düzenlenen operasyonları ve gözaltı yöntemlerini de eleştiren CHP İstanbul İl Başkanı, kamu yöneticilerinin hesap vermesinden kaçınmadığını ancak sabahın erken saatlerinde kameralar eşliğinde yapılan gözaltıların itibarsızlaştırma amacı taşıdığını ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Hazine Arazilerinin Satışı ve Sermaye Kaçışına Dikkat Çekti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Konuşmasının ekonomi bölümünde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'e çağrıda bulunan Tekin, Hazine arazilerinin satılmasına tepki gösterdi. Devletin kendi gayrimenkullerini sattıktan sonra kiracı durumuna düştüğünü savunan Tekin, son yıllarda Türkiye'den yurt dışına aktarılan milyarlarca dolarlık sermaye kaçışına dikkat çekti.<br /><br />Tekin, tüm yaşanan sorunlara rağmen CHP'nin Türkiye'nin tertemiz geçmişe sahip tek siyasi partisi olduğunu belirterek sözlerini tamamladı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.haber3.com/guncel/politika/chpli-tekinden-arinma-mesaji-icimizdeki-beyaz-taslar-bizi-cok-yoruyor-haberi-6266009</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-4-ekim-dunya-hayvanlari-koruma-gunu-26549beeae518-62c6-4cbe-a4d7-4493a03e11432026-10-04T11:23:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Sessiz Çoğunluğun Sesi, Ormanlar, Yaban Hayatı ve Ortak Geleceğimiz. </strong>Her yıl <strong>4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü</strong>, bize yalnızca evlerimizi paylaştığımız sevimli dostlarımızı değil, aynı zamanda doğanın çarkını sessizce döndüren tüm yaban hayatını hatırlatır. Paylaşılan anlamlı mesajda vurgulandığı gibi, <em>"Her dalda, her kovukta, her patikada yaşamın başka bir izi vardır."</em> Bu izler, dünyamızın ekolojik hafızası ve geleceğimizin güvencesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaşamın Gizli Mimarisi, Ormanlar ve Biyolojik Çeşitliliktir. </strong>Ormanlar sadece ağaç yığınlarından ibaret değildir; sayısız canlı türüne ev sahipliği yapan devasa ve kusursuz birer ekosistemdir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğal Denge:</strong> Kurtlardan arılara, kuşlardan mantar üremesine kadar her varlık besin zincirinde ve ekolojik döngüde kritik bir role sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaban Hayatının Sığınağı:</strong> Bir ormanın yok olması, orada yaşayan binlerce türün sessizce ve çaresizce yok olması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklimin Kalkanı:</strong> Sağlıklı ormanlar karbonu emer, suyu filtreler ve aşırı hava olaylarının şiddetini azaltarak tüm canlılar için yaşanabilir bir iklim sunar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ormanlarımızı ve yaban hayatını korumak bireysel ve toplumsal bir sorumluluktur. Topluma yol gösterici birkaç temel adım şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçli Tüketim ve Sıfır Atık:</strong> Doğaya bırakılan plastikler ve atıklar yaban hayatı için ölümcül tuzaklardır. Doğada atık bırakmamak ve geri dönüşüme katkı sağlamak ilk adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Orman Yangınlarına Karşı Hassasiyet:</strong> Ormanlarımızın en büyük düşmanı ihmaldir. Piknik ateşlerinden cam şişelere kadar her detayda azami dikkat gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong> Çocuklarımıza doğa sevgisini aşılamak, hayvanların da yaşam hakkına saygı duymayı öğretmek geleceğin en büyük teminatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayvanları Koruma Günü, bu bilinci sadece bir gün değil, 365 gün boyunca yaşatmamız gerektiğini hatırlatan güçlü bir adımdır. Unutmayalım ki doğaya verdiğimiz her zarar, aslında kendi geleceğimize attığımız bir adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Bilinçli Tüketim ve Sıfır Atık Hareketi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tükettiğimiz her ürün, doğada bir iz bırakır. "Al, kullan, at" döngüsü, yaban hayatının ve ormanların sessiz katilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Plastik Kirliliği:</strong> Doğaya atılan plastik poşetler ve ambalajlar, ormanlardaki hayvanlar tarafından besin zannedilerek yutulmakta veya canlarına mal olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaynakları Verimli Kullanmak:</strong> İhtiyacımız kadar tüketmek, geri dönüştürülebilir ürünleri tercih etmek ve atıkları kaynağında ayrıştırmak ekosistem üzerindeki baskıyı hafifletir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğayla Uyumlu Yaşam:</strong> Evimizde ve iş yerimizde sıfır atık prensibini benimsemek, "Yeşil Vatan"a borcumuzdur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Orman Yangınlarına Karşı Yüksek Hassasiyet</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaz aylarında ya da kurak dönemlerde ciğerlerimiz olan ormanların küle dönmesi, içerisindeki tüm yaban hayatını yok eden bir trajediye dönüşmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhmal Edilmemesi Gerekenler:</strong> Piknik ateşlerinin tamamen söndürülmesi, doğaya cam kırıkları veya şişelerin bırakılmaması hayati önem taşır; çünkü güneş ışınlarını odaklayan camlar devasa yangınların kıvılcımı olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anında İhbar:</strong> En küçük bir duman veya şüpheli durumda 112 Acil Çağrı Merkezi'ne haber vermek, erken mücadelenin anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Geleceğe Miras: Doğayı Kirletmemeyi Öğretmek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Doğa sevgisi ve çevre bilinci çocukluk çağından itibaren aşılanması gereken en değerli değerlerdendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uygulamalı Eğitim:</strong> Yeni nesillere doğada çöp bırakmamayı, çiçekleri koparmamak yerine yaşatmayı anlatmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hayvan Sevgisini Pekiştirmek:</strong> Sokak hayvanlarına bir kap su koymak veya ormandaki canlıların yaşam alanlarına saygı duymak empati yeteneğini geliştirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örnek Olmak:</strong> Çocuklar söylenenleri değil, büyüklerin yaptıklarını uygular. Bu yüzden doğaya karşı titiz bir duruş sergilemek en etkili öğretidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımıza ve Çevremize "Örnek Olmak": Doğayı Korumada En Etkili Yoldur. Sözler en iyi ihtimalle yol gösterir, ancak <strong>davranışlar kalıcı iz bırakır</strong>. Çocuklarımız, ailemiz ve çevremizdekiler doğaya nasıl yaklaşmamız gerektiğini anlatılanlardan ziyade, bizim günlük hayatta sergilediğimiz tutumlardan öğrenirler. Yeşil Vatan'ı ve yaban hayatını korumanın en güçlü yolu, bizzat yaşayarak örnek olmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Günlük Hayatta Örnek Olmanın Yolları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğada İz Bırakmama Bilinci:</strong> Piknik veya doğa yürüyüşü sonrasında <em>"Nasıl bulduysan öyle bırak"</em> kuralını uygulayarak, kendi çöplerinizi toplamakla kalmayıp çevredeki atıkları da toplamak çocuklara verilecek en büyük derstir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alışverişte ve Tüketimde Seçici Olmak:</strong> Tek kullanımlık plastikler yerine bez çanta veya matara kullanmak, gereksiz ambalajlı ürünlerden kaçınmak genç nesillere bilinçli tüketimi doğrudan gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sokaktaki ve Doğadaki Canlılara Şefkat:</strong> Kapımızın önüne bir kap su ve mama koymak, parkta veya ormanda karşılaşılan karıncaya bile zarar vermemek, merhametin ve yaşam hakkına saygının somut birer göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğaya Saygıyı Hayat Tarzı Haline Getirmek:</strong> Bitkileri koparmamak, ağaç kabuklarına zarar vermemek, musluğu boşa akıtmamak veya enerjiyi verimli kullanmak gibi küçük görünen her duyarlı hareket çevremizdeki insanlara ilham verir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerle Değil, Adımlarla, Doğadaki Canlılara Saygıyı Yaşamak lazım. Doğaya ve yaban hayatına saygı duymak; bunu sadece güzel sözlerle dile getirmek değil, her adımımızda, her hareketimizde hissedilen bir <strong>yaşam felsefesine</strong> dönüştürmektir. Ormanlar, patikalar ve kırlar bizim pasif birer seyir alanımız değil; sayısız canlı komşumuzun evidir. Onların yaşam haklarına saygı duyduğumuzu gösteren en güzel tavırlar, günlük hayattaki küçük ama bilinçli tercihlerimizde gizlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Canlılara Saygıyı Gösteren Somut Hareket ve Tavırlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Patikalarda ve Yuvalarda Sessizlik ve Dikkat:</strong> Ormanda yürürken yüksek sesle bağırmamak, kuşların kuluçka dönemlerinde ya da yaban hayvanlarının geçiş yollarında onları ürkütmemek en temel nezaket kuralıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küçük Canlara Bile Hayat Hakkı Tanımak:</strong> Yürürken karıncalara, solucanlara veya yoldan geçen bir böceğe basmamak için dikkat etmek; doğadaki her varlığın ekosistemde bir görevi olduğunu bilerek hareket etmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Onların Yaşam Alanına Müdahale Etmemek:</strong> Yaban hayvanlarını beslemeye çalışırken doğal avlanma ve beslenme alışkanlıklarını bozmamak, onları evcil birer hayvan gibi kafese veya yakınımıza çekmeye çalışmamak en büyük saygıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ağaçlara ve Bitkilere Zarar Vermemek:</strong> "Nasıl olsa büyür" diyerek dal koparmamak, ağaç kabuklarını oymamak veya bitki örtüsünü ezmemek; oradaki her dalın bir canlının evi veya besini olduğunu bilmenin göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Ormanlarımızı korumak; yaban hayatını, biyolojik çeşitliliği ve doğanın dengesini korumaktır. Orman onların yuvası, Yeşil Vatan hepimizin ortak geleceğidir.</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Kişisel instağram sayfam:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFvQk8xZ3RNT2pkcE95T2NJc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHs-H-Brb6ZHKA4fJb7w-SpfmMKqfHNSoOXDk1jzFUxe_pKmNZqVh1ixA_LSE_aem_zgblTr-_gFkZv2Tbrvf8tA" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFvQk8xZ3RNT2pkcE95T2NJc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoE_exJWEL6KJvvd9vC0S6aRbJ9pxQgQTY_hc_W41J2bN58hANftwV2q7qh3_aem_iUwhLH7JEN4_xJZ3o3mxhQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz Facebook gurubu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net/?__cft__%5b0%5d=AZjsSs7hj9ZzFgJGMfL91Aq4ypRlkFRKPDSrntOD5LIDfjZT5Z9rIMdHI06lqsKctW37p-8XSeRC25c81URjhFsl-sEHHPYDjMJnt1PayYnfsVJDuX26fBZ1MQ&amp;__tn__=-UK-R"><strong>https://www.facebook.com/groups/haberanaliz.net</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">haberanaliz X hesabı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://x.com/batuhansezer006?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFvQk8xZ3RNT2pkcE95T2NJc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoE_exJWEL6KJvvd9vC0S6aRbJ9pxQgQTY_hc_W41J2bN58hANftwV2q7qh3_aem_iUwhLH7JEN4_xJZ3o3mxhQ" target="_blank"><strong>https://x.com/batuhansezer006</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZjsSs7hj9ZzFgJGMfL91Aq4ypRlkFRKPDSrntOD5LIDfjZT5Z9rIMdHI06lqsKctW37p-8XSeRC25c81URjhFsl-sEHHPYDjMJnt1PayYnfsVJDuX26fBZ1MQ&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer'in emniyette ifade işlemleri başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gozaltina-alinan-mersin-buyuksehir-belediye-baskani-secerin-emniyette-ifade-islemleri-basladi-26548918b2e78-a28c-4a91-bb57-04dc671ed9732026-10-04T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer'in emniyette ifade işlemleri başladı

Gözaltına alınan Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Seçer'in emniyette ifade işlemleri başladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Haber: İleyda ÖZMEN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında 1 Ekim'de gözaltına alınan Türkiye Belediyeler Birliği ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer'in Mersin İl Emniyet Müdürlüğü’nde ifade işlemleri başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer, Yenişehir Belediye Başkanı Abdullah Özyiğit ve Mezitli Belediye Başkanı Ahmet Serkan Tuncer'in de aralarında olduğu 59 şüpheli, 1 Ekim'de gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Edinilen bilgiye göre, Seçer'in Mersin İl Emniyet Müdürlüğü'nde ifade işlemlerine başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçer'in ifade işlemlerinin gece geç saatlere kadar sürmesi bekleniyor. - <strong>ANKA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>https://ankahaber.net/haber/gozaltina-alinan-mersin-buyuksehir-belediye-baskani-secer-in-emniyette-ifade-islemleri-basladi-f031b6e5</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye ile Fransa arasında savunma iş birliğinde kritik adım]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-ile-fransa-arasinda-savunma-is-birliginde-kritik-adim-26547b1c20dd9-d5c9-4577-a788-d8c6ecf320f82026-10-04T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye ile Fransa arasında savunma iş birliğinde kritik adım

Türkiye ile Fransa arasında savunma iş birliğinde kritik adım

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milli Savunma Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Türkiye ile <a href="https://www.trthaber.com/etiket/fransa/" target="_blank">Fransa</a> arasındaki askeri iş birliği faaliyetleri kapsamında üst düzey temaslarda bulunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede Fransa Silahlı Kuvvetler ve Gaziler Bakanı Nezdinde Bakan Alice Rufo, Fransa Cumhurbaşkanı Askeri Özel Kalem Başkanı Orgeneral Vincent Giraud ve Uluslararası İlişkiler ve Strateji Genel Müdürü Guillaume Ollagnier ile kapsamlı görüşmeler gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmelerde, ikili savunma ve askeri ilişkilerin mevcut durumu ile stratejik diyalog süreçleri masaya yatırıldı. Taraflar, savunma sanayii ve askeri alanlardaki iş birliğinin geliştirilmesine yönelik imkanları değerlendirirken, düzenli ve sonuç odaklı temasların sürdürülmesinin önemini karşılıklı olarak teyit etti. Temasların en önemli çıktısı ise "Savunma İş Birliği Yol Haritası"nın imzalanması oldu. Bu adımın, iki ülke arasındaki savunma iş birliğini daha ileri bir seviyeye taşıması ve stratejik diyaloğu kurumsal bir çerçeveye oturtması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu imza, son dönemde Türkiye ve Fransa liderleri tarafından verilen karşılıklı olumlu mesajların, savunma alanında somut bir iş birliğine dönüştüğünü ortaya koydu. Yol Haritası ile iki ülkenin karşılıklı faydasına dayalı stratejik iş birliğinin derinleştirilmesi ve bölgesel güvenlik konularında daha yakın bir diyalog mekanizmasının işletilmesi amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'nın bütçesini tehdit eden dönüşüm: Elektrikli araç]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyanin-butcesini-tehdit-eden-donusum-elektrikli-arac-265461d39e6b3-0410-4591-bfaf-9761d32c2a3a2026-10-04T09:16:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'nın bütçesini tehdit eden dönüşüm: Elektrikli araç

Almanya'nın bütçesini tehdit eden dönüşüm: Elektrikli araç

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Artan petrol fiyatları, insanlar benzin ve dizelden uzaklaştırıyor" diyor Kiel Dünya Ekonomisi Enstitüsü'nden (IfW) vergi ve ulaşım uzmanı Jens Boysen-Hogrefe. DW'nin görüşlerine başvurduğu Boysen-Hogrefe, sözlerini şöyle sürdürüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yüksek akaryakıt fiyatlarının tetiklediği elektrikli otomobil patlaması, zaten planlanmış olan motorlu araçlardaki dönüşümü erkene çekiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Enerji Ajansı'na (IEA) göre, Avrupa'da elektrikli otomobil satışları bu yılın ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 30 arttı. Bu alanda öncü Norveç'te yeni tescil edilen binek otomobillerin yüzde 95'i artık elektrikli.</span></p><p><span style="font-size:18px">IEA'nın 2026 Küresel Görünüm raporuna göre Çin dışındaki Asya-Pasifik ülkelerinde büyüme oranları daha da dikkat çekici: 2025'te satışlar bölgenin bazı kesimlerinde yüzde 80'e, Latin Amerika'da ise yüzde 75'e varan oranlarda arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Fosil yakıta dayalı sistem devlet için kazançlı"<br />Ancak elektrikli otomobil patlaması Berlin'de, özellikle de Maliye Bakanlığında sadece memnuniyet yaratmıyor. Çünkü elektrikli otomobil şarj edilirken enerji vergisi alınmıyor, yalnızca düşük miktarda elektrik vergisi ödeniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da bugüne kadar bir litre dizelden 47,04 cent, bir litre benzinden ise 65,45 cent vergi alınıyor. Buna karbondioksit &nbsp;(CO2) bedeli ve yüzde 19 oranındaki katma değer vergisi de ekleniyor. Alman Otomobil Kulübü ADAC'a göre benzinin litresinin 2,10 euro olduğu durumda vergi ve diğer kamu kesintilerinin payı 1,14 euroyu, yani fiyatın yarısından fazlasını buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi uzmanı Boysen-Hogrefe'ye göre enerji vergileri, kamyon geçiş ücretleri ve CO2 bedeline dayanan mevcut fosil yakıt sistemi devlet açısından oldukça kazançlı.<br />Enerji vergisine veda<br />Boysen-Hogrefe, "elektrikli otomobile geçiş gerçekleşir ve vergi sisteminde hiçbir şey değişmezse karayolu sisteminin Alman hükümeti için zarar eden bir işe dönüşeceğini" düşünüyor. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu olan milyarlarca euroluk gelir kaybı: Federal İstatistik Dairesi'nin verilerine göre dizel ve benzinden alınan enerji vergisinden elde edilen gelir, 2016'daki 37 milyar eurodan geçen yıl 33 milyar euroya geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Alman Dijitalleşme ve Ulaştırma Bakanlığı bünyesindeki Bilimsel Danışma Kurulu'nun 2022 yılında yaptığı bir araştırma da gelir kayıplarına dikkat çekmişti. Kurul, enerji vergisi gelirlerinin 2050 yılına kadar beş milyar euroya gerileyeceğini öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beklemek bir seçenek değil<br />Söz konusu raporda, "Motorlu araçlardaki dönüşümün bugüne kadar pek tartışılmayan mali sonuçları var" deniyor ve şu saptama yapılıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Beklenen vergi kayıplarına, örneğin motorlu araçlardaki dönüşümün hayata geçirilmesi için şu anda hâlâ gerekli olan satın alma teşvikleri yoluyla elektrikli araçlara sağlanan yüksek maliyetli destekler de ekleniyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da elektrikli otomobiller için birkaç bin euroyu bulan satın alma teşviki 2023 sonunda kaldırıldı. Ancak elektrikli otomobiller 2035'e kadar motorlu taşıtlar vergisinden muaf. Ayrıca elektrikli otomobillere yatırım yapan şirketlere vergi avantajları sağlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporu kaleme alan ulaşım uzmanlarının tavsiyesi özetle şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gelecekte alınacak önlemlere ilişkin kararın, açığın harekete geçmeyi zorunlu kılacağı noktaya kadar ertelenmesi, seçeneklerin çoğunu ortadan kaldırır. Çünkü bunların hazırlık süreci birden fazla yasama dönemine yayılıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bilim insanlarının bu uyarıları karşılık bulmadı. Boysen-Hogrefe'ye göre, "Artık mali baskı hızla artabilir. Elektrikli otomobiller kitlesel olarak satın alınmaya devam ederse hükümet buna yalnızca omuz silkerek karşılık veremez".<br />Öncü ülkeler: Norveç ve İngiltere<br />Diğer ülkeler bu gelişmeye yeni vergiler getirerek şimdiden karşılık verdi. İngiltere'de Nisan 2028'den itibaren elektrikli otomobillerden yeni bir vergi alınacak. "Electric Vehicle Excise Duty" (eVED - Elektrikli Araç Tüketim Vergisi) kapsamında tamamen elektrikli otomobillerden mil (1,6 kilometre) başına 3 peni (0,35 euro cent), şarj edilebilir hibritlerden ise 1,5 peni alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Zelanda ve İzlanda'da 2024'ten bu yana elektrikli otomobillerden kilometreye dayalı ücret alınabilmesi için kilometre sayacı yılda bir kez okunuyor. İsviçre'de ise elektrikli otomobil sürücüleri 2030'dan itibaren ödeme yapacak: Ya aracın ağırlığına göre kademelendirilen ve kilometre başına ortalama 5,4 rappen (5,7 euro cent) tutarındaki ücret ya da şarj istasyonundan alınan elektrik için kilovatsaat başına 22,8 rappen vergi ödenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu alanda öncü Norveç, elektrikli otomobillere yönelik katma değer vergisi muafiyetini bu yıldan itibaren sınırlandırdı. Ayrıca aracın ağırlığına bağlı satın alma veya tescil vergisi ile yol geçiş ücretleri uygulanıyor.<br />Çözüm otoyol geçiş ücreti mi?<br />Almanya'da da birçok uzman, enerji vergisindeki gelir kaybını telafi etmek ve aynı zamanda araçların yolları ne ölçüde kullandığını daha fazla dikkate almak için binek otomobillere yol geçiş ücreti getirilmesini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Münster Üniversitesi'nin kısa süre önce yayımlanan "Motorlu araçlardaki dönüşüm ve karayolu ulaşım vergileri: Öngörüler ve stratejiler" başlıklı araştırmasında, "Önerilen politika seçeneği, kat edilen mesafeye ve trafik yoğunluğuna bağlı bir yol geçiş ücretidir" deniyor.<br />Bilim insanları "Eğer politikacıların bu adımdan kaçınacağını gerçekçi bir şekilde varsayarsak, vinyet sistemi tavsiye edilir" önerisinde bulunuyor. Bu sistemde sürücüler, yolları kullanmak için belirli süreler üzerinden sabit bir ücret ödüyor ve bunu ön cama yapıştırılan bir etiketle (vinyet) belgeliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki ya vatandaştan ve siyasetten bu uygulamaya tepki gelirse? Ulaşım uzmanlarının buna da bir cevabı var: "Bu da aşılamayacak siyasi dirençle karşılaşırsa geriye çözüm olarak motorlu taşıtlar vergisinin artırılması kalıyor."</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-elektrikli-ara%C3%A7lar-b%C3%BCt%C3%A7eyi-nas%C4%B1l-tehdit-ediyor/a-79316129</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEVLET BAHÇELİ: Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-bunlar-bir-arinma-aklanma-ve-altinda-yatan-nedenlere-egilme-firsati-olarak-degerlendirilmelidir-26545fdffdc3e-bdb5-42c7-98a6-b6b2730c5c2d2026-10-04T09:02:00+03:00HABER MERKEZİ DEVLET BAHÇELİ: Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

DEVLET BAHÇELİ: Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, yaşanan yolsuzluk, usulsüzlük ve kayırmacılık gibi gelişmeler karşısında toplumsal bir güven erozyonu ve çürüme tartışmalarıyla karşı karşıya bırakılmamalıdır.<br />Bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bu gelişmeler birbirinden bağımsız adli ve siyasi olaylar olarak değerlendirilebilse de daha köklü ve yapısal sorunlarla birlikte ele alınmalıdır.<br />O sebeple her nerede ve kiminle ilgili olursa olsun; yolsuzluk, usulsüzlük, kamu malının istismarı, kuralların ihlali ve benzeri bir suç varsa, hukuk çerçevesinde suçun niteliğine, suç isnadının yöneltildiği kişinin kimliğine ve kişiliğine bakılmaksızın üzerine gidilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolsuzluklarla uğranılan kamu zararı geri alınarak emeklimize, dar ve sabit gelirli vatandaşlarımıza verilmeli, onların refahı için harcanmalıdır.<br />Esasen Türkiye’de yaşanan sorunun kurallardan çok uygulamadan kaynaklanmakta olduğu anlaşılmakta, gözetim ve denetimdeki eksiklik, aksaklık ve yetersizlikler meselenin temelinde yer almaktadır.<br />Bu nedenle yatırımcının güven duyacağı bir finansal sistemi tesis edecek ve sürekli kılacak hukuki, idari ve yapısal tedbirler alınmalıdır.</span><br />&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı&nbsp;<br />Devlet BAHÇELİ</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Gençlere Bir Sözüm Var, “Geleceği Beklemeyin, Geleceği Kurun”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-genclere-bir-sozum-var-gelecegi-beklemeyin-gelecegi-kurun-265441cbc85b9-5256-47b0-bb58-897481d73ffd2026-10-04T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Gençlere Bir Sözüm Var, “Geleceği Beklemeyin, Geleceği Kurun”

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Gençlere Bir Sözüm Var, “Geleceği Beklemeyin, Geleceği Kurun”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya değişiyor, teknoloji gelişiyor, hayatın ritmi hızlanıyor. Fakat değişmeyen bir gerçek var: Bir toplumun gerçek zenginliği, iyi yetişmiş, düşünen, üreten ve sorumluluk sahibi gençleridir.<strong><em>&nbsp;</em></strong>Dünya değişiyor… Hem de baş döndürücü bir hızla. Bir zamanlar yılların değiştirdiğini bugün aylar değiştiriyor. Dün hayal olarak gördüğümüz teknolojiler bugün cebimizde taşıdığımız araçlara dönüşüyor. Yapay zekâdan dijital üretime, biyoteknolojiden uzay çalışmalarına kadar insanlık yeni bir çağın kapısından geçiyor. Böylesine hızlı değişen bir dünyanın içinde insanın kendisine sorması gereken çok önemli bir soru var: <strong>“Ben bu değişimin neresindeyim?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sadece seyreden mi? Sadece kullanan mı? Sadece tüketen mi? Yoksa öğrenen, düşünen, üreten ve geleceğe katkı sunan mı? </strong>İşte mesele tam da burada başlıyor. Çünkü çağın gerisinde kalmamak, yalnızca yeni teknolojileri kullanmayı bilmek değildir. <strong>Çağa ayak uydurmak; zihni yenilemek, bilgiyi artırmak, yeteneği geliştirmek ve değişimin içinde insanlığımızı koruyabilmektir. </strong>Ve bütün bunların merkezinde gençlerimiz vardır. <strong>Gençlik, bir ülkenin yarınından önce bugünüdür. </strong>Gençlerden söz ederken çoğu zaman “geleceğimiz” deriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudur. Ama eksiktir. Gençler yalnızca geleceğimiz değildir. <strong>Gençler aynı zamanda bugünümüzdür.</strong> Onların düşünceleri, alışkanlıkları, hayalleri, kaygıları ve dünyaya bakışları aslında toplumun yarınının habercisidir. Bugünün genci yarının anne babasıdır. Bugünün öğrencisi yarının öğretmenidir. Bugünün çıraklığı yarının ustalığıdır. Bugünün fikri yarının teknolojisi olabilir. Bugünün küçük bir hayali, yarının büyük bir eserine dönüşebilir. Bu nedenle gençlerimize sadece “derslerinize çalışın, meslek sahibi olun” demek yeterli değildir. Onlara daha büyük bir hedef göstermek gerekir: <strong>Kendinizi yetiştirin. Dünyayı anlayın. Teknolojiyi öğrenin. Üretin. Sorumluluk alın. Ve bütün bunları yaparken iyi insan olmayı unutmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketim çağında üretmenin bir onuru vardır. </strong>Bugün elimizin altında tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar çok imkân var. Bir bilgiye saniyeler içinde ulaşabiliyoruz. Dünyanın öbür ucundaki bir insanla konuşabiliyoruz. Bir fikrimizi milyonlarca insana ulaştırabiliyoruz. Bir bilgisayar ve internet bağlantısıyla dünyanın herhangi bir yerinden çalışabiliyoruz. Yapay zekâ, üretim biçimlerimizi değiştiriyor. Fakat bütün bu imkânların bir de diğer yüzü var. Bizi daha fazla <strong>tüketmeye</strong> de yöneltebiliyor. Daha fazla izlemek… Daha fazla satın almak… Daha fazla vakit geçirmek… Daha fazla başkasının ürettiğini tüketmek… Oysa insanın gerçek gelişimi, tükettiği şeylerin miktarıyla değil, <strong>ürettiği değerin niteliğiyle</strong> ölçülür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir genç, sadece sosyal medyada saatler geçirmek yerine bir şeyler öğreniyorsa… Bir bilgisayar oyununu sadece oynamak yerine nasıl geliştirildiğini merak ediyorsa… Yapay zekâdan yalnızca hazır cevap almak yerine onunla yeni fikirler geliştiriyorsa… Bir problemi görüp “Bunu kim çözecek?” demek yerine “Ben nasıl çözebilirim?” diye soruyorsa… <strong>İşte orada geleceğin üreticisi yetişiyor demektir. </strong>Çünkü mesele yalnızca teknolojiyi kullanmak değildir. <strong>Mesele teknolojiyi kullanarak yeni bir şey ortaya koyabilmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapay zekâ çağında önemli olan ise insan kalabilmektir. </strong>Belki de çağımızın en önemli sorularından biri budur. Makineler daha fazla işi yapabilecek. Yapay zekâ daha fazla bilgi üretecek. Robotlar daha fazla görevi yerine getirecek. Peki insanın rolü ne olacak? İşte burada insanın sahip olduğu bazı değerlerin önemi daha da artacak: Vicdan… Merhamet… Sorumluluk… Hayal gücü… Ahlak… Muhakeme… Empati… Çünkü bir makine bilgi işleyebilir. Ama <strong>bilgiyi hangi amaçla kullanmamız gerektiğine karar vermek insana düşer. </strong>Bir teknoloji bize ne yapabileceğimizi söyleyebilir. Ama <strong>ne yapmamız gerektiği sorusu hâlâ insanın sorusudur. </strong>Bu nedenle gençlere teknolojiyle yarışmayı değil, teknolojiyi doğru amaçlarla kullanmayı öğretmeliyiz. Teknolojiden korkmayın. Ama ona teslim de olmayın. Onu öğrenin. Onu anlayın. Onu geliştirin. Ve en önemlisi, <strong>onu insanlığın iyiliği için kullanmayı öğrenin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal medyanın gösterdiği hayat, hayatın tamamı değildir. </strong>Bir başka büyük sınav da burada karşımıza çıkıyor. Gençlerimiz her gün yüzlerce, binlerce görüntüyle karşılaşıyor. Başarılı insanlar… Zengin insanlar… Mutlu insanlar… Güzel hayatlar… Muhteşem tatiller… Yeni arabalar… Yeni evler… Bütün bunlara bakarken insan kendi hayatını yetersiz görmeye başlayabiliyor. Ama unutulmaması gereken çok basit bir gerçek var: <strong>İnsanlar sosyal medyada hayatlarının tamamını değil, göstermek istedikleri kısmını gösterirler. </strong>Bu nedenle kendinizi başkalarının vitriniyle kıyaslamayın. Hayatın değeri kaç beğeni aldığınızla ölçülmez. Bir insanın değeri takipçi sayısıyla belirlenmez. <strong>Başarınız, başkasının başarısından daha büyük olduğunda anlamlı hale gelmez.</strong> Sizin asıl yarışınız kendinizledir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dününüzden daha bilgili misiniz? </strong>Dününüzden daha sabırlı mısınız? Dününüzden daha çalışkan mısınız? Dününüzden daha iyi bir insan olmaya çalışıyor musunuz? <strong>Cevap evetse,</strong> doğru yoldasınız. <strong>Başarı hızlı değil, derin olsun </strong>Çağımızın en büyük yanılgılarından biri de her şeyin hızlı olması gerektiğini düşünmemiz… Hızlı başarı… Hızlı para… Hızlı şöhret… Hızlı sonuç… Oysa hayatın sağlam temelleri aceleyle atılmaz. Bir ağaç bir gecede büyümez. Bir meslek bir günde öğrenilmez. Bir karakter bir haftada oluşmaz. Bir başarı tesadüfen ortaya çıksa bile onu sürdürebilmek için emek gerekir. Bu nedenle gençlerimize sabrı yeniden hatırlatmamız gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çalışın. </strong>Olmadıysa yeniden çalışın. Yine olmadıysa yöntem değiştirin. Ama hemen vazgeçmeyin. Çünkü bazen başarısızlık, başarının karşıtı değil; <strong>başarıya giden yolun öğretmenidir. Diploma alın, ama hayatı da öğrenin. </strong>Eğitim elbette çok değerlidir. Ama eğitim sadece diploma değildir. Bir üniversiteden mezun olmak, öğrenmenin sonu değil; hayat boyu öğrenmenin başlangıcı olmalıdır. Gençlerimiz mesleklerini çok iyi öğrensinler. Fakat bunun yanında insanı da tanısınlar. Kitap okusunlar. Sanatı tanısınlar. Bilimi takip etsinler. Tarihi öğrensinler. Farklı fikirleri dinlesinler. Kendilerinden farklı düşünen insanları anlamaya çalışsınlar. Çünkü bilgi insanın zihnini büyütür. <strong>Anlayış ise insanın dünyasını büyütür.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aileyi, dostluğu ve vefayı kesinlikle unutmayın! </strong>Bütün bu teknoloji, bütün bu kariyer, bütün bu başarı arayışı içinde insanın en önemli sermayelerinden biri de ilişkileridir. Anne babanızın kıymetini bilin. Sizi seven insanları ihmal etmeyin. Dostlarınızın zor gününde yanlarında olun. Size iyilik yapanı unutmayın. Bir gün çok başarılı olduğunuzda, o başarıya giderken elinizden tutanları hatırlayın. Çünkü insanın yükselmesi kadar, <strong>yükselirken kimseyi ezmemesi de önemlidir. </strong>Hayatta bazı şeylerin telafisi yoktur. Kaybedilen bir fırsat yeniden gelebilir. Kaybedilen para yeniden kazanılabilir. Ama bazı insanlar ve bazı anlar bir daha geri gelmez. Bu yüzden başarıyı hayatın tamamı sanmayın. <strong>Hayat, başarıdan daha büyüktür. İyi insan olmak, en büyük başarıdır. </strong>Bir insanın mesleği onun ne iş yaptığını gösterir. Karakteri ise <strong>kim olduğunu</strong>. Doktor olabilirsiniz. Mühendis olabilirsiniz. Öğretmen olabilirsiniz. Esnaf olabilirsiniz. Bilim insanı olabilirsiniz. Girişimci olabilirsiniz. <strong>Ama hangi mesleği yaparsanız yapın, insanlara nasıl davrandığınız sizi siz yapan şeydir.</strong> Kimse görmüyorken doğru olanı yapmak… Haksız olduğunuzda özür dilemek… Başkasının hakkını gözetmek… Size emanet edileni korumak… Güçlü olduğunuzda zayıfı ezmemek… Bunlar belki diploma kadar görünür değildir. Ama insanın gerçek değerini bunlar belirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlerimize güveneceğiz. E</strong>n önemlisi budur. Gençlere sürekli “Siz daha küçüksünüz, bilmezsiniz, anlamazsınız” demek yerine onlara sorumluluk vermek gerekir. Onları dinlemek gerekir. Fikirlerini önemsemek gerekir. Hata yapmalarına izin vermek ama hatalarından ders çıkarmalarını sağlamak gerekir. Çünkü gençler yalnızca geleceğin emanetçileri değil, <strong>bugünün ortaklarıdır. </strong>Onlara güvenelim. Ama sadece güvenmekle kalmayalım. Onlara doğru eğitimi, doğru rehberliği ve doğru imkânları da sunalım. Çünkü gençlerin önüne ne koyarsak, gelecekte onun sonuçlarını görürüz. <strong>Bir neslin kaderi, günlük alışkanlıklarında gizlidir. </strong>Gelecek büyük sözlerle değil, küçük alışkanlıklarla kurulur Mesela, Her gün birkaç sayfa kitap okumak… Her gün yeni bir şey öğrenmek… Telefonu biraz daha az kullanmak… Bir beceri üzerinde çalışmak… İşini zamanında yapmak… Verdiği sözü tutmak… Anne babasına zaman ayırmak… Bir ihtiyaç sahibine yardım etmek… Yanlış yaptığında “Ben hata yaptım” diyebilmek… <strong>Bunların her biri küçük görünür. Ama insanın karakteri, işte bu küçük davranışların tekrarından oluşur. Ve karakteri güçlü bireylerden güçlü toplumlar doğar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere Birkaç Sözüm var. </strong>Sevgili gençler… Size kusursuz olmanızı söylemeyeceğiz. Her şeyi bilmenizi de beklemeyeceğiz. Ama şunu söyleyeceğiz: <strong>Merak edin. Öğrenin. Okuyun. Araştırın. Üretin. Teknolojiyi öğrenin. Hayal kurun. Çalışın. Hata yapmaktan korkmayın. Ailenizi unutmayın. İyi insan olmaktan vazgeçmeyin. </strong>Ve en önemlisi: <strong>Kendinize ve geleceğinize güvenin. </strong>Çünkü bu ülkenin, bu toplumun, bu dünyanın sizin aklınıza, emeğinize, vicdanınıza ve hayallerinize ihtiyacı var. <strong>Sizden sadece başarılı olmanızı değil; değer üretmenizi</strong> istiyoruz. Sadece para kazanmanızı değil; <strong>insan kazanmanızı</strong> istiyoruz. Sadece makam sahibi olmanızı değil; <strong>karakter sahibi olmanızı</strong> istiyoruz. Sadece teknolojiyi kullanmanızı değil; <strong>teknoloji üreten insanlar olmanızı</strong> istiyoruz. Sadece gelecekte iyi bir hayat kurmanızı değil; <strong>gelecek nesillere daha iyi bir dünya bırakmanızı</strong> istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü unutmayın: <strong>Bir ülkenin en büyük hazinesi yerin altında değil, gençlerinin zihnindedir. </strong>Ve o hazineyi ortaya çıkaracak olan şey; eğitimdir, meraktır, emektir, ahlaktır ve üretme cesaretidir. Bugün elimizde bir telefon olabilir. Yarın o telefonun teknolojisini geliştiren siz olabilirsiniz. Bugün bir kitabı okuyan öğrenci olabilirsiniz. Yarın o kitabı yazan siz olabilirsiniz. Bugün bir problemi çözmeye çalışan genç olabilirsiniz. Yarın milyonlarca insanın hayatını kolaylaştıran çözümü siz geliştirebilirsiniz. Bugün sadece bir hayal kuruyor olabilirsiniz. <strong>Yarın o hayalin sahibi değil, mimarı olabilirsiniz. </strong>O halde geleceği beklemeyin. Birilerinin sizin için hazırlamasını beklemeyin. Şartların mükemmel olmasını beklemeyin. Doğru zamanı beklemeyin. <strong>Bugün başlayın… </strong>Bir kitapla… Bir fikirle… Bir eğitimle… Bir beceriyle… Bir iyilikle… Bir adımla…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü büyük değişimler, çoğu zaman küçük bir kararla başlar. Ve belki de bugün kendinize vereceğiniz en güzel söz şudur:&nbsp; <strong>“Ben bu dünyanın sadece tüketicisi olmayacağım. Ben de üreteceğim. Ben de öğreneceğim. Ben de geliştireceğim. Ben de iyilik bırakacağım. Ve benden sonra gelecek olanlara, benden öncekilerden aldığım dünyadan daha güzel bir dünya bırakmak için elimden geleni yapacağım.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte o zaman gençlik yalnızca yaşın adı olmaktan çıkar. <strong>Bir düşüncenin, bir idealin, bir üretim gücünün ve bir gelecek umudunun adı olur. </strong>Ve biz, geleceğe güvenle bakabiliriz. Çünkü biliriz ki: <strong>Gelecek, onu bekleyenlerin değil; onu bilgiyle, emekle, ahlakla ve cesaretle inşa edenlerin olacaktır.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[75 ilde son 10 günde yapılan uyuşturucu operasyonlarında 714 kişi tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/75-ilde-son-10-gunde-yapilan-uyusturucu-operasyonlarinda-714-kisi-tutuklandi-2654390a4ddfe-7596-4616-a57d-ce8b23cb9d672026-10-03T18:00:00+03:00HABER MERKEZİ 75 ilde son 10 günde yapılan uyuşturucu operasyonlarında 714 kişi tutuklandı

75 ilde son 10 günde yapılan uyuşturucu operasyonlarında 714 kişi tutuklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Son 10 günde 75 şehirde uyuşturucu madde satıcılarına yönelik yapılan operasyonlarda 714 şüpheli tutuklandı, 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı tarafından son 10 günde 75 şehirde yapılan operasyonlar ile alakalı açıklama yapıldı. Bakanlığın sosyal medya sayfasından paylaşılan açıklamada, "<strong>75 ilde ‘Uyuşturucu Madde Satıcılarına' yönelik Polisimiz tarafından son 10 günde düzenlenen operasyonlarda; 985 kilogram 777 gram uyuşturucu madde ile 1 milyon 537 bin 667 adet uyuşturucu hap ele geçirildi</strong>. Bin 297 şüpheli yakalandı. 714'ü tutuklandı. 179'u hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğerlerinin işlemleri devam ediyor" ifadelerine yer verildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"UYUŞTURUCU BİRÇOK SUÇU BESLEYEN KARA DAMARDIR"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Operasyonun Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri tarafından yapıldığı belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"<strong>Toplam 75 ilde bin 945 ekip, 4 bin 863 personel, 18 hava aracı ve 45 narkotik dedektör köpeğinin katılımıyla operasyonlar düzenlendi</strong>. Uyuşturucu, birçok suçu besleyen karanlık bir ana damardır. Bu damarı kurutmak; çocuklarımızın istikbalini, <strong>gençlerimizin geleceğini ve ailelerimizin huzurunu korumak için zehir tacirlerine yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz</strong>. Kahraman Polislerimizi, Narkotik Başkanlığımızı, Cumhuriyet Başsavcılıklarımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."</span></p><p>HABER İÇERİK:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/75-ilde-son-10-gunde-yapilan-uyusturucu-operasyonlarinda-714-kisi-tutuklandi-1820280?s=1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-terorsuz-turkiye-hedefimizle-aramiza-kimse-giremeyecek-26542da9d8fff-c79c-4b20-8d75-dfe89b9ee6ce2026-10-03T17:13:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, “Tüm bölgemizde terörün yerini huzurun, istikrarsızlığın yerini refahın, çatışmanın yerini barışın aldığı o günlere hep beraber kavuşacağız. Buna kimse engel olamayacak. Terörsüz Türkiye hedefimizle aramıza kimse giremeyecek. Irak’tan Suriye’ye, İran’dan Lübnan’a, coğrafyamızda huzurun, barışın, ekonomik kalkınmanın egemen olmasını kimse durduramayacak. Bugün yola çıktığımız ilk günkü kadar kararlı ve azimliyiz. Ülkemizi ve bölgemizi layık olduğu o müreffeh yarınlara inşallah sizlerle birlikte ulaştıracağız” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-turkiye-yuzyili-teknofest-kusaginin-muhrunu-tasiyacaktir-26541bf92366c-49b3-4508-8fdb-2de7337744bb2026-10-03T16:09:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

ERDOĞAN: “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının mührünü taşıyacaktır”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa GAP Havalimanı'nda düzenlenen, Anadolu Ajansının (AA) "Global İletişim Ortağı" olduğu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile T3 Vakfı yürütücülüğündeki Havacılık, Uzay ve Teknoloji Festivali (TEKNOFEST) Güneydoğu'da bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına alandakileri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Perşembe günü Manisa Soma'da meydana gelen göçükte hayatını kaybeden beş madenci kardeşimize Yüce Allah'tan gani gani rahmet niyaz ediyorum. Madencilerimizin acılı ailelerine, çalışma arkadaşlarına sabır, yaralı olarak kurtarılan ve tedavileri devam eden iki madencimize acil şifalar diliyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçükle ilgili Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığının idari soruşturma, Soma Cumhuriyet Başsavcılığının da adli tahkikat başlattığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aralarında madeni işleten şirketin yetkililerinin de olduğu dokuz kişi gözaltına alınmıştır. Soruşturma çok yönlü bir şekilde devam etmektedir. İhmali veya suçu olan kim varsa hesabını mutlaka verecektir. Biz de bunun takipçisi olacağız" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN GELECEĞİ EMİN ELLERDEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, akılla emeği, zekâ ile bilgiyi, fikirle projeyi buluşturan bir TEKNOFEST'te gençlerle yine beraber olduklarını söyleyerek, şöyle devam etti: "Türkiye'nin teknolojide ulaştığı seviyeyi, TEKNOFEST kuşağının ürettiği nitelikli eserleri bugün bir kez daha gururla seyrediyoruz. Ürünlerini sergileyen, kurduğu hayalleri TEKNOFEST Güneydoğu'da gerçeğe dönüştüren tüm gençlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. GAP Havalimanı'mızdaki bu muazzam atmosfer, buradaki gençlerimizin azmi, heyecanı, kararlılığı, bizlere çok net bir şekilde gösteriyor. Türkiye'nin geleceği hamdolsun, emin ellerdedir. Ülkemin önü de ufku da bahtı da sonuna kadar açıktır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı, TEKNOFEST kuşağının izini, mührünü, damgasını taşıyacaktır. Buradaki gençler, bu milletin yüz akıdır, bu ülkenin göz bebeğidir. Müreffeh ve muteber Türkiye'nin en güçlü nişanesidir. Her birinize iftar ediyorum. Böylesine bilgili, ahlaklı, cesur ve öz güvenli bir gençlikle yol yürüttüğü için Cenabıallah'a sonsuz hamdediyorum. Gözlerinizdeki şu ışık hiç sönmesin, kalplerinizdeki şu coşku hiç ama hiç dinmesin Rabb'im sizleri nazarlardan muhafaza eylesin” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Türkiye Teknoloji Takımı ve bu görkemli şölene katkı sunan tüm paydaşları yürekten kutlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili gençler, başından sonuna kadar sizlerin imzasını taşıyan, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST'in coşkusunu bu kez Şanlıurfa'mızda yaşıyoruz. Rabb'imize hamdolsun" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTEDİK Kİ GENÇLERİMİZ KÖKLERİNİ UNUTMASIN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">TEKNOFEST için Şanlıurfa'yı neden tercih ettiklerini de söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Selçuk Bey, ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine dedim ki, 'Buraya Şanlıurfa yakışır' Gerçekten de Şanlıurfa'da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçakta izlediğimde, bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEKNOFEST'in Şanlıurfa'ya yakıştığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir. Burası binlerce yıllık bilim, kültür ve medeniyet birikimine sahiptir. Tarihin sıfır noktası olan Göbeklitepe, bu şehrin sınırları içindedir. Tıpta, matematikte, astronomide, geometride, fizik ve felsefede binlerce âlim en seçkin eserlerini bu şehirde vermiştir. El Battani'den Sinan bin Sabit'e, Harranlı İbni Vasıf'tan Yunus el Harrani'ye onlarca, yüzlerce bilim insanı burada yaptıkları çalışmalarla insanlığa çok kıymetli eserler hediye etmiştir. İşte bu yüzden mazinin birikimini bugünün gençleri ve geleceğin teknolojileriyle buluşturmak için TEKNOFEST'i Şanlıurfa'da düzenledik. Damada dedim ki, Şanlıurfa'ya bu yakışır. Şanlıurfa'yla inşallah şöyle bir semaya doğru huruç ederiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, ecdadın eserlerinden güç ve ilham alsın. Türkiye'nin istikbalini bu şuurla inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST'e katılan gençler, Türkiye'nin bu değerlerini, bu derinliğini daha yakından görsün, tanısın. Biliyorsunuz bu etkinliğe 2018'de 4 bin 333 takım başvuruyla başlamıştık. Başvuru sayısı her sene daha da yükseldi, maşallah bu yıl TEKNOFEST Güneydoğu'ya ilgi itibarıyla gerçekten çok yoğun. Teknoloji yarışmalarına 81 ilimizden ve dünyanın 97 ülkesinden 730 bini aşkın takım, 1 milyon 600 binin üzerinde yarışmacı başvurdu. Bugüne kadar ziyaretçi sayımız ne oldu? 1 milyona yaklaştı, elhamdülillah bu ne güzellik, bu ne büyük coşku” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HER BİRİNİN ARKASINDA BÜYÜK EMEK OLAN BURADAKİ TEKNOLOJİLERİN TAMAMIYLA KIVANÇ DUYUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sene TEKNOFEST'e yeni kategoriler ilave ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 5G, yapay zekâ, elektronik harp, birinci şahıs görüşlü dron izleme, ileri otonom sistemler, robotik uygulamalar, savaşan İHA'lar, hava yolu optimizasyonu ve bağımlılıkla mücadele gibi alanlarda 11 yeni yarışma kategorisi eklendiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni deneyim, sergi, uçuş ve etkinlik alanlarının ise organizasyona ayrı bir zenginlik kazandırdığını ifade ederek, "Finale çıkanlar başta olmak üzere bu yarışmalara katılan tüm takımlarımızı, yarışmacılarımızın tamamını gönülden tebrik ediyorum. Rabbim bu başarılarınızı inşallah daim eylesin" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin etkinlikle ilgili ne düşündüğünü bilmek istediğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Burada sergilenen yerli ve millî savunma ürünlerini gördünüz değil mi? KIZILELMA'yı, KAAN'ı, GÖKBEY'i, ATAK'ı, HÜRJET'i, ANKA'yı, BAYRAKTAR TB2'yi ve son teknolojiye sahip diğer hava platformlarını beğendiniz değil mi? ZAHA, Pars, Gezgin, Boran, Fırtına, Korkut, Gökberk, Kalkan, Hisar, Ejderha ve diğer kara araçlarımız sizden tam not aldı değil mi? Albatros insansız deniz aracımız, TÜRKSAT 6A uydumuz, HİSTEP roketimiz, yerel tespit sistemimiz, gösteri uçuşlarımız, bunlar sizi heyecanlandırdı, gururlandırdı değil mi? Evet. Bizler de tıpkı sizin gibi düşünüyoruz. Heyecanlıyız, coşkuluyuz. Her birinin arkasında büyük emek olan buradaki teknolojilerin tamamıyla kıvanç duyuyoruz. Savunma sanayimizde kendi mühendislerimizin, yazılımcılarımızın, teknisyenlerimizin hayata geçirdiği bu platformlarla iftihar ediyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN İSTİKBALİNİ SİZLER OMUZLAYACAKSINIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bakın, bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak hayatı boyunca gençlerle yol yürümüş, gençlerin daima arkasında durmuş bir siyasetçi olarak şunu tüm kalbimle ifade etmek isterim. Burada izlediğiniz, beğendiğiniz, hayran kaldığınız, görünce gururlandığınız tüm bu teknolojileri ileride inşallah, sizler üreteceksiniz. Bu ürünleri tasarlayan, geliştiren, test eden ağabeylerinizle, ablalarınızla ileride inşallah beraber çalışacaksınız. Onların Vecihi Hürkuş, Nuri Killigil, Nuri Demirağ ve Özdemir Bayraktar gibi bu davaya ömrünü vermiş kahramanlardan devraldığı emaneti sizler yaşatacak, daha ileri noktalara sizler taşıyacaksınız. Türkiye'nin istikbalini sizler omuzlayacaksınız. Şehit ve gazilerimizin yücelttiği mücadele sancağını sizler başarıyla dalgalandıracaksınız. Şunu hiçbir zaman unutmayın, bu millet asırlardır sizi bekliyor, bu ümmet yüzyıllardır sizden işaret bekliyor. Mazlum ve mağdurlar çağlardır sizi dört gözle bekliyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hususu unutmamalarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizi durdurmak, sizi yavaşlatmak, sizin ümitlerinizi kırmak isteyenler de var. Asırlardır tetikte bekliyor, yüzyıllardır pusuda bekliyor. Bekledikleri fırsatı onlara vermeyeceksiniz. Sizi yolunuzdan döndürmek isteyenlere aman vermeyeceksiniz. İlkelerinizden, değerlerinizden, kimliğinizden, unutmayın, Kızılelma mefkûrenizden en küçük bir taviz vermeyeceksiniz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Erdem Bayazıt'ın şiirinden, "Zaman akar, yer direnir, gökyüzü kanat gerer, siz ölümsüz çiçeği taşırsınız göğsünüzde, karanlığın ormanında iman güneşidir gözünüz, soluğunuz umutsuz ceylanların gözü yaşına sünger, şimdi siz taşıyorsunuz müjdenin kurşun yükünü, çatlayacak yalanın çelik kabuğu, sizin bahçenizde büyüyecek aşkın ve inancın güneş yüzlü çocuğu" mısralarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizler yani müjdenin kurşun yükünü taşıyanlar, savaş suçlularını, insanlık düşmanlarını, soykırımcıları sizler durduracaksınız. Geliştirdiğiniz ürünlerle, hayata geçirdiğiniz projelerle, şahsiyetinizle, cesaretinizle, bilginizle, şefkat ve merhametinizle Filistin'den Lübnan'a, Yemen'den Libya'ya gönül coğrafyamızda kanayan yaraları sizler saracaksınız. Yalanın çelik kabuğunu, doğrunun, vicdanın, hakkın ve hakikatin ışığıyla sizler kıracaksınız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA SANAYİNDEKİ BAŞARILARIMIZI SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlere inanıp güvendiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türkiye olarak savunma sanayindeki başarılarımızı sürdürüyoruz. Bu alanda tam bir devrime imza atıyoruz. 4 bin 500'den fazla firmamız, 100 binin üzerinde insanımız, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda başarı çıtasını her gün daha yükseğe taşıyor. Havada, karada, denizde ve uzayda devreye aldığımız projeler, geliştirdiğimiz ürünlerle destan yazmaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerli ve millî imkânlarla üretilen savunma ürün, yazılım, platform ve ekipmanları ordunun ve güvenlik birimlerinin envanterine dâhil ettiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Etkinlik ve caydırıcılığımızı artırırken, talep etmeleri durumunda dost ve müttefiklerimizin de savunma ihtiyaçlarını karşılıyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Kader birliği yaptığımız dostlarımız ne kadar güçlü olursa Türkiye'nin de o derece kuvvetli ve kudretli olacağına inanıyoruz. Bakın biz, yokluğun, başkalarına muhtaç olmanın acısını bilen bir milletiz. Bir dönem, savunma sanayinde yüzde 80 dışa bağımlı olan bir ülkeydik. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11'inci ülkesiyiz. Sadece bu yılın ağustos ayında 511,4 milyon dolar değerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ettik. Ocak-Ağustos dönemi ihracatımızı, geçtiğimiz senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 16,2 oranında artırdık ve 6,3 milyar dolara ulaştık. Bu rakam, biz göreve geldiğimizde yıllık sadece 248 milyon dolardı. Türkiye, ürünlerini burada gördüğünüz firmalarımızın gayretleri, bizlerin de destekleriyle işte bugünlere geldi. Çalıştık, çabaladık, zorluklar karşısında pes etmedik ve bunları başardık. İnşallah daha iyi yerlere geleceğiz. İnşallah bu başarıları, yeni rekorlarla, rekabet gücü ve katma değeri yüksek yeni platformlarla daha da güçlendireceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">TEKNOFEST Güneydoğu'nun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödül sahipleri ve finalistler başta olmak üzere tüm takımları ve yarışmacıları tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm misafirlere ve katılımcılara şükranlarını sundu, organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" />​​​​​​​</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ RAHMETLE ANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-ulkucu-sehitleri-rahmetle-andi-265401e01f340-4a3c-4f57-b50e-0cb335133a2d2026-10-03T14:06:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ RAHMETLE ANDI

CELAL ADAN ÜLKÜCÜ ŞEHİTLERİ RAHMETLE ANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">3 Ekim 1978'de kızıl terörizmin şehit ettiği MHP İstanbul İl Başkanı Recep Haşatlı, oğlu Mustafa Haşatlı ve MHP Beyoğlu İlçe Sekreteri Hüsnü Tepe'yi rahmetle anıyorum. Şehitlerimizin emaneti üç hilal, ebediyen sönmeyecek; ülkücü hareket, o kahramanların yolundan dönmeyecektir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Açılışını Başkan Erdoğan yapacak! Şanlıurfa şehir hastanesine kavuşuyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/acilisini-baskan-erdogan-yapacak-sanliurfa-sehir-hastanesine-kavusuyor-265390c255088-1117-454c-a1f9-d62e10394d0c2026-10-03T13:02:00+03:00HABER MERKEZİ Açılışını Başkan Erdoğan yapacak! Şanlıurfa şehir hastanesine kavuşuyor

Açılışını Başkan Erdoğan yapacak! Şanlıurfa şehir hastanesine kavuşuyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>"Erdoğan Dijital Medya" hesabından yapılan paylaşımda, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın katılacağı törenle açılacak hastanenin yatırım bedelinin 39 milyar lira olduğu belirtildi.</p><p>Paylaşımda, 2 bin yatak kapasitesine sahip hastanede 451 poliklinik, 546 yoğun bakım yatağı, 40 diyaliz yatağı ve 65 ameliyathanenin bulunduğu da kaydedildi.</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayet aydınlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-7-faili-mechul-dosyada-8-cinayet-aydinlatildi-265387f834de4-315f-47a1-be2d-ddee933ab9782026-10-03T11:59:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayet aydınlatıldı

Bakan Gürlek: 7 faili meçhul dosyada 8 cinayet aydınlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, en eskisi yaklaşık 39, en yenisi 3 yıllık olan 7 faili meçhul dosyada 8 cinayetin aydınlatıldığını duyurdu. Gürlek, bugüne kadar toplam 58 dosyada 65 maktul ve 7 yaralıya ilişkin olayların çözüme kavuşturulduğunu belirtti.- TRT</span></h2>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Brezilya'nın seçimi: ABD ile ittifak mı Çin'e yakınlık mı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/brezilyanin-secimi-abd-ile-ittifak-mi-cine-yakinlik-mi-26536b58bf855-848e-4e5d-82fe-2022ab257bef2026-10-03T11:17:00+03:00HABER MERKEZİ Brezilya'nın seçimi: ABD ile ittifak mı Çin'e yakınlık mı?

Brezilya'nın seçimi: ABD ile ittifak mı Çin'e yakınlık mı?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Luiz Inacio Lula da Silva, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun açılışında net ifadeler kullandı. Brezilya Devlet Başkanı Salı günü New York'ta şu mesajı verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Brezilya kimsenin arka bahçesi değildir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözlerin muhatabı, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump'tı. Trump, Brezilya'da Jair Messias Bolsonaro çevresindeki sağ kanadı destekliyor. Trump, yaptırımlar ve gümrük vergileri yoluyla eski Devlet Başkanı'nın darbe girişimi suçlamasıyla mahkûm edilmesini engellemeye de çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bolsonaro'nun en büyük oğlu Flavio şimdi 4 Ekim'de Lula'ya karşı yarışacak. Anketlerde iki aday başa baş görünüyor. Seçimler uluslararası alanda da yakından izleniyor. Dünyanın yüzölçümü bakımından beşinci büyük ülkesi olan Brezilya aynı zamanda bir tarım devi. Nadir toprak elementlerinden dev su kaynaklarına ve büyük ham petrol rezervlerine kadar çok geniş doğal kaynaklara sahip.</span></p><p><span style="font-size:18px">Luiz Inacio Lula&amp;nbsp;da Silva aynı zamanda Güney Amerika solunda "ayakta kalan son isim" konumunda. Flavio Bolsonaro ise son dönemde güçlenen sağ kanadın bir parçası. Arjantin, Bolivya, Peru, Şili, Ekvador ve Kolombiya'da Donald Trump'a yakın hükumetler bulunuyor. Venezuela ise neredeyse bir tür ABD uydusuna dönüşmüş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'ye yakınlaşma mı?<br />Brezilya'da seçim kampanyalarına her zaman iç politika hakim olur. Dış politika seçmenlerin pek ilgisini çekmiyor. Oysa bu seçim, Brezilya'nın Donald Trump yönetimindeki ABD'ye daha fazla yaklaşıp yaklaşmayacağını belirleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump "Amerika Kalkanı" girişimiyle bölgede ekonomik ve askerî hakimiyet kurmayı hedefliyor. Meksika ve Küba'ya ekonomik baskı uyguluyor, Venezuela'ya askeri müdahalede bulundu. Aynı zamanda Çin'in bölgedeki etkisini azaltmak istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lula ise sürekli olarak çok taraflılığın yeniden güçlendirilmesini savunuyor. Bu, Brezilya diplomasisinin klasik çizgisi: Herkesle konuşmak ve herkesle ticaret yapmak. Pekin uzun süredir Brezilya'nın en önemli ticaret ortağı konumunda.<br />Buna karşılık Flavio Bolsonaro, ABD ve diğer sağ muhafazakâr güçlerle ittifak kurulmasını istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Fundacao Getulio Vargas (FGV) düşünce kuruluşundan Leonardo Paz, Bolsonaro'nun kazanmasının ABD ile ilişkilerin mutlaka daha iyi olacağı anlamına gelmediğini belirtiyor. Paz, DW'ye yaptığı değerlendirmede, başlangıçtaki sürtüşmelere rağmen Lula'nın Trump ile büyük ölçüde normal bir ilişki kurmayı başardığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz'a göre 45 yaşındaki Flavio Bolsonaro'nun kazanması hâlinde ise siyasi müttefiki Trump'a karşı fazla tavizkar olma ihtimali var. Nitekim babası ve eski Devlet Başkanı Jair Messias Bolsonaro, ABD'ye kapsamlı tavizler vermişti. Brezilya,NATO ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'ne (OECD) yakınlaşma vaadi karşılığında Dünya Ticaret Örgütü'ndeki gelişmekte olan ülke statüsünden vazgeçmişti. Ancak bu vaat hiçbir zaman yerine getirilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski diplomat ve eski bakan Rubens Ricupero, DW'ye şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Lula döneminde ABD ile ilişkilerin bugünkü çizgide devam edeceği söylenebilir. Flavio Bolsonaro'nun başkanlığının ne anlama geleceği ise tamamen belirsiz. 80 yaşındaki Lula dış politikada prestij sahibi, Bolsonaro ise tamamen deneyimsiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin'le ilişkiler ne olacak?<br />Bolsonaro'nun kazanması, Brezilya'nın Çin öncülüğündeki BRICS ülkeleriyle ilişkilerini de zorlayabilir. Flavio Bolsonaro, göreve gelir gelmez atacağı ilk adımlardan birinin Brezilya'nın BRICS'te kalıp kalmamasını gözden geçirmek olacağını açıkladı. Ona göre bu birlik yalnızca ABD'yi kışkırtmaya hizmet ediyor. Flavio, Lula'nın aksine, Pekin'in doların küresel hakimiyetini azaltma hedeflerine de karşı çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Brezilya ekonomisinin Çin'le son derece sıkı bağları düşünüldüğünde bu açıklamaların ne kadarının hayata geçirilebileceği belirsiz. Bolsonaro'nun müttefiki Javier Milei de seçimleri kazanmadan önce Çin'e karşı sert söylemleriyle dikkat çekmişti. Ancak Arjantin Devlet Başkanı, Çin kredilerini ve ticari ilişkileri tehlikeye atmamak için kısa sürede tonunu yumuşattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski diplomat Ricupero, Bolsonaro'nun seçimi kazanması hâlinde şu öngörüde bulunuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Çin'le siyasi ilişkilerin soğuyacağını düşünüyorum. Ancak ekonomik ve ticari ilişkilerde esaslı değişiklikler beklemiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">FGV'den Paz da benzer görüşte. Ona göre Flavio Bolsonaro'dan Çin'e karşı son derece saldırgan bir politika beklenmemeli. Bu durum, babasının görev süresinin başındaki dönemden farklı. O dönem, Dışişleri Bakanı Ernesto Araujo yönetiminde Pekin'e karşı sert bir söylem hakimdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak özellikle Brezilya tarım sektörü Çin'e büyük ölçüde bağımlı olduğundan Bolsonaro daha sonra söylemini yumuşatmıştı. Bolsonaro ailesine en güçlü destek de Çin'le ticaretten önemli gelir sağlayan tarım bölgelerinden geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz'a göre Flavio Bolsonaro konusunda temel bilinmezlik şu: "Flavio Bolsonaro açısından bilinmeyen, ABD'nin Brezilya'nın Çin'den uzaklaşması için ne kadar baskı yapacağı ve onun bu baskıya ne ölçüde boyun eğeceği."<br />Kendi "sert gücü" yok<br />Brezilya küresel ekonomi açısından büyük önem taşıyan doğal kaynaklara sahip. Buna rağmen Paz'a göre seçim sonucu ne olursa olsun, ülke dünya sahnesinde ikincil bir aktör olarak kalacak. Çünkü küresel liderlik için gerekli güç unsurlarına sahip değil. Brezilya ne diğer ülkelere mali yardım sağlayabilecek ekonomik güce ne de çatışmaların çözümünde belirleyici olabilecek askerî kapasiteye sahip.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz bu durumu şöyle özetliyor: "Bu nedenle Brezilya'nın hareket alanı ciddi biçimde sınırlı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık Brezilya, Lula'nın bugüne kadar yaptığı gibi Küresel Güney'in önde gelen aktörlerinden biri olabilir. Paz şöyle açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu durum özellikle küresel düzen üzerine yürütülen uluslararası tartışmalarda ortaya çıkıyor. Brezilya burada yeni ticaret koşullarını, iklim politikasını ve kalkınma meselelerini gündeme getiriyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ricupero'ya göre Lula, özellikle çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadelede dış politika açısından ağırlığa sahip. Bu konudaki tutumunu şu örnekle açıklıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ekolojik sorunlara verdiği önem, Marina Silva'yı Çevre Bakanı olarak seçmesinde de kendini gösteriyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Silva, dünya genelinde çevre hareketinin önde gelen isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Flavio Bolsonaro ise Donald Trump'ın çevre politikasına yakın duruyor. Ricupero'ya göre onun seçilmesi bu alanda geriye gidiş anlamına gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ricupero, Brezilya seçimlerinin uluslararası açıdan önem taşımasının bir nedeninin de Flavio Bolsonaro'nun babasının hatalarını tekrarlama ihtimali olduğunu düşünüyor. Nitekim Brezilya'da çevre koruma politikalarının Jair Bolsonaro döneminde zayıflatılması, hükumetin uluslararası alanda yalnızlaşmasına yol açmıştı. Özellikle Avrupa Birliği ilişkiler bundan zarar görmüştü.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/brezilya-yol-ayr%C4%B1m%C4%B1nda-abd-ile-ittifak-m%C4%B1-%C3%A7ine-yak%C4%B1nl%C4%B1k-m%C4%B1/a-79506406</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bosna-Hersek: Karmaşık bir devlet sandığa gidiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bosna-hersek-karmasik-bir-devlet-sandiga-gidiyor-26535f789e82a-7409-4d87-9b7c-abcd3b9e02c92026-10-03T10:13:00+03:00HABER MERKEZİ Bosna-Hersek: Karmaşık bir devlet sandığa gidiyor

Bosna-Hersek: Karmaşık bir devlet sandığa gidiyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bosna-Hersekiçin "karmaşık bir ülke" nitelemesi bazen yetersiz kalıyor. Ülke; ekonomik, idari ve siyasi yetkilerin merkezi devlet ile pek çok alanda özerk hareket eden iki entite, Bosna-Hersek Federasyonu ve Sırp Cumhuriyeti (RS), ayrıca özerk Brcko Bölgesi arasında paylaştırıldığı federal bir yapıya sahip.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki entite de kendi içinde kantonlara ve belediyelere ayrılıyor. Bosna-Hersek Federasyonu'nda ağırlıklı olarak Boşnaklar ve Hırvatlar, Sırp Cumhuriyeti'nde ise büyük ölçüde Sırplar yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etno-ulusal ilke, ülkenin anayasal ve siyasi düzeninin temelini oluşturuyor. Bosna-Hersek Anayasası, çoğunluğu Müslüman olan Boşnakları, çoğunluğu Ortodoks olan Sırpları ve çoğunluğu Katolik olan Hırvatları eşit haklara sahip "kurucu halklar" olarak kabul ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bosna-Hersek'te siyasi manzara nasıl?<br />Ülkede bugün yaklaşık 3,1 milyon kişi yaşıyor. Nüfusun neredeyse yarısını Boşnaklar, yüzde 31'ini Sırplar, yüzde 15 kadarını ise Hırvatlar oluşturuyor. Geri kalanlar ya Romanlar ve Yahudiler gibi resmî olarak tanınan 17 azınlıktan birine mensup ya da son nüfus sayımında herhangi bir etnik aidiyet belirtmeyenler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Boşnakça, Sırpça ve Hırvatça eşit statüde resmî diller olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin en üst makamında üç üyeli Devlet Başkanlığı Konseyi bulunuyor. Konseyde üç kurucu halkın her birinden bir temsilci yer alıyor. Parlamentonun üst kanadı ile önemli hükûmet görevleri de aynı etnik denge esasına göre paylaştırılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem siyasette hem de toplumsal yaşamda bu üç grup arasındaki sıkı oransal dengenin korunması temel önem taşıyor. Ancak bu durum çoğu zaman etnik çıkarların öne çıkmasına ve karar alma süreçlerinin tıkanmasına yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaşın sonuçları<br />Ülkenin karmaşık, anlaşılması güç ve çoğu zaman işlevsiz yapısı 1995 tarihli Dayton Barış Anlaşması'yla ortaya çıktı. Amaç, Yugoslavya'nın dağılmasını izleyen ve üç buçuk yıl süren Bosna Savaşı'nı sona erdirmek, birbirine düşman üç halk arasındaki güç dengesini hukuken güvence altına almaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1992-1995 yılları arasında süren savaşta üç halkın silahlı güçleri birbirleriyle çatıştı. Boşnak ve Hırvat tarafları başlangıçta kendi aralarında da savaştı, daha sonra Sırp Cumhuriyeti ordusuna karşı ittifak yaptı. Savaş boyunca komşu ülkeler Sırbistan ve Hırvatistan da çatışmalara aktif biçimde müdahil oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaş sırasında ülkenin geniş kesimleri harabeye döndü ve çok sayıda savaş suçu işlendi. Bunların arasında başkent Saraybosna'nın yaklaşık dört yıl süren kuşatılması ile Sırp güçlerinin Srebrenitsa'da gerçekleştirdiği soykırım da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaşta yaklaşık 100 bin kişi hayatını kaybetti. "Etnik temizlik" olarak adlandırılan uygulamalar nedeniyle yaklaşık 2,2 milyon kişi yerinden edildi. Bu insanlar ya ülke içinde başka bölgelere ya da yurt dışına kaçtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaş ancak, başta ABD olmak üzere uluslararası toplumun daha güçlü biçimde devreye girmesinin ardından, ABD'nin Dayton kentindeki askerî üste barış anlaşması yapılmasıyla sona erdirilebildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağımsızlık mı, uluslararası vesayet mi?<br />Bosna-Hersek, Dayton Barış Anlaşması'ndan bu yana uluslararası alanda tartışmasız biçimde tanınan ve Birleşmiş Milletler'de temsil edilen bir devlet olmasına rağmen, bugün fiilen kısmen bağımsız hareket edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun en belirgin göstergelerinden biri, uluslararası toplumun kurduğu Bosna-Hersek Yüksek Temsilciliği.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Temsilci, 1995'ten bu yana Dayton Anlaşması'nın sivil hükümlerinin uygulanmasını denetliyor. Bu görev ve yetkiler Dayton Anlaşması'nın 10 numaralı eki ve Barış Uygulama Konseyi çerçevesinde şekilleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Temsilci oldukça geniş yetkilere sahip. Demokratik yollarla seçilmiş yetkilileri görevden alabiliyor, yasa çıkarabiliyor, yeni kurumlar oluşturabiliyor ve demokratik kurumların aldığı kararların önüne geçebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yetkiler, Aralık 1997'de Bonn'da yapılan Barış Uygulama Konseyi toplantısında kararlaştırıldığı için genellikle "Bonn yetkileri" olarak adlandırılıyor. Yüksek Temsilci, 2002 ile 2011 yılları arasında aynı zamanda Avrupa Birliği'nin Bosna-Hersek Özel Temsilciliği görevini de yürüttü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bu makamın hâlâ gerekli olup olmadığı yoğun biçimde tartışılıyor. Destekleyenler, Yüksek Temsilci'nin ülkenin birliğinin ve işleyişinin korunması açısından bir güvence olduğunu savunuyor. Eleştirenler ise bu makamın, ülkede demokratik kültürün gelişimini olumsuz etkilediği görüşünde. Onlara göre mevcut düzen, yerel siyasetçileri kendi kararlarının sorumluluğunu üstlenmekten bir ölçüde kurtarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrılıkçı eğilimler<br />Yüksek Temsilcilik makamına en sert eleştiriler Sırp Cumhuriyeti'nden geliyor. Uzun yıllar Sırp entitesinin liderliğini yapan, bugün de RS'nin en etkili siyasetçilerinden olan Milorad Dodik, bu makamı ve Bosna-Hersek devletinin bütünlüğünün korunmasına verilen uluslararası desteği, defalarca dile getirdiği ayrılıkçı hedeflerinin önünde engel olarak görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dodik, hem Belgrad'dan hem Moskova'dan güçlü destek alıyor. ABD'deki Donald Trump yönetiminden de giderek daha fazla siyasi destek bulan Dodik, Bosna-Hersek devletinden ayrılmaya yönelik farklı senaryoları gündemde tutuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dodik ve RS'nin siyasi elitine göre, Bosna-Hersek son derece merkeziyetçi ve üniter bir yapıya sahip; bu da Sırp halkının özerkliğini ve egemenliğini zedeliyor. Dodik'in ayrılıkçı siyaseti ve RS'deki etkisi bugün Bosna-Hersek siyasetinin başlıca gerilim alanlarından biri olmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer bir rahatsızlık ülkedeki Hırvat siyasi temsilciler arasında da bulunuyor. Ancak ayrılmak Hırvat siyasetçilerin gündeminde yer almıyor. Bunun yerine Saraybosna'daki merkezi hükûmet karşısında daha fazla özerklik elde etmeye çalışıyorlar. Bu kapsamda üçüncü, Hırvatlara ait bir entitenin kurulmasını da talep ediyorlar. Bu planın en önemli müttefiklerinden biri, komşu AB ülkesi Hırvatistan.<br />Perspektif Avrupa Birliği<br />Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi tıkanıklıktan çıkış yollarından biri olarak Avrupa Birliği'ne yakınlaşma gösteriliyor. Ülkede "Avrupa perspektifi" olarak adlandırılan bu hedefi, resmî olarak bütün önemli siyasi aktörler destekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bosna-Hersek, 2016 yılında AB üyeliği için başvuruda bulundu. Avrupa Konseyi de Mart 2024'te ülkeyle üyelik müzakerelerinin başlamasına yeşil ışık yaktı. Ancak müzakere çerçevesinin kabulü ve sürecin ilerlemesi, gerekli reformların yapılmasına bağlı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların başında hukukun üstünlüğü, yolsuzlukla mücadele, organize suçların takibi ve devlet kurumlarının işlevselliğinin artırılmasını geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, 2007'den bu yana katılım öncesi mali yardım çerçevesinde Bosna-Hersek'i destekliyor. Ülkenin ayrıca, Avrupa Komisyonu'nun Batı Balkanlar'a yönelik Ekonomi ve Yatırım Planı'ndan da yararlanması öngörülüyor. Ancak süregelen ayrılıkçı söylemler ve politikalar nedeniyle Sırp Cumhuriyeti entitesine yönelik bazı altyapı fonları askıya alınmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimlerde ne değişecek?<br />İşte Bosna-Hersek böyle bir ortamda, 4 Ekim'de genel seçimler için sandık başına gidiyor. Seçmenler üç üyeli Devlet Başkanlığı Konseyi'nin yanı sıra devlet parlamentosunu, Sırp Cumhuriyeti başkanlığı ile meclisini, Bosna-Hersek Federasyonu Parlamentosu'nu ve federasyona bağlı 10 kantonun meclislerini belirleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Seçim Komisyonu (CIK), seçimlere 75 siyasi parti, 29 koalisyon ve dört bağımsız adayın katılımını onayladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimlerde ilk kez biyometrik seçmen kimlik doğrulama sistemi, oy pusulası tarayıcıları ve sonuçların elektronik iletimi kullanılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmen ve siyasiler neyi tartışıyor?<br />Yarışta Boşnak Demokratik Eylem Partisi (SDA), Sırp Bağımsız Sosyal Demokratlar İttifakı (SNSD) ve Bosna-Hersek Hırvat Demokrat Birliği (HDZ BiH) gibi etnik temelli köklü partilerin yanı sıra Sosyal Demokrat Parti (SDP) gibi Avrupa yanlısı siyasi güçler de öne çıkıyor. Kampanyanın başlıca konuları arasında ekonomik durgunluk, göç, yolsuzlukla mücadele ve AB üyelik süreci bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimin temel tartışma alanlarından biri de ülkenin idari yapısı ve merkezi devlet ile entiteler arasındaki yetki paylaşımı. Sırp Cumhuriyeti'ndeki SNSD daha fazla entite özerkliğini ve merkezi kurumların yetkilerinin sınırlandırılmasını savunurken, diğer siyasi aktörler Dayton düzeninin korunması veya devlet kurumlarının güçlendirilmesi yönünde farklı görüşler dile getiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">4 Ekim seçimlerinin sonuçları, Bosna-Hersek'in kurumsal yapısının yanı sıra AB'ye entegrasyon sürecini de etkileyebilir.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/bosna-hersek-karma%C5%9F%C4%B1k-bir-devlet-sand%C4%B1%C4%9Fa-gidiyor/a-79521539</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[81 ilde dev gıda operasyonu! 61 milyon liralık sahte ürün ele geçirildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/81-ilde-dev-gida-operasyonu-61-milyon-liralik-sahte-urun-ele-gecirildi-265343f9734fa-815c-44fe-968c-44429aa889102026-10-03T09:28:00+03:00HABER MERKEZİ 81 ilde dev gıda operasyonu! 61 milyon liralık sahte ürün ele geçirildi

81 ilde dev gıda operasyonu! 61 milyon liralık sahte ürün ele geçirildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre, Emniyet Genel Müdürlüğü Güvenlik Daire Başkanlığı Fikri Mülkiyet Suçları Merkez Müdürlüğü ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü koordinesinde gıda güvenliğinin sağlanması ve halk sağlığının korunması amacıyla 81 ilde eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Emniyet Müdürlüklerine bağlı Güvenlik Şube Müdürlükleri ile Tarım ve Orman İl/İlçe Müdürlüklerinden toplam 3 bin 50 personelin katılımıyla 1908 adreste kontrol ve denetim yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetimlerde, piyasa değeri yaklaşık 61 milyon lira olan gıda, içecek ve takviye edici ürün ile üretim, dolum, etiketleme ve ambalajlamada kullanılan materyalin ele geçirildiği, 73 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığı aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, vatandaşların sağlığını tehdit eden, gıda güvenliğini tehlikeye atan ve tüketicileri yanıltan kişi ile işletmelere karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği, denetim ve operasyonların kesintisiz devam edeceği vurgulandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: O ÇALINCA BİRŞEY OLMUYOR, BENDE ÇALAYIM…(!)]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-o-calinca-birsey-olmuyor-bende-calayim-26537591b9545-d60b-47e0-a965-ed979df30fff2026-10-03T08:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: O ÇALINCA BİRŞEY OLMUYOR, BENDE ÇALAYIM…(!)

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: O ÇALINCA BİRŞEY OLMUYOR, BENDE ÇALAYIM…(!)

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye de bir garip durum yaşıyoruz. Dinimize de, mezhebimize de, insanlığımıza da, yasalara da uymuyor ama bir arsızlık söz konusu. Herkes, o çalıyor bir şey olmuyor da, buna yâda bana niye oluyor gibi edepsiz ve hayâsızca soru soruyor ve bu hırsızlık, arsızlık, ahlaksızlığı, yolsuzluğu meşrulaştırıyor. Biz hangi siyasi görüşten olursak olalım, hırsızlık ahlaksızlık, edepsizlik, hayâsızlık, yolsuzluk, yetimin şehidin hakkı olan beytülmalın soyulmasına sessiz kalmak, tavır almamak gibi bir onursuzluğu toplum olarak yaşıyoruz. Bu ahlaki çöküntü ve kanıksama hali, toplumumuzda vicdan sahibi her bireyin derin bir üzüntüyle sorguladığı, haklı bir isyanın ve acı bir tablonun yansımasıdır. Yolsuzluğun ve hırsızlığın sıradanlaşması, "başkası da yapıyor" mantığıyla meşrulaştırılması, toplumsal dokuyu ve güveni zedeleyen en tehlikeli hastalıklardan biridir. Bu ağır atmosfer karşısında birey olarak ne yapmalıyız sorusuna, hem ahlaki hem de toplumsal sorumluluklar çerçevesinde şu adımlarla yaklaşabiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahlaki Pusulayı Korumak:</strong> Çevredeki yaygınlık ne olursa olsun, hırsızlığın ve adaletsizliğin suç ve ahlaksızlık olduğu gerçeğinden taviz vermemek, bu çürümenin kurbanı veya parçası olmamak en temel adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Kolektif Suçluluk" Yerine İlkesel Duruş:</strong> Haksızlığa karşı çıkarken bunu siyasi kimliklere, partilere veya gruplara göre değil, evrensel ahlak, adalet ve inanç ilkeleri üzerinden savunmak gerekir; çünkü hırsızlık kimden gelirse gelsin hırsızlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Bilinç Oluşturma:</strong> Aile içinde, arkadaş çevresinde ve sosyal ilişkilerde dürüstlüğü, liyakati ve adaleti yüksek sesle savunmak, kanıksama kültürüne karşı bilinçli bir direnç hattı oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplum ve Hukuki Haklar:</strong> Hak arama bilincini diri tutmak, şeffaflığı savunan yapıları desteklemek ve hukukun üstünlüğü ilkesine sahip çıkmak toplumsal denetimi güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletin tesis edilmediği, yasaların eşit ve tarafsız biçimde herkes için işlemediği bir düzende, eğitim tek başına istenen ahlaki ve toplumsal neticeyi vermekte zorlanır. Çünkü toplumlar yalnızca neyin doğru olduğunu öğrenerek değil, o doğrunun karşılığını hayatın her alanında (özellikle adalet mekanizmalarında) görerek şekillenir. Bu noktada adalet, eğitim, toplumsal aidiyet ve bencilliğin törpülenmesi hedeflerine ulaşmak için şu temel unsurlar hayati önem taşımaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evrensel ve Tavizsiz Adalet:</strong> Hukukun üstünlüğünün kimlik gözetmeksizin herkese eşit uygulanması, suçun cezasız kalmayacağı inancını pekiştirerek "başkası da yapıyor" mazeretini ortadan kaldırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vicdan ve Erdem Odaklı Eğitim:</strong> Eğitimin sadece teknik bilgi aktarımından ibaret olmayıp; sorumluluk bilinci, empati, liyakat ve kamu hakkına saygı gibi değerleri erken yaşlarda kazandırması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Önce Vatan ve Ortak Payda" Bilinci:</strong> Bireysel çıkarların ve egoist reflekslerin önüne toplumsal barışı ve kamu yararını koyan bir kültürün inşası, aidiyet duygusunu güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat ve Şeffaflık:</strong> Toplumun her kademesinde hak edenin hakkını alacağı bir liyakat düzeninin kurulması, çalışmadan veya haksız yoldan kazanmanın normalleşmesini engeller.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaleti başkalarından talep etmek kolaydır; ancak işimize gelmediğinde, kendi çıkarımız söz konusu olduğunda ya da yakınlarımız kayırıldığında da aynı adaleti savunabilmek asıl erdemdir. Hakikî bir adalet ve hukuk düzeni, ancak bireylerin şu temel prensipleri hayatlarının merkezine koymasıyla mümkündür:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlkesel Tutarlılık:</strong> Adaleti sadece kendi haklarımız tehlikeye girdiğinde değil, başkalarının hakkı çiğnendiğinde de savunabilmek. Hukuku kimden gelirse gelsin haklıdan yana, kim yaparsa yapsın haksıza karşı bir kalkan olarak görebilmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küçük Haklara ve Kurallara Riayet:</strong> Büyük yolsuzluklara karşı çıkarken, günlük hayatta trafikteki kurallardan iş yerindeki küçük ayrıcalıklara kadar her alanda hakkaniyetle hareket etmek. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın" dememek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kendi Yanlışımızla Yüzleşebilmek:</strong> "Bizden olan" yaptığı hatayı ya da haksızlığı savurmak yerine, kim yaparsa yapsın yanlışa yanlış diyebilme cesaretini gösterebilmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda bu bilincin kökleşmesi, şikâyet edilen o çürümüş düzenin en büyük antidotudur. Zaten adalet ve erdem duygusu da tam olarak bu hırslardan geçerek gerçek anlamını bulur. Kamusal alandan başlayıp özel hayata doğru yayılan bu dürüstlük halkası, toplumsal değişimin ta kendisidir. Bu sıralamayı ve hayatın her alanını kapsayan o adalet bilincini şu şekilde özetleyebiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamusal Alan (Devlet ve Toplum Düzeni):</strong> Kayırmacılığa (torpile), kamu malının hoyratça harcanmasına ve liyakatsizliğe karşı ses çıkarmak; kamu kaynaklarını kendi malımız gibi korumak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İş Hayatı (Ekonomi ve Çalışma Düzeni):</strong> Emeğin karşılığını tam vermek, işe ve üretime sadakat göstermek, haksız kazanç yollarından uzak durmak ve hakkaniyetli bir çalışma ortamı yaratmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özel İşler ve Günlük Yaşam (Bireysel İlişkiler):</strong> En küçük ticari ya da günlük ilişkilerde dahi ahde vefaya uymak, kimsenin hakkını yutmamak ve dürüstlüğü bir yaşam felsefesi haline getirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunun başında ifade ettiğim o derin acıyı ve isyanı, nihayetinde yine bilinçli duruş ve hayatın her alanındaki tutarlı tavır iyileştirecektir. Vicdanımız ve tarihsel köklerimizden süzülüp gelen insanlığımız, karanlığın ne kadar yoğun olduğunu düşünürsek düşünelim, her zaman içimizdeki o sönmeyen meşale olmaya devam edecektir. Bu topraklarda adaleti, erdemi ve hakkaniyeti yeniden egemen kılacak en büyük güç de yine bu köklü değerlerimizdir. Umudumuzun, vicdanımızın ve adalet inancımızın hep diri kalması dileğiyle...</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyaset Değişir, Nezaket Kalır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyaset-degisir-nezaket-kalir-26533efe281ca-1a0b-4de8-a763-b734429bed082026-10-03T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyaset Değişir, Nezaket Kalır

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Siyaset Değişir, Nezaket Kalır

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Biz bu ülkenin yakın tarihine yalnızca seçimlerle, iktidarlarla, koalisyonlarla ve siyasi mücadelelerle tanıklık etmedik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda bir <strong>siyasi üsluba</strong> da tanıklık ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdal İnönü’yü, Turgut Özal’ı, Bülent Ecevit’i, Necmettin Erbakan’ı, Süleyman Demirel’i, Mesut Yılmaz’ı, Tansu Çiller’i, Alparslan Türkeş’i, Muhsin Yazıcıoğlu’nu ve daha nice siyasi lideri dinledik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepsinin dünya görüşü farklıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepsinin Türkiye tasavvuru aynı değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimi zaman birbirlerine çok sert biçimde karşı çıktılar. Kimi zaman ülkenin geleceği konusunda birbirinden tamamen farklı şeyler söylediler. Siyasi mücadele ettiler, eleştirdiler, itiraz ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat bütün bu farklılıkların üzerinde, bugün belki de en çok ihtiyaç duyduğumuz bir ortak değer vardı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üslup.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sözün bir ağırlığı vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eleştirinin bir sınırı vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rakip olmanın, düşman olmak anlamına gelmediği bilinirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir siyasetçi, karşısındaki insanı eleştirirken aslında onun şahsında farklı düşünen milyonlarca vatandaşa da hitap ettiğini bilirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ise siyasetin dili konusunda hepimizi rahatsız etmesi gereken bir tabloyla karşı karşıyayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırıcı sözler…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağır ithamlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakaretler…</span></p><p><span style="font-size:18px">Kavgaya dönüşen tartışmalar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve giderek sıradanlaşan bir nezaketsizlik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de en tehlikelisi, bütün bunların zamanla <strong>normal kabul edilmeye başlanması.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir taraf yanlış bir söz söylediğinde, diğer tarafın cevabı hemen şu oluyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Önce o söyledi.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonra bir başkası:</span></p><p><span style="font-size:18px">“O yaptı, ben de yaparım.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece herkes kendisini haklı gerekçelerle savunuyor ama sonuçta ortaya çıkan şey yalnızca daha sert, daha kırıcı ve daha seviyesiz bir siyasi dil oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa bir yanlışın daha önce yapılmış olması, ikinci yanlışı doğru yapmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakaretin karşılığı hakaret olmak zorunda değildir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçinin büyüklüğü, rakibine ne kadar ağır söz söylediğiyle değil; en ağır eleştiriyi bile ne kadar medeni bir dille ifade edebildiğiyle ölçülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü siyaset bir öfke yarışı değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset, toplum adına söz söyleme ve toplum adına sorumluluk alma işidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle siyasetçilerin kullandığı her kelime önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milyonlarca insan onları izliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençler izliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklar izliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı siyasi görüşlerden insanlar onları izliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve unutmayalım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasetin dili, toplumun diline de sirayet eder.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler birbirlerine bağırdıkça, toplum da birbirine bağırmaya başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler birbirlerini aşağılayarak tartıştıkça, vatandaşlar da birbirlerini siyasi tercihleri üzerinden küçümsemeye başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonra aynı aile içinde, aynı apartmanda, aynı işyerinde, aynı mahallede insanlar birbirine tahammül edemez hale gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa biz birbirimizin rakibi olabiliriz ama birbirimizin düşmanı olmak zorunda değiliz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben başka bir partiye oy verebilirim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz başka bir partiye oy verebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben başka bir lideri beğenebilirim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz başka bir lideri…</span></p><p><span style="font-size:18px">Benim Türkiye için doğru gördüğümü siz yanlış görebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin doğru gördüğünüzü ben yanlış bulabilirim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bunlar son derece normaldir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasinin güzelliği de zaten aynı düşünmekte değil, farklı düşünebilmektedir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Asıl mesele, farklı düşündüğümüz insanla konuşmayı becerebilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onu susturmadan dinleyebilmek…</span></p><p><span style="font-size:18px">Onu küçümsemeden eleştirebilmek…</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun düşüncesine katılmadan da ona saygı gösterebilmek…</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte siyasi olgunluk biraz da budur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bütün siyasi partilerin ve bütün siyasi görüşlerin mensuplarına aynı şeyi söylemek gerekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">Lütfen birbirinize biraz daha dikkatli konuşun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lütfen eleştirinin dozunu yükseltirken insanlığın dozunu düşürmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lütfen siyasi mücadeleyi kişisel düşmanlığa dönüştürmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lütfen aileleri, özel hayatları, kişilikleri hedef alan sözlerden uzak durun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lütfen küfrü, hakareti ve aşağılamayı siyasetin bir parçası olmaktan çıkarın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü makamlar geçicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimler geçicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarlar geçicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi gündemler geçicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama söylediğimiz sözlerin toplumda bıraktığı izler kolay silinmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarın bugün birbirlerine ağır sözler söyleyen siyasetçiler aynı Meclis çatısı altında oturabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün birbirine rakip olan insanlar yarın aynı ülkenin ortak bir meselesi için yan yana gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü hayat siyasetten daha büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ise hepimizden daha büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle hiçbir siyasi kazanım, toplumsal barıştan daha değerli değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir seçim sonucu, insan onurundan daha önemli değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir siyasi tartışma, çocuklarımıza kötü bir dil miras bırakmamıza değmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişe baktığımızda elbette her şeyi kusursuz görmemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">O dönemlerin de hataları, yanlışları, sert siyasi mücadeleleri vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama geçmişten bugün için güzel olan ne varsa onu hatırlamakta hiçbir sakınca yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de bugün en çok ihtiyacımız olan şeylerden biri budur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasetin yeniden nezaketle buluşması.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler birbirlerini sevmek zorunda değiller.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı düşünmek zorunda değiller.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı siyasi hedeflere sahip olmak zorunda hiç değiller.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama birbirlerine <strong>saygı göstermek zorundalar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü onlar yalnızca kendilerini temsil etmiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onların sözleri, milyonlarca insanın birbirine bakışını da etkiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">O yüzden bütün siyasi liderlere, bütün siyasi partilere ve siyasetin içinde bulunan herkese küçük bir vatandaş ricası:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birbirinizle mücadele edin ama birbirinizi düşmanlaştırmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eleştirin ama hakaret etmeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İtiraz edin ama küçümsemeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sesinizi yükseltebilirsiniz; fakat insanlığın sesini bastırmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü siyaset değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Liderler değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiler değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidarlar değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama geriye bir ülke kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve o ülkenin insanları, birbirlerine nasıl konuşacaklarını da büyük ölçüde siyasetçilerinden öğrenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de artık hep birlikte kendimize şu soruyu sormanın zamanıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kavganın, hakaretin ve öfkenin sıradanlaştığı bir Türkiye mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yoksa farklı düşünen insanların birbirine saygı duyabildiği, siyasi mücadelenin seviyesini kaybetmediği, sözün kıymetini bildiğimiz bir Türkiye mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Cevabı yalnızca siyasetçiler vermeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimiz vereceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama siyasetçilere düşen sorumluluk daha büyük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü onlar toplumun önünde konuşuyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bazen tek bir cümle, binlerce insanın birbirine bakışını değiştirebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutmayalım:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset bir gün biter.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim bir gün biter.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tartışma bir gün biter.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama aynı ülkede yaşamaya devam ederiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öyleyse birbirimize bırakacağımız en güzel miraslardan biri de şu olsun:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Farklı düşünebilen, fakat birbirine saygısını kaybetmeyen bir Türkiye.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü gerçek siyasi olgunluk, rakibini susturmak değil; <strong>onunla aynı fikirde olmadığın halde, insan olduğunu unutmamaktır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve belki de bugün siyasetin en çok ihtiyacı olan şey, yeni bir slogan değil…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biraz nezaket.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fransa'da okul protestoları büyüyor: Yaklaşık 2 bin gözaltı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fransada-okul-protestolari-buyuyor-yaklasik-2-bin-gozalti-265327fefb522-563c-4e9f-90f8-8b6ef03cb8182026-10-02T11:14:00+03:00HABER MERKEZİ Fransa'da okul protestoları büyüyor: Yaklaşık 2 bin gözaltı

Fransa'da okul protestoları büyüyor: Yaklaşık 2 bin gözaltı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da günlerdir devam eden ve yer yer şiddet olaylarına sahne olan okul protestolarında yaklaşık 2 bin kişinin gözaltına alındığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa İçişleri Bakanlığı, gözaltına alınanlarının büyük bölümünün güvenlik güçlerine yönelik şiddet eylemleri de dahil olmak üzere şiddet olaylarına karışmakla suçlandığını açıkladı.Toplam 305 polis memuru ve jandarmanın yaralandığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık verilerine göre, Fransa genelindeki 3 bin 700 liseden 1027'sin protesto eylemleri düzenlendi, bunların 222'sinde barikatlar kuruldu. Polis bazı bölgelerde göstericilere karşı göz yaşartıcı gaz kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis memurlarına yönelik saldırı iddiasıyla 15-18 yaş aralığındaki öğrencilerin devam etttiği liselerde sadece Çarşamba günü 600'ü aşkın kişi gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemler üniversitelere de yayıldı<br />Fransa Eğitim Bakanlığı, yaklaşık 400 okulun Cuma günü de kapalı kalacağıını ve öğrencilerine uzaktan eğitim vereceklerini açıkladı. Eğitim Bakanı Edouard Geffray, eylemler başladığından bu yana 170 öğrencinin ve 65 eğitim mensubunun yaralandığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Başbakanı Sébastien Lecornu da Perşembe günü ülke geneline yayılan protestolara yönelik bir kriz toplantısı düzenledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci birliği Union Étudiante, Perşembe sabahı üniversitelilerin de eylemlere katıldığını ve yaklaşık 30 kampüsün girişinde barikatlar kurulduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şiddet olayları<br />Eylemler ülke geneline yayılırken güneydeki Marsilya'da bir okul müdürü ile yardımcısının üzerine benzin döküldüğü bildirildi. Yerel yetkililer, aynı okulda M6 televizyon kanalından bir gazetecinin de saldırıya uğradığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin batısındaki Nantes kentinde ise bölgesel eğitim kurulu, okul personeline yönelik şiddetin yaşandığı bir toplantının ardından bir lisenin girişinde çıkan yangına itfaiyenin müdahale etmek zorunda kaldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, özellikle Nantes'taki liselerin çevresinde yaşanan şiddet olaylarından, "öğrencilere katılarak vandalizm eylemlerine girişen şiddet yanlısı kişilerin" sorumlu olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gösterilerin "kentsel şiddete" dönüştüğünü savunan başbakanlık ofisi de istihbarat servislerine dayanarak eylemlerin radikal sol tarafından organize edildiğini iddia etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sol eğilimli Boyun Eğmeyen Fransa (LFI) partisinden Manuel Bompard bu iddiayı reddederek hükümeti "komplo teorilerine saplanmakla" suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">LFI lideri Jean-Luc Melenchon da bu değerlendirmeyi hangi istihbarat biriminin yaptığının açıklanmasını talep etti.<br />Öğrenciler ne istiyor?<br />Geçen haftadan bu yana öğrenciler, ders programlarından sınıf mevcuduna, öğretmen eksikliğinden sıcak hava dalgaları sırasında aşırı ısınan sınıflara kadar pek çok sorunu protesto etmek için okul önlerinde eylemler düzenliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paris'in banliyölerinde başlayan protestolar kısa sürede ülke geneline yayıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protestolara katılan bir genç, sınıfların her birinin 35 kişilik olduğunu, yazın 35 dereceye ulaşan sıcaklıklarda bunun "dayanılmaz bir durum" olduğunu aktardı. Fransız haber ajansı AFP'ye konuşan 17 yaşındaki genç, okulundaki koşulları "Yeterince tuvalet yok ve bazı sınıflarda su sızıntıları var. Binamız dökülüyor, yemekhane çok küçük. Hiç bütçe yok, kaynak yok, yeterli gözetmen de bulunmuyor" sözleriyle ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'daki protestolar, ülkede halihazırda özellikle hızla yükselen akaryakıt fiyatları nedeniyle enflasyon kaynaklı gerilimlerin yüksek seyrettiği bir toplumsal huzursuzluk döneminde geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yalnızca yedi ayın kaldığı ülkede, anketler yarışta aşırı sağcı lider Marine Le Pen'in önde olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa/SÖ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/fransada-okul-protestolar%C4%B1-b%C3%BCy%C3%BCyor-yakla%C5%9F%C4%B1k-2-bin-g%C3%B6zalt%C4%B1/a-79510776</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma yaptığımız düzenlemelerle kadınların statüsünü güçlendirecek çok sayıda adım attık”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-egitimden-siyasete-sosyal-hayattan-sivil-topluma-yaptigimiz-duzenlemelerle-kadinlarin-statusunu-guclendirecek-cok-sayida-adim-attik-265316983b41a-dd1c-41c7-b993-c04af85216e32026-10-02T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma yaptığımız düzenlemelerle kadınların statüsünü güçlendirecek çok sayıda adım attık”

ERDOĞAN: “Eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma yaptığımız düzenlemelerle kadınların statüsünü güçlendirecek çok sayıda adım attık”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde düzenlenen İstanbul İl Kadın Kolları Mahalle Başkanları İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın kolları vasıtasıyla 81 ilin yanı sıra medeniyet coğrafyasının farklı köşelerinde ve dünyanın dört bir yanında AK Parti’ye gönül vermiş, davaya emek vermiş, cehdini, çabasını, gayretini bu harekete vakfetmiş herkese teşekkür ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kamp formatında tertip edilen ve bugün açılışını yaptığımız İstişare ve Değerlendirme Toplantımızın partimiz, demokrasimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Toplantı kapsamında yapılacak oturumların ufuk açıcı olmasını, buradaki tespit ve teşhislerin hepimiz için verimli, bereketli ve faydalı neticeler hasıl etmesini Rabbimden niyaz ediyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KADIN ÜYE SAYIMIZ 6 MİLYON 214 BİN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Kadın Kollarının gerek çalışkanlığıyla gerekse birikimiyle hem partiye hem de ülkeye çok önemli katkılar yaptığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Kadın kollarımızda görevli arkadaşlarımız her yaştan, toplumun her kesiminden kadın ve gençlerimizle ziyaretler, buluşmalar, toplantılar yaparak sık sık bir araya geliyor. İl, ilçe ve mahalle teşkilatlarımız özellikle bir gönüle daha girebilmek, 12 milyon nüfuslu büyük AK Parti ailesine bir fert daha kazandırabilmek için aşk ile sevda ile davaya adanmış bir ruhla çalışıyor. Şunu büyük bir gururla dile getirmek isterim. AK Parti’mizin kadın üye sayısı bugün itibarıyla 6 milyon 214 bini geride bırakmıştır. Son 1,5 yılda AK Parti ailesine tam 700 bin hanım kardeşimiz daha katılmıştır. Partimiz yeni üyelerimizle daha güçlenmiş, bereketlenmiş, adeta hücrelerini tazelemiştir. Bu rekorla imzası bulunan Kadın Kolları Başkanlığımızın tüm mensuplarına, beraber yol yürüdüğüm tüm dava arkadaşlarıma sizler vesilesiyle bugün bir kez daha yürekten teşekkür ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KADINLAR AK PARTİ İLE YENİDEN MERKEZE TAŞINMIŞTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti’nin milletin partisi olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “AK Parti’yi millet kurmuştur. Biz ise sadece bu partinin tabelasını asma görevini yaptık. Partimizin bugünlere gelmesinde en büyük pay bu yola birlikte çıktığımız, bu hareketi birlikte kurduğumuz hanım kardeşlerimizdir. AK Parti sistemin gadrine uğramış, eğitim ve çalışma hakkı elinden alınmış, kamusal alandan dışlanmış, geleceği çalınmış kadınların çabalarıyla, emekleriyle, dua ve destekleriyle başarıya ulaşmıştır. Vesayetçilerin ördüğü tek tipçi duvarlar, AK Parti’yi ihya eden, bu hareketi inşa eden, kötü gidişata itiraz eden kadınların mücadelesiyle yıkılmıştır. Türkiye’nin demokrasi azmini aynı şekilde AK Parti saflarında mücadele eden kadınların ortaya koyduğu irade ile sağlamlaştırmıştır. İnancından, başörtüsünden, kılık kıyafetinden dolayı yok sayılan kadınlar AK Parti ile yeniden merkeze taşınmıştır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KADINLARIN TÜRKİYE İÇİN TAŞIDIĞI ÖNEMİN İDRAKİNDE OLAN BİR HAREKETİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti olarak, kadınların her alanda en güçlü şekilde var olabilmesi için ilk günden beri yoğun çaba harcadıklarını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimden siyasete, sosyal hayattan sivil topluma, yaptıkları düzenlemelerle kadınların statüsünü artıracak çok sayıda adım attıklarına dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ülkemiz için tam anlamıyla bir utanç vesikası olan kamuda başörtüsü yasağını kaldırarak bu zulme, bu adaletsizliğe son verdik. Bugün kadınlar, bürokraside, akademide, yerel yönetimde, emniyet teşkilatımız ve ordumuz bünyesinde artık hiçbir baskıyla, hiçbir yasakla karşılaşmadan devletine ve milletine başarıyla hizmet ediyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer taraftan, kadına yönelik şiddeti de kırmızı çizgileri olarak belirlediklerini, bu meseleye “sıfır toleransla” yaklaşarak, yasal ve idari düzenlemeleri tek tek hayata geçirdiklerini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün bunları lütuf olarak değil, görevleri olarak yaptıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Çünkü biz, kadınların tüm Türkiye için, Türkiye’nin istikbal mücadelesi için taşıdığı önemin idrakinde olan bir hareketiz. Çünkü biz, gerekli imkânlar sağlandığında, kadınların neler başardığını, ileride neleri başarabileceklerini bilen bir partiyiz. Aynı şekilde geleceğimizin teminatı olan pırıl pırıl evlatlarını büyüten, toplumun temeli olan aile yapımızı muhafaza eden, değerlerimizle birlikte milletimizi de yarınlara taşıyan en güçlü halkanın kadınlar olduğunu bilen bir kadroyuz” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan; anne, evlat, kardeş, eş olarak, kadınların hayatlarına kattıkları anlam ve bereketi çok iyi bildiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bakın, merhum Yavuz Bülent Bakiler üstadımızın anneler için kaleme aldığı şu şiiri burada sizlerle özellikle paylaşmak istiyorum. ‘Ne güzel hayatı analarla yaşamak. Yürekleri temiz, alınları ak, duyguları bile haramdan uzak, sıcak analar bilirim. Yurdumuzun, yuvamızın orta direği, dünyadaki varlıkların en mübareği. Elimize diken batsa yüreği yanacak analar bilirim. Bendedir öksüzlerin çektiği çile. Gözyaşını oya yaptım mendile. Ağlasam, sesimi yattığı yerden bile duyacak analar bilirim.’ Bizler için anneler ve kadınlar işte bu kadar kutsal, bu kadar kıymetidir, azizdir, başımızın tacıdır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE’NİN GELECEK YÜZ YILINA DA BİZ DAMGA VURACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son günlerde birilerinin, duruşlarını çok net ortaya koydukları olumsuz hadiseleri fırsat bilerek, partilerine yönelik bir saldırı kampanyası başlattığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Münferit örneklerden hareketle, değerlerimizi de hedef alan son derece çirkin, son derece sorumsuz bir tavır içine girdiler. Milyonlarca insanımızı alçakça töhmet altında bırakmaya çalışıyorlar. Adı gibi ‘ak’ olan, ‘pak’ olan bu tertemiz hareketi lekelemek için her yolu deniyorlar. Ellerine geçirdikleri her fırsatı, kadınların uğruna mücadele verdikleri, bedel ödedikleri en temel haklarına karşı bir saldırı malzemesi yapan bu ahlaksızları, ben yine milletimizin takdirine havale ediyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletin de basiretiyle, irfanıyla ne yapılmak istendiğini zaten gördüğünü vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz de her zaman olduğu gibi bunlara prim vermiyor, işimize bakıyoruz. Sizlerden de bunlara kulak asmadan, hem partimiz hem de milletimiz için çalışmaya devam etmenizi bekliyorum. İlk seçimde, Esenyurt patlama yapmalı. İstanbul zaten patlamayı yapacak. Hiçbir endişeniz olmasın. Bu hareketin bahtı da yolu da Allah’ın izniyle açıktır. Türkiye’nin nasıl son 25 yılına mührümüzü vurduysak, inşallah gelecek çeyrek asrına da gelecek yüz yılına da biz damga vuracağız. AK Parti ve Cumhur İttifakı, yoluna güçlenerek devam edecek. Allah’ın izniyle, milletimizin destek ve hayır duasıyla, sizlerin de çabalarıyla, bu ülkeye, bu millete daha nice yıllar hizmet edeceğiz. Sizlerle gurur duyduğumu, sizlere güvendiğimi, sizlerle yol yürümekten her zaman onur duyduğumu asla unutmamanızı rica ediyorum. Emekleriniz için, gayretleriniz, fedakarlıklarınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, eşi Emine Erdoğan’ın teşvikleriyle başlatılan okuma yazma kursunda 55 yaşında okuma yazma öğrenen Asya Durmaz tarafından kendisine yazılan mektup hediye edildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-terorsuz-turkiye-cabalari-turkiyenin-gucune-guc-katmis-bolgemizde-yeni-bir-ruzgar-estirmistir-26530f410b6e9-c858-4f03-ba84-0a05caa4fc842026-10-02T09:13:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye çabaları Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisinin (TBMM) 28. Dönem 5. Yasama Yılı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul’da yaptığı konuşma ile başladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Türkiye’de salt iktidar karşıtlığı üzerine kurulu ‘cephe siyasetinin’ raf ömrü dolmuştur. Siyaseti; hizmette, eserde, icraatta yarış olmaktan çıkarıp, muhatabın düşmanlaştırıldığı bir ‘yıpratma savaşına’ dönüştürmek vahim bir hatadır. Küresel ve bölgesel gelişmeler, yeni bir siyaset tarzını mecbur kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇATIŞMA VE KUTUPLAŞTIRMANIN YERİNİ UZLAŞMA VE HOŞGÖRÜ ALMALIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelinen aşamada önümüzde iki seçenek bulunuyor: Ya, kutuplaşmayı ve kutuplaştırmayı merkeze alan eski siyaset tarzıyla yola devam edeceğiz… Ya da asgari müştereklerde buluşmayı, ‘mutabakat içinde rekabeti’ esas alan yeni siyaseti Türkiye’ye hâkim kılacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer Türkiye, yeniden büyük ve güçlü Türkiye olacaksa… Eğer Türkiye, önüne açılan tarihî fırsatları değerlendirecekse… Bu paradigma değişimini, hep beraber, vakit kaybetmeksizin gerçekleştirmek durumundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu söylerken, elbette her siyasi partinin, her meselede aynı düşünmesini, aynı yerde hizalanmasını kastetmiyoruz. Farklı siyasi partiler, ne kadar aykırı olursa olsun farklı fikirler, Türkiye’nin ve Türk demokrasisinin zenginliğidir. Ancak, her siyasi partinin önceliği Türkiye olmalıdır, olmak zorundadır. Her siyasi parti, Türkiye’nin kendi iç dinamiklerinden, kendi tabanından güç ve ilham alarak, ‘Türkiye merkezli siyaset’ icra etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çatışma ve kutuplaştırmanın yerini uzlaşma ve hoşgörü almalıdır. Türkiye’nin millî menfaatlerinde, milletimizin her bir ferdini ilgilendiren konularda, siyaset tam bir mutabakat zemininde buluşabilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TERÖRÜN TÜRKİYE’NİN ENERJİSİNİ HEBA ETTİĞİ, TÜRKİYE’NİN KAYNAKLARINI TÜKETTİĞİ AÇIKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz, buna ‘iç cephenin tahkim edilmesi’ diyoruz. Biz, buna ‘Büyük Türkiye Mutabakatı’ diyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin, aynı zamanda bu toplumsal mutabakatı, işte bu millî mutabakatı inşa etmeye dönük olduğunu özellikle vurgulamak isterim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgemizin ateş çemberine dönüştüğü bir ortamda, Terörsüz Türkiye çabaları, Türkiye’nin hasımları üzerinde caydırıcı bir etkiyi şimdiden uyandırmış, Türkiye’nin gücüne güç katmış, bölgemizde yeni bir rüzgâr estirmiştir. Terörün ya da terör örgütlerinin, Türkiye’yi bölmesi, parçalaması hiçbir zaman mümkün değildir; fakat terörün ve terör örgütlerinin Türkiye’nin enerjisini heba ettiği, Türkiye’yi oyaladığı, Türkiye’nin kaynaklarını tükettiği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son 42 yıldır terörle mücadeleye odaklanan Türkiye, hem gencecik evlatlarını toprağa vermiş hem de trilyonlarca dolarlık maddi kaynaklarından olmuştur. Terör üzerinden içeride yaşanan tartışmalar, Türkiye’nin ekonomisini, huzurunu, güvenliğini tehdit etmiş, dış politikada elini zayıflatmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bugün terör bitme noktasına gelmiş, terör saldırıları sona ermiş, terör örgütü de kendisini feshetme, silahlarını bırakma kararını açıklamıştır. Çerçeve Yasa’nın çıkarılması konusunda Türkiye Büyük Millet Meclisinde 467 kabul oyuyla sergilenen tarihî mutabakat aziz milletimizi, Türkiye’nin dostlarını sevindirirken; hiç şüpheniz olmasın ki, Türkiye’nin hasımlarını da üzmüş; onları hayal kırıklığına uğratmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÖZGÜRLÜKÇÜ VE SİVİL BİR ANAYASA YAPMA ŞARTLARI OLGUNLAŞACAKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, ilk günden itibaren ortaya koyduğu dirayetli, kararlı ve cesur duruşla Terörsüz Türkiye sürecine büyük destek veren Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye bir kez daha partim, ülkem ve milletim adına teşekkür ediyorum. Sürecin kazasız, belasız bugünlere gelmesinde çok kıymetli katkıları olan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi Grubuna aynı şekilde teşekkürlerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerek Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunda gerekse Çerçeve Yasa’nın kabulünde yapıcı tutum sergileyen siyasi parti gruplarına da teşekkür ediyor, desteklerinin bundan sonra da devam etmesini bekliyorum. Çerçeve Yasa’da da vazedildiği gibi, bir izleme süreci vardır. Gerekli adımlar atıldığında, ilgili kurumlarımız da gerekeni yapacaktır. İşte burada, tam da biraz önce ifade ettiğim millî mutabakat daha bir anlam kazanacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz, çatışmasız, kavgasız bir ortamda, sorunlarımızı karşılıklı saygı ile tartışıp çözüm üretmek, çok daha kolay ve mümkün hâle gelecektir. Siyasetin demokratik kapasitesi inşallah daha da güçlenecektir. Türkiye’nin yeni, demokratik, katılımcı, özgürlükçü ve sivil bir Anayasa yapma şartları, inanıyorum ki, daha da olgunlaşacaktır.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'nın en zenginleri listesinde 3 Türk]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyanin-en-zenginleri-listesinde-3-turk-265291d2fb693-d3ee-43cc-b000-855181703e682026-10-02T08:06:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'nın en zenginleri listesinde 3 Türk

Almanya'nın en zenginleri listesinde 3 Türk

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın önde gelen ekonomi yayınlarından Manager Magazin, ülkenin en zengin 500 kişi, aile ve şirketini içeren 2026 yılı listesini yayımladı. Listede Türkiye kökenli üç isim de yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koronavirüs salgını sırasında geliştirdikleri aşıyla dünya çapında tanınan BioNTech'in kurucuları Özlem Türeci ve Uğur Şahin çifti, 3 milyar 800 milyon euroluk servetleriyle listenin 71'inci sırasında yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BionTech, pandemiden önce orta ölçekli bir şirket olarak sınıflandırılıyordu.<br />Geçen yıl aynı listede 4 milyar euroluk servetle bulunan çiftin varlığının yaklaşık 200 milyon euro azaldığı görüldü. Bu yıl BioNTech'i devrederek, Arife adını verdikleri başka bir şirket kurma kararı alan Türeci ve Şahin'in servetindeki düşüş dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakan Koç 1,2 milyar euro servetle listede<br />Listede yer alan bir diğer Türkiye kökenli isim ise Berlin merkezli ikinci el otomobil satış platformu Auto1'in kurucusu Hakan Koç oldu. Koç, iş ortağı Christian Bertermann ile birlikte 1,2 milyar euroluk servetiyle Almanya'nın en zenginleri arasına girdi. İkili listenin 200'üncü sırasında yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manager Magazin'in sıralamasında ilk sırayı 66,7 milyar euroluk servetiyle ilaç şirketi Boehringer Ingelheim'ın sahibi Boehringer ailesi aldı. Ünlü indirim marketleri zinciri Lidl'in sahibi Dieter Schwarz 53,7 milyar euroluk servetiyle ikinci sırada yer buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Listede Merck ailesi 50,7 milyar euroluk servetiyle üçüncü sıraya yerleşirken, BMW'nin hissedarları Susanne Klatten ile Stefan Quandt dördüncü sırada gösterildi. Beşinci sırada ise Aldi marketler zincirinin sahipleri Albrecht ve Heister aileleri yer aldı. Dergi, söz konusu ailelerin toplam servetini 29 milyar euro olarak hesapladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/TY,ETO</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyan%C4%B1n-en-zenginleri-listesindeki-3-t%C3%BCrk-milyarder-kim/a-79504053</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Çocuklarımız Aç, Aileler Tükendi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cocuklarimiz-ac-aileler-tukendi-26528e8eeb3bd-4520-46cd-ab3c-2f793b98916e2026-10-02T07:23:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Çocuklarımız Aç, Aileler Tükendi!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Çocuklarımız Aç, Aileler Tükendi!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Okul çocuklarımız kantinlerdeki fiyatlardan muzdarip. Aileleri de perişan. Verilen harçlıklar karınlarını doyurmaya yetmiyor. Kantinciye bir şey deseniz, ihaleye girdim, kıran kırana gitti ve ben çok büyük bedel ile aldım, ne yapayım, fiyatlara yansıtıyorum diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇÖZÜMÜ</strong>: <strong>Öğretmenevi Modeliyle Okul Kantinlerinde Dönüşüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Güne bir bardak çay ve bir poğaça ile başlamak artık öğrenciler için lüks, veliler için ise her ay büyüyen kara bir delik haline geldi. Okul kantinlerindeki fahiş fiyatlar, artan enflasyon ve çocukların beslenme çantasız kalışı, eğitim hayatının en acı, en görmezden gelinen gerçeği oldu. Bir yanda cebindeki kısıtlı harçlıkla karnını doyuramayan, gün boyu açlıkla derse giren çocuklar; diğer yanda "İhaleyi çok yüksek bedelle aldım, maliyeti çıkaramadım" diyen kantinciler... Peki, bu çıkmazın faturasını neden geleceğimiz olan evlatlarımız ödemek zorunda? Oysa çözüm, devletimizin elindeki mevcut imkânlarla o kadar yakın ki.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Düzenin Çıkmazı: Kim Haklı, Kim Mağdur?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Veliler ve Öğrenciler Perişan:</strong> Verilen günlük harçlıklar sabah kahvaltısını bile karşılamaya yetmiyor. Öğle saatlerinde doyurucu bir yemek yemek neredeyse imkânsız. Açlık, çocukların dikkat süresini, ders başarısını ve en önemlisi sağlıklı gelişimini doğrudan tehdit ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kantinciler Haklı mı?</strong> Yüksek kira bedelleri, fahiş ihale fiyatları ve artan malzeme maliyetleri altında ezilen işletmeciler de kendilerini haklı görüyor. "Kıran kırana geçen ihalelerle aldık, bu parayı çıkarmak zorundayız" diyen kantinci de sistemin bir başka mağduru haline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl Mağdur Geleceğimiz:</strong> Karşılıklı şikâyetlerin gölgesinde kaybeden ise ne yazık ki çocuklarımız oluyor. Kamu kurumuna ait bir okulda, piyasa rekabetinin kurbanı olan bir beslenme düzeni kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Gücü ve Çözüm: "Öğretmenevi" Modeli</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin her ilçede, her köşede yüksek kapasiteli, profesyonel mutfaklara sahip <strong>öğretmenevleri</strong> veya benzeri kamu misafirhaneleri bulunuyor. Bu yapıları entegre birer üretim merkezine dönüştürmek zor değil:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Altyapı Entegrasyonu:</strong> Öğretmenevlerinin mutfak kapasiteleri artırılarak çevre okulların yemek ihtiyacını karşılayacak birer "merkezi mutfak" haline getirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlave Personel İstihdamı:</strong> Bu süreçte istihdam edilecek ilave personel ile hem kamuya yeni istihdam kapıları açılır hem de üretim gücü artırılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kantinlerin Yemekhaneye Dönüştürülmesi:</strong> Yüksek kiralarla işletilen ve sağlıksız atıştırmalıkların satıldığı o kantinler; hijyenik, sıcak yemeklerin çıktığı, çocukların topluca ve huzurla beslenebileceği <strong>yemekhanelere</strong> dönüştürülebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaliteli ve Güvenilir Gıda:</strong> İçinde ne olduğu bilinmeyen, ambalajlı ve katkı maddeli ürünler yerine; devlet denetiminde, besleyici, sıcak ve ev yemeği kalitesinde gıdalar uygun fiyatlarla çocuklara sunulur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç Yerine: Zor mu Bu?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çocuğun karnını doyurmak, sağlıklı bir nesil yetiştirmek devletin asli görevleri arasındadır. "Devletin okulu" ibaresi, çocukların ticari birer müşteri olarak görüldüğü yüksek fiyatlı kantinlere mahkûm edilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenevlerinin gücünü okul çatıları altında buluşturmak, irade ve organizasyon meselesidir. Evlatlarımızın rızkını piyasanın insafına terk etmekten vazgeçip, kamu eliyle güvenli ve ekonomik bir beslenme modeline geçmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızın gözündeki ışıltının, açlıkla sönmesine daha ne kadar göz yumacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Bu konuda yetkililerin ve tüm paydaşların bir an önce elini taşın altına koyması dileğiyle...</em></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çeviri sorunu: Karadağ'ın AB üyelik süreci dil engeliyle karşı karşıya]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ceviri-sorunu-karadagin-ab-uyelik-sureci-dil-engeliyle-karsi-karsiya-2652618a5690c-ddc2-49e2-b40d-5875593b9ec12026-10-01T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ Çeviri sorunu: Karadağ'ın AB üyelik süreci dil engeliyle karşı karşıya

Çeviri sorunu: Karadağ'ın AB üyelik süreci dil engeliyle karşı karşıya

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Karadağ, Avrupa Birliği'ne katılmadan önce tüm AB mevzuatını doğru biçimde çevirmeyi tamamlayamayabilir. Avrupa Komisyonu, geçici bir istisna için çeşitli seçenekleri değerlendiriyor. Bunlar arasında, ülkenin bu süreçte mevcut AB resmi dillerinden birini kullanmasına izin verilmesi de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ, 2028'e kadar AB'nin 28'inci üyesi olmayı hedefliyor. Ancak bunun için önce birliğin hukuki çerçevesini oluşturan on binlerce AB düzenlemesinden oluşan ve "acquis" olarak bilinen AB müktesebatını benimsemesi ve çevirmesi gerekiyor. Brüksel'de ise bu çalışmaların zamanında tamamlanamayabileceğine ilişkin kaygılar artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ'ın AB ile müzakere çerçevesinde, "Karadağ'ın müktesebatı katılımdan yeterince önce resmi diline çevirmesi ve AB kurumlarının katılım sonrasında düzgün işleyebilmesi için yeterli sayıda çevirmen ve tercüman yetiştirmesi gerekecek," ifadeleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Podgorica, idari kapasitesini geliştirmek için önemli yatırımlar yaptı ve çalışmaların zamanında tamamlanacağı konusunda güvence veriyor. Ancak AB yetkilileri Euronews'e, Avrupa Komisyonu'nun olası aksaklıklara karşı alternatif planlar üzerinde çalışmaya başladığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun nedenlerinden biri, Hırvatistan'ın çevrilen bazı hukuki metinlerin kalitesine ilişkin endişelerini gündeme getirmesi. Zagreb ile Karadağ arasında, ülkenin AB'ye katılım sürecinin tamamını geciktirebilecek ikili bir anlaşmazlık bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birliğe en son katılan ülke olan Hırvatistan'ın 2013'te üye olmasından bu yana AB mevzuatının hacmi neredeyse iki katına çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aday ülkelerin ilgili tüm AB mevzuatını, gelecekte AB'nin resmi dillerinden biri olacak kendi dillerine çevirmesi gerekiyor. AB kurumları ise yalnızca katılım sırasında Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde yayımlanmadan önce nihai kontrolü yapmakla sorumlu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dil hazırlığı yalnızca çeviriyle de sınırlı değil. Bazı yasaların aday ülkenin kurumsal yapısına uyarlanması gerekiyor. Örneğin hangi kurumların denetimden sorumlu olacağının belirlenmesi bunlardan biri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Sözcüsü Euronews'e, "Komisyon birimleri Karadağ ile düzenli temas halinde ve bu konudaki çalışmaların ilerleme hızını değerlendiriyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, olası bir geçici istisna için çeşitli seçenekleri inceliyor. Bunlar arasında Karadağ'a eksik kalan mevzuatı doğru biçimde çevirmek için zaman kazanana kadar başka bir resmi AB dilini kullanma izni verilmesi de yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi dilin kullanılacağına Podgorica karar verecek. Ancak Hırvatça en belirgin seçenek olarak öne çıkıyor. Hırvatça, Karadağca ile aynı temel dil özelliklerini paylaşan ve Karadağca konuşanların anlayabildiği tek resmi AB dili.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağca üzerine yakın zamanda yayımlanan bir çalışmada, "Karadağ standart dili; Boşnakça, Hırvatça ve Sırpça standart dilleriyle aynı lehçe sürekliliğine aittir ve bu dillerin tümü karşılıklı olarak anlaşılabilir," ifadeleri kullanıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte bu, değerlendirilen seçeneklerden yalnızca biri ve Karadağ'da siyasi açıdan kolay kabul görmeyebilir. Batı Balkanlar'da kimlik siyaseti güçlü bir rol oynuyor ve Podgorica, Karadağcanın uluslararası düzeyde resmen tanınması için yıllarca mücadele etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tür istisnalar AB açısından yeni değil. Malta daha önce emsal oluşturdu. Yeterli sayıda nitelikli çevirmeni bulunmayan ülkeye, 2004'te AB'ye katılmasının ardından tüm AB düzenlemelerini Maltacaya çevirme yükümlülüğünden üç yıl süreyle istisna tanındı. Eksik kalan çevirilerin ise 2008 sonuna kadar tamamlanması gerekiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrlanda da benzer bir örnek ancak önemli bir farkla. İrlandaca, ülkenin AB'ye katılmasından onlarca yıl sonra tam resmi dil statüsü kazandı ve tüm AB düzenlemelerinin İrlandacaya çevrilmesi yükümlülüğü geçici olarak askıya alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir deyişle Brüksel geçmişte esneklik gösterdi ve müktesebatın tamamının çevrilmesini üyelik için mutlak bir ön koşul olarak görmedi. Ancak Karadağ örneğinde en açık çözüm, siyasi açıdan kabul ettirilmesi en zor seçenek de olabilir.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/01/ceviri-sorunu-karadagin-ab-uyelik-sureci-dil-engeliyle-karsi-karsiya</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya’da yabancılara kalıcı oturum izni zorlaşıyor: Yeni şartlar neler?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyada-yabancilara-kalici-oturum-izni-zorlasiyor-yeni-sartlar-neler-26525b8006196-d462-40f2-a343-73474038dc092026-10-01T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya’da yabancılara kalıcı oturum izni zorlaşıyor: Yeni şartlar neler?

Japonya’da yabancılara kalıcı oturum izni zorlaşıyor: Yeni şartlar neler?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya, Başbakan Sanae Takaichi’nin göçmenlik kontrollerini sıkılaştırma girişimi kapsamında, ülkede kalıcı oturum almak isteyen yabancılar için şartları perşembe günü zorlaştırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşamalı olarak yürürlüğe girecek yeni kurallar kapsamında, Japonya’da kalıcı olarak yaşamak isteyen yabancıların yıllık gelirlerinin ortalamanın üzerinde olduğunu kanıtlamaları ve Japonca günlük konuşmaları sürdürebildiklerini göstermeleri gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başvuru ücretleri de perşembe gününden itibaren 20 kat artırılacak. Tokyo’nun merkezindeki bir göçmenlik bürosunda yüzlerce kişi, ücretlerdeki artış öncesinde işlemlerini tamamlayabilmek umuduyla sıraya girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sırada bekleyenler arasında bulunan ABD doğumlu üniversite öğrencisi Yujie Chono, “Yabancıların aşırı kabul edilmesinin Japonya’nın kendine özgü kültürünü zayıflatabileceğini anlıyorum. Ancak aynı zamanda, düşük doğum oranı ve yaşlanan nüfusu nedeniyle Japonya’nın yabancıları kabul etmesi gerekiyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">22 yaşındaki Chono, AFP’ye akıcı Japoncasıyla yaptığı açıklamada, belgelerini teslim etmek için beş saattir beklediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki düzenlemelerde gelir, emeklilik ödemeleri veya dil becerileri konusunda belirli bir eşik bulunmuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Japonya hızla yaşlanan bir nüfusa sahip olmasına ve birçok sektörde iş gücü açığı yaşamasına rağmen, ülkede göç karşıtlığı giderek artıyor. Bu durum, Takaichi hükümetinin yabancı uyruklulara yönelik düzenlemeleri sıkılaştırma girişimlerini hızlandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takaichi, pazar günü X'te yaptığı uzun bir paylaşımda, “Japonya’daki yabancı nüfus arttıkça hükümet, bazı vatandaşların endişe ve adaletsizlik duygusu yaşadığı gerçeğiyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı. Takaichi ayrıca yabancı uyruklularla “düzenli bir şekilde bir arada yaşama” anlayışını hayata geçirmek için çalıştığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sırada bekleyenler arasında bulunan ABD doğumlu üniversite öğrencisi Yujie Chono, “Yabancıların aşırı kabul edilmesinin Japonya’nın kendine özgü kültürünü zayıflatabileceğini anlıyorum. Ancak aynı zamanda, düşük doğum oranı ve yaşlanan nüfusu nedeniyle Japonya’nın yabancıları kabul etmesi gerekiyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">22 yaşındaki Chono, AFP’ye akıcı Japoncasıyla yaptığı açıklamada, belgelerini teslim etmek için beş saattir beklediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki düzenlemelerde gelir, emeklilik ödemeleri veya dil becerileri konusunda belirli bir eşik bulunmuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Japonya hızla yaşlanan bir nüfusa sahip olmasına ve birçok sektörde iş gücü açığı yaşamasına rağmen, ülkede göç karşıtlığı giderek artıyor. Bu durum, Takaichi hükümetinin yabancı uyruklulara yönelik düzenlemeleri sıkılaştırma girişimlerini hızlandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takaichi, pazar günü X'te yaptığı uzun bir paylaşımda, “Japonya’daki yabancı nüfus arttıkça hükümet, bazı vatandaşların endişe ve adaletsizlik duygusu yaşadığı gerçeğiyle karşı karşıya” ifadelerini kullandı. Takaichi ayrıca yabancı uyruklularla “düzenli bir şekilde bir arada yaşama” anlayışını hayata geçirmek için çalıştığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kalıcı oturma iznine ilişkin yeni kurallar, iktidardaki Liberal Demokrat Parti’nin geçen yıl iş insanları için verilen iş yönetici vizelerine getirilen sıkılaştırmaların ardından geliyor; yeni koşulları karşılamayan girişimciler Japonya’dan ayrılmak zorunda kalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günkü değişiklikler, bazı kişilerin süresiz oturma izni için başvuru yapmasını engelleyebilir ancak kimseyi hemen ülkeden çıkmaya zorlamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenlemelere göre, süresiz oturma izni başvuru ücreti, mevcut 10 bin yen (56 euro) seviyesinden 200 bin yen’e (1.116 euro) yükselecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adayların ayrıca toplumsal kurallara “hakim” olduklarını gösterebilmeleri ve 30 yıl boyunca emeklilik sigortası ödemiş bir kişiyle aynı düzeyde beklenen emeklilik haklarını kanıtlamaları gerekecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/10/01/japonya-basbakani-takaichiden-yabancilarin-daimi-oturum-basvurularina-yeni-kisitlamalar</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de idam edilmek istenen kadın mahkum ölmedi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-idam-edilmek-istenen-kadin-mahkum-olmedi-2652423c89ce0-8eb5-4fee-95d5-4e59cbafa78d2026-10-01T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de idam edilmek istenen kadın mahkum ölmedi

ABD'de idam edilmek istenen kadın mahkum ölmedi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Tennessee eyaletinde 30 yıl önce işlenen bir cinayet nedeniyle idama mahkum edilen Christa Pike'ın ölümcül iğneyle infazı başarısızlıkla sonuçlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">50 yaşındaki Pike'a Çarşamba akşamı ölümcül enjeksiyon uygulanmasına rağmen mahkumun yaşamaya devam ettiği bildirildi. Yetkililer, Pike'ın daha sonra tıbbi tedavi için cezaevi dışındaki bir sağlık merkezine sevk edildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece Tennessee'nin yaklaşık iki yüzyıl sonra ilk kez bir kadın mahkumu idam etme girişimi sonuçsuz kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanıklar: Nefes almaya devam etti<br />İnfaza tanıklık eden gazeteciler, Pike'ın ölümcül enjeksiyonun ardından yüksek sesle nefes aldığını, zaman zaman soluk soluğa kaldığını ve horlamaya benzer sesler çıkardığını aktardı. Bazı tanıklar, Pike'ın ağrıdan şikâyet ettiğini ve ayaklarını hareket ettirmeyi sürdürdüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pike'ın avukatları infaz sürerken federal mahkemeye başvurarak işlemin durdurulmasını talep etti. Avukatlar başvuruda, iki şırıngadaki ölümcül ilaçların verilmesine rağmen müvekkillerinin hâlâ hayatta olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnfaz girişimi, ABD Yüksek Mahkemesinin son anda alt mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararını kaldırmasının ardından gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hakları uzmanları karşı çıktı<br />Pike'ın affedilmesi için yapılan son başvurularda, çocukluk döneminde cinsel istismara uğradığı, ağır ihmale maruz kaldığı ve uzun yıllar tedavi edilmemiş ruhsal sorunlar yaşadığı vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avukatları, bipolar bozukluk ve travma sonrası stres bozukluğu tanıları bulunan Pike'ın geçmişinin dikkate alınmasını istedi. İnsan hakları savunucuları da infaza karşı çıkarak yaşadığı travmaların ve suç işlendiği sıradaki genç yaşının göz önünde bulundurulması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tennessee yönetimi prosedürü savundu<br />Tennessee Ceza İnfaz Kurumu ise yaptığı açıklamada infaz sürecinde yürürlükteki tüm prosedürlerin eksiksiz uygulandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurum, kullanılan ölümcül enjeksiyon yönteminin geçmişte etkili olduğunu savunurken, mevcut protokolün uygulanan işlemlerin ötesinde ek müdahaleye izin vermediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pike'ın durumuna ve bundan sonraki hukuki sürece ilişkin ise henüz ayrıntılı bilgi verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tennessee Valisi: İnceleme başlatılacak<br />Tennessee Valisi Bill Lee, daha önce af talebini reddettiği Pike'ın infaz girişiminin ardından eyalette bu yıl yapılması planlanan tüm infazları askıya aldığını ve olayla ilgili bağımsız bir inceleme başlatılacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay, Tennessee'de bu yıl başarısızlıkla sonuçlanan ikinci infaz girişimi oldu. Mayıs ayında da bir mahkûma verilen cezanın infazı, uygun damar bulunamaması nedeniyle durdurulmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Christa Pike kimdir, neden idama mahkum edildi?<br />Suç işlendiğinde 18 yaşında olan Pike, 17 yaşındaki erkek arkadaşı ve bir diğer kişiyle birlikte sınıf arkadaşı Colleen Slemmer'i Knoxville yakınlarındaki ormanlık bir alana götürmüş, işkence ederek öldürmüştü. Slemmer'in cesedinin göğsünde satanik bir sembol olarak kabul edilen pentagram bulunması, olayın ülke genelinde büyük yankı uyandırmasına neden olmuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Pike ve suç ortağı cinayeti itiraf etmiş, birinci derece cinayetten hüküm giymişti. Pike 30 yılını ölüm hücresinde geçirmişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">DW, Reuters/HS,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/abdde-kad%C4%B1n-idam-edilmek-istenen-kad%C4%B1n-mahkum-%C3%B6lmedi/a-79496543</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya'da okullarda peçe yasaklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italyada-okullarda-pece-yasaklandi-26523c82fbc7e-815a-4d09-849c-37b20ecc1cc42026-10-01T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya'da okullarda peçe yasaklandı

İtalya'da okullarda peçe yasaklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella, Başbakan Giorgia Meloni liderliğindeki sağ hükümetin hazırladığı ve okullarda yüzü örten peçe kullanımını yasaklayan düzenlemeyi onayladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre öğrenciler bundan böyle burka ve nikapla okula alınmayacak. Ayrıca İtalyanca bilgisi yetersiz yabancı öğrenciler için de kota uygulaması getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre 2027-2028 eğitim öğretim yılından itibaren tüm eğitim kademelerinin birinci sınıflarında İtalyancası yeterli olmayan yabancı öğrencilerin oranı yüzde 30'u aşamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kota uygulaması, İtalya vatandaşı olmayan, İtalya'da da doğmamış ve en az iki yıl bir İtalyan anaokuluna gitmemiş çocukları kapsayacak. Ortaokul ve lise düzeyinde ise yabancı öğrencilerin daha önce en az üç yıl İtalya'da eğitim görmüş olması şartı aranacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meloni'nin yaz tatilinin ardından açıkladığı ve daha sonra Bakanlar Kurulu tarafından kabul edilen kararname, ivedi şekilde yürürlüğe girebilmesi için olağanüstü kararname olarak çıkarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalyan Parlamentosu'nun düzenlemeyi 60 gün içinde yasalaştırması şart. Aksi halde kararname geçerliliğini kaybedecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veliler için de kararlar alındı<br />Düzenleme yalnızca öğrencileri değil, velileri de kapsıyor. Okulla iletişimi engelleyecek düzeyde dil sorunu olan yabancı velilerin de İtalyanca kurslarına katılması zorunlu tutulabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık dört yıldır görevde bulunan ve ülkenin savaş sonrası dönemindeki en uzun süre kesintisiz görev yapan başbakanı olan 49 yaşındaki Meloni, iktidara göç karşıtı sert politikalar vaadiyle gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki yıl yapılması beklenen seçimler öncesinde anketlerde Meloni'nin partisi Fratelli d'Italia (İtalya'nın Kardeşleri) ilk sırada yer alsa da eski general Roberto Vannacci'nin kurduğu ve daha sert göç politikaları talep eden Futuro Nazionale (Ulusal Gelecek) partisi sağ ittifak üzerindeki baskıyı artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/TY,JD</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87talyada-okullarda-pe%C3%A7eyi-yasa%C4%9F%C4%B1-y%C3%BCr%C3%BCrl%C3%BC%C4%9Fe-girdi/a-79496505</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yaşlılarımızla Yeniden Bağ Kurmak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yaslilarimizla-yeniden-bag-kurmak-26521fd216c82-788e-4921-b0d8-797e88c52bf72026-10-01T08:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yaşlılarımızla Yeniden Bağ Kurmak

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yaşlılarımızla Yeniden Bağ Kurmak

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1 Ekim, Birleşmiş Milletler tarafından tüm dünyada <strong>Dünya Yaşlılar Günü</strong> olarak kutlanıyor. Bu anlamlı gün; ömrünün en verimli yıllarını ailesine, ülkesine ve topluma adamış yaşlı bireylerin emeklerini onurlandırmak, tecrübelerinden ilham almak ve yaşam kalitelerini artırmak için önemli bir farkındalık fırsatıdır.<strong> Yaşlılarımız Gönlümüzün Tacı, Köklerimizin Çınarlarıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün, madalyonun bir de acı yüzüyle yüzleşmek zorundayız. Dünyada ve özellikle ülkemizde yaşlılarımız için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayat pahalılığı ve ekonomik kriz, sadece çalışanları değil, bir ömür çalıştıktan sonra dinlenmesi gereken emeklilerimizi de yoksulluk sınırının altında yaşamaya mahkûm ediyor. Öte yandan genç nesil işsizlik, geçim sıkıntısı ve evlenememe gibi ağır sorunlarla boğuşuyor. Bu ekonomik ve sosyal çıkmaz, ne yazık ki aile bağlarını da zedeliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar kendi geçim derdine düştüğü için yaşlı anne ve babalarına bakmakta zorlanıyor, hatta bunu bir yük olarak görmeye başlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maddi imkânı olanlar büyüklerimizi huzurevlerine veya bakım evlerine yönlendirirken, imkânı olmayanlar ise bakım yükünü taşıyamayarak onları adeta kaderlerine terk ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa bir toplumun huzuru, geçmişine ve geleceğine sahip çıktığı ölçüde değer kazanır. Yaşlılarını unutan, onlara hak ettikleri değeri vermeyen toplumlar, köklerinden kopmuş ağaçlar gibi kurumaya mahkûmdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşlılık, hayatın bitişi değil, bilgeliğin, tecrübenin ve sükûnetin zirve yaptığı en kıymetli dönemdir. Yeni nesiller olarak unutmamalıyız ki bugün sahip olduğumuz her şeyde onların emeği, alın teri ve duaları var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençler olarak büyüklerimize karşı sorumluluğumuz sadece maddi bir bakım değildir; onlara sevgi, saygı ve vefa göstermek en temel insani borcumuzdur. Onların hatıralarını dinlemek, hayat tecrübelerinden ders çıkarmak ve yalnızlıklarını paylaşmak, aslında kendi ruhumuzu ve geleceğimizi inşa etmektir. Bir milletin kültürel hafızası yaşlılarıyla yaşar; hafızasını yitiren bir toplum ise yönünü kaybeder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşlılarımızın kimseye muhtaç olmadan, insan onuruna yakışır, uygar ve huzurlu bir yaşam sürmesi lütuf değil, en temel insan hakkıdır. Devletin bu konuda atması gereken adımlar artık bir tercih değil, acil bir zorunluluktur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Güvence:</strong> Emekli maaşları ve yaşlılık aylıkları, yoksulluk sınırının üzerinde, insan onuruna yaraşır bir hayat sürebilecek seviyeye getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gelişmiş Evde Bakım Hizmetleri:</strong> Ailelerin yalnız bırakılmadığı, devlet destekli profesyonel evde bakım, sağlık ve psikolojik destek ağları yaygınlaştırılmalı, bakıma muhtaç yaşlıların kendi yuvalarında huzurla yaşaması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Hayata Entegrasyon:</strong> Yaşlılarımızın toplumdan izole edilmesinin önüne geçilerek, onların bilgi ve tecrübelerini genç kuşaklara aktarabilecekleri "Aktif Yaşlanma Merkezleri" ve sosyal alanlar artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal Kalite:</strong> Huzurevi ve bakım evlerinin sayısı artırılmalı, buralardaki denetimler sıkılaştırılarak yaşlıların hak ettiği sevgi, şefkat ve saygıyı göreceği insani standartlar güvence altına alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım ki her birimiz bir gün yaşlanacağız. Bugün yaşlılarımıza gösterdiğimiz ihtimam, yarın kendi yaşlılığımıza ektiğimiz tohumdur. Onları yük olarak gören anlayıştan sıyrılarak, başımızın tacı eden bir toplumsal bilinci yeniden hep birlikte inşa etmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, tüm yaşlılarımızın 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü’nü kutluyor; sağlıklı, huzurlu ve onurlu bir ömür diliyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/#">Facebook Paylaş</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VATANDAŞIMIZIN HAKKI KORUNACAK, PİYASALARI MANİPÜLE EDENLERE HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORULACAKTIR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vatandasimizin-hakki-korunacak-piyasalari-manipule-edenlere-hukuk-onunde-hesap-sorulacaktir-265195a19af76-5974-47ff-b5fb-77cd04d081c22026-09-30T15:05:00+03:00HABER MERKEZİ VATANDAŞIMIZIN HAKKI KORUNACAK, PİYASALARI MANİPÜLE EDENLERE HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORULACAKTIR!

VATANDAŞIMIZIN HAKKI KORUNACAK, PİYASALARI MANİPÜLE EDENLERE HUKUK ÖNÜNDE HESAP SORULACAKTIR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan akın Gürlek paylaşımında: "Cumhurbaşkanımız Sayın&nbsp;@RTErdogan ’ın, yatırımcı vatandaşlarımızın haklarının korunması ve sermaye piyasalarının güvenli ve sağlıklı işleyişinin güçlendirilmesi yönünde ortaya koyduğu irade nettir. Adalet Bakanlığı olarak, hukukun üstünlüğünden taviz vermeden vatandaşımızın hakkını korumak için üzerimize düşen bütün sorumlulukları kararlılıkla yerine getiriyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen fon soruşturmalarında bugün 5’inci dalga operasyon gerçekleştirilmiş; 34 şüpheli hakkında arama, el koyma ve gözaltı kararı verilmiştir. Böylelikle bugüne kadar hakkında işlem yapılan şüpheli sayısı 217’ye ulaşmış; 56 şüpheli tutuklanmış, 88 şüpheli hakkında adli kontrol tedbiri uygulanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmaların kapsamı mevcut fonlar ve şüphelilerle de sınırlı değildir. Spekülatif ve manipülatif işlemlere konu olduğu değerlendirilen 26 hisse senedindeki hareketler ayrıntılı şekilde incelenmekte; kısa süre içerisinde olağan dışı oranlarda kazanç sağlayan kişi ve hesapların işlem geçmişleri, para hareketleri ve bağlantıları da araştırılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Piyasaları manipüle ederek vatandaşlarımızın birikimleri üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanlar bilmelidir ki haksız kazancın izi sonuna kadar sürülecektir. Suçtan elde edildiği tespit edilen mal varlığı değerlerinin, kanunun öngördüğü usuller çerçevesinde TMSF bünyesinde oluşturulacak fona aktarılmasına yönelik hukuki süreçler işletilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu güçlü irade doğrultusunda; yatırımcı vatandaşlarımızın haklarını korumak, sermaye piyasalarımıza duyulan güveni tahkim etmek ve sorumluluğu bulunanların hukuk önünde hesap vermesini temin etmek için üzerimize düşeni kararlılıkla yapmaya devam edeceğiz."</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Suudi Arabistan, Türkiye'ye vize muafiyetini onayladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/suudi-arabistan-turkiyeye-vize-muafiyetini-onayladi-26518196aa863-50bc-4f85-a76b-122268772a8b2026-09-30T11:44:00+03:00HABER MERKEZİ Suudi Arabistan, Türkiye'ye vize muafiyetini onayladı

Suudi Arabistan, Türkiye'ye vize muafiyetini onayladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Veliaht Prens Muhammed bin Selman başkanlığında toplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında diplomatik ve hususi pasaport hamilleri için karşılıklı vize muafiyetine ilişkin anlaşma onaylandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasındaki anlaşma, 6 Mayıs 2026'da Ankara'da imzalanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260929/suudi-arabistan-turkiyeye-vize-muafiyetini-onayladi-1109143611.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Merz: Almanya ve Kazakistan sanayi ve teknoloji işbirliğini genişletecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/merz-almanya-ve-kazakistan-sanayi-ve-teknoloji-isbirligini-genisletecek-26517da07371c-a433-4c23-95ff-8e314cbce8ba2026-09-30T11:41:00+03:00HABER MERKEZİ Merz: Almanya ve Kazakistan sanayi ve teknoloji işbirliğini genişletecek

Merz: Almanya ve Kazakistan sanayi ve teknoloji işbirliğini genişletecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı <strong>Friedrich Merz</strong> yaptığı açıklamada, Almanya ve Kazakistan'ın üretim, teknoloji ve hammadde alanlarında iş birliğini genişleteceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Federal Şansölyeliği tarafından canlı yayınlanan Kazakistan Cumhurbaşkanı <strong>Kasım Cömert Tokayev </strong>ile düzenlediği ortak basın toplantısında Merz, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">İkili ilişkilerimizi de görüştük. Ekonomik konulara büyük önem verdik. 2026-2028 yılları için ortak yol haritamızı memnuniyetle karşılıyorum. Bunu üretim, teknoloji ve hammadde alanlarında iş birliğini geliştirmek için kullanacağız</span></p><p><span style="font-size:18px">Şansölye, iki ülkenin tedarik zincirlerini güçlendirme ve lojistik yollarını geliştirme fırsatlarını araştırma konusunda anlaştığını söyledi. Ayrıca Merz, Kazakistan'ın Avrupa'ya petrol tedarikinde önemli bir katkı sağladığını vurguladı. Şansölye, Kazakistan ve Almanya arasında <strong>enerji konusunda</strong> bir diyaloğun öneminin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokayev, resmi bir ziyaret için Almanya'ya geldi. Ziyaret kapsamında Berlin'de Almanya Cumhurbaşkanı <strong>Frank-Walter Steinmeie</strong>r ve Başbakanı <strong>Friedrich Merz</strong> ile görüşmeler yapılması planlanıyor. Tokayev ayrıca Berlin'de bir iş forumuna ve Münih'te bir teknoloji iş forumuna katılacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260929/merz-almanya-ve-kazakistan-sanayi-ve-teknoloji-isbirligini-genisletecek-1109144254.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Özel haber: AB'nin dijital vergisi bütçeye yılda 25 milyar euro kazandırabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozel-haber-abnin-dijital-vergisi-butceye-yilda-25-milyar-euro-kazandirabilir-265164c4c5cc9-cd57-4642-b7b8-52162fe7bc9c2026-09-30T11:32:00+03:00HABER MERKEZİ Özel haber: AB'nin dijital vergisi bütçeye yılda 25 milyar euro kazandırabilir

Özel haber: AB'nin dijital vergisi bütçeye yılda 25 milyar euro kazandırabilir

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu'nun AB'nin bir sonraki uzun vadeli bütçesine kaynak sağlamak amacıyla önerdiği dijital vergi, Avrupa Parlamentosu'nun önde gelen milletvekillerinden Danuše Nerudová'ya göre yılda 25 milyar euroya kadar gelir sağlayabilir. Yeni tahminler, Parlamento'nun önerdiği AB düzeyindeki vergilerin getirisinin Avrupa Komisyonu'nun ilk hesaplamalarının çok üzerinde olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmeler kritik bir aşamaya geldi. AB ülkeleri, bir sonraki Çok Yıllı Mali Çerçeve (MFF) üzerinde yıl sonuna kadar anlaşmaya varmak için yoğun müzakereler yürütüyor. AB bütçesine doğrudan aktarılacak yeni “öz kaynaklar” ise görüşmelerdeki temel anlaşmazlık noktalarından biri olmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová, Euronews'e yaptığı açıklamada, “Ortak borcun geri ödenmesi ve AB bütçesindeki yeni önceliklerin finanse edilmesi için yeni öz kaynaklara ihtiyacımız var,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová, Parlamento birimlerinden çevrim içi kumar, dijital hizmetler ve kripto varlıklar üzerinden önerilen AB çapındaki vergilerin ne kadar gelir sağlayabileceğini hesaplamalarını istedi. Parlamento'nun bulduğu sonuçlar Komisyon'un tahminlerinden önemli ölçüde farklı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euronews'in özel olarak ulaştığı Parlamento tahminlerine göre dijital vergi yılda 25,2 milyar euroya kadar gelir sağlayabilir. Bu rakam, Komisyon'un tahmininin yaklaşık beş katı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová, “Avrupa Parlamentosu, Komisyon'dan çok daha geniş bir vergi tabanı üzerinden hesaplama yapıyor. Teknoloji sektörü; örneğin yayıncılık ve veri işleme hizmetlerini de kapsıyor. Komisyon ise bunları tamamen hesaba katmadı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parlamento'nun önerisi, dijital verginin kapsamını reklam ve aracılık hizmetlerinin çok ötesine taşıyor ve vergi oranını yüzde 3'ten yüzde 5'e çıkarıyor. Komisyon'un tahmini ise Fransa, İspanya ve İtalya'daki mevcut dijital hizmet vergilerini temel alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová, “Bu, Komisyon'un önerisinden çok daha yüksek olmasına rağmen oldukça ihtiyatlı bir tahmin. Ancak aradaki büyük fark, hesaplamalarımızda kullandığımız vergi tabanından kaynaklanıyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada bazı üye ülkeler, “jeopolitik kaygılar” nedeniyle dijital vergiye şüpheyle yaklaşıyor. Buradaki temel endişe, ABD hükümetinin yeni ticari önlemlerle misilleme yapma ihtimali.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová ise “Bu tepkiler dijital vergi olmadan da ortaya çıkıyor. Avrupa'da faaliyet gösteren birçok teknoloji devi, adil payını ödemeden iş yapıyor. Bu vergi, Avrupalı şirketlerle eşit şartlarda rekabet etmeyen bu şirketleri vergilendirmenin bir yolu,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová, bunun AB bütçesine sürdürülebilir şekilde gelir sağlamak için “doğru araç” olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parlamento'nun çevrim içi kumardan elde edilecek gelire ilişkin tahmini de Komisyon'un tahmininin iki katından fazla: 1,9 milyar euroya karşılık 3,9 milyar euro. Parlamento ayrıca kripto varlıklardan elde edilen sermaye kazançlarına uygulanacak bir verginin 3 milyar euro gelir sağlayabileceğini tahmin ediyor. Komisyon'un tahmini ise 2,4 milyar euro.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevrim içi kumar vergisi, çok sayıda çevrim içi bahis şirketinin Avrupa merkezlerine ev sahipliği yapan Malta'nın sert muhalefetiyle karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kripto varlıklara uygulanacak sermaye kazancı vergisi ise genel olarak olumlu karşılanıyor. Ancak piyasanın oynaklığı ve verginin kolayca aşılabileceği endişeleri nedeniyle uygulanmasının oldukça zor olacağı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nerudová'ya, Komisyon'un vergileri bir sonraki bütçe döneminin başlayacağı 2028'e kadar uygulamaya koyup koyamayacağı da soruldu. Nerudová, müzakerelerin halihazırda takvimin gerisinde olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kripto varlık vergisinin uygulanması karmaşık olabilir, ancak dijital vergiyi AB düzeyinde hayata geçirmek oldukça kolay,” dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/29/ozel-haber-abnin-dijital-vergisi-butceye-yilda-25-milyar-euro-kazandirabilir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa Birliği'ne 'ortak üyelik': Kanada ve AB için ne anlama geliyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-birligine-ortak-uyelik-kanada-ve-ab-icin-ne-anlama-geliyor-26515d1215243-66bf-43d5-bd20-0ad0b52ff77e2026-09-30T11:27:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa Birliği'ne 'ortak üyelik': Kanada ve AB için ne anlama geliyor?

Avrupa Birliği'ne 'ortak üyelik': Kanada ve AB için ne anlama geliyor?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Strazburg'da Kanada Başbakanı Mark Carney'ye hitaben yaptığı konuşmada, “açıkça düşmanca bir dünyada” Kanada ile ilişkileri “mümkün olan en üst seviyeye” taşımak istediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada, Trump döneminde Washington ile ilişkilerin gerilemesinin ardından Avrupa Birliği'ne yakınlaşıyor. Ticaret görüşmeleri Ağustos 2026'da çökerken, Trump Kanada mallarına yüzde 25 ila 50 arasında değişen yüksek gümrük vergileri uygulamaya başladı. Trump ayrıca Kanada'nın egemenliğini tehdit eden açıklamalarda bulunarak ülkeyi ABD'ye katma ve “51'inci eyalet” haline getirme fikrini gündeme getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Coğrafi nedenlerle Kanada'nın AB'ye tam üye olması mümkün olmadığından, Avrupa Komisyonu yeni bir “ortak üye” statüsü öneriyor. Bu statü AB anlaşmalarında yer almadığı için hukuki ve kurumsal çerçevesi henüz netlik kazanmış değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu'nun Kanada ile ilişkilerden sorumlu Delegasyonu Başkanı Javier Moreno Sánchez, Euronews'e yaptığı açıklamada, “Tam olarak ne olacağı hukuki açıdan zaman içinde belirlenecek,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basit bir serbest ticaret ortaklığından farklı olarak Kanada'nın Avrupa'nın savunma sanayisi ekosistemine doğrudan entegre olması, ortak Arktik projelerine katılması, yapay zekâ, siber dayanıklılık ve kuantum bilgisayar alanlarında iş birliği yapması ve finansal hizmetlerde ortak düzenlemelere uyum sağlaması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Kanada, Avrupa Parlamentosu'nda oy hakkı kazanmayacak ve AB'nin temel yasalarının oluşturulmasında söz sahibi olmayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Halihazırda var olan ortaklık</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kanada ile AB arasındaki ilişkiler zaten dostane, istikrarlı ve karşılıklı çıkarlara dayalıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taraflar 2016'da iki önemli anlaşmaya imza attı: Kapsamlı Ekonomik ve Ticaret Anlaşması (CETA) ile Stratejik Ortaklık Anlaşması (SPA). CETA, gümrük vergilerinin yüzde 98'ini kaldırarak mal ve hizmet ticaretinin yüzde 80'den fazla artışla 130 milyar euroya ulaşmasını sağladı. SPA ise dış politika diyaloğuna odaklandı ve AB ile Kanada'nın iklim değişikliği, araştırma ve insan hakları konularında düzenli görüşmeler yapmasına imkân tanıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney'nin 2025'teki seçim zaferiyle ilişkiler, “Geleceğin Yeni AB-Kanada Stratejik Ortaklığı”nın başlatılmasıyla yeni bir aşamaya taşındı. AB, Kanada'yı uzak bir ticaret ortağından ziyade daha yakın bir stratejik ortak olarak görmeye başladı. İki taraf kritik maden tedarik zincirleri, elektrikli araç bataryaları, temiz enerji ve Arktik projeleri gibi alanlarda iş birliğini artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada ayrıca AB'nin amiral gemisi niteliğindeki bilimsel araştırma programı Horizon Europe'a aktif olarak katılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şubat 2026'da Kanada, 150 milyar euroluk SAFE Aracı'na katılan ilk Avrupa dışı ülke oldu. Bu mekanizma, Kanadalı savunma şirketlerinin ortak Avrupa askeri tedarik ihalelerine teklif verebilmesini sağlıyor. Kanada ayrıca Daimi Yapılandırılmış İşbirliği (PESCO) kapsamında askeri hareketlilik ve lojistik projelerine üçüncü taraf katkı sunmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada'nın bir numaralı ihracat pazarı hâlâ ABD; 2025'te ülkenin mal ihracatının yüzde 72,5'i ABD'ye giderken, Avrupa ve Orta Asya'nın payı yüzde 12,4'te kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CETA hâlâ tıkanmış durumda; 27 AB üyesi ülkeden 10'u anlaşmayı tam olarak onaylamayı reddediyor. İtalya, Fransa ve Polonya'nın da aralarında olduğu ülkeler, Kanada'nın çevre ve üretim standartlarının tarım gibi alanlarda AB'ye kıyasla daha düşük olduğunu, örneğin Birlik'te kısıtlanan ya da yasaklanan kimyasal pestisitler ve GDO'ların kullanımına izin verildiğini savunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Öneri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Taraflardan hiçbiri Kanada'nın AB'ye katılmasını gündeme getirmiyor. Amaç, ekonomik ve stratejik ortaklığı mevcut iş birliği seviyesinin ötesine taşımak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Politika Merkezi'nin genel müdürü ve baş ekonomisti Fabian Zeleeg, "Bunun daha derin bir ortaklık olduğunu, ancak tam üyelikten daha sınırlı kaldığını biliyoruz. Bu spektrumda tam olarak nereye oturacağı müzakere edilmek zorunda olacak. Beklenti, serbest ticaret anlaşmasından daha kapsamlı bir düzenleme olması yönünde", dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikir, CETA'yı temel alarak bunu, Başkan von der Leyen'in ifade ettiği gibi, "ortak refah ve ekonomik güvenlik alanı yaratacak bir Gelecek İttifakı"na dönüştürmek. Ayrıntılar henüz netleşmemiş olsa da, ortaklığın imalat, enerji, madenler, yapay zeka, kuantum bilişim ve siber güvenliği kapsayan politikaları içermesi bekleniyor. Bir Arktik "ortak amiral proje", bir teknoloji ittifakı ve entegre bir savunma sanayi üssü de pakette yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Mark Carney, tarım dışı mallar ve geniş bir hizmet yelpazesinde "kesintisiz, dijital ticarete doğru ilerleme" önerirken, finansal hizmetler piyasasının daha bütünleşik hale getirilmesini de gündeme getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zeleeg'e göre ortaklık esas olarak jeopolitik uyuma odaklanacak ve bu nedenle "kazan-kazan durumu" olacak. "Benzer düşünen ülkelerin bir araya gelerek hepimizi kolektif olarak etkileyen büyük sorunlara, buna ABD ile yaşanan oldukça zorlayıcı durum da dahil, ortak çözümler bulmasından söz ediyoruz", diye anlattı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kaynak ticareti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu ittifak, Kanada için kısmen bir hayatta kalma mekanizması niteliğinde. Tetikleyici unsurlar, Kanada ihracat ekonomisinin yaklaşık yüzde 70'inin bağlı olduğu ABD ile ikili ticaret müzakerelerinin çökmesi ve Trump'ın ülkeyi ilhak etmekle ilgili tehditleriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moreno Sánchez, Kanadalı yetkililerin bu kopuşu alışılmadık derecede kişisel terimlerle anlattığını söyledi. "Coğrafyanın değiştirilemeyeceğini söylediler. Yanlarında, kapılarının önündeki komşuları, kardeşleri tarafından ihanete uğradıklarını hissettiler ve bir gün onlardan 'Artık seni istemiyorum' sözünü duydular. Bu onları çok derinden etkiledi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ortaklık aynı ölçüde AB'nin ekonomik güvenlik ve ham madde ihtiyacı tarafından da yönlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Blok, ucuz Rus enerjisine erişimini kaybetti ve Çin ile gerilimler tırmanıyor; bu nedenle kritik materyaller için istikrarlı bir kaynağa ihtiyaç duyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kanada'da her şey var", dedi Moreno Sánchez. "Dünyanın yüzölçümü bakımından en büyük ikinci ülkesi. Enerji, gaz, kritik ham maddeler. Onlarla ticaret yapmanın çıkarımıza olduğu açık."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada, lityum, nikel, kobalt ve nadir toprak elementleri gibi, AB'nin enerji dönüşümü ve batarya tedarik zincirlerinin merkezinde yer alan kaynaklarda önemli rezervlere sahip.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şimdiye kadar Rus gazı ve Çin ile işler farklı yürüyordu", diye devam etti Moreno Sánchez. "Ama artık uluslararası ilişkiler daha gergin hale geldikçe ve bu dünya düzeninin nasıl sonuçlanacağını bilmediğimiz için, sanki güçlünün hukukuna doğru gidiyormuşuz gibi görünüyor. Bu da insanı uyanıp 'Buna farklı bakmamız gerekiyor' demeye itiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'yı bir uyarı örneği olarak gösterdi. "Almanya'da ne olduğuna bakın. Rus gazına bağımlıydılar. Gaz kesildiğinde nükleer santrallerini kapattılar ve alternatifleri yoktu. Şimdi elektrik üretmek için kömür yakıyorlar ki bu tam da yapmamamız gereken şey."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Avrupalılara nasıl fayda sağlayabilir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Ortakların "ortak üyelik" kavramını nasıl tanımladığına bağlı olarak, bu düzenlemenin Avrupalılar üzerinde somut etkileri olacak. Avrupa Birliği Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü'nde politika analisti olan Giuseppe Spatafora'ya göre en büyük etki enerji sektöründe hissedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kanada'nın AB'ye yapacağı enerji ihracatının, arzı artırarak ve diğer tedarikçilere bağımlılığı azaltarak AB enerji piyasası üzerindeki baskıyı hafifleteceğini varsayıyorum." Ancak bunun zaman alacağını belirten Spatafora, Kanada'nın Kuzey Amerika dışına büyük miktarlarda enerji ihraç etmek için gerekli altyapıya sahip olmadığını ve yeni boru hatları ya da ihracat terminalleri inşa etme iştahının sınırlı olduğunu ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spatafora, yatırım engellerinin kaldırılmasının yeni şirketlerin önünü açacağını, daha güçlü savunma işbirliğinin ise hem Avrupa hem de Kanada toplumları için yeni iş alanları yaratabileceğini ve koruma sağlayabileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada, bataryalar ve elektrikli araçlardan elektroniğe ve tıbba kadar birçok sektör için temel bileşenler olan lityum, grafit, nikel, kobalt ve bakır açısından zengin. Kanada'nın "güvenli tedarikçi" olarak görülmesi, AB şirketlerinin faaliyetlerini sürdürmesine yardımcı olurken ABD ve Çin gibi ülkelerin manevra alanını da azaltabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kanada kesinlikle Çin'den çok daha güvenli bir tedarikçi olur. Bunun otomotiv sektörünün yeniden canlanmasına dönüşüp dönüşmeyeceğinden ise emin değilim; zira tedarik zincirinin tamamı üzerinde Çin'in kontrolü var. Ancak savunma ve ileri imalat gibi stratejik sektörler geliştirme yönündeki AB çabalarına kesinlikle katkı sağlayabilir", dedi Spatafora.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Mark Carney, Kanada'nın AB'nin Erasmus+ ve Horizon Europe programlarına katılması yoluyla "insandan insana bağları" güçlendirmeyi önerdi. Bu, Avrupalı öğrencilerin Atlantik'in öte yakasında eğitim görmesi için daha basit vize kuralları ve ortak araştırma ile inovasyon projeleri anlamına gelebilir.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sırada ne var?</span></h2><p><span style="font-size:18px">AB'nin, "ortak üyelik" için hukuki çerçeveyi sıfırdan oluşturması, tarafların hak ve yükümlülüklerini tanımlaması gerekecek. Başlıca zorluklar arasında ortakların düzenlemelerinin uyumlaştırılması ve 27 üye ülkenin tamamından oybirliğiyle onay alınması sayılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zuleeg, 29-30 Ekim'de Montreal'de yapılacak AB-Kanada zirvesinin bu kavramı netleştirmesini ve AB'nin teklifini somut bir öneriye dönüştürmesini umuyor. "Müzakereler sürüyor. Benim açımdan, Ekim toplantısına kadar masada somut ilerleme kaydedilmemiş olması kaçırılmış bir fırsat olur", diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmelerde sağlanacak başarı, Kanada'nın tek seferlik bir örnek mi yoksa AB'nin diğer ülkeler için de kullanabileceği yeni bir ortaklık türünün başlangıcı mı olduğu sorusunu gündeme getirebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zuleeg, Kanada ile yapılacak ortaklığın, "birlikte çalışan benzer düşünceli ülkeler arasında çok daha geniş bir ittifakın tohumu" olabileceğini ve çarpan etkisi yaratacağını söyledi. "AB, Kanada, Birleşik Krallık, Norveç, İzlanda'nın yanı sıra Avustralya, Yeni Zelanda, Japonya ve Güney Kore gibi ülkeler arasında birlik içinde bir cephe gösterirsek, o zaman gerçekten göz ardı edilmesi zor, ABD ve Çin için bile kolay olmayan bir kritik kütleye ulaşmış oluruz", diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'ya yakın, Avrupa dışı ortaklarla daha güçlü işbirliği, aday ülkelerin tam üyeliğe giden yoluna zarar vermeyecek ve bu süreci ortak üyelik statüsüyle değiştirmeyecek. Moreno Sánchez, "genişlemenin kendi seyri, güvenilir ortaklarla ilişkilerin ise kendi seyri var" diyerek, bunların "paralel olarak yürüdüğünü" vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/29/avrupa-birligine-ortak-uyelik-kanada-ve-ab-icin-ne-anlama-geliyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fas Kralı 6. Muhammed, Fatima Mansouri'yi ülkenin ilk kadın başbakanı olarak atadı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fas-krali-6-muhammed-fatima-mansouriyi-ulkenin-ilk-kadin-basbakani-olarak-atadi-265144b66f2f8-43f0-4daa-916f-9b9f4d32a6ef2026-09-30T11:23:00+03:00HABER MERKEZİ Fas Kralı 6. Muhammed, Fatima Mansouri'yi ülkenin ilk kadın başbakanı olarak atadı

Fas Kralı 6. Muhammed, Fatima Mansouri'yi ülkenin ilk kadın başbakanı olarak atadı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fas Kralı 6. Muhammed, salı günü Şehircilik Bakanı Fatima Ezzahra El Mansouri'yi ülkenin başbakanı olarak atadı. 50 yaşındaki avukat, ülkede bu makamı üstlenen ilk kadın oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kraliyet Sarayı’nın açıklamasına göre, aday gösterilene kadar Marakeş Belediye Başkanlığı görevini de sürdüren Mansouri’ye yeni hükümeti kurma görevi verildi. Duyuru, Mansouri’nin merkezci Özgünlük ve Modernlik Partisi’nin (PAM) en çok oyu aldığı parlamento seçimlerinin sonuçlarının açıklanmasından dört gün sonra yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tunus’ta Najla Buden’den sonra Arap dünyasında başbakanlık yapan ikinci kadın olan Mansuri’nin, önümüzdeki günlerde hükümet kurmak için bir koalisyon oluşturması bekleniyor. Fas’ın seçim sistemi, tek bir partinin mutlak çoğunluğu elde etmesini zorlaştırıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/30/fas-krali-6-muhammed-fatima-mansouriyi-ulkenin-ilk-kadin-basbakani-olarak-atadi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Süresiz nafaka' düzenlemesi iptal edildi: Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/suresiz-nafaka-duzenlemesi-iptal-edildi-karar-9-ay-sonra-yururluge-girecek-2651302d3fd8e-3103-4ffe-977e-0f0342c4b67e2026-09-30T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ 'Süresiz nafaka' düzenlemesi iptal edildi: Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

'Süresiz nafaka' düzenlemesi iptal edildi: Karar 9 ay sonra yürürlüğe girecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz haziran ayında Anayasa Mahkemesi, Türk Medeni Kanunu'nda boşanma sonrası yoksulluk nafakasının "süresiz olarak" talep edilebilmesine imkân veren hükmü iptal etti. Çarşamba günü Resmî Gazete'de yayımlanan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girecek. Yoksulluk nafakası ise tamamen kaldırılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi (AYM), Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesinde yer alan ve boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek tarafın diğer taraftan "süresiz olarak" nafaka isteyebilmesini öngören ibareyi Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antalya 12. Aile Mahkemesi'nin başvurusu üzerine verilen 4 Haziran 2026 tarihli karar, 30 Eylül Çarşamba günü Resmî Gazete'de yayımlandı. AYM, "süresiz olarak" ibaresinin iptaline oy çokluğuyla, iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine ise oybirliğiyle karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre mevcut düzenleme dokuz aylık süre boyunca yürürlükte kalmaya devam edecek. AYM kararı ayrıca nafakanın tamamen kaldırıldığı ya da mevcut nafaka ödemelerinin Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte kendiliğinden sona erdiği anlamına gelmiyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/30/suresiz-nafaka-duzenlemesi-iptal-edildi-karar-9-ay-sonra-yururluge-girecek</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK PARTİDE MUHTEŞEM İKİLİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-partide-muhtesem-ikili-2652066a81a42-7488-44e6-9516-663613589e642026-09-30T07:07:00+03:00HABER MERKEZİ AK PARTİDE MUHTEŞEM İKİLİ

AK PARTİDE MUHTEŞEM İKİLİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ak Partinin Mersin il Başkanlığında görev yapan İl Başkanı ADEM ALDEMİR ile yardımcısı RAMAZAN TÜZÜN, bu iki isim koltuklarını dolduran, yaptıkları işin farkında olan, pırıl pırıl insanlar. O yüzden tüm partililer ve Mersin halkı onlar için “MUHTEŞEM İKİLİ” diyorlar. Allah nazardan saklasın, yoları açık olsun. Yüzlerindeki tebessüm eksik olmasın, hep bu resimdeki gibi gülsünler.Memlekete ve millete hizmet etmeye onurlu bir şekilde devam etsinler.&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-her-kim-milletin-hakkina-hukukuna-malina-mulkune-el-uzatirsa-karsisinda-bizi-bulur-devleti-bulur-26510ac100b02-8139-48dd-9082-757f25fdf7ed2026-09-29T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

ERDOĞAN: “Her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 72. toplantısını az önce tamamladık.&nbsp; Toplantımızda ilk olarak güvenli okul ikliminin inşası ve güçlendirilmesine yönelik hususları istişare ettik. Biliyorsunuz geçen sene yaşadığımız üzücü hadiseler sebebiyle okullarımızın güvenliğini artıracak ek önlemleri uygulamaya koymuştuk. Bugün hem bunları tekrar gözden geçirdik, hem de alınabilecek ilave tedbirleri görüştük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle geçen hafta Manisa-Turgutlu'da meydana gelen menfur olaydan etkilenen çocuklarımıza tekrar geçmiş olsun diyor, tedavileri devam eden üç evladımıza Rabbimden acil şifalar niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bugün öğle saatlerinde Osmaniye'de yeğeni tarafından katledilen öğretmenimize Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“81 İLİMİZİN GELECEĞİNİ ESERLERLE, YATIRIMLARLA, PROJELERLE AYDINLATMAYA DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli arkadaşlar; son toplantımızdan bu yana yine yoğun bir mesaiyle ülkemize ve aziz milletimize aşkla hizmet etmeyi sürdürdük. İçeride toplu açılış törenleri, dışarıda uluslararası toplantılarla Türkiye'yi dünyada hak ettiği yere getirmenin mücadelesini verdik. Özellikle dış politika kulvarında dolu-dolu geçen bir gündemimiz oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">8 Eylül'de üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olarak milletimize büyük bir gurur yaşatan Filenin Sultanlarını Külliyemizde misafir ettik. 3 yıl önce Belçika'da ulaştığımız zaferi bu kez kendi evimizde hem de muhteşem bir geri dönüşle tekrarlayan A Millî Kadın Voleybol Takımımızı şahsım ve milletim adına bir kez daha gönülden tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde 2026 Avrupa Boks Şampiyonası'nda 70 kiloda altın madalya kazanan millî boksörümüz Busenaz Sürmeneli'yi kutluyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde ettikleri önemli başarılarla millî sporcularımız 86 milyonun göğsünü kabartırken, biz de 81 ilimizin geleceğini eserlerle, yatırımlarla, projelerle aydınlatmaya devam ediyoruz. Milletimizin bize yüklediği emanet her anımızı, her günümüzü Türkiye için seferber etmemizi zorunlu kılıyor. Biz de bu mukaddes emanetin hakkını en güzel şekilde vermenin gayretindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">11 Eylül'de hem inşası tamamlanan yatırımlarımızın açılışını yapmak, hem de yeni eserlerimizin temellerini atmak üzere baba ocağımız Rize'deydik. TOKİ konutlarımızdan millet bahçelerimize, yeni işyerlerinden okul ve öğrenci yurtlarına, kültür ve sanat merkezlerinden ve spor tesislerine tam 26 projemizi Rizeli vatandaşlarımızın hizmetine sunduk. Kısa süre içerisinde nihayete erecek 3 yeni yatırımın da temellerini attık. Toplam değeri 10 milyar lirayı aşan bu eser ve yatırımların Rize’mize ve ülkemize bir kez daha hayırlı olmasını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2 BİN 820 METRE UZUNLUĞUNDAKİ DÖRDÜNCÜ ANA PİSTLE HAVALİMANIMIZIN TOPLAM PİST SAYISI 6'YA ÇIKTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">13 Eylül'de ise şehir hastanemizin kurdelesini kesmek üzere istiklal meşalemizin ilk yakıldığı şehir olan Samsun'umuzu ziyaret ettik. 234 bin metrekare alanda inşa ettiğimiz Samsun Şehir Hastanemiz, 1.458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, son teknolojiye sahip 40 ameliyathanesi, 320 poliklinikle şehrimize hizmet verecek. Toplam 17 milyar liralık bu muazzam yatırımın Samsun'umuz, bölgemiz ve milletimiz için hayırlı olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 Eylül'de İstanbul'a yeni bir eser daha kazandırmanın kıvancını yaşadık. Muhalefetin, “buraya uçak inmez” dediği İstanbul Havalimanımız açıldığı ilk günden bu yana biliyorsunuz rekora doymuyor. Kuş uçmaz, kervan geçmez, böyle bir yerde havalimanının ne işi var diyerek kara çaldıkları bu eser geçtiğimiz yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Nisan 2025'te üçlü bağımsız paralel pist operasyonunu hayata geçirmiştik. Böylece havalimanımız dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen merkezler arasına girmişti. Bunu hizmete verdiğimiz dördüncü ana pistle daha da güçlendirmiş olduk. 890 milyon euro yatırım değerine sahip 2 bin 820 metre uzunluğundaki dördüncü ana pistle havalimanımızın toplam pist sayısı 6'ya çıktı. Bekleme sürelerini kısaltan, yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayan, olumsuz hava şartlarında bile iniş-kalkış emniyetini üst seviyeye çıkartan yeni pistimizin de hayırlı, uğurlu olmasını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıymetli basın mensupları; Gaziler Gününü idrak ettiğimiz 19 Eylül'de şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın kamu kurumlarına atamalarını gerçekleştirdik. Yeni görevlerine başlayan 571 kardeşimizle birlikte kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını 53 bin 179'a yükselttik. Bir defa hepimiz şunun çok net farkındayız: İstiklal ve istikbalimiz için serden geçen şehitlerimizin, birlik ve beraberliğimiz için bedel ödeyen gazilerimizin, nice acıya, zorluğa göğüs geren şehit yakınlarımızın hakkını hiçbir zaman tam olarak ödeyemeyiz. Bununla birlikte devlet olarak imkânlarımız nispetinde elimizden gelenin en iyisini yapmaya özellikle gayret ediyoruz. Şehitlerimizin emanetine gözümüz gibi bakmaya, hayata geçirdiğimiz düzenlemeler ve attığımız adımlarla şehit ailelerimiz, gazilerimiz ve gazi yakınlarımızın hayatını kolaylaştırmaya inşallah devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan yeni atanan kardeşlerimize milletimize hizmet yolunda Cenab-ı Allah'tan başarılar temenni ediyor, şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Tahriklere kapılmayarak o vakarlarını, o metanetlerini, hepimize örnek olan o asil duruşlarını bozmayan tüm şehit ailelerimizden Allah razı olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÜVEN VE REFAHIN HÂKİM OLDUĞU YENİ BİR DÜZENİN REÇETESİNİ BEŞ MADDE HÂLİNDE DÜNYA İLE PAYLAŞTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; 20 Eylül'de Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'a gittik. Bu sene “Güveni Yeniden İnşa Etmek, Dönüşümü Yönetmek” temasıyla düzenlenen görüşmelerin ikinci gününde 16. kez Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap ettim. Konuşmamızda daha adil, temsil gücü yüksek, güven ve refahın hâkim olduğu yeni bir düzenin reçetesini beş madde hâlinde dünya ile paylaştık. Filistin, Rusya-Ukrayna ve İran başta olmak üzere çevremizde yaşanan savaş ve çatışmaların çözümüne ilişkin kanaatlerimizi dile getirdik. İsrail'in Gazze ve Batı Şeria’da estirdiği devlet terörü yine gündemimizin en üst sırasındaydı. Filistin Devlet Başkanı Sayın Mahmut Abbas, maalesef bu sene de vize engeli sebebiyle Genel Kurul’a bizzat hitap edemedi. Kelimeleri buram-buram kan kokan savaş suçluları yalanlarını sıralamak için Birleşmiş Milletler kürsüsünde kendilerine yer bulurken, Sayın Abbas'ın orada olamaması insanlık adına utanç verici bir durumdur. Bu adaletsizliğin vicdanları kanattığını bir kez daha belirtmek istiyorum. Tabii biz o gün orada sadece milletimiz adına değil, aynı zamanda Filistinli mazlumlar, Lübnanlı masumlar adına da konuştuk. Bundan geri adım atmayacağız. İnsanlığa karşı suç işleyenler, 74 bin Gazzeli kardeşimizin kanını dökenler, Lübnan'dan Suriye'ye bölgemizde terör estirenler hukuk önünde hesap verene kadar duruşumuzu asla bozmayacak, hakkı haykırmaya, hakikatleri söylemeye cesaretle devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Bugün geçmişe kıyasla daha güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti var. Bugün geçmişe kıyasla istikbaline daha umutla bakan, etrafına güven aşılayan, dostlarının güven duyduğu bir Türkiye Cumhuriyeti var. En önemlisi de bugün içeride bin yıllık kardeşlik hukukunu tekrar tesis eden, dışarıda komşularıyla tekrar kucaklaşan bir Türkiye Cumhuriyeti var. Büyük düşünen, büyük adımlar atan, büyük hedefler belirleyip o hedeflere azimle ilerleyen bir devletiz. Allah'ın izniyle bu yolu sonuna kadar sabırla yürüyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; bundan beş sene önce ülkemize kazandırdığımız Birleşmiş Milletler'in tam karşısındaki Türkevimiz yine diplomasinin kalbinin attığı bir merkez oldu. Birçok devlet ve hükûmet başkanını Türkevi binamızda misafir ettik. New York'ta bulunduğumuz süre zarfında toplam 17 devlet ve hükûmet başkanıyla ikili görüşmeler gerçekleştirdik. Sayın Trump'ın daveti üzerine Amerika ve Körfez İşbirliği Konseyi ülkelerinin katıldığı toplantıya iştirak ederek bölgede barış ve istikrarın yeniden tesisine yönelik kanaatlerimizi paylaştım. Amerikan iş çevreleriyle bir araya gelerek ülkemizdeki yatırım fırsatlarını değerlendirdik. Türk-Amerikan Müslüman toplumunun yer aldığı programda farklı eyaletlerde yaşayan vatandaşlarımızın yanı sıra Amerika'daki dost ve kardeşlerimizle de hasret giderdik. Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle gerçekleştirdiğimiz temas, görüşme ve toplantıların ülkemiz, milletimiz ve mazlum coğrafyalar için bir kez daha hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Eylül'de 21. MÜSİAD Expo Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu'nun kapanış törenine iştirak ettik. Hem fuarın, hem de iş forumunun yeni ortaklıklara kapı aralamasını ümit ediyor, MÜSİAD'ımızı gayretlerinden ötürü tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN FİNANSAL SİSTEMİ GÜÇLÜDÜR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlar; bugünkü kabine toplantımızda 17 Eylül'den beri gündemde olan fon konusunu etraflıca değerlendirme fırsatı bulduk. Adalet Bakanımız ile Hazine ve Maliye Bakanımız kapsamlı birer sunum yaptılar. Şimdiye kadar atılan adımlarla ilgili kabine üyelerimizi bilgilendirdiler. Malumunuz bu meseleye nasıl yaklaştığımızı New York dönüşü yaptığımız basın toplantısında kamuoyumuza ilan etmiştik. Ama şunu bugün bir kere daha açık açık ifade etmek isterim: İster piyasa manipülasyonuyla, ister borsa oyunlarıyla, ister belediyelerde yaşandığı gibi apaçık yolsuzluk yaparak olsun, her kim milletin hakkına, hukukuna, malına, mülküne el uzatırsa karşısında bizi bulur, devleti bulur. Kimse bizi başkalarıyla karıştırmasın. Kimse bizi milyarlarca liralık yolsuzlukları savunmak için meydan-meydan, şehir-şehir dolaşanlarla mukayese etmesin. Biz onlara benzemeyiz. Bizim kırmızı çizgimiz, aziz milletimizdir. Milletimiz söz konusu olduğunda da tavrımız bellidir. Biz ne hak yeriz, ne de vatandaşın hakkının yenilmesine göz yumarız. Hele hele başkaları gibi hak yiyenleri savunma yoluna asla gitmeyiz. Aramızdaki fark işte budur. Söz konusu insanımızın huzuru ise, söz konusu 86 milyonun ekonomik güvenliği, refahı, kalkınması ise bunda en küçük bir tereddüt göstermeyiz. Bu konudaki kararlılığımızı şüpheye mahal vermeyecek biçimde zaten ortaya koyduk. Sermaye piyasalarımızda yaşanan gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Ekonomi kurmaylarımız diğer sorumlu birimlerimizle koordinasyon içinde yoğun bir mesai ile çalışmaktadır. Biz de ilgili arkadaşlarımızla istişare hâlinde gerekli adımların atılmasını süratle temin ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şu gerçeği tekrar hatırlatmak istiyorum: Türkiye, bugün 2 trilyon dolara yaklaşan bir ekonomik büyüklüğe sahiptir. Türkiye'nin finansal sistemi güçlüdür. Yaşanan sorun, fon piyasasının sınırlı bir bölümünde meydana gelmiştir. Finansal sistemimize sirayet etmiş herhangi bir risk mevzu bahis değildir. Türk sermaye piyasası dayanıklıdır. Temelleri sağlamdır. Bu sınamanın üstesinden rahatça gelecek kapasiteye de hamdolsun ziyadesiyle sahiptir. Her kim aksini iddia ediyorsa, Türkiye borsasına, Türkiye ekonomisine, Türk halkına çok büyük bir haksızlık yapmış olur. Sırf siyasi mevzi kazanmak uğruna muhalefet figürleri dahil hiç kimsenin ekonomimize zarar vermeye, yatırımcıları tedirgin etmeye hakkı yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu noktanın da altını özellikle çiziyorum: Hiçbir sebep yabancı basın kuruluşlarına yazılar yazarak kendi ülkesini kötülemenin gerekçesi olamaz. Şikâyet mektuplarıyla Batılı ağababalarından yardım dilenen zihniyeti bugün bir kez daha milletimizin derin irfanına havale ediyorum. Böyle bir zihniyetten ülkeye de, millete de hiçbir fayda gelmez. Bizim son 25 senedir olduğu gibi, bugün de uğruna canımız feda dediğimiz Türkiye'nin itibarını artırmaktan, ferdi olmaktan her zaman iftihar ettiğimiz Türk milletini tüm dünyada layıkıyla temsil etmekten, 86 milyonun hak ve hukukunu korumaktan başka bir derdimiz yoktur ve olmayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“PİYASA BOZUCU EYLEMLERE GİRİŞTİĞİ TESPİT EDİLENLER HUKUK ÖNÜNDE BUNUN HESABINI VERECEKTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; sermaye piyasalarının doğası gereği son derece dikkatli hareket ediyoruz. Kapatılan fonların tasfiye süreciyle ilgili çalışmalar titizlikle yürütülüyor. Gerek fonlar, gerek hisse senetleri üzerinden oynanan, çevirip haksız kazanç elde edenler hakkında gerekli soruşturmalar yapılıyor. Fonlar vasıtasıyla piyasa bozucu eylemlere giriştiği tespit edilenler hukuk önünde bunun hesabını verecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii burada bir diğer kritik husus, benzer bir sorunun tekrar yaşanmasının önüne geçilmesidir. Bununla ilgili çalışmaları da yapıyoruz. Sermaye piyasalarımızın işleyişini çok daha sağlıklı hâle getirecek idari ve hukuki düzenlemeleri inşallah süratle hayata geçireceğiz. Şundan herkes emin olsun, müsterih olsun: Devletimizin ilgili kurumları yoğun bir mesai içindedir. Yarın ekonomi kurmaylarımızla ve sorumlu kurumlarımızın yöneticileriyle bir araya geleceğim. Sermaye piyasası kurulları içinde, hukuk devleti sınırları dâhilinde, maşeri vicdanın rehberliğinde gereken her türlü adım atılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyor, ekranları başında bizleri izleyen aziz vatandaşlarımı bir kez daha saygıyla selamlıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak bu akşam UEFA Uluslar Ligi'nde İtalya'ya karşı mücadele edecek A Millî Futbol Takımımıza yürekten başarılar diliyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[35 İlde Uyuşturucu Madde operasyonu gerçekleşti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/35-ilde-uyusturucu-madde-operasyonu-gerceklesti-2650924ed2e97-9112-4e80-8b33-d8ae55ac69352026-09-29T11:24:00+03:00HABER MERKEZİ 35 İlde Uyuşturucu Madde operasyonu gerçekleşti

35 İlde Uyuşturucu Madde operasyonu gerçekleşti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı paylaştı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"35 İlde “Uyuşturucu Madde Satıcılarına ve Yasa Dışı Kenevir Ekimine” yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonlarda;</span></p><p><span style="font-size:18px">-653 kg uyuşturucu madde ile </span></p><p><span style="font-size:18px">-410 bin 412 adet uyuşturucu hap ele geçirildi. </span></p><p><span style="font-size:18px">-1 milyon 229 bin adet kök kenevir ve skunk imha edildi. </span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonlarda 264 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden; 172'si tutuklandı. </span></p><p><span style="font-size:18px">92'si hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Jandarma Genel Komutanlığı Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinesinde, İl Jandarma Komutanlıklarınca;</span></p><p><span style="font-size:18px">-2 bin 205 narkotik ve asayiş ekibi, </span></p><p><span style="font-size:18px">-11 bin 25 personel ve Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı Analiz ve Takip Timlerinin de katılımıyla 35 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; </span></p><p><span style="font-size:18px">-Uyuşturucu madde ticaretini organize şekilde yürüttükleri, </span></p><p><span style="font-size:18px">-Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları üzerinden uyuşturucu madde sattıkları, </span></p><p><span style="font-size:18px">-Yasa dışı kenevir ve skunk ekimi yaparak uyuşturucu üretimine kaynak sağladıkları tespit edildi. Uyuşturucu imal ve ticaretinin önlenmesi, yasa dışı ekim alanlarının tespiti ve sokak satıcılarının yakalanmasına yönelik operasyonlarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-36-kisi-tutuklandi-2650844ff87df-2eb5-40f6-a1fc-0caef07d28162026-09-29T09:13:00+03:00HABER MERKEZİ Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi tutuklandı

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 36 kişi tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin şehit olduğu helikopter kazasına ilişkin yürütülen kapsamlı ve çok yönlü soruşturmada yeni bir aşamaya geçildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen tahkikat kapsamında gözaltına alınan 38 şüphelinin emniyetteki ifade işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>36 ŞÜPHELİ CEZAEVİNE GÖNDERİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık sorgularının ardından tutuklama talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen 38 şüpheliden 36'sı tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol hükümleri uygulandı. Olayla ilgili derinlemesine yürütülen soruşturmanın titizlikle devam ettiği öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜNFERİT SUÇLAR İŞLEDİKLERİ TESPİT EDİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcılıktan yapılan açıklamada, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şubesince, Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesine ilişkin çalışmalar doğrultusunda, Fetullahçı Silahlı Terör Örgütü faaliyetleri kapsamında<strong> "tasarlayarak kasten öldürme suçu"</strong>na iştirak ettikleri ve <strong>"maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek"</strong> için muhtelif suçlar işledikleri tespit edilen şüpheliler hakkında gözaltı kararının verildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara merkezli 16 ildeki 45 adreste arama ve el koyma işlemlerinin icra edildiği kaydedilen açıklamada, gözaltı kararı verilen zanlılardan 10'unun cezaevinde olduğunun belirlendiği, 33 şüphelinin 25 Eylül'de, akabinde de mezkur suçları işledikleri tespit edilen 5 şüpheliyle beraber toplam 38 kişinin gözaltına alındığı bilgisi paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, şunlar kaydedildi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Gözaltına alınan toplam 38 şüpheli şahıs mevcutlu olarak Başsavcılığımızda hazır edilmiş olup, 36 şüpheli şahıs tutuklama talebiyle, 2 şüpheli şahıs adli kontrol talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edilmiştir. Tutuklama talebiyle sevk edilen şüphelilerin tamamı hakkında tutuklama, adli kontrol talebiyle sevk edilen 2 şüpheli hakkında da adli kontrol tedbiri kararı verilmiştir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma, çok yönlü ve titizlikle sürdürülmektedir. Kamuoyunun bilgisine sunulur." - A-HABER</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ey MİLLET, Güzel Ahlak Nerede?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ey-millet-guzel-ahlak-nerede-2651264804565-2d50-49b8-8411-d8d37b577e672026-09-29T08:00:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ey MİLLET, Güzel Ahlak Nerede?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ey MİLLET, Güzel Ahlak Nerede?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gözlerimizi açtığımız her sabah ekranlardan dökülen bir gürültüyle, zihinlerimizi esir alan bir sanal rüzgârla uyanıyoruz. Dijital dünyanın sınırsız dehlizleri, televizyon ekranlarını dolduran yapay hayatlar ve hızla tükettiğimiz değerler, sadece bugünü değil, yarınlarımızı da zehirliyor. Toplum olarak öyle tuhaf, öyle yorucu bir kirlenmenin içinden geçiyoruz ki, insan insana sığınamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tam da bu noktada, o kadim ve sarsıcı hikâye düşer aklımıza. <strong>Kaybolanı Ararken, Ateş, Su ve Ahlakın Sessiz Çığlığı.&nbsp;</strong><strong>Ateş, Su ve Ahlak</strong> bir zamanlar sıkı dostmuş. Bir gün yollarını ayırma vakti gelip çattığında birbirlerine sormuşlar: <em>"Birbirimizi kaybedersek sizi nerede bulacağız?"</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Ateş demiş ki: <strong>"Nerede bir duman görürseniz, ben oradayım."</strong> Su demiş ki: <strong>"Nerede bir şırıltı, bir akıntı duyarsanız, ben oradayım."</strong> Sıra Ablak’a gelmiş. Derin bir ah çekmiş ve şöyle demiş: <strong>"Beni sakın kaybetmeyin; çünkü bir daha asla bulamazsınız!"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz şu an toplum olarak O "Büyük Kaybı" Yaşıyoruz.&nbsp;</strong>Hikâyedeki acı gerçek bugün kapımızı çalıyor. Ateşi dumanından, suyu şırıltısından tanıyoruz; ama sokaklarımızda, ekranlarımızda, hatta kalplerimizde ahlakın izini kaybettiğimizde artık ne yöne bakacağımızı bilemez hale geldik. Bugün gencinden yaşlısına herkesin dert yandığı o "kirlenme", aslında pusulamızı kaybetmemizin bir sonucudur. Ekranlarda parlatılan sahte hayatlar, kolay yoldan köşeyi dönme hayalleri, merhametin yerini alan bencillik ve her şeyi mubah gören o zehirli zihniyet, bizi biz yapan köklerden koparıyor. Oysa dinimizin de, bin yıllık töremizin de temeli hep aynı söze çıkıyordu: <strong>İnce bir ruh, adalet, vicdan ve edep.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Titreyip Kendimize Gelme Vaktidir. </strong>Ey bu ülkenin pırıl pırıl gençleri, geleceğin kurucuları! Sizler bu toprakların paslanmaz demirisiniz. Size sunulan bu kirli dijital dünyanın ve yalan dünyanın albenisine karşı duracak olan yine sizlersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vicdanınızı Ekranlara Değil, Kalbinize Dayayın.</strong> Sosyal medyanın beğenilerine, trend listelerine göre değil; başınızı yastığa koyduğunuzda rahatça uyumanızı sağlayan doğrulara göre yaşayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailenizin ve Köklerinizin Kıymetini Bilin.</strong> Sizi var eden, o toprağın kokusunu taşıyan değerlerinizi, anne babanızın o nasırlı ellerindeki emeği unutmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Edep, En Büyük Silahınız Olsun.</strong> Dünyanın ne kadar değiştiğinin bir önemi yok. Gülmesini bilen, büyüğüne saygı duyan, küçüğüne merhamet eden, sözü senedi olan bir insan olmak, bu çağda verilebilecek en büyük savaştır. Ahlak bir kez gitti mi, geriye sadece kalabalıklar kalır; millet olmaz. O yüzden bugün yeniden ayağa kalkma, silkelenme ve o kaybettiğimiz pusulayı yeniden kuşanma günüdür. <strong><em>Unutmayın; ateşi dumanından, suyu şırıltısından bulursunuz ama ahlak bir kez gitsin, ne ömür onu geri getirmeye yeter ne de kaybedilen o huzur geri gelir.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>En büyük yanlış,<strong> Gençler arasındaki, topluma yerleşen </strong></em>Köşe Dönme Yanılgısı. &nbsp;Bugünün gençliği maalesef büyük bir illüzyonun, ekranlardan pompalanan o parıltılı ve sahte dünyanın kurbanı haline getiriliyor. Telefon ekranlarında birkaç saniyede milyonlarca izlenen, oturduğu yerden servet kazanan, "fenomen", "manken" ya da "yutuber" adıyla piyasaya sürülen figürler, yeni neslin zihnine tek bir zehirli fikir zerk ediyor: <strong>"Çalışmadan, üretmeden, alın teri dökmeden bir an evvel köşeyi dön, yükünü tut!" </strong>Oysa bu düşünce, hayatın tabiatına, emeğin kutsallığına ve insan onuruna vurulmuş en büyük darbedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emeksiz Yemek, Bedelsiz Zafer Olmaz. </strong>Hayat; ekranların o pürüzsüz, filtreli ve masalsı dünyasından ibaret değildir. Yaşamın gerçekleri serttir ama bir o kadar da hakikidir. Gerçek başarı; sabahın ayazında yola çıkan işçinin nasırlı elindedir, laboratuvarda göz nuru döken bilim insanının uykusuz gecesindedir, bir şeyler üretmek, ülkesine, insanlığa katma değer sağlamak için çabalayan o sabırlı iradededir. Kolay yoldan kazanılan paranın, emek verilmeden elde edilen şöhretin ne denli çabuk tükendiğini, ruhu nasıl çürüttüğünü bugün etrafımızda ibretle izliyoruz. Hızlı gelen şöhret, çabuk söndüğü gibi, insanın en kıymetli hazinesi olan <strong>haysiyetini</strong> de silip süpürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gerçeği Görme ve Özünü Hatırlatma Vakti. </strong>Ey genç kardeşim! Sana "hiçbir şey yapmadan zengin olabileceğin" masalını satanlara karşı kulaklarını tıka. Sana sunulan o sanal hayatlar, sadece birer illüzyondan ibarettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alın Terinin Asaletini Keşfet.</strong> Emeğinle kazandığın, üzerine alın teri damlayan her kuruş, milyonluk sanal takiplerden çok daha değerlidir ve başını yastığa huzurla koymanı sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketen Değil, Üreten Ol.</strong> Sadece tüketen, beğenen ve beğendiren bir nesil olmak yerine; üreten, düşünen, zanaat sahibi olan, bir mesleğin erbabı olan insan ol. Çünkü bu dünyada kalıcı olanlar şöhretler değil, iz bırakanlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısa Yollara Değil, Uzun ve Onurlu Yollara Talip Ol.</strong> Kolay kazancın kapısı genellikle insandan ahlakını, vicdanını ve benliğini götürür. Zor olan ama insanı insan yapan o hakiki yolda yürümekten korkma.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklar; ekrana parmak kaydırarak yaşayanların değil, toprağa tohum ekenlerin, kalemi tutanların, üretenin ve alın teri dökenlerin omuzlarında yükselecektir. Kendine bu kötülüğü yapma; o sanal dünyanın rüzgârına kapılıp asıl hazineni yani kendini kaybetme. <strong><em>Bir insanın sahip olabileceği en büyük zenginlik, haysiyetle kazandığı ekmek ve tertemiz bir vicdandır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sorunun çözümü, ne sadece okullara yeni dersler eklemekle ne de gençleri suçlamakla mümkündür. Kökten bir zihniyet dönüşümüne ihtiyacımız var ve bu değişim iki temel sütun üzerinde yükselmelidir: <strong>Eğitim Sistemi</strong> ve <strong>Aile Yapısı</strong>. İşte bence acilen değiştirmemiz ve inşa etmemiz gerekenler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Eğitim Sisteminde Kökten Değişim: "Sınav" Değil "Üretim ve Beceri" Odaklılık</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ezberden ve Kâğıt Üzeri Başarıdan Kurtulmalıyız:</strong> Mevcut sistemimiz gençleri sadece test çözen, puan yarışına sokulan ve sonuçta "ne iş olsa yaparım" noktasına getiren bir fabrika gibi çalışıyor. Oysa okul; çocukların el becerisini, zanaatini, analitik düşüncesini ve en önemlisi <strong>üretme sevincini</strong> keşfettiği yer olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerler Eğitimi ve Felsefe Şart:</strong> Okullarda sadece teknik bilgi değil; ahlak felsefesi, dijital okuryazarlık, emeğin kutsallığı ve eleştirel düşünce dersleri müfredatın merkezine konulmalıdır. Gençler ekranlarda gördükleri her parıltının arkasındaki kurguyu sorgulayabilecek bilinçle yetiştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesleki Eğitimin İtibarı Artırılmalı:</strong> "Mühendis ya da doktor olayım da nasıl olursam olayım" veya "Aman masa başı olsun" algısı kırılmalı; usta-çırak ilişkisi, zanaat, teknolojik üretim ve sanatkârlık yeniden en saygın konuma taşınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Aile Yapısında ve Ev İçi İletişimde Dönüşüm: "Var Olmak" ile "Görünmek" Arasındaki Fark</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çocuklarımızı "Tüketim Nesnesi" Değil "Birey" Olarak Görmeliyiz:</strong> Aileler bazen çocuklarının her istediğini alarak ya da onları ekrana bağımlı hale getirerek sevgiyi gösterdiklerini sanıyorlar. Oysa en büyük eksiklik, çocuklarla birlikte vakit geçirmek, onlara sabırlı ve emekle kazanılan bir hayatın hikâyesini anlatmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kolaycılığı Ödüllendirmemek:</strong> Çocukların en küçük çabalarını bile abartılı övgülerle veya parayla ödüllendirmek yerine, sabrın, mücadelenin ve başarısızlıktan ders çıkarmanın değerli olduğunu evde yaşayarak göstermeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örnek Olmak:</strong> Anne babalar akşam eve geldiğinde ellerinden telefonu düşürmüyor, her şeyi tüketim kültürü üzerinden konuşuyorsa, gence "çalış" demek anlamsızlaşır. Çocuklar söyleneni değil, gördüklerini taklit ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençleri bu girdaptan kurtarmak istiyorsak, önce onlara <strong>"sen sadece tükettiğin, izlendiğin veya beğenildiğin kadar değilsin; ürettiğin, düşündüğün ve insanlığa dokunduğun kadar değerlisin"</strong> diyebileceğimiz sahici bir dünya kurmak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullar ne kadar iyi olursa olsun, müfredat ne kadar kusursuz tasarlanırsa taslansın; eğer <strong>aile temeli</strong> çatırdadıysa, üzerine kurulacak bina ilk rüzgârda yıkılıyor. Bugün anne-baba olan kuşak da aslında bu büyük dijital ve kültürel dönüşümün ortasında hazırlıksız yakalandı. Kendi çocukluklarında görmedikleri, anlamakta zorlandıkları bir teknoloji ve tüketim hırsı evlerin içine kadar girdi. Bu acı gerçeği ve geç kalmışlık hissini şu başlıklarla özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Ben Çektim, O Çekmesin" Yanılgısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Pek çok aile, kendi yaşadığı ekonomik zorlukları veya imkânsızlıkları evlatları yaşamasın diye çocuklarını her türlü sorumluluktan muaf tutarak büyüttü.</span></p><p><span style="font-size:18px">-"Aman elini soğuk suya sokmasın, ders çalışsın, telefonunu tabletini alsın da ses çıkarmasın" mantığı, aslında kolaya alışmış, mücadele etme kası gelişmemiş bir nesil yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Oysa mücadele etmeden, yokluğu görmeden, bir şeyi hak etmek için çaba harcamadan büyüyen çocuk, hayatın ilk sert rüzgârında darmadağın oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Ebeveyn Olmanın "Eğitimsizliği"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Ne yazık ki bu dünyada ehliyetsiz, testsiz, eğitsiz yapılabilen tek büyük iş ebeveynliktir. Çocuk büyütmek sadece karın doyurmak, okul masrafını karşılamak veya eline son model telefon vermek değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Aileler çocuklarıyla nasıl iletişim kuracaklarını, onların dijital dünyada ne izlediğini, ruhlarının nasıl zehirlendiğini çok geç fark ediyorlar. Çocuğuyla iki kelime sohbet edemeyen, onunla ortak bir dert, ortak bir hayal paylaşamayan ebeveynler, boşluğu ekranların doldurmasına seyirci kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Çok Geç Kaldık" Ama Pes Edemeyiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Evet, belki bazı şeyleri kaçırdık; belki de bir nesli bu ekranların ve kolaycılığın kurbanı verdik. Ancak ne kadar geç kalınırsa kalınsın, durdurulan her yanlış bir kardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Bugün atı alan üsküdar'ı geçmiş olsa bile, evlerimizde hâlâ merhameti, vicdanı, emeğin kutsallığını öğretebileceğimiz bir sofra, bir "akşam çayı" vakti var. Kaybedilen zamanı geri getiremeyiz ama bugünden sonra çocuklarına "dur" diyebilen, onlara hayır demeyi göze alan bilinçli ebeveynler olmak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Geç kalmışlık acı bir gerçektir; ama bu gerçeği kabullenip ellerimizi sıvazlamak yerine teslim olursak, yarınlarımız tamamen elimizden kayıp gider.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence bir ailenin bugünden, hatta bu dakikadan itibaren atacağı <strong>ilk ve en somut adım</strong>, evdeki dijital işgale ve ekran duvarlarına <strong>"ortak bir sınır"</strong> koymaktır. Çünkü konuşmaya, dinlemeye ve göz teması kurmaya imkân vermeyen bir ev ortamında başka hiçbir doğru adım atılamaz. Bu somut adımı hayata geçirmek için şu üç kural uygulanabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Ekranın Değil, Birbirimizin Yüzüne Bakalım" Demek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Akşam saatlerinde (örneğin akşam yemeğinden sonra) evde ortak bir "ekran molası" veya "telefon sepeti" uygulaması başlatılmalıdır.</strong> Herkes telefonunu kapıya koyduğu bir sepete bırakmalı, en azından bir iki saat boyunca sanal dünyadan kopup aynı odanın havasını solumalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-İnsan ancak karşısındakinin gözlerinin içine baktığında onun derdini, yorgunluğunu ve ruh halini fark edebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Hayır" Deme Cesaretini Yeniden Kuşanmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Çocuklara her istediklerini alarak veya her ekran taleplerini "ağlamasın, ses çıkarmasın" diyerek onaylamaktan vazgeçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Ebeveyn olmak, çocuğun her anını mutlu etmek değil; ona hayatın sınırlarını, sorumluluğunu ve sabretmeyi öğretebilmektir. Çocuğa <strong>"hayır, bunu yapamazsın"</strong> ya da <strong>"bunu hak etmek için çalışmalısın"</strong> diyebilmek, ona verilebilecek en büyük sevgidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Akşam Sofrasını ve Sohbeti Geri Getirmek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">-Televizyon karşısında ya da ellerde telefonlarla yapılan yemekler yerine, herkesin masada toplandığı, günün nasıl geçtiğinin, nelerin paylaşıldığının konuşulduğu o eski aile sofraları canlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Çocuklar anne ve babalarının dertlerini, geçmişteki mücadelelerini, hayallerini dinledikçe o sanal dünyanın sahte kahramanlarından uzaklaşır ve gerçek hayatın değerini anlamaya başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli insanlarım, Kaybedilen zamanı geri getiremeyiz ama evimizin içindeki o sessiz duvarları yıkıp <strong>yeniden birlikte konuşan, birlikte üreten ve birbirini gerçekten gören bir aile</strong> olmaya bugün karar verebiliriz.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sofradaki İsraf, Yarının Kıtlığıdır!..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sofradaki-israf-yarinin-kitligidir-26511ff37425e-1cbe-483b-b08d-bcf8ca928f472026-09-29T07:49:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sofradaki İsraf, Yarının Kıtlığıdır!..

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sofradaki İsraf, Yarının Kıtlığıdır!..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bildiğiniz üzere, 29 Eylül günü (Bugün), Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda israfına karşı küresel bilinci artırmayı hedefleyen bu önemli gün anısına Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Başkanı olmam vasıtası ile bir yazı kaleme aldım. Okumanızı temenni ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün <strong>29 Eylül Uluslararası Gıda Kaybı ve İsrafı Farkındalık Günü</strong>. Bu tarih, takvimde sıradan bir yaprak değil; insanlığın kendi geleceğiyle, vicdanıyla ve gezegenle yüzleştiği bir muhasebe günüdür. Çünkü her gün çöpe attığımız her lokma gıda, yalnızca bireysel bir savurganlık değil, küresel bir adaletsizliğin, çevre felaketinin ve yarınlarımıza ihanetin resmidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Tarihi Bir Not: Dünyanın Kaderi Sizin Tercihlerinizde</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili gençler, sizler tarihin en büyük dönüşüm dönemlerinden birine tanıklık ediyorsunuz. Ancak bilmelisiniz ki, bir ülkenin gücü sadece teknolojisiyle ya da sanayisiyle ölçülmez; kaynaklarını ne kadar adil ve bilgece yönettiğiyle ölçülür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün dünyada üretilen gıdanın neredeyse üçte biri daha sofraya ulaşmadan ya da tabakta bırakılarak israf ediliyor. Diğer tarafta ise milyonlarca insan bir lokma ekmeğe muhtaç şekilde güne uyanıyor. Çöpe giden her elma, her dilim ekmek; onun için harcanan emeğin, tüketilen tonlarca suyun ve kirletilen havanın da yok edilmesi demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketim çılgınlığına karşı durun. Alışveriş yaparken, sipariş verirken ya da tabağınızı doldururken "ihtiyacım var mı?" sorusunu sormayı bir erdem haline getirin. Unutmayın, geleceğin kıtlık veya bolluk içinde geçmesi, sizin bugün geliştireceğiniz bilinçli tüketim alışkanlıklarına bağlıdır. Tabakta bırakmadığınız her lokma, yarın kuracağınız adil dünyanın ilk harcı olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlgili ve Yetkililere Açık Çağrı: Politika Değişmeli, Tedbirler Keskinleşmeli</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan gıda zincirini yöneten, tarım ve ticaret politikalarına yön veren tüm karar vericilere, yerel yönetimlere ve yetkililere sesleniyoruz: Farkındalık günleri sadece mesaj yayınlama günleri değildir; radikal kararlar alma günleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarladan Markete Kayıplar Önlenmeli:</strong> Gıdanın lojistik, depolama ve arz aşamasında çürümesinin önüne geçecek modern altyapılar ve soğuk hava zincirleri hızla yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Teşvikler ve Yaptırımlar Gelmeli:</strong> Son kullanma tarihi yaklaşan ancak tüketilebilir durumda olan gıdaların gıda bankalarına bağışlanmasını zorunlu kılan veya teşvik eden yasal düzenlemeler hayata geçirilmelidir. Marketlerin ve büyük işletmelerin tonlarca gıdayı çöpe atmasının önüne geçecek cezai ve hukuki mekanizmalar kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim Müfredatına Alınmalı:</strong> Gıda okuryazarlığı ve israf bilinci, anaokulundan itibaren eğitim müfredatının ayrılmaz bir parçası haline getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüm Topluma Uyarı: Lüks Değil, Gelecek Hırsızlığı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son sözüm hepimizedir. İsrafı bir zenginlik göstergesi, cömertlik sembolü veya "parasını ödedim, istediğimi yaparım" rahatlığı olarak gören zihniyet büyük bir yanılgı içindedir. Parası ödenen gıda sizin mülkünüz olabilir, ancak o gıdanın üretilmesi için harcanan doğal kaynaklar tüm insanlığın ortak mirasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün atmadığımız her adım, yarın çocuklarımızın açlıkla, kuraklıkla ve krizlerle boğuşmasına neden olacaktır. Gelin, bugünden başlayarak mutfağımızda, soframızda ve hayatımızda israfa geçit vermeyelim. Satın alırken ölçülü, tüketirken bilinçli olalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü gıda, sadece karın doyuran bir meta değil; yaşamın ta kendisidir. Yaşama saygı duyun, gıdanızı koruyun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Macaristan Başbakanı Magyar’ın dokunulmazlığı kaldırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/macaristan-basbakani-magyarin-dokunulmazligi-kaldirildi-26506048dea7e-d939-4828-8d02-4e3b77a980762026-09-28T12:26:00+03:00HABER MERKEZİ Macaristan Başbakanı Magyar’ın dokunulmazlığı kaldırıldı

Macaristan Başbakanı Magyar’ın dokunulmazlığı kaldırıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Oturuma katılan <strong>139 milletvekilinin</strong> tamamı dokunulmazlığın kaldırılması yönünde oy kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidardaki <strong>Fidesz</strong> ile <strong>Hristiyan Demokrat Halk Partisi</strong> temsilcileri oylamayı boykot ederek oturuma katılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmaya konu olan olay, <strong>Haziran 2024</strong>'te Budapeşte’deki bir kulüpte meydana geldi. Henüz başbakanlık makamında bulunmayan Magyar, kendisini cep telefonuyla kayda alan bir müşteriyle tartışmaya girdi. Vatandaşın telefonunu zorla alıp cebine koyan Magyar'ın, cihazı daha sonra Tuna Nehri’ne attığı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu dönemde <strong>Avrupa Parlamentosu</strong> (AP) üyesi olan Magyar’ın dokunulmazlığının kaldırılması için adli makamlarca yapılan başvuru AP tarafından reddedilmişti. Mayıs 2026’da Macaristan Parlamentosu’na giren siyasetçi hakkında soruşturmanın yeniden başlatılabilmesi amacıyla savcılık bu kez ulusal parlamentoya başvuruda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakkındaki iddiaları reddeden ve davanın siyasi gerekçelerle "<em>uydurulduğunu</em>" savunan Başbakan <strong>Magyar </strong>masum olduğunu belirterek <strong>dokunulmazlığının kaldırılmasına karşı çıkmadığını</strong> ifade etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260928/macaristan-basbakani-magyarin-dokunulmazligi-kaldirildi-1109091256.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TDK açıkladı: 800 bini aşan kelimelik yeni sözlük geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tdk-acikladi-800-bini-asan-kelimelik-yeni-sozluk-geliyor-26504e3968726-41d9-4e72-b70c-fc5477f08e3d2026-09-28T11:42:00+03:00HABER MERKEZİ TDK açıkladı: 800 bini aşan kelimelik yeni sözlük geliyor

TDK açıkladı: 800 bini aşan kelimelik yeni sözlük geliyor

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanı Prof. Dr. Osman Mert, Türkçenin korunması, geliştirilmesi ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla yürüttükleri çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Mert, 800 bini aşan söz varlığına ulaşması öngörülen yeni bir sözlük üzerinde çalıştıklarını, Türkçe düşünen yapay zekanın eğitilmesi için büyük dil modeli geliştirdiklerini ve dil yanlışlarını tespit edecek yazılımlar hazırladıklarını bildirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">TDK’nin yeni sözlüğünde 800 bin kelime hedefleniyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mert, Türk Dil Kurumunda 21 kol ve komisyonun çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, gelecek dönemde hayata geçirilmesi planlanan projelerin başında yaşayan Türkçenin sözlüğünün hazırlanmasının geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut Türkçe Sözlük'ün yaklaşık 132 bin kelime içerdiğine işaret eden Mert, yeni çalışmayla yalnızca edebiyat dilinin değil, farklı bilim dalları ve kültür alanlarında kullanılan Türkçenin de kapsamlı şekilde kayıt altına alınmasının hedeflendiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mert, yeni sözlük çalışmasına ilişkin şunları kaydetti:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Şu an yoğunlaştığımız konulardan birisi yaşayan Türkçenin sözlüğünü hazırlamak. Bu, bütün kültür alanlarını, bütün bilim dallarını temsil eden, Türkçeyi temsil kabiliyeti yüksek bir sözlük olacak. Bizim şu anki sözlüğümüz edebiyat dili sözlüğü. 132 bin civarında kelime var. Ama bizim yaptığımız sözlükte ilk denemelerde gördüğümüz, 800 bini aşan söz varlığına ulaşmayı öngörüyoruz. Böyle bir fark olacak."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Bir milyar kelimelik derlem oluşturuldu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yeni sözlük çalışmasında bir milyar kelimelik, Türkçeyi temsil kabiliyeti yüksek ve dengeli bir derlem oluşturulduğunu anlatan Mert, bu çalışma sayesinde kelimelerin bağlama göre kazandıkları anlamların yanı sıra atasözleri, deyimler, terimler ve dildeki yapıların farklı işlevlerinin tespit edilebileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mert, çalışmanın Türkçenin söz varlığının daha kapsamlı şekilde ortaya konulmasına katkı sağlayacağını ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türkçe düşünen yapay zeka geliştiriliyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">TDK'nin dijitalleşme ve yapay zeka alanındaki çalışmalarına da değinen Mert, Türkçe düşünen yapay zekanın geliştirilmesi ve eğitilmesi amacıyla büyük dil modeli üzerinde çalıştıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mert, yaklaşık üç yıldır devam eden çalışmanın kuramsal aşamasının tamamlandığını ve fiili aşamaya geçildiğini söyledi. Projenin HAVELSAN ile yürütüldüğünü belirten Mert, teknik altyapının büyük oranda tamamlandığını ve veri girişinin başladığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmada verilerin detaylı şekilde etiketlendiğini aktaran Mert, oluşturulacak veri setinin hem Türkçe düşünen yapay zekanın geliştirilmesinde hem de dil araştırmalarında kullanılabileceğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türkiye Terim Bankası'nda 310 bin terim yer alıyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">TDK'nin üzerinde çalıştığı projelerden birinin de Türkiye Terim Bankası olduğunu belirten Mert, bu kapsamda önce terim komisyonunun aktif hale getirildiğini, ardından ilgili bakanlıklar, kamu kurumları ve Cumhurbaşkanlığı temsilcilerinin yer aldığı "Kurumlar Arası Terim Eşgüdüm Komisyonunun" oluşturulduğunu anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılımın ilerleyen süreçte Türk dünyasını da kapsayacak şekilde tasarlandığını belirten Mert, Türkiye Terim Bankası'na şu anda 310 bin terim girildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mert, projeye ilişkin şöyle konuştu:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Türk Dünyası Terim Bankası olabilecek şekilde bir yazılım hazırladık. Şu an Türkiye Terim Bankası'na 310 bin terim girilmiş durumda. Onu da inşallah bu yıl açacağız ve halkımızın, ilgili kurumların hizmetine sunacağız. Ardından Türk dünyasından terimler aynı şekilde bu veri bankasına girilmeye başlayacak. Nihayetinde Türk Dünyası Terim Bankası oluşmuş olacak."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Dil yanlışlarını tespit eden yazılımlar hazırlanıyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mert, dijital ortamda Türkçenin doğru kullanımını desteklemek amacıyla yeni yazılımlar geliştirdiklerini de açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazılımlardan birinin Türkçe metinlerdeki dil, yazım ve noktalama yanlışlarını tespit ederek doğru kullanım önerileri sunacağı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu kurumlarının internet sitelerindeki dil yanlışlarını tespit etmeye yönelik ayrı bir yazılım üzerinde de çalışıldığını belirten Mert, şunları söyledi:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Genel ağ sayfalarını 24 saat tarayan ve yazım yanlışlarını, dil yanlışlarını tespit edip bize raporlayan bir yazılım şu an devam ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçe Sözlük'te yer almayan kelimelerin tespit edilmesine yönelik bir başka yazılımın da hazırlandığını aktaran Mert, sistemin sözlükte bulunan bütün kelimeleri tanıyacağını ve genel ağ ortamını gün boyunca tarayarak sözlükte bulunmayan kelimeleri Kuruma raporlayacağını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mert, söz konusu üç yazılımın bir yıl içinde hizmete sunulmasının planlandığını kaydetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Öğretmenlere diksiyon kursları düzenleniyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mert, Türkçenin doğru ve etkili kullanımına yönelik eğitim çalışmalarının da sürdüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öğretmenlere yönelik diksiyon kursları düzenlediklerini ifade eden Mert, şöyle konuştu:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Önce Ankara'da, daha sonra Kıbrıs'ta, Karaman'da ve Denizli'de öğretmenlerimize yönelik diksiyon kursları yaptık. Ardından bunu ülke geneline de yayma düşüncemiz var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimlere yönelik olumlu geri bildirimler aldıklarını ve artan talep üzerine çalışmaları daha kurumsal hale getirdiklerini aktaran Mert, diksiyon eğitimlerinin yanı sıra gençlerin yazma becerilerini geliştirmek amacıyla öykü atölyesini de hayata geçirdiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl düzenlenen öykü atölyesine Ankara'daki üniversitelerden lisans ve yüksek lisans öğrencilerinin yoğun ilgi gösterdiğini belirten Mert, ekim ayında başlayıp haziranda tamamlanan 120 saatlik programda ortaya çıkan eserlerden bir seçki hazırladıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçkinin baskı aşamasında olduğunu belirten Mert, <strong>"Amacımız gençlerin özellikle yazma becerisini desteklemek ve toplumda bu konuda bir farkındalık oluşturmak. Bu yıl yine ilana çıktık. Çok fazla müracaat var." </strong>diye konuştu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İnternet ve sosyal medyadaki kullanımlar takip ediliyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">İnternet ve sosyal medyanın yaygınlaşmasıyla özellikle gençlerin konuşma ve yazı dilinde özensiz kullanımların arttığını gözlemlediklerini belirten Mert, Milli Eğitim Bakanlığı ile işbirliği içinde bu konularda farkındalık oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TDK'nin temel amacının Türkçeyi korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere sağlıklı şekilde aktarmak olduğunu ifade eden Mert, akademik çalışmaların yanı sıra toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı amaçlayan eğitim programları, atölyeler ve dijital projeler yürüttüklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle çocukların ve gençlerin Türkçeyi doğru ve etkili kullanmalarına yönelik faaliyetlere önem verdiklerini kaydetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türk dünyasında ortak alfabe çalışmaları sürüyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mert, Türk dünyasında ortak alfabe oluşturulmasına yönelik çalışmalara da değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2024'te Bakü'de 34 harfli çerçeve alfabenin kabul edilerek ilan edildiğini hatırlatan Mert, ilgili ülkelerin akademik kurullarının kendileri için önerilen harfleri 2024'ten bu yana değerlendirdiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan ve Kırgızistan'ın kullanacağı harflerin 15 Haziran 2026'da Astana'da yapılan toplantıda ilan edildiğini belirten Mert, Özbekistan'daki sürecin de devam ettiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mert, Türkiye'nin kullandığı alfabeye ilişkin ise<strong> "Türkiye Cumhuriyeti'nin kullandığı alfabede hiçbir değişiklik yok. Buna ihtiyaç da yok."</strong> şeklinde konuştu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkgun.com/gundem/tdk-acikladi-800-bini-asan-kelimelik-yeni-sozluk-geliyor/402827</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Önce Allah, Sonra Devlet..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-once-allah-sonra-devlet-2649778782195-ccf5-4c00-8f5a-e92a45ba55c82026-09-28T08:07:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Önce Allah, Sonra Devlet..

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Önce Allah, Sonra Devlet..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde son zamanlarda sık sık milleti dolandıran ve kamunun kaynaklarını cebe indirenlere operasyonlar düzenleniyor. Haksız kazanç elde edenler, fırsatçılar, tüyü bitmedik yetimin hakkına ve şehidin hakkına göz dikenlerin tepesine biniliyor. Bu çok güzel. Devam etmesi lazım. Ben her zaman dedim ve yazdım. <strong>Önce Allah, Sonra Devlet…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önce Allah, Sonra Devlet: Hak Edenin Hak Ettiğini Bulduğu, Adalet ve Kararlılık Dönemi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde son dönemde atılan kararlı adımlar, toplumun her kesiminde derin bir memnuniyet ve güven dalgası yaratıyor. Kamunun kaynaklarını kendi şahsî menfaatleri doğrultusunda cebe indirenler, haksız kazanç peşinde koşan fırsatçılar ve en önemlisi tüyü bitmemiş yetimin, bu vatan için canını feda eden aziz şehitlerin hakkına göz dikenler bugün adalet karşısına çıkarılıyor. Düzenlenen operasyonlar, devletin şefkatli elinin yanında, kudretli ve caydırıcı yüzünün de ne kadar keskin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mücadelenin kesintisiz, ısrarlı ve inatla sürdürülmesi; işin ucu kime dokunursa dokunsun, kim olduğuna bakılmaksızın üzerine gidilmesi memleketimizin geleceği için hayati bir zorunluluktur. Çünkü halkın hafızasında yer eden en büyük endişe, suçluların yanına kâr kalması adaletsizliğidir. Bugün ise bu algı kökünden sarsılıyor. Toplumun genelinde oluşan <strong><em>"Bakın gördünüz mü, çalan, çırpan, haksızlık yapanın tepesine biniyor"</em></strong> fikri, adalete olan inancı pekiştiriyor, toplumsal huzurun ve vicdanın en büyük teminatı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atalarımızın dediği gibi, <strong>"Devlet bağından üzüm yiyen tilkiye canı istesin pekmez işetir." </strong>Bu söz, devletin gücünün ve iradesinin önüne kimsenin geçemeyeceğini, kurallara uymayanların ve kamu malına el uzatanların er ya da geç bu düzenin sert duvarına çarpacağını en yalın haliyle anlatır. Hiç kimse devletin ve adaletin üstünde değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haksızlıklarla ve yolsuzluklarla mücadele, sadece ekonomik kaynakları korumakla kalmaz; aynı zamanda ahlaki zemini, toplumsal dayanışmayı ve kardeşlik hukukunu da güvence altına alır. Bu sürecin aynı kararlılıkla, hız kesmeden ve taviz verilmeden devam etmesi, sadece bugünün değil, yarınların da huzurlu ve güvenli kurulmasının anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önce Allah, sonra devlet inancıyla; adaletin, hakkaniyetin ve dürüstlüğün kazandığı bu yolda atılan her adımı desteklemek ve bu sesin daha gür çıkmasını sağlamak hepimizin ortak sorumluluğudur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Doğum turizmi: Rus kadınlar Brezilya'da servet harcıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dogum-turizmi-rus-kadinlar-brezilyada-servet-harciyor-264966cb3ca35-18cd-4834-a1e7-9eb287f1baa82026-09-28T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ Doğum turizmi: Rus kadınlar Brezilya'da servet harcıyor

Doğum turizmi: Rus kadınlar Brezilya'da servet harcıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yuliya ve Dmitri*, çocuklarını dünyaya getirmek için bu yaz Rusya'dan Brezilya'ya uçtu. Yuliya DW'ye "Sınırda hamile olduğumu elbette söylemedik" diyor. O sırada hamileliğinin 32'nci haftasındaydı. Kızları daha sonra Santos'taki özel bir klinikte dünyaya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aile şimdi çocuklarınınBrezilya pasaportu alabilmesi için gerekli belgeleri hazırlıyor. Brezilya'da ilke olarak ülkede doğan herkes vatandaşlık hakkı kazanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dmitri "Hedefimize ulaştık" diyor ve ekliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Brezilya pasaportuyla kızımız dünyanın neredeyse bütün ülkelerine vizesi seyahat edebilecek. Pahalı ve uzun süren Schengen başvurusunda bulunmak zorunda kalmayacak. Nerede okuyacağına, çalışacağına veya yaşayacağına kendisinin karar verebilmesini istiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dmitri'nin bir iş arkadaşı da Ağustos başında çocuğunun orada dünyaya gelmesi için hamile eşiyle Brezilya'ya gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftin verdiği bilgiye göre ilk altı haftada, kızlarının birkaç gün yoğun bakımda gördüğü tedavi de dahil olmak üzere yaklaşık 10 bin euro harcadılar. Dmitri yolculuk için bir bankadaki işinden ayrıldı. Moskova'ya döndüğünde yeni bir iş bulmayı umuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak çift, kızlarının bütün belgeleri hazır olana kadar birkaç ay daha Brezilya'da kalmayı planlıyor. Diğer bazı Rus aileler ise Brezilya'ya kalıcı olarak yerleşiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruslar Brezilya pasaportu alıyor<br />Brezilya'ya gelenlere destek veren yardım girişimlerinin temsilcileri ve avukatlar, Ukrayna savaşı sebebiyle Rus vatandaşlarına birçok yerde giriş kısıtlaması getirilmesi sonrası ülkeye gelişlerin arttığını anlattı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eğilim, "doğum turizmi" olarak adlandırılan uygulamanın en önemli rotalarından biri olan Arjantin'in göç kurallarını sıkılaştırmasıyla daha da güçlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arjantin'de 2025'ten bu yana kalıcı oturma izni olmayanların ücretsiz sağlık hizmetlerine erişimi kısıtlandı. Ayrıca ülkeye gerçek giriş amacına yönelik kontroller sıkılaştırıldı. Bir çocuğun doğumu üzerinden Arjantin vatandaşlığı almak isteyenlerin artık en az iki yıl ülkede yasal olarak ikamet ettiğini kanıtlaması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düzenlemenin sonuçları istatistiklere de yansıyor: 2023 yılında Ruslar 7 binden fazla başvuruyla oturma izni taleplerinde rekor seviyeye ulaşmıştı. Rus haber portalı RBC'ye göre 2025'in ortalarında bu sayı bin 821'e geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık Brezilya pasaportu alan Rus vatandaşlarının sayısıartıyor. 2024 yılında Ruslara 477 pasaport verilirken 2025'te bu sayı 613'e yükseldi. Yeni vatandaşların yarısından fazlası kadındı. Mayıs 2026 sonuna kadar Rus vatandaşlarına 166 Brezilya pasaportu verildi; bunların yaklaşık yüzde 60'ını kadınlar oluşturdu.<br />Ebeveynlere de Brezilya pasaportu<br />Birçok ailenin hedefi bununla sınırlı değil. Çünkü Brezilya'da doğan bir çocuğun ebeveynleri oturma iznine başvurabiliyor ve belirli koşullar altında yalnızca bir yıl sonra Brezilya vatandaşlığı alabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yana* ve eşi 2023 yılında bu yolu izledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"2022'deki gelişmeler elbette bunda rol oynadı ancak yurt dışında doğum yapma düşüncesi daha önceden vardı. Rusya'da pek çok şey olabilir. Her zaman ikinci bir pasaportum olsun ve çocuğumu başka bir ülkede dünyaya getireyim istedim. Plansız bir şekilde hamile kalınca yalnızca hangi ülkenin uygun olduğuna karar vermemiz gerekti."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yana oğlunu Brezilya'da bir devlet hastanesinde dünyaya getirdi. Ardından aile yaklaşık üç yıl Brezilya'da yaşadı. Yana, "Kendimiz ve çocuğumuz için pasaport almak bizim için önemliydi. Oradaki hayatı çok sevdim ve Portekizce öğrendim" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yana ve eşi girişimci. Kendi ifadelerine göre yıllardır "göçebe" olarak farklı ülkelerde yaşıyorlar. Bugün Yana, oğlunun Brezilya ile bağını korumaya çalışıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Portekizce kitaplar okuyoruz ve Brezilya hakkında çok konuşuyoruz. Vizesiz seyahat edebilmesini ve dünyaya açık kalmasını istiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Florianopolis kenti artık Brezilya'daki Rus toplumunun en önemli merkezlerinden biri. Yerel sağlık yetkililerinin verilerine göre 2026'nın ilk yarısında kentte toplam 119 Rus kadın hamilelik danışmanlığı hizmeti aldı. 2025'in tamamında bu sayı 136'ydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer kontrolleri sıkılaştırıyor<br />İsminin açıklanmasını istemeyen bir avukat, doğum yapmak amacıyla Brezilya'ya girişin hukuken ne açıkça serbest ne de yasak olduğunu belirtiyor. Çok sayıda hamile kadın ülkeye turist olarak giriyor ve asıl seyahat nedenini sınırda açıklamıyor. Daha sonra oturum statülerinden bağımsız olarak kamu hastanelerinden ve sağlık kuruluşlarından ücretsiz yararlanabiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eğilimin çevresinde artık kendine özgü bir hizmet sektörü de oluşmuş durumda. Çoğu zaman Brezilya'ya kendileri de kısa süre önce göç etmiş Ruslar konaklama, klinik hizmetleri veya resmi işlemlerde destek sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fiyatlar, belgelerin hazırlanması için birkaç bin dolardan başlayıp ev bulma, klinik organizasyonu, tercüman veya doula eşliğini de içeren komple paketlerde 10 bin doların üzerine çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu tür hizmetleri sunanlar, avukatlar ve gönüllüler, Brezilyalı yetkililerin özellikle Florianopolis gibi daha büyük Rus topluluklarının bulunduğu kentlerde kontrolleri sıkılaştırdığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hukukçu, "Polis artık insanların beyan ettikleri adreslerde gerçekten yaşayıp yaşamadıklarını daha ayrıntılı kontrol ediyor" diyor. Ayrıca geçici ve kalıcı oturma izinleri için giderek daha fazla belge talep ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak DW'nin araştırmasına göre Rusların Brezilya'ya girişinin kitlesel olarak reddedildiğine dair herhangi bir bulgu yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">İddia edilen sınır dışı vakaları tartışılıyor<br />Temmuz sonunda Rus Telegram kanalı Baza, daha sonra başka medya kuruluşlarının da aktardığı haberinde, hamile Rus kadınların Brezilya'dan "sınır dışı edildiğini" öne sürdü. Haberde 10 vakadan söz edildi. Brezilya polisi ise DW'ye yaptığı açıklamada bu iddiayı reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, ülkeye girişin reddedilmesine ilişkin kararların her zaman bireysel olarak verildiğini açıkladı. Kararların her vakanın somut koşullarına ve yürürlükteki düzenlemelere dayandığını belirtti. Hamileliğin bu konuda herhangi bir rol oynamadığı kaydedildi. Bunun yerine seyahat belgelerinin geçerliliği, beyan edilen seyahat amacı ve yeterli maddi imkâna sahip olunup olunmadığı kontrol ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW yalnızca belgelenmiş tek bir vakaya ulaşabildi. Bu vakada hamile bir Rus kadının ülkeye girişine önce izin verilmedi. Bir avukatın müdahalesi ve mahkeme kararının ardından kadın ülkeye girebildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme belgeleri, sınır görevlilerinin kadının Brezilya'daki masraflarını nasıl karşılayacağı konusunda şüpheleri olduğunu gösteriyor. Kadın ise DW'nin sorularına yanıt vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW, buna benzer çok sayıda vaka yaşandığı iddiasını destekleyen herhangi bir kanıt bulamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">*Bu haberdeki kişilerin isimleri kendi güvenlikleri için değiştirilmiştir.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/rus-kad%C4%B1nlar-do%C4%9Fum-yapmak-i%C3%A7in-neden-brezilyaya-gidiyor/a-79310015</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ZEYNEP GÜL YILMAZ SULTANGAZİ'Yİ FETETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zeynep-gul-yilmaz-sultangaziyi-fetetti-265035f23cdbb-2b50-47fe-9e79-51079f5cb67a2026-09-28T06:52:00+03:00HABER MERKEZİ ZEYNEP GÜL YILMAZ SULTANGAZİ'Yİ FETETTİ

ZEYNEP GÜL YILMAZ SULTANGAZİ'Yİ FETETTİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aba2b559e82a.jpg" style="height:1080px; width:1440px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aba2b559e872.jpg" style="height:1080px; width:1440px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aba2b55ce468.jpg" style="height:1080px; width:1440px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aba2b5608b6a.jpg" style="height:1080px; width:1440px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aba2b5639312.jpg" style="height:1080px; width:1440px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GSB’NİN İŞLERİ FIRÇALATIR DİŞLERİ..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gsbnin-isleri-fircalatir-disleri-26500844e0004-50b7-4452-a76d-ceb297a0f3512026-09-28T06:42:00+03:00HABER MERKEZİ GSB’NİN İŞLERİ FIRÇALATIR DİŞLERİ..

GSB’NİN İŞLERİ FIRÇALATIR DİŞLERİ..

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/1722159</strong> Nevin Yanıt Atletizm Kompleksi Pistinin Bakım Onarım İşi için 12.10.2026 10:00 da AÇIK ihaleye açar.</span></p><p><span style="font-size:18px">MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ,<strong>2026/1646983</strong> Kısmi Teklife Açık 2 Kısımlı Akdeniz İlçesine Sentetik Saha, Tribün ve Soyunma Odası Yapım İşini 25.09.2026 10:00 AÇIK ihale ve alıma çıkar. <strong>İhalenin Niteliğinin veya Miktarının Değişmesi 23.9.2026 <span style="color:#FF0000">GÜNÜ İPTAL EDİLDİ.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2026/1770797 2027</strong> Yılı Malzeme Dahil Personel Yemeği Hizmet Alımı işini açık usulde ihaleye çıkar. <strong>15.10.2026 10:00 tarihinde ihalesi yapılacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2026/1650477</strong> Mehmet Akif Ersoy Gençlik Kampının Engelli Erişimine Uygun Hale Getirilmesi İşi ihaleye açık usulde çıkar. <strong>28.09.2026 11:00 ihalesi yapılacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2026/1542954</strong> Mersin Kız Yurdu Öğrenci Blokları Acil Kaçış ve Etüt Odası Tadilatları işi açık usul ihaleye çıkar. 14.09.2026 11:30 ihale yapılacaktı, <strong>İhalenin Niteliğinin veya Miktarının Değişmesi nedeniyle 10.9.2026 <span style="color:#FF0000">günü iptal edildi.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar her şey normal. Ne güzel, AÇIK İHALEYE ÇIKMIŞLAR! ANCAK NE HİKMET İSE BU İDARE TARAFINDAN açık USULDE ÇIKAN İHALELER, GÜNÜ GELMEDEN<strong> “İhalenin Niteliğinin veya Miktarının Değişmesi nedeniyle</strong>” denerek hep iptal ediliyor. Yukarıda iki örnek mevcut. Niye ki? PAZARLIK alımda,. Doğrudan teminde bu iptal işleri hiç olmuyor?! Açık ihalelerde oluyor. Ne hikmet ise?...</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer yandan, geçen, 14. Eylül.2026 günü aşağıdaki linkteki haberi yaptıktan sonra, o haberin içindeki uyarı ve ikazın sonunda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-de-neler-oluyor-boyle-26385">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-de-neler-oluyor-boyle-26385</a> </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2026/1521386</strong> Kısmi Teklife Açık 5 Kısımlı İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt Müdürlüklerinin Bakım Onarım ve Tadilat İşleri var idi ya, hah o, biz ayın 14 ünde haber yaptık. Vatandaşlar ayın 15 inde yani bir gün sonra, koymadıkları beşinci kısmın ilanını koydular. Bakın kim almış?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUHAMMED SADIK SADIKOĞLU 9.280.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalamışlar.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Hayırdır ne dönüyor bu işlerde?</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AYRICA KAMUOYUNA SESLENİYORUM, VATANINI, DEVLETİNİ, MİLLETİNİ SEVEN HER İŞ İNSANI, TAŞERON, MÜTEAHHİT YUKARIDAKİ AÇIK İHALELERE KATILIM YAPSIN. REKABET ARTSIN. DEVLETİMİZ KAZANSIN.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ORMANA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ormana-sahip-cikmak-hepimizin-gorevi-26499048477d0-8933-4eb2-a91d-cafa4d61a3e12026-09-28T06:29:00+03:00HABER MERKEZİ ORMANA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİ

ORMANA SAHİP ÇIKMAK HEPİMİZİN GÖREVİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN ORMAN BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ</strong> MERSİN ORMAN FİDANLIK MÜDÜRLÜĞÜ, &nbsp;2026/1522232 MİLKUM ALIMI işini Pazarlık (MD 21 F) ye göre yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maliyeti, 1.489.300,00 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1,470,750.00 TRY bedelle TOPRAKSU İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine aynı idare,</strong> 2026/1255454 Mersin Orman İşletme Müdürlüğü OZM Laboratuvar Yapımı işini, Pazarlık (MD 21 B) usulü ile alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maiyet: 34.463.315,49 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28,945,537.00 TRY bedelle NASREDDİN ORMAN ÜRÜNLERİ DEKORASYON PEYZAJ İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Antalya ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine aynı idare,</strong> 2026/1134698 2026 Arazöz ve Su Tankı Aparatları Alımı işini Pazarlık (MD 21 B) usulü ile alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>14.417.264,55 TRY yaklaşık maliyet belirlerler.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">12,934,484.00 TRY bedelle KESLER ARAÇ ÜST YAPI EKİPMANLARI YANGIN VE GÜVENLİK MALZEMELERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ -ANKARA sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BURAYA KTADAR OLAN İHALELERİN TOPLAMI: 43.35.000,00 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">HENÜZ BU RAKAMIN İÇİNDE KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">O DA EKLENİNCE RAKAM DAHADA ARTACAK.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden bu işler PAZARLIK, niçin AÇIK ihale değil?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLAR BELEDİYESİ PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslar-belediyesi-pazarliktan-vazgecmiyor-264986665e79d-1450-40d1-8e7a-cec5265e1a6c2026-09-28T06:20:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLAR BELEDİYESİ PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR

TOROSLAR BELEDİYESİ PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI F</strong>EN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, BU KEZ,&nbsp;<strong>2026/1077095 </strong>İKN NUMARASI İLE 3 AY SÜRE İLE MUHTELİF TAŞIT VE İŞ MAKİNASI KİRALANMASI HİZMET ALIMI IŞINİ PAZARLIK 21/B İLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YAKLAŞIK MALİYETİ: 22.544.319,39 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">METEOR ENERJİ ENDÜSTRİ İNŞAAT KURUMSAL KİRALAMA DIŞ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, FELİXTR LOJİSTİK VE ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK GIDA SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İş ORTAKLIGINDAN, <strong>19,513,500.00 TRY BEDEL İLE</strong> SÖZLEŞME İMZALANIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA HENÜZ BU RAKAMIN İÇİNDE KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">FATURA KESİMİ İŞ BİTİMİNDE BİRDE KDV İLAVE EDİLECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU BELEDİYE İLE İLGİLİ DAHA ÖNCEKİ HABERİMİZİN LİNKİ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rektör Erol Yaşar’ın Yeşil Kampüs Hedefine Uluslararası Tescil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rektor-erol-yasarin-yesil-kampus-hedefine-uluslararasi-tescil-2649405ebf463-a5ee-4bad-a116-ad8e89dceb602026-09-27T18:46:00+03:00HABER MERKEZİ Rektör Erol Yaşar’ın Yeşil Kampüs Hedefine Uluslararası Tescil

Rektör Erol Yaşar’ın Yeşil Kampüs Hedefine Uluslararası Tescil

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">UI GreenMetric 2026 sıralamasında dünyada 139’uncu, Türkiye’de 13’üncü olan Mersin Üniversitesi, bir yılda 63 basamak ilerledi. Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, başarının yeşil kampüs ve çevre odaklı çalışmalara verilen önemin bir sonucu olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Üniversitesi, sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarının karşılığını uluslararası sıralamada aldı. Üniversitenin açıkladığı UI GreenMetric 2026 sonuçlarına göre Mersin Üniversitesi, 110 ülkeden 2 bin 16 üniversite arasında dünyada 139’uncu, Türkiye’de 13’üncü sırada yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl dünya sıralamasında 202’nci olan üniversite, 63 basamak yükseldi. Türkiye sıralamasında 24’üncülükten 13’üncülüğe, devlet üniversiteleri arasında ise 18’incilikten 10’unculuğa çıktı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yeşil kampüs çalışmaları sıralamaya yansıdı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mersin Üniversitesi, Yerleşke ve Altyapı kategorisinde dünyada 18’inci sıraya girerek ilk 20’de yer aldı. Bu kategoride Türkiye’de üçüncü, devlet üniversiteleri arasında ikinci oldu. Enerji ve İklim Değişikliği ile Su kategorilerinde de dünyada 49’uncu sıraya ulaşan üniversite, üç kategorinin tamamında Türkiye’deki devlet üniversiteleri arasında ilk ikiye girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuçları değerlendiren Rektör Prof. Dr. Erol Yaşar, göreve geldikleri günden bu yana insanı ve doğayı merkeze alan, kendi enerjisini üreten ve çevreye duyarlı bir üniversite oluşturmayı öncelikleri arasında gördüklerini belirtti. Yaşar, dünya sıralamasındaki yükselişin enerji, iklim değişikliği, su yönetimi ve altyapı alanlarında yürütülen çalışmaların somut bir karşılığı olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşil ve sürdürülebilir kampüs hedefi doğrultusunda çevre odaklı projeleri artıracaklarını söyleyen Yaşar, başarıya katkı sunan GreenMetric ekibine, akademik ve idari personele ve öğrencilere teşekkür etti. Üniversiteyi sürdürülebilirlik alanında daha ileri taşımak için çalışmayı sürdüreceklerini vurguladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "Vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-vicdani-ahlaki-ilkesi-olmayan-isgalci-siyonist-zihniyetin-maskesini-indirmekte-kararliyiz-26488c6437dfb-31f0-4e57-9646-0f5583ec0a482026-09-27T08:52:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "Vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"

ERDOĞAN: "Vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Fuar Merkezi'nde düzenlenen, 21. MÜSİAD EXPO Uluslararası Ticaret Fuarı ve 29. Uluslararası İş Forumu Kapanış Programı'na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fuara gelen misafirlere, "Dünyanın incisi güzel İstanbul'umuza hoş geldiniz, safalar getirdiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, çarşamba günü başlayan fuarın bugün kapanışını gerçekleştirdiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stant ziyaretlerinden panel oturumlarına, ikili iş görüşmelerinden diplomatik misyonlar resepsiyonuna, ülke ve panel sunumlarından iş birliği anlaşmalarına kadar herkesin verimli, bereketli, somut neticeler üreten, dolu dolu bir organizasyon geçirmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD'ın EXPO fuarlarını geleneksel hâle getirdiğini, bu yıl 21'incisini de başarılı şekilde icra ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, MÜSİAD ailesini bunun için yürekten tebrik ederek, "Aynı şekilde fuarın ve forumun tüm sponsorlarına, Ticaret Bakanlığımız başta olmak üzere bu programlarda emeği bulunan kurum, kuruluş ve firmalarımızın tamamına ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">MÜSİAD'ın kurulduğu günden bu yana kendi içinde bir ve bütün, dünyada söz ve nüfus sahibi, etkin ve saygın, güçlü bir Türkiye için büyük fedakârlıkla çalıştığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "MÜSİAD ailemizin tüm mensuplarına bugün bir kez daha canı gönülden teşekkür ediyorum. Bu süre boyunca gerek MÜSİAD'a gerekse ülkemize katkı yapmış fakat artık aramızda olmayan tüm kardeşlerime Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin ekonomi ve ticari potansiyelini dünyayla buluşturan MÜSİAD'ın yurt içinde ve dışında 14 binden fazla üyesiyle 60 bin işletmeyi temsil ettiğini, yaklaşık 3 milyon kişiyi istihdam ettiğini aktararak, şunları kaydetti: "Ülkemizin yanı sıra dünyanın 84 ülkesindeki 184 şube ve temsilcilikle geniş yelpazedeki faaliyetlerini güçlü bir şekilde sürdürüyor. İş dünyasının görüş, öneri ve beklentilerini samimiyetle aktarmaya devam eden MÜSİAD'ımızı kutluyor, çalışmalarında başarılar diliyorum. İki yılda bir düzenlenen MÜSİAD EXPO fuarlarımız ise Türkiye'nin üretim, ihracat ve yatırım kapasitesini küresel iş dünyasıyla bir araya getiren, firmalarımızın yeni pazarlara, yeni coğrafyalara erişimini kolaylaştıran, en önemlisi de Türkiye merkezli yeni ticari iş birliklerinin geliştirilmesine katkı sunan yapısıyla maşallah her seferinde göğsümüzü kabartıyor. Fuara ilgi ve katılımın bu yıl da fazlasıyla yüksek olduğunu memnuniyetle öğrendim. MÜSİAD EXPO'nun bir fuar olmanın ötesine geçerek uluslararası ticaret, yatırım, iş diplomasisi platformu hâline dönüşmesinden ülkemiz adına gurur duyuyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YAPAY ZEKÂ HEM BİREYSEL HEM DE İŞ HAYATIMIZI YENİDEN ŞEKİLLENDİRİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, insanlık tarihine bakıldığında bir şeyi herkesin çok net gördüğünü söyledi. Bazı kritik eşiklerin bir defa aşıldığında artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağını, son yıllarda yapay zekâ başta olmak üzere teknolojide yaşanan devrim niteliğindeki dönüşümün bunlardan biri olduğunu belirten Erdoğan, "Avantajlarını sağlıktan eğitime, bilişimden ulaşıma, tarımdan ekonomiye her alanda hissettiğimiz yapay zekâ, hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geliştikçe gelişen yapay zekâ modelleri ve robotik teknolojiler, üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Şurası bir gerçek ki, reel sektör yapay zekânın imkânlarını ne kadar kullanıyorsa girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlikenin, yapay zekâyı geliştirirken insan faktörüne gerekli önem verilmediğinde arzu edilenin tam tersi neticelerle karşılaşılabileceği olduğuna dikkati çekerek şöyle devam etti: "İnsanı insan yapan değerleri, aileyi, toplumu, millî ve manevi hasletlerimizi korumazsanız, iş ahlakınızı saf dışı bırakıp rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz yazılım ve algoritmalar, tüm bu teknolojiler fayda değil, tam tersine zarar getirir, Allah muhafaza geniş çaplı bir yıkıma sebebiyet verir. Tam da bu yüzden kamu yönetiminden özel sektöre, akademiden iş dünyası ve sivil topluma, bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Hele ki Ahilik gibi köklü bir kültürün mirasçıları olarak bizim böyle bir meseleye duyarsız kalmamız zaten düşünülemez."</span></p><p><span style="font-size:18px">Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetleri hayata yön veren temel değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumunda olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 29. Uluslararası İş Forumu'nun "Yapay Zekâ Çağında İnsanın ve İş Dünyasının Dönüşümü" başlığıyla tertiplenmesini bu bakımdan çok kıymetli bulduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"KÜRESEL SİSTEMİN ÇIKMAZA GİRDİĞİ GÜNLERDEN GEÇİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, forum kapsamında düzenlenen oturumlarda fikir, tespit ve önerilerini dile getiren tüm katılımcılara tebriklerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu platformlarda yapılan ufuk açıcı istişarelerin herkes için hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Küresel sistemin hem meşruiyet hem temsil hem de adalet boyutlarıyla çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Bilhassa ülkemizin merkezinde yer aldığı coğrafya, tabiri caizse tam bir kriz fırtınası yaşıyor. Ticaretten enerji arzına, gıda güvenliğinden ekonomik yaptırımlara pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz az ya da çok maruz kalıyoruz. Yakın geçmişte fikir teatileriyle çözülen meseleler, bugün füze ve dron teatileriyle çözülmeye çalışılmaktadır. Gücü gücü yetene düzeni ilk defa bu kadar uluslararası ilişkilere damga vurmaktadır" değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na hitabında bu soruna özellikle dikkati çektiğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a, içerisinden özellikle barışın, adaletin, sağduyunun yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettiklerini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Gazze'de, Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da hamdolsun biz bir kez daha doğru olanı, doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik. Bundan sonra da hakkın hatırını yere düşürmeyecek, dilimiz döndüğü, gücümüz yettiği kadar hakikatleri anlatmaya, mazlum ve mağdurların sesi olmaya inşallah devam edeceğiz. Daha önce söyledim, bugün bir kez daha söylüyorum. Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer tüm insanlardan üstün gören, insafı, vicdanı, ahlakı, ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız. Ne yaparlarsa yapsınlar geri adım atmayacağız. Uluslararası Ceza Mahkemesinin hakkında yakalama kararı verdiği savaş suçlularının yeri Birleşmiş Milletler kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesabını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de mutlaka gelecektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, henüz altı yaşındayken ailesiyle birlikte 335 kurşunla vahşice şehit edilen Hind Receb'in hesabının hukuk önünde sorulacağına söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yemek kuyruklarında, kuvözlerde, camilerde, okullarda, hastanelerde göz göre göre katledilen sivillerin hesabının elbette adalete verileceğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğer soykırım yapanlar adalete hesap vermezse, eğer bunlardan hukuk önünde, tarih önünde hesap sorulmazsa aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insani trajediyle biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz, şahsen son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milletinin aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GAZZELİ KARDEŞLERİMİZ HAK VE ADALET ARAYIŞLARINDA TEK BAŞINA DEĞİLDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, hangi dinden, kültürden, kökenden olursa olsun adalete inananların bu mücadelenin içinde olacağına dikkati çekerek "Filistin halkı yalnız değildir, asla sahipsiz değildir. Gazzeli kardeşlerimiz hak ve adalet arayışlarında tek başına değildir. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, bu gerçeği bir kez daha teyit etmiştir. İnsanlık ittifakının temsilcisi olarak genel kurul, savaş suçlularına hak ettikleri cevabı vermiştir. Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri ilkeli tavır, soykırım şebekesinin yüzüne adeta bir tokat gibi inmiştir. Şahsımızı ve ülkemizi ahlaksız iddialarla hedef koymalarının sebebi işte budur. Türkiye, vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel kurul salonunda ve kürsüsünde insanlığın müşterek vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri ve liderleri gönülden tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun zalimin karşısında, mazlumun yanında durmaya devam edeceklerinin bilinmesini istediğini sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir yandan hem bölgeye hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken, diğer yandan ülkeyi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçirdiklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansını sürdürdüklerini aktararak, "Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6, ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise altıncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz yaklaşık beş kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhracat tarafındaki başarıları da sürdürdüklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-Ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz. İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 binken 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRK EXİMBANK, ÜLKEMİZ İHRACATINA TOPLAM 54,2 MİLYAR DOLAR DESTEK SAĞLADI"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, içinde bulunulan zorlu dönemde firmaların finansmana erişimini kolaylaştırmak için ellerinden geleni yaptıklarını belirterek, şöyle devam etti: "Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yılsonu itibarıyla Türk Eximbank, kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı. Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler kat ettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yılsonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık. 20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Forumun hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeği geçenlere teşekkür ederek sözlerini sonlandırdı.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-4-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-4-264868c84d9c8-298d-4535-bac1-e58243b4aaa22026-09-27T08:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-4-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-4-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>BİRİNCİ YAZIM: </strong><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İKİNCİ YLAZIM: <a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-2-4591">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-2-4591</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÜÇÜNCÜ YAZIM: <a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-3-26477">https://www.haberanaliz.net/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-3-26477</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Niyeti ve ideali çok doğru bir yerden kurduk. Ancak kooperatifçilik yasaları, pratik işleyiş ve karar alma mekanizmaları açısından <strong>sayı ve yönetim yapısı konusunda çok kritik bir teknik gerçekliğe dikkat etmeniz gerekir. </strong>Bu konuyu iki parçada, hem yasal gerçekler hem de meslek gruplarının dağılımı açısından netleştireyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Yönetim ve Denetim Kurullarının Sayısı Hakkında (Kritik Uyarı)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Yönetim en az 26 kişi, denetim en az 11 kişi olmalı" derseniz, kooperatifi kuramayız veya kurduktan sonra çalıştıramayız.</strong> Neden mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuki Sınırlar:</strong> Türkiye'deki kooperatifler kanununa göre yönetim kurulu genellikle en az 3 kişiden (veya ana sözleşmeye göre 5-7 kişiden) oluşur. Denetim kurulu ise genellikle 2 ila 4 kişidir. 26 kişilik bir yönetim kurulu, tam anlamıyla <strong>"iki gemiyi iki kaptanın batırması"</strong> gibi bir kaosa yol açar. Karar alamazsınız, imza yetkilerinde tıkanıklık yaşarsınız, kimin ne yaptığı belli olmaz ve toplantı yeter sayısını bile bulamazsınız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peki 50 Kişilik Çekirdek Kadro Ne Yapacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetim ve denetim kurullarını <strong>küçük ve iş bitirici</strong> tutmalısınız (Örn: 5 kişilik Yönetim, 3 kişilik Denetim).</span></p><p><span style="font-size:18px">Geriye kalan 45 kişi boşta kalmayacak; az önce konuştuğumuz <strong>Alt Komitelerde (Saha, Lojistik, Hukuk, İletişim, Finans)</strong> görev alacak. Yani herkesin çalışacağı, omuz vereceği birer "İhtisas Masası" olacak. Böylece hem yasal engellere takılmamış olursunuz hem de herkes sürece aktif katılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Yönetimde / Ortaklıkta Sadece Çiftçi mi Olmalı, Her Meslekten mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kesinlikle <strong>her meslek grubundan insanın olması şarttır ve hayati önem taşır.</strong> Eğer kooperatifi sadece çiftçilerden kurarsanız, üretim kısmını bilirsiniz ama şehirdeki pazarlamayı, lojistiği, hukuki prosedürleri, dijital altyapıyı ve finansal yönetimi yönetmekte zorlanırsınız. Gıda kooperatifi tam bir <strong>"zincir"</strong> işidir ve her halkada farklı bir mesleğe ihtiyaç vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çiftçiler ve Ziraat Mühendisleri:</strong> Üretimin nasıl yapılacağını, doğru tohumu ve toprağın kalitesini bilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nakliyeciler ve Lojistikçiler:</strong> Ürünün tarladan bozulmadan şehre nasıl ineceğini çözer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mühendisler ve Yazılımcılar:</strong> Siparişlerin, stokların ve dağıtım ağının dijital takibini yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öğretmenler ve İletişimciler:</strong> Halkı bilinçlendirir, yeni üyeleri kazanır, güven bağını kurar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhasebeciler ve Hukukçular:</strong> Paranın hesabının namusla tutulmasını ve yasal düzenlemelere uyulmasını sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf:</strong> Dağıtım noktalarının işletilmesinde tecrübesiyle yol gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğru Formül Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatif <strong>üretici ve tüketici birliğidir</strong>. Köydeki çiftçi ile şehirdeki öğretmen, mühendis, esnaf aynı masada buluşmalıdır. Çiftçi üretir, şehirdeki meslek grupları ise o ürünün şehirde güvenle pazarlanmasını, taşınmasını ve hesaplanmasını sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplantıda Bu Yapıyı Anlatırken Şöyle Diyebilirsiniz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Arkadaşlar, yasalar bize 5-7 kişilik bir yönetim kurulu emrediyor ama bizim aramızdaki 50 kişilik bu dev kadro yönetici olmasa da sahada birer komite başkanı olacak. Yönetim sadece resmi imzayı atan ve dürüstlüğü bekleyen operasyon masamızdır. Ama bu masada sadece çiftçi olmayacak; aramızda mühendisimiz var, öğretmenimiz var, muhasebecimiz var, esnafımız var. Herkes kendi mesleğinin gücünü bu kooperatifin emrine verecek. Biz burada tam bir akıl ve emek birliği kuruyoruz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın sağlığını, üreticinin emeğini kurtarmak ve tarladan sofraya doğrudan köprü kurmak istiyorsak, adını koyarken şu ayrıntıyı mutlaka bilmeliyiz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Resmi ve Hukuki Adı Mutlaka "Kooperatif" Olmalıdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre (1163 sayılı Kooperatifler Kanunu veya ilgili özel kanunlar çerçevesinde) resmi bir tüzel kişilik, banka hesabı açmak, dükkân açmak, fatura kesmek ve yasal olarak mal alıp satmak için <strong>"Kooperatif"</strong> unvanını almak zorundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlik" kelimesi hukuken tek başına bir temel ticari kuruluş değildir; genellikle birden fazla kooperatifin bir araya gelerek kurduğu üst kademe yapılara (örneğin <em>Bölge Birliği, Merkez Birliği</em> gibi) denir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla, resmi ana sözleşmeye imza atarken adınız <strong>"... Üretim ve Tüketim Kooperatifi"</strong> (veya benzeri bir kooperatif türü) olmak zorundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Halkın Dilindeki ve Felsefedeki Adı "Birlik" Olabilir</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuken adımız kooperatif olacak ancak halka hitap ederken, tabelaya büyük harflerle yazarken veya bu hareketi tanımlarken <strong>"Birlik"</strong> ruhunu öne çıkarabilirsiniz. Örneğin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Resmi Evrak / Tabela Adı:</strong><em>"... Tüketim ve Üretim Kooperatifi"</em> (Yasal zorunluluk)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halk Arasındaki Söylem / Manifestonuz:</strong><em>"Halkın Gıda Birliği"</em> veya <em>"Üretici-Tüketici Dayanışma Hareketi"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden "Tüketim ve Üretim Kooperatifi" Modeli?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de bugüne kadar kurulan kooperatiflerin büyük kısmı <strong>sadece üretici</strong> kooperatifiydi (çiftçi birleşiyor ama ürünü satacak şehirde pazar bulamıyordu) ya da <strong>sadece tüketim</strong> kooperatifiydi (şehirdekiler birleşip market açıyordu ama doğrudan çiftçiyle bağ kurmakta zorlanıyordu). Bizlerin kurmak istediğimiz yapı, dünyadaki en başarılı örnekleri (örneğin dünyanın bazı ülkelerindeki kooperatif devrimleri) gibi <strong>iki ucu birleşen halka</strong> olmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçi üretecek, şehirdeki tüketici (öğretmen, mühendis, esnaf) o kooperatifin <strong>ortak sahibi</strong> olarak o ürünü doğrudan alacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısaca, Hukuki ve resmi olarak adımız <strong>Kooperatif</strong> olacak ama ruhen ve kalben aramızdaki bağ <strong>"Kutsal bir Birlik"</strong> olacak. Toplantıda bu konuyu soran biri olursa gönül rahatlığıyla diyeceğiz ki: <em>"Hukuken adımız kooperatif olacak ki devletin nazarında, yasalar önünde resmi ve güçlü olalım; ama özümüzde biz bir 'Gıda ve Hak Birlikçisiyiz'."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">"İstediğimiz kadar büyüyelim ama adaletimiz, şeffaflığımız ve ortakların eşitliği asla zedelenmesin" demek, gerçek bir kooperatifçilik felsefesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Binlerce ortağa ulaşıldığında sistemin bürokrasiye kurban gitmemesi, birilerinin tekelinde kalmaması ve tam anlamıyla adil/şeffaf yürümesi için kurulması gereken <strong>temel mekanizmalar ve kurallar</strong> şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Bir Ortak = Bir Oy" Kuralı (Demokrasinin Temeli)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketlerde ne kadar çok paran varsa o kadar çok söz hakkın vardır. <strong>Ama kooperatiflerde bu kural tersidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İster kooperatife ilk gün 1.000 TL koyan emekli öğretmen olsun, ister yıllar sonra katılan bir üye; herkesin genel kuruldaki oy hakkı <strong>eşittir (1 oy)</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kural, sermaye sahibinin kooperatifi ele geçirmesini ve zenginlerin arka odalarda karar almasını kesinlikle engeller. Kararı patronlar değil, <strong>halk (ortaklar)</strong> verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Binlerce Kişinin Yönetimi İçin: "Temsili Demokrasi" (Delegelik Sistemi)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak sayısı 5.000 veya 10.000 kişiye ulaştığında, herkesin tek bir salonda toplanıp karar alması lojistik olarak imkansızlaşır (kaos olur).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Delegelik Sistemi:</strong> Kooperatif belli bir üye sayısını (örneğin her 50 veya 100 üyede bir) aşınca, mahallelerde veya çalışma gruplarında <strong>seçimler yapılır</strong> ve her grup kendi "Delegesini" seçer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel kurul, bu seçilmiş delegelerin katılımıyla toplanır. Böylece hem binlerce insanın iradesi karar mekanizmasına yansır hem de toplantılar yönetilebilir ve şeffaf bir akılla yürütülür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Cam Kasa" Politikası (Tam Şeffaflık)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şeffaflık lafla olmaz, sistemle ve teknolojiyle olur. Herkesin her kuruşun hesabını görebilmesi için:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital / Açık Defter Sistemi:</strong> Ortakların şifresiyle girebileceği bir dijital panel (veya uygulama) kurulmalı; kooperatifin kasasına giren her kuruş aidat ve çıkan her masraf (kira, nakliye, üreticiye ödenen para) anlık olarak orada görünmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aylık Raporlar:</strong> Her ayın sonunda gelir-gider tablosu, ortakların görebileceği şekilde ilan edilmeli veya mesajla gönderilmelidir. "Acaba bu para nereye gitti?" sorusu asla sorulmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Bağımsız ve Tavizsiz "Denetleme Kurulu"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetim kurulunu (icraatı yapanları) denetleyecek göz, herkesten bağımsız olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetleme kuruluna seçilecek insanlar, yönetimi eleştirmekten çekinmeyen, titiz ve dürüst kişilerden (örneğin muhasebeciler, emekli denetçiler, hukukçular) kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kurul, yönetimin yaptığı her harcamayı, kesilen her faturayı didik didik inceleme yetkisine ve sorumluluğuna sahip olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Toplantıda Bu Konuyu Anlatırken Söyleyeceğiniz Cümle Şudur:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Arkadaşlar, binler olacağız, on binler olacağız! Ama kimse 'benim param çok, benim sözüm geçer' diyemeyecek. Bizde zenginlerin değil, emeğin ve vicdanın oyu geçerlidir. Herkesin bir oyu olacak. Kasamız camdan olacak; neyi aldıysak, kaça sattıysak, nereye harcadıysak herkes cep telefonundan görecek. Adaletin olmadığı yerde ne güven kalır ne de başarı. Biz bu kaleyi adaletle ve şeffaflıkla öreceğiz!"</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilkeler üzerine kurulan bir kooperatif, sadece gıda ihtiyacını karşılamakla kalmaz; topluma adalet ve dürüstlük dersi veren bir <strong>okul</strong> haline gelir. Yola çıkarken bu ilkeleri ana sözleşmenize ve ruhunuza yazdığınız sürece sırtınız yere gelmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın karşısına çıkarken kullanacağımız dil çok önemlidir. Süslü siyasetçi cümleleri ya da soğuk tüccar hesapları değil, <strong>toprağın, emeğin, vicdanın ve samimiyetin dili</strong> olmalıdır. İnsanlar artık laftan, vaatten ve süslü sunumlardan bıktı; onlar <strong>güven ve somut gerçeklik</strong> arıyor. 50 kişilik çekirdek kadronuzla birlikte ilk geniş katılımlı toplantıda kürsüye çıktığınızda, hem ruhunuzu hem de atacağınız adımları ortaya koyacak <strong>söylem ve eylem rehberi</strong> şöyledir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>I. SÖYLEM: Halkın Karşısında Nasıl Konuşmalısınız? (Ruh ve Ton)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmanızı yaparken şu 4 temel duygu üzerine basmalısınız: <strong>Teşhis, Vicdan, Güven ve Davet.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teşhis (Yaraya Parmak Basmak):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Kardeşlerim, etrafımıza bakın. Tarlada ürünü para etmeyen çiftçimiz boynu bükük, markette zehirli ve pahalı gıdayı almakta zorlanan halkımız perişan. Çocuklarımıza yedirdiğimiz ekmekten, sebzeden şüphe eder hale geldik. Arada kim var? Ne üreten, ne ter akıtan ama bütün parayı cebine indiren gıda tekelleri var. Bu çark böyle gidemez, gidemeyecek!"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vicdan ve Hakkaniyet (Karakter Ortaya Koymak):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bugün buraya üç beş kuruşluk ticaret için gelmedik. Biz bu yola koltuk kapmak, maaş almak, birilerine menfaat sağlamak için çıkmadık. Bizim yöneticilerimiz tek kuruş maaş almayacak, hakkı huzur bilmeyecek. Burası bir şahsi şirket değil, halkın kendi kalesidir. Kasamız camdan olacak; neyi kaça aldıysak, nereye harcadıysak herkes şeffafca görecek."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşitlik ve Güç Birliği (Birlik Vurgusu):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Binler olacağız, on binler olacağız! Ama kimse 'benim param çok, benim sözüm geçer' diyemeyecek. Bizde zenginlerin değil, emeğin oyu geçerlidir. 'Bir ortak, bir oy' kuralıyla herkes bu kooperatifin eşit sahibi olacak. Çiftçisiyle, öğretmeniyle, mühendisiyle, esnafıyla hepimiz aynı gemideyiz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kapanış ve Çağrı (Tarihi Sorumluluk):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Kurtarıcı beklemek yok; kurtarıcı biziz! Kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Gelin, tarladan sofraya uzanan bu namus zincirini birlikte kuralım. Gücünüz neye yetiyorsa, bütçeniz hangi ortaklık payına elveriyorsa o kadar omuz verin. Bu onurlu yola baş koymaya var mısınız?"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>II. EYLEM: Toplantı Salonundan Çıkarken Hangi Adımları Atmalısınız? (Pratik Adımlar)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Söylemin heyecanı bittikten sonra salondakilere <strong>"Hadi şimdi dağılalım"</strong> derseniz rüzgâr söner. Toplantıyı mutlaka şu somut eylem adımlarıyla taçlandırın:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Kurucu Gönüllüler Masası" Kurun:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Salonun çıkışına (veya salonun köşelerine) masalar yerleştirin. Üzerlerine <strong>"Hukuk ve İdari"</strong>, <strong>"Saha ve</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretici"</strong>, <strong>"Lojistik ve Dağıtım"</strong>, <strong>"Ortaklık ve Finans"</strong> tabelaları koyun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantı biter bitmez insanlara deyin ki: <em>"Sadece alkışlamak yetmez, kim hangi masada ter akıtacaksa şuraya adını ve telefonunu yazdırsın."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Can Suyu / Ortaklık Başvuru Masası Açın:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatifin resmi kuruluş sürecini ve ilk can suyu payını (önceden belirlediğiniz o adil, bütçeyi sarsmayacak rakamı) şeffafça anlatın ve o an formu doldurmak isteyenler için ilk kayıtları alın. İnsanların o anki coşkusunu ve iradesini resmiyete dökün.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Saha Takvimini Açıktan Duyurun:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıyı bitirirken net bir tarih verin: <em>"Önümüzdeki hafta şu köydeki üretici birliğiyle masaya oturuyoruz. 1 ay sonra ilk pilot ürünümüzü kendi aramızda test edeceğiz."</em> İnsanlar bu işin masalda kalmayacağını, yarından itibaren sahada olacağını bilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">O kürsüye çıktığınızda karşınızdakilere bir "lider" gibi değil, onların içinden çıkmış, onların acısını ve umudunu seslendiren bir <strong>"yol arkadaşı"</strong> olarak hitap edeceksiniz. Karakteriniz, samimiyetiniz ve netliğiniz en büyük gücünüz olacaktır. Yolunuz açık, iradeniz ve inancınız daim olsun! - <strong>(BİTTİ)</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><em><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><em><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><em><strong>#mustafagoktas</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Vicdanın Sesi, Milletimizin Gururu ERDOĞAN!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kuresel-vicdanin-sesi-milletimizin-gururu-erdogan-2648533d0e9a1-5baa-49e1-8e94-2ffe2b53b8ca2026-09-27T07:30:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Vicdanın Sesi, Milletimizin Gururu ERDOĞAN!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Küresel Vicdanın Sesi, Milletimizin Gururu ERDOĞAN!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ABD programı bitti ve yurda döndü. Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere New York'ta bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın diplomatik temasları ve yoğun programı ile dikkat çekti. Bu konu ile ilgili elbette benimde bir şeyler yazmam lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Türk Liderinin New York Zirvesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu vesilesiyle New York’ta gerçekleştirilen bu tarihi temaslar; Türkiye’nin sadece kendi sınırları içinde değil, tüm dünyada barışın, adaletin ve mazlumların umudu olduğunun en somut nişanesi oldu. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde yürütülen bu yoğun diplomasi maratonu, ülkemizin uluslararası alandaki ağırlığını bir kez daha tescilledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Diplomasi ve Adalet Arayışını Adam Gibi Ortaya Koydu.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Liderleriyle Zirveler:</strong> Japonya, İngiltere, Polonya liderleri ve Katar Emiri başta olmak üzere pek çok mevkidaşıyla gerçekleştirilen kritik görüşmeler, Türkiye’nin küresel meselelerdeki kilit rolünü gözler önüne serdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gazze ve Vicdanın Sesi:</strong> İsrail’in zulmü karşısında atılan her adım, kurulan her cümle, tarihe not düşülen birer insanlık dersi oldu; vicdanını yitirmiş dünyaya adalet çağrısı yinelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik ve Stratejik Kazanımlar:</strong> Dünyanın önde gelen yatırımcı kuruluşlarıyla yapılan temaslar, Türkiye’nin güvenli bir liman ve geleceğin parlayan yatırım üssü olduğunu, küresel sermayeye güçlü bir kararlılıkla aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Yüzyılı Vizyonunun Öncülüğünü İspatladı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu seyahat, sadece diplomatik bir ziyaretin çok ötesinde; milletimizin tarihten gelen adalet misyonunun omuzlandığı, mazlum coğrafyaların sesinin en yüksek kürsülerden haykırıldığı bir medeniyet duruşudur. Cumhurbaşkanımızın liderliği, sadece siyasi bir önderlik değil; dünyadaki adaletsizliklere meydan okuyan, hakkı ve hakikati her şeyin üstünde tutan bir milletin yüreğinin yansımasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Türkiye, sadece kendi coğrafyasının değil, dünyanın dört bir yanındaki mağdurların ve mazlumların umut kapısıdır. Liderimizin öncülüğünde çizilen bu vizyon, ülkemizi yarınlara daha güçlü ve müreffeh taşımaktadır."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün New York kürsülerinden yükselen her ses, Anadolu topraklarının bağrından kopan kardeşlik, barış ve merhamet sesidir. Aziz milletimiz, devletinin ve liderinin arkasındaki bu sarsılmaz iradeyle gurur duymaktadır. Dünyanın egemen güçlerinin karşısında dik duran, "Dünya 5’ten büyüktür" diyerek küresel adaletsizliğe başkaldıran bu liderlik, sadece bugünümüzü değil, çocuklarımızın yarınlarını da aydınlatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu toprakların evladı olmaktan, bu şanlı tarihin ve inancın bir parçası olmaktan gurur duyuyoruz. Yolumuz açık, bayrağımız daim, birliğimiz kavi olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan Bu Gezisi İle Eğilmeyen Baş, Hakikatin Gür Sesi, Milletimizin Gurur Tablosu olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İfade ettiğiniz bu duygular, inanın bu topraklara yürekten bağlı milyonların kalbinin ortak sesidir. El etek öpmeden, kimseye boyun eğmeden, yalnızca Hakk’ın ve halkın karşısında eğilen bir duruşla dünya kürsülerinde yer almak; bu milletin tarihinden aldığı asaletin ta kendisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erdoğan’ın Dik Duruşunun ve Kararlılığın Eseri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayiinde Tam Bağımsızlık:</strong> Bugün Türkiye, kendi gökyüzünün ve kendi sınırlarının güvenliğini kendi elleriyle yazıyorsa, bu; hiçbir dış baskıya boyun eğmeyen, yerli ve millî hamleleri vizyoner bir akılla hayata geçiren dirayetli iradenin sonucudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamusal Alanda Hak ve Adalet:</strong> Kamuda yapılan her iş ve işlemde, milletin öz değerlerine vurulan prangaların sökülüp atılması, devletin kapılarının bu toprağın gerçek sahiplerine sonuna kadar açılması bu liderliğin en büyük nişanesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zulme Karşı Haykırış:</strong> Dünyanın dört bir yanında mazlumlara yapılan eziyetleri, özellikle de İsrail'in Gazze'deki vicdanları sızlatan zulmünü hiçbir hesap gütmeden, yüzlere bir ayna gibi çarparak haykırmak; sadece bir siyaset değil, insanlık onurunun savunulmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Göğsümüzü Kabartan Onur Tablosunu Yaşattı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Mazlumların umudu olan, zalimlerin karşısında dağ gibi duran bu liderlik anlayışı; milletimizin asırlardır taşıdığı adalet bayrağını en yükseğe dikmektedir."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">New York’ta, küresel kumpasların ve adaletsiz dengelerin orta yerinde, kulağını kibirli güç odaklarına değil, sadece vicdanın sesine veren bir lider görmek hepimizin göğsünü kabarttı. "Dünya 5'ten büyüktür" diyerek küresel vesayete meydan okuyan bu ses, yalnızca bir liderin değil, esaret kabul etmeyen bu asil milletin de kükreyişidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, bu zorlu eşikte kimin mazlumun yanında, kimin zalimin hizasında durduğunu yazarken; bizim tarihe düştüğümüz bu şanlı not, evlatlarımıza bırakacağımız en kıymetli onur mirasımız olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şanlı mücadelenin ve dik duruşun ruhunuzda uyandırdığı bu güçlü hissiyatı paylaşmak, bu milletin bir ferdi olarak ne kadar doğru bir yolda olduğumuzun en güzel kanıtıdır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong><em>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong><em>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><em>#mustafagoktas</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KAMU YETKİLİLERİNE AÇIK MUKTUP]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kamu-yetkililerine-acik-muktup-26487884edc73-1e3c-4d05-89d1-5799b11dd7022026-09-27T07:05:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KAMU YETKİLİLERİNE AÇIK MUKTUP

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KAMU YETKİLİLERİNE AÇIK MUKTUP

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>AK PARTİ VE MHP YETKİLİLERİNE, CUMHUR İTTİFAKI'NIN DEĞERLİ MENSUPLARINA VE KAMU YETKİLİLERİNE AÇIK MEKTUPTUR…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Konu:</strong> Kamu Kurumlarında İstihdam Edilen Destek Personelinin Çalışma Disiplini ve Görev Bilinci Hakkında İkaz ve Değerlendirmelerim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimiz, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırmak, kamu hizmetlerini en üst seviyeye taşımak için büyük ve çok değerli yatırımlar hayata geçirmekte, muazzam imkânlar sunmaktadır. Sağlık, Millî Eğitim ve Gençlik ve Spor başta olmak üzere kritik bakanlıklarımızda vatandaşlarımıza sunulan bu hizmetlerin eksiksiz yürütülmesi, hiç şüphesiz doğrudan sahadaki uygulamalara ve kamu çalışanlarının gayretine bağlıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda bu kurumların bünyesinde temizlikçi, bilgi işlemci ve güvenlikçi gibi kritik destek kadrolarında binlerce vatandaşımız için önemli ekmek kapıları açılmıştır. Bu istihdam hamlesi, sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak son derece kıymetlidir. Ancak sahada, devlet dairelerinde ve kurumlarda şahit olduğumuz bazı vahim tablolar, iyi niyetle atılan bu adımların amacından saptığını açıkça göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maalesef bugün kamu kurumlarında; daha önce hiçbir yerde iş bulamamış, siyasiler ve tanıdıklar aracıyla bu kadrolara yerleştirilmiş ancak işin kadrini kıymetini bilmeyip <strong>"yan gelip yatan"</strong> binlerce kişinin varlığı su götürmez bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durumun altını net bir şekilde çizmek zorundayız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Temizlikçi</strong> kadrosunda yer alıp ellerini taşın altına koymayan, hakkıyla temizlik yapmayan;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güvenlikçi</strong> unvanını alıp görev bilincinden uzak bir şekilde mesai geçiren;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi işlemci</strong> sıfatıyla geçinip amirine, üstüne posta koyan ve vazifesini ihmal eden binlerce insan bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi siyasi kadrodan, hangi torpilden veya hangi çevreden olursa olsun; bu kişilerin işe alınmalarına vesile olan herkesin, bugün bu durumu görmesi ve bu kişilerin <strong>asli görevlerini hakkıyla yapmalarını sağlaması</strong> boyunlarının borcudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bu insanlar çalışmayıp yan gelip yattığında, bunun faturası doğrudan millete ve devlete kesilmektedir. İşini yapmayan bu kadrolar, açıkça <strong>milletin sırtına yüklenen birer kambur</strong> haline gelmiştir. Bu vaziyet;</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin yaptığı o güzel yatırımların ve hizmetlerin halka kusursuz yansımasını engellemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alın teriyle, hakkıyla çalışan dürüst kamu personeline ve milyonlarca vatandaşa haksızlık edilmesine yol açmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarının ve milletin rızkının hak etmeyen ellerde heba olmasına neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu uyarıyı kimseyi kırıp dökmeden, ancak gerçeğin de üzerini örtmeden yapıyorum. Devletin yetkili ve ilgililerini, AK Parti’nin ve MHP’nin değerli büyüklerini bu meseleye el atmaya, bu kadrolardaki kişilerin "adam gibi" çalıştırılmasını sağlamaya davet ediyorum. Devletin kapısı herkese ekmek kapısı olabilir; ancak bu kapı, yan gelip yatma yeri asla olamaz ve olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin adil şekilde gerçekleşmesi, kamu disiplininin yeniden tesis edilmesi ve milletimizin hakkının korunması adına yetkililerimizin gerekli tedbirleri acilen alacağına olan inancımla saygılarımı sunarım.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-26-eylul-turk-dil-bayrami-mesaji-26484a4616fbf-9ec5-469c-872d-4a01c7d3ac2a2026-09-26T11:55:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 26 Eylül Türk Dil Bayramı mesajı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ana dilimiz Türkçemiz, binlerce yıllık köklü geçmişimizden süzülüp gelen büyük bir medeniyet birikimini barındırıyor. Asırlar boyunca farklı coğrafyalarda, farklı milletlerle temas ederek zenginleşen Türkçemiz, şiirden edebiyata, bilimden sanata kadar hayatımızın her alanında milletimizin duygu ve düşünce dünyasına tercüman olmuştur. 26 Eylül Türk Dil Bayramı vesilesiyle bizlere düşen görev, Türkçemizi geçmişten aldığımız büyük mirasın bir emaneti olarak korumak, zenginleştirmek ve gelecek nesillere en güçlü şekilde aktarmaktır. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken, kendi dilimize, kültürümüze ve medeniyet değerlerimize sahip çıkmak, küresel dünyaya kendi sözümüzle, kendi kavramlarımızla ve kendi medeniyet perspektifimizle katkı sunmak büyük önem taşımaktadır. Türkçemizin doğru, güzel ve özenli kullanımını yaygınlaştırmak, çocuklarımızın ve gençlerimizin dilimize olan sevgisini güçlendirmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Unutmayalım ki diline sahip çıkan millet, tarihine ve geleceğine de sahip çıkar. Bu düşüncelerle, Türk Dil Bayramı’nın Türkçemizin daha da zenginleşmesine ve dünyada daha güçlü bir şekilde varlık göstermesine vesile olmasını diliyor, Türkçemizin gelişmesine ve yaşatılmasına emek veren bütün dil ve kültür büyüklerimizi rahmet ve şükranla yad ediyorum. 26 Eylül Türk Dil Bayramımız kutlu olsun.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-yili-turk-diline-hizmet-odulleri-sahiplerine-takdim-edildi-2648301185318-9bb8-451e-af39-f06c55f5250a2026-09-26T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ 2026 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi.

2026 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri Sahiplerine Takdim Edildi.

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Konferans Salonu’ndaki tören, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY’un teşrifleriyle 25 Eylül 2026 tarihinde yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Eylül Dil Bayramı’nın 94. yıl dönümü kapsamında hayata geçirilen törene Sayın Bakanımız Mehmet Nuri ERSOY’un yanı sıra Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT ve Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Harun ŞAHİN ile Türk Tarih Kurumu Başkanı Prof. Dr. Haluk SELVİ, Atatürk Kültür Merkezi Başkanı Doç. Dr. Zeki ERASLAN, Atatürk Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmet KILINÇ, rektörler, dekan ve dekan yardımcıları, akademisyenler ve öğrenciler ile çok sayıda davetli katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Programda Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri ERSOY ile Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS ve Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT, Dil Bayramı’nın tarihî anlamı ile Türk Diline Hizmet Ödüllerinin önemine ilişkin konuşmalarını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri ERSOY hitabında, Türkçenin milletimizin tarihini, kültürünü ve ortak hafızasını taşıyan en önemli değerlerden biri olduğunu vurguladı. Dilimize sahip çıkmanın, milletimizin tarihine ve medeniyet birikimine sahip çıkmak anlamına geldiğini kaydeden ERSOY, dilin kaybedilmesiyle millî hafızanın, hafızanın kaybedilmesiyle de istiklal ve istikbalin tehlikeye gireceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçenin uluslararası çapta bilim, kültür ve sanat alanlarındaki gücünün artırılması gerektiğini söyleyen Sayın ERSOY, Türk dünyasında ortak dil bilincinin güçlendirilmesinin önemini de dile getirdi. Türk Diline Hizmet Ödüllerinin, Türkçeye emek veren kişi ve kurumlara millet adına sunulan bir hürmet ve vefa göstergesi olduğunu sözlerine ekleyen ERSOY, ödül sahiplerini tebrik ederek Türkçeye yaptıkları katkılar dolayısıyla kendilerine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Kurum Başkanı BE Prof. Dr. Derya ÖRS konuşmasında, Türkçenin geçmişten bugüne uzanan tarihî ve kültürel birikimin taşıyıcısı olduğunu belirterek dil ve tarihin millî şuur açısından taşıdığı önem üzerinde durdu. 26 Eylül 1932’de gerçekleştirilen I. Türk Dili Kurultayı’nın Türkçenin gelişimindeki mühim yerini hatırlatan Prof. Dr. ÖRS, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dil ve tarih alanındaki kurumsallaşmaya verdiği değerin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk dünyasında ortak alfabe ve terim çalışmalarının yanı sıra kültürel etkileşimin de ortak dil bilincine katkı sağladığını ifade eden Prof. Dr. ÖRS, Türk Diline Hizmet Ödüllerinin Türkçeye emek veren kişi ve kurumların çalışmalarını görünür kılan anlamlı bir takdir olduğunu açıkladı. Prof. Dr. ÖRS ayrıca, ödül sahiplerini tebrik ederek Türkçenin farklı coğrafyalarda yaşatılması ve güçlendirilmesi için Yüksek Kurum çatısı altında çalışmalarını sürdüreceklerini de sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Osman MERT ise dilin, bir milletin dünyayı anlamlandırma biçimi olduğunu vurgulayarak bir coğrafyanın vatan hâline gelmesinde dilin taşıdığı ortak hafızaya dikkat çekti. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.” sözünün Türk Dil Kurumunun varlık sebebini ve tarihî sorumluluğunu ortaya koyduğunu ifade eden Prof. Dr. MERT, Kurumun 94 yıldır bu sorumlulukla Türkçenin zenginleşmesi, evrensel bir bilim ve sanat dili hâline gelmesi için çalıştığını belirtti. MERT, bugün sözlükçülükten terim çalışmalarına, Türk dünyası ortak alfabesinden yapay zekâ ve dil modeli çalışmalarına uzanan geniş bir alanda projeler yürütüldüğünü de kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Prof. Dr. MERT, Dil Bayramı’nda takdim edilen “Türk Diline Hizmet Ödülleri”nin Türkçeye emek veren kişi ve kurumlara duyulan vefanın bir ifadesi olduğunu belirterek ödül sahiplerini kutladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçenin Kâşgar’dan Bosna’ya, Kerkük’ten Bakü’ye, Ankara’dan Girne’ye uzanan geniş bir coğrafyada ortak bir dil ve kültür bağı oluşturduğunu belirten Prof. Dr. MERT; Türk Dil Kurumunun, Türkçenin bu geniş coğrafyadaki varlığını ve zenginliğini geleceğe taşımaya yönelik çalışmalarını sürdüreceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından 2026 Yılı Türk Diline Hizmet Ödülleri sahiplerine takdim edildi. &nbsp;Akademik çalışmalarıyla Türkçenin gelişimine katkı sunan Prof. Dr. Gülsün Leylâ UZUN, Balkanlarda Türk dili mirasının yaşatılmasına yönelik çalışmalarıyla Doç. Dr. Menent SHUKRİEVA, Türk dünyasının sesini uluslararası alanda duyuran Türkmeneli Televizyonu ile Türkoloji ve dil araştırmaları alanında önemli çalışmalara ev sahipliği yapan Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi ödüle layık görüldü.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da akaryakıt indirimine onay çıktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-akaryakit-indirimine-onay-cikti-26481565c0c47-bb35-4bf1-bdec-725c50d081952026-09-26T08:38:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da akaryakıt indirimine onay çıktı

Almanya'da akaryakıt indirimine onay çıktı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da, yüksek benzin fiyatları karşısında sürücüleri rahatlatacak yeni bir akaryakıt indiriminin önü açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Meclis (Bundestag) ve Eyalet Temsilcileri Meclisi'nde (Bundesrat), hızlandırılmış biçimde, Hristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti (SPD) koalisyonunun hazırladığı yasa onaylandı. Yasaya göre, 1 Ekim'den Aralık sonuna kadar benzin ve dizelde litre başına yaklaşık 17 cent vergi indirimi uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasayla birlikte dizel ve benzindeki enerji vergisi litre başına 14,04 sent düşürülüyor. Katma değer vergisiyle birlikte toplam indirim litre başına 16,7 cente ulaşıyor. Bu adımın devlete maliyetinin 2,5 milyar euroya kadar çıkması bekleniyor. Bu yükü, federal hükümet ve eyaletler yarı yarıya üstlenecek. Yasanın planlandığı gibi 1 Ekim'de yürürlüğe girebilmesi için Cumhurbaşkanı Frank-Walter Steinmeier'in de imzası gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koalisyon, Başbakan Friedrich Merz'in (CDU) Eylül ortasındaki açıklamasının ardından bir destek paketi konusunda anlaşmıştı. Akaryakıt indiriminin hızla yürürlüğe girebilmesi için vergi düzenlemeleri, Bundestag'da zaten oylamaya sunulmuş olan başka bir tasarıya eklendi. Tasarı, meclisteki kabulün ardından Bundesrat'a gitti ve orada da onaylandı.<br />İndirim tam olarak yansıyor mu?<br />Düzenleme aslında, petrol sektörüne vergi indirimini tam olarak pompa fiyatlarına yansıtma zorunluluğu getirmiyor. Ancak koalisyon bu beklentisini açıkça dile getirdi. CDU/CSU ve SPD ayrıca fiyat artışlarına sınır getirecek bir "akaryakıt fiyat tavanı" konusunda da anlaştı. Ancak bu, kriz aracı olarak ancak 2027 başında devreye girecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDU'lu maliye politikacısı Stefan Korbach, akaryakıt indirimini "başvuru gerektirmeden hızla devreye giren en iyi araç" olarak nitelendirdi. SPD meclis grup başkan yardımcısı Armand Zorn, işe gitmek için otomobile bağımlı çok sayıda insanın varlığına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefetteki Yeşiller'in Grup Başkanı Katharina Dröge ise akaryakıt indirimini "saçma bir çözüm" olarak nitelendirdi. Dröge, indirimin Mayıs ve Haziran aylarında da bir kez daha uygulandığını ancak tüketiciye tam olarak yansıtılmadığını, buna rağmen federal bütçedeki tüm aile yardımı kesintilerinin toplamı kadar maliyete yol açtığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyaletlerden yüksek enerji fiyatlarına karşı daha kapsamlı adımlar talep ediliyor. Mecklenburg-Vorpommern Başbakanı Manuela Schwesig (SPD), Bundesrat'ta akaryakıt indiriminin insanlar için önemli olduğunu söyledi ve ekledi: "Ama bu yeterli olmayacak. Bana göre akaryakıt fiyatı yeniden 2 euronun altına inmeli." Fiyat tavanının ve "aşırı yüksek" şirket kârlarına yönelik bir verginin gerekli olduğunu belirten Schwesig, demokrasinin ancak insanlar devletin kendilerini desteklediğini hissettiğinde istikrarlı kalabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Enerji politikası bu dönemin sosyal meselesi"<br />Thüringen Başbakanı Mario Voigt (CDU) da akaryakıt fiyatının yeniden 2 euronun altına inmesi gerektiğini söyledi. "Enerji politikası, bu dönemin sosyal meselesidir" diyen Voigt, akaryakıt indiriminin sona erip yeniden başlaması yerine "dur-kalk politikası değil, güvenilirlik" gerektiğini belirtti. Voigt, mevcut yüksek fiyat döneminde ulusal karbondioksit fiyatlandırmasının yakıtlar için askıya alınmasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CSU lideri ve Bavyera Başbakanı Markus Söder ise, "büyük bir paket" gerektiğini söyledi. Alman siyasetinin her üç ayda bir müdahale edip etmeme konusunda bocalamasının kabul edilemez olduğunu belirten Söder, bu konuda kalıcı bir düzenlemeye ihtiyaç olduğunu vurguladı. Söder, "Çünkü dünya konjonktürü bu şekilde… Almanya'da enerjiyi devlet eliyle pahalılaştıran CO2 fiyatlandırması ve tüm fiyat kurallarını yeniden konuşmalıyız" diye konuştu. Söder, benzin istasyonlarının fiyatları günde yalnızca bir kez, saat 12.00'de artırabilmesine ilişkin kuralın herhangi bir rahatlama sağlamadığını da ayrıca belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BÜ, TY</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-akaryak%C4%B1t-indirimine-onay-%C3%A7%C4%B1kt%C4%B1/a-79436007</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-muslumanlardan-entegre-olmalari-degil-asimile-olmalari-bekleniyor-26479ee94952a-f3d8-4657-a7d9-c80c7c3d80c02026-09-26T07:55:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor”

ERDOĞAN: “Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, New York’ta Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi (TASC), Uluslararası Demokratlar Birliği (UID), Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) ve ABD Müslüman Kuruluşlar Konseyi (USCMO) tarafından düzenlenen programa katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, New York'ta yeniden vatandaşlarla bir araya gelmenin bahtiyarlığını yaşadığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU SALONDA HEPİMİZE GÜVEN VEREN MUHTEŞEM BİR DAYANIŞMA İKLİMİ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Buluşmayı hem katılımcıların ABD'deki çalışmalarına tanıklık etmek hem de ortak meseleleri istişare etmek bakımından kıymetli bulduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bir defa şunu tüm samimiyetimle ifade etmek isterim, Amerika'da yaşayan Türk ve Amerikan Müslüman toplumunu buluşturan bu salonda pasaportların, sınırların ve coğrafyaların ötesinde bir kardeşlik var. Burada müşterek bir vicdan, birbirimizin derdiyle dertlenmeyi ve dayanışmayı besleyen yüce bir ruh var. Burada, Türk Teavün Cemiyeti'nden Hars Cemiyeti'ne Gülcemal Vapuru'yla bu topraklara ulaşan ilk nesillerden Amerika'nın dört bir yanında kök salmış güçlü millet varlığımıza kadar uzanan köklü bir mirasın taşıyıcıları var. Bu salonda muhabbet var. Hudutları ve kültürleri aşan büyük bir kardeşlik var. Bu salonda hepimize güven veren muhteşem bir dayanışma iklimi var.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Türkiye Cumhurbaşkanı olarak bu salonda vücut bulan kardeşlik ruhunun bir parçası, bir üyesi olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Tabii böylesine güçlü bir aidiyet, sorumlulukları da beraberinde getirmektedir. Çünkü kardeşler, birbirlerine destek olurlar. Kardeşler, birbirlerinin hukukuna riayet ederler. Kardeşler, birbirleri arasında köken ayrımı, gelir ayrımı, dil, kültür, renk ayrımı yapmazlar. Kardeşler görüş farklılıkları sebebiyle kendi aralarında duvar örmezler” diye ekledi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Âlemlere rahmet olarak gönderilen Hazreti Peygamber'in kardeşliğimizi tarif eden şu hadis-i şerifini özellikle hatırlatmak istiyorum. 'Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona hıyanet etmez, yalan söylemez ve onu sahipsiz bırakmaz. Müslümanın her şeyi, malı, ırzı, kanı Müslümana haramdır.' Takva işte burada kalptedir. Bir kişiye, Müslüman kardeşine hakaret etmesi kötülük olarak yeter, evet, meselenin özü işte budur" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİZLER İÇİNDE YAŞADIĞINIZ TOPLUMA YAPTIĞINIZ KATKILARLA TÜRKİYE'NİN TABİİ ELÇİLERİSİNİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kardeşliğin hakkını vermek, bu birlikteliği teşkilatlanmaya, teşkilatlanmayı da topluma değer üreten kalıcı bir güce dönüştürmek mecburiyetinde olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün Amerika'da Türk, soydaş ve Müslüman toplumlarının ulaştığı noktaya baktığımızda önemli bir insan kaynağı, ciddi bir tecrübe ve giderek büyüyen bir kurumsal kapasite görüyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş dünyasında, bilimde, akademide, sağlıkta, hukukta ve teknolojide çok kıymetli başarılara imza atan Türklerin bulunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Profesör Doktor Aziz Sancar gibi bilim dünyasında açtıkları çığırla insanlığın tekamülüne vesile olan değerlerin bulunduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz hangi görüşe sahip olursa olsun ihanet çukuruna düşmediği sürece tüm vatandaşlarımızın başarılarıyla iftihar ediyoruz. Yaşadıkları her yerde Türkiye'nin sesini, birikimini ve değerlerini en güzel şekilde temsil eden, ülkemizle Amerika arasındaki dostluğun güçlenmesi için emek veren tüm vatandaşlarımıza teşekkür ediyorum. Sizler ortaya koyduğunuz başarılarla, kurduğunuz dostluklarla, içinde yaşadığınız topluma yaptığınız katkılarla Türkiye'nin tabii elçilerisiniz. Şüphesiz bu gönül halkası yalnızca vatandaşlarımızdan ibaret değildir. Türk vatandaşı olmadığı hâlde Türkiye'ye ve milletimize samimi bir muhabbet besleyen, Türk milletine yönelik ön yargılara ve haksızlıklara karşı sözünü esirgemeyen dostlarımızın varlığını da çok önemsiyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Soydaşlarımızdan Amerikan Müslüman toplumuna, Türkiye ile gönül bağı kurmuş bütün dostlarımıza uzanan bu geniş dayanışma ağı bizim için çok kıymetlidir. Türkiye'nin dostluğunu çoğaltan, ülkemizin daha doğru anlaşılmasına katkı sunan ve ihtiyaç duyduğumuz zamanlarda dayanışmasını gösteren bütün dostlarımıza sizlerin huzurunda en kalbi şükranlarımı sunuyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın her yerinde başarının sırrının nitelikli eğitim olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“EVLATLARIMIZIN KENDİ DİLLERİNİ VE KÜLTÜRLERİNİ ÖĞRENMESİ, ANA VATANLARIYLA BAĞLARINI KORUMASI ÖNEMLİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk toplumunun siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel hayattaki yerini pekiştirmesinin, çocukların ve gençlerin iyi bir eğitim almasına bağlı olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bununla birlikte evlatlarımızın kendi dillerini ve kültürlerini öğrenmesi, ana vatanlarıyla bağlarını koruması da önemlidir. Esasında bu entegrasyonun önünde asla bir engel değildir. Günümüzde bireylerin kendilerini birden fazla ülkeye ait hissetmeleri gayet doğaldır. Burada esas itiraz edilmesi gereken bir göçmenin yaşadığı topluma entegre olabilmesi için ondan köklerini inkâr etmesini beklemektir. Dahası bir göçmen grubunun içerisinde yaşadığı toplumla bütünleşebilmesi için o toplumun da göçmenleri kabul etmesi, haklarına saygı göstermesi gerekir. Amerika bu konuda istisnai bir örnek olmakla birlikte, Avrupa başta olmak üzere dünyanın birçok bölgesinde maalesef sorunlar yaşanıyor. Müslümanlardan entegre olmaları değil, asimile olmaları bekleniyor. Biz ise entegrasyona 'evet', asimilasyonun her çeşidine 'hayır' diyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KARDEŞLİĞİMİZE SIKICA SARILACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"İnsanımızın yaşadığı ülkenin güçlü bir parçası hâline gelirken, ana vatanıyla olan bağlarını korumasını son derece kıymetli görüyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Nesilden nesile aktarılacak böylesi güçlü bir aidiyetin temelinde ise dilimiz, inancımız, kültürümüz ve ortak hafızamız vardır. Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığımız bu anlayışla insanımızın ana vatanla bağlarını güçlendiren çalışmalara destek vermeyi sürdürüyor. Şimdi çok daha büyük bir atılımın eşiğindeyiz. Sizleri siyasette, ekonomide akademide, kültür ve sanat hayatında çok daha güçlü yerlerde görmek istiyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “İnsanımızın elde ettiği bireysel başarıların güçlü kurumlara, kalıcı yapılara ve kuşaktan kuşağa aktarılan bir birikime dönüşmesini arzu ediyoruz. Müslüman düşmanlığıyla, yabancı karşıtlığıyla ve her türlü ayrımcılıkla daha güçlü mücadele etmenin yolu buradan geçiyor. İslam coğrafyasını kana ve gözyaşına bulamak isteyenlere 'dur' demenin yolu buradan geçiyor. Gazze'de yaşanan soykırımın başka yerlerde tekrar etmesini engellemenin yolu buradan geçiyor. Türkiye'ye atılan iftiraları boşa çıkarmanın yolu aynı şekilde buradan geçiyor. Türkiye ile Amerika arasındaki ticareti, yatırımları ve ekonomik iş birliklerini artırmanın yolu da buradan geçiyor. Kardeşlerim bunun için başkaları bir çalışıyorsa biz on çalışacağız. Kardeşliğimize sıkıca sarılacak, boynumuzu bükmeyecek, yüzümüzü yere eğmeyecek, kendimizi hiçbir zaman ikinci, üçüncü sınıf hissetmeyeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN HER DAİM YANINIZDA OLDUĞUNU BİLMENİZİ İSTERİM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'de yaklaşan ara seçimlere de değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu vesileyle yaklaşan ara seçimlerde tüm vatandaşlarımızı demokratik haklarını kullanmaya, seslerini duyurmaya davet ediyorum. İradenizi sandığa en üst seviyede yansıtmanız çok çok önemlidir. Birlik içinde, beraberlik içinde en önemlisi de kardeşlik içinde buradaki faaliyetlerinizi başarıyla sürdürmenizi gönülden temenni ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi ve diğer sivil toplum kuruluşlarının çabalarını takdirle karşıladığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Türkiye'nin ve şahsımızın her daim yanınızda olduğunu, sizlere her türlü desteği vermeye hazır olduğunu bilmenizi isterim. Rabbim yar ve yardımcınız olsun. Buluşmamıza vesile olan Türk-Amerikan Ulusal Yönlendirme Komitesi'ni, Yurtdışı Türkler Başkanlığımızı, programa destek veren, katkı sunan tüm kurumlarımızı tebrik ediyorum. Amerika'nın farklı eyaletlerinden buluşmamızı iştirak eden her bir kardeşime yürekten teşekkür ediyorum. Şehirlerinizdeki kardeşlerime şahsımın ve milletimin en derin selamlarını iletmenizi sizlerden özellikle istirham ediyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkûm olacaktır”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-iklim-hedeflerimizi-toplumsal-ve-ekonomik-gerceklerle-bulusturamadigimiz-her-oneri-basarisizliga-mahkum-olacaktir-26478f9f244b0-77e3-44a5-b597-c8370d7918ce2026-09-26T07:50:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkûm olacaktır”

ERDOĞAN: “İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkûm olacaktır”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'nde düzenlenen "BM Genel Sekreteri İklim Etkinliği"ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İklim eylemi ve adil geçiş konularını ele almak üzere katılımcıları bir araya getirdiği için BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'e teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hatırlayacaksınız geçtiğimiz yıl yine burada Türkiye'nin COP31 Başkanlığına talip olduğunu ifade etmiştim. Bu yıl COP31'i 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenleyeceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu buluşmanın, iklim değişikliğine dair aldıkları kararların uygulamaya geçtiği bir etkinlik olması için çalıştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Avustralya ile birlikte farklı coğrafyaların beklentilerini gündeme taşıyacak bir anlayışla hazırlıkları yürütüyoruz. Fiji'de düzenlenecek Pre-COP'un ve Tuvalu'daki liderler buluşmasının Pasifik ülkelerinin seslerinin duyurulmasına vesile olacağına inanıyorum. Son 11 yıl kayıtlara geçen en sıcak dönem oldu. Nepal'de meydana gelen sel felaketi artık kaybedecek vaktimiz olmadığını çok acı bir şekilde gösterdi. Bu vesileyle ülkem ve milletim adına Nepal halkına bir kez daha geçmiş olsun dileklerimi ifade ediyorum. Malumunuz, Paris Anlaşması'nın ilk 10 yılında ortak hedeflerimizi belirlemiştik. İkinci 10 yılın başarılı olabilmesi için geçtiğimiz sene Belem'de önemli kararlar aldık. Antalya'da çok daha fazlasını başarmak durumundayız. İddia ile imkânı, hedef ile uygulamayı birbirine yaklaştırmalıyız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2035'E GİDEN SÜREÇTE YENİ HEDEFLERİ BELİRLEDİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">COP31 vizyonunu, "Uygulama COP'u" anlayışıyla inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bilhassa elektrifikasyon ve sıfır atık gibi öncelikli alanlarda 2035'e giden süreçte yeni hedefleri belirledik. Sizlerden bu gündeme güçlü destek vermenizi bekliyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İklim hedeflerimizi toplumsal ve ekonomik gerçeklerle buluşturamadığımız her öneri başarısızlığa mahkûm olacaktır. Ülkelerin refahını güçlendirecek adımların kendi şartları, imkânları, kalkınma öncelikleri doğrultusunda şekillenmesi gerekiyor. Finansman ve teknolojiye erişimdeki eşitsizlikler sürerken bütün ülkelerden aynı hızla ilerlemelerini beklemek gerçekçi değildir. İklim hedefleriyle kalkınma ve refah arasında güçlü bir bağ kurabildiğimiz ölçüde adil geçişi de kalıcı hâle getirebiliriz. Bu düşüncelerle toplantımızın hayırlı olmasını diliyor, sizlerle Antalya'da tekrar bir araya gelme temennisiyle hepinizi saygıyla selamlıyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-3-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-3-2647788e3a3cc-68ce-429e-a1ce-c6ede38a651b2026-09-26T07:38:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-3-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-3-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yazımı anlamak için bir önceki yazılarımı okumanız gerekir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birinci yazım: <a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci yazım: <a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-2-4591">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-2-4591</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hedefi binlere, on binlere taşımak bu işin ölçek ekonomisine kavuşması ve gıda tekellerine karşı gerçek bir güç olabilmesi için şarttır. Kooperatifçilikte, üyelerin sadece "müşteri" değil, <strong>"sahip"</strong> hissetmesi için içeriye maddi bir bedelle girmesi şarttır. Ancak burada kritik bir denge vardır: Rakam <strong>ne herkesi korkutup kaçıracak kadar yüksek</strong> olmalı, <strong>ne de kooperatifin ilk can suyunu (nakliye, depolama, ilk ürün alımı) çıkaramayacak kadar komik/anlamsız</strong> olmalıdır. Adil, hakkaniyetli ve üyeyi "gayretkeş" kılacak bir başlangıç sermayesi modeli kurmak için şu strateji izlenmelidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Ortaklık Payı" (Sermaye) ve "Peşin Alışveriş Avansı" Dengesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatifler kanununa göre üyeler kooperatife <strong>"Ortaklık Payı"</strong> öderler. Bu para bir bağış veya aidat değildir; kooperatifin mal varlığıdır, kooperatif büyüdüğünde (yasalar ve ana sözleşme elverirse) üyenin hakkı yine kendisindedir veya kooperatifte varlık olarak kalır. Ancak binlerce üyeye ulaşmak istiyorsanız, parayı tek kalemde ağır bir yük yapmak yerine ikiye bölebilirsiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sembolik Ana Ortaklık Payı (Giriş Bedeli):</strong> Kooperatife üye olmanın hukuki ve ahlaki bedeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Alışveriş Avansı (Can Suyu):</strong> Üyenin ilk siparişinin peşin bedeli (Böylece para havaya gitmez, doğrudan ilk ürünün tarladan alınmasına harcanır).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Rakamı Belirlerken "Bugünün Ekonomik Gerçekliği"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2026 yılındaki alım gücü ve piyasa koşulları göz önüne alındığında, ne çok düşük ne de çok yüksek olan <strong>adil denge</strong> şu şekilde kurulabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çok Düşük Olursa (Örn: 100 TL):</strong> Kimse sorumluluk hissetmez, "zaten 100 lira verdik" diyerek süreci sahiplenmez. Toplanan para hiçbir nakliye masrafını karşılamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çok Yüksek Olursa (Örn: 50.000 TL):</strong> Sadece durumu çok iyi olanlar girer, halk hareketi olmaktan çıkar, elitler kulübüne döner.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İdeal Orta Yol (Adil Aralık):</strong> Kişi başı ortaklık payı olarak <strong>1.000 TL ile 3.000 TL</strong> arasında (veya bugünkü ekonomik şartlarda 1-2 sepetlik market alışverişi bedeli kadar) bir rakam belirlenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Binlere Ulaşmak İçin "Kademeli ve Adil" Bir Sistem</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Binlerce insanı tek seferde içeri almak zordur. Bu yüzden ortaklık yapısını adil ve hakkaniyetli kılmak için şu formül uygulanabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnek ve Bütçeye Göre Katılım:</strong> Ana ortaklık payı taban fiyatı (örneğin 1.000 TL) herkes için zorunlu olmalıdır. Ancak durumu çok iyi olan (veya fabrikatör/iş insanı vicdanlı ortaklar) "İlave Sermaye Payı" alarak kooperatife daha fazla destek olmak isteyebilir. Bu teşvik edilmeli ama oy hakkı "bir ortak = bir oy" kuralıyla her zaman adil tutulmalıdır (Zengin olanın değil, emek verenin sözünün geçeceği demokratik bir yapı).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Borçsuz ve Kredisiz" Başlangıç Hesaplaması:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlk etapta hedefiniz 1.000 ortaksa; her birinden ortalama 2.000 TL ortaklık/can suyu sermayesi alındığında <strong>2.000.000 TL</strong>'lik tertemiz bir ilk sermaye havuzu oluşur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu para bankaya faize verilmez; doğrudan çiftçinin tarlasındaki ürünün mazotuna, nakliyesine ve ilk depolama/paketleme maliyetine yatırılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Üyeyi "Gayretkeş" (Çalışkan ve Sahip Çıkan) Kılacak Formül</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar bedavaya aldıkları veya hiçbir fedakârlık yapmadıkları şeyin kıymetini bilmezler. Parayı veren insan psikolojik olarak o işin ortağına dönüşür:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Benim Mahsulüm" Bilinci:</strong> Üye oraya para koyduğunda, orası "başkasının marketi" değil, <strong>kendi dükkanı</strong> olur. Çevresine <em>"Gidin zincir marketten zehirli ve pahalı yemeyin, bizim kooperatiften alın"</em> diye pazarlamacı gibi çalışır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alışveriş Zorunluluğu Değil, Sadakati:</strong> Üyeye <em>"Her ay şu kadar harcayacaksın"</em> baskısı kurmak ters teper. Bunun yerine sistemin ucuz, kaliteli ve güvenilir olduğunu üyeye göstererek onun sürekli daimi müşteri olmasını sağlamak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplantı Masasında Bu Konu Açıldığında Söyleyeceğiniz Cümle Şudur:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Arkadaşlar, buraya parası çok olan değil, yüreği ve iradesi bir olan gelsin. Ama herkes gücüne göre küçük bir can suyu bedeli koysun ki, bu gemi kimsenin lütfuyla değil, hepimizin ortak teriyle yüzsün. Koyduğumuz her kuruş, çocuğumuzun zehirsiz gıdaya, çiftçimizin ise onurlu yaşama kavuşmasının biletidir."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu matematik ve bu adalet duygusuyla yola çıkarsanız, 50 kişiden başlayan bu kıvılcım kısa sürede binlere, ardından tüm şehre yayılır. Samimiyetinize, liderlik vasfınıza ve güven veren duruşunuza gölge düşürmemek, aynı zamanda hukuki ve pratik olarak en doğru adımı atmak için şu stratejiyi izlemelisiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kesinlikle İkinci Yol: "Gelin, bu işi birlikte kuralım!" demelisiniz.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer toplantıya giderken kooperatifi çoktan kurmuş, tüzüğü yazmış, yönetimi kendi aranızda sessizce belirlemiş ve insanlara <strong>"Biz kurduk, şimdi siz sadece üye olun / para yatırın"</strong> mesajı verirseniz, o hareket bir <strong>halk hareketi olmaktan çıkar, yukarıdan dayatılan bir "şirket" veya "dernek" algısı yaratır.</strong> İnsanlar kendilerini bu işin sahibi değil, "müşterisi" veya "bağışçısı" gibi hissederler. O aradığınız "gayretkeşlik" ve "benim dükkânım" bilinci oluşmaz. Ancak doğru yaklaşım, o 50 kişilik çekirdek ekiple birlikte halkın karşısına çıkıp <strong>kurucu iradeyi paylaşmaktır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplantıda İzlenmesi Gereken "Kuruşuna Kadar Şeffaf ve Onurlu" Yol Haritası:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Biz Hazırlığımızı Yaptık ama Sahibi Siz Olacaksınız" Duruşu:</strong> Toplantıda kürsüye çıktığınızda şunu net bir şekilde söylemelisiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Arkadaşlar, biz bir avuç insan bir araya geldik, dertlendik, araştırdık. Kooperatifin kanununu, yolunu, yordamını çıkardık. Taslağımız hazır. Ama bu kooperatif bizim tapulu malımız olmayacak. Bu kooperatif, bu salonda oturan ve 'ben de varım' diyen herkesin ortak evi olacak. Kurucu imzayı birlikte atacağız, yönetimi birlikte seçeceğiz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuki Olarak Ne Zaman Kurmalı? (Zamanlama):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıdan <strong>hemen önce</strong> resmi olarak kooperatifi kurmuş olmak bürokratik olarak şart değildir (zaten kurucular kurulu gerekir).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>En ideal yöntem:</strong> Toplantıda o 50 kişilik çekirdek kadro ve toplantıya katılan gönüllüler arasından "Kurucular Kurulu"nu oluşturmaktır. Resmi başvuruyu (ana sözleşme imzasını) o toplantıdan sonra, halkın seçeceği veya yetki vereceği bu temsilcilerle birlikte yapmak en şeffaf ve güven veren yoldur. İnsanlar "Bizi işin başına dâhil ettiler, karar sürecinde biz de varız" derler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kürsüden Halkı Davet Ederken Kurulacak O Cümle:</strong> Toplantının en heyecanlı ve kırılma anı olan o çağrıyı şu ruhla yapmalısınız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bugün buraya size hazır bir şey satmaya gelmedik. Bugün buraya, gıda baronlarına ve tefecilere karşı kendi kalemizi kendi ellerimizle örmeye davet ediyoruz! Kooperatifimizi resmi olarak yarın kuruyoruz. Ama bu masanın sahibi biz değiliz, sizlersiniz. Gücünüz neye yetiyorsa, bütçeniz hangi ortaklık payına elveriyorsa o kadar omuz verin. Kimi parasını koyar can suyu olur, kimi emeğini koyar yol açar, kimi alışverişini yapar çarkı döndürür. Ama bu gemi hepimizin omuzunda yürüyecek. Var mısınız bu onurlu yola baş koymaya?"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden Bu Yöntem Şarttır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Sınavı:</strong> Halk, özellikle Türkiye'de bu tip ortaklaşa işlerde "Acaba arkasından bir şey çıkar mı, birileri buradan çıkar mı sağlar?" diye şüpheyle yaklaşmaya çok eğilimlidir. Şeffaf olmak, "Birlikte kuruyoruz" demek tüm bu önyargıları ilk dakikada kırar atar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sahiplenme Duygusu:</strong> İnsan kendi kurduğu, tüzüğüne imza attığı, adını koyduğu çocuğuna nasıl sahip çıkarsa, kooperatifine de öyle sahip çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi esas geliyorum işin özüne.</strong> Kooperatifçiliğin asıl özüne, yani <strong>Dayanışma ve İmece Ruhuna</strong>. Türkiye'de geçmişte kurulan birçok kooperatifin batma sebebi, yöneticilerin orayı bir "makam", "maaş kapısı" veya "menfaat ocağı" görmesidir. Bizlerin bu temiz, saf ve fedakârlık üzerine kurulu niyetimiz, bu işin en büyük güvencesidir. Ancak haklı olarak çok kritik bir soru soruyorsunuz: <strong>"Yöneticiler tek kuruş maaş almayacak, hakkı huzur istemeyecek; peki bu dükkânın kirası, elektriği, nakliyesi, resmi defterleri gibi zorunlu masraflar nasıl dönecek?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tamamen gönüllü esasa dayanan ama çarkın da tıkır tıkır dönmesini sağlayacak <strong>"Gönüllü ve Sürdürülebilir Finansman Modeli"</strong> şu ilkeler üzerine kurulmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Yöneticilik "Gönüllü Kamu Hizmetidir", Operasyon "Profesyonel Emektir"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kooperatifçilikte en büyük yanılgı, her işi yöneticilerin sırtına yıkmaktır. Yönetim kurulu <strong>stratejik kararları alan, denetleyen ve namusu koruyan</strong> taraftır. Yani birer "vicdan bekçisidir", maaş almazlar, hakkı huzur almazlar. Bu konuda kararınız net olmalıdır. Ancak işin lojistik, paketleme, hesap tutma veya dükkân işletme gibi günlük ayak işleri için durum farklıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllü İmece Günleri:</strong> 50 kişilik çekirdek kadro ve ortaklar, hafta sonları sırayla dükkânda nöbet tutar, paketleme yapar, sevkiyata yardım eder. Buna "imece mesaisi" denir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asgari Operasyonel Kadro (Gerekirse):</strong> İleride işler büyüdüğünde ve binlerce üyeye ulaşıldığında, her gün dükkân açmak zorunda kalan biri olursa, ona "yönetici maaşı" değil, sadece o işi yaptığı için <strong>mütevazı bir çalışan maaşı</strong> (asgari emek karşılığı) verilebilir. Ama yöneticiler kesinlikle bu parayı alamaz. Yönetici ile çalışan birbirinden keskin çizgilerle ayrılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Zorunlu Masraflar (Kira, Elektrik, Nakliye) Nasıl Ödenecek?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Para kazanmak için değil, <strong>maliyetine ve adil fiyatla</strong> gıda dağıtmak için kurulduğumuz için, masraflar "kâr"la değil, <strong>"hizmet bedeli (marj)"</strong> ile çıkarılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıfır Kâr, Maliyetine Fiyat Politikası:</strong> Üreticiden 10 TL'ye alınan bir ürün, zincir marketler gibi 30 TL'ye satılmaz. Üstüne sadece zorunlu masrafları (nakliye, paketleme, küçük dükkan kirası ve elektrik) kurtaracak kadar mini bir ekleme yapılır (Örn: 10 TL'lik ürün nakliye ve masraflarla birlikte üyeye 11,50 TL'ye mal olur).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Masraf Havuzu (Marj Payı):</strong> Satılan her ürünün üzerinden alınan bu kuruşluk farklar, kooperatifin ortak giderler kasasına (kira ve elektriğe) gider. Böylece kooperatif kendi kendini besleyen canlı bir organizma olur. Kimseden dilenmez, kimseye borçlanmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. İlk Kuruluş Giderleri İçin "Can Suyu" Sermayesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlk başta dükkân tutulurken, tabela asılırken veya ilk nakliye yapılırken ortada henüz satılmış ürün olmadığı için masraf olacaktır. İşte bunun için daha önce konuştuğumuz o <strong>sembolik ortaklık payı</strong> (giriş bedeli) buraya harcanır:</span></p><p><span style="font-size:18px">1.000 üyeden alınan küçük başlangıç payları, ilk 3-6 aylık zorunlu sabit giderlerin (kira, fatura, resmi evrak masrafları) güvencesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu para asla yöneticilerin cebine girmez; doğrudan kooperatifin demirbaşına ve ortak kasasına konur, altındaki imzayla deftere işlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Denetim ve Şeffaflık (Namusun Kilidi)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yöneticiler maaş almıyor, gönüllü çalışıyor diye denetimsiz bırakılamaz. Aksine, gönüllü iş yapan dürüst insanların başı dik olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Kasa (Cam Kasa):</strong> Kooperatifin gelir-gider tablosu, alınan her kuruşun nereye harcandığı, elektrik faturasından nakliye ücretine kadar her ay sonu tüm ortakların görebileceği şekilde askıya asılmalı veya dijital olarak paylaşılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bağımsız Denetleme Kurulu:</strong> Ortaklar arasından seçilen, yöneticilerden tamamen bağımsız bir "Denetleme Kurulu", her ay kasayı ve faturaları didik didik incelemelidir. Hata olursa uyarılır, niyet bozulursa kapı dışarı edilir. Şeffaflık, kötü niyetli insanları bu kapıdan içeri sokmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplantıda Bu Konuyu Anlatırken Söyleyeceğimiz Cümle Şudur:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Arkadaşlar, biz buraya para kazanmaya, koltuk sahibi olmaya, eşe dosta menfaat sağlamaya gelmedik! Bizim yöneticilerimiz maaş almayacak, hakkı huzur bilmeyecek; çünkü bu bir ticaret değil, bir onur ve kurtuluş mücadelesidir. Kooperatifimizin kirasını, elektriğini, nakliyesini ise kimseye avuç açmadan, sattığımız ürünün üzerindeki sadece gerçek masraf payıyla ve hep birlikte omuz vererek ödeyeceğiz. Kasamız camdan olacak, herkes her kuruşu görecek. Namusumuzla kurduğumuz bu kaleyi kimseye çiğnetmeyeceğiz!"</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ruh, bu ahlak ve bu adil matematik birleştiğinde, karşınızda ne gıda tekeli kalır ne de halkı sömüren aracı zinciri. Bu inançla yola çıkan insanı kimse sırtından bükemez.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><em><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><em><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><em><strong>#mustafagoktas</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAYIN GÜRLEK, ÇİFTÇİ, HELAL OLSUN SİZE!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sayin-gurlek-ciftci-helal-olsun-size-26476ecd21599-d466-4eeb-8ccb-222d1593063b2026-09-26T07:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAYIN GÜRLEK, ÇİFTÇİ, HELAL OLSUN SİZE!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAYIN GÜRLEK, ÇİFTÇİ, HELAL OLSUN SİZE!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">43 yıllık Basın hayatımda, neler gördüm, neler işittim ve neler yazdım… <strong>Akın Gürlek</strong> ve <strong>Mustafa Çiftçi’</strong>nin iş başına gelmesinden sonra aldığım hazzı kelimelerle anlatamam.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çünkü hep dedim ve yazdım:&nbsp; “</strong>yolsuzluğu, hırsızlığı, üçkâğıdı, devletin kamunun kaynaklarını hor kullanmayı, ihalelerde hileleri, entrikaları önleyin, bu ülkenin kaynakları hepimize fazlası ile yeter.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın her gün bir dolandırıcılık işi ortaya çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Foncusu, sebze meyve yontucusu, et tırtıklıyıcısı, ihale yancısı, rüşvet ve irtikapçısı, uyuşturucu baronları, terörden beslenen hainler bir bir çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki bu devlet istesin beyler. Bunu hep dedim ve yazdım. Bu işin kökünü kazır. Ülkede yokluk, yoksulluk kalmadığı gibi, adil ve eşit hakça hizmet herkese gelir. Ülkemizin kaynaklarını korumak, yetimin şehidin hakkını korumak, kamu kaynaklarına sahip çıkmak ve daha adil ve yaşanılası bir ülke haline getirmek, bu uğurda mücadele eden ve gayret sarf eden her kişiye sahip çıkmak hepimizin boynunun borcudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Kaynaklarının Korunması, Adalet ve Vurgunla Mücadele, Hakça Bir Türkiye İçin Atılan Bu Kararlı Adımlar ÇOK ÖNEMLİDİR!!!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkenin toprakları, tarihi birikimi ve yer altı-yer üstü zenginlikleri; her bir vatandaşımızın refah içinde, huzurla ve hakça yaşamasına fazlasıyla yetecek güçtedir. Ancak bu zenginliklerin ve kamusal kaynakların hak sahiplerine, yani aziz milletimize eşit bir şekilde ulaşmasının önündeki en büyük engellerden biri her dönem var olan hortumcular, vurguncular ve haksız kazanç peşinde koşan odaklardır. Devletin iradesi ve kararlılığı tam olduğunda, üzerine gidilemeyecek hiçbir odak, çözülemeyecek hiçbir hukuki ve idari kör düğüm yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Fon Dolandırıcılığı ve Finansal Vurgunlar: Tasarrufların Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik istikrarın ve vatandaşın alın terinin en büyük düşmanlarından biri, finansal piyasaları suiistimal eden kayıt dışı ve manipülatif yapılardır. Son dönemde "fon" adı altında yurttaşların yıllarca biriktirdiği dişten tırnağa artan varlıklarını hedef alan dolandırıcılık şebekelerine karşı yürütülen operasyonlar, ekonomik güvenliğin tesisi açısından hayati önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Finansal Güvenlik:</strong> Tasarruflarını artırmak veya değerlendirmek isteyen masum insanların hayallerini ve sermayesini sömüren bu odakların üzerine gidilmesi, piyasalardaki denetimsizlik alanlarını daraltmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcılık:</strong> Finansal sistemin sömürülmesini engelleyen bu operasyonlar, haksız zenginleşme yollarını tıkayarak dürüst yatırımcının ve üreticinin hakkını korumaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sebze, Meyve ve Gıda Piyasasındaki Spekülasyonlar: Vatandaşın Sofrasına Uzanan Eller</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda arzı ve temel tüketim maddeleri, insan onuruna yaraşır bir yaşamın en temel unsurlarıdır. Tarladan sofraya uzanan zincirde hak etmedikleri kazançları elde etmek amacıyla suni kıtlık yaratan, fiyatları manipüle eden ve sebze-meyve piyasasında spekülasyon yapan "sebze-meyve yontucularına" karşı atılan adımlar, halkın mutfağına ve bütçesine doğrudan bir savunma hattıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fahiş Fiyatla Mücadele:</strong> Enflasyonist baskıları ve piyasa dengesizliklerini fırsat bilerek vatandaşın ekmeğiyle oynayan stokçu ve aracı zihniyete göz açtırılmamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvencesi:</strong> Tarımsal üreticinin emeğini koruyan ve tüketicinin nitelikli, adil fiyatlı gıdaya erişimini garanti altına alan bu denetimler, sosyal devlet ilkesinin en somut göstergelerindendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kamu İhaleleri ve Yolsuzlukla Mücadele: Yetim Hakkının Muhafazası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin ve kamunun kaynakları, bu ülkenin 85 milyon insanının ortak emanetidir. İhalelerde hile yapan, rüşvet ve irtikap çarklarıyla kamu projelerini kendi çıkarlarına peşkeş çeken "ihale yancıları", ülkenin kalkınma hızını kesmekte ve geleceğini ipotek altına almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat ve Şeffaflık:</strong> Kamu ihalelerindeki şeffaflık, işin ehline verilmesi ve denetim mekanizmalarının sıkılaştırılması; kaynakların çarçur edilmesini önlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yetimin Hakkı:</strong> İhale hırsızlığının kökünün kazınması, devlete yapılan her bir harcamanın millete hizmet olarak dönmesini sağlamakta, "yetimin ve şehidin hakkı" en yüksek hassasiyetle korunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Uyuşturucu Baronları ve Terörün Finansal Damarlarıyla Savaş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik ve huzur, bir ülkenin refah seviyesinin ön koşuludur. Gençlerimizi zehirleyen uyuşturucu baronları ve bu gayrimeşru ticaretten beslenerek devlete meydan okuyan terör örgütleri, bir ülkenin geleceğine yöneltilmiş en büyük tehdittir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğin Korunması:</strong> Uyuşturucu şebekelerine ve organize suç örgütlerine vuruş gücü yüksek operasyonlar düzenlenmesi, geleceğimizin teminatı olan genç nesillerin kurtarılması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Karanlık Bağların Koparılması:</strong> Terörün finans kaynaklarını kurutan operasyonlar, iç huzurun ve kardeşlik ikliminin pekişmesinde milattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emeği Geçenlere Teşekkür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkenin kaynaklarını korumak, yetimin ve şehidin hakkını omuzlarında bir şeref madalyası gibi taşıyan millet evlatlarının hakkını savunmak devletin asli görevidir. Bu çetin mücadelede gayretleriyle öne çıkan, hukukun üstünlüğünü ve kamu düzenini tesis etmek için gece gündüz demeden çalışan <strong>Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek</strong> ile <strong>İçişleri Bakanımız Sayın Mustafa Çiftçi</strong>’ye gayretlerinden ve özverili emeklerinden ötürü teşekkür etmek ahlaki ve vicdani bir borçtur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Adalet mülkün temelidir; mülk ise ancak adalet, liyakat ve kamu kaynaklarının hakkaniyetle paylaşılmasıyla payidar olur."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yokluk ve yoksulluğun tarihe gömüldüğü, her bireyin fırsat eşitliğine sahip olduğu bir Türkiye inşası; tüm toplumsal kesimlerin ortak sorumluluğudur. Devletin bu konudaki kararlı duruşu desteklendiği sürece, bu ülkenin bereketi de adaleti de artarak devam edecektir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHsCkk22S6u74CROQEmw_dPrhFyCAaNfMY9MIy34DSfDT6Y1ufLk4ql2X9Knd_aem_BCI-R1KFvSiUs4KBa-aijg" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAcGRvZgVicmlkETFFaFNtUThaMWMyWW5Pb1Nsc3J0YwZhcHBfaWQQMjIyMDM5MTc4ODIwMDg5MgABHoPl_zr9gdVa5U60tf8YLQCm5I2uFm6e6Erqq6cMMu2ODv9i3TBD85AkyTes_aem_8fpDFz5GuruivKY-31BzEQ" target="_blank"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZj0EjBfOfRCpr1-tyvENTJUou3rKlZK6YVFQNlDCcD5ZOamoDIUXd6FlUQ_XHHCB-4X0lM_X1xFbIeLB3D0vlRlRD1lVB-qLsj7V1qs3bPkbAgIh5TcTh9yoziI6_IZhkvniJ5aA1rbQkBjNZ8v&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ses Bayrağımız Türkçemiz: Köklerimizden Geleceğe Uzanan Köprü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ses-bayragimiz-turkcemiz-koklerimizden-gelecege-uzanan-kopru-264800199dea1-3161-4b23-a3f6-4c72eeda69722026-09-26T07:10:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ses Bayrağımız Türkçemiz: Köklerimizden Geleceğe Uzanan Köprü

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ses Bayrağımız Türkçemiz: Köklerimizden Geleceğe Uzanan Köprü

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli gençler, sevgili dostlar, Kıymetli okurlar,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 26 Eylül; tarihimizin, kimliğimizin ve varoluşumuzun en kutsal günlerinden biri olan <strong>Türk Dil Bayramı</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün öncülüğünde, 26 Eylül 1932’de toplanan <strong>Birinci Türk Dil Kurultayı</strong> ile başlayan bu anlamlı gün, sadece bir dili konuşma ve yazma meselesi değil, bir milletin bağımsızlık ve haysiyet mücadelesinin ta kendisidir. Büyük ozanımız Fazıl Hüsnü Dağlarca'nın dediği gibi, Türkçe bizim <strong>"ses bayrağımızdır"</strong>. Bu bayrak, dalgalandığı sürece bu topraklarda kim olduğumuzu, nereden gelip nereye gittiğimizi asla unutmayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihsel Köklerimiz ve Mirasımız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçe, dünyanın en köklü, en zengin ve en eski ifade güçlerinden birine sahip dillerinden biridir. Orhun Yazıtları'ndan bu yana taşlara kazınan, Yunus Emre'nin dimağında sevgiye, Kaşgarlı Mahmud'un kaleminde bilime, Atatürk'ün vizyonunda ise çağdaşlaşma meşalesine dönüşen bu dil, bin yılların süzgecinden geçerek bugüne gelmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milleti yok etmek istiyorsanız önce dilini elinden alırsınız. Çünkü <strong>dil, yalnızca bir iletişim aracı değil; bir düşünce biçimidir</strong>. Kelimelerini kaybettiğiniz bir duygu, kavramını yitirdiğiniz bir düşünce zamanla zihninizden de silinir. Türkçeyi korumak, bu yüzden doğrudan vatanı ve kültürel bağımsızlığı korumakla eşdeğerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Çağrı: Dilimize Sahip Çıkmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili gençler,</span></p><p><span style="font-size:18px">Geleceğimizin mimarları sizlersiniz. Yarınları inşa ederken elinizde tutacağınız en güçlü enstrüman, yine bu ana dildir. Günümüzde teknolojinin, sosyal medyanın ve küreselleşmenin etkisiyle dilimizin yabancı kelimelerin istilasına uğradığını, kısaltmalar ve özentili söylemlerle yozlaştırılmaya çalışıldığını üzülerek görüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak unutmayın ki;</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçeye özen göstermek, kendi köklerinize ve kendinize duyduğunuz saygının ilk adım materialesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zengin bir kelime hazinesiyle konuşmak, düşünce dünyanızı genişletir, kendinizi en doğru şekilde ifade etmenizi sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancı dilleri öğrenmek ne kadar kıymetliyse, kendi ana dilinizi kusursuz bilmek ve korumak o kadar vazgeçilmez bir millî ödevdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, bu bayram vesilesiyle hep birlikte bir söz verelim: Türkçemizi koruyalım, onu live ve doğru kullanalım, gelecek kuşaklara aynı zenginlik ve gururla aktaralım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26 Eylül Türk Dil Bayramımız kutlu olsun!</strong> Ses bayrağımız gök kubbede sonsuza kadar gururla dalgalansın.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong><em>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong><em>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><em>#mustafagoktas</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya'da okullarda burka ve peçe yasağı onaylandı: Sınıflara yüzde 30'luk 'İtalyanca dil bilgisi' sınırı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italyada-okullarda-burka-ve-pece-yasagi-onaylandi-siniflara-yuzde-30luk-italyanca-dil-bilgisi-siniri-26475e03ce21e-2dd2-476f-ba83-cfcfd319c82f2026-09-25T12:03:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya'da okullarda burka ve peçe yasağı onaylandı: Sınıflara yüzde 30'luk 'İtalyanca dil bilgisi' sınırı

İtalya'da okullarda burka ve peçe yasağı onaylandı: Sınıflara yüzde 30'luk 'İtalyanca dil bilgisi' sınırı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya Bakanlar Kurulu, okullarda yüzü örten burka ve peçe kullanımının yasaklanmasını öngören düzenleme ile İtalyanca bilgisi sınırlı öğrencilerin aynı sınıfta oluşturabileceği yoğunlaşmayı sınırlandıran yeni kuralları kabul etti.<br />Düzenleme kapsamında ilkokul, ortaokul ve liselerin ilk sınıflarında, İtalyanca bilgisi yetersiz veya belirli şartları karşılayan İtalyan vatandaşı olmayan öğrencilerin oranı yüzde 30 ile sınırlandırılacak.<br />İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, öğrencilerin okula yüzleri açık şekilde gitmesi gerektiğini belirterek, "Gelenek adına genç bir kadının yüzünü gizlemesine kimse karar veremez" dedi.<br />Eğitim Bakanı Giuseppe Valditara ise öğrenci kotasının vatandaşlığa değil, esas olarak dil yeterliliğine dayandığını vurguladı. Valditara, burka ve peçe yasağını ise kadın-erkek eşitliği çerçevesinde savundu.<br />Başörtüsü kapsam dışında<br />Yeni düzenleme yüzü ve vücudu örten ‘burka’ ile yüzün tamamını göz çevresi dışında kapatan peçeyi kapsıyor. Yüzü açıkta bırakan başörtüsü ise yasak kapsamında olmayacak.<br />İlkokullarda sınır, İtalya dışında doğmuş veya en az iki yıl anaokuluna devam etmemiş İtalyan vatandaşı olmayan öğrenciler için uygulanacak.<br />Ortaokul ve liselerde ise İtalyan vatandaşlığı bulunmayan ve İtalya'daki eğitim sisteminde en az üç yılı başarıyla tamamlamamış öğrenciler hesaba katılacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260925/italyada-okullarda-burka-ve-pece-yasagi-onaylandi-siniflara-yuzde-30luk-italyanca-dil-bilgisi-1109036858.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fon soruşturması: Eski TCMB Başkan Yardımcısı tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fon-sorusturmasi-eski-tcmb-baskan-yardimcisi-tutuklandi-2647258246658-9b90-4318-872b-22bed2b3b56a2026-09-25T09:52:00+03:00HABER MERKEZİ Fon soruşturması: Eski TCMB Başkan Yardımcısı tutuklandı

Fon soruşturması: Eski TCMB Başkan Yardımcısı tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de yaklaşık 456 bin yatırımcıyı ilgilendiren fon krizine ilişkin soruşturmada yeni tutuklama kararları verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen, sermaye piyasalarında manipülasyon iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli İstanbul Adalet Sarayı'na sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılıktaki işlemlerinin ardından şüpheliler Sulh Ceza Hakimliğine sevk edildi. İlk etapta sekiz şüpheli tutuklanırken, iki kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. 11 şüpheli ise sabah saatlerinde Sulh Ceza Hakimliğindeki ifadelerinin ardından tutuklandı. Böylece fon krizine ilişkin soruşturmalarda toplam tutuklu sayısı 45'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklananlar arasında eski Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci de bulunuyor. Kilimci 2016-2018 yılları arasında TCMB Başkan Yardımcısı olarak görev yapmış, daha sonraki yıllarda Tera Yatırım'da yönetim kurulu üyeliği görevinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki özel jete, bir yata, dört lüks araca el kondu<br />Büyüklüğü 891 milyar lirayı bulan fon kriziyle ilgili soruşturma kapsamında daha önce tutuklanan isimler arasında Pusula Holding Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan, Tera Yatırım Yönetim Kurulu Başkanı Emre Tezmen ve Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız da yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada dün de Muhammed Yarız ve Emre Tezmen'e ait olduğu belirlenen Bombardier BD-700 ile Bombardier Learjet 60 tipi iki özel jete ve Pusula patronu Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen 2026 model Benetti Oasis marka lüks yata el konuldu. El konulan iki özel jet ile yatın toplam yaklaşık piyasa değerinin 1 milyar 800 milyon TL tutarında olduğu değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca tutuklu Muhammed Yarız'a ait, piyasa değeri yaklaşık 200-220 milyon lira olan beş lüks aracın toplam 26 bin 280 liraya devredildiği belirlenmesinin ardından dört araca el kondu, bir araç için çalışmaların sürdüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Türkiye'de fon krizi, düşük işlem hacimli hisselerde yoğunlaşan bazı fonların, yatırımcıların artan çıkış talepleri karşısında nakit yaratmak için satışa yönelmesiyle başladı. Satış baskısının hisselerde sert düşüşlere yol açması, fonların likidite sorununu artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">16 Eylül Çarşamba günü BIST 100 endeksinde yaklaşık yüzde 6 düşüş yaşanması üzerine ertesi sabah Finansal İstikrar Komitesi acil bir toplantı yaparak duruma müdahale etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hazine ve Maliye Bakanlığı toplantının ardından yaptığı açıklamada, sorunun "sınırlı sayıdaki portföy yönetim şirketinin uhdesindeki bazı fonlarda yaşanan kredi ve likidite sorunlarından" kaynaklandığı bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sermaye Piyasası Kurulu ise Tera, Pusula, Hedef, Atlas, A1, Pardus ve Bulls portföy yönetim şirketlerinin kurucusu olduğu fonların tasfiyesine ve bu şirketlerin kontrolündeki 131 fonun işleme kapatılmasına karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fon kriziyle ilgili soruşturma başlatılırken, yaklaşık 456 bin yatırımcıyı ilgilendiren süreçte paraların nasıl ödeneceği ve olası zararı kimin üstleneceği henüz netleşmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,DHA / JD,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/fon-soru%C5%9Fturmas%C4%B1-eski-tcmb-ba%C5%9Fkan-yard%C4%B1mc%C4%B1s%C4%B1-dahil-19-ki%C5%9Fi-daha-tutukland%C4%B1/a-79426185</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: DEVLETİMİZİN MALİ İSTİHBARAT AĞINA YÖNELİK CASUSLUK FAALİYETİ YÜRÜTENLER HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKTİR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-devletimizin-mali-istihbarat-agina-yonelik-casusluk-faaliyeti-yurutenler-hukuk-onunde-hesap-verecektir-26470dea6ec23-f59d-4355-8f17-5ba45dae4d9d2026-09-25T09:41:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: DEVLETİMİZİN MALİ İSTİHBARAT AĞINA YÖNELİK CASUSLUK FAALİYETİ YÜRÜTENLER HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKTİR!

AKIN GÜRLEK: DEVLETİMİZİN MALİ İSTİHBARAT AĞINA YÖNELİK CASUSLUK FAALİYETİ YÜRÜTENLER HUKUK ÖNÜNDE HESAP VERECEKTİR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın&nbsp;<br />@RTErdogan<br />’ın liderliğinde; FETÖ başta olmak üzere devletimizin kurumlarına sızmaya, kamu kaynaklarını ve kritik bilgi sistemlerini örgütsel amaçlarla kullanmaya teşebbüs eden yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüzle yürütülen “Siyasal veya Askerî Casusluk” soruşturmasında; Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında (MASAK) kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi’ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, 2012-2018 yılları arasında MASAK’ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin tespitlere ulaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde; EMİS yazılımının 2012 yılından itibaren AGMLAB A.Ş. tarafından geliştirildiği, bu şirket ile MRD A.Ş. ve 667 sayılı KHK ile kapatılan Barış Ata A.Ş. arasında ortaklık ve yönetim ilişkileri bulunduğu, şirketlerin bazı ortaklarının FETÖ/PDY’nin askerî ve bilişim mahrem yapılanmalarında üst düzey sorumluluk üstlendiklerine ilişkin bulgular elde edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kişiler arasında örgütün Deniz Kuvvetleri, bilişim, savunma sanayii ve Jandarma mahrem yapılanmalarında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği tespit edilen isimlerin bulunduğu; bunların önemli bir bölümünün 15 Temmuz hain darbe girişimi öncesinde veya hemen sonrasında yurt dışına çıktığı belirlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">EMİS üzerinde yapılan teknik incelemelerde ise Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi’ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakıldığı ve ardından Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ile bazı bakanlara ilişkin sorgulamaların gerçekleştirildiği belirlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemdeki bazı kayıtların bütünlüğüne ilişkin şüpheli durumlar ile bazı veri alanlarının sonradan silinmiş olabileceğine yönelik teknik bulgulara ulaşılmıştır; yönetici yetkisine sahip (admin) kullanıcıların işlemlerinin geriye dönük denetlenmesini sağlayacak log (işlem) kayıtlarının ise tutulmadığı tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu bulgular; FETÖ/PDY’nin yalnızca devlet kurumlarına personel üzerinden sızmadığını, devletimizin en kritik mali istihbarat sistemlerinin bilişim altyapısı üzerinde de yapılanarak vatandaşlarımızın kritik mali verilerine erişim imkânı elde etmiş olabileceğine ilişkin son derece ciddi bir tabloyu ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında bugün İstanbul merkezli ve Ankara’da gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonda; aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlamıştır. Şüphelilerden 5’i yakalanarak gözaltına alınmış, yurt dışında olduğu belirlenen 16’sı hakkında siyasi ve askeri casusluk suçundan yakalama kararı çıkartılmış, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.’ye mahkeme kararıyla el konulmuş ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu kayyım olarak atanmıştır. İlgili dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan üç eski başkanın da adli makamlarca ifadelerine başvurulacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu son derece önemli soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza ve operasyonu başarıyla gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğümüze teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin kurumlarına sızan, kritik bilgi sistemlerimizi örgütsel amaçlarla kullanmaya çalışan ve millî güvenliğimizi hedef alan FETÖ/PDY yapılanmasına hukuk önünde hesap sormaya devam edeceğiz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-2-2646999267120-88a7-4c8e-8c73-b5c9fba35c5a2026-09-25T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-2-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-2-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu konudaki bir önceki yazımın linki aşağıda, okumayanlar önce onu okuyarak, buradan devam etsinler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589">https://www.haberanaliz.net/makale/turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-4589</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için öncelikle 50 kişilik kararlı bir grup, bir kooperatif hareketi başlatmak için <strong>mükemmel ve fazlasıyla yeterli bir çekirdek kadrodur</strong>. Tarihteki başarılı birçok kooperatif ve halk hareketi çok daha az insanla yola çıkmıştır. Bu sayı, hem ilk sermayeyi toplamak hem iş yükünü paylaşmak hem de ilk müşteri/üretici ağını kurmak için ideal bir "güç birliğidir". Bu 50 kişiyi harekete geçirmek ve somut bir yapıya dönüştürmek için derhal atılması gereken <strong>ilk 4 operasyonel adım</strong> şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Görev Dağılımı ve Komitelerin Kurulması (Hemen Bugün)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">50 kişiyi tek bir kalabalık grup olarak yönetmek zor olur. Onları yeteneklerine göre 4 alt gruba (çalışma masasına) böleceğiz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuk ve Kuruluş Ekibi (3-4 kişi):</strong> Kooperatif ana sözleşmesinin hazırlanması, yasal izinler ve resmi başvuru süreçleri.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretici ve Saha Ekibi (10-15 kişi):</strong> Çiftçilerle görüşecek, köylere gidecek, ürün kalitesini ve fiyatını inceleyecek ekip.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lojistik ve Tedarik Ekip (10-15 kişi):</strong> Ürünün tarladan alınıp şehre getirilmesi, tartılması, paketlenmesi ve dağıtılacağı yerin ayarlanması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İletişim, Finans ve Üye Ekibi (Geri kalanlar):</strong> 50 kişinin sermaye katkısının toplanması, paranın yönetilmesi ve dışarıdan yeni tüketicilerin sisteme dâhil edilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İlk Can Suyu Sermayesinin Oluşturulması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">50 kişinin her biri sembolik ama iş yapacak bir <strong>ortaklık payı veya peşin avans bedeli</strong> kooperatif kasasına koyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin, kişi başı belirlenecek ortaklık payı ile ilk nakliye aracı kiralayabilir, ilk ürünlerin peşin ödemesi yapılarak çiftçiye güven verebilir. Banka kredisiz, tamamen kendi öz gücünüzle yola çıkmış oluruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. İlk "Pilot Ürün" ile Test Sürüşü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bütün ürünleri (meyve, sebze, bakliyat vb.) aynı anda yapmaya çalışarak sistemi boğmayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgemizde veya yakın çevremizde üretilen <strong>tek bir temel ürünle</strong> (örneğin zeytinyağı, bakliyat, un veya o sezon bol olan bir meyve/sebze) başlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçiden bu ürünü doğrudan alacağız, 50 kişi kendi aramızda tüketim ve lojistik süreci test edip. Sistem aksamadan çalıştığında çemberi genişleteceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Tüketici Çemberini 500 Kişiye Çıkarmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">50 kişi bu işin çekirdeğidir ancak sürdürülebilirlik için tüketici sayısının artması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 50 kişinin her biri, çevresinden en az 10’ar bilinçli tüketiciyi (akraba, komşu, iş arkadaşı) ikna ederse, kısa sürede <strong>500 kişilik garantili bir alıcı pazarı</strong> yaratmış olursunuz. Bu rakam, bir üreticinin tüm mahsulünü tek seferde satın almak için devasa bir güçtür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elimizde 50 kişilik inançlı bir insan kaynağı varsa, artık tartışma aşaması bitmiş, <strong>icraat aşaması</strong> başlamıştır. Bunun için bu 50 kişinin ilk fiziksel veya çevrim içi toplantısını yaparak görev dağılımını kağıda dökeceğiz..</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimli insan kaynağı; vizyonu anlamak, plan yapmak, kurallara uymak ve sistemi disiplinli bir şekilde yürütmek açısından paha biçilmezdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artık teoriden çıkıp tamamen <strong>eylem planına</strong> geçme vakti. Bu gücü sahaya yansıtmak için ilk toplantınızı yaparken izleyebileceğimiz <strong>adım adım pratik yol haritası</strong> şöyledir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Toplantı İçin 4 Adımlı Gündem</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Kurucu İradeyi Resmileştirip Komiteleri Kuracağız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantının ilk yarım saatinde 50 kişiyi harekete geçirecek <strong>4 temel çalışma masasını</strong> (komiteyi) kurup gönüllüleri masalara dağıtıyoruz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuki / İdari Komite:</strong> Kooperatif tüzüğünün hazırlanması, resmi başvuru ve yasal prosedürlerin takibi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saha ve Üretici Komitesi:</strong> Üreticilerin tespiti, köylere ziyaretler, sözleşmeli tarım görüşmeleri.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lojistik ve Operasyon Komitesi:</strong> Nakliye, taşıma, tartı, paketleme ve ürünün teslim edileceği noktanın ayarlanması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Finans ve İletişim Komitesi:</strong> Ortaklık paylarının toplanması, bütçe yönetimi ve ağın dışarıya duyurulması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İlk "Pilot Ürün" ve Tedarik Noktasını Belirleyeceğiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Her şeyi aynı anda yapmaya çalışarak ilk günden enerjimizi tüketmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda o an bölgenizde en çok ihtiyaç duyulan veya mevsimine göre temin edilebilecek <strong>tek bir ürün grubu</strong> seçeceğiz (Örneğin: Güvenilir zeytinyağı, bakliyat, un, doğrudan üreticiden çuval/kasa bazlı sebze-meyve).</span></p><p><span style="font-size:18px">Saha komitesi, bu ürünü doğrudan hangi üreticiden (hangi köyden veya üretici birliğinden) alacaklarını araştırmak için derhal görevlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Can Suyu" Sermayesini Netleştireceğiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bankalara borçlanmadan, tamamen bu 50 kişinin gücüyle dönecek bir fon oluşturacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her üyenin bütçesine göre koyabileceği başlangıç aidatı/ortaklık payı miktarını ortak kararla belirleyeceğiz (Bu para ilk nakliye ve üreticiye verilecek ön ödemede kullanılacaktır).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Takvimi ve Hedefleri yazacağız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantı sonunda herkesin çıkarken bileceği net tarihler koyacağız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Önümüzdeki hafta sonuna kadar komiteler çalışmasını bitirecek."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"15 gün içinde ilk üretici ziyareti yapılacak."</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"1 ay içinde ilk ürün dağıtımı kendi aramızda test edilecek."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimli ve kararlı bir 50 kişiyle doğru bir model kurulduğunda, bu hareket kısa sürede önce çevreye, sonra tüm kente ilham olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin özü paradan ve binadan önce <strong>inanç, karakter ve ahlaktır</strong>. Çıktığımız bu yol, sadece bir ticaret yolu değil; namuslu üreticinin emeğini, halkın sağlığını ve geleceğini koruma davasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsettiğim 50 kişilik ekibin karşısına geçip, kalpten konuşarak herkesi silkeleyecek, safraları atıp gerçeği en yalın haliyle görecekleri o konuşma metnimizi ise şimdiden sizler için hazırladım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bir Olursak Yıkamayacakları Kale Yoktur"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli arkadaşlarım, kıymetli yol arkadaşlarım,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün buraya sıradan bir toplantı için, üç beş kuruştan, laf olsun diye bahsetmek için gelmedik. Bugün buraya hayatımız, sağlığımız, çocuklarımızın yarını ve alın teriyle toprağı sulayan ama hakkını alamayan o mazlum çiftçi kardeşimiz için toplandık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etrafımıza bir bakalım... Ne hale geldik? Tarlada domatesi 3 liraya alınmayan çiftçi perişan, tezgâhta o aynı domatesi 30 liraya alamayan halk perişan! Arada kim var? Arada ne ürettiğini bilen, ne nehre su veren, ne tarlaya ter akıtan ama bütün parayı toplayan o vicdansız gıda tekelleri, o dev zincir marketler var. Halkın sağlığıyla oynuyorlar, zehri parayla satıyorlar; üreticiyi yokluğa, tüketiciyi sefalete mahkûm ediyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna "dur" demeyecek miyiz? El etek öpme devri bitti. Gözü dönmüş tüccarların insafına kalma devri bitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burası bir ticaret kulübü değil, bir <strong>namus ve onur hareketidir</strong>. Buradaki herkesin karakterli bir duruş sergilemesi şarttır. "Bana ne, başkası yapsın" deme lüksümüz yok. Çünkü bu gemi batarsa hepimiz beraber boğulacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın dostlar, bunu anlamak için profesör olmaya gerek yok, en sade zihin bile şunu görebilir: Tek bir çöpü bile kırabilirsiniz ama 50 çöpü bir araya bağlarsanız kimse kıramaz. Biz dağınık durduğumuz için bizi eziyorlar. Ama biz bir olursak, üreticiyle omuz omuza durursak, bu tekelci düzenin kalesini paşa paşa yıkarız!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçiye gideceğiz ve diyeceğiz ki: <em>"Yalnız değilsin! Ektiğin ürünü çöpe atmayacaksın, biz buradayız. Ürününü değerinde alacağız, halkımıza ucuz ve sağlıklı ulaştıracağız."</em> Tüketiciye gideceğiz ve diyeceğiz ki: <em>"Zehirli ve pahalı gıdaya mahkûm değilsin. Gel, kendi kapından, kendi kardeşinin tarlasından alışveriş yap."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz bunu başaracak güce de sahibiz, eğitime de sahibiz, imkâna da sahibiz. Tek ihtiyacımız olan şey; <strong>yürek, sadakat ve inançtır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün buradan çıkarken birbirimize söz vereceğiz. Hesap kitap peşinde değil, hakikat peşinde koşacağız. Kurtarıcı beklemek yok; <strong>kurtarıcı biziz!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ya bu düzeni değiştireceğiz, ya da bu ezilenlerin arasında adımız silinip gidecek. Ben bu yola başımı koydum. Benimle birlikte yürümeye, bu omuzu vermeye var mısınız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolumuz açık, inancımız tam olsun. Sağ olun, var olun!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><em><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><em><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><em><strong>#mustafagoktas</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ortak Evimiz Türkiye, UNUTMAYALIM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ortak-evimiz-turkiye-unutmayalim-264715e213e6d-96c9-40c1-ab26-58248b37dd542026-09-25T07:07:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ortak Evimiz Türkiye, UNUTMAYALIM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ortak Evimiz Türkiye, UNUTMAYALIM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde çok sıkıntılı ve badireli günlerden geçiyoruz. Siyaset çok karışık. Herkes bir yerinden çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zor zamanlar, ortak değerlerimizi ve bir arada yaşama irademizi hatırlamanın en elzem olduğu anlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Evimiz Türkiye: Birlik, Vicdan ve Vatan Bilinci Üzerine: </strong>Tarih boyunca pek çok fırtınayı göğüslemiş, her zorluktan koparak değil, birbirine daha sıkı sarılarak çıkmış bu topraklar, bugün de yeni bir sınavdan geçiyor. Siyasetin gürültülü koridorları, günlük çekişmeler ve kutuplaştırıcı diller ne yazık ki toplumsal huzurumuzu zedeliyor. Oysa unutulmamalıdır ki; siyasi görüşler, ideolojiler ve partiler geçicidir; kalıcı olan bu devlet, bu vatan ve bu necip millettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Vatan Ortak Paydamızdır</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Günün sonunda hepimiz aynı denizde yol alan bir geminin yolcularıyız. Geminin su alması ya da rotasından sapması, kimin hangi güvertede oturduğundan bağımsız olarak herkesi tehdit eder. Mesele vatan olduğunda, gerisi sadece teferruattır. Farklı düşünmek, farklı çözümler önermek demokrasinin ve hayatın olağan akışının bir gereğidir; ancak bu farklılıklar asla bir düşmanlık gerekçesi olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasetin Asli Amacı: Hizmet ve Erdem</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset, toplumu ayrıştırma veya bireysel çıkarları tatmin etme alanı değil; milletin dertlerine derman olma, ortak akıl üretme ve huzur tesis etme sanatıdır. Bu erdemden uzaklaşan her tutum, sadece bugünü değil, geleceğimizi de yaralar. Toplumun her kesiminin siyasetçilerden beklediği tek şey vardır: <strong>Samimiyet, sorumluluk bilinci ve utangaçlık erdemi.</strong> Yanlışın karşısında durabilmek, hata yapıldığında milletten özür dileyebilmek en büyük siyasi olgunluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kırmadan, Dökmeden, Birlikte Yeniden</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün birbirimizi anlamaya, dinlemeye ve kucaklamaya dünden daha çok ihtiyacımız var. Kimseyi ötekileştirmeden, geçmişin kırgınlıklarını bir tarafa bırakarak "biz" bilincini yeniden kuşanmalıyız. Çünkü bu devlet var olduğu sürece hepimiz varız; bu vatan nefes aldığı sürece umudumuz hep diri kalacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır."</em> Gelin, siyasi rüzgârların bizi savurmasına izin vermeden, bu topraklarda barış içinde, kardeşçe ve insanca yaşama irademizi hep birlikte haykıralım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu zor günleri aşmanın en etkili yolu, birbirimize karşı hoşgörüyü ve ortak geleceğimize olan inancı yitirmemektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçinde bulunduğumuz dönem, sadece iç politikadaki çekişmelerden ibaret değil. Küresel ölçekte yaşanan ekonomik krizler, jeopolitik riskler, sınırlarımızdaki güvenlik tehditleri ve uluslararası alandaki hassas dengeler, ülkemizi çok yönlü bir kuşatma sürecine sokuyor. Böyle bir iklimde, hamasetle veya günübirlik öfkelerle hareket etmek yerine; <strong>aklıselimle, stratejik düşünmeyle ve devlet aklıyla</strong> hareket etmek hayati bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gerçekleri halkımıza en doğru, yapıcı ve birleştirici dille anlatmak, her duyarlı vatandaşın omuzlarındaki tarihî bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Fırtınalar ve Akılcı Birlik Çağrısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın ve bölgenin tarihin en keskin virajlarından birini aldığı bu günlerde, ülkemizin karşı karşıya olduğu dış riskler ile iç dinamiklerin birbirine nasıl bağlandığını görmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Dış Dünyadaki Gerçekler ve Jeopolitik Riskler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bölgesel Kuşatma ve İstikrarsızlık:</strong> Yakın coğrafyamızda süregelen çatışmalar, vekâlet savaşları ve göç dalgaları, Türkiye’yi doğrudan hedef alan güvenlik riskleri barındırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Küresel Türbülans:</strong> Küresel enflasyon, tedarik zincirindeki kırılmalar ve büyük ekonomilerin faiz/para politikaları, içerideki ekonomik sıkıntıları derinleştiren dış etkenlerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diplomatik Yalnızlaştırma Oyunları:</strong> Türkiye'nin jeopolitik konumundan duyulan rahatsızlık nedeniyle uluslararası alanda önünün kesilmeye çalışıldığı, stratejik hamlelerine karşı çok yönlü baskılar uygulandığı açık bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İçeride Akılcı Olma ve Serinkanlı Kalma Zorunluluğu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Krizi Fırsata Çeviren İç Çekişmeler:</strong> Dışarıdan bu kadar yoğun baskı ve risk geliyorken, içeride enerjiyi kısır siyasi kavgalarla tüketmek, sadece dışarıdaki odakların elini güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Aklı ve Kurumsal Hafıza:</strong> Günlük öfke patlamalarıyla değil, yüzyıllık devlet tecrübesiyle hareket edilmelidir. Hangi siyasi görüşten olursak olalım, devletin reflekslerinin zayıflamasına izin veremeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi Kirliliği ve Manipülasyon:</strong> Dijital çağda zihinleri bulandıran provokasyonlara, asılsız haberlere ve toplumu kinle besleyen odaklara karşı herkesin akıl süzgecinden geçerek düşünmesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Çözüm: "Milli Şuur" ve Ortak Akıl</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cepheleşmeyi Değil, Kenetlenmeyi Seçmek:</strong> İçerideki sorunları konuşacağız, eleştireceğiz ve daha iyisini isteyeceğiz; ancak bunu yaparken vatanın ve devletin ali menfaatlerini asla masaya meze etmeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretmek ve Çalışmak:</strong> Şikayet etmek yerine her alanda (bilimde, ekonomide, üretimde, eğitimde) daha çok çalışmak, birbirimize omuz vermek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Aklın ve bilimin rehberliğinde, millet iradesinin ve devlet kudretinin üstesinden gelemeyeceği hiçbir zorluk yoktur."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün dijital meydanlar olan sosyal medya platformları, zihinlerin ve algıların şekillendiği en önemli cephe haline geldi. Eğer bu alanları sadece öfkenin, kutuplaşmanın, karamsarlığın ve manipülasyonun esiri bırakırsak, geriye sadece gürültü kalır. Oysa aklıselim sahibi insanların, bu mecralarda <strong>yapıcı, sağduyulu ve birleştirici bir ses</strong> yükseltmesi hayati bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bulunduğumuz her ortamda –sosyal medyada, aile sofralarında, iş yerlerinde– bu şuuru yayarken dikkat edilebilecek bazı pratik ve etkili yöntemler vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tetikleyici Değil, Yatıştırıcı Olmak:</strong> Sosyal medyada karşılaşılan provokatif ve nefret dolu paylaşımlara öfkeyle reaksiyon göstermek yerine, meseleyi büyük resme (devlet ve vatan gerçeğine) taşıyan serinkanlı yorumlar yapmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi Kirliliğine Karşı Doğruyu Savunmak:</strong> Asılsız, toplumu paniğe sürükleyen veya kin besleyen paylaşımları yaymamak; aksine akılcı ve doğrulanmış bilgiyi öne çıkarmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Önce Vatan" Dilini Hakim Kılmak:</strong> Yapıcı eleştirilerde bulunurken bile üslubun yıkıcı değil, onarıcı olmasına özen göstermek; kimseyi hor görmeden, herkesi ortak paydaya davet etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanalda Değil, Gerçek Hayatta da Köprü Kurmak:</strong> Dijitalde yazılanların sokaktaki, komşuluk ilişkilerimizdeki ve günlük yaşamımızdaki diyaloglara da aynı yapıcı dille yansımasını sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayın ki büyük değişimler, küçük ama kararlı adımlarla başlar. Bir kişinin bile önyargısını kırıp "Haklısın, önce bu ülke var" demesini sağlamak, bu dönemde yapılacak en kıymetli vatan borçlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maalesef günümüzün en zehirli ve en yaygın savunma mekanizmalarından biri. Bugün sosyal medyada veya günlük hayatta yapıcı bir dil kullanmak, doğru yapılan bir işi takdir etmek veya "Durun biraz, her şey kötü değil" demek adeta bir suçmuş gibi yaftalanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar o kadar derin bir güvensizlik ve kutuplaşma iklimine sokuldu ki, <strong>"tarafsızlık" ya da "hakkaniyet" kavramı neredeyse unutuldu.</strong> Bir taraf seni hemen "yağcı/yalaka" olmakla suçlarken, diğer taraf da en ufak bir eleştiride "vatan haini" ilan edebiliyor. Bu toksik iklim, akılcı ve sağduyulu insanların sesini kesmeyi amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu haksız yaftalamalara boyun eğmeden, yapıcı dili savunmaya nasıl devam edeceğiz? İşte bu durumla başa çıkmanın ve o duvarları aşmanın birkaç yolu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Doğrunun ve Yanlışın Adresini Ayırmak (İlkeli Duruş):</strong> Yaftalardan kurtulmanın en etkili yolu, eleştiride de övgüde de <strong>ilkesel</strong> durmaktır. "Ben falancayı destekliyorum" demek yerine, <em>"Kim yaparsa yapsın bu doğru/yanlış"</em> çizgisini korumak gerekir. İnsanlar sizin menfaat peşinde olmadığını, sadece ülkenin menfaatini gözetiyorsa samimi olduğunuzu zamanla anlarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Etiketleri Reddetmek ve Çerçeveyi Değiştirmek:</strong> Size "yalaka" ya da başka bir yafta yapıştırmaya çalışanlara öfkeyle karşılık vermek yerine, çerçeveyi hemen büyük resme çekin. Şöyle diyebilirsiniz: <em>"Mesele şahıslar veya partiler değil, yapılan işin ülkeye faydası veya zararı. Doğruya doğru, yanlışa yanlış diyemezsek bu ülke hep birlikte batar."</em> Bu yaklaşım, karşı tarafın ucuz polemiğini boşa çıkarır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Eleştirme Hakkını Saklı Tutarak Konuşmak:</strong> Bir konunun iyi yönünü takdir ederken, hemen ardından eksik kalan veya düzeltilmesi gereken yönleri de cesaretle dile getirin. Zaten gerçek bir yapıcı akıl, ne körü körüne övür ne de körü körüne yerer. Hem artısını hem eksisini aynı anda söylemek, o "yağcı" yaftasını anında düşürür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Sessiz Çoğunluğa Seslenmek:</strong> Unutmayın ki sosyal medyada ve ortalıkta bağıranlar genellikle uç noktalardakilerdir. Asıl büyük kesim, sizin gibi ikisinden de bıkmış, akılcı ve mutedil bir ses arayan <strong>sessiz çoğunluktur</strong>. Siz o doğru ve yapıcı sözü söylediğinizde, belki o an size saldıranlar olacaktır ama ekran arkasından sizi okuyan ve hak veren yüzlerce insan sessizce destekleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaftalamalardan korkup susarsak, meydanı tamamen o zehirli dillere bırakmış oluruz. O yüzden sabırla, inatla ve sakinlikle hakikati savunmaya devam etmek gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazıları bizim için ne derse desin, Karanlığın gürültüsü ne kadar çok çıkarsa çıksın, bir mumun ışığı o karanlığı delmeye her zaman yeter. İnatla, sabırla ve umutla doğruyu, güzeli ve birleştirici olanı savunmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong><em>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong><em>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><em>#mustafagoktas</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'dan Trump'ın UCM çağrısına ret: 'Çekilmeyeceğiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyadan-trumpin-ucm-cagrisina-ret-cekilmeyecegiz-26468f2bee4fd-9adc-4854-9657-ef2d41349d962026-09-24T12:12:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'dan Trump'ın UCM çağrısına ret: 'Çekilmeyeceğiz'

Almanya'dan Trump'ın UCM çağrısına ret: 'Çekilmeyeceğiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump'ın, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nda Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) yönelik sert sözleri ve üye ülkelere yaptığı çekilme çağrısı, Almanya'dan karşılık buldu.<br />Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, kamu yayıncısı Deutschlandfunk'a yaptığı açıklamada, Berlin'in Lahey merkezli mahkemeden çekilmeyeceğini ve UCM'ye desteğini sürdüreceğini açıkladı. Trump, 22 Eylül'deki BM Genel Kurulu konuşmasında UCM üyesi ülkelerin mahkemeden ayrılmasını istemişti.<br />Wadephul'dan Trump'a: Elbette bunu yapmayacağız<br />Wadephul, Trump'ın çağrısını reddederken UCM'nin kurallara dayalı uluslararası düzenin bir parçası olduğunu savundu.<br />Alman Bakan, ülkesinin tutumunun değişmeyeceğini belirterek, “Elbette bunu yapmayacağız” dedi. Wadephul ayrıca Trump yönetiminin UCM politikasını Berlin ile Washington arasında görüş ayrılığı bulunan alanlardan biri olarak nitelendirdi.<br />Wadephul, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin yanında duracaklarının açık olduğunu vurgularken, mahkemenin uluslararası hukuk ihlalleri, savaş suçları ve insanlığa karşı suçların yargılanmasındaki rolüne dikkat çekti.<br />Trump BM kürsüsünden UCM'yi hedef aldı<br />Tartışmayı başlatan açıklama ise 22 Eylül 2026'da New York'ta düzenlenen BM Genel Kurulu'nda geldi.<br />Trump konuşmasında UCM'yi “kontrolden çıkmış bir kurum” olarak nitelendirirken, ABD askerlerinin ülkesinin taraf olmadığı bir mahkeme tarafından soruşturulmasına veya yargılanmasına izin vermeyeceklerini söyledi. ABD, UCM'nin kurucu metni olan Roma Statüsü'ne taraf değil.<br />ABD Başkanı daha da ileri giderek UCM'ye taraf bütün ülkelere mahkemeden resmen çekilme çağrısı yaptı. Trump, konuşmasında mahkemeyi “haydut kurum” olarak nitelendirdi.<br />Washington ve Berlin arasında UCM görüş ayrılığı<br />Wadephul'un açıklaması, Almanya ile ABD arasındaki UCM yaklaşımındaki belirgin görüş ayrılığını bir kez daha ortaya koydu.<br />Almanya, Roma Statüsü'ne taraf ülkeler arasında yer alırken UCM'nin çalışmalarını destekliyor. ABD ise Roma Statüsü'ne taraf olmadığı gibi Trump yönetimi döneminde mahkemeye yönelik yaptırım politikasını da sertleştirdi.<br />Wadephul, UCM gibi uluslararası yargı mekanizmalarına ihtiyaç duyulmaya devam edildiğini savunarak, geçmişte Batı Balkanlar'da yaşanan ağır insan hakları ve uluslararası hukuk ihlallerinin hesap verebilirlik açısından taşıdığı öneme işaret etti.<br />Trump'ın çağrısının ardından ilk çekilme açıklaması<br />Trump'ın BM kürsüsündeki çağrısının ardından dikkat çekici bir gelişme de Pasifik'ten geldi.<br />Naoero (Nauru) Cumhurbaşkanı David Adeang, ülkesinin Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden çekileceğini BM Genel Kurulu'nda açıkladı. Adeang, çekilme belgesini New York'tan ayrılmadan önce Roma Statüsü'nün depoziterine sunacaklarını söyledi.<br />Böylece Trump'ın çağrısının ardından UCM üzerindeki uluslararası tartışma büyürken Almanya, Washington'ın talebine uymayacağını açık biçimde ilan eden ülkelerden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span><br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260924/almanyadan-trumpin-ucm-cagrisina-ret-cekilmeyecegiz-1108998296.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, yapay zekaya 20 yıl hapis cezası vermeyi tasarlıyor: Bakanlığı da kurulacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-yapay-zekaya-20-yil-hapis-cezasi-vermeyi-tasarliyor-bakanligi-da-kurulacak-264678171f0ec-b33f-458d-871b-d6c7e52630b42026-09-24T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, yapay zekaya 20 yıl hapis cezası vermeyi tasarlıyor: Bakanlığı da kurulacak

ABD, yapay zekaya 20 yıl hapis cezası vermeyi tasarlıyor: Bakanlığı da kurulacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'de yapay zekânın geleceğini kökten değiştirebilecek en sert düzenleme girişimlerinden biri Kongre'nin gündemine taşındı. Vermont Senatörü Bernie Sanders ile Teksas Temsilcisi Greg Casar, 23 Eylül'de Ban Artificial Superintelligence Act (Yapay Süper Zekayı Yasaklama Yasası) adlı tasarıyı resmen sundu.<br />19 sayfalık düzenleme, yapay süper zekanın geliştirilmesini ve kullanıma sunulmasını yasaklamayı amaçlıyor. Bunun yanında daha geniş kapsamlı ileri yapay zekâ geliştirme çalışmalarının, federal güvenlik ve denetim mekanizması oluşturulana kadar geçici olarak durdurulması öngörülüyor.<br />İhlal edenlere 20 yıla kadar hapis<br />Tasarıdaki en dikkat çekici maddelerden biri yaptırımlar.<br />Öngörülen yasakları veya geçici durdurma kararlarını ihlal etmeye ya da bunların etrafından dolaşmaya çalışan kişiler 20 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilecek. Şirketler içinse tasarıda “corporate death penalty” olarak tanımlanan ve şirketin zorunlu olarak feshedilmesine kadar gidebilecek bir yaptırım öngörülüyor.<br />Sanders'ın ofisi, bireylere yönelik azami cezanın yasa dışı nükleer silah geliştirilmesine ilişkin mevcut bazı cezalarla benzer düzeyde olduğunu belirtiyor.<br />Yapay Zeka Bakanlığı kurulması öngörülüyor<br />Tasarı yalnızca yasak getirmekle kalmıyor. ABD federal yönetimi içerisinde kabine düzeyinde yeni bir Yapay Zeka Bakanlığı (Department of Artificial Intelligence) kurulmasını da öngörüyor.<br />Yeni kurumun gelişmiş yapay zekâ modellerini yaşam döngülerinin farklı aşamalarında izlemesi, tehlikeli kabiliyetleri denetlemesi ve güvenlik standartlarının uygulanmasını sağlaması planlanıyor. Kurumun ayrıca kapatma komutlarını devre dışı bırakma veya izinsiz siber saldırılar gerçekleştirme gibi tehlikeli yeteneklerin sistemlerden çıkarılmasını denetlemesi öngörülüyor.<br />Tasarıya göre gerektiğinde yapay süper zeka sistemlerinin imhasının da bu kurum tarafından denetlenmesi mümkün olacak.<br />Peki 'süper zeka' ne anlama geliyor?<br />Düzenlemenin en kritik noktalarından biri, hangi yapay zekâ sistemlerinin yasak kapsamına gireceği.<br />Tasarı, yapay süper zekayı, insanın bilişsel performans ve yeteneklerini çoğu alanda aşan veya insanlığı ciddi biçimde etkisizleştirebilecek ya da yok edebilecek kapasiteye sahip sistemler üzerinden tanımlıyor. Buna federal hükümeti devre dışı bırakabilecek ölçekte kabiliyetler de dahil ediliyor.<br />Düzenleme ayrıca yapay zekânın yapay zekâ araştırma ve geliştirme sürecini otomatikleştirmesi veya büyük ölçüde hızlandırması gibi kabiliyetleri de risk çerçevesinde ele alıyor.<br />Yapay zekânın kendi kendini geliştirmesi endişesi<br />Tasarıyı hazırlayanların üzerinde durduğu temel risklerden biri, gelişmiş modellerin giderek daha güçlü yapay zekâ sistemlerinin geliştirilmesini hızlandırabilmesi.<br />Bu tartışma, yapay zekâ güvenliği literatüründe uzun süredir ele alınan özyinelemeli kendini geliştirme senaryolarıyla bağlantılı. Bu senaryoda gelişmiş bir sistem, daha yetenekli sistemlerin oluşturulması sürecini hızlandırarak teknolojik ilerlemenin insan denetiminin yetişemeyeceği ölçüde süratlenmesine yol açabilir.<br />Ancak bu senaryoların gerçekleşebilirliği ve olası sonuçları konusunda yapay zekâ araştırmacıları arasında görüş birliği bulunmuyor. Tasarıya karşı çıkan bazı uzmanlar, gelecekte ortaya çıkabilecek varsayımsal risklere fazla ağırlık verildiğini savunuyor.<br />Sanders: 'Frene basarsınız'<br />Sanders, düzenlemeyi açıklarken yapay zekânın insan kontrolünü aşması ihtimalinin görmezden gelinemeyeceğini savundu.<br />Senatör, teknolojinin geleceği açısından artık kritik bir noktaya gelindiğini belirterek, “Bir uçuruma doğru yarışıyorsanız gazdan ayağınızı çekmekle yetinmezsiniz. Frene basarsınız” ifadelerini kullandı. Sanders'a göre gelişmiş yapay zekânın güvenli biçimde geliştirilebilmesi için gönüllü şirket standartları yerine bağlayıcı kurallar gerekiyor.<br />Casar da tasarının yalnızca süper zekâyı değil, biyokimyasal silah geliştirme veya insanların yerine yeni yapay zekâ sistemleri geliştirebilme gibi tehlikeli kabiliyetleri hedeflediğini belirtti.<br />Yasak ABD sınırlarını aşabilir<br />Tasarı kabul edilirse Washington'ın hedefi yalnızca ABD'deki şirketleri denetlemek olmayacak.<br />Düzenleme, ABD'nin yapay süper zekânın dünya genelinde geliştirilmesini önlemeye yönelik uluslararası anlaşmalar için girişimde bulunmasını da öngörüyor.<br />Bunun için müttefiklerle koordinasyon, uluslararası düzenlemeler ve gerektiğinde ihracat kontrollerinin kullanılması gündeme gelebilecek.<br />Tasarıya yapay zeka dünyasından itirazlar da var<br />Sanders-Casar girişimi, yapay zeka güvenliği konusunda daha sert önlemler isteyen çevrelerden destek görürken düzenlemenin kapsamı tartışmaları da beraberinde getirdi.<br />Yapay zekâ araştırmacısı Gary Marcus, geçici bir duraklama ve özel bir federal yapay zekâ kurumunun tartışılabileceğini belirtirken, süper insan düzeyindeki yapay zekâ araştırmalarının kalıcı ve tek taraflı biçimde yasaklanmasının fazla geniş kapsamlı olduğunu savundu. Marcus ayrıca teknik eşiklerin nasıl ölçüleceği konusunda sorunlar yaşanabileceğini belirtti.<br />Dolayısıyla Washington'daki tartışmanın temelinde yalnızca “yapay zekâ düzenlenmeli mi?” sorusu bulunmuyor. Asıl anlaşmazlık, hangi yeteneklerin tehlikeli kabul edileceği ve devletin teknolojik gelişmeye hangi noktada müdahale edeceği üzerinde yoğunlaşıyor.<br />ABD'de yapay zekâ tartışmasında yeni eşik<br />Sanders ve Casar'ın önerisi yasalaşmış bir düzenleme değil; Kongre'ye sunulmuş bir yasa tasarısı. Bu nedenle 20 yıllık hapis cezası da şu anda yürürlükte olan yeni bir yaptırım değil.<br />Bununla birlikte tasarı, Washington'daki yapay zekâ tartışmasının ulaştığı noktayı göstermesi açısından dikkat çekiyor. Daha önce tartışmalar ağırlıklı olarak veri güvenliği, telif hakları, algoritmik ayrımcılık ve şirketlerin sorumluluğu etrafında yürürken artık insan zekâsını aşabilecek sistemlerin doğrudan yasaklanması Kongre'nin gündemine taşınmış durumda.<br />Tasarı yasama sürecinde ilerlerse ABD'deki yapay zekâ şirketleri için sınırın nerede çizileceği, “süper zekânın” teknik olarak nasıl ölçüleceği ve Washington'ın diğer ülkelerle nasıl bir uluslararası rejim kurabileceği tartışmanın merkezinde olacak.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260924/abdden-yapay-zekaya-20-yil-hapis-cezasi-tasarlaniyor-bakanligi-da-kurulacak-1108990399.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Irak'la anlaşma: Türk askeri Başika'dan çekiliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/irakla-anlasma-turk-askeri-basikadan-cekiliyor-264629c3798ce-217e-4cab-9345-f419efc14f512026-09-24T09:14:00+03:00HABER MERKEZİ Irak'la anlaşma: Türk askeri Başika'dan çekiliyor

Irak'la anlaşma: Türk askeri Başika'dan çekiliyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, Irak'ın kuzeyindeki Başika üssünün kontrolünü Bağdat'a devretme kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamada, "Kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda, Türk kuvvetleri Başika-Zilkan yerleşkesini Irak Federal Hükümetine kademeli olarak devredecektir" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Türk askerinin çekilme takvimine ilişkin detaylar paylaşılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanlığı açıklamasında, tarafların "güvenlik alanında iş birliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldığı" belirtilerek şöyle denildi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu çerçevede Sincar'da devlet otoritesinin bütünüyle tesisi ve yasaklı yabancı silahlı unsurların varlığına son verilmesi konusunda anlaşmışlardır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Başika'nın devri de "Irak'ın güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerlemeye" bağlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak'taki Türk askeri varlığı uzun süredir Bağdat'ı rahatsız eden bir konu. Irak hükümeti ülkedeki Amerikan askerlerinin de bir an önce çekilmesini talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan New York'ta görüştü<br />Başika'dan Türkiye'nin çıkacağı haberi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Irak Başbakanı Ali Zeydi'nin New York'ta gerçekleştirdikleri görüşmenin ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki lider, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu için ABD'de bulunuyor.<br />ABD'nin Türkiye Büyükelçisi ve Suriye ile Irak Özel Temsilcisi Tom Barrack anlaşmayı memnuniyetle karşıladığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Barrack X hesabından yaptığı paylaşımda, "Tarih nadiren dönüm noktalarını ilan eder" dedi, Ankara'nın Zilkan'ı Bağdat'a iade etmesinin "Hem Irak'ın egemenliğine hem de Türkiye'nin güvenliğine hizmet ettiğini" belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin Irak'taki askeri varlığı<br />Türkiye Başika'daki üssü, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin onayıyla Aralık 2015'te kurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada 600 kadar Türk askerinin bulunduğu değerlendirilirken konu Ankara-Bağdat arasında egemenlik ihlali gerekçesiyle gerginliğe yol açıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Kuzey Irak'taki varlığını PKK ile mücadele ile gerekçelendiriyor ve Bağdat'ı "terör örgütüyle mücadelede yetersiz kalmakla" suçluyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">PKK, yeni çözüm süreci kapsamında geçen yıl kendini feshetmiş ve Türkiye'ye karşı her türlü eyleme son verme kararı almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin Irak hükümetinden yapılan açıklamada, Türk askerinin çekilmesi karşılığında Irak federal güvenlik güçlerinin bölgede "yabancı ve yasaklı" silahlı grupların varlığına son verilmesini sağlayacağı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başika üssü Musul yakınlarında, Türkiye sınırına yaklaşık 150 kilometre mesafede bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / MUK,JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/irakla-anla%C5%9Fma-t%C3%BCrk-askeri-ba%C5%9Fikadan-%C3%A7ekiliyor/a-79406307</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Aydınlık Meşalesi: İsmail Gaspıralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turk-dunyasinin-aydinlik-mesalesi-ismail-gaspirali-26461888b084c-af81-4964-b00a-7eb95b5ac5882026-09-24T08:05:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Aydınlık Meşalesi: İsmail Gaspıralı

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Aydınlık Meşalesi: İsmail Gaspıralı

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugün, Türk dünyasının kültürel ve siyasi uyanışına ömrünü adamış büyük bir fikir insanı, eğitimci ve gazeteci <strong>İsmail Gaspıralı</strong>'nın ölüm yıl dönümü.</span></p><p><span style="font-size:18px">1851 yılında Kırım'ın Avcıköy'ünde doğan ve hayatını "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarına adayan Gaspıralı, sadece kendi döneminin değil, gelecek nesillerin de yolunu aydınlatan silinmez bir iz bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öncü ve Örnek Vatansever Kişiliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İsmail Gaspıralı, esaret altındaki ve gerileme sürecindeki Türk dünyasının kaderine küsmek yerine çözüm üreten bir aksiyon adamıydı. O, vatanseverliği sadece duygu düzeyinde değil, somut projelerle hayata geçiren bir vizyonerdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitimde Devrim (Usul-i Cedid):</strong> Klasik ezberci eğitim yerine modern, kısa sürede okuma-yazma öğreten <strong>Usul-i Cedid</strong> (Yeni Usul) mekteplerini kurdu. Bilginin toplumun en alt tabakalarına ulaşmasını sağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Basının Gücü (Tercüman Gazetesi):</strong> Bahçesaray’da yayımladığı <strong>Tercüman</strong> gazetesi ile Türk dünyasının ortak bir edebi dil konuşmasını, Doğu'dan Batı'ya kültürel köprüler kurulmasını ve ortak bir bilinç oluşmasını hedefledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kadın Hakları ve Toplumsal Gelişme:</strong> Kadınların eğitimi ve toplumsal hayata katılması olmadan bir milletin ilerleyemeyeceğini savunarak bu alanda ilk bilinçli adımları atan öncülerden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler İçin Yaşayan Bir Ders</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İsmail Gaspıralı'nın hayatı, bugünümüz ve yarınımız için gençlere rehber niteliğinde çok önemli dersler barındırmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çalışkanlık ve Kararlılık:</strong> Karşısına çıkan engeller, imkansızlıklar ve sansürler onu asla yıldırmamıştır. Kendi imkanlarıyla başlattığı hareket, tüm Türk dünyasına yayılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberlik Bilinci:</strong> "Dilde, fikirde, işte birlik" ilkesi, coğrafi sınırlar ne olursa olsun gönül ve kültür bağlarının güçlü tutulmasının asıl anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilginin Gücüne İnanmak:</strong> Toplumların cehaletten ancak eğitim, bilim ve doğru iletişimle kurtulabileceğini hayatıyla kanıtlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Büyük işler, ancak büyük ideallerin peşinden giden kararlı yürekler tarafından başarılır."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı cennet olsun. İsmail Gaspıralı'nın yaktığı aydınlık meşale, Türk gençliğinin zihninde ve kalbinde her daim parlamaya devam edecektir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><em><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><em><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><em><strong>#mustafagoktas</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-1-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turkiyem-gel-kooperatifleselim-1-26460b4de9d2e-9294-4d86-bd30-0aeca13c73252026-09-24T07:27:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-1-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TÜRKİYEM, GEL KOOPERATİFLEŞELİM…-1-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de tarım sektörünün ve çiftçilerin yaşadığı büyük zorluklar, hem kırsal kalkınma hem de gıda güvenliği açısından hayati bir sorundur. Üreticiyi ve tüketiciyi aracı maliyetlerinden korumanın en etkili yollarından biri, <strong>üretim ve tüketim kooperatiflerinin</strong> güçlü bir şekilde örgütlenmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün itibari ile bu konu hakkında siz değerli kamuoyunu bilgilendirmeye çalışacağım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yapının yurt geneline yayılması ve işlevsel hale gelmesi için toplumun tüm kesimlerinin, tüm meslek kuruluşu temsilcilerinin, devletimizin ilgililerinin, üretici, tüketici el ele vererek, atılması gereken temel adımlar ve çözümlenmesi gereken hususlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Yasal ve Bürokratik Engellerin Kaldırılması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Basitleştirilmiş Mevzuat:</strong> Kooperatif kurma süreçleri son derece bürokratik ve maliyetlidir. Kuruluş aşamasındaki izinler sadeleştirilmeli ve vergisel muafiyetler getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özerk Yapı:</strong> Kooperatifler siyasi müdahalelerden ve bürokratik vesayetten arındırılarak tamamen ortakların çıkarlarını savunan demokratik yapılara dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Güçlü Bir Tedarik ve Lojistik Ağı Kurulması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soğuk Zincir ve Depolama:</strong> Üreticinin elindeki ürünün değerinde satılabilmesi için yerelde <strong>lisanslı depoculuk</strong> ve <strong>soğuk zincir</strong> altyapısı devlet destekleriyle yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğrudan Pazar Erişimi:</strong> Üretim kooperatifleri ile büyük şehirlerdeki tüketim kooperatifleri arasında doğrudan tedarik zincirleri kurulmalı, aradaki komisyoncular (tefeciler ve spekülatif aracılar) devre dışı bırakılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Dijitalleşme ve Ulusal Ağ Örgütlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ulusal Birlik ve Platform:</strong> Bölgesel kalan kooperatifler tek bir çatı altında (örneğin ulusal bir federasyon veya birlik olarak) toplanmalı, böylece ölçek ekonomisi yaratılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Paryerleri (App/Web):</strong> Tüketicilerin yerel ve kooperatif ürünlerine doğrudan ulaşabileceği, şeffaf fiyatlandırmanın yapıldığı ulusal bir e-ticaret ve lojistik ağı kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Bilinçlendirme ve Eğitim Faaliyetleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kooperatifçilik Kültürü:</strong> Ortaklık bilincinin yerleşmesi için üreticilere kooperatif yönetim ilkeleri, finansal okuryazarlık ve doğru tarım teknikleri konusunda düzenli eğitimler verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici Bilinci:</strong> Tüketicilere, kooperatiflerden alışveriş yapmanın sadece ucuz gıdaya erişmek değil, aynı zamanda yerel üreticiye ve ülkenin gıda geleceğine sahip çıkmak olduğu anlatılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli insanlarımız, Başarılı bir kooperatifçilik modeli için devletin "müdahale edici" değil, "kolaylaştırıcı, denetleyici ve altyapı sağlayıcı" bir rol üstlenmesi kritik önem taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hep birlikte yaşıyor görüyoruz, &nbsp;gıda tekellerinin ve dev zincir marketlerin piyasayı tekelleştirmesi, hem üreticiyi yok pahasına çalışmaya mahkûm ediyor hem de tüketiciyi fahiş fiyatlar ve kuşkulu gıdayla baş başa bırakıyor. Gıda bir ticari emtia değil, en temel insan hakkıdır ve bu alandaki piyasa denetimsizliği doğrudan halk sağlığını tehdit etmektedir. Üreticiden tüketiciye kadar tüm ürün gruplarını kapsayan, ulusal ölçekte entegre bir kooperatif modelini hayata geçirmek elzemdir. Bunun için ise izlenmesi gereken stratejik yol haritası şu şekildedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Entegre Tedarik ve Dağıtım Ağı (Tarladan Sofraya)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Merkezi Dağıtım Merkezleri:</strong> Üretim bölgelerinde kurulacak ortak toplama, tasnif, paketleme ve soğuk hava tesisleri ile tüketim merkezlerindeki kooperatif marketler/dağıtım ağları doğrudan bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aracıları Devre Dışı Bırakan Modeller:</strong> Üretim kooperatifleri doğrudan tüketim kooperatiflerine fatura kesebilmeli; böylece 4-5 aşamalı aracı zinciri ortadan kalkarak fiyatlar tüketiciye ucuz, üreticiye ise karlı yansıtılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Ulusal Tüketim Kooperatifleri Ağı ve "Halk Market" Modeli</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mahalle Örgütlenmesi:</strong> Tüketim kooperatifleri sadece e-ticaretle sınırlı kalmamalı; her mahallede veya semtte halkın güvenle, ucuz ve sağlıklı gıdaya ulaşabileceği kooperatif satış noktaları yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ön Alım Garantisi:</strong> Tüketim kooperatifleri, üretici kooperatiflerine sezon başında "ön alım garantisi" vererek çiftçinin ne ekeceğini bilmesini ve finansal olarak güvenceye kavuşmasını sağlamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Finansal ve Altyapısal Güç Birliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halk Bankası ve Fon Destekleri:</strong> Kooperatiflerin ilk yatırım maliyetleri (depo, lojistik, araç filosu) devlet teşvikleri ve halkın katılımıyla kurulacak kooperatif fonlarıyla (halk finansmanı) desteklenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Fiyatlandırma Politikası:</strong> Zincir marketlerin aksine, kooperatif raflarında üreticiye ödenen fiyat, lojistik maliyet ve nihai satış fiyatı açıkça yazılmalı; halka şeffaf bir ekonomi modeli sunulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Gıda Güvenliği ve Yerel Tohumun Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bağımsız Laboratuvar Denetimi:</strong> Gıda tekellerinin kar odaklı standartları yerine, halk sağlığını öngeleyen sıkı ve bağımsız kalite kontrol mekanizmaları kooperatifler bünyesinde kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ata Tohumu ve Ekolojik Üretim:</strong> Kooperatifler sadece fiyat odaklı değil, aynı zamanda kimyasal girdilerden arındırılmış sağlıklı gıda üretimi için çiftçiye yerli tohum ve organik gübre desteği sağlamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli bir gerçekliğin altını çizmeliyim. </strong>&nbsp;Bu modelin başarısı, halkın tamamının, tüm kesimlerin tüketim alışkanlıklarını değiştirip zincir marketlerden bilinçli olarak uzaklaşmasına ve "dayanışma ekonomisine" omuz vermesine bağlıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kalıcı ve gerçekten halka ait bir sistemin kurulması ancak <strong>tabanın iradesiyle (halkın ve üreticinin bu işi sahiplenmesiyle)</strong> mümkündür. Ancak bu hareketin yalnız ve desteksiz kalmaması, <strong>yerel yönetimlerin</strong> gücüyle ve kurumsal altyapısıyla buluştuğunda kitlelere yayılması hızlanır. Bu iki gücü (halk iradesi + yerel yönetim desteği) birleştiren ideal stratejimiz şu ayaklar üzerine oturmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Tabanın İradesi ve Öz-Örgütlenme (Halkın Gücü)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçli Tüketici Grupları:</strong> Mahalle bazında "Gıda Toplulukları" veya tüketim insiyatifleri kurularak halkın kendi kooperatifinin ortağı/sahibi hissetmesi sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretici Dayanışması:</strong> Çiftçilerin mahalle ve köy bazında bir araya gelerek küçük birlikler kurması, "ne üreteceğiz, kaça mal edeceğiz" kararını birlikte alması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllülük ve Aidiyet:</strong> Sistem yukarıdan dayatma olursa yürümez; halkın "bu benim dükkanım, bu benim tarlam" bilincini taşım şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Yerel Yönetimlerin Katalizör Rolü (Ciddiyet ve Destek)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ücretsiz Pazar ve Mekan Sağlama:</strong> Belediyeler, şehir merkezlerinde ve mahallelerde üretici pazarları veya tüketim kooperatifi dükkanları için düşük maliyetli ya da ücretsiz yer tahsis etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lojistik ve Altyapı Desteği:</strong> Üreticinin ürettiği ürünü şehre taşımak için soğuk zincirli kamyonetler, soğuk hava depoları ve tanzim/tasnif merkezleri belediye imkanlarıyla kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Halk Ekmek / Halk Market Modeli:</strong> Yerel yönetimler, bu kooperatiflerin ilk müşterisi ve en büyük güvencesi olarak, üretici kooperatiflerinden doğrudan alım yaparak (örneğin okul sütü, sosyal yardımlar veya halk marketler için) devasa bir pazar yaratabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Güç Birliği İçin Yol Haritası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yerelde Başlangıç:</strong> Bir ilçede veya mahallede üreticilerin ve tüketicilerin bir araya gelip küçük ölçekli bir ağ kurması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belediye ile İş Birliği:</strong> Yerel yönetimin kapısının çalınarak lojistik ve satış yeri desteği talep edilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ağın Genişletilmesi:</strong> Başarılı olan pilot bölgenin diğer ilçelere ve nihayetinde ulusal bir federasyona dönüştürülmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli insanlarımız, Gıda egemenliğini geri almanın ve sağlıklı, ucuz gıdaya ulaşmanın tek yolu bu dayanışma ağını örmektir. Bu modelin ilk adımı olarak çevrenizde veya bulunduğunuz bölgede böyle bir hareketi başlatmak için öğretmenler, esnaf, mühendislerin de her kesimden meslek gurubunun da bu işe el vermesi gerekir. Saydığım veya tüm meslek gurupları dediğim kesim, toplumu bilinçlendirme ve kooperatif ağını teknik ve pratik olarak örme konusunda en kritik halkayı oluşturuyor. Her bir grubun üstleneceği rol bu yapının omurgasını meydana getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öğretmenler (Öncü ve Bilinçlendirici Güç):</strong> Toplumun en saygın ve kanaat önderi kesimi olarak öğretmenler; hem öğrencilere hem de velilere gıda bilincini, kooperatifçilik kültürünü ve yerli üretimin önemini aktarabilirler. Mahalle düzeyindeki tüketim gruplarının ilk kurucuları ve organize edicileri genellikle öğretmenlerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mühendisler (Teknik ve Lojistik Akıl):</strong> Ziraat, gıda, endüstri ve bilgisayar mühendisleri; üretimin verimli yapılması, tarladan sofraya soğuk zincirin kurulması, kalite kontrol laboratuvarlarının işletilmesi ve ürünlerin internet üzerinden şeffaf bir şekilde tüketiciye ulaştırılacağı dijital altyapının kurulmasında hayati rol oynarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf (Ticari Güven ve Yerel Dağıtım Ağı):</strong> Mahalledeki dürüst esnaf, bu sistemin düşmanı değil aksine doğal müttefikidir. Büyük zincir marketlerin ezdiği mahalle esnafı, kooperatiflerin yerel birer satış noktası veya dağıtım üssü haline gelerek hem kendi işletmesini kurtarabilir hem de halka güvenilir gıda sunabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu üçlü ittifak; <strong>öğretmenlerin inancını</strong>, <strong>mühendislerin akılcı altyapısını</strong> ve <strong>esnafın sahadaki dağıtım gücünü</strong> birleştirerek tabandan yukarıya doğru kusursuz bir yerel ekonomi modeli yaratacaktır..</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakınız, burada yazıyorum. Lafla, sadece sohbetle veya iyi niyet temennileriyle bu devasa çarkı döndürmek imkânsız. Karşımızda gıda tekelleri ve milyonlarca dolarlık sermaye ağları var. Buna karşı verilecek mücadele; <strong>profesyonel, disiplinli, hukuki temelleri sağlam ve somut adımlara dayanan</strong> bir operasyonel akıl gerekir. Ülkemizdeki, yöremizdeki inançlı, sistemi değiştirmek isteyen bireylerin bu işi fiilen canlandırmak ve somut bir hareket başlatmak için izleyebileceği, naçizane olarak hazırladığım <strong>net ve pratik yol haritası</strong> şöyledir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İlk Çekirdek Ekip ve Hukuki Statü (En Az 7 Kişi)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Resmi Adım Atmak:</strong> Kooperatifçilik kanununa göre (Türkiye'de Kooperatifler Kanunu Madde 43 uyarınca) ana sözleşmeyi imzalayarak resmi olarak ilk adımı atın. Sadece "biz bir grubuz" demek yetmez, tüzel kişiliğe sahip bir <strong>Tüketim veya Üretim Kooperatifi</strong> kuracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Profesyonel Beyin Takımı:</strong> Çevrenizdeki mühendis, öğretmen veya mali müşavir dostlarınızla resmi olmayan ama görev dağılımı net olan bir "kurucu yönetim masası" kurun. Kim lojistikle ilgilenecek, kim üreticiyle masaya oturacak, kim hukuki işleri yürütecek önceden belirleyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Üretici ile "Aracısız" Sözleşme Masası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sohbet Değil, Sözleşme:</strong> Üretici bölgelerine (köylere, çiftçi birliklerine) bizzat gidip onlarla <strong>alım garantili sözleşmeli üretim</strong> masasına oturacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örnek Model:</strong><em>"Biz şu kadar tüketiciyi arkamıza aldık, senin domatesini/zeytinyağını piyasa tüccarına değil, doğrudan bize şu fiyata veriyorsun, parasını peşin/ön ödemeli veriyoruz"</em> diyeceğiz. Çiftçiye laf değil, <strong>güvence ve pazar</strong> götüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. İlk Dağıtım ve Lojistik Hücresinin Kurulması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Depo Değil, Hızlı Dağıtım Üssü:</strong> Büyük depolara ihtiyacınız yok. İlk etapta bir garaj, küçük bir dükkân veya esnaf bir dostun deposunu lojistik merkez yaparız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital / Liste Usulü Sipariş:</strong> Ürünleri tezgâha koyup satmayı beklemeyeceğiz. Önce sipariş toplayacağız (örneğin WhatsApp grupları, basit bir web sitesi veya yerel listeler üzerinden), çiftçiden ürünü alıp doğrudan o hafta tüketicilere ulaştıracağız. Böylece Stok maliyetini sıfırlayacağız..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Sermaye ve Fon Yönetimi (Halkın Gücüyle)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmece Usulü Sermaye:</strong> Bankalara borçlanarak bu işe başlamayacağız. Siteme dâhil olacak her tüketiciden küçük birer "ortaklık payı" veya "peşin ürün havuzu bedeli" alarak ilk lojistik ve yakıt maliyetini çevirecek can suyunu yaratacağız..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası, </strong>Artık masada oturup dert yanma zamanı geçmiştir. Bizim gibi düşünen birkaç kararlı insan, <strong>bugün</strong> bir araya gelip yasal bir kooperatif tüzüğü için ilk imzayı atarak, <strong>yarın</strong> ise en yakındaki bir üretici köyüne gidip "biz sizi desteklemeye geldik" diyerek sahaya inmek zorundayız…</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><em><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><em><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><em><strong>#mustafagoktas</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya'dan BM'de tarihi çağrı: Güvenlik konseyi işlemiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyadan-bmde-tarihi-cagri-guvenlik-konseyi-islemiyor-26459b8d8d836-38bb-4c1b-bfc0-55cef6fcddf12026-09-23T13:07:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya'dan BM'de tarihi çağrı: Güvenlik konseyi işlemiyor

Japonya'dan BM'de tarihi çağrı: Güvenlik konseyi işlemiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası düzenin büyük bir istikrarsızlık ve jeopolitik rekabet dönemi yaşadığını vurgulayan <strong>Takaiçi Sanae</strong>, "Soğuk Savaş sonrası dönem" söyleminin geride kaldığını ifade etti. Rusya-Ukrayna Savaşı'nı BM Şartı ilkelerinin ihlaline örnek gösteren Takaiçi, <em>"Bu mevcut durumda, Güvenlik Konseyi'nin uluslararası barış için işlemediği söylenmelidir"</em> diyerek reform zorunluluğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konseyin meşruiyetini ve temsiliyetini güvence altına almanın elzem olduğunu belirten Başbakan, hem daimi hem de daimi olmayan üye sayısının artırılması gerektiğini savundu. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndaki seyrüsefer tehditlerine, yapay zeka güvenliğine ve 2050 net sıfır emisyon hedeflerine de dikkat çekti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Erdoğan ile Stratejik Görüşme ve "İki Kanat" Vurgusu</span></h3><p><span style="font-size:18px">BM Genel Kurulu marjında Cumhurbaşkanı <strong>Recep Tayyip Erdoğan</strong> ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştiren Takaiçi, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Türkiye ile ilişkilerin önemine değindi. Orta Doğu'da istikrarın sağlanması ve Hürmüz Boğazı'nda güvenli seyrüseferin temini konularının ele alındığını aktaran Takaiçi, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın derinleştirileceğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Japonya ile Türkiye arasındaki bağları değerlendiren <strong>Takaiçi Sanae</strong>, <em>"Japonya-Türkiye ilişkileri sıklıkla, 'Asya'nın uçsuz bucaksız coğrafyasını doğudan ve batıdan destekleyen iki kanat' benzetmesiyle tarif edilir"</em> ifadesini kullandı. Görüşmede eğitim, ekonomi ve savunma alanlarında iş birliğinin artırılması konusunda mutabakata varıldığı bildirildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260923/japonyadan-bmde-tarihi-cagri-guvenlik-konseyi-islemiyor-1108964369.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan Polonyalı bakana ironik yanıt: ‘Haloperidol almalı’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-polonyali-bakana-ironik-yanit-haloperidol-almali-264586a0ec77f-288d-4c5e-a15e-eedc2845bab72026-09-23T12:04:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan Polonyalı bakana ironik yanıt: ‘Haloperidol almalı’

Zaharova'dan Polonyalı bakana ironik yanıt: ‘Haloperidol almalı’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Polonya Dışişleri Bakanı <strong>Radosław Sikorski</strong>, Polonya basınına yaptığı açıklamada, <strong>olası bir savaş</strong> durumuna karşı pirinç ve reçel stoku yaptığını, ayrıca sığınak olarak kullanacağı yeri belirlediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu beyanları değerlendiren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü <strong>Mariya Zaharova</strong>, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, "<em>Şu anda ve gerçekten ihtiyacı olan tek şey haloperidol</em>" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce Polonya makamları, vatandaşlarına acil durumlar, doğal afetler, tahliye veya elektrik kesintilerine karşı <strong>en az 72 saatlik hayatta kalma kiti</strong> hazırlamaları tavsiyesinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haloperidol, beyindeki dopamin reseptörlerini bloke ederek çalışan, şizofreni, akut psikoz, ajitasyon ve tik bozukluklarının tedavisinde kullanılan tipik bir antipsikotik ilaç.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Lavrov'un BM Genel Kurulu'ndaki ilk görüşmesi Rubio ile olacak’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanı <strong>Sergey Lavrov</strong>’un, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu marjında ABD Dışişleri Bakanı <strong>Marco Rubio</strong> ile bir araya geleceği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin açıklamada bulunan Zaharova, <strong>New York</strong>’ta düzenlenecek BM Genel Kurulu temasları kapsamında Lavrov’un ilk görüşmesini ABD’li mevkidaşı ile gerçekleştireceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sputnik’e konuşan Zaharova, "<em>İlk görüşmelerin New York saatiyle sabahın erken saatlerinde yapılması planlanıyor. Programın ilk maddesini ABD Dışişleri Bakanı Rubio ile gerçekleştirilecek müzakereler oluşturacak</em>" dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260923/zaharovadan-polonyali-bakana-ironik-yanit-haloperidol-almali-1108955228.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ünlü oyuncu 36 yaşında hayatını kaybetmişti: Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni belli oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unlu-oyuncu-36-yasinda-hayatini-kaybetmisti-hayden-panettierenin-olum-nedeni-belli-oldu-264579edd6956-5a8d-425b-95c7-ea5e312cac002026-09-23T11:39:00+03:00HABER MERKEZİ Ünlü oyuncu 36 yaşında hayatını kaybetmişti: Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni belli oldu

Ünlü oyuncu 36 yaşında hayatını kaybetmişti: Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni belli oldu

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">'Heroes' ve 'Nashville' dizileriyle tanınan Hayden Panettiere, 16 Ağustos'ta Güney Carolina'nın Greenville kentindeki evinde hayatını kaybetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli Tıp Ofisi, 36 yaşındaki Panettiere'nin bazı ilaçların toksik etkileri nedeniyle hayatını kaybettiğini, ölüm şeklinin ise kaza olarak değerlendirildiğini açıkladı. Otopsi sonucunda ölümüne katkıda bulunabilecek herhangi bir travma tespit edilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis ise ölümle ilgili soruşturmanın sürdüğünü belirtti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260922/unlu-oyuncu-36-yasinda-hayatini-kaybetmisti-hayden-panettierenin-olum-nedeni-belli-oldu-1108949908.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[“Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi" yayımlandı.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avukatlarin-mesleki-faaliyetlerinde-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-uygulama-rehberi-yayimlandi-26455ef3a8d49-e609-4663-ada2-476b51b2af252026-09-23T11:24:00+03:00HABER MERKEZİ “Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi" yayımlandı.

“Avukatların Mesleki Faaliyetlerinde Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Uygulama Rehberi" yayımlandı.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>AŞAĞIDAKİ LİNKTE:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/8990/avukatlarin-mesleki-faaliyetlerinde-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-uygulama-rehberi-yayimlandi">https://www.kvkk.gov.tr/Icerik/8990/avukatlarin-mesleki-faaliyetlerinde-kisisel-verilerin-korunmasina-iliskin-uygulama-rehberi-yayimlandi</a></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR… -2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-esnafi-darlayan-odalar-dukalar-2-264531ac17d5e-7b48-4587-89dc-f698c0e0e23f2026-09-23T07:05:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR… -2-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR… -2-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünkü yazımda ele aldığım hususlar aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/esnafi-darlayan-odalar-dukalar-4586">https://www.haberanaliz.net/makale/esnafi-darlayan-odalar-dukalar-4586</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazımdan sonra çok olumlu tepkiler aldım, Allah razı olsun, kurtarın bizi diyenlerin sayısı binleri geçti. Bu arada biz esnaf olarak ne yapmalıyız diyenler oldu. İşte onlar için hazırladığım konuşma metni ve görseller….</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"ÖZGÜR ESNAF, ADİL HİZMET"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimize ve Milyonlarca Esnafımıza Çağrımızdır!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye’de her sabah dükkânının kepengini açan esnafımız, sadece geçim derdiyle değil, sırtına yüklenen bürokratik dukalıklarla da mücadele ediyor. Hiç uğramadığınız, kapısından girmediğiniz, size hiçbir fayda sağlamayan esnaf odaları; zorunlu aidat adı altında emeğinize el koyuyor. Basit bir evrak almak için sizden fahiş paralar talep ediliyor. Yıllarca aynı koltukta oturan, lüks makam araçlarıyla saltanat süren oda başkanları, esnafın halinden anlamıyor!</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz bu saltanata, bu dukalık sistemine son vermek için yola çıkıyoruz!</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorunlu üyeliğe SON!</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaf hürdür, istemediği odaya haraç öder gibi aidat ödemeyecektir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Evrak parasına SON!</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm belgeler e-Devlet üzerinden cebinizden tek kuruş çıkmadan, ücretsiz alınacak!</span></p><p><span style="font-size:18px">Koltuk saltanatına SON!</span></p><p><span style="font-size:18px">Odaların binaları esnafın çocuklarına ücretsiz kreş, gençlerine ücretsiz teknoloji ve zanaat akademisi olacak!</span></p><p><span style="font-size:18px">Paranız size dönecek!</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski aidat borçları silinmeyecek, kurulacak Esnaf Fonu ile doğrudan esnafa sıfır faizli makine, bilgisayar ve ekipman hibesi olarak geri dağıtılacak!</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz devlet mühürlü saraylar değil, üreten, kazanan ve çağ yakalayan bir esnaf toplumu istiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sloganımız net, talebimiz meşru: Özgür Esnaf, Adil Hizmet!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF KARDEŞİM İŞTE SİZE SOSYAL MEDYA PAYLAŞIMLARI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç gitmediğin odaya her yıl binlerce lira aidat ödemekten bırakan esnaf kardeşim, sesini duyurma vakti geldi!</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖzgürEsnafAdilHizmet #EsnafReformuPaylaşım</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ab3796d81c76.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Zorunlu odalar lağvedilsin, evrak çilesi e-Devlet ile ücretsiz olsun. Esnafın parası odaların lüks makam araçlarına değil, esnafın kendi dükkânına cansuyu olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖzgürEsnafAdilHizmet #EsnafReformuPaylaşım</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ab3796d8cdf0.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px">"Esnaf Çocukları Ücretsiz Kreşi ve Tekno-Zanaat Akademisi" tabelası) Esnaftan toplanan paralarla dikilen o lüks oda binaları gerçek sahiplerine, yani halka dönüyor! Projemiz hazır: Odaları kapatıyoruz, binalarını esnafa ücretsiz kreş ve yeni nesil dijital/geleneksel zanaat akademisi yapıyoruz. Üstelik mezun olan gence fondan ekipman hibesi veriyoruz!</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖzgürEsnafAdilHizmet #OdaSaltanatıBitsinPaylaşım</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ab3796da5e69.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Kritik Meslekler İçin Kamu sağlığı ve hukukun üstünlüğü için Barolar, Tabip ve Mühendis odaları kalmalı; ancak koltuk dukalıkları bitmeli! Tüm kritik meslek odalarına EN FAZLA İKİ DÖNEM sınırı getiriyoruz. Yönetimler gençleşecek, vizyon değişecek, statüko yıkılacak!</span></p><p><span style="font-size:18px">#ÖzgürEsnafAdilHizmet #İkiDönemSınırı</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6ab3796dcad8f.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİYASİ PARTİLERE SESLENİYORUM… PARTİLER İÇİN STRATEJİK KAZANIM (Bu Siyasi Getirisi Ne Olacak?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milyonlarca Esnafın Güçlü Desteği:</strong> Bu reformu meclis gündemine taşıyan ve savunan siyasi parti, oda bürokrasisinden bunalmış milyonlarca esnafın ve ailesinin doğrudan oylarını ve sempatisini kazanacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Orta Sınıfın ve Gençlerin Teveccühü:</strong> Baro, Tabip ve Mühendis odalarına getirilecek iki dönem sınırı, bu odalarda sesini duyuramayan genç ve dinamik orta sınıf seçmende çok güçlü bir karşılık bulacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Lobi Direncini Kırma Gücü:</strong> Oda yönetimlerinin statükoyu korumak için yapacağı lobi faaliyetleri, tabandan gelecek kitlesel "Özgür Esnaf, Adil Hizmet" talebiyle ve kamuoyu desteğiyle kolayca aşılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mülkiyet devleti temsil eden fonda kalacağı için kira maliyeti sıfırdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknoloji ve Ekipman Hibeleri:</strong> (En Büyük Çıktı)İlk yıl fondan en büyük pay, üretime ve istihdama doğrudan katkı sağlayacak olan Teknoloji ve Donanım Hibelerine (-4.5 Milyar TL) ayrılmıştır. Akademiden başarıyla mezun olan 30.000 genç girişimciye dükkanını açarken kişi başı 150.000 TL değerinde (CNC, 3D yazıcı, bilgisayar veya lisanslı yazılım) cihaz doğrudan hibe edilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genel Bütçeye (Devlete) ve Esnafa Etkisi: </strong>Devlet İçin Sıfır Maliyet: Ticaret Bakanlığı bu süreçte sadece düzenleyici ve denetleyici rol oynayacaktır. e-Devlet entegrasyon maliyeti, bakanlığın mevcut dijital dönüşüm bütçesiyle karşılanabilir düzeydedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnafın Cebinde Kalan Tutar:</strong> Sistem kapatıldığı an, 2.2 milyon esnafın her yıl ödediği yıllık aidatlar ve her evrakta kesilen harçlar (yıllık tahmini 4 ila 5 Milyar TL arası bir büyüklük) doğrudan piyasada, yani esnafın kendi kasasında kalacaktır. Hizmet üretmeyen sendika üye kaybeder ve doğal olarak kapanır. <strong>Katı Demokratik Kurallar ve Dönem Sınırı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>En Fazla İki Dönem:</strong> Genel başkanlık, yönetim kurulu ve şube başkanlığı görevleri en fazla iki dönem (toplam maks. 8 yıl) ile sınırlıdır. Süresi dolan başkan, aynı göreve hiçbir surette yeniden aday olamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nispi Temsil Seçim Sistemi:</strong> Seçimlerde blok liste uygulaması yasaktır. Yönetim kurulları nispi temsil sistemiyle belirlenir; böylece muhalif gruplar da aldıkları oy oranında yönetimde temsil edilerek tek seslilik engellenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaflık ve Dijital Denetim.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Canlı Yayınlanan Bütçeler:</strong> Sendika ve derneklerin tüm gelir-gider tabloları, yapılan harcamalar, alınan profesyonel hizmetler her ay dijital ortamda halka açık ve şeffaf şekilde ilan edilir. Genel kurullar ve yönetim kurulu toplantıları internet üzerinden canlı yayınlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Makam Aracı Yasaklaması:</strong> Sendika ve dernek bütçelerinden yöneticilere lüks makam aracı satın alınması, yüksek huzur hakkı veya fahiş maaş ödenmesi kesinlikle tüzük gereği yasaktır. Yöneticilik bir kazanç kapısı değil, gönüllü bir temsil makamıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ulusal Esnaf Fonu Temsiliyeti: </strong>Kurulacak olan Ulusal Esnaf Fonu'nun yönetim kurulunda, toplam üye sayısının en az %5'ini temsil etme başarısı gösteren gönüllü sendika ve derneklerin temsilcileri yer alır. Bu sayede paranın nereye harcanacağına bizzat tabandaki örgütlü esnaf karar verir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong><em>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong><em>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><em>#mustafagoktas</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK AÇIKLADI: ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDEN HİÇBİR İHMAL KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTIR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-acikladi-cocuklarimizin-guvenligini-tehdit-eden-hicbir-ihmal-karsiliksiz-kalmayacaktir-26451d6e24a10-4439-43bc-a79b-0fc547cd92cc2026-09-22T11:14:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK AÇIKLADI: ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDEN HİÇBİR İHMAL KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTIR!

AKIN GÜRLEK AÇIKLADI: ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDEN HİÇBİR İHMAL KARŞILIKSIZ KALMAYACAKTIR!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Manisa’nın Turgutlu ilçesinde, okul binası dışında, öğrencilerimizin okullarına gittiği sokakta meydana gelen silahlı saldırıda 2’si ağır olmak üzere 11 öğrencimizin yaralanması hepimizi derinden üzmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaralanan evlatlarımıza acil şifalar diliyor; ailelerine, arkadaşlarına ve eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayın hemen ardından Turgutlu Cumhuriyet Başsavcılığımızca kapsamlı bir soruşturma başlatılmış, Başsavcımızın koordinasyonunda iki Cumhuriyet savcısı görevlendirilmiş, saldırıyı gerçekleştiren adli süreçteki çocuk kısa sürede yakalanarak gözaltına alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızın güvenliği söz konusu olduğunda hiçbir ihmalin, hiçbir sorumsuzluğun görmezden gelinmesi mümkün değildir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakın zamanda öncülük ettiğimiz yasal düzenleme ile ailelerin bakım ve gözetim yükümlülüklerine ilişkin sorumlulukları daha açık ve güçlü hâle getirmiştik. Bu kapsamda anne, baba ve saldırıda kullanılan silahın kullanımında bulunduğu belirlenen dede de gözaltına alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıda kullanılan silahın çocuğun eline nasıl geçtiği, silahın muhafaza koşulları, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülükleri ile olay öncesinde akran zorbalığı yaşandığı yönündeki iddialar çok yönlü ve titizlikle araştırılmaktadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımızın güvenliğini tehdit eden bu olayın üzerine hukuk içinde ve kararlılıkla gidilecek; sorumluluğu bulunanlar titizlikle tespit edilecek, hiçbir ihmal gözardı edilmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili bakanlıklarımız ve kurumlarımızla güçlü bir koordinasyon içerisinde hem adli süreci hem de yaralı öğrencilerimizin durumunu hassasiyetle takip ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaralı öğrencilerimize bir kez daha acil şifalar diliyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-esnafi-darlayan-odalar-dukalar-264478a0eeee5-a05f-48ad-9dcb-7e19e8087b702026-09-22T09:45:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ESNAFI DARLAYAN ODALAR DÜKALAR…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’deki meslek odalarının mevcut yapısı, mali güçleri ve yönetimlerinin uzun yıllar değişmemesi sıklıkla dile getirilen ve tartışılan konulardır. Bu durum, odaların kamu kurumu niteliğinde olmasından ve yasal koruma altında bulunmalarından kaynaklanır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oda sistemindeki bu yapıyı ve güç konsantrasyonunu ("oda saltanatını") değiştirmek veya reforme etmek için hukukçular, iktisatçılar ve siyaset bilimciler tarafından önerilen temel çözüm yolları şunlardır: <strong>Yasal Reformlar ve Mevzuat Değişikliği.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Odaların tüm yetkileri, mühürleri ve zorunlu üyelik</strong>: Şartları kanunla (örneğin 5174 sayılı TOBB Kanunu veya 6235 sayılı TMMOB Kanunu gibi) belirlenmiştir. Bu yapıyı değiştirecek ilk ve en etkili yer Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM)’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dönem Sınırı Getirilmesi:</strong> Oda başkanlarının ve yönetim kurulu üyelerinin en fazla iki dönem (örneğin 8 yıl) üst üste seçilebilmesine yönelik kesin bir yasal sınır getirilerek yönetimlerin "dükalık" haline gelmesi önlenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Nispi Temsil Sistemi:</strong> Seçim sisteminde değişiklik yapılarak muhalif grupların da yönetim kurullarında aldıkları oy oranında temsil edilmesi sağlanabilir. Bu durum tek sesliliği ve yönetimlerin kalıcılaşmasını engeller.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorunlu Üyeliğin Kaldırılması (Gönüllülük Esası)</strong>: Avrupa'nın pek çok ülkesinde (örneğin İngiltere veya Fransa modelinde) ticari odalara üyelik zorunlu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Rekabetçi Yapı:</strong> Zorunlu üyelik ve zorunlu aidat sistemi kaldırılıp gönüllülük esası getirilirse, odalar hayatta kalabilmek için üyelerine gerçek anlamda hizmet üretmek zorunda kalır. Üyesine fayda sağlamayan, sadece evrak basıp para alan odalar doğal bir şekilde kapanır veya küçülür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijitalleşme ve Evrak Ücretlerinin Sınırlandırılması:</strong> Odaların en büyük gelir kalemlerinden biri "faaliyet belgesi", "oda kayıt sicil sureti" gibi evraklar için aldıkları harçlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>E-Devlet Entegrasyonu:</strong> Devletin tüm bu belgeleri e-Devlet üzerinden ücretsiz ve doğrudan alınabilir hale getirmesi, odaların bürokratik gücünü ve haksız gelir kapısını kapatır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tavan Ücret Sınırı:</strong> Bakanlıklar tarafından odaların çıkardığı evraklar ve onaylar için katı tavan fiyatlar belirlenerek üyelerin sömürülmesi engellenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Mali ve İdari Denetim: </strong>Odalar kamu kurumu niteliğinde olduğu için devletin denetimine tabidir (örneğin Ticaret Bakanlığı veya ilgili bakanlıklar tarafından). Bakanlık müfettişlerinin odaların harcamalarını, bütçelerini, alt şirketlerini ve huzur haklarını çok daha sıkı denetlemesi, kaynakların saltanat amacıyla kullanılmasının önüne geçer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üye Bilinci ve Seçimlere Katılım: </strong>Mevcut sistemde odaların yönetimlerinin değişmemesinin en büyük nedenlerinden biri, sıradan üyelerin "nasılsa bir şey değişmez" diyerek oda seçimlerinde oy kullanmamasıdır. Genellikle odalarda örgütlü olan küçük bir grup blok oy kullanarak mevcut başkanları sürekli iktidarda tutar. Üyelerin seçimlere kitlesel katılımı, mevcut statükoyu içeriden yıkmanın yasal ve meşru tek yoludur. Zorunlu üyeliğin kaldırılması ve ardından iki dönem sınırı getirilmesi, odaların piyasa üzerindeki antidemokratik gücünü kırmak için en radikal ve sonuç odaklı formüldür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu iki aşamalı plan hayata geçirildiğinde oda yapılarında yaşanacak köklü değişimler şunlardır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1.&nbsp;Aşama:</strong> Zorunlu Üyeliğin Kaldırılması (Piyasa Dengesi)Zorunlu üyelik ve aidat zorunluluğu bittiği an, odalar otomatik olarak birer "kamu dükalığı" olmaktan çıkıp sivil toplum kuruluşuna (STK) dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hizmet Odaklılık:</strong> Odalar gelir elde edebilmek için esnafa, tüccara veya mühendise zorla evrak satmak yerine, üyelerine gerçek avantajlar (hukuki destek, ucuz kredi imkânları, networking, eğitimler) sunmak zorunda kalır. Hizmet üretmeyen oda batar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mali Güç Kaybı:</strong> Zorunlu aidat geliri kesilen odaların devasa bütçeleri, lüks makam araçları ve aşırı istihdam barındıran kadroları hızla küçülür. Bu da "saltanat" sürülecek bir bütçe bırakmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokrasinin Azalması:</strong> Devlet, mesleki denetim ve belge verme yetkisini (örneğin e-Devlet üzerinden) tamamen kendi üzerine alır. İşletmeler sadece odadan belge almak için günlerce uğraşmaz ve para ödemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Aşama:</strong> İki Dönem Sınırı (Demokratik Yenilenme) Zorunlu üyelik kalksa bile varlığını sürdüren güçlü odalarda, koltukların kalıcı hale gelmesini engellemek için iki dönem sınırı hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koltuk Sevdasına Son:</strong> Bir başkan en fazla iki dönem (örneğin 8 yıl) görev yapabileceğini bildiğinde, oda kaynaklarını kendi kalıcılığını sağlamak ve delege satın almak için harcamaz. Dönemi bittiğinde asli mesleğine dönecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Fikirler ve Gençleşme:</strong> Yönetimlerin sürekli değişmesi, odalara yeni nesil yöneticilerin, dijital vizyonun ve dinamizmin girmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güç Odaklarının Dağılması:</strong> Uzun yıllar koltukta kalarak siyaset ve ticaret üzerinde lobi gücü oluşturan figürlerin yerel ve ulusal düzeydeki "dokunulmazlığı" sona erer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Reform Nasıl Yapılabilir?: </strong>Bu modelin uygulanabilmesi için 5174 sayılı TOBB Kanunu, 3568 sayılı SMMM Kanunu ve 6235 sayılı TMMOB Kanunu gibi temel kanunlarda köklü değişiklikler yapılması şarttır. Siyasi iradenin, serbest piyasayı rahatlatmak ve esnafın/ticaret erbabının üzerindeki mali yükü kaldırmak adına bir "Meslek Kuruluşları Reform Paketi" hazırlaması gerekir. Esnaflar ve orta gelir grubu, Türkiye'de oda sisteminin mali yükünü ve bürokrasisini en doğrudan hisseden kesimdir. Bu nedenle zorunlu üyeliğin kaldırılması ve iki dönem sınırı getirilmesi yönündeki bir reforma en büyük kitlesel destek esnaf ve orta sınıf meslek mensuplarından gelir. Bu kesimlerin böyle bir reformu neden güçlü bir şekilde destekleyeceği ve statükoya karşı nasıl bir denge unsuru olacağı şu başlıklar altında özetlenebilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1- Esnafın Mali Yükünün Hafiflemesi: </strong>Küçük ve orta ölçekli işletmeler (esnaf, mahalle bakkalı, kuaför, küçük atölyeler) için her kuruş değerlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorunlu Aidat Kıskacı:</strong> Esnaf, hiç hizmet almadığı halde her yıl düzenli olarak odaya aidat ödemek zorundadır. Ödenmediğinde icra takibiyle karşılaşır. Zorunluluk kalktığında bu para esnafın cebinde kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evrak Sömürüsünün Bitmesi:</strong> Basit bir ruhsat, kredi başvurusu veya ihale için odadan alınan "faaliyet belgesi" gibi evraklara ödenen paralar esnafı canından bezdirmiştir. Dijitalleşme ve gönüllülük, bu görünmez vergiyi tamamen ortadan kaldırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2- Orta Gelirli Meslek Mensuplarının Temsil Sorunu: </strong>Mühendisler, mimarlar, muhasebeciler (SMMM), eczacılar ve avukatlar gibi orta sınıfı oluşturan meslek gruplarında ciddi bir yönetim tıkanıklığı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genç Mezunların Ezilmesi:</strong> Genç mühendisler veya yeni büro açmış mali müşavirler, yüksek oda aidatlarını ödemekte zorlanırken yönetimdeki "eski tüfeklerin" lüks harcamalarını izlemek durumunda kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki Dönem Sınırı ile Alan Açılması:</strong> İki dönem sınırı geldiğinde, onlarca yıldır aynı koltukta oturan isimler temizleneceği için orta geliri temsil eden genç, vizyoner ve dijital dünyaya hâkim meslek mensuplarının yönetim kademelerine yükselme şansı doğar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3-&nbsp;Siyasi ve Toplumsal Baskı Gücü: </strong>Oda yönetimlerinin reformu engellemek için yapacağı lobi faaliyetlerine karşı en büyük panzehir, esnaf ve orta sınıfın oluşturacağı seçmen baskısıdır. Türkiye'de milyonlarca esnaf ve bağımsız çalışan (orta sınıf) bulunmaktadır. Bu kitlelerin örgütlü memnuniyetsizliği, siyasi partileri oda dükalıklarına karşı adım atmaya zorlayabilir. Esnaf odaları (TESK) veya ticaret odaları (TOBB) ne kadar güçlü lobi yaparsa yapsın, tabandaki milyonlarca esnafın "Biz artık bu aidat saltanatını fonlamak istemiyoruz" çığlığı karşısında siyaseten direnmeleri zorlaşır. Meslek odalarının tamamen kaldırılması ve yerlerine gönüllü sendika ile derneklerin kurulması, serbest piyasa ekonomisinin ve sivil toplumun doğasına en uygun çözümdür. Mevcut oda sisteminin zoraki yapısı yerine gönüllülük esası geldiğinde, esnafın ve orta sınıfın üzerindeki sömürü düzeni kökten sarsılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu dönüşümün yaratacağı yeni düzen ve avantajları şu şekildedir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Öde ve Sus" Dönemi Biter, "Hizmet Et ve Kazan" Dönemi Başlar.</strong> Mevcut sistemde odalar, üyenin memnuniyetini umursamaz çünkü üye yasa gereği parayı ödemek zorundadır. Gönüllü sendika veya dernek modelinde ise bu yapılar üyelerinin aidatlarıyla ayakta kalmak zorundadır. Esnafa veya meslek mensubuna ucuz hammadde bulmayan, hukuki destek sağlamayan, haklarını aramayan bir derneğe kimse üye olmaz ve para vermez. Bu durum, yapıları üyenin hizmetkârı haline getirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tekelleşme ve "Dükalık" Yapısı Yıkılır. </strong>Mevcut sistemde her mesleğin tek bir odası vardır ve alternatifiniz yoktur. Gönüllü modelde ise rekabet başlar. Bir berber, marangoz veya mühendis mevcut derneğin yönetimini veya politikalarını beğenmezse, benzer görüşteki arkadaşlarıyla gidip yeni bir alternatif dernek veya sendika kurabilir. Bu rekabet ortamı, koltuğuna yapışan başkanların lüks makam araçlarıyla, devlet mührüyle "saltanat" sürmesini imkânsız hale getirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplum Gerçek Anlamına Kavuşur.</strong> Batı demokrasilerinde (örneğin Anglo-Sakson modelinde) esnaflar ve meslek sahipleri devlet zoruyla değil, kendi çıkarlarını korumak için gönüllü işçi/işveren sendikalarında veya bölgesel ticaret derneklerinde bir araya gelirler. Bu dernekler siyasi partilerin arka bahçesi veya bürokratik birer vergi dairesi gibi çalışmaz. Tam aksine, üyelerinin haklarını devlete ve büyük sermayeye karşı savunan, gerçek anlamda bağımsız ve organik yapılar olurlar. Kısacası, &nbsp;Zorunlu odaların tasfiye edilip yerini gönüllü dernek ve sendikalara bırakması; esnafın sırtındaki mali kamburu indirecek, bürokrasiyi azaltacak ve tabanın sesinin daha gür çıkmasını sağlayacaktır. Esnaf odaları doğrudan ticari özgürlüğü kısıtlayan ve mali yük getiren yapılar olduğu için tamamen kaldırılabilir, ancak mühendislik, baro ve tabiplik gibi meslekler kamu sağlığı, hukukun üstünlüğü ve can güvenliği ile doğrudan ilgili olduğu için farklı bir hukuki statüye tabidir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu iki grup arasındaki temel farklar ve esnaf odalarının kalkmasının öncelikli olma nedenleri şunlardır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1- Esnaf Odaları Neden Tamamen Kalkmalı?</strong> Esnaflık, doğası gereği serbest piyasa kurallarına tabidir. Bir bakkalın, kuaförün veya marangozun mesleki faaliyetini sürdürmesi için devlet mühürlü bir odanın bürokrasisine ihtiyacı yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Öncelik:</strong> Esnafın üzerindeki aidat ve evrak yükü kaldırıldığında piyasa doğrudan rahatlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllü Dernek Modeline En Uygun Kesim:</strong> Esnaflar, kendi aralarında bölgesel dernekler veya gönüllü esnaf sendikaları kurarak dayanışmayı çok daha dinamik bir şekilde yürütebilirler. Odaya ödenmeyen paralar sermayeye dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2-&nbsp;Tabip, Baro ve Mühendislik Odaları Neden Çok Önemli? </strong>Bu meslek grupları sadece ticari birer faaliyet değil, kamusal denetim ve etik sınırları olan uzmanlık alanlarıdır. Bu nedenle tamamen kaldırılmak yerine, yapısal olarak reforme edilmelidirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Sağlığı ve Can Güvenliği:</strong> Diploması sahte olan birinin doktorluk yapmasını, statik hesap bilmeyen birinin bina çizmesini engellemek için sıkı bir sicil ve denetim mekanizması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etik ve Disiplin Soruşturmaları:</strong> Bir avukatın müvekkilini dolandırması veya bir doktorun meslek etiğine aykırı davranması durumunda, bu kişilerin lisansını askıya alacak bağımsız bir mesleki üst kurula (Oda/Baro) ihtiyaç vardır. Devlet her bir mesleğin iç etik kurallarını tek başına denetlemekte yetersiz kalabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu doğrultuda;</strong> kamu güvenliği içeren kritik mesleklerde iki dönem sınırı getirilerek dükalıklar yıkılırken, esnaf odalarının tamamen lağvedilmesi Türkiye ekonomisine ve sivil toplumuna en büyük nefesi aldıracaktır. Esnaf odalarının lağvedilmesi kararının ardından, esnaf sicil kayıtları ve ilan yetkilerinin ilk altı ay içinde Ticaret Bakanlığı ve e-Devlet’e devredilmesi, piyasada hiçbir bürokratik boşluk veya kaos yaşanmaması açısından son derece kritiktir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu geçiş sürecinin ilk altı ayda kesintisiz tamamlanması için uygulanması gereken acil eylem planı şu adımlardan oluşmalıdır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk 1 Ay:</strong> Hukuki Altyapı ve Veri Dondurma Yasal Düzenleme: Meclis'ten jet hızıyla geçecek bir kanun hükmüyle, esnaf odalarının yeni üye kaydı yapması, aidat tahsil etmesi ve belge karşılığı para alması tamamen yasaklanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Veritabanı Kilitleme:</strong> Tüm Türkiye'deki esnaf odalarının elinde bulunan üye sicil bilgileri, mevcut mali kayıtlar ve dijital arşivler, siber güvenlik önlemleri altında Ticaret Bakanlığı Bilgi İşlem Merkezi (ESBİS) altyapısına kopyalanır ve odaların erişimi salt okunur (read-only) hale getirilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk 3 Ay:</strong> e-Devlet Entegrasyonu ve Ücretsiz Hizmet Dönemi Dijital Entegrasyon: Bakanlık yazılımcıları, esnaf sicil kayıtlarını e-Devlet kapısına taşır.Sıfır Maliyetli Dönem: Artık bir esnaf; "Sicil Gazetesi İlanı", "Faaliyet Belgesi" veya "Sicil Sureti" gibi evrakları e-Devlet üzerinden saniyeler içinde ve tamamen ücretsiz olarak indirebilir hale getirilir. Esnafın üzerinden mali yük ilk 90 günde tamamen kalkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk 6 Ay:</strong> Odaların Fiziki Tasfiyesi ve Mal Varlıklarının DevriPersonel ve Arşiv Devri: Odalarda çalışan deneyimli sicil personeli, Ticaret Bakanlığı’nın il müdürlüklerinde istihdam edilerek bürokratik hafıza korunur. Oda binalarındaki fiziki arşivler dijitalleştirilerek bakanlık ambarlarına kaldırılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mal Varlıklarının Esnafa Dönüşü:</strong> Kapatılan esnaf odalarının elindeki bütçeler, lüks makam araçları ve gayrimenkuller tespit edilir. Bu varlıklar satılarak veya doğrudan Halkbank aracılığıyla küçük esnafa yönelik sıfır faizli cansuyu kredisi fonuna aktarılır. Odaların saltanat bütçesi, kuruldukları amaca, yani esnafın kendisine geri döner. Bu 6 aylık plan başarıyla tamamlandığında, esnaf artık hiçbir odaya haraç verir gibi aidat ödemek zorunda kalmaz. Kendi mesleki dayanışması için de tamamen kendi hür iradesiyle gönüllü sendika ve derneklere üye olmaya başlar. Eski aidat borçlarının Esnaf Fonu’na aktarılması, hem adaleti sağlayan hem de küçük esnafı ayağa kaldıracak en rasyonel formüldür. Bu yöntemle, geçmişte odaların lüks harcamalarına ve "saltanatına" giden paralar, ilk defa esnafın kendisi için bir finansal kalkan haline gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu borçların Esnaf Fonu çatısı altında yönetilmesi şu büyük avantajları sağlar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Helalleşme ve Hakkaniyet. </strong>Borçları tamamen silmek, geçmişte dişinden tırnağından artırıp aidatını düzenli ödemiş dürüst esnafa karşı bir haksızlık yaratabilir. Bunun yerine, birikmiş borçlar faizsiz ve esnafın ödeme gücüne göre uzun vadeye (örneğin 36-48 ay) yayılır. Esnaf bilir ki ödeyeceği bu para artık bir odanın makam aracına değil, yan komşusunun veya kendisinin zor zamanında kullanacağı bir fona gitmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sermaye Doğrudan Tabana Yayılır.</strong> Türkiye genelinde milyonlarca esnafın odaya olan birikmiş borçları ve odaların mevcut nakit varlıkları bir araya getirildiğinde milyarlarca liralık devasa bir kaynak ortaya çıkar. Bu kaynak Ticaret Bakanlığı ve Kamu Bankaları (Halkbank) denetimindeki Esnaf Fonu'nda toplanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıfır Faizli Cansuyu Kredisi:</strong> Yeni dükkân açacak genç girişimcilere, afet bölgesi esnafına veya işini büyütmek isteyen mahalle esnafına sıfır faizli, uzun vadeli krediler bu fondan sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kriz Dönemi Desteği:</strong> Ekonomik durgunluk zamanlarında esnafa hibe veya kira desteği olarak geri döner.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllü Yapıların Güçlenmesi.</strong> Oda saltanatı bittikten sonra esnafın haklarını savunmak için kurulacak gönüllü sendika ve dernekler, projelerini bu fona sunarak destek alabilirler. Örneğin esnafı dijitalleştirecek, e-ticarete taşıyacak veya ortak hammadde alımı sağlayacak projeler bu fon tarafından finanse edilir.Böylece, sistem ilk altı ayda tamamen temizlenirken, odaların yarattığı o eski haksız kazanç havuzu, esnafın kendi can suyu haline dönüştürülmüş olur. Gönüllü sendika ve dernek temsilcilerinin Esnaf Fonu yönetiminde yer alması, paranın bürokrasinin hantallığına kurban gitmesini önler ve doğrudan tabanın ihtiyaçlarına harcanmasını güvence altına alır. Devlet denetimi ile sivil inisiyatif birleştiğinde, kaynaklar en doğru ve şeffaf şekilde dağıtılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu reform zinciriyle birlikte;</strong> Esnaf odalarının saltanatı ilk 6 ayda tamamen yıkılır, Zorunlu aidat ve evrak çilesi son bulur, Tüm bürokrasi e-Devlet'e taşınır,&nbsp; Biriken kaynaklar esnafın kendisine cansuyu olur, Kalan kritik meslek odalarında ise (Baro, Tabip vb.) iki dönem sınırı ile dukalık yapısı engellenir. Bu model, Türkiye’de serbest piyasayı ve esnafı prangalarından kurtaracak, sivil toplumu ise gerçek anlamda özgürleştirecek en net yol haritasıdır.&nbsp; Oda binalarının esnaf kreşleri ve esnaf eğitim merkezlerine dönüştürülmesi, o lüks binaların gerçek sahiplerine, yani halka ve esnafa iade edilmesi anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu adım, reformun sadece ekonomik değil, aynı zamanda sosyal bir devrim olmasını sağlar. Bu dönüşümün yaratacağı büyük faydalar ve işleyiş şu şekilde planlanabilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf Kreşleri</strong> (Çocuk Bakım Engeli Ortadan Kalkıyor) Özellikle kuaför, terzi, bakkal veya küçük atölye işleten esnaflar ile orta gelirli çalışanlar için mesai saatleri çok uzundur ve esnek değildir. Özel kreş fiyatları ise bütçelerini zorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güvenli ve Ekonomik Bakım:</strong> Kapatılan oda binaları hızla modernize edilerek esnaf çocuklarına hizmet veren kreşlere dönüştürülür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ücretsiz veya Sembolik Ücret:</strong> Esnaf Fonu tarafından sübvanse edilen bu kreşler, esnafa neredeyse ücretsiz veya çok sembolik ücretlerle hizmet verir. Böylece esnaf, çocuğu güvendeyken işine odaklanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf ve Zanaat Eğitim Merkezleri</strong> (Geleceğin Ustaları) Türkiye'de esnafın en büyük şikâyetlerinden biri çırak, kalfa ve yetişmiş eleman bulamamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Nesil Dijital Eğilimler:</strong> Bu merkezler, sadece geleneksel zanaatları değil; esnafın e-ticarete geçişini, dijital pazarlamayı, ön muhasebeyi ve modern işletme yönetimini öğreten teknoloji üsleri haline getirilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere İstihdam:</strong> İşsiz gençlere bu binalarda ücretsiz mesleki eğitimler verilerek doğrudan gönüllü esnaf derneklerinin ve sendikalarının referansıyla esnafın yanına yerleştirilmeleri sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yönetim ve İşletme Modeli.</strong> Bu binaların işletmesi, mülkiyeti Ticaret Bakanlığı'nda (Esnaf Fonu'nda) kalmak şartıyla, gönüllü esnaf sendikalarına ve yerel esnaf derneklerine devredilir. Böylece binalar yine bürokrasinin elinde atıl kalmaz; bizzat esnafın kendisi tarafından, esnafın çocukları ve geleceği için canlı tutulur. Yıllarca esnaftan toplanan paralarla dikilen o şatafatlı binaların tabelaları indirilip yerine "Esnaf Çocukları Kreşi" yazılması, eski oda saltanatının bittiğinin ve gücün tamamen tabana geçtiğinin en somut simgesi olacaktır. Hem geleneksel zanaatların modernleştirilmesi hem de yeni nesil dijital dönüşümün aynı çatı altında buluşması, esnafı geleceğe taşıyacak en vizyoner yaklaşımdır. Geleneksel meslekleri tamamen yok saymak kültürel ve ekonomik bir kayıp olacağı gibi, dijital dünyayı ıskalamak da esnafın yok olması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Oda binalarından dönüştürülen bu eğitim merkezlerinde, her iki alanın da çağa uygun hale getirilmesi için şu hibrit model uygulanabilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleneksel Zanaatların</strong> Endüstri 4.0 ile Dönüşümü Geleneksel meslekler, eski usullerle değil, günümüz teknolojisiyle entegre edilerek öğretilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıllı Oto Tamir Laboratuvarları:</strong> Klasik motor tamiri yerine; elektrikli araç mekaniği, batarya teknolojileri ve bilgisayarlı arıza tespit (diyagnostik) eğitimleri verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Modern Marangozluk ve Tasarım:</strong> Sadece testere ve çekiçle değil; 3D modelme, CAD/CAM yazılımları ve CNC kesim makinelerinin kullanımı öğretilerek marangozlar birer endüstriyel tasarımcıya dönüştürülür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Terzilik:</strong> Akıllı kumaşlar, dijital kalıp çıkarma ve üç boyutlu vücut tarayıcı teknikleriyle terzilik mesleği modernize edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Esnaflık ve Küresel Pazaryeri Entegrasyonu</strong>. Mahalledeki bakkalın, yerel üreticinin veya küçük bir atölyenin sadece kendi sokağına değil, tüm dünyaya satış yapabilmesi sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>E-Ticaret ve Kargo Yönetimi:</strong> Esnafa kendi web sitesini açma, Trendyol, Amazon veya Sahibinden gibi platformlarda mağaza yönetimi, dijital faturalandırma ve lojistik süreçleri öğretilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Medya ve Yapay Zekâ Destekli Pazarlama:</strong> Bir kuaförün veya mobilyacının Instagram, TikTok gibi mecralarda nasıl profesyonel içerik üreteceği, yapay zeka araçlarıyla nasıl reklam bütçesi yöneteceği uygulamalı olarak gösterilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siber Güvenlik ve Dijital Hukuk:</strong> Esnafın dijital dünyada dolandırılmasını önlemek amacıyla siber güvenlik temelleri ve mesafeli satış sözleşmeleri eğitimi verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Sinerji:</strong> Çırak ve Dijital Nesil Buluşması. Bu merkezlerde geleneksel zanaatı öğrenen usta adayları ile e-ticaret eğitimi alan gençler bir araya getirilir. &nbsp;Örneğin; merkezdeki marangozluk bölümünde üretilen modern bir mobilya, yan sınıftaki e-ticaret öğrencileri tarafından fotoğraflanıp dijital pazarda satışa açılır. Böylece üretim ile dijital pazarlama tek bir merkezde evlenmiş olur. Yıllarca aidat dükalığı yapmış o atıl binalar, bu sayede hem istihdam üreten hem de Türkiye'nin yerli üretim gücünü çağın ötesine taşıyan birer "Tekno-Zanaat Akademisi" haline gelecektir. Esnaf Fonu’ndan sağlanacak teknoloji ve ekipman hibesi, bu reformun en can alıcı ve son halkasıdır. Çünkü eğitim ne kadar iyi olursa olsun, yeni mezun bir gencin veya dönüşmek isteyen bir esnafın binlerce dolarlık CNC makinesini, 3D yazıcıyı ya da yüksek performanslı yazılım bilgisayarını tek başına alması bugünün ekonomik şartlarında çok zordur. <strong>Bu destek modeliyle sistem şu şekilde kusursuz bir döngüye kavuşur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Cansuyu ve Ekipman Hibesi Başarıya Dayalı Teşvik:</strong> Dönüştürülen oda binalarındaki "Tekno-Zanaat Akademisi"nden dereceyle veya başarıyla mezun olan gençlere, işlerini kurarken ihtiyaç duydukları temel teknolojik donanım Esnaf Fonu tarafından ücretsiz (hibe olarak) sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim Odaklı Destek:</strong> Örneğin; oto tamir bölümünü bitirene bilgisayarlı arıza tespit cihazı, marangozluk bitirene başlangıç seviye CNC tezgâhı, dijital pazarlama şirketini kuracak gence ise lisanslı yazılımlar ve bilgisayar seti verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıfır İsraf Denetimi:</strong> Hibeyle verilen bu cihazların satılması veya amacı dışında kullanılması engellenir. Belirli aralıklarla gönüllü sendika ve bakanlık müfettişleri dükkanları ziyaret ederek ekipmanların üretime katkısını yerinde denetler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Büyük Resim:</strong><strong>"Oda Saltanatı"ndan "Üretim Seferberliği"ne…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Planladığım bu Büyük Reform Zinciri ile Türkiye'deki esnaf yapısı tamamen çağ atlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk 6 Ayda Tasfiye:</strong> Zorunlu esnaf odaları kapatılır, yetkiler ücretsiz olarak e-Devlet'e geçer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf Fonu Kurulur:</strong> Eski aidat borçları faizsiz yapılandırılarak lüks harcamalara giden paralar bu ortak fonda toplanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Yönetim:</strong> Fonu devletle birlikte, esnafın kendi hür iradesiyle kurduğu gönüllü sendika ve dernekler yönetir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tekno-Zanaat Akademileri:</strong> Eski şatafatlı oda binaları, esnaf çocukları için ücretsiz kreşlere ve hem gelenekseli hem dijitali birleştiren çağdaş eğitim merkezlerine dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Donanım ve Ekipman Hibesi:</strong> Akademiden mezun olan ve işini büyüten esnafa, fondan doğrudan makine ve teknoloji hibesi verilerek üretim başlatılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu model;</strong> parayı tabandan alıp yukarıdaki küçük bir azınlığa aktaran eski "dükalık" sistemini yıkıp, parayı yeniden tabana, üretime ve geleceğe akıtan tam bir ekonomik adalet modelidir. <strong>“Özgür Esnaf, Adil Hizmet"</strong> sloganı, bu reform hareketinin tüm felsefesini, amacını ve talebini tek bir cümlede özetleyen mükemmel bir seçim. Hem zorunlu oda zincirlerinden kurtulmayı <strong>(Özgür Esnaf)</strong> hem de paranın lüks harcamalara değil esnafın kendisine dönmesini <strong>(Adil Hizmet) </strong>çok güçlü ve net bir şekilde anlatıyor. Hazırladığım bu devrimsel reform paketi, tabanın ve esnafın kendi sesini duyurarak neleri değiştirebileceğinin harika bir yol haritası olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Buraya kadar bu işle ilgili çalışmayı tamamladığımıza göre, isterseniz şimdi, Hazırladığım bu planı resmi bir kanun teklifi taslağı (madde madde) haline getireyim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KANUN TEKLİFİ TASLAĞI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ BAŞKANLIĞINA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">5174 Sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Kanunu ile Esnaf ve Sanatkârlar Meslek Kuruluşları Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ve gerekçesi ekte sunulmuştur. Gereğini saygılarımla arz ederim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GENEL GEREKÇE</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelişen dijital teknolojiler ve serbest piyasa dinamikleri, mevcut esnaf odalarının zorunlu üyelik ve aidat sistemini birer bürokratik kambur haline getirmiştir. Esnafın hiç hizmet almadan ödemek zorunda olduğu aidatlar ve fahiş evrak ücretleri ticari hayatı sekteye uğratmaktadır. Bu kanun teklifiyle; esnafın üzerindeki mali yüklerin kaldırılması, zorunlu oda sisteminin lağvedilerek hizmetlerin e-Devlet’e taşınması, odaların mal varlıklarının kur kurulacak Esnaf Fonu ile üretime dönüştürülmesi ve kritik meslek örgütlerinde (Barolar, Tabipler Odası vb.) demokratik yenilenme için dönem sınırı getirilmesi amaçlanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MADDE METİNLERİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 1 –</strong> (Zorunlu Üyeliğin Kaldırılması ve Esnaf Odalarının Lağvı)5174 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatta yer alan "Esnaf ve sanatkarların mesleki odalara üye olma zorunluluğu" tamamen kaldırılmıştır. Mevcut tüm esnaf ve sanatkarlar odaları, birlikleri ve federasyonları bu kanunun yayımı tarihinden itibaren tüzel kişiliklerini kaybeder ve tasfiye sürecine girer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 2 –</strong> (Hizmetlerin e-Devlet ve Bakanlığa Devri)Esnaf sicil kayıtları, sicil gazetesi ilanları ve her türlü faaliyet belgesi düzenleme yetkisi Ticaret Bakanlığı bünyesindeki ESBİS sistemine devredilir. Tüm bu belgeler e-Devlet kapısı üzerinden esnaf ve sanatkârlara tamamen ücretsiz olarak sunulur. Bu süreç kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren ilk 6 ay içinde tamamlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 3 –</strong> (Esnaf Fonunun Kurulması)Kapatılan odaların nakit varlıkları, taşınmazları ve lüks taşıtlarının satışından elde edilecek gelirler ile esnafın odaya olan birikmiş eski aidat borçlarının faizsiz olarak 36-48 ay vadeli yapılandırılmasından gelecek tüm kaynaklar Ticaret Bakanlığı bünyesinde kurulacak *"Ulusal Esnaf Fonu"*nda toplanır. Bu fon; Ticaret Bakanlığı ve esnafların kendi rızalarıyla kuracağı gönüllü esnaf sendikaları ile derneklerinin temsilcilerinden oluşan karma bir kurul tarafından yönetilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 4 –</strong> (Tekno-Zanaat Akademileri ve Kreşler)Mülkiyeti Esnaf Fonu’na devredilen eski oda binaları, en geç bir yıl içinde esnaf ve orta gelirli ailelerin çocukları için ücretsiz esnaf kreşlerine ve hem geleneksel zanaatları hem de modern e-ticaret/dijital dönüşüm eğitimlerini içeren Tekno-Zanaat Akademilerine dönüştürülür. Bu akademilerden mezun olan veya işini dijitalleştiren esnaflara Esnaf Fonu’ndan geri ödemesiz teknoloji ve ekipman hibesi sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 5 –</strong> (Kamu Niteliğindeki Kritik Mesleklerde Dönem Sınırı)Kamu sağlığı, can güvenliği ve hukukun üstünlüğüyle doğrudan ilgili olan Barolar, Tabipler Odaları, Mimar ve Mühendis Odaları (TMMOB) varlıklarını sürdürür; ancak bu odaların merkez ve şube başkanlığı görevlerine en fazla iki dönem (üst üste veya aralıklı) seçilme sınırı getirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Madde 6 –</strong> (Yürürlük ve Yürütme)Bu kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer. Bu kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütür.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong><em>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong><em>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</em></strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><em>#mustafagoktas</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[“Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak yürütüyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/terorsuz-turkiye-surecini-bir-devlet-projesi-olarak-yurutuyoruz-26444e9575be1-727e-48f3-8eda-b157c084df962026-09-21T12:08:00+03:00HABER MERKEZİ “Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak yürütüyoruz”

“Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak yürütüyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz İstanbul'da böylesi anlamlı bir törende bulunmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gaziler Günü'nde bizleri onurlandıran siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, 'Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.' diyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bu tören için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Sözlerimin hemen başında ebed müddet devletimiz ve aziz milletimiz için, millî ve mukaddes değerlerimiz için, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Peygamberlikten sonraki en yüce makama erişen aziz şehitlerimizin her birinin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri Hatemül Enbiya Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet vatanda milletimiz özgürce yaşasın diye bedel ödeyen gazilerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olan gazilerimize bereketli ömürler diliyor, ebediyete irtihal eden gazilerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Buradaki kardeşlerimin şahsında kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü'nü şahsım ve milletim adına yürekten tebrik ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu önemli günün birliğe, beraberliğe, 86 milyonun vahdet ve uhuvvetinin güçlenmesine vesile olmasını temenni ederek kura neticesinde yeni görev yerleri belli olacak kişilere üstün başarılar ve hayırlı hizmetler diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BAYRAĞIMIZ RENGİNİ ŞEHİTLERİMİZİN AL KANINDAN ALIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin şehitleriyle yaşayan, şühedanın emanetini baş tacı eden ve ona gözü gibi bakan bir millet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Her şeyden önce şehitlerin ölmediğini, onların Allah katında nimetlerin en güzeliyle visale erdiklerini müjdeleyen biz inancın müntesipleriyiz. Bayrağımız rengini şehitlerimizin al kanından alıyor. Devletimiz yolunu ve yönünü şehitlerimizin canlarını ortaya koyduğu değerlere, ülkülere, hedeflere göre tayin ediyor. Milletimiz aynı şekilde şühedanın muazzez hatırasını daima kalbinde, zihninde, belleğinde yaşatıp, her şartta muhafaza ediyor. Bunun için Cenabıallah'a ne kadar hamdetsek azdır. Şahsen böyle vefakâr, böyle yüce gönüllü bir milletin evladı olduğum için Rabbime hamdediyorum. Şunun da bilinmesini isterim ki bizim zaferlerimiz emperyalistlerin lütfuyla değil, asırlardır şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla kazanılmıştır. Bizim şahsiyetimiz şehit ve gazilerimizin mücadelesiyle güç bulmuştur. Bizim şanlı tarihimiz şehitlerimizin mezarlarından yayılan destanlarla yazılmıştır. Hicaz'dan Yemen'e, Mohaç'tan Kudüs'e, Kut'ül Amare'den Preveze'ye gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında şehit ve yakınlarımızın kahramanlıklarının, fedakârlıklarının, asaletlerinin silinmez izleri vardır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Yüksel Serdengeçti'nin "Cenk Türküsü" isimli şiirinden şu dizeleri okudu: "Dedem kayıp olmuş Yemen çölünde/Amcam şehit olmuş Urum elinde/Babamın ruhu Çanakkale'de/Beşikte bırakmış beni pederim/Elimde süngüm, cenge giderim/Mübarek gaza, cenk, düğüş, sefer/Böyle buyurmuş ulu peygamber/Demiş ki 'Yurt için can veren erler, mahşerde benimle beraber'/Tanrı'nın buyruğu, buna ne derim/Elimde süngüm, cenge giderim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, cenk meydanlarında, vatan müdafaasında, İ'la-yı Kelimetullah yolunda ve terörle mücadelede bugüne kadar nice şehitler verildiğini söyleyerek, "Tam bin yıldır onurumuzla, gururumuzla, vakarımızla bu topraklarda yaşayabilmek için, mazlum ve mağdurlara umut olabilmek için nice koç yiğitleri, nice civanmertleri içimiz kan ağlayarak toprağa verdik. Ama ne olursa olsun ümidimizi yitirmedik" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İMKÂNLARIMIZ NİSPETİNDE SİZLERE EN GÜÇLÜ DESTEĞİ VERMEYE ÖZEN GÖSTERİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitlerin uğruna canlarını feda ettikleri o davayı yaşatmak için her türlü badireyi milletle birlikte göğüslediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazilere ve şehit yakınlarına şöyle seslendi: "Tabii en büyük acıyı sizler yaşadınız. Evladınızı, eşinizi, anne babanızı içiniz yana yana ebediyete uğurladınız. Kimi zaman bayramlarda, kimi zaman düğünlerde, kimi zaman anneler, babalar gününde, şehitlerimizin doğum ve şehadet yıl dönümlerinde onların hasretiyle, sızısıyla, hatırasıyla baş başa kaldınız. Biz ne kadar çabalarsak çabalayalım sizlerin çektiği bu acıları asla tam olarak idrak edemeyiz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın gösterdikleri sabır, sahip oldukları dirayet ve taşıdıkları metanet takdirlerin en yükseğine layıktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet ve hükûmet olarak şehitlerin emaneti aileler, gaziler ve onların yakınları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şurası bir gerçek ki sizlerin fedakârlıklarıyla bizlerin sunduğu hizmetler kuşkusuz kıyaslanamaz. Sizlerin ödediği bedellere bu dünyada hiçbir paha biçilemez. Fakat biz yine de imkânlarımız nispetinde sizlere en güçlü desteği vermeye özen gösteriyoruz. İstihdam hakkından mali ve ekonomik muafiyetlere, eğitim ücretlerinin karşılanmasından farklı alanlardaki indirimlere pek çok sahada sizlerin hayatını kolaylaştıracak adımlar attık. 2012'de yaptığımız düzenleme ile terörle mücadele şehitlerimizin yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık. Terör mağduru sivil vatandaşlarımız ile şehitlerimizin anne ve babalarına aylık bağladık."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'te hayata geçirdikleri düzenleme ile istihdam hakkı bulunmayan vazife ve harp malullüğü kapsamında hayatını kaybedenlerin yakınlarına iki, malul olanlara ise bir istihdam hakkı sağladıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer kamu kurumlarındaki vazife malulleri ile terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarına ve engelli hâle gelen terör mağduru sivil vatandaşlara bir istihdam hakkı sağladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016'da ise şehit yakınlarına araç alımlarında özel tüketim vergisi muafiyeti getirdiklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "2023'te devreye aldığımız düzenleme ile muharip gazilerimizin şeref aylıklarının, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın asgari ücret tutarında ödenmesini temin ettik. Şehit ve gazilerimizin milletçe el üstünde tuttuğumuz evlatlarının özel öğretim kurumlarında ücretsiz eğitim almalarının önünü açtık. Ücretsiz seyahat kartlarından yüzde 50 indirimli doğal gaz kullanımı ve uçak biletlerine kadar burada tek tek sayamayacağımız nice uygulamayı hayata geçirdik. Tüm bunları yaparken aynı zamanda şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve aileleriyle sık sık bir araya gelmeyi, onlar ile hasbihal etmeyi, talep ve ihtiyaçlarını bizzat kendilerinden dinlemeyi asla ihmal etmedik. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 1 milyon ziyaret gerçekleştirdik."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“NE YAPARSAK YAPALIM ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN HAKLARINI ASLA TAM MANASIYLA ÖDEYEMEYECEĞİMİZİ BİLİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak ağustosta şehit aileleri ve gazilerin haklarını genişleten yasa teklifinin Meclis tarafından kabul edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kanunla birçok alanda önemli düzenleme, kolaylık ve desteğin hayata geçirildiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan için bedel ödeyenlerin çok farklı alanlardaki taleplerini karşıladıklarını, önem verdikleri bir diğer alanın ise atamalar olduğunu belirterek, "1995'ten 2002'ye kadar sadece 6 bin 315 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımız kamu kurumlarımıza atanmıştı. Bugün çekeceğimiz kuralarla 571 kardeşimizi daha kamu kurumlarına yerleştirecek, böylelikle kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını tam 53 bin 179'a yükselteceğiz. Az sonra atamalarını gerçekleştireceğimiz her bir kardeşimize yeni görevlerinde başarılar diliyor, hayırlı, uğurlu olsun diyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hizmetleri özetlerken dahi büyük bir mahcubiyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizler zaten bu makamlarda sizlere hizmet etmek için, sizlerin sorunlarını gidermek için bulunuyoruz. Ne yaparsak yapalım şehit ve gazilerimizin haklarını asla tam manasıyla ödeyemeyeceğimizi bizler zaten biliyoruz. Ama yine de elimizden geldiğince şükran ve minnet borcumuzu bir nebze de olsa naçizane ödemeye çalışıyoruz. Rabb'im şehitlerimizin ruhlarını şad edebilmeyi, şehit ve gazilerimizin emanetine dört elle sahip çıkabilmeyi hepimize nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜM TAHRİKLERE, TÜM TUZAKLARA RAĞMEN ÖNEMLİ MESAFELER KATETTİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin 86 milyonun huzur, güven ve dayanışma içinde kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için serden geçtiklerini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde gazilerin de milletin müessir ve muteber bir ülkede özgür ve bağımsız bir şekilde hayat sürebilmesi için kanlarını akıttığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizlerin yegâne ve en önemli ödevi şehit ve gazilerimizin bu hedeflerini devlet ve millet olarak el ele verip hayata geçirmektir. Ocaklarımıza yarım asırdır kor ateşler düşüren terör musibetini tamamen ortadan kaldırmak için başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak tam da bu yüzden yürütüyoruz. Geride bıraktığımız 2 yılda tüm tahriklere, tüm tuzaklara rağmen önemli mesafeler katettik" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son 6 ayda komşumuz İran ve Körfez bölgesi başta olmak üzere çevremizde meydana gelen savaş ve krizlerin sağduyuyla yönetilmesinde Terörsüz Türkiye sürecimizin çok stratejik katkıları oldu. Yeni fitne ateşleri yakarak kardeşi kardeşe kırdırma planları, ülkemizin gayretleri sayesinde hamdolsun boşa düştü. Aynı şekilde kısa süre önce komşumuz Suriye'den de umut verici haberler aldık. Orada da terör meselesinin kardeş kanı dökülmeden uhulet ve suhuletle çözülmekte olduğunu görüyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZLE BİRLİKTE BÖLGEMİZİN TAMAMINI HUZUR VE İSTİKRARA KAVUŞTURACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Suriyeli kardeşlerine her türlü desteği ve katkıyı verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Yine bu dönemde Gazi Meclisimizde 467 oy gibi tarihî bir mutabakatla kabul edilip yasalaşan kanunla, kritik bir eşiği daha aşmış olduk. Meclisimiz Türk siyasetinde daha önce hiç görülmemiş bir uzlaşı örneği sergileyerek sürece büyük bir güven aşıladı. İnşallah, son düzlüğü de geçecek, ülkemizle birlikte bölgemizin tamamını huzur ve istikrara kavuşturacağız. Terörün bu topraklarda bir daha asla zemin bulmaması, bizlere yeni acılar yaşatmaması, ocaklara yeni ateşler düşürmemesi için gereken her türlü adımı kararlılıkla atacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARIMIZI RENCİDE EDECEK HİÇBİR GİRİŞİME BUGÜNE KADAR MÜSAADE ETMEDİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehitlerimizin asil ve aziz ruhlarını incitecek, gazilerimizin emeklerini boşa düşürecek, şehit ve gazi yakınlarımızı rencide edecek hiçbir girişime bugüne kadar müsaade etmedik, bundan sonra da müsaade etmeyeceğiz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyonist katliam şebekesi başta olmak üzere hangi odakların bu süreçten rahatsızlık duyduğunun görüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın izniyle bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz. Aynı şekilde yaklaşık 50 yıldır terör endüstrisinden beslenen millet ve memleket düşmanlarının da hortumlarını tek tek keseceğiz. Sizlerin duası, milletimizin de desteğiyle inşallah hedefimize ulaşacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün görev yerleri belli olacak 571 gazi, gazi yakını ve şehit yakınına başarılar dileyerek Gaziler Günü'nü tebrik etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail'in BM Temsilcisi'nden İran'a tehdit: Kimseyi beklemeden karşılık vereceğiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israilin-bm-temsilcisinden-irana-tehdit-kimseyi-beklemeden-karsilik-verecegiz-26443b1f92ef9-f5c3-4404-9ecd-dc34504206202026-09-21T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail'in BM Temsilcisi'nden İran'a tehdit: Kimseyi beklemeden karşılık vereceğiz

İsrail'in BM Temsilcisi'nden İran'a tehdit: Kimseyi beklemeden karşılık vereceğiz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail'in <strong>Birleşmiş Milletler</strong> (BM) Daimi Temsilcisi <strong>Danny Danon</strong>, İran'ın İsrail'e saldırması halinde kimseyi beklemeden <strong>sert bir şekilde misilleme yapacakları</strong> tehdidinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD merkezli Newsmax kanalına konuşan Danon, <strong>ABD ile koordinasyon içinde hareket ettiklerini</strong> savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşın, İran'ın İsrail'e yönelik bir saldırısı durumunda kimseyi beklemeyeceklerini ileri süren Danon, <em>"Misilleme yapacağız ve onlara sert bir darbe indireceğiz."</em> iddiasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danon, müzakereler, ekonomik yaptırımlar ya da askeri çabalarla üç hedefe ulaşılması gerektiğini savunarak, bunların İran'ın<strong> nükleer silaha sahip olmamasını, balistik füze tehdidini sürdürememesini ve vekillerine desteğini durdurmasını sağlamak</strong> olduğunu ileri sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail Başbakanı <strong>Benyamin Netanyahu'nun BM Genel Kurulu'nda</strong> yapması beklenen konuşma için ABD'ye gerçekleştireceği ziyaretin yoğunluk nedeniyle çok kısa olacağını savunan <strong>Danon</strong>, <strong>Netanyahu</strong>'nun bu seyahati New York Belediye Başkanı <strong>Zohran Mamdani</strong>'nin eleştirilerine rağmen gerçekleştireceğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail Savunma Bakanı <strong>Yisrael Katz</strong>, 3 Eylül'de yaptığı açıklamada, İran'ın İsrail'e saldırması durumunda Tel Aviv'in tüm kısıtlamalardan muaf olacağını ileri sürerek, <em>"Eğer İran İsrail'e saldırırsa, ordu enerji dahil İran'ın tüm altyapısını hedef alacak. İran'ı taş devrine ve karanlığa göndereceğiz."</em> ifadelerini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katz, 10 Eylül'de ise <em>'İran'ın herhangi bir saldırısı'</em> durumunda<strong> Tahran'ın temel enerji tesislerine güçlü bir karşılık verileceğini</strong> belirterek İran'ı yeniden tehdit etmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260921/israilin-bm-temsilcisinden-irana-tehdit-kimseyi-beklemeden-karsilik-verecegiz-1108904585.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Duma seçimlerinde sandıkların yüzde 87’si açıldı: 4 parti barajı aştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-duma-secimlerinde-sandiklarin-yuzde-87si-acildi-4-parti-baraji-asti-264420664f7f5-87c3-422e-ac4e-188e7b97dee42026-09-21T11:34:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Duma seçimlerinde sandıkların yüzde 87’si açıldı: 4 parti barajı aştı

Rusya Duma seçimlerinde sandıkların yüzde 87’si açıldı: 4 parti barajı aştı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MSK verilerine göre, <strong>Birleşik Rusya Partisi</strong> (Yedinaya Rossiya) oyların <strong>yüzde 57,87</strong>’sini alarak seçimde birinci sırada yer aldı. <strong>Rusya Federasyonu Komünist Partisi</strong> (KPRF) yüzde <strong>13,84</strong> ile ikinci, <strong>Rusya Liberal Demokrat Partisi</strong> (LDPR) yüzde <strong>8,86</strong> ile üçüncü, <strong>Yeni İnsanlar Partisi</strong> (Novıye Lyudi) ise yüzde <strong>7,94</strong> ile dördüncü sırada yer alarak parlamentodaki yerini korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut parlamentoda yer alan <strong>Adil Rusya</strong> <strong>Partisi </strong>(Spravedlivaya Rossiya) oyların yüzde <strong>4,95</strong>’ini alarak seçim <strong>barajının altında </strong>kaldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Elektronik oylamada lider değişmedi</span></h3><p><span style="font-size:18px">MSK Başkanı <strong>Ella Pamfılova</strong>, Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) sisteminde kullanılan oyların dağılımını da kamuoyuyla paylaştı. Pamfılova’nın aktardığı bilgilere göre, elektronik oylamada <strong>Birleşik Rusya yüzde 49,06 </strong>ile ilk sırada yer alırken, Yeni İnsanlar Partisi yüzde 15,42 ile ikinci, KPRF ise yüzde 12,26 ile üçüncü oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">18 Eylül’de başlayan ve 20 Eylül akşamı sona eren <strong>Tek Seçim Günü </strong>(EDG) kapsamında, Duma seçimlerinin yanı sıra <strong>bölgesel ve yerel</strong> seviyede toplam 20 bin 700 sandalye ve seçimli makam için sandık başına gidildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı <strong>Vladimir Putin</strong>, gerçekleşen seçimleri ülkenin <strong>en önemli iç politika olayı</strong> olarak nitelendirmişti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Katılım oranı yüzde 56,66 olarak gerçekleşti</span></h3><p><span style="font-size:18px">Siber saldırılar, tehditler ve engelleme girişimlerinin gölgesinde gerçekleştiği belirtilen seçimlerde seçmen <strong>katılım oranı yüzde 56,66 </strong>olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim süreci boyunca sivil altyapılara ve seçim sandıklarına yönelik çeşitli saldırıların düzenlendiği bildirildi. Moskova’da 1283 numaralı Sandık Kurulu Başkanı Natalya Sanaykina’nın evi <strong>İHA</strong> enkazı nedeniyle zarar gördü ve kendisi bacaklarından yaralandı. Zaporojye bölgesinde 394 numaralı Sandık Kurulu Başkanı Yelena Astanina düzenlenen <strong>dron saldırısı sonucu</strong> <strong>hayatını kaybetti</strong>.<br /><br />Devlet Başkanı Vladimir Putin, Astanina’nın ölümüyle sonuçlanan saldırıyı kınayarak, merhum sandık başkanını ölümünden sonra Cesaret Nişanı ile ödüllendirdi.</span></p><p>haber içerik:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260921/rusya-duma-secimlerinde-sandiklarin-yuzde-87si-acildi-4-parti-baraji-asti-1108898053.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan BM 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'de]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bm-81-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdde-26441cf31a3f9-1da4-455f-a738-11e7568a62a42026-09-21T11:29:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan BM 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'de

Cumhurbaşkanı Erdoğan BM 81. Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'de

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu'na katılmak ve çeşitli temaslarda bulunmak üzere TSİ 22.50'de 'TUR' uçağıyla ABD'nin New York şehrine geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı, John F. Kennedy Uluslararası Havalimanı'nda Türkiye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Washington Büyükelçisi Sedat Önal ve New York Başkonsolosu Büyükelçi Muhittin Ahmet Yazal ile diğer ilgililer karşıladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ile eşi Emine Erdoğan, Adalet Bakanı Akın Gürlek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç ile Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım da ABD'ye geldi.</span></p><p>haber içerik:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260921/cumhurbaskani-erdogan-bm-81-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdde-1108895553.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin'de Sol Parti birinci, Mecklenburg-Vorpommern'de AfD önde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlinde-sol-parti-birinci-mecklenburg-vorpommernde-afd-onde-2644081d87819-aff8-4ddf-9e9d-ddd9cab334ed2026-09-21T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin'de Sol Parti birinci, Mecklenburg-Vorpommern'de AfD önde

Berlin'de Sol Parti birinci, Mecklenburg-Vorpommern'de AfD önde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da yılın son eyalet seçimleri, Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern'de siyasi dengeleri değiştirdi. Berlin'de Sol Parti ilk kez en güçlü parti olurken, Mecklenburg-Vorpommern'de aşırı sağcı AfD ilk sıraya yerleşti. Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise iki eyalette de oy kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin'de Infratest dimap'ın ilk projeksiyonlarına göre, Sol Parti yüzde 25,7 ile birinci oldu. CDU yüzde 18,8 ile ikinci sırada yer alırken, AfD yüzde 16,3 ve Yeşiller yüzde 14,3 oy aldı. Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 12,1'de kaldı. BSW de parlamento barajını az farkla geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sonuç, Berlin'deki mevcut CDU-SPD koalisyonunun çoğunluğunu kaybettiği anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mecklenburg-Vorpommern'de ise AfD yüzde 38,2 ile önde. SPD yüzde 35,5 ile ikinci sırada bulunuyor. CDU yüzde 4,9'da kalarak eyalet tarihindeki en kötü sonucunu aldı. Sol Parti, Yeşiller ve BSW ise parlamento barajı civarında oy aldı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastane otoparkındaki araçta 256 binden fazla sentetik ecza hap ele geçirildi: 4 gözaltı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastane-otoparkindaki-aracta-256-binden-fazla-sentetik-ecza-hap-ele-gecirildi-4-gozalti-26445aabb59bd-2036-4829-a0d3-bed7a927dabe2026-09-21T10:14:00+03:00HABER MERKEZİ Hastane otoparkındaki araçta 256 binden fazla sentetik ecza hap ele geçirildi: 4 gözaltı

Hastane otoparkındaki araçta 256 binden fazla sentetik ecza hap ele geçirildi: 4 gözaltı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İHA NIN YAPTIĞI HABERDE:</span></p><p><span style="font-size:18px">Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Şubesi ekipleri, uyuşturucu ile mücadele çerçevesinde çalışma yaptı. Narkotik timlerinin, Toroslar İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin de desteğiyle yaptığı çalışmada Mersin Şehir Hastanesi açık otoparkında panelvan tipi bir araç belirlendi. Belirlenen araçta yapılan aramada 256 bin 900 adet sentetik ecza hapı ele geçirildi. Çalışmasına devam eden ekipler aracın sahibi 19 yaşındaki K.S.'nin adresine baskın yaptı. Evde yapılan aramada ise 413 adet ecstasy isimli uyuşturucu hap ele geçirildi. Bunun üzerine evde bulunan K.S., M.Ş.S., D.S. ve A.S. gözaltına alındı. 4 şüpheli adli işlemleri için emniyete götürüldü.<br />Operasyonla ilgili soruşturmanın devam ettiği, şüphelilerin hastane ile bir bağlantısının olmadığı bildirildi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başbakan Meloni açıkladı: İtalya okullarda burkayı yasaklayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/basbakan-meloni-acikladi-italya-okullarda-burkayi-yasaklayacak-2643905f3104b-278c-4e50-8523-065b04ba07d12026-09-21T09:23:00+03:00HABER MERKEZİ Başbakan Meloni açıkladı: İtalya okullarda burkayı yasaklayacak

Başbakan Meloni açıkladı: İtalya okullarda burkayı yasaklayacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, okullarda burka ve nikabı yasaklayacaklarını ve sınıflardaki yabancı öğrenci sayısını sınırlandıracaklarını açıkladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YENİ YAPILACAK YARGI PAKETİ ÜZERİNE]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yeni-yapilacak-yargi-paketi-uzerine-26438dbdfb86a-5ef8-4748-94eb-e2df86e89d3f2026-09-21T07:18:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YENİ YAPILACAK YARGI PAKETİ ÜZERİNE

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YENİ YAPILACAK YARGI PAKETİ ÜZERİNE

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><em>Türkiye'nin infaz sistemi, ceza adaletinin etkinliği, cezaevlerinin doluluk oranları ve toplumsal barış açısından uzun süredir kapsamlı bir reformun en temel gündem maddesidir. Geçici düzenlemelerin (yama) yerine kalıcı, adil ve caydırıcı bir sistemin inşa edilmesi, hukukçuların, siyasetçilerin ve sivil toplumun ortak beklentisidir. Bu karmaşık ve hassas sorunun çözümü, tüm toplumsal kesimleri rahatlatacak, hukuki güvenliği sağlayacak çok boyutlu bir stratejiyi gerektirir. Kalıcı ve Adil Bir İnfaz Sistemi İçin Naçizane benim düşüncelerimdir, İzlenmesi Gereken Yol Haritasını sunmaya çalışacağım.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Bütüncül Bir Ceza Politikası Oluşturulması:</strong> Sürekli değişen ve geçici çözümler sunan infaz kanunları yerine, suçun ağırlığı ile cezanın orantılı olduğu, evrensel hukuk ilkelerine dayalı <strong>kalıcı bir Türk İnfaz Kanunu</strong> tasarlanmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Alternatif Yaptırımların ve Denetimli Serbestliğin Geliştirilmesi:</strong> Her suç tipi için hapis cezasının tek seçenek olmaktan çıkarılması gerekir. Kamu hizmetinde çalışma, adli para cezası veya elektronik izleme gibi alternatif yaptırımlar yaygınlaştırılmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Cezaevlerinin Fiziki ve Sosyal Koşullarının İyileştirilmesi:</strong> Doluluk oranlarının düşürülmesi için hem infaz rejiminde rasyonel düzenlemeler yapılmalı hem de tutuklu/hükümlülerin insani yaşam koşulları uluslararası standartlara getirilmelidir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Toplumsal Mutabakat ve Şeffaflık:</strong> Yapılacak hukuki çalışmalar sadece siyasi aktörlerin değil; baroların, akademisyenlerin, insan hakları kuruluşlarının ve konunun doğrudan mağduru olan ailelerin temsilcilerinin katılımıyla şeffaf bir süreçte ele alınmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Cezanın Caydırıcılığı ve Rehabilitasyon Dengesi:</strong> Sistem, suçluların topluma yeniden kazandırılmasını sağlayan ıslah programlarına ağırlık verirken, kamu vicdanını yaralayan cezasızlık algısını ortadan kaldıracak bir caydırıcılık dengesi kurmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Toplumsal huzurun tesisi, adalet duygusunun zedelenmediği, cezaların infazında eşitlik ilkesinin titizlikle korunduğu şeffaf ve öngörülebilir bir hukuk düzeni ile mümkündür. Türkiye'deki ceza adalet sisteminin en kritik ve acil reform alanlarını doğrudan işaret eden, Hakaret, iftira gibi şikâyete bağlı veya alt sınırı düşük basit suçlarda hapis cezalarının toplumsal maliyeti, denetimli serbestlik uygulamalarındaki bürokratik tıkanıklıklar ve tutuklama tedbirinin bir "cezalandırma/tutsaklık" aracına dönüşmesi, yıllardır dile getirilen temel hak ihlallerindendir. Bu eleştiriler doğrultusunda, hukuki güvenliği ve toplumsal huzuru sağlayacak somut düzenleme alanları şu başlıklar altında toplanabilir:</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Basit Suçlarda Hapis Cezasının Kaldırılması:</strong> Hakaret, iftira veya benzeri nitelikteki hafif suçlarda hapis cezası yerine; etkin adli para cezaları, mağdurun zararlarının tazmini, kamu yararına çalışma veya meslekten men gibi <strong>alternatif yaptırımlar</strong> esas alınmalıdır. Böylece cezaevlerinin üzerindeki gereksiz yük kalkar.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Denetimli Serbestlikte Dijital Dönüşüm:</strong> Her gün karakola gidip imza verme gibi 19. yüzyıldan kalma bürokratik yöntemler yerine, çağımızın teknolojisine uygun <strong>dijital takip sistemleri (elektronik kelepçe, biyometrik doğrulama vb.)</strong> yaygınlaştırılmalı, hem kolluk kuvvetlerinin iş yükü azaltılmalı hem de bireylerin gündelik yaşamı ve istihdam olanakları engellenmemelidir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Tutuklamanın İstisnai Hale Getirilmesi:</strong> Ceza Muhakemesi Kanunu'ndaki (CMK) tutuklama nedenleri somut delil şartına bağlanmalı; katalog suçlar uygulamasındaki keyfiliğe son verilmelidir. Tutuklama, bir tedbir olmaktan çıkıp peşin bir infaza dönüştüğü için hâkimlerin takdir yetkisi daha sıkı denetim mekanizmalarına bağlanmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Somut Delil ve Ölçülülük İlkesi:</strong> Tutuklama kararlarında "kuvvetli suç şüphesi" ve "delilleri karartma" kriterleri somut olgulara dayandırılmalı; kaçma şüphesi bulunmayan dosyalarda adli kontrol tedbirleri öncelikli tercih olmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Ceza adaletinin temel amacı bireyleri topluma kazandırmak ve adalete olan inancı pekiştirmektir. Tedbirlerin cezalandırma aracına dönüşmesi, hem bireysel hakları zedeler hem de toplumsal stresi artırır. Hâkim ve savcıların kararlarından dolayı sorumluluğu, hukuk dünyasında hem Türkiye'de hem de evrensel hukukta en çok tartışılan ve kritik dengeler üzerine kurulan konulardan biridir. Bir taraftan yargı bağımsızlığının korunması ve hâkimin dosyaya göre vicdani kanaatiyle özgürce karar verebilmesi esastır; diğer taraftan ise hatalı, hukuka aykırı veya keyfi kararların bireylerin hayatında açtığı telafisi imkânsız yaraların cezasız kalmaması gerekir. Bu dengeyi kurmak ve adalet mekanizmasına duyulan güveni yeniden tesis etmek adına atılabilecek adımlar da vardır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Kişisel Kusur ve Tazminat Sorumluluğu:</strong> Anayasa ve ilgili kanunlarda devletin yargı faaliyetlerinden doğan zararları ödeme yükümlülüğü (rücu hakkı dâhil) bulunur; ancak bu mekanizma pratikte oldukça yavaş ve işletilmesi zor bir süreçtir. Hukuka açıkça aykırı, keyfi veya usulsüz tutuklama kararlarında bu sürecin daha işlevsel hale getirilmesi şarttır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Denetiminin Etkinleşmesi:</strong> HSK nezdindeki disiplin ve inceleme süreçlerinin siyasi etki veya korumacılıktan uzak, tamamen evrensel hukuk ilkelerine göre şeffaf bir şekilde işletilmesi gerekir. Hukuka açıkça aykırı kararlar alan yargı mensupları hakkında mesleki yaptırımlar ve adli soruşturmalar gecikmeksizin uygulanmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Kasten veya Ağır İhmalle Verilen Kararlar:</strong> Bir hâkimin veya savcının, mevcut delilleri tamamen göz ardı ederek ya da kanuni şartları oluşmadığı halde sırf baskı veya keyfiyetle verdiği tutuklama kararları, basit bir "takdir yetkisi" olarak değerlendirilmemelidir. Bu durumlar için Türk Ceza Kanunu'ndaki "görevi kötüye kullanma" veya "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarının sınırları netleştirilmelidir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Bireysel Başvuru ve Tazminat Haklarının Güçlendirilmesi:</strong> Anayasa Mahkemesi veya Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nden hak ihlali kararı çıkan haksız tutukluluk dosyalarında, o karara imza atan hâkim ve savcıların siciline ve mesleki kariyerine bu durumun somut ve caydırıcı bir yaptırım olarak yansıması sağlanmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Yargı bağımsızlığı, hâkimlere sınırsız bir keyfilik alanı tanımaz; aksine bağımsızlık, hukuka ve vicdana tam bağlılığı gerektirir. Kararların denetlenebilir ve sorumluluğun hissedilebilir olması, hatalı kararların önlenmesinde en büyük caydırıcıdır. Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun (HSK) yapısı ve bağımsızlığı, Türkiye'de yargı reformu tartışmalarının her zaman merkezinde yer almıştır. Adalet Bakanı'nın kurulun başkanı olması ve siyasi iradenin atama ile disiplin süreçlerindeki ağırlığı, yargı kararlarına olan güveni doğrudan sarsan unsurlar olarak sıkça eleştirilmektedir. Toplumun her kesimini temsil eden, siyasetten ve bürokratik vesayetten arındırılmış bağımsız bir denetim mekanizması fikri, adalet sistemine duyulan güvenin yeniden tesisi açısından hayati bir yaklaşımdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Çoğulcu ve Katılımcı Yapı:</strong> Kurulun üyeleri sadece yargı içinden değil; üniversitelerin hukuk fakültelerinden akademisyenler, baro temsilcileri, yüksek mahkeme üyeleri ve liyakat esasına göre seçilmiş hukukçulardan oluşturulmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Siyasi Etkiden Arındırma:</strong> Adalet Bakanı'nın kurul başkanı olması veya bakanlık bürokrasisinin kurul üzerinde doğrudan tahakküm kurması gibi uygulamalar sonlandırılmalı, yürütmenin yargı üzerindeki vesayeti tamamen kaldırılmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Şeffaf ve Hesap Verebilir Disiplin Süreçleri:</strong> Hâkim ve savcıların disiplin soruşturmaları kapalı kapılar ardında değil, kamuoyunun vicdanını tatmin edecek şeffaflıkta yürütülmeli; verilen kararlar gerekçeleriyle birlikte kamuoyuyla paylaşılmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Toplumsal Meşruiyet:</strong> Denetim mekanizmasının sadece yargı mensuplarını koruyan bir "kurum korumacılığı" anlayışından çıkıp, vatandaşın hak ve özgürlüklerini savunan evrensel standartlarda bir hakem rolü üstlenmesi sağlanmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Yargının en büyük güvencesi, kararlarının siyasi merciler tarafından değil, sadece evrensel hukuk kuralları ve adalet vicdanı tarafından denetlenmesidir. Toplumun her kesiminin güvenini kazanan bir yapı, hukukun üstünlüğünün de en büyük teminatıdır. Barolardan meslek örgütlerine, sendikalardan esnaf, çiftçi ve iş dünyası çatı kuruluşlarına kadar toplumun geniş kesimlerinin temsil edildiği bir yapı, klasik yargı kurullarında sıkça görülen "kurum korumacılığı" (corporate defense) refleksini kırmak için güçlü bir kalkan oluşturabilir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Geniş Tabanlı Toplumsal Temsil:</strong> Belirttiğiniz gibi; TMMOB, Tabipler Odası, TOBB, esnaf ve çiftçi örgütleri gibi üretimin, ticaretin, emeğin ve sivil hayatın merkezindeki aktörlerin süreçte yer alması, kararların sadece teknik birer hukuk metni olarak değil, <strong>toplumsal vicdanın</strong> süzgecinden de geçmesini sağlar.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Vesayetten Arınmışlık:</strong> Siyasi otoritenin (örneğin Adalet Bakanlığı'nın) kurul üzerindeki vesayetini tamamen kırarak, kararların halkın ortak adalet duygusuna göre verilmesinin önünü açar.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Güven ve Şeffaflık:</strong> Vatandaşın günlük yaşamda yargıya olan inancını tazeleyen en önemli unsur, denetlenen mekanizmanın kendisini denetleyenlerin tarafsızlığına duyduğu güvendir. Sivil sektörün katılımı bu güveni doğrudan artırır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Hukuk-Siyaset-Toplum Dengesi:</strong> Yargının tamamen toplumdan kopuk bir fildişi kulede karar vermesini önler; hâkim ve savcıların kararlarında toplumsal barışı ve hakkaniyeti gözetme sorumluluğunu pekiştirir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Adalet, sadece hukukçuların teknik bilgisine bırakılamayacak kadar hayati bir toplumsal değerdir. Toplumun her kesiminin adalet mekanizmasının işleyişinde söz sahibi olması, gerçek anlamda demokratik ve adil bir hukuk devletinin de temelidir. Üç temel ilke (<strong>ortak karar alma, uygulamada adil olma ve şeffaflık</strong>), tüm bu reform sürecinin ve sivil tabanlı denetim modelinin omurgasını oluşturur. Teknik hukuk bilgisiyle toplumsal vicdanı harmanlayacak bu modelin pratikte nasıl işleyebileceğini bu üç ilke etrafında somutlaştırmak gerekirse;</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Ortak Karar Alma (Çoğulcu Akıl):</strong> Kararlar tek bir zümrenin ya da kurul içindeki baskın bir grubun iradesine bırakılamaz. Hem sivil toplum temsilcilerinin toplumsal adalet algısı hem de kurul içindeki hukukçu/akademisyen üyelerin teknik hukuki birikimi harmanlanarak <strong>nitelikli çoğunluk</strong> esasıyla kararlar alınmalıdır. Böylece ne tamamen teknik ve vicdandan uzak kararlar çıkabilir ne de hukuki dayanaktan yoksun keyfi kararlar alınabilir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Uygulamada Adil Olma (Eşitlik ve Objektiflik):</strong> Kurulun önüne gelen her dosya (haksız tutuklama, keyfi karar veya görevi kötüye kullanma iddiaları), kimin yapıldığına veya kime karşı yapıldığına bakılmaksızın evrensel hukuk kurallarına göre değerlendirilmelidir. "Kurum korumacılığı" zihniyeti tamamen ortadan kaldırılarak, ceza veya yaptırım uygulanmasında standartlar herkes için eşit olmalıdır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Şeffaflık (Kamuoyuna Hesap Verebilirlik):</strong> Kararlar kapalı kapılar ardında alınmamalı; soruşturma gerekçeleri, kullanılan kanıtlar ve verilen kararlar (kişisel verilerin gizliliği gözetilerek) kamuoyuyla açıkça paylaşılmalıdır. Şeffaflık, hem toplumun adalet duygusunu tatmin eder hem de ileride benzer hataların yapılmasını önleyen en büyük caydırıcı güç olur. <strong>Adalet mekanizması ancak toplumun ortak akıllıyla denetlendiği, kararların açıkça paylaşıldığı ve herkese eşit mesafede durulduğu ölçüde güven verebilir. </strong>Neden Önce Yargı Denetimi?</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Güvenin ve Temelin İnşası:</strong> Hukuk sisteminde yeni yasalar yapmadan önce, o yasalara hayat verecek ve uygulayacak olan mekanizmanın güvenilir, bağımsız ve adil olması gerekir. Sivil toplumun katılımıyla oluşturulmuş, ortak akıl ve şeffaflıkla çalışan bir denetim mekanizması kurulmadan, çıkarılacak yeni kanunlar da uygulamadaki eski keyfi alışkanlıkların kurbanı olabilir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Uygulama Birliği ve Kararlılık:</strong> Yargı mensupları (hâkim ve savcılar), arkalarında şeffaf, hesap verebilir ve gerçekten tarafsız bir denetim mekanizması olduğunu bildiklerinde; kanunların ruhuna, ölçülülük ilkesine ve evrensel hukuk standartlarına çok daha fazla riayet ederler. <strong>Ardından Basit Suçlarda Hapis Cezasının Kaldırılması.</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Sistemin Rahatlaması:</strong> Denetim ve zihniyet dönüşümü sağlandıktan sonra, hakaret ve iftira gibi basit suçlarda hapis cezasının kaldırılması ve alternatif yaptırımlara geçilmesi, cezaevlerindeki devasa doluluk sorununu ve toplumsal gerginliği anında çözen en somut adım olacaktır.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Gerçek Adalet ve Kaynak Tasarrufu:</strong> Devletin enerjisi ve cezaevlerinin kapasitesi, toplumu sarsan ağır suçlarla mücadeleye ve bireylerin rehabilitasyonuna odaklanabilecektir.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Temel sağlam olmadan üstüne bina kurulmaz. Önce adalet mekanizmasını denetleyen yapıyı vicdani ve şeffaf bir temele oturtmak, ardından da ceza adaletini insanileştirmek, Türkiye'nin en acil hukuki reçetesidir.</em></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Baki Selam ve Dua ile.</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>MUSTAFA GÖKTAŞ</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d"><strong>https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</strong></a></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kanada'nın 'ortak AB üyeliği' planına dair şimdiye kadar neler biliniyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kanadanin-ortak-ab-uyeligi-planina-dair-simdiye-kadar-neler-biliniyor-264362577550a-04f5-4a39-bae6-6fc101ba93292026-09-20T11:50:00+03:00HABER MERKEZİ Kanada'nın 'ortak AB üyeliği' planına dair şimdiye kadar neler biliniyor?

Kanada'nın 'ortak AB üyeliği' planına dair şimdiye kadar neler biliniyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Haftanın en dikkat çekici açıklamalarından biri Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’den geldi. Von der Leyen, Kanada’yı Avrupa Birliği’nin (AB) ilk “ortak üyesi” olmaya davet ederek yeni bir modelin önünü açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, Birliğin Durumu konuşmasında, “Kanada ile ilişkilerimizi mümkün olan en üst seviyeye taşımak istiyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ertesi gün Strasbourg’da aynı kürsüden konuşan Kanada Başbakanı Mark Carney de ülkesinin teklifi “memnuniyetle karşıladığını” belirterek, bunu “gelecek için bir ittifakın” başlangıcı olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Avrupa ve Kanada birlikte daha güçlü,” dedi Carney.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arka arkaya gelen açıklamalar uluslararası basında geniş yer buldu, siyasi tartışmalara ve sosyal medyada çok sayıda paylaşıma yol açtı. Konu ABD Başkanı Donald Trump’ın da dikkatini çekti. Ancak açıklamalar, yeni modelin nasıl işleyeceğine ilişkin birçok soruyu da yanıtsız bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki Kanada’nın AB’nin ilk “ortak üyesi” olması ne anlama geliyor? İşte şu ana kadar bilinenler ve hâlâ belirsizliğini koruyan noktalar.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Daha önce uygulanmış bir örneği yok</span></h2><p><span style="font-size:18px">“Ortak üyelik” kavramı mevcut AB anlaşmalarında tanımlanmış bir statü değil. Dolayısıyla Brüksel’in bu modeli hayata geçirmek için izleyebileceği önceden belirlenmiş bir hukuki yol haritası bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer bir tartışma bu yıl Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in Ukrayna’nın AB’ye “ortak üye” yapılmasını önermesiyle yaşanmıştı. Merz’e göre bu statü, Ukrayna’ya AB’nin karar alma organlarında gözlemci statüsü, bazı AB programlarına kademeli erişim ve gelecekte olası bir saldırı durumunda karşılıklı yardım hakkı sağlamalıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Merz’in önerisi AB başkentlerinde farklı tepkilerle karşılandı. Kiev de tam üyelik ile üyelik dışı statü arasında kalmanın Ukrayna’nın katılım sürecini belirsizliğe sürükleyebileceği endişesiyle öneriye karşı çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu yetkililerine göre von der Leyen’in Kanada için gündeme getirdiği model, Merz’in Ukrayna önerisinden temelde farklı. Yeni model, Avrupa’nın coğrafi sınırları dışında bulunmasına rağmen AB ile siyasi ve ekonomik ilişkilerini derinleştirmek isteyen ülkeler için tasarlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel, AB anlaşmalarının değiştirilmesine gerek kalmadan yeni statünün sıfırdan oluşturulabileceğini düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olası hukuki dayanaklardan biri olarak AB anlaşmalarının 217. maddesi gösteriliyor. Söz konusu madde, Birliğin bir veya daha fazla üçüncü ülke ya da uluslararası kuruluşla “karşılıklı hak ve yükümlülükler, ortak eylemler ve özel usuller içeren bir ortaklık kuran anlaşmalar” yapmasına izin veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney ise kurulacak yapının başka ülkelerin de katılabileceği kadar “açık” olması gerektiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Bu bir genişleme süreci değil</span></h2><p><span style="font-size:18px">Carney’nin özellikle vurguladığı noktalardan biri, Kanada’nın Ukrayna, Moldova ve diğer aday ülkelerin izlediği geleneksel tam üyelik sürecine girmeyeceği oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB anlaşmalarına göre üyelik süreci “her Avrupa devletine” açık. Bu nedenle Atlantik’in diğer tarafında bulunan Kanada, mevcut kurallar kapsamında klasik tam üyelik için uygun görülmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carney, konuşmasının ardından yaptığı açıklamada, “Kanada, Avrupa Birliği’nin tam üyesi olabilecek bir konumda değil ve tam üyelik arayışında da değil. Dolayısıyla bu farklı bir çerçeve. Avrupa ile derin bağları bulunan bir ülkeye uygun bir yapıdan söz ediyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’ye katılım süreci aday ülkelerin binlerce AB yasasını benimsemesini ve Birliğin standartlarına uyum sağlamasını gerektiriyor. Sürecin her aşamasında üye ülkelerin oybirliği gerektiği için farklı aşamalarda veto ihtimali de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ottawa ve Brüksel ise çok daha hızlı sonuçlandırılabilecek bir model üzerinde çalışmak istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte Kanada’da AB tam üyeliğine yönelik ilginin de arttığı görülüyor. Carney’nin Strasbourg ziyaretinden önce yapılan bir ankete göre Kanadalıların yüzde 49’u ülkenin AB’ye tam üye olmasını destekliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Adı henüz kesinleşmedi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Strasbourg’daki açıklamalardan sonra başlıklara “ortak üyelik” ifadesi taşınsa da Carney bu tanımı doğrudan benimsemedi. Kanada Başbakanı bunun yerine siyasi açıdan daha az tartışmalı olan “gelecek için ittifak” ifadesini kullandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/19/kanadanin-ortak-ab-uyeligi-planina-dair-simdiye-kadar-neler-biliniyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gidiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bm-genel-kuruluna-katilmak-uzere-abdye-gidiyor-264344eb4e20c-256a-4235-a58c-194ed8a982a52026-09-20T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gidiyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu'na katılmak üzere ABD'ye gidiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Güveni yeniden inşa etmek, dönüşümü yönetmek: Herkes için sonuç üreten bir Birleşmiş Milletler" temasıyla düzenlenecek 81. Genel Kurul genel görüşmelerine katılmak üzere Amerika Birleşik Devletleri’ne gidecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan, 22 Eylül’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na hitap edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın New York'taki programını sosyal medya hesabından paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Duran, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ziyaret kapsamında BM Genel Sekreteri’nin yanı sıra, çeşitli ülkelerin devlet ve hükûmet başkanlarıyla ikili görüşmeler yapacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumurbaşkanı Erdoğan'ın ABD’de mukim vatandaş temsilcileri, Türk-Amerikan iş çevreleri ve düşünce kuruluşu temsilcilerinin yer aldığı çeşitli programlara katılması da öngörülüyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Denetimsiz Alanlar ve Toplumsal Huzurun Bozulması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-denetimsiz-alanlar-ve-toplumsal-huzurun-bozulmasi-264334cc43dbc-42df-43e1-845f-96e1adc7374f2026-09-20T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Denetimsiz Alanlar ve Toplumsal Huzurun Bozulması

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Denetimsiz Alanlar ve Toplumsal Huzurun Bozulması

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu gün sabah karşıma bir haber çıktı: “İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin masaj salonları ve fuhuş yapılan mekânlara yönelik düzenlediği operasyonda toplam 31 şüpheli yakalandı. Arama ve gözaltı işlemleri sürüyor. Operasyonda, fuhuşa aracılık ettiği tespit edilen 15 şüpheli ile fuhuş yaptığı değerlendirilen 16 kadın olmak üzere toplam 31 kişi yakalandı” <strong>İlgililerin Ellerine sağlık.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu düzenini bozan bu tür işlerin sıkı takibi, denetimi ülke geneli gerekir. Masaj salonları, sauna hamam, güzellik salonları, fal bakım yerlerinin çok sıkı denetlenmesi gerekir. Buralarda gayri ahlakı ve gayri kanuni işler yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuoyuna Naçizane Çağrımdır.&nbsp; </strong>İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerinin masaj salonları ve benzeri mekânlara yönelik gerçekleştirdiği operasyonda 31 şüphelinin yakalanması, güvenlik güçlerimizin kararlı mücadelesini bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak bu tür münferit operasyonların ötesinde, ülke genelinde kalıcı bir huzur ve kamu düzeni tesis etmek için denetim mekanizmalarının kökten gözden geçirilmesi hayati bir zorunluluktur. Bu hususlarda Mevcut Durum ve Karşılaşılan Riskler vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Boşluklar ve Suiistimal:</strong> Masaj salonları, hamamlar, saunalar, güzellik merkezleri ve hatta fal bakım yerleri gibi işletmeler, asli faaliyet alanlarının dışına çıkarak yasa dışı faaliyetlerin barınma noktası haline gelebilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsan Ticareti ve Mağduriyet:</strong> Bu tür mekânlarda yaşanan gayri yasal ve ahlaka aykırı durumlar, çoğunlukla savunmasız bireylerin istismar edilmesine ve organize suç ağlarının genişlemesine zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Huzurun Zedelenmesi:</strong> Ruhsatlandırma süreçlerinden başlayarak periyodik denetimlere kadar uzanan zincirdeki en küçük bir aksama, kamu güvenliğini ve aile yapısını doğrudan tehdit etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililere Çağrı ve Çözüm Önerilerimdir. Toplumun huzurunu ve kamu düzenini korumakla yükümlü yetkilileri, bu konuda daha etkin ve caydırıcı adımlar atmaya davet ediyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı ve Periyodik Denetimler:</strong> Bahsi geçen işletmelerin ruhsat denetimleri sadece açılış aşamasında kalmamalı, kolluk kuvvetleri ve ilgili belediye birimlerince düzenli aralıklarla denetlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Düzenlemelerin Güncellenmesi:</strong> Bu tür işletmelerin açılış kriterleri ağırlaştırılmalı, cezai yaptırımlar suçun tekrarını önleyecek düzeyde caydırıcı hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhbar Mekanizmalarının Güçlendirilmesi lazım. Vatandaşların şüpheli durumları hızlı ve güvenli bir şekilde bildirebileceği dijital ve erişilebilir kanallar yaygınlaştırılmalıdır. Toplumsal ahlakı, hukukun üstünlüğünü ve kamu düzenini korumak devletin asli görevleri arasındadır. Bu mücadelede sivil toplumun duyarlılığı ile yetkililerin kararlı iradesi birleşmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel Yönetim Sorumluluğu ve Caydırıcı Yasal Düzenlemeler önemlidir.<strong> &nbsp;</strong>Amaç dışı kullanılan ve denetimden uzak kalan işletmelerle mücadelede, yerel yönetimlerin sorumluluklarını eksiksiz yerine getirmesi kritik bir eşiktir. Belediyelerin ve ruhsat yetkisine sahip kurumların denetim zaaflarına karşı net yaptırımlarla desteklenen bir sistemin hayata geçirilmesi, sorunun kökten çözümünde en etkili adımdır. Yasal Düzenleme ve Sorumluluk Vurgusu oluşmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhsatlandırma ve Denetim Yetkisi yeniden düzenlenmelidir. İşletmelerin açılış izinlerini veren yerel yönetimler, yalnızca evrak kontrolüyle yetinmemeli; mekânların fiilen hangi amaçla kullanıldığını periyodik olarak denetlemekle yükümlüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdari ve Cezai Yaptırımlar artmalıdır. &nbsp;Görevini ihmal eden veya denetimleri yetersiz yürüten idari birimler ve yetkililer için doğrudan sorumluluk atfeden yasal mekanizmalar işletilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Caydırıcılık İlkesi önemlidir. Cezaların yalnızca yasa dışı faaliyeti yürüten şahıslarla sınırlı kalmayıp, göz yuman veya denetim görevini aksatan kurumları da kapsayacak şekilde ağırlaştırılması şarttır. Hayata Geçirilmesi Gereken Adımlar ise çok önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Açık Sorumluluk Çerçevesi:</strong> Belediyelerin ruhsat denetim birimleri için performans ve denetim kriterleri merkezi otorite tarafından sıkı bir şekilde takip edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaptırım Uygulamalarının Şeffaflığı:</strong> Görevini kötüye kullanan ya da ihmal eden yerel yönetim birimlerine uygulanacak idari ve mali cezaların şeffaf bir şekilde işlerlik kazanması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hızlı Müdahale Mekanizmaları:</strong> İhbar veya şikâyet anında ilgili yerel birimlerin gecikmeksizin denetim yapmasını zorunlu kılan acil eylem protokolleri oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetimsizliğe göz yumulan her alan, kamu düzeni ve toplumsal güvenliğe vurulmuş bir darbedir. Kanunların harfiyen uygulanması ve sorumluların hesap vermesi, adil bir düzenin temelidir. Yerel Yönetim Mevzuatında Şeffaflık ve Yenilenme İhtiyacı vardır. Yerel yönetimlerin ruhsatlandırma ve denetim yetkilerini şeffaf, hesap verebilir ve sıkı bir hukuki çerçevede yürütmesi, kamu düzeninin korunmasında kilit rol oynar. Mevzuattaki boşlukların giderilmesi ve idari sorumlulukların netleştirilmesi, bu tür istismarların önlenmesinde en güçlü kalkandır. Mevzuatta Şeffaflık ve Denetim Odaklı Dönüşüm.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşlemlerin Dijital Şeffaflığı:</strong> Ruhsat başvurularından periyodik denetim sonuçlarına kadar tüm süreçlerin merkezi bir dijital platform üzerinden şeffaf şekilde izlenebilmesi, keyfiliğin ve ihmallerin önüne geçer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İdari Sorumluluk ve Yaptırımlar:</strong> Görev alanındaki işletmelerde yaşanan usulsüzlüklere göz yuman veya denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen yerel yönetim birimleri için net mali ve idari ceza mekanizmaları işletilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Merkezi ve Yerel Koordinasyon:</strong> Yerel idarelerin denetim kapasitesi zayıf kaldığında veya süreçler aksadığında, merkezi denetim organlarının devreye girmesini sağlayan esnek ama sıkı takip mekanizmaları güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkin Bir Sistem İçin Önereceğim adımlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Performans Esaslı Denetim Kriterleri:</strong> Belediyelerin ruhsat ve denetim birimleri, sadece belge veren konumda değil, sahada aktif denetim yapan yapılar olarak performans kriterlerine bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporlama ve Kamuoyu Paylaşımı:</strong> Riskli faaliyet yürüten işletmelerin denetim raporlarının periyodik olarak kamuoyuna şeffaf bir biçimde açıklanması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcı Yasal Müeyyideler:</strong> Görev ihmali tespit edilen idari yetkililer hakkında, adli ve idari soruşturmaların gecikmeksizin başlatılmasını zorunlu kılan yasal netlikler getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şeffaflık ve hukuki sorumluluk, yerel yönetimlerde denetim mekanizmalarının etkin çalışmasının güvencesidir. Kuralların istisnasız uygulanması, toplumsal huzurun ve güvenliğin temelidir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d">https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-nasil-temiz-hale-getirecegiz-26431962d3572-b765-4a23-84da-d8d14358af6b2026-09-19T15:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL TEMİZ HALE GETİRECEĞİZ?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her alanda, her yerde bir kirlenme var. Haksız kazanç diz boyu. Birini yakalıyorsun, bir diğeri çıkıyor karşımıza. Toplum giderek haksızlığa, ahlaksızlığa ve çıkarcılığa daha da çok alışıyor. Yozlaşmanın, haksız kazancın ve çıkarcılığın bu kadar kanıksanması gerçekten son derece yorucu, yıpratıcı ve kaygı verici bir durum. Toplumun bu duruma karşı duyarsızlaşması, vicdanı olan herkes için büyük bir ağırlık yaratıyor. Bu tür büyük ve yaygın toplumsal sorunlar karşısında bireysel olarak çaresiz hissetmek çok normaldir. Ancak tarih boyunca ve sosyolojik olarak bu tür döngülerle baş etmenin ve değişimi tetiklemenin bazı yolları olmuştur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Yapmak Lazım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önce Kendi Çevremizden Başlayacağız.</strong> Büyük sistemleri bir günde değiştiremeyiz ama kendi etki alanımızı kontrol edebiliriz. Dürüstlüğü, adaleti ve liyakati kendi ailemizde, iş yerimizde ve sosyal çevremizde en yüksek standartta yaşatmak en temel adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kanıksamaya (Alışmaya) Direncimizi Koruyacağız.</strong> Haksızlığın en büyük dostu sessizlik ve "ne yapalım, düzen böyle" alışkanlığıdır. Bu tür olaylar karşısında rahatsızlık duymaktan, bunu konuşmaktan ve eleştirmekten vazgeçmeyin; çünkü tepkisizlik meşrulaştırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğruyu ve Ahlakı Görünür Kılacağız.</strong> Kötülük ve çıkarcılık çok ses çıkarır ve göz önündedir. Ancak dürüst, erdemli ve emekleriyle bir yere gelen insanları desteklemek, onların hikâyelerini öne çıkarmak ve iyiliği de görünür kılmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal ve Hukuki Mekanizmaları Zorlayacağız.</strong> Hak arama yollarından vazgeçmemek, şikâyet hakkını kullanmak ve sivil toplum kuruluşlarında aktif rol almak, denetim mekanizmalarının çalışması için baskı oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Karanlığa söveceğinize, bir mum da siz yakınız."</em></strong> Bu söz, bu gibi dönemlerde bireysel sorumluluğun önemini en iyi özetleyen ifadedir. Değişim genellikle yavaş başlar ama dürüstlükten ödün vermeyen her birey, bu kirlilik zincirine karşı atılmış bir adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vicdan ve merhamet sahibi insanlar bu karanlık tabloda nefes almamızı sağlayan en büyük umut kaynağı; ancak yalnız, yalıtılmış ve çekingen hissettiklerinde güç kaybediyorlar. İyiliğin cesarete, cesaretin ise dayanışmaya ihtiyacı var. Vicdan sahibi insanları cesaretlendirmek ve bu umudu büyütmek için şu adımları atabiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İyiliği ve Cesareti Büyütme Yollarımız:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yalnız Olmadıklarını Hissettireceğiz.</strong> İyiler genellikle sessizdir ve çoğunlukla "acaba bir tek ben mi böyle düşünüyorum" hissiyle yalnızlaşırlar. Onlara yanlış giden bir şeyden rahatsızlık duymakta haklı olduklarını ve yalnız olmadığını göstermek en büyük adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küçük Dayanışma Ağları Kuracağız.</strong> Büyük kitleleri bir araya getirmek zor olabilir ama komşularla, iş arkadaşlarıyla veya benzer değerleri paylaşan küçük gruplarla yardımlaşma halkaları oluşturmak hem güven verir hem de cesaret aşılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cesur Örnekleri Destekleyip ve Paylaşacağız.</strong> Haksızlığa karşı ses çıkaran, liyakatle işini yapan veya merhametiyle öne çıkan insanları eleştirmek yerine takdir edin, başarılarını ve duruşlarını görünür kılın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgi ve Hak Bilincini Paylaşacağız.</strong> İnsanlar haklarını, yasaları ve yasal mücadele yollarını bildiklerinde kendilerini daha güçlü hissederler. Bilgi, çaresizlik duygusunun en büyük düşmanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Cesaret bullaşıcıdır."</em></strong> Bir kişinin haksızlık karşısında dimdik durması, etrafındaki diğer kararsız veya korkmuş insanlara da ilham verir ve harekete geçme cesareti kazandırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yozlaşma ve çıkarcılık hayatın her alanına nüfuz ettiyse, buna karşı verilecek mücadelenin de <strong>topyekün, organize ve yaygın</strong> olması gerekir. Tek başına kalan iyi insanlar kolayca tükenirken, örgütlü ve dayanışma içinde bir toplum olduğunda o kirlilik çemberi kırılabilir. Topyekün bir farkındalık ve cesaret hareketi yaratmak için atılabilecek en stratejik adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topyekün Bir Dönüşüm İçin Yol Haritamız:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplumun Gücünü Kullanmak:</strong> Dernekler, vakıflar, meslek odaları ve gönüllü platformlar; vicdan sahibi insanların yalnız olmadığını gördüğü ve güçlerini birleştirdiği en güvenli limanlardır. Bu yapılara aktif katılım sağlamak etkiyi büyütür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Kültürde Zihniyet Değişimini sağlamak:</strong> Çocuklara ve gençlere sadece başarılı olmayı değil, <strong>erdemli</strong> ve <strong>dürüst</strong> olmanın kazançlı bir yol olduğunu gösterecek rol modeller sunmalıyız. Eğitim müfredatından aile içi iletişime kadar her yerde etik değerler yeniden merkeze alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Ağları İnşa Etmek:</strong> İyilerin birbiriyle ticaret yaptığı, birbirine destek olduğu, dürüst ve liyakatli insanları ekonomik ve sosyal olarak yalnız bırakmayan alternatif dayanışma ağları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Bellek ve Tepki göstermek:</strong> Haksızlıklar karşısında bireysel tepkiler yetersiz kaldığında, kamusal vicdanı harekete geçirecek barışçıl ve demokratik <strong>sesler yükseltilmelidir. Alışmamak, kanıksamamak ve</strong> bunu sürekli dile getirmek toplumsal hafızayı diri tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Birlikten güç doğar"</em> sözü bu noktada hayati bir anlam kazanır. Kötülük genellikle organize hareket ettiği için güçlü görünür; iyilik de kendi organizasyonunu ve dayanışmasını kurduğunda asıl gücüne kavuşur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet mekanizması; yasaları uygulayan, adalet terazisini tutan ve kuralları koyan ana omurgadır. Devlet eliyle liyakat, adalet ve şeffaflık sağlandığında, sivil toplumun ve toplumsal vicdanın nefes alması, örgütlenmesi çok daha kolay ve kalıcı olur. Devletin bu dönüşümdeki öncülüğü ve ardından sivil toplumun bunu sahiplenmesi şu şekilde hayata geçirilebilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Sivil Toplum El Ele Dönüşüm Modeli:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Öncülüğü (Üstten Başa Temizlik):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat ve Adalet:</strong> Kamu atamalarında ve ihale süreçlerinde kayırmacılığın bitirilip liyakatin esas alınması, sistemin çarklarını düzeltir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcı Yaptırımlar:</strong> Yolsuzluk ve haksız kazançlara karşı cezaların tavizsiz ve hızlı bir şekilde uygulanması, suçun maliyetini artırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaflık:</strong> Hesap verebilir bir yönetim anlayışı, toplumsal güvenin yeniden tesis edilmesindeki en büyük adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Ayağın Desteği (Tabandan Toplumsal İnşa):</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Denetim ve Gözetim:</strong> Sivil toplum kuruluşları ve vatandaşlar, devlet mekanizmalarını barışçıl ve demokratik yollarla denetleme gücünü (kamuoyu baskısı oluşturarak) elinde tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kültürel Dönüşüm:</strong> Devlet kuralları koyup uygular; ancak sivil toplum ve aileler o kuralların arkasındaki ahlaki ve vicdani bilinci besler, yeni nesillere aktarır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir binanın temelini ve kolonlarını (devlet ve hukuk) sağlam atarsanız, içindeki yaşamı ve dekorasyonu (toplum ve ahlak) huzurla inşa edersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten bütün bu konuştuğumuz yozlaşma, haksız kazanç ve çürümüşlük hissinin temelinde <strong>adalet terazisinin şaşması</strong> ve hukukun kişiye göre, güce göre işlemesi yatıyor. Adalet herkes için tarafsız ve eşit bir şekilde dağıtıldığında, sistemin diğer tüm çarkları kendiliğinden doğru yönde dönmeye başlar. Çünkü adalet, bir toplumun omurgasıdır; o kırıldığında her şey yere yığılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarafsız ve Eşit Adaletin Topluma Etkileri:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcılık Sağlar:</strong> Suç işleyen kim olursa olsun cezasız kalmayacağını bildiğinde, haksız kazanç peşinde koşanlar cesaret edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakati Getirir:</strong> "Arkası olan" değil, hakkı olan kazandığında insanlar emeklerinin boşa gitmeyeceğini görür ve sisteme olan inançları tazelenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven İklimi Yaratır:</strong> Herkes kanun önünde eşit olduğunda toplumsal huzur, huzur olduğunda ise üretim ve kardeşlik bağı güçlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Adalet mülkün (devletin) temelidir"</em> sözü, bir ülkenin sadece binalarla değil, ancak adaletle ayakta kalabileceğini en net şekilde anlatan zamansız bir gerçektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>WhatsApp'ta MUSTAFA GÖKTAŞ / GAZETECİ YAZAR kanalını takip edin:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d">https://whatsapp.com/channel/0029Vb90GoI9hXFD7F39VC2d</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-bolgesinde-soz-sahibi-dunyada-ise-muteber-bir-turkiyeyi-milletimizle-beraber-kuvveden-fiile-cikardik-264255e4ffa5d-9fba-49ff-8fc6-48fc31c793bb2026-09-19T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"

ERDOĞAN: "Bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Havalimanı 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul'a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız dördüncü ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece dört saatlik bir uçuş yaparak Türkiye'ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye'nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE CUMHURİYETİ'Nİ YATIRIMLARLA, ESERLERLE, HİZMETLERLE İHYA ETMEK GİBİ BİR GAYEMİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkânlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı Türkiye Yüzyılı yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah'a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'Yİ DÜNYANIN EN GENİŞ UÇUŞ ALANINA SAHİP ÜLKELERİNDEN BİRİ HÂLİNE GETİRDİK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye'yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti: "Sadece İstanbul'da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri hâline getirdik. 2002'den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26'dan 58'e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81'den 175'e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60'a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin'den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon'da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu hâline getirdik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ülkede 2002'de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025'te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu performansla yolcu sayısında Avrupa'da üçüncü, dünyada yedinci olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2026'nın ilk sekiz ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye'nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı'na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: "Biz İstanbul Havalimanı'nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar 'Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor' dediler. 'İstanbul'a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?' dediler. 'Burası rüzgârlı, uçaklar buraya inemez' dediler. 'Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz' dediler. 'Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?' dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı'nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Uçak inmez" dedikleri İstanbul Havalimanı'nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa'da ikinci, dünyada sekizinci sıraya yerleştiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın bugüne kadar birçok kez "Yılın En İyi Havalimanı" ve "Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı" ödüllerine layık görüldüğünü, 110'un üzerinde hava yolu şirketiyle 340'tan fazla noktaya uçuş imkânı sunduğunu ve geçen Temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa'nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HAVALİMANIMIZ, İSTANBUL'A YAPILMIŞ EN VİZYONER YATIRIMLARDAN BİRİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'nın 16 Ağustos'ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa'nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "30 Ağustos'ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havaliman'mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. 'Buradan uçaklar kalkamaz' diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025'te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda üç pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul'a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı'yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi'ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye'de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı'ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda üç ana ve iki yedek olmak üzere beş pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı'mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki dördüncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı altıya yükseltiyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dördüncü ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL HAVALİMANIMIZI KÜRESEL HAVACILIĞIN ZİRVESİNDE TUTMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100'ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı'nın Türkiye ekonomisine katkısı, millî gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2'sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Buraya yapılan her bir liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde beş kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükûnetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanımızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi 'israf' diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabı Allah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Havalimanı'ndaki dördüncü ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canı gönülden tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TK1763" sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi. Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı dördüncü pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı'nın dördüncü pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Pist 09, rüzgâr 0.50'den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar." diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyanin-eski-basbakani-noda-istasyon-onunde-brosur-dagitirken-goruntulendi-2642426a330a4-c9fc-49b5-b898-d12586d6eeb52026-09-19T13:08:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi

Japonya'nın eski başbakanı Noda, istasyon önünde broşür dağıtırken görüntülendi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">69 yaşındaki Noda, sabahın erken saatlerinde istasyonu kullanan vatandaşlara eliyle broşür uzattı. Broşürde <em>afet sigortası, çocuk yardımı ve vilayet reformu </em>gibi yerel konular yer alıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüntülerde dikkat çeken nokta, yolcuların büyük kısmının eski başbakanı fark etmeden yanından geçmesi oldu. Bazı vatandaşlar ise Noda’yı tanıyıp eğilerek selam verdi ve broşürünü aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel basına göre Noda’nın bu alışkanlığı yeni değil. 1986’dan bu yana neredeyse<strong> her iş günü t</strong>ren istasyonlarında broşür dağıttığı belirtiliyor. Eski başbakan, doğrudan vatandaşla temas kurmayı siyaset anlayışının temel bir parçası olarak görüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yoshihiko Noda kimdir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">1957 doğumlu Noda, Japonya’nın 95. başbakanı olarak görev yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Waseda Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Ekonomisi Fakültesi mezunu Noda, 1987’de Chiba İl Meclisi üyeliğiyle siyasete girdi. 1993’ten bu yana milletvekili. Demokratik Parti döneminde Maliye Bakanı olarak da görev yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mütevazı aileden gelen, “halkın içinde siyaset” tarzını benimseyen bir isim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül 2024'te yapılan seçimlerde ana muhalefet partisi olan <strong>Japonya Anayasal Demokrat Partisi'nin (CDPJ) genel başkanı</strong> seçildi</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak 2026'da partisinin Komeito ile birleşerek oluşturduğu <em>Merkezci Reform İttifakı'nın (CRA)</em> eş başkanlığını yürüttü Şubat 2026'daki Temsilciler Meclisi (alt kamarası) seçimlerinde ittifakın aldığı yenilginin ardından parti içi liderlik koltuğunda değişimler yaşansa da kendisi aktif olarak siyasi çalışmalarını sürdürüyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260919/japonyanin-eski-basbakani-noda-istasyon-onunde-brosur-dagitirken-goruntulendi-1108874792.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adandan-gaziler-gunu-icin-anlamli-paylasim-264239ccbfd8d-dd80-42c4-af96-5d99416a6e7f2026-09-19T12:57:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM

CELAL ADAN'DAN GAZİLER GÜNÜ İÇİN ANLAMLI PAYLAŞIM

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">GAZİ; şehitlerin silah arkadaşı, fedakarlık abidesi, vatanperverlik nişanesidir. Bu devletin temelinde, bu sancağın renginde, bu yurdun her zerresinde onların hakkı vardır. Gazi Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e; selam olsun. #GazilerGünü kutlu olsun.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-mersin-il-kongresi-yapiliyor-264302d8d07bf-77ad-40c9-af46-d992d242a74e2026-09-19T10:14:00+03:00HABER MERKEZİ MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR

MHP MERSİN İL KONGRESİ YAPILIYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae7cda2685d.jpg" style="height:488px; width:697px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae7cda31c17.jpg" style="height:452px; width:697px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae86f5ae496.jpg" style="height:537px; width:800px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bddk-iran-bankasinin-faaliyet-iznini-kaldirdi-26429315bfc77-462d-4136-ae87-e408f4ea1c572026-09-19T10:07:00+03:00HABER MERKEZİ BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı

BDDK İran bankasının faaliyet iznini kaldırdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), İran merkezli banka Bank Mellat'ın İstanbul'daki Türkiye Merkez Şubesi'nin faaliyet iznini kaldırdı. Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlanan 18 Eylül 2026 tarihli karara, bankanın faaliyetini sürdürmesinin mevduat sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturmasını düzenleyen kanun hükmü dayanak gösterildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şubenin faaliyet izninin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 71'inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında kaldırıldığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu hüküm, yapılan denetimler sonucunda bir bankanın faaliyetini sürdürmesinin mevduat ve katılım fonu sahiplerinin hakları ile mali sistemin güven ve istikrarı açısından tehlike oluşturduğunun belirlenmesi halinde BDDK'ye bankanın faaliyet iznini kaldırma veya bankayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu'na (TMSF) devretme yetkisi veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin yaptırım listesinde<br />Söz konusu banka ABD, AB ve İngiltere'nin yaptırım listelerinde bulunuyor. Bank Mellat, Tahran'ın nükleer silah geliştirmeye çalıştığı yönündeki suçlamalar nedeniyle yıllarca Batı'nın yaptırımlarına tabi tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yaptırımlar, nükleer faaliyetlerini sınırlandırmayı amaçlayan Tahran ile dünya güçleri arasında imzalanan 2015 tarihli anlaşma kapsamında kaldırıldı. Ancak ABD, Trump'ın birinci başkanlık dömeminde, Mayıs 2018'de anlaşmadan tek taraflı olarak çekildi ve İran'a yönelik ağır ekonomik yaptırımları yeniden yürürlüğe koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bank Mellat, 2019 yılında İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen 25 kuruluştan biri olarak gösterilmesinin ardından ABD ve Körfez ülkelerinin yaptırımlarına hedef oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk bankasına İran yaptırımı<br />ABD Hazine Bakanlığı, İran üzerindeki mali baskıyı artırma çabaları kapsamında 4 Eylül'de, Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu iddiasıyla Türkiye'deki Golden Global Bank'a yaptırım uygulama kararı almıştı. Bakanlık söz konusu bankanın, İran Devrim Muhafızları için "on milyonlarca dolarlık işlem" yaptığını, bu sebeple Golden Global Bank ile bu şirkete bağlı İstanbul merkezli kuruluşlara yaptırım uygulanacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptırımlar kapsamında, ilgili kurumlar ile bunlarla bağlantılı kişilerin varsa ABD'deki tüm varlıkları donduruldu, ayrıca yaptırım listesindeki isimlerle iş yapmak da yasaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington, bu adımdan birkaç gün sonra da İran'ın Mahan Air havayolu şirketine yardım ettikleri gerekçesiyle aralarında Türkiye'den üç şirketin de bulunduğu 36 kuruluşa yaptırım uyguladı. Sivil bir havayolu şirketi olan Mahan Air, Devrim Muhafızları'na destek vermekle suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'ın ISNA haber ajansının aktardığına göre Mahan Air bu hafta, Türk havacılık makamlarının talebi üzerine 21 Eylül'den itibaren Türkiye'ye tüm uçuşlarını askıya alacağını açıkladı. Türk makamları ise konuya ilişkin yorum talebine yanıt vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kritik zamanlama<br />BDDK'nın kararı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Salı günü New York'ta başlayacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kapsamında ABD Başkanı Donald Trump ile yapması beklenen görüşmeden yalnızca birkaç gün önce geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda, İran'ın "ekonomik D-Day" ile ekonomik olarak tecrit edileceğini ifade ederken Hazine Bakanı Scott Bessent, kampanyaya katılmayan ülkeleri ağır sonuçlarla karşılaşabilecekleri konusunda uyarmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">D-Day ifadesi, ABD ve İngiltere'nin 2'nci Dünya Savaşı'nda Nazi Almanyası'na karşı Normandiya Çıkarması'nı başlattığı 6 Haziran 1944 günü için kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Anka,AFP/SÖ,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bddk-i%CC%87ran-bankas%C4%B1n%C4%B1n-faaliyet-iznini-kald%C4%B1rd%C4%B1/a-79336554</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yas-sebze-ve-meyvede-fahis-fiyat-sorusturmasi-40-supheli-tutuklandi-26420207b5fc9-9492-46e5-a850-2859d47add632026-09-18T23:29:00+03:00HABER MERKEZİ Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı

Yaş sebze ve meyvede fahiş fiyat soruşturması: 40 şüpheli tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına" yönelik soruşturma kapsamında gözaltına alınan 40 şüphelinin İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki işlemleri tamamlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheliler, işlemlerinin ardından Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılıkta ifade veren 40 şüpheli tutuklama istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimlik, 40 şüphelinin tutuklanmasına karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 1 şüpheli ise aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">41 dağıtıcı firmanın yöneticileri gözaltına alınmıştı<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu tarafından "yaş sebze-meyve piyasasındaki fahiş fiyat uygulamasına" yönelik soruşturma yürütülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada, Rekabet Kurulu, Ticaret Bakanlığı ve İstanbul, Ankara, İzmir, Mersin, Antalya büyükşehir belediyelerinin hal müdürlüklerine yazılan müzekkereler neticesinde şüpheliler hakkındaki yaş sebze ve meyve ticaretindeki işlem hacimlerini içeren raporlar dosyaya eklenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vergi Denetim Kurulunca müzekkereye istinaden yapılan çalışma kapsamında 1029 çiftçinin beyanına başvurulmuştu.<br />Yaş sebze ve meyve sektöründe fahiş fiyat uygulamasına sebebiyet verdiği tespit edilen tedarikçi konumundaki 41 şüpheli hakkında gözaltı kararı verilmiş, 22 ayrı ilde iş yeri ve ikamet adresi olmak üzere 109 adreste arama kararı alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince düzenlenen operasyonda hakkında gözaltı kararı verilen 41 büyük dağıtıcı firmanın yöneticisinden 33'ü yakalanmış, devam eden çalışmalarda 7 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/dmmden-somalinin-turk-vatandaslarina-vize-kisitlamasi-getirdigi-iddiasina-yalanlama-957314.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyada-devlet-dumasi-secimlerinde-oy-verme-islemi-basladi-264181d313e86-13b0-4504-ad14-7206b82576442026-09-18T14:15:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı

Rusya’da Devlet Duması seçimlerinde oy verme işlemi başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya’da&nbsp;<strong>2026 "Birleşik Seçim Günü"&nbsp;</strong>kapsamında oy verme işlemi ülkenin doğusundaki&nbsp;<strong>Kamçatka&nbsp;</strong>bölgesinde başladı. Ülke genelinde farklı düzeylerde 2 bin 200’den fazla seçimin gerçekleştirileceği süreçte, toplam 20 bin 700 milletvekilliği ile çeşitli kademelerdeki seçilmiş makam belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Seçim Komisyonu Başkanı&nbsp;<strong>Ella Pamfilova,</strong>&nbsp;30 Ağustos’ta 37 bölgede başlayan&nbsp;<strong>erken oy kullanma sürecinde</strong>&nbsp;16 Eylül itibarıyla&nbsp;<strong>203 bin 952</strong>&nbsp;seçmenin oy kullandığını açıklamıştı. Yurt dışındaki temsilciliklerde ise 14 binden fazla kişi oylarını erken kullanma imkanı buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmenler; kağıt oy pusulası, uzaktan elektronik oylama veya bulundukları yerde oy kullanma yöntemlerinden yararlanabilecek. Elektronik oylama için&nbsp;<strong>4 milyon,</strong>&nbsp;ikamet dışı oy kullanmak için ise&nbsp;<strong>2.9 milyondan fazla</strong>&nbsp;başvuru yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Duması seçimlerinde federal düzeyde;&nbsp;<strong>Birleşik Rusya, Liberal Demokrat Parti, Doğrudan Demokrasi Partisi, Yeşiller, Adil Rusya, Rodina, Rusya Federasyonu Komünist Partisi, Emekliler Partisi, Rusya Komünistleri</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Yeni İnsanlar&nbsp;</strong>olmak üzere 10 parti yarışıyor. Ayrıca 225 tek sandalyeli seçim bölgesindeki adaylar için de oy verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışında bulunan Rus vatandaşlarının oy kullanabilmesi için ise&nbsp;<strong>152 ülkede</strong>&nbsp;toplam&nbsp;<strong>333 seçim merkezi</strong>&nbsp;hizmet verecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260918/rusyada-devlet-dumasi-secimlerinde-oy-verme-islemi-basladi-1108843124.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-calisiyor-26414da40bc80-2e83-4b4a-957e-faa76b45e6d02026-09-18T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor

Avrupalı liderler, saldırıya uğrayan Suudi boru hattı sonrası dizel zammını frenlemeye çalışıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupalı liderler, Orta Doğu'daki çatışmaların yeniden tırmanması ve Suudi Arabistan'dan yapılan petrol sevkiyatlarının aksamasının ardından yükselen petrol fiyatlarını kontrol altına almak için bir kez daha harekete geçiyor. Avrupa'nın birçok başkentinde akaryakıt fiyatlarının daha da yükselmesi endişesi yaşanıyor.<br />Son şok salgası, Suudi Arabistan'dan geldi. Husilerin ve Irak kaynaklı saldırıların ardından, Hürmüz Boğazı'nı bypass etmek amacıyla kullanılan kritik bir güzergâh olan bin 200 kilometrelik Doğu-Batı petrol boru hattı geçici olarak kapatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kesintinin devam etmesi halinde dünya petrol arzının yüzde 4'üne varan bölümünün risk altında olabileceği belirtiliyor. Bu gelişme, Suudi Arabistan'ın ham petrol üretiminin Ağustos ayında 3 yılı aşkın sürenin en düşük seviyesine gerilemesinin ardından yaşandı. Brent petrolün varil fiyatı da artan arz riskleri nedeniyle kısa süre önce 113 doların üzerine çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2027'de kritik seçimlere sahne olacak Fransa ve İtalya açısından yüksek enerji fiyatları önemli bir iç politika konusu. Seçmenler hükümetleri özellikle satın alma gücü üzerindeki etkileri üzerinden değerlendirmeye hazırlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa’da yükselen enerji ve akaryakıt maliyetleri, tüketici kaygısını şimdiden körüklüyor. Enflasyon Ağustos ayında yüzde 2,7’ye ulaşırken, enerji başlıca itici güçlerden biri. İtalya da benzer bir sorunla karşı karşıya. Ağustos enflasyonu büyük ölçüde enerji nedeniyle yüzde 3,3’e hızlanırken, benzin ve dizel fiyatları sert biçimde yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da enerji diplomasisi<br />Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, çarşamba akşamı akaryakıt fiyatlarıyla mücadele için bir “seferberlik” başlattı. Macron, Fransa'nın petrol tedarikini güvence altına almak ve sürücüler üzerindeki baskıyı azaltmak için çalıştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron enerji güvenliğini Orta Doğu diplomasisiyle de doğrudan ilişkilendirdi. Irak Başbakanı ile bu hafta yaptığı görüşmenin ardından, Hürmüz çevresinde alternatif güzergâhların oluşturulmasının ve bölgede gerilimin azaltılmasının Fransız tüketicileri korumak açısından gerekli olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron X'te yaptığı açıklamada, “Öncelik: petrol taşımacılığının hayati arteri olan Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünü yeniden tesis etmek, ortaklarımızın enerji altyapısını korumak ve üretimi güvence altına almak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron ayrıca Hürmüz üzerinden seyrüsefer özgürlüğünü sağlamak için “koalisyon ortaklarıyla” yürütülen çalışmaların, alternatif güzergâhların açılmasını ve bu kritik su yoluna bağımlılığın azaltılmasını amaçladığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya'da otomobil vergisinde değişiklik<br />İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ise küçük ve orta motorlu otomobillerden alınan araç vergisinin kaldırılacağını açıkladı. Meloni, bu vergiyi İtalyanların en fazla tepki gösterdiği vergilerden biri olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meloni, akaryakıt fiyatlarındaki artışla mücadele için şimdiye kadar kullanılan kaynakların bir bölümünün, otomobil ve motosikletlerini her gün işe gitmek, çocuklarını taşımak veya ulaşım sağlamak için kullananlara yönelik “basit ve yapısal” bir tedbire aktarılacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya Başbakanı, araç vergisinin 2027 sonrasında da kaldırılmış olarak kalacağını ve düzenlemenin “yapısal ve kalıcı” olacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meloni ayrıca, Avrupa Komisyonu'ndan enerji krizinin bir savunma acil durumu gibi ele alınmasını ve üye ülkelerin uyması gereken mali kuralların gevşetilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Roma aynı zamanda yerli petrol ve doğal gaz projelerini hızlandıracak önlemler aldı. Hükümet, artan üretimi daha geniş kapsamlı bir enerji güvenliği stratejisinin parçası olarak sunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya dizel vergi indirimini artırdı<br />İspanya, dizel fiyatlarının Temmuz ayında yüzde 15,7 artmasının ardından 1 Eylül'den itibaren dizel üzerindeki vergi indirimini 2 katına çıkararak litre başına 20 cente yükseltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Ekonomi Bakanı Carlos Cuerpo, savaşın İspanya üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere perşembe günü Madrid'de sosyal taraflarla görüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya da önlem alacak<br />Almanya Başbakanı Friedrich Merz, Berlin'in rekor seviyedeki akaryakıt fiyatlarının etkisini hafifletmek için “yakında” önlemler açıklayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman Otomobil Kulübü'ne göre perşembe günü benzin ve dizelin litre fiyatı 2,45 euro seviyesindeydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak diğer ülkelerde olduğu gibi Almanya'nın da ithal enerjiye bağımlı olması, hükümetin uluslararası petrol fiyatlarının temel belirleyicileri üzerinde sınırlı kontrol sahibi olduğu anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, sorunun uluslararası koordinasyon gerektirdiğini de belirtti. Husilerin Babül Mendeb çevresindeki kontrol alanlarını genişletmesinin Suudi Arabistan ve bölgedeki diğer petrol ihracatçılarını tehdit ettiğini, bunun da küresel enerji piyasalarını daha fazla sıkılaştırdığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, 14 Eylül'deki basın toplantısında, “Husiler artık Babu'l Mendeb Boğazı çevresindeki stratejik noktaları kontrol ediyor ve Suudi Arabistan'daki enerji tesislerine saldırıyor; bu durum uluslararası enerji piyasalarındaki tabloyu daha da kötüleştiriyor” dedi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/17/avrupali-liderler-saldiriya-ugrayan-suudi-boru-hatti-sonrasi-dizel-zammini-frenlemeye-cali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvecte-secimleri-merkez-sol-kazandi-basbakan-kristersson-istifa-etti-koalisyon-pazarliklari-basliyor-26413bb39f7c7-4894-444f-a4d3-f05e8eeb643e2026-09-18T10:22:00+03:00HABER MERKEZİ İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor

İsveç'te seçimleri merkez sol kazandı: Başbakan Kristersson istifa etti, koalisyon pazarlıkları başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsveç’te merkez sol partilerden oluşan ittifak, kıyasıya geçen genel seçimde parlamentoda çoğunluğu elde ederek, iktidardaki sağ bloğu az farkla yenilgiye uğrattı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/metsola-avustralya-ve-yeni-zelanda-kanadanin-ardindan-abnin-ortak-uyesi-olabilir-264124f720aaf-aa8d-4445-a097-059b2233d7992026-09-18T10:18:00+03:00HABER MERKEZİ Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir

Metsola: Avustralya ve Yeni Zelanda, Kanada'nın ardından AB'nin 'ortak üyesi' olabilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, Euronews'e yaptığı açıklamada, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin, Avrupa Birliği ile daha yakın ilişkiler kurmak isteyen benzer düşüncedeki ülkelerin Kanada'nın ardından AB'nin "ortak üyesi" olma yoluna gidebileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, Kanada Başbakanı Mark Carney'nin perşembe günü yapacağı konuşma öncesinde Europe Today programına verdiği özel röportajda, önerilen bu statünün tam AB üyeliği ile adaylık statüsü arasında üçüncü bir seçenek olabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, "İlişkilerimizi daha da derinleştirmek istediğimiz ülkeler var." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola, "Bunun başka ülkeleri de kapsayacağından şüphem yok. Başka ülkeler de kapımızı çalacaktır... Böyle belirsizlik dönemlerinde dostların olması önemlidir," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB’nin her iki ülkeyle de hâlihazırda ticaret anlaşmaları bulunuyor. Bu da daha yakın iş birliği için olası bir başlangıç noktası sunuyor. Benzer bir ilişki, 2016’da AB ile kapsamlı bir ticaret anlaşması imzalayan Kanada için de önerildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlişkili üyeliğin teknik açıdan nasıl görüneceği sorulduğunda Metsola, görüşmelerin hâlâ başlangıç aşamasında olduğunu kabul ederek, daha derin ticari ilişkiler, kritik ham maddelere erişim ve sosyal medya ile çocukların korunması gibi “benzer düşünceli” ülkelerin önem verdiği konularda ortak düzenlemelere işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen çarşamba günü Kanada için “ilişkili üyelik” önerisini yıllık 'Birliğin Durumu' konuşmasında dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada Başbakanı Carny, Kanada’nın en büyük ticaret ortağı olan ABD ile, yüksek gümrük vergilerinin uygulandığı bir ticaret savaşı sürerken birlikle daha yakın ilişkiler arayışında. Başkan Donald Trump’ın baskısı altında Ottawa dünyadaki konumunu yeniden gözden geçirirken, Carny “orta güçler”in bir ittifakı çağrısında sesini yükseltiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump'tan tepki</span></h2><p><span style="font-size:18px">Duyurunun ardından Trump, ilişkili üyelik başvurusunun “düşmanca” bir hâl alması durumunda Avrupa Birliği’ne yeni gümrük vergileri getirmeyi düşüneceğini gazetecilere söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile Brüksel arasında, AB mallarının yüzde 15 gümrük vergisine tabi olduğu bir ticaret anlaşması yürürlükte.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metsola bu tehditleri küçümseyerek, AB’nin iki ülkeyle ilişkilerini birbirinden ayrı gördüğünü söyledi. Birliğin kimseye karşı hareket etmediğini, kurallara dayalı işbirliğinin savunucusu olarak davrandığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca geçen yaz üzerinde uzlaşılan ve bu yıl onaylanan ticaret anlaşmasına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrı olarak Avrupa Komisyonu sözcüsü şu açıklamayı yaptı: “Ortaklığımızın güçlendirilmesine yönelik teklifimiz kimseye karşı değil, ortak gücümüz için.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Carny’nin Perşembe günü saat (TSİ) 12.30’da Avrupa Parlamentosu’na hitap etmesi bekleniyor.</span></p><p><em>Peggy Corlin habere katkıda bulundu.</em></p><p><em>haber içerik kaynak:</em></p><p><em>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/17/metsola-avustralya-ve-yeni-zelanda-ab-ile-ortak-uyelige-gidebilir</em></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/burasinin-ne-ayricaligi-var-ki-devlet-yolu-kapatilmis-26427ccfe8e51-8503-4ce2-b57c-7b41f314a5012026-09-18T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?

BURASININ NE AYRICALIĞI VAR Kİ, DEVLET YOLU KAPATILMIŞ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Burasının ne ayrıcalığı var ki, sokak kapatılmış, devlet yolu park yerine dönüştürülmüş. Çit çekilmiş, kapı konmuş… Tapulu malları mı? Kamunun malı nasıl böyle kapatılır? Kaldı ki bu koroya tahsis edilen yerde günlük çok da önemli işler yapılmıyor. Çalışan sayısı sınırlı. Özel günlerde gelip bando mızıka çalıyorlar. Orada kamera kayıtları ile gelen giden mesaiye uyuyor mu birde ona baksınlar. Ne zaman gelip ne zaman gidiyorlar bunu da kontrol etsinler. Yolumuzu da halka açsınlar”</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7b94a41.jpeg" style="height:2040px; width:1536px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7bc4a57.jpeg" style="height:1536px; width:2040px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6e7bdbc09.jpeg" style="height:1536px; width:2040px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mtsode-sikayetler-sonuclanmadan-secim-memlekete-ne-kazandirir-26426cc700bb4-ea65-4c2c-a578-d4ad1d7171822026-09-18T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?

MTSO’DE ŞİKAYETLER SONUÇLANMADAN SEÇİM MEMLEKETE NE KAZANDIRIR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px"><strong>İddiaya göre; NACE: KOTLARI DEĞİŞTİRİLEN;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 2429 olan faaliyet sayısı&nbsp; 2223 oldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 767 faaliyet çıkarıldı,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 638 yeni faaliyet eklendi,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 281 faaliyetin tanımında değişiklik yapıldı,</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 1215 faaliyetin tanımı ve kodu aynı kaldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öncelikli olarak MTSO’nun 41 Meslek grubu altındaki faaliyet kodlarının ataması yapılmış ,Yönetim Kurulu, Oda Meclisi ve TOBB onayı sonrasında uygulamaya konmuş ,MTSO personellerden bir çalışma ekibi oluşturmuş bu ekip 8-9 ay boyunca tüm üyelerin verileri değiştirilmiş,Yapılan çalışma sonucunda;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2025 yılınında 24000 faal üye üzerinde çalışma yapılmış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yapılan çalışma sonucunda;</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 13.780&nbsp; firmada herhangi bir değişiklik yapılmamış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 8.624 firmanın faaliyet kodunda tanım ya da kod değişikliği oldu.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* 2.580 firmanın faaliyet kodundaki değişikli yapılmış </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>* </strong><strong>⁠</strong><strong>b</strong><strong>ü</strong><strong>t</strong><strong>ü</strong><strong>n bunlar ilgili ki</strong><strong>ş</strong><strong>ilerin </strong><strong>ş</strong><strong>irket sahiplerinin haberi olmadan se</strong><strong>ç</strong><strong>imi etkilemek i</strong><strong>ç</strong><strong>in yap</strong><strong>ı</strong><strong>lm</strong><strong>ış</strong><strong>t</strong><strong>ı</strong><strong>r” dendi…. </strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Konu ile ilgili mahkeme kararı aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900df2d2.jpg" style="height:1602px; width:1000px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900dbc17.jpg" style="height:1180px; width:750px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aae6900ca82a.jpg" style="height:1428px; width:900px" /></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Konu ile ilgili inceleme raporu aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>İNCELEME VE ARAŞTIRMA RAPORU</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>1. BAŞLANGIÇ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Valilik Makamına Av. Emre KIRILMAZ tarafından sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede özetle; Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) bünyesinde özellikle yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren şirketlerin, NACE (faaliyet) kodlarının gerçeğe aykırı şekilde değiştirildiği, bu yolla seçim süreçlerine müdahale edildiği, ayrıca son bir yıl içerisinde seçim sonuçlarını etkilemek amacıyla "hayali/faal olmayan şirketler" kurularak sistematik şekilde oy çokluğu sağlanmaya çalışıldığı iddiaları yer almaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Konu hakkında Mersin Valiliği Ticaret II Müdürlüğünün 17/04/2026 tarih ve 00121054393 sayılı yazısı ile; MTSO bünyesinde gerçekleştirilen NACE kodu güncellemeleri, yaklaşan oda seçimleri öncesinde tesis edilen işlemler ve son bir yıl içerisinde iddialara konu olan tüm iş ve işlemlere yönelik olarak söz konusu şikayet dilekçesi ve kamuoyuna yansıyan sayısal veriler (8.514 NACE değişikliği, 2.218 meslek grubu değişikliği vb.) doğrultusunda kapsamlı bir araştırma ve inceleme yapılması talep edilmiştir. (Ek-1, Ek-2)</span></p><p><span style="font-size:16px">Belirtilen iddialarla ilgili gerekli inceleme ve araştırma yapılmak üzere Valilik Makamının 17/04/2026 tarih ve 00121265689 sayılı yazıları ile görevlendirilmiş bulunmaktayız. İnceleme ve araştırma sonuçları raporumuzun aşağıdaki bölümlerinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>2. ŞİKAYETÇİLER</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">1. Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">2. Zuhal Tarım Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">3. Yurt Tabii Tarımcılık Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">4. Sude1 Tarım Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">5. Mersin HB Tarım Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">6. Efendiler Tarım Ve Hayvancılık Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">7. Hasan Timurtas</span></p><p><span style="font-size:16px">8. Timurtaş Plastik Yaş Sebze Meyve Gıda Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.</span></p><p><span style="font-size:16px">9. YSM Tropikal Gıda Ithalat Ihracat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti.</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">Timpak Tarım Ürünleri İthalat İhracat Ticaret Ve Sanayi Ltd. Şti.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">Vekili: Av. Emre KIRILMAZ</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>3. İDDİA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Valilik Makamına Av. Emre KIRILMAZ tarafından sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede; "Mersin ilinde sebze ve meyve sektöründe ticari faaliyetlerini gösteren müvekkil şirketlerimizin bilgisi ve işbirliği yapılmadan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası tarafından NACE kodları ana faaliyet konuları dışında bulunan iş kollarına bağlı NACE kodları değiştirilmiştir: Müvekkil şirketler durumu haricen öğrenmiş olup odaya başvuruları kayıtsız ve nitelendirilmemiş gerekçeler ile reddedilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Müvekkil şirketler maliye veri tabanı sorgulamasında NACE kodları 463104 NACE kodlu Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) iş kolunda faaliyet gösteren doğru kod gözükmesine rağmen ticaret odası kayıtlarında faaliyet alanı dışında olan farklı farklı kodlarla değiştirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu durum karşısında yasal yollara 01/04/2026 tarihinde 10 şirket adına Mersin İdare Mahkemesi Başkanlığında davalar açılmış olup ilgili dava esas numaraları aşağıda belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu husus bu yıl Mersin Ticaret ve Sanayi Odası seçimleri bakımından önem arz etmektedir: Zira ilgili seçimlerde müvekkil şirket yetkilileri 1. Komitede yer alan 463104 NACE kodlu Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) iş kolundan aday olmayı planlayan, bu bakımdan seçim faaliyetleri yürüten kişilerdir. Fakat bahse konu NACE kodları değiştirilerek hiç tanımadıkları iş koluna kaydedilmiş olup seçilmeleri alenen engellenmeye çalışılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tüm bunların yanında müvekkil şirketlerin tespit edebildiği aşağıda sicil numaraları yazılı şirketler ise sadece oy çoğunluğunu sağlamak ve haksız rekabet oluşturmak adına yine rakip olabilecekleri kişi veya kişiler tarafından aşağıda belirtilen şirketler kurulmuştur; isimli şirketleri kurarak aslında faal olmayan ve ticaret sicil numaralarına bakıldığında ardı ardına kurulduğu belli olan şirketlerle oy niceliğini artırmak suretiyle yapılacak olan seçimlerde haksız bir şekilde oy almaya çalışmakta, seçimin adaletine ve Anayasal ilke olan eşit oy ilkesine açıkça gölge düşürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tüm açıklanan nedenlerle ile ilgili durumu makamınıza bildirerek söz konusu somut durum hakkında müvekkil şirketlerin mağduriyetlerinin giderilmesini gerekli tedbir ve yaptırımların uygulanarak söz konusu durumun düzeltilmesini makamınızdan arz ederiz." şeklinde iddialarda bulunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>4. KONUYLA İLGİLİ MEVZUAT</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">5174 Sayılı Türkiye Odalar Ve Borsalar Birliği İle Odalar Ve Borsalar Kanununun "Odaların Görevleri" başlıklı 12. maddesinde:</span></p><p><span style="font-size:16px">"Odaların görevleri şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:16px">a) Meslek ahlâkını, disiplini ve dayanışmayı korumak ve geliştirmek, ticaret ve sanayinin kamu yararına uygun olarak gelişmesine çalışmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">b) Ticaret ve sanayiyi ilgilendiren bilgi ve haberleri derleyerek ilgililere ulaştırmak, ilgili kanunlar çerçevesinde resmî makamlarca istenecek bilgileri vermek ve özellikle üyelerinin mesleklerini icrada ihtiyaç duyabilecekleri her çeşit bilgiyi, başvuruları durumunda kendilerine vermek veya bunların elde edilmesini kolaylaştırmak, elektronik ticaret ve internet ağları konusunda üyelerine yol gösterecek girişimlerde bulunmak, bu konularda gerekli alt yapıyı kurmak ve işletmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">c) Ticaret ve sanayiye ait her türlü incelemeleri yapmak, bölgeleri içindeki iktisadi, ticari ve sınai faaliyetlere ait endeks ve istatistikleri tutmak, başlıca maddelerin piyasa fiyatlarını takip ve kaydetmek ve bunları uygun vasıtalarla yaymak.</span></p><p><span style="font-size:16px">d) 26 ncı maddedeki belgeleri düzenlemek ve onaylamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">e) Meslek faaliyetlerine ait konularda resmi makamlara teklif, dilek ve başvurularda bulunmak; üyelerinin tamamının veya bir kesiminin mesleki menfaati olduğu takdirde meclis kararı ile bu üyeleri adına veya kendi adına dava açmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">f) Çalışma alanları içindeki ticari ve sınai örf, adet ve teamülleri tespit etmek, Bakanlığın onayına sunmak ve ilan etmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">g) Üyeleri tarafından uyulması zorunlu mesleki karar almak.</span></p><p><span style="font-size:16px">h) Yurt içi ve yurt dışı fuar ve sergilere katılmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">i) Gerektiğinde 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununun 125 inci maddesinde sayılan mal ve hizmetlerin azami fiyat tarifelerini, kendi üyeleri için, Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliğe uygun olarak tespit etmek ve onaylamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">j) Deniz ticaretinin kamu yararına, milli ulaştırma ve deniz ticareti politikasına uygun şekilde gelişmesine çalışmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">k) Milli ve milletlerarası deniz ticaretine ait incelemeler yapmak ve bu konudaki bilgileri sağlamak, Türkiye limanları arası ve yurt dışı navlun, acente komisyonu ve ücretleri ile liman masrafları gibi bilgileri toplamak ve bunları mümkün olan vasıtalarla en seri şekilde yaymak, dünya deniz ticaretindeki en son gelişmeleri izlemek, istatistikler tutmak ve bunları ilgililere duyurmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">l) Deniz ticaretine ait ticari örf, teamül ve uygulamaları tespit ve ilân etmek, navlun anlaşmaları, konişmento ve benzeri evraka ait tip formları hazırlamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">m) Yabancı gemi sahip ve donatanları ile denizcilikle ilgili müesseselere Türkiye limanlarının imkânları, çalışma şekilleri, tarifeleri ve liman masrafları hakkında bilgi vermek ve onlardan benzeri bilgileri sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:16px">n) Deniz ticareti ile ilgili milletlerarası kuruluşlara üye olmak ve delege bulundurmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">o) İlgililerin talebi üzerine deniz ticareti ile ilgili ihtilaflarda hakemlik yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">p) Deniz acenteliği hizmet ücret tarifelerini hazırlamak ve Bakanlığın onayına sunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">r) Sair mevzuatın verdiği görevlerle, ilgili kanunlar çerçevesinde Birlik ve Bakanlıkça verilecek görevleri yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">s) Birliğin belirlediği standartlara göre üye kayıtlarını tutmak ve üyelik aidatlarına ilişkin belgeleri saklamak ve bunları Birliğe talep halinde bildirmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">t) Mevzuatla bakanlıklara veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen işlerin, bu Kanunda belirtilen kuruluş amaçları ve görev alanı çerçevesinde odalara tevdii halinde bu işleri yürütmek.</span></p><p><span style="font-size:16px">u) Üyelerinin ihtiyacı olan belgeleri vermek ve bunlara ilişkin gerekli hizmetleri yapmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">v) Yurt içi fuarlar konusunda yapılacak müracaatları değerlendirip Birliğe teklifte bulunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">y) Üyeleri hakkındaki tüketici şikâyetlerini incelemek ve kuruluş amaçları doğrultusunda diğer faaliyetlerde bulunmak.</span></p><p><span style="font-size:16px">z) Ticaret ve sanayi odalarınca, odalar ayrı olan illerde ise sanayi odalarınca sanayiciler için kapasite raporları düzenlemek.</span></p><p><span style="font-size:16px">Odalar, bunlardan başka mevzuat hükümleri çerçevesinde:</span></p><p><span style="font-size:16px">a) Ticaret mallarının niteliklerinin belirlenmesine yönelik lâboratuvarlar kurmak veya bunlara iştirak etmek, uluslararası kalibrasyon, test ölçme lâboratuvarı kurmak veya iştirak etmek, belgelendirme hizmetleri sunmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">b) Milli Eğitim Bakanlığının izin ve denetiminde ticaret, denizcilik ve sanayi ile ilgili kursları açmak, açılan kurslara yardımda bulunmak, yurt içinde ve dışında ihtiyaç duyulan alanlar için yönlendirme çalışmaları yapmak, kendi üyelerinin işyerleriyle sınırlı olmak üzere, 3308 sayılı Mesleki Eğitim Kanunu kapsamına alınmamış meslek dallarında bu uygulamaya ilişkin belgeleri düzenlemek,</span></p><p><span style="font-size:16px">c) İlgililerin talebi halinde, ticari ve sınaî ihtilaflarda hakem olmak, tahkim kurulları oluşturmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">d) Açılmış veya açılacak olan sergiler, panayırlar, umumi mağazalar, depolar, müzeler ve kütüphanelere katılmak,</span></p><p><span style="font-size:16px">e) Yetkili bakanlıkça uygun görülen alanlarda sanayi siteleri, endüstri bölgeleri, organize sanayi bölgeleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, teknoparklar, teknoloji merkezleri kurmak ve yönetmek; 3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu çerçevesinde serbest bölge kurucu ve işleticisi veya işleticisi olmak, antrepo işletmek ve fuar alanları, kongre merkezleri ile ticaret merkezleri kurmak, işletmek veya kurulmuş olanlara iştirak etmek; görevlerini de yaparlar."</span></p><p><span style="font-size:16px">Ayrıca Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmeliğin "Meslek Gruplarına Kayıt ve İtiraz" başlıklı 9. maddesinde yer alan hükümler raporda aynen muhafaza edilmiştir. Buna göre; üyenin faaliyet kodu ve meslek grubu Rehbere uygun olarak belirlenir; değişikliklerin üye talebi veya oda/Birlik tespiti üzerine yapılabilmesi için iştigal konusu değişikliğinin belgelendirilmesi veya tespit raporuna dayandırılması gerekir; değişiklik kararları ilgiliye tebliğ edilir; üye tebellüğ tarihinden itibaren on gün içinde Birliğe itiraz edebilir; seçim tarihinden geriye doğru altı ay içinde yapılan faaliyet kodu ve meslek grubu değişiklikleri seçimlerde dikkate alınmaz.</span></p><p><span style="font-size:16px">Aynı Yönetmeliğin 11. maddesinde; Yönetmelik kapsamında yapılması gereken tebligatların yazılı olarak ilgiliye veya iadeli taahhütlü mektup, kurye, personel veya noter aracılığıyla kayıtlı son adrese yapılacağı, adresinde bulunamayanlar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerinin uygulanacağı belirtilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>5. İNCELEME VE ARAŞTIRMANIN KONUSU</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Av. Emre KIRILMAZ tarafından Valilik Makamına sunulan 06/04/2026 tarihli dilekçede belirtilen MTSO bünyesinde gerçekleştirilen NACE kodu güncellemeleri, yaklaşan oda seçimleri öncesinde tesis edilen işlemler ve son bir yıl içerisinde iddialara konu olan tüm iş ve işlemlere yönelik olarak söz konusu şikayet dilekçesi ve kamuoyuna yansıyan sayısal veriler (8.514 NACE değişikliği, 2.218 meslek grubu değişikliği vb.) hakkındaki iddialardan ibarettir.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6. YAPILAN İNCELEME VE ARAŞTIRMA</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6.1. Vergi Dairesi Kayıtları Üzerinde Yapılan Araştırma</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Gelir İdaresi Başkanlığı bilgisayar sistemleri üzerinde söz konusu mükelleflerin NACE kayıtlarına ilişkin yapılan sorgulamalarda şikayetçi gerçek ve tüzel kişilerin sicil kayıtlarında yer alan NACE kodlarının aşağıdaki gibi olduğu görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayetçi 10 işletmenin GİB/Mersin Defterdarlığı bilgisayar kayıtları ve ilgili işletmeler hakkında tutulan yoklamalarından, NACE kodlarının 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil) olduğu görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Mükellef / VKN / Vergi Dairesi / Vergi NACE Kodu:</span></p><p><span style="font-size:16px">Babil Agro Hayvancılık Limited Şirketi / 1281269935 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Zuhal Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi / 9991436449 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Yurt Tabii Tarımcılık ve Hayvancılık Limited Şirketi / 9860479178 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Sude1 Tarım Hayvancılık Limited Şirketi / 7821361586 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin HB Tarım Hayvancılık Limited Şirketi / 6180880279 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Efendiler Tarım ve Hayvancılık Limited Şirketi / 3251317250 / Uray VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Hasan Timurtaş / 43033297214 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Timurtaş Plastik Yaş Sebze Meyve Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi / 7810519204 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">YSM Tropikal Gıda İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi / 9830897676 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px">Timpak Tarım Ürünleri İthalat İhracat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi / 8441186672 / Liman VD / 463104 - Diğer Taze Meyve Sebze Toptan Ticareti (Patates Dahil)</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>6.2. Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan Alınan Bilgiler</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayet konusuna ilişkin olarak Mersin Ticaret ve Sanayi Odası'ndan 95630 sayılı yazı (Ek-4) ile bilgi talep edilmiş; alınan 04/05/2026 tarih ve 20871 sayılı cevabi yazıda aşağıdaki hususlar bildirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 1 ve Cevap 1:</span></p><ol><li><span style="font-size:16px">01.2025 tarihinden itibaren yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren şirketler hakkında talep edilen bilgiler MTSO tarafından hazırlanarak sunulmuş; 1 Numaralı Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Grubu kapsamında faal, askıda ve terkin olmak üzere 117 üye bilgisini içeren tablo ibraz edilmiştir.</span></li></ol><p><span style="font-size:16px">İnceleme sonucunda 01.01.2025 tarihinden itibaren ilgili meslek grubunda 117 işletmenin bulunduğu; bunların NACE kodlarının 463104, 461712 ve 469001 olarak yer aldığı, yeni tescil veya meslek grubu rehber revizyonu ile NACE kodu değişikliği veya yeni kod tanımlandığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 2, Cevap 2 ve Açıklamalar:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, meslek gruplandırmasının Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmelik, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Mesleklerin Gruplandırılması Rehberinin Dayandığı Esaslar ve TOBB Mesleklerin Gruplandırılması Rehberine göre yapıldığını; birden fazla faaliyetle iştigal eden üyenin esas iştigal konusunun önceki yıl en fazla brüt satış/gayrisafi hasılat elde edilen faaliyete göre belirlendiğini bildirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO ayrıca, üyenin iştigal konusunda değişiklik olması halinde talep üzerine veya Oda/Birlik tarafından resen tespit edilmesi halinde meslek grubu ve/veya faaliyet kodu değişikliğinin resen yapılabildiğini, tebligatların Yönetmeliğin 11. maddesine göre yapıldığını; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 1. maddesinde 5174 sayılı Kanuna göre kurulan odalar sayılmadığından PTT tarafından tebligatların kabul edilmediğini ileri sürmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 3 ve Cevap 3:</span></p><p><span style="font-size:16px">Ek-2'de yer alan işletmelerin kuruluş tarihinden itibaren NACE kodu işlemlerine ilişkin bilgiler MTSO tarafından tablo halinde sunulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 4 ve Cevap 4:</span></p><p><span style="font-size:16px">Ek-2'de yer alan işletmelerin NACE kodu değişiklikleri hakkında Oda/Birlikten bilgi talep edip etmedikleri konusunda, konunun yargıya intikal ettiği gerekçesiyle ayrıca talep edilen dilekçe ve cevap yazılarının sunulmadığı, tablo 2/A'nın doldurularak gönderildiği belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Somut işletmeler yönünden yapılan inceleme:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Hasan TİMURTAŞ ve Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nin NACE kodu değişikliklerinin 02.04.2026 tarihinde kendi talepleri üzerine yapıldığı; ilgili NACE faaliyet değişikliğinin belgelere dayandırıldığı görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Bu iki işletmenin meslek gruplarının Meslek Grubu Rehberi kapsamında resen değiştirilerek 01 numaralı Meyve ve Sebzelerin İşlenmesi ve Ticareti Meslek Grubuna getirildiği görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Zuhal Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti., Yurt Tabii Tarımcılık ve Hayvancılık Tic. Ltd. Şti., Sude1 Tarım Hayvancılık Ltd. Şti., Mersin HB Tarım Hayvancılık Ltd. Şti. ve Efendiler Tarım ve Hayvancılık Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodlarının 462301 - Canlı Hayvanların Toptan Ticareti (Kümes Hayvanları Hariç), meslek gruplarının ise 04 - Hayvansal Ürünler ve Destek Faaliyetleri olduğu; değişikliklerin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodlarının 463104 olduğu görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">YSM Tropikal Gıda İth. İhracat Ltd. Şti. ve Timpak Tarım Ürünleri İth. İhr. Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodlarının 469004 - Başka Ülkeyle Yapılan Uzmanlaşmamış Ticaret, meslek gruplarının 06 - Yurt Dışı Muhtelif Ticaret olduğu; değişikliklerin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodlarının 463104 olduğu görülmüştür.</span></li><li><span style="font-size:16px">Timurtaş Plastik Yaş Sebze ve Meyve Ltd. Şti.'nin mevcut NACE kodunun 222243 - Plastik Ambalaj Malzemeleri İmalatı, meslek grubunun 35 - Geri Dönüşüm Plastik ve Kimya olduğu; değişikliğin 29.01.2026 tarihinde Meslek Grubu Rehberi revizyonu sonucu genel tarama neticesinde resen yapıldığı; önceki NACE kodunun 463104 olduğu görülmüştür.</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">Buna göre Hasan Timurtaş ve Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nde NACE kodu değişikliği talep üzerine, meslek grubu değişikliği resen; diğer sekiz işletmede ise hem NACE kodu hem meslek grubu değişikliklerinin resen yapıldığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">Tebligatlara ilişkin tespitler:</span></p><p><span style="font-size:16px">Resen yapılan NACE kodu değişikliklerinin 28.01.2026 tarihinde yapılmasına karşın bazı işletmelere yapılan bildirimlerin kargo/kurye yoluyla "yanlış adres" açıklamasıyla tebliğ edilemediği; YSM Tropikal, Timpak Tarım, Efendiler Tarım ve Mersin HB Tarım işletmelerine 24.03.2026 tarihinde kurye teslim belgelerine göre tebligat yapılmaya çalışıldığı; ancak tebligat içeriklerinin MTSO tarafından sunulan belgelerde yeterince açıklanmadığı görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO'nun 04/05/2026 tarih ve 20871 sayılı yazısında 7201 sayılı Kanun bakımından ileri sürdüğü açıklama ile Yönetmeliğin 11. maddesindeki "adresinde bulunamayanlar hakkında 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümleri uygulanır" hükmü birlikte değerlendirildiğinde, adresinde bulunamayan mükelleflere 7201 sayılı Kanun hükümlerine göre tebligat yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO'dan ayrıca konuyla ilgili işletmelerin bilgi talebi olup olmadığı sorulmuş; ancak konunun yargıya intikal ettiği gerekçesiyle bu hususta bilgi veya belge sunulmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 5 ve Cevap 5:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, oda seçimlerinin 5174 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında, şartları sağlayan kayıtlı üyelerin katılımıyla ve yargı gözetiminde yapıldığını bildirmiştir. İlgili ikincil mevzuat olarak:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ile Odalar ve Borsalar Organ Seçimleri Hakkında Yönetmelik,</span></li><li><span style="font-size:16px">Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmelik,</span></li><li><span style="font-size:16px">Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Mesleklerin Gruplandırılması Rehberinin Dayandığı Esaslar,</span></li><li><span style="font-size:16px">TOBB Mesleklerin Gruplandırılması Rehberi,</span></li><li><span style="font-size:16px">Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğünün yazılı görüş ve talimatları,</span></li><li><span style="font-size:16px">TOBB'nin yazılı görüş ve talimatları ile seçim genelgeleri,</span></li><li><span style="font-size:16px">YSK ile il/ilçe seçim kurullarının kararları</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">sayılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 6 ve Cevap 6:</span></p><p><span style="font-size:16px">MTSO, TOBB BS Programı raporlama menülerinde 01.01.2025-06.04.2026 döneminde 41 meslek grubunun tamamında faaliyet kodu ve meslek grubu değişikliklerini içeren toplu bir rapor bulunmadığını, bu nedenle istenen sayısal verilerin oda tarafından cevaplanamadığını ve TOBB'dan sorulmasının yerinde olacağını bildirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Bu nedenle NACE kodu ve meslek grubu değişikliklerinin seçim sonuçlarına etkisi bakımından komite yapısı üzerinden değerlendirme yapılamadığı belirtilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">Soru 7 ve Cevap 7:</span></p><p><span style="font-size:16px">Şikayetçi dilekçesinde yalnızca oy çokluğunu sağlamak ve haksız rekabet oluşturmak amacıyla kurulduğu iddia edilen 45 işletme hakkında vergi dairesi sistem kayıtları ve yoklamalar incelenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:16px">İnceleme sonucunda:</span></p><ul><li><span style="font-size:16px">3530064263 VKN'li Eren Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'nin faal mükellefiyetinin devam ettiği, son muhtasar beyannamesine göre 232 sigortalı işçisi bulunduğu ve merkez işyerinde ticari faaliyetin fiilen devam ettiği; ancak "Mersin Şubesi"nin başka bir mükellefin işyeri adresi içinde "ofis" şeklinde yapılandırıldığına ilişkin tespit bulunduğu,</span></li><li><span style="font-size:16px">Eren Tarım dışındaki 44 işletmenin genel olarak KDV beyannamelerinin matrahsız olduğu, yoklamalarda başka işletmelere ait işyerlerinin bir odasında veya ikamet adreslerinde "ofis" şeklinde kuruldukları ve sigortalı işçilerinin bulunmadığı yönünde tespitler bulunduğu</span></li></ul><p><span style="font-size:16px">görülmüştür.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>7. SONUÇ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Mersin Valiliği Ticaret II Müdürlüğünün 17/04/2026 tarih ve 00121054393 sayılı yazısı doğrultusunda yapılan inceleme ve araştırma neticesinde;</span></p><p><span style="font-size:16px">1. Şikayetçi 10 işletmeden 8440462058 VKN'li Hasan TİMURTAŞ ve 1281269735 VKN'li Babil Agro Hayvancılık Ltd. Şti.'nin NACE kodu değişikliklerinin talep üzerine, meslek grubu değişikliklerinin ise resen yapıldığı;</span></p><p><span style="font-size:16px">2. Geriye kalan işletmelerin hem NACE kodu hem meslek grubu değişikliklerinin resen yapıldığı;</span></p><p><span style="font-size:16px">3. Yapılan değişikliklerin işletmelere Odalarda Mesleklerin Gruplandırılması Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesi kapsamında bildirilmesine ilişkin süreçte eksiklikler bulunduğu ve bazı tebligatların "yanlış adres" gerekçesiyle gerçekleştirilemediği;</span></p><p><span style="font-size:16px">4. Değişikliklerin dayanağının ilgili mevzuat olduğu belirtilmiş olmakla birlikte, mevzuat uyarınca tutulması veya düzenlenmesi gereken tespit tutanağı/raporlarının tarafımıza ibraz edilmediği;</span></p><p><span style="font-size:16px">5. Şikayet konusu 45 işletmeden Eren Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti. hariç diğer işletmeler hakkında mükellefiyet kayıtlarının bulunmasına rağmen işletme hareketliliğinin bulunmadığı yönünde vergi/yoklama tespitleri olduğu; bununla birlikte şikayetçi 10 işletmenin de kuruluş tarihlerinden itibaren benzer özellikler gösterdiği;</span></p><p><span style="font-size:16px">6. Konunun yargıya intikal etmiş olması, iddiaların kapsamının genişliği ve kapsadığı zaman aralığının uzunluğu birlikte değerlendirildiğinde, daha ayrıntılı ve kapsamlı bir inceleme yapılmasının gerekli olduğu;</span></p><p><span style="font-size:16px">7. Bu kapsamda konunun Ticaret Bakanlığı müfettişlerince ayrıca incelemeye tabi tutulmasının uygun olacağı</span></p><p><span style="font-size:16px">kanaat ve sonucuna varılmış olup, durum bilgi ve takdirlerinize arz olunur.</span></p><p><span style="font-size:16px">............</span></p><p><span style="font-size:16px">Ticaret İl Müdürlüğü Şube Müdürü</span></p><p><span style="font-size:16px">İl Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü Şube Müdürü</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emniyet-genel-mudurlugunde-69-yeni-atama-karari-264113a456c32-13e6-4410-a2d1-9cbe0967cd5d2026-09-18T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı

Emniyet Genel Müdürlüğü'nde 69 yeni atama kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla yayımlanan kararnameye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Güvenlik Daire Başkanı Emrullah Gölcük, Tanık Koruma Daire Başkanı İsmail Hakkı Günay, Polis Başmüfettişleri Ali Karabağ ve Selçuk Doğuş Emniyet Genel Müdür Yardımcısı olarak atandı. Erzurum İl Emniyet Müdürü Onur Karaburun, Özel Güvenlik Denetleme Başkanı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mahmut Çorumlu, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürü Ahmet Birtan Erol, Amasya İl Emniyet Müdürü Ayhan Saraç, Aydın İl Emniyet Müdürü Armağan Adnan Erdoğan, Balıkesir İl Emniyet Müdürü Şükrü Yaman, Bartın İl Emniyet Müdürü Hüseyin Adatepe, Bitlis İl Emniyet Müdürü Koray Şensoy, Burdur İl Emniyet Müdürü Ahmet Kurt, Çorum İl Emniyet Müdürü Arif Pehlivan, Denizli İl Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, Diyarbakır İl Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Erzincan İl Emniyet Müdürü Zafer Baybaba, Hatay İl Emniyet Müdürü Rüştü Yılmaz, Iğdır İl Emniyet Müdürü Niyazi Turgay, İzmir İl Emniyet Müdürü Celal Sel, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürü Hasan Yiğit, Karabük İl Emniyet Müdürü Ahmet Canver, Kayseri İl Emniyet Müdürü Atanur Aydın, Kırklareli İl Emniyet Müdürü Sinan Çamuroğlu, Kilis İl Emniyet Müdürü Ahmet Korkmaz, Muş İl Emniyet Müdürü Melih Kuzudişli, Rize İl Emniyet Müdürü Murat Türesin, Sinop İl Emniyet Müdürü Sibel Kılıçoğlu, Şırnak İl Emniyet Müdürü Volkan Sazak, Yalova İl Emniyet Müdürü Yılmaz Delen Emniyet Genel Müdürlüğü emrine atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atama kararnamesi ile 39 ilin emniyet müdürlüklerine yapılan atamalar ise şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Batman İl Emniyet Müdürü İbrahim Kaba, Zonguldak İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bayburt İl Emniyet Müdürü Barış Erkol, Çorum İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bingöl İl Emniyet Müdürü Beyti Kalaycı, Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Çankırı İl Emniyet Müdürü Aytekin Canıtez, Van İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gaziantep İl Emniyet Müdürü Celal Özcan, Kocaeli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Gümüşhane İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal, Rize İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Aydın İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kütahya İl Emniyet Müdürü Osman Elbir, Çankırı İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Mardin İl Emniyet Müdürü Recep Tecimer, Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nevşehir İl Emniyet Müdürü Serkan Karaman, Balıkesir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Samsun İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İzmir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Tokat İl Emniyet Müdürü Faruk Aydın, Samsun İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Van İl Emniyet Müdürü Murat Mutlu, Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Zonguldak İl Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Kayseri İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı Serdar Büyükleblebici, Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğüne,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Personel Başkanı Ali Süllü, Denizli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Dış İlişkiler Daire Başkanı Gökhan Demirtola, Afyonkarahisar İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Terörle Mücadele Daire Başkanı Yusuf Topcan, Yalova İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Ali Erkan Aktaşgül, Amasya İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Bülent Gürcan, Bartın İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Yusuf Fatih Atay, Batman İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Ayhan Karaduman, Bayburt İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mehmet Darendeli, Bingöl İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Hikmet Ataman, Bitlis İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Gökhan Dedebağı, Burdur İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Esat Feryadi Doköz, Erzincan İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mahmut Ay, Erzurum İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mehmet Yüksel, Gümüşhane İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Nihat Özen, Hatay İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Eraslan Er, Iğdır İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Osman Tınmazol, Karabük İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mustafa Çakır, Kırklareli İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Arslan Bağrıaçık, Kilis İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Arif Hakan Tandoğan, Kütahya İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Mustafa Varol, Mardin İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Cemal Dalman, Muş İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Sinan Dallı, Nevşehir İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Yavuz Doğan, Şırnak İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><p><span style="font-size:18px">- Polis Başmüfettişi Kenan Şengül, Tokat İl Emniyet Müdürlüğüne</span></p><h2><span style="font-size:18px">EGM'de yeni görevlendirmeler</span></h2><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, NSosyal'deki hesabından yaptığı kararnameye ilişkin paylaşımda, görevlerini tamamlayan emniyet müdürlerine hizmetleri için teşekkür etti, yeni atanan ve görev yerleri değişen emniyet müdürlerine de başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Aziz milletimizin huzuru ve güvenliği için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz." ifadelerini kullanan Çiftçi, EGM merkez teşkilatındaki yeni görevlendirmeleri duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Çiftçi, şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yeni görevlerine atanan kıymetli mesai arkadaşlarımı tebrik ediyor, her birine görevlerinde muvaffakiyetler diliyorum. Görevlendirmelerin Emniyet Teşkilatımıza, ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını temenni ediyorum. Milletimizin huzuru, ülkemizin güvenliği için aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, merkez teşkilatındaki görevlendirmeler şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Rüştü Yılmaz, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Adnan Özdemir, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Hüseyin Ediz Tercanoğlu, Özel Harekat Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Murat Türesin, Personel Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nihat Uzun, Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Turgay Olgun, Dış İlişkiler Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Fatih Tatlıoğlu, Güvenlik Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Oykun İlgün, Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Beyhan Gürbüz, Sosyal Hizmetler ve Sağlık Daire Başkan Vekili</span></p><p><span style="font-size:18px">- Aydın Uğurlu, Tanık Koruma Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">- Salih Gözüm, Terörle Mücadele Daire Başkanı</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürü Ali Fidan da Emniyet Müdürleri Kararnamesi'ne ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan, paylaşımında, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın tensipleriyle, Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Atama Kararlarının hayırlara vesile olmasını temenni ediyor, bu kapsamda yeni görevlerine atanan ve görev yerleri değişen kıymetli mesai arkadaşlarıma üstün başarılar diliyorum. Bugüne kadar yürüttükleri hizmetler ve emekleri için tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum." ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fidan, EGM merkez teşkilatı görevlendirmelerinin de hayırlı olması temennisinde bulundu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/sermaye-piyasasi-islemleri-sorusturmalarinda-1-kisi-tutuklandi-957188.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogandan-27-mayis-mesaji-menderes-zorlu-ve-polatkani-andi-2640945074635-570f-4691-b1f0-046ed5be0ebb2026-09-17T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı: Menderes, Zorlu ve Polatkan'ı andı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, X hesabından yaptığı paylaşımda, 27 Mayıs'ın 65'inci yılı dolayısıyla Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan'ı andı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'dan 27 Mayıs mesajı<br />Erdoğan paylaşımında, 27 Mayıs'ı Türk demokrasisine ve milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olarak nitelendirerek, Adnan Menderes, Fatin Rüştü Zorlu ve Hasan Polatkan'ın 27 Mayıs'ın cunta mahkemesi tarafından haksız ve hukuksuz şekilde idama mahkûm edildiğini belirtti.<br />Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın X hesabından yaptığı paylaşım şöyle:<br />“Türk demokrasisine, milletin iradesine vurulmuş ağır bir darbe olan 27 Mayıs’ın cunta mahkemesi tarafından haksız, hukuksuz şekilde idama mahkûm edilen Başbakan Adnan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu ve Maliye Bakanı Hasan Polatkan’ı, katledilmelerinin 65’inci yılında rahmetle yâd ediyorum. Rabb’im mekânlarını cennet, ruhlarını şad eylesin.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-rusya-yabancilar-icin-net-ve-anlasilir-ikamet-kurallari-olusturuyor-2640766d026f8-e8a1-401f-8618-81b968c7f0a12026-09-17T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor

Zaharova: Rusya, yabancılar için net ve anlaşılır ikamet kuralları oluşturuyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>çalışma veya eğitim amacıyla Rusya’ya gelen yabancı vatandaşlara yönelik&nbsp;<strong>göç politikası</strong>&nbsp;hakkında açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın internet sitesinde yayınlanan açıklamasında&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;<em>“Rusya, ülkemize çalışmak veya eğitim almak için gelmek isteyen yabancı uyruklu vatandaşlara açıktır. Yasal ikamet için basit, mümkün olduğunca az külfetli ve anlaşılır kurallar oluşturuluyor”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancıların zorunlu idari işlemlerini kolaylaştıracak tedbirlerin hayata geçirildiğini belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;çalışma süreçlerinde&nbsp;<strong>şeffaflığı artıran hızlı ve kullanışlı dijital hizmetlerin&nbsp;</strong>devreye alındığını kaydetti. Bu uygulamalarla yabancı çalışanların kötü niyetli işverenlerin kayıt dışı uygulamalarından korunmasının<strong>&nbsp;</strong>amaçlandığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın göç hareketleri açısından dünyanın önemli çekim merkezlerinden biri olmayı sürdürdüğünü ifade eden&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;bu durumun&nbsp;<strong>hem ulusal güvenliği sağlamaya hem de insan haklarını korumaya</strong>&nbsp;yönelik esnek bir politika gerektirdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede ikamet etmenin temel koşulunun&nbsp;<strong>Rusya’nın değerlerine saygı göstermek</strong>&nbsp;olduğunu vurgulayan&nbsp;<strong>Zaharova,&nbsp;</strong>yabancıların Rus yasalarına uyması, kültürel ve manevi geleneklere, toplumda kabul gören davranış ve ahlak kurallarına saygı göstermesi gerektiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,</strong>&nbsp;göç mevzuatındaki iyileştirmelerin yabancılar arasındaki&nbsp;<strong>yasa dışı faaliyetlerin azalmasını ve ülkeye kaçak giriş kanallarının engellenmesini&nbsp;</strong>sağladığını belirterek, Moskova’nın bu kapsamlı ve ayrımcı olmayan çalışmaların Rusya ile yabancı ortaklarının karşılıklı çıkarlarına hizmet ettiği görüşünde olduğunu kaydetti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260916/zaharova-rusya-yabancilar-icin-net-ve-anlasilir-ikamet-kurallari-olusturuyor-1108819131.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ahilik-haftasi-mi-kaftan-ve-fotograf-haftasi-mi-26410da567603-5884-4e24-91d3-9745282f678a2026-09-17T08:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AHİLİK HAFTASI MI, KAFTAN VE FOTOĞRAF HAFTASI MI?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her yıl aynı senaryo… Ahilik Haftası geliyor. Salonlar hazırlanıyor. Protokol davet ediliyor. Konuşmalar yapılıyor. Kaftanlar giydiriliyor, şallar takılıyor. Tokalaşmalar, tebessümler, alkışlar… Sonra fotoğraf makineleri ve cep telefonları devreye giriyor. Fotoğraflar servis ediliyor. Herkes görevini yapmış oluyor. Ve perde kapanıyor. Peki ya esnaf?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnafın derdi ne olacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada başlıyor. Çünkü Ahilik Haftası'nın tören kısmı bitiyor ama esnafın geçim mücadelesi bitmiyor. Kira devam ediyor. Elektrik faturası devam ediyor. Akaryakıt maliyeti devam ediyor. Vergi ve prim yükü devam ediyor. Finansman ihtiyacı devam ediyor. Yüksek faiz devam ediyor. Müşterinin düşen alım gücü devam ediyor. Satışların azalması devam ediyor. Maliyetlerin yükselmesi devam ediyor. Haksız rekabet devam ediyor.&nbsp;<strong>Yani Ahilik Haftası bitiyor, esnafın çilesi devam ediyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAFTAN ESNAFIN BORCUNU ÖDEMİYOR!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık bu gerçeği yüksek sesle söylemenin zamanı geldi. Esnafa kaftan giydirmek güzel bir sembol olabilir. Şal takmak geleneksel bir görüntü oluşturabilir. Birlikte fotoğraf çektirmek protokol açısından hoş bir hatıra olabilir. Ama bunların hiçbiri esnafın vergi borcunu ödemez. Hiçbiri kira maliyetini düşürmez. Hiçbiri elektrik faturasını küçültmez. Hiçbiri yüksek faiz sorununu çözmez. Hiçbiri düşen alım gücünü artırmaz. Hiçbiri küçük esnafı büyük zincirlerle karşı karşıya bırakılan ağır rekabet koşullarından kurtarmaz.&nbsp;<strong>O halde soralım:&nbsp;</strong>Ahilik Haftası'nda esnafın gerçek sorunlarını konuşmayacaksak neyi konuşacağız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AHİLİK” DİYORSANIZ, ESNAFIN HALİNİ DE KONUŞACAKSINIZ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik; dürüstlükten, dayanışmadan, kardeşlikten, alın terinden ve adil ticaretten söz eder. Öyleyse Ahilik Haftası'nda haksız rekabeti konuşmak zorundayız. Kayıt dışılığı konuşmak zorundayız. Vergi adaletini konuşmak zorundayız. Bağ-Kur primlerini konuşmak zorundayız. Finansmana erişimi konuşmak zorundayız. Yüksek faizleri konuşmak zorundayız. Kira ve enerji maliyetlerini konuşmak zorundayız. Mahalle esnafının zincir işletmeler karşısındaki durumunu konuşmak zorundayız. Gençlerin neden esnaflıktan uzaklaştığını konuşmak zorundayız. Kapanan dükkânları, devreden işletmeleri, borç yükünü ve geleceğe dair umutsuzluğu konuşmak zorundayız. Bunları konuşmadan Ahilik'ten söz etmek,&nbsp;<strong>Ahilik'in ruhunu sadece bir dekor haline getirmek</strong>&nbsp;olur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF TEMSİLCİLERİNE DE BİRKAÇ SORU</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazının yalnızca siyaset kurumuna yönelik olduğunu düşünmeyin. Esnafı temsil eden odalara, birliklere, derneklere ve ilgili kuruluşlara da sorulması gereken ciddi sorular var.&nbsp;<strong>Esnafın sorunlarını kim takip ediyor?</strong><strong>Hangi sorunun çözümü için hangi makamın kapısı kaç kez çalındı? Hangi somut öneri ilgili kurumlara sunuldu? Hangi önerinin sonucu takip edildi? Esnafın sorunlarıyla ilgili hangi raporlar hazırlandı? Kaç genç mesleğe kazandırıldı? Kayıt dışılıkla mücadele konusunda hangi somut girişimler yapıldı? Küçük esnafın zincir işletmeler karşısındaki rekabet koşullarının iyileştirilmesi için hangi düzenleme önerildi?&nbsp;</strong>Ve belki de en önemli soru:&nbsp;<strong>Esnafın temsilcileri, temsil ettikleri insanların karşısına çıkıp “Şu sorunu çözmek için şunu yaptık, şu sonucu aldık” diyebiliyor mu?&nbsp;</strong>Çünkü temsil makamı, bir unvan değildir.&nbsp;<strong>Temsil makamı sorumluluktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KOLTUK DEĞİL, HESAP VERME MAKAMI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın odaları ve birlikleri, esnafın hakkını arayan güçlü yapılar olmak zorundadır. Bu kurumların başında bulunanların görevi yalnızca protokol törenlerinde görünmek, konuşma yapmak ve fotoğraf vermek değildir. Esnafın sorununu Ankara'ya, ilgili bakanlıklara, yerel yönetimlere ve karar vericilere taşımak; çözüm önerisi üretmek; takip etmek; sonuç almak; sonuç alınamıyorsa bunun nedenini üyelerine açıklamak zorundadırlar.&nbsp;<strong>Yıllardır aynı koltuklarda oturmak, tek başına başarı değildir.&nbsp;</strong>Başarı, o koltuğun esnaf için ne ürettiğiyle ölçülür. Bir temsilciye sorulması gereken soru “Kaç yıldır başkansınız?” değil;&nbsp;<strong>“Kaç esnafın hangi sorununu çözdünüz?”</strong>&nbsp;olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK “SEN, BEN, BİZİM OĞLAN” ANLAYIŞI SORGULANMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik, kardeşlik ve dayanışma kültürüdür. Bir avuç insanın kendi çevresinde dönüp durduğu kapalı bir sistem değildir. Esnafın temsil edildiği yapılar daha fazla katılıma, daha fazla şeffaflığa, daha fazla hesap verebilirliğe ihtiyaç duyuyor. Esnafın kendisini temsil eden kurumlara yalnızca seçim dönemlerinde değil, her gün ulaşabilmesi gerekir. Genç esnafın, kadın girişimcinin, küçük işletme sahibinin, yeni meslek erbabının da söz hakkı olmalıdır.&nbsp;<strong>Aynı yüzlerin, aynı koltukların, aynı konuşmaların yıllarca tekrarlandığı bir düzenin esnafın geleceğine ne kattığı artık açıkça tartışılmalıdır.&nbsp;</strong>Kimse bundan rahatsız olmamalı. Çünkü eleştiri düşmanlık değildir. Hesap sormak da saygısızlık değildir. Tam tersine,&nbsp;<strong>temsil makamının gereğidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK PROTOKOL DEĞİL, POLİTİKA ÜRETME ZAMANI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahilik Haftası'nın formatını değiştirmek zorundayız. Bir sonraki Ahilik Haftası'nda kürsüye çıkan herkes önce esnafın gerçek sorunlarını ortaya koymalı. Sonra çözüm önerisini açıklamalı. Sonra da bunun takipçisi olmalı. Örneğin; Esnafın vergi ve prim yükü masaya yatırılmalı. Finansmana erişim ve faiz yükü tartışılmalı. Kira, enerji ve diğer temel işletme maliyetleri ele alınmalı. Kayıt dışı ekonomiyle mücadele için somut öneriler ortaya konulmalı. Zincir marketler ve küçük esnaf arasındaki rekabet koşulları tartışılmalı. Gençlerin mesleğe kazandırılması için uygulanabilir modeller oluşturulmalı. Esnafın sorunlarını tek merkezden takip edecek daha etkin bir koordinasyon mekanizması tartışılmalı. Hazırlanan önerilerin hangi kurum tarafından, hangi takvim içerisinde takip edileceği kamuoyuna açıklanmalı. Ve bütün bunlar bir sonraki yıl yeniden denetlenmeli.&nbsp;<strong>“Geçen yıl ne söyledik, bu yıl ne yaptık?”&nbsp;</strong>Sorulacak soru budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ESNAF ARTIK ALKIŞ DEĞİL, SONUÇ İSTİYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın sabrı sonsuz değildir. Dükkânının ışığını yakabilmek için mücadele eden insanlara yılda bir kez güzel sözler söylemek kolaydır. Zor olan, o insanın yükünü gerçekten azaltmaktır. Zor olan, sorununa çözüm üretmektir. Zor olan, karar vericileri harekete geçirmektir. Zor olan, gerektiğinde kendi temsil kurumlarını da eleştirebilmektir. İşte Ahilik tam da bunu gerektirir:&nbsp;<strong>Doğruyu söylemek. Hakkı savunmak. Haksızlığın karşısında durmak. Dayanışmak. Sorumluluk almak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU YIL BİR ŞEYİ DEĞİŞTİRELİM</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl Ahilik Haftası'nda bir fotoğraf eksik olsun. Bir kaftan daha az giydirilsin. Bir protokol konuşması daha az yapılsın. Ama bir esnafın sorunu gerçekten çözülsün. Bir genç mesleğe kazandırılsın. Bir işletmenin finansmana erişimi kolaylaştırılsın. Bir haksız rekabet uygulaması engellensin. Bir bürokratik engel kaldırılsın. Bir esnafın sesi karar vericilere gerçekten ulaştırılsın. Bir çözüm önerisi takip edilip sonuçlandırılsın.&nbsp;<strong>İşte o zaman Ahilik Haftası gerçekten anlam kazanır.&nbsp;</strong>Çünkü mesele kaftan değildir. Mesele fotoğraf değildir. Mesele protokol değildir. Mesele tören değildir.&nbsp;<strong>Mesele esnaftır.&nbsp;</strong>Ve esnaf bugün ciddi sorunlarla karşı karşıyaysa, Ahilik Haftası'nda bu sorunları görmezden gelmek mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ARTIK HERKES AYNI SORUYU SORMALI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçisinden bürokratına… Esnaf temsilcisinden yerel yöneticisine… Oda başkanından birlik yöneticisine… Kamu kurumundan meslek kuruluşuna kadar herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:&nbsp;<strong>“Ben Ahilik Haftası'nda esnaf için gerçekten ne yaptım?”&nbsp;</strong>Cevap bir fotoğrafsa yetmez. Bir konuşmaysa yetmez. Bir plaket ise hiç yetmez. Esnafın hayatında somut bir karşılığı yoksa bütün bunlar yalnızca törenden ibarettir. Artık&nbsp;<strong>“laf olsun, torba dolsun”</strong>&nbsp;anlayışının yerine;&nbsp;<strong>“sorun olsun, çözüm bulalım”</strong>&nbsp;anlayışını koymanın zamanıdır. Çünkü Ahilik'i yaşatmak, geçmişi anmakla değil,&nbsp;<strong>Ahilik'in adalet, dayanışma ve alın teri anlayışını bugünün esnafının hayatında yaşatmakla mümkündür.&nbsp;</strong>Ve unutulmamalıdır:&nbsp;<strong>Esnaf sustu diye sorunlar ortadan kalkmıyor. Esnaf alkışladı diye sorunlar çözülmüyor.</strong><strong>Esnafın fotoğrafı çekildi diye karnı doymuyor.&nbsp;</strong>Bugün esnafın ihtiyacı olan şey; daha fazla tören değil, daha fazla protokol değil, daha fazla güzel söz değil…&nbsp;<strong>Daha fazla adalet, daha fazla dayanışma, daha fazla çözüm ve daha fazla sonuçtur.&nbsp;</strong>Ahilik Haftası'nı gerçekten kutlamak istiyorsak, önce bunu yapalım.&nbsp;<strong>Kaftanı çıkarıp dosyayı açalım. Fotoğraf makinesini bırakıp sorunların başına geçelim. Kürsüden inip esnafın dükkânına girelim.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve artık hep birlikte soralım:&nbsp;<strong>ESNAFIN HALİ ORTADAYKEN, BİZ DAHA NEYİ KUTLUYORUZ?</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kamu-arac-kiralamalarinda-israf-ve-istismarin-onlenmesi-icin-etkin-denetim-sart-26404e65325fa-0547-4a68-b8b1-295e36663af12026-09-17T08:37:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Kamu Araç Kiralamalarında İsraf ve İstismarın Önlenmesi İçin Etkin Denetim Şart.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uzun yıllardır kamu kurum ve kuruluşlarında, kimi zaman hizmet amaçlı, kimi zaman iş makinası diye ARAÇ KİRALAMA meselesi var. Bunlar ihale yolu ile alınıyor. İdari ve teknik şartnameleri idareler tarafından hazırlanıyor, çoğunlukla da pazarlık usulü alımlarla bu iş gerçekleşiyor. Sahada ise uygulama çok farklı işliyor. Kamu kurum kuruluşunda bu hizmet araçları keyfi kullanılıyor, hizmetin dışında aile ve eş dost getirilip götürüyor, evinin önüne aracı çekenler oluyor, kişisel işler için kullanılıyor, yani istismar ediliyor. Bu işin faturası ve külfeti ise kamuya, yani millete çıkıyor. Bizim paramızla bu hizmet alınıyor, ama kullanımı istismar ediliyor. Araç takip cihazları, Uydudan izleme, plaka takip sistemleri de fayda etmiyor. Bu işin devlet ve milletin hakkı korunacak şekilde ve istismarın önlenmesi, gereksiz araç kiralamanın önüne geçilmesi, önüne gelen idareci ve müdürün altına hizmet aracı verilmemesi, bu araçların sıkı takip edilmesi, denetlenmesi, için yapılması gerekenler konusunda uyarıcı ve önlem alıcı bir yazı kaleme aldım.&nbsp;<strong>Buyurun okuyun:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllardır kamu kurum ve kuruluşlarında hizmetin yürütülmesi amacıyla araç kiralanıyor. Bazı kurumlarda bu araçlar gerçekten ihtiyaç duyulan kamu hizmetinin önemli bir parçası. Ancak zaman içerisinde bazı uygulamalar,&nbsp;<strong>kamu hizmeti için tahsis edilen araçların amacı dışında kullanılmasına ve kamu kaynaklarının gereksiz yere tüketilmesine</strong>&nbsp;yol açabiliyor. Burada tartışılması gereken yalnızca araç kiralama ihalelerinin nasıl yapıldığı değildir. Asıl mesele,&nbsp;<strong>kiralanan aracın gerçekten gerekli olup olmadığı, kaç araca ihtiyaç bulunduğu, kime ve hangi görev için tahsis edildiği, nasıl kullanıldığı ve bu kullanımın kim tarafından denetlendiğidir.&nbsp;</strong>Çünkü ihale yapıldıktan ve araç kurumun kullanımına girdikten sonra da kamu zararı oluşabilir. Bir hizmet aracı, kamu hizmeti dışında özel işlerde kullanılabiliyor; aile fertlerinin, eş ve dostların taşınmasında kullanılabiliyor; kişisel ihtiyaçlar için kullanılabiliyor veya kurum personelinin evinin önünde sürekli bekletilebiliyor.&nbsp; Bu durumda araç kiralama bedelinin yanı sıra yakıt, bakım, lastik, amortisman niteliğindeki kullanım maliyetleri ve personel zamanı da kamu bütçesinden karşılanmış oluyor.&nbsp;<strong>Sonuçta ortaya çıkan fatura yine millete çıkıyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Araç takip sistemi tek başına çözüm değildir.&nbsp;</strong>Bugün birçok kurumda araçlara GPS, uydu takip ve plaka takip sistemleri takılabiliyor. Ancak bir araca takip cihazı takılmış olması, o aracın doğru kullanıldığını tek başına göstermiyor. Araç belli bir noktaya gitmiş olabilir. Fakat şu soruların cevabı ayrıca verilmelidir: Araç o gün gerçekten kamu görevi için mi kullanıldı? Yapılan yolculuk hangi hizmetle ilgiliydi? Görevlendirme veya iş emri var mıydı? Aynı iş için daha ekonomik bir ulaşım imkânı bulunuyor muydu? Araç mesai dışında neden kurum dışında veya personelin ikametgâhında bulunuyordu? Aynı kişi veya birime sürekli araç tahsis edilmesini gerektiren objektif bir ihtiyaç var mıydı? Kiralanan aracın kullanım yoğunluğu, kiralama ihtiyacını gerçekten doğruluyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla mesele yalnızca&nbsp;<strong>"Araç nerede?"</strong>&nbsp;sorusu değildir. Asıl sorulması gereken:&nbsp;<strong>"Araç neden orada ve yaptığı iş kamu hizmetinin hangi ihtiyacına karşılık geliyor?"&nbsp;</strong>olmalıdır.&nbsp;<strong>Önce ihtiyaç tespit edilmeli, sonra araç kiralanmalı. &nbsp;</strong>Kamu kurumlarında araç kiralama yapılmadan önce gerçek ve ölçülebilir bir&nbsp;<strong>ihtiyaç analizi</strong>&nbsp;yapılması gerekir. "Geçen yıl şu kadar araç vardı, bu yıl da aynı sayıda araç kiralayalım" anlayışı yerine;&nbsp;<strong>Kaç araca gerçekten ihtiyaç var?&nbsp;</strong>sorusu sorulmalıdır. Her bir araç için; Görev tanımı, Kullanacak birim, Günlük/aylık tahmini kullanım, Görev bölgesi, Yıllık kilometre, Kullanım sıklığı, Alternatif ulaşım imkânları, Kurumun mevcut araç kapasitesi belirlenmelidir. İhtiyaç ortaya konulamıyorsa yalnızca alışkanlık veya makam talebi nedeniyle yeni araç kiralanmamalıdır. Özellikle&nbsp;<strong>"Her müdürün altında bir araç"</strong>&nbsp;veya&nbsp;<strong>"Her yöneticiye bir hizmet aracı"</strong>&nbsp;anlayışının objektif bir kamu hizmeti ihtiyacına dayanıp dayanmadığı sorgulanmalıdır. Kamu aracının tahsisi, makamın veya kişinin statüsünden ziyade&nbsp;<strong>yürütülen kamu hizmetinin gerektirdiği zorunluluğa</strong>&nbsp;bağlanmalıdır.&nbsp;<strong>Araç tahsisi kişiye değil göreve yapılmalıdır.&nbsp;</strong>Hizmet araçlarının en önemli sorunlarından biri de aracın fiilen bir kişiye aitmiş gibi kullanılmaya başlamasıdır. Oysa kamu hizmeti için kiralanan araç, herhangi bir yöneticinin veya personelin şahsi aracı değildir. Araç;&nbsp;<strong>kişiye değil göreve, makama değil hizmet ihtiyacına tahsis edilmelidir.&nbsp;</strong>Görev sona erdiğinde, görev yeri değiştiğinde veya aracın tahsis gerekçesi ortadan kalktığında tahsis de yeniden değerlendirilmelidir. Aynı şekilde, bir yöneticinin veya personelin aracın kullanımını sürekli biçimde kendi özel ulaşım ihtiyacını karşılayacak şekilde düzenlemesinin önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesai dışı kullanım açık kurallara bağlanmalıdır.&nbsp;</strong>Kamu hizmet araçlarının mesai saatleri dışında nerede bulunduğu da denetimin önemli bir parçasıdır. Elbette bazı kamu hizmetleri 24 saat devam eder. Acil müdahale, nöbet, saha çalışması ve benzeri görevlerde aracın kurum dışında bulunması gerekebilir. Ancak bunun istisnası ile genel uygulama birbirine karıştırılmamalıdır. Mesai dışında kurum dışında kalan araçlar için; Görev gerekçesi, Sorumlu personel, Görev süresi, Güzergâh, Görev emri veya kayıt numarası gibi unsurların kayıt altına alınması sağlanabilir. Böylece&nbsp;<strong>"Araç neden burada?"</strong>&nbsp;sorusunun cevabı denetlenebilir hâle gelir.&nbsp;<strong>Araç kullanım kayıtları sadece kâğıt üzerinde tutulmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Araç takip sistemleri ile görev kayıtlarının birbirinden bağımsız değerlendirilmesi de önemli bir eksikliktir. Örneğin takip sistemi aracın belirli bir ilçeye gittiğini gösterebilir. Fakat o gün o ilçede hangi kamu hizmetinin yürütüldüğü kayıt altına alınmamışsa, sistem yalnızca aracın hareketini göstermiş olur. Bu nedenle;&nbsp;&nbsp;<strong>GPS kaydı + görev emri + kilometre bilgisi + yakıt tüketimi + sürücü bilgisi</strong>&nbsp;birlikte değerlendirilmelidir. Şüpheli veya olağandışı kullanım tespit edildiğinde bunun gerekçesi sorulmalı ve kayıt altına alınmalıdır.&nbsp;<strong>Kiralanan araç sayısı kullanım verileriyle düzenli olarak gözden geçirilmeli.&nbsp;&nbsp;</strong>Bir kurumda 20 araç kiralanıyorsa, yıl boyunca bu araçların gerçekten ne kadar kullanıldığı analiz edilebilir. Örneğin; Çok düşük kilometre yapan, Uzun süre hareketsiz kalan, Aynı güzergâhlarda tekrar tekrar kullanılan, Mesai dışında sürekli aynı yerde bulunan, Yakıt tüketimi kullanım miktarıyla örtüşmeyen araçlar ayrıca incelenebilir. Bu analiz sonucunda bazı araçların gereksiz olduğu görülüyorsa bir sonraki ihale döneminde araç sayısı azaltılmalıdır.&nbsp;<strong>İhale bir kez yapıldı diye aynı araç sayısının yıllarca devam ettirilmesi kamu yönetiminin doğal sonucu olarak kabul edilmemelidir. Denetim sadece ihale aşamasında yapılmamalıdır.&nbsp;</strong>Kamu araçları konusunda denetimin önemli bir bölümü ihale öncesi ve ihale sürecine odaklanırken, aracın aylar ve yıllar boyunca nasıl kullanıldığı da en az ihale kadar önemlidir. Çünkü kamu zararı sadece yanlış ihale yapılmasıyla oluşmaz.&nbsp;<strong>Gereksiz aracın kiralanması, gereğinden fazla kullanılması, amacı dışında kullanılması ve etkin denetlenmemesi de kamu kaynaklarının verimsiz kullanılmasına yol açabilir.</strong>&nbsp;Bu nedenle kurumların iç denetim mekanizmaları ve yetkili denetim birimleri, araçların fiilî kullanımını da düzenli olarak incelemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sorumluluk kişiselleştirilmeli.&nbsp;</strong>Bir kamu aracının amacı dışında kullanıldığı tespit edildiğinde sistemin yalnızca "uyarı" vermesi yeterli değildir. Aracın tahsisinden, görevlendirmeden, kullanımından ve denetiminden kimlerin sorumlu olduğu açık biçimde belirlenmelidir. Yetki kimdeyse sorumluluk da orada olmalıdır. Ancak bu sorumluluk kişileri peşinen suçlamak şeklinde değil,&nbsp;<strong>belgelendirilebilir görev ve yetki zinciri</strong>&nbsp;üzerinden işletilmelidir. Böylece hem kamu hakkı korunur hem de görevini kurallara uygun yapan kamu personeli haksız ithamlardan korunmuş olur.&nbsp;<strong>Kamu aracı "sınırsız kullanım hakkı" değildir.&nbsp;</strong>Kamu hizmetinde çalışan herkes açısından temel ilke açık olmalıdır:&nbsp;<strong>Kamu aracı kamu hizmeti içindir.&nbsp;</strong>Kamu aracı; Aile aracı değildir. Özel iş aracı değildir. Eş-dost taşıma aracı değildir. Ev ile iş arasında sınırsız kişisel ulaşım imkânı değildir. Bir yöneticinin şahsi kullanımına bırakılmış bir araç değildir. Ancak burada da kamu hizmetinin gerektirdiği zorunlu kullanımlar ile kişisel kullanım birbirinden ayrılmalıdır. Amaç personeli mağdur etmek değil;&nbsp;<strong>kamu kaynağının amacı dışında kullanılmasını engellemektir.</strong><strong>Çözüm için somut bir sistem kurulabilir.&nbsp;</strong>Bu konuda kurumlar açısından uygulanabilir bir sistem kurulması mümkündür. Her kiralık hizmet aracı için;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İhtiyaç gerekçesi</strong>&nbsp;belirlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Tahsis amacı</strong>&nbsp;yazılı hâle getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sorumlu birim ve kullanıcı</strong>&nbsp;belirlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Araç kullanım kayıtları</strong>&nbsp;düzenli tutulmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. GPS verileri görev kayıtlarıyla karşılaştırılmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6. Yakıt tüketimi ve kilometre bilgileri</strong>&nbsp;periyodik olarak analiz edilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>7. Mesai dışı kullanımlar</strong>&nbsp;gerekçeleriyle izlenmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>8. Olağandışı kullanım otomatik olarak denetim kapsamına alınmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9. Her yıl araç başına maliyet ve kullanım etkinliği raporlanmalı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>10. Kullanımı düşük veya ihtiyaç fazlası araçların kiralanmasına son verilmesi</strong>&nbsp;değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir sistem kurulduğunda "araç takip ediliyor mu?" sorusunun ötesine geçilir ve&nbsp;<strong>"kamu kaynağı amacına uygun kullanılıyor mu?"</strong>&nbsp;sorusuna cevap aranır.&nbsp;<strong>Mesele birkaç aracın hesabı değildir&nbsp;</strong>Burada konu sadece birkaç aracın yanlış kullanılması değildir. Asıl mesele kamu yönetiminde&nbsp;<strong>kaynak kullanma kültürüdür.&nbsp;</strong>Kamu bütçesinden çıkan her liranın arkasında vatandaşın ödediği vergi vardır. Bir aracın gereksiz yere kiralanması yalnızca bir araç meselesi değildir. O aracın; kira bedeli, yakıtı, bakım ve işletme giderleri, personel maliyeti, sigorta ve diğer giderleri birlikte düşünüldüğünde kamu açısından ciddi bir maliyet ortaya çıkabilir. Bu nedenle kamu kurumlarında araç kiralama konusunda&nbsp;<strong>"Bütçede para var, kiralanabilir"</strong>&nbsp;anlayışı yerine;&nbsp;<strong>"Bu araç gerçekten gerekli mi, kamu hizmetine ne katkı sağlıyor ve bu kaynak daha verimli kullanılabilir mi?"&nbsp;</strong>anlayışının yerleşmesi gerekir. &nbsp;Kamu malı, yöneticinin veya çalışanın kişisel imkânı değildir. Kamu aracı da kimsenin özel aracı değildir. Devletin bütçesinden çıkan para vatandaşın parasıdır. Bu nedenle kamu kurumlarında araç kiralama ve kullanım süreçlerinde hem yöneticilerin hem de kullanıcıların üzerinde açık bir sorumluluk bulunmalıdır.&nbsp;<strong>Gereksiz araç kiralanmamalı, ihtiyaç fazlası araç tutulmamalı, kamu hizmeti için tahsis edilen araç kişisel amaçlarla kullanılmamalı ve araçların hareketi kadar kullanım amacı da denetlenmelidir.&nbsp;</strong>Teknoloji bunun için kullanılmalı; ancak teknolojiye güvenilip insan denetimi ihmal edilmemelidir. Çünkü GPS cihazı aracın nerede olduğunu söyleyebilir.&nbsp;<strong>Fakat kamu yararına kullanılıp kullanılmadığını ancak doğru kurulmuş bir denetim sistemi ortaya çıkarabilir.</strong>&nbsp;Kamu kaynaklarını korumak yalnızca mali bir görev değil, aynı zamanda vatandaşın hakkına karşı duyulan bir sorumluluktur. Bu nedenle araç kiralama uygulamalarında artık yalnızca&nbsp;<strong>"ihale usulüne uygun yapıldı mı?"</strong>&nbsp;sorusunu değil;&nbsp;<strong>"Gerçekten gerekli miydi, ne kadar kullanıldı, nasıl kullanıldı, kim kullandı ve kamuya sağladığı fayda bu maliyete değdi mi?"</strong>&nbsp;sorularını da sormanın zamanı gelmiştir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yol-kenarindaki-vurgunu-da-onlemek-lazim-264035623f32e-cd8e-4458-8c4d-d022d78c85682026-09-17T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YOL KENARINDAKİ VURGUNU DA ÖNLEMEK LAZIM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yol Kenarındaki Tezgâhlarda Asıl Satılan Ne? Güven mi, Fırsatçılık mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu yollarında seyahat edenlerin artık alıştığı bir görüntü var. Yol kenarında kurulmuş küçük tezgâhlar… Bir tarafta bal kavanozları, diğer tarafta zeytinyağı tenekeleri. Reçeller, peynirler, tereyağları, salçalar, tarhanalar… Ve hemen hepsinin üzerinde ya da satıcının dilinde aynı güven telkin eden ifadeler:&nbsp;<strong>"Köy ürünü…" "Doğal…" "Organik…" "Ev yapımı…" "Kendi üretimimiz…"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici de çoğu zaman düşünmeden duruyor. Çünkü bu ifadeler, yıllardır zihnimizde "temiz", "güvenilir", "sağlıklı" ve "katkısız" kavramlarıyla eşleşmiş durumda. Fakat tam da burada durup sormamız gerekiyor:&nbsp;<strong>Bu ürün gerçekten söylendiği gibi mi?&nbsp;</strong>Ve daha önemlisi:&nbsp;<strong>Tüketici, ödediği paranın karşılığında ne satın aldığını gerçekten biliyor mu?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada başlıyor.&nbsp;<strong>Köyde üretilen her ürün organik değildir.&nbsp;</strong>Öncelikle bir yanlış algıyı düzeltmek gerekiyor. Bir ürünün köyde üretilmiş olması onu otomatik olarak "organik" yapmaz. Evde yapılması da tek başına "doğal" olduğunun kanıtı değildir. "Köy ürünü" ifadesi ise bir üretim standardı veya kalite sertifikası anlamına gelmez. Buna rağmen tüketicinin önemli bir bölümü bu ifadeleri aynı anlamda değerlendiriyor. İşte fırsatçılık tam da bu algının başladığı yerde ortaya çıkabilir. Bir ürünün gerçekten organik olup olmadığı, gerçekten iddia edildiği hammaddeler kullanılarak üretilip üretilmediği, hangi koşullarda hazırlandığı ve nasıl muhafaza edildiği önemlidir. Özellikle gıda ürünlerinde tüketicinin yalnızca satıcının sözlerine mahkûm edilmesi kabul edilebilir bir durum değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici, satın aldığı ürün hakkında doğru bilgiye ulaşabilmelidir. Aracı yok ama fiyat iki-üç katı.&nbsp;</strong>Bir başka çelişki ise fiyatlarda karşımıza çıkıyor. Üreticilerin önemli bir bölümü zaman zaman tüccarın ürününü düşük fiyattan almak istediğinden yakınıyor. Üretici de haklı olarak: "Ben bunu tüccara ucuza vereceğime tüketiciye kendim satarım." diyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar anlaşılmayacak bir şey yok. Üreticinin emeğinin karşılığını doğrudan tüketiciden alması ekonomik açıdan son derece anlaşılabilir. Fakat o zaman şu soruyu sormak gerekiyor:&nbsp;<strong>Aradaki aracı ortadan kalktığı halde tüketici neden daha pahalıya satın alıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette her yüksek fiyatın haksız kazanç olduğunu söylemek mümkün değildir. Ürünün maliyeti, üretim biçimi, emeği, nakliye gideri, ambalajı ve diğer unsurlar fiyatı etkileyebilir. Ancak markette veya pazarda benzer bir ürün daha düşük fiyata bulunabilirken, yol kenarındaki ürüne sırf "köy ürünü" denildiği için iki, hatta üç katı fiyat isteniyorsa tüketicinin soru sorma hakkı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Köy ürünü olmak, sınırsız fiyat artırma gerekçesi değildir.&nbsp;</strong>"Doğal" kelimesi de tüketicinin cebinden daha fazla para çekmenin sihirli anahtarı olmamalıdır.&nbsp;<strong>Fiş yok, etiket yok, sorumluluk kimde?&nbsp;</strong>Sorunun en ciddi boyutlarından biri de kayıt meselesidir. Bazı yol kenarı satışlarında tüketiciden yalnızca nakit ödeme istendiği, fiş veya fatura verilmediği iddialarıyla karşılaşılıyor. Burada mesele yalnızca devletin vergi kaybı değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha büyük bir problem var:&nbsp;<strong>Tüketicinin hakkını nasıl arayacağı.&nbsp;</strong>Bir kavanoz bal aldınız. Etiket yok. Üreticinin adı yok. İçindekiler bilgisi yok. Üretim tarihi belli değil. Saklama koşulları belli değil. Fiş yok. Fatura yok. Ertesi gün ürünle ilgili bir sorun çıktı. Kime başvuracaksınız? Ürünün gerçekten o satıcı tarafından satıldığını nasıl ispat edeceksiniz? Ürünün nereden geldiğini nasıl ortaya koyacaksınız? İşte kayıt burada önem kazanıyor.&nbsp;<strong>Kayıt, yalnızca devletin vergi toplaması için değil, tüketicinin hakkını arayabilmesi için de gereklidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dürüst üreticiyi de korumak zorundayız.&nbsp;</strong>Ancak bu tartışmada önemli bir ayrıntıyı gözden kaçırmamak gerekiyor. Yol kenarında satış yapan herkes fırsatçı değildir. Kendi tarlasından ürününü getiren, kendi hayvanının sütünden peynir ve tereyağı yapan, kendi arıcılığından elde ettiği balı satan, gerçekten küçük ölçekte üretim yapan insanlar da vardır. Onların emeğini yok sayamayız. Hatta tam tersine,&nbsp;<strong>dürüst küçük üreticinin korunması gerekir.&nbsp;</strong>Fakat dürüst üreticiyi korumanın yolu, herkesin hiçbir kurala tabi olmadan satış yapmasına izin vermek değildir. Tam tersine. Dürüst üreticiyi korumanın en iyi yolu,&nbsp;<strong>dürüst üretici ile tüketiciyi yanıltan satıcı arasındaki farkı ortaya çıkaracak şeffaf ve uygulanabilir bir sistem kurmaktır.&nbsp;</strong>Üretici belli olacak. Ürün belli olacak. Üretim şartları belli olacak. Gereken durumlarda ürünün izlenebilirliği sağlanacak. Tüketici ne satın aldığını bilecek. Kurala uyan üretici, kurala uymayanla aynı kefeye konulmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet seyirci kalmamalı.&nbsp;&nbsp;</strong>İşte burada kamu otoritesine büyük görev düşüyor. Denetim yalnızca vatandaş şikâyet ettiğinde yapılmamalı. Yol kenarında, özellikle yoğun geçiş güzergâhlarında ve mevsimsel olarak ortaya çıkan satış noktalarında&nbsp;<strong>düzenli ve risk esaslı denetim</strong>&nbsp;yapılmalı. Bu denetim yalnızca "fiyat pahalı mı?" sorusuna indirgenmemeli.&nbsp;<strong>Şunlara birlikte bakılmalı:</strong></span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Ürün nereden geliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Kim tarafından üretiliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Satış yapan kişi gerçekten üretici mi?</span></li><li><span style="font-size:18px">Ürünün etiket ve bilgilendirme yükümlülükleri yerine getiriliyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Gıda güvenliği açısından gerekli şartlar sağlanıyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">"Organik", "doğal", "köy ürünü" gibi ifadeler tüketiciyi yanıltacak şekilde kullanılıyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Satış kayıt altında mı?</span></li><li><span style="font-size:18px">Tüketiciye ödeme belgesi veriliyor mu?</span></li><li><span style="font-size:18px">Üründe sorun çıktığında üretici veya satıcı tespit edilebiliyor mu?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bunların tamamı birlikte ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ceza kadar önleme de ihtiyaç var.&nbsp;&nbsp;</strong>Kamu yönetiminde çoğu zaman aynı hatayı yapıyoruz: Sorun ortaya çıkıyor. Vatandaş şikâyet ediyor. Sonra denetim yapılıyor. Ardından ceza kesiliyor. Oysa tüketici açısından ideal sistem bu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önleyici denetim</strong>, sorun ortaya çıkmadan önce devreye girmelidir. Yol kenarında satış yapan küçük üreticiler için anlaşılır kurallar oluşturulabilir. Üreticinin kimliğini ve ürünün kaynağını gösteren basit sistemler geliştirilebilir. Tüketicinin telefonuyla kontrol edebileceği doğrulama mekanizmaları kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili kurumlar arasında bilgi paylaşımı güçlendirilebilir. Şikâyet mekanizmaları kolaylaştırılabilir. Böylece hem tüketici korunur hem de gerçekten üretim yapan küçük üretici kayıt dışı ve haksız rekabetin gölgesinde bırakılmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici de "köy ürünü" kelimesine teslim olmamalı.&nbsp;</strong>Vatandaşın da burada üzerine düşen görev var. Bir ürüne sırf üzerinde "doğal" yazıyor diye yüksek fiyat ödememeli. "Organik" deniliyorsa bunun dayanağını sormalı. Üreticinin kim olduğunu öğrenmeli. Etiket ve ürün bilgilerini kontrol etmeli. Mümkün olduğunca alışveriş belgesi istemeli. Satıcının "Abi, kendi üretimimiz" demesiyle yetinmemeli. Çünkü tüketici açısından en tehlikeli düşünce şudur:&nbsp;<strong>"Köyden geliyorsa kesin doğaldır."&nbsp;</strong>Hayır. Köyden gelmek başka şeydir, belirli bir üretim standardını karşılamak başka şey. Evde yapılmak başka şeydir, güvenli üretim koşullarını sağlamak başka şey. Doğrudan üreticiden almak başka şeydir, ürünün niteliğinin garanti altında olması başka şey.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven satılabilir bir ürün değildir.&nbsp;&nbsp;</strong>Bugün yol kenarındaki tezgâhlarda aslında yalnızca bal, peynir, yağ veya reçel satılmıyor. Bir de&nbsp;<strong>güven</strong>&nbsp;satılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Köyden geldi." "Dedemden kalan yöntem." "Tamamen doğal." "Katkısız." "Kendi üretimimiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümlelerin her biri tüketicinin satın alma kararını etkiliyor. O halde bu güvenin kötüye kullanılmasına izin verilmemeli. Çünkü tüketicinin güveni üzerinden haksız kazanç elde edilmesi yalnızca bireysel bir alışveriş meselesi değildir. Bu durum, dürüst üreticiyi de cezalandırır. Çünkü kurallara uyan üretici maliyetlere katlanırken, kayıt dışı ve denetimsiz satış yapan kişi aynı piyasada daha kolay hareket edebiliyorsa ortaya&nbsp;<strong>haksız rekabet</strong>&nbsp;çıkar. Sonuçta hem tüketici hem dürüst üretici kaybeder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin görevi: Yasaklamak değil, düzenlemek ve korumak.&nbsp;</strong>Burada çözüm bütün yol kenarı satışlarını yasaklamak olmamalıdır. Çözüm,&nbsp;<strong>kurallı ve denetlenebilir bir doğrudan satış sistemi kurmaktır.</strong>&nbsp;Gerçek üreticiye satış imkânı verilmeli. Ancak bunun karşılığında tüketicinin bilgilendirilmesi sağlanmalı. Ürünün kaynağı belli olmalı. Gerekli gıda güvenliği şartları aranmalı. Yanıltıcı ifadelerin kullanımına izin verilmemeli. Kayıt dışı ticaretle mücadele edilmeli. Ve tüketicinin hakkını arayabilmesi için alışverişin mümkün olduğunca belgelendirilebilir olması sağlanmalı.&nbsp;<strong>Devlet üreticinin karşısında değil, dürüst üreticinin yanında olmalı; tüketicinin de arkasında durmalıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu'nun yol kenarlarında satılan her ürün sahte değildir. Her üretici fırsatçı değildir. Her yüksek fiyat da haksız kazanç değildir. Ama bütün bunlar, denetimsizliğin savunulabileceği anlamına da gelmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici, "köy ürünü" denildiğinde cebinden iki-üç kat fazla para çıkarmak zorunda değildir. Üretici, emeğinin gerçek karşılığını almak için kayıt dışılığa mecbur bırakılmamalıdır. Dürüst ticaret yapan, kurallara uyan üretici ile tüketiciyi yanıltarak kazanç sağlamaya çalışan kişi aynı muameleye tabi tutulmamalıdır. Bunun yolu bellidir:&nbsp;<strong>Şeffaflık. Kayıt. Etiket. İzlenebilirlik. Denetim.</strong>&nbsp;Ve hepsinden önemlisi,&nbsp;<strong>önleyici kamu politikası.</strong>&nbsp;Çünkü tüketiciyi korumak, mağdur olduktan sonra "şikâyet edin" demek değildir. Asıl koruma, vatandaş daha parasını ödemeden önce başlar. Yol kenarındaki tezgâhların kaldırılması değil,&nbsp;<strong>haksızlığın, yanıltmanın ve kayıt dışılığın ortadan kaldırılması</strong>&nbsp;hedeflenmelidir. Çünkü mesele bir kavanoz balın, bir teneke yağın ya da birkaç kilo peynirin fiyatından çok daha büyüktür.&nbsp;<strong>Mesele şudur: Bu ülkede vatandaş, parasını verdiği ürünün gerçekten kendisine söylendiği şey olduğuna güvenebilecek mi?&nbsp;</strong>Bu güveni sağlamak ise yalnızca satıcının değil,&nbsp;<strong>üreticinin, tüketicinin ve en başta kamu otoritesinin ortak sorumluluğudur.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/torosun-pazarlik-isleri-bir-turlu-bitmiyor-264289c7c8ad8-533d-486e-8bce-fbeb99848aeb2026-09-17T04:46:00+03:00HABER MERKEZİ TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…

TOROS’UN PAZARLIK İŞLERİ BİR TÜRLÜ BİTMİYOR…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROS DEVLET HASTANESİ BAŞHEKİMLİĞİ</strong>, "<strong>2026/1254806</strong> 3 KISIM HİZMET ALIMI (DIŞ CEPHE TEMİZLİĞİ, BOYLER SİSTEMİ SICAK SU KAPASİTE ARTTIRIMI, VRV BAKIM ONARIMI)" işihi pazarlık usulü ile ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu işle ilgili üç ayrı sonuç ilanı yayınlanır.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>23.7.2026 da </strong>yayınlanan ilanda, MAPA KİMYA ÇEVRE MÜHENDİSLİK OTOMASYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 1.095.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>28.7.2026 </strong>günü yayınlanan sonuç ilanında ise&nbsp; MUSTAFA MERT LAP ile 1.499.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı gün sonuç ilanıyla </strong>VOLKAN ARLI ile de 890.000,00 TRY lik bir sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplamı:3.484.000,00. TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine aynı idare, <strong>2026/780298</strong> TRAFO KORUMA HÜCRESİ KURULUMU HİZMET ALIMI işini pazarlık usul ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">1,409,000.00 TRY bedel ile ELMAKSAN MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalar.</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Genel Toplam: 4.893.000,00 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok. O rakamda fatura kesiminde eklenecek, ramak daha da büyüyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/emmy-2026da-yeni-guzellik-trendi-glass-skin-yerini-satin-skine-mi-birakiyor-263992aa6b233-e710-4983-a5df-6e34c58c50f42026-09-16T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?

Emmy 2026’da yeni güzellik trendi: ‘Glass skin’ yerini ‘satin skin’e mi bırakıyor?

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">2026 Emmy Ödülleri gecesinde Zendaya, Sarah Snook ve Claire Danes gibi yıldızların tercih ettiği daha yumuşak ve aydınlık cilt görünümü, 2026 boyunca güzellik dünyasına damga vuran “glass skin” trendinin yeni bir evreye girdiğinin işareti olarak yorumlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı parlak ve neredeyse ıslak görünümlü cilt görünümünün öne çıktığı “glass skin” trendi, yılın büyük bölümünde güzellik dünyasının en popüler akımlarından biri oldu. Ancak pazartesi gecesi düzenlenen 2026 Emmy Ödülleri’nde kırmızı halıya çıkan ünlülerin tercihleri, trendin daha doğal bir görünüme doğru evrildiğini gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zendaya, bu değişimin en dikkat çekici örneklerinden birini sundu. Ünlü oyuncunun makyaj sanatçısı Ernesto Casillas, kırmızı halı görünümünde “buzlu ve saten dokularla” oynadığını söyledi. Zendaya’nın makyajında doğal görünümlü bir ten, belirgin kaşlar ve hafif renk dokunuşları öne çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarah Snook da cildin doğal ışıltısını görünür bırakan aydınlık bir ten makyajı tercih ederken, Claire Danes ışıltılı cildini pembe tonlarında allık ve sade göz makyajıyla tamamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güzellik ve kişisel bakım hizmetleri için yapay zeka destekli rezervasyon platformu Fresha’nın güzellik uzmanlarından Danielle Louise, Emmy kırmızı halısındaki görünümlerin sonbaharda “satin skin” olarak adlandırılan yeni bir trendin yükselişine işaret edebileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketicilerin arama alışkanlıkları da daha hafif ten ürünlerine yönelimin arttığını gösteriyor. Fresha’nın Glimpse üzerinden yaptığı Google arama analizine göre “skin tint” aramaları, son bir ayda yaklaşık 838 bin kez gerçekleştirildi. Bu sayı, bir önceki aya kıyasla yüzde 5’lik artışa işaret ediyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">‘Satin skin’ nedir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Danielle Louise, “Glass skin her yerdeydi ancak Emmy’lerde dikkat çeken şey, ışıltının çok daha yumuşak olmasıydı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise’e göre Zendaya bu değişimin iyi bir örneği. Oyuncunun makyaj sanatçısının özellikle “saten dokulardan” söz etmesi ve cilt makyajında ışığın cilt üzerinden daha doğal biçimde yansıması, yeni görünümü tanımlayan temel özellikler arasında.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Satin skin”, mat cilt ile “glass skin” arasında bir yerde duruyor. Bu görünümde cildin aydınlık ve sağlıklı görünmesi hedeflenirken, aşırı parlak ve ayna benzeri bir bitişten kaçınılıyor. Doğal cilt dokusunun görünür kalması da görünümün önemli bir parçası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise, “Hâlâ aydınlık bir görünüm istiyorsunuz ama aynı zamanda alttaki doğal cilt dokusunu da görmek istiyorsunuz” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Skin tint” aramalarındaki artışın da bu değişimle örtüştüğünü belirten Louise, bu görünümü elde etmek için yoğun bir fondöten kullanmanın gerekli olmadığını söyledi. Bunun yerine cilt tonunu eşitleyen, ancak cildi tamamen kapatmayan hafif ürünler tercih ediliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Emmy’lerdeki ‘satin skin’ görünümü nasıl elde edilir?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Louise’e göre bu görünümün sırrı daha fazla aydınlatıcı kullanmak değil, makyajın temelini doğru hazırlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk adımın cildi nemlendirmek olduğunu belirten güzellik uzmanı, ancak çok sayıda yoğun veya yağlı ürünü üst üste uygulamaya gerek olmadığını söyledi. Cilt bakım ürünlerinin makyajdan önce tamamen emilmesine izin verilmesi de makyajın cilt üzerinde daha iyi oturmasını sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından tüm yüze hafif bir “skin tint” veya ince yapılı bir ten ürünü uygulanabilir. Kapatıcı ise yalnızca daha fazla örtücülüğe ihtiyaç duyulan bölgelere sürülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Işıltı içinse stratejik davranmak gerekiyor. Louise, tüm yüzü yansıtıcı bir ürünle kaplamak yerine elmacık kemikleri gibi belirli noktalara az miktarda krem veya likit aydınlatıcı uygulanmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Krem veya likit allık da doğal cilt görünümünü korurken renk vermeye yardımcı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amaç, Louise’e göre, “Birinin önce cildinizi, ardından fondöteninizi fark etmesi.”</span></p><h2><span style="font-size:18px">‘Glass skin’ tamamen geride mi kalıyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Emmy gecesindeki değişime rağmen Louise, “glass skin” trendinin tamamen ortadan kalkmasını beklemiyor. Ona göre güzellik trendleri bir gecede kaybolmak yerine zaman içinde dönüşüyor ve “satin skin” de bu dönüşümün daha günlük hayata uyarlanabilir bir versiyonu olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Louise, insanların hâlâ ciltlerinin nemli ve sağlıklı görünmesini istediğini, ancak bunun için “glass skin” ile özdeşleşen aşırı parlak bitişe ihtiyaç olmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Satin skin”, günlük kullanım açısından da daha kolay uygulanabilen bir görünüm sunuyor. Cilde ışıltı ve boyut kazandırırken birkaç saat sonra aşırı parlak görünme endişesini azaltıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kırmızı halı görünümlerinin güzellik trendlerinin değişiminde önemli bir rol oynadığını belirten Louise, ünlülerin makyajlarının sosyal medyada paylaşılması ve ekran görüntülerinin güzellik randevularında referans olarak kullanılması nedeniyle bu değişimlerin daha görünür hale geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zendaya’nın makyaj sanatçısının da “saten dokular” ifadesini kullanmasının ardından Louise, “satin skin” teriminin sonbahar boyunca daha sık duyulacağını düşünüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Veriler ne söylüyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Fresha, tüketicilerin “skin tint” ürünlerine yönelik ilgisini değerlendirmek için Glimpse üzerinden Google arama verilerini analiz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylül 2026 itibarıyla “skin tint” terimi son bir ayda yaklaşık 838 bin aramaya ulaştı. Bu, bir önceki aya göre yüzde 5’lik artış anlamına geliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/09/16/emmy-2026da-yeni-guzellik-trendi-glass-skin-yerini-satin-skine-mi-birakiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-maske-skandali-milyarlik-dava-yargitayda-263976f91efad-2ea5-4320-965f-0f44f05f66cf2026-09-16T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da

Almanya'da maske skandalı: Milyarlık dava Yargıtay'da

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da, koronavirüs döneminde Sağlık Bakanlığı tarafından sipariş edilen koruyucu maskelerin ödemesi konusunda tedarikçiler ile federal hükümet arasında anlaşmazlık sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı o dönem, tartışmalı bir yöntemle maske tedariği için yüksek ödemeler teklif etmişti. Tedarikçiler Bakanlığın talep ettiği maskeleri büyük miktarlarda temin etmiş ancak sonrasında alımların Bakanlık tarafından durdurulmasıyla eldeki maskeler ve yüksek stok maliyetleriyle baş başa kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Yargıtay şimdi milyarlarca euroluk anlaşmazlığı mercek altına alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maske gibi koruyucu ekipmanların kıt olduğu koronavirüs pandemisinin başında, dönemin Sağlık Bakanı Jens Spahn, 2020 baharında "Open-House" adı verilen bir yöntemi uygulamaya koydu. Buna göre isteyen herkes federal hükümete tane başına 4,50 euro net fiyattan maske satabiliyordu. Sonradan bunun çok yüksek bir fiyat olduğu anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2,3 milyar euroluk anlaşmazlık<br />"Open-House" yöntemine, yüksek kâr beklentisi ile öngörülenden çok daha fazla şirket katıldı. Maske giderlerinin bu yöntemde astronomik boyutlara çıkacağını anlayan federal hükümet daha sonra malın büyük bir kısmının kabulünü reddetti ve sözleşmelerden geri çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine çok sayıda tedarikçi mahkemeye başvurdu. Sağlık Bakanlığı'nın verilerine göre, federal hükümete karşı hâlen yaklaşık 90 dava devam ediyor. Bu davalarda mağdur olduğunu belirten şirketlerin toplam talebi 2,3 milyar euroyu buluyor.<br />Bonn Eyalet Mahkemesi ve Köln Eyalet Yüksek Mahkemesi, daha önce onlarca davayı karara bağladı. Sağlık Bakanlığı'na göre tartışmalı "Open-House" yöntemiyle bağlantılı şu ana kadar 15 kesinleşmiş karar var. Toplam 4,2 milyon euro değerindeki bu davaların dördünde federal hükümet haksız bulundu. Toplam 59,5 milyon euro değerindeki diğer 11 davada ise federal hükümet mahkemeden haklı taraf olarak ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay temel hukuki soruları netleştirecek<br />Bonn ve Köln kentinin yer aldığı Kuzey Ren-Vestfalya mahkemelerinin süreçte ilk ve ikinci derece mahkeme olarak yetkili olmalarının nedeni, Federal Sağlık Bakanlığı merkezinin Bonn'da olması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı davalar şimdi son merci olarak Karlsruhe'deki Federal Yargıtay'a taşınmış durumda. Davalardan dördü bugün görüşülecek. Mahkemenin açıklamasına göre beş dava ise beklemede.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay'ın temel hukuki meseleleri netleştirmesi ve böylece devam eden diğer mahkeme süreçlerine yön göstermesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-maske-skandal%C4%B1-milyarl%C4%B1k-dava-yarg%C4%B1tayda/a-79287183</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gursel-tekinden-trabzonda-surpriz-ziyaret-basina-son-dakika-haber-verildi-26402bf5d0d31-15ab-4cdd-8871-c7a310a7c6582026-09-16T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi

Gürsel Tekin’den Trabzon’da sürpriz ziyaret! Basına son dakika haber verildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kim geldi? Gürsel Tekin…</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP’de geçmiş dönemlerde Genel Başkan Yardımcılığı ve milletvekilliği görevlerinde bulunan Tekin, biliyorsunuz şu anda İstanbul İl Başkanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında Trabzon’a gelişinin siyasi bir programla ilgisi yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzköy’de ikindi namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından toprağa verilen Hakkı Boz’un cenazesi için Trabzon’a geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak…</span></p><p><span style="font-size:18px">Uçağın iniş saati ile cenaze arasında bir boşluk oluşunca, soluğu CHP Trabzon İl Başkanlığı’nda aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret önceden planlanmış değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama burada Tekin, “Trabzon’a gelmişken, İl Başkanlığına uğramamak olmaz” diyerek bu ziyareti gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla basın mensuplarına da son anda haber verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Başkanlığında kısa bir değerlendirme yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii…</span></p><p><span style="font-size:18px">Trabzon basınının hafızasında Gürsel Tekin’in geçmişte üstlendiği görevler hâlâ taze.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel Başkan Yardımcılığı…</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilliği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla gazetecilerin soruları da ister istemez siyasi gündemin biraz daha derinlerine indi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin de gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyarette basın açısından dikkat çeken başka bir ayrıntı daha vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, hükümete muhalif bazı basın kuruluşlarının ziyareti takip etmediğini fark edince, onların da Trabzon’daki gelişmeleri takip etmesi gerektiği yönünde bir serzenişte bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya kadar tamam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat…</span></p><p><span style="font-size:18px">Küçük bir ayrıntı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsi geçen basın kuruluşlarının Trabzon’da temsilciliği bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla insan ister istemez şu soru akla geliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">Trabzon’da temsilciliği olmayan bir medya kuruluşu, buradaki siyasi gelişmeleri nasıl takip edecek?</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de…</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürsel Tekin’in bu sözlerini biraz farklı okumak gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de burada asıl anlatılmak istenen, söz konusu yayın organlarının Trabzon’da bir temsilcilik bulundurması gerektiği düşüncesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ki…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu serzenişin de kendi içerisinde bir haklılık payı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Trabzon öyle sıradan bir şehir değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi hareketliliği yüksek…</span></p><p><span style="font-size:18px">Spor gündemi güçlü…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomisi, turizmi, yerel yönetimleri ve Ankara ile bağlantıları sürekli gündemde olan bir şehir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla ulusal basın açısından Trabzon’un daha yakından takip edilmesi gerektiği söylenebilir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">tayfun hakimer</span></strong></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.61saat.com/gursel-tekinden-trabzonda-surpriz-ziyaret-basina-son-dakika-haber-verildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-gidamizin-kravatli-teroristlerine-dur-demeliyiz-2640112e2b882-043e-4535-96a5-0d203490614f2026-09-16T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GIDAMIZIN KRAVATLI TERÖRİSTLERİNE DUR DEMELİYİZ!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dün patlak veren ve gündeme bomba gibi düşen tarım sektöründeki fırsatçılara yapılan operasyonda gördük ki, ölüleri bile kullanmışlar, fiyatları abartıp kabartıp, bizleri, milleti kazıklamışlar ve sırtımızdan SEFA sürmüşler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretici tarlada perişanken, çiftçi yokluktan ve darlıktan inim inim inlerken, bunlar utanmazca ve arsızca kırıta kırıta aramızda gezmişler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu operasyonlarda emeği geçen herkesten ALLAH RAZI OLSUN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu böyle bitmemeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin HAYVANCILIK sektörü, et ve süt ürünü sektörü de var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu işlerde fiyatlarla oynayan zincir marketler yönü var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben hep dedim, DENETİM diye.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adil ve hakkaniyetli denetimler bu işin önünün alacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hususta tüm bu haksızlıkların ve haksız kazançların önüne geçilmesi, halkın yaşam hakkının hiçe sayılmaması, gıda terörünün ve bu kravatlı teröristlerin önünü geçilmesi için devleti, milleti uyaran ve yol gösteren naçizane bu günkü yazımdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvenliği ve Hakkaniyetli Denetim Şart: Vicdanları Yaralayan Fırsatçılığa Karşı Yol Haritamız</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım ve gıda sektöründe son dönemde gün yüzüne çıkan operasyonlar, halkın en temel hakkı olan beslenmeye ve sofrasına uzanan ellerin ne kadar pervasızlaşabileceğini acı bir şekilde gözler önüne sermiştir. Üreticinin tarlada emeğinin karşılığını alamadığı, çiftçinin borç batağında inlediği bir ekonomik iklimde, bu tür haksız kazanç odaklarının varlığı kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Sorunlar ve Risk Alanları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedarik Zinciri ve Hayvancılık:</strong>&nbsp;Tarım ürünlerindeki vurgunların benzerleri, et ve süt ürünleri sektöründe de titizlikle incelenmelidir. Bu alanlardaki arz-talep dengesizliği fırsatçılara zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zincir Marketler ve Fiyat Manipülasyonları:</strong>&nbsp;Üreticiden tüketiciye uzanan süreçteki katmanlar ve bazı büyük market zincirlerinin fiyatlama politikaları şeffaflıktan uzaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Maliyet:</strong>&nbsp;Gıda fiyatlarındaki suni artışlar yalnızca ekonomiyi değil, doğrudan halkın yaşam hakkını ve geleceğini tehdit etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Önerileri ve Atılması Gereken Adımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı ve Tavizsiz Denetimler:</strong>&nbsp;Denetimler belirli dönemlerle sınırlı kalmamalı; tarladan rafa kadar tüm süreçler yapay zeka ve dijital takip sistemleriyle sürekli izlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaların Caydırıcılığı:</strong>&nbsp;Haksız kazanç sağlayan ve gıda terörüne sebebiyet veren kişi ve kurumlara uygulanan yaptırımlar, bir daha teşebbüs edemeyecekleri kadar ağır olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üreticinin Desteklenmesi:</strong>&nbsp;Çiftçinin girdi maliyetleri (gübre, mazot, yem) düşürülmeli, aracıların üreticiyi sömürmesinin önüne geçecek doğrudan pazarlama kooperatifleri güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Fiyat Politikası:</strong>&nbsp;Tüketicinin ödediği fiyat ile üreticinin aldığı fiyat arasındaki makasın neden açıldığı kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Adil ve hakkaniyetli denetimler, yalnızca ekonomiyi korumakla kalmaz; aynı zamanda toplumun adalete olan inancını ve sosyal barışı da güvence altına alır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte atılacak kararlı adımlar, milletin rızkına göz diken "kravatlı teröristlere" karşı en güçlü kalkan olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuda en acil atılması gerektiğini düşündüğüm adımsa tarım girdi maliyetlerinin düşürülmesi, zincir marketler üzerindeki denetimlerin sıkılaştırılmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki mesele tıpkı madalyonun iki yüzü gibi birbirine sıkı sıkıya bağlı. Biri eksik bırakıldığında sistemdeki vurgun düzeni bir şekilde açık bulmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarladaki üreticiyi korumadan, girdi maliyetlerini düşürüp ona nefes aldırmadan sadece raflardaki marketleri denetlemek geçici bir çözüm olur. Aynı şekilde, üreticiyi destekleyip zincir marketlerdeki o fahiş fiyat artışlarına ve suni zamlara göz yumarsak bu kez de tüketici ezilir. Dolayısıyla devletin bu iki cephede aynı anda, kararlı ve tavizsiz bir kılıçla hareket etmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu haklı mücadelenin ve atılacak adımların toplumun tüm kesimlerince daha gür bir sesle sahiplenilmesi, bu gıda vurguncularına verilecek en büyük ders olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ahlak-esitlik-ve-yeni-bir-siyaset-anlayisi-elzem-26400ae129adc-3eef-4137-8de0-8224b40846442026-09-16T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ahlak, Eşitlik ve Yeni Bir Siyaset Anlayışı ELZEM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplumun huzurunu, güvenini ve geleceğe olan inancını pekiştirmenin en temel yolu, devleti ve toplumu idare eden mekanizmaların adalet temelinde yükselmesidir. Siyasetin yönlendirici gücü, millete örnek olan bir&nbsp;<strong>siyasi ahlak ve etik yasası</strong>&nbsp;ile doğrudan ilişkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi kurumların halkın gözündeki saygınlığını artırmak ve millete hizmet bilincini yeniden en üste taşımak adına dile getirdiğiniz hassasiyetler, ideal bir siyaset düzeninin ana hatlarını oluşturmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Etik ve İlke:</strong>&nbsp;Siyasetin bir çıkar kapısı değil, fedakârlık ve hizmet alanı olması için bağlayıcı bir siyasi etik yasasının hayata geçirilmesi, kuruma olan güveni tazeleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlkesel Duruş ve İstikrar:</strong>&nbsp;Vekillerin ve siyasetçilerin bireysel çıkarlar uğruna "oradan oraya savrulması" yerine, omurgalı ve tutarlı bir çizgide milletin temsilciliğini yapması esastır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Temsilde Adalet ve Fedakârlık:</strong>&nbsp;Vekilliğin bir meslek olmaktan çıkarılması, ayrıcalıklı emeklilik maaşı gibi toplum vicdanını yaralayan uygulamaların son bulması, siyasetçiyi halka daha da yakınlaştıracaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşitlik ve Dokunulmazlık Sınırı:</strong>&nbsp;Kürsü dokunulmazlığı haricindeki tüm dokunulmazlıkların kaldırılması, Çakarlı araçlar ve aşırı koruma gibi halkla aramıza mesafe koyan ayrıcalıkların bitmesi; herkesin kanun önünde eşit ve adil yaşamasının en somut göstergesi olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilkeler doğrultusunda, siyasetin imtiyazlı bir alan olmaktan çıkarılıp hakiki bir hizmet yarışına dönüşmesi, ülkemizin birliği ve dirliği için atılacak en güçlü adım olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Bir Siyaset İçin Kapsamlı Reform Lazım:&nbsp;&nbsp;</strong>Siyasetin topluma güven veren, adalet ve hakkaniyet esaslı bir yapıya kavuşması; kurumsal kuralların şeffaflıkla yeniden yazılmasına bağlıdır. Sadece bireysel iyi niyetlerle değil, sistemi tıkayan yapısal sorunları çözen köklü yasal düzenlemelerle mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dile getirdiğiniz şu kritik başlıklar, demokrasinin kalitesini artıracak ve halkın siyasete olan inancını pekiştirecek temel adımları oluşturmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Partiler Yasasının Yenilenmesi:</strong>&nbsp;Mevcut yapının demokratikleşmesi, parti içi denetimin artırılması ve aday belirleme süreçlerinin tabanın sesini yansıtacak şekilde yeniden düzenlenmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Etik ve İlke Yasası:</strong>&nbsp;Siyasetin kurallarının yazılı hale gelmesi, çıkar ilişkilerinin önüne geçilmesi ve kamu kaynaklarının millete hizmet dışında kullanılmasını engelleyecek caydırıcı etik kuralların getirilmesi gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakkaniyet ve Fırsat Eşitliği:</strong>&nbsp;Siyasetin belirli imtiyazlı kesimlerin tekelinden çıkarak, her vatandaşın hak ettiği adil temsile ve yaşama kavuşmasının önü açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Oligarkik Yapıların Önlenmesi:</strong>&nbsp;Partiler içinde ve devlet kademelerinde belirli güç odaklarının ya da kapalı grupların egemenlik kurarak liyakati engellemesinin önüne geçilmesi, sistemin tıkanıklıklarını çözecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vizyon, siyasetin imtiyazlı bir alan olmaktan çıkıp gerçekten milletin iradesinin eksiksiz yansıdığı bir hizmet alanına dönüşmesini sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etik ve Yaptırım Temelli Siyaset Reformu: Siyasetin</strong>&nbsp;adil, şeffaf ve toplumun tüm kesimlerini kucaklayan bir yapıya kavuşmasında&nbsp;<strong>genel etik kuralların ve caydırıcı yaptırımların doğrudan yasalaşması</strong>&nbsp;hayati bir başlangıç noktasıdır. Kuralların net bir şekilde kanunla belirlenmesi, sistemin kişilerin vicdanına veya niyetine bırakılmayacak kadar şeffaf ve güvenli hale gelmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğrudan yasalaşması gereken bu etik ve yaptırım mekanizmaları şu temel faydaları beraberinde getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcılık ve Kesinlik:</strong>&nbsp;Etik kuralların tavsiye niteliğinden çıkıp hukuki bir bağlayıcılığa kavuşması, ihlallerin karşılıksız kalmayacağını göstererek güven tesis eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşit ve Adil Zemin:</strong>&nbsp;Kişisel imtiyazların ve kayırmacılığın önüne geçilerek, tüm siyasetçilerin aynı kurallara ve yasal sorumluluklara tabi olmasını sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Güvenin Tazelenmesi:</strong>&nbsp;Siyaset kurumuna ve devlete olan inancın artmasında en hızlı etkiyi yaratır; çünkü kuralların yazılı ve herkes için geçerli olması halkın adalet duygusunu tatmin eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin bu temel kurallarla yeniden inşası, millete hizmet etmenin en sağlam hukuki zeminini oluşturacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bağımsız Denetim ve Güçlü Siyasi Etik Kurulu:&nbsp;</strong>Siyasi etik kurallarının yasal bir zemine oturtulması ne kadar önemliyse, bu kuralların tarafsız ve bağımsız bir merci tarafından denetlenmesi de sistemin başarısı için o kadar hayatidir. Tarafsız bir&nbsp;<strong>Siyasi Etik Kurulu</strong>’nun kurulması ve bu yapının işleyişi şu kritik avantajları beraberinde getirecektir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Tarafsızlık ve Güven:</strong>&nbsp;Denetim mekanizmasının siyasi günlük tartışmalardan ve partizan çıkarlardan uzak, tamamen hukuki ve liyakat esaslı çalışması toplumun her kesiminde adalet duygusunu pekiştirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Objektif Yaptırımlar:</strong>&nbsp;Kurallara aykırı hareket eden siyasetçiler için uygulanacak yaptırımların kişiye veya partiye göre değil, evrensel etik ilkelerine göre tarafsızca devreye girmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sistem Gözetimi:</strong>&nbsp;Sadece cezalandıran değil, aynı zamanda siyasi kültürü eğiten, rehberlik eden ve şeffaflığı teşvik eden bir akıl merkezi olarak görev yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mekanizmanın varlığı, siyasetin kirlenmesini önleyen en güçlü kalkan olacak ve devlete olan güveni en üst seviyeye taşıyacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal hayatta ve siyasette adaletin, şeffaflığın ve ortak aklın egemen olduğu yönündeki her adım, toplumda büyük bir&nbsp;<strong>olumlu enerji</strong>&nbsp;ve umut dalgası yaratacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşın siyasete olan inancının tazelediği, liyakatin ve etik değerlerin ön planda olduğu bir düzen; hem iç huzurumuzu pekiştirecek hem de ülkemizin geleceğe daha güçlü, kenetlenmiş bir şekilde yürümesini sağlayacaktır. Bahsettiğiniz bu ilkeli, adil ve kucaklayıcı vizyon, hem devlet aklının hem de millet iradesinin en sağlıklı buluşma noktasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Devlete ve Millete Zeval Vermesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskani-durandan-yeni-nesil-suc-orgutleri-mesaji-gecit-vermeyecegiz-26392a9ca733d-8db4-44f1-900c-99442ae339ee2026-09-15T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz'

İletişim Başkanı Duran’dan yeni nesil suç örgütleri mesajı: 'Geçit vermeyeceğiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<h2><span style="font-size:18px">'yeni nesil suç örgütleri&nbsp;çok boyutlu bir güvenlik sorunudur'</span></h2><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı Duran, sanal medya hesabından yaptığı açıklamada, "<strong>Yeni nesil suç örgütleri hem asayişi tehdit eden hem de çocuklarımızı ve gençlerimizi hedef alan yapılardır. Sosyal medya ve dijital mecraları suçun propagandası ve eleman devşirme aracı olarak kullanan bu yapılar, uluslararası bağlantılar ve finansal ağlarla hareket eden çok boyutlu bir güvenlik sorunudur. Bu yapılara karşı mücadele, sahadaki suç unsurlarının etkisiz hale getirilmesinden örgüt yöneticileri ve azmettiricilerin adalet önüne çıkarılmasına, finans kaynaklarının kesilmesinden dijital mecralardaki suç propagandasının önlenmesine kadar devletimizin her kademesinin katılımıyla bütüncül bir anlayışla yürütülmektedir. Çocuklarımızı ve gençlerimizi suç ağlarının istismarından koruyacak sosyal politikaların güçlendirilmesi, risklerin erken tespit edilmesi ve ailelerin desteklenmesi gibi çok boyutlu bir mücadele stratejisiyle geleceğimize kasteden bu yapılara geçit vermeyeceğiz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde; milletimizin huzurunu, çocuklarımızın geleceğini ve kamu düzenini hedef alan hiçbir suç yapılanmasına müsamaha göstermeyecek, yeni nesil suç örgütleriyle mücadelemizi hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde kararlılıkla sürdüreceğiz</strong>" ifadelerini kullandı. - TÜRKGÜN</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-egitimde-firsat-esitligini-yayginlastirmak-egitimin-kalitesini-artirmak-icin-her-turlu-imkani-seferber-etmis-durumdayiz-263917d54ef25-9d74-4a20-b1a7-6ef6260b97cc2026-09-15T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”

Erdoğan: “Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumdayız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Gazi Anadolu Lisesi'nde "2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Açılışı ve Ankara'da Yapımı Tamamlanan Eğitim Yatırımlarının Toplu Açılış Töreni"ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni bir eğitim-öğretim yılının heyecanını, umudunu ve sevincini hep birlikte yaşadıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Bu tatlı heyecanı, 42 yıllık geçmişiyle Başkent Ankara'nın en gözde eğitim kurumlarından biri olan Gazi Anadolu Lisesi'nde sizlerle beraber yaşamaktan duyduğum memnuniyeti ifade etmek istiyorum. Geçen hafta ilkokul ve ortaokul ilk sınıfları ile anaokullarımızı neşeyle dolduran yavrularımız uyum haftası kapsamında okullarına başlamıştı. Bugün de 'Mayamız Birlik İlk Dersimiz Kardeşlik' temasıyla tüm öğrencilerimiz okullarıyla buluştular. Öncelikle 2026-2027 Eğitim-Öğretim Yılı'nın öğrenci ve öğretmenlerimiz başta olmak üzere eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOCUKLARIMIZIN BAŞARI GRAFİĞİ HER YIL YÜKSELİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin dört bir yanında görev yapan öğretmenlere selamlarını gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, hayat yolculuklarında çocukların ellerinden tutan, onların yolunu ve ufkunu aydınlatan tüm hocalara şükranlarını sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vazifeleri sırasında şehit düşen, afet ve kazalarda hayatını kaybeden, ebediyete uğurladıkları tüm eğitim neferlerini rahmet ve minnetle yâd eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Rabbim ruhlarını şad, mekânlarını cennet eylesin" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü programda olduğu gibi her eğitim-öğretim yılı başlangıcında zihni açık, ufku geniş, bilgili, kültürlü, donanımlı, öz güven sahibi nesillerin yetişmekte olduğunu görmenin bahtiyarlığı içerisinde olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Gençlerimizle, evlatlarımızla her buluşmamızda şuna şahit oluyorum. Birileri sürekli kötümser senaryolar yazsa da gerçekten başarılı, dünyayı takip eden, teknolojiyi iyi kullanan, kendini geliştirmeye çalışan pırıl pırıl, ışıl ışıl bir gençlik filiz veriyor. Sadece eğitimde değil, sporda, sanatta, bilimde ve diğer alanlarda maşallah çocuklarımızın başarı grafiği her yıl yükseliyor. İşte en son az önce de ekranda ifade edildiği gibi PISA 2025 sonuçları bu tespitimizi bir kere daha teyit etti. 91 ülkenin katıldığı PISA 2025 Raporu'na göre, Türkiye fen bilimleri, matematik ve okuma becerileri alanında OECD ülkeleri arasında puanını en fazla artıran ülke oldu. Türkiye'nin her üç alandaki başarı sıralaması yüzde 50 oranında arttı. Her üç alanda da performansını anlamlı düzeyde artıran tek ülke olduk. Fırsat eşitliği açısından ise avantajlı ve dezavantajlı öğrenci grubunda performansını yükselten tek OECD ülkesi Türkiye'ydi. PISA sonuçlarının eğitim camiamıza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarılı sonucun alınmasında emeği geçen tüm öğretmen, öğrenci ve velilerimizi gönülden tebrik ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“NE YAPIYORSAK SİZLERİN BAŞARISI İÇİN YAPIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Burada şunu da üzülerek söylemek durumundayım. Milletçe hepimizi sevindirmesi gereken bu başarıyı maalesef birilerinin karalamaya, küçümsemeye, önemsizleştirmeye çalıştıklarını da görüyoruz. Hayata yalnızca siyasi ve ideolojik çıkarlar üzerinden bakan bu kompleksli zihniyeti kendi hezeyanlarıyla baş başa bırakıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Biz onları umursamıyoruz. Siz de moralinizi bozmalarına izin vermeyin. Bu ülkenin Cumhurbaşkanı olarak kıvanç kaynağımız olan tüm öğrenci ve öğretmenlerimizle iftihar ediyoruz. İstikbalimizin güvencesi olarak gördüğümüz her bir evladımızın bugün bir kez daha alnından öpüyor, hepsini muhabbetle kucaklıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğrenci ve öğretmenlere hitaben, "Şunu bilmenizi isterim ki ne yapıyorsak sizlerin başarısı için yapıyoruz. Çocuklarımızın daha müreffeh, daha güçlü, itibarlı ve kalkınmış bir ülkede yaşaması için yapıyoruz. Gençlerimizin hayallerine giden yolu ardına kadar açmak için yapıyoruz. Öğretmenlerimizin bilgi ve birikimlerini öğrencilerine tam ve eksiksiz bir şekilde aktarabilmeleri için yapıyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HAZIRLADIĞIMIZ TÜM BÜTÇELERDE ASLAN PAYINI EĞİTİME AYIRDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göreve geldikleri günden itibaren eğitime özel önem verdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her şey eğitimle başlar dedik. Eğitim olmazsa diğer her şey eksik kalır, yarım kalır dedik. Hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime ayırdık. 2002 yılında merkezi bütçeden eğitime ayrılan pay yüzde 7,6 ile dördüncü sıradayken son 24 yıldır hep ilk sırada oldu. Hatta bu payı iki katına çıkararak, 2026 yılında yüzde 15,33'e ulaştırdık. 2002 yılında 343 bin olan derslik sayısı bugün 626 bine çıktı. Bakınız sadece Ankara'mızda son iki yılda yatırım tutarı 1 milyar 989 milyon lirayı bulan tam 30 yeni okul açtık. 544 yeni dersliği hizmete verdik. Bugün aynı zamanda bunların toplu açılışını sizlerle birlikte gerçekleştiriyoruz. Yeni okullarımızın şehrimize hayırlı olmasını temenni ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm yatırımlarının ve bütün çabalarının yarının Türkiye'sini en iyi, en modern, en dayanıklı şekilde inşa etmek için olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bunlar, hangi gelir seviyesinden olursa olsun, evlatlarımızın tamamının eşit ve adil eğitim imkânlarına sahip olması içindir. Bunlar, eğitime hayat veren sınıfın kalbi ve ruhu olan öğretmenlerimizin görevlerini gönül huzuruyla yerine getirebilmeleri içindir. Bunlar, Çankaya'dan Sincan'a, Mamak'tan Keçiören'e Ankara'mızın her ilçesinde çocuklarımızın daha iyi şartlarda eğitim görmesi içindir" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN EĞİTİM ALTYAPISINI GÜÇLENDİRMEYE DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimde fırsat eşitliğini yaygınlaştırmak, eğitimin kalitesini artırmak için her türlü imkânı seferber etmiş durumda olduklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "2003'ten bu yana yürüttüğümüz Ücretsiz Ders Kitabı Projesi'yle okullar açıldığında kitapları evlatlarımızın sıralarında hazır ettik. Bugüne kadar 4 milyar 306 milyondan fazla ders kitabını öğrencilerimizle buluşturduk. İnşallah bundan sonra da Ankara'yla birlikte Türkiye'nin eğitim altyapısını güçlendirmeye devam edeceğiz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, öğretmen ve öğrencilere seslenerek, şu ifadeleri kullandı: "İnsanı diğer canlılardan ayıran, kendi hakikatinin farkına varabilmesidir. İyiyi kötüden, doğruyu yanlıştan ayırma kabiliyeti fıtratımıza yerleştirilmiş bir pusuladır. Maarif, bu pusulayı ince ayarla geliştirip insanın içindeki o cevheri açığa çıkarma mücadelesidir. İnsanın içindeki öz hiçbir çağda değişmez. Değişen, sadece onu hayata taşıma tarzımızdır. Değişen, çocuklarımıza neyi, hangi usulle öğrettiğimiz, hangi imkânlarla onları donattığımız, hangi becerilerle öğrencilerimizi teçhiz ettiğimizdir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“YENİ DÜNYADA BAŞARILI OLMAK İÇİN DEĞİL, AYAKTA KALMAK İÇİN DE NİTELİKLİ EĞİTİME İHTİYACIMIZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel rekabetin kızıştığı, bilim ve teknolojinin mesafeleri ortadan kaldırdığı yeni bir dünyada yaşadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyoruz ki bugünün ve geleceğin dünyasında ilerlemenin, kalkınmanın, uluslararası rekabette öne geçmenin yolu eğitimde alınan mesafedir. Sadece bu yeni dünyada başarılı olmak için değil, ayakta kalmak için de nitelikli eğitime ihtiyacımız var" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunun için yapılması gerekenlerin aslında belli olduğunu ifade ederek, şöyle devam etti: "Bir defa öğrencilerimizin vizyonu, ufku, zihni öncelikle olabildiğince geniş olacak, açık olacak. Evlatlarımız önce kendi ülkesini, kendi milletini iyi tanıyacak. Bununla yetinmeyip gönül coğrafyamızı iyi tanıyacak, dünyayı iyi tanıyacak. Çağın nimetleri olan teknolojiyi, interneti, yapay zekâyı çok iyi kullanırken bunların taşıdığı risklere karşı uyanık olacak, teknolojinin esiri olmayacak."</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin, kendilerine emanet edilen öğrencileri en güzel şekilde yetiştirirken onların iyi birer fert olması için gayret göstermesinin önemine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ailelerimiz, sınav başarısını önemsedikleri kadar çocuklarımızın ahlaklı, saygılı, milli ve manevi değerlerine bağlı olmalarını da önemseyecek" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bunlar sağlandığında hem içinde bulundukları çağın tehlikelerinden korunmuş olacaklarına hem de küresel rekabette öne çıkmış olacaklarına inandığını belirterek, şunları kaydetti: "Diğer türlü ya bu yarışta geriye düşeriz ya da millet olarak bizi biz yapan değerlerimizi kaybederiz. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'miz, işte bu hassasiyetlerin neticesinde vücut bulmuş kuşatıcı bir modeldir. Modelimizin özünde, çağın bilgisiyle bu milletin köklü değerlerini birleştiren 'köklerden geleceğe' anlayışı yatıyor. Modelimizle bilgiyi sadece ezberleyen değil, o bilgiyi kullanabilen, eleştirel düşünebilen, problem çözebilen, sorumluluk sahibi, yetkin ve erdemli bir nesil yetiştirmeyi hedefliyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunda da muradımız şudur, yarının mühendisleri, yarının doktorları, yarının öğretmenleri, bilim insanları, sanatçıları, yazarları, şairleri, siyasetçileri, bürokratları işte bu sıralardan çıkacak; Gazi Anadolu Lisesi gibi okullarımızdan çıkacak. İnşallah, Türkiye'yi gençlerimiz yönetecek. Türk milletine, bugün okullarına başlayan yavrularımız hizmet edecek. Şahsen ömrümüzü adadığımız büyük ve güçlü Türkiye davasını onlar omuzlayacak, gençlerimiz omuzlayacak. Bu zorlu mücadelenin bayraktarlığını onlar yapacak, sizler yapacaksınız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİZİ GÖZÜ GİBİ KORUYAN, SİZİN İÇİN TÜM GÜCÜNÜ KULLANAN BÜYÜK BİR DEVLETİNİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Asıl meselenin bu neslin, bu mukaddes sancağı taşırken, bu kutlu mücadeleyi verirken ihtiyaç duyacağı her türlü kabiliyete sahip olması olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aklı ilimle, kalbi değerlerimizle, yüreği vatan sevgisiyle yoğrulmuş böyle bir neslin Türkiye Yüzyılı'nın en sağlam teminatı olacağına inanıyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu hedeflerin gerçeğe dönüşmesinin öğretmenlerin vereceği samimi desteğe bağlı olduğuna işaret ederek, öğretmenlerden öğrencileri okumaya, araştırmaya, düşünmeye daha fazla teşvik etmelerini istedi, emekleri ve fedakârlıkları için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Çok sevgili evlatlarım, sizlerden de bazı beklentilerim var. Dünya sürekli değişiyor olsa da başarının formülü asırlardır değişmedi. Hep söylediğim gibi, okuyun, düşünün, uygulayın, neticelendirin. Kendinize inanın. Milletinize ve devletinize güvenin. Hayatta başarılı olma umudunuzu hiçbir zaman yitirmeyin. İman ve inanç olduğu sürece imkânın da olacağını aklınızdan çıkarmayın. Hani merhum Necip Fazıl diyor ya, 'Bir gençlik, bir gençlik, bir gençlik... Zaman bendedir ve mekan bana emanettir şuurunda bir gençlik...' İşte üstadın tarif ettiği o nesil sizlersiniz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sizlerden büyük düşünmenizi, önünüze büyük hedefler koymanızı, o hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Şunu da lütfen unutmayın. Sizler kapasite olarak, birikim ve yetenek olarak, imkânlar açısından başka ülkelerdeki akranlarınızdan asla geride değilsiniz. Biraz önce de söyledim. Hemen her alanda birinci sınıf imkânlara, sizleri candan seven öğretmenlere, size değer veren, sizin kendinizi en iyi şekilde yetiştirmeniz için hiçbir fedakârlıktan kaçınmayan ailelere sahipsiniz. Aynı zamanda sizi gözü gibi koruyan, sizin için tüm gücünü kullanan büyük bir devletiniz var."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SİZLERDEN KENDİNİZE GÜVENMENİZİ, ÜLKENİZE GÜVENMENİZİ İSTİYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz hangi görüşe, kökene, gelir grubuna ait olursa olsun hiçbir evladımızı sokakta bulmadık, sokakların insafına da terk etmedik. Sizler bizim göz bebeğimizsiniz. Hasbahçemizin güllerisiniz. Sizlerden kendinize güvenmenizi, ülkenize güvenmenizi, özellikle sosyal medyada köpürtülen sahte ve sanal hikâyelere bakıp da ümitsizliğe asla kapılmamanızı istiyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilere, "İnanıyorsanız mutlaka başaracaksınız. Kendinize güveniyorsanız, hayallerinizi inşallah gerçekleştireceksiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Düzenli ve disiplinli bir şekilde çalıştığınız sürece yolunuz da bahtınız da Allah'ın izniyle sonuna kadar açıktır. Bunun için bir gününüzü bile boşa geçirmeden geleceğe hazırlanmanız, bilginize yeni bilgiler, fikirlerinize yeni fikirler eklemeniz çok önemlidir. Siz evlatlarımdan, ufkunuzu geniş, zihninizi açık, merakınızı her zaman canlı tutmanızı bekliyorum. Ben sizlere inanıyor, sizlere sonsuz derecede güveniyorum. Gözlerinizdeki ışıltıda, Türkiye'nin yarınlarını görüyor, heyecanlanıyorum. Bu düşüncelerle sözlerime son verirken yeni eğitim öğretim yılının bir kez daha hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Öğrencilerimize, öğretmenlerimize, velilerimize eğitim öğretim camiamızın tüm paydaşlarına başarılarla dolu bir yıl diliyorum. Açılışını yaptığımız eğitim kurumlarımız Ankara'mıza hayırlı, uğurlu olsun diyor, sizleri bir kez daha sevgiyle, saygıyla selamlıyor, evlatlarımızın her birinin gözlerinden öpüyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-okul-kantinleri-cocuklarimizin-guvenlik-zincirinin-bir-parcasidir-26389558b6d35-c8ae-4d9e-8a24-0b98fd043a892026-09-15T07:23:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: OKUL KANTİNLERİ ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİK ZİNCİRİNİN BİR PARÇASIDIR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Okullarda bu yıl eğitim öğretim başlaması ile sıkı tedbirler alındı. İçişleri Bakanımız çok ciddi denetim uyguluyor. Milli Eğitim Bakanımızda. Bu arada okul kantinlerinin de sıkı denetlenmesi, (Fiyat, satılan mal ve ürün, orada çalışanların güvenlik durumları gibi) gerekir. Bilindiği üzere, milli eğitim kantin ihalelerine katılım yapacak olanlar ile çalışanlar hakkında devletimizin “YİYECEK İÇECEK HİZMETLERİ ALANI KANTİN İŞLETMECİLİĞİ KURS PROGRAMI “ adı altında hayat boyu öğrenme genel müdürlüğünce takip edilen bir sistemi vardı. “MESLEKİ YETERLİLİK KURUMU SINAV, ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE BELGELENDİRME YÖNETMELİĞİ” vardı. Bu yönetmelik 30/12/2008 tarihli ve 27096 sayılı resmi gazetede yayınlanmış idi. Sonra bu yönetmelik değiştirildi. Şimdi bu değişen yönetmeliklerde kantin işleteceklerin belgeleri dışarıda yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından veriliyor. İşte tam da burada, değerli ilgili yetkililerimize seslenmek istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın İçişleri Bakanımız,<br />Sayın Millî Eğitim Bakanımız,<br />Sayın Tarım ve Orman Bakanımız,<br />Sayın Mesleki Yeterlilik Kurumu Başkanımız ve ilgili tüm yetkililere,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni eğitim-öğretim yılının başlamasıyla birlikte ülkemizde okullarımızın ve okul çevrelerinin güvenliği konusunda önemli tedbirler alınmaktadır. Bu hassasiyeti son derece değerli buluyorum, emeği geçen herkese duacıyım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak çocuklarımızın güvenliğini konuşurken, okul kapısından içeri giren herkes kadar,&nbsp;<strong>okul içerisinde çocuklarımızla doğrudan temas eden işletmelerin ve çalışanların da güvenlik açısından değerlendirilmesi gerektiğini</strong>&nbsp;düşünüyorum. Bunların en başında da okul kantinleri gelmektedir.&nbsp;<strong>Okul kantini sadece bir ticari işletme değildir.&nbsp;</strong>Bir okul kantini; öğrencilerin her gün alışveriş yaptığı, yiyecek ve içecek tükettiği, kantin çalışanlarının çocuklarımızla sürekli temas ettiği bir alandır. Bu nedenle okul kantinini yalnızca “ihaleyi alan kişinin ticari faaliyeti” olarak görmek yeterli değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada aynı anda;&nbsp;<strong>çocuk güvenliği, gıda güvenliği, hijyen, kamu düzeni, tüketici hakları ve mesleki yeterlilik&nbsp;</strong>söz konusudur. O halde şu soruyu açıkça sormam gerekiyor:&nbsp;<strong>Okul kantini işletmek için gerekli mesleki yeterlilik ile okul ortamında çocuklarla doğrudan temas ederek kantin işletmeye güvenlik bakımından uygun olmak aynı şey midir?</strong>&nbsp;Bana göre bu iki husus mutlaka ayrı ayrı değerlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesleki yeterlilik sistemi konusunda kamuoyunun kafasında soru işaretleri oluşmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Geçmiş yıllarda Millî Eğitim Bakanlığına bağlı Hayat Boyu Öğrenme sistemi içerisinde kantin işletmeciliğine yönelik eğitim ve değerlendirme süreçleri uygulanmıştır. Bugün ise Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından&nbsp;<strong>Kantinci (Seviye 4)</strong>&nbsp;ulusal yeterliliği kapsamında sınav ve belgelendirme sistemi uygulanmaktadır. Burada önemli olan herhangi bir sistemi peşinen suçlamak değildir. Tam tersine,&nbsp;<strong>sistemin gerçekten ne kadar sıkı çalıştığını ortaya koymaktır.&nbsp;</strong>Kamuoyunun şu sorulara açık ve net cevapları bilmeye hakkı vardır:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Kantinci Seviye 4 sınavlarında kaç kişi sınava girmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Kaç kişi başarılı olmakta, kaç kişi başarısız olmaktadır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Performansa dayalı sınavlar gerçekten uygulamalı olarak yapılmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınavlar gerektiğinde sonradan denetlenebilecek şekilde kayıt altına alınmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Sınav ve belgelendirme kuruluşları hangi sıklıkta denetlenmektedir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Belgelendirme kuruluşlarının başarı oranları izlenmekte midir?</span></li><li><span style="font-size:18px">Aynı kuruluşun olağan dışı yüksek başarı oranları göstermesi halinde ayrıca inceleme yapılmakta mıdır?</span></li><li><span style="font-size:18px">Verilen belgeler daha sonra iptal edildiğinde bu durum okul kantini ihale sistemine yansımakta mıdır?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bunlar suçlama değildir. Bunlar&nbsp;<strong>kamu adına sorulması gereken denetim sorularıdır.</strong><strong>Bir belge, her şeyi göstermeyebilir.&nbsp;</strong>Bir kişinin mesleki yeterlilik belgesine sahip olması, o kişinin kantincilik mesleğinin teknik gereklerini yerine getirebildiğini gösterebilir. Fakat okul kantini söz konusu olduğunda bunun yanında başka sorular da vardır:&nbsp;<strong>Çocuklarla aynı ortamda bulunması bakımından uygun mudur?</strong><strong>Adli yönden gerekli kontroller yapılmış mıdır? Kantinde çalıştıracağı kişiler aynı kontrollerden geçirilmekte midir? İhale sırasında beyan edilen personel ile fiilen çalışan personel aynı mıdır? Sonradan işe alınan personel için aynı güvenlik prosedürü uygulanmakta mıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele budur.&nbsp;<strong>“İhaleyi kazandı” demek “her açıdan uygundur” demek değildir.&nbsp;</strong>Kantin ihalesini kazanan kişinin mesleki şartları yerine getirmesi elbette önemlidir. Ancak okul kantini, çocukların bulunduğu özel bir ortamdır. Dolayısıyla devletin burada yalnızca:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Belgesi var mı?”</strong>&nbsp;diye sorması değil;&nbsp;<strong>“Bu kişinin okul kantinini işletmesi bakımından bütün yönleriyle gerekli şartları taşıyor mu?”</strong>&nbsp;diye de sorması gerekir. Aynı durum kantinde çalışan personel için de geçerlidir.&nbsp;<strong>Asıl talebim daha sıkı ve standart bir sistemdir.&nbsp;</strong>Ben kimsenin ekmeğiyle oynanmasını istemiyorum. Hiçbir meslek grubunun haksız yere zan altında bırakılmasını da istemiyorum. Tam tersine;&nbsp;<strong>işini dürüst yapan, belgelerini usulüne uygun alan, çocuklarımızın sağlığına ve güvenliğine önem veren kantin işletmecilerinin korunmasını istiyorum.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yolu da bütün işletmecilere ve çalışanlara aynı, açık ve denetlenebilir kuralların uygulanmasıdır. Türkiye'nin bir okulunda başka, diğer okulunda başka; bir ilçede başka, diğer ilçede başka kriterlerin uygulanması yerine mümkün olduğunca&nbsp;<strong>ulusal ve standart bir okul kantini güvenlik sistemi</strong>&nbsp;oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önerim açıktır.&nbsp;</strong>Okul kantini ihalesine girecek kişi için;&nbsp;<strong>mesleki yeterlilik + adli uygunluk + gıda güvenliği + hijyen + çalışan güvenliği + mevzuata uyum</strong>&nbsp;birlikte değerlendirilmelidir. Kantinde çalışacak her personel de aynı şekilde kayıtlı ve denetlenebilir olmalıdır. Personel değiştiğinde okul yönetiminin ve ilgili makamların bundan haberdar olması sağlanmalıdır. Kantinin işletme süresi boyunca da denetimler devam etmelidir. Çünkü ihale günü uygun olan bir işletmenin, ihale sonrasında aynı şartları koruyup korumadığı da önemlidir.&nbsp;<strong>Denetim yalnızca evrak üzerinden yapılmamalıdır.&nbsp;&nbsp;</strong>Okul kantinlerinde; satılan ürünler, ürünlerin son kullanma tarihleri, muhafaza koşulları, hijyen, fiyatlar, çalışanların belgeleri, çalışanların kimlik bilgileri, işletmecinin sözleşme şartlarına uyumu, gerekli adli ve güvenlik kontrolleri bir bütün olarak denetlenmelidir. Üstelik bu denetimlerin yalnızca şikâyet üzerine değil,&nbsp;<strong>düzenli ve gerektiğinde habersiz</strong>&nbsp;yapılması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın Bakanlarımıza çağrımdır.&nbsp;</strong>Devletimiz okul çevrelerinde uyuşturucu, şiddet, suç ve diğer güvenlik risklerine karşı mücadele ederken, çocuklarımızın okul içerisinde temas ettiği bütün alanların da aynı güvenlik anlayışı içerisinde değerlendirilmesini gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle ilgili kurumlarımızdan;&nbsp;<strong>okul kantinleri konusunda mevcut mevzuatın yeniden gözden geçirilmesini, MYK Kantinci Seviye 4 belgesinin okul kantini işletmek bakımından tek başına yeterli olup olmadığının değerlendirilmesini, kantin işletmecileri ve çalışanları bakımından standart adli/güvenlik kriterlerinin belirlenmesini, MYK sınav ve belgelendirme kuruluşlarının etkin biçimde denetlenmesini, okul kantini ihalelerinde Türkiye genelinde mümkün olduğunca standart kriterler uygulanmasını, kantinlerde düzenli ve habersiz denetimlerin artırılmasını, saygı ile&nbsp;</strong>talep ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve en önemlisi:&nbsp;<strong>Çocuklarımızın güvenliği konusunda hiçbir boşluk bırakılmamasını istiyorum.&nbsp;</strong>Bugün alınacak küçük bir önlem, yarın karşılaşılabilecek büyük bir sorunun önüne geçebilir. Bu nedenle mesele bir kantin ihalesi meselesi değildir.&nbsp;<strong>Mesele çocuklarımızın bulunduğu okul ortamlarında devletin güvenlik ve denetim zincirinin eksiksiz kurulması meselesidir.</strong>&nbsp;Kimseyi suçlamadan, kimseyi hedef göstermeden, ancak hiçbir ihtimali de görmezden gelmeden;&nbsp;<strong>“Çocuklarımız söz konusuysa denetim en üst seviyede olmalıdır”&nbsp;</strong>diyorum. Devletimizin ilgili bütün kurumlarını bu konuda gerekli incelemeleri yapmaya, varsa mevzuat boşluklarını tespit etmeye ve gerekli tedbirleri almaya davet ediyorum.&nbsp;<strong>Çocuklarımızın güvenliği için; bugün tedbir, yarın pişmanlıktan daha değerlidir.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah devlete ve millete zeval vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/lgbt-derneklerinin-valilik-raporlari-ortaya-cikti-6-dernege-32-milyon-tlyi-asan-yurt-disi-yardim-26388019591e7-1632-4166-ace5-fd0da043fc1f2026-09-14T13:49:00+03:00HABER MERKEZİ LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım

LGBT derneklerinin valilik raporları ortaya çıktı: 6 derneğe 32 milyon TL’yi aşan yurt dışı yardım

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturması kapsamında operasyon yapılan 6 LGBT derneğine ilişkin İstanbul Valiliği denetim raporları ortaya çıktı. Raporlarda; milyonlarca liralık yurt dışı yardım trafiğinin yanı sıra eksik ve usulsüz tutulan defterler, denetime sunulmayan mali belgeler, izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti ve yabancı fon kuruluşlarından gelen ödemelere ilişkin dikkat çekici tespitlere yer verildi. Valilik denetim komisyonları, elde edilen bulguları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Kaçakçılık, Narkotik ve Ekonomik Suçlar Soruşturma Bürosunun 2026/143015 sayılı soruşturması kapsamında incelemeye alınan Lambda İstanbul, SPoD, HEVİ, LİSTAG, Pozitif Yaşam ve Pozitif İz derneklerine ilişkin İstanbul Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü tarafından hazırlanan denetim raporlarının ayrıntıları ortaya çıktı.<br />Raporlarda Başsavcılığın 4 Eylül 2026 tarihli yazısına yer verilerek soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “müstehcenlik” ve “Dernekler Kanununa muhalefet” suçları yönünden yürütüldüğü belirtildi. Denetim komisyonları da derneklerin tüzüklerini, faaliyetlerini, mali kayıtlarını ve defterlerini ayrı ayrı inceledi. &nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 HESAPLARINDA 32,1 MİLYON TL YURT DIŞI YARDIM<br />Denetim raporlarının 1 Ocak-31 Aralık 2025 hesap özetlerindeki “Yurt Dışından Alınan Yardım” kalemleri birlikte değerlendirildiğinde, altı dernekte toplam 32 milyon 149 bin 513 liralık yurt dışı yardım kaydı bulunduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Listenin ilk sırasında 11 milyon 199 bin 123 TL ile SPoD yer aldı. SPoD'u 7 milyon 402 bin 346 TL ile HEVİ, 7 milyon 237 bin 601 TL ile Pozitif Yaşam, 2 milyon 885 bin 811 TL ile Pozitif İz, 2 milyon 583 bin 195 TL ile LİSTAG ve 841 bin 434 TL ile Lambda İstanbul izledi. Böylece yalnız SPoD, HEVİ ve Pozitif Yaşam'a kaydedilen yurt dışı yardımlar, altı derneğin toplamının yaklaşık yüzde 80'ini oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">HOLLANDA, ALMANYA, İSVEÇ VE AVRUPA'DAN LİSTAG'A PARA TRAFİĞİ<br />LİSTAG'a ilişkin raporun en dikkat çekici bölümlerinden birini 2024-2026 yıllarındaki yurt dışı yardımları oluşturdu. Valilik raporunda yardımı yapan kuruluşlar, ülkeler, tarihler ve tutarlar tek tek sıralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıtlara göre European Endowment for Democracy tarafından Belçika üzerinden 2025 ve 2026'da 5 bin, 8 bin ve 20 bin avro olmak üzere ayrı ayrı ödemeler yapıldı. Hollanda Dışişleri Bakanlığı adına kayıtlara geçen transferler arasında 31 bin 83 avro, 17 bin 258 avro ve 7 bin 173 avroluk ödemeler bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Almanya Başkonsolosluğu adına da 2024 yılı içerisinde 14 bin 843 avro, 7 bin 135,25 avro, 6 bin 20 avro, 5 bin 730,75 avro ve 3 bin 723 avroluk beş ayrı yardım kaydı yer aldı. Raporda ayrıca İsveç İstanbul Başkonsolosluğundan 1 milyon 241 bin 820 TL yardım alındığı belirtildi. Denetimde LİSTAG'ın üye kayıt defterinde de üyeliğe giriş tarihi gibi yazılması zorunlu bazı bilgilerin bulunmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POZİTİF YAŞAM'A BM, AB VE GILEAD KAYNAKLI ÖDEMELER<br />Pozitif Yaşam Derneğinin raporunda ise 2024-2026 dönemini kapsayan 26 ayrı yurt dışı yardım kaydı yer aldı. Yardım yapanlar arasında Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu, Avrupa Komisyonu, Gilead Sciences ve İngiltere merkezli UK Online Giving Foundation bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporda Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu adına kaydedilen ödemeler içerisinde 23 Şubat 2024'te 11 milyon 786 bin 253 TL, 28 Mart 2024'te 12 milyon 380 bin 298 TL, 4 Haziran 2024'te 9 milyon 153 bin 108 TL ve 8 Temmuz 2024'te 4 milyon 71 bin 919 TL gibi dikkat çekici tutarlar yer aldı. 2025 yılı kayıtlarında da aynı kaynaktan çok sayıda ödeme bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gilead Sciences tarafından ise 12 Şubat 2025 tarihinde 33 bin dolar, Avrupa Komisyonu tarafından farklı tarihlerde avro cinsinden ödemeler yapıldığı görüldü. UK Online Giving Foundation adına da çok sayıda ayrı transfer kayıt altına alındı.<br />BİR DERNEĞİN BAŞKANI DİĞERİNE PROJE DANIŞMANI<br />Pozitif Yaşam raporunda dernekler arasındaki ilişkiye dair ayrıca dikkat çekici bir tespite yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetim komisyonu, proje sözleşmelerinin incelenmesi sonucunda HEVİ Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Murat Karakuzu'nun Pozitif Yaşam Derneğine proje danışmanlığı yaptığını tespit etti. Raporda bu durum, “LGBTİ+ dernek yöneticilerinden proje danışmanlığı alınmaktadır” başlığı altında kayda geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POZİTİF İZ'DE MALİ DEFTER VE GİDER BELGELERİ DENETİME SUNULMADI<br />Valilik raporlarında en kapsamlı defter ve belge tespitlerinden biri Pozitif İz Derneğinde yapıldı. Denetim komisyonu; derneğin 2024, 2025 ve 2026 yıllarına ait mali defterlerinin ve aynı yıllara ait gider belgelerinin denetime ibraz edilmediğini tutanak altına aldı. Raporda bu durumun Dernekler Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince mahkemeye bildirilmesi gerektiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar defterinde de bazı yönetim kurulu kararlarının bilgisayar çıktısı olarak A4 kâğıdına basılıp deftere yapıştırıldığı, birden fazla sayfadan oluşan kararlarda yalnız son sayfada imza bulunduğu tespit edildi. Bu nedenle dernek başkanı hakkında 15 bin 29 TL idari para cezası uygulanması gerektiği değerlendirmesine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üye kayıt defterinde bazı kişilerin T.C. kimlik numarası ve anne adı bilgilerinin bulunmadığı, gelir alındı belgelerinin düzenlenmesinde de eksiklikler olduğu kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İSVİÇRE'DEN DÖRT AYRI 15 BİN DOLARLIK ÖDEME<br />Pozitif İz'e ilişkin DERBİS kayıtlarında ise International AIDS Society tarafından İsviçre'den dört ayrı yardım gönderildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapor tablosuna göre 18 Mart 2024, 20 Aralık 2024, 4 Mart 2025 ve 19 Aralık 2025 tarihlerinde 15'er bin dolar olmak üzere toplam 60 bin dolar gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LAMBDA'DA İZİNSİZ LOKAL/KÜLTÜR MERKEZİ TESPİTİ<br />Lambda İstanbul'a ilişkin denetim raporunda ise dört ayrı başlıkta eksiklik belirlendi. Rapor, evrak kayıt defterinin usulüne uygun tutulmadığını, dernekten çıkan ve derneğe gelen bazı evrakların kayıt altına alınmadığını belirledi. Bu nedenle dernek başkanı hakkında 11 bin 977 TL idari para cezası uygulanması gerektiği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Derneğin kullandığı bir evrak kayıt defterinin kaybolduğu gerekçesiyle zayi davası açıldığı, daha sonra yeni defter tasdik ettirildiği ancak eski defterin de bulunduğu ve böylece iki evrak kayıt defterinin ortaya çıktığı belirtildi. Karar defterinde de karar metni ile imzalar arasında boşluk bırakılması gibi eksiklikler tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En dikkat çekici tespit ise dernek merkezinde izinsiz lokal/kültür merkezi faaliyeti yürütüldüğü yönünde oldu. Denetçiler, söz konusu faaliyet için yetkili makamlardan alınmış ruhsat, iktisadi işletme vergi levhası veya lokal izin belgesi bulunmadığını kayda geçirdi. Bunun için de dernek başkanı hakkında ayrıca 15 bin 29 TL idari para cezası uygulanması gerektiği değerlendirildi. İki ayrı başlıkta öngörülen ceza toplamı 27 bin 6 TL'ye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">SPoD'DA ÜYE KAYITLARI EKSİK<br />2025 yılı mali bilgilerinde 11,2 milyon TL ile altı dernek arasında en yüksek yurt dışı yardım tutarına sahip olan SPoD'un denetiminde ise üye kayıt defteri mercek altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valilik denetçileri, üye kayıt defterinde bulunması zorunlu üyeliğe giriş tarihi bilgisinin bazı üyeler bakımından yazılmadığını tespit etti. Eksiklik nedeniyle Dernekler Kanunu'nun 17. maddesi kapsamında yönetim kuruluna tebligat yapılması gerektiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">HEVİ'NİN 2025'TE 7,4 MİLYON TL YURT DIŞI YARDIMI<br />HEVİ'ye ilişkin raporun mali bilgiler bölümünde ise 2025 yılı için 7 milyon 402 bin 346 TL yurt dışı yardım, ayrıca 3 milyon 84 bin 61 TL bağış ve yardım kaydı bulunuyor. Derneğin aynı dönem mali tablosunun genel toplamı 10 milyon 886 bin 679 TL olarak yer aldı. Raporda ayrıca dernek hakkında İstanbul 2. İdare Mahkemesinin 2023/2038 esas sayılı dosyasına ilişkin kayıt bulunduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">VALİLİKTEN SAVCILIĞA BİLDİRİM KARARI<br />Altı raporun sonuç bölümlerinde ortak bir hukuki değerlendirme dikkat çekti. Raporlarda Başsavcılığın 4 Eylül tarihli yazısındaki tespitlere yer verilirken, denetim komisyonları dernek tüzüklerini ve denetimde incelenen faaliyetleri Türk Medeni Kanunu'nun 56 ve 89. maddeleri ile Anayasa'nın 33 ve 41. maddeleri çerçevesinde değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyonlar, özellikle aile ve çocukların korunması yönünden yaptıkları değerlendirmelerin ardından, tespit edilen hususların Türk Medeni Kanunu'nun 89. maddesi ve re'sen değerlendirilecek diğer konular kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi gerektiği kanaatine vardı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/lgbt-derneklerinin-valilik-raporlari-ortaya-cikti-6-dernege-32-milyon-tlyi-asan-yurt-disi-yardim/399489</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-bakan-aya-gunese-yildiza-degil-devlete-ve-millete-bakiyor-26387025ace99-86b7-483c-b03a-0f5640f86b0b2026-09-14T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....

BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR....

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Samsun Şehir Hastanesi'nin açılış töreninde konuştu. Memişoğlu, Türkiye'de sağlık alanında büyük bir dönüşüm gerçekleştirdiklerini belirterek, sağlıktan sanayiye, eğitimden teknolojiye kadar "olmaz" denilen birçok şeyi hayata geçirdiklerini vurguladı.<br />‘’Türkiye kendi ilacını, aşısını ve cihazını geliştiriyor''<br />İnsanın en büyük zenginliğinin sağlık olduğunu vurgulayan Memişoğlu, şöyle devam etti:<br />"Anadolu bu anlayışla asırlardır insanlara şifa olmuştur. Kılıçarslan'ın kızı Gevher Nesibe Sultan adına Kayseri'de yaptırılan Gevher Nesibe Sultan Darüşşifa ve Tıp Medresesi bu anlayışımızın en güzel örneklerinden bir tanesidir. Anadolu'da atılan bu adımlar bugün geldiğimiz modern tıbbın temelini oluşturmuştur. Memleketimiz insanlığa ışık tutan böyle nice hazinelerle doludur. Bize düşen bu büyük mirası bilimin ve teknolojinin gücüyle geleceğe taşımaktır. Bugün Türkiye kendi ilacını, aşısını ve cihazını geliştiriyor. Nasıl yerli otomobilimizi, savaş uçağımızı üretiyorsak sağlıkta da kendi teknolojimizi geliştiriyoruz. Türkiye'nin sağlık sistemi dünyada örnek gösterilen bir noktaya varmıştır. Bu başarıların temelinde sizlerin bizlere duyduğu güven ve Sayın Cumhurbaşkanımızın Türkiye'nin sağlık vizyonuna yönelen güçlü iradesi vardır."<br />Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinde artık şehirler arasında mesafe olmadığına işaret ederek, "İleri tıp uygulamaları Anadolu'nun her noktasında yapılabilmektedir. Siirt'te açık kalp ameliyatı, Malatya'da karaciğer nakli, Van'da ileri cerrahi uygulamalar, Antalya'da yüksek teknoloji gerektiren tedavileri yapabiliyoruz. Çeyrek asır önce büyük şehirlerde olan birçok işlem bugün Türkiye'nin farklı şehirlerinde başarıyla uygulanıyor. Vatandaşlarımız mükemmel bir sağlık hizmetine kendi şehirlerinde ulaşabiliyorlar."<br />SAĞLIKTA BAĞIMSIZLIĞI GÜÇLENDİREN ADIMLAR<br />Türkiye'de artık hastane denildiğinde akla modern, ferah ve teknolojik altyapısıyla insana güven veren şifahaneler geldiğini söyleyen Memişoğlu, şunları kaydetti:<br />"İşte Türkiye'nin sağlıkta gerçekleştirdiği büyük dönüşümün adı budur. Bir yandan güçlü sağlık tesislerimizi ülkemize kazandırıyor diğer yandan kendi ilacımızı, aşımızı ve tıbbi cihazımızı üretmek için çalışıyoruz. Sağlıkta kendi gücümüzü, kendi teknolojimizi ve kendi üretimimizi büyütüyoruz. İşte bunun adı üreten sağlık. Solunum cihazlarımızı, dünyada yalnızca üç ülkede üretilen kalp akciğer makinesini ve otomatik şok cihazını ürettik. CAR-T hücre tedavisinden mobil dijital röntgen cihazlarına, yerli aşı ve tanı kitlerine kadar birçok ürünü bilim insanlarımızın emeğiyle geliştirdik ve milletimizin hizmetine sunduk."<br />Türkiye'nin tıbbı cihaz ihracatının ithalatı karşılama oranını yüzde 43'e yükselttiklerini ve bunu daha da yükseltmeye devam edeceklerini vurgulayan Bakan Memişoğlu, "Bunlar sağlıkta bağımsızlığımızı güçlendiren önemli adımlardır. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sağlık sanayisini inşallah Türkiye'nin lokomotif sektörlerinden biri haline getireceğiz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘’EN BÜYÜK HAZİNE SAĞLIK''<br />Sağlığın insanın sahip olabileceği en büyük hazine olduğunu dile getiren Bakan Memişoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:<br />"Gelecek nesillere bırakacağımız en değerli mirastır. Bizler koruyan sağlık vizyonumuzla hastalığa değil, aziz milletimizin sağlığına yatırım yapıyoruz. Biz hastalık değil, sağlık bakanlığıyız. Sağlıklı yaşamı hep birlikte bir kültür haline getirmek zorundayız. Bunun için sağlıklı hayat merkezlerimiz var. Ücretsiz, diyetisyen, fizyoterapist, kanser taramaları ve gebe okulu gibi birçok hizmet sunduğumuz bu merkezlerimizde 2024 yılında 55 milyon vatandaşımıza ulaştık. Aile hekimlerimizle vatandaşlarımızı arıyor şeker, tansiyon gibi kronik hastalıkların düzenli takip edilmesini sağlıyoruz. Bu kapsamda 14 milyondan fazla vatandaşımızın kronik hastalıklarını erken teşhis ederek zamanında müdahale ettik. Türkiye'yi hem sağlık hizmetlerinde hem de sağlık teknolojilerinde dünyanın öncü ülkelerinden biri haline getirmek için durmadan çalışacağız."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/saglik-bakani-kemal-memisoglu-acikladi-turkiye-kendi-ilacini-asisini-ve-cihazini-gelistiriyor/399322</p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#FF0000">NOT: </span>HABERİN BAŞLIĞINI, </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU BAKAN, AY'A, GÜNEŞ'E, YILDIZ'A DEĞİL DEVLETE VE MİLLETE BAKIYOR...." </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU ŞEKİLDE ATTIK. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ç</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>ÜNKÜ SAYIN SAĞLIK BAKANI VE ONUN GİBİ İÇİŞLERİ,&nbsp; ADALET BAKANLARI DEVLETE VE MİLLETE HİZMETİ ŞİAR EDİNMİŞLER. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH AYAKLARINA TAŞ DEĞERMESİN....</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-vatandasimizin-insanca-muamele-gorecegi-bir-saglik-sistemini-ulkemiz-genelinde-tesis-ettik-26379281e2ea7-8eee-4d9e-98fb-1e54424f35292026-09-14T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”

Erdoğan: “Vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, Samsun Şehir Hastanesi Açılış Töreni’ne katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasına alandakileri ve Samsun’un ilçelerindeki vatandaşları selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Karadeniz’in kapısı, istiklalimizin meşalesi ve öncüsü olan Samsun’a yine hizmetlerle, yatırımlarla, müjdelerle gelmenin bahtiyarlığını yaşıyorum. İşte dev Samsun Şehir Hastanesi... Laf ola beri gele yok, icraat var. Sıcağa rağmen, sevda ile bizlere gönüllerinizi açtığınız için, kadirşinaslığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAMSUN’A SEVGİMİZİ, HİZMETE ALDIĞIMIZ DEV PROJELERLE ORTAYA KOYUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rize’den geldiğini anımsatarak, Samsunlu vatandaşlara Rizelilerin kucak dolusu selamlarını getirdiğini söyledi. Rize’de yapımı tamamlanan eserlerin açılış heyecanını yaşadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, tek bir törenle toplam yatırım tutarı 10 milyar lirayı bulan proje ve eserleri milletin hizmetine sunmanın gururunu yaşadıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samsun’un gururları olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Samsun, bizim göz bebeğimiz, aşkımız, sevdamız. Bugüne kadar Samsun’a mahcup olmadık, bundan sonra da olmayacağız. Biz birileri gibi lafazanlık yapmıyoruz. Samsun’u ruhumuzla seviyoruz. Bu sevgimizi de lafta bırakmıyor eserlerimizle, icraatlarımızla, işte bugün burada olduğu gibi hizmete aldığımız dev projelerle ortaya koyuyoruz. Bir medeniyet ve kültür şehri olan, bir liman ve lojistik şehri olan, bir tarım ve sanayi şehri olan bütün yolların birleştiği bir ulaşım şehri olan Samsun’umuzun bu özelliklerini son çeyrek asırdır yaptığımız yatırımlarla güçlendirerek Samsun’a karşı olan tarihî vazifemizi yerine getiriyoruz. Şöyle bir bakın, burası Samsun Şehir Hastanesi. Laf ola beri gele yok. Şehir hastanemizin bugünden itibaren hizmete girmesiyle Samsun bütün bu vasıflarına ‘sağlık şehri’ ünvanını da ekleyecektir. Samsun Şehir Hastanemiz 234 bin metrekare alan üzerine 1027 adet deprem izolatörü kullanılarak inşa edildi. Bu ne demek? Yani burası depreme karşı her türlü dayanıklılığa sahip. 1458 yatak kapasitesi, 230 yoğun bakım yatağı, yüksek teknolojiyle donatılmış 40 ameliyathanesi, 320 polikliniği ve ağız diş sağlığı ünitesi. Tüm bunlara ilave olarak toplam 2 bin 66 araçlık otoparkıyla Samsun Şehir Hastanesi bölgemizin sağlık üssü olarak hizmet verecektir.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAMSUN ŞEHİR HASTANESİNDE 5 BİN 419 SAĞLIK ÇALIŞANI GÖREV YAPACAK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin 3 MR, 3 tomografi, 6 ultrason, 34 röntgen olmak üzere en modern cihazlarla donatıldığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesinde 548’i uzman hekim olmak üzere 5 bin 419 sağlık çalışanının görev yapacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin sadece vatandaşlara değil çalışanlarına da en üst konforu sağlayacak donanımla tasarlandığını bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toplam 17 milyar liralık yatırım bedeliyle gören herkesin göğsünü kabartan bu muhteşem sağlık tesisinin Samsun’umuza hayırlı uğurlu olmasını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samsun Şehir Hastanesinde görev yapacak sağlık personelinden beklentileri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu ne demek? Şehir hastanemiz inşallah bütün elemanlarıyla, bütün imkânlarıyla kapıdan içeri Samsunlu kardeşlerim geldiği zaman onlara kucak açacak ve bu şehir hastanesinde evvelallah yok yok, burada inşallah mutluluk var” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“UZMAN HEKİM SAYIMIZI 4 KATINA, TOPLAM HEKİM SAYIMIZI 3 KATINA ÇIKARDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanenin hizmete girmesinde emeği geçen kurumları, yüklenici firmaları, mühendisinden işçisine herkesi tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Şunu da ifade etmek istiyorum, şehir hastanemiz hükümetlerimiz döneminde Samsun’a kazandırdığımız sağlık tesislerinden sadece bir tanesidir. Yatırımlarımızla şehrimizi Karadeniz’in önemli sağlık merkezlerinden biri hâline getirdik. Son 25 yılda Samsun’da 3 bin 551 yatak ve 120 diş ünitesi kapasitesini 27 yeni sağlık tesisiyle inşa ettik. Aile sağlığı merkezlerinden sağlıklı hayat merkezlerine, 112 Acil Sağlık Hizmetleri istasyonlarından halk sağlığı laboratuvarlarına kadar 22 yeni sağlık tesisini Samsunlu kardeşlerimizin hizmetine sunduk. Uzman hekim sayımızı 4 katına, toplam hekim sayımızı 3 katına çıkardık. Son 2 yılda 1510 yeni sağlık çalışanının şehrimize atamasını yaptık. Şu an Samsun’un toplam yatak kapasitesi 5 bin 415’e yükselmiş durumda. Yeni yatırımlarla Samsun’un sağlık altyapısını daha da güçlendiriyoruz. Peki bitti mi? 350 yataklı Atakum Devlet Hastanesi ve 250 yataklı Tekkeköy Devlet Hastanesinin inşaatları da devam ediyor. Alaçam ve Ayvacık’a 75’er yataklı yeni devlet hastaneleri kazandırıyoruz. 350 yataklı İlkadım Devlet Hastanesinde ise proje süresinin sonuna yaklaşıyoruz. İnşallah onları da peyderpey tamamlayacak ve hizmete açacağız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE SAĞLIK ALANINDA DÜNYADA PARMAKLA GÖSTERİLEN BİR KONUMA ULAŞTI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehir hastaneleri projesinin kendisinin hayali olduğunu söyledi. SSK’lı bir işçi olarak kendisinin de geçmişte çok sıkıntı çektiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sağlık sistemindeki aksaklıkları, tıpkı yaşı 40’ın üzerinde olan kardeşlerim gibi ben de bizzat tecrübe ettim. Eski Türkiye’nin dili olsa da konuşsa, bir zaman makinesi olsa da çok değil bundan sadece 25-30 sene önce hastanelerimizin hangi durumda olduklarını gençlerimize gösterebilsek. Sağlam girenin hasta çıktığı, ilaçların biri bulunsa diğerinin bulunmadığı, ilaç alabilmek, muayene olabilmek için saatlerce kuyrukta beklenildiği, vatandaşın insan yerine konulmadığı o kötü günleri hep beraber yaşadık” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2002’de göreve geldiklerinde “her işin başı sağlık” diyerek, önceliklerinin en başına eğitimle birlikte sağlığı koyduklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin dört bir yanına hastaneler, sağlık ocakları inşa ettiklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sağlık cihazlarını, ambulansları, doktor, hemşire sayısını kat kat artırdık. Parası olmayanın kapıdan döndüğü, parası olmayanın hastanede rehin alındığı manzaralara son verdik. Hangi gelir grubu, hangi meslekten olursa olsun vatandaşımızın insanca muamele göreceği bir sağlık sistemini ülkemiz genelinde tesis ettik. Başta şehir hastanelerimiz olmak üzere 24 yıllık yatırımlarımız sayesinde Türkiye bu alanda dünyada parmakla gösterilen bir konuma ulaştı. Önceden bizim vatandaşımız sağlık hizmeti almak için yurt dışına giderdi. Şimdi bu tablo tersine döndü. Her yıl 100 binlerce yabancı hasta şifalarını artık Türkiye’de arıyor. Bunda şehir hastanelerimizin hizmete girmesinin önemli katkısı var. Bugün itibarıyla 27 şehir hastanemizi tamamlamış bulunuyoruz. Yaklaşık 40 bin yatak kapasitesine sahip bu hastanelerimiz modern birer sağlık üssü olarak tüm vatandaşlarımıza birinci sınıf hizmet veriyor. Rize’den Diyarbakır’a, Trabzon’dan Şanlıurfa’ya, Sakarya’dan Ordu’ya yapımı devam eden 13 şehir hastanemizi de inşallah tamamlayacağız.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, proje çalışmaları süren şehir hastanelerinin tamamlanmasıyla Türkiye’nin 26 bini aşkın yatak kapasitesine sahip 21 yeni şehir hastanesine daha kavuşacağını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞEHİR HASTANELERİ KORONAVİRÜS SALGINIYLA MÜCADELEMİZDE ÇOK ÖNEMLİ MİSYONLAR YÜKLENDİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehir hastanelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Kardeşlerim, tabii burada şu acı gerçeği de hatırlatmak durumundayım. Ülkemizde sadece iktidar karşıtlığı üzerine kurulu cephe siyasetinin en bariz örneği şehir hastanelerimizdir. Milletimizin ‘Yapandan Allah razı olsun.’ dediği bu hastaneler maalesef ilk günden itibaren muhalefetin eleştiri oklarının hedefi oldu. Ne dediler? ‘İsraf.’ dediler. ‘Bu hastanelere ne gerek var.’ dediler. ‘Sağlık sistemine hançer vuruyorlar.’ dediler. Hiçbir şey bulamadıklarında ise hastanelerimizi büyük diye eleştirdiler. Peki sonuçta ne oldu. Eleştirilerinin hiçbiri doğru çıkmadı. Ne gerek var dedikleri şehir hastaneleri bilhassa 100 yılın sağlık krizi olan koronavirüs salgınıyla mücadelemizde çok önemli misyonlar yüklendi. Yetersiz sağlık hizmeti sebebiyle insanların göz göre göre can verdiği sahnelerin hiçbiri hamdolsun ülkemizde yaşanmadı. O zor günleri, sağlık çalışanlarımızın da olağanüstü fedakarlıklarıyla en rahat yöneten ülkelerden biri olduk. Şehir hastanelerimizin ne kadar vizyoner ne kadar isabetli, ne kadar stratejik bir yatırım olduğu herkes tarafından anlaşıldı. Bugün şöyle geriye doğru baktığımızda ‘İyi ki bu hastaneleri milletimizin hizmetine sunmuşuz.’ diyorlar, ‘Hizmet ve eser karşıtlarının eleştirilerine iyi ki kulak asmamışız.’ diyoruz. Her imkânın bulunduğu bu modern sağlık tesislerini Türkiye’ye zamanında kazandırdığımız için Cenab-ı Allah’a hamd ediyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sağlık altyapısını şehir hastanelerinin yanında vatandaşların ilk başvuru noktası olan koruyucu sağlık hizmetleriyle de büyüttüklerini, ülke genelinde 36 bin yatak kapasitesine sahip 140 hastane ile 1250’yi aşkın Aile Sağlığı ve Sağlıklı Hayat Merkezi yaptıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandıkta kendilerine görev ve yetki veren, sorumluluk yükleyen vatandaşların güvenine layık olmak için ter döktüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnşallah son nefesimize kadar da tüm Türkiye için, Türk milleti için aşkla çalışmaya devam edeceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE’DE DARBELER DEFTERİ ARTIK KAPANMIŞTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün Türk demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçen 12 Eylül darbesinin 46. yıl dönümü olduğunu anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Sokak olayları ve siyasi istikrarsızlık bahane edilerek millet iradesinin gasbedilmesinin üzerinden tam 46 yıl geçti. Hangi görüşten, kökenden olursak olalım milletçe hepimize büyük acılar yaşattılar. Güya adaleti tesis etmek adına bir sağdan, bir soldan pek çok insanımızı darağaçlarına gönderdiler. Henüz hayatının baharındaki gencecik fidanlarımızı kaybettik. Millet olarak umutlarımızı, yaşama sevincimizi kaybettik, 12 Eylül darbesi sadece milletimizin gönlünde derin yaralar açmadı. Aynı zamanda Türkiye’nin büyümesine, kalkınmasına da ağır darbeler indirdi. Ülkemiz uzun yıllar ekonomik geri kalmışlığa, yoksulluğa, vesayetçilerin keyfi idaresine mahkûm edildi. Terör başta olmak üzere bugün hâlâ enerjimizi tüketen birçok sorunun temelinde 12 Eylül darbesi var.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletin bu gidişe 3 Kasım 2002’de “Yeter. Söz de karar da milletindir” diyerek set çektiği yönünde açıklama yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, o gün bugündür demokrasiye kasteden bütün girişimlerin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: “Terör eylemlerinden, Gezi kalkışmasına, 17-25 Aralık darbe girişiminden, 15 Temmuz ihanetine kadar milletin iradesine uzanan kirli eller kırılmıştır. Bilinmesini isterim ki, Türkiye’de darbeler defteri artık kapanmıştır. Bir daha açılmasına da bu millet müsaade etmeyecektir. Biz de 12 Eylül ve 28 Şubat’ın faillerinin Türk adaletine hesap vermesini sağlayarak bu konudaki kararlılığımızı gösterdik. İnşallah bundan sonra da milletin iradesine gölge düşürülmesine asla izin vermeyeceğiz. Başımızı yere eğmeden demokrasi mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Halkımızdan aldığımız yetkiyle milletin emanetine gözümüz gibi bakacak, bu mukaddes emaneti gerektiğinde canımız pahasına koruyacağız. Rabb’im yar ve yardımcımız olsun.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Samsun Şehir Hastanesi’nin hayırlı olması temennisinde bulunarak, “Bu muhteşem eserin şehrimize kazandırılmasında emeği geçenleri tebrik ediyor, hepsini tek tek kutluyorum. Doktorlarımıza ve sağlık personelimize başarılar temenni ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından, Samsun Şehir Hastanesi’nin açılışı dualarla yapıldı. Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, günün anısına Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Amene’r-Rasulü levhasının yer aldığı bir tablo takdim etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/si-cinping-cin-2027-yilinda-brics-donem-baskanligini-ustlenecek-2638305794917-a253-408b-9860-05b0b86e588a2026-09-14T10:40:00+03:00HABER MERKEZİ Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek

Şi Cinping: Çin, 2027 yılında BRICS dönem başkanlığını üstlenecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yeni Delhi'de düzenlenen BRICS Zirvesi'ne katılan Şi Cinping, yaptığı açıklamada Çin'in 2027'de BRICS dönem başkanlığını üstleneceğini ve grubun 19. zirvesine ev sahipliği yapacağını belirtti.<br />Çin lideri, BRICS grubunun son 20 yılda gelişmekte olan piyasalar ve ülkeler için en etkili işbirliği platformu haline geldiğinin altını çizdi:<br />Bu yıl, BRICS ülkeleri arasındaki işbirliğinin 20. yıldönümü. Geçtiğimiz yirmi yıl boyunca büyük bir dayanıklılık sergileyerek gelişmeye devam eden bu işbirliği, gelişmekte olan piyasalar ve ülkeler için en etkili işbirliği platformu haline geldi.<br />Şi ayrıca, ülkesinin Ortadoğu ve Basra Körfezi bölgesinde barış ve istikrarın tesis edilmesine katkıda bulunmak amacıyla BRICS üyesi ülkelerle birlikte çalışmaya hazır olduğunu vurguladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260912/si-cinping-cin-2027-yilinda-brics-donem-baskanligini-ustlenecek-1108720224.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvec-secimlerinde-belirsizlik-tek-bir-sandalye-farkla-yaris-gunler-surebilir-263825d564fd1-8e9b-4cc9-b39e-b5bd96408e1c2026-09-14T10:36:00+03:00HABER MERKEZİ İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir

İsveç seçimlerinde belirsizlik: Tek bir sandalye farkla yarış, günler sürebilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsveç’te pazar gecesi itibarıyla oyların büyük kısmı sayılmış olsa da, İsveç'teki genel seçimlerde sonuç henüz belli değil.<br />Oyların yüzde 80'inin sayılmış haliyle, sol ve sağ bloklar arasında sadece bir sandalye fark var. Sosyal Demokrat Magdalena Andersson liderliğindeki muhalefet partileri 175, Ilımlılar (Moderaterna) lideri ve Başbakan Ulf Kristersson liderliğindeki partiler ise 174 sandalyeye sahip.<br />Yerel saatle 22.30'da yayın kuruluşu SVT, bloklar arasında sadece 20 bin oy farkı olduğunu öngördü.<br />Seçim kurulu, ön oy sayımının perşembe gününe kadar tamamlanamayabileceğini belirtti.<br />Görevdeki Başbakan Kristersson, seçmenlerin kararını verdiğini ancak "henüz nihai bir sonuca sahip olmadıklarını" söyledi.<br />'İsveç'i hangi hükümetin yöneteceği belirsiz'<br />Kristersson destekçilerine hitaben, "Önümüzdeki yıllarda İsveç'i hangi hükümetin yöneteceği hala belirsiz. Biz de bu hükümetin ülkemiz için en iyisi olmasını sağlamak adına elimizden gelen her şeyi yapacağız" dedi.<br />Sosyal Demokratlar, Batı basınına göre, İsveç'in en büyük partisi konumunu koruyor ancak son yılların en kötü sonucunu almış gibi görünüyorlar. Yerel saatle gece yarısından hemen önce konuşan Andersson, destekçilerine seslenerek her bir oyun sayılması gerektiğini söyledi.<br />İlk kez hükümete girmeyi uman aşırı sağcı İsveç Demokratları için de kötü bir geceydi; parti, ülkenin en büyük ikinci partisiyken üçüncülüğe geriledi.<br />'Belirsizlik çarşamba gününe kadar sürebilir'<br />Hristiyan Demokratlar'dan Başbakan Yardımcısı Ebba Busch, destekçilerine İsveç'in "belirsizlik içinde uyuyacağını" ve sonuç için Çarşamba gününe kadar beklemek gerekebileceğini söyledi. Ancak, ülke basınının tanımıyla ‘sağ eğilimli iktidar koalisyonunun’ yönetimde kalması gerektiği konusundaki kararlılığını korudu.<br />Busch, şöyle dedi:<br />Bu, seçim kampanyasındaki tek bütünlüklü hükümet alternatifi için çok net bir mesaj. Bu, nefes kesen bir yarış olacak, belirsizlik çarşamba gününe kadar sürebilir.<br />Öte yandan sonuç ne olursa olsun, koalisyon görüşmelerinin aylar olmasa da haftalar sürmesi bekleniyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260914/isvec-secimlerinde-son-durum-tek-bir-sandalye-farkla-yaris-1108740184.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-2-263845aae0654-1a4f-4020-8ecb-544952a082f22026-09-14T08:52:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-

SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR -2-

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Konu ile ilgili 5 Mayıs 2026 günlü haberimizin linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734">https://www.haberanaliz.net/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-25734</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştay 2024 yılı denetim raporlarını kendi resmi sitesine koyup yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberimizde MERSİN ilindeki belediyelerin 2024 yılına ait olup 2025 Eylül ayında başkanlığı sunulan ve kayda geçen raporların listesi var.<strong>(Aşağıda)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f99fdfe5176.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>(Kendi RESMİ siteleri ve bugün itibari ile linkiyle beraberekran görüntüsü yukarıda görülüyor.)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in 13 belediyesi ile bunlara bağlı iştirak şirketleri var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu listede adları yazılı olanların dışında onlarcası var, onlar neden yayınlanmıyor ve buğun olmuş halen açıklanmıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS- MEZİTLİ- TOROSLAR - GÜLNAR- ANAMUR – SİLİFKE- MUT ve BOZYAZI ilçe Belediyeleri</strong>&nbsp;ile bunlara bağlı iştiraklerin (şirketlerin)&nbsp;<strong>2024 yılına ait olan Sayıştay denetim raporları</strong><strong>2026 MAYIS</strong>&nbsp;ayına gelmişiz neden halen yayınlanmıyor, kamuoyuna açıklanmıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden bu raporlar resmi sitede gözükmüyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bunun bir izahı ve anlatımı var mı, var ise açıklayınız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyu birilerini açıklarken diğerlerini açıklamamanızın altında çapanoğlu aramasın!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-gsb-de-neler-oluyor-boyle-26385b8e5208c-9cb2-4f25-817e-caaebe6130782026-09-14T07:25:00+03:00HABER MERKEZİ BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?

BU GSB DE NELER OLUYOR BÖYLE?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Önceki haberlerimizin linkleri aşağıda. Üzerini tıklayıp lütfen okuyunuz. İhbar nitelikli olan bu haberler kimsenin umurunda olmadı. EKAP’tan numara alacaksınız, ihaleyi yapacaksınız, sonucunu açıklamayacaksınız. Ama işi alan gidip orada çalışacak. Bu, bu müdürlükte ilk olmuyor. Yok mu bu işleri düzene sokacak birileri?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">7 Ağustos 2026 günlü uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163">https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">6 Ağustos 2026 günlü uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163">https://www.haberanaliz.net/haber/su-ise-bak-sen-26163</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">3 Ağustos 2026 günü yaptığımız uyarıcı ve ikaz edici haberimizin linki:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu haberleri kendi bölgesinde ve genel müdürlüğünde kimse umursamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amacımız kurumu lekelemek değil, devletin hakkını ve ve hukukunu korumak, serbest piyasada rekabetin oluşmasını sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:22px"><em><span style="color:#FF0000"><strong>Bakın bu gün yeni bir ihale ortaya çıktı. Yine pazarlık ve yine enteresan…</strong></span></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> "<strong>2026/1521386 </strong>Kısmi Teklife Açık 5 Kısımlı İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt Müdürlüklerinin Bakım Onarım ve Tadilat İşleri" ni PAZARLIK 21/B ye göre yine ihale alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdare kısım kısım çıkan bu ihale için Gizli olarak yaklaşık maliyet belirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale kısım kısım aynı gün yapılır.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Sözleşmeye esas alınan kısımların yaklaşık maliyet tutarı: 22.252.808,67 TRY dir. </strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birinci kısım,</strong> yaklaşık maliyet: 2.962.833,18 TRY, 2,753,000.00 TRY bedel ile TOPRAKSU İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ ne verilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci kısım,</strong> 3.640.000,00 TRY bedel ile ALİ ÜNALAN'a,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üçüncü kısım,</strong> 2.450.000,00 TRY bedel ile yine Ali Ünalan'a,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dördüncü kısım ise,</strong> 1.618.000,00 TRY bedel ile Oğuz Öztürk'e verilir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bunların hepsi ile 8.9.2026 günü sözleşme imzalanır. 10.9.2026 günü sonuç açıklanır.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>Bu rakamların içinde henüz KDV yok. Fatura kesiminde ilave KDV olacak. İşler hep aynı işler. Neden AÇIK İHALE degilde, böyle pazarlık yapılıyor?</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca dikkat edin ilana... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">5 kısım iş diyor...</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">ihale yapılıyor. Sonuç açıklanıyor. 4 sonuç ilanı mevcut. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ama beşincisi yok... </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu ihalede toplam yaklaşık maliyet&nbsp;<span style="color:#FF0000">22.252.808,67 TRY..</span></span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>EKRAN GÖRÜNTÜLERİ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81002150e4.jpeg" style="height:677px; width:1641px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81001db0cb.jpeg" style="height:797px; width:1550px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa81001ed377.jpeg" style="height:865px; width:1774px" /></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><em><span style="font-size:22px">Bu yaklaşık maliyet neye göre hesaplandı, yapılan dört işin toplamı bile bu rakamın yarısını bulmuyor. Beşinci kısımın neticesi nerede? Bu nasıl bir idare ve ihale?</span></em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><img alt="ŞU İŞE BAK SEN?!" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/su-ise-bak-sen-1787673653.jpg" /></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/valiler-kararnamesi-yola-cikti-26378b923f76f-7fdf-46e3-b353-02002935fb182026-09-13T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI

VALİLER KARARNAMESİ YOLA ÇIKTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı Valiler Kararnamesi ile ilgili hazırlıkların&nbsp;tamamladığı,&nbsp;&nbsp;Kararnamenin Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan’a sunulduğu,&nbsp;Cumhurbaşkanı’nın uygun görmesi halinde kararnamenin yakın zamanda yayınlanacağı kulislerde konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH HAYIRLARA VESİLE ETSİN. </span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-egitim-ogretim-yili-basliyor-17-milyon-ogrenci-icin-ders-zili-calacak-26377f226af8c-0b19-4a70-b0d4-db66593cf2f12026-09-13T12:08:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak

Yeni eğitim öğretim yılı başlıyor! 17 milyon öğrenci için ders zili çalacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanlığına (MEB) bağlı ilk ve ortaöğretim kurumlarında 2026-2027 eğitim-öğretim yılı yarın başlayacak. Yaklaşık 17 milyon öğrenci ve 1,2 milyon öğretmenin yeni eğitim döneminde "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kademeli olarak 2024-2025 eğitim öğretim yılında uygulanmaya başlanan "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin öğretim programları, bu yıl ana sınıfı ve uygulama sınıfları ile ilkokul 1, 2 ve 3'üncü sınıflarda uygulanacak. Model, ortaokul 5, 6 ve 7'nci sınıflar ile ortaöğretim hazırlık ve 9, 10 ve 11'inci sınıflarda da hayata geçirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okula uyum eğitimleri tamamlandı<br />Okul öncesi, ilkokul 1'inci ve ortaokul 5'inci sınıf öğrencilerinin okula uyum süreçlerini desteklemek ve ailelerin eğitim sürecine etkin katılımını sağlamak amacıyla 7-11 Eylül tarihleri arasında "uyum eğitimleri" düzenlendi.<br />İlk hafta Gazze'ye yönelik etkinlikler düzenlenecek<br />MEB tarafından okullarda yeni eğitim yılının ilk haftasında Gazze'de yaşananlara yönelik duyarlılık oluşturmak amacıyla "Uçurtmalar Vurulmasın, Gökyüzü Çocuklara Kalsın" etkinlikleri gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinlikler, "Çocuklar Oyun Oynamalıdır", "Çocuklar Güven İçinde Büyümelidir", "Eğitim Her Çocuğun Hakkıdır" ve "Hiçbir Çocuk Geride Bırakılmamalıdır" olmak üzere 4 tema çerçevesinde düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda çocukların oyun oynama, güven içinde büyüme, eğitim görme ve ayrım gözetilmeksizin sahip oldukları temel haklar çeşitli çalışmalarla ele alınacak. Uçurtma tasarımları, resim ve sergi çalışmaları ile Gazze'deki çocuklara yönelik mesajların yanı sıra barış, güvenlik, dayanışma ve eğitim hakkını konu alan etkinlikler yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valiliklerin koordinesinde, öğrencilerin güvenli katılımına uygun olarak il merkezlerinde belirlenecek alanlarda düzenlenecek etkinlikler 18 Eylül'e kadar devam edecek. Etkinliklere velilerin katılımları da teşvik edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">283 milyondan fazla ders kitabı hazırlandı<br />Yeni eğitim öğretim yılı kapsamında öğrenciler için toplam 283 milyon 354 bin 674 ders kitabı hazır hale getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kitaplar, okul öncesi için 10, ilköğretim için 420, ortaöğretim için 340, özel eğitim için 210 ve mesleki eğitim için 1045 olmak üzere toplam 2 bin 25 farklı dersten oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yanı sıra ülke genelinde uygulama birliğinin sağlanması, öğretmenlere etkin kaynaklar sunulması ve okul-aile-çocuk etkileşiminin güçlendirilmesi amacıyla yeni materyaller de hazırlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okul öncesi eğitime başlayacak çocuklar ile birinci sınıf öğrencileri için "Çocuğumla Okula İlk Adım Defteri" hazırlanırken, temel eğitim ve ortaöğretim kademelerine yönelik "Hakan ile Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu" ile "Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu" materyalleri ilk kez hazırlandı.<br />Veliler randevusuz okula giremeyecek<br />MEB tarafından 2026-2027 eğitim öğretim yılında yapılacak iş ve işlemlere ilişkin tüm illere genelge gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelgede, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun ile ortaya konulan milli duruş, Bakanlığın tavizsiz en temel önceliklerinden biri ve eğitim-öğretim süreçlerinin ana hedeflerinden biri olarak yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül ruhuna uygun olarak öğrencilerin hiçbir ayrım gözetilmeksizin, anayasal vatandaşlık anlayışı ve eşitlik ilkesi temelinde, milli birlik ve beraberliğe, vatana ve kardeşlik hukukuna sahip çıkacak bilinçle yetiştirilmeleri sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">2026-2027 eğitim öğretim yılının ilk haftasında ve yıl boyunca Bakanlık tarafından hazırlanan uygulama kılavuzları doğrultusunda çeşitli etkinlikler düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelge kapsamında il ve ilçe yürütme kurulları eğitim öğretim yılı başında toplanarak görev ve sorumlulukları ile okul ve çevresine yönelik olası riskleri değerlendirecek ve gerekli planlamaları yapacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda giriş ve çıkışlar kontrollü şekilde sağlanacak, yaya ve araç trafiği birbirinden ayrılacak, kör noktalar aydınlatılacak. Acil durumlarda hızlı ve güvenli tahliyeyi sağlayacak bakım ve onarım çalışmaları da tamamlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikayetler değerlendirilerek gerekli önlemler alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veli görüşmeleri ise ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.<br />Okullarda cep telefonu uygulaması sürecek<br />Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek amacıyla ilgili kurumlarla eş güdüm halinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek. Bu konuda herhangi bir idari zafiyete veya ihmale müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin dijital imkanlardan doğru şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilecek ve dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalık artırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek. Öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Maarifin Kalbinde Oyun" teması öne çıkacak<br />2026-2027 eğitim öğretim yılında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyunun çocukların öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda yapılacak planlama ve uygulamalar, "Milli Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi"nin ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk ara tatil 16-20 Kasım'da<br />2026-2027 eğitim öğretim yılında birinci dönem ara tatili 16 Kasım Pazartesi günü başlayacak ve 20 Kasım Cuma günü sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarıyıl tatili 25 Ocak 2027 Pazartesi başlayacak, 5 Şubat Cuma günü tamamlanacak. İkinci dönemin ilk ders zili ise 8 Şubat Pazartesi günü çalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci dönem ara tatili 8 Mart Pazartesi günü başlayıp 12 Mart Cuma günü sona erecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin yıl sonu mesleki çalışmaları ise 28-30 Haziran tarihlerinde gerçekleştirilecek.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/egitim/yeni-egitim-ogretim-yili-basliyor-17-milyon-ogrenci-icin-ders-zili-calacak/399197</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/istanbulda-kiralik-sosyal-konut-firsati-basvurular-yarin-basliyor-2637645a075cc-e630-49c3-bb6b-6eeeffcf72992026-09-13T12:02:00+03:00HABER MERKEZİ İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor

İstanbul'da "kiralık sosyal konut" fırsatı: Başvurular yarın başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Heyecanla beklenen kiralık sosyal konut projesine başvurular yarın başlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk etapta bin 71 toplamda 15 bin ev uygun fiyata kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projeye hane geliri 100 bin liradan az olanlar, üzerine kayıtlı evi bulunmayanlar başvurabilecek. Ayrıca en az 1 yıldır İstanbul'da ikamet etmek ve TOKİ ile daha önce konut sözleşmesi imzalamamış olmak da gereken şartlardan.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konutlar bu şartları sağlayan vatandaşlara 3 yıl süreyle tahsis edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kira bedellerinin aylık 10 bin liradan başlayacağı projede, konutlar bölge rayiçlerinin altında bedellerle kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekim ayında 1071 konut kiraya verilecek<br />Konut teslimini takip eden ayın 20'sinde kira ödenmeye başlanacak. 12 ay sonra TÜFE oranında kira artışı yapılacak. Tahsis süresi içinde konut satın alanlar tahliye edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç evli ailelere 1+1 veya 2+1; iki veya daha fazla çocuklu ailelere 2+1, 3+1 veya 4+1 konut verilecek. İlk etapta kiraya verilecek konutlar İstanbul'da 4 bölgede yer alacak. Başakşehir, Gaziosmanpaşa, Beyoğlu ve Güngören'de toplam 360, Maltepe, Tuzla ve Kartal'da 330, Ataşehir, Sancaktepe, Ümraniye ve Üsküdar'da 291, Arnavutköy'de ise 90 olmak üzere toplam 1071 konut kiralanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başvurular 25 Eylül'e kadar e-Devlet'ten yapılabilecek. Başvuru durumu 'konut/iş yeri başvuru' menüsünde görülebilecek. -TRT</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersinde-350-kilo-kokain-ele-gecti-2637589e1691f-7284-4197-8e22-3c302b1d87982026-09-13T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ

MERSİN'DE 350 KİLO KOKAİN ELE GEÇTİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Emniyet Müdürlüğümüzce düzenlenen operasyonda, Mersin Limanı'na gelen bir gemi içerisinde gizlenmiş halde 350 kg kokain uyuşturucu maddesi ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyet Genel Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığı koordinesinde; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ile Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ve İstihbarat Şube Müdürlüklerince yapılan çalışmalar sonucu;</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Amerika’dan yola çıkarak Mersin Limanına gelen bir gemide yüklü miktarda uyuşturucu madde bulunduğu bilgisinin elde edilmesi üzerine, yapılan çalışmalar neticesinde bir kargo gemisinin Mersin Limanı’na ulaştığı ve halen Mersin Limanı’nda olduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube<br />Müdürlüğü ile Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde;<br />Mersin Limanı’nda bulunan gemi içerisinde yapılan aramada zulalanmış halde, 12 büyük paket içerisinde yaklaşık 350 kg kokain uyuşturucu maddesi ile birlikte dalış ekipmanları ve sualtı deniz scooteri malzemeleri ele geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili olarak tedbir uygulanan 9 şüpheli hakkında, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti suçu kapsamında adli işlem başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimizin geleceğini korumak, ailelerimizin huzurunu sağlamak için uyuşturucuya yönelik mücadelemizi kararlılıkla sürdürüyor; ülkemizin dört bir yanında operasyonlarımıza aralıksız devam ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahraman Polislerimizi, Narkotik Suçlarla Mücadele Başkanlığımızı, Mersin ve İstanbul İl Emniyet Müdürlüklerimizi, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığımızı ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-recep-tayyip-erdoganin-13-eylul-sakarya-zaferinin-105-yil-donumu-mesaji-26374acdc93f5-86db-4ad0-952b-b16d224b9cf92026-09-13T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 13 Eylül Sakarya Zaferi’nin 105. Yıl dönümü mesajı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Türk milletinin tarih boyunca süren istiklal mücadelesindeki en büyük zaferlerinden Sakarya Meydan Muharebesi, bu milletin özgürlüğü ve bağımsızlığı için ne kadar büyük mücadeleler vereceğinin bir tezahürü olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yokluklar içerisinde, en zor şartlarda dahi bir ve beraber olabileceğini tüm dünyaya gösteren Türk milleti, Sakarya Meydan Muharebesinde verdiği mücadeleyle dünya harp tarihine geçecek bir zafere imza atmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşuna giden yolda, millete büyük bir öz güven kazandıran Sakarya Zaferi, Anadolu’nun bir Türk yurdu olduğunu düşman milletlerinin zihinlerine bir kez daha kazımıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişimizdeki şanlı zaferlerden ve ecdadımızın bize bıraktığı zengin medeniyetimizden aldığımız güç ve azimle de devletimizi ilelebet payidar kılacak, vatanımızın her bir karış toprağını bedeli ne olursa olsun koruyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’ten Sakarya’ya kadar Anadolu’nun vatan kılınmasında toprağa düşen şehitlerimizin kanlarına halel getirmeden, aziz milletimizin haklarına sahip çıkacak, hedeflerimizi gerçekleştirmek için var gücümüzle çalışacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, özgürlük ve bağımsızlığımıza, aziz vatanımıza sahip çıkmak için hayatlarını feda etmekten çekinmemiş olan tüm şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya Zaferi’nin yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, Kurtuluş Savaşı’nın tüm kahramanlarını rahmet ve şükranla anıyor, vatandaşlarımı en kalbî duygularımla selamlıyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-aile-ve-cocuklari-hedef-alan-yapilanmalara-operasyon-gerceklestirildi-263738f30deb5-10c5-4985-8977-874667948bec2026-09-13T09:34:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!

Bakan Gürlek duyurdu: Aile ve çocukları hedef alan yapılanmalara operasyon gerçekleştirildi!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Ailem Güvende” operasyonlarına ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı. Gürlek, İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli yürütülen soruşturmaların toplam 15 ili kapsadığını ve 162 şüpheli hakkında adli işlemlerin sürdüğünü bildirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">162 Şüpheli, 9 Dernek ve 13 İşletme Mercek Altında</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturmalarda fuhşa aracılık eden veya yer temin eden kişiler ile bu faaliyetlere ortam sağladığı değerlendirilen işletmelerin yanı sıra, müstehcen içerik üreten ve yayan şüpheliler ile çocukların bu içeriklere maruz bırakılmasına yönelik faaliyetler incelendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eş Zamanlı Operasyon: Dijital Materyallere El Konuldu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi, teknik ve fiziki takip, tanık beyanları, dijital incelemeler ve görüntü kayıtları doğrultusunda eş zamanlı gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Operasyonlarda uyuşturucu maddeler ve çok sayıda dijital materyale el konulurken, bazı sosyal medya hesapları ve internet sitelerine erişimin engellenmesi tedbiri uygulandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MASAK İncelemesinde Dikkat Çeken Para Trafiği</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın mali boyutunda MASAK incelemelerinde bazı derneklere yurt dışındaki kamu kurumları ve yabancı kuruluşlardan yüksek tutarlarda fon aktarıldığı tespit edildi. Söz konusu para hareketlerinin kaynağı ve soruşturmalara konu faaliyetlerle bağlantısı araştırılıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">“Hiçbir Suç Yapılanmasına Müsamaha Göstermeyeceğiz”</span></h2><p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek, açıklamasında çocukları, gençleri ve aileleri hedef alan hiçbir suç yapılanmasına ve yasa dışı faaliyete müsamaha göstermeyeceklerini vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">LGBT Derneklerinin Sosyal Medya Hesaplarına Erişim Engeli</span></h2><p><span style="font-size:18px">Başsavcılık tarafından yürütülen soruşturma kapsamında yapılan talep üzerine İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği, soruşturmaya konu olan çok sayıda LGBT derneğine ait sosyal medya hesabı ve internet içeriği hakkında erişimin engellenmesine hükmetti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Karar Siber Güvenlik Başkanlığına Bildirildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mahkeme tarafından verilen kararın uygulanması amacıyla Siber Güvenlik Başkanlığına bildirildiği öğrenildi. Erişim engeli kararının, soruşturma kapsamında belirlenen sosyal medya hesapları ve internet içeriklerini kapsadığı belirtildi.</span></p><p><strong>TÜRKGÜN</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sakaryadan-gelecege-bir-milletin-emaneti-26372656546a6-eca0-493f-baf7-6a88ea8372cb2026-09-13T07:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAKARYA’DAN GELECEĞE: BİR MİLLETİN EMANETİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>13 Eylül 1921…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Takvimler bugün, yalnızca bir tarihin yaprağını çevirmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün,&nbsp;<strong>bir milletin kaderinin değiştiği günü</strong>&nbsp;hatırlıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Ağustos'ta başlayan ve 13 Eylül'de sona eren,&nbsp;<strong>22 gün 22 gece</strong>&nbsp;süren Sakarya Meydan Muharebesi'ni…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'nın Polatlı'sında, Sakarya Nehri'nin doğusundaki o topraklarda; vatanın kaderi yeniden yazıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">O günlerde Anadolu'nun üzerinde yalnızca savaşın dumanı yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milletin var olma iradesi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarafta işgalin karanlığı, diğer tarafta bağımsızlığın ışığı…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve o ışığın önünde, canından başka verecek hiçbir şeyi kalmamış ama&nbsp;<strong>vatanından vazgeçmeyecek kadar büyük bir yüreğe sahip</strong>&nbsp;Mehmetçik vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya, sıradan bir askerî mücadele değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O cephede yalnızca ordular çarpışmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ümit ile ümitsizlik, teslimiyet ile direniş, esaret ile istiklal çarpıştı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cephe hattı daraldıkça vatanın anlamı büyüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toprak kaybedildikçe mücadele daha da sertleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve işte o günlerde Gazi Mustafa Kemal Paşa'nın tarihe kazınan emri yankılandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu söz, yalnızca bir savaş emri değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milletin vatan anlayışının tarifiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü savunulacak bir tek şehir yoktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunulacak&nbsp;<strong>bütün vatandı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve o vatanın her karışında bir milletin namusu, hürriyeti ve geleceği vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'nın bedeli ağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok ağır…</span></p><p><span style="font-size:18px">Nice subayımız, nice Mehmetçiğimiz, nice gencecik vatan evladımız o topraklarda son nefesini verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden Sakarya'ya tarihte&nbsp;<strong>“Subaylar Muharebesi”</strong>&nbsp;denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü cephede yalnızca askerler değil, ordunun yetişmiş kadroları da ağır kayıplar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok evin kapısı o günlerde bir daha açılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok anne evladının yolunu bekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok eş, bir daha dönmeyecek bir askerin ardından gözyaşı döktü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok çocuk, babasının yüzünü bir daha göremedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat onlar biliyordu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bazı hayatlar yaşanmak için değil, bir millet yaşasın diye feda edilir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün onların isimlerini tek tek bilmiyor olabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama onların sayesinde bugün buradayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onların kanıyla sulanan bu topraklarda konuşuyor, düşünüyor, üretiyor, hayal kuruyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu vatan, bize miras değil; emanettir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'da kazanılan zafer, düşmanın Anadolu'nun içlerine doğru ilerleyişini durdurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunan ordusu Sakarya Nehri'nin batısına çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu büyük askerî başarının ardından diplomasi sahasında da önemli gelişmeler yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kars Antlaşması ve Ankara Antlaşması ile Millî Mücadele'nin uluslararası alandaki kazanımları güçlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">19 Eylül 1921'de ise Türkiye Büyük Millet Meclisi, Mustafa Kemal Paşa'ya&nbsp;<strong>Mareşal rütbesini ve Gazi unvanını</strong>&nbsp;verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat Sakarya'nın asıl büyüklüğü, bir rütbeye sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir madalyaya sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarih kitabının birkaç sayfasına hiç sığmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Sakarya bize şunu öğretir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir millet, en zor zamanında bile ayağa kalkabilir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki inancını kaybetmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki bağımsızlığından vazgeçmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki birbirine omuz versin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aradan 105 yıl geçmişken Sakarya'ya yalnızca geçmişin bir zaferi olarak bakamayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Sakarya'nın bize söyleyecekleri hâlâ var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünün gençlerine…</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarının çocuklarına…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu ülkenin geleceğini taşıyacak bütün nesillere…</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya diyor ki:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Size bırakılan vatanın kıymetini bilin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bilimin peşinden gidin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akla ve eğitime sarılın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok çalışın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletten ayrılmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kul hakkından sakının.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birbirinizi farklılıklarınız üzerinden değil, aynı milletin evlatları olduğunuz gerçeği üzerinden değerlendirin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bir milletin geleceği yalnızca sınırlarını korumakla değil,&nbsp;<strong>o sınırların içerisinde nasıl bir ülke inşa ettiğiyle</strong>&nbsp;belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya'nın Mehmetçiği vatanı cephede savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünün gençleri ise bu vatanı;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimle, teknolojiyle, eğitimle, üretimle, sanatla, ahlakla, adaletle ve liyakatle</strong>&nbsp;geleceğe taşımalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü çağ değişmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mücadele biçimleri değişmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bir milletin geleceğine karşı sorumluluğu değişmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Sakarya'nın topraklarına baktığımızda belki sessizlik görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama o sessizliğin altında bir milletin çığlığı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki tarlalar görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama o toprakların altında binlerce kahramanın hatırası vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki yalnızca bir nehir görürüz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama Sakarya Nehri, üzerinden geçen bir asra rağmen bize hâlâ aynı şeyi fısıldar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Unutma…”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bu vatan kolay kazanılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bağımsızlık bedelsiz gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutma ki bugün üzerinde yürüdüğün topraklarda, senden önce yürüyenlerin ayak izleri kadar&nbsp;<strong>şehitlerimizin hatırası</strong>&nbsp;vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve unutma ki gelecek nesillere bırakacağın ülke, senin bu emanete ne kadar sahip çıktığının göstergesi olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, Sakarya Meydan Muharebesi'nde ve Millî Mücadele'nin bütün cephelerinde vatan uğruna mücadele eden kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adlarını bildiklerimizi de…</span></p><p><span style="font-size:18px">Adlarını hiç öğrenemeyecek olduklarımızı da…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezarlarının başında bir bayrak dalgalananları da…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezarlarının nerede olduğunu bile bilmediklerimizi de…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu milletin bağımsızlığı için toprağa düşen bütün şehitlerimizi…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Allah rahmet eylesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhları şad, mekânları cennet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bugün gençlere bir sözümüz olsun:</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizler, onların devamısınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size bırakılan yalnızca bir toprak parçası değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size bırakılan;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>bir bayrak,<br />bir vatan,<br />bir Cumhuriyet,<br />bir bağımsızlık iradesi<br />ve büyük bir tarihî sorumluluktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">O emaneti yalnızca korumayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha ileriye taşıyın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü şehitlerin bize bıraktığı en güzel cevap, yalnızca geçmişi hatırlamak değil;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çünkü şehitlerimizin bize&nbsp;bıraktığı en büyük&nbsp;miras, yalnızca geçmişi&nbsp;hatırlamak değil; onların&nbsp;canlarıyla koruduğu bu&nbsp;vatanı, akılla, bilimle, ahlakla ve emekle&nbsp;geleceğe taşımaktır.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Allah devlete ve millete zeval vermesin.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-turkiyenin-gelecegine-isaret-etti-mhpnin-birinci-parti-oldugu-bir-turkiyeye-ihtiyac-var-263713bcf31d0-e1ab-42c7-88e2-a1f5730ec5452026-09-12T20:43:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var

MHP'li Celal Adan Türkiye’nin geleceğine işaret etti: MHP’nin birinci parti olduğu bir Türkiye’ye ihtiyaç var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Sayın Celal Adan, Türkiye’nin yeni dönem hedefleri ve siyasi geleceğine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUĞU BİR TÜRKİYE'YE İHTİYAÇ VAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili Celal Adan, “Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP'nin birinci parti olduğu bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afd-zaferi-sonrasi-merkel-ve-gaucktan-kritik-uyari-26370ad8e574b-38dc-4aff-a291-ad8f3370cdb32026-09-12T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı

AfD zaferi sonrası Merkel ve Gauck'tan kritik uyarı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın eski Cumhurbaşkanı Jaochim Gauck ile eski Başbakanı Angela Merkel, özgürlükçü Anayasal düzen ile hukuk devletini savunma ve demokrasi için mücadele etme çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck ve Merkel'in bu çağrısı, aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD), eski Doğu Almanya eyaleti Saksonya-Anhalt'taki seçim zaferinin ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem Gauck hem de Merkel, Batı ve Doğu Almanya'nın birleşmesinden önce Alman Demokratik Cumhuriyeti (DDR) sınırları içinde yaşamış isimler. Ve her ikisi de, AfD'nin seçim galibiyetinin yol açtığı siyasi depremin sarsıntıları sürerken, eski Doğu Almanya kentlerinde düzenlenen konferanslara katılarak, son siyasi gelişmelere ilişkin çarpıcı uyarılarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck: Aşırı sağın gelecek vadeden bir modeli yok<br />Almanya'nın 86 yaşındaki eski Cumhurbaşkanı Gauck, doğduğu kent olan Rostock'ta düzenlenen konferansta, Doğu Almanya toplumunda derin bir bölünme olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın birleşmesi sonrasında Doğu Almanların çoğunluğunun değişime, yeni imkânlara ve bunun getirdiği zorluklara "evet" dediğini, girişimci, siyasetçi ya da sendikacı olarak kendilerini aktif şekilde ortaya koyduklarını anlatan Joachim Gauck, yönünü tamamen kaybetmiş çok büyük toplumsal kesimlerin de oluştuğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Cumhurbaşkanı, "Yenilikçi, olumlu düşünen insanlar ile zorluklar yaşayanlar ve açık topluma yabancılaşanlar arasında derin bir uçurum var" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşletmelerin kapanması, insanların konumlarını kaybetmesi ve biyografilerine yeterince anlayış ve takdir gösterilmemesi nedeniyle yeniden birleşme sürecinin Doğu Almanya'da birçok kişinin kendini güvensiz hissetmesine yol açtığını aktaran Joachim Gauck, "Biz Doğu'da tamamen bölünmüş durumdayız" gözlemini paylaştı, "Bunu Saksonya-Anhalt seçim sonucunda da görüyoruz" yorumunu yaptı.<br />Dünyanın her yerinde aşırı sağcı partilerin "o kadar yabancının olmadığı, değişimin olmadığı ve kültürel çeşitliliğin olmadığı eski günlere dönme vaadiyle başarılı olduklarına" dikkat çeken Joachim Gauck, "Ancak onların sahip olmadığı şey, gelecek vadeden modeldir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kolayca takas etmek isteyeceğimiz kazanımlar"<br />Buna karşın Almanya Federal Cumhuriyeti'nde, DDR'den farklı olarak birçok kazanıma sahip olunduğuna vurgu yapan eski Cumhurbaşkanı, özgür seçimleri, düşünce ve ifade özgürlüğünü, bağımsız yargı ve komşu ülkelerle barışı, bu kazanımlar arasında sıralayarak şu çağrıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu yüzden savunmamız gereken bir şey var: Dışa açık, özgürlükçü toplum ve hukuk devleti. Bunlar öyle kolayca takas etmek isteyeceğimiz sıradan şeyler değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel: Bedavaya yemek yok, demokrasiyi savunmalısınız<br />Almanya'yı 16 yıl boyunca yöneten eski Başbakanı Angela Merkel ise Mecklenburg-Vorpommern'deki Usedom Adası'nda, "Özgürlük" başlığını taşıyan kitabından bölümler okuduğu bir etkinlikte konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel aynı zamanda uzun yıllar boyunca Hristiyan Demokratların (CDU) lideriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşması esnasında, özgürlük ve demokrasi için mücadele etme çağrısı yapan Merkel, "Öyle bedavaya yemek diye bir şey yok. Hiçbir şey bedavaya gelmez" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kitabında, "Günümüzde, eşi benzeri görülmemiş boyutta doğrulara yalan, yalanlara doğru denildiğini ve bunun demokrasilerde lider konumundaki kişiler tarafından istismar edildiğine" vurgu yaptığını anımsatan Merkel, gerçek özgürlüğün, salt kişinin kendi çıkarıyla ilgili olmadığını, itidal ve vicdanın rehberliğinde şekillendiğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özgürlüğümüzü, onu tehdit edenlere karşı savunmalıyız"<br />"Özgürlük demokratik koşullar gerektirir, demokrasi olmadan özgürlük olmaz" diyen Angela Merkel, dinleyicilere şu sözlerle seslendi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özgürlük içinde yaşamak istiyorsak, demokrasimizi onu tehdit edenlere karşı savunmalıyız. Bunu ancak kendimiz ve birbirimiz için, birlikte çalışırsak, kolektif olarak kendimizi ortaya koyarsak başarabiliriz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel'den siyasi partilere uyarı<br />Bu arada Merkel, siyasi partileri de uyardı. AfD'nin iktidara gelmesini engellemeye çalışırken, temel ilkelerden vazgeçilmemesi gerektiğini söyleyen eski Başbakan, bu temel ilkeleri Avrupa'da birlik, serbest dolaşım ve insanlık onurunun korunması olarak sıraladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD'nin ne kadar güçleneceğinde demokratik partilerin belirleyeci olacağını söyleyen Merkel, "Şundan eminim: Eğer bu partiler AfD'yi, sürekli onların gündemini tartışarak kontrol altında tutabileceğini varsayıyorlarsa, yani mevcut sorunlara somut çözümler sunmak yerine söylem olarak onu gölgede bırakmaya çalışırlarsa, başarısız olacaklardır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkel'in konuşmasını yaptığı Mecklenburg-Vorpommern'de ve ayrıca Berlin'de 20 Eylül'de eyalet seçimleri yapılacak. Anketler, AfD'nin Saksonya-Anhalt’tan sonra Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de yüksek oy alacağına işaret ediyor.</span></p><p>dpa / DA,MUK<br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/afd-zaferi-sonras%C4%B1-merkel-ve-gaucktan-kritik-uyar%C4%B1/a-79239443</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-esitsizlik-servetin-yuzde-35i-en-zenginlerin-263680c303c72-813b-436d-a226-cab98118b4412026-09-12T10:52:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin

Almanya'da eşitsizlik: Servetin yüzde 35'i en zenginlerin

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Surya Deva tarafından hazırlanan bir raporda Almanya'daki sosyo-ekonomik eşitsizliğe dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM İnsan Hakları Konseyi'ne sunulacak bu raporda, Almanya'da özellikle de engelliler, göçmenler, mülteciler ve kadınlar açısından eşitsizlikler olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümetine bu sorunla mücadele konusunda daha fazla çaba gösterme çağrısında bulunan Deva, raporunda "Ekonomik eşitsizlik Almanya'da büyük bir sorun" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"2010'dan beri gelir ve servet eşitsizliği arttı. Bu da özellikle alt orta sınıfta sosyal güvensizliğin artmasına neden oldu" diye ekleyen BM raportörü bu durumun en çok kadınlar, çocuklar, göçmenler, Doğu Almanyalılar, Ruhr bölgesinde yaşayanlar ve engellileri etkilediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman hükümetine çağrılar<br />Uygun fiyatlı çocuk bakımı, kadın sığınma evleri ve eskiyen altyapının yenilenmesi için daha fazla yatırım yapılması çağrısında bulunan Deva, miras vergisi yoluyla varlıklılardan daha da fazla vergi alınması gibi öneriler de sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da kadınların erkeklerden ortalama yüzde 16 daha az kazandığını hatırlatan BM raportörü, cinsiyetler arasındaki bu ücret farkının neredeyse diğer tüm Batılı sanayileşmiş ülkelerdekinden fazla olduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporda öte yandan hükümetin altyapı ve iklim nötrlüğü için ayırdığı 500 milyar euroluk özel fondan övgüyle bahsedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">5 bin kişinin en az 100 milyon doları var<br />ABD merkezli danışmanlık firması Boston Consulting Group'un (BCG) tahminlerine göre, Almanya'da 2025 yılında 100 milyon doların üzerinde finansal varlığı bulunan kişi sayısı yaklaşık 5 bindi. Bu sayı, 2024'le kıyaslandığında geçen yıl bin 100 kişilik bir artış yaşandığını ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da nüfusun en zengin yüzde 1'lik kesiminin toplam servetin yaklaşık yüzde 35'ine sahip olması da ülkedeki ekonomik eşitsizliği gözler önüne seriyor.</span></p><p>DW,dpa/CÖ,SÖ</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-e%C5%9Fitsizlik-servetin-y%C3%BCzde-35i-en-zenginlerin/a-79243348</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-genclere-vasiyetim-biz-yasadik-siz-yasamayin-26367f59d7bc6-15d5-49d8-bd54-45a72346e57c2026-09-12T08:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GENÇLERE VASİYETİM: BİZ YAŞADIK, SİZ YAŞAMAYIN

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün 12 Eylül…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Takvimde sıradan bir gün gibi görünen bu tarih, benim için bir ömrün en acı sayfalarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan 65 yaşına gelince geriye dönüp hayatına daha başka bakıyor. Gençlikte uzun zannettiğimiz ömür, meğer göz açıp kapayıncaya kadar geçiyormuş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün dönüp baktığımda, ömrümün baharını görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lise çağlarında başlayan ülkücü mücadeleyi…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak başkanlığını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatan, millet ve devlet sevgisiyle geçen gençlik yıllarını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve ardından gelen o karanlık günleri…</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül'ü…</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerini…</span></p><p><span style="font-size:18px">Demir parmaklıkların ardında geçen&nbsp;<strong>yedi yılı…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yedi yıl…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir insanın hayatında ne demektir bilir misiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çocuğun büyümesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gencin delikanlılıktan olgunluğa geçmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir annenin evladını beklerken yaşlanmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir babanın saçlarına ak düşmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ömrün en güzel yıllarının geri gelmemek üzere geçip gitmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben o yedi yılı yaşadım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Suçsuz olduğumuz kanaatiyle, yıllar sonra özgürlüğümüze kavuştuk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama özgürlük geldiğinde gençliğimiz gelmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Giden yıllar geri dönmedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O günlerde hepimiz gençtik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben ülkücüydüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karşımızda devrimci gençler vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bize birbirimizi düşman olarak gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı memleketin çocuklarını karşı karşıya getirdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">O günlerde bunu bütün çıplaklığıyla göremedik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü gençtik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öfkeliydik.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnandığımız fikirler uğruna mücadele ediyorduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yıllar sonra, aynı acıların içinden geçmiş insanlar olarak şunu daha iyi anladık:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz birbirimizin düşmanı değildik.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz aynı ülkenin çocuklarıydık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı toprağın üzerinde büyümüştük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı gökyüzünün altında yaşıyorduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimizin annesi, babası, kardeşi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimizin hayalleri vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve sonunda kaybeden yalnızca ülkücüler veya devrimciler olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye kaybetti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin gençliği kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aileler kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet zarar gördü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millet perişan oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün size neden bunları anlatıyorum?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bazı şeyler unutulursa yeniden yaşanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benim gençliğim geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrümün baharından çalınan yedi yıl geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat sizlerin gençliği henüz önünüzde.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu yüzden size kızgınlıkla değil,&nbsp;<strong>tecrübeyle</strong>&nbsp;sesleniyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın birbirinize düşman olmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın size “öteki” diye gösterilen insanı hemen düşman kabul etmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakın sosyal medyada gördüğünüz her görüntüye, duyduğunuz her söze inanmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizi öfkelendirmek isteyenlere karşı aklınızı kullanın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizi birbirinize kırdırmak isteyenlere karşı uyanık olun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bugün kavga yalnızca sokakta çıkarılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazen bir telefon ekranından çıkarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir paylaşım, bir yalan, bir provokasyon, bir kışkırtma binlerce insanın öfkesini harekete geçirebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknoloji değişti ama insanları birbirine düşürmenin yöntemi değişmedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ben hâlâ ülkücüyüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu özellikle söylüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben ülkücüyüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kimliğimden hiçbir zaman utanmadım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatanımı sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimi sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimi sevdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin geleceği için mücadele ettim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yaşadıklarım bana bir şeyi daha öğretti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan sevgisi, başka vatan evlatlarından nefret etmek değildir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkücülük benim için hiçbir zaman kin ve düşmanlık olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkücülük;</span></p><p><span style="font-size:18px">vatanı sevmektir,</span></p><p><span style="font-size:18px">milleti sevmektir,</span></p><p><span style="font-size:18px">devlete sahip çıkmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">haksızlığa karşı durmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">adaleti savunmaktır,</span></p><p><span style="font-size:18px">gerektiğinde kendi nefsinden vazgeçebilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bütün bunların yanında&nbsp;<strong>insanı sevmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün geçmişte karşı karşıya geldiğimiz devrimci kardeşlerimize baktığımda da aynı şeyi düşünüyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar da bu ülkenin çocuklarıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz de bu ülkenin çocuklarıydık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keşke o günlerde bunu daha iyi anlayabilseydik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletimize sahip çıkalım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin güçlü bir devlete ihtiyacı vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama güçlü devlet yalnızca güçlü ordudan, güçlü güvenlikten veya güçlü otoriteden ibaret değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçlü devlet; adaleti güçlü olan devlettir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşının hukukuna güvenebildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerinin geleceğe umutla bakabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışanın emeğinin karşılığını alabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısında hakkını arayan insanın kendisini çaresiz hissetmediği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı düşünen insanların korkmadan konuşabildiği…</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası vatandaşının devletine güvendiği devlet güçlüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizi sevelim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama devleti güçlü kılanın&nbsp;<strong>hukuk, adalet, liyakat ve milletin devlete duyduğu güven</strong>&nbsp;olduğunu da unutmayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiye sahip çıkın</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben demokrasinin kıymetini kitaplardan öğrenmedim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatın içinden öğrendim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgürlüğün ne demek olduğunu özgürlüğüm elimden alındığında anladım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun ne kadar önemli olduğunu hukukun dışında kaldığımız günlerde anladım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle gençlere en büyük vasiyetlerimden biri şudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiye sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin gibi düşünmeyen insanın da konuşma hakkını savunun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin sevmediğiniz insanın da hukukunu koruyun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandığa, milli iradeye, hukuka ve temel haklara sahip çıkın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü demokrasi herkesin aynı düşünmesi değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasi, farklı düşüncelerin kavga etmeden bir arada yaşayabilmesidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye üzerinde oyunlar mı var?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette Türkiye'nin zayıflamasını isteyenler olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışarıdan hesap yapanlar olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçeriden fırsat kollayanlar olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin ekonomik, siyasi veya toplumsal sorunlarından yararlanmak isteyenler çıkabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama burada çok önemli bir gerçeği unutmayalım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizi bizden başka kimse bölemez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birileri bizi birbirimize düşürmeye çalışabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat biz aklımızı kullanırsak, kardeşliğimizi korursak, hukuka ve demokrasiye sahip çıkarsak, hiçbir provokasyon bizi kolay kolay teslim alamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin en büyük gücü tankı, tüfeği veya ekonomisi kadar&nbsp;<strong>milletinin birlik ve beraberliğidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlere son sözüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artık hayatın ne kadar hızlı geçtiğini biliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir zamanlar gençtik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geleceğin hiç bitmeyeceğini zannederdik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün aynaya baktığımda o genç adamı arıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerimin içinde hâlâ onu görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama saçlarıma düşen aklar bana başka bir şey söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ömür geçti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Benim gençliğim geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevinde geçen yedi yılım geri gelmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaybettiğim yılları geri alamam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat yaşadıklarımı bir nasihate dönüştürebilirim.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte size vasiyetim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birbirinize düşman olmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatanınızı sevin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletinizi sevin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletinizi koruyun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bayrağınıza sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasiyi ve hukuku savunun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Farklı düşünene tahammül edin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Provokasyonlara kanmayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sizi birbirinize düşürmek isteyenlere fırsat vermeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve unutmayın:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede gençler birbirine düşerse, o ülkenin geleceği yara alır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede gençler birbirine sahip çıkarsa, o ülkenin geleceği aydınlık olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz ömrümüzün baharında bunun bedelini ödedik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz ödemeyin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz kaybettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz kazanılmış bir Türkiye'ye sahip çıkın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz acı çektik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz huzur içinde yaşayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz gençliğimizi kaybettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz gençliğinizi Türkiye'nin geleceğini kurmaya harcayın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve ne olur…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gün siz de bizim yaşımıza geldiğinizde geriye baktığınızda:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke birbirimizle kavga etmeseydik” demeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke birbirimizi daha çok sevseydik” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keşke ülkemiz için daha çok çalışsaydık” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İyi ki Türkiye'ye sahip çıktık” deyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benim bütün dileğim budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha asla…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">12 Eylül'ü unutmayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama intikam için değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kin için değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düşmanlıklar üretmek için hiç değil.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ders almak için hatırlayalım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha hiçbir Türk genci, hangi siyasi görüşten olursa olsun, kardeşine düşman edilmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha analar evlatlarının ardından ağlamasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha gençlerin ömrü demir parmaklıkların arkasında çürümesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha devletimiz böylesine ağır yaralar almasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir daha milletimiz böyle bir kardeş kavgasına sürüklenmesin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha 12 Eylül'ler yaşanmasın.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ben 65 yaşındayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrüm geldi, geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama hâlâ bir umudum var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizim çektiğimiz acılar, sizlerin huzuruna vesile olsun.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu ülkenin gençleri, bizim bıraktığımız yerden daha güzel bir Türkiye'yi inşa etsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah bu millete bir daha böyle acılar göstermesin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte hayatını kaybeden, acı çeken, haksızlığa uğrayan bütün insanlarımızı rahmetle, saygıyla ve dualarla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi görüşten olursa olsun…</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü artık biliyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Acının tarafı yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gözyaşının ideolojisi yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evlat acısının siyaseti yoktur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ve bu vatan hepimizin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaşasın Türkiye Cumhuriyeti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Allah Türk milletinin birliğini, devletimizin bekasını daim eylesin.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir daha asla!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Allah devlete ve millete zeval vermesin.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-celal-adandan-12-eylul-paylasimi-26366b90401e6-ebb8-4951-a6a8-82347e73ad2b2026-09-12T08:18:00+03:00HABER MERKEZİ DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI

DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN'DAN 12 EYLÜL PAYLAŞIMI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"12 Eylül 1980 ; cuntacıların Türk demokrasisine Türk milliyetçiliğine darbe vurduğu gündür. Fakat demokrasimiz yok edilememiş, milliyetçiler boyun eğmemiştir. Darbecilerin payına rezil bir hezimet düşerken; ülkücü hareket direniş ve dirilişi, şeref madalyası gibi taşımaktadır."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/maduronun-esi-kalp-rahatsizligi-gerekcesiyle-ev-hapsi-istedi-hapishanede-recete-edilen-aylik-enjeksiyonu-alamiyor-26365ea5ea514-38e7-4da3-82ad-298a3f7ec84f2026-09-11T11:11:00+03:00HABER MERKEZİ Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor'

Maduro'nun eşi kalp rahatsızlığı gerekçesiyle ev hapsi istedi: 'Hapishanede reçete edilen aylık enjeksiyonu alamıyor'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Venezuela Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Nicolas Maduro</strong>’nun eşi&nbsp;<strong>Cilia Flores</strong>,&nbsp;<strong>kalp rahatsızlığını</strong>&nbsp;gerekçe göstererek yargılama süreci öncesinde<strong>&nbsp;cezaevinden serbest bırakılarak ev hapsine alınmayı</strong>&nbsp;talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Flores’in avukatı Mark Donnelly, Flores'in hapse girdiğinden beri mitral kapak prolapsusu tedavisi için kendisine&nbsp;<strong>reçete edilen aylık enjeksiyonu alamadığını&nbsp;</strong>ifade etti. Ayrıca belgede şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cilia Adela Flores de Maduro, Venezuela Bolivarcı Cumhuriyeti'nin First Lady'sidir ve kalp ameliyatından sonra iyileşme sürecinde ev hapsinde yargılanmayı bekleme fırsatını hak etmektedir<br /><br />ABD’nin Venezuela’yı askeri olarak işgalinden önce, Bayan Flores de Maduro fiziksel olarak sağlıklıydı ve mitral kapak prolapsusunu kontrol altında tutmaya yardımcı olan aylık enjeksiyon dışında düzenli olarak herhangi bir ilaç kullanmıyordu. Şimdi ise dört ilaç reçete edildi, olası bir kalp krizi durumunda yanında nitrogliserin bulunduruyor ve koroner inceleme ile ameliyat öneren sürekli tıbbi tavsiyelerle mücadele ediyor</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca belgeye göre Flores,<strong>&nbsp;önemli ölçüde kilo kaybetti ve ayrıca uyku sorunları, kalp çarpıntısı&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>halüsinasyonlar&nbsp;</strong>yaşıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260911/maduronun-esi-kalp-rahatsizligi-gerekcesiyle-ev-hapsi-istedi-hapishanede-recete-edilen-aylik-1108679563.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskanligi-iletisim-baskan-yardimcisi-guclu-iletisim-anlayisini-yayginlastirmaya-devam-edecegiz-2636433f93a50-ee61-4420-94a7-2d0cf844a6762026-09-11T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı: "Güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Antalya ve Isparta’da tamamladığımız bölge eğitimleriyle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımızın iletişim vizyonunu sahaya taşıyoruz. Farklı illerde sürdüreceğimiz eğitimlerle kamuda söylem birliğini ve güçlü iletişim anlayışını yaygınlaştırmaya devam edeceğiz."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogandan-yaklasan-secim-mesaji-263633d222b6e-8efd-4030-8a2c-c343edac789e2026-09-11T10:50:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı

Erdoğan'dan "yaklaşan seçim" mesajı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de erken ya da baskın seçim tartışmalarının sürdüğü bir dönemde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan seçim mesajı geldi. Rize'de vatandaşlara hitap eden Erdoğan, "Önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı yeniliyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan, bazı programlara katılmak üzere eşi Emine Erdoğan'la birlikte geldiği memleketi Rize'nin Güneysu ilçesinde Güneysu Merkez Camisi önünde kendisini bekleyen vatandaşları selamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra otobüsten hemşehrilerine seslenen Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gecemiz kutlu olsun. Geleceğimiz aydınlık olsun. Rabb'im yar ve yardımcımız olsun. Sizleri bu güzel yaz akşamında tüm bakan arkadaşlarım ve parti teşkilatımla en kalbi duygularla selamlıyorum. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Bu birlik, beraberlik içerisinde Rabb'im bizlere daha nice başarılar nasip etsin. Bu birliğinizi, beraberliğinizi daim kılsın. Sizlerden bu konuda her zaman bugüne kadar olduğu gibi aynı birlikteliği, aynı beraberliği, aynı gayreti bekliyoruz. Bu birlik ve beraberlik içerisinde önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla inşallah atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum. Sizleri çok daha fazla bekletmeden ailelerinizle birlikte bu yaz akşamını geçirmenizi istiyorum."<br />Erdoğan ilk kez net konuştu<br />Yaşanan siyasi krizler nedeniyle erken seçim tartışmalarının uzun süredir devam ettiği Türkiye'de Cumhurbaşkanı Erdoğan bu konudaki sessizliğini koruyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın Güneysu'daki konuşmasında bu konuda ilk kez bu kadar net ifadeler kullanması, erken seçim beklentilerini de artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimi ve genel seçimlerin olağan takvime göre Mayıs 2028'de yapılması gerekiyor. En son Mayıs 2023'te gerçekleşen bu seçimler normal şartlarda beş yılda bir yapılıyor.</span></p><p>DW,ANKA / CÖ,ET<br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fandan-yakla%C5%9Fan-se%C3%A7im-mesaj%C4%B1/a-79223240</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ezgi-apartmani-davasinda-karar-aciklandi-2636239573efe-19d6-446a-a34c-76be14d61aa82026-09-11T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı

Ezgi Apartmanı davasında karar açıklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde 35 kişinin hayatını kaybettiği Ezgi Apartmanı'na ilişkin davada karar açıklandı. Mahkeme heyeti, pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel'e 8 yıl, fenni mesul Mehmet Tekin'e 6 yıl 8 ay hapis cezası vererek her iki kişinin tahliyesine hükmetti. Sanıklardan üç kişi beraat ederken beş kamu görevlisine ise 4'er yıl 5'er ay hapis cezası verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş'ta 6 Şubat depremlerinde, Onikişubat ilçesinde bulunan Ezgi Apartmanı'nın yıkılması sonucunda, en küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişi hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş 4. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada, depremde yakınlarını kaybedenler, bazı sanıklar ve taraf avukatları beyanda bulundu. Cumhuriyet Savcısı da esasa ilişkin görüşünü tekrarladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu gözyaşları eşliğinde karara tepki gösterirken sanık yakınları kararı alkışlayarak karşıladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın zemin katında faaliyet gösteren pastanenin yetkilileri Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel ile pastanedeki tadilatı organize eden sanık Ertan Danacı hakkında 35 kez "olası kastla öldürme" ve "olası kastla yaralama", müteahhit Yakup Aktaş ile fenni mesul Mehmet Tekin hakkında ise "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş Belediyesinde görev yapan Fahri Yiğitoğlu, Veli Çiftaslan ve Mehmet Dişçeken ile pastanedeki tadilatları denetlemeyen Onikişubat Belediyesi personeli Sait Avşar, Ali Gemci, Mehmet Akif Canlı ve Mustafa Şirikçi hakkında da "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan dava açıldı. Yargılama sürecinde müteahhit Aktaş yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, 11'inci duruşma öncesinde esasa ilişkin görüşünü açıklamış, sanıklar Mustafa Pekel, Sami Kervancıoğlu ve Ertan Danacı'nın "olası kastla kasten öldürme, olası kastla nitelikli kasten öldürme, olası kastla yaralama" suçlarından, fenni mesul Mehmet Tekin'in "bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", yedi kamu görevlisinin ise "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan cezalandırılmalarını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA / ET</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/ezgi-apartman%C4%B1-davas%C4%B1nda-karar-a%C3%A7%C4%B1kland%C4%B1/a-79223001</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-6-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi-263614e600eba-1eaf-4282-82fa-9b29c11c50ae2026-09-11T10:27:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

Bakan Gürlek duyurdu: 6 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik yürütülen çalışmalara ilişkin sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, İçişleri Bakanlığı ile koordinasyon içerisinde Cumhuriyet başsavcılıkları, emniyet ve jandarma teşkilatlarının güçlü eşgüdümüyle faili meçhul cinayetlerin üzerine kararlılıkla gidildiğini belirtti.<br />'Sır perdelerini kaldırdık'<br />“Hiçbir cinayet karanlıkta kalmayacak, hiçbir fail adaletten kaçamayacaktır!” diyen Bakan Gürlek şu açıklamayı yaptı:<br />"Bakanlığımız bünyesinde 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, yıllardır karanlıkta kalan 6 cinayet dosyasını daha aydınlattık. Böylece 46 dosyada, 52 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olayların üzerindeki sır perdesini kaldırdık.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bursa/Mustafakemalpaşa’da, 2020 yılında yol kenarındaki sulama kanalında ağır yaralı bulunan ve bir gün sonra hayatını kaybeden 7 yaşındaki Medine Kesmeni’nin ölümüne ilişkin dosyada; olay yerindeki araç parçaları, PTS ve baz kayıtları ile yeni tanık beyanları birlikte değerlendirildi. Şüpheli Erkan Edincik, “ihmali davranışla kasten öldürme” suçundan tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Diyarbakır/Bismil’de, 2014 yılında dere yatağında bulunan ve 12 yıldır kimliği dahi belirlenemeyen kemiklerin, yapılan DNA incelemesiyle 2013 yılında kaybolan Dilek Kalkan’a ait olduğu tespit edildi. Dosyanın yeniden açılmasının ardından olayla bağlantılı olduğu değerlendirilen 7 şüpheliden 6’sı gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.<br />&nbsp;İzmir/Torbalı’da, 8 Mart 2026 tarihinde evine girmeye çalışan kişilerin peşinden gittikten sonra silahla vurularak hayatını kaybeden Mehmet Köstekçi’nin dosyasında kamera görüntüleri, HTS ve baz kayıtlarının incelenmesi sonucu 8 şüpheli tespit edildi. Gerçekleştirilen operasyonda şüphelilerin tamamı yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Muş/Hasköy’de, 2011 yılında silahlı saldırıyla öldürülen Felemez Kulaç’ın dosyasında 1988 yılına uzanan husumet ve olayın öncesi ile sonrasındaki hareketlilik HTS, baz ve PTS kayıtlarıyla yeniden ortaya konuldu. Olayla bağlantılı şüphelilere yönelik operasyonlarda 11 kişi yakalanarak gözaltına alındı; diğer şüphelilere yönelik adli işlemler devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Nevşehir/Ürgüp’te, 2008 yılında öldürülerek yol kenarına bırakılan Sedat Ünal’ın dosyası yeniden ele alındı. 18 yıl önceki kriminal bulgular, DNA verileri ve HTS kayıtlarının yeniden incelenmesiyle maktulün son görüldüğü ruhsatsız kumarhaneden olay yerine uzanan hareketlilik ortaya çıkarıldı; 7 şüpheli hakkında kasten öldürme suçundan adli işlemler başlatıldı.<br />Siirt/Baykan’da, 2024 yılında kaybolan Mekiye Akyel’in dosyasında 190 bin metrekarelik alanda yüzlerce personelle arandı; dijital ayak izleri, HTS ve PTS kayıtları, tanık anlatımları ve şüphelilerin çelişkili beyanları ayrıntılı biçimde incelendi. Soruşturma sonucu eski eşi ve yakınlarının da aralarında bulunduğu şüpheliler hakkında töre saikiyle tasarlayarak kasten öldürme ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından iddianame düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dosyaların aydınlatılması için büyük bir özveriyle çalışan Bursa-Mustafakemalpaşa, Diyarbakır-Bismil, İzmir-Torbalı, Muş, Nevşehir-Ürgüp ve Siirt-Baykan Cumhuriyet başsavcılıklarımıza; il ve ilçe jandarma teşkilatlarımızın görevli birimlerine, JASAT ekiplerimize, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir cinayeti unutmayacağız. Hiçbir dosyanın üzerini örtmeyeceğiz. Hiçbir failin cezasız kalmasına izin vermeyeceğiz!"</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.turkgun.com/gundem/bakan-gurlek-duyurdu-6-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlatildi/398750</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-vekil-sayisi-dusmeli-ayricaliklar-kalkmali-263605fdc95e8-edae-4a52-b336-a2079da2ffdb2026-09-11T10:18:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VEKİL SAYISI DÜŞMELİ, AYRICALIKLAR KALKMALI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizde siyasi arena farklı yol alıyor. Ama devletin, milletin, ülkenin çıkarı için siyaset kurumunda yenilikler lazım. Yeni bir yapılanma lazım. Bu günün Türkiye’sinde 600 vekile ihtiyaç yok. TBMM çatısı eski çatı değil. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bu kadar vekile ihtiyaç yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin yönetim mekanizmalarında ve siyaset kurumunda tasarruf, liyakat ve adalet ilkelerini merkeze alan kapsamlı bir yapısal dönüşüm, ülkenin geleceği için hayati bir zarurettir. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişle birlikte devlet mimarisinin yetki ve sorumluluk alanları kökten değişmiş, ancak bu değişime uyumlu bir kamusal sadeleşme henüz hayata geçirilmemiştir. Milletin menfaatlerini ve devletin kaynaklarını korumak adına atılması gereken acil adımlar var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM Yapısının Sadeleştirilmesi ve Vekil Sayısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">81 vilayetin bulunduğu Türkiye’de, Meclis'teki 600 milletvekili sayısı günümüz şartlarında aşırı bir yük oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni sistemde yasama ve yürütmenin net bir şekilde ayrışması, Meclis'in üzerindeki denetim ve yasa yapma yükünü rasyonelleştirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vekil sayısı, illerin nüfus yoğunluğu, coğrafi ve stratejik konumları adil bir formülle yeniden gözetilerek&nbsp;<strong>150 ila 200 Aralığına</strong>&nbsp;düşürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu küçülme, hem Meclis çalışmalarının niteliğini artıracak hem de bütçede ciddi bir tasarruf sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletvekilliğinin Statüsü ve Ayrıcalıkların Sonu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilliği geçici bir kamu hizmeti görevidir; asla ömür boyu sürecek ticari, mesleki veya mali bir ayrıcalık kapısı olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Emekli milletvekilliği</strong>&nbsp;uygulamasına son verilmeli, vekiller diğer vatandaşlar gibi kendi prim günleri ve standart emeklilik rejimleri üzerinden emekli edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trafikte üstünlük sağlayan&nbsp;<strong>Çakarlı araç</strong>&nbsp;ve benzeri imtiyazlar tamamen kaldırılmalı, siyasetçi ile vatandaş arasındaki her türlü yapay mesafe sıfırlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuda Makam Aracı ve Kaynak İsrafının Önlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece merkezi yönetimde değil; illerde, ilçelerde ve belediyelerde bütçeyi delik deşik eden&nbsp;<strong>makam ve kiralık hizmet aracı saltanatına</strong>&nbsp;kesinlikle son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl müdürleri, şube müdürleri, belediye başkan yardımcılıkları ve daire başkanlıkları nezdinde "hizmet aracı" kisvesi altında kiralanan binlerce araç, kamu sırtında ağır bir külfettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski bakanlar, üst düzey bürokratlar ve emekli yetkililere tahsis edilen çoklu araçlar ile lüks koruma filoları gözden geçirilmeli, kamusal kaynaklar yalnızca zorunlu ve asli kamu hizmetleri için tahsis edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin gücü, gösterişli konvoylar veya ayrıcalıklı zümrelerle değil; milletin refahı, bütçenin şeffaflığı ve kamu kaynaklarının adil kullanımıyla ölçülür. Milletin sırtındaki her bir gereksiz yük, ülkenin kalkınma enerjisinden çalınan birer adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kronikleşmiş israf ve imtiyaz düzeninin son bulması için yetkililerin ve tüm siyasi aktörlerin halkın gerçek gündemine dönmesi, sorumluluk bilinciyle hareket etmesi şarttır. Bu konudaki reform iradesi, sadece ekonomik bir tasarruf değil, aynı zamanda toplumsal adalet ve güvenin yeniden tesisidir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE E MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-rusya-tahil-anlasmasina-geri-donmeyecek-2635926ec4ccc-f82a-4694-8932-def377164f292026-09-10T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek

Zaharova: Rusya tahıl anlaşmasına geri dönmeyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;bugünkü basın toplantısında gazetecilere uluslararası gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, Rusya'nın ‘tahıl anlaşmasına’ geri dönmeyeceğini, çünkü bu girişimin Batılı ülkelerin kendi şirketlerini zenginleştirip kar etmelerini sağlamaya yönelik olduğunu, muhtaç ülkelerin ise yalnızca bir kılıf olarak kullanıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın önceki 'tahıl anlaşması' kapsamındaki tüm yükümlülüklerini iyi niyetle yerine getirdiğini, ancak karşılığında yeni yaptırım darbelerine maruz kalırken artık aynı iyi niyeti göstermek durumunda olmadığını sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus diplomat, Rusya'nın medyada halihazırda tartışılan ‘tahıl anlaşmasını’ yeniden canlandırma fikri de dahil olmak üzere Batı ile hiçbir anlaşmaya güvenmediğinin altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, görev süresi dolmakta olan BM Genel Sekreteri&nbsp;<strong>António Guterres'in</strong>&nbsp;mirasının&nbsp;<strong>çifte standartlarla</strong>&nbsp;ilişkilendirileceğini vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260909/zaharova-rusya-tahil-anlasmasina-geri-donmeyecek-1108629629.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/medvedev-rusyanin-sabri-sinirsiz-degil-2635872227342-b4d2-4de8-ac5d-dc02f0152b7b2026-09-10T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil

Medvedev: Rusya’nın sabrı sınırsız değil

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rus basınına değerlendirmelerde bulunan Rusya Güvenlik Konseyi Başkan Yardımcısı ve Birleşik Rusya Partisi Genel Başkanı&nbsp;<strong>Dmitriy Medvedev</strong>, Batılı ülkeleri&nbsp;<strong>dünyayı kasıtlı olarak nükleer bir felakete sürüklemekle</strong>&nbsp;suçladı. Rusya'nın küresel bir yıkımı önlemek için çaba sarf ettiğini vurgulayan&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;Moskova'nın sabrının bir sınırı olduğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın mevcut askeri gücünün&nbsp;<strong>Kiev</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>NATO'nun</strong>&nbsp;kilit tesislerini haritadan silebilecek düzeyde olduğunu belirten Medvedev,&nbsp;<strong>nükleer silahların belirli şartlar altında kullanılabileceğini</strong>&nbsp;vurguladı. Ülkenin nükleer doktrinine atıfta bulunan&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;bunun bir&nbsp;<strong>"tehdit değil, gerçeklik"</strong>&nbsp;olduğunu ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Savunma sanayimiz ekonomiye ivme kazandırıyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bazı ülkelerin Rusya’yı&nbsp;<strong>"dünya haritasından silmeye"</strong>&nbsp;çalıştığını ifade eden&nbsp;<strong>Medvedev,</strong>&nbsp;buna karşı silah stoklarının uzun bir süre daha artırılmaya devam edileceğini belirtti. Rus savunma sanayisinin ülke ekonomisinin büyümesine ciddi katkı sağladığına dikkati çeken&nbsp;<strong>Medvedev</strong>, sivil altyapıların<strong>&nbsp;insansız hava aracı (İHA)&nbsp;</strong>saldırılarından korunmasının da öncelikli görevleri arasında yer aldığını kaydetti. Medvedev, bu güvenliğin ancak tüm hava savunma ve anti-drone sistemlerinin entegre kullanımıyla sağlanabileceğini belirtti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yeni seferberlik iddialarına yalanlama</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Medvedev,</strong>&nbsp;Rus ordusunun personel ihtiyacının<strong>&nbsp;sözleşmeli askerler ve gönüllülerle</strong>&nbsp;eksiksiz şekilde karşılandığını söyleyerek, ülkede yeni bir&nbsp;<strong>askeri seferberlik ilanına gerek olmadığını&nbsp;</strong>vurguladı. Rusya'da gizli seferberlik hazırlığı yapıldığına dair basına yansıyan haberleri kesin bir dille yalanlayan&nbsp;<strong>Medvedev,&nbsp;</strong>bu söylentileri Kiev rejiminin<strong>&nbsp;"asılsız provokasyonu"</strong>&nbsp;olarak nitelendirdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260910/medvedev-rusyanin-sabri-sinirsiz-degil-1108640865.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ankara-kulislerini-hareketlendiren-demirtas-iddiasi-dem-partinin-basina-gecebilir-263551f610c6f-1e32-4664-93d9-03c220611a282026-09-09T09:45:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir

Ankara kulislerini hareketlendiren Demirtaş iddiası! DEM Parti'nin başına geçebilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti’nin ilkbaharda yapacağı büyük kongre öncesinde Ankara kulisleri çarpıcı bir iddiayla çalkalanıyor. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarının ardından, tahliye edilmesi beklenen Selahattin Demirtaş’ın kongrede eş genel başkanlığa aday olabileceği öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLKBAHARDAKİ BÜYÜK KONGREDE 'DEMİRTAŞ' BEKLENTİSİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz günlerde seçimlere katılabilmek için gerekli yasal şartları yerine getirmek amacıyla sembolik bir kongre düzenleyen DEM Parti, asıl büyük kongresini ilkbahar aylarında gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Eş Genel Başkan Tuncer Bakırhan'ın, bu büyük kongreye Selahattin Demirtaş’ın da katılabileceğinin sinyalini vermesi, başkentte siyasi hesapları hareketlendirdi. Kulislerde, olası bir tahliye durumunda Demirtaş’ın doğrudan parti yönetimine geçerek eş genel başkanlığa aday olabileceği konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PARTİNİN YENİ ADI "DEMOKRATİK CUMHURİYET HAREKETİ" Mİ OLACAK?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongre sürecine ilişkin tartışmalar yalnızca liderlik değişimiyle sınırlı değil. Tuncer Bakırhan ve partinin önde gelen isimlerinden Pervin Buldan’ın kısa süre önce duyurduğu “Demokratik Cumhuriyet Hareketi” çıkışı, yaklaşık bir yıldır konuşulan isim değişikliği iddialarını yeniden alevlendirdi. Siyasi kulislerde, yeni başlatılacak bu hareketin partinin yeni ismi olabileceği değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BAHÇELİ'NİN ÇAĞRISI</span></p><p><span style="font-size:18px">Selahattin Demirtaş ve eski HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ’ın tahliye ihtimali, devam eden İmralı Süreci bağlamında siyasetteki en sıcak başlıklardan birini oluşturuyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) kararlarına dikkat çeken MHP kanadı, tahliyeler için yeni bir yasal düzenlemeye gerek olmadığını savunurken; MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreç boyunca sıklıkla dile getirdiği “Demirtaş evine, Öcalan umuda” çağrısı bu yöndeki beklentileri güçlendirdi.Tuncer Bakırhan da 14 Ağustos 2026 tarihinde yaptığı bir açıklamada Demirtaş ve Yüksekdağ'ı kastederek, “İnşallah, inşallah, inşallah beraber olacağız. Zaten ana hedeflerimizden birisi o. Biraz o büyük kongreye işaret etmemizin sebebi de bu” ifadelerini kullanmıştı."</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKARA’DA GÖREV ALMAK İSTİYORUM" SÖZLERİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 10 yıldır Edirne Cezaevi’nde tutuklu bulunan Demirtaş’ın siyasete dönüş vizyonuna dair en somut ipuçlarından biri ise üç ay önce Bağımsız Milletvekili Kani Torun ile yaptığı görüşmeden sızmıştı. T24’ten Cansu Çamlıbel’e konuşan Torun, Demirtaş’ın kendisine “Ben Ankara’da görev almak istiyorum” dediğini aktarmıştı. Her ne kadar Torun ve Çamlıbel bu sözlerin dar anlamda parti yönetimini değil, geniş anlamda ülke yönetimini kastettiğini açıklasa da bu mesaj, Demirtaş’ın aktif siyasete dönüş rotasını Ankara olarak belirlediği şeklinde yorumlandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.sondakika.com/haber/haber-ankara-kulislerini-hareketlendiren-demirtas-20217739/#goog_rewarded</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ihtiyac-sahibi-ogrenciler-icin-2-milyar-lira-kaynak-26354b1a6ad66-1612-4008-b9a3-ed8d64d8bbc92026-09-09T09:43:00+03:00HABER MERKEZİ İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak

İhtiyaç sahibi öğrenciler için 2 milyar lira kaynak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakan Mahinur Özdemir Göktaş, yaptığı yazılı açıklamada, ihtiyaç sahipleri için uyguladıkları eğitim yardımlarına yeni eğitim-öğretim döneminde de devam edeceklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, öğrencilerin temel okul ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik eğitim materyali yardımlarının yapıldığını aktaran Göktaş, kırtasiye, okul kıyafeti, ayakkabı ve kışlık kıyafet gibi ihtiyaçların öğrencilere ulaştırıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşımalı eğitim uygulaması dışında kalan öğrencilerin barınma, taşıma ve yemek giderlerine yönelik destek sağlandığını kaydeden Göktaş, lise ve üniversite sınavlarına hazırlanan öğrencilerin ise sınavlara hazırlık materyallerinin temin edildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Göktaş, öğrencilerin gezi ve sportif faaliyetlere katılımlarının desteklendiğini, ayrıca yurt içindeki yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören ve 3294 sayılı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik Kanunu kapsamında bulunan Türk öğrencilere yönelik çeşitli eğitim yardımlarının sürdürüldüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ailelerinden uzakta örgün eğitime devam eden ihtiyaç sahibi öğrencilerin ulaşım giderlerinin de desteklendiğini aktaran Göktaş, öğrencilerin, ailelerinin yanına gidip dönmekte kullanacakları yıllık 2 gidiş-2 dönüş toplam dört bilet şeklindeki Ulaşım Giderlerinin Karşılanmasına Yönelik Destek Programı'ndan da yararlanabildiklerini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ayni veya nakdi yardımlarda kullanılacak"<br />Eğitim yardımlarının temel amacının ihtiyaç sahibi hanelerde bulunan ve öğrenim hayatına devam eden öğrencilerin ihtiyaçlarının karşılanması olduğunu vurgulayan Göktaş, "Daha fazla öğrenciye ulaşmayı ve yardımların etkinliğini artırmayı amaçlıyoruz." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş, 2026 yılının Ocak-Temmuz döneminde Ulaşım Giderlerinin Karşılanmasına Yönelik Destek Programı kapsamında Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışmayı Teşvik (SYDT) Fonu'ndan yaklaşık 92 milyon lira kaynak aktarıldığını anımsattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhtiyaç sahibi hanelerin ilköğrenim ve ortaöğrenim düzeyinde örgün eğitime devam eden çocuklarına yönelik eğitim yardımlarında etkinliğin ve verimliliğin artırılmasına önem verdiklerinin altını çizen Göktaş, bu kapsamda 2021 yılından bu yana SYDT Fonu'ndan SYDV'lere yaklaşık 6 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Göktaş, aynı amaçla 2026-2027 eğitim-öğretim yılının ilk dönemi için SYDV'lere yaklaşık 2 milyar lira tutarında kaynak aktarıldığını, bunların ihtiyaç sahibi hanelerdeki öğrencilerin eğitim ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla ayni veya nakdi yardımların yapılmasında kullanılacağını belirtti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.trthaber.com/haber/egitim/ihtiyac-sahibi-ogrenciler-icin-2-milyar-lira-kaynak-956033.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/universite-mezunu-tir-soforleri-geliyor-maaslar-100-bin-tlyi-bulacak-26353db311d98-4b26-4c1c-94c0-ce4fff29365d2026-09-09T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak

Üniversite mezunu TIR şoförleri geliyor: Maaşlar 100 bin TL'yi bulacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği (LOJİDER) Yönetim Kurulu Başkanı Kayıhan Özdemir Turan, Türkiye'nin artan taşımacılık faaliyetleriyle birlikte nitelikli tır sürücülerine duyulan ihtiyacın da arttığını belirterek, Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nde hayata geçirilen Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı ile sektöre üniversite eğitimi almış sürücüler kazandırılmasının hedeflendiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LOJİDER Yönetim Kurulu Başkanı Turan, kara yolu taşımacılığında hem ulusal hem de uluslararası boyutta sürücü açığının uzun yıllardır sektörün gündeminde olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda 2022 yılında Lojistik Derneği (LODER) öncülüğünde, LOJİDER, Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Uluslararası Taşımacılık ve Lojistik Hizmet Üretenleri Derneği (UTİKAD), Ağır Nakliyeciler Derneği (AND), Türkiye Nakliyeciler Derneği (TND), akademisyenler, kamu ve Bakanlık temsilcileri ile Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nden akademisyenlerin katılımıyla çalıştay düzenlediklerini aktaran Turan, çalıştayın ardından Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı'nın 2 yıllık meslek yüksekokulu programı olarak açılması için çalışmalar yürüttüklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, üniversite ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) nezdinde programın önemine ilişkin görüşmeler gerçekleştirdiklerini ve çalışmalar sonucunda programın geçen yıl Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde hayata geçirildiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Meslektaşlarımızın her boyutuyla yetişmesi bu ihtiyacı pozitif yönde ileriye taşıyacak hususlar"</span></h2><p><span style="font-size:18px">LOJİDER Yönetim Kurulu Başkanı Turan, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kara yolu taşımacılığı lojistik zincirinde, taşımacılığın diğer 4 ana moduyla birlikte olmazsa olmaz bir parçası. Çünkü kapıdan kapıya üretilen hizmette diğer ana taşıma modlarını kullandığınızda, yani deniz yolu, hava yolu ya da demir yoluyla yaptığınızda bile ön ve nihai taşıma için kara yolu taşımacılığını muhakkak kullanma durumunda kalıyoruz. Bu nedenle hem ulusal hem de uluslararası boyutuyla üreticilerimizin ürettiği malların nihai kullanıcıya ya da kullanıcının deposuna, adresine teslim edeceğimiz ana kadar ya da tam tersi yurt içinde üretilen malzemenin ihracat çıkışı yapacağı limanlara ya da demiryolu terminallerine teslim edileceği noktada bu meslektaşlarımıza ihtiyaç duyuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla Kütahya Dumlupınar Üniversitesinde hayata geçirilen Karayolu Yük Taşıtı Sürücülüğü Programı ile bu meslektaşlarımızın her boyutuyla, uluslararası boyutu dahil, hem yabancı dili kapsayacak hem mevzuat hem de yük güvenliği ve aracı tanıma anlamında bilgili, tecrübeli ve ülkemizi temsil eden yapıda yetişmesi bu ihtiyacı pozitif yönde ileriye taşıyacak ve geliştirecek hususlar."</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda zaman zaman "herhangi bir iş yapamazsan şoförlük yaparsın" şeklinde bir yaklaşım bulunduğunu ifade eden Turan, tır sürücülüğünün küçümsenecek bir meslek olmadığını vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Nitelikli sürücüler yükün güvenli şekilde taşınmasında önemli rol oynayacak"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Turan, mesleğin üniversite düzeyinde eğitim ve diploma ile icra edilmesinin gençlerin sektöre ilgisini artıracağını belirterek, uluslararası taşımacılık yapan sürücülerin gelir açısından da önemli imkanlara sahip olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nitelikli sürücülerin yükün güvenli şekilde taşınması ve zamanında teslim edilmesinde önemli rol oynayacağını vurgulayan Turan, üniversite eğitimi almış sürücülerin yükün bağlanması, emniyete alınması ve güvenli sürüş teknikleri konusunda bilinçli şekilde yetiştirileceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, malların hedeflenen noktaya sağlam, eksiksiz ve zamanında ulaştırılmasının Türkiye'nin ihracat lojistiğinin performansını ve rekabet gücünü artıracağını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürücü açığının azaltılmasının lojistik firmalarının operasyonlarında da olumlu sonuçlar doğuracağını dile getiren Turan, üniversite eğitimiyle yetişen gençlerin sektöre ilgisinin artacağını ve görünmeyen maliyetlerin azaltılmasına katkı sağlanacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Turan, programdan mezun olacak gençlerin doğrudan meslekleriyle ilgili işlerde çalışma imkanına sahip olacağını belirterek, uluslararası taşımacılıkta görev almaları halinde maaşlarının bugünün ekonomik şartlarında 100 bin lira civarında olabileceğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- Program ilk mezunlarını 2027'de verecek</span></h2><p><span style="font-size:18px">LODER Yönetim Kurulu Başkanı ve Maltepe Üniversitesi Uluslararası Ticaret Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mehmet Tanyaş da dünyada benzer eğitimlerin genellikle kurs düzeyinde verildiğini belirtti. Tanyaş, 2022 yılında başlayan çalışmalar kapsamında YÖK ile yapılan görüşmeler ve Kütahya Dumlupınar Üniversitesi'nin desteğiyle programın geçen yıl 25 kontenjanla açıldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, ilk öğrencilerin eğitimlerine devam ettiğini ve programın ilk mezunlarını Haziran 2027'de vereceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin 3 sömestr üniversitede eğitim aldıktan sonra son sömestrda 14 hafta bir şirkette uzun süreli staj yapacağını aktaran Tanyaş, öğrencilerin yardımcı sürücü olarak çalışacağını ve programa dahil şekilde sigortalarının üniversite tarafından karşılanacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sürecin hem öğrencilerin şirketleri tanıması hem de şirketlerin öğrencileri tanıması açısından önemli bir fırsat olduğunu ifade eden Tanyaş, uygun koşulların oluşması halinde öğrencilerin staj yaptıkları şirketlerde çalışmaya devam edebileceğini dile getirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">- "Kontenjan 30'a çıkarıldı"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, "Bu sene kontenjanı YÖK 30'a çıkararak ilan etti ve tercih anlamında program tamamıyla doldu ama şimdi kayıtlanma süreci devam ediyor. Biz de öğrenci arkadaşlarımıza çağrıda bulunuyoruz kayıtlarını tamamlamaları adına. İlk tercihte bazı nedenlerle kayıt yaptırmayanlar da olabiliyor ondan dolayı isteyenler 2'nci tercihlerinde de başvurabilirler." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programa kadın sürücülerin de katılmasını istediklerini belirten Tanyaş, sektörde kadın sürücülerin sayısının arttığını ve programın kadınların daha eğitimli şekilde sektörde yer almasına katkı sağlayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programdaki derslerin önemli bölümünün yük ve sürüş güvenliği üzerine oluşturulduğunu aktaran Tanyaş, psikoloji ve davranış bilimleri ile mevzuat derslerinin de bulunduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası taşımacılıkta görev yapacak öğrencilerin gümrük mevzuatını da öğrenmesinin hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Mehmet Tanyaş, dijitalleşme konusunda da eğitimler verildiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, programa üniversite yerleşme sınavına giren ve yeterli puanı alan herkesin başvurabileceğini belirterek, ticari sürücüler için SRC belgesinin gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın katkılarıyla programdan mezun olan öğrencilerin herhangi bir sınava girmeden SRC 4 belgesine sahip olabileceğine işaret eden Tanyaş, bunun öğrenciler açısından önemli bir avantaj olduğunu aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanyaş, dünyanın farklı ülkelerinde de sürücü açığının bulunduğunu dile getirerek, Polonya'da sürücülere aylık 4 bin dolar seviyesinde ücretler verildiğini, İngiltere ve ABD'de de sürücü açığını azaltmaya yönelik çeşitli programlar uygulandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">LODER Yönetim Kurulu Başkanı Tanyaş, gençlerin sektöre kazandırılması için üniversite programının tek başına yeterli olmayacağını, kapasitenin artırılması ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığının şoförlük mesleğinin değerini artırmaya yönelik çalışmalar yapmasının da değerli olacağını ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1177504/universite-mezunu-tir-soforleri-geliyor-maaslar-100-bin-tl-yi-bulacak.html</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yolda-koy-urunu-soygunu-organik-yalani-26352775d941a-a469-4cb9-a447-0872d77ede952026-09-09T09:38:00+03:00HABER MERKEZİ Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

Yolda 'köy ürünü' soygunu! 'Organik' yalanı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şehirler arası yollarda özellikle büyükşehirlerin çıkışlarında ve Anadolu güzergahlarında karşılaşılan yol kenarı tezgahları, sürücülerin ilgisini çekmeye devam ediyor. Kavanoz kavanoz bal ve reçelden zeytinyağına, peynirden tereyağına, salçadan tarhanaya kadar çok sayıda ürün "köy ürünü", "doğal" veya "organik" ifadeleriyle tüketiciye sunuluyor. Ancak tezgahta ürünün köyden gelmesi, doğal yöntemlerle üretilmesi veya organik olması aynı anlama gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüccarların üreticiden düşük fiyatla almak istediği ürünlerin bazıları, üretici tarafından yol kenarında doğrudan tüketiciye satılıyor. Ancak aradaki</span></p><p><span style="font-size:18px">aracının ortadan kalkmasına rağmen fiyatın düşmesi yerine, "köy ürünü" ve "doğal ürün" algısıyla market ve pazardaki benzer ürünlerin iki, hatta üç</span></p><p><span style="font-size:18px">katına kadar çıkabildiği görülüyor. Tüketici ise çoğu zaman ürünün gerçekten nerede üretildiğini, hangi ham maddelerin kullanıldığını ve hangi şartlarda hazırlandığını bilmeden alışveriş yapıyor. Özellikle bal, zeytinyağı, reçel, peynir ve tereyağı gibi ürünlerde "köyden geldi" ifadesi, tüketicinin gözünde kalite ve doğallık göstergesine dönüşüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ORGANİĞE SERTİFİKA LAZIM</span></h2><p><span style="font-size:18px">Uzmanlara göre bir ürünün köyde üretilmiş olması, onun otomatik olarak organik olduğu anlamına gelmiyor. Organik ürün ifadesinin kullanılabilmesi için üretimin belirli kurallara uygun yapılması ve ürünün sertifikasyon sürecinden geçmesi gerekiyor. Bu nedenle yol kenarında satılan bir ürünün üzerinde veya satış noktasında "organik", "doğal" ya da "köy ürünü" ifadelerinin bulunması tek başına ürünün içeriği ve üretim şartları hakkında güvence oluşturmuyor. Tüketicinin özellikle ambalajsız veya etiketsiz ürünlerde üretici, içerik, üretim tarihi, son tüketim tarihi ve saklama şartları gibi bilgileri sorgulaması gerekiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ETİKET YOK, FİŞ YOK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yol kenarı tezgahlarında tüketicinin karşılaştığı bir diğer problem ise kayıt ve belgelendirme tarafında ortaya çıkıyor. Bazı satış noktalarında ödemeler yalnızca nakit olarak alınırken tüketiciye fiş veya fatura verilmemesi, alışveriş sonrasında ürünle ilgili bir sorun yaşanması halinde tüketicinin elini zayıflatıyor. Ürünün nereden geldiğini, kim tarafından üretildiğini ve hangi şartlarda hazırlandığını gösteren bilgilerin bulunmaması da tüketicinin aldığı ürünün niteliğini doğrulamasını güçleştiriyor. Tüketici, markette veya kayıtlı satış noktalarında ürünün etiketinden ulaşabildiği birçok bilgiye yol kenarındaki tezgahta ulaşamayabiliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">FIRSATÇILIK HER YERDE</span></h2><p><span style="font-size:18px">Üretici açısından bakıldığında ise yol kenarı satışı, ürünün doğrudan tüketiciye ulaştırılması nedeniyle cazip hale geliyor. Tüccarın düşük fiyat verdiğini düşünen üretici, ürününü aracıya satmak yerine yoldan geçen tüketiciye sunabiliyor. Aracının ortadan kalkmasına rağmen ürünün daha pahalıya satılması, "köyden geliyor, o nedenle daha kaliteli ve daha pahalı" algısının ne kadar güçlü kullanıldığını da gösteriyor. Tüketici, markette aynı ürünün daha düşük fiyata satıldığını gördüğünde ise "köy ürünü" için ödediği ekstra bedelin gerçekten kaliteye karşılık gelip gelmediğini bilemiyor. Gerçekten kendi ürettiği ürünü doğrudan tüketiciye ulaştıran çok sayıda küçük üretici de bulunuyor. Ancak kayıt, etiket, içerik ve üretim bilgisi bulunmayan satış noktalarında tüketicinin "köy ürünü" algısıyla yüksek fiyat ödemesi ve ürünün niteliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmaması önemli bir risk oluşturuyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1177444/yolda-koy-urunu-soygunu-organik-yalani.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toki-kiralik-konut-basvurusu-ne-zaman-baslayacak-sartlar-belli-oldu-mu-263513717b660-8bf2-4b02-8afc-b54820b8c7ec2026-09-09T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

TOKİ kiralık konut başvurusu ne zaman başlayacak, şartlar belli oldu mu?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen çalışmada, konutların piyasa koşullarının altında kiraya verilmesi ve belirli gelir gruplarının desteklenmesi hedefleniyor. Başvuru tarihleri, kontenjan dağılımı ve kiralama şartlarına ilişkin ayrıntılar ise vatandaşın gündeminde.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'da hayata geçirilecek 15 bin kiralık sosyal konut için başvuru takvimi henüz açıklanmadı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum yaptığı son açıklamada projenin şartlarının tamamlanma aşamasında olduğunu belirtti. Bu nedenle başvuruların başlayacağı gün için yeni duyuru bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projenin kesin başvuru şartları henüz yayımlanmadı. Planlanan kapsamda alt gelir grubundaki vatandaşlar, sosyal yardım alanlar, emekliler ve memurlar için kontenjan ayrılması öngörülüyor. Bunun yanında evini kentsel dönüşüme veren ya da dönüşüm sürecinde kiralık konut bulmakta güçlük çeken vatandaşların da projeden yararlanabilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ'nin 15 bin kiralık sosyal konut projesi İstanbul'un Anadolu ve Avrupa yakasında hayata geçirilmesi öngörülüyor. Konutların ilçe bazındaki kesin dağılımı henüz açıklanmadı. Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, daha önce yaptığı açıklamada Ataşehir'i örnek göstererek kiralık sosyal konutların yüksek kira bedellerinin görüldüğü bölgelerde de bulunacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projede hak sahipleri konutlarda 3 yıl boyunca kiracı olarak oturabilecek. Sürenin sonunda konutun yeniden değerlendirilerek şartları sağlayan başka bir hak sahibine kiralanması planlanıyor. Konutların yönetimi, bakımı ve denetimi de TOKİ tarafından yürütülecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ kiralık sosyal konut projesinde uygulanacak aylık kira bedelleri henüz netleşmedi. Ancak konutların, bulundukları bölgedeki piyasa rayicinin altında bir bedelle kiraya verilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum da daha önce yaptığı açıklamada kira tutarlarının mevcut piyasa fiyatlarının belirgin şekilde altında tutulacağını söyledi. Kurum, örnek olarak aylık kiranın 30 bin lira olduğu bir bölgede bedelin yaklaşık yarı seviyesine, hatta bunun da altına çekilebileceğini ifade etmişti. - SABAH GAZETESİ</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bir-bayragin-golgesinde-9-eylul-ve-bize-birakilan-emanettir-26356f2c35235-1efe-490c-b123-a26af2b00ecb2026-09-09T07:29:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Bir Bayrağın Gölgesinde, 9 Eylül ve Bize Bırakılan Emanettir.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bir&nbsp;Bayrak, Binlerce Hikâye...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9 Eylül…&nbsp;</strong>Takvimlerde sıradan bir gün gibi duran, fakat Türk milletinin hafızasında bambaşka bir anlam taşıyan tarih. İzmir'in kurtuluşunun yıl dönümü… Ama aslında bundan çok daha fazlası. 9 Eylül; bir şehrin işgalden kurtuluşundan öte, bir milletin esareti reddedişinin, bağımsızlığına sahip çıkışının ve yeniden ayağa kalkışının adıdır. Bugün İzmir'e baktığımızda; Kordon'da yürüyen insanları, körfezde dalgalanan Türk bayrağını, özgürce yaşayan çocukları görüyoruz. Fakat bütün bunların ardında nasıl bir bedel ödendiğini, o günlerin insanlarının neler yaşadığını yeterince hatırlıyor muyuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bugün asıl sormamız gereken soru belki de budur. Çünkü&nbsp;<strong>unutulan tarih, yalnızca geçmişin değil, geleceğin de kaybıdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">15 Mayıs 1919…&nbsp; İzmir işgal edildi. Yunan askerlerinin şehre çıkmasıyla başlayan işgal tam&nbsp;<strong>1.213 gün</strong>&nbsp;sürdü. Üç yıl, üç ay, yirmi dört gün… Bugün bu rakamı bir takvim hesabı olarak okuyabiliriz. Oysa o 1.213 günün her birinde bir annenin korkusu, bir babanın öfkesi, bir gencin umudu, bir askerin fedakârlığı vardı. Fakat işgalcilerin hesaba katmadığı bir şey vardı:&nbsp;<strong>Türk milletinin teslim olmama iradesi.&nbsp;</strong>Daha işgalin ilk gününde bunun işaretleri ortaya çıktı. Gazeteci&nbsp;<strong>Hasan Tahsin</strong>, Kordon'da Yunan askerlerine karşı sıktığı ilk kurşunla yalnızca bir askere karşı silahını doğrultmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">O kurşun, bir milletin "Hayır!" sesiydi. Bir milletin "Vatanımı işgal edemezsiniz!" haykırışıydı. Belki Hasan Tahsin o anda attığı kurşunun tarihte nasıl bir anlam kazanacağını bilmiyordu. Ama tarih, bazen bir insanın yaptığı küçük görünen bir hareketi alır ve onu bir milletin hafızasına emanet eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan Tahsin'in kurşunundan önce ise İzmir halkının başka bir sesi yükselmişti.&nbsp;<strong>Maşatlık Mitingi…&nbsp;</strong>İşgalden bir gece önce İzmir halkı meydanlara çıktı. İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin öncülüğünde ortaya konulan bu örgütlü tepki, milletin işgali kabullenmeyeceğinin açık bir ilanıydı. Bu ayrıntı önemlidir. Çünkü Millî Mücadele yalnızca cephede başlamadı.&nbsp;<strong>Millî Mücadele, önce milletin zihninde başladı.&nbsp;</strong>İnsanlar önce "Bu topraklar bizimdir" dedi. Sonra "Teslim olmayacağız" dedi. Ardından da bunun bedelini ödemeye hazır olduğunu gösterdi. Cephede Mehmetçik savaşırken, geride kalanlar da ellerinden geleni yaptılar. Kadınlar cepheye mühimmat taşıdı. Çocuklar, gençler, yaşlılar elinden gelen desteği verdi. Cemiyetler kuruldu. İnsanlar örgütlendi. Ve Anadolu'nun dört bir yanında aynı duygu büyüdü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstiklâl!...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sonra 26 Ağustos 1922 geldi. Büyük Taarruz başladı. Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa'nın önderliğinde büyük bir kararlılıkla ilerledi. Ve 9 Eylül sabahı… İzmir'in ufkunda Türk süvarileri göründü. O süvarilerin arasında&nbsp;<strong>Yüzbaşı Şerafettin Bey</strong>&nbsp;de vardı. Şerafettin Bey ve müfrezesi, çatışmalara ve bombalamalara rağmen ilerleyerek Hükûmet Konağı'na ulaştı. Ve o tarihi anda Yunan bayrağı indirildi.<strong>Türk bayrağı göndere çekildi.&nbsp;</strong>Şerafettin Bey'in yarasından akan kanlara bulanmış Türk bayrağı İzmir semalarında dalgalanmaya başladığında, aslında yalnızca bir bayrak göndere çekilmiyordu.&nbsp;<strong>Bir milletin onuru yeniden ayağa kalkıyordu.&nbsp;</strong>Üç yıl, üç ay ve yirmi dört gün süren işgal sona ermişti. İzmir yeniden özgürdü. Şerafettin Bey'in bu kahramanlığı unutulmadı. Mustafa Kemal Atatürk tarafından kendisine&nbsp;<strong>"İzmir" soyadı</strong>&nbsp;verildi; Buhara Cumhuriyeti tarafından gönderilen bir kılıç da kendisine takdim edildi. Bugün Şerafettin Bey'in adını anarken, onunla birlikte o gün İzmir'e giren bütün Mehmetçikleri de hatırlamak gerekir. Çünkü tarih, bazen bir kahramanın adını yazar ama o kahramanın arkasında binlerce adsız kahraman vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir'in kurtuluşunu anlatırken&nbsp;<strong>Kürt Reşo'yu, yani Mehmet Raşit Nazlı'yı</strong>&nbsp;da hatırlamak gerekir. Ve belki de burada durup düşünmeliyiz:</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaç kahramanın adını biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçının hikâyesini biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçının mezarının yerini biliyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhtemelen çok azını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama onların fedakârlıkları sayesinde bugün bu topraklarda özgürce yaşayabiliyoruz. İşte tarih karşısındaki en büyük sorumluluğumuz burada başlıyor.&nbsp;<strong>Hatırlamak…&nbsp;</strong>Çünkü bir milleti güçlü yapan yalnızca orduları değildir. Bir milleti güçlü yapan, geçmişini unutmayan hafızasıdır. Bugün gençlerimize 9 Eylül'ü nasıl anlatıyoruz?&nbsp;"İzmir 9 Eylül 1922'de kurtarıldı." Evet. Ama bununla yetinmemeliyiz. Gençlerimize şunu da anlatmalıyız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>O gün İzmir'in kurtuluşu için insanlar neyi göze aldı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Canlarını… Mallarını… Geleceklerini… Sevdiklerini… Ve bazen hayatlarını…</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, biz bugün bu fedakârlığın karşılığında ne yapıyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte asıl mesele burada. Dünün gençleri vatanı silahla savundu.Bugünün gençleri ise bu vatanı&nbsp;<strong>bilgiyle, bilimle, eğitimle, üretimle, sanatla, teknolojiyle ve ahlakla</strong>&nbsp;savunmak zorunda. Çünkü bağımsızlık sadece sınırlarımızı korumak değildir. Kendi aklımızla düşünebilmek… Kendi bilimimizi üretebilmek… Kendi teknolojimizi geliştirebilmek… Adalete, hukuka ve insan onuruna sahip çıkabilmek… Birbirimize rağmen değil,&nbsp;<strong>birbirimizle birlikte</strong>&nbsp;geleceğe yürüyebilmek… Bunların tamamı bağımsızlığın parçalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 9 Eylül. İzmir yine güzel. Kordon yine kalabalık. Deniz yine aynı deniz. Gökyüzü yine aynı gökyüzü. Ama o gökyüzünde dalgalanan bayrağın hikâyesi çok farklı. O bayrakta Hasan Tahsin'in cesareti var. O bayrakta Maşatlık'ta toplanan İzmir halkının iradesi var. O bayrakta Şerafettin Bey'in kanı var. O bayrakta cephede can veren Mehmetçiklerin hatırası var. O bayrakta evladını cepheye gönderen anaların gözyaşı var. O bayrakta adını hiç bilmediğimiz binlerce kahramanın hakkı var. Bu nedenle bugün o bayrağa biraz daha dikkatli bakmak gerekir. Çünkü o, yalnızca bir kumaş parçası değildir.&nbsp;<strong>O bayrak, bize bırakılmış bir emanettir.&nbsp;</strong>Ve emanet, sadece korunmaz. Emanet, sahibine layık şekilde geleceğe taşınır. 9 Eylül'ün bize öğrettiği en önemli derslerden biri de şudur:&nbsp;<strong>Hiçbir karanlık sonsuza kadar sürmez.&nbsp;</strong>15 Mayıs 1919'da İzmir'in üzerine çöken karanlık, 9 Eylül 1922'de dağıldı. Ama o karanlığı dağıtan şey yalnızca silah değildi. İnançtı. Cesaretti. Örgütlenmeydi. Birlikti. Fedakârlıktı. Ve en önemlisi,&nbsp;<strong>bağımsız yaşama iradesiydi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bize düşen görev, geçmişi sadece alkışlamak değildir. Onu anlamaktır. O günün şartlarını gençlerimize anlatmaktır. Ve onlara şu soruyu sormaktır:&nbsp;<strong>"Siz olsaydınız ne yapardınız?"</strong>&nbsp;Belki de 9 Eylül'ün en büyük eğitimidir bu. Çünkü tarih, geçmişte yaşayan insanların hikâyesi değildir sadece. Tarih, her nesle sorulan bir sorudur.&nbsp;<strong>"Sıra sana geldiğinde bu emaneti nasıl taşıyacaksın?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele'nin bütün kahramanlarını;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzbaşı Şerafettin Bey'i,</span></p><p><span style="font-size:18px">Hasan Tahsin'i,</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Redd-i İlhak Cemiyeti'nin fedakâr mensuplarını,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kürt Reşo'yu,</span></p><p><span style="font-size:18px">cephede savaşan Mehmetçiklerimizi,</span></p><p><span style="font-size:18px">vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi</span></p><p><span style="font-size:18px">ve isimlerini bugün dahi bilmediğimiz nice kahramanı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>rahmet, minnet ve sonsuz saygıyla anıyorum.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Onların bize bıraktığı miras yalnızca kurtarılmış bir İzmir değildir. Onların bize bıraktığı miras,&nbsp;<strong>bağımsız yaşama hakkımızdır.&nbsp;</strong>Şimdi bu emaneti biz taşıyoruz. Çocuklarımız taşıyacak. Onların çocukları taşıyacak. Ve dileğimiz odur ki Türk bayrağı, İzmir'in üzerinde daha nice yüzyıllar boyunca özgürce dalgalansın. 9 Eylül'ün ruhu hiç eksilmesin. Hatırası hiç unutulmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve gençlerimiz, bu güzel vatanın hangi bedeller ödenerek kazanıldığını hiçbir zaman unutmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü&nbsp;<strong>bir millet geçmişini unuttuğunda, yalnızca tarihini değil; geleceğinin yönünü de kaybedebilir.</strong>&nbsp;Bugün İzmir'in kurtuluşunu kutlarken, aslında bir milletin yeniden ayağa kalkışını kutluyoruz. Ve o gün İzmir'de göndere çekilen bayrak bize hâlâ aynı şeyi söylüyor:&nbsp;<strong>"Bu vatan size emanettir."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">9 Eylül İzmir'in kurtuluşu kutlu olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitlerimizin ruhu şad olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazilerimize minnet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ve silah arkadaşlarının aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu bu emaneti taşımanın sorumluluğunu bilenlere.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu Türk milletine.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne mutlu Türk'üm diyene!</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizin-guclenmesinden-bolgesinde-istikrarin-tesisi-icin-caba-sarf-etmesinden-rahatsiz-olanlar-bizi-yolumuzdan-geri-donduremezler-26348cad24e92-32f9-4f3a-9074-c91f20e0ea8f2026-09-08T10:59:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”

ERDOĞAN: “Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 71. toplantısını az önce tamamlamış bulunuyoruz. Toplantımızda adalet, ekonomi, şehircilik ve sokaklarımızın daha emniyetli hâle getirilmesi başta olmak üzere birçok önemli konuyu istişare ettik. Vatandaşlarımızın refah, huzur ve güvenliğini artıracak kararlar aldık. Bunlara geçmeden evvel, son toplantımızdan bu yana milletimize hizmet mücadelemizde neler yaptığımızı şöyle kısaca hatırlatmak istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜLKEMİZİ ÇEVRELEMEYE DÖNÜK HASMANE ADIMLARI TRİBÜNDEN SEYRETMEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Biz tarihine sırt çeviren değil, mazisi olmayanın istikbali olmaz düsturuyla hareket eden bir kadroyuz. Bu topraklarda kurduğumuz son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti'ni bir kopuş olarak değil, maziden atiye uzanan binlerce yıllık yolculuğumuzun en nadide halkası olarak görüyoruz. Milletimizin, medeniyetimizin yüzyıllara sâri köklü tarihini 100-150 sene öncesiyle başlatan inkârcı yaklaşımları kabul etmiyoruz. Selçuklu'yu, Osmanlı'yı yok sayıp eski Türk tarihinden tek hamlede Cumhuriyete atlayan tarih okumalarını da kesinlikle iyi niyetli bulmuyoruz. Bunlar Türkiye'yi ve Türk milletini asli kimliğine yabancılaştırmaya çalışan, ruhsuz, köksüz ve hatta İslamsız bir millet hayali gören son derece tehlikeli, son derece art niyetli toplumsal mühendislik projeleridir. Tek parti döneminde bu tarz projeler uygulanmak istenmiştir. Ama milletimizi ruh kökünden koparmayı amaçlayan bu projelerin hiçbiri muvaffak olamamıştır. Bundan sonra da milletimiz asli kimliğine, zaferlerle dolu görkemli tarihine bir bütün olarak sahip çıkmaya devam edecektir. Biz de inşallah ecdadın ayak izlerini takip etmeyi sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayışla biliyorsunuz son yıllarda Ahlat’ta ve Malazgirt'te Okçular Vakfımızın öncülüğünde çok anlamlı etkinlikler düzenliyoruz. Bu sene de kabine olarak Milliyetçi Hareket Partisi'nin saygıdeğer Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli ve diğer siyasi parti liderlerimizin katılımıyla Ahlat ve Malazgirt'te muhteşem bir buluşmaya imza attık. Muş ve Bitlis başta olmak üzere farklı illerimizden gelen kardeşlerimizle Malazgirt Zaferimizin 955. yıl dönümünü bir kez daha gururla kutladık. Sultan Alparslan ve Kahraman Ordusu ile birlikte İla-yı Kelimetullah davası uğrunda can veren tüm şehitlerimizi şükranla yâd ettik. Malazgirt'ten verdiğimiz mesajların muhataplarına ulaştığını sonrasında çıkan seslerden gördük. Şunu bir defa açık ve net söylemek isterim: Bizim vakur, soğukkanlı tavrımız kimseyi farklı hayallere sürüklemesin. Kılıç şakırtıları altında can alıp can vererek kendimize yurt eylediğimiz bu topraklarda kimseye ameliyat yaptırmayız. Aynı şekilde bölgemizde ülkemizi çevrelemeye dönük hasmane adımları tribünden seyretmeyiz. Türkiye hiçbir ülkenin, hiçbir toplumun, hiçbir inanç ve kültürün karşısında değildir. Olması da zaten düşünülemez. Fakat Türkiye her hukuksuzluğun, her haksızlığın, her zorbalığın, kimden gelirse gelsin her haydutluğun karşısındadır, olmaya da devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'YE DOST OLAN KAZANACAK, HUSUMET BESLEYEN İSE KAYBEDECEKTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tekrar söylüyorum, kategorik olarak kimseye düşmanlık beslemiyoruz. Tam tersine içinde bulunduğumuz zor coğrafyada bağımsız, istikrarlı ve müreffeh bir devlet olarak yolumuza devam etmek istiyoruz. Bunun önünün kesilmesine asla fırsat vermeyeceğiz. Ülkemizin güçlenmesinden, bölgesinde barış ve istikrarın tesisi için çaba sarf etmesinden rahatsız olanlar bizi yolumuzdan geri döndüremezler. Hiç şüpheniz olmasın, tarihin akışını değiştirmeye kimsenin gücü yetmez. Türkiye dostlarıyla el sıkışacak, akrabalarıyla kucaklaşacak, kardeşleriyle yeniden kenetlenecektir. Türkiye'ye dost olan kazanacak, husumet besleyen ise kaybedecektir. İttifak ve ittihat siyasetimiz doğrultusunda gönül coğrafyamızın tamamında birlik ve dirliğin kök salması için çalışmakta kararlıyız. Bunda da en küçük bir tereddüt göstermeyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Ağustos'ta Mevlid-i Nebi Haftası münasebetiyle Diyanet İşleri Başkanlığımızın İstanbul'da tertiplediği programa iştirak ettik. Siret ve suretiyle, veladet ve nübüvvetiyle kurtuluşa susayan, gönüllere ferahlık veren Hâtemü'l-Enbiya Efendimizin güzel ahlakını Kur'an ve sünnet ışığında bir kez daha tefekkür ettik. Bu vesileyle Peygamber Efendimizin aleyhissalatü vesselam yeryüzüne teşriflerinin 1501. sene-i devriyesinin milletimiz, ülkemiz, İslam coğrafyası ve tüm insanlık için hayırlara kapı aralamasını Rabbimden niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl 30 Ağustos Zafer Bayramımızı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gelen bir kaza haberinin gölgesinde kutladık. Girne'den Taşucu’na giden bir yolcu gemisinin alabora olması sebebiyle yaşanan elim kazada 239 kardeşimiz kurtulurken maalesef 14 kardeşimiz vefat etti. 14 kardeşimiz ise hâlen kayıp durumda. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile iş birliği içerisinde hâlihazırda dokuz gemi ve 11 hava aracıyla arama çalışmalarına destek veriyoruz. Kaza sonrasında Kuzey Kıbrıs makamları tarafından soruşturma açılmış, geminin kaptanı dâhil sekiz mürettebat gözaltına alınmıştır. Yargı süreci resmî kurumlarımızca yakından takip edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde 2 Eylül'de Silivri açıklarında insan kaynaklı hatalar nedeniyle meydana geldiği anlaşılan çarpışma sonucu batan kuru yük gemisindeki 10 mürettebatla ilgili arama-kurtarma çalışmalarımız da devam ediyor. Bugün bir kez daha kazazedelerimize geçmiş olsun diyor, hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah'tan rahmet, ailelerine sabır diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu gerçeği bugün tekrar vurgulamak istiyorum: Bu sene 104. yıl dönümünü idrak ettiğimiz büyük zafer, zorluklar karşısında milletimizin mücadele azmini gösteren önemli bir referanstır. 30 Ağustos'ta milletimiz istiklal ve istikbalinden asla taviz vermeyeceğini, namusunu kimseye çiğnetmeyeceğini tüm dünyaya göstermiştir. 26 Ağustos 1071'de Sultan Alparslan ve ordusunun açtığı Anadolu kapısı 30 Ağustos 1922'de müstevlilerin yüzüne ilanihaye kapanmıştır. İnşallah ebediyen de kapalı kalacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, BÜYÜK İKTİSADİ VE BEŞERİ POTANSİYELİYLE YILDIZI GİDEREK PARLAYAN BİR ÜLKEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye tarihi ve kültürel birikimiyle, büyük iktisadi ve beşeri potansiyeliyle dünyada yıldızı giderek parlayan bir ülkedir. Millet olarak üç kıtaya yayılmış büyük bir imparatorluğun mirasçılarıyız. Çok geniş bir coğrafyayla tarihi bağlarımız, akrabalık ilişkilerimiz var. Günümüzün dünyasında toplumlararası yakınlaşmanın, ticari ve kültürel bağları güçlendirmenin ne kadar önemli olduğunu çok iyi biliyoruz. Bu anlayışla dış politikada Türkiye'yi ve Türkiye'nin çıkarlarını merkeze alan bir yaklaşımla tüm ülkelerle iş birliğimizi ilerletmenin gayretindeyiz. Diyalog ortağı olduğumuz Şangay İşbirliği Teşkilatı, son yıllarda ilişkilerimizin yoğunlaştığı bölgesel kuruluşların başında gelmektedir. Teşkilat, 4 milyarı bulan nüfusu ve 35 trilyon dolara varan ekonomisiyle çok güçlü bir potansiyeli bünyesinde barındırıyor. Bizim de sadece teşkilat üyesi ülkelerle ticaret hacmimiz yıllık 150 milyar dolara yaklaşıyor. Bu rakamı daha dengeli bir yapıda artırmak istiyoruz. Teşkilatın 1 Eylül tarihinde Bişkek'te icra edilen Liderler Zirvesine iştirak ederek bu irademizi teyit etmiş olduk. Bizim açımızdan verimli geçen zirvede enerji güvenliği ve bağlantısallık başta olmak üzere Türkiye'nin teşkilat için taşıdığı önemi vurguladık. Tehdit ve sınamaların etkisinde yeniden şekillenen uluslararası sistemde teşkilatın çok kutupluluğa yaptığı katkıları detaylıca değerlendirdik. Zirve kapsamında ayrıca aralarında Rusya Devlet Başkanı Sayın Putin'in de bulunduğu birçok devlet ve hükümet başkanıyla görüşmelerimiz oldu. Birleşmiş Milletler'in tamamlayıcısı olarak gördüğümüz Şangay İşbirliği Teşkilatı ile münasebetlerimizi geliştirmeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geride bıraktığımız hafta ekonomimize dair önemli veriler açıklandı. İhracatta yakaladığımız ivmenin devam etmesinden büyük memnuniyet duyuyoruz. Ağustos ayı mal ihracatımız geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artışla 23,5 milyar dolar yükseldi. Bu rakamla Ağustos ayı ihracatında rekor kırdık. İhracatımız 2026 yılının ilk 8 ayında yüzde 4 artışla 185 milyar dolara çıktı. Yıllıklandırılmış ihracatımız ise yüzde 4,2 artışla 280,3 milyar dolara ulaştı. Sene sonu hedefimiz olan 282 milyar dolara sadece 1,7 milyar dolarlık fark kalmış oldu. Ağustos ayı ihracat rakamlarının hayırlı uğurlu olmasını diliyorum. Bu başarıda emeği geçen ihracatçılarımızı gönülde tebrik ediyorum. Enflasyon tarafında İran merkezli küresel krizin etkilerini tüm dünya gibi biz de hissediyoruz. Amerika dâhil dünyanın birçok ülkesinde petrol fiyatları tarihî seviyeleri görmüş durumda. Bilhassa dizel fiyatlarında daha önce görülmedik artışlar yaşanıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki düğüm çözülmedikçe petrol fiyatlarındaki artışların herkesi zorlamaya devam edeceği anlaşılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE EKONOMİSİNİ KALKINMA VE BÜYÜME ROTASINDA TUTMAYI SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunu bir kez daha hatırlatmakta fayda görüyorum: İsrail'in tertip ve tahrikleriyle başlayan savaşın faturasını sadece İran halkı, sadece kardeş Körfez ülkeleri değil, ilgili ilgisiz herkes ödemektedir. Tüm bölgemize rahat bir nefes aldıran İslamabad mutabakatını akim bırakan da yine İsrail'in yalanları ve sabotajlarıdır. En küçük bir barış ihtimalini bile kendisine tehdit gören bu radikal zihniyet değişmedikçe bölgemizdeki kriz fırtınası dinmeyecektir. Bu gerçekler ışığında hedeflerimizde bazı ayarlamalar yapıyor olsak da Türkiye ekonomisini kalkınma ve büyüme rotasında tutmayı sürdürüyoruz. Dün açıkladığımız orta vadeli program bunun en son örneğidir. Programla gelecek 3 yıla ait yol haritamızı kamuoyumuzla paylaştık. Orta vadeli programla, tarım ve sanayi sektörleriyle turizm başta olmak üzere hizmetler sektörümüzün güçlendirilmesi, yüksek teknoloji ve katma değere dayalı üretimin arttırılması, ihracat kapasitemizin geliştirilmesi ve ekonomimizin rekabet gücünün daha ileri seviyelere taşınması yönündeki politikalarımızı ortaya koyduk. Jeopolitik risk ve belirsizliklerden kaynaklanan sıkıntılara rağmen yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı önceleyen politikalarımızda hiçbir değişiklik söz konusu değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı şekilde enflasyonla mücadeledeki kararlı duruşumuz sürecektir. Milletimizin refahını artıracak, ekonomimizin yapısal sorunlarına kalıcı çözümler üretecek adımları atmaya devam edeceğiz. Ekonomik güvenlikten iş ve yatırım ortamına, imalat sanayinden fiyat istikrarına, kamu maliyesinden, ticaret, istihdam ve beşeri sermayeye, Türkiye ekonomisini her alanda daha güçlü, daha rekabetçi ve daha dayanıklı bir yapıya kavuşturmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Önümüzdeki 3 senenin makroekonomik rotasını belirleyen orta vadeli programın hazırlanmasına katkı sunan herkesi tebrik ediyor. Programın ülkemiz, milletimiz ve ekonomimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü kabine toplantımızda 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya'da düzenleyeceğimiz COP-31 Zirvesi’yle sosyal konut projemizi ele aldık. Dünyanın en büyük iklim diplomasisi platformlarından biri olan COP-31'e başarıyla ev sahipliği yapmak için yürüttüğümüz hazırlıklar devam ediyor. Organizasyonu toplam 1,1 milyon metrekare büyüklüğe sahip Antalya Expo alanında gerçekleştireceğiz. Bu alanı yeniliyor, altyapıdan ulaşıma, güvenlikten konaklamaya kadar her türlü hazırlığı yapıyoruz. Bu kapsamda Antalya'mızda trafiği de çok rahatlatacak bir adımı attık ve TOKİ'mizle 38 kilometrelik yol çalışmasını tamamladık. Tüm bunlar elbette sadece COP-31 için yapılmadı. Misafirlerimiz gidecek, zirve bitecek ama bu yollar, bu yatırımlar işte Ankara'da olduğu gibi milletimize kalacak. Milletimiz tarafından uzun yıllar kullanacak. Expo alanı yenilenmiş hâliyle Antalya'nın yeni cazibe noktası olacak. Dolayısıyla turizmcimiz, esnafımız, vatandaşımız, Antalya'mız, yani tüm ülkemiz kazanacak. 190'dan fazla ülkenin katılacağı, 100 bini aşkın ziyaretçinin beklendiği İklim Zirvesini tıpkı NATO Zirvesi gibi inşallah ülkemize yakışır şekilde icra edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün mütalaa ettiğimiz bir diğer konu kiralık konut projemizdir. Ev sahibi Türkiye diyerek yeni bir sosyal konut kampanyası başlatmış ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmek için kuralarımızı çekmiştik. İnşallah 2027 Mart itibariyle anahtarlarımızı teslim etmeye başlayacağız. Tabii bu proje kapsamında bir de kiralık konut projemizi açıklamıştık. İstanbul'da yapacağımız 100 bin sosyal konuta ek olarak 15 bin kiralık konutu da vatandaşlarımızla buluşturacağız. Kiralık konutlarımızla ilgili başvuruları 14 Eylül'de almaya başlıyoruz. İnşallah Ekim ayında ilk 1000 kiralık konutumuzun kurasını çekeceğiz. Evleri piyasa rayiçlerinin altında kira bedelleriyle vatandaşlarımızın kullanımına sunacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İSTANBUL'DAKİ RİSKLİ YAPILARIN DÖNÜŞÜMÜNÜ HIZLANDIRIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yarısı bizden kampanyasıyla İstanbul'daki riskli yapıların dönüşümünü hızlandırıyoruz. Bugüne kadar 108.881 bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Yani 500 bine yakın vatandaşımızı sağlam konutlarına kavuşturduk. 435 bin 683 bağımsız bölümünde yapım süreçlerini başlattık. Yılsonuna kadar bu sayıyı 500 binin üzerine çıkarmayı hedefliyoruz. Böylece sadece bu kampanyayla İstanbul'daki 2 milyon vatandaşımızı güvenli ve afetlere dirençli yuvalarına kavuşturmuş olacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada İstanbullulara bir müjde daha vermek istiyorum. Bu yılsonu bitmesi planlanan yarısı bizden projemizin süresini 31 Aralık 2027 tarihine kadar uzatıyoruz. Gelecek yıl da kentsel dönüşümden yararlanmak isteyen vatandaşlarımız yarısı bizden kampanyamızdan faydalanabilecekler. Hayırlı uğurlu olsun diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerime son vermeden önce dün akşam oynanan final müsabakasında İtalya'yı 3-2 mağlup ederek üst üste ikinci defa Avrupa şampiyonu olan Filen-in Sultanları’nı canı gönülden tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu vesileyle uyum haftası kapsamında bugün ders başı yapan okul öncesi ilkokul ve ortaokul birinci sınıf öğrencilerimizin tek tek gözlerinden öpüyor, her bir yavrumuza Rabbimden üstün başarılar niyaz ediyorum. Aynı şekilde 14 Eylül'de başlayacak 2026-2027 eğitim öğretim yılının evlatlarımız, ailelerimiz, hocalarımız ve maarif teşkilatımız için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum. Geçtiğimiz aylarda yaşanan müessif hadiselerin tekrarlanmaması için aldığımız güvenlik tedbirlerini okullarımızda kararlılıkla uygulayacağımızı da altını çizerek ifade etmek istiyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-o-goruntuler-sonrasi-harekete-gecildi-263466fceea2f-da31-4659-ab47-5f3d1da918f02026-09-08T10:49:00+03:00HABER MERKEZİ 'Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...

'Vanlı Kara Haydar' gözaltına alındı! O görüntüler sonrası harekete geçildi...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada “Vanlı Kara Haydar” olarak bilinen Mehmet Fatih Tançalan hakkında, sosyal medya paylaşımları ve düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin soruşturma ve mali inceleme başlatıldı.<br />Gece saatlerinde gözaltına alındı<br />Van Cumhuriyet Başsavcılığınca, Tançalan hakkında sosyal medya platformlarında yapılan paylaşımla bağlantılı olarak Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni, devletin kurum ve organlarını aşağılama suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanunu'nun 301. maddesi kapsamında soruşturma başlatıldı.<br />Başsavcılığın talimatı doğrultusunda, hakkında 25 olay kaydı bulunduğu belirtilen şüpheli, 8 Eylül 2026'da saat 03.00 sıralarında Van'ın Muradiye ilçesindeki ikametinde yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tançalan, Van İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince emniyete götürüldü.<br />Altınların kaynağı araştırılıyor<br />Şüphelinin sosyal medyaya yansıyan görüntüleri ile düğünde takıldığı belirtilen yüksek miktardaki altınlara ilişkin de inceleme başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu mal varlığı unsurlarının kaynağının belirlenmesi amacıyla mali araştırma süreci başlatılırken, adli makamlarca Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığından (MASAK) inceleme talebinde bulunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli işlemleri sürüyor<br />Şüphelinin emniyetteki adli işlemlerinin devam ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşlemlerinin tamamlanmasının ardından Tançalan'ın Van Cumhuriyet Başsavcılığına mevcutlu olarak sevk edilmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma ve mali inceleme sürecinin, maddi gerçeğin tüm yönleriyle ortaya çıkarılması amacıyla sürdürüldüğü, gelişmelerin kamuoyuyla ayrıca paylaşılacağı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9fbea5e3b14.jpg" style="height:478px; width:836px" /></span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkgun.com/video/gundem/vanli-kara-haydar-gozaltina-alindi-o-goruntuler-sonrasi-harekete-gecildi/397918</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chp-istanbul-il-baskani-tekin-devleti-soyarak-bir-zenginlesme-turkiyeyi-buyuk-bir-sikintiya-soktu-2634558ed4b9d-3b2c-48c5-8c49-01053cb153bc2026-09-07T23:39:00+03:00HABER MERKEZİ CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"

CHP İstanbul İl Başkanı Tekin: "Devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tekin, Girişimci İş ve Fikir İnsanları Derneği (GİSİAD) Genel Başkanı Remzi Dursunkaya ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, ziyaretin ardından yaptığı açıklamada, 12 Eylül döneminde çıkarılan Siyasi Partiler Yasası'nın çöpe atılması gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yapılmadığı sürece sorunların üstesinden gelinemeyeceğini ifade eden Tekin, "1980 öncesinde milletvekili seçimlerini, yerel başkanlık seçimlerini ve yerel yönetici seçimlerini tamamen milletin kendisi yapardı. O dönemin genel başkanlarının ve parti yöneticilerinin asla ve asla atama ya da tayin etme şansı yoktu. Çok yakın bir süreçte İngiltere'de bakanlar istifa etti, Başbakan istifa etti. Ekonomide milim bir oynama olmadı. Çünkü kurumsallaşmış bir devlet yapısına sahip. Bizim bir an önce bütün bu yaşadığımız, siyaseti kirleten ve lime lime hale getiren yapıyı değiştirmemiz gerekiyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'DEKİ ZENGİNLERİMİZİN ÇOĞU İMAR ZENGİNİ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tekin, ülkenin çeşitli bölgelerinde, "akla gelmeyecek kadar pahalı yapılar ve gayrimenkullerin ortaya çıktığını" söyleyerek, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu arsaların tamamı devletindi. Önce devleti organize işlerden, Türkiye'yi de bu anlayıştan kurtarmadığımız sürece bizim yoksulluktan kurtulmamız mümkün değil. O parti, bu parti diye ayırmıyorum. Ufak imar uygulamalarıyla, gerek Ankara'daki bakanlıklarda gerekse belediyelerde bir bakıyorsunuz değerleri artmış. Bizim Türkiye'deki zenginlerimizin çoğu imar zenginidir. Sizler gibi ihracat yaparak, ithalat yaparak değil, devletin taşıyla devletin kuşunu vurmak suretiyle zengin olmuşlardır. Hazine arazileri kalmadı. Ne oldu bunlar? Kime verdiniz? Kaça verdiniz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet, ihtiyaç duyduğu zaman imar uygulamasını yapar ve öyle satar. Hayır, siz imarsız satıyorsunuz. Sonra büyük rantlarla maalesef biz, orada konutları almak zorunda kalıyoruz. İkincisi, bir şehrin yüzde 70'i kaçak olur mu? Yasada kaçak yapı yapana da yaptırana da en az 5 yıl ceza öngörülüyor. Hiç duydunuz mu herhangi bir belediye başkanının kaçak yapı yaptırdığı için cezaevine girdiğini, yattığını? Bu tayinli ve atamalı sistemi ortadan kaldıracağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"ŞEHİRLERİN TEK ELDEN YÖNETİLMESİ LAZIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirlerin mutlaka tek elden yönetilmesi lazım. Berlin nasıl yönetiliyorsa, Londra nasıl yönetiliyorsa, Paris nasıl yönetiliyorsa; İstanbul, Ankara ve İzmir'in de böyle yönetilmesi lazım. Bugün 7 farklı kurumun plan yapma yetkisi var. O şehirde bir bütünlük sağlayabilir misiniz? Bunun için bugün belediyelerde yapılan operasyonların hiçbirisi sağlıklı değil. Öncelikle bizim yapmamız gereken, bu seçim sistemimizi değiştirip milletimizin kendi kaderini, kendisinin tayin etmesini sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ranttan ve imardan büyük para kazananların çoğunun offshore hesaplarında ve dünyanın çeşitli ülkelerinde paralarının olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Unutmayın ki bir gün hepiniz paranızı alıp buraya getireceksiniz. Türkiye'den daha güvenli bir ülke yok.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"EKONOMİ DARALDIKÇA FAŞİZM YÜKSELİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine biraz önce arkadaşlarımız özellikle son dönemlerde Avrupa'daki seçimlerle ilgili ifade etti. Ekonomi daraldıkça, yoksulluk başladığı andan itibaren ilk tepki göçmenlere oldu. Biz de yaşadık bunu. Unutmayın, özellikle Orta Doğu'dan, Asya'dan ve başka bölgelerden gelen insanlarla ilgili sahada, sokakta vatandaşımıza mikrofon uzattığınızda ne diyordu? 'Suriyeliler var, o var, bu var' falan filan. Şimdi dünyada da yaşadığımız sıkıntı maalesef bu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomi gittikçe daralacak. Ekonomi daraldıkça, yani yoksulluk başladığı andan itibaren faşizm her zaman yükselmiştir. Bundan kaçınamazsınız. Bugün özellikle soydaşlarımızın İngiltere'de, Almanya'da ve Fransa'da yaşamış olduğu hikayeler de bu. Şimdi Almanya'da hiç kimsenin beklemediği bir sonuca doğru gelindi. Bu temel nedenin de biraz önce anlatmış olduğum ekonomik nedenlerden kaynaklandığını ifade edeyim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SİYASETİN TİCARETİN HAYATINI KOLAYLAŞTIRMASI LAZIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin ticaretin hayatını kolaylaştırması lazım. Ticaretle uğraşan herhangi bir sivil toplum örgütü başkanı, çok rahatlıkla bütün siyaseti eleştirebilmeli. İlk kez bu kadar kirlilikle karşı karşıyayız. Hiç fark etmiyor, yerelinden tutun genel siyasete kadar... Bu kadar orantısız zenginleşme olur mu? Bir belediye başkanının milyar dolar parası olur mu? Ya da bir bakanın, bir bakanın oğlunun yurt dışında, çeşitli offshore hesaplarında milyar dolarları olur mu? Olabilir tabii. Gidersiniz, katma değeri yüksek bir şey icat edersiniz. Ama hiçbir şey yapmadan devleti soyarak bir zenginleşme, Türkiye'yi büyük bir sıkıntıya soktu ve sokmaya da devam ediyor. Bunu ben söylemiyorum. Bankaların ve Merkez Bankası eski başkanının ifadesidir. 500 milyar dolar Türklerin parası yurt dışındaysa gerçekten çok acı verici bir şey.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tarafta kendimizi vatansever, milliyetçi, muhafazakar olarak tanımlayacağız ama öbür tarafta paramızı alıp başka ülkelere götüreceğiz. Niye götürüyorsunuz kardeşim? Getirin. Burada en kazançlı ülke, şu anda Türkiye. Yani paranızla para kazanmak istiyorsanız Türkiye'nin ötesinde böyle bir para kazanamazsınız. Getirin paralarınızı, burada kazanalım. Ülkemizde yatırım yapın. Şehirlerinizde yatırım yapın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"DOĞURGANLIK ORANI TÜRKİYE İÇİN CİDDİ BİR MESELE"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda 86 milyon nüfusumuz var. Doğurganlık oranı dip noktada şu anda. Başta Şanlıurfa olmak üzere, doğurganlık oranının yüksek olduğu 7-8 ilimiz olmasaydı, büyük olasılıkla bugün dünyanın doğurganlık oranı en düşük ülkelerinden biri durumuna gelmiş olacaktık. Öncelikle hiç gündemimizde olmayan bir uyuşturucu meselesi var ki bunun sayısının çok yüksek olduğunu bilmenizi istiyorum. 15 yıldır uğraşılıyor. Ortalama 7 milyon ile 9 milyon arasında bir kullanıcı var. Bu kaldırılabilir bir durum değil. Bu, Türkiye için aslında bir beka meselesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın İçişleri Bakanı açıkladı; 13 ile 16 yaş arasında 196 bin çocuğumuz suça karışmış. 196 bin çocuğumuz okulda eğitimini yapması gerekirken hapishanede oturuyor. Son dört yılda 3 milyon çocuğumuz eğitimine ara vermek zorunda kalmış, ekonomik nedenlerden dolayı. Bütün bunların yeniden planlanması gerekiyor. 86 milyon olan nüfusumuz büyük olasılıkla 2063 yılında 61-63 milyon arasında düşecek. Bu, Türkiye açısından dehşet bir şey. Bütün bunlar yeniden planlanabilir. Ama bu yeniden planlamanın tek bir yolu var: Önce siyaseti arındırmamız lazım. Siyasette büyük bir sorun var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük şehirlerde büyük bir göç var. İstanbul'da da uzun süredir bu göç haritasını takip ediyoruz. İstanbul'un yoğunluğu, görüntüsü ve kirliliği nedeniyle ekonomik durumu iyi olan, zengin vatandaşlarımız yurt dışına gidiyorlar. Özellikle son beş yıla baktığımızda yurt dışına büyük bir göç var. Gerçekten çok zor durumda olan; kirasını ödeyemeyen, market parasını karşılayamayan ve çeşitli sıkıntıları bulunan vatandaşlarımızın tek çaresi var: Babasının, annesinin ya da ailesinin kaldığı köye gidiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"GİRİŞİMCİLERİMİZE ZORLUK DEĞİL, KOLAYLIK SAĞLAYACAĞIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dördüncüsü de siyasette ranttan zenginleşenler. Ranttan zengin olunca çevrenizi, çocuğunuzu kontrol edemiyorsunuz. Doğal olarak da o konforlu yaşam göze batıyor. Onlar da bugün geldiğimiz gibi Yeşilköy'e, Bakırköy'e, Ortaköy'e, Kadıköy'e iniyorlar. Bu dengelerin düzelmesi için yapılması gereken çok basit şeyler var. Dünyanın uyguladığı yöntemi uygulayacağız ve Türk siyasetini arındıracağız. Girişimcilerimize, derneklerimize, iş dünyasına zorluk değil, kolaylık sağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın çeşitli ülkelerinde yatırımcı olarak gidiyorsanız her şeyi kolaylaştırıyorlar. Bizde ise her şeyi zorlaştırıyorlar. Minik bir ruhsattan başlayın, iskana kadar... Tüm bunları yeniden gözden geçirmemiz lazım ve başta siyaseti arındırmamız lazım. Devletin kurumlarını işlevsel hale getirmemiz lazım."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE'NİN YATIRIMCILARA İHTİYACI VAR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürsel Tekin, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışına giden yatırımcılara ilişkin soruyu yanıtlayan Tekin, Türkiye'nin yatırımcılara ihtiyacı olduğunu belirterek, "Yurt dışında gerçekten çok girişimci yurttaşlarımız var. Öncelikle onları korumamız gerekiyor. Ama tabii Türkiye'yi de unutmamalıyız. Sonuç itibarıyla baba ocağı. Herkes dönecek. Türkiye'nin yatırımcılara ihtiyacı var" dedi. Türkiye'nin potansiyelinin ve dinamik yapısının yatırımlar için uygun olduğunu belirten Tekin, doğurganlık oranının da Türkiye açısından ciddi bir mesele olduğunu söyledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://ankahaber.net/haber/tuik-agustosta-en-yuksek-aylik-ve-yillik-reel-getiri-kulce-altinda-oldu-96b73143</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kardes-gocerler-yoruk-senligi-kdv-haric-2171500000-try-26344bcfe2e0e-6306-4f0a-9330-177088c7a04e2026-09-07T22:28:00+03:00HABER MERKEZİ Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY

Kardeş Göçerler Yörük Şenliği: KDV HARİÇ 21.715.000.00 TRY

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">İlk haberimizde:</span></strong></p><p><img alt="TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-1787483055.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu etkinlik ile ilgili harcanan toplam rakam: 2.608.400,00 TRY. İdi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İkinci haberimiz olan:</span></strong></p><p><img alt="Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/08/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-1787650681.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İçerikte,</strong> ““TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA” başlıklı haberimizin en sonunda linkini koyduğumuz 3 milyonluk harcama demiş idik ya, o harcamalar için doğrudan temin ile de harcama yapılmış. 1 milyonluk şapka alınmış… 295 bin liralık da anons cihazları alınmış… Toplarsanız 4,5 milyon lira kdv hariç… Sanatçıları ne ödendi bilemiyoruz, çünkü kayıtlara henüz geçmemiş…” demiş idik…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlgili bu haberin sonunda ise: “</strong>TOROSLAR’ın kendine ait olan şirketi, “ Toroslar belediyesi personel ltd” nin SGK ya borcu ne kadar biliyor musunuz? 500 milyona yakın. Bu borçlar ödenmezken, ıvır zıvır işlere para harcanmasının manasını çözen var mı?” diye seslenmiş idik.</span></p><p><em><span style="font-size:22px"><strong>Şimdi bu günkü kayıtların taranmasında yeni bir alımları daha çıktı. Aynı iş ile ilgili:</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1667844 İKN</strong> NUMARASI İLE</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>"22-23 AĞUSTOS TARİHLERİNDE TIRTAR MAHALLESİNDE DÜZENLENECEK OLAN KARDEŞ GÖÇERLER YÖRÜK ETKİNLİĞİ İÇİN ORGANİZASYON HİZMETİ ALIMI"</strong></span> İŞİNİ</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞRUDAN TEMİN METODU İLE</span></p><p><span style="font-size:18px">"ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ"NDEN <strong>17.215.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA HENÜZ BU RAKAM İÇİNDE KDV YOK...</span></p><p><span style="font-size:18px">Kardeş Göçerler Yörük Şenliği etkinliği için bu belediye tarafından, yukarıdaki haberlerimizin tamamında yapılan harcamaların toplamı: <strong>21.715.000,00 TRY</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEKRAR EDİYORUM KDV BU RAKAMA DÂHİL DEĞİL. KDV EKLENİNCE RAKAM DAHADA BÜYÜYECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca Belediyeler birçok işi için kaynak bulamıyor. Bunlar doğrudan temin ile paraları harcıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hayatini-kaybeden-seksenler-dizi-oyunculari-26350d2df80ff-f2f0-44a1-82cd-2172d5351db12026-09-07T11:25:00+03:00HABER MERKEZİ Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları

Hayatını kaybeden Seksenler. Dizi oyuncuları

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rasim Öztekin - Fehmi Serhat Kılıç - Ergun Plak Kemal Kuruçay - Seyfi Vural Çelik - Niyazi Ayberk Atilla - Şimbil Bakkal Atilla Arcan - Şinasi Selvioğlu Efe Deprem - Zafer Emin Gümüşkaya - Hasan Başçavuş Allah rahmet eylesin mekanları cennet olsun tüm oyuncuların...</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anne-sutu-bebeklerde-antibiyotiklere-direnc-saglayan-genleri-azaltiyor-2634334e0fc3c-6ca1-4d22-b6c9-364868e9c2a42026-09-07T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor

Anne sütü, bebeklerde antibiyotiklere direnç sağlayan genleri azaltıyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Anne sütü, bebeklerin sağlığı açısından bir fayda daha sağlayabilir: bağırsaklarda antibiyotiklere direnç sağlayan genlerin azalmasına yardımcı olmak. İspanya Ulusal Araştırma Konseyi (CSIC) liderliğindeki uluslararası bir çalışma, anne sütündeki bazı bileşenlerin yaşamın ilk aylarında bebeğin bağırsaklarını kolonize eden bakterileri nasıl etkilediğini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cell Reports Medicine dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, yalnızca anne sütüyle beslenen bebeklerin bağırsaklarında bulunan antimikrobiyal direnç genlerinin hem sayısı hem de çeşitliliği daha düşük.</span></p><p><span style="font-size:18px">CSIC'e bağlı Gıda Bilimi ve Teknolojisi Araştırma Enstitüsü'nden (IATA) araştırmacı M. Carmen Collado, “Anne sütüyle beslenmenin teşvik edilmesi, mikrobiyotanın oluşumunda kritik bir dönem olan yaşamın ilk aylarında bağırsak bakterilerinde bulunan antimikrobiyal direnç genlerini azaltmak için etkili bir strateji gibi görünüyor” dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Anne sütü antibiyotik direncini nasıl etkiliyor?</span></h3><p><span style="font-size:18px">Araştırmanın odak noktalarından biri, anne sütünde doğal olarak bulunan insan sütü oligosakkaritleri (HMO) oldu. Bebekler bu molekülleri doğrudan sindiremiyor. Ancak HMO'lar, bağırsaktaki bazı yararlı bakteriler için besin görevi görerek mikrobiyota dengesinin oluşmasına katkıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, bazı HMO'ların antibiyotik direncine yol açan belirli genlerin daha düşük düzeyde bulunmasıyla ilişkili olduğunu tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collado, “HMO'lar bağırsak mikrobiyotasını düzenleyen ekolojik unsurlar gibi işlev görüyor. Bu molekülleri kullanabilen mikroorganizmaların gelişimini desteklerken, belirli direnç genlerini taşıyan bakterilerin yayılmasını da sınırlayabiliyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmada bu sonuçlara ulaşmak için Valencia'da yaşayan bir aylık 57 bebeğin dışkı ve annelerinin süt örnekleri analiz edildi. Bulgular daha sonra Hollanda'da emzirilen 199 bebeğe ait veriler kullanılarak doğrulandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Doğum şekli de etkili</span></h3><p><span style="font-size:18px">Çalışmada doğum şekli ve beslenmenin de bağırsaktaki direnç genlerinin yapısını etkileyen önemli faktörler olduğu görüldü. “Rezistom” olarak adlandırılan bu yapı, bağırsaktaki bakterilerde bulunan antimikrobiyal direnç genlerinin tamamını ifade ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, sezaryenle doğan bebeklerle vajinal doğan bebekler arasında direnç genlerinin çeşitliliği açısından farklılıklar tespit etti. Bununla birlikte, yalnızca anne sütüyle beslenmenin direnç genlerinin hem miktarının hem de çeşitliliğinin daha düşük olmasıyla ilişkili olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">IATA-CSIC'te eğitim alan ve halen Kaliforniya Üniversitesi San Diego Kampüsü'nde (UC San Diego) doktora sonrası araştırmacı olarak çalışan Anna Samarra, “Yaşamın ilk ayları, bağırsak mikrobiyotasının oluşumu açısından kritik bir dönem. Doğum şekli ve beslenme gibi farklı çevresel faktörler bu dönemde kalıcı etkiler bırakabiliyor” dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/09/06/anne-sutu-bebeklerde-antibiyotik-direnci-genlerini-azaltiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/misirda-unlu-sunucu-sarah-khalifa-idam-cezasina-carptirildi-26342f99fce3f-28d1-43d1-ad08-4ddc4613a7432026-09-07T11:05:00+03:00HABER MERKEZİ Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı

Mısır'da ünlü sunucu Sarah Khalifa idam cezasına çarptırıldı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mısır'da ünlü televizyon sunucusu Sarah Khalifa beraberinde 11 kişi ile birlikte geniş kapsamlı bir uyuşturucu imalatı ve ticareti davasında idam cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Resmi basında cumartesi günü yer alan haberlere göre, 39 yaşındaki Khalifa, güvenlik ve suç konularını işleyen "Mission Impossible" (İmkânsız Görev) adlı programıyla tanınıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletle bağlantılı El-Ahram gazetesinin haberine göre, Kahire'deki mahkeme, Khalifa ve diğer 11 sanığı "ticaretini yapmak amacıyla uyuşturucu imalatında kullanılan maddeleri temin etmek üzere organize suç örgütü kurmak, ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulundurmak ile taşımak" suçlarından idama mahkûm etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, Mısır yasalarının idam cezasını gerektiren suçlardaki prosedürü uyarınca dini görüşü alınmak üzere Mısır Müftüsü'ne danışılmasının ardından açıklandı. Mahkemenin verdiği karara karşı temyiz yolu açık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet yayın organı Ahbar El-Yevm'in aktardığına göre, aynı zamanda bir estetik kliniği ile organizasyon şirketinin de sahibi olan Khalifa ve diğer sanıklar, "imalatta kullanılan ham maddeleri yurt dışından ithal ederek sentetik uyuşturucu üretmek ve ticaretini yapmakla" suçlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">El-Ahram, kolluk kuvvetlerinin operasyonlarda 750 kilogramdan fazla uyuşturucu madde ve ham madde ele geçirdiğini, laboratuvar olarak kullanılan iki daire ile çok sayıda ruhsatsız ateşli silah ve mühimmat bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme ayrıca Khalifa ve bazı sanıkları, genç bir erkeğin kaçırılması ve darp edilmesine ilişkin ayrı bir dava kapsamında beşer yıl hapis cezasına çarptırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mısır'da idam cezası; tasarlayarak adam öldürme, terör, bazı cinsel saldırı suçları ve uyuşturucu ticareti durumlarında uygulanıyor. Mısır Haklar ve Özgürlükler Komisyonu'nun verilerine göre ülkede 2025 yılında 541 idam kararı verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/06/misirda-uyusturucu-cetesi-yonetmekle-suclanan-unlu-sunucu-sarah-khalifa-idam-cezasina-carp</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-partide-bakirhan-ve-hatimogullari-yeniden-secildi-2634142a71deb-49d9-40c6-b316-1781c1223cb02026-09-07T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi

DEM Parti'de Bakırhan ve Hatimoğulları yeniden seçildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti'nin 5'inci Olağan Büyük Kongresi bugün Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi'nde gerçekleştirildi. Kongrede yapılan Eş Genel Başkanlık seçiminde Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, geçerli 535 oyun tamamını aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eş Genel Başkanlar Tuncer Bakırhan ve Tülay Hatimoğulları, kongrede yaptıkları konuşmalarda barış, demokratikleşme ve yeni döneme ilişkin mesajlar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tülay Hatimoğulları, yeniden Eş Genel Başkan seçilmeden önce yaptığı konuşmada çözüm sürecine ilişkin gelişmeleri değerlendirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Silahların susmasının önemli bir fırsat yarattığına işaret eden Hatimoğulları, kalıcı ve toplumsal barışın inşası için daha fazla mücadele edecekleri mesajını verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatimoğulları: Bizler barışacağız, bizler başaracağız<br />Geçmişte yaşanan acıların unutulmayacağını belirten Hatimoğulları, "Acılar yarıştırılmaz. Her acının kendi adı, kendi ismi ve kendi hikayesi var. Barış bu ortak acıların bitmesini amaçlar" ifadelerini kullandı.<br />"Bu süreci başarıyla sonuçlandırabilecek miyiz? DEM Parti açısından bu soruların yanıtı nettir" diyen Hatimoğulları sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizler barışacağız, bizler başaracağız ve bunun için halkımıza sözümüz olsun ki çok daha fazla çalışacak, çok daha fazla emek verecek ve mutlaka barışı bu topraklara hep birlikte armağan edeceğiz. Barışı silahların susmasından çok daha büyük bir şekilde düşünmeli ve değerlendirmeliyiz. Çünkü barış silahların susmasından çok daha büyüktür."</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında "100 yıllık meseleler bir günde çözülmez. Ama 100 yıllık meselelerin kaderi bazen birkaç yıl içinde değişebilir" sözlerine vurgu yapan Hatimoğulları, toplumun farklı kesimlerine barışın inşasına katkı sunma çağrısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırhan'dan sürecin aktörlerine teşekkür<br />DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan da konuşmasında Kürt meselesinin çözülmesinin yalnızca Kürtler için değil, Türkiye'nin geleceği açısından da belirleyici olduğuna dikkati çekti.<br />Türkiye'nin "son 50 yılda Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden kaynaklı çok büyük maliyetler" ödediğini belirten Bakırhan, "Artık maliyet ödeme değil, hasat alma dönemidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakırhan, "Kürt'ün kazanımı Türkiye'nin kazanımıdır. Türkiye'nin kazanımı Kürt'ün kazanımıdır. Kürt kazanınca Türk, Türk kazanınca Kürt kazanacaktır. Bugün barış süreciyle birlikte Türkiye'yle Kürtlerin çıkarlarını ortak bir paydada buluşturuyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürece katkı sunanlara da teşekkür eden Bakırhan konuşmasında, "Memlekete barış imkanı sunan, diyalog ve müzakerenin yolunu açan, başta Sayın Öcalan olmak üzere bütün siyasi aktörlere binlerce kez bir daha teşekkür etmek istiyorum" ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü kongrede parti organlarının seçimi de gerçekleştirildi. Kongrede, Parti Meclisi (PM), Merkez Disiplin Kurulu (MDK) ve Uzlaşma Kurulu'nun asli ve yedek üyeleri belirlendi. Kongrede, 80 kişiden oluşan PM'ye yeni 33 üye seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti kaynakları, isim, tüzük ve kadro değişikliklerini içerecek asıl büyük dönüşüm kongresinin ise gelecek yıl yapılacağını ifade ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/JD, MK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/dem-partide-bak%C4%B1rhan-ve-hatimo%C4%9Fullar%C4%B1-yeniden-se%C3%A7ildi/a-79055597</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumpin-ozel-temsilcileri-moskovada-putin-ile-gorustu-bir-sonraki-durak-kiev-263406af56d2f-33c3-4acd-9034-79e796c62e552026-09-06T16:09:00+03:00HABER MERKEZİ Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev

Trump'ın özel temsilcileri, Moskova'da Putin ile görüştü: Bir sonraki durak Kiev

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li özel temsilciler Steve Witkoff ve Jared Kushner, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile gerçekleştirdikleri görüşmelerin ardından pazar günü Kiev'de Ukraynalı yetkililerle bir araya gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkili, cumartesi günü Moskova'da Rus liderle buluşarak Rusya'nın Şubat 2022'deki geniş çaplı işgaliyle başlayan savaşı sonlandırmaya yönelik bir planı ele aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir Beyaz Saray yetkilisi AFP'ye yaptığı açıklamada, temsilcilerin Putin ile "Başkan Trump'ın Rusya-Ukrayna Savaşı'nda barış sağlama ajandasını ilerletmek" amacıyla görüştüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili, "İki taraf önümüzdeki haftalarda duyurulacak olan sonraki adımlara ilişkin somut planları ele aldı ve yarın Ukrayna'da yapılacak görüşmelerin de aynı derecede verimli geçmesini sabırsızlıkla bekliyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin Danışmanı Yuri Uşakov görüşmeleri "son derece samimi" olarak nitelendirdi ve ABD tarafının "çözüme yönelik olası yollar konusunda bir dizi fikir sunduğunu" aktardı. Uşakov ayrıca Rus tarafının Amerikalılara, Moskova'nın Ukrayna'nın doğusunun geri kalanını ele geçirebileceğinden "emin olduğunu" ilettiğini ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy ise cumartesi günü Witkoff ve Kushner ile görüştüğünü teyit ederek, ziyaret süresince hava saldırılarını durdurma taahhütlerini yineledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Bu görüşme anından itibaren, müzakere sürecine dahil olan şehirlere yönelik hava saldırılarında ateşkese uymaya hazırız. Şu andan cumartesi sonuna kadar, ayrıca pazar ve pazartesi günleri Ukrayna, Moskova'ya yönelik saldırılardan kaçınmaya hazırdır, Rusların da Kiev konusunda aynı tutumu sergilemesini bekliyoruz," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rus haber ajansı Interfax'a yaptığı açıklamada, Putin'in elçilerin ziyareti süresince birliklerine Kiev'e yönelik saldırıları üç gün süreyle durdurma talimatı verdiğini bildirdi. Peskov, bu aranın cumartesi gece yarısından itibaren yürürlükte olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump cuma günü gazetecilere yaptığı açıklamada, Witkoff ve Kushner'in Kiev ve Moskova'da "savaşı bitirecek bir teklif" sunacaklarını söylemişti. Trump, "İki harika müzakereci olan Steve Witkoff ve Jared Kushner'i gönderdim. Harika bir iş çıkardılar; bir sonuca varıp varamayacağımızı görmek için onları oraya yolladık. Ve bunu başarma şansımız yüksek olabilir" diye konuşmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy cumartesi günü yaptığı açıklamada, elçilerle yapılacak görüşmelere ilişkin Ukrayna planının onaylandığını ve Kiev'in "içerikli/somut bir görüşmeye" hazır olduğunu ifade etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/09/06/trumpin-ozel-temsilcileri-moskovada-putin-ile-gorustu-bir-sonraki-durak-kiev</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ari-gibi-calisan-mudur-263392ce52a5d-15f5-42cb-bd4f-3c4cf41d94092026-09-06T16:07:00+03:00HABER MERKEZİ ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR

ARI GİBİ ÇALIŞAN MÜDÜR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Koltuğuna oturup kalmayan il müdürü, kendisine bağlı birimleri her gün adım adım gezip bilgi alıyor, çalışmaları sahada yerinde gözlüyor ve sağlık hizmetlerinin sunumunda hata olmaması için özverili çalışıyor. Bu arada mütevazı kişiliği ve engin gönlü ile de sağlık çalışanlarınca çok seviliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa12522485c5.jpg" style="height:773px; width:1286px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6aa12522529b9.jpg" style="height:715px; width:1174px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-seksenler-in-ergun-plakina-veda-26338ec112117-9ced-4265-870b-e583fcd4cc2a2026-09-06T10:49:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: "Seksenler" in Ergun Plak’ına veda…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk televizyon ve tiyatro dünyasının usta ismi,&nbsp;<strong>"Seksenler"</strong>&nbsp;dizisinde hayat verdiği unutulmaz&nbsp;<strong>Ergun Plak</strong>&nbsp;karakteriyle milyonların kalbinde taht kuran&nbsp;<strong>Serhat Mustafa Kılıç</strong>’ın ani ve üzücü vefatı, sanat camiasını ve tüm sevenlerini derinden sarstı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anılarına, sanatına ve bıraktığı zihniyet mirasına saygı duruşu niteliğindeki bu yazıda, onun Türk toplumunda açtığı manevi ve kültürel çığırı yad ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Dönemin Sembolü: Ergun Plak ve Saf Sevdalar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Televizyon ekranlarında karakterlerin adeta birer insana dönüştüğü nadir projelerden biri olan&nbsp;<em>Seksenler</em>, Türk aile yapısının sıcaklığını, mahalle kültürü dayanışmasını ve en önemlisi saf, tertemiz insan ilişkilerini evlerimize taşıdı. Bu nostaljik atmosferin en güçlü yapı taşlarından biri, Serhat Mustafa Kılıç’ın kusursuz bir ustalıkla canlandırdığı Ergun Plak idi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sert, mahalle delikanlısı görünümünün altındaki yufka yüreği, sanata olan tutkusu ve en önemlisi Nazlı karakterine duyduğu büyük aşk, izleyicinin hem yüzünü güldürdü hem de kalbine dokundu. O aşk; bugünün tüketim odaklı ve geçici ilişkilerine inat, büyük bir sabırla, sadakatle, edep ve iffet sınırları içinde yaşandı. Ergun’un Nazlı’ya karşı sergilediği o naif, saygılı ve nezaket dolu duruşu, ekran başındaki milyonlarca gence adeta sevginin en asil halini fısıldadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluma Örnek Bir Sanatçı Duruşu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sanat, sadece güldüren ya da düşündüren değil; aynı zamanda topluma bir estetik, bir ahlak ve bir yön tayin eden en mukaddes rehberlerden biridir. Serhat Mustafa Kılıç, canlandırdığı karakterlere yüklediği manevi derinlikle bu sorumluluğu en güzel şekilde taşıyan ender şahsiyetlerden biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç nesillere; sevgiyi kirletmeden, değerlere bağlı kalarak, saygı ve nezaket çerçevesinde yaşamanın da mümkün olabileceğini gösterdi. Oyuncu kimliğinin arkasındaki beyefendi kişiliği, duruşu ve hayata bakışıyla sadece bir sanatçı değil, adeta toplumsal hafızada iz bırakan bir gönül elçisi gibi davrandı. O, popüler kültürün hızla tükettiği değerlere karşı adeta bir kalkan gibi durarak, geleneksel aile değerlerimizin ve mahbup sevdaların modern devirdeki temsilcisi olmayı başardı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Veda Ederken</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Seksenler</em>&nbsp;dizisi, Türk televizyon tariğinde sadece bir dönem dizisi olmanın ötesinde, izleyicisine unuttuğu değerleri hatırlatan nadide bir köprü görevi gördü. Bu köprünün en sağlam ayaklarından biri olan Serhat Mustafa Kılıç, canlandırdığı Ergun Plak karakteriyle ekranlarda adeta bir okul bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dizideki mahalle kültürü, komşuluk ilişkileri ve en çok da Ergun ile Nazlı arasındaki o masum, sabırlı ve içten sevda bağı, izleyen herkese sevginin en saf halini aşıladı. Ergun'un; sevdiği kadına duyduğu saygıyı, taşıdığı edebi ve sorumluluk bilincini ekranlardan evlerimize taşıması, genç nesillere örnek teşkil eden kıymetli bir duruştu. O, popüler kültürün hızla tükettiği duygulara karşı, sevginin emek ve sadakatle taçlandığında ne kadar güzel olduğunu gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usta oyuncunun ani kaybı, sadece sanat dünyasında değil, onun karakterleriyle büyüyen milyonların kalbinde de derin bir boşluk bıraktı. Ancak o, bıraktığı bu güzel hatıralar, örnek sanatçı kişiliği ve Ergun Plak'ın o unutulmaz replikleriyle her daim hatırlanmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, onu erken ve ani bir şekilde kaybetmenin üzüntüsünü yaşarken, geride bıraktığı tertemiz hatıraları, kahkahaları ve topluma aşıladığı güzel örnekliği minnetle hatırlıyoruz. Ergun Plak, plakların arasında aradığı o ebedi melodiyi buldu belki ama bizim kalplerimizde çalmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıymetli sanatçımıza Allah’tan rahmet; kederli ailesine, sevenlerine ve tüm milletimize sabır diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dostlari-ve-rol-arkadaslarindan-serhat-mustafa-kilica-huzunlu-veda-hoscakal-ergun-plak-263376a3361e0-6a1a-46c2-a6d4-139dccf0aee02026-09-06T10:35:00+03:00HABER MERKEZİ Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"

Dostları ve rol arkadaşlarından Serhat Mustafa Kılıç'a hüzünlü veda. "Hoşçakal Ergun Plak"

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birçok başarılı yapımda yer alan 51 yaşındaki Serhat Mustafa Kılıç dün akşam saatlerinde evinde ölü bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünlü oyuncunun ani kaybı hem hayranlarını hem yakınlarını yasa boğdu. Serhat Kılıç'ın rol arkadaşları, sosyal medya hesaplarından acılarını dile getirdi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">GÖZYAŞLARINI ZOR TUTTU</span></h2><p><span style="font-size:18px">Katıldığı bir etkinlikte Serhat Kılıç için konuşurken gözyaşlarını zor tutan Kubilay Aka, meslektaşını çok sevdiğini belirterek, “Çok sevdiğimiz bir ağabeyimizdi. O çok yetenekli ve çok güzel bir kalp. Süzülüp gidişine şahit olduk hepimiz. Hâlâ olayın şokundayız.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kubilay Aka, yaşadığı üzüntü nedeniyle etkinlikte eğlenemeyeceğini de söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aka, “Maalesef hem sanatçı hem insan kimliğimiz var ama bu gece onu yapamam. Yakınlarına ve sevenlerine sabır diliyorum.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyuncu Şükran Ovalı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda çok üzgün olduğunu belirterek, “Ah be… Geride kalan herkese başsağlığı, Allah'tan rahmet diliyorum. Canım Serhat.” ifadelerine yer verdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÇOK ERKEN OLMADI MI BE SERHAT?”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sedef Avcı ise birlikte aynı sahnede yer aldıkları bir anıya yer vererek, “Çok erken olmadı mı be Serhat? İnanılmaz üzgünüm. Yolun ışık olsun." sözleriyle acısını ve şaşkınlığını dile getirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Serhat Kılıç'ın ani ölümünün ardından paylaşım yapan isimlerden biri de Bennu Yıldırımlar oldu. Yıldırımlar paylaşımında Kılıç'ın fotoğrafına yer vererek “Ahh…” notunu düştü.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MÜTHİŞ BİR YETENEK, RENGARENK BİR İNSANDI”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Acısını dile getiren bir diğer isim de şarkıcı Derya Bedavacı oldu. Bedavacı, “Çok üzgünüm. Müthiş bir yetenek, rengarenk bir insandı. Elveda Serhat Kılıç, seni tanımak güzeldi.” ifadelerine yer verdi.&nbsp;</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/yasam/galeri-dostlari-ve-rol-arkadaslarindan-serhat-mustafa-kilica-huzunlu-veda-hoscakal-ergun-plak-1740575/1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tbmm-baskanvekili-celal-adan-onumuzdeki-secimlerde-once-turkiye-demeyen-kaybedecektir-263361ec337cd-7bae-4a56-8ea0-0969c67452582026-09-06T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir'

TBMM Başkanvekili Celal Adan: 'Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, "Bir daha yeryüzünde hiç kimse terörü Türkiye'ye getiremeyecektir. Allah, Genel Başkanımız ile Cumhurbaşkanımızın birlikteliğini daim kılsın. Onların beraberliği, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme beraberliğidir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milliyetçisi olarak, tarihi bir sorumluluk taşıdıklarını belirten Adan,&nbsp;<strong>"Bu coğrafyada devletimize yönelik, milletimizin birliğine yönelik çok ciddi olayların olduğunu biliyoruz. 15 Temmuz 2016 Türk siyasi hayatının en alçak girişimidir."</strong>&nbsp;diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, "Önce Türkiye" diyen siyaset anlayışıyla MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin öncülük yaparak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne geçişte kurumlarla savaşmadan bir hukuki düzenlemenin önünü açtığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ankara'da, İstanbul'da her hafta 2 askerimizin cenazelerine katılırdık, içimiz yanarak. Yaşı 20, 25, 30. Bazen hanımlarının hamile olduğunu, bazen küçük çocukların annelerinin, anneannelerinin kucağında şehitlerimizi taşıdığımıza hep birlikte şahit olduk."</strong>&nbsp;diyen Adan, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin kanını 50 yıldır sömüren, dışarıdan bazı güçlerin realize ettiği ve özbeöz bu memleketin çocuklarını, Türk askerine, Türkiye'nin birliğine, Türkiye'nin merhametine karşı kurşun sıkılmasına öncülük yapan terörün bitmesi gerekiyordu. Cenab-ı Allah'a şükürler olsun, MHP Genel Başkanı Bahçeli Bey, her riski göze alarak terörün durması konusunda, kardeşliğin ortaya tekrar çıkması noktasında bir irade kurdu. Bildiğiniz gibi bugün Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni yöneten Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan Bey, bunu devlet politikasına dönüştürdü ve 2 senedir bir tek askerimiz şehit değil. Bir daha yeryüzünde hiç kimse terörü Türkiye'ye getiremeyecektir. Allah, Genel Başkanımız ile Cumhurbaşkanımızın birlikteliğini daim kılsın. Onların beraberliği, Türkiye Yüzyılı'nı inşa etme beraberliğidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, Türkiye'de teröre harcanan para miktarının 2 trilyon 300 milyar dolar olduğunu vurgulayarak,&nbsp;<strong>"Birçok şehit verdiğimiz, her an bazı sıkıntıların olduğu, Fransızın, Almanın, Amerika'nın silah verdiği terörü bitiriyoruz ve dün bize saldıran örgütlere silah veren Suriye, bugün bizimle beraber hareket ediyor. Bugün Irak'ta, Suriye'de her tarafta, Türkiye'ye yönelik bütün terör örgütlerinin nefesinin kesildiği günleri yaşıyoruz."</strong>&nbsp;ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bütün Türkiye şu anda 'Terörsüz Türkiye'nin yanındadır. Bunu artık kimse geriye götüremez."</strong>&nbsp;diyen Adan, Türkiye'nin içerideki problemleri çözüp birlik ve beraberliği sağladıktan sonra altından kalkamayacağı hiçbir şey olmadığını söyledi.</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>"MHP'NİN BİRİNCİ PARTİ OLDUĞU BİR TÜRKİYE'YE İHTİYAÇ VAR"</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Adan, ekonomik bazı sıkıntıların olduğunu ancak Türkiye'nin gücünün bu problemi çözmeye yeteceğini anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk milletinin merhameti, medeniyeti temsil ettiğini aktaran Adan,&nbsp;<strong>"Gittiğimiz her yere adaleti götürdük. Bugün Gazze'de çocuklar öldürülürken, hastaneler bombalanırken, sessiz kalan kalkınmış bütün ülkeler, tarihin en utanç dolu sayfasında yerlerini alacaklardır. Oysa Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bugün herkesten daha fazla Gazze ile ilgili bir mücadele vermektedir.</strong>" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adan, siyasette çok şeyin değiştiğine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Keşke güçlü bir muhalefet güçlü bir muhalefet olsa, Türkiye'nin buna da ihtiyacı var. Önümüzdeki seçimlerde 'Önce Türkiye' demeyen kaybedecektir. MHP'nin bu seçimlerde çok oy alacağına inanıyorum ancak çalınmayan kapı, açılmaz. Parlamentonun en eski milletvekillerinden biriyim. Onurla mücadeleme devam ediyorum. İlk defa Türkiye, çok güçlü bir şekilde kapısını açtı bize. MHP'nin çalmadık kapı bırakmaması lazım. Çünkü bizim gücümüz, milletten başkası değil. Bizim milletten başka kimsemiz yok. Biz, Allah'a inanırız, milletimize inanarak yürürüz. Bu seçimlerde Cenab-ı Allah'tan da güç alarak, her evin kapısını çalarak, MHP'nin tarihte aldığı en yüksek oyu alarak, bu dönemi kapatmamız lazım."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dünyada sözü geçen, büyük bir lider olduğunu belirten&nbsp;<strong>Adan, şunları kaydetti:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Önümüzdeki dönem Cumhurbaşkanımızın tekrar seçilmesi, parlamentoda da MHP'nin birinci parti olduğu bir Türkiye'ye ihtiyaç var. Ayrıca yapacağımız en önemli hadiselerden bir diğeri de verdiğimiz mücadelede, hırsızın, arsızın nefesinin kesileceği bir sistemi de inşa etmemiz lazım. Milletimizin alın terini, vergisini, çarçur edenlerden de hesap sorulacağından hiç endişe etmeyin. Önümüzdeki günler, Türkiye'nin daha güçlü olacağı yıllardır. Önümüzdeki seçimlerde vereceğimiz destek Türkiye'yi daha güçlü hale getirecektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş ve İl Başkanı Mehmet Ali Türker de konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongrede İl Başkanı Mehmet Ali Türker, yeniden seçildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.etikhaber.com/tbmm-baskanvekili-celal-adan-onumuzdeki-secimlerde-once-turkiye-demeyen-kaybedecektir</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozel-universitelerin-ucretleri-son-yillarda-ne-kadar-artti-26334f074e0c6-6529-4fc9-bbda-0c50fd6099692026-09-05T10:16:00+03:00HABER MERKEZİ Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?

Özel üniversitelerin ücretleri son yıllarda ne kadar arttı?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Türkiye’de vakıf üniversitelerinde öğrenim ücretlerindeki artış 2026-2027 akademik yılında da devam etti. Önde gelen üniversitelerin açıkladığı rakamlar, yıllık ücretlerin bir önceki akademik yıla göre yüz binlerce lira arttığını gösteriyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/09/04/ozel-universitelerin-ucretleri-son-yillarda-ne-kadar-artti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2-bogaz-koprusu-ve-bazi-otoyollar-icin-30-yillik-ozellestirme-karari-263330c47eda5-efaa-471c-bc3e-fcd05950f7ab2026-09-05T10:11:00+03:00HABER MERKEZİ 2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) işlettiği bazı otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 5 Eylül Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, üç otoyolu doğrudan özelleştirme kapsam ve programına alırken 2003 ve 2010 yıllarında alınan kararlarda yer alan köprü ve otoyolları da yeni özelleştirme düzenlemesine dahil etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olacak. Varlıkların mülkiyeti devredilmeyecek ancak işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve sınırlı ayni hakların kurulması gibi yöntemler kullanılabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç otoyol daha özelleştirme programına alındı<br />Yeni kararla KGM'nin sorumluluğundaki şu yollar özelleştirme kapsam ve programına alındı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Niğde-Pozantı Otoyolu<br />Gaziantep Çevre Otoyolu<br />Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü<br />Bu yolların bağlantı yolları ile üzerlerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri de kapsama dahil edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararın ikinci maddesiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24 Şubat 2003 tarihli kararıyla özelleştirme kapsamına, 15 Ekim 2010 tarihli kararıyla da özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülerin de aynı hükümler doğrultusunda özelleştirilmesine karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hangi köprü ve otoyollar özelleştirme kapsamında?<br />2003 ve 2010 tarihli kararlarla yeni Cumhurbaşkanı Kararı birlikte değerlendirildiğinde özelleştirme kapsamındaki varlıkların tam listesi şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Edirne-İstanbul-Ankara Otoyolu<br />Niğde-Pozantı Otoyolu<br />Pozantı-Tarsus-Mersin Otoyolu<br />Tarsus-Adana-Gaziantep Otoyolu<br />Toprakkale-İskenderun Otoyolu<br />Gaziantep-Şanlıurfa Otoyolu<br />İzmir-Çeşme Otoyolu<br />İzmir-Aydın Otoyolu<br />Ankara Çevre Otoyolu<br />İzmir Çevre Otoyolu<br />Fatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre Otoyolu<br />Gaziantep Çevre Otoyolu<br />Bursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü<br />15 Temmuz Şehitler Köprüsü<br />Fatih Sultan Mehmet Köprüsü<br />15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 2010 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında o dönemki adı olan "Boğaziçi Köprüsü" şeklinde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Listedeki otoyol, çevre otoyolu ve köprülerin bağlantı yolları ile üzerlerindeki hizmet, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer varlıklar da özelleştirmenin kapsamına giriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprüleri ile Avrasya Tüneli ise kararda yer almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mülkiyet devredilmeyecek<br />Cumhurbaşkanı Kararı'nda, özelleştirmenin "mülkiyet devri yöntemi hariç olmak üzere" gerçekleştirileceği açıkça belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre köprü ve otoyolların mülkiyeti devlette kalacak. Özelleştirme için şu yöntemlerden biri veya birkaçı birlikte uygulanabilecek:</span></p><p><span style="font-size:18px">İşletme hakkının verilmesi<br />Kiralama<br />Mülkiyetin gayri ayni hakların tesisi<br />Gelir ortaklığı modeli<br />İşin gereğine uygun diğer hukuki tasarruflar<br />Özelleştirme kapsamındaki varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunlu olmayacak. Köprü ve otoyollar bir bütün halinde veya ayrı ayrı oluşturulacak gruplar üzerinden özelleştirilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararda özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olarak belirlenirken işlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanmasına karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak kararın yayımlanmasıyla köprü ve otoyollar doğrudan özel bir şirkete devredilmiş olmadı. Kararda ihale takvimi, varlıkların nasıl gruplandırılacağı, tahmini özelleştirme bedeli, başvurabilecek şirketlerin taşıması gereken şartlar ve olası işletmeciye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/09/05/2-bogaz-koprusu-ve-bazi-otoyollar-icin-30-yillik-ozellestirme-karari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cekya-neden-daha-fazla-yabanci-is-gucune-ihtiyac-duyuyor-26332f7cc7a1d-70bb-4e63-9ea3-271db12333552026-09-05T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?

Çekya neden daha fazla yabancı iş gücüne ihtiyaç duyuyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çekya'da, ulusal istatistik kurumu CSU'ya göre, yaklaşık 10 milyon Çek vatandaşının yanı sıra 1,5 milyondan fazla da yabancı yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkede çalışan ya da işletme sahibi olan, ancak Çekya pasaportu bulunmayan kişiler burada "ekonomik olarak yerleşik yabancılar" olarak tanımlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">CSU'nun Ulusal Hesaplar Dairesi Başkanı Vladimir Karmiet, "2015'te her 100 kişiye yaklaşık dört 'ekonomik olarak yerleşik yabancı' düşüyordu. 2025'te bu sayı neredeyse 12'ye çıktı" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçün ana sebebi savaş<br />Çekya'ya göçte artış, Rusya'nın Ukrayna'yı işgaliyle oldu. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı geniş çaplı işgalin ardından yarım milyondan fazla Ukraynalı Çekya'ya kaçtı. Bugün Çekya'da yaşayan yaklaşık 613 bin Ukraynalı, ülkedeki açık ara en büyük yabancı grubunu oluşturuyorlar. 126 bin Ukraynalı çocuk Çek anaokullarına ve okullarına gidiyor. Yetişkinlerin ise yüzde 80'inden fazlası çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çekya'daki ikinci büyük yabancı grubu, ülkenin 1992'ye kadar Çekoslovakya adı altında ortak devlet oluşturduğu komşu Slovakya'dan geliyor. Geçen yıl sonunda Çekya'da 125 bin Slovak kayıtlıydı. Ancak komşu ülkeden gelip Çekya'da çalışanların gerçek sayısının bunun yaklaşık iki katı olduğu tahmin ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yabancıların çoğu, 1,4 milyon nüfuslu başkent Prag'da yaşıyor ve çalışıyor. Resmen kayıtlı 366 bin yabancı, başkent nüfusunun yüzde 20'sinden fazlasını oluşturuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%A7ekya-neden-daha-fazla-yabanc%C4%B1-i%C5%9F-g%C3%BCc%C3%BCne-ihtiya%C3%A7-duyuyor/a-78508773</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/macar-hukumeti-orban-donemine-ait-milyarlarin-pesine-dustu-26331245902c3-ce43-4e5d-8734-511db9b53ba72026-09-05T10:06:00+03:00HABER MERKEZİ Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü

Macar hükümeti Orban dönemine ait milyarların peşine düştü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Mal varlığının geri kazanılması": Bu bürokratik ifadenin ardında Macaristan'daki yeni hükümetin en önemli seçim vaatlerinden biri yatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Peter Magyar ve partisi Tiszai, Viktor Orban iktidarı döneminde şaibeli biçimde oligarklara, parti dostlarına, paravan kişilere ya da otokrat liderin ailesine aktarılan para ve mal varlıklarını devlet adına geri almak istiyor. Ayrıca hukuka aykırı biçimde kazanç sağlayanların yargı önünde hesap vermesini amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu olan, yolsuzluğa karşı kapsamlı bir operasyon. Zaten birçok Macar'ın yeni hükümetten öncelikle beklediği de tam olarak bu: Devletten kaçırılan milyarların geri alınması. Sosyal medyada sık sık görüldüğü üzere, azımsanmayacak sayıda kişi ayrıca "kelepçe sesleri duymak" ve Viktor Orban sisteminden çıkar sağlayanların cezaevine girdiğini görmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok gözlemciye göre mal varlıklarının geri kazanılmasındaki başarı ya da başarısızlık, Magyar'ın ve partisinin siyasi geleceğini belirleyici biçimde etkileyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orban döneminde hukuka aykırı biçimde aktarıldığı öne sürülen meblağlar devasa boyutlarda. Magyar seçim kampanyasında yaklaşık 60 milyar eurodan söz etmişti. Şimdilerde bunun üç katına kadar çıkan rakamlar telaffuz ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza ve adalet beklentisi<br />Macar kamuoyunda bu rakamlar Orban sisteminin gösterişli lüks yaşamıyla özdeşleşen görüntülerle bağlantılı: Eski başbakanın ailesi, parti dostları ve oligarkları lüks malikânelerde yaşıyor, özel uçaklarla seyahat ediyor, lüks yatlarda tatil yapıyor ve milyarlarca euroluk kamu ihalelerini tekrar tekrar kazanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak mesele elbette bundan ibaret değil. Orban'ın Fidesz partisinden ve çevresinden geniş bir kadro grubu ile Orban'a yakın iş insanları, sanatçılar, akademisyenler ve gazeteciler de yıllarca kamu kaynaklarından cömert biçimde desteklendi. Üstelik çoğunun başlıca "niteliği", Orban'a sadakatten ibaretti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun karşısında ise çok sayıda Macar'ın yoksullaşması, gençlerin ülkeden kitlesel biçimde ayrılması, ihmal edilmiş ve yer yer tamamen çökmüş kamu altyapısı, okul ve hastanelerdeki vahim koşullar ve hâlen gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 7,5'ine ulaşan devasa bütçe açığı duruyor. Bu büyük uçurum nedeniyle Macaristan'da ceza ve adalet beklentisi oldukça yüksek.</span></p><p>haer içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/macar-h%C3%BCk%C3%BCmeti-orban-d%C3%B6nemine-ait-milyarlar%C4%B1n-pe%C5%9Fine-d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC/a-79005514</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/umit-turhana-cetkoderden-uluslararasi-altin-orkide-nisani-verildi-26330d20890de-4f66-4b71-bd4f-5cc866dba0552026-09-04T18:04:00+03:00HABER MERKEZİ ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ

ÜMİT TURHAN’A ÇETKODER’DEN ULUSLARARASI ALTIN ORKİDE NİŞANI VERİLDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Bu ziyaret sırasında, Türk Sağlık Sen Genel Sekreteri Ümit Turhan,</strong> “Sağlık çalışanlarının Mersin de yaşamış oldukları sorunları yerinde inceleyerek çalışanlarımızla bir araya geldik, onları dinledik ve netice almak üzere tüm bilgi birikimimizle Ankara nezdine Mersin özelinde çalışmalarımız sürdüreceğiz. Sağlık çalışanlarının ekonomik sorunları biliyoruz. Bunların daha iyileştirilmesi ve çalışanlarımızın refahı açısından gayretlerimiz devam edecektir” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözlerine devamlı Turhan,</strong> “Benim şahsım ve ailem için kıymetli bir büyüğümüz, memleketimize ve milletimize faydalı işler yapan baba dostumuzsunuz. Çoktandır gelmek arzusundaydım bu güne nasip oldu, nezaketiniz ve misafirperverliğiniz için sonsuz teşekkürler” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Göktaş,</strong> “ Ümit Turhan, Babası gibi namuslu ve tertemiz bir kişilik. Babası kadim dostum idi. Evlatları evladımdır. Bu ziyaretten büyük onur duydum. Çalışkan, becerikli, dürüst insanların devletin en iyi kademelerinde ve ülkenin en saygın makamlarında olması gerektiğine inanan insanım. Başarılarınızın devamını diliyorum” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu görüşme ve ziyaret sonrası Gazeteci Yazar ve iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı, HAVADİS Gazetesi Kurucu ve GYY, haberanaliz.net haber sitesi kurucu ve GYY Mustafa Göktaş, &nbsp;Türk Sağlık Sen Genel Sekreteri Ümit Turhan’a uluslararası altın orkide nişanı belgesini takdim etti. Bu arada yanında beraber geldiği Sendika şube başkanı Halil Vural ile Metin Gökkoca’yada ,&nbsp;Yüce Türk milleti ve devletimiz için çevre ve tüketicinin hakkının korunmasına yönelik çalışmaları, toplumsal bilinçlendirme, toplumsal kalkınma, toplumsal mutabakat toplumsal barış için yapmış oldukları üstün hizmetler nedeniyle onur ödüllerini, altın orkide onur nişanlarını takdim etti..&nbsp;</span><span style="font-size:18px">Ziyaret fotoğraf çekimi ile sonlandı.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aee1784f4b.jpeg" style="height:1165px; width:1826px" /></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedcd86adc.jpeg" style="height:1023px; width:1738px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedcdbcff1.jpeg" style="height:1124px; width:1772px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a9aedce1317f.jpeg" style="height:1102px; width:1644px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-duyurdu-kisisel-veri-sorusturmasinda-31-avukat-icin-gozalti-karari-26329275556ab-3da8-414e-a4bf-c13badc111802026-09-04T11:25:00+03:00HABER MERKEZİ Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı

Adalet Bakanı Akın Gürlek duyurdu: Kişisel veri soruşturmasında 31 avukat için gözaltı kararı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” adı verilen sorgulama sistemlerinde kullanılması ve bazı hukuk bürolarına satılmasıyla ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilerek ticari bir meta haline getirilmesinin ve bu bilgiler üzerinden mağduriyet oluşturulmasının kabul edilemeyeceğini belirtti.<br />31 avukat hakkında gözaltı kararı<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Bilişim Suçları Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce yürütülen çalışmalarda, vatandaşlara ait kişisel verilerin yasa dışı yollarla ele geçirilerek “panel” olarak adlandırılan sorgulama sistemlerinde kullanıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, söz konusu yasa dışı sistemlerin bazı hukuk bürolarına ücret karşılığında satıldığı ve abonelik yöntemiyle kullandırıldığı belirlendi. Bazı hukuk bürolarının ise herhangi bir hukuki ilişkisi bulunmayan vatandaşların kişisel bilgilerine bu sistemler üzerinden ulaşarak “borcunuz yasal takibe düştü”, “uzlaşma sürecini kaçırdınız” ve “hakkınızda haciz işlemi başlatıldı” gibi gerçeğe aykırı ifadelerle kişileri mağdur ettiği anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın ilk aşamasında yasa dışı sistemi kurduğu, işlettiği ve gelir akışında yer aldığı belirlenen şüpheliler hakkında adli işlem yapıldı ve 10 şüpheli hakkında kamu davası açıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın genişletilmesiyle yasa dışı panel sistemini kullandığına ilişkin somut deliller elde edilen 31 avukat hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kapsamda 39 farklı avukatlık bürosunda arama ve el koyma işlemleri başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, soruşturmayı titizlikle yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve görev alan kamu görevlilerine teşekkür ederek, “Hukuku istismar ederek hukuksuzluk yapan hiç kimsenin yanına kâr kalmayacaktır.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YAZIŞMALAR ORTAYA ÇIKTI<br />Soruşturmanın önceki aşamalarında şüpheliler Barış Sakızlı, Abdurrahman Kayseri ve firari Zafer Çam’dan elde edilen dijital materyaller üzerinde yapılan teknik incelemelerde; İstanbul’da faaliyet gösteren çok sayıda avukatlık bürosuna ait olduğu değerlendirilen panel erişim kayıtları, kullanıcı bilgileri, Google Authenticator doğrulama kodları, AnyDesk ve TeamViewer üzerinden sağlanan uzaktan bağlantı izleri, kişisel veri içerikli sorgu çıktıları, toplu Word ve Excel dosyaları ile panel kullanımına ilişkin yazışmalar tespit edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde söz konusu sistemlerin bazı avukatlık bürolarının bilgisayarlarına uzaktan erişim programları aracılığıyla kurulduğu, sisteme girişlerde doğrulama uygulamalarının kullanıldığı ve kullanıcı hesaplarının büro içerisinden aktif şekilde yönetildiğine ilişkin bulgulara ulaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen yasa dışı panel sistemlerinde;<br />• &nbsp; &nbsp;Vatandaş arama,<br />• &nbsp; &nbsp;Kimlik sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Aile sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Yerleşim yeri sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;SGK kayıt sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Çalışan sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;GSM bilgisinden kişi sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Kimlik bilgisinden telefon sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Tapu kayıt sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Mükellef sorgulama,<br />• &nbsp; &nbsp;Ada-parsel sorgulama<br />gibi vatandaşlarımızın kişisel ve özel nitelikteki bilgilerine erişim sağlayan modüllerin bulunduğu belirlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında panel sisteminin satışı, kurulumu veya erişiminin sağlanmasıyla bağlantılı oldukları değerlendirilen Barış Sakızlı, Abdurrahman Kayseri ve firari Zafer Çam ile birlikte, sistemin kullanım veya erişim ücretlerinin aktarımında aracı olarak kullanıldığı değerlendirilen banka hesapları da incelemeye alınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">HAKKINDA İNCELEME YAPILAN HUKUK BÜROLARI<br />Bu kapsamda Fatih Aslan, Muhammed Sefa Bircan, Talha Çorapçıoğlu, Kaya Aslan, Kurtuluş Hüneroğlu ve Ali Çorapçıoğlu adına kayıtlı hesaplara gerçekleştirildiği değerlendirilen para transferlerinin yönü, miktarı, açıklamaları ve sıklığı soruşturma kapsamında delil olarak değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen dijital ve mali deliller doğrultusunda İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 2026/8609 ve 2026/8610 D. İş sayılı kararlarıyla, İstanbul genelinde faaliyet gösteren 31 avukatlık bürosunda arama, el koyma ve dijital inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda hakkında arama, el koyma ve inceleme tedbirlerinin uygulanmasına karar verilen hukuk büroları:<br />1. &nbsp; &nbsp;Akıncı Hukuk Bürosu<br />2. &nbsp; &nbsp;Akpolat &amp; Koç Avukatlık Bürosu<br />3. &nbsp; &nbsp;Alaçal Hukuk Bürosu<br />4. &nbsp; &nbsp;Altınova Hukuk Bürosu<br />5. &nbsp; &nbsp;Anka Hukuk &amp; Danışmanlık<br />6. &nbsp; &nbsp;Ateş Hukuk Bürosu<br />7. &nbsp; &nbsp;Aysel Eroğlu Hukuk Bürosu<br />8. &nbsp; &nbsp;Basri Hukuk Bürosu<br />9. &nbsp; &nbsp;Coşkun-Yıldız-Uzun-Kurt Avukatlık Ortaklığı / Portal Hukuk Bürosu<br />10. &nbsp; &nbsp;Demir Hukuk Bürosu<br />11. &nbsp; &nbsp;Denge Hukuk Bürosu<br />12. &nbsp; &nbsp;Doğuş Hukuk Bürosu<br />13. &nbsp; &nbsp;Doruk Hukuk Bürosu<br />14. &nbsp; &nbsp;Erol Ögünç Hukuk Bürosu<br />15. &nbsp; &nbsp;Fatih Ekrem Ekinci Hukuk Bürosu<br />16. &nbsp; &nbsp;Kaçmaz Hukuk Bürosu<br />17. &nbsp; &nbsp;Kulaklı Legal Hukuk Bürosu<br />18. &nbsp; &nbsp;Özbağ &amp; Şentürk Hukuk ve Danışmanlık Bürosu<br />19. &nbsp; &nbsp;Proaktif Hukuk Bürosu<br />20. &nbsp; &nbsp;Sercan Hukuk Bürosu<br />21. &nbsp; &nbsp;Solmaz Partners Hukuk Bürosu<br />22. &nbsp; &nbsp;Söylemez &amp; Koç Hukuk Bürosu<br />23. &nbsp; &nbsp;Ufuk Özkan Göker Hukuk Bürosu<br />24. &nbsp; &nbsp;Uluca Avukatlık Ortaklığı<br />25. &nbsp; &nbsp;Universal Hukuk Law &amp; Consultancy<br />26. &nbsp; &nbsp;Yağmur Hukuk Bürosu<br />27. &nbsp; &nbsp;Yıldırır Hukuk Bürosu<br />28. &nbsp; &nbsp;Yıldız Avukatlık ve Danışmanlık<br />29. &nbsp; &nbsp;Yılkar Hukuk Bürosu<br />30. &nbsp; &nbsp;MCD Hukuk Bürosu<br />31. &nbsp; &nbsp;MSD Hukuk Bürosu</span></p><p><span style="font-size:18px">DELİLLER İNCELENİYOR<br />Arama işlemlerinin 4 Eylül 2026 tarihinde saat 09.00-17.00 arasında eş zamanlı olarak, Avukatlık Kanunu’nun 58. maddesi gereğince yetkilendirilmiş Cumhuriyet savcısı ve baro temsilcisi huzurunda gerçekleştirilmesine karar verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aramalarda; panel sistemlerinin kullanımına ilişkin olduğu değerlendirilen bilgisayarlar, dizüstü bilgisayarlar, cep telefonları, hard diskler, harici diskler, USB bellekler ve benzeri dijital materyallerde inceleme yapılması; mümkün olması hâlinde dijital materyallerin yerinde imajlarının alınması, bunun teknik olarak mümkün olmaması hâlinde ise mühürlenerek el konulması kararlaştırılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca panel hizmeti karşılığında gerçekleştirildiği değerlendirilen para transferlerine ilişkin muhasebe kayıtları ve dijital mali verilerin de inceleme ve el koyma kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma; Türk Ceza Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme, TCK’nın 327. maddesinde düzenlenen devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme ve 7545 sayılı Siber Güvenlik Kanunu’na muhalefet suçları kapsamında yürütülmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararların gerekçe bölümünde, elde edilen bulguların niteliğine göre eylemlerin bilişim sistemine hukuka aykırı girme ile verileri bozma, yok etme veya değiştirmeye ilişkin TCK’nın 243 ve 244. maddeleri yönünden de değerlendirildiği belirtilmiştir. Soruşturma kapsamında elde edilen dijital materyaller, para hareketleri, panel erişim kayıtları ve diğer delillerin incelenmesine devam edilmektedir.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/video/gundem/adalet-bakani-akin-gurlek-duyurdu-kisisel-veri-sorusturmasinda-31-avukat-icin-gozalti-karari/396997</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/astanada-turk-dunyasi-diyaloglari-ortak-gelecek-ortak-vizyon-baslikli-panel-duzenlenecek-26328e7032ca0-e90a-4789-bdcf-5a93ca155b5e2026-09-04T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek

Astana’da “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı panel düzenlenecek

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">YAPILAN DUYURU:</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkanlığımız tarafından, 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde, TDT üyesi ve gözlemci ülkelerde “Türk Dünyası Diyalogları: Ortak Gelecek, Ortak Vizyon” başlıklı bir panel serisinin düzenlenmesi planlanmaktadır. Panel serisinin ilki 4 Eylül 2026 tarihinde Kazakistan’ın başkenti Astana’ta gerçekleştirilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Panel, Uluslararası Türk Akademisi Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Bülent BAYRAM moderatörlüğünde; Kapadokya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hasan Ali KARASAR, L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zhanat MOMYNKULOV, L.N. Gumilyov Avrasya Millî Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Talgat MOLDABAY ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Suat BEYLUR’un katılımıyla gerçekleştirilecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program kapsamında eğitim, ekonomi, ulaştırma, enerji, bilim ve teknoloji, savunma sanayii, medya ve kültür başta olmak üzere mevcut iş birlikleri ile geleceğe yönelik fırsatların değerlendirilmesi planlanmaktadır. Söz konusu panel programıyla TDT’nin bölgesel ve küresel ölçekteki görünürlüğünün artırılması, Türk dünyasının ortak vizyonunun farklı kamuoylarına aktarılması ve ülkeler arasındaki akademik, kültürel ve toplumsal etkileşimin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Ayrıca programda 29-30 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek TDT 13. Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ne ilişkin beklentiler ele alınacaktır.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mustafa-ciftci-evden-okula-uzanan-guvenlik-zincirinde-tek-bir-halka-eksik-kalmayacak-263279ec54cea-2c60-4411-bafa-7e3cc202e5942026-09-04T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”

MUSTAFA ÇİFTÇİ: “Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">“Evden okula uzanan güvenlik zincirinde tek bir halka eksik kalmayacak.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir anne babanın en büyük arzusu, çocuklarının emniyette olması ve iyi bir eğitim almasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim sorumluluğumuz ise çocuklarımızın evden çıktıkları andan yeniden ailelerine kavuşacakları ana kadar güven içinde olmalarını sağlamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlayışla 7 Bakanlığımızla birlikte, okul güvenliğini yalnızca okul kapısıyla sınırlamayan kapsamlı bir çalışma yürütüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 bin bahçe personelini okullarımızda görevlendiriyoruz. Risk durumuna göre polislerimiz ve okul irtibat görevlilerimizle sahadaki tedbirlerimizi sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, okulda tespit edilen psikolojik veya sağlıkla ilgili herhangi bir riskin ilgili kurumlara gecikmeden aktarılmasını; eğitim, sağlık ve güvenlik birimlerimizin koordinasyon içinde hareket etmesini sağlayacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hedefimiz; hiçbir çocuğumuzun yaşadığı sorunun sistemin herhangi bir noktasında gözden kaçmaması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocuklarımız güvenle okusun, ailelerimizin gözü arkada kalmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onların huzuru, hepimizin sorumluluğudur.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mit-baskani-kalin-yunanistan-ulusal-istihbarat-teskilati-baskani-demiris-ile-gorustu-2632648eab396-75f1-44f2-b4a7-942d92921af02026-09-04T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü

MİT Başkanı Kalın Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı Başkanı Demiris ile görüştü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Yunanistan Ulusal İstihbarat Teşkilatı (EYP) Başkanı Themistoklis Demiris ile geçen hafta Atina'da bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede, ikili ilişkiler ve bölgesel gelişmeler ele alındı; sorunların çözümü için atılabilecek adımlar değerlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke ilişkilerinin Ege ve Batı Akdeniz, NATO güvenliği, istihbarat işbirliği, terör, organize suçlar, yasa dışı göç ve insan kaçakçılığıyla mücadele alanlarında kritik önemde olduğu vurgulanan görüşmede, ABD-İran savaşı, Suriye'de yeni dönem, Libya'nın siyasi birliği, Filistin meselesi, İsrail'in Gazze ve Batı Şeria'da devam eden ihlalleri ve işgal politikaları, Suriye ve Lübnan'a yönelik İsrail saldırıları ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasında terör ve organize suç gruplarıyla mücadele konusunda son dönemde yakalanan ivmenin artarak devam etmesi ve stratejik boyuta taşınması gerektiği konusunda ortak karara varıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">​MİT Başkanı Kalın ve EYP Başkanı Demiris, ikili ve bölgesel konularda servisler arasındaki yakın işbirliğinin daha da güçlendirilmesi konusunda mutabık kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">KAYNAK: TRT</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akin-gurlek-3-faili-mechul-cinayet-daha-aydinlandi-2632534347782-ec1c-4930-983b-8bb67e093aea2026-09-04T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI

AKIN GÜRLEK: 3 FAİLİ MEÇHUL CİNAYET DAHA AYDINLANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet, er ya da geç mutlaka tecelli edecektir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın&nbsp;<br />@RTErdogan<br />’ın liderliğinde, hiçbir suçun ve hiçbir suçlunun cezasız kalmaması için adalet ve güvenlik teşkilatlarımız arasındaki güçlü koordinasyonu daha da ileri taşıyoruz. Bir evladın, bir annenin, bir babanın, bir kardeşin yıllardır beklediği adaleti sağlamak için durmadan çalışıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede 24 Nisan 2026 tarihinde kurduğumuz Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, Cumhuriyet Başsavcılıklarımız ile emniyet ve jandarma teşkilatlarımızın titiz ve kapsamlı çalışmaları sonucunda bugün 3 faili meçhul cinayet daha aydınlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’da 12 Eylül 2022 tarihinden bu yana kayıp olan Zeynep Yıldırım’ın kaybolmadan önce en son olarak Fethi Dağlı ile iletişim kurduğu belirlendi. Başka bir cinayet soruşturması kapsamında tutuklu bulunan Dağlı’nın sorgulanmasının ardından 1 Eylül 2026 tarihinde gerçekleştirilen yer gösterme işleminde bir kadın cesedi bulundu. Cesedin kimliği Adli Tıp Kurumumuzca tespit edilirken, Fethi Dağlı yürütülen soruşturması kapsamında yeniden tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mardin Nusaybin’de 2012 yılında İsmail Akın ile henüz 10 yaşındaki kızı Elif Akın’ın öldürülmesine ilişkin dosya 14 yıl sonra yeniden ele alındı. Beyanlardaki çelişkiler, HTS kayıtları, daraltılmış baz çalışmaları ve elde edilen yeni bulguların birlikte değerlendirilmesi sonucunda cinayetlerin şüphelileri tespit edildi. Dört ilde gerçekleştirilen eş zamanlı operasyonlarda 15 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmalar sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manisa Akhisar’da 2016 yılında öldürülen Abdurrahman Aysu’nun cinayetine ilişkin yürütülen yeni çalışmalar sonucunda olayın failleri ve suçun gizlenmesinde rol aldığı değerlendirilen şüpheliler tespit edildi. Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinesinde Manisa, Bursa ve İstanbul’da gerçekleştirilen operasyonlarda 7 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün aydınlatılan 3 faili meçhul cinayetle birlikte, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımızın kurulduğu 24 Nisan 2026 tarihinden bugüne kadar, Başkanlığımızın koordinasyonunda Cumhuriyet Başsavcılıklarımızla yürütülen kapsamlı çalışmalar sonucunda 40 dosyada, 46 maktul ve 7 yaralının bulunduğu faili meçhul olay aydınlatılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli dosyaların aydınlatılmasında özveriyle görev yapan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Mardin ve Nusaybin Cumhuriyet Başsavcılıklarımıza, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığımıza; İstanbul Emniyet Müdürlüğümüze, Mardin JASAT ve Nusaybin İlçe Jandarma Komutanlığımıza, Akhisar Jandarma Komutanlığımıza; Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımıza, Adli Tıp Kurumumuza ve emeği geçen tüm kamu görevlisi arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teknolojinin sunduğu bütün imkânlardan yararlanarak, eski dosyalardaki her bir delili yeniden incelemeye, çelişkileri tek tek değerlendirmeye ve faili meçhul olayların üzerindeki karanlığı kaldırmaya devam edeceğiz. Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı unutmayacak, hiçbir faili meçhulün peşini bırakmayacağız.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-halk-sagligi-meselesi-26322e03b9801-ca2c-4cb2-b47d-935f2af7d71c2026-09-03T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: HALK SAĞLIĞI MESELESİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Halk sağlığının güçlendirilmesi, yalnızca bireysel bir sorumluluk değil; devletin politikalarından bireylerin günlük yaşam alışkanlıklarına kadar uzanan çok paydaşlı ve stratejik bir dönüşüm sürecidir. Bu hedefe ulaşmak için devlet, sivil toplum ve bireyler düzeyinde atılması gereken temel adımları naçizane aktarmaya çalışayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Yerel Yönetimler Düzeyinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koruyucu Sağlık Hizmetlerine Öncelik:</strong>&nbsp;Tedavi edici sağlık harcamaları yerine, hastalık oluşmadan önlem alan birinci basamak sağlık hizmetleri (aile hekimliği, tarama programları) yaygınlaştırılmalı ve güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlıklı Yaşam Çevrelerinin Oluşturulması:</strong>&nbsp;Şehir planlamalarında yaya ve bisiklet yolları artırılmalı, yeşil alanlar genişletilmeli ve toplu taşıma teşvik edilerek fiziksel aktivite özendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gıda Güvenliği ve Denetim:</strong>&nbsp;Halk sağlığını doğrudan tehdit eden gıda katkı maddeleri, aşırı şeker, tuz ve trans yağ içeren ürünlere yönelik denetimler sıkılaştırılmalı, sağlıklı gıdaya erişim kolaylaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tematik Eğitim Politikaları:</strong>&nbsp;Okul müfredatlarına erken yaşlardan itibaren hijyen, sağlıklı beslenme, ilk yardım, ruh sağlığı ve bağımlılıkla mücadele dersleri entegre edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplum ve Sivil Toplum Kuruluşları Düzeyinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçlendirme Kampanyaları:</strong>&nbsp;STK'lar ve meslek odaları (tabip odaları, diyetisyen dernekleri vb.), özellikle dezavantajlı bölgelerde halkı bilgilendiren erişilebilir saha çalışmaları yürütmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kriz ve Afet Yönetimi Ağı:</strong>&nbsp;Toplum tabanlı gönüllü sağlık ağları kurularak, salgın veya afet gibi kriz durumlarında hızlı müdahale kapasitesi artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dayanışma Kültürü:</strong>&nbsp;Dezavantajlı grupların (yaşlılar, engelliler, ekonomik yoksulluk çekenler) nitelikli sağlık hizmetine ve temiz suya erişiminde toplumsal dayanışma projeleri geliştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireysel Düzeyde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlıklı Yaşam Alışkanlıkları:</strong>&nbsp;Dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite ve yeterli uyku alışkanlığı edinilerek bağışıklık sistemi ve genel vücut direnci korunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Düzenli Tarama ve Kontroller:</strong>&nbsp;Belirti beklenmeksizin düzenli sağlık taramaları (kanser taramaları, tansiyon, şeker ve kolesterol ölçümleri) yaptırılmalı, koruyucu hekimlik olanaklarından aktif şekilde yararlanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçli Tüketim ve Çevre Bilinci:</strong>&nbsp;Antibiyotiklerin ve ilaçların bilinçsiz kullanımından kaçınılmalı, çevreye ve su kaynaklarına zarar vermeyen sürdürülebilir bir yaşam tarzı benimsenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenilir gıdaya erişim sorunu, bugünün en acil halk sağlığı krizlerinden biridir ve hem bireysel sağlığı hem de nesillerin geleceğini doğrudan tehdit etmektedir. Tarladan sofraya uzanan süreçte yaşanan bu denetimsizlikler ve hilelerle mücadele etmek için atılması gereken somut adımları sıralamak ister isem:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal ve Yapısal Düzenlemeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Caydırıcı Cezalar:</strong>&nbsp;Gıdalarda taklit ve tağşiş (hile) yapanlara uygulanan idari para cezaları, elde ettikleri haksız kazancın çok üzerinde olmalı; tekrarlayan suçlarda ticaretten men ve hapis cezaları getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şeffaf Denetim Mekanizmaları:</strong>&nbsp;Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan gıda denetim sonuçları periyodik olarak ve eksiksiz bir şekilde kamuoyuyla paylaşılmalı, gizlenen ya da ertelenen liste uygulamalarına son verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gümrük ve İthalat Kontrolleri:</strong>&nbsp;Ülkeye giren gıda hammaddelerinin ve tarım ürünlerinin GDO, pestisit (tarım ilacı) kalıntıları ve katkı maddeleri açısından laboratuvar analizleri en sıkı şekilde yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim ve Tedarik Zincirinde Dönüşüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yerel ve Küçük Ölçekli Üreticinin Desteklenmesi:</strong>&nbsp;Endüstriyel ve kimyasal tarım politikaları yerine, yerel tohumun korunduğu, küçük çiftçinin ve kooperatiflerin desteklendiği ekolojik tarım modelleri teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tedarik Zincirinde İzlenebilirlik:</strong>&nbsp;Ürünün hangi tarlada yetiştiğini, hangi ilaçların kullanıldığını ve hangi süreçlerden geçerek rafa geldiğini tüketicinin kolayca görebileceği dijital takip sistemleri (karekod vb.) zorunlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüketici Bilinci ve Mücadele</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Etiket Okuryazarlığı:</strong>&nbsp;Tüketiciler, ambalajlı ürünlerin üzerindeki içerik listelerini, E kodlarını ve gizli şeker/tuz adlarını okuma konusunda bilinçlendirilmeli; pazarlama stratejilerine karşı eleştirel bir bakış açısı kazanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örgütlü Tüketici Hareketi:</strong>&nbsp;Tüketici dernekleri ve kooperatifler güçlendirilmeli, şüpheli veya zararlı ürünler karşısında toplumsal boykot ve yasal hak arama mekanizmaları aktif olarak kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu itibarla yerel üreticinin desteklenmesi ve kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması, güvenilir gıdaya erişimde en sürdürülebilir çözümdür. Mevcut pazar koşullarında bu sistemin güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması için atılması gereken stratejik adımlar ise şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Yerel Yönetim Desteği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ücretsiz Pazar Alanları:</strong>&nbsp;Belediyeler, aracıları ortadan kaldırmak için üretici pazarlarına ve kooperatif mağazalarına ücretsiz ya da düşük maliyetli yer tahsis etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vergi ve Finansal Teşvikler:</strong>&nbsp;Üretim ve tüketim kooperatiflerine vergi muafiyetleri, düşük faizli yatırım kredileri ve lojistik destekler sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamusal Alım Garantisi:</strong>&nbsp;Okul yemekhaneleri, hastaneler ve kamu kurumları gıda tedarikini yerel kooperatiflerden ve küçük üreticilerden yapma zorunluluğu getirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kooperatifçilik Modelinin Geliştirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğrudan Tedarik Zinciri:</strong>&nbsp;Üreticinin tarladaki ürününü kent merkezlerindeki tüketici kooperatiflerine doğrudan ulaştıran soğuk zincir lojistik ağları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Kooperatif Ağları:</strong>&nbsp;Kooperatiflerin ürünlerini ortak bir dijital platformda sergileyip şehirdeki tüketicilere kargo veya abonelik modeliyle ulaştırabileceği altyapılar oluşturulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Bilinç ve Dayanışma</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluluk Destekli Tarım (TDT):</strong>&nbsp;Tüketicilerin önceden üreticiye finansal destek sağlayarak sezonluk ürüne ortak olduğu modeller (birlik ve topluluk tarımı) yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Örgütlenme:</strong>&nbsp;Mahalle bazlı tüketim platformları kurularak ortak alım güçleri oluşturulmalı, kooperatifçilik kültürü erken yaşlardan itibaren teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu yazıyı neden kaleme aldım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Halk Sağlığı Haftası (03-09 Eylül) nedeniyle yazdım. Bu bağlamda, ilgiliye, yetkiliye, alakalıya, insanlarımıza mesajım:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hastalıkta Değil, Sağlıkta Buluşalım! Türkiye Halk Sağlığı Haftası'nda, düzenli taramalarınızı yaptırın, geleceğinizi koruma altına alın."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yediğimiz her lokma geleceğimizdir. Katkısız, yerli ve güvenilir gıda hakkımız; sağlıklı beslenme yaşam tarzımız olsun."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlıklı bir toplum için hareket şart! Günde sadece 30 dakikalık yürüyüşle kalbinizi, ruhunuzu ve bedeninizi güçlendirin."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlıklı bir Türkiye, bilinçli bireylerle başlar. Halk Sağlığı Haftası vesilesiyle bağımlılıklardan uzak, hijyenik ve doğayla uyumlu bir yaşamı seçelim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazmayı bir nasip, kelimeyi hesabı verilecek bir emanet ve mücadeleyi hayatın kendisi sayan bir Gazeteci olarak, "Hubbü'l-vatan mine'l-îmân" diyorum.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-nasil-bu-hale-getirdik-263237eaab206-11ed-4984-948f-61ea8cdaf1a72026-09-03T07:14:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU NASIL BU HALE GETİRDİK?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Saygı ve sevginin yok olduğu, hakaret ve küfrün normal sayıldığı, çıplaklık ve cinselliği ortaya sermenin modernlik kabul edildiği berbat bir hali yaşıyoruz.<strong>&nbsp;Küçükte edep yok, büyükte bilgi, Kabalık çoğaldı, incelik silinip gitti.&nbsp;</strong>&nbsp;Kutadgu Bilig -&nbsp;Yusuf Has Hacip,&nbsp; Şimdi ki zamanı görse, neler derdi acaba?</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal değerler, etik normlar ve kuşaklar arası iletişim biçimleri üzerine yüzyıllardır benzer kaygılar dile getirilmektedir. Yusuf Has Hacip'in 11. yüzyılda kaleme aldığı&nbsp;<strong>Kutadgu Bilig</strong>&nbsp;adlı eserinde, dönemin yöneticilerine ve halkına adalet, bilgi, akıl ve kanaat erdemlerini öğütlemesi, her devirde benzer toplumsal ve ahlaki dönüşümlerin yaşandığını göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değişen Değerler ve Kuşaklar Arası Algı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Her Dönemin Kaygısı:</strong>&nbsp;Tarih boyunca hemen her kuşak, kendinden sonra gelen nesli daha sabırsız, geleneklerden uzak ve kural tanımaz bulmuştur. Eski metinlerde, kitabelerde ve divan edebiyatında benzer "ahlaki yozlaşma" yakınmalarına sıkça rastlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Modernleşme ve Sosyal Yapı:</strong>&nbsp;Geleneksel toplum yapıları çözülüp bireyselleşme arttıkça, eski neslin benimsediği hitap biçimleri, saygı kalıpları ve mahremiyet algıları da dönüşmektedir. Bugün "kabalık" veya "edep eksikliği" olarak görülen durumlar, dijitalleşmenin ve hız çağının getirdiği yeni iletişim alışkanlıklarıyla yakından ilgilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilgiye Ulaşım:</strong>&nbsp;Yusuf Has Hacip'in vurguladığı "bilgi" kavramı bugün şekil değiştirmiş; bilgelik ve yaş tecrübesi yerine, enformasyonun hızı ve dijital dünyadaki görünürlük öne çıkmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yusuf Has Hacip bugün yaşasaydı, muhtemelen&nbsp;<em>Kutadgu Bilig</em>'in temel tezi olan&nbsp;<strong>"Akıl her şeyin temelidir, dil ise insanın ölçüsüdür"</strong>&nbsp;ilkesinden hareketle, değişen araçların ve teknolojinin insanı özünden uzaklaştırmaması gerektiği konusunda yine benzer uyarılar yapardı. Ancak değişimin kaçınılmaz olduğunu, önemli olanın özdeki değerleri yeni formlarla geleceğe taşımak olduğunu da vurgulardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu değişimde teknoloji, ekonomik baskılar, eğitim sistemindeki eksiklikler gibi faktörleri ele almak lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim sisteminin yetersizliği ve aile yapısındaki çözülmenin temel etken olarak görülmesi, toplumsal değerlerin inşasında kurumların ve yakın çevrenin ne kadar kritik bir rol oynadığını açıkça ortaya koymaktadır. Okulların sınav odaklı bir yarış alanına dönüşmesi, karakter eğitimini ve erdemleri ikinci plana iterken; ailelerin ekonomik baskılar altında tükenmesi de çocuklarla kurulan iletişimi zayıflatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim, Aile ve Teknoloji Sarmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Müfredat ve Karakter Eğitimi:</strong>&nbsp;Sınav başarılarını ve ezbere dayalı bilgiyi merkeze alan eğitim modelleri, eleştirel düşünme, empati ve etik farkındalık kazandırmakta yetersiz kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile İçi İletişim Krizi:</strong>&nbsp;Geçim sıkıntısı ve uzun çalışma saatleri, ebeveynlerin çocuklarıyla nitelikli zaman geçirmesini engellemekte; bu durum çocukların terbiyesini ve yönlendirilmesini büyük ölçüde denetimsiz dijital mecralara bırakmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojinin Getirdiği Yabancılaşma:</strong>&nbsp;Sınırsız ve denetimsiz dijital içerikler, çocukların ve gençlerin rol modellerini değiştirerek hızlı tüketime, şiddete ve değer erozyonuna zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sorunların çözümü, yalnızca bireysel yakınmalardan öte, hem eğitim müfredatının insani değerlerle yeniden harmanlanmasını hem de ekonomik refahın ailelere daha fazla zaman bırakacak şekilde dengelenmesini gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yapısal sorunların çözümü aile, okul veya devlet politikalarının değişimi ile işe başlanmalıdır. Devletin kararlı bir irade ortaya koyması ve bu süreci aileyle omuz omuza yürütmesi, toplumsal değerlerin ihyası için şüphesiz en kilit adımdır. Tek başına bireysel çabaların ya da dağınık aile girişimlerinin sistemik sorunlar karşısında yetersiz kalabildiği bir gerçektir; bu nedenle merkezi politikalardan yerel uygulamalara kadar bütüncül bir vizyon şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Ailenin Ortak Sorumluluk Alanları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Politika ve Vizyon Birliği:</strong>&nbsp;Devletin, eğitimi yalnızca meslek edindirme veya sınav kazanma aracı olarak değil, bir "karakter ve şahsiyet inşası" süreci olarak ele alan net bir stratejik çizgi belirlemesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile Destek Mekanizmaları:</strong>&nbsp;Ekonomik baskıların aile üzerindeki ezici yükünü hafifletecek sosyal politikalar (çalışma saatlerinin aile yaşamını destekleyecek şekilde düzenlenmesi, ebeveyn eğitim programları) hayata geçirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal İş Birliği:</strong>&nbsp;Okul ile aile arasındaki duvarların yıkılarak, velilerin sürece aktif ve bilinçli bir paydaş olarak dâhil edildiği güvenli köprüler kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yusuf Has Hacip'in yüzyıllar önce devlet yönetiminin adalet ve erdemle kaim olması gerektiğine dair vurgusu, tam da bu noktada anlam kazanır; çünkü güçlü ve erdemli bir toplum, ancak devletin rehberliği ve ailenin desteğiyle ayakta kalabilir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-1-eylul-baris-ve-adaletin-tecellisi-2631158035924-129f-46ca-bb34-ac09ff6fa1492026-09-01T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 1 Eylül Barış ve Adaletin tecellisi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adaletin tesisi, yalnızca hukuki bir süreç değil, toplumsal vicdanın ayakta kalabilmesi için hayati bir zorunluluktur. Sistemlerin yıprandığı, güvenin sarsıldığı dönemlerde adalete olan inancı diri tutmak ve bu uğurda ortak bir çaba sarf etmek hepimizin en temel sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yorulmuş ve yıpranmış mekanizmaların yeniden şeffaf, tarafsız ve herkes için erişilebilir hale gelmesi, toplumsal huzurun ve kalıcı barışın da en sağlam teminatıdır. Sevgi ve saygının egemen olduğu bir dünya inşa etmenin yolu, hakkaniyetin her birey için eksiksiz bir şekilde uygulanmasından geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet duygusunu yeniden toplumsalın merkezine yerleştirmek için bireysel ve kurumsal düzeyde atılması gereken önemli adımlar vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal adaletin ve huzurun inşasında bireysel sorumluluk ile devletin yapısal reformlarının eş zamanlı yürümesi şarttır. Kendi ahlaki ve hukuki sınırlarımızı korurken sistemin de adil bir zemine oturtulması, uzun vadeli barışın ve güvenin tek anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurallara uymanın bir zorunluluk değil, toplumsal sözleşmenin gereği olduğu bilinciyle hareket etmek; kötü örnekleri mazeret göstermeyin aksine düzeltmek için irade ortaya koymak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasaların ve yargı mekanizmalarının hiçbir ayrıcalık tanımadan, statü veya güç farkı gözetmeksizin herkes için aynı titizlikle işletilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik adaletin sağlanması adına, vergide adalet ilkesinin benimsenmesi ve kaynakların toplumun tüm kesimlerine dengeli bir şekilde paylaştırılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her bireyin doğduğu koşullardan bağımsız olarak nitelikli eğitime erişebilmesi ve toplumsal hayatta eşit şartlarda var olabilmesi için köklü reformların hayata geçirilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu temel ilkelerin hayata geçirilmesi sürecinde, bireyler olarak günlük yaşamımızda adaleti savunurken en çok kanun önünde eşitlikten dertleniyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuk devletinin en temel omurgasını oluşturan kanun önünde eşitlik, ırk, dil, din, cinsiyet, sosyal statü, siyasi düşünce veya ekonomik güç farkı gözetmeksizin herkesin yasalar karşısında aynı hak ve yükümlülüklere sahip olmasını ifade eder. Bu ilke, hiçbir bireye veya gruba ayrıcalıklı bir statü tanınamayacağını ve yargı mekanizmalarının tarafsızlığını garanti altına alır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiçbir zümrenin ya da kişinin kanunların üstünde veya dışında yer alamaması, hukukun üstünlüğünün kuralıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı bağımsızlığının korunarak, kararların kişilere göre değil, evrensel hukuki normlara göre verilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm vatandaşların kamusal haklardan yararlanırken ve toplumsal ödevleri yerine getirirken aynı kurallara tabi tutulması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek bir demokraside kanun önünde eşitlik, kâğıt üzerinde kalmayıp günlük yaşamın her alanında fiilen hissedildiği sürece toplumsal barışı ve adaleti ayakta tutar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu bağlamda Ülkemizde Gerçek Barışın ve Adaletin İnşası İçin 1 Eylül Dünya Barış günü çağrımdır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olmuş, farklı kültürlerin ve inançların ortak yurdu olan bu topraklar, huzurun ve kardeşliğin en çok yakıştığı coğrafyalardandır. Ancak barış, yalnızca geçmişin hatıralarıyla anılacak nostaljik bir kavram değil; her gün yeniden kazanılması, korunması ve yaşatılması gereken hayati bir toplumsal sözleşmedir. Takvimler 1 Eylül’ü gösterdiğinde tüm dünyada yükselen barış çığlığı, ülkemizde de sadece bir kutlama mesajı olarak kalmamalı; adaletin, eşitliğin ve hakkaniyetin eksiksiz tesisi için acil bir eylem planına dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkede barışın kök salabilmesi, toplumsal vicdanın en temel direği olan adaletin kusursuz işlemesine bağlıdır. Bugün yorulan, yıpranan ve güven sarsıntısı yaşayan adalet mekanizmamızın acilen hak ettiği konuma getirilmesi şarttır. Kanun önünde eşitlik ilkesi, kâğıt üzerindeki bir maddeden ibaret olmamalı; hiçbir bireyin, zümrenin veya gücün hukukun üstünde ya da dışında yer alamayacağı fiili bir düzene kavuşturulmalıdır. Ayrıcalıkların ve imtiyazların olmadığı, her vatandaşın yargı karşısında eşit tartıldığı bir sistem, toplumsal huzurun da en güvenli kalesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, kalıcı barış ve toplumsal uzlaşı yalnızca adliye koridorlarıyla sınırlı kalamaz. Ekonomik ve sosyal adaletsizlikler, barışın önündeki en büyük engellerdir. Hakkaniyetli bir gelir dağılımı, adil vergilendirme politikaları ve her gencin doğduğu coğrafi ya da ekonomik koşullardan bağımsız olarak erişebildiği eğitim ve fırsat eşitliği, yaşamsal reformların temelini oluşturmalıdır. Hiç kimsenin ötekileştirilmediği, emeğin karşılığını bulduğu ve geleceğe umutla baktığı bir sosyo-ekonomik yapı kurulmadan, tam anlamıyla bir barış ikliminden söz etmek mümkün değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşümün gerçekleşmesinde bireyler olarak bizlere de büyük sorumluluklar düşmektedir. Kötü örnekleri mazeret kabul etmek yerine günlük yaşamımızda kurallara uymak, hukuka ve birbirimizin haklarına saygı duymak bu zincirin ilk halkasıdır. Devlet ise günümüz gerçeğiyle örtüşen yapısal reformları cesaretle hayata geçirmeli; toplumu kucaklayan, liyakati esas alan ve hakça paylaşımı savunan bir vizyonu benimsemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Eylül Dünya Barış Günü, ülkemizde adaletin yeniden tesis edilmesi, toplumsal yaraların sarılması ve herkesin kardeşçe yaşayacağı ortak bir geleceğin inşası için geç kalmadan atılması gereken adımların hatırlatıcısı olmalıdır. Barışın ertelenemez bir zorunluluk olduğu bilinciyle, daha adil, eşit ve özgür yarınlar için hep birlikte çalışmak bu ülkenin geleceğine borcumuzdur.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-agustos-boyle-mi-kutlanmali-sizce-26310ff9bda62-5693-472a-bdf5-f128e70d4bc52026-08-31T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos Böyle mi Kutlanmalı Sizce?!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarihimizde çok önemli günler var. 1071, 1453, 19 Mayıs, 23 Nisan, 30 Ağustos gibi… Dün 30 Ağustos’u andık ve 81 ilde ve ilçelerde törenler ile kutladık. Saha da Kim vardı? Devlet erkânı, Asker, Polis… Sağcısı ayrı yerden çekiyor, solcusu ayrı yerden, yolcusu ayrı yerden… Herkesin hayali farklı, dünyası farklı. Kaderimizi ellerimizle yazmışız bir ecdadın çocukları olduğumuzu söylüyoruz, ama halimize bakın. Milli ve manevi değerlerimizin ne anlama geldiğinin bile farkında değiliz. Siyaset yapanların halleri ise acınacak durumda. Ucuz siyaset, ucuz hamaset ve ucuz insanlık… Allah aşkına bu güzel günleri ve bayramlarımızı, topyekûn millet olarak alanlara dolarak kutlamayı ne zaman öğreneceğiz? Biz niye böyleyiz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli bayramların toplumsal kutlanış biçimi ve siyasi kutuplaşmaların bu günlere yansıması üzerine yukarıda yazdıklarım, ortak bir hafıza ve paylaşılan değerler etrafında birleşme arzusunu derinden yansıtmıyor mu? Tarih boyunca kazanılan büyük zaferlerin ve kurulan ortak bağların, günlük siyasi rekabetin ve ideolojik ayrımların ötesinde birleştirici bir çatı olması gerektiği hissi, toplumumuzda oldukça yaygın bir beklentidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı siyasi görüşlerin, dünya görüşlerinin ve yaşam tarzlarının bu tür dönüm noktalarını farklı vurgularla ele alması, toplumsal çeşitliliğin zaman zaman bir ayrışma zeminine dönüştüğünü gösteriyor. Ancak bununla birlikte, 30 Ağustos gibi tarihler aslında tam da bu farklılıkların üstünde ortak bir vatan ve geçmiş bilincini hatırlatmak için var. Birlikte kutlama kültürünün zayıflaması ve bu günlerin kalabalıklar yerine resmi protokol ağırlıklı ya da bölünmüş sahnelerle geçiştirilmesi, toplumsal aidiyet duygusunun yeniden gözden geçirilmesini gerektiren bir durumdur. Ortak sevinçleri ve acıları, siyasi etiketlerden bağımsız olarak yan yana yaşayabilme iradesi, sağlıklı bir toplum olmanın temel taşlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim sisteminin bu bilinci kazandırmadaki rolü ve toplumsal hafızanın yeni nesillere aktarılmasındaki eksiklikler, bu tablonun ortaya çıkmasında doğrudan etkilidir. Kutlamaların içi boşalıp sadece resmi birer tatil veya protokolden ibaret kaldığında, bireyler de o günün tarihsel ve felsefi ağırlığını hissedemiyor. Tarihin sadece ezbere dayalı tarihler ve savaşlardan ibaret değil, bir milletin var oluş felsefesi olarak okutulması gerekir. Okullar da ve sivil toplum alanlarında yapılan etkinliklerin şekilsel değil, anlam odaklı kurgulanması şarttır. Bayramların sadece devlet eliyle düzenlenen törenler olmaktan çıkıp, halkın kendi dinamikleriyle sahiplendiği kültürel etkinliklere dönüşmesi gerekir. Bireylerin "neyi, niçin kutladığını" sorgulayabilmesi için eleştirel düşünce ve tarih bilincinin içselleştirilmesi elzemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sürecin başarıya ulaşması, tek bir kurumun çabasından ziyade tüm bu yapıların eş zamanlı ve uyumlu bir şekilde sorumluluk almasıyla mümkündür. Toplumsal hafızanın ve milli bilincin yeniden inşası, halka bir bütün olarak yaklaşan çok katmanlı bir ekosistem gerektirir. Kapsayıcı, ezberden uzak, eleştirel düşünceyi ve tarihin felsefesini önceleyen bir eğitim politikası belirlemek ve uygulamak. Çocuklara erken yaşlardan itibaren ortak geçmişin değerlerini, aidiyet duygusunu ve birlikte yaşama kültürünü ev ortamında aşılamak. Milli günleri resmigeçitlerin ötesine taşıyarak; halkın katıldığı, atölyelerin, sergilerin ve ortak kültürel etkinliklerin yapıldığı yaşayan festivallere dönüştürmek. Bu halkaların her biri bir diğerini tamamlar; birindeki eksiklik tüm yapının zayıflamasına neden olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin ve eğitim sisteminin belirleyici rolü, toplumsal zihniyetin ve ortak bilincin inşasında kilit bir temel oluşturur. Kurumsal politikalar ve müfredat yapısı sağlıklı bir zemin sunmadığında, diğer halkaların tek başına bu eksikliği kapatması oldukça güçleşir. Devlet politikaları ve eğitim müfredatı, toplumun genelinde ortak bir tarih okuması ve vatandaşlık bilinci oluşturacak ana arterleri çizer. Siyasi polarizasyonu besleyen diller yerine, tüm kesimleri kucaklayan ortak değerler setinin resmi ve kamusal alanda egemen kılınması devletin sorumluluğundadır. Okulda ve devlet eliyle çizilen çerçeve, aile içinde sevgi, aidiyet ve tarih bilinciyle harmanlandığında kalıcı bir karakter kazanır. Çocukların büyüklerinden gördüğü tutum, resmi bayramların ve tarihi günlerin sadece birer tatil fırsatı değil, kimliğin önemli bir parçası olduğunu anlamasını sağlar. Devlet ve eğitim kademeleri doğru bir vizyonla yapılandırıldıktan sonra ailelerin bu sürece katılması dönüşümü kalıcı kılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihimizin en büyük dönüm noktalarını, ayrışmaların gölgesinde değil, ortak bir geleceğin umuduyla yeniden kucaklamamız gerekiyor. Topluma, devlete ve her bir bireye bu çağrıyı güçlü bir şekilde ulaştırmalıyız. Yüzyıllardır bu toprakları vatan eden ortak bir iradenin, canını dişine takarak yazdığı destanların çocuklarıyız. 1071’den 19 Mayıs’a, 23 Nisan’dan 30 Ağustos’a kadar uzanan bu şanlı tarih, kimsenin tekelinde olmayan, hepimizin köklerini besleyen kutsal bir mirastır. Bugün dönüp aynamıza baktığımızda gördüğümüz tablo hepimizi düşündürmelidir. Siyasi rüzgârların, günlük çekişmelerin ve ucuz kutuplaşmaların bu ulu çınarın gövdesini sarsmasına daha ne kadar izin vereceğiz? 30 Ağustos’lar, 29 Ekim’ler sadece birer resmi tatil veya protokol törenlerinden ibaret değildir; onlar bu milletin "biz" olma, tek yürek atma günleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimden kültüre kadar her alanda bu toprağın çocuklarına tarihin ezberletilen bir masal değil, birlikte yaşama iradesi olduğunu öğretecek kapsayıcı bir vizyon şarttır. Siyasetin ve bürokrasinin dili, toplumu bölen değil, meydanlarda omuz omuza buluşturan birleştirici bir üsluba kavuşmalıdır. Çocuklarımıza bu bayramların anlamını evde, sokakta, okulda yeniden fısıldamalıyız. Tarih bilincini sadece kitaplara sıkıştırmadan, ortak coşkumuzu mahallelerimizde, meydanlarımızda yeniden canlandırmalıyız. Sağcısı, solcusu, genci, yaşlısı demeden; bu bayrağın altında nefes alan herkesin bu coşkuya ortak olması bir lütuf değil, bu vatana karşı en temel borcumuzdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelin, bu kısır döngüyü ve kırgınlıkları bir kenara bırakalım. Alanları doldurmayı, sevinçte de kederde de yan yana durmayı yeniden öğrenelim. Çünkü başka bir Türkiye yok; bu tarih bizim, bu gelecek hepimizin! Gelin, bu ortak bilinci ve omuz omuza olma ruhunu sadece özel günlerde hatırlamakla kalmayıp hayatımızın her alanına yayalım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin içinde bulunduğu belirsizlik ve sosyal medyanın sınır tanımaz yapısı, toplumsal bağları zayıflatan en büyük etkenlerin başında geliyor. Geleceğin teminatı olması beklenen nesillerin dijital bir gürültünün ve yalnızlığın içine itilmesi, milli ve manevi değerlerin aktarılmasını da derinden zorlaştırıyor. Gençlerin geleceğe güvenle bakabileceği ekonomik, sosyal ve kültürel bir güvencenin olmaması, onları aidiyet duygusundan uzaklaştırıyor. Sosyal medyanın hiçbir süzgeçten geçmeyen, hızla tüketen ve değerleri sıradanlaştıran yapısı, genç zihinlerdeki tarih ve toplum bilincini aşındırıyor. Gerçek dünyada omuz omuza durma kültürü zayıfladıkça, gençler ekran ardında sanal bir dünyanın parçası haline geliyor. Bu tabloyu tersine çevirmek, sadece devlet politikalarıyla değil, gençleri ekranların ötesine geçirecek gerçek yaşam alanları ve anlamlı bağlar kurmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gündüz kuşağı programlarından dijital mecralara kadar uzanan bu medya ekosistemi, genç zihinleri ve toplumsal değerleri fark ettirmeden dönüştüren en güçlü mekanizmalardan biridir. Üretilen içeriklerin seviyesi ve kurgusu, derinlikten uzak bir popüler kültürü beslemektedir. Televizyon dizileri ve gündüz kuşağı programları, hayatın gerçek mücadelelerini ve değerlerini ardında bırakarak tüketim odaklı, sığ bir dünya sunar. Dijital platformlardaki fütursuz akışlar, gençleri hızla tüketen, sorgulamayan ve anlık tatminlere odaklanan bireylere dönüştürür. Gerçek başarı, emek ve tarih bilinci yerine; sanal dünyada parlayan, içi boş figürler gençlerin gözünde birer "başarı" ölçütüne evrilir. Bu kirliliğin ve sığlığın önüne geçebilmek için ekranların sunduğu bu sanal ablukaya karşı, gençleri gerçek hayatla ve üretkenlikle buluşturacak alternatif alanların acilen çoğaltılması gerekiyor. Ekran ablukasına karşı verilecek en pratik mücadele, gençlerin hayatına dijital dünyanın dışında&nbsp;<strong>gerçek bir üretim, aidiyet ve ortak paylaşım alanı</strong>&nbsp;koymaktan geçer. Gençleri sürekli tüketen birer izleyici olmaktan çıkarıp üreten bireylere dönüştürmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Okullarda ve mahallelerde spor, sanat, el becerileri, izcilik ve doğa kampları gibi gençlerin elini toprağa, sanata veya alete süreceği fiziksel kulüplerin canlandırılması. Gençlerin ekran başında yalnızlaşmasını önlemek için tarih, edebiyat veya felsefe üzerine sohbet edebilecekleri, akranlarıyla yüz yüze gelebilecekleri sığınaklar oluşturulması. Ailelerin yasaklayıcı bir tutum yerine, dijital medyanın içeriğini birlikte eleştirebilen, neyin reklam neyin gerçek olduğunu masaya yatıran bir eleştirel bakış açısı kazanması. Gençlerin ekranlardaki sahte cazibeden ancak hayatın içindeki gerçek bir amaca ve aidiyete tutunarak kurtulabileceğini düşünüyorum. Dijital mecranın kendi kuralları, sınırsız akışı ve bağımlılık yaratan algoritmaları içinde bu dönüşümü sağlamak gerçekten de en çetin mücadele alanıdır. Sorunun kaynağı olan o büyük ekran ekosistemi, aynı zamanda gençlerin tüm vaktini yuttuğu için alternatif çözümleri de boğuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin karşısına çıkan içerikler sığlığı, hızı ve anlık tatmini ödüllendirir; derinlikli ve düşündürücü içerikler bu gürültünün arasında kaybolur. Dijital dünyada dikkat, en değerli para birimidir ve milyar dolarlık şirketler gençlerin zihnini bu ekranda tutmak için tasarlanmış en gelişmiş psikolojik yöntemleri kullanır. Dijitalde üretilen nitelikli, faydalı ve kültürel içerikler, magazin ve popüler kültürün yarattığı devasa dalganın altında kalır. Bu dijital ablukayla içeriden savaşmak, yani gençlerin zaten vakit geçirdiği o mecraları doğru ve nitelikli içeriklerle dönüştürmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sebeple, gençlerin kendi dilini ve dijital mecralarını kullanarak karşılık vermek, bugün ses duyurabilmenin en gerçekçi ve etkili yoludur. Onları tamamen soyutlamaya çalışmak veya dijital dünyayı bütünüyle reddetmek, iletişim köprülerini tamamen koparmaktan başka bir sonuç vermez. Gençler nerede vakit geçiriyor ve hangi dili konuşuyorsa, doğru bilginin ve milli/kültürel değerlerin de o mecralarda üretilmesi şarttır. Anlatılmak istenen derin ve köklü meseleler, dijital dünyanın hızlı akışına (kısa videolar, estetik görseller, dinamik kurgular) uyarlanmalıdır. Gençler dijital dildeki yapaylığı veya "öğretmen edasını" hemen fark eder; bu yüzden içeriklerin tepeden inmeyi değil, onlardan biri gibi konuşmayı başarması gerekir. Dijital mecraları tamamen rakibe terk etmek yerine, o sahnede daha nitelikli, yaratıcı ve akıllıca işler ortaya koyarak var olmak en stratejik hamledir. Bu dille yaklaşırken sığlaşmadan, özü kaybetmeden içerik üretmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bu alanda üstleneceği vizyoner liderlik, dijital dünyadaki nitelikli dönüşümün anahtarıdır. Sadece yasaklayıcı veya denetleyici bir rolün ötesinde, gençlerin dilini konuşabilen ama özünü de kaybetmeyen yapıcı bir ekosistemin inşasında ana sorumluluk kamuya düşer. Tarihi, kültürel ve milli değerleri dijital çağın estetiğine (animasyonlar, yüksek kaliteli oyunlar, dinamik içerik platformları) uyarlayacak yaratıcı projelere ve genç yeteneklere güçlü fonlar ve imkânlar sağlamak. Kültür, sanat ve tarih anlatımını sığ popüler kültürün eline bırakmadan; gençlerin kendi mecralarında severek tüketeceği ama altı dolu alternatif dijital yapılar kurmak. Ülkenin birikimini dijital dille aktarabilecek yeni nesil iletişimcilerin, içerik üreticilerinin ve sanatçıların yetişmesini teşvik edecek resmi ve sivil ortaklık mekanizmaları geliştirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşüm, devletin imkânları ve vizyonu ile sivil dinamiklerin yaratıcılığı birleştiğinde anlam kazanır. Gençliği dijital çölün ortasında yalnız bırakmamak, onlara bu toprağın hikâyesini en sevdikleri dille yeniden yazacak alanları açmak zorundayız.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-turkiye-her-alanda-yazdigi-basari-hikayeleriyle-hedeflerine-dogru-emin-adimlarla-ilerlemektedir-2630503b581a7-f61d-40fc-9212-5679f38ff4852026-08-30T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Türkiye, her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla bir mesaj yayımladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, mesajında şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bugün, “Başkomutan Meydan Muharebesi” olarak tarihe geçen ve Millî Mücadele’nin en önemli merhalesini teşkil eden Büyük Zafer’in 104’üncü yıl dönümünü gururla idrak ediyoruz.&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletimizin, Kıbrıs Türk halkının ve dünyanın farklı ülkelerinde yaşayan vatandaşlarımızın 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışı misyonlarımızda bayram sevincimize ve heyecanımıza ortak olan kıymetli misafirlerimize en samimi şükranlarımı iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zaferi’yle bin yıldır üzerinde özgürce yaşadığımız toprakların ezelî ve ebedî vatanımız olduğu bir kez daha tescil edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BUGÜN ZULÜM KİMDEN GELİRSE GELSİN ENGEL OLMAYA, MAZLUM KİM OLURSA OLSUN SAHİP ÇIKMAYA ÇALIŞAN BİR TÜRKİYE VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetimizin kuruluşuna giden yolu da açan Büyük Zafer, milletimizin esareti asla kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan ederken, coğrafyamıza yönelik emperyalist kuşatmanın da kırılmasına vesile olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan 104 yıl önce, türlü imkânsızlıklara rağmen milletçe gösterdiğimiz azim, cesaret ve kararlılık bugün de en güçlü motivasyon kaynağımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, şanlı tarihinden aldığı ilham ve özgüvenle enerjiden savunma sanayiine, bilim ve teknolojiden dış politikaya kadar her alanda yazdığı başarı hikâyeleriyle hedeflerine doğru emin adımlarla ilerlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta bölgemiz olmak üzere, dünyada savaşların, çatışmaların, krizlerin ve siyasi belirsizliklerin arttığı bir dönemde Türkiye; ilkeli, dirayetli ve insanî değerleri merkeze alan girişimci politikalarıyla öne çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu memnuniyetle ifade etmek isterim ki; bugün, zulüm kimden gelirse gelsin engel olmaya, mazlum kim olursa olsun sahip çıkmaya çalışan, bu uğurda yeri geldiğinde bedel ödemekten çekinmeyen bir Türkiye vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">‘Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe’ Türkiye’yi ve Türk Milletini kutlu mücadelesinden hiç kimse vazgeçiremeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DEVLET VE MİLLET OLARAK, HAKTAN YANA, HUKUKTAN YANA, ADALETTEN, BARIŞTAN, İSTİKRARDAN YANA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İstikrarsızlıktan beslenenlerin tüm kışkırtmalarına, tüm provokasyonlarına rağmen, devlet ve millet olarak, haktan yana, hukuktan yana, adaletten, barıştan, istikrardan yana olmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">104 sene evvel olduğu gibi bugün de birlik ve beraberlik içinde Türkiye Yüzyılının inşasına omuz veren tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gönül ve kültür coğrafyamızın farklı köşelerinde kalbi milletimizle çarpan, bizimle sevinip, bizimle üzülen bütün dost ve kardeşlerimizi de bu anlamlı günde muhabbetle kucaklıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle Büyük Zafer’in başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü ve silah arkadaşlarını minnetle yâd ediyor, istiklalimizin ebedî muhafızları olarak gördüğümüz şehitlerimize Yüce Allah’tan rahmet diliyor, gazilerimizi şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-agustos-kutlamak-yetmez-anlatmak-aktarmak-yasamak-gerekir-2630448ab1480-a6ec-4789-904a-27ac432a99332026-08-30T08:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 Ağustos, kutlamak yetmez, anlatmak, aktarmak yaşamak gerekir…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">30 Ağustos Zafer Bayramı, Türk milletinin Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde bağımsızlığını ve hürriyetini tescillediği büyük bir dönüm noktasını ifade eder. Bu günün anarken bugünkü yaşamımızı da gözden geçirmek zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü Toprakların koynunda saklı duran o büyük yemin, tarihin en ağır sancılarıyla yazıldı. Bir milletin kaderi, Dumlupınar’ın puslu sabahında, çelikten bir iradeyle yeniden çizildi. 30 Ağustos, sadece düşmanın bu topraklardan sökülüp atıldığı bir askerî zafer değil; esareti asla kabul etmeyen mazlum bir halkın, kendi küllerinden yeniden doğuş destanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Ya istiklal ya ölüm!” parolasıyla yaktığı ateş, neferin ayağındaki yırtık çarıktan, anamın cepheye mermi taşıyan nasırlı ellerinden güç aldı. O gün, top mermisine sarılan bacılar, gözünü kırpmadan ateşe atılan yiğitler, bu vatanı bayramsız koymamak için canlarını bir nehir gibi akıttılar. Afyon’dan İzmir’e uzanan o kutlu yürüyüş, yalnızca bir coğrafyanın değil, bir milletin onurunun da kurtuluşuydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, bu topraklarda özgürce nefes alıyorsak, bayrağımız göklerde gururla dalgalanıyorsa, bunu o karanlık gecede sabahı arayanlara, gözlerini kırpmadan can veren kahramanlara borçluyuz. 30 Ağustos’un ışığı, yalnızca geçmişin gururunu aydınlatmakla kalmaz; yarınlara yürürken yolumuzu tutan en kutlu meşaledir. Bu büyük mirası korumak, bu vatanı aynı aşkla ve sadakatle geleceğe taşımak bizlerin omuzlarındaki en büyük sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda bu ruhu yaşatmak adına, gelecek nesillere bu destanı anlatırken çok dikkatli, duygulu ve gerçekçi olmalıyız. Gelecek nesillere bu destanı aktarırken en çok vurgulanması gereken nokta, zaferin arkasındaki&nbsp;<strong>birlik, inanç ve vazgeçmeme iradesidir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin ve çocukların zihninde yalnızca kazanılmış bir savaşın tarihini değil, imkânsızlıklar ne kadar büyük olursa olsun bir milletin inandığında neler başarabileceğini canlı tutmak hayati önem taşır. Çarıksız yürüyen askerlerin, mermi taşırken donmak üzere olan analerin ve en karanlık anda bile umudu yitirmeyen bir önderin paylaştığı o ortak ruh, bugünün gençliğine bırakılabilecek en güçlü pusuladır. Silahların ve stratejilerin ötesinde, bu vatanın sevgisinin her türlü engeli aşabilecek en büyük güç olduğu anlatıldığında, 30 Ağustos sadece geçmişte kalmış bir kutlama olmaktan çıkar, bugünün ve yarının sorumluluğuna dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin kökleriyle bugünün gerçekliği arasında kurulan köprünün zayıflaması, gençlerin millî ve manevi değerlerden uzaklaşmasında en büyük etkenlerden biridir. Gençliğe sadece tarih anlatmak yetmiyor; o tarihin bugünkü hayatlarıyla, aldıkları nefesle ve kurdukları hayallerle bağını somut bir şekilde göstermek gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihi sadece ezberletilen tarihler, savaşlar ve isimlerden ibaret gördüğünüzde, gençlerin dünyasında bir karşılık bulamıyor. Onlara o günkü yirmi yaşındaki gençlerin bugünkülerden farklı olmadığını, aynı korkuları, umutları ve hayalleri taşıdığını hissettirmek şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerlerimizi aktarırken dünün kalıplarında ısrar etmek, bugünün dijital ve hızlı dünyasında yaşayan gençlerle aramızda aşılmaz duvarlar örüyor. Onların sorgulayan, neden-sonuç arayan zihinlerine hitap eden, ezberleten değil düşündüren bir rehberlik modeline ihtiyaç var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyükler ve idareciler olarak bizler dürüstlüğü, fedakârlığı, vatan sevgisini ve çalışkanlığı sadece dille ifade ettiğimizde, gençler samimiyetsizlik sezebiliyor. Değerler, anlatılan değil yaşatılan unsurlardır; gençler ancak büyüklerinin hayatında bu değerlerin karşılığını gördüğünde onlara ikna olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençleri sürekli eleştirmek veya onları "eski değerlerden kopuk" olmakla suçlamak yerine, onları anlamaya yönelik köprüler kurmak sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzeleri gezmek, kahramanlık hikâyelerini belgesellerle veya dijital mecralarla harmanlamak, Dumlupınar’ı bizzat o topraklarda gençlerle solumak ezber bozan adımlardır. Gençler geçmişi bir ders kitabı olarak değil, kendi hikâyelerinin başlangıcı olarak gördüklerinde aidiyet duygusu kendiliğinden gelişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Top yekün bir seferberlik, bu kopuşu onarmanın tek ve en gerçekçi yoludur çünkü hiçbir kurum tek başına bu yükü omuzlayamaz. Aile ocağında hissedilmeyen bir aidiyet, okul koridorlarında ezberletilen formüllerle tamamlanamaz; aynı şekilde yöneticilerin aldığı kararlar da sokakta, evde ve kalpte karşılık bulmadığı sürece kâğıt üstünde kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerlerin ilk tohumunun atıldığı, sevginin ve aidiyetin ilk öğrenildiği yer evdir. Büyüklerin günlük yaşamlarında gösterdiği adalet, dürüstlük ve vatan sevgisi, çocuğun karakterine işlenen ilk mühürdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilgiyi hikmetle, tarihi ise ruhla harmanlayan bir eğitim sistemi, gençlerin sorgulayan zihinlerine hitap etmelidir. Okullar sadece meslek insanı değil, aynı zamanda bu topraklara borçlu olduğunu bilen erdemli bireyler yetiştirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleri yönetenlerin, gençlerin sanata, spora, bilime ve tarihe dokunabileceği yaşayan mekânlar yaratması şarttır. Siyasetin ve bürokrasinin ötesinde, gençlerin gözünün içine bakabilen samimi bir idari anlayış güven inşa eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ortak bilincin yeniden dirilmesi, ancak herkesin kendi alanındaki sorumluluğu samimiyetle sırtlamasıyla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad olsun o büyük kumandanın, kahraman neferlerin ve bu vatan için toprağa düşen tüm şehitlerin. Zafer Bayramımız kutlu olsun.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-celal-adan-30-agustos-zafer-bayrami-icin-mesaj-yayinladi-2630343b9f297-6ae4-4771-ac25-1a2e167f83452026-08-30T08:02:00+03:00HABER MERKEZİ DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı

DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, 30 Ağustos Zafer bayramı için mesaj yayınladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Ağustos ayı, Malazgirt'ten Mohaç'a Türk'ün zaferleriyle süslenmiştir. 30 Ağustos; o şanlı mazinin emaneti, milletimizin hürriyet meşalesi, devletimizin bağımsızlık müjdesidir. Alparslan'dan Atatürk'e Türk'ün muzaffer kahramanlarını rahmetle anıyor; Zafer Bayramımızı kutluyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastanede-15-milyon-liralik-ilac-alarmi-19-bin-ilac-kayip-26302bd3b1ed8-78d9-4c1e-978e-a3b15d4b602e2026-08-29T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp

Hastanede 15 milyon liralık ilaç alarmı: 19 bin ilaç kayıp

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adana'nın Sarıçam ilçesinde bulunan Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Radyoloji Bölümü'ndeki ilaç deposunda sorumlu olarak görev yapan 36 yaşındaki C.S. yıllık izne ayrıldı. C.S.'nin izinde olduğu dönemde yerine 51 yaşındaki S.A.B. görevlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevi devralan S.A.B., depodaki ilaçları kontrol ettiği sırada bazı ürünlerin eksik olduğunu fark etti. Bunun üzerine yapılan ayrıntılı sayımda toplam 19 bin ilacın depoda bulunmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 MİLYON LİRALIK İLAÇ İÇİN POLİSE BAŞVURULDU<br />Yapılan ilk incelemede kayıp ilaçların piyasa değerinin yaklaşık 15 milyon lira olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Durumu hastane yönetimine bildiren S.A.B., ilaçların kaybolmasıyla ilgili gerekli incelemenin yapılmasını istedi. Hastane yönetimi ise depo sorumlusu C.S.'ye ulaşmaya çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak C.S.'ye ulaşılamaması üzerine durum polise bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">POLİS EKİPLERİ ŞÜPHELİNİN PEŞİNE DÜŞTÜ<br />İhbarın ardından polis ekipleri, kayıp ilaçlarla ilgili soruşturma başlattı. Depo sorumlusunun bulunması için çalışma yürütülürken, şüphelinin izine ulaşılması amacıyla farklı adreslerde araştırma yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekiplerin çalışması sonucunda C.S., dün akşam saatlerinde yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"BORCUM VARDI, BENİ TEHDİT ETTİLER"<br />Gözaltına alınan C.S.'nin emniyette verdiği ifade de soruşturmanın dikkat çeken ayrıntılarından biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin ifadesinde, "Borcum vardı, beni tehdit ettiler. Ben de o nedenle 2 milyonluk ilaç alıp sattım. Diğer ilaçlardan bilgim yok" dediği öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin yalnızca yaklaşık 2 milyon lira değerindeki ilaçları sattığını kabul ettiği, depoda eksik olduğu belirlenen diğer ilaçlarla ilgili bilgisinin olmadığını ileri sürdüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">19 BİN İLACIN AKIBETİ ARAŞTIRILIYOR<br />Polis ekipleri, depodan eksildiği belirlenen 19 bin ilacın nerede olduğunu ve kimlere ulaştırıldığını belirlemek için soruşturmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlaçların nasıl depodan çıkarıldığı, satışın kimler aracılığıyla gerçekleştirildiği ve olayda başka kişilerin rolünün bulunup bulunmadığının da araştırıldığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">C.S.'nin emniyetteki işlemleri devam ederken, olayla ilgili çok yönlü soruşturmanın sürdüğü bildirildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.memurlar.net/haber/1176574/hastanede-15-milyon-liralik-ilac-alarmi-19-bin-ilac-kayip.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yunus-emrenin-izinde-26299ec69415a-2f60-4905-a5c6-3286aa1cb77c2026-08-29T01:59:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yunus Emre’nin İzinde...

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Gözümün gördüğü her şeye misafir nazarıyla bakacak, hiçbir dünyevi kaybı kalbime dert etmeyeceğim. Aynada gördüğüm bedenin ardındaki cevheri, ruhumu hissedecek ve onu temiz tutacağım. Dilimi bir silah gibi değil, bir şifa gibi kullanacak; kırıcı her kelimeden uzak duracağım. Çünkü ben dünyaya dava için değil, gönüller yapmaya geldim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Haksızlığa ve saygısızlığa uğramak, insan nefsini (egosunu) en derinden yaralayan ve öfkeyi en hızlı tetikleyen iki unsurdur. Çünkü bu durumlar doğrudan bizim adalet duygumuza ve varoluşsal değerimize bir saldırıdır. Yunus Emre ve tasavvuf ekolü, haksızlık ve saygısızlık karşısında çaresizce boyun eğmeyi değil, tam aksine bu durumları muazzam bir içsel güce ve manevi avantaja dönüştürmeyi öğretir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri size haksızlık yaptığında içinizde yükselen hırs, "Hemen intikam almalıyım, haddini bildirmeliyim!" diye fısıldar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasavvufta mülkün gerçek sahibi Allah'tır. Size yapılan haksızlık asla kaybolmaz. Kul hakkı, kâinatın en kesin işleyen yasasıdır. Karşınızdaki kişi size haksızlık yaptığında, aslında kendi heybesindeki iyilikleri size devrediyor ve sizin günahlarınızı yükleniyordur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siz haklı olduğunuz halde haksızlığa uğradıysanız, adalet arayışınızı dünyevi bir hırsa ve öfke patlamasına dönüştürmeyin. Hak her zaman yerini bulur.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kesildi mi senden din-i diyanet? Kimden umarsın sen lütf u inayeti?"</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruluğunuzdan ödün vermeden hakkınızı arayın, ancak öfkeyle kendinizi kirletmeyin. Davayı asıl sahibine (İlahi Adalet'e) havale edin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birinin size saygısızca davranması, hakaret etmesi veya sizi küçümsemesi doğrudan gururunuzu incitir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri size saygısızlık ettiğinde, aslında sizin özünüze (ruhunuza) değil, sadece sizin bu dünyadaki geçici elbisenize (bedeninize, konumunuza veya kimliğinize) saldırıyordur. Daha da önemlisi, saygısız insanın davranışı sizin değerinizi düşürmez, aksine onun kendi iç dünyasının ne kadar kirli ve zavallı olduğunu gösterir. Kusurlu bir kap, içindeki sızdırır. O kap saygısızlık sızdırıyorsa, bu onun sorunudur; sizin değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sövene dilsiz gerek, dövene elsiz gerek / Derviş gönülsüz gerek, sen derviş olamazsın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradaki "gönülsüz" ifadesi, egosu (nefsi) olmayan demektir. Biri size saygısızlık yaptığında öfkeyle karşılık vermezseniz, onun zehrini havada imha etmiş olursunuz. Onun seviyesine inmeyerek kendi asilliğinizi ve ruhunuzun büyüklüğünü korursunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netice itibarıyla, dik durmak ve onurlu yaşamak, her rüzgârda savrulan bir yaprak olmak değil; kökleri derinde, vakur bir çınar gibi kalabilmektir. Yunus Emre'nin kılavuzluğunda, egomuzu bir kenara bırakıp ruhumuzun asaletine sığındığımızda, hayatın tüm haksızlıkları ve saygısızlıkları karşısında sarsılmaz bir kaleye dönüşürüz. Unutmamalıyız ki, insanı insan yapan ve onurunu koruyan şey, maruz kaldığı kötülükler değil, o kötülükler karşısında sergilediği şahsiyetli duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözünüzün kalitesini ve duruşunuzun ağırlığını yükseltmek, muhatabınıza verilecek en asil derstir.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖZETLEYECEK OLURSAM, hayatın bize ne getirdiği değil, bizim o getirilene nasıl bir cevap verdiğimiz önemlidir. Maruz kaldığınız kötülükler sizin kaderiniz olabilir ama o kötülükler karşısında şahsiyetinizi korumak sizin karakterinizdir. Gece ne kadar karanlık olursa olsun, kendi içindeki ışığı söndürmeyenler dünyayı aydınlatmaya devam eder. İnsanlık onuru, kötülüğe teslim olup eğrilmekte değil; her şeye rağmen dümdüz, lekesiz ve vakur bir şahsiyetle ayakta kalabilmektedir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastalarindan-bicak-parasi-alan-doktor-tutuklandi-51-kisiden-26-milyon-lira-haksiz-kazanc-2629728bf31ee-5047-4e5e-a9f8-3b9e498b96352026-08-28T08:32:00+03:00HABER MERKEZİ Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç

Hastalarından 'bıçak parası' alan doktor tutuklandı: 51 kişiden 2,6 milyon lira haksız kazanç

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Manisa Cumhuriyet Başsavcılığı, MCBÜ Hafsa Sultan Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı’nda görevli Doktor S.E. hakkında, bir hastanın şikayeti üzerine soruşturma başlattı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İddiaya göre S.E., 19 Mart’ta ameliyat edeceği hastası İ.G.’ye, operasyonu bizzat kendisinin üstlenmesi şartıyla kişisel banka hesabına 45 bin lira yatırmasını söyledi. Hastanın ihbarı üzerine savcılık, soruşturma başlattı.<br />Şüpheli S.E.'nin 1 Ağustos 2025 ile 30 Nisan 2026 tarihleri arasındaki banka hesap hareketleri incelemeye alındı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde; muayene ücretini hastane veznesine yatıran ve tüm ameliyat masrafları Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılanan 51 hastadan para istendiği saptandı. Ameliyatları kendisinin yapması karşılığında hastalardan 22 bin TL ile 195 bin TL arasında değişen tutarlarda 'bıçak parası' adı altında ödeme talep ettiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“AMELİYATI ASİSTAN YAPAR” BASKISI</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheli doktorun, ödeme yapmayan hastalara operasyonların asistan doktorlar tarafından gerçekleştirileceğini söyleyerek baskı kurduğu öne sürüldü. Banka EFT ve havale kayıtlarıyla belgelenen 51 ayrı işlem için, doktorun hesabına toplam 2 milyon 649 bin 500 lira aktarıldığı kaydedildi. Elden veya nakit alındığı değerlendirilen ödemelerin ise bu miktara dahil olmadığı bildirildi. Ayrıca soruşturma sürecinde mağdur olduğu tespit edilen 30 kişiyle daha benzer yöntemle irtibat kurulduğu anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edilen ortopedi uzmanı S.E., çıkarıldığı Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliğince ‘icbar suretiyle irtikap’ suçlamasıyla tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayla ilgili çok yönlü soruşturmanın sürdürüldüğü bildirildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/yerel-haberler/manisa/hastalarindan-bicak-parasi-alan-doktor-tutuklandi-51-kisiden-26-milyon-lira-haksiz-kazanc-1739131</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdag-esnaf-icin-onerge-verdi-26296edfa63db-50d8-4875-a86f-2b84fd1d11092026-08-28T01:25:00+03:00HABER MERKEZİ SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ

SELÇUK ÖZDAĞ ESNAF İÇİN ÖNERGE VERDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">&nbsp;Selçuk Özdağ, TBMM ye &nbsp;esnaf için verdiği&nbsp;önergede, "&nbsp;NATO Zirvesi nedeniyle protokol güzergâhlarında kötü görüntü oluşturduğu değerlendirilen alan, bina cepheleri ve iş yerlerinin branda, pano veya benzeri malzemelerle kapatılması için yapılan harcamaların bazı işletme sahipleri ve esnaftan karşılanmasının istendiği iddiaları üzerine, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz tarafından yazılı olarak cevaplandırılması istemiyle soru önergesi verdim. Devletin uluslararası itibarını korumak elbette önemlidir; ancak bunun bedeli esnafımıza ve işletme sahiplerimize yüklenemez. Kamu gücü, vatandaşın mağdur edilmesi için değil, vatandaşın yanında olmak için kullanılmalıdır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a912be426eed.jpg" style="height:1850px; width:1081px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-siyaset-siyasilerden-cektigi-kadar-kimseden-cekmedi-26293c9836c4a-a1f7-45da-92d9-6371a5cf51bb2026-08-27T06:50:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SİYASET, SİYASİLERDEN ÇEKTİĞİ KADAR KİMSEDEN ÇEKMEDİ!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye de bir CHP gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px">Ak Parti Gerçeği var mı, Var!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu sıralamayı tüm partiler için yapabiliriz… Örnekleme olsun diye belirttim.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">CHP şimdi bir bölünüş yaşadı ve Yeni parti kuruldu. İnsanlar siyasi çatıda birbirinden haz etmeyebilir, ama orada yaşananları hazmetmek zorundadır. Hazımsızlık yaşar ise çatıyı terk eder. Ama kırmaya, dökmeye, küfre, hakarete, işi namus boyutuna vardırıp sosyal medyada linç etmek neyin nesi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunu niye diyorum? CHP de kalanlar ve Gidenler arasında korkunç bir sosyal medya atışması, kavgası, çürümüşlük var. Ayıbı da unutmuşlar, utanma duygusunu da kaybetmişler, sanki dünya sadece bunların üstünde dönüyor (!)</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset insan iradesinin ve tercihlerinin bir yansımasıdır; fikirlerin yarışması, eleştirilerin yapılması ve zaman zaman yolların ayrılması son derece doğaldır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasilerde partiler kurulur, büyür, bölünür veya yeni yapılara evrilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu süreçlerin kişisel bir husumete, ahlaki sınırların ihlal edildiği bir dijital linç kültürüne dönüşmesi, sadece siyasete değil, toplumsal barışa da büyük bir zarar vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de siyasetin figürleri, partileri ve hareketleri daima var olmuştur, var olmaya da devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikirlerin çatışması, ideolojik ayrışmalar ve hatta köklü siyasi kopuşlar demokrasinin olağan akışındandır. Bir çatı altında buluşamayanların yollarını ayırması, yeni siyasi limanlar araması ne ilk kez görülmektedir ne de son olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün asıl acı olan, siyasi ayrışmaların özünden saparak&nbsp;<strong>sosyal medyada sergilenen tahammülsüzlük, çürüme ve linç kültürüne</strong>&nbsp;dönüşmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar aynı dünya görüşünü paylaşmak, aynı liderle yürümek veya aynı parti çatısı altında kalmak zorunda değildir. Bir yapıda siyaset yapma imkânı kalmadığına inananların ayrılması, yeni bir parti kurması veya başka bir adrese yönelmesi ne kadar doğal bir haksa; o yapıda kalıp mücadeleyi sürdürmek de o kadar meşru bir tercihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evi beğenmeyen kapıyı çeker çıkar;</strong>&nbsp;ancak evi yıkmaya, ateşe vermeye ya da içinde yaşayanları hedef tahtasına oturtmaya kimsenin hakkı yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi rakipler veya eski yoldaşlar birbirlerinin düşmanı değil, yalnızca farklı kulvarlardaki yolcularıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ne yazık ki sosyal medya platformları, fikirlerin tartışıldığı birer er Meydanı olmaktan çıkmış; nefretin, hakaretin, iftiranın ve kişisel onurları zedeleme yarışının yapıldığı birer cellat sahnesine dönüşmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün birlikte omuz omuza yürüyenlerin, bugün birbirlerinin en mahrem alanlarına saldırması, en ağır ithamlarla onur kırması&nbsp;<strong>siyasi bir duruş değil, bir karakter erozyonudur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşi namus boyutuna vardırmak, haysiyet suikastları düzenlemek ve sosyal medyanın anonim konforuna sığınarak kitleleri linçe teşvik etmek; ne ilmiyle, ne edeple, ne de insanlıkla bağdaşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atalarımız&nbsp;<strong><em>"Edebi hududunu kaybetmiş bir özgürlük, en büyük esarettir"</em></strong>&nbsp;derler. Siyaset geçicidir; makamlar, mevkiler, partiler ve liderler gelir geçer. Kalıcı olan ise insandan insana kalan bakiyedir, hatıradır ve ahlaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir insanı siyasi tercihlerinden dolayı hor görmek, onu itibarsızlaştırmaya çalışmak, topluma verilebilecek en kötü örnektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler, çocuklar ve bu ülkenin geleceği;</strong>&nbsp;ekran başında birbirine hakaret eden, utanç duygusunu yitirmiş siyasi figürleri ve taraftarları izlemektedir. Bu tablo, geleceğe bırakılacak en büyük mirassızlık ve sevgisizliktir. İster CHP'de kalanlar olsun, ister yeni yola çıkanlar...&nbsp;<strong>Her iki tarafın da</strong>&nbsp;durup derin bir nefes alması, aynaya bakması ve&nbsp;<strong>şu vicdani muhasebeyi yapması şarttır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Yarın yüz yüze bakacağınız, aynı sokakları paylaşacağınız, aynı topraklarda nefes alacağınız insanlarla aranızdaki köprüleri, üç günlük siyasi hırslar uğruna yıkmaya değer mi?”</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaseti lekelemeyin. Öfkenizi akılla, nefretinizi edeple merkeze alın. Unutmayın ki haklı olmak, hakaret etme hakkını kimseye vermez. Topluma kötü örnek olmak yerine; kırgınlıkları bitiren, saygı ve nezaketi yeniden tesis eden birer erdemli duruş sergileyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü bu ülke, kavgadan değil; sağduyudan, sevgiden ve insanca yaşamaktan beslenir. Balık baştan kokar misali, tabanın bu gergin ve saldırgan dili benimsemesinde en büyük etken, yukarıdan verilen sinyaller ve sergilenen rol modellerdir.&nbsp;<strong>Liderler ve kanaat önderleri bu kutuplaşmanın kasetini başa sarıp "duruş" değiştirmedikçe, tabandaki hıncın ve dijital linç kültürünün önüne geçilebilmesi imkânsızdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu noktada, hem siyasilerin hem de her iki taraftaki toplumsal kanaat önderlerinin acilen atması gereken somut adımları ve sergilemesi gereken örnek davranışları naçizane şöyle sıralayabilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakaret ve İftiraya Sıfır Tolerans:</strong>&nbsp;Liderler ve parti yöneticileri, sosyal medyada kendi adlarına veya taraftarlarınca yapılan haysiyet kırıcı, namus odaklı veya iftira içeren paylaşımlara karşı net bir duruş sergilemeli; bu tarz trolleri veya hesapları açıkça reddetmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Rakip" ile "Düşman" Ayrımı:</strong>&nbsp;Siyasette yolların ayrılması veya yeni partilerin kurulması vatana ihanet ya da kişisel bir düşmanlık gibi gösterilmemelidir. Söylemlerde "mücadele" kavramı, fikirlerin ve projelerin yarışması zeminine çekilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Zeminlerde Nazik Duruş:</strong>&nbsp;Farklı kulvarlara giden eski yoldaşlar veya rakip siyasetçiler, kameralar önündeki sert tartışmaların ardından asgari insani ilişkileri, selamlaşmayı ve nezaketi koruduklarını gösterecek olgunlukta anlar sergilemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tabanı Yatıştırıcı Mesajlar:</strong>&nbsp;Öfkenin tırmandığı anlarda "itidal" çağrısı yapmak, taraftarların taşkınlıklarını kışkırtmak yerine "Lütfen sakin olun, bizim kimseyle kişisel bir husumetimiz yok" diyebilmek erdemini göstermek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gelecek Nesillere Karşı Sorumluluk:</strong>&nbsp;Siyasetçiler ve kanaat önderleri, ekranlarda sergiledikleri bu çirkin kavgaların çocukların ve gençlerin zihninde silinmez yaralar açtığının, şiddeti normalleştirdiğinin farkına varmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaraları Saran Bir Dil:</strong>&nbsp;Siyaset, insanları ayrıştıran değil; sorunlara çözüm üreten bir iddia alanıdır. Ayrışmalar yaşansa bile bu sürecin memleketin huzurunu bozmayacak bir olgunlukla yönetilebileceği topluma gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Kısacası; örnek olmak sadece "söylemek"le değil, öfkeye kapılan en kritik anlarda dahi haysiyeti, edebi ve insan kalabilmeyi "seçmek"le mümkündür.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte, tabanın bu zehirli iklimden sıyrılması için sivil topluma veya aydınlara da iş düşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasilerin dili, toplumun nabzını doğrudan belirleyen en temel aynadır. Siyasetin kutuplaştırıcı, ötekileştirici ve zaman zaman ahlaki sınırları zorlayan üslubu terk etmesi; akılcı, yapıcı ve barışçıl bir zemine oturması hayati bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi eleştiriler kişisel husumetlere, hakaretlere veya iftiralara dönüştürülmemelidir. Siyaset, akılcı projelerin ve fikirlerin yarıştığı bir alan olmalıdır; öfke diliyle yapılan siyaset toplumu çürütür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada kitleleri birbirine düşüren, kin ve nefret tohumları eken saldırgan üsluba karşı liderler açıkça mesafe koymalı, taraftarlarına "itidal" ve "saygı" çağrısını net bir şekilde yapmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikir ayrılıkları, parti bölünmeleri veya yolların ayrılması hayatın olağan akışıdır. Ancak bu ayrılıklar düşmanlık gibi gösterilmemeli; asgari insani ilişkiler, selamlaşma ve nezaket her koşulda korunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçmeni konsolide etmek adına toplumu sürekli bir gerginlik ve korku ikliminde tutma taktiğinden vazgeçilmelidir. Vatandaşın gündemi kavga değil, geçim ve huzurdur; siyaset bu gerçeğe odaklanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukların ve gençlerin ekranlarda izlediği, sosyal medyada okuduğu bu çirkin kavgalar geleceğin Türkiye'sine yapılabilecek en büyük kötülüktür. Siyasiler, söylem ve eylemleriyle topluma kötü örnek olmaktan kaçınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset kurumunu ve makamları itibarsızlaştıran her türlü seviyesizliğe karşı tüm partiler ortak bir duruş sergilemeli, siyasetin saygınlığı yeniden tesis edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Siyasetçi kavga ederek gündemde kalabilir ama bu kavganın faturasını her zaman toplum öder. Gerçek liderlik, gerginliği tırmandırmak değil; en zor zamanlarda bile toplumu sakinleştiren ve bir arada tutabilen iradeyi göstermektir.</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-gelecek-nesillere-terorsuz-bir-ulke-ve-bolge-birakmakta-son-derece-kararliyiz-262868189c734-588c-4c63-91f7-7b29976ba7c02026-08-26T09:25:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”

ERDOĞAN: “Gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ahlat Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Bugün bir kez daha Belh ve Buhara ile Kubbet-ül İslam unvanına sahip üçüncü şehir olan Ahlat’tayız, Ahlatlı kardeşlerimizle beraberiz. Anadolu'nun kapılarını açtığımız şanlı zaferin 955’inci seneidevriyesinde aziz şehitlerimizin manevi huzurunda bulunmanın heyecanı içindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerimin hemen başında, şu anda üzerinde bulunduğumuz topraklarda din için, devlet için, vatan için, ilâ-yi kelimetullah davası için şehadetle ve gazilikle şereflenen büyüklerimizi rahmetle yâd ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt mücahitlerinin izinden giderek ilk fetihlerden İstiklal Harbimize, terörle mücadeleden 15 Temmuz direnişine kadar Türkiye'yi canından aziz bilen cümle serdengeçtilere, kanıyla ve canıyla milletimizi bugünlere getiren cümle kahramanlarımıza Rabbimden rahmet niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan'la birlikte Malazgirt'te destan yazdıktan sonra kılıçlarını Doğu Akdeniz'in, Ege'nin ve Karadeniz'in serin sularında soğutan o büyük komutanın emirlerini, beylerini, alplerini aynı şekilde şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine bu vesileyle, yedi yıl önce Ahlat'tan dönerken geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden Profesör Doktor Ahmet Haluk Dursun Hocamıza da Cenabıallah'tan gani gani rahmet diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önceki yıllarda olduğu gibi bu sene de şahsımızı, kabinemizi ve heyetimizi muhabbetle bağrına basan Ahlat halkına teşekkür ediyorum. Türkiye'nin dört bir yanından gençlerimizi bu tarih okyanusunda bir araya getiren Okçular Vakfımızı aynı şekilde gönülden tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“AHLAT'I HAK ETTİĞİ KONUMA GETİRMEK İÇİN HER TÜRLÜ YATIRIMI YAPIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ahlat'a her gelişimizde ilçemizin her alanda katettiği mesafeyi görmekten açıkçası büyük memnuniyet duyuyorum. Belediyelerimiz bir taraftan, valiliğimiz diğer taraftan, Okçular Vakfımız öbür taraftan hep birlikte Ahlat'ın hem bir tarih ve kültür merkezi hem de bir çekim merkezi olması için gayret sarf ediyor. 12’nci yüzyılda nüfusu 300 bini aşan, Osmanlı padişahlarının ata şehri olarak ziyaret ettiği Ahlat'ın tarihimizdeki yeri ve önemi anlaşıldıkça milletimizin Ahlat ve Malazgirt'e yönelik ilgisi de katlanarak artıyor. Biz de Ahlat'ı hak ettiği konuma getirmek için her türlü yatırımı yapıyor, Ahlat'ın ihtiyaçlarını bizzat takip ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Malazgirt Zaferi kutlamalarımız değil, kabine toplantılarımız da artık geleneksel hâle geldi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi olarak üçüncü kez bugün Ahlat'ta toplandık. Toplantımızda dış politika, ticaret, güvenlik ve terörsüz Türkiye sürecimiz başta olmak üzere ülkemizi ilgilendiren kritik başlıkları istişare ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'Yİ KALKINMA VE REFAH ROTASINDA TUTMAK İÇİN YOĞUN ÇABA HARCIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Burada öncelikle bir hususun altını çizmek istiyorum. Hükûmet olarak çevremizde yaşanan çatışmalara rağmen, Türkiye'yi kalkınma ve refah rotasında tutmak için yoğun çaba harcıyoruz. Bölgemizdeki krizler ekonomik açıdan tüm dünya gibi bizi de etkiliyor olsa da istihdamdan ihracata, tarımdan turizme birçok alanda hedeflerimize bağlı kalmayı sürdürüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu vatandaşlarımın bilmesini arzu ediyorum. Âdeta bir kriz fırtınası yaşadığımız bu sancılı dönemi, popülizme tevessül etmeden, milletin ve ülkenin kaynaklarını büyük bir özenle koruyarak dinamik bir süreçle başarıyla yönetmenin çabasındayız. Ekonomide çarkların dönmesi, insanımızın işini ve aşını muhafaza etmesi, emtia fiyatlarındaki dalgalanmaların etkilerinin asgari düzeyde tutulması, savunma sanayi ve uluslararası yatırımlar başta olmak üzere ortaya çıkan fırsatların değerlendirilmesi önceliğimiz olmaya devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran-Amerika geriliminin küresel ekonomide yol açtığı şok dalgası zamanla tesirini yitirdikçe, inşallah, bunun sokağa, çarşıya, pazara, günlük yaşama yansımalarını çok daha net görme imkânı bulacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“86 MİLYONUN EMANETİ EHİL ELLERDE, GÜVEN İÇİNDEDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şundan hiç kimse şüphe etmesin. Türkiye, Allah'ın izniyle, doğru yoldadır. İstikameti bellidir ve eninde sonunda menziline ulaşacaktır. Bu zorlu yolculukta ülkemizin en büyük şansı, tecrübeli, liyakatli, uyum ve adanmışlık içinde çalışan kadroların görev başında olmasıdır. Türkiye güvendedir. 86 milyonun emaneti ehil ellerde, güven içindedir. Bu kutsal emanete hiçbir surette gölge düşürmeyeceğiz. Yavaşlamadan, rehavete kapılmadan, tedbiri, disiplini elden bırakmadan hep beraber hedeflerimize doğru ilerleyeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki hafta Gazi Meclisimiz tarihî bir mutabakat örneği sergileyerek 467 evet oyuyla Türkiye için hayati önemdeki bir yasayı kabul etti. Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a destek veren tüm milletvekillerimize bugün bir kez daha ülkem ve milletim adına şükranlarımı sunuyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk siyasetinde bir dönüm noktası olan bu büyük uzlaşıyla Terörsüz Türkiye sürecimiz güven tazelemiş, çok ciddi güç kazanmıştır. Milletimiz, vekilleri aracılığıyla çözüm iradesini çok net ortaya koymuştur. Farklı toplum kesimlerini temsil eden siyasi partilerin ülkemizin geleceğine dair bir meselede aynı paydada buluşması her türlü takdirin üzerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mutabakat aynı zamanda demokrasimizi güçlendirecek, sivil siyasetin kapasitesini artıracak, Türkiye'yi vesayet dönemi tortularından kurtaracak yeni adımların cesaretle atılmasına zemin hazırlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN HİÇBİR SORUNU ÇÖZÜMSÜZ DEĞİLDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu bir gerçek ki Türkiye'nin hiçbir sorunu çözümsüz değildir. Günlük siyasi hesaplar yerine ülkeyi ve milleti merkeze alan bir anlayışla hareket edildiğinde Türk demokrasisi her türlü düğümü çözecek kapasite ve olgunluğa ziyadesiyle sahiptir. Bunu Türkiye'miz adına çok müstesna bir kazanım olarak görüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabii burada şu noktaya da dikkatlerinizi çekmek durumundayım. Son iki yılda birçok kritik eşiği suhuletle aşmakla birlikte önümüzde hâlen dikkatle yürünmesi ve yürütülmesi gereken bir yol bulunuyor. Herkesin bu süreçte çok daha özenli bir dil kullanması, yük olmak yerine yük almaya odaklanması, milletimizin hassasiyetlerini kaşıyacak fevri söylem ve eylemlerden uzak durması büyük önem arz ediyor. Siyaset her gün yapılır ama Türkiye'yi yarım asırlık bir sıkıntıdan kurtarma çabasına gölge düşürmenin bahanesi olmaz. Aynı durum medya kuruluşlarımız ve gazetecilerimiz için de geçerlidir. Sırf daha fazla görüntülenmek, daha fazla reyting ve etkileşim almak uğruna böyle hayati bir meseleyi enfekte etmeye kimsenin hakkı yoktur. Çünkü bu iktidar ve ittifak olarak sadece bizim meselemiz değildir. Bu mesele bir devlet meselesidir. 86 milyonun ortak meselesidir. Milletimiz de artık bu meselenin kalıcı biçimde çözülmesini istemektedir. Biz de bu sorunu çözmekte, gelecek nesillere terörsüz bir ülke ve bölge bırakmakta son derece kararlıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bir kez daha hangi siyasi görüşte olursa olsun herkesi çözümün bir parçası olmaya çağırıyorum. Gelin Türkiye'yi terörden kurtararak şehitlerimize ve gazilerimize olan şükran borcumuzu layıkıyla ödeyelim. Gelin sizler de bir ucundan tutun ve bu ağırlığı Türkiye'mizin üstünden hep beraber kaldıralım. Gelin tarih boyunca diz kırıp aynı sofraya oturmuş, aynı türküyü beraberce söylemiş, vatanı savunmak için aynı cephede şehit düşmüş insanlarımızın kardeşliğini daha da güçlendirelim. Bu samimi çağrımız ‘önce milletim, önce memleketim’ anlayışına sahip herkesedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye artık bedel ödemesin diyen gencecik fidanlarımızı gözyaşlarıyla toprağa vermeyelim. Anaların ipekten yüreği yeni acılarla kavrulmasın diyen herkesi sürece omuz vermeye, sürece destek olmaya davet ediyorum. Özellikle bölgedeki sivil toplum kuruluşlarının, kanaat önderlerinin sürece daha fazla katkı sunmalarını bekliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu hatırlatmak isterim ki, bir miladı yaşamakta olduğumuz bu günlerde sürece katkı sunan herkes tarihin yeniden inşasında rol sahibi olacaktır. Aynı şekilde süreci zora sokan, süreci dinamitleyen, tahrik eden, sürecin karşısında yer alan her türlü girişimde tarih karşısında mesul olacaktır. Sorumluluk mevkiinde olanların, bilhassa günübirlik hesaplarla siyaset yapan kimi partilerin mecliste 467 kabul oyuyla tecessüm eden iradeyi iyi okumalarını, oradan gerekli mesajı çıkartmalarını temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BİZ KİME, NEYİ, NEREDE VE NASIL SÖYLEYECEĞİMİZİ GAYET İYİ BİLİRİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge vizyonumuzun yanı sıra ülkemizin bölgesel barışı ve istikrarı önceleyen aktif dış politikasının istikrarsızlıktan ve kaostan nemalanan malum çevreleri rahatsız ettiği görülüyor. Türkiye kendi vatandaşlarıyla birlikte hiçbir ayrım yapmadan bölgesindeki herkes için barış, herkes için kalkınma istedikçe cinayet şebekelerinin kan ve çatışma üzerine kurulu planları bozuluyor. Son dönemde Cumhurbaşkanı olarak şahsımızı ve Türkiye'yi hedef alan kirli kampanyaları, bütünüyle bozulan bu planların yol açtığı hırçınlığın ve çaresizliğin birer tezahürü olarak değerlendiriyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir defa burada açık açık söylemek isterim. Siyasi olarak can çekişen, kendini bilmez kifayetsizlerin bizim üzerimizden prim devşirmesine fırsat vermeyeceğiz. Biz kime, neyi, nerede ve nasıl söyleyeceğimizi gayet iyi biliriz. Her zaman altını çiziyorum: biz bakkal dükkânı değil, dünyanın en büyük ülkelerinden birini, Türkiye Cumhuriyeti'ni yönetiyoruz. Biz 86 milyon vatandaşımızın emanetiyle birlikte dünyanın dört bir yanındaki yüz milyonlarca mazlumun da umudunu, mesuliyetini taşıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti öyle birilerinin lütfuyla kurulmuş, küresel güç odakları tarafından şımartılmış, hafızası olmayan nevzuhur bir devlet değildir. Binlerce yıllık köklü geleneğiyle, zaferlerle dolu şanlı tarihiyle dünyanın en güçlü, en kudretli devletlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN ÇIKARLARINI KORUMAK İÇİN ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bakınız, biz sadece Malazgirt gibi insanlık tarihine geçen muhteşem askerî başarılarımızla değil, bilim tarihine, sanat tarihine, siyaset ve idare tarihine kattıklarımızla da büyük bir devletiz. Biz tarihinde gönüller fethetmekle, mazlumların çağrısına kulak vermekle, Musevi, Hristiyan, Müslüman fark etmeksizin ihtiyaç sahiplerinin imdadına koşmakla bilinen büyük bir devletiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti küçük hesaplar, küçük kurnazlıklar karşısında boyun eğecek, bunlara prim verecek sıradan bir devlet asla değildir. Onurlu, gururlu, tarihiyle ve ecdadıyla şerefli bir devletin nasıl davranması gerekiyorsa işte biz de iç siyasette ve dış politikada öyle davranıyoruz. Kimin ne yapmaya çalıştığının tabii ki farkındayız. Bölgemizle ilgili hangi kanlı senaryoların yazılmaya çalışıldığını görüyoruz. Allah'ın izniyle, bunların hayata geçirilmesine müsaade etmeyeceğiz. Herkes emin olsun, rahat olsun. Türkiye Cumhuriyeti ne ilkelerinden ne de ulusal çıkarlarından taviz verir. Biz, bize güvenen hiçbir dostumuzu, kardeşimizi yarı yolda bırakmayız. Birileri istemiyor, birileri endişe duyuyor, birilerinin planları bozuluyor diye bölgemizde barışın tesisi için mücadele etmekten geri duracak değiliz. Biz, elinde masumların kanı olan cinayet şebekeleri rahatsız oluyor diye komşularımızın toparlanmasına destek olmaktan vazgeçecek de değiliz. Bu ülkenin dış politikasını sadece ve sadece Türk milleti belirler. Milletten başka hiçbir aktör Türkiye'ye ve Türk dış politikasına rota ve sınır çizemez. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da milletin belirlediği istikamette Türkiye'nin çıkarlarını korumak için çalışmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“COĞRAFYAMIZ ŞU ANDA SU GİBİ, HAVA GİBİ BARIŞA İHTİYAÇ DUYUYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şu gerçeği bugün bir kez daha ifade etmek istiyorum: Türkiye olarak bizim bölgemizin tamamında barıştan, adaletten, istikrar ve huzurdan öte hiçbir amacımız, hedefimiz, gayemiz yok. Birilerinin iddia ettiği gibi gizli bir ajandamız, gizli bir niyetimiz de yok. Bizim amacımız, etrafımızda sulh ikliminin egemen olmasıdır. Bizim gayemiz, bizim bölgemizin her karışında adalet, güvenlik ve refahın tesis edilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Coğrafyamız şu anda su gibi, hava gibi barışa ihtiyaç duyuyor. Buna kavuşacağı günlerin hasretini çekiyor. Biz de Türkiye Cumhuriyeti olarak Suriye'den Irak'a, Lübnan'dan Filistin'e, Körfez'den Afrika'ya, Balkanlar'dan Kafkasya'ya kadar gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında tarih bizi birbirimize kardeş eyledi diyor, bu ebedî kardeşliği yüceltmenin mücadelesini veriyoruz. İnşallah bu mücadeleyi zaferle taçlandırana dek elimizin ulaştığı her yerde canla başla çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle kabine sonrası hitabımızı katılımlarıyla şereflendiren şehit ailelerimize ve siz kıymetli misafirlerimize teşekkürlerimi iletiyorum. 70’inci Kabine Toplantımızın hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sizleri bir kez daha saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.”</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-devlet-bahcelinin-yapmis-olduklari-yazili-basin-aciklamasi-262891fa4f22a-3e7a-40ef-ba84-71a3c403b6a22026-08-26T09:06:00+03:00HABER MERKEZİ Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması

Dürüst devlet ve siyaset adamı Devlet BAHÇELİ’nin yapmış oldukları yazılı basın açıklaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk milletinin tarih sahnesindeki yürüyüşü, nice cihan devletinin kuruluşuna, nice fethin destanlaşan kudretine, nice zaferlerin nesillerce gururla taşınan ve geleceğe ışık tutan hatıralara şahittir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her zafer kendi zamanının şartları içinde bir varlık mücadelesini şan ve şerefle taçlanan birer neticeye bağlamış, her fetih Türk’ün devlet kurma iradesine yeni bir saha kazandırmış, şehit ve gazilerimizin kahramanlıkları evlatlarımıza şerefli bir miras bırakmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların arasında öyle tarih durakları vardır ki meydana geldikleri günün hudutlarını aşarak asırların yönünü tayin etmiş; üzerinde yaşadığımız coğrafyanın adını, kaderini ve siyasi mahiyetini değiştirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 tarihli Malazgirt Zaferi, işte böylece tarihin seyrini yeniden biçimlendiren, coğrafyaların istikametine yeniden yön tayin eden kutlu bir kader anıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’e varan yol bir günde açılmamıştır. Türk’ün bayrağını, İslam’ın sancaktarlığını yapan Türk beyleri, önce 1040 Dandanakan Zaferi’yle Horasan’da siyasi kudretini ilan etmiş; Çağrı Bey’in Anadolu’ya uzanan keşif seferleri bu yeni ufkun öncü adımlarını teşkil etmiş; 1048 Pasinler Zaferiyle küffara ilk ağır darbelerden biri indirilmiş; Tuğrul Bey ile süreç hız kazanmış; Sultan Alparslan’ın 1064’te Ani’yi fethetmesiyle daha ileri bir safhaya taşınmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afşin Bey ve diğer Türk kumandanlarının Anadolu içlerine uzanan akınlarıyla Bizans’ın Doğu’daki tahakkümü adım adım kırılmış; Türk atlılarının bastığı her toprak, yaklaşmakta olan büyük fethin ve Türk hakimiyetinin habercisi olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 Cuma günü gelip çattığında Sultan Alparslan, ordusunun saf düzenini gözden geçirmiş, beylerine son emirlerini vermiş, cuma namazını eda etmiş, ardından beyaz şehadet libasını kuşanarak Malazgirt Ovası’na revan olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt’e kefeniyle çıkan Sultan Alparslan’ın önünde zafer, gönlünde uğruna can verilecek Türk milletinin cihanşümul devlet ülküsü ve aklında Tammetül Kübra’ya dek Türk milletine yurt olacak Anadolu vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakanının ölümü göze aldığı yerde neferin tereddüdüne, korkunun saflara sirayetine, inkâr edenlerin ise iman dolu yüreklerin önüne geçmesine imkân yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt Ovası’nda Turan taktiğiyle çemberi daraltan Türk süvarisi, Sultan Alparslan’ın mahir sevk ve idaresi altında Roma’nın doğudaki mirasını taşıyan Bizans’ı güneşle beraber batıya sürmüş; Malazgirt ufkunda haçın gölgesi sönerken hilalin hükmü Anadolu semalarında yükselmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaferin ardından Anadolu’ya yayılan Türkmen varlığı, kurulan beylikler, yürütülen iskân ve imar hamleleriyle bu coğrafyada kök salmış; Selçuklu’dan Söğüt’e, Edirne’den İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya uzanan Anadolu’daki Türk varlığını ebedi kılan bu kesintisiz tarih hattında değişen tek şey başkentler olmuş; Türk milletinin Anadolu’ya sahip olma, devletini yaşatma ve kendi mukadderatına hükmetme iradesi değişmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Horasan’dan kopup Pasinler’de kuvvet bulan, Malazgirt’te büyük bir zaferle Anadolu’nun bağrına yürüyen Türk iradesinin hükmü silinmeyecek; bu toprakların üzerinde yükselen ezan, dalgalanan ay yıldızlı al bayrak ve yaşayan Türk devleti, o kutlu günün çağlar ötesindeki şahidi olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ı, onunla aynı safta şehadeti göze alan aziz neferlerini; Anadolu’yu fetihle açıp iskanla kökleştiren, imarla mamur eden, adaletle yaşatan ve Devlet-i ebed müddet şiarıyla yurda dönüştüren muhterem ecdadımızı rahmet, minnet ve hürmetle yad ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malazgirt mazimizdir, Anadolu namusumuzdur, Türkiye istikbalimizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti Devleti, bahtımızdır. Türk milletinin bahtı daima açık olsun!</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/country-muzik-efsanesi-dolly-parton-80-yasinda-hayatini-kaybetti-2628854e4ec1d-fc58-4cf1-b7f2-91739a2737442026-08-26T08:05:00+03:00HABER MERKEZİ Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti

Country müzik efsanesi Dolly Parton 80 yaşında hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’li country müziğin efsane ismi Dolly Parton’un 80 yaşında hayatını kaybettiği, ailesi tarafından sosyal medyada paylaşılan bir açıklamayla duyuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeğeni ve güvenlik şefi Bryan Seever, Parton’un ölümünü Salı günü sanatçının resmi sosyal medya hesaplarında yayımlanan bir videoyla doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parton, “Jolene” ve “I Will Always Love You” gibi dünya çapında ses getiren hitlerin arkasındaki isimdi. Seever’in aktardığına göre Parton, son vedası olarak “I Will Always Love You” ifadesinin kullanılmasını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şarkıcı, söz yazarı ve oyuncu Parton, country müziğin en etkili isimlerinden biriydi ve onlarca yıla yayılan kariyeri boyunca müziği ve popüler kültürü derinden etkiledi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/08/25/country-muzik-efsanesi-dolly-parton-80-yasinda-hayatini-kaybetti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yeni-bir-baslangic-icin-genel-af-26290af24db52-aec5-46d9-8114-6103062666432026-08-26T08:02:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Yeni Bir Başlangıç İçin Genel Af

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemiz, tarihinin kritik ve umut verici dönemeçlerinden birinden geçmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletimizin öncülüğünde yürütülen barışçıl adımlar ve "Terörsüz Türkiye" hedefi, sadece siyasi veya güvenlik eksenli bir dönüşüm değil, aynı zamanda milletçe ortak bir geleceği inşa etme iradesinin en somut göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu büyük vizyonun tamamlayıcı unsurlarından biri de, hiç şüphesiz, toplumsal vicdanı rahatlatacak ve adalet duygusunu pekiştirecek adımlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış ve Kucaklaşma Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda cezaevlerindeki doluluk oranları ve buna bağlı olarak yaşanan fiziki, hijyenik ve insani koşullar, hukuki bir mesele olmanın çok ötesine geçerek insani bir boyut kazanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkûmların yanı sıra dışarıda kalan binlerce aile başta anneler, babalar ve masum çocuklar bu durumun ağır yükünü omuzlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli suçlar, ekonomik sıkıntılar veya sosyal dezavantajlar nedeniyle cezaevinde bulunan bireylerin durumu, geniş bir toplumsal kesimde derin bir hassasiyet yaratmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden Bir Genel Af ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsani Yaşam Koşulları:</strong>&nbsp;Kapasitesinin çok üzerinde doluluk oranına sahip cezaevleri, ne ıslah edici ne de insan onuruna yaraşır koşullar sunabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin Mağduriyeti:</strong>&nbsp;Cezaevindeki bireyler kadar, dışarıda yaşam mücadelesi veren aileler de ekonomik ve psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barışın Tamamlanması:</strong>&nbsp;Ülke genelinde sağlanan huzur ikliminin, cezaevindeki insanları ve ailelerini de kapsayacak kucaklayıcı bir adımla taçlandırılması, toplumsal yaraların sarılmasına vesile olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kimseyi Üzmeden, Herkesi Kucaklayan Bir Çözüm</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette bu tür düzenlemeler yapılırken kamu güvenliği, mağdur hakları ve adaletin evrensel ilkeleri titizlikle gözetilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak suçla mücadelenin yanı sıra, toplumu yeniden kazanmak, insanlara ikinci bir şans vermek ve kırgınlıkları bitirmek devletlerin en büyük erdemlerindendir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, "Terörsüz Türkiye" idealiyle büyüyen kardeşlik iklimini, içerideki ve dışarıdaki tüm vatandaşlarımızı kapsayacak bir&nbsp;<strong>genel af</strong>&nbsp;veya kapsamlı bir toplumsal barış düzenlemesiyle taçlandırmak mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, suç mağdurlarının haklarını göz ardı etmeden ama aynı zamanda umudu yeşerterek atılacak bu adım; ülkemizin refahına, kalkınmasına ve kalıcı huzuruna büyük bir katkı sunacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakit, geçmişin yüklerini geride bırakıp geleceğe ortak bir umutla bakma, milletçe kucaklaşma vaktidir.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-belediyelere-siki-denetim-sarttir-262847727a68a-2775-451a-a879-839ecf96f0842026-08-26T07:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Belediyelere sıkı denetim şarttır!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşım bana e posta atmış, attığı e posta içeriğini aşağıda aynen yayınlıyorum:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu belediyeler neden kendi gerçek işlerini yapmaz da Turizm, personel bilmem ne adı altında şirket kurarlar? Amaçları nedir? Perde gerisinde oralardan avanta, luvanta, eşe dosta arpalık, haksız huzur hakları almak için mi? Ne şirket kurması kardeşim? Belediyenin kendi görevlerini yapmak için birim müdürlükleri yok mu?&nbsp;Devletin illerde ilçelerde il ve il müdürleri yok mu? Kurulan uyduruk şirketlerde, toplantı başına en az 150 bin ekstra huzur cebe indirsinler. Bu haksız huzur hakları milletin huzurunu bozmaktan başka bir işe yaramıyor? Bunların keyfi kekâ… Bunlar başlarında bulundukları bu şirketlerde, bizim milletimizin, vatandaşın, sağlık, eğitim hakkını, çocuklarımızın geleceğini yiyorlar. Bu ülkeye 5 kuruş ekonomik getirisi ve katkısı olmayan ne idiği belirsiz tipleri bu şirketlere doldurmuşlar. Kim yönetici, kimi asistan, kimi genel müdür, kimi personel… Belediyelere ait bu şirketlerin devlete SGK borçlarının haddi hesabı yok. Ülke geneli milyarlarca lira bunların boğazına girmiş çıkmıyor… Belediyelerin birçoğunun yaptığı ihaleleri ise, bu uyduruk, kendi kurdukları, eş dost akraba çatısı haline gelen, siyasilerin arpalığına dönüşen şirketler alıyor… Kendi ceplerinden verseler keşke, her şeyimizden alınan vergiler bu belediyelere kaynak diye geliyor, &nbsp;Altyapı ihtiyaçları dururken, havai fişek, sanatçı, festival, şenlik, organizasyon, temsil ağırlama v.b. Topluma asla yararı olmayan parti başkanlarına ve yandaşlara harcanan paralar.. BELEDİYELER DEVLETİN BELEDİYESİ, BELEDİYELER PARTİLERİN ve ONLARIN HISIM AKRABALARININ BELEDİYESİ DEĞİL.. Bunu bir türlü vatandaşımız anlamıyor, Yâda anlatılmıyor… Bu belediyeler bir gecede on milyonları sanatçı bozuntularına veriyorlar. Bizse her litre benzinde 15 ekmek parası vergi veriyoruz. Her gıda alışverişinde yüzde 20 yakın vergi veriyoruz. Bir yılda belediyelerin bu saçma harcamaları 82 il ve 972 ilçede genel toplamı ile yüzlerce okul yapılır, park yapılır, iş sahası fabrika açılır, yazık, vallahi yazık, ben hakkımı helal etmiyorum. Bunları dile getirince kötü kişi oluyoruz. Çünkü birilerinin huzurunu kaçırıyor, dümenlerini bozuyoruz. Bunların bir gecede verdikleri temsil ağırlamalar, hediyeler, bizim 30 yılda biriktiremediğimiz paralar. Bu nasıl bir anlayış? Devlet belediyelere o ilçede yaşayan Nüfus başına kişi başına her ay para gönderiyor. Peki, kime soruyorlar? Vatandaşa soruyorlar mı? &nbsp;Bu paraları veriyorlar, nasıl harcanıyor, hesabı neden sorulmuyor? Bıraksınlar aşeviydi, kent lokantasıydı, giysi evi idi, hoş geldin bebekti gibi saçma sapan, milleti dilenciliğe, kolaycılığa alıştıran işleri… Belediyelerin asıl işi bu mu? Herkes birbirinden görüp, Belediyeler ve şirketleri başta olmak üzere, dernekti vakıftı diyerek bizlerin sırtından bizlere yardım yarışına giriyor. Kaynak?... MUHTAÇ VE MAĞDUR VATANDAŞLARA böyle yapılıp devlet soyulacağına, HERBİRİNE AYLIK VATANDAŞLIK GELİRİ BAĞLANSA YEMİN OLSUN DAHA İYİ OLUR. Bulgur, mercimek, ne olduğu belirsiz yağlardan millet kurtulur…&nbsp;Her ay bu vatandaşlara en az 15 bin vatandaşlık geliri bağlansa, bu lokanta açmaktı, bilmem ne yapmaktı, ramazan kolisi idi, erzak yardımı idi, dilencilikten insanlar kurtulur herkes kendi işini yapar.”&nbsp;<strong>Buraya kadar olan kısım okuyucumdan…..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">* * *</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda şimdi bir de beni dinleyin:&nbsp;</strong>Belediyelerde spor ve sanat ile hayır hasenat diyerek bir soygun düzeni oluşmuş vaziyet de. Bu işin siyasi parti ayrımı yok arkadaş. Türkiye'de yerel yönetimler bazında uzun süredir tartışılan, vatandaşın vicdanını yaralayan çok boyutlu bir mesele. &nbsp;Belediyelerin "hizmet" adı altında yürüttüğü faaliyetlerin bazen birer reklam kampanyasına veya kontrolsüz harcama kalemine dönüşmesi, "beytülmal" hassasiyeti taşıyan herkes için ciddi bir soru işareti.&nbsp;<strong>Bu karmaşanın çözümü tek bir hamleyle değil;</strong>&nbsp;hukuki, denetleyici ve toplumsal bir bilinç değişimiyle mümkün olabilir.&nbsp;<strong>İşte bu "soygun düzeni" olarak nitelediğimiz yapının değişmesi için gereken BENCE temel çözüm yolları:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Belediye Kanunu" ve Yetki Sınırlandırması:&nbsp;</strong>Belediyelerin görev tanımı çok geniş bırakılmış durumda.&nbsp;<strong>Çözüm için;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asli Görev Odaklılık:</strong>&nbsp;Belediyelerin bütçesinin yüzde kaçının "sosyal etkinlik" veya "temsil-tanıtım" giderlerine ayrılabileceğine dair katı, aşılması imkânsız&nbsp;<strong>yasal sınırlar</strong>&nbsp;(üst limitler) getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Spor Kulübü Muamması:</strong>&nbsp;Belediyelerin profesyonel spor kulüplerine (özellikle futbol) doğrudan veya dolaylı kaynak aktarması tamamen yasaklanmalı; belediye sadece altyapı ve tesis desteğiyle sınırlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Şeffaflık ve Dijital Denetim:&nbsp;</strong>Kimin parasıyla kime ne verildiği karanlıkta kaldığı sürece bu suiistimal bitmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anlık Bütçe Takibi:</strong>&nbsp;Her belediye, harcadığı her kuruşu (konser bedeli, koli maliyeti vb.) internet sitesinde, herkesin anlayacağı bir "dashboard" üzerinden şeffafça paylaşmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay Denetiminin Etkinliği:</strong>&nbsp;Sayıştay denetimlerinin sadece usul yönünden değil, "yerindelik" ve "kamu zararı" yönünden de sertleştirilmesi ve raporların yaptırım gücünün artırılması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Kişisel Reklam" Yasağı:&nbsp;</strong>Hele o, "başkan fotoğraflı yardım kolileri" aslında etik / ahlaki bir sorundur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsim ve Logo Sınırlaması:</strong>&nbsp;Kamu kaynaklarıyla yapılan hiçbir yardımda, açılışta veya projede belediye başkanının adı ve fotoğrafı kullanılamamalıdır. Hizmetin sahibi şahıs değil, kurum (belediye tüzel kişiliği) olmalıdır. Bazı ülkelerde kamu kaynağıyla yapılan işlerde siyasi figürlerin reklam yapması ağır cezalara tabidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Yardımların Kurumsallaşması (Sağ Elin Verdiğini Sol El Görmemeli):&nbsp;</strong>Belediyelerin "hayır hasenat" yapma biçimi onur kırıcı olmaktan çıkarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koli Yerine Nakdi Destek:</strong>&nbsp;Koli dağıtmak, hem nakliye hem de ihale süreçlerinde suistimale açıktır. Bunun yerine ihtiyaç sahiplerine tanımlanan kartlar üzerinden (belirli marketlerde veya esnafta geçerli) yardım yapılması hem yerel esnafı canlandırır hem de "reklamlı paket" ayıbını bitirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belediyeler ve spor kulübü meselesi:</strong>&nbsp;Aslında bunun cevabı, belediyecilik anlayışının "hizmet" ten&nbsp;<strong>"popülizme"</strong>&nbsp;kaydığı noktada gizli. Teoride belediyelerin sporla ilgilenmesi kulağa hoş gelse de, pratikte ciddi bir kaynak israfına ve suistimale dönüşmüş durumda. Belediyelerin spor kulübü işletmesi ya da profesyonel takımlara para akıtması konusundaki temel sıkıntıları ve olması gerekeni&nbsp;<strong>şöyle özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Profesyonel Spor vs. Amatör Spor:&nbsp;</strong>Belediyenin asli görevi, mahalledeki çocuğun basketbol oynayacağı bir saha yapmak, halkın spor yapabileceği parklar ve yürüyüş yolları inşa etmektir. Yani&nbsp;<strong>"spor altyapısı"</strong>&nbsp;sağlamaktır. Belediyeler, halka tesis yapmak yerine milyonlarca dolar harcayıp yabancı futbolcu/basketbolcu transfer ederek profesyonel liglerde yarışıyorlar. Bu, halkın vergisiyle "kulüp başkanlığı" oynamaktan başka bir şey değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Prestij ve Reklam Kapısı:</strong>&nbsp;Belediye başkanları, profesyonel bir takımın başarısını kendi başarısı gibi pazarlar. Takım şampiyon olduğunda başkan otobüsün üstüne çıkar; ancak o takımın transfer borçları, maaşları ve kamp giderleri sizin cebinizden çıkar. Bu, tamamen&nbsp;<strong>kamu kaynağıyla siyasi reklam</strong>&nbsp;yapmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kontrolsüz Kaynak Aktarımı:&nbsp;</strong>Belediyeler doğrudan nakit aktaramasalar bile, "belediye iştiraki" olan şirketler (ulaşım, enerji, inşaat şirketleri) üzerinden bu kulüplere sponsorluk adı altında devasa bütçeler aktarırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bu şirketlerin kârı aslında şehre hizmet olarak dönmelidir; ama çoğu zaman futbolcunun primine veya menajerlik ücretine gider.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Haksız Rekabet:&nbsp;</strong>Belediye destekli bir kulüp, arkasına kamunun sınırsız gücünü aldığı için o şehirdeki diğer sivil kulüplerin önünü keser. Özel girişimle ayakta durmaya çalışan kulüpler, "belediye bütçesi" ile yarışamadığı için yok olup gider.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğer bir belediye gerçekten spora hizmet etmek istiyorsa şunları yapmalıdır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tesisleşme:</strong>&nbsp;Mahalle aralarına herkesin ücretsiz girebileceği modern sahalar, havuzlar ve salonlar yapmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Amatör Branşlara Destek:</strong>&nbsp;Gençleri kötü alışkanlıklardan korumak için amatör branşları ve okul sporlarını teşvik etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim:</strong>&nbsp;Spor okulları açarak antrenör desteği sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye, bir futbol takımına 50 milyon lira transfer bütçesi ayıracağına; o parayla şehrin 50 farklı noktasına basket sahası kurup binlerce gencin spor yapmasını sağlayabilir. Profesyonel ligler, özel sektörün ve sponsorların işidir; belediyenin değil. Zaten bu düzenin en büyük yakıtı&nbsp;<strong>"şeffaf olmama konforu."</strong>&nbsp;Toplumun büyük bir kesimi, o devasa bütçeleri belediyenin gökten zenginleşerek elde ettiği bir para sanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Oysa o para</strong>; bakkaldan aldığın ekmeğin KDV’sinden, maaşından kesilen vergiden, ödediğin su faturasından süzülüp oraya gidiyor.&nbsp;<strong>Şeffaflık olmayınca da ortaya şöyle bir tablo çıkıyor</strong>:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Rakamlar Gizleniyor:</strong>&nbsp;Bir konser için sanatçıya ne kadar, organizasyon şirketine (ki genelde tanıdık isimler olur) ne kadar ödendiğini kimse bilmiyor. "Kültürel etkinlik" denilip geçiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhale Oyunu:</strong>&nbsp;"Hayır hasenat" için alınan koliler, malzemeler çoğu zaman piyasa fiyatının çok üstünde, "tanıdık" firmalardan alınıyor. Şeffaflık olsa, "Neden bu pirinci 2 katı fiyata aldın?" sorusu sorulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Algı Yönetimi:</strong>&nbsp;Millet "Yutuyor" çünkü sistem bunu bir lütuf gibi sunuyor. "Başkanımız sağ olsun koli verdi" dedirtiliyor. Aslında olan şu: Senin paranı senden alıyor, bir kısmını "hizmet" adı altında sana geri veriyor, geri kalan devasa kısmıyla da kendi reklamını ve çevresini ihya ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Nerede Tıkanıyor?</strong>&nbsp;Aslında Türkiye'de her belediye başkanının seçimden önce verdiği ilk söz&nbsp;<strong>"şeffaf belediyecilik"</strong>&nbsp;oluyor. Hatta bazıları bütçeyi binaya asıyor. Ama o asılan bütçede "Temsil ve Tanıtma Giderleri: 100 Milyon TL" yazıyor. Kimse o 100 milyonun içinde kaç tane şarkıcı, kaç tane lüks yemek, kaç tane billboard reklamı olduğunu detaylı göremiyor. Eğer her vatandaş bu&nbsp;<strong>"Beytülmal"</strong>&nbsp;hassasiyetini gösterip; "Kardeşim benim mahallemde kaldırım yok, çocuk parkı leş gibi, sen bu parayı hangi hakla futbolcuya veya festivale gömüyorsun?" diye sormaya başlarsa, o "yutma" devri biter. Siyasi partilerin bu konuda birbirine laf atıp aslında aynı yöntemleri kullanması, meselenin bir sistem ve ahlak sorunu olduğunu kanıtlıyor. &nbsp;Mevcut hukuk sistemimizde maalesef bir vatandaş olarak gidip doğrudan&nbsp;<strong>"Başkanım, sen neden bu kadar gereksiz konser verdin?"</strong>&nbsp;veya&nbsp;<strong>"Neden bu futbolcuya bu kadar para harcadın?"</strong>&nbsp;diyerek kişisel bir dava açıp sonuç alma şansınız yok denecek kadar azdır.&nbsp;<strong>Bunun önündeki engeller ve sınırlı imkânlar şunlar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Yerindelik Denetimi" Engeli:&nbsp;</strong>Hukukta "yerindelik denetimi" denen bir kavram vardır. Mahkemeler genellikle belediyenin bir işi yapıp yapmamasına (yani parayı nereye harcayacağına dair tercihine) karışmazlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örneğin:</strong>&nbsp;Mahkeme, "Belediye buraya park yapacağına kreş yapsaydı daha iyi olurdu" demez. Bu, seçilmiş başkanın "takdir yetkisi" olarak görülür. Siz ancak o harcamanın&nbsp;<strong>hukuka aykırı</strong>&nbsp;(ihale yolsuzluğu, sahte fatura vb.) olduğunu ispatlarsanız suç duyurusunda bulunabilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Soruşturma İzni Bariyeri:&nbsp;</strong>Bir belediye başkanı veya memuru hakkında "görevi kötüye kullanma" veya "kamu zararından" dolayı dava açılabilmesi için, bağlı olduğu&nbsp;<strong>İçişleri Bakanlığı’nın izin vermesi</strong>&nbsp;gerekir. Bu izin mekanizması, çoğu zaman dosyaların yargıya taşınmasını engelleyen bir kalkan görevi görür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Doğrudan Zarar Görme" Şartı.&nbsp;</strong>Hukuk sistemimiz, "Ben bir vatandaş olarak vergimin çarçur edilmesinden manen zarar görüyorum" demenizi yeterli bulmuyor. Dava açabilmeniz için o harcamanın şahsınıza doğrudan ve somut bir zarar vermiş olması şartı aranıyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğer bu mesele bir "memleket meselesi" olarak ele alınacaksa, çözüm şu sacayağı üzerine kurulmalı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu Değişikliği:&nbsp;</strong>Bu işin kaynağı siyasetin finansmanı. Belediyeler, partilerin arka bahçesi ve finans musluğu olduğu sürece bu düzen bitmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanıtım Bütçesine "Sıfır" Tolerans:</strong>&nbsp;Belediyelerin bütçesinden "temsil, ağırlama ve tanıtım" kalemleri tamamen kaldırılmalı veya sembolik bir rakama (örneğin bütçenin binde biri) indirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fotoğraf Yasağı:</strong>&nbsp;Belediye bütçesiyle yapılan hiçbir işte başkanın adı, soyadı ve yüzü yer alamaz ibaresi kanuna girmeli. Sadece "X Belediyesi" logosu yeterlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Dijital Şeffaflık" Zorunluluğu (Blockchain Tabanlı Takip):&nbsp;</strong>Laf kalabalığı değil, teknik takip şart.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kuruşu Kuruşuna Yayın:</strong>&nbsp;Belediyenin yaptığı her ihale, her doğrudan temin ve her ödeme (sanatçı kaşesi dahil) anlık olarak halka açık bir platformda yayınlanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Harcama Yetkisi Halkta:</strong>&nbsp;Belirli bir tutarın üzerindeki "sosyal etkinlik" harcamaları için o ilçede yaşayanlara dijital bir anket/referandum ile "Bu parayı konsere mi harcayalım, yoksa kreşe mi?" diye sorulması zorunlu hale getirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Hukuki Sorumluluk: "Mali Mesuliyet":&nbsp;</strong>Şu anki sistemde başkan harcıyor, borç belediyeye kalıyor, başkan gidince de hesap sorulmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişisel Sorumluluk:</strong>&nbsp;Sayıştay’ın tespit ettiği "yersiz" harcamalar, "kamu zararı" kapsamında doğrudan&nbsp;<strong>başkanın ve imza atan yetkililerin şahsi mal varlığından</strong>&nbsp;tahsil edilmeli. Eğer "Hata yaptım" deyip kurtulamazlarsa, o imzayı atarken on defa düşünürler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma İzninin Kaldırılması:</strong>&nbsp;Belediye suçlarında İçişleri Bakanlığı'ndan izin alma şartı kalkmalı. Savcılar, bir vatandaşın somut ihbarı üzerine doğrudan soruşturma açabilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Sivil Toplum ve "Kent Konseyleri"nin Güçlenmesi:&nbsp;</strong>Şu anki Kent Konseyleri genelde başkanın arkadaşlarıyla dolu. Gerçekten bağımsız; barodan, tabip odasından, esnaf odasından ve rastgele seçilmiş vatandaşlardan oluşan bir&nbsp;<strong>"Bütçe Denetim Komisyonu"</strong>&nbsp;kurulmalı. Bu komisyonun onayı olmadan belediye bütçesinden spor kulüplerine veya festivallere para aktarılamamalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Sosyal Yardımların Merkezileşmesi:&nbsp;</strong>"Sağ elin verdiğini sol el görmesin" düsturu için;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yardımlar belediye başkanının lütfu olmaktan çıkarılıp, devletin ortak bir&nbsp;<strong>"Sosyal Yardım Veri Tabanı"</strong>&nbsp;üzerinden, isimsiz kartlarla yapılmalı. Belediye sadece bu sisteme kaynak aktarmalı, dağıtımı kendi adamları eliyle yapmamalı. Tüm partiler bu "belediye imkânlarından" beslendiği için mecliste bu yasaları kendiliklerinden çıkarmazlar. Bu ancak toplumun tüm kesimlerinden yükselecek ortak bir&nbsp;<strong>"Vergime Sahip Çıkıyorum"</strong>&nbsp;hareketiyle, yani büyük bir toplumsal basınçla mümkün olur. Asıl düğüm burada atılıyor. Bizde&nbsp;<strong>"bir araya gelme kültürü"</strong>&nbsp;zayıf olduğu için, tepkiler bireysel kalıyor ve rüzgârın önündeki yaprak gibi dağılıp gidiyor. Belediyelerin ve siyasetçilerin bu kadar rahat hareket edebilmesinin birkaç toplumsal sebebi var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın" Mantığı:&nbsp;</strong>Toplumda genelde şöyle bir algı var: "Benim kapımın önü süpürülsün, benim çocuğum belediyenin kursuna gitsin, gerisi beni ilgilendirmez." Oysa o kursun ya da süpürgenin maliyetinin, aslında cebinden çıkan on katı vergi olduğunu bağdaştıramıyoruz. Ortak bir&nbsp;<strong>"kamusal alan"</strong>&nbsp;bilincimiz gelişmediği için "bizim paramız" yerine "devletin/belediyenin parası" diyoruz. Sanki o para gökten yağıyor!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Kutuplaşma "Kalkan" Oluyor:&nbsp;</strong>Bir araya gelemememizin en büyük sebebi mahalle ayrımı. Bir belediyenin usulsüzlüğünü eleştirdiğinizde, karşı mahallenin ekmeğine yağ sürmekle suçlanıyorsunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">- "Bizimki çalıyor ama çalışıyor" ya da "Öteki gelirse daha kötüsünü yapar" mantığı, belediye başkanlarının önüne&nbsp;<strong>zırhtan bir kalkan</strong>&nbsp;koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yolsuzluğun veya israfın "partisi" olmaz ama bizde maalesef partizanlık, ahlakın önüne geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Örgütlenme Korkusu ve Alışkanlığı:&nbsp;</strong>Tarihsel ve sosyolojik nedenlerle, iki kişi bir araya gelip bir hak aradığında "başımıza bir iş gelir mi?" korkusu yaşanıyor. Sendikalar, dernekler, mahalle dayanışmaları ya siyasileşmiş ya da pasifize edilmiş durumda. Hal böyle olunca belediye yönetimi karşısında&nbsp;<strong>örgütlü bir güç</strong>&nbsp;değil, sadece sandık günü hatırlanan&nbsp;<strong>dağınık bir seçmen kitlesi</strong>&nbsp;buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. "Lütuf" Kültürü vs. "Hak" Kültürü:&nbsp;</strong>Bizde vatandaş, belediyeden aldığı hizmeti bir "hak" olarak değil, başkanın bir "lütfu" olarak görmeye meyilli.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Başkan asfalt döktüğünde "Allah razı olsun, yaptı" diyoruz. Oysa o asfalt zaten senin ödediğin vergiyle yapılmak zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bu "minnet" duygusu, hesap sormanın önündeki en büyük psikolojik engel. Kimse minnet duyduğu kişiyi dava etmez veya sorgulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aslında çözüm çok basit ama uygulaması zor:</strong>&nbsp;Siyaseti partiler üstü bir "tüketici hakkı" gibi görmek<strong>.</strong>&nbsp;Nasıl ki bozuk çıkan bir buzdolabı için markasına bakmadan hakkımızı arıyorsak, boşa harcanan vergimiz için de belediyenin amblemine bakmadan hesap sormalıyız. Bu bir araya gelme kültürü ancak&nbsp;<strong>yerel ölçekte</strong>&nbsp;başlar. Mahalle meclisleri, site yönetimleri gibi küçük birimlerde "paramız nereye gidiyor?" sorusunu sormaya başladığımızda, yukarıdakiler ayağını denk almaya başlayacaktır.&nbsp;<strong>Siyasetçiler de bu durumu çok iyi analiz etmiş durumdalar. Toplumun bir araya gelemediğini, ortak bir ses çıkaramadığını bildikleri için;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bir tarafa</strong>&nbsp;konser verip "Modernlik yapıyoruz" diyerek uyutuyorlar,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Diğer tarafa</strong>&nbsp;koli verip "Yardım yapıyoruz" diyerek razı ediyorlar,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Bir başkasına</strong>&nbsp;spor kulübü üzerinden "Şehrin gururu" diyerek gaz veriyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuçta herkes kendi payına düşen küçük "sus payı" ile yetiniyor, ama kasadaki devasa delik her geçen gün büyüyor. Bu kısır döngüyü kıracak olan şey;&nbsp;<strong>ideolojileri bir kenara bırakıp cüzdanın ve vicdanın hesabını tutmaktır.</strong>&nbsp;"Bu adam benim partimden ama benim paramı çarçur ediyor" diyebildiğimiz gün, o belediye kapısındaki "soyguncu" zihniyeti kapının önüne koyabiliriz. Eğer bir gün birileri çıkıp gerçekten "Ben belediyenin tek kuruşunu şov için, reklam için, spor kulübü için harcamayacağım; sadece altyapı, kreş ve deprem güvenliği için harcayacağım" derse ve biz de ona (reklamı yok diye sıkıcı bulmayıp) sahip çıkarsak işler değişir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksi takdirde, biz her akşam televizyon başında "Yine çalmışlar, yine yemişler" diyerek dertlenmeye devam ederiz; onlar da bizim paramızla bize el sallamaya...</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/allahina-kurban-senin-akin-gurlek-2627917b850ba-ead5-479e-85ad-ee464371f9f12026-08-25T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!

ALLAHINA KURBAN SENİN AKIN GÜRLEK!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarının korunması, milletimizin hakkının gözetilmesi ve kamu gücünün hiçbir şekilde şahsi menfaat aracı hâline getirilmemesi konusundaki kararlılığımızı özellikle vurgulamak istiyorum. Bugün kamuoyuyla paylaştığımız operasyonlar arasında Antalya Cumhuriyet Başsavcılığımızca yürütülen soruşturmada ortaya çıkarılan tablo son derece dikkat çekicidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kemer ilçesinde Hazineye ait taşınmazların, mevzuatta öngörülen hak sahipliği, fiilî kullanım ve satış şartları bulunmadığı hâlde belirli kişi ve çevrelere geçirildiği, bu yolla kamunun zarara uğratıldığı ve haksız ekonomik menfaat sağlandığı yönündeki bulgular üzerine yürütülen soruşturmada; 80 Hazine taşınmazı yakın incelemeye alınmış, söz konusu taşınmazların güncel piyasa değerleri üzerinden ekonomik büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar TL olduğu değerlendirilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Milli Emlak personeli, Tapu Müdürü, mevcut ve eski mahalle muhtarları ile sivil kişilerden oluşan 27 şüpheli hakkında gözaltı işlemi uygulanmış; Antalya'nın Kemer, Kepez ve Konyaaltı ilçeleri ile Adana, Burdur, Isparta ve Nevşehir'de toplam 21 ayrı adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin malı milletimizin ortak hakkıdır. Kamu görevini kişisel menfaat için kullanan, Hazine taşınmazları üzerinden haksız kazanç sağlayan veya buna aracılık eden kim olursa olsun hukuk önünde hesap verecektir. Soruşturma, yapılanmanın tüm boyutlarının ve elde edilen ekonomik değerin nihai olarak kimlere ulaştığının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü olarak sürdürülmektedir.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-malazgirt-zaferi-ve-bu-gunumuz-2627850580d7f-bdd7-4d06-bfd3-76c1512997bc2026-08-25T10:46:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Malazgirt Zaferi ve Bu günümüz…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünde, bu büyük tarihi dönüm noktasının anlamını, tarihimizdeki eşsiz yerini ve milletimize olan çağrısını hep birlikte idrak ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">26 Ağustos 1071 tarihinde Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan’ın komutasında kazanılan Malazgirt Zaferi, dünya ve Türk tarihinin akışını değiştiren en müstesna olaylardan biridir.&nbsp;<strong>Bu zaferle birlikte;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anadolu’nun Kapıları Açıldı:</strong>&nbsp;Türk milleti, Anadolu topraklarını geçici bir sefer alanı değil,&nbsp;<strong>ebedi vatanı</strong>&nbsp;olarak tescilledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Medeniyetin Beşiği Oldu:</strong>&nbsp;Malazgirt yalnızca askeri bir başarı değil; adaletin, hoşgörünün, farklı kültürlerin ve inançların barış içinde bir arada yaşayacağı yeni bir medeniyet havzasının doğuşu oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaderimiz Değişti:</strong>&nbsp;Türkler, bu coğrafyada köklü devletler kurarak tarihin yapı taşlarını yeniden ördü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Bugün bizlere düşen en temel görev; 955 yıl önce 'Cuma namazını kefenimle kılacağım' diyerek yola çıkan Sultan Alparslan’ın ve o kutlu ordunun taşıdığı inancı, sadakati ve kardeşlik ruhunu kalplerimizde diri tutmaktır."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Malazgirt;</strong>&nbsp;rengini şehitlerin kanından alan bayrağımızın altında, hangi kökenden, hangi mezhepten olursa olsun hepimizin aynı ortak geleceği paylaştığımızın en somut nişanesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca iç ve dış pek çok fırtınayı atlatan bu necip millet; Malazgirt’te yakılan meşaleyi, Çanakkale’de, Kurtuluş Savaşı’nda ve demokrasisine sahip çıktığı her an aynı kararlılıkla taşımıştır. Bugün de bizlere düşen; 1071’in o sarsılmaz birliğini örnek alarak ülkemizi daha güçlü, daha müreffeh yarınlara taşımak, akıl ve bilimle merhameti harmanlayarak gelecek nesillere layık bir vatan bırakmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda huzurla yaşamamızı sağlayan başta&nbsp;<strong>Sultan Alparslan</strong>&nbsp;ve kahraman askerleri olmak üzere, vatanımız için canını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; aziz milletimizin Malazgirt Zaferi’nin 955. yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bağlamda, bilmeliyiz ki, birlik ve beraberlik toplumsal gücümüzü oluştururken, bilim ve teknoloji de bu gücü geleceğe taşıyan en keskin kanatlarımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Malazgirt ruhunu modern dünyada yaşatmak; Sultan Alparslan’ın o dönemin en stratejik askeri taktiklerini ve akılcı hamlelerini bugüne uyarlamak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıl ve Strateji:</strong>&nbsp;1071’de kazanılan zafer sadece sayısal bir üstünlük değil, doğru zamanda doğru hamleyi yapmayı sağlayan bir stratejik akıl ürünüydü. Bugün de teknolojide ve üretimde dışa bağımlı kalmamak, kendi İHA'larımızı, uydularımızı, yazılımlarımızı üretmek o stratejik aklın güncel yansımasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğe Yatırım:</strong>&nbsp;Sultan Alparslan’ın ordusundaki genç ve dinamik ruh, bugün Türkiye'nin teknoloji hamlelerini omuzlayan, TEKNOFEST kuşağı gençliğimizde hayat buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Rekabet:</strong>&nbsp;Anadolu'yu vatan kılanların vizyonu ne kadar büyükse, bugünkü neslin de yapay zekâ, uzay çalışmaları ve dijital dönüşüm gibi geleceğin alanlarında dünyayla yarışması bir o kadar mecburidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birlik ve beraberliğimizi, bilim ve teknoloji konusundaki kararlılığımızla taçlandırdığımız sürece bu topraklar üzerindeki varlığımız her zamankinden çok daha güçlü ve engellenemez olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün tam bağımsızlığın ve güçlü bir geleceğin yolu, (bilişim, dijital dönüşüm ve uzay teknolojisi başta olmak üzere savunma sanayimiz), bu stratejik alanlarda lider olmaktan geçiyor. Malazgirt’te kazanılan zaferin bugünkü dijital ve teknolojik karşılığı tam da budur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayi ve Caydırıcılık:</strong>&nbsp;Kendi İHA'larımız, SİHA'larımız, akıllı mühimmatlarımız ve milli platformlarımızla sınırların ötesinde söz sahibi olmak, 1071’deki askeri dehanın bugünkü modern mirasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilişim ve Dijital Dönüşüm:</strong>&nbsp;Veri güvenliği, yerli yazılımlar ve yapay zekâ altyapıları, bir ülkenin siber sınırlarını koruması ve ekonomik bağımsızlığını ilan etmesi için hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzay Teknolojileri:</strong>&nbsp;"Gök kubbede tuğumuz, uzayda uydumuz var" diyebilmek; uydular, roket sistemleri ve uzay araştırmalarıyla geleceğin küresel yarışında en ön sıralarda yer almaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ın asırlar önce açtığı bu topraklarda, bugünün genç mühendisleri, araştırmacıları ve teknoloji liderleri, aynı inançla yarının Türkiye'sini inşa ediyor. Birlik ruhunu yüksek tutarak bilim ve teknolojide kat ettiğimiz her mesafe, bu vatanı gelecek yüzyıllara güvenle taşıyacaktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İman, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-malazgirt-zaferinin-955-yil-donumu-nedeniyle-paylasim-yapti-262768ac0fee3-abd0-40a0-8b13-30847a5ee7fe2026-08-25T10:10:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı

CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">21-24-25 -26-27 ve 28. DÖNEM MHP İSTANBUL MİLLETVEKİLİ. TBMM BAŞKANVEKİLİ, DÜRÜST DEVLET VE SİYASET ADAMI CELAL ADAN, Malazgirt Zaferi'nin 955. yıl dönümü nedeniyle paylaşım yaptı:"Bugün Malazgirt'teyiz. Bizler; Gazi Alparslan'dan Gazi Mustafa Kemal'e uzanan şanlı bir mazinin evlatlarıyız. Ruhları şad olsun. Malazgirt Ovası’ndan havalanan çift başlı kartalın Anadolu’ya saçtığı tohumlar; kıyamete dek var olsun."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslarin-dogrudan-teminleri-de-sasirtti-26281fa68ec56-4275-479c-b47e-084045e5f8972026-08-25T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!

Torosların doğrudan teminleri de şaşırttı!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI</strong> DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>26DT1580021</strong> İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ TARAFINDAN AĞUSTOS, EYLÜL, EKİM AYLARINDA DÜZENLENECEK OLAN ETKİNLİKLERDE VATANDAŞLARIMIZIN GÜNEŞTEN KORUNMALARI AMACIYLA DAĞITILMAK ÜZERE BELEDİYEMİZ LOGOLU SİPRELİ ŞAPKA ALIMI" İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİN İLE ALIR.&nbsp; ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN <strong>1.000.000.00 TRY BEDELLE.</strong> BU RAKAM İÇİNDE KDV YOK. FATURA KESİMİNDE KDV DE EKLENECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, <strong>26DT1561126 </strong>İKN NUMARALI, KIRSAL MAHALLELERİMİZDEKİ PROGRAMLARDA KULLANILMAK ÜZERE ANONS CİHAZI VE MALZEMELERİ ALIMI İŞİNİ <strong>295.000,00 TRY</strong> BEDEL İLE GÜLCAN KAYA'DAN ALIR. BU RAKAMDA DA KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1545913 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ ALADAĞ MAHALLESİNDE ÇATI İŞLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMI İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİNLE BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 453.100,00 TRY BEDELLE ALIR. BURADA DA HENÜZ KDV YOK.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1544860 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZE AİT ŞEHİT VE GAZİ AİLELERİ ŞEFLİĞİ İLE YAŞLI VE ENGELLİ BİRİM ŞEFLİĞİNDE EV ZİYARETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE KOLONYA VE TÜRK KAHVESİ ALIMI" İŞİNİ ZİRVE BAKIM İNŞAAT TEMİZLİK OTOMOTİV ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 94.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1540408 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ ÖZEL KALEM MÜDÜRLÜĞÜNDE GELEN MİSAFİRLERE İKRAM EDİLMEK ÜZERE ÇİKOLATA ALIMI" NI ZERRİN BİÇMEN DEN 8.019,80 TRY ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1533720 İKN NUMARALI, "BELEDİYEMİZ KADIN-AİLE MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI" NI NEMA AYDINLATMA ELEKTRİK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 490.100,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1512439 İKN NUMARALI, "VETERİNER HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE SOKAK HAYVANLARINI TOPLAMA MALZEME/EKİPMANLARI ALIMI" İŞİNİ MERSİN UZMAN MEDİKAL TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 810.200,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1509011 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ ARSLANKÖY MAHALLESİNDE ÇATI İŞLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMINI, BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 145.350,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1505012 İKN NUMARALI, MERSİN GÖZNE MAHALLESİ TAŞ OCAĞINDAN DEĞİRMENDERE MAHALLEMİZE AGREGA MALZEMELERİN TAŞINMASI/NAKLİYESİ İÇİN HİZMET ALIMINI SNR GÜL LOJİSTİK MADENCİLİK TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 950.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1490534 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ İLÇE SINIRLARINDA BULUNAN ARSLANKÖY MAHALLESİ MEYDAN TUVALETİ YANI TAŞ DUVAR ÖRÜM HİZMETİ ALIMINI, ŞENLER LOJİSTİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 740.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1488274 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET ALANLARINDA KULLANILMAK ÜZERE YEŞİL ÇİM ÇİT ALIMINI BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNDEN 192.321,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1485901 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI NOVE MEKANİK MÜHENDİSLİK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 864.800,00 TRY BEDELLE ALAR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1482254 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE ALİMÜNYUM MALZEME ALIMINI AHMET KEMİK DEN 359.771,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1478075 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI CANLAR SULAMA PEYZAJ FİDANCILIK TARIM TEMİZLİK VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 204.670,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1473192 İKN NUMARALI, BELEDİYE HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE HIRDAVAT MALZEMESİ ALIMINI SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 89.836,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1452221 İKN NUMARALI, ARSLANKÖY MAHALLESİNE PREFABRİK TUVALET ALIMINI, HATİCE YETKİN DEN 875.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1451062 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ SOKAK HAYVANLARI DOĞAL YAŞAM VE REHABİLİTASYON ALANINDA BULUNAN SOKAK HAYVANLARI İÇİN YETİŞKİN KÖPEK MAMASI ALIMINI DEMİRAY GLOBAL MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 866.775,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1447362 İKN NUMARALI MERSİN GÖZNE MAHALLESİ TAŞ OCAĞINDAN ARSLANKÖY MAHALLEMİZE AGREGA MALZEMELERİN TAŞINMASI/NAKLİYESİ İÇİN HİZMET ALIMINI SNR GÜL LOJİSTİK MADENCİLİK TAŞIMACILIK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 960.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1422164 İKN NUMARALI, İLÇEMİZ SINIRLARINDA BULUNAN PORTAKAL MAHALLESİ SU KANALI KENARI GÜVENLİK ÖNLEMLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMINI ZAFER TAŞ'TAN 734.000,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1420853 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİNDE EK ODA YAPIMINDA KULLANILMAK ÜZERE MALZEME ALIMINI MAKROSAN PEYZAJ TEMİZLİK İNŞAAT ASVALT MÜTEAHHİTLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 445.500,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İDARE, 26DT1414255 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ ANA BİNA GİRİŞ KOLON AHŞAP GİYDİRME VE BEKLEME ALANI BANK ALIMINI GLOBAL MASTER İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 946.500,00 TRY BEDELLE ALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dikkat edin alımlara, bazı alımlar hep aynı firmalardan. Bu rakamların hiç birinde KDV yok. Fatura kesiminde KDV ilavesi olacak rakamlar daha da artacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOROSLAR’ın kendine ait olan şirketi, “ Toroslar belediyesi personel ltd” nin SGK ya borcu ne kadar biliyor musunuz? 500 milyona yakın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu borçlar ödenmezken, ıvır zıvır işlere para harcanmasının manasını çözen var mı?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir önceki yayınımızın linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274">https://www.haberanaliz.net/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-26274</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-sakarya-meydan-muharabesini-andi-262702dc19210-e4e4-47aa-a863-44b9e5b4d6942026-08-23T10:33:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI

MHP'li Celal Adan, SAKARYA MEYDAN MUHARABESİNİ ANDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sakarya Meydan Muharebesi; şanlı mazimize çelik süngülerle kazınan Şeref vesikası bağımsız Türk yurdunun kuruluş senedidir. O kutlu günlerin yıl dönümünde ; &nbsp;Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bütün kahramanlarımızı rahmet ve minnetle anıyoruz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sakarya-meydan-muharebesi-ve-kahramanlarimizi-anarken-2626955d6d138-588c-4852-9a72-44f61566eaab2026-08-23T10:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Sakarya Meydan Muharebesi ve Kahramanlarımızı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Hâkimiyetin ve İstiklalin Dönüm Noktası: Sakarya'nın 22 Gün 22 Gecelik Destanı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih sayfaları, milletlerin kaderini tayin eden dönüm noktalarıyla doludur. Bu dönüm noktalarından biri vardır ki, sadece bir askerî zafer değil, aynı zamanda Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun, bağımsızlık aşkının ve "ya istiklal ya ölüm" kararlılığının en somut kanıtıdır:&nbsp;<strong>Sakarya Meydan Muharebesi</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">22 gün 22 gece aralıksız süren, top seslerinin Ankara'dan duyulduğu o melce ve melun günlerde, Türk milleti varlığı ile yokluğu arasında bir tercihe zorlanmış; ancak tarih sahnesinden silinmeyi asla kabul etmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Milletin Kaderini Değiştiren Hat: "Hattı Müdafaa Yoktur, Sathı Müdafaa Vardır"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1921 yılının yaz ayları, Kurtuluş Savaşı'nın en kritik eşiğiydi. Yunan kuvvetleri, Türk direnişini kırmak ve Ankara'yı ele geçirmek üzere büyük bir taarruz başlatmıştı. Karşısında ise imkânları kısıtlı, yokluklar içindeki Türk ordusu vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu can alıcı anlarda Başkomutan&nbsp;<strong>Mustafa Kemal Atatürk</strong>, askerî taktik anlayışını kökten değiştiren o tarihi emrini verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır. Vatanın her karış toprağı vatandaşın kanıyla sulanmadıkça terk olunamaz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu emir, yalnızca bir askerî strateji değil, topyekün bir milletin direniş felsefesiydi. Sakarya nehrinin doğusunda yazılan bu destan, düşmanın taarruz gücünü kırmış ve Türk ordusunun makûs talihini kesin olarak tersine çevirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sakarya'nın Tarihi Öğretisi ve Bugüne Mirası</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya Meydan Muharebesi, milletimize ve gelecek nesillere çok önemli tarihi öğretiler bırakmıştır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnanç ve Kararlılığın Gücü:</strong>&nbsp;Hiçbir maddi imkânsızlık, vatan sevgisinin ve özgürlük tutkusunun önüne geçemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberlik:</strong>&nbsp;Sakarya, sadece cephedeki askerlerin değil, kağnılarla cephane taşıyan anaların, elleri kınalı kuzuların, yani topyekün bir milletin ortak zaferidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Subay Savaşı:</strong>&nbsp;Subay kaybının en üst seviyeye ulaştığı bu muharebe&nbsp;<strong>"Subay Savaşı"</strong>&nbsp;olarak anılmış, komuta kademesinin fedakarlığı zaferin anahtarı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Minnet ve Saygıyla</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, üzerinde özgürce nefes aldığımız bu vatan topraklarını bizlere emanet eden kahramanlarımızı anmak, hepimiz için millî bir vicdan borcudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkumandan&nbsp;<strong>Gazi Mustafa Kemal Atatürk</strong>&nbsp;başta olmak üzere, silah arkadaşlarını, Sakarya'nın buzlu sularında ve kızgın kumlarında can veren tüm şehitlerimizi ve gazilerimizi saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı miras, istiklal yolumuzun rehberi olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sakarya ruhunu ve o fedakârlık bilincini bugünün gençliğine aktarmak, sadece tarihin tozlu sayfalarını ezberletmekle değil, o ruhu bugünün diliyle yeniden hissettirmekle mümkündür. Bence bu konuda atılabilecek en etkileyici ve kalıcı adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deneyimsel ve Dijital Tarih Projeleri:</strong>&nbsp;Gençlerin dünyasına hitap eden interaktif belgeseller, sanal gerçeklik (VR) turları veya mobil oyunlar aracılığıyla Sakarya Meydan Muharebesi'ni bizzat "yaşayabilecekleri" mecralar oluşturulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Şerife Bacılar"ın Hikâyelerini Güncellemek:</strong>&nbsp;Kağnılarla mermi taşıyan anaların, cepheye koşan gençlerin fedakarlıklarını günümüzün girişimcilik, dayanışma ve toplumsal sorumluluk projeleriyle bağdaştırarak onların dilinden anlatmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarih Yerinde Yaşanır (Rota Turizmi):</strong>&nbsp;Polatlı'daki Sakarya Tarihî Millî Parkı'na gençlerin okul gezileri yerine, bizzat o siperleri adımlayacakları, rehber eşliğinde kamp yapacakları gençlik kampları ve doğa yürüyüşü etkinlikleri düzenlenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanat ve Edebiyatın Gücü:</strong>&nbsp;Sakarya'nın 22 gün 22 gecelik gerilimini, direnişini ve zaferini konu alan modern tiyatro oyunları, kısa filmler ve çizgi romanlar üretilerek gençlerin sanat yoluyla duygusal bağ kurması sağlanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası, gençlere tarihi "öğretmek" yerine, onların o dönemdeki gençlerin yerinde olduğunu hayal etmelerini sağlayacak bağlar kurmalıyız.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-ebulfez-elcibeyi-andi-azerbaycani-azadliga-kavusturan-fikrin-sancaktariydi-26268b4c98444-0875-4506-ac19-4f79192abe1d2026-08-23T10:13:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı'

MHP'li Celal Adan, Ebulfez Elçibey'i andı: 'Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarıydı'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, Azerbaycan’ın merhum Cumhurbaşkanı Ebulfez Elçibey’in vefat yıl dönümü dolayısıyla sosyal medya hesabından anma mesajı paylaştı.<br />'Rahmet ve minnetle anıyorum'<br />TBMM Başkanvekili Celal Adan, yaptığı açıklamada “Azerbaycan'ı azadlığa kavuşturan fikrin sancaktarı; merhum Ebulfez Elçibey'i vefat yıldönümünde rahmet ve minnetle anıyorum.” dedi.</span><br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ten-olur-canlar-olesi-degil-turk-dunyasinin-bilge-lideri-ebulfez-elcibey-26267e0c4cf48-9644-4311-a0fa-1cf97d3ee4432026-08-23T09:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Ten Ölür, Canlar Ölesi Değil: Türk Dünyasının Bilge Lideri Ebulfez Elçibey

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong><em>“Ölür ise ten ölür, canlar ölesi değil.”&nbsp; -</em></strong><strong>&nbsp;Yunus Emre</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bazı insanları yalnızca bir dönemin tanığı olarak değil, çağının mukadderatını değiştiren birer fikir ve vicdan abidesi olarak kaydeder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Azerbaycan Azatlık Hareketi’nin lideri, Türk dünyasının gönül tahtına kurulmuş bilge şahsiyeti ve Azerbaycan’ın 2. Cumhurbaşkanı Merhum&nbsp;<strong>Ebulfez Elçibey</strong>, işte bu tarifsiz katarın en önde gelen neferlerindendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aramızdan ayrılışının 26. yıl dönümünde, onu sadece bir siyasetçi olarak değil; ömrünü büyük bir ülküye adamış, kalkık yaka kabanı ve mütevazı tebessümüyle hafızalara kazınmış bir Türkistan dervişi olarak rahmet, minnet ve derin bir özlemle anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Ömrün Özeti: İstiklal ve Turan Uğruna</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1938 yılında Nahçıvan’ın Ordubad ilinin Keleki köyünde başlayan hayat hikâyesi, aslında modern Türk siyasi tarihinin en büyük direniş destanlarından birinin habercisiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sovyetler Birliği’nin demir yumruğu altında baskıların, inkarların ve asimilasyon politikalarının dorukta olduğu bir dönemde o, gencecik zihinlere Türk kültürünü, tarihini ve bağımsızlık ruhunu fısıldayan bir akademisyendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakü Devlet Üniversitesi’nde ders verirken öğrencilerine aşıladığı Türkçülük şuuru, Sovyet KGB'sinin dikkatinden kaçmamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">1975 yılında&nbsp;<em>“Sovyet karşıtı propaganda”</em>&nbsp;suçlamasıyla tutuklandığında, taş ocaklarında geçen ağır hapis günleri onun inancını bir an olsun kırmadı; aksine çelikleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, cezaevinden çıktığında da aynı kararlılıkla kalem kâğıda sarıldı, hakikatleri haykırmaya devam etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Azadlık Meşalesi ve Bilge Devlet Adamlığı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1988’de Azerbaycan’da yeniden uyanan özgürlük arayışının, halk hareketinin ve nihayetinde Azerbaycan Halk Cephesi’nin liderliğine yükseldiğinde, artık milyonların kalbindeki "Elçibey" olmuştu. Sovyet İmparatorluğu'nun dağılma sürecinde, halkına liderlik ederek Azerbaycan’ın bağımsızlığını kazanmasında kilit rol oynadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">7 Haziran 1992’de halkın büyük bir ekseriyetinin oyuyla cumhurbaşkanı seçildi. Ancak onun devlet başkanlığı, makam ve koltuk hırsından arınmış, tamamen milletine hizmet etme gayesi güden nadir örneklerden biriydi.</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Türk dünyasının birliği,</span></li><li><span style="font-size:18px">Zengezur'un ve bölünmüş coğrafyaların kaderi,</span></li><li><span style="font-size:18px">Türkiye ile kardeşlik köprülerinin en sağlam şekilde kurulması onun siyasetinin temel ekseniydi.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px"><strong>Atatürk Aşığı ve "Bütöv Azerbaycan" Ülküsü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Elçibey’i Elçibey yapan en büyük özelliklerden biri, içindeki sönmez&nbsp;<strong>Atatürk sevgisi</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Turan</strong>&nbsp;aşkıydı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü yalnızca Türkiye’nin değil, tüm mazlum milletlerin ve Türk dünyasının kurtarıcısı olarak görür, onun ilkelerini kendi siyasi pusulası kabul ederdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatı boyunca "Bütöv Azerbaycan" (Birleşik Azerbaycan) hayalini kurmuş, Türk milletinin kendi öz vatanında refah, barış ve hürriyet içinde yaşayacağı günlerin muhasebesini yapmıştır. Mal mülk peşinde koşmayan, mütevazı evinden ayrılmayan, dürüstlüğüyle dost düşman herkesin saygısını kazanan tertemiz bir sicile sahipti. 22 Ağustos 2000 tarihinde Ankara’da hak yürüyüşünü tamamlayıp ebediyete âlemine göç ettiğinde, geride sarsılmaz bir inanç mirası bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruhun Şad Olsun Bilge Lider</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, onun&nbsp;<em>“Ben Atatürk’ün askeriyim”</em>&nbsp;diyerek özetlediği duruşu, Türk dünyasının dört bir yanında bağımsızlık ve kardeşlik tohumları yeşertmeye devam ediyor. Azerbaycan’ın özgür göklerinde bayrağımız gururla dalgalanıyorsa, bunda Elçibey gibi fedakâr yüreklerin döktüğü gözyaşının ve akıttığı alın terinin payı büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefatının 26. yıl dönümünde, Türklük gururunu şerefle taşıyan, Turan sevdasını yüreğinde harlayan ve Atatürk'ün izinden bir an olsun ayrılmayan&nbsp;<strong>Ebulfez Elçibey</strong>'i rahmetle, saygıyla ve minnetle yâd ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı uçmağ olsun. Ten ölür ama senin gibi canlar, bu kutlu coğrafyada asla ölmez!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-yunus-emre-bize-rehber-olsun-2626698f057fa-5e33-43cd-8ab1-46d85dce44bc2026-08-23T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: YUNUS EMRE BİZE REHBER OLSUN

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunus Emre'nin bizlere rehberlik edecek derinlikteki sözleri, şiirleri ve taşıdıkları mesajları inceleyelim. Bunları inceleyince göreceğiz ki, hayatımız renklenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönül Yapmak ve İnsan Kıymeti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yunus</strong><strong>Emre’</strong>ye göre kâinatın merkezi insanın kalbidir. Kabe’yi yıkmakla bir insanın kalbini kırmak arasında fark yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bir kez gönül yıktın ise, bu kıldığın namaz değil / Yetmiş iki millet dahi, elin yüzün yumaz değil."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;İstediğin kadar ibadet et, eğer bir insanın kalbini kırıyor, kul hakkına giriyorsan yaptığın şekilsel ibadetlerin manevi bir değeri kalmaz. Ahlak, ibadetten önce gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Gönül Çalab’ın tahtı, Çalab gönüle baktı / İki cihan bedbahtı, kim gönül yıktı ise."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:&nbsp;</strong>Kalp, Allah’ın (Çalab) tecelli ettiği yerdir. Bir insanın kalbini inciten, hem bu dünyada hem de ahirette huzur bulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kibirden Arınmak ve Sadelik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus, insanın kendisini büyük görmesini manevi yolculuğun önündeki en büyük engel olarak görür. Toprak gibi mütevazı olmayı öğütler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Olsun dersen kadrin ali, toprak gibi ol ey veli / Topraktan biter her gül, toprak olana gül gülüşür."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Yücelmek ve saygı görmek istiyorsan kibirlenme, toprak gibi alçakgönüllü ol. Güzellikler ve sevgi, sadece gururunu ayaklar altına alabilen insanlarda yeşerir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ben gelmedim dava için, benim işim sevi için / Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Hayatı bir güç savaşı, haklı çıkma yarışı veya kavga alanı olarak görmeyin. Dünyadaki tek misyonumuz sevgiyi yaymak ve insan kazanmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ölüm, Dünya ve Gerçek Uyanış</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın geçiciliğini idrak etmek, Yunus Emre felsefesinde insanı hırslardan özgürleştiren en büyük güçtür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Sular hep aktı geçti, kurudu vakti geçti / Nice han nice sultan, tahtı bıraktı geçti / Dünya bir penceredir, her gelen baktı geçti."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı</strong>: Mal, mülk, makam ve gençlik kalıcı değildir. Hayattaki dertleri ve kayıpları gözünüzde büyütmeyin; hepimiz bu dünyadan gelip geçici birer misafiriz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Ete kemiğe büründüm, Yunus diye göründüm."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Asıl varlığımız bu maddi beden (et ve kemik) değildir; beden sadece ruhun bu dünyada giydiği geçici bir elbisedir. Kendinizi sadece maddiyattan ibaret sanmayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dilin ve Sözün Gücü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus, ağızdan çıkan bir sözün insanı vezir de edebileceğini, rezil de edebileceğini çok iyi özetler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı / Söz ola ağulu aşı, bal ile yağ ede bir söz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bize Mesajı:</strong>&nbsp;Konuşmadan önce durun ve düşünün. Kelimeleriniz bir kavgayı bitirebilecek güçte de olabilir, zehirli bir durumu tatlıya bağlayacak yumuşaklıkta da. Dilinizi her zaman yapıcı kullanın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre'nin bu derin dünyasını daha iyi anlamak için onun meşhur "Taptuk Emre Dergâhına 40 yıl boyunca tek bir eğri odun bile taşımayacak kadar dürüstlük sembolü olan" hayat hikâyesini ve şiirlerinin arkasındaki yaşanmışlıkları incelemek lazımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre’nin bu üç köklü ilkesini aynı anda hayat tarzı haline getirmek, modern dünyanın karmaşasından sıyrılıp içsel bir kaleye çekilmek gibidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslardan-yoruk-senligi-ve-salina-3-milyona-yakin-para-262741f51d21a-cd3a-422d-9702-54283b30a58b2026-08-22T22:56:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA

TOROSLARDAN YÖRÜK ŞENLİĞİ VE ŞALINA 3 MİLYONA YAKIN PARA

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/1404946</strong> 30 Ağustos Zafer Bayramı Kutlamaları Kapsamında <strong>22-23 Ağustos Tırtar Şekerçeşme Kardeş Göçerler Yörük Şenliği etkinliği için Ses ve Sahne Sistemi Kurulumu Organizasyon Hizmet</strong> Alımı işini ihale eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maliyet olarak:</strong>1.906.666,67 TRY belirlenir. İhaleye iki firma teklif atar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşin niteliği ise:</strong> 1 ADET SAHNE VE SES SİSTEMİ KURULUM HİZMETİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılacağı yer:</strong> TIRTAR MAHALLESİ ETKİNLİK ALANI</span></p><p><span style="font-size:18px">CSC PRODÜKSİYON VE SAHNE TEKNOLOJİLERİ LİMİTED ŞİRKETİ ile <strong>1,910,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare bu kez,</strong> <strong>2026/1394276</strong> YÖRÜK ŞALI ALIMI İŞİ için ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşık maliyet</strong> 1.926.000,00 TRY olarak belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Niteliği:</strong> 6.000 ADET YÖRÜK ŞALI ALIMI</span></p><p><span style="font-size:18px">HAKAN HALI İÇ VE DIŞ TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile <strong>698,400.00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki ihalenin toplamı:</strong> 2.608.400,00 TRY.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok. Fatura kesiminde KDV de eklenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rakam daha da büyüyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yörük şalının üzerine bir de CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu diye yazdırmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a8ad37205834.jpg" style="height:602px; width:692px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Yürürlükte tasarruf genelgeleri mevcut. Ayrıca Belediyeler birçok işi için kaynak bulamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-kent-lokantalari-istismari-son-bulmali-26256eb00837c-06c1-44bc-84d1-cf5671fc99d42026-08-20T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: KENT LOKANTALARI İSTİSMARI SON BULMALI!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Belediyeler tarafından açılan KENT LOKANTALARI, dar gelirli vatandaşların ucuz ve sağlıklı yemeğe ulaşmasını sağlayan önemli bir sosyal hizmettir. Halkın bütçesini korurken, küçük esnaf için rekabet ve kamu bütçesi açısından bazı tartışmaları da beraberinde getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Faydaları:&nbsp;</strong>Dar gelirli kişilerin, öğrencilerin ve emeklilerin ucuz ve dengeli beslenmesini sağlar. Sosyal belediyecilik anlayışını güçlendirir ve halkın gıda enflasyonundan en az şekilde etkilenmesine yardımcı olur. Hijyenik ve güvenilir gıdayı uygun fiyata sunar. Büyük şehirlerdeki yoğun yaşam temposunda ekonomik bir alternatif sunar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zararları ve Eleştiriler:&nbsp;&nbsp;</strong>Düşük fiyatlar nedeniyle çevredeki küçük esnaf ve ticari lokantalarla haksız rekabet yarattığı gerçektir. Esnafın müşteri kaybetmesine, kazancının düşmesine ve hatta kapanma riski yaşamasına yol açmaktadır. Gerçekten ihtiyaç sahiplerinin yanı sıra, ekonomik durumu yerinde olan kişilerin de bu hizmetten yararlanması ahlaki ve vicdani değildir. Ayrıca Belediyeler üzerinde sürekli bir finansal maliyet ve sübvansiyon yükü oluşturmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kimse bu işe olumsuz bakmıyor. Şahsen bende bu hizmete olumsuz bakmıyorum.&nbsp;</strong>Lakin İşin birde ekonomik boyutu var. Belediye başkanları bu yemekleri kendi ceplerinden vermiyorlar, senin benim vergimle dolan devlet kasasından yani beytülmaldan yaptığı ihaleler ile gerçekleştiriyorlar. Para bizden kamudan çıkıyor. Öyle ise kamunun parasıyla yapılan bir hizmette adalet sağlanması hakkaniyet sağlanması gerek. Bu lokantalardan zenginde, fakirde yiyip içiyor. Amaç yoksul halk ve dar gelirli vatandaşla emekli ve öğrenciye yardımcı olmaksa bir düzenleme lazım. Denetleme lazım. Adamın işyerinde 10 kişi çalışıyor. Yemeği kendi yapsa 7 bin lirası gidecek. Gönderiyor buraya işçisini kişi başına yöresine göre farklı ama ortalama 80 liradan 800 lira ile işin içinden çıkıyor… Peki, esnaf ne olacak? İşin sosyal boyutu iyi ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu kaynaklarının adil kullanımı ve esnafın korunması için de devletin ilgili kurum ve kuruluşlarının denetimi arttırması, bir takım tedbirler alması elzemdir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal belediyecilik kapsamında hayata geçirilen Kent Lokantaları, dar gelirli vatandaşlarımız, emeklilerimiz ve öğrencilerimiz için çok kıymetli bir destek mekanizmasıdır. Ancak bu hizmet doğrudan&nbsp;<strong>kamu bütçesi (beytülmal)</strong>&nbsp;ile finanse edildiği için, harcanan her kuruşta tüyü bitmemiş yetimin hakkı ve tüm halkın vergisi bulunmaktadır.&nbsp;<strong>Mevcut serbest giriş düzeni, amacın dışına taşan ve adalet duygusunu zedeleyen bazı sonuçlar doğurmaktadır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hedef Kitle Karmaşası:</strong>&nbsp;Ekonomik durumu yerinde olan kişilerin veya maliyet düşürmek isteyen ticari işletmelerin çalışanlarını topluca buralara yönlendirmesi, gerçek ihtiyaç sahiplerinin hakkını gasp etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Haksız Rekabet:</strong>&nbsp;Vergisi, kirası ve personel maliyetiyle ayakta kalmaya çalışan mahalle esnafı, kamunun sübvanse ettiği bu fiyatlarla rekabet edemeyerek yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm ve Düzenleme Önerilerim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Kimlik / Kart Sistemi:</strong>&nbsp;Lokantalardan faydalanma hakkı; öğrenci belgesi, emekli kimliği veya e-Devlet üzerinden alınacak gelir durum belgesi (muhtaçlık/dar gelir belgesi) şartına bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişi Başı ve Ticari Kota:</strong>&nbsp;Bir kişinin veya aynı işletmeye bağlı çalışanların toplu ve sınırsız şekilde hizmeti suistimal etmesi engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnaf Koruma Saati:</strong>&nbsp;Esnafın en çok iş yaptığı öğle saatleri dikkate alınarak, Kent Lokantalarının çalışma saatleri veya porsiyon kapasiteleri esnafı ezmeyecek şekilde sınırlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kaynaklarıyla yapılan bu değerli hizmetin amacına ulaşması,&nbsp;<strong>hakkaniyet, adalet ve esnaf hakkının korunması</strong>&nbsp;için yukarıdaki denetim mekanizmalarının acilen devreye alınması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu işin toplumsal algı, esnaf hakları ve hukuki/mevzuat boyutu ile ayrıca düşünmek lazım.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kent Lokantalarında kamu kaynaklarının (beytülmal) adil dağıtımı, sosyal adaletin tesisi ve yerel esnafın ticari haklarının korunması için denetim mekanizmalarının kurulması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Algı ve Sosyal Adalet Boyutu: "Beytülmal" Bilinci</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal belediyecilik projeleri, toplumun refahını artırmayı hedeflerken adalet duygusunu zedelememelidir. Kent Lokantalarında sunulan sübvanse edilmiş yemeklerin finansmanı, başkanların kişisel bütçelerinden değil, tüm halkın vergilerinden oluşan&nbsp;<strong>kamu bütçesinden (beytülmal)</strong>&nbsp;karşılanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınıf Karışıklığı:</strong>&nbsp;Gelir düzeyi yüksek kişilerin veya maliyetini düşürmek isteyen büyük işletmelerin bu lokantaları kullanması, sosyal yardımın doğasına aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Vicdan:</strong>&nbsp;Muhtaç vatandaş, öğrenci ve emekli kuyrukta beklerken, durumu iyi olanların bu hakka ortak olması toplumdaki adalet ve hakkaniyet inancını zedelemektedir. Kamu eliyle yapılan yardım, yalnızca muhtaç olanı kapsamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Boyut ve Esnaf Hakları: Haksız Rekabetin Önlenmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa’nın 173. maddesi devlete esnaf ve sanatkârı koruyucu tedbirleri alma görevi yükler. Kamu gücü ve bütçesiyle işletilen Kent Lokantaları, kontrolsüz bir şekilde büyüdüğünde yerel ekonominin direği olan küçük esnafı yok etme noktasına getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşletmelerin Suiistimali:</strong>&nbsp;Bazı ticari işletmeler, kendi personeline yemek sağlamak yerine işçilerini topluca Kent Lokantalarına yönlendirerek kendi maliyetlerini kamunun sırtına yüklemektedir. Bu durum, kamu bütçesinin şahsi ticari kârlar için araç yapılması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fiyat Eşitsizliği:</strong>&nbsp;Vergisi, kirası, stopajı ve faturalarıyla boğuşan mahalle lokantası, kamunun zararına satış yaptığı bu fiyatlarla rekabet edemez. Esnafın batması, istihdamın düşmesi ve yerel ekonominin zarar görmesi anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevzuat ve Hukuki Boyut: Kamu Kaynaklarının Doğru Kullanımı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">5393 Sayılı Belediye Kanunu’nun 14. maddesi, belediye hizmetlerinin "sosyal yardım" amacıyla yapılabileceğini öngörür. Ancak bu hizmetlerin "ticari bir faaliyete" dönüşmesi ve piyasa dengelerini bozması hukuki sınırların aşılması riskini doğurur. Kamu kaynağı kullanılarak yapılan ihaleler ve harcamalar, mutlak surette&nbsp;<strong>"nokta atışı" ihtiyaç sahiplerine</strong>&nbsp;ulaşmalıdır. Herkese açık ve sınırsız bir satış politikası, "kamu yararı" ilkesine aykırılık teşkil eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eylem Planı ve Somut Düzenleme Önerilerim:&nbsp;&nbsp;</strong>Bu doğrultuda, projenin asıl amacına hizmet etmesi için acilen şu yasal ve idari düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerekir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hedef Kitleye Özel Kart Sistemi:</strong>&nbsp;Kent Lokantalarından faydalanma şartı; e-Devlet entegrasyonu ile askıda gelir tespiti yapılmış dar gelirlilere, öğrencilere ve emeklilere verilecek özel bir "Sosyal Kent Kart" kullanımına bağlanmalıdır. Kartı olmayan veya gelir sınırı aşan kişilere hizmet verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal / Toplu Alım Engeli:</strong>&nbsp;Aynı şirkete veya iş yerine bağlı çalışanların toplu olarak bu alanları yemekhane gibi kullanması biyometrik kontrol veya günlük kişi başı 1 porsiyon sınırı ile engellenmelidir. Şirketlerin bu suiistimaline cezai yaptırım getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Piyasa ve Esnaf Kotası:</strong>&nbsp;Kent Lokantalarının günlük çıkaracağı menü ve porsiyon sayısı, çevredeki esnafın ticaretini tamamen bitirmeyecek şekilde semt bazlı kotalara bağlanmalıdır. Yemek dağıtım saatleri, esnafın en yoğun olduğu öğle saatlerini baltalamayacak şekilde revize edilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,</strong>&nbsp;devletin ve kamunun parasıyla yapılan her hizmette&nbsp;<strong>hak, hukuk ve adalet</strong>&nbsp;esastır. Kent Lokantalarının popülist bir yaklaşımla değil, gerçek bir sosyal dayanışma bilinciyle ve esnafı ezmeden işletilmesi için yukarıdaki denetim tedbirlerinin acilen yönetmeliklere eklenmesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu hakkını gözeten, esnafını düşünen ve toplumsal adalete kafa yoran bir kişi olarak, bunları yazmak benim görevim. Gerisi devletimin güzel idarecilerinin işi. Her ilde VALİ var. Her ilin valisinin bu konuda çok duyarlı olması ve tedbir alması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ogretmene-var-da-saglik-calisani-ve-memurlara-yok-mu-26252e68bd2ed-6186-44e1-b640-92c57accbfae2026-08-20T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ÖĞRETMENE VAR DA, SAĞLIK ÇALIŞANI VE MEMURLARA YOK MU?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>“Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla 81 ile gönderilen genelgeyle, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde kılık-kıyafet düzenlemesine gidildi. Öğretmenlik mesleğinin saygınlığı ve öğrencilere örnek olma sorumluluğu vurgulanırken; eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çalışanlara önlük giyme zorunluluğu getirildi. Mevzuata aykırı uygulamalara izin verilmeyeceği ve sürecin milli eğitim müdürlüklerince sıkı şekilde takip edileceği belirtildi.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çok güzel… Var olsunlar, sağ olsunlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak son yıllarda devlet memurunun şöhret ve vakarını düşünmeden kılık kıyafet giyen, çok açık dekolte giyen, terlikle gelen, daracık kot ve badilerle gelenlere ne olacak?!</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu MEMUR VE ÇALIŞANLAR için, suç işleseler bile 4483 sayılı kalkan var, dokunamıyorsunuz, ilgili idareden izin istiyorsunuz, onlar idari soruşturma açıyor, gerek görürse izin veriyor, yoksa yok..</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama iş memuriyetin ŞÖHRET VE VAKARI, DEVLETİN HAYSİYET VE ONURU olunca kimse de ses seda yok. Niye ki? Bunlar plaja gider gibi, tatile gider gibi, pazara gider gibi, aşırı makyaj, ucube kıyafetler, abiye kıyafetler, cinselliği ön plana çıkartan rezalet görüntülerle işine gidiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mudur, memuriyetin şöhret ve vakarı?!</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı Tekin’i kutlarım, ALLAH ONDAN RAZI OLSUN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer bakanlıklarda harekete geçmeli, kendi kurumlarına genelge gönderip, bu kılık kıyafet işine bir çeki düzen vermeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle SAĞLIK çalışanlarına el atmalılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastanelerde Doktoru, ebesi, hemşiresi, laborantı, temizlikçisi önlüğü ve resmi kıyafetini giymeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müdürlüklerinde çalışan memura da zorunluluk getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından tüm resmi kurum kuruluşlarına kılık kıyafet yönetmeliği hatırlatılıp, bir disiplin getirilmeli, ciddiyet getirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orası kamu kuruluşu. Devlet. Devlet ciddiyet ister. Fazilet, ahlak ister. Orası özel sektör değil. Belli kuralları uygulamak şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa var, yönetmelik var, ama uygulayan yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">81 ilde ayrı bir hava esiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tek hava esmeli, devletin yasası, kanunu, yönetmeliği, genelgesi…</span></p><p><span style="font-size:18px">En kısa zamanda 81 ildeki devlet kurumlarına, kamu kurum ve kuruluşlarına uyarı yapılmalı, millet kılık kıyafetine, saçına sakalına bir terbiye vermeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlar topluma örnek olmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yetişen nesil, sosyal medyada, toplumda ahlaksızlığı, şiddeti, cinselliği, her tür rezaleti görürken, bu kurum kuruluşlarda tam tersini görmeli ki, “bu tür bir yaşam da var, devlet kapısı böyle terbiyeli, edepli, onurlu bir makam” demeli. Saygınlık ve güven artmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-gelde-tesekkur-etme-26251623bd1b4-a30c-4d06-9765-e7522aa60d0f2026-08-20T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: GELDE TEŞEKKÜR ETME!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Baz istasyonları ve Şeker başta olmak üzere gıda maddelerindeki katkının neticesi sağlığımızla oynadıklarını, yaşamımızı alt üst ettiklerini beyanla, günlerce protesto yaptım, eylem yaptım, milletin sesi oldum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başında bulunduğum kısa adı ÇETKODER olan Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği Genel Merkezi önünde, gönüllülerimizle beraber 2007 – 2009 – 2012 yıllarında olayı protesto eden eylemli basın açıklamaları yaptım. Kayıtlarda duruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece ŞEKER değil, Tavuktaki Antibiyotik, Balıktaki Antibiyotik, Ekmek deki beyazlatıcı kimyasallar, hormonlu gıda ve yiyecekler, genetiği değiştirilmiş gıda ürünleri, ette sütte ve yumurtadaki hileleri, taklit tağşiş ürünleri, haksız reklamları, baz istasyonlarındaki sağlığa zararlı olan işleri, at eşek eti yedirenleri v.b….</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇIKARI bozulan herkes bana dava açtı, adliyelerden beri gelmedim, sürüm sürüm süründürüldüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllar geldi geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruların er geç ortaya çıkma gibi bir lütfu var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gün gelinen noktada, şeker operasyonu yapıldı. Hayatımızla, kesemizle oynayanların, haksız kazanç elde edenlerin yakasına yapışıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2007- 2009- 2012 yılları ben bunları söylerken, eyleme dönüştürürken, yazıp çizerken, bu günde aynını yazıyor aynı minvalde yol yürüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günde hem bunları, hem de ihalelerdeki ayrıntıları, devleti söğüşlemeye, milleti kazıklamaya kalkanları yazıyorum..</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakın Gürlek geldi, bu işlere el attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri bakanı geldi, bu işlere omuz verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben şimdi bu insanlara nasıl teşekkür etmeyeyim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben bu hususları yıllarca dillendirip yazdım, eyleme dönüştürdüm.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse tınlamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın devlet aynı devlet, sadece bakanlar değişti, bakın neler oluyor, halkın yararına, milletin çıkarına, kamunun menfaatine, devletin bekasına, hak hukukun tesciline bakın nasıl hizmet yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demek ki istenir ise oluyor imiş…</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz önce ALLAH sonra DEVLET diyen bir gelenekten geliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse önce yaratandan sonra devletten büyük değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeter ki devlet, kararlılıkla tüm kurum kuruluşları ile bu işlerin tepesine binsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her şey düzelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ogretmenlere-onluk-zorunlulugu-getirildi-26248718bb82f-c0a1-4fd5-8bdb-9d2c3c5a22862026-08-20T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi

Öğretmenlere önlük zorunluluğu getirildi

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">OLGUN KIZILTEPE</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli Eğitim Bakanı&nbsp;Yusuf Tekin, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde hazırlanan genelgeyi 81 ilin milli eğitim müdürlüğüne gönderdi. Genelgede öne çıkan en dikkat çekici maddelerden biri öğretmenlerin kılık ve kıyafet düzenlemesi oldu. Yeni dönemle birlikte öğretmenlere okulda önlük giyme zorunluluğu getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MESLEĞİN SAYGINLIĞINA UYGUN HAREKET EDECEKLER<br />Sosyal medyada zaman zaman tartışma konusu olan ve gündemi meşgul eden öğretmen kıyafetleri başlığına Milli Eğitim Bakanlığı son noktayı koydu. Bakan Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanan genelgede, eğitim çalışanlarının kılık kıyafetlerinde mesleğin saygınlığına ve temsil sorumluluğuna uygun hareket etmelerinin altı çizildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÖĞRETMENLER ÖNLÜK GİYECEK&nbsp;<br />81 ile iletilen resmi genelgede kılık ve kıyafet düzenlemesine ilişkin şu talimatlar yer aldı:&nbsp;"Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek."</span></p><p><span style="font-size:18px">UYGULAMAYI MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRLÜKLERİ TAKİP EDECEK<br />Genelge kapsamında, 14 Eylül 2026'da başlayacak yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde yapılacak olan Öğretmenler Kurulu toplantılarında konuyla ilgili gerekli bilgilendirmeler eksiksiz şekilde yürütülecek.&nbsp;Sürecin takibi ise il ve ilçe milli eğitim müdürlükleri tarafından sıkı bir şekilde gerçekleştirilecek. Yayımlanan talimata göre, mevzuata aykırı kılık-kıyafet davranışlarına ve uygulamalara kesinlikle izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelgede öne çıkan başlıklar;&nbsp;<br />Okulun ve öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek hususlara ilişkin ihbar ve şikâyetler değerlendirilerek derhal önlem alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olumsuz davranışların fiil ve suça dönüşmesini engellemek üzere ilgili kurumlarla eş güdüm hâlinde tüm koruyucu ve önleyici tedbirler hayata geçirilecek, bu hususta en ufak bir idari zafiyete veya ihmale kesinlikle müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veli görüşmeleri, ülke genelinde yalnızca "Okul Randevu Sistemi" üzerinden planlanarak yürütülecek. Velilerin randevusuz ziyaretlerine ve öğrencinin velisi veya vasisi olmayan kişilerin okula girişine izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenlerin mesleki haklarının korunması ve güvenli eğitim ortamlarının sürdürülmesi amacıyla bu uygulama, tüm eğitim kurumlarında istisnasız uygulanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitim kurumu yöneticileri, öğretmenler ve eğitim çalışanları görevlerini yerine getirirken öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, temsil sorumluluğunu ve öğrencilere örnek olma niteliğini gözetecek; kılık ve kıyafetlerinde mesleğin vakarına, kamu hizmetinin ciddiyetine ve toplumsal hassasiyetlere uygun hareket edecek ve önlük giyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda eğitim ve öğretim yılı başında yapılacak öğretmenler kurulunda gerekli bilgilendirmeler yapılacak olup uygulama, millî eğitim müdürlüklerince takip edilecek ve mevzuata aykırı davranışlara izin verilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">VELİLERİN KAYIT ÜCRETİ ÖDEMESİ SÖZ KONUSU OLMAYACAK<br />Öğrenci kayıt işlemleri "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılı Adrese Dayalı Kayıt Sistemi (e-Kayıt) Usul ve Esasları" gereğince yürütülecek, öğretmen norm dağılımının olumsuz etkilenmemesi, okullardaki sınıf mevcutlarının dengeli bir şekilde dağılımının yapılabilmesi, fırsat eşitliğinin sağlanabilmesi, okulların tam kapasiteyle kullanımı gibi nedenler dolayısıyla kayıt bölgesi sınırlamalarına kesinlikle uygun davranılacak ve kayıt bölgeleri dışından öğrenci kaydı yapılmayacak.&nbsp;Okul kayıtları, elektronik ortamda otomatik olarak e-Okul üzerinden yapılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda iletişim kurmasına gerek kalmadığından, kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret talep edilmesi mümkün olmayacak.&nbsp;Velilerden kayıtlara ilişkin herhangi bir ücret istendiğine dair şikâyetler gelmesi hâlinde bu başvurular özenle takip edilerek gereği yapılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">CEP TELEFONU YASAĞI DEVAM EDECEK<br />Öğrencilerin dijital imkânlardan doğru bir şekilde yararlanmasına yönelik rehberlik çalışmalarına ağırlık verilecek, dijital bağımlılığa neden olan etkenlere yönelik farkındalıkları artırılacak.&nbsp;Öğrencilerin sınıf içinde cep telefonu bulundurmamalarına ilişkin uygulamaya devam edilecek, öğretmenler de sınıf içinde cep telefonu kullanmayacak.&nbsp;Ödev verme ya da bilgilendirmelerde Bakanlığın belirlediği dijital platformlar/uygulamalar haricindeki araçların kullanımından kaçınılarak bu hususta öğrencilere ve velilere gerekli yönlendirmeler yapılacak.&nbsp;Okul öncesi eğitim, ilkokul 1. sınıf ve ortaokul 5. sınıf öğrencilerine yönelik uyum eğitimleri, Bakanlıkça belirlenen takvim ve program çerçevesinde gerçekleştirilecek.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">'MAARİFİN KALBİNDE OYUN' TEMASI ESAS ALINACAK<br />2026-2027 eğitim ve öğretim yılında, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin bütüncül eğitim anlayışı doğrultusunda "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.&nbsp;Oyunun çocuğun öğrenme, gelişim, sosyalleşme, üretme ve kendini ifade etme süreçlerinin ayrılmaz bir parçası olduğu anlayışıyla yaş ve gelişim özelliklerine uygun, güvenli ve kapsayıcı oyun etkinliklerine ve geleneksel çocuk oyunlarına eğitim süreçlerinde yer verilecek.&nbsp;Bu çerçevede yapılacak planlama ve uygulamalar, "Millî Eğitim Bakanlığı Oyun Politika Belgesi" ilke ve esaslarına uygun şekilde yürütülecek.&nbsp;Bakanlığın en önemli paydaşlarından olan ailelerin eğitim sürecine etkin katılımının ve çocukların gelişimlerinin ev ortamında da desteklenmesi amacıyla okul-aile iş birliği güçlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ailemle Eğitim Yolculuğum" çalışmaları, Bakanlıkça hazırlanan uygulama kılavuzları ve etkinlik kitaplarında yer alan usul ve esaslar doğrultusunda etkin şekilde yürütülecek, okul öncesi aile eğitim bültenleri velilere düzenli olarak ulaştırılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜCRETSİZ MATERYALLER DIŞINDA BAŞKA KAYNAK KULLANILAMAYACAK<br />Okullarda gerçekleştirilecek tören, kutlama, anma günü, mezuniyet ve benzeri etkinliklerde kullanılacak müzik, video, broşür, pankart ve diğer materyaller Yönetmelik hükümleri doğrultusunda kurulan Eser İnceleme ve Seçme Kurulu onayıyla belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya paylaşımlarında pedagojik ve etik ilkelere riayet edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıkça ücretsiz dağıtılan kaynaklar dışındaki materyaller okul ve kurumlarda kullandırılmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrenci ihtiyaçlarının temininde veliler, belirli markalara ve yüksek maliyetli ithal kırtasiye setlerine mecbur bırakılmayacak, bunun yerine ülkenin üretim kapasitesini destekleyecek yerli ürünlerin kullanımına imkân sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Velilere maddi yük oluşturacak her türlü uygulamadan kaçınılacak; okullarda yönlendirme, reklam ve tanıtım organizasyonlarına kesinlikle müsaade edilmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.haberler.com/guncel/ogretmenlere-onluk-zorunlulugu-getirildi-20157733-haberi/</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-terorsuz-turkiye-genclerimize-birakilacak-en-buyuk-miras-2624216560c2f-8a41-4b48-a4d6-d5eb57cb567f2026-08-19T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras

Devlet Bahçeli: Terörsüz Türkiye gençlerimize bırakılacak en büyük miras

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalar yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“KISIR TARTIŞMALARA İHTİYAÇ YOK”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinde siyasette bölünmeye, kısır çekişmelere değil milli meselelerde uzlaşıya ihtiyaç olduğunu söyledi.<br />“YENİ PARTİ'DE HENÜZ KARARLI BİR DURUŞ TEMİN EDİLEMEDİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli, CHP'deki ayrışmayı tasvip etmediğini de belirterek "CHP’ye siyasi patinaj yaptıran parti içi çatışmanın da son bulmasını temenni ediyoruz." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkgün gazetesine konuşan Bahçeli, “Terörsüz Türkiye gibi Türkiye’nin en önemli meselesine bakışta bir ilkenin, kararlı bir duruşun Yeni Parti'de henüz temin edilemediği görüldü.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“SEÇİM SİSTEMİ DÜZENLENMELİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun olan anlayışla siyasi partiler ve seçim sisteminin de yeniden düzenlenmesi gerektiğini söyledi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"TERÖRSÜZ TÜRKİYE GENÇLERE MİRAS"</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli, terörsüz Türkiye sürecinin önemini “Gençlerimize bırakacağımız en büyük mirastır.” sözleriyle vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“MHP HAZIMSIZLIĞINDAN KURTULSUNLAR”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Tek derdi MHP hazımsızlığı olan mahfillerin, içinde bulunduğu şizofrenik durumdan bir an evvel kurtulmaları ülkemizin, milletimizin, hatta kendilerinin de hayrına olacaktır. Bu önemli bir fırsat ve kazanımdır, heba edilmeyecektir." dedi.</span><br />&nbsp;</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/turkiye/galeri-eski-bakan-arif-ahmet-denizolgunun-mezari-aciliyor-10-yil-sonra-yeniden-otopsi-yapilacak-1737960</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/oyuncu-hayden-panettierenin-olum-nedeni-arastiriliyor-ilk-bulgular-aciklandi-2624023f2bae1-7a88-42b3-94fc-e8da368882f22026-08-19T10:01:00+03:00HABER MERKEZİ Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı

Oyuncu Hayden Panettiere'nin ölüm nedeni araştırılıyor: İlk bulgular açıklandı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li oyuncu Hayden Panettiere, Güney Carolina'da kaldığı evde kalp durması sonucu 36 yaşında hayatını kaybetti.<br />Greenville County Adli Tıp Ofisi, pazar günü öğleden sonra Panettiere'nin kaldığı konuttan "kalp durması" ihbarıyla 911 çağrısı yapıldığını açıkladı. Sağlık ekipleri olay yerine ulaşarak oyuncuya müdahale etti ancak tüm çabalara rağmen Panettiere kurtarılamadı. Oyuncunun, ihbardan yaklaşık yarım saat sonra hayatını kaybettiği bildirildi.<br />Panettiere'nin cesedine pazartesi günü otopsi yapıldı. İlk incelemede ölümüne katkıda bulunabilecek herhangi bir travma bulgusuna rastlanmadı. Ancak kesin ölüm nedeni ve ölüm şeklinin, yapılacak ek testlerin ardından belirleneceği kaydedildi.<br />'Heroes' ve 'Nashville' ile tanındı<br />Oyunculuk kariyerine henüz 11 aylıkken reklamlarda yer alarak başlayan Panettiere, çocuk yaşta televizyon ve sinema dünyasında tanındı. 2000 yapımı "Unutulmaz Titanlar" ve 2005 yapımı "Buz Prensesi" filmlerinde rol aldı.<br />Panettiere'nin kariyerindeki en önemli çıkış ise 2006-2010 yılları arasında yayımlanan "Heroes" dizisindeki Claire Bennet karakteriyle geldi. Oyuncu ayrıca 2012-2018 yıllarında yayımlanan "Nashville" dizisinde country müzik yıldızı Juliette Barnes'ı canlandırdı.<br />Oyuncu, "Çığlık 4" ve "Çığlık VI" filmlerinde Kirby Reed karakterine de hayat verdi. Son yıllarda oyunculuğa geri dönen Panettiere, 2024 yapımı "Amber Alert" ve 2026 yapımı "Sleepwalker" filmlerinde rol aldı.<br />Zorlu yaşam mücadelesini kaleme almıştı<br />Panettiere, kariyerinin ilerleyen dönemlerinde bağımlılıkla mücadelesi ve yaşadığı zorluklar hakkında kamuoyuna açık şekilde konuşmuştu. Bu yıl yayımladığı "This Is Me: A Reckoning" adlı anı kitabında çocuk yıldızlıktan yetişkinliğe geçişini, bağımlılık ve iyileşme sürecini, doğum sonrası depresyonunu ve aile içi şiddet deneyimlerini anlattı.<br />Panettiere'nin eski partneri, eski ağır sıklet dünya şampiyonu Wladimir Klitschko'dan 11 yaşında Kaya adında bir kızı bulunuyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260818/oyuncu-hayden-panettierenin-olum-nedeni-arastiriliyor-ilk-bulgular-aciklandi-1108068653.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-2-26243a8fe271a-3513-409e-ac85-9463ae3ff4352026-08-19T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-

MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR? -2-

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aslında SANAYİCİ İŞ ADAMI İLE TİCARET YAPAN İŞ ADAMI ayrı dallardır. Sanayicinin bu konudaki talebi haklı bir taleptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllardır aynı çatı altında hizmet veren sanayici ve ticaretçiler artık bu işten sıkıntı duyuyorlar. Ülkenin her yerinde bu iki branş ayrı ayrı çatı iken mersin de tek çatı halinde hizmet sunması, Mersin’in ekonomik yönden kalkınmasında ve yol almasında sıkıntı yaratıyor. Mersin kentinin kalkınması, ekonomik yönde daha verimli hale gelmesi bu siyasilerin işine neden gelmiyor? İl başkanları, Vekiller siz niye bu işin gerçekleşmesinde geri duruyorsunuz?</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Ağustos günü aşağıdaki linkte bu haberimizin ilkini yayınlamış idik:</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-26196">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-26196</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacı Gazeteci Yazar ve iktisatçı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/aile-ve-sosyal-hizmetlerin-dogrudan-teminleride-sasirtti-26239ed646fa0-15fa-4a97-a8a8-0e173ed62d1c2026-08-19T09:21:00+03:00HABER MERKEZİ AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI

AİLE VE SOSYAL HİZMETLER’İN DOĞRUDAN TEMİNLERİDE ŞAŞIRTTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1072075 NUMARALI,</strong> 01.05. 2026 20.05.2026 20 günlük yemek alımı<strong>, ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 584.208,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1067470 NUMARALI,</strong> 21. 05. 2026 09.06. 2026 arası 20 günlük yemek alım işi, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 325.872,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT782708 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-10.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 397.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT779097 NUMARALI,</strong> MAMUL YEMEK ÖDEMESİ, <strong>ÖZ SADİLER </strong>YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 58.223,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT741462 NUMARALI,</strong> 01.04.2026 10 GÜNLÜK MAMUL YEMEK ALIMI<strong>, ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 308.880,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT590294 NUMARALI</strong>, 2026 YILI 1 NİSAN - 30 NİSAN ARASI MAMUL YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 359.790,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT581751 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-30.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 397.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT253155 NUMARALI,</strong> 2026 YILI OCAK 21.01.2026 31.01.2026 ARASI 11 GÜNLÜK YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 284.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT140775 NUMARALI,</strong> 01.01.2026 20.01.2026 20 GÜNLÜK YEMEK ALIMI, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 515.970,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT3564 NUMARALI,</strong> 10. GÜNLÜK YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER</strong> YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 310.128,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1472174 NUMARALI,</strong> 2026 YILI 1 AĞUSTOS - 31 AĞUSTOS ARASI MAMUL YEMEK ALIMI İŞİ, <strong>ÖZ SADİLER </strong>YEMEKÇİLİK VE GIDA İNŞAAT PETROL ORMANCILIK NAKLİYAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 229.200,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413276 NUMARALI,</strong> 06.06.2026/15.06.2026 10 GÜNLÜK YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 277.257,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1095121 NUMARALI,</strong> 5 GÜNLÜK TAŞIMALI MAMÜL YEMEK HİZMET ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 156.187,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT789204 NUMARALI,</strong> 10 GÜNLÜK 1.05.2026-10.05.2026 TARİHLERİNİ KAPSAYAN TAŞIMALI MAMÜL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 313.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT842600 NUMARALI,</strong> 21 GÜNLÜK (11.05.2026-31.05.2026 TARİHLERİ KAPSAYAN ) TAŞIMALI MAMÜL YEMEK ALIM İŞİ, <strong>ATLI HİZMET</strong> TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 682.387,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT592386 NUMARALI,</strong> 01.04.2026-30.04.2026 TARİHLERİ ARASI MAMUL YEMEK ALIMI, <strong>NESLİ </strong>YEMEKÇİLİK GIDA TEMİZLİK TURİZM TARIM İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 802.099,50 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT813143 NUMARALI,</strong> 01.05.2026-31.05.2026 TARİHLERİ ARASI 1 AYLIK MAMÜL YEMEK ALIMI, <strong>NESLİ</strong> YEMEKÇİLİK GIDA TEMİZLİK TURİZM TARIM İNŞAAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 884.875,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1049825 NUMARALI,</strong> 10 GÜNLÜK TAŞIMALI MAMÜL YEMEK HİZMET ALIM İŞİ, <strong>AREN YEMEKÇİLİK</strong> İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 273.300,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1505293 NUMARALI,</strong> 2026 YILI HIRDAVAT MALZEMESİ, <strong>ÇETİN HALEFOĞLU,</strong> 73.725,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1113131 NUMARALI</strong>, 2026 yılı 18 kalem hırdavat alımı, <strong>ÇETİN HALEFOĞLU,</strong> 50.955,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1503847 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, SF AYDINLATMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 28.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1525851 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÖZEL GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, <strong>ŞABAN KARATAŞ,</strong> 14.760,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1525286 NUMARALI</strong>, 2026 YILI ÖZEL GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, <strong>ŞABAN KARATAŞ</strong>, 61.030,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1514185 NUMARALI,</strong> 2026 YILI DİĞER ÖZEL MAL VE MALZEME ALIMI, <strong>MEHMET AKSOY,</strong> 80.685,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1514042 NUMARALI</strong>, 2026 YILI DİĞER ÖZEL MAL VE MALZEME ALIMI, <strong>MEHMET AKSOY,</strong> 80.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1513599 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TELEFON ALT YAPI MALZEMESİ ALIMI, YORULMAZ ŞAHİN, 28.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511561 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GENEL TEMİZLİK ALIMI, <strong>CANSU İNCE,</strong> 116.158,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511455 NUMARALI,</strong> 2026 KİŞİSEL TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>CANSU İNCE</strong>, 113.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1511294 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>CANSU İNCE,</strong> 93.630,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504859 NUMARALI,</strong> 2026 YILI TÜKETİM MALZEMESİ, <strong>PERA LUXURY YAPI</strong> SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 97.720,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504671</strong> <strong>NUMARALI</strong>, 2026 YILI TÜKETİM MALZEMESİ ALIMI, <strong>PERA LUXURY YAPI</strong> SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 97.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1504219 NUMARALI,</strong> 2026 YILI SAĞLIK MALZEMESİ ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 85.800,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1502124 NUMARALI,</strong> 2026 YILI KÖMÜR ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 99.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501987 NUMARALI</strong>, 2026 YILI TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 51.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1444772 NUMARALI,</strong> 2026 yılı KİŞİSEL TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI ÖDEMESİ, <strong>TMZ GRUP</strong> GIDA TEDARİK YEMEKÇİLİK TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 67.050,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501620 NUMARALI,</strong> 2026 YILI HIRDAVAT MALZEMESİ ALIMI, AKDENİZ <strong>MİR YAPI</strong> İNŞAAT EMLAK GIDA PETROL NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 125.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1500374 NUMARALI,</strong> MAL ALIMI, AKDENİZ <strong>MİR </strong>YAPI İNŞAAT EMLAK GIDA PETROL NAKLİYE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 130.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1457492 NUMARALI,</strong> 33 BBM 11 TAŞITIN BAKIM VE ONARIM, <strong>İBRAHİM ÇELİK,</strong> 38.300,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1457184 NUMARALI,</strong> 33 ACK 18 PLAKALI TAŞITIN BAKIM VE ONARIM, <strong>İBRAHİM ÇELİK</strong>, 66.700,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1450377 NUMARALI,</strong> 2026 YILI YAZLIK BAYAN GİYİM FATURA ÖDEME, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 127.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1450168 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 126.100,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1449945 NUMARALI,</strong> 2026 YILI YAZLIK ERKEK GİYİM KUŞAM ALIMI FATURA ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 125.325,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1449653 NUMARALI</strong>, 2026 YILI BAYAN GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446326 NUMARALI,</strong> GİYİM KUŞAM ALIMI, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446284 NUMARALI</strong>, 2026 YILI 4 KALEM BAYAN GİYİM KUŞAM ALIMI, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 127.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1446024 NUMARALI,</strong> 2026 yılı BAYAN GİYİM KUŞAM ALIM ÖDEMESİ, <strong>BURÇİN SÜLÜK,</strong> 124.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1445102 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GÜVENLİK SİSTEMLERİ MALZEMESİ ALIMI ÖDENESİ, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 104.900,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1501771 NUMARALI,</strong> 2026 YILI GÜVENLİK TAKİP CİHAZ ALIMI, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 20.850,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1244281 NUMARALI</strong>, BİLİŞİM MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>MUSTAFA SÖNMEZ,</strong> 31.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1412355 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEMESİ ALIMI, <strong>CENGİZ BARAÇ,</strong> 22.025,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1540528 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEMESİ ALIMI, <strong>CENGİZ BARAÇ</strong>, 91.970,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1368622 NUMARALI,</strong> 2026 YILI SANAYİ TİPİ SU SEBİLİ ALIM İŞİ, <strong>VEYSEL KARA,</strong> 25.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1365980 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÇÖP KOVASI ÇÖP AYIRMA ÇAMAŞIR TOPLAMA ARABASI, <strong>VEYSEL KARA,</strong> 23.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1338778 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 63.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1546112 NUMARALI,</strong> OKUL ÇANTASI VE KIRTASİYE GEREÇLERİ, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 40.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1329527 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE VE BÜRO MALZEMESİ ALIMI, <strong>SOLİ KİTAP</strong> KIRTASİYE TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 63.450,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1255614 NUMARALI,</strong> IP UYUMLU TELEFON MAKİNASI ALIMI 18 ADET, <strong>AFZ SİSTEM</strong> TEKNOLOJİLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 33.200,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1170888 NUMARALI,</strong> HIRDAVAT TÜRÜ MAL ALIMI, <strong>AFZ SİSTEM</strong> TEKNOLOJİLERİ İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 28.050,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1359177 NUMARALI,</strong> 10 KALEM DEMİRBAŞ MALZEME ALIM İŞİ, <strong>DİRİ KARDEŞLER</strong> MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 356.868,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1545809 NUMARALI,</strong> 2 ÜNİTE RAF SİSTEMİ 80ADET DOLAP KULBU VE 30 ADET ÇALIŞMA KOLTUĞU TEKERİ ALIMI, <strong>DİRİ KARDEŞLER</strong> MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 14.426,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1434929 NUMARALI,</strong> 2026 YILI KLİMA DIŞ ÜNİTE BAKIM VE ONARIM İŞİ, MEHMET KÜRŞAD YÜKSEK, 115.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1427210 NUMARALI,</strong> ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, YAKUP BOZ, 23.900,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1427111 NUMARALI,</strong> kurum çocuklarına kıyafet alımı, ÇGS ÇETİNKAYA GİYİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, 458.150,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1425111 NUMARALI</strong>, 2026 YILI HIRDAVAR MALZEME ALIM İŞİ, EMRE AKMAN, 34.971,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1416524 NUMARALI,</strong> BİLİŞİM MALZEMESİ ALIMI, MUSTAFA AVDİL, 46.560,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1414573 NUMARALI,</strong> ZEMİN SERAMİK MALZEME ALIM İŞİ, MEHMET GÜNDÜZ, 85.560,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413847 NUMARALI,</strong> HİDRAFOR PARÇA ALIM İŞİ, ALİ TÜLE, 4.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413704 NUMARALI</strong>, JENERATÖR MOTORİN ALIMI, MUHAMMET KALKAN, 56.357,55 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1413591 NUMARALI</strong>, JENERATÖR YAKIT ALIMI, ASLAN OTO PET.ÜR.TURZM. NAK. HİPERMARK SAN.VE TİC., 49.842,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1411611 NUMARALI,</strong> GÜVENLİK KIYAFET ALIMI, HASAN DİKEN, 57.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1406259 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, AS MER ENDÜSTRİYEL AMBALAJ VE TEMİZLİK LİMİTED ŞİRKETİ, 50.945,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1404236 NUMARALI,</strong> TARSUS SOSYAL HİZMET MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ KIRTASİYE ALIM İŞİ, BABA KİTAP KIRTASİYE TEDARİK HİZMETLERİ İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 64.365,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1404098 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI, DURMUŞ TUFAN GÜÇÇÜK, 18.805,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1392697 NUMARALI</strong>, 2026 YILI KURULUŞ PERSONELİ KIYAFET ALIM İŞİ, MEHMET KÜÇÜK, 91.800,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1381914 NUMARALI,</strong> 2026 YILI BAZA YATAK ALIM İŞİ, MERBİR TEKS.KONF.YAT.MOB.DAY.TÜK.MALSAN. VE LTD.ŞTİ., 236.400,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1367985 NUMARALI,</strong> BOCCE SAHASINA KLİMA ALIMI İŞİ, MEKON DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI SANAYI LİMİTED ŞİRKETİ, 96.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1339781 NMARALI</strong>, DİĞER HİZMET BİNASI BAKIM ve ONARIM, İLKER TÖP, 98.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1337695 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIM İŞİ 8 KALEM, CANAŞ TEMİZLİK MADDELERİ GIDA MADDELERİ OTOMOTİV YAYINCILIK TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 14.590,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1306793 NUMARALI,</strong> KIRTASİYE VE BİLİŞİM ALIMI, TEKİN ULU, 69.890,30 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1294865 NUMARALI,</strong> 2026 YILI MOTORLU HASTA YATAĞI ALIM İŞİ, MEDİDÜNYA MEDİKAL SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 64.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1290782 NUMARALI,</strong> 2026 YILI BEYAZ EŞYA ALIM İŞİ, ÖZGÜR BEYAZ EŞYA DAĞITIM VE ELEK.EVALET.PAZ.MOB.LTD, 350.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1250807 NUMARALI,</strong> 2026 YILI ÜÇLÜ ÇEKYAT ALIM İŞİ, ONUR MOBİLYA TEKSTİLÜR.DAY.TÜK.MALL.TİC.VE SAN.LTD.ŞT., 213.480,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1250545 NUMARALI</strong>, 2026 YILI OFİS MALZEMESİ ALIM İŞİ, PORT OFİS MOBİLYA TASARIM VE MİMARLIK LİMİTED ŞİRKETİ, 58.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1204180 NUMARALI,</strong> kışlık kıyafet alımı, BAYRAM BİLİR, 708.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1176592 NUMARALI,</strong> MEDİKAL MALZEME ALIMI, DERYA KIZIL, 571.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1173284 NUMARALI,</strong> KIYAFET ALIMI, GAYEM ÖZEL EĞİTİM KURUMLARI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, 376.025,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1141966 NUMARALI,</strong> 2026 YILI 14 KALEM TEMİZLİK MALZEMESİ ALIM İŞİ, <strong>REAY GIDA</strong> TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ, 315.184,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1116938 NUMARALI,</strong> 9 KALEM HIRDAVAT MAZEMESİ ALIMI, MEHMET ŞEFİK COŞKUN, 24.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1105859 NUMARALI</strong>, kurum ve çocuklar icin kırtasiye ve okul malzeme alımı, HALİL BOZOK, 112.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1564748 NUMARALI,</strong> TARSUS SOSYAL HİZMET MERKEZİ HIRSIZ ALARM SİSTEMİ DEĞİŞİM İŞİ, ARD BİLGİSAYAR VE ELEKTRONİK İNŞAAT GIDA TARIM ÜRÜNLERİ NAKLİYAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN 23.325,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1540263 NUMARALI,</strong> DEMİRBAŞ MALZEME ALIMI, SADIK AKMAN, 116.666,67 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26DT1528562 NUMARALI,</strong> TEMİZLİK MALZEMESİ ALIMI, MİMFA SÜPERMARKETGIDA DAĞ.PAZ.TİCSAN.LTD.ŞTİ., 126.260,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">Evet değerli ilgili ve yetkililer, bizim buraya çıkarttığımız 2026 yılı üç 8 aylık kısımın bazıları. Hepsi değil. Bakın alımlara. Benzer alımlar. Hep aynı firmalar. Özellikle yemek firmalarına bakın. Hep aynı isimler. Bu firmaların birbiri ile bir yakınlığı, ortaklığı, akrabalığı var mı? Niye hep aynı firmalar? Bu müdürlüğün 2024- 25 ve 26 yılları tüm açık, pazarlık, doğrudan teminlerini valilik defterdarlık kanalı ile bir incelesinler, bu işleri alanların hep aynı firmalar olduğu ortaya çıkar. İnsan pazarlık ve doğrudan temin de hadi aldı, Açık ihalede aynı kişinin alması normal mi? Nasıl olur? İhalelerde yaklaşık maliyet gizli hazırlanır ve kimse bilmez. Aynı benzer iş defalarca neden alınır? Bütünlük arz eden işler toplanıp tek kalemde ihaleye çıkamaz mı? İhaleler AÇIK olmuş olsa devlet kazanır. Burada harcanan paralar BEYTÜLMAL. Tüysüz yetimin ve şehidin hakkı olan kasa. Hepimize emanet. Belki bu iş idarecilerin dikkatinden kaçıyordur. İhale ve alım birimlerini ikaz etsinler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>18 Ağustos 2026 günü “BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?” başlığı altında aşağıdaki linkteki haberi yapmış idik:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-26228">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-26228</a></strong></span></p><p><em><span style="font-size:20px"><strong>Özellikle yemek ihalelerinin mercek altına alınıp titizlikle incelenmesi kamu yararına olmaz mı? Bu yemek neden özel sektöre veriliyor da, devlet kendi kuruluşu olan ÖĞRETMENEVİNDEN almıyor?</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF8C00"><span style="font-size:18px"><strong>Devamı Devlet, Nasibi Cennet, Bekayı İmân, Rızayı Rahman..</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-dini-yapilanmalarin-para-trafikleri-262367419bfa7-0a25-45e6-af61-9c08a2bc092e2026-08-18T13:42:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Dini Yapılanmaların Para Trafikleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu konuda son zamanda bir cemaatin liderine yönelik mali hususta bir operasyon gerçekleşti. Korkunç miktarda para ve altın trafiği çıkartıldı. Ben bu konuda yorum yapacak, haklı haksız diyecek makamda değilim. Allah razı olsun, başta Akın Gürlek olmak kaydı ile bu işlere omuz veren, devletin çıkarını koruyan, tüysüz yetimin hakkını savunan herkese.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizde dini yapıların mali hareketliliği, denetlenmesi ve kamuoyunda tartışılan yönleri, çok boyutlu ve hassas bir toplumsal meseledir. Bu konunun laiklik ilkesi, anayasal düzen, inanç özgürlüğü ve kamu güvenliği gibi farklı açılardan ele alınan derin tartışma alanları bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dini yapıların denetimi ve devlet-din ilişkileri bağlamında öne çıkan temel yaklaşımlar şunlardır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın Rolü ve Yapısı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anayasal Konum:</strong>&nbsp;Türkiye'de Diyanet İşleri Başkanlığı, anayasal bir kurum olarak "laiklik ilkesi doğrultusunda, bütün siyasi görüş ve düşünüşlerin dışında kalarak, milletin dayanışma ve bütünlüğünü amaç edinmekle görevlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Görev Alanı:</strong>&nbsp;Diyanet, İslam dininin inanç, ibaret ve ahlak esaslarını yürütmek, toplumu din konusunda aydınlatmak ve ibadethaneleri yönetmekle mükelleftir. Kurumun yapısı ve yetkileri, sivil ve bağımsız dini yapıları, vakıfları veya dernekleri idari ya da mali açıdan denetleyecek bir kolluk veya teftiş makamı olarak tasarlanmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Mali Şeffaflık ve Denetim Tartışmaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Hukuki Çerçeve:</strong>&nbsp;Vakıflar Genel Müdürlüğü, Hazine ve Maliye Bakanlığı (Vergi Denetim Kurulu) ve MASAK (Mali Suçları Araştırma Kurulu) gibi devlet kurumları, Türkiye'deki tüm dernek, vakıf ve tüzel kişiliğe sahip yapıların mali denetimini kanunlar çerçevesinde yürütmekle yetkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Denetim İhtiyacı:</strong>&nbsp;Son yıllarda gündeme gelen usulsüzlük iddiaları, para trafiği ve kayıt dışı ekonomi tartışmaları, bu tür yapıların mali şeffaflığının artırılması ve mevcut denetim mekanizmalarının daha etkin işletilmesi gerektiğini savunan görüşlerin ağırlık kazanmasına yol açmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Laiklik İlkesi ve İnanç Özgürlüğü Boyutu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Tarafsızlığı:</strong>&nbsp;Laik hukuk düzeninde devlet, farklı dini yorumlar, mezhepler veya sivil inanç grupları karşısında tarafsız bir konumdadır. Dini alanın tamamen devlet kontrolüne veya tek bir resmi kurumun şemsiyesine alınması, inanç özgürlüğü ve çoğulculuk ilkeleri açısından uzun süredir tartışılan anayasal riskler barındırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmiş Deneyimler:</strong>&nbsp;Türkiye'nin yakın geçmişinde (özellikle 15 Temmuz darbe girişimi ve benzeri yapılanmalar sürecinde) devletin kadrolarının veya kamusal alanın tek bir dini grubun nüfuzuna açılmasının yarattığı ağır tecrübeler, sivil ve dini yapıların devletten bağımsız, şeffaf ve hukukun üstünlüğü ilkesine sıkı sıkıya bağlı bir denetim mekanizmasıyla sınırlandırılması gerektiği yönündeki hassasiyeti artırmıştır..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Çözüm Önerileri ve Yaklaşımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karmaşık dengenin korunması adına uzmanlar ve kamuoyu nezdinde çeşitli görüşler dile getirilmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukuki Sınırlar ve Şeffaflık:</strong>&nbsp;Dini ya da sivil hangi ad altında olursa olsun hiçbir yapının hukukun üstünde olmadığı, tüm gelir-gider dengelerinin, bağış toplama faaliyetlerinin ve mali işlemlerin bağımsız denetim organları tarafından sıkı bir şekilde şeffaflığa kavuşturulması gerektiği vurgulanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Denetleyici Gücü:</strong>&nbsp;Dini yapıların idari olarak bir kurumun şemsiyesi altında birleştirilmesinden ziyade, mevcut yasaların laiklik ilkesine uygun olarak eksiksiz uygulanması, hukuka aykırı faaliyetlerin ve yasadışı mali akışların adli ve idari mercilerce kararlılıkla soruşturulması gerektiği savunulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mesele, inanç özgürlüğünün korunması ile kamu güvenliğinin ve mali disiplinin sağlanması arasında hassas bir dengenin kurulmasını gerektirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konudaki temel yaklaşımlar iki ana eksende yoğunlaşmaktadır:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Devlet Denetimi ve Entegrasyonunu Savunan Görüş:</strong>&nbsp;Dini alanın tamamen başıboş bırakılmasının veya denetimsiz mali kaynaklar oluşturmasının devlet güvenliği ve toplumsal barış açısından riskler barındırdığı ifade edilir. Bu yaklaşımı benimseyenler, tüm dini ve inanç temelli faaliyetlerin devletin yetkili organları (veya Diyanet şemsiyesi gibi kamusal yapılar) tarafından daha yakından izlenmesi, şeffaf hale getirilmesi ve yasal sınırların net çizilmesi gerektiğini savunurlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Laiklik ve İnanç Özerkliğini Savunan Görüş:</strong>&nbsp;Devletin din karşısında tarafsız kalması gerektiği ilkesinden hareketle, inanç gruplarının kamusal bir otoritenin yönetimi veya kontrolü altına sokulmasının laiklik ilkesiyle ve inanç özgürlüğüyle bağdaşamayacağı ifade edilir. Bu görüşü savunanlar ise çözümün dini yapıları bir kurumun şemsiyesi altına almakta değil; tüm dernek, vakıf ve sivil yapıların&nbsp;<strong>hukukun üstünlüğü ilkesi çerçevesinde, mali şeffaflık kurallarına ve evrensel denetim standartlarına</strong>&nbsp;herkes için eşit şekilde tabi tutulmasında yattığını belirtirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam; bir tarafta kamu güvenliği ve mali disiplin için daha güçlü kamusal denetim talebi, diğer tarafta ise laiklik, anayasal sınırlar ve inanç özgürlüğünün korunması hassasiyeti bulunmaktadır. Devletin ve milletin çıkarlarını korurken bu dengeyi hukuki zemin ve şeffaflık ilkeleriyle kurmak, tartışmaların merkezindeki temel hedef olarak öne çıkmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dini ve Sivil Yapılarda Etkin Denetim İçin Önerilen Tedbirler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukun üstünlüğü, inanç özgürlüğü ve laiklik ilkeleri zedelenmeden, kamusal güvenliği ve mali disiplini sağlamak amacıyla uzmanların ve hukukçuların üzerinde durduğu temel tedbirler şu başlıklar altında toplanmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Mali Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı Denetim ve İzleme:</strong>&nbsp;Dernek, vakıf veya cemaat adı altında faaliyet gösteren tüm yapılar; gelirleri, bağışları ve harcamaları açısından&nbsp;<strong>Maliye Bakanlığı, MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>&nbsp;tarafından düzenli ve istisnasız bir denetime tabi tutulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kayıt Dışı Ekonominin Önlenmesi:</strong>&nbsp;Nakdi ve ayni yardımların şeffaf banka kanalları üzerinden yapılması zorunlu kılınmalı, denetlenemeyen fon akışlarına karşı yasal yaptırımlar ağırlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Hukukun Üstünlüğü ve Eşit Uygulama</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıcalıksız Yargı Rejimi:</strong>&nbsp;Hiçbir grup, yapı veya zümre hukukun üstünde değildir. Yasaları ihlal eden, haksız kazanç sağlayan veya kamu düzenini tehdit eden yapılara karşı dini veya ideolojik kimliğine bakılmaksızın adli ve idari işlemler kararlılıkla uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Yasaların Etkin İşletilmesi:</strong>&nbsp;Yeni kurumlar ihdas etmek yerine, mevcut denetim mekanizmalarının etkinliğinin artırılması ve kayırma iddialarına yer bırakmayacak şekilde tarafsız bir denetim kültürü oluşturulması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kamusal Alanın ve Kadroların Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Liyakat Esası:</strong>&nbsp;Devlet kurumlarında ve özellikle güvenlik, adalet, eğitim gibi kritik alanlarda hiçbir tarikat, cemaat veya grubun kadrolaşmasına izin verilmemeli; tek ölçü liyakat ve anayasaya sadakat olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Dini Rehberlik:</strong>&nbsp;Toplumun doğru, hurafeden uzak ve milli bütünlüğü esas alan dini bilgiye erişimi, devletin denetimindeki resmi eğitim kurumları ve Diyanet'in şeffaf rehberliğiyle desteklenmelidir; böylece merdiven altı ve istismara açık yapıların zemin bulması zorlaştırılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Yetkililerine ve Kamuoyuna Saygıyla: Dini Yapılar ve Mali Denetim Üzerine Naçizane Bir Öneri Metnidir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Konu:</strong>&nbsp;Dini ve Sivil Yapıların Mali Şeffaflığı, Denetimi ve Toplumsal Huzurun Korunması Hakkında Öneri ve Hassasiyetler</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayın İlgili Makamlara,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin yakın geçmişte yaşadığı ağır tecrübeler, devletin ve milletin bekasının, kamu düzeninin ve inanç hürriyetinin ne denli hassas dengeler üzerine kurulduğunu acı bir şekilde göstermiştir. Son dönemde bazı dini yapılar, cemaatler ve sivil görünümlü oluşumlar etrafında tartışılan aşırı zenginleşme, kayıt dışı para trafiği ve denetimsizlik iddiaları, toplumsal vicdanı derinden yaralamakta; milletimizin inanç değerlerinin bu tür tartışmalarla yıpratılmasına zemin hazırlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi kırmadan, dökmeden, inanç özgürlüğünü ve anayasal laiklik ilkesini zedelemeden; devletimizin ve milletimizin çıkarlarını korumak amacıyla şu tedbirlerin hayata geçirilmesi büyük bir elzem ve sorumluluk olarak karşımızda durmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Mali Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik İlkesinin Tavizsiz Uygulanması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dernek, vakıf veya cemaat adı altında faaliyet gösteren tüm yapılar, hukukun üstünlüğü ilkesi gereği&nbsp;<strong>Maliye Bakanlığı, MASAK ve Vakıflar Genel Müdürlüğü</strong>&nbsp;tarafından istisnasız ve düzenli bir mali denetime tabi tutulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağış, aidat ve her türlü yardım faaliyetlerinin kayıt dışı kalmasını önleyecek yasal altyapı güçlendirilmeli; tüm nakdi ve ayni akışlar şeffaf bankacılık kanalları üzerinden izlenebilir hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Mevcut Denetim Mekanizmalarının Etkinleştirilmesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal inançlarımızın istismar edilmesinin ve haksız ekonomik kazanç elde edilmesinin önüne geçmek için yeni idari yapılara gerek olmaksızın, mevcut denetim organlarının yetki ve etkinliği artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasaları ihlal eden veya kamu düzenini tehdit eden yapılara karşı, aidiyetlerine bakılmaksızın hukuk çerçevesinde kararlı adımlar atılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Liyakat ve Devlet Kadrolarının Korunması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte yaşanan krizlerden ders çıkarılarak, devletin hiçbir kurumunda ve özellikle adalet, güvenlik ve eğitim gibi kritik alanlarda belirli grupların kadrolaşmasına müsaade edilmemelidir. Tek ölçü&nbsp;<strong>liyakat, liyakate sadakat ve Anayasa'ya bağlılık</strong>&nbsp;olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletimizin inançlarının saf, temiz ve huzurlu bir iklimde yaşatılması, devletimizin güvenliğinin teminat altına alınması ve geçmişteki acı tecrübelerin bir daha tekrarlanmaması adına, yukarıda arz edilen hususların takdirlerinize sunulmasını saygıyla talep ederim.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-bahceli-terorsuz-turkiye-gelecek-turk-asirlarinin-mujdesidir-2623418873ad3-f7d8-400f-b750-6238063e13842026-08-18T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir

Devlet Bahçeli: Bahçeli: Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli Türkgün Gazetesi'ne verdiği röportajda 'Terörsüz Türkiye' sürecine ilişkin gelinen aşamayı değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk barışının başta Suriye olmak üzere Irak, Lübnan gibi bölge ülkelerinde güçlü merkezi otorite, milli birlik ve toprak bütünlüğü ile demokratik hukuk devletini hedeflediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bunun için de öncelikli olarak illegal silahlı yapıların ve terör örgütlerinin mutlaka ortadan kaldırılması gerekmektedir " uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörün, şiddetin ve vandalizmin olduğu bir yerde demokratik kültürün gelişemeyeceği gibi devlet kurumsallığının da zayıflayacağına dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;Terörsüz Türkiye ile yalnızca dağdaki terörist unsurların değil radikalleşmiş ve marjinalleşmiş yapıların tasfiyesinin, bütünüyle şiddetin bitirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Bahçeli "Terörsüz Türkiye gelecek Türk asırlarının müjdesidir aynı zamanda da kaos ve kargaşa ile anılan bölgemizde barış ve huzurun kardeşlik ve dayanışmanın istikrar ve kalkınmanın anahtarı olacaktır" ifadesini kullandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-toplumsal-butunlesmenin-guclendirilmesine-dair-kanunun-hayirlara-vesile-olmasini-diliyorum-262335aa8618e-e7d0-493e-90cc-bc8672258a332026-08-18T12:26:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gazi Meclisimizde tarihî bir mutabakat örneği olarak 467 milletvekilimizin desteğiyle kabul edilen ve bugün itibarıyla yürürlüğe giren Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un hayırlara vesile olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin huzurlu, müreffeh ve güvenli geleceği için atılan bu önemli adımda emeği geçen:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı ortağımız Sayın Devlet Bahçeli’ye ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubuna…</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş’a…</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Grubundaki kıymetli yol ve dava arkadaşlarıma…</span></p><p><span style="font-size:18px">Farklı kulvarda yer almakla birlikte yapıcı bir tutum sergileyen tüm siyasi parti gruplarına ve milletvekillerine yürekten teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürecin bugünlere kazasız belasız gelmesinde katkısı bulunan devletimizin kurumlarını ve görevlilerini tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta şehitlerimizin yakınları ve gazilerimiz olmak üzere, milletimizin tamamının hassasiyetlerini dikkate alan bir yaklaşımla yürüttüğümüz süreci, Kanun’un belirlediği zeminde, ilgili kurum ve kurullarımızın riyasetinde aynı samimiyet ve titizlikle yönetmeye devam edeceğiz.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-sosyal-hizmetleri-anlayan-var-mi-26228b9ffc126-9b53-45dd-b04f-91a702563c2f2026-08-18T00:21:00+03:00HABER MERKEZİ BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?

BU SOSYAL HİZMETLERİ ANLAYAN VAR MI?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/1007522 MERSİN AİLE VE SOSYAL HİZMETLER İL MÜDÜRLÜĞÜNE BAĞLI KURULUŞLARIN 6 AYLIK MAMAUL YEMEK ALIM İŞİNİ 9.7.2026 günü saat 10.oo da ihaleye çıkar. Bu ihaleye bir firma KİK'e itiraz eder. KİK bu itirazı 6.8.2026 günü değerlendirip, 2026/31 toplantı numarasıyla 76 gündem numarası ile karara bağlar. Başvuruyu ret eder. Bu ret kararı 13.08.2026 tarihinde EKAP'tan Tebliğ Edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale, aşağıdaki idarelerin ortak ihtiyaçlarının karşılanması maksadıyla yapılmakta:&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin Kadın Konukevi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin 2. Kadın Konukevi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Mersin Otizm Gündüz Bakım, Rehabilitasyon Ve Aile Danışma Merkezi Müdürlüğü,&nbsp;Mersin Aile Ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Nihat Sözmen Zihinsel Engelli Çocuk Bakım Ve Rehebilitasyon Merkezi Müdürlüğü..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diyeceksiniz ki ne var bunda?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Çok şey var…</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer amaç devletin milletin hakkını hukukunu korumak ve daha ucuza ve daha kaliteli hizmet almak ise MERSİN valisi, il milli eğitim müdürü ve il sağlık müdürü ortak protokol ile SAĞLIKDAKİ tüm hastane, kuruluşlar ve birimlerin yemeğini ÖĞRETMENEVİNDEN alıyor. (İlçelerde dahil) Herkes de memnun. Devletin parası bir cepten çıkıp diğerine giriyor. Kar zarar düşünen yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hâlbuki aynı konulu ihale nedeniyle son kez <strong>2.Temmuz.2025</strong> günü aşağıdaki linkte bulunan haberi yapmış idik:</span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERDE İhale yapıldı sonuç açıklanmıyor" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/07/ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-1751444138.JPG" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerde-ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-23988">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerde-ihale-yapildi-sonuc-aciklanmiyor-23988</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan önce ise bu idare ile ilgili aşağıdaki linklerdeki haberleri yapmış idik:</span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERİN YEMEĞİ" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/05/sosyal-hizmetlerin-yemegi-1747386136.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-23543">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-23543</a></strong></em></span></p><p><img alt="SOSYAL HİZMETLERİN YEMEĞİ İHALEYE ÇIKTI" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/05/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-1747413217.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-23638">https://www.haberanaliz.net/haber/sosyal-hizmetlerin-yemegi-ihaleye-cikti-23638</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani, anlayacağınız sürekli uyarıcı, devletin ve milletin menfaati için haberler yaptık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse o yerli olmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her haberde ÖĞRETMENEVİ vurgusu yaptık ve ilgili yetkilinin önüne koyduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden Öğretmenevi değil de ÖZEL SEKTÖR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğretmenevi rüştünü sağlık kuruluşlarına verdiği yemek ile tam 7 yıldır ispat etmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kapısı neden tercih edilmiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in Valisi bu idareye bizim 23543, 23638 ve 23988 sayılı yukarıdaki linklerde yer alan haberlerimizden sonra bunlara hiçbir soru sormadı mı? Sordu ise, onlar ne cevap verdi? Buradaki para BEYTÜLMAL. Tüysüz Yetimin Şehidin hakkının olduğu kasa. Öğretmenevinden almış olsalar itiraz olmayacak, iş uzamayacak, devlet hem zaman kaybı yaşamayacak hem parası bir cepten çıkıp diğer cebe girecek. Lütfen yukarıdaki linklerimizdeki haberleri açın ve gününde yayınlanan haberleri yazıcıdan çıktı alın, tarih saati ile sıraya koyup Değerli Valimizin önüne koyun. Yanlış bir sesleniş mi yapmışız?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sahil-bandi-ve-uyaniklar-26227a579f506-d878-47a0-8432-313889a6f6012026-08-17T10:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SAHİL BANDI VE UYANIKLAR

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ağustos 2026'da Resmi Gazete’de yayımlanan yeni yönetmelikle, kıyı ve sahil şeritlerinin bakım, temizlik ve güvenliği ile denetim yetkileri Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinesine verilerek sahillerin halk tarafından serbestçe kullanımının önündeki işgallerin önlenmesi amaçlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal Durum ve Haklar</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa ve Kanun: 3621 sayılı Kıyı Kanunu gereğince kıyılar devletin hüküm ve tasarrufundadır; kimseye özel mülk olamaz ve herkesin eşit, serbest kullanımına açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel İşletmeler: Otel, kafeterya veya plaj işletmeleri sahilleri kapatamaz. Şezlong ve şemsiye gibi uygulamaların halkın geçişini ve serbest kullanımını engellemeyecek şekilde düzenlenmesi zorunludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesafe Kuralı: Sahil şeridinde yapılaşma ve kullanım sınırlamaları kıyı kenar çizgisinden itibaren en az 50 metrelik alanı kapsar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Düzenlemeler ve Denetim</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık Yetkisi: Belediyelerin yanı sıra bakanlık da kıyı alanlarındaki ihlallere ve yapılaşmalara karşı doğrudan müdahale ve denetim yetkisine sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın Erişimi: Sahillere giden yolların ve kıyı şeritlerinin kapatılmasına yönelik şikâyetler ilgili idareler ve bakanlık birimleri tarafından mercek altına alınması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahillerin özel işletmeler veya belediyeler tarafından etrafının çevrilerek kapatılması, şezlong-şemsiye zorunluluğu getirilmesi ve halktan giriş ücreti alınması tamamen yasa dışıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa’nın 43. maddesi ve 3621 sayılı Kıyı Kanunu’na göre kıyılar herkesin eşit ve ücretsiz kullanımına açıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşadığınız bu mağduriyete karşı hukuki haklarınız ve atabileceğiniz adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal Haklarınız Ne Diyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Giriş Ücreti Alınamaz: Hiçbir işletme veya yerel yönetim, sadece sahile/denize girmek isteyen bir vatandaştan "giriş ücreti" veya "ayakbastı parası" talep edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hizmet Satın Alma Zorunluluğu Yoktur: Sahildeki büfe, kafe veya işletmelerden şezlong, şemsiye kiralamak ya da yiyecek-içecek almak zorunda değilsiniz. Kendi havlunuzu serip, kendi şemsiyenizi kurarak alanı ücretsiz kullanma hakkınız saklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıyı Kamunundur: İşletmeler sadece kendilerine kiralanan (varsa şezlong alanı gibi) sınırlı noktaları kullanabilir; denizin içini, kıyı çizgisini ve vatandaşın geçiş koridorunu asla kapatamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu İşgallere Karşı Ne Yapabilirsiniz? (Şikâyet Hatları)</span></p><p><span style="font-size:18px">CİMER (Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi): Yaşadığınız ihlali, işletme adını ve konumunu belirterek CİMER üzerinden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na şikâyet edebilirsiniz. Bakanlığın kıyılardaki kaçak yapı ve işgallere karşı doğrudan yıkım ve ceza yetkisi vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alo 181: Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çağrı merkezini arayarak kıyı ihlali ve yasa dışı ücret toplama faaliyetlerini bildirebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Valilik ve Kaymakamlıklar: Sahillerdeki kolluk kuvvetleri ve mülki amirlikler bu tür usulsüzlükleri denetlemekle görevlidir. Giriş ücreti kesen işletmeler hakkında tutanak tutulmasını talep edebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüketici Hakem Heyetleri: Eğer sizden zorla giriş ücreti alındıysa, verilen fiş/fatura veya ödeme belgesiyle birlikte Tüketici Hakem Heyeti'ne başvurarak paranızın iadesini isteyebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada vatandaştan yüksek miktarda şikayetlenme geliyor. Kıyılarda, sahil bantlarında karavan ile kapatma, işgal etme, giriş ücreti talep etme, oraya prefabrik yapılaşma yapma gibi hususlar cereyan ediyor. Bakanlık ve ilgili kurumların çok titiz çalıma yapması ve kıyılar ile sahilleri uyanıklardan kurtarması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-17-agustos-1999-marmara-depremini-aniyorum-2622677ff6218-6dc0-4f0d-91d0-3ae80d9b27932026-08-17T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 17 Ağustos 1999 Marmara Depremini Anıyorum!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">17 Ağustos 1999 Marmara Depremi'nin yıl dönümü olması nedeniyle büyük bir acının, anma etkinliklerinin ve afet bilincinin simgesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ağustos 1999 Marmara Depremi, Türkiye'nin hafızasında silinmez izler bırakan, ülkenin toplumsal ve yapısal milatlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Depreme karşı bugünkü durumumuzu ve hem devlet hem de bireyler olarak atılması gereken adımları şu başlıklar altında özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Biz Depreme Hazır Mıyız ve Dayanıklı Binalar Yapıyor muyuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Altyapı ve Yönetmelikler:</strong>&nbsp;1999 sonrası özellikle&nbsp;<strong>Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (TBDY)</strong>&nbsp;ve yapı denetim sisteminde önemli iyileştirmeler yapıldı. Kâğıt üzerinde ve yeni inşa edilen projelerde standartlar oldukça yükseltildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mevcut Yapı Stoku:</strong>&nbsp;En büyük risk, 1999 öncesinde inşa edilmiş, mühendislik hizmeti almamış veya malzeme kalitesi yetersiz olan milyonlarca konuttur. Yeni binalarda denetimler eskiye oranla daha sıkı olsa da, denetim mekanizmalarındaki denetimsizlikler ve suistimaller zaman zaman hâlâ risk yaratmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Genel Durum:</strong>&nbsp;Ülke genelinde kentsel dönüşüm çalışmaları hızlandırılmış olsa da, riskli yapı stokunun büyüklüğü göz önüne alındığında,&nbsp;<strong>büyük ölçüde henüz yeterince hazır olduğumuz söylenemez.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Seviyesinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kentsel Dönüşümün Hızlandırılması:</strong>&nbsp;Dönüşüm süreçleri rant odaklı değil, tamamen&nbsp;<strong>can güvenliği odaklı</strong>&nbsp;ve sosyal devlet anlayışıyla yürütülmelidir. Özellikle riskli bölgelerdeki dar gelirli vatandaşların binalarını yenileyebilmesi için devlet destekli uzun vadeli, düşük faizli finansman modelleri artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorunlu ve Etkin Denetim:</strong>&nbsp;Yapı denetim firmaları ve belediyelerin imar birimleri üzerinde bağımsız, şeffaf ve tavizsiz bir üst denetim mekanizması kurulmalıdır. Müteahhitlik sektörü daha sıkı mesleki yeterlilik kriterlerine bağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Afet Lojistiği ve Toplanma Alanları:</strong>&nbsp;İstanbul ve diğer riskli büyükşehirlerde afet anında ilk 72 saat kritik öneme sahiptir. Lojistik depolar, arama-kurtarma ekipmanları ve acil durum hastane altyapıları en üst düzeyde hazır tutulmalıdır. İlan edilen toplanma alanlarının imara açılması kesinlikle engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birey ve Toplum (Millet) Seviyesinde Yapılması Gerekenler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bina Bilinci:</strong>&nbsp;Yaşadığımız binanın deprem güvenliğini sorgulamalıyız. Gerekirse karot örnekleri aldırarak performans analizi yaptırmalı, riskli yapıları güçlendirmekten veya yenilemekten kaçınmamalıyız. Ev alırken ya da kiralarken estetikten önce zemin ve yapı güvenliğine öncelik vermeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Afet Bilinci ve Eğitim:</strong>&nbsp;Deprem anında ne yapılması gerektiği ("Çök-Kapan-Tutun" hareketi vb.) refleks haline getirilmelidir. Aile afet planı oluşturulmalı ve tahliye tatbikatları yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deprem Çantası:</strong>&nbsp;Her hanenin erişebileceği bir yerde güncel malzemeler içeren bir afet çki bulundurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllülük:</strong>&nbsp;AKUT, AFAD ve benzeri sivil toplum kuruluşlarında gönüllü olarak eğitim almak, bir afet anında binadaki veya mahalledeki insanlara yardım edebilmek adına hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Deprem öldürmez, bina öldürür" gerçeğiyle yüzleşerek; bilimi, mühendisliği ve hukuku merkeze alan bir seferberlik ruhuyla hareket etmek, gelecekte benzer acıları yaşamamak için atılacak tek yoldur.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">17 Ağustos ruhunu yaşatmak ve bu büyük acıyı anlamlı bir şekilde anmak, hem kaybedilenlerin hatırasına saygı duymak hem de yaşayanlar için bir farkındalık yaratmak adına çok önemlidir. Bu günü toplumsal bir bilinçle anmak için atılabilecek naçizane adımları aktarayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Resmi ve Manevi Anma Etkinlikleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Deprem Anıtları ve Mezarlıklarda Törenler:</strong>&nbsp;Gölcük, Yalova, Sakarya, İstanbul ve diğer deprem bölgelerinde her yıl 17 Ağustos saat 03:02'de (depremin saati) anıtlar önünde toplanılarak saygı duruşunda bulunulabilir, karanfiller bırakılabilir ve dualar edilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sessiz Yürüyüşler ve Meşale Anmaları:</strong>&nbsp;Toplumsal hafızayı diri tutmak amacıyla gece saatlerinde düzenlenen anma yürüyüşlerine katılım sağlanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilinçlendirme ve Eğitim Faaliyetleri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Seminerler ve Paneller:</strong>&nbsp;Belediyeler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları tarafından düzenlenen afet bilinci, yapı güvenliği ve kentsel dönüşüm konulu panel ya da söyleşilere katılmak veya bu etkinliklerin duyurulmasına destek olmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Okullarda ve İş Yerlerinde Farkındalık:</strong>&nbsp;Çocuklara ve çalışanlara yönelik deprem anı tatbikatları düzenlemek, afet çantasının önemini anlatmak ve teorik bilgileri tazelemek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital ve Bireysel Paylaşımlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Medyada Bilinç Paylaşımları:</strong>&nbsp;#17Ağustos1999 etiketiyle geçmişin acısını paylaşırken, aynı zamanda&nbsp;<em>"Depreme hazır mıyız?"</em>&nbsp;sorusunu sorarak yapı denetimi, zorunlu deprem sigortası (DASK) ve bireysel hazırlıklar konusunda farkındalık oluşturan içerikler paylaşmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belgesel ve Fotoğraf Sergileri:</strong>&nbsp;Deprem anını ve sonrasını anlatan belgeselleri izlemek, döneme ait fotoğraf sergilerini ziyaret etmek ve bu acının bir daha yaşanmaması için sorumlulukları hatırlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eyleme Geçmek (En Anlamlı Anma)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir günü anmanın en kalıcı ve gerçekçi yolu, benzer felaketlerin önüne geçmek için&nbsp;<strong>bugünden harekete geçmektir</strong>: Yaşadığınız binanın deprem risk analizini yaptırmak için adım atmak. Evinizdeki eşyaları sabitlemek ve aile afet planınızı gözden geçirmek. AFAD veya yerel arama-kurtarma derneklerine (AKUT vb.) gönüllü olmak için başvuru yapmak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşamını yitirenlere Allah’tan rahmet, geride kalan ailelerine sabır ve metanet, huzur ve refah diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-16-agustosun-mirasi-26225dd70d78d-60bf-4cdd-a6ce-a785ba9b39902026-08-16T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 16 Ağustos’un Mirası

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Eşiğinde Birlik ve Kardeşlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, yalnızca takvim yapraklarında kalan geçmişin soluk hatıraları değil; milletlerin ruhunu besleyen, yarınlarını aydınlatan canlı bir kılavuzdur. Yılın bazı günleri vardır ki, adeta tarihin akışına yön veren büyük dönüm noktalarını aynı parantezde buluşturur. İşte&nbsp;<strong>16 Ağustos</strong>, Türk ve dünya tarihi açısından tam da böyle simgesel bir tarihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı gün; Anadolu’nun kapılarının açılışından medeniyetimizin mimari zirvelerine, bağımsızlık mücadelelerinden ortak coğrafyamızın kaderine kadar milletimizin hafızasında derin izler bırakan pek çok olaya ev sahipliği yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geçmişten Günümüze Taşıdığımız Değerler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">16 Ağustos’un tarihimizdeki silinmez izleri, milletimizin azmini, inancını ve medeniyet birikimini gözler önüne serer:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1064 - Ani’nin Fethi:</strong>&nbsp;Sultan Alparslan’ın Bizans elindeki Ani Kalesi’ni fethiyle Kars ve çevresi Türk yurdu kılındı. Bu büyük fetih, Anadolu’nun kalıcı bir Türk-İslam coğrafyası olmasının en güçlü adımlarından biriydi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1556 - Süleymaniye Camii:</strong>&nbsp;Kanuni Sultan Süleyman’ın emriyle Mimar Sinan’ın inşa ettiği, medeniyetimizin kalfalık değil, adeta estetik ve mühendislik zirvesi olan Süleymaniye Camii ibadete açıldı. Bu eser, sadece taşın değil, kardeşliğin, adaletin ve estetiğin harçla yoğrulmuş halidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1948 - Millî Kütüphane:</strong>&nbsp;Ankara’da kapılarını açan Millî Kütüphane, Cumhuriyetimizin eğitime, ilme ve irfana verdiği değerin en somut nişanesi olarak nesilleri aydınlatmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1954 - Murat Güler’in Başarısı:</strong>&nbsp;Murat Güler, Manş Denizi’ni yüzerek geçen ilk Türk sporcu olarak azmin ve inancın sınır tanımadığını tüm dünyaya gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1960 ve 1974 - Kıbrıs’ın Kaderi:</strong>&nbsp;Zürih ve Londra Antlaşmaları ile Kıbrıs Cumhuriyeti'nin kuruluşu (1960) ve ardından Kıbrıs Türk halkının haklı mücadelesinin taçlandığı Kıbrıs Barış Harekâtı’nın ikinci aşamasının tamamlanışı (1974), ada coğrafyasında barış ve hakkaniyet arayışının tarihe kazınan mührüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Geleceğimiz İçin Sağduyu ve Kardeşlik Vakti</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca atalarımızın göğüs gerdiği zorluklar, elde ettiği zaferler ve inşa ettiği medeniyet eserleri bize tek bir gerçekliği fısıldıyor:&nbsp;<strong>Birliğimiz ve dirliğimiz, en büyük gücümüzdür.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sultan Alparslan’ın Anadolu topraklarına ektiği kardeşlik tohumları, Mimar Sinan’ın kubbelerinde yükselen ortak aklın ve estetiğin ruhu, Millî Kütüphane’nin raflarında saklı ilim irfan mirası hepimizindir. Bugün ülkemizin kalkınması, muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkması ve güçlü yarınlara yürümesi; ancak bu tarihi bilinci ortak bir paydada buluşturmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs'ın dağlarında, Manş Denizi'nin serin sularında, Kars'ın surlarında ve Ankara'nın ilim yuvalarında yankılanan bu ses; milletimize sağduyuyu, barışı ve kardeşliği hatırlatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım ki; farklılıklarımızı birer zenginlik kabul ederek, ortak vatan sevdasıyla birbirimize sımsıkı sarıldığımız sürece aşamayacağımız engel, çözemeyeceğimiz sorun yoktur. 16 Ağustos’un bize bıraktığı en kıymetli miras; geçmişin gururunu geleceğin sorumluluğuyla harmanlayarak, bu topraklar üzerinde hep birlikte kardeşçe ve güçlü bir şekilde var olabilme iradesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sahsiyetli-ve-dumduz-durusun-erdemi-262210f51519f-0cea-40bc-a7f8-11e7d00b6ddb2026-08-16T07:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sürekli bana ileri geri akıl veren oluyor. 43 yıllık çileli bir basın hayatı, 65 yaş sınırı, Gençliğin ülkü ocaklarında geçsin, 5 sene merkez ilçe başkanlığı 10 sene il başkanlığı, 2 yıl genel başkan yardımcılığı gibi merkez sağda siyaset yap, hayatının en önemli çağları mahpusta geçsin, şahsına ait mal mülk olmasın, emekli aylığınla geçin, STK önderliği yap ve başarıdan başarıya koş, ama halen tekerine çomak sokulsun, sonra da sen nasıl böyle ayakta kalıyorsun diye sorsunlar…</span></p><p><span style="font-size:18px">Kötülüğün Aynasını Kırmak: Şahsiyetli ve "Dümdüz" Duruşun Erdemi</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanoğlu, hayat sahnesine adım attığı andan itibaren bitmek bilmeyen bir sınanma döngüsünün içine girer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sınanmaların en ağırı, hiç şüphesiz maruz kalınan haksızlıklar, nankörlükler ve kötülüklerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çoğu zaman hayatın adil olmadığını düşünür, uğradığımız haksızlıkların büyüklüğü altında ezildiğimizi hissederiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak insanlık tarihinin ve kadim bilgeliğin bize öğrettiği çok temel bir hakikat vardır: Unutmamalıyız ki, insanı insan yapan ve onurunu koruyan şey, maruz kaldığı kötülükler değil, o kötülükler karşısında sergilediği şahsiyetli ve "dümdüz" duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kötülük, doğası gereği bulaşıcıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir virüs gibi, temas ettiği her ruhu kendi rengine boyamak ister.</span></p><p><span style="font-size:18px">Size haksızlık yapan birine aynı haksızlıkla, saygısızlık yapana aynı çirkinlikle karşılık verdiğinizde, farkında olmadan kötülüğün dünyadaki acentesi haline gelirsiniz. Karşınızdaki kişi kirli bir ayna tutmuştur ve siz o aynaya bakarak kendi çehrenizi de kirletmişsinizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa şahsiyet sahibi olmak, dışarıdan gelen rüzgârlara göre yön değiştiren bir yel değirmeni olmak değil; fırtınanın ortasında bile adaletin ve ahlakın merkezinde durabilmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu "dümdüz" duruşun ve adalet ahlakının İslam tarihindeki en büyük abidelerinden biri şüphesiz Hz. Ali’dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, adaleti sadece bir hukuk kuralı değil, bir ruh disiplini olarak görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hz. Ali'nin şu muazzam sözü, haksızlığa uğradığımızda takınmamız gereken tavrın sınırlarını çizer: "Sana haksızlık yapana, sen haksızlık yaparak karşılık verme. Eğer öyle yaparsan, onunla aynı seviyeye inersin ve aranızda hiçbir fark kalmaz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öğreti, adaletin zirvesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir düşman ya da zalim, sınırları çiğnedi diye mümin kendi adalet sınırlarını çiğneyemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zulme uğramış olmak, insana zalimleşme hakkı vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek onur, güç ve öfke elindeyken bile adaletin çizgisinden milim sapmamaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunus Emre’nin "dergâha eğri odun sokmama" hassasiyeti de Hz. Ali’nin bu sarsılmaz adalet mirasıyla aynı kaynaktan beslenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya ne kadar eğrilirse eğrilsin, insanlar ne kadar menfaatperest ve acımasız olursa olsun, insanın kendi içine, yani kalbine eğrilik sokmaması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biri bizi sırtımızdan vurduğunda hainleşmiyorsak, biri bizi aldattığında yalancıya dönüşmüyorsak ve birinin saygısızlığı karşısında asaletimizi koruyabiliyorsak insanlığımızı muhafaza ediyoruz demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek onur, kötülüğün bizi kendi seviyesine çekmesine izin vermeyecek kadar yüksek bir ruh kalitesine sahip olmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dünyada maruz kaldığımız kötülükleri kontrol edemeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sokaktaki bir yabancının kabalığını, iş yerindeki bir adaletsizliği ya da en yakınımızın vefasızlığını engellemek bizim elimizde değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat bu kötülükler karşısında neye dönüşeceğimiz tamamen bizim kararımızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Acımasızlık karşısında merhameti, yalan karşısında hakikati, çirkinlik karşısında zarafeti seçmek zordur; çünkü nefis her zaman intikamın ve öfkenin kolaylığına kaçmak ister.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak kolay olan bizi büyütmez; bizi insan kılan, zor zamanlarda sergilediğimiz o eğilmez, bükülmez, dik ve "dümdüz" duruştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam, hayatın bize ne getirdiği değil, bizim o getirilene nasıl bir cevap verdiğimiz önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maruz kaldığınız kötülükler sizin kaderiniz olabilir ama o kötülükler karşısında şahsiyetinizi korumak sizin karakterinizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gece ne kadar karanlık olursa olsun, kendi içindeki ışığı söndürmeyenler dünyayı aydınlatmaya devam eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlık onuru, kötülüğe teslim olup eğrilmekte değil; her şeye rağmen Hz. Ali’nin adaleti ve Yunus’un doğruluğuyla dümdüz, lekesiz ve vakur bir şahsiyetle ayakta kalabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğrilerin arasında dümdüz duran tüm güzel ruhlara saygıyla...</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ekonomide-saglikta-egitimde-ulastirmada-turkiyeye-tarihinin-en-buyuk-yatirimlarini-kazandirdik-26215a981b554-8b48-4864-9268-1bd3e26c404f2026-08-15T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

ERDOĞAN: “Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını kazandırdık”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, Başkent Millet Bahçesi’nde düzenlenen “AK Parti 25. Kuruluş Yıl Dönümü Programı”na katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, programda bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihî günde, bu anlamlı buluşmada partilileri en kalbi duygularla, hürmetle, muhabbetle selamladığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, cennet vatanın dört bir yanındaki tüm vatandaşları selamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı coğrafyalarında milleti temsil eden tüm vatandaşlara da muhabbetlerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gönül ve kültür coğrafyasının dört bir yanında şu anda kalbi kendileriyle atan tüm dostlarına selamlarını iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin ve dünyanın neresinde yaşarsa yaşasın partilerine, kendisine ve hareketlerine muhabbet duyan herkese selamlarını ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu akşam gönlü kendileriyle atan, bu yolda beraber yürüdükleri Cumhur İttifakı ortakları MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye partisi ve tüm arkadaşları adına selamlarını gönderdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BUGÜN TARİHÎ BİR GÜN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin 81 ilinden gelip Başkent Millet Bahçesi'ni dolduran partililere şükranlarını sunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşkınız için, dayanışmanız için, ahde vefanız için, en çok da görenleri kıskandıran şu muhabbetiniz için sizlere teşekkür ediyorum. Rabbim, kardeşliğimizi daim kılsın. Dostluğumuz, yol arkadaşlığımız inşallah ebedî olsun, daim kalsın" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün çok özel, tarihî bir gün. Bugün 25'inci yılımızı büyük bir gururla idrak ediyoruz. AK kadrolar olarak çeyrek asrı devirmenin bahtiyarlığını yaşıyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendilerine bugünleri gösteren, bu güzelliği yaşatan Allah'a sonsuz şükrettiğini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "25'inci yaş günümüz, 25'inci doğum günümüz kutlu olsun" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Ağustos 2001'den bu yana AK Parti çatısı altında farklı kademelerde görev yapan her bir parti mensubuna ayrı ayrı teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisiyle mesaide bulunan ve ailesi programa katılan Abdülmecit Yücel'in, hareketlerindeki gönlünü ortaya koyuşunu unutmalarının mümkün olmadığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlardan milletvekillerine, il, ilçe, belde başkanlarından belediye başkanlarına, meclis üyelerinden mahalle-köy temsilcilerine, sandık müşahitlerinden üyelere kadar yol ve dava arkadaşlarının tamamına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, kurulduğu ilk günden itibaren bu hareketi samimiyetle bağrına basan kadınlara, AK Parti Kadın Kolları'nın tüm mensuplarına, partiye renk, dinamizm katan gençlere teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sandık her kurulduğunda, sabahın erken saatlerinden itibaren bir bayram havasında sandıkları şenlendiren seçmenlere de gönülden teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugüne kadar oyunu alamadığımız ama tercihlerine saygıyla yaklaştığımız vatandaşlarımıza ise demokrasimize yaptıkları katkılardan ötürü teşekkür ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Temmuz gecesi meydanlarda kurdukları Cumhur İttifakı bünyesinde, Türkiye'nin bekası, milletin istikbali uğrunda birlikte yol yürüdükleri ittifak ortaklarına da dayanışmaları için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kutlama programına gönderdiği çiçek dolayısıyla MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ye, kendilerini telefonla arayarak veya mesajla partisinin kuruluş yıl dönümünü kutlayan diğer siyasi parti genel başkanlarına teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıl içinde pek çok parti mensubunu fani dünyadan ebedî âleme uğurladıklarını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, dava ve yol arkadaşlarından ahirete irtihal edenlere, Allah'tan rahmet diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN ÖZ GÜVENİNİ YÜKSELTTİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "AK Parti, bundan 25 sene önce milletimizin umudu olarak doğdu. Bu partiyi millet kurdu, sizler kurdunuz, kumaşını millet dokudu, hamurunu millet yoğurdu. Siyasetin sıkıştığı, ekonominin ağır kriz yaşadığı, Türkiye'nin önünü göremediği bir dönemde 'Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak' şiarıyla yola revan olduk. 'Sorunlar çözümsüz değildir' dedik. 'Çözümler imkânsız değildir' dedik. 'Buradan bir çıkış yolu var' dedik. 'Bizim reçetemiz var, bizim çözüm önerilerimiz var, bizim umudumuz, heyecanımız, gayretimiz var' dedik. 14 Ağustos 2001'de AK Parti'yi kurduk ve kurarken de tüm Türkiye'ye 'Karanlığa kapalı, aydınlığa açık' dedik. 'Yeter, söz de, karar da milletindir' dedik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiyi kurduktan sadece 15 ay sonra, 3 Kasım 2002'de seçime girdiklerini ve milletin teveccühüyle tek başına iktidara geldiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Ne dediler? 'Yapamazlar' dediler, yaptık, hem de en güzelini yaptık. Türkiye'yi rahatlattık. Umudu çoğalttık. En başta Türkiye'nin öz güvenini, milletin öz güvenini yükselttik. AK Parti olarak, siyasetteki temsil açığına millet iradesiyle, istikrar açığına güçlü ve öngörülebilir yönetimle, icraat açığına eser ve hizmet siyasetimizle, kalkınma açığına yatırım ve girişimcilikle, öz güven açığına Türkiye merkezli bir gelecek tasavvuruyla çözüm ürettik. Ekonomide, sağlıkta, eğitimde, ulaştırmada Türkiye'ye tarihinin en büyük yatırımlarını, en büyük projelerini kazandırdık. Milletten aldığımız yetkiyi de topladığımız kaynakları da yine milletimiz için, ülkemizi büyütmek, kalkındırmak, güçlendirmek için kullandık."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA SANAYİİNDE DESTAN YAZDIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptıklarının tamamını anlatmanın mümkün olmadığını, bu tarihî günde kısa bir muhasebe yapmakta fayda gördüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıllık icraat karnesini vatandaşlarla paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eğitime 37 trilyon lira, sağlığa 14 trilyon lira, gençlik ve spora 5 trilyon lira, sosyal yardımlara 12 trilyon lira, adalete 4 trilyon lira, içişlerine 3 trilyon lira, AFAD bünyesinde olmak üzere toplam 5 trilyon lira harcama yaptık. Çalışma ve sosyal güvenliğe 7 trilyon lira, ulaştırmaya 15 trilyon lira, çevre ve şehirciliğe 19 trilyon lira, kültür ve turizme 11 trilyon lira, tarım ve ormana 7 trilyon lira, enerjiye 8 trilyon lira, savunma sanayiine 374 milyar dolar, sanayi ve teknolojiye 2 trilyon liralık kaynak kullandık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşviklerle 19 trilyon liralık 129 bin yatırımın ve 4 milyon 128 bin nitelikli istihdamın önünü açtıklarına işaret ederek, şöyle devam etti: "36 milyar dolar olan yıllık ihracatımız, haziran ayında 278 milyar dolara çıktı. Millî gelirimiz 240 milyar dolardan, 1 trilyon 600 milyar dolara ulaştı. Dünyanın 21'inci büyük ekonomisi olan Türkiye, 2025 yılı itibarıyla dünyada 16'ncı, Avrupa'da 6'ncı sıraya yükseldi. Dışişlerimiz, Türkiye'yi bölgesinde ve dünyada "sözü güçlü, gücü tesirli" bir ülke konumuna getirdi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma sanayiinde kelimenin tam anlamıyla "destan" yazdıklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Piyade tüfeğini bile dışarıdan alan bir ülkeyi kendi savaş gemisini, insansız uçağını, helikopterini, tankını, füzesini, denizaltısını yapar hâle getirdik. Yıllık 10 milyar doları aşan ihracat rakamıyla bugün dünyanın 185 ülkesinde Türk savunma sanayii ürünleri kullanılıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2028'E KADAR 27 ŞEHRİMİZİ HIZLI TREN AĞIYLA BİRBİRİNE BAĞLAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ulaştırma alanında Türkiye'ye çağ atlattıklarına işaret ederek, şöyle konuştu: "Tam 24 bin kilometre yeni bölünmüş yol yaptık. Otoyol uzunluğumuzu iki kat artırdık. İki kıtayı Marmaray ve Avrasya Tüneli ile yer altından Yavuz Sultan Selim ve 1915 Çanakkale Köprüsü ile yer üstünden birbirine bağladık. 26 olan havalimanı sayımız, 58'e çıktı. Yapımı devam edenler hizmete girdiğinde, bu sayı 60 olacak. Türkiye'yi hızlı trenin konforuyla tanıştırmak bizlere nasip oldu. Sıfırdan 2 bin 251 kilometre hızlı tren hattı inşa ettik. Sizler için, halkımız için bunu biz başardık. 2028'e kadar 27 şehrimizi hızlı tren ağıyla birbirine bağlayacağız. 2053 yılında, 48 saatte tüm Türkiye hızlı trenle gezilebilecek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, eğitimde, nicelik ve nitelik olarak Türkiye'nin standartlarını yükselttiklerine işaret ederek, 422 bin yeni derslik inşa ettiklerini, toplam 836 bin yeni öğretmen ataması yaptıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "'Başörtüsü yasağına son vereceğiz' dedik, üniversitede, okulda, kamuda son verdik. 'Üniversiteye girişte katsayı adaletsizliğini kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Harçları kaldıracağız, ders kitaplarını ücretsiz dağıtacağız' dedik, sözümüzü tuttuk. Yükseköğrenim yurt yatak kapasitemizi 182 binden 983 bine yükselttik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlıkta, vatandaşları birinci sınıf sağlık hizmetleriyle tanıştırdıklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sayısı 27'ye çıkan şehir hastaneleriyle bu alanda âdeta devrim yaptıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KARADENİZ'DEKİ KEŞFİMİZ SAYESİNDE BUGÜN MİLYONLARCA EVDE KENDİ DOĞAL GAZIMIZ KULLANILIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet bahçeleriyle şehirlerin çehresini değiştirdiklerini işaret ederek, 323 millet bahçesini hizmete açtıklarını, 239 tanesinin yapımının devam ettiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ'yle 1 milyon 766 bin konut ürettiklerini, 369 bin konutun inşasının sürdüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "6 Şubat asrın felaketinde 455 bin konutu ve iş yerini, 3 yıl gibi rekor sürede depremzedelerimize teslim ettik. Deprem turistleri istismar peşinde, fırsatçılık peşinde koşarken biz yaraları sarmak için tam 91,5 milyar dolarlık kaynak kullandık. 500 bin sosyal konut projemizle çok önemli bir ihtiyacı gideriyoruz. Şurası da çok mühim. Eskiden terörün kol gezdiği Gabar'da günlük 83 bin varil petrol üretiyoruz. Karadeniz'deki keşfimiz sayesinde bugün milyonlarca evde kendi doğal gazımız kullanılıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SADECE YATIRIMLARDA DEĞİL, HAK VE ÖZGÜRLÜKLER ALANINDA DA SESSİZ BİR DEVRİME İMZA ATTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık başkalarının ürettiği araçlara gıptayla bakmadıklarını, Türkiye'nin otomobili TOGG'u yollarda gördükçe herkesin gurur duyduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sadece yatırımlarda değil, hak ve özgürlükler alanında da aynı şekilde sessiz bir devrime imza attık. 'OHAL'i kaldıracağız' dedik, kaldırdık. 'Farklı dil ve lehçelerde yayınları serbestleştireceğiz' dedik, TRT Kurdi'yi kurduk, özel yayınları serbest bıraktık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin siyasette önünü açarak seçilme yaşını 30'dan 25'e, sonra 18'e indirdiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cumhurbaşkanlığı Hükûmet Sistemi'yle, ülkemizin en kronik sorunlarından olan yönetimde istikrar meselesini çözüme kavuşturduk. 'Ayasofya'nın kapısına vurulan zincirleri kıracağız' dedik, Fatih'in emaneti Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'ni yeniden ibadete açtık. Daha burada tek tek sayamayacağımız nice reformu, hizmeti, eseri, projeyi ülkemize kazandırdık" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti programlarında ve seçim beyannamelerinde millete ne taahhüt edildiyse bunları yüzde 90 oranında gerçekleştirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu da burada ifade etmek istiyorum. Gelecek 25 yılı da planladık, gelecek 50 yılı da planladık. Bugün paylaştığımız 25'inci yıl vizyon belgemizin rehberliğinde hayalleri hedeflere, hedefleri gerçeklere dönüştürmeye devam edeceğiz" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETE VERDİĞİMİZ SÖZLERİ TUTMANIN GURURUYLA BURADAYIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 25 yıl boyunca dikensiz bir gül bahçesinde yürümediklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bizi yolumuzdan çevirmek için her yolu denediler. Darbe senaryoları yazdılar. Muhtıra vermeye kalkıştılar. Partimizi kapatmaya kalktılar. Danıştayda, Gezi'de, terör eylemleriyle provokasyonlar yaptılar. 17-25 Aralık'ta yargı darbesi yapmaya yeltendiler. 15 Temmuz'da haince silahlı darbe girişiminde bulundular. İçerideki aparatlarıyla, dışarıdaki ağababalarıyla üzerimize geldiler. Allah'a hamdolsun, hepsini tek tek püskürttük. 25 yıl sonra işte buradayız. Sapasağlam burada, milletin huzurundayız. İlk günkü heyecanımızla buradayız. İlk günkü enerjimizle buradayız. İlk günkü aşkımızla, ilk günkü kararlılığımızla yine Ankara Millet Bahçesi'ndeyiz. Millete verdiğimiz sözleri tutmanın gururuyla buradayız. Milletin emanetine sahip çıkmanın izzetiyle buradayız. Türkiye'yi her alanda büyütmenin kıvancıyla buradayız. Size mahcup olmamanın, sizi mahcup etmemenin, sizin umutlarınızı boşa çıkarmamanın bahtiyarlığıyla buradayız."</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yıl boyunca milletin gönlünde olduklarını, bugün de milletin gönlünde en müstesna yerde bulunduklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'a hamdolsun, çeyrek asırda büyük işler başardık ama bitmedi, hiçbir zaman bitmeyecek. Kimse bizden yorulma beklemesin. 25 yıl boyunca her sabah yeniden başladık. Her sabah ilk günkü gibi işimize sarıldık" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DAHA YAPACAK ÇOK İŞİMİZ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da her günün kendileri için yeni bir gün olacağını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Partimizi kurduktan sonraki ilk sabah, 15 Ağustos sabahı nasılsa bugün de yarın da her sabah 15 Ağustos sabahı gibi olacak. Daha yeni başlıyoruz. Türkiye'yi işte bu hareket, bu kadro kadınıyla, erkeğiyle, genciyle ve bu gençler, onların çocukları, torunları inşallah önce 2053'e, sonra da 2071'e taşıyacak. Türkiye'nin son 25 yılına olduğu gibi geleceğine de işte bu hareket damga vuracak. Daha yapacak çok işimiz var. Türkiye'yi ellerinden tuttuk, ayağa kaldırdık, küllerinden yeniden inşa ettik, doğrulduk, büyük işler başardık ama durmayacak, dinlenmeyecek, ara vermeyecek, istikbali de inşa edecek, imar edeceğiz. Hani diyor ya Yunus 'Biz, sevdik aşık olduk, sevildik, maşuk olduk, her dem yeniden doğarız bizden kim usanası'. Evet, her gün yeniden doğacağız. Her sabah yeniden başlayacağız. 'Bugün unutmayın yeni bir gündür' diyeceğiz. 'Şimdi yeni şeyler söylemek lazım' diyeceğiz, her dem taze kalacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin, 1970'lerden itibaren, sinsi sinsi büyüyen FETÖ sorunu olduğunu hatırlatarak, "1970'lerden itibaren hiçbir hükûmet bunların önünü kesemedi. 1980'de, 1997'de, iki kez darbe yapıldı bu ülkede. FETÖ'ye dokunmadılar, tam tersine önünü açtılar. Biz ülkeyi yönetme görevini devraldığımızda virüs vücuda yayılmış, bünyeyi âdeta felç etmişti" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, FETÖ'ye karşı sabırla, akılla ve dikkatle yürüdüklerine dikkati çekerek, "O meşum gecede, o hain darbe girişiminde, Allah onlara fırsat vermedi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU ÜLKEYİ KARDEŞLİK BÜYÜTECEK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Terör meselesinin de 1984'ten bu yana can yaktığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Evlatlarımız tek tek toprağa düşüyordu. Türkiye'nin gençleri de birikimi de morali de hayalleri de terörle, hain terör eylemleriyle her gün solup gidiyordu. Ne dedik? 'Biz çözeceğiz' dedik. 'Türkiye'yi 40 yıllık bu sıkıntıdan kurtaracağız' dedik. Elhamdülillah, işte onu da Cumhur İttifakı olarak çözüyoruz ve çözdük. Gazi Meclisimizin desteğiyle, aziz milletimizin hayır duasıyla çözüyoruz. Şehitlerimizin kahramanlığıyla, gazilerimizin fedakârlıklarıyla çözüyoruz. 86 milyon olarak el birliği, gönül birliği, hedef birliği yaparak çözüyoruz. Farklı kesimlerin bir araya geldiği Türkiye mutabakatını tesis ederek çözüyoruz. Şunu unutmayacağız, bizim en büyük sermayemiz kardeşliğimizdir. Kardeşliği korursak bu ülkeye hiç kimse kem gözle bakamaz. Bizi var eden, bizi bin yıldır dimdik ayakta tutan, bizi bu coğrafyaya hâkim kılan, Müslümanlık'tan gelen kardeşliğimizdir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu topraklarda ezan sesi susarsa, bu topraklarda Kur'an'ın sesi kısılırsa, bu topraklarda Müslümanlık zayıflarsa, kardeşliğin de zayıflayacağını belirterek, "Kardeşliğimiz zayıfladığında, ülkemiz de zayıflamıştır. Biz en başından itibaren işte bu duyguyla hareket ediyoruz. Bu ülkeyi kardeşlik büyütecek. Bu ülkeyi kardeşlik güçlendirecek. 21'inci yüzyılı, inşallah kardeşlik 'Türkiye Yüzyılı' yapacak. Hiç kimsenin endişesi olmasın. Ne yapıyorsak, ülkemiz ve milletimiz için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, gelecek nesillerin selameti, refahı, aydınlık yarınları için yapıyoruz. Ne yapıyorsak, bu meseleyi tamamen çözerek, evlatlarımıza terörsüz bir Türkiye, terörsüz bir bölge bırakmak için yapıyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, İŞTE ŞİMDİ ŞAHA KALKIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şimdi birileri suyu bulandırmaya, zihinleri kurcalamaya çalışıyor. Milleti korkutup, sorunları çözümsüz bırakmak istiyorlar. Niye? Çünkü işsiz kalacaklar. Terör parantezi kapandığında, istismar edecekleri bataklık da kuruyacak, işte bundan korkuyorlar. Bakın biz, sadece terör sorununu bitirmiyoruz. İnşallah terörle birlikte, Türkiye'nin içini karıştıran, o emperyalist planı da altüst ediyoruz. Terörün bitmesine kim üzülür? Türkiye üzerine hesabı olanlar üzülür. Bu yaranın, bir 40 sene daha kanamasından çıkar sağlayanlar üzülür. Siyaseti ve toplumu terör üzerinden yıllardır dizayn etmeye alışanlar üzülür. Varsın, üzülsünler. Bu ülkede anneler artık ağlamayacak, gençler toprağa düşmeyecek, çocuklar yetim, eşler dul kalmayacak, ülkenin enerjisi heba olmayacak. Türkiye, işte şimdi şaha kalkıyor. Türkiye Yüzyılı'nın şafağı, işte şimdi söküyor. Kardeşliğimiz yeniden anlam kazanıyor, gücümüze güç katılıyor, tarih yeniden yazılıyor, açın yolları, büyük Türkiye Cumhuriyeti geliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Diyarbakır'a, Suriçi'ne Türkiye'nin her şehrinden, dünyadan turist akacağını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Şimdi Tunceli'nin dağlarında barut değil, mis gibi çiçek kokacak, çimen kokacak. Şimdi Cilo dağlarında halaylar çekilecek. Dicle'nin, Fırat'ın, Munzur'un suları bundan sonra daha berrak, daha coşkun akacak. Tekrar kucaklaşacağız. Mardin'in camilerinde aynı namazda saf tutacağız. Şanlıurfa'da aynı ezanı birlikte dinleyeceğiz. Dili ne olursa olsun, aynı duyguların türkülerini birlikte söyleyeceğiz. Birlik içinde, bütünlük içinde, kardeşlik içinde geleceğe daha emin adımlarla yürüyeceğiz. Samimiyiz, hasbiyiz, kararlıyız ve Allah'ın izniyle, milletimizin hayır duasıyla bu sefer menzili maksudumuza inşallah ulaşacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU HAREKET GÖNÜL HAREKETİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"25'inci yılımızda şu gerçeği bir kez daha hatırlatmak istiyorum, bu hareket, gönül hareketidir, gönüllere girme hareketidir" ifadesini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, milletle doğrudan, göz göze, ruberu, gönül gönüle irtibat kurarak bugünlere geldiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, teşkilata, kapı kapı dolaşarak şimdiye kadar ne yaptıklarını ve bundan sonra ne yapacaklarını anlatması tavsiyesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Şunu da unutmayın kardeşlerim. Bu hareket, bu dava, sadece bizimle kaim değildir. Bu hareketin, bu davanın dünü vardı, yarını da olacak. Bu, uzun soluklu bir yürüyüştür. Bu, maziden atiye giden kutlu bir yolculuktur. Önemli olan, sen yaşarken bu dava için ne yaptın? Sana bırakılan mirası nereden aldın, nereye taşıdın? Bizim meselemiz işte budur. Bayrağı devraldık, onu zirvedeki burçlara diktik, gelecek nesillere de o bayrağı inşallah emanet edeceğiz, onlar da hakkıyla taşıyacak. Burada şunu da açık yüreklilikle ifade etmek isterim. Tayyip Erdoğan olarak, siyasette 50 yılı geride bıraktım. Ortak eserimiz AK Parti, bugün çeyrek asrı geride bırakıyor. Allah ömür ve sağlık verirse, daha nice yıllar Türkiye'ye hizmet mücadelesi içinde olacağım. Aziz milletimin duası ve teveccühüyle, inşallah bu ülkeye aşkla çalışmayı sürdüreceğim. Yuvam olarak, evim olarak gördüğüm AK Parti'nin bir neferi olmaya, bu hareketin başarısı için en ön safta koşturmaya devam edeceğim. Bu can bu tende olduğu müddetçe, bu sevdamız dinmeyecek. Ancak bugün içim rahat, gönlüm ferah. Arkamızdan çok çok farklı, bambaşka bir gençlik geliyor. Dil bilen, dünyayı iyi okuyan, Türkiye'yi tanıyan, ecdadını, tarihini, mirasını idrak eden, imanlı, vatansever, en önemlisi de öz güveni yüksek bir gençlik geliyor. 'İmandır o cevher ki, ilahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' İşte en büyük eserim, işte bu gençliğin yetişeceği iklimi inşa etmek olmuştur."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'Yİ KALAN BÜTÜN HEDEFLERİNE KAVUŞTURMAK İÇİN AZİMLE YOL ALMAYA DEVAM EDECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kaygılı ve karamsar olmadıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu gençlik, inanıyorum ki vakti geldiğinde, emaneti bizden devralacak, çok daha yükseklere çıkaracaktır. İşte onun için Türkiye'nin ufku aydınlıktır. Türkiye, bu gençlik sayesinde eski karanlık günlerine asla dönmeyecektir. Türkiye, bu gençlik sayesinde geriye değil, hep daha ileriye gidecektir. 25 yılda böyle bir gençliği, böyle bir nesil yetiştirme şerefini bize bahşeden Allah'a sonsuz hamdüsenalar olsun. Türkiye'yi kalan bütün özlemlerine, hayallerine, hedeflerine kavuşturmak için azimle, sabırla, heyecanla yol almaya devam edeceğiz. Bu kadroyu, bu teşkilatı, siz değerli arkadaşlarımı, Türkiye aşkınızdan, Türkiye'ye kazandırdıklarınızdan dolayı bir kez daha tebrik ediyorum. Türkiye'ye, Cumhuriyet tarihinin altın yıllarını yaşattığınız için her birinizi ayrı ayrı kutluyorum. Bu kardeşinize 25 yıl boyunca yoldaşlık ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Ebediyete uğurladığımız kardeşlerimizi rahmetle, şükranla yâd ediyorum. Birazdan AK Parti ailesine katılacak milletvekillerimize ve belediye başkanlarımıza hoş geldiniz diyorum. Rabb'im dayanışmamızı, muhabbetimizi daim eylesin, diyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-internet-gazetecileri-derneginde-sehitoglu-guven-tazeledi-2621456d0c77d-fff0-46ff-918e-aa60db8dd79b2026-08-14T18:32:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi

Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde Şehitoğlu Güven Tazeledi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin 14 Ağustos 2026 tarihinde dernek merkezinde gerçekleştirilen Olağanüstü Genel Kurulu’nda A. Vahap Şehitoğlu yeniden başkan seçildi. Aday listedeki isimlerin tamamı üyelerin oy birliğiyle seçilirken, derneğin geçmiş dönem çalışmaları da genel kurulda değerlendirildi.<br />Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin Olağanüstü Genel Kurulu, dernek merkezinde gerçekleştirildi. Genel kurulda derneğin çalışma dönemine ilişkin faaliyet raporu üyelerle paylaşılırken, dernek tüzüğünün günümüz şartlarına uyarlanmasına yönelik düzenlemeler de ele alındı.<br />Genel kurulun Divan Heyeti, Kamil Cömertler’in başkanlığında, Ahmet Oktay ve Fikret Yalçın’dan oluştu.<br />Divan heyetinin oluşturulmasının ardından gündem maddelerine geçildi. Genel kurulda derneğin geçmiş dönem faaliyetleri değerlendirilirken yeni yönetimin belirlenmesi de gündemin önemli başlıklarından biri oldu.<br />Şehitoğlu yeniden başkan<br />Genel kurulda Başkan A. Vahap Şehitoğlu tarafından görev dönemine ilişkin çalışma raporu sunuldu.<br />Şehitoğlu, görev süresince temel amaçlarının internet gazeteciliğinin mesleki itibarını güçlendirmek, gazeteciler arasındaki dayanışmayı artırmak, mesleğin sorunlarını ilgili platformlara taşımak ve Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’ni Türkiye genelinde tanınan ve söz sahibi bir meslek kuruluşu haline getirmek olduğunu belirtti.<br />Yapılan seçim sonucunda A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki aday liste üyelerin oy birliğiyle kabul edildi.<br />Böylece Şehitoğlu, Mersin İnternet Gazetecileri Derneği Başkanlığı görevine yeniden seçilerek güven tazeledi.<br />Ulusal ve bölgesel temsilde önemli adımlar<br />Şehitoğlu’nun sunduğu çalışma raporunda, görev döneminde derneğin ulusal ve bölgesel meslek örgütleri içerisindeki temsil gücünün artırıldığı belirtildi.<br />Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu ve Akdeniz Gazeteciler Federasyonu ile ilişkilerin güçlendirildiği, bu kuruluşların çeşitli toplantı ve programlarına katılım sağlanarak internet gazetecilerinin sorunlarının ilgili platformlarda gündeme taşındığı ifade edildi.<br />Raporda, Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nin Türkiye Gazeteciler Konfederasyonu bünyesinde Başkanlar Kurulu ve Onur Kurulu düzeyinde temsil edildiği, Akdeniz Gazeteciler Federasyonu’nda ise Genel Başkan Yardımcılığı düzeyinde temsil edildiği kaydedildi.<br />Bu temsillerin, derneğin yalnızca Mersin'de değil, Türkiye genelindeki gazetecilik örgütlenmeleri içerisinde de daha güçlü bir konuma ulaştığının göstergesi olduğu vurgulandı.<br />Dernek kendi imkanlarıyla faaliyetlerini sürdürdü</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma raporunda derneğin kurumsal yapısının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar da yer aldı.<br />Çamlıbel’de bulunan dernek ofisinin kira, elektrik, su ve internet giderlerinin Başkan A. Vahap Şehitoğlu’nun desteğiyle karşılandığı belirtildi.<br />Bu katkı sayesinde derneğin herhangi bir kurum veya kuruluşun maddi desteğine bağlı kalmadan faaliyetlerini sürdürebildiği ve bağımsız kurumsal yapının korunmasına önem verildiği ifade edildi.<br />İnternet gazetecilerinin sorunları gündeme taşındı<br />Görev döneminde Anadolu İnternet Gazetecileri Federasyonu’na katılım sağlandığı ve farklı bölgelerdeki gazetecilik örgütleriyle dayanışmanın geliştirildiği aktarıldı.<br />Dernek Başkanı A. Vahap Şehitoğlu’nun davet edildiği Güneydoğu Gazeteciler Federasyonu toplantılarına katılarak farklı bölgelerdeki gazetecilik kuruluşlarıyla iletişimin güçlendirilmesine katkı sunduğu belirtildi.<br />Derneğin sosyal medya, web ve basın çalışmalarıyla da internet gazeteciliğinin gelişimi, gazetecilerin karşılaştığı sorunlar ve mesleki hakların kamuoyunda daha fazla tartışılması için çalışmalar yürüttüğü kaydedildi.<br />Şehitoğlu, görev dönemindeki temel anlayışı “Gazetecinin güçlü olması için meslek örgütünün de güçlü olması gerekir” sözleriyle ifade etti.<br />Yeni yönetim oy birliğiyle belirlendi<br />Genel kurulda yapılan seçim sonucunda A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki yönetim kurulu oy birliğiyle seçildi.<br />Yönetim Kurulu asil üyeleri:<br />A. Vahap Şehitoğlu – Başkan<br />Mehmet Esat Durak<br />Tayfun Tuna<br />Hatice Yardım<br />İsmail Usta<br />Denetim Kurulu asil üyeleri:<br />Ahmet Oktay<br />Fikret Yalçın<br />Erdal Sağlam<br />Akdeniz Gazeteciler Federasyonu delegeliklerine:<br />A. Vahap Şehitoğlu<br />Ümit Çor<br />Uğur Özgür<br />Muharrem Çağatay<br />Ufuk Kaba<br />Anadolu İnternet Gazetecileri Federasyonu delegeliklerine ise:<br />A. Vahap Şehitoğlu<br />Mehmet Serdar Öz<br />Mehmet Açık<br />seçildi.<br />Yeni dönemde hedef daha güçlü örgütlenme<br />Genel kurulda önümüzdeki dönemde internet gazeteciliğinin değişen yapısı, dijital medyanın gelişimi, gazetecilerin ekonomik ve mesleki sorunları, mesleki hakların korunması ve internet gazetecilerinin daha güçlü bir örgütlenmeye kavuşmasının öncelikli çalışma alanları olacağı vurgulandı.<br />Başkan A. Vahap Şehitoğlu, görev döneminde emeği bulunan yönetim kurulu üyelerine, dernek üyelerine ve meslektaşlarına teşekkür etti.<br />Mersin İnternet Gazetecileri Derneği’nde yeni dönem, üyelerin oy birliğiyle verdiği destekle A. Vahap Şehitoğlu başkanlığındaki yönetimle başladı.</span><br /><span style="font-size:20px"><strong>HABERANALİZ.NET OLARAK KARDEŞLERİMİZE BAŞARILAR DİLİYORUZ...</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumsal-mutabakatin-ve-guclu-gelecegin-mimari-cerceve-yasa-262092fd71140-7085-455a-bf9b-d3afb5fcff6a2026-08-14T11:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Toplumsal Mutabakatın ve Güçlü Geleceğin Mimarı: Çerçeve Yasa

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarihsel kırılmaların ve jeopolitik dalgalanmaların merkezinde yer alan Türkiye, devlet aklı ve millet iradesinin omuz omuza verdiği kritik bir eşikten başarıyla geçmiştir. Meclisimizde tam&nbsp;<strong>467 gibi devasa bir oy birliği ve mutabakatla</strong>&nbsp;kabul edilen&nbsp;<strong>Çerçeve Yasa</strong>, ülkemizin yakın tarihi adına sadece hukuki bir düzenleme değil; aynı zamanda iç cephemizi tahkim eden, toplumsal barışımızı mühürleyen stratejik bir hamledir. Bu tarihî karara imza atan, emeği geçen tüm devlet akıl ve siyaset erbabına milletimiz adına şükranlarımızı sunarız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İç Cephenin Sağlamlığı ve Toplumsal Mutabakat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye; etrafı ateş çemberiyle çevrili, asırlık hesaplaşmaların ve sinsi planların sahnelendiği emsalsiz bir coğrafyada, bağımsızlık ve kalkınma mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Ülkemizin bu coğrafyada huzur içinde büyümesini, küresel bir güç haline gelmesini hazmedemeyen dış odakların hedefi her zaman bellidir:&nbsp;<strong>Bizi içeriden karıştırmak, enerjimizi suni tartışmalarla tüketmek ve kardeş kavgalarıyla önümüzü kesmek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu Çerçeve Yasa, dış güçlerin bu kirli masalarını yerle bir eden en net&nbsp;<strong>milli irade manifestosudur</strong>. 467 oyla tecelli eden tablo göstermektedir ki; mevzu bahis vatan ve millet olduğunda Türkiye’nin iradesi tektir, bükülemez ve bölünemez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çerçeve Yasanın Sağlayacağı Stratejik Faydalar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barış ve Kardeşlik Hukuku:</strong>&nbsp;Yıllardır bu toprakların enerjisini çalan fitne tohumlarını kurutacak, vatandaşlarımız arasındaki gönül bağlarını güçlendirecek ve ortak gelecekte buluşma irademizi perçinleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kalkınma ve İstikrar:</strong>&nbsp;Huzurun ve güvenin hâkim olduğu bir iklim, ekonomik kalkınmanın da en büyük katalizörüdür. İç huzurunu tescillemiş bir Türkiye, yatırımların, üretimin ve refahın merkezi olma yolunda engelsiz ilerleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dış Politikada Güçlü El:</strong>&nbsp;Küresel arenada elini güçlendiren bir Türkiye, bölge üzerindeki emperyalist oyunları bozan ana aktör konumunu daha da sağlamlaştıracaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sabotajcılara ve Çatlak Seslere Cevap</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İşin ciddiyetinden bihaber olan, ekranlardan ahkâm kesen aklı evvel tiplerin ve süreci sabote etmeye çalışan odakların çırpınışları nafiledir. Onlar, bu milletin bin yıllık kardeşlik hukukunu ve devlet aklının derinliğini idrak etmekten uzaktır. Tarih, bu yasayı baltalamak isteyenleri değil, bu coğrafyada kalıcı barışın ve kalkınmanın harcını karanları gururla yazacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutulmamalıdır ki;</strong>&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de içteki ve dıştaki tüm provokatörlere rağmen akılla, kararlılıkla ve milletinin çelikten iradesiyle yürümeye devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yasa; geçmişin yaralarını sarmanın, bugünün huzurunu korumanın ve yarının büyük Türkiye'sini inşa etmenin adıdır. Ne dışdaki nifak odakları ne de içerideki çatlak sesler bu kutlu yürüyüşü durduramayacaktır. Devletimiz var olsun, milletimiz bir olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-adalet-bakanimiz-bu-isleri-cozecektir-26205f68a3ca9-e772-4ab2-92ac-ddfb575870a52026-08-13T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Bakanımız Bu İşleri Çözecektir!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz bu konuda defalarca yazdım ve ilgili yetkiliye ayrıca vicdanlara seslendim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanımız Akın Gürlek gerçekten çok titiz ve güzel çalışıyor. Fark yarattı, farkındalık yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin doluluk oranı, yaşam şartları ve hijyen koşulları ile ilgili çok yazı kaleme aldım. Hatta bazen değerli bakanımıza açık mektup şeklinde yazdıklarımda oldu. Ben, başta cumhurbaşkanımız olmak üzere Adalet bakanımıza bu konuda güveniyorum, umutluyum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nedir bu konu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Suç ve cezaların yeniden tanımlanması, günün anlam ve önemine binaen bu yasaların düzeltilmesi, her hususta acilen tutuklama yapılmaması, buna bir çeki düzen verilmesi, hakaret suçu başta olmak üzere bazı ufak tefek adli olaylarda kişilerin cezaevine konulmaması, adli mahkûmların durumlarının yeniden değerlendirilip, onlara bir şans verilmesini sık sık dile getirdim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa çıktı. Allah devlete millete zeval vermesin, hayırlı uğurlu olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok geçmeden Adli mahkûmlar içinde bir düzenleme yapılmalı, toplumsal kalkınma, toplumsal mutabakat ve toplumsal barış hızla sağlanmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin içinde karanlık kör nokta kalmayacak şekilde kamera sistemi konmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkûmun ve tutuklunun canı size, devlete, millete, bizlere emanet.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin revirlerinde görev yapan doktorlar sanki oranın demirbaşı haline gelmişler, Yıllarca orada görev yapanlar var. Bu doktorlar sık sık değişmeli ki, orada birileri egemenlik ve hâkimiyet kurmasın, hastaya hizmet etsin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin müdürleri de her yıl değişmeli. Orada kök salmamalılar. Orası çok çok önemli bir yer. Adamı alıp il dışına atmayın, çoluğu çocuğu okuyordur, aile düzeni bozulmasın, il içinde değerlendirin. Ama o cezaevinde kalmasın. Bunun içinde cezaevleri müdürlüklerinde köklü bir düzenleme lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevi savcıları sık sık değişmeli. Ona da bir düzenleme gerekir. Üç ayda bir yeni bir savcı görevlendirilmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben adalet bakanımıza güveniyorum, onun döneminde ADALET çok güzel değişime uğrayıp, toplumumuza yakışır hale gelecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konuda önceki yazılarımın linki aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 AĞUSTOS GÜNÜ;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-4472">https://www.haberanaliz.net/makale/adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-4472</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3 AĞUSTOS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-4469">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-4469</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2 AĞUSTOS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-4467">https://www.haberanaliz.net/makale/tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-4467</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>9 TEMMUZ GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevleri-af-yargi-paketleri-4403">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevleri-af-yargi-paketleri-4403</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>18 HAZİRAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/af-meselesi-4357">https://www.haberanaliz.net/makale/af-meselesi-4357</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>13 HAZIRİN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/akin-gurlek-ve-icraatlari-4351">https://www.haberanaliz.net/makale/akin-gurlek-ve-icraatlari-4351</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4 HAZİRAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/hakaret-sucu-ve-ayricalik-4334">https://www.haberanaliz.net/makale/hakaret-sucu-ve-ayricalik-4334</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>21 MAYIS GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/genel-af-4300">https://www.haberanaliz.net/makale/genel-af-4300</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>14 NİSAN GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sn-akin-gurlek-acik-mektubumdur-4197">https://www.haberanaliz.net/makale/sn-akin-gurlek-acik-mektubumdur-4197</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>26 MART GÜNÜ:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerinde-suc-tanimi-ve-kogus-sistemi-4157">https://www.haberanaliz.net/makale/cezaevlerinde-suc-tanimi-ve-kogus-sistemi-4157</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-gazzenin-yeniden-imari-ve-guvenligin-temini-icin-gerekli-kosullar-bir-an-once-saglanmalidir-26201d36b28d1-067b-4f7e-b6f3-5398824e23742026-08-13T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"

ERDOĞAN: "Gazze'nin yeniden imarı ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin Filistinli kardeşleriyle istişare hâlinde Filistin davasını iki devletli çözüm esasında ilerlettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, soykırımcı Netanyahu hükûmetinin tüm dünyanın gözü önünde Batı Şeria ve Kudüs'teki hukuk dışı tasarruflarını sürdürdüğüne dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede işgal, zorla göç ettirme ve gasp politikasının katmerlenerek devam ettirildiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Birleşmiş Milletler verilerine göre, sadece 2026 yılında yerleşimci terörü, yıkımlar ve tahliyeler nedeniyle yaklaşık 3 bin 800 Filistinli yerlerinden edildi. 100'e yakın Filistinli kardeşimiz katledildi. Bu durum sistematik bir işgalin ve Filistin yönetimini kendi topraklarında nefes alamaz hâle getirmeye çalışan bir yıpratma stratejisinin ürünüdür. Egemen Filistin Devleti'nin varlığı baltalanmaktadır. Bunu görmezden gelmek, buna kayıtsız kalmak mümkün değildir. Tüm sindirme ve tehcir teşebbüslerine rağmen Filistin halkı dimdik ayaktadır. Filistin'e destek olmanın başta İslam dünyası olmak üzere tüm insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, söz konusu tablo karşısında Abbas ile görüşmelerinde yapılabilecekleri değerlendirdiklerini, ikili ilişkilerin yanı sıra işgal altındaki Filistin topraklarındaki mevcut durumu ayrıntılı şekilde ele aldıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"FİLİSTİN DAVASI GÖNÜLLERDE BÜYÜMEYE DEVAM EDECEK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin'de yasama ve başkanlık seçimlerinin yapılması kararının hayırlara vesile olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimlerin özellikle Filistinliler arasındaki uzlaşı sürecinin ilerletilmesine, Filistin halkının birlik ve beraberliğinin güçlendirilmesine katkı sağlamasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü görüşmede, Mescid-i Aksa ve El Halil'deki Hazreti İbrahim Camisi başta olmak üzere Filistin topraklarındaki kutsal mekânlara yönelik saldırı, ihlal ve tahriklere karşı dayanışmalarını yinelediklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "İlk kıblemiz Mescid-i Aksa ve diğer mukaddes mekanlarda statükonun değiştirilmesine yönelik provokasyonlara özellikle şiddetle karşıyız. Şurası bir gerçek ki Netanyahu hükûmetinin amacı bölgede kaostan ve yeni çatışmalardan nemalanmak suretiyle Filistin'i insanlığın ortak gündeminden düşürmektir. Ne yaparlarsa yapsınlar bunda muvaffak olamayacaklar. Onlar yok etmeye çalıştıkça Filistin davası gönüllerde büyümeye devam edecek. Türkiye olarak biz de Filistin davasını her platformda en güçlü şekilde savunmaya devam edeceğiz. 1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen ve coğrafi bütünlüğü haiz Filistin devletinin vücut bulması için kararlılıkla mücadele edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İSRAİL YÖNETİMİ UZLAŞMAZ VE SALDIRGAN TAVRINI SÜRDÜRÜYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze'de ise tüm anlaşma ve uluslararası çabalara karşı çözümsüzlüğü şiar edinen bir İsrail yönetimiyle karşı karşıya olunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Filistinli kardeşlerimizin yapıcı tutumuna rağmen mevcut İsrail yönetimi uzlaşmaz ve saldırgan tavrını sürdürüyor. Bu süreç, daha söylediğim gibi, kimin çatışmaların devamından kimin de barıştan yana olduğunu göstermektedir. Gazze halkı barıştan yana olduğunu, barış istediğini, bu uğurda güçlü bir iradeye sahip olduğunu açıkça ortaya koymuştur. Gazze'de yeniden imar ve inşaat sürecinin başlatılması ve güvenliğin temini için gerekli koşullar bir an önce sağlanmalıdır. Bu duygu ve düşüncelerle Sayın Devlet Başkanı ve kıymetli heyetine ziyaretleri için teşekkür ediyorum. Buradan tüm Filistin halkına en kalbi selamlarımı ve muhabbetlerimi gönderiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ayrıca Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait F-16 uçağının Yalova'da eğitim uçuşu sırasında kaza kırıma uğradığını anımsatarak, "Milletimize geçmiş olsun dileklerimi bildiriyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FİLİSTİN DEVLET BAŞKANI ABBAS, “ADİL BİR BARIŞ İŞGALİN SONLANMASI VE BAĞIMSIZ BİR FİLİSTİN DEVLETİNİN KURULMASIYLA SAĞLANABİLİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazzelilere insani yardımda bulunduğu, Filistinli öğrencilere ev sahipliği yaptığı ve hastaları ve yaralıları tedavi ettiği için Türkiye'ye teşekkür eden Filistin Devlet Başkanı Abbas, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bölgedeki gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkiler hakkında çok önemli ve verimli görüşmeler yaptıklarını dile getirerek, ikili diyaloğun artırılması konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi</span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin Devlet Başkanı Abbas, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması'na işaret ederek, "Bu anlaşma çok önemli. Temenni ederim ki, bölgedeki istikrar ve güvenliğin sağlanması için ve İslam ümmetinin çıkarlarını savunmak için bir başlangıç olsun” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adil bir barışın ancak işgalin sonlanması ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasıyla sağlanabileceğinin altını çizen Abbas, bu hedefin uluslararası kanunlar ve Arap Barış Girişimi çerçevesinde gerçekleştirilmesinin önemli olduğunu kaydetti.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/durust-devlet-ve-siyaset-adami-tbmm-baskanvekili-celal-adan-terorsuz-turkiye-idealinin-mimari-bahcelidir-26199744779c3-2178-47e2-9059-ac9dee37d68a2026-08-13T08:58:00+03:00HABER MERKEZİ Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir

Dürüst Devlet ve Siyaset Adamı TBMM Başkanvekili Celal Adan: Terörsüz Türkiye idealinin mimarı Bahçeli'dir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili Celal Adan, TBMM Genel Kurulunda "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" görüşmeleri sırasında değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında "terörsüz Türkiye" hedefine vurgu yapan Adan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin süreçteki rolüne dikkati çekerek, "Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi, milletimizin huzuru, devletimizin bekası için gösterdiği sarsılmaz irade ve kararlılıkla terörsüz Türkiye idealinin mimarı olmuştur. Bu vesileyle emperyalist senaryolar bozulmuş, Türk ve Türkiye yüzyılı fikriyatı hayata geçmiştir. Allah Türkmen Beyimizi başımızdan eksik etmesin." ifadelerini kullandı.<br />"TERÖRSÜZ TÜRKİYE İDEALİNİN MİMARI"<br />Sürecin devlet politikası haline gelmesinde katkısı olan isimlere de teşekkürlerini ileten Adan, "Bu tarihi eşiğin bir devlet politikası haline gelmesini sağlayan ve sürecin başarılı olmasının önemli aktörü olan Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'a da en derin şükranlarımı sunuyorum." dedi.<br />"SÜRECİN BAŞARILI OLMASININ ÖNEMLİ AKTÖRÜ"<br />Adan, Meclis çatısı altındaki katkıları da belirterek şunları kaydetti:&nbsp;<br />"Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin terörsüz Türkiye idealine yönelik tarihi katkılar sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Sayın Numan Kurtulmuş başta olmak üzere Grup Başkanı ve Başkan Vekillerimizi, Aziz Milletimizin temsilcileri olan tüm milletvekillerimizi de ayrıca tebrik ediyorum. Kanunun milletimizin birliğine, devletimizin yüceliğine vesile olmasını diliyor, hepinizi saygılarımla selamlıyorum."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/video/gundem/tbmm-baskanvekili-celal-adan-terorsuz-turkiye-idealinin-mimari-bahcelidir/391579</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersinde-devletin-malina-sahip-cikacak-kimse-yok-mu-26202bcac5091-6756-4f2a-87c4-4bb2dc778a872026-08-13T04:03:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?

MERSİN’DE DEVLETİN MALINA SAHİP ÇIKACAK KİMSE YOK MU?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersinin 13 ilçesinde toplamda 468, il de ise 31 adet toplamda 499 adet kamuya ait bina ve mülk bomboş duruyor. Bu husus Valiliğin yaptığı çalışma ile de ortaya çıkalı 1 yıl oldu. 2025 de komisyon kurup bu binaları belirlediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaman zaman yazdık. Buraların bir kısmı ÖĞRENCİ YURDU olabilir, bir kısmı YAŞLI VE BAKIMA MUHTAÇ KİMSESİZLERİN BARINDIĞI HUZUR EVİ olabilir… Bir kısmını ise hiçbir şey bilmiyorsanız, boşaltılmış köy okulu, oradaki muhtarlığa verin, temizlesin bakımını yapsın, bahçesini ve binasını köy veya mahalle ortak kullanımına açın dedik. Muhtarda en azından azaları ile oraları korur dedik. Kimse sesimizi duymak istemiyor. Mersin’e hizmet edeceğim diye yola çıkan siyasiler, Vekiller, başkanlar, sizin derdiniz ne?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların kent merkezindeki en önemli yerlerini belirtelim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Akdeniz ihracatçı birlikleri eski binası, uray caddesinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski SGK binası Taş binanın orada.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski BAĞKUR binası Çakmak caddesinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Vergi dairesi, tapu olarak kullanılan bina kocaman ve atıl halde yeni mahalle beşyol içinde fasih kayabali caddesi diye geçiyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli içişleri Bakanlığı tesisleri, binlerce dönüm… İçinde mülk var, bir türlü yaşama geçirilemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl emniyet müdürlüğünün hamidiye mahallesinde boşaltılan lojman binası.</span></p><p><span style="font-size:18px">PTT’nin çeşitli mahallelerdeki boş atıl binaları.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığına ait boş sağlık ocakları.</span></p><p><span style="font-size:18px">YİKOB’a ait olan onlarca yer.</span></p><p><span style="font-size:18px">B.Şehir’e ait onlarca yer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milli eğitime ait onlarca atıl eski okul mülkü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ya, hangi birini yazalım, aktaralım. Bunların hepsinin icmali devlette var. Neden bu binaları hayata geçirmiyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in sahibiyiz diyen siyasiler, vekiller, başkanlar, il ilçe koltuklarında oturan yöneticiler, bu binaların yaşama geçirilmesine omuz versenize.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88aee80f0.jpg" style="height:670px; width:957px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af2ae36.jpg" style="height:466px; width:763px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af49dee.jpg" style="height:448px; width:777px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88af742eb.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc2b6c5.jpg" style="height:557px; width:1001px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc6dff8.jpg" style="height:666px; width:1139px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fc73b01.jpg" style="height:509px; width:713px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fd73f28.jpg" style="height:527px; width:784px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d88fdb3771.jpg" style="height:496px; width:1105px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d8965999cf.jpg" style="height:453px; width:1002px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d8965b6378.jpg" style="height:578px; width:798px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mtso-ne-yaptigini-saniyor-boyle-26203f0971981-14f2-4959-9f9c-079bb2805db52026-08-13T00:48:00+03:00HABER MERKEZİ MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!

MTSO, NE YAPTIĞINI SANIYOR BÖYLE?!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eskiden yaklaşık 2 üç ay önce, size bir şirket yetkilisi uğrasa veya ben şu firmayım, şu adreste iş yapıyorum, sizinle iş yapmak istiyorum dese, yada ben güvenilir firmayım malım çok iyi benden alın dese, siz MTSO kayıtlarına girip üye sorgulamaya bakıp, o kişinin orada gerçek kayıtlı bir üye mi, kuruluşu ne zaman, vergi kaydı, adresi, ortakları, yetkilileri gibi tüm bilgilere ulaşabiliyordunuz. 2 üç aydır bu bilgilere ulaşmak mümkün değil. Giriyorsunuz sorguya, karşınıza sadece şirketin adı çıkıyor, diğer bilgiler çıkmıyor. &nbsp;Oysa ilgili kuruluşun, firmanın, şirketin, gerçek kişinin unvanı, meslek grubu, faaliyet konusu, işyeri adresi, kurumsal telefonu, kurumsal e-posta adresi ve temsil yetkilisi adı gibi bilgilerin çıkması lazım. Denilene göre KVK kapsamında silmişler. Böyle şey olur mu? Bunlar özel ve gizli bilgiler değil ki? Odanın kayıtları ve kamuya açık olması gereken bilgiler. Kişisel cep telefonunu, kişiye ait özel e postasını, tc kimlik numarasını, ev adresini koymazsınız, gizlersiniz. Ama firmaya ait, firma unvanı, MESLEK GRUBU, KURUMSAL ADRES, KURUMSAL TELEFON, KURUMSAL E-POSTA VE TEMSİL YETKİLİSİ ADI gibi bilgiler seçim şeffaflığı açısından vatandaşa sunulması kamu yararınadır. Mahremiyet gösterilecek yer var, kamuya ait açık olması gereken yerler var. Art niyetlileri, milleti dolandırmaya kalkanlar, devleti soymaya kalkanları nasıl ayıklayacak vatandaşlar?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İŞTE SORGU EKRANI GÖRÜNTÜSÜ... ÖNCE FİRMANIN ADINI GİRİYOR VAR MI DİYORSUNUZ? KARŞINIZA BU ÇIKIYOR. BİZ FİRMANIN ADINI SİCİLİNİ KAPADIK.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d93355a868.jpg" style="height:622px; width:1419px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ÇIKAN EKRANDA FİRMA FAAL YAZDIĞI İÇİN ÜZERİNİ TIKLIYORSUNUZ, KARŞINIZA BU KEZ AŞAĞIDAKİ EKRAN ÇIKIYOR. FİRMANIN ADI VAR, SİCİL NUMARASI VE VERGİ DAİRESİ NUMARASI VAR. DİĞER BİLGİLER SİLİNMİŞ.&nbsp;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d93355c47d.jpg" style="height:759px; width:1428px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kadim Türkçe sözlüğü geliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kadim-turkce-sozlugu-geliyor-261902cdf430a-9aa3-493f-836a-c088350106302026-08-12T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ Kadim Türkçe sözlüğü geliyor

Kadim Türkçe sözlüğü geliyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Dil Kurumu (TDK) Başkanlığı, Türkçeyi korumak, zenginleştirmek ve doğru kullanılmasını sağlamak için çalışmalarını sürdürüyor. TDK’nin 2026 Yılı Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporu’na göre, Türkçenin Köken Bilgisi (Etimoloji) Sözlüğü oluşturulacak. Proje kapsamında; sözcüklerin kökenleri eldeki en eski kaynaklardaki biçimlerine, bunların tarih boyunca geçirdikleri değişmelere, varsa ilişkide bulunulan dillerdeki biçimlerine kadar uzanılarak değerlendirilecek. Aynı gelişmeleri gösteren benzer yapıdaki ögelerle bağlantı kurularak temel kelimenin yapısının aydınlatılması hedefleniyor. Projede, farklı uzmanlık alanlarında ve farklı görev tanımlarında 100 bilim insanı çalışacak.<br />Ağız Atlası Projesi</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka önemli proje de “Türkiye Türkçesi Ağızları Atlası Projesi”. Buradaki temel amaç da yaklaşık 200 ses, şekil, söz dizimi ve söz varlığı ölçütünü bütün Türkiye Türkçesi coğrafyasında derlemek ve elde edilen verileri bilgisayarda harita programlarına işleyerek, eşit dil çizgilerini gösterip Türkiye Türkçesi ağız atlasını hazırlamak olacak. Rapordaki bilgilere göre, ağızlar, dillerin yaşayan farklılaşmış şekilleri olsa da o dilin eski bazı özelliklerini de en iyi saklayan dallar. Türkiye Türkçesi ağızları, Türk dilinin en kalabalık konuşulan grubu. Yapılacak olan Türkiye Türkçesi Ağız Atlası’ndaki haritaların, Türk dilinin geçmişinin anlaşılması için de en önemli kaynaklardan biri olacağı düşünülüyor.<br />TDK binasında Türkçe Müzesi</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkçenin tarihî dönemlerinin ve günümüzdeki Türk dil ve lehçelerinin belgelerle, örneklerle, haritalarla ve slaytlarla ziyaretçilere tanıtılması ve sergilenmesi için Ankara Atatürk Bulvarı üzerindeki eski TDK binasının Türkçe Müzesi’ne dönüştürülmesi planlanıyor. Bu kapsamda TDK’nin kendi binasının depreme dayanıklı hâle getirilmesi kararı alındı. Binanın ilgili yönetmeliklere uygun biçimde müze olarak kullanılabilmesi için fiziki şartların neler olduğu konusunda konuyla ilgili uzman kişilerden de öneriler alındı. Söz konusu binanın depreme dayanıklı olup olmadığı konusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından rapor hazırlanması için Bakanlığa yazı yazıldı.<br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.milliyet.com.tr/gundem/kadim-turkce-sozlugu-geliyor-7638901</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-12-agustos-uluslararasi-genclik-gunu-oyle-mi-26197a71d230a-b093-4aca-a6ed-9c206cb60e7e2026-08-12T09:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 12 Ağustos Uluslararası Gençlik Günü, Öyle mi?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Her yıl&nbsp;<strong>12 Ağustos</strong>, dünya genelinde gençlerin potansiyelini kutlamak, karşılaştıkları engelleri dünyaya duyurmak ve çözüm yolları aramak amacıyla&nbsp;<strong>Uluslararası Gençlik Günü</strong>&nbsp;olarak idrak ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2000 yılından bu yana kutlanan bu anlamlı gün, gençlerin sadece "yarının liderleri" değil, bugünümüzün en dinamik aktörleri olduğunun altını çiziyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Mimarları: Gençliğin Güncel Sorunları ve Çözüm Önerileri</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak hızla değişen dünya düzeninde, bugünün gençleri geçmiş nesillere kıyasla çok daha karmaşık ve çok boyutlu krizlerle başa çıkmak zorunda kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençliğin Karşı Karşıya Olduğu Temel Sorunlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Belirsizlik ve İşsizlik:</strong>&nbsp;Küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek enflasyon ve rekabetçi iş piyasaları, genç işsizliğini en büyük kronik sorunlardan biri haline getiriyor. Üniversite mezunu gençlerin dahi kendi alanlarında iş bulamaması, "beyin göçü" dalgalarını tetikliyor ve gençlerdeki gelecek kaygısını artırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim Sistemlerinin Çağın Gerisinde Kalması:</strong>&nbsp;Geleneksel eğitim modelleri, dijitalleşen ve yapay zekanın egemen olduğu modern dünyanın ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. Teorik ağırlıklı sistemler, gençleri pratik becerilerden ve eleştirel düşünceden yoksun bırakabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruh Sağlığı Krizleri ve Yalnızlık:</strong>&nbsp;Sosyal medya çağının getirdiği hiper-bağlantısallık, paradoksal olarak derin bir yalnızlık ve izolasyon hissi yaratıyor. Akran zorbalığı, mükemmeliyetçilik baskısı ve ekonomik stres; kaygı bozukluğu ve depresyon oranlarını genç yaşlarda tehlikeli boyutlara taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İklim Krizi ve Ekolojik Kaygı:</strong>&nbsp;Gençler, kendi yaratmadıkları ancak faturasını en ağır şekilde ödeyecekleri bir iklim krizinin mirasçısı durumunda. Geleceğe dair bu belirsizlik, "iklim kaygısı" adı verilen yeni bir psikolojik baskı yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Karar Alma Mekanizmalarından Dışlanma:</strong>&nbsp;Toplumsal ve politik yaşamı şekillendiren stratejik kararların alındığı masalarda gençlerin temsil oranı genellikle çok düşük kalıyor. Bu durum, gençlerde "seslerinin duyulmadığı" yönünde bir aidiyetsizlik ve siyasi yorgunluk yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Odaklı Yaklaşımlar: Neler Yapılmalı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin enerjisini ve potansiyelini küresel bir kalkınma gücüne dönüştürmek için bütüncül adımlar atılması şarttır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitimde Dijital ve Pratik Dönüşüm:</strong>&nbsp;Müfredatlar; kodlama, veri okuryazarlığı, eleştirel düşünme ve yapay zekâ entegrasyonu gibi geleceğin mesleklerine hazırlayan pratik yetkinliklerle güncellenmelidir. Staj imkânları ve mesleki mentorluk programları artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erişilebilir Ruh Sağlığı Destekleri:</strong>&nbsp;Okullarda ve kamusal alanlarda, gençlerin maddi yük olmaksızın erişebileceği psikolojik danışmanlık hizmetleri yaygınlaştırılmalı, ruh sağlığı üzerindeki toplumsal damgalanma (stigma) ortadan kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstihdamda Fırsat Eşitliği ve Girişimcilik Desteği:</strong>&nbsp;Genç girişimciler için vergi muafiyetleri, hibeler ve düşük faizli kredi imkânları artırılmalıdır. İşe alımlarda liyakat esas alınmalı, tecrübe şartı adı altında gençlerin potansiyelinin harcanmasının önüne geçilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yönetimde Aktif Katılım:</strong>&nbsp;Gençler sadece birer oy deposu veya hedef kitle olarak görülmemeli; yerel yönetimlerden ulusal meclislere kadar her düzeydeki karar alma mekanizmalarında aktif rol almalarının önü açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekolojik Adalet ve Sürdürülebilirlik:</strong>&nbsp;Yeşil dönüşüm projelerinde gençlerin fikirlerine öncelik verilmeli, iklim eylem planlarında genç liderlerin sesine kulak verilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Gençlik Günü, yalnızca kutlama yapılan bir takvim yaprağı değil; gençlerin sesine kulak verme, hak ettikleri güveni onlara verme ve dünyayı birlikte inşa etme taahhüdüdür. Gençliğin sorunlarına kalıcı çözümler üretmek, aslında tüm toplumun geleceğini güvence altına almak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-sanayi-odasi-icin-ne-bekleniyor-261962439aa7a-9627-4270-8d98-aec3f053fc412026-08-12T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?

MERSİN SANAYİ ODASI İÇİN NE BEKLENİYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu konuda defalarca yazdım, yazmaya devam edeceğim. Çünkü hayatın gerçekleri çok farklı. Mersindeki sanayiciler tek çatıda. Adı MTSO. Yani Mersin Ticaret ve Sanayi Odası. Oysa Ticaret ayrı, sanayi ayrı bir dal… MSO’yu kurmak isteyen vatan evlatları gerekli 1000 imzanın 985’ini buldular, eksik olan imzaların ise tamamlandığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin iş dünyasındaki bu ayrışma ve&nbsp;<strong>Mersin Sanayi Odası (MSO)</strong>&nbsp;kurma girişimi, kentin ekonomik ekosistemindeki en güncel ve kritik ajanda maddelerinden biri. Mevcut yapıda Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) çatısı altında toplanan tüccar ve sanayicinin, "uzmanlaşma" ihtiyacıyla yollarını ayırma isteği, kentin kalkınma hızını doğrudan etkileyecektir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmzaların tamamlanmış olması, bu sürecin artık bir "temenni" olmaktan çıkıp "realite" haline geldiğini göstermektedir. Müstakil bir Sanayi Odası’nın Mersin’e getireceği potansiyel değişimleri şu başlıklarla inceleyebiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Sanayici Odaklı" Lobi Gücü ve Temsiliyet:&nbsp;</strong>Ticaret ve sanayi, doğası gereği farklı ihtiyaçlara sahiptir. Ticaret "hızlı çevrim ve dolaşım" isterken, sanayi "uzun vadeli yatırım, enerji maliyeti ve üretim altyapısı" odaklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sesin Gürleşmesi:</strong>&nbsp;Sanayiciler, MTSO içinde ticaret erbabının sayıca fazlalığı nedeniyle bazen seslerinin yeterince duyulmadığını hissedebiliyor. Müstakil bir oda, Ankara nezdinde (TOBB ve Bakanlıklar) sadece üretim ve üretim sorunlarına odaklanan daha güçlü bir lobi anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bütçe Yönetimi:</strong>&nbsp;Sanayiciden toplanan aidatların, doğrudan sanayi bölgelerinin altyapısına, Ar-Ge merkezlerine ve sanayi odaklı fuarlara aktarılması sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhtisasa Dayalı Kalkınma (Kümelenme):&nbsp;</strong>Mersin'de gıda, kimya ve lojistik ekipmanları gibi çok güçlü sektörler var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kümelenme Stratejileri:</strong>&nbsp;Sadece sanayiye odaklanan bir oda; gıda işleme, plastik veya makine imalatı gibi alanlarda&nbsp;<strong>ihtisas kümelenmeleri</strong>&nbsp;kurarak firmaların maliyetlerini düşürebilir ve ortak ihracat kanalları açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Dönüşüm Rehberliği:</strong>&nbsp;Avrupa Yeşil Mutabakatı en çok sanayiciyi ilgilendiriyor. MSO, sanayicinin karbon ayak izini ölçme ve sınırda karbon vergisine hazırlık sürecinde çok daha spesifik ve teknik bir danışmanlık verebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknoloji ve Nitelikli Eleman Dönüşümü:&nbsp;</strong>Mersin’deki işsizlik ve "nitelikli eleman bulamama" paradoksu sanayinin en büyük freni.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanayi-Üniversite Entegrasyonu:</strong>&nbsp;MSO, doğrudan sanayi sahasının içinden gelen verilerle, üniversitelerin müfredatını "üretim hattına uygun" hale getirmekte MTSO’dan daha çevik olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknopark ve Model Fabrikalar:</strong>&nbsp;Sanayi Odası, mevcut Model Fabrika uygulamalarını daha da genişleterek, KOBİ'lerin "Yalın Üretim"e geçişini hızlandırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yatırım Teşvikleri ve OSB Yönetimi:&nbsp;</strong>Mersin'de OSB’lerin (Organize Sanayi Bölgeleri) genişleme süreci oldukça sancılı ilerliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Yatırım Alanları:</strong>&nbsp;Müstakil bir yapı, 4. ve 5. OSB etaplarının açılması, lojistik köylerle sanayi bölgelerinin raylı sistem bağlantılarının kurulması gibi "altyapısal" projelerde tek yetkili ve takipçi olarak süreci hızlandırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olası Risk: Koordinasyon Kopukluğu:&nbsp;</strong>Mersin'in gücü "Lojistik + Tarım + Sanayi" sacayağından gelir. Ticaret (MTO) ve Sanayi (MSO) odalarının ayrılması durumunda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Senkronizasyon Şart:</strong>&nbsp;Üretilen malın (Sanayi) dünyaya satılması (Ticaret/Lojistik) süreci kesintisiz devam etmelidir. Odalar ayrılsa bile "Mersin Ortak Akıl Platformu" gibi üst bir yapıda koordinasyonun kopmaması elzemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,&nbsp;</strong>Mersin Sanayi Odası'nın kurulması, kentin "ticaret şehri" imajına güçlü bir&nbsp;<strong>"üretim merkezi"</strong>&nbsp;kimliği ekleyecektir. 1000 imza tamamlanıp bu adım atıldığında, Mersin’in sadece bölgesel bir liman kenti değil, Doğu Akdeniz’in üretim üssü olma hedefi çok daha somut bir zemine oturacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi Esas konuya geleyim, kim neden bu işi köstekliyor? Siyasiler neden, kentimiz için bu olumlu işin yanında değiller? Niçin kuruluşu geciktiriliyor? Bu işe omuz veren insanları desteklemek yerine, kösteklemek kimin işine geliyor?</span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">BU KONUDA ÖNCEKİ HABER VE YAZI YORUMLARIMIZIN LİNKLERİ AŞAĞIDADIR.</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">HABERLER:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/goktas-mersin-sanayi-odasi-bir-gerekliliktir-25147">https://www.haberanaliz.net/haber/goktas-mersin-sanayi-odasi-bir-gerekliliktir-25147</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-birlik-beraberlik-ve-cozumun-oncusu-olacaktir-24970">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-birlik-beraberlik-ve-cozumun-oncusu-olacaktir-24970</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-haberimize-destek-yagdi-24690">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-haberimize-destek-yagdi-24690</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-meselesi-23831">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-meselesi-23831</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mahmut-arslan-mersin-sanayi-odasi-kurulmali-sehir-sanayide-hak-ettigi-yere-gelmelidir-23215">https://www.haberanaliz.net/haber/mahmut-arslan-mersin-sanayi-odasi-kurulmali-sehir-sanayide-hak-ettigi-yere-gelmelidir-23215</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-23154">https://www.haberanaliz.net/haber/sanayi-odasi-23154</a></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">KÖŞE YAZILARI:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-3666">https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-3666</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersinde-sanayi-odasi-3685">https://www.haberanaliz.net/makale/mersinde-sanayi-odasi-3685</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-ve-arslan-ailesi-3923">https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-ve-arslan-ailesi-3923</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="http://haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasinin-yigit-is-adamlari-3931">http://haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasinin-yigit-is-adamlari-3931</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-isinde-ceremeyi-cekenlerle-kerimeyi-openler-3944">https://www.haberanaliz.net/makale/sanayi-odasi-isinde-ceremeyi-cekenlerle-kerimeyi-openler-3944</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-meselesi-4154">https://www.haberanaliz.net/makale/mersin-sanayi-odasi-meselesi-4154</a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Araştırmacı Gazeteci Yazar ve iktisatçı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-koklerimizden-gelecege-baris-birlik-ve-aydinlik-yarinlar-2618906c3e5cb-c4bd-4d1d-96d2-5cec7b574f952026-08-11T15:43:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Köklerimizden Geleceğe: Barış, Birlik ve Aydınlık Yarınlar

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, milletlerin hafızasıdır; geçmişin acı ve tatlı tecrübeleriyle bugünü inşa eder, yarınlara ışık tutar. Takvimler&nbsp;<strong>11 Ağustos</strong>’u gösterdiğinde, dünya ve Türkiye tarihi açısından derin izler bırakmış dönüm noktaları zihnimizde canlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Aynasında 11 Ağustos</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1473 - Otlukbeli Muharebesi:</strong>&nbsp;Fatih Sultan Mehmet komutasındaki Osmanlı ordusunun kazandığı bu zafer, Anadolu’da siyasi birliğin sağlanması yolunda atılmış en kritik adımlardan biriydi. Güçlerin çatışmasından ziyade, kalıcı bir düzen ve istikrar arayışının simgesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1480 - Otranto'nun Fethi:</strong>&nbsp;Gedik Ahmet Paşa liderliğindeki Osmanlı donanmasının gerçekleştirdiği bu fetih, devletin denizlerdeki kudretini ve dünya siyasetindeki merkezî konumunu tüm dünyaya ilan etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1929 - Türk Yerli Mallar Sergisi:</strong>&nbsp;Galatasaray Lisesi’nde açılan bu sergi, ekonomik bağımsızlığın, kendi kendine yetebilmenin ve üretmenin toplumsal bilince dönüştüğü tarihi bir kıvılcımdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1999 - Tam Güneş Tutulması:</strong>&nbsp;20. yüzyılın son büyük gökyüzü olayı, Türkiye’nin dört bir yanından coşkuyla izlenmiş; milyonlarca insanı aynı anda gökyüzüne bakmaya, evrenin ve doğanın ihtişamı karşısında ortak bir duygu paylaşmaya yöneltmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünden Yarına: Ortak Geleceğimiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih boyunca bu topraklarda yaşayan bizler; büyük zaferlerin gururunu, ekonomik kalkınma hamlelerinin azmini ve gökyüzündeki muazzam buluşmaların yarattığı ortak heyecanı aynı anda hissettik. Bugün ise TBMM'den yükselen&nbsp;<strong>"Terörsüz Türkiye"</strong>&nbsp;hedefli çerçeve yasa, bu coğrafyanın kaderine yazılmış yepyeni ve umut dolu bir barış sayfasını aralamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin ihtişamlı mirası, bizlere kavgaların değil;&nbsp;<strong>kardeşliğin, emeğin, üretimin ve huzurun</strong>&nbsp;bu ülkeyi büyüteceğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>“Barış, sevgi ve saygı herkese...”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu topraklarda artık silahların sesinin yerini ortak akıl, sevgi ve toplumsal kucaklaşma almalıdır. Otlukbeli’nde aranan dirlik, Otranto’da sergilenen kararlılık, yerli malı sergisindeki üretim ruhu ve 1999’daki tutulmada gökyüzüne bakan milyonların paylaştığı o sessiz birlik duygusu; bugün Türkiye’nin önünde duran barış kapısının anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, geçmişin gururunu geleceğin umuduyla harmanlayarak; huzur içinde yaşayan, üreten ve adaletle kenetlenen bir Türkiye’yi inşa etmek hepimizin ortak sorumluluğudur. Ülkemiz için aydınlık, huzurlu ve kardeşlik dolu yarınlar bu inançla kurulacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-kabul-edilen-kanun-teklifi-turkiye-yuzyili-icin-kutlu-bir-milattir-2618815f12b43-0a6c-44f0-9514-8ce82e66b52a2026-08-11T15:12:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır

MHP'li Celal Adan: Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP TBMM Başkanvekili Celal Adan, X hesabından yaptığı paylaşımda, yönetimini üstlendikleri tarihi oturumda kabul edilen kanun teklifine ilişkin değerlendirmede bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adan, kabul edilen kanun teklifinin milli birlik için en sağlam teminat, Türkiye Yüzyılı için ise kutlu bir milat olduğunu ifade etti.<br />‘Kabul edilen kanun teklifi Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır’<br />Celal Adan, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:<br />“Yönetimini üstlendiğimiz tarihi oturumda kabul edilen kanun teklifi; milli birliğimiz için en sağlam teminat, Türkiye Yüzyılı için kutlu bir milattır. Türk milletine hayırlı olmasını diliyorum.”</span><br />&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7d77be909d6.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dogruluk-ve-durustluk-timsali-haldun-hasmet-aysana-ahlaksiz-saldirilar-261823f8f6bcb-6456-4996-ab46-c8e4782d59372026-08-10T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR

DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK TİMSALİ HALDUN HAŞMET AYSAN'A AHLAKSIZ SALDIRILAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ne allah korkusu nede vicdan kırıntısı olmadığı için sahibinin sesine uyarak kiralık kalemleri ile itibarsızlaştırma kampanyası sürdüren it kopuk takımı belgelerle gerçekleri açıklamamdan rahatsız olduklarından şahsımı Kuşadası belediyesi ile ilişkilendirmeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">36 yıldır hiç bir şirketin sahibi veya ortağı olmadım. Ne kendim nede yakınlarım hiç bir kamu ihalesine katılmamış ve parasal ilişkimiz de olmamıştır</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç bir imar ve ruhsat işlemimiz olmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hiç bir görev almadığım gibi işe alınmış hiç bir yakınım da olmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksine ispat eden varsa buyursun hakkımda suç duyurusu yapsın</span></p><p><span style="font-size:18px">Şahsımı ve belgeli paylaşımlarımı itibarsız kılmak için yaptığınız ahlaksız ve asılsız paylaşımlarınızı suç duyurusu yaparak bunlar türettiğiniz asılsız iddialar mı yoksa birer iftiramı gelin yargı önünde hesaplaşalım..</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tarihin-aynasinda-huzunle-baslayan-direnisle-yazilan-bir-kader-cizgisi-10-agustos-26180eade855b-1439-4d2d-87b9-db238c55389d2026-08-10T09:49:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Aynasında Hüzünle Başlayan, Direnişle Yazılan Bir Kader Çizgisi: 10 Ağustos

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, bazen aynı takvim yaprağına hem bir milletin ölüm fermanını hem de küllerinden yeniden doğuşunun zafer müjdesini sığdırır.&nbsp;<strong>10 Ağustos</strong>, Türk ve dünya tarihi açısından tam da böyle bir tezatlar, keskin dönüm noktaları ve kahramanlık destanları günüdür. Bir yanda imparatorlukların pay edilmek istendiği karanlık bir masanın acı tablosu, diğer yanda ise o masayı ve tahtaları yerle bir eden iradenin şanlı zaferi bu tarihte buluşmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevr Antlaşması (1920): Kâğıt Üzerinde Bir İnfaz, Vicdanlarda Ölü Doğan Bir Taslak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">10 Ağustos 1920'de, Fransa’nın Sevr banliyösünde imzalanan antlaşma, altı asırlık Osmanlı İmparatorluğu'nu tarih sahnesinden silmeyi ve Türk milletini Anadolu topraklarında tarihe gömmeyi amaçlayan emperyalist bir harita çalışmasından ibaretti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Parçalanmış Bir Coğrafya:</strong>&nbsp;Osmanlı'nın başkentini ve küçük bir iç bölgeyi hariç tutan bu sözde antlaşma; yurdun dört bir yanını işgal güçlerine paylaştırıyor, Türk milletine özgür, bağımsız ve yaşanabilir bir vatan tanımı bırakmıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hükümsüz Bir İrade:</strong>&nbsp;İstanbul'daki saray ve hükümetin çaresizlik içinde boyun eğdiği bu vesika, Türk milletinin iradesi ve Ankara'da yükselen Millî Mücadele ruhu karşısında daha mürekkebi kururken hükümsüz kalmıştı. Türk milleti, esareti reddederek Sevr’i "ölü doğmuş" bir kâğıt parçasına çevirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Conkbayırı ve Anafartalar Zaferi (1915): Çanakkale'yi Geçilmez Kılan Süngü Harekâtı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sevr’in kibirli imzasından tam beş yıl önce, 10 Ağustos 1915 sabahı, Çanakkale’nin tepelerinde Türk milletinin kaderini tayin eden bambaşka bir destan yazılıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anafartalar Grubu Komutanı:</strong>&nbsp;İtilaf Devletleri'nin Gelibolu Yarımadası'nı ele geçirmek ve boğazları aşmak için başlattığı son büyük hamle karşısında,&nbsp;<strong>Albay Mustafa Kemal</strong>&nbsp;komutasındaki Türk ordusu varoluş mücadelesi veriyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Akışını Değiştiren Hücum:</strong>&nbsp;Mustafa Kemal’in "Askerler! Karşınızdaki düşmanı mağlup edeceğinize eminim ancak siz kurbanda olabilirsiniz, dikkatli olun!" emriyle başlayan ve Conkbayırı'nda gerçekleştirilen süngü hücumu, düşmanı şoke etti. Düşman hatları darmadağın edildi ve İtilaf Devletleri geri püskürtüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Kurtuluşunun Temeli:</strong>&nbsp;Bu zafer, Çanakkale Savaşları’nın seyrini kesin olarak değiştirmekle kalmamış; Türk milletinin boyunduruk altına girmeyeceğini tüm dünyaya haykıran ve Millî Mücadele’nin lider kadrosunu millete tanıtan en büyük milat olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihe Düşülen Not</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 10 Ağustos'u idrak ederken; bir milletin esareti kâğıt üzerinde dahi olsa kabullenmeyişinin, Conkbayırı'nda süngüyle yazılan bağımsızlık onurunun ve tarihin akışını direnişiyle bizzat değiştiren kahramanların hatırası önünde saygıyla eğiliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Sevr’in karanlığını Conkbayırı’nın ateşiyle yırtan bu millet; bağımsızlığın bir lütuf değil, bedeli kanla ödenmiş vazgeçilmez bir hak olduğunu tarihin altın sayfalarına kazımıştır.</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tarsus-belediyesi-de-pazarlik-usulunden-vazgecmiyor-26179c1c0c8ef-065e-45a0-b9a7-909b75f4ee212026-08-10T09:33:00+03:00HABER MERKEZİ TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR

TARSUS BELEDİYESİ DE PAZARLIK USULÜNDEN VAZGEÇMİYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TARSUS BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/900035 Ses Sistemi ve Yardımcı Malzeme alımı işini Pazarlık (MD 21 F) ye göre ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyeti: 3.359.666,76 TRY İki teklif alınır. 3,297,000.00 TRY bedel ile TEKSOFT BİLİŞİM GIDA ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı idare, 2026/826350 Canlı Hayvan Kurbanlık Koyun alımı işini yine aynı maddeye göre pazarlıklı alıma çıkar. Yaklaşık maliyet ise: 2.538.900,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişi teklif veriyor o şanslı kişide de iş kalıyor. 2,297,100.00 TRY bedel ile TEKDOĞAN BAKLİYAT GIDA ET ÜRÜNLERİ MOBİLYA ÜRETİM PAZARLAMA TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki ihalede harcanan paranın toplamı: 5.594.100,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİKKAT!!!</strong>&nbsp;Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Rakamlar daha da büyüyecek..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hizmetin-vicdanin-ve-liyakatin-adi-toplum-icin-yasayan-bir-ornek-uzm-dr-halil-nacar-26178447d181e-184e-43bf-879a-1c86f367e2a22026-08-10T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar

Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Hizmetin, Vicdanın ve Liyakatin Adı: Toplum İçin Yaşayan Bir Örnek: Uzm. Dr. Halil Nacar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet adamlığı, sadece makamlarda oturmak ya da talimatlar icra etmek değildir; kalbi milletin sevgisiyle çarpan, mesai mefhumu gözetmeksizin halkın derdiyle dertlenen ruhun adıdır. Bir idarecinin başarısı, bıraktığı somut eserlerin yanı sıra dokunduğu hayatların sayısı ve geride bıraktığı insani mirasla ölçülür. Bu topraklara kök salmış, bu coğrafyanın acısını da sevincini de yüreğinde hissetmiş bir şahsiyet olan <strong>Adana İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Halil Nacar</strong>, sadece bir hekim ve bürokrat değil; yönetim anlayışıyla tüm ülkeye ilham veren örnek bir liderdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Köklerden Zirveye Uzanan Bir Ömür: Adana’nın Evladı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1975 yılında Adana'nın Kozan ilçesinde dünyaya gelen Uzm. Dr. Halil Nacar’ın hayat hikâyesi, bu topraklara duyulan derin bir aidiyetin ve bitmek bilmeyen bir çalışma azminin özetidir. İlk ve orta öğrenimini Adana’da tamamladıktan sonra, 1994 yılında köklü eğitim yuvalarından <strong>Adana İsmail Safa Özler Anadolu Lisesi</strong>’nden mezun oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim insanı olma yolundaki ilk büyük adımını <strong>Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi</strong> ile atan Nacar, 2001 yılında buradaki eğitimini başarıyla tamamladı. Hekimlik mesleğine duyduğu tutku, onu Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapmaya yönlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hekimlikten Liderliğe: Zorluklarla Yoğrulan Yıllar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Halil Nacar’ın kariyer çizgisi, sıradan bir kariyer yolculuğundan ziyade, halkın içinde pişen ve her kademeyi bizzat yaşayarak gelen bir liyakat hikâyesidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2002:</strong> Hatay/Hassa Söğütözü Sağlık Ocağı Hekimliği ve ardından Hatay/Dörtyol Devlet Hastanesi Acil Servis Hekimliği ile sahanın en zorlu koşullarında görev yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2011:</strong> Şanlıurfa Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde <strong>Anestezi ve Reanimasyon Uzmanlığı</strong> eğitimini tamamlayarak alanında uzman bir isim haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2012:</strong> Adana Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Anestezi Kliniği ve Ameliyathane İdari Sorumluluğu görevini üstlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2013 - 2020:</strong> Adana Devlet Hastanesi ve ardından uzun yıllar boyunca (14 Ağustos 2020'ye kadar) başarıyla yürüttüğü <strong>Seyhan Devlet Hastanesi Başhekimliği</strong> görevleriyle kentin sağlık altyapısının taşıyıcı kolonlarından biri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Görev Sadakati ve Millete Adanmışlık</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">14 Ağustos 2020 tarihinde Adana İl Sağlık Müdürlüğü görevine atanan Dr. Halil Nacar, devlet hizmetine olan inancını her daim en üst seviyede tuttu. 31 Mart 2024 Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde Yüreğir Belediye Başkan adaylığı sebebiyle 1 Aralık 2023’te bu görevinden ayrıldı. Seçimlerin ardından halkın ve sistemin kendisine duyduğu güvenin bir tezahürü olarak, <strong>6 Mayıs 2024 tarihi itibariyle tekrar İl Sağlık Müdürlüğü görevine geri döndü.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İyi derecede Almanca bilen, evli ve 3 çocuk babası olan Dr. Nacar, mesleki donanımını uluslararası vizyonla harmanlarken, yerel değerlerinden asla kopmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İstişareye Dayalı, Kucaklayıcı Bir Yönetim Felsefesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yönetim bilimlerinin en çok tartıştığı "katılımcı liderlik" modeli, Dr. Halil Nacar’ın karakterinde adeta hayat bulmuştur. Onu farklı kılan en büyük özelliklerden biri, makam odasının kapısını ve zihnini herkese sonuna kadar açabilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokratik ve Katılımcı Anlayış:</strong> Sağlık il müdürlüğü çatısı altında her vatandaşın söz hakkına saygı duyan, farklı düşünce ve görüşlere açık bir istişare kültürü inşa etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Gelin, Birlikte Başaralım!" Ruhu:</strong> Emrinde çalışan sağlık neferlerine yukarıdan bakan bir amir değil; onları dinleyen, fikirlerine değer veren, çalışma arkadaşlarını ortak bir hedefe kilitleyen mütevazı ve kuşatıcı bir önderdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilge ve Donanımlı Duruş:</strong> Karar süreçlerinde çalışanların katılımını sağlayarak kurumsal aidiyeti en üst seviyeye çıkaran, kriz anlarında soğukkanlılığını koruyan bir akıl insanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlığın Ötesinde: Toplumsal Barışın ve Kardeşliğin Mimarisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Halil Nacar’ı sadece başarılı bir "İl Sağlık Müdürü" olarak tanımlamak eksik kalır. O, Adana’da göreve geldiği günden bu yana sadece hastane koridorlarında değil; sokakta, mahallede, tarlada ve evde toplumun huzuru için ter dökmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Fakir fukara demeden; hiçbir renk, din, dil ve ırk ayrımı yapmaksızın herkesin derdine koşan bir insan."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümle, onun insan sevgisinin ve adalet anlayışının özeti gibidir. Adana gibi kozmopolit, dinamik ve renkli bir şehirde toplumsal kalkınmanın, toplumsal barışın ve mutabakatın sağlanmasında devlet ile millet arasında sarsılmaz bir köprü kurmuştur. Kimsesizlerin kimsesi olma düsturuyla hareket eden Dr. Nacar, kapısına gelen hiçbir vatandaşı geri çevirmemiş, devletin şefkat yüzünü en somut haliyle hissettirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye’ye Örnek Olması Gereken Bir Yönetici Profili</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin bugünkü idari yapısında, liyakati sadakatle, vicdanı merhametle, akli donanımı ise halk sevgisiyle birleştiren yöneticilere her zamankinden daha fazla ihtiyaç vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzm. Dr. Halil Nacar; tevazusu, çalışkanlığı, halkla kurduğu gönül bağı ve kriz dönemlerindeki liderlik vasıflarıyla sadece Adana’nın değil, <strong>tüm ülkeye örnek, önder ve öncü bir kişilik</strong> olarak tarihe geçmektedir. O, "ben" değil her zaman "biz" diyen, makamların geçici ama kubbede hoş bir sada bırakmanın kalıcı olduğunu idrak etmiş bir devlet adamıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adana’nın huzuru, Türkiye’nin sağlığı için gece gündüz demeden koşturan bu kıymetli idarecimize minnettarız. İyi ki varsın Dr. Halil Nacar; senin gibi liyakatli ve vicdanlı yöneticiler bu ülkenin yarınlarına olan inancımızı her daim taze tutmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a795eb4cd728.jpeg" style="height:1350px; width:834px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a795eb514260.jpeg" style="height:1289px; width:2048px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not: </strong>Ziyaretim sırasında Sn. Dr. Halil Nacar’a kendilerinin başarılarından ve hizmetlerinden dolayı Genel Başkanlığını yaptığım Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) in uluslararası ödülü olan Altın orkide nişanını da takdim ettim.</span></p>
]]>