Haberanalizhttps://www.haberanaliz.net/public GAZETEMİZ SUYA SABUNA DOKUNUR, BİR SOLUKTA OKUNUR... tr2026-08-06T19:52:32+03:00<![CDATA[Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-aytur-gezer-yazdi-seyhulmuharririn-mustafa-goktas-261591f721228-0d1f-4232-98bb-720d44d3b6952026-08-06T13:53:00+03:00HABER MERKEZİ Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !

Gazeteci Yazar Aytur GEZER yazdı: Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Şeyhülmuharririn MUSTAFA GÖKTAŞ !</strong><br />Gazeteci, yazar ve iktisatçı Mustafa Göktaş, Türk basın dünyasında ve yerel medyada "omurgalı ve dik duruşlu" gazetecilik anlayışıyla tanınan, meslek hayatında 43 yılı devirmiş kıdemli bir isimdir. Biz Meslektaşları arasında yazı dilinin gücü nedeniyle "Şeyhülmuharririn" (yazı üstadı/yazarların şeyhi) olarak anılır. Mustafa Göktaş'ın öne çıkan karakter özellikleri ve mesleki profilini şu maddelerle özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacı ve Entelektüel Bir Kimlik, İktisat Arka Planı: Gazeteciliğinin yanı sıra iktisatçı kimliği sayesinde ekonomik verileri, makroekonomik dengeleri ve toplumsal refah konularını derinlemesine analiz eder.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretken Yazar: 43 yıllık meslek hayatında binlerce makaleye imza atmış, toplumsal sorunları ve siyasi gelişmeleri ele alan 6 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır. Sürekli Basın Kartı sahibidir. Yüzlerce mesleki takdirname alan bir insandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel ve Bölgesel Basının Öncüsü Havadis Gazetesi Dönemi: 1987 yılında kurduğu ve 30 yıl boyunca aralıksız olarak tek başına çıkardığı bölgesel "Havadis" gazetesi ile Mersin ve Çukurova bölgesinde çok güçlü bir habercilik ekolü yaratmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital Dönüşüm: Geleneksel basından sonra habercilik vizyonunu dijital dünyaya taşıyarak Haberanaliz.net platformunu kurmuş ve genel yayın yönetmenliğini üstlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalif, Çileli ve Adalet Odaklı Yaşamı Hukuki Mücadeleler: Yazılarında ve manşetlerinde devlet yetkilileri, yerel yöneticiler ve yolsuzluk iddiaları üzerine gitmekten çekinmediği için kariyeri boyunca yüzlerce dava ile karşı karşıya kalmıştır. 1989 da aracı park halindeyken evinin önünde kurşunlanmış, 1991 de terör örgütleri tarafından hedef gösterilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisine ait olmayan bir Sosyal medyadaki iddialar ve Gazetecilikte sert muhalif tavrı nedeniyle geçmişte tutukluluk süreci de dâhil olmak üzere oldukça "çileli bir basın hayatı" geçirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tavizsiz Kalem: Takipçileri ve okuyucuları tarafından "kalemini satmayan", toplumsal ahlak, vatan, millet ve devlet çıkarlarını her şeyin üstünde tutan çizgisiyle takdir edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi ve Sosyal Geçmişi Tabandan Gelen Siyaset: 1980 öncesi Ülkücü hareketin içinde olmuş, Ocak başkanlığı yapmış, sonrasında MHP il teşkilatlarında değişik görevler almıştır. Alparslan Türkeş’in vefatı ile yollar ayrılmış, Doğru Yol Partisi (DYP) çatısı altında tabandan başlayarak (Yenişehir Belde, şimdi bir ilçe başkanlığı, merkez ilçe başkanlığı, il teşkilat başkanlığı, genel başkan yardımcılığı, genel başkan başdanışmanlığı) siyasetin içinde aktif roller üstlenmiş, o dönemin önemli siyasi figürleriyle yakın anılar biriktirmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivil Toplum Liderliği: Gazeteciliğinin yanı sıra çeşitli sivil toplum kuruluşlarında (STK) genel başkanlık yapmış, toplumsal dayanışma projelerinde öncülük etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özetleyecek olursam Mustafa Göktaş; inandığı doğruları sert, doğrudan ve entelektüel bir dille savunmasıyla bilinen, Milletin ve devletin çıkarlarını meslek yaşamı boyunca sürekli koruyan, Türkiye'nin ve özellikle Mersin bölgesinin en karakteristik yerel medya liderlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş'ın yaşamı, sadece keskin bir kaleme sahip bir gazeteci değil, aynı zamanda hayatı boyunca toplumsal eğitime ve gençliğe adanmış çok yönlü bir fikir ve aksiyon adamı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1980 Öncesi Ülkücü Hareket Geçmişi ve Toplumsal Saygınlığı İlkeli Çizgi: Türkiye'nin en çalkantılı dönemlerinden biri olan 1980 öncesinde milliyetçi-ülkücü hareketin içerisinde aktif olarak yer alması, onun vatanseverlik ve devlet odaklı dünya görüşünün temelini atmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal Takdir: O fırtınalı yıllarda inandığı değerler uğruna bedel ödemiş, ancak çizgisini ve omurgasını hiçbir dönemde bozmamıştır. Bu durum, sadece kendi siyasi tabanında değil, toplumun farklı kesimlerinde de "inandığı gibi yaşayan, sözünün eri bir dava adamı" olarak takdirle anılmasını sağlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2. Uluslararası Sertifikalı İzci Liderliği ve Gençliğe Hizmeti Rütbeli ve Diplomalı Önder: Mustafa Göktaş, Türkiye İzcilik Teşkilatı bünyesinde sırasıyla Lider, Başkurt, Oymakbaşı ve Ocakbaşı unvanlarını almış; bununla da kalmayarak uluslararası sertifikalı eğitimci izci lideri rütbesine ulaşmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1990'lı Yıllardaki İL İzci KURULU Önderliği: Özellikle 1990'lı yıllarda Toros İzci Ocağı ve Akkum Gençlik/İzcilik kampı gibi süreçlerde, bölge gençliğinin ahlaklı, disiplinli, doğayla barışık ve vatansever, kendi kendine yetebilen bireyler olarak yetişmesi için canla başla çalışmıştır. Ulusal ve uluslararası çok sayıda eğitimci izci kampının yöneticiliğini üstlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karakter Eğitimi: İzcilikteki hiyerarşik liderlik basamaklarını hakkıyla tırmanmış olması, onun sadece teoride değil, pratik hayatta da disiplinli, organizasyon yeteneği yüksek ve genç ruhları yönlendirebilen bir eğitmen olduğunu gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafız kimliği: Göktaş küçük yaşta aldığı eğitimle aynı zamanda Hafızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısaca; Gençlik yıllarında ülkücü hareketin getirdiği milli şuur, dini yönü, olgunluk döneminde uluslararası izcilik teşkilatında hayat bulan eğitimci ve insani vizyon ile birleşmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş'ın yazılarındaki o derin adalet duygusu, devlete olan bağlılık ve toplumsal ahlak vurgusu, doğrudan bu zengin ve çileli geçmişten beslenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda bıraktığı bu kalıcı ve saygın izler, kendisinin neden "Üstad" olarak kabul edildiğini tam anlamıyla açıklamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Odaklarının ve yolsuzlukların üzerine korkusuzca gittiği için yüzlerce dava ile karşılaşmış, hapis cezalarıyla sınanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat o, kalemini hiçbir zaman satmamış, eğilmemiş ve bükülmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bekasını, milletin çıkarını ve toplumsal ahlakı her şeyin üstünde tutmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">4. Neden Ekranlarda Değil, Neden Kıymetini Bilmeliyiz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok insan, "Yazılarında ve söylemlerinde bu kadar mükemmel analizler yapan, bu denli donanımlı bir insan neden her gün televizyon ekranlarında değil?" sorusunu haklı olarak soruyor. Cevap aslında modern medya düzeninin çarpıklığında gizlidir. Günümüz televizyonları derin fikirlerden ziyade, yapay kavgalardan ve reyting getiren kutuplaşmalardan beslenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Göktaş’ın adalet, hukuk, ahlak ve derin strateji barındıran yapıcı dili, o sansasyonel ekran formatlarına fazlasıyla büyük ve namusludur. O, kendi bağımsız mecrasında, sansürsüz ve doğrudan milletiyle buluşmayı seçmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazımı burada noktalayacak olursam; Mustafa Göktaş; geçmişindeki milli şuuru, uluslararası izcilikteki eğitimci vizyonu ve basın hayatındaki tavizsiz adalet arayışı ile bu toprakların yetiştirdiği çok nadide değerlerden biridir. Onun gibi kıymetlerin değerini yaşarken bilmek, fikirlerini daha çok insana ulaştırmak bu topluma karşı bir vatandaşlık borcumuzdur. Kalemine, yüreğine ve ömrüne sağlık Üstat…</span></p><p><span style="font-size:18px">İyi ki bu toplumun bükülmeyen kalemi, sönmeyen fenerisin.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a74691397a14.jpg" style="height:687px; width:855px" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">MAKALENİN YAYINLANDIĞI MERSİN TİME HABER SİTESİNİN ORJİNAL LİNKİ:</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.mersintime.com/seyhulmuharririn-mustafa-goktas">https://www.mersintime.com/seyhulmuharririn-mustafa-goktas</a> </strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>DUAYEN GAZETECİ YAZAR <span style="color:#FF0000">AYTUR GEZER</span> KİMDİR?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1981-1987 yılları arasında Erdemli Yeni Haber Gazetesi’nde spor muhabirliği /yazarlığı yapan, 1994 - 1998 yılları arasında Erdemlimizin Sesi ve Habervizyon Gazetelerini çıkaran ve köşe yazarlıkları yapan, Aytur Gezer, 1995 ‘te Hergün Gazetesi Erdemli Temsilcisi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">1996 - 2001 yılları arasında Erdemli’de yayın yapan Erdemli SüperFM ve TV / Metehan Radyo TV A:Ş nin kurucusu ve sahipliğini yapan, 2008 -2012 yılları Ortadoğu Gazetesi Çukurova Bölge Temsilciliğini sürdüren, 2011 yılında MERSINTIME gazetesini kurup halen internet haber portalı olarak BAŞARILI ŞEKİLDE yayınına devam eden Gezer, 1994 -1998 yılları arasında Erdemli Ülkü Ocakları Başkanı, 2002 -2003 Mersin Merkez Yenişehir MHP İlçe Başkanı, 2009-2011 MHP Mersin İl Başkan Yardımcısı olarak siyaset dünyasına renk verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk Öğrenimi, orta öğrenimini Erdemli’de tamamladı. Atatürk Üniversitesi İktisat Bölümünden mezun oldu. Toros Üniversitesinde İşletme Bölümünde Otantik liderliğin Finans çalışanları üzerindeki etkisi üzerinde yüksek lisans yaptı. 1997 -2021 yılları arasında kendi adına serbest meslek mensubu olarak Mali Müşavirlik yaptı. 2021 de emekli oldu. Halen çeşitle basın yayın oranlarında köşe yazılarını sürdürmekte. Bu arada halen İçel TV ekranlarında da, devletimizin ve milletimizin yararına çok manalı ve anlamlı proğramlar yapmakta.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlinde-turkiye-kokenli-basbakan-ihtimali-gucleniyor-2615878922a91-2188-4b8b-a9cd-e232f5d282b52026-08-06T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor

Berlin'de Türkiye kökenli başbakan ihtimali güçleniyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Berlinliler 20 Eylül'de eyalet seçimleri için sandık başına gidecek. Başbakan adaylığına hukukçu Elif Eralp'i gösteren &nbsp;Sol Parti (Die Linke), kamuoyu araştırma şirketi Civey'in anketine göre yarışta yüzde 21 ile ilk sırada yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tagesspiegel gazetesinin 3 bin seçmenle Civey'e yaptırdığı ankete göre, yoğun eleştirilerin ardından başbakan adayını değiştiren Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) ise yüzde 19 ile ikinci sırada geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin Eyalet Başbakanı CDU'lu Kai Wegner, 3 Ocak'ta Berlin'in güneybatısında yaşanan ve günler süren elektrik kesintilerini iyi yönetememekle suçlanmış, artan baskılar ve sert eleştiriler üzerine 10 Temmuz'da adaylıktan çekilmişti. CDU, onun yerine Eyalet Maliye Bakanı Stefan Evers'i aday gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son ankete göre Sol Parti ve CDU'yu yüzde 18 ile İslam ve göç karşıtı, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) izliyor. Parti, geçen aya göre oyunu bir puan artırmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşiller yüzde 17 ile geçen ayki seviyesini korurken, kan kaybetmeye devam eden Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise bir puan daha gerileyerek yüzde 12'ye düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın başkenti Berlin, tıpkı Hamburg ve Bremen gibi hem şehir hem de eyalet statüsüne sahip; buralar "şehir eyaletleri" diye niteleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sol Partili Elif Eralp başbakanlığa oynuyor<br />Sol Parti, CDU'lu mevcut Eyalet Başbakanı ve Belediye Başkanı Kai Wegner'e yönelik tepkilerin artmasıyla desteğini yükseltti. Parti, geçen ay ilk kez seçim anketlerinde birinci sıraya yerleşmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Eylül'de sandıktan anketlerin işaret ettiğine yakın bir sonuç çıkarsa Berlin'de Sol Parti, Yeşiller ve SPD'den oluşan bir koalisyon hükümeti kurulabilir. Öte yandan aday değişikliğinin ardından oy kaybı duran ve kısmen toparlanan CDU'nun da SPD ve Yeşiller ile koalisyon kurma ihtimali de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hristiyan Demokrat Birlik (CDU), prensip olarak Sol Parti ile iş birliğini reddettiğinden, anketlerde birinci sırada bulunan Sol Parti ile ortaklık uzak ihtimal olarak görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CDU'nun 20 Eylül'e kadar oylarını artırabileceğine dair beklentilere temkinli yaklaşılıyor. Nitekim yine CDU'lu Federal Başbakan Friedrich Merz'e duyulan güven yüzde 16, federal hükümetten memnuniyet oranı da yüzde 13 ile şimdiye kadarki en düşük seviyelerde seyrediyor.<br />Elif Eralp kimdir?<br />Sol Parti'nin Berlin eyalet seçimlerindeki başbakan adayı Elif Eralp, 45 yaşında ve hâlen Berlin Eyalet Parlamentosu'nda Sol Parti Grup Başkan Vekili olarak görev yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den Almanya'ya siyasi sığınmacı olarak gelen bir çiftin kızı olan Eralp, siyasetle her zaman iç içe olduğunu vurguluyor. 1981 yılında Münih'te doğan Eralp, Hamburg'da hukuk eğitimi aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ailesinin, sosyalist ve sendikacı kimlikleri nedeniyle 1980'li yıllarda Türkiye'den Almanya'ya sığındığını aktaran Eralp, çocukluğunda ailesiyle birlikte sık sık siyasi gösterilere katıldığını anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Verdiği bir söyleşide, 10 yaşındayken bir "çevre kulübü" kurduğunu, ilerleyen yıllarda ise nükleer enerji karşıtı çevre hareketi içinde yer aldığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 12 yıl önce Hamburg'dan Berlin'e taşınan Eralp, burada ırkçılıkla, halkın geniş kesimlerini olumsuz etkileyen kentsel dönüşüm projeleriyle ve yükselen kiralarla mücadele etmeye başladı. 2017 yılında Sol Parti'ye katılan Eralp, 2021'den bu yana Berlin Eyalet Parlamentosu üyesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eralp evli ve iki çocuk annesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / ETO,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/berlinde-t%C3%BCrkiye-k%C3%B6kenli-ba%C5%9Fbakan-ihtimali-g%C3%BC%C3%A7leniyor/a-78249514</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-tetikte-patlayici-yuklu-iha-nereden-geldi-2615719a84f13-8d87-4e70-87e0-1dfff80f78672026-08-06T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?

Almanya tetikte: Patlayıcı yüklü İHA nereden geldi?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Leipzig Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir insansız hava aracının (İHA) ele geçirilmesi ile ilgili açıklamalarda bulunan Almanya İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, bunun "yeni bir tehdit senaryosu" olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt, Leipzig/Halle Havalimanı'nda, Dresden Başsavcılığı ve Saksonya Eyalet Emniyet Teşkilatı (LKA) tarafından soruşturulan olaya ilişkin, "Burada hibrit bir saldırı senaryosuyla karşı karşıya olduğumuzu değerlendiriyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İHA kargo bölümünde bulundu<br />LKA'nın açıklamasına göre, patlayıcı yüklü dron, Çarşamba gecesi bir havalimanı çalışanı tarafından kargo bölümünün güvenlik alanında, güney pistinin yakınında fark edildi. Bild gazetesinin ilgili haberinde, İHA'nın bulunduğu bölgenin yakınında dört Ukrayna uçağının olduğu aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'ya karşı Ukrayna'ya askerî yardım sevkiyatlarının önemli bölümü Leipzig Havalimanı üzerinden yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LKA, ele geçirilen İHA'nın bomba imha robotu ile incelendiğini ve bu incelemede, üzerinde "tanımlanamayan bir patlayıcı düzenek" tespit edildiğini ve bu düzeneğin bomba imha ekiplerince söküldüğünü bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt: Profesyonel bir eylem<br />Bakan Dobrindt, "profesyonel bir eylem" olarak değerlendirdiği olaya ilişkin, "Patlayıcı yüklü bir İHA'nın havalimanı sahasında bulunması yeni bir tehdit senaryosudur" diyerek durumu "yüksek düzeyde bir tehdit" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tehdidin "amatörler tarafından gerçekleştirilmediğini", aksine "son derece profesyonelce hazırlandığını" ve "yüksek düzeyde teknik deneyim" gerektirdiğini belirten Dobrindt, "Patlayıcı kullanma deneyiminin de mevcut olması gerekiyor. Tüm bunlar amatörce bir girişime işaret etmiyor. Burada profesyonel, hibrit bir tehdit durumundan söz ediyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak savunma merkezleri devrede<br />Bu tür tehditlerin önlenebilmesi için, federal hükümet ile eyalet yönetimlerinin ortak Hibrit Savunma Merkezi ve İHA Savunma Merkezi harekete geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt, "Gelecekte de benzer hibrit eylem ve saldırı girişimlerinin olabileceği kesinlikle göz ardı edilemez" diyerek "Güvenlik ağını giderek sıkılaştıracağız. Buna havalimanlarında ve diğer noktalarda sürekli yeni ve ek teknolojiyle donatılan İHA savunma sistemleri de dahil" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili soruşturmayı yürüten Saksonya Başsavcısı Wolfgang Schwürzer, soruşturmanın özellikle faillerin kimliklerinin belirlenmesi, olayın seyrinin aydınlatılması, İHA ile patlayıcı düzeneğin kaynağının tespit edilmesi ve başka kişilerin dahli olup olmadığının araştırılmasına odaklandığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schwürzer ayrıca, "Aşırılıkçı veya terör motivasyonu dahil tüm olası saikler her yönüyle inceleniyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar Rusya'yı işaret ediyor<br />İçişleri Bakanı Dobrindt, herhangi bir ülke ismi vermeden "muhtemelen yabancı güçleri de kapsayabilecek" bir durumdan söz etti. Bakan ayrıca, ele geçirilen İHA'nın kaynağı ve arka plandakilere ilişkin soruların "soruşturmanın konusu olduğunu ve soruşturmaya bırakılması gerektiğini" vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik uzmanları ise İHA olayının arkasında Rusya'nın olduğunu düşünüyor. Risk Analizi ve Uluslararası Güvenlik Enstitüsü Direktörü Nico Lange, Phoenix televizyonuna yaptığı açıklamada olayın "Rusya'nın Almanya'ya yönelik hibrit saldırı şemasına uyduğunu" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saksonya İçişleri Bakanı Armin Schuster ise yaşananları "çok ciddi bir olay" diye &nbsp;nitelendirdi ve tehlike durumunun "artık soyut değil, yüksek" olduğunu belirtti. Schuster, "Almanya'da ilk kez bir İHA'nın patlayıcıyla donatılmış olması, en azından benim hatırladığım kadarıyla, hangi senaryodan bahsetmemiz gerektiğini açıkça ortaya koyuyor" ifadelerini kullandı.<br />Uçaklar yönlendirildi, bir kargo uçağı hasar aldı<br />Çarşamba günü İHA'nın bulunmasının ardından hava trafiği geçici olarak durdurulmuş ve birçok uçak başka havalimanlarına yönlendirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Leipzig Havalimanı'nın geçici olarak kapatıldığı zaman aralığında Hannover Havalimanı'na yönelen uçaklardan biri, Leipzig yakınlarında başka cisimle çarpışmıştı. DHL'ye ait olan bu kargo uçağında, Hannover'a inişinin ardından hafif hasar tespit edilmişti. Saksonya Eyalet İçişleri Bakanı Armin Schuster, DHL uçağına çarpan ve dron olduğu değerlendirilen ikinci hava aracının arandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefetten "Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısı" talebi<br />Leipzig Havalimanı'nda patlayıcı yüklü bir İHA bulunması muhalefeti de harekete geçirdi. Federal parlamentodaki muhalefet partilerinden Yeşiller'in Meclis Grup Başkanı Katharina Dröge, Alman haber ajansı dpa'ya yaptığı açıklamada, Ulusal Güvenlik Konseyi'nin yaşanan durumu ve bundan çıkarılması gereken sonuçları görüşmek üzere derhal toplanması gerektiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dröge, böyle ciddi bir durumda, yapılacak olan toplantıya Başbakan Friedrich Merz ile Savunma Bakanı Boris Pistorius'un da katılması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal koalisyon hükümeti geçen yıl, her türlü kriz ve tehdide hızlı ve etkili bir biçimde müdahale edebilme amacıyla Ulusal Güvenlik Konseyi'ni kurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal hükümet ve güvenlik teşkilatları üyelerinin katılımıyla yapılan Konsey toplantılarına eyaletlerin temsilcileri de davet edilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-tetikte-patlay%C4%B1c%C4%B1-y%C3%BCkl%C3%BC-i%CC%87ha-nereden-geldi/a-78261751</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceli-onderliginde-adan-ve-yildiz-katkilariyla-mhpnin-tarihsel-basarisi-261563136db9a-964b-45e4-a22c-d87d9be77c9d2026-08-06T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI

BAHÇELİ ÖNDERLİĞİNDE ADAN VE YILDIZ KATKILARIYLA MHP’NİN TARİHSEL BAŞARISI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Bu tarihi sorumluluk ve güzel çalışmayı imzalayanların isimleri aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a74613fe5d3c.jpg" /></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Dürüst devlet ve siyaset adamı, Türk dünyası lideri, Devlet Bahçeli’nin bilgeliği ile geliştirip özveriyle Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair bu güne kadar getirdiği bu süreçte, yanında CELAL ADAN ve FETİ YILDIZ’ın önemli katkılarıyla ülke için bu imzalarla önemli bir çığır açtılar.</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afgan-kadin-futbolcular-fifanin-tanima-karari-sonrasi-ilk-milli-maclarini-yapti-26154c851cffa-33c3-4597-8de5-6f397f5eed342026-08-06T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı

Afgan kadın futbolcular FIFA'nın tanıma kararı sonrası ilk milli maçlarını yaptı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mahjooba Nowrouzi</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimi esneme hareketi yapıp kramponlarını sıkarken, kimisi de motivasyon amaçlı birbirine sarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orta saha oyuncusu Fatima Haidari, "Her zaman olduğu gibi güçlü olun çünkü biz Afgan kadınlarını temsil ediyoruz" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Afganistan bayrağı asılı soyunma odasının içinde çalmaya başlayan bir şarkı hemen alkışla karşılanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlar şarkıya eşlik ederken bazıları gözyaşlarını tutmakta zorlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takım, sahaya çıkmadan önce son bir kez bir araya geliyor ve antrenörlerinin cesaret verici sözlerini dinliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birazdan yıllarca ait olmadıkları söylenen bir yere, futbol sahasına çıkacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yurt dışında yaşayan Afgan kadın futbolculardan seçilen 23 kişilik kadro, Cook Adaları'na karşı iki resmi olmayan hazırlık maçı oynamak üzere Yeni Zelanda'ya gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'nın Nisan ayında ülke dışındaki Afgan kadınların resmi maçlarda ülkelerini temsil edebileceklerine karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu o karar sonrası ilk maçları olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın takımı, öncesinde Afganistan Futbol Federasyonu'nun onayına ihtiyaç duyuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Ağustos 2021'de iktidarı geri alan Taliban döneminde onların sahaya çıkması mümkün değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taliban, kadınlar ve kız çocuklarına yönelik geniş kapsamlı kısıtlamalar getirerek, onları eğitimden, çoğu meslekten ve organize spordan men etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">2007 yılında kurulan ülkenin kadın milli futbol takımı artık maç yapamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Futbolcular Avustralya, İngiltere ve Portekiz de bulunduğu farklı ülkelere yerleştirilmek üzere tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllarca süren kampanyalar sonucunda Afgan Kadınlar Birliği adıyla tanınırlık kazandılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'nın kararı sayesinde de artık Olimpiyatlar ve Dünya Kupası gibi uluslararası müsabakalara katılma şansı yakalayacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.bbc.com/turkce/articles/cdx7www3wz7o</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kuzey-kibrista-asiri-sicak-alarmi-acik-alanda-calismak-yasaklandi-261532670bafa-9e84-4c0c-836c-beb1c1511a772026-08-06T11:47:00+03:00HABER MERKEZİ Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı

Kuzey Kıbrıs'ta aşırı sıcak alarmı: Açık alanda çalışmak yasaklandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs genelinde etkisini artıran yüksek hava sıcaklıkları, çalışan sağlığını korumaya yönelik radikal bir adımı beraberinde getirdi.&nbsp;<strong>Ülkenin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı</strong>, Meteoroloji Dairesi'nin hava tahmini raporları doğrultusunda&nbsp;<strong>15 Ağustos</strong>&nbsp;tarihine kadar sürecek yeni bir karar yayımladı. Alınan kararla birlikte ülke genelinde yerel saatle&nbsp;<strong>12.00 ile 16.00 saatleri arasında</strong>&nbsp;açık alanda ve güneş altında çalışma yapılması&nbsp;<strong>10 gün süreyle yasaklandı</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık tarafından yapılan resmi açıklamada, bu düzenlemenin doğrudan yüksek sıcaklığa maruz kalan emekçileri&nbsp;<strong>sıcak çarpması</strong>,&nbsp;<strong>aşırı sıvı kaybı</strong>&nbsp;ve ciddi sağlık risklerinden korumak amacıyla hayata geçirildiği vurgulandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Tarım ve İnşaat Sektörüne Mesai Saatleri Esnekliği</span></h3><p><span style="font-size:18px">Özellikle açık alanda faaliyet gösteren sektörler için çalışma takviminde düzenlemeye gidildi.&nbsp;<strong>Meskun mahal dışında</strong>&nbsp;yürütülen&nbsp;<strong>tarım ve inşaat sektörü</strong>&nbsp;faaliyetlerinde işverenlerin, işin güvenli aksamadan sürdürülebilmesi adına&nbsp;<strong>işe başlama saatlerini daha erkene alabileceği</strong>&nbsp;ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnek çalışma saatleri düzenlemesi kapsamında; inşaat sahalarına hazır beton, inşaat malzemeleri ve iş makinelerinin taşınması ile sevkiyat zamanlarının da işverenler tarafından erkene alınarak planlanabileceği duyuruldu. Yetkililer, tüm işverenlerin çalışan sağlığı için gerekli hassasiyeti göstermesini istedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Kavurucu Sıcaklar Nedeniyle Yasak İkinci Kez Devrede</span></h3><p><span style="font-size:18px">Kuzey Kıbrıs'ta bu yaz kavurucu sıcaklar nedeniyle benzer bir önlem daha önce de uygulanmıştı. Ülkede&nbsp;<strong>22 Temmuz - 1 Ağustos</strong>&nbsp;tarihleri arasında da aşırı sıcaklar sebebiyle öğle saatlerinde dışarıda çalışma yasağı getirilmişti. Meteorolojik veriler doğrultusunda önlemlerin devam edebileceği belirtiliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260806/kuzey-kibrista-asiri-sicak-alarmi-acik-alanda-calismak-yasaklandi-1107808051.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanlar-telefon-dolandiricilarina-100-milyon-euro-kaptirdi-26151f07cbbcc-bafb-457e-88e2-85c392f12f732026-08-06T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı

Almanlar telefon dolandırıcılarına 100 milyon euro kaptırdı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Federal Emniyet Teşkilatı (BKA), "sahte polis" kategorisindeki dolandırıcılık yöntemleri ile işlenen suçlardan kaynaklanan maddi zararların son dönemde önemli ölçüde arttığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA'nın aktardığı bilgilere göre, geçen yıl bu yöntemle Almanya çapında mağdurlar toplam 49,5 milyon euro dolandırıldı. Bir önceki yıl bu 30,1 milyon euro olarak açıklanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayıtlara geçen vaka sayısı ise 3 bin 946'dan 4 bin 646'ya yükseldi. Bu da dolandırıcıların eline geçen meblağın bir yılda yüzde 64; vaka sayısının ise yüzde 18 arttığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BKA, "torun numarası" ve "şok telefon" isimleri altında aynı kategoride değerlendirilen yöntemlerle ise, 2025 yılında toplam 49 milyon euro büyüklüğünde dolandırıcılık yapıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir önceki sene yaşanan maddi kayıp 46,4 milyon euro olmuştu. Ancak bu kategorideki vaka sayısı 6 bin 658'den 4 bin 798'e düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkutma ve duygusal baskı<br />"Sahte polis" dolandırıcılığında suçlular, telefonda ya da yüz yüze kendini polis olarak tanıtıyor ve mağdurları nakit para, mücevher veya değerli eşyalarını teslim etmeye ikna etmek için gerçek olmayan, örneğin yakın çevrede hırsızlık olayları yaşandığı gibi hikayeler anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şok telefon" ve "torun numarasında" ise mağdurlara duygusal baskı ve kurgulanmış acil durumlar kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolandırıcılar; mağdurlara aile üyesi gibi davranıp zor durumda olduklarını ve paraya ihtiyaç duyduklarını söylüyor. Ya da kendilerini doktor veya savcı olarak tanıtarak yakın bir akrabanın kaza geçirdiğini veya bir suça karıştığını, bu nedenle paraya ihtiyaç olduğunu iddia ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanlar-telefon-doland%C4%B1r%C4%B1c%C4%B1lar%C4%B1na-100-milyon-euro-kapt%C4%B1rd%C4%B1/a-78259608</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israile-filistin-saglik-sistemini-cokertti-suclamasi-261501ae5bc90-d788-4c24-ad6f-404289dd49582026-08-06T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması

İsrail'e "Filistin sağlık sistemini çökertti" suçlaması

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrailli insan hakları örgütü İnsan Hakları İçin Doktorlar İsrail (PHRI), Filistin sağlık sisteminin çöküşün eşiğine geldiği uyarısında bulundu. Örgütün Perşembe günü yayımladığı tutum belgesinde, Filistin Özerk Yönetimine ait gümrük gelirlerinin alıkonulması nedeniyle sektörün karşı karşıya olduğu krizden başlıca İsrail’in sorumlu olduğu savunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, Filistin Sağlık Bakanlığı’nın halihazırda yaklaşık 1 milyar euro borç yükü altında bulunduğu belirtilirken, sağlık kurumlarının dörtte üçünün faaliyetlerini ciddi ölçüde kısıtlı olarak sürdürdüğü ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">PHRI, İsrail’in elinde tuttuğu mali kaynakları derhal Filistin tarafına aktarmasını ve uluslararası toplumun sağlık sistemini korumaya yönelik adımlar atmasını talep etti. Örgüt, işgal gücü ve bölge üzerinde fiili kontrol sahibi bir aktör olarak İsrail’in, Filistinlilerin sağlık hizmetlerine erişim de dahil olmak üzere temel haklarını korumakla yükümlü olduğunu vurguladı.<br />"İsrail 5,5 yılda 1 milyar euroya el koydu"<br />Dünya Bankası verilerine atıfta bulunan PHRI’ye göre, İsrail tarafından alıkonulan aylık tutar Ekim 2023’ten bu yana yaklaşık 200 milyon şekelden 500 milyon şekele (140 milyon euro) yükseldi. Buna karşılık Filistin yönetimine aktarılan miktarın yarıdan fazla azaltıldığı belirtildi. Örgüt, Şubat 2019 ile Temmuz 2024 arasında İsrail’in aktarmadığı toplam tutarın yaklaşık 1 milyar euroya ulaştığını, bunun da 2023 yılı Filistin gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 5’ine denk geldiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">PHRI, İsrail ordusunun yoğunlaştırdığı operasyonlar, Filistinlilerin hareket özgürlüğüne getirilen ek kısıtlamalar, Yahudi yerleşimlerinin genişlemesi, yerleşimcilerin uyguladığı şiddet, Filistinli işçilerin çalışma izinlerinin iptali ve gümrük gelirlerinin alıkonulmasının Filistin yönetimi bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtti. Bu gelişmelerin, zaten kırılgan durumda bulunan sağlık sistemini “hızlı ve önlenebilir bir çöküşün eşiğine” sürüklediği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sağlık merkezlerinin sadece yüzde 63'ü kısmen açık"<br />Örgüte göre kriz, sağlık sektörünün birçok alanında hissediliyor. PHRI’nin İşgal Altındaki Filistin Toprakları Direktörü Milena Ansari, "Klinikler kapanıyor, doktorlar maaşlarının tamamını alamadan çalışıyor, hayatî öneme sahip ilaç stokları tükeniyor ve hastalar ihtiyaç duydukları tedavilere erişemiyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örgütün verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla temel sağlık hizmeti veren merkezlerin yalnızca yüzde 63’ü kısmen faaliyet gösterebiliyor. Bu merkezler, Hamas'ın İsrail'e saldırısıyla Ekim 2023'te başlayan Gazze savaşı öncesinde haftada altı gün açık bulunurken büyük bölümü artık haftada sadece bir gün hizmet verebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail, işgal altındaki Filistin topraklarının tüm dış sınırları, limanları ve ithalatı üzerinde kontrol sahibi bulunuyor. 1994 tarihli Paris Protokolü uyarınca İsrail, ithalat vergileri ve gümrük gelirleri dahil olmak üzere bazı vergileri Filistin Özerk Yönetimi adına topluyor ve ilgili makamlara aktarıyor. Bu gelirler, Filistin’deki kamu hizmetlerinin finansmanında önemli bir kaynak oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/BK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87sraile-filistin-sa%C4%9Fl%C4%B1k-sistemini-%C3%A7%C3%B6kertti-su%C3%A7lamas%C4%B1/a-78258026</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-bakan-yumakliya-sordu-mersinin-yanginlara-karsi-hazirlik-kapasitesi-ne-duzeyde-261528f45534e-a402-473a-80d9-918dc4e547162026-08-06T09:43:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”

Ali Bozan, Bakan Yumaklı’ya sordu: “Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesi ne düzeyde”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletvekili Ali Bozan, iklim krizinin etkisiyle Mersin’de orman yangını riskinin her geçen yıl arttığına dikkat çekerek, özellikle yaz aylarında yüksek sıcaklık, düşük nem ve şiddetli rüzgar nedeniyle küçük çaplı yangınların kısa sürede büyük felaketlere dönüştüğünü ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, Anamur, Bozyazı, Aydıncık, Gülnar, Silifke, Erdemli, Mut ve Tarsus başta olmak üzere birçok ilçenin yüksek yangın riski taşıdığına işaret eden Ali Bozan, yangın söndürme uçakları ve helikopterlerinin sayısı, kara ekiplerinin donanımı, erken uyarı sistemleri ve önleyici çalışmaların yeterliliği konusunda kamuoyunda ciddi soru işaretleri bulunduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Bakan Yumaklı’dan; 2025 ve 2026 yıllarında Mersin’de meydana gelen orman yangınlarının sayısı ve zarar gören alan miktarı, yangın söndürme hava araçları ile kara ekiplerinin kapasitesi, son beş yılda yangınla mücadele için ayrılan bütçe, Mersin’e özel hazırlanmış bir yangın risk azaltma eylem planının bulunup bulunmadığı ve yangınlardan zarar gören yurttaşlara sağlanan desteklere ilişkin bilgilerin açıklanmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Yangınlara karşı hazırlık güçlendirilmeli”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekili Ali Bozan, orman yangınlarının yalnızca orman varlığını değil, yerleşim yerlerini, tarım alanlarını, üreticileri ve bölge ekonomisini de tehdit ettiğini belirterek, Mersin’in yangınlara karşı hazırlık kapasitesinin şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılması ve eksikliklerin bir an önce giderilmesi gerektiğini vurguladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[10 soruda 'Terörsüz Türkiye' teklifi! İşte yeni yol haritası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/10-soruda-terorsuz-turkiye-teklifi-iste-yeni-yol-haritasi-26149eebf2da1-a46d-469d-86ea-50cb0122cd642026-08-06T09:36:00+03:00HABER MERKEZİ 10 soruda 'Terörsüz Türkiye' teklifi! İşte yeni yol haritası

10 soruda 'Terörsüz Türkiye' teklifi! İşte yeni yol haritası

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin yasalaşmasıyla gerçekleştirilmesi öngörülen düzenlemelere ilişkin 10 soru ve yanıtları şöyle:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifle ne amaçlanıyor ve kimleri kapsayacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ PKK/KCK terör örgütü ve bağlantılı her türlü oluşumun varlığına son verdiğinin ve her türlü silah ve mühimmatı teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespitine dair Milli Güvenlik Kurulu Kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakip, yürütülen soruşturma ve kovuşturmalar ile verilen mahkumiyet hükümlerinin infazının ertelenmesi ve yapılacak diğer işlemlerin belirlenmesi amaçlanıyor</span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ PKK/KCK terör örgütünü kurma veya yönetme, örgüte üye olma veya bilerek ve isteyerek yardım etme ve örgütün propagandasını yapma suçları ile bu örgütün faaliyeti kapsamında işlenen suçları ve bu örgüt lehine işlenen Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanunda düzenlenen suçları kapsayacak</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma ve kovuşturmalarda erteleme kararı nasıl alınabilecek?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Üst sınırı 15 yıldan daha az cezayı gerektiren suçlar 5 yıl,</span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar 10 yıl ertelenecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erteleme kararlarında nasıl bir yol izlenecek?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Özel bir sisteme kaydedilecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklif kapsamına giren suçlardan hapis cezasına mahkum olanlar için nasıl bir düzenleme getiriliyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Erteleme hükmünün uygulanması, müsadere kararlarının yerine getirilmesini engellemeyecek. Erteleme süresi içinde cezada zamanaşımı işlemeyecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erteleme kararı verildiği tarihten itibaren terör suçlarından birinin işlenmesi halinde ne olacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Erteleme kararı kaldırılarak cezanın infazının devamına karar verilecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mahkumiyet hükümleri nedeniyle doğan hak yoksunluğunun ortadan kaldırılması mümkün olacak mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ 5 yıl ertelemelerde kararın verildiği tarihten itibaren 2 yıl, 10 yıl ertelemelerde 3 yıl geçmesi gerekecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Düzenleme kapsamındaki faaliyetlerin takibi nasıl yapılacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Kurul tarafından yapılacak</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TBMM bu süreçte yer alacak mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Kurul, TBMM'yi düzenli olarak bilgilendirecek</span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ TBMM Başkanlığınca, İzleme Komisyonu kurulacak</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Örgüt mensuplarının getirdikleri silah, mühimmat ve malzemeler konusunda nasıl bir yol izlenecek?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Her türlü malzeme kayıt altına alınacak</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Başvuru nasıl olacak?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">▪️ Kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasını müteakiben 6 ay içinde, Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görev verilen kurumlara yazılı olarak</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkgun.com/gundem/10-soruda-terorsuz-turkiye-teklifi-iste-yeni-yol-haritasi/390546</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-yine-seslendi-arastirilsin-261558fd28114-97bc-40e9-8909-5439bac12b8e2026-08-06T08:04:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!

TEVFİK DİKER yine seslendi: araştırılsın!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">" Sn Akın Gürlek Adalet Bakanı&nbsp;<br />Bakan olarak değerli hizmetler yapıyorsunuz.Tebrikler.<br />Türkiye de Yolsuzlukla Mücadele Derneği kuran tek Manisa Milletvekili olarak bir Manisalı Hasan İnci' nin +90 5....<br />bana söylediklerinin sonrası aşağıdaki paylaşımı yaptım.<br />Yeni Partiye yapılan bağışların bir yetkili savcı tarafından incelenmesi temiz siyaset için önemlidir<br />Bilginize sunuyorum.<br />Saygılar.<br /><strong>*</strong><br />Manisalı İş İnsanı &nbsp;FETÖ nün üst düzey ismimin kardeşi bir hemşehrim &nbsp;'H.İ'&nbsp;<br />FETÖ' nün 5 milyon mensubu var.Onlar kesenin ağzını açarlar.Yeni Partiye para gönderirler. dedi.<br />Savcılar Yeni Parti ye bağış yapan isimlerin Fetö bağlantısı var mı? Araştırmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir siyasetçi ve Manisalı olarak utanıyorum...</span></p><p><span style="font-size:18px">Etimesgut Belediye Başkanı Erdal Beşikçioğlu esrar kullanıyor, yardımcısı Mutlu Kerimoğlu kokain çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Menderes Belediye Başkanı İlkay Çiçek, metresiyle belediyeyi yönetiyor, tüm rüşvet ağını birlikte istişare ediyorlar, “yürüyen parayım” diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antalya’yı, Manavgat’ı, Uşak’ı ve diğerlerini ve İmamoğlu'nu, Özgür Özel’i &nbsp;ve Veli Ağbaba' yı size bırakıyorum."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-6-agustosun-bizim-icin-tarihteki-onemi-26148085e4fea-873b-46b6-9bc0-0bd54160faff2026-08-06T07:47:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 6 Ağustos’un Bizim İçin Tarihteki Önemi

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanın Kırılma Noktası: 6 Ağustos’un Hafızası, Hüzün ve Umut Çemberi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, takvim yapraklarına sığdırılan rakamlardan ibaret değildir; zamanın akışında insanlığın kaydettiği en keskin dönemeçlerin, en büyük derslerin ve unutulmaması gereken vicdani muhasebelerin toplamıdır. </span></p><p><span style="font-size:18px">Yılın 365 günü içerisinde bazı tarihler vardır ki, taşıdıkları ağır tezatlarla insanlığın hem en karanlık yüzünü hem de aydınlık geleceğe olan inancını aynı anda gözler önüne sererler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>6 Ağustos</strong>, tam da böyle çelişkilerle, büyük trajedilerle ve tarihin rotasını değiştiren dönüm noktalarıyla doludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hafızanın En Kara Lekesi: Hiroşima ve Vicdanın İmtihanı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ağustos denildiğinde akla ilk gelen, insanlık tarihinin en büyük yıkımlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1945 yılının 6 Ağustos sabahı</strong>, saat 08.15'te, II. Dünya Savaşı'nın son evresinde Amerika Birleşik Devletleri tarafından Japonya’nın&nbsp;<strong>Hiroşima</strong>&nbsp;kentine bırakılan ve "Küçük Çocuk" adı verilen atom bombası, saniyeler içinde on binlerce masum insanın hayatını söndürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay, sadece bir askeri strateji değil, aynı zamanda teknolojinin ve bilimin insanlık aleyhine, yok etme amacıyla nerelere ulaşabileceğinin en acı kanıtıydı. Radyasyonun yıllar süren acıları, sakat kalan nesiller ve bir şehrin haritadan silinmesi, dünyaya şu dersi vermiştir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bilim ve teknoloji ahlaki bir süzgeçten geçirilmediğinde, insanlığın kendi elleriyle hazırladığı en büyük felakete dönüşebilir."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Hiroşima, nükleer silahların dünyada yarattığı yıkımın ve barışçıl bir dünyanın ne kadar hayati olduğunun her yıl acıyla hatırlatıldığı küresel bir vicdan sembolüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun ve Egemenliğin Zaferi: Lozan Antlaşması'nın Yürürlüğe Girişi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tarih, Türk milleti için ise bağımsızlığın uluslararası alanda tescillendiği ve hukuki bir zaferle taçlandırıldığı büyük bir dönüm noktasıdır.&nbsp;<strong>6 Ağustos 1924</strong>&nbsp;tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu senedi niteliğindeki&nbsp;<strong>Lozan Barış Antlaşması</strong>&nbsp;resmen yürürlüğe girmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevr Antlaşması ile tarih sahnesinden silinmek istenen bir milletin, çetin bir İstiklal Savaşı'nın ardından masa başında kazandığı bu büyük diplomasi zaferi; tam bağımsızlık, egemenlik ve uluslararası eşitlik ilkelerinin hayat bulmuş halidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lozan, savaş meydanlarında yazılan kahramanlığın, barış masasında akıl, strateji ve kararlılıkla nasıl korunduğunun dersini verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bilimin, Özgürlüğün ve Evrensel Bağlantıların Günü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">6 Ağustos, yıkımın ve diplomasinin yanı sıra insanlığın sınırları zorlayan keşiflerine ve özgürlük mücadelelerine de ev sahipliği yapmıştır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzayda Bir Gün (1961):</strong>&nbsp;Sovyet kozmonot German Titov, Vostok 2 aracıyla uzaya çıkarak 24 saatten fazla kalan ilk insan unvanını almış; insanlığın gökyüzü sınırlarını aşma ve evreni keşfetme arzusunun önünü açmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özgürlük Ateşi (1962):</strong>&nbsp;Karayiplerin incisi Jamaika, Birleşik Krallık’tan bağımsızlığını kazanarak kendi kaderini tayin etme hakkını elde etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Devrim (1991):</strong>&nbsp;Tim Berners-Lee, World Wide Web (WWW) projesini internet üzerinden halka açık hale getirerek bugün içinde yaşadığımız bilgi çağının ve küresel entegrasyonun kapılarını aralamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihten Alınan Ders</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kültürel ve evrensel hafızada 6 Ağustos; bir yanda nükleer felaketlerin getirdiği yıkım ve acıyla insanlığa "barış" çağrısı yaparken, diğer yanda hukukun üstünlüğü, bağımsızlık mücadelesi, bilimsel merak ve dijital devrimle geleceğe umutla bakmayı öğreten eşsiz bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bize gösteriyor ki; insanlık yıkımlardan ders çıkarabildiği, bilimi barış için kullandığı ve bağımsızlık ruhunu koruduğu sürece varlığını daha adil bir dünyada sürdürebilir. 6 Ağustos, geçmişin acılarını unutmadan, ortak bir geleceği inşa etmek için hepimize sorumluluk yükleyen zamansız bir uyarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong><span style="font-size:18px">#mustafagoktas</span></strong></a></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-necati-ekerin-aci-gunu-261603b746fa8-1049-484d-895e-1b7a93ede2ed2026-08-06T07:39:00+03:00HABER MERKEZİ ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ

ALİ NECATİ EKER'İN ACI GÜNÜ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Kıymetli dostlar kıymetli arkadaşlarım, Uzun süren bir amansız hastalığın pençesinden yavrumuz GÜLDEM kızımızı &nbsp;kurtaramadık KAYBETTIK. Not cenazemiz perşembe bugün ikindi namazına müteakip Tarsus Şehir Mezarlığı’nda defnedilecektir dost ve yakınlarımıza üzüntüyle bildiriyorum "</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a7481822a585.jpg" style="height:349px; width:664px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-allah-korusun-261474780d9a2-1d98-46b0-96ac-ba9a0d8a18722026-08-05T19:31:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN

TEVFİK DİKER: ALLAH KORUSUN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Fetöcülerin,hırsızların,rüşvetçilerin,hortumcuların uçkurcıların Atatürk’ün emaneti CHP ye çökmesinden şimdide Yeni Parti’de olmalarından rahatsız olmayan eski milletvekilleri neden ayıbı alkışlıyorlar?<br />Anlamak mümkün değil.<br />Bunlar örnek siyasetçilerse yandık.<br />Geçmişte iktidar partisinde çal da yap diyenler var diye yeri göğü inletenler bu aslan sosyal demokratlardı.<br />Bunlar aslan değil kedi bile olamadılar.<br />Hiçbir aslan demokrat milletvekili yolsuzlukla mücadele derneği kurmadı.<br />Bir eski Milletvekili olarak eskimiş yeni siyasetçilerin tutum ve davranışlarından üzgünüm.<br />Dürüst Kemal diyorlardı hemen Hain Kemal demeye başladılar.<br />Dönme dolaptan daha hızlı döndüler.<br />Allah ülkemi bu dönenlerden korusun."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hidayet-kilic-anamurun-her-mahallesini-geziyor-261468db599ca-830d-4f48-aa62-07e7852698c32026-08-05T18:19:00+03:00HABER MERKEZİ HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR

HİDAYET KILIÇ ANAMUR'UN HER MAHALLESİNİ GEZİYOR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Anamur'un Sarıağaç Mahallesi, MHP Mahalle Temsilcisi&nbsp;Ali Ülkü’yü, Milliyetçi Hareket Partisi Anamur İlçe Başkanı&nbsp;Mehmet Yayla ve İlçe Yönetim Kurulu Üyeleri ile birlikte ziyaret eden Hidayet Kılıç, yöredeki vatandaşlarla bir araya geldi. Vatandaşların samimi ev sahiplikleri ve hoş sohbetleri karşısında mutlu olan Hidayet Kılıç ve arkadaşları, "bizleri muhabbetle karşılayan vatandaşlarımıza teşekkür ediyoruz" dediler.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-normal-insanlar-icin-ss-cellatlari-asla-kahraman-olmayacak-2614585f2eafd-fbf5-4d06-8833-f05395a4e6e32026-08-05T13:59:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak

Zaharova: Normal insanlar için SS cellatları asla kahraman olmayacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Resmi Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;Letonya’da&nbsp;<strong>Nazi Almanyası işbirlikçisi</strong>&nbsp;olduğu belirtilen 102 yaşındaki&nbsp;<strong>Laimonis Ezergaylis’in</strong>&nbsp;törenle defnedilmesine tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cenaze merasimi,&nbsp;<strong>Tukums</strong>&nbsp;bölgesinde yer alan ve&nbsp;<strong>“Leton SS lejyonerlerinin mezarlığı”</strong>&nbsp;olarak bilinen&nbsp;<strong>Lestene</strong>&nbsp;kardeşlik mezarlığında düzenlendi. Letonya basınında&nbsp;<strong>SS lejyonerleri</strong>&nbsp;arasında anılan&nbsp;<strong>Ezergaylis'in,&nbsp;</strong>haberlerde aynı zamanda&nbsp;<strong>“tanınmış bir toplum adamı”&nbsp;</strong>olarak nitelendirilmesi dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin Telegram hesabından açıklama yapan&nbsp;<strong>Zaharova,&nbsp;</strong><em>“Normal insanlar için dünyanın hiçbir yerinde bu cellatlar asla ‘kahraman’ olmayacak”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı. Rus diplomat, söz konusu kişilerin, Ruslar ve Letonlar da dahil olmak üzere&nbsp;<strong>Sovyet halkına yönelik soykırımdan sorumlu olduğunun</strong>&nbsp;altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski bir SS lejyoneri için düzenlenen onur töreninin&nbsp;<strong>Avrupa Birliği (AB)</strong>&nbsp;genelindeki tehlikeli bir eğilime işaret ettiğini belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;<em>“SS lejyonerlerinin yüceltilmesi, Avrupa Birliği’nde neo-Nazi ideolojisinin yeniden canlanmasının ve yasallaşmasının açık bir göstergesidir”&nbsp;</em>ifadelerine yer verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci Dünya Savaşı&nbsp;</strong>sırasındaki eylemleri nedeniyle&nbsp;<strong>SS birlikleri,&nbsp;</strong>savaş sonrası kurulan&nbsp;<strong>Nürnberg Mahkemesi'nin</strong>&nbsp;kararıyla&nbsp;<strong>“suç örgütü”&nbsp;</strong>olarak kabul edilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260804/zaharova-normal-insanlar-icin-ss-cellatlari-asla-kahraman-olmayacak-1107776049.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-brezilyanin-washington-buyukelcisinin-vizesini-iptal-etti-261449473fed6-787b-44d7-9f6a-f529ba5c43482026-08-05T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti

ABD, Brezilya'nın Washington Büyükelçisinin vizesini iptal etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD yönetimi, yaşanan diplomatik vize krizine ve büyükelçi onayının geciktirilmesine tepki olarak Brezilya’nın Washington Büyükelçisi&nbsp;<strong>Maria Luiza Ribeiro Viotti’nin vizesini iptal etti.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, kararın Brezilya'nın geçen ay iki Amerikalı diplomata vize vermemesi ve ABD Başkanı Donald Trump'ın<strong>&nbsp;Brasilia Büyükelçisi adayının onay sürecini askıda tutmasına karşılık mütekabiliyet ilkesi çerçevesinde</strong>&nbsp;alındığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Associated Press'e (AP) konuşan bakanlık yetkilileri, Brezilya Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Luiz Inacio Lula da Silva</strong>&nbsp;yönetimine hamle yapması için süre tanındığı, kararın defalarca ertelendiği ancak beklenen adım atılmayınca uygulamanın devreye sokulduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, Brezilya'nın uygun adımları atması ve Trump'ın büyükelçi adayını kabul etmesi halinde&nbsp;<strong>kararın hızla geri çekilebileceğini</strong>, vize iptaline rağmen Büyükelçi Viotti'nin&nbsp;<strong>ABD'den sınır dışı edilmediğini&nbsp;</strong>aktardı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Neler olmuştu?</span></h3><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasındaki ipler, Brezilya yönetiminin Trump'ın büyükelçi adayı Danny Perez’in atama sürecini&nbsp;<strong>4 Ekim seçimleri sonrasına erteleme kararıyla</strong>&nbsp;gerilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Brezilya; ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Riley Barnes ve yardımcısının, Devlet Başkanı Lula'yı ya da seçim sürecini eleştirecekleri duyumları üzerine&nbsp;<strong>vize taleplerini reddetmişti</strong>. ABD kanadı ise bu iddiaları yalanlayarak, 27-30 Temmuz tarihlerine planlanan ziyaretin rutin olduğunu ve "seçim sabotajı" iddialarının gerçeği yansıtmadığını savundu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260805/abd-brezilyanin-washington-buyukelcisinin-vizesini-iptal-etti-1107778000.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/danimarka-prensesi-isabella-askerlik-gorevine-basladi-261437e138fda-a2a5-4424-8fec-cbbaf6eee7322026-08-05T13:54:00+03:00HABER MERKEZİ Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı

Danimarka Prensesi Isabella askerlik görevine başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Danimarka Kralı Frederik ve Kraliçe Mary'nin en büyük kızı olan 19 yaşındaki Prenses Isabella, Slagelse kentinde yer alan askeri kışlada 5 aylık temel askeri eğitim alacak. Prenses, bu sürecin ardından 6 ay boyunca operasyonel görevlerde bulunarak toplam 11 aylık hizmet süresini tamamlayacak.<br />Danimarka Kraliyet Ailesi tarafından yapılan resmi açıklamada, Prenses Isabella’nın askerlik görevi boyunca diğer askerlere sağlanan maaş ve ödenek imkanlarından yararlanmayacağı bildirildi. Hizmet süresince prensesin tüm kişisel ve operasyonel masrafları doğrudan ailesi tarafından karşılanacak.<br />Kadınlara zorunlu askerlik geldi: Süre 11 aya çıkarıldı<br />Danimarka hükümeti, 2024 yılında hayata geçirdiği yeni yasal düzenlemeyle kadınları zorunlu askerlik sistemine dahil etmiş ve 4 ay olan standart hizmet süresini 11 aya çıkarmıştı. Ukrayna’daki savaş ve Kuzey Kutbu bölgesinde artan güvenlik endişeleri nedeniyle alınan karar doğrultusunda, ülkede yıllık asker sayısının 2033 yılına kadar 5 binden 7 bin 500'e çıkarılması hedefleniyor.<br />Yeni askerlik dönemi kapsamında, zorunlu askerlerden oluşan yüzden fazla kişilik bir birliğin Grönland bölgesinde bir ay boyunca operasyonel görev yürüteceği açıklandı. Ayrıca Danimarka Silahlı Kuvvetleri, Özel Harekât Komutanlığı bünyesinde yeni bir dron birliği kurarak askerleri bu alanda eğiteceğini duyurdu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260805/danimarka-prensesi-isabella-askerlik-gorevine-basladi-1107785650.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-dedeogullari-katliaminin-hafizasina-dozer-vuruyorlar-26142210f180e-52d8-451c-b93b-a024615f23762026-08-05T10:31:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar

Ali Bozan: Dedeoğulları Katliamının hafızasına dozer vuruyorlar

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Konya’da 30 Temmuz 2021’de aynı aileden 7 kişinin katledildiği Dedeoğulları Katliamı’nın üzerinden 5 yıl geçmesine rağmen adaletin tam anlamıyla sağlanmadığını belirten DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, katliamın yaşandığı evin “yol yapılacağı” gerekçesiyle yıkılmak istenmesine sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Dedeoğulları artık sadece bir soyadı değil, bu ülkenin vicdan yarasıdır”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, “Dedeoğulları artık sadece bir ailenin soyadı değil, bu ülkenin hafızasına kazınmış bir katliamın adıdır. Gerçeklerle yüzleşmek yerine hafızayı silmeye çalışıyorlar.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Adalet yerine hafızayı yok etmeye çalışıyorlar”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Katliamdan sağ kurtulan tek aile ferdi Çetin Dedeoğulları’nın yıllardır adalet mücadelesi verdiğini hatırlatan Bozan, katliamın yaşandığı evin müze haline getirilmesi talebine rağmen yıkım girişiminin kabul edilemez olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, “Önce evi satın almak istediler. Şimdi ise ‘yol yapacağız’ diyerek yıkmak istiyorlar. Adaleti sağlayamayanlar, şimdi de katliamın izlerini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Hafızayı yok ederek bu ülkenin vicdanını susturamazsınız.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Katliamın üzerini örttürmeyeceğiz”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dedeoğulları ailesinin adalet arayışının yalnız bırakılmayacağını vurgulayan Bozan, şu çağrıyı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu topraklarda yaşanan katliamların unutulmasına da unutturulmasına da izin vermeyeceğiz. Çetin Dedeoğulları’nın adalet mücadelesinin yanındayız. Katliamın yaşandığı evi yıkarak gerçeği ortadan kaldıramazsınız. İktidarı ve yıkım kararından sorumlu olanları bu yanlıştan derhal vazgeçmeye çağırıyoruz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ozel-ve-agbaba-hakkinda-fezleke-duzenlendi-26141953397d9-55eb-4712-911b-5b55272d2f742026-08-04T22:23:00+03:00HABER MERKEZİ ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ

ÖZEL VE AĞBABA HAKKINDA FEZLEKE DÜZENLENDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÖZGÜR ÖZEL HAKKINDAKİ BAŞSAVCILIK AÇIKLAMASI:</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a72e5470c311.jpg" style="height:840px; width:746px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>VELİ AĞBABA HAKKINDAKİ BAŞSAVCILIK AÇIKLAMASI:</strong></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a72e54720bc2.jpg" style="height:847px; width:707px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-duyurdu-cerceve-yasaya-imza-atildi-26140814390d3-fcf4-45bb-bace-13cc5128ffde2026-08-04T21:11:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI

CELAL ADAN DUYURDU ÇERÇEVE YASAYA İMZA ATILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CELAL ADAN:&nbsp;Çerçeve yasa teklifini, başarının mimarı olan Liderimiz Devlet Bahçeli Bey öncülüğünde imzaladık. "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesi" yasasının ardında liderimizin sarsılmayan cesareti, yanılmayan feraseti vardır. Bütün Türkiye için hayırlı olsun.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/moskova-yakinlarinda-iha-saldirisi-5-olu-6-yarali-26139d32ec879-8cd3-4466-9e2c-b6d9b30d42872026-08-04T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı

Moskova yakınlarında İHA saldırısı: 5 ölü, 6 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Moskova bölgesi Valisi, salı günü Rusya'nın başkenti Moskova yakınlarındaki Çehov belediye bölgesinde bulunan bir sanayi bölgesine düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısında beş kişinin hayatını kaybettiğini, altı kişinin yaralandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Andrey Vorobyov, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, "Novoselki sanayi bölgesinde bir İHA saldırısının ardından birkaç yangın çıktı. Beş kişi hayatını kaybetti, altı kişi de yaralandı," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vorobyov, itfaiye ekiplerinin en büyük yangını, bir depoda çıkan alevleri, kontrol altına aldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerimiz haber üzerinde çalışıyor. Yeni gelen bilgilerle haberi en kısa zamanda güncelleyeceğiz.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/08/04/moskova-yakinlarinda-iha-saldirisi-5-olu-6-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tuna'da su bitti, nükleer reaktörler durdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tunada-su-bitti-nukleer-reaktorler-durdu-261380ace22cc-c72b-4d5c-972c-f79185224cee2026-08-04T11:28:00+03:00HABER MERKEZİ Tuna'da su bitti, nükleer reaktörler durdu

Tuna'da su bitti, nükleer reaktörler durdu

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aşırı sıcaklar ve kuraklık nedeniyle Tuna Nehri'nde su seviyesi rekor düşük düzeye geriledi, Avrupa'da yüz binlerce kişi elektrik krizi ile karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan'ın başkenti Budapeşte'de nehir seviyesi hafta başında 10 santimetreye kadar geriledi. Bu, 2018'de kaydedilen 33 santimetrelik önceki en düşük seviyenin de çok altında. Tuna'da su seviyesinin önümüzdeki haftalarda yükselmesi beklenmiyor, zira önemli bir yağış öngörülmezken gündüz sıcaklıklar 38 dereceye kadar çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rekor düşük su seviyeleri Macaristan'ın tek nükleer santrali olan Paks'ı tamamen kapanma noktasına getirdi. Reaktörleri Tuna'nın suyuyla soğutulan Paks Santrali'nde Pazartesi günü, normaldeki 2 bin megavat yerine yalnızca 240 megavat elektrik üretilebildi. Paks normalde, Macaristan'ın toplam elektrik üretiminin yaklaşık yarısını tek başına karşılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kriz nedeniyle Macaristan hükümeti, büyük sanayi kuruluşlarından elektrik tüketimlerini azaltmalarını istedi ve vatandaşlara gönüllü tasarruf çağrısında bulundu. Ülkede ayrıca bu haftadan itibaren elektrikli trenler için saat kısıtlaması yürürlüğe kondu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Romanya'da ordudan nehre patlayıcılı müdahale<br />Romanya'da ise ordu, Cernavoda Nükleer Santrali'ne doğru Tuna'dan daha fazla su ulaşmasını sağlamak amacıyla nehir yatağı üzerindeki bazı kayaları 180 kilo patlayıcı kullanarak havaya uçurdu.<br />Düşük su seviyesi nedeniyle bir reaktörü kapanan santralde ikinci reaktörde de üretimin durmasından endişe ediliyor. Tuna'nın suyuyla soğutulan Cernavoda Nükleer Santrali, Romanya'nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 20'sini karşılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede olası enerji krizinden kaçınmak için, hükümetin talebi üzerine otomobil üreticileri Dacia ve Ford 19 Ağustos'a kadar üretime ara verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sırbistan'da ise Tuna Nehri'ndeki rekor düşük su seviyeleri ülkenin başlıca hidroelektrik santralini vurdu. Santralin kapasitesinin yalnızca yüzde 20'siyle çalışabildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP,dpa / MUK,ET</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/tunada-su-bitti-n%C3%BCkleer-reakt%C3%B6rler-durdu/a-78226335</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/84-hakim-ve-savci-meslekten-cikarildi-bakan-gurlek-hsk-2-dairesi-bu-yil-525-hakim-savci-hakkinda-karar-aldi-2613625667422-32d9-4705-a636-012d3d32dcf72026-08-04T10:00:00+03:00HABER MERKEZİ 84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı

84 hakim ve savcı meslekten çıkarıldı. Bakan Gürlek: HSK 2. Dairesi bu yıl 525 hakim-savcı hakkında karar aldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hakimler ve Savcılar Kurulu 2. Dairesi'nin, hakim ve savcılara yönelik yürüttüğü denetim ve disiplin süreçlerine ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda suçlular ve suç örgütleriyle mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü belirterek, yargı teşkilatı mensupları bakımından da hukukun üstünlüğü ilkesinden taviz verilmediğini ifade etti.<br />Gürlek, “Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, ünvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakim ve cumhuriyet savcılarının büyük ekseriyetinin görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirdiğini vurgulayan Gürlek, bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin şekilde işlettiğini kaydeden Gürlek, HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hakim ve cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alındığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, bu kişilerden 333’ü hakkında disiplin cezası uygulandığını aktararak, "168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet sisteminin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceklerini belirten Gürlek, dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatı içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/84-hakim-ve-savci-meslekten-cikarildi-bakan-gurlek-hsk-2-dairesi-bu-yil-525-hakim-savci-hakkinda-karar-aldi-1735779</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-hayalleri-ve-fedakarligiyla-bir-devrin-mitosu-enver-pasayi-anarken-2613719550688-3277-414f-a05d-3fb483ee52b92026-08-04T08:25:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Hayalleri ve Fedakârlığıyla Bir Devrin Mitosu: Enver Paşa’yı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk milletinin hafızasında kimi liderler sadece siyasi veya askerî başarılarıyla değil, uğrunda yürüdükleri büyük ülküler, fedakârlıkları ve trajik sonlarıyla yer edinirler. Osmanlı Devleti’nin en çalkantılı, en buhranlı döneminde sahneye çıkan ve adeta tarihin akışına yön vermeye çalışan&nbsp;<strong>Enver Paşa</strong>, bu vasıfları en keskin şekilde taşıyan figürlerin başında gelir. Şehadetinin yıldönümünde, onu sadece bir asker olarak değil, Türk milletinin kaderine tutkuyla bağlı bir dava adamı olarak anlamak ve yâd etmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Hayallerinin Sınırını Kendi Kanıyla Çizen” Bir Ömür</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Paşa, genç yaşta Manastır dağlarında başlattığı Hürriyet mücadelesinden, Trablusgarp kumlarına, Balkan savaşlarının acılarından Sarıkamış’ın karlı doruklarına ve nihayet Orta Asya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarında kurduğu son hayale kadar, her anını milletine adamış bir hayat sürmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun karakterini en iyi özetleyen ifade, hayatını ve mücadelesini özetleyen şu tespittir:&nbsp;<strong>Hayallerinin sınırını kendi kanıyla çizen bir kahraman.</strong>&nbsp;O, küçük hesapların ve sıradan ihtirasların değil, Türk dünyasının birliği, Osmanlı’nın kurtuluşu ve İslam âleminin selameti gibi devasa rüyaların peşinden koştu. Hatalarıyla ve sevaplarıyla, her adımını bu büyük ideale adadı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milletimiz ve Devletimiz İçin Yaptıkları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Paşa’nın yakın tarihi şekillendiren rolü, sadece Harbiye Nazırlığı dönemindeki icraatlarıyla sınırlı değildir; onun bıraktığı derin izler çok yönlüdür:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askerî ve Teşkilatçı Ruh:</strong>&nbsp;Genç subaylar arasında kurduğu disiplin ve vatan sevgisi ağı, devletin son kriz anlarında refleks göstermesini sağlayan en önemli unsurlardan biri olmuştur. Trablusgarp’ta yerli halkı örgütleyerek İtalyanlara karşı verdiği gerilla savaşı, Türk direniş ruhunun klasik bir örneğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Edirne Fatihi:</strong>&nbsp;Balkan Savaşları’nın en karanlık günlerinde, Edirne’yi geri alarak millete kaybedilen özgüvenin bir kısmını yeniden kazandırmış ve bu başarısıyla halkın gönlünde taht kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Turan Ülküsü ve Türkistan Mücadelesi:</strong>&nbsp;Birinci Dünya Savaşı’nın ardından masalarda bitirilemeyen bir milletin yeniden ayağa kalkması için Orta Asya’ya yönelen Enver Paşa, basmacı hareketinin önderi olarak Türkistan halkının özgürlük mücadelesine omuz vermiştir. Onun bu çabası, sadece askeri bir direniş değil, aynı zamanda coğrafyalar ötesi bir millet bilincinin inşasıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pamir Dağları’ndan Yükselen Sadakat</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1922 yılının Kurban Bayramı sabahı, Tacikistan’ın Abıderya köyünde, Sovyet birliklerine karşı yapılan ani baskında bir süvari hücumunu bizzat yönetirken şehit düşmüştür. O, Edirne’nin sokaklarından Orta Asya’nın steplerine kadar vatan toprağının her karışını kendi manevi vatanı bilmiş; düşman karşısında geri çekilmeyi kendine yediremeyecek kadar asil bir askeri gururla son nefesini vermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saygı ve Rahmetle</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih; galibiyetleri kadar mağlubiyetleri, ihtişamlı günleri kadar trajik sonlarıyla da büyük şahsiyetleri yazar. Enver Paşa, devrinin imkânsızlıkları içinde milletinin kaderini değiştirmek için varını yoğunu ortaya koymuş, inandığı yolda hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehadetinin yıldönümünde; vatan sevgisini hayatının ve ölümünün her anına nakşeden, adı Türk milletinin onur mücadelesiyle özdeşleşen&nbsp;<strong>Enver Paşa’yı</strong>, silah arkadaşlarını ve bu topraklar için can veren tüm kahramanlarımızı&nbsp;<strong>saygı, minnet ve rahmetle anıyoruz.</strong>&nbsp;Ruhları şad, mekânları cennet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a71ad0158f34.jpg" style="height:890px; width:762px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Rütbeleri ve Aşamaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teğmen (Mülazım):</strong>&nbsp;1902 yılında Harp Okulu'ndan kurmay olarak mezun oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Binbaşı:</strong>&nbsp;1906 yılında bu rütbeye terfi etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yarbay:</strong>&nbsp;1912 yılında Trablusgarp ve Balkan dönemindeki başarılarıyla yarbay oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mirliva (Tuğgeneral / Tümgeneral karşılığı):</strong>&nbsp;3 Ocak 1914 tarihinde genç yaşta bu rütbeye terfi ederek paşa oldu ve aynı gün Harbiye Nazırı atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Orgeneral:</strong>&nbsp;1917 yılında Kut ül-Amare ve Kafkasya cephelerindeki gelişmeler üzerine bu rütbeye yükseltildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-adalet-pusulamiz-haksizligin-karsisinda-hakikatin-yaninda-26134622430d1-0c1d-4075-81f6-638f23db613c2026-08-04T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Adalet Pusulamız: Haksızlığın Karşısında, Hakikatin Yanında

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet, insanlık tarihinin en eski, en temel ve en vazgeçilmez erdemidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumların huzur içinde yaşayabilmesi, bireylerin yarınlara güvenle bakabilmesi ve vicdanların sükûnet bulabilmesi yalnızca tek bir kavramın etrafında döner:&nbsp;<strong>Adalet</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak adalet kavramı, tarafgirliğin ve menfaatlerin gölgesinde kaldığı an anlamını yitirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek adalet, kimden gelirse gelsin haksızlığa karşı durabilme ve kime yönelik olursa olsun mazlumun elinden tutabilme cesaretini gösterdiğimizde var olur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Adaletin Saf Rengi: Tarafsızlık ve Cesaret</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hak ve adalet söz konusu olduğunda, insan psikolojisinin en büyük sınavı "yakınlıklar" ve "çıkarlar" ile verilir. Tarih boyunca düşünürlerin, erenlerin ve vicdan sahibi insanların dile getirdiği gibi:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Haksızlık kimden gelirse gelsin, kime yönelik olursa olsun; mazlum düşmanımız da olsa, zalim babamız da olsa haksızlığa karşı çıkıyoruz."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu cümle, adaletin evrensel ve tavizsiz tanımıdır. Çoğu insan için kendi dostuna, akrabasına ya da ideolojik olarak yakın olduğu birine yapılan haksızlığa ses çıkarmak kolaydır. Zor ve erdemli olan,&nbsp;<strong>kendi yakınının (zalim bile olsa) yaptığı haksızlığa "dur" diyebilmek</strong>, ya da&nbsp;<strong>nefret ettiğimiz, düşman olarak gördüğümüz birine haksızlık yapıldığında onun hakkını savunabilmektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet terazisi kimliklere, aidiyetlere veya çıkarlara göre tartmaya başlarsa, o terazi artık adalet dağıtmaz; sadece adaletsizliği meşrulaştırır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Türkiye’nin Temel Meselesi: Adalet Bilinci</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ülkemizin en derin, en hayati meselelerinin kökenine indiğimizde karşımıza çıkan ana düğüm yine adalet eksikliğidir. Toplumsal huzursuzlukların, ekonomik dengesizliklerin, liyakatsizliğin ve güven bunalımının arkasında yatan temel sebep, adalet duygusunun zedelenmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Barışın Çimentosu:</strong>&nbsp;Adalet sadece mahkeme salonlarında karara bağlanan bir hukuki süreç değildir; sokakta, okulda, iş yerinde, ailede ve siyasette var olması gereken bir yaşam biçimidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven ve Huzur:</strong>&nbsp;Bir toplumda vatandaşlar, haklarının korunduğundan ve kanun önünde herkesin eşit olduğundan emin olduğunda geleceğe umutla bakar. Aksi takdirde, "güçlünün haklı olduğu" bir orman kanunu düzeni hâkim olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin kalkınması, gelişmesi ve fertlerinin birbirine sırtını güvenle yaslayabilmesi için her alanda yeniden güçlü bir adalet bilincini inşa etmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplum Olarak Ne Yapmalıyız? (Yol Haritası)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli meseleyi aşmak, sadece devlet kurumlarının değil, toplumun her bireyinin omuzlarındadır. Toplumu uyaran, eğiten ve yol gösteren adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vicdanı Merkeze Almak:</strong>&nbsp;Olaylara kimin yaptığına bakarak değil,&nbsp;<strong>neyin haklı olduğuna</strong>&nbsp;bakarak yaklaşmalıyız. Haklı olanın kimliği, haksız olanın ise yakınlığı sorgulanmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Farkındalık:</strong>&nbsp;Çocuklarımıza ve gençlerimize adaletin sadece bir kanun maddesi değil, bir karakter meselesi olduğunu öğretmeliyiz. Onlara "bizden olanlar" ve "diğerleri" ayrımını değil, insan onurunu ve hakkını savunmayı aşılamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cesur Olmak:</strong>&nbsp;Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır. Haksızlık kimden gelirse gelsin, sessiz kalmamak; barışçıl, yapıcı ama kararlı bir dille hakikati savunmak toplumsal bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç: Adalet Herkese Lazım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Unutulmamalıdır ki adalet, bir gün herkese lazımdır. Bugün başkasının uğradığı haksızlığa sessiz kalanlar, yarın kendi kapılarını çalan adaletsizlik karşısında yalnız kalırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak huzurun, refahın ve kardeşliğin kapısını aralayacak olan anahtar&nbsp;<strong>"Adalet, adalet, adalet... Herkese eşit ve hakça"</strong>&nbsp;şiarını hayatımızın her alanına hâkim kılmaktır. Vicdanımızın sesini dinlediğimiz, hakikati savunduğumuz ve mazlumun kimliğine bakmadığımız sürece bu ülkenin aydınlık yarınları hepimizindir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tarihin-suzgecinden-bugune-goc-demografi-ve-gelecegi-okumak-2613303745543-04b3-486c-bb71-29d4377065102026-08-04T07:16:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Tarihin Süzgecinden Bugüne: Göç, Demografi ve Geleceği Okumak

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ortadoğu ve çevresi, tarih boyunca medeniyetlerin beşiği olduğu kadar, en büyük demografik hareketliliklerin ve göç dalgalarının da sahnesi olmuştur. Tarihçi ve düşünürlerin dikkat çektiği üzere, iklim krizleri, kıtlıklar, gıda ve su zincirinin kopması gibi krizler geçmişte büyük toplumsal alt üst oluşları (Hiksos benzeri talan ve yıkım dalgalarını) tetiklemiştir. Günümüzde ise bu dinamikler, iklim değişikliği, ekonomik çöküntüler ve siyasi istikrarsızlıklarla birleşerek sınır ötesi göçleri kaçınılmaz kılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, coğrafi konumu itibarıyla bu hassas coğrafyanın tam merkezinde yer almakta ve tarihinin en yoğun göç dalgalarından biriyle karşı karşıya bulunmaktadır. Vicdani ve insani değerlerimiz gereği mazlumlara kapı açmak bu milletin en temel karakter özelliklerinden biridir; ancak madalyonun diğer yüzünde, ülkenin geleceğini, millî kimliğini ve toplumsal huzurunu doğrudan etkileyen ciddi bir&nbsp;<strong>demografik dönüşüm</strong>&nbsp;gerçeği durmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Demografik Değişim Neden Hassasiyetle Ele Alınmalıdır?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir ülkenin gücü sadece ekonomik kaynakları veya sınırlarının genişliğiyle değil, aynı zamanda toplumsal uyumu, kültürel bağları ve nüfus dengesiyle ölçülür. Hızla değişen demografik yapılar, uzun vadede şu kritik alanlarda yapısal riskler barındırır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Entegrasyon ve Sosyal Barış:</strong>&nbsp;Farklı kültürel alışkanlıklara ve dillere sahip büyük kitlelerin kısa sürede uyum sağlayamaması, toplumsal kutuplaşmaları ve gettolaşmayı tetikleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Hizmetleri ve Kaynak Dağılımı:</strong>&nbsp;Eğitim, sağlık, altyapı ve sosyal güvenlik sistemleri belirli bir kapasiteye sahiptir. Nüfusun ani ve kontrolsüz artışı, bu hizmetlerin kalitesini düşürebilir ve vatandaş ile göçmen arasında kaynak rekabetine yol açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Millî Kimlik ve Toplumsal Hafıza:</strong>&nbsp;Bir milletin ortak hafızası, kültürel kodları ve aidiyet duygusu, demografik dengenin korunmasıyla mümkündür. Nüfus yapısındaki kalıcı ve orantısız değişimler, gelecekte egemenlik ve kimlik tartışmalarını kaçınılmaz kılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu Süreçte Nasıl Bir Yol İzlenmeli? (Yol Gösterici ve Uyarıcı İlkeler)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kimseyi ötekileştirmeden, insani değerleri ayaklar altına almadan ama aynı zamanda ülkenin geleceğini de tehlikeye atmadan akılcı, gerçekçi ve stratejik bir akılla hareket etmek zorundayız. Bu bağlamda atılması gereken adımlar şunlardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Duygu Değil, Strateji Odaklı Yaklaşım</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göç meselesi sadece günlük siyasi tartışmalarla veya salt insani reflekslerle ele alınamaz. Devletin ilgili kurumları; demografi, sosyoloji, ekonomi ve milli güvenlik eksenli&nbsp;<strong>uzun vadeli projeksiyonlar</strong>&nbsp;hazırlamalı, gelecekte nüfus oranlarının nereye evrileceğini bilimsel verilerle öngörmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Entegrasyon Değil, "Geri Dönüş ve Düzen" Esas Olmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Geçici koruma statüsünün adı üstünde "geçici" olduğu unutulmamalıdır. Ülkelerindeki kriz halleri sona eren veya güvenli bölgeler oluşan grupların, uluslararası hukuka uygun ve insan haklarını gözeten bir planlamayla kendi vatanlarına dönüşleri teşvik edilmelidir. Süreç, kalıcı bir yerleşim modeli üzerinden değil, düzenli ve kontrollü bir yönetim anlayışıyla ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sınır Güvenliği ve Kaçak Göçle Tavizsiz Mücadele</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Stratejik istikrarsızlık silahına dönüşen düzensiz göç dalgalarına karşı sınırların güvenliği en üst düzeyde tutulmalıdır. Kaynağında durdurulamayan göç dalgalarının içeride yönetilmesi her zaman daha maliyetli ve risklidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Toplumsal Bilinç ve Ortak Akıl</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte halkın kaygıları görmezden gelinmemeli, şeffaf bir devlet politikasıyla vatandaş bilgilendirilmelidir. Toplumsal huzurun korunması için yasaların eksiksiz uygulanması, kayıt dışılığın önlenmesi ve her iki kesimin de kurallara uymasının sağlanması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih bize göstermiştir ki, coğrafyasının kaderine mahkûm olan milletler değil, o coğrafyanın getirdiği riskleri akılla, tedbirle ve stratejik planlamayla yönetebilen milletler ayakta kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün atacağımız adımlar, yarın bu topraklarda hangi çocukların hangi şartlar altında yaşayacağını belirleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsani değerlerimizden ödün vermeden, ama devlet aklını ve milletin geleceğini en üst sırada tutarak&nbsp;<strong>"akıl, denge ve kararlılık"</strong>&nbsp;üçgeninde bir göç stratejisi inşa etmek, bugünün neslinin geleceğe karşı en büyük sorumluluğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-belediye-meclisinde-basina-ve-vatandasa-kapali-oturum-261350a215a71-699d-488a-9e6f-680b6a1959132026-08-04T06:50:00+03:00HABER MERKEZİ Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”

Silifke Belediye Meclisinde Basına ve Vatandaşa “Kapalı Oturum”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gündeminde belediyenin 160 milyon lira borçlanma talebi ve festival harcamalarının ihalesiz bir şekilde doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi gibi kamu kaynağı kullanımını yakından ilgilendiren kritik maddeler bulunan toplantıda, basın temsilcileri ve vatandaşlar keyfi olarak dışarı çıkarılmak istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın mensuplarının uygulamaya itiraz edip hukuki dayanak talep etmesi üzerine salonda tansiyon yükseldi. Bu sırada CHP'li meclis üyelerinin talimatıyla harekete geçen zabıta ekipleri, kameraların önüne geçerek basının görüntü almasını fiziksel olarak engelledi. Yaşanan bu müdahalenin ardından, meclis yönetimince acil bir şekilde oturumun basına ve izleyicilere kapatılması kararlaştırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milyonlarca liralık borçlanma ve harcama yetkisinin basından ve vatandaştan gizli bir "kapalı oturumda" görüşülmek istenmesine Cumhur İttifakı meclis üyeleri sert tepki gösterdi. Toplantının şeffaflıktan uzak bir şekilde yürütülmesini ve basına sansür uygulanmasını kabul edilemez bulan Cumhur İttifakı üyeleri, kapalı meclis kararını protesto ederek salonu terk etti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pompeiide-30-yil-sonra-bir-ilk-antik-kente-dev-istakoz-heykelleri-261298f2d3fa4-e4ec-4eed-852e-4ef3ae9733722026-08-03T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri

Pompeii'de 30 yıl sonra bir ilk: Antik kente dev ıstakoz heykelleri

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu yaz antik Pompeii harabelerini gezen ziyaretçiler, Roma villaları, taş döşeli sokaklar ve binlerce yıllık kalıntıların arasında yükselen dev ıstakoz heykelleriyle karşılaşabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta kapılarını açan "Philip Colbert in Pompeii: Pop Mythology," İngiliz sanatçının bugüne kadarki en kapsamlı sergisi olma özelliğini taşıyor. Dünyanın en önemli arkeolojik alanlarından birine yerleştirilen 30'dan fazla anıtsal ıstakoz heykeli, antik miras ile çağdaş pop kültürü arasında sıra dışı bir diyalog kuruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Renkli alter egosu "The Lobster" ile tanınan Philip Colbert, sanat tarihini pop art estetiğiyle yeniden yorumlayan eserleriyle uluslararası alanda tanınıyor. Sıklıkla Andy Warhol'un varisi olarak anılan Londra merkezli sanatçı, bugüne kadar Londra ve Venedik'in yanı sıra Seul, Singapur ve Şanghay'da büyük ölçekli kamusal yerleştirmelere imza attı. Ancak Pompeii'deki sergi, sanatçının şimdiye kadarki en iddialı ve kapsamlı müdahalesi olarak öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergi, Pompeii Arkeoloji Parkı için de bir dönüm noktası niteliği taşıyor. Yaklaşık 30 yıl aradan sonra antik kentte düzenlenen ilk çağdaş heykel sergisi olmasının yanı sıra, Pompeii'nin tarihi evlerinde bir sanatçının eserlerinin ilk kez sergilenmesine de olanak tanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colbert için Pompeii, yalnızca bir arkeolojik alan değil, zamanın sınırlarını aşan bir sembol.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pompeii benim için antik çağın nihai kenti, zamanın ötesinde var olan bir yer" diyor sanatçı. "Zaman, kimlik ve sanatın kendi sınırlarını nasıl aşabileceği üzerine heykelsi bir diyalog kurmak için bundan daha güçlü bir mekân düşünemiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Serginin çıkış noktalarından biri de Pompeii'deki Faun Evi'nde bulunan ünlü ıstakoz mozaiği. Bu eserden ilhamla hazırlanan mekâna özgü yerleştirme, 12 yeni heykelden oluşuyor. Paslanmaz çelikten üretilen dev ıstakoz figürleri sütunlar, tapınaklar ve antik evlerin arasında beklenmedik biçimde yükselirken, geleceğin robotik ıstakoz savaşçılarını betimleyen anıtsal siyah çelik heykeller ise Colbert'in "geleceğin mitolojik kalıntıları" olarak tanımladığı evrene gönderme yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colbert, hayal ettiği bu figürlerin ziyaretçileri Pompeii'ye farklı bir gözle bakmaya teşvik etmesini umuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pompeii'nin harabeleri hem trajediyi hem de güzelliği bünyesinde barındırıyor ve kent geçmiş ile bugün arasında asılı kalmış gibi hissettiriyor," diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pompeii'yi donmuş bir tarih sahnesi olarak görmek yerine Pop Mythology, antik kenti klasik mitoloji, arkeoloji ve çağdaş görsel kültürün iç içe geçtiği canlı bir kültürel peyzaj olarak yeniden yorumluyor. Sergi boyunca ölüm, uygarlık, hafıza ve insanlığın teknolojiyle ilişkisi gibi temalar işlenirken, ziyaretçiler toplumların geçmişlerini nasıl koruduğu ve geleceği nasıl hayal ettiği üzerine düşünmeye davet ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergiye paralel olarak bölgedeki okullar ve yerel sivil toplum kuruluşlarıyla çeşitli etkinlikler de düzenlenecek. Bu program, Colbert'in çağdaş sanatı yalnızca uluslararası ziyaretçilerle değil, yerel topluluklarla da buluşturma hedefini yansıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sergi, Pompeii'nin ötesine geçerek Longola, Boscoreale, Oplontis, Villa San Marco, Villa Arianna ve Real Polverificio Borbonico'ya da uzanıyor. Böylece Campania'nın önde gelen arkeolojik alanlarını birbirine bağlayan çağdaş bir sanat rotası oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İster kışkırtıcı ister eğlenceli ya da beklenmedik bulunsun, Colbert'in dev ıstakozları tarihin en iyi korunmuş antik kentlerinden birinin bile yeni sanatsal yorumlara hâlâ ilham verebildiğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Philip Colbert in Pompeii: Pop Mythology," Pompeii Arkeoloji Parkı'nda 2027'nin başlarına kadar ziyaret edilebilecek.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/08/03/pompeide-dev-istakozlar-philip-colbertin-en-buyuk-yerlestirmesi-antik-kente-tasindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ren-nehrinin-su-seviyesinde-rekor-dusus-26128f49e8c18-a6b7-434c-b4e8-5b47f0dd051f2026-08-03T10:40:00+03:00HABER MERKEZİ Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş

Ren Nehri'nin su seviyesinde rekor düşüş

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın en ünlü nehirlerinden Ren'in su seviyesi, yaşanan sıcaklar ve kuraklık nedeniyle Köln, Bonn ve bazı diğer şehirlerde aşırı derecede düştü. Almanya Su Yolları ve Denizcilik İdaresi'nin ölçümlerine göre Pazar günü öğle saatlerinde Düsseldorf'ta su seviyesi 21 santimetreye kadar düşerek 2018 yılında kaydedilen en düşük seviyeyi iki santim daha aşağı çekmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Duisburg, Wesel ve diğer bölgelerde de dün Ren Nehri'nin su seviyesi şimdiye kadar kayıtlara geçen en düşük seviyelerin altına geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'nin su seviyesi Köln'de Cumartesi 67, Pazar günü ise biraz yükselme neticesinde 69 santimetre olarak ölçüldü. Ancak uzmanların tahminlerine göre önümüzdeki hafta Ren Nehri boyunca yeni rekor düşük seviyeler görülebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yük gemileri sefere çıkamıyor<br />Düşük su seviyesi, taşımacılık maliyetlerini artırdığı için ekonomiyi de olumsuz etkiliyor. Bu durumdan muzdarip olan sektörlerin başında da yük taşımacılığına bağımlı sanayi dalları geliyor. Alçalan su seviyesi sebebiyle nehir üzerindeki gemiler ya çok daha az yük taşıyabiliyor veya tamamen taşımacılıktan vazgeçmek zorunda kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yük gemilerinin yanı sıra Ren Nehri'ndeki olağanüstü düşük su seviyeleri turizm ve yolcu gemiciliğini de zorluyor. Köln-Düsseldorf Alman Ren Denizcilik Şirketi'nin açıklamasına göre bu sebepten dolayı çok sayıda sefer iptal edilmiş durumda. Ren Nehri üzerindeki bazı iskelelere de belirli gemiler yanaşamıyor.<br />Düşük su seviyesi, Almanya'nın birçok bölgesinde uzun süredir devam eden kuraklıktan kaynaklanıyor. Bilimsel verilere göre etkisi giderek artan iklim değişikliği sebebiyle bu tür aşırı hava olaylarının görülme olasılığı artıyor. Düşük su seviyesi sorunu Almanya'nın diğer nehirlerinde de yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Hükümetin Denizcilik Koordinatörü Christoph Ploß, su yollarının daha hızlı genişletilmesi çağrısında bulundu. Funke Medya Grubu gazetelerine verdiği demeçte, "Düşük su seviyesi Alman ekonomisini frenlememeli" diyen Ploß, hükümet tarafından onaylanmış olan "Aşağı ve Orta Ren için inşaat turbosu" projesinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Ploß ayrıca, federal hükümetin bütçe tasarısında su yolları için ek kaynak öngördüğüne de dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'ne alternatif yok<br />Alman Ekonomi Enstitüsü'nden (IW) Thilo Schaefer, Ren Nehri üzerinden yapılan yük taşımacılığının aksamasının ve burada sefer yapan gemilerin daha az yük taşımasının, "taşımacılığı pahalılaştırdığını ve alternatif rotalar olan karayolu ile demiryolu üzerindeki baskıyı artırdığını" dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ren Nehri'ndeki taşımacılığın tamamen durması hâlinde günde yaklaşık 3 bin ek kamyona ihtiyaç duyulacağını ifade eden Schaefer, "bu kapasitelerin mevcut olmadığını" vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan Ren Nehri'nin daha fazla su derinliği için kazılması fikrine itirazlar da var. Rheinische Post gazetesine röportaj veren Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti Ekonomi Bakanı Mona Neubaur, "Tüm güzergâhta seyir kanalının derinleştirilmesi çözüm değil" demiş, ancak belirli noktalarda müdahalelerde bulunulabileceğini dile getirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/ren-nehrinin-su-seviyesinde-rekor-d%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F/a-78210990</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cezaevlerindeki-adli-mahkumlarin-durumu-ve-cerceve-yasa-ile-toplumsal-beklenti-26127837721cf-33d2-4587-80aa-0901bbe82eb72026-08-03T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Cezaevlerindeki Adli Mahkûmların Durumu ve Çerçeve Yasa ile Toplumsal Beklenti

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa bitmek üzere, herkes bir şeyler söylüyor. Ama toplumda bir AF beklentisi var ve bu beklenti boşa değil. Adli mahkûmlar çok zor şartlarda cezaevlerindeler. Cezaevleri tıka basa dolu. Onlarda devletin şefkatli ve merhametli ellerine muhtaçlar. Ne diyordu,&nbsp;<strong>“Bir topluluğa olan düşmanlığımız bile bizi onlar hakkında adaletsizliğe sevk etmemeli”</strong>&nbsp;Bu çerçeve yasada adli mahkûmlarında çoluk çocuğu, aileleri düşünülmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki doluluk oranları, tutuklu ve hükümlülerin yaşadığı zor şartlar, uzun süredir hukukçuların, sivil toplum örgütlerinin ve mahkûm ailelerinin en temel gündem maddelerinden biridir. Gündemde olan yasal düzenlemeler ve çerçeve yasa tartışmaları, toplumun geniş bir kesiminde yankı bulmakta ve cezaevlerindeki adli mahkûmlar için de insani bir adım atılması yönündeki beklentileri güçlendirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün cezaevlerinin kapasitelerinin çok üzerinde dolulukla hizmet verdiği, yatak kapasitelerinin aşıldığı ve ortak kullanım alanlarının dahi koğuşa dönüştürüldüğü bilinen bir gerçektir. Bu durum, yalnızca mahkûmların fiziki koşullarını zorlaştırmakla kalmamakta, aynı zamanda infaz sisteminin temel amacı olan&nbsp;<strong>"ıslah ve topluma yeniden kazandırma"</strong>&nbsp;misyonunu da zora sokmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli mahkûmların arkalarında bıraktıkları aileleri, yaşlı ana-babaları, eşleri ve en çok da masum çocukları bu süreçten doğrudan etkilenmektedir. Bir cezaevi kapısının ardında yalnızca suçlu olduğu iddia edilen ya da hüküm giymiş bir birey değil; aynı zamanda yoklukla ve sosyal dışlanmayla mücadele etmek zorunda kalan bütün bir aile yatmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medeni ve adil hukuk sistemlerinin temel direği adaletken, bu adaletin tamamlayıcısı da vicdan ve merhamettir. Metinde de atıfta bulunulan ilahi buyrukta ifade edildiği üzere;</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Bir topluluğa olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevk etmesin. Adalet olun; o, takvaya daha yakındır."</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu evrensel ilke, suçun ve cezanın dengesi kurulurken dahi insan onurunun ve hakkaniyetin elden bırakılmamasını emretmektedir. Suç işlemiş ve cezasını çekmekte olan bireylerin de birer insan olduğu gerçeği, onların topluma kazandırılması yolunda atılacak şefkatli adımların önemini artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Rehabilitasyon:</strong>&nbsp;Cezaların yalnızca cezalandırma odaklı değil, onarıcı adalet ilkeleriyle harmanlanması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin Korunması:</strong>&nbsp;Mahkûm yakınlarının özellikle ekonomik ve psikolojik olarak desteklenmesi, gelecekte yaşanabilecek yeni sosyal sorunların önlenmesi adına hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnfazda Eşitlik ve Hakkaniyet:</strong>&nbsp;Yapılacak yasal düzenlemelerde adli-siyasi ayrımı gözetmeksizin, cezaevlerindeki fiziki ve ruhsal rehabilitasyonu sağlayacak adımların atılması kamu vicdanını rahatlatacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çerçeve yasa çalışmaları, yalnızca teknik bir hukuk metni olmanın ötesinde, milyonlarca insanın hayatına dokunan sosyal bir meseledir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin düzenleyici ve cezalandırıcı gücü kadar, şefkatli ve kucaklayıcı yüzünün de bu süreçte hissedilmesi beklenmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki şartların iyileştirilmesi, toplumsal barışın pekişmesi ve ailelerin bu girdaptan kurtarılması adına atılacak her insani adım, geleceğe daha güvenle bakmamızı sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExM1hZU1ZxNUFLMWR1ZjNLUnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR4Cv55KU1My3RRZjOY-2EwHI5_N0rTAr_m1u-VflAe11aPn7TbYlfNle-pL5g_aem_rdsytj5b2IZzG1TBh0vOIQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZaqu4KFbkK6jpS4SpxmF0rI6XbA5pBDrq_o-fSeTQfvUjUVrPzOCziQFAMqlVUVQZWgbCMGB352Qk6C-yq0xHKroGAEyevhrCFamLewLU0QA3Kj2P7IYyUKjpqBeyMvGRp_Fm0N8v9uwwWKlVnNQKa4W-WR2YcQymxj9cL2-DRMWQ&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bu-gsb-pazarliktan-vazgecmeyecek-mi-26126a0b8f725-8a39-437d-910b-42fd913a45002026-08-03T09:04:00+03:00HABER MERKEZİ BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?

BU GSB PAZARLIKTAN VAZGEÇMEYECEK Mİ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/1230822 Mersin Kız Yurdu ve Yenişehir Erkek Öğrenci Yurdunun Yangın Yönetmeliğine Uygun Hale Getirilmesi ve Elektrik Tesisatının Güvenli Hale Getirilmesi İşini ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine pazarlıkla. 21/B maddesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet 36.582.148,14 TRY olarak belirlenir. İdarece gizli olarak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki teklif atılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">MER TEKNOLOJİ ENERJİ İNŞAAT TAŞIMACILIK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile 30.033.000,00 TRY bedelle sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA HENÜZ BU RAKAMIN İÇİNDE KDV YOK. FATURA KESİMİNDE BİRDE O EKLENECEK, RAKAM DAHA DA BÜYÜYECEK.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</strong>&nbsp;Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><img alt="GSB, niye doğrudan temin?" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/07/gsb-niye-dogrudan-temin-1784979681.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyelerde-alimlar-hic-durmuyor-masallah-261252f964cbc-4374-4102-b7f8-01571f541eb72026-08-03T08:49:00+03:00HABER MERKEZİ BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!

BELEDİYELERDE ALIMLAR HİÇ DURMUYOR MAŞALLAH!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, </strong>2026/716787 MONTAJ DÂHİL TANITIM AMAÇLI BASILI MATERYALLERİN ALIMI İŞİ ni ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti 21.095.615,00 lira. İhaleye iki firma katılır. ONLİNE DİJİTAL BASIM YAYINCILIK REKLAMCILIK MATBAACILIK KIRTASİYE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ 15.487.200,00 liraya sözleşme imzalar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, </strong>2026/511904 68'liler Barış ve Kardeşlik Ormanı İçerisine Sosyal Tesis Yapım İşini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti, 21.245.107,00 TRY, MERSİN BÜYÜKŞEHİR İMAR İNŞAAT ELEKTRİK ÜRETİM ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ ile 16,990,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.&nbsp; (Kendi şirketleri. Kendilerinin alet edevatı bu işi yapacak ekipmanı var mı, yoksa onlarda başkasına mı yaptıracaklar)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, </strong>2026/512570 MBB Çocuk Kampüsü Anamur Yerleşkesi için Tadilat, Bakım ve Onarım Yapım İşini, ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 17.831.383,16 TRY, SİNAN BİÇER ile 16,817,556.39 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI KADIN VE AİLE HİZMETLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/428744 GIDA VE İÇECEK MALZEMESİ ALIM İŞİni ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 10.392.474,40 TRY, GÜNEY MERSİN GIDA TEMİZLİK HİZMETLERİ TAŞIMACILIK OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 9,493,191.00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI YOL YAPIM, BAKIM VE ONARIM DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/319242 Mersin Büyükşehir Belediyesi görev, yetki ve sorumluluk alanımızda bulunan 13 ilçe sınırları içerisinde muhtelif yollarda kaldırım, sanat yapıları ve alt yapı yapılması işini ihale çıkar. Yaklaşık maliyeti 339.988.075,24 TRY, AZ-GÜN İNŞAAT NAKLİYE GIDA TEKSTİL YAŞ SEBZE MEYVE SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİyle 275,313,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI SOSYAL HİZMETLER DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/332747 TEK KULLANIMLIK MALZEME ALIMI işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyet 12.559.411,67 TRY, ROTA HİJYEN ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK MEDİKAL PLASTİK AMBALAJ MALZEMELERİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİyle 9,330,250.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/493065 SÜRÜCÜSÜZ TAŞIT VE İŞ MAKİNASI KİRALAMA HİZMET ALIMI işini ihale çakır, yaklaşık maliyet 128.874.742,84 TRY, MERSİN BÜYÜKŞEHİR İMAR İNŞAAT ELEKTRİK ÜRETİM ÖZEL GÜVENLİK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİyle 112,749,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar... (Kendi şirketleri. Kendilerinin bu işi yapacak ekipmanı var mı, yoksa onlarda başkasına mı yaptıracaklar)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> 2026/481546 BASKILI MUHTELİF MALZEME alımı işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyet 17.871.110,00 TRY, AHMET YILDIZ ile 16,461,500.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUT BELEDİYE BAŞKANLIĞI,</strong> 2026/341830 8 Ay Araç ve İş Makinesi Kiralama İşini ihaleye çıkar, yaklaşık maliyeti 66.154.368,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ ile 41,381,500.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</strong> 2026/325466 Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan muhtelif mahallelerde projeli kaldırım yapılması, mevcut tahrip olmuş kaldırımların ve altyapı kuruluşlarının çalışmaları sonucu tahrip olan yerlerdeki kaldırımların tamiratlarının yapılması işini ihaleye çıkar.&nbsp; Yaklaşık maliyeti 188.308.999,50 TRY. HİRİT MADENCİLİK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 129,710,000.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, 2026/123253 MONTAJ DÂHİL ÇOCUK OYUN GRUBU ALIMI işini ihaleye çıkar. Yaklaşık maliyeti 26.531.662,50 TRY. TAYLAN MAKİNA İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile 24,996,250.00 TRY bedelle sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>DİKKAT!!!</strong></span> Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Rakamlar daha da büyüyecek..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unhcr-iyi-niyet-elcisi-yusra-mardini-multeci-olmak-kim-oldugunuzu-tanimlamaz-261241f869f08-627b-436c-98de-d343962540f12026-08-02T19:18:00+03:00HABER MERKEZİ UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'

UNHCR İyi Niyet Elçisi Yusra Mardini: 'Mülteci olmak kim olduğunuzu tanımlamaz'

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suriye'deki savaştan kaçarak Olimpiyatlara uzanan yolculuğuyla milyonlarca insana ilham veren yüzücü Yusra Mardini, bugün yalnızca sporcu kimliğiyle değil, mültecilerin sesi olarak da öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) İyi Niyet Elçisi olan Mardini, Euronews Türkçe'ye verdiği röportajda mültecilere yönelik önyargıları, sporun iyileştirici gücünü ve hükümetlerin sorumluluklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde birçok kişinin kendisini "mülteci yüzücü" olarak tanıdığını belirten Mardini, bunun hayatındaki en önemli dönüm noktalarından biri olduğunu ancak kimliğinin tamamını yansıtmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteci olmadan önce de bir yüzücüydüm, bir kız çocuğuydum, bir kardeştim ve geleceğe dair hayalleri olan genç bir kadındım. Mülteci olmak koşullarımı değiştirdi, kim olduğumu değil," diyen Mardini, bugün kendisini bir Olimpiyat sporcusu, UNHCR İyi Niyet Elçisi ve zorla yerinden edilen insanlar adına konuşma ayrıcalığına sahip biri olarak gördüğünü ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi vakfı ve UNHCR bünyesindeki çalışmalarıyla insanlara yeni fırsatlar yaratmayı amaçladığını söyleyen Mardini, "İnsanlar bana 'mülteci' etiketinin ötesine geçip insanı görebiliyorsa, amacımı yerine getirmişim demektir," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Suriye her zaman evim olacak'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Suriye'den ayrılışının üzerinden on yıl geçtiğini hatırlatan Mardini, "Ev" kavramının zamanla değiştiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suriye her zaman evim olacak. Orası büyüdüğüm, ailemin yaşadığı ve en güzel anılarımı biriktirdiğim yer. Ama Almanya da bana güvenlik sağladığı, beni kabul ettiği ve hayatımı yeniden kurma fırsatı verdiği için artık ev hissimin bir parçası."</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl on yıl aradan sonra ilk kez Suriye'ye döndüğünü anlatan Mardini, bu ziyaretin son derece duygusal geçtiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yıllardır görmediğim aile bireylerime sarıldım. Aynı anda hem büyük bir mutluluk hem de derin bir hüzün hissettim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ona göre ev, yalnızca köklerin bulunduğu yer değil; aynı zamanda insanın kendini güvende hissettiği, kabul gördüğü ve geleceğini kurabildiği yer.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'The Swimmers' milyonlarca insana ulaştı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Hayatını konu alan "The Swimmers" filminin milyonlarca kişiye ulaştığını söyleyen Mardini, bunun kendisine hem büyük bir görünürlük hem de önemli bir sorumluluk yüklediğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hikâyem milyonlarca mülteci hikâyesinden sadece biri. Çok sık mülteciler hakkında konuşuluyor ama mültecilerin kendi seslerini yeterince duymuyoruz. İstatistikleri ve siyasi tartışmaları duyuyoruz; insanların hayallerini, yeteneklerini ve umutlarını değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Filmi izledikten sonra insanların kendisine daha fazla empati geliştirdiklerini söylemelerinin kendisini en çok etkileyen geri dönüşlerden biri olduğunu ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Mülteciler sayı değil, insan</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bugün dünya genelinde zorla yerinden edilen insan sayısının tarihin en yüksek seviyesinde olduğuna dikkat çeken Mardini, kamuoyunun mültecilere bakışının son yıllarda daha da kutuplaştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yandan pek çok toplumun mültecileri şefkatle karşıladığını belirten Mardini, diğer yandan yanlış bilgilerin ve siyasi söylemlerin mültecileri korunması gereken insanlar yerine çözülmesi gereken bir sorun gibi gösterdiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteciler çok sık sayı, güvenlik sorunu ya da siyasi yük olarak görülüyor. Oysa her sayının arkasında savaş, şiddet ya da zulüm nedeniyle hayatı altüst olmuş gerçek bir insan var."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Mülteci olmak kimliğinizi tanımlamaz'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini'ye göre mülteciler hakkındaki en büyük yanılgı, bu statünün kişinin kimliğini belirlediği düşüncesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mülteci olmak bir insanın başına gelen bir durumdur; o kişinin kim olduğu değildir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir mültecinin yerinden edilmeden önce öğrenci, doktor, öğretmen, sporcu, mühendis ya da ebeveyn olduğunu hatırlatan Mardini, insanların çoğu zaman yalnızca mültecilerin kaybettiklerine odaklandığını, oysa fırsat verildiğinde topluma sunabilecekleri katkıların da görülmesi gerektiğini söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Koruma sadece başlangıç'</span></h2><p><span style="font-size:18px">2017'den bu yana UNHCR İyi Niyet Elçisi olarak görev yapan Mardini, bu görevin kendisine insanların en zor koşullarda bile umut etmeyi sürdürebildiğini gösterdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Neredeyse her şeyini kaybetmiş ailelerle tanıştım. Çatışmaların ortasında büyüyen ama yine de doktor, öğretmen ya da sporcu olmayı hayal eden çocuklar gördüm."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deneyimlerin kendisine, korumanın tek başına yeterli olmadığını öğrettiğini ifade eden Mardini, insanların eğitim, istihdam ve onurlu bir yaşam kurabilecekleri fırsatlara da ihtiyaç duyduğunu söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Spor travmayı silemez ama iyileşmeye yardımcı olur'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini, hem sporcu kimliği hem de mültecilik deneyimi nedeniyle sesini başkaları için kullanma sorumluluğu hissettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Spor bana disiplin, dayanıklılık ve özgüven kazandırdı. Mülteci olmak ise dünyaya bakışımı değiştirdi."</span></p><p><span style="font-size:18px">UNHCR ziyaretlerinde en çok çocukların iyimserliğinden etkilendiğini belirten Mardini, savaş yaşamış pek çok çocuğun hâlâ gelecek hayalleri kurduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Spor travmayı ortadan kaldırmaz ama çocukların özgüvenlerini yeniden kazanmalarına, arkadaş edinmelerine ve geleceklerine yeniden inanmalarına yardımcı olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüzmenin kendisi için de her zaman güvenli bir alan olduğunu dile getiren Mardini, "Suriye'de de olsam, evimden çok uzakta da olsam, kendim olabildiğim yer hep havuz oldu," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Hükümetlerin önceliği güvenlik olmalı'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mardini'ye göre hükümetlerin mültecilere yönelik politikalarında ilk öncelik, insanların güvenlik arama hakkını korumak olmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Her politika gerçek insanların ve gerçek ailelerin hayatını etkiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sığınma prosedürlerinin adil, güvenli ve etkili olması gerektiğini söyleyen Mardini, hükümetlerin eğitim, istihdam ve uzun vadeli uyum politikalarına yatırım yapmasının önemine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Koruma yalnızca insanların hayatta kalmasını sağlamak değildir. Onlara yeniden bir gelecek kurma fırsatı vermektir."</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/08/02/unhcr-iyi-niyet-elcisi-yusra-mardini-multeci-olmak-kim-oldugunuzu-tanimlamaz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vakif-universitelerinde-liste-fiyati-3-milyon-tlyi-asti-26123d70e36c1-70ea-4f2f-beb9-bf8caa4a7ea02026-08-02T19:14:00+03:00HABER MERKEZİ Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı

Vakıf üniversitelerinde liste fiyatı 3 milyon TL'yi aştı

EĞİTİM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">PELİN ÜNKER</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nın ardından üniversite adayları için tercih dönemibaşlıyor. Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi'nin takvimine göre tercihler 29 Temmuz-10 Ağustos arasında yapılacak. Adaylar en fazla 24 programı elektronik ortamda ÖSYM'ye bildirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başarı sırası ve önceki yılların taban puanları tercihlerin temel ölçütleri olmayı sürdürse de artan maliyetler üniversite seçimini daha karmaşık hale getiriyor. Vakıf üniversitelerinin ücretleri, bursların devam koşulları, yurt imkanları ve başka şehirde yaşamanın maliyeti birçok aile açısından bölüm seçimi kadar önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kontenjan yaklaşık 47 bin azaldı<br />DW Türkçe'ye konuşan eğitim uzmanı Salim Ünsal'ın hesaplamasına göre özel kontenjanlar hariç tutulduğunda geçen yıl yaklaşık 794 bin olan yükseköğretim kontenjanı bu yıl 747 bine indi. Yaklaşık yüzde 6'lık azalma hem devlet hem de vakıf üniversitelerine yansıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, kesintilerin ağırlıklı olarak düşük başarı sıralarından öğrenci alan vakıf programlarında yoğunlaştığını, bu nedenle geçen yıl hukuk, mühendislik ve diş hekimliğinde görülen ölçüde bir etki beklemediğini belirtiyor. Sınava başvuranların yaklaşık 150 bin, puanı hesaplananların ise 120 bin ile 130 bin kişi azalması kontenjan daralmasını kısmen dengeliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölümlere yönelik talepte önemli bir değişiklik olmazsa başarı sıralamalarında olağan dışı hareketler beklenmiyor. Ancak tıp gibi üst sıralardan öğrenci alan programlarda birkaç bin kişilik kaymalar yaşanabileceği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lisansın ortalama ücreti 573 bin TL<br />Ünsal'ın liste fiyatları üzerinden yaptığı hesaplamaya göre vakıf üniversitelerindeki bütün lisans ve ön lisans programlarının liste fiyatları bu yıl ortalama yüzde 31 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dört yıllık lisans programlarının ortalama ücreti yüzde 34 artarak 428 bin 681 TL'den 573 bin 117 TL'ye çıktı. Bu tutar 2024'te 257 bin 854 TL'ydi. İki yıllık programların ortalaması ise yüzde 34 artışla yaklaşık 304 bin TL'ye ulaştı.<br />Programlar arasındaki fark çok daha yüksek. Nişantaşı Üniversitesi Tıp Fakültesi için açıklanan liste fiyatı 3 milyon 740 bin TL'ye kadar çıkıyor. Ancak Ünsal, bu tür rakamların tercih ve kurum burslarıyla düşürülmesinin beklendiğini söylüyor. Ünsal'a göre reel olarak en yüksek yıllık ücret ise Koç Üniversitesi'nde yaklaşık 2 milyon 180 bin TL, Sabancı Üniversitesi'nde yaklaşık 2 milyon 170 bin TL düzeyinde. Özyeğin Üniversitesi'ndeki bazı programlar ise 1 milyon 800 bin ile 1 milyon 900 bin TL arasında:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Liste fiyatı başka, reel gerçek fiyat başka şekilde cereyan ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Hedef 80 milyar TL gelir<br />Vakıf üniversiteleri bu yıl 176 bin 80 öğrenci almayı planlıyor. Kontenjanların tamamının dolması ve ilave burs verilmemesi hâlinde liste fiyatları üzerinden yaklaşık 80 milyar 376 milyon TL'lik gelir ortaya çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl 193 bin 847 öğrenci hedeflenmiş ancak 145 bin 319 öğrenci yerleşmişti. Hedeflenen 66 milyar 179 milyon TL yerine yaklaşık 47 milyar 16 milyon TL'lik hacme ulaşılabildi. Tercih, başarı ve kardeş bursları nedeniyle fiili gelirin bu rakamın da altında kaldığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, baraj puanının kaldırılmasının ardından vakıf üniversitelerinin 2022-2024 arasında yüzde 96-98 doluluğa ulaştığını, başvuruların yeniden 2,5 milyon seviyesine inmesiyle doluluğun yaklaşık yüzde 75'e gerilediğini anlatıyor. Ünsal, bu yıl da ücretler ve ekonomik koşullar nedeniyle doluluğun yüzde 70-75 düzeyinde kalmasını bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öğrencilerin üçte ikisi yüzde 50 indirimli<br />2026 kontenjanlarının yüzde 14'ü tam burslu, yüzde 68'i yüzde 50 indirimli, yüzde 4'ü yüzde 25 indirimli ve yüzde 13'ü ücretli öğrenciler için ayrıldı. Geçen yıl yüzde 50 indirimli kontenjanların payı yüzde 70, ücretlilerin payı yüzde 9'du.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, öğrencilerin yaklaşık üçte ikisinin yüzde 50 indirimli alınmasının vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatlandırma modelini gösterdiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vakıf üniversitelerinin gerçek fiyatı aslında yüzde 50 ücretleri ne kadarsa o fiyatlar normalde."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kılavuzdaki bursların yanında tercih, başarı, kardeş, mütevelli heyeti ve mezun olunan okula bağlı indirimler de uygulanıyor. Ünsal, bu bursların özellikle dolmayan programlara öğrenci çekme stratejisine dönüştüğünü belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adayların bursun hazırlığı kapsayıp kapsamadığını, normal öğrenim süresince devam edip etmediğini, hangi koşullarda kesilebildiğini ve sonraki yıllardaki zamların hangi ücret üzerinden hesaplanacağını yazılı olarak öğrenmesi gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Barınma maliyeti öğrenci göçünü azaltıyor<br />Ünsal, ekonomik koşullar nedeniyle son iki üç yılda öğrencilerin başka şehre gitme eğiliminin belirgin biçimde azaldığını söylüyor. Ailelerin artık yalnızca üniversitenin akademik niteliğini değil, öğrencinin başka bir şehirde yaşayacağı toplam maliyeti de hesapladığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle İstanbul'da yaşayan aileler, başka şehirde devlet üniversitesinde okuyan bir öğrencinin yurt, kira, ulaşım ve beslenme giderleriyle İstanbul'daki yüzde 50 burslu bir vakıf üniversitesinin ücretini karşılaştırıyor.<br />Ünsal'ın aktardığı verilere göre İstanbul'dan bir yükseköğretim programına yerleşen öğrencilerin yaklaşık yüzde 76'sı kentte kalıyor. Ünsal, geçmişte ailelerin çocuklarının şehir dışında okumasını daha fazla teşvik ettiğini, son yıllarda ise ekonomik nedenlerle öğrencilerin yaşadıkları kentte kalmasının daha çok tercih edildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İller arasındaki öğrenci hareketliliği de üniversite kapasitesine göre değişiyor. Ünsal'ın verdiği bilgiye göre Ordu, Osmaniye, Manisa ve Mardin gibi üniversite kapasitesi öğrenci talebini karşılamayan illerden daha fazla öğrenci başka şehirlere giderken, Gümüşhane, Ardahan, Burdur ve Çanakkale gibi üniversite kapasitesi yüksek iller dışarıdan öğrenci çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Batman gibi bazı illerde ise ekonomik koşulların yanı sıra aile yapısı ve sosyolojik nedenlerle öğrencilerin yaşadıkları şehirde kalma eğilimi güçleniyor. Deprem bölgesinde uygulanan özel kontenjanlar da öğrencilerin kendi illerindeki üniversiteleri tercih etmesini artıran etkenler arasında gösteriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kredi ve Yurtlar Kurumu'na (KYK) bağlı yurtlar en ekonomik seçenek olsa da kapasite bütün öğrencileri karşılamıyor. Köklü üniversitelerin bulunduğu Anadolu kentlerinde yurt altyapısı daha gelişmişken yeni kurulan üniversitelerin bulunduğu illerde, büyükşehirlerde ve çok sayıda vakıf üniversitesinde barınma sorunu sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle adayların tercih yaparken yurdun üniversiteye ait olup olmadığını, ücretini, oda kapasitesini ve kampüse uzaklığını araştırması gerekiyor. KYK yurdu ise kesin bir imkan değil, başvuru sonucuna bağlı bir seçenek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lisans mezunu ilk işi 14 ayda buluyor<br />Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) 2025 verilerine göre lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 74, ön lisans mezunlarınınki yüzde 66. Lisans mezunlarının ilk işi bulma süresi ortalama 14 ay, ön lisans mezunlarınınki ise 16 ay.</span></p><p><span style="font-size:18px">En yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 95 ile tıpta. Tıbbı özel eğitim öğretmenliği, havacılık elektrik ve elektroniği, matematik mühendisliği ve hemşirelik izliyor. İlk işe girişin en hızlı olduğu lisans programı ise 2 ayla dil ve konuşma terapisi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal, bu verilerin mutlaka incelenmesini ancak tek başına tercih ölçütü yapılmamasını öneriyor. Ünsal'a göre birkaç yüz mezun veren bölümle binlerce mezun veren programın istihdam oranlarının doğrudan karşılaştırılması yanıltıcı olabiliyor. Ayrıca yüksek istihdam oranına sahip bazı bölümlerin yalnızca birkaç üniversitede bulunduğunu hatırlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"TÜİK'in istatistiklerine de mutlaka bakmalılar. Ama yine de genel olarak tek başına bakılacak bir parametre değil."</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezunların yarıya yakını alanı dışında çalışıyor<br />TÜİK'e göre ücretli çalışan lisans mezunlarının yüzde 57'si eğitim aldığı alanla uyumlu bir meslekte çalışıyor. Ön lisans mezunlarında oran yüzde 51. En yüksek uyum yüzde 80 ile sağlık ve refah alanında, en düşük uyum ise yaklaşık yüzde 20 ile sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyonda görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortalama kazancın en yüksek olduğu lisans bölümü pilotaj. Pilotajı matematik, uzay, uçak ve kontrol ve otomasyon mühendislikleri izliyor. Ön lisansta ilk sırada uçak teknolojisi bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstenmeyen bölüm listeye yazılmamalı<br />Ünsal, tercih sürecinde adayların çoğunlukla bölümün popülerliğine, çevrelerindeki talebe ve puanlarının yetip yetmeyeceğine odaklandığını söylüyor. Adayların önemli bölümü için temel soru, "Yerleşebilir miyim?" oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık Ünsal, "Bu bölüm kişilik özelliklerime, ilgime ve yeteneğime uygun mu?", "Bu alanda nasıl bir kariyer kurabilirim?" ve "Dünyada bu mesleğe gelecekte ne kadar ihtiyaç duyulacak?" sorularının daha az sorulduğunu belirtiyor. Ünsal'a göre yalnızca bir programın "önünün açık" olması, mezuniyetin ardından hızlı ve sorunsuz biçimde işe geçileceği anlamına gelmiyor.<br />Ünsal, yalnızca açıkta kalmamak için yapılan tercihlerin öğrenciyi istemediği bir bölümde mutsuz bir eğitim hayatına ve sonrasında istemediği bir mesleğe sürükleyebileceğini söylüyor. Bu nedenle gerekirse bir yıl daha hazırlanmanın, yıllarca sevmediği bir alanda eğitim görmekten daha doğru bir seçenek olabileceğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Psikolojik boyut daha önemli"<br />Ünsal, puan ve başarı sırasının tercih sürecinin yalnızca matematiksel bölümünü oluşturduğunu, psikolojik ve pedagojik boyutun daha önemli olabildiğini söylüyor. Adaylara mümkünse üniversiteleri yerinde görmelerini, programların ders içeriklerini incelemelerini ve mezunların çalışma alanlarını araştırmalarını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ünsal'a göre tercihin yalnızca kamuya atanma ihtimaline dayandırılmaması da önemli. Bir mesleğin hangi becerileri gerektirdiği, çalışma koşulları, işe geçiş süresi ve gelir düzeyi de tercih öncesinde değerlendirilmesi gereken başlıklar arasında yer alıyor. Ayrıca mezuniyetin ardından kendi işini kurma ya da girişimcilik imkanı sunup sunmadığının da göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki yıllık programların peşinen dışlanmamasını, popüler bölümlerdeki yığılma yerine adayın becerileriyle örtüşen seçeneklerin araştırılmasını öneren Ünsal, yapay zeka veya teknolojiyle ilişkilendirilen bazı programların doğrudan "geleceğin mesleği" ilan edilmesini ise doğru bulmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tercih sürecinin yalnızca puanların programlarla eşleştirilmesinden ibaret olmadığını belirten Ünsal'a göre öğrencilerin, okuyacakları bölümün kendi becerilerine ne kadar uygun olduğunu ve o bölümle nasıl bir gelecek kurabileceklerini de değerlendirmeleri gerekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tercih listesine girecek her programın mutlak surette öğrencinin zihninde bir karşılığının, hayalinde bir karşılığının olması gerekiyor."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/vak%C4%B1f-%C3%BCniversitelerinde-liste-fiyat%C4%B1-3-milyon-tlyi-a%C5%9Ft%C4%B1/a-78148999</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-cerceve-yasaya-tam-destek-cagrisi-2612205fbc41a-94d1-4494-b1a3-9bd7414430622026-08-02T19:11:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı

Bahçeli'den çerçeve yasaya tam destek çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP lideri Devlet Bahçeli, bu hafta Meclis'e gelmesi beklenen PKK'nın feshi ve silah bırakmasürecinin hukuki altyapısını oluşturacak olan "çerçeve yasanın" siyaset üstü bir konu olarak görülmesi gerektiğini söyleyerek tam destek talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı, Türkgün gazetesinde yer alan röportajında, "Bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye'ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde önemli bir eşikte bulunmaktayız. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli, çerçeve yasaya tam destek verilmelidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, MHP Genel Başkan Başdanışmanı Prof. Dr. Muhammet Hanifi Macit'in sorularını yanıtladığı mülakatta şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bugün ne yaptığınız, hangi tercihlerde bulunduğunuz yarın ne olacağının, nesillerinizin ne yaşayacağının kararıdır. Terörsüz Türkiye, gelecek nesillerimizin huzuru ve refahı adına üstlenilmiş tarihi bir sorumluluktur. Bu bakımdan Terörsüz Türkiye, ortak aklı ve toplumsal mutabakatı önceleyen, dürüst ve samimi adımlarla dış dayatmalara kapalı, bin yıllık kardeşliği daha da kuvvetlendirecek gelecek inşasının teminatıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, süreçle ilgili millete dayanarak eleştiri yaptığını iddia edenlerin de aslında "küresel ve hegemonik güçlerin gönüllü vekalet kavgasının aracı" olduğunu ileri sürerek, bunu idrak edecek potansiyelden yoksun olduklarını da söyledi. Bahçeli, "Bugün bir gelecek düşüncesi olarak yürütülen bu politika bir demokratikleşme, bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıma iradesidir" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP lideri ayrıca, "terörsüz Türkiye" olarak niteledikleri politikayla ilgili olarak, sürekli "örgütün (PKK) zayıfladığı ortadayken niçin buna ihtiyaç duyuluyor" diye sorulduğunu belirterek cevaben şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tamamen politik kaygılarla, siyasal alanda kendilerine belli bir yer edinebilmek amacıyla bu soruyu yıkıcı eleştirel bir tutumla dile getirenler, aslında örtülü bir biçimde ilerlememizi istemeyenlerdir. Ülkemiz adına iyi olanı istediklerini söyleyerek kendilerini maskeleyenler, terör kökten çözüldüğü zaman kullandıkları en önemli politik malzemelerden birini yitirecekleri için kaygı duymaktadırlar."<br />Yasal düzenlemenin bu hafta TBMM'ye gelmesi bekleniyor<br />Bahçeli'nin bahsettiği ve son haftalarda sunulması beklenen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin Meclis Başkanlığına bu hafta sunulması bekleniyor. PKK ile sürecin altyapısını oluşturacak söz konusu yasa teklifinin Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği de belirtiliyor. Diğer bir seçenek olarak teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığına sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde öne çıkan bir diğer öngörü. Çerçeve yasa ile ilgili teklif yasalaştıktan sonra Meclis'in tatile girmesi planlanıyor. Vekillere, Meclis'in çalışmalarının 14 Ağustos'a kadar sarkabileceğine ilişkin bilgilendirme yapıldığı da ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/ETO,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-%C3%A7er%C3%A7eve-yasa-%C3%A7%C4%B1k%C4%B1%C5%9F%C4%B1-siyaset-%C3%BCst%C3%BC-bak%C4%B1lmal%C4%B1d%C4%B1r/a-78206913</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/moskovada-bir-restorana-bombali-saldiri-en-az-3-olu-261218f5210fc-93b0-452f-9aa9-1e13ba2cd3472026-08-02T19:08:00+03:00HABER MERKEZİ Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü

Moskova'da bir restorana bombalı saldırı: En az 3 ölü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya'nın başkenti Moskova'da bir restorana düzenlenen bombalı saldırıda en az üç kişi hayatını kaybetti, 21 kişi yaralandı. Rus haber ajansı Tass'ın bildirdiğine göre, Rusya Terörle Mücadele Komitesi akşam saatlerinde yaptığı açıklamada, "Moskova'daki Kudrinskaya Meydanı'nda bulunan bir restoranda el yapımı bir patlayıcının infilak etmesi sonucu üç kişi yaşamını yitirdi" ifadesine yer verdi. Ölenler arasında patlayıcıyı taşıyan kadın ile onu durduran güvenlik görevlisi ve bir de müşterinin bulunduğu bildirildi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ria Novosti haber ajansına göre patlama, yerel saatle 20.10 sularında başkentteki yazlık bir kafenin yakınlarında meydana geldi. Telegram üzerinden paylaşılan videolarda, olay sonrası bölgede çok sayıda itfaiye ve ambulans aracının bulunduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna savaşından bu yana bombalı saldırılar arttı<br />Rusya, son yıllarda sıklıkla benzer saldırıların hedefi oluyor. Ukrayna savaşının başladığı Şubat 2022'den bu yana Ukrayna istihbarat servisi Rus ordu mensuplarına veya savaşı destekleyen tanınmış kişilere yönelik benzer bazı saldırıları üstlendi ya da Moskova tarafından bu tür saldırılardan sorumlu tutuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, Nisan 2025'te Moskova yakınlarında bir aracın infilak ettiği olayda hayatını kaybeden Tümgeneral Yaroslav Moskalik'in ölümünden de Ukrayna'yı sorumlu tutmuştu. Aralık 2024'te ise Rus general Igor Kirillov, başkentte bir scooterın patlaması sonucu yaşamını yitirmişti. Ağustos 2022'de aşırı milliyetçi Rus ideolog Aleksander Dugin'in savaş yanlısı kızı gazeteci Darya Dugina bir bombalı araç saldırısında ölmüş, Moskova bu olaydan da Ukrayna'yı sorumlu tutmuştu. Nisan 2023'te de tanınmış askeri blog yazarı Maxim Fomin, Saint Petersburg'daki bir kafede meydana gelen patlamada yaşamını yitirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/ETO,SÖ</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/moskovada-bir-restorana-bombal%C4%B1-sald%C4%B1r%C4%B1-en-az-3-%C3%B6l%C3%BC/a-78206323</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-tutuklu-yargilama-isine-acil-cozum-gerek-26120411db98f-bc5a-43cb-b015-b694dbc7a84d2026-08-02T01:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TUTUKLU YARGILAMA İŞİNE ACİL ÇÖZÜM GEREK

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aslında Tutuklu yargılamaların azaltılması yasal düzenlemelerden ziyade, yargı pratiğindeki uygulamaların ve zihniyetin değişmesini gerektiren karmaşık bir süreçtir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutukluluk Sürecini Zorlaştıran Temel Faktörleri şöyle sıralayabilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Baskı:</strong>&nbsp;Sosyal medyada oluşan adalet talepleri ve infialler, mahkemeleri tutuklama kararı vermeye yönelten en büyük etkenlerin başında geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hâkimlerin Çekincesi:</strong>&nbsp;Şüphelileri serbest bırakan hâkimlerin sosyal medyada hedef gösterilmesi veya haklarında soruşturma açılması endişesi, tutuklamayı "güvenli bir liman" haline getirmekte.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alternatiflerin Yetersizliği:</strong>&nbsp;Adli kontrol ve elektronik kelepçe gibi mekanizmaların halen teknik ve hukuki altyapısı, tutuklamaya tam bir alternatif olarak yaygınlaştırılamamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma Süreleri:</strong>&nbsp;Delillerin toplanması, adli tıp raporları ve siber incelemelerin çok uzun sürmesi, kişilerin uzun süre tutuklu kalmasına yol açmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm İçin NAÇİZANE Hangi Adımlar Atılabiliriz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yargı Bağımsızlığı:</strong>&nbsp;Hâkimlerin kamuoyu baskısından etkilenmeden, tamamen dosyadaki somut delillere göre karar verebileceği güvenceler artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BİOSİS ve Dijital Takip:</strong>&nbsp;Karayolu kontrolü yerine telefon üzerinden biyometrik imza (BİOSİS) gibi dijital takip sistemleri hızla devreye alınarak ev hapsi ve adli kontrol etkinleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Katalog Suçların Daraltılması:</strong>&nbsp;Kanunda otomatik tutuklama gerekçesi gibi algılanan "katalog suçlar" listesi daraltılmalı ve tutuklama kararlarında somut delil şartı kesin olarak aranmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tazminat ve Sorumluluk:</strong>&nbsp;Haksız tutuklama kararı veren veya soruşturmayı haksız yere uzatan yargı mensuplarının sorumluluk mekanizmaları işletilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasalarda tutukluluğun "istisna" olduğu yazsa da, bu durumun fiiliyata dökülmesi için yargı üzerindeki toplumsal ve idari baskının kaldırılması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GAZETECİNİN SANATÇININ, SÖYLEMİ, PAYLAŞIMI NEDENİYLE HAKARETTEN TUTUKLANMASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İfade özgürlüğü, eleştiri ve hakaret suçları nedeniyle yaşanan tutuklamalar, Türkiye'de hem hukuki hem de toplumsal açıdan en çok tartışılan ve eleştirilen konuların başında gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerindeki doluluk oranı da bu kararların sorgulanmasını haklı olarak artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hakaret Suçundan Cezaevine Girmek:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasal Durum:</strong>&nbsp;Türk Ceza Kanunu'na göre hakaret suçu normalde hapis cezası gerektirse de, ceza süreleri düşük olduğu için infaz yasası gereği bu kişilerin doğrudan kapalı cezaevine girmemesi ya da çok kısa sürede denetimli serbestlikle çıkması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutuklama Gerekçesi:</strong>&nbsp;Kamuoyunda tepki çeken olaylarda mahkemeler, cezalandırma amacından ziyade "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" veya "Cumhurbaşkanına hakaret" gibi katalog niteliğindeki maddeleri gerekçe göstererek&nbsp;<strong>tedbir amaçlı tutuklama</strong>&nbsp;kararı vermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl Amaç:</strong>&nbsp;Hukukçulara göre bu tür tutuklamalar bir cezadan ziyade, kamuoyundaki infiali teskin etmek veya caydırıcılık yaratmak amacıyla bir "erken infaz" veya "gözdağı" aracı olarak kullanılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sanatçı ve Gazetecilerin Tutuklanmasının toplumda Etkileri:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Otosansür Riski:</strong>&nbsp;Bir yazı, eleştiri veya sosyal medya paylaşımı nedeniyle bir gazetecinin veya sanatçının tutuklanması, toplumun genelinde bir korku iklimi yaratarak insanların fikirlerini beyan etmekten çekinmesine (otosansür) yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaevlerinin Durumu:</strong>&nbsp;Hakaret veya ifade içerikli suçlardan ötürü cezaevlerinin dolması, adalet sisteminin asıl odaklanması gereken ağır suçlar (cinayet, hırsızlık, dolandırıcılık) üzerindeki yükü ve maliyeti artırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası İmaj:</strong>&nbsp;İfade özgürlüğü kapsamındaki tutuklamalar, Türkiye'nin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) nezdinde sürekli ihlal kararları almasına ve hukukun üstünlüğü endekslerinde gerilemesine neden olmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözüm Önerilerimiz Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paraya Çevrilme:</strong>&nbsp;Hakaret ve ifade suçlarının tamamen hapis cezası kapsamından çıkarılarak idari para cezasına veya tazminata dönüştürülmesi tartışılmaktadır. Bu nedenle bu iş hızlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AİHM Kriterleri:</strong>&nbsp;Eleştiri ve ağır eleştirinin hakaret sayılmaması yönündeki uluslararası standartların yerel mahkemelerce de eksiksiz uygulanması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExM1hZU1ZxNUFLMWR1ZjNLUnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR4Cv55KU1My3RRZjOY-2EwHI5_N0rTAr_m1u-VflAe11aPn7TbYlfNle-pL5g_aem_rdsytj5b2IZzG1TBh0vOIQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZaqu4KFbkK6jpS4SpxmF0rI6XbA5pBDrq_o-fSeTQfvUjUVrPzOCziQFAMqlVUVQZWgbCMGB352Qk6C-yq0xHKroGAEyevhrCFamLewLU0QA3Kj2P7IYyUKjpqBeyMvGRp_Fm0N8v9uwwWKlVnNQKa4W-WR2YcQymxj9cL2-DRMWQ&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-ispanyadaki-gocmen-krizi-uzerinden-rusyayi-suclayan-kiev-rejimi-tam-bir-curume-icinde-26119079bfde0-9e66-4eeb-8612-52bc963a57562026-08-01T12:34:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde

Zaharova: İspanya’daki göçmen krizi üzerinden Rusya’yı suçlayan Kiev rejimi tam bir çürüme içinde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>Ukrayna Dışişleri Bakanı&nbsp;<strong>Andrey Sibiga’nın,&nbsp;</strong>İspanya’ya bağlı Ceuta kentindeki göçmen krizi ekseninde&nbsp;<strong>“Rusya’nın geniş çaplı bir propaganda kampanyası yürüttüğü”&nbsp;</strong>yönündeki iddialarına yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Telegram kanalından yaptığı açıklamada&nbsp;<strong>Sibiga’nın&nbsp;</strong>sözlerini alıntılayan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Avrupa Birliği’ndeki göçmen krizine ilişkin Batılı ülkelerin kendi aralarındaki tartışmalara atıfta bulunarak şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bana sadece ilginç gelen şu: ABD Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesine, Avrupa Birliği’nde yaşanan göçmen kargaşasıyla ilgili materyalleri de biz mi yerleştirdik? ABD, Almanya, İtalya, Fransa ve diğer ülkelerin birbirlerine yönelik çağrıları da sözde ‘Kremlin hackerlarının’ sistemi hacklemesinin bir sonucu mu? Bu Kiev rejimi ne kadar da içler acısı bir çürüme içinde.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260801/zaharova-ispanyadaki-gocmen-krizi-uzerinden-rusyayi-suclayan-kiev-rejimi-tam-bir-curume-icinde-1107700060.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/peru-eski-devlet-baskani-humalaya-verilen-15-yillik-hapis-cezasini-iptal-etti-2611837d22d0b-3c86-41ae-8928-d30dddb54d052026-08-01T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti

Peru, eski Devlet Başkanı Humala'ya verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Peru&nbsp;</strong>Anayasa Mahkemesi, eski Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Ollanta Humala</strong>&nbsp;hakkında kara para aklama suçundan verilen 15 yıllık hapis cezasını iptal ederek davaya ilişkin tüm ceza yargılamasını geçersiz ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2011-2016 yılları arasında</strong>&nbsp;Peru Devlet Başkanlığı görevini yürüten Humala, 2025 yılında Brezilyalı inşaat şirketi Odebrecht ile dönemin Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez'den seçim kampanyalarını finanse etmek amacıyla yasa dışı para aldığı gerekçesiyle suçlu bulunmuş ve&nbsp;<strong>15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Karara itiraz eden Humala'nın başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasının hukuken geçersiz olduğuna hükmetti. Yerel basında yer alan haberlere göre Humala'nın Lima'daki Barbadillo Cezaevi'nden kısa süre içinde tahliye edilmesi bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eşi de aynı davada mahkum edilmişti</span></h2><p><span style="font-size:18px">Humala'nın eşi ve Peru Milliyetçi Partisi'nin kurucularından Nadine Heredia da aynı davada kara para aklama suçundan 15 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Heredia, kararın ardından Brezilya'nın Lima Büyükelçiliği'ne sığınmış ve kendisine Brezilya'ya güvenli geçiş izni verilmişti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">'Odebrecht skandalı'</span></h3><p><span style="font-size:18px">Humala, Brezilyalı inşaat devi Odebrecht'in Latin Amerika'daki yolsuzluk ağı kapsamında soruşturulan dört Peru devlet başkanından ilki olmuştu. Eski Devlet Başkanı Alejandro Toledo rüşvet almaktan 20 yılı aşkın hapis cezasına çarptırılırken, Alan Garcia 2019 yılında hakkında gözaltı kararı çıkarılmadan önce yaşamına son vermişti. Eski Devlet Başkanı Pedro Pablo Kuczynski hakkındaki soruşturma ise devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, Humala ve eşinin Odebrecht'ten yaklaşık 3 milyon dolar, Hugo Chavez yönetiminden ise 2006 seçim kampanyası için 200 bin dolar yasa dışı finansman aldığını öne sürüyordu. Çift ise tüm suçlamaların siyasi amaçlı olduğunu savunuyordu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260731/peru-eski-devlet-baskani-humalaya-verilen-15-yillik-hapis-cezasini-iptal-etti-1107687599.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/oglu-okulda-saldiri-duzenleyen-babaya-15-yil-hapis-cezasi-verildi-261170ed58ab4-825d-456d-84a1-cc09696219252026-08-01T12:28:00+03:00HABER MERKEZİ Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi

Oğlu okulda saldırı düzenleyen babaya 15 yıl hapis cezası verildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Georgia eyaletinde bulunan Apalachee Lisesi'nde 4 Eylül 2024'te düzenlenen ve iki öğrenci ile iki öğretmenin yaşamını yitirdiği silahlı saldırıya ilişkin davada dikkat çeken karar açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıyı gerçekleştiren oğlu Colt Gray'e silahı temin ettiği belirlenen baba Colin Gray, 15 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, saldırıyı gerçekleştiren Colt Gray'in şartlı tahliye imkanı olmaksızın müebbet hapis cezasına mahkum edilmesinden yalnızca birkaç gün sonra verildi. Suçunu kabul eden Colt Gray, saldırıyı düzenlediğinde 14 yaşındaydı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Ebeveyn olarak başarısız oldu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Barrow Bölge Üst Mahkemesi Yargıcı Nicholas Primm, karar duruşmasında Colin Gray'in bir ebeveyn olarak sorumluluklarını yerine getirmediğini belirtti. Primm, kasıt unsuru taşımayan ihmal suçlarının cezalandırılmasının hukuki açıdan zorluğuna işaret ederek, kararın duygusal değil hukuki değerlendirmeler doğrultusunda verildiğini ifade etti.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Dört kişinin ölümünden suçlu bulundu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Mart ayında görülen duruşmalarda jüri, Colin Gray'i 14 yaşındaki öğrenciler Mason Schermerhorn ve Christian Angulo'nun ölümleri nedeniyle ikinci derece cinayet, öğretmenler Richard Aspinwall ve Cristina Irimie'nin yaşamını yitirmesi nedeniyle ise taksirle adam öldürme suçlarından suçlu buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanık ayrıca çocuklara eziyet ve tehlikeli davranışlarda bulunma suçlamalarıyla da yargılandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Silahı Noel hediyesi olarak aldığı ortaya çıktı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Savcılık, Colin Gray'in yarı otomatik tüfeği, mühimmat ve aksesuarları oğluna Noel hediyesi olarak satın aldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmada ayrıca saldırganın odasında, 2018 yılında Florida'daki okul saldırısını gerçekleştiren Nikolas Cruz'a ait fotoğrafların bulunduğu ve olaydan önceki haftalarda ruhsal durumunun belirgin şekilde kötüleştiğinin tespit edildiği belirtildi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Savunma ve savcılık karşı karşıya geldi</span></h3><p><span style="font-size:18px">Savunma avukatı Brian Hobbs, müvekkili için 10 yıl hapis ve 10 yıl denetimli serbestlik cezası talep ederek Colt Gray'in ruhsal sorunlarını ailesinden gizlediğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcı Brad Smith ise Colin Gray'in oğlundaki tehlike işaretlerini görmezden geldiğini belirterek, saldırıda kullanılan silahı bizzat temin ederek faciaya zemin hazırladığını vurguladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">ABD'de ebeveynlerin sorumluluğu tartışılıyor</span></h3><p><span style="font-size:18px">ABD'de son yıllarda okul saldırılarının ardından ebeveynlerin hukuki sorumluluğuna ilişkin davalar giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2021 yılında Michigan eyaletindeki Oxford Lisesi'nde düzenlenen okul saldırısının ardından saldırganın anne ve babası Jennifer ve James Crumbley de taksirle adam öldürme suçundan 10'ar yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260731/oglu-okulda-saldiri-duzenleyen-babaya-15-yil-hapis-cezasi-verildi-1107677235.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/egemenlik-tartismasi-ironi-ve-suclamalar-kuzey-afrika-ceuta-krizine-nasil-tepki-verdi-2611675150d92-02f7-47c2-80d3-9d17a270bb142026-08-01T12:25:00+03:00HABER MERKEZİ Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?

Egemenlik tartışması, ironi ve suçlamalar: Kuzey Afrika, Ceuta krizine nasıl tepki verdi?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sadece 19 kilometrekarelik küçük bir şehrin, yankıları tüm Güney Avrupa'ya yayılan insani ve diplomatik bir krizin merkez üssü haline gelmesini kimse beklemiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü birkaç saat içinde Ceuta, Fas topraklarından binlerce göçmenin girişine sahne oldu ve bu durum, şehrin 2021 krizinden bu yana yaşadığı en büyük toplu geçiş olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta yetkilileri şehre yaklaşık 60 bin göçmenin girdiğini belirtti. İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre cuma öğleden sonra itibarıyla ölü sayısının 34'e yükselmesiyle krizin insani bilançosu da ağır oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta'nın Tarajal plajında çekilen videolar, dalgakıran ile sınır bölgesindeki yollar arasında koşan büyük kalabalıkları göstererek geçişlere eşlik eden kaosu gözler önüne seriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni gelenlerin çoğu gençlerden oluşuyor, ancak görüntülerde, boğulma ve bitkinlik riskiyle dolu bu yolculukta çocuklu kadınlar ve ailelerin de yer aldığı anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki, Fas'ta ve daha genel olarak Kuzey Afrika'da resmi ve halk düzeyindeki tepkiler nasıl oldu? Euronews Arapça mercek tuttu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/31/egemenlik-tartismasi-mizah-suclamalar-kuzey-afrika-ceuta-krizine-nasil-tepki-verdi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italya-ispanya-ile-schengen-anlasmasini-askiya-aldi-sinirlari-kapatti-gerekcesi-ceuta-krizi-2611559d09239-a476-4c4c-98a1-5c09c76435b92026-08-01T12:22:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi

İtalya, İspanya ile Schengen anlaşmasını askıya aldı, sınırları kapattı: Gerekçesi Ceuta krizi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya İçişleri Bakanlığı, ülkenin İspanya ile olan deniz ve hava sınırlarının kapatılması talimatını vererek iki ülke arasındaki Schengen serbest dolaşım uygulamasını geçici olarak askıya aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu adım; binlerce göçmenin İspanya'nın Kuzey Afrika'daki özerk bölgesi Ceuta'ya ulaşmasının ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararı Başbakan Giorgia Meloni ile Başbakan Yardımcıları Antonio Tajani ve Matteo Salvini perşembe akşamı duyurmuştu. Karar, İtalya Göç Analizi ve Sınır Güvenliği Komitesi'nin değerlendirmelerine dayanarak, cuma günü İçişleri Bakanı Matteo Piantedosi başkanlığında İçişleri Bakanlığı'nda düzenlenen toplantıda resmen onaylandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü birkaç saat içinde Ceuta, Fas topraklarından binlerce göçmenin girişine sahne olmuştu. Bu durum, şehrin 2021 krizinden bu yana yaşadığı en büyük toplu geçiş olarak kayıtlara geçmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta yetkilileri şehre yaklaşık 60 bin göçmenin girdiğini belirtiyor. İspanya İçişleri Bakanlığı'na göre cuma öğleden sonra itibarıyla ölü sayısının 34'e yükselmesiyle krizin insani bilançosu da ağır oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceuta'nın Tarajal plajında çekilen videolar, dalgakıran ile sınır bölgesindeki yollar arasında koşan büyük kalabalıkları göstererek geçişlere eşlik eden kaosu gözler önüne serdi. Yeni gelenlerin çoğu gençlerden oluşuyor, ancak görüntülerde, boğulma ve bitkinlik riskiyle dolu bu yolculukta çocuklu kadınlar ve ailelerin de yer aldığı anlaşılıyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/31/italya-ispanya-ile-schengen-anlasmasini-askiya-aldi-sinirlari-kapatti-gerekcesi-ceuta-kriz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-toplumu-daha-fazla-kirletmeyelim-26114df2192b3-a45c-4c59-8589-ed36b97157802026-08-01T12:07:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: TOPLUMU DAHA FAZLA KİRLETMEYELİM

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplum öyle bir hale geldi ki, getirildi ki, bir tarafta padişah hırkası giyen ve şatafatlı yaşayanlar var bunların ağzında ise KİBİR KÖTÜDÜR lafı eksik olmuyor. Değer tarafta her tür adaletsizlik ve haksızlık karşısında kula boyun eğenler var ama ALLAH BÜYÜKTÜR diyorlar. Bu nasıl bir yaşam biçimi, nasıl bir kültür, anlamak zor. Toplumda derin yaralar açan, toplumu kirleten gittikçe yozlaştıran bu durumu ele alıp, kendimize, aslımıza dönmemiz gerektiğinin altını çizen, hak ve hukuk ile adaletin merkeze yerleşmesini sağlayacak, herkesin yaşam içinde eşit haklar ile yaşamasını temin edecek, ayrıcalıklara son verecek NAÇİZANE bu günkü yazımı kaleme alıyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli okurlarım, kıymetli insanlar,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, tarih boyunca adaletsizliğin ve eşitsizliğin kurumsallaştığı dönemlerde sıkça görülen, toplumsal vicdanın en derin yaralarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tespitlerim güç ve iktidar sahiplerinin dini veya ahlaki kavramları birer kalkan yahut kılıf olarak kullanmasını, ezilen kesimlerin ise umudu sadece teselliye ve sabra indirgeyip hak arama bilincini yitirmesini özetlemektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumun bu kısır döngüden çıkıp özüne, yani hakkaniyet ve vicdan temelli erdemlerine dönebilmesi için üzerinde durulması gereken temel bir takım ilkeler vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Kibir ve Gösterişin Maskesini Düşürmek :&nbsp;</strong>"Kibir kötüdür" diyerek diliyle tevazu öğretenlerin, yaşam tarzlarında şatafatı, israfı ve lüksü barındırması büyük bir çelişkidir. Gerçek tevazu sözle değil, paylaşımla, adil bölüşümle ve halkla aynı hayatı paylaşmakla ölçülür. Güç sahiplerinin halkın sırtından elde ettikleri ayrıcalıkları meşrulaştırmak için manevi değerleri araçsallaştırması, en büyük ahlaki çürümedir. Toplumun bu ikiyüzlülüğü görebilmesi, ilk adımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sabrı ve Tevekkülü Yanlış Anlamaktan Kurtulmak:&nbsp;</strong>İnanç sistemlerinde "Allah büyüktür" ya da "sabır" kavramları, haksızlıklara sessiz kalmak, boyun eğmek veya adaletsizliği kabullenmek için bir bahane olarak sunulamaz. Sabır, zorluklar karşısında direnmek, mücadele etmek ve doğruluktan sapmamaktır; zulme rıza göstermek asla değildir. "Allah büyüktür" inancı, insanlara adaletsizliği boyun eğerek kabullenmeyi değil, adaleti bu dünyada hâkim kılmak için irade göstermeyi emreder. Hak aramak, kul hakkını korumak ve haksızlığa "dur" demek inancın da gereğidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ayrıcalıklara Son Verip Eşit Yurttaşlığı İnşa Etmek :&nbsp;</strong>Bir toplumda hukukun üstünlüğü yoksa, yasalar güçlüleri koruyor ve zayıfları eziliyorsa orada huzurdan söz edilemez. Yaşamın her alanında (eğitimde, geçimde, yönetimde) herkesin eşit haklara sahip olduğu, torpilin, kayırmacılığın ve imtiyazın son bulduğu bir düzen kurulmalıdır. Ayrıcalıklı bir zümrenin varlığı, diğer insanların onurunu zedeler. Hak, haktır; kimseye lütuf olarak sunulamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Özümüze Dönüş: Hak, Hukuk ve Adalet:&nbsp;</strong>Medeniyetimizin köklerinde, insanı insan kılan en temel değer adalettir. "Adalet mülkün temelidir" sözü sadece mahkeme salonlarının duvarında yazılı bir slogan olamaz; hayatın her alanına nüfuz etmelidir. Özümüze dönmek; komşusu açken tok yatamayanların vicdanını, güçlünün değil haklının yanında durma cesaretini yeniden kuşanmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yozlaşmış düzenin değişmesi, bireylerin sorgulama becerisini yeniden kazanmasıyla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimse kimseden üstün değildir; doğuştan gelen insan onuru her türlü makamın, hırkanın ve zenginliğin üzerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumun şifası; adaletin merkeze yerleştiği, hakların lütuf değil standart olarak görüldüğü, kul hakkının kutsal sayıldığı ve herkesin insan onuruna yaraşır bir yaşam sürdürdüğü adil bir düzende saklıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslımıza dönmek; korkunun yerine cesareti, boyun eğmenin yerine hak arama bilincini koymakla gerçekleşecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-istanbulun-yapi-stokunu-guclendirmek-hepimiz-icin-bir-milli-guvenlik-sorunudur-26132a0086c36-046a-40ba-a3f5-74b204fa357f2026-08-01T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"

ERDOĞAN: "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İl Danışma Meclisi'nin ülkeye, millete ve şehre hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendilerini bir araya getiren AK Parti İstanbul İl Başkanı Abdullah Özdemir ve ekibine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuruluşundan itibaren İl Başkanlığı bünyesinde büyük Türkiye mücadelesine, güçlü Türkiye davasına omuz vermiş tüm yol arkadaşlarını, yöneticileri şükranla andığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ahirete irtihal etmiş kardeşlerine Allah'tan rahmet niyaz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul İl Teşkilatı'nın, İstanbul'daki belediyelerin, meclis üyelerinin, kadın ve gençlik kollarının tam bir adanmışlık içinde, bir bayrak yarışı anlayışıyla şehre ve davaya hizmet etmeyi sürdürdüğünü ifade ederek, "Gönüller kazanmak, gönüller yapmak için çıktığımız bu kutlu yolculukta üye sayımızı artırarak, büyüyerek, güçlenerek yola devam ediyoruz. Mahalle mahalle, sokak sokak, kapı kapı hatta site site çalışarak Türkiye Yüzyılı'nı milletimizle birlikte inşa ediyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleşmenin artmasıyla birlikte "Her site bir teşkilat" anlayışıyla komşuluk hukukunu güçlendiren, gönüllere dokunan yeni nesil teşkilatçılık modellerinden birini ilk etapta İstanbul'da hayata geçirmeye başladıklarını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Ak saçlılarımızın tecrübesiyle gençlerimizin dinamizmini harmanladığımız bu güzel faaliyetlerimizin yansımalarına bizzat şahit oluyoruz. Partimize yönelik teveccüh artmaya devam ediyor. AK Parti, Türk siyasetinin çekim merkezi, cazibe merkezi olma vasfını daha da güçlendiriyor. Özellikle yeni üye seferberliğimizin başta İstanbul olmak üzere ülkemiz genelinde teşkilatlarımıza yepyeni heyecan kazandırdığını görüyoruz. Üye sayısı itibarıyla Türkiye'nin açık ara birinci partisiyiz. Geçen ay açıklanan verilere göre, üye sayımız 11 milyon 710 bine ulaştı. Son 6 ayda 166 bin 612 kardeşimizi saflarımıza dâhil ettik"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, partisinin İstanbul teşkilatının üye seferberliğinde adeta lokomotif olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son 15 ayda sadece İstanbul'da AK Parti'ye 253 bin yeni üye kazandırdıklarını, böylece İstanbul'daki üye sayısını 2 milyon 198 bine çıkardıklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, en fazla yeni üye kazandıran ilçelerin sırasıyla Beyoğlu, Ataşehir, Kartal, Fatih ve Zeytinburnu olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Durmak yok, yola devam" sloganını yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, partiye katılan 253 bin yeni üyeye "hoş geldiniz" diyerek teşkilata katılımlarından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu üyelerin partiye kazandırılmasında emeği geçen teşkilat mensuplarına da teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HİÇBİR AYRIM YAPMADAN HER BİR VATANDAŞIMIZI AYNI MUHABBETLE BAĞRIMIZA BASIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Üye seferberliğinde 39 ilçe arasında ilk beşe giren ilçe teşkilatlarını kutlayan, başarılarının katlanarak sürmesini temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şahsıma sizler gibi gayretli, sizin gibi inanmış yol arkadaşları bahşettiği için Rabbime her zaman hamdettiğimi burada bir kere daha ifade ediyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece üye sayısı bakımından değil, toplumsal temsil açısından da ülkenin en büyük siyasi hareketi olduklarının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "86 milyonun tamamına aynı nazarla bakıyor, hiçbir ayrım yapmadan her bir vatandaşımızı aynı muhabbetle bağrımıza basıyoruz. Onun için 'AK Parti bir Türkiye kitabıdır' diyoruz. Onun için burada herkese bir sayfa var, herkesin hikâyesine yer var diyoruz. Bundan 25 yıl önce AK Parti'yi kurarken siyasetimizi işte bu temel ilkeler üzerine bina ettik" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 yıldır bu ilkeler istikametinde siyaset yaptıklarını vurgulayarak, "Bilinmesini isterim ki AK Parti'nin cümle kapısı millete sevdalı olan, millete hizmet aşkıyla yanan herkese sonuna kadar açıktır. Bu çatının altında Türkiye merkezli siyaset yapmak, Türkiye'ye hizmet etmek isteyen her bir insanımıza yer vardır. Türkiye Yüzyılı hedefine giden yolda ilkelerimizi benimseyen herkesle partimizin çatısı altında bir olmak, beraber olmaktan, birlikte omuz omuza yol yürümekten biz sadece şeref duyarız, bahtiyarlık duyarız. Yolunu ayırana uğurlar olsun dediğimiz gibi, yolumuza ve kolumuza girene de hoş geldin der, bağrımıza basar, Allah izin verirse mezara kadar da onlarla yol arkadaşlığı yaparız" sözlerini sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti'nin 25. yıl dönümünü 14 Ağustos'ta Ankara'da coşkulu bir mitingle kutlayacaklarını bildirerek, şunları kaydetti: "Şanla, şerefle, milletimize hizmetle geçirdiğimiz bu 25 yıla baktığımızda gördüğümüz şudur değerli kardeşlerim, AK Parti yıldan yıla büyüyen, güçlenen, büyüdükçe ve güçlendikçe de tıpkı bir yıldız gibi Türk siyasetinde parlayan bir partidir. AK Parti kendisiyle birlikte Türkiye'yi de büyüten, Türkiye'nin itibarını tüm dünyada yükselten, Türkiye'nin gücüne güç katan bir partidir. AK Parti aynı zamanda Türkiye'de siyasete kalite kazandıran, siyasetin sadece pratiğini değil, paradigmasını da dönüştüren devrimci bir partidir. Kim ne derse desin, kim hangi ham hayali kurarsa kursun, AK Parti budur, AK Parti'nin farkı budur, siyasal vizyonu budur. Ahlaki üstünlük de, psikolojik üstünlük de işte burada, bu çatı altındadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugünkü programda AK Parti ailesine katılan belediye başkanlarına ve meclis üyelerine "Hoş geldiniz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ilçelerine hizmet çabalarında her zaman yanlarında olacaklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÜNDEMİMİZDE, TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİYLE ÜLKEMİZİN YARIM ASIRLIK SORUNLARINA ÇÖZÜM BULMA GAYRETİ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına şu sözlerle devam etti: "Aziz kardeşlerim, kıymetli yol ve dava arkadaşlarım, AK Parti ve Cumhur İttifakı'na yönelik artan ilginin sırrını çözmek için öyle detaylı analizlere, beyin fırtınalarına gerek yok. Yalnızca son günlerde muhalefet cephesinde yaşanan tartışmalara ve bunların niteliğine bakmak bile bunu anlamak için kâfidir. Bizim gündemimizle onların gündemi arasında dağlar kadar fark var. Biz etrafımızdaki çatışmalardan Türkiye'yi uzakta tutmanın mücadelesini verirken onlar kendi ilçelerinde kavga ediyor, birbirleriyle çatışıyor. Biz ülkemizin küresel ölçekte itibarını daha da yükseltmenin peşinde koşarken onlar Ankara'da sonu gelmez siyasi çekişmelerle uğraşıyor. Biz Gazze'den Lübnan'a, Somali'den Sudan'a nerede bir sıkıntı varsa onu çözmeye çalışırken onlar kendi sorunlarına bile çözüm bulamıyor. Biz plan üretirken, proje üretirken, milletimizin derdine çare üretirken onlar sadece ve sadece gerilim, çatışma, hakaret ve polemik üretiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi gündemlerinde Körfez'le Avrupa'yı Türkiye üzerinden ticari olarak birbirine bağlayacak olan Kalkınma Yolu Projesi bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Eskisi ve yenisiyle onların gündeminde ise kimin figüran, kimin proje, kimin hain olduğunu tespit etmek var. Bizim gündemimizde, Terörsüz Türkiye süreciyle ülkemizin yarım asırlık sorunlarına çözüm bulma gayreti var. Yine eskisi ve yenisiyle onların gündeminde internet hesaplarını, il ilçe başkanlığı binalarını bölüşmek var" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölgemiz belki de son asrın en büyük krizlerinden birini yaşıyor ama bu bizim muhalefetin umurunda bile değil. Lafa gelince ülkeyi yönetmeye talipler ama gündemlerinde Türkiye yok. Ne ekonomide ne şehircilikte ne dış politikada ne de iç siyasette bize ve millete faydası olacak, bizim ufkumuzu açacak hiçbir önerileri yok. Biz ise tüm bu zorlu konjonktüre rağmen Türkiye'yi kalkınma rotasında tutuyor, insanımızın sıkıntılarına çare bulmaya gayret ediyoruz" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un trafiğin yanı sıra en önemli sorunlarından birisinin kentsel dönüşüm meselesi olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'un çarpık ve sağlıksız kentleşmenin yoğun olduğu bir şehir olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İstanbul'un yapı stokunu güçlendirmek, siyasetten öte, hepimiz için bir millî güvenlik sorunudur. Bu anlayışla iktidar olarak şu anda her iki kentsel dönüşümden birini İstanbul'da yapıyoruz. Şehrimizin dört bir yanında riskli yapıları hızla dönüştürüyor, İstanbul'u daha güvenli hâle getiriyoruz. Bugüne kadar İstanbul'da yaklaşık 1 milyon bağımsız bölümü yeniledik. 'Yarısı Bizden' kampanyamızla 377 bin konutu dönüştürüyoruz. Sadece kentsel dönüşümle değil, dar gelirli insanlarımıza yönelik sosyal konutlarımızla da İstanbul'un yapı stokunu yeniliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİRALIK SOSYAL KONUT UYGULAMAMIZIN İLK ADIMINI, İSTANBUL'DA 15 BİN KİRALIK SOSYAL KONUTLA ATIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kuraları çekilerek yapımına başlanan "Ev Sahibi Türkiye" projesi ile 100 bin sosyal konutu İstanbul'a kazandıracaklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Kiralık sosyal konut uygulamamızın ilk adımını, bismillah diyerek İstanbul'da 15 bin kiralık sosyal konutla atıyoruz. Eylül ayında konutlarımızı kiralamaya başlıyoruz. Talep toplayıp adil ve şeffaf bir şekilde, noter huzurunda kura usulüyle hak sahiplerini belirleyeceğiz. En önemlisi bu konutlarımız bulunduğu bölgedeki piyasa rayiç bedelinin altında kiralanacak. Kira sözleşmelerimiz üç yıllık olacak. Üç sene sonra evlerin tahliye ve bakım süreçleri tamamlanacak ve bu konutlar kurayla belirlenen yeni ihtiyaç sahiplerine devredilecek. Böylece on binlerce dar gelirli ailemize bu sirkülasyon içinde rahat bir nefes aldıracağız. İstanbullu vatandaşlarıma şimdiden hayırlı uğurlu olsun diyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bir diğer müjdemiz de esnaf ve sanatkârlarımıza kullandırılan, hazine destekli işletme kredilerinin limitini 1 milyon liradan 1,5 milyon liraya çıkarıyoruz" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, iş yeri, taşıt ve makine tesisat alımına yönelik yatırım kredilerinin limitlerini de 2,5 milyon liradan 3,5 milyon liraya yükselttiklerini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir temennisini tüm samimiyetiyle ifade etmek istediğini dile getirerek, şöyle devam etti: "Ülkemizdeki muhalefetin de bizim vizyonumuzu paylaşması, bizimle aynı ufka bakması, bilhassa Türkiye'nin hayrına olacak konularda bizimle aynı hassasiyeti taşıması dün olduğu gibi bugün de en büyük arzumuzdur. Millet değişirken, ülke değişirken, dünya değişirken bu değişime paralel olarak AK Parti ve Cumhur İttifakı kendisini sürekli yenilerken, muhalefetin yerinde sayması, hatta geriye gitmesi ülkemize yakışan bir durum değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şurası bir gerçek ki Türkiye'den kopuk, milletin gündeminden kopuk, daha vahimi hayatın ve siyasetin gerçeklerinden kopuk bir muhalefetin bu ülkeye hiçbir hayrı dokunmaz. Aynı şekilde suç örgütleriyle rant şebekeleriyle bağını kesemeyen, sırtını Türkiye ile hesabı olan birtakım güç odaklarına dayayan bir muhalefet de Türkiye'ye ve Türk demokrasisine fayda getirmez. Siyasi yelpazenin hangi kanadında olursa olsun muhalefet partilerinin de artık Türkiye'nin standartlarına çıkmasının vakti gelmiştir. Türkiye hepimizin ortak paydasıdır. Türkiye Cumhuriyeti hepimizin müşterek yuvasıdır. Hangi kökenden olursak olalım hepimiz Türk milletinin fertleriyiz. Ülkenin ve milletin yüksek çıkarları söz konusu olduğunda ortaklaşmak, bir araya gelmek, aynı zeminde buluşmak mecburiyetindeyiz. Bu kendini Türk milletine ait hisseden herkes için millî bir ödevdir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİMİZİ HERHANGİ BİR YOL KAZASI OLMADAN BUGÜNE KADAR GETİRMEYİ BAŞARDIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı olarak ülkenin terör meselesini çözmek için çok önemli bir süreç başlattıklarına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Terörsüz Türkiye sürecimizi herhangi bir yol kazası olmadan bugüne kadar getirmeyi başardık. 40 yıldır Türkiye'ye ayak bağı olan, 40 yıldır enerjimizi, kaynaklarımızı, zenginliğimizi adeta tüketen, 40 yıldır on binlerce insanımızın hayatına mal olan bu meselenin çözülmesi hususunda ciddi bir beklenti, toplumumuzda ciddi bir talep var. Halkımız ülkemize ekonomik faturası 2,3 trilyon doları aşan bu sorunun artık kalıcı biçimde çözülmesini istiyoruz. Bunu da AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak elbette siyaset kurumunun da desteğiyle bizim başaracağımıza inanıyorum. Biz de bu inancın boşa çıkartılmasını asla ve asla istemiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, meselenin çözümü noktasında toplumun farklı kesimlerinde oluşan güçlü mutabakatın heba edilmemesi, gündelik siyasetin gelip geçici hesaplara kurban edilmemesi gerektiği inancında olduklarını vurgulayarak, şöyle konuştu: "Cumhur İttifakı ortağımız Milliyetçi Hareket Partisi ile zaten ilk günden itibaren yapıcı ve samimi tavrımızı pek çok defa ortaya koyduk. Çözümsüzlükten yana değil, çözümden yana olduğumuzu, bunun için son derece hasbi bir mücadele verdiğimizi her kritik kavşakta aziz milletimize çok net biçimde gösterdik. İnşallah önümüzdeki günlerde de aynı yapıcı tavrı sürdüreceğiz. Hazırlıklarımızı tamamladığımız yasal düzenlemenin Gazi Meclisimizin gündemine gelmesiyle birlikte sürecin ivme kazanmasını temenni ediyoruz. Milletin sorunlarını çözmeyi şiar edinmiş tüm partilerimizin katkısıyla inşallah bu meseleyi bir an önce hâl yoluna koymak durumundayız. Ümitvar tutumumuzu kurarken elbette riskleri de göz ardı etmiyoruz. Süreci istismar etmek isteyenler olacağını, iftira ile karalama ile çarpıtma ile bu süreci engellemeye çalışanlar olacağını kuşkusuz çok iyi biliyoruz. Allah'ın izniyle onlara fırsat vermeyeceğiz. Aklıselimle sağduyuyla sabırla hareket edecek, tahriklere gelmeden inşallah süreci menziline ulaştıracağız. Gayemiz, terör engelini aradan çekip alarak Türkiye'yi kardeşlik içinde, birlik ve bütünlük içinde, güçlendirilmiş huzur atmosferi içinde geleceğe hazırlamaktır. Şüphesiz mesuliyetimiz büyük, yükümüz ağırdır ama cesaret ve kararlılıkla bu meselenin üzerine gidersek inanıyorum ki menzile varmamıza kimse mani olamaz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, partililerinden bu konuda daha fazla gayret göstermelerini isteyerek, şunları kaydetti: "Özellikle önümüzdeki haftadan itibaren yaz boyunca herkese ulaşalım ve her bir kardeşimize bu süreci etraflıca anlatalım. Buna hazır mısınız? Buna var mısınız? Terörün bu ülkeye olan 2,3 trilyon dolarlık faturasını anlatalım. Ülkenin inşallah bu sorundan kurtulduğunda neler kazanacağını anlatalım. 40 yıllık bu parantez kapandığında milletimizin tamamının nasıl huzura kavuşacağını anlatalım. Sizlere güveniyorum. Sizlerden çok çalışmanızı, kapı kapı dolaşmanızı bekliyorum. Rabbim yolumuzu, bahtımızı açık etsin diyorum."</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fifadan-geri-adim-dunya-kupasini-satis-plani-askiya-alindi-2611337a13ae9-7ba9-4909-8ea0-a5a6598445b72026-08-01T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı

FIFA'dan geri adım: Dünya Kupasını satış planı askıya alındı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA), yoğun eleştirilerin ardından yatırımcı planlarından vazgeçtiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA Başkanı Gianni Infantino, Cuma gecesi yaptığı açıklamada "Tüm görüşleri dikkatle dinledikten sonra, projenin destek düzeyi ne olursa olsun bölünmelere yol açtığı ve artık başlangıçta hedeflenen amaca hizmet etmediğinin açıkça ortaya çıktığını" söyledi. "Amacımız her zaman birleştirmek ve geliştirmek olmuştur, bundan sonra da böyle olacaktır" diyen Infantino, "Bu nedenle söz konusu teklif takip edilmeyecektir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Infantino planı savundu<br />Infantino, FIFA Forward Enterprise (FFE) projesinin, desteğe en çok ihtiyaç duyan ülkeler başta olmak üzere, FIFA üyesi federasyonların ve futbolun dünya çapında daha da güçlendirilmesi için bir temel oluşturmayı amaçladığını savundu. FIFA Başkanı, "Ayrıca, başından beri vurguladığımız gibi, bunun yalnızca FIFA üyesi federasyonlarının çoğunluğu tarafından desteklenmesi ve FIFA Konseyi, konfederasyonlar ile diğer paydaşlarla yürütülen istişare süreci çerçevesinde gerçekleşmesi öngörülmüştü" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Infantino, önümüzdeki günler ve haftalarda futbolun ortak çıkarları doğrultusunda tüm ilgili tarafları yeniden bir araya getirmeyi amaçladığını belirterek, özellikle desteğe en fazla ihtiyaç duyan ülkelerde futbolun gelişimini sürdürmek istediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Planın geri çekilmesinin ardından Asya Futbol Konfederasyonu (AFC), önerinin iptal edilmesini memnuniyetle karşıladığını açıkladı. AFC'nin açıklamasında, dünya futbolunu etkileyebilecek her girişimin konfederasyonlara, FIFA Konseyi'ne, üye federasyonlara ve diğer paydaşlara zamanında, şeffaf ve yapıcı bir şekilde sunulması ve onlarla istişare edilmesi gerektiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump bağlantısı<br />FIFA Başkanı Infantino'nun, FIFA Forward Enterprise (FFE) adı altında oluşturulacak yeni bir yan kuruluş üzerinden Dünya Kupası'ndaki hisselerin yüzde 20 ila 30'unu özel yatırımcılara devretmek istediği aktarılmıştı. Bu şirketin gelecekte turnuva düzenleme haklarını elinde tutması öngörülüyor, FIFA'nın kasasına da söz konusu projeden 4,2 milyar dolar girmesi bekleniyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">FIFA'dan daha önce yapılan açıklamada, üye federasyonların çoğunluğu tarafından onay verilmesi halinde, projeye Amerikan risk sermayesi şirketi Thrive Capital'in liderlik edeceği duyurulmuştu. Söz konusu şirketin başında, ABD Başkanı Donald Trump'ın damadı Jared Kushner'in kardeşi Joshua Kushner bulunuyor.<br />Infantino'nun danışmanı istifa etmişti<br />Ancak FIFA'nın planları boykot engeline takıldı. Perşembe günü Avrupa Futbol Federasyonları Birliği (UEFA), Infantino'nun yatırımcı anlaşmasını zorla geçirmesi halinde tüm FIFA turnuvalarını boykot edeceğini açıkladı. Bu direnişe Kuzey ve Orta Amerika ile Karayipler Futbol Konfederasyonu (CONCACAF) ve Asya Futbol Konfederasyonu da katıldı. Infantino üzerindeki baskı giderek artarken, Cuma günü kıdemli danışmanı Carlos Cordeiro da protesto amacıyla görevinden ayrıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cordeiro, Gianni Infantino'nun planlarına ilişkin, "Şunu açıkça belirtmek isterim, bu teklifle hiçbir ilgim yok ve buna kesin bir şekilde karşıyım. Bu, FIFA'ya üye federasyonlar için kötü bir anlaşma, futbol için kötü bir anlaşma ve futbolun uzun vadeli geleceği için de kötü bir anlaşmadır" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Pais: Futbol kazandı, FIFA kaybetti<br />FIFA'nın tartışmalı yatırımcı planlarından vazgeçmesi, uluslararası medyada geniş yankı uyandırdı. Infantino'nun ani geri adımı, birçok gazete tarafından yenilgi, geri adım ve itibar kaybı olarak yorumlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz Daily Mail gazetesi, "Infantino'nun, Dünya Kupası'nın ticarileştirilmesine yönelik planlarında utanç verici bir geri adım attığını" yazarken The Guardian, FIFA başkanının Dünya Kupası hisselerini özel yatırımcılara satma girişiminin "görkemli bir başarısızlıkla sonuçlandığını" belirtti. Gazete, gelen küresel tepkinin ardından Infantino'nun projenin artık amacına hizmet etmediğini kabul etmek zorunda kaldığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanyol AS ise gelişmeyi FIFA Başkanı için "küresel bir yenilgi" olarak nitelendirdi. Carlos Cordeiro'nun istifasının ardından, Infantino'nun "gerçeklikten kopuk fikrinin" başarısızlığa uğramasının an meselesi olduğunu belirten gazete, UEFA'nın direnişe liderlik ettiğini ve sonunda Infantino'nun mücadeleyi kaybettiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">El Pais gazetesi ise"Milyonlarca taraftarıyla futbol, dış aktörlere karşı kazandı, FIFA kaybetti" yorumuna yer verdi. &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">"Artık yeter! Sağduyu kazandı" satırlarına yer veren İtalyan La Gazzetta dello Sport ise, uluslararası futbolun "özelleştirilmesi" girişiminde geri adım atıldığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;DW,dpa,SID / SÖ,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/fifadan-geri-ad%C4%B1m-d%C3%BCnya-kupas%C4%B1n%C4%B1-sat%C4%B1%C5%9F-plan%C4%B1-ask%C4%B1ya-al%C4%B1nd%C4%B1/a-78200414</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uyusturucu-kullanan-pilot-70-bin-ekstazi-hapla-yakalandi-26112b723551a-4de3-4bde-b6f2-16212d7bef3b2026-08-01T11:48:00+03:00HABER MERKEZİ Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı

Uyuşturucu kullanan pilot 70 bin ekstazi hapla yakalandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Malezyalı bir pilot, Endonezya'nın başkenti Jakarta'daki Soekarno-Hatta Uluslararası Havalimanı'nda bagajında 70 binden fazla ekstazi hapıyla yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">39 yaşındaki pilot, Çarşamba gecesi bir yolcu uçağını Malezya'nın başkenti Kuala Lumpur'dan Jakarta'ya uçurduktan kısa süre sonra gözaltına alındı. Havalimanı yetkilileri, pilotun çalıştığı şirketin adını açıklamadı, ancak söz konusu uçuş numarasının bir Malaysia Airlines seferine ait olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gümrük yetkilileri, pilotun valizinde 14 paket ekstazi hapı, el bagajında ise 4 gram metamfetamin bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, pilotun uyuşturucuyu kimliği açıklanmayan bir kişinin talebi üzerine, yaklaşık 12 bin 240 dolar karşılığında taşımayı kabul ettiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pilotun uyuşturucu testi de pozitif çıktı<br />Polis, ayrıca pilotun uçuş sırasında uyuşturucu etkisi altında olduğunu açıkladı. Bir yetkili, pilotun idrar testi sonuçlarının pozitif çıktığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkili, "Hepimizi endişelendiren konu, bu kişinin mesleğinin pilot olması. Endonezya'ya vardığında, Kuala Lumpur'dan buraya uçağı yeni kullanmıştı" ifadelerini kullandı. Yetkili, pilotun muhtemelen pilotlar ve mürettebat için ayrılan özel gümrük hattında kontrol edilmeyeceğini düşündüğünü ancak uyguladıkları denetimin "herkes için aynı olduğunu" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pilot yetkililere verdiği ifadede, üçüncü kez uyuşturucu kaçakçılığı girişiminde bulunduğunu itiraf etti. Bu girişimlerden ikisinin Endonezya'ya, birinin ise Malezya'ya olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polisin ismi "M.S.O." olarak belirtilen şüphelinin uluslararası bir uyuşturucu şebekesinin üyesi olduğundan şüphelendiğini ve kendisi hakkında kaçakçılık suçlamasıyla dava açıldığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdam cezasıyla karşı karşıya<br />Endonezya yasaları nedeniyle zanlı, idam veya ömür boyu hapis cezasıyla karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneydoğu Asya ülkesi Endonezya, uyuşturucu suçlarına ilişkin dünyanın en sert yasalarına sahip ülkelerinden biri. Bu yasalar arasında uyuşturucu kaçakçıları için idam cezası da yer alıyor. Ancak ülke, son yıllarda idam cezalarını infaz etmek yönünde adım atmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede, uyuşturucu suçları nedeniyle son infaz 2016 yılında, biri Endonezyalı ve üçü Nijeryalı olmak üzere dört mahkûmun kurşuna dizilmesiyle gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen Mart ayında ise iki İngiliz vatandaşı, turistik Bali Adası'na kokain kaçırdıkları gerekçesiyle suçlu bulunarak 9 ve 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran ayında da Bali polisi, yaklaşık 8 kilo uyuşturucuyu adaya sokmaya çalıştıkları iddiasıyla iki Rus vatandaşını gözaltına aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Malaysia Airlines iç soruşturma başlattı<br />Malaysia Airlines soruşturma devam ettiği gerekçesiyle olay hakkında yorum yapmayı reddetti. Diğer yandan şirket, uygunsuz davranışları tolere etmediğini ve şu anda kendi iç soruşturmasını yürüttüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin açıklamasında "Malaysia Airlines, yürürlükteki tüm yasa ve düzenlemelere uygun olarak ilgili makamlarla tam iş birliği yapacaktır" ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP / SÖ,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/uyu%C5%9Fturucu-kullanan-pilot-70-bin-ekstazi-hapla-yakaland%C4%B1/a-78191333</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/demirtastan-narin-guranin-tutuklu-anne-ve-amcasina-destek-261114670c2b6-ae68-4af6-97c5-2e5e6eaaa8ae2026-08-01T11:45:00+03:00HABER MERKEZİ Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek

Demirtaş'tan Narin Güran'ın tutuklu anne ve amcasına destek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tutuklu eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Narin Güran cinayetinden tutuklu bulunan anne ve amcaya destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Narin'in babası Arif Güran ile görüştüğünü ve dava dosyasını incelediğini belirten Demirtaş, "Suçu somut delillerle ispatlanabilmiş tek isim Nevzat Bahtiyar'dır. Deliller ışığında, Narin'in annesi Yüksel Güran'ın, ağabeyi Enes Güran'ın ve amcası Salim Güran'ın suçlu bulunup ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmaları tam bir hukuk faciasıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Basının yönlendirmesiyle oluşan yoğun kamuoyu baskısı mahkemenin karar sürecini gölgelemiştir" iddiasında bulunan Demirtaş, "Ceza hukukunun en temel kuralı, mahkûmiyetin dedikodulara veya ihtimallere değil, somut ve şüpheden uzak delillere dayanması gerekliliğidir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suçlu oldukları ispatlanamadı"<br />"Anne ve amcanın suçlu oldukları, hukukun evrensel ilkeleri gereğince şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanamamıştır" diyen Demirtaş, istinaf ve Yargıtay süreçlerinde bu cezaların bozulmuş olması gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Mevcut dava dosyasına göre annenin ve amcanın suçlu oldukları ispatlanamamıştır" açıklamasını tekrarlayan Demirtaş, avukatları aracılığıyla X hesabından paylaştığı mesajda, "Kamu vicdanını asıl yaralayacak olan durum, belki de Narin'in gerçek katilleri dışardayken annesinin ve amcasının cezaevinde olmalarıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne olmuştu?<br />Sekiz yaşındaki Narin Güran, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Tavşantepe Mahallesi'nde 21 Ağustos 2024'te kaybolmuş, küçük kızın cansız bedeni arama çalışmalarının 19'uncu gününde yakınlardaki bir dere yatağında çuval içinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cinayetle ilgili davada amca Salim Güran, anne Yüksel Güran ve ağabey Enes Güran "iştirak hâlinde çocuğa karşı kasten öldürme" suçundan ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırılmış; önce 4,5 yıl hapse mâhkum edilen komşu Nevzat Bahtiyar ise, Yargıtay'ın kararı bozması üzerine yapılan yeni yargılamada 17 yıl hapis cezası almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/demirta%C5%9Ftan-narin-g%C3%BCran%C4%B1n-tutuklu-anne-ve-amcas%C4%B1na-destek/a-78191296</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cavak-tokide-tapu-ve-anahtar-teslimine-baslaniyor-261108f611378-6820-4dcc-8db5-ab230afa40822026-08-01T11:33:00+03:00HABER MERKEZİ Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor

Çavak TOKİ'de tapu ve anahtar teslimine başlanıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, TBMM’de yaptığı konuşmada, TOKİ tarafından Yenişehir ilçesine bağlı Çavak Mahallesi'nde inşaatı tamamlanan konutların, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından ruhsat işlemlerinin tamamlanmasının ardından hak sahiplerine tapu dağıtımının 3 Ağustos 2026 tarihi itibariyle başlanacağını açıkladı. Kıratlı, bin 72 dairenin hak sahiplerine teslim edileceğini belirterek, bu sayıyla birlikte Mersin’de bugüne kadar 6 binin üzerinde dairenin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">TOKİ YATIRIMLARI 20 BİNİN ÜZERİNE ÇIKACAK</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de sosyal konut yatırımlarının hızla sürdüğünü belirten Kıratlı, TOKİ tarafından bugüne kadar binin üzerinde konut ve işyerinin tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini, 4 bin konutun yapımının ise devam ettiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kent genelinde 20 binin üzerinde konut ve işyeri projesinin hayata geçirilmesinin planlandığını kaydeden Kıratlı, “Bugüne kadar 6 binin üzerinde konut ve işyerini tamamlayarak hak sahibi vatandaşlarımıza teslim ettik. Kalan konut ve işyeri yapımına da en kısa sürede başlanacak. Kentimizde yapılacak konut ve iş yeri sayısı 20 binin üzerine çıkacak. Konut ve işyerlerini en kısa zamanda tamamlayarak vatandaşlarıma teslim edeceğiz. Protokoller imzalandı ve ihale süreçleri tamamlandı.” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÜLKE GENELİNDE TAMAMLANAN TOKİ SAYISI 2 MİLYONA YAKLAŞTI</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıratlı, AK Parti iktidarı döneminde ülke genelinde bugüne kadar 2 milyona yakın konutun tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildiğini belirterek, “TOKİ tarafından ülkemizde hayata geçirilen kentsel dönüşüm kapsamında tamamlanan konut sayısı 2 milyona yaklaştı. Toplamda 1 milyon 762 bin konut tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Asrın felaketi olan 6 Şubat depremlerinin ardından hızlı bir şekilde çalışmalara başlanarak 455 bin konut tamamlanmış ve mağdur vatandaşlarımıza teslim edilmiştir. Depremde yaraları sararken Mersin’den de vazgeçmedik. Kentimizde projelerimizi yapmaya devam ettik ve ediyoruz.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MERSİN'E YATIRIMLARIMIZ SÜRECEK"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde Mersin'e önemli yatırımlar kazandırıldığını vurgulayan Kıratlı, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde verdiğimiz sözleri bir bir yerine getiriyoruz. Mersin'e sağlık, ulaşım ve konut başta olmak üzere birçok önemli yatırım kazandırdık. Şehir Hastanesi bunların en önemli örneklerinden biridir. Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu Projesi'nde de sona geldik. Hızlı tren hattı çalışmalarımız hızlı bir şekilde devam ediyor. Biz laf değil, eser üretiyoruz. Vaat değil hizmet ediyoruz. Mersin'e değer katacak yatırımları hayata geçirmeye devam edeceğiz. " ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÜLTEN İLE HULUSİ'NİN DÜĞÜN MERASİMİ MUHTEŞEMDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gulten-ile-hulusinin-dugun-merasimi-muhtesemdi-2610929016f45-1583-4885-bcf1-70f7081076542026-07-31T23:17:00+03:00HABER MERKEZİ GÜLTEN İLE HULUSİ'NİN DÜĞÜN MERASİMİ MUHTEŞEMDİ

GÜLTEN İLE HULUSİ'NİN DÜĞÜN MERASİMİ MUHTEŞEMDİ

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Muhteşem bir kalabalık, katılımcıların her kesimden olması, Düğüne Gülnar Belediye Başkanı Fatih Önge, Mersin Milletvekili Havva Sibel Söylemez’in iştirak etmesi, Cumhur ittifakı bileşenlerinin ilçe başkan ve yöneticilerinin iştirakleri, önceki dönem milletvekillerinden Mustafa Eyiceoğlunun katılımı, Erdemli Devlet Hastanesi Başhekimi (Damadın kuzeni) Uz.Dr.Mehmet Deliktaş’ın halk arasındaki samimi buluşmaları, Yine damadın kuzeni Ak Parti İl yöneticisi mimar Mustafa Deliktaş’ın misafirler ile yakından bire bir ilgilenmesi dikkatlerden kaçmadı. &nbsp;Damadın babası Ahmet ile amcası eğitimci ve özel okul işletmecisi Mehmet Nur’un da tören boyunca ayakta misafirler ile ilgilenmesi büyük takdir topladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerin nikâhını, bölgesinde sevilen ve sayılan Belediye Başkanı olan Fatih Önge bizzat cüppesini giyip kıydı. Mersin Milletvekili Havva Sibel Söylemez’in gençler için yaptığı konuşma ise alkışlandı. Bizler haberanaliz.net ekibi ve ÇETKODER mensupları da davete eşlerimiz ile icabet ettik. Ancak saat 21.oo sularında gelen bir telefon ile törenden ayrılmak mecburiyetinde kaldık. Genç çiftlere mutluluklar diliyor, katılan herkese aile adına teşekkür ediyoruz.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dac9e9d8b3.jpg" style="height:581px; width:973px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dac9d6010b.jpg" style="height:589px; width:895px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dad7e6ce5a.jpg" style="height:555px; width:921px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dad7e42502.jpg" style="height:639px; width:936px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dac9d5b7d6.jpg" style="height:674px; width:1173px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dac9e122bb.jpg" style="height:576px; width:1024px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a6dac9cbd274.jpg" style="height:676px; width:1078px" /></p><p><strong>Fotoğraflar: Yalçın Taşlıalan.</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizin-yarinlarina-yon-tayin-edecek-genclerimizin-en-iyi-sekilde-yetismesi-icin-tum-gucumuzle-calisiyoruz-26131bf62db34-0638-4eae-8a3d-7f9ef7617fef2026-07-31T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”

ERDOĞAN: “Ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek gençlerimizin en iyi şekilde yetişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, vakfın mensuplarını ve katılımcıları selamlarken Türkiye genelindeki tüm gençlere ve çocuklara selamlarını ve sevgilerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeditepe'nin kardeş kardeş gülümsediği, Boğaz'ında mavi rüzgârların estiği, fetih ruhunun kalplere işlediği güzel İstanbul'da, rengârenk çiçek bahçesini andıran bir atmosferde bir araya geldiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan; umudun, sevginin, aydınlığın ve geleceğin timsali olan gençlerle birlikte olmanın bahtiyarlığı içinde olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BÜYÜK VE GÜÇLÜ TÜRKİYE'NİN YOL BAŞÇILARI, 'TEKNOFEST KUŞAĞI' YİNE YERİ GÖĞÜ İNLETİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gözlerinin ışıl ışıl parladığını belirterek "Türkiye Yüzyılı'nın mimarları maşallah yine coşkusuyla heyecanıyla tutkusuyla göz dolduruyor. Büyük ve güçlü Türkiye'nin yol başçıları, TEKNOFEST kuşağı maşallah yine yeri göğü inletiyor. Sizleri böyle neşeli, böyle coşkulu görmek bizi çok mutlu ediyor. Bu muhteşem tablo, bu muazzam manzara için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜGVA'ya etkinlik için şükranlarını iletip Galatasaray Spor Kulübü'nün yöneticilerine ev sahiplikleri için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bu stadyumu sizlerle yani her biri ayrı renkte 70 bin çiçekle süsleyen bu renkli organizasyonda emeği geçen tüm kardeşlerimi tebrik ediyorum. Buradan gönül coğrafyamızda ve dünyanın farklı bölgelerinde şu anda bizleri takip eden, bizlere dua eden, uzakta olsalar bile kalpleri bizimle çarpan tüm gençlere selamlarımı yolluyorum. Gazze'de, Batı Şeria'da, Lübnan'da, İsrail'in vahşi saldırıları altında hayata tutunma mücadelesi veren tüm yavrularımızı, sizin Filistinli, Lübnanlı kardeşlerinizi yürekten selamlıyorum. Rabb'im onların yar ve yardımcıları olsun diyor, Türkiye'deki kardeşlerinin yüreklerinin onlarla birlikte attığını buradan ifade ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlere seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sevgili evlatlarım, öncelikle burada bir gerçeği tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Sizin şu coşkunuzu, şu enerjinizi tarif etmeye inanın kelimeler yetmez. Sizin şu güzelliğinizi, şu berraklığınızı değme şair söze, mısraa dökemez. Sizin şu samimiyetinizi, imanla atan şu kalplerinizi, toplu vuran şu yüreklerinizi en usta ressam resmedemez. Rabb'im sizlerden razı olsun" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın yöneticileriyle mensuplarıyla profesyonel ve gönüllü eğitmenleriyle göğüslerini kabartan işlere imza atmayı sürdürdüğünü belirterek şöyle devam etti: "Unutmayın, 'İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür/İmansız olan paslı yürek sinede yüktür' Millî ve manevi değerlerine sıkı sıkıya sarılan, taşıdığı potansiyelin farkında olan, şuurlu, onurlu, bilgili ve özgüvenli bir gençliğin yetişmesi için TÜGVA canla başla gayret sarf ediyor. Geleneksel sporlardan takım oyunlarına, bilim ve eğitim programlarından kültür ve sanat etkinliklerine, doğa kamplarından sivil toplum faaliyetlerine, gençlerimize her alanda değer katan, yeni ufuklar kazandıran, onları güçlü bir geleceğe hazırlayan çok önemli çalışmalar gerçekleştiriyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın bu yıl düzenlediği yaz okullarında 700 binden fazla katılımcıya ulaşarak yeni bir rekora imza attığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakfın bu yıl 1,5 milyonun üzerinde gencin hayatına dokunduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA'nın Türkiye'nin en büyük gençlik hareketi hâline geldiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"81 VİLAYETİMİZDE, 625 İLÇEMİZDE 400 BİNİ AŞKIN GÖNÜLLÜSÜYLE TÜGVA AİLEMİZİ CANI GÖNÜLDEN TEBRİK EDİYORUM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 hafta süren TÜGVA yaz okullarında yaklaşık 460 bin öğrencinin Kur'an-ı Kerim eğitimini tamamladığını, 232 bin öğrencinin tecvit eğitimi aldığını, 387 binden fazla gencin ise Osmanlıca derslerine katıldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüz binlerce öğrencinin birbirinden zengin içeriklere sahip eğitim, spor, kültür ve sanat etkinliklerinde kendilerini geliştirme fırsatı yakaladığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yaz okullarında düzenlenen etkinliklerde yeni dostluklar kuruldu. Çocuklarımız farklı alanlarda bilgi, görgü ve tecrübe sahibi oldu. Evlatlarımız kimi zaman birbirleriyle yarıştı, kimi zaman uyum içinde çalıştı. En önemlisi geçmişten devraldıkları zengin mirasın idrakine vardı. Görüyorum ki gerçekten dolu dolu bir program geçirmişsiniz. Her açıdan verimli, başarılı, faydalı bir yaz okulu olmuş. Maşallah, barekallah diyorum. Cenabı Allah sizleri nazarlardan saklasın diyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geleceğine yön verecek gençleri fedakârca eğiten, her biriyle yakından ilgilenen tüm hocaları tebrik ettiğini belirterek, "81 vilayetimizde, 625 ilçemizde 400 bini aşkın gönüllüsüyle faaliyetlerini sürdüren TÜGVA ailemizi canı gönülden tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençliğin milletin atardamarı olduğunu söyleyen ve bunun özellikle altını çizmek istediğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Atardamar nasıl kalbin pompaladığı kanı bütün vücuda ulaştırıyorsa gençlik de toplumun enerjisini, idealini ve hedeflerini geçmişten alıp geleceğe taşır. Bu damar ne kadar güçlü, ne kadar sağlıklı olursa millî bünyemiz de o derece sıhhatli olur. Bu damar sayesinde geçmiş, bugün ve gelecek aynı çizgide buluşur. Gençlerimiz için canını dişine takarak çalışan TÜGVA'mız işte bu denli hayati bir görevi layıkıyla yerine getirmektedir. Türkiye'nin hayrına olacak her işe kulp takma telaşında olanlar tam da bu yüzden TÜGVA'nın önünü kapatmak istiyor. Milletimizi asırlık hayallerine ulaştıracak her işe engel olmaya çalışanlar tam da bu yüzden TÜGVA'yı hedef alıyor. Gençlerimiz, kıtaları ipek bir kumaş gibi kesip biçen ecdadı anlamasın, tarih ve medeniyet kodlarıyla buluşmasın diye çabalayanlar tam da bu yüzden TÜGVA'yı hazmedemiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"NE YAPARLARSA YAPSINLAR KARŞIMDAKİ ŞU GENÇLİĞİN ÖNÜNE SET ÇEKEMEZLER"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, TÜGVA gibi göz bebeği olan kuruluşların sayısı az ama sesi çok çıkan bir güruhun hedefi olmasının sebepleri bunlar olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Sizlere baktıkça gururlanmak yerine öfke nöbetleri geçirmelerinin nedeni karşımızdaki şu muazzam manzaradır. Sizlerin dik duruşudur, özgüvenidir, sizlerin değerlerinize sahip çıkmanızdır, sizlerin işte burada olduğu gibi birbirinize kardeşçe sarılmanızdır. Varsın, rahatsız olsunlar. Allah'ın izniyle nehri tersine akıtamazlar. Ne yaparlarsa yapsınlar karşımdaki şu gençliğin önüne set çekemezler. Bu ülkenin gençlerini ruh köklerinden, inanç değerlerinden koparamazlar. Geçmişte defalarca yaptıkları gibi bu milletin tertemiz evlatlarını kirli oyunlarına, kirli hesaplarına alet edemezler. O günler artık geride kaldı. O karanlık günler bir daha gelmemek üzere artık eski Türkiye'de kaldı. Biz gençlerimizi, sevgili yavrularımızı asla yalnız bırakmayız. Türkiye'nin aydınlık yarınlarını üç beş kendini bilmeze yem ettirmeyiz. Tek bir evladımızın dahi ümitsizliğe kapılmasına asla izin vermeyiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere seslenerek, "Sizler tarihe yön vermiş, bilime, sanata istikamet çizmiş, çağlar kapatmış, çağlar açmış bir milletin evlatlarısınız" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlere, cihana hükmetmiş, 3 kıta 7 iklimde at koşturmuş kahraman bir ecdadın torunları olduklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Sizler bugün de vicdanıyla, merhametiyle, mazlumlara sahip çıkmasıyla tüm insanlığa örnek olan bir ülkenin çocuklarısınız. Hepiniz Türk milleti gibi büyük, Türkiye Cumhuriyeti gibi itibarlı bir devletin gençlerisiniz. 21. yüzyıla Türkiye'nin damgasını vuracak vizyoner bir nesilsiniz. Yarınlarımızın sağlam emanetçileri, en büyük güç kaynağımızsınız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere güçlü, dirayetli, öz güvenli olmalarını, başkalarına karşı boyunlarını bükmemelerini, şartlar ne olursa olsun kendilerine inanmaktan vazgeçmemelerini tavsiye etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun için gençlere bilgili, vizyonlu ve cesur olmalarını, adaleti, vicdanı, merhameti, hikmeti elden bırakmamalarını öneren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hepinizden büyük düşünmenizi, büyük hayaller kurmanızı istiyorum. Sizlerden yıldızları hedeflemenizi, belirlediğiniz hedeflere doğru yılmadan, yıkılmadan ilerlemenizi bekliyorum. Bu toprakların yegâne ümidinin sizde olduğunu unutmayın. Şu an Filistin için dualar edildiğini unutmayın. Asyalı, Afrikalı çocukların kalbinin sizlerle çarptığını unutmayın. Türk-İslam dünyasında aynı ufka baktığınız, aynı ideallere inandığınız milyonlarca kardeşiniz olduğunu unutmayın" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU GENÇLİK, TÜRKİYE’NİN TEKNOLOJİDE BAŞLATTIĞI ATILIMI ÇOK DAHA İLERİYE TAŞIYACAK DONANIMLI BİR GENÇLİKTİR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk edebiyatının usta şairi Abdurrahim Karakoç'un, "Kirli karanlıkları yırtacak nur olun siz. Susayan yüreklere yağmur olun siz. Çamur sıçratanlara bakıp çamurlaşmayın, halk mayası taşıyan helal hamur olun siz" sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Ben her birinizin gelecekte Türkiye'nin yüzünü ağartacağınıza, Türkiye Yüzyılı'nın sancaktarı olacağınıza yürekten inanıyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bir de şunu unutmayın sevgili gençler, Türkiye Cumhurbaşkanı olarak sizlere baktıkça ülkemizin geleceği adına heyecanlanıyorum. Her birinizle gurur duyuyor, sizlere çok ama çok güveniyorum. Rabbim sizleri korusun. Yolunuzu da bahtınızı da ufkunuzu da açık eylesin" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Prof. Dr. Ali Fuad Başgil'in, başarıya giden yolun irade ve çalışkanlıktan geçtiğini ifade eden "Az bilgili, hatta bilgisiz insanlardan muvaffak olanlar çok görülür. Fakat zayıf iradeli insanlardan başarılı olmuş ve çok yükselmiş tek bir misal gösterilemez. İrade terbiyesi ve nefis mücadelesinin en ahlaki ve insani ifadesi ise çalışmaktır. Tembellik her türlü ahlaksızlığın anası, çalışkanlık da temiz bir başarının, yüksek ahlakın, ruh ve beden sağlığının en temel şartı, en feyizli kaynağıdır" sözlerini anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Evet, burada olan TÜGVA gençliği işte tam da böyle bir gençliktir. Çalışkanlığıyla, iradesiyle, devamlılığıyla Türkiye'yi her alanda çok daha iyi yerlere getirecek bir gençliktir. Bu gençlik, Türkiye'nin bilim ve teknolojide başlattığı atılımı çok daha ileriye taşıyacak donanımlı bir gençliktir. Bizler de ülkemizin yarınlarına yön tayin edecek siz gençlerimizin, siz evlatlarımızın en iyi şekilde yetişmeniz için tüm gücümüzle çalışıyoruz. Eğitimden teknolojiye, spordan kültür ve sanata her alanda hayallerinizi gerçekleştirebilmeniz için ne gerekiyorsa yapıyoruz. İnşallah daha nice yıllar boyunca sizin için çalışmaya devam edeceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun diyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜGVA Yaz Okulları finalinin hayırlara vesile olmasını temenni ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Öğrenci ve öğretmenlerimizi ayrı ayrı tebrik ediyorum. Yaz tatilinizin kalanını sevdiklerinizle birlikte huzurla, mutlulukla, neşe içinde geçirmenizi temenni ediyorum. Ailelerinize, kardeşlerinize, arkadaşlarınıza benden kucak dolusu selam götürün. Yaz okulu boyunca birbirinizle kurduğunuz dostlukları, arkadaşlıkları devam ettirin. Tebessüm, neşe ve sevinç yüzünüzden hiç eksik olmasın diyorum. Tekrar buluşmak dileğiyle hepinizi Allah'a emanet ediyorum. Sağ olun, var olun, kalın sağlıcakla" şeklinde konuştu.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/feti-yildiz-siyasi-parti-kapatma-nedenlerine-rusvet-ve-yolsuzluklarin-odagi-olmak-da-eklenmelidir-26108c09299df-3ca1-4e66-9207-e18e39de41f42026-07-31T09:50:00+03:00HABER MERKEZİ FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.

FETİ YILDIZ: Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyasi Parti Kapatma nedenlerine 'rüşvet ve yolsuzlukların odağı olmak' da eklenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öncelikle belirtmek gerekirse,<br />X hesabımdan yaptığım paylaşımda herhangi bir Siyasi Parti işaret edilmemiştir.<br />Medyada konu hakkında görüş bildiren bazı kişilerin “Odak olmak”kavramını kavramadıkları görülmüştür.<br />Bu şahıslar için “Odak olmak”nedir kısaca izah etmeye çalışacağım.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir siyasî partinin&nbsp;<br />Anayasanın 68’inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı eylemlerinden dolayı kapatılabilmeleri için, siyasî partinin “tarif edilen nitelikteki fiillerin işlendiği bir odak haline” gelmiş olması gerekir.<br />3 Ekim 2001 tarih ve 4709 sayılı Anayasa Değişikliği Kanunu kapsamında,Anayasasının 69’uncu maddesinin altıncı fıkrasına göre:<br />“Bir siyasî parti, tarif edilen fiiller o partinin üyelerince yoğun bir şekilde işlendiği ve bu durum o partinin büyük kongre veya genel başkan veya merkez karar veya yönetim organları veya Türkiye Büyük Millet Meclisindeki grup genel kurulu veya grup yönetim kurulunca zımnen veya açıkça benimsendiği yahut bu fiiller doğrudan doğruya anılan parti organlarınca kararlılık içinde işlendiği takdirde, sözkonusu fiillerin odağı haline gelmiş sayılır”.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi anlayabildiniz mi.?.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-31-temmuz-tarihin-donemec-noktasi-26107362c8a9f-9d0e-41ac-b4c5-780a051986812026-07-31T08:19:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 31 Temmuz: Tarihin Dönemeç Noktası

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih sayfalarını araladığımızda bazı günler vardır ki, insanlığın kaderini, milletlerin hafızasını ve bireysel başarıların toplumsal yankılarını aynı takvim yaprağında buluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>31 Temmuz</strong>, tam da bu niteliği taşıyan, hem acının ve mücadelenin hem de gururun, emeğin ve değişimin izlerini taşıyan son derece özel bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihin taşıdığı derin anlamı, insanlık tarihi ve Cumhuriyet dönemi boyunca yaşanan dört büyük dönüm noktası üzerinden okumak mümkün:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Adalet ve Vicdan Sınavı, Elhamra Kararnamesi (1492):&nbsp;&nbsp;</strong>31 Temmuz 1492, sadece bir sürgünün değil, aynı zamanda hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün büyük bir yara almasının tarihidir. İspanya Kralı Ferdinand ve Kraliçe Isabella tarafından imzalanan&nbsp;<strong>Elhamra Kararnamesi</strong>, yüzyıllardır İspanya topraklarında barış içinde yaşayan Musevilerin, dinlerini değiştirmemeleri durumunda ülkeden çıkarılmalarını öngörüyordu. Yüz binlerce insanın evlerini, topraklarını ve köklerini terk etmek zorunda kaldığı bu olay, dünya tarihine "hoşgörüsüzlüğün ve insanlık trajedisinin" en keskin örneklerinden biri olarak kazınmıştır. 31 Temmuz, dünyaya her daim insan hakları, vicdan ve adalet dersini hatırlatan hüzünlü bir milattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Bağımsızlık ve Kararlılığın Simgesi, İstiklal Mahkemeleri Kanunu (1922):&nbsp;</strong>Yüzyıllar sonra aynı tarih, bu kez Türk milletinin varoluş mücadelesinin en kritik basamaklarından birine sahne olmuştur. Kurtuluş Savaşı’nın en çetin döneminde,&nbsp;<strong>31 Temmuz 1922</strong>&nbsp;tarihinde TBMM'de kabul edilen&nbsp;<strong>İstiklal Mahkemeleri Kanunu</strong>, yeni kurulmakta olan bir devletin kendi ayakları üzerinde durabilmesi ve iç cepheyi tahkim etmesi adına atılmış zorunlu ama kararlı bir adımdı. O gün alınan bu kararlar, hukukun üstünlüğünü ve otoritesini tesis ederek genç Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini sağlamlaştıran birer emniyet supapı görevi görmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Küresel Arenada Bir Gurur, Keriman Halis'in Dünya Güzeli Seçilmesi (1932):&nbsp;</strong>Yine bir 31 Temmuz günü, bu kez genç Türkiye Cumhuriyeti'nin medeni dünyada kadınını temsil eden gurur dolu bir başarıya sahne olmuştur.&nbsp;<strong>Keriman Halis</strong>, 31 Temmuz 1932 tarihinde Belçika'da düzenlenen yarışmada&nbsp;<strong>Dünya Güzeli</strong>&nbsp;seçilmiştir. Bu başarı, sadece estetik bir birincilik değil; yeni rejimin kadınlarına tanıdığı hakların, çağdaşlaşma idealinin ve Türk kadınının uluslararası alandaki ilk büyük küresel tescilinin bir göstergesiydi. Atatürk'ün&nbsp;<em>“Türk milleti tabiatıyla güzeldir, bunu tarihte göstermiştir, fakat Türk kadını dünya medeniyetinde gösterdiği haklı şerefle yakından tanınmalıdır”</em>&nbsp;sözlerinin adeta canlı bir tecellisi olan bu olay, milletimizin gurur tablosuna eklenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Emeğin ve Dayanışmanın Gücü, Türk-İş'in Kurulması (1952):&nbsp;</strong>31 Temmuz tarihinin hafızamızdaki bir diğer önemli dönüm noktası da çalışma hayatı ve sendikal mücadele alanındadır.&nbsp;<strong>31 Temmuz 1952</strong>&nbsp;tarihinde kurulan&nbsp;<strong>Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş)</strong>, Türkiye'nin ilk sendikal konfederasyonu olarak tarihe geçmiştir. Çalışanların haklarını savunmak, emek mücadelesini kurumsal bir çatı altında toplamak ve toplumsal refah dengesini gözetmek adına atılan bu adım, ülkemizde demokrasi ve işçi hakları tarihinin en önemli kilometre taşlarından biri olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Temmuz; insanlığın acı tecrübelerini hafızasında tutan, bir milletin bağımsızlık ateşini kanunlarla mühürleyen, emeğin gücünü kurumsal bir çatı altında birleştiren ve bir ülkenin çağdaş medeniyetler seviyesine ulaşma azmini taçlandıran&nbsp;<strong>tarihsel bir aynadır</strong>. Geçmişin acılarından ders çıkarmak, mücadelelerinden ilham almak ve başarılarıyla gurur duymak adına 31 Temmuz, takvim yapraklarının ötesinde çok katmanlı bir anlam taşımaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mehmet-ucum-anadolu-ajans-icin-yazdi-baskanlik-sisteminde-secilmis-atanmis-iliskisi-261040dc7d45c-231e-4b55-a6ed-75980b22fd172026-07-30T12:33:00+03:00HABER MERKEZİ Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi

Mehmet Uçum, Anadolu Ajans için yazdı: Başkanlık sisteminde seçilmiş-atanmış ilişkisi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, başkanlık sisteminde üst kademe yönetici kavramını AA Analiz için kaleme aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">***</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce bakanlarla ve başkanlarla ilgili gündeme getirilen bir konu yeniden kamuoyuna taşınmaya çalışılıyor. Tartışmanın esası seçilmiş atanmış ilişkisi. Bazı çevreler cumhurbaşkanı tarafından atanmış bazı üst kademe yöneticilerini "niye konuşuyorlar" diye eleştiriyor. Hatta memur olduklarını söyleyerek konuşma hakları olmadığını iddia ediyorlar. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerle diğer kamu görevlileri arasındaki fark bilinmeden, anlaşılmadan yahut kasten çarpıtılarak bu eleştirilerin yapıldığı görülüyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yönetici kavramı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanının programını uygulamakla görevli yöneticilerdir. Diğer kamu görevlilerinden niteliksel olarak farklıdırlar. Diğer kamu görevlileri idarenin içindedir ve idarenin bütünlüğü içerisinde yürütmeye bağlı çalışırlar. Üst kademe yöneticileri ise doğrudan yürütmeye bağlı olarak ve yürütmenin yardımcısı olarak çalışırlar. Bu nedenle diğer kamu görevlilerinden farklı olarak üst kademe yöneticilerin şu özellikleri vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Birincisi görev süreleri cumhurbaşkanı arada görevden almazsa seçilmiş cumhurbaşkanının süresiyle sınırlıdır. Cumhurbaşkanıyla gelip cumhurbaşkanıyla gitme kuralı vardır. Cumhurbaşkanından bağımsız bir görev süreleri yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkincisi üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı bir özerklikleri yoktur. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde bürokratik vesayet ve bürokratik oligarşi yoktur; eski sistemin bu faşizan yapısı tasfiye edilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üçüncüsü üst kademe yöneticilerin seçilmiş iradeye karşı tarafsız olmak gibi bir rolleri yoktur. Tam tersine seçilmiş iradeye bağlı hareket etme yükümlülükleri vardır. Yürütme ve idare bakımından tarafsızlık niteliği sadece kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinde tarafsız olmakla ilgilidir. Cumhurbaşkanının programına (parlamenter sistemde ise hükümet programına) karşı tarafsız olmak gibi bir durum demokratik sistemin esasına aykırıdır.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Eleştirilerdeki çelişki ve asıl hedef</span></h3><p><span style="font-size:18px">Eleştirilere bakıldığında hem sistemin üst kademe yöneticilere ilişkin yukarıda sayılan esasları dikkate alınmıyor hem de eleştiriyi yapanların kendi tezleriyle çelişki içine düşecek şekilde bir dil kullandıkları görülüyor. Bir yandan sisteme tek adam yönetimi deyip öte yandan Cumhurbaşkanı'nın atadığı yöneticilere "siz konuşmayın" demek ciddi bir tutarsızlıktır. Eğer beklenti her konuda, her işlemde, her süreçte Sayın Cumhurbaşkanı'nın çıkıp konuşması, Sayın Cumhurbaşkanı'nın fikri münakaşa yapması, Sayın Cumhurbaşkanı'nın kamuoyunu bilgilendirmesi ise o zaman zaten gerçeğe aykırı bir iddia olan tek adam yönetimini bu eleştiriyi yapanlar istiyor demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kolektif yönetim olmasına rağmen, "hayır tek adam yönetimi var" demek sonra da Cumhurbaşkanı'nın atadığı üst kademe yöneticilere "konuşmayın" demek bu çevrelerin temel çelişkilerinden birisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bu sistemde yani adı Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi olan başkanlık sisteminde cumhurbaşkanının atadığı bakanlara, başkanlara, kurul başkanvekillerine ve diğer mercilerde görev yapan üst kademe yöneticilere "atanmışsınız konuşmayın" demek demokratik değil kökten antidemokratik bir tutumdur. Bu tutum tamamen, cumhurbaşkanının ekip çalışmasını, kolektif çalışmasını baltalamaya dönük bir yaklaşımdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir yandan tek adam yönetimi diye şikayet edeceksiniz, öte yandan kolektif çalışmayı, ekip çalışmasını engellemeye dönük itirazlarda bulunacaksınız. İşte bu tutarsızlık demokrasiyle bağdaşacak bir durum değildir. Bu temelsiz ve iyi niyetten yoksun eleştirinin asıl hedefi Cumhurbaşkanı ekibini baskılamak ve Cumhurbaşkanı'nı yalnız bırakmaya çalışmaktır. İster içeriden ister dışarıdan saldırsınlar ve ne yaparlarsa yapsınlar bunu başaramayacaklar.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Yürütmenin programına göre üst kademe yöneticilerin rolü</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bu sistemde cumhurbaşkanı halk tarafından seçildiğinde yürütme görevini ve yetkisini üstlenir. Yürütme görevini ve yetkisini üstlenmek hükümet olmak demektir. Cumhurbaşkanı adayı olan kişiler hükümet olmak için halka bir program sunarlar. Halka her konuda çeşitli vaatlerde bulunurlar ve siyasi, ekonomik, kültürel hedefler sunarlar. Seçildiklerinde ise bu program, Cumhurbaşkanı Programı, yürütmenin programı eski deyişle hükümet programı olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçilmiş bir cumhurbaşkanı bu hükümet programına yani siyasi programına bağlı olan kişilerle çalışma hakkına sahiptir. Elbette seçilmiş bir cumhurbaşkanı siyasi programına bağlı kişileri bakan, başkan, başkanvekili ve diğer üst kademe yöneticisi olarak atar. Seçilmiş iradelerin kendi seçtikleri ekiple çalışma hakkı demokrasinin gereğidir, hiçbir demokratik sistemde bu hak tartışılmaz. Tartışmalar daha çok atanan kişinin isabetli olup olmadığıyla ilgili olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçilmiş iradeler bu haklarını kullanırken atadıkları kişilerden taahhüt ettikleri programa uygun davranmalarını, o programı uygulamalarını, o programı takip etmelerini, programla ilgili demokratik kamuoyunu aydınlatmalarını, programla ilgili bir eleştiri olduğunda o eleştirilere yanıt vermelerini beklerler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette yürütme görevi ve yetkisi seçilen cumhurbaşkanına aittir. Ancak bu durum cumhurbaşkanının tek başına çalışacağı anlamına gelmez. Cumhurbaşkanının çalışması bir ekip çalışmasıdır. Bu ekip bakanlardan, başkanlardan, ofislerden, kurullardan ve ihtiyaç duyulan diğer birimlerden oluşur. Dolayısıyla tüm bu çalışma ekibi cumhurbaşkanının siyasi programına uygun olarak süreçlerin takibinden, uygulanmasından, değerlendirilmesinden, eleştirilerin yanıtlanmasından, fikri münakaşalardan, fikir alışverişlerinden sorumlu olur. Böyle bir durumda bu kişiler konuşmasın demek demokratik bir yaklaşım olmadığı gibi cumhurbaşkanının kolektif çalışmasını sabote etmek anlamına gelir.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yöneticilerin sorumluluğu</span></h3><p><span style="font-size:18px">Geçmişte üst kademe yöneticiler, üst bürokrasi dediğimiz bürokrasi gerçek anlamda seçilmiş iradeye karşı sorumlu değildi. Bunun iki sebebi vardı. Birincisi ikili ve üçlü kararnamelerle atanma usulü, ikincisi görev sürelerinin seçilmiş iradenin görev süresinden bağımsız olmasıydı. Bu nedenle zaman yönetimini de 65 yaşına kadar yani emekli olabilecekleri yaşa göre yaparlardı. Atanma usulü ve bağımsız zaman yönetimi üst bürokrasinin kendilerine özgü bir siyasi ajanda geliştirmelerine imkan sağlıyordu. Kendilerine özgü takip ettikleri siyasi çizgileri vardı ve asli görevleri de seçilmiş iradeleri, demokratik iradeleri sınırlamaktı. Yani idari bürokrasi olmaları gerekirken siyasi bürokrasi niteliğine sahiptiler. Bu da bürokratik vesayetin ve bürokratik oligarşinin dayanağını oluşturuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten eğer sistemsel olarak bürokrasinin idaresi seçilmişlerin iradesine bağlanmazsa ortaya çıkan kaçınılmaz sonuç bürokratik vesayet/oligarşi olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'nde üst kademe yöneticilerin atanmasında ikili ve üçlü kararname kaldırıldı. Dolayısıyla idareleri tamamen cumhurbaşkanının iradesine bağlandı. Yine görev süreleri cumhurbaşkanının görev süresiyle sınırlandı ve bağımsız zaman yönetimi yapma imkanları da kalmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka deyişle bugün üst kademe yöneticiler seçilmiş irade tarafından atandığı ve ihtiyaç duyulduğunda görevden alınabildiği için yine bunların zaman yönetimi seçilmiş iradenin zamanına bağlı olduğu için üst kademe yöneticilerin kaderi seçilmiş iradeye bağlıdır ve seçilmiş iradeye karşı sorumludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla bugün Cumhurbaşkanının bakanlarına, başkanlarına, vekillerine eleştiri yöneltenler aslında şunu demeye çalışıyorlar: Siz Cumhurbaşkanı'nın siyasi programını takip etmeyin, kendi siyasi ajandanız üzerinden bir faaliyet yürütün, sizin göreviniz seçilmiş iradenin programına uygun davranmak değil, sizin göreviniz seçilmiş iradeyi sınırlamak olmalıdır. Aslında bunu diyerek bürokratik vesayeti özlediklerini ifade ediyorlar. O yüzden bu eleştirileri bir de bu yönüyle antidemokratiktir ve demokrasiyle ilgisi yoktur.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Üst kademe yöneticilerde demokratik meşruiyet</span></h3><p><span style="font-size:18px">Bugün cumhurbaşkanı tarafından, atanmış bakanlar, başkanlar, kurul başkanvekilleri ve diğer mercilerin üst kademe yöneticilerinin cumhurbaşkanına karşı sorumlu olduğunu vurguladık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanına sorumlu olmak ne demektir? Seçilmiş iradeye karşı sorumlu olmak demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanını halk seçtiğine göre üst kademe yöneticiler cumhurbaşkanı dolayımıyla halka karşı da sorumludur. Cumhurbaşkanı üst kademe yöneticileri atadığı için bu atamalarda dolaylı demokratik meşruiyet vardır. Bu da üst kademe yöneticileri dolaylı olarak halka karşı da sorumlu hale getirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle Cumhurbaşkanı üst kademe yöneticilerine verdiği talimatlarda sadece Cumhurbaşkanın Programının uygulamasında görev yapmalarını değil halkın talep ve ihtiyaçlarına doğrudan duyarlı olmalarını ve bunları karşılamak için gerekli çalışmaları yapmalarını da istiyor. Halkla iç içe bakanların, bakan yardımcılarının, valilerin, genel müdürlerin ezcümle tüm üst kademe yöneticilerin bu sistemde olağanlaşmasının ana sebebi budur.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Sonsöz</span></h3><p><span style="font-size:18px">Geçmişte halka karşı sorumlu bir üst kademe bürokratik yönetim söz konusu değildi. Tam tersine halkla mesafeli olmak makbul sayılırdı. Bürokratik vesayetin algı boyutunda bu davranış kültürünün büyük etkisi vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün bir de bu nedenle bazı çevrelerin atanmışlar üzerinden yönelttikleri eleştiriler hiçbir yönüyle demokrasiyle, demokratik sistemin işleyişiyle, meşruiyetle, demokratik bağlamda halk yönetim ilişkisiyle bağdaşan bir durum değildir. Tam tersine bu eleştiriler tamamen antidemokratik bir yaklaşım içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eleştiriler; bürokratik vesayeti özleyen, sorumsuz bürokrasi isteyen, "kendi özel ajandası olsun ve kendi özel ajandası üzerinden seçilmiş iradeyi sınırlasın anlayışıyla" siyasi bürokrasi temenni eden yaklaşımlara dayanıyor. İleri sürülen itirazların ve eleştirilerin başkanlık sistemiyle de demokratik sistemle de en ufak bir ilgisi yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç olarak Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'ın programına bağlı olarak aktif bir şekilde faaliyet yürüten üst kademe yöneticilerin tamamı görevlerinin gereğini yerine getirmeye devam edeceklerdir. Hiçbir iç ve dış güç, çevre, odak hangi yol ve yöntemi kullanırsa kullansın buna engel olamayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">[Mehmet Uçum, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekilidir.]</span></p><p><span style="font-size:18px">*Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.</span></p><p>içerik ve kaynak:</p><p>https://www.aa.com.tr/tr/analiz/baskanlik-sisteminde-secilmis-atanmis-iliskisi/3295267</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak-261037a5d78e9-2a23-493e-92c7-06e58d85de652026-07-30T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak

MHP'li Yıldız'dan dikkat çeken 'Terörsüz Türkiye' çıkışı: Kaynaklar artık millet için harcanacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Milliyetçi Hareket Partisi'nin siyaset anlayışının temelinde millet iradesinin bulunduğunu belirterek, "Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MHP, tarihi birikimin ve milli mücadelenin merkezidir"<br />Milliyetçi Hareket Partisi'nin yalnızca hukuki bir siyasi yapı olmadığını belirten Yıldız, partinin gücünü Türk tarihinden ve milletin köklü geçmişinden aldığını ifade etti.<br />MHP'nin binlerce yıllık tarihi ve kültürel mirasın temsilcisi olduğunu vurgulayan Yıldız, partinin 57 yıllık siyasi mücadelesi boyunca devletin ve milletin birliğini koruma hedefiyle hareket ettiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Teröre harcanan kaynak milletin hizmetine aktarılacak"<br />MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin ortaya koyduğu vizyona dikkat çeken Yıldız, geçmişte terörle mücadeleye ayrılan büyük kaynakların artık milletin ihtiyaçlarına yönlendirilmesi gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıldız, bu kaynakların çocuklar için eğitim yatırımlarına, yaşlılar için sağlık ve bakım hizmetlerine, çiftçiler için tarımsal desteklere, gençler için teknoloji merkezlerine, kadınlar için istihdam projelerine, esnaf ve sanayici için finansman imkanlarına, şehirler ve köyler için altyapı yatırımlarına dönüştürülmesi gerektiğini ifade etti.<br />MHP'li Feti Yıldız açıklamasında şu ifadeleri kullandı:<br />Biz Türk milletinden aldığımız yetkiyi, Türk Milletinin gösterdiği istikamette kullanırız. Aziz milletimiz her işimizin hakemi ve hâkimidir. Bir tüzel bir kişilik olarak Milliyetçi Hareket Partisi, kişiliğini sadece hukuki var olma gerçeğinden değil, Türk Tarihinin sorumluluğundan ve Türk milletinin tarihsel hikâyesinden &nbsp; almaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, olağanüstü bir tecrübenin, milli bir birikimin, imrenilecek bir disiplinin merkezidir. Binlerce yıllık tarihi-kültürel bir mirasa, 200 yıllık pratiğe, 57 yıllık yiğit bir siyasal mücadele geleneğine sahiptir.<br />“MHP, ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir<br />Birinci vazifemiz; Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü korumak, Türk Milleti’nin maddi ve manevi gelişmesinin önündeki engelleri kaldırmak, hürriyet, adalet, hakkaniyet ve fırsat eşitliğini esas alan toplumsal barışı ve huzuru hâkim kılmaktır. Temel hak ve hürriyetleri, kardeşlik hukukunu ve dayanışma kültürünü geliştirmek, terörü tarihin çöplüğüne göndermektir. Bunlar teorik ifadeler değil, elli yedi yıllık pratik, somut ve davranışa dönüşmüş her sağduyulu Türk vatandaşının tanıklık ettiği gerçeklerdir. Ülkemizin birliği ve dirliğine kast etmiş her odağın karşısında gördüğü yıkılmaz bir kaledir.<br />“istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız”<br />Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli’nin işaret ettiği gibi;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllar boyunca terör ve şiddetle mücadeleye ayrılmak zorunda kalınan devasa kaynakları artık çocuklarımıza okul; Yaşlılarımıza hastane ve bakım hizmeti;</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiftçimize sulama kanalı, tarımsal destek, kırsal kalkınma;</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlerimize teknoloji merkezi, üniversite yatırımı, gençlik projesi;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlarımıza istihdam ve sosyal refah;</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafımıza kredi, sanayicimize yatırım;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirlerimiz altyapı, köylerimize yol;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarlalarımıza bereket olarak döndürmeliyiz. 22 Ekim 2024 tarihinden bugüne “Terörsüz Türkiye “süreci uyum içinde ilerlemiş o günden bugüne evlere, yüreklere çok şükür yeni ateşler düşmemiştir. Siyasi, ahlaki ve vicdani hiçbir ölçüyü tanımayan, ilkesi, iradesi ve heyecanı olmayan, yalan, riya ve istismardan başka sermayesi kalmayanların ne söylediğine bakmayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.turkgun.com/gundem/mhpli-yildizdan-dikkat-ceken-terorsuz-turkiye-cikisi-kaynaklar-artik-millet-icin-harcanacak/389126</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-orta-doguda-hedefledigimiz-istikrar-baris-ve-is-birligi-ortamindan-en-fazla-faydayi-gorecek-ulkelerin-basinda-lubnan-yer-aliyor-2613020ba088b-e5c2-4444-be2e-1ffcf4e0fe832026-07-30T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”

ERDOĞAN: “Orta Doğu’da hedeflediğimiz istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında Lübnan yer alıyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ı Türkiye’de ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan’dan Türkiye’ye 17 yıl aradan sonra devlet başkanı düzeyinde gerçekleştirilen bu ziyaret nedeniyle Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın aynı zamanda çok tecrübeli bir asker olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın sene başında Cumhurbaşkanı olarak seçilmesini Lübnan’da güvenliğin temini noktasında da çok önemli gördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’a başarılar diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“LÜBNAN’IN EGEMENLİĞİ VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNE KUVVETLİ DESTEĞİMİZİ SÜRDÜRÜYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Başbakanı Nevvaf Selam’ı da 10 Temmuz’da İstanbul’da ağırladığını ve bu görüşmede iki ülke münasebetlerini değerlendirdiklerini hatırlatarak, “Bugün Sayın Avn ile de bilhassa Lübnan’ın güneyinde süren İsrail işgali ışığında bölgesel gelişmeleri ele aldık. Güçlü bağlara sahip olduğumuz dost ve kardeş Lübnan’ın egemenliği ve toprak bütünlüğüne kuvvetli desteğimizi sürdürüyoruz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan’ın uzun yıllardır bölgedeki bazı güçlerin rekabet ve çatışma alanı olarak en büyük zararı gören kardeş bir ülke olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu minvalde Orta Doğu’da en başından beri hedefledikleri istikrar, barış ve iş birliği ortamından en fazla faydayı görecek ülkelerin başında da Lübnan’ın yer aldığını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Lübnan Cumhurbaşkanı Avn’ın son dönemde diplomatik girişimlerini de yakından takip ettiklerine dikkati çekerek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye olarak bu girişimlerinde kendisine ne tür katkılarda bulunabileceğimizi değerlendirdik. İkili ilişkilerimizin muhtelif alanlarda daha da geliştirilmesi imkânlarını ele aldık. Bu noktada Lübnan’ın kurumsal kapasitesinin artırılması için desteklerimizi sürdüreceğiz. Lübnan’a yönelik insani ve teknik yardımlarımıza devam edeceğiz. Ayrıca Lübnan ile Suriye arasında gelişen diyaloğun artarak sürmesinin her iki ülke için faydalı olduğuna inanıyoruz. Zor bir geçmişe sahip iki ülke ilişkilerinin güçlenmesi için gereken katkıyı vermeye hazırız. Lübnan’ın güneyinde konuşlu Birleşmiş Milletler Geçici Görev Gücü’nün (UNIFIL) görev süresinin tamamlanması önemli bir gelişmeyi teşkil edecek. Mevcut uluslararası gücün geri çekilmesinden sonra bölgede güvenliğin desteklenmesi ve Lübnan’ın egemenliğinin temini için başlatılacak tüm girişimlerde Türkiye olarak yer almak istiyoruz. Tabii güvenlik bağlamında Lübnan Silahlı Kuvvetlerine desteğimiz de sürecek.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE, İLK GÜNDEN BERİ SALDIRILARA EN GÜÇLÜ TEPKİYİ GÖSTEREN ÜLKELERDEN BİRİ OLMUŞTUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarının başladığı 2 Mart 2026’dan bu yana 4 bin 300’den fazla Lübnanlının yaşamını yitirdiğini, 2 binden fazla Lübnanlının yaralandığını, 1 milyon kişinin evlerini, yurtlarını terk etmek zorunda bırakıldığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Burada bir kez daha Sayın Cumhurbaşkanı’nın şahsında Lübnan halkına başsağlığı diliyor, yaralılara acil şifalar temenni ediyorum. Türkiye, ilk günden beri saldırılara en güçlü tepkiyi gösteren ülkelerden biri olmuştur. İsrail’in işlediği insanlık suçlarını yine bu süreçte gündemde tuttuk. Bu saldırı ve işgalin sona erdirilmesi için başlatılan diplomatik girişimleri yakından takip ediyoruz. İsrail saldırılarından yoğun şekilde etkilenen Güney Lübnan’ın yeniden inşası bağlamında ülkemizin elinden gelen desteği sağlamaya hazır olduğunu ifade etmek istiyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>LÜBNAN CUMHURBAŞKANI AVN: “İKİ ÜLKE HALKININ YARARINA VE BÖLGENİN İSTİKRARINA OLACAK ŞEKİLDE İŞ BİRLİĞİ İRADESİ MEVCUT”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn ise yaptığı açıklamada, Türkiye ile Lübnan arasında köklü ilişkiler olduğunu belirterek, “Aynı zamanda iş birliğini daha da güçlendirmek için her iki ülke halkının yararına ve bölgenin istikrarına olacak şekilde iş birliği iradesi mevcut” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a sıcak karşılama, misafirperverlik ve davet için teşekkür etti. Bu ziyaretin gerçekten çok önemli bir dönemde gerçekleştiğini vurgulayan Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, bölgenin şu anda geleceğinin resmedildiği bir yer hâline geldiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan Cumhurbaşkanı Avn, Türkiye-Lübnan kardeşliğinin çok önemli olduğunun ve ilerleyen dönemde bu geleceğin inşası konusunda büyük rol oynadığının altını çizerek, “Sayın Erdoğan, gerçekten vizyonuyla ve sadık iradesiyle bu ilişkileri desteklemektedir ve bu ilişkileri yeni bir iş birliği düzeyine taşımak için kararlıdır” dedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-30-temmuz-varol-turkiyem-26102f28138f7-da79-4a34-9bcc-13c7e85db4592026-07-30T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 30 TEMMUZ, VAROL TÜRKİYEM…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemiz ve devletimiz üzerinde oyunlar oynanıyor. Çevremizdeki ülkelerde savaşlar var. Dünyanın yeniden coğrafyasını belirlemeye çalışan çok uluslu devletler kan dökmeye doymuyorlar. Bildiğiniz üzere Dünya Dostluk Hareketi, 30 Temmuz'un Dünya Dostluk Günü olarak tanınması için Birleşmiş Milletler'e yıllarca lobi yaptı; Sonunda, 2011'de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 30 Temmuz'u Uluslararası Dostluk Günü olarak belirlemeye karar vermişti. Ama halen düşmanca tavırlar sergileniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınırların Ötesinde, İnsanlığın Vicdanında: 30 Temmuz Uluslararası Dostluk Günü’ne Tarihi Not'umdur:&nbsp;</strong>Bugün 30 Temmuz... Birleşmiş Milletler tarafından insanlığın ortak akçesi, barışın ve kardeşliğin teminatı olarak takvimlere işlenen&nbsp;<strong>Uluslararası Dostluk Günü</strong>. Ancak takvim yaprakları bu anlamlı günü gösterirken, etrafımızdaki coğrafya acının, gözyaşının ve bitmek bilmeyen çıkar çatışmalarının ocağına dönmüş durumda. Dünyanın haritasını kendi çıkarları doğrultusunda cetvelle çizen, kan ve gözyaşı üzerinden küresel hegemonya kurmaya çalışan çok uluslu güç odakları, insanlığın ortak geleceğini hiçe saymaktadır. Savaşların, yıkımların ve düşmanca tavırların rüzgârı sınırlarımızdan içeri üflenirken; bu topraklarda bin yıldır hür ve bağımsız yaşayan milletimiz, tarih boyunca olduğu gibi bugün de bu kirli oyunların tam hedefindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti; tarihiyle, kültürüyle ve köklü devlet geleneğiyle sadece bir toprak parçası değil, mazlumların sığınağı, adaletin kalesidir. Üzerimizde oynanan oyunlar, kurulan tuzaklar ve sergilenen düşmanca tavırlar, asil milletimizin iradesini kırmaya asla yetemeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizler, bu topraklarda "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini sadece bir dış politika sloganı olarak değil, bir varoluş felsefesi olarak benimsemiş bir milletin evlatlarıyız. Kimsenin hakkında, toprağında, huzurunda gözümüz yok; ancak vatanımızın bir karış toprağına, devletimizin bekasına ve milletimizin istiklaline uzanacak her eli kırmaya, her oyunu bozmaya da muktediriz. Gücümüzü zayıflığımızdan değil, tarihimizden, birliğimizden ve haklılığımızdan alıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 30 Temmuz Uluslararası Dostluk Günü vesilesiyle, sınırların ötesindeki tüm devletlere, liderlere ve uluslararası topluluğa açıkça sesleniyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kanla Beslenen Düzeniniz Sürdürülebilir Değildir:</strong>&nbsp;Komşu coğrafyalarda ateşi harlayanlar, yarın o ateşin kendi evlerini de saracağını unutmamalıdır. Savaşın kazananı, masumların gözyaşı üzerinden kurulan sömürü düzeninin ise geleceği yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dostluk, Çıkara Değil İnsanlığa Dayanmalıdır:</strong>&nbsp;Gerçek dostluk; güçsüzü ezmek, kaynakları yağmalamak ve kukla rejimler üretmekle değil; karşılıklı saygı, egemenlik haklarına sadakat ve ortak bir insanlık paydasında buluşmakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye Hedef Alınamayacak Kadar Büyük Bir Kaledir:</strong>&nbsp;Türkiye'ye karşı sergilenen çifte standartlı, düşmanca ve yapay politikalar, bu ülkenin yürüyüşünü durduramayacak; aksine milletimizin kenetlenmesini ve daha da güçlenmesini sağlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün buraya, tarihin bu hassas eşiğine bir not düşüyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zorbalar kaybetmeye, haritaları kanla çizenler tarihin karanlık sayfalarında boğulmaya mahkûmdur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazanan; barıştan yana olanlar, dostluğu ve kardeşliği savunanlar, adaleti yüceltenler olacaktır. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de barışın, adaletin ve gerçek dostluğun en güçlü savunucusu olmaya devam edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın tüm milletlerine çağrımdır: Gelin, çıkarcı ihtirasları bir kenara bırakalım; 30 Temmuz'u sadece takvimde bir gün değil, insanlığın yeniden doğduğu bir vicdan miladı yapalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-iltica-ve-vize-islemlerinde-yapay-zekaya-geciyor-26101292511a5-d4ec-4b09-a369-e3d6aeaa8ea52026-07-30T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor

Almanya iltica ve vize işlemlerinde yapay zekâya geçiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da iltica, vize ve oturum başvurularının daha hızlı ve standart bir şekilde işleme alınabilmesi için yapay zekâ (YZ) tabanlı sistemlerin kullanılmasını öngören yasa tasarısı, federal hükümet tarafından kabul edildi. Tasarı, yüksek başvuru sayıları ve kamu kurumlarındaki personel yetersizliği nedeniyle mülteci ve göç idaresinin dijital olarak güçlendirilmesini hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Yapay Zekâ Göç Yönetimi Yasası, YZ destekli analiz ve değerlendirme sistemlerinin geliştirilmesi ve uygulanması için gerekli veri koruma çerçevesini oluşturuyor. İçişleri Bakanlığı, tasarının amacının mülteci ve göç idaresinde YZ teknolojilerinin hukuka uygun ve veri korumalı kullanımını sağlamak olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarıya göre, Federal Göç ve Mülteciler Dairesi (BAMF), yerel yabancılar daireleri ve Dışişleri Bakanlığı, başvuru süreçlerinde toplanan verileri YZ modellerini eğitmek, doğrulamak ve test etmek için kullanabilecek. Ayrıca geçmişte tamamlanmış dosyalar, ülke genelinde karar süreçlerini analiz etmek ve işleyişi standartlaştırmak amacıyla taranacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düzenleme, başvurularda şüpheli bilgi tespit edilmesi halinde kamuya açık internet verilerinin otomatik olarak karşılaştırılmasına da izin veriyor. Ancak nihai kararın tamamen insanlar yani memurlar tarafından verileceği, algoritmaların yalnızca "destekleyici araç" olarak kullanılacağı vurgulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tepkiler de var<br />Tasarı, modernleşme hedefi nedeniyle genel olarak olumlu karşılanırken, içerdiği riskler nedeniyle yoğun eleştirilere de konu oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İltica başvurusunda bulunanlara yardım kuruluşu Pro Asyl ve sosyal yardım ve dayanışma kurumu Arbeiterwohlfahrt (AWO), YZ sistemlerinin hatalı veya önyargılı değerlendirmeler yapabileceği, aşırı yük altındaki memurların bu otomatik önerileri sorgulamadan kabul edebileceği endişesi taşıdıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiliseye bağlı yardım kurumu Caritas ise kamuya açık internet verilerinin hatalı veya yanıltıcı olabileceğine dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel yönetim birlikleri, yabancılar dairelerinin YZ sistemleriyle çalışabilmesi için ek eğitim ve altyapı yatırımı gerektiğini, bunun maliyetinin hesaba katılmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">En sert tepki ise AlgorithmWatch adlı sivil toplum kuruluşundan geldi. Kuruluş, tasarının mülteci ve göçmenleri deneysel YZ sistemlerinin deneme alanına dönüştüreceğini savundu. Yasanın ayrımcılığı önleyecek şeffaflık ve güvenlik mekanizmalarından yoksun olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal hükümetin onayının ardından tasarı, sonbaharda Federal Meclis ve Eyalet Temsilciler Meclisi'nde onay alması halinde yasalaşacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/TY,BK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-iltica-ve-vize-i%C5%9Flemlerinde-yapay-zek%C3%A2ya-ge%C3%A7iyor/a-78162612</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonyada-deprem-can-kaybi-30a-yukseldi-261000ab96598-7d9f-4672-9871-412d9852de452026-07-30T09:17:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi

Japonya'da deprem: Can kaybı 30'a yükseldi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya'nın güneyinde Salı günü meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde can kaybı artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer ölü sayısının 30'a yükseldiğini bildirdi. Çöken yapılarda arama-kurtarma çalışmaları sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede sıcaklıkların 38 dereceye çıkması beklenirken, bölgede elektrik ve su kesintileri nedeniyle on binlerce kişi zorlu koşullarda yaşam mücadelesi veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Deprem binlerce hanede elektrik kesintisine yol açmıştı. Henüz birçok mahalleye elektrik verilebilmiş değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kumamoto kenti yakınlarında kısmen çöken Aeon adlı alışveriş merkezinin (AVM) &nbsp;enkazından 10 kişi çıkarıldı. Yetkililer, bu kişilerden 5'inin yaralı olduğunu diğerlerinin ise hayatlarını kaybettiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AVM'de depremden yaklaşık bir saat sonra bilinmeyen bir nedenle patlama meydana gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yatsushiro kentinde ise Nippon Paper Industries'e ait fabrikanın bacası çökmüştü. Olayda beş işçinin öldüğü, dört kişinin ise hâlâ kayıp olduğu açıklandı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/japonyada-deprem-can-kayb%C4%B1-30a-y%C3%BCkseldi/a-78153387</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/davutoglu-siyaseti-birakti-gelecek-partisi-feshedildi-260990c21f43a-54bd-4fe4-b8dd-bc814b35b4bc2026-07-30T08:13:00+03:00HABER MERKEZİ Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi

Davutoğlu siyaseti bıraktı, Gelecek Partisi feshedildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin eski başbakanlarından Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, siyaseti bıraktığını ve partinin siyasi faaliyetlerinin sonlandırıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu yaptığı yazılı açıklamada, 2021 yılında, "Cumhurbaşkanlığı Hükumet Sistemi"nin ittifakları zorunlu kılan yapısını da dikkate alarak üç muhafazakar partinin ortak bir ittifak kurması için yoğun çaba gösterdiklerini, bu teşebbüs sonuçsuz kalınca, "kutuplaşmanın doğurabileceği rövanşizm tehlikesini önlemek ve toplumsal uzlaşma zemini oluşturmak" amacıyla ana muhalefet partisini beş milliyetçi-muhafazakar partiyle dengeleyen ittifak yapısı içinde yer aldıklarını belirterek, "2023 seçimlerinden sonra alternatif muhafazakar siyasetin hem Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde bir grup olarak temsil edilmesi hem de geleceğe yönelik güçlü bir alternatif oluşturması için parti ismimiz dahil her türlü fedakarlığı yaparak ilk aşamada Saadet Partisi, daha sonra ise Yeni Yol Partisi adı altında Meclis Grubu kurduk. Baştan itibaren bu yeni grubun öncelikle kendi içinde daha sonra da diğer muhafazakar partileri de kapsayacak şekilde mümkünse birleşerek tek parti olması, mümkün değilse organik bir ittifak kurması için çaba gösterdik. Ancak bu çabalarımız da sonuçsuz kaldı" dedi.<br />"Partilerimizin toplum nezdindeki gücü sarsıldı"<br />"Öte yandan, parti farkı gözetmeksizin yaygınlaşan siyasi ahlak erozyonu ve milletvekili transferleri, güçlü bir alternatif siyaset oluşturma çabalarımızı daha da zorlaştırdı ve partilerimizin toplum nezdindeki gücünü sarstı" diye devam eden Davutoğlu, "Geldiğimiz noktada, genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini görüyoruz. Bir tarafta gücün tekelleşmesi, diğer tarafta alternatif siyasal güçleri etkisizleştiren parçalanma ile karşı karşıyayız. Siyasetin üst kademelerinde başlayan yozlaşma; parti farkı gözetmeksizin siyasi kadrolara, ardından sivil toplum kuruluşlarına ve nihayet toplumun her katmanına sirayet etmektedir. Mevcut siyasi mekanizmaların kendi kendini düzeltebilme kapasitesi büyük ölçüde tükenmiştir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu, parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin faaliyetlerinin sonlandırılması kararını şu cümlelerle duyurdu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu değerlendirmeler ışığında, partimizin yetkili kurulları ve Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, bir teslimiyet kararı değildir. Bu, ahlaki bir mesafe koyma kararıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, Türkiye mücadelesinden çekilmek değil; Türkiye'ye karşı sorumluluğumuzu günlük siyasi hesapların üzerine çıkarmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarının Türkiye'si; düşünce özgürlüğünün, liyakatin, hukukun, üretimin, sosyal adaletin, eşit vatandaşlığın, kurumsal etkinliğin, toplumsal barışın, özgün düşüncenin ve stratejik aklın Türkiye'si olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim mücadelemiz, herhangi bir makamla başlamadığı gibi herhangi bir parti tüzel kişiliğiyle de sona ermeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da düşünce, ahlak, eğitim, bilim, kültür, uluslararası diplomasi, ekonomi ve toplumsal dayanışma başta olmak üzere her alanda ülkemiz için çalışmaya devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğruyu teşvik edecek, yanlışa karşı uyarıcı sorumluluğumuzu sürdüreceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve biz, Yarının Türkiye'si kuruluncaya kadar düşünmeyi, konuşmayı, uyarmayı ve milletimiz için çalışmayı sürdüreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">AKP'den 2016'da istifa etmişti<br />Başbakanlığı döneminde Recep Tayyip Erdoğan'a dış politika danışmanlığı yapan ve İlk olarak 2011 yılında AKP Konya milletvekili olarak meclise giren uluslararası ilişkiler profesörü Davutoğlu, 2009-2014 yılları arasında Erdoğan'ın başkanlığında kurulan 60'ıncı ve 61'inci hükümetlerde Dışişleri Bakanlığı, 2014-2016 yılları arasında AKP Genel Başkanlığı ve Başbakanlık görevlerinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davutoğlu Başbakanlık ve AKP Genel Başkanlığı görevinden Mayıs 2016'da istifa etti ve 2019'da Gelecek Partisi'ni kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/BK,AÜ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/davuto%C4%9Flu-siyaseti-b%C4%B1rakt%C4%B1-gelecek-partisi-feshedildi/a-78166043</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye ve Irak arasında 5 anlaşma imzalandı: 'Irak Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verecek']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-ve-irak-arasinda-5-anlasma-imzalandi-irak-turkiyeye-gunde-1-milyon-varil-petrol-verecek-2609804b23e0f-a16b-43f2-94f9-3b91b0a980e42026-07-29T14:57:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye ve Irak arasında 5 anlaşma imzalandı: 'Irak Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verecek'

Türkiye ve Irak arasında 5 anlaşma imzalandı: 'Irak Türkiye'ye günde 1 milyon varil petrol verecek'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret kapsamında Türkiye'ye gelen Irak Başbakanı Ali Zeydi ile Beştepe'de salı günü bir araya geldi. İki lider, kritik görüşmenin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Türkiye ile Irak arasında yeni bir dönemin kapılarını aralayan dev enerji anlaşmasını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan yaptığı açıklamada, Irak'ın Türkiye'ye günlük 1 milyon varil petrol tedarik edeceğini belirterek, Irak Başbakanı Zeydi'nin kendisine, "Türkiye’ye günde 1 milyon varil petrol verebiliriz, başka bir ülkeye muhtaç kalmayın" teklifinde bulunduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı, "Evet, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok, hemen komşumuz. İnşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettiğimizde ihtiyacımızı önemli ölçüde karşılamış olacağız," diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede ayrıca, bölgesel kriz alanları başta olmak üzere Filistin, Suriye ve İran'daki son gelişmeler de masaya yatırıldı. Erdoğan, Türkiye'nin Irak'ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariğinde her türlü desteği vermeye hazır olduğunu vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Zeydi'nin diplomatik trafiği</span></h2><p><span style="font-size:18px">Geçtiğimiz mayıs ayında hükümeti kurarak göreve başlayan Irak Başbakanı Zeydi, ABD ve İran ziyaretlerinin ardından üçüncü yurt dışı temasını Ankara’ya gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak basını, Zeydi’nin bir sonraki durağının Suudi Arabistan olacağını aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara, önceki Başbakan Muhammed Şia El Sudani döneminde stratejik ortaklık seviyesine ulaşan ilişkilerin Zeydi döneminde de artarak sürmesini hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası kamuoyu tarafından yakından izlenen görüşme, ABD-İran geriliminin sürdüğü ve Hürmüz Boğazı'ndaki geçiş kısıtlamalarının devam ettiği bir dönemde gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Irak-Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack da ziyaretten hemen önce Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile bir araya geldi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Masadaki diğer kritik başlıklar: Güvenlik, kalkınma yolu ve su</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sudani döneminde PKK’nın Irak tarafından "yasaklı örgüt" ilan edilmesi ve Bağdat’ta kurulan Ortak Güvenlik Koordinasyon Merkezi ile ivme kazanan terörle mücadele iş birliğinin, Zeydi hükümetiyle de kararlılıkla sürdürülmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'nın nihai beklentisi, örgütün Bağdat yönetimi tarafından resmen "terör örgütü" olarak tanımlanması. MİT Başkanı İbrahim Kalın’ın geçen ay Bağdat’a yaptığı ziyaretin de bu güvenlik ortaklığını derinleştirme amacı taşıdığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Kasım 1978’de Diyarbakır’ın Lice ilçesinde kurulan PKK, Avrupa Birliği, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İngiltere, Fransa, Türkiye ve pek çok başka devlet tarafından terör örgütü kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PKK militanları, 40 yıla yakındır sürdürdükleri saldırılarda, resmi rakamlara göre 15 bine yakın sivili ve güvenlik görevlisini öldürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">PKK lideri Öcalan, terör örgütü kurmak ve yönetmek suçundan müebbet hapis cezasına çarptırıldığı 1999 yılından beri, Marmara Denizi’ndeki İmralı Cezaevi’nde tutuklu bulunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kalkınma Yolu Projesi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Basra’dan başlayıp Türkiye üzerinden Avrupa’ya uzanacak 17 milyar dolarlık Kalkınma Yolu Projesi de görüşmenin bir diğer ana gündem maddesiydi. Ziyareti "asırlar öncesine dayanan kardeşliğin bir nişanesi" olarak niteleyen Başbakan Zeydi, proje üzerindeki çalışmalara ivme kazandırdıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdülkadir Uraloğlu’nun "Projede sona geldik" açıklamasının ardından iki liderin finansman detaylarını netleştirerek bu yıl bitmeden ilk kazmayı vurması planlanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Petrol ve doğal gaz</span></h2><p><span style="font-size:18px">İki ülke, temmuz başında Kerkük-Yumurtalık Petrol Boru Hattı anlaşmasını geçici olarak 12 ay uzatmıştı. Yeni dönemde ise boru hattı kapasitesinin artırılması ve Basra petrolünün de Yumurtalık'a taşınması gündemde. Ayrıca Enerji Bakanı Alparslan Bayraktar’ın belirttiği üzere, Irak’ın doğal gaz yetersizliği nedeniyle çalıştıramadığı santrallere Türkiye üzerinden doğal gaz sevk edilmesi imkanları da değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Su yönetiminde 'petrol fonu' modeli</span></h2><p><span style="font-size:18px">Fırat ve Dicle sularının kullanımı konusunda tarihi bir adım atılıyor. Irak Parlamentosu’nun geçtiğimiz günlerde onayladığı ve 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girecek su anlaşmasına göre, iki ülke ortak su projeleri geliştirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Projelerin finansmanı, Irak’ın Türkiye’ye satacağı petrolden elde edeceği gelirin bir kısmını özel bir fona aktarmasıyla sağlanacak. Altyapı ve baraj inşaatlarında ise uzman Türk şirketleri aktif rol oynayacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/28/turkiye-ve-irak-arasinda-5-anlasma-imzalandi-irak-turkiyeye-gunde-1-milyon-varil-petrol-ve</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yunanistanin-paros-adasinda-buyuk-yangin-10-bolgede-tahliye-emri-verildi-2609743b5e9c8-98bd-4196-ba25-c066fafc3de22026-07-29T14:53:00+03:00HABER MERKEZİ Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi

Yunanistan'ın Paros Adası'nda büyük yangın: 10 bölgede tahliye emri verildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunanistan'ın en popüler tatil merkezlerinden biri olan Paros Adası'nda çıkan büyük orman yangını ikinci gününde devam ediyor. Yangın söndürme ekipleri, adanın güney ve güneydoğusundaki birçok noktada alevlerle mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmalar, yangının gece yeniden şiddetlenmesinin ve yetkililerin toplam 10 bölgede yaşayanlar ile ziyaretçiler için art arda tahliye emirleri vermesinin ardından Çarşamba sabahı ilk ışıklarla birlikte önemli ölçüde artırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililerin en büyük endişesi, kara ekiplerinin çalışmalarını zorlaştıran ve kıvılcımları uzak noktalara taşıyarak yeni yangınlara yol açan güçlü kuzey rüzgarları.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gece yeniden alevlendi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yangın Salı günü öğle saatlerinde Paros'un çöp depolama alanı yakınındaki Kampi bölgesinde başladı. İlk olarak çöpler ve alçak bitki örtüsü yanarken, alevler kısa sürede kuru otluk alanlara, tarım arazilerine ve engebeli bölgelere yayıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel basında çıkan haberlere göre yangın Salı günü öğleden sonra büyük ölçüde kontrol altına alınmıştı ancak havadan müdahalelerin gece için durdurulmasının ardından yeniden güçlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gece boyunca yangın hattı Agkairia bölgesinin çevresine ilerledi ve Trypiti yönüne yayıldı. Yerel medya ayrıca Faragas Plajı'na doğru ilerleyen ikinci bir yangın cephesi olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Apianes Tepesi'nin ve Agioi Theodoroi Manastırı'na giden yol boyunca geniş bir alanın da yandığı aktarıldı. Güney Paros'un büyük bölümünde elektrik kesintileri yaşandığı bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Dört ayrı 112 acil uyarısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yetkililer salı öğleden sonradan çarşamba'nın erken saatlerine kadar dört ayrı 112 acil durum uyarısı yayımladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak Agios Charalampos, Kampi, Bougados ve Aneratza bölgelerinde yaşayanlardan Aliki yönüne gitmeleri istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından Kamari bölgesi için benzer bir tahliye çağrısı yapıldı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/29/yunanistanin-paros-adasinda-buyuk-yangin-10-bolgede-tahliye-emri-verildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/guterres-kibris-icin-51-gorusmeleri-yeniden-baslayacak-26096966eac32-fdfd-42e7-aaff-3ca03d8258492026-07-29T14:50:00+03:00HABER MERKEZİ Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak

Guterres: Kıbrıs için 5+1 görüşmeleri yeniden başlayacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">16 yıl aranın ardından Kıbrıs'ı ziyaret eden ilk Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri olan Antonio Guterres, Kıbrıs sorununun çözümü için Ada'daki Türk ve Rum tarafların yanı sıra üç garantör ülkenin katılımıyla yeni görüşmeler düzenleneceğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dün önce Avrupa Birliği (AB) üyesi Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Nikos Hristodulidis, daha sonra da Kıbrıslı Türklerin lideri Tufan Erhürman ve çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ile görüşen Guterres, bugün de Hristodulidis ve Erhürman ile üçlü bir toplantıda bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu görüşmenin ardından kısa bir basın toplantısı düzenleyen Portekizli diplomat, Kıbrıs Rum ve Kıbrıs Türk liderlerinin yanı sıra garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere ile BM temsilcilerinin bir araya geleceği bir toplantı düzenlenmesine karar verdiklerini bildirdi. Bununla ilgili olarak "Her iki tarafın ve garantörlerin 5+1 toplantısına katılmaları konusunda onay aldım" diyen Guterres, önce gerekli hazırlıkların yapılacağını ifade ederek söz konusu toplantının yeri ve zamanı hakkında herhangi bir bilgi vermedi.<br />Türkiye, Yunanistan ve İngiltere, 1960 yılında Kıbrıs'ın İngiltere'den bağımsızlığını elde etmesinin ardından, Rum ve Türk toplulukları arasındaki gerginliklerin yaşandığı bir dönemde anayasal düzenin varlığını korumak için garantör ülke rolünü üstlenmişlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görev süresi bu yılın sonunda sona erecek olan Guterres, daha önceki girişimin Temmuz 2017'de başarısızlıkla sona ermesinden dokuz yıl sonra, olası bir yeni müzakere sürecini değerlendirmek için Salı günü Kıbrıs'a gitmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rumlar federasyon formülünde ısrarcı<br />Kıbrıs'ın güneyinde egemen olan Kıbrıs Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından Salı günü yapılan açıklamada, çözüm önerisi olarak bir kez daha iki bölgeli federasyon sistemi dile getirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıslı Türklerin lideri Erhürman ise öncelikle "karşılıklı güven zemini oluşturulması" çağrısında bulunmuştu. Erhürman, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dan farklı olarak Kıbrıs'ta yeniden birleşmeden yana bir tavır sergiliyor.<br />Türkiye ise şu ana dek iki devletli çözüm formülünden geri adım atmış değil. 24 Temmuz'da, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Maria Angela Holguin Cuellar'ı Ankara'da ağırlayan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, söz konusu görüşmede Kıbrıs sorununa gerçekçi çözümün Ada'daki iki devletin yan yana var olmasından geçtiği yönündeki Türkiye'nin görüşünü yinelemiş ve Kıbrıs Türk halkı için "egemen eşitlik ve eşit uluslararası statü" talebini yinelemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">52 yıllık bölünmüşlük<br />Kıbrıs, 1974'ten bu yana bölünmüş durumda. O yıl Ada'da, Atina destekli ve Yunanistan ile birleşme amacı güden Rumların darbe ile yönetimi ele geçirmesi üzerine Türkiye Kıbrıs'a asker çıkarmış ve Ada'nın yaklaşık üçte birini kontrolü altına almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk ordusunun denetimindeki bölgede, 1976'da Kıbrıs Türk Federe Devleti kurulmuş, 15 Kasım 1983 tarihinde de bugüne dek sadece Ankara tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) ilan edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ada'nın güneyinde egemen olan Kıbrıs Cumhuriyeti, 1 Mayıs 2004'te Avrupa Birliği üyesi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW / ET,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/guterres-k%C4%B1br%C4%B1s-i%C3%A7in-51-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeleri-yeniden-ba%C5%9Flayacak/a-78159191</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-ukraynanin-yolcu-otobuslerine-yonelik-iha-saldirilarina-karsi-uluslararasi-tepki-cagrisi-26095a769e482-f70e-436d-b4a0-62bc11a88dca2026-07-29T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı

Zaharova'dan Ukrayna’nın yolcu otobüslerine yönelik İHA saldırılarına karşı uluslararası tepki çağrısı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bakanlığın resmi internet sitesinde yayınlanan açıklamaya göre, 28 Temmuz sabahı Ukrayna'ya ait İHA’lar Belgorod bölgesindeki&nbsp;<strong>Şebekino</strong>&nbsp;kentinde ve DHC'ye bağlı&nbsp;<strong>Gorlovka’da</strong>&nbsp;sefer halindeki yolcu otobüslerini hedef aldı. Şebekino'daki saldırıda 6'sı ağır olmak üzere 19 yerel sakinin, Gorlovka'daki saldırıda ise 5 kişinin yaralandığı bilgisi paylaşıldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Sorumlular cezadan kaçamayacak’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Saldırıları şiddetle kınadıklarını belirten Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>uluslararası kurumları ve bağımsız medyayı bu olaylara sessiz kalmamaya çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong><em>“Tüm sorumlu uluslararası aktörleri, ilgili uluslararası yapıları ve bağımsız medya kuruluşlarını, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin kanlı eylemlerine kamuoyu önünde net ve hiçbir belirsizliğe yer bırakmayacak şekilde tepki vermeye çağırıyoruz”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eylemlerin sorumlularının hesap vereceğini vurgulayan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong><em><strong>&nbsp;</strong>"Karşılık verilmesi kaçınılmazdır"&nbsp;</em>dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Sivil olduklarını biliyorlardı’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Kiev rejiminin cephede artan başarısızlıklarının intikamını&nbsp;<strong>“takıntılı bir inatla”&nbsp;</strong>sivil halktan çıkarmaya çalıştığını belirten&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Ukrayna birliklerinin bu araçlara saldırırken, hedeflerin Rus Silahlı Kuvvetleri ile hiçbir bağlantısı olmayan siviller olduğunu&nbsp;<strong>“gördüğünü ve çok iyi bildiğini”</strong>&nbsp;vurguladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260728/zaharovadan-ukraynanin-yolcu-otobuslerine-yonelik-iha-saldirilarina-karsi-uluslararasi-tepki-1107614254.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baskan-onge-geziyor-degil-hizmet-getiriyor-261060037336c-614e-4eeb-bd68-46f71ed5730c2026-07-28T19:51:00+03:00HABER MERKEZİ Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"

Başkan Önge: "Geziyor Değil, Hizmet Getiriyor"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başkan Önge, göreve geldikleri ilk günden itibaren Gülnar'ın ve belediyenin eksiklerini tespit ettiklerini ifade ederek, bu eksikliklerin giderilmesi için Ankara'da bakanlıklar ve ilgili kurumlarla, Mersin'de ise Valilik ve Mersin Büyükşehir Belediyesi nezdinde girişimlerde bulunduklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her platformda Gülnar'ın haklarını savunduklarını dile getiren Önge, bu süreçte çeşitli eleştirilere de maruz kaldıklarını belirterek, "Başkan yine geziyor, makamında yok" şeklindeki eleştirilere rağmen ilçeye hizmet kazandırmak için gece gündüz çalıştıklarını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biz kapıları aşındırdıkça, yolları açtıkça ilçemize birçok imkânı kazandırdık ve eksiklerimizi birer birer tamamlamaya başladık" diyen Önge, bugün gelinen noktada bu çalışmaların meyvelerini vermeye başladığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gülnar Belediyesi'nin hizmet kalitesini artıracak önemli bir başarıya daha imza attıklarını açıklayan Başkan Önge, "İki yıllık yoğun mücadelenin sonucunda Gülnarımıza uzun yıllar hizmet edecek önemli bir kazanımı daha belediyemize kazandırdık. Yakında bu hizmeti hemşehrilerimizin kullanımına sunacağız. Bekleyin." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Önge, önümüzdeki dönemde de ilçeye yeni yatırımlar kazandırmak ve vatandaşlara daha kaliteli belediyecilik hizmeti sunmak için çalışmalarını aynı kararlılıkla sürdüreceklerini sözlerine ekledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.mersintime.com/baskan-onge-geziyor-degil-hizmet-getiriyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-parti-toroslardan-il-baskanligina-birlik-ve-dayanisma-ziyareti-26105a8c4c9e9-a71f-4119-8c82-6264925e74962026-07-28T19:49:00+03:00HABER MERKEZİ AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti

AK Parti Toroslar'dan İl Başkanlığına Birlik ve Dayanışma Ziyareti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Merkez Toroslar İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser ve yeni oluşturulan yönetim kurulu üyeleri, AK Parti Mersin İl Başkanı Adem Aldemir'i il başkanlığında ziyaret ederek,yeni yapılanma sürecinde kendilerine verdiği destek ve katkılar dolayısıyla teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samimi bir atmosferde gerçekleşen ziyarette, teşkilat çalışmaları, Toroslar ilçesinde yürütülecek faaliyetler ve önümüzdeki döneme ilişkin hedefler değerlendirildi. İlçe Başkanı Ferdi Çokkeser, yeni yönetim olarak birlik ve beraberlik içerisinde vatandaşlara en iyi hizmeti sunmak için çalışacaklarını ifade ederek, süreç boyunca gösterdiği destek nedeniyle İl Başkanı Adem Aldemir'e teşekkürlerini iletti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Başkanı Adem Aldemir ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, AK Parti teşkilatlarının en büyük gücünün birlik, beraberlik ve dayanışma ruhu olduğunu vurguladı. Yeni yönetime görevlerinde başarılar dileyen Aldemir, Mersin'in her ilçesinde aynı heyecan ve kararlılıkla çalışmaların sürdürüleceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sonunda günün anısına plaket takdim edilirken, çekilen hatıra fotoğraflarıyla program sona erdi. Buluşmada, güçlü teşkilat yapısı, ortak hedefler ve birlikte çalışma kararlılığı ön plana çıkarken, "Türkiye Yüzyılı" vizyonu doğrultusunda birlik ve beraberlik mesajı verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.mersintime.com/ak-parti-toroslardan-il-baskanligina-birlik-ve-dayanisma-ziyareti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-yol-partisi-gurup-baskanvekili-kaya-adli-hukumlulerin-taleplerinin-yok-sayilmasi-toplumsal-vicdani-zedeler-26093ef0beff1-79a6-412a-bacb-361bcebd38512026-07-28T17:18:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”

Yeni Yol partisi gurup Başkanvekili Kaya: “Adli hükümlülerin taleplerinin yok sayılması toplumsal vicdanı zedeler”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>ÇERÇEVE YASA MESELESİNDE ADLİ MAHKÛMLARI DA UNUTMAYIN</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bülent Kaya, yaptığı kısa konuşmada, “Bu çerçeve yasadan dolayı uzatmaları oynamaya gerek yok. Çerçeve yasa derken, kamuoyunda yoğun olarak dile getirilen adli mahkûmlar ile ilgili bir beklenti var. Hele hele toplumsal vicdanda çerçeve yasa ile ilgili adımlar atılırken adli mahkûmların yok sayılması, cezaevlerinde sayıları 450 bine yaklaşan ve çoğu vardiyalı olarak yatmak zorunda kalan, kapasite ve kontenjanın üstünde mahkûmların çok zor şartlarda hükümlerin infaz edilmeye çalışıldığı bir süreci yaşıyoruz. Adli mahkûmlar sürekli bizlere ulaşıyor. Dolayısıyla böyle bir çerçeve yasanın TBMM gündemine getirildiği bir dönemde adli mahkûmların ıskalanmış olması yâda bunların hiç dile getirilmemesi gerçekten toplumsal vicdanda zararlara yol açacaktır. Dolayısıyla bu konu ele alınırken mutlaka ve mutlaka adli mahkûmlarında taleplerinin dikkate alınmasını da buradan bir kez daha ifade etmek isterim” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yapay-zekaya-karsi-neden-kuresel-ittifak-kuruldu-26090a1793a99-291f-46cd-a257-c77c0d37a0dd2026-07-28T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?

Yapay zekaya karşı neden küresel ittifak kuruldu?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ChatGPT'nin geliştirici şirketi olan OpenAI'nin bir yapay zeka modelinin Temmuz ayı ortasında kendi başına harekete geçerek bir platforma siber saldırı düzenlemesi küresel çapta yankı uyandırmış, endişe yaratmıştı. Yapay zekanın bilinen bu ilk bağımsız siber saldırısının ardından 30'dan fazla ABD'li teknoloji devi bir güvenlik ittifakı kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu şirketler tarafından Pazartesi günü yapılan açıklamaya göre, "Open Secure AI Alliance" adlı oluşumda IBM, Nvidia, Microsoft ve Palantir gibi teknoloji devleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik ittifakını kuran şirketler, sorunun çözümü için yine yapay zekaya güvendiklerini vurgularken devletleri ve politikacıları yapay zeka alanına müdahale etmeme ve aşırı düzenlemeler yapmama konusunda da uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">OpenAI şirketine ait kapalı alanda test edilen bir yapay zeka modeli, ay ortasında bağımsız şekilde hareket ederek internete girmeyi başarmış ve popüler yazılım platformu Hugging Face'i hacklemişti. Olayı şirket kendisi duyurmuş ve modelin güvenlikli ortamı terk ederek internete erişimi de kendisinin sağladığını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, onlarca yıldır tartışılan, özellikle gelişmiş yapay zeka modellerinin kontrolden çıkabileceği, insanı alt edeceği yönünde var olan endişeleri daha da tetiklemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güvenlik ittifakı ne yapacak?<br />Yeni güvenlik ittifakı küresel çip devi Nvidia öncülüğünde hareket ediyor. Nvidia'nın açıklamasına göre, yapay zekadan gelişebilecek tehlikelere ve tehdide karşı güvenlik ittifakına üye olan söz konusu şirketler, siber savunma sağlanabilmesi amacıyla kamuya açık yapay zeka modelleri sunacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, yapay zeka ajanlarının güvenilir olmasına yönelik ortak standartlar ve test ortamları geliştirilecek. Ayrıca yapay zeka ajanlarının eylemlerini geriye dönük detaylı şekilde takip edebilmeyi sağlayacak tanımlanmış protokol yapıları üzerinde duruluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka ajanları ile normalde sadece metin tabanlı yanıt veren klasik sohbet botlarından farklı olarak süreci insan müdahalesine gerek duymadan yöneten, hedef belirleyen ve mevcut dış sistemleri de kullanarak kararlar alıp harekete geçen akıllı yazılım sistemleri kastediliyor. Güvenlik ittifakı, yazılımcıların bu tür modeller üzerinde çalıştığını da duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İttifak, kısmen şirketlerin halihazırda var olan girişimleri ve tecrübeleri üzerine kuruluyor ve bunları tek bir çatıda birleştiriyor. Nvidia yapay zeka ajanlarına yönelik bir güvenlik mimarisi sunarken IBM güvenlik unsuru olarak dijital imzaları, Microsoft ise güvenlik açıklarını tespit edip doğrulayabilen özel bir sistemi yapıya dahil ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurulduğu açıklanan yeni güvenlik ittifakında, ay ortasında siber saldırıya uğrayan Hugging Face platformu da bulunuyor. Hugging Face'e yapılan saldırı, bir yapay zeka modelinin gerçek dünyada bağımsız olarak siber saldırı gerçekleştirdiği bilinen ilk vaka olarak değerlendiriliyor. OpenAI süreci "emsalsiz" olarak nitelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırıyı ABD modelleri durduramadı ancak Çin menşeli bir yapay zeka modelinin engelleyebilmesi ise endişeleri daha da arttırdı. Yapay zeka konusunda ABD ile Çin arasında kıyasıya bir yarış yaşanıyor ve Çin merkezli şirketlerin modellerinin de son yıllarda oldukça inovatif oldukları dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ETO,HS</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/yapay-zekaya-kar%C5%9F%C4%B1-neden-k%C3%BCresel-ittifak-kuruldu/a-78143700</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-bolgemizin-kalkinma-refah-huzur-ve-istikrarla-anilmasi-icin-caba-gosteriyoruz-26092cbd8ac12-2a10-400f-9708-e3b5d68639e52026-07-28T14:19:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

ERDOĞAN: “Bölgemizin kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’ye resmî ziyarette bulunan Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi ile gerçekleştirdiği görüşmelerin ve imzalanan anlaşmaların ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek, açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak Başbakanı ez-Zeydi’yi bölgenin içinden geçtiği zorlu dönemde üstlendiği görev için tekrar tebrik etti.&nbsp; Eski Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani ile de ilişkileri kurumsal temelde güçlendirmeye matuf stratejik adımlar attıklarını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, yakaladıkları bu ivmeyi Irak Başbakanı ez-Zeydi ile daha ileri noktalara taşıyacaklarına inandıklarını belirterek, Türkiye olarak Irak Başbakanı ez-Zeydi’ye ihtiyaç duyduğu her alanda destek vermeye hazır olduklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kardeşlik zemini temelinde ilişkileri kapsamlı şekilde değerlendirdiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İran, Suriye ve Filistin başta olmak üzere bölgesel gelişmeler hakkında fikir teatisinde bulunduk. İlişkilerimizi daha da ileri taşıyacak belgeleri huzurlarımızda az önce imzaladık” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“IRAK’IN HUZUR VE İSTİKRARINI ÜLKEMİZİN DURUMUNDAN AYRI TUTMADIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı başındaki savaş ortamının etkisiyle görüşmelerde güvenlik, terörle mücadele, enerji ve ulaştırma konularının bir hayli yer tuttuğunu ifade ederek, şunları kaydetti: “Komşumuz Irak, maalesef bu savaş ve istikrarsızlık ortamından en çok etkilenen ülkelerden biridir. Biz, geçmişten bu yana Irak’ın huzur ve istikrarını ülkemizin durumundan ayrı tutmadık, tutmayız. Bölgemizin artık savaş, terör ve çatışmayla değil, kalkınma, refah, huzur ve istikrarla anılması için çaba gösteriyoruz. Terörsüz Türkiye sürecimizin ve terörsüz bölge vizyonumuzun gerçeğe dönüşmesi için Iraklı kardeşlerimizle yakın diyalog hâlindeyiz. İnşallah her iki ülkeye de ağır bedeller ödeten bu meseleyi kalıcı olarak gündemimizden çıkartacağız. Öte yandan, Irak’ın ihtiyaç duyduğu savunma sanayi ürünlerinin tedariki noktasında da üzerimize düşeni yapmaya hazırız.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“HEDEFİMİZ, EN YAKIN ZAMANDA KAPSAMLI ENERJİ İŞ BİRLİĞİ ANLAŞMASI İMZALANMASIDIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu savaş ortamının kendilerini sadece savunma konusunda değil, enerji ve ulaştırma alanlarında iş birliklerini derinleştirmeye sevk ettiğine dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Körfez bölgesinin dünya ile bağlantısının Irak üzerinden sağlanmasını esas alan Kalkınma Yolu Projesi’nin mevcut gelişmeler karşısında her zamankinden daha önemli hâle geldiğini görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu konuda Sayın Başbakan’ın da güçlü bir iradeye sahip olduğunu memnuniyetle müşahede ettim. İş birliğimizin bir diğer önemli başlığı enerjidir. Türkiye-Irak Ham Petrol Boru Hattı Anlaşması dün itibarıyla sona erdi. Şimdi hedefimiz, en yakın zamanda iki tarafın da faydasına olacak kapsamlı enerji iş birliği anlaşması imzalanmasıdır. British Petrol’ün operatörlüğünü yürüttüğü Kerkük üretim sahasında Türkiye Petrollerine ortaklık verilmiştir. Bugün imzalanan anlaşma, enerji alanındaki ortaklık açısından tarihî bir adım olmuştur.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, iklim değişikliğinden etkilenen iki komşu ülke olarak suyun sürdürülebilir kullanımına yönelik iş birliğinin ilerletilmesi yönündeki iradelerinin tam olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu noktada Türkiye olarak üzerlerine düşeni yaptıklarını, su konusunu akılcı, bilimsel ve insani temelde daimî bir iş birliği alanı olarak gördüklerinin altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Irak ile geçtiğimiz yıl 17 milyar dolara yaklaşan ticaret hacmimizi çok daha ileri seviyelere taşımayı istiyoruz. Bu çerçevede Sayın Başbakan’ın heyetindeki bakanların, iş insanlarımız, müteahhitlerimiz ve yatırımcılarımızdan oluşan geniş bir heyetle bir araya gelmesini de son derece önemli bulduğumu ifade etmek istiyorum.” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“IRAK’TAN 1 MİLYON VARİL PETROL İHTİYACIMIZI KARŞILAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi ile güncel bölgesel gelişmeler hakkındaki görüşlerinin büyük ölçüde benzer olduğunu memnuniyetle müşahede ettiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın bölgesiyle bütünleşmesine yönelik çabaları ve bilhassa Suriye ile temaslarını yapıcı adımlar olarak görüp desteklediklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Irak’ın beşerî zenginliğinin vazgeçilmez bir parçası olan ve aralarındaki kardeşliğin en sağlam dayanağını teşkil eden Irak Türkmenlerine Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin de hassasiyetle yaklaştığını gördüğünü ifade ederek, “Heyetinde, Irak Türkmen Cephesi Genel Başkanı ve Kerkük Valisi Selman Ağaoğlu kardeşimize yer vermesini özellikle anlamlı buluyorum. Sayın Zeydi’ye ziyaretleri için bir kez daha teşekkür ediyor, istişarelerimizin ve aldığımız kararların hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin konuşmasında “Türkiye’ye günde 1 milyon varil biz petrol verebiliriz” dediğini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başka yere diyor muhtaç olmayın. 1 milyon varil. Evet Sayın Bakan, sağa sola muhtaç olmaya gerek yok. Hemen komşumuz Irak’tan inşallah 1 milyon varil petrolü buraya transfer ettik mi ihtiyacımızı karşılar” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>IRAK BAŞBAKANI EZ-ZEYDİ: “BU ZİYARETİMİZ ASIRLAR ÖNCESİNE DAYANAN İLİŞKİLERİMİZİN PEKİŞTİRİLMESİNİN BİR NİŞANESİDİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelmekten ve Türkiye ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getiren Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bizim bu ziyaretimiz protokol icabı değil, asırlar öncesine dayanan ilişkilerimizin pekiştirilmesinin bir nişanesidir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, iki ülkenin aynı coğrafyayı, uygarlığı ve su kaynaklarını paylaştığına işaret ederek görüşmelerde enerji, ulaştırma, eğitim, su ve diğer birçok konunun ele alındığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ile Irak arasındaki ilişkilere dair Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Bu ilişkilerin daha da yüceltilmesi, güçlendirilmesi için çalışıyoruz. Kardeşlik içerisinde bir ortaklık arzu ediyoruz ve özellikle Kalkınma Yolu Projesi üzerinde çalışıyoruz. Sayın Cumhurbaşkanı’yla (görüşmede) dedim ki: ‘Bize aslında coğrafya doğal olarak iki nehir vermiş. Biz üçüncü nehrin de artık ekonomi nehri olmasını istiyoruz.’ Ve bu da tabii ki Kalkınma Yolu’dur” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Başbakanı ez-Zeydi, Türkiye ve Irak’ın Doğu ile Batı’nın birbirine bağlanmasını sağlayacağına dikkati çekerek “Irak ile Türkiye arasındaki ilişkiler daha da ileri gidecektir. Ekonomik kaynaklarımızı da yücelteceğiz, büyüteceğiz, enerji alanında da daha fazla petrol pompalayacağız” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Yani günde 1 milyon varil biz Türkiye’ye petrol verebiliriz diyor” ifadeleri üzerine Irak Başbakanı ez-Zeydi, “Evet doğru, 1 milyon” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TÜRKİYE İLE IRAK ARASINDA İMZALANAN ANLAŞMALAR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Irak Başbakanı ez-Zeydi’nin huzurunda, iki ülke arasında üç anlaşma imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, “Eğitim ve Akademik İşbirliği Mutabakat Muhtırası”, Polis Akademisi Başkanı Murat Balcı ile Irak Başbakanı ve Silahlı Kuvvetler Komutanı Özel Kalem Müdürü General Abdulemir Şammari tarafından imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Gençlik ve Spor Alanlarında Mutabakat Zaptı”na, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak ile Irak Dışişleri Bakanı Fuad Hüseyin imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sınai Mülkiyet Alanında İşbirliği Mutabakat Zaptı”na ise Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır ile Irak Maliye Bakanı Falih Sari tarafından imzalandı.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/italyada-dogum-orani-son-80-yilin-en-dusuk-seviyesinde-2608902b645a5-0915-40d0-9e34-4f800330fb902026-07-28T13:35:00+03:00HABER MERKEZİ İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde

İtalya'da doğum oranı son 80 yılın en düşük seviyesinde

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İtalya'da 2025'te İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesinin ardından geçen 80 yılın en düşük doğum oranı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Roma merkezli İtalya Ulusal İstatistik Ofisi'nden yapılan açıklamada, geçen yıl ülkede doğan çocuk sayısının, bir önceki yıla göre yüzde 3,9 azalarak 355 bine gerilediği bildirildi. Bu sayı, İtalya'da kadınların ortalama 1,14 çocuk sahibi olduğu anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci Dünya Savaşı'nın ardından doğum sayısının zirve yaptığı zirve yaptığı 1964 yılında, ülkede 1 milyon 35 bin 207 çocuk dünyaya gelmişti. Bu da kadınların ortalama 2,7 çocuk sahibi olduğu anlamına geliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İtalya'da doğum oranının bu denli düşmesi uzun süredir ülkenin en büyük sorunlarından biri. Avrupa genelinde daha düşük oranlar sadece İspanya ve Malta'da görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da ise, Federal İstatistik Ofisi verilerine göre, 2025 yılında kadın başına 1,32 doğum gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik, meslekî, sosyal engeller…<br />Yapılan bir araştırmada, katılımcıların yaklaşık üçte ikisi (yüzde 63) daha fazla çocuk sahibi olmama nedeni olarak "ekonomik, meslekî veya sosyal engelleri" gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki kadından biri de (yüzde 49) hamile kalması durumunda kariyeri için olumsuz sonuçlardan korktuğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada nüfusu giderek yaşlanan İtalya'da, yüz yaşını geçen kişi sayısı 24 bini aşmış durumda. 1 Ocak itibarıyla ülkenin toplam nüfusu, bir önceki yıla göre neredeyse değişmeden 58,94 milyon düzeyinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nüfusun, düşük doğum oranlarına rağmen değişmemesinin sebebinin ülkeye gelen göçmenler olduğu ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87talyada-do%C4%9Fum-oran%C4%B1-son-80-y%C4%B1l%C4%B1n-en-d%C3%BC%C5%9F%C3%BCk-seviyesinde/a-78147621</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tokyonun-yapay-zekali-copcatani-265-cifti-evlendirdi-260889b251e1a-a6cc-4eb2-88fe-59a265a115ff2026-07-28T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi

Tokyo'nun yapay zekalı çöpçatanı 265 çifti evlendirdi

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya’nın başkenti Tokyo'da belediye yönetiminin düşük doğum oranlarına karşı geliştirdiği yapay zeka destekli tanışma uygulaması, iki yılda 265 evliliğe aracılık etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokyo Büyükşehir Belediyesi'nin açıkladığı verilere göre, 30 Haziran itibarıyla uygulama üzerinden tanışan 760 çift de "ciddi bir ilişki" içinde olduklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"TOKYO Enmusubi" adlı çöpçatanlık uygulaması Eylül 2024’te kullanıma açılmıştı. Proje, evlenmek isteyen kişilerin yaklaşık yüzde 70’inin yeni bir partner bulmak için somut bir girişimde bulunmadığını ortaya koyan bir araştırmanın ardından hayata geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yılın ortalarında 16 bin kayıtlı kullanıcıya ulaşan uygulama, yapay zeka yardımıyla kullanıcıları yüksek uyumluluk oranına sahip potansiyel eş adaylarıyla eşleştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Son şansım olduğunu düşündüm"<br />Tokyo yönetimi, uygulama sayesinde eşiyle tanışan bir kadının deneyimini de paylaştı. "Turtle" takma adını kullanan kadın, 40 yaşına yaklaşırken uygulamayı "son şansı" olarak gördüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birden fazla tanışma görüşmesinin ardından Ağustos sonunda bugün eşi olan kişiyle karşılaştığını belirten kadın, Eylül ortasında ciddi bir ilişkiye başladıklarını anlattı. Aynı yılın Aralık ayında ise evlilik teklifini kabul ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, Japonya’da nüfusun azalması ve doğum oranlarının düşmesi nedeniyle merkezi yönetim ve yerel yönetimlerin son yıllarda evlilikleri ve aile kurmayı teşvik eden farklı projeleri desteklediğine dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Japonya'da nüfus yaşlanıyor, doğurganlık azalıyor&nbsp;<br />Japonya uzun yıllardır düşük doğum oranları ve yaşlanan nüfus sorunuyla mücadele ediyor. Ülkede doğurganlık oranı 2025 yılında kadın başına 1,14 çocuğa gerileyerek yeni bir düşük seviyeye indi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl Japon vatandaşlarından doğan bebek sayısı 671 bin 236 olarak kaydedilirken aynı dönemde yaklaşık 1,6 milyon kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Böylece ölüm sayısı doğumların iki katından fazla oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP/HS,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/tokyonun-yapay-zekal%C4%B1-%C3%A7%C3%B6p%C3%A7atan%C4%B1-265-%C3%A7ifti-evlendirdi/a-78146835</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/feti-yildiz-infaz-duzenlemeleri-ile-ilgili-genis-aciklama-yapti-26087f98d6d1e-3ddd-461b-a047-dbae6cf386ab2026-07-28T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI

FETİ YILDIZ İNFAZ DÜZENLEMELERİ İLE İLGİLİ GENİŞ AÇIKLAMA YAPTI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Denetimli serbestlik; şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibinin yapıldığı, iyileştirilmeleri için ihtiyaç duyulan hizmet, program ve kaynakların sağlandığı, yeniden suç işlenmesini önlemeyi ve toplumun korunmasını amaçlayan bir infaz sistemidir.<br />Ceza sisteminin en yaygın şekli olan hapis cezasının aksine denetimli serbestlik sistemi, kişinin hürriyetini tam olarak sınırlandırmamakta; bireye, ceza infaz kurumu dışında bir fırsat sunmakta, kendisi hakkında belirlenen yükümlülük ve programlara uygun hareket ederek, cezasının infazını ceza infaz kurumunda değil, toplumla ilişiğinin koparılmadan dışarıda gözetim altında geçirmesini sağlamaktadır. Burada kazanılan başarının doğrudan topluma yansıyacak olması, denetimli serbestlik faaliyetlerini daha da özel ve önemli kılmaktadır.<br />Ülkemizde denetimli serbestlik sistemi, 20 Temmuz 2005 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5402 sayılı Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu ile çağdaş ceza infaz sistemindeki yerini almıştır.&nbsp;<br />Bu kanunda belirtilen görevleri yerine getirmek üzere, 15 Ağustos 2005 tarihinde Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Denetimli Serbestlik Daire Başkanlığı kurulmuş, denetimli serbestlik ile koruma hizmetlerine ilişkin danışma organı olarak Bakanlıkta Denetimli Serbestlik Hizmetleri Danışma Kurulu oluşturulmuş ve adalet komisyonunun bulunduğu 133 merkezde denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurullarının teşkilatlanması sağlanarak denetimli serbestlik hizmetleri sunulmaya başlanmıştır.&nbsp;<br />Günümüzde, adalet komisyonunun bulunduğu 149 merkezde denetimli serbestlik müdürlükleri ile koruma kurulları faaliyetlerine devam etmektedir.<br />Denetimli serbestlik hizmetleri kapsamında denetimli serbestlik müdürlüklerince;<br />✓ Şüpheli, sanık ve hükümlülerin toplum içinde denetim ve takibi ile iyileştirme faaliyetleri,<br />✓ Salıverilme sonrası destek hizmetleri,<br />✓ Sosyal araştırma raporu hazırlayarak adli mercilere yardımcı olunması görevleri yerine getirilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgili mevzuat uyarınca yargı mercileri (mahkemeler, Cumhuriyet savcılıkları, infaz hâkimleri) tarafından;<br />* Tutuklamaya Alternatif Adli Kontrol Tedbirleri kapsamında «hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek» gibi kararlar,<br />* Şarta Bağlı Erken Tahliye Kararı kapsamında «kamuya yararlı bir işte ücretsiz olarak çalıştırma, bir konut veya bölgede denetim ve gözetim altında bulundurma, belirlenen yer veya bölgelere gitmeme, belirlenen programlara katılma» gibi yükümlülükler,<br />* Tedavi ve Denetimli Serbestlik Kararları kapsamında uyuşturucu madde kullananlara yönelik tedavi ve rehabilitasyon faaliyetleri,<br />* Çocuğun Denetim Altına Alınması Kararı kapsamında yürütülen rehberlik ve iyileştirme çalışmaları,<br />* Adli Para Cezasına Karşılık Kamuya Yararlı Bir İşte Ücretsiz Olarak Çalıştırma Kararı başta olmak üzere 14 farklı karar türünde denetimli serbestlik kararı verilmektedir.<br />Denetimli serbestlik kararları, Türk Ceza Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Çocuk Koruma Kanunu kapsamında verilmektedir.<br />Denetimli serbestlik müdürlüklerinin görevleri, Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği’nin 11’inci maddesinde yer alan “Müdürlük Denetimli Serbestlik Hizmetleri Kanunu’nun 11, 12, 13, 14 ve 15. maddesinde sayılan ve ilgili mevzuatta verilen görevleri yerine getirir.” maddesi ile ifade edilmiştir.&nbsp;<br />Bu kapsamda; denetimli serbestlik müdürlükleri tarafından aşağıda belirtilen 13 farklı karar türünün infazı gerçekleştirilmektedir.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceliden-yeni-parti-aciklamasi-2608677738634-5cce-4c61-8b74-d25e9e64e06b2026-07-28T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI

DEVLET BAHÇELİ'DEN YENİ PARTİ AÇIKLAMASI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk siyaseti, tarihi devlet geleneğiyle şekillenmiş, Meşrutiyet’in kazanımları ışığında ve nihayet Cumhuriyet’in ilanı ile çok partili hayata geçiş süreci ile ivme kazanmış; millet iradesinin zaman zaman hararetli tartışmalar ve kürsüler arası sert gerilimlerle sınandığı; dönem dönem çatışmalı safhalar yaşasa da nihai meşruiyetini devlet aklında bulan toplum hayatımızın ayrılmaz bir parçasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve aziz Türk milleti; siyasi partilerin üstündedir. Türk milleti, siyasetin merkezinde ve bütün siyasi yapıların üzerindedir. Hiçbir parti içi mücadele, hiçbir koltuk çekişmesi ve hiçbir şahsi kırgınlık, ülkemizin ortak geleceğinden daha önemli kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi, kuruculuğunu ilk Cumhurbaşkanımız ve ebedi Başkomutanımız Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstlendiği, Türk siyasi hayatının köklü kurumlarından biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi ile Cumhuriyet Halk Partisi arasında fikir, siyaset ve dünya görüşü bakımından bugün gelinen noktada derin ayrılıklar bulunduğu açıktır. Bu ayrılıklar demokratik hayatın tabii neticesidir. Bu netice elbette siyasi hayatımızın motifleri olan diğer partiler için de geçerlidir. Farklılıkların varlığı bir zafiyet işareti sayılamaz. Bilakis, milli sınırlar ve demokratik meşruiyet içinde kalan her düşünce, Türk siyasetinin ve demokrasi hayatının zenginliğine katkı sunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk demokrasisi, bütün partilerin aynı kelimeleri tekrar ettiği renksiz ve ruhsuz bir zeminde hiçbir zaman bulunmamıştır. Demokratik hayat; farklı seslerin duyulduğu, farklı fikirlerin millet huzurunda yarıştığı, ancak devletin bekası ve milletin birliği söz konusu olduğunda müşterek bir iradenin ortaya konulduğu büyük bir milli mutabakattır. Siyasi farklılıkları çatışmanın bahanesi hâline getirmek Türkiye’ye hizmet etmeyecektir. Ayrılığı düşmanlık seviyesine taşımak, rekabeti intikam duygusuyla zehirlemek ve parti içi ihtilafları toplumsal gerilime dönüştürmek Türk siyasetinin itibarına zarar verecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun, uğradığını düşündüğü haksızlıkları dile getirmesi, hukuki imkanlara müracaat etmesi ve yıllarca Genel Başkanlığını yaptığı partisinin geleceğine dair görüşlerini açıklaması en tabii hakkıdır. Sayın Kılıçdaroğlu, Türk siyasetinde uzun yıllar sorumluluk üstlenmiş ve milyonlarca vatandaşımızın demokratik desteğini almış bir siyasetçidir. Kendisine yönelik değerlendirmelerin hakaret, küçümseme ve itibarsızlaştırma kampanyasına dönüşmesi doğru değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte geçmişin bütün kırgınlıklarını bugünün siyaset meydanına taşımak, eski hesapları her fırsatta yeniden açmak ve yaraları sürekli kanatmak da kimseye fayda sağlamayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset, öfkenin hiç dinmediği bir hesaplaşma alanı haline gelirse çerçevesi kırmızı ve keskin demokrasi çizgileriyle çizilmiş rekabet ortamı giderek bir husumet girdabına dönüşür. Geçmişin muhasebesi, geleceği rehin alan bir rövanş arayışına dönüşmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Özgür Özel’in de siyasi emeği, hem Cumhuriyet Halk Partisi çatısı altında sürdürmüş olduğu hem de Türk siyasi hayatına geçtiğimiz günlerde giren Yeni Parti ile temsil ettiği Genel Başkanlık makamı ve buna bağlı olarak kendisinin politikasına güvenen 91 milletvekili ile iyi dileklerini esirgemeyen potansiyel seçmen kitlesi aşikardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz. Sayın Kılıçdaroğlu’nun hakkına nasıl hukuken riayet edildiyse Sayın Özel’in birikim ve konumu da saygıyla karşılanmalıdır. Türk siyaseti, bir hakkı teslim ederken ötekini gözden çıkaran sığ bir anlayışa cevaz vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi içinde veya çevresinde ortaya çıkan yeni siyasi oluşumlar da demokratik hayatın kendi tabii seyri içinde değerlendirilmelidir. Yeni Parti’nin kuruluşuyla birlikte yeni bir yol açılırken eski yol arkadaşlarının birbirine kin ve haset duyması, geride kalanların ihanetle, ayrılanların vefasızlıkla suçlanması doğru sonuçlar doğurmayacaktır. Siyaset, yakılan köprülerin dumanında yürümeyecektir. Kırılan gönüller, ağır sözler ve karşılıklı ithamlar bir süre sonra yalnızca kişileri ve partileri değil toplumsal huzuru da yıpratır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son günlerde kamuoyuna yansıyan rozet töreni, figüran ve organizasyon tartışmaları da bütün yönleriyle açıklığa kavuşturulmalıdır. Cumhuriyet Halk Partisi’nin köklü geçmişinin yapay kalabalıkların, sahte görüntülerin ve hazırlanmış mizansenlerin üzerine bir gelecek inşa ediyor olma iddiası, Türk siyasi hayatının kalbine ağır bir darbe gibi inmiştir. Gönüllere dokunamadan doldurulan salonların hiçbir hükmü yoktur. Bunun yanında, henüz gerçekliği kesinleşmemiş iddialar üzerinden insanların şeref ve haysiyetine saldırılması ve peşin hükümlerle siyasi infaza başvurulması da kabul edilemez. Hakikat, hukukun aydınlığında ortaya çıkarılmalı, söylenti siyasetinin karanlık gölgesi demokrasimizin üzerine düşürülmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yapılması gereken; CHP-Yeni Parti hattındaki tüm tartışmaları Türkiye’nin ana gündem maddesi haline getirmemektir. Sayın Kılıçdaroğlu ile Sayın Özel başta olmak üzere bütün tarafların sağduyu çerçevesinde hareket etmesi, karşılıklı saygıyı muhafaza etmesi ve siyasi mücadeleyi şahsi hesaplaşmanın dışına çıkarması gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi, siyasi yelpazenin herhangi bir kanadında patlak veren iç tartışmalarından menfaat devşirmeyi, parçalanmalardan medet ummayı, zaaflardan ikbal üretmeyi yarım asrı geride bırakan siyasi ahlakıyla bağdaştırmaz. Biz gücümüzü ve gündemimizi aziz Türk milletinden, kimliğimize biçim veren ülkülerimizden, Türk ve Türkiye Yüzyılı kızıl elmamızdan ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne duyduğumuz bağlılıktan alırız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevremizde ateş çemberlerinin genişlediği, bölgesel hesapların ağırlaştığı, küresel güç mücadelelerinin sertleştiği bir dönemde Türkiye’nin enerjisi gelip geçici gündemlerle tüketilememelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhuriyet Halk Partisi’nin kurumsal kimliği korunarak Sayın Kılıçdaroğlu’nun siyasi ve hukuki hakları gözetilebilir; Sayın Özel’in Yeni Parti ile yeniden filizlenen Genel Başkanlık makamına ve siyasi mücadelesine saygı gösterilebilir. Türk demokrasisinin imkanları ve Türk milletinin irfanı buna fazlasıyla yeterlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutulmamalıdır ki makamlar gelip geçicidir, şahıslar fanidir. Baki olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve onun muhafızı olan yegâne güç ise büyük Türk milletidir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-dezenformasyonun-her-cesidiyle-mucadeleyi-milli-guvenlik-meselesi-olarak-goruyoruz-26091c9a8e3f7-6df4-4f08-8659-c9c32d5530732026-07-28T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

ERDOĞAN: “Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından ATO Congressium’da “Türkiye Yüzyılı: İletişimin Yüzyılı” temasıyla düzenlenen 2. İletişim Şûrası’nın açılış programına katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasına, İsrail tarafından Gazze’de şehit edilenler başta olmak üzere, idealistçe ve fedakârca yürüttükleri çalışmalar sırasında hayatını kaybeden medya mensuplarını rahmetle yad ederek başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu önemli toplantının ülke, millet ve iletişim dünyası için hayırlara vesile olması temennisinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran ve ekibini anlamlı program vesilesiyle tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ŞÛRA’NIN ÖNEMLİ BİR BOŞLUĞU DOLDURACAĞINA YÜREKTEN İNANIYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İki gün sürecek Şûra’ya bilgileriyle, tecrübeleriyle, görüş ve önerileriyle katkı sunacak kurum ve kuruluşlara, üniversitelerin yönetici ve hocalarına teşekkürlerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “İletişim Şûra’mızın ilki, bundan 23 yıl önce 2003 senesinde yapılmış, internetin yaygınlaşmasına paralel olarak medyanın yeniden yapılandığı bir dönemde verimli tartışmalara zemin oluşturmuştur. Esasında uzun süredir sektörün tüm paydaşlarını bir araya getirecek, değişen şartlar karşısında iletişim ekosistemine yeni bir ufuk çizecek kapsamlı bir toplantıya ihtiyaç duyuluyordu. Bu anlayışla geçen sene Şûra’nın hazırlık çalışmalarını başlattık. 1,5 yıllık süre zarfında gerek çalıştaylarla gerekse diğer etkinliklerle yoğun bir mesai takvimi dahilinde çalışmaları tekemmül ettirdik. Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, özel sektörümüz, kısacası, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı, bu süreçte aktif roller üstlendi. Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak, güncel meselelere yeni ve etkili çözüm önerileri getirdi.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kamu diplomasisinden yapay zekaya, dezenformasyonla mücadeleden afet ve kriz iletişimine, haber üretimi, iletişim hukuku ve dijital platformlar gibi iletişim alanındaki alt başlıkların tamamının ele alındığı oturumları son derece kıymetli bulduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgün ve yenilikçi fikirleriyle Şûra’nın içeriğini zenginleştiren gençlere teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şûra’nın gerek zengin katılımcı profili gerekse güçlü muhtevası itibarıyla, eksikliğini çokça hissettiğimiz bir alanda önemli bir boşluğu dolduracağına yürekten inanıyorum. Ortak aklın ürünü olan buradaki tespitler, raporlar, tebliğler ve yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi, öyle ümit ediyorum ki Türkiye’nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin ulusal ve uluslararası iletişim kapasitesini inşallah daha da güçlendirecektir” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İLETİŞİMİN TEMEL AMACI, DOĞRU VE GÜVENİLİR BİLGİYİ MUHATABINA EN KISA YOLDAN ULAŞTIRMAKTIR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişim bilimleri derslerinde atfedildiği üzere, aracın, mesajın kendisi olduğunu belirtti. Bilgiye erişimin hiç olmadığı kadar hızlandığı, kolaylaştığı, yaygınlaştığı dinamik bir dönemin içinde olduklarına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Uydu ve haberleşme teknolojilerinde neredeyse her gün, yeni bir gelişme, yeni bir ilerleme kaydediliyor. Dünyanın bir ucunda meydana gelen herhangi bir hadise, dakikalar, hatta saniyeler içerisinde milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve dolaşım hızını çok önemli ölçüde artırmış durumda. Eskiden saatlerimizi, günlerimizi, haftalarımızı alan işler, artık yalnızca dakikalar içerisinde, tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor. Özellikle yapay zekâ modellerinin devreye girmesiyle, eğitimden medyaya, ulaşımdan ticarete, sağlıktan tarıma, her alanda bu teknolojilerin sağladığı avantajlardan azami surette istifade ediyoruz. Fakat, az önce ifade ettiğim araç ve mesaj bahsi, tam da burada giderek büyüyen bir tehlikeyi ortaya çıkarıyor. Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler aynı zamanda bizim düşünme ve olayları ele alma biçimlerimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nereden ve nasıl yaklaşacağımızı, çoğu zaman hangi tepkilerin verileceğini ciddi oranda belirlemektedir. Hatta bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmekte, muhayyel bir tarih, cansız, ruhsuz, derinliksiz bir kimlik inşa etmektedir. Dolayısıyla bu yeni vasat bireysel plandan toplumsal ölçeğe, psikolojik ve sosyolojik tesirleriyle hem değerlerimizi hem de kültürümüzü tahrip etme riski taşımaktadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün olgu ve algı arasındaki makas giderek açılırken, kitlelerin “algoritma faşizmi” denilen bir cendereye sıkıştırılmaya çalışıldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu süreçte en fazla zarar gören kavramın ise hiç şüphesiz hakikat olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, iletişimin temel amacının, doğru ve güvenilir bilgiyi muhatabına en kısa yoldan ve en kısa sürede ulaştırmak olduğunun altını çizdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dezenformasyon ve manipülasyonun mebzul miktarda yer aldığı yeni iletişim ortamının, bilgiyi güç olmaktan çıkarıp ona yeni bir elbise giydirerek güçsüzlüğün kaynağı hâline getirdiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu acı gerçekle özellikle Kovid-19 salgını, orman yangını ve 6 Şubat depremlerinde çok yakından yüzleştiklerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“MİLLETİMİZİN İYİ NİYETİ AÇIKÇA İSTİSMAR EDİLDİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, o süreçte hem içeriden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısıyla muhatap olduklarını belirterek, şöyle konuştu: “Yalan haberlerden provokasyonlara, karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi. Resmî kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi, fedakarlıkları yok sayıldı. Sırf hükûmeti yıpratmak adına, siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı. Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni, sanatçısı, oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisi ile çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu, adeta aynı merkezden düğmeye basılmışçasına topa girdiğini gördük.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DEPREMİ KULLANARAK SİYASİ VE EKONOMİK FIRSATÇILIK YAPANLAR BUGÜN ADALETE HESAP VERİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devlet olarak bir taraftan tüm imkânlarla afetzedelerin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler, 53 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini, devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini, deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor” değerlendirmesinde bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: “Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor. Aynı zamanda bunların hesabı yargımız tarafından soruluyor. Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Sui misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız. Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle bu ülkede gerilimden, kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların, ellerindeki imkânları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz. Şurası da çok önemlidir: Dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi, ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir millî güvenlik meselesi olarak görüyoruz. Çünkü günümüzde dezenformasyon yanlış bilgi yaymanın ötesine geçmiş, biz dahil toplumların birlik ve güven duygusunu zayıflatan, demokrasileri tehdit eden asimetrik bir unsura dönüşmüştür. Dezenformasyonla mücadelemizi bu anlayışla, meselenin taşıdığı hayati önem doğrultusunda kararlılıkla sürdüreceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DİJİTAL EGEMENLİĞİ TEMİN VE TAHKİM ETMEK BİRİNCİ ÖNCELİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu gerçeğin inanıyorum ki hepimiz gayet farkındayız. Askerî anlamda ne kadar güçlü ne kadar caydırıcı olursanız olun, aile ve toplum yapınız ne kadar köklü, kurumlarınız ne kadar sağlam, doğal kaynaklarınız ne kadar zengin olursa olsun, ekonominiz ne denli dirençli, tarım ve sanayiniz ne ölçüde gelişmiş olursa olsun eğer hakikati tam anlamıyla ve tüm yönleriyle muhafaza edemiyorsanız, müreffeh ve huzurlu bir geleceği inşa edemezsiniz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yalanın hızla yayıldığı, mazlumların sesinin yeterince duyulmadığı bir dünyada hakikat mücadelesinin öneminin daha da arttığının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu nedenle dijital egemenliği temin ve tahkim etmenin birinci öncelikleri olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü ve güvenli bir iletişim altyapısının ise dijital egemenliğin en kritik enstrümanlarından biri olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “İletişim vizyonumuzu tüm unsurlarıyla hayata geçirmemiz bu yönüyle önemlidir. İletişimi yalnızca teknoloji parantezinde ele almak içinde bulunduğumuz bu çağda mümkün değildir. Kamu diplomasisinden ekonomik büyümeye, kriz ve afet yönetiminden verdiğimiz mesajların dünya kamuoyuna doğru bir şekilde aktarılmasına kadar iletişim çok geniş bir alanı kapsıyor. Bunun için iletişimin bütün imkân ve araçlarını en etkili surette kullanmak gerek geleneksel medyada gerekse dijital alanda güçlü bir varlık göstermek mecburiyetindeyiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KENDİ İLETİŞİM MODELİMİZİ BİÇİMLENDİRMEYE DEVAM EDİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İletişimde başarıyı sadece görünürlükle sınırlamanın doğru olmadığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, asıl başarının görünür olurken insan onurundan, özellikle mahremiyetten, hakikatten ödün vermemek olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mahremiyetin aşındığı çağımızda hakikati, mahremiyeti ve toplumsal güveni koruyan bir dijital iletişim ekosistemi inşa etmek temel hedefimizdir” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsanı ve insani değerleri yok saymayan, hak ve hakikati esas alan, teknolojiyi doğru kullanan, medeniyet değerlerimizden beslenen bir anlayışla kendi iletişim modelimizi biçimlendirmeye devam ediyoruz. Hâlihazırda sadece kendi uydularımız üzerinden 5 milyar insana ulaşma imkânına sahibiz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimlik ve kültürü yansıtan, tarihî ve millî değerleri ekranlara taşıyan film, dizi ve belgesellerin dünyanın dört bir yanında büyük bir beğeniyle izlendiğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Artık uluslararası kamuoyu Türkiye’yi yalnızca başkalarının kaleme aldığı metinlerden veya tamamen karalama amaçlı çekilmiş sinema filmlerinden değil, kendi kültürümüzü ve gerçekliğimizi yansıtan filmlerden, dizilerden, belgesellerden, dijital platformlardan ve kültürel faaliyetlerden tanıyor. Bu, ülkemizin yumuşak gücünü artıran, milletimizin birikimini ve değerlerini dünyaya taşıyan, bizi anlatan son derece kıymetli bir kazanımdır” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE YÜZYILI’NI İNŞA EDERKEN GELECEĞE YÖN VEREN GÜÇLÜ BİR VİZYONU DA HAYATA GEÇİRİYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu kazanımı daha da büyütmekte kararlı olduklarının altını çizerek, “Burada şunu da ifade etmek durumundayım. Türkiye Yüzyılı’nı inşa ederken aynı zamanda medeniyet değerlerimizden beslenen bir hikâyeyi, köklü bir hafızayı, geleceğe yön veren güçlü bir vizyonu da hayata geçiriyoruz. Sizlerin katkılarıyla bu vizyonu daha da ileriye taşıyacağımıza, büyüyen ve güçlenen Türkiye’nin hikayesini çok daha güçlü şekilde duyuracağımıza yürekten inanıyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının, stratejik iletişimden halkla ilişkilere, radyo ve televizyondan sinemaya, dezenformasyonla mücadeleden sosyal medya ve yapay zekaya, yerel medyadan kamu diplomasisine kadar iletişim sektörünün tüm paydaşlarını bir araya getirdiği şûrayı, bu hedefe giden yolda atılmış çok anlamlı bir adım olarak gördüğünü söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu düşüncelerle 2. İletişim Şûrası’nın bir kez daha ülkemiz, milletimiz ve sektörün tüm paydaşları için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Programda emeği geçenler başta olmak üzere fikir, tespit, tenkit ve değerlendirmeleriyle şûraya katkı sunan ve sunacak olan tüm kardeşlerime, tüm katılımcılara, uzmanlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Şûra neticesinde son şeklini alacak belgelerin, iletişim vizyonumuza yeni bir boyut kazandırmasını temenni ediyorum. Hepinizi bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Sağ olun, var olun. Kalın sağlıcakla.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, konuşmasının ardından İletişim Başkanı Burhanettin Duran, ressam Kenan Işık’ın Ayasofya tablosunu hediye etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-ilce-kongreleri-bitti-26094d0718e73-802b-4a3c-bf7a-97bd9862ae892026-07-28T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ

MHP İLÇE KONGRELERİ BİTTİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a691184bc835.jpg" style="height:870px; width:754px" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-zamanin-donemec-noktasi-28-temmuzun-tarihteki-derin-izleri-260859a4fabc5-eef9-4b13-a9c7-e131e7f707692026-07-28T08:08:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Zamanın Dönemeç Noktası: 28 Temmuz’un Tarihteki Derin İzleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, sadece geçmişte kalmış takvim yapraklarından ibaret değildir; o, bugünü anlamlandırmamız ve yarını inşa etmemiz için önümüze serilmiş bir pusuladır. Yılın 365 günü içerisinde bazı tarihler vardır ki, adeta birer kırılma noktası olarak dünya üzerindeki medeniyetlerin, imparatorlukların ve ulusların kaderini kökten değiştirmiştir. İşte&nbsp;<strong>28 Temmuz</strong>, tam da bu niteliği taşıyan, imparatorlukların çöküşüne, devrimlerin gölgesine ve yeni devletlerin doğuşuna tanıklık etmiş olağanüstü bir gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tarihin taşıdığı derin anlamı kavramak, geçmişin dönemeçlerinde yaşananları doğru okumakla mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İmparatorlukların Mukadderatını Değiştiren Gün</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz, özellikle Türk ve dünya tarihi açısından büyük krizlerin, fetihlerin ve trajedilerin aynı güne sıkıştığı nadir zaman dilimlerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ankara Muharebesi ve Fetret Devri (1402):</strong>&nbsp;Osmanlı Devleti henüz kuruluş sürecindeyken, doğunun kudretli hükümdarı Timur ile Yıldırım Bayezid'i karşı karşıya getiren bu savaş, Osmanlı tarihinin en büyük askeri ve siyasi krizine yol açmıştır. Yıldırım Bayezid'in esir düşmesiyle devlet çöküşün eşiğine gelmiş, on bir yıl sürecek olan ve kardeş kavgalarıyla anılan&nbsp;<strong>Fetret Devri</strong>&nbsp;başlamıştır. Ancak bu kriz, Osmanlı iradesinin ne kadar dirençli olduğunu göstermiş; devlet anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğmayı başarmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>III. Selim’in Feci Sonu (1808):</strong>&nbsp;Osmanlı'da köklü reformların (Nizam-ı Cedid) öncüsü olan Sultan III. Selim, kâbus dolu bir dönemin kurbanı olmuş ve IV. Mustafa'nın emriyle 28 Temmuz'da katledilmiştir. Bu olay, Osmanlı modernleşme çabalarının ne kadar engellerle ve kanlı müdahalelerle dolu olduğunun acı bir göstergesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Tarihinin Akışını Tersine Çeviren Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Osmanlı coğrafyası değil, Batı dünyası ve küresel dengeler de 28 Temmuz'da alınan kararlar ve yaşanan idamlarla sarsılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fransız Devrimi’nin Radikal Sonu (1794):</strong>&nbsp;Fransız İhtilali'nin en kanlı ve radikal dönemine damga vuran&nbsp;<strong>Maximilien Robespierre</strong>, yine bir 28 Temmuz günü kendi kurduğu sistemin kurbanı olmuş, girdiği giyotinle idam edilmiştir. Bu olay, devrimin en radikal evresinin kapandığını ve yeni bir siyasi döneme evrildiğini müjdelemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peru’nun Bağımsızlığı (1821):</strong>&nbsp;Latin Amerika’nın özgürlük mücadelesinin önderlerinden General José de San Martín'in Lima'ya girmesiyle Peru, İspanyol sömürgeciliğine karşı bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu tarih, mazlum milletlerin emperyalist baskıya karşı özgürlük meşalesini yaktığı anlardan biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birinci Dünya Savaşı’nın Fitili (1914):</strong>&nbsp;Avusturya-Macaristan İmparatorluğu'nun Sırbistan'a savaş ilan etmesi, yıllardır barut fıçısı gibi bekleyen dünyayı ateşe atmış ve&nbsp;<strong>I. Dünya Savaşı</strong>&nbsp;resmen başlamıştır. Bu tarih, milyonlarca insanın hayatını kaybedeceği ve haritaların tamamen sil baştan çizileceği küresel bir felaketin başlangıcıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk’ün Makûs Kaderini Değiştiren Gizli Planlar (1922)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya büyük bir savaşın yaralarını sararken veya yeni yıkımlara sürüklenirken, Anadolu topraklarında bir milletin var olma mücadelesi en kritik aşamasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz 1922'de Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Fevzi Paşa ve İsmet Paşa, Akşehir'de gizli bir toplantı gerçekleştirdiler. Bu toplantı, Türk milletinin tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan&nbsp;<strong>Büyük Taarruz</strong>'un stratejik planlarının masaya yatırıldığı an idi. Düşmanı Anadolu'dan söküp atacak ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti'nin yolunu açacak olan o büyük hamlenin zihni altyapısı bu tarihte şekillendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihi Doğru Bilmek Neden Önemlidir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz'a bakıldığında görülmektedir ki; tarih düz bir çizgi değil, zaferler ile trajedilerin, yıkımlar ile yeniden doğuşların iç içe geçtiği sarmal bir süreçtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1402'de fetretle sarsılan bir devletin 1922'de aynı topraklarda küllerinden yeniden taarruz planı yapması, 1914'te emperyal hırslarla başlayan küresel bir savaşın yıkımı karşısında, Anadolu'da mazlum bir milletin kendi bağımsızlığı için verdiği adaletli direniş, tarihin bilinmesinin ne kadar hayati olduğunu bizlere hatırlatır. Geçmişi hamasetle değil, bilimsel gerçekliğiyle, başarılarıyla ve hatalarıyla doğru okuyabildiğimiz ölçüde bugünün krizlerini aşabilir ve yarınımıza güvenle bakabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">28 Temmuz, geçmişin acı derslerini unutmadan, geleceği inşa etme iradesinin en somut tarihsel aynasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hakkinda-tutuklama-karari-bulunan-netanyahu-washingtona-gitti-26084c962683b-4fb8-4565-89ba-0fe50d6265fc2026-07-27T13:09:00+03:00HABER MERKEZİ Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti

Hakkında tutuklama kararı bulunan Netanyahu Washington'a gitti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararı bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump ile kritik temaslarda bulunmak üzere Washington'a gitti. Beyaz Saray'da yapılması planlanan görüşmede iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin yanı sıra Gazze'deki gelişmeler, bölgesel güvenlik ve Ortadoğu'daki son durumun masaya yatırılması bekleniyor.<br />Netanyahu, Trump'ın davetiyle Washington'a gitti<br />İsrail medyasında yer alan haberlere göre, Binyamin Netanyahu, Trump'ın daveti üzerine ABD'nin başkenti Washington'a hareket etti. İsrail Devleti'nin Arapça sosyal medya hesabından yapılan açıklamada da ziyaret doğrulanırken, iki liderin Beyaz Saray'da ikili ilişkileri ve bölgesel gelişmeleri değerlendireceği bildirildi.<br />Ziyaretin, Ortadoğu'da artan gerilim ve Gazze'deki savaşın uluslararası diplomasi üzerindeki etkilerinin yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde gerçekleşmesi dikkat çekti.<br />Beyaz Saray'da kritik gündem<br />Diplomatik kaynaklara göre Trump ile Netanyahu arasındaki görüşmede, ABD-İsrail ilişkileri, Gazze'deki son durum, İran kaynaklı güvenlik başlıkları ve bölgesel gelişmelerin ele alınması öngörülüyor.<br />Washington yönetiminin İsrail'e yönelik desteği ile bölgede izlenecek yeni stratejilerin de görüşmenin önemli gündem maddeleri arasında yer alması bekleniyor.<br />UCM'nin tutuklama kararı yürürlükte<br />Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM), Kasım 2024'te Binyamin Netanyahu ile dönemin İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında, Gazze'de işlendiği öne sürülen savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle tutuklama kararı çıkarmıştı.<br />Mahkemenin kararı halen yürürlükte bulunurken, Netanyahu'nun Washington ziyareti uluslararası hukuk ve diplomasi açısından yeniden tartışma konusu oldu. ABD ise UCM'nin kararlarına taraf olmayan ülkeler arasında yer alıyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260727/hakkinda-tutuklama-karari-bulunan-netanyahu-washingtona-gitti-1107577456.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ahbapa-4-dalga-sorusturma-13-gozalti-mersine-de-uzandi-260837ffe265d-59b3-4666-acf4-2234b5168a3d2026-07-27T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı

Ahbap'a 4. dalga soruşturma: 13 gözaltı, Mersin'e de uzandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul, Erzurum ve Mersin Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinasyonunda gerçekleştirilen operasyonlara ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ve İçişleri Bakanlığı ile koordineli şekilde, vatandaşların iyi niyetini ve bağışlarını istismar eden yapılara, faili meçhul olayların aydınlatılmasını engellemeye yönelik girişimlere ve gençleri hedef alan yasa dışı bahis ağlarına karşı mücadelenin sürdüğünü belirtti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasında 13 gözaltı</span></h2><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının koordine ettiği "Ahbaplar Suç Örgütü" soruşturmasının 4'üncü dalga operasyonunda, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince 13 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında konut ve konteyner alımları, şüpheli taşınmaz devirleri, dernek tarafından düzenlenen çekler ile mali ve ticari ilişkilerin tüm yönleriyle incelendiği bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Gülistan Doku soruşturmasında 18 şüpheli gözaltında</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gülistan Doku soruşturması kapsamında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı koordinasyonunda, Erzurum İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince 15 ilde 19 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı kolluk görevlilerinin delillere müdahale etmiş olabileceğine yönelik şüphe üzerine gerçekleştirilen operasyonda 21 adreste arama yapıldı. Operasyonda 18 şüpheli gözaltına alındı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Yasa dışı bahis soruşturmasında 20 milyar liralık işlem hacmi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının koordinesinde, yasa dışı bahis ve suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanmasına yönelik iki ayrı soruşturma yürütüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmalar kapsamında 80 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Şüphelilere ait banka, kripto varlık ve ödeme kuruluşu hesaplarında yaklaşık 20 milyar liralık işlem hacmi tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Akın Gürlek: Mücadelemizi sürdüreceğiz</span></h2><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, açıklamasında operasyonları yürüten Cumhuriyet Başsavcılıkları ile emniyet ve jandarma ekiplerine teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, devletin vatandaşların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılmak üzere emanet ettiği bağışların hesabını sormaya, faili meçhul olayların üzerindeki sis perdesini kaldırmaya ve gençleri yasa dışı bahis ile suç örgütlerinden korumaya devam edeceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, Türkiye Yüzyılı'nı "Adaletin Yüzyılı" yapma hedefi doğrultusunda, İçişleri Bakanlığı ile güçlü koordinasyon içinde suç ve suç örgütlerine karşı hukukun gücünün tavizsiz şekilde uygulanacağını ifade etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1173862/ahbap-a-4-dalga-sorusturma-13-gozalti.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-yemek-festivalinde-silahli-saldiri-2-olu-5-yarali-260821a07bf7f-8da0-447d-b3ae-b41fd62943612026-07-27T09:30:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı

ABD'de yemek festivalinde silahlı saldırı: 2 ölü, 5 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’nin Washington eyaletine bağlı Seattle şehrindeki bir yemek festivalinde pazar akşamı düzenlenen silahlı saldırıda 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi de yaralandı. Açıklama şehir itfaiye sözcüsünden geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silah seslerinin, yerel saatle 18:00 sıralarında Seattle Center'da düzenlenen "Bite of Seattle" festivalinde yükseldiği bildirildi. Olaya ilişkin geniş çaplı soruşturma başlatan polis ekipleri, vatandaşlara şehir merkezinin kuzeybatısındaki bölgeden uzak durmaları yönünde çağrıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinliğin düzenlendiği yere yakın bir sağlık kuruluşu olan Harborview Medical Center, aralarında küçük bir çocuk, 23 yaşında bir erkek ve iki yetişkin kadının bulunduğu dört kişiyi kabul ettiklerini açıkladı. Hastaneden yapılan açıklamada, hastalardan birinin durumunun kritik olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Estan Wakonabo, kız arkadaşıyla festivalde fotoğraf kabini için sırada beklerken arkadan itildiğini ve döndüğünde kalabalığın kaçıştığını gördüğünü anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İnsanlar saklanıp birbirini itiyordu, yere düşenler vardı, bebek arabaları devriliyordu” diyen Wakonabo, o sırada silah seslerini duyduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“‘Pat, pat, pat’ sesini duyunca bir silahlı saldırgan olduğunu anladım,” diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görgü tanığı, kız arkadaşını güvenli bir yere götürdükten sonra yetkililere haber vermek üzere fotoğraf çekmek için olay yerine döndüğünü ve yerde çok sayıda yaralı gördüğünü aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akşam saatlerinde gelen ilk ihbarların ardından bölgeye çok sayıda polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Ekipler, alandaki katılımcıları hızlıca tahliye ederek güvenli bölgelere yönlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayın yaşandığı Seattle Center, hafta sonu boyunca kentin en büyük ücretsiz festivalinin 42'ncisine ev sahipliği yapıyordu. İlk kez 1982 yılında düzenlenen ve her yıl tekrarlanan festival, resmi internet sitesinde yer alan bilgilere göre "3 gün boyunca yemek, içecek ve topluluk bağlarını kutlama" temasıyla 350 binden fazla ziyaretçiyi ağırlıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/27/abdde-yemek-festivalinde-silahli-saldiri-2-olu-5-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinin-kuzeybatisindaki-turistik-bolgede-sel-10-olu-23-yarali-26081f2d0efc0-e9a8-4a10-a91a-25e9393149562026-07-27T09:20:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı

Çin'in kuzeybatısındaki turistik bölgede sel: 10 ölü, 23 yaralı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şiddetli yağışın yol açtığı ani sel baskını, pazar günü Çin'in kuzeybatısındaki bir turistik bölgeyi vurdu. Devlet televizyonlarının aktardığına göre, 10 kişi hayatını kaybederken, 23 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kanalı CCTV, "Gansu eyaletinde, Dingxi şehrine bağlı Weiyuan ilçesindeki bir turistik bölgede kısa süreli şiddetli yağışın tetiklediği sel, bölgede kamp yapan bazı kişileri mahsur bıraktı," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CCTV'nin önceki bir haberinde, ani selin meydana geldiği yerin, başkent Pekin'in yaklaşık bin 200 kilometre güneybatısında, Gansu'nun engebeli dağlık güney kesimlerinde bulunan Shuangshimen turistik bölgesi olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Shuangshimen, doğal taş kemerleri, dağ çayırları ve dağ dereleriyle tanınıyor. Yaz aylarında popüler bir kamp alanı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel yetkililere atıfta bulunan CCTV, "Yaralılar tedavi için hastaneye sevk edildi, ayrıca 174 kişi daha kurtarıldı" diye bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tayfun Noul'un pazar sabahı erken saatlerde karaya çıkmasının ardından Çin'in güneyindeki geniş bölgelerde sel tehlikesine karşı yüksek alarm verildi. Pek çok bölgede bu yüksek alarm pazartesi sabahına kadar sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Noul'un güzergahından uzak olmasına rağmen Gansu'nun bazı kesimlerinde de pazar günü şiddetli yağış görüldü. Eyalet genelindeki yerel makamlar, ağır hava koşullarına ilişkin uyarılar yayımlayarak halktan evlerinde kalmalarını, güvenlik talimatlarına uymalarını ve tedbirli olmalarını istedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/27/cinin-kuzeybatisindaki-turistik-bolgede-sel-10-olu-23-yarali</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sansure-karsi-gizli-silah-internetsiz-calisan-mesh-agi-26080b111fbea-415d-4bbd-a55f-0c9698bb57d02026-07-27T09:10:00+03:00HABER MERKEZİ Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı

Sansüre karşı gizli silah: İnternetsiz çalışan Mesh ağı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran, Ocak 2026: İslam Devrimi'nden bu yana yaşanan en büyük protestolar devam ederken hükümet interneti tamamen kapattı. Küresel internet bağlantılarını izleyen IODA adlı kuruluşun İnternet Kesintisi Tespit ve Analiz Sistemi sitesi neredeyse hiç veri trafiği kaydetmiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Web altyapısı uzmanı Doug Madory, bunu "dünyanın en kötü internet kesintisi" diye nitelendiriyor. İran'ın dünyadan tecrit edildiği haftalarda, küresel kamuoyunun gözünden uzakta ülkede yaşanan şiddeti olaylarında 18 bine kadar insan öldürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tekil bir vaka değil. Rusya, Belarus, Myanmar, Sudan... Liste bu şekilde uzayıp gidiyor. Hükümetlerin direnişten korktuğu her yerde internet ağı bir silaha dönüşüyor. Bu, otoriterlerin el kitabından alınmış bir ders: "Birbiriyle iletişim kuramayanlar örgütlenemez."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden dünyanın dört bir yanındaki aktivistler aynı soruyu soruyor: Devlet, interneti kesintisiz biçimde izlerken ya da fişini çekerken nasıl iletişim kurabiliriz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanıtlardan biri de beklenmedik bir yerden geliyor: Amatör telsizciler dünyasından.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çözüm: İnternet yönlendiricisi yerine telsiz<br />Teknolojinin adı LoRa; "Long Range Radio" (uzun menzilli telsiz) ibaresinin kısaltması. Başlangıçta sanayi sensörleri için geliştirilen bu teknolojinin arkasında basit bir ilke var: Yaklaşık 20 eurodan başlayan fiyatlarla satılan, sigara paketi büyüklüğündeki telsiz modülleri, şifreli veri paketlerini birkaç kilometre uzağa gönderebiliyor. Mobil şebeke yok. İnternet bağlantısı yok. WLAN (Wi-Fi) ve router (yönlendirici) yok.<br />"Node" (ağ düğümü/bağlantı noktası) adı verilen bu cihazlar, dünya genelinde sivil cihazlar için serbest bırakılmış lisanssız radyo frekanslarını kullanıyor. Hava istasyonları ve garaj kapısı açıcıları da bu tür frekanslardan yararlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asıl belirleyici olan, bu cihazların çok sayıda birbirine bağlanmasıyla gerçekleşiyor. Böylece "Mesh ağı" denilen bir yapı ortaya çıkıyor: Her cihaz mesajları otomatik olarak bir sonrakine aktarıyor; kalabalığın içinde elden ele geçirilen bir bayrak gibi. Bir cihaz devre dışı kalırsa mesaj başka bir yol buluyor. Ağ kendi kendini onarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapatılabilecek bir merkez yok. Bir makamın baskı altına alabileceği bir sağlayıcı yok. Bir mahkemenin el koydurabileceği bir sunucu yok. Telsiz modülleri çoğu zaman bir yerlere gizleniyor ve enerjilerini ya pillerden ya da küçük bir güneş panelinden alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnternete kıyasla dezavantajı şu: En fazla 237 bayt büyüklüğünde mesajlar paylaşılabiliyor. Bu da 237 harfe, yani yalnızca birkaç kelimeye denk geliyor. Ancak bunun yalnızca olumsuz yanı yok. Düşük veri hızı daha uzun menzil, daha düşük enerji tüketimi ve telsiz bağlantısının yerinin tespit edilmesi açısından daha düşük risk anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LoRa ile haberleşenler kendi aralarında kalıyor<br />Bu teknolojiye dayanan en bilinen iki sistem "Meshtastic" ve "MeshCore". İkisi de ücretsiz, açık kaynaklı ve ticari amaç taşımıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki sağlayıcı da belirleyici bir veri koruma mekanizmasına özel önem veriyor: Bir mesajı yalnızca ileten cihazlar, o mesajın içeriğini okuyamıyor. Üçüncü bir taraf, yani polis ya da devlet kurumu da araya giremiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">MeshCore geliştirici ekibi, bunu internet sitesinde şöyle formüle ediyor: "İletişim sizin, anahtarlar sizin, kontrol sizin!"</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konseptin aşırı koşullarda da işlediğini Ukrayna'daki kullanıcıların verdiği bilgiler gösteriyor. Yazılımcıların kaynak kodlarını paylaştığı ve ortak projeler geliştirdiği çevrim içi platform GitHub'da "Meshtastic-UA" adlı kamuya açık biçimde belgelenmiş bir proje bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu proje teknolojiyi savaş koşullarında kullanıyor ve geliştiriyor. Herkesin erişebildiği gerçek zamanlı ağ haritası, ülke genelindeki aktif node'ları gösteriyor; cephe hattına yakın bölgelerde dikkat çekici bir yoğunlaşma var. MeshCore da dünya genelinde node'ların nerelere dağıldığını kendi haritasında gösteriyor. Ancak kullanıcıların konumlarını gizlediği çok sayıda başka node da bulunuyor.<br />Sansür nasıl aşılıyor?<br />Hükümetler interneti engellediğinde, kendini kanıtlamış bir araç kutusuna başvuruyor: IP adreslerini ve alan adlarını engelliyor, veri paketlerini "Deep Packet Inspection" (Veri paketlerinin incelenmesi) denen yöntemle inceliyor ve sağlayıcıları yasalarla işbirliğine zorluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin Rusya'nın sansür makamları, telekomünikasyon şirketlerini güvenlik kurumlarına iletişim verilerine doğrudan erişim sağlamakla yükümlü kılıyor. Buna uymayan lisansını kaybediyor. Ancak bütün bunlar yalnızca tek bir koşulda işe yarıyor: İletişimin internet üzerinden yürütülmesi hâlinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">LoRa mesh ağları bunu yapmıyor. Engellenecek bir şey yok: alan adı yok, IP adresi yok, sağlayıcı yok. Mesajlar havada radyo dalgaları olarak ilerliyor; güvenlik duvarlarının ve gözetim sistemlerinin farkına varmadan yanından geçip gidiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Riskleri bilmek gerekir"<br />Teknoloji ne kadar umut verici görünürse görünsün, onu mucize çözüm olarak görmek yanlış olur. Sınırlar gerçek ve baskıcı devletlerde hayati tehlike oluşturabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">En büyük risk şu: Telsizle yayın yapan kişinin yeri tespit edilebilir. Şifreleme mesajın içeriğini korur, gönderenin konumunu değil. Uygun donanıma sahip devlet kurumları radyo sinyallerini üçgenleme yöntemiyle izleyebilir, yani vericinin fiziksel konumunu belirleyebilir. Üstelik içeriği hiç bilmeden. Ancak verici açık arazide bir yerde duruyorsa bu, arkasındaki insanlar hakkında hâlâ doğrudan bir sonuç çıkarılmasına izin vermez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna bir de şu ekleniyor: Mesh ağı, ancak yeterli sayıda insan katıldığında gücünü ortaya koyar. Çevrede asgari sayıda cihaz yoksa menzil sınırlı kalır. Böyle bir altyapıyı kurmak ise zaman gerektirir; ani bir kriz anında çoğu zaman bu zaman yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak: İzin verilmeyen telsiz teknolojilerinin kullanımı pek çok ülkede suçtur. İran ya da Rusya'da bu tür cihazlara sahip olmak bile ağır hukuki sonuçlar doğurabilir.<br />Teori mi, gerçek mi?<br />LoRa mesh ağlarının bugün sansür uygulanan rejimlerde aktivistler tarafından hedefli biçimde kullanılıp kullanılmadığı kanıtlanamıyor. Çünkü baskıcı bir devlette böyle bir ağ işleten kişi, haklı nedenlerle iz bırakmaz. Belgeleme, kişinin kendisini tehlikeye atması anlamına gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söylenebilecek olan şu: Ukrayna, konseptin gerçek kriz koşullarında işlediğini kanıtladı. Donanım dünya genelinde serbestçe temin edilebiliyor. Kaynak kodu açık ve bağımsız uzmanlar tarafından denetlenebilir durumda. Teknoloji de artık teknik bilgisi sınırlı kişilerin bile birkaç basit adımla çalıştırabileceği kadar olgunlaşmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Node: Küçük bir cihaz, büyük bir soru<br />LoRa mesh, kapsamlı dijital güvenliğin yerine geçmez. O bir araçtır: ucuz, merkeziyetsiz ve devletlerin iletişimi denetlemek için kullandığı en yaygın yöntemlere yapısal olarak dirençli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Giderek daha fazla hükümetin ağı bir iktidar aracına dönüştürdüğü, Apple gibi şirketlerin devlet baskısıyla VPN (Sanal Özel Ağ) uygulamalarını mağazalarından kaldırdığı bir dünyada şu soru daha fazla ağırlık kazanıyor: Bütün diğer yollar kapandığında insanların elinde ne kalır?</span></p><p><span style="font-size:18px">20 euroluk küçük bir telsiz modülü, bazı insanlar için bu sorunun yanıtı olabilir.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/sans%C3%BCre-kar%C5%9F%C4%B1-gizli-silah-i%CC%87nternetsiz-%C3%A7al%C4%B1%C5%9Fan-mesh-a%C4%9F%C4%B1/a-78067508</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/berlin-onur-yuruyusu-saldirgani-operasyonda-olduruldu-26079dbd17d9c-9004-44c5-951c-bf7301a187b12026-07-27T09:00:00+03:00HABER MERKEZİ Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü

Berlin: Onur Yürüyüşü saldırganı operasyonda öldürüldü

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Berlin'de Onur Yürüyüşü'ne yönelik saldırının faili polis operasyonunda öldürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis, yaklaşık 24 saat süren kovalamaca sonrası zanlı Abdul B.'yi başkent banliyösünde bir hobi bahçesinde tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon sırasında saldırganın "kesici bir aletle" polise direnmesi üzerine ateş açıldı, 21 yaşındaki Abdul B.'nin olay yerinde öldüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırgan, Cumartesi günü Berlin'de Onur Yürüyüşü için toplanan kalabalığın arasına kiralık minibüsle dalmış, sonrasında etraftakilere bıçakla saldırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olayda bir kadın yaşamını yitirdi, 29 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">IŞİD şüphesi<br />Almanya İçişleri Bakanlığı saldırıyı "İslamcı terör eylemi" olarak niteledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin IŞİD sempatizanı olduğu ve geçen yıl, örgüte katılma hedefiyle Lübnan'a seyahat ettiği, buradan Suriye'ye geçmeyi denediği biliniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan'da yakalanarak Almanya'ya iade edilen Abdul B., 1 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı ancak infazı ertelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan asıllı saldırgan 2005 Almanya doğumlu ve Alman vatandaşı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimlere etkisi<br />Saldırı, Berlin'de yapılacak eyalet seçimlerinden iki ay önce gerçekleşti. Gözlemciler, olayın Berlin'de ve bu yıl seçim yapılacak Mecklenburg-Vorpommern ile Saksonya-Anhalt eyaletlerinde aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisine desteği artırabileceğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göçmen karşıtı AfD, Mecklenburg-Vorpommern ile Saksonya-Anhalt'ta anketlerde önde görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da son yıllarda benzer araçlı ve bıçaklı saldırılar yaşanmış, özellikle Noel pazarlarına yönelik bu tür tehditler güvenlik önlemlerinin ne kadar yeterli olduğu tartışmasını tetiklemişti. Özgürlüklerin ve etkinliklere açık katılımın korunması ile güvenliğin sağlanması arasındaki dengenin nasıl kurulacağı sorusuna yanıt aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AP / MUK,BÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/berlin-onur-y%C3%BCr%C3%BCy%C3%BC%C5%9F%C3%BC-sald%C4%B1rgan%C4%B1-operasyonda-%C3%B6ld%C3%BCr%C3%BCld%C3%BC/a-78124376</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-27-temmuz-tarihin-tanik-oldugu-bir-donum-noktasidir-2607861a810ae-f772-4873-a444-de221fbbf4572026-07-27T08:31:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 27 Temmuz, Tarihin Tanık Olduğu Bir Dönüm Noktasıdır.

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih sayfaları arasında bazı günler vardır ki, sadece bir takvim yaprağından ibaret kalmaz; milletlerin kaderini, devletlerin vizyonunu ve dünya siyasetinin dengelerini kökten değiştirir.&nbsp;<strong>27 Temmuz</strong>, Türk tarihi ve dünya tarihi açısından tam da bu niteliği taşıyan, iki büyük dönüm noktasına ev sahipliği yapmış müstesna bir tarihtir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu anlamlı gün; bir beylikten bir cihan imparatorluğuna uzanan şanlı yürüyüşün ilk büyük zaferini ve modern Türk askerinin kahramanlık destanını aynı takvim yaprağında buluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Osmanlı Devleti’nin Gerçek Kuruluş Tapusu, Koyunhisar Savaşı (27 Temmuz 1301) :&nbsp;</strong>Osmanlı Devleti’nin kuruluşu üzerine tarihi araştırmalar yapıldığında, yıllarca farklı tarihler ve rivayetler üzerinde durulmuştur. Ancak son dönem tarihçiliğinin ve arşiv belgelerinin üzerinde uzlaştığı en hakiki gerçek; Osmanlı’nın aşiretten devlet aşamasına geçişini mühürleyen olayın&nbsp;<strong>Koyunhisar Savaşı</strong>&nbsp;olduğudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savaşın Önemi:</strong>&nbsp;27 Temmuz 1301 tarihinde, Osman Bey komutasındaki Osmanlı kuvvetleri ile Bizans tekfurlarının ittifak güçleri arasında gerçekleşen bu çetin mücadele, yeni kurulan beyliğin bölgedeki kalıcılığını tescillemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bir Devletin Doğuşu:</strong>&nbsp;Bizans İmparatorluğu karşısında elde edilen bu ilk büyük meydan zaferi, Osman Bey’in sadece bir uç beyi olmadığını, bağımsız ve güçlü bir devletin temellerini attığını tüm bölgeye göstermiştir. Koyunhisar zaferiyle birlikte Osmanlı, İznik’i baskı altında tutacak stratejik bir üstünlük sağlamış, böylece tarihin akışını değiştirecek imparatorluğun gerçek kuruluş süreci fiilen tamamlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan Sınırını Uzaklarda Savunan Kahramanlık, Kore Savaşı Ateşkesi (27 Temmuz 1953):&nbsp;</strong>27 Temmuz tarihinin bir diğer büyük anlamı ise, 20. yüzyılın en büyük küresel krizlerinden biri olan Kore Savaşı’nı sonlandıran ateşkesin imzalandığı gün olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Bir Duruş:</strong>&nbsp;Türkiye Cumhuriyeti, 1950 yılında BM çağrısıyla Kore’ye asker göndererek "Türk Tugayı" ile adını tarihe yazdırmıştır. Uzak Asya’da, özgürlük ve demokrasi mücadelesi veren Kore halkının yanında yer alan Mehmetçik, Kore’nin dağlarında ve ovalarında destansı bir kahramanlık sergilemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kore Gazilerinin Hatırası:</strong>&nbsp;27 Temmuz 1953’te imzalanan ateşkes antlaşması ile kanlı savaş son bulurken, Türk askeri gösterdiği eşsiz cesaret, disiplin ve insan sevgisiyle tüm dünyanın takdirini kazanmıştır. Bugün Kore, Türkiye ile olan dostluğunu "kan kardeşliği" olarak tanımlıyorsa, bunun arkasında 27 Temmuz’a uzanan o fedakârlık dolu süreç ve gazilerimizin bıraktığı onurlu miras vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihin Bize Söyledikleri: 27 Temmuz</strong>, geçmişin köklerinden güç alarak geleceğe yürüyen bir milletin hafızasında iki parlak yıldız gibi parlamaktadır. Bir tarafta Osman Bey'in liderliğinde söğüt gölgesinde atılan adımların zafer sevinci, diğer tarafta ise modern Türkiye Cumhuriyeti evlatlarının dünyaya barış ve cesaret dersi verişinin gururu...</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, devletimizin kuruluşunun ve bekasının teminatı olan tüm kahramanlarımızı, Koyunhisar'dan Kore'ye kadar vatan ve millet uğruna canını feda eden şehitlerimizi rahmetle, hayatta olan gazilerimizi ise minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a66edd9f37f7.jpg" style="height:1540px; width:1328px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagokta</strong></a>s</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fico-gonulluler-koalisyonuna-katilim-slovakyanin-baris-politikasina-aykiri-26077fad6f3c3-0d50-4188-a8da-1d5c9ee8e4892026-07-26T17:11:00+03:00HABER MERKEZİ Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı

Fico: Gönüllüler Koalisyonu’na katılım Slovakya’nın barış politikasına aykırı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Slovakya Başbakanı Robert Fico, Fransa'nın Bratislava Büyükelçiliğine dayandırılan ve ülkesinin "Gönüllüler Koalisyonu"na katıldığı yönündeki iddiaları kesin bir dille yalanladı.<br />Slovak basınında Avrupa odaklı yayın yapan 'euBrief' üzerinden gündeme gelen haberin gerçeği yansıtmadığını belirten Fico, söz konusu koalisyonun üyesi olmadıklarının altını çizdi:<br />Böyle bir oluşuma katılım, barışa dayalı dış politikamızın özüne aykırı olurdu. Ukrayna ile işbirliğimiz var, ancak bunu yalnızca ikili düzeyde yürütüyoruz.<br />Fico ayrıca, Slovakya’nın Kiev yönetimine askeri veya mali bir yardım sağlamadığını, desteğin yalnızca insani boyutla sınırlı olduğunu anımsattı.<br />İngiltere ve Fransa’nın öncülük ettiği "Gönüllüler Koalisyonu"nda 30’dan fazla ülke yer alıyor. Üye ülkelerin liderleri, ocak ayında, olası bir barış anlaşmasının ardından Ukrayna topraklarına asker konuşlandırma niyetini ortaya koyan bir deklarasyona imza atmıştı.<br />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov ise geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada, söz konusu yapıyı "savaşı kışkırtanlar" olarak nitelendirmiş ve bu grubun barış istemeyen ülkelerden oluştuğunu ifade etmişti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260725/fico-gonulluler-koalisyonuna-katilim-slovakyanin-baris-politikasina-aykiri-1107546426.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/netanyahu-bati-seriada-baskinlar-genisleyecek-dedi-trump-ile-gorusmeye-iliskin-detay-verdi-26076a00640eb-592c-40ca-952f-3f7fbace955e2026-07-26T17:08:00+03:00HABER MERKEZİ Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi

Netanyahu 'Batı Şeria'da baskınlar genişleyecek' dedi, Trump ile görüşmeye ilişkin detay verdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Netanyahu, haftalık kabine toplantısının başlangıcında yaptığı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria'daki gelişmeler ve ABD ziyaretine ilişkin açıklamalarda bulundu.<br />ABD'de hayatını kaybeden Senatör Lindsey Graham'ın cenaze törenine katılacağını aktaran Netanyahu, Graham'ı "kuruluşundan bu yana İsrail'in en büyük dostlarından biri" olarak nitelendirdi.<br />ABD'ye yarın gideceğini belirten Netanyahu, Trump ile görüşerek "İran'daki durum dahil gündemde bekleyen tüm konuları ele alacağını" ifade etti.<br />Netanyahu'nun 28 Temmuz Salı günü Washington'da ABD Başkanı Trump ile bir araya geleceği duyurulmuştu.<br />Baskın, arama, gözaltı talimatları<br />İşgal altındaki Batı Şeria'da, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırısıyla başlayan olaylar hakkında konuşan Netanyahu, "köylere baskın yapma, arama yapma ve gözaltı" talimatları verdiğini duyurdu.<br />Netanyahu, Batı Şeria'nın Nablus kentinde iki Filistinlinin hastane baskınıyla gözaltına alınmasına ilişkin, bu kişilerin "hastanede saklandığını" iddia etti.Gözaltına alınan iki Filistinlinin evlerinin yıkılacağını söyleyen Netanyahu, Batı Şeria'da İsrail ordusunun Filistinlilere yönelik baskın ve saldırılarının "genişleyeceği" açıklamasını yaptı.<br />ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile dün gece bir görüşme gerçekleştirdiğini ifade eden Netanyahu, Rubio'nun, ABD'nin "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne (UCM) karşı harekete geçme niyetinde olduğunu" aktardı.<br />UCM Başsavcısı Kerim Han'ın kendisi hakkındaki yakalama kararlarını "dikkatleri başka yöne çekmek için koruyucu bir kalkan oluşturmak" amacıyla aldığını öne süren Netanyahu, "Bu kalkan şimdi ortadan kalktı" ifadelerini kullandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK.<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260726/netanyahu-bati-seriada-baskinlar-genisleyecek-dedi-trump-ile-gorusmeye-iliskin-detay-verdi--1107557659.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-merkez-bankasi-buyume-tahminini-sifira-cekti-enflasyon-beklentisini-yukseltti-26073d7604b80-f71f-496f-84eb-d0b523fc43c52026-07-26T11:01:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti

Rusya Merkez Bankası büyüme tahminini sıfıra çekti, enflasyon beklentisini yükseltti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, ülkede enflasyonun 2026 yılında daha önce öngörülenden yüksek gerçekleşebileceğini açıkladı. Banka, artan akaryakıt fiyatları nedeniyle gelecek yıl enflasyon beklentisini yüzde 6-7 seviyesine çıkardı. Daha önceki tahmin ise enflasyonun yüzde 4,5-5,5 aralığında yavaşlayacağı yönündeydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, hanehalkı, şirketler ve finans piyasası katılımcılarının enflasyon beklentilerinin yükseldiğini belirterek, bu beklentilerin yüksek seviyelerde kalmasının enflasyondaki kalıcı düşüşü engelleyebileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, aynı gün düzenlenen basın toplantısında yakıt piyasasındaki durumu "arz şoku" olarak nitelendirdi. Nabiullina, mayıs ortasından itibaren akaryakıt fiyatlarındaki artışın hızlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'da haziran ayında bazı bölgelerde yakıt sıkıntısı yaşanmış, bu durumun Kremlin'in Ukrayna'da başlattığı savaşa karşılık Ukrayna'nın Rusya'daki petrol rafinerilerine yönelik saldırıları sonrasında ortaya çıktığı belirtilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı analistler ise Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin Rusya'daki lojistik merkezlerine yönelik saldırıları da dahil olmak üzere gelişmeler nedeniyle yıl sonunda enflasyonun daha yüksek seviyelere ulaşabileceğini öngörüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Rus ekonomisi için büyüme tahmini düşürüldü</span></h2><p><span style="font-size:18px">Rusya Merkez Bankası, 2026 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahminini de aşağı yönlü revize etti. Daha önce yüzde 0,5-1,5 olarak açıklanan büyüme beklentisi, yüzde 0-1 aralığına çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dördüncü çeyrek için yıllık büyüme tahmini de yüzde 1-2 seviyesinden yüzde 0-1,5 aralığına indirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Bankası Başkanı Nabiullina, "Gerçek zamanlı veriler, şirketlerin talepte yavaşlama beklediğini gösteriyor. Ekonomide kapasitenin geçici olarak azalmasını dikkate alarak GSYH büyüme tahminimizi düşürdük," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkez Bankası, "yakıt üretim kapasitesinin yıl sonuna kadar kademeli olarak yeniden oluşturulmasını" beklediğini açıkladı. Ancak Ukrayna'nın, Rus saldırılarına karşılık olarak uzun menzilli saldırılarını sürdürdüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumartesi günü Ukrayna'ya ait insansız hava araçlarının Tümen'deki bir petrol rafinerisi, Yekaterinburg'daki bir lojistik tesisi ve Rostov-na-Don'daki bir akaryakıt ve madeni yağ deposunu hedef aldığı bildirildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/25/rusya-merkez-bankasi-buyume-tahminini-sifira-cekti-enflasyon-beklentisini-yukseltti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-yaniyor-ceyrek-milyon-insan-tahliye-edildi-2607212c5055e-4045-496f-bcf7-0627ff7558b32026-07-26T10:56:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi

Avrupa yanıyor: Çeyrek milyon insan tahliye edildi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'nın güneybatısı ile İspanya'nın iç kesimlerinde kontrolden çıkan büyük orman yangınları nedeniyle iki günde yaklaşık 250 bin kişi tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, yangına müdahale sırasında çok sayıda Fransız itfaiyecinin yaralandığını ancak iki ülkede de can kaybı yaşanmadığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'nın turistik bölgelerinde birçok kişinin teknelerle alevlerden kaçtığı bildirildi. Tahliye edilen turistler ve bölge sakinleri için okul ve spor salonları ile fuar merkezlerinde geçici barınma merkezleri kuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen yangın söndürme uçaklarına ek olarak, 20 tona kadar yangın geciktirici madde bırakabilen özel bir sistemle donatılmış A400M tipi askeri nakliye uçağını da alevlerle mücadele için görevlendirdi. Normalde devam eden test süreci nedeniyle bu uçağın henüz kullanılması planlanmıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransız Savunma Bakanlığı ayrıca, yangın söndürme çalışmalarına destek veren asker sayısının 500'den bine çıkarıldığını duyurdu.<br />Halka maske dağıtıldı<br />Rüzgârın hızı ve yönü yangının kontrol altına alınmasını güçleştirirken, çeşitli yerleşimlerde halka zehirli dumandan korunmaları için tıbbi maskeler dağıtıldı.<br />İspanya hükümeti de, Madrid ve yakınındaki Avila bölgesinde yayılan alevler nedeniyle ilk kez orman yangınları için ulusal acil durum ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede sıcaklığın 39 dereceyi aşması beklenirken şiddetli rüzgâr nedeniyle alevlerin daha da güçlendiği belirtiliyor. Madrid Bölgesel Yönetimi Başkanı Isabel Diaz Ayuso dün, "Madrid tarihinin en kötü yangını" açıklamasını yapmıştı.<br />İtfaiye personelinin öncelikle, 16'ncı yüzyılda 2'nci Felipe döneminden kalma saray ve manastır kompleksini alevlerden korumaya odaklandığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada İtalya'da ise özellikle Sicilya Adası'nda etkili olan çok sayıda orman yangınıyla mücadele ediliyor. Sicilya'da alevlere müdahale eden bir itfaiye eri yaşamını yitirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP,AFP / MUK,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/avrupa-yan%C4%B1yor-%C3%A7eyrek-milyon-insan-tahliye-edildi/a-78109519</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/daha-hizli-yaslanan-genclerde-kanser-riski-de-artiyor-mu-26071caac5f27-8d6d-4786-ac7b-926ffb9f36f42026-07-26T09:53:00+03:00HABER MERKEZİ Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?

Daha hızlı yaşlanan gençlerde kanser riski de artıyor mu?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Susanna, bağırsak kanseri teşhisini aldığında 28 yaşındaydı. Andre ise 34 yaşında akciğer kanserine yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medyada bu hastalıklarla mücadelelerini anlatan Susanna ve Andre artık istisna değil. Alman Kanser Araştırma Merkezi (DKFZ), Almanya'da 20-39 yaş grubunda bağırsak kanseri görülme sıklığının belirgin şekilde arttığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar ABD'de de benzer bir eğilim gözlemliyor; üstelik hastalık oranları Almanya'dakinden daha yüksek. Ayrıca kemik iliği kanseri ve rahim gövdesi (endometrium) kanseri gibi bazı kanser türleri de gençlerde giderek daha sık teşhis ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa kanser, temelde ileri yaş hastalığı olarak kabul ediliyor. Alman Kanserle Mücadele Vakfı (Deutsche Krebshilfe) verilerine göre, kadın ve erkeklerde kanser tanısı konulan kişilerin ortanca yaşı 69. Kanser hücreleri, genlerin belirli bölümlerinde meydana gelen değişikliklerin artık onarılamaması sonucu oluşuyor. Yaş ilerledikçe bu onarım sisteminin kapasitesi de azalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki fark büyüyor<br />ABD'nin Missouri eyaletindeki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden (Washington University School of Medicine in St. Louis) araştırmacılarının yayımladığı yeni bir çalışma, 50 yaşın altındaki kişilerde bazı kanser türlerinin neden giderek daha sık görüldüğüne dair önemli bir ipucu sunuyor. Araştırmaya göre, genç bireylerde kronolojik yaş ile biyolojik yaş arasındaki fark daha büyük.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kronolojik yaş, doğumdan bu yana geçen yılların sayısını ifade ediyor. Biyolojik yaş ise vücuttaki yaşlanma süreçlerinin ne ölçüde ilerlediğini gösteriyor. Farklı organlar ve dokular farklı hızlarda yaşlanabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir ifadeyle, aynı kişinin karaciğeri, beyni ve kalbi birbirinden farklı biyolojik yaşlara sahip olabiliyor; bu da kişinin gerçek yaşından önemli ölçüde ayrışabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Köln Üniversitesi Hastanesi'nde hematoloji ve onkoloji uzmanı olarak görev yapan Ron Jachimowicz, gençlerde kronolojik ve biyolojik yaş arasındaki farkın büyümesiyle erken yaşta ortaya çıkan kanserler arasında ilk kez böyle bir bağlantı kurulduğunu belirtiyor. Ancak, aynı zamanda Max Planck Yaşlanma Biyolojisi Enstitüsü'nde bir araştırma grubunun başkanı olan Jachimowicz önemli bir uyarıda bulunuyor: "Unutulmaması gereken nokta, bunun korelasyona dayalı bir çalışma olması."</span></p><p><span style="font-size:18px">Jachimowicz, bu nedenle araştırmanın nedensel bir ilişki ortaya koymadığını, yalnızca bazı ipuçları sunduğunu belirtiyor. Ancak bu bulgular bilimsel açıdan tutarlı. Çünkü araştırmacılar zaten biyolojik yaşlanmanın kanser riskinin artmasıyla ilişkili olduğunu biliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik yaş nasıl ölçülüyor?<br />Biyolojik yaşı belirlemek ise kolay değil. Tek başına kesin sonuç veren bir test bulunmuyor. Bunun yerine farklı ölçütler birlikte değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar epigenetik testlerle DNA'daki kimyasal değişiklikleri inceliyor, belirli kan değerlerini analiz ediyor ve kromozomların uçlarındaki koruyucu yapılar olan telomerlerin uzunluğunu ölçüyor. Ayrıca organ ve vücut fonksiyonlarını değerlendiren fizyolojik testler ile bilişsel değerlendirmeler de yapılıyor.<br />Yeni çalışmanın yazarları da bu yöntemlerin bir kombinasyonunu kullandı. Bunun için İngiltere'deki biyomedikal veri bankası UK Biobank'ta yer alan 150 binden fazla kişinin verilerini analiz ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç kuşaklarda fark daha belirgin<br />Araştırmaya göre 1965-1974 yılları arasında doğan kişilerde, 1950-1954 doğumlulara kıyasla kronolojik ve biyolojik yaş arasındaki fark belirgin biçimde daha fazla.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelenen kişiler gençleştikçe bu farkın daha da arttığı gözlemlendi. ABD'de 10 binden fazla kişi üzerinde yapılan ek analizlerde, 1990-1999 yılları arasında doğanlarda bu farkın, 1965-1969 doğumlulara göre daha da büyük olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmanın yazarları şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Avustralya, Kanada, İngiltere ve ABD'de 1990'lı yıllarda doğan kişilerin erken yaşta bağırsak kanserine yakalanma riski, 1960'larda doğanlara kıyasla en az dört kat daha yüksek."</span></p><p><span style="font-size:18px">Biyolojik yaş değiştirilebilir mi?<br />Eskiden biyolojik yaşın yüzde 75 ila 90'ının yaşam tarzına bağlı olduğu düşünülüyordu. Ancak Jachimowicz'e göre durum böyle değil:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biyolojik yaşın yaklaşık yüzde 50'sini etkileyebiliriz. Kalan yüzde 50 ise genetik olarak belirleniyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşlanma sürecini yavaşlatan etkenler ise düzenli egzersiz, sağlıklı beslenme, kaliteli uyku, alkol ve uyuşturucudan uzak durmak gibi klasik yaşam tarzı önerileri. Jachimowicz'e göre sosyal ilişkiler de en az bunlar kadar önemli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençler neden daha hızlı yaşlanıyor?<br />Peki, genç kuşaklar neden anne babalarından ve büyükannelerinden, büyükbabalarından biyolojik olarak daha hızlı yaşlanıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanwei Yuan, bu sorunun kesin yanıtının henüz bilinmediğini, ancak bazı olası açıklamalar bulunduğunu söylüyor. Heidelberg'deki Alman Kanser Araştırma Merkezi 'nde (DKFZ) klinik epidemiyoloji alanında çalışan Yuan'a göre, gençler daha erken yaşlarda obez oluyor ve yaşamlarının daha büyük bölümünü fazla kilolu geçiriyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/daha-h%C4%B1zl%C4%B1-ya%C5%9Flanan-gen%C3%A7lerde-kanser-riski-de-art%C4%B1yor-mu/a-78102270</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bati-trakyanin-onurlu-sesi-dr-sadik-ahmeti-rahmetle-aniyoruz-26074c542f008-f70d-40c1-b4ae-62be84600cad2026-07-26T08:21:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Batı Trakya’nın Onurlu Sesi Dr. Sadık Ahmet'i rahmetle anıyoruz

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sadık Ahmet olayı, Batı Trakya Türklerinin haklarını savunan ve Lozan Barış Antlaşması doğan haklara rağmen "Türk" kelimesini kullandığı için Yunanistan'da yargılanıp hapse atılan, sonrasında ise DEB Partisi'ni kurarak mücadelesini sürdüren Dr. Sadık Ahmet'in yaşadığı siyasi ve hukuki süreçler halen tartışılıp konuşuluyor. Sadık Ahmet’in gayreti, onurlu mücadelesi, emeği, katkıları unutulur mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Batı Trakya Türk azınlığının hak arama mücadelesinin simge ismi, lideri ve onur abidesi&nbsp;<strong>Dr. Sadık Ahmet</strong>, hayatı pahasına inandığı yoldan sapmayan, haksızlıklara karşı sessiz kalmayı reddeden büyük bir dava insanıdır. Onun mücadelesi, sadece bir azınlığın hak arayışından öte, insan hakları, demokrasi ve kimlik mücadelesinin evrensel bir destanıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lozan Barış Antlaşması ile statüleri güvence altına alınmış olmasına rağmen Batı Trakya Türkleri, onlarca yıl boyunca temel hak ve hürriyetlerden mahrum bırakılmış, kimlikleri inkâr edilmiştir. Yunanistan’da mahkeme kararlarında veya dernek isimlerinde&nbsp;<strong>"Türk"</strong>&nbsp;kelimesinin geçmesi yasaklanmış, bu ifadeyi kullananlar ağır baskılara maruz kalmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dr. Sadık Ahmet, bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmayarak meslek hayatını, rahatını ve nihayetinde özgürlüğünü bir kenara bırakarak halkının önüne düşmüştür. En temel insan haklarından biri olan "kimlik" hakkını yüksek sesle dile getirdiği için yargılanmış, hapse atılmış ve zulme uğramıştır. Ancak o, mahkeme salonlarını dahi birer hak arama kürsüsüne çevirerek şu tarihi sözü söylemiştir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>"Türk olduğum için hapse atılıyorum. Eğer Türk olmak suçsa, bunu bin defa tekrarlamaya hazırım!"</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hukuki ve siyasi engellemelere boyun eğmeyen Dr. Sadık Ahmet, mücadelesini daha kurumsal bir zemine taşımak amacıyla&nbsp;<strong>1991 yılında Dostluk, Eşitlik ve Barış (DEB) Partisi'ni kurmuştur</strong>. Bu adım, Batı Trakya Türklerinin kendi iradeleriyle demokratik alanda var olmalarının en büyük kanıtı olmuş ve azınlığın siyasi sesini uluslararası platformlara taşıyan kritik bir eşik teşkil etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">1989 yılında bağımsız milletvekili seçilerek Yunan Parlamentosuna girmeyi başarması, halkının ona olan inancının ve sevgisinin en somut göstergesidir. Mecliste de Batı Trakya Türklerinin uğradığı haksızlıkları cesurca dile getirmekten asla vazgeçmemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz 1995 tarihinde geçirdiği şüpheli bir trafik kazası sonucu aramızdan ayrılan Dr. Sadık Ahmet, geride asla sönmeyecek bir meşale bırakmıştır. Bugün Batı Trakya'da yaşayan soydaşlarımız özgürce nefes alabiliyor, kimliklerini savunabiliyor ve haklarını arayabiliyorsa, bunda Dr. Sadık Ahmet’in ve onunla birlikte omuz omuza yürüyen dava arkadaşlarının fedakârlıklarının payı büyüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, inandığı değerler uğruna bedel ödemekten çekinmeyen, halkının onurunu kendi canından üstün tutan örnek bir şahsiyettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ruhu şad, mekânı cennet makamı ali olsun.</strong>&nbsp;Dr. Sadık Ahmet’in aziz hatırası ve bıraktığı onurlu miras, kalplerde ve Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesinde sonsuza dek yaşayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-turk-dunyasinin-sonmeyen-mesalesi-ord-prof-dr-zeki-velidi-togani-anarken-260750de43f07-1686-4313-8455-11aafab164212026-07-25T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: Türk Dünyasının Sönmeyen Meşalesi: Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı Anarken

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">1944 Turancılık davası sanıklarından Büyük Türk Milliyetçisi, Ömrünü Türk milletinin bağımsızlığına, tarihine ve kültürüne adamış, hem kılıcıyla hem de kalemiyle destan yazmış büyük devlet ve bilim adamı Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan'ı, vefatının yıl dönümünde (26 Temmuz) bir gün öncesinden, derin bir saygı, rahmet ve minnetle anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, yalnızca amfilerde ders anlatan akademik bir deha değil; aynı zamanda inandığı milli değerler uğruna her türlü bedeli ödemekten çekinmeyen, hayatını&nbsp;<strong>"mücadele ve irfan"</strong>&nbsp;temelleri üzerine inşa etmiş anıt bir Türk milliyetçisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mücadeleyle Geçen Bir Ömür. Başkurdistan'dan 1944 Davasına... Zeki Velidi Togan'ın hayatı, esareti reddeden bir milletin onur mücadelesinin özetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Adamlığı ve Liderliği. Rus Çarlığı'nın yıkılış sürecinde, doğduğu topraklarda Başkurt Türklerinin bağımsızlık hareketine önderlik etmiş, kurulan Başkurdistan Hükümeti'nin devlet başkanlığını yapmıştır. Bolşeviklere karşı verdiği tavizsiz siyasi ve askeri mücadele, onun ne denli büyük bir devlet adamı olduğunu kanıtlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">1944 Irkçılık-Turancılık Davası. Vatanından ayrılıp Türkiye'ye geldikten sonra da inançlarından zerre sapmamıştır. 1944 yılında açılan, Türk milliyetçilerinin çileli bir imtihandan geçtiği o meşhur davada "sanık" sandalyesine oturtulmuş, tabutluklarda işkence görmüş ve hapis yatmıştır. Ancak o, çelik gibi iradesiyle davasından asla dönmemiş, başını dik tutmasını bilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrfan ve Bilim Kutbu, "Ordinaryüs" Zeki Velidi.. Siyasi sahadaki kahramanlığını akademik dehasıyla taçlandıran Togan, Türk tarihçiliğine çağ atlatmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihçilikte Bütüncül Vizyon sahibi. İstanbul Üniversitesi'nde "Umumi Türk Tarihi" kürsüsünü kurarak, Türk tarihinin sadece Osmanlı'dan veya Anadolu'dan ibaret olmadığını; Asya'nın derinliklerinden Avrupa'nın içlerine kadar uzanan ulu bir çınar olduğunu bilimsel yöntemlerle kanıtlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölümsüz Eserleri ile hayatta<strong>.</strong>&nbsp;Başta&nbsp;<em>Umumi Türk Tarihine Giriş</em>&nbsp;olmak üzere kaleme aldığı şaheserler, bugün hâlâ Türkologların, tarihçilerin ve Türk milliyetçilerinin en önemli başucu kaynaklarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel bir Otoritedir. Yalnızca Türkiye'de değil, tüm dünyada saygı gören bir şarkiyatçı ve tarihçi olarak, ömrünün son nefesine kadar Türk dünyasının kültür elçiliğini ve "irfan" davasının bayraktarlığını yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>"Tarih, sadece geçmişi bilmek değil, geleceği inşa etmektir."</em>&nbsp;anlayışıyla çalışan Togan, Türk'ün köklerini aydınlatarak geleceğe yürüyeceği yolu çizmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bitmeyen Bir Minnet ve Şükran duyuyoruz. Tarih yazan ve yazdığı tarihi bizzat cephelerde yaşayan bu büyük dava adamı, bedeni vatanından uzaklara düşse de kalbi daima "Büyük Türk Dünyası" için atan bir şahsiyetti. 1944'ün o karanlık günlerinde eğilmeyen başı ve bükülmeyen bileği, bugün Türk gençliğine en büyük rehberdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vefatının yıl dönümünde, büyük Türk milliyetçisi, efsanevi devlet adamı ve eşsiz âlim&nbsp;<strong>Ord. Prof. Dr. Zeki Velidi Togan’ı</strong>; onun şahsında Türk dünyasının bağımsızlığı, dirliği ve birliği için can veren tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekânı cennet, makamı ali olsun. Türk milletinin ona olan vefası ve minneti asla bitmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ucm-tarihinde-bir-ilk-bassavci-kerim-han-gorevden-alindi-2607097de3b99-dc89-4eec-a653-62c359b311652026-07-25T11:30:00+03:00HABER MERKEZİ UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı

UCM tarihinde bir ilk: Başsavcı Kerim Han görevden alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Diplomatların Associated Press'e (AP) verdiği bilgiye göre, Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) üyesi devletler, Başsavcı Kerim Han'ı görevden aldı. Böylece mahkeme tarihinde ilk kez bir başsavcı görevden uzaklaştırılmış oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">UCM'nin 125 üye devleti, Han hakkında ortaya atılan cinsel suistimal iddialarının ardından yapılan oylamada büyük çoğunlukla görevden alma kararı verdi. Han ise suçlamaları defalarca reddetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, UCM tarihinde bir başsavcının ilk kez görevden alınması anlamına geliyor. Han, kurum içi bir raporda "ciddi suistimalde bulunduğu" sonucuna varılmasının ardından iddiaların incelenmesi sürecinde haziran ayında geçici olarak görevden uzaklaştırılmıştı. Han, söz konusu tespitleri de kesin bir dille reddediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP'nin incelediği belgelere göre Han'ın şikâyetçi kadınla cinsel ilişki yaşadığı ve kadını şikâyetinden vazgeçirmeye çalıştığı öne sürüldü. Bağımsız denetim raporunda Han'ın "ciddi suistimalde bulunduğu" sonucuna varılırken, Han bu iddiaları kabul etmiyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump yönetiminin artan baskısı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Han'ın görevden alınması, UCM'nin ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin artan baskısıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde gerçekleşti. Trump yönetimi daha önce Han ile birlikte UCM'de görev yapan 12 personel hakkında yaptırım kararı almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu yaptırımlar, UCM'nin Gazze'deki savaş nedeniyle İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da dahil olmak üzere üst düzey İsrailli yetkililer hakkında çıkardığı tutuklama kararları ile ABD personeline ilişkin Afganistan soruşturmaları nedeniyle uygulanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, geçen hafta yaptığı açıklamada, Washington'ın "Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin ABD'nin egemenliğine yönelik oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik kapsamlı bir kampanya" başlattığını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio, ABD'nin üye devletlere mahkemeden çekilmeleri yönünde baskı yapacağını, UCM ile iş birliği yapan kuruluşlara yaptırım uygulayacağını ve mahkeme çalışanlarının ABD'ye girişini engelleyeceğini ifade etti. Ayrıca, "ABD'nin güvenlik şemsiyesinden yararlanan" ülkelerin, mahkemenin ABD vatandaşları üzerindeki yargı yetkisini reddetmeleri yönünde teşvik edileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerim Han'ın görevden alınmasının, UCM tarafından daha önce çıkarılan tutuklama kararları üzerinde ise doğrudan bir etkisi bulunmuyor. Bu kararların yürürlükte kalıp kalmayacağına yalnızca UCM yargıçları karar verebiliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/25/ucm-tarihinde-bir-ilk-bassavci-kerim-han-gorevden-alindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA["Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hamam-bocekleri-kazandi-hindistanda-bakan-istifa-etti-2606951e2f088-4431-4c17-b879-bb86d47143b92026-07-25T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ "Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti

"Hamam Böcekleri" kazandı: Hindistan'da Bakan istifa etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hindistan'da Eğitim Bakanı'nın istifasını talep eden "Hamam Böceği" hareketi üyesi gençler amaçlarına ulaştı. Bakan Dharmendra Pradhan, günlerdir süren protestolar ve açlık grevlerinin ardından görevinden ayrıldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Pradhan'ın, "İstifa mektubumu Başbakan'a sundum" açıklaması başkent Yeni Delhi'de toplanan protestocular tarafından memnuniyetle karşılandı, kalabalığın sevinç gösterileri yaptığı görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylemler, Hindistan'ın popülist-milliyetçi Başbakanı Narendra Modi için son yılların en büyük sınamalarından birine dönüşmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Protestolar neden başladı?<br />Hindistan'da üniversite giriş sınavı sorularının önceden sızdırıldığı ortaya çıkmış, bunun üzerine Hamam Böceği Halk Partisi öncülüğünde, çoğu gençlerden oluşan on binlerce kişi Eğitim Bakanı'nın istifası ve eğitimde reform talebiyle sokağa çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gösterilere katılım, polisin sert müdahalelerine rağmen son bir haftada giderek artmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti, geçen Mayıs ayında Hindistan Yüksek Mahkemesi Başkanı Surya Kant'ın işsiz gençleri "hamam böceklerine" benzetmesinin ardından ortaya çıkmış, destekçileri siyasi elitlere tepki olarak bu adı benimsemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / MUK,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/hamam-b%C3%B6cekleri-kazand%C4%B1-hindistanda-bakan-istifa-etti/a-78111217</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GSB, niye doğrudan temin?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gsb-niye-dogrudan-temin-2606815b7daf3-3f69-4c6f-8d01-a802fdbc02182026-07-25T09:39:00+03:00HABER MERKEZİ GSB, niye doğrudan temin?

GSB, niye doğrudan temin?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Öncelikle kimsenin özel takipçisi değiliz. Biz buradan her kamu kurum ve kuruluşunun ihale ve alımlarını bir bir yazan, kafa namusu ile iş yapan Gazetecileriz. Karalamak, itibarsızlaştırmak için yazmayız. Bu nedenle aynı idare için yazdığımız takdir ve tebrik yazası linki aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-iste-bu-25779">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-iste-bu-25779</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi… Son 7 ayda yapılan şu DOĞRUDAN TEMİNLERE BİR BAKIN:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1392051, Yenişehir Yurt Müdürlüğü su deposundaki arızalı genleşme tankı mebranının piyasadan temin edilerek değiştirilmesi işi., NAZTEK MÜHENDİSLİK MAKİNA ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 75.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1391121, İl Müdürlüğümüze bağlı Müfide İlhan Kız Yurdu VRF dış Ünite klima boru yalıtım malzemesinin üzerine galvaniz sac ( 0,5 mm) kaplama yapılması işi, BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 300.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390931, TAŞUCU YURDU ISICAMLARIN DEĞİŞİMİ İŞİ, GÜLER ŞAHİN İLE 12.000. TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390760, TAŞUCU YURDU ÇAMAŞIR MAKİNALARI ARIZASININ GİDERİLMESİ İŞİ, TOLKAR MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ İLE 32.500,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1390459, LİMONLUK YURDU MÜDÜRLÜĞÜ ÇAMAŞIR YIKAMA VE KURUTMA MAKİNALARININ ARIZALARININ GİDERİLMESİ İŞİ, ECEM ŞAHİNCİ İLE 95.400,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1389940, GSB YURDU ÇAMAŞIR VE KURUTMA MAKİNASININ ARIZASININ GİDERİLMESİ İŞİ, ECEM ŞAHİNCİ İLE 66.800,00 TRY BEDEL ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1389433, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ÇAMAŞIR MAKİNALARININ ARIZALARININ GİDERİLMESİ İŞİ, ABDULLAH DENİZ İLE 20.000,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1379700, Tarsus Erkek Yurdu Müdürlüğü C Blok güneş enerjisi panel değişiminin yapılması işi, ALİ ÖZ İLE 9.500,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1379262, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü B Blok 308 numaralı odanın cam değişiminin yapılması işi, İSMAİL YILDIRIM İLE 12.500,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1375531, İl Müdürlüğümüze bağlı Gençlik Kamplarında kullanılan can kurtaran botlarının motorlarının bakım onarımı hizmeti alımı, İZZET YILMAZ İLE 83.000,00 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1361468, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin GSB ve Mersin Kız Yurdu bulunan öğrenci odalarının bakım onarımlarının yapılabilmesi için sıhhi tesisat ve hırdavat malzemeleri alım işi. MERSİN HIRDAVAT İNŞAAT YAPI MALZEMELERİ NAKLİYAT ISITMA SOĞUTMA SİSTEMLERİ GIDA MADDELERİ EMLAK MÜŞAVİRLİĞİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 924.550,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1361264, Bakanlık Personelinin yaz döneminde yurtlarda konaklaması projesi kapsamında hoş geldin kiti, bileklik ve Erdemli Öğrenci Yurduna anahtarlık alım işi., EYMEN BUKLET OTEL TEKSTİL VE PROMOSYON ÜRÜNLERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 100.513,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1359719, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ASANSÖR KUYULARINA BASINÇLANDIRMA YAPIM İŞİ, HÜSEYİN CAN ÖZCAN İLE 970.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1353616, 2026 YILI KOMPANZASYON SİSTEMLERİNİN BAKIM ONARIM VE TAKİBİ, ELEKTRİK İÇ TESİSAT KONTROLÜ VE PARATONER BAKIM ONARIMI (03.08.2026-31.12.2026), MİRLİVA MÜHENDİSLİK ELEKTRİK MAKİNA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA TURİZM TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE LİMİTED ŞİRKETİ İLE 968.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1352836, Altuğ verdi gençlik kampındaki futbol sahasına tel örgü yapılması işi, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 250.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1344702, İl Müdürlüğümüze bağlı Birimler, Yurt Müdürlükleri, Tesisler ve Gençlik Kamplarında kullanılmak üzere sağlık malzemesi alımı, GÖK DENİZ BİYOMEDİKAL TEKNOLOJİLERİ DANIŞMANLIK TİCARET SANAYİ İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ İLE 1.017.303,70 TRY ,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1344114, Mersin Gençlik Merkezi ve Deneyap Atölyesinde kullanılmak üzere raf sistemi ve Paravan Yapılması, ENES GÖKCE İLE 284.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1339735, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinin; Bakım onarımı ve arızalı parçaların değişimi işi., YUSUF METİN İLE 21.750,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1338652, zafer çağlayan spor salonunun kullanıma açılabilmesi için gerekli projelerle ilgili olarak ihaleye esas dosya hazırlanması, ATÖLYE İMM MİMARİ TASARIM MÜHENDİSLİK DEĞERLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 935.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1327386, İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt, Tesis, Gençlik Merkezi ve Kamp Müdürlüklerinde bulunan su depolarının temizliği ve dezenfeksiyonun yapılması hizmeti alım işi., UFUK DENİZ İLE 818.598,60 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1318286, Sokaklar Bizim 5x5 Futbol ve 3x3 Basketbol Turnuvaları spor malzemesi alımı, BEŞİR ÖNER İLE 57.600,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1315294, İl Müdürlüğümüze bağlı Eğitim, Sosyal ve Kültürel Faaliyetler Biriminin öğrenciler için düzenleyeceği Uçurtma Şenliği Hizmet Alım işi., DG DİVA GIDA TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 74.100,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1311051, 2026 sezonu anadolu yıldızlar ligi müsabakalarında kullanılmak üzere spor kıyafeti alımı, BEŞİR ÖNER İLE 747.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1306972, İl Müdürlüğüne bağlı tesislerin peyzajlarında ve çim alanlarında kullanılan makinelerin bakım onarımı için malzeme alımı, BAHÇE TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 130.616,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1300699, İl Müdürlüğümüze bağlı, Mersin GSB Öğrenci Yurdu ve Mersin Kız Yurdu Müdürlüğünde kullanılmak üzere çamaşır makinası toz filtresi, koku tableti, temizleme tozu ve limon tuzu alım işi., REN GROUP PAZARLAMA İTHALAT İHRACAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 111.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1286923, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü Su Yumuşatma Cihazının Yenilenmesi İşi, CZH YAPI VE SU KİMYASALLARI SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 548.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1284088, mersin ili Tarsus ilçesi kalburcu mah.170 ada 1 parsel taşınmaz üzerindeki yapıların yıkımında yapılacak işler için ihaleye esas dosya hazırlanması, AZMİ MAVİ İLE 280.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1280956, Erdemli Yurdu Müdürlüğü Yağmur Suyu Atık Su Pompası bakım onarım işi., HÜSEYİN KIRCILI İLE 208.000,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1260015, İl Müdürlüğümüze bağlı tesislerde çim zemin ve peyzaj alanlarının bakımı için malzeme alımı işi, VİZYON BAHÇE MAKİNE TİCARET VE BİLİŞİM HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ İLE 247.650,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1249407, İl Müdürlüğümüze bağlı Öğrenci Yurdu Müdürlükleri ve Tesislerin basınçlı kapların periyodik kontrolleri ve yangın söndürme sistemlerinin periyodik kontrolleri işi., ENERJİ GRUP TEKNİK MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 319.800,92 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1249107, Anamur Yurt Müdürlüğünde memur odası ve nöbetçi memur odası tavanlarında su alan kısımların onarımı, nöbetçi odası ve toplantı odalarının alçıpan duvar ile bölünmesi ve boyanması işleri ., SELMAN MUTLAY İLE 129.950,00 TRY,</span></p><p><span style="font-size:18px">26DT1247630, Limonluk Yurdu doğalgaz kazanları tamiri, vana değişimi ve yumuşatma sistemi kurulumu işi, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ İLE 955.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BEDEL İLE SÖZLEŞME İMZALAMIŞLAR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakımın içinde KDV yok. İş bitimi fatura kesiminde birde KDV eklenecek. </strong>Rakam daha da büyüyecek. <strong>Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</strong> Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 10 lira ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 2 liraya gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve pazarlık olduğu için yapılan indirime… Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa bu rakamlar çok düşer… Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em> </strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-abd-abnin-kumbarasi-degil-26067f4bad5a6-c152-4ae1-ade1-b71f7469fe212026-07-25T08:34:00+03:00HABER MERKEZİ Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil

Trump: ABD, AB'nin 'kumbarası' değil

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı&nbsp;<strong>Donald Trump</strong>, Avrupa Birliği'nin (AB) Amerikan teknoloji şirketlerine yönelik para cezalarına sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya hesabından açıklama yapan Trump, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği yine bildiğini yapıyor ve her zamanki gibi&nbsp;<strong>BÜYÜK Amerikan şirketlerini</strong>&nbsp;doğrudan hedef alıyor! Apple'a hiçbir gerekçe olmaksızın&nbsp;<strong>15 milyar dolar</strong>, Meta'ya&nbsp;<strong>3 milyar dolar</strong>, Amazon'a&nbsp;<strong>2,5 milyar dolar</strong>&nbsp;ve daha birçok şirkete ceza kestikten sonra, şimdi de gerçekten ileri düzey ve harika bir şirket olan&nbsp;<strong>Google'a</strong>&nbsp;hiçbir açıklama yapılmadan&nbsp;<strong>1 milyar dolarlık</strong>&nbsp;yeni bir ceza verildiğini öğrendik. Böylece Google'a AB tarafından kesilen toplam cezaların tutarı&nbsp;<strong>18 milyar doların üzerine</strong>&nbsp;çıktı!<br />Bu&nbsp;<strong>yasa dışı ve son derece ayrımcı</strong>&nbsp;uygulama,&nbsp;<strong>Uykucu Joe Biden</strong>&nbsp;yönetiminin ilk yılında bu seviyelere ulaştı. Ancak bu durum&nbsp;<strong>Trump yönetimi</strong>&nbsp;döneminde devam etmeyecek.<br /><strong>Amerika Birleşik Devletleri, Avrupa'nın "KUMBARASI" değildir ve buna izin vermeyeceğiz!</strong><br />Bu açıklama, Amerikan şirketlerini ve dolayısıyla Amerikan vergi mükelleflerini&nbsp;<strong>"SOYMA"</strong>&nbsp;uygulamasına karşı derhal&nbsp;<strong>301. Madde soruşturması</strong>&nbsp;başlatacağımızın ilanı olarak kabul edilsin.<br />Avrupa Birliği, kendilerini defalarca uyardığım bu&nbsp;<strong>yasa dışı ve son derece etik dışı</strong>&nbsp;davranışın bedelini çok ağır ödeyecek. Kesilen cezalar tamamen geri alınacak ve mümkün olan en kısa sürede kendilerine&nbsp;<strong>önemli ölçüde GÜMRÜK TARİFESİ</strong>&nbsp;uygulanmasını bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>AB Komisyonu</strong>,&nbsp;<strong>23 Temmuz'da</strong>&nbsp;Google'ın&nbsp;<strong>Dijital Piyasalar Yasası'nı iki farklı alanda ihlal ettiği</strong>&nbsp;gerekçesiyle şirkete&nbsp;<strong>toplam 890 milyon avro para cezası</strong>&nbsp;vermişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/trump-abd-abnin-kumbarasi-degil-1107533657.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/banglades-cumhurbaskani-muhammed-sahabuddin-saglik-sorunlarini-gerekce-gostererek-istifa-etti-260660ecf7336-a795-41cb-8984-d55e1ebffa842026-07-25T07:30:00+03:00HABER MERKEZİ Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti

Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin sağlık sorunlarını gerekçe göstererek istifa etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bangladeş Cumhurbaşkanı Muhammed Şahabuddin, sağlık sorunlarını gerekçe göstererek görevinden istifa ettiğini duyurdu. Bazı kaynaklar, istifa mektubunun cumhurbaşkanlığı yetkilileri tarafından parlamentoya iletildiğini bildirdi.<br />Daily Star gazetesinin haberine göre, Muhammed Şahabuddin görevinden ayrıldığını açıkladı. Şahabuddin, gazeteye yaptığı açıklamada, "Şu anda farklı sağlık sorunlarından müzdaribim. Bunun dışında diyecek bir şeyim yok" ifadelerini kullandı.<br />Bazı kaynaklar ise cumhurbaşkanlığı yetkililerinin Şahabuddin'in istifa mektubunu parlamentoya teslim ettiğini aktardı.<br />Hasina iddialarının ardından geldi<br />Şahabuddin'in istifası, mayıs ayında Londra ziyareti sırasında daha önce ülkeden ayrılan eski Başbakan Şeyh Hasina Vecid ile telefon görüşmesi yaptığı yönündeki iddiaların ardından geldi.<br />Eski bir yargıç olan Muhammed Şahabuddin, Nisan 2023'te Bangladeş Cumhurbaşkanı olarak yemin ederek görevine başlamıştı.<br />Eski Bangladeş Başbakanı Şeyh Hasina Vecid, hakkında verilen idam kararına rağmen ülkesine döneceğini ve mahkeme önüne çıkacağını açıklamıştı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/banglades-cumhurbaskani-muhammed-sahabuddin-saglik-sorunlarini-gerekce-gostererek-istifa-etti-1107524903.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-24-temmuz-basin-bayrami-hakkinda-2606517f5899d-83c0-44a3-a71c-96847ffc54802026-07-24T14:11:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 24 TEMMUZ BASIN BAYRAMI HAKKINDA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bilindiği üzere 24 Temmuz 1908 tarihi basından sansürün kaldırıldığı tarihtir. Bu tarihte gazeteler ilk kez sansürsüz olarak yayınlanmaya başlamıştır. Günümüzde ise artık basın, çağdaş ve demokratik hayatın vazgeçilmez unsurlarından biri, haber alma ve yayma özgürlüğünün en etkili aracı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak gerçek yaşama baktığımız zaman Gazeteciler yazdıkları ve söyledikleri nedeniyle halen ağır cezalar almakta ve hapishanelerde çile doldurmaktadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın özgürlüğü çok büyük tartışma meselesidir. 2025 itibarıyla 180 ülke arasında 159. sıraya düştük. Basın özgürlüğü, haber, fikir ve düşüncelerin gazete, dergi, televizyon ve internet gibi kitle iletişim araçlarıyla sansürsüz ve baskı altında kalmadan serbestçe toplanabilmesi, yorumlanabilmesi ve halka dağıtılabilmesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokratik bir toplumda basın, bireylerin olayları ve gerçekleri öğrenme, tartışma ve denetim mekanizması oluşturma hakkının en büyük aracıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Basının "gerçekleri yansıtma" ve "toplumu aydınlatma" görevi vardır. Temel amacı, halkın tarafsız bilgiye ulaşmasını sağlamak ve kamuoyunu aydınlatmak olan BASIN mensupları, yazdıkları ve çizdikleri nedeniyle ağır cezalar ile karşı karşıya kalmaktadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günü barışla, sevgi ile huzur ile mutluluk ile aç kalmadan, işsiz kalmadan kutlayabilmek meslekte saygınlığı arttırmak için bu satırları yazıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz Basın Özgürlüğü İçin Mücadele Günü (Basın Bayramı), basın tarihinin en önemli dönüm noktalarından biri olsa da günümüzde basın mensuplarının karşı karşıya kaldığı mesleki, hukuki ve ekonomik sorunlar nedeniyle maalesef kutlamadan ziyade bir değerlendirme ve mücadele günü olarak anılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin sansür, baskı, soruşturma, işsizlik ve güvencesizlik kaygısı duymadan görevlerini yapabilmeleri ve mesleki saygınlığın yeniden tesis edilebilmesi için çok boyutlu adımların atılması gerekmektedir. Öncelikle&nbsp;<strong>Hukuki Güvence ve Yargı Bağımsızlığının Sağlanması lazım. Bu itibarla İfade Özgürlüğünün Anayasal Güvenceye Alınması,</strong>&nbsp;Gazetecilerin haberleri, eleştirileri veya köşe yazıları nedeniyle yargılanmasının önüne geçilmelidir. Eleştiri ile suç övme/hakaret arasındaki sınırların evrensel hukuk ilkelerine göre belirlenmesi gerekir.&nbsp;<strong>Ayrıca Tutuksuz Yargılama Esası,</strong>&nbsp;Gazetecilerin düşünce ve ifadelerinden dolayı cezaevinde tutuklu yargılanması uygulamasına son verilmeli, ifade özgürlüğü üzerindeki yargısal baskı kaldırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan Basın Yasasının Reformu,</strong>&nbsp;Basın Kanunu ve internet haberciliği ile ilgili mevzuat, uluslararası basın özgürlüğü standartlarına ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ilkelerine uyumlu hale getirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan,&nbsp;<strong>Ekonomik Bağımsızlık ve İş Güvencesi çok önemlidir. Sendikalaşma ve Örgütlenme Hakkı,&nbsp;</strong>&nbsp;Basın çalışanlarının sendikal hakları garanti altına alınmalı, toplu iş sözleşmesi hakları etkinleştirilmelidir. Düşük ücretler, uzun çalışma saatleri ve güvencesiz çalıştırmaya (telifli veya kayıtsız çalışma) karşı yasal denetimler artırılmalıdır. Bir başka can alıcı husus&nbsp;<strong>İlan ve Reklam Dağıtımında Adalettir.</strong>&nbsp;Basın İlan Kurumu (BİK) ve Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) gibi düzenleyici kurumların ceza ve ilan kesme yetkilerini tarafsız, objektif ve şeffaf kriterlerle kullanması sağlanmalıdır. Ekonomik ambargoların bir sansür aracı olarak kullanılması engellenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka mesele ise,&nbsp;<strong>Etik ve Mesleki Standartların Güçlendirilmesidir. Tarafsızlık ve Doğruluk,&nbsp;</strong>Gazeteciliğin temel ilkesi olan halkın doğru haber alma hakkı her türlü siyasi ve ticari çıkarın üzerinde tutulmalıdır. Tık odaklı (clickbait) habercilik ve manipülatif içerik yerine nitelikli, araştırmacı gazetecilik desteklenmelidir. Yine&nbsp;<strong>Özdenetim Mekanizmaları harekete hızla geçmeli,&nbsp;</strong>&nbsp;Medya kuruluşları ve gazeteci örgütleri, meslek ilkelerini ihlal eden tutumlara karşı kendi özdenetim mekanizmalarını (Basın Konseyi, Ombudsmanlık vb.) daha etkin çalıştırmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüz ortamında&nbsp;<strong>Dijital Medyada Hakların Korunması meselesi de çok büyük önem arz etmektedir. &nbsp;İnternet Gazeteciliği Standardı,&nbsp;</strong>Geleneksel medyanın yanında dijital yayıncılık yapan basın mensuplarının da sarı basın kartı, özlük hakları ve telif hakları gibi konularda eşit imkânlara sahip olması sağlanmalıdır.&nbsp;<strong>Erişim Engellerine Karşı Güvence,</strong>&nbsp;Kamuyu ilgilendiren haberlere getirilen toptan erişim engelleri veya içerik çıkarma kararları kısıtlanmalı, sansür mekanizmalarına dönüştürülmesi önlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan,&nbsp;<strong>Dayanışma ve Meslek Örgütlerinin Rolü önemlidir.&nbsp;</strong>Gazeteciler cemiyetleri, sendikalar ve sivil toplum kuruluşları parti ve ideoloji üstü bir duruş sergileyerek gazetecilerin haklarını ortak bir sesle savunmalıdır. Hak ihlallerine karşı ulusal ve uluslararası düzeyde dayanışma ağları güçlü tutulmalıdır. Basının "dördüncü kuvvet" olarak işlevini yerine getirebildiği, gazetecilerin işsizlik veya hapis korkusu yaşamadığı bir ortam; sadece gazeteciler için değil, şeffaf, hesap verebilir ve demokratik bir toplumun inşası için de en temel şarttır. Türkiye’de basın özgürlüğü ve gazetecilerin hakları konusunda yaşanan gerileme, sadece tıkandığımızı hissettirmekle kalmıyor; toplumun doğru bilgiye ulaşma, nefes alma ve sesini duyurma imkânlarını da her geçen gün daraltıyor. Sorunun bu kadar derinleştiği bir noktada "Peki biz ne yapabiliriz?" sorusu biz toplum için kritik bir eşiktir. Çünkü bu süreç sadece gazetecilerin değil, doğrudan&nbsp;<strong>yurttaşların ve toplumun tamamının</strong>&nbsp;mücadelesidir. Değişim ve mesleki saygınlığı geri kazanmak için hem bireysel hem toplumsal düzeyde atılabilecek somut adımlar var. Bağımsız ve Nitelikli Medyayı Desteklemek (Okur/İzleyici Gücü), Burada&nbsp;<strong>Finansal Destek çok önemli.&nbsp;</strong>Gelirini reklam baskısından ya da siyasi iktidarlardan almayan bağımsız medya mecralarına (abonelik, fonlama, Patreon vb. sistemlerle) mikro destekler vermek.&nbsp;<strong>Tık Tuzağına Düşmemek,&nbsp;</strong>&nbsp;Yalan, abartılı, sırf etkileşim odaklı (clickbait) habercilik yapan kanalları ve siteleri takip etmeyip, araştırmacı ve doğruluk payı yüksek mecraları tercih ederek "iyi haberciliği" talep etmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunları yaparken, Bilgi Kirliliği ve Dezenformasyonla Mücadele Etmek önemlidir.&nbsp;<strong>Teyit Alışkanlığı Edinmek,</strong>&nbsp;Teyit.org, Doğruluk Payı gibi bağımsız teyit platformlarını etkin kullanmak; doğrulanmamış bilgiyi sosyal medyada yaymayarak manipülasyonların ve algı operasyonlarının parçası olmamak,&nbsp;<strong>Medya Okuryazarlığını Artırmak,</strong>&nbsp;Haberin dilini, kaynağını ve amacını sorgulayan bir okur bilinci geliştirmek ve bu bilinci çevremize yaymak gerikir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekrar ediyorum, Gazetecilerle ve Meslek Örgütleriyle Dayanışma çok önemlidir.&nbsp;<strong>Hukuki ve Manevi Destek önemli.</strong>&nbsp;Yargılanan, tehdit edilen veya haksızlığa uğrayan gazetecilerin davalarını, raporlarını ve seslerini duyurmalarına kamuoyu desteği sağlamak çok çok önemlidir.&nbsp;<strong>Örgütlü Mücadeleyi Güçlendirmek lazım.&nbsp;</strong>Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş gibi meslek örgütlerinin raporlarını takip etmek, bu kurumların ifade özgürlüğü kampanyalarına ses vermek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer taraftan Demokratik Hakları ve İfade Özgürlüğünü Savunmak, &nbsp;<strong>Sandıkta ve Kamuoyunda Talep Etmek,</strong>&nbsp;Basın özgürlüğünü, yargı bağımsızlığını ve anayasal hakları siyasi tercihlerimizin ve taleplerimizin merkezine koymak, Özgür basının olmadığı bir ülkede ekonominin de adalet sisteminin de iyileşemeyeceğini unutmamak, İnsan hakları ve basın özgürlüğü alanında çalışan sivil toplum kuruluşlarına katılmak veya çalışmalarına destek olmak gerekir..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;Sansürün ve baskının panzehiri, toplumun "doğru haber alma hakkına" sahip çıkmasıdır. Basın tek başına bu yükü taşıyamaz; okur ve toplum arkasında durduğu sürece bağımsız gazetecilik yaşayabilir ve hak ettiği saygınlığı yeniden kazanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/karadagdan-abye-cagri-yeni-uyeler-icin-hukukun-ustunlugu-kriterleri-nesnel-olcutlere-dayanmali-26063d3a68212-4328-4bcc-834f-1b5dc9a5fa882026-07-24T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı

Karadağ’dan AB’ye çağrı: Yeni üyeler için hukukun üstünlüğü kriterleri nesnel ölçütlere dayanmalı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Karadağ, gelecekte Avrupa Birliği'ne (AB) katılacak ülkelerde hukukun üstünlüğü ve demokratik standartlarda yaşanabilecek gerilemeleri önlemeye yönelik yeni güvenceleri, sistematik ihlallerin "nesnel kriterlerle" değerlendirilmesi şartıyla desteklediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ'ın AB Daimi Temsilcisi Petar Markovic, Euronews'e yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım sürecinde en ileri aşamadaki aday ülke olduğunu ve 2028'de AB'nin 28'inci üyesi olmayı hedeflediğini belirtti. Ancak Markovic, genişleme sürecine ilişkin önerilen yeni reformların bu hedefi karmaşık hale getirebileceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB'nin altı kurucu üyesinden beşi, Macaristan Başbakanı Viktor Orban döneminde yaşanan gelişmelerden çıkarılan dersler doğrultusunda, üyelik sonrasında demokratik gerilemelere karşı daha güçlü güvence mekanizmaları oluşturulmasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Markovic, Karadağ'ın daha sıkı güvenceleri desteklediğini belirterek, Avrupa Komisyonu'nun düzenli değerlendirmelerine göre ülkesinin hukukun üstünlüğü alanındaki reformlarda bazı mevcut AB üyelerinden daha iyi performans gösterdiğini ifade etti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK;:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/24/karadagdan-abye-cagri-yeni-uyeler-icin-hukukun-ustunlugu-kriterleri-nesnel-olcutlere-dayan</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-basbakani-merz-kabineyi-yeniden-sekillendiriyor-26062c3e58f5a-8840-46b8-8d44-b4cfe39ddbde2026-07-24T12:45:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor

Almanya Başbakanı Merz kabineyi yeniden şekillendiriyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İktidarın büyük ortağı Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) partisinin Genel Başkanı ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz, hükümette geniş kapsamlı bir değişiklik yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce "taşıyıcı annelik skandalı" üzerine görevinden istifa eden Birlik Partileri (CDU/CSU) Parlamento Grup Başkanı Jens Spahn'ın yerine Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı Thorsten Frei'ın geçeceğini açıklayan Merz, Frei'dan boşalan koltuğa da Sağlık Bakanı Nina Warken'in oturacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in açıklamalarına göre, Almanya'nın yeni Sağlık Bakanı ise CDU Genel Sekreteri Carsten Linnemann olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Merz ayrıca, Almanya Dijital Dönüşüm ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı'nda müsteşar olarak görev yapan 33 yaşındaki Philipp Amthor'un, Başbakanlık bünyesindeki Federal-Eyalet Yönetimleri İş Birliği Müsteşarı Michael Meister'in halefi olacağını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada, haber portalı Spiegel'e göre Almanya Ulaştırma Bakanı Patrick Schnieder de görevden alınacak, ancak Merz açıklamasında bu iddiaya ilişkin herhangi bir bilgi vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni CDU Genel Sekreteri açıklanmadı<br />Başbakan Merz, geçen Pazar günü ZDF televizyonuna verdiği röportajda, hükümet içinde kapsamlı bir değişiklik olabileceğini ifade ederek "Federal hükümetin yapılanması hakkında düşünmek için bir fırsat olabilir" demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığı koltuğuna oturan Linnemann'ın yerine CDU Genel Sekreteri olarak kimin atanacağı ise henüz belirsiz. Hükümete yakın kaynaklar, federal hükümet içinde şu ana dek duyurulanın ötesinde de değişikliklerin gündemde olduğunu aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabinenin "başarılı" bakanlarından Warken<br />Friedrich Merz, Sağlık Bakanı Warken'i Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı yaparak, sağlık sigortası tasarruf paketiyle önemli bir reformu hayata geçiren ismi yanına alıyor. Net çizgisi ve uygulama gücüyle tanınan Warken, Başbakanlık'ta, Müsteşar Amthor ile birlikte koalisyon çalışmalarını ve eyaletlerle iş birliğini koordine edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDU içinde Merz'e en aykın isimlerden olan Linnemann'ın, son seçimlerden sonra hükümet içinde kurulması planlanan ekonomi, çalışma ve sosyal işlerden sorumlu bir süper bakanlığın başına geçmesi bekleniyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu bakanlığın kurulmamasının ardından parti içindeki görevini devam ettirme kararı alan Linnemann, Sağlık Bakanı olarak bundan böyle, tam ortasında devraldığı reform sürecinin devamından sorumlu olacak.<br />CDU'nun gelecek vadeden yeteneği: Amthor<br />Henüz 33 yaşında olmasına rağmen dokuz yıldır federal parlamentoda milletvekili olarak görev yapan ve siyasette oldukça deneyimli olan Philipp Amthor, pek çok kişi tarafından CDU'nun en yetenekli genç politikacılarından biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Amthor, Dijital Dönüşüm ve Devlet Modernizasyonu Bakanlığı'ndaki müsteşarlık görevinde, son dönemde özellikle bürokratik engellerin azaltılmasıyla ilgilendi. Merz, Mesiter'in yerine Amthor'u getirerek federal hükümetle daha iyi iş birliği isteyen eyaletlerin memnuniyetsizliğini dikkate aldığını göstermiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabine değişikliğini Spahn tetikledi<br />Hükümet içinde zincirleme şekilde yaşanan değişiklikler, Birlik Partileri Parlamento Grup Başkanı Jens Spahn'ın görevinden istifa etmesiyle tetiklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spahn, ABD'de taşıyıcı anne yardımıyla çocuk sahibi olduğunu kamuoyuna duyurmuş; Almanya'da yasak olan, üstelik kendi partisinin açıkça karşı çıktığı bu yöntemle çocuk sahibi olması tepki çekmişti. Spahn tepkiler üzerine geçen Cumartesi istifa etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-merz-kabineyi-yeniden-%C5%9Fekillendiriyor/a-78096520</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-ayasofyanin-ibadete-acilisi-26064a16564da-50f7-4ea4-a9a1-9a35091f8f942026-07-24T12:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYASOFYANIN İBADETE AÇILIŞI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">24 Temmuz günü 6 yıl önce ibadete açılan Ayasofya halen tartışma konusu. İçte ve dışta bu işi karalamaya çalışanlar ve devletimiz ile ülkemizin aleyhine kullanmaya çalışanlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi</strong>, sadece bir mimari harika değil; aynı zamanda milletimizin tarihine, inancına ve egemenlik haklarına kazınmış en güçlü sembollerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">24 Temmuz 2020’de kılınan Cuma namazıyla birlikte 86 yıllık bir aradan sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya, Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’un fethiyle milletimize ve İslam âlemine bıraktığı en büyük emanettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak zaman zaman içte ve dışta bu tarihi adımı karalamaya, ülkemizin egemenlik haklarını tartışmaya açmaya çalışan odaklarla karşılaşabiliyoruz. Bu konuda hakikatin sesini yükseltmek ve kamuoyunu doğru bilgilendirmek büyük önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya, 1453 yılında İstanbul’un fethiyle birlikte kılıç hakkı olarak camiye dönüştürülmüştür. Fatih Sultan Mehmed, Ayasofya’yı kıyamete kadar cami olarak kalması kaydıyla vakfetmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli Egemenlik:</strong>&nbsp;Bir devletin kendi topraklarındaki tarihi ve dini yapılar üzerinde tasarrufta bulunması, doğrudan o devletin&nbsp;<strong>egemenlik hakkıdır</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Hukuk:</strong>&nbsp;Ayasofya’nın statüsü Türkiye Cumhuriyeti’nin iç hukukunu ve egemenlik yetkisini ilgilendiren bir konudur. Türkiye, uluslararası yükümlülüklerine bağlı kalarak bu kararı kendi bağımsız iradesiyle almıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya’nın ibadete açılması, onun insanlığın ortak kültürel mirası olma vasfını ortadan kaldırmamış; aksine koruma standartlarını artırmıştır.</span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><strong>Konu</strong></p></th><th><p><strong>Uygulama ve Gerçekler</strong></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><strong>Ziyaretçi Hakları</strong></p></td><td><p>Ayasofya, din ve ırk ayrımı gözetilmeksizin tüm dünyadan ziyaretçilere açıktır.</p></td></tr><tr><td><p><strong>Tarihi Doku ve Mozaikler</strong></p></td><td><p>Hristiyan mirasına ait mozaikler ve sanat eserleri özenle korunmakta, ibadet saatlerinde dokuya zarar vermeyen yöntemlerle örtülmektedir.</p></td></tr><tr><td><p><strong>Restorasyon Çalışmaları</strong></p></td><td><p>Yapının asırlara meydan okumaya devam etmesi için bilim kurulları eşliğinde kapsamlı restorasyonlar sürdürülmektedir.</p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Ayasofya kararı üzerinden yapılan "medeniyetler çatışması" veya "tarihi mirasa saygısızlık" söylemleri tamamen temelsizdir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihte Hoşgörü:</strong>&nbsp;Osmanlı Devleti asırlar boyunca Ayasofya’yı ihya etmiş, Mimar Sinan’ın minareleri ve destek payandaları olmasaydı yapı günümüze ulaşamayacak derecede yıpranmış olacaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hoşgörü İklimi:</strong>&nbsp;Türkiye, çatısı altında farklı inançların ibadethanelerini koruyan ve ihya eden bir gelenekten gelir. Ayasofya’nın yeniden ibadete açılması da bu köklü geçmişin bir tezahürüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayasofya’nın ibadete açılması, tarihi bir hakkın teslimi, vakıf hukukunun gereği ve milletimizin iradesinin bir yansımasıdır. Dış baskılara ve karalama çabalarına karşı en güzel yanıt, tarihi gerçekleri savunmak ve bu muazzam mirasa sahip çıkmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cezaevleri-neden-dolup-tasiyor-sevkler-neden-artiyor-2606182dd6104-4941-45a2-a8cf-2e15b8dd0bf02026-07-24T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?

Cezaevleri neden dolup taşıyor, sevkler neden artıyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gezi Parkı davası hükümlüleri Çiğdem Mater ve Mine Özerden'in İstanbul'dan İzmir'e, İBB davasında tutuklu bulunan dört ismin ise Silivri'den Kandıra'ya gönderilmesi cezaevleri arasındaki sevkleri yeniden gündeme taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nisan 2022'den bu yana Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda tutulan ve 18'er yıl hapis cezası verilen Mater ile Özerden, İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'na sevk edildi. Sevkin gerekçesinin açıklanmadığı, aileler ile avukatlara yeterli bilgi verilmediği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silivri'de görülen İBB davasında tutuklu Melih Gecek, Serdal Taşkın, Necati Özkan ve Fatih Keleş de Marmara Cezaevi'nden yeniden Kandıra'ya gönderildi. Avukatları, tutukluların 16 Ağustos'taki duruşma için kısa süre sonra yeniden Silivri'ye getirilecek olmasına tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avukatlar sevklerin aile görüşlerini ve cezaevindeki düzeni bozduğunu, sık cezaevi değişikliğinin yolculuk ve yeniden yerleşme nedeniyle ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Tutuklu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık'ın Kandıra'ya sevkine ise cezaevi reviri onay vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son örnekler, sevk kararlarında kapasitenin rolü ile bu kararların mahpusların temel hakları üzerindeki etkisini tartışmaya açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevklerin boyutu bilinmiyor<br />Türkiye'de cezaevleri arasındaki sevklerin sayısını, gerekçelerini ve hangi kurumlar arasında gerçekleştirildiğini düzenli gösteren kamuya açık veri bulunmuyor. Bu nedenle son dönemde sevklerde artış olup olmadığını kesin rakamlarla ortaya koymak mümkün değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST) Savunuculuk Koordinatörü Melis Gebeş, buna karşılık son yıllarda ağırlaşan aşırı kalabalıklaşmanın sevkler üzerindeki etkisinin daha görünür hale geldiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapasite baskısı iki yönde işliyor. Mahpuslar yoğunluğu dengelemek amacıyla kendi talepleri dışında başka cezaevlerine gönderilebiliyor. Buna karşılık ailesine, avukatına ya da tedavisini sürdürdüğü sağlık kuruluşuna daha yakın bir cezaevine nakledilmek isteyenlerin talepleri, kapasite veya uygun yer bulunmaması gerekçesiyle reddedilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece aşırı kalabalıklaşma hem zorunlu sevklerin hem de talep edilen sevklerin karşılanamamasının önemli nedenlerinden biri hâline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, temel sorunun yalnızca kapasite olmadığını, sevk kararlarının gerekçelerinin her zaman açık biçimde ortaya konulmadığını söylüyor. Aile bağları, avukata erişim, sağlık durumu ve devam eden tedavi üzerindeki etkilerin de yeterince değerlendirilmediğini belirtiyor</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kapasiteyi dengeleme ihtiyacı, sevk kararlarında tek başına belirleyici bir gerekçeye dönüşmemeli."</span></p><p><span style="font-size:18px">Her sevkte işlemin neden gerekli olduğu, neden belirli bir cezaevinin seçildiği ve mahpusun haklarını daha az sınırlayacak bir alternatif bulunup bulunmadığının somut biçimde değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Gebeş, aksi durumda aile hayatına saygı, savunma ve sağlık haklarının gereksiz ve orantısız biçimde sınırlandırılabildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde kapasite 123 bin kişi aşıldı<br />CİSST'in Temmuz 2026 verilerine göre Türkiye'deki 402 cezaevinin toplam kapasitesi 304 bin 278 kişi. Buna karşılık cezaevlerinde 427 bin 525 mahpus tutuluyor. Mahpus sayısı resmi kapasiteyi 123 bin 247 kişi, başka bir ifadeyle yaklaşık yüzde 40 aşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahpusların 307 bin 637'si kapalı, 119 bin 888'i açık cezaevlerinde bulunuyor. Toplam nüfusun 363 bin 620'sini hükümlüler, 63 bin 905'ini ise tutuklular oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde ayrıca 14 bin 276 yabancı, 476 engelli ve 6 bin 195 ileri yaşta mahpus bulunuyor. Toplam 20 bin 803 kadın mahpusun yanında 0-6 yaş arasında 883 çocuk anneleriyle birlikte cezaevinde yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Avrupa'da ilk sırada<br />Avrupa Konseyi ile Lozan Üniversitesi tarafından hazırlanan SPACE I 2025 raporu da Türkiye'deki cezaevi nüfusunun Avrupa ölçeğindeki görünümünü ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Ocak 2025 itibarıyla Türkiye, her 100 bin kişiye düşen 458,1 mahpusla Avrupa Konseyi ülkeleri arasında ilk sırada yer alıyor. Avrupa ortalaması ise 127.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de 2015 yılında her 100 bin kişiye 223,3 mahpus düşerken bu sayı 2025'te 458,1'e yükseliyor. Böylece hapsedilme oranı son on yılda yüzde 105'in üzerinde artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre Türkiye'de her 100 kişilik resmi kapasiteye 130,9 mahpus düşüyor. Avrupa ortalaması ise 86. SPACE metodolojisinde yüzde 110'un üzerindeki oranlar ciddi aşırı kalabalık olarak değerlendiriliyor. Türkiye'nin rapora sunduğu açıklamada kapasite aşımının ek yatak ve ranzalarla yönetildiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye ayrıca cezaevlerine giriş sayısında da Avrupa'nın ilk sırasında yer alıyor. Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında cezaevlerine 457 bin 175 kişi girdi, aynı dönemde 345 bin 89 kişi tahliye edildi. Personel başına düşen mahpus sayısında da Türkiye 4,6 ile Avrupa ortalaması olan 1,7'nin oldukça üzerinde bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapasite sorunu Meclis gündeminde<br />Cezaevlerindeki kapasite sorunu, son aylarda TBMM Genel Kurulu'ndaki görüşmelerde de farklı muhalefet partileri tarafından gündeme getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">16 Temmuz 2026'da 10'uncu Yargı Paketi'nin görüşmeleri sırasında Yeni Yol Grubu adına konuşan İzmir Milletvekili Mustafa Bilici, cezaevlerindeki aşırı doluluğun yalnızca idari bir sorun olmadığını, insan onurunu da ilgilendirdiğini söyledi. Pakette yer alan infaz düzenlemelerinin infazdaki eşitsizliklere, hasta mahpusların durumuna, uzun tutukluluk uygulamalarına ve makul süreyi aşan yargılamalara kalıcı çözüm getirmediğini savundu.<br />Daha önce CHP adına söz alan Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül de cezaevlerindeki aşırı doluluğun insan onuruyla bağdaşmayan koşullar yarattığını belirterek kapasite sorununun çözülmesi çağrısında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevk aile, savunma ve sağlık haklarını etkiliyor<br />Melis Gebeş, ”Sevk, bir mahpusun yalnızca bulunduğu hapishanenin değişmesi anlamına gelmiyor. Aynı zamanda kurduğu sınırlı sosyal çevrenin, aile ve avukat ilişkilerinin, sağlık hizmetlerine erişim düzeninin ve hapishane içerisindeki günlük yaşamının önemli ölçüde yeniden şekillenmesi demek” diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahpus yüzlerce kilometre uzağa gönderildiğinde yol ve konaklama giderleri nedeniyle aile görüşleri seyrekleşebiliyor, bazı durumlarda ise fiilen imkansız hâle geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, bu durumun özellikle maddi imkanları sınırlı aileleri, yaşlı veya engelli yakınları bulunan mahpusları ve çocuklarıyla düzenli ilişki kurmaya çalışan ebeveynleri daha ağır etkilediğini belirtiyor. Anayasa Mahkemesinin de kamu makamlarına mahpusların aile bağlarını koruyacak tedbirleri alma yükümlülüğü yüklediğini hatırlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir ile sevk, yüz yüze avukat görüşmelerini güçleştirirken savunmaya erişimi ve dosya takibini de zorlaştırıyor. Devam eden davalarda belge paylaşımı ve düzenli görüşmeler aksayabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevkler sağlık hizmetlerine erişim açısından da önemli sonuçlar doğuruyor. Devam eden tedaviler kesintiye uğrayabiliyor, sağlık kayıtları ve ilaç bilgilerinin aktarılmasında gecikmeler yaşanabiliyor, yeni hastanelerden yeniden randevu alınması gerekebiliyor. Gebeş, bu kesintilerin özellikle kronik hastalığı, engeli veya düzenli tedavi ihtiyacı bulunan mahpuslar açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevinde oda düzenine, kantin sistemine, telefon ve görüş günlerine, güvenlik uygulamalarına yeniden uyum sağlamak gerekiyor. Bu süreç özellikle kısa aralıklarla yapılan sevklerde mahpuslar açısından ek belirsizlik yaratabiliyor. Eşyaların, kişisel hesaptaki paranın, mektup ve kitapların aktarılmasında da gecikmeler yaşanabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş bu nedenle sevklerin yalnızca idari bir işlem olarak değerlendirilemeyeceğini, hak kayıplarını azaltacak tedbirlerin sevkten önce ve sonra etkili biçimde uygulanması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı kalabalık bütün sistemi zorluyor<br />"Hapishanelerde aşırı kalabalıklaşma yalnızca yatacak yer bulunamaması meselesi değildir. Sağlık hizmetlerinden hijyene, mahremiyetten güvenliğe, sosyal faaliyetlerden personelin çalışma koşullarına kadar hapishanedeki bütün alanları etkileyen yapısal bir sorundur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş, kapasitenin aşıldığı cezaevlerinde mahpusların yerde veya dönüşümlü yatabildiğini, temel eşyaları ortak kullanmak zorunda kaldığını belirtiyor. Kalabalık kişisel yaşam alanını daraltırken havalandırma, ısınma, temizlik, tuvalet ve banyoya erişimi zorlaştırıyor. Bulaşıcı hastalık riski, gürültü, uykusuzluk ve kişiler arasındaki gerilim de artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi, çok kişilik koğuşlarda mahpus başına düşen yaşam alanını, insan onuruna uygun tutulma koşullarının değerlendirilmesinde temel ölçütlerden biri olarak kabul ediyor.<br />Mahpus sayısı artarken doktor, psikolog, sosyal hizmet uzmanı, infaz ve koruma memuru, araç ve jandarma kapasitesi aynı oranda artmadığında muayene, tedavi ve hastane sevkleri gecikiyor. Eğitim, spor, atölye ve sosyal faaliyetlerden yararlanabilen kişi sayısı azalıyor. Gebeş, aşırı kalabalıklaşmanın mevcut hak sorunlarını derinleştirdiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevleri neden yetmiyor?<br />Gebeş'e göre sorunun temel nedeni, mahpus nüfusunun yeni oluşturulan kapasiteden daha hızlı artması. Ceza infaz sistemine giren kişi sayısı ve insanların cezaevinde kalma süreleri arttığı için yeni açılan cezaevleri kısa sürede doluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tablonun arkasında tutuklamaya istisnai bir tedbir yerine daha yaygın başvurulması, kısa süreli hapis cezalarına alternatif yaptırımların yeterince kullanılmaması, infaz sürelerini uzatan düzenlemeler ile koşullu salıverme ve denetimli serbestlik uygulamalarındaki değişiklikler bulunuyor. Uzun yargılama süreçleri ile sağlık durumu veya ileri yaşı nedeniyle infazı ertelenebilecek bazı kişilerin cezaevinde tutulmaya devam etmesi de tabloyu ağırlaştırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cezaevleri aynı zamanda daha fazla personel, sağlık, ulaşım ve kamu hizmeti kapasitesi gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kapasiteyi artırmaya dayalı yaklaşım, aşırı kalabalıklaşmayı ortadan kaldırmak yerine çoğu zaman mevcut sistemi büyüten bir döngü yaratıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş'e göre özgürlükten yoksun bırakmaya hangi koşullarda başvurulduğu ve insanların sistemde ne kadar kaldığı değişmedikçe yeni cezaevleri kalıcı çözüm sağlamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kalıcı çözüm ne?<br />Gebeş, yeni cezaevlerinin çok ağır fiziksel koşulların bulunduğu bazı yerlerde geçici rahatlama sağlayabileceğini ancak kalıcı çözümün ceza ve infaz politikalarının insan hakları standartları doğrultusunda yeniden ele alınması olduğunu söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklamanın gerçekten istisnai uygulanması, somut kaçma veya delil karartma riski bulunmadığında adli kontrol gibi daha hafif tedbirlere öncelik verilmesi gerektiğini söylüyor. Tutukluluğun devamına ilişkin kararların kalıp ifadelerle değil, kişinin koşulları değerlendirilerek gerekçelendirilmesi gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağır hasta, engelli ve ileri yaştaki mahpusların durumlarının bağımsız ve düzenli değerlendirilmesi gerektiğini belirten Gebeş, cezaevinde yaşamını tek başına sürdüremeyen veya tedavisi cezaevi koşullarında sağlanamayan kişilerin cezalarının ertelenmesini ya da alternatif yöntemlerle infazını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gebeş ayrıca sevklerin, cezaevlerindeki doluluk oranlarının ve mahpus başına düşen yaşam alanının düzenli olarak kamuoyuna açıklanmasını istiyor. Sevk kararlarında aileye ve avukata yakınlığın, sağlık hizmetlerinin devamlılığının ve mahpusun kişisel koşullarının dikkate alınması gerektiğini, uzak bir cezaevine sevkin ise son çare olması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Temel hedef daha fazla hapishane inşa etmek değil, hapishaneye giren kişi sayısını ve hapishanede geçirilen süreyi azaltmak olmalıdır."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/cezaevleri-neden-dolup-ta%C5%9F%C4%B1yor-sevkler-neden-art%C4%B1yor/a-78087728</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-parti-kuruldu-meclis-aritmetigi-nasil-degisti-260601c6b8434-a1cf-419f-9425-0af71310a47d2026-07-24T11:36:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?

Yeni Parti kuruldu, Meclis aritmetiği nasıl değişti?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>GÜLSEREN SOLAKER</strong><br />Mutlak butlan kararı ile CHP genel başkanlığından uzaklaştırılan Özgür Özel ve ona destek veren 91 milletvekili CHP'den istifa ederek Yeni Parti'yi resmen kurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti'nin kuruluş evrakları ve dilekçesi bugün aynı anda hem İçişleri Bakanlığına hem de TBMM Başkanlığına sunuldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin Kurucular Kurulu'nda Özel ile birlikte toplam 91 milletvekili bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel'in evrakları imzaladığı görüntüler basına dağıtılırken burada "Vatana, millete, partimize, hepimize hayırlı olsun" dediği öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada sürecin bugüne yetiştirilebilmesi için dün gece yarısına kadar imza ve evrak işleri devam etti. Bir milletvekilinin yüzlerce sayfadan oluşan kuruluş belgelerini imzalaması yaklaşık 50 dakika sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilleri istifa etmelerinin ardından sosyal medya hesaplarından CHP logolarını kaldırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti için hangi semboller seçildi?<br />Yeni partinin kuruluş dilekçesinin verildiği gün olarak Türkiye'nin "tapu senedi" olarak görülen Lozan Anlaşması'nın imza tarihi 24 Temmuz seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna ek olarak bugün Özel ve parti kurucuları cuma namazı için Hacı Bayram Camisine gidecek. Mustafa Kemal Atatürk, 23 Nisan 1920 yılında TBMM'nin açılışı öncesinde aynı camide cuma namazı kılmış ve Meclise gitmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cuma namazının ardından Anadolu Kulübü'nde yapılacak toplantıda Özgür Özel, Yeni Parti'nin genel başkanı seçilecek. Partinin TBMM Grup Başkanvekilleri ve yöneticileri de bu toplantıda belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu Kulübü 1926'da Atatürk'ün talimatıyla kurulmuş ve İsmet İnönü kulübün ilk başkanı olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis aritmetiği nasıl değişiyor?<br />Yeni Parti mevcut siyasi dengelerin yanı sıra somut olarak TBMM'deki sandalye dağılımını da değiştirecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'den 91 milletvekilinin ayrılmasıyla CHP'de 44 milletvekili kalıyor, parti TBMM'de sandalye sayısı açısından ikinci sıradan beşinciliğe geriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada CHP'de kalan 44 milletvekilinin bir kısmı da butlan kararı ile göreve getirilen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı olarak biliniyor, bu nedenle parti içinde bir bütünlük bulunmuyor.<br />Bu isimlerden bazıları Özel'e destek veren ancak Yargıtay'ın Ekim ayı başında tedbir kararını kaldırması durumunda partiyi yeniden devralmak üzere "CHP'de bekleyen" isimler.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'de kalan bazı isimler ise Kılıçdaroğlu'na eleştirel yaklaşan ya da onun ardından genel başkan olmak isteyenler olarak biliniyor. Bu süreçte Kılıçdaroğlu'na tam destek veren milletvekili sayısının 20 civarında olduğu değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Parti'ye geçen milletvekilleri "Biz toplu olarak Yeni Parti'ye geçtik, geride kalan CHP kendi içinde bölünmüş durumda" yorumunu yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağış ve kurultay süreçleri nasıl olacak?<br />Yeni Parti henüz kuruluş aşamasında olduğu ve hiçbir seçime girmediği için Hazine yardımı alamayacak. CHP'nin kaynaklarından yoksun kalan partinin bir bağış kampanyası başlatması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak iktidarın baskısı düşünülerek bu kampanyanın çok şeffaf şekilde yürütülmesine özen gösterilecek. Siyasi Partiler Yasası'na göre, herhangi bir siyasi partiye bir Türk vatandaşı bir yıl içinde en fazla 634 bin TL bağış yapabiliyor. Bu miktar 2026 yılı için belirlenen rakam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada genel merkez için Ankara'da Mustafa Kemal Mahallesi'nde Gelecek Partisi'nin eski binasının kiralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin kuruluş dilekçesinin verilmesinin ardından örgütlenme çalışmaları da hızla başlayacak. CHP örgütlerinin Yeni Parti'ye geçmesi beklenirken, yasalara göre bu partinin seçime girebilmesi için en az 41 ilde teşkilatlanması ve seçimden en az altı ay önce büyük kongresini yapmış olması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW Türkçe'nin edindiği bilgiye göre partinin hızla kurultaya götürülmesi için çalışmalara başlanacak, bunun yaz aylarında tamamlanması hedefleniyor.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/yeni-parti-kuruldu-meclis-aritmeti%C4%9Fi-nas%C4%B1l-de%C4%9Fi%C5%9Fti/a-78095508</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/izmit-belediye-baskani-fatma-kaplan-hurriyet-tutuklandi-260591c5f8e44-72ed-45a4-b917-58c3b8cc7f6f2026-07-24T09:32:00+03:00HABER MERKEZİ İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı

İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hafta başında "yolsuzluk" iddiasıyla gözaltına alınan İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet tutuklandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis Pazartesi günü CHP'li İzmit Belediyesi'ne operasyon düzenlemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya dair İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, soruşturmanın "ihale usulsüzlüğü" ve "rüşvet" iddiaları kapsamında yürütüldüğü bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık, "etkin pişmanlık beyanları ve gizli tanık anlatımları doğrultusunda bazı ihalelerde hukuka aykırı işlemler tespit edildiğini" öne sürmüş; ihaleleri kazanan firmaların "belediye yetkilileriyle akrabalık ilişkilerinin bulunduğu", ayrıca belediye ile iş yapan firmalardan "komisyon adı altında usulsüz para alındığı" iddiasını dile getirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda 31 kişi hakkında gözaltı kararı verilmiş, İzmit'in yanı sıra İstanbul, Ankara, Antalya ve Kırıkkale'de eş zamanlı operasyonlar düzenlenmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP İlçe Başkanı da tutuklandı<br />Dün savcılık ifadelerinin ardından Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet'in de aralarında bulunduğu 21 kişi tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme, Başkan Hürriyet dahil 20 kişinin tutuklanmasına hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutuklananlar arasında CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA / MUK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87zmit-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-fatma-kaplan-h%C3%BCrriyet-tutukland%C4%B1/a-78031610</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-turkiyenin-de-aralarinda-oldugu-60-ulkeye-yeni-gumruk-vergileri-getirdi-260580877e736-8f1e-49f3-a78b-f1897f5d91292026-07-24T08:29:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi

ABD, Türkiye'nin de aralarında olduğu 60 ülkeye yeni gümrük vergileri getirdi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yüzde 10 ile yüzde 12,5 arasında değişen vergiler, Çin, Avrupa Birliği, İngiltere, Kanada, Japonya ve Hindistan dahil olmak üzere ABD'nin önemli ekonomik ortaklarını hedef alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zorla işçi çalıştırılarak üretilen malların ithalatını yasaklamayan ülkelere yüzde 12,5 oranında gümrük vergisi getirildi. Türkiye de bu ülkeler arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vergiler, yılın başlarında uygulamaya konulan ve yabancı mallara uygulanan geçici yüzde 10'luk verginin sona ermesiyle birlikte 24 Temmuz Cuma günü yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçen yıl ikinci kez göreve gelmesiyle yeniden alevlenen küresel ticaret savaşındaki son tırmanış oldu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cn0nj2k7xnlo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-23-temmuz-erzurum-kongresi-ve-hatayin-anavatana-baglanmasi-260570011edbd-af23-4ea9-8f49-c88da4a3c3722026-07-23T07:24:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 23 Temmuz Erzurum Kongresi ve Hatay’ın Anavatana bağlanması

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkemizin bu günlere gelmesinde çok önemli yeri olan Erzurum kongresinin yıl dönümü. Ayrıca Hatay’ın anavatana katılmasının 87 yılı. 23 Temmuz, Türk milletinin bağımsızlık ve bütünlük yürüyüşünde altın harflerle yazılmış iki dev dönüm noktasını simgeler:&nbsp;<strong>Erzurum Kongresi (23 Temmuz 1919)</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Hatay’ın Anavatan’a Katılışı (23 Temmuz 1939)</strong>. Biri küllerinden doğan bir milletin&nbsp;<em>"Manda ve himaye kabul edilemez!"</em>&nbsp;haykırışı; diğeri ise sabır, diplomasi ve kararlılıkla ilmik ilmik dokunan bir vatan hasretinin vuslatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu günümüzün ümidi ve aynası geleceğimizin güveni ve teminatı gençliğe seslenmek isterim: “<strong>Tarihin Çift Mühürlü Günü: 23 Temmuz ve Bir Milletin İrade Beyanı”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarih, sadece takvim yapraklarının devrilmesinden ibaret değildir; bazı günler vardır ki, bir milletin kaderini sonsuza dek değiştirir. 23 Temmuz da Türk tarihinin göğsünde parıldayan böyle müstesna bir gündür. İki farklı dönemde, aynı kararlılıkla atılan iki tarihi adım, bizlere bağımsızlığın ve vatan toprağının ne denli kutsal olduğunu fısıldar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erzurum Kongresi: Küllerinden Doğan Kararlılık (1919):&nbsp;</strong>Mondros Mütarekesi’nin ardından vatan topraklarının parsellendiği, umutların tükenme noktasına geldiği karanlık günlerde Erzurum, milli kıyamın kalbi oldu. 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi, sadece bölgesel bir arayış değil, tüm dünyaya haykırılan bir bağımsızlık manifestosuydu. Kongrede alınan kararlar, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel harcını oluşturdu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Milli sınırlar içinde vatan bir bütündür, parçalanamaz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Manda ve himaye kabul olunamaz."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde Erzurum’da yükselen bu irade; esareti reddeden, kendi kaderini kendi eline alan bir milletin ilk somut devletleşme adımıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hatay’ın Anavatan’a Katılışı: Bir Siyasi ve Diplomatik Zafer (1939):&nbsp;</strong>Erzurum’da yakılan bağımsızlık meşalesi, tam 20 yıl sonra yine bir 23 Temmuz günü Hatay’da meyvesini verdi. Atatürk’ün&nbsp;<em>"Hatay benim şahsi meselemdir"</em>&nbsp;diyerek hastalığına rağmen amansız bir mücadele yürüttüğü bu davanın sonunda; Hatay Millet Meclisi kendi iradesiyle Anavatan’a katılma kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Temmuz 1939’da Antakya’da Fransız bayrağı indirilerek yerine al bayrağın çekilmesi, Türkiye’nin savaşmadan, akılcı dış politika ve kararlı diplomasiyle kazandığı muazzam bir zaferdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün geçmişi anarken asli görevimiz, o günlerin ruhunu kavramak ve gelecek nesillere aktarmaktır. Erzurum Kongresi ve Hatay’ın katılımı, gençliğimize üç hayati ilkeyi öğretir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İrade ve Esaret Kabul Etmeme:</strong>&nbsp;Şartlar ne kadar zor olursa olsun, imkânsızlıklar ne kadar büyük görünürse görünsün; millî irade her türlü vesayeti ve bağımlılığı yok edecek güçtedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akıl, Sabır ve Diplomasi:</strong>&nbsp;Vatan savunması sadece cephede silahla yapılmaz. Hatay örneğinde olduğu gibi; milli davalarda akıl, hukuk, sabır ve kararlı stratejiler kurmak zaferin anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik ve Beraberlik:</strong>&nbsp;Ne Erzurum’un dağlarında ne de Hatay’ın ovalarında bölünmeye yer vardır. Milli sınırlar, milletin ortak bilinci ve omuz omuza duruşuyla korunur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, 23 Temmuz’da; Erzurum’da "Vatan bir bütündür" diyen iradeye de, Hatay’da al bayrağı göndere çeken vuslata da minnettarız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağımsızlığın bedelini kanıyla ve aklıyla ödeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve tüm kahramanlarımızı rahmetle anıyoruz. Ruhları şad olsun. Vatanımıza, bayrağımıza ve bu topraklara emeği geçen tüm geçmişlerimize rahmet olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/explore/tags/mustafagoktas/" tabindex="0">#mustafagoktas</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterenin-yeni-basbakani-burnham-10-yillik-istikrar-planini-acikladi-26055f19d9d15-e881-444b-9e1d-982da4cc29a82026-07-21T15:38:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı

İngiltere'nin yeni başbakanı Burnham, 10 yıllık istikrar planını açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'nin yeni Başbakanı Andy Burnham, Downing Street önünde yaptığı ilk konuşmada, yıllardır süren siyasi çalkantıların ardından ülkeye istikrar kazandırma sözü verdi. Burnham ayrıca Ukrayna'ya desteğin süreceğini ve ülke genelindeki haneleri zorlayan hayat pahalılığı krizine karşı mücadele edeceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer'ın yerine geçerek son 10 yılda İngiltere'nin yedinci başbakanı olan Burnham, hükümetinin "umut" ve "ulusal yeniden yapılanma" sağlayarak siyasete duyulan güveni yeniden tesis etmek için çalışacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham, ülkeyi yeniden ayağa kaldırmak amacıyla 10 yıllık bir yeniden inşa planı hazırlayacağını belirterek, İngiltere'nin onlarca yıldır süren ekonomik ve siyasi gerilemeden çıkabilmesi için bir "dönüm noktasına" ihtiyacı olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral Charles tarafından Keir Starmer'ın yerine hükümeti kurmakla görevlendirildikten kısa süre sonra konuşan Burnham, "İngiltere'nin dünyaya yeniden istikrarını kazanabileceğini göstermesi gerekiyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göreve başlar başlamaz vereceği ilk talimatın ülkedeki evsizliği sona erdirmeye yönelik olacağını söyleyen Burnham, "İlk talimatım, ülkemizde sokakta yaşamayı sona erdirmek olacak," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önceki İşçi Partisi liderlik yarışlarının aksine Burnham, rakipsiz aday olduğu için televizyon tartışmalarına ya da parti içi toplantılarda programını savunmak zorunda kalmadan Downing Street'e taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum, muhaliflerinin Burnham'ın iç politika gündemini ayrıntılı biçimde açıklamaktan kaçındığı ve vaatlerini nasıl finanse edeceğini yeterince anlatmadığı yönündeki eleştirilerini beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan olarak ilk gününde bu eleştirilere yanıt vermeye çalışan Burnham, en kısa sürede evsizliği sona erdirmeyi hedefleyen 340 milyon sterlinlik bir plan açıkladı. Planın; önleyici politikalar, acil barınma imkanları ve uzun vadeli konut desteğini kapsayan hükümetler arası bir stratejiyle yürütüleceği belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ukrayna'ya tam destek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Dış politikaya ilişkin açıklamalarında Burnham, Downing Street'teki lider değişikliğinin Starmer dönemindeki dış politika çizgisinden geri adım anlamına gelmeyeceği konusunda müttefiklere güvence vermeye çalıştı. Rusya'nın Ukrayna'yı işgaline değinen Burnham, İngiltere'nin Kiev'e desteğinin "sarsılmaz" ve "kararlı" şekilde süreceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bugün ilerleyen saatlerde Başkan Zelenskiy'e çok açık şekilde söyleyeceğim ki hiçbir değişiklik yok. Kendisinin yüzde 100 yanındayım," diyen Burnham, ABD Başkanı Donald Trump ile de kısa süre içinde görüşmeyi beklediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Burnham'ı tebrik ederek liderlik değişiminin İngiltere ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayacağını umduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Bizi ortaklaştıran zorluklar karşısında, halklarımızın yararı için ilişkilerimizi daha da derinleştirmeyi ve Birleşik Krallık ile Avrupa Birliği arasındaki ortaklığa yeni bir ivme kazandırmayı umuyorum," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mesaj, Burnham'ın selefinin istifasını takip eden süreçte İngiltere-AB arasında daha yakın iş birliğine yönelik müzakerelerin askıya alınması ve planlanan zirvenin iptal edilmesinin ardından geldi. Yetkililerin yeni hükümetin kurulmasıyla birlikte görüşmelere yeniden başlaması bekleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Starmer görevden 'başı dik' ayrıldı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer ise pazartesi sabahı Downing Street'ten ayrılırken yaptığı veda konuşmasında, iki yıllık görev süresi boyunca İngiltere'yi "daha iyi bir yer haline getirdiğini" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Politika değişiklikleri, bakan istifaları, düzensiz göç konusundaki kamuoyu kaygılarını giderememesi ve İngiltere'nin ABD Büyükelçisi Peter Mandelson'ın hüküm giymiş cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile bağlantıları nedeniyle patlak veren ve siyasi kariyerini sona erdiren skandala rağmen Starmer, "İyi duygularla ayrılıyorum, gülümseyerek ayrılıyorum ve başardığımız her şeyle gurur duyuyorum," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral Charles, Starmer'ın istifasını kabul etmek üzere kendisiyle görüştü. Ardından Burnham saraya giderek hükümeti kurma görevini resmen kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">56 yaşındaki eski Manchester Belediye Başkanı Burnham'ın önümüzdeki saatler ve günlerde kabinesini açıklamaya başlaması bekleniyor. Kabinedeki en büyük belirsizlik ise maliye bakanlığı görevinde yaşanıyor. Mevcut Maliye Bakanı Rachel Reeves görevini sürdürse de, birçok gözlemci Starmer'a yakınlığıyla bilinen Reeves'in görevden alınacak ilk isimlerden biri olacağını öngörüyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/20/ingilterenin-yeni-basbakani-burnham-10-yillik-istikrar-planini-acikladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB genişlemesi: Karadağ'ın üyelik maliyeti, zorlu bütçe görüşmelerini daha da karmaşıklaştırabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-genislemesi-karadagin-uyelik-maliyeti-zorlu-butce-gorusmelerini-daha-da-karmasiklastirabilir-2605477b49230-a106-4b0e-bb70-44444b3174692026-07-21T15:34:00+03:00HABER MERKEZİ AB genişlemesi: Karadağ'ın üyelik maliyeti, zorlu bütçe görüşmelerini daha da karmaşıklaştırabilir

AB genişlemesi: Karadağ'ın üyelik maliyeti, zorlu bütçe görüşmelerini daha da karmaşıklaştırabilir

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Karadağ'ın Avrupa Birliği'ne (AB) katılım sürecinin, Birliğin gelecekteki genişleme politikasının nasıl finanse edileceğine ilişkin tartışmalarda emsal oluşturması bekleniyor. Bu durum, AB'nin bir sonraki uzun vadeli bütçesine ilişkin zaten zorlu olan müzakerelere yeni bir tartışma başlığı ekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, geçen ay AB üyeliği sürecinde aday ülkeler arasında en ileri aşamada bulunan Karadağ için hazırladığı mali paketi açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 626 bin nüfuslu Batı Balkan ülkesinin Birliğe katılımının ekonomik maliyeti 3,2 milyar euro olarak hesaplandı. Bu tutar, AB'deki her bir vergi mükellefi için 1 euronun altında bir maliyete karşılık geliyor. Komisyon yetkilileri bunu "bir fincan kahveden daha düşük bir maliyet" olarak nitelendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her ne kadar söz konusu maliyet, yaklaşık 2 trilyon euroluk AB uzun vadeli bütçesi içinde oldukça sınırlı kalsa da Karadağ'ın bütçe görüşmeleri üzerindeki siyasi etkisinin büyüklüğünün çok ötesinde olabileceği değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir AB diplomatı, "Karadağ'ın mali paketi, içerdiği para miktarından çok ilkesel yönü nedeniyle tartışma yaratacak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB'nin genişleme süreci, Hırvatistan'ın 2013 yılında Birliğe katılmasının ardından uzun süre yavaş ilerlemişti. Ancak son dönemde süreç yeniden ivme kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon yetkilileri, son altı ayda genişleme konusunda son 10 yıldakinden daha fazla ilerleme kaydedildiğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, genişleme sürecinin yeniden hız kazanması, üyelik mekanizmasının reforme edilmesi yönündeki çağrıları da artırdı. Bazı üye ülkeler, Ukrayna başta olmak üzere aday ülkeler için yeni demokratik güvenceler getirilmesini ve Birliğe kademeli entegrasyon modelinin uygulanmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katılım Antlaşması'nın hazırlanmasına birkaç hafta önce başlanan Karadağ, bu nedenle AB'nin bir sonraki genişleme dalgasının nasıl şekilleneceğinin ilk sınavı olarak değerlendiriliyor. Avrupa Komisyonu da bu alandaki inisiyatifi yeniden ele geçirmek amacıyla kendi reform önerileri üzerinde çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka AB diplomatı ise, "Karadağ bir emsal niteliğinde. Aslında olmaması gerekirdi ancak kaçınılmaz olarak öyle oldu," değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomat, üye ülkelerin, AB'nin yeni Çok Yıllı Mali Çerçevesi'ne (MFF) ilişkin bütçe müzakerelerindeki pozisyonlarının Karadağ dosyasına da yansıtılmasını istediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçesel sonuçlar<br />Anlaşmazlığın odağında, Karadağ'ın AB bütçesine getireceği ek maliyetlerin mevcut kaynaklar yeniden paylaştırılarak mı yoksa yeni kaynaklar bulunarak mı karşılanacağı ve bunun birlik fonları açısından ne anlama geleceği yer alacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fon programları, üye devletlerin farklı siyasi önceliklerini yansıtıyor ve bütçe müzakerelerindeki başlıca fay hatlarından birini oluşturuyor. Güney ve doğu Avrupa ülkeleri uyum ve tarım politikalarına daha fazla kaynak ayrılması için bastırırken, kuzeydeki başkentler rekabetçilik ve savunmaya odaklanılmasını istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karadağ AB ülkesi olursa, birliğe ödediğinden daha fazla kaynak alacak olan, yani sözde 'net alıcı' konumuna geçecek. Komisyonun teklifine göre, uyum ve tarım için ayrılacak fonların önemli bir bölümü, Karadağ'a AB'nin kalkınma yardımı programı olan Küresel Avrupa Planı kapsamında zaten tahsis edilmiş kaynaklardan sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir deyişle, Karadağ kalkınma yardımı almaya uygun olmaktan çıktığında, halihazırda kendisine ayrılmış para tarım ve bölgesel fonlara yönlendirilecek. Diğer mali programların nasıl finanse edileceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, savunma ve rekabetçilik gibi alanlara ayrılan kaynakların orantılı biçimde artırılmasını, bunun da "AB-27 için öngörülen fonlamada olumsuz bir etki olmamasını sağlamayı" hedeflediğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu ilave paranın nereden geleceği sorusu açıkta duruyor. Bu da ya birlik genelindeki vergilerden elde edilen ek gelir, yani 'öz kaynaklar', ya da üye devletlerin ulusal katkılarının artırılması anlamına gelecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya ve Hollanda gibi, "tutumlu" olarak bilinen "net katkı sağlayan" ülkeler, ulusal katkıları asgari düzeyde tutmak için AB bütçesinin toplam büyüklüğünün küçültülmesini savunuyor ve bu nedenle yeni gelir yaratmak yerine mevcut kaynakların yeniden dağıtılmasını talep etmeleri bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tutar ulusal bütçeler açısından ihmal edilebilir düzeyde olsa da, bu tartışmanın, ister Arnavutluk ve Moldova gibi daha küçük ülkeler ister çok daha karmaşık bir dosya olan Ukrayna söz konusu olsun, gelecekteki katılım antlaşmaları için emsal oluşturması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç, paranın birlik içinde nasıl dağıtıldığına dair bir güç mücadelesinin ötesine geçebilir. Bu süreç, baştan itibaren net katkı sağlayıcı olacak, üyeliği düşünen daha zengin ülkeler üzerinde de caydırıcı bir etki yaratabilir.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/21/ab-genislemesi-karadag-zorlu-butce-gorusmelerini-daha-da-karmasiklastirabilir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abnin-rusya-yaptirimlarinda-yunanistan-cikmazi-masadaki-uc-secenek-26052463a71f8-9f80-493b-b411-9b39b84a85dd2026-07-21T15:31:00+03:00HABER MERKEZİ AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek

AB'nin Rusya yaptırımlarında Yunanistan çıkmazı: Masadaki üç seçenek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunanistan, 2027'de tamamen yürürlüğe girmesi planlanan sıvılaştırılmış doğal gaz (LNG) yasağı nedeniyle Avrupa Birliği'nin (AB) Rusya'ya yönelik son yaptırım paketine engel oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl üzerinde uzlaşılan yaptırım, "Rusya menşeli veya Rusya'dan ihraç edilen" LNG'nin "doğrudan ya da dolaylı olarak satın alınmasını, ithal edilmesini veya taşınmasını" yasaklayacak. Ancak dünyanın en büyük ticaret filosuna sahip Yunanistan, Rus LNG'sinin belirlenen tarihten sonra da taşınabilmesi için düzenlemenin değiştirilmesini istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan en fazla fayda sağlayacak şirketin, sıfırın altındaki sıcaklıklarda deniz taşımacılığı konusunda uzmanlaşan ve Yunan milyarder George Prokopiou'ya ait Dynagas olması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dynagas ve iştiraki, Arktik koşullarına dayanıklı yedi buz kırıcı dahil 11 gemisini Rusya'nın en büyük doğal gaz tesisi Yamal LNG'nin kullanımına tahsis etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan hükümeti ve Dynagas, Rus LNG'sinin taşınmasına getirilecek yasağın Avrupa'nın denizcilik hizmetleri sektörüne zarar vereceğini, istihdam kaybına yol açacağını, yabancı rakipleri güçlendireceğini ve sonuçta Moskova'nın savaş finansmanını zayıflatmakta başarısız olacağını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmazlık sürerken Euronews, çıkmazı aşmak için gündemde olan üç olası seçeneği inceledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 1: Yunanistan geri adım atana kadar baskıyı sürdürmek</span></h2><p><span style="font-size:18px">AB ülkelerinin Yunanistan'a duyduğu rahatsızlık açıkça hissediliyor. Diğer üye ülkeler, ekim ayında oy birliğiyle kabul edilen ve şu anda masada bulunan yaptırım paketiyle ilgisi olmayan bir kararın yeniden tartışmaya açılmak istenmesine tepki gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomatlar, düzenlemenin yeniden müzakereye açılmasının benzer talepleri beraberinde getirecek tehlikeli bir emsal oluşturmasından ve yaptırımları içeriden zayıflatmasından endişe ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">LNG yasağını geçen yıl Rusya üzerindeki baskının artırılmasında önemli bir adım olarak nitelendiren Avrupa Komisyonu da geri adım atmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon sözcüsü pazartesi günü, "Yasak yürürlükte ve yürürlükte kalacak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ülkeleri ve Komisyon, Atina geri adım atarak vetosunu kaldırana kadar baskıyı sürdürmek istiyor. Giderek yalnızlaşan bir üye ülkenin, tek başına verdiği mücadelenin sürdürülmeye değmeyeceği sonucuna varması ilk kez yaşanmış olmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, Yunanistan'a geri adım atabileceği bir yol açmak amacıyla Atina'nın savlarını çürütecek bir ekonomik analiz hazırlıyor. Analizle, LNG taşımacılığı yasağının Rusya'nın savaş ekonomisine zarar vereceğinin ortaya konulması amaçlanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 2: Yasağı kısa süreliğine ertelemek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yunanistan itirazını sürdürürse üye ülkeler, geçmişte aşılması mümkün olmayan engeller karşısında yaptıkları gibi bir uzlaşma önermek zorunda kalabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus LNG'sinin ithalatına ve taşınmasına yönelik yasağın 1 Ocak 2027'de tamamen yürürlüğe girmesi planlanıyor. Orta yol olarak ülkeler, ithalat yasağına dokunmadan taşıma yasağını kısa süreliğine erteleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İthalat, Moskova'ya doğrudan gelir sağladığı için yaptırımın temel ayağını oluşturuyor. AB'nin Yamal LNG'den alımları bu yılın ilk yarısında yaklaşık 6 milyar euroya ulaştı. Bu dönemde gerçekleştirilen 136 sevkiyatla taşınan 9,97 milyon ton LNG, rekor olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erteleme, Dynagas'a faaliyetlerini aşamalı olarak sonlandırmaya hazırlanması için daha fazla zaman tanıyabilir. Yunanistan da itibar kaybı yaşamadan vetosunu kaldırarak yeni yaptırım paketini onaylayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu çözüm, uygulamada sorunu yalnızca erteleyecek ve Brüksel kısa süre sonra aynı çıkmazla yeniden karşılaşabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üst düzey bir diplomat, "Yunanistan şu anda pek sempati toplamıyor," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Seçenek 3: Muafiyet tanımak</span></h2><p><span style="font-size:18px">En tartışmalı seçenek, düzenlemenin değiştirilerek Rus LNG'sinin taşınmasını yasaklayan ifadenin metinden çıkarılması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atina'nın tercih ettiği bu seçenek, AB dışındaki müşterilere yönelik taşımacılığın süresiz devam etmesini sağlayacak Yunanistan'a özel bir muafiyet öngörüyor. Sevkiyatların en muhtemel varış noktası ise Asya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dynagas'ın internet sitesine göre şirket, Arktik Okyanusu'ndan geçen ve Bering Boğazı üzerinden Japonya ile Çin ana karasına ulaşan Kuzey Deniz Rotası'nda seyredebilen LNG gemileri sağlıyor. Bu rota, Akdeniz'i Süveyş Kanalı üzerinden Hint Okyanusu'na bağlayan daha güvenli güzergâhtan çok daha kısa.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Brüksel'in yaptırım muafiyetleri konusunda sorunlu bir geçmişi bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan ve Slovakya, 2022'de Drujba boru hattı üzerinden Rus ham petrolü satın alabilmek için süresiz bir muafiyet elde etmiş ve kapsamlı petrol yasağında ciddi bir gedik açmıştı. Hâlâ yürürlükte olan bu hüküm, bu yılın başındaki tartışmalı bir vetonun da merkezinde yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka muafiyet örneğini, deniz yoluyla taşınan Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanı oluşturuyor. Düzenleme, Yunanistan gibi AB ülkelerinin fiyat tavanına uyan tankerlere hizmet sunmasına izin veriyor. AB'nin küresel ölçekte yeterli etki gücüne sahip olmaması nedeniyle Rus LNG'sine fiyat tavanı uygulanmasının ise mümkün olmadığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle üye ülkeler ve Komisyon, düzenlemeyi değiştirerek enerji yaptırımlarından birini daha zayıflatmak istemiyor. Ukrayna da böyle bir tavizin vereceği mesajdan endişeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanlığı Yaptırım Politikaları Komiseri Vladyslav Vlasiuk pazartesi günü, "Bazen kâr peşinde koşarken Ukrayna halkının her gün ödediği bedel unutuluyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vlasiuk, "AB'nin 21. yaptırım paketine ilişkin görüşmeler sürerken bunu hatırlatmak isterim," ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/21/abnin-rusya-yaptirimlarinda-yunanistan-cikmazi-masadaki-uc-secenek</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israilli-bakan-abd-iran-catismasina-dahil-olmak-istemiyoruz-26051adb7825b-806c-4465-8470-87eaff81c6e72026-07-21T15:00:00+03:00HABER MERKEZİ İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz

İsrailli Bakan: ABD-İran çatışmasına dahil olmak istemiyoruz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, ülkesinin ABD ile İran arasındaki mevcut çatışmaların içine çekilmek istemediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sağcı Bakan, İsrail medyasına yansıyan açıklamasında "Mevcut durum bizim için iyi ve bunun içine çekilmek çıkarımıza değil" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'in ana hedefinin İran yönetiminin zayıflatılması olduğunu belirten Smotrich, bunun en iyi yolunun ekonomik önlemler olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasında çatışmalar son günlerde yeniden alevlenmiş, ABD İran'a hava saldırılarına başlarken İran da ABD üslerine ev sahipliği yapan Körfez ülkelerini hedef almaya başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan savaş, Nisan ayı başında varılan ateşkes ve ardından Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakatla sona ermişti. Çatışmaların yeniden başlaması, ihtilafa uzun vadeli bir çözüm bulunmasının zor olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BK,MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87srailli-bakan-abd-i%CC%87ran-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fmas%C4%B1na-dahil-olmak-istemiyoruz/a-78052568</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pkk-kurucusu-ocalandan-yasal-surec-cagrisi-260503d89f6f6-9fb2-4169-872d-9df568c8a0cf2026-07-21T14:24:00+03:00HABER MERKEZİ PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı

PKK kurucusu Öcalan'dan yasal süreç çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti heyeti, dün PKK lideri Abdullah Öcalan ile İmralı Adası'nda yaptıkları görüşmeye dair yazılı açıklamada bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklama, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un, süreçle ilgili "çerçeve yasa"yı görüşmek üzere siyasi parti turuna başladığı gün geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Heyet, İmralı'da barış sürecinde gelinen aşamayı ve yasal çerçevenin nasıl şekillenmesi gerektiğini ele aldıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan'ın mesajı aktarılan DEM Parti açıklamasında, PKK kurucusunun, "TBMM Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı raporda da belirtilen çerçevede hukuki ve yasal sürecin başlaması, çatışma ve silahların tamamen devreden çıkarılması, yepyeni bir sayfanın açılması için herkes elinden geleni yapmalıdır" dediği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öcalan sürece dair şu değerlendirmede bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Karşılıklı hassasiyetlerin gözetildiği yasal bir zeminin oluşturulmasının vakti gelmiştir. Sabırla bu yolu açmanın tarihi bir fırsat olduğunun bilincinde olarak, basit, dar ve geleceğe hizmet etmeyen yaklaşımları terk ederek hep birlikte ortak yaşamı örelim. (...) Ortak yaşamı örmek, eşitlik ve adalet içinde yepyeni bir sayfa açmak için tarih bizlere bir fırsat sunmaktadır. Bu fırsatı hep birlikte değerlendireceğimize inancım tamdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı açıklamada İmralı heyetinin DEM'li üyeleri "süreci sonuç odaklı ilerletmeye" kararlı olduklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/pkk-kurucusu-%C3%B6calandan-yasal-s%C3%BCre%C3%A7-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-78051505</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-meclis-uyesi-a-vahap-sehitoglu-istifa-etti-2604910362854-319d-465b-bfc1-1ea69a553c8a2026-07-21T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

CHP'li Meclis Üyesi A. Vahap Şehitoğlu İstifa Etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Toroslar Belediye Meclis Üyesi ve gazeteci A. Vahap Şehitoğlu, Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğinden istifa ettiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazılı bir açıklama yapan Şehitoğlu, istifa kararını herhangi bir baskı altında kalmadan, tamamen kendi özgür iradesiyle aldığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararının gerekçesini açıklayan Şehitoğlu, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kimseyi suçlamıyorum. Ancak partiye çökenler ve onların işbirlikçileriyle aynı yolu yürümeyi karakterime uygun görmedim. Onlarla aynı yolu yürüyemeyeceğime göre doğrusu partiden ayrılmak olacaktı. Ben de onu yaptım. Üzüldüğüm tek şey Atatürk'ün emaneti CHP'den uzun bir süre ayrı kalmak olacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehitoğlu, açıklamasında siyasi mücadelesini sürdüreceğini de belirterek, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve yol arkadaşlarının kuracağını ifade ettiği yeni siyasi oluşumda yer alacağını açıkladı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MİLLETVEKİLİ ALİ KIRATLI"DAN AİLE SAĞLIK MERKEZİ PROTOKOLÜ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/milletvekili-ali-kiratlidan-aile-saglik-merkezi-protokolu-260569502a520-853e-4e42-8959-cbdeb12e8d402026-07-21T08:47:00+03:00HABER MERKEZİ MİLLETVEKİLİ ALİ KIRATLI"DAN AİLE SAĞLIK MERKEZİ PROTOKOLÜ

MİLLETVEKİLİ ALİ KIRATLI"DAN AİLE SAĞLIK MERKEZİ PROTOKOLÜ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ak Parti Mersin Milletvekili yörük beyi Ali Kıratlı, " Mersin Valiliğimiz himayelerinde, İl Sağlık Müdürlüğümüz ile Feza Taahhüt A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı hayırsever iş insanı Sayın Zabit Demir arasında, Mezitli ilçemiz Bozön Mahallesi’nde inşa edilecek Aile Sağlığı Merkezive Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu için imzalar atıldı. Yüce Rabbimizin, “Hayır işlerinde yarışın.” (Bakara Suresi, 148) emrine uygun şekilde taşın altına elini koyan tüm hayırseverlerimiz, milletimize bırakılacak en kıymetli eserlere vesile olmaktadır. Başta Mersin Valimiz Sayın Atilla Toros olmak üzere, hayırsever iş insanımız Sayın Zabit Demir’e ve İl Sağlık Müdürümüz Sayın Mustafa Ekici’ye katkıları ve kıymetli himayeleri dolayısıyla teşekkür ediyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Mersin’imize ve aziz milletimize hizmet etmeye,sağlık ve eğitim başta olmak üzere ihtiyaç duyulan her alanda yeni eserler kazandırmaya, Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda durmadan çalışmaya devam edeceğiz" açıklamasında bulundu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5f6b152364b.jpg" style="height:388px; width:759px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-verin-bize-talkini-siz-goturun-hep-salkimi-260485d33fa20-2a79-4aa9-ac59-c1bfdf15a3ff2026-07-21T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: VERİN BİZE TALKINI, SİZ GÖTÜRÜN HEP SALKIMI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM çatısında buluşan vekillerimiz, aldıkları maaştan dertliler, masraflarının büyüklüğünden dertliler… Çakarlı araca binerler, indirimli telefon kullanırlar, indirimli yemek yerler, diplomatik pasaport taşırlar, dokunulmazlıkları vardır, danışmanları katmerlidir, sekreterleri vardır, makam odaları vardır ama yetinmezler…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye'de milletvekilleri;</strong>&nbsp;yüksek maaş ve emeklilik hakları, kapsamlı özel sağlık sigortası, yasama dokunulmazlığı, danışman ve personel tahsisi, ömür boyu TBMM sosyal tesislerinden yararlanma imkânı ile trafikte geçiş üstünlüğü gibi yasal ve sosyal ayrıcalıklara sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mali Haklar:</strong>&nbsp;Aktif milletvekili maaşları 354 bin TL seviyesine kadar ulaşabilmektedir. Ayrıca yaklaşık 450 milletvekili hem vekil hem de emekli vekili aylığı alarak çifte maaş imkânından yararlanmaktadır</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasama Dokunulmazlığı ve Sorumsuzluğu:</strong>&nbsp;Meclis kürsüsünde söyledikleri söz ve oylarından ötürü yargılanamazlar (sorumsuzluk); meclis kararı olmadıkça tutuklanamaz, sorgulanamaz veya aranamazlar (dokunulmazlık).</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kapsamlı Sağlık Güvencesi:</strong>&nbsp;Kendileri, eşleri ve bakmakla yükümlü oldukları çocuklarının (öğrenim şartı aranmaksızın belirli yaşa kadar, kız çocuklarında ise evlenene kadar) tüm sağlık giderleri, sözleşmesi olmayan özel hastaneler de dâhil olmak üzere TBMM bütçesinden sınırsız karşılanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal ve Ömür Boyu Haklar:</strong>&nbsp;Vekillikleri sona erse dahi TBMM tesislerinden ve misafirhanelerinden faydalanmaya devam ederler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ulaşım ve Trafik:</strong>&nbsp;Resmi görevleri süresince araç tahsisi ve trafikte çakar lamba gibi geçiş üstünlüğü hakları bulunur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumsal ve Teknik Destek:</strong>&nbsp;Haberleşme destekleri, çalışma odaları ve Meclis bünyesinde danışman görevlendirme hakları mevcuttur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eeee… Vatandaş?!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dert yesin, derman dilensin!!! Bir işin düşse, ara ki bu adamları, hatunları bulasın!!! Kendi yakınlarına, akraba, eş dost ve taallukatlarına al sana al sana, iş vatandaşa gelince,&nbsp; …şey kalıyor kel Hasan’a… Kısacası bizlere veriyorlar talkını, yutuyorlar hep salkımı…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaş geçim mücadelesi verirken, kendisini temsil etmesi için Meclis’e gönderdiği kadroların bu denli muazzam ayrıcalıklarla donatılması ve üzerine bir de bunların "yetmiyor" izlenimi vermesi, elbette ciddi bir adaletsizlik hissi yaratıyor. "Bizlere talkın, kendilerine salkım" formülü, ne yazık ki uzun yıllardır değişmeyen bir siyaset klasiğidir.&nbsp;<strong>"Bu düzen nasıl değişecek, biz ne halt edeceğiz?"</strong>&nbsp;diye soracak olursak, bu sorunun sihirli ve tek gecelik bir cevabı yok ama bu gidişatı dönüştürmenin yolları yine biz vatandaşın elinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler, güçlerini vatandaştan alırlar ancak sandık kapandıktan sonra bu gücün asıl sahibini unuttukları an sorun başlar. Vekillerin Meclis performanslarını, harcamalarını ve lobi faaliyetlerini takip eden sivil toplum kuruluşlarını (STK) desteklemek veya bu verileri sosyal medyada görünür kılmak önemlidir. "Ara ki bulasın" dediğim vekillere Meclis e-posta adresleri, resmi sosyal medya hesapları ve Meclis odaları aracılığıyla organize dilekçe ve taleplerle baskı uygulamak, sandık dışındaki en büyük gücümüzdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın gelişmiş demokrasilerinde de vekillere belirli haklar tanınır ancak bu haklar sıkı bir şeffaflık ve denetim altındadır. Türkiye’de acilen kapsamlı bir Siyasi Etik Yasası’na ihtiyaç vardır. Emekli vekil ile aktif vekil maaşının birleşmesi gibi uygulamaların kaldırılması, Vatandaşın tabi olduğu genel sağlık sigortası standartlarına ya da makul sınırlara çekilmesi kamuoyu baskısıyla meclis gündemine taşınmalıdır. Siyasetçilerin en rahat davrandığı anlar, seçmenin "ne olursa olsun kendi partisine oy vereceğini" bildiği anlardır. Seçmen, ideolojik reflekslerle değil; liyakat, adalet ve ekonomik gerçeklikler üzerinden oy verdiğinde siyasi partiler de kendilerine çeki düzen vermek zorunda kalır. Siyasetin hep aynı isimler etrafında dönen bir "meslek" haline gelmesini engellemek için, parti içi demokrasileri savunan ve bu ayrıcalıkları reddedeceğini vadeden yeni siyasi oluşumlara veya isimlere alan açılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düzen, vatandaşın hakkını sadece sandık gününde hatırlamadığı; aksine vergisinin, oyunun ve temsil hakkının hesabını her gün sorduğu örgütlü bir toplumsal bilincin yerleşmesiyle değişir. Siyasetçi halktan uzaklaştıkça lüksü kanıksar; halk sesini yükselttikçe siyasetçi asıl patronun kim olduğunu hatırlar. Yukarıdan beri yazdıklarım aslında bütçe üzerindeki doğrudan yükü azaltmanın ötesinde,&nbsp;<strong>siyasetin bir "meslek ve rant alanı" olmaktan çıkarılıp yeniden bir "hizmet makamı" haline getirilmesi</strong>&nbsp;adına radikal ama son derece haklı adımlardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'de 2017 anayasa değişikliğiyle vekil sayısı 550'den 600'e çıkarıldı. Ancak nüfus oranlaması ve meclisin mevcut işlevselliği göz önüne alındığında, bu artışın yasama kalitesini artırmadığı, aksine bürokratik ve mali yükü katladığı açık bir gerçek. Sadece 300 vekilin maaşı değil; onların emeklilik hakları, sınırsız sağlık giderleri, sekretarya ve araç masrafları da yarı yarıya düşmüş olur. Kamu bütçesinde devasa bir rahatlama sağlanır. Niceliğin (sayının) fazla olması, kalitenin yüksek olduğu anlamına gelmiyor. Vekil sayısı azaldığında, partilerin listelere koyacağı isimleri daha titiz seçmesi, liyakatli ve toplumda gerçekten karşılığı olan figürlere yönelmesi mecburiyeti doğabilir. Daha az vekil, daha koordineli ve etkin bir parlamento çalışması anlamına gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut sistemde her vekile 3 ila 4 personel (danışman, ikinci danışman, sekreter vb.) tahsis ediliyor. Toplamda 600 vekil için Meclis çatısı altında binlerce kişilik bir kadrodan bahsediyoruz. Bu kadrolar çoğunlukla vekillerin yakınlarına, eşine, dostuna veya parti tabanındaki tanıdıklara maaş bağlama kapısı (ulusal tabirle arpalık) olarak kullanılıyor. Vekillerin şahsına özel ordular kurması yerine; Meclis bünyesinde tarafsız, liyakatli ve sadece kanun yapım süreçlerinde (hukuk, ekonomi, sosyoloji gibi alanlarda) vekillere bilimsel destek verecek&nbsp;<strong>ortak bir uzman havuzu</strong>&nbsp;kurulabilir. Böylece hem iş el ehline verilir hem de suistimalin önüne geçilir. Bu değişimlerin olması ve zihniyet değişimiyle birlikte;&nbsp;<strong>vekil sayısının 300'e indirilmesi ve kişiye özel danışmanlıkların kaldırılması</strong>, sistemin çarklarına doğrudan vurulacak en etkili neşterdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hamle halka şu mesajı verir:&nbsp;<em>"Devlet ve meclis tasarrufa önce kendinden başlıyor."</em>&nbsp;Vatandaşa kemer sıktırırken Meclis'in bu denli geniş kadrolarla ve bütçelerle yaşaması kabul edilebilir değildir. Siyasetin cazibesi (mali ve sosyal ayrıcalıkları) ne kadar azaltılırsa, oraya sadece "halka hizmet etmek isteyen" nitelikli insanlar talip olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabi bu işler, değişimler, düzelmeler, düzenlemeler meclisten çıkacak.&nbsp;<strong>Hiç kimse kendi isteğiyle kendi ayrıcalığına son vermez.</strong>&nbsp;Siyasetçilerden kendi çıkarlarını baltalayacak, altlarındaki Çakarlı araçları alacak veya maaşlarını yarıya indirecek bir reformu kendi rızalarıyla yapmalarını beklemek, doğanın kanununa aykırı. Kuzuyu kurda teslim etmekten farksız. Bu dönüşüm ancak ve ancak&nbsp;<strong>toplumsal bir mutabakat ve milletin güçlü, net, demokratik feveranıyla</strong>&nbsp;mümkün olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin en büyük kalkanı, toplumu kutuplaştırmaktır. A partisi ile B partisi seçmeni birbirine düşman olduğu sürece, yukarısı kendi konfor alanını korumaya devam eder. Hangi partiye oy verirse versin, asgari ücretlinin, emeklinin, esnafın ve gencin derdi ortaktır. Milletin,&nbsp;<em>"Benim partimin vekili yiyor ama öteki de yiyor"</em>&nbsp;mantığını bırakıp,&nbsp;<em>"Kim olursa olsun benim vergimle bu lüksü yaşayamaz"</em>&nbsp;ortak paydasında buluşması (yani toplumsal mutabakat) ilk şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçi sadece tek bir şeyden korkar:&nbsp;<strong>Koltuk kaybetmek.</strong>&nbsp;Eğer toplum, parti ayırt etmeksizin tüm liderlere şu mesajı net bir şekilde verirse:&nbsp;<em>"Vekil sayısını 300'e düşürmeyi, çifte maaşı kaldırmayı ve danışman ordularını lağvetmeyi seçim beyannamesine koymayan ve buna namus sözü vermeyen hiçbir partiye oy yok!"</em>&nbsp;İşte o zaman, o koltukları kaybetme korkusuyla hepsi sıraya girer ve bu reformları yapmak zorunda kalırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Feveran etmek" yakıp yıkmak demek değildir; hakkını demokratik ve hukuki yollarla, ama sesini en üst perdeden çıkararak aramaktır. Milyonlarca insanın tek bir hashtag altında birleşmesi, imza kampanyaları (Change.org vb.) açması artık küçümsenecek bir güç değil. Siyasetçiler sosyal medyadaki bu infiallerden ve anketlerdeki düşüşlerden doğrudan etkileniyorlar. Sendikalar, barolar, odalar ve dernekler gibi yapıların bu konuyu ana gündem maddesi haline getirmesi, meclis önünde veya yasal zeminlerde sürekli bu talebi diri tutması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistem, kendi içinden temizlenmez. Dışarıdan, yani asıl temiz havayı getirecek olan halkın iradesiyle temizlenir. Vatandaş ne zaman ki hakkını ararken partizanlığı bir kenara bırakıp kendi cebini, geleceğini ve adalet duygusunu önceler; işte o gün siyasetçiler halkın karşısında el pençe divan durmaya başlar.&nbsp;<strong>Biz sustuğumuz sürece talkını yutmaya, onlar da salkımı yemeye devam edecekler.</strong>&nbsp;Bu feveran, bir lüks değil, geleceğimiz için bir zorunluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözün bittiği, ortak aklın ve vicdanın buluştuğu yer tam olarak burası işte. Bu durum, takım tutar gibi parti tutmayı bıraktığımız, "benim vekilim" değil&nbsp;<strong>"benim vergim, benim geleceğim"</strong>&nbsp;diyebildiğimiz gün değişecek. Siyasetçiye hak ettiği değeri verip, onu bir "kurtarıcı" ya da "efendi" olarak görmekten vazgeçip, sadece bizim verdiğimiz yetkiyle çalışan birer&nbsp;<strong>kamu görevlisi</strong>&nbsp;olduğunu hatırlattığımızda taşlar yerine oturacak. Sesimizi ortak ve gür bir şekilde çıkarmaya devam etmek dileğiyle...</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhuriyet-doneminde-degisen-il-isimleri-iste-sehirlerin-eski-adlari-2604796cf253d-7a1c-4133-8dce-7690a1b4e2f92026-07-20T16:42:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları

Cumhuriyet döneminde değişen il isimleri: İşte şehirlerin eski adları

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de şehir isimleri, yüzyıllar boyunca farklı medeniyetlerin izlerini taşırken Cumhuriyet döneminde yapılan idari düzenlemelerle önemli ölçüde değiştirildi. Osmanlı döneminde büyük ölçüde korunan tarihi yer adlarının bir bölümü, 1920'li yıllardan itibaren yürürlüğe giren uygulamalarla yenilenirken, 1916'da başlayan süreçte yaklaşık 30 bin şehir, kasaba ve köyün adı değiştirildi. İsim değişiklikleri yalnızca il merkezlerini değil, il statüsü kazanan yerleşimleri ve bazı ilçeleri de kapsadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">YAKLAŞIK 30 BİN YERLEŞİM YERİNİN ADI DEĞİŞTİRİLDİ<br />Türkiye Gazetesi'nde Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci'nin kaleme aldığı değerlendirmeye göre, isim değiştirme uygulamaları 1916 yılında başladı. Süreçte Türkçe olmadığı, eski yönetimleri veya farklı kültürleri çağrıştırdığı gerekçesiyle yaklaşık 30 bin şehir, kasaba ve köyün adı değiştirildi. Bazı yeni isimler halk arasında benimsenirken, bazıları ise eski adlarının kullanımını tamamen ortadan kaldıramadı.<br />İL İSİMLERİ DE DEĞİŞTİRİLDİ<br />Cumhuriyet döneminde birçok ilin resmi adı değiştirildi. Bunlardan bazıları şunlar oldu:<br />Adana, 1933 yılında Seyhan adını aldı, ancak 1956'da yeniden Adana oldu.<br />Karesi Vilayeti, 1926'da Balıkesir adını aldı.<br />Ertuğrul Vilayeti, Bilecik olarak değiştirildi.<br />Hüdavendigar Vilayeti, merkez şehrin adıyla Bursa oldu.<br />Canik Vilayeti, Samsun adını aldı.<br />Saruhan Vilayeti, Manisa olarak değiştirildi.<br />Menteşe Vilayeti, Muğla adını aldı.<br />Lazistan Vilayeti, Rize olarak yeniden adlandırıldı.<br />Kırkkilise, 1925 yılında Kırklareli oldu.<br />Tekfurdağı, Tekirdağ adını aldı.<br />İzmit Vilayeti, Kocaeli olarak anılmaya başlandı.<br />Bozok Vilayeti, Yozgat oldu.<br />ELAZIĞ, DİYARBAKIR VE TUNCELİ'NİN İSİMLERİ NASIL OLUŞTU?<br />İsim değişiklikleri arasında en dikkat çekenlerden biri Harput merkezli vilayetin adı oldu. Vilayet merkezi Elaziz'e taşındıktan sonra, 1937 yılında şehrin adı Elazığ olarak değiştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı yıl Diyarbekir yazımı da Diyarbakır olarak güncellendi. Dersim ise 1936 yılında kurulan yeni vilayetle birlikte Tunceli adını aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLİ MÜCADELE'NİN ARDINDAN ÜNVAN ALAN ŞEHİRLER<br />Bazı şehirler ise Kurtuluş Savaşı'ndaki mücadeleleri nedeniyle isimlerine ünvan ekledi.<br />Antep, 1921 yılında Gaziantep,<br />Maraş, 1973 yılında Kahramanmaraş,<br />Urfa ise 1984 yılında Şanlıurfa adını aldı.<br />İl merkezleri de değişti<br />İdari düzenlemeler yalnızca isimlerle sınırlı kalmadı. Bazı illerin merkezleri de değiştirildi.<br />Çapakçur, Bingöl'ün il merkezi haline geldi.<br />Çölemerik, zamanla Hakkâri adıyla anılmaya başladı.<br />Adapazarı, 1954 yılında il statüsü kazanırken ilin adı Sakarya olarak belirlendi.<br />İçel ilinin adı ise 2002 yılında Mersin olarak değiştirildi.<br />Osmaniye, 1996 yılında yeniden il statüsüne kavuştu.<br />BAZI İSİMLER TARİHİ KÖKENLERİNİ KORUDU<br />Şehir isimlerinin önemli bir bölümü ise antik dönemlerden veya bölgede hüküm süren beyliklerden miras kaldı. Bursa'nın adının Bitinya Kralı Prusias'tan, Manisa'nın Magnesia antik kentinden, Muğla'nın ise Mobolia isminden geldiği ifade edilirken; Kocaeli adının Akçakoca Bey'den, Rize'nin Rumca "yamaç", Adıyaman'ın ise farklı rivayetlere göre "Yediyaman" veya "Vadileman" kelimelerinden türediği belirtiliyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.odatv.com/guncel/turkiyede-adi-degistirilen-iller-hangi-sehirlerin-eski-adi-neydi-120155366</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026 adli tatil takvimi açıklandı!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-adli-tatil-takvimi-aciklandi-260464f31fcfc-d5cd-48f8-8788-3a5d3502230b2026-07-20T14:38:00+03:00HABER MERKEZİ 2026 adli tatil takvimi açıklandı!

2026 adli tatil takvimi açıklandı!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adli tatil dönemi için geri sayım başladı. Yargı teşkilatının her sene uyguladığı adli tatil dönemi gündemdeki yerini aldı. Bu süreçte hangi mahkemelerin çalışmaya devam edeceği, hangi davaların görüleceği ve duruşmaların nasıl etkileneceği sorgulanmaya başlandı. Peki adli tatil ne zaman başlayacak? İşte 2026 adli tatil takvimi!</span></p><p><span style="font-size:18px">ADLİ TATİL NE ZAMAN BAŞLAYACAK VE BİTECEK?</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil tarihleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında her sene aynı takvime göre uygulanıyor. Buna göre 2026 yılında adli tatil 20 Temmuz Pazartesi günü başlayacak ve 31 Ağustos Pazartesi günü sona erecek. Yeni adli yıl ise 1 Eylül 2026 Salı günü başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil süresince yargı faaliyetleri tamamen durmayacak. Nöbetçi mahkemeler tarafından kanunda belirtilen acil nitelikteki dava ve işler görülmeye devam ederken, adli tatile tabi diğer dosyaların duruşmaları ise yeni adli yılın başlamasıyla birlikte kaldığı yerden devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">ADLİ TATİLDE HANGİ DAVALAR DEVAM EDİYOR?</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli tatil süresince mahkemelerde tüm yargı faaliyetleri durmaz. Kanun gereği aciliyet taşıyan dava ve işlemler nöbetçi mahkemeler tarafından görülmeye devam eder. Bunlar arasında ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri, delil tespiti işlemleri, nafaka davaları, soybağı, velayet ve vesayet davaları, nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar, işçi-işveren uyuşmazlıklarından doğan iş davaları ile iflas ve konkordato süreçleri yer alır. Ayrıca keşif işlemleri, çekişmesiz yargı işleri, tahkim kapsamında mahkemenin görev alanına giren işlemler ve kanun gereği ya da mahkeme kararıyla ivedi görülmesine hükmedilen davalar da adli tatilde görülmeye devam eder.<br />Adli tatil kapsamına girmeyen diğer davalarda ise dilekçe verilmesi, cevap dilekçelerinin sunulması, istinaf ve temyiz başvuruları, ilamların düzenlenmesi, tebligat işlemleri ile dosyaların ilgili mahkemelere veya Yargıtaya gönderilmesi gibi usule ilişkin işlemler sürdürülebilir. Öte yandan, adli tatile tabi dava ve işlerde kanuni sürelerin son günü adli tatil dönemine denk gelirse, bu süreler herhangi bir karar alınmasına gerek olmaksızın adli tatilin sona ermesinden itibaren bir hafta uzamış sayılır.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.cnnturk.com/turkiye/adli-tatil-ne-zaman-baslayacak-2026-adli-tatil-takvimi-aciklandi-3444568</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-asli-yanliz-birakmayacagiz-260453e2a8a8b-442f-4db0-ae16-8d19ca58d5c22026-07-20T13:21:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: ASLI YANLIZ BIRAKMAYACAĞIZ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 52’nci yıl dönümünde kahraman şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla yâd ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:20px">Kıbrıs Türk halkının 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’nı en kalbî duygularımla tebrik ediyor, Kıbrıs Türkü kardeşlerime selamlarımı iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:20px">Ana vatan ve garantör ülke olarak Kıbrıs Türk halkını haklı mücadelesinde asla yalnız bırakmayacağız.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5e3d610c443.jpg" style="height:865px; width:760px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kamuda-kostebek-operasyonu-cok-sayida-gozalti-var-260441547e712-deac-437e-af53-a69e3e52c7c82026-07-20T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var

Kamuda köstebek operasyonu. Çok sayıda gözaltı var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, yeni nesil suç örgütlerine yönelik yürütülen soruşturma kapsamında, suç örgütleriyle irtibat ve menfaat ilişkisi içerisinde oldukları değerlendirilen şüphelilere yönelik operasyon başlatıldığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada; örgüt yöneticileri ve üyelerinin, görev ve yetki tanımına aykırı hareket eden bazı kamu görevlilerinden suç kaydı, aranma kaydı, yakalama kaydı, kırmızı bülten, araç kaydı sorgulama ve gümrük geçiş bilgileri gibi hususlarda bilgi aldıklarına yönelik tespitler yapıldığını açıkladı.<br />50 GÖZALTI KARARI</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda ikisi denetimli serbestlik memuru ve biri zabıt kâtibi, biri gümrük muhafaza müdür yardımcısı, 15’i gümrük muhafaza memuru, 10’u polis memuru, ikisi avukat, olmak üzere toplam 50 şüpheli hakkında gözaltı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul, Muğla, Bursa, Edirne, Çanakkale, Sivas, Tekirdağ, Diyarbakır, İzmir, Balıkesir, Ankara ve Kayseri illerinde eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"MÜSAMAHA GÖSTERİLMEYECEK"</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek, "Devletin imkânlarını suç örgütlerinin hizmetine sunmaya, kamu görevinin vakarını ve milletimizin devlete olan güvenini zedelemeye yeltenen kimseye müsamaha gösterilmeyecek; kamu gücünü kişisel ya da örgütsel çıkarlar için kullanmaya teşebbüs eden hakkında adli işlemler gecikmeksizin tesis edilecektir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, son olarak paylaşımında "Bu mücadelenin temel amacı; milletimizin huzurunu korumak, kamu düzenini güçlendirmek ve vatandaşlarımızın devlete, adalete ve hukuka olan güvenini daha da artırmaktır. Türkiye Yüzyılı’nda hukuk devletinin gücünü, suç örgütlerinin karşısında en kararlı şekilde göstermeye devam edeceğiz." ifadelerine de yer verdi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.ntv.com.tr/turkiye/kamuda-kostebek-operasyonu-cok-sayida-gozalti-var-1733732</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Putin, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choi’yi Kremlin’de kabul etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/putin-kuzey-kore-disisleri-bakani-choiyi-kremlinde-kabul-etti-260434302a4a3-5322-41ec-993f-a085ff61daf12026-07-20T08:14:00+03:00HABER MERKEZİ Putin, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choi’yi Kremlin’de kabul etti

Putin, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choi’yi Kremlin’de kabul etti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choi Son-hui ile Kremlin'de bir araya geldiğini belirtti.<br />Peskov’un aktardığı üzere Rus lider, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ikili ilişkilerden övgüyle bahsetti, ayrıca Kuzey Kore liderliğine ve halkına, özel askeri operasyonun yürütülmesine verdikleri destekten dolayı teşekkürlerini iletti.<br />"Askerlerimize yardım eden Koreli askerlerin kahramanlıkları ülkemiz tarafından asla unutulmayacak.<br />Putin ayrıca Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a içten selamlarını da iletti. Choi Son-hui de teşekkürlerini sunarak, Kuzey Kore liderinin kısa süre önce Moskova ile ilişkilerin kapsamlı geliştirilmesine yönelik stratejik odağını yeniden teyit ettiğini ifade etti.<br />haber içerik kaynak:<br />Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, Kuzey Kore Dışişleri Bakanı Choi Son-hui ile Kremlin'de bir araya geldiğini belirtti.<br />Peskov’un aktardığı üzere Rus lider, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki ikili ilişkilerden övgüyle bahsetti, ayrıca Kuzey Kore liderliğine ve halkına, özel askeri operasyonun yürütülmesine verdikleri destekten dolayı teşekkürlerini iletti.<br />"Askerlerimize yardım eden Koreli askerlerin kahramanlıkları ülkemiz tarafından asla unutulmayacak.<br />Putin ayrıca Kuzey Kore lideri Kim Jong-un'a içten selamlarını da iletti. Choi Son-hui de teşekkürlerini sunarak, Kuzey Kore liderinin kısa süre önce Moskova ile ilişkilerin kapsamlı geliştirilmesine yönelik stratejik odağını yeniden teyit ettiğini ifade etti.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260719/putin-kuzey-kore-disisleri-bakani-choiyi-kremlinde-kabul-etti-1107372943.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/izmit-belediyesine-sabah-operasyonu-gozaltilar-var-2604228ac2cda-d12a-4b00-af82-35030d8c06562026-07-20T07:39:00+03:00HABER MERKEZİ İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var

İzmit Belediyesi’ne sabah operasyonu! Gözaltılar var

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan ve aralarında başka isimlerin de kişilerin bulunduğu şahısların bu sabah saatlerinde gözaltına alındığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın ilk aşamasında, İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet’in uzun yıllar Özel Kalem Müdürlüğü görevini yürüten Duygu Çetiner gözaltına alınmıştı. Ardından Leyla Hanım filminin yapımcısı Koral Altın ile İzmit Belediyesi eski Satın Alma Müdürü Mehmet Şevket Verit de gözaltına alınmış ve Verit, emniyetteki işlemlerinin ardından tutuklanmıştı. Fatma Kaplan Hürriyet’in eski özel şoförü Hüseyin Ergül de gözaltına alınmış, ifadesinin ardından serbest bırakılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İLÇE BAŞKANI ERCAN GÖZALTINDA<br />Operasyonda bu sabah yeni bir gelişme daha yaşandı. CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan’ın da aralarında bulunduğu birçok ismin sabah saatlerinde gözaltına alındığı iddia edildi. Ercan ve beraberindekilerin Gözaltı işlemlerinin tamamlanmasının ardından İstanbul Mali Şube’ye sevk gerçekleştirileceği öğrenildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ozgurkocaeli.com.tr/haber/28371347/izmit-belediyesine-sabah-operasyonu-gozaltilar-var</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tuna Nehri'nde kuraklık: Su seviyesi son yılların en düşük düzeyinde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tuna-nehrinde-kuraklik-su-seviyesi-son-yillarin-en-dusuk-duzeyinde-260413fabb812-24e8-488e-8712-5506dce699e42026-07-20T07:38:00+03:00HABER MERKEZİ Tuna Nehri'nde kuraklık: Su seviyesi son yılların en düşük düzeyinde

Tuna Nehri'nde kuraklık: Su seviyesi son yılların en düşük düzeyinde

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa'nın en uzun ikinci nehri olan ve 10 ülkenin sınırlarından geçerek Karadeniz'e dökülen Tuna Nehri'nin su seviyesindeki düşüş ciddi oranlara ulaşırken, kuraklığın etkisi nehrin geçtiği ülkelerde giderek artıyor.<br />Tuna Nehri'nin geçtiği ülkelerden Romanya'daki Ulusal Su İdaresi tarafından yapılan açıklamada, nehirdeki su akışının son 30 yılın en düşük seviyesi olarak ölçüldüğü belirtildi.<br />Açıklamada, su seviyesinin daha da düşebileceği uyarısında bulunularak, bölgede sulama faaliyetlerine kısıtlama getirildiği aktarıldı.<br />Tuna Nehri'nin başkent Budapeşte'den geçtiği Macaristan'daki Ulusal Su İdaresi tarafından yapılan açıklamada da, su seviyesinin 2018'den bu yana en düşük orana ulaştığı ifade edilerek, nehirdeki düşük su seviyesinin gemi seferlerinin aksamasına neden olduğu kaydedildi.<br />Sırbistan'da da başkent Belgrad'dan geçen nehirdeki düşük su seviyesinin Tuna üzerinden yük taşımacılığı yapan gemileri etkilediği bildirildi.<br />Sırbistan basını, Avrupa ülkelerinde devam eden sıcak hava dalgasının Tuna Nehri'ndeki su seviyesini düşürerek taşımacılık ve turizm gibi alanları olumsuz etkilediğini yazdı.<br />Sosyal medyada paylaşılan görüntülerde ise Tuna Nehri'ndeki suyun ciddi oranlarda çekildiği gözlemlendi.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260719/tuna-nehrinde-kuraklik-su-seviyesi-son-yillarin-en-dusuk-duzeyinde-1107369060.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çekya okullarda cep telefonu kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cekya-okullarda-cep-telefonu-kullanimini-yasaklamaya-hazirlaniyor-26040170be711-7119-4d0b-a8e6-d61ef9b05d5d2026-07-20T07:34:00+03:00HABER MERKEZİ Çekya okullarda cep telefonu kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor

Çekya okullarda cep telefonu kullanımını yasaklamaya hazırlanıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çek basınında yer alan haberlere göre, Başbakan Andrej Babis ile Eğitim Bakanı Robert Plaga tarafından hazırlanan yasa tasarısı kapsamında, anaokulu, ilkokul, ortaokul ve çok yıllık liselerde cep telefonu ile diğer elektronik iletişim cihazlarının kullanımına izin verilmeyecek.<br />Düzenlemenin teneffüsler ile okul sonrası programları da kapsayacağı, tıbbi veya özel eğitim ihtiyaçları nedeniyle elektronik cihaz kullanması gereken öğrencilerin uygulamadan muaf tutulacağı ifade edildi.<br />Çocuk Hakları Ombudsmanı Martin Benes, öneriye karşı çıkarak, okulların telefon kullanımını kendi iç kuralları çerçevesinde düzenleme yetkisine sahip olduğunu savundu.</span><br />HABER İÇEDİTK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260718/cekya-okullarda-cep-telefonu-kullanimini-yasaklamaya-hazirlaniyor-1107361912.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iraktan-turkiyeye-yeni-petrol-boru-hatti-2603975382d84-fd60-4076-a091-55d53b1651462026-07-20T07:31:00+03:00HABER MERKEZİ Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı

Irak'tan Türkiye'ye yeni petrol boru hattı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Irak, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz ve süregelen abluka nedeniyle Türkiye ile Suriye'deki Akdeniz limanlarına petrol boru hattı inşasını hızlandırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneydeki petrol zengini Basra ve kuzeydeki Kerkük bölgelerinden Türkiye'nin Ceyhan ve Suriye'de Tartus ve Lazkiye arasında yer alan Baniyas limanlarına kadar döşenmesi planlanan boru hattının, daha sonraki bir aşamada Ürdün'ün Kızıldeniz kıyısındaki Akabe kentine kadar uzatılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak Petrol Bakanı Besim Muhammed Hüdeyir, ülkesinin resmî haber ajansı INA'ya yaptığı açıklamada, söz konusu boru hattının fizibilitesi üzerine bir çalışmanın sürdüğünü ve Irak petrolü için yeni ihracat yolları bulma konusunda net bir stratejiye sahip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak, petrol ticaretine son derece bağımlı bir ekonomiye sahip. Petrol ihracatı normal zamanlarda devlet gelirlerinin yüzde 90'ından fazlasını oluşturuyor. Ülkede, aralarında devlet çalışanlarının, emeklilerin ve sosyal yardım alanların bulunduğu 10 milyondan fazla insanın aylık maaşı devlet bütçesinden karşılanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni ihracat yolları için acil arayış<br />Hürmüz Boğazı aylardır yaşanan savaş sebebiyle fiilen abluka altında. Çatışmalar nedeniyle petrol üretimi düşen Irak hükümeti acilen alternatif ihracat yolları arıyor. Ancak petrolün, Hürmüz Boğazı'nın etrafından dolanılarak ihraç edilmesi durumunda bile İran'ın bölgedeki boru hatları ve diğer petrol tesislerine saldırma tehlikesi sürüyor. Kara yoluyla petrol ihracatı ise hem deniz yolundan daha pahalı hem de daha az verimli.<br />Şu anda hükümet, Kuzey Irak'taki Kürt bölgelerinden Türkiye'ye geçen mevcut bir boru hattını kullanıyor. Türkiye'ye giden bir diğer boru hattı ise Kürt bölgelerinden geçmiyor ve son test aşamasının ardından önümüzdeki günlerde faaliyete geçecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 yıldır işlemeyen boru hattı yeniden faaliyete geçecek<br />Irak ve Suriye temsilcileri, Irak Başbakanı Ali el-Zeydi'nin birkaç gün önce Washington'a yaptığı ziyaret sırasında, her iki ülkeden geçen ve şu an kullanım dışı olan petrol boru hattının yeniden faaliyete geçirilmesi için bir niyet beyanı imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hattın günde 700 bin varil (her biri 159 litre) kapasitesi bulunuyor. ABD enerji devi Chevron'un ilgili konsorsiyuma liderlik etmesi kararlaştırıldı. 2003 yılında ABD'nin Irak işgali sırasında hasar gören boru hattı, o günden bu yana faaliyette değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irak topraklarında enerji alanındaki faaliyetler, İran savaşı nedeniyle kuzeydeki özerk Kürt bölgesinde de baskı altında. Sık sık ateş altında kalan bu bölgede faaliyetlerini yürüten, ABD enerji şirketi HKN Energy ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) şirketi Dana Gas, yeniden tırmanan çatışmalar sebebiyle bölgedeki çalışmalarını geçici olarak durdurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/iraktan-t%C3%BCrkiyeye-yeni-petrol-boru-hatt%C4%B1/a-78026332</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'dan e-otomobillere iki ayda 54 milyon euro teşvik]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyadan-e-otomobillere-iki-ayda-54-milyon-euro-tesvik-26038c8c5303f-f89e-4909-97d9-8f321cd2678b2026-07-20T07:28:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'dan e-otomobillere iki ayda 54 milyon euro teşvik

Almanya'dan e-otomobillere iki ayda 54 milyon euro teşvik

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da yeni elektrikli otomobil alımında devletin sağladığı teşvik programı kapsamında şu ana dek 50 milyon eurodan fazla ödeme yapıldığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl, 19 Mayıs tarihinde yürürlüğe giren program, 1 Ocak 2026'dan itibaren ruhsatlandırılan yeni otomobillere, aracın değer ve otomobili satın alan kişilerin medeni hali ve sahip olduğu çocuk sayısına göre çeşitli miktarlarda devlet teşviki verilmesini öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Çevre Bakanlığı'nın Yeşiller Partisi grup başkanlığının sorusuna verdiği yanıta göre, 19 Mayıs - 30 Haziran tarihleri arasında, toplam üç milyar euroluk destek bütçesinden 53,9 milyon euro harcandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca, en fazla talep gören elektrikli otomobil markasının, 2 bin 86 onaylanan teşvik dosyası ile Tesla olduğu bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tesla'yı bin 197 araçla Skoda ve 784 araçla Renault takip etti. Otomobil üreticilerinin satışları dikkate alındığında, Audi, Cupra/Seat, Porsche, Skoda ve VW markalarının sahibi Volkswagen toplam 2 bin 720 araçla zirvede yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Volkswagen'i Citroen, DS, Fiat, Jeep, Leapmotor, Opel ve Peugeot markalarıyla 2 bin 278 otomobil ile ile Stellantis ve 2 bin 86 araçla Tesla izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıktan yapılan açıklamada, şu ana kadar onaylanan yaklaşık 54 milyon euroluk tutarın, destek süresinin henüz kısa olması ve piyasaya sürekli yeni modellerin sürülmesiyle yaşanan yüksek piyasa dinamiği nedeniyle, ileriye dönük, desteğin dağılımına ilişkin sağlıklı bir sonuç çıkarmak için yeterli olamayacağı vurgulandı.<br />Teşvik hangi araçları kapsıyor?<br />Devlet teşviki, salt batarya ile çalışan tüm yeni araçlar ile harici olarak şarj edilebilen belirli hibrit motorlu araçlar (menzil genişletici motorlular dahil) ve hidrojen yakıt hücreli araçlar için geçerli olacak. 1 Ocak 2026'dan bu yana ruhsatlandırılan bu kategorilerdeki tüm araçların sahipleri teşvik başvurusunda bulunabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrikli otomobillerin menzilini artıran küçük içten yanmalı motorlara "menzil genişleticiler" deniyor. Menzil genişleticili veya şarj edilebilir hibrit araçların teşvike uygun olması için kilometre başına 60 gramdan fazla karbondioksit emisyonu yapmamaları veya en az 80 kilometre elektrikli menzile sahip olmaları gerekiyor. Bu araçlar için öngörülen teşvik şimdilik 30 Haziran 2027'ye kadar geçerli olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araç başına teşvik ne kadar?<br />Teşvik tutarı kademeli olup gelir, ailenin büyüklüğü ve motor tipine göre belirleniyor. Tamamen elektrikli ve hidrojen yakıt hücreli araçlar için temel olarak 3 bin euro, şarj edilebilir hibritler ve menzil genişleticili elektrikli otomobiller içinse bin 500 euro destek sağlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teşvik miktarına en fazla iki çocuk için 500 euro ek ödeme yapılıyor, bu da azami bin euroya tekabül ediyor. Yıllık hane geliri 60 bin euronun altında olan otomobil sahiplerine ek bin euro, yıllık hane geliri 45 bin euronun altında olanlara ise ek 2 bin euro destek veriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplamda, düşük gelir grubundan iki çocuklu başvuru sahiplerine bir elektrikli otomobil için 6 bin euro ve bir hibrit araç ya da menzil genişleticili araç için 4 bin 500 euro azami teşvik söz konusu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,dpa / ET,SÖ</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-elektrikli-otomobillere-iki-ayda-54-milyon-euro-te%C5%9Fvik-verdi/a-78026275</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdag-plajlar-milletindir-26037ce4545c5-1d5e-4ce3-8b20-48d60cee4e6f2026-07-20T07:11:00+03:00HABER MERKEZİ SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR

SELÇUK ÖZDAĞ: PLAJLAR MİLLETİNDİR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye, sahip olduğu uzun kıyı şeridi ve doğal plajlarıyla dünyanın önemli turizm ülkelerinden biridir. Kıyılar, Anayasa'nın 43'üncü maddesi uyarınca devletin hüküm ve tasarrufu altında olup, herkesin eşit ve serbest kullanımına açık ortak alanlardır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak son yıllarda birçok plajın özel şirketler tarafından işletildiği, vatandaşların denize erişiminin ücretlendirme, giriş kısıtlamaları veya çeşitli uygulamalar nedeniyle zorlaştığı yönünde kamuoyunda yoğun tartışmalar yaşanmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyu,&nbsp;@TCKulturTurizm&nbsp;&nbsp;Bakanı Sayın&nbsp; @MehmetNuriErsoy’a sordum?</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5da105cccf4.jpg" style="height:921px; width:732px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-20-temmuz-1974-ve-kibris-2603602b565de-4f74-4ca8-8c62-86d3075de9aa2026-07-20T07:04:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: 20 TEMMUZ 1974 VE KIBRIS

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Enosis hayalleri ile Kıbrıs'ta yaşayan Türklerin başına bela olanlar, sonrasında ANNAN planı ile yine karşılarına çıkmıştır. Kıbrıs’taki hayallerinden hiç vazgeçmeyenler, şu an yine doğu Akdeniz deki Türkiye'nin çıkarlarına ters tavır ve tutum içindeler. Kıbrıs Türkü adanın gerçek sahibidir. Adadaki Türk askerini bahane edenlerin hesabı çok farklıdır. AP’nin son kararı utanç vericidir. Kıbrıs Türkleri yalnız değildir ve Kıbrıs sorunu iki taraflı bir devlet ile çözülecektir. Aksine tutum kimseye fayda getirmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Kamuoyuna ve Dünya Devletlerine Açık Mektubumdur.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs Türk Halkı Adanın Öz Sahibidir: Hakikatler ve Gelecek Vizyonu. Kıbrıs adası, yüzyıllardır üzerinde yaşayan farklı kültürlerin ötesinde, Kıbrıs Türk halkının varoluş mücadelesine, alın terine ve sarsılmaz iradesine şahitlik etmiş bir vatan toprağıdır. Tarihsel süreçte karşı karşıya kalınan tüm baskılara, "Enosis" hayalleriyle körüklenen etnik temizlik girişimlerine ve adanın tek sahibi olduğunu iddia eden tek taraflı dayatmalara rağmen, Kıbrıs Türkü varlığını ve onurunu korumasını bilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 Temmuz 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı, bu varoluşun ve hürriyetin dünyaya ilan edildiği, adadaki Türk varlığını silmeyi amaçlayan karanlık planların tarihe gömüldüğü dönüm noktasıdır. Türk askerinin adadaki varlığı, bir işgal değil; tam aksine barışın, huzurun ve hem Türk hem de Rum halkının güvenliğinin yegâne teminatıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değişmeyen Zihniyet ve Çifte Standartlar artık yıldırmıştır. Geçmişte silah zoruyla yapılmak istenenler, yakın tarihte&nbsp;<strong>Annan Planı</strong>&nbsp;sürecinde masa başında diplomatik oyunlarla ve ambargolarla sürdürülmek istenmiştir. Barıştan, çözümden ve ortaklıktan bahsedenlerin, Türk tarafının uzlaşmacı tavrına rağmen adayı tek taraflı olarak uluslararası mekanizmalara dâhil etmesi ve bugün Doğu Akdeniz’de Türkiye Cumhuriyeti ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) meşru haklarını görmezden gelmesi, aynı tekçi zihniyetin bir tezahürüdür. Avrupa Parlamentosu (AP) başta olmak üzere, uluslararası kurumların Kıbrıs'taki gerçekleri göz ardı ederek aldığı taraflı kararlar, adaletten uzak ve utanç vericidir. Bu tür kararlar çözüme değil, çözümsüzlüğe ve bölgedeki istikrarsızlığa hizmet etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geleceğin Anahtarı:</strong>&nbsp;İki Devletli Çözümdür. Dünya kamuoyunun artık kabullenmesi gereken yalın bir gerçek vardır: Kıbrıs’ta iki ayrı halk, iki ayrı demokrasi ve iki ayrı devlet vardır. Yıllarca denenmiş ve başarısızlığı kanıtlanmış federal modellerle zaman kaybetmek, Kıbrıs Türk halkını ambargolar altında ezmeye çalışmak kimseye fayda sağlamayacaktır. Kalıcı barış ve istikrar, ancak adadaki iki halkın egemen eşitliğinin ve eşit uluslararası statüsünün tanınmasıyla mümkündür. Kıbrıs sorunu, iki devletli bir yapı temelinde çözülmek zorundadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Devletlerine Çağrımdır:</strong>&nbsp;Kıbrıs Türkleri, adanın sığıntısı veya azınlığı değil;&nbsp;<strong>gerçek ve asil sahibidir.</strong>&nbsp;Doğu Akdeniz’deki enerji kaynaklarından adanın geleceğine kadar, Türk milletinin rızası hilafına atılacak hiçbir adımın geçerliliği yoktur. Türkiye Cumhuriyeti'nin garantörlüğü ve sarsılmaz desteğiyle Kıbrıs Türk halkı, kendi topraklarında özgürce yaşamaya devam edecektir. Kıbrıs, asla ve asla terk edilmeyecektir. Tüm dünya devletlerini, AP'nin ve yanlı odakların haksız kararlarına körü körüne bağlanmak yerine, adadaki sahadaki gerçekleri görmeye, Kıbrıs Türk halkının maruz kaldığı gayriinsani izolasyonlara son vermeye ve iki devletli adil bir çözümü desteklemeye davet ediyoruz. Kıbrıs Türk halkı yalnız değildir ve haklı davasından asla vazgeçmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada Canım Devletime birkaç sözümü de belirtmeden geçmeyeyim.&nbsp;</strong>Türkiye’nin bu konudaki tavrı, tarihsel haklar, uluslararası hukuk ve Doğu Akdeniz’deki jeopolitik dengeler gözetildiğinde&nbsp;<strong>tavizsiz, net ve proaktif</strong>&nbsp;olmaktır. Eski ezberlerin ve Rum tarafının zamana oynayan diplomatik taktiklerinin ömrü tükenmiştir. Türkiye’nin önümüzdeki süreçte kararlılıkla sürdürmesi gereken ise bellidir. Türkiye, yarım asırdır adayı Rum boyunduruğu altına sokmaktan başka bir işe yaramayan "Federal Çözüm" modelini masadan tamamen kaldırdığını dünyaya ilan etmiştir ve bu duruştan geri adım atmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çözümün Tek Yolu:</strong>&nbsp;Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC)&nbsp;<strong>egemen eşitliği</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>eşit uluslararası statüsünün</strong>&nbsp;tescil edilmesidir. Türkiye, artık "çözüm için müzakere" değil, ancak ve ancak "iki devletin iyi komşuluk ilişkilerini düzenleyecek bir ortaklık" için masaya oturulabileceğini savunmaya devam etmelidir. Türkiye, diplomatik gücünü KKTC’nin dünyada resmen tanınması için seferber etmeye devam etmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) başta olmak üzere, dost ve müttefik ülkelerle ilişkiler sıkılaştırılmalı, KKTC’nin bu platformlarda gözlemci üyelikten tam üyeliğe geçişi ve doğrudan uçuş/ticaret hakları için baskı artırılmalıdır. Dünyaya, Kıbrıs Türklerine uygulanan izolasyon ve ambargoların bir insan hakları ihlali olduğu her platformda haykırılmalıdır. Kıbrıs davası, sadece adadaki Türklerin güvenliği değil, aynı zamanda Anadolu’nun güney deniz sınırlarının (Mavi Vatan) savunulması demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji ve Hidrokarbon:</strong>&nbsp;Rum yönetiminin ve arkasındaki şer odaklarının Türkiye’yi ve KKTC’yi dışlayarak Doğu Akdeniz’de tek taraflı parselasyon ve sondaj yapma girişimlerine karşı, Türk Deniz Kuvvetleri ve sondaj gemileri sahada fiilen varlık göstermeyi sürdürmelidir. Türkiye’nin ve KKTC’nin rızası olmayan hiçbir enerji projesinin (EastMed vb. ölü doğan projeler gibi) hayata geçemeyeceği askeri ve siyasi kararlılıkla gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askeri Garantörlükten Asla Taviz Verilmemelidir. Rum-Yunan ikilisinin ve Avrupa Parlamentosu gibi yapıların en büyük hedefi, Türk askerinin adadan çekilmesi ve 1974 Garanti Anlaşması’nın iptal edilmesidir. Türkiye’nin bu konudaki tavrı&nbsp;<strong>"Kırmızı Çizgi"</strong>&nbsp;olarak kalmalıdır. Kıbrıs Türkünün can güvenliğinin yegâne teminatı olan Türk Silahlı Kuvvetleri’nin adadaki varlığı tartışmaya dahi açılmamalıdır. Aksine, Geçitkale ve İskele bölgelerindeki askeri üslerin (İHA/SİHA ve deniz üssü projeleri) tahkimatı artırılarak, bölgede Türkiye’ye rağmen adım atılamayacağı askeri olarak da perçinlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin tavrı savunmada kalmak değil, oyun kurucu olmaktır. Kıbrıs, Türkiye için jeopolitik bir pazarlık unsuru değil, milli bir namus ve güvenlik meselesidir. Türkiye; haklılığından, garantörlüğünden ve KKTC’nin bağımsız devlet kimliğinden zerre kadar taviz vermeden dik duruşunu sürdürmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlekten-yazicioglu-dosyasi-aciklamasi-sorusturmanin-ucu-nereye-uzanirsa-uzansin-sonuna-kadar-gidecegiz-260350da6516c-0a57-4b62-9a6a-a0f5b5dccd7f2026-07-19T16:21:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz

Bakan Gürlek'ten Yazıcıoğlu dosyası açıklaması: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın sonuna kadar gideceğiz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, merhum Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma hakkında sosyal medya hesabından açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın milletin vicdanında derin iz bırakan dosyalardan biri olduğunu belirten Gürlek,&nbsp;<em><strong>"Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından çok yönlü yürütülen soruşturma kapsamında 29 şüpheli hakkında işlem yapılmış; 27 şüpheli gözaltına alınmış, bunlardan 19’u tutuklanmış, 8’i hakkında adli kontrol kararı verilmiştir. Diğer 2 şüpheli ise cezaevinde tutuklu bulunmaktadır."</strong></em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"FETÖ’NÜN KARANLIK İZLERİ ARAŞTIRILIYOR"</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Dosyada FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanması ve örgütsel irtibatlara ilişkin bulguların incelendiğini kaydeden Gürlek, şunları aktardı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Dosyada FETÖ/PDY’nin mahrem yapılanmasına, örgütsel irtibatlara, 15 Temmuz Darbe Girişiminin baş aktörlerinden Adil Öksüz bağlantısına, ByLock yazışmalarına ve çok sayıda şüphelinin geçmişte FETÖ kapsamında işlem görmüş olmasına ilişkin hususlar titizlikle değerlendirilmektedir. Bu dosya, yalnızca geçmişte yaşanmış acı bir olayın değil; devletin kılcal damarlarına sızarak hakikati karartmaya çalışan FETÖ’nün karanlık izlerinin de araştırıldığı bir dosyadır. Yargı makamlarımız, hukukun çizdiği sınırlar içinde ve deliller ışığında maddi gerçeğe ulaşmak için çalışmalarını kararlılıkla sürdürmektedir."</span></p><h3><span style="font-size:18px">"SORUŞTURMANIN UCU NEREYE UZANIRSA UZANSIN SONUNA KADAR GİDİLECEK"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın kararlılıkla sürdürüleceğini vurgulayan Gürlek,&nbsp;<em><strong>"Şunu özellikle ifade etmek isterim: Soruşturmanın ucu nereye uzanırsa uzansın, devletimiz hukuk içinde sonuna kadar gidecektir. Hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına, hiçbir örgütlü yapının milletimizin adalet beklentisinin önüne geçmesine müsaade edilmeyecektir."</strong></em>&nbsp;açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturmayı yürüten kurumlara teşekkür eden Gürlek, paylaşımını şu sözlerle tamamladı:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu vesile ile bir kez daha soruşturmayı titizlikle yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve soruşturma sürecinde görev alan tüm kamu görevlilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/bakan-gurlekten-yazicioglu-dosyasi-aciklamasi-sorusturmanin-ucu-nereye-uzanirsa-uzans-1804119?s=3</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[“Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hem-bir-bilim-hem-bir-uygulama-hem-de-bir-hareket-olarak-agroekoloji-26034d9fa5c42-45e4-44fe-833a-95da40182e1a2026-07-19T15:08:00+03:00HABER MERKEZİ “Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”

“Hem Bir Bilim Hem Bir Uygulama Hem de Bir Hareket Olarak Agroekoloji!”

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünya ve ülkemiz tarımının büyük fotoğraflarının çekildiği ve derslerle dolu söyleşiyi aşağıda sunuyoruz;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Agroekolojinin kısa tarihçesi, geniş bir tanımı ve uygulama alanları konusunda neler söylenebilir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji terimi bileşenlerine ayrılırsa Latince&nbsp;<strong><em>“agro”</em></strong>&nbsp;tarla veya tarım,&nbsp;<strong><em>“eko”</em></strong>&nbsp;ev veya çevre,&nbsp;<strong><em>“loji”</em></strong>&nbsp;bilim demektir. Endüstriyel tarım büyük ölçüde işletme dışından satın alınan tarım kimyasallarına, şirket tohumlarına, büyük tarımsal makinelere, yoğun su kullanımına dayanırken, agroekoloji ekolojik bilgilere dayanmaktadır.&nbsp;&nbsp;<em>Agroekoloji bir yandan halkın bilgisine, diğer yandan ise bununla uyumlu bilimsel bilgiye dayanmaktadır.</em>&nbsp;<em>Agroekoloji çağdaş olarak hem bir bilim hem bir uygulama hem de bir harekettir.</em>&nbsp;Agroekoloji bir bilim olarak; öncelikle biyolojik, biofizik, ekolojik, sosyal, kültürel, ekonomik ve politik mekanizmaları, fonksiyonları, ilişkileri ve tasarımları kullanarak bir agroekosistemin çalışmasını açıklamaya çalışan ve inceleyen; bir uygulamalar takımı olarak tehlikeli kimyasalları kullanmadan daha sürdürülebilir şekilde tarım yapmaya izin veren; bir hareket olarak tarımı ekolojik olarak daha sürdürülebilir ve sosyal olarak adaletli yapmayı araştıran bir anlayıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Agroekolojinin kısa tarihçesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji kavramının ilk defa kullanılmaya başlandığı 1930’lu yıllardan başlayarak 1960’lı yıllara kadar olan ilk dönemde tarla ölçeğinde daha çok tarımsal üretimde kullanılan ekolojik yöntemler ve zararlı yönetimi olarak tanımlanmıştır. 1980’lerin sonunda ise agroekoloji kavramı çerçevesinde çiftlik düzeyinde agroekosistem yaklaşımı gündeme gelmiştir. Bu kapsamda üretimde kullanılan sentetik kimyalların ve diğer endüstriyel girdilerin doğal kaynaklar ve çevre üzerindeki etkileri üzerinde durulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Agroekoloji kavramının kurumsallaşmaya ve yerleşmeye başladığı dönem ise 1990’lı yıllar olmuştur. Bu yıllarda agroekoloji ile ilgili çok sayıda araştırma yapılmış, çalışma yayınlanmış ve konuyla ilgili yükseköğretimde verilen derslerin sayısı artmıştır. Ayrıca Brezilya’da Rio de Jenerio’da 1992 yılında yapılan&nbsp;<strong><em>Birleşmiş Milletler Çevre ve Kalkınma Konferansı</em></strong>&nbsp;da bu süreçte etkili olmuştur. 2000’li yıllarla birlikte agroekoloji bugünkü gıda sistemi yaklaşımı çerçevesinde tarif edilmeye başlanmıştır. Ekolojik, ekonomik ve sosyo-politik boyutları da olan bu yaklaşım bir anlamda tüm gıda sisteminin ekolojisini kapsamaktadır. Böylelikle agroekoloji ekoloji ve tarım bilimlerindeki sağlam köklerden, disiplinlerarası, katılımcı ve eyleme yönelik yaklaşımlarla entegre ederek, tarım-gıda sistemini etkileyen politik-ekonomik koşullarla ilgilenmeyi amaçlayan bir çerçeveye kavuşmuştur. Dünyadaki bu gelişmelere karşılık ülkemizde Ziraat Fakültelerinde 1970 öncesi kürsü olarak bulunan agroekoloji şirket tohumları ve tarım kimyasallarına dayanan yeşil devrim ile adeta unutturulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarihsel dönüm noktaları</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük ölçüde bir örnek ve önemli kısmı hibrit olan tohumlar ile sentetik tarım kimyasallarının kullanımına dayanan yeşil devrim ile birlikte sulanabilen alanlarda verimlilik artışları sağlanmasına rağmen, özellikle sulanamayan alanlarda verimlilik artışlarında sınırlı kalınmış, ayrıca büyük ekolojik, ekonomik ve sosyal sorunlar ortaya çıkmıştır. Bu dönemde agroekoloji geriye itilmiştir. Yeşil devrimin sakıncaları ve problemleri ortaya çıktıkça agroekoloji tekrar bir canlanma içine girmiştir. Bu canlanmaya katkı veren bir grup araştırmacı,&nbsp; sivil toplum kuruluşu ve ekolojik çiftçiler on yıllar boyunca yok sayıldı ve ciddiye alınmadı. Son yıllarda ise iklim sorunu, endüstriyel tarımdaki verim durgunluğu, hatta gerilemeleri; şirketleri ve bazı uluslararası kuruluşları endüstriyel tarımı temel olarak koruyarak agroekolojiyi kullanma düşüncesine itti.&nbsp;<em>Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Kuruluşu (FAO)</em>&nbsp;yönetiminde Roma’da 2014 yılında&nbsp;<strong><em>“Gıda Güvenliği ve Beslenme Üzerine Uluslararası Agroekoloji Sempozyumu”</em></strong>&nbsp;ilk toplantısı yapıldı. ABD sempozyumu önce engellemek sonra da sınırlandırmak için çaba gösterdi. FAO direktörü sempozyumda agroekolojiyi içeriğinden soyutlayarak şirketlerin işine yarar hale getirilmesi konusundaki niyetlerini açığa vuran bir konuşma yaparak&nbsp;<strong>GDO</strong>’lar gibi agroekolojinin de yararlı olabileceğini belirtti. Bunun üzerine köylü kuruluşlarının uluslararası örgütü olan&nbsp;<em>La Via Campesina,</em>&nbsp;Batı Afrika’da Mali Nyeleni’de 24-27 Şubat 2014’de&nbsp;<strong><em>Uluslararası Agroekoloji Forumunu</em></strong>&nbsp;düzenledi. Buna katılanlar agrekolojinin endüstriyel tarımın kullanacağı bir araç takımına indirgenmesine karşı çıkarak, agroekolojiyi endüstriyel gıda üretimini, halk ve çevre için iyi bir gıda sistemine dönüştürmek amacıyla bir kaldıraç olarak kullanacaklarını belittiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Dünyada ve ülkemizde agroekolojiye (kamunun, toplumun ve tarım ve gıda sistemi paydaşlarının) bakış açıları nelerdir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyada ve ülkemizde genel olarak hâkim tarım sistemi endüstriyel tarımdır. Şüphesiz bunda ekonomik ve politik iktidara sahip olan büyük gıda ve tarım şirketleri, büyük iç ve dış ticaret şirketleri, zincir marketlerin büyük çıkarları bulunmaktadır.&nbsp;<em>Dünyada ve ülkemizde hâkim tarım, gıda ve ticaret politikaları ve özellikle tarım politikaları endüstriyel tarım sistemini desteklemeye yöneliktir.&nbsp;</em>Örneğin tarımsal destekler çiftçi eline geçen fiyatları ve çiftçilerin girdilere ödediği fiyatları etkilemeyecek tarzda oluşturulmaktadır. Bu nedenlerle agroekolojiyi iktidarlar bir hayal olarak göstermeye çalışmakta, arkeolojinin dünyayı besleyemeyeceği argümanını ileri sürmektedirler. Yaklaşımları önce agroekolojiyi görmekten kaçınmak, daha sonra alay etmek, son olarak ta bazı tekniklerini alarak (işlemesiz tarım gibi) endüstriyel tarımı korumaya çalışmak yönünde olmaktadır.&nbsp; Ancak dünyada yaygın başarı örnekleri bulunmaktadır. Metis yayınları içinde yayınlanan&nbsp;<strong><em>“Agroekoloji: Başka Bir Tarım Mümkün”</em>&nbsp;</strong>kitabımızda bunları yeterince açıkladık.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Son çalışmalarınızdan birisi olan “Başka Bir Tarım Politikası ve Agroekoloji” kitabınızdan biraz bahseder misiniz?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kitapta hangi soruları cevaplamaya çalıştığımı kısaca anlatmaya çalışayım;</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Buğdayda neden ülke ihtiyacını tam olarak karşılayamıyoruz? Türkiye dünyanın en büyük makarna ve un ihracatçıları içine girmiş olsa da makarna ihraç fiyatlarımız neden dünya fiyatlarının yarısı düzeyinde seyrediyor? Buğday ve çay da ekolojik sorunlar ve tarım politikaları nasıl üretime ayak bağı oluyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Cargill’in de içlerinde olduğu üçü ABD’de, biri de Fransa kökenli ve ABCD şirketleri denilen dört büyük gıda şirketi nasıl dünya tarım ve ticaret politikalarına hâkim olabiliyorlar? Neoliberal dönemde ABD ve Türkiye tarım politikalarında temel değişiklikler neler oldu? ABD’deki şirketler pamuk, buğday, mısır, soya, pirinç gibi ürünleri çiftçiden maliyetin altında satın aldıkları halde çiftçiler nasıl olup da kısmen üretime devam edebiliyorlar? Bu konuda Türkiye tarımında da benzer bir durum var mı?</span></li><li><span style="font-size:18px">ABD’li bu gıda devleri damping yapıyorlar. Uluslararası ticaret kurallarına göre dampingin farklı tanımları var mı? ABD işene gelen bir tanımı mı kabul ettirmeye çalışıyor? Damping uluslararası ticaret anlaşmalarına göre yasak olduğu halde neden bu uygulama devam edebiliyor? ABD’li gıda şirketleri ürünlerin şirketlere maliyetinin altında ihraç fiyatları belirlediği halde nasıl yüksek kârlar elde edebiliyorlar?</span></li><li><span style="font-size:18px">Tarım Kanunumuz neden çiftçi eline geçen fiyatlara destek olmaktan yana değil? Tarım kanunun neoliberal özellikleri nerede gizli? Kanunun öngördüğü destek de yapılmıyor ama sadece tarımsal destekleri arttırmak çiftçi gelirlerini arttırabilir mi? Alternatif bir tarım politikası nasıl olmalı? Tarım politikasında taktik ve strateji ne anlama geliyor?</span></li><li><span style="font-size:18px">Agroekoloji bir ütopya mı, yoksa gerçekçi bir alternatif mi? Agroekolojik sistemde verim nasıl? Bu konudaki araştırmalar neyi gösteriyor? Dünyadaki başarılı uygulamalar bize ne öğretiyor? Gerçekten agroekolojik tarım dünyayı doyurur mu? Küresel iklim değişikliğini engelleme ve uyum gösterme konusunda ne gibi potansiyele sahip? Halk sağlığı açısından önemi nedir? Agroekoloji sosyal konulara ne denli önem veriyor? Agroekolojiyi yaymak için nasıl bir yol izlemeli? Değişik bir tarımsal yayım yaklaşımı gerekiyor mu?</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Kitap bu sorulara yanıt vermeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Kitabınızın temel kapsamı, bileşenleri, hedefleri ve önermeleri nelerdir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD’nin desteklediği buğday, mısır, pirinç, soya, pamuk gibi ürünlerde damping uygulaması birçok ülkede bu ürünleri üreten çiftçileri iflasa sürüklemekte, ABD’ye bağımlı bir gıda sistemi kurulmaktadır. Bu şirketler uzun vadede bu ülkelerin piyasalarını ele geçirmekte ve düşük fiyatlarla satın aldıkları bu ürünleri işleyerek nişasta bazlı şeker, etanol, et, yumurta, gıda sanayinde kullanılan çok sayıda ürün ve çok değişik gıda maddeleri elde etmekte, satmakta veya bu ürünleri üreten diğer şirketlere hammadde veya kısmen işlenmiş ürün satarak çok daha yüksek düzeyde kârlar elde etmektedirler. Hammadde ürünlerde dampingli ürün ihracatının; değişik ülkelerde ve bu arada Türkiye’de çiftçi eline geçen fiyatların düşük olarak belirlenmesine yol açan bir tarım politikasının sürdürülmesini teşvik ettiği söylenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Çiftçi hapishanesi”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Var olan tarımsal durumdan memnun olmayan politikacılarımızın diğer bir kısıtlılığı da tarım sistemleri konusudur. Çiftçilerimizin önemli bir çoğunluğu endüstriyel tarım sistemini uygulamaktadır.&nbsp;<em>Ancak bu sistem çiftçiler için bir hapishanedir</em>. Endüstriyel girdiler şirketlerin elindedir. Geçmişte gübre, yem, tarım ilacı vb. endüstriyel girdileri üreten ve pazarlayan kamu kuruluşları özelleştirilmiştir. Ayrıca bu girdilerin ya kendileri ya da hammaddeleri ithal olduğundan TL’nin aşırı değer kaybı fiyatlarını roket gibi artırmaktadır. Benzer şekilde tarımsal ürünleri satın alan SEK, TMO gibi kamu kuruluşları (tarımsal KİT’ler) ve Tarım Satış Kooperatifleri özelleştirme, küçülme gibi değişikliklerle fiyatları belirleme konusunda etkisiz duruma gelmiştir. Böylece çiftçilerin eline geçen fiyatlar çok yetersiz düzeyde oluşmaktadır.&nbsp;<em>Çiftçi eline geçen ürün fiyatları ve ödedikleri endüstriyel girdi fiyatlarından oluşan makas çiftçiyi ezmektedir.</em>&nbsp;Bu makas arasındaki çiftçinin tarımsal geliri yıllar geçtikçe daralmakta, bazı yıllar, bazı ürünlerde negatif olmaktadır. Bu da çiftçilerin bir kısım tarım alanını boş bırakmalarına ve önemli sayıda çiftçinin tarımdan çekilmelerine yol açmaktadır. Endüstriyel tarım sisteminin alternatifinin; girdileri tarım içinden sağlama ve ekolojik dengeleri oluşturarak endüstriyel tarım girdilerinden vazgeçme ve ürünlerin aracılar yerine kooperatifler, topluluk destekli tarım grupları, ekolojik köylü pazarları yoluyla pazarlanmasını öneren agroekolojik bir tarım sistemi olduğu açıktır. Bu gelişme çiftçi eline geçen fiyatları arttırırken, masrafları kısacaktır. Sonuç tarımsal gelirlerin artması, tarımın gerek üretirken gerekse de ürünleri ile insan ve çevre sağlığına uygun bir hale gelmesidir.&nbsp;<em>Endüstriyel tarım sisteminden agroekolojik tarım sistemine ve gıda egemenliği dediğimiz toplulukların, ülkelerin kendileri için uygun tarım politikalarını ve gıda sistemlerini belirleyebilme hakkına geçiş şüphesiz bir yılda olmayacaktır.&nbsp;</em>Sorun, politikacılarımızın önemli bir kesiminin&nbsp;<em>agroekoloji</em>&nbsp;dendiğinde organik tarımdan söz edildiğini düşünmeleri, bu sistemi gerçekçi ve kısa sürede sonuç alacak bir seçenek olarak düşünmemeleridir. Bir çoğu ekolojik tarımın sadece amatörler tarafından uygulanan 200-300 metrekare gibi bir alanda başarılı olacağı düşüncesindedir<em>. Agroekolojide verimin düşeceği düşüncesi doğru değildir.</em>&nbsp;Bazı çiftçilerde ilk bir iki yıl görülebilir. Bu da önlenebilir. Ancak giderek verim artmakta ve özellikle kurak geçen yıllarda endüstriyel tarımdan çok daha yüksek gerçekleşmektedir. Küresel iklim değişimi ile karşı karşıya olduğumuz dikkate alınırsa bu çok önemlidir. Verim ile ilgili çok sağlam araştırmalar bulunmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>Agroekolojinin geleceğine ilişkin neler söylenebilir?</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Dünya ve Türkiye bir yandan ekonomik diğer yandan ekolojik bir kriz içindedir.</em>&nbsp;Endüstriyel tarım her iki krizi de derinleştirmektedir. Agroekoloji hem bir bilim hem bir uygulama hem de bir hareket olarak bu krizlere bir cevap oluşturmaktadır. Agroekoloji toprağa karbon bağlayarak küresel iklim krizini engelleyecek bir potansiyele sahiptir. Agroekoloji dünyayı serinletir. Diğer yandan mazot, tarım ilaçları, kimyasal gübre vb. endüstriyel girdilerin yerine ekolojik bilgiyi ve çiftlik içinden girdileri kullanarak maliyeti düşürecek, verimi arttıracaktır. Toplulukların, ulusların kendileri için yararlı tarım politikalarını ve tarım-gıda sistemlerini belirleyebilme hakları olan gıda egemenliğini savunan agroekoloji tüketim kooperatifleri, üretim kooperatifleri, gıda grupları, ekolojik köylü pazarlarını geliştirerek diğer yandan tüketicilere de makul fiyatlarda sağlıklı gıda ulaştırma hedefine sahiptir.&nbsp;<em>Dünyanın bazı köşelerinde kitlesel ve başarılı uygulamaları olan agroekoloji ne kadar kısa zamanda dünyada ve ülkemizde hâkim olursa o kadar iyi olacaktır.&nbsp;&nbsp;&nbsp;</em></span></p><p>İÇERİK VE KAYNAK:</p><p>https://hasatturk.com.tr/2026/07/hem-bir-bilim-hem-bir-uygulama-hem-de-bir-hareket-olarak-agroekoloji/&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-uyan-turkiyem-26033e7f30998-0717-4389-be25-1e5264e608b12026-07-19T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!

Tevfik Diker: Uyan Türkiyem!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">İstanbul ve Çanakkale boğazlarıyla, denizleriyle, bor madeniyle, Fırat, Dicle ırmaklarıyla,Van gölüyle, stratejik konum ve imkanlarıyla, küresel güçlerin, emperyalistlerin hedefinde olan Türkiye, Müslüman Türklerin yönetimine geçtiği günden itibaren hergün tehdit altındadır.<br />Ülkemiz İngilizlerin, Fransızların, İtalyanların,Yunanlıların işgalini ve Sevr tehlikesini yaşamıştır.<br />Ruslar doğu illerimiz ve Karadeniz, Bogazlar, Marmara, Ege ve Akdeniz için hep tehdit olmuştur.<br />Kurtuluş Savaşı sonrası emperyal güçler, kriptolar kullanarak ülkemizin belkasını, milli güvenliğini tehdit etmektedir.<br />1965 ve ölünceye kadar Fethullah Gülen'i devreye sokan ABD-CIA dir.<br />Manisa Fetönün Vatikan'ıdır.<br />F.Gülen'in bacısı Manisa Turgutlu Akçapınar'dan evlidir.<br />Soyadı Türk olan damat ve ailesi dikkat çekmiştir.<br />F.Gülen'in Manisa Dergahına ilk gidenler arasında A.Nedim Çakmak, Bülent Arınç ve Hilmi Özkök dikkat çekenlerdendir.<br />A.Nedim Çakmak,erken uyanan ve dergahtan ayrılan bilahare Hüsniyadis Hortladı kitabını yazan bir vatansever olan değerdir.<br />*<br />Fetö ve Manisa konusunda Manisalı İş İnsanı Enis Uludemir itirafçı olmuş ve Bülent Arınç ile Özgür Özel hakkında şok iddialarda bulunmuştur.<br />Enis Uludemir bir hafta önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ifade vermiş, çok "Özel' para trafiği hakkında bilgiler vermiş.<br />İzmir, Manisa ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılıklarında devam eden çalışmalarda elde edilecek belgeler sonrası bugün arkasında kalabalıklar olan bazı siyasetçilerin maskesi düşecek gibi.<br />Emperyalizmin CHP'deki kriptoları,<br />'TC Devletinin Erdoğan'dan kurtulması için Devletin stratejik çıkarı İmamoğlu/Özgür Özel e destek vermeliyiz çünkü tek alternatif onlar' diyorlar.<br />Cevaben bendenizde,<br />'Emperyalizmin uşaklarıyla,Fetöcülerle hortumcularla uçkurcularla, yalancılarla asla beraber olmam' diyorum.<br />Açık seçik ifade ediyorum.<br />Alternatif İmamoğlu - Özel olamaz.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>TEVFİK DİKER</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/murat-kurum-duyurdu-81-ilde-yaklasik-7-milyon-kisi-sosyal-konuta-kavustu-26031533df6fd-498e-4202-ac57-fcc5c412a2e52026-07-19T11:54:00+03:00HABER MERKEZİ Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu

Murat Kurum duyurdu! 81 ilde yaklaşık 7 milyon kişi sosyal konuta kavuştu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, Türkiye genelinde sosyal konut projelerini sürdürürken, deprem bölgesindeki çalışmalara da hız kesmeden devam ediyor. Bu kapsamda Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ), Malatya'nın Yeşilyurt ilçesine bağlı İkizce Mahallesi'nde afet konutlarının yanı sıra&nbsp;<strong>İlk Evim-250 Bin Sosyal Konut Projesi</strong>&nbsp;kapsamındaki konutların yapımını da tamamladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin en büyük şantiye alanlarından biri haline gelen bölgede inşa edilen&nbsp;<strong>bin 160 sosyal konut</strong>, hak sahiplerine teslim edilmeye başlandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">BAKAN KURUM'DAN "7 MİLYON" VURGUSU</span></h3><p><span style="font-size:18px">Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, sosyal medya hesabından yeni evlerine yerleşen Hanım ve Mahmut Dönmez çiftinin görüntülerini paylaşarak, sosyal konut çalışmalarına ilişkin son verileri açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurum paylaşımında,&nbsp;<strong>"Bugüne kadar 81 ilimizde 7 milyona yakın vatandaşımızı sosyal konutlarla afetlere karşı sağlam konutlarına kavuşturduk. Hanım ablamız ile Mahmut abimiz de Malatya İkizce'de İlk Evim Projemiz ile sahip olduğu yuvalarında huzurla oturuyor"</strong>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"UMUDUMUZ KALMAMIŞTI"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Emekli Mahmut Dönmez, deprem öncesinde İlk Evim Projesi'ne başvurduklarını belirterek, yaşanan felaketin ardından sosyal konutların teslim edilmesinin uzun süreceğini düşündüklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönmez,&nbsp;<strong>"Devlet hangi birine yetişecek diye karamsarlık yaşadık. Ama iki yıl içinde hem deprem konutları hem sosyal konutlar tamamlandı. Bu bizim için büyük sürpriz oldu. İkizce adeta yeniden doğdu. Devlet hiçbir şeyden kaçınmamış. Güneş enerji sistemi bile yapılmış"</strong>&nbsp;dedi.</span></p><h4><span style="font-size:18px">"EVİMİZ VAR ÇÜNKÜ BAŞIMIZDA DEVLETİMİZ VAR"</span></h4><p><span style="font-size:18px">Deprem sonrası bir süre Ankara'da kızının yanında yaşadığını anlatan Hanım Dönmez ise yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Umudumu kaybetmiştim, memleketime dönemeyeceğimi düşünüyordum. Ama evimiz çıktı ve geri döndük. Çok şükür artık huzurluyuz"</strong>&nbsp;diyen Dönmez, depremde tüm eşyalarını kaybettiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Bir tasımız, tabağımız bile kalmamıştı. Şimdi ise evimiz var, her şeyimiz var. Çünkü başımızda devletimiz var."</strong></span></p><p><strong>HABER İÇERİK KAYNAK:</strong></p><p><strong>https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/murat-kurum-duyurdu-81-ilde-yaklasik-7-milyon-kisi-sosyal-konuta-kavustu-1804001?s=3</strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-bir-hikayeye-donen-anayasa-degisikligi-2603040fa239c-823d-471e-8d2f-383d145a7e582026-07-19T11:35:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: BİR HİKAYEYE DÖNEN ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yıllardır tartışılan konudur. Artık KABAK tadı verdi. Ülkemizin en önemli sorunu ADALET, bununda kökü ANAYASA… Eşit, hakkaniyetli, tarafsız, ayrıcalıkları olmayan, herkesin hukuk karşısında, kanun karşısında eşit haklara sahip olduğu, dokunulmazlıkların olmadığı, çağdaş, uygar, insanca, hakça, adil bir anayasayı işleme koymak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun osu busu yok. Toplumun her katmanı bunu ele almalı fikir sunmalı ve bu işi artık kökünden çözmeliyiz. 1980 anayasası kırk kez değişti yamalı bohça haline geldi, ihtiyaçları cevaplamıyor. Köklü, radikal değişim lazım. Cumhuriyetin temel ilkeleri, ülkenin çıkarları, devletin çıkarları ön plana alınıp İNSAN unsuru en iyi şekilde gözetilerek, tüm etnik kimlikleri, tüm mezhepleri eşit kavrayan, kardeşlik hukuku çerçevesinde, kimseye ayrım yapmayan, &nbsp;bir anayasa yapılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elin oğlu kralı, kraliçeyi, başbakanı bir anda yargılıyor, biz burada EN KÜÇÜK BİR bir devlet memurunu yargılayamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de yıllardır gündemi meşgul eden ve toplumda ciddi bir yorgunluk yaratan "yeni ve sivil anayasa" arayışı, aslında sadece hukuki bir metin değişimi değil, toplumsal bir sözleşmenin yeniden inşası meselesidir. Adil, eşitlikçi, imtiyazsız ve insan odaklı bir anayasayı hayata geçirebilmek için hem siyasete hem de vatandaşlara (toplumun tüm katmanlarına) çok kritik görevler düşmektedir. Bu hedefe ulaşmak için atılması gereken adımları ve düşen görevleri şu şekilde özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyaset kurumunun anayasayı bir "güç tahkimatı" veya muhalefeti sıkıştırma aracı olarak görmekten vazgeçmesi gerekir. Anayasa, iktidarların değişmesiyle sürekli değişmeyecek, kalıcı ve kapsayıcı bir metin olmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">1980 darbe anayasasının "yamalı bohça" halinden kurtulmasının yolu, meclisteki sayısal çoğunlukla bir metni dayatmak değil, nitelikli bir uzlaşı aramaktır. Siyasi partiler, kırmızıçizgilerini esnetebilmeli ve "Cumhuriyetin temel ilkeleri ile demokrasiyi" harmanlayan ortak bir paydada buluşabilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kıytırık bir memurun bile yargılanamaması" sorunu, bürokratik vesayetin ve yargının yürütmeye bağımlı olmasının bir sonucudur. Siyaset, yargı üzerindeki elini tamamen çekmeli; kralı da başbakanı da sıradan vatandaşı da aynı mahkemede, aynı kurallarla yargılayabilecek bir mekanizmayı (örneğin dokunulmazlıkların sınırlandırılması, memur yargılama izinlerinin kaldırılması) anayasal güvenceye kavuşturmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasalar sadece hukukçuların ve siyasetçilerin kapalı kapılar ardında yazacağı metinler değildir. Sendikalar, barolar, odalar, dernekler ve üniversiteler kendi alanlarıyla ilgili talepleri net bir şekilde ortaya koymalıdır. Vatandaş, siyasetçiden sadece "yol, köprü" değil, "adalet ve eşitlik" talep etmeyi öncelik haline getirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm etnik kimlikleri ve mezhepleri eşit kavrayan bir anayasa için, toplumun da farklılıklara karşı tahammül ve kabul eşiğini yükseltmesi gerekir. "Kendim için istediğim hak ve özgürlüğü, benim gibi düşünmeyen/yaşamayan öteki için de istiyor muyum?" sorusunu her vatandaşın kendisine sorması gerekir. Toplumsal barış anayasadan önce zihinlerde başlamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlar olarak haklarımızı ve devletin sınırlarını iyi bilmeliyiz. Hak arama hürriyetini sonuna kadar kullanmalı, adaletsizlik karşısında "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" anlayışını terk etmeliyiz. Bu işi kökünden çözmenin yolu "Katılımcı Anayasa Yapım Süreci’nden geçer.&nbsp;<strong>Dünyada başarılı olmuş çağdaş anayasa örneklerinde şu yöntemler izlenmiştir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi partilerin ötesinde, halkın her kesiminden fikirlerin toplandığı, dijital platformlar ve yerel çalıştaylarla toplumun nabzının tutulduğu bir hazırlık süreci.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metnin yazım sürecinde her fikrin açıkça tartışılabildiği, gizli ajandaların olmadığı şeffaf bir meclis komisyonu çalışması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metin üzerinde geniş bir mutabakat sağlandıktan sonra, kutuplaştırıcı bir propaganda süreciyle değil, maddelerin ne anlama geldiğinin dürüstçe anlatıldığı bir referandumla halkın onayına sunulması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elin oğlunun başbakanını rahatça yargılayabildiği o "çağdaş ve uygar" düzen, onların bizden daha akıllı olmasından değil;&nbsp;<strong>sistem tasarımlarını şahıslara değil kurallara dayandırmalarından</strong>&nbsp;kaynaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim de insanı yaşatan, devleti denetleyen, adaleti mülkün (devletin) temeli yapan bir sistemi kurabilmemiz için siyasetin popülizmi, toplumun da apolitikliği ve nemelazımcılığı bırakması şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düğümü çözmek ve süreci doğru bir şekilde başlatabilmek için&nbsp;<strong>ilk olarak yapılması gereken şey, yöntemsel bir zemin hazırlamak ve güven inşa etmektir.</strong>&nbsp;Metnin içeriğinden ziyade, o metnin&nbsp;<strong>nasıl</strong>&nbsp;yazılacağına dair kuralları koymalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ev inşa etmeye başlamadan önce projesini çizmek ve zemin etüdü yapmak gibi, yeni bir anayasa için de ilk adım&nbsp;<strong>"Anayasa Yapım Usulü Kanunu"</strong>&nbsp;çıkarmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi partiler bir araya gelmeli ve maddeleri tartışmaya başlamadan önce, sürecin kurallarını belirleyen bir yasa veya meclis kararı çıkarmalıdır. Bu yasada şu soruların cevabı net olmalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Fikirler nasıl toplanacak?</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyonda kararlar nasıl alınacak? (Örneğin: Salt çoğunlukla dayatma yerine, 3/4 gibi nitelikli bir uzlaşı aranmalı).</span></p><p><span style="font-size:18px">Süreç ne kadar sürecek ve halkın katılımı nasıl sağlanacak?</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk yapılması gereken, siyasetin dilini yumuşatmasıdır. Muhalefeti "ihanetle", iktidarı "Diktatörlükle" suçlayan bir kutuplaşma ortamında adil bir anayasa yapılamaz. İlk adım olarak liderler seviyesinde, hiçbir ön şart koşmadan, sadece&nbsp;<strong>"Bu ülkeye adil bir anayasa kazandırmak için hazırız"</strong>&nbsp;iradesini beyan eden ortak bir bildirge yayınlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak ilk yapmamız gereken şey, kendi mahallemizin konfor alanından çıkmaktır. Her kesim (etnik, dini, ideolojik gruplar) masaya sadece kendi talepleriyle ve "asla değişmez" dedikleri devasa kırmızıçizgilerle oturursa süreç başlamadan biter. İlk olarak&nbsp;<strong>"Benim gibi düşünmeyenin de haklarını güvenceye almaya hazır mıyım?"</strong>&nbsp;sorusuna toplumsal olarak "Evet" cevabını vermeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;İlk olarak&nbsp;<strong>neyi</strong>&nbsp;değiştireceğimizi değil,&nbsp;<strong>nasıl</strong>&nbsp;konuşacağımızı ve üzerinde uzlaşacağımız&nbsp;<strong>yöntemi</strong>&nbsp;belirlemeliyiz. Usul, esastan önce gelir. Usulü doğru kurarsak, arkasından adalet de eşitlik de gelir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-partiden-yeni-anayasa-icin-referandum-mesaji-milletin-onayina-sunacagiz-26029368ef98d-28ca-4070-8f1f-93655a335bc72026-07-19T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız

AK Parti'den yeni anayasa için 'referandum' mesajı: Milletin onayına sunacağız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bolu'da AK Parti'nin bölge toplantısında konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yeni anayasa çalışmaları ve 'Terörsüz Türkiye' hedefine ilişkin önemli mesajlar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut anayasanın yamalı bohçaya dönüştüğünü vurgulayan Yazıcı, " Bütün bu değişikliklerle birlikte anayasa yamalı bohçaya dönüşmüş. Olması gereken kurumlar var, kurallar var, yer almamış. Olmaması gerekenler var, yer almış; bunların örnekleri var. Dolayısıyla bu millet baştan sona yepyeni bir anayasa yapma hakkını artık kullanmalıdır" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Genel Merkez Siyasi ve Hukuki İşler Başkanlığı Batı Karadeniz Bölge Toplantısı Bolu'da yoğun katılımla gerçekleştirildi. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı'nın katılımıyla Abant'ta bir otelde gerçekleştirilen toplantıda İl Başkanları ve Milletvekilleri yer aldı. Toplantının açılış konuşmasını gerçekleştiren Hayati Yazıcı, Anayasa değişikliği ve terörsüz Türkiye süreciyle alakalı açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yaşama hakkı Londra'da ne ise Gazze'de de odur"<br />AK Parti'nin, kurulduğu günden bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde kendini sürekli yenileyen ve geliştiren bir siyasi teşekkül olduğunu belirten Yazıcı, "Liderimiz Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde milletimizin hukukunu korumak, insanımızın hayat standardını yükseltmek, önündeki sosyoekonomik engelleri ortadan kaldırmak, sofrasındaki ekmeği büyütmek için var olan AK Parti, kurulduğu günden bu yana 25 yıldır sürekli kendini yenilemeyi, değiştirmeyi, geliştirmeyi ve yükseltmeyi başaran bir siyasi teşekküldür. Bakın dünya bugün çalkantı içerisinde. Bu çalkantının en keskinleri de yanı başımızda; kuzeyimizde, güneyimizde. Ama dünyanın neresinde olursa olsun insan hakkı ihlali niteliği gözlenen eylemlere karşı Türkiye, her uygun platformda ve bunun uygunluğu için de çalışmalar yapmak suretiyle insanlığın vicdanı olmuştur. Çünkü hep şuna inandık; yaşama hakkı Londra'da ne ise Gazze'de de odur. Yani Londra'dakilerin yaşama hakkı var da Gazze'dekilerin yok mu. Böyle bir şey olabilir mi. Ve bu değerleri, uluslararası her platformda dile getiren, vurgu yapan tek ülke, tek lider var. O ülke Türkiye'dir, o lider Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'dır" dedi.<br />"Mevcut anayasa yamalı bohçaya döndü"<br />Konuşmasında 1982 Anayasası'nın baskıcı ruhuna ve günümüzdeki yetersizliğine geniş yer ayıran Yazıcı, darbe anayasasının halk oylamasına sunulduğu dönemde oy kullanmayanlara yönelik getirilen kısıtlamaları hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasanın bugüne kadar 19 kez değiştirildiğini hatırlatan Yazıcı, şu ifadeleri kullandı: "Hatta 82 Anayasası'nın geçici maddeleri arasında 16. madde var. 16. maddede şöyle bir hüküm var: 'Bu anayasanın halk oylamasına sunulduğunda oylamaya mazeretsiz katılmayan vatandaşlar, anayasa oylamasını referandumu takip eden seçimlerde, yerel ve genel seçimlerde oy kullanamaz, aday olamazlar' diye aba altından sopa gösterilmiş. Yani zorlanmış millet. Hak yoksunluğuyla zorlanmış. Böylesi bir anayasa. Ve bu anayasa 19 defa değişiklik yapılmış. En önemli değişikliği de bildiğiniz gibi 15 Temmuz o gaddar, alçak darbe teşebbüsünden sonra Cumhur İttifakı olarak nitelediğimiz ittifak öncülüğünde Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ya da başkanlık modelini inşa etmiş, yürürlüğe koymuşuz. Bütün bu değişikliklerle birlikte anayasa yamalı bohçaya dönüşmüş. Olması gereken kurumlar var, kurallar var, yer almamış. Olmaması gerekenler var, yer almış; bunların örnekleri var. Dolayısıyla bu millet baştan sona yepyeni bir anayasa yapma hakkını artık kullanmalıdır. Böyle düşünüyoruz. Bu anlamda da çalışmalarımız devam ediyor ve elbette ki Türkiye yeni bir anayasayı, yepyeni bir anayasayı birlikte mecliste konsensüs sağlamak ve sonra da milletin onayına, referanduma sunmak suretiyle paylaşımcı bir anlayışla bunu gerçekleştireceğiz. Millet sonuçta karar verecek. İnşallah bunu da hedefimize ulaştırırız. Ve ulaştırmamız gerekir diye düşünüyorum."<br />"Şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi üzecek bir tutum içerisinde olmayız"<br />Türkiye'nin gündemindeki en önemli maddelerden birinin "Terörsüz Türkiye" olduğunu vurgulayan Hayati Yazıcı, ülkenin en büyük gücünün birlik, beraberlik ve kardeşlik olduğunu dile getirdi. Yazıcı, terörle mücadele ve çözüm sürecine dair yasal düzenleme sinyalleri vererek, "Değerli arkadaşlar, sorunlarımız yok değil, sorunlarımız var. Türkiye'nin bugün gündemde yer alan en önemli maddelerden bir tanesi, konulardan bir tanesi terörsüz Türkiye'dir. Bizim en büyük gücümüz birliğimiz, bütünlüğümüzdür, kardeşliğimizdir. Bunu ölçecek hiçbir değer yoktur. Bunun kıymeti, değeri ölçülemeyecek büyüklükte ve önemdedir. Dolayısıyla bu konuda da Cumhur İttifakı olarak gerekli açıklamalar yapıldı, yapılmaya devam ediyor. Yol yürüyüşümüz devam ediyor. Şimdi bununla alakalı işte bir çerçeve düzenleme, yasal düzenleme yapılacak, onun çalışması sürdürülüyor. Ve elbette ki bu hedefi gerçekleştirirken asla şehitlerimizin ruhunu incitecek, gazilerimizi üzecek bir tutum içerisinde olmayız. Bunu bilmenizi istiyorum. Türkiye'nin çıkarı, milletimizin hedefi, arzusu, yararı olan ne ise inşallah onu hep birlikte gerçekleştirmek suretiyle Türkiye'yi bu illetten kurtaracağız" ifadelerine yer verdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1173159/ak-parti-den-yeni-anayasa-icin-referandum-mesaji-milletin-onayina-sunacagiz.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi-260282027db4e-817f-486e-93de-52b7f4db11402026-07-19T10:57:00+03:00HABER MERKEZİ e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı

e-Rapor sistemi ile istirahat raporlarında yeni dönem başladı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, yeni uygulamayla daha önce sistemde dijital karşılığı bulunmayan istirahat raporlarının da elektronik ortamda düzenlenmesi sağlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">e-Rapor sisteminden öğrenciler, 18 yaşını doldurmamış kişiler, memurlar, kamu görevlileri, esnaf ve serbest meslek sahipleri yararlanabilecek. Vatandaşlar, istirahat raporlarına e-Devlet üzerinden kolayca erişebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni düzenleme, işlemlerin daha hızlı ve pratik şekilde yürütülmesine olanak sağlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığınca yetkilendirilen tüm sağlık hizmet sunucularında görev yapan hekimler tarafından düzenlenebilecek istirahat raporları, elektronik ortamda güvenli şekilde kayıt altına alınırken, raporlar "e-Rapor Doğrulama Servisi" üzerinden de doğrulanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca elektronik ortamda düzenlenen istirahat raporları için basılı çıktı alınmasına gerek kalmadan işlemler daha hızlı şekilde gerçekleştirilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca "Sağlık Bakanlığının hayata geçirdiği e-Rapor sistemi ile SGK tarafından düzenlenen istirahat raporları kapsam olarak farklıdır. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında geçici iş göremezlik ödeneği alma hakkına sahip 4/A sigortalı işçiler ile isteğe bağlı 4/B sigortalılarının istirahat raporları, yine SGK sistemi üzerinden düzenlenmeye devam edecektir." ifadelerine yer verildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.trthaber.com/haber/gundem/e-rapor-sistemi-ile-istirahat-raporlarinda-yeni-donem-basladi-951565.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharovadan-abye-cifte-standart-tepkisi-kiev-rejimine-ne-zaman-yaptirim-uygulanacak-260270a6285cc-9a89-44b2-98e9-7facb394e3ec2026-07-18T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?

Zaharova'dan AB'ye 'çifte standart' tepkisi: Kiev rejimine ne zaman yaptırım uygulanacak?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nin (AB) "Kiev'e yönelik saldırılar" gerekçesiyle Rusya'ya yeni yaptırımlar ilan etmesine Telegram kanalından yanıt veren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Brüksel'in adımlarını eleştirerek AB'nin yaptırım politikasındaki çifte standarda dikkat çekti.<br />Zaharova, AB'nin Ukrayna'nın eylemlerine göz yumduğunu belirterek şu soruları yöneltti:<br />Kiev rejimine, Starobelsk’te gençlerin toplu şekilde öldürülmesi nedeniyle AB yaptırımları ne zaman gelecek? Zaporojye Nükleer Güç Santrali’ne yönelik mütemadiyen süren bombardımanlar ve santralin başmühendisinin öldürülmesi için ne zaman yaptırım uygulanacak? ‘Melekler Yolu’nda (Donbass’taki çocuk kurbanlar anıtı) hayatını kaybeden çocuklar; yıllardır süren okul, kreş ve hastane bombardımanları için ne zaman adım atılacak? Esirlere işkence edilmesi, gazetecilerin hedef alınması ve Kuzey Akım doğalgaz boru hattının havaya uçurulması için yaptırımlar nerede?<br />Açıklamasında ironik bir dil de kullanan Zaharova, "Hiç şüphe yok ki 'Tahran’ın bombalanması' için de Avrupa Birliği mutlaka yaptırım uygular, öyle değil mi?" ifadelerine yer verdi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260717/zaharovadan-abye-cifte-standart-tepkisi-kiev-rejimine-ne-zaman-yaptirim-uygulanacak-1107344067.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum'dan deprem açıklaması: Şu ana kadar hasar yok]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/meksika-devlet-baskani-sheinbaumdan-deprem-aciklamasi-su-ana-kadar-hasar-yok-260267524689e-2dc6-438d-bcaf-03e555269f2c2026-07-18T11:03:00+03:00HABER MERKEZİ Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum'dan deprem açıklaması: Şu ana kadar hasar yok

Meksika Devlet Başkanı Sheinbaum'dan deprem açıklaması: Şu ana kadar hasar yok

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, Pasifik Okyanusu açıklarında meydana gelen 7.3 büyüklüğündeki depremin ardından şu ana kadar herhangi bir hasar tespit edilmediğini açıkladı. Deprem sonrası Meksika'nın güney kıyıları ile Guatemala için tsunami uyarısı yapıldı.<br />Sheinbaum, sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, Chiapas ve Tabasco eyaletlerinin valileriyle görüştüğünü belirterek, her iki eyalette de şu ana kadar olumsuz bir durumun yaşanmadığını ifade etti.<br />Komşu eyaletlerde ise acil durum protokollerinin devreye alındığını aktaran Sheinbaum, yerel, eyalet ve federal ekiplerin, depremin en yoğun hissedildiği bölgelerde olası yapısal hasarları tespit etmek amacıyla saha çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.<br />Chiapas'ta idari faaliyetler durduruldu<br />Chiapas Valisi Eduardo Ramirez, deprem sonrası eyalette herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını bildirirken, idari faaliyetlerin geçici olarak durdurulduğunu açıkladı. Ramirez, özel sektöre de aynı doğrultuda hareket etme çağrısında bulundu.<br />Chiapas Eyaleti Sivil Savunma Sekreterliği, ekiplerin eyalet genelinde hasar tespit ve inceleme çalışmalarına devam ettiğini duyurdu. Depremin merkez üssünün Chiapas açıkları olması nedeniyle evler, iş yerleri ve kamu binaları tedbir amaçlı tahliye edilirken, eyalet genelinde acil durum uygulamaları devreye alındı. İlk belirlemelere göre can kaybı veya ciddi hasar yaşanmadı.<br />Oaxaca Valisi Salomon Jara da eyalette incelemelerin sürdüğünü ve şu ana kadar önemli bir hasarın belirlenmediğini açıkladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260717/meksika-devlet-baskani-sheinbaumdan-deprem-aciklamasi-su-ana-kadar-hasar-yok-1107352323.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere İçişleri Bakanı Şabana Mahmud kimdir?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltere-icisleri-bakani-sabana-mahmud-kimdir-2602517c40525-7ca1-4afe-9f03-dd13f461057d2026-07-18T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere İçişleri Bakanı Şabana Mahmud kimdir?

İngiltere İçişleri Bakanı Şabana Mahmud kimdir?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şabana Mahmud, İngiliz siyasetçi ve avukattır. 17 Eylül 1980'de İngiltere'nin Birmingham kentinde doğan Mahmud, İşçi Partisi (Labour Party) üyesidir. 2010 yılından bu yana Birmingham Ladywood seçim bölgesini Avam Kamarası'nda temsil etmektedir. Hukuk eğitimi alan Mahmud, siyasete girmeden önce avukat olarak çalıştı.<br />Son yıllarda İngiliz siyasetinde hızla yükselen Mahmud, adalet ve içişleri alanındaki görevleriyle ülkenin en etkili bakanları arasında gösteriliyor.<br />Şabana Mahmud nerelidir?<br />Şabana Mahmud, İngiltere'nin Birmingham kentinde doğup büyüdü. Çocukluk yıllarının bir bölümünü ailesiyle birlikte Suudi Arabistan'ın Taif kentinde geçirdikten sonra yeniden Birmingham'a döndü. Eğitim hayatını da büyük ölçüde Birmingham'da tamamladı.<br />Şabana Mahmud'un kökeni ne?<br />Şabana Mahmud'un ailesi Pakistan kökenlidir. Anne ve babasının kökeni, Pakistan yönetimindeki Azad Keşmir'in Mirpur bölgesine dayanmaktadır. Ailesi daha sonra İngiltere'ye göç ederek Birmingham'a yerleşti.<br />Bu nedenle Mahmud, Britanya doğumlu Pakistan kökenli bir siyasetçi olarak tanımlanmaktadır.<br />Eğitimi ve hukuk kariyeri<br />Şabana Mahmud, Birmingham'daki Small Heath School ve King Edward VI Camp Hill School for Girls okullarında eğitim gördü.<br />Daha sonra İngiltere'nin en prestijli üniversitelerinden biri olan Oxford Üniversitesi Lincoln College'da hukuk eğitimi aldı ve mezuniyetinin ardından avukat olarak çalışmaya başladı. Hukuk alanındaki deneyimi, siyasi kariyerinde özellikle adalet politikalarında etkili oldu.<br />Siyasi kariyeri nasıl başladı?<br />Mahmud, 2010 genel seçimlerinde Birmingham Ladywood Milletvekili seçilerek ilk kez Avam Kamarası'na girdi.<br />İşçi Partisi içinde farklı dönemlerde çeşitli gölge kabine görevleri üstlenen Mahmud, parti yönetiminde giderek daha görünür hale geldi. 2024 yılında Adalet Bakanı ve Lord Şansölyesi olarak kabineye giren Mahmud, 2025 yılında ise İçişleri Bakanı görevine getirildi.<br />Siyasi çizgisi<br />İşçi Partisi üyesi olmasına rağmen Mahmud, parti içindeki daha sosyal muhafazakâr yaklaşımıyla bilinen Blue Labour kanadına yakın isimlerden biri olarak değerlendiriliyor. Özellikle göç, güvenlik ve hukuk politikalarında daha katı tutumlarıyla zaman zaman parti içinde de tartışmaların odağında yer aldı.<br />Şabana Mahmud hakkında kısa bilgiler<br />Tam adı: Şabana Mahmud (Shabana Mahmood)<br />Doğum tarihi: 17 Eylül 1980<br />Doğum yeri: Birmingham, İngiltere<br />Yaşı: 45 (2026 itibarıyla)<br />Kökeni: Pakistan kökenli (Ailesi Azad Keşmir'in Mirpur bölgesinden)<br />Mesleği: Avukat, siyasetçi<br />Partisi: İşçi Partisi (Labour Party)<br />Milletvekili olduğu bölge: Birmingham Ladywood<br />Eğitimi: Oxford Üniversitesi, Lincoln College (Hukuk)<br />Görevleri: Eski Adalet Bakanı ve Lord Şansölyesi, mevcut İçişleri Bakanı.</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260717/ingiltere-icisleri-bakani-sabana-mahmud-kimdir-1107340562.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD İran'a yönelik saldırılarını yedinci gece de sürdürdü, İran ABD üslerini hedef aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-irana-yonelik-saldirilarini-yedinci-gece-de-surdurdu-iran-abd-uslerini-hedef-aldi-26024a1bd2b35-0f54-4943-b1ff-64f75fa7cb892026-07-18T10:56:00+03:00HABER MERKEZİ ABD İran'a yönelik saldırılarını yedinci gece de sürdürdü, İran ABD üslerini hedef aldı

ABD İran'a yönelik saldırılarını yedinci gece de sürdürdü, İran ABD üslerini hedef aldı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD güçleri, İran'a yönelik hava saldırılarını cuma gecesi de sürdürerek yedinci gece üst üste hedefleri vurdu.<br />ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), X platformundan yaptığı açıklamada, ABD güçlerinin "gözetleme noktaları, askeri lojistik altyapısı, yer altındaki silah depoları ve deniz kabiliyetlerini" hedef aldığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, operasyonda savaş uçakları, insansız hava araçları (İHA) ve savaş gemilerinin kullanıldığı belirtilirken, saldırılara ait olduğu ifade edilen görüntüler de paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM, "Başkomutan'ın talimatları doğrultusunda İran'ı sorumlu tutmayı sürdürüyor ve İran limanlarına yönelik deniz ablukasını tam olarak uyguluyor," ifadelerini kullandı.<br />İran'ın yarı resmi Fars Haber Ajansı ise İran güçlerinin karşılık olarak bölgedeki ABD müttefiklerini ve üslerini hedef aldığını duyurdu. Haberde, Kuveyt'teki Ali Al Salem Hava Üssü ile Bahreyn'deki çeşitli iletişim tesislerine saldırı düzenlendiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuveyt ordusu, cumartesi sabahı yaptığı açıklamada ülkenin hava savunma sistemlerinin "düşmanca füze ve insansız hava aracı saldırılarıyla" karşı karşıya olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ürdün ordusunun da cumartesi günü erken saatlerde İran'a ait 10 füzeyi önlediği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, dünyanın en önemli petrol ve doğal gaz geçiş güzergâhlarından biri olan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiği, devam eden çatışmalar nedeniyle düşük seviyelerde seyrediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile Tahran arasındaki gerilimin odak noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, çatışmaların şubat ayında başlamasının ardından İran'ın fiilen geçişi kapatmasıyla küresel enerji piyasalarında dalgalanmaya yol açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taraflar, haziran ayında imzalanan mutabakat zaptı kapsamında boğazın yeniden açılması konusunda prensipte uzlaşmış görünse de, yeniden başlayan çatışmalar barış görüşmelerini sekteye uğrattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçici anlaşma uyarınca ABD ile İran, çatışmaları durdurmayı kabul etmişti. Buna göre Washington, İran'a yönelik deniz ablukasını kaldıracak; Tahran ise Hürmüz Boğazı'nı yeniden deniz trafiğine açacak ve "nükleer silah edinmeyecek veya geliştirmeyecek" taahhüdünü yineleyecekti. Mutabakat zaptı, taraflara nihai anlaşmaya varılması için 60 günlük süre tanıyordu.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/07/18/abd-irana-yonelik-saldirilarini-yedinci-gece-de-surdurdu-iran-abd-uslerini-hedef-aldi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de İşçi Partisi liderliğine Andy Burnham seçildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-isci-partisi-liderligine-andy-burnham-secildi-26022bf8558db-5bca-4ffa-bde2-eed6d06ce40e2026-07-18T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de İşçi Partisi liderliğine Andy Burnham seçildi

İngiltere'de İşçi Partisi liderliğine Andy Burnham seçildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'de, iktidardaki İşçi Partisi'nin liderliğine Andy Burnham seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer'dan İşçi Partisi'nin liderliğini devralan Burnham'ın, Pazartesi günü de başbakan olarak göreve başlaması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Andy Burnham, İngiltere'nin son on yıldaki yedinci başbakanı olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manchester Belediyesi'nin eski Başkanı Andy Burnham, bölgenin çıkarlarını korumakta sergilediği kararlılık nedeniyle "Kuzeyin Kralı" olarak adlandırılıyor.<br />"Umudu onlara geri vereceğiz"<br />Popülist Reform UK partisinin İngiltere'deki yükselişini önleme vaadiyle partinin başına geçen Andy Burnham, başbakanlığı üstlenemeye ve "unutulmuş her yerdeki" insanlara umut sunmak için çalışmaya hazır olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçi Partisi'nde liderliği ile başlayan yeni dönemin, "partinin kaderini tersine çevirmek için son bir fırsat olduğunu" belirten Burnham, gücü İngiliz siyasetinin kalbinin attığı Westminster'den, ülkenin diğer tüm bölgelerine yayma sözü verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçi Partisi milletvekilleri ve üyelerine hitap eden 56 yaşındaki siyasetçi, "ülkenin haykırdığı değişim beklentisine, uyumlu bir şekilde bir arada duran bir ekibe liderlik ederek yanıt vereceklerini" de kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlik içindeyiz ve bu birlikten doğan gücü, çok uzun süredir siyasetin kendilerine yeniden umut vermesini bekleyen insanlara ve yerlere adıyoruz" diyen Burnham, "Ve işte hepimiz bunu yapacağız, onlara umutlarını geri vereceğiz" sözlerine vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçi Partisi'nin Mayıs ayındaki yerel seçimlerdeki ağır yenilgisi, parti içinde siyasi depreme yol açarak Keir Starmer'ın istifasına yol açan süreci süreci tetiklemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham'ın geçen ay Makerfield'den milletvekili seçilmesi ve 22 Haziran'da da milletvekili yemini etmesiyle birlikte Keir Starmer istifasını açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham konuşmasının başında Starmer'ı övdü<br />Pazartesi günü başbakanlığı devralması beklenen Andy Burnham, İşçi Parti'si liderliğini üstlendikten sonra yaptığı ilk konuşmasında Keir Starmer'a övgü dolu sözlerle teşekkür etti.<br />Görevini yürütürken, "Herkesten daha fazla katkı sağlayan bir kişinin attığı temeller üzerinde ilerleyeceklerini" kaydeden Burnham, "Keir Starmer'ın liderliğinde, tarihimizin en ağır yenilgisinden en büyük zaferlerinden birine ulaştık. Keir, İşçi Partisi'ni insanların hayatlarını değiştirebilecek bir konuma geri getirdi ve son iki yıldır da bunu yaptı" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burnham, Starmer’a partiye ve ülkeye yaptığı hizmet için teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters, dpa /DA, TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ngilterede-i%CC%87%C5%9F%C3%A7i-partisi-liderli%C4%9Fine-andy-burnham-se%C3%A7ildi/a-78011449</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da NSU destekçisine ertelenmiş hapis cezası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-nsu-destekcisine-ertelenmis-hapis-cezasi-26021a2278ba9-8791-4382-97cd-12511438bcc92026-07-18T10:28:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da NSU destekçisine ertelenmiş hapis cezası

Almanya'da NSU destekçisine ertelenmiş hapis cezası

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da 8'i Türk 10 kişinin ölümünden sorumlu olan aşırı sağcı Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör hücresini desteklemekten yargılanan Susann E. suçlu bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dresden Yüksek Eyalet Mahkemesi, 45 yaşındaki NSU destekçisi Susann E.'yi &nbsp;2 yıl hapis cezasına çarptırdı ancak cezanın ertelenmesine hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Susann E., NSU terör örgütünü üç ayrı olayda desteklemek ve hücrenin gerçekleştirdiği ağır silahlı gasp suçuna yardım ve yataklık yapmakla suçlanıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal Başsavcılık ise Susann E.'nin 4 yıl hapis cezasına çarptırılmasını talep etmişti. Hakimlerin 2 yıl ertelenmiş hapis cezası kararı, talep edilenin gerisinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemenin önünde bekleyen bir grup, aşırı sağcı şiddeti protesto etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">NSU destek olmadan eylemlerini gerçekleştirebilir miydi?<br />Susann E., 2018 yılında Münih Yüksek Eyalet Mahkemesi'nde sona eren NSU davasında müebbet hapse mahkum edilen, terör hücresinin hayattaki tek üyesi Beate Zschäpe'nin en yakın arkadaşı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca "terör hücresinin en sadık destekçisi" olarak tanınan ve Zschäpe ile birlikte yargılandığı NSU davasında terör hücresini desteklediği gerekçesiyle 2,5 yıl hapis cezasına mahkum edilen Andre E.'nin de eşi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sağcı Uwe Böhnhard, Uwe Mundlos ve Beate Zschäpe'nin oluşturduğu NSU hücresi, polis tarafından aranmalara rağmen sahte kimliklerle hayatlarını sürdürüp 2000-2007 yılları arasında 8'i Türk 10 kişiyi öldürmüştü. Köln'de Türklerin yoğun olarak yaşadığı Keup Caddesi'ne de bombalı saldırı düzenlemişlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enver Şimşek, Abdurrahim Özüdoğru, Süleyman Taşköprü, Habil Kılıç, Mehmet Turgut, İsmail Yaşar, Theodoros Boulgarides, Mehmet Kubaşık ve Halit Yozgat'ı planlayarak katleden NSU, 2007 yılında da genç polis memuru Michèle Kiesewetter'i öldürmüştü.<br />Susann E., terör hücresinin bu suçları işlerken hayatlarını sürdürebilmelerini sağlayan isimlerden biri. Zschäpe'nin yakalanmadan yaşabilmesi ve seyahat edebilmesi için kendi kimlik kartını ve yine adına olan yıllık tren kartını kullandırttığı, doktora gidebilmesi için de sağlık sigortası kartını verdiği ortaya çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatta Federal Başsavcılık iddianamesine göre Susann E., NSU'nun cinayetlerinden haberdardı. Ve NSU'nun ortaya çıkmasına yol açan 2011'deki banka soygunu sırasında hücrenin kullandığı karavanın kiralanmasına yardım eden isimdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Susann E. yargılama boyunca sustu<br />NSU'nun iki üyesi Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt, 4 Kasım 2011'de, Thüringen eyaletinin Eisenach kentinde, giriştikleri başarısız bir banka soygununun ardından saklandıkları kiralık karavanda ölü bulundular. Güvenlik makamları, ölüm nedenlerini intihar olarak açıkladı. Ama NSU'nun terör eylemleri ve destekçileri ile ilgili sır perdesi pek çok açıdan halen aralanamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mundlos ve Böhnhardt'ın ölü ele geçirildikleri haberi üzerine aynı gün suç ortakları Beate Zschäpe, Zwickau'da üçlünün uzun süre birlikte yaşadığı evi ateşe verdi, evde patlama meydana geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zschäpe bunun hemen ardından önce kaçtı. Bu esnada kendisinin de üyesi olduğu terör hücresini ve işledikleri cinayetleri ifşa eden itiraf videosunu, aralarında Alman basın kuruluşları ve Türkiye'nin Münih Başkonsolosluğunun da yer aldığı adreslere gönderdi. Ve birkaç gün sonra, 8 Kasım'da Zschäpe'nın güvenlik güçlerine teslim olduğu açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zschäpe, Münih'teki NSU davası sırasında Zwickau'daki evi ateşe verdikten sonra arkadaşı Susann E. ile son bir kez buluştuğunu anlatmış, arkadaşının ona giyecek temiz kıyafet getirdiğini söylerken "çünkü kıyafetlerim benzin kokuyordu" demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">NSU teröristi, Susann E. ile düzenli olarak ailece görüştüklerini bizzat kendisi de beyan etti. Hatta, kendi çocukları olmadığı için, Susann E. ve çocuklarıyla görüşmenin "kendisine iyi geldiğini" kaydetmişti. Ancak Susann E. yargılandığı dava boyunca sustu. Oysa vereceği bilgiler, aşırı sağcı terör hücresi üzerindeki sır perdesinin aralanmasını sağlayabilirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aileler hayal kırıklığı yaşıyor<br />Aşırı sağcı NSU terör hücresi gerçeği, 2011 yılında Almanya'da şok etkisi yaratmıştı. Münih'teki dava boyunca kurban yakınları, avukatlar, uzmanlar ve siyasetçiler, bu hücrenin üç kişiden oluşamayacağını, destekçilerden oluşan çok daha geniş bir ağın gün ışığına çıkartılması gerektiğini savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlara göre destekçiler Susann E. ile sınırlı değil. NSU kurbanlarının aileleri ve avukatları, Alman devlet kurumlarının terör hücresini, suç ortaklarını, destekçi ağını gerçek anlamda aydınlatmadığı bunun için gerekli iradeyi de ortaya koymadığı görüşünde.<br />Dönemin Başbakanı Angela Merkel, ailelere "Cinayetleri aydınlatmak, suç ortaklarını ve arkasındaki isimleri ortaya çıkarmak ve tüm failleri adalete teslim etmek için elimizden gelen her şeyi yapacağız" sözünü vermişti. Ancak aileler bu sözün tutulmadığını, NSU'nun aydınlatılmasına devlet kurumları içinde direnç olduğunu iddia ediyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunda 2000-2007 yıllarında işlenen cinayetlerin arkasında aşırı sağcı bir yapı olduğu yönünde pek çok bulgu olmasına rağmen polisin bu yönde soruşturma yürütmemiş ve gerçeğin ancak NSU'nun kendisini ifşa etmesi sonrasında ortaya çıkmış olması büyük rol oynuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis gerçek suçluların izini sürmek yerine aileleri şüpheliler olarak sorgulamış, kurbanlar ve aileleri uyuşturucu kaçakçılığı ve namus cinayetleri ile suçlanmıştı. Ayrıca NSU gerçeğinin ortaya çıkmasının ardından iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı'nda (BfV) NSU ile ilintili bazı dosya ve belgelerin imha edildiğinin ortaya çıkması da ailelerin devlet kurumlarına güvenini sarstı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa, DW/ DA, HS</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-nsu-destek%C3%A7isine-ertelenmi%C5%9F-hapis-cezas%C4%B1/a-78007371</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Alman yargısından klimaya onay]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/alman-yargisindan-klimaya-onay-26020d0926fa0-6a2b-4269-bc29-72b0cd5ff3062026-07-18T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Alman yargısından klimaya onay

Alman yargısından klimaya onay

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da aşırı sıcaklar nedeniyle birçok kişi evine klima taktırmak istiyor. Ancak bir eve sabit klima taktırmak aynı binada oturan diğer kişilerin iznine bağlı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin'de evine klima taktırmak isteyen bir aileye diğer mülk sahiplerinden izin çıkmaması sebebiyle konu şimdi Türkiye'deki Yargıtay'a denk gelen Federal Mahkeme'ye taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün kararını açıklayan Federal Mahkeme (BGH), kat maliklerinin balkonlarına split klima ünitesi taktırma talebinin kural olarak kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme, apartmanlarda yaşayan mülk sahiplerinin balkonlarına dış ünitesi bulunan split klima sistemini kurma hakkına sahip olduğunu belirtti. Karara göre, kat malikleri kurulunun bu tür bir yapısal değişikliği "esas itibarıyla" onaylaması gerekiyor. BGH, bu hakkın kullanılabilmesi için diğer kat maliklerinin haklarının "ağır ve hakkaniyete aykırı biçimde" zedelenmemesi gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme ayrıca, değerlendirmede klimanın kurulmasının doğrudan sonuçlarının esas alınacağını, cihazın ileride yaratabileceği gürültü gibi işletme kaynaklı etkilerin bu aşamada belirleyici olmadığını ifade etti.<br />İlk mahkeme reddetti, üst mahkeme izin verdi<br />Aile önce Berlin-Pankow Sulh Mahkemesine başvurdu ancak davayı kaybetti. Bunun üzerine dosya bir üst mahkemeye taşındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin Eyalet Mahkemesi ise klimanın belirli şartlar altında kurulabileceğine hükmetti. Mahkeme, komşuların gürültüden rahatsız edilmemesi için cihazın "uyku modu" özelliğine sahip olması gerektiğini belirtti. Ayrıca dış ünitenin binanın genel görünümünü bozmayacak şekilde kapatılması şartını getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karara itiraz eden Mülk Sahipleri Birliği, davayı Almanya'nın en yüksek sivil yargı organı olan Federal Mahkeme'ye taşıdı. Mahkemenin kararını Cuma günü açıklaması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BGH'nin verdiği yeni karar, klima kurulumu konusunda ülke genelinde emsal teşkil edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kat maliklerinin izni gerekiyor<br />Almanya'da müstakil ev sahipleri, güvenlik kurallarına uydukları ve montajı uzman firmalara yaptırdıkları sürece klima kurulumu konusunda özgürce hareket edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak apartmanlarda klima sistemi kurabilmesi için diğer ev daire sahiplerinden onay almak gerekiyor. Kat Mülkiyeti Yasası'na göre böyle bir değişiklik için kat malikleri kurulunun kararı şart.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihi eser koruması altındaki binalarda ise cephede değişiklik yapmak çoğu durumda ayrıca resmi makamların iznine de bağlı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BGH kararı, bu onayın artık kural olarak verilmesi gerektiğini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiracılar için durum farklı<br />Kiracılar da klima sistemi kurmak istediklerinde ev sahibinin iznini almak zorunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık, dış ünitesi bulunmayan ve taşınabilir özellikteki mobil klima cihazları için özel bir izin gerekmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / HS,MUK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/alman-yarg%C4%B1s%C4%B1ndan-klimaya-onay/a-77978778</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail: Meclis feshedildi, seçim 27 Ekim'de]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israil-meclis-feshedildi-secim-27-ekimde-260190a1e4bdd-dd35-4f8d-afc1-3a04ac9dde4d2026-07-18T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail: Meclis feshedildi, seçim 27 Ekim'de

İsrail: Meclis feshedildi, seçim 27 Ekim'de

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ekim ayında sandığa gitmeye hazırlanan İsrail'de Knesset, Cuma sabaha karşı kendini feshetme kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">120 üyeli Knesset'te 62 oyla kabul edilen karar, 27 Ekim'de yapılacak seçimlerin önünü açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis'te oylama maratonu<br />Netanyahu hükümeti, son oturumda, konumunu sağlamlaştırmak ve İsrail'in ultra-Ortodoks topluluğu içerisindeki müttefiklerini memnun etmek amacıyla bir dizi tartışmalı yasayı Meclis'ten geçirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İktidar koalisyonu başsavcının yetkilerini kısıtlayan, askerlik kaçaklarının tutuklanması uygulamasını donduran ve hükümetin medya üzerindeki denetimini genişleten yasalar da dahil olmak üzere çok sayıda yasa tasarısını kabul etti. Öte yandan siyasi partilere yönelik fon desteğinin artırılması kararı da onaylandı.<br />"En zorlu ve en uzun savaş" vurgusu<br />Meclis Başkanı Amir Ohana, Perşembe'yi Cuma'ya bağlayan gece geç saatlerde sona eren oturumu, İsrail'in yaşadığı zorlu sınavları anımsatarak kapattı. Ohana, "Bu yasama dönemi her türlü protestoyla damgasını vurdu. Aynı zamanda ülkenin tarihindeki en zorlu ve en uzun savaşla çakıştı" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekim ayında yapılması planlanan seçimlere ilişkin ise Ohana, "Doğası gereği giderek keskinleşen pozisyonlarla şekillenecek bir fikir mücadelesine doğru ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu yeniden aday olacak<br />Anketlere göre kendisine destek giderek azalan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, 27 Ekim'de yapılması planlanan seçimlerde yeniden aday olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'in görevde en uzun süre kalan başbakanı olan 76 yaşındaki Netanyahu, şu anda zayıflamış bir konumda. Anketler, İsraillilerin çoğunluğunun, Hamas'ın 7 Ekim 2023'teki saldırılarına ilişkin güvenlik açıklarına duyulan öfke nedeniyle, Netanyahu'nun görevi bırakmasını istediğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot ise, sandıkta Netanyahu'nun en güçlü rakibi olarak öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / BÜ, TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87srail-meclis-feshedildi-se%C3%A7im-27-ekimde/a-78007876</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-sana-gelince-tamam-bana-gelince-hamam-26032d178d359-ce54-46ab-ac9d-572c29b04dd42026-07-18T01:59:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: SANA GELİNCE TAMAM BANA GELİNCE HAMAM!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet üzerine yüzlerce kez yazdım. İşine gelen işine geldiği gibi yorumluyor. ADALET herkese eşit ve hakkaniyetli zaruri olan bir kurumdur. Orada ayrıcalık ve kişi kurum gözetilmeden uygulamanın adil olması, hukuk çerçevesinde olmasının altını çiziyorum 43 senedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yaşıyoruz?</span></p><p><span style="font-size:18px">Herkes kendine bir eylem yapıldığında, yâda maruz kaldığı bir haksızlıkta çene çalıyor. Meselenin derinliğine, toplumsal yarasına, ülkeye ve devlete, millete verdiği zarara bakmıyor. Diyorum ya, çıkarcı, beleşçi, toplum haline gelmişiz, herkes kendi penceresinden olaya bakıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay üstü örtülecek bir olay değil. Yargının, emniyetin pırıl pırıl olması, tertemiz bir çehre ile aldığı karar, yaptığı uygulama ile halkın gönlünde taht kurması lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olmaz ise, toplumsal barışın tahsisi mümkün olmaz, cezaevleri de dolup dolup taşar. Adalet ve Emniyette farklı farklı uygulamalar bir an evvel ortadan kalkmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sana gelince tamam, bana gelince hamam!" sözü, toplumdaki o çifte standardı, "bana dokunmayan yılan bin yaşasın"cı zihniyeti o kadar güzel özetliyor ki, o yüzden bu başlığı attım.</span></p><p><span style="font-size:18px">143yıldır bıkmadan, usanmadan altını çizdiğim bu gerçek, aslında toplumumuzun can damarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet kişiye, kuruma, güce veya dönemin rüzgârına göre esneyen bir lastik olamaz. Eğer adalet "herkes için" eşit ve hakkaniyetli bir sığınak olmaktan çıkar da sadece&nbsp;<strong>gücü yetenin, sesi gür çıkanın ya da gemisini yürütenin</strong>&nbsp;aracı haline gelirse, orada toplumsal çürüme başlar. İşte bu gün ülkemizde yaşadıklarımız, ekranlara yansıyan, hırsızlık, yolsuzluk, ahlaksızlık, &nbsp;bunun sonucudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">En acı nokta tam olarak şu:&nbsp;<strong>"Herkes kendine bir haksızlık yapıldığında çene çalıyor."&nbsp;</strong>Ucu bize dokunana kadar haksızlıklara gözümüzü kapatıyoruz. Bize dokunduğunda ise dünyayı ayağa kaldırmaya çalışıyoruz ama iş işten geçmiş oluyor. Meseleyi toplumsal bir yara, devlete ve millete zarar veren bir sistem sorunu olarak görmeyi reddediyoruz. Bu günübirlik ve çıkarcı bakış açısı, adaletsizliği besleyen en büyük yakıttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halkın sırtını güvenle yaslayabilmesi için yargı ve emniyet teşkilatlarının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak kadar&nbsp;<strong>şeffaf, tarafsız ve pırıl pırıl</strong>&nbsp;olması bir lüks değil, zorunluluktur.&nbsp;<strong>Adaletin olmadığı yerde ne toplumsal barış kalır ne de geleceğe dair bir umut.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede insanlar "Haklı mıyım?" diye değil de "Arkamda kim var?" veya "Hâkim/polis kime göre karar verecek?" diye düşünmeye başlıyorsa, cezaevlerinin dolup taşması da, asayişin bozulması da kaçınılmaz birer sonuçtur. Farklı farklı uygulamaların, kişiye özel muamelelerin acilen ortadan kalkması toplumsal huzurun tek reçetesidir. Adalet bilincinin, sadece canı yananların değil, tüm toplumun ortak davası olduğu gün gerçek anlamda "adil" bir düzene kavuşabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar kökleşmiş bir "bana gelince hamam" zihniyetini ve sistemdeki aksaklıkları bir günde değiştirmek sihirli bir değnek yoksa imkânsızdır. Ancak toplumsal dönüşümler her zaman&nbsp;<strong>bireyden ve dipten gelen bir dalgayla</strong>&nbsp;başlar. Madem teşhisi koyduk, tedavi için hem bireysel hem de toplumsal düzeyde atılması gereken adımları ele alacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılması gereken ilk ve en zor şey, adalet ararken&nbsp;<strong>"kimden"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"kime"</strong>&nbsp;sorularını sormayı bırakmaktır. Haksızlığa uğrayan kişi bizim dünya görüşümüzden, partimizden, inancımızdan veya mahallemizden olmasa bile onun hakkını savunabilmeliyiz. Aynı şekilde, bizim sevdiğimiz ya da desteklediğimiz bir yapı yanlış yaptığında, "Ama onlar da haklı" demeden karşı durabilmeliyiz. Adalet, düşmanımız için bile isteyebildiğimiz an adalettir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargının ve emniyetin "pırıl pırıl" olması gökten zembille inmez; halkın bunu ısrarla talep etmesiyle olur.&nbsp;<strong>Liyakat:</strong>&nbsp;Kurumlara alımlarda ve yükselmelerde sadakat veya torpil değil, sadece ve sadece liyakat esas alınmalıdır.&nbsp;<strong>Şeffaflık ve Hesap Verebilirlik:</strong>&nbsp;Alınan kararların, yapılan uygulamaların hukuki dayanakları toplum vicdanını tatmin edecek şekilde açık olmalıdır. Hata yapan, taraflı davranan kamu görevlisinin sistem tarafından hızla ve ibretlik şekilde cezalandırılması gerekir ki kamu vicdanı rahatlasın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplum olarak haklarımızı tam olarak bilmiyoruz. Çoğu zaman bir haksızlığa uğradığımızda ne yapacağımızı, hangi yasal yollara başvuracağımızı bilmediğimiz için ya susuyoruz ya da "çene çalarak" enerjimizi boşa harcıyoruz. Bireylerin haklarını bilen, yasal zeminlerde hakkını aramayı alışkanlık haline getiren "bilinçli vatandaşlar" olması şarttır. Çocuklarımıza okulda sadece matematik, fen değil; kul hakkını, başkasının özgürlük sınırını, adil olmayı ve empatiyi öğretmeliyiz. Çıkarcı ve beleşçi toplum yapısından kurtulmanın tek uzun vadeli yolu, yeni nesilleri&nbsp;<strong>"bana dokunmayan yılan bin yaşasın"</strong>&nbsp;cılıkla değil,&nbsp;<strong>"haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır"</strong>&nbsp;düsturuyla büyütmektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemler insanlardan oluşur. Bizler kendi hayatımızda; trafikte, iş yerinde, apartman toplantısında, kuyrukta beklerken ne kadar adil, ne kadar kurallara saygılı olursak, yukarıya doğru talep edeceğimiz adalet de o kadar güçlü olur. Ben 43 yıldır yazdığım gibi yazmaya, konuşmaya ve hep birlikte ise bıkmadan "Adalet!" demeye devam etmemiz lazım. Çünkü sustuğumuz gün, adaletsizliği tamamen kabul ettiğimiz gündür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi parti liderlerine, özellikle de muhalefete bu konuda çok ama çok büyük bir sorumluluk düşüyor. Çünkü iktidar gücü elinde bulunduran ve mevcut sistemi yürüten taraftır; muhalefet ise alternatif üreten, halkın umudunu taze tutması gereken ve&nbsp;<strong>"Biz gelirsek neyi, nasıl farklı yapacağız?"</strong>&nbsp;sorusunun cevabıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer muhalefet liderleri de toplumdaki o "bana gelince hamam" zihniyetine kapılırsa, adaleti sadece kendi yandaşları veya kendi mahalleleri için isterlerse, inandırıcılıklarını tamamen kaybederler. Muhalefetin yapması gereken ilk şey, adalet savunuculuğunda&nbsp;<strong>tarafsızlık rüştünü ispat etmektir</strong>.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece kendi tabanının, kendi milletvekilinin ya da kendi fikrine yakın gazetecinin uğradığı haksızlığa ses çıkarıp, muhalif olmadığı halde haksızlığa uğrayanlara kulak tıkamak en büyük hatadır. Muhalefet liderleri, ideolojisi ne olursa olsun, haksızlığa uğrayan her bir vatandaşın arkasında dağ gibi durabilmelidir ki toplumda "Bunlar gerçekten adil" inancı oluşsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut sistemi eleştirmek işin kolay kısmıdır. Muhalefet liderlerinin halkın önüne net, hukuki ve kurumsal projelerle çıkması gerekir. "Yargı bağımsızlığını nasıl sağlayacaksınız? HSK’nın yapısını nasıl değiştireceksiniz?" "Emniyette ve yargıda liyakati sıfırdan nasıl inşa edeceksiniz? Torpili, mülakat sistemini nasıl kaldıracaksınız?" Bu sorulara soyut vaatlerle değil,&nbsp;<strong>yasa taslaklarıyla, somut takvimlerle ve kurumsal güvencelerle</strong>&nbsp;cevap vermelidirler. Halk, laf değil, kurumsal teminat görmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet, devleti yönetmeye talip olduğuna göre, önce kendi belediyelerinde, kendi parti yönetimlerinde ve teşkilatlarında adalet ve liyakat rüzgârı estirmelidir. Kendi yönetimindeki belediyelerde akraba kayırmacılığı, haksız ihale veya liyakatsiz atamalar yaşandığında buna göz yuman bir muhalefet, ülkeye adalet getireceğine dair halkı ikna edemez.&nbsp;<strong>"İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına"</strong>&nbsp;batırarak, kendi içindeki çürük elmaları hızla temizlemeli ve topluma "Bakın, biz gücü elimize aldığımızda böyle adil oluyoruz" mesajını fiilen vermelidirler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçiler için toplumu kamplaştırmak, "biz ve onlar" demek her zaman en kolay oy toplama yöntemidir. Ancak bu, ülkeye ihanettir. Muhalefet liderlerinin dili reaktif, öfkeli ve intikamcı olmamalıdır. "Biz geleceğiz ve onlardan hesap soracağız" söylemi bazen tabanı coşturabilir ama kararsız veya karşı taraftaki kitlede korku yaratır ("Bu sefer de onlar bizi ezecek" algısı doğar). Bunun yerine,&nbsp;<strong>"Biz geleceğiz ve kimsenin hakkının yenmeyeceği, rövanşizmin olmadığı, hukukun üstün olduğu bir sistem kuracağız"</strong>&nbsp;güvenini vermek zorundadırlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet liderlerinin görevi sadece iktidarın yanlışlarını deşifre etmek değil; bu adaletsizlik sarmalından bunalmış halka&nbsp;<strong>"güvenilir, adil ve adil olduğu kadar da kararlı bir liman"</strong>&nbsp;sunmaktır. Halkın siyasetçiye güvenmediği bir iklimde adaleti inşa etmek imkânsızdır; o güveni inşa edecek olan da her şeyden önce muhalefetin duruşu, dili ve samimiyetidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Belediye meclisinde utandıran anlar! CHP'li belediye başkanı AK Partili üyenin üzerine yürüdü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediye-meclisinde-utandiran-anlar-chpli-belediye-baskani-ak-partili-uyenin-uzerine-yurudu-260232896a4af-49e6-4316-81eb-7c81e2902cab2026-07-17T16:45:00+03:00HABER MERKEZİ Belediye meclisinde utandıran anlar! CHP'li belediye başkanı AK Partili üyenin üzerine yürüdü

Belediye meclisinde utandıran anlar! CHP'li belediye başkanı AK Partili üyenin üzerine yürüdü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin'de Toroslar Belediyesinin 1 Temmuz'da gerçekleştirilen meclis toplantısının dilek ve temenniler bölümünde söz alan AK Partili Meclis Üyesi Mehmet Özkan'ın belediyenin doğrudan temin ihaleleri, belediye uygulamaları ve işten çıkarma iddialarına ilişkin eleştirilerde bulunması üzerine Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız ile arasında sözlü tartışma yaşandı.<br />Tartışmanın büyümesi üzerine Yıldız, Özkan'ın mikrofonunu kapatıp, "Sen kimsin otur, terbiyesiz adam sus" şeklinde bağırdıktan sonra meclisi sonlandırdığını söyledi. Meclis Toplantısı'nda yaşanan gerginliğe ilişkin ise görüntüler ortaya çıktı.<br />AK PARTİLİ ÜYENİN ÜZERİNE YÜRÜDÜ<br />Ortaya çıkan görüntülerde, oturumun sona ermesinin ardından Başkan Yıldız'ın kürsüden inerek yerinde oturan AK Partili Meclis Üyesi Mehmet Özkan'ın üzerine yürüdüğü, araya girenlerin müdahalesiyle tarafların ayrıldığı görüldü. Olay sırasında salonda kısa süreli arbede yaşanırken, bir kadın belediye personelinin toplantıyı yayınlayan yerel kameranın objektifini eliyle kapatarak yayını sonlandırması dikkat çekti.<br />DEM ÜYELERİ DE GÖRÜNTÜ ALANLARA SALDIRDI<br />Kamera kayıtlarında ayrıca yaşananları cep telefonu ile görüntülemek isteyen gazeteci meclis üyesi Vahap Şehitoğlu'nun DEM Partili bazı meclis üyelerince engellenmeye çalışılıp darbedildiği ve arbede yaşandığı görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5b2edcb372d.jpg" style="height:419px; width:694px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, olayın ardından AK Partili Meclis Üyesi Mehmet Özkan'ın Toroslar İlçe Emniyet Müdürlüğüne giderek, Belediye Başkanı Abdurrahman Yıldız hakkında suç duyurusunda bulunduğu öğrenildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkiyegazetesi.com.tr/gundem/belediye-meclisinde-utandiran-anlar-chpli-belediye-baskani-ak-partili-uyenin-uzerine-1803792?s=1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ukrayna'da kabine değişikliği: Parlamento, Başbakan Svyrydenko'nun istifasını kabul etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ukraynada-kabine-degisikligi-parlamento-basbakan-svyrydenkonun-istifasini-kabul-etti-260175e89b596-369c-4889-95a3-4dc042dfc4652026-07-16T08:42:00+03:00HABER MERKEZİ Ukrayna'da kabine değişikliği: Parlamento, Başbakan Svyrydenko'nun istifasını kabul etti

Ukrayna'da kabine değişikliği: Parlamento, Başbakan Svyrydenko'nun istifasını kabul etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Parlamentosu salı günü Başbakan Yulia Svyrydenko'nun istifasını kabul ederek hükümeti düşürdü ve kabine değişikliğinin önünü açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, hükümetin "yeniden yapılandırılması" gerektiğini belirterek planlanan değişikliği 12 Temmuz'da duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, Svyrydenko'ya Ukrayna'nın "kilit ortaklarından biriyle" iş birliğine odaklanan yeni bir görev önerdiğini söyledi. Bu açıklama, Svyrydenko'nun Kiev'in Washington'daki yeni büyükelçisi olabileceği yönündeki iddiaları güçlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Svyrydenko, ABD'deki politika çevrelerinde yakından tanınıyor. Geçen yıl imzalanan ABD-Ukrayna maden anlaşmasına ilişkin müzakerelere liderlik eden Svyrydenko, bu süreçte öne çıkmış ve 2025 yazında başbakanlığa getirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna medyasındaki haberlere göre Svyrydenko'nun yerine, devlete ait enerji şirketi Naftogaz'ın Üst Yöneticisi Sergii Koretskyi getirilebilir. Koretskyi kısa süre önce Zelenskiy'e Ankara'da düzenlenen NATO Zirvesi'nde eşlik etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koretskyi, Ukrayna'nın enerji altyapısına yönelik yoğun Rus saldırılarıyla karşı karşıya olduğu bir dönemde göreve başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev yönetimi, Moskova'nın ülkenin elektrik şebekesini zayıflatmayı amaçlayan saldırılarını sürdürmesi nedeniyle enerji sistemini yaklaşan kışa hazırlamanın en önemli önceliklerden biri olduğunu belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırılar, dondurucu soğuklarda kentlerin karanlığa gömülmesine yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koretskyi, şirketin denetim kurulu tarafından atanarak Mayıs 2025'te Naftogaz'ın başına geçmesinden bu yana bu çalışmalarda doğrudan rol aldı. Görev süresinde, üretim tesislerine yönelik tekrarlanan saldırılara rağmen enerji istikrarını korumaya odaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koretskyi, daha önce Kasım 2022-Mayıs 2025 arasında devlete ait Ukrnafta ve Ukrtatnafta şirketlerini yönetmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/15/ukraynada-kabine-degisikligi-parlamento-basbakan-svyrydenkonun-istifasini-kabul-etti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Von der Leyen ve Zelenskiy, AB-Ukrayna İHA anlaşmasını imzaladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/von-der-leyen-ve-zelenskiy-ab-ukrayna-iha-anlasmasini-imzaladi-26016b1ff9ee8-0367-433f-82ba-9dfcb02a79bb2026-07-16T08:36:00+03:00HABER MERKEZİ Von der Leyen ve Zelenskiy, AB-Ukrayna İHA anlaşmasını imzaladı

Von der Leyen ve Zelenskiy, AB-Ukrayna İHA anlaşmasını imzaladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB) ile Ukrayna, modern savaşın seyrini değiştiren ve hızla gelişen bir teknoloji haline gelen insansız hava araçlarının (İHA) ortak üretimini artırmak amacıyla anlaşma imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, çarşamba günü Kiev'de Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy tarafından duyuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Girişim, AB'nin sanayi kapasitesini, Ukrayna'nın Rusya'ya karşı dört yılı aşkın süredir devam eden savaşta edindiği ileri düzey İHA teknolojisi ve tecrübesiyle birleştirmeyi hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İHA'lar, Ukrayna'nın personel dezavantajını kısmen telafi etmesinde ve Rusya'daki petrol rafinerilerine uzun menzilli saldırılar düzenleyerek yakıt krizini tetiklemesinde önemli rol oynadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Kiev'deki Aziz Mihail Meydanı'nda düzenlenen Devlet Günü töreninde konuşan Zelenskiy, "Yılda 10 milyon İHA üretiyoruz; 10 milyon. Bu sayı 20 milyona çıkacak," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, "Ukrayna ilk kez savaş alanının dinamiklerini köklü biçimde değiştirdi," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın finansmanı, AB'nin Ukrayna için oluşturduğu 90 milyar euroluk destek kredisi ile SAFE savunma programında kullanılmayı bekleyen yaklaşık 10 milyar euroluk kaynaktan sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar bazı AB ülkeleri, Ukrayna'nın teknolojik bilgi birikiminden yararlanmak amacıyla Kiev ile ikili anlaşmalar imzalamıştı. Çarşamba günü duyurulan anlaşma ise bu iş birliğini tüm 27 AB üyesi ülkeyi kapsayacak şekilde genişletiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, "Avrupa'da harekete geçirilebilecek büyük bir teknolojik ve endüstriyel kapasiteye sahibiz. Ayrıca üretimi büyütmeye yardımcı olacak güvenli tesislerimiz var," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Ukrayna'nın savaş koşullarında geliştirdiği bilgi ve deneyimin Avrupa'da bulunmadığını belirten von der Leyen, "Güçlerimizi birleştirmemiz gerekiyor. Birlikte ortak üretim yapabiliriz," diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın önemli yeniliklerinden biri de İHA'ların Rus saldırılarından korunması amacıyla Ukrayna yerine AB ülkelerinde üretilip depolanabilecek olması.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak teknolojinin çok hızlı gelişmesi nedeniyle depolama süresi kısa tutulacak. İHA'ların iki ila üç ay içinde Ukrayna'ya veya özellikle AB'nin doğu kanadındaki savunma kapasitesini güçlendirmek isteyen üye ülkelere gönderilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova'nın, son dönemde AB ülkelerine yönelik giderek daha provokatif hale gelen adımlarının ardından bu plana nasıl karşılık vereceği ise henüz bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, ikinci aşamada bu iş birliğini balistik ve balistik füze savunma sistemlerinin ortak üretimini kapsayacak şekilde genişletmeyi planlıyor. Ancak bu hedefin hayata geçirilmesinin daha uzun vadede mümkün olacağı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, "Şimdi Ukrayna'ya, Avrupa'ya, ortak güvenliğimize ve ortak geleceğimize yatırım yapma zamanı," dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/15/von-der-leyen-ve-zelenskiy-ab-ukrayna-iha-anlasmasini-imzaladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Fransa'dan ölümcül hastalığı olan yetişkinler için ötanaziye izin]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fransadan-olumcul-hastaligi-olan-yetiskinler-icin-otanaziye-izin-26015a22f41e6-626d-47f7-bcef-ce8e302ba2882026-07-16T08:33:00+03:00HABER MERKEZİ Fransa'dan ölümcül hastalığı olan yetişkinler için ötanaziye izin

Fransa'dan ölümcül hastalığı olan yetişkinler için ötanaziye izin

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransız milletvekilleri Çarşamba günü, katı kurallar çerçevesinde bazı ölümcül hastalığı olan yetişkinlere yardımlı ölüm hakkını tanıyan bir yasayı kabul etmek için oy kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alt meclis yasayı 291 lehte ve 241 aleyhte oyla destekledi. Ülkenin en yüksek anayasal otoritesi yasayı inceleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metnin kabul edilmesiyle Fransa, her biri kendi kuralları ve kriterleriyle yardımlı ölüm yasalarını kabul eden 11 ülkeye katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yasa tasarısı, Fransız Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un ikinci beş yıllık döneminin en önemli vaatlerinden biriydi ve Macron bunu "yaşam sonu bakımı için Fransız modeli" olarak tanımladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macron, X'te yazdığı mesajda, "Yardımlı ölüm hakkına ilişkin yasa tasarısı kabul edildi" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hayatı, acıyı ve onuru ilgilendiren, kişisel olduğu kadar derin bir konuda, tek bir yaklaşım mümkündü: dinlemek, diyalog kurmak ve tartışmak için zaman ayırmak."</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok Fransız, yardımlı intihar veya ötanazinin yasal olduğu komşu ülkelere seyahat ediyordu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Tasarı, katı şartlar getiriyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Tasarı öncelikle tıbbi destekli intiharı öngörüyor ve uygun hastaların katı şartlar altında ölümcül ilaçları alıp kendi kendilerine uygulamalarına izin veriyor. Sadece fiziksel olarak bunu yapamayacak durumda olanların bir doktor veya hemşireden yardım almasına izin verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatlarına son vermek isteyen hastaların en az 18 yaşında ve Fransız vatandaşı veya Fransa'da yasal olarak ikamet eden kişiler olması gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir doktor, hastanın ciddi, tedavi edilemez ve yaşamı tehdit eden bir hastalığı olduğunu doğrulamadan önce bir sağlık uzmanları ekibine danışmak zorunda kalacak. Hasta, ileri veya terminal evrede olmalı, dayanılmaz ve giderilemeyen ağrı çekmeli ve kendi özgür iradesiyle ilaç talep ediyor olmalı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece psikolojik acı çekmek, bir kişiyi tıbbi destekli ölüme hak kazandırmayacak ve Alzheimer gibi ciddi psikiyatrik bozuklukları veya nörodejeneratif hastalıkları olan kişilere bu hak tanınmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hastalar, 15 gün içinde sağlık uzmanları tarafından incelenecek ve en az iki günlük zorunlu bir düşünme süresinden sonra onaylanacak bir talepte bulunmak zorunda kalacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onaylanırsa, hastalar ilacı kendi seçtikleri bir zamanda ve yerde, evde veya bir sağlık kuruluşunda, isterlerse sevdiklerinin de yanında bulunabileceği şekilde alabilecekler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçilen tarihte, bir doktor veya hemşire hastanın hala devam etmek istediğini teyit edecek ve komplikasyonlar ortaya çıkarsa yakınlarda kalacak. İlgili tüm masraflar Fransa'nın ulusal sağlık sigorta sistemi tarafından karşılanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da, destekçiler yasanın hastaların dayanılmaz acılarına son vermelerine ve tıbbi kararlar üzerinde kontrol sahibi olmalarına olanak sağlayacağını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak yasanın karşıtları, bunun yaşlılar ve hasta veya engelli kişiler üzerinde baskı oluşturabileceği konusunda uyarıyor ve bunun yerine palyatif bakıma erişimin önceliklendirilmesi gerektiğini savunuyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölümcül hastalık seçenekleri İngiltere'de de tartışılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere ve Galler'de yardımlı ölüme izin veren bir yasa tasarısı, Parlamento'nun son oturumunda zaman aşımına uğradıktan beş ay sonra, 11 Eylül'de resmen Parlamento'ya geri dönecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da, parlamentonun alt meclisi olan Bundestag, 2023 yılında yardımlı ölümü düzenlemeye yönelik iki öneriyi ele aldı ve her ikisini de reddetti. Tıbbi destekli intihar genellikle hastanın doktor tarafından reçete edilen ölümcül ilacı gönüllü olarak almasını içerir. Ötanazi ise bir doktor veya başka bir sağlık uzmanının hastanın isteği üzerine ölümcül bir enjeksiyon yapmasını içeriyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/15/fransadan-olumcul-hastaligi-olan-yetiskinler-icin-otanaziye-izin</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Friedrich Merz'ten Donald Trump'a: Seçimlerimize karışmayın]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/friedrich-merzten-donald-trumpa-secimlerimize-karismayin-26014380a5346-8b66-4876-b89d-d3addb7fdc2d2026-07-16T08:29:00+03:00HABER MERKEZİ Friedrich Merz'ten Donald Trump'a: Seçimlerimize karışmayın

Friedrich Merz'ten Donald Trump'a: Seçimlerimize karışmayın

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Trump yönetiminin, "ifade özgürlüğü ve dini özgürlüklere" destek iddiasıyla Avrupa'da göçmen karşıtı, milliyetçi siyasi yapılara destek için 5 milyon dolarlık fon oluşturması Berlin'de rahatsızlığa yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Friedrich Merz, bir gazetecinin sorusu üzerine ABD yönetiminin bu insiyatifine ilişkin görüşünü paylaşırken, Washington'u uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci, Merz'e "Sizce bu girişim, bir müttefikin demokrasi savunuculuğu kapsamında mı yer alıyor? Yoksa bunu Avrupa'nın siyasetine müdahale olarak mı görüyorsunuz?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı Merz, işte bu soruyu şu sözlerle yanıtladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ben her daim, Amerikan seçimlerine müdahale etmediğimizi söylemişimdir. Bu tutumumuzu da her zaman muhafaza ettik. Bunun karşılığında ben de, Amerikan hükümetinin veya hükümete yakın kurumların, Alman seçimlerine müdahale etmesini istemiyorum. Belki tamamlayıcı olması için şunu da eklemeliyim: Almanya’daki siyasi partilere yurt dışından finansman sağlamak yasa dışıdır. Bu, yasa dışıdır. Özellikle dünyadaki dostlarımızın da, Almanya’da kendimiz için belirlediğimiz bu yasal kurallara uyacaklarını varsayıyorum."<br />Trump yönetimi ile AfD'nin ilişkileri rahatsızlık yaratıyor<br />ABD Dışişleri Bakanlığı, hafta başında "Avrupa'da demokratik direnci, hukukun üstünlüğünü, ifade ve basın özgürlüğünü güçlendirmek ve geliştirmek, ayrıca insan haklarını savunmak" gerekçesiyle yaklaşık 5 milyon dolarlık bir finansman programını başlattığını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, programdan yararlanmak isteyenlerin, "ortak siyasi felsefeyi" ve "ortak Batı medeniyeti mirasını" paylaşmaları, ayrıca ulusal bağımsızlık, göç ve sansüre odaklanmaları gerektiği vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump yönetiminin, göreve gelir gelmez Almanya'yı göç politikaları nedeniyle hedef alarak, "ifade özgürlüğünü kısıtlama" gibi suçlamalar yöneltmesi, Berlin'de soğuk duş etkisi yaratmıştı. Hatta ABD yönetiminin, Almanya'da aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi başta olmak üzere, Avrupa genelindeki popülist, göçmen karşıtı ve milliyetçi partiler ile oluşumlara verdiği güçlü destek, Avrupa başkentleri ile Washington arasında gerilime yol açtı. Trump, ikinci kez başkanlığı devraldığından beri AfD ile diyaloğunu güçlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz: Engellemek için elimden geleni yapacağım<br />Bu arada AfD, son anketlerde Almanya'nın en güçlü siyasi partisi konumuna gelmiş durumda. Eylül ayında Saksonya-Anhalt ve Mecklenburg-Vorpommern'de yapılacak eyalet seçimlerinin AfD'nin zaferiyle sonuçlanması ihtimali endişeye yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Başbakan Merz, bugün yaptığı açıklamada bunun önlenebileceğine inandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, AfD'nin hükümeti kurma görevini üstlenebilecek noktaya gelmemesi için &nbsp;yoğun bir çaba gösterdiğini, söz konusu eyaletlerdeki seçmenleri iknaya çalıştığını ifade ederek, "Bunu engellemek için elimden gelen her şeyi yapacağım" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Merz, diğer bazı Avrupa ülkelerinde olduğu gibi "aşırı sağcı partileri bir koalisyon hükümetine dahil ederek kontrol altına alma yönündeki görüşlere" de katılmadığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Friedrich Merz, Almanya'nın tarihi geçmişine işaret ederek "Almanya'da aşırı sağcı bir parti hükümete girerse, bunun anlam diğer AB ülkelerinden tamamen farklı olur" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW, KNA/ DA, TY</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/friedrich-merzten-donald-trumpa-se%C3%A7imlerimize-kar%C4%B1%C5%9Fmay%C4%B1n/a-77973765</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran'da bir prostestocu daha idam edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iranda-bir-prostestocu-daha-idam-edildi-26013e3c39d69-29ce-475b-b8c7-141c06f210492026-07-16T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ İran'da bir prostestocu daha idam edildi

İran'da bir prostestocu daha idam edildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran'da Ocak ayında düzenlenen protesto gösterilerinde suç işlediği iddia edilen Mohammed Amini Dehaghani'nin İslami rejim tarafından bugün idam edildiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran haber ajansı Misan'ın haberinde, bugün idam edilen kişinin "ayaklanmalar sırasında İsfahan'da ilçe yönetimine ait bir binayı molotof kokteyli ile ateşe verdiği" belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran İnsan Hakları Direktörü Mahmood Amiry-Moghaddam, sosyal medya hesabı üzerinde yaptığı açıklamada, idam edilen kişinin "protestocu Mohammad Amini Dehaghani" olduğunu duyurdu.<br />Oslo Üniversitesi Profesörü ve insan hakları savunucusu Amiry-Moghaddam, idam edilen protestocunun yargılama sürecine ilişkin olarak çok sınırlı bilgi mevcut olduğuna işaret ederek, "Ancak, bu yıl idam edilen diğer protestocular gibi, Mohammad'ın da avukat yardımı olmaksızın, adil olmayan bir yargılama sonucunda ve zorla alınan itiraflar temelinde ölüm cezasına çarptırıldığına inanıyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün idam edilen Mohammad Amini Dehaghani ile birlikte İran'da bu yılın başından bu yana gösterilere katılan 22 protestocunun idam edildiğini aktaran Amiry-Moghaddam, ayrıca yasaklanmış muhalefet gruplarına mensup 13 kişi ile casusluk ya da yabancı devletlerle işbirliği suçlarından mahkum edilen 12 kişinin de idam edildiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD-İran çatışmaları endişeleri artırıyor<br />İnsan hakları savunucusu ayrıca ABD ile İran arasında tırmanan gerilimle birlikte İran'daki muhaliflere ilişkin endişelerinin de arttığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ateşkesin bozulması ve savaşın yeniden başlaması ile birlikte İranlı yetkililerin bu durumu siyasi tutukluların idamlarının yoğunlaştırılması için istismar edeceği konusunda derin endişe duyuyoruz" diyen Amiry-Moghaddam, "Şu anda yüzlerce siyasi tutuklu ve gösterici idam cezasıyla karşı karşıya bulunmakta ve tahminlerimize göre yaklaşık 100 kişi halihazırda idam cezasına çarptırıldı" bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahmood Amiry-Moghaddam, uluslararası toplum ve özellikle Avrupa Birliği'nin (AB), İslam Cumhuriyeti ile yapılacak her türlü diyalog veya müzakerede, idam cezası konusunda derhal moratoryum ilan edilmesini en önemli gündem maddeleri arasına alınmasını sağlamak durumunda olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen sene sonunda İran'da ekonomik sıkıntılar nedeniyle başlayan protestolar, otoriter rejime karşı kitlesel gösterilere dönüşmüştü. İslami rejim, Ocak ayında protestoları şiddet kullanarak bastırmış, güvenlik güçlerinin müdahalesinde binlerce gösterici hayatını kaybetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası Af Örgütü'ne göre geçen yıl İran'da en az 2 bin159 kişi idam edildi. Bu 1981'den bu yana bir yıl içinde kaydedilen en yüksek sayı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters, dpa/ DA, TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87randa-bir-prostestocu-daha-idam-edildi/a-77970797</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da Merz ve Merkel'i hedef alan sanatçıya soruşturma]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-merz-ve-merkeli-hedef-alan-sanatciya-sorusturma-260127d4faed2-2332-45ea-b67a-99d9f1e1fc6a2026-07-16T08:24:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da Merz ve Merkel'i hedef alan sanatçıya soruşturma

Almanya'da Merz ve Merkel'i hedef alan sanatçıya soruşturma

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da Dessau-Roßlau Savcılığı, kabare sanatçısı ve oyuncu Uwe Steimle'nın, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin bir etkinliğinde Başbakan Friedrich Merz ve eski başbakan Angela Merkel hakkında sarf ettiği sözler nedeniyle soruşturma başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma başlatıldığı bilgisini ilk olarak Spiegel bugün yayımladığı haber ile duyurdu. Savcılık da yaptığı açıklama ile bu bilgiyi doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık Sözcüsü, Ceza Kanunu'nun "suç işleme tehdidiyle kamu düzenini bozma" suçunun düzenlendiği 126'ncı maddesi uyarınca Steimle'nın sözleri hakkında soruşturma başlatıldığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözleri "şiddet fantezileri" olarak değerlendirildi<br />Steimle, hakkında savcılık soruşturması başlatılmasına yol açan sözleri aşırı sağcı AfD'nin Salı akşamı düzenlediği bir etkinlikte sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD'nin, Eylül ayında seçimlerin yapılacağı Saksonya-Anhalt eyaletinin Dessau-Roßlau kentinde düzenlediği seçim etkinliğine katılan Steimle'nın, hem eski Başbakan Angela Merkel, hem de görevdeki Başbakan Friedrich Merz hakkında sarf ettiği sözleri geniş yankı buldu. Kabare sanatçısının sözleri Alman basınında "Steimle'nın şiddet fantezileri" olarak yorumlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Steimle ne söyledi?<br />AfD'nin Saksonya-Anhalt seçimlerindeki liste başı adayı Ulrich Siegmund ve AfD'nin Eş Başkanlarından Tino Chrupalla'nın da konuşmacı olarak katıldığı etkinlikte Steimle, Merkel'i aşağılamak için, Almancada kadınlar için kullanılan "die" yerine; hayvanlar, nesneler, cansız varlıklar için kullanılan "das" tanımlığını kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Steimle ayrıca konuşmasında genç ressam Jeremie Queyras'ın, Merkel'in Başbakanlık binasındaki eski başbakanlar galerisi için hazırladığı portreye de değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uwe Steimle, Merkel'e işaret ederek, "Neden ayakta resmedilmeyi tercih etti?" dedikten sonra, kelime oyunları ile Merkel'in yakında "hapis cezasına çarptırılacağı için cezaevinde oturacağını hissettiğini" ima etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabare sanatçısı eski Başbakan için "Şu anda önce asılacak" dedi ve "Eğer tüm ipler koparsa ya da çivi kırılırsa, işte o zaman onu duvara dayarız" diyerek sözlerini sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Steimle, Başbakan Friedrich Merz'i de ağır ifadelerle hedef aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kabare sanatçısı, "Bu arada şunu da söylemem gerek: Friedrich Merz'i gördüğümde, bazen kendime şunu soruyorum: Stauffenberg, asıl ona gerçekten ihtiyaç duyulduğunda nerede?" sözleriyle, 1944 yılında Adolf Hitler'e yönelik başarısız bir suikast girişiminde bulunan Claus Schenk Graf von Stauffenberg'e atıf yaptı. Stauffenberg, Hitler'e darbe girişiminin bedelini hayatıyla ödemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sağcı AfD'li siyasetçiler Siegmund ve Chrupalla, Uwe Steimle'nın Merkel hakkındaki sözlerini alkışladılar. "Merz'in öldürülmesi için suikast girişiminde bulunacak birinin arandığı" iması etkinliğe katılanlar tarafından alkışlanırken, AfD'li iki siyasetçinin tezahüratlara katılmaması dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz ve Merkel ne düşünüyor?<br />Spiegel'a konuşan başbakanlık kaynakları, Merz'in ilkesel olarak hakaretler için şikayette bulunmadığını söyledi ve bu olayla ilgili olarak da bulunmayacağı bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde Merkel'in de suç duyurusunda bulunmayacağı belirtiliyor. Angela Merkel'in görev süresi boyunca herhangi bir suç duyurusunda bulunmadığına işaret eden sözcüsü, eski Başbakan'ın görevden ayrıldıktan sonra da bu tutumunu sürdürdüğüne dikkat çekti.</span></p><p>dpa,DW / DA,TY<br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-merz-ve-merkeli-hedef-alan-sanat%C3%A7%C4%B1ya-soru%C5%9Fturma/a-77973062</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-15-temmuz-ve-turkiyede-neler-degisti-260115459ba41-d92a-4673-a161-d38c92b320312026-07-15T09:02:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : 15 TEMMUZ VE TÜRKİYE’DE NELER DEĞİŞTİ?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye siyasetini ve toplumunu çok değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, yani 15 Temmuz 2026 itibarıyla o karanlık ve tarihi gecenin üzerinden tam <strong>10 yıl</strong> geçmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi, sosyal ve kurumsal etkilerini tarafsız, gerçekçi ve yapıcı bir perspektifle ele almak istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 10 yıllık süreçte Türkiye siyasetinde nelerin değiştiğini, nelerin geliştiğini ve bu değişimlerin madalyonunun iki yüzünü ortaya koyalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Sistem ve İttifaklar Nasıl Değişti?: </strong>15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye’nin yönetim yapısında köklü bir kırılmaya yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi:</strong> Darbe girişiminin ardından oluşan "devletin bekası" odaklı siyasi iklim, 2017 referandumu ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önünü açtı. Yürütme tek elde toplanarak hızlı karar alma mekanizması hedeflendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İttifak Siyaseti (Cumhur İttifakı):</strong> Darbe gecesi ve sonrasındaki "Yenikapı Ruhu", AK Parti ve MHP’yi kalıcı bir ortaklığa taşıdı. Bu blok, Türk siyasetinin ana belirleyicilerinden biri haline geldi ve muhalefeti de bloklaşmaya (Millet İttifakı ve sonrasındaki iş birlikleri) zorladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokrasi, Ordu ve Yargıdaki Dönüşüm: </strong>Devletin en kritik organları 15 Temmuz sonrasında adeta yeniden inşa edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Vesayetin Sonu:</strong> Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinde sivil denetim mutlak hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı, askeri okullar ve hastaneler yeniden yapılandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokratik Arınma ve Boşluklar:</strong> FETÖ yapılanmasının devletten temizlenmesi için cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiye süreci yaşandı. Ancak bu tasfiyelerin ardından boşalan kadrolara yeni grupların veya liyakat dışı yapıların yerleşip yerleşmediği tartışması siyasetin hep gündeminde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Genel Bir Değerlendirme yapayım: </strong>Bu büyük dönüşümün hem devlet mekanizması hem de toplumsal yaşam üzerinde çift taraflı etkileri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu Görülen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli İrade Bilinci:</strong> Halkın çıplak ellerle tanklara karşı durması, Türkiye'de askeri darbe dönemlerinin halk nezdinde kesin olarak kapandığını gösterdi. Demokratik meşruiyet en üst düzeyde tescillendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paralel Yapılanmalarla Mücadele:</strong> Devlet içinde illegal bir şekilde örgütlenmiş, gizli ajandası olan illegal bir yapının (FETÖ) deşifre edilmesi ve tasfiyesi devlet güvenliği açısından hayati bir adım olarak görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayiindeki Atılım:</strong> Güvenlik politikalarındaki "kendi kendine yetebilme" ihtiyacı, yerli savunma sanayii projelerine (İHA/SİHA'lar, askeri teknolojiler) muazzam bir ivme kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz/Eleştirilen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçler Ayrılığı ve Kurumsallık:</strong> Yeni sistemle birlikte denetleme ve dengeleme mekanizmalarının zayıfladığı, Meclis’in ve yargının bağımsızlığının zedelendiği yönündeki eleştiriler her zaman sıcaklığını korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kutuplaşma:</strong> Güvenlikçi politikaların ve "beka" söyleminin yoğun kullanımı, siyasi arenadaki kutuplaşmayı derinleştirdi. Farklı sesler zaman zaman "milli güvenlik" parantezine alınarak sınırlandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KHK Sorunu ve Hukuki Tartışmalar:</strong> Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan KHK’lar ile işten çıkarmalar ve geniş çaplı adli işlemler, kurunun yanında yaşın da yanıp yanmadığına dair ciddi adalet ve toplumsal barış tartışmalarını beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle Şu anda Neredeyiz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye'de <strong>"güvenlik ve istikrar"</strong> arayışını her şeyin önüne koydu. Devlet, sınır ötesi operasyonlardan iç güvenlik operasyonlarına kadar daha proaktif ve sert bir güce kavuştu. Ancak bu süreçte <strong>"özgürlük, adalet ve liyakat"</strong> gibi demokrasinin taşıyıcı sütunlarında yaşanan aşınmalar, bugün de siyasetin en çok çözmeye çalıştığı düğümler olarak önümüzde duruyor. KAMUDA ŞEFFAFLAŞMAK LAZIM. "Şeffaflaşmak" ve "kamu denetimine açık olmak" aslında bir devletin vatandaşına duyduğu saygının en temel göstergesidir. Devlet, kapalı kapılar ardında değil, camdan bir odada yönetildiğinde vatandaş devletine güvenir. Güvenin olduğu yerde de ne kutuplaşma kalır ne de "acaba hakkım yeniyor mu?" kaygısı. <strong>"Ayrıcalıkları ortadan kaldırıp herkesi eşit potada değerlendirmek lazım."</strong> Bu ilke, aslında bir toplumun çimentosudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede sınav birincisi mülakatta eleniyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ihalenin kime gideceği önceden kestirilebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet, kişinin arkasındaki güce veya referansa göre esneyebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">orada ne toplumsal barışı sağlayabiliriz ne de nitelikli insanımızı ülkede tutabiliriz. Gençlerin en büyük kırgınlığı da tam olarak burada başlıyor; emeğinin, bilgisinin ve liyakatinin önüne geçen o görünmez "ayrıcalık duvarları" can acıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Temmuz gibi büyük bir travmanın ardından devletin refleks olarak güvenliği öncelemesi anlaşılabilir bir durumdu. Ancak aradan geçen 10 yılda gördük ki, kalıcı huzur ve gerçek bir "milli birlik" ancak herkesin hukuk önünde, fırsat eşitliğinde ve liyakatte eşitlendiğini hissettiği bir <strong>"ortak vatandaşlık bilinciyle"</strong> kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de hastalık yayılıyor: En az 34 eyalette yaklaşık 7 bin kişi etkilendi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-hastalik-yayiliyor-en-az-34-eyalette-yaklasik-7-bin-kisi-etkilendi-26010aaa979a3-003e-42a0-9d91-21a85a6758be2026-07-15T08:45:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de hastalık yayılıyor: En az 34 eyalette yaklaşık 7 bin kişi etkilendi

ABD'de hastalık yayılıyor: En az 34 eyalette yaklaşık 7 bin kişi etkilendi

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'de kontamine gıdadan kaynaklanarak şiddetli ishale neden olan bir hastalık sebebiyle uyarı yayımlandı.<br />Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezinin (CDC) internet sitesinde yayımlanan uyarıda, 'en az 34 eyalette yaklaşık 7 bin kişinin 'siklosporiyazis' hastalığına yakalanmış olabileceği belirtildi.<br />Ülke genelinde 1645 vakanın doğrulandığı kaydedilen uyarıda, 5 bin 100 şüpheli vakanın halen incelendiği, mayıs ayından bu yana 'siklosporiyazis' nedeniyle 141 kişinin hastaneye kaldırıldığına işaret edilen uyarıda, şu ana kadar hastalık nedeniyle hayatını kaybeden olmadığı ifade edildi.<br />Ülkede, salgının kaynağı olarak belirli bir gıda ürünü, restoran, market veya dağıtıcı henüz tespit edilemedi.<br />Siklosporiyazis nedir?<br />Siklosporiyazis, kirli su veya insan dışkısı bulaşmasını içeren uygunsuz gıda işleme yöntemleri yoluyla özellikle çiğ tüketilen sebze ve meyve ürünleri gibi gıdalarla bulaşabilen mikroskobik bir parazit olan 'Cyclospora' kaynaklı bir hastalık olarak biliniyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260715/abdde-hastalik-yayiliyor-en-az-34-eyalette-yaklasik-7-bin-kisi-etkilendi-1107255607.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ahmedinejad'ın basın sözcüsü Sputnik Türkiye'de açıkladı: 'Önce öldürüldüğü, sonra da hapiste olduğu yalanını yaydılar']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ahmedinejadin-basin-sozcusu-sputnik-turkiyede-acikladi-once-olduruldugu-sonra-da-hapiste-oldugu-yalanini-yaydilar-26009f19ececa-2440-485d-9413-8406d759b9cf2026-07-15T08:41:00+03:00HABER MERKEZİ Ahmedinejad'ın basın sözcüsü Sputnik Türkiye'de açıkladı: 'Önce öldürüldüğü, sonra da hapiste olduğu yalanını yaydılar'

Ahmedinejad'ın basın sözcüsü Sputnik Türkiye'de açıkladı: 'Önce öldürüldüğü, sonra da hapiste olduğu yalanını yaydılar'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'ın ofisi, New York Times'ta yayımlanan ve Ahmedinejad'ın ev hapsinde bulunduğunu öne süren haberlere ilişkin yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, söz konusu iddiaların "tamamen asılsız" olduğu belirtilerek, gazetenin kamuoyunu yanıltmaya yönelik yayın yaptığı savunuldu.<br />'Önce ölüm iddiası, şimdi ev hapsi yalan'<br />Açıklamada, New York Times'ın Ahmedinejad hakkında daha önce de gerçeği yansıtmayan haberler yayımladığına dikkat çekildi. Ofis, gazetenin yaklaşık bir ay önce Ahmedinejad'ın hayatını kaybettiğini öne süren haberlerinin de doğru çıkmadığını hatırlatarak, son olarak ortaya atılan "ev hapsi" iddiasının da aynı şekilde gerçek dışı olduğunu vurguladı.<br />Basın sözcüsünden Sputnik'e özel açıklama<br />Ahmedinejad'ın basın sözcüsü, Sputnik'e yaptığı özel açıklamada New York Times'ın haberlerini hedef aldı.<br />Sözcü, "New York Times'in, Sayın Ahmedinejad'ın bir saldırıda yaralandığı iddiasını artaya attığını ve bu iddiayla birlikte başka yalanlar da söylediğini hatırlıyor musunuz? Önce öldürüldüğü, sonra da hapiste olduğu yalanını yaydılar.'" ifadelerini kullanarak, gazetenin son dönemde Ahmedinejad hakkında peş peşe gerçeği yansıtmayan haberler yayımladığını öne sürdü.<br />En son Hamaney'in cenazesine katıldığı görüntülenmişti<br />Ahmedinejad cephesi, New York Times'ın ortaya attığı iddiaların son gelişmelerle de çeliştiğini savundu. Açıklamada, Ahmedinejad'ın geçtiğimiz hafta düzenlenen eski İran lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze törenine bizzat katıldığı ve devlet medyası tarafından yayımlanan görüntülerde açık şekilde yer aldığına dikkat çekildi. Böylece, bir süre önce ortaya atılan "öldürüldü" iddiasının ardından bu kez gündeme getirilen "ev hapsinde" olduğu yönündeki haberlerin de gerçeği yansıtmadığı mesajı verildi. Ahmedinejad'ın cenaze törenindeki görüntüleri, uluslararası basında ve sosyal medyada da geniş şekilde paylaşıldı.<br />'Psikolojik savaş yürütülüyor'<br />Ahmedinejad'ın ofisinin açıklamasında, New York Times'ın ilk olarak 20 Mayıs'ta yayımladığı haberin, İran'a yönelik askeri tehditler nedeniyle oluşan siyasi atmosferden yararlanmayı amaçladığı öne sürüldü.<br />Açıklamada, gazetenin Ahmedinejad'ın kamuoyundaki popülerliğini kullanarak İran halkına karşı psikolojik savaş yürüttüğü belirtilirken, yayımlanan haberlerin güvenilirlikten uzak olduğu ve kamuoyu tarafından ciddiye alınmadığı ifade edildi.<br />'55 gün sonra aynı iddiaları yeniden gündeme taşıdı'<br />Ofis açıklamasında, New York Times'ın yaklaşık 55 gün sonra benzer iddiaları yeniden gündeme getirdiği belirtilerek, gazetenin daha önce ortaya attığı haberleri yeni unsurlarla desteklemeye çalıştığı ileri sürüldü.<br />Açıklamada, ev hapsi iddiasının hiçbir dayanağının bulunmadığı savunulurken, gazetenin gerçek dışı haberler yayımladığı öne sürüldü.<br />'Ahmedinejad görevlerinin başında'<br />Ahmedinejad'ın ofisi, İran'ın mevcut hassas siyasi koşulları nedeniyle daha önce söz konusu haberlere yanıt vermeyi gerekli görmediklerini belirtti.<br />Yapılan açıklamada, "New York Times'ın ve bu iddiaların yayılmasına katkı sağlayan çevrelerin tüm iddialarını kategorik olarak reddediyoruz" denildi.<br />Ayrıca, Mahmud Ahmedinejad'ın çalışmalarını sürdürdüğü belirtilerek, "Halkımıza, Sayın Ahmedinejad'ın her zamanki gibi kararlılıkla güncel görevleriyle meşgul olduğunu ve İran halkına hizmet etmeye devam ettiğini bildiriyoruz" ifadelerine yer verildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260714/ahmedinejadin-basin-sozcusu-sputnike-acikladi-once-olduruldugu-sonra-da-hapiste-oldugu-yalanini-1107236865.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Lavrov: Avrupa, Alaska anlaşmasını bozmaya çalışıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/lavrov-avrupa-alaska-anlasmasini-bozmaya-calisiyor-2600839190911-845e-4914-800e-db88e029099c2026-07-15T08:38:00+03:00HABER MERKEZİ Lavrov: Avrupa, Alaska anlaşmasını bozmaya çalışıyor

Lavrov: Avrupa, Alaska anlaşmasını bozmaya çalışıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Çad Dışişleri Bakanı Abdoulaye Sabre Fadoul ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından düzenlenen basın toplantısında yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />“Ukrayna kriziyle ilgili son gelişmelere ve Avrupalıların, Rusya ile ABD arasındaki mevcut anlaşmaları sabote etmek amacıyla giriştiği yeni oyunlara dair değerlendirmelerimizi paylaştık. Ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de defalarca vurguladığı gibi, eğer anlaşmalara uyulmazsa, Haziran 2024'te Dışişleri Bakanlığındaki konuşmasında net bir şekilde ortaya koyduğu hedeflere nasıl ulaşacağımızı çok iyi biliyoruz.”<br />Lavrov'un basın toplantısında öne çıkan diğer açıklamaları:<br />Ukrayna rejimi artık korsanlığı da aşarak doğrudan teröre başvuruyor.<br />Ukrayna, Türkiye'ye uzanan Mavi Akım doğalgaz bor hattı altyapısına düzenli olarak terör saldırıları gerçekleştiriyor; Moskova bu konuda Ankara'dan sert bir tepki bekliyor.<br />Trump'ın “Alaska anlaşmalarının artık geçerli olmadığını” ya da bunların “tarihe gömüldüğünü” söylediği yok; bunu iddia edenler Avrupa ve Kiev yönetimi.<br />Rusya, her şeye rağmen Afrika ülkelerine yönelik gıda tedariki yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edecek.<br />Batı, Ukraynalı militanları kullanarak Rusya'nın Sahra-Sahel bölgesindeki ülkelerle olan ilişkilerini bozmaya çalışıyor.<br />Rusya, Sahel ülkelerinin ulusal silahlı kuvvetlerinin savaş kabiliyetini artırmasına ve askeri personelinin eğitilmesine yardımcı olmayı sürdürecek.<br />Çad Cumhurbaşkanı, üçüncü Rusya-Afrika Zirvesi'ne bizzat katılacak.<br />Rusya ile Afrika arasında terörle mücadele alanındaki işbirliğinin önemi, sonbaharda yapılacak zirvede bir kez daha resmen tescillenecek.<br />İran'a yönelik saldırılar, çözüm kapılarını tamamen kapatıyor.</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260714/lavrov-avrupa-alaska-anlasmasini-bozmaya-calisiyor-1107243655.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de yaşamını yitiren Senatör Graham'ın yerine kız kardeşi atandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-yasamini-yitiren-senator-grahamin-yerine-kiz-kardesi-atandi-2600788d83f6b-df6a-48d2-b101-229716db0f432026-07-15T08:30:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de yaşamını yitiren Senatör Graham'ın yerine kız kardeşi atandı

ABD'de yaşamını yitiren Senatör Graham'ın yerine kız kardeşi atandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhuriyetçi Vali McMaster, düzenlediği basın toplantısında, yasalar gereği eyaleti temsil edecek ismi belirleme yetkisine sahip olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vali, bu çerçevede yaşamını yitiren Cumhuriyetçi Senatör Graham'ın yerine, ocak ayında dolacak görev süresini tamamlamak üzere Graham'ın kız kardeşi Nordone'u atadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eyaletin diğer Cumhuriyetçi Senatörü Tim Scott da bu atamaya tam destek verdiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yemin ederek göreve başlaması beklenen 62 yaşındaki&nbsp;<strong>Darline Graham Nordone</strong>, Güney Carolina tarihinin federal düzeyde ilk kadın senatörü unvanını alacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Trump’tan Lindsey Graham'a övgü</span></h2><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Beyaz Saray'da konuya ilişkin gazetecilere açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Trump ise hayatını kaybeden Senatör Graham'ı "harika bir insan" ve "herkesin dostu" şeklinde nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Graham’ın vefatından kısa süre önce kendisini aradığını belirten Trump, "Ukrayna ziyaretinden döndükten sonra sadece selam vermek için aramıştı. Keyfi yerindeydi ancak biraz yorgun olduğunu söylemişti. Sonrasında bu korkunç olay yaşandı. İnanması çok güç." dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260714/abdde-yasamini-yitiren-senator-grahamin-yerine-kiz-kardesi-atandi-1107233555.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sputnik Analizi: Lindsey Graham'ın ölümü, jeopolitik kırılma ve Tahran'ın tepkisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sputnik-analizi-lindsey-grahamin-olumu-jeopolitik-kirilma-ve-tahranin-tepkisi-260064b9df925-8d7f-4985-933a-9283815554b32026-07-15T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ Sputnik Analizi: Lindsey Graham'ın ölümü, jeopolitik kırılma ve Tahran'ın tepkisi

Sputnik Analizi: Lindsey Graham'ın ölümü, jeopolitik kırılma ve Tahran'ın tepkisi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'li Cumhuriyetçi Senatör&nbsp;<strong>Lindsey Graham'ın</strong>&nbsp;71 yaşında ani ölümü, küresel siyasetteki derin çelişkileri ortaya çıkardı. Son günlerde belki de hiçbir olay, Washington ile Tahran arasındaki uçurumu, senatörün ölümüne verilen kutuplaşmış tepkiler kadar açık bir şekilde göstermemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2002'den beri&nbsp;</strong>Senato'da görev yapan Graham, ABD dış politikasında en etkili isimlerden biriydi. İran konusundaki tutumu tavizsizdi, kendisi sürekli ‘azami baskı’ politikasını savundu,&nbsp;<strong>sert ekonomik yaptırımlar</strong>&nbsp;için bastırdı ve&nbsp;<strong>askeri seçenekleri&nbsp;</strong>de dışlamadı. Graham,&nbsp;<strong>Tahran'a&nbsp;</strong>karşı sert yaklaşımın başlıca ideologlarından biriydi ve ölümünden sadece birkaç gün önce İran medyası, kafasının hedef tahtasında olduğu görüntüleri yayınlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda ABD’li senatör, sert İran karşıtı söylemlerinin yanı sıra&nbsp;<strong>Ukrayna'ya&nbsp;</strong>aktif destek veriyor ve Rusya'ya yönelik&nbsp;<strong>yaptırımları&nbsp;</strong>teşvik ediyordu, yani Washington'ın tüm önemli rakiplerine sürekli olarak düşmanca bir tavır sergileyen bir şahsiyetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İran Dışişleri Bakanlığı'nın</strong>&nbsp;açıklaması ve devlet televizyonunun sert tepkisi, hesaplanmış bir siyasi gösteri gibi görünüyor. Tahran, İran'a karşı on yıllarca süren düşmanlık üzerine kariyerini kurmuş bir adamın ölümünün göz ardı edilmeyeceğine işaret ediyor. Aynı zamanda, İran diplomasisi ölçülü söylemini koruyarak ‘adaletten’ bahsediyor ve açıkça sevinç gösterilerinden kaçınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Graham aramızdan ayrılsa da, yarattığı İran karşıtı yaptırımların mimarisi ve ‘azami baskı’ politikası varlığını sürdürüyor. Tek soru, Washington'da yeni ve aynı derecede tutarlı bir ‘şahinin’ ortaya çıkıp çıkmayacağı, yoksa Graham'ın ölümünün Amerika'nın Tahran'a yaklaşımını yeniden anlamlandırma anı olup olmayacağıdır. ABD'li senatörün kişiliği sonsuza kadar&nbsp;<strong>uzlaşmaz bir yüzleşmenin</strong>&nbsp;sembolü olarak kalacak, aramızdan ayrılışı ise yalnızca Batı ile İran arasındaki jeopolitik kırığı daha da genişletmiş oldu.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260714/sputnik-analizi-lindsey-grahamin-olumu-jeopolitik-kirilma-ve-tahranin-tepkisi-1107227770.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-dernek-vakif-medya-yardim-ve-bagis-toplama-25997f94ca2cd-a4ea-46bf-9b9f-7125c6c7a5462026-07-14T17:40:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : DERNEK, VAKIF, MEDYA YARDIM VE BAĞIŞ TOPLAMA

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye siyasetini ve toplumunu çok değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün, yani 15 Temmuz 2026 itibarıyla o karanlık ve tarihi gecenin üzerinden tam&nbsp;<strong>10 yıl</strong>&nbsp;geçmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük dönüm noktalarından biri olan 15 Temmuz darbe girişiminin siyasi, sosyal ve kurumsal etkilerini tarafsız, gerçekçi ve yapıcı bir perspektifle ele almak istiyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu 10 yıllık süreçte Türkiye siyasetinde nelerin değiştiğini, nelerin geliştiğini ve bu değişimlerin madalyonunun iki yüzünü ortaya koyalım.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Sistem ve İttifaklar Nasıl Değişti?:&nbsp;</strong>15 Temmuz gecesi yaşananlar, Türkiye’nin yönetim yapısında köklü bir kırılmaya yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi:</strong>&nbsp;Darbe girişiminin ardından oluşan "devletin bekası" odaklı siyasi iklim, 2017 referandumu ile parlamenter sistemden Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin önünü açtı. Yürütme tek elde toplanarak hızlı karar alma mekanizması hedeflendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İttifak Siyaseti (Cumhur İttifakı):</strong>&nbsp;Darbe gecesi ve sonrasındaki "Yenikapı Ruhu", AK Parti ve MHP’yi kalıcı bir ortaklığa taşıdı. Bu blok, Türk siyasetinin ana belirleyicilerinden biri haline geldi ve muhalefeti de bloklaşmaya (Millet İttifakı ve sonrasındaki iş birlikleri) zorladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokrasi, Ordu ve Yargıdaki Dönüşüm:&nbsp;</strong>Devletin en kritik organları 15 Temmuz sonrasında adeta yeniden inşa edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Askeri Vesayetin Sonu:</strong>&nbsp;Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) üzerinde sivil denetim mutlak hale getirildi. Genelkurmay Başkanlığı Milli Savunma Bakanlığı’na bağlandı, askeri okullar ve hastaneler yeniden yapılandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bürokratik Arınma ve Boşluklar:</strong>&nbsp;FETÖ yapılanmasının devletten temizlenmesi için cumhuriyet tarihinin en büyük tasfiye süreci yaşandı. Ancak bu tasfiyelerin ardından boşalan kadrolara yeni grupların veya liyakat dışı yapıların yerleşip yerleşmediği tartışması siyasetin hep gündeminde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu ve Olumsuz Yönleriyle Genel Bir Değerlendirme yapayım:&nbsp;</strong>Bu büyük dönüşümün hem devlet mekanizması hem de toplumsal yaşam üzerinde çift taraflı etkileri oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumlu Görülen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Milli İrade Bilinci:</strong>&nbsp;Halkın çıplak ellerle tanklara karşı durması, Türkiye'de askeri darbe dönemlerinin halk nezdinde kesin olarak kapandığını gösterdi. Demokratik meşruiyet en üst düzeyde tescillendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Paralel Yapılanmalarla Mücadele:</strong>&nbsp;Devlet içinde illegal bir şekilde örgütlenmiş, gizli ajandası olan illegal bir yapının (FETÖ) deşifre edilmesi ve tasfiyesi devlet güvenliği açısından hayati bir adım olarak görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayiindeki Atılım:</strong>&nbsp;Güvenlik politikalarındaki "kendi kendine yetebilme" ihtiyacı, yerli savunma sanayii projelerine (İHA/SİHA'lar, askeri teknolojiler) muazzam bir ivme kazandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz/Eleştirilen Gelişmeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçler Ayrılığı ve Kurumsallık:</strong>&nbsp;Yeni sistemle birlikte denetleme ve dengeleme mekanizmalarının zayıfladığı, Meclis’in ve yargının bağımsızlığının zedelendiği yönündeki eleştiriler her zaman sıcaklığını korudu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Kutuplaşma:</strong>&nbsp;Güvenlikçi politikaların ve "beka" söyleminin yoğun kullanımı, siyasi arenadaki kutuplaşmayı derinleştirdi. Farklı sesler zaman zaman "milli güvenlik" parantezine alınarak sınırlandırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KHK Sorunu ve Hukuki Tartışmalar:</strong>&nbsp;Olağanüstü Hal (OHAL) döneminde çıkarılan KHK’lar ile işten çıkarmalar ve geniş çaplı adli işlemler, kurunun yanında yaşın da yanıp yanmadığına dair ciddi adalet ve toplumsal barış tartışmalarını beraberinde getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle Şu anda Neredeyiz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli kardeşlerim, 15 Temmuz Türkiye'de&nbsp;<strong>"güvenlik ve istikrar"</strong>&nbsp;arayışını her şeyin önüne koydu. Devlet, sınır ötesi operasyonlardan iç güvenlik operasyonlarına kadar daha proaktif ve sert bir güce kavuştu. Ancak bu süreçte&nbsp;<strong>"özgürlük, adalet ve liyakat"</strong>&nbsp;gibi demokrasinin taşıyıcı sütunlarında yaşanan aşınmalar, bugün de siyasetin en çok çözmeye çalıştığı düğümler olarak önümüzde duruyor. KAMUDA ŞEFFAFLAŞMAK LAZIM. "Şeffaflaşmak" ve "kamu denetimine açık olmak" aslında bir devletin vatandaşına duyduğu saygının en temel göstergesidir. Devlet, kapalı kapılar ardında değil, camdan bir odada yönetildiğinde vatandaş devletine güvenir. Güvenin olduğu yerde de ne kutuplaşma kalır ne de "acaba hakkım yeniyor mu?" kaygısı.&nbsp;<strong>"Ayrıcalıkları ortadan kaldırıp herkesi eşit potada değerlendirmek lazım."</strong>&nbsp;Bu ilke, aslında bir toplumun çimentosudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ülkede sınav birincisi mülakatta eleniyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer bir ihalenin kime gideceği önceden kestirilebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer adalet, kişinin arkasındaki güce veya referansa göre esneyebiliyorsa,</span></p><p><span style="font-size:18px">orada ne toplumsal barışı sağlayabiliriz ne de nitelikli insanımızı ülkede tutabiliriz. Gençlerin en büyük kırgınlığı da tam olarak burada başlıyor; emeğinin, bilgisinin ve liyakatinin önüne geçen o görünmez "ayrıcalık duvarları" can acıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">15 Temmuz gibi büyük bir travmanın ardından devletin refleks olarak güvenliği öncelemesi anlaşılabilir bir durumdu. Ancak aradan geçen 10 yılda gördük ki, kalıcı huzur ve gerçek bir "milli birlik" ancak herkesin hukuk önünde, fırsat eşitliğinde ve liyakatte eşitlendiğini hissettiği bir&nbsp;<strong>"ortak vatandaşlık bilinciyle"</strong>&nbsp;kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Marco Rubio'dan UCM'ye karşı kampanya: 'ABD'nin egemenliğine tehdit']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/marco-rubiodan-ucmye-karsi-kampanya-abdnin-egemenligine-tehdit-26005d0741434-4dd1-438e-8d8a-345fc291e98c2026-07-14T17:09:00+03:00HABER MERKEZİ Marco Rubio'dan UCM'ye karşı kampanya: 'ABD'nin egemenliğine tehdit'

Marco Rubio'dan UCM'ye karşı kampanya: 'ABD'nin egemenliğine tehdit'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) etkisini zayıflatmayı amaçlayan ve yeni yaptırımlar ile başka önlemleri de içerebilecek kapsamlı bir kampanya başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">X'te paylaştığı bir video ve The Wall Street Journal'da yayımlanan kapsamlı bir görüş yazısında Rubio, UCM'yi "ortadan kaldırma" sözü verirken, mahkemenin "ABD'nin egemenliği için kabul edilemez bir tehdit" oluşturduğunu öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio, videoda, "UCM ve destekçileri ülkemize karşı savaş yürütüyor. Bunu kurşunlar ya da füzelerle değil, tüzükler, anlaşmalar ve sözde uluslararası hukukun gücüyle yapıyorlar," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio ayrıca, UCM'nin "ABD'nin siyasi ve hukuki sisteminin her yönünü tehdit ettiğini" savunarak, mahkemenin yalnızca "bir ülkenin yargı organlarının yetersiz kaldığı durumlarda en ağır suçları kovuşturmakla görevli sınırlı bir son çare mekanizması" olmaktan çıktığını ileri sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada, başlatılan kampanyanın "UCM'nin faaliyet yürütme, Amerikalı askerleri veya yetkilileri hedef alma ya da ABD'nin egemenliğini başka şekillerde tehdit etme kapasitesini sistematik biçimde ortadan kaldıracağını" belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, mahkemenin "ABD'nin ulusal çıkarları doğrultusunda görev yapan Amerikalı askerler ve yetkililer hakkında dava açma ve hatta onları hapse gönderme yetkisine sahip olduğunu iddia ettiği" ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Amerikalılar bunu hiçbir zaman kabul etmedi. UCM'nin kuruluş anlaşmasının onaylanmasından bu yana görev yapan tüm ABD başkanları, mahkemenin Amerikan vatandaşları üzerinde yargı yetkisi bulunmadığını savundu," denilen açıklamada, bu görüş yinelendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Hiçbir diplomatik seçenek masadan kalkmış değil'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu adım, Donald Trump yönetiminin daha önce yaptırım uyguladığı Lahey merkezli kurumu uluslararası alanda yalnızlaştırmaya yönelik ABD girişimlerinin önemli ölçüde sertleştiğine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD daha önce, çıkarlarını tehdit ettiğini düşündüğü mahkeme yetkililerine yönelik bireysel yaptırımlar uygulamıştı. Ancak kimliğinin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisine göre, yeni "tüm devlet kurumlarını kapsayan" kampanya kapsamında diğer ülkelere de UCM'den çekilmeleri ve mahkemeye sağladıkları mali desteği kesmeleri yönünde baskı yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, "UCM'nin Amerikalılar açısından oluşturduğu tehdidi ortadan kaldırmaya yönelik kampanyada hiçbir diplomatik seçenek masadan kalkmış değil," ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamaya göre, ABD yönetiminin atmayı planladığı adımlar arasında, "ABD'den yardım almaya devam ederken UCM'nin temelsiz yetki iddiasını reddetmeyen ülkelere yönelik inceleme ve denetimin artırılması" da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık ayrıca, "ABD kolluk kuvvetleri ve ordusuyla iş birliği yapan ülkelere", UCM'nin Amerikalı yetkililer ve askerler hakkında yargı yetkisi bulunduğu yönündeki "iddia edilen yetkisini" reddetmeleri çağrısında bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Uluslararası hukuk çevrelerinden tepki</span></h2><p><span style="font-size:18px">Açıklama, uluslararası hukuk uzmanlarının tepkisini çekti. İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (Human Rights Watch) eski İcra Direktörü Kenneth Roth, X hesabından yaptığı paylaşımda, Trump yönetiminin "Uluslararası Ceza Mahkemesi'ne taraf olan devletlerin topraklarında dahi savaş suçlarını cezasız şekilde işleyebilmek istediğini" öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Roth, "Rubio, ABD'nin yurt dışında işlediği savaş suçlarının cezasız kalmasını sağlama arayışını ulusal egemenlik söylemiyle meşrulaştırmaya çalışıyor. Bu yaklaşım, diğer devletlerin kendi topraklarında işlenen suçlar için UCM'yi devreye sokma yönündeki egemenlik hakkını görmezden geliyor," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rubio'nun, "UCM istediği her yerde ve keyfi biçimde harekete geçiyormuş gibi bir izlenim verdiğini" belirten Roth, "Oysa mahkeme yalnızca kendisini davet eden devletlerin topraklarında işlenen suçlarla ilgili işlem yapabiliyor," değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">UCM, yalnızca mahkemeyi kuran 2002 tarihli Roma Statüsü'ne taraf devletlerin topraklarında işlenen suçları soruşturma yetkisine sahip bulunuyor. Mahkeme bugüne kadar ABD topraklarında işlendiği iddia edilen suçlarla ilgili herhangi bir soruşturma başlatmadı. ABD ise Roma Statüsü'nü onaylamış değil.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/07/14/marco-rubiodan-ucmye-karsi-kampanya-abdnin-egemenligine-tehdit</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'de yolculara yeni haklar geliyor: Uçuş gecikirse tazminat]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abde-yolculara-yeni-haklar-geliyor-ucus-gecikirse-tazminat-26004a48ee38d-575e-4033-907f-962d7ff89a022026-07-14T16:04:00+03:00HABER MERKEZİ AB'de yolculara yeni haklar geliyor: Uçuş gecikirse tazminat

AB'de yolculara yeni haklar geliyor: Uçuş gecikirse tazminat

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nin (AB) uçak ile yolculuk edenlerin haklarını yeniden düzenleyen reformu, 13 yılı aşkın müzakerelerin ardından son AB üyesi ülkelerin bakanları tarafından onaylandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkeler arasında tazminatların miktarı konusunda uzun süre anlaşmazlık yaşanmıştı. AB ülkeleri başlangıçta, yolcuların tazminat alabilmesi için gecikmenin dört saate çıkarılması ve ödenen tutarların düşürülmesini istemişti. Ancak müzakereler sonunda koşullar büyük ölçüde aynı kaldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolcular, uçuşları en az üç saat gecikirse tazminat hakkına sahip olmaya devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolculara ödenecek tazminat tutarları ne kadar olacak?<br />Mesafeye göre kademelendirilen tazminatlar şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bin 500 kilometreye kadar olan uçuşlarda 250 euro,</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;- 3 bin 500 kilometreye kadar ve AB içi uçuşlarda 400 euro,</span></p><p><span style="font-size:18px">- 3 bin 500 kilometreden uzun ve AB dışına gerçekleşen uçuşlarda ise 600 euro ödenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eşikler, uçuşun tamamen iptal edilmesi durumunda da geçerli olacak ancak bu durumda, iptalin kalkıştan en az 14 gün önce bildirilmemiş olması şartı aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tazminat için diğer koşullar neler?<br />Tazminat için gecikme veya iptalden havayolu sorumlu olacak. Yeni düzenlemeyle birlikte havayollarının sorumlu tutulamayacağı "olağanüstü koşullar" da listelenecek: Örneğin sorun çıkaran yolcular, hava koşulları, doğal afetler veya havalimanı ile yer hizmetleri sağlayıcılarının grevlerbu kapsamda sayılacak. Ancak havayolu, bu koşulların aksaklığa doğrudan neden olduğunu kanıtlamak zorunda kalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havayolu şirketleri, yolculuğun sona ermesinden itibaren 96 saat içinde yolcuları hakları ve bu hakları nasıl kullanabilecekleri konusunda bilgilendirmek zorunda olacak. Yolcuların bu hakları talep etmek için dokuz ay süresi olacak. Ardından havayolu, 30 takvim günü içinde ödemeyi yapmak ya da tazminat ödemeyeceğinin gerekçesini yolcuya bildirmek zorunda kalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Yolcu Hakları Mührü geliyor<br />AB'nin hedefi, mağdurların tazminat başvurusunu kolaylaştırmak ve daha fazla kişinin haklarını kullanmasını sağlamak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan böyle ayrıca havayollarının AB kurallarına tabi olduklarını gösterebilecekleri gönüllü bir "AB Yolcu Hakları Mührü" de oluşturulacak.<br />14 yaşından küçük çocuklar koltuk rezervasyonu yapmayacak<br />14 yaşından küçük çocuklar, ebeveynlerinin yanında oturabilmek için koltuk rezervasyon ücreti ödemek zorunda kalmayacak. Bu hak, hamile yolcular ile hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular ve refakatçiler için de geçerli olacak. Havayolları ayrıca biletlerdekiisim yazım hatalarını ücretsiz düzeltmek ve check-in yapmış yolculara ek ücret almadan biniş kartı çıktısı vermek zorunda kalacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havayolu şirketleri, fiyat karşılaştırmasını kolaylaştırmak amacıyla bundan böyle standart olarak el bagajı dahil fiyatı göstermek zorunda olacak. Buna rağmen havayolları, büyük sırt çantasından gönüllü olarak feragat eden yolculara daha uygun fiyatlı biletler sunmaya devam edebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rezervasyonundan farklı olarak daha düşük bir uçuş sınıfında seyahat etmek zorunda kalan (downgrade) yolcular, ödedikleri tutarın bir kısmını 14 gün içinde otomatik olarak geri alacak. Tutarın miktarı, kişisel bilet fiyatına ve mesafeye göre belirlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aksaklık durumunda yolcuların hangi haklara sahip olduğu da bundan sonra daha net ifade edilecek: İki saatlik bekleme sonrası ikram, üç saat sonra yemek, sonrasında her beş saatte bir yemek (günde en fazla üç öğün) verilecek. Yolcular ayrıca internet erişimi ve en az iki telefon görüşmesi hakkına da sahip olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gidiş-dönüş bileti birlikte alıp gidiş uçuşunu veya bir kısmını kullanmayan (no-show) yolcular, buna rağmen dönüş uçuşuna binebilecek ve bunun için ek ücret talep edilemeyecek. Uygulamada uçuşları birlikte satın almak bazen daha ucuz olabiliyor ve yolcular bu yüzden bilinçli olarak bir kısmını kullanmıyor ya da istemeden bir uçuşu kaçırabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alternatif ulaşımda haklar neler olacak?<br />Konaklamanın gerekli olduğu durumlarda yolcular ücretsiz olarak otele yerleştirilecek ve havalimanı ile konaklama yeri arasında ücretsiz taşınacak. Havayolu bu desteği sağlamazsa, yolcular kendileri uygun çözümler bulabilecek ve sonradan geri ödeme talep edebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolcular, sorun yaşanması durumunda çoğu zaman başka bir şekilde taşınma hakkına da sahip olacak. Bu, varış noktasına yakın başka bir havalimanına, farklı bir güzergâha, başka bir havayoluyla ya da örneğin trenle taşınma şeklinde de olabilecek. Ancak seyahat koşullarının karşılaştırılabilir olması gerekecek: Yani örneğin direkt uçuş rezervasyonu yapmış yolcular, birden fazla aktarmalı uçuşa binmeye zorlanamayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Havayolu, yolculara üç saat içinde uygun bir alternatif sunmak zorunda olacak. Aksi halde yolcular kendi ulaşımlarını kendileri organize edebilecek. Havayolu şirketi bu durumda en fazla orijinal bilet fiyatının dört katını geri ödemek zorunda olacak. Şu ana kadar bu tutar için sabit bir üst sınır bulunmuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni kurallar nerede ve ne zaman geçerli olacak?<br />Yeni kurallar, havayolu şirketinden bağımsız olarak AB içinde kalkan tüm uçuşlar için geçerli olacak. Uçuş AB dışından kalkıp AB'ye inerse, yeni kurallar yalnızca uçuşu gerçekleştiren havayolunun merkezinin AB'de olması durumunda uygulanacak. Yeni kurallar yürürlüğe girdiğinde havayolu şirketlerine bunları uygulamaları için önce 12 ay süre tanınacak. Yolcular için yeni hakların muhtemelen 2027'nin ortasından itibaren geçerli olması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolcu hakları reformundan bağımsız olarak, AB Parlamentosu ve üye ülkeler, seyahat haklarının uygulanmasına ilişkin değişiklikler konusunda Haziran ayında anlaşmaya varmıştı. Bu değişikliklerin hâlâ resmi olarak onaylanması gerekiyor. Ancak AB Konseyi'ne göre, bunların da yolcu hakları reformuyla aynı zamanda yürürlüğe girmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda öngörülenler arasında, yolcuların tazminat veya geri ödeme talebinde bulunabileceği standart bir form da yer alıyor. Bundan böyle şu husus da netleşecek: Bir uçuş iptal edildiğinde, ödenen ücret tam olarak iade edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / BÜ, HS</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/abde-yolculara-yeni-haklar-u%C3%A7u%C5%9F-gecikirse-tazminat-geliyor/a-77954616</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tuba Ulu'ya Kanuni şakası için 5 ay hapis]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tuba-uluya-kanuni-sakasi-icin-5-ay-hapis-2600324bf9dc5-3992-4f60-9af2-426f77f3bae62026-07-14T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ Tuba Ulu'ya Kanuni şakası için 5 ay hapis

Tuba Ulu'ya Kanuni şakası için 5 ay hapis

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesi, bir stand-up gösterisi sırasında Kanuni Sultan Süleyman hakkındaki şakası nedeniyle 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan komedyen Tuba Ulu'ya 5 ay hapis cezası verip hükmün açıklanmasını geri bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komedyen Tuba Ulu’nun stand-up gösterisi sırasında Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman hakkında Hürrem Sultan üzerinden yaptığı şaka nedeniyle "tarihi milli manevi değerlere hakaret" suçlamasıyla gözaltına alınıp, adli kontrol tedbiri ile serbest bırakılmıştı. Serbest bırakılmasının ardından sosyal medya hesabından açıklama yapan Ulu, kullandığı sözlerin sınırı aşmış olabileceğini belirterek özür dilemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınlara karşı pozitif ayrımcılıkla yaklaştığını belirten Ulu, savunmasında, "Türkiye’de yaşayan ve her alanda mücadele eden bir kadın olarak bu suçlamayı kabul etmiyorum. Söz konusu suçu işlemem mümkün değildir. Mesleğimde de böyle bir eylem gerçekleştirmedim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA/HS,TY</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/tuba-uluya-kanuni-%C5%9Fakas%C4%B1-i%C3%A7in-5-ay-hapis/a-77953975</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[18 yaş altına müebbet hapsin önü açılıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/18-yas-altina-muebbet-hapsin-onu-aciliyor-260025db5728e-e2dd-477c-a06b-6dde202f28e02026-07-14T13:57:00+03:00HABER MERKEZİ 18 yaş altına müebbet hapsin önü açılıyor

18 yaş altına müebbet hapsin önü açılıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de yakın zamanda yaşanan ve çocukların karıştığı tartışmalı cinayetler ile okul saldırıları sonrası AKP, 18 yaşından küçük çocukların müebbet ve ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmasının önünü açacak düzenlemeyi duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK Parti Grup Başkanvekili Leyla Şahin Usta, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında "Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin bilgi verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin 7 farklı kanunda değişiklik içeren toplam 18 maddeden oluştuğunu belirten Usta, "çocuk suçluluğuyla daha etkin mücadeleyi amaçladıklarını" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hapis cezalarının alt ve üst sınırlarının artırılacağını belirten Usta, "kasıt, güdülen amaç, suçun işleniş şekli ve geçmiş cezalar" dikkate alınarak, 15-18 yaş grubu çocuklara "herhangi bir ceza indirimi uygulanmamasına yönelik düzenleme yaptıklarını" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece 15-18 yaş arasındaki çocuklara, hakimin takdir yetkisiyle müebbet hapis veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme ile ayrıca kasten öldürme ve ağır yaralama suçlarını işleyen 12-15 yaş grubu çocuklara "daha az ceza indirimi" öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ailelere daha fazla ceza geliyor<br />AK Partinin önerisi, Türk Ceza Kanunu'nda yer alan "Aile Hukukundan Kaynaklanan Yükümlülüğün İhlali" suçuna ilişkin cezaların alt ve üst sınırlarının artırılmasını da hedefliyor. Usta böylece "ailenin çocuk üzerindeki sorumluluğunun güçlendirilmesinin" amaçlandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme, "ateşli silahının, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi hakkında 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası" öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifle, infaz sistemine dair de değişiklikler öngörülüyor. Usta bunları şöyle açıkladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Çocuk hükümlülerin hapis cezalarının doğrudan çocuk eğitimevlerinde infazına başlanması yerine çocuk kapalı ceza infaz kurumlarında başlanmasına ve iyi halli olduğunun tespit edilmesi halinde eğitimevlerine ayrılmasına imkân veren düzenleme yapılmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Suça sürüklenen çocuk" ibaresi yerine "adli süreçteki çocuk" ifadesinin benimsenmesi de AKPartinin Meclise sunduğu düzenlemenin unsurları arasında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usta, teklifin ay sonuna kadar Genel Kurul'dan geçirilmesini hedeflediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan çocuk hakları savunucuları, cezalandırma ve ötekileştirme yerine çocukların psikolojik olarak desteklenmesi, eğitime ve sosyal hayata katılımlarının iyileştirilmesi gibi kapsayıcı önlemlere başvurulmasını öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA / MUK,HS</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-18-ya%C5%9F-alt%C4%B1na-m%C3%BCebbet-hapsin-%C3%B6n%C3%BC-a%C3%A7%C4%B1l%C4%B1yor/a-77951831</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Adem Aldemir: "BU MİLLET DİZ ÇÖKMEDİ, ASLA DİZ ÇÖKMEYECEK!"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adem-aldemir-bu-millet-diz-cokmedi-asla-diz-cokmeyecek-2600103d3b89e-48d9-40a4-bab8-b8f0a3a2f1c52026-07-14T12:47:00+03:00HABER MERKEZİ Adem Aldemir: "BU MİLLET DİZ ÇÖKMEDİ, ASLA DİZ ÇÖKMEYECEK!"

Adem Aldemir: "BU MİLLET DİZ ÇÖKMEDİ, ASLA DİZ ÇÖKMEYECEK!"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">15 Temmuz'un yalnızca bir darbe girişiminin engellenmesi değil, aynı zamanda milletin iradesine sahip çıktığı destansı bir direniş olduğunu ifade eden Aldemir, "15 Temmuz gecesi aziz milletimiz, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde canı pahasına meydanlara inmiş, tanklara ve silahlara karşı imanıyla, cesaretiyle ve vatan sevgisiyle durarak tüm dünyaya demokrasi dersi vermiştir. Bu millet o gece diz çökmedi, bundan sonra da asla diz çökmeyecektir." dedi.<br /><br /><strong>"Hainler, Milletimizin İradesi Karşısında Yenildi"</strong><br /><br />15 Temmuz gecesinde Çanakkale ruhunun ve Kuvâ-yi Milliye şuurunun yeniden hayat bulduğunu vurgulayan İl Başkanı Aldemir, şu ifadeleri kullandı:<br />" Silah ve bomba seslerinin gecenin karanlığını deldiği o gecede aziz milletimiz, cesareti, dirayeti ve mücadelesiyle bu topraklarda Çanakkale ruhunun ve Kuvâ-yi Milliye şuurunun hâlen diri olduğunu göstermiştir. FETÖ terör örgütünün gerçekleştirdiği hain darbe girişimi, milletimizin sarsılmaz iradesi karşısında başarısızlığa uğramıştır. Aziz milletimiz; vatanına, bayrağına, demokrasisine ve geleceğine sahip çıkarak hainlere geçit vermemiştir. Kadınıyla, erkeğiyle, genciyle, yaşlısıyla milyonlarca vatandaşımız meydanlara inerek milli iradenin üzerinde hiçbir gücün olmadığını tüm dünyaya göstermiştir. O gece verilen mücadele, yalnızca bir darbe girişiminin önlenmesi değil; demokrasimize, bayrağımıza ve devletimize sahip çıkma kararlılığının da en güçlü göstergesi olmuştur. Darbeciler hesap yaparken, milletimiz tarih yazmıştır."<br /><br /><strong>"15 Temmuz, Demokrasiye Sahip Çıkmanın Adıdır"</strong><br /><br />15 Temmuz'un gelecek nesillere aktarılması gereken büyük bir demokrasi destanı olduğunu belirten Aldemir, "Bugün bizlere düşen en önemli görev; 15 Temmuz ruhunu yaşatmak, milli birlik ve beraberliğimizi daha da güçlendirmek ve ülkemiz üzerinde hesap yapanlara karşı her zaman uyanık olmaktır. Türkiye Cumhuriyeti, dün olduğu gibi bugün de aziz milletimizin kararlılığı sayesinde yoluna emin adımlarla devam etmektedir." ifadelerini kullandı.<br /><br /><strong>"Şehitlerimizi Rahmetle, Gazilerimizi Minnetle Anıyoruz"</strong><br /><br />Mesajının sonunda 15 Temmuz şehitlerini ve tüm kahramanları anan Aldemir, “15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü vesilesiyle; vatanımızın bağımsızlığı, devletimizin bekası ve milletimizin istiklali uğruna canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmet, minnet ve dualarla yâd ediyorum. Kahraman gazilerimize sağlıklı ve huzurlu bir ömür diliyorum. Rabbim milletimize bir daha böyle ihanetler yaşatmasın. Birliğimizi, beraberliğimizi ve kardeşliğimizi daim eylesin."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-egitimde-kim-dusurdu-bu-kontenjanlari-26000ad5a9c86-8b47-4e33-b929-7fc0e9d82e952026-07-14T10:37:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?

MERSİN EĞİTİMDE KİM DÜŞÜRDÜ BU KONTENJANLARI?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Her yıl sayısı belli olan kontenjanların bu yıl düşürüldüğünün belirten veliler, “<strong>zaten doğru dürüst okul bulamıyoruz, iyi okullarda da sayılar azaltılıyor. Eyüp Aygar fen lisesinde 2025 de 150 olan kontenjan bu yıl 2026 için 120’ye düşürüldü. 30 eksiltildi. 75. Yıl fen lisesinde 150 olan sayı bu yıl 2026 için 120’ye düşürüldü, 30 eksildi. Yusuf Kalkavan Anadolu lisesinde 240 olan sayı 210’a düşürüldü, 30 eksildi. Buna göre Mersinde toplam 90 öğrenci artık Anadolu lisesine gidemeyecek. Bu keyfiyet kimden kaynaklanıyor? Yok mu Mersin’e sahip çıkacak birileri? Bu veliler ne yapsın?”</strong> dediler.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a566624304c8.jpg" style="height:664px; width:1083px" /></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMİSİN.</strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><em><strong>DİKKAT!</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>Haber yayımlandıktan sonra milli eğitim kaynaklarından edinilen bilgine göre; söz konusu kontenjanların Türkiye genelinde Bakanlık tarafından sınavla öğrenci alan tüm okulların öğrenci sayılarında revizyona gitmesi ile düştüğü, bu uygulamanın Mersin’den kaynaklı ve Mersin’e özgü bir durum olmadığı belirtilmiştir. Hatta Türkiye geneline bakıldığında Mersin’deki kontenjan düşüşünün &nbsp;diğer illere mukayese ile daha az olduğu ifade edilmiştir.</strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anamurdaki-yurttaki-bu-olayin-asli-nedir-2599948269c8e-2719-40c6-9697-da2cd9d454102026-07-14T09:22:00+03:00HABER MERKEZİ ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?

ANAMURDAKİ YURTTAKİ BU OLAYIN ASLI NEDİR?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gençlik ve Spor Bakanlığı Seyahat Sever Projesi kapsamında Anamur Yurt Müdürlüğüne gelen gencin intihar girişimine kalkışması akıllara durgunluk verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu olay neden cereyan etti, çocuğun ruhsal bir problemi mi var, seyahat için gelen bir yavrucak neden bu duruma düştü?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada akıllara gelen soru ise bu işte oradaki yönetimin hiç mi suçu yok?</span></p><p><span style="font-size:18px">İlçe Müdürünün kendine bağlı Yurt Müdürlüğünde olan bu olayda her hangi bir ihmali, kabahati var mı?&nbsp; İlçe müdürünün başka bir kurumdan gelme vekil bir müdür olduğu, yine aynı şekilde bu Yurttaki Yurt Müdürünün de Vekil müdür olduğu, bu yüzden yönetimde zafiyet oluştuğu iddia ediliyor. Koca Mersin'de buraya asaleten atanacak müdür bulunamıyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Not:</strong> ilgili olay ile alakadar fotoğraf elimizde var, ancak her yer kan revan ve çocuk yerde oturuyor, başında jandarma dikiliyor, o yüzden yayına vermedim. (Böyle yazmış idim, yalancılıkla suçladılar, bende fotoyu yayınlıyorum.15.7.2026 saat 08.21)</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5719bf1718c.jpg" style="height:807px; width:1150px" /></span></p><p><span style="color:#008000"><strong><span style="font-size:18px">ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMİSİN.</span></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Soylu'dan 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirme]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tbmm-icisleri-komisyonu-baskani-soyludan-15-temmuz-darbe-girisimine-iliskin-degerlendirme-259984ed7ef97-a132-4984-a0a9-6fd5a293c8552026-07-13T18:00:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Soylu'dan 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirme

TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı Soylu'dan 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin değerlendirme

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM İçişleri Komisyonu Başkanı ve AK Parti İstanbul Milletvekili Süleyman Soylu, "15 Temmuz, Türkiye'yi kendi bağımsızlık çizgisinden, istikametinden, rotasından alıp Suriye'nin bölünmesi üzerinden Orta Doğu'da yeni bir sistemin kurulmasına yönelik en önemli adımlardan bir tanesiydi ama başlangıç noktası orası değil, Gezi Olayları'dır. Türkiye, Gezi Olayları'nda çok büyük bir hasar alsaydı 15 Temmuz'u mağlup edemezdi." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AA muhabirine konuşan, dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Soylu, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) 15 Temmuz 2016'daki hain darbe girişimi sırasında yaşananları ve sonrasında FETÖ'ye karşı verilen etkin mücadeleyi anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerine, "Allah bir daha milletimize, ülkemize böyle bir gece yaşatmasın. Gelecek nesiller de böyle bir tehlikeyle, ihanetle karşı karşıya kalmasın" diyerek başlayan Soylu, 15 Temmuz öncesinde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanları ile sendikaların katılımıyla düzenlenen bir toplantı dolayısıyla eşiyle birlikte Çin'de bulunduğunu, çalışmalarını tamamlamasının ardından planlanan dönüş tarihinden bir gün önce 14 Temmuz'da Türkiye'ye döndüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Darbe girişiminin gerçekleştiği 15 Temmuz Cuma günü Bakanlıkta rutin çalışmalarını ve görüşmelerini yaptığını anlatan Soylu, bir milletvekilinin ricası üzerine, Hakkari'den gelen bir grup genci akşam saatlerinde Bakanlıkta misafir ettiğini ve onlarla demokrasi üzerine sohbet ederken SGK'den bir bürokratın telefonuyla darbe girişiminden haberdar olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Telefonda 'Bu uçaklar Meclisin üzerinde de uçuyor mu?' diye sordum. O da 'Meclisin üzerinde de uçuyor' dedi. O zaman gayri ihtiyari bir şekilde refleksle 'Bu bir darbe' dedim. O sırada karşımdaki gençlere de bir şey söyleyemiyorum. Bir hareketlilik var. O zaman dilimi çok zor geçti. Gençlerle sohbetimizi toparladım, ardından 'Bir resim çektirelim' dediler. Yani o resim çektirmek için geçen süre belki bana aylar geldi. Resmi çektirdik ama orada nasıl bir duygu içerisindeysem, onu da bilmiyorum. Sanki kötü bir şey olur da çocuklarınıza, gençlerinize, korumak zorunda olduklarınıza bunu hissettirmezseniz ya, sanırım o duygu içerisindeydim. Aslında biraz sonra onlar da görecekler. Daha sonra hemen yukarıya çıktık. Kapıdan girdim, televizyon karşıda, baktım ki köprünün üzerinde askerler var. Bugünkü gibi hatırlıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Darbe girişimini öğrendikten sonra dönemin Başbakanı Binali Yıldırım'ı telefonla aradığını söyleyen Soylu, "Binali Bey'e, 'Nasılsınız, neredesiniz?' dedim. 'Bu ne maskaralık Süleyman Bey' dedi. 'Darbe oluyor herhalde, neredesiniz?' dedim. O da 'Ben köprüyü geçtim, eve gidiyorum. Biraz öteberi alıp çıkacağım' dedi. 'Biz ne yapalım istersiniz?' dedim. 'Siz Çankaya Köşkü'ne geçin. Bakan arkadaşları da ararsan onlar da oraya intikal etsinler. Beraber bir koordinasyon oluşturun. Sonra sürekli haberleşiriz' dedi." ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çankaya Köşkü'nde TBMM Başkanı İsmail Kahraman ve bazı bakanlarla değerlendirmeler yaptıklarını, ardından Meclis'i açmaya karar verdiklerini aktaran Soylu, Meclis'in ardından TRT'ye, Genelkurmay Başkanlığına ve Kahramankazan'a gidilmesi ve buralara sahip çıkılmasına ilişkin strateji ürettiklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süleyman Soylu, "Sanki bir hikaye varmış da öyle anlatıyormuş gibi geliyor ama bunların hepsi kendi içinde, birçok zaman diliminde ve her tarafta birçok detayı olan konular. Sadece bizim açımızdan değil, o gece sahada, sokakta olan, mücadele eden herkes açısından zor bir geceydi." sözlerini sarf etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Darbe girişimini öğrendikten sonra babasını da telefonla arayarak helallik istediğini ifade eden Soylu, babasının da "Vatana sahip çıkın. Mücadeleden vazgeçmeyin." dediğini aktardı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Türkiye, Batı istihbaratlarının aparatı olmayı reddetmiştir"</span></h2><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin tarihinde geçmişte her 10 yılda bir darbe olduğunu, uluslararası sistemin, küresel egemenliğin her 10 yılda bir darbe yaptığını" vurgulayan Soylu, şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Her 10 yılda bir darbe yapmanın bir sebebi var. Yani her 10 yılda bizi dövüyor, kurallarımızı yeniden tesis ediyor ve ondan sonra da kendisine daha bağımlı hale getirmeye çalışıyor. Çok özür dilerim, bizi terbiye ediyorlar. Kimler terbiye edilir, bilirsiniz. Yani Türkiye'yi terbiye etmeye çalışıyorlar. Biz kendimize ait bir özgürlük ve bağımsızlık adımı attıkça bizi bir kafesin içerisinde terbiye etmeye çalışıyorlar. Kafes derken de yanlış anlamayın, anayasal kuralları, kanunları, hükümleri, ilkeleri, kuralları, ekonomik sistemi buna göre beziyorlar."</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, 15 Temmuz darbe girişimi ile geçmişteki darbeler arasında bir fark bulunduğunun altını çizerek, 1960 ve 1980 darbeleri ile 28 Şubat sürecinde halkın, siyasetin ve ekonominin o kadar güçlü olmadığını, ancak darbeyi yapanların güçlü olduğunu, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminde ise halkın, siyasetin, ekonominin ve altyapının güçlü olduğunu, o dönem Türkiye'nin ayakları üzerinde durduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dönemin ABD'si ile bazı Batılı ülkelerin, Türkiye'yi, İran'ı ve Irak'ı, Suriye üzerinden yeniden dizayn etmek istediğini dile getiren Soylu, "15 Temmuz, Türkiye'yi kendi bağımsızlık çizgisinden, istikametinden, rotasından alıp Suriye'nin bölünmesi üzerinden Orta Doğu'da yeni bir sistemin kurulmasına yönelik en önemli adımlardan bir tanesiydi ama başlangıç noktası orası değil, Gezi Olayları'dır. Türkiye, Gezi Olayları'nda çok büyük bir hasar alsaydı 15 Temmuz'u mağlup edemezdi. Ardından 17-25 Aralık'ta ekonomik ve siyasal sistem ile halk ağır bir hasar alsaydı yine 15 Temmuz'da bu direnişi sergileyemez ve bunu yenemezdi." diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk halkının, 15 Temmuz'da küresel sisteme karşı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde büyük bir başarı elde ettiğini vurgulayan Soylu, "Türkiye'de, Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde küresel sisteme karşı bir mağlubiyet oluşmadığı için 15 Temmuz'un bölgesel etkileri oldu. Gazze direnişi, İran'daki mesele, Suriye'nin kendi insanları tarafından tekrar yönetilme başarısı bunlardan bir tanesidir." görüşünü paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, dünyanın istihbarat devletlerine döndüğünü, istihbarat devletlerinin şahının da ABD ve ABD istihbaratı olduğunu belirterek, "İstihbarat devletine dönmenizin sakıncası, onun aparatı haline gelmeye çalışırsınız. Türkiye, Batı istihbaratlarının aparatı olmayı reddetmiştir. Türk halkı da reddetmiştir. 15 Temmuz'un belki de en önemli sonuçlarından bir tanesi tam anlamıyla budur." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"Türkiye, bugün bu istihbarat tekeline teslim olmamak konusunda bir mücadele sergilemektedir"</span></h2><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin, darbelere direniş sürecini Gezi Olayları ile başlattığını" anlatan Soylu, Akkuyu Nükleer Güç Santrali, yerli ve milli otomobil, doğal gaz keşifleri, savunma sanayisindeki atılımlar ve terörle mücadeledeki başarıların, Gezi Olayları sonrasında elde edildiğini hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Darbeyi planlayanlar ve yaptıranların güçleri hala vardır. Bunu, Türkiye unutmasın. 15 Temmuz darbesinin arkasında kim varsa bu güçler hala caridirler, güçlüdürler, kendi programlarını belki akamete uğratsalar da farklı işlerle dönüştürebilirler" ifadesini kullanan Soylu, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dünyada da şöyle bir gelişme oldu, özellikle küresel egemenler, buna Batı da dahil olmak üzere vekalet unsurlarıyla beraber adım atmaktan kısmen vazgeçtiler. Bu ne kadar daha böyle gider bunu bilmiyoruz ama bugün gördüğümüz direkt kendileri meselelere, olaylara, savaşlara, krizlere müdahiller. Burada önemli olan kendi vekalet aktörlerini geri çekmeleridir, kısmen de olsa. Bunu bütün dünyada şu anda görüyoruz. Bu belki de yapacağımız önemli tespitlerden bir tanesidir. Artık kendileri direkt olayın içindeler. Buna Lübnan, Gazze meselesi, Ukrayna-Rusya Savaşı, aynı zamanda Amerika'nın ve İsrail'in İran'a müdahalesi diyebiliriz. Bunları çok net bir şekilde görüyoruz. Fakat başka bir şey var, dünya hızla tek merkezli bir istihbarat aygıtına doğru döndürülmeye çalışılmaktadır. Bunu da kimse unutmasın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyadaki bütün iletişim ve kişisel verilerin devletler için kullanılabilir noktaya geldiğini ifade eden Soylu, bu veriler sayesinde egemen güçlerin ve Batı'nın, istihbarat üzerinden bütün dünyayı yöneteceğinin anlaşıldığına dikkati çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, "Dünyanın bugünden sonra açık kavgası budur. Üzülerek söylüyorum ki demokrasi, bazı ülkelerde kimi istihbarat güçlerinin bir aparatı haline gelmiştir. Bu son derece tehlikelidir. Buna dünyada itiraz eden yegane ülke Türkiye'dir. Nitekim 15 Temmuz da bu itirazın adıdır. Bu anlayış doğrultusunda, istihbarat kurumlarımızın milli egemenliğimizi ve demokrasimizi korumak için çok büyük bir gayret ortaya koyduğunu ve koymaya devam ettiğini memnuniyetle müşahede etmekteyiz. Zira Türkiye, hala siyasal mevzisi güçlü bir ülkedir ve bu gücünü demokrasiyle, halkın iradesiyle, bağımsızlık ve özgürlük anlayışıyla bütünleştirmektedir. Ne söylerseniz söyleyin, Türkiye bugün bu istihbarat tekeline teslim olmamak için mücadele sergilemektedir. 15 Temmuz da bunun başat direnişlerinden biridir." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"FETÖ aynı zamanda bir istihbarat örgütüdür"</span></h2><p><span style="font-size:18px">FETÖ'nün sadece terör örgütü olarak tanımlanmayacağını vurgulayan Soylu, "FETÖ aynı zamanda bir istihbarat örgütüdür. Bürokrasi ve istihbarat üzerinden Türkiye'yi teslim almaya çalışan bir yapıdır." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süleyman Soylu, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"FETÖ'yü ne kadar Türk Silahlı Kuvvetleri, hukuk veya emniyet içerisinde oluşmuş, yuvalanmış bir yapı olarak görseniz de bunun tamamının çerçevesini çizdiğiniz zaman bürokratik bir aygıttır. Aslında FETÖ darbesi bürokratik bir darbedir aynı zamanda. Yani istihbaratla bürokrasinin iç içe geçtiği bir darbedir. Türkiye 15 Temmuz'da buna itiraz etmiştir. Bu itirazında da bugün Türkiye direnmektedir. Dijital ve iletişim alanındaki gelişmeler, yapay zeka, algoritmalar, bütün bunların tamamında küresel bir merkezin, istihbarat aygıtının bir yönetme anlayışını görüyorum. Bir taraftan sıcak güçleriyle beraber sahalarda egemenlik kurmaya çalışıyorlar bir taraftan da bu veri tabanlarıyla beraber toplumları, ülkeleri, devletleri çözmeye çalışıyorlar. Geçmişte bu alanlarda bu kadar yetenekli olmayabilirlerdi çünkü iletişim ve algoritmalar bu kadar gelişmemişti ama şimdi bütün bunları iç içe geçiren bir hibrit yapıyla bunu götürmeye çalışıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, bir yeni vesayet sistemidir. Bunu çok uzun zamandan beri söylüyorum. Sosyal medyada hem insan üzerine oluşturulmuş, hem devletler hem de siyaset ve devlet adamları üzerine oluşturulmuş bir vesayet sistemidir. Burada tehdit vardır, şantaj vardır, şiddet vardır. Burada insanların bütün hayat alanlarını, yaşam alanlarını tehdit vardır. Onun için Türkiye 15 Temmuz'da ortaya koyduğu direnişle birlikte bu alanlara karşı da bir meydan okuma ortaya koydu ve bence burada Türkiye başarılı oldu."</span></p><h2><span style="font-size:18px">"FETÖ veya dışarıdan oluşacak vekil güçlere karşı Türkiye çok büyük bir savunma mekanizması oluşturdu"</span></h2><p><span style="font-size:18px">Soylu, "FETÖ tehlikesi tamamen bitti mi, yoksa tehlike devam ediyor mu?" sorusuna, "Bu bölgedeki uluslararası dizayn iştahı bitmeden FETÖ ve bu tip vekalet örgütleri bitmezler. Dünyada vekil güçlerin görevlerinin azaltıldığı bir dönemdeyiz. Böylece FETÖ, sahipleri tarafından stratejik bir geri çekilme ile karşı karşıya bırakıldı." yanıtını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">FETÖ'nün eski gücünde olmadığını söyleyen Soylu, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gücü, eski güçte değildir. Biraz kabuğuna çekildi. Bunu iyi takip etmemiz lazım. Peki Türkiye eskisi kadar FETÖ'ye karşı savunmasız mıdır? Bu da değil. Türkiye bu konuda çok mesafe aldı. FETÖ veya dışarıdan oluşacak vekil güçlere karşı Türkiye çok büyük bir savunma mekanizması oluşturdu. Türkiye, sistemi açısından da, altyapısı açısından da, insanların duyguları açısından da hepsini oluşturdu ama bu tip vekil güçler zafiyet noktası, zafiyet anı beklerler. Siz bir ekonomik, savunma, siyasal zafiyet, istikrar zafiyeti içerisine girerseniz elbette ki bunlar belki yarın tek başına iktidar olmaya namzet olmazlar ama kendilerinin görevlendirdiği alanlar tarafından ortaklarından biri olmaya talip olurlar. Bu nedenle Türkiye temkinli, tedbirli ve karşı koyucu tavrını devam ettirmelidir. Türkiye örnek olabilecek bir şekilde 15 Temmuz 2016 tarihinden itibaren hukuk çerçevesi içerisinde kalarak bir terör ve istihbarat örgütünün nasıl tasfiye edilebileceğini, nasıl bütün sızıntılarının kırılabileceğini bütün dünyaya göstermiştir. Biz o dönemin tamamında çalıştık. Türkiye'de birçok insan çalıştı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, "Muhakkak ki tehdit vardır. Bu tehdit, Türkiye'nin tam bağımsızlık sürecine kadar devam edecektir. Türkiye kendi üretim, enerji, demokrasi kapasitesini tam bağımsızlık sürecine eriştirdiği andan itibaren elbette ki bu tehdit en minimum düzeye inmiş olacaktır." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"15 Temmuz'u yaşamayan genç kuşaklara o geceyi tek cümleyle anlatmanız istense, ne söylersiniz?" sorusunu Soylu, "Gençlerimize 15 Temmuz'la ilgili söyleyebileceğim en önemli mesele aslında İstiklal Marşı'nda ve Kurtuluş Savaşı'mızdaki Milli Mücadele'de kendisini bulan o andır yani direniştir. 15 Temmuz büyük bir direniştir. Sadece bir FETÖ'ye yönelik bir direniş değildir, işgale karşı direniştir." diye yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soylu, "Biz Kurtuluş Savaşı'nı, İstanbul'un fethini, Alparslan'ın Anadolu'ya girişini yaşadık mı? Bunların hiçbirisini yaşamadık ama bugün bunların hepsini hissediyoruz ve hepsinin içerisinde büyüdük. İşte 'Genç kuşaklar 15 Temmuz'u anlayabilirler mi?' Bu insanın varlığıyla alakalı bir meseledir. Bunu kimsenin anlamaması mümkün değildir. Yani önem, ehemmiyet ve üzerine düşme derecesi farklılaşabilir insanlarda ama kimse şunu unutmasın, 15 Temmuz gecesinde ilk gençler sokağa çıktı. Belki onlara üç gün önce 'Siz böyle yapar mısınız?' dediğinizde belki duraksayacaklardı ama olayla karşı karşıya kaldıklarında, ben bunun birebir şahidiyim, anneleri, babaları 'Aman çıkmayın' demesine rağmen gençler ay yıldızlı bayraklarla sokağa çıktılar. Bu çok kıymetli bir şeydir. Demek ki bu ülkenin harcında ve hamurunda çok büyük sağlamlık olduğu ortadadır. Burada herhangi bir esneklik ve azalma söz konusu değildir. Ben şuna inanıyorum, Malazgirt'in ruhu, 1453'ün ruhu, Kurtuluş Mücadelesi'nin ruhu ne ile karılmışsa, bugün aynı harç genç neslimizde vardır." ifadelerine yer verdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tbmm-icisleri-komisyonu-baskani-soyludan-15-temmuz-darbe-girisimine-iliskin-degerlendirme/3996201</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran'ın intikam listesi Berlin'i harekete geçirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iranin-intikam-listesi-berlini-harekete-gecirdi-259968445df1a-fe93-4cef-959a-072b497d7c192026-07-13T17:37:00+03:00HABER MERKEZİ İran'ın intikam listesi Berlin'i harekete geçirdi

İran'ın intikam listesi Berlin'i harekete geçirdi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran'da bir gazetenin Batılı politikacılara karşı intikam çağrısı yayımlamasının ardından Almanya'da, iktidardaki Birlik Partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokrat Parti'nin yanı sıra (SPD) Yeşiller'den politikacılar saldırı tehlikesi konusunda uyarılarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asker kökenli CDU'lu politikacı Roderich Kiesewetter, Handelsblatt gazetesine yaptığı açıklamada Tahran yönetimini kastederek "Terör rejiminin bir süredir Batı'da ve Almanya'da cinayetler ve terör saldırıları planladığını ve bunlara hazırlandığını düşünüyorum" dedi. Kiesewetter ayrıca, "Molla rejimi, radikal ideoloji ve terör yoluyla, hem iç hem de dış siyasette istikrar sağlamaya çalışıyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'ın yüksek tirajlı gazetelerinden Hemşehri, Cumartesi günü, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in de aralarında bulunduğu Batılı politikacılara yönelik intikam çağrıları içeren bir grafik yayımladı. Çok sayıda batılı liderin turuncu tutsak kıyafetleri içinde resmedildiği grafikte Merz'in yanı sıra İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, ABD Başkanı Donald Trump, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Keir Starmer gibi isimler bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazete, ilgili makaleye de "İran halkının intikamını beklemek zorunda olanların listesi" başlığını attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşiller Federal Parlamento Grup Başkan Yardımcısı Konstantin von Notz, bunun sadece gazetecilerin işi olmadığını öne sürerek "İranlı bir gazete tarafından böyle bir liste çalışması, büyük olasılıkla molla rejiminin onayı olmadan veya hatta doğrudan talimatı olmadan gerçekleşmez" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von Notz, Merz için yeni bir tehdit görmüyor<br />Von Notz, böyle bir liste yayınlandığı için, "son derece iyi korunan Başbakan'ın" doğrudan tehdit altında olmayacağını, ancak İran rejiminin eylemlerinin aylardır "Alman devleti, kurumları, Yahudiler ve İsrail vatandaşları ile Almanya'daki İsrail ve aynı zamanda ABD kurumları için çok ciddi bir tehdit" oluşturduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">SPD Federal Parlamento Grubu İç Güvenlik Sözcüsü Sebastian Fiedler da, ortada yüksek derecede bir tehdit olduğunu, gazetede yayımlanan intikam çağrısının da bu değerlendirmeyi güçlendirdiğini belirtti. Fiedler ayrıca, söz konusu çağrının "aşırıcı çevreleri duygusallaştırmaya ve tek başına hareket eden saldırganları harekete geçirmeye" elverişli olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AFP / ET,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran%C4%B1n-intikam-listesi-berlini-harekete-ge%C3%A7irdi/a-77937652</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump yanlısı Senatör Graham'ın ölüm nedeni belli oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-yanlisi-senator-grahamin-olum-nedeni-belli-oldu-259958e033e60-e696-44d8-acdf-966fba2744b92026-07-13T16:35:00+03:00HABER MERKEZİ Trump yanlısı Senatör Graham'ın ölüm nedeni belli oldu

Trump yanlısı Senatör Graham'ın ölüm nedeni belli oldu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumartesi akşamı hayatını kaybeden, ABD Kongresi'nin önde gelen Cumhuriyetçi senatörlerden Lindsey Graham'ın ölüm nedeni açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan otopside 71 yaşındaki Senatör'ün ölüm nedeni "aort diseksiyonu" olarak belirlendi. Senatörün ofisi, bunun kalpten çıkan ana damarın yırtılması anlamına geldiğini ve damar sertliğine bağlı kalp-damar hastalığından kaynaklandığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Graham'ın ölümünün ardından sosyal medyada "şüpheli durumlara" dair iddilar dile getirilmişti. ABD Başkanı Donald Trump, ölümünden dakikalar önce Graham ile telefonda görüştüğünü ve ortada şüpheli bir durum olmadığını şu sözlerle ifade etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ortada bazı söylentiler var. Ama hayır, bence çok kısa sürede gelişen bir rahatsızlık geçirdi. Kalp krizi geçirdi. Benim dostumdu, çok yakın bir dostumdu. Onu kaybetmek gerçekten yıkıcı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Graham'ın anısına ABD'de bayrakların 18 Temmuz Cumartesi gecesine kadar yarıya indirilmesi talimatını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaş politikalarını destekliyordu<br />Graham geçen hafta NATO Zirvesi için Ankara'ya seyahat etmiş, oradan da Kiev'e geçerek Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy ile bir araya gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Senatör, Trump'ın en yakın müttefiklerinden biriydi ve daha saldırgan bir ABD dış politikasını savunuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'i güçlü şekilde destekleyen Graham, İran savaşını da savunuyor, ayrıca Ukrayna'ya daha fazla silah gönderilmesini istiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP,Reuters / MUK,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/trump-yanl%C4%B1s%C4%B1-senat%C3%B6r-graham%C4%B1n-%C3%B6l%C3%BCm-nedeni-belli-oldu/a-77929256</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da bir paket sigara fiyatı 12 euroya çıkacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-bir-paket-sigara-fiyati-12-euroya-cikacak-25994357b2a75-ab56-4636-8d34-97deea92474b2026-07-13T15:32:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da bir paket sigara fiyatı 12 euroya çıkacak

Almanya'da bir paket sigara fiyatı 12 euroya çıkacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da hükümet, tütün vergisini başlangıçta öngörülenden daha fazla artırmayı planlıyor. Buna göre, bir paket sigaranın ortalama fiyatı 2030 yılına kadar kademeli olarak yaklaşık 12 euroya yükselecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Redaksiyon Ağı'nın (RND), Maliye Bakanlığı'nın bir belgesine dayandırdığı haberine göre hükümet, şu an yaklaşık 8 euro olan bir paket sigara fiyatını dört yıl içinde 11,80 euroya yükseltecek. Bir hafta önce konuyu ele alan kabine, başlangıçta sigara fiyatının dört yılda 11,40 euroya yükseltilmesini kararlaştırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman haber ajansı dpa da, hükümet içindeki kaynaklara dayandırdığı haberinde, kabinenin hükümet taslağında öngörülen vergi tarifelerini bir kez daha artırmaya karar verdiğini aktardı. Başbakan Friedrich Merz yönetiminin bu adımı, "toplum sağlığının korunması" ile gerekçelendirdiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sisteminde tasarruf<br />Başbakanlıktan Sorumlu Devlet Bakanı Thorsten Frei, ARD televizyonunda yayınlanan bir programda yaptığı açıklamada, tütün vergisinin artırılmasını savunarak bunun, hastane ve yatılı tedavi giderlerinin iyileştirilmesi yönünde atılan bir adım olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">RND'nin haberine göre, tütün vergisinde planlanan değişiklikler, her yıl devletin kasasına daha önce öngörülenden yaklaşık 800 milyon euro daha fazla para girmesini sağlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda sigaraların ortalama paket fiyatı gelecek yıl 9,10 euroya çıkacak; bu daha önce 8,77 euro olarak planlanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal hükümet çevreleri, tütün vergisi artışına ilişkin kararın bütçe iyileştirmesine hizmet ettiğini dile getiriyor. Ancak artışın aynı zamanda kamu sağlığının korunmasına da katkı sağladığı ve bu adımın federal hükümetin gençler ile yetişkinler arasındaki sigara içme oranını düşürme hedefiyle uyumlu olduğu vurgulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ET,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-bir-paket-sigara-fiyat%C4%B1-12-euroya-%C3%A7%C4%B1kacak/a-77932491</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adi-gibi-can-ve-ciger-bagimsiz-adayligini-acikladi-259932f70bf38-1820-4436-a188-e58eacd985c12026-07-13T14:21:00+03:00HABER MERKEZİ ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

ADI GİBİ, CAN VE CİGER… BAĞIMSIZ ADAYLIĞINI AÇIKLADI…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>"TARSUS’UN GELECEĞİ İÇİN EL ELE: BİZİM TARSUS, ORTAK SEVDAMIZ!"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli Hemşerilerim, Tarsus’un Güzel İnsanları;</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihin, kültürün, emeğin ve bereketin harmanlandığı, medeniyetlerin beşiği Tarsus’umuzda yeni bir yola çıkmanın heyecanını ve gururunu yaşıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben, bu toprakların suyunu içmiş, havasını solumuş, ömrünü bu şehre ve bu milletin sinesine adamış bir kardeşiniz, evladınız olarak; bugün Tarsus Belediye Başkan Adaylığımı <strong>Bağımsız</strong> olarak ilan ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Neden Bağımsız Adaylık?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar yürüdüğüm siyasi yollarda, taşıdığım fikirlerde ve sivil toplum mücadelelerimde her zaman tek bir pusulam oldu: <strong>Vatana hizmet, millete sadakat.</strong> Bugün siyasi parti rozetlerimizi bir kenara bırakarak, hiçbir hemşerimizi ayırmadan, dışlamadan, kırıp dökmeden herkesi kucaklamak adına bu bağımsız adımı atıyorum. Benim tek bir partim var; o da <strong>Tarsus Partisi</strong>, benim tek bir sevdam var; o da sizlersiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarsus’a Sözümüz, Geleceğe Vaadimiz</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir iş insanı olarak üretimin, istihdamın ve alın terinin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. Tarsus’un potansiyelini harekete geçirmek, hak ettiği refaha kavuşmasını sağlamak için hazırız. İşte Tarsus’umuz için el birliğiyle hayata geçireceğimiz vizyonumuz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>25 Yıllık Hasret Bitene Kadar Mücadele: Tarsus İl Olacak!</strong> Çoğu ilden büyük olan, ekonomisiyle ve nüfusuyla bunu çoktan hak eden Tarsus’umuzun 25 yıldır beklediği "il olma" hakkını almak için Ankara’da, her platformda Tarsus’un gür sesi olacağım. Bu hak Tarsus’undur ve mutlaka alınacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim, İstihdam ve Güçlü Ekonomi</strong> Belediyecilik sadece kaldırım yapmak değildir; belediyecilik halkına aş ve iş imkanı sunmaktır. Yatırımcıların önünü açacak, yerli üreticimizi ve esnafımızı destekleyecek projelerimizle Tarsus’ta işsizliği en alt seviyeye indireceğiz. Gençlerimiz doğdukları yerde doyacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adil ve Şeffaf Yönetim</strong> Belediyenin kapısı, siyasi görüşü, kökeni, inancı ne olursa olsun tüm Tarsuslulara sonuna kadar açık olacak. Bize oy veren de vermeyen de eşit hizmet alacak. Kimse kendini dışlanmış hissetmeyecek. Belediyenin her kuruşunun hesabı bu halka açıkça verilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Belediyecilik ve Toplumsal Huzur</strong> Dar gelirli ailelerimizin, emeklilerimizin, kadınlarımızın ve engelli vatandaşlarımızın her anında yanında olan bir sosyal belediyecilik anlayışı getireceğiz. Tarsus’ta kimse kendini yalnız hissetmeyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Modern Altyapı ve Yaşanabilir Kent</strong> Tarsus’un trafiğinden yeşil alanlarına, tarım yollarından kentsel dönüşümüne kadar kronikleşmiş tüm sorunları, liyakatli kadrolarla ve ortak akılla çözeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Biz, Tarsus’u kırmaya değil, sarmaya geliyoruz. Bölmeye değil, birleştirmeye geliyoruz. Tarsus’un tüm renkleri, tüm mahalleleri bizim başımızın tacıdır."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli hemşerilerim; geçmişimizden aldığımız güç, üretime olan inancımız ve sizlerin sevgisiyle Tarsus’u hep birlikte yöneteceğiz. Gelin, Tarsus’un geleceğini partiler üstü bir anlayışla, sevgiyle ve adaletle yeniden inşa edelim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dualarınız ve destekleriniz için şimdiden her birinize şükranlarımı sunuyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolumuz açık, geleceğimiz aydınlık olsun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a5502f79222e.png" style="height:770px; width:608px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa CANCİĞER</strong> </span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarsus Bağımsız Belediye Başkan Adayı</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskanligi-15-temmuzun-10-yilina-ozel-uluslararasi-programlar-duzenleyecek-2599262cba8a1-4aa9-4207-bc14-471274febce02026-07-13T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek

İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanlığından yapılan yazılı açıklamaya göre, programlarla, Türk milletinin demokratik meşruiyeti ve anayasal düzeni korumak uğruna ortaya koyduğu kararlı duruşun uluslararası kamuoyuna daha etkin şekilde anlatılması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede, 15 Temmuz'un Türkiye'nin yakın tarihindeki öneminin yanı sıra halk iradesinin, demokratik meşruiyetin ve anayasal düzenin korunmasına yönelik evrensel bir mücadele örneği olarak ele alınması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda, temmuz ayı içerisinde Almanya (Berlin), Bosna-Hersek (Saraybosna), Belçika (Brüksel), İsviçre (Bern), Hollanda (Lahey), Endonezya (Cakarta), Güney Afrika (Pretorya), Arnavutluk (Tiran), Nijerya (Abuja) ve Birleşik Krallık (Londra) olmak üzere 10 farklı ülkede programlar düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programlar aracılığıyla akademisyenlerin, kanaat önderlerinin, medya temsilcilerinin, sivil toplum kuruluşlarının ve karar alıcıların bir araya getirilmesiyle 15 Temmuz'un uluslararası düzeyde farklı boyutlarla ele alınmasına katkı sağlanması hedefleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">"ŞAFAK VAKTİ" BELGESELİ GÖSTERİLECEK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Programlarla, katılımcıların, konuya dair disiplinlerarası bir anlayış geliştirmesi, geçmişten dersler çıkararak gelecekte benzer tehditlere karşı daha dirençli bir toplumsal yapı inşa edilmesine katkı sunulması, ülkeler arası işbirliklerinin ve karşılıklı anlayışın geliştirilmesi amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etkinliklerin yapılacağı ülkelerde 15 Temmuz hafızasını uluslararası kamuoyuyla buluşturmak amacıyla fotoğraf sergileri düzenlenmesi ve "Şafak Vakti" belgeselinin gösteriminin yapılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaynak: <a href="https://www.benguturk.com/gundem/iletisim-baskanligi-15-temmuzun-10-yilina-ozel-uluslararasi-programlar-274061h" rel="noopener noreferrer" target="_blank">İletişim Başkanlığı, 15 Temmuz'un 10. yılına özel uluslararası programlar düzenleyecek</a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-duyurdu-muhsin-yazicioglu-sorusturmasinda-25-kisi-gozaltina-alindi-259911e5fda70-81ae-4fad-9d9d-674c6a1fd4712026-07-13T10:58:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı

Bakan Gürlek duyurdu: Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 25 kişi gözaltına alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması kapsamında Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendiğini ve operasyon kapsamında 25 şüphelinin yakalandığını açıkladı.&nbsp;<br />EMNİYET GÜÇLERİ HAREKETE GEÇTİ&nbsp;<br />Adalet Bakanı Akın Gürlek sosyal medyadan yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi:&nbsp;<br />’Merhum Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Sayın Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki heyetin 25 Mart 2009 tarihinde meydana gelen helikopter kazasında hayatını kaybetmesine ilişkin yürütülen soruşturma, milletimizin vicdanında derin yer edinmiş, yıllardır aydınlatılması beklenen dosyaların başında gelmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dosyanın tüm yönleriyle aydınlatılması, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için yargı makamlarımız ile kolluk kuvvetlerimiz, güçlü bir koordinasyon ve eşgüdüm içerisinde çalışmalarını sürdürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Haziran 2026 tarihinde Kahramanmaraş’tan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına devredilen soruşturma kapsamında; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın koordinasyonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar neticesinde bu sabah harekete geçilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında, silahlı terör örgütü kurmak, yönetmek ve üye olmak ile tasarlayarak kasten adam öldürme suçlarını işledikleri değerlendirilen 29 şüpheli tespit edilmiş; Ankara, İstanbul, İzmir, Balıkesir, Adana, Antalya, Çanakkale, Bursa, Isparta ve Afyonkarahisar’da bulunan 30 adrese eş zamanlı operasyon düzenlenmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon kapsamında 25 şüpheli yakalanmış; 2 şüphelinin cezaevinde, 2 şüphelinin yurt dışında bulunduğu belirlenmiş olup firari şüphelilerin yakalanmasına yönelik çalışmalar devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın geldiği bu önemli aşamada titiz çalışmaları dolayısıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımıza, Ankara İl Emniyet Müdürlüğümüze ve operasyonda görev alan tüm emniyet mensuplarımıza teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan'ın tevdi ettiği görev ve sorumluluk çerçevesinde, milletimizin adalet beklentisine yanıt vermek bizim için en büyük sorumluluktur. Aradan kaç yıl geçerse geçsin; hiçbir dosyanın karanlıkta kalmasına ve hiçbir şüphenin cevapsız bırakılmasına müsaade edilmeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta merhum Muhsin Yazıcıoğlu olmak üzere, bu elim olayda hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; ailelerinin ve aziz milletimizin yüreğinde yer eden bu acının tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini kamuoyunun bilgisine sunuyorum.''</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-nato-zirvesinin-turkiye-icin-onemi-259854165fe66-257b-4599-a689-4bfb85ce73912026-07-12T19:57:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : Nato zirvesinin Türkiye için önemi!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara'da 7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde düzenlenen&nbsp;<strong>36. NATO Zirvesi</strong>, hem zamanlaması hem de içeriği açısından Türkiye için sadece diplomatik bir ev sahipliği olmanın çok ötesinde, tarihi bir dönüm noktası anlamı taşıyor. Küresel güvenlik mimarisinin yeniden şekillendiği bu kritik dönemde, zirvenin Türkiye açısından önemini birkaç temel başlıkta ele alayım:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Diplomasinin Merkezi Olmak ve Stratejik Önem:&nbsp;</strong>Türkiye, uzun bir aradan sonra en kritik NATO zirvelerinden birine ev sahipliği yaparak küresel siyasetin merkezine oturdu. Özellikle ABD Başkanı Trump’ın zirveye katılım motivasyonunu doğrudan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğine bağlaması, uluslararası basında Türkiye’nin diplomatik bir başarısı olarak yorumlandı. Türkiye; Rusya-Ukrayna savaşı, Karadeniz güvenliği, Ortadoğu ve enerji hatları gibi kriz başlıklarında "vazgeçilmez arabulucu" ve "kilit aktör" rolünü bu zirveyle iyice pekiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Savunma Sanayii İçin "Eşi Benzeri Görülmemiş" Fırsatlar:&nbsp;</strong>Zirvede üye ülkelerin GSYİH'larının (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) %5'ini savunma harcamalarına ayırması gibi tarihi kararlar alındı. Bu durum, yerli ve milli hamlelerle "askeri bir güç merkezi" haline gelen Türk savunma sanayii şirketleri için devasa bir pazar kapısı açtı. KAAN, İHA/SİHA'lar ve zırhlı araçlar gibi Türk mühendisliği ürünleri, bütçesini artırmak zorunda olan müttefik ülkeler için doğrudan odak noktası haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ABD ile Kritik Askeri Pazarlıklar (KAAN, F-35 ve F-110 Motorları):&nbsp;</strong>Zirve marjında gerçekleşen ikili görüşmeler, Türkiye'nin uzun süredir masada olan askeri talepleri için büyük bir fırsat yarattı. Özellikle:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Milli Muharip Uçak&nbsp;<strong>KAAN</strong>'da kullanılacak F-110 motorlarının tedariki ve ortak üretimi,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Türkiye'nin&nbsp;<strong>F-35 programına geri dönüşü</strong>&nbsp;veya bu süreçteki haklarının teslimi,</span></p><p><span style="font-size:18px">- S-400 ve F-16 tedarik süreçleri gibi düğüm olmuş konular doğrudan en üst düzeyde (Erdoğan-Trump görüşmesinde) masaya yatırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;"Stratejik Otonomi" Politikası ve "Swing State" (Kilit Ülke) Konumu:&nbsp;</strong>Türkiye, Batı ittifakının tam göbeğinde yer alırken aynı zamanda Rusya ve Doğu Bloku ile de dengeli ilişkiler yürütebilen nadir ülkelerden biri. Bu zirve, Türkiye’nin NATO içinde körü körüne bir takipçi değil; kendi ulusal çıkarlarını koruyan, yeri geldiğinde denge unsuru olan&nbsp;<strong>"stratejik otonomi"</strong>&nbsp;gücünü tescilledi. İttifak içindeki rüzgârları ve kararları etkileyebilen yapısıyla Türkiye, NATO'nun en kritik sınır hattı ve ağırlık merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Zirvesi, Türkiye’nin sadece askeri gücüyle değil; diplomatik dehası, savunma sanayii üretkenliği ve jeopolitik ağırlığıyla NATO'nun geleceğini şekillendiren "en vazgeçilmez 3-4 aktöründen biri" olduğunu dünyaya ilan ettiği bir sahne oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-bayraktar-ailesi-ve-savunmamiz-259902dcc7d25-5141-4e2d-958b-be82c4946b8b2026-07-12T12:39:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ : BAYRAKTAR AİLESİ VE SAVUNMAMIZ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, son yıllarda savunma sanayisinde kelimenin tam anlamıyla bir paradigma değişimi yaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışa bağımlılığı minimize eden, kendi göbeğini kendi kesen ve küresel ölçekte oyun kurucu haline gelen bir Türkiye tablosu izliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu başarının en parlak, en somut ve tüm dünya tarafından gıptayla takip edilen sayfalarından birini ise şüphesiz&nbsp;<strong>Bayraktar ailesi</strong>&nbsp;yazıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vizyonun ve Adanmışlığın Resmi: Bayraktar Ailesi:&nbsp;</strong>Özdemir Bayraktar’ın attığı sağlam temeller üzerine, Haluk ve Selçuk Bayraktar kardeşlerin vizyonuyla inşa edilen Baykar, sadece insansız hava araçları üretmedi; Türk mühendisliğinin neleri başarabileceğini tüm dünyaya kanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bayraktar TB2, Akıncı ve nihayetinde göklerdeki yeni gücümüz Kızılelma…</strong>&nbsp;Bu projeler sadece birer teknolojik ürün değil; gecesini gündüzüne katan, vatan sevgisini inovasyonla harmanlayan bir ailenin ve arkalarındaki binlerce genç mühendisin adanmışlık hikâyesidir. Karabağ’dan Ukrayna’ya kadar dünyanın dört bir yanında jeopolitik dengeleri değiştiren bu teknolojiler, Türk milletinin göğsünü kabartırken, tüm dünyada da hayranlık uyandırıyor. Bu ülkeye kattıkları katma değer, stratejik güç ve özgüven için Bayraktar ailesi her türlü takdiri ve teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Durmak Yok: Yatırımlar Daha da Artmalı:&nbsp;</strong>Göklerde elde ettiğimiz bu başarı, bize bir gerçeği çok net gösteriyor:&nbsp;<strong>Savunma sanayisinde duraklamak, gerilemek demektir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teknolojik Üstünlüğün Devamı:</strong>&nbsp;Yapay zekâ, siber güvenlik, uzay teknolojileri ve kuantum bilişim gibi alanlar, geleceğin harp doktrinini belirliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Bağımsızlık:</strong>&nbsp;Savunma sanayisine yapılan her bir kuruş yatırım, Türkiye'nin masadaki elini güçlendiriyor, tam bağımsızlığımızın teminatı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Çarpan Etkisi:</strong>&nbsp;Bu alandaki AR-GE yatırımları, sivil teknolojilere de ilham vererek topyekûn bir kalkınmanın lokomotifi haline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yüzden, devletimizin ve özel sektörümüzün savunma sanayisine, yerli yazılımlara ve genç beyinlere yaptığı yatırımları katlayarak artırması hayati bir önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Bayraktar'lara, Yeni Dehalara İhtiyacımız Var:&nbsp;</strong>Baykar’ın ve TEKNOFEST kuşağının bize gösterdiği en güzel şey, bu topraklardan çıkan gençlerin fırsat verildiğinde neleri başarabileceği oldu. Ancak bu meşale sadece bir kurum veya aileyle sınırlı kalmamalı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türk Gençliğine ve Girişimcilerine Çağrı:</strong>&nbsp;Sadece savunma sanayisinde değil; biyoteknolojide, enerjide, yazılımda ve yapay zekâda yeni başarı hikayelerine ihtiyacımız var. Bayraktar ailesinin açtığı bu yol, sizler için en büyük rehber ve motivasyon kaynağıdır. "Biz yapamayız" prangasını kıran bu başarıyı örnek alarak; kendi girişimlerinizi kurmalı, hayallerinizin peşinden gitmeli ve bu ülkenin geleceğine imza atmalısınız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelecek, yüksek teknolojiyi üreten ve yöneten milletlerin olacaktır. Başlatılan bu milli teknoloji hamlesini daha da büyüterek yarınlara taşımak, bu ülkenin her bir ferdinin, girişimcisinin ve yatırımcısının en büyük ödevi olmalıdır. Yolumuz açık, ufkumuz daima yükseklerde olsun!</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Selçuk Özdağ: Şehit başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikast dosyası, aydınlatılmayı bekleyen devasa soru işaretleriyle doludur.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/selcuk-ozdag-sehit-baskanimiz-muhsin-yazicioglunun-suikast-dosyasi-aydinlatilmayi-bekleyen-devasa-soru-isaretleriyle-doludur-2598921aa4384-6a35-435a-a20c-b09b57e544e72026-07-12T12:34:00+03:00HABER MERKEZİ Selçuk Özdağ: Şehit başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikast dosyası, aydınlatılmayı bekleyen devasa soru işaretleriyle doludur.

Selçuk Özdağ: Şehit başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikast dosyası, aydınlatılmayı bekleyen devasa soru işaretleriyle doludur.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şehit başkanımız Muhsin Yazıcıoğlu’nun suikast dosyası, aydınlatılmayı bekleyen devasa soru işaretleriyle doludur. Dava dosyasının yeniden açılması önemlidir ve bu konuda ki hassasiyetlere teşekkür ederiz.Yıllardır üzerindeki şüphelerin bir türlü giderilemediği bu karanlık cinayetin artık aydınlatılması gerekiyor. Her kesimden ve her ideolojiden insanımızın gönlünde müstesna yer edinen şehit başkan Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatının akıbeti hakkında adaletin sağlanması hepimizin talebidir. Defalarca dile getirdiğim ve acilen üzerine gidilmesi gereken iddiaların titizlikle araştırılması, hem Adalet Bakanı Sayın Akın Gürlek hem de İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi’nin ve hükümetin boynuna borçtur.</span></p><p><span style="font-size:18px">1️⃣ İncirlik Uydu Kayıtları ve Sivas Radarı: İncirlik üzerindeki radar ve uydu kayıtları dava dosyasında derhal ve titizlikle incelenmelidir. Olay günü Sivas radarlarında beliren o 3 gizemli F-16 hangi ülkeye aitti ve o an orada ne arıyorlardı?</span></p><p><span style="font-size:18px">2️⃣ "Hatıra" Yalanı ve 15 Temmuz Suikast Timi Bağlantısı: Helikopterin kaza kırımını aydınlatacak en kritik cihazlarını söküp mahkemede arsızca "hobi olarak, hatıra olsun diye söktük" diyenler kimdi ve kimler tarafından görevlendirilmişti? Bu hayati parçaları çalanların, 2016 yılında Cumhurbaşkanı Sn.Erdoğan’ın otelini basan hainlerle tam olarak aynı kişiler olması bir tesadüf müdür?Bu konu titizlikle incelenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">3️⃣ FETÖ Elebaşının Kan Donduran İtirafı: Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in, olayla ilgili "Aldanırsanız böyle kurban gidersiniz. Bir Çarşamba &nbsp;günü akşamı vefat edersiniz, bir cuma günü cenazenize ulaşırlar." şeklindeki şifreli ve alçakça sözleri neden kapsamlı bir şekilde irdelenmedi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan vicdan sahibi herkese ve konunun muhataplarına tarihi bir çağrıda bulunuyorum: Bu üç karanlık konunun çok dikkatli bir şekilde, sonuna kadar üzerine gidilmelidir. Muhsin Başkan’ın şehadetiyle sonuçlanan şüpheli davanın aydınlatılması, uzunca bir süredir vatan toprakları üzerinde kurulan kirli planların da aydınlığa kavuşturulacağı bir dönüm noktası olacaktır. Muhsin Başkan’ın kanını yerde bırakmamak için verdiğimiz mücadeleden asla vazgeçmeyeceğiz.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-terorsuz-turkiye-surecimizin-basariya-ulasmasiyla-yeni-bir-hikaye-yazmaya-baslayacagiz-259881914d6a5-d3b5-4fc0-9a8b-c349d60992bd2026-07-12T12:27:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

ERDOĞAN: “Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Millî Savunma Üniversitesinin Yenilevent Kampüsü'nde düzenlenen 16'ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile Kuvvet Harp Enstitüleri 8'inci Dönem Komuta ve Kurmay Eğitimi'nin mezuniyet törenine katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına katılımcıları selamlayarak başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurmaylık eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayların mezuniyet merasimine katılmaktan büyük bir bahtiyarlık duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün 125'i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ediyor, mezuniyet sevinçlerini paylaşıyoruz. Dereceye girenlerle birlikte 16’ıncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimlerini neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, diplomalarını alan subayların "kurmay" ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerine, devlete ve millete yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edeceklerine, Türk ordusunun tarih boyunca dünya ölçeğinde temayüz etmiş en güçlü vasıflarından biri olan kurmay akla, bilgi ve kabiliyetleriyle en güçlü katkıları yapacaklarına inandığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurmay subaylara yeni vazifelerinde üstün muvaffakiyetler temenni eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Cenabıallah ayağınıza taş değdirmesin, sizleri her türlü tehdit ve tehlikeden emin ve muhafaza eylesin diyorum" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 26 farklı ülkeden gelerek burada modern, kapsamlı ve nitelikli eğitimler alan misafir askerleri de canıgönülden kutladığını, üstlenecekleri görevlerle ülkeleri arasındaki dostluk, dayanışma ve iş birliklerini daha da geliştireceklerine yürekten inandığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Subayları hem kuramsal çerçevede hem de uygulama zemininde titizlikle eğiten, bilgi ve deneyimleriyle genç kurmayları teçhiz eden komutan ve hocalara da takdir ve tebriklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu vesileyle devletin bekası, ülkenin güvenliği, milletin huzur ve selameti için can veren şehitlerin tamamını rahmetle yâd ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Merhum Nurettin Topçu'nun ifadesiyle 'Şehit, bir fertte barınan milletin ruhu, bir millet iradesidir ki bir vücudun gömüldüğü yerden bize ebedî hayat gönderir, bize ebediyeti kazandırır.' Türk milletine ebediyeti kazandıran, milletimizin hürriyet abideleri, devletimizin ebed-müddet nişaneleri olan aziz şehitlerimiz, destanlaşan mücadeleleri ve hatıralarıyla yolumuzu aydınlatmaya devam edecektir. Ay yıldızlı al bayrağımızda temerküz eden millî ve mukaddes değerlerimiz uğruna canlarını ortaya koyan gazilerimize şükranlarımı sunuyor, hepsine hayırlı ve bereketli ömürler diliyorum. Bugün mezun ettiğimiz kurmay subaylarımızın ülkemizde, bölgemizde ve sınırlarımızın ötesinde ifa edecekleri görevlerle şehit ve gazilerimizin emanetini layıkıyla taşıyacaklarından hiçbir şüphe duymuyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ÜNİVERSİTEMİZ KÜRESEL ÖLÇEKTE YILDIZI PARLAYAN EN SEÇKİN EĞİTİM KURUMLARIMIZDAN BİRİ HÂLİNE GELMİŞTİR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Millî Savunma Üniversitesinin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün 31 Temmuz'da idrak edileceğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu en başında ve özellikle ifade etmek isterim. 10 yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri hâline gelmiştir. Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı donanımlı, vicdanlı, özgüven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak milletimizin iftihar kaynağıdır" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla, ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle hayati bir misyonu yerine getirdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemiz bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor. Bunun için değerli rektörümüzün ve yöneticilerimizin şahsında Millî Savunma Üniversitemizin sivil, asker, eğitimci kadrosunu, bu ailelerin tüm mensuplarını tebrik ediyor, başarılarının daim olmasını diliyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükûmet olarak kurulduğu günden beri üniversitenin yanında olduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, subay ve astsubayların daha yüksek standartlarda, daha iyi şartlarda eğitim alabilmeleri için fiziki ve teknik altyapı başta olmak üzere ihtiyaçları karşılama noktasında ayrı bir hassasiyet taşıdıklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan sonra da MSÜ'nün daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, üniversitenin 10’uncu kuruluş yıl dönümünün Türk Silahlı Kuvvetleri ve millet için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVAŞLAR ARTIK SADECE CEPHELERDE VERİLMİYOR, SİBER SALDIRILAR VE DEZENFORMASYON KAMPANYALARIYLA BİRLİKTE YÜRÜTÜLÜYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, keskin değişimlerin istisna olmaktan çıkıp sıradanlaştığı bir dönemin yaşandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Yapay zekâ ve yeni teknolojiler eğitimden sağlık ve finansa, ulaştırmadan kamu hizmetlerine hayatın her alanını hem de çok derinden etkiliyor. Savunma ve güvenlikte ise bu dönüşümün tezahürlerini çok daha net bir şekilde gözlemliyoruz. Şu gerçeği en iyi sizler biliyorsunuz, klasik harp ortamlarında belirleyici faktörler kuvvet yoğunluğu ve platform sayısıydı. Günümüzde bunlara teknolojinin, enformasyonun, insansız sistemlerin, hızlı karar destek mekanizmalarının da eklendiğini görüyoruz. Savaşlar artık sadece cephelerde verilmiyor, siber saldırılar ve dezenformasyon kampanyalarıyla birlikte yürütülüyor. Kamikaze dronlarla kritik altyapılar, enerji nakil hatları, ticaret güzergahları hedef alınıyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsansız hava ve deniz araçlarının sonuca doğrudan etki ettiği, yapay zekâ merkezli yazılımların harekâtın seyrini değiştirdiği yeni bir denklemle karşı karşıya olunduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, keşif ve gerçek zamanlı haber almanın vazgeçilmez birer kuvvet çarpanı olduğu bu yeni ortamın, planlamayla birlikte sevk ve idareyi de her zamankinden daha kritik hâle getirdiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millî Savunma Üniversitemizde yetişen subaylarımız hem planlama hem de sevk ve idare noktasında eşsiz bir performans ortaya koyuyorlar. Gazi Mustafa Kemal tuttuğu notlardan birinde, 'Komutanlık çare aramaktan ibarettir, bunu da harp tarihi öğretir' diyordu. Farklı misyonlarda görüyoruz ki komutanlarımız eşsiz zaferlerle dolu olan tarihimizden aldıkları ilhamla, harp tarihinden edindikleri bilgilerle hamdolsun yeni destanlar yazmaya devam ediyorlar. Biz de devlet olarak uluslararası güvenlik paradigmasının radikal bir dönüşüme uğradığı bu dönemde yeni sistemin kutup başlarından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SON 12 AYDA 11 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE SAVUNMA VE HAVACILIK ÜRÜNÜ İHRAÇ EDEREK YENİ BİR REKORA İMZA ATTIK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, savunma sanayiinde yüzde 82 yerlilik oranına ulaşıldığını, geliştirilen ürünleri doğrudan sahada test ettiklerini, geri bildirimlerin ışığında sürekli yenileyip güncellediklerini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mühendislerin, yazılımcıların, teknisyenlerin, sektörde faaliyet gösteren 4 bine yakın firmanın başarılarına her gün yenilerinin eklediğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu eklemeyle birlikte güvenlik birimlerini yerli ve millî ekipmanlarla, son teknolojiye sahip teçhizatlarla donattıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bilhassa ihracatta çıtayı her geçen gün daha da yükselttiklerinin altını çizerek, şunları söyledi: "Son 12 ayda 11 milyar doların üzerinde savunma ve havacılık ürünü ihraç ederek yeni bir rekora imza attık. Ocak-Haziran dönemi ihracatımız geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 30'a yakın artışla 4 milyar 665 milyon dolara ulaştı. Sadece geçtiğimiz ay 803 milyon dolar değerinde ürün ihraç ettik. Tabii şurası da mühimdir, risk ve tehditleri doğru okuyabilen, bu sistem ve teknolojileri etkin kullanabilen, farklı platformlardan gelen verileri uygulamaya döken subaylarımız ve askerlerimiz de savunma sanayiinde yakaladığımız bu ivmeyi sahada millî kazanımlara dönüştürmektedir. Kurmay aklın üretim merkezi olan Millî Savunma Üniversitemiz ise yetiştirdiği vatan evlatlarıyla bu kazanımları sürdürülebilir kılmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askeri birikime sahip olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri'nin iki hafta önce 2 bin 235'inci yaşını kutladığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Dünyanın en eski askerî müzesi olan Harbiye Askerî Müzesi'ni 1453'te kurmuş bir milletiz. Şunun altını özellikle çizmek durumundayım. Biz yalnızca bugünkü orduların temelini teşkil eden, onlu sistemi kuran değil, aynı zamanda hilal taktiğine asıl derinliğini veren, yontma keser taktiğini ve örtme harekâtını da dünya savaş literatürüne kazandıran bir milletiz. Evcilleştirdiğimiz atları cenk meydanlarında fırtına gibi kullanarak piyade ağırlıklı savaşın konseptini biliyorsunuz, biz değiştirdik. Süvariye 360 derecelik manevra imkânı sunan üzengiyi ordu-millet olarak biz icat ettik. İstanbul'un fethiyle bir çağı kapatıp diğerini açarken, Sultan Fatih'in döktürdüğü Şahi toplarıyla karadan yürüttüğümüz gemilerle askerî dehamızın ışıltısıyla yeni bir destan kaleme aldık. Mehteri, savaş alanında birlikleri yönlendiren bir orkestra olarak yine biz kullandık."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk milletinin daha birçok yeniliği harp sahasına ve sanatına kazandırdığına işaret ederek, "Tüm bunları yaparken toprakla birlikte gönüller de fethettik. Gücümüzü iyilik ve adaletle, zekâmızı erdem ve merhametle taçlandırdık" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“GÖNÜL COĞRAFYAMIZDA KANAYAN YARALARI BİZ SARIYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün de aynı çizgide ilerlediklerini ve ecdadın mirasına en güzel şekilde sahip çıktıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gönül coğrafyamızda kanayan yaraları biz sarıyor, diyalog kanallarının açık tutulmasında öncü roller üstleniyoruz. Balkanlar'dan Kafkasya'ya, Orta Doğu'dan Afrika'ya barışın ve huzurun kalıcı hâle gelebilmesi için her türlü kapıyı zorluyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde mensubu oldukları uluslararası ittifaklarda çok güçlü varlık gösterdiklerini vurgulayarak, NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'ne Ankara'da başarıyla ev sahipliği yaptıklarını, değişen güvenlik koşulları ekseninde İttifak'ın geleceğini Türkiye'de ele aldıklarını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO'nun güney doğu kanadının emanet edildiği bir ülke olarak mevcut gündeme dair değerlendirmelerini müttefikleriyle paylaştıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Zirvesi'nin bölgede ve dünyada barış ve istikrarın tesisine katkı sağlamasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TÜRKİYE'NİN GÜVENLİĞİNİ KİMSEYE EMANET EDEMEZ, MİLLÎ GÜVENLİĞİMİZDEN ASLA TAVİZ VEREMEYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hangi teşkilata üye olursak olalım, içinde bulunduğumuz zorlu coğrafyada alnımız ak, başımız dik. Bu şekilde yaşamak için güçlü olmak zorundayız. Türkiye'nin güvenliğini kimseye emanet edemez, millî güvenliğimizden asla taviz veremeyiz. Dolayısıyla hem millî güvenliğimizi eksiksiz biçimde tahkim etmek hem de bunu hukuk, meşruiyet ve demokrasi içinde yapmak mecburiyetindeyiz. Her fırsatta söylediğim gibi iç kalemizi sağlam tutacağız. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize doğru yol alırken, 86 milyon olarak kardeş ve kaderdaş olduğumuzu hiçbir zaman unutmayacağız. Özellikle ülkemizi yaklaşık yarım asırlık bir sorundan kurtarmak amacıyla yürüttüğümüz Terörsüz Türkiye sürecimizin başarıya ulaşmasıyla inşallah içeride ve dışarıda yeni bir hikâye yazmaya başlayacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğitimlerini başarıyla tamamlayan subayları tebrik ederek, üstlenecekleri görevlerinde başarı dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, misafir subayları da aynı samimi duygularla kutladığını belirterek, ülkelerindeki dostlarına da kendisinden selam götürmelerini istedi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan Tarsus için kanun teklifi: “Tarsus’a ‘İl’ statüsü verilmeli”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-tarsus-icin-kanun-teklifi-tarsusa-il-statusu-verilmeli-25987393ac4ee-d9cd-4484-8395-98da02fbef1c2026-07-12T12:05:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan Tarsus için kanun teklifi: “Tarsus’a ‘İl’ statüsü verilmeli”

Ali Bozan’dan Tarsus için kanun teklifi: “Tarsus’a ‘İl’ statüsü verilmeli”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birçok ilden daha fazla nüfusa sahip Mersin’in Tarsus ilçesi için DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Meclis’e Tarsus’un hakettiği il statüsüne kavuşması için kanun teklifi verdi. Milletvekili Ali Bozan’ın Meclis’e sunduğu teklifte; Tarsus’un gelişmiş ulaşım ağı, güçlü tarım ve sanayi altyapısı, ticaret potansiyeli ve stratejik konumuyla il olabilecek tüm kriterleri karşıladığı vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, Tarsus’un il olmasıyla birlikte kamu hizmetlerinin daha etkin ve hızlı sunulacağı, kamu yatırımlarının artacağı, yerel yönetim kapasitesinin güçleneceği ve bölgesel kalkınmanın ivme kazanacağı ifade edildi. Kanun teklifine ilişkin değerlendirmede bulunan DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Tarsus’un sahip olduğu tarihsel miras, nüfus büyüklüğü ve ekonomik gücüyle uzun yıllardır il olmayı hak ettiğini belirterek şunları söyledi: “Tarsus, yalnızca Mersin’in değil, Türkiye’nin en önemli kentlerinden biridir. Nüfusu birçok ili geride bırakan, üretim gücü yüksek, tarihi ve kültürel değerleriyle öne çıkan Tarsus’un il statüsüne kavuşması hem kamu hizmetlerinin niteliğini artıracak hem de bölgenin kalkınmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Tarsus’un hak ettiği idari statüye kavuşması için kanun teklifimizi Meclis’e sunduk”.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskani-duran-acikladi-feto-baglantili-2-bin-702-sosyal-medya-hesabina-erisim-engeli-2598655ee9e15-6a35-4cc1-8fe0-f041d26740b62026-07-12T12:00:00+03:00HABER MERKEZİ İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

İLETİŞİM BAŞKANI DURAN AÇIKLADI: FETÖ bağlantılı 2 bin 702 sosyal medya hesabına erişim engeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, dijital mecralar üzerinden yürütülen terör propagandası, dezenformasyon faaliyetleri ve psikolojik harekât girişimlerine karşı devletin bütün imkânlarıyla yürüttüğü mücadelenin kararlılıkla devam ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı Duran, bu kapsamda son bir ay içerisinde FETÖ ve FETÖ ile iltisaklı olduğu tespit edilen 2 bin 702 sosyal medya hesabı hakkında erişim engeli tedbirlerinin derhal uygulandığını bildirdi.<br />Duran, son iki ay içerisinde de gerçekleştirilen detaylı teknik incelemeler ve dijital ağ analizleri sonucunda; terörizmi öven, teşvik eden, dezenformasyon yayan ve ülkemize yönelik psikolojik harekat faaliyetlerinde bulunduğu belirlenen bin 652 sosyal medya hesabı hakkında da hukuki ve idari işlemlerin yapıldığını, bu hesaplara yönelik erişim engeli kararlarının da uygulandığını aktardı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkanı sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada; &nbsp;"Yürütülen analizler, terör örgütlerinin yalnızca fiziki alanda değil, dijital platformlarda da organize, koordineli ve sistematik yöntemlerle propaganda faaliyetleri yürüttüğünü; manipülasyon, algı yönetimi ve dezenformasyon yoluyla toplumsal huzuru, milli birliğimizi ve kamu düzenini hedef aldığını açıkça ortaya koymaktadır." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"DEVLETİMİZ TERÖR ÖRGÜTLERİYLE MÜCADESİNİ KARARLILIKLA SÜRDÜRMEKTEDİR"</span></p><p><span style="font-size:18px">Duran'ın sosyal medya paylaşımında şu ifadeler de yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Dijital alan, milli güvenliğimizin ayrılmaz bir parçasıdır. Terör örgütlerinin sosyal medya ve dijital platformları propaganda, eleman temini, finansman, dezenformasyon ve psikolojik harekat amacıyla kullanmalarına hiçbir şekilde müsaade edilmeyecektir. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak, ilgili tüm kurumlarımızla birlikte dijital ekosistemi sürekli takip etmeye, milli güvenliğimizi hedef alan her türlü tehdidi tespit ederek gerekli tedbirleri gecikmeksizin almaya ve vatandaşlarımızı dezenformasyona karşı doğru bilgiyle buluşturmaya kararlılıkla devam edeceğiz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-sosyal-medya-ve-dini-degerler-uzerine-2598352dade18-d0f9-4f0a-a6a7-52973bb75b542026-07-10T19:51:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: SOSYAL MEDYA VE DİNİ DEĞERLER ÜZERİNE..

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye de sosyal medyanın ve dijital ortamın gelişmesi ile beraber sosyal hayat da ve gerçek dünyada hoş olmayan olaylar yaşıyoruz. Dini değerlere ve inanca gülündüğünü görüyoruz. Ayıptır. Hangi inanç ve dinden olursa olsun, bunlar kutsallardır. Bunlar komedi olarak ele alınamaz, alınmamalı. Bu konuda sadece cezalandırma içeri tıkma gibi eylemler doğru değil. Ben sizlere bazı fikirlerimi ortaya koyacağım. Dijitalleşmenin ve sosyal medyanın hayatımızın merkezine yerleşmesiyle birlikte, iletişim dilinin ve toplumsal etkileşimlerin ciddi bir değişim geçirdiği çok açık. Bahsettiğim durum, günümüzde pedagojiden sosyolojiye kadar pek çok alanda tartışılan oldukça hassas ve önemli bir mesele. Bence bu konuda dikkate alınması gereken birkaç temel nokta var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Saygı ve Empati Kültürü: Toplumsal</strong>&nbsp;bir arada yaşamanın en temel kuralı karşılıklı saygıdır. Bir birey için hiçbir anlam ifade etmeyen bir kavram, bir başkasının hayatının merkezinde, en hassas noktasında yer alabilir. İnsanların kutsal saydığı, gönülden bağlandığı dini değerlerin, inançların veya sembollerin alay konusu yapılması, bireylerde haklı olarak bir incinme ve değersizleştirilme hissi yaratır. Dijital dünyada da tıpkı gerçek hayatta olduğu gibi empatiyi elden bırakmamak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sosyal Medyanın "Mizah" Anlayışı ve Sınırlar:&nbsp;</strong>Sosyal medya, doğası gereği her şeyi hızla tüketen, ironi ve mizahı bazen bir silah ya da dikkat çekme aracı olarak kullanan bir yapıya sahip. Ancak her şeyin mizah malzemesi yapılıp yapılamayacağı sorusu önemli bir etik sınırdır. Mizah, insanları düşündürmek veya eğlendirmek için harika bir araç olsa da, bir topluluğun en derindeki manevi değerlerini aşağılama noktasına vardığında yıkıcı bir hal alabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İfade Özgürlüğü ve Kutsala Saygı Dengesi:&nbsp;</strong>Modern toplumlarda ifade özgürlüğü en önemli haklardan biridir; ancak bu özgürlük, başkalarının haklarına, onuruna ve inançlarına doğrudan hakaret etme veya onları aşağılama özgürlüğünü kapsamaz. Özgürlük ile saygı arasındaki bu ince çizginin korunması, toplumsal barışın ve huzurun devamı için şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Buraya kadar Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;Hangi inançtan, dinden veya dünya görüşünden olursa olsun, insanların kutsallarına ve değerlerine karşı daha&nbsp;<strong>özenli, dikkatli ve saygılı bir dil kullanılması</strong>&nbsp;gerektiği fikrinize katılmamak elde değil. Dijital ortamın getirdiği o "ekran arkasına saklanma" rahatlığı, bizi temel insani nezaket kurallarından ve toplumsal sorumluluklarımızdan uzaklaştırmamalıdır.<strong>Bu dönüşümün önüne geçmek ve daha sağlıklı bir dijital kültür inşa etmek için bireysel farkındalık dışında ne gibi adımlar atılabiliriz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Değerli okurlarım</strong>, bana kalırsa bu mesele sadece bir "sosyal medya" sorunu değil, doğrudan bir&nbsp;<strong>insani olgunluk ve derinlik</strong>&nbsp;meselesi. Gerçek hayatta yüz yüze söylemeye cesaret edilemeyecek, söylendiğinde büyük utanç duyulacak şeylerin, bir ekranın ve klavyenin arkasına sığınarak rahatça dökülebilmesi dijital çağın en büyük çıkmazlarından biri. İnsanlar beğeni (like) almak, etkileşim yaratmak ya da sadece "farklı/aykırı" görünmek uğruna, asırlardır insanlığın harcı olmuş manevi değerleri bir çırpıda harcayabiliyorlar.&nbsp;<strong>Bence işin özü şurada düğümleniyor:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnançsızlık ile Saygısızlık Arasındaki Fark:</strong>&nbsp;Bir insan hiçbir dine inanmayabilir, bu onun şahsi tercihidir. Ancak bir şeye inanmamak, o şeye inanan milyonlarca insanın kutsalına hakaret etme, onunla dalga geçme hakkını kimseye vermez. İnanç bir tercihse, saygı bir mecburiyettir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mizahın Hafifliği:</strong>&nbsp;Mizah, güçlü olanı eleştirmek ya da hayatın zorluklarını hafifletmek için harika bir araçtır. Ancak bir topluluğun en hassas, en saf duygularını, kutsal bildiği isimleri ve sembolleri alay konusu yapmak mizah değil, sadece kolaycılık ve saygısızlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İçimizin Çoraklaşması:</strong>&nbsp;Kutsala, maneviyata, insana ait o yüksek değerlere karşı saygıyı yitirdiğimizde, geriye sadece her şeyi tüketen, hiçbir şeye değer vermeyen, bencil ve çorak bir toplum kalır. Bugün dini değerlere gülen, yarın vatan sevgisine, öbür gün anne-baba hakkına, bir diğer gün ise insan hayatının kendisine güler. Çünkü sınır bir kez aşıldı mı, her şey meşrulaşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netice itibariyle; daha dikkatli, daha edepli ve daha özenli olmak sadece bir "temenni" değil, toplumsal olarak bir arada huzurla yaşayabilmemiz için hayati bir&nbsp;<strong>ihtiyaçtır.</strong>&nbsp;İnsan, dilinin ve kalbinin ayarını bozmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Peki değerli okurlarım, bu gidişatın karşısında, özellikle genç nesle bu saygı ve edep duygusunu yeniden kazandırmak için ailelere ve eğitim sistemine nasıl bir görev düşüyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Sorun ailede, eğitimde" diyoruz ama o eğitimi verecek olan ailelerin kendisi de bu dijital girdabın içinde savruluyorsa, anne-baba da sabahtan akşama kadar o ekranların karşısında aynı çoraklaşmayı yaşıyorsa işimiz gerçekten çok zorlaşıyor. &nbsp;<strong>Eğitimsiz ve farkındalıksız ailelerden, farkındalığı yüksek çocuklar beklemek</strong>&nbsp;ne yazık ki bir tezat oluşturuyor. Mademki yukarıdan aşağıya ya da aileden çocuğa doğru işleyen o doğal mekanizma tıkanmış durumda, o zaman bizim&nbsp;<strong>"Ne yapabiliriz?"</strong>&nbsp;sorusuna daha pratik, dipten gelen dalgalarla cevap bulmamız gerekiyor. İşte naçizane bence çözüm yolları:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Akran Etkisi ve Gençlik Hareketleri:&nbsp;</strong>Madem aileler bu konuda yetersiz kalıyor, o zaman gençleri yine gençler üzerinden yakalamak zorundayız. Dijital dünyada dürüstlüğü, saygıyı, edebi ve manevi değerleri "eski kafalılık" olarak değil, bir&nbsp;<strong>havalı duruş, bir entelektüel olgunluk ve karakter göstergesi</strong>&nbsp;olarak sunan genç kanaat önderlerine, dijital içerik üreticilerine ihtiyaç var. Gençler anne-babalarından ziyade akranlarını dinliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital Mahalleler Kurmak:&nbsp;</strong>Kötülük, saygısızlık ve alaycılık sosyal medyada çok hızlı örgütleniyor çünkü algoritma kaosu seviyor. Bizlerin de iyiliği, saygıyı ve kutsala hürmeti savunan dijital topluluklar, platformlar kurmamız; buradaki nitelikli, seviyeli sesleri büyütmemiz gerekiyor. Saygısızlığın karşısında sadece öfkelenmek yetmez; daha estetik, daha güçlü ve daha doğru bir dille alternatif üretmek gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sivil Toplum ve Tabandan Gelen Eğitim:&nbsp;</strong>Resmi eğitim müfredatının ya da ailelerin hantallığını sivil toplum kuruluşları, vakıflar, gençlik merkezleri ve mahalle kültürleri aşabilir. Gençlere sadece "yapma, etme, ayıptır" demek yerine; onlara dinlerin, inançların, sanatın ve felsefenin insan ruhuna kattığı o derinliği hissettirecek atölyeler, kamplar ve sohbet ortamları oluşturulmalı. İnsan bilmediği, hissetmediği şeyin değerini koruyamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bireysel Duruş ve "Tepki" Kültürü:&nbsp;</strong>Bizler birey olarak ne yapabiliriz? En büyük gücümüz:&nbsp;<strong>Etkileşim vermemek.</strong>&nbsp;Sosyal medyada dini değerlerle, kutsallarla alay eden bir içeriği gördüğümüzde ona yorum yazıp (öfkeli bile olsa) algoritmanın onu öne çıkarmasını sağlamak yerine; şikayet edip, takibi bırakıp, görünmez kılmalıyız. Saygısızlığı cezasız ve sessiz bırakmak, onu besleyen en büyük damardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sözün özü;</strong>&nbsp;Yol uzun ve çetin. Ailelerin eğitimsizliği bizi ümitsizliğe sevk etmemeli. Tarih boyunca büyük dönüşümler hep her şeyi kabul eden yığınlarla değil, senin gibi bu durumu dert edinen, "Ne yapabiliriz?" diye soran bir avuç dertli ve gayretli insanla başlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu noktada, dijital dünyada kutsal değerleri korumak için yasal düzenlemeler ve cezalar mı daha etkili olur, yoksa az önce bahsettiğim bu toplumsal, kültürel bilinçlenme hareketi mi? Hangi tarafa daha çok ağırlık verme-liyiz’e bir göz atalım isterseniz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yasal düzenlemeler, cezalar, yasaklar bir yere kadar duvar örer; ama o duvarın arkasındaki insanı değiştiremez. İnsanın içindeki o edep duygusunu, vicdanı ve saygıyı uyandırmadıktan sonra, ceza bittiği an saygısızlık kaldığı yerden devam eder. Asıl kalıcı olan, köklü olan BENİMDE söylediğim gibi&nbsp;<strong>toplumsal ve kültürel bilinçlenmedir.</strong>&nbsp;Bu topraklarda asırlardır bir arada yaşamamızı sağlayan şey kanunlardan ziyade; "Yaratılanı severim, Yaradan'dan ötürü" diyen Yunus Emrelerin, "Gel, ne olursan ol yine gel" diyen Mevlanaların ektiği o irfan ve edep tohumlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bizim bugün dijital çağda yeniden yeşertmemiz gereken şey tam olarak bu ruhtur. İşte bu kültürel bilinçlenme hareketini büyütmek, sesimizi daha gür çıkarmak için ilk olarak nereden, hangi küçük ama etkili adımdan başlamalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“</strong><strong>Toplumsal birlik, kardeşlik ruhu ve ortak akıl.”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bölünerek, birbirimizi kırarak ya da kamplara ayrılarak bu dijital yozlaşmanın önüne geçemeyiz. Çünkü kutsal değerlere, inanca ya da insani erdemlere yapılan saldırılar aslında sadece belli bir kesimi değil, toplumun bir arada yaşama iradesini, yani hepimizin ortak geleceğini hedef alıyor.&nbsp;<strong>Bence bu ortak aklı inşa etmek için şu adımları atabiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ortak Değerlerde Buluşmak:</strong>&nbsp;Hangi siyasi görüşten, hangi hayat tarzından olursak olalım; bu toprakların mayasında var olan saygı, edep ve kardeşlik gibi evrensel ve manevi değerleri "ortak payda" ilan etmeliyiz. Dijital alandaki saygısızlığa karşı tek bir ses olabilmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Biz" Dilini Yeniden Kurmak:</strong>&nbsp;Sosyal medyanın bizi ittiği o "ben ve öteki" dilini reddedip, senin de dediğin gibi "biz" ruhunu canlandırmalıyız. Birimizin kutsalına yapılan bir saygısızlığı, hepimizin huzuruna yapılmış bir tehdit olarak görme olgunluğuna erişmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Farklı Kesimlerin Bir Araya Gelmesi:</strong>&nbsp;Sanatçılar, yazarlar, akademisyenler, kanaat önderleri ve dijital içerik üreticileri –yani toplumun aklı ve kalbi olan insanlar– bir araya gelerek ortak bildiriler, projeler ve yapıcı içerikler üretmeli. Kardeşlik ruhunu sadece dilde bırakmayıp, dijital dünyanın her köşesine yayacak bir seferberliğe dönüştürmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir duvarın tuğlaları gibi birbirimize kenetlendiğimizde ve meseleye ortak bir akılla yaklaştığımızda, sosyal medyanın o yıkıcı rüzgârı ne kadar sert eserse essin bizi sarsamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-netanyahu-yeter-yahu-259845361d141-6979-4414-9245-2e25c8340d582026-07-09T19:54:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: NETANYAHU, YETER YAHU!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail lideri Netanyahu’ya artık yeter demeliyiz. Nedir bu ya? Savaş ile nereye kadar? Dünya milletlerini seslenmek barış ve huzurun teminini sağlamak lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kızmayın bana, yaşanan insani dram, kayıplar ve bitmek bilmeyen şiddet döngüsü karşısında benim başlıkta seslenişim oluşan bu derin öfkeyi ve "artık yeter" çığlığını hissetmek son derece insani ve haklı bir tepkidir. Savaşın getirdiği yıkım, sadece bölgeyi değil, adalet ve barışa inanan tüm dünya insanlarının vicdanını derinden yaralıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel kamuoyunun ve dünya milletlerinin bu gidişata dur demesi, barış ile huzurun kalıcı olarak temin edilmesi için uluslararası düzeyde ve bireysel olarak atılabilecek adımları naçizane kendimce şu başlıklar altında toplayabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Hukuk ve Diplomatik Baskı: Savaşların</strong>&nbsp;durdurulmasında en büyük güç, küresel kamuoyunun devletler ve uluslararası örgütler üzerinde kuracağı diplomatik baskıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Kurumların Harekete Geçirilmesi:</strong>&nbsp;Birleşmiş Milletler (BM), Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) ve Uluslararası Adalet Divanı (UAD) gibi yapıların kararlarının arkasında durulmalı ve bu kararların yaptırımlarla desteklenmesi sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Koşulsuz Ateşkes Talebi:</strong>&nbsp;Dünya liderlerine, kalıcı bir ateşkesin sağlanması ve askeri operasyonların derhal durdurulması yönünde diplomatik baskı artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Küresel Kamuoyu ve Dayanışma:&nbsp;</strong>Halkların sesi, hükümetlerin politikalarını değiştirmelerinde en büyük etkendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Barışçıl Protestolar ve Farkındalık:</strong>&nbsp;Dünyanın dört bir yanında savaş karşıtı, adalet ve insan hakları odaklı sivil hareketlerin büyütülmesi gerekir. Yardıma muhtaç sivillerin sesi dijital platformlar ve kitlesel eylemlerle dünyaya duyurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik ve Akademik Boykotlar:</strong>&nbsp;Uluslararası hukuku ihlal eden, savaşı finanse eden veya destekleyen kurum ve yapılara karşı küresel boyutta sivil boykot kampanyalarının etkin bir şekilde sürdürülmesi (BDS gibi hareketler) ekonomik bir baskı unsuru oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsani Yardım ve Yaraların Sarılması:&nbsp;</strong>Savaşın yıkıcı etkilerini hafifletmek, barışın ilk adımlarındandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tıbbi ve Lojistik Destek:</strong>&nbsp;Gazze ve diğer çatışma bölgelerindeki siviller için insani yardım koridorlarının sürekli açık tutulması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Uluslararası Sivil Toplum Kuruluşlarına Destek:</strong>&nbsp;Bölgede aktif olarak çalışan insani yardım organizasyonlarına (Kızılay, Kızılhaç, Sınır Tanımayan Doktorlar vb.) destek verilerek oradaki insanların hayatta kalma mücadelesine katkıda bulunulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki Devletli Çözüm ve Kalıcı Barış Vizyonu.&nbsp;</strong>Geçici ateşkesler savaşı erteler, ancak kalıcı barış adil bir siyasi çözümle mümkündür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşgalin Sona Ermesi:</strong>&nbsp;Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkı tanınmalı, 1967 sınırları temelinde adil ve bağımsız bir Filistin devletinin kurulması yönündeki uluslararası irade netleştirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Barış Eğitimi ve Diyalog:</strong>&nbsp;Küresel ölçekte nefret söylemlerine, antisemitizme ve İslamofobiye karşı durularak halkların bir arada, barış içinde yaşamasını savunan diyalog zeminleri güçlendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Netice itibari ile;</strong>&nbsp;Savaşla bir yere varılamayacağını ve şiddetin şiddeti doğurduğunu tarih bizlere defalarca göstermiştir. Kalıcı huzur; silahların susması, uluslararası hukukun işletilmesi ve masumların hakkının teslim edilmesiyle mümkündür. Dünya milletleri olarak bu adaletsizliğe karşı sessiz kalmamak, barışın en güçlü anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bosna'da Srebrenitsa soykırımı kurbanları için barış yürüyüşü başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bosnada-srebrenitsa-soykirimi-kurbanlari-icin-baris-yuruyusu-basladi-2598208ea93c9-8d1e-4d6d-aa09-c8d74e8559f02026-07-09T19:47:00+03:00HABER MERKEZİ Bosna'da Srebrenitsa soykırımı kurbanları için barış yürüyüşü başladı

Bosna'da Srebrenitsa soykırımı kurbanları için barış yürüyüşü başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bosna Hersek'te 6 bin 500'den fazla kişi, Srebrenitsa soykırımının kurbanlarını anmak için çarşamba günü sabah saatlerinde başlayan yürüyüşe katıldı. Ülkenin farklı bölgelerinden ve yurt dışından gelen katılımcılar, yalnızca hayatını kaybedenleri anmak için değil, Temmuz 1995'te hayatta kalabilmek için günlerce yürüyenlerin yaşadıklarını hatırlamak için de bir araya geldi.<br />Katılımcılardan İbis Husejnovic, yürüyüşe "acıyı ve sessizliği hissetmek" için geldiğini söyledi.<br />Raifa Duzic ise yürüyüşe, "hayatları için kaçmak zorunda kalan insanların hissettiklerinin küçük bir bölümünü hissetmek" amacıyla katıldığını belirtti. Duzic, "Bunun asla unutulmaması gerektiğini söylemek istiyoruz" diye konuştu.<br />Barış Yürüyüşü'nün bu yıl 22'ncisi düzenleniyor. Üç gün sürecek yürüyüşte katılımcılar yaklaşık 100 kilometre yol kat edecek.<br />Yürüyüşçüler, toplu infazların gerçekleştirildiği noktalar ve toplu mezarların bulunduğu alanlar gibi önemli yerlerden geçecek. Katılımcılar, soykırım anmalarının yapılacağı 10 Temmuz arifesinde Srebrenitsa yakınlarındaki Potoçari'ye ulaşacak. Temmuz 1995'te Bosnalı Sırp güçleri Srebrenitsa'nın kontrolünü ele geçirdi ve burada 8 binden fazla Boşnak erkek ve genç erkeği sistematik şekilde öldürdü. Srebrenitsa'da bulunan Boşnak Müslüman nüfusun geri kalanı, yaklaşık 25 bin kadın, çocuk ve yaşlı, zorla bölgeden çıkarıldı.</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/09/bosnada-srebrenitsa-soykirimi-kurbanlari-icin-baris-yuruyusu-basladi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya ABD'den Tomahawk füzesi alacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-abdden-tomahawk-fuzesi-alacak-259818b907175-6a86-4661-ad50-78d7a3d8924f2026-07-09T19:43:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya ABD'den Tomahawk füzesi alacak

Almanya ABD'den Tomahawk füzesi alacak

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya ile Amerika Birleşik Devletleri, Ankara'da yapılan NATO Liderler Zirvesi'nde Amerikan üretimi Tomahawk tipi seyir füzelerinin Almanya'ya satışı konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Almanya Başbakanı Friedrich Merz tarafından, Federal Meclis'te yaptığı hükümet açıklamasıyla kamuoyuna duyuruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ankara'daki NATO toplantısı sırasında ABD yönetimiyle Amerikan Tomahawk füzelerinin satın alınması ve Almanya'da konuşlandırılması konusunda anlaştık" diyen Merz, "Böylece savunmamızdaki önemli bir stratejik boşluğu kapatıyoruz. Aynı zamanda Avrupalı sistemlerimizi geliştirmek ve Avrupa'da konuşlandırmak için çalışmaya da devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Merz ayrıca, yüksek savunma harcamalarına yönelik eleştirilere verdiği yanıtta, "Özgürlük ve barış içinde yaşamazsak, en iyi sosyal güvenlik sistemi bile bir işe yaramaz. Bu nedenle, benim ve bu koalisyondaki bizler için öncelik, Avrupa'da özgürlük ve barışı güvence altına almaktır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya savunma harcamalarını artırmaya devam ediyor<br />Federal hükümet, Almanya'nın savunma ve güvenlik harcamalarını önümüzdeki yıl 127 milyar euroya, 2028'de 167 milyar euroya ve 2030'a kadar 196,4 milyar euroya çıkarmayı planlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, bu gidişatın Alman sanayisi için de önemli bir fayda sağladığını belirterek "Almanya'da ve Avrupa'da yeni ve güçlü bir savunma sanayisi oluşturmak için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz" ifadesini kullandı. Merz, Kanada'nın Alman askerî tersanesi TKMS'e 12 denizaltı sipariş ettiğini belirterek bunun "Almanya Federal Cumhuriyeti tarihindeki en büyük uluslararası silahlanma siparişi" olduğunu vurguladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanya-abdden-tomahawk-f%C3%BCzesi-alacak/a-77893542</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-cezaevleri-af-yargi-paketleri-25979cd0f833e-7962-4675-820c-07a53b6ee5cf2026-07-09T11:08:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: CEZAEVLERİ, “AF”, YARGI PAKETLERİ…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye’de ceza infaz kurumlarındaki tutuklu ve hükümlü sayısı 1 Haziran 2026 itibarıyla 421 bin 583’e ulaştığı bildirildi. Cezaevi nüfusu 2015 sonundaki 177 bin 262 kişiye göre 244 bin 321 kişi artarak yüzde 137,8 yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çok sayıda infaz düzenlemesi çıktı, yargı paketi çıktı, covid düzenlemeleri geldi, ama bir türlü bu doluluk oranı aşağı düşmüyor. Giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinin yeni yapılmış olanlarını bir kenara bırakıyorum, mevcut eskiler resmen dökülüyorlar. Hijyen sorunu var, koğuşlar berbat, Isınma, barınma, yıkanma, tuvalet başta olmak üzere insanca uygarca bir yaşam söz konusu değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumda AF beklentisi var, yıllardır var, ama bir türlü çıkmıyor. Barış süreci, terörsüz Türkiye deniyor, AF yine düşünülmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde olanların alileri permeperişan haldeler. Toplumsal mutabakat, toplumsal kalkınma, toplumsal barışın tesisi için bir şeyler yapılması lazım. Huzuru, mutluluğu, toplumsal barışı sağlamak ve Adalete güveni bir an evvel tesis etmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de ceza infaz kurumlarındaki doluluk oranları, fiziki şartlar ve buna bağlı olarak gelişen toplumsal beklentiler, uzun süredir hukuki, sosyal ve ekonomik boyutlarıyla ülkenin en çetrefilli gündem maddelerinden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paylaştığım yukarıdaki veriler ve getirdiğim eleştiriler, meselenin sadece cezaevlerinin duvarları arasında kalmadığını, dalga dalga tüm toplumu ve adalete olan güveni etkilediğini açıkça göstermektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürekli çıkan infaz düzenlemelerine ve yeni cezaevi inşaatlarına rağmen nüfusun katlanarak artması,&nbsp;<strong>palyatif (geçici) çözümlerin yapısal sorunları çözmeye yetmediğinin</strong>&nbsp;en net kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal barışı, huzuru ve adalete olan güveni yeniden tesis etmek için tek bir sihirli değnek (örneğin sadece bir af yasası) yeterli olmayacaktır. Bunun yerine çok boyutlu ve köklü bir reform silsilesine ihtiyaç vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Ceza Adaleti Sisteminde Yapısal Reformlar:&nbsp;</strong>Sadece sonuçla (cezaevindeki insan sayısı) değil, sebeple (suçluluk ve yargılama pratikleri) mücadele edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tutuklu Yargılama İstisnai Olmalı:</strong>&nbsp;Türkiye'de tutukluluk oranları oldukça yüksektir. Anayasal bir ilke olan "tutuksuz yargılama" esas, tutuklama ise gerçekten son çare olmalıdır. Adli kontrol mekanizmaları (elektronik kelepçe, yurt dışı yasağı vb.) çok daha etkin kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alternatif İnfaz Yöntemleri:</strong>&nbsp;Kısa süreli hapis cezaları yerine kamuya yararlı işlerde çalıştırma, denetimli serbestlik ve yüksek para cezaları gibi cezaevi nüfusunu artırmayacak modern infaz yöntemleri yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Suç Politikalarının Yeniden Değerlendirilmesi:</strong>&nbsp;Her toplumsal sorunu yeni bir hapis cezası maddesiyle çözmeye çalışmak yerine, suçun önlenmesine yönelik koruyucu ve önleyici politikalara bütçe ve mesai harcanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. İnsani Koşulların İyileştirilmesi ve Hak Temelli Yaklaşım:&nbsp;</strong>Cezaevindeki bir insanın özgürlüğü kısıtlanmıştır, ancak insan onuruna yaraşır bir şekilde yaşama hakkı elinden alınamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asgari Standartların Sağlanması:</strong>&nbsp;Bahsettiğim&nbsp;hijyen, ısınma, sıcak su, beslenme ve yatak kapasitesi yetersizliği gibi kronik sorunlar ivedilikle çözülmelidir. Koğuşların aşırı kalabalık olması, hem mahkûmlar hem de infaz koruma memurları için ciddi güvenlik ve psikolojik riskler barındırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağlık Hizmetlerine Erişim:</strong>&nbsp;Ağır hasta, yaşlı ve çocuklu kadın mahkûmların durumları insani ve hukuki açıdan infaz erteleme veya tahliye yönünde daha esnek ve vicdani kriterlerle ele alınmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplumsal Mutabakat ve Af Tartışmaları:&nbsp;</strong>Toplumda uzun süredir bir af veya kapsamlı bir infaz indirimi beklentisi olduğu bir gerçek. Ancak geçmiş tecrübeler gösteriyor ki, alt yapısı hazırlanmadan çıkarılan af yasaları suç oranlarını kalıcı olarak düşürmüyor; aksine adalet duygusunu zedeleyebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Geniş Katılımlı Bir Mutabakat:</strong>&nbsp;Eğer toplumsal barış adına bir adım atılacaksa; bu karar kapalı kapılar ardında değil; baroların, akademisyenlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve en önemlisi&nbsp;<strong>suç mağdurlarının</strong>&nbsp;da görüşleri alınarak, şeffaf bir toplumsal mutabakatla şekillendirilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kader Mahkûmları ve Ailelerin Durumu:</strong>&nbsp;Suç işleyen kişinin cezasını çekerken arkada bıraktığı ailesinin (özellikle çocukların) derin bir yoksulluk ve dışlanmışlıkla baş başa kalması, zincirleme sosyal sorunlar doğurur. Mahkûm ailelerine yönelik psikososyal ve ekonomik destek mekanizmaları kurulmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Gerçekçi Bir Yeniden Sosyalleştirme (Rehabilitasyon):&nbsp;</strong>Cezaevlerinin temel amacı sadece "cezalandırmak" değil, bireyi topluma yeniden kazandırmak olmalıdır. Türkiye'de cezaevinden çıkanların yeniden suç işleme oranı oldukça yüksektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve İstihdam:</strong>&nbsp;Cezaevleri birer "suç akademisi" olmaktan çıkarılıp, meslek edindirme merkezlerine dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sabıka Kaydı Bariyeri:</strong>&nbsp;Tahliye olan kişilerin toplumda iş bulabilmesi ve hayatını idame ettirebilmesi için hukuki kolaylıklar sağlanmalı, sosyal hayata adaptasyonları takip edilmelidir. Aksi takdirde sistem, kişiyi tekrar cezaevine dönmeye zorlamaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;Adalete olan güveni tesis etmek, cezaevlerinin kapısını kilitlemekle veya sadece duvarlarını büyütmekle mümkün değildir. Çözüm; yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığını güçlendirmekten, tutuklamayı ceza olarak görmekten vazgeçmekten ve cezaevindeki insana "hükümlü" olmanın ötesinde "insan" olarak yaklaşan onurlu bir sistem inşa etmekten geçer.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Frederiksen yineledi: Grönland elbette satılık değil, en başından beri açıkça belirttik]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/frederiksen-yineledi-gronland-elbette-satilik-degil-en-basindan-beri-acikca-belirttik-25978c7b5d208-2738-4e0e-8dd4-23fbd3c12d5e2026-07-08T10:56:00+03:00HABER MERKEZİ Frederiksen yineledi: Grönland elbette satılık değil, en başından beri açıkça belirttik

Frederiksen yineledi: Grönland elbette satılık değil, en başından beri açıkça belirttik

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi için Ankara'da bulunan&nbsp;<strong>Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen,</strong>&nbsp;ABD Başkanı Donald Trump'ın<strong>&nbsp;'Grönland, ABD'nin kontrolünde olmalı'</strong>&nbsp;görüşünü yeniden gündeme getirmesine ilişkin Danimarka basınına açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danimarka'ya bağlı Grönland'ın ABD'nin bir parçası olmak istemediğini ifade eden Frederiksen, "Grönland elbette satılık değil. Bunu en başından beri açıkça belirttik" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Frederiksen, NATO'dan&nbsp;<strong>Danimarka'nın egemenliğine saygı</strong>&nbsp;duyulmasını beklediğini aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Donald Trump, Ankara'da yaptığı açıklamada, Grönland meselesini yeniden gündeme getirerek Grönland'ın ABD için önemli olduğunu ve ABD'nin kontrolünde olması gerektiğini söylemişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260707/frederiksen-yineledi-gronland-elbette-satilik-degil-en-basindan-beri-acikca-belirttik-1107086299.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Litvanya, Rusya’ya karşı sert tutumunu korurken Çin ile ilişkilerde yeni sayfa açıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/litvanya-rusyaya-karsi-sert-tutumunu-korurken-cin-ile-iliskilerde-yeni-sayfa-aciyor-259779911add8-78c9-441c-8520-9ee432d8474d2026-07-08T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ Litvanya, Rusya’ya karşı sert tutumunu korurken Çin ile ilişkilerde yeni sayfa açıyor

Litvanya, Rusya’ya karşı sert tutumunu korurken Çin ile ilişkilerde yeni sayfa açıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Litvanya’nın yeni Başbakanı Mindaugas Sinkevicius, hükümetinin politika programını salı günü parlamentoya sundu. Programda savunma, sivil dayanıklılık ve Çin’e yönelik dış politikanın yeniden ayarlanması öne çıkarken, Rusya’ya karşı sert tutumun korunacağı belirtildi. Hükümet, NATO’nun doğu kanadında kötüleşen güvenlik ortamına yanıt vermeyi amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem Rusya hem de Belarus ile sınırı bulunan, nüfusu 3 milyonun altında olan Baltık ülkesi son yıllarda insansız hava aracı ihlalleri, hava sahası ihlalleri, siber saldırılar ve sınır ötesi kaçakçılık dahil giderek artan sayıda hibrit tehditle karşı karşıya kaldı. Bu durum, Litvanya’yı savunma hazırlıklarını hızlandırmaya zorladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni hükümetin politika programı da bu önceliği yansıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal güvenliği güçlendirmek amacıyla savunma harcamalarının gayrisafi yurt içi hasılanın en az yüzde 5’i düzeyinde tutulması, hava savunması ve insansız hava araçlarına karşı koyma kabiliyetlerine yönelik yatırımların hızlandırılması, siber güvenliğin güçlendirilmesi ve ülkenin savunma sanayisinin genişletilmesi taahhüt edildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/08/litvanya-rusyaya-karsi-sert-tutumunu-korurken-cin-ile-iliskilerde-yeni-sayfa-aciyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de göçmen karşıtı vekil Nigel Farage istifa etti: 'Ara seçimde aday olacağım']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-gocmen-karsiti-vekil-nigel-farage-istifa-etti-ara-secimde-aday-olacagim-25976e22a5b1e-3675-468a-bb75-9e5e47d15d182026-07-08T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de göçmen karşıtı vekil Nigel Farage istifa etti: 'Ara seçimde aday olacağım'

İngiltere'de göçmen karşıtı vekil Nigel Farage istifa etti: 'Ara seçimde aday olacağım'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'de Reform UK lideri Nigel Farage, Clacton milletvekilliğinden istifa ettiğini açıkladı. Ara seçimlerde aday olacağını belirten Farage, bu seçimi "halkın müesses nizama karşı mücadelesinin" oylaması olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farage, "Eylemlerimin kararını Clacton halkının vermesi gerektiğine karar verdim," dedi. "Bu, müesses nizama meydan okumak için bir şans."</span></p><p><span style="font-size:18px">Reform UK, İşçi Partisi'nin 2024'teki ezici seçim zaferinden bu yana kamuoyu yoklamalarında ciddi bir yükseliş gösterdi ancak partinin lideri son aylarda mali durumuyla ilgili bir dizi tartışmanın odağında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farage, 2024 yılında İngiltere-Tayland vatandaşı kripto milyarderi Christopher Harborne'dan aldığı 5 milyon sterlinlik hediyeyi beyan etmediği gerekçesiyle mayıs ayından bu yana Parlamento Standartları Komiseri tarafından soruşturuluyor. Farage, bu hediyenin siyasi bir nitelik taşımadığını ve bunu beyan etme "yükümlülüğü bulunmadığını" iddia etti. Ancak bu fonlarla ilgili sorular karşısında gözle görülür şekilde sarsılan Farage, hediyeye ilişkin sürekli değişen açıklamalar yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak bu paranın kişisel güvenliği için ayrıldığını söyleyen Farage, daha sonra paranın, İngiltere'yi bölen Brexit referandumu öncesinde yürütülen ayrılma kampanyasını başarıyla yönettiği için verilen bir ödül olduğunu iddia etti. Son olarak ise bunu, isterse "Ferrari almaya" harcayabileceği "koşulsuz bir hediye" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reform UK lideri, The Sunday Times tarafından yapılan bir araştırmanın, hüküm giymiş suçlu George Cottrell'den fon aldığını ortaya çıkarmasının ardından hafta sonu yeniden mercek altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin 250'nci kuruluş yıl dönümü kutlamalarına katıldığı ABD seyahatinden dönerken Sky News muhabirinin bu iddialarla ilgili sorularıyla karşılaşan Farage, öfkeli bir tepki vererek kanal yönetimin "ciddi sonuçlarla" karşılaşacağı uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Farage, "Patronlarınıza söyleyin: Ailemi bir daha taciz ederseniz bunun ciddi sonuçları olur. Kurumunuz bu sabah tam olarak bunu yaptı, defolun gidin," dedi. Sky News ise haberle ilgili olarak Farage'ın ailesinden hiç kimseyle iletişime geçmediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Salı günü yaptığı açıklamada Farage, "yanlış hiçbir şey" yapmadığını vurguladı ve kendisini itibarsızlaştırmak ile Reform UK'in önünü kesmek için bir kampanya başlattığını iddia ettiği ana akım medyayı hedef aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu gelişme, İngiltere Başbakanı Keir Starmer'ın haziran ayında görevinden çekileceğini açıklamasının ardından geldi. Starmer, İşçi Partisi'nin mayıs ayındaki yerel seçimlerde aldığı felaket sonuçların ardından artan bir baskı altındaydı. Starmer, İşçi Partisi yeni bir halef seçene kadar görevine devam edecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eski Greater Manchester Belediye Başkanı Andy Burnham'ın görevi devralacak en güçlü aday olduğuna kesin gözüyle bakılıyor. Burnham, Haziran ayındaki Makerfield ara seçiminde oyların yaklaşık yüzde 55'ini alarak hem Reform UK adayını hem de Rupert Lowe'un aşırı sağcı Restore Britain (Britanya'yı Onar) partisini rahat bir şekilde geride bırakıp büyük bir zafer kazanmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/07/ingilterede-gocmen-karsiti-vekil-nigel-farage-istifa-etti-ara-secimde-aday-olacagim</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-abd-baskani-trump-ile-bir-araya-geldi-25980dda39d9f-4c2c-4277-a4fd-d71b9cb949ac2026-07-08T08:20:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile bir araya geldi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İki lider baş başa görüşmeleri öncesinde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu ve soruları cevapladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında, bu ziyaretin önemli olduğunu özellikle ifade etmek istediğini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO Liderler Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Sayın Trump'la birlikte olması bizlere ayrı bir güç katacaktır. Kendilerine tekrar hoş geldiniz diyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İRAN-ABD MÜZAKERE SÜRECİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir gazetecinin, "İran'daki savaşın sona erdirilmesi için çaba sarf ettiniz. Müzakere süreci devam ediyor, ancak nihai anlaşma olmadı. Bundan sonraki süreçte müzakere sürecinin olumlu neticelenmesi için Türkiye nasıl adım atacak?" sorusunu şöyle cevapladı: "Bu süreçte, yine aynı şekilde bizler, İran-Amerika ilişkilerini nasıl bir düzleme kavuştururuz onun gayreti içerisindeyiz. Elimizden geleni yapmak suretiyle dünya barışına bir adım atalım diye gerek şahsım gerek arkadaşlarım hep birlikte çalışıyoruz, çalışacağız"</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gazze'de 80 bine yakın insan hayatını kaybetti. Çok büyük bir yıkım var. Ateşkes sağlandı ama yer yer ihlaller devam ediyor. İhlallerin önlenmesi ve insani yardımların Gazze'ye girmesi ve Gazze'nin yeniden inşası için ortak atılabilecek adımları değerlendirecek misiniz?" sorusu üzerine, şunları söyledi: "Gazze konusunda, tabii değerli dostumla bunları da konuşarak özellikle bu bölgedeki barışı sağlamak için bu Liderler Zirvesi'ni çok çok önemsiyoruz. Bu Liderler Zirvesi'nden aynı şekilde bir kararın çıkmasını da hayra yorumluyoruz. Bunun olabileceğine de ihtimal veriyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“F-35 KONUSUNDA LİDERLER ZİRVESİ'NDEN HAYIRLI BİR KARAR ÇIKACAĞINA İNANIYORUM”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35, KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimatıyla ilgili bir soruya, şu cevabı verdi: "F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil. Bunu Amerika ile daha önce de görüştük. Biz beş uçağın da sözünü aldık. Sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var. Şimdi Liderler Zirvesi'nde yapacağımız görüşmelerde F-35 ile ilgili kendilerinden bu daha önce aldığımız sözün geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır. Burada yine F-35 konusunda bu Liderler Zirvesi'nden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel sisteme dair eleştirilerinin hatırlatılıp bu konuda ABD ile ortak bir adımın atılmasının söz konusu olup olmadığı sorusuna Cumhurbaşkanı Erdoğan, "NATO'da iki önemli ülke olarak bizler, bu Liderler Zirvesi'nde de dayanışma içerisinde güçlü bir çıkışı sağlayacağız, bunu da başaracağımıza inanıyorum" karşılığını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arabuluculuk çalışmaları anımsatılıp Rusya-Ukrayna Savaşı'nın sonlanmasıyla ilgili hangi aşamada olunduğunun sorulması üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz Rusya-Ukrayna arasındaki bu gelişmeleri de yine değerli dostumla burada görüşeceğiz. Ona göre de adımları atacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"F-35 ve KAAN savaş uçaklarının motorlarının teslimi konusunda görüşmeden bir sonuç bekleyebilir miyiz?" sorusunu Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle cevapladı: "Ben bunu daha önce değerli dostumla görüştüm ve KAAN ile ilgili, onun motorları noktasında bu Liderler Zirvesi'nde değerli dostumla tekrar görüşeceğiz. İnanıyorum ki bize verdiği müjdeyi, burada da tekrar edecektir. Bu müjdeyle de herhâlde Liderler Zirvesi'nde kendisine teşekkür edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, Türkiye’nin Cumhurbaşkanı Erdoğan liderliğinde askerî açıdan çok güçlü ülke hâline geldiğini ve&nbsp; Cumhurbaşkanı Erdoğan'a büyük saygı duyduğunu belirterek "Bu gerçekten de iki ülkenin faydasına" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ABD BAŞKANI TRUMP: "ŞU ANDA TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİMİZİN HİÇ OLMADIĞI KADAR İYİ OLDUĞUNU SÖYLEYEBİLİRİM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, "Şu anda Türkiye ile ilişkilerimizin hiç olmadığı kadar iyi olduğunu söyleyebilirim" ifadesini kullanarak Cumhurbaşkanı Erdoğan hakkında, "Tüm dünyada saygı gören bir lidersiniz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, F-35'ler hakkındaki soruya cevabında, Türkiye'nin diğerlerine kıyasla çok daha vefalı bir ortak olduğunu vurguladı. ABD Başkanı Trump, "Dolayısıyla bu kesinlikle dikkate alacağımız bir konu. Bu harika bir uçak, en iyisi, şu anda açık ara en iyi uçak ve bu kesinlikle dikkate alacağımız bir seçenek" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO konusunda "hayal kırıklığına uğradığını" belirten ABD Başkanı Trump, "(NATO Zirvesi) Açıkçası, Türkiye'de düzenlenmemiş olsaydı ve dostum olan çok güçlü bir lider, çok güçlü bir kişi burada olmasaydı muhtemelen katılmayabilirdim" diye konuştu. ABD Başkan Trump, "(CAATSA yaptırımları) Yaptırımları kaldırabileceğimizi söyleyebilirim" değerlendirmesinde de bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ABD Başkanı Trump, baş başa görüşmelerinin ardından heyetler arası görüşmeye başkanlık ettiler.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şam’da peş peşe patlamalar: Macron'un otelinin yakınında gerçekleşti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/samda-pes-pese-patlamalar-macronun-otelinin-yakininda-gerceklesti-25974a9194119-586b-41e4-8af2-f6ef4ebfca492026-07-07T12:18:00+03:00HABER MERKEZİ Şam’da peş peşe patlamalar: Macron'un otelinin yakınında gerçekleşti

Şam’da peş peşe patlamalar: Macron'un otelinin yakınında gerçekleşti

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yerel basına yansıyan haberlere göre başkent Şam’ın en işlek caddelerinden birinde bir minibüse ve bir çöp konteynerine yerleştirilen bomba infilak etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu Ajansı'nın haberine göre olay yerine çok sayıda ambulans sevk edilirken, meydana gelen 2 patlamada aralarında 4 güvenlik görevlisinin bulunduğu 18 kişi yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patlamanın Şam'ı ziyaret eden Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'un kaldığı otelin yakınında bir noktada gerçekleştiği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patlama sırasında Macron'un Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara ile görüşmek için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda olduğu belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Patlamalarda 18 kişi yaralandı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Suriye devlet televizyonundan yapılan açıklamada, Şam'daki patlamalarda 4'ü polis memuru olmak üzere 18 kişi yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şam’ın Hamidiye Çarşısı'na giden yol üzerindeki Adalet Sarayı yanındaki bir kafede 2 Temmuz’da bombalı terör saldırısı düzenlenmiş, 10 kişi ölmüş 21 kişi yaralanmıştı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260707/samda-2-patlama-macronun-otelinin-yakininda-gerceklesti-1107059764.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Batı basını: İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bati-basini-iran-hurmuz-bogazindan-gecen-ticari-gemileri-hedef-aldi-259730eaed35a-8609-45ee-a733-cfa9bc475b602026-07-07T12:16:00+03:00HABER MERKEZİ Batı basını: İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef aldı

Batı basını: İran, Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari gemileri hedef aldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD merkezli Axios,<strong>&nbsp;İran Devrim Muhafızları'nın</strong>&nbsp;Hürmüz Boğazı'ndan geçen en az iki ticari gemiye füze fırlattığını öne sürdü. Haberde, ABD'li yetkililere dayandırılan bilgilere göre saldırıda iki ticari geminin ciddi hasar aldığı, ancak can kaybı yaşanmadığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan İngiltere Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), Umman'ın&nbsp;<strong>Limah&nbsp;</strong>kenti açıklarında seyreden bir tankerin salı günü erken saatlerde kimliği belirsiz bir cisimle vurulduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">UKMTO'nun açıklamasına göre, güney yönünde ilerleyen tanker sancak tarafının karşısındaki iskele bordasından isabet aldı ve gemide yangın çıktı. Olayda yaralanan olmadığı ve çevresel bir kirlilik tespit edilmediği bildirildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim</span></h2><p><span style="font-size:18px">Dünya petrol tüketiminin yaklaşık beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaşın ardından ticari gemiler açısından yüksek riskli bölgelerden biri haline geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen ay imzalanan<strong>&nbsp;geçici anlaşmada&nbsp;</strong>güvenli deniz geçişine ilişkin hükümler yer almasına rağmen bölgede ticari gemilere yönelik tehditler sürüyor. ABD ile İran arasında dolaylı müzakereler geçen hafta kalıcı bir anlaşmaya yönelik ilerleme sağlanamadan sona ermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump ise pazartesi günü yaptığı açıklamada, Washington'ın<strong>&nbsp;İran ile ya anlaşmaya varacağını ya da "işi bitireceğini" söyleyerek&nbsp;</strong>askeri müdahale tehdidini yinelemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi bugün yaptığı açıklamasında, ABD'nin tehditlerinin sürmesi halinde iki ülke arasında nihai anlaşma müzakerelerin başlamayacağını aktardı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260707/bati-basini-iran-hurmuz-bogazindan-gecen-ticari-gemileri-hedef-aldi-1107058896.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-nato-zirvesi-kibris-12-mil-adalar-259724c63c490-d4b5-426b-b90a-cd477d4eae062026-07-07T12:14:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: NATO ZİRVESİ: KIBRIS - 12 MİL - ADALAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">NATO zirvesi ülkemizde gerçekleşiyor. Çok önemli mevzular gündeme gelecek. Kısa süre önce KIBRIS meselesini kaşıyanlar oldu. Yine Egedeki 12 mil olayı ve adalar meselesi kaşınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'da gerçekleştirilen bu tarihi NATO Zirvesi, ÜLKEMİZİN hem ittifak içindeki stratejik ağırlığını göstermesi hem de ulusal çıkarlarını en üst düzeyde savunması için çok kritik bir eşik. Kıbrıs, Ege adaları ve 12 mil gibi kronikleşmiş ve dönem dönem bilerek "kaşınan" dosyalar karşısında Türkiye'nin takınması gereken duruş,&nbsp;<strong>"aktif caydırıcılık"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"hukuki meşruiyet"</strong>&nbsp;zemininde şekillenmek ZORUNDADIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir zirvede Türkiye'nin sergilemesi gereken temel stratejik duruş NAÇİZANE şu sütunlar üzerine inşa edilmelidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Masada Ev Sahibi, Sahada Tavizsiz Duruş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Zirvenin Ankara'da yapılıyor olması Türkiye'ye ciddi bir diplomatik üstünlük sağlıyor. Bu avantaj, Ege ve Doğu Akdeniz'deki hayati çıkarların birer "pazarlık unsuru" olmadığını net bir şekilde ortaya koymak için kullanılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mesaj net olmalı:</strong>&nbsp;Türkiye, NATO'nun doğu kanadının ve Akdeniz güvenliğinin kilit taşıdır; ancak kendi güvenliği ve egemenlik hakları hilafına hiçbir oldubittiye göz yummayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Kıbrıs Meselesi: İki Devletli Çözümün Kırmızı Çizgi Olduğu Vurgulanmalı</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs konusunda, özellikle AB ve bazı NATO müttefiklerinin Rum tarafını kayıran hamlelerine karşı duruş sabittir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Egemen Eşitlik:</strong>&nbsp;Zirve marjında yapılacak ikili görüşmelerde, Kıbrıs'ta artık eski ve çökmüş "federasyon" modellerinin geride kaldığı, adadaki çözümün ancak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin (KKTC) egemen eşitliği ve kurucu devlet statüsünün tanınmasıyla mümkün olacağı muhataplara açıkça aktarılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Enerji Denklemi:</strong>&nbsp;Doğu Akdeniz'deki hidrokarbon kaynakları konusunda Türkiye ve KKTC'nin dışarıda bırakıldığı hiçbir senaryonun bölgeye istikrar getirmeyeceği diplomatik bir dille hatırlatılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ege ve 12 Mil Dosyası: Uluslararası Anlaşmalar ve "Casus Belli"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ege'de Yunanistan'ın karasularını 6 milin üzerine çıkarma yönündeki her türlü hamlesi ya da söylemi, Türkiye için doğrudan bir ulusal güvenlik tehdididir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1995 Meclis Kararı:</strong>&nbsp;Türkiye, 1995 yılında TBMM'nin aldığı ve Yunanistan'ın karasularını 6 milin üzerine çıkarmasını&nbsp;<em>Casus Belli</em>&nbsp;(savaş sebebi) sayan iradesinin arkasında durduğunu hissettirmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gayriaskeri Statüdeki Adalar:</strong>&nbsp;Lozan ve Paris Antlaşmaları uyarınca silahlandırılması yasak olan Doğu Ege adalarının Yunanistan tarafından askerileştirilmesi, zirve gündeminde veya ikili temaslarda "uluslararası hukukun açık bir ihlali" olarak sürekli masada tutulmalıdır. Hukuku çiğneyen tarafın kim olduğu müttefiklere gösterilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. NATO İttifakı İçinde "Müttefiklik Hukuku" Hatırlatması</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Ukrayna krizinden terörle mücadeleye kadar NATO'nun misyonlarına en çok katkı sağlayan ülkelerden biridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müttefiklerin, Türkiye'nin egemenlik haklarını tehdit eden (özellikle Ege ve Akdeniz'de) adımlara arka çıkması veya sessiz kalması "ittifakın dayanışma ruhuna" aykırıdır. Türkiye, terörle mücadeledeki (PKK/YPG/FETÖ) haklı beklentileriyle Ege/Kıbrıs'taki tezlerini birleştirerek müttefiklerinden tam bir samimiyet talep etmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam duruşumuz:</strong>&nbsp;Haklılığımızı uluslararası hukuka (Lozan, Paris Antlaşmaları, BM Deniz Hukuku ilkeleri) dayandıran, provokasyonlara karşı soğukkanlı ama kırmızıçizgilerimiz söz konusu olduğunda askeri ve siyasi caydırıcılığını sonuna kadar hissettiren&nbsp;<strong>dik, net ve tavizsiz</strong>&nbsp;bir duruş olmalıdır. Ankara'daki bu zirve, Türkiye'nin haklarından vazgeçmeyeceğini dünyaya birinci elden ilan etmesi için en doğru kürsüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet,</span></p><p><span style="font-size:18px">Nasibi cennet,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bekayı imân,</span></p><p><span style="font-size:18px">Rızayı Rahman..</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/idris-sahinbu-rasyonel-bir-hukuk-politikasi-degil-25975faa7e7c8-c3aa-407c-a23a-3a2e727413d22026-07-06T22:29:00+03:00HABER MERKEZİ İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL

İDRİS ŞAHİN:BU RASYONEL BİR HUKUK POLİTİKASI DEĞİL

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde koğuşlarda nefes alacak yer kalmadığı için, bu devasa kapasite krizini bütüncül ve adil bir reformla çözmek yerine, yüz binlerce insanı denetimli serbestlik ve adli kontrol yamalarıyla dışarıda tutmaya çalışıyorlar.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rasyonel bir hukuk politikası değil, infaz sistemini tam anlamıyla yamalı bohçaya çeviren kronik bir idari çaresizliktir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemi bilimsel bir etki analiziyle yönetmek yerine, denetim mekanizmasını cezaevlerinin taşma vanası haline getirdiler. Yarım milyona yakın insanı bu plansız denetim girdabının içinde yaşatıp bir de bununla sistem yürüttüklerini sanıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehrin döküntülerini kumaş parçalarıyla gizlemeye alışan bu zihniyet, infaz sistemindeki bu yapısal bozgunun üstünü nasıl örtecek?&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaletin bu kapkara tablosunun önüne de bir branda çekip bu işten sıyrılabilecek misiniz, yoksa bu sefer kumaşınız yetmeyecek mi? Hep birlikte görececeğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4cc78985273.jpg" style="height:907px; width:1152px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/asli-ve-taha-beyaz-guvercinler-esliginde-evliligi-taclandirdilar-25970cd48caf9-fcb5-4f0e-ac74-fa8d7f011f752026-07-06T21:17:00+03:00HABER MERKEZİ ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR

ASLI ve TAHA BEYAZ GÜVERCİNLER EŞLİĞİNDE EVLİLİĞİ TAÇLANDIRDILAR

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İkisi de sağlık camiasından olan Gelin ve Damat’ın birbirlerini çok yakıştıkları ve ayrıca mütevazilikleri dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf2746e1bf.jpg" style="height:584px; width:804px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Kocaeli Devlet Hastanesi başarılı hekimi olan Gelin Aslı Atay, Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi başarılı Genel Cerrahi doktoru damat Taha Baz’ın düğünde beyaz güvercin uçurtmaları büyük alkış aldı. Bu arada pistteki dansları katılımcıları büyüledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf1fa091d2.jpg" style="height:1244px; width:845px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Bildiğiniz üzere Gelin babası Aydın Atay, Kocaeli Matematik öğretmeni, Gelin annesi Meryem Atay, Kocaeli Fen Bilgisi öğretmeni. Her ikisi de yöresinde çok sevilen ve yaşamları ile örnek gösterilin insanlar. Yine Damat’ın babası Uz.Dr. Turgay Baz, Bursa da Çocuk Doktoru, Damat annesi Zeynep Baz, Bursa Yönetim Akademisi Halkla ilişkiler müdürü. Onlarda muhteşem ve örnek insanlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4bf230d5f77.jpeg" style="height:669px; width:1147px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki aile evlatlarının düğün merasiminde, katılan misafirlere gösterdikleri misafirperverlik ve nezaketleri ile dikkat çektiler. Bu düğün BURSA’ya gündeme damgasını vurdu, günlerdir herkes bu düğünün muhteşemliğini konuşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Haberanaliz.net</strong> <strong>yazı ailesi olarak</strong>; Geline ve damada yaşam boyu mutluluk ve huzur diliyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ebola salgınında vaka sayısı 1561'e, ölü sayısı 506'ya yükseldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ebola-salgininda-vaka-sayisi-1561e-olu-sayisi-506ya-yukseldi-25969f1ed64ec-f0d7-40d5-b55a-bc784a6a130f2026-07-06T16:18:00+03:00HABER MERKEZİ Ebola salgınında vaka sayısı 1561'e, ölü sayısı 506'ya yükseldi

Ebola salgınında vaka sayısı 1561'e, ölü sayısı 506'ya yükseldi

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığının son verilerine göre, Ebola varyantı Bundibugyo suşunun neden olduğu salgında şimdiye kadar 1561 vaka kaydedilirken, salgın nedeniyle 506 kişi hayatını kaybetti.<br />Salgında 253 kişi iyileşirken, 628 hastanın izolasyonda veya hastanede tedavisi devam ediyor.<br />Ituri eyaleti başta olmak üzere Kuzey-Kivu ve Güney-Kivu'da bulunan 36 bölgeyi etkileyen salgına karşı sağlık ekipleri erken teşhis çalışmalarını sürdürüyor.<br />Salgınla mücadele kapsamında yeni antiviral tedavi denemeleri başlatılırken, 100'den fazla sağlık çalışanında da Ebola tespit edildi.<br />Mevcut salgının aşı ve tedavisi yok<br />KDC'nin doğusundaki Ituri eyaletinde açıklanan 246 şüpheli vaka ve 65 ölümün ardından 15 Mayıs'ta ülkede salgın ilan edilmişti.<br />Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 17 Mayıs'ta Ebola salgını nedeniyle uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan etmişti.<br />Sağlık yetkililerine göre, mevcut salgın, nadir bir Ebola varyantı olan "Bundibugyo" suşundan kaynaklanıyor ve onaylanmış tedavisi veya aşısı bulunmuyor.<br />Mevcut salgında hastalıktan ölüm oranı yüzde 31 olarak belirtiliyor.<br />Ebola, Afrika'da binlerce kişinin ölmesine neden oldu<br />Bir tür kanamalı ateşe yol açan Ebola virüsü, ilk kez 1976'da Sudan'ın Nzara ve KDC'nin Yambuku kentlerinde eş zamanlı salgınlarla ortaya çıkmıştı.<br />KDC'deki salgın, Ebola Nehri yakınında bir köyde başladığı için hastalığa bu nehrin adı verilmişti.<br />Ebola virüsü, Aralık 2013'te Batı Afrika'da yayılmıştı. Gine, Liberya ve Sierra Leone'de 2014-2017 yıllarında görülen salgında 30 bin kişiye virüs bulaşmış ve 11 binden fazla kişi ölmüştü.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260706/ebola-salgininda-vaka-sayisi-1561e-olu-sayisi-506ya-yukseldi-1107041773.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Katar'dan yeni karar: Deniz trafiği yeniden açıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/katardan-yeni-karar-deniz-trafigi-yeniden-acildi-259686d67ff4f-18e4-48a7-8af0-0ca4b3a016fa2026-07-06T16:15:00+03:00HABER MERKEZİ Katar'dan yeni karar: Deniz trafiği yeniden açıldı

Katar'dan yeni karar: Deniz trafiği yeniden açıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Katar, bölgedeki askeri operasyonlardan kaynaklı meydana gelen olayın ardından bir haftadır askıya alınan denizcilik faaliyetlerinin tamamının yeniden başlatıldığını duyurdu.<br />Katar Ulaştırma Bakanlığı, geçen hafta askıya alınan denizcilik faaliyetlerine ilişkin yeni bir açıklama yaptı.<br />Açıklamada, bugünden itibaren tüm deniz araçları ve gemiler için deniz ulaşımı faaliyetlerinin tamamen yeniden başlatılmasına karar verildiği ifade edildi.<br />Bakanlık, tüm kişi ve kuruluşlara "yürürlükteki düzenleme ve talimatlara uymaları, ayrıca tüm seferlerde en üst düzey güvenliğin sağlanması amacıyla güvenlik ve emniyet ekipmanlarının eksiksiz bulundurulduğundan emin olmaları" çağrısında bulundu.<br />Katar İçişleri Bakanlığı, 28 Haziran'da bölgedeki askeri operasyonlardan kaynaklı şarapnel parçalarının denizdeki bir tekneye isabet etmesi sonucu 1 kişinin öldüğünü, 1 kişinin de yaralandığını açıklamıştı.<br />Katar Ulaştırma Bakanlığı ise bir gün sonra "uluslararası denizcilik sözleşmeleri hükümlerine tabi olan büyük ölçekli ticari gemiler haricinde ülke genelinde deniz seyrüseferinin ve bazı denizcilik faaliyetlerinin ikinci bir duyuruya kadar geçici olarak askıya alındığını" açıklamıştı.<br />Faaliyetlerin askıya alınması kararının gerekçesine ilişkin bir bilgiye yer verilmemişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260705/katardan-yeni-karar-deniz-trafigi-yeniden-acildi-1107020186.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zelenskiy'den NATO'ya: Acil hava savunması gönderin]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zelenskiyden-natoya-acil-hava-savunmasi-gonderin-2596712ade87e-a270-4b73-9cdb-035450b847ab2026-07-06T16:11:00+03:00HABER MERKEZİ Zelenskiy'den NATO'ya: Acil hava savunması gönderin

Zelenskiy'den NATO'ya: Acil hava savunması gönderin

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya'nın başkent Kiev'e, insansız hava araçları (İHA) ve füzelerle düzenlediği yoğun saldırıların ardından, NATO'ya çağrıda bulunarak hava savunması için daha fazla yardım talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, sosyal haberleşme uygulaması Telegram üzerinden yayınladığı mesajında, "Başta Amerika ve Avrupalı ortaklarımız olmak üzere NATO Zirvesi'nden hava savunmamıza destek ve sivillerin korunması konusunda tüm dünyanın güçlü kararlarla ayrılması son derece önemli" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'dan Kiev ve çevresini hedef alan yoğun saldırı<br />Zelenskiy'nin aktardığı bilgilere göre Rusya'nın Kiev ve çevresini hedef alan saldırılarında en az 14 kişi öldü, 76 kişi de yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna lideri, Rus ordusunun gece boyunca gerçekleştirdiği saldırılarda 351 insansız hava aracı ve 68 füze ile seyir füzesi kullandığını dile getirdi. "Savaşçılarımız bugün insansız hava araçlarını ve seyir füzelerini düşürmede iyi bir iş çıkardı ancak ne yazık ki Rus balistik füzelerine karşı aynı başarıyı gösteremediler" ifadelerini kullanan Zelenskiy, buna neden olarak ellerinde yeterli sayıda hava savunma füzesi bulunmamasını gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev, Rus balistik füzelerini sadece Batılı hava savunma sistemleri, özellikle de ABD'nin Patriot füze sistemi ile savunabiliyor. Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy, Patriot füzelerinin müttefik ülkelerin depolarında tozlanmasının, Rusya'yı sivil yapılara ve konutlara yönelik saldırılarını sürdürmeye teşvik ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen: Konuyu Ankara'da ele alacağız<br />Avrupa Birliği (AB) Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Ukrayna'nın acil hava savunması ihtiyacının bu hafta Türkiye'de yapılacak NATO Zirvesi'nde ele alınacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, X platformunda Kiev'e yönelik son saldırılara atıfta bulunarak, Rusya'nın gece boyunca bir kez daha sivillere saldırdığını ve bu saldırılarda 400'den fazla insansız hava aracı ile füze kullanıldığını belirterek "Ukrayna'nın acilen daha fazla hava savunmasına ihtiyacı var. Bunu bu hafta Ankara'daki NATO Zirvesi'nde görüşeceğiz" ifadesini kullandı:<br />Von der Leyen ayrıca, kan dökülmesi sona erene kadar Rusya üzerindeki baskının artırılacağını sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">NATO üyesi ülkelerin devlet ve hükümet başkanları, dünyadaki konjonktürü ve askerî ittifakın geleceğini görüşmek üzere Salı ve Çarşamba günü Ankara'da bir araya gelecek. Zirve kapsamında Kiev'e verilecek milyarlarca dolarlık yeni yardımlar da ele alınacak. ABD Başkanı Trump ile Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy'nin, Zirve'de bir görüşme yapması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,Reuters / ET,JD</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/zelenskiyden-natoya-acil-hava-savunmas%C4%B1-g%C3%B6nderin/a-77850395</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/unlu-oyuncu-zihni-goktay-hayatini-kaybetti-259669ab47a80-1df7-42d1-8833-bf710c2ac8192026-07-06T16:05:00+03:00HABER MERKEZİ Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti

Ünlü oyuncu Zihni Göktay hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Usta oyuncu Zihni Göktay, dün akşam saatlerinde İstanbul'da tedavi altına alındığı hastanenin yoğum bakım ünitesinde 81 yaşında hayatını kaybetti. Göktay, 28 yıl oynadığı "Lüküs Hayat" ile Türk tiyatrosuna ile damgasını vurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usta oyuncunun vefat haberini kızı Zeynep Göktay Dilbaz sosyal medya hesabından duyurdu. "Sevgili babamız, Türk tiyatrosunun duayen isimlerinden, kıymetli halk sanatkarı Zihni Göktay, 5 Temmuz akşamı aramızdan ayrıldı" diyen Dilbaz, "Sene başında Ankara turnesinde yaşadığı kalça kırığının ardından artan sağlık sorunlarına rağmen, yaşama sevincini, çevresine duyduğu merakı ve son ana kadar yeniden sahneye çıkıp, çok sevdiği seyircisine kavuşma umudunu hiç kaybetmedi. Seyircisi, sevenleri ve hayatına dokunduğu herkes tarafından büyük bir sevgiyle kucaklandı" ifadelerini kullandı. Dilbaz, bu süreçte "ilgi gösteren, arayan, soran ve yanında olan" herkese teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahir Polat: Yaşayan bir anıttı<br />İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Genel Sekreter Yardımcısı Mahir Polat da sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Türk tiyatrosunun asırlık çınarı, geleneksel tiyatromuzun büyük temsilcisi Zihni Göktay hocamızı ne yazık ki kaybettik" dedi. "Onu tanıyan herkesin Zihni hocamızın insan sıcaklığı ve sevgisi ile nasıl özel bir değer olduğuna şahit olmuştur" ifadesini kullanan Polat, Zihni Göktay'ı şu sözlerle anlattı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Eminönü Halkevi'nden yetişerek tam 53 yıl boyunca İBB Şehir Tiyatroları'nın yaşayan bir anıtı haline gelen ustamız, sahnelerimizdeki tuluat geleneğinin ve kavuklu ruhunun en görkemli ismiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O; sadece üstün yeteneğiyle değil, vatanın her köşesindeki insana sanatı taşıma arzusu, halkın içinden hiç kopmayan mütevazı duruşu ve sahneye olan sarsılmaz sadakatiyle hepimize ilham oldu. Sanata, insana ve tiyatroya duyduğu o eşsiz sevgiyle, ömrünün son anına kadar sahnede dolu dolu, yürekten bir hayat yaşadı."<br />Zihni Göktay kimdir?<br />Zihni Göktay, 2 Aralık 1945'te İstanbul'da doğdu. Pertevniyal Lisesinden mezun oldu. 1964-1973 yılları arasında Ankara Meydan Sahnesi'nde çalıştı. 1973 yılında İstanbul Şehir Tiyatrosu'na adım attı ve burada 36 yılda 72 oyunda rol aldı. "Lüküs Hayat" operetinin yanı sıra "Kanlı Nigar", "Figaro'nun Düğünü," "On İki Öfkeli Adam," "Cibali Karakolu" ve son olarak "Gidiş Dönüş Moskova (Retro)" gibi birçok oyunda sahneye çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Radyosu'nda 1978-1996 yılları arasında birçok oyunda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı. Birçok filmde de seslendirme yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sinema ve televizyon izleyicisinin de yakından tanıdığı Göktay; "Tosun Paşa", "Meraklı Köfteci", "Atla Gel Şaban", "Fahriye Abla", "Hababam Sınıfı Merhaba", "Hababam Sınıfı Askerde", "Hababam Sınıfı 3,5", "Çalgı Çengi İkimiz", "Yaşamak Güzel Şey", "Oregon" ve "Ayakçı" gibi filmlerde rol aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Televizyon ekranlarında ise "Kuruntu Ailesi", "Bizimkiler", "Üvey Baba", "Koçum Benim", "Cennet Mahallesi", "Mert ile Gert", "Ah Kalbim", "Yalan Dünya" ve "Ulan İstanbul" gibi dizilerde canlandırdığı karakterlerle geniş kitlelerin beğenisini kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tiyatro sahnesinde "Lüküs Hayat" operetindeki performansıyla geniş kitlelere ulaşan Göktay, Türk tiyatrosundaki tuluat geleneğinin son temsilcilerinden biri olarak kabul ediliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA, ANKA/JD,BD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%BCnl%C3%BC-oyuncu-zihni-g%C3%B6ktay-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti/a-77843353</p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>haberanaliz.net:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ZİHNİ AMCAMIZA ALLAHTAN RAHMET, KEDERLİ AİLESİ BAŞTA OLMAK ÜZERE TÜM DOST YAKINLARINA VE MİLLETİMİZE BAŞSAĞLIĞI DİLERİZ. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MEKANI CENNET,MAKAMI ALİ OLSUN.</strong></span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK PARTİ MEZİTLİ VE TOROSLAR İLÇESİ YÖNETİMLERİ BELLİ OLDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-parti-mezitli-ve-toroslar-ilcesi-yonetimleri-belli-oldu-25971459c5eb4-98f2-4058-9609-f1ee582c66382026-07-06T11:57:00+03:00HABER MERKEZİ AK PARTİ MEZİTLİ VE TOROSLAR İLÇESİ YÖNETİMLERİ BELLİ OLDU

AK PARTİ MEZİTLİ VE TOROSLAR İLÇESİ YÖNETİMLERİ BELLİ OLDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px"><strong>İşte iki ilçenin yeni yönetim listeleri:</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4cbfbca3037.jpg" style="height:1600px; width:1280px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a4cbfd76ddc7.jpg" style="height:1920px; width:1440px" /></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İnsan vücudu aşırı sıcağa alışır mı?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/insan-vucudu-asiri-sicaga-alisir-mi-259642b3dfc48-9e2b-4824-ac96-7de4bec487d62026-07-05T16:01:00+03:00HABER MERKEZİ İnsan vücudu aşırı sıcağa alışır mı?

İnsan vücudu aşırı sıcağa alışır mı?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Haziran, Fransa, İspanya, İngiltere, Hollanda, İsviçre ve Almanya'da sıcaklık rekorları getirdi. Alman Meteoroloji Servisi (DWD), Almanya'da yılın bu kadar erken bir döneminde sıcakların hiç bu denli uzun süre yüksek seyretmediğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcaklıkların 30 derecenin üzerine çıktığı, geceleri ise termometrenin 20 derecenin altına düşmediği böyle bir sıcak hava dalgası, insan vücudu için büyük bir yük oluşturuyor. Bu durum özellikle küçük çocuklar, hamileler, yaşlılar, önceden hastalığı bulunanlar ile ağır işlerde veya açık havada çalışanlar için geçerli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcak bölgelerden gelenler sıcağa daha mı iyi dayanır?<br />Doktor ve üniversite öğretim üyesi Claudia Traidl-Hoffmann, "İnsan vücudunun uyum sağlama kapasitesi var. Sürekli sıcağa maruz kalanlarda bu kapasite daha gelişmiş oluyor" diyor. Augsburg Üniversitesi Çevre Hekimliği Enstitüsü'nün direktörü olan Traidl-Hoffmann, burada çevresel hastalıklardan etkilenen hastaları tedavi ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Traidl-Hoffmann ayrıca Helmholtz Münih'teki Çevre Hekimliği Enstitüsü'nün direktörü ve çevresel hastalıklar üzerine araştırmalar yürütüyor. Alman federal hükümetinin bilimsel danışma kurulunda da görev yaparak siyasetçilere danışmanlık veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Traidl-Hoffmann, "Geleceğin tıbbı: Değişen bir dünyada iyileşmek" adlı kitabında da değişen çevre koşullarına uyum süreçlerinin zaman gerektirdiğini yazıyor. Ona göre bu süreç yıllarla değil, yüzyıllarla ölçülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Senegal'in Matam bölgesinde bir çocuk,kavurucu güneşin altında, evlerin bulunduğu toprak bir sokakta gölgelik alandan ilerliyor. Sokakta duvarlar, direkler ve uzakta başka yapılar yer alıyor.<br />Sıcak havada insan vücuduna ne oluyor?<br />Traidl-Hoffmann, "Dış sıcaklık 23 derecenin üzerine çıktığında vücut dengeleyici mekanizmaları devreye sokar" diye açıklıyor. Vücut, ısıyı dışarı verebilmek için kan damarlarını genişletiyor. Terleme de vücudu ek olarak serinletiyor. Tüm bunlar, vücut sıcaklığını sabit tutmaya yarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mekanizmalar yeterince iyi çalışmadığında ya da tamamen devre dışı kaldığında, kalp-damar hastalıklarından inmeye ve çoklu organ yetmezliğine kadar uzanan sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Çoklu organ yetmezliği, vücudun çekirdek sıcaklığını sabit tutamaması halinde başlıyor. Traidl-Hoffmann, "Vücudumuzun çekirdek sıcaklığı yükseldiğinde süreçler hızlanır. 42 dereceden itibaren ölüm süreci başlar" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akciğerler de sıcaktan etkileniyor. Traidl-Hoffmann, bu süreçlerin moleküler düzeyde henüz tam olarak anlaşılmadığını, ancak bazı varsayımlar bulunduğunu söylüyor. Sıcak havanın solunması, iltihaplanma süreçlerini hızlandırıyor olabilir. Doktor, "Akciğer daha kolay iltihaplanıyor ve enfeksiyonlara daha açık hale geliyor" diye açıklıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcakta ne yapmalı, nelerden uzak durmalı?<br />Traidl-Hoffmann, insanların genellikle sıcak ve etkileriyle ancak hava gerçekten ısındığında ilgilenmesini eleştiriyor. Raylar eridiğinde, asfalt çatladığında ve acil yardım ekipleri durmaksızın görev yaptığında harekete geçildiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle hastalarına aşırı sıcak günlere daha ocak ayında hazırlanmalarını öneriyor. Buna, ilaç dozlarının uyarlanıp uyarlanmayacağını doktorla görüşmek de dahil. Sıcaklık iltihaplanma süreçlerini hızlandırdığı için, örneğin alerjilerin belirli alerjenlere yönelik bağışıklık tedavileriyle zamanında ele alınması gerektiğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nörodermatit de sıcakta ağırlaşıyor ve önceden tedavi edilmesi gerekiyor. Traidl-Hoffmann, "Her kronik hastalık, sıcak hava dönemi başlamadan önce dengede olmalı" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sıcak hava geldiğinde Traidl-Hoffmann bol su içmeyi, hafif ve ağırlıklı olarak bitkisel beslenmeyi, sigara ile alkolden mümkün olduğunca uzak durmayı tavsiye ediyor. Yeterli uyku, vücudun gün içindeki sıcaklık stresini belirli ölçüde telafi etmesine imkân sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimiz sıcağa alışacak mıyız?<br />Asıl sorun tam da burada başlıyor: Sıcak, birçok kişinin uykusunu kaçırdığı için vücut daha hızlı dekompansasyona, yani işlev bozukluklarını telafi edemediği bir duruma giriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vücudun sıcağı ne kadar dengeleyebileceği ve sıcaklığa ne ölçüde uyum sağlayabileceği, kişinin ne kadar kırılgan olduğuna bağlı. Traidl-Hoffmann, uyum kapasitesini anlatmak için fıçı benzetmesini kullanıyor: Yaşlı, hasta ve ilaç kullanan kişilerin fıçısı sıcak hava dalgası sırasında özellikle hızlı taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Traidl-Hoffmann, genç, spor yapan ve sıcağa alışkın kişilerin daha yüksek bir toleransa sahip olduğunu, ancak bunun da sınırları bulunduğunu söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sıcak günlerin sayısındaki bu üstel artış ve böylesine hızlı değişim, uyum sağlama bakımından ne ekosistemlerin ne de insanların başa çıkabileceği bir durum."</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87nsan-v%C3%BCcudu-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-s%C4%B1ca%C4%9Fa-al%C4%B1%C5%9F%C4%B1r-m%C4%B1/a-77802851</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD 250'nci yaşını kutluyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-250nci-yasini-kutluyor-25963c0003fd1-77a7-423f-9bdc-6ac81e1583792026-07-05T15:58:00+03:00HABER MERKEZİ ABD 250'nci yaşını kutluyor

ABD 250'nci yaşını kutluyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ülkenin bağımsızlığının 250'nci yıl dönümü, başkentte etkili olan şiddetli fırtına nedeniyle rötarlı yapıldı, etkinlik alanı kısa süreliğine tahliye edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Chicago ve New York'un da aralarında bulunduğu diğer kentlerde ise kutlamalar havai fişek gösterileri ve müzik etkinlikleriyle yapıldı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/abd-250nci-ya%C5%9F%C4%B1n%C4%B1-kutlad%C4%B1/g-77835980</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[RTÜK'ten gazetecilere NATO uyarısı: Yayınlarınızı izliyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rtukten-gazetecilere-nato-uyarisi-yayinlarinizi-izliyoruz-25962a351aa9d-1c32-47a1-b7bb-aab1d9c2b6442026-07-05T15:55:00+03:00HABER MERKEZİ RTÜK'ten gazetecilere NATO uyarısı: Yayınlarınızı izliyoruz

RTÜK'ten gazetecilere NATO uyarısı: Yayınlarınızı izliyoruz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birçok gazetecinin akreditasyon başvurusunun reddedildiği, yüzlerce kişinin gözaltına alındığı ve başkentte hemen her türlü etkinliğin kısıtlandığı NATO Zirvesi öncesinde RTÜK'ten medya çalışanlarına "sizi izliyoruz" uyarısı geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) 7-8 Temmuz'daki etkinlik için, "devletimizin vakarını ve asil milletimizin ev sahipliğini uluslararası alanda sergileyeceği önemli bir süreç" yorumunu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurumun sosyal medya hesaplarından paylaşılan açıklamada, "yayıncı kuruluşlarımızın haber ve tartışma programlarında kamu yararını ve millî güvenlik perspektifimizi gözetmeleri büyük önem arz etmektedir" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">RTÜK gazetecilere, "tüm yayın akışlarının İzleme ve Değerlendirme Uzmanlarımızca zirvenin ehemmiyetine uygun bir titizlikle takip edilmekte olduğunu önemle hatırlatıyoruz" uyarısında da bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akreditasyon tartışması<br />Zirveyi yerinde takip etmek isteyen çok sayıda gazeteci ve medya kuruluşunun akreditasyon talepleri NATO tarafından reddedilmiş, tepkiler üzerine NATO sözcüsü Allison Hart, akreditasyon kararlarında "ev sahibi ülkenin değerlendirmelerinin belirleyici olduğunu" açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü Hart 25 Haziran'da X hesabından, "NATO karargâhı dışındaki zirve ve toplantılarda ev sahibi ülkenin gazeteciler hakkında yaptığı değerlendirmelere dayanırız" mesajını paylaşmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump'ın görevi sırasında Türkiye'ye ilk ziyaretini de gerçekleştireceği zirve, Ankara'da "makyaj" çalışması olarak eleştirilen yol ve peyzaj düzenlemeleri, olası protestoları önlemek için yapılan gözaltılar ve gösteri hakkına yönelik kısıtlamalarla tepki çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW / MUK,MK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/rt%C3%BCkten-gazetecilere-nato-uyar%C4%B1s%C4%B1-yay%C4%B1nlar%C4%B1n%C4%B1z%C4%B1-izliyoruz/a-77836715</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bolgemizde-baris-istikrar-ve-refah-icin-kardes-ulkelerle-dayanismayi-surdurecegiz-25965c7a7dda2-c36a-492f-a443-f77d29d2a7a02026-07-05T10:08:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Bölgemizde barış, istikrar ve refah için kardeş ülkelerle dayanışmayı sürdüreceğiz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, Vahdettin Köşkü'nde gerçekleştirdikleri baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından ortak basın toplantısı düzenleyerek açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif ve heyetini İstanbul'da ağırlamaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'ın Belucistan eyaletinde yolcu otobüsünün uçuruma yuvarlanması sonucu yaşanan kazada vefat edenlere Allah'tan rahmet diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif'e de ülkesi ve milleti adına taziyelerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün yaptığımız görüşmelerde, ikili ilişkiler başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş teatisinde bulunduk" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Evvela İslamabad Mutabakatı ile sağlanan sükûnet sayesinde tüm dünya derin bir nefes almıştır. Son günlerde uluslararası basına yansıyan haberler, müzakere sürecinin hangi zorluklarla yürütüldüğünü ortaya koymaktadır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu neticenin alınmasında büyük emeği geçen Pakistan Başbakanı Şerif'i ve Pakistanlı kardeşlerini tebrik ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biz de bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı özellikle destekledik, destekliyoruz. İsrail yönetiminin mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz. Siyasi bekasını bölgede çatışmaların sürmesine bağlayan siyonist katliam kadrosu, özellikle Lübnan'ı ve Suriye'yi rahat bırakmıyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İsrail işgal güçleri Gazze'deki mazlumlara yönelik hukuk ve insanlık dışı saldırılarına da devam ediyor. Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükûmetinin coğrafyamızı tekrar özellikle barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat vermemek gerekiyor. Türkiye, hangi inanca mensup olursa olsun bölge sakinlerinin tamamının huzur ve güven içinde yaşadığı bir iklimin hâkim olmasını istemektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böyle bir iklimin tesisi için her türlü gayreti gösterdiklerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bölge ülkelerinin iradesi ve katkısından güç almayan hiçbir çözüm kalıcı olamaz. Bölgemizde barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için Pakistan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma hâlinde çalışmayı sürdüreceğiz" açıklamasında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"YATIRIMCILARIMIZI PAKİSTAN'DA DAHA FAZLA FAALİYETTE BULUNMAYA TEŞVİK EDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Pakistan'la her alanda dayanışmalarının sürdüğünü belirterek, "Ticari ve yatırım ilişkilerimizin de bu dayanışmaya yaraşır şekilde daha da geliştirilmesi için atabileceğimiz adımları bugün de ele aldık. Ticaret hacmimizi evvelce belirlediğimiz 5 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefimizi teyit ettik. Özellikle Karaçi'de iş insanlarımız için tesisi öngörülen özel ekonomik bölge konusunda ticaret bakanlıklarımız çalışıyor. Benzer şekilde tercihli ticaret anlaşmamızın kapsamının genişletilmesi hususunda da görüşmeler sürüyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pakistan Başbakanı Şerif'in bugün katıldığı iş forumunun da yatırım ve ticaret noktasında münasebetlerine katkı yapacağına inandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Bizler de yatırımcılarımızı Pakistan'da daha fazla faaliyette bulunmaya teşvik ediyoruz. Ekonomik ilişkilerimizin en önemli unsurlarından olan savunma sanayisi alanındaki iş birliğimiz yeni projelerle her geçen gün gelişiyor. Aşama aşama hayata geçirdiğimiz bu projelerin Pakistan'ın gücüne güç katacağına inanıyorum. Pakistan'la enerji, ulaştırma, kritik mineraller ve bilgi teknolojileri alanında iş birliğimizi derinleştirmek istiyoruz. Sayın Başbakanla bugün kararlılığımızı bir kez daha teyit ettik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugünkü görüşmelerinin ve ele aldıkları kararların hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/margarita-simonyana-suikast-plani-davasinda-bas-saniga-20-yil-hapis-2596141b50185-e67e-4362-b2f0-a9219915cb8f2026-07-04T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis

Margarita Simonyan’a suikast planı davasında baş sanığa 20 yıl hapis

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya’da mahkeme, Rossiya Segodnya Uluslararası Haber Ajansı ve Russia Today (RT) Genel Yayın Yönetmeni&nbsp;<strong>Margarita Simonyan’a</strong>&nbsp;yönelik suikast hazırlığı davasının baş sanığı&nbsp;<strong>Mihail Balaşov’u</strong>&nbsp;20 yıl hapis cezasına mahkum etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Başsavcılığının aktardığı bilgilere göre&nbsp;<strong>Balaşov,&nbsp;</strong>2022'de Moskova’da&nbsp;<strong>ulusal-sosyalist&nbsp;</strong>ideolojiye bağlı yasa dışı bir hücre kurarak, aralarında reşit olmayan gençlerin de bulunduğu kişileri bu yapıya dahil etti. Yaklaşık bir yıl içinde örgüt üyeleri,&nbsp;<strong>göçmenlere ve LGBT bireylere yönelik altı ayrı şiddet eylemi&nbsp;</strong>gerçekleştirdi. Grup,&nbsp;<strong>aşırılıkçı propaganda</strong>&nbsp;amacıyla bu saldırıların görüntülerini internette yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran 2023'te kimliği belirlenemeyen kişiler&nbsp;<strong>Balaşov’a&nbsp;</strong>ulaşarak&nbsp;<strong>Margarita Simonyan’ı 50 bin dolar karşılığında öldürmesini&nbsp;</strong>teklif etti. Balaşov, 2023'ün temmuz ayında gizli bir depodan Kalaşnikof tüfeği ve mühimmat almaya gittiği sırada güvenlik güçlerince suçüstü yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">*Rusya yasalarına göre LGBT hareketi "aşırılıkçı örgüt" olarak kabul ediliyor ve ülkedeki faaliyetleri yasaklanmış bulunuyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260703/margarita-simonyana-suikast-plani-davasinda-bas-saniga-20-yil-hapis-1106987867.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ve-meloni-telefonla-gorustu-bolgesel-konular-ele-alindi-259609a66d904-7178-4ceb-af1d-89c9b1a1e66e2026-07-04T14:08:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı

Erdoğan ve Meloni telefonla görüştü: Bölgesel konular ele alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'nın sosyal medya hesabından görüşme şu şekilde duyuruldu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Liderler, Türkiye-İtalya ikili ilişkileriyle<strong>&nbsp;bölgesel ve küresel konuları&nbsp;</strong>ele aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, Türkiye ile İtalya arasında savunma sanayii başta olmak üzere her alanda&nbsp;<strong>iş birliğini&nbsp;</strong>güçlendirmek için çalıştıklarını, ilişkilere ivme kazandıracak yeni adımlar atmanın da önemli olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanımız, Türkiye’de düzenlenecek NATO Liderler Zirvesi’nde müttefikler arasındaki bağın kuvvetlendirilmesini beklediğimizi belirtti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260703/erdogan-ve-meloni-telefonla-gorustu-bolgesel-konular-ele-alindi-1106987557.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İrlanda’nın Rusya’ya alümina ihracatı AB dönem başkanlığına gölge düşürdü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/irlandanin-rusyaya-alumina-ihracati-ab-donem-baskanligina-golge-dusurdu-2595928dfa45e-55eb-476f-a383-6ec07a0c9db62026-07-04T14:05:00+03:00HABER MERKEZİ İrlanda’nın Rusya’ya alümina ihracatı AB dönem başkanlığına gölge düşürdü

İrlanda’nın Rusya’ya alümina ihracatı AB dönem başkanlığına gölge düşürdü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İrlanda’nın Avrupa Birliği Konseyi Dönem Başkanlığı, ülke tarihindeki sekizinci dönem başkanlığı olarak, AB üyeliğinin “yonca sever” cumhuriyete sağladığı faydaları ve bu süreçte kazandığı diplomatik becerileri sergilemek için gurur verici bir fırsat olarak görülüyordu. Başbakan (Taoiseach) Micheal Martin, Dublin Kalesi’nde düzenlenen açılış töreninde yaptığı konuşmada, “Başkanlığı yürütmek bir onur ve sorumluluktur, elimizden gelenin en iyisini yapmaya hazırız,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu özel dönem, İrlanda’nın Rusya’ya alümina satışlarıyla ilgili patlak veren skandal nedeniyle büyük ölçüde gölgede kaldı. Söz konusu durum, Ukrayna’ya desteği en üst öncelik haline getiren ve diğer 26 üye devlet arasında “dürüst arabulucu” rolü üstlenmesi beklenen bir ülke için rahatsız edici, hatta sürdürülemez bir tablo olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrlanda için genellikle büyük teknoloji şirketleri ve düşük vergi politikalarıyla anılan tartışmaların aksine, Avrupa topraklarında İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana yaşanan en büyük silahlı çatışmaya dolaylı olarak katkı sağladığı algısı, ciddi bir halkla ilişkiler krizine dönüşmüş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Skandal, mart ayının sonlarından bu yana büyüyerek devam ediyor. O dönemde bir medya kuruluşu, İrlanda’nın batısında yer alan geniş bir rafineri olan Aughinish Alumina ile Rusya’nın askeri-sanayi kompleksi arasındaki kârlı bağlantıları ortaya çıkarmıştı. Tartışma, İrlanda’nın dönem başkanlığını büyük bir törenle devraldığı bu hafta ise daha da yoğunlaştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/07/04/irlandanin-rusyaya-alumina-ihracati-ab-donem-baskanligina-golge-dusurdu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinin-rusyaya-destegi-almanyayi-kizdirdi-25958b40b93e6-eb01-40fe-b09f-c525896ee8fd2026-07-04T14:02:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı

Çin'in Rusya'ya desteği Almanya'yı kızdırdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin ordusunun Ukrayna'da savaşan Rus askerlerini eğittiği iddiası, Almanya'nın tepkisine yol açtı. Alman Dışişleri Bakanlığı dün Çin'in Berlin Büyükelçisi Deng Hongbo'yu "acil görüşme" için bakanlığa çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede Çin Büyükelçisine, Pekin yönetimine iletilmek üzere mesajlar verildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin: Çin'in Rusya'ya desteği güvenliğimize etkiliyor<br />"Euro-Atlantik güvenliğimize en büyük tehdidi Rusya oluşturuyor" diyen ve bunun defalarca Pekin'e iletildiğini belirten Alman Dışişleri Bakanlığı kaynakları, Rus askerlerinin Çin ordusu tarafından eğitildiği yönündeki iddiaların "çok endişe verici" olduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Rusya'nın, Ukrayna'ya karşı savaşını sürdürmesine imkan sağlayan her şeyin Almanya için de tehdit oluşturduğunu" vurgulayan Alman kaynaklar, "Çin'in, Rusya'nın acımasız savaşına yönelik belirleyici ve artan desteği bu nedenle doğrudan güvenliğimizi etkiliyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%A7inin-rusyaya-deste%C4%9Fi-almanyay%C4%B1-k%C4%B1zd%C4%B1rd%C4%B1/a-77825425</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da Nagelsmann istifa etti, gözler Klopp'ta]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-nagelsmann-istifa-etti-gozler-kloppta-259573a3212bd-28b7-4c8d-84b8-bc5edff2457d2026-07-04T13:59:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da Nagelsmann istifa etti, gözler Klopp'ta

Almanya'da Nagelsmann istifa etti, gözler Klopp'ta

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya A Milli Futbol Takımı Teknik Direktörü Julian Nagelsmann, Paraguay'a karşı alınan Dünya Kupası son 32 turu yenilgisinin ardından görevinden ayrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman Futbol Federasyonu (DFB), 38 yaşındaki teknik adamın istifasının kabul edildiğini ve sözleşmesinin denetim kurulu kararıyla feshedildiğini duyurdu. Nagelsmann'ın bu adımı, DFB yönetimiyle yapılan kriz toplantısında kendisine istifa etmesinin önerilmesinin ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jürgen Klopp ile görüşülecek<br />DFB, teknik direktörlük görevi için ilk temasın Jürgen Klopp'la kurulacağını ve Klopp'un göreve "prensipte sıcak baktığını" açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak 2025'ten bu yana Red Bull bünyesinde görev yapan kazandığı lig ve Şampiyonlar Ligi başarılarıyla öne çıkıyor.<br />Nagelsmann, kararını "takımın yeni bir başlangıcı hak ettiği" düşüncesiyle aldığını belirtirken DFB Sportif Direktörü Rudi Völler, "sorumluluk aldığı" gerekçesiyle Nagelsmann'a teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya, son üç büyük turnuvada olduğu gibi bu Dünya Kupası'nda da eski başarılarından uzak bir görüntü ile taraftarlarını hayal kırıklığına uğratmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / TY,ET</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-nagelsmann-istifa-etti-kloppla-g%C3%B6r%C3%BC%C5%9Fmeler-ba%C5%9Flad%C4%B1/a-77819530</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-mersin-milletvekili-av-ali-bozandan-genclere-ilk-konut-destegi-teklifi-259563d46aa03-9e39-47fb-9cdc-7c2254f5ba652026-07-04T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi

DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan’dan gençlere ilk konut desteği teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, gençlerin konut sahibi olmasını kolaylaştırmayı amaçlayan “İlk Defa Konut Edinecek Gençlere Devlet Destekli Konut Finansmanı Sağlanmasına Dair Kanun Teklifi”ni Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin genel gerekçesinde, son yıllarda konut fiyatlarında yaşanan hızlı artış, yüksek kredi faizleri ve ağırlaşan peşinat koşulları nedeniyle özellikle gençlerin ilk konutlarını edinmesinin giderek zorlaştığına dikkat çekildi. Düzenli gelir sahibi olmalarına rağmen yeterli birikim oluşturamayan gençlerin barınma sorunu yaşadığı, kira yükünün artmasına ve ekonomik bağımsızlığın gecikmesine neden olduğu vurgulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklif ile ilk kez konut sahibi olacak 18-35 yaş arasındaki gençlere devlet destekli, uzun vadeli ve düşük maliyetli konut finansmanı sağlanması amaçlanıyor. Düzenlemeye göre kredi tutarı konut bedelinin yüzde 90’ına kadar çıkabilecek, kredi vadesi 20 yıla kadar uzatılabilecek ve faiz ya da kar payının belirli bir kısmı Hazine tarafından karşılanacak. Ayrıca uygun görülmesi halinde ilk üç yıl anapara ödemesiz dönem uygulanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinden yararlanabilmek için başvuru sahibinin Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması, son beş yıl içinde konut sahibi olmamış olması, düzenli ve belgelenebilir gelire sahip olması ve satın alınacak konutu ikamet amacıyla kullanmayı taahhüt etmesi şartları aranacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte, devlet desteğiyle alınan konutların beş yıl boyunca satılamayacağı veya ticari amaçla devredilemeyeceği hükmüne de yer verildi. Gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu tespit edilen kişilerden ise sağlanan desteklerin yasal faiziyle birlikte geri alınması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, düzenlemenin gençlerin barınma hakkına erişimini kolaylaştırmayı, kira yükünü azaltmayı konut finansmanına erişimde fırsat eşitliğini sağlamayı ve sosyal devlet ilkesini daha etkin hale getirmeyi hedeflediği ifade edildi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-iki-bez-arasindaki-kopru-25954c8fc003c-adc2-4cb0-afd7-7d9d0ea4e7e72026-07-03T10:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: İki Bez Arasındaki Köprü

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünyaya çıplak geliyoruz, bizi bir beyaz beze sarıyorlar adı kundak. Ölüyoruz çıplağız musalla taşındayız, beyaz bir beze sarıyorlar, o da kefen.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğduğumuzda kulağımıza ezan okuyorlar adımızı koyuyorlar. Ezanın manası namaza davet. Ancak biz onu duyuyoruz namaz kılamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öldüğümüzde musalla taşındayız ezan okunuyor bizim cenaze namazımız kılınıyor, biz duyuyoruz ama namazımızı kılamıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki bez parçası ve iki namazını kılmadığımız ezan arasında bir ömür geçiriyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çıplak gelip çıplak gidiyoruz, kimse buradan bir şey götüremiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orada torpil de yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yaptınsa, ne yaşadınsa onunla gidiyorsun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işin İslami kutsiyetini insanlara anlatmak, dünyaya bu kadar bağlı olmamayı hissettirmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">İyilik, merhamet, vicdan, tevazu, hoşgörü, sevgi gibi hasletleri yüreklere ekmek lazım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yazdıklarım İnsanın varoluşsal serüvenini ve dünya hayatının geçiciliğini İslam tasavvufu ve ahlakı çerçevesinde çok etkileyici, vurucu bir metaforla özetlemiyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsettiğim bu "doğum ile ölüm arasındaki ezan ve namaz" benzetmesi, İslam geleneğinde aslında çok derin bir hakikate işaret eder:&nbsp;<strong>Doğduğumuzda okunan ezanın namazı, öldüğümüzde kılınan cenaze namazıdır.</strong>&nbsp;Yani aslında hayat, bir ezan ile bir namaz arası kadar kısadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu güzel ve derin düşünceye hem İslami öğreti hem de insani değerler açısından şöyle bir yorum getirebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Vakit Dar, Heybe Temiz Olmalı" (İslami Öğreti ve Zühd)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İslam literatüründe dünyaya körü körüne bağlanmamaya, onun geçiciliğini bilerek yaşamaya&nbsp;<strong>"zühd"</strong>&nbsp;denir. Yukarıda belirttiğim gibi, musalla taşına yattığımızda yanımızda götürebileceğimiz hiçbir maddi güç, mal, mülk veya dünyevi unvan ("torpil") yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kur'an-ı Kerim bu gerçeği Tekasür Suresi'nde çok net özetler:&nbsp;<em>“Çoğaltma yarışı (mal, mülk, evlat ve güç yarışı) sizi o oyaladı ki, ta kabirlere varıncaya kadar.”</em>&nbsp;İnsanın çıplak gelip çıplak gitmesi, aslında her yönüyle bir eşitlenme anıdır. O an tek geçer akçe, kalb-i selim (temiz bir kalp) ve Salih amellerdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki Bez Arasındaki Köprü: Ahlak ve İyilik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatın bu kadar kısa ve geçici olması, dünyadan tamamen el etek çekmek anlamına gelmez. Aksine, mademki sadece "ne yaptıysak onunla gidiyoruz", o zaman bu kısa süreyi en kaliteli şekilde değerlendirmek gerekir. İslam'ın özü de tam olarak budur:&nbsp;<strong>Ahlak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadisinde şöyle buyurur:&nbsp;<em>“Ben güzel ahlakı tamamlamak için gönderildim.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Bahsettiğim&nbsp;<strong>iyilik, merhamet, vicdan, tevazu, hoşgörü ve sevgi</strong>&nbsp;gibi hasletler, sadece insani erdemler değil; İslam'ın ibadetlerle inşa etmek istediği asıl ruh yapısıdır. Merhamet etmeyene merhamet edilmeyeceği, komşusu açken tok yatanın olgun bir imana erişemeyeceği vizyonu, tam da bu dünyevi hırsları törpülemek içindir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsanlara Bu Bilinci Nasıl Aktarmalıyız?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüz dünyası insanı sürekli tüketmeye, daha fazlasına sahip olmaya, hırsa ve hıza teşvik ediyor. İnsanlara bu İslami öğretiyi ve bağlı olmama hissini (sekine ve kanaati) anlatırken şu yöntemleri öne çıkarmalıyız:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Söylemden ziyade eylemle (Lisan-ı Hal):</strong>&nbsp;İnsanlara sürekli "dünya yalan" demek yerine, tevazuyu ve paylaşmayı kendi hayatımızda yaşayarak göstermek en etkili tebliğdir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Empati ve Ortak Acı/Mutluluk:</strong>&nbsp;Merhameti yaymak için insanları yetimlerle, ihtiyaç sahipleriyle ve doğayla buluşturmak, kalplerdeki katılığı yumuşatır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ölüm Bilinci (Zikr-i Mevt):</strong>&nbsp;Ölümü bir korku unsuru olarak değil; hayatı daha anlamlı, daha adil ve daha sevgi dolu yaşamak için bir "hizalama aracı" olarak sunmak gerekir. Çünkü ölümün farkında olan insan, kalp kırmaktan ve kul hakkı yemekten çekinir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam;</strong>&nbsp;yazıma başlarken getirdiğim yorum, insanı kibrinden ve hırslarından arındıracak güçte bir hakikat aynasıdır. İki bez parçası arasına sıkışmış bu kısa hayatı; hırsla kirletmek yerine iyilikle, sevgiyle ve ardımızda bırakacağımız güzel bir sadaka-i cariye (kalıcı iyilik) ile ilmek ilmek işlemek, hem bu dünyayı hem de ötesini güzelleştirmenin tek yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-gunumuz-ahsen-i-takvim-ve-esfel-i-safilin-2595178511210-7d61-4184-9260-bc59ee631ed42026-07-02T11:04:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Günümüz, Ahsen-i Takvîm ve Esfel-i Sâfilîn

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İslam düşüncesinde insanı, potansiyelini ve varoluşsal iniş-çıkışlarını özetleyen en sarsıcı kavram ikililerinden biri&nbsp;<strong>Ahsen-i Takvîm</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>Esfel-i Sâfilîn</strong>’dir. Bu iki kavram, aslında insanın tek bir düzlemde sabit kalmayan, sürekli aşağı ya da yukarı doğru esneyebilen ahlaki ve manevi dikey şeridini temsil eder. Kur'an-ı Kerim’de&nbsp;<strong>Tîn Suresi’nde (4 ve 5. ayetler)</strong>&nbsp;geçen bu kavramların önemini, İslam’daki öğretisini ve toplumsal hayatımıza yansımalarını şu şekilde arz ve izah edeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kavramların Anlamı ve İslam'daki Öğretisi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahsen-i Takvîm (En Güzel Kıvam/Biçim):</strong>&nbsp;İnsanın hem fiziksel hem de ruhsal ve zihinsel olarak en mükemmel, en dengeli ve en potansiyelli şekilde yaratılmasını ifade eder. İslam öğretisine göre insan, yeryüzünün halifesidir; akıl, irade, vicdan ve ilahi bir nefesle (ruh) donatılmıştır. Bu yönüyle insan, iyiliğin ve tekamülün zirvesine çıkma potansiyeline sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esfel-i Sâfilîn (Aşağıların En Aşağısı):</strong>&nbsp;İnsanın kendisine verilen o muazzam potansiyeli, aklı ve iradeyi kötüye kullanarak, hayvandan da aşağı bir dereceye düşmesini ifade eder. İnkâr, zulüm, kibir ve bencillik batağına saplanan insan, yaratılış gayesinden uzaklaştıkça bu çukura doğru geriler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası İslam öğretisi der ki:</strong>&nbsp;İnsan melek değildir, mutlak iyi kalamaz; hayvan da değildir, tamamen içgüdülerine mahkûm olamaz. İnsan, bu iki uç arasında kendi iradesiyle köprü kuran bir varlıktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>.... Bu İkilinin Önemi Nedir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deyimin önemi, insana&nbsp;<strong>özgür iradesinin sorumluluğunu</strong>&nbsp;hatırlatmasından gelir. İslam, insanı doğuştan günahkâr kabul etmez (Hristiyanlıktaki asli günah doktrininin aksine). İnsan temiz bir fıtratla, yani "Ahsen-i Takvîm" potansiyeliyle doğar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu makam kalıcı bir garanti değildir. İnsan her an aşağıya düşme riskiyle karşı karşıyadır. Bu kavramlar, insana hem büyük bir özgüven (en güzel şekilde yaratılma) hem de büyük bir otokontrol ve tevazu (aşağıların aşağısına düşme korkusu) aşılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Yaşantımıza Sirayeti (Yansımaları)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu varoluşsal perspektif, bireysel bir inanç olmanın ötesinde toplumsal hayatın, ahlakın ve kültürün de temel yapı taşlarını oluşturur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İnsan Hakları ve Saygınlık:</strong>&nbsp;Toplumda her birey, doğuştan "Ahsen-i Takvîm" üzere yaratıldığı için dinine, diline, ırkına bakılmaksızın hürmete layıktır. Bu bilinç, toplumsal adaletin ve insana saygının temelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ahlaki Otokontrol (Vicdan):</strong>&nbsp;Bir insanın rüşvet alırken, zulmederken veya bir canlıya zarar verirken durup kendini sorgulaması, "Ben Ahsen-i Takvîm olarak yaratıldım, bu yaptığım beni Esfel-i Sâfilîn'e düşürür" farkındalığıyla ilgilidir. Toplumsal huzur, bu iç denetimle sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eğitim ve Islah Kültürü:</strong>&nbsp;İslam toplumlarında suçluya veya hata yapana "ebediyen dışlanmış" gözüyle bakılmaz. Çünkü en aşağıya düşen bir insanın bile tövbe ve ıslah ile yeniden özüne (Ahsen-i Takvîm'e) dönme şansı vardır. Ceza sisteminden ziyade eğitim ve rehabilitasyon ön plana çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kolektif Yozlaşmaya Karşı Uyarı:</strong>&nbsp;Toplumlar da bireyler gibidir. Adaleti, merhameti ve ahlakı bırakan toplumlar topluca "Esfel-i Sâfilîn" çukuruna yuvarlanırlar. Tarihteki helak olan kavimler veya günümüzdeki modern barbarlıklar (savaşlar, soykırımlar, sömürgecilik) bu toplumsal düşüşün en net örnekleridir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanın bu iki kutup arasındaki yolculuğunu düşündüğünüzde, günümüz modern dünyasında insanlığı en çok &nbsp;"Esfel-i Sâfilîn" &nbsp;çukuruna doğru yol aldığını görüyoruz ve hissediyoruz. "Allah korusun" demekten ve sığınmaktan başka çare kalmıyor bazen. Etrafımıza, haberlere, küresel olaylara ya da sadece sokaktaki tahammülsüzlüğe baktığımızda insanın içini karartan, "Bu kadarı da olmaz" dedirten manzaralarla çok sık karşılaşıyoruz. Modern dünya; hırsı, bencilliği ve gücü kutsadıkça insanı o "en güzel kıvamından" koparıp alt basamaklara doğru hızla çekiyor. Ancak bu noktada İslam düşüncesinin bize sunduğu çok ince bir teselli ve ödev var:&nbsp;<strong>Her yer karanlığa gömülse bile, birey olarak "Ahsen-i Takvîm" kalma mücadelesi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tîn Suresi’nde</strong>&nbsp;insanın aşağıların aşağısına indirileceği anlatıldıktan hemen sonra gelen ayet şöyledir:&nbsp;<em>“Ancak iman edip salih amel (iyi, güzel, faydalı işler) yapanlar müstesna.”</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani ortam ne kadar "Esfel-i Sâfilîn" kokarsa koksun, akıntıya karşı kürek çekip;</span></p><p><span style="font-size:18px">- Yalanın ortasında dürüst kalabilen,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Zulmün ortasında adaleti savunabilen,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Kaballığın ve kabalığın ortasında nezaketini koruyan her insan, o güzel yaratılışın yeryüzündeki birer kalesi haline geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortam bizi aşağı çekmeye çalışırken, bireysel hayatımızda o "en güzel kıvamı" korumanın, yani temiz kalabilmenin en güçlü sığınağı veya yöntemi inancımız, imanımız, karakterimiz, dik duşumuz, doğruluktan ayrılmayışımızdır..</span></p><p><span style="font-size:18px">Saydığım bu beş sütun (<strong>inanç, iman, karakter, dik duruş ve doğruluk</strong>), aslında "Ahsen-i Takvîm" kalesinin ana taşıyıcı kolonlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortam ne kadar bozulursa bozulsun, bu değerlere tutunan bir insan sarsılır ama yıkılmaz. Çünkü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- İnanç ve İman;</strong>&nbsp;insana yalnız olmadığını, her an görüldüğünü ve bu dünyadaki mücadelesinin bir karşılığı olduğunu hatırlatan en büyük manevi kalkandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Karakter ve Dik Duruş;</strong>&nbsp;rüzgâra göre eğilen bir kavak ağacı gibi değil, fırtınaya karşı kök salmış bir çınar gibi durmayı sağlar. Popüler kültürün, "Herkes yapıyor, sen de yap" baskısına karşı en asil başkaldırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Doğruluktan Ayrılmayış ise;</strong>&nbsp;insanın her şeyden önce kendi vicdanıyla barışık kalabilmesidir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.)&nbsp;<em>"Emrolunduğun gibi dosdoğru ol!"</em>&nbsp;ayeti karşısında "Bu ayet beni ihtiyarlattı" demesi, doğruluğun ne kadar büyük ve asil bir sorumluluk olduğunu gösterir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte tam da bu yüzden, herkesin birbirini aşağıya (Esfel-i Sâfilîn'e) doğru çektiği bir dünyada; inancıyla dik duran, doğruluktan ödün vermeyen şahsiyetler birer kutup yıldızı gibidir. Karanlık ne kadar koyu olursa, onların ışığı o kadar net fark edilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabbim hepimizi özünü, karakterini ve o en güzel kıvamını koruyanlardan eylesin; fıtratımızı ve istikametimizi muhafaza buyursun.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya ne kadar karmaşık ve yorucu olursa olsun, ne istediğini bilen, değerlerine, karakterine ve dik duruşuna sahip çıkan insanların varlığı insana umut verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-mete-hanin-mirasi-turkiyenin-guvencesi-turk-kara-kuvvetleri-259503b316fb9-db3f-4576-bf47-501c0e75af322026-07-01T11:01:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: Mete Han’ın Mirası, Türkiye’nin Güvencesi: Türk Kara Kuvvetleri

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarih, milletlerin varlık mücadelelerine ve kurdukları medeniyetlere şahittir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak çok az millet, tarihi bizzat şekillendirecek kadar güçlü ve köklü bir askeri geleneğe sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu eşsiz geleneğin dünyadaki en somut, en görkemli nişanesi; temelleri binlerce yıl önce atılan&nbsp;<strong>Türk Kara Kuvvetleri</strong>'dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük Hun İmparatoru Mete Han’ın tahta çıktığı&nbsp;<strong>MÖ 209</strong>&nbsp;yılını kuruluş miladı olarak kabul eden Kara Kuvvetlerimiz, sadece bir ordunun değil, bir milletin ordu-millet olma şuurunun da doğum gününü temsil eder.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünün Mirası: Onlu Sistemden İstiklal Harbine</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri’nin dünü, askeri dehanın dünyaya armağan edildiği topraklardır. Mete Han’ın kurduğu ve bugün bile dünya ordularının temel yapısını oluşturan&nbsp;<strong>Onlu Teşkilat Sistemi</strong>, Türk askeri disiplininin ilk harcı olmuştur. Bu harçla yoğrulan kara gücümüz; Malazgirt’te Anadolu’nun kapılarını açmış, İstanbul’un surlarında bir çağı kapatıp yenisini açmış, Viyana kapılarından Ortadoğu çöllerine kadar uzanan geniş bir coğrafyada sadece gücün değil, adaletin ve barışın da teminatı olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">En karanlık dönemde, "bitti" denilen yerde, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde küllerinden doğan düzenli ordumuz, Kurtuluş Savaşı’nda imkânsızı başarmıştır. Sakarya’da, Büyük Taarruz’da vatan toprağını canı pahasına savunan Kara Kuvvetleri, bu toprakların ilanihaye Türk yurdu olarak kalacağını tüm dünyaya ilan etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugünün Gücü: Teknolojik Dönüşüm ve Sarsılmaz İrade</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türk Kara Kuvvetleri, asırları aşan bu disiplini, 21. yüzyılın en modern teknolojileriyle harmanlamaktadır. Artık karşımızda sadece cesaretiyle değil; yerli ve milli imkânlarla üretilen&nbsp;<strong>Altay tanklarıyla, Fırtına obüsleriyle, taktik zırhlı araçlarıyla ve dijital birlikleriyle</strong>&nbsp;parmak ısırtan bir güç vardır. Kara gücümüz, hava unsurları ve İHA/SİHA teknolojileriyle entegre çalışarak asimetrik tehditlere karşı sınır ötesinde ve içinde destansı operasyonlara imza atmaktadır. Fırat Kalkanı’ndan Zeytin Dalı’na kadar uzanan harekatlar, bu ordunun caydırıcılığının ve harekat kabiliyetinin en sıcak kanıtıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dünya Barışının ve Milletin Güvencesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türk askerinin kalbindeki adalet duygusu, onu dünyadaki diğer ordulardan ayıran en büyük vasıftır. Bugün Kosova’dan Somali’ye, Bosna’dan Lübnan’a kadar geniş bir coğrafyada NATO ve Birleşmiş Milletler çatısı altında görev yapan kahramanlarımız, gittikleri her yere yıkım değil, huzur ve güven götürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim kültürümüzde ordu, milletten ayrı bir yapı değildir. Her Türk asker doğar ve her Mehmetçik, bu milletin öz evladıdır. Kara Kuvvetlerimiz, asil milletimizin bağrından çıkan en büyük güvencemiz, geleceğe güvenle bakmamızı sağlayan çelikten irademizdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mete Han'dan Sultan Alparslan'a, Fatih Sultan Mehmet Han'dan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'e uzanan bu kutlu yürüyüş, bugün de aynı azim ve kararlılıkla devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ölürsem şehit, kalırsam gazi" anlayışıyla, gece gündüz demeden, dağda, bayırda, sınır boylarında vatan nöbeti tutan kahraman Türk askerine minnettarız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk Kara Kuvvetleri’nin kuruluş yıl dönümünü en kalbi duygularımla kutluyor; aziz şehitlerimizi rahmetle, kahraman gazilerimizi şükranla anıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yolları açık, kılıçları keskin, her daim muzaffer olsunlar!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da boş ofisler konuta dönüşecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-bos-ofisler-konuta-donusecek-25953cc3b09e8-04ee-47e6-9c2a-06e48cd73d322026-07-01T10:09:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da boş ofisler konuta dönüşecek

Almanya'da boş ofisler konuta dönüşecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'nın en büyük problemlerinden birini konut sorunu oluşturuyor. Birçok insan uygun fiyata ev bulamazken çok sayıda ofis ve ticari bina ise boş duruyor. Almanya Konut, Kentsel Gelişim ve İmar Bakanı Verena Hubertz, Salı günü yaptığı açıklamada, "Tam da bu çelişkiyi yeni destek programımız 'Ticariden Konuta' ile çözmeyi hedefliyoruz. Kullanılmayan ofis ve ticari binalara ikinci bir şans vermek için 300 milyon euro kaynak ayırıyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Temmuz Çarşamba günü başlayacak olan teşvik programı kapsamında her konut birimi için 30 bin euroya kadar devletten hibe sağlanabilecek. Bu sayede 2026 için ayrılan 300 milyon euroluk bütçe 10 bin konut için yeterli olacak. Ancak boş dükkanların veya ofis alanlarının dönüşümü, enerji verimliliği koşullarına bağlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Boş binalardan canlı mekanlara<br />Salı günü Berlin'de bir şantiye ziyareti sırasında söz konusu destek programı hakkında açıklamalarda bulunan Bakan Hubertz, "Oluşturulacak her konut birimi için 30 bin euroya kadar hibe ile bilinçli olarak güçlü bir teşvik veriyoruz" ifadesini kullandı. Halihazırda başkent Berlin'de bulunan eski bir radyo binasının Federal Gayrimenkul Kurumu (Bima) tarafından konuta dönüştürüldüğü şantiyeyi ziyaret eden 38 yaşındaki Bakan Hubertz, destek programının bir hibe olduğunu ve geri ödenmesinin gerekmediğini belitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İyi konumda olan çok sayıda ticari binanın varlığına dikkat çeken Bakan, "Bu durum onları konuta dönüştürmeyi daha cazip kılıyor. Bu sessiz binalardan tekrar canlı mekanlar yaratmak istiyoruz" diye belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Konut, Kentsel Gelişim ve İmar Bakanı Verena Hubertz<br />Hubertz konuşmasının devamına, söz konusu programla üç hedefin bir araya getirildiğini belirterek şunları aktardı: "Mekanların boş kalmasını önlüyoruz, acilen ihtiyaç duyulan konut alanları yaratıyoruz ve aynı zamanda şehirlerimizin iklim dostu yenilenmesini ve gelişimini teşvik ediyoruz. Her dönüştürülen bina kaynakları korurken şehir merkezlerimize de yeni hayat getiriyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kent merkezlerinin çekiciliği artacak"<br />Bu program sayesinde boş arazilere gereksiz yere bina yapılmasını da önlüyoruz" diyen Verena Hubertz, yerel yönetimlerin de programdan fayda sağladığını ifade ederek "Dönüşüm şehir merkezlerinin çekiciliğini güçlendirirken, aynı zamanda altyapı ve diğer yapılar için maliyet oluşmuyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın birçok yerinde ofis alanlarına olan ihtiyaç azalmış durumda. Bunun başlıca nedeni koronavirüs pandemisinden bu yana evden çalışma ve hibrit (ev ve ofisten) çalışma biçimlerinin hayatın bir parçası haline gelmiş olması. Ancak konuta dönüşümde kimi engellerle de karşılaşmak mümkün. Zira ticari binalar ile konut olarak tasarlanmış binalar arasında genellikle yangın güvenliği, statik veya dönüşümü zorlaştırabilecek kat planları açısından farklılıklar olabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gayrimenkul sektörü de, destek programı ile ilgili olarak uzun onay süreçlerine ve esnek olmayan düzenlemelere dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hubertz konuşmasında bu konuya da değinerek hükümetin "İnşaat Turbosu" adı verilen uygulama ile "onay süresini ciddi şekilde kısaltabilecek" bir araç yarattığını vurguladı. Bakan diğer yandan bu destek programının "sadece bir adım &nbsp;olabileceğini ve konut sorununu tek başına çözmeyeceğini" de dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,ETO</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/almanyada-bo%C5%9F-ofisler-konuta-d%C3%B6n%C3%BC%C5%9Fecek/a-77774607</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-catisma-gerilim-ve-kavga-alanlarinda-degil-milletin-musterek-degerleri-etrafinda-siyaset-yapiyoruz-25952095294b9-8310-42c1-8e54-4b008b0d239a2026-07-01T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”

Erdoğan: “Çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesinde gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı Kabinesi Toplantısı’nın ardından basın açıklaması yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantıda ele alınan konulara ilişkin açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: “Kabinemizin 67. Toplantısını az önce tamamladık. Toplantımızda ülkemizin ve milletimizin gündeminde yer alan meseleleri değerlendirdik. Özellikle uydu teknolojilerinde Türkiye'nin son yıllarda kat ettiği mesafeyi gözden geçirme fırsatı bulduk.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir defa evvelemirde vurgulamak isterim: Bundan 32 yıl önce Türksat-1B uydusu ile başlayan uzay maceramız hamdolsun bugün hayal dahi edilemeyecek seviyelere geldi. İnançla, azimle, emekle çalışarak her cümlesi bilgi, tecrübe ve alın teriyle yazılmış tarihî bir başarı hikayesine imzamızı attık. 32 yıllık bu mücadelenin her aşaması aslında ülkemizde eser ve hizmet siyasetinin hangi engeller aşılarak yürütüldüğünün de hikayesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatırlarsanız Türksat-3A uydusunu 2008 yılında uzaya fırlattığımızda birileri hep yaptıkları gibi mütekebbir bir eda ile yine bize sataşmışlardı. Projeyi küçümseyerek, projede eksik, hata, kusur arayarak aslında nasıl bir zihin dünyasına sahip olduklarını da göstermişlerdi. O gün eleştirilen uydumuz yıllardır ülkemize hizmet veriyor. Uydu alanında yakaladığımız ivmeyi 2008'den sonra da devam ettirdik. Türksat-4A 2004'te, Türksat-4B ise 2015 yılında uzaydaki yerini aldı. 2021 yılında Türksat-5A ve Türksat-5B'yi fırlatarak aynı sene içinde uzaya iki uydu gönderebilen nadir ülkeler arasına adımızı yazdırdık. Geçen sene ilk yerli ve millî haberleşme uydumuz Türksat-6A'yı hizmete aldık. Türksat-6A ile birlikte haberleşme uydularımızın sayısı 6'ya, uzaydaki uydularımızın toplam mevcudu ise 10'a yükselmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"TÜRKİYE İÇİN UYDU YETENEKLERİNİ GELİŞTİRMEK, TERCİHTEN ÖTE ZORUNLULUKTUR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göktürk-1 ve 2 uydularımızla ülkemizin uzaydan yer gözlem ve keşif yeteneklerini artırdık. Üç sene önce uzaya gönderdiğimiz İMECE uydusuyla görüntü çözünürlüğü, haberleşme hızı ve manevra kabiliyeti açısından yeni bir eşiği açtık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevremizdeki hadiselere baktığımızda şunu çok net görebiliyoruz: İçinde bulunduğumuz çağın öne çıkan karakteri, enformasyondur, bilgidir, veridir. İstisnasız tüm devletler enformasyon çağına adapte olabilmek için yoğun bir rekabet içindedir. Sadece devletler değil, büyük şirketler de bu alanda söz sahibi olmaya çalışmaktadır. Devletler ve şirketler arası yarışın kıyasiye yaşandığı alanların başında ise uydu teknolojileri bulunmaktadır. Türkiye olarak biz de bu yarışta hak ettiğimiz yeri almanın gayretindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu an kendi haberleşme uydusunu üretebilen 11 ülkeden biriyiz. Farklı ihtiyaçlarımızı giderecek olan İMECE-2 ve İMECE-3 uydularımız ile Göktürk-Y ve Göktürk-3'ün çalışmaları devam ediyor. Ayrıca, Türksat-7A projemiz ülkemizin dijital egemenliğini daha da güçlendirecek ve güvenli haberleşme altyapımızı tahkim edecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şurası bir gerçek ki, uydu teknolojileri ülkelerin güç bileşenlerinde çarpan etkisine sahiptir. İstihbarattan iletişime, savunma sanayinden haritalamaya kadar pek çok alanda uydular stratejik rol oynamaktadır. Uzayda izi olanın dünyada sözü olur düsturuyla hareket eden Türkiye için uydu yeteneklerini geliştirme tercihten öte zorunluluktur. Her ne kadar ufukları burunlarının dibinden öteye geçmeyenler bizim ne yaptığımızı, nasıl bir vizyonla hareket ettiğimizi anlamasalar da biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla yürümeye devam edeceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; Türkiye'nin gelecek çeyrek asrına, yarım asrına mühür vuracak projelerin hazırlıklarını yürütürken hizmet ve eser siyasetimizi de sürdürüyoruz. Son toplantımızdan bu yana Türkiye'nin ve şehirlerimizin kazanç hanesine yeni yatırımlar eklemenin kıvancını yaşadık. Sultan Fatih'in emaneti aziz İstanbul'u kaderine terk etmiyoruz. İşe geç kalmamak için insanların arabalarında uyumak zorunda bırakıldığı İstanbul'un ulaşım altyapısını geliştirmeye devam ediyoruz. 16 istasyon ve 69 kilometre uzunluğa sahip Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı metro projesi bunlardan biridir. 19 Haziran'da resmî açılışını yaptığımız Halkalı-Arnavutköy kesimiyle bu önemli projeyi hamdolsun tamamlamış olduk. Böylece sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en uzun metro hatlarından birini İstanbul'umuzun ve ülkemizin hizmetine sunduk. Yeni hat sayesinde güzergahta bulunan yerleşim birimlerimiz arasındaki seyahat süreleri ciddi oranda azalmıştır. Proje 25 yılda zamandan 117 milyon saat tasarruf sağlarken ekonomimize 953 milyon avro tutarında katkı yapacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu an biri 4,5 kilometre, diğeri 6,3 kilometre uzunluğundaki iki ayrı hattın yapımı devam ediyor. Bu hatların tamamlanmasıyla Ulaştırma Bakanlığımızca İstanbul'da inşa edilen raylı sistemlerin uzunluğu inşallah 191 kilometreye çıkacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metro hattımızın İstanbul'umuz, ülkemiz ve milletimiz için bir kez daha hayırlı, uğurlu olmasını diliyor, emeği geçenleri tebrik ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SAVUNMA İHRACATINDA ŞU ANDA DÜNYANIN EN BÜYÜK 11. ÜLKESİYİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ulaştırmanın yanı sıra savunma sanayi alanında da boş durmuyoruz. Altta kalanın canı çıksın anlayışının egemen olduğu mevcut dünya düzeninde her türlü senaryoya karşı kendimizi hazırlıyoruz. Savunma ihracatında şu anda dünyanın en büyük 11. ülkesiyiz. Diğer alanlarda olduğu gibi askerî gemi inşasında da tarihimizin en parlak günlerini yaşıyoruz. Bugüne kadar dünyanın dört bir tarafına 140'ın üzerinde deniz platformu ihraç ettik. Şu anda 50'den fazla savaş gemisi tersanelerimizde imal ediliyor. 20 Haziran'da Türk denizciliğinin eriştiği gurur mertebesine bir kez daha şahitlik ettik. İstanbul'da düzenlediğimiz törende kendi kabiliyetlerimizle geliştirdiğimiz Cam Roman Korvetini Romanya Deniz Kuvvetleri'ne teslim ettik. Aynı törende Koçhisar açık deniz karakol gemimiz de donanmamızın envanterine dahil oldu. Böylelikle tarihimizde ilk kez bir NATO ve Avrupa Birliği üyesi ülkeye savaş gemisi ihraç ettik, hayırlı, uğurlu olsun diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">23 Haziran'da Külliyemizde misafir ettiğimiz Polonya Cumhurbaşkanı Sayın Karol Nawrocki ile savunma sanayi alanında iş birliği dahil pek çok konuyu görüştük. Daha önce belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimize zaten ulaşmıştık, yeni hedefimizi ise 15 milyar dolara çıkardık. Müteahhitlik firmalarımız Polonya'da 9 milyar dolar değerinde proje üstlendiler, inşallah bu rakamın daha da artacağına inanıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayın Cumhurbaşkanı ile ayrıca Rusya-Ukrayna Savaşı ve İran krizini ele aldık, her iki sorunun da adil bir barışla sona ermesi gerektiğine işaret ettik.</span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin'i tanıyan ülkelerden biri olan Polonya'nın iki devletli çözüme desteğini önemsiyor, bunun güçlenerek devam etmesini bekliyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunun da bilinmesinde fayda görüyorum: Biz tarihiyle büyük, vicdanıyla büyük bir milletin mensuplarıyız. Asırlar boyunca düşenin elinden tuttuk, başı dara girenin imdadına koştuk, ülkemize sığınanlara kapılarımızı açtık. Ellerinde çoğu çocuk ve kadın 73 bin masum Gazzelinin kanı olan cinayet şebekesinin ülkemizle ilgili iftiralarını zerre kadar kaale almıyoruz. Bizim tarihimizde ne soykırım vardır, ne katliam vardır, ne zulüm, ne de sömürgecilik vardır. Bizim binlerce yıllık şanlı tarihimizde sadece adalet ve merhamet vardır. Dinine, kökenine, kimliğine bakmadan tüm mazlumlara el uzatma vardır. Engizisyondan ve Nazi zulmünden kaçanlara sahip çıkma erdemi vardır. Tahtımı veririm, tacımı veririm, ama devletime sığınanları vermem diyen kahraman ecdadımızın vakur duruşu vardır. Bunu da en iyi şayet tarihlerine bakarlarsa Gazze'deki barbarlıklarını örtmek için Türkiye'ye ve Türk milletine iftira atanlar bilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İKTİDAR KAVGASINDAN RAKİBİNE GOL ATMAK İÇİN İSTİSMAR PEŞİNDE KOŞARAK SİYASET YAPILMAZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Aziz milletim; biz çatışma, gerilim ve kavga alanlarında değil, milletin müşterek değerleri etrafında siyaset yapan bir kadroyuz. Halkımızla aynı lisanı konuşuyor, aynı gönül diliyle iletişim kuruyor, aynı ufka bakıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şunu bir kere daha açıkça ifade etmek isterim: Kökenimiz, mezhebimiz, meşrebimiz, hayat tarzımız farklı olabilir, ama biz 86 milyon olarak hepimiz aynı devletin vatandaşıyız, aynı milletin fertleriyiz, aynı vatanın evlatlarıyız, hepimiz aynı kilimin desenleriyiz. Her zaman söylüyorum, adımız ne olursa olsun soyadımız Türkiye Cumhuriyeti'dir. Türkiye'yi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren hiçbir insanımızı diğerinden ayırmadık. Bilhassa Alevi canlarımızla çok yakından ve samimiyetle ilgilendik. Cumhuriyet tarihinde daha önce hiç atılmayan, gündeme dahi gelmeyen reformları biz hayata geçirdik. Herkesin kendi kimliğini ifade etmesinin, kendi kültürünü, kendi yaşam tarzını, kendi inancını özgürce yaşamasının önünü açtık. 2022'de kurduğumuz Alevi Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığımızla çok önemli bir ihtiyacı kurumsal anlamda gidermiş olduk. Başkanlığımız ülkemiz genelindeki 1134 cem evinin aydınlatma giderini karşılıyor. Son 3 yılda 695 cemevinin bakım ve onarım işlemleriyle tefrişat alımlarına 800 milyon liralık destek verdik. 2026'nın ilk çeyreğinde 311 cemevinin taleplerini işleme aldık. Yılsonuna kadar 500 cemevine bakım, onarım ve tefrişat hizmetleri sunacağız. Deprem bölgemizdeki 113 cemevinin ihtiyaçlarının tamamını karşıladık. Yıkılan veya ağır hasarlı 13 cemevinin ihya ve inşa çalışmalarını da yakın zamanda sona erdireceğiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada şunun da altını çizmek durumundayım: Siyaset hem milletin sorunlarına çözüm üretmek, hem milleti birleştirmek, bütünleştirmek, müşterekleri çoğaltmak için yapılır. Acıları yarıştırarak, insanlarımızı ayrıştırarak, parti içi iktidar kavgasında rakibine gol atmak için istismar peşinde koşarak siyaset yapılması. Ana muhalefet partisi içindeki çatışmanın giderek makul zeminden çıkıp kavgada yumruk sayılmaz mantığına evrilmesi son derece yanlıştır. Bunda Alevi canlarımızın kullanılmak istenmesi ise çok daha büyük bir yanlıştır. Geçmişte yaşanan acıların mimarı olan ana muhalefet partisinin ülke için bu meselede yapacağı en hayırlı iş, eğer gerçekten cesaretleri varsa kötü sicilleriyle hesaplaşmalarıdır. Alevi vatandaşlarımızın hassasiyeti üzerinden kimse siyaset yapmamalı, hele hele istismara tevessül etmemelidir. Nifak siyaseti bu ülkeye geçmişte sadece zarar vermiştir. Kutuplaştırma siyaseti bu millete çok büyük acılar yaşatmıştır. Bunların tekrarlanmasına Allah'ın izniyle müsaade etmeyiz. Bin yıllık kardeşliğin örselenmesine, yaralanmasına, zayıflatılmasına göz yummayız. Böyle bir siyasete ne prim veririz, ne de geçit veririz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu vesileyle, Mah-ı Muharrem oruç açma lokmasında birlikte olduğumuz, aynı muhabbet sofrasını paylaştığımız, aynı duaya âmin dediğimiz canlarımıza tekrar teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peygamber Efendimizin Allah'ın ayı olarak tarif ettiği Muharrem ayında tutulan oruçların, edilen duaların kabul olmasını niyaz ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cennet gençlerinin seyyidi Hazreti Hüseyin Efendimizi ve 72 yol arkadaşını şehadetlerinin 1387. sene-i devriyesinde bir kere daha rahmetle, tazimle yad ediyorum. Rabbim birliğimizi, dirliğimizi, ezeli ve ebedi kardeşliğimizi daim eylesin diyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Değerli basın mensupları; 25 Haziran'da Polis Akademimizden mezun olan 13.610 öğrencimizin mezuniyet törenine katıldık. 2025-2026 eğitim-öğretim yılının son günü olan 26 Haziran'da da Marmara Anadolu İmam Hatip Lisesi'nin mezuniyet merasiminde Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek yavrularımızın diploma sevincini paylaştık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaz tatiline kavuşmanın mutluluğunu yaşayan tüm öğrencilerimizin verimli, huzurlu, keyifli bir tatil geçirmelerini gönülden temenni ediyorum. Sevgili öğretmenlerimize emekleri için tekrar teşekkür ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı gün Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları Ödül Törenine iştirak ettik. Savaş, kriz ve çatışmaların küresel ticareti olumsuz anlamda etkilediği bir dönemde Türkiye'nin başarı grafiği yükselmeye devam ediyor. 2025'te 395,9 milyar dolar değerinde mal ve hizmet ihraç ederek Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatta yakaladığımız bu ivmeyi özel sektörümüzle dayanışma içinde inşallah daha yukarılara taşıyacağız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İŞSİZLİK ORANININ 37 AYDIR TEK HANELİ RAKAMLARDA SEYRETMESİNİ KIYMETLİ BULUYORUZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Finansmana erişim başta olmak üzere ihracatçılarımıza yeni imkânlar sunmaya da devam ediyoruz. Daha önce 4,5 milyar liraya yükselttiğimiz reeskont kredilerinin günlük limitini 500 milyon lira ilave ile 5 milyar liraya yükselttik. Tüm ihracatçılarımız için hayırlı, uğurlu olsun diyor, ürünlerimizi dünyanın dört bir yanına ulaştıran tüm firmalarımıza tebriklerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün biliyorsunuz Türkiye İstatistik Kurumu Mayıs ayına ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı. İşsizlik oranı Mayıs ayında bir önceki ay ile aynı seviyeyi koruyarak yüzde 8,2 olarak gerçekleşti. İşsizlik oranı geçen yılın aynı ayına göre 0,2 puan azalırken gençlerde bu oran 0,7 puanı buldu. İstihdam edilenlerin sayısı da bir önceki aya göre 285 bin kişi artarak 32 milyon 463 bin kişiye ulaştı. Dünyada adeta bir kriz fırtınası yaşandığı dönemde işsizlik oranının 37 aydır tek haneli rakamlarda seyretmesini kıymetli buluyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevgili vatandaşlarım; geçen hafta sağlık ve mahallî idareler alanında iki güzel haber aldık. Sağlık Bakanlığımız ve ASELSAN iş birliği ile tamamen yerli ve millî imkânlarla geliştirilen kalp-akciğer makinesi kullanılarak ilk klinik ameliyat başarıyla gerçekleştirildi. Dünyada sadece üç ülkenin üretebildiği bu cihazın kullanımı üreten sağlık modelimizin stratejik önemini de teyit etmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir diğer gurur verici haber Fas'ın Tanca şehrinden geldi. Konya Büyükşehir Belediye Başkanımız Uğur İbrahim Altay, 240 binden fazla yerel yönetimin temsil edildiği Dünya Belediyeler Birliği Başkanlığına seçildi. 7 yıllık yoğun bir diplomasinin sonucunda gelen bu başarının Türkiye'nin uluslararası görünürlüğünü daha da artıracağına inanıyorum. Muhalefet belediyeleri para kuleleriyle, baklava kutularıyla, milyonlarca avroluk rüşvet pazarlıklarıyla gündeme gelirken, bizim belediyelerimizin uluslararası başarılarla gündeme gelmesi ayrıca takdire şayandır, zihniyet ve vizyon farkını ortaya koyan çok önemli bir göstergedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her iki başarıda da emeği geçenleri kutluyor, ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Türkiye olarak ardı ardına meydana gelen iki büyük depremle sarsılan dost Venezuela halkına tüm imkânlarımızla destek oluyoruz. AFAD koordinasyonunda Millî Savunma Bakanlığımızla iş birliği içinde iki askerî nakliye uçağımızı afet bölgesine süratle sevk ettik. Toplam 75 personelimiz, 5 arama kurtarma aracı, 6 arama-kurtarma köpeğimiz ile Venezuela'ya ulaştı ve çalışmalarına başladı. Uluslararası koordinasyon mekanizmalarıyla temas hâlinde hem arama-kurtarma çalışmalarına katkı sunuyor, hem de bölgedeki öncelikli insani ihtiyaçların karşılanması için gerekli planlamaları yapıyoruz. Belediyelerimizin de dost Venezuela halkı için çeşitli yardım kampanyaları tertiplediklerini memnuniyetle müşahede ediyoruz. Venezuela hükûmetine ve halkına bir kez daha geçmiş olsun diyor, Türk milletinin yanlarında olduğunu ve olacağını tekrar ifade etmek istiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu düşüncelerle Kabine Toplantımızın ve aldığımız kararların ülkemiz, milletimiz ve devletimiz için hayırlara vesile olmasını diliyorum”</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-orman-yanginlarina-dikkat-2594945249fd7-22b8-422c-8ac2-54c4e91dcd062026-06-29T13:46:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: ORMAN YANGINLARINA DİKKAT!

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Değerli okurlarım, iklim krizi dünyayı etkiledi. Kış geçmek bilmedi, yaz ise cehennem sıcağında devam ediyor. Allah herkesi, her canlıyı korusun. Aşırı sıcağın gelmesi ile Orman yangınları baş gösterdi. Orman bizim gerçek yaşamımız. İnsanların hataları yüzünden bu yangınlar artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yazık ki doğanın dengesi gözlerimizin önünde bozuluyor ve canımız ciğerimiz olan ormanlar bu dengesizliğin faturasını en ağır şekilde ödüyor. "Orman bizim gerçek yaşamımız" çünkü ormanlar sadece ağaç yığını değil, aldığımız nefes, içtiğimiz su, binlerce canlının yuvası.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yangınların %90'a yakını maalesef insan hatasından, ihmalden ve dikkatsizlikten çıkıyor. Madem durum bu, o zaman hem devletin hem de bizlerin (toplumun) acilen ve el birliğiyle yapması gerekenler var.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Topluma Düşen Görevler (Biz Ne Yapmalıyız?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yangını söndürmekten daha önemlisi, çıkmasını engellemektir. Bireysel olarak şu kuralları hayat memat meselesi görmeliyiz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ateşli Pikniklere Son Vermek:</strong>&nbsp;Yaz aylarında, özellikle rüzgârlı ve aşırı sıcak günlerde ormanlık alanlarda veya yakınlarında kesinlikle mangal/piknik ateşi yakmamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İzmarit ve Çöp Faciası:</strong>&nbsp;Araç camından dışarıya asla sigara izmariti atmamalıyız. Ayrıca ormana bırakılan cam şişeler ve kırıkları, güneş ışığını bir büyüteç gibi toplayarak kuru otları tutuşturur. Çöplerimizi ormanda bırakmamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anız Yakmamak:</strong>&nbsp;Çiftçilerimizin hasat sonrası anız yakma alışkanlığından tamamen vazgeçmesi gerekiyor. Kontrolden çıkan bir anız ateşi, dakikalar içinde koca bir ormanı yok edebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İlk Müdahale ve İhbar:</strong>&nbsp;Ormanlık bir alanda en ufak bir duman gördüğümüzde "başkası aramıştır" demeden hemen&nbsp;<strong>112 Acil Çağrı Merkezi</strong>'ni aramalıyız. Yangında saniyeler bile altın değerindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlete Düşen Görevler (Kurumlar Ne Yapmalı?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin hem önleyici tedbirleri artırması hem de teknolojik ve lojistik olarak her an savaşa hazır olması şarttır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erken Uyarı ve Yapay Zekâ:</strong>&nbsp;Ormanların İHA'lar (İnsansız Hava Araçları), termal kameralar ve yapay zekâ destekli sistemlerle 7/24 gözetlenmesi, yangının çıktığı an tespit edilmesini sağlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hava ve Kara Filosunun Güçlendirilmesi:</strong>&nbsp;Yangın söndürme uçakları, helikopterleri ve karadan müdahale edecek arazöz filosunun her zaman sayıca yeterli ve bakımlı olması gerekir. Ayrıca orman işçilerinin sayısı ve eğitimi artırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Giriş Yasakları ve Denetim:</strong>&nbsp;Riskli dönemlerde ormanlara girişlerin kesinlikle yasaklanması ve bu yasakların kolluk kuvvetlerince sıkı bir şekilde denetlenmesi şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cezaların Caydırıcılığı:</strong>&nbsp;Orman yakmanın, ihmal sonucu yangına sebebiyet vermenin cezaları çok daha ağır ve tavizsiz olmalıdır ki kimse bu konuda gevşek davranamasın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısaca;</strong>&nbsp;Doğa bize çığlık atarak alarm veriyor. Devletin gücü, toplumun da bilinci ve hassasiyeti birleşirse bu cehennem sıcaklarında ciğerlerimizi koruyabiliriz. Dualarına yürekten katılıyor, "Allah tüm canlıları korusun" diyorum. Milletimiz yasaktan anlamıyor, bu nedenle teknolojiyi ve fiziki engelleri daha akıllıca kullanmak zorundayız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ormanın tamamını değil ama insanların piknik yapmaya meyilli olduğu yol kenarlarını, giriş kısımlarını bariyerlerle veya hendeklerle araç girişine kapatmak pratik bir çözümdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fiziki çit yerine, orman sınırlarına yerleştirilecek hareket sensörlü kameralar ve termal dronlar "dijital bir çit" görevi görebilir. İçeri izinsiz biri girdiğinde sistem anında jandarmaya ihbar geçebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bizim insanımız yasağı çiğnemeyi sevebilir ama cebe dokunan cezadan korkar. Ormana izinsiz girmenin veya çöp atmanın cezası araba fiyatına ulaşır ve bu cezalar tavizsiz uygulanırsa, kimse o ormanın yanından bile geçmeye cesaret edemez.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaten bizim insanımız sözlü uyarıyı pek umursamaz ama işin ucu cebine dokunduğunda ya da anında yakalanacağını bildiğinde kurallara mum gibi uyar. "Burada kamera var, ceza yazarlar" korkusu, maalesef bazen çevre bilincinden daha hızlı sonuç verir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Umarım bu zorlu yaz mevsiminde hem devletimiz teknolojiyi sonuna kadar kullanır hem de millet olarak biraz daha silkelenip kendimize geliriz. Ciğerlerimiz daha fazla yanmasın, hiçbir canlının yuvası kül olmasın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cetkoder-genel-baskani-goktas-tuketicilere-seslendi-25947cbaba4b3-110e-4813-aef7-a4d6e9edbca52026-06-29T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ

ÇETKODER GENEL BAŞKANI GÖKTAŞ, TÜKETİCİLERE SESLENDİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Hakları Koruma Deneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">“Ticaret Bakanlığı’nın "Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik" kapsamında televizyonları da listeye eklemesi ve <strong>14 günlük şartsız cayma hakkı</strong> tanıması, her ne kadar belirttiğiniz gibi biraz gecikmiş bir adım olsa da tüketici hakları ve döngüsel ekonomi açısından oldukça kritik bir dönüm noktasıdır” <strong>dedi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Göktaş, sözlerine devamla: </strong>“Bu önemli gelişmenin amacına ulaşması, suistimallerin önlenmesi ve sistemin sağlıklı işlemesi için hem hükümet kanadına hem de vatandaşlarımıza düşen büyük sorumluluklar var. Bu doğrultuda hazırladığım uyarıcı ve bilinçlendirici açıklama metnimi sizlere saygı ile sunuyorum” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İşte Göktaş'ın tüketiciler ve kamuoyu için açıkladığı&nbsp;uyarıcı nitelikli o metin:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yenilenmiş Ürün Pazarında Yeni Dönem: Güvenli Alışveriş İçin Sorumluluklarımız:&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Yenilenmiş (refurbished) ürünlerin yasal bir zemine oturtulması ve kapsamının genişletilmesi, hem çevre hem de cep dostu bir adım. Ancak bir sistemin yalnızca kâğıt üzerinde kurulması yetmez; uygulamanın başarısı, denetleyenlerin ciddiyetine ve tüketicilerin bilinç düzeyine bağlıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hükümete ve İlgili Kurumlara Çağrı: "Kâğıt Üstündeki Hak, Denetimsiz Korunamaz":&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Yönetmeliğin hayata geçirilmesi değerli bir adım olsa da, geç kalınmışlığın getirdiği açığı kapatmak ve piyasayı düzene sokmak için acilen şu adımların atılması gerekmektedir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sıkı ve Sürekli Denetim:</strong> "Yenilenmiş ürün" adı altında, merdiven altı tamir edilmiş, orijinal parçaları değiştirilmiş ve standarda uymayan televizyon ve elektronik cihazların piyasaya sürülmesi engellenmelidir. Yetkilendirilmiş yenileme merkezleri çok sıkı denetlenmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cayma Hakkının Takibi:</strong> Vatandaşın en büyük kozu olan "14 günlük şartsız cayma hakkı" kâğıt üzerinde kalmamalıdır. Bu hakkı zorlaştıran, kargo ücretini haksız yere tüketiciye yansıtan veya iade sürecini yokuşa süren firmalara ağır ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamuoyu Bilinçlendirme Kampanyaları:</strong> Kamu spotları ve dijital mecralar aracılığıyla, vatandaşın "yenilenmiş ürün" ile "ikinci el ürün" arasındaki farkı (garanti, sertifika vb.) net olarak anlaması sağlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatandaşlarımıza Uyarısı ve Yol Haritası: "Haklarınızı Bilin, Güvenliğinizi Riski Atmayın":&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Değerli tüketiciler, yenilenmiş bir televizyon veya elektronik cihaz alırken ekonomik davranmak isterken mağdur olmamak için şu kurallara mutlaka dikkat etmelisiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sertifika ve "Yetki" Kontrolü:</strong> Alacağınız ürünün <strong>Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezleri</strong> tarafından yenilenip yenilenmediğini mutlaka kontrol edin. Sıradan bir ikinci el satıcısından değil, kurumsal ve sertifikalı yerlerden alışveriş yapın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Garantiyi Sorgulayın:</strong> Yenilenmiş ürünlerin mevzuat gereği belirli bir garanti süresi (genellikle en az 1 yıl) olmak zorundadır. Garanti belgesini mutlaka talep edin ve şartlarını okuyun.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>14 Günlük Cayma Hakkınızı Unutmayın:</strong> Ürünü teslim aldığınız tarihten itibaren 14 gün boyunca hiçbir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkınız var. Ürünün performansını, ekran kalitesini ve kozmetik durumunu bu süre içinde iyice test edin. Eğer beklentinizi karşılamıyorsa, hakkınızı kullanmaktan çekinmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Belge Saklama Alışkanlığı:</strong> Faturanızı, yenileme sertifikanızı ve iade süreçlerindeki kargo fişlerinizi olası bir uyuşmazlıkta Tüketici Hakem Heyeti’ne sunmak üzere mutlaka saklayın.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong> Geç de olsa atılan bu adım, elektronik atıkların azaltılması ve bütçelerin korunması için büyük bir fırsattır. Devletin <strong>etkin denetimi</strong>, tüketicinin ise <strong>bilinçli takibi</strong> sayesinde bu yeni dönem herkes için kazançlı bir modele dönüşebilir.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gençlerdeki kanser sıklığı: Yeni kuşaklar daha hızlı yaşlanıyor olabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/genclerdeki-kanser-sikligi-yeni-kusaklar-daha-hizli-yaslaniyor-olabilir-25945ef24e4b9-b069-41db-ae89-bba751844ee62026-06-28T13:26:00+03:00HABER MERKEZİ Gençlerdeki kanser sıklığı: Yeni kuşaklar daha hızlı yaşlanıyor olabilir

Gençlerdeki kanser sıklığı: Yeni kuşaklar daha hızlı yaşlanıyor olabilir

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Son yıllarda 20'li, 30'lu ve 40'lı yaşlardaki kişilerde kanser vakalarının artması, bilim insanlarını bu eğilimin nedenlerini araştırmaya yöneltti.<br />ABD'deki Washington Üniversitesi Tıp Fakültesi araştırmacılarının yayımladığı yeni bir çalışma, genç kuşakların biyolojik açıdan önceki nesillere kıyasla daha hızlı yaşlanıyor olabileceğini ve bunun erken yaşta kanser gelişme riskini artırabileceğini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakemli bilimsel dergi Nature Medicine'de yayımlanan araştırma, hastalık riskini belirlemede yalnızca takvim yaşının değil, vücudun gerçek biyolojik yaşının da önemli rol oynayabileceğine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Takvim yaşı ile biyolojik yaş aynı değil<br />Bilim insanları, takvim yaşı ile biyolojik yaş arasında önemli bir fark olduğunu vurguluyor. Takvim yaşı, kişinin doğumundan bu yana geçen süreyi ifade ederken biyolojik yaş, dokuların, organların ve vücut sistemlerinin ne kadar yıprandığını gösteriyor.<br />Bu nedenle aynı yaşta iki kişinin biyolojik yaşı epey farklı olabiliyor. Genetik yapı, yaşam tarzı, beslenme alışkanlıkları ve çevresel etkenler bu farkı belirleyen başlıca unsurlar arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmaya göre son yıllarda doğan nesiller, aynı yaşta önceki kuşaklara kıyasla biyolojik açıdan daha yaşlı görünüyor. Başka bir ifadeyle, günümüzde yaşayan 40 yaşındaki bir kişinin biyolojik profili, onlarca yıl önceki 40 yaşındaki bir bireye göre daha çok yaşlanmış olabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, bu durumun özellikle 55 yaşından önce görülen erken başlangıçlı kanser vakalarındaki artışı açıklamayı sağlayabileceğini düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">154 binden fazla kişinin verisi incelendi<br />Çalışmada Birleşik Krallık'taki UK Biobank veri tabanından 154 binden fazla kişinin, ayrıca ABD Ulusal Sağlık Enstitüleri'nin (NIH) All of Us Araştırma Programı'ndan 10 binden fazla katılımcının sağlık verileri analiz edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar biyolojik yaşlanmayı değerlendirmek için PhenoAge, Klemera-Doubal yöntemi ve metabolomik yaş hesaplamaları gibi doğrulanmış ölçüm sistemlerini kullandı. Bu yöntemler, kandaki biyobelirteçler ve çeşitli biyolojik verilerden yararlanarak vücudun biyolojik yaşını tahmin ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yanında organlara özgü yaşlanma da incelendi. Bilim insanları, kanda dolaşan ve farklı organlarla ilişkili proteinleri analiz ederek bağışıklık sistemi, yağ dokusu ve diğer organların biyolojik yaşını hesapladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genç nesillerde yaşlanma belirtileri daha belirgin<br />Sonuçlar, kuşaklar arasında belirgin bir fark olduğunu gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşik Krallık'ta 1965-1974 yılları arasında doğan bireylerin, aynı yaşta karşılaştırıldıklarında 1950-1954 doğumlulara göre daha yüksek sistemik biyolojik yaşlanma düzeyine sahip olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'de ise farkın daha da belirgin olduğu gözlendi. 1990-1999 yılları arasında doğan katılımcılar, 1965-1969 doğumlulara kıyasla biyolojik yaşlanma göstergelerinde çok daha yüksek değerlere sahipti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, bu bulguların son yıllarda genç kuşaklarda daha sık görülen obezite, metabolik bozukluklar, yağlı karaciğer hastalığı ve yaşlanmayla ilişkilendirilen diğer sağlık sorunlarıyla da uyumlu olduğunu belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma, bu hızlanmış yaşlanmanın kesin nedenini ortaya koymasa da beslenme alışkanlıklarındaki değişim, fiziksel aktivitenin azalması, uyku düzeni, çevresel maruziyetler, kronik stres ve modern yaşamın diğer unsurlarının birlikte rol oynayabileceği düşünülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha hızlı biyolojik yaşlanma kanser riskini artırıyor<br />Araştırmada biyolojik yaşlanma hızının artmasıyla erken başlangıçlı katı tümörler arasında anlamlı bir ilişki bulundu. Sistemik biyolojik yaşlanmadaki artışın, erken yaşta görülen kanser riskini yüzde 8 yükselttiği hesaplandı.<br />Biyolojik açıdan en hızlı yaşlanan gruptaki kişilerin erken başlangıçlı katı tümör geliştirme riskinin yüzde 15 daha fazla olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, bu ilişkinin kalıtsal kanser riski ve genetik yaşlanma faktörleri hesaba katıldıktan sonra da devam ettiğini vurguluyor. Bu durum, biyolojik yaşlanmanın genetikten bağımsız ek bilgiler sağlayabileceğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı organlar belirli kanserlerle ilişkili olabilir<br />Araştırma ayrıca belirli organ sistemlerinin yaşlanmasıyla bazı kanser türleri arasında dikkat çekici bağlantılar ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bağışıklık sistemi biyolojik açıdan beklenenden daha yaşlı görünen bireylerde erken başlangıçlı akciğer kanseri riskinin arttığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yağ dokusunun daha hızlı yaşlandığı kişilerde ise erken başlangıçlı kolorektal kanser riskinin daha yüksek olduğu görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışmanın başyazarı Yin Cao, üniversitenin basın açıklamasında, "Kanser riski en yüksek genç bireyleri erken dönemde saptayabilirsek, önleme ve erken tanı stratejilerini bu kişiler üzerinde yoğunlaştırabiliriz" dedi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/saglik/2026/06/27/genclerdeki-kanser-sikligi-yeni-kusaklar-daha-hizli-yaslaniyor-olabilir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Aşırı sıcaklar: Fransa'da bin ölüm, Almanya'da yeni rekor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/asiri-sicaklar-fransada-bin-olum-almanyada-yeni-rekor-259447f44dd3c-8f17-496a-b82b-a81aaed6810c2026-06-28T12:23:00+03:00HABER MERKEZİ Aşırı sıcaklar: Fransa'da bin ölüm, Almanya'da yeni rekor

Aşırı sıcaklar: Fransa'da bin ölüm, Almanya'da yeni rekor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransa'da sağlık yetkilileri, Batı Avrupa'yı günlerdir etkisi altına alan aşırı sıcaklar nedeniyle tahminlerden bin kişinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa Halk Sağlığı Kurumu bugün yaptığı açıklamada, "Önceki aylarda kaydedilen ölüm vakaları ile karşılaştırıldığında, 24 Haziran'dan bu yana yaklaşık bin fazla ölüm (kesinleşmemiş rakamlar) gözlemlenmiştir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurumun açıklamasında, özellikle kırmızı alarm verilen bölgelerin can kayıplarındaki olağan dışı artıştan ciddi şekilde etkilendiği ve ölümlerin yüzde 85'inin 65 yaş üzeri kişilerde görüldüğü belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halk Sağlığı Kurumu ölümlerin, özellikle evde yalnız yaşayanlar arasında ve Paris ile banliyölerini kapsayan İle-de-France bölgesinde ölümlerin daha sık gözlemlendiğini belirtti. Kurum, "Bu gözlem, kentleşmenin yoğun olduğu bölgeler dahil, yalnız yaşayan ya da derin bir yalnızlık içinde olan kişilere yönelik dayanışma önlemlerinin alınması gerektiğini hatırlatıyor" değerlenmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, bu verilerin tahmin niteliğinde olduğu ve muhtemelen gerçek rakamların altında kaldığına dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'da 40 dereceyi aşan hava sıcaklığı pek çok kişinin ölümüne yol açarken, aşırı sıcaklar hayatı da olumsuz etkiledi. Aşırı sıcaklar, ülkede demiryolu ulaşımını ve enerji üretimini sekteye uğrattı; alkol yasakları getirildi, okullar tatil edildi ve açık hava etkinlikleri ertelendi. Bugün ise ülke genelinde hava sıcaklığının düştüğü belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da gece sıcaklığında yeni rekor: 29,4 derece<br />Almanya'da sıcak hava dalgası sonucu gece hava sıcaklığında yeni bir rekor kayıtlara geçti. Almanya Meteoroloji Dairesi (DWD), Saksonya eyaletinin doğusundaki Bautzen ilçesine bağlı Kubschütz kasabasında gece sıcaklığın 29,4 derece olarak ölçüldüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun Almanya'da hava sıcaklığı kayıtlarının tutulmaya başlanmasından bu yana gece ölçülen en yüksek sıcaklık olduğu belirtildi. Bundan önceki en yüksek gece sıcaklığı 2003 yılında Rheinland-Pfalz eyaletinin Weinbie kentinde 27,2 derece olarak ölçülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası, hem süresi hem de sıcaklık değerleri açısından şimdiden tarihî bir nitelik taşıyor. Saksonya-Anhalt eyaletindeki Jerichower Land bölgesindeki Drewitz'de hava sıcaklığı dün 41,5 olarak ölçülmüş ve yeni bir rekor olarak kayıtlara geçmişti. DWD sözcüsü, Cumartesi günü en az bir meteoroloji istasyonunda daha hava sıcaklığının 41,4 derece olarak ölçüldüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DWD'nin açıklamasına göre, Almanya'da bugün de etkisini sürdürmesi beklenen sıcak hava dalgası doğuya doğru ilerliyor. Lausitz bölgesinde bugün sıcaklığın 42 dereceye çıkması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazartesi gününden itibaren ise Almanya'da hava sıcaklığının düşeceği, sonraki günlerde ise 30 derecenin altına gerileyeceği tahmin ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / JD,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-s%C4%B1caklar-fransada-bin-%C3%B6l%C3%BCm-almanyada-yeni-rekor/a-77741413</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-ilk-kez-kadin-cumhurbaskani-mi-sececek-259439bbb6fb2-a52d-4072-a58b-4795e4dee57c2026-06-28T11:20:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?

Almanya ilk kez kadın cumhurbaşkanı mı seçecek?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eski AlmanyaCumhurbaşkanı Joachim Gauck, artık bir kadın cumhurbaşkanı seçilmesinin zamanının geldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck, "Welt am Sonntag" gazetesine verdiği röportajda, bunun tamamen pratik bir gerekçeye dayandığını belirterek, "Kadınların toplumsal yaşamı ne denli çok alanda ayakta tuttuğunu gördüğümüzde, bir kadın cumhurbaşkanı bu gerçekliğin doğal bir yansıması olur" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gauck, aynı zamanda yeni cumhurbaşkanına dair tartışmaların yalnızca cinsiyet konusuna indirgenmesi konusunda uyarıda bulundu. Gauck, "Eğer tartışma salt cinsiyet meselesine indirgenirse, bu hiç doğru olmaz. Cumhurbaşkanlığı koltuğuna bir erkeğin oturması elbette gelecekte de mümkün olmaya devam etmeli. Asıl ihtiyacımız olan şey, inandırıcı ve birleştirici bir isim" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Steinmeier'in görevi sona eriyor<br />2012-2017 yılları arasında cumhurbaşkanlığı görevini üstlenen Gauck'un ardından göreve gelen Frank-Walter Steinmeier, iki dönemi dolduğundan anayasa gereği yeniden aday olamayacak. Yeni cumhurbaşkanı, gelecek yıl 30 Ocak'ta Federal Meclis'te toplanacak Federal Kongre (Bundesversammlung) tarafından seçilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni cumhurbaşkanının bir siyasi partiden mi yoksa Gauck gibi partilerle doğrudan bağı bulunmayan bağımsız bir isim mi olması gerektiği sorusu da tartışılıyor. İktidardaki koalisyon, kimi aday göstereceğini Eylül ayındaki eyalet seçimlerinin ardından bu sonbaharda açıklayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BÜ,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-ilk-kez-kad%C4%B1n-cumhurba%C5%9Fkan%C4%B1-m%C4%B1-se%C3%A7ecek/a-77734112</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DUAYEN GAZETECİ VAHAP ŞEHİTOĞLU: "BEN ÖZEL'İN YAYINDAYIM" DEDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/duayen-gazeteci-vahap-sehitoglu-ben-ozelin-yayindayim-dedi-25941bd92c1b3-70b9-45a0-ba2f-024d60d083882026-06-28T10:14:00+03:00HABER MERKEZİ DUAYEN GAZETECİ VAHAP ŞEHİTOĞLU: "BEN ÖZEL'İN YAYINDAYIM" DEDİ

DUAYEN GAZETECİ VAHAP ŞEHİTOĞLU: "BEN ÖZEL'İN YAYINDAYIM" DEDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toroslar CHP Belediye Meclis Üyesi olarak duruşum net, safım bellidir!</span></p><p><span style="font-size:18px">​Kendi ikballeri ve korkuları için saf değiştirenlerin hesapları, bizim dik duruşumuza çarpıp yıkılacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Cumhuriyet ve özgürlük savaşçısı Genel Başkanımız Özgür Özel’i benimsiyor, seviyor ve onunla omuz omuza yürüyorum!</span></p><p><span style="font-size:18px">A.Vahap ŞEHİTOĞLU</span></p><p><span style="font-size:18px">Toroslar CHP Belediye</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis Üyesi</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-turk-siyasetinin-en-yurekli-lideri-devlet-bahcelidir-25946bb1e5a7b-1ea2-497c-b16d-a0fb8e248e722026-06-27T21:22:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir'

MHP'li Celal Adan: 'Türk siyasetinin en yürekli lideri Devlet Bahçeli’dir'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Fatih İlçe Kongresi'nde çarpıcı açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“LİDERİMİZ DEVLET BAHÇELİ'NİN TERÖRSÜZ TÜRKİYE VİZYONUNDAN BERİ BİR TEK ASKERİMİZ ŞEHİT OLMADI”<br />MHP lideri Devlet Bahçeli’nin "Terörsüz Türkiye" vizyonuna değinen Celal Adan, bu hamlenin ardından sahada yaşanan büyük değişimi şu sözlerle aktardı:<br />Büyük bir sevinçle ifade etmek isterim ki Genel Başkanımızın terörsüz Türkiye'yle ilgili iddiasını koyduğundan bugüne kadar bir tek askerimiz şehit olmamıştır. Allah'a çok şükür birliğimiz dünden daha güçlüdür. Beraberliğimiz dünden daha güçlüdür. Dün PKK terör örgütüne silah veren Türkiye'nin bölünmesini bekleyenlerin bütün düşünceleri kursaklarında kalmış, hem Irak'ta hem Suriye'de bölgemizdeki bütün ülkelerin umut beslediği varlığından güç aldığı ülke Türkiye Cumhuriyeti devletidir.&nbsp;<br />15 TEMMUZ GECESİ YAŞANANLAR<br />Türk siyasetinin en karanlık gününün 15 Temmuz 2016 olduğunu belirten Adan, şu ifadeleri kaydetti:<br />“15 Temmuz günü ben İstanbul'daydım. İstanbul'da beni o dönem İçişleri Bakanı telefonla aradı ve bir kalkışmanın olduğunu, bu kalkışmanın sonunda Allah'ın izniyle Genel Başkanımız sayın Devlet Bahçeli Bey'den bir mesaj beklenildiğini inşallah o mesajla birlikte bunun önüne geçebileceğimizi söylemişlerdi. Ben de sayın Genel Başkanımızı aradım. Böyle bir durumun olduğunu söylediğimde ”Biz çoktan ‘Allah bir devletimizin yanındayız. Demokrasinin yanındayız’ açıklamasını yaptık dedi. &nbsp;Hakikaten daha biz telefonla aramadan bu açıklamalar yapılmıştı."<br />“BİRİLERİ KAÇARKEN LİDER BAHÇELİ 'O EV' TEKLİFİNİ REDDETTİ”<br />MHP'li Adan, darbe gecesi uçakların MHP Genel Merkezi üzerinde uçtuğu anlarda Lider Bahçeli'ye yapılan "güvenli ev" teklifini ve verilen efsane yanıtı şu sözlerle açıkladı:<br />O gün uçaklar Genel Merkez'in üstünden uçuşuyor. Askeri araçlar genel merkezinin önünden gelip geçiyor. İyi niyetli arkadaşlarımız Genel Başkanımıza giderler derler ki. “Sayın Genel Başkanım emrederseniz sizi arkadaşlarımızın birisinin evinde misafir ederim” derler. Genel Başkanımızın o gün verdiği cevap şudur, "ben Allah'tan başka Üç Hilal’in altından başka hiçbir yere gitmem" demiştir. Dolayısıyla birilerinin kaçıp göçtüğü birilerinin bazı evlere sığındıkları günlerde sabaha kadar 15 Temmuz darbesine karşı Genel Başkanımız Genel Merkezden ayrılmamıştır.&nbsp;<br />“Türkiye'yi sevmek yürek ister”<br />Bu mesele şudur, Türkiye'yi sevmek yürek ister. Türkiye'yi sevmek gerçekten yürek ister. Allah'a çok şükür Türk siyasetinin en yürekli iradesine sahip bir liderimiz var buna şükredelim. Liderimizin yaptığı bütün mücadelelerde önce Türkiye var, bugün Türk siyaseti değişmiştir. Partisinin menfaatini düşünen kurumun menfaatini düşünen, kendini menfaatini düşünenler bu siyasi mücadelede kaybedeceklerdir ve Cumhur İttifakı olarak çok güçlü bir duruşumuz var. Dünya 5'ten büyüktür diyen Türk milletine güvenen Cumhurbaşkanımız var. Bir taraftan terörsüz Türkiye inşa ederken Turan yolunun müjdeleyen liderimiz var. Allah birliklerini bozmasın, beraberliklerini bozmasın. Bu güzel toplantının fatihimize, milletimize, devletimize güç getirmesini Cenabı Allah'tan diliyor, hepinizi en derin saygılarında selamlıyorum.<br />FATİH İÇİN TARİHİ SEÇİM MÜJDESİ<br />İstanbul ve Fatih özelinde de açıklamalarda bulunan TBMM Başkanvekili Celal Adan, "Burada size bir müjde vermek istiyorum. Milliyetçi Hareket Partisi, İstanbul Fatih'te şimdiye kadar aldığı oyların en yükseğini alacak. Bunu net şekilde görüyoruz. İstanbul'da sıkıntıda olan emeklimiz, organize sanayideki vatandaşımız, her kesim bu kongreye iştirak etti" diyerek MHP'nin yükseliş trendinde olduğunu vurguladı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/siyaset/mhpli-celal-adan-turk-siyasetinin-en-yurekli-lideri-devlet-bahcelidir/382321</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Burkina Faso, Fransa'yla diplomatik ilişkilerini kesti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/burkina-faso-fransayla-diplomatik-iliskilerini-kesti-259404cbc3e6d-17fa-4341-82b6-9fa176a70e652026-06-27T11:39:00+03:00HABER MERKEZİ Burkina Faso, Fransa'yla diplomatik ilişkilerini kesti

Burkina Faso, Fransa'yla diplomatik ilişkilerini kesti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Burkina Faso, Fransa'yla diplomatik ilişkilerini sonlandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Vagadugu yönetimi, yaptığı açıklamada Fransa'yla ilişkilerde<strong>&nbsp;'karşılıklı saygı, güven, iç işlerine karışmama ilkesi ve ulusal egemenliğe saygı'&nbsp;</strong>temellerinin artık mevcut olmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada ayrıca Fransa’nın Burkina Faso’ya karşı<strong>&nbsp;'sürekli bir aktivizm'</strong>&nbsp;yürüttüğü, ülkede ve Sahel bölgesinde şiddet olaylarına neden olan terör gruplarını desteklediği belirtildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260627/burkina-faso-fransayla-diplomatik-iliskilerini-kesti-1106810156.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltereden-ukraynaya-dunya-bankasi-uzerinden-1-milyar-dolarlik-kredi-259398dbe49ae-e930-4977-bf24-1d97279ad4a62026-06-27T11:37:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi

İngiltere'den Ukrayna'ya Dünya Bankası üzerinden 1 milyar dolarlık kredi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Polonya’nın&nbsp;<strong>Gdansk</strong>&nbsp;kentinde düzenlenen&nbsp;<strong>"Ukrayna’nın Yeniden İnşası"</strong>&nbsp;konferansının ardından, İngiltere Başbakan Yardımcısı&nbsp;<strong>David Lammy&nbsp;</strong>adına yayınlanan yazılı açıklamayla Ukrayna'ya yönelik yeni mali destek detayı paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, İngiltere'nin,&nbsp;<strong>Dünya Bankası&nbsp;</strong>tarafından Ukrayna için hazırlanan toplam<strong>&nbsp;</strong>4 milyar dolarlık fon paketine<strong>&nbsp;1 milyar dolarlık krediyle katkıda bulunacağı</strong>&nbsp;belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlanacak kaynağın öncelikli olarak ülke genelindeki&nbsp;<strong>hastanelerin, okulların ve temel devlet hizmetlerinin faaliyetlerini sürdürebilmesi</strong>&nbsp;için kullanılacağı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, bu finansman desteğinin ülkeye&nbsp;<strong>özel sektör yatırımlarını çekme, ekonomik büyümeyi destekleme ve nitelikli istihdam alanları yaratma</strong>&nbsp;hedeflerine de önemli bir katkı sunmasının beklendiği vurgulandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260626/ingiltereden-ukraynaya-dunya-bankasi-uzerinden-1-milyar-dolarlik-kredi-1106809137.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Et yiyen bakteri' salgınları dünya genelinde artıyor mu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/et-yiyen-bakteri-salginlari-dunya-genelinde-artiyor-mu-259382ce958b0-b5a1-442f-b774-c9435ce90bf22026-06-27T11:34:00+03:00HABER MERKEZİ 'Et yiyen bakteri' salgınları dünya genelinde artıyor mu?

'Et yiyen bakteri' salgınları dünya genelinde artıyor mu?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Et yiyen bakteri" (Flesh-eating bacteria) ifadesi teknik olarak doğru olmasa da, bu isim hızla doku tahribatına yol açarak saatler içinde uzuv amputasyonuna kadar gidebilen etkisini anlatması açısından yaygın şekilde kullanılıyor. Bu terim aslında nekrotizan fasiit olarak bilinen hastalığa yol açabilen birden fazla bakteri türünü kapsıyor. Bugün en yakından incelenen iki etken ise deniz ortamında yaşayan Vibrio vulnificus ve kişiden kişiye bulaşabilen A grubu Streptococcus pyogenes.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vibrio sıcak ve acı (tuzlu-tatlı karışık) sularda, nehirlerin denizle birleştiği bölgelerde gelişiyor ve insanlara iki yolla bulaşıyor: Açık bir yaranın kirli suyla teması ya da özellikle çiğ kabuklu deniz ürünleri, özellikle istiridye tüketimi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlıklı bireylerde enfeksiyon genellikle yalnızca mide ve bağırsak semptomlarına yol açıyor. Ancak risk, bağışıklık sistemi zayıf olanlar, karaciğer hastaları, diyabet hastaları ve ileri yaştaki kişilerde artıyor. Bu grupta bakteri saatler içinde sepsis ve doku ölümü (nekroz) oluşturabiliyor. ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri’ne (CDC) göre ağır enfeksiyon vakalarında ölüm oranı birkaç gün içinde yüzde 20’ye kadar çıkabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Streptococcus pyogenes ise farklı bir biyolojiye sahip. Deniz suyu üzerinden değil, solunum yoluyla ya da ciltteki yaralar aracılığıyla bulaşıyor. En ağır formunda streptokokal toksik şok sendromuna (STSS) yol açıyor ve ölüm oranı yaklaşık yüzde 30 seviyesinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onlarca yıldır bilinen ve penisilin ile amoksisilin gibi antibiyotiklere genellikle yanıt veren bu bakteriyle ilgili ağır vaka sayısının son yıllarda belirgin şekilde arttığı dikkat çekiyor. Her iki bakteri de aynı halk arasındaki isimle anılsa da bulaş yolları ve risk profilleri birbirinden oldukça farklı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Son salgınlar: Florida’dan Japonya’ya, Akdeniz’e uzanan tablo</span></h3><p><span style="font-size:18px">ABD’de Vibrio vulnificus vakaları en iyi belgelenmiş örnekler arasında yer alıyor. 1988’den bu yana ülkede bu bakteriye bağlı 2 bin 600’den fazla enfeksiyon ve 700’ün üzerinde ölüm kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakalar özellikle Florida ve Louisiana başta olmak üzere güney kıyı şeridinde yoğunlaşıyor. 2024’te Eylül ayında karaya ulaşan Helene Kasırgası’nın yol açtığı kıyı taşkınları enfeksiyonları artırdı; Florida’da 82 vaka ve 19 ölüm bildirildi. Yıl genelinde eyalette Vibrio’ya bağlı toplam ölüm sayısı 89’a ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı da tabloyu değiştirmedi. Ağustos ayına kadar Florida 13 vaka ve 4 ölüm bildirirken, Louisiana’da hastaneye yatırılan 17 vaka ve 4 ölüm kaydedildi. Bu, önceki yıllara göre ölüm sayısında yüzde 400 artış anlamına geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En son vaka 21 Temmuz 2025’te Mississippi’nin Bay St. Louis kentinde görüldü; 77 yaşındaki bir erkek, tekne römorkuyla çalışırken bacağındaki bir çizikten enfekte olarak hayatını kaybetti. Yılın ilk aylarında ABD’de toplam sekiz ölüm kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Asya’da ise tablo farklı bir bakteriye odaklanıyor. Japonya’da Streptococcus pyogenes kaynaklı toksik şok sendromu vakaları 2023’te 941’e ulaştı ve bu, o dönem için rekor seviyede kaydedildi. 2024’te ise bu sayı yılın ilk yarısında bile 977’ye çıktı; 77 ölüm bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa’da ise sorun daha çok deniz kaynaklı olarak öne çıkıyor. 2014–2017 döneminde kıtada yıllık ortalama Vibrio enfeksiyonu 126 iken, 2018’de sıcak yaz koşullarıyla birlikte bu sayı 445’e yükseldi. Vakalar özellikle Baltık ülkelerinde yoğunlaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haziran 2026 itibarıyla Avrupa Hastalık Önleme ve Kontrol Merkezi (ECDC), yaklaşan yaz dönemini yüksek riskli sezon olarak sınıflandırdı. İspanya ise bu konuda tamamen yeni değil; Galiçya’da son 20 yılda Vibrio kaynaklı üç önemli salgın yaşandı ve bu olaylar yüzlerce kişiyi etkiledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sıcaklıkla güçlenen tehdit: Termometre yükseldikçe büyüyen risk</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kritik soru, kaç kişinin öldüğü değil, sayının neden artmaya devam ettiği. Yanıtın önemli bir bölümü su sıcaklığında yatıyor. Vibrio cinsi bakteriler, tuzluluk oranı orta seviyedeki sularda 20 derece ile 35 derece arasında en iyi şekilde çoğalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eskiden yalnızca tropikal ve subtropikal kıyılarla sınırlı olan bu koşullar, her yaz, 30 yıl önce bu mikroorganizmalar için fazla soğuk sayılan enlemlere kadar uzanıyor. İsveç'teki Umeå Üniversitesi'nden epidemiyolog Jan Carlo Semenza, bu doğrudan ilişkiyi belgelemiş durumda: deniz yüzeyi sıcaklığı arttıkça enfeksiyon vakaları da artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Çevre Ajansı'na göre, Avrupa çevresindeki denizlerin yüzey sıcaklığı küresel okyanus ortalamasından dört ila yedi kat daha hızlı yükseliyor. Bilim dünyasının küresel ısınmaya en hassas bölgelerden biri olarak gördüğü Akdeniz özellikle elverişli. Üstelik sadece sıcaklık nedeniyle değil: Isı etkisiyle su kütlelerinin küçülmesi, geriye kalan suda bakteri yoğunluğunu artırarak maruziyet riskini de yükseltiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi (EFSA), Temmuz 2024'te bu bakterilere ilişkin kapsamlı bir risk değerlendirmesi yayımladı ve mesaj açıktı: İklim değişikliği nedeniyle, hem Avrupa'da hem de dünyanın geri kalanında deniz ürünlerinde bu bakterilerin görülme sıklığının artması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu öngörü, bakterinin bugün neredeyse hiç tespit edilmediği kıyı bölgelerine doğru coğrafi genişlemesini de içeriyor. ECDC ise deniz sıcaklığı ve tuzluluğuna ilişkin uydu verilerine dayanan, ulusal uyarıları yönlendirmek için gerçek zamanlı risk haritaları üreten bir izleme sistemi geliştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Etki yalnızca sağlıkla sınırlı değil. Akdeniz için Birlik'in İklim Eylemi ve Enerji Dayanıklılığı analisti Hatim Aznague durumu şöyle özetliyor: "Bakteriler hikâyenin kendisi değil; sadece haberciler. Asıl hikâye, ısı ve kirlilik yüzünden dengesi bozulan bir deniz." Yüksek sezonda kapanan bir plaj, oteller, restoranlar ve tur operatörleri için anında maddi kayıp anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akdeniz dünyanın en çok ziyaret edilen tatil bölgesi; bu da her türlü sağlık uyarısının etkisini katlıyor. Küresel veriler, 2000'li yılların başından bu yana Vibrio enfeksiyonlarının dünya genelinde yüzde 84'ten fazla arttığını gösteriyor. Eğilim değişmezse, bugün mevsimsel ve görece sınırlı bir risk olan bu durum, 2050'ye gelmeden bir halk sağlığı sorunu haline gelebilir.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/06/26/dunyada-son-et-yiyen-bakteri-salginlari</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail ve Lübnan arasında bir anlaşma imzalandı: 'Barışa giden ilk adım']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israil-ve-lubnan-arasinda-bir-anlasma-imzalandi-barisa-giden-ilk-adim-25937609c68d0-5e8b-44cd-aba4-c4ea8b039d272026-06-27T11:32:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail ve Lübnan arasında bir anlaşma imzalandı: 'Barışa giden ilk adım'

İsrail ve Lübnan arasında bir anlaşma imzalandı: 'Barışa giden ilk adım'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, İsrail ve Lübnan'ın Washington büyükelçileriyle birlikte yaptığı açıklamada, iki ülke arasında aylar süren çatışmaların ardından bir barış anlaşmasına dair çerçevede mutabık kalındığını duyurdu. İmzaların atıldığı bu çerçebe, barış sürecine yönelik ilk adım olarak nitelendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ile Lübnan'ın ABD Büyükelçisi Nada Hamadeh tarafından imzalandı. Ancak yetkililer, anlaşmanın içeriğine ilişkin ayrıntıları kamuoyuyla paylaşmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan'ın Washington Büyükelçisi Nada Hamadeh, çerçeve anlaşmasının "Lübnan'ın egemenliğini ve toprak bütünlüğünü yeniden tesis etme yolunda atılmış ilk adım" olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hamadeh, anlaşmanın aynı zamanda "kalıcı ve nihai bir ateşkesin sağlanmasına, insanların topraklarına geri dönebilmesine ve tüm Lübnan halkının barış, güvenlik ve refah içinde yaşayabilmesine zemin hazırlayacağını" ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Hedef kalıcı barış</span></h2><p><span style="font-size:18px">İsrail'in ABD Büyükelçisi Yechiel Leiter ise çerçeve anlaşmasının nihai amacının iki ülke arasında kalıcı bir barış sağlamak olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında aylar süren çatışmaların ardından taraflar arasında gerilimi azaltmaya yönelik diplomatik çabaların ilk somut adımlarından biri olarak değerlendiriliyor. Ancak anlaşmanın uygulanma takvimi ve içeriğine ilişkin ayrıntılar henüz bilinmiyor</span>.</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/26/abd-duyurdu-israil-ve-lubnan-arasinda-barisa-giden-ilk-adim-niteliginde-bir-anlasma-imzala</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-yuk-gemisine-iha-saldirisinin-ardindan-irana-hava-harekati-duzenledi-259363109af46-60b7-4d4a-a147-123230fc6d332026-06-27T11:29:00+03:00HABER MERKEZİ ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi

ABD, yük gemisine İHA saldırısının ardından İran'a hava harekâtı düzenledi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ordusu, Başkan Donald Trump'ın Tahran'ı Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere insansız hava aracı (İHA) saldırıları düzenlemekle suçlamasının ardından cuma günü İran'a yönelik hava saldırıları gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), yaptığı açıklamada, İran'ın M/V Ever Lovely adlı ticaret gemisini tek yönlü saldırı İHA'sıyla hedef almasına karşılık olarak Amerikan savaş uçaklarının İran'a ait füze ve İHA depolama alanlarının yanı sıra kıyı radar tesislerini vurduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM açıklamasında, "Singapur bayraklı yük gemisi, İran'ın saldırısı sırasında Umman kıyıları boyunca Hürmüz Boğazı'ndan çıkış yapıyordu" denildi. Açıklamada ayrıca İran güçlerinin ateşkes anlaşmasını "açık şekilde ihlal ettiği" ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, "İran'ın tehlikeli tutumu, uluslararası ticaret açısından hayati öneme sahip bu deniz koridorunda seyrüsefer serbestisini zedelemiştir," ifadelerine yer verildi. CENTCOM'un, boğazdan geçen ticari gemilere güvenli geçiş koordinasyonu ve destek sağlamayı sürdürdüğü kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran devlet medyası ise ülkenin güneyindeki Sirik bölgesinde bulunan bir telekomünikasyon direğinin ABD saldırılarında vurulduğunu duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, günün erken saatlerinde yaptığı açıklamada İran'ın Hürmüz Boğazı'ndan geçen gemilere "en az dört" saldırı İHA'sı gönderdiğini öne sürmüştü. Boğaz, dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin en kritik geçiş noktalarından biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Truth Social hesabından yaptığı paylaşımda, "İHA'lardan biri büyük ve çok değerli bir yük gemisinin üst güvertesini doğrudan vurdu. Hasar oluştu ancak gemi yoluna devam edebildi. Diğer üç İHA'yı düşürdük," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Meclisi Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi ise ABD'nin saldırılarının, Trump'ın "müzakere ilkelerine ya da ateşkese bağlı olmadığını" gösterdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Azizi, sosyal medya paylaşımında, "Ateşkesin bu pervasız ihlali, her zaman olduğu gibi karşı taraf açısından geri çekilme ve pişmanlıkla sonuçlanacaktır," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington ile Tahran, bu ayın başlarında imzaladıkları mutabakat zaptı kapsamında Hürmüz Boğazı'nda deniz taşımacılığının güvenliğinin sağlanması ve ateşkes konusunda anlaşmaya varmıştı. Ancak taraflar, su yolunun kontrolü konusunda daha sonra karşı karşıya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçici anlaşma uyarınca ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldırması, Tahran'ın ise Hürmüz Boğazı'nı yeniden deniz trafiğine açması öngörülüyor. Anlaşmada ayrıca İran, nükleer silah edinmeyeceğini veya geliştirmeyeceğini bir kez daha teyit ediyor. Taraflara nihai bir anlaşmaya varılması için 60 günlük süre tanınmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/27/abd-yuk-gemisine-iha-saldirisinin-ardindan-irana-hava-harekati-duzenledi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-bu-devlet-bizim-bu-millet-biziz-25935fe2240d8-5ed9-48b4-bde6-923cd9c58e952026-06-27T11:26:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ: BU DEVLET BİZİM, BU MİLLET BİZİZ…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Siyaset çok karıştı. Devletimiz ve milletimiz üzerinde içte ve dışta büyük oyunlar oynanıyor. Tarihe bakıyorum. Biz Türkler 16 imparatorluk ve 57 devlet kurmuşuz. Devletin bekası, milletin birlik ve bütünlüğü, barış, huzur, kardeşlik ikliminin tesisi, ekonomimizin düzelmesi, sosyal ve siyasal barışın tesisi, toplumsal mutabakat ve toplumsal kalkınmayı bir an evvel sağlamalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin gündemi, dünyadaki gelişmeler ve tarihten gelen o büyük sorumluluk duygusu bir araya geldiğinde bu tür endişelerimiz artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında Türk tarihi boyunca kurulmuş onlarca devlet ve imparatorluk, zor zamanlarda refleks gösterme ve yeniden ayağa kalkma becerimizin en büyük kanıtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büyük devletlerin ve köklü milletlerin kaderinde bu tarz çalkantılı dönemler hep olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçte ve dışta yaşanan bu karmaşayı aşmak, toplumsal huzuru, adaleti ve ekonomik istikrarı kalıcı kılmak için odaklanmamız gereken temel unsurları şöyle özetleyebilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Mutabakat ve Ortak Değerler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin doğasında rekabet ve farklı fikirler vardır ancak kutuplaşma, bir toplumun dayanıklılığını zayıflatır. Çözüm, farklılıklarımızı bir kenara bırakıp bizi bir arada tutan temel direklere tutunmaktır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Cumhuriyetin temel nitelikleri ve demokrasi</strong>&nbsp;çatısı altında birleşmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Farklı siyasi görüşlerin, etnik veya inançsal yapıların birer tehdit değil,&nbsp;<strong>milletin zenginliği</strong>&nbsp;olduğunu kabul etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Mesele memleket olduğunda siyasi çıkarları arkada bırakabilen bir&nbsp;<strong>"ortak akıl"</strong>&nbsp;kültürü geliştirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güçlü Kurumlar ve Hukukun Üstünlüğü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Tarihteki büyük devletlerin uzun ömürlü olmasının sırrı şahıslara değil, güçlü kurumlara ve adalet sistemine dayanmalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Adalet mülkün (devletin) temelidir:</strong>&nbsp;Her vatandaşın hukuka güven duyduğu, fırsat eşitliğinin sağlandığı ve liyakatin (işi ehline vermenin) esas alındığı bir sistem, iç barışın en büyük garantisidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kurumların tarafsızlığı ve gücü, dışarıdan gelebilecek manipülasyonlara ve "oyunlara" karşı en sağlam kalkanı oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üretim ve Eğitim Odaklı Ekonomik Kalkınma</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomik bağımsızlık, siyasi bağımsızlığın ve devletin bekasının temel şartıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Tüketimden üretime geçiş:</strong>&nbsp;Tarımda kendi kendine yetebilen, sanayide ve yüksek teknolojide (savunma sanayi, yazılım, yerli üretim) dışa bağımlılığı azaltan bir model şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- Nitelikli Eğitim:</strong>&nbsp;Genç nüfusumuzu çağın gereksinimlerine göre, ezberci değil; analitik düşünen, sorgulayan ve üreten bireyler olarak yetiştirmek, gelecekteki en büyük gücümüz olacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dış Politikada Denge ve Millî Çıkarlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Küresel güç savaşlarının ortasında savrulmamak için köklü hariciye (dış politika) geleneğimizi korumak önemlidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Duygusal veya dönemsel refleksler yerine, rasyonel, millî menfaatleri merkeze alan ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesini rehber edinen dengeli bir diplomasi.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kendi askeri, ekonomik ve teknolojik gücüne güvenen müstakil bir duruş.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası;</strong>&nbsp;Devletin bekası ve milletin huzuru yukarılarda bir yerlerde oynanan oyunlardan ziyade, bizim kendi içimizde ne kadar&nbsp;<strong>adil, üretken ve bir arada</strong>&nbsp;durabildiğimizle ilgilidir. Tarihimiz, bu topraklarda birlik olunduğunda her türlü zorluğun aşıldığının sayısız örneğiyle doludur. En büyük sermayemiz, umutsuzluğa kapılmadan ortak gelecek için çalışmaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Unutmayalım, biz Türkler, bu güne kadar 16 imparatorluk, 57 devlet kurmuşuz. Son devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Biz onu ne yıkar, nede yıktırırız. Adına Anadolu dediğimiz, güneyi kuzeyi doğusu batısı ile bir bütün olan bu coğrafyada yaşayan, etnik kökeni, dini, dili, ırkı, mezhebi ne olursa olsun tüm kardeşlerimiz, el ele ve gönül gönüle verip, bu cennet vatanı ve devleti korumalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinden-abdye-kuba-cagrisi-ablukayi-derhal-durdurun-25934a9a22321-e992-4b66-94f1-4de79481d89c2026-06-25T18:12:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’

Çin'den ABD'ye Küba çağrısı: ‘Ablukayı derhal durdurun’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin, ABD’nin Küba'ya yönelik uyguladığı ekonomik abluka ve baskı politikalarına sert tepki gösterdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun, bugün düzenlediği basın toplantısında, Washington’ı Küba halkının var olma ve gelişme haklarını ihlal etmeyi bırakmaya çağırdı.<br />Sözcü Guo Jiakun, konuya ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:<br />“Amerikan tarafını, Küba'ya yönelik ablukayı, her türlü baskı ve zorlama politikasını derhal durdurmaya; ayrıca Küba halkının var olma ve gelişme hakkını ihlal etmekten vazgeçmeye çağırıyoruz.”<br />‘Tek taraflı yaptırımlara karşıyız’<br />Pekin yönetiminin, uluslararası hukukta hiçbir dayanağı olmayan yasa dışı ve tek taraflı yaptırımlara her zaman tutarlı bir şekilde karşı çıktığını vurgulayan Guo, Çin'in Küba'yı, devlet egemenliğini ve güvenliğini koruma mücadelesinde kararlılıkla desteklemeye devam edeceğini belirtti.<br />Gerilim ABD'nin yeni yaptırım kararıyla tırmandı<br />Çin'den gelen bu sert açıklama, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun Salı günü Küba'ya yönelik yeni yaptırımları duyurmasının ardından geldi. Washington, Küba devletine gelir sağladığı iddia edilen 5 Küba kuruluşunu ve Castro ailesinin uzak bir akrabasını yaptırım listesine almıştı.<br />ABD, Küba'ya yönelik ekonomik ambargoyu 60 yılı aşkın süredir devam ettiriyor. Havana yönetimi bu yaptırımları ülkedeki ekonomik zorlukların temel nedeni olarak görüyor ve ambargonun tamamen kaldırılmasını talep ediyor.</span></p><p><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260625/cinden-abdye-kuba-cagrisi-ablukayi-derhal-durdurun-1106762770.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ticaret-gerilimi-surerken-imf-cinin-buyumesini-yakindan-izleyecek-259336a624fc8-2c25-4dab-b6b4-a999fb7fb9e02026-06-25T18:06:00+03:00HABER MERKEZİ Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek

Ticaret gerilimi sürerken IMF Çin'in büyümesini yakından izleyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası Para Fonu (IMF) ile Çin'in resmi İstatistik Bürosu, Çin'in dijital ekonomisinin ölçümünü iyileştirmek amacıyla çarşamba günü yeni bir mutabakat zaptı imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka ve e-ticaret gibi alanlarda artık küresel bir lider olan Çin'in reel ekonomisi ve büyümesi, bulut bilişim ve büyük veri gibi maddi olmayan varlıkların değerini hesaba katan uygun istatistiksel modellerle nicel olarak ortaya konabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle Çin, maddi olmayan varlıkların ölçümünü de içeren küresel istatistik standardı Birleşmiş Milletler 2025 Ulusal Hesaplar Sistemi’yle (SNA 2025) uyumlu hale gelecek. Bu güncelleme, söz konusu çerçevenin 17 yıl sonraki ilk büyük revizyonu olma özelliğini taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">IMF, yayımladığı basın açıklamasında “Mutabakat zaptı, dijital ekonomi, yapay zeka, bulut bilişim, dijital aracılık platformları ve bir varlık olarak verinin ölçümü üzerindeki çalışmalar da dahil olmak üzere 2025 SNA'nın uygulanmasına yönelik işbirliği için bir çerçeve sağlıyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın, uluslararası deneyim paylaşımının sürdürülmesine destek olacağı ve resmi istatistiklerin kalitesini, şeffaflığını ve karşılaştırılabilirliğini artıracağı belirtildi. IMF, işbirliğinin “üst düzey ziyaretler, uzman görüşmeleri, teknik çalıştaylar, ortak analitik çalışmalar ile istatistiksel uygulamalar ve metodolojiler üzerine bilgi alışverişi” yoluyla yürütüleceğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla şeffaflığa yönelik bu adım, ticaret dengesizliklerinin siyasi ilişkiler üzerindeki baskısının giderek arttığı bir dönemde Çin'in ABD ve AB ile gerilimler yaşadığı bir zamana denk geliyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/business/2026/06/24/imf-ticaret-gerilimleri-ortasinda-cinin-buyumesini-yakindan-izleyecegini-acikladi</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Netanyahu: Savunmada ABD'ye bağımlılıktan kurtulmalıyız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/netanyahu-savunmada-abdye-bagimliliktan-kurtulmaliyiz-25930c8137907-953d-4f59-aefe-0434ee02f14d2026-06-23T18:26:00+03:00HABER MERKEZİ Netanyahu: Savunmada ABD'ye bağımlılıktan kurtulmalıyız

Netanyahu: Savunmada ABD'ye bağımlılıktan kurtulmalıyız

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, müttefiki ABD'ye savunma alanındaki bağımlılığın sona erdirilmesi yönünde açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu, Salı günü Başbakanlık resmi sosyal medya hesabından yayımlanan videoda, "Silahlanma alanında bağımsızlık istiyorum. Amerikalı dostlarımızdan aldığımız ve yıllar boyunca benim de katkıda bulunduğum destek için müteşekkirim. Bugün diyorum ki: Kendi bağımsız silahlanma ağımıza ihtiyacımız var. Kendi silahlarımızı kendimiz üretmeliyiz" ifadelerini kullandı.<br />İsrail'in İran'a ve müttefiklerine darbe indirdiğini savunan Netanyahu, diğer yandan çatışmanın henüz sona ermediğini belirterek ülkesinin bugünkü gücünün, 30 yıl sonra nerede duracağını belirleyeceğini kaydetti. İsrail Başbakanı bu doğrultuda nihai hedeflerinin "başkalarına bağımlılıktan kurtulmak, giderek daha büyük bir güç inşa etmek, daha ileri teknolojileri benimsemek ve daha yetkin komutan nesilleri yetiştirmek" olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'in silah ithalatının yüzde 68'i ABD'den<br />Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü'ne (SIPRI) göre İsrail şu anda dünyanın yedinci büyük silah ihracatçısı konumunda. Ülke özellikle insansız hava araçları, hava ve füze savunması, elektronik harp sistemleri, sensörler, siber kabiliyetler ve keşif sistemleri alanlarında öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">SIPRI'ye göre, İsrail'in 2021–2025 yılları arasındaki &nbsp;silah ithalatının yaklaşık yüzde 68'i ise ABD kaynaklı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savaş uçakları ve motorlarının yanı sıra, güdümlü hassas bombalar, havadan karaya mühimmatlar, çeşitli roket türleri ve topçu mühimmatları ülkenin savunma kapasitesinde kritik rol oynuyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu: Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğiz<br />ABD ve İran arasında Pazar günü başlayan ve 18 saat süren üst düzey görüşmelerin ardından arabulucu ülkeler Katar ve Pakistan, Pazartesi sabahı erken saatlerde, müzakerelerin ilk turunun tamamlandığını duyurmuştu. Tarafların mutabık kaldığı temel konular arasında Lübnan'daki çatışmaların durdurulmasını izleyecek bir koordinasyon merkezinin kurulması ve stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndan ticari gemilerin güvenli geçişini sağlayacak bir düzenleme de bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu ise, Salı günü yaptığı açıklamada İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) Lübnan'ın güneyinde ilan ettiği "güvenlik bölgesi"nden çekilmeyeceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu, Savunma Bakanı Israel Katz ve Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir ile birlikte yaptığı ortak açıklamada: "IDF, askerlerimize ve vatandaşlarımıza yönelik tehditleri etkisiz hale getirmek, terör altyapısını yok etmek ve güney Lübnan'daki güvenlik bölgesini korumak için kararlılıkla hareket etmeye devam edecektir" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha önce İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ABD ve İran'ın imzalayacakları "Lübnan dahil tüm cephelerde askeri operasyonların derhal ve kalıcı olarak sona erdirilmesini" öngören anlaşma için "Bizim için bağlayıcı değil" açıklamasını yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkenin aşırı sağcı Maliye Bakanı Bezalel Smotrich de, ABD-İran uzlaşısının "İsrail için kötü" olduğunu iddia etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,dpa/SÖ,BK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/netanyahu-savunmada-abdye-ba%C4%9F%C4%B1ml%C4%B1l%C4%B1ktan-kurtulmal%C4%B1y%C4%B1z/a-77678729</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya: Emeklilik yaşı yükseliyor, 63'te emeklilik kalkıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-emeklilik-yasi-yukseliyor-63te-emeklilik-kalkiyor-25929fadb6b67-128e-4793-8423-6ea8bf6db9f82026-06-23T17:23:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya: Emeklilik yaşı yükseliyor, 63'te emeklilik kalkıyor

Almanya: Emeklilik yaşı yükseliyor, 63'te emeklilik kalkıyor

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da yasal emeklilik sistemi, giderek derinleşen finansman sorunları nedeniyle kapsamlı bir reform sürecine giriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkede emeklilerin sayısının hızla artması, buna karşılık prim ödeyen çalışan sayısının azalması ve yaşam süresinin uzaması, mevcut sistemi sınırlarına yaklaştırdı. Bu çerçevede hükümetin görevlendirdiği uzman komisyon, toplam 33 maddeden oluşan kapsamlı reform önerisini hükümete sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taslak, emeklilik yaşının yükseltilmesinden erken emekliliğin sınırlandırılmasına, sistemin finansman yapısının değiştirilmesinden yeni tasarruf modellerine kadar birçok alanda köklü değişiklikler içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emeklilik yaşı yaşam süresine bağlanacak<br />Reform önerilerinin merkezinde emeklilik yaşının artırılması yer alıyor. Buna göre 2031 sonrası dönemde emeklilik yaşı, "ılımlı" bir şekilde yaşam beklentisine endekslenerek yükseltilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut projeksiyonlara göre 2031-2041 yılları arasında emeklilik yaşı kademeli olarak 67'den 67,5'e çıkarılacak. Sonraki yıllarda da benzer artışların devam etmesi öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">63 yaşında emeklilik uygulaması kaldırılıyor<br />Almanya'da uzun süre çalışanlara tanınan "63 yaşında emeklilik" uygulaması da reform kapsamında kaldırılacak. Mevcut sistemde en az 45 yıl prim ödeyenler, kesinti olmadan erken emeklilik hakkına sahipti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, gelecekte sadece prim gününe dayalı erken emeklilik imkanlarının tamamen sona erdirilmesini öneriyor. Bunun yerine sağlık durumu nedeniyle çalışamayacak olanlar için daha esnek ve kolay erişilebilir bir emeklilik sistemi oluşturulması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erken emeklilikte yaş sınırı yükseliyor<br />Reformla birlikte, kesintili erken emeklilik imkanı tamamen ortadan kalkmayacak ancak yaş sınırı yükseltilecek. Buna göre en az 35 yıl sigorta primi olanlar için erken emeklilik devam edecek. Ancak minimum yaş sınırı ilk etapta 64'e çıkarılacak. Gelecekte bu sınır, normal emeklilik yaşının 3 yıl altına sabitlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kesinti oranlarının ise şimdilik mevcut seviyelerde kalması, ancak düzenli olarak gözden geçirilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısmi emeklilik (Altersteilzeit) zorlaşıyor<br />Kısmi emeklilik uygulamasında da önemli değişiklikler öngörülüyor. Halihazırda 55 yaşından itibaren mümkün olan bu sistemde sınır 58'e yükseltilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca "blok model" olarak bilinen ve çalışanların önce tam zamanlı çalışıp ardından tamamen işten ayrıldığı sistem kaldırılacak. Yeni düzenleme, çalışanların daha uzun süre aktif kalmasını teşvik etmeyi amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla kesim sisteme dahil edilecek<br />Emeklilik sisteminin finansmanını güçlendirmek için prim ödeyen kesimlerin kapsamı genişletilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, serbest meslek sahipleri, milletvekilleri ve şirket yöneticileri zorunlu olarak sisteme dahil edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon ayrıca uzun vadede memurların da sisteme dahil edilmesini ideal hedef olarak tanımlarken, bu konuda somut bir öneri sunmadı. Bunun yerine kamu görevlisi statüsüne geçişlerin azaltılması önerildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emekli maaşı artışları sınırlandırılacak<br />Reform paketinde, emekli maaşlarındaki artışı sınırlayan "sürdürülebilirlik faktörünün" yeniden devreye alınması da yer alıyor. 2031'e kadar askıya alınan bu mekanizma, emekli maaşlarının ücret artışlarına göre daha yavaş artmasını öngörüyor. Amaç, demografik değişimin getirdiği mali yükü çalışanlar ve emekliler arasında daha dengeli paylaşmak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sermaye destekli emeklilik sistemi geliyor<br />Komisyonun önerileri arasında, yasal emeklilik sistemine sermaye destekli bir bileşen eklenmesi de bulunuyor. Buna göre gelirin yüzde 2'si oranında ek prim alınacak, bu katkı işçi ve işveren arasında eşit paylaşılacak ve sistem 2028'de yüzde 0,5 ile başlayacak, kademeli olarak artırılacak. Toplanan primler merkezi bir fonda değerlendirilecek ve bireysel hesaplarda biriktirilecek. Sistem, İsveç modeline benzer şekilde işleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca devletin çocuklar için ödediği "erken başlangıç emekliliği" (Frühstart-Rente) uygulaması da bu sistemle entegre edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş yeri emekliliği yaygınlaştırılacak<br />Reform kapsamında işyeri temelli emeklilik sisteminin de yaygınlaştırılması hedefleniyor. Hükümet, işverenler ve sendikalarla yürütülecek görüşmeler sonucunda, bu sistemin neredeyse tüm çalışanları kapsayacak şekilde genişletilmesini planlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mini işler sisteme dahil edilecek<br />Almanya’da düşük gelirli "minijob" çalışanları bugüne kadar büyük ölçüde emeklilik primi ödemekten muaf tutuluyordu. Yeni reformla birlikte bu çalışanların da sisteme zorunlu olarak dahil edilmesi öneriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece öğrenciler için istisna öngörülürken, diğer tüm minijob çalışanlarının emeklilik sistemine katkı yapması gerekecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun vadeli hedef sistemi ayakta tutmak<br />Uzmanlar, önerilen reformların temel amacının emeklilik sisteminin mali sürdürülebilirliğini sağlamak olduğuna dikkat çekiyor. Artan yaşam süresi ve yaşlanan nüfus karşısında mevcut yapının korunmasının mümkün olmadığı, bu nedenle daha uzun çalışma süresi ve daha geniş finansman tabanının kaçınılmaz olduğu vurgulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reform önerilerinin önümüzdeki aylarda siyasi tartışmalara konu olması ve aşamalı olarak yasalaşması bekleniyor. Özellikle emeklilik yaşı ve erken emeklilik konularında yoğun bir toplumsal tartışma yaşanacağı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sendika ve muhalefetten tepki<br />Reform paketi kamuoyuna açıklanmasının ardından farklı kesimlerden eleştiri aldı. Sendikalar, kesintisiz erken emeklilik hakkının kaldırılmasına karşı çıkıyor. İşverenler, sermaye destekli emeklilik için getirilen ek mali yükü eleştiriyor. Sosyal yardım kuruluşları, sağlık sorunları olan ileri yaştaki kişilerin mağdur olabileceği uyarısında bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefetteki Sol Parti ise emeklilik sisteminin finansmanında sermaye piyasalarına daha fazla bağımlı hale gelinmesini riskli buluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koalisyon ortaklarının 1 Temmuz’da gerçekleştireceği toplantıda reforma ilişkin siyasi uzlaşının sağlanması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma Bakanı Bas'ın açıklamasına göre reform paketine ilişkin yasa taslaklarının yaz tatili sonrasında hazırlanması planlanıyor. İlk yasa paketinin yıl sonuna kadar Federal Meclis"e (Bundestag) sunulması öngörülüyor.</span></p><p>haber içerik ve kaynak:</p><p>Reuters,AFP,DW/TY,BK</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-emeklilik-ya%C5%9F%C4%B1-y%C3%BCkseliyor-63te-emeklilik-kalk%C4%B1yor/a-77678037</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[12. Yargı Paketi tamamlandı! İşte değişikliğe gidilecek maddeler]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/12-yargi-paketi-tamamlandi-iste-degisiklige-gidilecek-maddeler-259277bcd913b-0bfb-43e5-9a3e-9e6c5c15795e2026-06-23T13:52:00+03:00HABER MERKEZİ 12. Yargı Paketi tamamlandı! İşte değişikliğe gidilecek maddeler

12. Yargı Paketi tamamlandı! İşte değişikliğe gidilecek maddeler

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi çalışmaları tamamlandı. Paket Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulacak. Kısa süre önce yürürlüğe giren 11. Yargı Paketi ile hukuk sisteminde önemli yapısal reformlar hayata geçirilirken, bu reformun devamı niteliğinde olan 12. Yargı Paketi'nin ise adalet hizmetlerinin daha hızlı, etkin, verimli ve erişilebilir hale getirilmesini amaçladığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">12. Yargı Paketi, yürürlük, yürütme ve bir geçici madde dahil olmak üzere toplam 30 maddeden oluşuyor. Teklif kapsamında 12 farklı kanunda değişiklik yapılması öngörülüyor. Düzenlemeler genel olarak medeni hukuk alanına ilişkin yenilikler, idari yargı süreçlerine yönelik düzenlemeler, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları sonrasında oluşan hukuki boşlukları gidermeye yönelik hükümler olmak üzere üç temel başlık altında toplandı.<br />Yargılamaların hızlandırılması<br />Teklif ile vatandaşların adalete erişiminin kolaylaştırılması, hak arama hürriyetinin güçlendirilmesi ve makul sürede yargılanma hakkının daha etkin korunması amacıyla yargılama sürelerini kısaltan önemli düzenlemeler yapılıyor. Bu kapsamda hukuk mahkemelerinde zorunlu bir neden olmadıkça duruşmalar arasındaki sürenin 3 ayı geçmemesi öngörülüyor. Böylelikle hukuk davalarının daha kısa sürede sonuçlanması, duruşmalar arasında uzun zaman aralıkları oluşmaması ve karar süreçlerinin daha sağlıklı işlemesi amaçlanıyor. İdare mahkemelerinde de vatandaşların günlük hayatını doğrudan ilgilendiren davaların tek hakim tarafından daha süratli şekilde karara bağlanmasına imkan tanınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Usuli gidiş gelişlerin önlenmesi hedefleniyor<br />Paket ile idari yargıda dosyaların ilk derece mahkemeleri ile istinaf mercileri arasında usuli nedenlerle gidip gelmesinin önüne geçilmesi hedefleniyor. Bu düzenlemeyle yargılamaların gereksiz şekilde uzaması engellenecek, vatandaşların haklarına daha hızlı kavuşması sağlanacak. Hukuk yargılamalarında ise Yargıtay'ın davanın esası hakkında verilen karar doğru ise yalnızca görev veya yetki hususu nedeniyle bozma kararı verememesi öngörülüyor. Böylelikle, sırf usuli sebeplerle yargılamaların uzamasının önüne geçilmesi planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İdari yargıda hak arama yollarının genişletilmesi<br />Yeni kanun teklifi ile istinaf aşamasında ilk derece mahkemesinden farklı bir sonuçla karşılaşan vatandaşlara, bu kararı bir üst yargı mercii olan Danıştay'a taşıma imkânı tanınıyor. Bu düzenlemeyle idari yargıda hak arama hürriyeti güçlendirilecek, vatandaşların yargısal denetim imkânlarını ise genişletilecek. Ayrıca Danıştay'ın mevcut daire ve üye sayısıyla çalışmaya devam etmesi sağlanarak, elindeki uyuşmazlıkları daha hızlı sonuçlandırması ve vatandaşların adalete daha kısa sürede erişmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi<br />Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisinin daha etkin ve verimli işletilebilmesi amacıyla başvuru yapabilecek kişiler açıklığa kavuşturulurken, itirazı inceleme süresi yeniden belirleniyor. Düzenlemeyle uygulamada yaşanan tereddütlerin giderilmesi ve kanun yolunun daha öngörülebilir hale getirilmesi amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">e-Duruşma uygulamasının genişletilmesi<br />Hukuk yargılamalarında e-duruşma yönteminin kapsamı da genişletilecek. Düzenlemeyle özellikle avukatların ön inceleme duruşmalarına daha kolay katılabilmesi sağlanacak, adalet hizmetlerinde dijitalleşme güçlendirilecek ve yargılama süreçlerinde zaman ile maliyet tasarrufu sağlanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilirkişilik uygulamasında yeni tedbirler<br />Hâkimin kendi hukuki bilgisiyle çözebileceği konularda bilirkişiye başvurulmasının önüne geçilmesi amacıyla yeni tedbirler alınıyor. Bu düzenlemeyle bilirkişilik kurumunun amacına uygun şekilde işletilmesi, gereksiz bilirkişi incelemeleri nedeniyle yargılamaların uzamasının önlenmesi ve yargılamaların daha hızlı sonuçlandırılması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belirsiz alacak davasına ilişkin düzenleme<br />Uygulamada tereddütlere ve hak kayıplarına yol açan belirsiz alacak davası kaldırılarak, bu dava türünün sağladığı imkânlar kısmi dava kapsamında düzenleniyor. Böylelikle belirsiz alacak davasının sağladığı hukuki yararların daha güvenli ve öngörülebilir bir zemine taşınması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kurumları aleyhine hükmedilen alacaklar<br />Kamu kurum ve kuruluşları aleyhine hukuk mahkemeleri tarafından hükmedilen alacaklar bakımından vatandaşların alacağına daha hızlı kavuşması amacıyla yeni bir usul getirilecek. Buna göre icra takibine geçilmeden önce ilgili idareye yazılı başvuru yapılacak; bir ay içinde alacağın ödenmemesi halinde icra takibi başlatılabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Noter belgelerinde dijital kolaylık<br />Noterlik Kanunu'nda yapılması öngörülen düzenlemeyle adli makamların noterlerden talep ettiği belgelerin dijital imkânlardan yararlanılarak daha hızlı ve daha düşük maliyetle adli makamlara ulaştırılması sağlanacak. Bu düzenlemenin hem yargı süreçlerini hızlandıracağı hem de gereksiz bürokratik yükleri azaltması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Miras kalan taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi<br />Miras kalan taşınmazlara ilişkin ortaklığın giderilmesi süreçlerinde yaşanan mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla önemli bir düzenleme yapılıyor. Buna göre, mirasçılar arasındaki ortaklığın giderilmesinde ilk açık artırma yalnızca mirasçılar arasında yapılacak ve ihale taşınmazın güncel rayiç bedeli üzerinden başlayacak. Böylelikle mirasçılar, atalarından kalan taşınmazları öncelikli olarak satın alma imkanına sahip olacak. Mirasçıların taşınmazı satın almaması halinde ise taraflara ek mali yük getirilmeden ikinci açık artırma herkese açık şekilde gerçekleştirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektronik açık artırmalarda yeni tedbirler<br />Ortaklığın giderilmesi süreçlerinde tarafların haklarının korunması ve açık artırmaların kötü niyetli girişimlerle akamete uğratılmasının önüne geçilmesi amacıyla elektronik açık artırmalara ilişkin iyileştirici düzenlemeler yapılıyor. Bu düzenlemeyle satış süreçlerinin daha güvenli, şeffaf ve etkin şekilde yürütülmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tazminat hesaplamalarında hakkaniyetli denge<br />Destekten yoksun kalma ve iş göremezlik tazminatına ilişkin davalarda hesaplama yönteminden kaynaklanan ve taraflar arasındaki menfaat dengesini bozan uygulamalara son verilecek. Düzenlemeyle kanuni faizin ne zamandan itibaren işletileceği açıkça belirlenerek, gelecekteki muhtemel kazançlara geçmişe dönük faiz uygulanmasının doğurduğu adaletsizliklerin önüne geçilmesi amaçlanıyor. Böylelikle daha adil ve hakkaniyetli bir hesaplama yöntemiyle taraflar arasındaki menfaat dengesinin korunması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vesayet altındaki kişilere ait malların satışı<br />Çağın gereklerine uygun olarak vesayet altındaki kısıtlı kişilere ait malların satışının fiziki sınırlama olmaksızın UYAP e-Satış Portalı üzerinden yapılması sağlanacak. Düzenlemeyle satışların elektronik ortamda gerçekleştirilmesi, ihalelerin kötü niyetli kişilerce sabote edilmesinin engellenmesi ve malların daha rekabetçi bir ortamda en yüksek bedelle satılması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanuni faiz oranına ilişkin düzenleme<br />Anayasa Mahkemesi kararı sonrasında kanuni faizin oranının belirlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştı. Bu kapsamda kanuni faiz oranına ilişkin düzenleme yapılması öngörülüyor. Oranın Merkez Bankası tarafından belirlenen reeskont oranı esas alınarak belirlenmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza muhakemesinde kişisel verilerin korunması<br />Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Anayasa Mahkemesi kararları ışığında Ceza Muhakemesi Kanunu'nda önemli düzenlemeler yapılıyor. Yargı süreçlerinde gerçekleştirilen bilgisayar verilerine el koyma ve moleküler genetik inceleme işlemleri sonucunda elde edilen kişisel verilerin ne kadar süreyle ve nasıl saklanacağı, imha usulü, veri sahibinin silme talebi hakkı ve bu verilerin hangi şartlarda kullanılabileceği açıkça düzenleniyor. Düzenlemeyle kişisel verilerin azami düzeyde korunması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşkence ve eziyet suçlarında HAGB uygulanmayacak<br />Hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin işkence ve eziyet suçları bakımından uygulanması engellenecek. Bu düzenlemeyle işkence ve eziyet suçlarıyla daha etkin mücadele edilmesi ve cezasızlık algısının önüne geçilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaçak sanığın savunma hakkı<br />Savunma hakkının güçlendirilmesi amacıyla hakkında güvenlik tedbirine hükmedilen kaçak sanığa, mahkemede bizzat hazır bulunması ve savunma hakkını kullanmak istediğini belirtmesi kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme imkânı tanınıyor. Düzenlemeyle adil yargılanma hakkı ve savunma hakkı güçlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hâkim ve savcı yardımcılarının eğitimi<br />Adil, etkin ve güvenilir yargının güçlendirilmesi amacıyla hakim ve savcı yardımcılarının meslek öncesi eğitim süreci daha nitelikli ve kapsamlı hale getirilecek. Düzenlemeyle ileride yargı görevini üstlenecek hakim ve savcı yardımcılarının vatandaşların adalet beklentisine daha iyi cevap verebilecek şekilde yetiştirilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adli Tıp Kurumu ihtisas kurulları<br />Adli Tıp Kurumu ihtisas kurullarında görev alacak başkan ve üyeler için aranan nitelikler, atama koşulları ve görev süreleri kanunla belirlenecek. Bu düzenleme ile Adli Tıp Kurumunun ihtisas yapısının daha güçlü, öngörülebilir ve kurumsal bir zemine kavuşturulması amaçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paketle yargılamaların makul sürede sonuçlandırılması, adalete erişimin kolaylaştırılması, hak arama yollarının güçlendirilmesi, dijitalleşmenin artırılması, kişisel verilerin korunması, ceza muhakemesinde hukuki güvencelerin tahkimi ve vatandaşların doğrudan hayatına dokunan mağduriyetlerin giderilmesi hedefleniyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.turkgun.com/gundem/12-yargi-paketi-tamamlandi-iste-degisiklige-gidilecek-maddeler/381496</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-acikladi-81-ile-suc-orgutleri-ile-mucadele-genelgesi-259263dccc4fc-b082-4158-86fc-c01714599e9d2026-06-23T13:48:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi

Bakan Gürlek açıkladı: 81 ile 'suç örgütleri ile mücadele' genelgesi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, kamu düzenini ve vatandaşların huzurunu hedef alan organize suç yapılarına karşı adli süreçlerin seyrini değiştirecek büyük bir adımı duyurdu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen mücadele kapsamında, Ceza İşleri Genel Müdürlüğü tarafından Türkiye genelindeki tüm ağır ceza merkezlerine yönelik yeni bir yol haritası yayımlandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">81 İldeki 175 Başsavcılığa "Topyekün Mücadele" Genelgesi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürlek'in talimatıyla hazırlanan "Organize Suç Örgütleri ile Mücadele" konulu yeni genelge,&nbsp;<strong>81 ilde bulunan 175 Ağır Ceza Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına</strong>&nbsp;resmi olarak tebliğ edildi. Genelgeyle; şehir yapılanmaları oluşturan, haraç, tehdit, yağma ve silahlı eylemlerle vatandaşa korku salan tüm yasa dışı odaklara karşı adli mekanizmanın daha süratli ve topyekün bir refleks göstermesi hedefleniyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Soruşturmalara Özel Savcı Desteği ve Sıfır Tolerans</span></h2><p><span style="font-size:18px">Örgütlü suçlar dosyalarında gerek görülmesi halinde birden fazla uzman savcı görevlendirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genelge kapsamında adliyeler ile kolluk kuvvetleri arasındaki koordinasyon en üst seviyeye çıkarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan Gürler, adli süreçlerin işleyişindeki yeni kuralları şu şekilde özetledi:</span></p><ul><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Uzman Savcılar Devrede:</strong>&nbsp;Soruşturmalar, yalnızca örgütlü suçlar alanında uzmanlaşmış Cumhuriyet savcıları eliyle yürütülecek.</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Kesintisiz Kolluk İşbirliği:</strong>&nbsp;Emniyet, jandarma ve adli makamlar arasında "sıfır tolerans" ilkesiyle kesintisiz bir bilgi akışı ve koordinasyon sağlanacak.</span></p></li><li><p><span style="font-size:18px"><strong>Düzenli Takip Toplantıları:</strong>&nbsp;Ağır ceza merkezlerinde tüm ilgili birimlerin katılımıyla düzenli koordinasyon toplantıları yapılarak sahadaki mücadele anlık olarak izlenecek.</span></p></li></ul><h2><span style="font-size:18px">Sadece Tetikçiler Değil, Kripto Para ve Bahis Ağları da Hedefte</span></h2><p><span style="font-size:18px">Suç yapılarının sadece sokaktaki tetikçileriyle sınırlı kalmayacağını belirten Bakan Gürler, operasyonların derinleşeceğine dikkat çekti: "Bu yapılar yöneticileri, azmettiricileri ve finans kaynaklarıyla birlikte hedef alınacaktır. Kripto varlıklar, yasa dışı bahis ve benzeri yöntemlerle aklamaya çalıştıkları suç gelirleriyle birlikte bu yapıları kökünden kazıyacağız."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Dijital Çetelere ve Çocuk İstismarcılarına Ağır Yaptırım</span></h2><ul><li><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya üzerinden suç örgütlerine özendiren ve korku salan içeriklere anında müdahale edilecek</span></p></li></ul><p><span style="font-size:18px">Genelgenin en hassas başlıklarından birini ise çocukların ve gençlerin korunması oluşturdu. Örgütsel amaçlarla çocukların istismar edilmesi veya suça yönlendirilmesi durumunda, ceza artırımı hükümlerinin tüm soruşturmalarda titizlikle uygulanacağını belirten Gürler, dijital alandaki çeteleşmeye de savaş açtıklarını ilan etti. Sosyal medyadaki suç propagandalarına ve tehdit diline hiçbir surette müsamaha gösterilmeyeceğini aktardı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Esnaf Çetelerin Merhametine Bırakılmayacak</span></h2><p><span style="font-size:18px">Alın teriyle ekmeğini kazanan esnafın ve çetelerden şikayetçi olan vatandaşların güvenliğinin devlet güvencesinde olduğunu hatırlatan Adalet Bakanı Akın Gürlek,&nbsp;<em>"Güvenli başvuru, gizlilik ve tanık koruma mekanizmaları en etkin şekilde işletilecektir. Kim hangi maskenin arkasına saklanırsa saklansın; sokak çetelerine, çocuklarımızı hedef alan yapılara ve vatandaşımızın huzurunu bozanlara asla geçit vermeyeceğiz. Devletimiz her daim halkının yanındadır"</em>&nbsp;diyerek kararlılık mesajı verdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1170821/bakan-gurlek-acikladi-81-ile-suc-orgutleri-ile-mucadele-genelgesi.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-avrupanin-rus-dusmanligi-nazi-almanyasini-geride-birakti-25925355fb959-4b0f-4a3e-9434-78fdf20313192026-06-23T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı

Zaharova: Avrupa’nın Rus düşmanlığı, Nazi Almanyası'nı geride bıraktı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Zaharova'nın Avrupa Birliği ve müttefiklerini hedef alan açıklamaları, Rusya Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan "1941-1945 Büyük Vatanseverlik Savaşı'nda Sovyet Diplomasisi" konulu konferans raporunda yer aldı.<br />Avrupa'nın Rusya'ya karşı tutumunu sert sözlerle eleştiren Zaharova, "Bugünün birleşik Avrupa yönetimi, Rusofobi konusunda pek çok açıdan Üçüncü Reich'i (Nazi Almanyası) geride bırakmış durumda. Bize 'stratejik bir yenilgi' yaşatmak amacıyla bir savaşa hazırlandıklarını artık gizlemiyor, açıkça ilan ediyorlar" ifadelerini kullandı.<br />Rusya'nın bugün tıpkı İkinci Dünya Savaşı yıllarındaki gibi benzer bir düşmanla karşı karşıya olduğunu vurgulayan Zaharova, Ukrayna'yı buna örnek gösterdi. Kiev yönetiminin askeri birliklerinde Nazi sembollerini uyarladığını belirten Rus diplomat, "Tüm işaretler ortada, kelimenin tam anlamıyla bir dejavu yaşıyoruz" ifadelerine yer verdi.<br />Rusya’da her yıl 22 Haziran, “Anma ve Yas Günü” olarak anılıyor. Bu tarih, Nazi Almanyası’nın Sovyetler Birliği’ne saldırdığı ve yaklaşık 27 milyon Sovyet vatandaşının hayatını kaybettiği o yıkıcı savaşın başlangıç yıldönümü olması nedeniyle ülkede en trajik dönüm noktalarından biri kabul ediliyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260622/zaharova-avrupanin-rus-dusmanligi-nazi-almanyasini-geride-birakti-1106704950.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD'de 3,7 milyar dolarlık sağlık dolandırıcılığı suçlamasıyla aranan isim Türkiye'de yakalandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abdde-37-milyar-dolarlik-saglik-dolandiriciligi-suclamasiyla-aranan-isim-turkiyede-yakalandi-259245c054de8-8138-4f34-8408-d11a17c27fde2026-06-23T13:37:00+03:00HABER MERKEZİ ABD'de 3,7 milyar dolarlık sağlık dolandırıcılığı suçlamasıyla aranan isim Türkiye'de yakalandı

ABD'de 3,7 milyar dolarlık sağlık dolandırıcılığı suçlamasıyla aranan isim Türkiye'de yakalandı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD’de sağlık sistemini (Medicare) hedef alan 3,7 milyar dolarlık (yaklaşık 172 milyar TL) dolandırıcılık planını organize ettiği iddia edilen Ibrahim Khaldoon Hilmi’nin Türkiye’de yakalanarak ABD’ye götürüldüğü açıklandı.<br />Federal Soruşturma Bürosu (FBI) Direktörü Kash Patel, Hilmi’nin Mayıs 2025’ten bu yana firari olduğunu belirterek, yakalamanın Türkiye’deki ortakların desteğiyle gerçekleştiğini duyurdu. Patel, Hilmi’nin "Medicare’i dolandırmaya yönelik 3,7 milyar dolarlık büyük bir planı organize etmekle" suçlandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de şüpheli ismin Miami’ye götürüldüğünü bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüpheli ismin Türkiye'de tam olarak nerede yakalandığı bilinmezken, Türk makamlarından ise konuya dair haberin yayınlandığı saat itibarıyla henüz bir açıklama yapılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">FBI Direktörü: Türkiye’deki ortaklara teşekkür<br />Patel, sosyal medya platformu X'ten yaptığı açıklamada, Hilmi’nin yabancı makamlarla yürütülen teslim sürecinin ardından ABD’ye geri getirildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">FBI Direktörü, operasyon nedeniyle FBI Miami, ABD Adalet Bakanlığı ve Türkiye’deki yetkililere teşekkür etti. Patel ayrıca ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’ın da süreçte önemli rol oynadığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakalamayı FBI’ın dolandırıcılıkla mücadele çalışmalarında "büyük bir kazanım" olarak nitelendiren Patel, "FBI Miami, Adalet Bakanlığı ve Türkiye’deki ortaklarımızın olağanüstü çalışmaları sayesinde Hilmi yurt dışında yakalandı. Yabancı makamlarla yapılan teslim sürecinin ardından adalet önüne çıkmak üzere ABD’ye geri getirildi," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyaz Saray bünyesinde ABD Başkan Yardımcısı JD Vance liderliğinde yürütülen dolandırıcılıkla mücadele görev gücüne de atıfta bulunan Patel, "Trump yönetimi için de Amerikan vergi mükellefinden çalan her suçlunun, saklanmaya çalıştığı yer neresi olursa olsun yakalanacağını gösteren tarihi bir zafer," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vance: Dünyanın hiçbir yeri güvenli liman olmayacak<br />Patel’in açıklamasını alıntılayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de ise Hilmi’nin Türkiye’ye kaçtığını, ancak ABD’li yetkililer tarafından Miami’ye geri getirildiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hilmi’nin "Amerikan halkına karşı işlediği suçlar nedeniyle" yargı önüne çıkarılacağını söyleyen Vance paylaşımında, "Amerikan halkından çalarsanız, dünyanın hiçbir yerinde sizin için güvenli liman olmayacak," ifadelerini kullandı.<br />Hilmi hakkındaki suçlamalar, ABD’de yaşlılar ve engelliler için federal sağlık sigortası programı olan Medicare’i hedef alan en büyük dolandırıcılık dosyalarından biri olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargı sürecinde Hilmi’ye yöneltilen suçlamalara ilişkin nihai kararı ABD mahkemeleri verecek.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/06/23/abdde-37-milyar-dolarlik-saglik-dolandiriciligi-suclamasiyla-aranan-isim-turkiyede-yakalan</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AK parti Sözcüsü Çelik: Seçimde cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ak-parti-sozcusu-celik-secimde-cumhurbaskani-adayimiz-recep-tayyip-erdogan-259215b0533e8-7408-48db-a537-7820e28aa1542026-06-23T13:28:00+03:00HABER MERKEZİ AK parti Sözcüsü Çelik: Seçimde cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan

AK parti Sözcüsü Çelik: Seçimde cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu'nun ardından düzenlediği basın toplantısında, bir gazetecinin sorularını yanıtlayan Çelik, Erdoğan'ın adaylığı hakkında "Partimizin bütün yetkili organları son derece açık ve kararlı bir duruş sergilemektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çelik, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin hem erken seçim yapılmayacağı hem de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın aday olması gerektiğine dair açıklamaları hakkında da değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli'nin açıklamalarını "şükranla karşıladıklarını" söyleyen Çelik, bu açıklamanın "Cumhur İttifakı'nın birliğini, beraberliğini, sayın cumhurbaşkanımızın adaylığı konusundaki mutabakatını ve kararlılığını gösteren bir açıklama olduğunu" ifade etti.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">Nasıl gündeme geldi?</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 15 Haziran'da Anadolu Ajansı'na yazdığı analizde Türkiye'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ihtiyacı olduğunu belirtmişti. Uçum yazısında, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın gerek kapsamlı birikimi gerekse etkili ve dünya ölçüsündeki liderliğiyle bir dönem daha dış ve iç süreçlerde Türkiye'ye hizmet etmesi ülkenin ihtiyacıdır" demişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir kere daha aday olmasının mümkün olduğunu, bunun için Meclis'in 360 vekilin desteğiyle seçim kararı alması gerektiğini yazmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cewqy78dz7qo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[NATO zirvesi öncesi Ankara ve İstanbul'da baskınlar: 233 kişi gözaltında]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/nato-zirvesi-oncesi-ankara-ve-istanbulda-baskinlar-233-kisi-gozaltinda-25920fad45864-395b-405d-a1b9-b0f937317c332026-06-23T13:25:00+03:00HABER MERKEZİ NATO zirvesi öncesi Ankara ve İstanbul'da baskınlar: 233 kişi gözaltında

NATO zirvesi öncesi Ankara ve İstanbul'da baskınlar: 233 kişi gözaltında

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen operasyonlarda Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube ve Ankara İl Jandarma Komutanlığı Terörle Mücadele Şube müdürlükleri personeli görev yaptı .</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcılık gözaltına alınanlar arasında IŞİD, TKP/ML, MLKP, DHKP/C gibi örgütlerden şüpheliler olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul merkezli sekiz ilde düzenlenen ikinci bir operasyonda ise DHKP-C üyelerinin gözaltında alındığı bildirdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cwyd855ee7po</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa'da kırmızı alarm: Sıcaklıklar 40 dereceyi aşacak, ölümler başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupada-kirmizi-alarm-sicakliklar-40-dereceyi-asacak-olumler-basladi-25919edb9d2a3-544e-4c98-aeed-4951d9ccf5602026-06-23T13:22:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa'da kırmızı alarm: Sıcaklıklar 40 dereceyi aşacak, ölümler başladı

Avrupa'da kırmızı alarm: Sıcaklıklar 40 dereceyi aşacak, ölümler başladı

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Fransız meteoroloji kurumu Météo-France, Fransa'nın yarısından fazlasında en yüksek seviyede sıcak hava uyarısı yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bordeaux'da sıcaklık 42 dereceye ulaşırken yüzlerce okulun kapatılması talimatı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa'nın güneyindeki Carpentras kasabasında, hava koşullarıyla bağlantılı bir kazada, iki ve dört yaşlarında iki çocuk arabalarında ölü bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukların anneleriyle alışverişteyken 39 dereceye varan sıcaklıkta camları kapalı arabanın içinde mahsur kaldıkları bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransız hükümeti, hafta sonu 13 boğulma vakasının ardından, halka göller ve nehirler gibi gözetimsiz alanlarda serinlemeye çalışmamaları konusunda uyardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneybatıdaki Gironde bölgesinde, yaşları 80 ile 95 arasında değişen üç kişinin kısmen yoğun sıcaktan dolayı öldüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya, İtalya, İsviçre ve Lüksemburg'daki yetkililer de benzer uyarılar yayınladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cvg4qxq907do</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kolombiya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Abelardo de la Espriella kazandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kolombiyada-cumhurbaskanligi-secimini-abelardo-de-la-espriella-kazandi-25916dd64f593-a85a-43c9-82e3-cbade3c762f82026-06-22T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ Kolombiya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Abelardo de la Espriella kazandı

Kolombiya'da cumhurbaşkanlığı seçimini Abelardo de la Espriella kazandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ulusal Seçim Konseyi (CNE) yayınına göre sağcı aday Abelardo de la Espriella, oyların yüzde 99.7'sinin sayılmasıyla Kolombiya başkanlık seçimlerinin ikinci turunu kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">De la Espriella yüzde 49.65 oranında yani 12 milyon 931 bin 544 oy aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sol koalisyon Tarihsel Pakt'ın adayı olan Ivan Cepeda ise yüzde 48.7 oranında yani&nbsp;<strong>12 milyon 684 bin 994 oy</strong>&nbsp;aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Resmi olmayan sonuçlara göre iki aday arasındaki fark yüzde 0.30 seviyesinde gerçekleşirken<strong>, oy farkı 246 bin 355</strong>&nbsp;olarak kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump'ın "tam ve koşulsuz" destek verdiği De la Espriella, "Silahların gölgesindeki baskılara, oy satın alma girişimlerine, geleneksel partilere, yolsuzluğa ve gerillaya karşı kazandık. Kazanan Kolombiya oldu" ifadesini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260622/kolombiyada-cumhurbaskanligi-secimini-abelardo-de-la-espriella-kazandi-1106681370.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kıratlı’dan Seçer’e sert eleştiri: “Mazeret değil, hizmet üretin”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kiratlidan-secere-sert-elestiri-mazeret-degil-hizmet-uretin-25915dd0ccc99-3186-4b2a-af4f-a23b625fb07c2026-06-22T11:03:00+03:00HABER MERKEZİ Kıratlı’dan Seçer’e sert eleştiri: “Mazeret değil, hizmet üretin”

Kıratlı’dan Seçer’e sert eleştiri: “Mazeret değil, hizmet üretin”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<div><div><div><div><p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda konuşan AK Parti Mersin Milletvekili Ali Kıratlı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan öncülüğünde Mersin için Ankara’da ve kentte gece gündüz çalıştıklarını belirterek, devam eden yatırımları yakından takip ettiklerini ve yeni projeler üzerinde çalıştıklarını söyledi. Mersin’i Türkiye Yüzyılı vizyonunun öncü şehirlerinden biri yapmak için gayret gösterdiklerini ifade eden Kıratlı, buna karşın yerel yönetimlerin aynı tempoya ayak uyduramadığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">MERSİN’İN ADI HİZMETLERLE DEĞİL, KRİZLERLE GÜNDEME GELİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in yıllardır yerel yönetim anlayışı nedeniyle ulusal ve uluslararası platformlarda olumsuz olaylarla anıldığını vurgulayan Kıratlı, yaşanan birçok sorunda Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanı Vahap Seçer’in sorumluluk üstlenmediğini ifade etti. Kentin günlerce susuz kaldığını hatırlatan Kıratlı, “Mersin günlerce susuz bırakıldı ancak sorumluluk kabul edilmedi. Suç, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na atıldı. Mersin’de yaşanan ve İngiltere’de dahi manşet olan ‘at eti’ skandalı olayında da yine sorumluluk alınmadı, suç Tarım Bakanlığı’na yüklendi” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">YOLLAR DELİK DEŞİK, ALTYAPI ÇÖKMÜŞ DURUMDA</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de yolların bozuk olduğunu, altyapı sorunlarının kronik hale geldiğini ve en küçük yağışta evleri ve iş yerlerini su bastığını belirten Kıratlı, buna rağmen belediyenin sürekli merkezi hükümeti hedef gösterdiğini belirtti. Kıratlı, “Mersin’in yolları delik deşik. Altyapı sorunları büyümüş durumda. En ufak yağmurda evleri ve iş yerlerini su basıyor. Ancak tüm bunların sorumluluğu yine merkezi hükümete yükleniyor” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">METRO PROJESİ ORTADA YOK, MİLYONLARCA LİRANIN HESABI VERİLMİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin yıllardır gündemde tuttuğu metro projesine de değinen Kıratlı, ortada somut bir çalışma bulunmadığını savundu. “İki genel başkanın katılımıyla görkemli temel atma törenleri yapıldı. Ancak bugün ortada ne ray var ne de vagon. Projede en ufak bir ilerleme yok” diyen Kıratlı, milyonlarca liranın proje adı altında nereye harcandığının da açıklanmadığını öne sürdü. Kıratlı, “Defalarca çağrı yaptık. Bu paraların nereye harcandığını açıklayın dedik. Ancak kamuoyuna tatmin edici bir açıklama yapılmadı” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">SİNEK İSTİLASINDA BİLE ÇÖZÜM ÜRETİLEMEDİ</span></p><p><span style="font-size:18px">Son dönemde kentte yaşanan sinek sorununa da dikkat çeken Kıratlı, sinekle mücadelenin doğrudan Büyükşehir Belediyesi’nin yetki alanında olduğunu belirtti. Kıratlı, “Çok basit bir konuda bile başarılı olunamadı. Bu kez suçu merkezi hükümete atamadılar. Büyükşehir Belediye Başkanı ‘Coğrafya kaderdir’ diyerek başarısızlığı coğrafi şartlara bağladı. Oysa belediye başkanlığı makamları mazeret üretme değil, hizmet üretme makamlarıdır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLET MAZERET DEĞİL, ÇÖZÜM BEKLİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">“Coğrafya kaderdir” anlayışının başarısızlığın bahanesi olamayacağını vurgulayan Kıratlı, vatandaşın mazeret değil hizmet beklediğini söyledi. “Coğrafya kaderdir diyerek Mersin’i susuzluğa, trafik sorununa, bozuk yollara, altyapı problemlerine ve sinek istilasına teslim edemezsiniz” diyen Kıratlı, “Millet sizden mazeret değil hizmet, açıklama değil çözüm, şikayet değil eser bekliyor. Eğer bunları yapamıyorsanız o koltukları boşuna işgal etmeyin” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK PARTİ ZORLUKLARI BAHANE DEĞİL, HİZMET VESİLESİ YAPTI</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde hiçbir zaman bahanelerin arkasına sığınmadıklarını belirten Kıratlı, Antalya-Mersin Sahil Yolu, Çeşmeli-Kızkalesi Otoyolu, Çukurova Uluslararası Havalimanı, şehir hastaneleri, organize sanayi bölgeleri, Akkuyu Nükleer Güç Santrali ve savunma sanayi projelerinin bunun en büyük örnekleri olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MERSİN’İN KADERİ SORUNLAR DEĞİL, KALKINMADIR</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in kaderinin susuzluk, trafik çilesi, altyapı sorunları ve sinek istilası olmadığını ifade eden Kıratlı, “Mersin’in kaderi üretmektir, yatırımdır, istihdamdır, kalkınmadır. Mersin’in kaderi Türkiye Yüzyılı’nın öncü şehirlerinden biri olmaktır. Bizim anlayışımızda mazeret değil hizmet, bahane değil eser, şikayet değil çözüm vardır. Bizi diğerlerinden ayıran en büyük fark da budur” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">MİLLETİN EMANETİ MAZERET ÜRETMEK İÇİN DEĞİL, HİZMET ETMEK İÇİNDİR</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevde bulunan herkesin makamı ne olursa olsun sorumluluktan kaçmaması gerektiğini vurgulayan Kıratlı, yetki sahibi olanların mazeret üretmek yerine çözüm üretmesi gerektiğini söyledi. Kıratlı, “Kim hangi makamda olursa olsun sorumluluktan kaçmamalı, görevini yerine getirmeli ve sorumluluğu başka mercilere yüklememelidir. Milletin verdiği yetkiyle mazeret üretmek yerine çözüm üretilmeli, hizmet edilmelidir. Milletin emaneti başkalarını suçlamak için değil, millete hizmet etmek içindir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AK PARTİ KADROLARI MERSİN İÇİN GECE GÜNDÜZ ÇALIŞMAYA DEVAM EDECEK</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde dün olduğu gibi bugün ve yarın da milletin hizmetinde olmaya devam edeceklerini belirten Kıratlı, AK Parti ve Cumhur İttifakı kadrolarıyla birlikte Mersin için üretmeye ve mücadele etmeye devam edeceklerini ifade etti. Kıratlı, “Mersin’imiz için hep birlikte üreteceğiz. Gece gündüz çalışacağız. Mersin’imiz için mücadelemizi sürdüreceğiz. Sorumluluktan kaçanlar gibi değil, ortaya koyduğumuz eserlerle konuşmaya, eser siyasetini milletimizin gönlünde yaşatmaya devam edeceğiz” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">BİZİM ANLAYIŞIMIZDA COĞRAFYA DEĞİL, AZİM KADERDİR</span></p><p><span style="font-size:18px">“Coğrafya kaderdir” anlayışına bir kez daha tepki gösteren Kıratlı, hizmet anlayışlarının temelinde azim ve gayretin bulunduğunu belirtti. Kıratlı, “Bizim anlayışımızda coğrafya kader değildir. Bizim anlayışımızda azim kaderdir, gayret kaderdir, millete hizmet aşkı kaderdir. Son sözü her zaman aziz millet söyler. Karar daima milletindir” ifadelerini kullandı.&nbsp;</span></p></div></div></div></div>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan kanser hastalarına tam ücretsiz sağlık hizmeti teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-kanser-hastalarina-tam-ucretsiz-saglik-hizmeti-teklifi-259145b2428a7-dabb-4b29-b819-e9379906ee3a2026-06-22T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan kanser hastalarına tam ücretsiz sağlık hizmeti teklifi

Ali Bozan’dan kanser hastalarına tam ücretsiz sağlık hizmeti teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, kanser hastalarının tedavi sürecinde karşı karşıya kaldığı ekonomik yükün ortadan kaldırılması amacıyla hazırladığı kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifiyle, kanser tanısı konulan yurttaşların kamu ve özel sağlık kuruluşlarında alacakları tüm sağlık hizmetlerinin ücretsiz hale getirilmesi hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Kanserle mücadele eden yurttaşlar bir de ekonomik yük altında ezilmemeli”</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifin gerekçesinde, kanser tedavisinin uzun süreli, yüksek maliyetli ve çok disiplinli sağlık hizmetleri gerektirdiğine dikkat çekildi. Kemoterapi, radyoterapi, immünoterapi, ameliyatlar, ileri görüntüleme yöntemleri ve ilaç giderlerinin hastalar ile aileleri üzerinde ağır ekonomik sonuçlar doğurduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, yaşam hakkının korunmasının sosyal devlet anlayışının temel yükümlülüklerinden biri olduğunu vurgulayarak, kanser hastalarının tedaviye kesintisiz erişiminin güvence altına alınması gerektiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlaçtan ameliyata tüm giderler SGK tarafından karşılanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifine göre, yetkili sağlık kurulu tarafından kanser tanısı konulan vatandaşlar; ‘Muayene, tetkik, tahlil ve görüntüleme hizmetlerinden’, ’Ameliyat ve tüm tedavi süreçlerinden’, ‘Kemoterapi, radyoterapi ve immünoterapi uygulamalarından’, ’Reçete edilen tüm ilaçlardan’, ’Tıbbi cihaz, protez, ortez ve yardımcı sağlık ekipmanlarından’, hiçbir katılım payı, fark ücreti veya ilave ücret ödemeden yararlanabilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda ortaya çıkacak tüm giderlerin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanması öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PET-CT, MR ve ileri tetkikler ücretsiz olacak</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte, kanser hastalarının tedavi sürecinde ihtiyaç duyduğu PET-CT, MR, BT ve benzeri ileri görüntüleme ve tetkik hizmetlerinin de tamamen ücretsiz olarak sunulması düzenleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evde bakım ve palyatif hizmetler de kapsama alınacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzenleme yalnızca hastane hizmetleriyle sınırlı kalmıyor. Kanser hastalarına yönelik evde sağlık hizmetleri, palyatif bakım ve destekleyici sağlık hizmetlerinin de Sağlık Bakanlığı koordinasyonunda ücretsiz verilmesi öngörülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;“Sağlık bir ayrıcalık değil, temel bir haktır”</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin amacı; kanser hastalarının tedavi sürecinde karşılaştığı maddi engelleri kaldırmak, tedaviye erişimi kolaylaştırmak ve yaşam kalitesini artırmak olarak ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, “Kanserle mücadele eden yurttaşlarımız tedavi masraflarını değil, sağlıklarına kavuşmayı düşünmelidir. Sağlık bir ayrıcalık değil, herkes için güvence altına alınması gereken temel bir haktır” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bolivya Devlet Başkanı Paz olağanüstü hal ilan etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bolivya-devlet-baskani-paz-olaganustu-hal-ilan-etti-2591383a6f30e-2d70-4dfb-b80a-fcbadd99fed02026-06-21T12:23:00+03:00HABER MERKEZİ Bolivya Devlet Başkanı Paz olağanüstü hal ilan etti

Bolivya Devlet Başkanı Paz olağanüstü hal ilan etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bolivya’da haftalardır süren&nbsp;<strong>protestolar&nbsp;</strong>ve&nbsp;<strong>yol kapatma eylemleri&nbsp;</strong>ülkeyi yeni bir dönemece taşıdı.&nbsp;<strong>Bolivya Devlet Başkanı Rodrigo Paz</strong>, ülkede ekonomik hayatı felç eden gösteriler nedeniyle olağanüstü hal ilan edildiğini açıkladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Bolivya’da protestolar sonrası olağanüstü hal kararı</span></h3><p><span style="font-size:18px">Cumartesi günü ulusa sesleniş konuşması yapan Paz, kararın&nbsp;<strong>kamu düzenini yeniden tesis etmeyi, vatandaşların güvenliğini sağlamayı ve temel ihtiyaç malzemelerinin ülke genelinde dolaşımını güvence altına almayı</strong>&nbsp;amaçladığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olağanüstü hal&nbsp;</strong>kararıyla birlikte hükümet, anayasal olarak daha geniş yetkilere sahip olacak. Bu kapsamda silahlı kuvvetler, protestocuların kapattığı yolları açmak ve ulaşımı yeniden sağlamak amacıyla görevlendirilebilecek.</span></p><h2><span style="font-size:18px">50 gündür yollar kapalı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Ülkede birçok protestocu grup, kritik ulaşım güzergahlarını kapatıyor.<strong>&nbsp;Yaklaşık 50 gündür devam eden eylemler&nbsp;</strong>nedeniyle kamyonlar yollarda mahsur kalırken, başkent La Paz dahil birçok bölgede gıda, yakıt ve ilaç tedarikinde ciddi aksaklıklar yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel basına göre krizin temelinde ise hükümetin bütçe açığını azaltmak amacıyla uzun yıllardır uygulanan yakıt sübvansiyonlarını kaldırma kararı bulunuyor. Dolar sıkıntısı ve ekonomik sorunlarla mücadele eden hükümetin attığı bu adım, ülkede geniş çaplı tepkiye yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz yönetimi daha sonra<strong>&nbsp;yakıt fiyatlarını dengeleme</strong>ye yönelik önlemler alsa ve tartışmalı bazı arazi reformlarını geri çekse de protestolar sona ermedi. Sendikalar ücret artışı talep ederken, yakıt ve döviz sıkıntısının giderilmesini ve bazı gruplar ise Paz’ın istifasını istiyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Morales yanlısı gruplar protestoları sürdürüyor</span></h3><p><span style="font-size:18px">Hükümet cuma günü ülkenin en büyük işçi örgütlerinden&nbsp;<strong>Bolivya İşçi Konfederasyonu (COB)</strong>&nbsp;ile gerilimi azaltmayı hedefleyen bir&nbsp;<strong>anlaşmaya vardığını&nbsp;</strong>duyurmuştu. Ancak özellikle Cochabamba bölgesinde etkili olan ve Evo Morales’e yakın kırsal örgütler müzakerelere katılmadı ve eylemlerini sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz, yaşananların artık sıradan bir protesto hareketinin ötesine geçtiğini savunarak, haftalar süren şiddet olayları ve yol kapatmaların demokrasiyi istikrarsızlaştırmaya yönelik organize bir girişime dönüştüğünü öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Paz konuşmasında,&nbsp;<strong>"Bu olağanüstü hal insanların yaşamını kısıtlamak için ilan edilmedi. Bu karar, halka özgürlüğünü geri vermek ve siyasi çatışmaları kullanarak yolları kapatanların ülkeye zarar vermesini engellemek için alındı</strong>" ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260620/bolivya-devlet-baskani-paz-olaganustu-hal-ilan-etti-1106658774.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tüm tabelalar değişecek, bugünden itibaren alkollü içkiye dair yasak başlatıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tum-tabelalar-degisecek-bugunden-itibaren-alkollu-ickiye-dair-yasak-baslatildi-25911568c8c2d-f998-4d4a-8038-e77895bca26f2026-06-21T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ Tüm tabelalar değişecek, bugünden itibaren alkollü içkiye dair yasak başlatıldı

Tüm tabelalar değişecek, bugünden itibaren alkollü içkiye dair yasak başlatıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye genelinde bugünden itibaren alkollü içki üreten, ithal eden ve pazarlayan firmalara dair belli yasaklar getirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayanlar, her ne surette olursa olsun hiçbir etkinliğe veya her tür mecrada yapılacak yayın ve paylaşımlara ticaret unvanları ile ürünlerinin marka, amblem, logoları ile ürünlerin arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görselleri kullanarak destek olamayacaklar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte alkollü içkilerin veya alkollü içkileri üreten, ithal eden ve pazarlayan firmaların isim, marka, logo, amblemleri ile arz ambalajında yer alan ifade, şekil, isim, işaret ve görseller iş yerlerinin içinde, dışında, vitrinlerinde, satış ünitelerinde ve hiçbir etkinlik alanında bulunduramayacaklar.</span></p><h2><span style="font-size:18px">FERMENTE VE DİSTİLE AYRIMI GELDİ</span></h2><p><span style="font-size:18px">Fermente alkollü içki markası, distile alkollü içki markası olarak; distile alkollü içki markası, fermente alkollü içki markası olarak kullanılamayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">SATIŞ YERLERİNDEKİ TABELALAR DEĞİŞECEK</span></h2><p><span style="font-size:18px">Alkollü içki satılan ve halk arasında tekel bayi olarak adlandırılan satış noktalarının tabelaları sarı ya da mavi renkli oluyordu. Bu tabelaların değişmesi gerekecek. Satış noktası içinde bulunan alkollü içkilerin bulunduğu buzdolaplarının üzerindeki markayı çağrıştıran ışıklı tabelaların da değişmesi gerekecek.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ntv.com.tr/ntvpara/galeri-tum-tabelalar-degisecek-bugunden-itibaren-alkollu-ickiye-dair-yasak-baslatildi-1729379/1</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kılıçdaroğlu ilk kez televizyonda: 'Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kilicdaroglu-ilk-kez-televizyonda-benim-donemimde-belediyeler-denetleniyordu-2591081b4dc49-c808-428f-a5c6-d93b1cea895e2026-06-21T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ Kılıçdaroğlu ilk kez televizyonda: 'Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu'

Kılıçdaroğlu ilk kez televizyonda: 'Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mahkemenin "mutlak butlan" kararıyla Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanlığı'na geri getirilen Kemal Kılıçdaroğlu pazartesi akşamı Sözcü TV'de ilk kez televizyona çıktı ve gazeteciler Barış Terkoğlu, Senem Toluay Ilgaz ile Aslı Kurtuluş Mutlu'nun sorularını yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yayın öncesinde gazetecilerden soru talep etmediğini söyleyen Kılıçdaroğlu, tepkiler karşısında ne düşündüğü sorusuna şu cevabı verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mutlak butlan kararını kabul etmeseydim sizce ne olurdu? Mutlak butlanda sadece ben gelmiyorum. Eski yönetim olduğu gibi geliyor. Benden niye korkuyorlar. Çünkü ben arınmayı yapacağım diye korkuyorlar. Bu partinin kültüründe ciddi bir itiraz kültürü vardır. Hiçbir zaman bu partide kirli ilişkilere yer verilmemiştir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu ayrıca, "Mahkeme partiye kayyum atarsa ben bunu kabul edemem ama mutlak butlan kararı verilirse ben buna bir şey diyemem. Hiçkimsenin şaibe iddia edemeyeceği bir kurultay yapalım," diye konuştu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden video yayınlar mıydım?'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mutlak butlan kararından saatler önce sosyal medya hesaplarından bir video paylaşan Kılıçdaroğlu, bu videoda arınma mesajlarını yinelemişti. Kısa bir süre sonra kararın açıklanması, göreve geri getirilen eski CHP yönetiminin kararı önceden bilip bilmediği tartışmalarına neden olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yayında bu tartışmalara da değinen Kılıçdaroğlu, "Ben kararın çıkacağını bilseydim bir gün önceden böyle video yayınlar mıyım?Ben zaten belli dönemlerde normal videolar çekiyorum. Bakın eğer bir gün benim mahkemeye gittiğimi, bir gün bir yargıçla konuştuğumu ya da herhangi bir ilişkide bulunduğumu kanıtlarsanız ben yarın sabah CHP Genel Başkanlığını bırakıyorum," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Böyle olaylar doğrudan doğruya yıpratma amacıyla ortaya atılıyor. Arınmaktan bahsediyorum videoda. Daha önce de söyledim, defalarca kez söyledim. Partinin kirlilikten arınması lazım nokta. Bugün de aynı şeyi söylüyorum. Bu parti kirliliği kabul etmez. Tarihte bize komünist dendi, faşist dendi, dinsiz parti dendi. Ancak hiçbir zaman, hiçbir dönemde partinin ahlaki üstünlüğüne yönelik hiçbir söz söylenmedi. Partinin temel özelliği ahlaki kültürünün yüksek olmasıdır. CHP'li birisi konuştuğunda herkes dikkatle dinler, çünkü bilirler ki bu kişinin ahlaki üstünlüğü vardır. Ahlak üzerinden bütün eleştiriler dikkate alınmalıdır. Parti asla kirliliği kabul etmez."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Erdoğan'la işbirliği yaptınız mı?' sorusu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu cephesiyle ilgili dile getirilen iddialardan biri de iktidardaki AK Parti'nin çıkarına hizmet ettikleri yönündeydi. Hatta sosyal medyada birçok kullanıcı Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la işbirliği yapmış olabileceğini iddia ediyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci Barış Terkoğlu'nun "Erdoğan ile işbirliği yaptınız mı?" sorusuna yanıt veren Kılıçdaroğlu ise, Özgür Özel'i işaret etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Erdoğan'ı her zaman eleştirdim. Özgür Bey dedi ki 'Erdoğan ile müzakere edeceğiz'. Neyi müzakere edeceksiniz? Erdoğan ile işbirliği, diğerleri ile işbirliği yapıldığı söyleniyor. Erdoğan ile bir kişi 2 saat ne görüşür? Çıktıktan sonra da 'Partinin sorunlarını görüştük' deniyor. CHP Genel Başkanı, AKP'nin önemli bir aktörüyle partinin sorunlarını nasıl görüşüyor? Ey Özgür Özel sen ne görüştün, CHP'nin nelerini görüştün sen?"</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu, sözlerinin devamında CHP'li belediyelere yönelik yolsuzluk iddialarına da değindi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hiç kimse benim ahlakımı sorgulamaz. Kocaoğlu 397 yılla yargılandı. Bir miting yaptık. Yılmaz Büyükerşen yargılandı mı? Yargılandı. belediye meselesini asla parti meselesi haline getirmedik. Bizden uzman, avukat isterseniz göndeririz ama olayı parti meselesine dönüştürmeyiz. Şimdi siz yapılan harcamaları denetleyeceksiniz. Benim dönemimde belediyeler denetleniyordu. Sayıştay gidip bakıyordu. Olamaz, olmaz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine gazeteciler, "Sizin kurultayı kaybetmenizden sonra mı yolsuzluk ve rüşvet alındı?" sorusunu yöneltti. Kılıçdaroğlu bu soruya şöyle yanıt verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gazeteci olarak şunun üzerinde durmuyorsunuz. Hazine'den gelen parayla belediyeden gelen para aynı şey olur mu? Bir cepten alıp bir cebe... Garibana sor, 'Öyle şey olmaz' der. Hiçbir gazeteci çıkıp 'sayın Özel bunu nasıl söylüyorsunuz?' demiyorsunuz. Herkes orayı unutuyor. Belediye parayı verdim diyor değil mi? Kim diyor? Parayı veren adam diyor? O genel başkan yardımcılarından tazminat davası açan var mı? Siz niye sormuyorsunuz arkadaş? 'Gidip rüşvet verdim' diyorlar. Niye takip etmiyorsunuz? Para aldım, yalan söyledim desem siz benim hakkımda dava açmaz mısınız? Genel başkan hangi gerekçeyle dava açmaz? Meclis'te 250 bin dolar poşet içinde bulunmuş. Haberi yazan hakkında dava açıldı mı? Ben bunu sormak zorundayım."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu'nun bu sözlerle işaret ettiği olay, gazeteci Barış Yarkadaş’ın gündeme getirdiği ve CHP Milletvekili Tuncay Özkan ile ilişkilendirilen iddiaydı. Yarkadaş, Tuncay Özkan’ın Ankara’daki bir belediye başkan adayından veya aday adayından "anket/reklam" adı altında poşet içinde 250 bin dolar aldığına dair iddiaları köşesine taşımıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözlerin ardından yayındaki gazeteciler, "Meclis başkanı böyle bir olay yok dedi ama hatırlarsınız," şeklinde itiraz etti. Kılıçdaroğlu bu itiraza karşı şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ben o Meclis başkanının da neler yaptığını biliyorum. Tutanak tutuldu. Diyelim ki böyle bir şey yok, olmadı diyelim. Bu haberi yapan kişi hakkında Meclis başkanını da göstererek dava açmaz mısınız? Bunları yapmadan ahlaki üstünlüğü sağlayamazsınız. Siyasi demeç verirsiniz, siyasi tutuklu olursunuz ama kişisel çıkara, zenginleşmeye yönelik kapıyı CHP tarih boyunca açmadı, açamaz."</span></p><h2><span style="font-size:18px">İBB iddianameleri ve İmamoğlu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazeteciler ayrıca, Kılıçdaroğlu'na İBB iddianamelerini okuyup okumadığını, davayı takip edip etmediğini de sordu. Siyasetçi buna cevaben, "Ben hukukçu değilim. Tamamını okudum dersem yalan söylemiş olurum. Tüm tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili komisyon kurduk. Komisyon bana özet getirir. Benim bütün iddianamaleri okuma şansım yok zaten," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İBB'nin tutuklanarak görevden alınan eski başkanı Ekrem İmamoğlu'nun son dönemde Kılıçdaroğlu'na ağır eleştiriler yönelttiği biliniyor. Basına yansıyan açıklamalarında İmamoğlu, CHP'ye geri dönen eski yönetim için "saray kayyumu" nitelemesini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yayında İmamoğlu hakkındaki düşünceleri sorulan Kılıçdaroğlu, "Tutuklandığında eve gittim, basın açıklaması yaptım. Bugün de aynı yerdeyim. Orada ne söylediysem bugün de aynı şeyi söylüyorum. Sadece CHP'de mi yolsuzluk var sizin de dediğiniz gibi," diye konuştu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Seferihisar'a siyasi mi diyeceğiz?'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazetecilerin sorusu üzerine yargının bağımsız olmadığını düşündüğünü vurgulayan Kılıçdaroğlu, tutuklu belediye başkanları için "Bizden avukat isterlerse, uzman isterlerse göndeririz, hepsini yaparız. Yılmaz Büyükerşen de yargılandı," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yolsuzluk da siyasi dava olamaz mı?" sorusuna cevap veren siyasetçi, İzmir Seferihisar Belediyesi'ne yönelik son operasyonu örnek vererek şöyle dedi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İtirafçılar iş yaptıkları adamlar. Verdim diyorlar. Olay çıkıyor, banka havalesi geliyor. Bir kişinin hesabına yatıyor. Seferihisar'daki olay. Siyasi mi diyeceğiz buna? Belediye başkanı siyasi bir nedenden içeri atılsa hesabını sormak zorundayız, sorarız."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Özgür Özel'e isimleri verdim'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gazeteciler ayrıca, Kılıçdaroğlu'na "Rüşvetçi belediye başkanlarını bu partiden uzaklaştıramadığım için özür dilerim" sözlerini hatırlattı ve "Demek ki eminsiniz. Niye açıklamıyorsunuz?" diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetçi buna cevaben, "Özgür Bey'e devir teslimde isimleri verdim. Bu partinin yıpranmasını istemem. Siz gazeteci olarak sorgulamak zorundasınız. Siz onları değil, beni sorguluyorsunuz," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Genel Merkez'e polis baskını</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mutlak butlan kararının ardından Özgür Özel ve ekip arkadaşları CHP'nin Ankara'daki Genel Merkez'inde nöbet tutmaya başlamıştı. Ancak 24 Mayıs'ta polis müdahalesiyle Genel Merkez boşaltılmış ve parti binasında hasar gören eşyaların görüntüleri sosyal medyada yayınlanmıştı. O polis müdahalesiyle ilgili Kılıçdaroğlu cephesine sert eleştiriler gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yayında Kılıçdaroğlu'na o görüntüler ve binada yaşananlar da soruldu. Siyasetçi, "İçimi sızlattı ama hayır, (kendimi) sorumlu tutmadım, "dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Genel Merkez'e vekiller niye alınmadı diye niye sormuyorsunuz? Ben polisin girmesini asla savunmadım. Polisin girmesini ben istemedim."</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan CHP Genel Merkez'inin boşaltılması için Kılıçdaroğlu yönetiminin dilekçe yazdığı da ortaya çıkmıştı. Kılıçdaroğlu söz konusu dilekçeyle ilgili şu açıklamayı yaptı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İcra memurunun gelip kararı tebliğ etmesi lazım değil mi? Polis mi gelsin diyor o yazıda? İcra memurunun oraya girmesi lazım. Polisin girmesini, şiddet uygulamasını, genel merkezden dışarı taş atılmasını asla doğru bulmam. Adnan Beker'in orada ne işi var? Otobüsüyle gelmiş. O adam cumhurbaşkanlığı seçiminde bana oy vermediğini açıklayan kişi. Orada ne işi var? Binanın içini ne hale getirdiklerini videoya aldırdım. Partili olmayan, partiyle ilgisi olmayan insanlar bunlar. Siz partinin kapısına nasıl baraj kurarsınız?"</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu konuşmanın ardından Kılıçdaroğlu, "Artık başka konuya geçelim, dış politikaya geçelim," dedi. Gazeteciler ise mutlak butlan odaklı sorular sormaya devam etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Butlan kararı siyasidir diyor musunuz?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu, "Butlan kararı siyasidir diyor musunuz?" sorusuna da şöyle yanıt verdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Olay siyasidir ama karar farklıdır. Düşünceden ötürü değil, para trafiği var orada. İktidarın müdahalesiyle mi yapıldı bilmiyorum. Alt mahkeme karar verirken Erdoğan üç hakim yerine bir hakime daha kolay nüfuz ederdi değil mi? Yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben Erdoğan müdahale etmiş mi etmemiş mi bilmiyorum ama benim şahsi kanaatim herhalde en alttaki mahkemeye daha kolay derdi değil mi? Yapar mı yapmaz mı bilmem? Bütün yargıçlar Erdoğan'ın kararıyla hareket ediyor dersek bu yargı ve yargıcı töhmet altında bırakmaktır. Bazı yargıçların attığı imzanın onuru vardır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun üzerine gazeteciler, "Çok sayıda hukukçu da YSK'nın yetki alanına girildi, orada bir gasp var diyor. Partiyi arındıracağım diyorsunuz ya, bu görevi size kim verdi?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu, "CHP'nin tarihi verdi. CHP'nin tarihinde böyle bir şey yoktur. CHP'nin ahlaki üstünlüğü tartışılmazdır ve bunu korumak zorundadır. Parti, kuruluşundaki ahlaki kodlara dönmezse partiye ihanet etmiş olurum. Para pul işine giren insanı ben nasıl koruyacağım? Delege satın alan insanı ben nasıl koruyacağım?" şeklinde yanıtladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Sosyal medyaya büyük paralar ödenmiş'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Siyasetçi, seçmenin kendisine neden inanmadığı sorusunu ise şöyle cevapladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Televizyonların tek boyutlu yayın yapması nedeniyle. Hangi TV kanallarıyla protokol yapıldığı parti arşivinde var. Sosyal medya için ödenen paralar da kayıtlarda. Benim dönemimde sosyal medya yoktu, sadece TV kanalları vardı, sözleşme yapar, bedelini öderdik. Meşru, yasal bir şey yani. Sosyal medyaya büyük paralar ödenmiş ama niye ödendi diyemeyiz tabii."</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>'İmamoğlu cumhurbaşkanı adayınız mı</strong>?' sorusu</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kılıçdaroğlu, İmamoğlu'nun halen CHP'nin cumhurbaşkanı adayı olup olmadığı sorusuna ise, "Niye bunu tartışıyoruz? Ben bu sistemi, bu rejimi, tek adam rejimini kabul etmiyorum ki. Ben zorunlu olduğum için aday olmuştum. Biz Anayasa'yı değiştirmek istiyoruz," yanıtını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bizim adayımızı yeri gelince yetkili organlar belirler. Burası AK Parti, MHP değil. CHP'de itiraz kültürü vardır, herkes düşüncelerini söyler, genel başkan sonuna kadar dinler."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/19/kilicdaroglu-ilk-kez-televizyonda-benim-donemimde-belediyeler-denetleniyordu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'ya iş gücü göçünde Türkler ilk üçte]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyaya-is-gucu-gocunde-turkler-ilk-ucte-25908506b7d6c-de70-4a53-a218-b3b03ddffe432026-06-21T08:09:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'ya iş gücü göçünde Türkler ilk üçte

Almanya'ya iş gücü göçünde Türkler ilk üçte

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'ya Avrupa Birliği (AB) üyesi olmayan ülkelerden gelen iş gücü sayısında büyük artış kaydedildi. Alman Hükümeti'nin son verilerine göre ülkede, çalışma amaçlı veya nitelikli iş gücü olarak oturum iznine sahip 600 binden fazla insanın yaşadığı kaydedildi. Çalışmak amaçlı Almanya'da yaşayan bu kesim içinde başı sırasıyla Hindistan, Vietnam, Türkiye ve Çin'den gelen kişiler çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İslam ve göç karşıtı aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin verdiği bir soru önergesini yanıtlayan hükümet, 2020 yılından bu yana, Avrupa Birliği (AB) dışındaki ülkelerden gelen yaklaşık 765 bin kişiye, sorumlu dairelerce Almanya'daki "çalışma ve nitelikli iş gücü göçü" kapsamında oturum izni verildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu veri, AfD Federal Meclis Milletvekili Rene Springer'in soru önergesine verilen yanıtla ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her yıl artış kaydedildi<br />Önerge ile ortaya çıkan verilere göre, Almanya'ya AB dışından gelen nitelikli uzman personele verilen oturum ve çalışma izni yıldan yıla artış gösterdi. Buna göre bu sayı 2025 yılında yaklaşık 205 bin, bir önceki yıl olan 2024'te yaklaşık 157 bin, 2023 yılında ise yaklaşık 133 bin olarak kayıtlara geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel olarakiş gücü açığı bulunan ve doğum oranı yüksek 1946 ile 1964 yılları arasında doğan nesillerin emekliliğe ayrılması nedeniyle Almanya'da büyük nitelikli iş gücü açığı bulunuyor ve doğum-ölüm oranlarıyla ülkeye gelenlerle gidenler arasındaki makasın açılması nedeniyle bu açık kapatılamıyor.<br />Bu nedenle pek ülke ile sağlık personelinden iş gücü açığının en yüksek olduğu otel ve gastronomiye özel anlaşmalar da yapan Almanya, nitelikli kişilere yönelik düzenlemelerini de son yıllarda göçü teşvik edecek şekilde güncelliyor. Buna göre mesleki eğitime, yükseköğrenim diplomasına sahip olanlar veya araştırma faaliyetleri kapsamında olan kişiler, nitelikli iş gücü olarak daha kolay Almanya'ya gelebiliyor. Ayrıca, belirli şartları yerine getirmeleri halinde aktif şekilde iş arama veya bir mesleki eğitime başlam</span></p><p><span style="font-size:18px">a amacıyla da potansiyel görülen veya Almanya ile yakın bağı olan veya dili bilen kişilere görece kolay oturum izinleri verilebiliyor. Bu kurallar, geçtiğimiz yıllarda yürürlüğe giren yasal düzenlemelerle daha da kolaylaştırıldı.<br />İş gücü oturumuna sahip 605 bin kişi var<br />Bu yılın 30 Nisan tarihi itibarıyla Almanya'da, söz konusu oturum izniyle ikamet eden yaklaşık 605 bin kişi kayıtlı bulunuyordu. En çok temsil edilen ilk on vatandaşlık arasında, 91 bin kişiyle Hindistan ilk sırada yer alıyor. Hindistan'ı, her biri yaklaşık 35 bin kişiyle Vietnam ve Türkiye izlerken, onları da 31 bin 400 kişiyle Çin takip ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkeleri izleyen diğerleri şöyle: Her biri yaklaşık 23 bin kişiyle Rusya, Fas ve İran; her biri yaklaşık 19 bin ile Bosna-Hersek, Hindistan ve Ukrayna.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yönelttiği soru önergesiyle söz konusu veriler ortaya çıkan AfD'li siyasetçi Rene Springer de partisi ile aynı çizgiyi savunup, nitelikli iş gücü eksikliğinin ülke içinden karşılanması gerektiğini söyledi. Göç ve İslam karşıtı partili Springer, ülkede, devlet yardımı ile geçinen çalışabilir durumda milyonlarca hak sahibi olduğunu iddia edip, yurt dışından yüz binlerce iş gücü istihdam edilmesini "absürt" diye niteleyerek hükümetin göçü teşvik yönündeki düzenlemelerini eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 yılından bu yana, AB dışından gelen yaklaşık 765 bin kişiye "çalışma ve nitelikli iş gücü göçü" kapsamında oturum izni verilirken, bu sayının Nisan 2026 itibariyle 605 bin olması, bu izni alan bazı kişilerin daha sonra ülkeyi terketmesiyle veya Alman vatandaşlığına geçmiş olmasıyla açıklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / ETO,TY</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>&nbsp;https://www.dw.com/tr/almanyaya-i%C5%9F-g%C3%BCc%C3%BC-g%C3%B6%C3%A7%C3%BCnde-t%C3%BCrkler-ilk-%C3%BC%C3%A7te/a-77591535</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gardasim-canciger-belediye-baskan-adayi-2590753bb5977-306f-4044-af5f-10f5fa8bcfea2026-06-21T07:54:00+03:00HABER MERKEZİ GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

GARDAŞIM CANCİĞER, BELEDİYE BAŞKAN ADAYI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Çevikaslan şöyle yazdı:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">"Tarsus’un yetiştirdiği, ülkücü camianın önde gelen isimlerinden Mustafa Canciğer, önümüzdeki seçimlerde Belediye Başkanlığı için aday olacağını açıkladı.Tarsus’ta farklı kesimlerden insanların sevgisini ve saygısını kazanan Canciğer, adaylık kararının kişisel bir hedef değil; tüm vatandaşların sorunlarına çözüm üretme amacı taşıdığını ifade etti. Canciğer yaptığı açıklamada, toplumdaki adalet ve eşitlik vurgusuna dikkat çekerek şu değerlendirmelerde bulundu:“Biri yer, biri bakar; kıyamet ondan kopar” sözü, toplumdaki huzursuzlukların temelinde yatan adaletsizlik ve eşitsizliğe dikkat çeker. Bir kesim imkânlara sahip olurken diğer kesimin yokluk içinde bırakıldığı düzenler uzun süre ayakta kalamaz.Gerçek toplumsal huzurun; kaynakların adil paylaşılması, güçlülerin zayıfları gözetmesi ve insanların birbirine karşı sorumluluk bilinciyle hareket etmesiyle mümkün olacağını düşünüyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">“SADECE BİR KESİMİN DEĞİL, TÜM TARSUS’UN BAŞKANI OLMAK İÇİN ADAYIM”</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Canciğer, adaylık sürecinde “ben” değil “biz” anlayışıyla hareket edeceğini belirterek:“Amacımız ayrıştırmak değil, bütün Tarsusluları kucaklayan bir yönetim anlayışı ortaya koymaktır. Her vatandaşımızın kapısından rahatça girebileceği bir belediye başkanı olmak için yola çıkıyorum.” dedi.Canciğer’in açıklamaları, Tarsus siyasetinde yeni bir tartışma ve hareketlilik başlattı."</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a379a153fdea.jpg" style="height:812px; width:676px" /></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">HABERANALİZ.NET YORUMU: MUSTAFA CANCİGER BİR DÖNEME İMZA ATMIŞ ONURLU BİR ÜLKÜCÜ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin ilinin yakından tanıdığı taşmedreseli Mustafa Canciğer, yörede çok sevilen ve saygı duyulan marka bir ülkücü isim. Yanı sıra üretim ve istihdama katma değer yaratan bir iş insanı olarak da büyük ilgi görüyor. Merkez sağın çoğunluğunun oylarını bir çatıda toplayacak bir figür olaak değerlendiriyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Ali Bozan, Mersin’de tepki yaratan polis müdahalesini Meclis’e taşıdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/milletvekili-ali-bozan-mersinde-tepki-yaratan-polis-mudahalesini-meclise-tasidi-25905aed01da2-8d0b-4102-8925-47fb754e35872026-06-19T08:42:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Ali Bozan, Mersin’de tepki yaratan polis müdahalesini Meclis’e taşıdı

Milletvekili Ali Bozan, Mersin’de tepki yaratan polis müdahalesini Meclis’e taşıdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milletvekili Ali Bozan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunduğu önergede, 14 Haziran 2026 tarihinde Yenişehir ilçesi Menteş Mahallesi Ali Kaya Mutlu Caddesi üzerinde polisler tarafından durdurulan iki yurttaşla ilgili kamuoyuna yansıyan görüntü ve iddiaların açıklığa kavuşturulmasını istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede yer alan bilgilerde; A.Y. isimli yurttaş ve yanında bulunan kişi hakkında kimlik kontrolü ve üst araması yapılmak istendi. İddialara göre polis ekipleri yurttaşlardan üzerlerindeki bazı kıyafetleri çıkarmalarını talep etti. Yaşanan tartışmanın ardından fiziki müdahale gerçekleştiği ve olay sırasında bir polis memurunun yakın mesafeden havaya ateş açtığının görüntülere yansıdığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin yanıtlaması istemiyle 12 soru yönelten Bozan, olayda görev alan polislerin tespit edilip edilmediğini ve görüntülerde yer alan silah kullanımının yasal dayanağının incelenip incelenmediğini sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan ayrıca, kimlik kontrolü ve üst araması işlemlerinin hangi somut şüpheye dayandırıldığının açıklanmasını talebinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergede, olayla ilgili yaka kamerası, araç kamerası, MOBESE ve çevredeki güvenlik kamerası görüntülerinin muhafaza altına alınıp alınmadığı da soruldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekili Bozan, son beş yılda Mersin’de kolluk personeli hakkında kötü muamele, orantısız güç kullanımı ve hukuka aykırı silah kullanımı iddiaları nedeniyle kaç idari soruşturma yürütüldüğünün ve bunlardan kaçında disiplin cezası uygulandığının da açıklanmasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Bakanlığın söz konusu olaydaki insan onuruna aykırı muamele ve ölçüsüz güç kullanımının etkin, bağımsız ve tarafsız biçimde soruşturulması için hangi adımları atacağını da&nbsp;sordu.</span></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-cezaevleri-asiri-kalabalik-haklar-kisitli-25901e5d0bdf3-b6b8-4af8-8672-ccfe7f62d1fb2026-06-18T12:38:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı

DEM Parti: Cezaevleri aşırı kalabalık, haklar kısıtlı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti heyeti, Karadeniz'deki cezaevlerine düzenledikleri beş günlük ziyaretin ardından TBMM'de tespitlerini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletvekilleri Nevroz Uysal, Sabahat Erdoğan, Ömer Faruk Hülakü ve Onur Düşünmez'den oluşan heyetin 8-12 Haziran tarihlerindeki ziyaretlerine ilişkin açıklamayı Hakkari milletvekili Düşünmez yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tokat, Samsun, Kavak, Bafra, Çarşamba, Espiye, Kalkandere ve Beşikdüzü hapishanelerinde 148 siyasi mahkûmla doğrudan temas kurduklarını anlatan Düşünmez, "tecrit ve yalnızlaştırma politikası" ile karşılaştıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Nereye gitsek aynı şikayetlerle karşılaştık, aynı hak ihlallerini gördük. (...) Özellikle son yıllarda siyasi tutuklulara yönelik sistematik hâle getirilen ağız içi arama dayatması, bunun en açık örneklerinden biridir. Tutsaklar, insan onurunu hedef alan bu uygulamaya maruz bırakılıyor. Bu uygulamayı kabul etmeyen tutsakların tedavileri engelleniyor, sevkleri iptal ediliyor" diyen Düşünmez, bireylerin sağlık haklarının fiilen ortadan kaldırıldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok hapishanede "yıllardır doktora gidemeyen tutsaklar" olduğunu öne süren DEM'li vekil, "Kalp, epilepsi ve diyabet hastası tutsaklar var. Ameliyat bekleyenler var. Kanser riski taşıyan ve yüksek tansiyon hastası olan tutsaklar var. Ancak bütün bu sağlık sorunlarına rağmen tedaviye erişim hakkı idarenin keyfi uygulamalarıyla engellenmektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kürtçe yayınlara erişim zor"<br />Siyasi tutukluların birbirlerinden uzak tutulduğunu da söyleyen Düşünmez, bunun tecrit politikası kapsamındaki bir uygulama olduğunu ifade etti. Düşünmez, "Aynı siyasi görüşten tutsakların bir araya gelmesi engellenmektedir... Sohbet hakkı ortadan kaldırılmış, spor faaliyetleri sınırlandırılmış ve iletişim hakları ellerinden alınmıştır" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hapishanede Kürtçe kitap taleplerinin karşılanmadığını ve Kürtçe yayınlara erişimin sınırlı olduğunu da vurgulayan Düşünmez, "Tutsakların yazdığı eserlere el konulduğu yönünde tarafımıza başvurular yapılmıştır. Gazete ve televizyon kanallarına erişimde ayrımcı uygulamalar sürmektedir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Partili Düşünmez, hapishanelerde kapasitenin çok üzerinde kişi bulunduğuna da dikkat çekti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bazı hapishanelerde mevcut sayı kapasitenin çok üzerindedir. Üç kişilik odalarda 10 kişinin kaldığı yerler vardır. Yetersiz yaşam alanları, yetersiz sosyal faaliyetler ve yetersiz sağlık hizmetleri, bu aşırı doluluğun sonucu olarak ortaya çıkmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA / MUK,DA</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/dem-parti-cezaevleri-a%C5%9F%C4%B1r%C4%B1-kalabal%C4%B1k-haklar-k%C4%B1s%C4%B1tl%C4%B1/a-77602282</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de rahim ağzı kanseri aşısı yapılan genç kadınlarda ölümler sıfıra düştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-rahim-agzi-kanseri-asisi-yapilan-genc-kadinlarda-olumler-sifira-dustu-259003a8c6ba0-ddcb-46b3-ba57-f3a27b33d44f2026-06-18T12:33:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de rahim ağzı kanseri aşısı yapılan genç kadınlarda ölümler sıfıra düştü

İngiltere'de rahim ağzı kanseri aşısı yapılan genç kadınlarda ölümler sıfıra düştü

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu türde yapılan bu ilk çalışma, İngiltere'de okul çağındaki kızlara 2008'de papillomavirüs (HPV) aşısı sunulmasından bu yana ölümlerin keskin biçimde düştüğünü gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2020 ile 2024 yılları arasında 20-24 yaş arası kadınlarda hiç rahim ağzı kanseri ölümü kaydedilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, beş yıllık bir dönemde ilk kez gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşılama olmasaydı yaklaşık 23 ölüm bekleniyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Londra Queen Mary Üniversitesi'nden baş araştırmacı Prof. Peter Sasieni, "Tek bir aşının belirli bir kanser türünü neredeyse ortadan kaldırabildiğini düşünmek inanılmaz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma ayrıca 12 veya 13 yaşında aşılanan çocukların, 30 yaşından önce hastalıktan ölme riskinin neredeyse sıfır olduğunu ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel olarak rahim ağzı kanseri İngiltere'de kadınlar arasında hâlâ en yaygın 14. kanser türü ve her yıl 3.300 kişiye teşhis konuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakın deri temasıyla yayılan bir virüs olan HPV'nin bu vakaların %99'una neden olduğu düşünülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çoğu HPV enfeksiyonu herhangi bir soruna yol açmadan kaybolur, ancak bazıları anormal hücre değişikliklerine neden olur ve yıllar sonra kansere yol açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporun yazarları, daha fazla kişiye HPV aşısı yapılması ve aşılı kişilerin yaşlanmasıyla birlikte hastalıktan ölenlerin sayısının düşmeye devam edeceğini öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmayı finanse eden Cancer Research UK, bulguları "inanılmaz bir dönüm noktası" olarak tanımladı, ancak İngiltere'de aşılama oranlarının önerilen seviyelerin altında seyrettiği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuruluşun icra kurulu başkanı Michelle Mitchell, "HPV aşısının rahim ağzı kanserini başlamadan önce durdurmada son derece etkili olduğunu biliyoruz ve bu bulgular ilk kez hayat kurtardığını gösteriyor" dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c5yz4wz9zero</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlekten-narkotik-uyarisi-gunumuzun-en-buyuk-sorunlarindan-biri-25898268a3e9b-3398-4265-bc65-daf6d36c55112026-06-17T11:49:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"

Bakan Gürlek'ten narkotik uyarısı... "Günümüzün en büyük sorunlarından biri"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, uyuşturucu ile mücadele alanında önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, gençlerin uyuşturucuya bulaşmasının toplumun en büyük sorunu olduğunu vurgularken, cezaevlerinde hayata geçirilen yeni uygulamaların detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in HAKMED temsilcileriyle gerçekleştirdiği görüşmede ortaya koyduğu tablo, meselenin boyutlarını gözler önüne serdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BAKAN GÜRLEK'TEN GENÇLERİN UYUŞTURUCUDAN ARINDIRILMASI ÇAĞRISI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Gürlek, Hayat Boşluk Kabul Etmez Bağımlılık ile Mücadele ve Eğitim Derneği (HAKMED) temsilcilerini kabul etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlıktaki kabulde yaptığı konuşmada, gençlerin uyuşturucu maddeden arındırılması gerektiğinin altını çizen Gürlek, bu konuda çok hassas davrandıklarını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucuyla mücadelenin yalnızca Adalet Bakanlığının sorumluluğunda olmadığını belirten Gürlek, Milli Eğitim ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarının da sürecin önemli paydaşları olduğunu anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın başkanlığında bu alanda çalışmalar yürüten bir birimin bulunduğunu hatırlatan Gürlek, kurumların koordinasyon içinde çalıştığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEZAEVLERİNDE İKİ ÖRNEK TESİS: SON 6 AYDA ARINDIRMA PROGRAMI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek, cezaevlerinde uyuşturucuyla mücadelede yürütülen çalışmalara değinerek, "Özellikle biz cezaevindeyken uyuşturucudan arındırılmasını istiyoruz. Bu bizim için çok önemli. Sonuçta cezaevinden çıkıyor, tekrar uyuşturucuya bulaşıyor. Bu olmaz. Biz bu konuda iki tane örnek cezaevi kurduk. İnfazlarına son 6 ay kala uyuşturucuyu bırakmış bir şekilde dışarı çıkmasını sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTANBUL'DA TORBACIDAN ANA DAĞITICIYA OPERASYON DALGASI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Uyuşturucu konusunda ailelerin yükünün çok ağır olduğunu vurgulayan Gürlek, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gerçekten toplumda şu an en büyük sorun gençlerin uyuşturucuya bulaşması. Yani maalesef sosyal çevreden, arkadaş çevresinden bulaşıyor. Biz elimizden geldiği kadar uyuşturucuya erişimi zorlaştırmaya çalışıyoruz. Sürekli olarak operasyonlar yapıyoruz. İstanbul'da kullanıcılara, torbacılara, ana dağıtıcılara operasyonlar yaptık."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ISLAH VE REHABİLİTASYON SÜRECİNE YENİ DÜZENLEME HAZIRLIĞI</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonlarla uyuşturucu ticaretinin üst kademesindeki isimlerin yakalanarak adalete teslim edildiğini belirten Gürlek, uyuşturucuyla mücadelede ıslah aşamasının da önemli olduğuna işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza infaz kurumlarında uyuşturucuyla mücadele ve hükümlülerin topluma yeniden kazandırılmasına yönelik yeni düzenlemeler üzerinde çalıştıkları bilgisini veren Gürlek, özellikle ıslah ve rehabilitasyon sürecinin güçlendirilmesi gerektiğini aktardı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.aksam.com.tr/guncel/bakan-gurlekten-narkotik-uyarisi-gunumuzun-en-buyuk-sorunlarindan-biri/haber-1675270</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bakan-gurlek-yargi-paketi-ayri-terorsuz-turkiye-sureci-ayri-yuruyor-25896b844cfcd-5b56-43af-98f9-ddd211fa0e042026-06-17T11:38:00+03:00HABER MERKEZİ Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor

Bakan Gürlek: Yargı paketi ayrı, Terörsüz Türkiye süreci ayrı yürüyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Adalet Bakanı Akın Gürlek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayarak kamuoyunda gündeme gelen infaz düzenlemesi, 12. Yargı Paketi ve Avrupa Parlamentosu raportörünün değerlendirmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gazetecinin infaz düzenlemesine ilişkin çalışma olup olmadığı yönündeki sorusunu cevaplayan Bakan Gürlek, yalnızca suça sürüklenen çocuklara ilişkin bazı değerlendirme ve önerilerin Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne iletildiğini ifade ederek, "Çocukların cezalarının infazına ilişkin bazı önerilerimiz var. Bu konuda kurulan komisyonun raporu bekleniyor." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Terörsüz Türkiye Sürecini Meclis Yürütüyor"<br />Bakan Gürlek, 12. Yargı Paketi içerisinde "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin herhangi bir düzenleme bulunup bulunmadığı yönündeki soruya da açıklık getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye süreci ile yargı paketine ilişkin çalışmaların birbirinden bağımsız şekilde yürütüldüğünü vurgulayan Gürlek, "Terörsüz Türkiye sürecini Meclis yürütüyor. 12. Yargı Paketi'ne son şeklini vermek üzere Meclis'te yoğun bir hazırlık süreci devam ediyor. Bu çalışmalar birbirinden bağımsız ilerliyor. Ülkemizin farklı sorunlarını çözmeye yönelik çok önemli çalışmalar yürütülüyor." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Raporuna Tepki<br />Bir gazetecinin Avrupa Parlamentosu raportörünün kendisiyle ilgili değerlendirmelerini sorması üzerine Bakan Gürlek, söz konusu raporun bağlayıcılığı bulunmadığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevlerini hukuk çerçevesinde yerine getirmeye devam ettiklerini ifade eden Gürlek, "Biz görevimizi yaptık, yapmaya da devam ediyoruz. Zaten o şahsın ideolojik yaklaşımı farklı. Marjinal örgütlerle irtibatları da biliniyor. Hazırlanan rapor da tavsiye kararı." değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.trthaber.com/haber/gundem/tbmm-baskani-kurtulmus-dem-heyetini-kabul-etti-948372.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/toroslarin-baskani-dogrudan-temini-cok-mu-seviyor-25899132be37e-18ad-4e4e-893d-d363045cdab52026-06-17T08:04:00+03:00HABER MERKEZİ TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?

TOROSLARIN BAŞKANI DOĞRUDAN TEMİNİ ÇOK MU SEVİYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYESİ,</strong> 26DT1113034 İKN NUMARALI DOĞRUDAN TEMİN İLE "BELEDİYEMİZ HİZMETLERİNDE KULLANILMAK ÜZERE METAL MALZEMESİ ALIMI" YAPAR. 288.000,00 TRY BEDEL İLE 17.6.2026 GÜNÜ BİLGE GÜRBÜZ DEMİR ÇELİK ÜRÜNLERİ TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">YİNE AYNI İDARE, 26DT1103469 İKN NUMARALI, "SOKAK HAYVANLARI DOĞAL YAŞAM, REHABİLİTASYON VE BAKIM EVİNDE GÖREVLENDİRİLEN PERSONELLER İÇİN KIYAFET ALIMI" İŞİNİ DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR. 15.6.2026 GÜNÜ 384.000,00 TRY BEDEL İLE MEHMET DİNÇ’E,</span></p><p><span style="font-size:18px">YİNE AYNI BELEDİYE, 26DT1101074 İKN NUMARASI İLE "ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIMI İÇİN YEDEK PARÇA ALIMI" İŞİ İÇİN DOĞRUDAN TEMİN YAPAR, 15.6.2026 GÜNÜ 24.386,33 TRY BEDEL İLE KARAYİĞİT FİLİTRE PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, AYNI KONULU, 26DT1099753 İKN NUMARALI BİR DOĞRUDAN ALIM DAHA YAPAR. 15.6.2026 GÜNÜ 455.541,67 TRY BEDELİ İSA USTA OTOMOTİV İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1097512 İKN NUMARASI İLE AKÜLÜ DARBELİ MATKAP, DUVAR TİPİ VE AYAKLI VANTİLATÖR ALIMI YAPAR, 12.6.2026 GÜNÜ 36.750,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1094738 İKN NUMARALI, ATÖLYELERİMİZDE KULLANILMAK ÜZERE SARF MALZEME ALIMINI DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR. 12.6.2026 GÜNÜ 55.927,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1087592 İKN NUMARALI, TEMİZLİK İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ BÜNYESİNDE YÜRÜTÜLEN SOKAK TEMİZLİĞİ ÇALIŞMLARINDA GÖREVLİ PERSONELLERİN KULLANIMI İÇİN ENDÜSTRİYEL ÇÖPÇÜ FARAŞI ALIMI YAPAR. 12.6.2026 GÜNÜ 962.500,00 TRY BEDELİ ZMY YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1080634 İKN NUMARALI, KURBAN BAYRAMINDA KURBAN KESİM ALANLARINDA ÇALIŞACAK OLAN PERSONELLERİN KULLANIMI İÇİN MALZEME ALIMINI YAPAR, 12.6.2026 GÜNÜ 174.920,00 TRY BEDELİ GÜNGÖRLER ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK ÜRÜNLERİ TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1078733 İKN NUMARALI, ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIM İÇİN YEDEK PARÇA ALIMINI YAPAR, 10.6.2026 GÜNÜ 22.535,00 TRY BEDELİ MURAT İŞ MAKİNALARITURİZM İNŞAAT SAN. VE TİC. LTD.ŞTİ NE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1076519 İKN NUMARALI, İLAÇLAMA MAKİNASI, JENARATÖR, MOTORLU TIRPAN, ÜFLEME MAKİNASI BAKIM VE ONARIMI İÇİN YEDEK PARÇA ALIMI YAPAR. 10.6.2026 GÜNÜ 67.300,00 TRY BEDELİ GÜNER AKGÜN E ,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1075688 İKN NUMARALI, ARAÇLARIN BAKIM VE ONARIMININ YAPILMASI İÇİN 10.6.2026 GÜNÜ 61.740,00 TRY BEDİLE ALDEN MAKAS OTOMOTİV TAŞIMACILIK İNŞAAT GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE AYNI KONUDA, 26DT1075096 İKN NUMARALI, ARACLARIN BAKIM VE ONARIMI İÇİN 79.250,00 TRY BEDELİ, 8.6.2026 GÜNÜ MERSİN TEKKAR OTOMOTİV SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE AYNI KONULU, 26DT1072953 - 26DT1072630 - 26DT1072377 İKN NUMARALI İŞLERİDE DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPAR.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1068275 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ HİZMET BİNALARINDA KULLANILMAK ÜZERE PVC VE CAM MALZEMESİ ALIMI YAPAR. 10.6.2026 GÜNÜ 171.750,00 TRY BEDELİ ABDULLAH GÖKBÖRÜ DEMİRAY A,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1061457 İKN NUMARALI, YUNUS EMRE KÜLTÜR MERKEZİ NİZAMİYE BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE İNŞAAT MALZEMESİ ALIMI YAPAR. 330.800,00 TRY BEDELİ 10.6.2026 GÜNÜ CTU MÜHENDİSLİK MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE 26DT1061254 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ TARAFINDAN DÜZENLENEN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ ÖDÜLÜ KAPSAMINDA HAZIRLANACAK YAYININ BELEDİYEMİZ İLÇE SINIRLARINDA İLGİLİ PROGRAMLARDA, KÜLTÜREL ETKİNLİKLERDE VE OKUMA SALONLARINDA KULLANILMASI İÇİN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ KİTABI ALIMI YAPAR. 41.125,00 TRY BEDELİ LİL YAYINCILIK VE MATBAA LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI İŞ İÇİN, 26DT1056515 İKN NUMARALI, BELEDİYEMİZ TARAFINDAN DÜZENLENEN OSMAN ŞAHİN ÖYKÜ ÖDÜLÜ PROGRAMI ETKİNLİĞİ HİZMET ALIMI YAPILIR. 10.6.2026 DA 785.000,00 TRY BEDEL ZİRVE BAKIM İNŞAAT TEMİZLİK OTOMOTİV ORGANİZASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">AYNI BELEDİYE, 26DT1055840 İKN İLE ÇEKMECELİ MOBİL TAKIM DOLABI ALIMI YAPAR. 47.000,00 TRY BEDELİ SECE EL ALETLERİ VE SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE İŞLERİ VERİR.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde o da eklenecek. Birbirine benzeyen araç onarım işleri, malzeme alımları sıkça görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskanligi-kararnamesiyle-mulki-idare-amirleri-degisti-25892ce100e10-2962-40d3-830e-c1d6b9fbb6ac2026-06-17T01:37:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti

Cumhurbaşkanlığı Kararnamesiyle Mülki idare amirleri Değişti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın imzasıyla 17 Haziran 2026 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan Mülki İdare Amirleri Atama Kararnamesi kapsamında Mersin'de kaymakamlık ve vali yardımcılığı görevlerinde önemli değişikliklere gidildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararname ile Toroslar, Akdeniz, Silifke, Gülnar ve Çamlıyayla ilçelerinde görev yapan kaymakamların yerleri değiştirilirken, Mersin Valiliği bünyesinde de yeni vali yardımcısı atamaları gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna göre, Muğla Vali Yardımcısı Hüseyin Karameşe Toroslar Kaymakamlığına atanırken, Akdeniz Kaymakamlığı görevine Murat Beşikçi getirildi. Tekirdağ'ın Hayrabolu ilçesinde kaymakam olarak görev yapan Eyüp Fırat Silifke Kaymakamlığına, Emrah Aslan ise Gülnar Kaymakamlığına atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin'den ayrılan mülki idare amirleri arasında Akdeniz Kaymakamı Zeyit Şener'in Konya Vali Yardımcılığına, Silifke Kaymakamı Abdullah Aslaner'in Tokat Vali Yardımcılığına, Toroslar Kaymakamı Mehmet Soğukpınar'ın Ankara Keçiören Kaymakamlığına ve Gülnar Kaymakamı İsmail Şanal'ın Konya'nın Yalıhüyük ilçesi Kaymakamlığına atanması yer aldı. Çamlıyayla Kaymakamı Veli Avcı ise Sivas'ın Ulaş ilçesine kaymakam olarak görevlendirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararname kapsamında Zerrin Çay Beşikçi ile Türker Çağatay Halim de Mersin Vali Yardımcılığı görevlerine atandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Mersin Valiliği Hukuk Müşaviri Altuğ Çağlar da Kırşehir Vali Yardımcılığı görevine getirildi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında gelişme! 20 torba ve 190 klasörlük dev arşiv Ankara'ya gönderildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/muhsin-yazicioglu-dosyasinda-gelisme-20-torba-ve-190-klasorluk-dev-arsiv-ankaraya-gonderildi-25891cd3a76df-83d0-4e0b-8a17-1469010587cb2026-06-16T11:24:00+03:00HABER MERKEZİ Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında gelişme! 20 torba ve 190 klasörlük dev arşiv Ankara'ya gönderildi

Muhsin Yazıcıoğlu dosyasında gelişme! 20 torba ve 190 klasörlük dev arşiv Ankara'ya gönderildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Büyük Birlik Partisi'nin merhum Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu'nun yaşamını yitirdiği helikopter kazasına ilişkin soruşturmada dikkat çeken bir adım atıldı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesinde muhafaza edilen soruşturma dosyaları, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>190 KLASÖRLÜK DEV ARŞİV TESLİM EDİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında bugüne kadar toplanan evraklar, 20 bez torba içerisinde bulunan toplam 190 klasör ve 1 karton kutu halinde Ankara'ya gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dosya Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resmi olarak kayda alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA DOSYASI ANKARA'NIN YETKİSİNE GEÇTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Teslim sürecinin tamamlanmasıyla birlikte Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasına ilişkin tüm evraklar Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredildi. Böylece soruşturmanın yürütülmesine ilişkin süreç Ankara'dan takip edilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DOSYADA KRİTİK BELGELER YER ALIYOR</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara'ya gönderilen arşivde, yıllar boyunca soruşturma kapsamında hazırlanan çok sayıda belge bulunuyor. Evraklar arasında otopsi ve adli tıp raporları, bilirkişi incelemeleri, HTS kayıtları, telefon görüşme dökümleri, radar verileri, tanık ve şüpheli ifadeleri ile arama-kurtarma çalışmalarına ilişkin dokümanlar yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun yanı sıra fotoğraflar, haritalar, koordinat kayıtları, teknik takip kararları, dijital veri inceleme raporları ve çeşitli kamu kurumlarıyla yapılan resmi yazışmalar da dosyanın önemli parçaları arasında bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KAMU KURUMLARININ RAPORLARI DA DOSYADA</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma evrakları içerisinde Devlet Denetleme Kurulu, TBMM Araştırma Komisyonu ve Başbakanlık Teftiş Kurulu tarafından hazırlanan raporların yanı sıra farklı kurum ve kuruluşlardan gönderilen resmi belgeler de yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca arama ve el koyma tutanakları, adli kontrol evrakları, mahkeme kararları, askeri yazışmalar, banka ve mali kayıtlarla ilgili belgeler ile dijital inceleme raporları da Ankara'ya gönderilen kapsamlı dosya içerisinde bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.ahaber.com.tr/gundem/2026/06/15/muhsin-yazicioglu-dosyasinda-gelisme-190-klasor-ve-sorusturma-dosyalari-ankarada?paging=5</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-silivri-belediye-baskani-bora-balcioglu-tutuklandi-258907b30af5c-3a1e-4c00-81bd-d29843d258892026-06-16T11:00:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tutuklandı

CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP'li Silivri Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu tutuklandı. Geçen Cuma günü Silivri Belediyesi'ne operasyon düzenlenmiş, Bora Balcıoğlu dahil 18 kişi gözaltına alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı, Belediye Başkanı ve personelini "menfaat temini amacıyla iş ve eylemlerde bulunmakla; personel alımı, imar, ruhsat, taşınmaz satışı gibi süreçlerde usulsüzlükler yapmakla" suçluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyon sonrası savcılıktan yapılan açıklamada, belediyeye ait bir taşınmazın düşük bedelle satılmasıyla kamunun 21,5 milyon lira zarara uğratıldığı öne sürülmüş, gözaltına alınan isimler "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak", "rüşvet", "irtikâp", "görevi kötüye kullanma" ve "ihaleye fesat karıştırmak" ile suçlanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">10 kişi tutuklandı<br />Emniyetteki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi'ne götürülen isimlerden 11'i dün tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Savcılık diğer yedi kişi için ise adli kontrol tedbiri istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sulh Ceza Hakimliği, Belediye Başkanı Bora Balcıoğlu ve diğer dokuz kişinin tutuklanmasına, sekiz ismin ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakılmasına hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kemal Kılıçdaroğlu yönetimindeki CHP'nin sözcüsü Müslim Sarı, Silivri Belediyesi'ne yönelik operasyon üzerine "soruşturma ve gözaltı sürecini yakından takip ettikleri" açıklamasını yapmıştı. Sarı, X hesabından paylaştığı mesajda, "Sürecin siyasi tartışmalardan uzak, şeffaf, tarafsız ve hukuk kuralları çerçevesinde yürütülmesinin takipçisi olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ANKA,DHA / MUK,BÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/chpli-silivri-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-bora-balc%C4%B1o%C4%9Flu-tutukland%C4%B1/a-77517740</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin'de kadınlar neden erkek giyimine yöneliyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cinde-kadinlar-neden-erkek-giyimine-yoneliyor-25888f4505970-2ff2-4700-a5e9-333c206e20e32026-06-16T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ Çin'de kadınlar neden erkek giyimine yöneliyor?

Çin'de kadınlar neden erkek giyimine yöneliyor?

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kexin (soyadının gizli kalmasını istedi) yalnız değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha kaliteli, daha düşük fiyatlı, daha konforlu olması ve vücudunu daha az belli etmesi gibi sebeplerle erkek giyimini benimseyen genç Çinli kadınların sayısı gittikçe artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">RedNote olarak da bilinen popüler Çin sosyal medya uygulaması Xiaohongshu'da, "erkek kıyafeti giyen kadınlar" etiketi 82 milyondan fazla görüntülenirken "cinsiyetten bağımsız giyinme" 90 milyonu aştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuyla ilgili gönderilerde bunun avantajları arasında genellikle erkek giyiminin daha yüksek pamuk ve keten içermesi, kesimlerinin daha net olması, daha büyük ceplerinin bulunması, daha pürüzsüz dikişlerinin olması ve daha düşük fiyatlara satılmasından bahsediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kexin, gardırobundaki değişimin 2023'te Douyin'de (TikTok'un Çin versiyonu) erkek tişörtleri satan canlı yayınları görmesiyle başladığını hatırlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk başta bu içerikleri gördüğü için şaşırdı. Çünkü babası veya erkek arkadaşı için bir alışveriş yapmamıştı, peki algoritma neden bu içeriği tavsiye ediyordu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kexin bunun bir hata olduğunu düşündü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ta ki bir kıyafet canlı yayınına kadar:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kızlar de bunun küçük bedenini satın alabilir ve kendileri giyebilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Unisex - kadınlar da giyebilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınları hedef alan canlı yayınlarla karşılaştırıldığında - ki bunlar genellikle zayıflamayı, kusurları gizlemeyi veya narin, kadınsı bir ideali yansıtıyor - bu yayın kumaş kalitesi ve malzemelere odaklanıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu gerçekten bana hitap etti" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kadın kıyafetlerinin neden sürekli ana akım güzellik standartlarını zorladığını hiç anlamadım, özellikle tasarımları genellikle rahatsız edici."</span></p><p><span style="font-size:18px">Fiyat da yardımcı oldu, çoğu gömlek 100 Yuan'ın altındaydı (14 dolar). İade etmek istese bile riski azdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk "erkek giyim" tişörtünü aldığında şaşırdı. Çünkü daha önce üç katı fiyata satın aldığı kadın kıyafetlerinden daha rahat, daha kalın ve daha nefes alan bir yapıdaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa süre sonra daha fazla erkek kıyafeti almaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Zamanla bu parçalar istilacı bir tür gibi dolabımı istikrarlı bir şekilde ele geçirdi" diyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Daha az harcama</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu eğilim, COVID-19 kısıtlamalarının 2022 sonlarında bitmesinden bu yana Çin'deki zayıf tüketici ekonomisi ortamında görünür oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şangay'da zorlu haftada altı gün sabah 9'dan akşam 9'a kadar çalışan Kexin gibi işçiler ekonomilerine dikkat ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kişilerin iş değiştirmek gibi bir hedefleri yok ve giyim harcaması yapma konusunda da istekli değiller.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı tüketiciler hızlı modaya göre değer ve dayanıklılığı önceliklendirerek "ters tüketim" trendlerini benimsedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kexin, "Artık kıyafetlere çok fazla harcamak anlamlı gelmiyor. Zaten bir şeyi genellikle bir sezondan fazla giymiyorum" diyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kadın bedenleri gerçekçi görülmüyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çin'de kadın giyiminde en çok eleştirilen şeylerden biri de beden ölçüleri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Douyin ve Xiaohongshu gibi sosyal medya platformlarında, zayıf influencer'lar sık ​​sık "sözde büyük bedenlerin" neredeyse hiç olmadığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">XL (Ekstra Büyük) etiketli elbiselerin kendilerine olmadığını söylüyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada, daha uzun boylu kadınlar da daha büyük bedenlere itiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Viral olan bir videoda, bir blog yazarı L (Büyük) beden bir üstü kaniş köpeğine giydiriyor ve tam oturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soyadının belirtilmesini isteyen Şanghay'da yaşayan avukat Li, kadın kıyafetlerinin nadiren kendisine uyduğunu fark ettiği için erken yaşta erkek giyimine yöneldiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">170 cm boyunda ve geniş omuzlu biri olarak Li, Avrupa'da eğitim görürken aslında standart bir M (Orta) bedenin kendisine düzgün bir şekilde uyabileceğini fark etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Buradaki [Çin] kadın kıyafetleri benim vücut tipimdeki insanlar için tasarlanmamış gibi geliyor" diyor ve ekliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ayrıca erkek giyiminin pratikliğine de dikkat çekiyor: M beden bir erkek pantolonu, 11 inçlik bir tableti ve bir kitabı cebinde taşıyabiliyor ve bu durum pantolonun kesimini bozmadan mümkün oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hangi kadın giysisi bunu yapabilir ki? Bir ruj taşımak bile sizi hantal gösterebilir".</span></p><h2><span style="font-size:18px">Endüstriyel baskılar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Orta ölçekli bir moda markasının tasarımcısı olan Wang'a göre, hem boyutlandırma hem de kalite sorunları endüstri üzerindeki daha geniş baskıları yansıtıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin'in giyim sektörü pandemiden bu yana önemli ölçüde küçüldü, üretim ve ihracat azaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perakende büyümesi keskin bir şekilde yavaşladı ve 2023'teki yaklaşık % 15'e kıyasla 2024'te sadece % 0.1 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketler artık daha az yeni tasarım üretiyor ve çok kıyafet alan tüketiciler azalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maliyetleri düşürmek için, bazı markalar artık kendi modellerini geliştirmek yerine Güneydoğu Asya'dan hazır desenler satın alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu tasarımlar genellikle Çin'deki vücut şekillerine uymuyor, bu da uyumsuz ve "çocuk boyutunda" kadın kıyafetlerinin yükselişine katkıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tasarım seçimleri de ekonomi tarafından yönlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha ince vücut tipleri için giysi üretmek daha ucuz ve üretimi daha kolay.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha büyük bedenler ise daha karmaşık terzilik ve daha yüksek maliyetler gerektirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wang, "Eğer 20 büyük boy satmanın maliyeti 200 orta boy satmanın maliyetiyle aynıysa, şirketler büyük boyları üretmeyi bırakırlar" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kumaş maliyetlerinin hızla artmasıyla birlikte, üreticiler yeniden baskı altında kalıyor" diye ekliyor ve bunun sonucunda önümüzdeki yıl daha da ince giysilerin ortaya çıkmasının muhtemel olduğunu belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Luis Barrucho bu habere katkıda bulundu.</em></span></p><p><span style="font-size:18px">Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık. Yayınlanmadan önce çeviriyi bir BBC gazetecisi kontrol etti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cnv9zjlvr89o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-2026-her-alanda-zirveye-oynayan-turkiye-icin-zirveler-yili-olarak-devam-ediyor-25887aafbf25e-1e24-4576-b712-4c48ddff39502026-06-16T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

Erdoğan: “2026, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Ankara Havalimanı ve Bağlantı Yolları Açılış Töreni’ne katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkent Ankara’nın 25 ilçesindeki vatandaşların her birine selamlarını ve sevgilerini gönderen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Az sonra açılışını gerçekleştireceğimiz yatırımlarımızın Ankara’mız başta olmak üzere ülkemiz, milletimiz ve havacılık sektörümüz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, planlama aşamasından inşaat sürecine bu yatırımların hayata geçmesinde payı olan Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığını, Millî Savunma Bakanlığını, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ile Karayolları genel müdürlüklerini, yüklenici firmaları, projeye katkı veren herkesi tebrik ederek, “İşçilerimize, mimarlarımıza, mühendislerimize, bu eserlerde emeği bulunan tüm kardeşlerime, şahsım ve milletim adına teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ANKARA’NIN DİPLOMASİ TRAFİĞİNDEKİ KONUMU HER GEÇEN YIL GÜÇLENİYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “2026 senesi, her alanda zirveye oynayan Türkiye için zirveler yılı olarak devam ediyor. Bizler de tüm kurumlarımızla, tüm kadrolarımızla bu önemli senenin hakkını verebilmek için canla başla çalışıyoruz. Türkiye Yüzyılı’na giden yolda kimsenin bizi hedeflerimizden alıkoymasına, motivasyonumuzu kırmasına, insicamımızı bozmasına müsaade etmiyoruz. Sadece 86 milyon vatandaşımızın değil, kaderini kaderimizle bir gören yüz milyonlarca kardeşimizin güçlü yarınları için uğraşıyoruz. Biliyorsunuz 5-7 Haziran tarihleri arasında 183 farklı ülkeden 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği Sıfır Atık Forumu’nu İstanbul’umuzda icra ettik. Ekim ayında 77. Uluslararası Uzay Kongresi ve devamında Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi Türkiye’de toplanacak. Kasımda 197 ülkeden 100 binin üzerinde katılım beklediğimiz Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansları’nın 31’incisini gerçekleştireceğiz. Bunların arifesinde 7-8 Temmuz tarihlerinde NATO Liderler Zirvesi’ne Ankara’mızda ev sahipliği yapacağız. Burada şunu dikkatinize getirmek isterim, sadece ev sahipliği yapacağı uluslararası etkinliklerde değil Türkiye’nin çekim merkezi olma vasfı yabancı heyet ziyaretlerinde de görülüyor. Özellikle başkent Ankara’nın diplomasi trafiğindeki konumu her geçen yıl güçleniyor.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin küresel siyasetteki ağırlığı arttıkça Ankara’ya ziyarete gelen yabancı heyetlerin sirkülasyonunun da arttığına dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yalnızca 4 saatlik uçuş mesafesiyle 1,5 milyar insanın yaşadığı 67 ülkenin kalbinde yer alan Türkiye, Ankara’sı, İstanbul’u ve Antalya’sı ile artık uluslararası diplomasinin de kalbinin attığı yer olmaya başlamıştır. Tabii bir de buna Ankara’nın giderek artan nüfusunu ve gelişen sanayisini eklediğimizde şehrimize yapılan her türlü yatırımın değeri anlaşılmaktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 günlük bayram tatili boyunca havalimanlarının tamamında 51 bin 962 uçak trafiğinin gerçekleştiğini, 7 milyon 618 bin yolcuya hizmet sunulduğunu belirterek, Esenboğa Havalimanı’nın 2 bin 557 uçak trafiği ve 382 bin yolcu sayısıyla Türkiye’nin en yoğun 4. havalimanı olduğunu anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">20 sene önce yıllık 3 milyon yolcuya hizmet veren Esenboğa Havalimanı’nın bugün yıllık 15 milyon civarında yolcuya hizmet sunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Nereden nereye? Artan yolcu sayısının özellikle çevre yolu ve havalimanı güzergahında oluşturduğu trafik sıkışıklığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Ankara Havalimanı’nın hizmete girmesiyle Esenboğa’nın hem hava yolu hem kara yolu trafiğinde inşallah bir rahatlama olacaktır” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“ANKARA HAVALİMANI İLE HAVACILIK TARİHİMİZDE DERİN İZLER BIRAKMIŞ BİR ESERİ İHYA ETTİK”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ankara Havalimanı ile başkentimize yeni bir proje kazandırmakla kalmadık. Havacılık tarihimizde derin izler bırakmış bir eseri de ihya ettik” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 1933 yılında Gazi Mustafa Kemal’in emriyle inşa edilen ve uzun yıllar askerî havacılığın merkezi olan havalimanının yeni çehresi ve imkânlarıyla yeniden ayağa kalktığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burayı uçuşlara uygun hâle getirmek üzere iki etap hâlinde planlanan bu projeyi 8 ay gibi çok kısa sürede başarıyla tamamladıklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist uzunluğunu 2 bin 450 metreden 3 bin metreye, pist genişliğini ise 42 metreden 60 metreye çıkardıklarını ve banketleri tamamen yenilediklerini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pist başlarına toplam 15 bin metrekare büyüklüğünde iki dönüş cebi inşa ettiklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 160 bin metrekarelik yeni apron alanıyla 44 uçağın eş zamanlı olarak güvenle park edebileceği yüksek bir kapasite oluşturduklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist, apron ve taksi yollarıyla birlikte toplam 60 bin metrekare kaplamalı imalat gerçekleştirdiklerini ifade etti. Taksi yollarının tamamını kazı dolgu ve asfalt üretimleriyle yenilediklerini, bunları ilave paralel ve bağlantı yollarıyla desteklediklerini bildiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, pist ve taksi yollarının aydınlatma sistemleri, yaklaşma ışıkları, yönlendirme levhalarının uluslararası sivil havacılık örgütü standartlarına göre modernize edildiğini dile getirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, diğer taraftan 4 bin 800 metrekare kapalı alana ve 310 araç kapasiteli açık otoparka sahip devlet konukevinin de burada inşa edildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu çalışmalarla Ankara Havalimanı’nı genişletilmiş pisti, yeni apronları, modern taksi yolları ve güncellenmiş altyapısıyla geniş gövdeli uçaklara ve resmî uçuşlara hazır hâle getirdiklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün hizmete açılacak diğer yatırımların Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yolları olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 140 metre uzunluğundaki Başkent Havacılık Köprüsü’nün yüksek hızlı tren hattı üzerine inşa edildiğini, 10 bin tonluk tabliyenin Türkiye’de ilk defa uygulanan bir yöntemle köprüye yerleştirildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“3 KİLOMETRELİK BAĞLANTI YOLUYLA NATO ZİRVESİ’NE KATILAN HEYETLERİN DOĞRUDAN ULAŞIMINI SAĞLAYACAĞIZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bağlantı yolunun 6,5 kilometrelik kesiminin bölünmüş yol, 6 kilometrelik kısmının tek yol standardında olmak üzere 12,5 kilometre uzunluğunda bulunduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Bölünmüş yol kesiminde yer alan 3 kilometrelik bağlantı yoluyla NATO Zirvesi’ne katılan heyetlerin doğrudan ulaşımını sağlayacağız. Böylece Ankara Havalimanı’mızdan Kızılay’a 17 kilometre, Ümitköy’e ise 7 kilometrelik güçlü bir ulaşım ağı kurmuş oluyoruz. 230 gün gibi rekor bir sürede tamamlanan bu yatırımlarda emeği geçenleri şahsım ve milletim adına bir kez daha tebrik ediyorum. Bakanlıklarımızı, kurumlarımızı, firmalarımızı bu eserlerde alın teri olan her bir kardeşimi kutluyor, Rabb’im hepsinden razı olsun diyorum. Önüne gelen esere çamur atmayı, ülkeye ve millete kazandırılan her eseri kötülemeyi maharet zannedenlere ise sadece şunu söylüyorum, 23 yıl hep Türkiye için çalıştık, bu millete hizmet ettik, sizin hayal dahi edemeyeceğiniz eserleri biz vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. Eser ve hizmet üretirken kendimizi değil, her zaman şehirlerimizin geleceğini düşündük. İnşallah bundan sonra da Türkiye için çalışmaya, yatırımlarımıza yenilerini eklemeye devam edeceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sene içinde Ankaralıların huzuruna yeni açılışlar, eserler ve müjdelerle çıkacaklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Unutmayın, hizmet eden izzet bulur anlayışıyla kimseyi ayırmadan, kimseyi dışlamadan 86 milyon vatandaşımızın hizmetkarı olmayı, bu emaneti hakkıyla taşımayı sürdüreceğiz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Ankara Havalimanı, Başkent Havacılık Köprüsü ve bağlantı yollarının hayırlı uğurlu olmasını diledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, okunan duanın ardından Ankara Havalimanı’nın açılışını gerçekleştirdi, törene katılanlarla aile fotoğrafı çektirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program öncesi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uçağı, Ankara Havalimanı’nda su takı töreniyle karşılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasından önce, sırasıyla Ankara Havalimanı ve bağlantı yollarının yapım çalışmalarını anlatan bir belgesel ve Ankara Havalimanı animasyon gösterimi yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmaların ardından, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hediye takdiminde bulundu.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran anlaşması sonrası petrol düştü, altın fırladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iran-anlasmasi-sonrasi-petrol-dustu-altin-firladi-25886a350f5b0-c04d-4bd7-818b-13587c09b8a02026-06-15T14:30:00+03:00HABER MERKEZİ İran anlaşması sonrası petrol düştü, altın fırladı

İran anlaşması sonrası petrol düştü, altın fırladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ve İran arasında sağlanan barış anlaşmasının ön mutabakatı, petrol fiyatlarını düşürürken doları zayıflattı ve Avrupa borsalarını yükseltti. Altın fiyatları ise tırmanışa geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Doları, Pazartesi günü başlıca rakip para birimleri karşısında son 10 günün en düşük seviyesine geriledi. ABD ile İranarasındaki savaşı sona erdirmeye yönelik ön mutabakat, petrol fiyatlarında düşüşe ve küresel piyasalarda risk iştahının artmasına yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'li ve İranlı yetkililer Pazar günü, iki ülke arasındaki savaşı sona erdirecek, ABD'nin İran'a yönelik deniz ablukasını kaldıracak ve Hürmüz Boğazı'nı yeniden açacak bir çerçeve anlaşma üzerinde mutabık kaldıklarını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mutabakat metninin Cuma günü İsviçre'de resmi olarak imzalanması planlanıyor. Ancak piyasalarda anlaşmanın ayrıntıları beklenirken, İran'ın nükleer programının geleceğinin sonraki müzakerelere bırakılması temkinli yaklaşımın sürmesine neden oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Petrol ve para birimlerinde hareketlilik<br />Mutabakatın sağlanmasının ardından son aylarda giderek yükselen petrol fiyatlarında sert düşüş yaşandı. Brent petrol vadeli işlemleri yüzde 4'ün üzerinde gerileyerek 83,82 dolara indi. Güvenli liman olarak görülen dolar ise, jeopolitik gerilimlerin ve enerji kaynaklı enflasyon endişelerinin azalmasıyla değer kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euro yüzde 0,5'e kadar yükselerek 1,1622 dolara çıkarken, Sterlin yüzde 0,4 artışla 1,3459 dolara ulaştı. Her iki para birimi de 5 Haziran'dan bu yana en güçlü seviyelerine yaklaştı. Avustralya doları yaklaşık yüzde 0,7 yükselerek 0,7087 dolardan, Yeni Zelanda doları ise yüzde 0,6 artışla 0,5863 dolardan işlem gördü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolar endeksi yüzde 0,1 düşerek 99,395 seviyesine geriledi. Böylece endeks 5 Haziran'dan bu yana en düşük seviyesini gördü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Spot altın ise ons başına yüzde 2 artışla 4.304,11 dolara yükselerek 9 Haziran'dan bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran-abd-anla%C5%9Fmas%C4%B1-piyasalar%C4%B1-rahatlatt%C4%B1-petrol-fiyat%C4%B1-d%C3%BC%C5%9Ft%C3%BC/a-77555604</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsviçre'de referandum: Nüfusu sınırlama planı reddedildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvicrede-referandum-nufusu-sinirlama-plani-reddedildi-25885e6bc2939-2c24-4699-95b1-3aa6480797e12026-06-15T14:28:00+03:00HABER MERKEZİ İsviçre'de referandum: Nüfusu sınırlama planı reddedildi

İsviçre'de referandum: Nüfusu sınırlama planı reddedildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsviçre'de sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP) girişimi ile yapılan, nüfusu 2050 yılına dek 10 milyon kişiyle sınırlama "referandumundan" hayır sonucu çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Henüz resmiyet kazanmamış olan sonuçlara göre, seçmenlerin yaklaşık yüzde 55'i, söz konusu öneriyi reddetti. İsviçre kamu yayıncısı SRF televizyonuna konuşan gfs.bern anket enstitüsünden Lukas Golder, özellikle Fransızca konuşulan Batı İsviçre ve büyük kentlerde yaşayanların halk oylamasından ret sonucu çıkmasında belirleyici olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aldığı yüksek oranda göç nedeniyle İsviçre nüfusu, 2002 yılında kişilerin serbest dolaşımı uygulamasının başlamasından bu yana yaklaşık yüzde 25 oranında artarak 9,1 milyon kişiye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Evet" destekçileri "yoğunluk stresi"nden şikâyetçi<br />Avrupa genelinde, Almanya'da Almanya için Alternatif (AfD), Fransa'da Ulusal Birlik gibi sağ popülist ve aşırı sağcı partilerin göç ve göçmen karşıtı söylemleri seçmenlerin bir kısmında karşılık buluyor. Ancak SVP'nin referanduma konu olan önerisi milliyetçi kampların dışında da oldukça destek bulmuştu. Nüfusa sınırlama getirilemesini talep edenlerin büyük bir bölümü bunu, göç, konut sıkıntısı, trenlerin aşırı kalabalık olması gibi konuları kapsayan "yoğunluk stresi" kavramı ile gerekçelendiriyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğer yandan merkezî partilerin neredeyse tamamı ile hükümet ve iş dünyası temsilcileri bu teklifi referandumdan önce net bir dille eleştirmiş ve halk oylamasında hayır oyu verilmesi çağrısında bulunmuştu. Bu çevrelere göre, tasarının kabul edilmesi hâlinde ülke ekonomisi büyük zarar görecek ve yakın gelecekte nitelikli eleman eksikliği yaşanacaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sistemin işlemesi için yabancılara ihtiyaç var<br />Teklifin kabul edilmesi hâlinde İsviçre, Avrupa Birliği (AB) ile 2002'den bu yana geçerli olan kişilerin serbest dolaşımı anlaşmasını feshetmek zorunda kalacaktı. Uzmanlara göre, İsviçre istihdam piyasasının yabancılara açık olması, ülkenin son yıllardaki ekonomik büyümesinin temelini oluşturuyor. İsviçre Adalet Bakanı Beat Jans, referandumdan önce yaptığı açıklamada, halkın "evet" demesi durumunda bir "Brexit anı" yaşanabileceği konusunda uyarmış ve yurt dışından gelenler olmadan hastaneler ile bakım ve huzurevlerinin işleyemeyeceğini vurgulamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) Eş Genel Başkanı Cedric Wermuth ise sonuçların belli olmasından sonra yaptığı açıklamada, "Referandum kampanyası esnasında, pek çok insanın her şeyin suçlusu olarak gösterilen göçmenlere yönelik bu bitmek bilmeyen bölücü söylemlerden bıkmış olduğunu hissettim. Neyse ki bu günah siyaseti, sınırlarına ulaşmış durumda" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters,KNA / ET,CÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87svi%C3%A7rede-referandum-n%C3%BCfusu-s%C4%B1n%C4%B1rlama-plan%C4%B1-reddedildi/a-77545562</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: ABD istihbaratının Ukrayna’daki biyolaboratuvarlara ilişkin belgeleri, Rusya'nın uyarılarını doğruladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-abd-istihbaratinin-ukraynadaki-biyolaboratuvarlara-iliskin-belgeleri-rusyanin-uyarilarini-dogruladi-25884350d74d3-1848-45a9-9174-90509f6cd09d2026-06-14T10:46:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: ABD istihbaratının Ukrayna’daki biyolaboratuvarlara ilişkin belgeleri, Rusya'nın uyarılarını doğruladı

Zaharova: ABD istihbaratının Ukrayna’daki biyolaboratuvarlara ilişkin belgeleri, Rusya'nın uyarılarını doğruladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü'nün kamuoyuyla paylaşılan şok edici biyolaboratuvar belgeleri hakkında değerlendirmelerde bulundu.<br />Telegram kanalından açıklama yapan Zaharova, ortaya çıkan dokümanların Rusya'nın haklılığını kanıtladığını belirterek, şu ifadeleri kullandı:<br />Yayınlanan bu belgeler, hem bizim hem de Rusya Savunma Bakanlığı’nın uluslararası topluma defalarca aktardığı gerçeklerin teyidi niteliğindedir. Yıllarca, ABD’nin kendi sınırları dışında, özellikle de Ukrayna’da kimse tarafından denetlenmeyen son derece tehlikeli askeri-biyolojik faaliyetler yürüttüğüne dikkat çekmeye çalıştık.<br />ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü tarafından gizliliği kaldırılarak paylaşılan resmi belgeler, Washington’ın Ukrayna genelinde çok sayıda biyolaboratuvar ağı inşa ettiğini ortaya koymuştu.<br />Raporda, söz konusu laboratuvarların doğrudan Amerikan askeri araştırma enstitüleriyle ortaklaşa çalıştığı ve ülke genelinde ABD tarafından finanse edilip desteklenen toplam 40 tesisin bulunduğu bilgisi yer almıştı.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260612/zaharova-abd-istihbaratinin-ukraynadaki-biyolaboratuvarlara-iliskin-belgeleri-rusyanin-uyarilarini-1106468626.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/adalet-bakani-akin-gurlek-ders-verdi-25883550799b0-904f-4d59-b932-be2c6e7d17312026-06-14T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ

ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK DERS VERDİ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Türkiye Cumhuriyeti, demokratik hukuk devleti ilkesine bağlı, köklü devlet geleneğine sahip, bağımsız ve egemen bir ülkedir. Türk yargısı, kararlarını anayasa, kanunlar ve milletimiz adına sahip olduğu yargı yetkisi çerçevesinde verir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye’de devam eden yargı süreçlerini çarpıtarak, henüz kovuşturması devam eden dosyalar üzerinden siyasi kampanya yürütmek; Türk yargısına ve şahsıma yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmak, ancak ideolojik ön yargılarla izah edilebilir bir tutumdur.</span></p><p><span style="font-size:20px">Avrupa Parlamentosu’nun bazı çevrelerince körüklenen bu siyasi içerikli yaklaşım, bu kişilerin temsil ettiği kurumların güvenilirliğini zedelemektedir. Bizim için asıl olan, Aziz Milletimizin vicdanı ve bağımsız Türk mahkemelerinin kararlarıdır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Avrupa Parlamentosu raporları ise tavsiye niteliğinde siyasi metinlerdir. Bu metinler üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin yargı kurumlarını hedef almak, milli iradeye ve devletimizin egemenlik haklarına yönelmiş beyhude bir çabadır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Belediyecilik döneminden seçim kampanya süreçlerine kadar farklı başlıklarda tartışma konusu olmuş bir Avrupa Parlementosu üyesinin, kendi siyasi kariyerine ilişkin kamuoyuna yansıyan şeffaflık, etik ve hesap verebilirlik tartışmalarına bakması da yerinde olacaktır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye; terörle, organize suç örgütleriyle, yolsuzlukla ve her türlü hukuksuzlukla mücadelesini kararlılıkla sürdürmektedir. Bu mücadele ne içeriden ne de dışarıdan yürütülen siyasi baskı kampanyalarıyla sekteye uğratılamaz.</span></p><p><span style="font-size:20px">Hiç kimse, Türkiye Cumhuriyeti yargısını baskı veya vesayet altına alabileceği zehabına kapılmasın. Milletimizin huzuru, devletimizin bekası ve hukuk düzenimizin korunması için görevimizi yapmaya devam edeceğiz."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsveç 13 yaşındaki çocukları hapse atmayı planlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvec-13-yasindaki-cocuklari-hapse-atmayi-planliyor-25882f2cf2e4e-deea-4cc8-a6bb-11b46dbc21ac2026-06-14T10:37:00+03:00HABER MERKEZİ İsveç 13 yaşındaki çocukları hapse atmayı planlıyor

İsveç 13 yaşındaki çocukları hapse atmayı planlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsveç'te çete suçları, yıllardır tırmanma eğiliminde. Ülkede yaşayan gençler, artık bu suçların yalnızca kurbanı değil, aynı zamanda giderek artan bir sıklıkla bizzat failleri konumuna düşürülüyor. 13 ya da 14 yaşındaki çocuklar, kriminal ağlar tarafından devşirilerek saldırılarda, silahlı eylemlerde ve hatta ücretli cinayetlerde kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Organize suç çeteleri bu süreçte İsveç sisteminin açık bir zaafiyetini bilinçli biçimde sömürüyor. İsveç hukukuna göre, 15 yaşının altındaki çocuklar bugüne dek cezai ehliyetten yoksun sayılıyordu. Bu durum, söz konusu çocukların suçlu sıfatıyla mahkûm edilememesi anlamına geliyor. Bu yaştaki çocuklar suç işlediklerinde, yargı yerine sosyal hizmet birimleri ve gençlik destek kuruluşları devreye giriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Organize suça karşı hamle<br />İsveç siyaseti şimdi bu mantığı ve çetelerin hesabını bozmaya çalışıyor. Parlamento, 15-17 yaş grubundaki gençlerin, ağır suçlar işlemeleri hâlinde, bundan böyle gençlere normal hapis cezasına çarptırılabilmesini onayladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet ayrıca özellikle ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını deneme amacıyla 13'e indirmeyi planlıyor. Bu uygulama adam öldürme, ağır patlayıcı saldırıları ve yüksek asgari ceza öngörülen diğer suçları kapsıyor. Parlamento bu reforma ilişkin kararı Haziran ortasında verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu düzenleme beş yıl sonra yeniden gözden geçirilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danimarka örneği başarısız mı oldu?<br />Cezai ehliyet yaşına ilişkin tartışma yalnızca İsveç'e özgü değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danimarka, 2010 yılında görevde olan muhafazakâr hükümet döneminde cezai ehliyet yaşını 15'ten 14'e indirdi. Ancak bu reform iki yıl sonra geri alındı. Geriye dönük yapılan bilimsel değerlendirmeler, söz konusu indirimin caydırıcı herhangi bir etki yaratmadığını ortaya koydu. Üstelik bu uygulamadan etkilenen gençler daha sık suç tekrarına düştü ve okuldaki başarıları da belirgin biçimde geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danimarka, bu nedenle bugün pek çok uzman tarafından bir uyarı işareti olarak değerlendiriliyor. Çocukları daha erken yaşta suçlu ilan etmek, gençlik şiddeti sorununu kendiliğinden çözmüyor. En kötü senaryoda ceza sistemiyle kurulan erken temas, gençleri kriminal çevrelere daha da kuvvetli biçimde bağlayabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hollanda: Cezai ehliyet evet, yetişkin cezaevi hayır<br />AB karşılaştırmasında Hollanda ve İrlanda, özellikle düşük yaş sınırına sahip ülkeler arasında öne çıkıyor. Hollanda'da çocuklar 12 yaşından itibaren cezai kovuşturmaya maruz kalabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İrlanda'da ise kural olarak 12 yaş sınırı geçerli. Ancak cinayet, adam öldürme, tecavüz ve ağır cinsel suçlar gibi en ağır eylemler söz konusu olduğunda 10 ve 11 yaşındaki çocuklar bile yargılanabiliyor.<br />Ne var ki düşük yaş sınırı, yetişkin ceza hukukundakine benzer ağır hapis cezaları anlamına gelmiyor. Hollanda'da 12-15 yaş grubundaki gençler için azami gözaltı süresi bir yıl. 16-17 yaşındakiler içinse ağır suçlarda, özel istisnalar saklı kalmak kaydıyla, en fazla iki yıl gençlik gözaltısı uygulanabiliyor. Bunun yanı sıra gençlik cezaevlerinde de okul, rehberlik ve pedagojik tedbirler ön planda tutuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pek çok devlet koruma ve eğitimi önceliyor<br />Almanya veya İspanya'da 12 yaşında ağır bir suç işleyen bir çocuk cezai açıdan sorumlu tutulmuyor. Ancak bu durum, devletin hiçbir şey yapamayacağı anlamına gelmiyor. Gençlik hizmetleri, aile mahkemeleri ya da koruyucu tedbirler devreye girebiliyor. Belirli koşullar altında kapalı bir kurumda barındırma mümkün olsa da bu, ceza hukukundaki anlamda bir ceza sayılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka bir yaklaşım ise doğrudan çocukların çevresini hedef alıyor. İtalya, yeni bir kararname aracılığıyla denetim ve okula devam yükümlülüklerinin ihlali hâlinde ebeveynlere yönelik baskıyı artırmış bulunuyor. Okul devamsızlığının ağır boyutlara ulaşması durumunda ebeveynler cezai yaptırımlarla karşılaşabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte İtalya, İsveç'in izlediği çizginin tam karşıtı bir model değil. Kararname gençlik adaleti sistemini bir bütün olarak daha sert hâle getirdi. Konuya eleştirel yaklaşan çevreler, kararnamenin yürürlüğe girmesinin ardından gençlik cezaevlerindeki genç sayısının belirgin biçimde arttığına dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avusturya çevreye baskı yapıyor<br />Pek çok AB üyesi devlet için 14 yaş sınırı temel referans değeri olmayı sürdürüyor. Avusturya da bu çizgide kalıyor. 14 yaşın altındaki çocuklar bu ülkede cezai ehliyetten yoksun sayılıyor. Buna karşın işlenen suçların sonuçsuz kalması da söz konusu değil. Polisle ve ebeveynlerle yapılan görüşmeler, uyarılar, gençlik hizmetlerinin devreye alınması ya da eğitici tedbirler bu çerçevede uygulanabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa'da düşük ceza ehliyeti yaşının otomatik olarak yetişkin ceza hukuku anlamına gelmediği görülüyor. Çoğunlukla gençlik mahkemeleri, uzmanlaşmış kurumlar, eğitici tedbirler ve koruma kavramları ön plana çıkıyor.<br />Bilim ne diyor?<br />Avrupa'nın çok küçük yaştaki çocukları cezalandırma konusundaki yaygın çekingen tutumu, gelişim psikolojisinin bulgularıyla büyük ölçüde örtüşüyor. Çocuklar ve erken ergenlik dönemindeki gençler anlık ödüle, grup baskısına ve duygusal onaya daha güçlü tepkiler veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle klasik caydırıcılık 13 yaşındaki çocuklarda ancak sınırlı ölçüde işe yarıyor. İleride hapis yatma ihtimali, para, takdir görme, ait olma duygusu, sonunda bir rol üstlenme hissi gibi anlık bir ödülle ya da tam tersi yönde çete korkusuyla rekabet etmek zorunda kalıyor. Tam da bu yüzden uzmanlar, gençlik suçluluğuyla yalnızca daha düşük yaş sınırları ve daha ağır cezalar aracılığıyla mücadele etme fikrine karşı uyarıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çetelerin kaçış stratejileri<br />Buna ek olarak pratik bir sorun da gündemde: Suç örgütleri hızla öğreniyor. İsveç ağır suçlarda cezai ehliyet yaşını 13'e indirirse çeteler daha da küçük çocukları devşirmeye yönelecek olabilir. Bu durumda sorun çözüme kavuşmak bir yana, daha küçük çocuklar suç örgütlerinin hedef kitlesi hâline gelebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, İsveç hükümetinin planlarının istenen sonucu doğurup doğurmayacağı konusunda kuşkulu. İsveç Hukuk Komisyonu, Barolar Birliği ve birçok yardım kuruluşu projeye sert eleştiriler yöneltti. Parlamento'nun tüm bu itirazlara karşın yasayı kabul etmesi hâlinde 13 yaşındaki çocuklar yaz sonundan itibaren hapis cezasına çarptırılabilecek.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87sve%C3%A7-13-ya%C5%9F%C4%B1ndaki-%C3%A7ocuklar%C4%B1-hapse-atmay%C4%B1-planl%C4%B1yor/a-77506419</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran: Ayetullah Ali Hamaney'e beş günlük cenaze töreni]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iran-ayetullah-ali-hamaneye-bes-gunluk-cenaze-toreni-25881621d63bc-5ec8-499b-91cc-01be13e72ed72026-06-14T10:34:00+03:00HABER MERKEZİ İran: Ayetullah Ali Hamaney'e beş günlük cenaze töreni

İran: Ayetullah Ali Hamaney'e beş günlük cenaze töreni

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ile İsrail'in İran'a saldırdığı ilk gün, 28 Şubat'taki hava saldırılarına hayatını kaybeden İran'ın eski ruhani lideri Ayetullah Ali Hamaney'in cenaze töreni 4-9 Temmuz tarihleri arasında yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran kamu medyasının aktardığına göre, 4 Temmuz'da başkent Tahran'da başlayacak cenaze töreni, Hamaney'in 9 Temmuz'da doğum yeri olan ülkenin ikinci büyük kenti Meşhed'de defnedilmesi ile son bulacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aktarılan haberlere göre cenaze törenleri kapsamında 7 Temmuz'da Tahran'ın güneyinde yer alan, İran İslam Devrimi'nin temellerinin atıldığı, "Mollalar Şehri" olarak da bilinen Kum kentinde de törenler düzenlenecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">İslam hukuku ölen kişinin mümkün olan en kısa süre içinde ve yine mümkünse ölümden sonraki 24 saat içinde defnedilmesini öngörüyor. Ancak savaş gibi istisnai durumlarda bu kural gevşetilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">36 yıllık sert iktidar dönemi<br />28 Şubat'ta öldürüldüğünde 86 yaşında olan Ayetullah Ali Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti'ni 36 yıl boyunca yönetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hamaney iktidarı döneminde İran'ı güçlü bir ABD karşıtı güce dönüştürdü ve ABD'ye sert eleştirilerde bulundu. Lübnan Hizbullah'ı gibi vekil güçler aracılığıyla askerî nüfuzunu Orta Doğu'ya yaydı. Onun yönetimindeki İran, iç politikada ayaklanmaları defalarca çok sert biçimde bastırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eşinin de hayatını kaybettiği hava saldırısı sırasında, başkent Tahran'daki konutunda bulunan Hamaney'in ölümünün ardından söz konusu saldırıda yaralanan 56 yaşındaki oğlu Mücteba Hamaney, babasının halefi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ET,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87ran-ayetullah-ali-hamaneye-be%C5%9F-g%C3%BCnl%C3%BCk-cenaze-t%C3%B6reni/a-77537501</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Pakistan: İran-ABD anlaşması 24 saat içinde imzalanabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/pakistan-iran-abd-anlasmasi-24-saat-icinde-imzalanabilir-2587949ad4e60-96d0-4b45-ac00-0ecd2ce70b072026-06-14T10:29:00+03:00HABER MERKEZİ Pakistan: İran-ABD anlaşması 24 saat içinde imzalanabilir

Pakistan: İran-ABD anlaşması 24 saat içinde imzalanabilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında, Şubat ayının sonunda başlayan savaşı sona erdirecek bir anlaşma için son aşamaya gelindiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İran arasındaki müzakerelerde kilit arabulucu konumunda olan Pakistan, savaşı sona erdirecek anlaşmayı "24 saat içinde" sonuçlandırabileceğini açıkladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Barış görüşmelerinde önemli bir rol oynayan Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif, Cumartesi günü X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda, "Bir barış anlaşmasına her zamankinden daha yakınız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmanın önümüzdeki 24 saat içinde tamamlanmasının beklendiğini belirten Şerif, "Pakistan, barış anlaşmasının elektronik imzaya açılması için hazırlanıyor ve bunu gelecek hafta teknik düzeyde görüşmeler takip edecek" dedi.<br />Şerif, X hesabından Cuma günü paylaştığı mesajında da, "Barış anlaşmasının tüm taraflarca mutabık kalınan nihai metnine ulaşıldığını teyit edebiliriz" ifadelerini kullanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak böyle bir anlaşma sağlansa dahi bu sadece, daha detaylı müzakerelerin ilk adımı olacak. Masadaki en zor konu ise İran'ın nükleer programı. Gerek ABD'den gerek ise İran'dan gelen raporlara göre bu konunun 60 gün içinde çözüme kavuşturulması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sabahın erken saatlerinde Hürmüz Boğazı'nda yaşanan yeni bir saldırı durumun kırılganlığını bir kez daha ortaya koydu. İran'ın İHA'larla, Boğaz'daki ticaret gemilerine yeni bir saldırı düzenlediğini bildiren ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı'nın (CENTCOM) X hesabından yapılan açıklamada, "ABD güçleri son saatlerde hepsini (İHA'ları) düşürdü, gemi trafiği boğazdan kesintisiz devam ediyor" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump: İran limanlarına ablukayı kaldırırız<br />ABD Başkanı Donald Trump'a göre, genel şartları belirleyecek olan ilk çerçeve anlaşma için belgeler kısa süre içinde tamamlanacak ve bu anlaşma muhtemelen bu hafta sonu imzalanacak. Ancak ABD'li üst düzey bir yetkili, "İran'daki sorumluların çoğu bir anlaşmadan yana olsa da hepsi değil" diyerek Tahran'da tam bir görüş birliği olmadığını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Donald Trump'a göre planlanan anlaşma, küresel petrol, doğal gaz ve gübre ticareti için büyük önem taşıyan Hürmüz Boğazı'nın açılmasını öngörüyor. Amerikan basınında çıkan bazı haberlere göre bu adım 30 gün içinde atılacak. Trump da, ABD'nin buna karşılık olarak ülkesinin İran limanlarına uyguladığı ablukayı kaldıracağını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi de, X hesabından Cuma günü paylaştığı mesajında, bir niyet mektubunun "el uzanacak" mesafede olduğunu belirterek medyanın, söz konusu anlaşma metni tamamlanana kadar "metnin içeriği hakkında spekülasyon yapmaktan kaçınılması" gerektiğini ifade etmişti.&nbsp;<br />İran, nükleer programını terk mi edecek?<br />Görüşmelere yakın olan üst düzey bir ABD yetkilisine göre, olası anlaşma ile İran'ın nükleer programı adım adım küçültülecek ve sadece İsrail hükümetini değil, birçok tarafı endişelendiren ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek zenginleştirilmiş uranyuma ABD el koyacak. Söz konusu malzeme olduğu yerde zararsız hale getirildikten sonra da ülke dışına çıkarılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahran en başından beri nükleer silah peşinde olmadığını dile getirken İsrail hükümeti buna inanmadığını ifade ediyor. Ülkesinde dört ay sonra yapılacak parlamento seçimlerinde koltuğunu korumaya çalışacak olan İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, başbakan olduğu sürece "İran'ın nükleer silaha sahip olmayacağını" belirterek "Başkan Trump ve ben bu konuda tamamen hemfikiriz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Anlaşma Netahyahu için 'acı bir hap' olur"<br />ABD ve İsrail medyasında çıkan haberlerde, Netanyahu'nun başından beri ülkesinin ABD ile birlikte 28 Şubat'ta baş düşmanı İran'a karşı başlattığı savaşın Tahran'da bir iktidar değişimine yol açabileceğine inandığı aktarılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD haber portalı Axios'a göre, iç politikadaki rakipleri Netanyahu'yu gelinen noktada, Trump'ın barış şartlarını kabul ederek İsrail'i bir "vasal devlete" dönüştürmekle suçlayacak. Axios, Trump'ın Tahran ile yapacağı anlaşmanın Netanyahu için "acı bir hap" olacağı başlığını attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'de bir diğer endişe de İran'ın çerçeve anlaşmayı imzalayıp savaşı bitirdikten sonra nükleer konuda gerçek tavizler vermeden müzakereleri oyalayabileceği yönünde.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD dondurulmuş varlıklar için iş birliği talep ediyor<br />Anlaşmanın sağlanması halinde İran'ın yurt dışında dondurulmuş varlıkları yeniden serbest bırakılabilir. Ancak Washington bunun için İran'ın iş birliği yapmasını ve Tahran'ın Lübnan'daki Hizbullah gibi müttefik milislere desteğini sonlandırmasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin açıklamasına göre İran bölgedeki terör gruplarını finanse etmeyi sürdürmeyeceğini halihazırda kabul etmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran ise dondurulmuş yurt dışı varlıklarının serbest bırakılması ve yaptırımların kaldırılmasının yanı sıra İsrail ile Lübnan'daki Hizbullah arasında ateşkesi öncelik haline getirdi. Bunun gözetiminin çerçeve anlaşmada nasıl yer alacağı ise belirsiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AFP / ET,SÖ</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/pakistan-i%CC%87ran-abd-anla%C5%9Fmas%C4%B1-24-saat-i%C3%A7inde-imzalanabilir/a-77535591</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hakim-ve-savcilarda-atamalar-yapildi-buyuk-bir-degisim-var-2587883271d47-d08c-4253-a275-e48c295887302026-06-13T00:16:00+03:00HABER MERKEZİ HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR

HÂKİM VE SAVCILARDA ATAMALAR YAPILDI BÜYÜK BİR DEĞİŞİM VAR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Savcısı Kenan ÇETİN, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Ömer Faruk GÜNGÖR, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ömer Nasuh ŞAHİN, Kahramanmaraş Hâkimliğne,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Sakarya Cumhuriyet Savcısı Dr.Fatih YILDIRIM, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Mehmet YÜKSEK, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Daire Başkanı Zafer YARAR, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yargıtay Cumhuriyet Savcısı Ahmet YIKILMAZ, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Savcısı Mücahit Abdullah AYTAÇ, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Abdulkadir ERGÜL, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><span style="color:#FF0000"><strong>Mersin Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet ÇELİKKOL, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına,</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Cihat GEZMEN, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Cumhuriyet Savcısı Oğuzhan MURAT, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><strong><span style="color:#FF0000">Düzce Cumhuriyet Başsavcısı Yasin EMRE, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Mehmet SARIKAYA, Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Oğuzhan SEL, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Muti YETER, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ferit YAMER, Kahramanmaraş Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Cuma Ali KARADENİZ, Sivas Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Özcan ÇABUKOĞLU, Adana Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Ahmet KUMBASAR, İskenderun Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi İlhami SAYKIN, Tatvan Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Antalya Hâkimi Yağmur ARSLAN, Mersin Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Meral SEL, Mersin Ticaret Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekili Tolga Han ALTINAY, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Muhammed Kutluhan ŞENLİLER, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Başsavcısı Orhan KAYA, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcı Vekili İsmet GÜDÜMEN, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Hikmet BİLGİL, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Mustafa YILMAZ, Düzce Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Ramazan DEMİRASLAN, Mersin Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali MERCANOĞLU, Rize Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Hamza TÜRKER, Mersin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Adana Cumhuriyet Başsavcı Vekili Taşkın ÇÖREKLİ, Mersin Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Ebru KÖROĞLU DEMİRCİ, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Naci TEKDEMİR, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Türker TÜRKMEN, Ereğli(Konya) Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Başsavcı Vekili Murat KÜÇÜK, Bodrum Cumhuriyet Başsavcı Vekilliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Nazlı TİMUR, Diyarbakır Ticaret Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Yunus Emre YILDIRIM, Pazar(Rize) Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi İbrahim BAYCAN, Kahramanmaraş Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Kemal KIZIL, Gaziantep Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Gamze ZORLU, Adana Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Zeynep ARIK, Şebinkarahisar Cumhuriyet Başsavcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Funda GÜLEÇ, İskenderun Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Şemseddin KURT, İstanbul Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Selçuk ÖZBEY, Şanlıurfa Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Hâkimi Kübra YILDIZ, Çorlu Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Şaban UĞUZ, Besni Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Gürol YILDIZ, Çorlu Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Hatice CANSU HEVESLİ, Gaziantep Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Arif KESKİN, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi Üyeliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Beyza Nur AYDIN, İdil Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Hâkimi Can AYDOĞAN, Düziçi Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Halil BALOĞLU, İslâhiye Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Sinem KÜÇÜK, Bodrum Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Emre BEKMEZCİ, Kozaklı Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Buket ERDİNÇ, Tarsus Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Mustafa ÇELİK, Darende Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Hande DEMİRBAĞ BALOĞLU, İslâhiye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Hâkimi Nurseli AYDOĞAN, Düziçi Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Abdulhalim GÜMÜŞ, Savur Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Serkan GÜRGEN, Adana Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Burcu KÖSE, Eskipazar Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Aydıncık(Silifke) Hâkimi Osman Alperen UĞUR, Osmaniye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Hâkimi Furkan UMAY, Kurtalan Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Mehmet Ali YİĞİT, Yargıtay Tetkik Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Zeynep ALTUNSOY, Ortaca Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Hâkimi Sinan AY, İslâhiye Hâkimliğine,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Silifke Cumhuriyet Savcısı Mehmet Ali KOÇ, Osmaniye Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tarsus Cumhuriyet Savcısı Merve ÖZER, Feke Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Erdemli Cumhuriyet Savcısı Said Ramazan PAPATYA, İdil Cumhuriyet Savcılığına,</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Savcısı Ecem TURAN SARIKAYA, Şırnak Cumhuriyet Savcılığına atandılar.</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ermenistan'da muhalefet seçimlerin iptali için başvurdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ermenistanda-muhalefet-secimlerin-iptali-icin-basvurdu-25877bd95586e-02fd-4c0b-8279-d3e533b609642026-06-12T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ Ermenistan'da muhalefet seçimlerin iptali için başvurdu

Ermenistan'da muhalefet seçimlerin iptali için başvurdu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ermenistan'da Rusya yanlısı muhalefet partileri, 7 Haziran'daki seçimlerin iptali için Merkezî Seçim Komisyonuna başvurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parlamento seçimlerinde Başbakan Nikol Paşinyan'ın Toplumsal Sözleşme partisi resmi olmayan sonuçlara göre oyların yüzde 49,8'ini almış, muhalefetteki Güçlü Ermenistan partisinin oy oranı yüzde 23,2'de kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü Ermenistan üyesi Aram Vardevanyan, başkent Erivan'da gazetecilere yaptığı açıklamada, seçimlerin iptali için Merkezî Seçim Komisyonuna dilekçe verdiklerini bildirdi. Muhalefet partileri, oy verme işlemleri sırasında usulsüzlükler yaşandığını iddia ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güçlü Ermenistan partisi seçim kampanyasında iş dünyasına sıcak mesajlar vermiş, ülkenin en önemli enerji tedarikçisi Rusya ile yakın ilişkileri koruma vaadinde bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Paşinyan'ın 2018'den bu yana iktidardaki Toplumsal Sözleşme partisi ise Batı ile yakınlaşma politikası izliyor. Paşinyan ayrıca Azerbaycan ve Türkiye ile de iyi ilişkilerden yana.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/ermenistanda-muhalefet-se%C3%A7imlerin-iptali-i%C3%A7in-ba%C5%9Fvurdu/a-77522114</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'de Başarır ve Günaydın'ın grup başkanvekillikleri düştü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpde-basarir-ve-gunaydinin-grup-baskanvekillikleri-dustu-258759e4389af-239e-4d54-9bfd-01a82e1f37c62026-06-12T13:51:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'de Başarır ve Günaydın'ın grup başkanvekillikleri düştü

CHP'de Başarır ve Günaydın'ın grup başkanvekillikleri düştü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İki isim de Kemal Kılıçdaroğlu yönetimi tarafından partiden ihraç edilen dokuz milletvekili arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakkında tedbirli ihraç istemi bulunan milletvekilleri parti faaliyetlerine de katılamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meclis resmi internet sitesinde yapılan son güncellemenin ardından Ali Mahir Başarır'ın profilinde 12 Haziran itibarıyla yalnızca "Mersin Milletvekili", Gökhan Günaydın'ın profilinde ise sadece "İstanbul Milletvekili" yazıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gökhan Günaydın, kararın "yalnızca 70 milletvekilinin güvensizlik oyu kullanmasıyla alınabileceğini" söyleyerek "hukukla bağdaşmadığını" savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir milletvekilinin disipline sevk edilmesi için Parti Meclisi'nden karar çıkarılması gerektiğini söyleyen Günaydın, Merkez Yürütme Kurulu kararı ile ihraçların gerçekleştirilemeyeğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ali Mahir Başarır da kararı, "CHP Grubunun iradesine, meclis hukukuna ve demokrasiye açık bir darbe" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Burada mesele bizlerin makamı değil; mesele 103 yıllık Cumhuriyet Halk Partisi'nin ve demokrasimizin düşürüldüğü utanç verici durumdur" diye ekledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c30yn1z21gmo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de savunma bütçesi krizi: Savunma ve Silahlı Kuvvetler Bakanları istifa etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-savunma-butcesi-krizi-savunma-ve-silahli-kuvvetler-bakanlari-istifa-etti-25874fc9a4986-c5da-4a1d-8cec-88585b0b1a762026-06-12T13:49:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de savunma bütçesi krizi: Savunma ve Silahlı Kuvvetler Bakanları istifa etti

İngiltere'de savunma bütçesi krizi: Savunma ve Silahlı Kuvvetler Bakanları istifa etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu iki istifa Başbakan Kier Starmer'ı bir kez daha zora soktu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Healey, Başbakan Starmer'a hitaben yazdığı istifa mektubunda uzun zamandır beklenen Savunma Yatırım Planı (DIP) için ayrılan fonların yetersiz olduğundan şikayet etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Healey, DIP'in finansman düzeyinin "bu tehlikeli dönemde savunma ve ülke için gerekenin çok altında" olduğunu söyledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c621wrndk3ko</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[KAYA: LGS’DE ASIL SORUN GÜVENLİK DEĞİL, EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİK VE ELEME ANLAYIŞIDIR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kaya-lgsde-asil-sorun-guvenlik-degil-egitimdeki-esitsizlik-ve-eleme-anlayisidir-25872383cd188-99f3-4915-994f-e5aa85d4e2552026-06-12T13:06:00+03:00HABER MERKEZİ KAYA: LGS’DE ASIL SORUN GÜVENLİK DEĞİL, EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİK VE ELEME ANLAYIŞIDIR

KAYA: LGS’DE ASIL SORUN GÜVENLİK DEĞİL, EĞİTİMDEKİ EŞİTSİZLİK VE ELEME ANLAYIŞIDIR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, hazırladığı video mesajında LGS’de asıl sorunun güvenlik değil, eğitimdeki eşitsizlik ve eleme anlayışı olduğunu söyledi.<br />CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, video mesajında şu ifadelere yer verdi:<br />“13 Haziran Cumartesi günü gerçekleştirilecek Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamındaki merkezi sınava ilişkin açıklanan veriler, eğitim sisteminin içinde bulunduğu tabloyu bir kez daha ortaya koymaktadır. 2025–2026 eğitim öğretim yılında 8’inci sınıfta öğrenim gören öğrenci sayısı 1 milyon 279 bin 547’dir. Buna karşın LGS’ye başvuru yapan öğrenci sayısı 1 milyon 25 bin 662, sınava katılacak öğrenci sayısı ise 1 milyon 22 bin 658 olarak açıklanmıştır. Bu tablo göstermektedir ki yaklaşık 254 bin öğrenci merkezi sınav sisteminin dışında kalmıştır. Bu farkın nedenleri kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılmalıdır. Öğrenciler sınava neden başvurmadı? Başvurup neden sınava girmeyecek? Bu çocukların ne kadarı örgün eğitim içinde, ne kadarı açık öğretime yöneldi, ne kadarı umutsuzluk nedeniyle sistemin dışında kaldı? Milli Eğitim Bakanlığı bu sorulara yanıt vermek zorundadır. Sınav; Türkiye’nin 81 ilinde, 920 ilçesinde, 4 bin 244 okul binasında, yurt dışında ise 8 ülkede ve 11 sınav merkezinde gerçekleştirilecektir. Yurt içinde 1 milyon 22 bin 104, yurt dışında 554 öğrenci sınava katılacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı sınav güvenliği için 200 bin bakanlık temsilcisi görevlendireceğini, yapay zekâ destekli kamera sistemleri kuracağını ve çeşitli teknik önlemler alacağını açıklamaktadır. Ancak burada temel soru şudur: Bir milyondan fazla çocuğun geleceğini belirleyen bu sistem gerçekten adil midir? Bugün eğitim sistemimiz çocukları geliştiren değil yarıştıran; fırsat eşitliği yaratan değil eşitsizlikleri büyüten bir yapıya dönüşmüştür. Bir tarafta özel okul, özel ders ve kurs desteğine ulaşabilen öğrenciler; diğer tarafta ekonomik güçlüklerle mücadele eden milyonlarca aile bulunmaktadır. Daha da kaygı verici olan ise son günlerde tarafımıza ulaşan iddialardır. Bazı illerde ve bazı okullarda yöneticilerin, okulun başarı ortalamasını yüksek göstermek amacıyla kendilerince başarısız gördükleri öğrenciler üzerinde sınava girmemeleri yönünde baskı kurdukları ifade edilmektedir. Öğrencilere “nasıl olsa kazanamazsın”, “okulun başarısını düşürme”, “boşuna sınava girme” denilmesi kabul edilemez. Hiçbir okul yöneticisi ve hiçbir eğitimci bir çocuğun geleceği hakkında hüküm verme hakkına sahip değildir. Eğitimcinin görevi çocukları elemek değil desteklemek; umutsuzluk üretmek değil umut büyütmektir. Milli Eğitim Bakanlığı’nı bu iddiaları derhal araştırmaya ve öğrenciler üzerinde baskı kurduğu tespit edilen yöneticiler hakkında gerekli işlemleri başlatmaya çağırıyoruz. Öğrencilere dağıtılacağı açıklanan beslenme paketleri, kamera sistemleri ve teknik uygulamalar tek başına eğitimde adaleti sağlayamaz. Türkiye’nin ihtiyacı çocukları sınav maratonuna mahkûm eden değil, her çocuğa eşit ve nitelikli eğitim sunan bir anlayıştır. CHP olarak çözüm önerilerimiz şunlardır:<br />* Her mahallede ve her ilçede nitelikli, donanımlı devlet liseleri oluşturulmalıdır.<br />* Okulların başarı sıralamasına göre değerlendirilmesine son verilmelidir.<br />* Öğrencilerin sınava katılımı konusunda baskı uygulayan yöneticiler hakkında etkin denetim ve yaptırım mekanizmaları kurulmalıdır.<br />* Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmelidir.<br />* Merkezi sınavların belirleyiciliği azaltılarak öğrencilerin çok yönlü gelişimini esas alan yerleştirme modelleri uygulanmalıdır.<br />* Eğitimin ticarileştirilmesine son verilmeli, kamusal ve parasız eğitim güçlendirilmelidir. Bir milyondan fazla çocuğumuzun geleceğini ilgilendiren bu süreçte görevimiz; çocuklarımızı yarıştırmak değil, onların hayallerine ulaşabilecekleri adil bir eğitim sistemi kurmaktır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak eğitimde fırsat eşitliği mücadelesini kararlılıkla sürdüreceğiz.<br />Bu vesileyle sınava girecek sevgili öğrencilerimize ve onları özveriyle hazırlayan değerli öğretmenlerimize başarılar diliyorum.<br />Çocuklarımızın yanında olan kıymetli velilerimize teşekkür ediyor, sınav sonuçları sonrasında çocuklarımızı değil, onları yarışa mahkûm eden eğitim sistemini sorgulamaya davet ediyorum. Hiçbir sınav bir çocuğun değerini belirleyemez. Çocuklarımız başarılıdır, başarılı olacaktır.<br />LGS’ye girecek tüm öğrencilerimizin gözlerinden öpüyor, gönülden başarılar diliyorum.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-parti-mersin-milletvekili-ali-bozan-tarsusta-su-kanallarini-inceledi-bu-ihmal-olume-davetiye-cikariyor-258718be9d8e8-74ee-4fa5-8403-45134d97a6772026-06-12T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!

DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, Tarsus’ta su kanallarını inceledi: Bu ihmal ölüme davetiye çıkarıyor!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Tarsus’ta vatandaşların can güvenliğini tehdit eden su kanallarında incelemelerde bulundu. İlçe yöneticileri ve mahalle muhtarlarıyla birlikte Yunus Emre, Barbaros ve Gazipaşa mahallelerinde bulunan kanalları gezen Milletvekili Bozan, bölgede ciddi güvenlik eksiklikleri bulunduğunu belirterek yetkililere acil önlem çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnceleme sırasında birçok noktada koruyucu bariyer bulunmadığını, bazı bölgelerde ise istinat duvarlarının yetersiz kaldığını ifade eden Bozan, yaşanabilecek olası kazalara dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“İNSAN CANI HER ŞEYDEN DEĞERLİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşların uzun süredir aynı soruna dikkat çektiğini belirten Milletvekili Ali Bozan, “Yaptığımız incelemelerde su kanallarının çevresinde gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını gördük. Özellikle çocuklar açısından büyük risk oluşturan bu alanlar adeta ölüme davetiye çıkarıyor. Hiçbir şey insan canından daha önemli değildir. Muhtarımız anlattı. Geçtiğimiz aylarda motosikletli bir baba engelli oğluyla Gazipaşa Mahallesi’nde su kanalına düşüyor ve mahalle muhtarı ile çevredekilerin desteğiyle kurtarılıyor. Geçtiğimiz yıllarda da ne yazık ki boğularak yaşamını yitiren çocuklarımız oldu. Yetkililer daha fazla gecikmeden gerekli adımları atmalıdır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“DSİ DERHAL HAREKETE GEÇMELİ”</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta DSİ olmak üzere ilgili kurumlara çağrıda bulunan Bozan, kanal çevrelerinin güvenli hale getirilmesi, koruyucu bariyerlerin yapılması ve riskli noktaların ivedilikle düzenlenmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahalle muhtarlarının da benzer endişeleri dile getirdiği inceleme gezisinde, bölge sakinlerinin uzun süredir güvenlik tedbirlerinin artırılmasını talep ettiği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, açıklamasının sonunda ise şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu ihmalin peşini bırakmayacağız. Yaşanabilecek acı olayların ardından değil, öncesinde önlem alınmalıdır. Sorumlu kurumları göreve davet ediyoruz.”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da emeklilere yılda 300 milyar euro]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-emeklilere-yilda-300-milyar-euro-2587098f94083-5ad3-42a9-a37a-df5d274b42f92026-06-11T09:44:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da emeklilere yılda 300 milyar euro

Almanya'da emeklilere yılda 300 milyar euro

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da emekli aylığı alanların sayısı yeni bir rekor kırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emeklilik kurumu Deutsche Rentenversicherung (DRV) verilerine göre, 2025 yılı sonunda ülkede 19,1 milyon kişiye yaşlılık emekliliği ödendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DRV tarafından yapılan açıklamada bunun şimdiye kadarki en yüksek sayı olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurumdan yapılan açıklamaya göre emeklilik ödemeleri 2025 yılında 301 milyar euroya ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DRV Temsilcisi Rüdiger Herrmann, emekli aylıklarının "Almanya'daki hanelerin büyük bölümü için yaşlılık döneminin en önemli gelir kaynağı" olduğunu vurguladı. Herrmann, devam eden reform tartışmalarına atıfla, "Siyaset, emeklilik sisteminin gelecekte de güvenilir kalmasını sağlamak zorunda" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rheinische Post gazetesinin yayımladığı rapora göre, ülkede her üç kişiden biri emekliliğe erken ayrılıyor. 2025'te başlayan yeni yaşlılık emekliliklerinin yaklaşık yüzde 30'u, erken emeklilik kesintisine maruz kaldı. Erken emekli olanların yasal yaş sınırına göre ortalama 33 ay erken aylık almaya başladığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emeklilikte yeni düzenlemeler gündemde<br />Almanya'da hükümet emeklilikle ilgili bir yasal düzenleme hazırlığı içinde. Yaşlı nüfusun giderek artması ve emeklilik kasasına ödenen primlerin azalması, sistemin önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor. İktidardaki Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ile Sosyal Demokratlar, sorunları ortadan kaldırmak ve uzun vadede emekliliği güvence altına alabilmek için emeklilik sisteminde reform yapılmasını planlıyor. Ancak taraflar arasında görüş ayrılıkları var. Koalisyon ortakları arasındaki emeklilik tartışması, yakında tansiyonu daha da yükseltebilecek gelişmelerin habercisi olabilir. Çünkü koalisyonun kurduğu emeklilik komisyonunun Haziran sonuna kadar tavsiyelerini sunması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da ortalama emekli aylığı ne kadar?<br />Almanya'da 2025 yılı itibarıyla yaşlılık emekliliği alanların ortalama aylığı yaklaşık brüt bin 300 euro olarak hesaplandı. DRK verilerine göre erkek emeklilerin ortalaması bin 346 euro, &nbsp;kadınların ise 903 euro düzeyinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">En az 35 yıl prim ödeyen emeklilerde ortalama aylık bin 623 euroya kadar çıkabiliyor. Bu rakamlar yalnızca yasal emeklilik sigortası ödemelerini kapsıyor, özel veya şirket emeklilikleri dahil değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Emekli aylıkları arasındaki farkın temel nedenleri arasında çalışma süreleri, kısmi zamanlı istihdam, ücret düzeyi ve kadınların iş gücündeki kesintili kariyer yapısı yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW/TY,JD</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-emeklilere-y%C4%B1lda-300-milyar-euro/a-77491222</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/silifke-mut-yenisehir-toroslar-ihalelerine-bakin-hele-258683dd88fe6-d137-4a35-85c1-3003a241efe82026-06-11T08:34:00+03:00HABER MERKEZİ SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

SİLİFKE- MUT- YENİŞEHİR- TOROSLAR İHALELERİNE BAKIN HELE…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">SİLİFKE BELEDİYE BAŞKANLIĞI DESTEK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span> 2026/481546 BASKILI MUHTELİF MALZEME ALIM İŞİNİ ihaleye çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 17.871.110,00 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">16,461,500.00 TRY bedel ile AHMET YILDIZ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">MUT BELEDİYE BAŞKANLIĞI,</span> 2026/341830 8 Ay Araç ve İş Makinesi Kiralama İşini ihale ve alıma çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 66.154.368,00 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ne hikmet ise 41,381,500.00 TRY bedel ile EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">YENİŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ</span>, 2026/325466 Belediyemiz sınırları içerisinde bulunan muhtelif mahallelerde projeli kaldırım yapılması, mevcut tahrip olmuş kaldırımların ve altyapı kuruluşlarının çalışmaları sonucu tahrip olan yerlerdeki kaldırımların tamiratlarının yapılması işini ihale ve alıma çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 188.308.999,50 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">129,710,000.00 TRY bedel ile HİRİT MADENCİLİK İNŞAAT VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞI FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ,</span> 2026/123253 MONTAJ DAHİL ÇOCUK OYUN GRUBU ALIMI işini ihaleye çıkar.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 26.531.662,50 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ne hikmet ise bu iş için bir kişi teklif verir ve o şanslı kişidede iş kalır.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">24,996,250.00 TRY bedel ile TAYLAN MAKİNA İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalarlar.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">RAKAMLARIN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖRÜYORMUSUNUZ…</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha bu rakamın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Fatura kesiminde birde KDV eklenecek bu rakama. Boyutu daha da artacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></em></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'dan Ermenistan seçimleri açıklaması: ‘Eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve müdahale yaşandı’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyadan-ermenistan-secimleri-aciklamasi-esi-benzeri-gorulmemis-bir-baski-ve-mudahale-yasandi-2586723bc9130-589f-40bd-a682-81b2e32e262a2026-06-10T11:21:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'dan Ermenistan seçimleri açıklaması: ‘Eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve müdahale yaşandı’

Rusya'dan Ermenistan seçimleri açıklaması: ‘Eşi benzeri görülmemiş bir baskı ve müdahale yaşandı’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Sputnik’e yaptığı açıklamada, Ermenistan’da pazar günü gerçekleştirilen parlamento seçimlerini ve iki ülke arasındaki ilişkilerin geleceğini değerlendirdi.<br />‘Muhalefete baskı yapıldı, Batı seçimlere müdahale etti’<br />Seçim sürecinde muhalif kanada yönelik büyük baskı uygulandığını belirten Zaharova, sürece Batılı ülkelerin de dahil olduğuna dikkat çekti. Zaharova, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı:<br />“Muhalefet üzerinde eşi benzeri görülmemiş bir baskı kuruldu. Bir yanda mevcut yönetimin bir konsept olarak hayata geçirdiği bu baskı, diğer yanda da Batı'nın müdahalesi söz konusuydu. Bana göre Batı'nın bu bölgedeki seçim süreçlerine müdahalesi, bu kez benzersiz bir boyuta ulaştı.”<br />‘Ermeni toplumu Rusya ile ilişkilerin gelişmesini istiyor’<br />Ermenistan'ın Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) gibi yapıların içinde yer almasının ülkeye boş vaatler değil, somut faydalar sağladığını vurgulayan Zaharova, Ermeni halkının Rusya ile ilişkileri sürdürme eğiliminde olduğunu söyledi.<br />Zaharova, her iki ülke halkının da bu bağların ne anlama geldiğini yaşayarak gördüğünü belirterek şunu dedi:<br />"Ermeni toplumunda, Rusya-Ermenistan ikili ilişkilerinin istikrarlı bir şekilde geliştirilmesine ve somut, gözle görülür faydalar sağlayan Avrasya entegrasyon yapılarına bağlı kalınmasına yönelik geniş bir talep var. Rusya tarafında da bu talep dürüst bir yaklaşıma dayanıyor; manipülasyon veya boş vaatler içermiyor. İnsanlar bu işbirliğinin somut sonuçlarını görüyor, değerlendiriyor ve destekliyor.”<br />Ermenistan'da seçim sonuçları<br />Pazar günü yapılan parlamento seçimlerinin resmi olmayan sonuçlarına göre, Başbakan Nikol Paşinyan’ın liderliğindeki ‘Sivil Sözleşme’ partisi oyların yüzde 49.82'sini alarak sandıktan birinci çıktı. Bu oran, tek başına hükümet kurmaya yetmese de, partinin etnik azınlık kontenjanları ve barajı geçemeyen partilerin oylarının yeniden dağıtılması sayesinde parlamentoda gerekli çoğunluğu elde etmesi bekleniyor.<br />Seçim yarışında ikinciliği yüzde 23,28 oy oranıyla iş insanı Samvel Karapetyan liderliğindeki ‘Güçlü Ermenistan’bloku alırken, eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan’ın liderliğindeki ‘Ermenistan’ittifakı yüzde 9.93 ile üçüncü sırada yer aldı.<br />Muhalefetten ihlal suçlamaları<br />Seçim sonuçlarına muhalefet kanadından ciddi itirazlar yükseliyor. ‘Güçlü Ermenistan’ temsilcisi Aram Vardevanyan, seçimlerde çok sayıda usulsüzlük tespit ettiklerini belirterek, bir dairede sadece birkaç kişi yaşamasına rağmen seçmen listesinde 35 kişinin kayıtlı göründüğü vakalara rastladıklarını açıkladı.<br />Blok lideri Samvel Karapetyan da muhalefet destekçilerine yönelik kitlesel gözaltıların yapıldığını açıladı.<br />‘Ermenistan’ partisi üyesi İşhan Sagatelyan, hükümetin ‘seçim karuseli’ (mükerrer oy kullanımı) yöntemine başvurduğunu, seçmenleri korkutarak iradelerini etkilemeye çalıştığını dile getirdi.<br />Öte yandan, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) gözlemcileri de Başbakan Nikol Paşinyan’ın seçim sürecinde muhalefet adaylarına yönelik kamuoyu önünde savurduğu tehditlere dikkat çekti.</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260610/rusyadan-ermenistan-secimleri-aciklamasi-esi-benzeri-gorulmemis-bir-baski-ve-mudahale-yasandi-1106390681.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, yeni yaptırım paketinde Rus Ortodoks lideri Patrik Kirill’i hedef aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-yeni-yaptirim-paketinde-rus-ortodoks-lideri-patrik-kirilli-hedef-aldi-258660a37a3aa-02b3-4343-aaab-e9cd6b3071ee2026-06-10T11:16:00+03:00HABER MERKEZİ AB, yeni yaptırım paketinde Rus Ortodoks lideri Patrik Kirill’i hedef aldı

AB, yeni yaptırım paketinde Rus Ortodoks lideri Patrik Kirill’i hedef aldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği, Macaristan’ın 2022’de kararı veto etmesinin ardından Rus Ortodoks Kilisesi’nin lideri Patrik Kirill’e yaptırım uygulamayı yeniden deneyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç diplomatın Euronews’e doğruladığına göre Kirill’in adı, salı günü sunulan daha geniş kapsamlı bir yaptırım paketine eklendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel, üye devletler nihai karara varana kadar kara listeye alınacak kişilerin kimliğini açıklamıyor. Bireysel yaptırımlar, mal varlıklarının dondurulmasını ve seyahat yasağını içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hem dini hem de siyasi nüfuza sahip son derece tartışmalı bir figür olan Kirill, Ukrayna’daki savaşı meşrulaştırmak için revizyonist propaganda yaymakla suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus Ortodoks Kilisesi, Kirill’in liderliğinde Ukrayna’nın bağımsızlığının yok edilmesi çağrısı yapan ve işgali "Kutsal Savaş" olarak nitelendiren bir belgeyi onayladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, Kirill’i ilk kez 2022’de kara listeye almaya çalışmıştı. Ancak dönemin başbakanı Viktor Orbán yönetimindeki Macaristan, bunun dini özgürlük meselesi olduğunu söyleyerek hamleyi engellemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Veto manşetlere taşınmış ve diğer ülkelerde tepkiye yol açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konu, Euronews’in haberine göre Peter Magyar’ın yeni Macar hükümetinin geçen ay bu adıma onay vermeye hazır olduğunu açıklamasına kadar gündemden düşmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB yetkilileri bu politika değişikliğini fırsat bilerek Kirill’in adını son teklife ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Kirill’in Rus Ortodoks Kilisesi’nin lideri olarak sahip olduğu özel konum nedeniyle, 27 üye devletin tamamının onun kara listeye eklenmesini destekleyip desteklemeyeceği belirsizliğini koruyor. Oybirliği gerektiren müzakerelerde, uzlaşı sağlamak için bazı isimlerin listeden çıkarılması alışılmadık bir durum değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel, Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanının otomatik olarak gözden geçirilmesini önlemek için 21. yaptırım paketi üzerinde 15 Temmuz’a kadar anlaşma sağlamayı hedefliyor.</span></p><p><em>Bu habere Sandor Zsiros katkıda bulunmuştur.</em></p><p><em>HABER İÇERİK KAYNAK:</em></p><p><em>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/06/10/ab-yeni-yaptirim-paketinde-rus-ortodoks-lideri-patrik-kirilli-hedef-aldi</em></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da siyasi saiklerle işlenen suçlarda rekor artış]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-siyasi-saiklerle-islenen-suclarda-rekor-artis-258653f8150d3-3f39-4aee-aaa3-349840ea45f62026-06-10T11:12:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da siyasi saiklerle işlenen suçlarda rekor artış

Almanya'da siyasi saiklerle işlenen suçlarda rekor artış

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kutuplaşmanın tırmandığı Almanya'da siyasi saiklerle işlenen suçlar rekor seviyeye ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, Berlin'de düzenlediği basın toplantısında 2025'te siyasi saiklerle 85 bin 837 suç işlendiğinin kayıtlara geçtiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İçişleri Bakanlığı ve Federal Kriminal Dairesi'nin (BKA) bugün yayımladıkları 2025 yılı siyasi suç istatistiklerini değerlendiren Dobrint, özellikle şiddet eğilimindeki artıştan endişe duyulduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dobrindt: En büyük tehdit aşırı sağ<br />Bu tür suçların açık ara en büyük bölümünün aşırı sağcılar tarafından işlendiğine dikkat çeken Bakan Dobrindt, "Bu da günümüzde aşırı sağcıların en büyük tehdidi oluşturduğunu bir kez daha ortaya koyuyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda Almanya'da, aşırı sağcı Almanya için Alternatif'in (AfD) yükselişi ile birlikte siyasi kutuplaşma da arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna paralel hem aşırı sağcı, hem de aşırı solcuların işledikleri suçlardaki artış dikkat çekiyor.<br />Aşırı sağcıların şiddet suçlarında yüzde 7,4'lük artış<br />İstatistiklere göre, geçen sene 42 bin 544'ü bulan suç kaydıyla açık ara en çok suç aşırı sağcılar tarafından işlendi. Üstelik aşırı sağcıların siyasi saiklerle işledikleri suçlarda şiddet vakalarının oranı yüzde 7,4'lük bir artış ile rekor seviyeye ulaştı.<br />Aşırı sağcıların geçen sene göçmenlere, mültecilere ve siyasi karşıtlarına yönelik şiddet içeren bin 598 saldırılarında en az bin 146 kişinin yaralandığına dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırı sol radikalleşiyor<br />Siyasi kutuplaşmadaki tırmanışla birlikte Almanya'da aşırı sol da radikalleşiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılı istatistiklerine göre aşırı solcuların siyasi saiklerle işledikleri suç sayısı 13 bin 490. Bu, aşırı sağcıların 42 bini aşan suç oranlarının çok gerisinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama aşırı solcuların bir yıl içinde siyasi saiklerle işledikleri suç oranlarında yüzde 35'den fazla artış olması ve özellikle işledikleri şiddet suçlarındaki artışın, radikalleşmeye işaret ettiği belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zira geçen sene kayıtlara geçen bin 87 şiddet suçu ile aşırı solcuların bu kategorideki suç oranında yüzde 43'lük artış güvenlik birimlerinin dikkatini çekiyor.<br />İçişleri Bakanı Dobrindt, bunun da endişe kaynağı olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nefret ve antisemitik suçlar yükseliyor<br />Geçen sene nefret suçları da bir önceki yıla göre yüzde 1,77 oranında artarak 22 bin 159'a yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kapsamda en çok kayıtlara geçen, 19 bin 484 suç ile toplumda dini, dili, kültürü veya etnik kökeni nedeniyle farklı görünen ve "öteki" olarak sınıflandırılanlara karşı nefret suçları oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci sırada, 8 bin 870 vaka ile yabancı düşmanlığı kategorisine giren suçlar yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Irkçılık kapsamına giren suçlar da yüzde 8,89'lik artışla 5 bin 23 vakaya ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada istatistiklere göre antisemitik suçlar da bir önceki yıla kıyasla yüzde 5 oranında artarak 6 bin 548'e yükseldi. Burada özellikle aşırı sol ve yurt dışı kaynaklı ideolojiler nedeniyle artış olması dikkat çekiyor. BKA Başkanı Holger Münch, basın toplantısında bu suçların neredeyse yarısının Ortadoğu'daki savaşlarla ilintili olduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,AFP/ DA,MUK</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-siyasi-saiklerle-i%C5%9Flenen-su%C3%A7larda-rekor-art%C4%B1%C5%9F/a-77474567</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsviçre'de nüfusu 10 milyon ile sınırlandırma referandumu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/isvicrede-nufusu-10-milyon-ile-sinirlandirma-referandumu-2586486f5ac2a-a660-41de-a82e-49791bd472a62026-06-10T11:09:00+03:00HABER MERKEZİ İsviçre'de nüfusu 10 milyon ile sınırlandırma referandumu

İsviçre'de nüfusu 10 milyon ile sınırlandırma referandumu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsviçre'de Pazar günü, sağ popülist İsviçre Halk Partisi'nin (SVP), ülke nüfusunun 10 milyon kişiyle sınırlandırmasını hedefleyen girişimi için referandum yapılacak. Ülkeyi ikiye bölen konu ile ilgili anketlerde, tasarıya karşı çıkanların az farkla önde olduğu bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Girişimin destekçileri, 9,1 milyon nüfuslu İsviçre'nin "kitlesel göç" yükü altında çöktüğünü iddia ediyor. Hükümet ve diğer partilerin çoğu ise nüfus üst sınırının çok kötü sonuçları olacağını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"10 milyonluk İsviçre istemiyoruz!" başlıklı SVP girişimi, göçe ve Avrupa Birliği'ne (AB) yakınlaşmaya karşıtlığıyla biliniyor. İsviçre'ye göçün "aşırı derecede yüksek" olduğunu savunan SVP, ülkedeki "konut sıkıntısının, artan kiraların, doğanın betonlaşmasının, yoğun trafiğin ve kalabalık trenlerin, artan suç oranlarının, sağlık sisteminin zorlanmasının ve düşen eğitim kalitesinin" göç nedeniyle yaşandığını öne sürüyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Referandumun girişimcileri bu nedenle "göçü makul bir düzeyde sınırlamayı" ve nüfusun 2050 yılına kadar 10 milyonu geçmemesini sağlamayı amaçlıyor. Resmi istatistikler, İsviçre nüfusunun 2055 yılında yaklaşık 10,5 milyon kişi olacağını öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">SVP serbest dolaşım hakkının da feshedilmesini talep ediyor<br />SVP'lilere göre nüfus 2050'den önce 9,5 milyon eşiğini aşarsa hükümet duruma müdahale ederek daha az mülteci kabul etmeli ve aile birleşimini sınırlamalı. Buna rağmen nüfusun 2050'den önce 10 milyonu aşması durumunda ise devletin iki yıl içinde AB ile kişilerin serbest dolaşımına ilişkin anlaşmayı feshetmesi talep ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu İsviçre'de partilerin çoğu için bir tür kırmızı çizgi, zira SVP'nin talep ettiği serbst dolaşım anlaşmasının feshi, İsviçre'ye Avrupa iç pazarına geniş erişim sağlayan, 1999 ve 2004'te Brüksel ile imzalanan iki anlaşmanın geçersiz hale geleceği anlamına geliyor. Hükümet bu sebepten dolayı, "İsviçre'nin Schengen ve Dublin AB anlaşmalarına katılımı da sorgulanacak ve güvenlik ve iltica alanlarındaki yakın iş birliği tehlikeye girecek" uyarısında bulunarak İsviçrelilere Pazar günü hayır oyu kullanma çağrısında bulundu.<br />İsviçre Yeşiller partisi girişimi "yabancı düşmanı" olarak nitelendirirken Sosyal Demokratlar "kaos inisiyatifi" tanımını kullanıyor. Merkez partiler ise SVP'nin önerilerinin "yüzeysel çözümler" olduğunu ifade ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Liberal Özgürlükçü Parti (FDP) Genel Başkan Yardımcısı Cyril Aellen, "Bazılarının kişilerin serbest dolaşımının sona ermesini mucizevi çözüm olarak görmesini anlayabiliyorum. Ancak Avrupa ile tüm anlaşmaları feshetmek bana göre tamamen ters etki yaratacaktır" diyor. Aellen ayrıca SVP'nin "nüfusu azaltmanın çok somut olumsuz sonuçlarını hafife aldığını" dile getirerek yabancıların İsviçre'de sosyal sistemin finansmanına da katkı sağladığını vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kantonlar arasında göçe bakışta farklılık<br />İsviçre'nin Almanca konuşulan kantonları genellikle göç kısıtlamalarını daha fazla desteklerken, Fransızca konuşulan batı bölgeleri AB anlaşmalarına nispeten daha olumlu bakıyor. SVP'nin taleplerinin referandumda kabul edilmesi için girişimin hem ulusal düzeyde yüzde 50'den fazla oy alması hem de kantonların yarısından fazlasının onayını alması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cenevre Üniversitesi'nin yaptığı güncel bir çalışmaya göre, girişimin hedeflediği gibi çalışma çağındaki nüfusta olası bir azalma, İsviçreli işgücü eksikliği nedeniyle olumsuz ekonomik sonuçlar doğurur. 2024 sonu itibarıyla yabancılar İsviçre nüfusunun yüzde 27,4'ünü oluşturuyor. 330 bin Alman'ın yaşadığı ülkede yabancıların çoğunu İtalyanlar oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2002'de serbest dolaşımının yürürlüğe girmesinden bu yana ülke nüfusu ağırlıklı olarak göçle yaklaşık 1,7 milyon arttı. Bazı sektörler yabancı işgücüne büyük ölçüde bağımlı durumda. Örneğin otel ve konaklama sektöründe çalışanların yüzde 46'sı, inşaat sektöründe istihdam edilenlerin yüzde 34'ü yabancılarda oluşuyor. Başka bir ülkede yaşayıp İsviçre'ye günübirlik çalışmaya gelenler bu istatistikte yer almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">SVP daha önce 2009 ve 2021'de minareleri ve burkaları yasaklayan girişimleri ile manşetlere çıkmıştı. 2014'te İsviçreliler, SVP'nin özellikle Avrupalı göçmenlere yeniden kota getirilmesini öngören girişimi onaylamıştı. Ancak SVP, hükümetin bunu tam olarak uygulamadığını iddia ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,JD</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87svi%C3%A7rede-n%C3%BCfusu-10-milyon-ile-s%C4%B1n%C4%B1rland%C4%B1rma-referandumu/a-77477619</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Babül Mandeb ile Hürmüz’de abluka: Husiler, Kızıldeniz'de İsrail gemilerini yasakladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/babul-mandeb-ile-hurmuzde-abluka-husiler-kizildenizde-israil-gemilerini-yasakladi-258633095bb72-a0c0-4488-be54-cdeb3f499dac2026-06-09T10:15:00+03:00HABER MERKEZİ Babül Mandeb ile Hürmüz’de abluka: Husiler, Kızıldeniz'de İsrail gemilerini yasakladı

Babül Mandeb ile Hürmüz’de abluka: Husiler, Kızıldeniz'de İsrail gemilerini yasakladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">İran savaşında Tahran'ın safında yer alan Yemenli isyancı Husiler, pazartesi günü İsrail'e yönelik bir füze saldırısı düzenlediklerini ve İsrail gemilerinin Kızıldeniz'de seyrini yasakladıklarını açıkladı; bu adım, Aden Körfezi ile onları birbirine bağlayan dar Babül Mendeb Boğazı'nı da tehlikeye attı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Gazze'deki İsrail saldırıları sırasında Husiler, yılda yaklaşık 1 trilyon dolar tutarında malın geçtiği hayati Kızıldeniz'de yük gemilerine yönelik yaklaşık 200 saldırı düzenlemiş ve birçok şirketi Afrika'nın güney ucundan geçen uzun bir rotaya mecbur bırakmıştı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu dolambaçlı rota, Asya ile Avrupa arasındaki yolculuklara genellikle yaklaşık 14 gün ekliyor ve ciddi maliyetler getiriyor. Babül Mendeb Boğazı'ndan geçen petrol miktarı, saldırılar sırasında günde 8,8 milyon varilden yaklaşık 4 milyon varile düşmüştü.</span></p><p><span style="font-size:20px">Husiler, Ekim 2025'te Gazze'de ateşkes sağlanmasının ardından saldırılarına ara vermiş, ancak İran savaşının tırmanması halinde yeniden başlatacakları uyarısında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:20px">Halihazırda Körfez'e ve buradaki enerji ihracatçılarına açılan kapı konumundaki Hürmüz Boğazı da İran savaşı sonucu hâlâ ablukada.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu durum, dünyanın en kritik iki dar deniz geçidini aynı anda risk altına sokuyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">En dar noktasında yalnızca 26 kilometre genişliğinde olan Babül Mendeb, Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne ve Hint Okyanusu'na bağlıyor. Küresel deniz ticaretinin yaklaşık yüzde 12'si bu boğazdan geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Hürmüz Boğazı ise dünyanın deniz yoluyla taşınan petrol ve gazının yaklaşık beşte birini geçiriyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Husilerin silahlı kanadının açıklamasında, "Kızıldeniz'de İsrail deniz taşımacılığına yönelik tam ve kapsamlı bir yasak ilan ediyoruz," denildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">"Bu açıklamanın yayımlandığı andan itibaren düşmanın tüm hareketlerini silahlı kuvvetlerimiz için meşru askeri hedefler olarak görüyoruz."</span></p><p><span style="font-size:20px">Mart ayında İran savaşına Tahran'ı desteklemek üzere resmen katılan Husiler, kırılgan ateşkesin 8 Nisan'da yürürlüğe girmesinden bu yana İsrail'e yönelik bir füze saldırısı açıklamamıştı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Şimdiyse "İsrailli düşmanın hassas hedeflerini vurmak üzere bir dizi füze saldırısı başlattık," diyen Husiler, atışların "hedeflerine tam isabetle ulaştığını" öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:20px">İsrail ordusu daha önce Telegram'da yayımladığı bir mesajda, "İsrail topraklarına doğru Yemen'den fırlatılan bir füze tespit edildi; hava savunma sistemleri tehdidi imha etmek üzere devreye girdi," bilgisini paylaşmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/08/husiler-iran-savasina-katildi-kizildenizde-deniz-tasimaciligi-tehlikeye-girdi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Netanyahu için tutuklama isteyen UCM savcısı görevden alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/netanyahu-icin-tutuklama-isteyen-ucm-savcisi-gorevden-alindi-25862ad87e7ea-2917-47dd-8598-2a3d64c5ee752026-06-09T10:06:00+03:00HABER MERKEZİ Netanyahu için tutuklama isteyen UCM savcısı görevden alındı

Netanyahu için tutuklama isteyen UCM savcısı görevden alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) Başsavcısı Karim Khan, hakkında yürütülen cinsel taciz soruşturması nedeniyle görevinden uzaklaştırıldı. Soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarını yargılamak üzere kurulan UCM'nin Başkanlık Bürosu, Khan'ın görevininin "derhal geçerli olmak üzere" askıya alındığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Büro, disiplin sürecinin tamamlandığını ve dosyanın UCM Taraf Devletler Asamblesi'ne gönderildiğini bildirdi. Kararın ayrıntıları gizli tutuldu. Üye devletler, Khan'ın görevden alınıp alınmayacağına özel bir oturumda karar verecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma 18 ay sürdü<br />Reuters'a konuşan diplomatik bir kaynak, 18 ay süren soruşturma sonucu Khan hakkında "ciddi usulsüzlük" kararı verildiğini ve görevden alınmasının tavsiye edildiğini aktardı. Soruşturma, Khan'ın ofisinde çalışan bir kadın avukatın rıza dışı cinsel davranışlara maruz kaldığı iddiasıyla başlatılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">BM soruşturmacılarının hazırladığı raporda, iddiaların "temellendirildiği", tanık ifadelerinin de şikâyetçi çalışanı desteklediği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak üç UCM yargıcının yaptığı ikinci değerlendirmede, kanıtların "makul şüphenin ötesinde" olmadığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Khan hakkındaki suçlamaları reddediyor. Avukatları kararı, "hukuka aykırı, usulen adaletsiz ve delillerle desteklenmeyen" bir adım olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başsavcı Khan, Mayıs 2025'ten bu yana soruşturmanın sonucunu beklemek üzere gönüllü izne ayrılmıştı. Khan, UCM tarihinde denetim organı tarafından resmen askıya alınan ilk başsavcı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu ve Putin için tutuklama istemişti<br />Khan, 2021'den bu yana görevdeydi ve bu süreçte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu hakkında savaş suçu iddiasıyla tutuklama kararı çıkarmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">UCM İsrail hakkındaki kararı sonrası ABD'nin yaptırımlarıyla karşı karşıya kaldı ve yoğun baskı altında. Mahkemeye 125 ülke taraf. Türkiye, ABD, Rusya ve İsrail ise UCM'yi tanıyan ülkeler arasında yer almıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters,dpa / TY,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/netanyahu-i%C3%A7in-tutuklama-isteyen-ucm-savc%C4%B1s%C4%B1-g%C3%B6revden-al%C4%B1nd%C4%B1/a-77467876</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan Tarsus’tan Seslendi: “Halk iktidardan umutsuz! ‘Değişim’ sesi her geçen gün artıyor”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozan-tarsustan-seslendi-halk-iktidardan-umutsuz-degisim-sesi-her-gecen-gun-artiyor-25861959db9ae-6de9-4b53-af29-bdd8b5b90ac12026-06-09T09:29:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan Tarsus’tan Seslendi: “Halk iktidardan umutsuz! ‘Değişim’ sesi her geçen gün artıyor”

Ali Bozan Tarsus’tan Seslendi: “Halk iktidardan umutsuz! ‘Değişim’ sesi her geçen gün artıyor”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“UMUDU BÜYÜTTÜKÇE DEĞİŞİM DE BÜYÜYECEK”</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaretleri sırasında özellikle emeklilerin, engellilerin ve asgari ücretle geçinmeye çalışan vatandaşların yaşadığı zorlukların öne çıktığını belirten Bozan, halkın geçim derdiyle mücadele ettiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşlara umut çağrısında bulunan Bozan, “Sokakta gördüğümüz en büyük sorun yalnızca ekonomik kriz değil, insanlara aşılanmak istenen umutsuzluk duygusu. Ancak kimse umudunu kaybetmesin. Değişim isteyen milyonların sesi artık her yerde duyuluyor. Bu değişimin gücü de sizlerin umutlu, kararlı ve dayanışmacı duruşundan geliyor” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarsus sokaklarında vatandaşlarla sohbet eden, esnafın taleplerini dinleyen Bozan, halkın yaşadığı sorunları Meclis’te gündeme taşımaya devam edeceklerini belirterek, “Bu ülkenin emeklisi de genci de çalışanı da daha iyi bir yaşamı hak ediyor. Umudu büyüttükçe değişim de büyüyecek” mesajını verdi.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Barış Yarkadaş açıkladı: Bir partiye daha mutlak butlan geldi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/baris-yarkadas-acikladi-bir-partiye-daha-mutlak-butlan-geldi-25860466b27ba-c262-42d8-b5af-9b18e8e6b1e22026-06-09T00:30:00+03:00HABER MERKEZİ Barış Yarkadaş açıkladı: Bir partiye daha mutlak butlan geldi

Barış Yarkadaş açıkladı: Bir partiye daha mutlak butlan geldi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de siyasi partilerin kongre ve kurultaylarına ilişkin hukuki tartışmalar yalnızca CHP ile sınırlı değil. Gazeteci Barış Yarkadaş, tv100 ekranlarında yaptığı açıklamada, bir siyasi partinin daha kongresinin mahkeme kararıyla iptal edildiğini ve süreçte "mutlak butlan" tartışmalarının gündeme geldiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">tv100 ekranlarında çok çarpıcı bilgiler paylaşan Gazeteci Barış Yarakdaş şu ifadelere yer verdi:<br />Bunu CHP ile bağlantılı olduğu için anlatıyorum. Demokrat Parti'nin kongresi mahkemelik oldu. Mahkeme, Demokrat Parti'de herhangi bir sorun olmadığına karar verdi. Ancak mutlak butlan tartışmaları çıktıktan sonra Gültekin Uysal'ın muhalifleri bu kararı istinafa taşıdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saadet Partisi'nin kongresiyle ilgili olarak da yaklaşık bir ay önce açılan iptal davası reddedildi ve kongrede herhangi bir sorun olmadığı belirtildi. Fakat bugün, yani 6 Mayıs'ta, Anavatan Partisi'nin 24 Aralık 2023 tarihinde yapılan büyük kongresinin mahkeme tarafından iptal edildiği ortaya çıktı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">KONGRENİN İPTALİ İÇİN BAŞVURAN İSİM KİM?<br />Peki, kongrenin iptali için başvuran isim kim? MKYK üyesi ve aynı zamanda Seçim İşlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Sedat Kapıdağ.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kapıdağ, 2023 yılında yapılan kongrenin ardından mahkemeye başvuruyor ve "Burada sahte delegeler oy kullandı. Bunlar da evraklar, bunlar da deliller" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">MAHKEME NEDEN İPTAL KARARI VERDİ?<br />Kriminal inceleme kapsamında imzalar karşılaştırılıyor ve gerçekten de kongrenin yapılabilmesi için imza atması gereken delegelerin bir kısmının imzalarının sahte olduğu tespit ediliyor. Bu sahte imzaların seçim sonucunu etkilediği kanaatine varan mahkeme, kongrenin iptaline karar veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Sedat Kapıdağ'ı aradım. Kendisi, "Şu anda süreçte 14. sıradayız. İtiraz ettim. Tebligatlar Anavatan Partisi'ne yapılacak. Ardından YSK'ya başvuracağım. ANAP'ın kongresi iptal edildiği için bir çağrı heyeti atanmasını talep edeceğim. Bu çağrı heyetinin de 45 gün içerisinde kongreyi toplamasını isteyeceğim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">BU KARAR SİYASETTE İLK ÖRNEK DEĞİL<br />Yani Anavatan Partisi şu anda kongresi iptal edilmiş bir parti durumunda. Demokrat Parti'nin kongresi mahkemelik oldu, ancak mahkeme bir sorun görmedi. Şimdi ise karar istinafa taşınıyor. Saadet Partisi de benzer bir süreç yaşadı. AK Parti İzmir İl Başkanlığı da yıllar önce benzer bir sorunla karşı karşıya kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası bazı arkadaşlar sanki Türkiye'de bu tür sorunlar yalnızca CHP'de yaşanıyormuş gibi anlatıyor. Sürekli Kemal Bey'i hedef alıyorsunuz ama insanın biraz olsun objektif olması, biraz aydın namusu taşıması gerekir.</span><br />&nbsp;</p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.internethaber.com/baris-yarkadas-acikladi-bir-partiye-daha-mutlak-butlan-geldi-2446164h.htm</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-cevre-iklim-ve-atik-yonetimi-noktasinda-gerekli-adimlari-titizlikle-atiyoruz-258582ea9e7eb-30fd-4934-a076-4008ebae90522026-06-08T11:27:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”

ERDOĞAN: “Çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile birlikte, İstanbul Atatürk Havalimanı’nda düzenlenen Sıfır Atık Forumu’nun gala yemeğine katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medeniyetlerinin cümle kapısı olan aziz İstanbul’da Sıfır Atık Forumu’nun kapanışında katılımcılarla birlikte olmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden forumu teşrif eden konuklara “Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Döngüsel ekonomiden iklim dostu üretim modellerine, atığın ekonomik değere dönüştürülmesinden kaynak verimliliğine pek çok önemli başlığın ele alındığı forumun hayırlara vesile olmasını diliyorum. Sıfır Atık Vakfımız ve bakanlıklarımız başta olmak üzere bu kapsamlı organizasyonun düzenlenmesinde emeği geçen tüm kurum ve kuruluşlarımıza ayrı ayrı teşekkür ediyorum” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki gün önce idrak edilen “Dünya Çevre Günü” ile 7 gün boyunca çeşitli etkinliklerle dolu dolu geçirilen “İstanbul Sıfır Atık Haftası”nı canıgönülden tebrik ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan hem çocukların hem de ziyaretçilerin çevre ve geri dönüşüm alanlarında farkındalığını artıran festival ile serginin de aynı şekilde hayırlar getirmesini temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“BU FORUM, TÜRKİYE’NİN ÇEVRE DİPLOMASİSİNDE ULAŞTIĞI YÜKSEK SEVİYENİN AÇIK BİR GÖSTERGESİ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 183 ülkeden 120’yi aşkın bakanı, 200’ün üzerinde belediye başkanını, 500’den fazla uluslararası paydaşı bir araya getiren bu platformu son derece kıymetli bulduğunu dile getirerek, “Gençlik teşkilatlarından özel sektöre, sivil toplum kuruluşlarından politika yapıcılara, akademisyenlerden karar vericilere, 5 bini aşkın katılımcının iştirak ettiği bu forum, Türkiye’nin çevre diplomasisinde ulaştığı yüksek seviyenin açık bir göstergesidir” değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Forumun bir diğer özelliğinin de yalnızca teorik düzeydeki tartışmalar değil somut, uygulanabilir ve ölçülebilir çözüm önerilerine odaklanması olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Gerek kapsamı gerek metodu gerekse mahiyeti itibariyle Sıfır Atık Forumu’nun, var olan potansiyeli kuvveden fiile çıkaracağına, düşünceyi eylemle buluşturacağına yürekten inanıyorum. Kasım ayında Antalya’da ev sahipliği yapacağımız COP31 Taraflar Konferansı’na giden yolda forumun üstlendiği bu misyon çok ama çok değerlidir. Bu bakımdan forumun temasının ‘Antalya’ya Giden Yol: İklim Eylemi’ olarak, sıfır atık şeklinde belirlenmesi son derece doğru ve isabetli olmuştur. Foruma fikirleriyle, eleştirileriyle, tespitleriyle katkı yapan herkese şahsım ve milletim adına bir kez daha şükranlarımı iletiyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun irade beyanları olan ortak deklarasyon ve ortak sonuç bildirgesinin de çevre ve iklim alanında atılacak yeni adımlar için şimdiden hayırlı sonuçlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“İKLİM MESELESİ, TIPKI SAVAŞ VE KÜRESEL SALGIN GİBİ İNSANLIĞIN TAMAMINI TEHDİT EDEN CİDDİ BİR SORUNDUR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İklim meselesi, tıpkı savaş ve küresel salgın gibi insanlığın tamamını tehdit eden ciddi bir sorundur. Özellikle sanayi devrimiyle birlikte hava kirliliğinden gıda kirliliğine, hatta gıda kıtlığına, atık yönetiminden doğal afetlere, iklim ve üretim kaynaklı problemlerin kelebek etkisiyle birbirini tetiklediği inkâr edilemez bir hakikattir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu problemlerin etkisinin enerjiden ulaşıma, sağlıktan tarım ve hayvancılığa çok geniş bir alanda her geçen yıl daha da fazla hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “Fakat şu gerçeği de burada açıkça ifade etmemiz gerekiyor. Milyarlarca yıllık dünya tarihinde iklim hemen her çağda değişime uğramıştır. Buradaki asıl mesele, bu değişimin krize yol açmadan yönetilebilmesidir. Dolayısıyla bu sorunu iklim değişikliğinden ziyade, iklim krizi olarak ele almamız inanıyorum ki daha gerçekçi olacaktır. Bunu yalnızca isimlendirme düzeyinde kalan sathi bir anlaşmazlığı tekrar su yüzüne çıkarmak için söylemiyorum. Bilakis, meseleyi doğru adlandırmanın rasyonel çözümleri beraberinde getireceğini vurgulamak adına özellikle dile getiriyorum. Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin üretimi hızlandırdığı, bilinçsiz tüketim alışkanlıklarının tabiatı hırpaladığı, modernitenin tahrip edici etkilerinin hem zihinlerde hem de davranışlarda ortaya çıktığı bir dönemi yaşıyoruz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, dünyanın bir kısmı refah ve zenginlik içinde yaşarken, ciddi bir yekûn teşkil eden diğer bölümünün açlık, yoksulluk ve hastalıklarla mücadele ettiğini vurgulayarak, “İklim krizinin derinleşmesinde en büyük payı olan ülkeler, aynı zamanda bu krizden en az etkilenen ülkelerden oluşuyor. Bir tarafta milyonlarca insan yiyecek bir lokma ekmek, içecek bir yudum su bulabilmek için çetin şartlarla boğuşurken, diğer tarafta lüks ve israf tüm hoyratlığıyla devam ediyor” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“DÜNYANIN FARKLI BÖLGELERİNDE 43 MİLYON ÇOCUK AÇLIĞIN PENÇESİNDE KIVRANIYOR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler Dünya Gıda Programı’nın yayınladığı rapora göre, şu anda dünyanın farklı bölgelerinde 43 milyon çocuğun açlığın pençesinde kıvrandığı ifade ederek, “1 yıl içerisinde üretilen gıdanın üçte biri, yani 1,3 milyar tonu israf edilmektedir. Her sene 3 milyondan fazla çocuk açlıkla bağlantılı hastalıklar neticesinde henüz ömrünün baharındayken hayata veda etmektedir” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atık sorununun da küresel çapta önemli bir tehdit unsuru olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Eşim Emine Erdoğan’ın forumun açılışında gündeme getirdiği, Pasifik Okyanusu’nun kuzeyinde tonlarca atık ve plastikten oluşan 1,6 milyon kilometrekare büyüklüğündeki ‘çöpten kıta’ sorununun hangi vahim boyutlara vardığını ortaya koyan gerçekten ürkütücü bir örnektir. Elimizdeki veriler bu sorunun azalmak bir yana daha da derinleşeceğini gösteriyor. 2023’te 2,1 milyar ton olan katı atık miktarının, eğer önlem alınmazsa 2050’de 3,8 milyar tona yükselmesi bekleniyor” şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“SIFIR ATIK HAREKETİ KÜRESEL BİR ÇEVRE SEFERBERLİĞİNE DÖNÜŞTÜ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Türkiye olarak tabiatı hem Rabbimizin bizlere emaneti hem de gelecek nesillere teslim edilmesi gereken bir miras olarak görüyor, çevre, iklim ve atık yönetimi noktasında gerekli adımları titizlikle atıyoruz. Yeşil dönüşüm, döngüsel ekonomi ve sürdürülebilir kalkınmayı temel alan bir yaklaşımla hareket ediyor, iklim krizinin etkilerini asgari seviyeye indirmek için yoğun çaba harcıyoruz. 2017’de eşim Emine Erdoğan’ın öncülüğünde başlatılan Sıfır Atık Hareketi, bugün hamdolsun Birleşmiş Milletler nezdinde kabul gören küresel bir çevre seferberliğine dönüştü. 2022’de Türkiye’nin ana sunucu, 105 ülkenin de ortak sunucu olduğu oylamada, 30 Mart’ın Uluslararası Sıfır Atık Günü olarak ilan edilmesi bu yöndeki samimi çabaların en kıymetli meyvesi oldu.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“2053 NET SIFIR EMİSYON HEDEFİMİZ DOĞRULTUSUNDA ÇALIŞMALARIMIZI KARARLILIKLA SÜRDÜRECEĞİZ”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sıfır atık hareketiyle hayata geçirilen proje ve uygulamalarla ekonomimize tam 365 milyar lira katkı sağladık. 90 milyon ton atığı geri kazandırdık. 613 milyon ağacın kesilmesini engelledik. 36 milyon ağacın karbon salımına denk gelen 180 milyon ton sera gazı salımının önüne geçtik. 2 trilyon litre su, 270 milyar kilovatsaat enerji, 60 milyar litre petrol ve 390 milyon metreküp atık depolama alanı tasarrufu temin ettik. 2017’de yüzde 13 olan geri kazanım oranımız, 2025’te yüzde 37,53’e, yani neredeyse 3 katına çıktı. Bu oranı 2035’te yüzde 60’a, 2053’te ise inşallah yüzde 70’e çıkaracağız. 2053 net sıfır emisyon hedefimiz doğrultusunda çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">2017 yılında çevre hassasiyetinin ve gelecek nesillere yönelik derin bir mesuliyet bilincinin simgesi olarak başlayan Sıfır Atık Hareketi’ni, 9 yıl gibi kısa sürede global bir çevre ve iklim mücadelesine dönüştüren, başta harekete ilham veren ve öncülük edenler olmak üzere tüm emek sahiplerine yürekten teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, forumun hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mevsimlerle Türkiye” adlı kısa filmin izlendiği programda, Sıfır Atık Vakfı Başkanı ve COP31 Yüksek Düzeyli İklim Şampiyonu Samed Ağırbaş da bir konuşma gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Programda, Sıfır Atık Hareketi ve forumun vizyonuyla ilgili video gösterimi de yapıldı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya için kritik dönemeç: Aşırı sağcı AfD'nin yükselişine 'çare' aranıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-icin-kritik-donemec-asiri-sagci-afdnin-yukselisine-care-araniyor-25857a13d2bb3-5760-42c9-9d6a-5a7223d499cf2026-06-08T11:23:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya için kritik dönemeç: Aşırı sağcı AfD'nin yükselişine 'çare' aranıyor

Almanya için kritik dönemeç: Aşırı sağcı AfD'nin yükselişine 'çare' aranıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya genelindeki son seçim anketlerinde zirveye yerleşen AfD, Başbakan Friedrich Merz liderliğindeki muhafazakârlarla arasındaki farkı giderek açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anketler, muhafazakar Hristiyan Demokratlar (CDU/CSU) ile merkez soldaki Sosyal Demokrat Parti'nin (SPD) oluşturduğu koalisyon hükümetine desteğin ise dibe vurduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl 23 Şubat'ta yapılan genel seçimlerde, Merz'in CDU/CSU ittifakı yüzde 28,5, SPD ise yüzde 16,4 oy almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyu araştırma şirketi INSA'nın, 6 Haziran'da açıkladığı anket sonuçlarına göre AfD oylarını yüzde 29'a yükselterek, Merz'in iktidara gelmesini sağlayan oy oranını aştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDU/CSU'nun oy oranları yüzde 21'e gerilerken, AfD ile fark yüzde 8'e çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anket sonuçlarına göre Başbakan Merz'ten memnun olmayanların oranı da yüzde 77'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman kamu yayıncısı ARD'nin geçen hafta yaptığı anket sonuçları ise Merz hükümetinden memnun olmayanların oranının yüzde 87'yi bulduğuna işaret ediyor.</span></p><h2>CDU yeni başbakan arayışında mı?</h2><p><span style="font-size:18px">Alman basınında "Korkunç siyasi tablo" ve "Merz'e tokat" gibi başlıklarla yorumlanan anket sonuçları, koalisyon partilerinin genel merkezlerinde deprem etkisi yarattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle muhafazakar CDU içerisinde gerilim hakim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in partisinde destek kaybederek yalnızlaştığı ve CDU/CSU meclis grubunda "yola yeni bir başbakanla devam edilmesi" görüşünün öne çıktığı iddiaları son haftalarda gündeme damga vurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatta Merz'ten başbakanlığı devralacak ismin, Kuzey Ren Vestfalya'nın CDU'lu Başbakanı Henrik Wüst olacağı iddia edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Günlerce gündemi meşgul eden bu iddialar üzerine Wüst, "saçmalık" diyerek söylentileri yalanladı, Başbakan Merz'e desteğinin sürdüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in yakın çevresi de spekülasyonlara "AfD'nin ekmeğine yağ süren iddialar" diyerek tepki gösterdi, bu iddiaların "hükümeti yıkma" ve "Merz'in parti içinde otoritesini sarsma" hedefi güttüğünü savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Friedrich Merz, başbakanlığı üstlenirken, çoğulcu demokrasiye meydan okuduğu için "en büyük tehdit" olarak gördüğü AfD'ye desteği geriletme sözü vermişti. Bunu Almanya'yı ileriye taşıyacak, ekonomiyi canlandıracak reformlarıyla başaracağını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak vadettiği reformları, İran savaşının tetiklediği ekonomik sorunlar ve koalisyon ortağı SPD ile aşamadığı görüş ayrılıkları nedeniyle henüz hayata geçiremedi. Anketlerin, Almanya genelinde AfD'nin oy oranlarının arttığına işaret etmesi, Merz hükümeti üzerindeki baskıyı daha da arttırıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Almanya için tehlikeli eşik: Saksonya-Anhalt seçimleri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Merkez sağ ve sol partilerinin oy oranlarının gerilediği Almanya'da AfD'nin Eylül ayında iki eyalette yapılacak seçimlerden açık ara farkla birinci parti çıkma ihtimali giderek artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son anketler, AfD'nin oy oranının Saksonya-Anhalt'ta yüzde 42'ye, Mecklenburg-Vorpommern'de de yüzde 34'e yükseldiğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD'nin, Saksonya-Anhalt'ta hükümeti kurmaya hak kazanmasını sağlayacak oy oranına ulaşması, uzmanlar tarafından "Almanya için tehlikeli bir eşik" olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AfD, Saksonya-Anhalt eyaletinde, iç istihbarattan sorumlu Anayasayı Koruma Teşkilatı tarafından "aşırı sağcı oluşum" olarak sınıflandırılıyor ve gözetim altında tutularak izleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İç istihbaratın son raporuna göre, Saksonya-Anhalt'taki AfD, "ırkçı görüşleri savunan" ve "Almanya'nın demokratik sistemini, temsilcilerini ve kurumlarını itibarsızlaştırmaya çalışan" bir parti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cy9r4ep0qgzo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'dan beyin tümörlerine karşı çığır açacak yeni hamle]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyadan-beyin-tumorlerine-karsi-cigir-acacak-yeni-hamle-25856c448286b-6714-4349-b672-bbf2552b70fa2026-06-08T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'dan beyin tümörlerine karşı çığır açacak yeni hamle

Rusya'dan beyin tümörlerine karşı çığır açacak yeni hamle

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya'da&nbsp;<strong>Nörofizyoloji Enstitüsü</strong>, Burdenko Merkezi ve&nbsp;<strong>Lomonosov Üniversitesi'nden&nbsp;</strong>araştırmacı ve doktorların yer aldığı disiplinler arası bir ekip, glioma türü beyin tümörlerinin hem teşhisi hem de tedavisi için yeni bir ilaç geliştirdi.<br />Pozitron emisyon tomografisi ve bilgisayarlı tomografi tarayıcılarıyla entegre çalışan bu ilaç,&nbsp;<strong>radyoaktif izotoplara&nbsp;</strong>bağlanmış tek zincirli DNA ve RNA molekülleri olan aptamerlerden oluşuyor.<br />Geliştirilen özel aptamerler, bilinen&nbsp;<strong>antitümör tedavilerine&nbsp;</strong>uyum sağlayarak doğrudan glioma hücrelerini hedef alıyor.</span></p><h3><strong><span style="font-size:18px">Tümörün yayılması engelleniyor ve klinik testlere geçiliyor</span></strong></h3><p><span style="font-size:18px">Yeni ilacın en dikkat çekici özelliklerinden biri,<strong>&nbsp;tümörlü hücrelerin</strong>&nbsp;sağlıklı dokulara göç etmesini engelleyecek şekilde tasarlanmış olması.<br />Yapılan çalışmalarda yüksek başarı gösteren ilacın etkinliği kanıtlanırken, proje ekibi ilaç için&nbsp;<strong>patent başvurusu</strong>&nbsp;ve klinik deney hazırlıklarına başladıklarını duyurdu.<br />Gelişme,&nbsp;<strong>beyin tümörü&nbsp;</strong>tedavilerinde yeni bir dönemin kapısını aralayabilir.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260607/rusyadan-beyin-tumorlerine-karsi-cigir-acacak-yeni-hamle-1106318970.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye'de 6 beldede ara seçimler: AKP yarışı önde bitirdi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyede-6-beldede-ara-secimler-akp-yarisi-onde-bitirdi-258551c5d9dca-2bce-41db-9a2c-b69caeeac8ec2026-06-08T10:59:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye'de 6 beldede ara seçimler: AKP yarışı önde bitirdi

Türkiye'de 6 beldede ara seçimler: AKP yarışı önde bitirdi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de dün, belde statüsü kazanan altı yerleşim yerinde seçmenler sandık başına gitti; Tokat'ın dört, Gümüşhane ve Nevşehir'in birer yerleşiminde belediye başkanı ve belediye meclis üyeleri belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Türkiye genelindeki 355 mahallede muhtarlık oylaması yapıldı. Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Serdar Mutta, toplam 371 bin 870 seçmenin oy kullanma hakkının bulunduğu seçimlerin "sorunsuz şekilde tamamlandığını" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oy sayımının ardından AKP Genel Başkan Yardımcısı ve Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, resmi olmayan sonuçlara göre partisinin aday çıkardığı 5 beldenin dördünü kazandığını, aday çıkarmadıkları Tokat Kuşçu beldesinde ise MHP adayının seçimi önde tamamladığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçimlerde Tokat'ın Çevrecik beldesini ise CHP'nin adayı kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yavuz, sosyal medyadan yaptığı açıklamada, "Bu sonuçlar milletimizin partimize teveccühünün artarak devam ettiğini çok açık şekilde gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da ara seçimlerin ardından, "AK Parti'mizin ve Cumhur İttifakımızın ezici üstünlüğüyle sonuçlanan belde seçimlerinde milletimizin teveccühüyle seçilen belediye başkanlarımıza ve belediye meclis üyelerimize, muhtarlık seçimlerinde mahallelerine hizmet etme yetkisi alan muhtarlarımıza Allah'tan muvaffakiyetler niyaz ediyorum" mesajını paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA,ANKA / MUK,TY</span><br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-6-beldede-ara-se%C3%A7imler-akp-yar%C4%B1%C5%9F%C4%B1-%C3%B6nde-bitirdi/a-77452880</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/karayollarinin-pazarlikli-isleri-5-milyar-7-yuz-12-milyon-7-yuz-79-bin-3-yuz-84-lira-2585939623a71-1bc4-4dcb-ac8a-9a0418e87fb82026-06-08T10:42:00+03:00HABER MERKEZİ KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

KARAYOLLARININ PAZARLIKLI İŞLERİ: 5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>KARAYOLLARI 5. BÖLGE MÜDÜRLÜĞÜ, 2026/435390 Andırın - Göksun Yolu Km: 30+500 - 33+820 ile Km: 39+940 - 42+955 (G)/42+500 (İ) Kesimlerinin İkmal Yapım İşini PAZARLIKLI ihaleye çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 562.023.156,83 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">GÜL İNŞAAT NAKLİYAT MADENCİLİK VE PETROL ÜRÜNLERİ TURİZM SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 449,520,990.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare, 2026/441290 Kozan-Feke-Saimbeyli-Tufanbeyli-6BlHd Devlet Yolu, (Adana-Kozan) Ayr- Mansurlu-6BLHd İl Yolu ve Tarsus-Çamlıyayla il Yolu Proje Danışmanlık Hizmet Alım İşini yine pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 30.584.068,46 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">YÜKSEL PROJE ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 27,036,339.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare, 2026/416104 Gülnar - Mut Yolu Km: 0+000 - 37+253,277 Arası ve Mut-3Bl Hd Yolu Km:6+800-35+500 Arası İkmal Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 2.244.034.413,75 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">SİSTEM ELEKTRO MEKANİK TESİSLER SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNE (ANKARA) 1,750,347,885.64 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare 2026/330542 Pazarcık Çevre Yolu Km:13+600 - 24+100 Arası Toprak İşleri, Sanat Yapıları, Köprü ve Üstyapı İşleri Yapılması Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 2.084.003.982,30 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">KARFEN İNŞAAT SANAYİ TURİZM ENERJİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNE (İSTANBUL) 1,646,358,220.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare 2026/304329 Kozan - Feke - Saimbeyli - Tufanbeyli - 6BlHd Yolu Kozan Şehir Geçişi Km:58+600 - 67+000 Arası ve Ceyhan- Çukurköprü Yolu Km:0+000 - 35+795 Arası (İkmal) Yapım İşini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 2.282.170.480,74 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">İNTEKAR YAPI TURİZM ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE (ANKARA) 1.825.396.850,00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı idare bu kez, 2026/83093 Karayolları 5Bölge Müdürlüğü Tesisler ve Bakım Başmühendisliği hizmetlerinde 10 ay süreyle çalıştırılmak üzere malzeme, araç-gereç ve personel nakli hizmetleri için pikap tipi taşıtların (yakıt idareden) şoförlü hizmet aracı kiralanması işini pazarlıklı alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık Maliyet: 17.433.330,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">BSMTUR TAŞIMACILIK İNŞAAT TURİZM ELEKTRİK EMLAK PETROL ÜRÜNLERİ TEMİZLİK PEYZAJ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE (OSMANİYE)&nbsp; 14,119,100.00 TRY BEDEL İLE VERİLİR.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu PAZARLIKLI VERİLEN İHALELERİN TAMAMININ TOPLAMI; 5.712.779.384.64 TRY.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><em><span style="font-size:22px"><strong>5 MİLYAR 7 YÜZ 12 MİLYON 7 YÜZ 79 BİN 3 YÜZ 84 LİRA…</strong></span></em></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Eski para ile Katrilyon…</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Rakamın büyüklüğüne bir bakın.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Fatura kesiminde birde KDV eklenecek bu rakama. Boyutu daha da artacak.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Niçin bu işler pazarlıklı alım? Neden açık ihale değil? Harcanan para tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasası.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com">batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</a></strong></em></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/niye-pazarlik-niye-acik-ihale-degil-25853b064d486-8e6a-4f43-b34c-68a7ea64d7632026-06-07T21:20:00+03:00HABER MERKEZİ NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

NİYE PAZARLIK, NİYE AÇIK İHALE DEĞİL?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, <strong>2026/142490 Tarsus Kültür Park Süs Havuzu Fıskiyesi Montajlı Mal Alımı İşini Pazarlık usul ile alıma çıkar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için idarece gizli olarak belirlenen yaklaşık maliyet: 1.860.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">YÜCEER MAKİNA İMALAT İNŞAAT TAAHHÜT GIDA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ne 1.780.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine, 2026/33014 Mersin Büyükşehir Belediyesi Bozyazı Sosyal Yaşam Merkezi Projesi işini, Pazarlık usulü ile çıkarlar,</strong> Bu iş içinde idarece belirlenen yaklaşık maliyet: 2.560.000,00 TRY dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">KEYFORCE MİMARLIK MÜHENDİSLİK ELEKTRİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 2,590,000.00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yine, 2026/247149 Mersin İli, Yenişehir Ve Mezitli İlçeleri, Adnan Menderes Bulvarı İle Akdeniz İlçesi İsmet İnönü Bulvarının Yol Ve Güzergah Projesi Hizmet Alım İşini, pazarlık usul ile çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Burada da yaklaşık maliyet: 3.189.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">NORD PROJE MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ ile 3.195.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yine, 2026/243253 BİLİŞİM MALZEMELERİ MAL ALIMI işini, pazarlık usul ile çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş içinde yaklaşık maliyet: 3.387.740,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">AK HİM YAPI MÜHENDİSLİK BİLİŞİM GIDA ÇEVRE YATIRIM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 3,381,100.00 TRY sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu kez, 2026/49223 29 DOĞU AKDENİZ ULUSLARARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI (EMITT) STANT, STANT TASARIMI, MONTAJI İLE STANT DEMONTAJI HİZMET ALIMI işini pazarlıkla alıma çıkarlar.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 2.630.000,00 TRY</span></p><p><span style="font-size:18px">ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ile 2.550.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Bu 5 ihalenin sözleşme toplam tutarı:&nbsp;<span style="color:#FF0000">13.490.000.00 TRY.</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yani eski para ile 13,5 trilyon.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakımın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İş bitimi fatura kesiminde birde KDV eklenecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Rakam daha da büyüyecek.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tüysüz yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz devlet kasasından yapılan bir harcama. Defalarca yazıp uyarmamıza rağmen neden halen pazarlık da ısrar ediyor açık ihale yapmıyorsunuz?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 10 lira ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 2 liraya gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve pazarlık olduğu için yapılan indirime… Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa bu rakamlar çok düşer… Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.co</em></strong></a>m&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Normandiya anmasında göçmen polemiği: ABD Savunma Bakanı’ndan Avrupa’ya göçmen 'istilası' çıkışı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/normandiya-anmasinda-gocmen-polemigi-abd-savunma-bakanindan-avrupaya-gocmen-istilasi-cikisi-258523b8bebd1-34c0-4a14-835b-6b625096097d2026-06-07T13:56:00+03:00HABER MERKEZİ Normandiya anmasında göçmen polemiği: ABD Savunma Bakanı’ndan Avrupa’ya göçmen 'istilası' çıkışı

Normandiya anmasında göçmen polemiği: ABD Savunma Bakanı’ndan Avrupa’ya göçmen 'istilası' çıkışı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Normandiya Çıkarması'nın 82. yıl dönümü vesilesiyle yaptığı konuşmada, konuyu göç meselesine getirerek tartışmalı açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hegseth'in, "Tekneler ve adamlar geliyor. Avrupa başkentleri bu istilaya karşı ne zaman bir şey yapacak? Yoksa çok mu geç?" ifadeleri tepki çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Colleville-sur-Mer'deki Amerikan mezarlığında konuşan Hegseth, "Farklı Avrupa sahilleri, farklı ve tehlikeli ideolojiler tarafından istila ediliyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerine, "İspanya, İtalya, Yunanistan ve Bulgaristan sahillerine tekneler ve adamlar ulaşıyor" diyerek devam eden ABD Savunma Bakanı, "Avrupa başkentleri bu istilaya karşı ne zaman bir şey yapacak? Yoksa çok mu geç? Öyle olmamasını umuyor ve buna inanıyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hegseth konuşmasında doğrudan "göçmen" veya "göç" kelimelerini telaffuz etmese de, Trump yönetiminin genel olarak Avrupa'nın göç politikalarını ve sınır güvenliğini sert bir dille eleştirdiği biliniyor. Geçtiğimiz eylül ayında da ABD Başkanı Donald Trump, Birleşmiş Milletler'de Avrupa ülkelerine seslenerek, göç dalgası nedeniyle "ülkelerin mahvolduğunu" savunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma Bakanı, anma törenini aynı zamanda transatlantik savunma iş birliğinin güçlendirilmesi yönünde çağrıda bulunmak için kullandı ve barışın, Atlas Okyanusu'nun her iki yakasındaki sürdürülebilir askeri güce bağlı olduğunu ileri sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hegseth, "Burada gömülü olan askerler; her bir ortağın sanayisini, cesaretini ve fedakarlığını sonuna kadar ortaya koyduğu gerçek bir askeri ittifak çatısı altında savaştı" diyerek, "Boş sloganlarla, lüks zirvelerle ya da resmi bildirilerle değil; uğrunda savaşmaya ve ölmeye değer ortak bir dava için gerçek kayıplar veren, gerçek işler yapan gerçek müttefikler olarak buradalardı" şeklinde konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupalı müttefiklerine savunma alanında daha fazla sorumluluk almaları yönünde baskı yapan Hegseth, "Barış ancak askeri güçle korunur" uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Savunma Bakanı, günün ilerleyen saatlerinde düzenlenen ana uluslararası Normandiya Çıkarması anma törenlerine ise katılmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">6 Haziran 1944'te gerçekleşen Normandiya Çıkarması, tarihin en büyük amfibi harekatı olma özelliğini koruyor ve Nazi Almanyası'nın yenilgiye uğratılmasında en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul ediliyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/06/07/normandiya-anmasinda-gocmen-polemigi-abd-savunma-bakanindan-avrupaya-gocmen-istilasi-cikis</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-rahmi-koca-destek-sorusturma-yanlis-258519314d75a-f244-4862-abe1-93236712d16f2026-06-07T10:51:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış

Bahçeli'den Rahmi Koç'a destek: Soruşturma yanlış

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İzmir'in Balçova ilçesinde bir hastane açılışında anlattığı "Kürt kadın hasta" fıkrası nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan Rahmi Koç'a MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'den destek geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş insanı Koç hakkında soruşturma açılmasına tepki gösteren Bahçeli, "Sayın Rahmi Koç'un samimi bir sohbet ortamında yaptığı bir latife üzerinden kendisine yönelik soruşturma başlatılması yanlıştır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli yaptığı yazılı açıklamada, "Koç topluluğu 100 yıldır ülkemizin kalkınma hamlesinde önemli sorumluluklar üstlenmiştir. (...) Değerli bir iş insanının kabul edilemez tabirlerle hedef alınmasını doğru bulmuyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akın Gürlek'ten Koç'a tepki<br />Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un fıkrayı anlattığı sırada çekilen videonun yayınlanması, 95 yaşındaki iş insanına yönelik tepkiyi tetiklemişti. Videoda, Koç'un yanındaki eski Başbakan Binali Yıldırım dâhil çevredekilerin de bu fıkraya güldüğü görülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Koç'un, "ırkçı" ve "cinsiyetçi" olduğu gerekçesiyle tepki çeken fıkra nedeniyle özür dilemesi için sosyal medyada çok sayıda kullanıcı tarafından çağrı yapıldı. Tepkiler üzerine Rahmi Koç, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim" mesajını paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Koç hakkında "halkın bir kesimini alenen aşağılama" suçu kapsamında resen soruşturma başlatırken Adalet Bakanı Akın Gürlek de Rahmi Koç'u hedef aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gürlek X hesabından, "Bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine soruşturma başlatılmıştır. (...) Adaletin terazisi kimsenin servetine, ünvanına veya statüsüne göre tartmaz" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti'den suç duyurusu<br />Doğu ve Güneydoğu'daki barolar, Türk Tabipleri Birliği (TTB) ve çok sayıda Kürt derneğinin yanı sıra DEM Parti de Koç'a tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti, savcılığın resen başlattığı soruşturmaya ek olarak, Rahmi Koç hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik", "aşağılama", "nefret ve ayrımcılık" gerekçeleriyle suç duyurusunda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partiden yapılan açıklamada, "Anadilinde sağlık hizmetine erişemeyen Kürt kadınların yaşadığı ağır gerçekliğin bir 'güldürü unsuru' olarak kullanılması, Kürt kadınların onuruna, sağlık ve mahremiyet haklarına aynı anda yapılmış kapsamlı bir saldırı niteliği taşımaktadır" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA / MUK,CÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-rahmi-ko%C3%A7a-destek-soru%C5%9Fturma-yanl%C4%B1%C5%9F/a-77447688</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehirin-50-milyonluk-pazarlikli-ihalesi-25850ab79b2cc-747f-4b12-bcb3-c07715e4b6872026-06-06T21:41:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ

MERSİN BÜYÜKŞEHİRİN 50 MİLYONLUK PAZARLIKLI İHALESİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI - <strong>SİSTEM VE DONANIM</strong> ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2025/2489084</strong> İKN numarası ile <strong>"MUHTELİF LİSANS VE ABONELİK MAL ALIMI"</strong> işini pazarlık 21/B maddesine göre alım yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için idareci gizli olarak belirlenen yaklaşık maliyet: <strong>47.507.115,00 TRY</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu iş için bir kişi teklif atar, o ŞANSLI kişide de bu iş kalır.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">28.01.2026 - 19.02.2026 gerçekleşen bu iş için, LİON HTC BİLİŞİM KIRTASİYE İNŞAAT TEMİZLİK TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- ADANA ile<strong> 46.824.600,00</strong> TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakam içinde KDV yok. Birde onu ekleyin rakam daha da artacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">47 milyonluk (eski para trilyon) iş pazarlık ile yapılıyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık değil de, pazarlık?</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığınız açık ihalelere bakıyorum, yaklaşık maliyet 50 milyon ise, açık ihale yapıldığı için ihale kıran kırana geçiyor, iş 25 milyona, 35 milyona gidiyor… Devlet kazanıyor. Bu tür işlerde neden pazarlığı tercih ediyorsunuz. Bakın yaklaşık maliyete ve tek teklif olduğu için yapılan indirime… 1 milyon lira bile değil.. Sebep? Pazarlık olduğu için… AÇIK olmuş olsa en az 10 milyon bu tutardan iner.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazık günah değil mi?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Peru yarın sandık başında: Cumhurbaşkanlığı seçiminde başa baş yarış]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/peru-yarin-sandik-basinda-cumhurbaskanligi-seciminde-basa-bas-yaris-2584981e62b32-f8cd-4f62-a0ff-44bbe49b3cd42026-06-06T19:36:00+03:00HABER MERKEZİ Peru yarın sandık başında: Cumhurbaşkanlığı seçiminde başa baş yarış

Peru yarın sandık başında: Cumhurbaşkanlığı seçiminde başa baş yarış

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Peru halkı, ülkenin yeni cumhurbaşkanını seçmek üzere yarın sandık başına gidiyor. İlk turda en fazla oyu alan sağcı aday Keiko Fujimori ile ikinci sırada yer alan solcu aday Roberto Sanchez, 2026-2031 döneminde görev yapacak devlet başkanı olmak için yarışacak.<br />Ülkede son 10 yılda 8 farklı devlet başkanının görev yapması, seçmenlerin siyaset kurumuna duyduğu güvenin zayıflamasına yol açtı. Aynı zamanda organize suç örgütlerinin artan etkisi, haraç olayları ve cinayetler de seçim gündeminin en önemli başlıkları arasında yer alıyor. Kamuoyu araştırmaları, güvenlik konusunun yolsuzluk ve ekonomik sorunların önüne geçerek seçmen tercihlerini belirleyen temel unsur haline geldiğini gösterdi.<br />Eski Peru Devlet Başkanı Alberto Fujimori'nin kızı olan Keiko Fujimori, Popüler Güç Partisi'nin adayı olarak dördüncü kez cumhurbaşkanlığı yarışına katılıyor. İlk tur seçimlerinde yaşanan usulsüzlük tartışmalarının tekrarlanmaması için partisinin 100 bin sandık gözlemcisi görevlendirmeyi hedeflediğini açıklayan Fujimori, seçim sürecinde güvenlik ve ekonomi politikalarına ağırlık verdi.<br />Fujimori, suçla mücadelede daha sert önlemler alınmasını, orduya daha fazla yetki verilmesini ve cezaevi sisteminin sıkılaştırılmasını savunuyor. Ekonomide ise madencilik yatırımlarını teşvik edecek reformlar, yabancı sermayeyi artıracak düzenlemeler ve istihdamı destekleyecek politikalar vadediyor.<br />Rakibi Roberto Sanchez ise sosyal adalet, devletin ekonomideki rolünün artırılması ve anayasa reformu vaatleriyle seçmenin karşısına çıktı. Peru İçin Birlik Partisi'nin adayı olan Sanchez, doğal gaz ve madencilik gibi stratejik sektörlerde devlet denetiminin güçlendirilmesini savunuyor.<br />Güvenlik sorunlarının yalnızca polis tedbirleriyle çözülemeyeceğini belirten Sanchez, yoksulluk ve işsizliğin azaltılmasının suçla mücadelede temel öncelik olması gerektiğini ifade ediyor. Sanchez ayrıca, eski Devlet Başkanı Alberto Fujimori döneminde yürürlüğe giren 1993 Anayasası'nın değiştirilmesi amacıyla Kurucu Meclis oluşturulmasını öneriyor.<br />Haziran ayında yayımlanan son kamuoyu yoklamalarının ortalamasına göre Keiko Fujimori yüzde 50,4, Roberto Sanchez ise yüzde 49,6 destek seviyesinde bulunuyor. Anketler, Peru'nun yeni cumhurbaşkanını belirleyecek yarışın son yılların en çekişmeli seçimlerinden biri olacağına işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260606/peru-yarin-sandik-basinda-cumhurbaskanligi-seciminde-basa-bas-yaris-1106303446.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Avrupa genişlemeyi düşündüğünde ilk göreceği yer Türkiye’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tbmm-baskani-kurtulmus-avrupa-genislemeyi-dusundugunde-ilk-gorecegi-yer-turkiye-25848054a18ea-6306-4100-9a5b-0b052f43e6932026-06-06T19:33:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Avrupa genişlemeyi düşündüğünde ilk göreceği yer Türkiye’

TBMM Başkanı Kurtulmuş: "Avrupa genişlemeyi düşündüğünde ilk göreceği yer Türkiye’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Finlandiya ve İsveç ziyaretleri sonrası yaptığı açıklamada Avrupa Birliği’ne (AB) ve Türkiye'nin birliğe katılım tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">7-8 Temmuz’da Ankara’da gerçekleşecek NATO Zirvesi’ne 20’den fazla ülkeden meclis başkanının katılacağını söyleyen Kurtulmuş, "AB genişlemeyi düşündüğü zaman ilk görecekleri yer Türkiye'dir," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurtulmuş'un açıklaması, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb'ın Türkiye'yle ilgili sözlerinin sorulması üzerine geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stubb, Avrupa Birliği'nin yalnızca mevcut 27 üyeyle yetinmemesi gerektiğini, uzun vadede 40 devlete ulaşabilecek daha geniş ve daha güçlü bir yapı oluşturmasının gerektiğini söyleyerek Türkiye'yi de işaret etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Finlandiya Lideri'nin açıklamasında, "Artık kimse Türkiye hakkında konuşmuyor ve zihnimizi açarak en azından güvenlik açısından Türkiye'nin mümkün olduğunca yakın bir ortak olması gerektiğini anlamamız gerekiyor," ifadeleri yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Avrupa'nın içine kapanma lüksü de kalmamıştır'<br />Gazetecilerin sorularını yanıtlayan Kurtulmuş, Stubb'ın sözlerinin sorulması üzerine, "Sayın Stubb, Sayın Cumhurbaşkanımızın davetlisi olarak daha evvel Türkiye'ye gelmişti. Hakikaten oldukça entelektüel, siyasetçi kimliğinin dışında dünyadaki küresel gelişmeleri çok yakın takip eden ve sadece takip eden değil, yönlendirici fikirler üretebilen biri," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ankara'daki görüşmemizde de çok samimi bir hava vardı. Hatta Ankara’dan uğurlarken dedi ki 'Bu görüşmenin devamını mutlaka Helsinki’de yapmamız lazım.' Bu bakımdan Helsinki’deki görüşmemiz Ankara’daki görüşmemizin devamı oldu."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurtulmuş'a göre, Avrupa bakımından yeni bir durum söz konusu. "2014'te Rusya'nın Kırım'ı ilhakıyla birlikte Avrupa Birliği’nin hiçbir şey yapamadığını, reaksiyon gösteremediğini; NATO'nun da yeterince bir tepki veremediğini gördük. Bu tarih Avrupa'nın genel olarak güvenliği konusunda en önemli tereddütlerin başladığı tarihtir. O günden bu yana endişeler derinleşerek devam ediyor," diyen Meclis Başkanı, sözlerine şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Trump'ın ikinci dönemine başlamasıyla birlikte Avrupa ile Amerika arasında, Avrupa'nın güvenliği konusunda ciddi ihtilafların ortaya çıktığı aşikâr. Dolayısıyla yeni perspektiflere ihtiyaç var. Aynı tezleri tekrarlamanın bir anlamı yok. Bunları çok net şekilde, açıklıkla söylüyoruz. Burada Avrupa'nın “Biz bize yeteriz” deme lüksü kalmamıştır. Avrupa'nın içine kapanma lüksü de kalmamıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurtulmuş, "Avrupa içerisindeki bütün ırkçılık, İslam karşıtlığı, yabancı düşmanlığı gibi Avrupa siyasetini rotasından çıkaran gelişmelere rağmen AB mutlaka genişleyerek kendisini korumak mecburiyetindedir," diye de ekledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Genişlemeyi düşündükleri zaman ilk görecekleri yer Türkiye'dir. Finlandiya'da Cumhurbaşkanı Sayın Stubb’ın bunu da açıklıkla kabul ettiğini ve etrafına anlatmaya başladığını da gördüm."<br />haber içerik kaynak:</span><br />https://tr.euronews.com/my-europe/2026/06/06/tbmm-baskani-kurtulmus-avrupa-genislemeyi-dusundugunde-ilk-gorecegi-yer-turkiye</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'nin Çin hesaplaşması: Von der Leyen'in 2023'teki uyarıları gerçek mi oluyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abnin-cin-hesaplasmasi-von-der-leyenin-2023teki-uyarilari-gercek-mi-oluyor-2584758231f9e-85cc-45cd-801a-2621a713bda22026-06-06T19:30:00+03:00HABER MERKEZİ AB'nin Çin hesaplaşması: Von der Leyen'in 2023'teki uyarıları gerçek mi oluyor?

AB'nin Çin hesaplaşması: Von der Leyen'in 2023'teki uyarıları gerçek mi oluyor?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ursula von der Leyen'in bugüne kadar yaptığı konuşmalar arasında, aradan geçen yıllara rağmen etkisini koruyan ve bugün belki de her zamankinden daha güçlü yankı bulan bir konuşma öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı, Mart 2023'te yaptığı kapsamlı ve dönüm noktası niteliğindeki konuşmasında, "dünyadaki en karmaşık ve en önemli ilişkilerden biri" olarak tanımladığı Avrupa Birliği-Çin ilişkilerini ayrıntılı şekilde değerlendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">O dönemde, Rusya'nın Ukrayna'ya karşı yürüttüğü savaş siyasi gündemi domine ederken, bir AB liderinin kamuoyuna yönelik konuşmasını tamamen Çin'e ayırması alışılmış bir durum değildi. Nitekim von der Leyen, konuşmasının ilk bölümünde Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'i, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile kurduğu "sınırsız dostluk" nedeniyle sert sözlerle eleştirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak von der Leyen'in temel eleştirileri ekonomi alanında yoğunlaşıyordu. Çin'in piyasa bozucu sübvansiyonları, haksız rekabet uygulamaları, ekonomik baskı yöntemleri, büyüyen ticari dengesizlikler, zorunlu teknoloji transferleri ve kritik hammaddelerdeki tekel konumuna uzun uzun değinen Komisyon Başkanı, tüm bu sorunların yeni bir yaklaşımı gerekli kıldığını savunmuştu: "Risk azaltma" (de-risking).</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün ise söz konusu sorun başlıkları, Avrupa Komisyonu içinde hız kazanan kapsamlı bir muhasebenin merkezinde yer alıyor. Çin'den gelen düşük maliyetli ithalatın Avrupa ekonomisi üzerindeki baskıyı artırdığı, istihdam kayıplarına yol açtığı ve bazı fabrikaların kapanmasına neden olduğu yönündeki endişeler giderek büyüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa genelinde yaygınlaşan sanayisizleşme korkusu, von der Leyen'in konuşmasında doğrudan yer almamış olsa da tehdidin boyutu açık biçimde ortaya konmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen konuşmasında, "Çin'i dünyaya daha az bağımlı, dünyayı ise Çin'e daha bağımlı hâle getirmeyi amaçlayan net bir yönelim ve çaba göreceğiz" ifadelerini kullanmıştı. Komisyon Başkanı ayrıca, "Güvenlik ve kontrol ihtiyacı artık serbest piyasalar ve açık ticaret mantığının önüne geçiyor," demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 36 dakika süren konuşma, birçok analist ve yorumcu tarafından gerçekçi ve net bir değerlendirme olarak övülürken, Çinli yetkililer tarafından ise yanıltıcı ve tutarsız olduğu gerekçesiyle sert şekilde eleştirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ne analistler ne de Çinli yetkililer von der Leyen'in asıl hedef kitlesiydi. Komisyon Başkanı'nın mesajları, nihai karar gücünü elinde bulunduran AB üyesi devletlere yönelikti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Birlikte hareket edebilmek için ortak bir iradeye ihtiyacımız var," diyen von der Leyen, üye ülkeleri ortak bir yanıt vermeye çağırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ironik biçimde, Pekin politikası konusunda yıllardır süregelen görüş ayrılıklarıyla hareket eden üye devletler, von der Leyen'in temel mesajlarını zayıflatan en önemli unsur oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/06/06/abnin-cin-hesaplasmasi-von-der-leyenin-2023teki-uyarilari-gercek-mi-oluyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Körfez'de yine çatışma: Kuveyt ve Bahreyn'den İran'a kınama]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/korfezde-yine-catisma-kuveyt-ve-bahreynden-irana-kinama-2584600df49b9-e653-4300-8745-a28a933a87c32026-06-06T19:22:00+03:00HABER MERKEZİ Körfez'de yine çatışma: Kuveyt ve Bahreyn'den İran'a kınama

Körfez'de yine çatışma: Kuveyt ve Bahreyn'den İran'a kınama

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ile İran arasındaki ateşkese rağmen Körfez bölgesinde karşılıklı saldırılar dün gece de sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), İran'dan Hürmüz Boğazı'na gönderilen dört insansız hava aracının (İHA) düşürüldüğünü, bundan birkaç saat sonra ise İran'ın Kuveyt ve Bahreyn'e yedi balistik füze fırlattığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hürmüz Boğazı'nda engellenen İHA'ların deniz trafiği için tehdit oluşturduğunu ifade eden CENTCOM, "daha fazla saldırıya karşı savunma amacıyla" Goruk kenti ve Keşm Adası'nda İran kıyı gözetleme radar üslerinin vurulduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, İran tarafından fırlatılan altı füzenin engellendiğini, yedinci füzenin ise hedefine ulaşamadığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran: ABD üsleri hedef alındı<br />Saldırıları teyit eden İran, ABD üslerinin hedef alındığını açıkladı. İran haber ajansı Tasnim'in aktardığına göre, İran Devrim Muhafızları ABD ordusunun Sirik ve Keşm Adası'na yönelik saldırılarının ardından, "düşmanın bölgedeki üslerinin füzelerin hedefi" olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuveyt ordusundan yapılan açıklamaya göre füze ve İHA'larla düzenlenen saldırılara karşı hava savunma sistemleri devreye girdi. Bahreyn'de de sabahın erken saatlerinde füze alarmı verildiği aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahreyn ve Kuveyt'ten İran'a tepki: Egemenliğin ihlali<br />Basra Körfezi'nde yer alan takımada ülkesi Bahreyn, kendi topraklarına ve Kuveyt'e yönelik saldırıları kınadı. Devlet haber ajansı BNA'nın aktardığına göre, Bahreyn Dışişleri Bakanlığı saldırıları her iki ülkenin egemenliğine yönelik "ağır bir ihlal" olarak nitelendirerek, İran'ın "haksız" saldırılarına son vermesi gerektiğini vurguladı. Bakanlığın açıklamasında, Bahreyn'in egemenliğini, güvenliğini ve halkını korumak için hiçbir taviz vermeyeceği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuveyt Dışişleri Bakanlığı da İran'ın "tekrarladığı iğrenç saldırıların" hiçbir şekilde "haklı bir gerekçesinin olmadığını" vurguladı. Açıklamada, İran'ın bu "açık saldırganlık" ile bu tür eylemlerin sona erdirilmesi yönündeki uluslararası çağrıları dikkate almadığı ve bölgenin istikrarı ile halkın güvenliğini tehlikeye attığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Kuveyt İran'ın saldırılarına karşı savunmayı artırmak amacıyla ABD'den insansız hava araçlarına karşı yeni savunma sistemleri satın alıyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kuveyt'e yaklaşık 2 milyar dolar değerinde silah satışının onaylandığını duyurdu. Savunma sisteminin ne zaman teslim edileceği ise şimdilik belirsizliğini koruyor.<br />Trump: İran, füzelerinin beşte birine hâlâ sahip<br />ABD Başkanı Donald Trump'ın tahminlerine göre İran'ın füzelerinin beşte biri hâlâ duruyor. NBC News televizyonuna konuşan Trump, İran'ın insansız hava aracı fabrikalarının, fırlatma rampalarının ve füze üretim tesislerinin çoğunun vurulduğunu söyledi. Trump, "Ancak hâlâ kapasiteleri var. Bazı füze ve insansız hava araçları bulunuyor. Yüzde olarak söylersem, belki füzelerinin yüzde 21 ile 22'si kaldı" diye konuştu. Trump'ın bu açıklamaları hangi bilgilere dayanarak yaptığı ise belirsiz. Ancak son haftalarda ABD medyasında yetkililere ve istihbarat kaynaklarına dayandırılan haberlerde İran'ın füzelerinin büyük kısmının hâlâ sahip olduğu belirtilmişti. New York Times, Mayıs ayı ortasında yayınladığı bir haberde İran'ın hâlâ fırlatma rampaları ile füze cephaneliğinin yüzde 70'ine sahip olduğunu iddia etmişti. Washington Post'un haberinde de benzer sayılar yer almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tahran, Körfez ülkelerindeki ABD üslerini hedef alan saldırıların ABD'nin saldırılarına yönelik misilleme olduğunu savunuyor. ABD ise İran'a yönelik saldırıları Tahran'ın provokasyonlarına karşı meşru müdafaa olarak nitelendiriyor. ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırıları ile 28 Şubat'ta başlayan savaşta, Washington ile Tahran arasında yaklaşık iki ay önce ilan edilen geçici ateşkese rağmen karşılıklı saldırılar sürüyor. İki ülke arasında nihai ateşkes sağlanması ve savaşın sona erdirilmesi için müzakerelere de devam ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa, AFP/JD, CÖ</span><br />haıber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/k%C3%B6rfezde-yine-%C3%A7at%C4%B1%C5%9Fma-kuveyt-ve-bahreynden-i%CC%87rana-k%C4%B1nama/a-77445457</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türk balıkçı teknesine Kırım açıklarında saldırı: Bir ölü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turk-balikci-teknesine-kirim-aciklarinda-saldiri-bir-olu-2584568d7ce87-ca76-45b0-949d-79ef56fc393e2026-06-06T19:19:00+03:00HABER MERKEZİ Türk balıkçı teknesine Kırım açıklarında saldırı: Bir ölü

Türk balıkçı teknesine Kırım açıklarında saldırı: Bir ölü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sahil Güvenlik Komutanlığından yapılan açıklamaya göre, Cuma günü Karadeniz'de Kırım'ın Sivastopol kenti açıklarında, Türk bayraklı "Duru 67" isimli tekneye saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu hasar alan tekne battı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede bulunan "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesi, batan teknedeki beş yaralıyı kurtardı. Ancak İnebolu istikametine doğru yola çıkan teknedeki ağır yaralı bir kişi, intikal sırasında hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatını kaybeden balıkçının cenazesi ve yaralılar, Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisine alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 15 saatlik yolculuğun ardından yaralı olarak kurtarılan balıkçılara ilk müdahale sağlık ekiplerince gemide yapıldı. Yaralılar daha sonra İnebolu Limanı'na getirilerek Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhbar üzerine Sahil Güvenlik Komutanlığına ait "TCSG-96" gemisi, dün saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan dördü doktor, 15'i ise UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman tıbbi ekiple hareket etmiş, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde İnebolu Limanı'na 115 deniz mili mesafede "Burak Kaya" isimli balıkçı teknesine ulaşmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sahil Güvenlik Komutanlığının açıklamasında, saldırının şekline ya da failine ilişkin bilgi verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta Türk yük gemisi İHA'yla vurulmuştu<br />Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgaliyle başlayan savaşta Karadeniz'de özellikle son dönemde birçok gemi ve tekne Ukrayna açıklarında saldırıya uğradı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede 28 Mayıs'ta da sahibi Türk vatandaşı olan bir yük gemisi insansız hava aracıyla (İHA) vurulmuştu. Ukrayna'nın Odessa Limanı'ndan Türkiye'ye kuru yük taşıyan Vanuatu bayraklı gemiye yönelik saldırıda Türk mürettebattan iki kişi hafif şekilde yaralanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna donanması, geminin bir Rus İHA'sıyla vurulduğunu belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye Dışişleri Bakanlığı olayın ardından "Savaşın kontrolsüz biçimde tırmanmasına yol açabilecek adımlardan kaçınılması yönündeki uyarımızı ilgili tüm taraflara yineliyoruz" açıklamasında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/CÖ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrk-bal%C4%B1k%C3%A7%C4%B1-teknesine-k%C4%B1r%C4%B1m-a%C3%A7%C4%B1klar%C4%B1nda-sald%C4%B1r%C4%B1-bir-%C3%B6l%C3%BC/a-77443469</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Buca Belediye Başkanı Görkem Duman dâhil 42 kişi tutuklandı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/buca-belediye-baskani-gorkem-duman-dahil-42-kisi-tutuklandi-258449eab133c-4f1b-4573-a078-fcb1e1a2c5162026-06-06T19:16:00+03:00HABER MERKEZİ Buca Belediye Başkanı Görkem Duman dâhil 42 kişi tutuklandı

Buca Belediye Başkanı Görkem Duman dâhil 42 kişi tutuklandı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Buca Belediyesi ve bağlı iştiraklerine yönelik yürütülen yolsuzluk soruşturması kapsamında hâkimliğe sevk edilen Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, önceki dönem Belediye Başkanı Erhan Kılıç ve eski CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya'nın da aralarında bulunduğu 42 kişi tutuklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme, 12 kişiyi ise adli kontrol şartıyla serbest bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görkem Duman mutlak butlan sürecinde Kemal Kılıçdaroğlu'na karşı Özgür Özel'in yanında duran CHP'li belediyeli başkanlarından biriydi. İzmir'de benzer bir duruş sergileyen Güzelbahçe Belediye Başkanı Mustafa Günay da geçen hafta yolsuzluk soruşturması kapsamında tutuklanmıştı.<br />Müslüm Sarı: Yakından takip ediyoruz<br />Mahkemenin mutlak butlan kararıyla CHP'nin başına getirilen Kemal Kılıçdaroğlu'nun atadığı CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Buca Belediyemizdeki tutuklamalara ve Adalar Belediyemizdeki soruşturmalara ilişkin süreci yakından takip ediyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarı, "Hukuki sürecin, masumiyet karinesi ve hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adil, şeffaf ve tarafsız bir şekilde yürütülmesinin takipçisi olacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltı ve hâkimliğe sevk süreci<br />İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında aralarında Buca Belediye Başkanı Görkem Duman, önceki dönem Buca Belediye Başkanı Erhan Kılıç, belediye başkan yardımcıları, siyasi parti yöneticileri, belediye iştiraklerinin yöneticileri ve çalışanları ile bazı müteahhitlerin de bulunduğu 62 kişi hakkında gözaltı kararı verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 1 Haziran'da İzmir merkezli dört ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonda Duman, Kılıç ve önceki dönem CHP Buca İlçe Başkanı Çağdaş Kaya dâhil 54 kişi gözaltına alındı. İşlemleri tamamlanan 54 kişi adliyeye sevk edilirken soruşturma kapsamında yeni gelişmeler doğrultusunda üç kişi hakkında daha gözaltı kararı verildi. Böylece soruşturmadaki şüpheli sayısı 65'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık işlemleri tamamlanan 54 kişiden 51'i tutuklama talebiyle, üçü adli kontrol şartıyla sulh ceza hâkimliğine sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA/CÖ,JD</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/buca-belediye-ba%C5%9Fkan%C4%B1-g%C3%B6rkem-duman-d%C3%A2hil-42-ki%C5%9Fi-tutukland%C4%B1/a-77443838</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-iban-magdurlari-icin-kanun-teklifi-258437da59064-36ad-4e11-b290-f1b7b010f1cf2026-06-06T18:47:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.

Ali Bozan’dan İBAN Mağdurları İçin Kanun Teklifi.

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Mersin Milletvekili Av. Ali Bozan, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda değişiklik yapılmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sundu. Teklif, Türk Ceza Kanunu’nun 158’inci maddesinde düzenlenen nitelikli dolandırıcılık suçunun uzlaştırma kapsamına alınmasını hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanun teklifinin gerekçesinde, dijital iletişim araçları ve elektronik para transfer sistemlerinin yaygınlaşmasıyla dolandırıcılık yöntemlerinin değiştiğine dikkat çekildi. Özellikle banka hesapları ve ödeme sistemlerinin üçüncü kişiler tarafından kullanıldığı olaylarda, kişilerin kast ve sorumluluk derecelerinin somut olaylara göre farklılık gösterebildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Mağdur zararının giderildiği dosyalarda yargılamalar sürüyor”</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerekçede, mağdur zararının tamamen karşılandığı ve tarafların uzlaşma iradesi gösterdiği birçok dosyada kamu davalarının devam ettiği, yargılamaların ise uzun sürdüğü ifade edildi. Bu durumun, toplumsal barışın yeniden tesis edilmesine her zaman yeterli katkı sunamadığı vurgulandı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">“Onarıcı adalet anlayışı güçlendirilecek”</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte, modern ceza adalet sisteminin yalnızca cezalandırmayı değil, mağdurun zararının giderilmesini, uyuşmazlıkların çözülmesini ve toplumsal ilişkilerin onarılmasını da hedeflediği belirtildi. Uzlaştırmanın bu yaklaşımın önemli araçlarından biri olduğu ifade edilerek, tarafların özgür iradeleriyle uzlaştığı durumlarda bu mekanizmanın işletilmesinin bireysel ve toplumsal fayda sağlayacağı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Teklifin hedefleri arasında şunlar amaçlanıyor:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">“Mağdur zararının daha hızlı ve etkin şekilde giderilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taraflar arasında uzlaşma kültürünün teşvik edilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal barışın güçlendirilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza yargılamalarının daha etkin yürütülmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemelerin iş yükünün azaltılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ceza infaz kurumları üzerindeki yoğunluğun hafifletilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölçülülük ve onarıcı adalet ilkelerinin güçlendirilmesi.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Teklifte ayrıca düzenlemenin bir af, ceza indirimi veya cezasızlık uygulaması olmadığı; yalnızca mağdur zararının giderildiği ve tarafların uzlaşmayı kabul ettiği durumlarda mevcut uzlaştırma mekanizmasının kullanılmasına imkan tanıyacağı vurgulandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den Özgür Özel'e sert sözler ve kurultay vurgusu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-ozgur-ozele-sert-sozler-ve-kurultay-vurgusu-258424a721a98-b8f4-4ab3-9142-b4e7efcca5822026-06-05T10:19:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den Özgür Özel'e sert sözler ve kurultay vurgusu

Bahçeli'den Özgür Özel'e sert sözler ve kurultay vurgusu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli mutlak butlan kararı alınan CHP için hukuki sürecin işleyeceğini ve kurultayın yapılacağını söylerken, mahkeme kararı ile CHP genel başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Özgür Özel ile ilgili sert bir dil kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı ortağı Devlet Bahçeli, mutlak butlan kararı sonrası CHP'de yaşanan gelişmelere ilişkin Türkgün gazetesine değerlendirmelerde bulundu. Bahçeli'nin Özgür Özel'e yönelik tutumunu daha da sertleştirdiğinin gözlendiği demecinde CHP'nin kurultayının yapılması çağrısı yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli mutlak butlan kararının çıkmasının ardından yaptığı ilk açıklamalarda Kılıçdaroğlu'na "feragat" çağrısı yaparken, MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız da butlan kararını hukuki olarak eleştiren bir paylaşım yapmıştı. Ancak daha sonra Yıldız X'teki paylaşımını silmiş, Bahçeli de söylemini Özel aleyhine değiştirmeye başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, geçen hafta da Türkgün'e bir röportaj vermiş ve CHP'de bir "arınma ve durulma" sürecinin başlatılmasını, mevcut üyelerin yenilenmesini, yenilenmiş üye yapısıyla 9 Eylül'de kongreye gidilmesini önermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada iki gün önce Adalet Bakanı Akın Gürlek ile İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'nin birlikte Bahçeli'yi ziyaret etmesi de dikkat çekmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgür Özel hakkında şu anda TBMM'de en az 55 fezleke bulunuyor ve kulislerde Özel ve çevresindeki bazı milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasının gündeme gelebileceği konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgür Özel, iki gün önce gazetecilerle buluşmasında dokunulmazlık ile ilgili bu iddiaların hatırlatılması üzerine, "Kendisiyle ilgili endişe duyan CHP gibi bir partinin genel başkanlığına soyunmaz. O yüzden kendimle ilgili herhangi bir endişem yok ama Türkiye'de çok partili siyasal yaşamın geleceği açısından endişem var" demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kurultay yenilenecek" vurgusu<br />Bahçeli demecinde CHP'ye ilişkin hukuki sürecin işleyeceğini belirterek, şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hukuki sürecin kabul edilmemesi parti için fiili siyasi bir parçalanmışlığı doğurmuştur. Ancak hukuki süreç işleyecek, kurultay yenilenecek ve hukuka uygun bir biçimde CHP kaderini belirleyecektir. Bu nedenle CHP'liler FETÖ artıklarından ve sokaktan medet uman bir anlayıştan katî surette uzak durmalı, CHP'nin iç karışıklıklarını Türkiye sathına taşımayı akıllarından bile geçirmemelidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'de Özel cephesi bir an önce kurultay talep ederek 12 Temmuz için çağrı yaparken, mahkeme kararı ile CHP yönetimine gelen Kemal Kılıçdaroğlu tedbir kararı nedeniyle kurultayı toplayamayacağını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet Bahçeli, partilerin parçalanarak fonksiyon kaybetmesini istemediklerini de söyleyerek, "CHP'nin kurumsal kimliğinin titizlikle korunmasından yanayız" ifadesine vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özgür Özel paralel merkez kurdu"<br />Özgür Özel'in Yargıtay'ın nihai kararını beklemeden krizi derinleştirecek hamleler yaptığını savunan Bahçeli, CHP'deki paralel liderliğin, siyaset ve toplumsal istikrarı bozacağını ifade etti. Bahçeli şunları kaydetti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sayın Özel, Yargıtay'ın nihai kararını beklemeksizin, CHP'nin içinde bulunduğu krizi derinleştirecek hamleler yapmaktadır. Bu kapsamda ilk olarak Sayın Özel, fiili bir müdahale ile TBMM grup başkanlığına geçerek partide yeni ve paralel bir merkez kurmuş; kanunda tanımlanan Genel Başkanlık statüsüne karşı CHP'nin defacto lideri unvanını almıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli sözlerinin devamında Özel için şu ifadeleri de kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Milletvekilliği, grup başkan vekilliği, grup başkanlığı ve genel başkanlık yapan Özgür Özel'in; devlet adabından, CHP'nin tarihi ve kurumsal kimliğinden kopuk; Türk siyasi hayatının hafızasını doğru okuyamayan ve Türk milletini politik ajandasındaki gündem maddeleri doğrultusunda provoke eden görünüşte 'ergen devrimciliği' ne CHP ne de Türkiye için sorumlu bir siyaset anlayışını barındırmamaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel'in partisine yönelik iddiaların üstünü örttüğünü de ileri süren Bahçeli, "Özel ayrıştırıcı dil ve üslubuyla, Türkiye'nin istikrar ve güven ortamına mugayir hareketleriyle ve saatlerce sufle aldığı odaklardan gelen istekleri sorgusuz uygulama iradesiyle ne Anıtkabir'in bekçisi ne Atatürk'ün mirasçısı ne de Türk gençliğinin lideri olma potansiyeline sahiptir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel'in "Canımızı ortaya koymaya fiziki mücadeleye var mısınız?" dediğini de anımsatan Bahçeli, Gezi Parkı olaylarını hatırlatarak "Bu şekilde kimlere, ne mesaj verilmeye çalışılmaktadır? Bu bir hazırlığın işareti midir?" diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye, FETÖ operasyonları tecrübesine sahip bir ülke"<br />Demecinde dış müdahale ve cemaat operasyonu uyarısı da yapan Bahçeli, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yapılan hamleler pusuya yatan FETÖ artıkları ve menfaat şebekelerince CHP'nin bölünmesi üzerine inşa edilmişse ve buna uygun zemin hazırlığı meşruiyet oluşturma çabası kamuoyuna 'yapacak başka bir şeyimiz kalmadı' mesajı, ayrılmak için haklılık zemini oluşturarak güçlü bir kopma hevesi ise bu, Türk milletinin ve CHP seçmeninin ferasetinden kaçmayacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözlerinin devamında "Türkiye, siyasete siyaset dışı müdahaleler ve FETÖ operasyonları tecrübesine sahip bir ülkedir" diyen Bahçeli, CHP'nin rotasını "uluslararası bağlantı ve etkilenme alanı defalarca aşikar olmuş kişilerin belirlememesi gerektiğini" de kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özel ve İmamoğlu'nun yeni bir parti kurabileceğini ve şimdiye kadar atılan adımların yeni parti kurma senaryosunun sacayakları olabileceğini de söyleyen Bahçeli, Özel'in TOMA'ya çıkması, yağmurda ıslanması, mahkeme tebligatını yırtması gibi görüntüleri için "Son umut direnen lider PR çalışmalarının bir ürünü olarak kabul edilebilir" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Terörsüz Türkiye" süreci<br />CHP'deki tartışmaların devam eden çözüm sürecine de zarar verebileceğini ifade eden Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin köklü partisi CHP'de yaşanan gerilimin yaygınlaşması, toplumsal barış gibi geniş siyasi mutabakat gerektiren milli meselelerde ortak zemin oluşturulmasını zorlaştırabilecek, kamuoyu enerjisi Terörsüz Türkiye ve reform gündemlerinden ziyade parti iç tartışmalara yönelebilecektir."</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/bah%C3%A7eliden-%C3%B6zg%C3%BCr-%C3%B6zele-sert-s%C3%B6zler-ve-kurultay-vurgusu/a-77417539</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Alman otomobil devleri krizi aşamıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/alman-otomobil-devleri-krizi-asamiyor-25841024322a6-2d9c-424e-964c-cb60368dd2ac2026-06-05T09:16:00+03:00HABER MERKEZİ Alman otomobil devleri krizi aşamıyor

Alman otomobil devleri krizi aşamıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Uzun süredir krizdeki Alman otomobil sektörü 2026 yılına da iyi başlamadı. Sektöre yönelik danışmanlık hizmeti veren EY tarafından yapılan ve sonuçları Cuma günü açıklanan ilgili araştırmaya göre, üç Alman otomotiv devi Volkswagen, Mercedes-Benz ve BMW'nin ilk çeyrek kârı yüzde 23 azaldı. Aynı dönemde ABD'li otomotiv şirketleri ise kârlarını yüzde 83 oranında artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman otomobil üreticileri, büyük otomotiv sektörüne sahip ülkeler arasında yüzde 4'lük düşüşle ciro kaybı yaşayan tek grup oldu. ABD'li üreticiler yüzde 5, Japon üreticiler ise aynı dönemde yüzde 4 oranında büyüme kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kriz özellikle Alman otomotiv devleri için henüz aşılmış değil" ifadesini kullanan EY'den Constantin Gall, Alman otomotiv endüstrisinin köklü bir yapısal dönüşüm içinde olduğunu belirterek "Kaybedilen yurt dışı pazarlar, yüksek yazılım yatırımları ve elektrikli mobiliteye yavaş geçiş sonuçları olumsuz etkiliyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En kârlı üreticiler Suzuki ve General Motors<br />Araştırmaya göre, dünya genelinde en kârlı otomobil markaları sıralamasında Japon üretici Suzuki yüzde 10,9 kâr marjıyla ilk sırada yer alırken ABD'nin sektör lideri General Motors (GM) yüzde 9,4 ile ikinci, Güney Koreli Kia da yüzde 7,5 ile üçüncü oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman üreticiler BMW yüzde 6,5 ile dördüncü, Mercedes-Benz yüzde 6 ile altıncı, Volkswagen ise yüzde 3,3 ile 13'üncü basamakta yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman üreticilerin özellikle Çin pazarındaki kaybı, Alman sanayisi açısından en önemli sorunlardan biri. 2026'nın ilk üç ayında Alman şirketlerin bu ülkedeki satışları yüzde 16 düştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin'in sürekli kâr getiren bir pazardan en büyük sorunlardan birine dönüştüğünü dile getiren Constantin Gall, "Jeopolitik gerilimler, milliyetçilik, ticarete getirilen engeller ve farklı motor teknolojilerine dair değişen siyasi tercihler sektörü etkiliyor" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gall, Alman otomobil şirketlerinin artık serbest küresel ticaretten faydalanamadığını, bu durumun şirketler için işleri zorlaştırdığını da dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ET,MUK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/alman-otomobil-devleri-krizi-a%C5%9Fam%C4%B1yor/a-77429948</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ankara'da NATO Zirvesi için hazırlıklar başladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ankarada-nato-zirvesi-icin-hazirliklar-basladi-25840229185de-2f78-4d5e-b899-f40b66b8703d2026-06-05T08:13:00+03:00HABER MERKEZİ Ankara'da NATO Zirvesi için hazırlıklar başladı

Ankara'da NATO Zirvesi için hazırlıklar başladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Liderlerin kullanımı için pisti ve salonları yeniden yapılan Etimesgut askeri havaalanının açılışı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından 15 Haziran'da yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma Bakanlığı zirvenin güvenliği için NATO ile koordineli olarak her türlü önlemin alınmakta olduğunu açıklarken, Ankara Valiliği de kamu personelinin 6-12 Temmuz günleri arası idari izinli olacağını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun "tarihin en önemli zirvesi" olarak tanımladığı NATO Ankara Zirvesi'nin başlangıcına bir aydan az bir süre kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zirvenin içeriği kadar lojistik düzenlemeleri de hem Ankara hem NATO karargahının bulunduğu Brüksel'de hem de müttefikler ülkeler tarafından yakından takip ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin ev sahipliğinde gerçekleşecek zirveye ABD Başkanı Donald Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz gibi çok sayıda üst düzey yetkili katılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum Ankara'daki hazırlıkların lojistik, güvenlik, protokol düzenlemeleri ve kamu düzeni açılarından çok daha titiz ve yoğun bir şekilde yürütülmesine neden oluyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cn0p03yj92ko</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-milletvekili-tevfik-dikerden-gundeme-iliskin-aciklamalar-hangi-tip-siyasetci-makbul-2583931c61e11-1cd3-4be3-96f5-c2d3452013a02026-06-04T16:01:00+03:00HABER MERKEZİ Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?

Eski Milletvekili Tevfik Diker’den gündeme ilişkin açıklamalar: Hangi tip siyasetçi makbul?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili Tevfik Diker, Türkiye siyasetindeki farklı liderlik anlayışlarını karşılaştırarak dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Kendi siyasi geçmişi ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi kariyerini kıyaslayan Diker, tercih hakkını seçmenlerin takdirine bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisinin milletvekilliğine, yargı denetiminde gerçekleştirilen ön seçim ve tercih oyları sonucunda seçildiğini hatırlatan Diker, Türkiye’de Yolsuzlukla Mücadele Derneği’ni kuran tek milletvekili olduğunu ifade etti. Büyük Türkiye Partisi’nin kurucu genel başkanlığını yaptığını belirten Diker, emekli hava subayı kimliğinin yanı sıra araştırmacı-yazar olarak da çeşitli çalışmalara imza attığını söyledi. Diker, “Kurtlar Medyası”, “Ahtapotun Kolları”, “Koordinat” ve “FETÖ’nün Üvey Çocukları” adlı kitapların yazarı olduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamasında CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e de değinen Diker, Özel’in milletvekilliğine adaylık sürecine ilişkin eleştirilerde bulundu. Diker, Manisa CHP teşkilatının ön seçim talebinin karşılanmadığını, Özel’in dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tarafından liste başına yazılarak milletvekili seçildiğini öne sürdü. Ayrıca Kılıçdaroğlu’nun Özel’i TBMM CHP Grup Başkanvekilliği ve Grup Başkanlığı görevlerine getirdiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurultay sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Diker, CHP’deki genel başkanlık seçimleriyle ilgili kamuoyuna yansıyan tartışmaları hatırlatarak çeşitli iddialara dikkat çekti. Diker, bazı basın yayın organlarında yer alan haberler ve kamuoyundaki tartışmalar üzerinden eleştirilerini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi değerlendirmelerinin sonunda seçmenlere seslenen Diker, “Manisalılara ve tüm Türkiye seçmenine soruyorum; hangi tip siyasetçi makbulünüzdür?” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in açıklamaları, siyasi temsil, parti içi demokrasi ve liderlik anlayışına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://m.yeniakit.com.tr/amp/foto-galeri/159275/eski-milletvekili-tevfik-dikerden-gundeme-iliskin-aciklamalar-hangi-tip-siyasetci-makbul</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da 39 bin euroya satılık ada]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-39-bin-euroya-satilik-ada-25838b8546f8b-e901-4576-935e-bcc5e90864272026-06-04T10:38:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da 39 bin euroya satılık ada

Almanya'da 39 bin euroya satılık ada

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Baltık Denizi'nde Rügen Adası'nın güneydoğusunda yer alan eski Doğu Almanya (DDR) askeri platformu, Hamburg'da 4 Haziran'da düzenlenecek açık artırmada satışa çıkarılıyor. Müzayede için belirlenen başlangıç teklifi 39 bin euro.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ostervilm adıyla bilinen yapay ada, yaklaşık 250 metrekarelik bir platform ve üzerindeki binadan oluşuyor. Yıllardır kullanılmayan yapı, kapı ve pencerelerin sökülmesi, ahşap döşemelerin çökmesi ve pas ile küf tabakalarının oluşması nedeniyle kapsamlı bir yenileme gerektiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kuzey Alman Gayrimenkul Açık Artırmaları Şirketi'ne (Norddeutsche Grundstücksauktionen AG) göre ada, DDR döneminde Halk Donanması (Volksmarine) tarafından "manyetik giderme istasyonu" olarak kullanılıyordu. Donanma gemileri, manyetik fünyeli mayınlar tarafından tespit edilmemek için burada deniz altı kablolarıyla işleme tabi tutuluyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">600 ahşap kazık üzerine kurulu<br />Yaklaşık 10 metre derinlikteki deniz yüzeyine 1954 yılında 600 ahşap kazık üzerine inşa edilen platformda bir konut ve çamaşır odası bulunuyor. Sosyalist yapıdaki DDR'in yıkılması ve Federal Almanya ile birleşmesinin ardından el değiştiren ada, zamanla kaderine terk edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzayedeciler yapının mevcut durumunu "çürümeye yüz tutmuş" olarak tanımlıyor. Son görüntüler, platformun kuş pislikleri, çatlaklar ve yapısal bozulmalarla kaplı olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık artırmayı düzenleyen şirketten Hanna Scheibeler, adaya ilgi gösteren müşterilerin bulunduğunu belirterek gelecekteki kullanım için kumarhane, düğün alanı veya denizin ortasında bar gibi çeşitli fikirlerin gündeme geldiğini aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rügen yakınlarındaki Putbus kasabasından Burkhard Lenz ise DDR döneminde adada görev yapan askerleri tanıdığını, tesisin uzun süreli konaklamaya uygun olmadığını ve içme suyu ile elektriğin bulunmadığını ifade ediyor. Daha önce ada için yatırım planı yaptıklarını antalan Lenz, ancak 1990'ların ortasında adada yaptıkları ölçümlerin ardından uzman görüşleri nedeniyle planlarını rafa kaldırdıklarını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/ETO,TY</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-39-bin-euroya-sat%C4%B1l%C4%B1k-ada/a-77410621</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya BM Güvenlik Konseyi'ne seçilemedi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanya-bm-guvenlik-konseyine-secilemedi-2583744f7da23-031a-4d85-afc2-26e1fb2e106c2026-06-04T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya BM Güvenlik Konseyi'ne seçilemedi

Almanya BM Güvenlik Konseyi'ne seçilemedi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bugün Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) geçici üyeliklerinde boşalan koltuklar için seçimler yapıldı. Almanya, "Batı Avrupa ve diğerleri" grubunda Avrupa'dan Portekiz ve Avusturya'ya karşı yarıştı, ancak gerekli oyu alamadı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">193 üyesi bulunan BM'de yapılan gizli oylama sonuçlarını BM Genel Kurulu Başkanı ve Almanya'nın eski Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yarışı Portekiz 134, Avusturya ise 131 ülkenin oyunu alarak kazandı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugüne kadar geçici üyelik için girdiği tüm seçimleri kazanan Almanya ilk kez seçilemedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuçlar Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı<br />Üstelik Almanya, oylamada sadece 104 ülkenin oyunu alarak daha ilk turda kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa seçilebilmek için, BM Genel Kurulu'nda yapılan oylamada, şu anda oy verme hakkına sahip olmayan Afganistan ve Venezuela dışındaki üye ülkelerin üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın seçilmek için gerekli oyları alamaması Berlin'de soğuk duş etkisi yarattı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya, son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yapmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz hükümeti için ağır darbe<br />Başbakan Friedrich Merz ve Dışişleri Bakanı Johann Wadephul için bu başarısızlık, Almanya'yı uluslararası sahnede daha önemli bir aktör olarak konumlandırma çabalarına ciddi bir darbe indirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Wadephul, oylama öncesinde bizzat oy kullanacak ülkelerden destek toplamak için New York'a gitti, kararsız ülkeleri ikna etmeye çalıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak oylama sonucu bunu başaramadığını ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman basınında oylama sonucu, "ağır yenilgi" ve Merz hükümeti için "ağır darbe" sözleriyle değerlendiriliyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Oysa Bakan Wadephul, oylama öncesinde Avusturyalı mevkidaşı Beate Meini-Reisinger ve Portekizli mevkidaşı Paulo Rangel ile selfi çekmiş, gazetecilere de "Bu oylamaya güvenle, iyi duygularla giriyoruz" açıklamasını yapmıştı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın elini ne zayıflattı?&nbsp;<br />Berlin seçim kampanyasına Lizbon ve Viyana’dan daha geç, 2020'de başladı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Almanya'nın izlediği dış politika da dünya genelinde eleştirilere konu oluyor.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın, İsrail'in Gazze savaşı konusunda takındığı tutumu son yıllarda sert tepkiye yol açıyor. ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ile ABD'nin Venezuela'daki hamleleri karşısındaki sessizliği de, BM üyelerinin bir bölümünün Almanya'ya mesafeli tutum takınmasına yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uluslararası bağlayıcılığı bulunan kararlar almakla yetkili BMGK'da ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere'nin elindeki beş daimi üyeliğin yanında ikişer yıl görev yapan 10 geçici üye bulunuyor. Bugünkü oylamada seçilen ülkeler, 2027-2028 yıllarında BMGK geçici üyesi olacak. 193 üyeli BM'de dünyanın tüm bölgelerinin temsiliyetinin sağlanması amacıyla gruplar bölgelere göre ayrılmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdiye kadar hep seçilmişti<br />Almanya, 1990'daki yeniden birleşme sonrası her sekiz yılda bir geçici üyelik için başvurmuş ve hepsinde de seçilmişti. Şimdiye kadar altı kez BMGK geçici üyesi olan Almanya son olarak 2019-2020 döneminde geçici üyelik yaptı. BM Genel Kurulu'ndaki gizli oylamada seçilebilmek için 193 üye ülkeden üçte ikisinin oyuna sahip olmak gerekiyor. Bu da tüm üyelerin oy kullanması durumunda 128 ülkenin desteğine ihtiyaç olduğu anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdiye kadar tüm seçimleri kazanmış olsa da Almanya'nın bu sefer yedinci kez geçici üyeliğe seçilmesi garanti değildi. Bunda Portekiz ve Avusturya'nın güçlü rekabetinin yanı sıra Almanya'nın Gazze savaşı sırasında İsrail'e destek veren bir konumda görülmesi, hukuk ihlalleri ve soykırım suçlamalarına çekimser yaklaşması da rol oynamıştı. Almanya 2019-2020'deki görev dönemi için 190 oydan 184'ünü almıştı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya; ABD, Çin ve Japonya'nın ardından üyelik aidatları açısından BM'ye en fazla katkıyı yapan dördüncü ülke konumunda. Kriz bölgelerindeki mavi bereli barış askerlerine ayrılan bütçe ve gönüllü ödenekler de hesaplandığında Almanya, BM'ye en fazla katkı sağlayan ikinci ülke.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,dpa/BK,JD,DA,TY</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanya-bm-g%C3%BCvenlik-konseyine-se%C3%A7ilemedi/a-77403281</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozandan-adalet-bakanligina-tahliye-ertelemeleri-infaz-rejimine-donustu-258365f34b5f0-2e38-40dc-82aa-5d2a849e89ed2026-06-04T10:02:00+03:00HABER MERKEZİ Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”

Ali Bozan’dan Adalet Bakanlığı’na: “Tahliye Ertelemeleri İnfaz Rejimine Dönüştü”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">34 yıldır cezaevinde bulunan Nurettin Ataman’ın koşullu salıverilme hakkını kazanmasına rağmen tahliyesinin dokuz kez ertelendiğini hatırlatan Bozan, benzer şekilde 34 yıllık mahpus Nedime Yaklav’ın da yedi kez tahliye ertelemesiyle karşı karşıya kaldığını belirtti. Son erteleme kararının ardından Yaklav’ın cezaevinde kalış süresinin 35 yılı aşacağına dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, son yıllarda İdare ve Gözlem Kurullarının özellikle siyasi mahpuslar hakkında verdiği tahliye erteleme kararlarının istisnai bir uygulama olmaktan çıkarak yaygın ve sistematik bir hale geldiğini ifade etti. Kurulların kararlarında sıkça yer verilen “pişmanlık göstermeme”, “örgütten ayrıldığına dair kanaat oluşmaması” ve “iyi halli olmama” gibi gerekçelerin öznel değerlendirmelere dayandığını vurgulayan Bozan, bu uygulamaların mahkeme kararlarıyla belirlenen infaz sürelerini fiilen uzattığı yönündeki eleştirilerin giderek arttığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Koşullu salıverme hakkı fiilen ortadan kaldırılıyor”</span></p><p><span style="font-size:18px">Önergelerinde, koşullu salıverme hakkını elde etmiş kişilerin tahliyelerinin peş peşe alınan kurul kararlarıyla engellenmesinin hukuk devleti ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığını soran Bozan, aynı gerekçelerin tekrar edilerek mahpusların özgürlüklerine kavuşmalarının önüne geçildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nurettin Ataman’ın avukatıyla yaptığı son görüşmede, yıllardır süren tahliye&nbsp; ertelemeleri nedeniyle hukukun askıya alındığını&nbsp; ve artık kurul kararlarına itiraz etmeyeceğini söylediğinin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Bozan, bunun yalnızca bireysel bir mağduriyet değil, infaz sisteminin işleyişi açısından da kaygı verici bir tablo olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığa 14 soru</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan, Adalet Bakanlığı’ndan Nurettin Ataman hakkında verilen dokuz ayrı tahliye erteleme kararının gerekçelerinin açıklanmasını isterken, son beş yıl içerisinde İdare ve Gözlem Kurulu kararlarıyla tahliyesi birden fazla kez ertelenen mahpus sayısının da kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sincan Kadın Kapalı Cezaevi’ne ilişkin önergesinde ise 2021 yılından bu yana tahliyesi ertelenen mahpus sayısını, bunlardan kaçının birden fazla kez erteleme kararıyla karşılaştığını sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bozan ayrıca, İdare ve Gözlem Kurullarının verdiği kararların insan hakları standartlarına ve infaz hukukunun temel ilkelerine uygunluğunun hangi mekanizmalarla denetlendiğini, kurul üyeleri hakkında herhangi bir idari inceleme veya soruşturma yürütülüp yürütülmediği sorusunu da Bakanlığa yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Keyfi ertelemeleri önleyecek düzenleme yapılacak mı?”</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Partili Bozan, koşullu salıverme hakkını kazanmış mahpusların tahliyelerinin “keyfi ve süresiz” biçimde ertelenmesini engelleyecek yasal ya da idari bir düzenleme yapılıp yapılmayacağını da sordu.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogun-kamu-malinin-israf-ve-istismar-edilmesine-goz-yummuyoruz-25834bd27f5d7-1aa4-4347-a71d-30590953b0452026-06-03T12:11:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”

Erdoğün: “Kamu malının israf ve istismar edilmesine göz yummuyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sayıştay’ın 164. kuruluş yıl dönümü nedeniyle, Sayıştay Başkanlığı Konferans Salonu’nda düzenlenen programa katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, devletin en köklü kurumlarından biri olan Sayıştay Başkanlığının 164'üncü seneidevriyesinin Sayıştay ailesi başta olmak üzere, ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sayıştayın her ne kadar Sultan Abdülaziz Han'ın irade-i seniyyesiyle Divan-ı Muhasebat adıyla 29 Mayıs 1862'de ihdas edilse de kökünün çok daha eskilere uzandığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Divan-ı Muhasebat'ın temellerinin Karahanlılar'dan Selçuklu ve Gazneliler'e, geçmişte kurulan devletlerde mali denetim vazifesini yerine getiren Divan-ı İsraf kurumuna dayandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neredeyse 1200 yıllık köklü bir birikimden hafıza ve kurumsal tecrübeden söz ettiklerine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bu yönüyle Sayıştay Başkanlığımız devletimizin devamlılık ilkesinin kurumsal anlamda etek kemiğe büründüğü bir müessesedir. Kamuda hesap verme sorumluluğu ile mali şeffaflığa katkı sağlamak üzere denetim, yargı ve rehberlik faaliyetlerini yürüten Sayıştayımızı tebrik ediyor, mensuplarına Rabbimden muvaffakiyetler diliyorum. Bu çatı altında devletine ve milletine hakkıyla hizmet eden dünya defterini kapatıp ebedi âleme irtihal eden Sayıştay mensuplarımıza Cenabı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Bugüne kadar Sayıştay’da vazife üstlenmiş, bu kuruma yıllarca emek vermiş, bilgisiyle, birikimiyle, en önemlisi de kutsal bir mesuliyet bilinciyle bu ailenin yeni fertlerine örnek olmuş emekli Sayıştay mensuplarına şükranlarımı ifade ediyorum. Görevlerini yüksek bir şuurla ve geçmişten devraldıkları bu zengin mirasın hakkını tam olarak ifa eden hâlihazırdaki Sayıştay çalışanlarına vazifelerinde üstün başarılar temenni ediyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"KAMU MALİYESİNİN İYİ YÖNETİLMESİ BÜYÜK ÖNEM ARZ EDİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, medeniyetin en büyük mütefekkirlerinden İbn-i Haldun'a göre insan için cemiyet düzeni içinde yaşamanın şart olduğunu aktardı. Toplumsal hayatın sağlıklı bir şekilde işlemesi, kendisini nesilden nesle aktarabilmesi için bazı kurumların tesis ve muhafazasının zaruri olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Devlet işte bu müesseselerden biridir. Devletin sebebi vücudu yani varlık gayesi, evvel emirde adalettir, devamında emniyettir. Son noktada huzur ve selamettir. Tabii şurası da önemlidir, bizim zihin haritamızda bu kavramların her biri insanı ve toplumu merkeze alarak şekillenmiştir. Adaleti mülkün yani devletin temeli olarak gören ecdat tam da bu yüzden 'insanı yaşat ki devlet yaşasın' demiştir. Buradan hareketle devletlerin kudreti hem beşeri sermayenin hem de mevcut kaynakların hikmeti de kuşatan rasyonel bir bakış açısıyla değerlendirilmesine bağlıdır. Kaynaklarını etkin ve verimli kullanamayan devletlerin muktedir ve müessir olması elbette mümkün değildir. Bunun için kamu maliyesinin iyi yönetilmesi büyük önem arz ediyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin geçmişte savrukluğun, özensizliğin, popülizmin sıkıntısını çok çekmiş bir ülke olduğunu söyledi. Milletin dişinden, tırnağından artırdığı kaynakların nasıl har vurup harman savrulduğunu gayet iyi hatırladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "SSK'nın göz göre göre nasıl batırıldığını, bankaların içinin nasıl boşaltıldığını, devletin hazinesinin nasıl hortumlandığını, rantiyenin halkın cebinden nasıl palazlandığını hiçbirimiz unutmadık. Şunu da söylemek isterim ki; tamahkârlar ve beceriksizler kadar kamu maliyesine en büyük darbeyi indirenlerden biri de vesayetçiler olmuştur. Geçen hafta 66. yıl dönümü geride kalan 27 Mayıs 1960 darbesinden başlayarak tüm antidemokratik müdahaleler bu ülkeye milyarlarca dolar zarar vermiş, halkımızı fakirleştirmiş, Türkiye'yi geride bırakmıştır. İşte, en son FETÖ'nün elebaşlığını yaptığı 15 Temmuz kanlı darbe girişiminin Türk ekonomisine faturası 350 milyar dolardan fazladır. Millî iradeyi gasp etmeye çalışan darbeciler bunda muvaffak olamasalar dahi her bir vatandaşımızın cebinden binlerce dolar gasp etmişlerdir. Yine bir darbe girişimi olan gezi olaylarının doğrudan maliyeti 1,5 milyar doları, dolaylı maliyeti ise 10 milyarlarca doları bulmaktadır. Kamu kaynaklarının halkın yararına olacak şekilde kullanılmasından bahsederken bunların da hesaba katılması gerektiğine inanıyorum. İster sokak olayları ister FETÖ'vari terör örgütleri isterse cuntacılar vasıtasıyla olsun millî iradeyi hedef alan vesayet teşebbüslerinin ülkemize ve milletin kesesine verdiği zarar maalesef yeterince tartışılmıyor. Türkiye'nin her türlü vesayet odağına karşı mücadelesi aynı zamanda bu yüklerden de tamamen kurtulma mücadelesidir. İnşallah bu mücadele zafere ulaşınca ülkemizin ekonomik şahlanışı daha da hızlanacak, milletin kaynakları milletin cebine daha fazla akacaktır."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Millî iradenin savunulmasını nasıl namus borcu olarak görüyorsak kamu malının israf edilmesine, yasa dışı ve usulsüz yollarla istismar edilmesine, bilhassa ikbal hesaplarına merdiven yapılmasına da göz yummuyoruz" ifadelerini kullanan Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu konuda tavır ve duruşlarının gayet net olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu malında 86 milyon vatandaşın her birinin hakkı olduğunu, garip gurebanın, tüyü bitmemiş yetim ve öksüzün payının bulunduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, beytülmalın aynı zamanda gelecek kuşakların emaneti olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Makamı, ünvanı, mevkisi ne olursa olsun kamuda görevli tüm personelin kaynak kullanırken hassasiyetle hareket etmesi kırmızı çizgimizdir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevi veya konumu icabı kamu personeline tahsis edilen kaynakların kimsenin babasının malı olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kapısının üstünde ne yazarsa yazsın hiçbir kamu görevlisi bunu şahsi cüzdanı gibi kullanamaz, kullanmamalıdır. Biz buna izin veremeyiz. Son dönemde kimi zaman hayretle, kimi zaman utançla takip ettiğimiz yerel yönetimler merkezli skandallar asla mazur görülemez. Her kim olursa olsun milletin emanetini ganimet olarak görenlerle hukuk ve yasalar çerçevesinde mücadele etmek bizlerin boynunun borcudur. Ödediği verginin en yüksek kalitede hizmete dönüşmesini bekleyen 86 milyon vatandaşımıza karşı unutmayın hepimiz sorumluyuz" değerlendirmesini yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MODERN KAMU YÖNETİMİ, ŞEFFAF VE HESAP VERMEYE DAYALI BİR SİSTEM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştaydan beklentilerinin bir taraftan yargı ve denetim faaliyetiyle halkın emanetine sahip çıkarken diğer taraftan rehberlik çalışmalarıyla Türkiye Yüzyılı'nın inşasına aktif katkı yapması olduğunu ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal stratejilerin hazırlanması başta olmak üzere Sayıştayın idarenin takdir yetkisini gözeterek hazırlayacağı raporlara duyulan ihtiyacın günden güne arttığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, farklı kurumları, süreçleri ve yöntemleri aynı anda görebilme imkânına sahip Sayıştay'ın veriye dayalı, sistem bazlı ve katma değer odaklı bir yaklaşımla daha nice yıllar millete ve devlete önemli hizmetler sunacağına inandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Modern kamu yönetiminin, vatandaş ile devletin göz hizasında iletişim kurduğu şeffaf ve hesap vermeye dayalı bir sistem olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sistemde mali denetim ne kadar sıkı, planlı ve sonuç odaklı olursa kamu hizmetlerinin de o kadar verimli olacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonominin büyümesi, refah seviyesinin yükselmesi, huzur ve güven ikliminin her alanda tesis edilmesinin kamu maliyesinin yönetim ve denetimiyle doğrudan ilişkili olduğunu, Sayıştayın burada da kritik rol oynadığını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SAYIŞTAYIN YÜKSEK DENETİM ORGANI OLARAK KENDİSİNİ YENİLEMESİNİ SAĞLADIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son 23 yılda attıkları adımlarla Sayıştay'ın kapsama alanını daha da genişlettiklerini hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Özellikle 2010'da çıkardığımız 6085 sayılı kanunla Sayıştayımızı 21. yüzyılın ihtiyaçlarına cevap veren, uluslararası standartlara göre şekillenen bir yapıya kavuşturduk. Bu düzenleme ile Sayıştay Başkanlığımızın yüksek denetim organı ve yüksek hesap yargı mercii olarak kendisini yenilemesini sağladık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasal hukuk devletini güçlendirme yönünde hayata geçirdiğimiz demokratikleşme reformları sayesinde Sayıştay, kamu kaynağı kullanan kurum ve kuruluşları denetleme yetkisine sahip oldu. Sayıştay, dijital denetim, yeni teknolojilerin sisteme entegrasyonu ve veri analitiğinin yaygınlaştırılması olmak üzere her birini destekler nitelikteki üç alanda önemli bir dönüşüme imza attı. Kamu yararı üretmeyen bürokratik süreçleri devre dışı bırakılarak verimliliği artırmaya dönük her çabayı son derece kıymetli buluyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen kasım ayında Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Özbekistan sayıştaylarının katılımıyla İstanbul'da kurulan Türk Devletleri Sayıştaylar Birliği'nden büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin üç yıl boyunca dönem başkanlığını yürüteceği birliğin Türk dünyası ile ilişkilere farklı bir boyut kazandıracağına inandığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sonbaharda Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenecek Türk Devletleri Teşkilatı 13. Liderler Zirvesi'yle yeni bir dönemin kapılarını aralayacaklarını kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sayıştayın 164. kuruluş yıl dönümünün ülke ve millet için hayırlara vesile olmasını temenni etti.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya İnsan Hakları Komiseri Lantratova: Ukrayna'nın sivillere yönelik saldırıları savaş suçudur]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-insan-haklari-komiseri-lantratova-ukraynanin-sivillere-yonelik-saldirilari-savas-sucudur-258338b37b575-7cc0-4c77-8486-fbdef60e86f32026-06-03T11:08:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya İnsan Hakları Komiseri Lantratova: Ukrayna'nın sivillere yönelik saldırıları savaş suçudur

Rusya İnsan Hakları Komiseri Lantratova: Ukrayna'nın sivillere yönelik saldırıları savaş suçudur

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya İnsan Hakları Komiseri Yana Lantratova yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in sivil halkın korunmasına özel önem verdiğini vurgulayarak, bu konunun özellikle Starobelsk'teki trajedinin ardından ayrı bir toplantıya konu olduğunu belirtti. Starobelsk'te Ukrayna Silahlı Kuvvetleri'nin saldırısı, içinde çocukların uyuduğu bir kolej binası ve yurdunu hedef almış, 21 çocuk hayatını kaybetmişti.<br />Lantratova, saldırıların durmadığına dikkat çekerek şunları kaydetti:<br />Her gün yeni haberler geliyor. Geçtiğimiz günlerde Geniçesk'te bir çocuk parkı bombalandı. Bir çocuk öldü. Bugün ise Lugansk'ta bir insansız hava aracı sivil bir otobüse saldırdı. Her gün sivil araçlar hedef alınıyor. İşlerini yapmak için yolda olan insanlar vuruluyor. Bugün Lugansk Halk Cumhuriyeti’nde (LHC) yolcuların bulunduğu bir belediye otobüsüne saldırı düzenlendiği bildirildi.<br />Lantratova, bu saldırıların bir tesadüf ya da hata olmadığını vurguladı:<br />Bu, sivil halkı terörize etme ve korkutma amaçlı, bilinçli olarak seçilmiş bir taktiktir. Kasıtlı, hedef odaklı ve acımasızca.<br />Lantratova, söz konusu saldırılara ilişkin olarak BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'ne bir mektup gönderdiğini, verileri BM İnsan Hakları Konseyi'ne ilettiğini belirterek, şöyle devam etti:<br />Uluslararası yapıların bu gerçekleri duyacağını ve yaşananlara objektif bir değerlendirme yapacağını umuyorum. Çünkü insancıl hukuk açısından bu tür eylemler bir savaş suçudur.<br />Lantratova, Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) temsilcilerinin bugün Lugansk ve Starobelsk'i ziyaret ettiğini, trajedi bölgesinde incelemelerde bulunduklarını, ölen ve yaralananların aileleriyle görüştüklerini, hastaneyi ziyaret ettiklerini ve LHC İnsan Hakları Yetkilisi Anna Soroka ile bir araya geldiklerini aktardı.<br />Bu ziyaretin, şu ana kadar sessiz kalmayı tercih edenlerin gözlerini açmasına yardımcı olacağını ve gerçeğin uluslararası düzeyde ortaya konmasına katkı sağlayacağını umuyorum. ICRC temsilcileriyle yakın zamanda bir görüşme gerçekleştirmeyi bekliyorum. Bunun, gerçeğin duyulması ve bu suçlara dürüst ve objektif bir değerlendirme yapılması yönünde önemli bir adım olacağına inanıyorum.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260602/rusya-insan-haklari-komiseri-lantratova-ukraynanin-sivillere-yonelik-saldirilari-savas-sucudur-1106201416.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump’tan Netanyahu’ya Lübnan tepkisi: ‘Aklını kaçırmışsın’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumptan-netanyahuya-lubnan-tepkisi-aklini-kacirmissin-25832efe45837-ecea-45dc-bd2c-61c3af2f686a2026-06-03T11:05:00+03:00HABER MERKEZİ Trump’tan Netanyahu’ya Lübnan tepkisi: ‘Aklını kaçırmışsın’

Trump’tan Netanyahu’ya Lübnan tepkisi: ‘Aklını kaçırmışsın’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Axios haber sitesinin konuya yakın üç kaynağa dayandırdığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump, pazartesi günü gerçekleştirdikleri gergin telefon görüşmesinde İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya adeta ateş püskürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu kritik görüşme, İsrail’in Lübnan’daki askeri operasyonlarını genişlettiği ve bu tırmanmanın ABD ile İran arasındaki müzakereleri baltalayabileceğine dair endişelerin zirveye ulaştığı bir dönemde gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberde yer alan iddialara göre, ABD'li bir yetkili Trump’ın Netanyahu’ya yönelik şu sert ifadelerini aktardı: "Sen s****** delisisin. Ben olmasam çoktan hapiste olurdun, senin kıçını kurtarıyorum. Artık herkes senden nefret ediyor ve bu yüzden herkes İsrail’den de nefret etmeye başladı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu görüşme hakkında bilgi sahibi bir başka kaynak ise Trump’ın Netanyahu'ya “Sen ne halt ediyorsun?” diyerek çıkıştığını ve ABD başkanının adeta “çileden çıktığını” belirtti. Beyaz Saray ise söz konusu telefon trafiğine ilişkin kamuoyuna resmi bir açıklamada bulunmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'li yetkililer, Trump’ın Hizbullah’ın İsrail’e yönelik saldırılarını ve İsrail’in meşru müdafaa hakkını kabul ettiğini vurguluyor. Ancak kaynaklara göre Trump;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak yetkililere göre Trump, sivil can kayıplarının boyutunu ve tek tek komutanları hedef almak için binalara düzenlenen saldırıları gerekçe göstererek, Netanyahu'nun son hamlelerinin orantısız olduğuna inanıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/02/trump-lubnan-gerilimi-artarken-netanyahuyla-sert-tartisti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BM'den acil iklim uyarısı: El Nino'ya hazırlık yapın]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bmden-acil-iklim-uyarisi-el-ninoya-hazirlik-yapin-2583138c758e5-b778-40c3-8410-ccdc4c01ab422026-06-03T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ BM'den acil iklim uyarısı: El Nino'ya hazırlık yapın

BM'den acil iklim uyarısı: El Nino'ya hazırlık yapın

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Haziran ayı itibariyle etkisini göstermesi beklenen El Nino ile ilgili olarak "acil iklim uyarısı" yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;"El Nino kapımıza dayanıyor" diyen Guterres, bunun dünya genelinde bir "acil iklim uyarısı" olarak kabul edilmesi gerektiğini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Guterres: Yangına benzin dökecek<br />İklim dengelerini altüst eden, sıcaklık rekorlarının kırılmasına yol açan, şiddetli kuraklık, aşırı yağış ve sel felaketlerini tetikleyen El Nino'ya hazırlık yapılması çağrısını yapan Antonio Guterres, iklim değişikliği nedeniyle zaten küresel sıcaklıkların artmakta olduğuna dikkat çekerek, "El Nino koşulları, yangına benzin dökecek. Etkileri daha şiddetli olacak, daha uzağa yayılacak ve yıkıcı bir hızla sınırları aşacaktır" uyarısını yaptı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bmden-acil-iklim-uyar%C4%B1s%C4%B1-el-ninoya-haz%C4%B1rl%C4%B1k-yap%C4%B1n/a-77390810</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bahçeli'den CHP'deki 'mutlak butlan' krizine dair çağrı: Yargıtay kararını bir an önce vermeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bahceliden-chpdeki-mutlak-butlan-krizine-dair-cagri-yargitay-kararini-bir-an-once-vermeli-258309dbc0820-859a-49e6-8949-3aeee65a66342026-06-02T18:16:00+03:00HABER MERKEZİ Bahçeli'den CHP'deki 'mutlak butlan' krizine dair çağrı: Yargıtay kararını bir an önce vermeli

Bahçeli'den CHP'deki 'mutlak butlan' krizine dair çağrı: Yargıtay kararını bir an önce vermeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İktidar ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, salı günü partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı açıklamada, Yargıtay aşamasında olan CHP’ye yönelik "mutlak butlan" kararına ilişkin olarak, "İtiraz merci olan Yargıtay konunun hassasiyetine binaen, itiraza yönelik kararını bir an önce vermelidir," diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'ye yönelik mutlak butlan kararı ve onun akabinde yaşanan gelişmelere değinerek grup toplantısına başlayan Bahçeli, "CHP'nin bölündüğüne dair bir algı oluşturulmaya çalışıldığına" vurgu yaparak, "Türk siyaseti ve demokrasisinin hırpalanmasına izin verilmemesi gerektiğini" ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kasım 2023'teki CHP Kurultayı'na ilişkin çıkan mutlak butlan kararı şu an Yargıtay aşamasında bulunuyor. Bunu istinaden Yargıtay'ın bir an önce kararını vermesi gerektiğini belirten ve son dönemde ana muhalefet partisinde yaşananları "CHP üzerinden oyun oynamak" olarak nitelendiren Bahçeli şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"En başında CHP üzerinden oyun oynamanın tehlikelerinden bahsetmiştim. Geldiğimiz noktada, bölünmüş bir CHP algısı oluşturulmaya hatta meşrulaştırmaya çalışıldığına şahit olunmaktadır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin olarak "güçlü siyasetin" gereğine vurgu yapan Bahçeli, "Unutulmamalı ki yaşanan bölgesel gelişmeler ve terörsüz Türkiye sürecinde ortak akıl ve güçlü siyasal kurumlara her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyulacaktır," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi tansiyonun yüksek seyrettiğini ifade eden Bahçeli, "Yaşanan gelişmeler CHP kurumsallığına yakışmayan bir seviyede siyasi kültürümüze ve demokrasimize zarar verici bir noktaya doğru ilerlemektedir," diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal uzlaşma mesajı veren Bahçeli, "Türkiye’nin terörle mücadele ve toplumsal bütünleşme hedefleri, güvenlik politikaları yanında siyasi istikrara ve toplumsal uzlaşmaya da bağlıdır," diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiğini hatırlatan Bahçeli, "[Böyle] bir dönemde beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak provokasyonları arttıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır," açıklamasını yaptı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>'Mesele hukuk zemininden uzaklaşmamalı'</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">MHP lideri Bahçeli, bölgesel gelişmelerin Türkiye’yi yakından etkilediği bir dönemde CHP’deki tartışmaların hukuk zemininde kalması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Ülkemizi yakından etkileyen bölgesel gelişmelerin ve Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin önemli aşamaların kaydedildiği bir dönemde beklentimiz hukuki ve siyasi mücadele yerine fiziki mücadele gibi toplumsal huzuru bozacak, provokasyonları artıracak tehlikeli söylem ve eylemlerden kaçınılmasıdır. Mesele hukuk zemininden uzaklaşmamalıdır. Türkiye'yi karıştırmaya kimse cüret etmemelidir," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi tartışmalarda ayrıştırıcı bir dil kullanılmaması gerektiğini belirten MHP lideri, milli hafıza mekânları ve milli kahramanlar üzerinden toplumu kutuplaştıracak söylemlerden uzak durulması çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Olaylar sokağa taşıp, fiziki mücadele çağrıları ile bir eyleme, güvenlik güçlerine saldırıya, kamu düzenini bozmaya yönelmemelidir," diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmasında "terörsüz Türkiye" sürecine de değinen Bahçeli, "Terörü bu topraklardan tamamen çıkarmak çabasındayız. Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerine ulaşmak yolunda birçok engeli aştık," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Provokasyonlara aldırmadan Cumhur İttifakı birlikteliğinde Türkiye'yi askeri ve siyasi olarak en üst sıraya taşıyacağız," ifadelerini kullandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>'CHP arınmalı ve durulmalıdır'</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, konuşmasında son dönemde belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalara da değinerek siyasette yozlaşma tartışmalarını gündeme getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yozlaşmanın "yalnızca hukuki değil ahlaki, kurumsal, kültürel ve zihinsel bir sorun" olduğunu söyleyen Bahçeli, bunun siyasi ve toplumsal hayatın derinliklerine kadar işlediğini ve Türkiye’nin istikrar kanallarını tıkadığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı belediyeler üzerinden yürütülen soruşturmalar neticesinde ortaya çıkan iddiaların toplumdaki ahlaki değerlerin tahrip olduğunu gösterdiğini belirten Bahçeli, "Vatandaşlarımızın oylarıyla seçilen ve görevleri beldeye ve belde halkına hizmet etmek olan bazı belediye başkanlarının kamu kaynaklarını istismar, yolsuzluk, usulsüzlük ve yozlaşma halleri iki cihanda da kurtuluşu olmayan bir düşkünlük halidir," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, bu kişilerin hangi siyasi partiye ait olursa olsun hem topluma hem de içinde bulundukları siyasi çevreye zarar verdiğini belirterek, "Türk siyasetini kirleten bu kişiler yaptıkları karşısında koruma görmemeli, siyaseti kirletmelerine müsaade edilmemeli, siyasetten temizlenmelidir," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP’nin "temiz siyaset, temiz toplum" ilkesi doğrultusunda üzerine düşeni yaptığını savunan Bahçeli, partisinin töhmet altında kalmasına neden olan kişilere karşı gerekli arınmayı tavizsiz şekilde sağladığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorumluluk makamındaki kişilerin yozlaşmanın ve çürümenin aktörü haline gelmesinin içine düşülen durumu gösterdiğini dile getiren Bahçeli, CHP’ye çağrıda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "CHP her şeyden önce kendi arınmasını yapmalı; toplumun hassasiyetlerini gözeterek arınmalı ve durulmalıdır," diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasetin daha şeffaf, tutarlı ve sorumlu bir zemine taşınması gerektiğini belirten MHP lideri, siyasetin finansmanından siyasi etik ilkelerine kadar siyasi partiler rejiminin gözden geçirilmesi ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ruhuna uygun düzenlemeler yapılması gerektiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu ve demokratik kurumların işlediğini söyleyen Bahçeli, bölgenin "ateş çemberi" içinde olduğu bir dönemde Türkiye’nin milli güvenliğini tahkim etmeye ve bölgenin huzura kavuşması için çaba göstermeye devam ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir gündem yanılsaması içerisinde patinaj yapmasının kimseye faydası olmayacaktır," dedi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>ABD ve İran açıklaması: 'ABD derhal bu savaşı durdurmalı'</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">28 Şubat'ta itibarıyla sıcak çatışmayla başlayan ABD ve İran arasındaki gerilime ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Bahçeli, "ABD ve İsrail'in akıl ve mantıktan yoksun yürüttükleri savaş bölgemizi ateşe atarken, Türkiye'nin yürüttüğü yapıcı rol tüm dünyanın takdirini kazanmaktadır. Oyalama taktikleri bırakılmalı, acilen savaş durmalıdır," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bölgede insani krizin her geçen gün büyüdüğünü belirten Bahçeli, "Daha fazla bu savaş devam etmemeli. İran halkı ile birlikte ABD ve İsrail halkı da yöneticilerinin sonu belli olmayan felaket senaryolarına mahkum edilmemelidir. ABD bölgeden derhal çekilmelidir. ABD derhal bu savaşı durdurmalıdır," diye konuştu.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>CHP’de mutlak butlan krizi</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Ankara Bölge Adliye Mahkemesi, CHP'nin 4-5 Kasım 2023'te yapılan 38'inci Olağan Kurultayı hakkında "mutlak butlan" kararı vermişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kararla birlikte Kemal Kılıçdaroğlu, yaklaşık 2,5 yıl sonra mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevine dönmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurultayın iptal edilmesiyle, bu tarihten sonra yapılan olağan ve olağanüstü kurultaylar ile alınan kararlar da hükümsüz hale gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen hafta cumartesi günü polis CHP Genel Merkezi'ne girmiş, parti binasında olaylar çıkmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://tr.euronews.com/2026/06/02/bahceliden-chpdeki-mutlak-butlan-krizine-dair-cagri-yargitay-kararini-bir-an-once-vermeli</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB'den sınır kontrollerinin sonlandırılması çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abden-sinir-kontrollerinin-sonlandirilmasi-cagrisi-25829986691e1-3e1f-4309-93ca-63f916d319702026-06-02T18:14:00+03:00HABER MERKEZİ AB'den sınır kontrollerinin sonlandırılması çağrısı

AB'den sınır kontrollerinin sonlandırılması çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Düzensiz göçle mücadele amacıyla kara sınırlarında polis kontrolleri yapan, aralarında Almanya'nın da bulunduğu AB ülkelerine Avrupa Komisyonu'ndan uyarı geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon'dan yapılan açıklamada, Schengen bölgesinde gerçekleştirilen kara sınırı kontrollerinin aşamalı olarak sona erdirilmesine yönelik çalışmalar yürütülmesi çağrısı yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada, sınır kontrollerine alternatif olarak daha etkili ve verimli yöntemler bulunduğu belirtilerek, seçici polis kontrolleri, biyometrik kimlik tespiti ve araç konumlandırmada kullanılan teknik imkânlar gibi uygulamaların tercih edilebileceği kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon mühlet vermedi<br />Komisyon, Almanya ve diğer AB ülkelerinin Avrupa içi sınır kontrollerini ne zamana kadar kaldırmış olması gerektiği konusunda ise somut bir tarih vermedi. Açıklamada sınır kontrollerinin prensipte Avrupa hukukuyla uyumlu olduğu ancak geçici bir istisna olarak kalması gerektiği ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üye ülkeler arasında seyahat serbestisini düzenleyen Schengen anlaşması uyarınca ülkeler arasında sınır kontrolleri yapılmıyor.<br />Almanya kontrollerin süresini üç kez uzattı<br />Almanya kara sınırlarında polis kontrollerine 2024 yılı Eylül ayında sınırlı süreliğine başlamış, daha sonra uygulamayı üç kez uzatma yoluna gitmişti. İçişleri Bakanı Alexander Dobrindt, geçen yıl Mayıs ayında kontrollerin yoğunlaştırılması talimatı vermişti. Son uzatma bu yıl Eylül ayı ortasına kadar olan dönemi kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın yanı sıra Hollanda, Avusturya, Danimarka, Fransa, İtalya, Norveç, Slovenya ve İsveç de kara sınırlarında kontroller başlatmıştı. Avrupa hukukuna göre Avrupa Komisyonu, Schengen Bölgesi içindeki istisnai sınır kontrollerinin bir yıldan uzun sürmesi durumunda görüş bildirmekle yükümlü.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa/BK,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/abden-schengende-s%C4%B1n%C4%B1r-kontrollerinin-sonland%C4%B1r%C4%B1lmas%C4%B1-%C3%A7a%C4%9Fr%C4%B1s%C4%B1/a-77392248</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'de 19 kişilik yeni MYK açıklandı, ilk toplantı bugün]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpde-19-kisilik-yeni-myk-aciklandi-ilk-toplanti-bugun-258284b73ed58-5b63-492a-9da1-6e9d321167072026-06-02T17:09:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'de 19 kişilik yeni MYK açıklandı, ilk toplantı bugün

CHP'de 19 kişilik yeni MYK açıklandı, ilk toplantı bugün

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kurulu, yeni parti sözcüsü olarak belirlenen Müslim Sarı bir basın toplantısıyla tanıttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sarı, listenin üçte birinin önceki MYK'larda görev yapan kişiler olduğunu, üçte ikisinin yeni olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü "CHP'nin içinden geçtiği olağanüstü dönem" nedeniyle Kemal Kılıçdaroğlu'nun daha geniş bir MYK hazırladığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Partinin en üst yönetim organı olan MYK, genel başkan, genel başkan yardımcıları ve genel sekreterden oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görevleri arasında kurultay ve parti meclisi kararını uygulamak, örgütü yönetmek, parti adına idari ve hukuki işlemleri yürütmek, bütçesini hazırlamak, tüzüğe aykırı çalışan örgütleri görevden almak, kongre takvimini yürütmek, parti mal varlığını yönetmek, üyelik kayıtlarını tutmak bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplam 19 kişinin yer aldığı yeni MYK, bugün TSİ 18:00'de ilk toplantısını düzenleyecek.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">'Kurultay şu an toplanamaz</span></strong></h2><p><span style="font-size:18px">Müslim Sarı, yeni MYK üyelerini tanıttıktan sonra basından gelen soruları yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CHP'de Özgür Özel ve ekibinin Kurultay için yeterli sayıda imza toplamasının sorulması üzerine "CHP'nin hangi yöntem kullanılırsa kullanılsın kurultay yapma imkanı yok şu anda, imzaları toplayan arkadaşlar da bunu çok iyi biliyorlar" dedi ve ekledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İhtiyati tedbir kararının olduğu bir dönemde isterse genel başkan çağrı yapsın kurultay toplayabilmek mümkün değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Biz kurultaya karşı değiliz, yapalım istiyoruz. En nihayetinde bu tartışmalar bir Kurultay'la çözülecek. Biz kendi üyelerimize soracağız ne yapmamız gerektiğini.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ama bunun için yargı sürecinin kesinleşmesi gerekiyor. Dosya Yargıtay'da."</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Sloganlar hakkında gerekli işlemler yapılacak'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sarı, Kılıçdaroğlu'nun önümüzdeki hafta TBMM'de bir grup toplantısı yapıp yapmayacağı sorusuna yanıt olarak bu konun MYK'da görüşüleceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parti Meclisi'nin (PM) toplanmasına dair bir soruya, PM'nin belli bir gündemle toplanması gerektiğini ve bugünkü MYK toplantısında bunun tarihi ve gündemine karar verileceğini söyleyerek yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgür Özel'in 2 Haziran'daki TBMM'deki grup toplantısında atılan "Hain Kemal" sloganları hakkındaki bir soruya ise "Ben bu arkadaşların CHP'li olduğunu düşünmek istemiyorum, ama öyleyse gerekli işlemlerin yapılacağından emin olabilirler" yanıtını verdi.</span></p><h2><strong><span style="font-size:18px">Yeni MYK'da kimler var?</span></strong></h2><p><strong><span style="font-size:18px">Yeni MYK üyeleri şöyle:</span></strong></p><ul><li><span style="font-size:18px">Rıfat Turuntay Nalbantoğlu: Genel Sekreter</span></li><li><span style="font-size:18px">Orhan Sarıbal: Yurtiçi Örgütlenmeden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Bülent Kuşoğlu: İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve Sayman</span></li><li><span style="font-size:18px">Müslim Sarı: Parti Sözcüsü ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Semra Dinçer: Yurtdışı Örgütlenmeden Sorumlu Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Deniz Demir: Medya ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Prof. Ali Rıza Erbay: Sağlık Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Cemal Canpolat: İşveren Sendikaları ve İş Dünyasından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Necdet Saraç: Sosyal Politikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Yıldırım Kaya: Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Hasan Efe Uyar: Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Berhan Şimşek: Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Devrim Barış Çelik: Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Ahmet Hakan Uyanık: Ar-Ge ve Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Nevaf Bilek: Bölgesel Kalkınma Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Adnan Demirci: İşçi Politikaları ve Sendikalardan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Tahsin Tarhan: Sanayi ve Ticaret Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li><li><span style="font-size:18px">Gamze Akkuş İlgezdi: İnsan Hakları ve Aileden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c9d3zwz3xzpo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/fevzi-arici-babayi-ebediyete-ugurladik-25835e86755fc-c963-437f-a00d-7b8d290002d42026-06-02T14:47:00+03:00HABER MERKEZİ FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK

FEVZİ ARICI BABAYI EBEDİYETE UĞURLADIK

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Merhum Arıcı’nın defin işlemine çok büyük bir kalabalık iştirak etti. Mersin de siyaset dünyasından, iş dünyasından, bürokrasiden çok katılım oldu.</span></p><p><span style="font-size:20px">Eşi, ressam ve yazar Tülay Arıcı hanımefendi (Bizlerin Melek annesi) taziyeleri kabul etti, definden sonra merhumun ruhuna lokma dağıtılıp yemek ikram edildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Dualarla yolculanan Arıcı için helallik istendiğinde yüksek sesle herkes helal olsun derken, herkesin üzgün olduğu ve onunla ilgili bir anısını hatırlayıp aktardığını gördük.</span></p><p><span style="font-size:20px">İlk defa bir cenaze merasimine katılanlar, dedikodu yapmıyor, alakasız konuşma yapmıyor, herkes onu anıp, yaptığı güzel işleri söylüyorlardı.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a20028a66ac3.jpeg" /></span></p><p><span style="font-size:20px">Törene, Mersin Ak Parti Milletvekili HASAN UFUK ÇAKIR, ALİ KIRATLI katılım yaparken, Önceki dönem vekillerden ALİ ÖZ, ASIM KALELİ, ALİ SU da iştirak ettiler. Diğer taraftan, Mut ilçesinden eski ilçe Başkanı Hadi Gürcan Uzun, Gülnar eski ilçe başkanı Adnan Kırlangıç, Eski Belediye Başkanlarından Abdullah Dik, İ.Celil Ersin, DYP eski yöneticilerinden Serdar Arslan, Erdemli Eski ilçe başkanlarından Nuri Taner, DP mevcut il başkanı Halil Yalın, DP Erdemli ilçe Başkanı Veli Gübür, Mircan Fırat, Mimar Fehmi Tosun, Hasan Gökbel, Emel Gökbel, PTT eski baş müdürlerinden İsmail İnam, Mustafa Çakır, Yalçın Özer, Ümit Turhan, Kemal Gök, Erkan Arıcı, Yüksel Çelik, Hakkı Yılmaz ve yüzlerce tanınmış sima aile efratları ile birlikte, son yolculugunda YUSUF FEVZİ ARICI'yı (Efsane&nbsp; vekilimiz, halkın ve milletin adamı) uğurlayanlar arasında idiler. Diğer taraftan Gülnar İlçe Belediye Başkanı Fatih Önge hiç bir dakika aileyi yanlız bırakmadı.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Cenaze namazından sonra tabutu toprağa taşınırken Milletvekili Ufuk Çakır ile Gazeteci Yazar- iktisatçı, Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş omuzlayıp beraber taşıdılar.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Öte yandan Rahmetli YUSUF FEVZİ ARICI için bir dostu tarafından kabrine dökülmek üzere KABE'den getirilen toprak ile zemzem suyu biricik eşi,Tülay Arıcı'ya teslim ile, Tülay anne tarafından kabrine döküldü.</span></p><p><span style="font-size:20px">Mekânı cennet olsun, nurlar içinde uyusun, Allah kabir azabı göstermesin. Yakınlarına sabrı cemil niyaz ederiz.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">Törenden fotolar aşağıda:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2fccf9a.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2e677a9.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2ec8d52.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2e652c4.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ffb2881269.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Rahmetli YUSUF FEVZİ ARICI ile ilgili bir önceki haberimizin linki aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820">https://www.haberanaliz.net/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820</a></strong></span>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Dışişleri'nden Kiev'e İHA tepkisi: ‘Dünya Çocuk Günü'nü bir çocuğu katlederek karşıladılar’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-disislerinden-kieve-iha-tepkisi-dunya-cocuk-gununu-bir-cocugu-katlederek-karsiladilar-25827256887dd-3520-4579-a06c-37670feeff662026-06-01T10:17:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Dışişleri'nden Kiev'e İHA tepkisi: ‘Dünya Çocuk Günü'nü bir çocuğu katlederek karşıladılar’

Rusya Dışişleri'nden Kiev'e İHA tepkisi: ‘Dünya Çocuk Günü'nü bir çocuğu katlederek karşıladılar’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna ordusunun, Herson Bölgesi’ndeki Geniçesk kentine düzenlediği insansız hava aracı (İHA) saldırısını değerlendiren Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Kiev rejiminin 1 Haziran Uluslararası Çocuk Günü'nü kanlı bir saldırıyla ve bir çocuğun ölümüyle karşıladığını açıkladı.<br />Saldırıya ilişkin Sputnik’e konuşan Zaharova, Kiev rejiminin çocukları hedef alan adımlarına şu ifadeyle tepki verdi:<br />"Kiev rejimi kasıtlı olarak anti-değerlerin propagandasını yapıyor: 9 Mayıs Zafer Günü'nde İkinci Dünya Savaşı gazilerini hedef almak, kahraman kurtarıcıların anıtlarını yıkıp yerlerine Nazilerin anıtlarını dikmek, bir yandan Avrupa değerlerinden söz edip diğer yandan sivil halkı yok etmek... Şimdi de Dünya Çocuk Koruma Günü'nü bir çocuğun daha kurban edildiği kanlı bir ritüelle karşılamak."<br />Zaharova, yaşanan bu son olayın Ukrayna yönetiminin "açık bir terör yapılanması" haline geldiğinin ve modern medeniyetin temel taşları olan insani değerleri tamamen terk ettiğinin bir göstergesi olduğunu dile getirdi.<br />Sivil yerleşim alanı hedef alındı<br />Ukrayna ordusu dün Rusya Federasyonu’na bağlı Herson Bölgesi’nin Geniçesk kentine saldırı gerçekleştirdi. İHA'lar doğrudan sivil apartmanlara isabet etti. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, bombardıman sonucunda bir çocuk yaşamını yitirirken, 11 sivil de yaralandı.<br />Konuya ilişkin açıklama yapan Herson Valiliği Sözcüsü Vladimir Vasilenko, hedef alınan bölgenin yakınlarında hiçbir askeri tesis veya altyapı bulunmadığını vurguladı. Vasilenko, Ukrayna ordusunun nüfusun yoğun olduğu bu sivil yerleşim bölgesini tamamen bilinçli ve kasıtlı bir şekilde hedef seçtiğini söyledi.<br />Ukrayna ordusu neredeyse her gün Rusya’nın sınır bölgelerindeki sivil hedeflere yönelik saldırılar düzenliyor. Rus ordusu bu eylemlere misilleme olarak havadan, denizden ve karadan yüksek hassasiyetli silahlar ve insansız hava araçlarıyla yalnızca Ukrayna'daki askeri hedefleri vuruyor.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260601/rusya-disislerinden-kieve-iha-tepkisi-dunya-cocuk-gununu-bir-cocugu-katlederek-karsiladilar-1106150501.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kolombiya’da seçim ikinci tura kaldı: Gustavo Petro sonuçları tanımadığını açıkladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kolombiyada-secim-ikinci-tura-kaldi-gustavo-petro-sonuclari-tanimadigini-acikladi-258260ab8f0e4-b9ca-4216-9df3-58289712b28f2026-06-01T10:14:00+03:00HABER MERKEZİ Kolombiya’da seçim ikinci tura kaldı: Gustavo Petro sonuçları tanımadığını açıkladı

Kolombiya’da seçim ikinci tura kaldı: Gustavo Petro sonuçları tanımadığını açıkladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kolombiya’da gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda hiçbir adayın gerekli çoğunluğu sağlayamaması nedeniyle seçim ikinci tura kaldı. Ulusal Sivil Sicil Kayıt Başkanlığının açıkladığı kesin olmayan sonuçlara göre sandıkların yüzde 96’sı sayılırken, Vatan Savunucuları Hareketi adayı Abelardo de la Espriella oyların yüzde 43,62’sini alarak ilk sırada yer aldı.<br />İktidardaki Tarihsel İttifak’ın adayı Ivan Cepeda ise yüzde 41,13 oy oranıyla ikinci oldu. Demokratik Merkez Partisi adayı Paloma Valencia yüzde 6,86 oy alırken, eski Antioquia Valisi Sergio Fajardo yüzde 4,20, Sistemi Yıkmak Hareketi adayı Raul Santiago Botero ise yüzde 0,95 oyda kaldı.<br />Bu sonuçlarla De la Espriella ve Cepeda, 21 Haziran’da düzenlenecek ikinci tur seçimlerinde ülkenin yeni cumhurbaşkanı olmak için yarışacak.<br />Petro sonuçları tanımadığını açıkladı<br />Kolombiya Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ön sayım sonuçlarının hukuki bağlayıcılığı olmadığını savunarak seçim sürecine ilişkin ciddi soru işaretleri bulunduğunu öne sürdü.<br />Petro, seçim yazılımlarının algoritmalarına son bir hafta içinde üç kez müdahale edildiğini ve resmi kayıtlarda bulunmayan yaklaşık 800 bin yeni kimliğin sisteme eklendiğini iddia etti. Resmi seçmen kayıtları ile sayım verileri arasında tutarsızlık bulunduğunu savunan Petro, yalnızca yargı denetimindeki resmi sayım sonuçlarını kabul edeceğini söyledi.<br />Yerel basında yer alan haberlere göre Petro’nun eleştirilerinin hedefinde, seçim lojistiği ve oy sayım sistemleri gibi kamu ihalelerini üstlenen Thomas Greg and Sons şirketinin sahipleri olan Bautista kardeşler bulunuyor.<br />De la Espriella’dan Petro’ya sert yanıt<br />İlk turu önde tamamlayan Abelardo de la Espriella, Barranquilla kentinde yaptığı konuşmada Petro’nun açıklamalarına tepki gösterdi.<br />De la Espriella, seçim sonuçlarının göz ardı edilmemesi gerektiğini belirterek Petro ve Cepeda’ya yönelik sert ifadeler kullandı. Ayrıca ABD’ye çağrıda bulunarak ikinci tur sürecinin yakından takip edilmesini istedi.<br />Aday, seçimlerin Kolombiya demokrasisi açısından kritik önemde olduğunu savunurken, ülkesini korumak için mücadele etmeye devam edeceğini söyledi.<br />Cepeda da soruşturma çağrısı yaptı<br />İktidar partisi adayı Ivan Cepeda ise Bogota’da yaptığı açıklamada seçim sistemine ilişkin soru işaretlerinin giderilmesi gerektiğini belirtti. Petro’nun dile getirdiği yaklaşık 855 bin kişilik veri farkının açıklığa kavuşturulmasını isteyen Cepeda, oy satın alma iddialarının da araştırılmasını talep etti.<br />Tüm oyların şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini vurgulayan Cepeda, ikinci turda seçimi kazanacağına inandığını ifade etti.<br />Valencia desteğini açıkladı<br />İlk turda üçüncü sırada yer alan Demokratik Merkez Partisi adayı Paloma Valencia da ikinci turda Abelardo de la Espriella’yı destekleyeceğini duyurdu.<br />Parti merkezinde açıklama yapan Valencia, De la Espriella’yı ilk turdaki başarısından dolayı tebrik ederken, Ivan Cepeda’nın temsil ettiği siyasi projeye karşı mücadeleyi sürdüreceğini söyledi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260601/kolombiyada-secim-ikinci-tura-kaldi-gustavo-petro-sonuclari-tanimadigini-acikladi-1106148276.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD ve İran'dan karşılıklı ateşkes ihlali]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-ve-irandan-karsilikli-ateskes-ihlali-2582594f2346d-093b-4852-9ac1-732cc4d91f3c2026-06-01T09:10:00+03:00HABER MERKEZİ ABD ve İran'dan karşılıklı ateşkes ihlali

ABD ve İran'dan karşılıklı ateşkes ihlali

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Karşılıklı saldırılara hafta sonunda da devam eden ABD ve İran, Hürmüz Boğazı yakınlarında tansiyonu yeniden tırmandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), İran'ın güneyindeki Goruk kenti ve Keşm Adası'ndaki insansız hava aracı (İHA) radar ve komuta-kontrol merkezlerine "savunma amaçlı saldırılar" düzenlendiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM bu saldırıların, ABD'ye ait MQ-1 tipi bir İHA'nın uluslararası sularda düşürülmesi dâhil İran tarafından gerçeştirilen "saldırgan eylemlere" bir karşılık olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"ABD savaş uçakları, bölgedeki sulardan geçiş yapan gemilere açık tehdit oluşturan İran hava savunma sistemlerini, bir yer kontrol istasyonunu ve iki adet tek yönlü saldırı İHA'sını etkisiz hâle getirmek suretiyle hızla karşılık verdi" açıklamasında bulunan CENTCOM, devam eden ateşkes süresince ABD varlıkları ve çıkarlarının korunmaya devam edeceğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran Devrim Muhafızları: ABD üssünü vurduk<br />Bu açıklamadan kısa süre sonra İran Devrim Muhafızları, ABD tarafından kullanılan bir hava üssünü vurduğunu duyurdu. Devrim Muhafızları, vurulan üssün İran'ın güneyine yönelik saldırıda kullanıldığını iddia etti ancak üssün yeri konusunda bilgi vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devrim Muhafızları'nın açıklamasından hemen önceyse büyük bir ABD üssüne ev sahipliği yapan Kuveyt, hava savunma sistemleriyle "düşman füze ve İHA saldırılarını engellediğini" duyurdu. Saldırıyı kimin düzenlediği belirtilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta İran'a saldırmasıyla başlayan savaşta Washington ve Tahran 8 Nisan'dan beri ateşkes hâlinde. Ancak iki ülke ateşkesi birçok defa ihlal etti. Bunlardan sonuncusu geçen Perşembe günü gerçekleşmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Taraflar arasında kalıcı barış anlaşması imzalanmasına yönelik diplomatik girişimler sürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Reuters,AFP / CÖ,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/abd-ve-i%CC%87randan-kar%C5%9F%C4%B1l%C4%B1kl%C4%B1-ate%C5%9Fkes-ihlali/a-77369808</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail’in ateşkesten beri Gazze’ye saldırılarında 247 çocuk ve 191 kadın dahil 930 kişi öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israilin-ateskesten-beri-gazzeye-saldirilarinda-247-cocuk-ve-191-kadin-dahil-930-kisi-oldu-25823b869f9d6-add7-44c0-9d1b-354138a418302026-05-31T17:02:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail’in ateşkesten beri Gazze’ye saldırılarında 247 çocuk ve 191 kadın dahil 930 kişi öldü

İsrail’in ateşkesten beri Gazze’ye saldırılarında 247 çocuk ve 191 kadın dahil 930 kişi öldü

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gazze kentindeki Şifa Hastanesi kaynaklarının aktardığına göre, İsrail ordusu Kurban Bayramı'nın son günü Gazze kentinin orta kesimindeki Suk Firas bölgesini insansız hava aracıyla (İHA) bombaladı.<br />Saldırıda ağır yaralanan 27 yaşındaki Said Fayiz Şimali, bugün yaşamını yitirdi.<br />Gazze'nin farklı bölgelerine saldırılar sürüyor<br />İsrail ordusu, ateşkese rağmen Gazze Şeridi'nde neredeyse her gün saldırılar düzenliyor.<br />Son resmi verilere göre Gazze'de ateşkesin yürürlüğe girdiği 10 Ekim 2025'ten bu yana İsrail'in saldırılarında 930 kişinin öldürüldüğü, 2 bin 819 kişinin yaralandığı, enkaz altında ise 781 kişinin cansız bedenine ulaşıldığı ifade edildi.<br />İsrail'in Ekim 2023'ten bu yana Gazze Şeridi'ne düzenlediği saldırılarda toplam can kaybının 72 bin 939'a, yaralı sayısının da 172 bin 927'ye yükseldiği bildirildi.<br />İsrail ordusunun Gazze'ye Kurban Bayramı boyunca düzenlediği saldırılarda 33 Filistinli öldürüldü, en az 130 kişi yaralandı.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260531/israilin-ateskesten-beri-gazzeye-saldirilarinda-247-cocuk-ve-191-kadin-dahil-930-kisi-oldu-1106139728.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zelenskiy, Rusya’nın yeni ve 'geniş çaplı' bir saldırıya hazırlandığı uyarısında bulundu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zelenskiy-rusyanin-yeni-ve-genis-capli-bir-saldiriya-hazirlandigi-uyarisinda-bulundu-25822f201c090-1381-4dc6-8139-f9d860ac501a2026-05-31T16:57:00+03:00HABER MERKEZİ Zelenskiy, Rusya’nın yeni ve 'geniş çaplı' bir saldırıya hazırlandığı uyarısında bulundu

Zelenskiy, Rusya’nın yeni ve 'geniş çaplı' bir saldırıya hazırlandığı uyarısında bulundu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın Ukrayna’ya karşı yeni ve "geniş çaplı" bir saldırı başlatmaya hazırlanıyor olabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, cuma günü geç saatlerde sosyal medyada yaptığı paylaşımda, "Rusya’nın yeni ve büyük çaplı bir saldırıya hazırlandığını gösteren istihbarata sahibiz," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca halka hava saldırısı uyarılarını takip etmeleri ve güvende kalmaları çağrısında bulunan Ukrayna lideri, "Hava kuvvetleri ve gökyüzümüzün koruyucuları her zamanki gibi gece gündüz çalışacak," diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu açıklama, Rusya’nın geçen hafta sonu Kyiv bölgesine yönelik saldırı dalgasında nükleer başlık taşıma kapasitesine sahip Oreşnik füzesini kullanmasının ardından geldi. Ukrayna, saldırıda 90 füze ve 600 insansız hava aracının (İHA) kullanıldığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın 2024’te Dnipro’ya düzenlediği bir saldırıda ilk kez kullandığı orta menzilli balistik füze Oreşnik’in kullanılması, Avrupa genelindeki liderlerden sert eleştiriler aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy cuma günü ayrıca ABD’den daha fazla Patriot füze sistemi talebini yineledi. Patriot, balistik füzeleri, seyir füzelerini, insansız hava araçlarını ve uçakları önlemek için kullanılan bir hava ve füze savunma sistemi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, perşembe günü İsveç’te gazetecilere yaptığı açıklamada, sistem için yeni füzeler temin etme arayışında "çok ısrarcı" olduğunu söyledi. Zelenskiy’nin bu hafta başında ABD Başkanı Donald Trump’a mektup yazarak daha fazla mühimmat talep ettiği bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy mektubunda, "Bizim için, hayatta kalma mücadelesi veren bir ulus için, içinde füze yüklü olmayan Patriot bataryalarını görmekten daha acı verici çok az şey var," dedi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/30/zelenskiy-rusyanin-yeni-ve-genis-capli-bir-saldiriya-hazirlandigi-uyarisinda-bulundu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ölüme yaklaşan insanlar hangi rüyaları görüyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/olume-yaklasan-insanlar-hangi-ruyalari-goruyor-25821707e8d78-8857-422f-b4c2-2b69852d3be42026-05-31T16:53:00+03:00HABER MERKEZİ Ölüme yaklaşan insanlar hangi rüyaları görüyor?

Ölüme yaklaşan insanlar hangi rüyaları görüyor?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Florence mutfak masasının başında oturuyor. Eşi yanında, kızı da orada. Birlikte gülüyor, akşam yemeği yiyorlar; eskiden olduğu gibi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bir fark var: Hem eşi hem de kızı yıllar önce hayatını kaybetmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Florence daha sonra yaşadıklarını şöyle anlatıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Her şey o kadar gerçekti ki... Sanki hiç ayrılmamışız gibiydi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sıradan bir rüya değil, bir karşılaşmaydı. Florence, hayatında daha önce hiç bu kadar yoğun bir rüya görmediğini söylüyor. Korku hissetmemişti. Tam tersine derin bir huzur ve onları yeniden göreceğine dair güçlü bir his vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Florence, bu olaydan beş gün sonra hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hayatlarının son günlerinde birçok insan benzer deneyimler yaşadığını anlatıyor. Bunlar çoğu zaman uyku sırasında görülen rüyalar, bazen de uyanıkken yaşanan görüler şeklinde ortaya çıkıyor. Bu deneyimleri yaşayan kişiler için bunlar sıradan rüyalardan çok daha gerçek hissediliyor. Dışarıdan bakanlar içinse tuhaf ya da ürkütücü görünebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim dünyasında bu deneyimler "ölüm öncesi rüyalar ve görüler" olarak tanımlanıyor. Uzun yıllar boyunca tıpta bunlar daha çok ani bilinç bulanıklığı ya da ilaçların etkisi olarak değerlendirildi. Ancak bugün bunun yeterli bir açıklama olmadığı düşünülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her 10 kişiden 9'u ölüm öncesi rüya görüyor<br />ABD'li nörobiyolog, palyatif bakım uzmanı ve hospice doktoru Christopher Kerr, 1990'lı yılların sonlarından bu yana yaşamın son dönemindeki rüya ve görüler üzerine çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu haberde yer verilen örnekler de Kerr'in palyatif bakım araştırmalarındaki vaka kayıtlarından alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr ve ekibi yaklaşık 10 yıl boyunca 1400'den fazla hospis hastasıyla yaşamlarının sonuna kadar görüşmeler yaptı. Ancak yalnızca zihinsel olarak açık durumda olan ve bilinç bulanıklığı yaşamayan hastalar araştırmaya dahil edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç dikkat çekiciydi: Hastaların yaklaşık yüzde 90'ı en az bir kez bu tür rüya ya da görüler yaşadığını anlattı. Bu durum yaşa, kökene ya da sosyal çevreye göre değişmiyordu.<br />Kerr bu insanları "kafası karışmış" kişiler olarak değil, tam tersine "olağanüstü derecede açık ve dikkatli" insanlar olarak tanımlıyor. Ona göre bu kişiler odaklanmış, uyanık ve iç dünyalarına yönelmiş durumdaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölüm öncesi rüyalar üzerine yeni bir İtalyan araştırmasının başyazarı ve psikolog Elisa Rabitti de aynı noktaya dikkat çekiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ölüm öncesi rüyalar genellikle yaşadıklarını tutarlı biçimde anlatabilen, dikkatini ve yön duygusunu kaybetmemiş insanlarda görülüyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolculuk, yeniden buluşma ve aidiyet<br />Bu rüyalar canlı, yoğun ve anlam yüklü oluyor. Ölüm yaklaştıkça da sıklıkları ve etkileri artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çoğu zaman hayatını kaybetmiş yakınlarla ya da evcil hayvanlarla karşılaşmalar yaşanıyor. Bu kişiler geri dönüp teselli veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok rüya yolculuk, hazırlık ve "yolda olma" duygusu etrafında şekilleniyor. İlişkiler yeniden kuruluyor, çatışmalar çözülüyor, suçluluk ve pişmanlık duyguları gündeme geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr şöyle diyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İnsanlar ölüme yaklaştıkça bu rüyalarda ölen kişilerin görülme oranı artıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deneyimlerde zaman ve mekânın anlamını yitirdiği belirtiliyor.<br />Din belirleyici değil<br />İnsanların dindar olup olmaması da belirleyici görünmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'in gözlemlerine göre dindar olanlar da olmayanlar da benzer deneyimler yaşıyor. Burada önemli olanın dini inançlardan çok sevgi, bağlılık ve affetme gibi evrensel temalar olduğu ifade ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rüyalar ölümden dönme deneyimleriyle de aynı şey değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölümden dönme deneyimleri genellikle ani ve aşırı durumlarda ortaya çıkıyor. Ölüm öncesi rüyalar ise günler ya da haftalar içinde gelişiyor. Işık ya da tünel gibi imgelerden çok ilişkiler ve duygusal bağlar ön plana çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr bu deneyimleri bir "vahiy" olarak değil, yaşamın sonunda insanın kendi içinde yeniden bir düzen kurması olarak tanımlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Teselli mi, yüzleşme mi?<br />Bu deneyimlerin çoğu insanlara huzur veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'in araştırmalarında bu rüyalar, çoğunlukla sakinleştirici ve anlam kazandırıcı olarak tanımlandı. Ancak bazıları rahatsız edici ve sarsıcı da olabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'e göre, özellikle bu tür rüyalar dönüştürücü etki yaratabiliyor. Çünkü suçluluk ve pişmanlık gibi çözülmemiş meseleleri yüzeye çıkarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun örneklerinden biri Sierra.</span></p><p><span style="font-size:18px">20'li yaşlarındaki Sierra'nın küçük bir çocuğu ve tedavi edilemeyen bir hastalığı vardı. Uzun süre hastalığını kabul edemedi. Doktorlarla yapılan görüşmeler de ona ulaşamıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir gün gördüğü bir görümde hayatını kaybetmiş dedesi ona göründü. Dedesi onunla gurur duyduğunu ve her şeyin yolunda olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu deneyimden sonra Sierra değişmeye başladı. İç huzurunu buldu ve bir hafta sonra hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'e göre, bu tür rüyalar beynin rastgele ürettiği görüntüler değil:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu deneyimler, doğal bir terapi imkânı sunuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr, bu rüyaların tıbbi dilin yetersiz kaldığı noktalarda insanlara ulaşabildiğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabitti de benzer görüşte:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Rüyalar, ölümle yüzleşmek için daha az korkutucu bir alan oluşturuyor. Çünkü ölüm üzerine doğrudan konuşmak birçok insan için fazla ağır olabiliyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölmeden önce rüyalar neden yoğunlaşıyor?<br />Ölüm öncesi rüyaların özellikle son günlerde ya da haftalarda yoğunlaşmasının biyolojik nedenleri olduğu düşünülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr, ölüm sürecini giderek artan bir Uyku 101: ABD lise öğrencilerine artık nasıl uyuyacaklarını öğretiyoruyku hâli olarak tanımlıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hiç kimse tamamen uyanık hâlde ölmez."<br />Uyku ve uyanıklık düzeni değiştikçe insanın dikkati dış dünyadan çok iç dünyasına yöneliyor. Kerr'e göre, bu durumda günlük hayatın baskıları da geri planda kalıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İnsanlar, en önemli şeyleri düşünmeye başlıyor ve bunlar çoğunlukla ilişkiler oluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rüyaların ortaya çıkması, biyolojik olarak açıklanabiliyor. Ancak neden teselli edici oldukları, neden çatışmaları görünür hâle getirdikleri ya da insanların hayatlarını anlamlandırmalarına yardımcı oldukları yalnızca beyin süreçleriyle açıklanamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabitti ise ölüm öncesi rüyaların doğrudan ölüm habercisi olarak yorumlanmaması gerektiği konusunda uyarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rüyalar, ölüm süreciyle ilgisi olmadan da insanların hayatlarını gözden geçirmesinin bir parçası olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rabitti şöyle diyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Rüyalar ölümü haber vermez. Daha çok yaklaşan ölüm bazı rüyalarla bağlantılı olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Rüyaların ölenin yakınları üzerindeki etkisi<br />Bu rüyaların etkisi ölümle birlikte sona ermiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmalar, yakınlarının bu tür deneyimlerini duyan ya da onlara tanık olan kişilerin, kayıpla daha kolay başa çıktığını gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jennifer da bunlardan biri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ağır hasta olan partneri Patrick, hayatını kaybetmiş büyükannesini rüyasında görüyor. Büyükannesi ona yıllardır yapamadığı bir spagetti sosunun eksik malzemesini söylüyor: Bir çay kaşığı şeker.</span></p><p><span style="font-size:18px">Patrick çok güçsüz olmasına rağmen Jennifer ile birlikte sosu son kez yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısa süre sonra da hayatını kaybediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'e göre bu örnek, bu rüyaların neden önemli olduğunu açık biçimde gösteriyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu deneyimler doğru şekilde anlaşılırsa çok değerli olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece ölüm, sadece çöküş ve acıyla ilişkilendirilen biyolojik bir süreç olarak değil, sevgi ve anlam da taşıyan bir deneyim olarak görülebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jennifer da bunu böyle hissetmiş:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Patrick huzurunu bulmuştu. Dürüst olmak gerekirse, hayattaki son rüyanız spagetti sosuyla ilgiliyse bundan daha huzur verici çok az şey vardır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Jennifer, bu rüya sayesinde Patrick'in gitmeye hazır olduğunu daha kolay idrak ettiğini de söylüyor.&nbsp;<br />"Ölümü steril hâle getirdik"<br />Kerr'e göre ölüm öncesi rüyalar, modern tıbbın uzun süre ihmal ettiği bir boyutu ortaya koyuyor, "Olay organların iflas etmesi değil, bir hayatın tamamlanması" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr, yeni nesilde ölümün giderek gündelik yaşamın dışına itildiğini; evlerden, ailelerden ve toplumsal yaşamdan uzaklaştırıldığını belirtiyor ve ekliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ölümü steril hâle getirdik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun sonucunda insanların yaşamlarının sonunda aradığı yakınlık ve tanıdıklık duygusuyla, karşılaştıkları teknik ve bürokratik sağlık sistemi arasında büyük bir boşluk oluştuğunu düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kerr'e göre ölüm öncesi rüya ve görülere bugün yeniden ilgi gösterilmesi de bu eksikliğin bir sonucu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Belki de bu rüyalar bize ölümün nasıl gerçekleştiğini değil, insanı son ana kadar ayakta tutan şeyleri anlatıyor: ilişkiler, yakınlık ve yanında birilerinin olmasına duyulan ihtiyaç.</span></p><p><span style="font-size:18px">&nbsp;</span><br />HABER İÇERİK KAYNAK:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%B6l%C3%BCme-yakla%C5%9Fan-insanlar-hangi-r%C3%BCyalar%C4%B1-g%C3%B6r%C3%BCyor/a-77331590</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yoruk-daglari-artik-aslansiz-kaldi-25820d77f9339-cf84-464d-9d8b-ee04f8753d002026-05-30T13:40:00+03:00HABER MERKEZİ YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…

YÖRÜK DAĞLARI, ARTIK ASLANSIZ KALDI…

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">EFSANE VEKİL FEVZİ ARICI VEFAT ETTİ…</span></p><p><span style="font-size:18px">1940 doğumlu olan Fevzi Arıcı, 86 yaşında bugün aramızdan ayrıldı. </span></p><p><span style="font-size:18px">Merhum Arıcı için son görev TBMM çatısında 1 Haziran 2026 günü yapılacak, daha sonra 2. Hazıran.2026 günü memleketi Mersin’in Gülnar ilçesi Ayvalı mahallesindeki kabristana defnedilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ömrünü milletine, devletine ve memleketine hizmete için adamış olan Fevzi Arıcı'ya Cenab-ı Allah'tan rahmet, kederli ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm Mersinli hemşerilerine sabır ve başsağlığı diliyoruz. Mekânı cennet, makamı âli olsun.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Efsane vekillik yapan bölgesinde oldukça çok sevilen Fevzi arıcı ile ilgili haberanaliz.net kurucu ve sahibi olan Mustafa Göktaş’ın tam 38 yıl yayın hayatını sürdüren HAVADİS Gazetesinde yer alan haberlerinden bir demet aşağıda:</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1acf40900c5.jpg" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">Eşi mükemmel insan, iyilik perisi Ressam Şair Tülay Arıcı, bir an olsun onun elini bırakmadı, (Aşağıda)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a1ace118c12b.jpg" style="height:640px; width:1041px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Köstence Başkonsolosluğunun kapatılmasına yanıt gecikmeyecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-kostence-baskonsoloslugunun-kapatilmasina-yanit-gecikmeyecek-258194c894dd7-4f07-48b3-8e52-debba8c9122f2026-05-29T16:36:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Köstence Başkonsolosluğunun kapatılmasına yanıt gecikmeyecek

Zaharova: Köstence Başkonsolosluğunun kapatılmasına yanıt gecikmeyecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova</strong>, Romanya’nın&nbsp;<strong>Köstence’deki</strong>&nbsp;Rusya Federasyonu Başkonsolosluğunu kapatma ve başkonsolosu&nbsp;<strong>“istenmeyen kişi”</strong>&nbsp;ilan etme kararına ilişkin açıklama yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong>Sputnik’e yaptığı değerlendirmede,&nbsp;<em>“Rus başkonsolosunun istenmeyen kişi ilan edilmesi ve başkonsolosluğun kapatılmasıyla ilgili karşı tedbirler gecikmeyecek”</em>&nbsp;ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova&nbsp;</strong>ayrıca, Romanya’daki insansız hava aracı olayı sonrasında&nbsp;<strong>Avrupa Birliği’nden</strong>&nbsp;gelen tepkileri&nbsp;<strong>“yaygara”</strong>&nbsp;olarak nitelendirerek, asıl amacın,&nbsp;<strong>Brüksel</strong>&nbsp;tarafından finanse edilen&nbsp;<strong>Starobelsk'teki&nbsp;</strong>çocuk katliamı gibi&nbsp;<strong>Vladimir</strong>&nbsp;<strong>Zelenskiy'nin terör eylemlerinden&nbsp;</strong>dikkatleri başka yöne çekmek olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260529/zaharova-kostence-baskonsoloslugunun-kapatilmasina-yanit-gecikmeyecek-1106108488.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kallas: 'AB, Ukrayna ile Rusya arasında tarafsız arabulucu olmayacak']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kallas-ab-ukrayna-ile-rusya-arasinda-tarafsiz-arabulucu-olmayacak-258180722fde0-3301-4bcb-82d4-8582caec69822026-05-29T16:31:00+03:00HABER MERKEZİ Kallas: 'AB, Ukrayna ile Rusya arasında tarafsız arabulucu olmayacak'

Kallas: 'AB, Ukrayna ile Rusya arasında tarafsız arabulucu olmayacak'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Avrupa Birliği’nin Ukrayna ile Rusya arasında arabulucu rolüne talip olmayacağını belirterek, barış sürecinde ABD'nin yerini almaya çalışmayacağını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas'ın açıklamaları, AB'nin Rusya ile müzakereler yürütmesi için özel bir temsilci atayıp atamaması gerektiğine dair süren tartışmaların ortasında geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üye ülkeleri derin biçimde karşı karşıya getiren ve olası adaylar üzerine hararetli spekülasyonları körükleyen bu hassas konu, perşembe günü Kıbrıs’ın Limasol kentinde yapılan gayriresmî dışişleri bakanları toplantısının ana gündem maddesiydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantının sonunda konuşan Kallas, "Bir şey çok net: Avrupa, Rusya ile Ukrayna arasında asla tarafsız bir arabulucu olmayacak çünkü biz Ukrayna'nın tarafındayız ve kendi güvenlik çıkarlarımızı savunuyoruz," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, "Tarafsız olamayız ve onlara eşit davranamayız, çünkü biz net bir şekilde Ukrayna'nın yanındayız" ifadelerini kullandı ve Ukrayna'nın, müzakereleri yeniden dengelemek ve Rus tarafında tavizler koparmak için AB'ye ihtiyacı olduğunu savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD öncülüğündeki süreç, Orta Doğu'daki çatışmanın başlamasından bu yana donmuş durumda. Bu durum Beyaz Saray'ın diplomatik enerjisini tamamen tüketirken, Ukrayna'yı da arka planda bıraktı. Ancak bu durgunluk, AB'nin doğrudan ABD'nin yerini alacağı anlamına gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, "Tüm çabalarımız ABD'nin çabalarını tamamlayıcı nitelikte olmak zorunda. Bakanlar da bu konuda son derece netti," diyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: "ABD'nin yerine gelmiyoruz, aksine onların bu görüşmelerde ele almadığı konulara odaklanıyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzakerelerdeki çıkmazdan giderek daha fazla rahatsız olan Kiev, Avrupalılara açıkça çağrıda bulunarak sürece doğrudan müdahil olmalarını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplantı için Kıbrıs'a giden Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, AB'nin Zaporijya nükleer santralinin silahsızlandırılması ve insani koridorların oluşturulması gibi "kesin ve uygulanabilir adımlara" odaklanması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sybiha, "İşe bu çabaya liderlik edecek bir kişiyi veya grubu seçerek başlamamıza gerek yok. Öncelikle yetki alanını netleştirmeliyiz ve bu, tek bir birleşik Avrupa sesini temsil etmeli" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hoşnutsuzluğun ortasında, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, haftalarca süren hareketsizliğin ardından barış sürecinin yakında yeniden başlayabileceğine dair&nbsp;sinyaller&nbsp;verdi. Rubio, "ABD, bu savaşın sona ermesini kolaylaştırmak adına elinden gelen her şeyi yapmaya hazır ve hazırlıklıdır, umuyoruz ki bir noktada bu fırsat doğacaktır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tavizler ve kırmızı çizgiler<br />Kıbrıs'ta Perşembe günü gerçekleştirilen toplantı, Rusya ile doğrudan görüşmeler yapması için özel bir AB temsilcisi atanması ihtimaline dair söylentilerin dozunu önemli ölçüde düşürdü. Bu&nbsp;riskli görev&nbsp;için adı geçenler arasında Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa, eski İtalya Başbakanı Mario Draghi ve eski Almanya Başbakanı Angela Merkel gibi isimler bulunuyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, bunun yerine AB'nin, Rusya'nın müzakere masasında vermesi gereken tavizleri, karşılanması gereken şartları ve aşılmaması gereken kırmızı çizgileri ortaya koyan ortak bir tutum geliştirmeye odaklanması gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şartlar arasında; Rus işgali altındaki toprakların tanınmaması; sabotaj operasyonlarının, siber saldırıların, seçim müdahalelerinin ve hava sahası ihlallerinin durdurulması, savaş tazminatlarının ödenmesi, kaçırılan Ukraynalı çocukların geri verilmesi, gazetecilerin serbest bırakılması ve Rus askerlerinin Gürcistan ile Moldova'dan çekilmesi yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, özellikle de önceki taslakların işaret ettiği gibi barış anlaşması Ukrayna ordusunun büyüklüğüne bir üst sınır getirirse, Rusya’nın yeniden silahlanma kapasitesine kısıtlamalar getirilmesinin de masada olması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yüksek Temsilci, bu tavizleri şubat ayından bu yana tartışılan ve halen güncellenen gizli bir belgeye topladı. 27 üye ülkenin bu belgeyi oybirliğiyle kabul edip etmeyeceği ise belirsiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu tartışmanın üzerinde, Rusya’nın Ukrayna’daki sivil yerleşimlere yönelik aralıksız bombardımanı gölge gibi duruyor. Geçen hafta sonu Rusya, Kiev’e geniş çaplı bir saldırı düzenleyerek konutları, süpermarketleri, enerji altyapısını ve hatta Çernobil Müzesi’ni tahrip etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ölümcül saldırının ardından Kremlin’den, yabancı uyrukluların, diplomatların ve uluslararası kuruluşların Kiev’i ‘en kısa sürede’ terk etmesi gerektiğine dair bir uyarı geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB ülkeleri, bunu bir gözdağı girişimi olarak değerlendirerek protesto notası vermek üzere Rus büyükelçilerini dışişleri bakanlıklarına çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, “Savaşın dinamikleri Ukrayna lehine değişiyor. Rusya askerî, ekonomik ve diplomatik açıdan savunmaya geçmiş durumda. Ancak Kiev’e yönelik son saldırıların da gösterdiği gibi, Rusya hâlâ gerçek anlamda barışla ilgilenmiyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Moskova’nın Kiev’deki yabancı diplomatları öldürme yönündeki doğrudan tehdidi, savaş suçunun alenen ilan edilmesidir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/28/kallas-ab-ukrayna-ile-rusya-arasinda-tarafsiz-arabulucu-olmayacak</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere, İspanya, Almanya: Avrupa’da doktorlar neden grevde?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltere-ispanya-almanya-avrupada-doktorlar-neden-grevde-258177716162b-1c9f-43ea-965a-4fa3731cdeaf2026-05-29T16:26:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere, İspanya, Almanya: Avrupa’da doktorlar neden grevde?

İngiltere, İspanya, Almanya: Avrupa’da doktorlar neden grevde?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'deki asistan doktorlar, haziran ayında dört günlük bir iş bırakma eylemi yapacak. Bu, devam eden maaş pazarlıklarındaki 16'ıncı eylem olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eylem 15 Haziran Pazartesi günü saat 07.00'de (BST) başlayıp 19 Haziran Cuma günü saat 06.59'a kadar sürecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu karar, hafta başında İngiltere'nin yeni Sağlık Bakanı James Murray ile Britanya Tabipler Birliği (BMA) arasında yapılan toplantının ardından alındı. Murray, mayıs ayı başında Wes Streeting'in yerini almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Murray, sendikanın taleplerini “gerçekçi olmayan ve karşılanamaz” bulduğunu söyleyerek maaşlar konusunda artık yeni bir müzakereye açık olmadığını da şimdiden duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık ve Sosyal Bakım Bakanlığı'na göre, şu anda İngiltere'de göreve yeni başlayan asistan doktorların maaşı 40 bin sterlinin (46 bin 150 euro) biraz üzerinde; kıdemli asistan doktorlar ise yaklaşık 76 bin 500 sterlin (88 bin 295 euro) temel ücret alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doktorlar son dört yılda toplamda yüzde 33 oranında zam aldı ve bu yıl da buna ek olarak yüzde 3,5'lik artış yapıldı. Ayrıca fazla mesaiye kalmaları, geç saatlere ya da hafta sonlarına çalışmaları halinde gelirleri önemli ölçüde artabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak BMA'ya göre enflasyon hesaba katıldığında doktorların ücretleri hâlâ 2008 seviyesinin altında. Bu iddia, Birleşik Krallık Perakende Fiyat Endeksi'ne (RPI) dayandırılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BMA asistan doktorlar komitesi başkanı Dr Jack Fletcher, BBC'ye yaptığı açıklamada “Selefinin yarım bıraktığı işi tamamlamadan önce Bay Murray'e görevine alışması için zaman tanımaya hazırdık,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bunun yerine aynı bayat söylemi duyuyoruz. Yeni istihdamkonusunda muğlak açıklamalar ve masada ek bir kaynak yok. Haftalarca iyi niyetle müzakere yürütmemiz istenip de sonra maaş konusunda konuşulacak bir şey kalmadığının ve bu aşamada istihdamla ilgili başka ayrıntı verilemeyeceğinin söylenmesini kabul edemeyiz.”</span></p><p><span style="font-size:18px">BMA ayrıca, asistanlığın ilk yıllarındaki pek çok doktorun hızla yükselen faiz oranları nedeniyle giderek ağırlaşan yüklü bir öğrenci borcu altında olduğuna dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, ücretlerin yetersiz kalması halinde doktorların Avustralya ve Kanada gibi ülkelere göç etmeyi tercih edebileceği, bunun da Ulusal Sağlık Hizmeti (NHS) üzerindeki baskıyı artıracağı endişesi dile getiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak İngiltere hükümeti, doktorlara son dört yılda verilen zamların kamu sektöründeki en yüksek artışlar arasında olduğunu ve bundan fazlasının hasta bakımından ve NHS'nin bekleme listelerini azaltmaya yönelik diğer girişimlerinden kaynak çekeceğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet ayrıca artık ulusal istatistik olarak kabul edilmeyen RPI'nin kullanılmaması gerektiğini, bunun yerine standart gösterge haline gelen Tüketici Fiyat Endeksi'ne (CPI) bakıldığında reel ücretlerdeki düşüşün çok daha sınırlı göründüğünü öne sürüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Avrupa genelinde doktor grevleri sürüyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Şu sıralar doktor grevleriyle uğraşan tek ülke İngiltere değil. Almanya, İspanya ve Portekiz gibi diğer Avrupa ülkeleri de benzer sorunlarla karşı karşıya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'da üniversite hastanelerinde çalışan ve Marburger Bund adlı birlik tarafından temsil edilen doktorlar, şu anda yeni ücret sözleşmeleri için masada. Doktorların temel talebi, 12 aylık dönem için yüzde 8 oranında maaş artışı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mayıs ayı sonunda yapılan ikinci müzakere turunun ardından ilerleme kaydedilememesi nedeniyle yakında bir uzlaşma sağlanamazsa uyarı grevlerinin başlaması bekleniyor. Bu da acil olmayan tedavileri, planlı ameliyatları ve kontrolleri etkileyebilir. Ancak haziran başı için yeni görüşmeler planlanmış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Benzer şekilde İspanya'da da ülke çapında aralıklı doktor grevleri düzenleniyor; bir sonraki grevin 15-19 Haziran tarihleri arasında yapılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu grevler esas olarak çalışma koşullarını belirleyen Estatuto Marco çerçeve yasasında hükümetin öngördüğü reforma karşı çıkmak için yapılıyor. Sağlık çalışanları artık yalnızca doktorlara özel ayrı bir statü, haftalık çalışma süresinin 35 saatle sınırlandırılması ve sorumlulukları ile eğitimlerinin daha iyi tanınmasını talep ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Portekiz'de ise Ulusal Doktorlar Federasyonu (FNAM) ve diğer sağlık sendikaları, Ulusal Sağlık Servisi'nin (SNS) sürmekte olan “yok edilmesine” karşı protestolar düzenliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun başlıca nedeni, yetersiz teşvikler ve düşük ücretler yüzünden SNS'nin genç doktorları çekememesi ya da elde tutamaması; bu da sistemde kalan personel üzerindeki yükü ağırlaştırıyor. Kalan çalışanlar çoğu zaman ciddi personel açığıyla ve istismara varan fazla mesai ve nöbetlerle karşı karşıya kalıyor; bu durum da bakım kalitesini tehdit ediyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/05/29/avrupada-doktor-grevleri-neden-artti-ingiltere-ispanya-almanya-ornegi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB liderlerinden Rusya’ya sert tepki: Romanya hava sahası ihlal edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-liderlerinden-rusyaya-sert-tepki-romanya-hava-sahasi-ihlal-edildi-25816de021146-749b-4e2b-b851-fb384e5fb3502026-05-29T16:19:00+03:00HABER MERKEZİ AB liderlerinden Rusya’ya sert tepki: Romanya hava sahası ihlal edildi

AB liderlerinden Rusya’ya sert tepki: Romanya hava sahası ihlal edildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çatıda yangına yol açan olay sonrası bina tahliye edilirken, iki kişi hafif yaralandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Romanya Cumhurbaşkanı Nicușor Dan, yaşananları Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik tam kapsamlı işgalinin başladığı 2022’den bu yana ülke topraklarını etkileyen “en ciddi olay” olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dan, Avrupa müttefiklerinden “kararlı, koordineli ve uygun bir yanıt” verilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olay, Kremlin’in hafta sonunda Kiev’e yönelik büyük çaplı bombardıman düzenlemesi ve kentteki yabancı vatandaşlar, diplomatlar ile uluslararası kuruluşları hedef alma tehdidinde bulunmasının ardından yükselen gerilim ortamında yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, cuma sabahı yaptığı açıklamada, “Rusya’nın saldırgan savaşı bir eşiği daha aştı,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, “Rusya’ya ait bir drone, Romanya’da yoğun nüfuslu bir bölgeyi vurdu ve siviller yaralandı. Üstelik bu, AB toprağında gerçekleşti,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Romanya ve halkıyla tam dayanışma içindeyiz,” diyen von der Leyen, AB’nin özellikle doğu sınırlarında güvenlik ve caydırıcılığı güçlendirmeye devam edeceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen ayrıca Avrupa Komisyonu’nun Rusya’ya yönelik yeni bir ekonomik yaptırım paketi hazırlığında olduğunu açıkladı. Son yaptırım paketi nisan ayında kabul edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Konseyi Başkanı Antonio Costa da Rusya’nın “sorumsuz” davranışlarını eleştirerek Romanya halkıyla dayanışma mesajı verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Costa, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Rusya’nın AB topraklarındaki tırmanışı pervasız ve sorumsuzca,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Romanya hava sahasının ve uluslararası hukukun ihlalini en güçlü şekilde kınıyorum,” ifadelerini kullanan Costa, AB’nin yaptırımları artırma ve özellikle doğu sınırındaki savunma kapasitesini güçlendirme konusunda birlik içinde hareket ettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da Romanyalı mevkidaşı Oana Țoiu ile görüştüğünü ve ortak yanıt üzerinde çalıştıklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas, “Rus dronunun Galati’de apartmanlara düşmesi, Romanya’nın egemenliğinin ve Avrupa hava sahasının açık ve ciddi bir ihlalidir,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Rusya uzun zaman önce sınırları tanımayı bıraktı. Moskova’nın Avrupa hava sahasını cezasız şekilde ihlal etmesine izin verilemez,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kallas’ın perşembe günü düzenlediği gayriresmi dışişleri bakanları toplantısında, Ukrayna savaşını sona erdirmek için Rusya ile doğrudan müzakere ihtimali de ele alındı. Ancak bakanlar, Moskova’nın son tırmandırıcı adımlarının ciddi müzakere isteğinin bulunmadığını gösterdiği görüşünde birleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa genelinde birçok lider de sosyal medya üzerinden Rusya’yı kınayan açıklamalar yaptı. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Macar siyasetçi Peter Magyar, Çekya’dan Andrej Babis, Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, Estonya Başbakanı Kristen Michal ve Avusturya Başbakanı Christian Stocker açıklama yapan isimler arasında yer aldı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/29/ab-liderlerinden-rusyaya-sert-tepki-romanya-hava-sahasi-ihlal-edildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da tüketici örgütleri benzinde vergi düşüşüne karşı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-tuketici-orgutleri-benzinde-vergi-dususune-karsi-25815f37db41a-e546-4166-a818-666ead8986552026-05-29T15:04:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da tüketici örgütleri benzinde vergi düşüşüne karşı

Almanya'da tüketici örgütleri benzinde vergi düşüşüne karşı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran savaşı ve Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim nedeniyle dünya genelinde akaryakıt fiyatları hızla yükselirken, birçok ülke vatandaşlarını zamlardan korumak için çeşitli önlemler aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkelerden biri olan Almanya'da hükümetin Mayıs ayında yürürlüğe koyduğu litre başına 17 sentlik geçici vergi indirimi ise tartışma konusu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın en büyük tüketici örgütü Tüketiciyi Koruma Merkezleri Birliği (VZBV), "işlevsiz" diye eleştirdikleri indirimin uzatılmasına karşı çıktıklarını duyurdu. İlk aşamada Haziran sonuna kadar uygulanmasına karar verilen geçici indirimin ne kadar süreyle devam edeceği henüz kesin değil.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Birlik Başkanı Ramona Pop, Funke Medya Grubu gazetelerine yaptığı değerlendirmede, indirimi "pahalı, verimsiz ve şirketlere yarayan bir uygulama" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pop, beklenen etkinin gerçekleşmediğini belirterek, "İndirimin önemli bir kısmı tüketiciye yansımadı, petrol şirketlerinin kasasında kaldı. Fiyatlar ancak yoğun kamuoyu baskısından sonra düştü" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet de temkinli<br />İktidarın büyük ortağı Hrıstiyan Birlik Partileri'nin (CDU/CSU) Meclis Grup Başkan Yardımcısı Sepp Müller de indirimin uzatılmasına mesafeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin "kalıcı sübvansiyonları karşılayamayacağını" belirten Müller, vergi gelirlerinin hedefli şekilde kullanılması gerektiğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran savaşının etkilerini izlemek üzere kurulan Meclis çalışma grubunun eş başkanı da olan Müller, Hürmüz Boğazı'ndaki gerilimin sürmesi halinde orta ölçekli işletmeler, lojistik sektörü ve uzun mesafe çalışanlar için hedefli desteklerin gündeme gelebileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu desteklerin kapsamı ve yöntemine dair ayrıntı paylaşmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / TY,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-t%C3%BCketici-%C3%B6rg%C3%BCtleri-benzinde-vergi-d%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F%C3%BCne-kar%C5%9F%C4%B1/a-77342794</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da 30 yıl aranan Kızıl Ordu Fraksiyonu üyesine hapis]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-30-yil-aranan-kizil-ordu-fraksiyonu-uyesine-hapis-25814862ddf3b-7c1b-4d31-aa7f-0cb2677d698e2026-05-29T15:00:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da 30 yıl aranan Kızıl Ordu Fraksiyonu üyesine hapis

Almanya'da 30 yıl aranan Kızıl Ordu Fraksiyonu üyesine hapis

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">67 yaşındaki Daniela Klette, 30 yılı aşkın süredir firarda olduktan sonra 2024 yılında Berlin'de bir apartman dairesinde yakalanmıştı. Klette'nin yargılanması geçen yıl başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunması beraat talep etmişti ancak Aşağı Saksonya eyaletindeki Verden mahkemesi Klette'yi 27 Mayıs'ta, 17 yıllık bir süreçte gerçekleşen soygun ve silah yasalarını ihlal gibi suçlardan cezalandırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">RAF, Baader-Meinhof çetesi olarak da bilinen şiddet yanlısı, anti-kapitalist bir gruptu ve 1970'lerin başından 1990'ların başına kadar süren cinayet, kaçırma ve bombalama eylemler gerçekleştirdikten sonra dağıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkeme Klette'nin henüz yakalanmayan iki diğer eski RAF üyesi Burkhard Garweg ve Ernst-Volker Staub ile birlikte süpermarket ve zırhlı nakil araçlarını soyduğunu tespit etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkemedeki Klette destekçilerinden onlarcası suçlu kararını yuhalayarak "Daniela'ya özgürlük" sloganları attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşırıcılıkla Mücadele Projesi'nin başkanı Hans-Jakob Schindler'e göre Klette, "Berlin'de aşırı sol için bir tür kahraman büyükanneye" dönüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klette, duruşma sırasında RAF üyesi olduğunu açıkça kabul etmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal savcıların grubun üç saldırısına iştirak ettiğini öne sürdüğü Klette'nin yeni bir davayla karşı karşıya kalması hâlâ mümkün.</span></p><p><span style="font-size:18px">BBC'ye açıklama yapan Hans-Jakob Schindler zamanaşımı nedeniyle o dönemle ilgili terör suçlamaları kapsamında yargılanmasının mümkün olmayacağını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klette, polise gelen bir ihbarın ardından Şubat 2024'te yakalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin'in Kreuzberg semtinde, bir dönem Berlin Duvarı'yla bölünmüş sakin bir cadde olan Sebastianstrasse'de sahte bir isim ve yabancı bir pasaportla yaşıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargılanması için, soygunların çoğunun gerçekleştiği Aşağı Saksonya'ya götürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klette onlarca yıl firarda olmasına rağmen savcılar, saklanmaya yönelik bir çaba göstermediğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Berlin'deki komşularından Hamza, BBC'ye yaptığı açıklamada, onu köpeğini gezdirirken gördüğünü ve selam veren, dost canlısı biri gibi göründüğünü söyledi; geçmişini öğrendiğinde ise şaşkına döndüğünü ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Klette yıllarca Claudia adını kullanmıştı ancak bir araştırmacı gazeteci, yapay zekâ destekli yüz tanıma yazılımı kullanarak eski bir arananlar posterindeki görüntüyü internetteki güncel fotoğraflarla eşleştirince izine ulaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis aramasında silahlar, mühimmat, bir roketatar maketi, peruklar, sahte kimlikler, altın ve 240 bin euro nakit bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hakkında açılan dava, Almanya'nın kuzeyi ve batısındaki sekiz soyguna odaklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunların ilki Temmuz 1999'da Duisburg kentinde meydana geldi; maskeli saldırganlar bir nakit taşıma aracına çarparak onu durdurdu, güvenlik görevlilerini silah ve bombaatarla tehdit etti ve ardından büyük miktarda parayla kaçtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son soygun ise Haziran 2016'da Braunschweig kenti yakınlarında zırhlı bir nakil aracına yönelikti. Soyguncular yaklaşık 1,4 milyon euro ele geçirdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c5yrz7w64vro</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-neden-tv-ekranlarina-cikmiyor-258135a4fe4b1-f63f-4c86-94d9-8167bc6f80282026-05-28T14:58:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ NEDEN TV EKRANLARINA ÇIKMIYOR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Şu anda <strong>Haberanaliz.net</strong> platformunun kurucusu ve genel yayın yönetmeni olan araştırmacı gazeteci, yazar ve iktisatçı Mustafa Göktaş, meslekte 43 yılı aşkın kıdemiyle yazılarını daha çok dijital medya ve yerel basın üzerinden okuyuculara ulaştırmayı tercih etmektedir. 1987 de kurduğu ve 30 yıl yayınına ara vermeden çıkarttığı ve başyazarlığını yaptığı HAVADİS gazetesinde gösterdiği başarıları takdire şayandır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meslektaşları arasında "Şeyhülmuharririn" (yazı üstadı) olarak da anılan Göktaş'ın ulusal TV ekranlarında sıkça yer almamasının arkasında bazı temel dinamikler bulunmaktadır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dijital ve Yerel Medya Odaklılık Kendi Platformunu Yönetmesi:</strong> Mustafa Göktaş, kurucusu olduğu Haberanaliz ve Mersin Havadis gibi kendi bağımsız yayın organlarına odaklanmıştır. Fikirlerini sansürsüz ve doğrudan kendi mecralarından yaymayı daha verimli bulmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin Merkezli Çalışmaları:</strong> Genelde yerel ve bölgesel basının güçlü bir aktörü olması nedeniyle, İstanbul merkezli ulusal TV kanallarının davet ekosisteminin dışında kalmayı tercih etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ulusal Televizyon Yayıncılığının Yapısı Kutuplaşma ve Reyting Dinamikleri: Ulusal TV kanallarındaki tartışma programları genellikle derin analizlerden ziyade, yüksek sesli siyasi kutuplaşmalar ve reyting odaklı tartışmalar üzerine kuruludur. Mustafa Göktaş'ın hukuk, adalet, toplumsal ahlak ve iktisat odaklı yapıcı analizleri, bu tür sansasyonel ekran formatlarına uzak kalmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gönüllülük ve Bağımsızlık İlkesi:</strong> Göktaş, yazılarını topluma fayda sağlama ve gönüllülük esasıyla kaleme almaktadır. PARA ALAN EMİR ALIR söylemini her fırsatta dile getiren ve platformun künyesine de bu ibareyi koyan Göktaş, &nbsp;Ulusal televizyonların karmaşık editoryal politikaları ve siyasi angajmanları yerine, kendi bağımsız çizgisini korumayı seçmektedir. Fikirlerinden daha geniş kitlelerin faydalanmasını isterseniz, kendisini güncel olarak paylaşımlar yaptığı resmi [X] haberanaliz.net <a href="https://x.com/batuhansezer006">https://x.com/batuhansezer006</a> </span>&nbsp;<span style="font-size:18px">Profil Sayfası ile instagram <a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/">https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</a> profil sayfası üzerinden takip edebilir ve yazılarını sosyal medyada paylaşarak dijital ortamda daha fazla kişiye ulaşmasını sağlayabilirsiniz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Meksika, Dünya Kupası için İran milli takımını ağırlamaya hazırlanıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/meksika-dunya-kupasi-icin-iran-milli-takimini-agirlamaya-hazirlaniyor-258112eb6344c-9c0d-472f-9963-fcd3639eed872026-05-26T15:05:00+03:00HABER MERKEZİ Meksika, Dünya Kupası için İran milli takımını ağırlamaya hazırlanıyor

Meksika, Dünya Kupası için İran milli takımını ağırlamaya hazırlanıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Meksika, bu yaz düzenlenecek Dünya Kupası sırasında İran futbol takımını ağırlamaya hazır olduğunu bildirdi. Böylece turnuva için siyasi açıdan gergin geçmesi beklenen Kuzey Amerika turu öncesinde takımın yaşadığı sorunlardan en az biri çözmüş oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazartesi günü yapılan basın toplantısında konuşan Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum, ekibi Meksika'da ağırlamayı reddetmeleri için hiçbir neden olmadığını belirterek İran ekibine kapıların açık olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafta sonu, turnuvanın başlamasına bir aydan az bir süre kala, İran takımı vizeyle ilgili olası sorunlardan kaçınmak için Dünya Kupası kampını ABD'nin Arizona eyaletinden Tijuana'ya taşıdığını duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşın, takımın ilk iki maçı Los Angeles'ta, üçüncü maçı ise Seattle'da oynanacak; bu da ABD'ye giriş konusundaki soru işaretlerini kaçınılmaz kılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyaz Saray, Sheinbaum'un açıklamalarına henüz yanıt vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması ve haftalar süren çatışmaların ardından düşmanlığın sona erdirilmesi için İran'la kapsamlı bir anlaşmayı duyurmaya çok yaklaştığını söylerken, Tahran ilerleme sağlandığı yönündeki bu iddialara itiraz ediyor. Şimdilik nihai bir anlaşma açıklanmış değil.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/05/25/meksika-dunya-kupasi-icin-iran-milli-takimini-agirlamaya-hazirlaniyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya uyardı: Kiev'i vuracağız, kaçın]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-uyardi-kievi-vuracagiz-kacin-25810c1dc9f43-0026-40aa-8545-7351eb404cdd2026-05-26T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya uyardı: Kiev'i vuracağız, kaçın

Rusya uyardı: Kiev'i vuracağız, kaçın

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya, yabancı ülke vatandaşları ve diplomatlara Kiev'i terk etmeleri çağrısında bulunarak, Ukrayna başkentine yönelik yeni saldırılar gerçekleştireceğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moskova'dan yapılan açıklamada vurulacak yerler arasında "karar alma merkezlerinin" de olacağı belirtildi. Rusya Dışişleri Bakanlığınca yayımlanan uyarı mesajında şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Saldırılarda hem karar alma merkezleri hem de komuta noktaları hedef alınacak. Diplomatik misyon personeli ve uluslararası kuruluş çalışanları dahil yabancı ülke vatandaşlarını mümkün olan en kısa sürede şehri terk etmeleri konusunda uyarıyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD "bilgi aldık" demişti<br />Önceki gün ABD Dışişleri Bakanlığı, "24 saat içinde Kiev'e büyük bir hava saldırısı gerçekleşebileceğine dair bilgi aldıklarını" duyurmuş, Amerikan vatandaşlarından sığınaklara gitmeye hazır olmalarını istemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dikkatler İran savaşına çevrilmişken Ukrayna'da durum çıkmaza girmiş durumda. Rusya ve Ukrayna orduları cephede verdikleri ağır kayıplara rağmen çok az ilerleme kaydedebiliyor. Diğer taraftan ABD'nin tarafları uzlaştırma girişimleri de sekteye uğradı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,Reuters / MUK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/rusya-uyard%C4%B1-kievi-vuraca%C4%9F%C4%B1z-ka%C3%A7%C4%B1n/a-77288351</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD ateşkese rağmen İran'ı bombaladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-ateskese-ragmen-irani-bombaladi-258097490457e-0028-42a3-b024-4f98dce8fbeb2026-05-26T14:58:00+03:00HABER MERKEZİ ABD ateşkese rağmen İran'ı bombaladı

ABD ateşkese rağmen İran'ı bombaladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD ordusu devam eden ateşkese rağmen İran'a hava saldırıları düzenledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığından (CENTCOM) yapılan açıklamada, mayın döşemeye çalıştığı öne sürülen botlar ile İran'ın güneyindeki füze fırlatma rampalarının hedef alındığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">CENTCOM sözcüsü Tim Hawkins, saldırının bölgedeki Amerikan askerlerini İran kaynaklı tehditlerden korumak için "savunma amacıyla" gerçekleştirildiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran medyası, bombardımanda can kayıpları yaşandığını aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">8 Nisan'da ilan edilen ateşkese rağmen daha önce de ihlaller gerçekleşmişti. Bu ayın başında İran, boğazdaki Amerikan savaş gemilerine saldırmış, ABD ise İran ana karasındaki bazı hedefleri vurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katar'da görüşmeler sürüyor<br />ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, yeni ABD saldırılarına rağmen İran'la bir anlaşmanın hâlâ mümkün olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hindistan ziyareti sırasında gazetecilere konuşan Rubio, "Bugün Katar'da bazı görüşmeler yapılıyordu, ilerleme sağlayıp sağlayamayacağımıza bakacağız" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aylardır süren savaşı sonlandırmak amacıyla yapılan son tur görüşmeler kapsamında üst düzey İranlı müzakereciler Katar'ın başkenti Doha'da bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada petrolün varil fiyatı, yeni saldırı haberine karşın 100 doların altından işlem görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump: Zaman bizim lehimize<br />ABD Başkanı Donald Trump dün İran'la ya anlamlı bir anlaşmaya varacaklarını ya da hiçbir anlaşmanın olmayacağını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Truth Social'da paylaştığı mesajda, bir anlaşma sağlanana dek İran'a yönelik deniz ablukasının süreceğini belirten Trump, "İran'la bir anlaşmaya varırsam, bu iyi ve düzgün bir anlaşma olacak" ifadesini kullanmış, "zamanın kendi lehlerine olduğunu" ve bu nedenle "bir anlaşma konusunda acele etmemeleri" yönünde müzakere heyetine talimat verdiğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,dpa,AFP / MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/abd-ate%C5%9Fkese-ra%C4%9Fmen-i%CC%87ran%C4%B1-bombalad%C4%B1/a-77291032</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İbrahim Anlaşmaları nedir?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ibrahim-anlasmalari-nedir-25807c2667852-d135-4c50-9704-d8a43ee11d9b2026-05-26T14:51:00+03:00HABER MERKEZİ İbrahim Anlaşmaları nedir?

İbrahim Anlaşmaları nedir?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Trump, Suudi Arabistan, Katar, Pakistan, Türkiye, Mısır ve Ürdün'ün İbrahim Anlaşmaları'nı imzalamasının zorunluluğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İbrahim Anlaşmaları, Trump'ın ilk başkanlık döneminin sonunda İsrail ile bazı Arap devletlerinin ABD arabuluculuğunda diplomatik ilişkilerini normalleştirmesi için kaleme alınmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak Eylül 2020'de İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahrain arasında ikili anlaşmalar imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun ardından Sudan Ekim 2020'de İsrail ile ilişkileri normalleştirme niyetini beyan etti ancak ülkede iç savaş çıkması sebebiyle imzalar atılamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ülkeleri Aralık 2020'de Fas izledi. Böylece İsrail ile Fas arasında diplomatik ilişkiler tesis edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">1992'den bu yana İsrail ile diplomatik bağları bulunan Kazakistan da Kasım 2025'te İbrahim Anlaşmaları'na dahil oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail'in Aralık 2025'te resmen tanıdığı Somaliland de aynı dönemde İbrahim Anlaşmaları'na katılacağını ilan etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Somali'den tek taraflı bağımsızlığını ilan eden Somaliland'i resmen tanıyan tek ülke İsrail. Ancak Somaliland'in bazı ülkelerle fiili siyasi ve diplomatik bağları bulunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Anlaşma ne diyor?</span></h2><p><span style="font-size:18px">ABD Dışişleri Bakanlığı'nın internet sitesinde yer alan İbrahim Anlaşmaları Deklarasyonu'nda Ortadoğu'da "barışın korunması ve güçlendirilmesi" vurgulanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşamaların tarafları bu deklarasyon ile "dinlerarası ve kültürlerarası diyaloğu teşivk etmeyi" ve imzacı devletler arasında "dostane ilişkiler geliştirmeyi" tahahhüt ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Metinde "Bu dünyayı ırk, inanç ve etnik köken fark etmeksizin herkesin haysiyet ve umut içinde yaşayabileceği bir yer haline getirmek adına tüm bireyler için hoşgörü ve saygı istiyoruz" ifadeleri kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca "Ortadoğu ve dünyanın kalanı için bir barış, güvenlik ve refah vizyonu peşinde koşuyoruz" deniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İbrahim Anlaşmaları'nın adı "İbrahimi dinler" olarak bilinen Yahudilik, Hıristiyanlık ve İslam'ın ortak kökenini vurgulamak için seçildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşmada imzası bulunan ülkelerin çoğu üç dinin ortaya çıktığı ve yayıldığı coğrafyada yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İbrahim Anlaşmaları, İsrail ile Arap devletleri arasındaki ilişkilerin normalleşmesi için ABD'nin attığı adımların devamı olarak görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı uzmanlar, İbrahim Anlaşmaları imzacıları İsrail ve Sünni Arap devletlerinin Şiilerin çoğunlukta olduğu İran ile bölgesel rekabet içinde olduğuna dikkat çekiyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cvgzz096e9vo</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çekya Cumhurbaşkanı Pavel: NATO, Rusya’yı küresel internetten dışlamayı değerlendirmeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cekya-cumhurbaskani-pavel-nato-rusyayi-kuresel-internetten-dislamayi-degerlendirmeli-258064cb4c74d-c78a-42eb-86bc-8ba2690f2bf12026-05-25T14:46:00+03:00HABER MERKEZİ Çekya Cumhurbaşkanı Pavel: NATO, Rusya’yı küresel internetten dışlamayı değerlendirmeli

Çekya Cumhurbaşkanı Pavel: NATO, Rusya’yı küresel internetten dışlamayı değerlendirmeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çekya Cumhurbaşkanı&nbsp;<strong>Petr Pavel,</strong>&nbsp;Rusya’ya karşı atılabilecek adımlar konusunda NATO’ya, Moskova’yı küresel internetten&nbsp;<strong>“ayırma”</strong>&nbsp;fikrini gündeme getirdi.&nbsp;<strong>Pavel,&nbsp;</strong>İngiliz The Guardian gazetesine verdiği röportajda, ittifakın Rusya’ya karşı&nbsp;<strong>“asimetrik önlemler”&nbsp;</strong>üzerinde düşünmesi gerektiğini söyleyerek, bu önlemler arasında&nbsp;<strong>“internetin veya uyduların kapatılması ve Rus bankalarının finans sisteminden çıkarılmasının”</strong>&nbsp;da yer alabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pavel,</strong>&nbsp;söz konusu adımların&nbsp;<strong>NATO’nun</strong>&nbsp;Rusya’ya yönelik kararlılığının bir göstergesi olacağını belirtmekle birlikte, ittifakın bu önerileri hangi teknik veya hukuki araçlarla hayata geçirebileceğine ilişkin ayrıntı vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çekya Cumhurbaşkanı’nın bu çıkışı, Moskova’da tepkiyle karşılandı. Rusya Federasyon Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkan Yardımcısı&nbsp;<strong>Vladimir Cabarov,&nbsp;</strong>RT’ye yaptığı açıklamada,&nbsp;<em>“Avrupa ülkelerinin ve NATO üyesi devletlerin şimdiki yöneticileri, aralarında ‘şahin’ olarak bilinen Petr Pavel de dahil, akıllarını tamamen yitirmiş durumda”&nbsp;</em>ifadelerini kullandı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260523/cekya-cumhurbaskani-pavel-nato-rusyayi-kuresel-internetten-dislamayi-degerlendirmeli-1105980045.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Demokratik Birlik, Güney Kıbrıs seçimlerini kazandı: Aşırı sağ ve yeni adaylar öne çıktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/demokratik-birlik-guney-kibris-secimlerini-kazandi-asiri-sag-ve-yeni-adaylar-one-cikti-258056acce102-929b-42c0-9b17-f205ccdbb8ba2026-05-25T14:40:00+03:00HABER MERKEZİ Demokratik Birlik, Güney Kıbrıs seçimlerini kazandı: Aşırı sağ ve yeni adaylar öne çıktı

Demokratik Birlik, Güney Kıbrıs seçimlerini kazandı: Aşırı sağ ve yeni adaylar öne çıktı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Merkez sağ Demokratik Birlik Partisi, Güney Kıbrıs parlamento seçimlerinde oyların yüzde 27,2'sini alarak birinci sırayı elde etti ve mecliste 17 sandalye kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuçlar, sol kanat AKEL'in oyların yüzde 23,9'unu alarak 16 sandalye ile ikinci sırada yer aldığını doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geleneksel ikili parti yapısının ötesinde, aşırı sağcı ELAM, oyların yüzde 10,9'unu alarak ve sekiz sandalye kazanarak genel sıralamada üçüncü sıraya yükselerek tarihi bir atılım gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merkezci Demokrat Parti ise tam yüzde 10 oy alarak 8 sandalye ile dördüncü sırada yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Seçim ayrıca, adada kurulu düzene karşı önemli bir muhalefet dalgasını da doğruladı; yeni kurulan iki siyasi oluşum resmen parlamentoya girmek için gerekli eşiği geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yolsuzluk karşıtı ALMA partisi oyların yüzde 5,8'ini alırken, Avrupa Parlamentosu Üyesi Fidias Panayiotou'nun Doğrudan Demokrasi partisi yüzde 5,4 oy alarak Temsilciler Meclisi'nde dörder sandalye kazandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Partiler ve adaylar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu yılki seçimlerde toplam 752 aday yarıştı; bunların 743'ü 18'den fazla parti oluşumundan, 9'u ise bağımsız adaydı. Seçim süreci, Temsilciler Meclisi'nin 80 üyesinden 56'sını seçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">1963'ten beri, Kıbrıs Türklerine ayrılan 24 sandalye, Kıbrıs Cumhuriyeti kurumlarından çekilmeleri nedeniyle boş kaldı ve Temsilciler Meclisi fiilen 56 sandalyeden oluşuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geleneksel partiler DISY, AKEL, DIKO, EDEK ve DIPA'nın yanı sıra, yeni siyasi oluşumlar da seçimlere katılarak mevcut siyasi sistemden duyulan hoşnutsuzluğu dile getirmeye çalıştılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle eski Sayıştay Başkanı Odysseas Michaelides liderliğindeki ALMA - Kıbrıs Vatandaşları, Volt Kıbrıs ve Avrupa Parlamentosu Üyesi Fidias Panayiotou'nun 'Doğrudan Demokrasi' partisinin varlığı büyük ilgi çekti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Parlamento seçimlerinin önemi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kıbrıs'ta başkanlık sistemi olmasına ve hükümetin doğrudan parlamento çoğunluğuna bağlı olmamasına rağmen, yeni Meclis yasaların, reformların ve devlet bütçelerinin onaylanmasında çok önemli bir rol oynayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parlamento seçimlerinin sonucu ayrıca siyasi ittifakları, Cumhurbaşkanı Christodoulides hükümetinin gücünü ve ekonomi, göç, sosyal politika ve enerji konularındaki önemli politikaları ilerletme yeteneğini şekillendirmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oylama aynı zamanda 2028 cumhurbaşkanlığı seçimleri için bir prova olarak da görülüyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/24/demokratik-birlik-guney-kibris-secimlerini-kazandi-asiri-sag-ve-yeni-adaylar-one-cikti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Afrika'da Ebola salgını: Trump'ın politikalarının rolü ne?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/afrikada-ebola-salgini-trumpin-politikalarinin-rolu-ne-2580384407cf9-88d4-4e31-ab3b-6f31329e6d822026-05-25T14:33:00+03:00HABER MERKEZİ Afrika'da Ebola salgını: Trump'ın politikalarının rolü ne?

Afrika'da Ebola salgını: Trump'ın politikalarının rolü ne?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">2000'li yılların başından bu yana neredeyse her yıl yeni bir Ebola salgını yaşandı. Ancak mevcut salgın diğerlerinden farklı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan 10 yıl kadar önce Batı Afrika'da yaklaşık 11 bin insanın ölümüne yol açan yıkıcı salgın da dahil olmak üzere birçok Ebola vakası, "Zaire" adı verilen varyanttan kaynaklanıyordu. Bu türe karşı artık bir aşı bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son aylarda hızla yayılan yeni agresif varyant ise 2007 yılında ilk kez görüldüğü Uganda'daki "Bundibugyo" bölgesiyle aynı adı taşıyor. Söz konusu varyant daha önce iki kez etkili olmuştu. Ancak mevcut Ebola salgın oldukça agresif bir şekilde yayılıyor. Bu varyanta karşı hâlihazırda ne aşı ne de ilaç mevcut. Enfekte olan her üç kişiden biri hayatını kaybediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) açıkladığı son verilere göre, özellikle Doğu Kongo ve Uganda'da etkili olan üçüncü Bundibugyo salgınında Cuma günü itibariyle en az 177 kişi yaşamını yitirdi. Yaklaşık 700 kişi ise şüpheli vaka olarak değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, bu hafta Cenevre'de düzenlenen genel kurul toplantısında, "Salgının boyutu ve yayılma hızı beni derinden endişelendiriyor" dedi. Tedros, saha çalışmalarının genişletilmesi, temaslı takibinin artırılması ve laboratuvar testlerinin yaygınlaşmasıyla vaka sayılarının daha da artacağını söyledi.<br />Salgın neden geç fark edildi?<br />Tedros, salgının ortaya çıkmasının ardından uzmanlarla olağan danışma sürecini beklemeden uluslararası sağlık acil durumu ilan etti. Çünkü Ebola virüsünün bu kez haftalar boyunca fark edilmeden yayıldığı anlaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık çalışanları büyük kişisel risk altında salgını kontrol altına almaya çalışırken, başka bir soru da gündeme geliyor: ABD Başkanı Donald Trump yönetimi küresel sağlık alanındaki desteğini bu kadar sert biçimde azaltmamış olsaydı, salgın daha erken tespit edilebilir miydi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Salgın açıklanandan çok daha büyük olabilir<br />ABD'li epidemiyolog Eric Feigl-Ding, doğrulanan Ebola vakalarının, "buzdağının sadece görünen kısmı" olduğunu söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Covid-19 pandemisinin başında, Ocak 2020'de ilk uyarılarda bulunan isimlerden biri olan Feigl-Ding, DW'ye yaptığı açıklamada şu değerlendirmede bulundu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Virüs, sağlık çalışanlarını öldürdü ve farklı bölgelere hızla yayıldı. Henüz yeterince test yapılmamasına rağmen bu kadar çok vaka tespit ediyorsak, bu salgının düşündüğümüzden çok daha büyük olduğu anlamına gelir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Feigl-Ding, mevcut salgının 2014 yılında Gine, Sierra Leone ve Liberya'da görülen Ebola salgınından da hızlı yayıldığını belirtti.<br />Ebola kontrol altına alınabilir mi?<br />Ebola, enfekte kişilerle veya onların vücut sıvılarıyla doğrudan temas yoluyla bulaşıyor. Bu nedenle koronavirüse kıyasla yayılması daha sınırlı. Teorik olarak Bundibugyo varyantı da karantina, test ve temaslı takibi gibi yöntemlerle kontrol altına alınabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Feigl-Ding'e göre asıl mesele zaman kaybı: "Belirleyici olan hız ama artık o hıza sahip değiliz. Eskiden USAID bu hızı sağlıyordu. Sahadaydılar, ilaç dağıtıyor, yerel sağlık çalışanlarını ve klinikleri destekliyorlardı. Artık durum böyle değil. Sağlık altyapısını zayıflatmanın sonucu işte budur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kesintilerin bedeli mi ödeniyor?<br />Trump'ın Beyaz Saray'a dönüşünden en çok etkilenen kurumlardan biri ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı USAID oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump imzaladığı bir kararnameyle ABD'nin yaptığı tüm yardım ödemelerini 90 gün süreyle dondurdu ve kullanım alanlarının yeniden incelenmesini istedi. Çok sayıda USAID çalışanı işten çıkarıldı, kurum bütçesinin yüzde 90'ı geçici olarak kesildi. Kongre daha sonra bütçeyi yeniden artırsa da geçici kesintiler bile birçok bölgede ciddi sonuçlar doğurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa hükümetlerinin de kalkınma yardımlarını azaltması durumu daha da ağırlaştırdı. Almanya da bu ülkeler arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sert tasarruf politikalarının en önemli uygulayıcılarından biri ise Hükümet Verimliliği Departmanı DOGE'un başındaki teknoloji milyarderi Elon Musk oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Musk, Şubat 2025'teki bir kabine toplantısında "yanlışlıkla" Ebola'yla mücadele programlarını da durdurduğunu kabul etmek zorunda kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">New York Times'ın haberine göre, bu programların bir bölümü daha sonra da yeniden devreye alınmadı. Gazetenin, ABD'nin Kampala Büyükelçiliği çalışanlarına dayandırdığı haberinde, o dönemde Uganda'daki Ebola salgınının bu nedenle ağırlaştığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump ayrıca Ocak 2025'te göreve başladıktan hemen sonra ABD'nin DSÖ'den çekilmesi talimatını verdi. Karar bir yıl sonra resmen yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD, daha önce DSÖ'nün en büyük finansörlerinden biriydi. Washington'un 2023 ve 2024 yıllarındaki toplam katkısı 1,2 milyar doları aşıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmiş Ebola salgınlarında DSÖ, ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile yakın iş birliği içinde çalışıyordu. Ancak CDC'nin bütçesi de Sağlık Bakanı Robert Kennedy Jr. döneminde büyük kesintilere uğradı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kennedy, Nisan 2025 itibarıyla personelin yüzde 25'inin işten çıkarılmasını ve sözleşmelerin yüzde 35'inin iptal edilmesini istedi. ABD medyasına göre Ebola ile mücadelede görev yapan önemli uzmanlar da "yanlışlıkla" işten çıkarıldı, daha sonra yeniden göreve alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">CDC ise hâlen Kongo'da görev yapan 30'dan fazla çalışanıyla salgınla mücadeleye destek verdiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zor koşullarda salgınla mücadele<br />"Açlığa Karşı Eylem" adlı sivil toplum kuruluşunun Kongo Direktörü Julie Drouet de insani yardım ve sağlık kaynaklarındaki azalmanın Kongo halkına zarar verdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Drouet'ye göre salgının geç fark edilmesinin başka nedenleri de var:</span></p><p><span style="font-size:18px">"İlk testler negatif çıktı çünkü testler daha yaygın olan Zaire varyantına göre hazırlanmıştı. İlk ölümler de sağlık merkezlerinde değil, uzak yerleşim bölgelerinde yaşandı."</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğu Kongo'daki Kuzey Kivu, Güney Kivu ve Ituri bölgeleri uzun süredir şiddet ve istikrarsızlıkla mücadele ediyor. 2025 başında Ruanda bağlantılı milisler, maden zengini bölgeyi büyük ölçüde kontrol altına aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürekli yer değiştiren nüfus nedeniyle salgınların yayılması kolaylaşırken, yardım ekiplerinin çalışması da zorlaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Drouet buna rağmen yardım kuruluşlarının hazırlıklı olduğunu söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şu anda salgını kontrol altına almak için elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Yardımların ulaştırılması için insani hava köprüleri kuruyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada doğu Kongo'nun milyonluk kenti Goma ile Uganda'nın başkenti Kampala'da da enfekte vakalar doğrulandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DSÖ ilk etapta ulusal sağlık sistemlerini desteklemek amacıyla 3,9 milyon dolarlık acil fon sağladı. Sağlık uzmanları ise hükümetlere, salgının kontrol altına alınabilmesi için bu miktarın ciddi biçimde artırılması çağrısında bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span><br />https://www.dw.com/tr/afrikada-ebola-salg%C4%B1n%C4%B1-trump%C4%B1n-politikalar%C4%B1n%C4%B1n-rol%C3%BC-ne/a-77265577</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yiyecekleri iyice çiğnemek 'beyin sağlığınız için de yararlı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yiyecekleri-iyice-cignemek-beyin-sagliginiz-icin-de-yararli-2580263c66923-65a0-4941-bf2b-8207a6591fd32026-05-25T14:21:00+03:00HABER MERKEZİ Yiyecekleri iyice çiğnemek 'beyin sağlığınız için de yararlı'

Yiyecekleri iyice çiğnemek 'beyin sağlığınız için de yararlı'

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kendi kendini yetiştirmiş Amerikalı beslenme uzmanı, yiyeceklerin "tamamen sıvılaşana" ve "neredeyse kendi kendine yutulana" kadar çiğnenmesi gerektiğine inanıyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fletcher, iyice çiğnemenin 20. yüzyılın başlarındaki ABD ekonomisine günde yarım milyon dolardan fazla (bugünkü parayla yaklaşık 19,5 milyon dolar) tasarruf sağlayabileceğini, çünkü ortalama bir kişinin günde 227 gram daha az yiyecek tüketeceğini tahmin ediyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fletcher'ın öğretisi biraz aşırı olabilir, ancak İsveç'teki Karolinska Enstitüsü'nden diş hekimliği profesörü Mats Trulsson "Bazı yönlerden aslında haklıydı" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha fazla çiğnemek, sindirimi iyileştirmekten, daha az kalori tüketilmesine olmaya, stresi ve kaygıyı azaltmaktan, hafıza becerilerini güçlendirip, dikkat süresini artırarak bilişsel yetenekleri geliştirmeye kadar geniş bir yelpazede yarar sağlayabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diş sağlığı ve Alzheimer hastalığı ve bunama arasında bir ilişki olduğundan, bazı uzmanlar hastaların diş sağlığını iyileştirmenin zihinsel yaşlanmayı tersine çevirmeye bile yardımcı olabileceğini savunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Çiğnemenin tarihi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Almanya'nın Leipzig kentindeki Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitüsü'nden evrimsel ve ekolojik biyokimyacı Adam van Casteren, çoğu hayvan gibi insanların da "milyonlarca yıldır dişleri ve çeneleri olduğunu" söylüyor. Ancak tarih öncesi dönemde boyunca birçok değişim geçirdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık altı ila yedi milyon yıl önce yaşamış en eski homininlerin, günümüz maymunlarınınkine benzer dişleri vardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van Casteren "Özellikle erken atalarımızın yaşadığı ormanlık alanlarda bolca bulunan "büyük, etli meyveleri" yemek için çok faydalıydı" diyor Van.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van Casteren'e göre yağmur ormanları yerini daha koruluk alanlara, açık yaşam alanlarına ve hatta savana benzeri ekolojilere bıraktıkça, homininler tohumlar, fındıklar ve yumrular gibi "mekanik olarak daha zorlu yiyeceklerle" başa çıkmak zorunda kaldılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle, tüm bu dişleri barındırmak için daha büyük çeneler ve yüzler ile birlikte, bunları çalıştırmak için gereken daha büyük kaslarla birlikte, azı dişlerinin boyutunda artışı destekleyecek şekilde evrimleştiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van Casteren, aletlerin, gıda işlemenin ve tarımın yanı sıra yiyecekleri pişirmek için ateşin gelişmesiyle birlikte, uzun süreli çiğneme seanslarına olan ihtiyacımızın da ortadan kalktığını vurguluyor. Günümüzde insanlar günde yaklaşık 35 dakika çiğnerken, en yakın akrabalarımız şempanzeler ve bonobolar 4,5 saat, goriller ve orangutanlar ise 6,6 saat çiğniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu evrimsel değişikliklere rağmen, çiğnemenin amacı aynı kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van Casteren, "Biz memeliler çok karmaşık çiğneyicileriz çünkü sıcakkanlı metabolizmamızı beslemek için yiyeceklerimizden olabildiğince fazla enerji elde etmek istiyoruz" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiğnemek yiyecekleri küçük parçalara ayırıyor ve tükürükle nemlendirerek kolayca yutulabilmelerini sağılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hollanda'daki Utrecht Üniversitesi Tıp Merkezi'nde 30 yılı aşkın bir süre araştırmacı olarak çalışan, ağız fizyolojisi ve çiğneme uzmanı olan Andries van der Bilt "Bu sindirimin ilk aşaması" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiğneme sadece tükürük üretimini ve yiyecekleri parçalamaya yardımcı olan amilaz gibi sindirim enzimlerinin miktarını artırmakla kalmaz, aynı zamanda bağırsak ve pankreasın yiyecekleri daha da işlemeye yardımcı olacak sıvılar salgılamasını da tetikler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trulsson "Çiğnemezseniz, bağırsak yiyecekleri işlemeye hazır olmaz" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karolinska Enstitüsü'nde Trulsson ile birlikte çalışan orofasiyal nörobilimci Abhishek Kumar, yiyecek parçacıklarını daha küçük parçalara ayırma eyleminin yüzey alanlarını da artırdığını, bunun da sindirim sıvılarının bunlara daha verimli bir şekilde etki etmesi anlamına geldiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, bağırsak sağlığı için önemli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha büyük parçacıklar bağırsakta daha uzun süre kalma eğiliminde ve bu da mikroorganizmalara bunları fermente etmek için daha fazla zaman veriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kumar'a göre bu durum "şişkinlik, tokluk hissi, kabızlık ve diğer semptomlara" neden oluyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Emilimi ve tokluk hissini iyileştiriyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çiğnemek, gıdadaki besin maddelerinin salınmasına yardımcı olarak vücudumuzun bunları daha etkili bir şekilde emmesini sağlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin 2009'da yapılan bir çalışmada, 13 sağlıklı yetişkinden küçük bir avuç bademi 10, 25 veya 40 kez çiğnemeleri istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar katılımcıların dışkı örneklerini topladıklarında, insanların ne kadar çok çiğnerlerse o kadar az yağ attıklarını tespit ettiler. Bu da bademlerden enerji emiliminin üçte bir oranında daha yüksek olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dahası, 40 kez çiğnemek katılımcıların daha uzun süre tok hissetmelerini sağladı. Ayrı 2013'teki bir çalışma da bu tokluk bağlantısını destekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">21 katılımcı, bir tavuk nugget büyüklüğündeki bir dilim pizzayı yutmadan önce 15 veya 40 kez çiğnediklerinde, ikinci gruptakiler açlık hissinde önemli bir azalma yaşadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, bağırsakta sindirimi koordine eden iki hormon olan CCK ve GIP düzeyleri daha yüksek, "açlık hormonu" ghrelin düzeyleri ise baskılanmış durumdaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 50 çalışmayı inceleyen iki ayrı veri analizi araştırmasına göre, daha fazla çiğnemek daha az yemenizi de beraberinde getiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunun nedeni, vücudun açlıkla ilgili hormon üretimini ayarlaması ve beyne doyduğunuzu bildiren sinyaller göndermesinin yaklaşık 20 dakika sürmesi. Çiğnemek de size daha fazla zaman kazandırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu nedenle birçok diyetisyen ve doktor, özellikle kilo vermeye çalışıyorsanız, yemeği hızla yutmak yerine yavaş ve bilinçli yemeyi savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brezilya'da 92 çocuk üzerinde yapılan bir araştırmada, obez çocukların normal kilodaki çocuklara kıyasla "daha az çiğnedikleri ve daha hızlı yemek yedikleri" bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında yeme hızınızı yavaşlatmanın iyi bir yolu, daha dokulu yiyecekler tüketmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok çalışma, sıvı yerine katı yiyecekleri (portakal suyu yerine portakal gibi) ve düşük kıvamlı yiyecekler yerine yüksek kıvamlı yiyecekleri (beyaz pirinç veya makarna yerine yulaf ezmesi ve keten tohumu gibi) tercih etmeyi öneriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kumar "Yiyeceklerin dokusu, ne kadar tok hissettiğimizi etkileyebilir ve bu nedenle obeziteyle mücadele edenlerin yiyecek alımlarını azaltarak kilo vermelerine potansiyel olarak yardımcı olabilir" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beslenme ve sindirimi bir kenara bırakırsak, araştırmacılar çiğnemenin yaşlandıkça özellikle beyin sağlığı olmak üzere diğer açımlardan da önemli bir rol oynadığını tespit ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kumar "Çiğnemenin beyin sağlığıyla doğrudan bağlantılı olduğunu öne süren 'ısırık-beyin ekseni'ne olan ilgi giderek artıyor" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin, diş kaybının Alzheimer hastalığı ve bunama riskinin artmasıyla da bağlantılı olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hafıza da etkileniyor. 14 Avrupa ülkesinde 50 yaş üstü 28.500'den fazla kişinin katıldığı bir araştırmada, iyi çiğneme yeteneğine sahip veya protez diş kullanmayan katılımcıların bir dizi bilişsel testte daha iyi performans sergilediği görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiğneme problemi olanlara kıyasla kelime hatırlama, sözel akıcılık ve sayısal becerilerde önemli ölçüde daha iyi performans sergilediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">55 ile 80 yaşları arasındaki 273 sağlıklı insan üzerinde yapılan bir çalışmada, bilim insanları doğal dişlerinin daha fazlasını koruyanların daha iyi semantik ve uzun süreli hafızaya sahip olduğunu buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki çiğnemenin hafızayla ne ilgisi var?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı araştırmacılar, çiğneme organımızı hipokampüse (mekansal öğrenmeden ve yeni anılar oluşturmaktan sorumlu beyin bölgesi; Alzheimer'dan ilk etkilenen bölgelerden biri) bağlayan sinir devrelerine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diğerleri ise, özellikle orta sertlikteki maddelerin çiğnenmesinin, Japon araştırmacıların sakız çiğneyenlerle yaptığı deneylerde gösterdiği gibi, beyne kan akışını artırabileceğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trulsson "Teoriye göre çiğneme, beyne kan gönderen bir pompa gibi çalışıyor" diye açıklıyor. Bunun beynin keskin ve iyi çalışmasını sağladığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kötü çiğnemenin gerçekten bilişsel gerilemeye neden olup olmadığını ve rehabilitasyonun mümkün olup olmadığını belirlemek için Trulsson'ın ekibi şu anda hastaların eksik dişlerini implantlarla değiştirip, işlemden önce ve bir yıl sonrasına kadar beyin fonksiyonlarını inceleyen bir deney yürütüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beyin damar sağlığının bozukluğunun bir göstergesi olan beyaz madde lezyonlarının tedaviyle küçülüp küçülmediğini incelemek için MR beyin taramaları da kullanılacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Artan uyanıklık</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bazı araştırmalarda, sakız çiğnemenin genel popülasyonda konsantrasyonu da iyileştirdiği bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">21 çalışmayı kapsayan bir veri analizi araştırması, bazı bilişsel olarak zorlayıcı görevler sırasında sakız çiğneyen katılımcıların dikkat düzeylerinde, çiğnemeyenlere kıyasla zayıf ama istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme tespit etti. Bu araştırma, sakız üreticisi Mars Wrigley tarafından finanse edildiğini de not etmek gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">80 katılımcıyla yapılan bağımsız bir çalışmada da sakız çiğnemek, bir dizi bilişsel görev sırasında uyanıklık düzeylerini %10 oranında iyileştirdi. Sakız çiğneyenler ayrıca bir zeka testinde daha iyi performans gösterdiler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilim insanları sürecin "tam olarak nasıl işlediğini bilmiyorlar" Ama Trulssoğn "Çiğneme ile artan dikkat arasındaki bağlantı oldukça güçlü" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte, bir uyarı da var. "Etki muhtemelen 15 ila 20 dakikadan fazla sürmeyecek" ama uzmanlar bunun nedenini bilmiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka deneyde eş zamanlı olarak dört bilgisayarlı görevi yerine getirmeleri istenen genç yetişkinlerde sakız çiğneyenlerde önemli ölçüde daha iyi bir uyanıklık (neredeyse %20 daha yüksek) bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlginç bir şekilde, buna öz bildirime dayalı kaygı, stres ve tükürük kortizol seviyelerinde (stresin yaygın bir biyolojik göstergesi) azalma eşlik etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Stresi düşürüyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Çiğnemek laboratuvar dışında da iyi bir stres giderici.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir grup Türk araştırmacı, ara sınavlara hazırlanan 100 hemşirelik öğrencisi üzerinde yaptıkları çalışmada, günde en az 30 dakika sakız çiğneyen öğrencilerin stres, kaygı ve depresyon düzeylerinin daha düşük olduğunu buldular.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kore'de isteğe bağlı jinekolojik ameliyat geçiren iki ayrı kadın grubunda, sakız çiğneme ameliyat öncesi kaygılarını hafifletmeye yardımcı oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı etki, intravenöz kanül (damar yolu) takılan 73 Türk çocukta da görüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Singapur Bilim, Teknoloji ve Araştırma Kurumu'ndan araştırmacı Jianshe Chen, çiğnemenin stresli dönemlerde doğal bir refleks gibi göründüğünü söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bazı insanlar stresli olduklarında bilinçsizce çiğnemeye başlarlar."</span></p><p><span style="font-size:18px">Çiğneme ile aynı çene kaslarını kullanan ve yaklaşık her 10 yetişkinden birini etkileyen diş gıcırdatma veya bruksizm, genellikle stres ve kaygı tarafından tetikleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak buradaki bilimsel veriler daha tartışmalı. Örneğin Chen, çiğnemenin daha sakin bir ruh haliyle bağlantılı olduğuna dair kanıtların "dağınık" olduğunu söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ona göre, güçlü bir ilişkiye güvenle işaret eden "sistematik çalışmalardan hala yoksunuz".</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin yukarıda bahsedilen aynı Koreli araştırmacının öncülüğünde yapılan bir başka çalışma, sakız çiğnemenin, hamile kadınların isteğe bağlı sezaryen için ameliyathaneye götürülürken hissettikleri kaygıyı hafifletmede pek bir etkisi olmadığını buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, çözülemeyen bir kelime bulmacası üzerinde çalışanların stres seviyelerini de düşürmeyi başaramadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak kesin olan bir şey var: Yemek yemek genellikle ruh halimizi iyileştiriyor. Ve bu sürecin önemli bir parçası olan çiğneme, yiyeceklerdeki lezzetleri ortaya çıkarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yiyeceklerin duyusal algısını da inceleyen Chen doku ve aroma ile birleştiğinde "Yemek deneyiminizi çok daha zengin ve keyifli hale getiriyor" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu mantığa göre, yiyeceklerinizi daha iyi çiğnemek de ruh sağlığınızı iyileştirebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak şekerli sakız yerine, stresli bir işe başlamadan önce sağlıklı, dokulu bir atıştırmalık çiğnemeyi düşünebilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama abartmayın. Fletcher'ın aksine, çoğu uzman çiğneme için sihirli bir sayı olduğunu düşünmüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Van der Bilt "Yutmanın sorun olmayacağını hissedene kadar normal şekilde çiğneyin; bu kişiden kişiye değişir" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c98r94l2lz3o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, Latin Amerika’daki varlığını güçlendirmek için Meksika ile yeni ticaret anlaşması imzaladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-latin-amerikadaki-varligini-guclendirmek-icin-meksika-ile-yeni-ticaret-anlasmasi-imzaladi-25801edb501dd-afed-4309-b753-6c1b2a203b072026-05-23T12:30:00+03:00HABER MERKEZİ AB, Latin Amerika’daki varlığını güçlendirmek için Meksika ile yeni ticaret anlaşması imzaladı

AB, Latin Amerika’daki varlığını güçlendirmek için Meksika ile yeni ticaret anlaşması imzaladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, Mercosur anlaşmasının yürürlüğe girmesinden kısa süre sonra, AB’nin Latin Amerika’daki etkisini genişletme çabalarının bir parçası olarak Meksika ile yenilenen ticaret anlaşmasını cuma günü imzaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlaşma, Meksika’da düzenlenen AB-Meksika zirvesinde imzalandı. Von der Leyen ve Costa’ya Meksika Devlet Başkanı Claudia Sheinbaum da katıldı. İmza, ABD başkanının Beyaz Saray’a dönüşünün ardından artan jeopolitik gerilimler ve değişen küresel ittifaklar ortamında gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki orta ölçekli güç arasındaki ekonomik ortaklık, her iki tarafın da ABD’ye ve Çin’e bağımlılığını azaltma çabalarını yansıtıyor. ABD, hem AB’nin hem de Meksika’nın en büyük ticaret ortağı konumunda. Çin açısından ise Meksika, elektrikli araç üretimi için önemli bir merkez haline gelmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, "AB ve Meksika yakın bir stratejik ortaklığa bağlıdır," dedi. Von der Leyen, "Bugün modernize edilen anlaşmalar, geleceğe ilişkin ortak vizyonumuzu ortaya koyuyor ve her iki taraf için de birçok fayda sağlayacak," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB-Meksika ticaret anlaşması, ikili ticarette gümrük vergisi engellerini zaten kaldırmış olan 20 yıllık bir anlaşmayı güncelleyerek AB’nin çeşitlendirme stratejisini güçlendiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni anlaşma kapsamında AB, tarım-gıda ürünleri, domuz eti, süt ürünleri, tahıllar, meyve ve makarna gibi ürünlerin yanı sıra ilaç ve makine sektörlerinde yeni pazarlara erişim sağlayacak.</span></p><h2><span style="font-size:18px">AB, Latin Amerika’da ticaret bağlarını güçlendiriyor</span></h2><p><span style="font-size:18px">Meksika, AB’nin Latin Amerika’daki ikinci büyük ticaret ortağı. AB ise Meksika’nın ikinci büyük ihracat pazarı. İki taraf arasındaki mal ticareti 2025’te 86,8 milyar euroya, hizmet ticareti ise 2024’te 29,7 milyar euroya ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu rakamlar, Meksika’nın komşusu ABD ile yaptığı ticarete kıyasla oldukça düşük kalıyor. Meksika’nın ABD ile mal ve hizmet ticareti 2024’te 900 milyar doları aşmıştı. Ancak anlaşma, Meksika’nın daha korumacı bir Beyaz Saray’dan artan baskı gördüğü bir dönemde yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB de 2025’te varılan ticaret anlaşmasına rağmen Trump’ın tekrarlayan gümrük vergisi tehditleriyle karşı karşıya kalmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Meksiko’da bulunan AB Ticaret Komiseri Maroš Šefčovič, "Küresel belirsizliğin arttığı bir dönemde AB ve Meksika açıklığı, ortaklığı ve iddiayı seçiyor," dedi. Šefčovič, 43 binden fazla Avrupalı şirketin Meksika’ya ihracat yaptığını, 11 binden fazla AB şirketinin ise ülkede faaliyet gösterdiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tarım alanında anlaşma, Meksika’nın kahve, meyve, çikolata ve agave şurubu gibi ürünleri için yeni pazarlar açacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon’a göre toplam 568 Avrupa ve 26 Meksika coğrafi işareti de korunacak. Bunun yanında kamu alımları pazarları da açılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, bu yeni anlaşmayla Çin’in etkisini artırdığı Latin Amerika’da güçlenen varlığına ilişkin de mesaj vermek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üst düzey bir AB yetkilisi, "Latin Amerika ve Karayipler’in GSYH’sinin yüzde 97’si, Avrupa Birliği ile gelişmiş tercihli anlaşmalar kapsamında olacak," dedi. Yetkili, "Dünyada böylesine yoğun ve bağlantılı bir anlaşma ağına sahip başka bir bölge yok," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, 1 Mayıs’ta geçici olarak yürürlüğe giren Mercosur ticaret anlaşmasıyla Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay ile de yeni ticaret bağları kurmuştu. Anlaşma, AB ile bu ülkeler arasındaki ticaret akışlarını serbestleştiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Mercosur anlaşması, Latin Amerika’dan yapılacak ithalatın haksız rekabet yaratacağından endişe eden AB çiftçilerinin sert muhalefetiyle karşılaştı. Avrupa Parlamentosu üyelerinin anlaşmayı AB Adalet Divanı’na taşımasının ardından onay süreci askıya alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel ise Meksika anlaşmasının Mercosur’un karşılaştığı tepkiyi yaşamaması gerektiğini savunuyor. Çünkü hassas tarım ürünleri ithalatı, tarife kotalarıyla sınırlı tutuluyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/23/ab-latin-amerikadaki-varligini-guclendirmek-icin-meksika-ile-yeni-ticaret-anlasmasi-imzala</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ OSMAN ŞAHİN ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’E MEKTUP YAZDI..]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-osman-sahin-adalet-bakani-akin-gurleke-mektup-yazdi-25799f78ee0ed-30ef-4c80-afb5-18fe0866ff6b2026-05-23T12:24:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ OSMAN ŞAHİN ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’E MEKTUP YAZDI..

GAZETECİ OSMAN ŞAHİN ADALET BAKANI AKIN GÜRLEK’E MEKTUP YAZDI..

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gazeteci Osman Şahin mektubunda önce kendisini tanıtarak, Mahkemelerde yaşadığı sıkıntıları verilen yanlış kararları gündeme getirerek, güncel olarak yaşadığı tüm sıkıntılara bakan olarak bir çözüm getirilmesi talebinde bulunarak, günümüzde yaşanan çok önemli yasalarda değişiklikler yapılarak BASIN Mahkemelerinin yeniden kurulmasını talep etti. Şahin, Adalet ve yasalar konusunda yaşanan tüm sıkıntı ve eksiklikleri gündeme getirerek bakan Gürlek’ten düzeltilmesini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İŞTE 5 SAYFALIK AÇIK MEKTUBUN ÖNEMLİ BÖLÜMLERİNİN BAZI KISIMLARINI ÖZETLE AŞAĞIDA YAYINLIYORUZ..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1-Yapmış olduğum bir çok haberler nedeniyle hakkımda Ordu adliyesine davalar açılmış, haksız yere cezai işlemlere çarptırıldım. Bu konuda daha önceki Sayın Adalet bakanımız Bekir Bozdağ ile Yılmaz Tunç’un&nbsp; şahsına iki kez şikayet dilekçesi yazdım ancak tarafıma hiçbir olumlu veya olumsuz&nbsp; cevap verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2- Adliyelerimiz işgal altında diyorum neden?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Artık adliyelerimiz öyle gereksiz davalarla işgal ediliyor ki, bir çok avukat ve hukuk büroları dava almak için sosyal medya takibine başlamış, paylaşım ve yorum yapanlar hemen takibe alınarak, bu kişileri adeta tehdit ederek, hakaret ettiniz, hakkınızda dava açacağız, cezadan kurtulmak için şu kadar para vereceksiniz vs. gibi bir yol tutarak adliyelerimiz de bu davalarla işgal ediliyor, hakim ve savcılarımız da meşgul ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">3- Diğer bir konu ise gerçekten ülkemizde sosyal medya tamamen insanları dolandırmak, ahlak bozmak ve yapay zeka&nbsp; ile vatandaşları dolandırmak için kullanılıyor. Kadınlarımız, kızlarımız bedenlerini satarak kendilerini pazarlayarak geçimlerini sağlamak için sahte isimlerle fuhuş yapmak suretiyle, aile bireylerinin ahlakını bozarak, ailevi birliktelere de huzursuzluk ve geçimsizlik başlatarak kavgalar, döğüşler, tehdit ve cinayetlere kadar uzanmış durumdadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">4-Yine sosyal medya aracılığı ile birçok dolandırıcı firmalar, Cumhurbaşkanımızın, hatta eşinin, bakanların, ünlü kişilerin ve hatta sizlerin resmini ve seslerini kullanarak para kazandırmak vaatleri ile günde binlerce vatandaşlarımız dolandırılmaktadır. Kur’an-ı Kerim dahi alet edilerek&nbsp;<strong>“ Kur’an-ı Kerim sevenler sağ alttan tıklasın..”</strong>&nbsp;diye yapılan sahte reklamlarla vatandaşlar soyuluyor.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px">5-Bu konuda paylaşılan resimler, yapılan yorumlar, hakaret olsa da olmasa da, hayali bir tartışma, kavga hemen adliyeye intikal ederek, gereksiz davalar açılıyor. Sonra da paylaşım yapanlar, tehdit edilerek, korku verilerek, hakaret etmişsiniz, paylaşım yapmışsınız, şu kadar cezanız var, şu kadar para&nbsp; öderseniz hakkınızda dava açmayacağız vs. gibi tehditlerle vatandaşa korku veriliyor ve bu yollarla korkanlar para ödemek zorunda kalıyor. Bu gibi basit nedenlerden dolayı hakim ve savcılarımız meşgul ediliyor ve böylece adliyelerimiz de işgal edilmiş duruma geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">6-Biz bir gazeteci olarak, kamu görevi yaparak, siyaset yapan ve devlet dairelerinde meydana gelen yolsuzlukları ve haksızlıkları&nbsp; yazarak, resim veya haber paylaşarak gündeme getirdiğimizde&nbsp;<strong><u>“KİŞİSEL VERİLER”</u></strong>&nbsp;bahane edilerek, hakkımızda davalar açılıyor ve cezalı duruma düşüyoruz. Bu nedenle gazetecilik görevimizi layıkı ile yerine getiremiyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">7-Örnek verecek olursam, bir Belediye başkanı yapmış olduğum bir haberden dolayı bana telefon açarak,&nbsp;<u>“<strong>Benim hakkımda haber yapan adamın anasını avradını S……m , geliyorum öldüreceğim seni, ya sen yaşayacaksın, ya da ben”</strong></u>&nbsp;diyerek tehdit etmeleri sonucu bu sesleri kaydederek haber yapıyorum sonuçta ise bana özel hayatın gizliliğini ele geçirmekten, yayınlamaktan 3 ayrı ceza veriliyor. Karşı taraf ise sadece küfür etmekten benden daha az ceza alıyor. Yine aynı kişi siyasetçi olduğu için yaptığım bir haber ile alakalı olarak yine bir dava açılarak, Ordu adliyesinde görülen bu Davanın hangi mahkemede görüleceği konusunda 4 kez mahkeme değişti, şu ana kadar da karar verilmiş değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">8-C. Savcısının verdiği&nbsp;<strong><u>“Soruşturma yapılmasına yer yoktur”&nbsp;</u></strong>itirazı aynı mahkeme yerine bir başka il üst&nbsp; mahkemesine yapılmalıdır. Çünkü, aynı Adliyede görev yapan hakim ve savcılar&nbsp; yan yana bitişik odaları paylaştıklarından dolayı samimi olmaları berbirlerinin aksine karar veremediğini tahmin ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>DİJİTAL ALETLERİME 3 KEZ EL KOYULDU..</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">a)Sayın bakanım son dönemlerde 8 yılda resim ve haber paylaşımı yaptı diye bana iftiralar atıldı ve 3 kez savcılık kararı ile Polis gazetemin idarehanesine ve evime baskın yaparak, bilgisayarıma ve cep telefonlarıma el koydu.</span></p><ol><li><span style="font-size:18px">b) FETÖ’cü diye baskın yapıldı, telefonum, bilgisayarım alındı, hiçbir şey çıkmadı, devlet bana tazminat ödedi. Ben terörist değilim, katil değilim, vatan haini hiç değilim. Suçumu da asla inkar etmem. Çünkü bizi çekemeyen düşman olan çoğu kişi kasıtlı olarak şikayet etmektedir. Benim telefon ve bilgisayarlarıma el koyulması gazetecilik görevimi yapmama da engel olmaktadır. Veya çok uygun görülürse bir-iki günde incelenip teslim edilmelidir. Çünkü, ben maddiyat gözetmeden emekli paramla, mesleğimi namusu ve şerefi için yapan işime leke sürmeden laf getirmeden yapan gariban ve fakir bir gazeteciyim.</span></li><li><span style="font-size:18px"><strong>c) Bir doktorun yaptığı hastane yolsuzluğu ile ilgili haber yayınladım, yine telefonuma ve bilgisayarıma el koyuldu. Hiçbir paylaşım bulunmasa da haber yaptın diye bana ceza verildi.</strong></span></li><li><span style="font-size:18px">d) Şu anda yine sosyal medyacı olan bir hasmım tarafından şikayet edildim, kadın resmi paylaştı diye köydeki evime Jandarma gönderilerek telefonum ve bilgisayarıma el konularak incelemeye alınmış durumda bulunuyor. Şu anda kullandığım bilgisayar ve telefonum emanet kiralık olarak kullanmaktayım. Gereksiz yere perişan edilmekteyim ve gazetecilik mesleğim nedeniyle madur olmaktayım.</span></li></ol><p><span style="font-size:18px"><strong>7-Her önüne gelen sahte bir isimle sosyal medyada sayfa açarak, ben gazeteciyim diye&nbsp; haberler yayınlayıp, yalan yanlış bilgilerle insanları karalıyor, iftira atıyor ve hakaretler edebiliyor. Bu nedenle 46 yıldır yaptığım gazetecilik mesleğimden utanç duymaya başladım. Kimlerin gazeteci olup olmadığı artık ayırt edilemez bir duruma kadar gelmiş bulunuyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">8-Benim hakkımda açılan davalar yıllarca sürerken, ceza aldıklarım hemen bir ay içinde istinaftan geri dönerken, benim yaptığım itirazlar halen 3 yıldan bu yana beklemektedir. Ayrıca C. Savcılıklarına yaptığım şikayetlerim ise 2 yıldır hala bir soruşturma açılıp, açılmadığı konusunda bir karara bağlanamıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">9-Ben sabıkalıyım. Hiç işlemediğim bir suçtan dolayı 1991 yılında bana 8 yıl ceza verildi. İki kez de Basın suçundan ceza aldım, burada suçluydum yattım çıktım. Yine, 1996 yılında sahte fatura bastı diye iftiralara uğradım, tutuklandım 32 gün yattım berat ettim. Allahıma çok şükür ki, yüz kızartıcı suçum olmasın. Doğru yaptığım haberlerden dolayı ceza almaktan asla korkmuyorum, doğruları yazmaya da devam edeceğim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><u>SONUÇ OLARAK , BASIN MAHKEMELERİ YENİDEN KURULMALIDIR..</u></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1-Sayın bakanım gördüğüm ve yaşadığım olaylar karşısında Hakim ve savcılarımız çok tecrübesiz ve bilgisiz. Hatta benim bir şikayetime C. Savcısı karşı tarafın ifadesini almadan,&nbsp;<strong><u>“Kovuşturmaya yer yoktur kararı”</u></strong>&nbsp;verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2-Bu ülkede 1980 öncesinde 3 hakim ve bir savcıdan oluşan basın mahkemeleri vardı. Hakaret teşkil eden haberler bilirkişiye gönderiliyor, ona göre karar veriliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">3-Şimdi tek hakim, tek savcı tarafından yürütülen&nbsp; haberlerin hakaret teşkil edip etmediği konusunda adaletli karar verilemiyor. Biz gazeteciler sosyal medya paylaşımı diye yargılanıyor ve ceza alıyoruz. Bizlerin basın suçundan yargılanmamız gerkimiyor mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">4-Ben Ordu ve İstanbul’da gazetecilik yaptım. Emekli oldum tekrar bu mesleğime Ordu’da devam etmekteyim. Şu an Ordu’da basın savcısının kim olduğunu dahi tanımıyorum. Çünkü, bizim ifademiz Polis karakolunda veya jandarmada alınıyor, bu kurumlar ifade almasını dahi bilmiyerek bizlere adli suç işlenmiş muamelesi yapılıyor. İstanbul’da ifademiz Adalet sarayında Basın savcısı tarafından alınıyordu. Ordu’da bu uygulama neden farklı?</span></p><p><span style="font-size:18px">5-Sanırım bu ülkede BASIN davası diye bir dava kalmadı. (KVKK) çıkarıldı. Yapılan paylaşımlar suç teşkil etmese dahi (Kişisel verileri koruma kanunu) diyerek biz gazeteciler hakkında bu yönde dava açılarak cezalanıyoruz. Oysa, Tahkir ve tezyif iddiasının çıkarım yoluyla dayandırıldığı kelime ve ifadeler, yazının bütünüyle birlikte değerlendirildiğinde, düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırlarının ötesinde suç kastıyla hareket ettiğine dair kesin deliller bulunmadığı ve dava konusu yazının sert de olsa eleştiriden ibaret kaldığı sonuç ve kanaati doğrultusunda BASIN hürriyeti doğrultusunda karar verilmesi gerekmez mi? Yani BASIN davalarında haberin doğru olması ve kanıt ve delillerle ispatlanması, kelimelerin hakaret teşkil etmemesi, hakaret teşkil eden söz ve cümleler açık ve net olarak Hakimin kararında açıklanmalıdır. Aksi taktirde şu andaki uygulamalar ülkemizde BASIN suç ve mahkeme dosyası diye bir kavram son bulmuş demektir.</span></p><p><span style="font-size:18px">6-Yukarıda izah etmiş olduğum nedenlerden dolayı hakkımda açılmış ve açılacak davalar nedeniyle&nbsp;<strong><u>Ordu adliyesinde yargılanmak istemiyorum.</u></strong>&nbsp;Şahsıma açılan davaların daha yüksek tecrübeli basın kanunundan anlayan hakim ve savcılar tarafından görülmesini talep ediyorum. &nbsp;Gerçek suçlu olduğum konularda da elbetteki gerekli cezam verilsin, asla itiraz etmiyorum ama, suçsuz ve asılsız yere de hapse girmek istemiyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şikayet ve öneri &nbsp;mahiyetindeki dilekçemiz 20.05.2026 tarih ve RR08259420754 Posta numarası ile taahhütlü olarak Adalet Bakanı Akın Gürlek adına göndrilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnşallah ciddiye alınır ve gereken cevabın verileceğine inanıyor, sonucu sabır ve heyecanla bekliyoruz.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">YAZI İÇERİK KAYNAK:</span></strong></p><p>https://orduyongazetesi.com/gazeteci-osman-sahin-adalet-bakani-akin-gurleke-mektup-yazdi/41392/</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TİSAN DAVASINDA DANIŞTAY’DAN BOZMA KARARI: 1 HAZİRAN'DA YENİDEN KEŞİF YAPILACAK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tisan-davasinda-danistaydan-bozma-karari-1-haziranda-yeniden-kesif-yapilacak-2579814a3e73c-d281-4b52-8060-c64d185d4f642026-05-23T12:11:00+03:00HABER MERKEZİ TİSAN DAVASINDA DANIŞTAY’DAN BOZMA KARARI: 1 HAZİRAN'DA YENİDEN KEŞİF YAPILACAK

TİSAN DAVASINDA DANIŞTAY’DAN BOZMA KARARI: 1 HAZİRAN'DA YENİDEN KEŞİF YAPILACAK

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin’in Silifke ilçesindeki Tisan Koyu’nda yapımı süren “Faras Tisania” otel ve konut projesine karşı TBB ve Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer tarafından açılan iptal davasında önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Danıştay 6. Dairesi, yerel mahkemenin kararını eksik inceleme gerekçesiyle bozarak bölgede yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasına hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“Dünyanın En Güzel 13. Koyu”</strong>&nbsp;olarak bilinen bölgenin kıyı mevzuatına aykırı şekilde betonlaşmasına karşı ilk günden itibaren net bir duruş sergileyen Başkan Vahap Seçer’in başlattığı bu süreç, yüksek yargının müdahalesiyle yeni bir boyut kazandı. Danıştay 6. Dairesi; Mersin 2. İdare Mahkemesi’nin projeye dair imar planlarını ve çevreye yönelik iddiaları yüzeysel değerlendirdiğini belirterek, yargılama usullerine tam uyulmadan verilen önceki kararı geçersiz kıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin Büyükşehir’in Tisan kıyıları için dava hamlesi Danıştay kararıyla hukuki karşılığını buldu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2022 yılında ortaya çıkan projeye göre; Tisan’da 5 katlı bir otel yapılması ve koyun yıllardır yapılaşmadan korunan kısımlarında da yapılaşma başlamasını öngören plan proje sahiplerince hazırlandı. Dönemin Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) yönetimindeki Silifke Belediyesi Meclisi’nden geçen proje, Mersin Büyükşehir Belediye Meclisi’nde de tartışmalara yol açtı ve Başkan Vahap Seçer, uyulmayan kıyı yönetmeliklerini ve doğal güzelliklerin betonlaştırma ile yok edilme teşebbüsüne itirazlarını yöneltti. Adalet ve Kalkınma Partili (AK Parti) ve MHP’li Meclis üyelerinin oylarıyla Büyükşehir Meclisi’nden geçen karar sonrasında Başkan Seçer, 2024 yılında Kıyı Kanunu’na, Şehircilik İlkeleri ve Planlama Esasları ile bölgenin yapılaşma dokusuna aykırılık gerekçesi ile kamu yararını gözeterek yerel mahkemeye başvurarak Faras Akdeniz Konut Yapı Kooperatifi’ne karşı hukuki süreci başlattı. Yerel mahkeme ve istinaf yollarının neticesinde dava reddedilirken, dosya yüksek yargıya taşınarak Danıştay başvurusu gerçekleştirildi. Danıştay’ın yerel mahkeme kararını geçersiz kılan iptal kararında; eksik inceleme ve usul hataları, kısmi yapılaşma teşebbüsünün belirsizliği, yapı yüksekliğinin uygunsuzluğu, altyapı eksikliği, Kıyı Kanunu’nun&nbsp;<em>‘kıyıların kamu yararına açık tutulması’</em>&nbsp;ilkesine aykırılığı gözler önüne serildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Danıştay kararı ile yerel mahkemenin davayı reddinin hukuka uygun olmadığına, imar planlarının Kıyı Mevzuatı ile 3194 sayılı İmar Kanunu’na ve kamu yararına uygunluğunun kapsamlı bir araştırma ile yeniden değerlendirilmesine karar verildi. Söz konusu mahallin yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi işlemlerinin ise 1 Haziran 2026 tarihinde gerçekleştirilmesine karar verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in doğal ve tarihi güzelliklerini kentin zenginliği olarak ifade eden Başkan Vahap Seçer’in, rant ve yapılaştırma ile kıyıların tahribatına karşı duruşu kentin uluslararası alanda tanınan Tisan bölgesinin korunması adına önemli gelişmelerin başlangıcı oldu. Başkan Vahap Seçer’in süreç boyunca ortaya koyduğu ‘Rant odaklı değil, çevre ve insan odaklı belediyecilik’ duruşu; kıyıların, doğal yaşam alanlarının ve bölgenin ekolojik dengesinin korunmasını merkeze alan bir yerel yönetim anlayışını bir kez daha gözler önüne serdi. Özellikle son yıllarda yoğun yapılaşma baskısıyla karşı karşıya kalan kıyı bölgelerinde, doğal güzelliklerin ve kamusal alanların korunmasına yönelik bu tutum; yalnızca bugünün değil, gelecek nesillerin yaşam hakkını da gözeten önemli bir çevre hassasiyetini ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tisan’ın kendine özgü doğal yapısı, deniz ekosistemi, bitki örtüsü ve yıllardır korunan kıyı dokusunun sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması gerektiğine dikkat çeken Başkan Seçer’in yaklaşımı; rant ve betonlaşma odaklı projeler yerine doğa ile uyumlu, kamu yararını önceleyen bir kent vizyonunu ön plana çıkardı. Kıyıların herkes için erişilebilir, sağlıklı ve yaşanabilir alanlar olarak korunması gerektiği yönündeki bu anlayışla atılan adımların olumlu neticelenmesi doğal alanların korunmasına yönelik toplumsal hassasiyetin hukuki süreçlerde de karşılık bulduğunu gösterdi. (BASIN BÜLTENİDİR)</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da Çin adına casusluk yaptığından şüphelenilen evli çift gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-cin-adina-casusluk-yaptigindan-suphelenilen-evli-cift-gozaltina-alindi-25795ab9c2df8-9f73-4f7f-9154-e0b3b89e99922026-05-21T09:42:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da Çin adına casusluk yaptığından şüphelenilen evli çift gözaltına alındı

Almanya'da Çin adına casusluk yaptığından şüphelenilen evli çift gözaltına alındı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alman polisi, çarşamba günü Çin adına casusluk yaptıkları gerekçesiyle evli bir çifti gözaltına aldı. Çift, askeri amaçlı kullanımı olan ileri teknolojiler hakkında bilgi sızdırmaya çalışmakla suçlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal savcılık tarafından yapılan açıklamada, isimleri kısmen Xuejun C. ve Hua S. olarak açıklanan çiftin, ülkenin güneyindeki Münih kentinde yakalandığı belirtildi. Savcılık, çiftin "bir Çin istihbarat servisi adına çalıştığını" iddia etti. Operasyon kapsamında şüphelilerin Münih'teki ev ve iş yerlerinde arama çalışmaları yürütülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zanlıların, "Alman üniversiteleri ve araştırma kurumlarındaki çok sayıda akademisyenle, özellikle de havacılık ve uzay mühendisliği, bilgisayar bilimi ve yapay zeka alanlarındaki kürsülerle temas kurdukları" ileri sürülüyor. Çiftin bu temasları sağlamak için kendilerini "tercüman veya bir otomobil üreticisinin çalışanları" olarak tanıttıkları üzerinde duruluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılar, bazı bilim insanlarının daha sonra "sivil bir kitleye ücretli konferanslar verme bahanesiyle Çin'e seyahat etmeye ikna edildiğini" ancak aslında devlete ait silah üreticilerinin çalışanlarına sunum yapmak zorunda kaldıklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin gözaltına alınmasının yanı sıra savcılık; Berlin, Münih ve ülkenin diğer çeşitli noktalarında, "herhangi bir suç şüphesi altında olmayan ancak potansiyel tanık konumunda bulunan toplam 10 kişiye yönelik ek tedbirlerin" de uygulandığını açıkladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Son dönemdeki benzer vakalar</span></h2><p><span style="font-size:18px">Almanya'da son dönemde Çin ile bağlantılı çok sayıda yüksek profilli casusluk davası yaşandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şubat ayında, bir ABD vatandaşı, ABD askeri üssünde sivil yüklenici olarak çalışırken Çin'e hassas bilgiler sunduğu gerekçesiyle ülkenin batısındaki Koblenz kentindeki bir mahkeme tarafından hapis cezasına çarptırılmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/20/almanyada-cin-adina-casusluk-yaptigindan-suphelenilen-evli-cift-gozaltina-alindi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/omer-sezer-mersin-sehir-hastanesi-kafeteryalari-vatandasi-cebinden-ameliyat-ediyor-257943ce66c18-a680-4510-bf00-3ba612e6f51f2026-05-21T09:35:00+03:00HABER MERKEZİ ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

ÖMER SEZER: MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">MERSİN ŞEHİR HASTANESİ KAFETERYALARI VATANDAŞI CEBİNDEN AMELİYAT EDİYOR!</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">CÜZDANINIZ ANINDA YOĞUN BAKIMLIK OLUYOR!!!</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Ömer SEZER'in kaleminden...</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">(Büyük Erdemli Ailesi'nin Sesi)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bir insan hastaneye neden gider?</span></p><p><span style="font-size:18px">Keyif yapmak için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Vakit geçirmek için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Alışveriş yapmak, kahve keyfi sürmek, vitrin gezmek için mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Elbette hayır!</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsan hastaneye mecbur kaldığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Canı yandığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Annesi yoğun bakımda olduğu için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evladının ameliyat kapısında sabahladığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doktorun ağzından çıkacak iki kelimeye umut bağladığı için gider.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama bugün gelinen noktada görüyoruz ki bazıları için hastaneler artık sağlık yuvası değil, adeta garantili kazanç kapısına dönüşmüş durumda!</span></p><p><span style="font-size:18px">Özellikle Mersin Şehir Hastanesi içerisindeki kantin ve kafeterya fiyatları, artık “pahalılık” sınırını aşmış; vicdanları yaralayan bir fırsatçılık düzenine dönüşmüştür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir bardak çay…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir şişe su…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir tost…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir çorba…</span></p><p><span style="font-size:18px">Normal şartlarda herkesin rahatlıkla ulaşabileceği bu temel ihtiyaçlar, hastane kapısından içeri girildiği anda adeta lüks tüketim ürününe dönüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve en acı tarafı şu:</span></p><p><span style="font-size:18px">Oradaki insanların alternatif şansı yok!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü hastane koridorunda bekleyen insan müşteri değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">O insan çaresizdir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Mecburdur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yorgundur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Korkuyordur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yoğun bakım önünde üç gündür sandalye üzerinde uyuyan bir babanın, cebindeki son parayla çay hesabı yapması normal olabilir mi?</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanser tedavisi gören yakınının başından ayrılamayan bir annenin, “Bugün yemek yersem dönüş yoluna param kalır mı?” kaygısı yaşaması hangi vicdana sığar?</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada mesele sadece fiyat değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada mesele insanlık meselesidir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü serbest piyasa dediğiniz şeyin bir ahlakı olmak zorundadır. Hele ki söz konusu yer bir hastaneyse…</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir AVM’de pahalı kahve satarsınız, isteyen alır isteyen almaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ama hastanede insanlar mecburdur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mecburiyetin olduğu yerde fırsatçılık başlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün vatandaşın isyan ettiği şey tam olarak budur!</span></p><p><span style="font-size:18px">Şehir hastaneleri bu millete “modern sağlık hizmeti” vaadiyle yapıldı. Devasa binalar, ileri teknoloji cihazlar, gösterişli koridorlar elbette önemlidir. Ama vatandaş içeride bir bardak çayı hesaplamak zorunda kalıyorsa, o ihtişamın hiçbir anlamı kalmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü sağlık sistemi sadece MR cihazından ibaret değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık sistemi aynı zamanda vicdandır!</span></p><p><span style="font-size:18px">Merhamettir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal adalettir!</span></p><p><span style="font-size:18px">Buradan açık çağrıda bulunuyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Ticaret Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı olmak üzere ilgili tüm kurumlar şehir hastanelerindeki kantin ve kafeterya fiyatlarını acilen mercek altına almalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Denetimler sadece hijyen kontrolünden ibaret olmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatandaşın mecburiyetini sömüren fahiş fiyat politikaları da ciddi yaptırımlarla karşılaşmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca hastane yönetimleri de artık bu meseleye “işletmenin tasarrufu” diyerek sırtını dönmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yapılabilir?</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyelerle ortak uygun fiyatlı halk büfeleri kurulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Temel ihtiyaç ürünlerinde tavan fiyat uygulanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çay, su ve çorba gibi temel ürünler sembolik ücretlerle sunulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dar gelirli refakatçiler için sosyal destek noktaları oluşturulabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü unutulmamalıdır:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hastanenin gerçek büyüklüğü, binasının yüksekliğiyle değil;</span></p><p><span style="font-size:18px">koridorlarında bekleyen garibanın yükünü ne kadar hafiflettiğiyle ölçülür.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün vatandaş sadece hastalığıyla mücadele etmiyor…</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda hastane içindeki insafsız fiyatlarla da mücadele ediyor! Ve artık yetkililer, bu sessiz çığlığı duymak zorundadırlar</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a16f93818013.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-en-buyuk-yatirimi-genclerimize-yapmaya-kararlilikla-devam-edecegiz-25793622eb904-78db-445c-8590-8793a0dc5a592026-05-20T12:21:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"

ERDOĞAN: “En büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla düzenlenen programda, gençler ve millî sporcularla Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesinde bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada yaptığı konuşmada, Türk bayrağını dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandıran millî sporcular ve 81 ilin yanı sıra farklı ülkelerde, bilgileriyle, becerileriyle, örnek kişilikleriyle temayüz eden gençlerle bir arada olduklarını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katılımcılara gerek spor gerek eğitim gerekse meslek hayatlarında başarılarla dolu parlak bir gelecek dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sizler, yalnızca ailelerinizin değil, milletimizin de iftihar kaynağısınız. Şahsen, buradaki gençlerimizi büyük ve güçlü Türkiye'yi inşa edecek, Türkiye Yüzyılı'nı hayata geçirecek öncü, mimar ve mihmandar bir neslin temsilcileri olarak görüyorum. Şurası bir hakikat ki istiklalinizi elde etmeden istikbale yürüyemezsiniz. Biz hem bağımsızlığımız hem de geleceğimiz uğruna çok ağır bedeller ödemiş bir milletiz. Bin yıldır yaşadığımız bu vatanı şartlar ne olursa olsun canımız pahasına savunmuş, bayrağımızda sembolleşen millî ve mukaddes değerlerimizi birlik ve kardeşlik ruhuyla korumuş bir milletiz. Mazi ile atiyi buluşturan, ecdat ile evlat arasındaki manevi irtibatı sağlayan bu savunma hattının en kilit unsuru, şehit ve gazilerin kanlarıyla sulanmış bu topraklarda yeşeren gençlerdir. Bu gençlik tüm gücü ve cesaretiyle 19 Mayıs 1919'da kendisini bir kez daha göstermiştir."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"AMACIMIZ, YAŞADIĞIMIZ ZORLUKLARI SİZİN YAŞAMAMANIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Millî Mücadele destanının ilk sayfasının 19 Mayıs 1919'da Anadolu gençliğiyle, milletin istiklal ve istikbal mürekkebiyle kaleme alındığını hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esaret bulutlarının semaları kapladığı o zorlu günlerde milletin tek yürek olduğunu, ardından işgal ordularını büyük bir bozguna uğrattığını anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "19 Mayıs'ta atılan ilk adım, zorluklar ve kahramanlıklarla bezeli bir mücadelenin ardından 29 Ekim'de Cumhuriyetimizin ilanıyla taçlanmıştır. Böylece Türk milleti, istiklal ve istikbaline uzanan kirli elleri, arkasında kim olduğuna bakmadan kıracağını tüm dünyaya bir kez daha ilan etmiştir. Şunu bilmenizi isterim ki bu irade 107 sene önce olduğu gibi bugün de dimdik ayaktadır. Sizler, işte böyle bir gençliğin bugünkü temsilcilerisiniz. Biz de sizlere en güzel şekilde hizmet etmenin, gençlerimizin huzurlu, güvenli ve müreffeh yarınlarını inşa etmenin gayretindeyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Terörsüz Türkiye süreciyle bir taraftan ülkemizi yarım asırlık bir beladan kurtarmaya, diğer taraftan da millî birlik ve beraberliğimizi güçlendirmeye, sizlere refahın ve kardeşliğin olduğu bir ülke teslim etmeye çalışıyoruz. En büyük amacımız, bizim yaşadığımız zorlukları sizin yaşamamanız, bizim çektiğimiz sıkıntıları sizin çekmemenizdir. Son 23,5 yıldır olduğu gibi gençlerin her alanda yanında olmaya, en büyük yatırımı gençlerimize yapmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Türkiye Yüzyılı hedeflerimize giden yolda gençlerimizle kol kola, omuz omuza yürümeyi sürdüreceğiz. Rabbim yar ve yardımcımız olsun."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millet için canlarını feda eden şehitleri rahmetle andı, gazilere hayırlı ve sağlıklı ömürler diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"GENÇLERLE NE KADAR BİR ARAYA GELİRSEM, O KADAR GENÇ KALIRIM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Millî Mücadele'nin Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, silah arkadaşlarını ve peygamber ocağının kahraman mensuplarını saygıyla anan Cumhurbaşkanı Erdoğan, tüm gençlerin 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı'nı tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, daha sonra sözü gençlere verdi. Bir gencin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın farklı vesilelerle sık sık gençlerle bir araya geldiğini hatırlatarak, "Bizlerle buluşmak size nasıl hissettiriyor, sizin için ne tür artıları var?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti: "Ömrünü gençlere adamış bir lider olarak, gençliğe ne kadar önem verdiğimizi ifade etmek istiyorum. Burada bir gençlik merkezimiz var, aynı şekilde İstanbul Rami'de de yine bir gençlik merkezimiz var. Gençlerle ne kadar bir araya gelirsem, o kadar genç kalırım diye düşünüyorum. Bu buluşmamızla hem siz beni genç tutuyorsunuz hem ben de siz genç kardeşlerimizle geleceğin inşasında inanıyorum ki adımlarımızı ona göre atıyoruz, atacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">İsviçre'de yaşayan bir öğrenci, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, yurt dışında eğitim gören öğrencilere hangi tavsiyelerde bulunabileceğini sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, soruyu Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak'ın cevaplamasını istedi. Gençlere, Türkiye'ye gelerek bilim, teknoloji ve spor alanlarında ülkelerine hizmet etmeleri tavsiyesinde bulunan Gençlik ve Spor Bakanı Bak, "Türkiye Yüzyılı gençliğin yüzyılı, Türkiye Yüzyılı sporun yüzyılı. Dolayısıyla gençlerimize güveniyoruz. Emin adımlarla teknolojide, sporda, kültürde, her alanda emin adımlarla güçlü Türkiye için yürüyoruz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başka öğrenci ise "Millî Takım, 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na gidiyor. Grupta ABD, Paraguay, Avustralya var. Şansımız nasıl olur, nereye kadar ilerleyebiliriz? Dünya Kupası şampiyonu kim olur?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın soruyu cevaplamasını istediği Gençlik ve Spor Bakanı Bak, şunları kaydetti: "Bizim çocuklar, bu yıl 24 yıl aradan sonra Dünya Kupası'na katılmayı hak ettiler. Siz de çok desteklediniz, her maçı takip ettiniz. Gruptan lider çıkmak istiyoruz. Bütün arzumuz bu. Çünkü genç ve dinamik bir takım var, çok hareketli. İyi bir jenerasyon yakaladı takım. Arda Güler, Kenan Yıldız, Hakan Çalhanoğlu gibi çok önemli sporcular var. Kendi takımlarında başarılı sezon geçirdiler. Aynı zamanda Türkiye'deki sporcularımız da kalecimiz Uğurcan'dan tutun Orkun Kökçü'sü... Hepsi çok iyi durumdalar. İnancımız o ki Millî Takımımız gruptan çıkacak. Birinci çıkmasını arzu ediyoruz. Benim düşüncem, takımımız son 16, hatta çeyrek finale kadar gelip sürpriz yapabilir, her şey olabilir. Biz de millet olarak onların arkasında olacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Kupası'nda favoriler arasında İspanya, Arjantin ve Fransa'nın olduğunu dile getiren Gençlik ve Spor Bakanı Bak'ın, "Ama biz sürpriz yapabiliriz" ifadesi üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, "'Sürpriz yapabiliriz' deme, 'Biz kazanacağız' diyeceksin" dedi. Gençlik ve Spor Bakanı Bak, bunun üzerine, "Kazanacağız efendim, tamam" ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"HER ŞEYİYLE PIRIL PIRIL BİR GENÇLİK OLMALI"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Son zamanlarda gençleri hedef alan ya da gençler tarafından gerçekleştirilen şiddet olaylarını hatırlatan bir öğrencinin "Bizlere düşen görevler nelerdir, kendimizi çağın negatif unsurlarından korumak için neler yapmalıyız?" sorusu üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu cevabı verdi: "Siz zaten şu anda soruyu da sordunuz, cevabını da verdiniz. Çünkü bu şiddet, bunun yanında özellikle de meşru olmayan bütün yollara tevessül etmek bizim gençliğimizin asla yaşamı içerisinde yer almamalıdır. Gençliğimiz alkol, uyuşturucu, bütün bunlardan tamamen uzak ve her şeyiyle pırıl pırıl bir gençlik olmalı. Gençliğimiz, Rıza'nın çırpmaları attığı gibi kötü alışkanlıkları da yerle yeksan etmeli. Artık Türk gençliği bütün bu pisliklerden, olumsuzluklardan uzak yetişen bir gençlik olmalı."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"BU GENÇLİK, TÜRKİYE'NİN YARINLARINI İNŞA EDECEK GENÇLİK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet yönetiminde ve siyasette gençlere yer verdiği hatırlatılarak, "Gençlerle çalışmak sizin için nasıl bir duygu?" sorusu yöneltilen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Gençlerle çalışmak, gençlerle yol yürümek bizler için ayrı bir zevk. Hele hele gençlerle hedefe yaklaştıkça da tabii çok büyük bir onur duyuyorsunuz. Şu anda şu çatı altında gençlerle bir arada olmak hiçbir şeye değişilmez. Burada 205 gencimiz var. Bu gençlerimizin hepsi üniversiteli. Bu gençlik, Türkiye'nin yarınlarını inşa edecek bir gençlik. Biz, Türkiye'nin yarınlarını inşa eder miyiz? Bana sorarsanız ederiz. Burada hiç şüpheniz olmasın. Aramızda sporcu gençlerimiz var ve bu sporcu gençlerimizin her biri birbirinden kıymetli, her biri geleceği inşa etmenin gayreti içerisinde. Daha geçenlerde tekvandoda şampiyonluklar kaptık, takım halinde Avrupa şampiyonu olduk. Demek ki yaparsak oluyor. Bütün mesele kararlı olmak. Yapacağız dediğimiz zaman yaparız."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu sırada millî güreşçi Rıza Kayaalp'e, "Rıza, şimdi sen olimpiyata hazırlanıyor musun?" diye sordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kayaalp, "Evet Cumhurbaşkanım. İnşallah hedefim 2028 olimpiyatları. Aynı zamanda da güreşi bırakma tarihimiz" cevabını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Olimpiyat şampiyonu olduktan sonra bırakmak..." ifadesini kullanması üzerine Kayaalp, "İnşallah hedefim olimpiyat şampiyonu olabilmek. Şimdi Avrupa rekorunu yeni kırdık Aleksandr Karelin'in bildiğiniz gibi 13'üncü kez kazanarak. Tabii bu benim için büyük bir moral oldu" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, "Şimdi olimpiyatta da bu rekoru kırmak lazım" sözleri üzerine Kayaalp, "İnşallah olimpiyatla taçlandıracağız hepsini. Bizler emek harcayalım, çok çalışalım. Yeteneğimizi de ülkemiz için sonuna kadar kullanmaya devam edeceğiz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, haftada üç gün basketbol oynadığını belirterek, "Bugün sabah basket oynadım, 68 sayı yaptım. Bugün, malum toplantılarımız yoğun ve sizlerle şu anda bir arada olduk. Spordan kaçmak diye bir şey olmaz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendisinin 16 yaşında futbola başladığını hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "'Baskete ne zaman?' derseniz, baskete burada başladım. Sağ olsun çok iyi arkadaşlarımız var. NBA'de oynayan arkadaşlarımızla beraber oynuyoruz. Bundan dolayı da tabii aramızdaki yarış biraz hızlı gidiyor ama o da bize ayrı bir hırs veriyor. Haftada en az iki üç gün basket oynuyoruz ama futboldan tabi biraz çekiniyorum. Futbola artık ara verdik. Şimdi basketle işi sürdürüyoruz. İyi gidiyor ama aramızdaki sporcu arkadaşlarımızın hassasiyetleri önemli."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, millî güreşçi Rıza Kayaalp'i işaret ederek, "Rıza, bu son güreşlerde attığın çırpmalar muhteşemdi. Bu çırpmalarla da Macar'ı yerden yere vurdun. Bundan sonra da inşallah iyi hazırlanıp olimpiyatlarda neticeyi alacağız" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir genç de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Birçok torununuzun olduğunu ve onları çok sevdiğinizi biliyoruz. Hatta bazıları artık çocukluktan çıkıp gençliğe adım attılar. Onlarla gündelik hayatınızda neler konuşuyorsunuz? Size verdikleri tavsiyeler ya da yaptıkları eleştiriler oluyor mu?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Buradaki sohbette olduğu gibi konuşuyoruz, konuşmaya da devam edeceğiz" cevabını verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Profesyonel tekvandocuyken ailesiyle geçirdiği kazanın ardından sporu bıraktığını, daha sonra Türkiye Okçular Vakfının desteğiyle ok atmaya başladığını ve şampiyonluklar kazandığını, kazada engelli kalan annesinin de bocce branşıyla uğraştığını anlatan millî sporcu Merve Nur Eroğlu da "Elimizden geleni yapıyoruz. Çok şey borçluyuz Türk milletine. Bayrağımızı en iyi şekilde dalgalandırabilmek boynumuzun borcu diyoruz. Çok teşekkür ederim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SOSYAL MEDYA GENÇLİĞİMİZİN EN BÜYÜK SORUNU"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir üniversite öğrencisi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Sosyal medya akımları inanılmaz popüler düzeyde ve dünya genelinde gençlerimizi hedef alan belirli akımlar var. Bu akımlar ne yazık ki masum olamayabiliyor, bazen sapkınlığı veya ahlaki yoksunluğu ele alabiliyorlar. Devletlerin buna göre politikalar izlediğini biliyoruz. Sosyal medya konusunda nasıl düşünceleriniz var?" sorusunu yöneltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorusu ve hassasiyeti dolayısıyla öğrenciye teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dikkat etmemiz lazım. Sizin duruşunuzu takdirle karşılıyorum. Sosyal medya, gençliğimizin en büyük sorunu. Ama bu duruş var ya bu duruş... Bu duruşunuz sebebiyle sosyal medyada gençliğimizi bunlara kaptırmayacağız. Bunlara kaptırmadan da gençliğimizi inşallah istikamet üzere yürümesini sağlamış olacağız. Yeter ki siz bu duruşu sağlayın" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, program sonunda gençlerle ve millî sporcularla hatıra fotoğrafı çektirdi.</span></p><p><img src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İspanya’nın eski Başbakanı Zapatero hakkında nüfuz ticareti iddiasıyla soruşturma]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ispanyanin-eski-basbakani-zapatero-hakkinda-nufuz-ticareti-iddiasiyla-sorusturma-25792f5cde6d9-289b-400e-9966-60d631fb252d2026-05-20T12:12:00+03:00HABER MERKEZİ İspanya’nın eski Başbakanı Zapatero hakkında nüfuz ticareti iddiasıyla soruşturma

İspanya’nın eski Başbakanı Zapatero hakkında nüfuz ticareti iddiasıyla soruşturma

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İspanya’nın eski Sosyalist Başbakanı Jose Luis Rodríiguez Zapatero hakkında, nüfuz ticareti ve bağlantılı suçlar iddiasıyla soruşturma başlatıldığı salı günü bir mahkeme tarafından açıklandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2004-2011 yılları arasında başbakanlık yapan Zapatero, İspanya’nın en üst düzey ceza mahkemesinin açıklamasına göre 2 Haziran’da ifade vermeye çağrıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dava, Zapatero’nun görevden ayrılmasından yıllar sonra, COVID-19 pandemisi sırasında Venezuela bağlantılı hava yolu şirketi Plus Ultra’ya sağlanan kurtarma desteğine odaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hava yolu şirketi, Mart 2021’de krizden etkilenen stratejik şirketleri desteklemek amacıyla kurulan bir hükümet fonundan 53 milyon euroluk kamu kredisi almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zapatero, mart ayında Senato’daki bir oturumda kurtarma paketiyle ilgili herhangi bir usulsüzlüğü reddederek, "Plus Ultra’dan hiçbir zaman komisyon almadım," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Plus Ultra’nın kurtarılması İspanya’da tartışma yaratmış; muhalefet partileri şirketin mali durumunu ve Venezuela ile bağlantılarını sorgulamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, İspanya’nın 1975’te uzun süreli diktatör Francisco Franco’nun ölümünün ardından demokrasiye dönmesinden bu yana ilk kez eski bir başbakan hakkında resmi soruşturma başlatılması anlamına geliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Muhafazakâr Halk Partisi&nbsp;<strong>açıklama istedi</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Muhafazakâr Halk Partisi (PP), Zapatero davasına ilişkin ayrıntıların ortaya çıkmasının ardından Başbakan Pedro Sánchez’den acil açıklama talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhalefet partisinin genel sekreteri Miguel Tellado, X hesabından yaptığı paylaşımda, "Sadece eski başbakandan değil, aynı zamanda Sanchez’in başlıca danışmanından da söz ediyoruz. Hükümetin derhal açıklama yapması gerekiyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haber, hâlihazırda bir dizi yolsuzluk skandalıyla karşı karşıya olan İspanya Başbakanı için siyasi baskının arttığı bir dönemde geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dosyalardan biri, pandemi sırasında kamu ihalelerinin verilmesinde usulsüzlük yapıldığı iddialarına ilişkin "Koldo davası". Soruşturma, Ulaştırma Bakanlığı ile bağlantılı eski yetkilileri de kapsıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sanchez’in eşi Begona Gomez hakkında da mesleki faaliyetleri ve olası çıkar çatışmaları nedeniyle ayrı bir soruşturma yürütülüyor. Her iki dava da son aylarda hükümet üzerindeki siyasi baskıyı artırdı ve daha fazla şeffaflık talep eden muhalefetin eleştirilerini güçlendirdi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/19/ispanyanin-eski-basbakani-zapatero-hakkinda-nufuz-ticareti-iddiasiyla-sorusturma</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-von-der-leyen-ile-gorustu-gumruk-birligi-guncellenmeli-hurmuz-acilmali-2579189e516bd-dd03-4ea0-a231-ad375855d1e22026-05-20T12:09:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı'

Cumhurbaşkanı Erdoğan, von der Leyen ile görüştü: 'Gümrük Birliği güncellenmeli, Hürmüz açılmalı'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, salı günü AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmede, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri ile bölgesel ve küresel gelişmeler ele alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanlığı kaynaklarının aktardığına göre Erdoğan, 'bölgede yaşanan gerilimlerin Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin stratejik önemini bir kez daha ortaya koyduğunu' belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ayrıca, 'Avrupa'nın güvenlik stratejileriyle ilgili girişimlerinde Türkiye'nin yer almasının fayda sağlayacağını' belirterek 'Gümrük Birliği'nin güncellenmesi gerektiğini' belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, AB ile olan ekonomik ilişkilerini güçlendirmek için Gümrük Birliği’ni güncellemek istiyor. Türkiye, 1963 Ankara Anlaşması ile başlatılan bütünleşme sürecinin bir aşaması olarak 1996'dan bu yana Gümrük Birliği içerisinde yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye-AB Gümrük Birliği, sadece sanayi ürünlerini ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsarken, geleneksel tarım ürünleri kapsam dışı tutuluyor ve sadece sanayi payı vergi muafiyetine tabi tutuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan'ın gündeminde ayrıca İran ile ABD arasındaki çatışma sebebiyle yükselen bölgesel gerilimler de vardı. Hürmüz Boğazı'nın açılması gerektiğini belirten Cumhurbaşkanı, 'Türkiye'nin bölgede ateşkesin korunması ve barışın sağlanması için gayret gösterdiğini' de vurguladı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Türkiye bölgede kritik bir müttefik'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen de şahsi X hesabından yaptığı bir paylaşımda Erdoğan'la görüşmesini 'çok iyi' olarak nitelendirerek, 'Türkiye, çalkantılı bir bölgede kilit bir ortaktır' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Çıkarlarımız örtüşüyor; ticaret yollarının açık tutulması, enerjinin akması ve tedarik zincirlerinin istikrarlı olması. Bu öncelikler üzerinde yakın iş birliğimizi sürdüreceğiz' diyen von der Leyen, AB'nin 'Türkiye'nin İran çatışmasına diplomatik çözüm ve gerilimin azaltılmasına yönelik çabalarını takdir ettiğini' de sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Ayrıca Doğu Akdeniz ve Kıbrıs sorununu da görüştük. AB-Türkiye ilişkilerinin öneminin altını çizdik. AB, BM öncülüğündeki süreci tüm aşamalarda desteklemeye hazırdır.'</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/19/cumhurbaskani-erdogan-von-der-leyen-ile-gorustu-gumruk-birligi-guncellenmeli-hurmuz-acilma</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyede-cezaevi-doluluk-orani-yuzde-131e-ulasti-257908a9cc11e-685c-4e67-9363-1e71de8f10142026-05-20T11:55:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı

Türkiye'de cezaevi doluluk oranı yüzde 131'e ulaştı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Konseyi adına Lozan Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, Konsey üyeleri Türkiye ile Fransa'nın cezaevleri en kalabalık olan ülkeler olduğunu ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılının başına ait verilere göre, her iki ülkede cezaevlerindeki doluluk oranı yüzde 131. Ancak Fransız yetkililer, o tarihten bugüne ülkede durumun daha da kötüye gittiğini ve Nisan 2026 itibarıyla cezaevlerindeki doluluk oranının yüzde 139,1'e yükseldiğini bildiriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırma için verilerini Lozan Üniversitesi ile paylaşan 51 cezaevi idaresinden 14'ünde mahkum sayısının, mevcut kapasitenin üstünde olduğu belirtildi. Buna göre Fransa ve Türkiye'nin ardından üçüncü sırada Hırvatistan (her 100 kişilik kapasiteye 123 mahkum), ardından İtalya (121), Malta (118), Kıbrıs Cumhuriyeti (117), Macaristan (115), Belçika (114) ve İrlanda (112) geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cezaevlerinde doluluk oranı en düşük ülkeler ise Ukrayna (50), İspanya (77) ve Almanya (80) olarak sıralanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En çok hapis cezası Türkiye'de<br />Avrupa Konseyi'ne üye 46 ülke içinde en fazla hapis cezası uygulayan ülke de 100 bin kişiye 458 mahkum ile Türkiye oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İkinci sıradaki Azerbaycan'da bu sayı 271, üçüncü sıradaki Moldova'da ise 245 olarak belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında geçen bir yıllık sürede mahkumların en fazla artış gösterdiği ülke de yüzde 29 ile Türkiye oldu. Türkiye'yi bu alanda yüzde 22'lik artışla Karadağ ve yüzde 20'lik artışla Lüksemburg takip etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı süre zarfında mahkum sayısının en çok azaldığı ülke ise yüzde 18'lik düşüş ile Ukrayna olarak kaydedildi. Ukrayna'yı da yüzde 16 ile Slovakya ve yüzde 11 ile Gürcistan izledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Ocak 2025 itibarıyla, araştırma kapsamındaki Avrupa Konseyi üyesi tüm ülkelerde toplam 1,1 milyonun üzerinde mahkum bulunuyor. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 8,5'lik bir artış anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre, kadın mahkumların oranı da Ocak 2024 ile Ocak 2025 arasında yüzde 4,8'den yüzde 5,2'ye yükselmiş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP,DW / ET,JD</span></p><p>habier içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyede-cezaevi-doluluk-oran%C4%B1-y%C3%BCzde-131e-ula%C5%9Ft%C4%B1/a-77212315</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ebola salgını: Can kaybı 130'u aştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ebola-salgini-can-kaybi-130u-asti-257896bd483d1-d4ea-4310-bdbd-abb927f6d4552026-05-20T11:52:00+03:00HABER MERKEZİ Ebola salgını: Can kaybı 130'u aştı

Ebola salgını: Can kaybı 130'u aştı

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde devam eden Ebola salgını etkisini artırıyor. Ülkede Ebola kaynaklı ölümlerin sayısı 130'u aşarken, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) salgının boyutu ve hızından dolayı ciddi endişe duyulduğunu açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Virüs bulaşan bir ABD vatandaşının ise tedavi için Almanya'ya getirileceği bildirildi. Almanya Sağlık Bakanlığı, ABD makamlarının yardım talebini doğruladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık, ABD'li bir kişinin Kongo'da Ebola'ya yakalandığını ve tedavisi için Almanya'dan destek istendiğini belirterek hazırlıkların sürdüğünü kaydetti. Almanya'nın, yüksek derecede bulaşıcı hastalıklar için uzman bir ulusal ağ yapısına sahip olduğu hatırlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC), söz konusu kişinin Kongo'da görev yaptığı sırada enfekte olduğunu, hafta sonu semptom geliştirdiğini ve Pazar gecesi Ebola testinin pozitif çıktığını açıkladı. CDC, salgından doğrudan etkilenen az sayıda ABD vatandaşının ülkeye geri getirilmesi için çalışmalar yürütüldüğünü duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DSÖ'den acil durum ilanı<br />DSÖ, hafta sonunda salgın nedeniyle "uluslararası önemde halk sağlığı acil durumu" ilan etmişti. Salgının merkez üssü, Uganda ve Güney Sudan sınırındaki Ituri eyaleti olarak belirtiliyor. DSÖ, bu sabah yeni bir kriz toplantısı düzenledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongo Sağlık Bakanı Samuel Roger Kamba, Ebola kaynaklı ölümlerin belirgin şekilde arttığını, virüs nedeniyle 131 kişinin yaşamını yitirdiğini ve toplam 513 şüpheli vaka bulunduğunu açıkladı. Daha önceki açıklamalarda 91 ölüm ve 350 vaka bildirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut salgının, nadir görülen Bundibugyo varyantından kaynaklandığı ve bu varyanta karşı ne aşı ne de hedefe yönelik bir tedavi bulunduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongo ve Uganda'daki vaka sayılarının hızla arttığı, bölge genelinde yayılma riskinin yüksek olduğu ifade ediliyor. Afrika Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (Africa CDC) uluslararası topluma şimdilik seyahat kısıtlamalarından kaçınma çağrısı yaptı. Ruanda ise Kongo'nun doğusuyla olan sınırını kapattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Africa CDC'ye göre salgın, büyük olasılıkla Nisan ayının üçüncü haftasında Ituri'de başladı ancak Mayıs başında bildirildi. Bu, Kongo'da 1976'dan bu yana görülen 17'nci Ebola salgını. Bundibugyo varyantı ise üçüncü kez tespit edilmiş oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ebola, vücut sıvılarıyla temas yoluyla bulaşan, son derece ölümcül bir enfeksiyon hastalığı. 2014–2015 yıllarında Batı Afrika'da Zaire varyantının yol açtığı salgında 11 binden fazla kişi hayatını kaybetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa,AFP/TY,CÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/ebola-salg%C4%B1n%C4%B1-can-kayb%C4%B1-130u-a%C5%9Ft%C4%B1/a-77214434</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Putin'in Pekin ziyareti: 'Bağımsız ve egemen bir dış politika izliyoruz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/putinin-pekin-ziyareti-bagimsiz-ve-egemen-bir-dis-politika-izliyoruz-257883f2ad98c-2591-4f88-89b3-6e2cced11edb2026-05-20T11:42:00+03:00HABER MERKEZİ Putin'in Pekin ziyareti: 'Bağımsız ve egemen bir dış politika izliyoruz'

Putin'in Pekin ziyareti: 'Bağımsız ve egemen bir dış politika izliyoruz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rus medyasının yayımladığı görüntülerde Putin, "En önemlisi, Rusya ve Çin bağımsız ve egemen bir dış politikaya bağlı, yakın stratejik iş birliği için birlikte çalışıyorlar ve küresel sahnede önemli bir istikrar rolü oynuyorlar" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki ülke arasında ekonomi, enerji, ulaşım ve küresel işbirliği gibi konularda 20 anlaşma imzalandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Putin ayrıca Rusya'nın Çin'e enerji tedarik etmeyi sürdürmeye hazır olduğunu söyledi ve Şi ile yaptığı görüşmeleri "dostane ve yapıcı" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şi Jinping ise Çin-Rusya ilişkilerinin "yeni bir zirveye ulaştığını" ve "yeni bir döneme girdiğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki lider ayrıca bu yıl 25'inci yılını dolduran dostluk anlaşmasını güçlendirme konusunda taahhütte bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Putin'in yüksek profilli Pekin ziyaretine rağmen, Sibirya'dan Çin'e doğal gaz taşıması planlanan büyük boru hattı anlaşması hâlâ sonuçlandırılamadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters'ın aktardığına göre, Kremlin Sözcüsü Dmitry Peskov Rusya ile Çin arasında "Sibirya'nın Gücü 2" doğal gaz boru hattı konusunda genel bir anlayış bulunduğunu ancak ayrıntılar üzerinde hâlâ anlaşmaya varılması gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peskov, proje için net bir takvimin ise henüz belirlenmediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu hat Rusya'dan başlayıp Moğolistan üzerinden Çin'e uzanıyor ve Ortadoğu'dan deniz yoluyla ithal edilen ham petrole kara yolu alternatifi olarak görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Putin'in ziyareti, ABD Başkanı Donald Trump'ın ziyaretinden birkaç gün sonraya denk geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">2022'de Rusya'nın Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Putin, ülkesinin dünya sahnesinde diplomatik olarak izole olması nedeniyle her yıl Pekin'i ziyaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin, yaptırım uygulanan Rus petrolünün ana alıcısı konumunda. Bu durum Moskova'nın ekonomik olarak Pekin'e büyük ölçüde bağımlı olması anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Guo Jiakun salı günü "Çin ile Rusya arasındaki kalıcı dostluğu" övdü.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/czx2pq9l9q8o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-bu-ulkenin-evlatlari-arasinda-firsat-esitligini-biz-sagladik-25787b14745ec-f2d8-4268-a8f8-d8d8afc6493c2026-05-17T22:45:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN: "Bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini biz sağladık"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Gençlik Kolları tarafından Turka Kocaeli Stadyumu’nda düzenlenen Bir Gençlik Şöleni Programı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, coşkulu, heyecanlı, her yönüyle dolu dolu şölende gençlerle beraber olmanın memnuniyeti içinde olduğunu belirterek, şölenin düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin aydınlık yüzlerini, bu büyük milletin yüz akı, göz bebeği olan tüm gençleri, "Türkiye Yüzyılı"nın mimarları olacak genç yürekleri sevgiyle selamlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, aynı şekilde Avrupa'da, Amerika'da, Asya ve Afrika'da, yeryüzünün dört bir ucunda, bayrağı gururla dalgalandıran, başarılarıyla yurt dışındaki millet varlığının en parlak sembolü olan Türk diasporasının genç mensuplarına muhabbetlerini gönderdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehirleri, ülkeleri, kıtaları aşan sevgi ve muhabbette, dostluk ve kardeşlikte sınır tanımayan, bugün burada olduğu gibi stadyumlardan taşan şu coşkunuz için, eşsiz birlik ve beraberlik tablosu için her birinize tek tek teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün 81 ilin kalbinin burada attığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Millet ve medeniyetimizin nabzı burada atıyor. Hayalini kurduğumuz büyük ve güçlü Türkiye'nin şafağı işte burada atıyor. Tam 1000 yıldır, ezanı, bayrağı, vatanı ve milleti için mübarek kanlarını toprağa akıtan şehitlerimizin, istiklal ve istikbalimiz uğruna bedel ödeyen cesaret timsali gazilerimizin, Alparslan'dan Kılıçarslan'a, Fatih'ten Yavuz'a, Selahattin Eyyübi'den Abdülhamit Han'a, cümle ecdadımızın aziz ruhları, sizlerin dik duruşuyla, ümit saçan aydınlığıyla, şu anda inşallah şad oluyor, yâd oluyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Sezai Karakoç'un "Diriliş nesli", Nurettin Topçu'nun "Hareket nesli", Necip Fazıl Kısakürek'in "Büyük Doğu nesli" derken buradaki gençlerden bahsettiğini dile getirerek, şunları kaydetti: "Asım'ın nesli diyordum ya, nesilmiş gerçek. İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek.' diyen merhum Mehmet Akif bu ülkenin siz genç yüreklerini müjdeliyordu. TEKNOFEST kuşağının öncü neferleri olarak rahmetli Nurettin Topçu Hocamızın şu müjdesine bugün sizler nail oluyorsunuz: 'Ömerler ile Akiflerin tam ortasında duran Fatih'in ruhu hakikatte bizim vücudumuzda devam ediyor. Bunu hissediyoruz. Fatih'i bir kılıçtan ibaret sananlar, bilsinler ki Fatih ölmüştür ama Fatih'in ruhunun ebedi hâkimiyetine inananlara müjdeliyorum. Fatih'in ruhu ölmez, Fatih'in ruhu ebedi kalacaktır.' İnanıyorum ki Fatih'in ruhunu ihtiramla selamlayan, ecdadın emanetini gururla taşıyan gençler burada. Türkiye'yi aydınlık yarınlarıyla buluşturacak gençler burada. Milletimizin hayallerini gerçeğe dönüştürecek gençler burada. Rabbim sizleri kem gözlerden saklasın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze'den Sudan'a, Somali'den Yemen'e mazlumun, mağdurun, gözlü yaşlı kardeşlerinin hüznünü kalbinin en derinlerinde hisseden merhametli bir gençliği hissettiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şu an karşımda deprem gecesi milletinin yardımına koşan, yangın bölgesinde sabahlayan, milletin derdiyle dertlenen bir gençlik görüyorum. Şu an karşımda vicdanlı bir gençlik, şuurlu bir gençlik, iman, idrak, basiret ve feraset sahibi bir gençlik görüyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;“GENÇLER GÜÇLÜYSE MİLLET DE DEVLET DE GÜÇLÜDÜR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şehirleri ayağa kaldıracak, yaralara merhem olacak, dirilişi şahlandıracak, uyuyanları uyandıracak o çocukları şu anda karşısında gördüğünü belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Bize alnı ak, yüzü ak, sevdası ak bu gençlikle yol yürümeyi nasip eden Rabbime hamdolsun. Rabbim, sizlerle birlikte tüm gençlerimizi korusun. Yolunuzu, bahtınızı daima açık etsin. Kıymetli gençler, gençlik yüreğin bentleri yıkıp atmasıdır. Gençlik hayaldir, heyecandır, dinamizmdir. Bir milletin lokomotifi gençlerdir, toplum enerjisini gençlerden alır. Bireyden aileye, aileden millete, milletten devlete uzanan zincirin en kritik halkası gençlerdir. Asırların birikiminden süzülüp gelen değerler, kurumlar ve prensipler gençlerin eliyle geleceğe aktarılır. Tarihimize şöyle bir göz attığımızda bu hakikati çok net bir şekilde görebiliyoruz. Bu milletin sinesinde yetişen gençler ne zaman elini taşın altına koymuşsa aile güçlenmiş, millet kenetlenmiş, devlet asıl misyonuna kavuşmuştur. Yalnızca İstanbul'u değil kalpleri de fetheden Sultan Fatih'te işte bunu görürsünüz. Tuğrul Bey'de, Tarık Bin Ziyad'ta, Kutalmışoğlu Süleyman Şah'ta, Süleyman Gazi'de bu saf hakikati görürsünüz. En keskin dönemeçlerde, en zorlu mesuliyetleri yüklenerek istikbalin taşlarını döşeyen, istiklalin sancağını yüceltenler hep gençlerdir. Malazgirt'te, Çanakkale'de, Millî Mücadele'de, 15 Temmuz ihanetinin çelikten bir iradeyle püskürtülmesinde bu ruhu görürsünüz. Gençler güçlüyse millet de devlet de güçlüdür. Bununla birlikte ne zaman ki gençler kendi aralarında gruplara bölünmüş, tuzaklara düşmüş, tahriklere kapılmış ve değerlerinden uzaklaşmışsa tarihimizin en sancılı dönemleri de o zaman yaşanmıştır."</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu ülkenin gençlerini kimi zaman sağcı solcu diyerek, kimi zaman Türk-Kürt diyerek, kimi zaman Alevi-Sünni diyerek kimi zaman da ilerici-gerici diyerek birbirlerine düşman ettiler" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, anne ve babaların elleri yüreklerinde akşam olunca evlatlarının sağ salim eve dönebilmesi için pencere kenarlarında dua ettiği günler yaşadıklarını dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sadece başörtüsünden, sakalından, kılık kıyafetinden dolayı insanların eğitim ve çalışma hakkının elinden alındığını, istifaya zorlandığı, geleceğinin karartıldığı günler yaşadıklarını anlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"EN BÜYÜK YATIRIMI GENÇLERİMİZE YAPTIK"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi o günleri esefle ve acıyla hatırladıklarını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "AK Parti olarak ülkeyi yönetme sorumluluğunu devraldığımız ilk günden itibaren Türkiye'nin hak ettiği seviyelere gelebilmesi için uğraştık. Üniversite okumak ve kamuda işe girebilmek için belirli bir giyim tarzına, yaşam biçimine, dünya görüşüne sahip olmanın şart koşulduğu ideolojik aidiyetin ehliyet ve liyakatin önüne geçtiği günler artık geride kaldı. Zengin fakir, şehirli köylü, doğulu batılı ayırmadan bu ülkenin evlatları arasında fırsat eşitliğini tam manasıyla biz sağladık. En büyük yatırımıysa elbette gençlerimize yaptık. Unutmayın gençler, önce seçilme yaşını 30'dan 25'e, ardından 18'e düşürerek gençlerimize duyduğumuz güveni çok net bir şekilde gösterdik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de siyaseti dar kadro siyaseti olmaktan çıkartarak gençlerin eğitimde, bürokraside, sivil toplumda, kültür, sanat ve sporda önünü açtıklarına işaret ederek, "23 yıldır hazırladığımız tüm bütçelerde aslan payını eğitime tahsis ettik. 2002'de yükseköğretime ayrılan bütçe sadece 2,5 milyar liraydı. Biz, bunu 2026 itibarıyla 651 milyar liraya çıkardık. Aynı dönemde üniversite sayımızı 76'dan 208'e yükselttik. Yükseköğrenim yurt sayımızı 190'dan 873'e, yatak kapasitemizi 182 binden 1 milyona ulaştırdık. Yıllar içinde hem burs miktarını hem burs alan öğrenci sayısını artırdık hem de başvuran her öğrencimize burs veya kredi veriyoruz" bilgisini paylaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 81 ili gençlik ve spor tesisleri, bilim ve kültür merkezleri, spor salonları, futbol sahaları ve olimpik yüzme havuzlarıyla donattıklarını, hepsinden önemlisi gençlere cesaret ve özgüven kazandırdıklarını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün kendisini çok iyi yetiştirmiş, birkaç dil bilen, dünyayı tanıyan, sosyal zekâsı yüksek, deneyimli, donanımlı, yenilikçi aynı zamanda ahlaklı ve imanlı neslin gümbür gümbür geldiğini gördüklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İmandır o cevher ki İlahi ne büyüktür. İmansız olan paslı yürek sinede yüktür.' Tüm dünyanın imrenerek baktığı savunma sanayimiz bu ülkenin genç mühendislerinin, genç yazılımcılarının, genç teknisyenlerinin ve elbette TEKNOFEST kuşağının genç neferlerinin omuzlarında yükseliyor. Genç bilim insanlarımız, genç öğrencilerimiz, genç sanatçılarımız dünya ölçeğinde ses getiren başarılara imza atıyor. Genç yeteneklerimiz uluslararası turnuvalarda, olimpiyatlarda madalyalara her gün yenilerini ekliyor" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tekvando Millî Takımı'nın engelli sporcularla birlikte 22 madalya kazanıp Avrupa Şampiyonu olduğunu aktararak, milletin göğsünü kabartan tüm tekvandocuları tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan ziyaretinde Türkiye'yi e-spor alanında temsil eden gençlerle karşılaştıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İster geleneksel spor dallarında, ister teknolojiyle beraber gelişen e-spor branşlarında olsun, gençlerimizin başarılarıyla gurur duyuyoruz. Bugünün ve yarının dünyasında sizlerin hak ettiğiniz yeri alabilmeniz için yanınızda olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“KİMSENİN ÜMİTLERİNİZİ SÖNDÜRMESİNE İZİN VERMEYİN”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Kıymetli gençler, Türkiye'nin geleceği sizlere emanettir. Türkiye'nin parlak yarınları sizlerin gayretleriyle şekillenecektir. Sadece ülkemizde değil Türk dünyasında, İslam âleminde, Afrika'da, Asya'da, Latin Amerika'da sizi izleyen Türkiye'deki her gelişmeyi yakından takip eden milyonlarca kardeşiniz var. Siyasi hayatının her aşamasında gençlerle yol yürümüş, çeyrek asra yaklaşan millete hizmet yolculuğunda gençleri daima öncelemiş bir büyüğünüz olarak sizlere hep güvendim ve güveniyorum. Sizler bu milletin göz bebeğisiniz, üzerine titrediği kır çiçeklerisiniz. Sizler geçmişi şanla, şerefle, başarılarla dolu bir milletin evlatlarısınız. Kimsenin sizi yolunuzdan döndürmesine, ümitlerinizi söndürmesine izin vermeyin. Sırf sarf malzemesi, konu mankeni, vitrin süsü olarak kullanmak isteyen kifayetsizlere asla prim vermeyin. Sizi kirli ve karanlık siyasi emelleri uğruna aparat olarak, kaldıraç olarak, manivela olarak kullanmak isteyenlere müsaade etmeyin. Sizi zayıflatmaya, zayıf göstermeye çalışanlara hiçbir suretle kulak asmayın."</span></p><p><span style="font-size:18px">Abdurrahim Karakoç'un "İlmi azık eyle, sabrı silah, gittiğin Hak yoldur, yardımcın Allah, 40 geceden sonra 40 milyon sabah görecek güçtesin, zayıfım sanma. Sevda kelep kelep, kin deste deste, eller tetikdedir, kulaklar seste, en uzak menzile iki nefeste varacak güçtesin, zayıfım sanma" dizelerini okuyan Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Birliğiniz, beraberliğiniz, kardeşliğiniz daim olsun. Sevinciniz huzurunuz baki olsun.' diyorum. Bu düşüncelerle sizleri bir kez daha sevgiyle saygıyla selamlıyorum. Gençlik şölenimizin hayırlara vesile olmasını diliyor, emeği geçen tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. Tekrar görüşmek, buluşmak dileğiyle sizleri Allah'a emanet ediyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, programın gerçekleştiği alana gelişinde stadyum önünde bekleyen vatandaşlara da hitap etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradaki konuşmasında sanayinin, teknolojinin, girişimcilik ruhunun, üretimin, emeğin merkezi, Akça Kocaların, Orhan Gazilerin, Gazi Süleyman Paşaların gaza ruhunu mefkûreye dönüştürdüğü Kocaeli'de gençlerle buluşmaktan memnuniyet duyduğunu kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Samimiyetleri, coşkuları, teşrifleri için herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu hepinizin çok iyi bilmesini isterim. Rabbim ömür verdikçe yol arkadaşlığımız devam edecek. Bu can, bu tende olduğu müddetçe siz gençlerimizle dava arkadaşlığımız, gönüldaşlığımız inşallah devam edecek" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“TERÖRSÜZ TÜRKİYE HEDEFİMİZİN MENZİLİNDE GENÇLERİN HUZURU VE ESENLİĞİ VAR”</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlerin gönlünde ayrı bir yeri olduğunu belirterek, şunları kaydetti: "Sizlerle birlikte destanlar yazıyoruz. Sizlerle birlikte Türkiye Yüzyılı'nı inşa ediyoruz. Siz gençlerimizle bu yollarda beraber yürüyor, yağan yağmurda beraber ıslanıyor, her şey Türkiye için diyerek gece gündüz çalışıyoruz. Sevgili gençler, Terörsüz Türkiye hedefimizin menzilinde sizlerin huzuru ve esenliği var. Terörsüz bölge vizyonumuzu yine sizin için, sizlerin güvenli geleceği için hayata geçirmek istiyoruz. Bu ülkede, artık annelerin yüreğine kor ateşler düşmesin diyoruz. Bu ülkenin, bu milletin evlatları henüz ömürlerinin baharındayken hayattan koparılmasın, taze bir gonca gibiyken solup gitmesin istiyoruz. Terörle mücadele için harcanan kaynaklar artık eğitime, bilime, üretime, istihdama, ulaştırmaya, teknolojiye harcansın istiyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Milletin yakın tarihinde "Gençliğim eyvah" diye çok hayıflandığını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Anne babalar çok çile çekti, çok acı çekti. Terörün tamamen devre dışı kaldığı yeni dönemde gençliğin eyvahı olmadığı gibi kimseye eyvallahı da olmayacak" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Hangi görüşten, hangi hayat tarzından, hangi inançtan, hangi bölgeden, hangi kökenden olursa olsun Türkiye Cumhuriyeti'nin her bir genci bizim için aynı değerdedir, aynı önemdedir, başımızın tacıdır. Her bir gencimiz aileleriyle birlikte bu ülkeyi yaşatan ocağın en gür meşalesi, birlik bahçemizin en güzel fidanıdır. Varsın birileri size sürekli karamsarlık aşılasın. Varsın birileri sizin umutlarınızı karartmaya çalışsın. Biz, size sonuna kadar güveniyoruz. Allah'ın izniyle geleceğin bilim insanları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin sanatkârları, şairleri, edipleri, ressamları sizin içinizden çıkacak. Geleceğin fikir mimarları, düşünce adamları içinizden çıkacak. Geleceğin bürokratları, siyasileri, bakanları, inşallah cumhurbaşkanları sizin içinizden çıkacak."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MİLLET OLARAK ÜZERİMİZE SERPİLEN ÖLÜ TOPRAĞINDAN KURTULMUŞ DURUMDAYIZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, mazlumların gölgesinden medet umduğu, zalimlerin parmak sallamaya cesaret edemediği, hakkın, adaletin, huzurun adresi olan Türkiye'nin gençlerin omuzlarında yükseleceğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'yi geleceğe taşıyacak olanların gençler olduğunu bir kez daha tüm samimiyetiyle ifade ettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Yeryüzünde iyiliğin, barışın, huzurun bayrağını dalgalandıracak olan sizlersiniz. Kan kaybeden insanlığın vicdanına merhem olacak olan sizlersiniz. Yeryüzünün bize emanet ettiği bu şuuru taşıyacak, sadece insanların değil canlı cansız her varlığın hukukunu gözetecek olan sizlersiniz. İnsanın tüketim nesnesine dönüştürüldüğü bir çağda, insana asli hüviyetini, özne olduğunu hatırlatacak olan yine sizlersiniz" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün artık avuç içindeki telefonlara sığan bir dünya olduğuna dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Dünya nasıl eski dünya değilse, Türkiye de eski Türkiye değil. Bugün her alanda yıldızı yükselen bir Türkiye var. Dünyada krizler yaşanırken dimdik ayakta duran bir Türkiye var. Masada sözü dinlenen, sahada gücü hissedilen bir Türkiye var. Bütün bunların arkasında sizin emeğiniz, sizin heyecanınız, sizin alın teriniz var. İnşallah çok daha iyi yerlere geleceğiz. Millet olarak üzerimize serpilen ölü toprağından kurtulmuş durumdayız. Kendimize inanıyoruz, gücümüzü biliyoruz, potansiyelimizin farkındayız. Nasıl savunma sanayiinde dışa bağımlılığı kırdıysak, nasıl enerjide yeni bir dönemin kapılarını açtıysak, nasıl terör örgütleriyle mücadelede tarihi başarılar elde ettiysek ekonomide de istihdamda da teknolojide de daha güçlü bir Türkiye'yi sizlerle birlikte inşa edeceğiz. Yeter ki umudumuzu kaybetmeyelim. Yeter ki heyecanımızın kırılmasına izin vermeyelim."</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/659e9916d94e5.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türk liderler 'etkili jeopolitik güç merkezi' için birleşiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turk-liderler-etkili-jeopolitik-guc-merkezi-icin-birlesiyor-25785bfd8562f-4c71-452f-ac8e-f48320a714cd2026-05-17T22:36:00+03:00HABER MERKEZİ Türk liderler 'etkili jeopolitik güç merkezi' için birleşiyor

Türk liderler 'etkili jeopolitik güç merkezi' için birleşiyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) liderleri, Kazakistan'da düzenlenen bir zirvede, küresel jeopolitik ve teknolojik gelişmelerin hızla arttığı bir ortamda, ittifakın stratejik siyasi ve ekonomik koordinasyonuna yönelik ortak güçlerini ilerlettiklerini açıkladılar; ancak ittifakın askeri veya jeopolitik amaçlar için tasarlanmadığını vurguladılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Kazakistan, Azerbaycan, Özbekistan, Kırgızistan ve diğer ülkelerin liderleri, Türk dünyasının manevi başkenti olan tarihi Kazak şehri Türkistan'da bir araya gelerek, üye devletler ve daha geniş bölge için ortak yapay zeka ve dijital gelişmeler ve entegrasyon tasarlamak, ayrıca Türk devletlerinin alternatif küresel tedarik yolları ve dünyanın enerji yollarındaki aksaklıklara bağlantı sağlamak için birlikte çalışması üzerinde çalıştılar.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Yapay Zeka ve Dijital Gelişim” teması altında düzenlenen TDT zirvesine Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Cömert Tokayev ev sahipliği yaptı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan'dan Şevket Mirziyoyev, Azerbaycan'dan İlham Aliyev, Kırgızistan'dan Sadır Caparov ve TDT Genel Sekreteri Büyükelçi Kubaniçbek Ömüraliev, Özbekistan Cumhurbaşkanı'nın açıkladığı üzere 2025 yılında 2,4 trilyon dolara ulaşan stratejik iş birliği için bir araya geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Liderler, 14. yüzyılda inşa edilen ve günümüzde Kazakistan'ın ve tüm Türk dünyasının en önemli manevi simgesi olan, aynı zamanda tarihi İpek Yolu boyunca ticaret ve kültürel işbirliğinin Türk mirasının bir sembolü olarak duran Hoca Ahmed Yesevi türbesinin önünde el ele tutuşarak poz vererek güçlü bir birlik mesajı verdiler.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/05/17/turk-liderler-etkili-jeopolitik-guc-merkezi-icin-birlesiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İspanya'da AB fon krizi: Avrupa'da Kuzey-Güney gerilimi yeniden gündemde]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ispanyada-ab-fon-krizi-avrupada-kuzey-guney-gerilimi-yeniden-gundemde-257846875bd97-9102-44fc-b1dd-32d71936da6f2026-05-16T12:36:00+03:00HABER MERKEZİ İspanya'da AB fon krizi: Avrupa'da Kuzey-Güney gerilimi yeniden gündemde

İspanya'da AB fon krizi: Avrupa'da Kuzey-Güney gerilimi yeniden gündemde

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İspanya hükümeti, AB pandemi fonlarıyla bağlantılı bir skandalı kontrol altına almaya çalışırken, Avrupa kaynaklarının emekli maaşlarının ödenmesinde kullanıldığı iddialarını kesin bir dille reddetti. Tartışma, üye ülkelerin bütçe kaynaklarının nasıl dağıtılacağı konusunda derin görüş ayrılıkları yaşadığı bir dönemde, zorlu bütçe müzakerelerine hazırlanırken gündeme geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB fonlarının yapısına doğrudan hâkim olan Madridli bir yetkili, Euronews’e yaptığı açıklamada, teknik bir meselenin “tamamen yanlış” biçimde siyasi malzeme hâline getirildiğini söyledi. Yetkili, muhalefeti muhasebe kaynaklı bir konuyu siyasallaştırmakla suçladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Sayıştay benzeri bütçe denetim kurumu, bu ay yayımladığı raporda, Başbakan Pedro Sanchez hükümetinin, COVID-19 sonrası Avrupa ekonomisini canlandırmak amacıyla ortak borçlanmayla oluşturulan AB İyileşme ve Dayanıklılık Fonu’na (RRF) bağlı bütçe kredilerini Kasım 2024’te İspanyol emekli maaşlarının finansmanında kısmen kullandığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Madrid yönetimi ise kuralların ihlal edilmediğini savunuyor. Konuya yakın bir kaynağa göre Avrupa Komisyonu, ilk gazete haberlerinin ardından İspanya’dan açıklama talep etti. Madrid’in izahat sunmasının ardından Komisyon ek bir soru yöneltmedi ve İspanyol makamları meseleyi kapanmış kabul ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen siyasi tartışma sürüyor. Madrid yönetimi, “AB kaynaklarından tek bir euronun bile yanlış kullanılmadığını” vurgularken, özellikle “tutucu mali disiplin yanlısı” kuzey ülkelerinde tepkiler yükseliyor. İspanya ve İtalya, 2020 yazında zorlu müzakereler sonrası kabul edilen 750 milyar euroluk toparlanma fonunun en büyük yararlanıcıları olmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya’da ana muhalefetteki Halk Partisi, Başbakan Sanchez’in konuyla ilgili parlamentoda açıklama yapmasını talep etti. Mesele Avrupa Parlamentosu’nda da yankı bulurken, muhafazakâr milletvekillerinden sert açıklamalar geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Parlamentosu Bütçe Komitesi’nin etkili merkez sağ üyelerinden Tomas Zdechovsky, X platformunda yaptığı paylaşımda, “Bu iddialar doğrulanırsa, Avrupa vergi mükelleflerinin parasının ciddi biçimde kötüye kullanılması söz konusu olur. Avrupa, toparlanma fonlarının yanlış kullanımına göz yumamaz,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hollandalı Avrupa Parlamentosu üyesi Dirk Gotink ise, “Pandemi sonrası toparlanma için ayrılan 10 milyar euroluk AB fonu sessizce İspanyol emekli maaşlarının ödenmesinde mi kullanılıyor? Bu durum, söz konusu fonlarla ilgili en büyük endişelerimizi doğrular nitelikte olurdu,” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Madrid kaynakları ise tartışmanın siyasi amaçlarla büyütüldüğünü savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir hükümet yetkilisi, İspanya ekonomisinin performansına dikkat çekerek, zengin kuzey ülkelerinin zayıf güney ekonomilerini finanse ettiği yönündeki söylemlere tepki gösterdi. Aynı yetkili, “İspanya Avrupa’nın en hızlı büyüyen ekonomisi. Almanya bizim emekli maaşlarımızı ödemiyor,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bununla birlikte olay, parçalı parlamentoda bütçe onayı almakta zorlanan İspanya’nın karşı karşıya olduğu ek sıkıntıları da gözler önüne serdi. 2025 bütçesini çıkaramayan Madrid yönetimi, son olarak 2023’te kabul edilen bütçe planını uzatmak zorunda kaldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">AB’nin mali geleceği üzerindeki mücadele</span></h2><p><span style="font-size:18px">Tartışmanın zamanlaması ise dikkat çekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel, AB’nin 2028-2034 dönemini kapsayacak yeni çok yıllı mali çerçeve bütçesi (MFF) için müzakereleri başlatmaya hazırlanıyor. Görüşmelerdeki temel başlıklardan biri, toparlanma programı kapsamında biriken yaklaşık 750 milyar euroluk ortak borcun geleceği olacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu program, AB tarihindeki en büyük ve siyasi açıdan en etkili ortak borçlanma girişimi olarak görülüyor. Programın nihayetinde başarı mı yoksa ibretlik bir örnek mi sayılacağı, üye ülkelerin gelecekteki ortak finansman önerilerine yaklaşımını doğrudan etkileyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 60 milyar euroluk kaynakla programın en büyük ikinci yararlanıcısı olan İspanya, daha iddialı bir Avrupa bütçesi ve kalıcı ortak finansman mekanizmasının en güçlü savunucuları arasında yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Maliye Bakanı Carlos Cuerpo, ulusal borçların AB düzeyinde ortaklaştırılmasının yılda 25 milyar euroya kadar tasarruf sağlayabileceğini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda Sanchez hükümetinin ikinci ismi konumundaki Cuerpo, Fransa, Mario Draghi ve bazı Avrupalı düşünürlerin dile getirdiği, AB’nin Avrupa Komisyonu’nun AAA kredi notundan faydalanarak tüm üye ülkeler için daha düşük finansman maliyeti sağlayacak “daha verimli” bir borçlanma mekanizması çağrılarına destek verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu’nun mevcut bütçe taslağında yeni ortak borçlanma öngörülmese de, mevcut toparlanma borcunun geri ödemesinin nasıl finanse edileceği konusunda sert tartışmalar bekleniyor. Hollanda ve Almanya gibi mali disiplin yanlısı kuzey ülkeleri, bunun başka harcama kalemlerinde kesinti anlamına gelmesi pahasına da olsa sıkı geri ödeme takvimlerini savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya Başbakanı Friedrich Merz de perşembe günü ülkesinin bu konudaki itirazını yineledi. Buna karşın Almanya Merkez Bankası, ortak borçlanmanın fayda ve risklerine ilişkin daha temkinli bir yaklaşım sergiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fransa ve Yunanistan başta olmak üzere güney ülkeleri ise pandemi döneminde biriken borçların çevrilmesini savunuyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, erken geri ödeme çağrılarını “saçma” olarak nitelendirirken, Paris yönetimi Avrupa çapında güvenli varlık mekanizmasını destekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Plana destek veren Avrupalı bir yetkili, İspanya’daki tartışmanın aslında Madrid’den çok, güney ülkelerinin bütçe görüşmeleri öncesinde sunduğu önerilere karşı kullanıldığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diplomat, “Bu tartışmanın, borcun çevrilmesi önerisini engellemek için kullanılmasına şaşırmam,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa liderleri, gelecek ay Brüksel’de düzenlenecek zirvede çok yıllı mali çerçeve bütçesini ele alacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/16/ispanyada-ab-fon-krizi-avrupada-kuzey-guney-gerilimi-yeniden-gundemde</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hindistan'da halka 'altın almayın' çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hindistanda-halka-altin-almayin-cagrisi-2578357efa43d-9aa7-40b4-9a17-61fe3eb23c0c2026-05-16T12:28:00+03:00HABER MERKEZİ Hindistan'da halka 'altın almayın' çağrısı

Hindistan'da halka 'altın almayın' çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Başbakan Narendra Modi, 10 Mayıs'taki konuşmasında "Ülkenin çıkarları doğrultusunda, bir yıl boyunca evde etkinlikler olsa bile altın takı satın almamaya karar vermemiz gerekiyor" dedi ve ekledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vatanseverlik yalnızca sınırda hayatını feda etme isteği değildir. Bu zamanlarda, sorumlu yaşamak ve günlük hayatımızda ülkeye karşı görevlerimizi yerine getirmekle ilgilidir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Üç gün sonra Hindistan ayrıca altın ithalat vergilerini %6'dan %15'e yükseltti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mücevher ve yatırım açısından dünyanın en büyük ikinci altın pazarı için bu acı bir gelişme.</span></p><p><span style="font-size:18px">31 Mart'ta sona eren son mali yılda ülke 72 milyar dolar değerinde değerli metal ithal etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hindistan'da altın, düğünlerde hediye edilmesi ve miras olarak nesilden nesile aktarılması nedeniyle önemli bir kültürel role de sahip.</span></p><p><span style="font-size:18px">Modi altın alımlarının, Hindistan'ın zaten artan petrol maliyetleriyle karşı karşıya olduğu bir dönemde büyük miktarda döviz tükettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Asya ülkesi petrol ihtiyacının %85'inden fazlasını ithal ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD-İsrail'in İran'a saldırmaya başlamasının ardından, küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz arzının yaklaşık %20'sinin geçtiği önemli bir ticaret yolu olan Hürmüz Boğazı'nın fiilen kapanmasıyla petrol fiyatları %70'e kadar varan oranlarda yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Artan enerji fiyatları, dünya genelinde hükümetler üzerinde maliyet düşürücü önlemler alma baskısı yaratıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birçok ülke ağırlıklı olarak enerji tasarrufuna odaklanırken, Hindistan vatandaşlarından değerli metal harcamalarını kısmalarını isteyen tek ülke gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altın, Hindistan'da daha geniş bir ekonomik kaygının parçası haline geldi çünkü hem altın hem petrol ithalatı büyük ölçüde ABD doları ile ödeniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolara olan talebin artması, bu yıl dolar karşısında yaklaşık %5 değer kaybetmiş olan Hindistan rupisini zayıflatabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu değer kaybı enflasyonist baskıya yol açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni Delhi merkezli kuyumcu Sanjeev Agarwal, "Mücevher sektörü için bu, Covid döneminden daha kötü" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkentten bir diğer kuyumcu Abhishek Agarwal ise, insanların altın almayı bırakması halinde işletmelerin hayatta kalmakta zorlanacağından "korktuklarını" söylüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Zorunlu olmayan ithalatlar</span></h2><p><span style="font-size:18px">BBC'nin sorularını yanıtlayan Hindistan Altın Politikası Merkezi Başkanı ve Ahmedabad Hindistan Yönetim Enstitüsü'nden Profesör Sundaravalli Narayanaswami, Hindistan'ın altının %90'ından fazlasını ithal ettiğini söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Her yıl 600 ila 700 ton altın ithal ediliyor ve ihracat çok düşük, bu nedenle bu altın evlerde birikmiş durumda."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sadece Hindistanlı kadınların dünyadaki altının yaklaşık %11'ine sahip olduğu sıklıkla söylense de, bu rakamın doğrulanması zor ve tahminler farklılık gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hindistan'da — ve aslında küresel olarak — altın, belirsizlik dönemlerinde birçok kişi tarafından güvenli bir yatırım olarak görülüyor; bu da ekonomik krizler sırasında bile talebin yüksek kalabileceği anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altın fiyatları son yıllarda keskin şekilde yükseldi ve Ocak ayında ilk kez ons başına 5 bin doların üzerine çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altın, ülkenin ithalat faturasının yaklaşık %9'unu oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak petrolün aksine, ithalatı zorunlu bir ürün olarak görülmüyor: Çünkü çoğunlukla mücevher veya yatırım olarak satın alınıyor ve endüstriyel üretim için kullanılmıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişte Hindistan, ekonomik baskı dönemlerinde aşırı altın ithalatını caydırmaya çalışarak ithalat vergilerini artırmış ve fiziksel altın sahipliğini içermeyen alternatif yatırım seçeneklerini teşvik etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Altın, zengin Hintliler arasında da popüler bir yatırım aracı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Nasıl etkileyecek?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Başbakan Modi altın satın almaktan kaçınmalarının yanı sıra, halka başka çağrılar da yaptı. Bunlar</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">özel araç yerine toplu taşıma kullanma,</span></li><li><span style="font-size:18px">araç paylaşımı yapma,</span></li><li><span style="font-size:18px">evden çalışma ve</span></li><li><span style="font-size:18px">zorunlu olmayan yurtdışı seyahatlere çıkmama oldu.</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Modi ayrıca mutfaklarda kızartma yağı kullanımını azaltmaları çağrısında bulundu ve çiftçilerden gübre tüketimini düşürmelerini istedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya genelinde diğer hükümetler de artan yakıt fiyatlarıyla başa çıkmak için benzer önlemler uygulamaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Örneğin Sri Lanka'da araçlar için yakıt kotası sistemi getirildi ve devlet kurumlarına enerji kullanımını azaltmaları söylendi; Tayland'da ise insanlardan klima kullanımını azaltmaları istendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başka yerlerde Mısır daha önce dükkân ve restoranların daha erken kapanmasını emrederken, Mozambik vatandaşlara evden çalışma tavsiyesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak araştırma şirketi Capital Economics'ten Hamad Hussain'e göre Modi'nin halktan altın almamayı istemesi "oldukça olağan dışı":</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ancak Hindistan'ın durumunda bu, ülkenin büyük miktarda altın ithal etmesi ve bunun ithalat faturasında büyük paya sahip olmasıyla açıklanabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu yüzden bir anlamda mantıklı."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kuyumcular bir yıl ne yapacak?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Ekonomistler, Hindistan'daki talepte olası bir azalmanın küresel altın fiyatları üzerinde büyük bir etkisi olup olmayacağı konusunda ikiye bölünmüş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hussain, dünyanın en kalabalık ülkesi olan Hindistan'ın büyük bir tüketici olması nedeniyle, talebin azalmasının fiyatları düşürebileceğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak danışmanlık şirketi Oxford Economics'ten Sebastien Tillett, fiyatların şu anda daha çok yatırımcı talebi ve jeopolitik belirsizlik tarafından yönlendirildiği için etkinin "sınırlı" olacağını düşünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Modi'nin çağrısının Hindistan'daki altın harcamaları üzerinde ciddi bir etkisi olup olmayacağı da bilinmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tillett "Kamusal çağrıların bir miktar etkisi olabilir, ancak bunlar satın alımları ortadan kaldırmaktan ziyade erteleme veya kaydırma eğilimindedir" diyor ve altının "Hint kültürü ve hane tasarruflarının derin bir parçası olmaya devam ettiğini" söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Yakın vadeli etki mevsimsellik nedeniyle de sınırlı olabilir: Altın talebi genellikle büyük düğün ve festival alışveriş dönemleri dışında daha düşük, bu nedenle talepteki yavaşlamanın bir kısmı muhtemelen zaten gerçekleşecekti."</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/cj0pyvnl97no</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/usta-oyuncu-kadir-inanir-hastaneye-kaldirildi-2578161407a3f-398d-4bf1-afad-f23fc96bb9ff2026-05-16T12:22:00+03:00HABER MERKEZİ Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı

Usta oyuncu Kadir İnanır hastaneye kaldırıldı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">77 yaşındaki sanatçının sağlık durumunun iyiye gittiği ancak tedavi sürecinin yakından takip edilmesi amacıyla yoğun bakımda tutulduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oyuncunun partneri Jülide Kural, sağlık durumuna ilişkin&nbsp;<strong>BBC Türkçe</strong>'ye yaptığı açıklamada, İnanır'ın durumunun iyiye gittiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kural, Cuma günü İnanır'ı iki kez gördüğünü ve konuşma fırsatı bulduğunu ifade etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Neden yoğun bakıma alındığını sordu. Tedbir amaçlı olduğunu anlattım. Tedaviye hızlıca yanıt veriyor. Olumlu yönde bir iyileşme var."</span></p><p><span style="font-size:18px">Kural, İnanır'ın hafta sonunu yoğun bakımda geçirdikten sonra Pazartesi günü servise alınacağı yönde bir beklenti olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeşilçam'ın en önemli aktörleri arasında yer alan Kadir İnanır, 24 Mart 2024'te beynine pıhtı atması nedeniyle hastaneye kaldırılmış, uzun süren yoğun bakım tedavisinin ardından taburcu edilmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/c8d876d3gn3o</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Arakçi: Çelişkili mesajları en büyük sorun, Amerikalılara güvenmiyoruz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/arakci-celiskili-mesajlari-en-buyuk-sorun-amerikalilara-guvenmiyoruz-25780ea4214b3-1d7e-4887-9259-bf4f78a61f102026-05-15T14:14:00+03:00HABER MERKEZİ Arakçi: Çelişkili mesajları en büyük sorun, Amerikalılara güvenmiyoruz

Arakçi: Çelişkili mesajları en büyük sorun, Amerikalılara güvenmiyoruz

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Hindistan’ın başkenti Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Dışişleri Bakanları Toplantısı’nın ikinci gününde Hindistan basınına önemli açıklamalarda bulundu.<br />Abbas Arakçi, öncelikle Hindistan hükümetine kendisine, beraberindeki heyete ve tüm delegasyonlara gösterilen sıcak misafirperverlik ile BRICS Dışişleri Bakanları toplantısının başarılı şekilde organize edilmesi nedeniyle teşekkür etti.<br />İranlı bakan ayrıca, özellikle ABD ve İsrail tarafından İran’a dayatıldığını söylediği "saldırgan savaşın" ardından ülkesinin tutumunu anlatma fırsatı bulduğunu ifade etti.<br />Dışişleri Bakanı, BRICS’in uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın temel ilkelerine aykırı olduğunu söylediği bu saldırıyı kınayan tutumundan büyük memnuniyet duyduklarını vurguladı.<br />'Bizi en az iki kez sınadılar'<br />Askeri bir çözüm bulunmadığını vurgulayan Arakçi, ABD’nin artık bu gerçeği anlaması gerektiğini belirterek, "Bizi en az iki kez sınadılar ve artık askeri çözüm olmadığını anladılar" dedi.<br />'Amerikalılara güvenmiyoruz'<br />“Amerikalılara güvenmiyoruz ve bu, her türlü diplomatik çabanın önündeki en büyük engel" ifadelerini kullanan Arakçi ekledi:<br />Diplomatik çabalara alan açmak için kırılganlığına rağmen ateşkesi sürdürüyoruz. Karşı taraf ciddi olursa müzakere olur. Nükleer programımız barışçıldır ve bunu da doğrulamaya hazırız. Ancak saldırganlık sona ermeden kalıcı bir çözüm mümkün değildir.<br />ABD’nin askeri yöntemlerle hedeflerine ulaşamayacağını savunan İranlı bakan, diplomasi yolunun tercih edilmesi halinde durumun farklı olacağını söyledi. Daha önce diplomatik temasların başladığını ancak süreçte çok sayıda sorun bulunduğunu kaydetti.<br />Arakçi’ye göre en büyük sorun, ABD’den gelen açıklama, röportaj ve siyasi tutumlar aracılığıyla iletilen çelişkili mesajlar.<br />Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklara ilişkin değerlendirmede bulunan Arakçi, küresel tedarik zinciri ve özellikle enerji arzı üzerinde baskı oluşturan gelişmelerin sorumlusunun İran olmadığını söyledi.<br />"Bu savaşı biz başlatmadık, sadece kendimizi savunuyoruz" diyen Arakçi, İran’ın meşru müdafaa hakkına tamamen sahip olduğunu savundu.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260515/arakci-celiskili-mesajlari-en-buyuk-sorun-amerikalilara-guvenmiyoruz-1105763225.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN GSB, İŞTE BU!!!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-gsb-iste-bu-25779eb168c8c-f0e7-49cc-9498-ee4cfce057b62026-05-15T13:47:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN GSB, İŞTE BU!!!

MERSİN GSB, İŞTE BU!!!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, <span style="color:#FF0000"><strong>2026/383669 </strong></span>ikn numarası ile <strong>"Mersin ili Gülnar İlçesine 1 Adet Gençlik Merkezi Yapım İşi" </strong>ni AÇIK ihale usulü ile ihale ve alıma çıkar. İhaleyi yapar. Şimdi size bu ihalenin detaylarını vereceğim, sonra da bir sesleniş yapacağım:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu iş için idarece gizli olarak belirlenen ve kimsenin bilmemesi gereken yaklaşık maliyet: <span style="color:#FF0000">54.098.461,59 TRY</span> dir.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">İhale açık usul ve elektronik ortamda yapılınca bakın neler oluyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">33 firma teklif atıyor. Mersin'in plaka numarası kadar yani.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Diyeceksiniz ne var?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yok ki...</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">33 kişi teklif atınca iş kırıma gidiyor ve rakam o kadar düşüyor ki, şaşarsınız...</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>KATILAN FİRMALAR, YANİ TEKLİF ATANLAR:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">ADATEŞ MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AHM PROTA İNŞAAT VE YATIRIMLARI LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AKKAN YAPI İNŞAAT TİCARET ANONİM ŞİRKETİ&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">BİLAL AVCİ GİRİŞİM MÜHENDİSLİK</span></p><p><span style="font-size:18px">CADDE TAAHHÜT YAPI İNŞAAT SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">DEF MENKUL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞANCAN ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞUŞ ER İNŞAAT LİMİTED ŞİRKET</span></p><p><span style="font-size:18px">ESD SQUARE YAPI MÜHENDİSLİK İNŞAAT YÖNETİM VE DANIŞMANLIK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">HÜRREM ERDEMLİ MİRACADA İNŞAAT</span></p><p><span style="font-size:18px">HÜSEYİN KALKAN</span></p><p><span style="font-size:18px">KUBEYS İNŞAAT YAPI TAAHHÜT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET ARSLAN&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">MEHMET ZİHNİ KARADAŞ İNŞAAT MÜHENDİSLİK HİZMETLERİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA ÇAĞLAYAN</span></p><p><span style="font-size:18px">ONUR İNŞAAT MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK MÜTEAHHİTLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">SELAHATTİN ATAŞ, LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px">SİNAN BİÇER</span></p><p><span style="font-size:18px">VURAL YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">YUSUF CEVRİN</span></p><p><span style="font-size:18px">AKSENTAŞ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ARTI İKİ MÜHENDİSLİK MÜŞAVİRLİK MİMARLIK İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">AYHAN PEKSEN PEKSEN İNŞAAT&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">BORA KARAKILIÇ</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞ-TAŞ GRUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">FDC İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">GÜRKAN TAAHHÜT YAPI SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">MELİH SELÇUK ATAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">SERVET ÇİFTÇİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞAHYIL İNŞAAT MADENCİLİK ENERJİ İNŞAAT MALZEMELERİ SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">TOPRAKOĞLU GROUP İNŞAAT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kim kazanıyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">SELAHATTİN ATAŞ, LİMTAŞ MÜHENDİSLİK LİMİTED ŞİRKETİ İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tanıyor isem namerdim…</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000">Yaklaşık&nbsp;maliyet ne idi?:</span> 54.098.461,59 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kaç paraya sözleşme imzalıyorlar?: <span style="color:#FF0000">40,400,400.00 TRY</span></span></strong></p><p><span style="color:#0000FF"><strong><span style="font-size:18px">Aradaki farkı gördünüz mü?</span></strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>14 milyonun üzerinde…</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Kim kazandı?</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>BEYTÜLMAL, DEVLET…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi bizim yıllardır bu kurum hakkında, niye AÇIK yapmıyorsunuz, şu doğrudan temin ile pazarlıktan vazgeçin dememizin gayesi bu idi işte.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Kimin emeği geçti ise, kimin zerre kadar faydası oldu ise ALLAH RAZI OLSUN.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Bu devlet hepimizin.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz hepimiz millet olarak devletiz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyarmak ikaz etmek namus borcumuz.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Tebrik ederim!!!</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorsunuz, daha öncede bu kurumun bir işi böyle kıran kırana gitti, açık yapılınca onu da “AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI… “ başlığı ile dile getirdim. Linki aşağıda:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-25692">https://www.haberanaliz.net/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-25692</a></span></strong></p><p><img alt="AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2026/04/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-1776949173.jpg" /></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ortadoğu'da tarihi dönüm noktası: Suudi Arabistan'dan İran'a 'Helsinki modeli' teklifi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ortadoguda-tarihi-donum-noktasi-suudi-arabistandan-irana-helsinki-modeli-teklifi-257789cd77a3a-6790-478f-8310-805e823997332026-05-15T12:20:00+03:00HABER MERKEZİ Ortadoğu'da tarihi dönüm noktası: Suudi Arabistan'dan İran'a 'Helsinki modeli' teklifi

Ortadoğu'da tarihi dönüm noktası: Suudi Arabistan'dan İran'a 'Helsinki modeli' teklifi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Suudi Arabistan, bölgedeki istikrarı kalıcı hale getirmek amacıyla İran ve diğer komşu ülkeleri kapsayan kapsamlı bir saldırmazlık paktı için kolları sıvadı. Financial Times’ın haberine göre Riyad yönetimi, 1975 yılında Doğu ve Batı blokları arasındaki tansiyonu düşüren Helsinki Anlaşmaları'nı kendisine rehber edindi. Bu yeni güvenlik çerçevesi, sınırların karşılıklı tanınmasını, insan haklarına saygıyı ve ekonomik iş birliğini esas alıyor. Avrupa başkentleri bu girişime tam destek verirken, projenin bölgedeki askeri hareketliliği minimize etmesi bekleniyor.<br />İsrail ve ABD’nin tutumu merak konusu: Hürmüz Boğazı bilmecesi<br />Riyad’ın bu diplomatik atağı, bölgedeki dengeleri kökten sarsabilir. Ancak İsrail ve ABD'nin, İran’ın bölgedeki nüfuzunu meşrulaştırabilecek böylesi bir resmi anlaşmaya sıcak bakıp bakmayacağı henüz netleşmiş değil. Özellikle dünyanın en kritik enerji geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrol yetkisi ve İran’ın buradaki ücretlendirme mekanizması, anlaşmanın önündeki en büyük teknik engel olarak görülüyor. Tahran ise daha önce bölgedeki ABD askeri üsleri kapatılmadan kalıcı bir barışın zor olduğunu savunmuştu.<br />Körfez'de İran çatlağı: Riyad ve Abu Dabi arasındaki farklılıklar<br />İran ile yürütülen gizli diplomaside Körfez ülkeleri arasında ciddi görüş ayrılıkları yaşanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran’a karşı daha sert bir askeri tutum sergilerken, Suudi Arabistan çatışmanın İran’ı daha agresif hale getireceği endişesiyle diplomatik çözüme odaklanmış durumda. Bir CIA raporu, savaş sonrası İran’ın balistik füze kapasitesini koruduğunu ve yönetimde bir çöküş emaresi bulunmadığını ortaya koyarken; bu veriler, Suudi Arabistan’ın neden saldırmazlık paktı için bastırdığını açıklar nitelikte.<br />İsrail ile i̇lişkilerde makas açılıyor: Demir Kubbe i̇ddiası<br />Bölge siyasetindeki bir diğer kritik gelişme ise İsrail ile olan ilişkilerde yaşanıyor. Suudi Arabistan Kraliyet Ailesi, son dönemde İsrail’e yönelik eleştiri dozunu artırırken; BAE’nin Tel Aviv ile yakınlaşması dikkat çekiyor. ABD'nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, İsrail’in BAE’ye Demir Kubbe savunma sistemi gönderdiğini iddia etti. Hatta Başbakan Binyamin Netanyahu'nun BAE'ye gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği öne sürülse de bu bilgi Abu Dabi tarafından yalanlandı.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://anlatilaninotesi.com.tr/20260515/ortadoguda-tarihi-donum-noktasi-suudi-arabistandan-irana-helsinki-modeli-teklifi-1105758176.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-erdogan-kazakistandan-daha-fazla-miktarda-petrolu-ulkemiz-uzerinden-dunya-pazarlarina-ulastirmayi-arzu-ediyoruz-25777b9e2a807-4aa1-45c7-8356-8d1a8335571b2026-05-15T12:15:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kazakistan'a yaptığı resmî ziyaret kapsamında Türkiye-Kazakistan İş Forumu Kapanış Toplantısı’na katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'e iş insanlarının meselelerine gösterdiği yakın ilgi için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde idrak edilen Vatan Savunucuları Günü ve Zafer Bayramı münasebetiyle Kazak halkını tebrik etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in liderliğinde yürütülen reform programının Kazakistan'ın şahlanışının itici gücü olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, 15 Mart'ta yapılan referandumda kabul edilen yeni anayasanın kardeş Kazak halkı için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin, bağımsızlığının 35. yılını idrak eden Kazakistan'ın her daim en yakın destekçisi olacağını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Sabahki görüşmelerimizde ortak gündemimizde olan pek çok konuyu ele aldık. İkili iş birliğimizi güçlendirecek 13 farklı belgeye imza attık. İş Forumu'nun da ülkelerimiz arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesine katkı sağlayacağına inanıyorum. Kazakistan ile ekonomik ilişkilerimizin her geçen gün daha da ileriye gitmesinden bahtiyarız. Kazakistan'ın Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in güçlü liderliğinde ekonomi alanında kaydettiği ilerlemeleri büyük bir memnuniyetle takip ediyoruz. 2025 yılında gayri safi yurt içi hasılası yüzde 6,5 gibi çarpıcı bir büyüme gösteren Kazakistan'da kişi başına düşen millî gelir 15 bin dolara yaklaştı. Artık karşımızda toplam dış ticaret hacmi 145 milyar doları bulan Orta Asya'nın en büyük ekonomisine sahip bir Kazakistan var. Bu büyümenin de etkisiyle Kazakistan 2025 yılında Türk dünyası içerisinde en fazla ticaret gerçekleştirdiğimiz ortağımız olmuştur. 5 bin 500'e yakın şirketimiz inşaattan finansa, turizmden bilişime 6 milyar dolara ulaşan yatırımlarıyla sadece refahı değil, aynı zamanda kardeşliğimizi de destekliyor. Müteahhitlerimiz ülkenin dört bir yanında değeri 30 milyar dolara varan 500'ü aşkın projeyi üstlendiler. Başarıyla tamamlayıp Kazak halkının hizmetine sundukları eserlerle ülkemizin gurur kaynağı oldular."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"KAZAKİSTAN'IN YAPAY ZEKÂ ALANINDAKİ ATILIMLARINI TAKDİRLE TAKİP EDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan'ın Türkiye'deki yatırımlarının her geçen gün artmasından ziyadesiyle memnun olduklarını vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "750'den fazla Kazak firma 2 milyar dolara yaklaşan yatırımla Türkiye'de faaliyetlerine devam ediyor. Karşılıklı güvene dayalı güçlü ortaklığımız sayesinde ticaret hacmimiz geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla 10 milyar dolara yaklaştı. Tabii ki bunlarla yetinmiyoruz. Hedefimiz olan 15 milyar dolara sürdürülebilir ve dengeli şekilde ulaşmak için çabalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Açıkçası çok daha fazlasını yapabileceğimize, çok daha ileri seviyelere ulaşabileceğimize eminim. Bu minvalde geçtiğimiz ay Astana'da düzenlenen Karma Ekonomik Komisyon toplantısında kabul ettiğimiz kapsamlı eylem planı ticaret ve yatırım ilişkilerimize yeni bir soluk getirecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi toplantımız vesilesiyle bugün imzaladığımız Yatırımların Karşılıklı Korunması ve Teşviki Anlaşması'nın karşılıklı yatırımları daha da teşvik edeceğini düşünüyoruz. Bugünkü görüşmelerimizde ayrıca Kazakistan ile elektronik izin sistemine geçilmesi, geçiş belgesi kotalarının artırılması, ikili ve transit taşımaların serbestleştirilmesi gibi ticaretimizi olumlu etkileyecek konuları da ele aldık. Bu hususlarda önümüzdeki dönemde ilerleme sağlayacağımıza inanıyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgesel çatışmalar, enerji arz güvenliği, yapay zekâ dönüşümü ve tedarik zincirlerindeki kırılmalar gibi çok boyutlu sınamalarla karşı karşıya olduklarını belirterek, "Bu dinamiğin bir sonucu olarak ülkeler arasında iş birliğinin geliştirilmesi daha da önem kazanmıştır. Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev'in vizyoner yaklaşımıyla Kazakistan'ın yapay zekâ alanındaki atılımlarını takdirle takip ediyoruz. Yarın Hoca Ahmet Yesevi'nin memleketi Türkistan'da Türk Devletleri Teşkilatı Devlet Başkanları Gayri resmî Zirvesi'ni gerçekleştireceğiz. Zirvenin ana temasının yapay zekâ ve dijital kalkınma olarak belirlenmesini çok isabetli ve anlamlı bulduğumuzu ifade ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"HAZAR GEÇİŞLİ ORTA KORİDOR'UN İHYASI İÇİN ÇALIŞIYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile bugün enerji bahsinde hidrokarbon alanlarının işletilmesinden nakliyesine, kritik madenlerin keşfine kadar geniş bir yelpazede iş birliği fırsatlarını istişare ettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "Türkiye olarak yıllar öncesinden kaynak çeşitliliğini sağlamak suretiyle enerji arz güvenliğini temin etmiş bir ülkeyiz. Kazakistan'dan daha fazla miktarda petrolü ülkemiz üzerinden dünya pazarlarına ulaştırmayı arzu ediyoruz. Önemli atılım gösterdiğimiz savunma sanayi alanında Kazakistan ile geçmişe dayalı çok iyi bir iş birliğimiz var. Bugün kıymetli kardeşimle birlikte ortak üretim dâhil yeni projelerle bu alandaki iş birliğimizi daha da ilerletme noktasında irademizi teyit ettik. Demir yolu bağlantılarımızı, liman altyapımızı ve dijital gümrük sistemlerimizi entegre ederek Hazar Geçişli Orta Koridor'un ihyası için çalışıyoruz. Ülkelerimizi birbirlerine yakınlaştırırken aynı zamanda küresel ekonomide Avrasya bölgesini daha rekabetçi bir konuma ulaştırmak hedefimiz olmayı sürdürüyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İNSANA YAPILAN YATIRIM EN BÜYÜK, EN KALICI YATIRIMDIR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hoca Ahmet Yesevi'nin "Yola çıkan ahir muradına erişir" sözlerine anımsatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Liderler olarak biz bu yolun üzerinde ayağınıza takılan, elinizi kolunuzu bağlayan hangi engel varsa onlardan kurtulmanız için gerekeni yapmaya devam edeceğiz. Türk-Kazak iş dünyası olarak sizler de çıktığınız yolda sabırla yürümekten vazgeçmeyeceksiniz. Yatırım yapacaksınız, üreteceksiniz, ihraç edeceksiniz, istihdam sağlayacaksınız, iki ülke ekonomisine katkı sunacaksınız. El ele, omuz omuza vereceğiz, hep beraber bıkmadan, usanmadan ve kararlılıkla bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Bizim sizlerden beklentimiz sadece ekonomik değil, insani kazanımları da esas alan projelere öncülük etmenizdir. İnsana yapılan yatırım en büyük, en kalıcı yatırımdır. Ortak geleceğimizin nişanelerinden olan ve kurulduğundan bu yana 100 bin mezun veren Türk-Kazak Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesine desteklerinizi artırmanızı beklediğimizi burada ifade etmek istiyorum."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev'in şahsında Kazak halkının yaklaşmakta olan Kurban Bayramı'nı tebrik ederek, konuşmasını şu ifadelerle tamamladı: "Bayramın Kazak halkına, Türk İslam dünyasına ve tüm insanlığa huzur getirmesini Rabbimden niyaz ediyorum. On yıllardır Türk şirketlerine güvenen Kazak kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyor. Değerli iş insanlarımıza çalışmalarınızda üstün başarılar diliyorum. Rabbim yolumuzu ve bahtımızı açık etsin. Tekrar görüşmek dileğiyle. Kalın sağlıcakla."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN, ASTANA'DA ALEM.AI YAPAY ZEKA MERKEZİ'Nİ ZİYARET ETTİ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye-Kazakistan İş Forumu'nun ardından Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ile Alem.AI Yapay Zeka Merkezi'ne ziyarette bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisine eşlik eden Kazakistan Cumhurbaşkanı Tokayev ve diğer yetkililerden merkeze ilişkin bilgi aldı ve ekranlara yansıtılan Türkiye ile ilgili hazırlanan videoyu izledi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Dünyada milyonlarca kadını etkileyen PCOS’un adı değişiyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dunyada-milyonlarca-kadini-etkileyen-pcosun-adi-degisiyor-2577629fa385d-cdb6-4ae9-96eb-7c188c72e6982026-05-15T12:11:00+03:00HABER MERKEZİ Dünyada milyonlarca kadını etkileyen PCOS’un adı değişiyor

Dünyada milyonlarca kadını etkileyen PCOS’un adı değişiyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dünyada yaklaşık 170 milyon kadını etkilediği düşünülen Polikistik Over Sendromu’nun (PCOS) adı değişiyor. Uluslararası bilim insanları ve sağlık kuruluşlarından oluşan bir konsorsiyum, hastalığın artık “Poliendokrin Metabolik Over Sendromu” (PMOS) olarak adlandırılması gerektiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar, bu hafta Avrupa Endokrinoloji Kongresi kapsamında duyuruldu. İsim değişikliğinin arkasında sağlık uzmanları, hasta temsilcileri ve savunucuların yer aldığı 14 yıllık bir çalışma var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Girişime Birleşik Krallık merkezli Verity adlı yardım kuruluşu, Monash Üniversitesi ile Androjen Fazlalığı ve PCOS Derneği öncülük etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">PCOS ve genel olarak kadın sağlığı, tarihsel olarak tıpta sistematik biçimde daha az araştırıldı, daha geç ciddiye alındı ve çoğu zaman yalnızca doğurganlık ekseninde ele alındı. Bu durumun arkasında da erkek ağırlıklı tıp tarihi, araştırma finansmanı tercihleri ve klinik önyargılar olduğu savunuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">PCOS’un adının PMOS olarak değiştirilmesi tartışmalarının temel gerekçelerinden biri de bu. Uzmanlar, “polikistik over” adının hastalığı yalnızca yumurtalık ve kısırlık sorunu gibi gösterdiğini; metabolik, psikolojik ve endokrin etkilerin geri planda kaldığını söylüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Mevcut isim yanıltıcı ve zararlı'</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bilim insanlarına göre “Polikistik Over Sendromu” adı hem tıbben eksik hem de hastalar açısından zararlı bir algı yaratıyor. Araştırmacılar, mevcut ismin yalnızca yumurtalıklara odaklandığını ve hastalığın tüm vücudu etkileyen karmaşık yapısını yansıtmadığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Science Alert'e göre, isim değişikliği çalışmasına katılan hastalardan Lorna Berry, yıllardır teşhis almak ve doğru bilgiye ulaşmak için mücadele ettiklerini söyledi. Berry, “Bu hastalıkla yaşayan kişiler onlarca yıldır teşhis için savaşmak zorunda kaldı. Teşhis sonrasında bile yanlış bilgiler çok yaygın,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlara göre toplumdaki en büyük yanlış anlamalardan biri, hastalığın yalnızca üreme sistemiyle ilgili olduğunun düşünülmesi. Oysa sendrom yalnızca kısırlıkla bağlantılı değil,metabolik, hormonal, psikolojik ve dermatolojik sorunlarla da ilişkili.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Hastalık yumurtalıklarla sınırlı değil</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bu sendrom; düzensiz adet döngüsü, anormal yumurtlama, yüzde veya vücutta aşırı kıllanma, akne ve bazı durumlarda kısırlığa yol açabiliyor. Ancak uzmanlar, etkilerin bunun çok ötesine geçtiğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmalar, hastalığın insülin direnci, obezite, tip 2 diyabet ve yağlı karaciğer hastalığı riskini artırdığını gösteriyor. Günümüzde PMOS hastalarının yaklaşık yüzde 85’inde insülin direnci olduğu tahmin ediliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen birçok hastanın bu metabolik sorunlar açısından yeterince taranmadığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Finlandiyalı kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Terhi Piltonen, mevcut “PCOS” teriminin ciddi kafa karışıklığı yarattığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Piltonen’e göre pek çok kadın ve hatta bazı sağlık çalışanları, hastalığın yumurtalıklarda patlayabilecek büyük kistler oluşturduğunu düşünüyor. Oysa gerçekte görülen yapıların çoğu, gelişimini tamamlayamamış küçük yumurta folikülleri.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzmanlar, bu yanlış algının özellikle kilo sorunları, metabolik problemler, ruh sağlığı belirtileri ve cilt semptomları yaşayan kadınların göz ardı edilmesine neden olduğunu savunuyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">'Kistler' aslında kist değil</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sendromun ismindeki “kistik” ifadesinin kökeni 1935 yılına dayanıyor. Irving Stein ve Michael Leventhal adlı iki Chicago’lu cerrah, kısırlık yaşayan kadınlar üzerinde yaptıkları ameliyatlarda büyümüş yumurtalıklar ve çok sayıda küçük kist benzeri yapı gözlemledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cerrahlar bu yapıların çıkarılmasının ardından bazı hastalarda adet döngüsünün yeniden başladığını ve bazı kadınların çocuk sahibi olabildiğini bildirdi. Hastalık daha sonra “Stein-Leventhal Sendromu” olarak anılmaya başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak ilerleyen yıllarda bilim insanları bu yapıların gerçek kist olmadığını ortaya koydu. Bunların aslında gelişimi durmuş yumurta folikülleri olduğu anlaşıldı. Günümüzde uzmanlar, bu yapıların PMOS’a özgü olmadığını ve çoğu zaman cerrahi müdahale gerektirmediğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatta bazı PMOS hastalarında ultrason incelemelerinde bu foliküller hiç görülmeyebiliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Metformin tartışması ve tedavi sorunları</span></h2><p><span style="font-size:18px">Sendromun kesin nedeni hâlâ bilinmiyor ve tam bir tedavisi yok. Günümüzde hormon düzenleyici tedaviler, metabolik tedaviler ve bazı cerrahi yöntemlerle hastaların yaşam kalitesinin artırılması hedefleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2000 yılında yayımlanan önemli bir araştırmada, diyabet ilacı Metformin’in PMOS belirtilerini hafifletip hafifletemeyeceği incelenmişti. Çalışma, ilacın insülin ve testosteron seviyelerini anlamlı biçimde düşürdüğünü ortaya koymuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen metformin hâlâ birçok ülkede PMOS için “endikasyon dışı” yani resmî onay olmadan reçete ediliyor. Özellikle ABD’de bazı hastaların bu ilaçlar için ayda yüzlerce dolar ödeme yapmak zorunda kaldığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar, hastalığın adında “metabolik” ifadesinin yer almasının; ilaç şirketleri, sigorta kurumları, doktorlar ve sağlık otoritelerinin hastalığı daha doğru değerlendirmesine yardımcı olabileceğini düşünüyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Hedef, DSÖ’nün resmi sınıflandırmasını değiştirmek</span></h2><p><span style="font-size:18px">Önümüzdeki üç yıl boyunca PCOS ve PMOS isimleri birlikte kullanılacak. Bu süreçte amaç, kamuoyunu yeni isim konusunda bilgilendirmek ve uluslararası sağlık sınıflandırma kuruluşlarını dönüşüme ikna etmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun vadeli hedef ise Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) Hastalıkların Uluslararası Sınıflandırması (ICD) sisteminde resmi olarak PMOS adını kabul etmesi. ICD sistemi halihazırda 195 ülke tarafından kullanılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsim değişikliği önerisi ve uygulama stratejisi, prestijli tıp dergisi The Lancet için hazırlanan sağlık politikası makalesinde ayrıntılı biçimde ele alınıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/05/14/dunyada-milyonlarca-kadini-etkileyen-pcosun-adi-degisiyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kıratlı’dan Mersinlilere teşekkür, Seçer’e tepki!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kiratlidan-mersinlilere-tesekkur-secere-tepki-25774484968fc-5e98-4a85-81c1-ec00578b2b232026-05-14T18:24:00+03:00HABER MERKEZİ Kıratlı’dan Mersinlilere teşekkür, Seçer’e tepki!

Kıratlı’dan Mersinlilere teşekkür, Seçer’e tepki!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, Mersin’de bu yıl ilk kez düzenlenen Kültür Yolu Festivali ile ilgili açıklama yaparak Mersin halkına teşekkür etti. Kıratlı, “Kültür ve Turizm Bakanlığımızın himayelerinde Mersin’imizde gerçekleştirilen Türkiye Kültür Yolu Festivali, şehrimizin dört bir yanında büyük bir coşku ve yoğun katılımla devam etmektedir. 16 farklı noktada düzenlenen 159 etkinlikte on binlerce vatandaşımız konserlerde, sergilerde, tiyatro ve çocuk etkinliklerinde bir araya gelerek Mersin’in kültürel zenginliğini hep birlikte yaşamaktadır.” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“BU FESTİVAL SİYASİ DEĞİL, KÜLTÜREL BİR BULUŞMADIR”</span></p><p><span style="font-size:18px">9 Mayıs’ta başlayan ve 17 Mayıs tarihine kadar sürecek olan festivalle ilgili konuşan Kıratlı, “Mersin sokaklarında oluşan yoğunluk, meydanlardaki kalabalık ve vatandaşlarımızın ortaya koyduğu ilgi ortadayken bu tabloyu küçümsemeye çalışmak, organizasyonu yok saymak Mersin halkının iradesini ve heyecanını görmezden gelmektir. Bu festival siyasi değil, kültürel bir buluşmadır. Burada kazanan Mersin’dir, sanattır, esnaftır, gençlerimizdir, çocuklarımızdır. Türkiye Kültür Yolu Festivali sayesinde Mersin’imizin tarihi, kültürü, yöresel lezzetleri ve sosyal hayatı Türkiye’nin dört bir yanına tanıtılmaktadır. Şehrimizin ekonomisine, turizmine ve sosyal hayatına ciddi katkı sunan bu önemli organizasyon dolayısıyla Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a ve Kültür ve Turizm Bakanımız Sayın Mehmet Nuri Ersoy’a teşekkür ediyorum.” diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">“KÜÇÜMSENMEYE ÇALIŞILAN SANATÇILARIMIZ GEÇMİŞTE BÜYÜKŞEHİR ETKİNLİĞİNDE SAHNE ALMIŞTIR”</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünkü Mersin Büyükşehir Belediyesi meclis toplantısında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in,&nbsp; “Konser veren sanatçıları tanımıyorum. 9-10 tane sanatçı geldi, bir tanesinin ismini bilmiyorum. Konserlere gideni görmedim de duymadım da” şeklindeki açıklamalarına da cevap veren Kıratlı, “Yapılan açıklama talihsiz bir açıklamadır. Gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçeklerle bağdaşmamaktadır. Mersinli hemşehrilerimiz günlerdir festival alanlarını doldurmakta, konserlerde ve etkinliklerde büyük bir heyecan yaşamaktadır. Kaldı ki bugün küçümsenmeye çalışılan sanatçılarımız, geçmişte aynı Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen organizasyonlarda sahne almış ve övgüyle duyurulmuştur. Dün alkışlananı bugün yok saymaya çalışmak samimi bir yaklaşım değildir. Festival boyunca meydanları dolduran, etkinliklere sahip çıkan ve Mersin’imizin tanıtımına katkı sunan tüm hemşehrilerime şükranlarımı sunuyorum. Mersin olarak biz biriz, beraberiz. On binlerce hemşehrimiz Türkiye Kültür Yolu Festivali’ne sahip çıkıyor. Mersin’in coşkusunu, enerjisini ve birlik ruhunu görmezden gelmeyin.” ifadelerini kullandı.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Letonya'da siyasi kriz: Başbakanı Evika Silina istifa kararı aldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/letonyada-siyasi-kriz-basbakani-evika-silina-istifa-karari-aldi-257734e04a802-fb81-4c54-b008-7bbc9dbd214c2026-05-14T14:12:00+03:00HABER MERKEZİ Letonya'da siyasi kriz: Başbakanı Evika Silina istifa kararı aldı

Letonya'da siyasi kriz: Başbakanı Evika Silina istifa kararı aldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Letonya'nın merkez sağcı Başbakanı Evika Siliņa, perşembe günü görevinden istifa edeceğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kararla birlikte ülkenin koalisyon hükümetinin fiilen çöküş sürecine girdiği değerlendiriliyor. Letonya’da parlamento seçimlerinin ekim ayında yapılması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sürpriz istifa kararı, Baltık ülkesinde günlerdir devam eden sert iç siyasi anlaşmazlıkların ardından geldi. Sol eğilimli Savunma Bakanı Andris Spruds, pazar günü görevinden ayrılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gelişmelerin, Rusya’dan yön değiştiren Ukrayna’ya ait insansız hava araçlarının Letonya hava savunmasını aşması ve hükümetin olaya geç müdahale ettiği yönündeki eleştirilerin ardından yaşandığı belirtildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/14/letonyada-siyasi-kriz-basbakani-evika-silina-istifa-karari-aldi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Avrupa, Pekin'deki ABD - Çin zirvesini kenardan izliyor ve en kötüsünden korkuyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/avrupa-pekindeki-abd-cin-zirvesini-kenardan-izliyor-ve-en-kotusunden-korkuyor-25772816d0b92-a5ab-44bd-b744-1f057bc47fba2026-05-14T14:08:00+03:00HABER MERKEZİ Avrupa, Pekin'deki ABD - Çin zirvesini kenardan izliyor ve en kötüsünden korkuyor

Avrupa, Pekin'deki ABD - Çin zirvesini kenardan izliyor ve en kötüsünden korkuyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa için Trump-Xi zirvesi sadece ABD-Çin ilişkileriyle ilgili değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği'nin ticaret, teknoloji, enerji ve güvenlik konularında taktiksel anlaşmalar yapan iki süper güç arasında sıkışıp kalması ve Avrupa'nın çıkarlarının (eğer varsa) ikinci planda kalmasıyla da ilgili.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında Avrupa zirveyi kaybet-kaybet pozisyonundan izliyor da olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Brüksel ve Berlin'deki en büyük endişe muhtemelen sanayiyi hayatta tutmaktan başka bir şey değil - ve nadir mineraller de bu endişede büyük bir rol oynuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elektrikli araçlardan yarı iletkenlere, yeşil teknoloji ürünlerinden savunma sistemlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılan bu kritik minerallerin tedarik zincirine halen Çin hakim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupalı yetkililer, bir ABD-Çin anlaşmasının, Avrupa kıtlık ve ihracat kısıtlamalarına karşı savunmasız kalırken, Amerika'nın Çin'in nadir minerallerine erişimine öncelik verebileceğinden korkuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman ve Japon endüstrilerinin Çin'in ağır nadir topraklar üzerindeki kontrollerinden şimdiden kötü etkilendiği bildiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Danışmanlık firması Arthur Little'dan Ilya Epikhin, "Çin, özellikle savunma veya ileri teknoloji uygulamalarının söz konusu olduğu durumlarda, stratejik olarak hassas kabul edilen tedarik zincirleri üzerindeki etkisini korurken, seçici bir şekilde ihracata lisans veriyor gibi görünüyor" dedi.</span></p><p>haber &nbsp;içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/05/13/avrupa-pekindeki-abd-cin-zirvesini-kenardan-izliyor-ve-en-kotusunden-korkuyor</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye ve Ermenistan arasında doğrudan ticaret başlıyor: Dışişleri'nden açıklama]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiye-ve-ermenistan-arasinda-dogrudan-ticaret-basliyor-disislerinden-aciklama-257717b9e7071-281f-478e-abc4-124ce927f1912026-05-14T14:05:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye ve Ermenistan arasında doğrudan ticaret başlıyor: Dışişleri'nden açıklama

Türkiye ve Ermenistan arasında doğrudan ticaret başlıyor: Dışişleri'nden açıklama

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, çarşamba günü yaptığı açıklamada Türkiye ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başladığını ve sınır kapılarının açılması için bürokratik ve diplomatik çalışmaların sürdüğünü belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda “Ülkemiz ile Ermenistan Arasında Doğrudan Ticaretin Başlatılması Hakkında: Ermenistan ile 2022 yılından bu yana devam eden normalleşme sürecimiz çerçevesinde atılan güven artırıcı adımlar kapsamında, ülkemiz ile Ermenistan arasında doğrudan ticaretin başlatılmasına ilişkin bürokratik hazırlıklar 11 Mayıs 2026 itibarıyla tamamlanmıştır" diyen Keçeli, "İki ülke arasındaki ortak sınırın açılmasına yönelik gerekli teknik ve bürokratik çalışmalar ise halen devam etmektedir." diye ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hayata geçirilen yeni düzenleme sayesinde Türkiye’den üçüncü bir ülkeye, oradan da Ermenistan’a giden veya aynı güzergahı kullanarak gelen malların nihai varış veya çıkış noktasının 'Ermenistan/Türkiye' şeklinde yazılabilmesi mümkün hale gelmiştir. Güney Kafkasya’da kalıcı barış ve refahın güçlendirilmesi yönünde yakalanan tarihi fırsatın ışığında Türkiye, bölgede iktisadi münasebetlerin geliştirilmesine ve iş birliğinin tüm bölge ülkeleri ile halklarının yararına daha da ilerletilmesine katkı sunmaya devam edecektir.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Keçeli'nin Ermeni mevkidaşı Ani Badalyan da kendi sosyal medya hesabından bir açıklama yaptı.</span></p><p>haber içerik kaynak.</p><p>https://tr.euronews.com/business/2026/05/13/turkiye-ve-ermenistan-arasinda-dogrudan-ticaret-basliyor-disislerinden-aciklama</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2026 Eurostat verileri: Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomileri hangi ülkeler oldu?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2026-eurostat-verileri-avrupanin-en-hizli-buyuyen-ekonomileri-hangi-ulkeler-oldu-257707a714afc-22da-41c0-af1d-ac3ff720c10c2026-05-14T13:59:00+03:00HABER MERKEZİ 2026 Eurostat verileri: Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomileri hangi ülkeler oldu?

2026 Eurostat verileri: Avrupa'nın en hızlı büyüyen ekonomileri hangi ülkeler oldu?

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Euro Bölgesi ekonomisinde büyüme rakamları hayal kırıklığı yaratmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın çarşamba günü yayımladığı ikinci tahmine göre, Euro Bölgesi’nde gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH), 2026’nın ilk çeyreğinde önceki çeyreğe kıyasla yalnızca yüzde 0,1, yıllık bazda ise sadece yüzde 0,8 büyüdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, 2025’in dördüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 1,3’lük büyümeye göre sert bir yavaşlamaya işaret ediyor ve bloğun yıla başladığı seviyenin neredeyse tam bir puan gerisinde kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha geniş Avrupa Birliği ekonomisi ise çeyreklik bazda yüzde 0,2 ve yıllık bazda yüzde 1,0 büyüyerek kısmen daha iyi bir performans gösterdi. Ancak her iki veri de aynı dönemde yıllık bazda yüzde 2,7 büyüyen ABD’nin oldukça gerisinde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Blok genelindeki yavaşlamanın altında ise az sayıda ekonomi ortalamadan belirgin biçimde ayrışıyor. İlk çeyrek verileri açıklanan üç AB üyesi, net kazananlar olarak öne çıkıyor: Güney Kıbrıs, Bulgaristan ve İspanya.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu üç ülkenin her biri Euro Bölgesi’nin büyüme hızının üç katından fazla büyüyor. Ancak her biri, manşet verinin arkasında çok farklı risklerle karşı karşıya.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Güney Kıbrıs yüzde 3,0 ile listenin başında</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Ada ekonomisi, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,0 büyüdü. Bu oran, ilk çeyrek verileri açıklanan AB üyeleri arasında en yüksek seviye oldu. Böylece Güney Kıbrıs’ın büyümesi, Euro Bölgesi ortalamasının neredeyse dört katına ulaştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu oran, 2025’in dördüncü çeyreğinde kaydedilen yüzde 4,3’lük büyümeye göre bir yavaşlamaya işaret ediyor. Söz konusu oran, o dönemde son üç yılın en hızlı yıllık büyümesi ve AB içindeki en yüksek ikinci büyüme performansıydı. Temeldeki genişlemenin itici unsurları ise tanıdık.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu’nun 2025 sonbahar tahmini, güçlü özel tüketimi, AB Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu destekli hızlanan yatırımları ve rekor kıran turizm sezonunu öne çıkarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Komisyon, Güney Kıbrıs ekonomisinin 2026 genelinde yüzde 2,6, 2027’de ise yüzde 2,4 büyümesini bekliyor. Her iki oran da Euro Bölgesi ortalamasının oldukça üzerinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak değişen unsur dış ortam.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eurobank araştırma ekonomisti Michail Vassileiadis, yakın tarihli bir notunda Güney Kıbrıs’ın yıla dayanıklı bir pozisyondan girdiğini, ancak Orta Doğu’daki çatışmayla bağlantılı yenilenen dış enerji baskılarının şimdi enflasyonu, iş gücü piyasası dinamiklerini ve maliye politikasını test ettiğini yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Enflasyon görünümü hızla tersine döndü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Manşet enflasyon şubatta yıllık bazda yüzde 0,9’dan martta yüzde 1,5’e, nisanda ise yüzde 3,0’e yükseldi. Ocak-nisan ortalaması yüzde 1,7 oldu. Enerji fiyatları tek başına nisanda yıllık bazda yüzde 8,7 arttı. Bu, 2025 boyunca zayıf ya da negatif seyreden enerji katkısının tersine döndüğünü gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vassileiadis, bu etkinin hane halkları ve şirketler üzerinde daha düşük reel harcanabilir gelir ve daha sıkışık faaliyet marjları yoluyla daha görünür hale gelmesinin muhtemel olduğu uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güney Kıbrıs GSYH’sinin yaklaşık yüzde 14’ünü oluşturan turizm, en fazla risk altında olan kanal olarak öne çıkıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">FocusEconomics’e göre turist gelişleri, İran’ın adadaki İngiliz hava üslerine yönelik insansız hava aracı saldırılarının ardından mart ayında yüzde 30 düştü. Bu da pandemiden etkilenen 2021’in ilk çeyreğinden bu yana turizmde ilk çeyreklik daralmaya yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vassileiadis, konaklama sektöründeki işsiz sayısının yılın ilk dört ayında 2025’in aynı dönemine kıyasla yüzde 2,6 arttığını, buna karşılık genel işsizliğin yalnızca yüzde 0,1 yükseldiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Olumlu tablo ise kamu maliyesinde sürüyor. Genel devlet dengesi, 2026’nın ilk çeyreğinde 573,3 milyon euro fazla verdi. Bu, GSYH’nin yüzde 1,5’ine denk geliyor ve 2025’in aynı döneminde kaydedilen 600,6 milyon euroluk fazlayla genel olarak uyumlu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vassileiadis’e göre bu mali tampon, Lefkoşa’ya genel sürdürülebilirliği riske atmadan destekleyici politikaları sürdürme alanı sağlıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Bulgaristan ekonomisi euroya geçerken yüzde 2,9 büyüdü</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Bulgaristan, 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 2,9 büyüme kaydetti. Bu oran, önceki çeyreğe göre değişmedi ve AB’deki en hızlı ikinci büyüme verisi oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonuç, Bulgaristan’ın 1 Ocak 2026’da euroyu benimseyerek ortak para birimi alanının 21’inci üyesi olması nedeniyle özel bir önem taşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Merkez Bankası Başkanı Christine Lagarde, geçiş öncesinde Sofya’da yaptığı konuşmada bu adımı uzun bir yakınsama sürecinin doğal son noktası olarak tanımladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lagarde, Bulgaristan ihracatının yüzde 65’inin hâlihazırda diğer AB ülkelerine, yüzde 45’inin ise Euro Bölgesi ekonomilerine yapıldığını belirtti. Ülkenin otomotiv sanayisi ise Avrupa araçlarında kullanılan elektronik bileşenlerin yaklaşık yüzde 80’ini tedarik ediyor. Lagarde’ın ifadesiyle Bulgaristan’ın iş çevrimi zaten Euro Bölgesi ile yakın biçimde uyumlu hareket ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu’nun 2025 sonbahar tahmini, Bulgaristan’da reel GSYH büyümesinin 2026’da yüzde 2,7, 2027’de ise yüzde 2,1 olacağını öngörüyor. Büyümenin AB Kurtarma ve Dayanıklılık Fonu kaynakları, savunma yatırımları ve dirençli özel tüketim tarafından desteklenmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak büyümenin altında yatan bileşime ilişkin uyarılar artıyor. Bulgar kökenli Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, kasım ayında Sofya’da yaptığı konuşmada ekonominin şu anda aşırı ısındığını, ücret artışlarının verimlilik kazanımlarını geride bıraktığını, kredi hacminin hızla büyüdüğünü ve konut fiyatlarının hızlı yükseldiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">IMF’ye göre euroya geçiş, ancak mali ve yapısal reformlarla desteklenirse Bulgaristan’ın kişi başına gelirini on yıl içinde AB ortalamasına taşıyabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu mali disiplin artık soru işareti altında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eurobank Research, 2025 mali açığının GSYH’nin yüzde 3,5’ine yükseldiğini ve Avrupa Komisyonu’nun olası bir Aşırı Açık Prosedürü değerlendirmesini tetikleyen yüzde 3,0 eşiğini aştığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bulgaristan’ın ulusal birincil harcamaları yıllık bazda tahminen yüzde 13 ila yüzde 14 arttı. Bu oran, Orta Vadeli Mali Plan’da belirlenen yüzde 6,2’lik tavanın oldukça üzerinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eurobank, artışın anlamlı bir bölümünün özellikle personel giderlerinde yapısal nitelik taşıyor gibi göründüğü uyarısında bulundu. Bu durum, Bulgaristan’ın 2027’den itibaren Aşırı Açık Prosedürü’ne girme olasılığını belirgin biçimde artırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Genel devlet açığı, İran’daki savaşla bağlantılı herhangi bir önlem hesaba katılmadan önce bile yalnızca 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 55,2 arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi zemin de aynı dönemde değişti. Eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev ile ilişkilendirilen Progressive Bulgaria, yaklaşık otuz yılda ilk kez parlamentoda mutlak çoğunluk elde ederek 240 sandalyenin 131’ini kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni hükümet hem mali bozulmayı hem de hızla AB’nin en kötü enflasyon sorununa dönüşen tabloyu devralıyor. Manşet enflasyon nisanda yıllık bazda yüzde 6,2’ye yükseldi. Bu oran martta yüzde 2,8 seviyesindeydi. Enerji fiyatları yüzde 16,1 artarken, hizmet enflasyonu yüzde 8,3’e ulaştı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Büyük ekonomiler arasında İspanya yüzde 2,7 ile önde</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Euro Bölgesi’nin en büyük dört ekonomisi arasında İspanya bir kez daha açık ara en iyi performansı gösteren ülke oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya Ulusal İstatistik Enstitüsü’ne (INE) göre GSYH, 2026’nın ilk çeyreğinde çeyreklik bazda yüzde 0,6, yıllık bazda ise yüzde 2,7 büyüdü. Bu oran, 2025’in dördüncü çeyreğindeki yüzde 2,6’lık büyümeye kıyasla hafif bir hızlanmaya işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Euro Bölgesi’nin diğer büyük ekonomileriyle karşılaştırıldığında tablo dikkat çekici. Aynı dönemde Almanya yıllık bazda yalnızca yüzde 0,3, Fransa yüzde 1,1 ve İtalya yüzde 0,7 büyüdü. İspanya, yıllık büyüme ölçüsünde tek başına ABD ile aynı seviyeyi yakaladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İspanya’daki büyümenin bileşimi, ekonominin dayanıklılığını açıklamaya yardımcı oluyor. İç talep, yıllık GSYH büyümesine 3,4 puan katkı sağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hane halkı tüketimi yüzde 3,2, gayrisafi sermaye oluşumu ise yüzde 5,8 arttı. Dış talep, ithalatın ihracatı geride bırakması nedeniyle büyümeden 0,7 puan düşürdü. Ancak iç talepteki güçlü ivme bu baskıyı fazlasıyla telafi etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">BBVA Research, Mart 2026 tarihli İspanya Ekonomik Görünümü raporunda, İspanya GSYH’sinin 2025’te yüzde 2,8 büyüdüğünü tahmin etti ve 2026 ile 2027 için yüzde 2,4 büyüme öngördü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Banka, büyümede Next Generation EU fonlarının devreye alınmasının, iş gücü arzını genişleten göçün ve artan savunma ile altyapı yatırımlarının etkili olduğunu belirtti. İspanya’da işsizlik oranı yüzde 10,5’e gerileyerek 2008’den bu yana en düşük seviyeye indi. Hizmet ihracatı ise GSYH’nin oldukça üzerinde büyümeyi sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BBVA Research, yapısal zayıflıklara da dikkat çekti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışan başına verimlilik 2019’dan bu yana neredeyse hiç iyileşmedi. Konut arzı talebi karşılamakta yetersiz kalmayı sürdürüyor ve kamu borcu GSYH’nin yüzde 100’üne yaklaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Banka, artan jeopolitik risklerin 2026 GSYH büyümesinden yaklaşık 0,2 puan silebileceğini ve ortalama enflasyona 0,3 puan ekleyebileceğini tahmin ediyor. Bu etkinin ana aktarım kanalı olarak ise daha yüksek petrol ve doğal gaz fiyatları öne çıkıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İzlenmesi gereken diğer ülkeler</span></h2><p><span style="font-size:18px">Diğer Avrupa ekonomileri de yıllık ölçütte listenin zirvesinde yer almasalar bile ilk çeyrekte güçlü veriler kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Macaristan, büyük ekonomiler arasında çeyreklik bazda en hızlı büyümeyi yüzde 0,8 ile kaydetti ve yıllık bazda yüzde 1,7 büyüdü. Finlandiya ise çeyreklik bazda yüzde 0,9, yıllık bazda yüzde 1,3 büyüyerek beklentilerin üzerinde performans gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polonya ve Hırvatistan dahil bazı Orta ve Doğu Avrupa ekonomilerinin ilk çeyrek verileri ise henüz açıklanmadı. Her iki ülke de dördüncü çeyrekte güçlü büyüme kaydetmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ING, Polonya GSYH’sinin 2026’nın ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 3,6 ila yüzde 3,8 büyümesini bekliyor. Kurum, yıl geneli büyüme tahminini ise yüzde 3,7 olarak belirliyor. Bu oran, Euro Bölgesi’nin büyüme çizgisinin oldukça üzerinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdilik 2026’da Avrupa büyüme haritası, bloğun geleneksel sanayi merkezinden ziyade güney ve doğu çevresi etrafında yeniden şekilleniyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/business/2026/05/13/2026da-avrupanin-en-hizli-buyuyen-ekonomisi-hangisi-oldu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Brüksel, Ukrayna'nın müzakere kümeleri için Temmuz ayını son tarih olarak belirledi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bruksel-ukraynanin-muzakere-kumeleri-icin-temmuz-ayini-son-tarih-olarak-belirledi-25769278273ce-5b88-4aa0-a0d9-b42065eb08f52026-05-13T13:13:00+03:00HABER MERKEZİ Brüksel, Ukrayna'nın müzakere kümeleri için Temmuz ayını son tarih olarak belirledi

Brüksel, Ukrayna'nın müzakere kümeleri için Temmuz ayını son tarih olarak belirledi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AB Genişlemeden Sorumlu Komiseri Marta Kos, Ukrayna ve Moldova için AB üyelik müzakerelerinde tüm müzakere kümelerinin temmuz ayına kadar açılması çağrısında bulunarak, aylardır süren tıkanıklığın aşılması yönünde yeni bir girişim başlattı. Brüksel, Macaristan’daki yeni yönetimle birlikte sürecin hızlanabileceği görüşünde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kos, pazartesi günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada, “Tüm üye devletleri bütün müzakere kümelerini resmen açmaya çağıracağım. Ön hazırlıkların büyük kısmını tamamladık. Her şey hazır," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlk müzakere kümesinin haziran ayında Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) dönem başkanlığı sırasında açılabileceğini belirten Kos, kalan beş kümenin ise temmuz ayında İrlanda’nın dönem başkanlığını devralmasının ardından gündeme gelebileceğini söyledi. Komiser ayrıca, Macaristan’ın aylar süren vetosunu kaldırmasının ardından Ukrayna’nın, AB üyesi ülkelerin garantörlüğündeki 90 milyar euroluk kredi paketinin ilk dilimini gelecek hafta almasını beklediklerini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Müzakere kümeleri, hukukun üstünlüğünden yargı reformuna kadar AB standartlarına uyum kapsamında gerçekleştirilecek kapsamlı reformlarla bağlantılı bulunuyor. Aday ülkelerin tüm kriterleri yerine getirmesi gerekirken, nihai karar 27 üye ülkenin oy birliğiyle alınıyor. Avrupa Komisyonu, Ukrayna’nın teknik olarak sürece başlamaya hazır olduğunu savunurken, Başbakan Viktor Orban dönemindeki Macaristan’ın veto politikası nedeniyle ilerlemenin yavaşladığını belirtiyor. Brüksel, yönetim değişikliğiyle birlikte Budapeşte’nin Kiev’in üyelik sürecine daha yapıcı yaklaşmasını umut ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">9 Nisan’da, Avrupa Günü’ne denk gelen tarihte başbakanlık görevine başlayan Magyar ise Ukrayna’nın uluslararası hukuk çerçevesindeki toprak bütünlüğünü desteklediğini ancak ülkenin AB üyeliği için hızlandırılmış bir sürece karşı olduğunu söyledi. Bu yaklaşımın birçok üye devlet tarafından da paylaşıldığı belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu, Ukrayna’nın kaydettiği ilerlemeyi övse de üyelik için net bir tarih vermekten kaçınıyor ve sürecin “liyakat esaslı” olduğunu vurguluyor. Kiev yönetimi ise üyelik takviminin en kısa sürede yazılı hale getirilmesi için baskı yapıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kos’un ilk müzakere kümesi için işaret ettiği haziran takvimi, Magyar’ın Macaristan Başbakanı olarak katılacağı ilk Avrupa zirvesine de denk geliyor. Haziran ortasında yapılması planlanan zirvede lider onayı gerekmese de, müzakere başlıklarının açılması sürecinin Kiev, Brüksel ve Budapeşte arasındaki ilişkiler açısından önemli bir gösterge olması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Magyar, ilişkilerde yeni bir başlangıcın mümkün olabileceğini belirtirken, bunun Kiev yönetiminin Ukrayna’daki etnik Macarların dilsel, kültürel ve tarihsel haklarını koruyacak yasal düzenlemeleri hayata geçirmesine bağlı olduğunu söyledi. Magyar ile Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy arasında haziran başında bir görüşme yapılması bekleniyor.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/12/abden-kos-ukraynanin-muzakere-kumeleri-icin-temmuz-ayini-son-tarih-olarak-belirledi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA['Mutluluk hormonu' serotonin yiyeceklerle artırılabilir mi?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mutluluk-hormonu-serotonin-yiyeceklerle-artirilabilir-mi-257674afc1eef-bc80-49d3-a981-7799e664591a2026-05-12T13:53:00+03:00HABER MERKEZİ 'Mutluluk hormonu' serotonin yiyeceklerle artırılabilir mi?

'Mutluluk hormonu' serotonin yiyeceklerle artırılabilir mi?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Serotonin, vücudun bağırsaklarında, beyninde ve diğer bölgelerinde bulunan bir kimyasal haberci ya da bilimsel adıyla bir nörotransmiter.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uyku kalitesi, iştah, hafıza, duygular ve ruh hali gibi alanlarda rol oynuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Imperial College London'da nöropsikofarmakoloji profesörü David Nutt, "Serotonin, bize dayanıklılık kazandıran ve stresi azaltan koruyucu bir etkiye sahip" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Nutt hangi serotonin seviyelerinin olumlu bir ruh sağlığıyla bağlantılı olduğunu ölçmenin oldukça zor olduğunu söylüyor. Ve ona göre bu epey önemli bir mesele.<br />Serotonin seviyenizi artırabilir misiniz?<br />Nutt'a göre bazı antidepresanlar düşük serotonin seviyelerini artırabiliyor. Ancak bu tür bir tedaviye başlamak mutlaka aile hekiminizle görüşmeyi gerektirir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yiyeceklerin depresyon ve stres üzerinde etkili olabileceği fikri ise temel bir amino aside dayanıyor: Triptofan.</span></p><p><span style="font-size:18px">Nutt bunu, "Sindirildikten sonra triptofan kana karışır ve beyne taşınır; burada serotonine dönüştürülür" diye açıklıyor.<br />Hangi yiyecekler triptofan içerir?<br />Proteinin yapı taşlarından biri olan Triptofan (ya da L-triptofan) sağlıklı kalmak için yalnızca küçük miktarlarda gerekli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vücut bunu kendi başına üretemediği için beslenme yoluyla almamız gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Neyse ki günlük hayatta sıkça tüketilen birçok besinde bulunur:</span></p><p><span style="font-size:18px">Tavuk<br />Biftek<br />Somon<br />Yumurta<br />Çedar peyniri<br />Tam yağlı inek sütü<br />Sert tofu<br />Chia tohumu<br />Ay çekirdeği<br />Kaju<br />Antep fıstığı<br />Çiğ ıspanak<br />Yulaf<br />Triptofan ruh halini nasıl etkiler?<br />Bazı araştırmalar, depresyon yaşayan kişilerin triptofan seviyelerinin düşük olduğunu ve bu kişilerin normal seviyelere sahip olanlara göre daha fazla panik ve kaygı yaşayabildiğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca, tüketilen triptofanın tamamı beyne ulaşmasa da triptofan açısından zengin besinleri artıran bazı kişiler daha az depresyon belirtisi yaşadıklarını ve ruh hallerinin iyileştiğini bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine de bu bir "mucize çözüm" değil. Nutt'un vurguladığı gibi, tek başına triptofan depresyonu ortadan kaldıramaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ancak özellikle depresyona yatkın kişilerde önlemeye yardımcı olabilir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Psikiyatri uzmanı Dr. Nick Walsh da bu görüşe katılıyor ve triptofanın etkili olabilmesi için diğer besin ögeleri, vitaminler ve minerallerle birlikte çalışması gerektiğini söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Walsh, işlenmemiş ve doğal haliyle triptofan içeren gıdaların tüketilmesini, rafine şekerin azaltılmasını ve bağırsak sağlığına dikkat edilmesini öneriyor ve "Serotonin seviyenizi artırmak için sağlıklı ve dengeli bir beslenmeye uygun değişiklikler yapmak iyi bir şey" diyor.<br />Triptofan tüketmek gerçekten ruh halini iyileştirir mi?<br />Keşke bu kadar basit olsaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm uzmanlar düşük serotonin seviyelerinin doğrudan depresyona yol açtığı konusunda hemfikir değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatta University College London'daki bilim insanları, serotonin seviyeleri ya da serotonin aktivitesinin depresyonun nedeni olduğuna dair net bir kanıt bulunmadığını söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ruh sağlığını iyileştirmek için triptofan açısından zengin besin tüketimini artırma konusunda da güçlü bilimsel kanıtların olmadığını savunanlar var.</span></p><p><span style="font-size:18px">King's College London'daki Duygudurum Bozuklukları Merkezi'nin direktörü Prof. Allan Young, triptofanın bazı kişilerde antidepresan etkisi gösterebileceğini, ancak bunun gıdalar yoluyla alındığında etkisine dair araştırma bulunmadığını belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Young çalışmaların besinlerle alınabilecek miktarın çok üzerinde dozlarda kullanılan takviyelerle yapıldığını söylüyor.<br />Melbourne'daki Deakin Üniversitesi Gıda ve Ruh Hali Merkezi direktörü Prof. Felice Jacka ise konuya farklı bir boyut ekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jacka'ya göre triptofanın kandan beyne taşınması için belirli aminoasitler gerekiyor. Ancak triptofan, tükettiğimiz diğer proteinlerle bu taşınma sürecinde rekabet etmek zorunda kalıyor ve bu durum beyne ulaşan miktarı sınırlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jacka, "Yiyeceklerdeki çok küçük miktarda protein bile triptofan artışını engelleyebilir" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık, triptofan açısından zengin besinlerle birlikte karbonhidrat tüketmek, beyne ulaşan triptofan miktarını artırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Jacka'ya göre karbonhidratlar tek başına da beyindeki serotonin seviyelerini artırabilir. Bunun nedeni, karbonhidratların insülin salgılanmasını tetiklemesi; insülinin de bu "taşıma rekabetini" azaltarak daha fazla triptofanın beyne ulaşmasına izin vermesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peki ne yapmalısınız?</span></p><p><span style="font-size:18px">Serotonin bilimi hâlâ gelişmeye devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Walsh'a göre kesin olarak bildiğimiz bir şey var:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bağırsak mikrobiyomunu destekleyen ve tüm besin ögelerini içeren dengeli bir beslenme düzeni sürdürmek önemli."</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.bbc.com/turkce</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Türkiye'den Almanya'ya sığınanların sayısında büyük düşüş]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyeden-almanyaya-siginanlarin-sayisinda-buyuk-dusus-257656888c278-2046-4988-9002-e8892535fe612026-05-12T13:23:00+03:00HABER MERKEZİ Türkiye'den Almanya'ya sığınanların sayısında büyük düşüş

Türkiye'den Almanya'ya sığınanların sayısında büyük düşüş

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'ya devletler hukuku, insanî hukuk ya da siyasî nedenlerle sığınma başvurusu yapanların sayısında önemli düşüş kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'ya sığınma başvurusu yapanların sayısı, 2025 sonu itibarıyla, bir önceki yıla göre yüzde 2,1'lik düşüşle 68 bin kişi azaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Federal İstatistik Dairesi verilerine göre Yabancı Uyruklular Merkezî Kayıt Sisteminde (AZR) kayıtlı sığınmacıların sayısı 2025 sonu itibarıyla 3,2 milyon oldu. Bu rakam, Almanya nüfusunun yüzde 3,9'una denk geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukraynalılar ilk sırada<br />Almanya'ya sığınma başvurusu yapanlar arasında 1 milyon 164 bin kişiyle Ukraynalılaren büyük grup olmayı sürdürdü. Ukraynalıları 669 bin kişiyle Suriyeve 321 bin kişiyle Afgan vatandaşları izledi. Bu üç ülkenin vatandaşları, toplam sığınmacıların yüzde 66,5'ini oluşturdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">2025 yılında Almanya'ya ayak basarak ilk sığınma başvurusunu yapanların sayısında düşüş daha da yüksek oldu. Bu gruptaki kişi sayısı 2024 sonu itibarıyla 289 bin iken 2025 sonunda yüzde 46,4'lük düşüşle 134 bin kişiye geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">En büyük düşüş Suriye ve Türkiye'den gelenlerde<br />Almanya'ya ilk kez sığınma amaçlı giriş yapanlar arasında oransal olarak en büyük düşüş ise Suriyeliler ve Türklerde yaşandı. Suriye'den gelenlerin sayısı yüzde 73,8'lik düşüşle 36 binden 13 bine geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya'ya sığınma amaçlı gelen Türklerin sayısı ise 11 binden 6 bine gerileyerek yüzde 65 oranında azaldı. Almanya'ya sığınma amaçlı giriş yapan Ukraynalıların sayısı da yüzde 32,5 azalarak 93 binden 45 bine geriledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstatistik Dairesi verilerine göre 2025 sonu itibarıyla Almanya'ya sığınma başvurusu yapmış toplam 2,7 milyon kişinin yüzde 83,4'üne insanî oturum izni verildi. Bu gruptakilerin yüzde 88,1'ine süresi sınırlı oturma izni verilirken sadece yüzde 11,9'luk kesim süresiz oturma izni alabildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW/BK,JD</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/t%C3%BCrkiyeden-almanyaya-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nanlar%C4%B1n-say%C4%B1s%C4%B1nda-b%C3%BCy%C3%BCk-d%C3%BC%C5%9F%C3%BC%C5%9F/a-77128955</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Letonya'da drone krizi istifa getirdi: Savunma Bakanı Spruds görevinden ayrıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/letonyada-drone-krizi-istifa-getirdi-savunma-bakani-spruds-gorevinden-ayrildi-25763a0a12fdc-cf66-453d-926a-c44762965ae22026-05-11T15:09:00+03:00HABER MERKEZİ Letonya'da drone krizi istifa getirdi: Savunma Bakanı Spruds görevinden ayrıldı

Letonya'da drone krizi istifa getirdi: Savunma Bakanı Spruds görevinden ayrıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Letonya Savunma Bakanı Andris Spruds, Ukrayna'ya ait 2 insansız hava aracının (İHA) Baltık ülkesi topraklarına girmesinin ardından pazar günü istifa etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Letonya Başbakanı Evika Silina, X'te yaptığı paylaşımda, Savunma Bakanı'nın "kendisinin ve halkın güvenini kaybettiğini" belirterek, Spruds'a istifa çağrısında bulunmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silina, anti-drone sistemlerinin perşembe günkü saldırıya karşı koymak için yeterince hızlı konuşlandırılmadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silina, "Bu hafta meydana gelen drone olayı, savunma sektörünün siyasi liderliğinin ülkemiz üzerinde güvenli gökyüzü vaadini yerine getiremediğini açıkça gösterdi," ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu, net sonuçlar gerektiren muazzam bir sorumluluktur," diyen Silina, GSYİH'sinin yaklaşık yüzde 5'ini savunmaya ayıran ülkenin, NATO'nun göreceli olarak en yüksek harcama yapan ülkelerinden biri olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Perşembe günü 2 insansız hava aracı Rusya sınırından Letonya'ya geçti. Yerel yetkililere göre, bir petrol deposunda yangın çıktı ancak itfaiye ekipleri tarafından hızla kontrol altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Dışişleri Bakanı Andrii Sybiha, Letonya sınırlarına giren İHA'ların "Rus elektronik savaşının" bir sonucu olduğunu söyledi. Letonya ve Litvanya NATO'yu hava savunmasını güçlendirmeye çağırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Saldırının ardından ordudan yapılan açıklamada, "Rusya'nın Ukrayna'ya yönelik saldırganlığı devam ettiği sürece, yabancı bir insansız hava aracı Letonya hava sahasına girdiğinde ya da yaklaştığında bu tür olayların tekrarlanması mümkün," denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Silina, Albay Raivis Melnis'in yeni savunma bakanı olarak görevi üstlenmeye hazırlandığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın Şubat 2022'de Ukrayna'yı işgal etmesinden bu yana Baltık ülkeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'da Rusya ve Ukrayna'ya ait çok sayıda insansız hava aracı düştü.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/11/letonyada-drone-krizi-istifa-getirdi-savunma-bakani-spruds-gorevinden-ayrildi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Belçika Kraliçesi Mathilde Türkiye’de: Ticarette yeni dönem sinyali]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belcika-kralicesi-mathilde-turkiyede-ticarette-yeni-donem-sinyali-2576269c750e0-7b81-44b3-93a8-c70c311df4882026-05-11T15:06:00+03:00HABER MERKEZİ Belçika Kraliçesi Mathilde Türkiye’de: Ticarette yeni dönem sinyali

Belçika Kraliçesi Mathilde Türkiye’de: Ticarette yeni dönem sinyali

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kraliçe Mathilde başkanlığındaki heyet, yaklaşık 200 Belçikalı şirketten 400’ü aşkın iş insanını da kapsayan geniş bir ekonomik delegasyonla Türkiye’de bulunuyor.<br />Ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca ticaret boyutunun yanı sıra yatırım, teknoloji ve sanayi işbirliğini de kapsayan daha stratejik bir çerçeveye taşınmasını hedefliyor. Heyette Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot, Dış Ticaretten Sorumlu Savunma Bakanı Theo Francken ve farklı bölgesel hükümetlerin başbakanları da yer alıyor.<br />14 yıl sonra gelen üst düzey ziyaret<br />Belçika Ekonomi Misyonu’nun Türkiye’ye son ziyaretinin 14 yıl önce gerçekleşmiş olması, temasların önemini daha da artırıyor. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir sayfa açması ve mevcut işbirliğini daha ileri bir seviyeye taşıması bekleniyor.<br />Türkiye-Belçika ticaret hacmi ne kadar?<br />Son verilere göre Türkiye ile Belçika arasındaki ticaret hacmi geçen yıl 9.2 milyar doları aşarken, karşılıklı yatırımlar da istikrarlı biçimde artış gösteriyor. Belçika’nın Türkiye’deki yatırımları 5 milyar dolara yaklaşırken, Türk şirketleri de Belçika’da lojistikten enerjiye, sanayiden sağlığa uzanan geniş bir alanda faaliyetlerini sürdürüyor.<br />Ziyaretin, hem siyasi temaslar hem de ekonomik görüşmeler aracılığıyla iki ülke arasında daha derin ve çok katmanlı bir işbirliği dönemini başlatması öngörülüyor.<br />Görüşmelerde stratejik sektörler öne çıkacak<br />Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Belçikalı mevkidaşları ve iş dünyası temsilcileriyle yapacağı ikili ve heyetler arası görüşmelerde mevcut ekonomik ilişkilerin yanı sıra yeni yatırım alanlarını da ele alacak. Görüşmelerin odağında savunma sanayisi, enerji, lojistik, ulaştırma, dijital dönüşüm, yeşil ekonomi, sağlık teknolojileri ve e-ticaret gibi stratejik sektörler bulunuyor.<br />Tarafların, küresel tedarik zincirlerindeki değişimlere uyum sağlayacak yeni işbirliği modelleri üzerinde de durması bekleniyor. Türkiye’nin üretim kapasitesi, güçlü sanayi altyapısı ve coğrafi avantajları Belçikalı yatırımcılara detaylı şekilde aktarılacak.<br />İş dünyası aynı platformda buluşacak<br />Ziyaret kapsamında Türkiye-Belçika İş Forumu da düzenlenecek. Bu platformda iki ülke iş dünyasının temsilcileri bir araya gelerek yeni ortaklıklar ve yatırım fırsatlarını değerlendirecek. Programda sektör bazlı oturumlar, B2B görüşmeler ve yatırım odaklı toplantılar yer alıyor.<br />Yetkililer, bu temasların özellikle orta ve uzun vadede karşılıklı yatırımları artırarak ekonomik ilişkileri daha sürdürülebilir ve entegre bir yapıya dönüştürebileceğini belirtiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260510/kralice-mathilde-turkiyee-geliyor-belcika-ile-ticarette-yeni-donem-sinyali-1105624788.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Eski Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra şartlı tahliye ile serbest bırakıldı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-tayland-basbakani-thaksin-shinawatra-sartli-tahliye-ile-serbest-birakildi-25761d101d075-3842-4cf0-9478-7802b865ebc12026-05-11T15:03:00+03:00HABER MERKEZİ Eski Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra şartlı tahliye ile serbest bırakıldı

Eski Tayland Başbakanı Thaksin Shinawatra şartlı tahliye ile serbest bırakıldı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bangkok Post gazetesinin haberine göre, mahkeme, bir yıllık hapis cezasının 8 ayını çeken Şinavatra'nın şartlı tahliyesine karar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bangkok'taki cezaevinden tahliye edilen Şinavatra, aile üyeleri ile "Kırmızı Gömlekliler" olarak bilinen destekçilerinden oluşan kalabalık tarafından coşkuyla karşılandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şartlı tahliye kapsamında Şinavatra, kalan 4 aylık hapis cezası boyunca elektronik kelepçe takacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tayland Yüksek Mahkemesi, eski Başbakan Şinavatra'ya geçmişteki yolsuzluk ve yetkiyi kötüye kullanma suçlamalarından aldığı cezalar kapsamında Eylül 2025'te 1 yıl hapis cezası vermişti.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260511/eski-tayland-basbakani-thaksin-shinawatra-sartli-tahliye-ile-serbest-birakildi-1105636436.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: AB'nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin AB'ye olan ihtiyacından daha fazla]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-abnin-turkiyeye-ihtiyaci-turkiyenin-abye-olan-ihtiyacindan-daha-fazla-25759a510499b-1579-4e2f-967c-237442a0cfe62026-05-09T14:49:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: AB'nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin AB'ye olan ihtiyacından daha fazla

Erdoğan: AB'nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin AB'ye olan ihtiyacından daha fazla

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, değişen jeopolitik dengeler ve siyasi, ekonomik krizlerin Türkiye ve Avrupa Birliği arasında tıkanan ilişkiler üzerinde etkisine değinerek, "Avrupa Birliği’nin Türkiye’ye ihtiyacı, Türkiye’nin Birliğe olan ihtiyacından daha fazladır, gelecekte bu ihtiyaç daha da artacaktır," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, 9 Mayıs Avrupa Günü dolayısıyla sosyal medya hesabı üzerinden yayınladığı mesajında, Türkiye'nin Avrupa Birliği ile ilişkilerini "ahde vefa ilkesi temelinde tam üyelik perspektifiyle" ve "kazan-kazan anlayışıyla ilerlettiğini" belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin 25 yılı aşkın süredir devam eden aday ülke statüsüne değinen Erdoğan, Avrupa mimarisinde Türkiye'nin rolünü vurgulayarak, aksi takdirde AB'nin "krizleri yönetme kapasitesinde zafiyet yaşayacağını" belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bundan 76 yıl önce temelleri atılan Avrupa Birliği’nin dayandığı kurallar, çok boyutlu krizlerle aynı anda sınanmaktadır. Küresel ölçekte etkileri hissedilen savaşlar, siyasi krizler ve ekonomik zorluklar Avrupa Birliği’nin daha kapsayıcı ve birleştirici politikalar izlemesini zaruri hale getirmiştir," ifadesini kullandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Türkiye'nin AB'ye üyelik süreci</span></h2><p><span style="font-size:18px">1999 Helsinki Zirvesi’nde Türkiye resmen aday ülke ilan edildi ve 2005 yılında üyelik müzakereleri başladı. Böylece 35 başlık üzerinden ilerleyen bir süreç devreye girdi. Ancak 2018’den itibaren müzakereler fiilen durma noktasına geldi. AB kurumları, demokratik standartlar ve hukuk devleti alanındaki gerilemeleri gerekçe göstererek sürecin ilerlemediğini vurguluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin AB'ye katılım süreci 27 yıldır devam ediyor. Son genişleme raporları, Türkiye’nin aday ülke statüsünü korumasına rağmen, üyelik sürecinin “donmuş durumda” olduğu ve yeni fasıl açılmasının mümkün görülmediği ifade ediliyor. Ancak Türkiye’nin jeopolitik önemi nedeniyle, özellikle göç yönetimi, ticaret ve savunma alanlarında AB ile iş birlikleri devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Son olarak, Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu komiseri Marta Kos, AB'nin değişen bölgesel ve küresel dengeler nedeniyle Türkiye’ye ihtiyaç duyduğunu vurgulamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin ekonomik ve ticari önemine de dikkat çeken ve Türkiye’yi "AB’nin beşinci büyük ticaret ortağı" olarak tanımlayan Kos, Türkiye ile ticaret hacminin Mercosur veya Hindistan ile olan ticaretin iki katı düzeyinde olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vize serbestisinde son durum<br />Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor tarafından 2025 Mayıs ayında yayımlanan ve 2023 - 2025 içindeki Türkiye ve AB çerçevesindeki gelişmeler ışığında hazırlanan Türkiye raporunda, vize serbestisi için gerekli 72 kriterin son kalan 6 maddesinin tamamlanması halinde sürecinin yeniden başlayabileceği belirtilmişti.<br />Söz konusu 72 kriter ise "belge güvenliği", "göç yönetimi", "kamu düzeni ve güvenliği", "temel haklar" ve "düzensiz göçmenlerin geri kabulü" olmak üzere beş tematik grupta toplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Schengen ülkelerine yönelik vize muafiyetini elde etmek için karşılaması gereken 72 kriterden 66'sını yerine getirmiş olsa da son 6 kriter konusunda uzun zamandır bir çıkmaz yaşanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vize serbestisi için kalan 6 kriter:<br />Terörle mücadele yasasında değişiklik,<br />AB Polis Örgütü Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması,<br />Avrupa Konseyi bünyesindeki Yolsuzluğa Karşı Devletler Grubu'nun (GRECO) yolsuzlukla mücadele alanındaki önerilerinin uygulanması.<br />Suç bağlantılı konularda tüm AB üyeleriyle iş birliğine gidilmesi.<br />Türkiye üzerinden kural dışı şekilde AB ülkelerine geçiş yapan kişilerin geri alınmasına ilişkin Geri Kabul Anlaşması'nın (GKA) tüm unsurlarıyla uygulanması.<br />Kişisel verilere yönelik yasal düzenlemelerin Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi.<br />Vize serbestisi konusunda Türkiye'nin gerekli kriterlerin karşılanması yönünde hiçbir ilerleme kaydetmemiş olmasına değinilen raporda, "AP, tüm AB Üye devletlerine karşı ayrımcı olmayan bir şekilde, açık bir şekilde bekleyen altı kriteri tam olarak yerine getirir getirmez vize serbestisi sürecini başlatma isteğini yineler," ifadeleri kullanıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP'nin "Türk vatandaşlarının, talepteki belirgin artış ve sistemin kötüye kullanılması korkusu nedeniyle vize taleplerinde sorunlarla karşılaşmasından üzüntü duyulduğu" belirtildi.</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://tr.euronews.com/2026/05/09/erdogan-abnin-turkiyeye-ihtiyaci-turkiyenin-abye-ihtiyacindan-daha-fazla</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere yerel seçimlerinde iktidara ağır darbe]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingiltere-yerel-secimlerinde-iktidara-agir-darbe-25756931c574e-15bc-4c9c-8de2-eb61cbd174122026-05-09T14:39:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere yerel seçimlerinde iktidara ağır darbe

İngiltere yerel seçimlerinde iktidara ağır darbe

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere Başbakanı Keir Starmer liderliğindeki İşçi Partisi, hükümet adına bir sınav &nbsp;olarak görülen yerel seçimlerde ilk sonuçlara göre ağır kayıplar yaşarken aşırı sağcı Reform UK partisi önemli kazanımlar elde etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere yerel seçimlerinde Cuma öğlen saatlerine kadar yapılan oy sayımına göre Nigel Farage liderliğindeki göçmen karşıtı Reform UK, 478 sandalye kazanmış durumda. İşçi Partisi ise şu ana dek sonuçların açıklandığı 136 belediyeden 57'sinde, 322 sandalye kaybetti. İskoçya ile Galler'deki bölgesel parlamento seçimlerinde sonuçların ise gün içinde açıklanması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başbakan Starmer, açıklanan ilk seçim sonuçlarını "çok sert" diye nitelendirerek sorumluluğu üstlendiğini dile getirdi. Diğer yandan "vaat ettiği değişimi gerçekleştirme" konusunda kararlı olduğunu ifade eden Starmer, "Çekip giderek ülkeyi kaosa sürüklemeyeceğim" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz siyasetinde yeni bir dönem mi başlıyor?<br />Göç karşıtı Reform UK partisinin lideri Nigel Farage ise, seçimlerin "İngiliz siyasetinde gerçek anlamda tarihi bir değişime" işaret ettiğini dile getirerek "Burada kalmak için varız" dedi. İngiltere'de siyasete bugüne dek, geleneksel olarak sol eğilimli İşçi Partisi ile Muhafazakâr Parti (Tories) hakimdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleşik Krallık'a bağlı Galler'de İşçi Partisi, 27 yıl önce bölge parlamentosunun kurulduğu günden bu yana ilk kez meclis üzerindeki kontrolünü kaybedebilir. YouGov Enstitüsü tarafından yapılan ankete göre Galler'de, Reform UK ile Galler'in bağımsızlığını savunan merkez sol parti Plaid Cymru arasında kıyasıya bir yarış yaşandı. İşçi Partisi, İskoçya'daki bölge parlamentosu seçiminden de utanç verici bir sonuçla çıkma endişesi yaşıyor. Yapılan son anketlerde, bölgenin bağımsızlığını savunan İskoç Ulusal Partisi, Starmer'in İşçi Partisi'nin önünde görünüyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçi Partisinin yaşadığı büyük kayıpların, zaten siyasi olarak zayıf düşmüş durumdaki Başbakan Starmer'a yönelik istifa çağrılarını güçlendirmesi bekleniyor. Keir Starmer, ülkesinde tüm zamanların en az popüler başbakanlarından biri olarak görülüyor. Ekonomiyi canlandırmayı ve gıda fiyatlarındaki artışı durdurmayı şu ana kadar başaramayan Starmer, son olarak uzun yıllardır partisinin önde gelen isimlerinden biri olan Peter Mandelson'un adının Epstein skandalına karışmasıyla daha da zor duruma düşmüştü. Starmer, 2019'da hapishanede ölen ABD'li cinsel saldırı hükümlüsü Jeffrey Epstein ile bağlantılarına rağmen partiden arkadaşı Mandelson'u Washington büyükelçiliğine atamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer popülaritesini iki yılda kaybetti<br />Starmer, 2024 yazında, ülkesinde 14 yıl süren muhafazakâr hükümet dönemini sona erdirerek başbakanlık koltuğuna oturmuştu. Ancak yapılan kamuoyu araştırmaları, &nbsp;Starmer'in popülaritesinin büyük oranda düştüğünü ortaya koyuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiliz medyasında yerel seçimlerden önce yapılan haberlerde, eski Başbakan Yardımcısı Angela Rayner ya da Sağlık Bakanı Wes Streeting'in Starmer'ın yerine geçmeye çalışabileceği iddia edilmişti.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Times gazetesinde Perşembe günü çıkan bir haberde de, Enerji Bakanı Ed Miliband'ın kapalı kapılar ardında Başbakan'ı seçimlerden sonra istifası ile ilgili &nbsp;bir takvim hazırlamaya zorladığı öne sürülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Başbakan Yardımcısı David Lammy şu an Başbakan'ı değiştirmenin hata olacağı açıklamasında bulundu. BBC radyosuna konuşan Lammy, "Uçuş sırasında pilotu değiştirmezsiniz, devam edersiniz" dedi. İşçi Partisi iktidarı ile ilgili "Çok fazla hayal kırıklığı" olduğunu kabul eden Lammy, "Ancak bazen hatalarımız başarılarımızdan daha fazla algılanıyor" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Keir Starmer, partisine muhtemelen 2029'da yapılacak bir sonraki genel seçimlere dek liderlik yapmak istiyor. Bunun yanında hükümeti güçlendirmek için kabinede değişik olabileceği de İngiltere siyasi çevrelerinde konuşuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP / ET,BK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87ngiltere-yerel-se%C3%A7imlerinde-iktidara-a%C4%9F%C4%B1r-darbe/a-77098998</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Yabancı ülkelerdeki Rus temsilcilikleri 9 Mayıs etkinliklerinin güvenliği için alarmda]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-yabanci-ulkelerdeki-rus-temsilcilikleri-9-mayis-etkinliklerinin-guvenligi-icin-alarmda-25754c806e92e-9ac4-43e8-b07b-ef3fdcee59aa2026-05-08T15:12:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Yabancı ülkelerdeki Rus temsilcilikleri 9 Mayıs etkinliklerinin güvenliği için alarmda

Zaharova: Yabancı ülkelerdeki Rus temsilcilikleri 9 Mayıs etkinliklerinin güvenliği için alarmda

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,&nbsp;</strong>Sputnik’e yaptığı açıklamada,&nbsp;<strong>‘dost olmayan rejimlere’</strong>&nbsp;sahip ülkelerdeki Rus diplomatik temsilciliklerinin,&nbsp;<strong>9 Mayıs Zafer Günü&nbsp;</strong>etkinlikleri sırasında olası provokasyonlara karşı güvenlik önlemlerini artırarak kapsamlı bir çalışma yürüttüğünü söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,</strong>&nbsp;<em>“Elbette, özellikle de hasım rejimlere sahip ülkelerde sergilenen saldırgan tutumu dikkate alarak, yurt dışı temsilciliklerimiz tarafından güvenliğin sağlanması için büyük bir çalışma yürütülüyor”&nbsp;</em>dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,</strong>&nbsp;daha önce yaptığı açıklamada da Avrupa’daki Rus diplomatların&nbsp;<strong>Zafer Günü’nde&nbsp;</strong>yaşanabilecek olası provokasyonlara hazır olduklarını vurgulamıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260508/zaharova-yabanci-ulkelerdeki-rus-temsilcilikleri-9-mayis-etkinliklerinin-guvenligi-icin-alarmda-1105579394.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Sahte viagra ve zayıflama ilacı tuzağı: Interpol suç şebekelerini çökertti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sahte-viagra-ve-zayiflama-ilaci-tuzagi-interpol-suc-sebekelerini-cokertti-257530f60a933-01ad-4e81-ab53-adf7fce7607e2026-05-08T15:09:00+03:00HABER MERKEZİ Sahte viagra ve zayıflama ilacı tuzağı: Interpol suç şebekelerini çökertti

Sahte viagra ve zayıflama ilacı tuzağı: Interpol suç şebekelerini çökertti

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Perşembe günü yapılan açıklamada, Interpol'ün 90 ülkede eş zamanlı yürütülen operasyon kapsamında piyasa değeri 15,5 milyon dolar (13,1 milyon euro) olan ürünlerin ele geçirdiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ele geçirilen ürünler arasında sahte erektil disfonksiyon (sertleşme bozukluğu) ilaçları, zayıflama ilaçları, sakinleştiriciler, ağrı kesiciler, antibiyotikler ve sigara bırakma ürünleri yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Interpol Genel Sekreteri Valdecy Urquiza, sahte ilaçların "sadece bir dolandırıcılık" değil, insan hayatına yönelik doğrudan bir tehdit olduğunu vurgulayarak, "Suçlular, hızlı veya uygun fiyatlı tedavi arayan insanları hedef alarak denetim boşluklarından yararlanıyor. Bunun sonuçları ağır, hatta ölümcül olabilir," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Operasyonda en fazla ilacın ele geçirildiği ülkeler sırasıyla İngiltere (2,1 milyon doz), Kolombiya (1,4 milyon doz) ve Avustralya (752 bin doz) oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere İlaç ve Sağlık Ürünleri Düzenleme Kurumu Kriminal Uygulama Birimi Başkanı Andy Morling, "Bu yılki operasyonda ele geçirilen ilaçların büyüklüğü, düzenlenmiş tedarik zinciri dışındaki ilaçlara yönelik ısrarlı talebin altını çiziyor," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Morling, organize suç gruplarının bu talebi istismar ettiğini ve insan sağlığını riske attığını da sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yetkililer, 5 binden fazla suç bağlantılı internet sitesi, sosyal medya sayfası ve otomatik botun bu yasa dışı satışları gerçekleştirdiğini tespit etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Kanser tedavisi olarak satılan antipazitler</span></h2><p><span style="font-size:18px">Interpol, parazit kaynaklı enfeksiyonlar için kullanılan antiparazitik ilaçların yasa dışı ticaretinde keskin bir artış olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık otoritelerinin "hiçbir bilimsel kanıt yok" uyarılarına rağmen bu ürünlerin internette "alternatif kanser tedavisi" olarak pazarlandığı uyarısı yapıldı. Bu ilaçlar, denetimden kaçmak için genellikle "takviye edici gıda" olarak etiketlenip "kanser tedavi kitleri" adı altında satılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Interpol, "Genellikle yanlış bir biçimde sağlık takviyesi olarak etiketlenen bu ürünler, sözde 'kanser tedavi kitlerinin' bir parçası olarak satılıyor, bu da onlara erişimi kolaylaştırıyor ve düzenlemeden kaçınılıyor," diye ekledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/05/07/sahte-viagra-ve-zayiflama-ilaci-tuzagi-interpol-suc-sebekelerini-cokertti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'da hasta bakımı: Türkiye kökenliler ilk üçte]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyada-hasta-bakimi-turkiye-kokenliler-ilk-ucte-25750687bfa94-0272-4f2d-882a-252dd2c5b5a12026-05-08T15:00:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'da hasta bakımı: Türkiye kökenliler ilk üçte

Almanya'da hasta bakımı: Türkiye kökenliler ilk üçte

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya'da hasta ve yaşlı bakımında çalışan neredeyse her beş kişiden birinin göçmen kökenli olduğu bildirildi. Federal Çalışma Dairesi 12 Mayıs Uluslararası Hemşireler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada bakım alanında yabancı kökenli iş gücünün artan önemine dikkati çekti. Federal Çalışma Dairesi Yönetim Kurulu Üyesi Vanessa Ahuja, göçmen kökenli personel olmadan sağlık ve bakım hizmetlerinin sürdürülmesinin neredeyse imkânsız olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çalışma Dairesinin verilerine göre, hemşire ve hasta bakıcı gibi mesleklerde halen sigortalı olarak 1,76 milyon kişi çalışıyor. Bu rakam, on yıl öncesinde kıyasla bu alanda çalışanların sayısının yüzde 22 arttığını gösteriyor. Bu meslek gruplarında istihdam edilen göçmen kökenlilerin sayısında da artış kaydedildi. Buna göre, 2015'ten bu yana 256 bin artarak yaklaşık 353 bine ulaştı. Böylelikle, bakım hizmetlerinde çalışan göçmen kökenlilerin oranı yüzde 7'den yüzde 20'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakım hizmetlerinde Türkiye'den gelenler ilk üçte<br />Çalışma Dairesinin yaptığı açıklamaya göre, hastane ve kliniklerde yabancı kökenli bakım personelinin oranı yüzde 17, ayakta ve yatarak bakım hizmetlerinde ise göçmen kökenlilerin oranı yüzde 24 olarak kaydedildi. Bakım hizmetlerinde çalışanların büyük bölümü Bosna Hersek, Türkiye ve Hindistan'dan geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Çalışma Dairesi, bu alanda çalışan Suriyelilerin sayısında da artış olduğunu belirtti. Buna göre, hasta ve yaşlı bakımında çalışan Suriyelilerin sayısı 2015 yılından bu yana 200'den 9 bin 300'e yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakım alanında nitelikli iş gücüne ihtiyaç var<br />Federal Çalışma Dairesi, bu alanda nitelikli iş gücü eksikliği yaşandığına da dikkati çekti. Buna göre, Almanya genelinde bakım alanında her 100 açık pozisyon için sadece 57 işsiz nitelikli personel bulunuyor. Bu alandaki iş gücü açığı ile mücadele için Federal Çalışma Ajansı ile Jobcenter (iş ve sosyal yardım merkezi) geçen yıl yaklaşık 30 bin meslek eğitim programına destek verdi. Federal Çalışma Ajansı Yönetim Kurulu Üyesi Ahuja, Almanya'daki demografik değişim göz önünde bulundurulduğunda, gelecekte ülkedeki potansiyelin daha iyi değerlendirilmesinin yanı sıra yabancı iş gücüne de ihtiyaç olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakım alanında yarı zamanlı çalışanların oranı da yüksek. Bakım hizmetlerinde çalışanların yaklaşık yarısı bu imkândan yararlanıyor. Bunun tek nedeni, bu alanda çalışanların yüzde 81'nin kadın olması değil. Erkek çalışanların da neredeyse üçte biri yarı zamanlı çalışmayı tercih ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">KNA/JD, TY</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/almanyada-hasta-bak%C4%B1m%C4%B1-t%C3%BCrkiye-k%C3%B6kenliler-ilk-%C3%BC%C3%A7te/a-77091026</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/deliktas-hoca-muhtesem-bir-kalabalik-ile-koyunde-topraga-verildi-25749b329ad9a-d465-4113-a45f-3f10b330579b2026-05-08T14:25:00+03:00HABER MERKEZİ DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ

DELİKTAŞ HOCA MUHTEŞEM BİR KALABALIK İLE KÖYÜNDE TOPRAĞA VERİLDİ

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69fdc9937d37e.jpg" style="height:744px; width:743px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zelenskiy'den Rusya’ya misilleme uyarısı: 'Aynı şekilde karşılık vereceğiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zelenskiyden-rusyaya-misilleme-uyarisi-ayni-sekilde-karsilik-verecegiz-25748ee88b5a2-3d4b-4942-b597-fd1351c3f2db2026-05-07T09:28:00+03:00HABER MERKEZİ Zelenskiy'den Rusya’ya misilleme uyarısı: 'Aynı şekilde karşılık vereceğiz'

Zelenskiy'den Rusya’ya misilleme uyarısı: 'Aynı şekilde karşılık vereceğiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ukrayna Cumhurbaşkanı Volodimir Zelenskiy, Rusya’nın ülke genelinde saat başı düzenlenen saldırılarla ateşkes çabalarını reddettiğini belirterek Moskova’ya “aynı şekilde karşılık verecekleri” uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy, çarşamba akşamı yaptığı ulusa sesleniş konuşmasında, “Bugün itibarıyla Rusya’nın ateşkes teklifimize yalnızca yeni saldırılar ve yeni bombardımanlarla karşılık verdiğini görüyoruz,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna lideri, “Bu gece ve yarınki gelişmelere bağlı olarak tamamen meşru karşılıklarımızı da belirleyeceğiz,” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zelenskiy ayrıca, Rusya’nın Kiev tarafından sunulan ateşkes ve diplomasi teklifini açık şekilde aldığını belirterek, Kremlin’in detaylar üzerinde anlaşmak için Ukrayna veya ortaklarıyla nasıl iletişime geçeceğini bildiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Ancak Moskova’daki ve savaş olmadan yaşayamayan o kişinin tek ilgisi geçit töreniyse, bu başka bir mesele,” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Ayrı ateşkes teklifleri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Rusya, hafta başında 8-9 Mayıs tarihlerinde, Moskova’daki Kızıl Meydan’da düzenlenecek Zafer Günü geçit töreniyle eş zamanlı iki günlük “Zafer Günü ateşkesi” ilan etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna ise buna karşılık olarak 6 Mayıs gece yarısından itibaren geçerli olacak kendi ateşkes teklifini sundu ve önerilen sürenin çatışmaların gerçekten durup durmayacağını test etmek için yeterli olacağını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak Zelenskiy, Kiev’in önerdiği ateşkesin ilk 10 saati içinde Rus güçleri tarafından bin 820 kez ihlal edildiğini öne sürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhlaller arasında sivil altyapıya yönelik saldırılar ile insansız hava aracı saldırılarının bulunduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çarşamba sabahı Rusya’nın kuzeydeki Sumi Oblast bölgesinde bir anaokulunu vurduğu, saldırıda iki kişinin hayatını kaybettiği açıklandı. Saldırı sırasında binada çocukların bulunmadığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın Ukrayna’nın ateşkes teklifini fiilen reddetmesinin ardından gözler şimdi Rus takviminin en önemli etkinliklerinden biri olan Zafer Günü kutlamalarına çevrildi. Etkinlik, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesini geniş katılımlı törenlerle anıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zafer Günü törenleri genellikle Rusya’nın askeri gücünün sergilendiği bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Kremlin, 2022’den bu yana Sovyetler Birliği’nin Nazi Almanyası üzerindeki zaferi ile aynı yıl şubat ayında başlatılan Ukrayna işgali arasında bağ kurmaya çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yıl Kremlin’in, Ukrayna tarafından hedef alınabileceği endişesi nedeniyle askeri araçların sergilenmeyeceği daha sınırlı bir program hazırladığı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın ilhak ettiği Kırım'daki Moskova yanlısı yönetim ise “güvenlik endişeleri” gerekçesiyle Zafer Günü kutlamalarını tamamen iptal etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna güçleri, salı günü Rusya topraklarının yaklaşık bin kilometre içindeki Cheboksary kentinde bulunan kritik öneme sahip bir askeri-sanayi tesisini hedef alarak Moskova’nın çok ötesindeki noktalara saldırı düzenleme kapasitesine sahip olduğunu göstermişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/05/07/zelenskiyden-rusyaya-misilleme-uyarisi-ayni-sekilde-karsilik-verecegiz</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Çin İran savaşında ateşkes için bastırıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cin-iran-savasinda-ateskes-icin-bastiriyor-25747d06f852a-de84-49de-a18f-aee225dd0b2f2026-05-07T08:24:00+03:00HABER MERKEZİ Çin İran savaşında ateşkes için bastırıyor

Çin İran savaşında ateşkes için bastırıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çin Dışişleri Bakanı Vang Yi, İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile yaptığı görüşmede İran savaşının bir an önce sona erdirilmesini isterken, Pekin'in Ortadoğu'da çatışmaların sona erdirilmesi için "daha önemli bir rol" oynayacağını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vang Yi'nin İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile bugün Pekin'de bir araya gelmesi sonrasında Çin Dışişleri Bakanlığı iki bakanın görüşmesine dair yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamaya göre Vang, Arakçi ile görüşmesinde "Çin tansiyonun düşürülmesi ve çatışmaların sona erdirilmesi için daha fazla çaba gösterecek, barış görüşmelerinin başlatılması için desteğini sürdürecek ve Ortadoğu'da barış ve huzurun yeniden tesisi için daha önemli bir rol oynayacak" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vang, görüşmede "Çin, çatışmaların tamamen durdurulmasının gecikmeden sağlanması gerektiğini, düşmanlıkların yeniden başlamasının kabul edilemez olduğunu ve müzakerelerin sürdürülmesinin büyük önem taşıdığını değerlendirmektedir" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vang'ın Arakçi ile görüşmesinde İran'ın nükleer programı da gündeme geldi. Vang görüşmede, Çin'in "İran'ın nükleer silah geliştirmeyeceği yönündeki taahhüdünü memnuniyetle" karşıladığını, ancak ülkenin "barışçıl amaçlarla nükleer enerjiyi kullanma konusunda meşru bir hakkı olduğu" görüşünde olduğunu da bildirdi. Washington ile Tahran arasında yürütülen görüşmelerde, İran'ın nükleer programı anlaşmazlık yaratan konuların başında geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin, ABD ve İsrail ile İran arasında yaşanan savaşın sona erdirilmesi için sessizce diplomatik çabalarını sürdürüyor. Pekin'in Washington ile Tahran arasında geçici ateşkes sağlanmasında da rol oynadığı değerlendiriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki bakanın görüşmesinin gerçekleştiği gün, Amerikan basını ve Pakistanlı yetkililer, ABD ile İran'ın savaşa son verecek tek sayfalık bir mutabakat metni üzerinde uzlaşmaya yakın olduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin Hürmüz'ün açılmasını istiyor<br />Açıklamaya göre, Çin Dışişleri Bakanı İranlı mevkidaşı ile görüşmesinde Hürmüz Boğazı'nda güvenli deniz trafiğinin yeniden başlayabilmesi için "tarafların uluslararası toplumun acil çağrılarına mümkün olduğunca çabuk yanıt vermesini" umduğunu da söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran petrolünün en önemli alıcısı konumundaki Çin, Hürmüz Boğazı'nda uygulanan ablukadan doğrudan etkileniyor. Çin'in deniz yoluyla ithal ettiği ham petrolün yarısından fazlası Ortadoğu'dan geliyor ve bu petrol Hürmüz Boğazı üzerinden taşınıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üretim devi Çin, petrol rezervleri ve yenilenebilir enerji sayesinde enerji alanında sıkıntı yaşamasa da plastik ve kumaş gibi petrolden edilen malzemelerin maliyetleri önemli ölçüde arttı. Gözlemciler, İran savaşının Çin'e yönelik etkisinin aylarca hissedileceği konusunda uyarıda bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çin ve İran dışişleri bakanları arasındaki görüşmenin, ABD Başkanı Donald Trump'ın 14-15 Mayıs tarihilerinde planlanan Çin ziyareti öncesinde gerçekleşmesi dikkat çekti. Washington ziyaretin yapılacağını duyururken, Pekin henüz resmi olarak bunu henüz teyit etmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AFP, dpa/JD, BK</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/%C3%A7in-i%CC%87ran-sava%C5%9F%C4%B1nda-ate%C5%9Fkes-i%C3%A7in-bast%C4%B1r%C4%B1yor/a-77069215</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hizmet-eri-sari-tekrar-baskan-secildi-2574673e72d21-3cfd-45f4-9c7f-356d0325aece2026-05-07T07:16:00+03:00HABER MERKEZİ HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ

HİZMET ERİ SARI, TEKRAR BAŞKAN SEÇİLDİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği’nin genel kurulunun seçimlerinde iki aday yarıştı. Kullanılan oyların 344’ünü Veysel Sarı alırken, 173’ünü Ahmet Özdemir aldı. Esnaf, ağabey ve baba gibi gördüğü Veysel Sarı’yı yeniden başkanlığa büyük bir oy çoğunluğu ile seçti. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen genel kurulda divan başkanlığına Türkiye Pazarcılar Federasyonu Başkanı Ali Karaca oy birliğiyle seçildi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından faaliyet, hesap ve denetim raporları oy birliğiyle kabul edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni yönetim kurulunda, hepsi birbirinden kıymetli şahsiyetler olan: Uçal Mavili, Nihat Dağdelen, Halil Metik, Hasan Koçyiğit, Duran Şen, Mustafa Güçyetmez, Faruk Dalkılıç ve Ayhan Kabaali yer alırken, Abdulhalim Batur, Zeynel Nar, Fatih Özcan, Cumali Taş, Oktay Yılmaz Denetim kuruluna, Erdal Pekmez, Halil Şekerci, Mehmet Yılmaz, Reşat Kıvılcım ve Halim Çavuşoğlu disiplin kuruluna seçildiler…</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Dışişleri: Ukrayna konusunda verimli müzakerelere açığız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-disisleri-ukrayna-konusunda-verimli-muzakerelere-acigiz-257457adc0433-fe43-4bd6-bc0a-1dc60bba02992026-05-06T14:06:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Dışişleri: Ukrayna konusunda verimli müzakerelere açığız

Rusya Dışişleri: Ukrayna konusunda verimli müzakerelere açığız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova</strong>, Sputnik’e verdiği röportajda, Ukrayna müzakerelerindeki mevcut durumunu değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, “<em>Elbette, Rusya yönetiminin her zaman vurguladığı gibi, gerçek bir etki yaratacak, gerçek bir sonuç doğuracak müzakere sürecine ve temaslara açığız</em>” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD’nin&nbsp;<strong>Ukrayna müzakerelerinden</strong>&nbsp;sorumlu yetkililerin şimdi tamamen Ortadoğu'daki duruma odaklanmış durumda olduğunu söyleyen Rus diplomat, “<em>Ancak tekrar ediyorum, biz ilan ettiğimiz sonucu elde etmeyi amaçlayan bir müzakere süreci, temaslar ve toplantılar yapma fikrinden vazgeçmedik</em>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, Ukrayna'da&nbsp;<strong>barışçıl çözüme hazır&nbsp;</strong>olduğunu defalarca dile getirmişti. Ayrıca ABD'nin önerdiği barış planı görüşmelerine de katılan Moskova,&nbsp;<strong>Kiev rejiminin müzakereye istekli olmadığına</strong>&nbsp;dikkat çekmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Vladimir Putin</strong>, Moskova'nın yalnızca uzun vadeli bir çözüm aradığını vurgulamıştı. Rus liderine göre, uzun vadeli çözüme ulaşmak ancak&nbsp;<strong>çatışmanın temel nedenleri ortadan kaldırıldıktan</strong>&nbsp;sonra mümkün olur. Bu nedenler arasında, NATO'nun genişlemesinden kaynaklanan ulusal güvenlik tehditleri ve Ukrayna'da Rusça konuşan nüfusa yönelik baskı yer alıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260506/rusya-disisleri-ukrayna-konusunda-verimli-muzakerelere-acigiz-1105522248.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya Dışişleri: AB ülkelerinde 9 Mayıs’ta provokasyonlar olabilir]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusya-disisleri-ab-ulkelerinde-9-mayista-provokasyonlar-olabilir-2574351cd3d4e-c8a1-4b20-a7da-c12bed9070ff2026-05-06T13:51:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya Dışişleri: AB ülkelerinde 9 Mayıs’ta provokasyonlar olabilir

Rusya Dışişleri: AB ülkelerinde 9 Mayıs’ta provokasyonlar olabilir

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova</strong>, Sputnik’e verdiği röportajda, AB ülkelerinde 9 Mayıs günü&nbsp;<strong>Rusya’ya yönelik provokasyonların&nbsp;</strong>yaşanma olasılığını değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, “<em>Her gün provokasyonlara hazırlıklıyız, çünkü bunlar neredeyse her gün, şurada burada oluyor. Her türlüsünü gördük. Zihnen bunlara hazırız. Bu hasım rejimlerin ne kadar yozlaştığını gördük</em>” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diplomatik İlişkiler Hakkında Viyana Sözleşmesi&nbsp;</strong>uyarınca, Rus diplomatların faaliyet gösterdiği ülkelerin, onların kişisel güvenliğini ve diplomatik misyon tesislerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olduğunu anımsatan Zaharova, şunu dedi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Provokasyonlar geçmişte de oldu, şimdi de oluyor ve ne yazık ki gelecekte de olacak. Hazır mıyız? Evet, kesinlikle.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl Mayıs ayında, Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı&nbsp;<strong>Yevgeniy Ivanov</strong>, Zafer Günü kutlamaları sırasında yurtdışında münferit provokasyonlar gözlemlendiğini ancak büyük olayların meydana gelmediğini bildirmişti. Rusya'nın Polonya Büyükelçisi&nbsp;<strong>Sergey Andreyev</strong>, Ukrayna yanlısı aktivistlerin Varşova'daki Sovyet askerleri anıt mezarlığında çiçek bırakma töreni sırasında bir provokasyon düzenlediğini bildirmişti. Polisin müdahale etmediğine dikkat çeken Andreyev, 9 Mayıs'taki provokasyonların ülkede birkaç yıldır yaşandığını belirtmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260506/rusya-disisleri-ab-ulkelerinde-9-mayista-provokasyonlar-olabilir-1105527312.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Von der Leyen’den Trump’ın gümrük vergisi tehdidine sert yanıt: AB her senaryoya hazır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/von-der-leyenden-trumpin-gumruk-vergisi-tehdidine-sert-yanit-ab-her-senaryoya-hazir-257417e886082-edba-4303-887f-b7efc644cff22026-05-06T13:25:00+03:00HABER MERKEZİ Von der Leyen’den Trump’ın gümrük vergisi tehdidine sert yanıt: AB her senaryoya hazır

Von der Leyen’den Trump’ın gümrük vergisi tehdidine sert yanıt: AB her senaryoya hazır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Trump, geçen hafta Avrupa ülkelerini şaşırtarak Avrupa Birliği’nde üretilen otomobillere uygulanan gümrük vergilerini yüzde 15’ten yüzde 25’e çıkarma tehdidinde bulunmuş ve uyumsuzluk olduğunu iddia etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, salı günü Ermenistan’da yaptığı açıklamada, “Bir anlaşma, anlaşmadır ve bizim bir anlaşmamız var. Bu anlaşmanın özü refah, ortak kurallar ve güvenilirliktir,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bu çalışmadan karşılıklı kazanç, iş birliği ve güvenilirlik elde etmek istiyoruz. Her senaryoya da hazırız,” ifadelerini kullanan von der Leyen, olası bir karşılık adımına da işaret etti. Avrupa Komisyonu Başkanı, Avrupa Birliği–Amerika Birleşik Devletleri ticaret anlaşmasının, çok sayıda Amerikan ürününe yönelik gümrük vergilerini kaldırmayı amaçlayan bölümünün uygulanmasının “son aşamasında” olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu düzenleme, daha önce Avrupa Parlamentosu’nda, Grönland’ın Danimarka’dan alınmasına yönelik Trump’ın girişimi nedeniyle yaşanan gecikmeler sonrası görüşülüyordu. Avrupa Parlamentosu üyeleri metni daha güçlü koruma hükümleri içerecek şekilde değiştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen yıl Brüksel ve Washington tarafından yayımlanan ortak açıklamaya göre, ABD’nin düzenleme yürürlüğe girdiğinde Avrupa Birliği’nde üretilen otomobillere uygulanan gümrük vergilerini düşürmesi gerekiyordu; nihai onayı beklemesi gerekmiyordu. Aynı zamanda ABD, Avrupa Birliği ürünlerine yönelik toplam gümrük vergisini yüzde 15 ile sınırlamayı taahhüt etmiş ve ek vergilerin birikmesini engellemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">“Belirlenen üst sınıra uyum hâlâ sağlanmış değil” diyen von der Leyen, “farklı demokratik süreçlere” saygı gösterilmesi gerektiğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanında konuşan AB Konseyi Başkanı Antonio Costa ise 27 üye ülkenin Komisyon ve başkanının çalışmalarına “tam destek” verdiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump’ın cuma günkü açıklamasının ardından Brüksel, Washington’dan bu tehdidin gerekçesine dair “açıklık” talep ederken, olası bir yanıt için hazırlıklı olduğunu da belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Maros Sefcovic’in, salı günü Jamieson Lee Greer ile Paris’te düzenlenen G7 toplantısı kapsamında görüşmesi bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump’ın açıklaması, Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in İran’ın savaşta ABD'yi “küçük düşürdüğünü” söyleyen son açıklamalarıyla ilişkilendirildi. Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi olan Almanya, ihracata büyük ölçüde bağımlı durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz ise söz konusu açıklamalarıyla yüzde 25’lik gümrük vergisi tehdidi arasında herhangi bir bağlantı bulunmadığını reddetti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/05/05/von-der-leyenden-trumpin-gumruk-vergisi-tehdidine-sert-yanit-ab-her-senaryoya-hazir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP kurultay davası: Adem Soytekin tanık olarak dinlenecek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chp-kurultay-davasi-adem-soytekin-tanik-olarak-dinlenecek-257395fccf1c6-c46e-4ee6-8fee-235f47d2b3b02026-05-06T13:00:00+03:00HABER MERKEZİ CHP kurultay davası: Adem Soytekin tanık olarak dinlenecek

CHP kurultay davası: Adem Soytekin tanık olarak dinlenecek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'nda usulsüzlük yapıldığı iddiasıyla aralarında tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 12 kişinin yargılandığı davaya Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesi'nde devam edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Davanın bugünkü duruşmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne yönelik "İBB davasında" itirafçı olan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesine karar verildi. Duruşma, 1 Temmuz'a bırakıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kasım 2023'te yapılan CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iddialarla ilgili yürütülen soruşturma sonunda dava açılmıştı. İddianamede; İmamoğlu'nun Divan Başkanı olduğu CHP 38'inci Olağan Kurultayı'nda, bazı delegelere para verildiği, adaylık ve iş vaadinde bulunulduğu, market kartı dağıtıldığı, oy pusulası fotoğraflarının istendiği, ikinci turun geciktirilerek yanlış bilgilendirme yapıldığı ve bu yollarla Özgür Özel'in kazanması için delegelerin iradelerinin yönlendirildiği iddia edilerek, tüm sanıkların "Seçim Kanunu'na muhalefet" suçundan üçer yıla kadar hapisle cezalandırılması talep ediliyor. Davada, İmamoğlu'nun yanı sıra Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik'in de aralarında bulunduğu 12 kişi yargılanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Duruşmada taraf avukatları hazır bulundu. İlk olarak savunma yapan müşteki eski Hatay Belediye Başkanı Lütfü Savaş'ın avukatı Onur Yusuf Üregen, "Bu dava basit bir usulsüzlük değil, demokratik iradenin parayla satın alınmak üzere kamu düzenine yönelmiş bir suçun yargılandığı davadır. Bazı delegelere sistematik biçimde maddi fayda sağlanarak irade yönlendirilmiştir. Kurultay iradesi kümülatif şekilde sakatlanmıştır. Burada siyasi irade gaspı söz konusudur. Bu şüphe götürmez bir gerçektir. Müvekkilim Lütfü Savaş bireysel fayda gütmeden duruma tepkisini göstermiştir. Dava bireysel değil kamusal nitelik taşımaktadır. Sanıkların cezalandırılmasını talep ederiz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tanık Çultu, mahkemeyi yanıltmaya çalışmakta"<br />Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Çağlar Çağlayan ise tanık Murat Çultu'nun, olay sürecinde parti üyesi olmadığını, mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını söyledi. Bu yüzden Yargıtay'dan Çultu'nun parti üyeliğini ne zaman sonlandırdığının sorulmasını isteyen Çağlayan, diğer tanıklar Kemal Çiftçi ve Kemal Ölmez'in partiden ne zaman ihraç edildiklerine dair kararın da dosyaya istenmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çağlayan ayrıca, "Veysi Uyanık, Özgür Karabat ile kurultay sonrasında bu dosyadaki iddialara ilişkin görüşme yaptığını ve o esnada adı geçen Ali Abbas Ertürk'ün orada olduğunu beyan etmiştir. Maddi gerçeğin ortaya çıkması için CHP Parti Meclisi üyesi Ertürk'ün tanık olarak dinlenmesini istiyoruz" dedi.<br />Aziz İhsan Aktaş iddianamesi "hukuki güvenlik hakkı ihlali"<br />İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından dosyaya gönderilen Aziz İhsan Aktaş iddianamesine değinen Çağlayan, "Dosyaya ilişkin işlemler ancak mahkeme tarafından yapılabilir. El çektiği bir dosyayla ilgili usul işlemi yapması, savcılık eliyle hem sanıklar hem de ilgisi olabilecek kişiler tarafından hukuki güvenlik hakkının ihlali niteliğinde olur. Bu nedenle gelen iddianameye istinaden herhangi bir muhakeme işleminin tesis edilmemesi talep olunur" beyanında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Aydöner: İki tanığın da ifadesi çelişkili<br />Avukat beyanlarının ardından söz alan başka bir dosyadan tutuklu olan CHP Parti Meclisi Üyesi Baki Aydöner, bulunduğu cezaevinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden konuştu. Aydöner, savunmasında "Tolgahan Erdoğan'ın elinde çantalarla otele girdiği, Veysi Uyanık'ın ise Özgür Karabat'ın şoförünün bana kartları verdiği beyanı nedeniyle dosyada sanık oldum" dedi. Bu iki tanığın ifadesinde beyanlarının çelişkili olduğunu belirten Aydöner, beraatini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Delegeler herhangi maddi manevi talepte bulunmamıştır"<br />Avukat beyanlarının ardından tanık Erzurum delegesi Erturan Alagöz dinlendi. "Delegeler herhangi maddi manevi bir talepte bulunmamıştır" diyen Alagöz, kurultay günü de bir para alışverişi gibi bir durum görmediğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İmamoğlu'nun avukatından Adem Soytekin'in dinlenmesine itiraz<br />Beyanların ardından mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, İBB davasında itirafçı olan Adem Soytekin'in olaya ilişkin ifadelerinin bulunduğu gerekçesiyle tanık olarak dinlenilmesini istedi. Savcı ayrıca davanın sanığı Özgen Nama'nın savunmasının alınması için yazı yazılmasını, tanık dinlenilmesine ilişkin talimat yazılan Batman 9'uncu Asliye Ceza Mahkemesi'nin talimat cevabının beklenmesini de talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adem Soytekin'in dinlenmesi talebine itiraz eden avukat Çağlar Çağlayan, "İstanbul'daki davada Soytekin'in yalan tanıklık yaptığı beyanlarıyla ortaya çıkmıştır. Bu yüzden tanıklığına itiraz ediyoruz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İş insanı Adem Soytekin, İBB davasında yaptığı savunmanın ardından 30 Nisan'da tahliye edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ara kararını açıklayan Mahkeme, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturma dosyasında beyanı bulunan Adem Soytekin'in tanık olarak dinlenmesi için ilgili mahkemeye talimat yazılmasına ve SEGBİS üzerinden hazır edilmesine hükmetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonraki duruşma 1 Temmuz'da<br />Mahkeme ayrıca, sanık Özgen Nama'nın savunmasının alınması için talimat yazılmasına, tanık Murat Çultu'nun CHP üyeliğinden ne zaman istifa ettiğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'ndan sorulmasına ve tanıklar Kemal Çiftçi ile Kemal Ölmez'in ihraç kararlarının CHP'den istenmesine hükmetti. Bir sonraki duruşma 1 Temmuz'da yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Özgür Özel'den duruşma sonrası açıklama<br />CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise "CHP'nin kurultayanın lekenebilecek bir kurultay" olmadığını söyledi. Özel, Karşıyaka Mezarlığı'nda Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan'ı anma programı sırasında CHP kurultay davası ile ilgili soruyu, "Adem Soytekin demiş ki 'Bir şey duydum birinden,' gelsin anlatsın. Kimden duyduysa ona da sorulsun. En ufak bir şüphe kalmayana kadar bu işleri sorsunlar, soruştursunlar. Çünkü bu iş leke kaldırmaz bir iş ve CHP'nin kurultayı öyle lekelenebilecek bir kurultay değil" sözleriyle yanıtladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA,DHA / JD,TY</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/chp-kurultay-davas%C4%B1-adem-soytekin-tan%C4%B1k-olarak-dinlenecek/a-77064589</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vekil Ali Kıratlı’dan Kültür Yolu Festivali’ne davet]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vekil-ali-kiratlidan-kultur-yolu-festivaline-davet-25738faa36c72-5807-4231-8ec4-67bfb4253b6e2026-05-06T10:24:00+03:00HABER MERKEZİ Vekil Ali Kıratlı’dan Kültür Yolu Festivali’ne davet

Vekil Ali Kıratlı’dan Kültür Yolu Festivali’ne davet

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti Mersin Milletvekili ve Kamu İktisadi Teşebbüsleri Komisyonu Üyesi Ali Kıratlı, Mersin’de ilk kez düzenlenecek olan festivalle ilgili bir çağrı yaparak Mersin halkını davet etti. Kültür Yolu Festivali ile Mersin’in kültür ve sanat ile daha da büyüyeceğini ifade eden Kıratlı, “Bu proje; Mersin’imizin turizm potansiyelini büyüten, kültürel zenginliğini dünyaya tanıtan, marka kent olma yolunda güçlü bir şekilde ileri taşıyan vizyon olacaktır. 9-17 Mayıs tarihleri arasında festivalimize Mersin’de yaşayan tüm halkımızı bekliyoruz” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">“FESTİVAL COŞKUSU MERSİN GENELİNE YAYILACAK”</span></p><p><span style="font-size:18px">Başta Kubat, Ferhat Göçer, Alişan gibi ünlü sanatçıların konser vereceği festivalle ilgili açıklama yapan Kıratlı, “Birbirinden değerli sanatçılarımızın sahne alacağı festival çerçevesinde düzenlenecek konser etkinlikleri Mezitli ilçemize bağlı Soli sahilinde gerçekleştirilecek. Oğuzhan Koç, Bengü, Sefo, Simge, Merve Özbey, Serkan Kaya gibi birbirinden değerli sanatçılarımız da konserleriyle Mersin’e unutulmaz bir an yaşatacak. Ayrıca etkinlikler sadece burayla sınırlı kalmayacak. Tarsus’ta da etkinlik olacak Deniz Müzesi’nde de etkinlik olacak. Mersin’in birçok noktasında farklı etkinlikler düzenlenecek” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">“MERSİN KÜLTÜR VE SANATIN BAŞKENTİ OLACAK”</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de ilk kez düzenlenecek olan festivalin kent için büyük bir öneme sahip olduğunu ifade eden Kıratlı, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde, Kültür ve Turizm Bakanlığımızın öncülüğünde düzenlenen Kültür Yolu Festivali, Mersin’imizi ulusal ve uluslararası ölçekte bir cazibe merkezi haline getiriyor. Bu festivalde sadece konserler değil, tiyatro, sergiler, opera ve bale gösterileri, lezzet noktaları, atölyeler ve geleneksel sanatlar etkinliği de olacak. Kentimiz için önemli olan bu proje sayesinde sanatla nefes alan bir Mersin yaratmış ve sanatın buluşma noktası olacağız” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/torslarin-muhasebeci-belediye-baskanida-pazarlikci-cikti-iyi-mi-2573571c1fd66-10f1-4a4c-9d53-12bb8a602c832026-05-05T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?

TORSLARIN MUHASEBECİ BELEDİYE BAŞKANIDA PAZARLIKÇI ÇIKTI İYİ Mİ?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>TOROSLAR BELEDİYE BAŞKANLIĞ</strong>I FEN İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ, <strong>2026/649462</strong> İKN numaralı,<strong> Pazarlık</strong> (MD 21 F) usulü ile <strong>MOBİLYA VE PERDE MAL ALIMI İŞİ'</strong>ni ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimsenin bilmediği, idarece <strong>gizli olarak</strong> hazırlanan bu işin <strong>yaklaşık maliyeti</strong> ise: <strong>3.377.406,25 TRY</strong> olarak belirlenir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu işe bir kişi teklif atar, o şanslı kişide de iş kalır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">04.05.2026 - 03.06.2026 tarihleri arasını kapsayan bu iş ile ilgili <strong>PORT OFİS MOBİLYA TASARIM VE MİMARLIK LİMİTED ŞİRKETİ</strong> - (KUZEYKENT MAH. ALİ KAYA MUTLU CAD. FLEX OFİS İŞ MERKEZİ SİTESİ NO: 142L YENİŞEHİR / MERSİN YENİŞEHİR/MERSİN) ile <strong>3.329.500,00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Yine aynı Belediyemiz</strong>, </span><strong>2026/389285</strong> İKN numaralı, <strong>Pazarlık</strong> (MD 21 B) usulü ile, çok büyük rakamlı olan&nbsp;<strong>SICAK ASFALT TEMİNİ, NAKLİ VE YAMA YAPILMASI İŞİ'ni</strong> ihale ve alıma çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine idarece kimsenin bilmemesi gereken ve <strong>gizli olan</strong> kendilerince belirlenen <strong>yaklaşık maliyet 109.068.384,00 TRY olarak belirlenir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">4 kişi teklif atar, bir kişide iş kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">23.03.2026 - 20.06.2026 tarihleri arası 90 günlük süresi olan bu iş için, <strong>SANAT YOL YAPI İNŞAAT LİMİTED ŞİRKETİ</strong> (BAHÇE MAH. 4604 SK. MAHMUT SUDİ İŞH. A BLOK SİTESİ MAHMUT SUDI APT BLOK NO: 1 İÇ KAPI NO: 15 AKDENİZ / MERSİN AKDENİZ/MERSİN) ile <strong>102.936.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>Burada da daha henüz KDV yok.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><span style="color:#0000FF">Bu iki ihalenin KDV siz toplamı: </span>106.265.500 TL.</strong></span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>Eski para ile 106 TİRİLYON lira…</strong></span></span></em></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha henüz bu rakamın içinde KDV yok. Fatura kesiminde birde KDV ilave edilecek. Rakam daha da artacak.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Tüysüz yetimlerin ve şehitlerin hakkının olduğu BEYTÜLMAL dediğimiz kasadan yapılan bu harcamalar neden AÇIK ihale değil de, pazarlık usulü yapılıyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık ihale olsa katılım daha da artmaz ve rekabet oluşmaz mı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Neden açık ihale değil de, pazarlıklı ihale tercih ediliyor?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#0000FF"><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-neden-yayinlamiyor-257346dfcdffb-cea5-41aa-9a43-93203333da332026-05-05T10:39:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?

SAYIŞTAY NEDEN YAYINLAMIYOR?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sayıştay 2024 yılı denetim raporlarını kendi resmi sitesine koyup yayınladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haberimizde MERSİN ilindeki belediyelerin 2024 yılına ait olup 2025 Eylül ayında başkanlığı sunulan ve kayda geçen raporların listesi var.<strong>(Aşağıda)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f99fdfe5176.jpg" /></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">(Kendi RESMİ siteleri ve bugün itibari ile linkiyle beraberekran görüntüsü yukarıda görülüyor.)</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’in 13 belediyesi ile bunlara bağlı iştirak şirketleri var.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bu listede adları yazılı olanların dışında onlarcası var, onlar neden yayınlanmıyor ve buğun olmuş halen açıklanmıyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TARSUS- MEZİTLİ- TOROSLAR - GÜLNAR- ANAMUR – SİLİFKE- MUT ve BOZYAZI ilçe Belediyeleri</strong> ile bunlara bağlı iştiraklerin (şirketlerin) <strong>2024 yılına ait olan Sayıştay denetim raporları</strong> <strong>2026 MAYIS</strong> ayına gelmişiz neden halen yayınlanmıyor, kamuoyuna açıklanmıyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Neden bu raporlar resmi sitede gözükmüyor?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bunun bir izahı ve anlatımı var mı, var ise açıklayınız?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyu birilerini açıklarken diğerlerini açıklamamanızın altında çapanoğlu aramasın!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Japonya Başbakanı: Hürmüz'deki sevkiyat krizi Asya Pasifik’te enerji akışını vurdu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/japonya-basbakani-hurmuzdeki-sevkiyat-krizi-asya-pasifikte-enerji-akisini-vurdu-2573344ada67c-8f3a-4b8a-b205-23696c6a9d6d2026-05-04T15:10:00+03:00HABER MERKEZİ Japonya Başbakanı: Hürmüz'deki sevkiyat krizi Asya Pasifik’te enerji akışını vurdu

Japonya Başbakanı: Hürmüz'deki sevkiyat krizi Asya Pasifik’te enerji akışını vurdu

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, İran savaşı nedeniyle küresel petrol akışında yaşanan kesintilerin Asya Pasifik bölgesinde büyük etki yarattığını söyledi.<br />Takaichi, Avustralya ziyareti sırasında yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndaki durumun bölge ekonomileri üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu ifade etti.<br />Enerji hattında daralma büyüyor<br />Hürmüz Boğazı’ndan normalde dünya petrol ve sıvılaştırılmış doğalgazının önemli bir kısmı geçiyor, ancak sevkiyat çatışmalarla başlayan süreçte büyük ölçüde durma noktasına geldi.<br />Bölgeden çıkan petrolün yaklaşık yüzde 80’i Asya’ya yöneldiği için enerji sevkiyatındaki eksikliklerin etkileri özellikle bu bölgede hissediliyor.<br />Takaichi konuyla ilgili, "Hürmüz Boğazı’nın fiilen kapanması Hint-Pasifik üzerinde büyük etki yaratıyor" dedi.<br />Japonya ve Avustralya’dan ortak adım<br />Başbakan Takaichi'nin Avustralya ziyareti sırasında yapılan görüşmelerde, Japonya ve Avustralya enerji ve kritik madenler alanında iş birliğini güçlendirme kararı aldı.<br />Avustralya, Japonya’ya enerji tedarikinde önemli rol oynayan ülkelerden biri olduğu için ülkenin enerji ihtiyacının yaklaşık üçte birini karşılıyor.<br />Avustralya Başbakanı Anthony Albanese de konu hakkında "Sıvı yakıt ve rafine petrol ürünlerindeki kesintiler bizi ciddi şekilde endişelendiriyor" sözlerini kullandı.<br />Savunma ve stratejik işbirliği genişliyor<br />İki ülke yalnızca enerji değil, ekonomi ve savunma alanlarında da iş birliğini artırma yönünde adımlar atarak ortak projelere milyarlarca dolarlık destek planladıklarını bildirdiler.<br />Ayrıca taraflar, bölgedeki güvenlik dengeleri nedeniyle askeri iş birliğini de güçlendireceklerini belirtti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260504/japonya-basbakani-hurmuzdeki-sevkiyat-krizi-asya-pasifikte-enerji-akisini-vurdu-1105478048.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Almanya'dan Yunanistan ile "safları sıkılaştırma" hamlesi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/almanyadan-yunanistan-ile-saflari-sikilastirma-hamlesi-25732e5bd6df2-a985-483a-910e-0e8071d015422026-05-04T15:05:00+03:00HABER MERKEZİ Almanya'dan Yunanistan ile "safları sıkılaştırma" hamlesi

Almanya'dan Yunanistan ile "safları sıkılaştırma" hamlesi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Yunanistan'ı "stratejik çıpa" olarak nitelendirdi, çıkarlarını koruyan ve değerlerini savunan bir Avrupa için iki ülkenin safları daha da sıkılaştırıp, savunma alanındaki iş birliğini de güçlendireceklerini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dışişleri Bakanı Wadephul, Yunan mevkidaşı Yorgos Yerapetritis ve Başbakan Kiryakos Mitsotakis ile bir araya geleceği Atina ziyareti öncesinde dikkat çekici mesajlar verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ziyaretimle verdiğim mesaj net: Safları sıkılaştırıyoruz"<br />Açıklamasında, Yunanistan'ın Almanya için önemine vurgu yapan Wadephul, "Yunanistan, bizim için Güneydoğu Avrupa’daki stratejik çıpamız, Avrupa Birliği (AB) ve NATO’daki yakın dostumuz ve ortağımız" diye konuştu.<br />Bakan Wadephul, Atina ziyaretiyle vermek istediği mesajı ise şu sözlerle özetledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bugünkü Atina ziyaretimin mesajı net: Almanya ve Yunanistan, çıkarlarını koruyan, değerlerini savunan ve giderek daha çalkantılı hale gelen bir dünyada etkin bir şekilde hareket edebilen bir Avrupa için safları sıkılaştırıyor."<br />"Yunanistan Avrupa'yı şekillendiren değerlerin beşiği"<br />Alman Bakan Wadephul, Yunanistan'ın günümüzdeki Avrupa'yı şekillendiren temel değerlerin beşiği olduğunu vurgularken, "Bu değerler ve yerleşik küresel kurallar, dünya genelinde güç politikaları tarafından giderek daha fazla sorgulanmaktadır" sözlerini kaydetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya'nın Ukrayna'ya saldırarak başlattığı savaşa, Ortadoğu'daki ihtilaflara ve İran'ın Hürmüz Boğazı ablukasına dikkat çeken bakan, "Bu zorluklar ışığında, Avrupalılar olarak kendi güvenlik ve savunma yeteneklerimiz için daha büyük sorumluluk üstlenmeye karar verdik" diyerek, güçlü bir savunma sanayinin geliştirilmesinde Yunanistan ile yakın bir iş birliği hedeflediklerini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Savunma alanında iş birliği güçlendirilecek"<br />Alman Dışişleri Bakanlığı da yayımladığı açıklamada, Yunanistan'ın Almanya için "stratejik ve güçlü" bir partner olduğuna vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Wadephul'un ziyaretinin, Almanya ile Yunanistan arasındaki "yakın ortaklığın bir göstergesi" olduğu, her iki ülkenin hem NATO hem de AB'de "aynı istikamette hareket ettiği" belirtildi.<br />Açıklamada, "Avrupa'nın güvenli ve güçlü olması, dünyadaki ekonomik ağırlığını koruması için birlikte çalışıyoruz" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Alman Dışişleri, Yunanistan ile silahlanma ve savunma alanında iş birliğinin güçlendirileceğini de şu ifadelerle duyurdu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Krizlerle dolu bir dünyada, Avrupa'nın güvenliğini korumalıyız. Bunu sadece Rusya kaynaklı tehdidi şiddetli bir şekilde hissettiğimiz Avrupa'nın kuzey ve doğusunda değil, aynı zamanda NATO'nun güneydoğu kanadındaki caydırıcılıkla yapıyoruz. Almanya, Yunanistan ile silahlanma alanındaki iş birliğini daha da genişletmeyi amaçlıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Almanya-Yunanistan ilişkilerinin ekonomi alanında da geliştirileceğine vurgu yapılan açıklamada, "Yunanistan ekonomisi son yıllarda etkileyici bir boyutta gelişme kaydetti ve dinamik bir şekilde büyümeye devam etmektedir. Alman şirketleri de bundan faydalanmaktadır" denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yunanistan, son yıllarda ordusunu modernize ediyor. Fransa, ABD ve İsrail ile savunma alanında artan iş birliği ile dikkatleri üzerine çeken Yunanistan, kısa bir süre önce Fransa ile 2021'de imzalanan stratejik iş birliğini beş yıl daha uzattı. Bu iş birliği, Fransa'nın Yunanistan'a güvenlik garantisini de kapsıyor.</span></p><p>DW/ DA, TY<br />haber içerik kaynak:</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Zelenskiy seçmenlerine de atalarına da ihanet etti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-zelenskiy-secmenlerine-de-atalarina-da-ihanet-etti-25726825b96c8-b0e7-4383-a2bb-20c1c6fdaab52026-05-02T09:28:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Zelenskiy seçmenlerine de atalarına da ihanet etti

Zaharova: Zelenskiy seçmenlerine de atalarına da ihanet etti

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;Rus basınına demecinde&nbsp;<strong>Vladimir Zelenskiy’nin,</strong>&nbsp;Rusça’ya yönelik baskı uygulamakla, hem kendisine oy verenlere hem de kendi atalarına ihanet ettiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">O, çoktan herkese ihanet etti. Zelenskiy, hem atalarına hem de kendisine oy veren tüm insanlara uzun zaman önce ihanet etti. Ve bunu gizlemiyor, hatta bana kalırsa bununla övünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus diplomat,&nbsp;<strong>Zelenskiy’nin</strong>&nbsp;seçimlerden önce Ukrayna vatandaşlarına&nbsp;<strong>Rusça’nın korunacağı&nbsp;</strong>yönünde söz verdiğini, ancak göreve geldikten sonra&nbsp;<strong>Rusça ile adeta alay ettiğini&nbsp;</strong>vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">2014’teki hükümet değişiminin ardından Ukrayna yönetiminin yalnızca Sovyet tarihine değil, Rusya ile bağlantılı her şeye karşı mücadele başlattığını anımsatan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;bu çerçevede Rusça’nın da hedef alındığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna Parlamentosu, 2019’da<strong>&nbsp;“Ukrayna Dilinin Devlet Dili Olarak İşleyişinin Sağlanması”&nbsp;</strong>yasasını kabul etmiş, yasa Ukraynaca’nın kamusal yaşamın tüm alanlarında kullanılmasını öngörmüştü. Aralık 2023’te onaylanan azınlıklar yasası ise,&nbsp;<strong>Avrupa Komisyonu’nun</strong>&nbsp;talepleri doğrultusunda hazırlanan düzenlemelerle Rusça’nın kullanımına yönelik kısıtlamaları sertleştirirken, diğer ulusal azınlıkların dillerine çeşitli kolaylıklar getirilmesini öngörüyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260501/zaharova-zelenskiy-secmenlerine-de-atalarina-ihanet-etti-1105433970.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yeni keşif: Ozempic'e alternatif doğal molekül]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yeni-kesif-ozempice-alternatif-dogal-molekul-2572549325055-79da-4994-b09c-4863d074e2cc2026-05-02T09:23:00+03:00HABER MERKEZİ Yeni keşif: Ozempic'e alternatif doğal molekül

Yeni keşif: Ozempic'e alternatif doğal molekül

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yeni nesil zayıflama tedavileri, obezite tedavisinde devrim yaratarak insanların bir zamanlar ameliyat olmadan ulaşılması zor görülen kilo seviyelerine inmesine yardımcı oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ozempic, Wegovy ve Mounjaro gibi enjeksiyonlar, vücudun çeşitli bölgelerinde iştahı bastırmak üzere etki gösteren GLP-1 adlı hormonu taklit ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kilo vermeye yardımcı olma konusundaki etkinlikleri sayesinde büyük bir başarı yakalamış olan bu ilaçlar bazı hastalarda mide bulantısı, kusma, ishal, karın ağrısı ve kabızlık gibi yan etkilere de neden oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'deki Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden bir ekip tarafından keşfedilen ve 12 amino asitten oluşan iştah kesici BRP molekülü ise daha az yan etkiyle kilo vermeye yardımcı olabilir. Söz konusu molekül, "hipotalamus" olarak bilinen ve iştahı düzenleyen beyin bölgesine etki ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BRP'nin farkı nedir?<br />İngiltere'de hükümet tarafından desteklenen Medikal Araştırma Konseyi Metabolik Hastalıklar Birimi'nde moleküler nöroendokrinoloji profesörü olan Giles Yeo, kan-beyin bariyeri nedeniyle, dolaşımdaki hormonları algılayan sadece iki beyin bölgesi olduğunu söylüyor: Hipotalamus ve arka beyin.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW'ye konuşan Giles Yeo, şöyle devam ediyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Ozempic ve tüm bu bağırsak hormonları, etkilerini esas olarak beynin arka kısmında gösterir. Hipotalamus, açlık sensörüdür. Açlıktan tokluğa kadar her durumu yönetir. Vücudunuzun durumunu algılamaya çalışır. Aç mıyım, değil miyim? Ne kadar açım? Beynin arka kısmı ise farklı bir işlev görür, iç organlardaki etkiye odaklanır. Tokluk hissini, rahatsız edici derecedeki tokluğu hedefler: Aman Tanrım. Tıka basa doydum. Çok şiştim, patlayacağım."<br />Kullanılan zayıflama iğneleri hipotalamusu etkiliyor olsa da, esas olarak arka beyni ve bu bölgenin yarattığı tokluk hissini hedef alıyor. Yeo, bu bölgeyi hedef almanın sorununun "mide bulantısı gibi yan etkilerin ortaya çıkması" olduğunu söylüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Başka bir deyişle, Ozempic türü ilaçların başlıca yan etkilerinin mide bulantısı olmasının sebebi, bu ilaçların beyinde etkilediği bölgedir."</span></p><p><span style="font-size:18px">BRP ise farklı bir yol üzerinden sadece hipotalamusu etkiliyor. Bu da daha az istenmeyen yan etki anlamına gelebilir. BRP'nin GLP-1 taklitlerine göre bir diğer avantajı ise hayvan deneylerinde farelerin kas kütlesi kaybetmeden yağ kaybettiği görülmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka destekli tarama<br />BRP'nin kendisinin büyük bir atılım olmasının yanı sıra keşfedilme şekli de bir o kadar çığır açıcıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Stanford'lu araştırmacılar GLP-1 taklitlerine alternatif arayışında, yaklaşık 20 bin insan genini tarayan "Peptide Predictor" (Peptit Taklit Edici) adlı bir yapay zeka aracı geliştirdi. Bu yapay zeka, 2 bin 683 potansiyel hormon benzeri peptidi -kısa amino asit zincirlerini- tespit etti. Araştırmacılar aday peptitleri daha da daralttı ve bunların yaklaşık 100'ünü test etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">BRP testlerin kazananı oldu. Her gün BRP enjekte edilen obez fareler kilo verirken, tedavi edilmeyenler kilo aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'deki Michigan Üniversitesi'nde cerrahi profesörü olan Randy J. Seeley, "Bu kadar çok sayıda peptidi tek tek incelemek gerçekten nefes kesici. Bu çalışmaya hayran kaldım" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İnsanlar için bir BRP ilacı geliştirilmesi ne kadar olası?<br />Stanford'daki araştırmanın baş yazarı Katrin Svensson, yakın gelecekte insanlarda klinik denemelere başlamayı planlayan bir şirketin kurucu ortağı. Ancak Seeley, hayvan deneylerinde elde edilen başarının insanlara da yansıyıp yansımayacağını öngörmenin zor olduğunu belirtiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"En zor şey, buna dayalı bir ilacın onaylanmış bir obezite tedavisi haline gelmek için yeterince güvenli olup olmayacağını bilmek. Obezite, uzun süreli tedavi gerektiren kronik bir hastalık. Bu da insanların bu ilaçları uzun süre kullanabilmeleri için oldukça güvenli olmaları gerektiği anlamına geliyor."<br />GLP-1 tipi ilaçlar, doğal bir hormonun uyarlanmış versiyonları. Yapılan değişiklik, bu ilaçların vücutta daha uzun süre kalmasını sağlıyor. BRP de benzer bir şekilde değiştirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bileşik gerekli klinik insan deneylerini başarıyla geçse bile, GLP-1 taklitçileri kilo kaybının ötesinde faydalar sağladıkları için muhtemelen yine klinik olarak değerli kalmaya devam edecek. Örneğin bu ilaçlar kardiyovasküler hastalık riskini azaltabiliyor. Ancak BRP, büyüyen bu krizin ortasında değerli bir alternatif sunacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeo, bu çalışmalar ilişkin şu değerlendirmeyi yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vücut ağırlığımızı azaltmamıza yardımcı olacak araçlar ne kadar fazla olursa, o kadar insan kendine uygun kombinasyonu bulabilir. İlaç tedavisine devam etme olasılığınız ne kadar yüksekse, kilo verdikten sonra kiloyu koruma olasılığınız da o kadar yüksek olur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeo sözlerini şöyle sürdürüyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Dünyada obezite sorunu yaşayan bir milyar insan var. Şu anda dünyada kıtlıktan ölenlerden daha fazla insan obezite nedeniyle hayatını kaybediyor. İnsanlığın evriminde ilk kez bu aşamaya ulaştık. Obeziteyi tedavi etmek için ne kadar çok aracımız olursa, o kadar iyi."</span></p><p><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/yeni-ke%C5%9Fif-ozempice-alternatif-do%C4%9Fal-molek%C3%BCl/a-76995912</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/20-bin-sarki-arasindan-yari-finale-kalan-tek-turk-257278ee799e0-8662-4508-ae1f-9caac72af6852026-05-02T08:32:00+03:00HABER MERKEZİ 20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk

20 bin şarkı arasından yarı finale kalan tek türk

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sözleri&nbsp;<strong>Sevda Koç’a</strong>&nbsp;ait olan ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan&nbsp;<strong>“Freedom”</strong>, yarışmada yarı finale yükselerek önemli bir başarıya imza attı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşk temasını işleyen eser, tek bir şarkı içinde&nbsp;<strong>İngilizce, Arapça ve Türkçe&nbsp;</strong>sözleri buluşturmasıyla dikkat çekerken, çok dilli yapısı ve&nbsp;<strong>yapay zeka</strong>&nbsp;destekli üretim modeliyle yarışmada öne çıkan çalışmalar arasında yer aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sevda Koç’un</strong>&nbsp;bu başarısı, Türkiye’den yarışmaya katılan isimler arasında yarı finale yükselen tek Türk olması açısından da dikkat çekti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260501/20-bin-sarki-arasindan-yari-finale-kalan-tek-turk-1105434987.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEM Parti'den çözüm süreci açıklaması: 'Bazı tıkanıklıklar yaşanıyor, her türlü çabanın içindeyiz']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dem-partiden-cozum-sureci-aciklamasi-bazi-tikanikliklar-yasaniyor-her-turlu-cabanin-icindeyiz-257241e3e285c-74be-4be0-88e6-f4107442b7772026-05-01T22:15:00+03:00HABER MERKEZİ DEM Parti'den çözüm süreci açıklaması: 'Bazı tıkanıklıklar yaşanıyor, her türlü çabanın içindeyiz'

DEM Parti'den çözüm süreci açıklaması: 'Bazı tıkanıklıklar yaşanıyor, her türlü çabanın içindeyiz'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Van Emek ve Demokrasi Platformu öncülüğünde cuma günü kent meydanında düzenlenen 1 Mayıs mitinginde çözüm sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süreçte bir takınmanın yaşandığını söyleyen Hatimoğulları, "1,5 yıl aşkındır Sayın Abdullah Öcalan'ın İmralı'dan yaptığı çağrıyla Barış ve Demokratik Toplum süreci başlamış durumda. Ama sizler de takip ediyorsunuz. Süreçte bazı tıkanıklıklar yaşanıyor şu anda. Biz bu tıkanıklıkların aşılması için elimizden gelen her türlü çabanın içindeyiz," dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şu çok net bilinmeli ki barış nehri akacak. Akan bir nehre, akan bir suya, hangi taşı koyarsanız koyun o su o taşı aşar. Şimdi bu sürece eğer biri taş koymaya kalkıyorsa bilsinler ki halkın gücü o taşı oradan kaldıracak ve biz bunu mutlaka aşacağız."</span></p><p><span style="font-size:18px">1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü mesajında işçi ve kadın mücadelelerine de değinen Hatimoğulları, "Bugün 1 Mayıs işçilerin, emekçilerin; birlik, dayanışma ve mücadele günü. Basın emekçisi kardeşlerime özel olarak buradan 1 Mayıslarını kutluyor ve en zor zamanlarda bizlerin her daim sesi ve soluğu olduğu için de hepimiz adına teşekkürlerimi sunuyorum," diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hatimoğulları Ortadoğu'daki çatışmalarla ilgili ise "Bütün dünya III. Dünya Savaşı tehlikesi altında; bunun sebebi kapitalizmdir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti lideri sözlerini emek mücadelesi olmadan gerçek bir barış yapılamayacağı mesajıyla bitirdi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Şu çok net ki Türk halkının özgürlük mücadelesiyle işçinin, emekçinin ekmek mücadelesi birleşmediği müddetçe Türkiye'de ne gerçek bir barış inşa edebiliriz ne de Türkiye'de ekmek ve emeğin hakkını kazanabiliriz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözaltılara tepki<br />Hatimoğulları ayrıca, X hesabından yaptığı paylaşımda İstanbul'daki 1 Mayıs eylemlerinde 575 kişinin gözaltına alınmasını eleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"575 kişinin bugün polis şiddetiyle gözaltına alınması, bu ülke adına açık bir utançtır," diyen siyasetçi, "Taksim’de 1 Mayıs’ı kutlamak yasak değildir. Herkes demokratik eylem hakkını kullanmakta özgürdür" diye yazdı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/05/01/dem-partiden-cozum-sureci-aciklamasi-bazi-tikanikliklar-yasaniyor-her-turlu-cabanin-icinde</p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/icislerinde-yonetim-degisimleri-yapildi-257190b477328-d9d9-4cca-b4df-e5e34f13c7a92026-04-30T02:28:00+03:00HABER MERKEZİ İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI

İÇİŞLERİNDE YÖNETİM DEĞİŞİMLERİ YAPILDI

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f32fdaa36d0.jpg" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69f32fdd05614.jpg" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-yazdi-aym-baskani-ve-bugunku-kursu-konusmasi-2571846e31afe-7ab8-4de0-85fb-22055eb43c6d2026-04-29T14:44:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: AYM BAŞKANI VE BUGÜNKÜ KÜRSÜ KONUŞMASI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı Kadir Özkaya, Mahkeme’nin kuruluş yıl dönümünde adalet vurgusunda bulunduğu dikkat çeken açıklamalar yaptı. Adalete dayanmayan gücün karıncaya yenileneceğini vurgulayan Özkaya, “Acımasızca adaletten uzak bir şekilde kullanılan güç ise ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde hasmı karınca da olsa yenilir. Adil olmazsan, hak ile olmazsan, dünyada ne kadar güçlü olursan ol, gücün ne kadar büyük olursa olsun nihayetinde Cenab-ı Allah'ın yanında bir sinek kadar bile olamazsın" dedi. Bu arada:&nbsp; “Kul hakkı ibadetle affolmaz, Midesine haram lokma girenin gönül gözü gerçeği göremez, Midesinde haram lokma olanın basireti kapanır, Haramla abad olanın sonu berbat olur” gibi dini söylemlere de yer verdi. <strong>Bu, bir kısım basında tartışma konusu oldu. Oysa anayasa Mahkemesi Başkanının anlatmak istediği onların eleştirisine mahal olanlar değil, adaletin önemsenmesi idi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Anayasa Mahkemesi (AYM) Başkanı Kadir Özkaya’nın yaptığı bu konuşma, aslında hukukun evrensel ilkeleri ile kadim medeniyet değerlerimizi aynı potada eritme çabasıdır. Tartışmaların odağında "dini söylemler" olsa da, vurgulanmak istenen asıl mesele <strong>adaletin sarsılmaz bir vicdan temeline oturması</strong> gerekliliğidir. Vatanını ve milletini seven, kul hakkı gözeten ve beytülmalı (kamu kaynağını) kutsal bilen bir birey veya yönetici için bu ilkeler birer "pusula" niteliğindedir. Bu doğrultuda nasıl davranılması gerektiğini şöyle özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Gücü Adaletle Sınırlandırmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Özkaya’nın "Karıncaya yenilme" metaforu, gücün geçiciliğine ve ahlaki bir zemine oturmadığında nasıl yozlaşacağına dair bir uyarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Sahip olunan makam, mevki veya sosyal statü ne olursa olsun, bu gücü bir baskı aracı olarak değil, haklının hakkını teslim etmek için bir hizmet aracı olarak kullanmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Beytülmal" Bilincini Yaşatmak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Beytülmal, yani kamu malı, 85 milyonun ortak payıdır. Bu noktada "haram lokma" vurgusu, yolsuzluk ve usulsüzlüğe karşı geliştirilen en güçlü manevi barikattır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Kamu kaynağını kullanırken kendi cebindeki paradan daha titiz davranmak; israftan kaçınmak ve her bir kuruşun hesabının hem hukuk önünde hem de vicdan önünde verileceğini unutmamak esastır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Kul Hakkını ve Liyakati Öncelemek</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Kul hakkı ibadetle affolmaz" prensibi, toplumsal barışın anahtarıdır. Bir kişinin hakkının yenmesi, sadece o kişiye değil, toplumun adalet duygusuna verilmiş bir hasardır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> İşe alımlardan ihale süreçlerine kadar her alanda <strong>liyakat</strong> esas alınmalıdır. Hakkı olana hakkını vermek, en büyük vatanseverliktir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Basiret ve Gönül Gözü (Objektiflik)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Konuşmada geçen "basiretin kapanması" ifadesi, aslında bir hukukçunun veya yöneticinin en büyük korkusu olan <strong>tarafsızlığını yitirme</strong> durumudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Davranış Biçimi:</strong> Kişisel çıkarlar, siyasi hesaplar veya maddi kaygılar kararları gölgelememelidir. Gerçeği olduğu gibi görebilmek için zihni ve vicdanı her türlü "haram" veya "gayrimeşru" etkiden arındırmak gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kısacası: "Adalet Mülkün Temelidir"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı’nın ifadeleri, anayasal metinlerin ruhunu halkın gönlünde karşılık bulan değerlerle anlatma çabasıdır. Eleştiriler ne yönde olursa olsun, bir vatansever için değişmez kural şudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Adalet sadece mahkeme salonlarında dağıtılan bir hüküm değil; sokakta, iş yerinde ve devlet dairesinde takınılan ahlaki bir tavırdır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Vatanı sevmek, sadece onu savunmak değil; onun sınırları içinde yaşayan her bir ferdin hakkını kendi hakkı gibi korumaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konudaki yaklaşımımızda, bu değerlerin toplumsal uzlaşıya katkısı hakkında ne düşünüyorum?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Her bir ferdin hakkını kendi hakkı gibi korumaktır" cümlesi önem arz etmektedir. Toplumsal uzlaşı için adalet şarttır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Toplumsal uzlaşı dediğimiz kavram, sadece insanların birbirine tahammül etmesi değil; herkesin "Eğer bir haksızlığa uğrarsam, sistem beni korur" güvenine sahip olmasıdır. Adalet, toplumu bir arada tutan görünmez bir tutkaldır. Bu tutkal zayıfladığında, bireyler kendi haklarını kendi yöntemleriyle aramaya başlar ki bu da bir toplumun başına gelebilecek en büyük felaketlerden biridir. Sizin de vurguladığınız gibi, başkasının hakkını kendi hakkımız gibi savunabildiğimiz gün, o "ortak aidiyet" duygusu perçinlenmiş olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">AYM Başkanı’nın konuşmasındaki o ağır sözler de aslında bu güven zeminini hatırlatıyor: Vicdanı kurumuş, kul hakkını sıradanlaştırmış bir yapıda ne toplumsal barış kalır ne de devletin saygınlığı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu "hak koruma" bilincini topluma yaymak için en büyük görev kime düşüyor; bireylere mi, eğitim sistemine mi yoksa doğrudan uygulayıcı olan kurumlara mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Hepimize ancak Devlet dediğimiz kuruma öncelikle. "Balık baştan kokar" ya da "Devletin dini adalettir" gibi kadim sözler tam olarak bu önceliği vurgular. Bireylerin ahlaklı olması kıymetlidir, ancak bu ahlakın toplumsal bir düzene dönüşmesi için <strong>kurumsal bir zırh</strong> gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin bu konudaki önceliğini ve sorumluluğunu şu üç ana sütun üzerinden okuyabilirim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Örnek Olma (Temsil Makamı)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet, somut bir varlıktan ziyade kurumlar ve o kurumları temsil eden kişiler topluluğudur. Eğer en üstteki yönetici veya en uçtaki memur, "kul hakkı" ve "beytülmal" konusunda AYM Başkanı'nın belirttiği hassasiyeti bizzat davranışlarıyla sergilemezse, halktan bu bilince sahip olmasını beklemek güçleşir. Kurumlar, adaletin sadece sözünü değil, <strong>tecellisini</strong> göstermekle mükelleftir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Caydırıcılık ve Eşitlik</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Birey, "Ben dürüst davranıyorum ama başkası hakkımı yiyor ve yanına kâr kalıyor" dediği anda toplumsal sözleşme çatırdar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devletin Görevi:</strong> Haksızlık yapanın, gücü ne olursa olsun (Başkanın deyimiyle o güç isterse "dev" olsun) hukuk önünde hesap vereceğini garanti etmektir. Karıncanın hakkını filin karşısında koruyan bir hukuk sistemi, en büyük vatanseverlik projesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Liyakat Sistemi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devletin kurumlarını "emin ellere" teslim etmesi, aslında en büyük "hak koruma" eylemidir. Bir makama o işin ehli olmayan birini getirmek, o işten hizmet bekleyen binlerce insanın hakkına girmektir. Devlet, mekanizmalarını liyakat üzerine kurduğunda, "torpil" veya "kayırmacılık" gibi virüslerin toplumsal bünyeye girmesini engellemiş olur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yukarıda belirttiğim gibi, devlet mekanizması adil işlediğinde, toplum da o çarka uyum sağlar. Adalet bir lütuf değil, devletin vatandaşına olan en temel borcudur. Bu borç ödendiğinde; vatan sevgisi hamasi bir söylem olmaktan çıkar, gerçek bir <strong>aidiyet duygusuna</strong> dönüşür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün kurumlarımızın bu "güven veren" adalet çizgisinden uzaklaşmasına neden olan en temel engel nedir; yasalar mı, yoksa yasaları uygulayanların bakış açısı mı?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Düğümün tam olarak çözüldüğü “ya da kördüğüm haline geldiği” yer işte burası: <strong>Uygulama.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Dünyanın en mükemmel anayasasını yazsanız, en ileri yasalarını çıkarsanız bile; o yasaları uygulayanların eli zihnindeki önyargılara, cebindeki çıkarlara veya birilerinin telkinine gidiyorsa, o kâğıt parçaları birer "temenni metninden" öteye geçemiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yasaların uygulanmasındaki bu aksaklıkları ve "nasıl olması gerektiğini" şu üç maddede özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zırh Olarak Yasalar:</strong> Yasalar, güçlülerin zayıfları ezmek için kullandığı bir "kılıç" değil; zayıfları, kimsesizleri ve "karıncaları" koruyan bir <strong>"zırh"</strong> olmalıdır. Uygulayıcı, yasayı eline aldığında "Buradan kime, ne fayda sağlarım?" diye değil, "Hak sahibine hakkını nasıl en kısa sürede ulaştırırım?" diye düşünmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kişiye Özel Değil, Herkese Eşit Uygulama:</strong> Uygulamadaki en büyük hastalık, "kişiye göre hukuk" anlayışıdır. Yasalar, öznesi kim olursa olsun (ister bir devlet yetkilisi ister sıradan bir vatandaş) aynı kararlılıkla işletilmelidir. AYM Başkanı'nın "midesine haram lokma giren" vurgusu tam da buraya hitap eder; zira iradesini başkasına veya menfaatine teslim eden bir uygulayıcının adil olması imkânsızdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yargı Bağımsızlığı ve Cesaret:</strong> Uygulayıcıların (hâkimlerin, savcıların, bürokratların) yasalara sadık kalabilmesi için kendilerini güvende hissetmeleri gerekir. "Doğru kararı verirsem başıma bir şey gelir mi?" endişesinin olduğu yerde, yasalar değil korkular uygulanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Netice itibarıyla;</strong> Vatanını seven bir uygulayıcı için en büyük ibadet, önüne gelen dosyada veya işlettiği süreçte <strong>"Hakkı tutup kaldırmaktır."</strong> Devletin itibarı, görkemli binalarından ziyade, vatandaşının o binadan çıkarken duyduğu "Hakkım teslim edildi" huzurunda gizlidir. Bu noktada, toplumun her bir ferdi olarak bizlerin de "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" demeden, haksızlık kime yapılırsa yapılsın karşısında duran bir <strong>kamuoyu vicdanı</strong> oluşturmamız, uygulayıcıları doğru yolda tutacak en büyük güç olacaktır. AYM Başkanı kürsüde çok doğru konuşmuş, gönülleri ısıtmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Ukrayna yeniden tarafsız ve nükleer silahsız statüye dönmeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-ukrayna-yeniden-tarafsiz-ve-nukleer-silahsiz-statuye-donmeli-25717c1427b04-74fa-4317-bb1f-eb92ef8135052026-04-29T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Ukrayna yeniden tarafsız ve nükleer silahsız statüye dönmeli

Zaharova: Ukrayna yeniden tarafsız ve nükleer silahsız statüye dönmeli

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>Mariya Zaharova,</strong>&nbsp;Hindistan'ın&nbsp;<strong>Firstpost</strong>&nbsp;haber portalına verdiği röportajda, Ukrayna'da kalıcı barış için Kiev'in&nbsp;<strong>tarafsız ve nükleersiz&nbsp;</strong>statüsüne dönmesi, ayrıca&nbsp;<strong>Kırım, Donbass ve Novorossiya'nın&nbsp;</strong>Rus toprağı olduğunun tanınması gerektiğini söyledi. Batı'nın ve özellikle&nbsp;<strong>İngiltere'nin barışa engel olduğunu</strong>&nbsp;belirten Zaharova, Rus ordusunun sahada stratejik üstünlüğe sahip olduğunu ve Kiev'in şart dikte edecek bir konumda olmadığını vurguladı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Ukrayna tarafsız ve nükleersiz statüsüne dönmeli’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Ukrayna krizinde kalıcı bir çözümün ancak&nbsp;<strong>"krizin temel nedenlerinin ortadan kaldırılmasıyla"&nbsp;</strong>mümkün olacağını belirten Zaharova, Ukrayna'nın blok dışı, tarafsız ve nükleersiz statüsüne geri dönmesi gerektiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna'nın 'devletliğinin temellerine' dönmesi gerekiyor; bu da ülkenin yeniden blok dışı, tarafsız ve nükleer silahsız statüye sahip olması anlamına geliyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Barışı İngiltere ve AB engelliyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Rusya’nın Ukrayna’daki çatışmanın diplomatik yollarla sona erdirilmesine hazır olduğunu belirten&nbsp;<strong>Zaharova,&nbsp;</strong>ancak bunun Moskova’nın çıkarları pahasına olamayacağını vurguladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, çatışmanın diplomatik yollarla bir an önce çözülmesine her zaman hazır olmuştur. Ancak çözüm, ülkemizin çıkarları pahasına ‘tek kaleye oynanan bir maç’ olamaz. Üstelik Kiev ve Batılı sponsorları, bize herhangi bir şart dikte edebilecek bir konumda kesinlikle değiller.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong>Ukrayna’daki çatışmanın uzamasından özellikle&nbsp;<strong>Britanya ve AB ülkelerinin sorumlu olduğunu&nbsp;</strong>vurguladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Ne yazık ki bugün Kiev'de barış için siyasi bir irade görmüyoruz. Zelenskiy'nin sponsorları, özellikle İngiltere ve AB ülkeleri, çatışmayı uzatmak ve sona ereceğine dair en küçük bir işareti bile engellemek için ellerinden geleni yapıyor.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Kırım, Donbass ve Novorossiya'nın Rus toprağı olduğunu kabul etmek gerekiyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong>Ukrayna krizinin çözümü için&nbsp;<strong>Kırım, Donbass ve Novorossiya’nın&nbsp;</strong>Rusya’ya ait olduğunun tanınmasının zorunlu olduğunu söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda jeopolitik gerçekleri de gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekiyor: Kırım, Donbass ve Novorossiya'nın Rus toprağı olduğunu kabul etmek, meşru güvenlik kaygılarımızı hesaba katmak, Avrupa ve dünyada güvenlik dengesini yeniden tesis etmek büyük önem taşıyor. Krizin bir daha yaşanmayacağını güvence altına alacak, hukuki bağlayıcılığı olan anlaşmalara ve mekanizmalara ihtiyacımız var.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘Sahada stratejik inisiyatif Rus ordusunda’</span></h3><p><span style="font-size:18px">Rus Silahlı Kuvvetlerinin çatışma sahasında&nbsp;<strong>“stratejik inisiyatifi elinde bulundurduğunu ve ilerlediğini”</strong>&nbsp;söyleyen&nbsp;<strong>Zaharova</strong>, Rusya’nın Ukrayna ordusundan farklı olarak askerlerini&nbsp;<strong>“anlamsız saldırılara”&nbsp;</strong>göndermediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda Rus Silahlı Kuvvetleri stratejik inisiyatifi sıkı bir şekilde elinde tutuyor ve ilerliyor. Biz, Zelenskiy rejiminin yaptığı gibi, taarruzu zorlamıyor, askerleri anlamsız saldırılara atmıyoruz. Her bir askerimizin hayatını korumaya çalışıyoruz, çünkü insanlar bizim için paha biçilmez bir sermaye ve kaçınılmaz zaferimizin temelidir.</span></p><h3><span style="font-size:18px">‘ABD ile Ukrayna konusunda siyasi diyalog sürüyor’</span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Zaharova,&nbsp;</strong>ABD ile Ukrayna konusunda siyasi diyaloğun sürdüğünü, ancak Moskova’nın bu kanaldan büyük beklentiler içinde olmadığını belirtti:</span></p><p><span style="font-size:18px">Ukrayna konusunda gerçekten uzlaşmaya dayalı çözümler üretilmesine çalışırken bugün ABD ile siyasi diyaloğu sürdürüyoruz. Ancak büyük beklentiler içinde değiliz.</span></p><h3><span style="font-size:18px">İran, Hindistan ve askeri işbirliği</span></h3><p><span style="font-size:18px">Röportajda diğer konulara da değinen&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Rusya'nın İran çevresindeki&nbsp;<strong>"son derece gergin"&nbsp;</strong>uluslararası durumun çözümüne yardımcı olmaya hazır olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hindistan ile ilişkilere özel bir vurgu yapan&nbsp;<strong>Zaharova,</strong>&nbsp;Rusya'nın Hindistan'a petrol ihracatını artırmayı planladığını söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus petrolü ikili ticaretimizin yapısında önemli bir yer tutuyor. İhracatını daha da artırmayı planlıyoruz. Bu, her iki ülkenin de çıkarına.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, Hindistan’ın ABD dahil diğer güç merkezleriyle ilişkilerini, Rusya ile sahip olduğu&nbsp;<strong>“ayrıcalıklı stratejik ortaklık”</strong>&nbsp;çerçevesinde şekillendirdiğini vurguladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Hintli dostlarımız, ABD de dahil olmak üzere diğer büyük güç merkezleriyle ilişkilerini kurarken, Rusya ile aralarındaki özellikle ayrıcalıklı stratejik ortaklık faktörünü her zaman gereğince dikkate alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Zaharova, Rusya'nın Hindistan ile&nbsp;<strong>askeri-teknik iş birliğini artırma</strong>&nbsp;niyetinde olduğunu ve ortak silah geliştirme ve lisanslı üretim gibi projelere hazır olduğunu da sözlerine ekledi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260429/zaharova-ukrayna-yeniden-tarafsiz-ve-nukleer-silahsiz-statuye-donmeli-1105350224.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AB, çalıntı Ukrayna tahılı taşıyan Rus gemisi nedeniyle İsrail'e yaptırım uygulamaya 'hazır']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ab-calinti-ukrayna-tahili-tasiyan-rus-gemisi-nedeniyle-israile-yaptirim-uygulamaya-hazir-25715b333fc1c-62f1-433d-981e-fd94efdb77342026-04-29T12:07:00+03:00HABER MERKEZİ AB, çalıntı Ukrayna tahılı taşıyan Rus gemisi nedeniyle İsrail'e yaptırım uygulamaya 'hazır'

AB, çalıntı Ukrayna tahılı taşıyan Rus gemisi nedeniyle İsrail'e yaptırım uygulamaya 'hazır'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB), Rusya’nın işgal altındaki Ukrayna topraklarından elde ettiği tahılın ticaretine destek veren kişi ve kurumlara yaptırım uygulamaya hazır olduğu konusunda İsrail’i uyardı. Uyarı, tahıl yüklü bir geminin İsrail’in Hayfa Limanı’na ulaşmasının ardından geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Komisyonu sözcüsü, Euronews’e yaptığı açıklamada, “Rusya’ya ait gölge filo kapsamında yer alan ve çalıntı Ukrayna tahılı taşıyan bir geminin, Ukrayna’nın daha önce İsrailli yetkililerle kurduğu temaslara rağmen Hayfa Limanı’nda yük boşaltmasına izin verildiğine ilişkin haberleri not ettik,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sözcü, “Rusya’nın yasa dışı savaş çabalarını finanse eden ve AB yaptırımlarını aşan tüm eylemleri kınıyoruz. Gerekli olması halinde, üçüncü ülkelerdeki kişi ve kuruluşları yaptırım listesine alarak bu tür faaliyetleri hedef almaya hazırız” ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB yetkilileri, konuyla ilgili olarak İsrail Dışişleri Bakanlığı ile temasa geçildiğini de bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Panama bayraklı “Panormitis” adlı geminin Hayfa Limanı’na ulaşması, Ukrayna ile İsrail arasındaki gerilimi tırmandırdı. Yaklaşık 6 bin 200 ton buğday ve 19 bin ton arpa taşıdığı öne sürülen geminin henüz yük boşaltmadığı, ancak ay başında benzer bir sevkiyata izin verildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail’e Rusya bağlantılı gemiyi kabul etmemesi çağrısında bulunarak, bu “suç teşkil eden düzenekten” kazanç sağlamaya çalışanlara karşı Avrupa ile koordinasyon içinde yaptırımlar hazırlayacaklarını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kiev yönetimi daha önce Brüksel’den, Rusya’nın “yağmalanan tahıl” satışlarını engellemek için sınır koruma ajansı Frontex dahil tüm araçların kullanılmasını talep etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar ise Panormitis gemisinin inceleneceğini ve yetkililerin “hukuka uygun şekilde hareket edeceğini” söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB düzeyinde yaptırımların yürürlüğe girmesi için 27 üye ülkenin oybirliği gerekiyor. Birlik, daha önce Ukrayna tahılına el konulmasıyla bağlantılı bazı Rus kişi ve kuruluşları yaptırım listesine almış, 2024 yılında ise Rusya ve Belarus’tan gelen tahıl ürünlerine gümrük vergisi uygulama kararı almıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak İsrail’i ilgilendiren konularda üye ülkeler arasında görüş birliği sağlamak zorlaşıyor. Orta Doğu’daki savaş nedeniyle AB-İsrail ilişkilerinin gerildiği bir dönemde yaşanan gelişme, mevcut ayrılıkları daha da belirgin hale getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırıları sonrası ilan edilen kırılgan ateşkes sürerken, AB-İsrail Ortaklık Anlaşması’nın askıya alınması tartışmaları yeniden gündeme geldi. İspanya, İrlanda ve Slovenya yaptırım çağrısı yaparken, Almanya ve İtalya’nın tutumu belirleyici görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan İsrail’in Filistinlileri hedef alan idam cezası düzenlemesi de, ülkenin insan haklarına saygıyı zorunlu kılan Ortaklık Anlaşması’nın 2. maddesine uyup uymadığına ilişkin tartışmaları artırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Dış Eylem Servisi’nin (EEAS) geçen yıl yaptığı iç incelemede, İsrail’in Gazze’de uluslararası hukuku sistematik biçimde ihlal ederek söz konusu maddeyi ihlal ettiği sonucuna varılmıştı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/04/28/ab-calinti-ukrayna-tahili-tasiyan-rus-gemisi-nedeniyle-israile-yaptirim-uygulamaya-hazir</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kral 3. Charles Beyaz Saray'da: ABD-İngiltere ittifakı 'vazgeçilmez']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kral-3-charles-beyaz-sarayda-abd-ingiltere-ittifaki-vazgecilmez-25714a0ca9e5d-260f-48ba-b032-6b09849f4f4e2026-04-29T12:03:00+03:00HABER MERKEZİ Kral 3. Charles Beyaz Saray'da: ABD-İngiltere ittifakı 'vazgeçilmez'

Kral 3. Charles Beyaz Saray'da: ABD-İngiltere ittifakı 'vazgeçilmez'

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere Kralı 3. Charles, ABD’nin bağımsızlığının 250. yıl dönümü kapsamında gerçekleştirdiği dört günlük ziyaret sırasında salı günü Beyaz Saray’daki görkemli devlet yemeğine katılarak ülkesinin ABD ile uzun süredir devam eden ilişkisini övdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kongre’de yaptığı önceki konuşmanın tonunu yineleyen Kral 3. Charles, ABD ile İngiltere arasında kalıcı bir bağı pekiştirdiğini söylediği tarihî ve kültürel ilişkilere dikkat çekti ve bu ilişkiyi "insanlık tarihinin en önemli ittifaklarından biri," olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Birleştirici ve iyimser ifadeler kullanan Charles, aynı zamanda ABD’deki liderleri küresel meselelerde iş birliğini sürdürmeye ve angaje olmaya teşvik eden bir dizi ince uyarıda bulundu. İran savaşı nedeniyle ilişkilerin sınandığı bir dönemde, "giderek daha fazla içe kapanma yönündeki güçlü çağrıları görmezden gelmemiz gerektiğini," söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charles, 1991’de Kraliçe 2. Elizabeth’in ardından Kongre’de konuşma yapan ikinci Britanya hükümdarı olarak, ortak demokratik geleneklere de işaret etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziyaret, ABD Başkanı Donald Trump’ın İran konusundaki tutumu ve diğer politikalar nedeniyle İngiltere'yi eleştirdiği hassas bir dönemde gerçekleşiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ı İran savaşına karşı çıkması nedeniyle defalarca eleştirdi. Kral 3. Charles’ın ise ABD liderinin tutumuna destek verdiğine dair bir işaret bulunmuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral 3. Charles konuşmasında, "Uzun süredir refah ve güvenliğin temel taşlarından biri olan vazgeçilmez bir ittifakı yenilemek için burada olduğunu," söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere hükümdarı, Trump’ın defalarca sorguladığı NATO gibi uluslararası ittifakların önemine özellikle dikkat çekti ve Rusya’nın devam eden geniş çaplı işgali karşısında Ukrayna’ya desteğin sürdürülmesi çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charles, "Birlikte, giderek daha karmaşık ve çekişmeli hale gelen dünyanın zorluklarıyla başa çıkabiliriz," diye ekledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Şakalar ve ince göndermeler</span></h2><p><span style="font-size:18px">Kral 3. Charles, konuşmasında büyük ölçüde hafif ve neşeli bir ton benimsedi. Trump’ın kısa süre önce, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki desteği olmasaydı müttefiklerin Almanca konuşuyor olacağına ve savunma konusunda ABD’nin sırtından geçindiklerine ilişkin sözlerine esprili biçimde yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charles, "Sayın Başkan, kısa süre önce ABD olmasaydı Avrupa ülkelerinin Almanca konuşuyor olacağını söylemiştiniz. Ben de şunu söylemeye cesaret edeyim: Biz olmasaydık siz Fransızca konuşuyor olurdunuz," diye espri yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, ocak ayındaki Davos zirvesinde, ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’ndaki yardımı olmasaydı "Almanca ve biraz da Japonca konuşuyor olurdunuz," demişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere hükümdarı, eski emlak kralı Trump’ın 400 milyon dolarlık dev bir balo salonu inşa etmek için yıktırdığı Beyaz Saray Doğu Kanadı’ndaki "yeniden düzenlemeleri" fark etmeden edemediğini de söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charles, Britanyalıların da 1814’te Beyaz Saray’da kendi "gayrimenkul geliştirme" girişimlerinde bulunduğunu söyleyerek, o yıl Britanya askerlerinin binayı ateşe vermesine gönderme yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Charles ayrıca, akşam yemeğinin 1773’te sömürgecilerin vergi uygulanan Britanya çayıyla dolu gemi yüklerini denize döktüğü Boston Çay Partisi’ne kıyasla "çok ciddi bir gelişme" olduğunu söyleyerek espri yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kral 3. Charles, Kongre’deki konuşmasında, İngiltere'nin 1215 tarihli anayasal belgesi Magna Carta’nın 160’tan fazla ABD Yüksek Mahkemesi kararında referans alındığını hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözler, muhalefetteki Demokratlardan yoğun alkış aldı ve yürütme gücünün denge ve denetim mekanizmalarına tabi olduğu ilkesini öne çıkardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump ise karşılığında neşeli bir ton benimsedi. İskoçya doğumlu annesinin "Charles’a hayran olduğunu" söyleyerek espri yaptı ve Britanya havasına takıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump ayrıca Kral 3. Charles’ın Kongre’deki konuşmasını "harika" olarak nitelendirdi. ABD Başkanı, "Demokratları ayağa kaldırmayı başardı; ben bunu hiç yapamadım," dedi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/my-europe/2026/04/29/kral-3-charles-beyaz-sarayda-abd-ingiltere-ittifaki-vazgecilmez</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump'tan Almanya Başbakanı Merz'e İran tepkisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trumptan-almanya-basbakani-merze-iran-tepkisi-2571248ab1d38-133f-413f-b6c2-9fa31ad266122026-04-29T11:55:00+03:00HABER MERKEZİ Trump'tan Almanya Başbakanı Merz'e İran tepkisi

Trump'tan Almanya Başbakanı Merz'e İran tepkisi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, İran savaşı konusunda Washington'u eleştiren Almanya Başbakanı Friedrich Merz'e sert bir yanıt verdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, "Truth Social" adlı platformda yaptığı paylaşımda, "Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını normal karşılıyor. Ne hakkında konuştuğunu bilmiyor!" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Tüm dünya İran'ın elinde olurdu"<br />İran'ın nükleer silah edinmesi hâlinde tüm dünyanın Tahran'ın "rehinesi" hâline geleceğini öne süren Trump, "İran'ın nükleer silahı olsaydı, tüm dünya rehin tutulurdu. Şu an İran konusunda, diğer ulusların ya da başkanların çok önce yapması gereken bir şeyi yapıyorum. Almanya'nın hem ekonomik hem de başka açılardan bu kadar kötü gitmesi şaşırtıcı değil!" diye yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, Pazartesi günü yaptığı bir konuşmada Trump'ın İran konusundaki tutumunu eleştirmişti. ABD'nin açık bir stratejiden yoksun olduğunu ve savaşın düşüncesiz bir karar olduğunu savunan Merz, şüphelerini bizzat Trump'a da ilettiğini belirtmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in böyle bir açıklaması yok<br />ABD'nin İran tarafından "aşağılandığını" söyleyen Merz, bir okul ziyareti sırasında yaptığı konuşmada, "İranlıların beklenenden daha güçlü olduğunu ve Amerikalıların müzakerelerde ikna edici bir stratejiye sahip olmadığını" ifade etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz, "İranlılar çok ustaca müzakere ediyor, ya da daha doğrusu, ustaca müzakere etmiyorlar… Amerikalıları İslamabad'a kadar getirip sonra hiçbir sonuç almadan geri gönderdiler. Bütün bir ulus İran yönetimi tarafından aşağılanıyor" demişti. Konuşmasında, "Bu tür çatışmalarda sorun hep aynıdır" diyen Merz, "Sadece girmek değil, aynı zamanda çıkmak da gerekir" ifadelerini kullanmış ve yıllar süren Afganistan ve Irak savaşlarını hatırlatmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Merz'in, Trump'ın iddiasının aksine, İran'ın nükleer silah sahibi olmasını desteklediğine dair herhangi bir beyanı ise bulunmuyor. Almanya Başbakanı, savaşın başladığı 28 Şubat'tan sonraki ilk açıklamalarında ABD ve İsrail'e desteğini açık ve güçlü şekilde ifade etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters,AFP / BÜ,MUK</span></p><p>haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/trumptan-almanya-ba%C5%9Fbakan%C4%B1-merze-i%CC%87ran-tepkisi/a-76975243</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[1 Mayıs baskınları: DEM Parti'den çözüm süreci eleştirisi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/1-mayis-baskinlari-dem-partiden-cozum-sureci-elestirisi-257104d9663b9-8913-4b24-afcf-dd912277251b2026-04-29T11:46:00+03:00HABER MERKEZİ 1 Mayıs baskınları: DEM Parti'den çözüm süreci eleştirisi

1 Mayıs baskınları: DEM Parti'den çözüm süreci eleştirisi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İstanbul ve Kocaeli'de 1 Mayıs öncesi haklarında gözaltı kararı çıkarılan 62 kişinin evine emniyet güçlerince eş zamanlı operasyon düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sabaha karşı düzenlenen baskınlarda 39 kişi gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda ele geçirilen çok sayıda dijital materyal ve dokümana el konuldu. Haklarında gözaltı kararı bulunan 23 kişiyle ilgili arama çalışmaları devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının konuya ilişkin açıklamasında, 46 şüphelinin bazı yasa dışı sol örgütlerle bağlantılı oldukları ve haklarında "eylem gerçekleştirebileceklerine dair bilgiler" bulunduğu öne sürüldü.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu Ajansı, soruşturmalar kapsamında alınan MASAK ve HTS raporlarından, "DHKP-C içerisinde 10, TKP-KIVILCIM içerisinde 10, DSİH'te yedi, MLKP'de beş, DKP/BİRLİK içinde dört, TKP-ML'de dört, TKKKÖ'de üç, MKP'de iki, Troçkistler içerisinde ise bir şüphelinin faaliyet yürüttüğünün anlaşıldığını" duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazetelerin büroları da basıldı<br />Uluslararası haber ajansı AFP, gözaltına alınanlar arasında gazetecilerin ve sendikacıların da bulunduğunu bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) operasyonlar kapsamında Özgür Gelecek ve Yeni Demokrasi gazetelerinin bürolarının kapıları kırılarak basıldığını aktardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Derneğin X hesabından yapılan paylaşımda "Evi basılan avukat Serhat Alan, 46 kişiye ait gözaltı işlemi evrakı gösterildiğini, bunun dışında başka bir evrak sunulmadığını belirtti. Dosyada 24 saatlik gizlilik kararı olduğu ve avukat görüşmelerine kısıtlama getirildiği de ifade edildi" denildi.<br />1 Mayıs kutlamaları öncesi ilk gözaltılar dün Taksim Kazancı Yokuşu'nda 1 Mayıs 1977'de yaşamını yitirenler için yapılmak istenen anma sırasında gerçekleşmişti. Ellerinde karanfillerle yokuşa gelenlerin çevresine kuşatan polis çok sayıda kişiyi gözaltına almıştı. Çağdaş Hukukçular Derneği gözaltına alınanların sayısını 46 kişi olarak açıklamıştı. Bu kişilerin büyük bölümü emniyet ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">DEM Parti'den tepki<br />Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) gözaltı operasyonlarına tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamuoyunda "çözüm süreci" olarak bilinen süreç devam ederken bu tür operasyonlar düzenlenmesini eleştiren DEM Parti'nin sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Demokratik değerlerin güçlendirilmesi gereken böylesi bir dönemde bu tür operasyonlarda ısrar edilmesi kabul edilemez" denildi. Açıklamada şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu sabah, 1 Mayıs öncesinde bileşen partilerimiz ESP, SODAP ve SYKP ile Öğrenci Dayanışması, Öğrenci İnisiyatifi, Partizan, Sosyalist Meclisler Federasyonu, Halkın Hukuk Bürosu'nun da aralarında bulunduğu sol ve sosyalist kesimlere yönelik gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda arkadaşımız gözaltına alındı. Demokratik siyaset alanını daraltmaya yönelik bu tür müdahaleleri kabul etmiyoruz. Daha önce de defalarca denenen ancak sonuç vermeyen baskı ve sindirme politikalarının yeniden devreye sokulması, toplumsal gerilimleri derinleştirmekten başka bir sonuç doğurmayacaktır. Barış ve Demokratik Toplum Süreci'nin devam ettiği, demokratik değerlerin güçlendirilmesi gereken böylesi bir dönemde bu tür operasyonlarda ısrar edilmesi kabul edilemez. İfade özgürlüğüne ve siyasal faaliyetlere yönelik baskılar demokrasiye zarar vermekte, toplumsal barışın inşasını zorlaştırmaktadır. Gerçek bir çözümün yolu, baskı ve gözaltı politikalarından değil, açık, şeffaf ve kapsayıcı bir diyalog ortamının sağlanmasından geçer. Demokratik siyasete yönelik saldırı ve müdahaleler artık son bulmalıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,ANKA/CÖ,TY</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/1-may%C4%B1s-bask%C4%B1nlar%C4%B1-dem-partiden-%C3%A7%C3%B6z%C3%BCm-s%C3%BCreci-ele%C5%9Ftirisi/a-76968547</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rusya'dan dünyayı sarsacak karar! Yaşlanmak tarih oluyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rusyadan-dunyayi-sarsacak-karar-yaslanmak-tarih-oluyor-257090cb5b9f6-8e12-4bfc-a022-f2f93377fbde2026-04-27T10:37:00+03:00HABER MERKEZİ Rusya'dan dünyayı sarsacak karar! Yaşlanmak tarih oluyor

Rusya'dan dünyayı sarsacak karar! Yaşlanmak tarih oluyor

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Rusya Bilim ve Yükseköğretim Bakan Yardımcısı Denis Sekirinsky, Volga bölgesinde düzenlenen Sağlıklı Uzun Ömür Konferansı’nda, yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen ve “aşı” olarak nitelendirilen gen terapisi ilacını kamuoyuna tanıttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Moscow Times’ın haberine göre, 2025’te başlatılan Yeni Teknolojilerle Sağlığın Korunması Ulusal Projesi somut sonuçlar vermeye başladı. Haberde, geçmişte bilim kurgu olarak görülen yaşlanmayı durdurma fikrinin artık tıbbi araştırmalarla daha gerçekçi bir zemine oturduğu ifade edildi.<br />HÜCRE YAŞLANMASINI BAŞLATAN RAGE RESEPTÖRÜ BLOKE EDİLİYOR<br />Geliştirilen ilacın çalışma prensibinin, vücutta yaşlanma sürecini tetikleyen biyolojik mekanizmaları durdurmaya dayandığını belirten Bakan Yardımcısı Sekirinsky, "İlaç, aktive edildiğinde hücre yaşlanmasını başlatan RAGE reseptörünü bloke ediyor." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sekirinsky'nin açıklamalarına göre, bu reseptörün devre dışı bırakılmasıyla hücrelerin gençlik süresinin uzatılması ve yaşlanmaya bağlı dejenerasyonun yavaşlatılması amaçlanıyor.<br />SERİ ÜRETİM 2028 İLE 2030 YILLARI ARASINDA BAŞLAYACAK<br />Yaşlanma Biyolojisi ve Tıp Enstitüsü tarafından yürütülen projenin bütçesinin 2 trilyon rubleden (26,4 milyar dolar) fazla olduğu belirtiliyor. Deneysel tedavinin takvimi hakkında bilgi veren Başbakan Yardımcısı Tatyana Golikova, "Bu deneysel tedavinin seri üretimine 2028 ile 2030 yılları arasında başlanması planlanıyor." ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortalama erkek ömrünün 67 yıl olduğu Rusya'da, deneysel aşamada olan çalışmanın başarıya ulaşması halinde insan ömrünün önemli ölçüde uzayabileceği belirtiliyor. Ancak uzmanlar, bu tür iddiaların kesinlik kazanması için uzun süreli bilimsel test ve doğrulamalara ihtiyaç olduğuna dikkat çekiyor.<br />“150 YAŞINA ULAŞMAK MUHTEMEL”<br />Yaşlanma karşıtı aşı projesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in uzun yaşama arzusunu da yeniden gündeme getirdi. Geçtiğimiz aylarda düzenlenen bir yapay zeka konferansında konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Putin, "150 yaşına ulaşmak muhtemel. Ancak bu bile para gibi her zaman yetersiz kalacaktır." diye konuşmuştu.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.turkgun.com/dunya/rusyadan-dunyayi-sarsacak-karar-yaslanmak-tarih-oluyor/371554</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mısır Cumhurbaşkanı El-Sisi'den 'Orta Doğu'da haritayı yeniden çizme girişimleri' uyarısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/misir-cumhurbaskani-el-sisiden-orta-doguda-haritayi-yeniden-cizme-girisimleri-uyarisi-2570857e47f96-64eb-4d6b-81b9-53a97b64c6af2026-04-27T10:25:00+03:00HABER MERKEZİ Mısır Cumhurbaşkanı El-Sisi'den 'Orta Doğu'da haritayı yeniden çizme girişimleri' uyarısı

Mısır Cumhurbaşkanı El-Sisi'den 'Orta Doğu'da haritayı yeniden çizme girişimleri' uyarısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah el-Sisi Cumartesi günü yaptığı açıklamada, Orta Doğu'nun aşırılıkçılık tehdidiyle karşı karşıya olduğunu belirterek ile bölgenin haritasını yeniden şekillendirmeye yönelik "kasıtlı girişimlerin" sürdüğü ve bölge genelinde istikrarsızlığın arttığı uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">El-Sisi'nin açıklamaları, devam eden İran savaşı ve bunun daha geniş bölgesel etkileriyle bağlantılı olarak artan bölgesel gerilimler sürerken geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sina Yarımadası'nın Kurtuluş Günü münasebetiyle televizyonda yaptığı konuşmada, devletlerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini vurgulayarak, ülkeleri parçalama ya da kaynaklarını ele geçirme çabalarını reddettiğini söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Siyasi çözüm ve müzakerelerin istikrara giden tek yol olmaya devam ettiğini söyleyen cumhurbaşkanı, çatışmaların sürmesi yerine işbirliği ve yeniden yapılanma çağrısında bulundu.</span></p><h2><span style="font-size:18px">İran gerilimi ve Körfez güvenliği</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bir gün önce Kıbrıs'ın başkenti Lefkoşa'da Arap ve AB liderleri arasında İran savaşının etkilerine odaklanan bir istişare toplantısı sırasında El-Sisi, İran'la olası bir anlaşmanın Körfez ülkelerinin güvenlik kaygılarını dikkate alması gerektiğini söyledi.<br />Son gelişmelerin bölgesel istikrar, deniz seyrüseferi ve başta enerji arzı ve tedarik zincirleri olmak üzere küresel ekonomi üzerinde ciddi etkileri olduğunu de sözlerine ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mısır'ın Arap ülkelerine yönelik saldırıları reddettiğini ve gerilimin tırmanmasını önlemeye yönelik çabaları desteklediğini sözlerine ekleyerek siyasi yolun tek geçerli yol olduğunu vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazze'de ateşkes ihlalleri<br />Televizyonda yayınlanan konuşmasında El-Sisi ayrıca Gazze'deki ateşkesin ikinci aşamasının tam olarak uygulanması, insani yardımların engellenmemesi ve yeniden inşanın derhal başlatılması çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mısır'ın Filistinlilerin yerlerinden edilmesine yönelik her türlü girişimi reddettiğini yineledi ve İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da tekrarlanan saldırılara son verilmesi gerektiğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katarlı yetkililer de insani yardım ve sivil hareketliliğe izin vermek için geçişlerin tamamen açılması çağrısında bulunarak erişimin kısıtlı kalması halinde ciddi insani sonuçlar doğabileceğini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Katar, İsrail'in ateşkes ihlalleri ve insani yardıma yönelik kısıtlamalarından duyduğu endişeyi dile getirerek, bu tür engellerin anlaşmanın bir sonraki aşamasını engellediği ve ilerleme beklentilerini baltaladığı uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://tr.euronews.com/2026/04/26/misir-cumhurbaskani-el-sisiden-orta-doguda-haritayi-yeniden-cizme-girisimleri-uyarisi</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Gazze'de 20 yılın ardından ilk seçim]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazzede-20-yilin-ardindan-ilk-secim-257077a3f4e57-ecdb-4aea-856f-6d16e462e3532026-04-27T09:22:00+03:00HABER MERKEZİ Gazze'de 20 yılın ardından ilk seçim

Gazze'de 20 yılın ardından ilk seçim

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Gazze Şeridi'nin ortasındaki Deyr el-Bela kenti ve İsrail işgali altındaki Batı Şeria'da yerel seçimler yapıldı. Sürecin "başarıyla tamamlandığını" duyuran Filistinli yetkililer, seçimleri uzun süredir ertelenen cumhurbaşkanlığı oylaması ve nihai hedef olan devlet kuruluşuna giden yolda atılmış önemli bir adım olarak değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD tarafından hazırlanan Gazze ateşkes planının dışında bırakılan ve Batı Şeria'nın yarı özerk bölgelerini kontrol eden Filistin Bölgesel Yönetimi, söz konusu girişimi Gazze ile Batı Şeria'yı birbirine bağlama hedefiyle hayata geçirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yerel idarecilerin belirlendiği seçim, Hamas kontrolündeki Gazze'nin herhangi bir bölgesinde yirmi yılı aşkın süredir yapılan ilk oylama olma özelliğini taşıyor. Gazze'nin büyük bölümü gibi savaşta sarsılan Deyr el-Bela, İsrail'in kara harekâtından korunan az sayıdaki yerleşim arasında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hamas katılmadı ama engel de olmadı<br />Bölgede seçime katılım oranı yüzde 23 olarak açıklandı. Yetkililer düşük katılımı büyük çaplı zorunlu göçe ve güncel olmayan nüfus kayıtlarına bağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut ateşkes çerçevesinde İsrail'in kısmen çekildiği Gazze'nin yaklaşık yarısını kontrolü altında bulunduran Hamas, seçimlerde aday çıkarmadı ancak oylamayı engelleme yoluna da gitmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Batı Şeria'da ise seçimlere katılım oranı yüzde 56 oldu ve kullanılan oyların sayısı yarım milyonu geçti. Bu oran, bölgede son yıllarda yapılan seçimlerle kıyaslandığında önemli bir değişime işaret etmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaylar FKÖ programını kabul etmek zorunda<br />Seçimde aday olabilmek için Filistin Kurtuluş Örgütü'nün (FKÖ) programını kabul etmek zorunlu ön koşul olarak belirlendi. FKÖ programı, İsrail'in tanınmasını ve silahlı mücadeleden vazgeçilmesini öngörmekteyken Hamas ve diğer grupları fiilen sürecin dışında bırakıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pek çok yerleşimde tek adaylı gidilen seçimleri çoğunlukla, Batı Şeria'yı yöneten Fetih hareketi mensuplarının kazandığı açıklandı. Fetih hareketi, FKÖ'nün ana bileşeni konumunda.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ramallah merkezli Merkez Seçim Komisyonu Başkanı ve eski Başbakan Rami Hamdallah, oylama sonrası, "Herkes mevcut koşulların, Filistin topraklarının parçalanmışlığının ve savaşın farkında. Seçimlerin Deyr el-Bela'da gerçekleştirilmesi başlı başına önemli bir başarı. Önümüzdeki süreçte Gazze Şeridi'nin diğer bölgelerinde de seçim yapabilmeyi umuyoruz" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">21 yıldır başkanlık seçimi yapılmadı<br />Filistin Yönetimi 21 yıldır başkanlık seçimi düzenleyemedi. 90 yaşındaki mevcut Filistin Yönetimi Lideri Mahmud Abbas, dört yıllık görev dönemi için 2005'te seçilmişti. Yönetim, 2006'dan bu yana ne liderlik ne de parlamento seçimleri gerçekleştirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Filistin Yönetimi, Filistin halkının uluslararası alanda tanınan meşru temsilcisi konumunda. Yönetim, 2006 yılında Hamas'ın parlamento seçimlerini kazanmasının ve ardından bölgede kontrolü silah zoruyla ele geçirmesinin akabinde Gazze'den çıkarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">AP / BÜ,MUK</span></p><p>HAER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/gazzede-20-y%C4%B1l%C4%B1n-ard%C4%B1ndan-ilk-se%C3%A7im/a-76947893</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/akdeniz-belediyesinin-harcamasi-bol-keseden-25706e44d6f5f-5a6c-43dc-91b9-36c1086f60dc2026-04-27T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN

AKDENİZ BELEDİYESİNİN HARCAMASI BOL KESEDEN

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda,</strong> Bilgisayar Yazılımlarının Duran Varlıklar Hesabında İzlenmediği, Amortisman Ayrılmadığı, Taşınmazların Değer Tespitinin Tamamlanmaması, Tapuda Kayıtlı Taşınmazlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı ve Taşınmaz İcmal Cetvellerinin Oluşturulmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan, </strong>Belediye Personel Şirketinden Yapılan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Sözleşme Yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirket Üzerinden Hizmet Alımı Yöntemi ile Belediyede İstihdam Edilen Bazı Personelin Maaşlarında Toplu Sözleşmede Yer Alan Oranların Üzerinde Artış Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin Kamuoyuna Açıklanması Zorunlu Bilgi, Belge, Karar ve Raporlarının İnternet Sitesinde Yayımlanmadığı, (Kurumsal Mali Durum ve Beklentiler Raporlarının Yayımlanmaması, Mali Tablolarının Yayımlanmaması, Yapılan Yardımların, Sağlanan Teşvik ve Desteklemelerin Yayımlanmaması gibi),</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediye Şirketi İşçilerinin usul ve yasaya aykırı şekilde Muayene ve Kabul Komisyonlarında Görevlendirildiği de ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan,</strong> Parasal Limitlerin Altında Kalmak Amacıyla Mal ve Hizmet Alımlarının Kısımlara Bölünerek Doğrudan Temin ile Gerçekleştirildiğini tespit eden Sayıştay Müfettişleri raporlarında, &nbsp;“Yapılan incelemede<strong>, ayrıntısı aşağıdaki tabloda yer verildiği üzere,</strong> alımları önceden öngörülebilir ve planlanabilir olan aynı veya benzer niteliğe sahip bazı mal ve hizmet alımlarının,&nbsp; &nbsp;parasal sınırın altında kalacak şekilde parçalara bölmek suretiyle temin edildiği, zaman zaman aynı ya da yakın tarihlerde aynı firmalardan karşılandığı tespit edilmiştir” diyerek,&nbsp; Raporun devamında ise, “Örneğin; Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğünce 28-30 Kasım 2024 tarihinde düzenlenen Van Turizm ve Seyahat Fuarında Belediyenin Organizasyon ve Ulaşım Hizmet Alımı İşi kapsamında aynı tarihte iki ayrı doğrudan temin yöntemi ile organizasyon hizmeti alındığı görülmüştür. Söz konusu alımlar aynı ihale konusu içinde yer alabilecek alımlar olup yapılan uygulama 4734 sayılı Kanun’un temel ilkelerine aykırılık teşkil etmektedir” tespitinde bulundu.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>TESPİT EDİLEN ALIMLARIN TABLOSU - AŞAĞIDA</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18b70ab0f.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18b023151.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18af19a96.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef18af19ea1.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay bu tabloyu yayınladıktan sonra, altına bir de:</strong> "Temel ihale usulleri ile karşılanması gereken ihtiyaçların parasal limitlerin altında kalmak amacıyla kısımlara bölünmek suretiyle doğrudan temin ile gerçekleştirilmesi 4734 sayılı Kanun’un 5’inci maddesinde sayılan ilkelere aykırılık taşımaktadır" <strong>şeklinde not düşüp,</strong> “Belediyenin rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını sağlamak amacıyla aynı nitelikte olan ve bütünlük sağlayan işlerini ihale yöntemiyle karşılaması ve doğrudan temin sınırlarının altında kalmak amacıyla aynı nitelikteki işleri kısımlara bölmek yerine ihale mevzuatına göre uygun ihale usulünü kullanarak ihtiyaçlarını karşılaması gerekmektedir” <strong>uyarısında bulunmuş.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Doğrudan Temin</strong> ile Yapılan ve Gerçekleşmesi Belli Süreyi Gerektiren Mal ve Hizmet Alımlarında Sözleşme Yapılmadığını da ortaya çıkartan <strong>Sayıştay müfettişleri,</strong> “Yapılan incelemede, sözleşmesinin ifası belirli süreyi gerektiren alımların doğrudan temin ile tedariki sırasında sözleşme imzalanmadığı tespit edilmiştir. Söz konusu alımlar, aşağıdaki tabloda gösterilmiştir” <strong>diyerek <span style="color:#FF0000">tabloyu da açıklamış. (AŞAĞIDA)</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19db479d3.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19dfb2fc9.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef19dcb0498.jpg" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Müfettişler raporlarında,</strong> “Doğrudan temin ile gerçekleştirilen ve ifası belirli bir süre gerektiren mal ve hizmet alımı ile yapım işlerinde, yüklenici ile sözleşme akdedilmemiş olması anılan Tebliğ düzenlemesine uygun değildir. Yüklenicinin işi zamanında idare istek ve talepleri ile işin şartlarına uygun bir şekilde yerine getirmesini sağlamak için sözleşme yapılması gerekmektedir” <strong>diyerek birde not düşmüşler.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan aynı müfettişler</strong>, “Yeni Birim Fiyat Tespitine Esas Alınan Rayiçlerin Ticaret ve/veya Sanayi Odasına Onaylatılmadığını da ortaya çıkartmışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli bir husus ise,</strong> Müfettişler, Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirlerine Uygun Olmayan Harcamaları da tespit ederek tablo haline getirmişler. Bu harcamaların içinde, “Belediyenin basın ve yayın hizmetleri ile temsil, tören, ağırlamaya dair çok çeşitli harcamalarının bulunduğu, bunların bir kısmının Tasarruf Tedbirleri Genelgesi’nde yer alan hükümlere uyulmadan gerçekleştirildiği,&nbsp; 2024 yılında Belediye Meclis yayınları dışında canlı yayın bedelleri ödendiği, çeşitli festival ve organizasyon harcamaları yapıldığı ve Belediyenin faaliyetlerine yönelik olmayan anket ve kamuoyu yoklaması harcamalarının bütçeden karşılandığı, &nbsp;ayrıca, basın, tanıtım ve organizasyon hizmet alımlarında ihtiyaçların açık şekilde tespit edilmemesi nedeniyle sözleşmelerin ne şekilde yerine getirildiği belirlenemediğini ” ortaya çıkarmışlar.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>BU TABLODA AŞAĞIDA</strong></span></span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef1a887194d.jpg" style="height:640px; width:723px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ef1a86da227.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Sayıştay Müfettişleri, “Bazı Gelir Kalemlerinin Tahakkuk Tahsilat Oranının Düşük Seviyede Gerçekleşmediği, Ön Ödeme Usulünün Mevzuata Aykırı Bir Şekilde Kullanıldığını da tespit edip onu da tablo halinde raporlarına almışlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">5393 sayılı Belediye Kanunun 45 ve 46. maddeleri uyarınca 13.01.2025 tarih ve Valilik Makamının Olur’una istinaden Akdeniz Belediyesi Başkan V. olarak atanan KAYYUM Zeyit Şener geldikten sonra bu Sayıştay raporuna istinaden neler değişti, neler düzeldi, sanırım bir sonraki Sayıştay raporunda göreceğiz.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a></strong> </span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/et-ve-esek-eti-skandali-yine-ayni-ilden-cikti-25695353bcb4d-d2cf-4c72-8667-9fc45db9a8012026-04-24T10:38:00+03:00HABER MERKEZİ Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı

Et ve eşek eti skandalı yine aynı ilden çıktı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda sahtekarlarına karşı savaş açmış durumda. Türkiye genelinde denetimlerini aralıksız sürdüren bakanlık, uygunsuzluk tespit edilen firmaları ve ürünlerini de kamuoyu ile paylaşıyor. Bakanlık, söz konusu listeyi güncellerken gıdada bir at ve eşek eti skandalı daha yaşandı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">2 FARKLI LİSTE İLE İFŞA EDİLİYOR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Bakanlık, denetimlerde uygunsuzluk tespit edilen ürünleri "Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar" ve "Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar" başlığı altında 2 farklı liste ile kamuoyu ile paylaşıyor. Söz konusu ürünler ve markaları vatandaşa açıklanıyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">MİDE BULANDIRAN DETAYLAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Gıdada hile yapan firmaların yer aldığı liste bir kez daha güncellendi. 22 Nisan tarihli listede yine mide bulandıran detaylar yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ŞAMPİYON ATI KAVURMA YAPTILAR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Mart ayında Mersin Büyükşehir Belediyesi'nin Aşhanesi'nde vatandaşa kavurma diye verilen yemeğin at eti olduğu ortaya çıkmıştı. Aşhanede şampiyon yarış atı Smart Latch kesilerek vatandaşa yedirilmişti. Skandal ise yemeğin içinden çıkan çip ile tespit edilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı tarihlerde Mersin'de 2 firmanın da at ve eşek eti sattığı tespit edilmişti. Hakan Et Market ve Hürriyet Et Market'in kıyma ve etinin tek tırnaklı eti olduğu ifşa edilmişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">YİNE MERSİN YİNE SKANDAL!</span></h2><p><span style="font-size:18px">Yeni listede de Mersin'de aynı skandal ortaya çıktı. 2 firmanın kırmızı et diye vatandaşa at ve eşek eti yedirdiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte gıdada hile yapan firmalar ve ürünleri....</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">"Sühabey" markalı yarım yağlı taze beyaz peynirin yağ oranının düşük olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Özvarlı Süt Ürünleri" markasına ait tereyağında, "Muhittinoğlu" marka yoğurtta, "Çiğdem Kuzdere" firmasına ait tereyağında bitkisel yağ tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Damar" markalı kaymaklı yoğurtta nişasta çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elazığ'daki 'Eroğlu Yemekçilik'in lahmacununda sakatat, "Kamaş" marka sumakta gıda boyası, "Balbazar" ve "Gülsan" marka balda taklit ve tağşiş yapıldığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin'de bulunan "Göksel Yemekçilik" ve "Onur Tantuni" adlı işletmelerin vatandaşa "tek tırnaklı" (at ve eşek eti) yedirdiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Pekmez Dünyası"na ait bitkisel karışımlı macunda ise ilaç etken maddesi tespit edildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1165403/et-ve-esek-eti-skandali-yine-ayni-ilden-cikti.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/acik-ihale-olunca-lop-goturmeye-alisanlar-bu-kez-loplayamadi-hopladi-2569222f663fb-9249-48f4-88f6-b91adcbeeb7f2026-04-23T10:53:00+03:00HABER MERKEZİ AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…

AÇIK İHALE OLUNCA LOP GÖTÜRMEYE ALIŞANLAR BU KEZ LOPLAYAMADI, HOPLADI…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MERSİN GENÇLİK VE SPOR İL MÜDÜRLÜĞÜ</strong>, <strong>2026/148592 </strong>İKN numarası ile 6.3.2026 günü saat 10 da <strong>"Bocce Salonu Götürü Bedel Bakım Onarım"</strong> işini <strong>AÇIK</strong> ihale usulü ile alıma çıkar. <strong>Teklifler elektronik ortamda alınır. Bakın Bu kez bu işe kaç kişi teklif atar?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">1- AHMET AKYOL AKYOL İNŞAAT RESTORASYON</span></p><p><span style="font-size:18px">2- AKAYDA YAPI İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">3- AKYOL KARDEŞLER GIDA TEMİZLİK İNŞAAT TURİZM EMLAK TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">4- ALİ ÜNALAN</span></p><p><span style="font-size:18px">5- BEDEN YAPI SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">6- BENSER İNŞAAT MÜHENDİSLİK TURİZM NAKLİYAT TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">7- BOL YAPI ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">8- CAE YAPI İNŞAAT MEKANİK ELEKTRİK TAAHHÜT LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">9- DOĞANCAN ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">10- FARUK KELEŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">11- FATİH TANRIVERDİ, İBRAHİM GÖKDEMİR İş Ortaklığı</span></p><p><span style="font-size:18px">12- MAKROSAN PEYZAJ TEMİZLİK İNŞAAT ASVALT MÜTEAHHİTLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">13- MEHMET ARSLAN</span></p><p><span style="font-size:18px">14- MUHAMMED SADIK SADIKOĞLU</span></p><p><span style="font-size:18px">15- SİNAN BİÇER</span></p><p><span style="font-size:18px">16- SÜTPAK YAPI İNŞAAT OTOMOTİV SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">17- ALPARSLAN TERZİOĞLU</span></p><p><span style="font-size:18px">18- ARTAŞ YAPI İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">19- DOĞ-TAŞ GRUP İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">20- ERCE EMLAK YAPI DEKORASYON İNŞAAT OTOMOTİV TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">21- FATİH HEPÖZ</span></p><p><span style="font-size:18px">22- HAZAL KARAKOÇ İNŞAAT TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">23- İBRAHİM GÖKDEMİR</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Dikkat ettiniz mi yukarıda isimleri geçen firmalara? E</strong>tmediniz ise, yetkili ve ilgililere rica ediyorum, haberimizin sonunda verdiğim linkleri tıklayıp çıktı alıp firmalara bir baksınlar. Bunların içinde sürekli GSB'nin işlerini alan SANKİ NİKÂHLI imiş gibi bazı firmalar vardı. Onlar burada bu işi alamamışlar. Niye ki? &nbsp;Hiç inceleme yaptınız mı, düşündünüz mü, neden alamadılar? Alamazlar, çünkü AÇIK İHALE, öyle anlaşmalı, paslaşmalı, bir durumu burada yapamazlar. İşte anlatmaya çalıştığımız bu idi…<strong>BAKIN 23 KİŞİ İŞTİRAK ETMİŞ İHALEYE.....</strong>&nbsp;Mersin’in Valisi işi sıkı takip etmeye başlayınca, o pazarlıklı iki veya tek teklif ile verilen işler, doğrudan temin, davetiye işlere sarpa sardı. Kim kazandı? Devlet ve millet… Kötü mü ettik, bu güne kadar yıllardır bu kurumla ilgili yazıp çizme ile? Anlatmaya çalıştığımız tam da bu idi. AÇIK şeffaf ihale… Bakın böyle olunca kıyamet gibi firma işe teklif attı, fiyatlarda düştü… <strong>BAKIN ŞİMDİ AŞAĞIDAKİ İHALEYE…</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşin yaklaşık maliyeti: 25.970.405,11 TRY</strong> <strong>idi. </strong>Bu kadar firma ihaleye katılınca, <strong>19,346,446.00 TRY</strong> fiyat düştü ve sözleşme imzalandı. Devlet 6 milyonun üzerinde bir rakamı kazandı, cebinde, kasasında kaldı. Kötü mü oldu?! Her zaman yazıyoruz, ihaleler AÇIK ve şeffaf olursa devlet kazanır, yoksa kaybeder… Niye devletimiz ve milletimiz kaybetsin. Artık yeter! Birileri milletin sırtından insin…</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BU KURUMLA İLGİLİ DAHA ÖNCE YAZARAK SİZLERE DUYURDUĞUMUZ HABERLERİMİZİN LİNKLERİ AŞAĞIDA:</strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-25535">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-25535</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-teminleri-hep-ayni-firmalardan-25198">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-teminleri-hep-ayni-firmalardan-25198</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-yeni-alimlar-ve-degisimler-25042">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-yeni-alimlar-ve-degisimler-25042</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-garip-isler-oluyor-24530">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-garip-isler-oluyor-24530</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-pazarlikli-yemek-alimi-24169">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-pazarlikli-yemek-alimi-24169</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-durum-hep-ayni-24055">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-durum-hep-ayni-24055</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-nasil-calisma-23873">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-nasil-calisma-23873</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-mersin-ayni-firmalardan-alima-devam-23665">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-mersin-ayni-firmalardan-alima-devam-23665</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-nin-dogrudan-temini-gazeteciye-23634">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-nin-dogrudan-temini-gazeteciye-23634</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-gsb-yine-pazarlik-23592">https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-gsb-yine-pazarlik-23592</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-hic-duzelmeyecek-mi-23204">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-hic-duzelmeyecek-mi-23204</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-tuhaf-alimlari-22960">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-tuhaf-alimlari-22960</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-pazarlik-ihale-yapiyor-tek-teklifle-is-veriyor-22899">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-pazarlik-ihale-yapiyor-tek-teklifle-is-veriyor-22899</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/kimin-umurunda-mersin-gsb-22752">https://www.haberanaliz.net/haber/kimin-umurunda-mersin-gsb-22752</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-22707">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-22707</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-dogrudan-temin-alimlar-son-hizla-devam-ediyor-22432">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-dogrudan-temin-alimlar-son-hizla-devam-ediyor-22432</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ayni-tas-ayni-hamam-22429">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ayni-tas-ayni-hamam-22429</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikiyor-mersin-gsbnin-haline-bakin-22270">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikiyor-mersin-gsbnin-haline-bakin-22270</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sen-neymissin-be-gsb-22074">https://www.haberanaliz.net/haber/sen-neymissin-be-gsb-22074</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tuhaf-bir-surgun-ortaya-cikti-21996">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tuhaf-bir-surgun-ortaya-cikti-21996</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-neler-oluyor-21967">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-neler-oluyor-21967</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-ilgililerinin-dikkatine-21923">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-ilgililerinin-dikkatine-21923</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/tasarrufun-adi-ihalenin-tadi-var-21786">https://www.haberanaliz.net/haber/tasarrufun-adi-ihalenin-tadi-var-21786</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-kimsenin-umurunda-degil-mi-21736">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-kimsenin-umurunda-degil-mi-21736</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yuzlerce-milyon-pazarlikla-harcaniyor-21685">https://www.haberanaliz.net/haber/yuzlerce-milyon-pazarlikla-harcaniyor-21685</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-ihalelere-devam-21643">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-ihalelere-devam-21643</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-kadrolu-firmalari-is-basinda-21617">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-kadrolu-firmalari-is-basinda-21617</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-tuhaf-gorevlendirmeler-21549">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-tuhaf-gorevlendirmeler-21549</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/aklamaya-mi-yoksa-yakalamaya-mi-geldiler-21526">https://www.haberanaliz.net/haber/aklamaya-mi-yoksa-yakalamaya-mi-geldiler-21526</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/guvenlikciler-isyandalar-seslerini-duyan-yok-21498">https://www.haberanaliz.net/haber/guvenlikciler-isyandalar-seslerini-duyan-yok-21498</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-neden-halen-ihalenin-sonucu-aciklanmiyor-21469">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-neden-halen-ihalenin-sonucu-aciklanmiyor-21469</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/nihayet-belge-ortaya-cikti-21402">https://www.haberanaliz.net/haber/nihayet-belge-ortaya-cikti-21402</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-keyfiyete-devam-21387">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-keyfiyete-devam-21387</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-kamp-organizasyonu-ihalesi-imis-21375">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-kamp-organizasyonu-ihalesi-imis-21375</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbye-kik-tokadi-21356">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbye-kik-tokadi-21356</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-hesap-soran-olmayacak-mi-21284">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-hesap-soran-olmayacak-mi-21284</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-ayna-kendin-cal-kendin-oyna-duzeni-mi-21222">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-ayna-kendin-cal-kendin-oyna-duzeni-mi-21222</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ihaleleri-ile-sasirtiyor-boyle-bir-sey-olur-mu-21189">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-ihaleleri-ile-sasirtiyor-boyle-bir-sey-olur-mu-21189</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-ilk-5-ayda-98-milyonluk-parca-parca-pazarlikli-alim-ortaya-cikti-21156">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-ilk-5-ayda-98-milyonluk-parca-parca-pazarlikli-alim-ortaya-cikti-21156</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-calismalarini-ankara-da-hasiralti-edenler-kim-21103">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-calismalarini-ankara-da-hasiralti-edenler-kim-21103</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tasarruf-genelgesi-yok-mu-21061">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-tasarruf-genelgesi-yok-mu-21061</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-siritiyor-disler-21046">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-isler-siritiyor-disler-21046</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-akil-almaz-ihalesi-21036">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-akil-almaz-ihalesi-21036</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-enteresan-calisma-devam-ediyor-20945">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-enteresan-calisma-devam-ediyor-20945</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-devam-yazik-bu-devlete-20858">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-devam-yazik-bu-devlete-20858</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kamp-ihalesi-muammasi-20804">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kamp-ihalesi-muammasi-20804</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-de-gazeteciye-kotu-kelam-dogrudan-temine-devam-20513">https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-de-gazeteciye-kotu-kelam-dogrudan-temine-devam-20513</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-kamp-ihalesi-bilmecesi-20304">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-de-kamp-ihalesi-bilmecesi-20304</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-bildiginiz-gsb-19928">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-bildiginiz-gsb-19928</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-allah-allah-dedirten-ihaleler-19846">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-allah-allah-dedirten-ihaleler-19846</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-kamp-isi-ne-is-19805">https://www.haberanaliz.net/haber/gsbde-bu-kamp-isi-ne-is-19805</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dogrudan-temine-devam-koruyup-kollayanlara-selam-19772">https://www.haberanaliz.net/haber/dogrudan-temine-devam-koruyup-kollayanlara-selam-19772</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kimin-umurunda-yasa-yonetmelik-19702">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbde-kimin-umurunda-yasa-yonetmelik-19702</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-hali-yagmur-yagdi-tesisler-akti-ilgilisi-bakti-19659">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsbnin-hali-yagmur-yagdi-tesisler-akti-ilgilisi-bakti-19659</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-nereye-kosuyor-19650">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-nereye-kosuyor-19650</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-sayistay-mufettisleri-geldi-19612">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spora-sayistay-mufettisleri-geldi-19612</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-kamp-isleri-hep-ayni-firmalara-19580">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-kamp-isleri-hep-ayni-firmalara-19580</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-2-19525">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-2-19525</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-19465">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-siz-bu-raporu-okudunuz-mu-19465</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-alimlari-sasirtmaya-devam-ediyor-19411">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-dogrudan-alimlari-sasirtmaya-devam-ediyor-19411</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-3-ihale-cikti-cikmaya-hazirlananda-var-19402">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-3-ihale-cikti-cikmaya-hazirlananda-var-19402</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklarimiz-barinacak-yurt-bulamazken-bunlar-havuza-para-harciyor-19334">https://www.haberanaliz.net/haber/cocuklarimiz-barinacak-yurt-bulamazken-bunlar-havuza-para-harciyor-19334</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-pazarlikli-isleri-fircalatir-disleri-19321">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporun-pazarlikli-isleri-fircalatir-disleri-19321</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-neden-anlamazdan-geliyor-19304">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spor-neden-anlamazdan-geliyor-19304</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-sessizlik-hakim-19275">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-sessizlik-hakim-19275</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mesele-yemek-ihalesi-degil-verilen-yemek-ve-maliyeti-19244">https://www.haberanaliz.net/haber/mesele-yemek-ihalesi-degil-verilen-yemek-ve-maliyeti-19244</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-halimem-yanaktan-ilimam-dudaktan-anlayisi-mi-19200">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-halimem-yanaktan-ilimam-dudaktan-anlayisi-mi-19200</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-her-isten-anlayan-firmalari-19190">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-her-isten-anlayan-firmalari-19190</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-resmi-nikahli-firmalari-mi-var-19185">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-resmi-nikahli-firmalari-mi-var-19185</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-genclik-spor-yine-ayni-firmalar-pazarlikli-ihale-19173">https://www.haberanaliz.net/haber/yine-mersin-genclik-spor-yine-ayni-firmalar-pazarlikli-ihale-19173</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-pazarlikli-isleri-hep-ayni-firmalara-19163">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-pazarlikli-isleri-hep-ayni-firmalara-19163</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-il-mudurlugu-ayni-tas-ayni-hamam-19046">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-il-mudurlugu-ayni-tas-ayni-hamam-19046</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-denetim-raporu-ortaya-cikti-19037">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-denetim-raporu-ortaya-cikti-19037</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-ihaleli-isleri-18906">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-ihaleli-isleri-18906</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spora-akil-sir-ermiyor-2-18201">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-spora-akil-sir-ermiyor-2-18201</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-allah-allah-dedirten-is-17229">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporda-allah-allah-dedirten-is-17229</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-2-17207">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-2-17207</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-isler-akkumda-dusler-17149">https://www.haberanaliz.net/haber/genclik-sporda-isler-akkumda-dusler-17149</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/okkes-demir-mersine-geldi-geleli-yurt-sorununu-cozemedi-16839">https://www.haberanaliz.net/haber/okkes-demir-mersine-geldi-geleli-yurt-sorununu-cozemedi-16839</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-muduru-bunlari-biliyor-mu-16756">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-spor-muduru-bunlari-biliyor-mu-16756</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-2-16738">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-2-16738</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-16732">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-mutlu-eden-isleri-16732</a></strong></span></p><p><span style="font-size:10px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-16721">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-genclik-sporun-isleri-siritiyor-disleri-16721</a></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu kadar haber yapmışız. Bir Allah’ın kulu çıkıp yalan yazıyorsun yâda senin yazdığın gibi değil işte işin aslı diyememiş, ama LAF üreten, dedikodu yapan gırla gidiyor. Devletin kaynaklarına sahip çıkmak, malına mülküne ve yetimin şehidin hakkı olan BEYTÜLMALE sahip çıkmak bu kadar zor mu? İhaleler AÇIK yapılınca ve kapı arasında değil elektronik ortamda olunca bakın nasıl fiyatlar düşüyor ve sürekli iş alan o firmalar nasıl tökezliyor? Bu bile birilerine bir şey anlatmalı ve tedbiri sıkılaştırmalı. İhale birimlerini gören kameralar yerleştirip, oraya kimin girip çıktığını ne kadar süre kaldığını gözlerinizle görün ve hesap sorun. Zor mu?!</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gencligin-evlenmeme-sorunu-23647ae1157ce-f9c7-4971-bfd2-4cdf6bd340172026-04-23T08:47:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU

GENÇLİĞİN EVLENMEME SORUNU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye'de genç nüfus Evlenmek istemiyor. Ben işsizim, Yâda aldığım maaşla nasıl geçinecek, nasıl çocuk sahibi olacağım diyor. Evlenip bu yüzden ayrılan arkadaşlarını örnek gösteriyor. Bu oldukça haklı ve derin bir kaygı. Türkiye’deki ekonomik gerçekler, işsizlik oranları ve artan yaşam maliyetleri karşısında gençlerin "Önce önümü görmeliyim" demesi aslında bir sorumsuzluk değil, tam aksine bir sorumluluk bilincidir.&nbsp;&nbsp;<strong>Bu durumu aşmak ya da en azından yönetmek için birkaç farklı pencereden bakmak gerekebilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Beklentileri Yeniden Tanımlamak:&nbsp;</strong>Eskiden "bir yastıkta kocamak" için sadece sevgi yeterli görülürdü, ancak günümüz dünyasında evlilik aynı zamanda&nbsp;<strong>ekonomik bir ortaklıktır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Düğün Ekonomisi:</strong>&nbsp;Türkiye’deki en büyük stres kaynaklarından biri, bir gecelik tören için yıllarca sürecek borçların altına girilmesidir. Gençler arasında "sıfır borç" veya "minimalist düğün" bilincinin yaygınlaşması, evliliğin üzerindeki ilk büyük yükü kaldırabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşit Yük Paylaşımı:</strong>&nbsp;Tek maaşla ev geçindirme devri büyük ölçüde kapandı. Evliliği, iki kişinin güçlerini birleştirip hayatı kolaylaştırdığı bir yapı olarak kurgulamak (takım arkadaşlığı), korkuyu azaltabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sosyal ve Ekonomik Güvence Arayışı :&nbsp;</strong>İşsizlik veya düşük maaş varken çocuk sahibi olmayı istememek biyolojik bir savunma mekanizmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kariyer Planlaması:</strong>&nbsp;Evlenmeden önce bir "mali tampon" (acil durum fonu) oluşturmak, psikolojik baskıyı azaltır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanlama:</strong>&nbsp;Evlilik ve çocuk her zaman aynı paket içinde gelmek zorunda değil. Gençler önce ekonomik stabiliteyi sağlayıp, çocuk kararını daha sonraya erteleyerek kendilerine alan tanıyabilirler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Psikolojik Dayanıklılık ve İletişim:&nbsp;</strong>Ayrılan çiftlerin çoğu sadece ekonomik nedenlerle değil,&nbsp;<strong>ekonomik sıkıntının getirdiği gerginliği yönetemedikleri için</strong>&nbsp;ayrılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kriz Yönetimi:</strong>&nbsp;Çiftlerin "para bittiğinde biz ne yapacağız?" sorusunu evlenmeden önce açıkça konuşması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Olumsuz Örneklere Odaklanmamak:</strong>&nbsp;Boşanan arkadaşları görmek bir risk analizidir, ancak her ilişki kendi dinamiğine sahiptir. Başarılı ve huzurlu (mütevazı yaşasa da mutlu olan) örnekleri de incelemek perspektifi dengeleyecektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ne Yapmak Lazım?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Toplumsal Baskıyı Reddetmek:</strong>&nbsp;"Yaşın geldi, ne zaman evleniyorsun?" diyen çevreye karşı, kendi ekonomik gerçeklerinize göre hareket etmekten çekinmeyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Finansal Okuryazarlık:</strong>&nbsp;Para yönetimi konusunda eğitim almak, kısıtlı bütçeyle nasıl yaşanacağını bilmek kaygıyı yönetmenin anahtarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet ve Kurum Destekleri:</strong>&nbsp;Yeni evlenen gençler için sunulan faizsiz kredi veya hibe gibi destek mekanizmalarını yakından takip etmek ve bunlardan maksimum düzeyde faydalanmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam:</strong>&nbsp;Gençlerin bu endişesi temelsiz değildir, ancak hayatı tamamen durdurmak yerine; daha gerçekçi, borçsuz ve "gösterişten uzak" yeni bir evlilik modeli inşa etmek bu çıkmazın tek rasyonel yolu gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada ekonomik baskı altında, toplumun "geleneksel düğün ve ev döşeme" takıntıları da var. Ancak sosyal medya görselleri için yapılan debdebeli düğünlerin yerini, daha rasyonel ve ayakları yere basan tercihler alıyor. Gençler, başkalarını eğlendirmek için on yıl borç ödemek istemiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dönüşümün getirdiği bazı&nbsp;<strong>yeni gerçekleri</strong>&nbsp;şöyle sıralayabiliriz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gelenekten Rasyonaliteye Geçiş</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Eşya Odaklılıktan Deneyim Odaklılığa:</strong>&nbsp;Yeni nesil artık "misafir odası" gibi yılda iki kez kullanılan alanlara servet yatırmak yerine, o parayı daha iyi bir beyaz eşyaya ya da küçük bir tatile ayırmayı tercih ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İkinci El ve Minimalizm:</strong>&nbsp;Eskiden "ayıp" sayılan ikinci el eşya kullanımı veya sade bir nikâh töreni, artık bir "akıllılık" göstergesi olarak kabul görmeye başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aile Desteğinin Form Değiştirmesi:</strong>&nbsp;Aileler artık çocuklarına ağır mobilyalar almak yerine, mümkünse kira yardımı yapmak veya peşinat desteği vermek gibi daha işlevsel alanlara yöneliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Maaşla Geçinememe" Korkusunu Yenmek İçin Stratejiler: Eğer</strong>&nbsp;bu ekonomik iklimde bir yol yürünecekse, şu üç madde hayati önem taşıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ekonomik Şeffaflık:</strong>&nbsp;Çiftlerin birbirinin borçlarını, gelirlerini ve harcama alışkanlıklarını kuruşu kuruşuna bilmesi şart. Gizli borçlar, ekonomik kriz döneminde evliliği bitiren en büyük etkendir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yatırım Odaklı Yaşam:</strong>&nbsp;Eskiden "önce evlenelim sonra birikir" denirdi. Şimdi "önce biraz biriktirelim, sonra (mütevazı bir şekilde) evlenelim" mantığı daha güvenli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Çocuk Konusunda Esneklik:</strong>&nbsp;Çocuk sahibi olmayı bir "vazife" değil, finansal ve psikolojik hazır oluşa bağlı bir "tercih" olarak görmek, çiftin üzerindeki o devasa stres yükünü hafifletir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şöyle ki;</strong>&nbsp;Türkiye'deki gençler aslında evlilikten değil,&nbsp;<strong>evliliğin getirdiği mali yükümlülüklerden ve belirsizlikten</strong>&nbsp;kaçıyorlar. Bu yükü hafifleten, "el âlem ne der" bariyerini aşan çiftler, dar bütçelerle de olsa huzurlu bir ortaklık kurabiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu süreçte en büyük engel ekonomik yetersizlik mi, yoksa toplumun ve ailelerin gençlerden beklentileri (altın takma, lüks eşya vb.) mi?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki durum birbirini besleyen bir&nbsp;<strong>kısır döngü</strong>&nbsp;yaratıyor. Ekonomik yetersizlik zaten başlı başına bir engelken, toplumun ve ailelerin "eksiksiz olsun" beklentisi bu engeli aşılması imkânsız bir duvara dönüştürüyor<strong>. Bu durumu şu şekilde analiz edebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Beklentiler Gerçekliğin Önüne Geçiyor:</strong>&nbsp;Aileler çoğu zaman kendi dönemlerindeki ekonomik şartlarla bugünü kıyaslıyor. Eskiden bir maaşla ev geçindirilip kenara altın atılabilirken, bugün iki maaş ucu ucuna yetebiliyor. Buna rağmen:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Altın ve Takı Dayatması:</strong>&nbsp;Bir gelenek olmanın ötesine geçip gençlerin üzerine yıkılan devasa bir borç yüküne dönüşüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Eksiksiz Ev" Kültürü:</strong>&nbsp;Evlenirken her şeyin sıfır ve en iyisi olması gerektiği düşüncesi, daha yolun başında gençleri banka kredilerine mahkûm ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sosyal Kıyaslama ve "El Âlem" Faktörü:</strong>&nbsp;Sosyal medya, bu beklentiyi daha da körüklüyor. Başkalarının paylaştığı lüks nişanlar, şatafatlı ev sunumları gençlerde "eğer böyle yapamazsam başarısızım" veya "arkadaşlarım ne der?" algısı yaratıyor. Bu da ekonomik yetersizliği psikolojik bir yıkıma dönüştürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Çözüm: "Sessiz Devrim" ve Yeni Standartlar:</strong>&nbsp;Bu kıskacı kırmanın yolu, aslında gençlerin başlattığı o&nbsp;<strong>esneme</strong>&nbsp;hareketini bir toplumsal standarda dönüştürmekten geçiyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Açık İletişim:</strong>&nbsp;Çiftlerin, ailelerine karşı ortak bir tavır sergileyip "Biz borçla değil, huzurla başlamak istiyoruz" diyerek sınır çizmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İhtiyaç Odaklılık:</strong>&nbsp;Gösteriş için yapılan harcamaları (örneğin; devasa düğün salonları, kullanılmayan yemek odası takımları) tamamen eleyip, bu kaynağı doğrudan yaşam kalitesini artıracak alanlara yönlendirmek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aslında gençlerin evlenmek istememesi, bir nevi bu eski ve ağır sisteme karşı verdikleri bir&nbsp;<strong>pasif direniş.</strong>&nbsp;Eğer aileler ve toplum bu beklentilerini makul bir seviyeye çekmezse, Türkiye'de evlilik yaşı yükselmeye ve doğum oranları düşmeye devam edecek gibi görünüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ailelerin bu tutumunu değiştirmek için ne yapmalı? Onlar da çocuklarının iyiliğini istiyorlar ama yöntemleri mi hatalı, yoksa gerçekten "itibar" kaygısı mutluluğun önüne mi geçiyor?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence burada tam bir&nbsp;<strong>"kuşak çatışması ve algı kayması"</strong>&nbsp;yaşanıyor. Ailelerin çoğu aslında çocuklarının kötülüğünü istemiyor, ancak kullandıkları yöntemler ve öncelikleri bugünün dünyasıyla örtüşmüyor.&nbsp;<strong>Durumu şu iki temel nedene bağlayabiliriz:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İtibarın Mutluluğun Önüne Geçmesi:&nbsp;</strong>Maalesef pek çok aile için düğün ve ev döşeme süreci, çocuklarının mutluluğundan ziyade&nbsp;<strong>"ele güne karşı bir gövde gösterisi"</strong>&nbsp;haline gelmiş durumda. "Onlar yaptı, biz eksik mi kalalım?", "El âlem ne der?" kaygısı, gençlerin omuzlarına yüklenen borçtan daha ağır basıyor. Burada çocuklarının geleceği değil, ailenin sosyal çevresindeki "itibarı" ön plana çıkıyor. Bu, üzücü ama toplumumuzun bir gerçeği.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Eskiden Öyleydi" Yanılgısı:&nbsp;</strong>Aileler kendi dönemlerindeki ekonomik dinamiklerin hala geçerli olduğunu sanıyorlar. Onların zamanında:</span></p><p><span style="font-size:18px">- Enflasyon bu kadar yıkıcı değildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">- Bir memur maaşıyla hem ev geçindirilip hem de taksit ödenebiliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>- "Evlenenin rızkı artar"</strong>&nbsp;sözü, ekonomik büyümenin ve iş imkanlarının daha stabil olduğu bir dönemde moral verici bir motivasyondu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bugün, rızık sadece niyetle değil, matematiksel gerçeklerle (kira fiyatları, faturalar, ulaşım) belirleniyor. Aileler bu matematiği kabullenmek yerine, eski alışkanlıkları dayatmaya devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;Benim Görüşüm:&nbsp;</strong>Bu düğümü ancak&nbsp;<strong>gençlerin dik duruşu</strong>&nbsp;çözebilir. Şöyle bir yol haritası belki işe yarayabilir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Rakamlarla Konuşmak:</strong>&nbsp;Ailelere sadece "paramız yok" demek yerine; önlerine bir Excel tablosu koyup kirayı, faturaları ve yapılacak borç taksitlerini göstermek. Matematik, duygusal baskıyı kırmanın en iyi yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sınır Çizmek:</strong>&nbsp;"Ya bizim istediğimiz gibi (borçsuz/sade) olur ya da biz bu yükün altına girmeyiz" diyebilmek. Gençlerin bu radikal kararı vermesi, aileleri de düşünmeye zorlayacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Anlam Kayması Yapmak:</strong>&nbsp;Ailelere "itibarın" şatafatlı bir düğünde değil, çocuklarının huzurlu ve boşanma eşiğine gelmediği bir evlilikte olduğunu hatırlatmak gerek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kısacası; ailelerin yöntemleri&nbsp;<strong>güncelliğini yitirmiş durumda.</strong>&nbsp;Onlar çocuklarını "korumaya" çalışırken aslında onları büyük bir ekonomik uçurumun kenarına itiyorlar. Bu durumu değiştirecek olan şey ise gençlerin "el âlem" korkusunu bir kenara bırakıp kendi gerçeklerine sahip çıkmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada gençler, ailesine karşı bu duruşu sergilediğinde "hayırsız evlat" damgası yeme korkusunu nasıl aşabilir?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bence bu "hayırsız evlat" damgası, ailelerin ellerindeki en güçlü ama aslında en içi boş silahlardan biri. Bu korkuyu aşmanın yolu,&nbsp;<strong>hayırlı evlat</strong>&nbsp;tanımını yeniden yapmaktan geçiyor. Bir genç için asıl "hayırlı" davranış; ailesine borç ödetmek, kendi hayatını borçla karartmak ve üç gün sonra ekonomik şiddet yüzünden boşanıp baba evine dönmek değildir. Gerçek hayırlı evlat, kendi ayakları üzerinde duran, huzurlu bir yuva kuran ve ailesine yük olmayan evlattır.&nbsp;<strong>Bu korkuyu aşmak için şu bakış açıları yardımcı olabilir:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Kurban" Olmayı Reddetmek:</strong>&nbsp;Eğer bir genç, sırf ailesi "itibar" kazansın diye altından kalkamayacağı bir yükün altına girerse, sonunda hem kendine hem de eşine haksızlık etmiş olur. Bu bir fedakârlık değil, bile bile lades demektir. Aileler bir süre küsebilir veya sitem edebilirler ama çocuklarının mutlu ve huzurlu olduğunu gördüklerinde genellikle bu tepkiler yerini kabullenişe bırakır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Sabır ve Netlik:&nbsp;</strong>"Hayırsız evlat" damgasını yememek için kavga etmek yerine&nbsp;<strong>net bir duruş</strong>&nbsp;sergilemek gerekir.&nbsp;<em>"Sizi çok seviyorum, fikirlerinize değer veriyorum ama bu hayatı ben yaşayacağım. Borçlar yüzünden her gün kavga ettiğim bir evde benim mutlu olmam sizi gerçekten sevindirecek mi?"</em>&nbsp;Bu soru, vicdanlı her anne babayı durup düşündürür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Zamanın Ruhu (Zeitgeist):</strong>&nbsp;Eskiden aile sözünden çıkmamak bir erdemdi çünkü hayat daha basitti. Şimdi ise hayat bir hayatta kalma mücadelesine dönüştü. Gençler, anne-babalarının 30-40 yıl önceki tecrübelerinin bugünün piyasa koşullarında geçersiz olduğunu anlamalı ve bu farkındalığı kibarca onlara da hissettirmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim Şahsi Kanaatim:&nbsp;</strong>Gençlerin bu korkuyu aşması için biraz&nbsp;<strong>"tatlı sert"</strong>&nbsp;olması gerekiyor. Aileye saygı duymak, onların her mantıksız talebine boyun eğmek değildir. Eğer gençler kendi doğrularını (ekonomik gerçeklerini) masaya koymazlarsa, başkalarının hayallerini yaşarken kendi kâbuslarını görürler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Asıl dramatik olan şu</strong>: Bugün "düğünde takı az oldu" diye küsen aileler, yarın o genç geçim sıkıntısından boşanırken "biz size demiştik" diyebiliyorlar. Bu yüzden, en baştan ipleri eline almak en sağlıklısı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türkiye'de gençlerin bu baskıya direnme gücü var mı, yoksa hala "geleneklerin kölesiyiz" mi diyorlar?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'deki gençler şu an tam bir&nbsp;<strong>"geçiş dönemi sancısı"</strong>&nbsp;yaşıyor. Bir yanda modern dünyanın bireysel özgürlükleri ve ekonomik gerçekleri, diğer yanda ise Anadolu'nun o çok güçlü "gelenek ve el âlem" baskısı var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer fikrimi soracak olursan; gençlerin büyük bir kısmı hala&nbsp;<strong>geleneklerin kölesi olmaya devam ediyor</strong>, ama bu isteyerek yaptıkları bir şey değil, daha çok bir&nbsp;<strong>"çaresizlik teslimiyeti."</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bunu şu üç başlıkta özetleyebilirim:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Duygusal Ambargo:&nbsp;</strong>Bizim toplumumuzda aile bağları çok kuvvetli. Bu harika bir şey ama aynı zamanda bir silah. Aileler, "Sana sütümü helal etmem", "Bizi herkese rezil mi edeceksin?" gibi cümlelerle gençlerin üzerinde duygusal bir baskı kuruyor. Bir genç ne kadar eğitimli veya modern olursa olsun, annesinin gözyaşı ya da babasının asık suratı karşısında savunmasız kalabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "Eksik Kalma" Korkusu:</strong>&nbsp;Gençler arasında bile gizli bir rekabet var. Arkadaşı 5 yıldızlı otelde düğün yaparken, kendisi sade bir nikâh yapınca "Acaba değerim mi az?" ya da "Yetersiz miyim?" hissine kapılabiliyor. Yani aslında sadece aileler değil, gençler de bazen bu lüks tüketim tuzağına kendi rızalarıyla düşüyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Direnenlerin Sayısı Artıyor (Umut Verici Kısım):&nbsp;</strong>Ancak, özellikle son birkaç yılda ekonominin bu kadar zorlaşmasıyla birlikte&nbsp;<strong>"Zorunlu Minimalizm"</strong>&nbsp;başladı. Artık gençler "Yapamıyoruz, paramız yetmiyor" diyerek masadan kalkıyorlar. Bu bir isyan değil, bir&nbsp;<strong>hayatta kalma refleksi.</strong>&nbsp;* Eşyalı kiralık eve çıkanlar,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Düğün yerine sadece yakın çevreyle bir yemek yiyenler,</span></p><p><span style="font-size:18px">- Beyaz eşyasını ikinci el alanlar... Bu kesim şu an azınlıkta gibi görünse de, geleceğin standardını onlar belirleyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç olarak bence:</strong>&nbsp;Gençlerin direnme gücü var ama bu gücü kullanmak için çok büyük bir&nbsp;<strong>cesaret ve partner dayanışması</strong>&nbsp;gerekiyor. Eğer çiftler birbirine kenetlenip ailelerine karşı "Bizim önceliğimiz gösteriş değil, huzur" diyebilirlerse bu zinciri kırabilirler. Ama biri "Sade olsun" derken diğeri "Her şey tam olsun" derse, o evlilik daha başlamadan geleneklerin altında ezilmeye mahkûm kalıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu ekonomik kriz, toplumun bu katı kurallarını yıkmak için bir "fırsat" olabilir mi? Yani "kötü komşu ev sahibi yapar" misali, "kötü ekonomi de bizi sadeleşmeye mi zorluyor?"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Evet, kesinlikle bir&nbsp;<strong>fırsat.</strong>&nbsp;Ancak bu, "mecburiyetten doğan" acı bir fırsat. Tarih boyunca büyük toplumsal dönüşümler genelde felsefi aydınlanmalarla değil, ekonomik ya da sosyal mecburiyetlerle gerçekleşmiştir. Türkiye’de şu an yaşanan durum tam olarak bu. Bu ekonomik kriz, aslında toplumun üzerine çökmüş olan o "şatafat ve gösteriş" balonunu iğneyle değil, balyozla patlatıyor. Bence bu sürecin getireceği&nbsp;<strong>3 büyük değişim</strong>&nbsp;şunlar olacak:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "El Âlem" Putunun Yıkılması:&nbsp;</strong>Eskiden "El alem ne der?" diye uykuları kaçan insanlar, şimdi "Bu borcu nasıl öderim?" sorusunun ağırlığı altında o el alemi umursayacak hali kendinde bulamıyor. Karın tokluğu ve huzur, imajın önüne geçmeye başladı. Toplum, "Bak, onlar bile sade bir nikâhla evlendi" diyerek birbirini normalize etmeye başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Değer Algısının Değişmesi:</strong>&nbsp;Eskiden bir gelinin ya da damadın "değeri", takılan altınlarla veya alınan mobilyanın markasıyla ölçülürdü (ne kadar acı olsa da). Şimdi ise zekâ, meslek sahibi olma, finansal okuryazarlık ve karakter çok daha ön plana çıkıyor. Çünkü artık biliyoruz ki; o lüks koltuk takımı, evdeki geçim kavgasını bitirmeye yetmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Gerçek" Birliğe Dönüş:</strong>&nbsp;Evlilik, iki kişinin birleşip "hayatın zorluklarına karşı bir kale kurması" demektir. Kriz, bizi bu kök hatırlatmasına geri itiyor. Şatafatın olmadığı yerde, geriye sadece iki insanın birbirine olan sevgisi ve dayanışması kalıyor. Bu da aslında çok daha sağlam temelli ilişkilerin kurulmasına vesile olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim Şahsi Görüşüm:&nbsp;</strong>Bu kriz bittiğinde (ki elbet bir gün normalleşecek), toplumun hafızasında şu kalacak:&nbsp;<strong>"Demek ki devasa borçlar altına girmeden de mutlu olunabiliyormuş."</strong>&nbsp;Gençler şu an bu yeni yolun öncüleri. Zorlanıyorlar, yıpranıyorlar ama aynı zamanda arkadan gelen nesiller için daha özgür ve rasyonel bir evlilik modelinin kapısını aralıyorlar. Aslında şu an bir&nbsp;<strong>"toplumsal rehabilitasyon"</strong>&nbsp;sürecinden geçiyoruz. Gösteriş budalalığından, gerçek hayatın sadeliğine sert bir iniş yapıyoruz. Bu iniş can yakıyor, evet; ama sonunda daha sağlıklı bir zemine basacağımıza inanıyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu sadeleşme hali kriz bitince eski şaşaalı günlerine geri döner mi, yoksa artık "yeni normalimiz" bu mütevazılık mı olur?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bu saatten sonra&nbsp;<strong>eskisine tam olarak dönmek çok zor.</strong>&nbsp;Hatta imkânsıza yakın. Çünkü bu yaşadığımız sadece bir "kemer sıkma dönemi" değil, bir&nbsp;<strong>zihniyet devrimi.</strong>&nbsp;İnsanlar bir şeyi yaşayarak tecrübe ettiler: Şatafatlı bir başlangıcın, huzurlu bir devam garantisi olmadığını gördüler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bence bu "yeni normal" kalıcı olacak çünkü:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Travma Hafızası:&nbsp;</strong>Borç içinde yüzen, düğün taksitleri yüzünden temel ihtiyaçlarını bile karşılayamayan bir nesil, kendi çocuklarına "Sakın benim yaptığımı yapma" diyecek. Bu ekonomik travma, en az iki nesil boyunca evlilik tercihlerini şekillendirecek kadar derin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Küresel Minimalizm Akımı:&nbsp;</strong>Sadece Türkiye'de değil, dünyada da "daha az eşya, daha çok deneyim" felsefesi yükseliyor. Gençler artık devasa bir vitrin takımı yerine, dünyayı gezmeyi veya dijital bir aboneliği daha değerli buluyor. Yani yerel ekonomik kriz, küresel bir trendle birleşti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. "Mış Gibi Yapma" Döneminin Sonu.&nbsp;</strong>Eskiden kredi çekip "zenginmiş gibi" düğün yapmak bir seçenekti. Artık bankaların faiz oranları ve hayat pahalılığı, "mış gibi yapmaya" bile izin vermiyor. Gerçekçilik artık bir tercih değil, tek yol.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şahsi Tahminim:&nbsp;</strong>Gelecekte düğünler; sadece çok dar bir çevreyle yapılan, samimi ve eğlence odaklı kutlamalara evrilecek. Evler ise devasa "saray yavrusu" konseptinden çıkıp, daha fonksiyonel, teknolojik ve sade mekânlar olacak. Eskiden&nbsp;<strong>"itibar"</strong>&nbsp;dışarıya gösterilen bir şeydi; bence yenidünyada itibar,&nbsp;<strong>"borçsuz ve özgür olabilmek"</strong>&nbsp;olacak. Bu süreç can yakıcı olsa da, aslında bizi daha dürüst ve daha az gösterişçi bir topluma dönüştürüyor olabilir. Kriz bizi birbirimize "eşya" üzerinden değil, "insan" üzerinden bakmaya zorluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençler,</strong><strong>Hayat, başkalarının alkışını toplamak için kendi omuzlarına taşınamayacak yükler yüklemekten çok daha kısa ve çok daha değerlidir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gelenekler bizi bir arada tutmak içindir, bizi birbirimize borçlu ve mutsuz kılmak için değil. Eğer bugün gençler; "Önce huzurum, önce ekonomik özgürlüğüm" diyorsa, bu aslında toplumu çürümekten kurtaracak olan asıl sağduyudur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şatafatlı bir düğün töreni sadece birkaç saat sürer, ancak borçsuz ve beklentisiz bir başlangıcın huzuru ömür boyu devam eder. Varsın "el âlem" biraz konuşsun; onlar her zaman konuşacak bir şey bulurlar. Önemli olan, akşam kapıyı kapattığınızda o evin içinde borçların değil, huzurun ve güvenin yankılanmasıdır. Gelecek, eşyaya değil, insana ve emeğe değer verenlerin olacak. Umarım her genç, bu cesareti kendinde bulur. Karamsarlığa kapılmadan, gerçekçi ama umutlu kalabilmek en büyük güç.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Von der Leyen'ın Türkiye açıklaması krize yol açtı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/von-der-leyenin-turkiye-aciklamasi-krize-yol-acti-25687bb2e3e71-54a9-4996-bf9d-b12094e9e3832026-04-22T11:11:00+03:00HABER MERKEZİ Von der Leyen'ın Türkiye açıklaması krize yol açtı

Von der Leyen'ın Türkiye açıklaması krize yol açtı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen'in Türkiye'yi Rusya ve Çin ile aynı cümlede anması diplomatik gerginliğe neden olurken, AB, açıklamanın bağlamdan koparıldığını savunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen, Pazar günü Hamburg'da Zeit gazetesinin düzenlediği bir etkinlikte AB genişlemesine verdiği desteği anlatırken, bloğun "Rusya, Türkiye veya Çin'in etkisinde kalmayacak şekilde Avrupa kıtasına (genişlemeyi) tamamlamayı başarması gerektiğini" söyledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anadolu Ajansı'nın da haberleştirdiği açıklama, Almanya ile ilişkileri son dönemde gelişen, AB üyeliğine aday ve NATO müttefiki Türkiye'nin potansiyel bir tehdit olarak algılandığı izlenimini doğurarak diplomatik gerginliğe yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu açıklama, Türkiye'de sosyal medyada viral oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB: Öyle demek istemedik<br />AB yürütme organının baş sözcüsü Paula Pinho, Salı günü yaptığı açıklamada von der Leyen'in sözlerinin bağlamından koparıldığını ve açıklığa kavuşturulacağını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pinho, Türkiye'ye yapılan atfın "herhangi bir başka ülkeyle kıyaslama amacı taşımadığını, ülkenin jeopolitik ağırlığının, büyüklüğünün ve özellikle Batı Balkanlardaki hedeflerinin bir tanınması" olduğunu söyledi. Türkiye'nin hem ekonomik hem de siyasi açıdan "tartışmasız biçimde bölgenin önemli bir ortağı" olduğunu vurgulayan Pinho, göç gibi kritik konularda işbirliğinin sürdüğünü, Türkiye'nin aynı zamanda AB adayı ve "önemli bir NATO müttefiki" olduğunu hatırlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pinho, Salı günü erken saatlerde gazetecilerin sorularını yanıtlarken de Türkiye'nin AB adayı sıfatıyla, özellikle Batı Balkanlarda "komşuluk konusunda ek sorumluluk" taşıdığını söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk diplomat: Dışişleri Brüksel'e sordu<br />Bir Türk diplomata göre Türkiye, von der Leyen'in açıklamalarının basında doğru aktarılıp aktarılmadığını Avrupa Komisyonu'na sordu. Komisyon ise söz konusu ifadelerin bağlamından koparıldığını ve konunun açıklığa kavuşturulacağını bildirdi. Türkiye Dışişleri Bakanlığı olayla ilgili henüz resmi bir açıklama yapmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, NATO'nun en büyük ikinci ordusuna sahip ülke konumunda. Söz konusu gerginlik, ABD ile İran arasındaki savaşın küresel istikrarsızlığı derinleştirdiği ve AB'nin jeopolitik ilişkilerini pekiştirmeye çalıştığı kritik bir döneme denk geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Von der Leyen ile Türkiye arasında ilk kriz değil<br />Bu gelişme, von der Leyen ile Türkiye arasındaki ilk diplomatik gerginlik değil. 2021 yılında Ankara'ya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmeye giden AB'nin üst düzey yöneticisi von der Leyen, o sırada Avrupa Konseyi Başkanı olan Charles Michel'in Erdoğan'ınkiyle denk tek mevcut koltuğu alması üzerine daha uzaktaki bir kanepeye oturmak zorunda kalmış ve bu olay dünya genelinde geniş yankı uyandırmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">dpa / BÜ,MUK</span></p><p>haber içeik kaynak.</p><p>https://www.dw.com/tr/von-der-leyen%C4%B1n-t%C3%BCrkiye-a%C3%A7%C4%B1klamas%C4%B1-krize-yol-a%C3%A7t%C4%B1/a-76891244</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VEYSEL SARI: BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ YARINLARA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/veysel-sari-birlikte-daha-guclu-yarinlara-256866f07e51c-2c33-41d3-83cc-5eb348fce21b2026-04-21T11:02:00+03:00HABER MERKEZİ VEYSEL SARI: BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ YARINLARA

VEYSEL SARI: BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ YARINLARA

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"BİRLİKTE DAHA GÜÇLÜ YARINLARA :&nbsp;Değerli Yol Arkadaşlarım, Kıymetli Esnaf ve Sanatkâr Kardeşlerim;</span></p><p><span style="font-size:20px">1980’li yıllarda ilk kepengi birlikte açtık, ilk direksiyonu birlikte salladık. Mersin’in tozlu yollarından, Erdemli’nin bereketli hatlarına; küçük bir dükkândan, devasa bir kooperatif çatısına kadar ne yaptıysak "biz" olarak yaptık. Şehre duyduğumuz sevda, esnafa duyduğumuz sadakatle birleşti ve bugün gururla baktığımız bir hizmet mirasına dönüştü.</span></p><p><span style="font-size:20px">Dünümüzden Aldığımız Güçle...</span></p><p><span style="font-size:20px">MES-KOOP ile attığımız temeller bugün ulaştırmanın disiplini oldu. S.S. Toroslar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile zor gününde esnafımızın "can suyu," İTAŞKOBİRLİK ile birliğimizin "kale"si olduk. Mersin İdman Yurdu’nda bu şehrin armasına, ESOB çatısı altında ise her bir sanatkârın alın terine sahip çıktık. Bizimkisi sadece bir yönetim hikâyesi değil; bir vefa, azim ve kardeşlik hikâyesidir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Neden Yeniden?</span></p><p><span style="font-size:20px">Mersin ESOB’da başlattığımız değişim ve kazanç dönemi henüz tamamlanmadı.</span></p><p><span style="font-size:20px">-Finansal yapısını güçlendirdiğimiz kurumumuzu, daha modern ve esnafına daha fazla imkân sunan bir yapıya taşımak için,</span></p><p><span style="font-size:20px">-Genç esnafımıza tecrübemizi rehber kılmak için,</span></p><p><span style="font-size:20px">-Gecesi gündüzüne karışan emekçimizin hakkını her platformda "gür sesle" savunmaya devam etmek için,</span></p><p><span style="font-size:20px">-"Bireysel başarı değil, kitlesel kalkınma" diyerek çıktığımız bu yolda kimseyi arkada bırakmamak için...</span></p><p><span style="font-size:20px">Gönül Bağımız En Büyük Hazinemizdir</span></p><p><span style="font-size:20px">Sizler sadece birer "üye" değil, benim yarım asırlık mücadele arkadaşlarımsınız. Makamlar gelip geçer, ancak zor günde uzatılan bir elin, samimiyetle söylenen bir "hayırlı işler" sözünün kıymeti bakidir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Daha şeffaf, daha güçlü ve daha huzurlu bir esnaf odası için; dürüstlük ve liyakatle perçinlediğimiz bu güven kalesini daha yükseğe taşımaya adayım.</span></p><p><span style="font-size:20px">"Biz bir aileyiz; sevincimiz ortak, derdimiz birdir. Dün başardık, bugün birlikteyiz, yarın daha iyisini yine beraber inşa edeceğiz."</span></p><p><span style="font-size:20px">Desteğinizle, duanızla ve güveninizle; Mersin’in ve esnafın geleceği için yeniden, el ele!</span></p><p><span style="font-size:20px">Saygı ve Muhabbetlerimle."</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69e88171a2e88.jpg" style="height:782px; width:856px" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İsrail güney Lübnan'ı üç bölgeye ayırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/israil-guney-lubnani-uc-bolgeye-ayirdi-256842e50ee5a-0c11-4387-bf4b-83f8f077331f2026-04-20T10:40:00+03:00HABER MERKEZİ İsrail güney Lübnan'ı üç bölgeye ayırdı

İsrail güney Lübnan'ı üç bölgeye ayırdı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail'in Lübnan hükümetiyle varılan ateşkesin ardından kontrolü altında tuttuğu güney Lübnan'ı üç ayrı bölgeye ayırdığı bildirildi. Bu düzenleme İsrail gazetesi Yedioth Ahronoth tarafından ayrıntılı biçimde kamuoyuyla paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Kırmızı hat" olarak adlandırılan ilk bölge, İsrail-Lübnan sınırı boyunca uzanan ilk köy sırasını kapsıyor. Gazetenin aktardığına göre, bu bölgedeki binaların büyük çoğunluğu hâlihazırda tahrip edilmiş durumda ve İran destekli Hizbullah militanlarına ait herhangi bir unsur artık bu alanda bulunmuyor. Bölgenin bazı noktalarında ise İsrail kara kuvvetleri sabit mevziler kurmuş durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Sarı hat" sınırdan altı ila on kilometre uzaklığa uzanıyor. İsrail "sarı hat" kavramını Ekim 2025'teki ateşkesden bu yana yarısını işgal altında tutmaya devam ettiği Gazze Şeridi'nde kullanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Düzinelerce köyü barındıran Lübnan'daki bu bölgede ordunun temel hedefinin kuzey İsrail'e yönelik başta roket olmak üzere her türlü atışı engellemek olduğu savunuldu. Kara kuvvetlerinin bu bölgede konuşlanmaya devam ettiği ve Hizbullah'ın kalesi olarak bilinen Bint Cubeyl dahil bazı yerleşimlerde zaman zaman çatışmaların yaşandığı aktarıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Üçüncü bölge ise sınırdan yaklaşık 30 kilometre uzaklıktaki Litani Nehri'ne kadar uzanıyor. İsrail ordusunun bu alandaki kontrolünü öncelikli olarak "ateş gücü ve gözlem noktaları" aracılığıyla sürdürmeyi planladığı belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ordu söz konusu haberle ilgili henüz bir açıklama yapmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Netanyahu'dan tampon bölge açıklaması<br />İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu da Perşembe günü Lübnan ile 10 günlük ateşkesi açıklarken, İsrail ordusunun güney Lübnan'da oluşturulacak "güçlendirilmiş bir güvenlik bölgesinde" kalması gerektiğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akdeniz'den Suriye sınırına uzanan ve yaklaşık 10 kilometre genişliğindeki bu bölgenin, kuzey İsrail'deki yerleşim birimlerini Hizbullah saldırılarından korumak amacıyla oluşturulduğu ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan'da kalıcı işgal kaygısı<br />İsrail hükümetinden bakan seviyesinde yetkililer geçtiğimiz haftalarda Litani Nehri'nin güneyini kalıcı olarak işgal etmeyi hedefledikleri yönünde açıklamalar yapmış, nehir üzerindeki köprüler yıkılarak Lübnan ordusunun ülkenin güneyine erişimini fiili olarak kestiklerini bildirmişlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Lübnan'da bu gelişmelerin ardından güneyin kalıcı olarak işgal altında kalacağına dair kaygılar artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İsrail, 1982'deki Birinci Lübnan Savaşı'nın ardından güneyde benzer bir "güvenlik bölgesi" kurmuş ve bölgeden son İsrail askerleri ancak 2000 yılında, ağır kayıpların ardından çekilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'den İsrail'e "emrivaki" suçlaması<br />Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İsrail'i ateşkese rağmen Lübnan'da genişlemeci politika izlemekle suçladı. Ateşkes anlaşmasına karşın Lübnan'da emrivaki yaratmaya çalışıldığını söyleyen Fidan, İsrail'in bu tutumunu "İsrail yayılmacılığı" olarak nitelendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Antalya'da konuşan Fidan, "Lübnan halkı ile dayanışma içindeyiz. Lübnan bir kez daha savaşın acımasızlığına kurban gidiyor. Parçalanmışlığın içinde boğuşurken İsrail'in işgaliyle karşılaşmasına müsaade edilmemeli" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakan, süregelen İran-ABD müzakerelerinin Lübnan'daki durumu gölgede bıraktığını ve İsrail'in bu dikkati dağınıklığından yararlanarak fiili durum oluşturmaya çalıştığını savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">DW,dpa / BÜ,MUK</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/i%CC%87srail-g%C3%BCney-l%C3%BCbnan%C4%B1-%C3%BC%C3%A7-b%C3%B6lgeye-ay%C4%B1rd%C4%B1/a-76848347</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Zaharova: Tarihin çarpıtılması ve yeniden yazılması girişimleri kabul edilemez]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zaharova-tarihin-carpitilmasi-ve-yeniden-yazilmasi-girisimleri-kabul-edilemez-25681bc289230-b5b3-41b6-be6f-1448a1d39b8a2026-04-18T21:25:00+03:00HABER MERKEZİ Zaharova: Tarihin çarpıtılması ve yeniden yazılması girişimleri kabul edilemez

Zaharova: Tarihin çarpıtılması ve yeniden yazılması girişimleri kabul edilemez

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Zaharova,&nbsp;<strong>Sovyet halkına karşı Nazi Almanyası ve işbirlikçileri tarafından işlenen soykırım kurbanlarını anma günü</strong>&nbsp;vesilesiyle yaptığı açıklamada, Rusya’nın bu konudaki tutumuna vurgu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rusya, bazı ülkelerin tarihi çarpıtma ve yeniden yazma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu çeşitli uluslararası platformlarda defalarca vurgulamıştır. Rus tarafı olarak görüyoruz ki, bazı ülkelerde Nazizmle mücadele edenlerin anısına dikilen anıt ve anıt-mezarlara karşı adeta bir savaş yürütülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus diplomat, bu tür adımların, Nazizme karşı savaşta hayatını kaybedenlerin hatırasına saygısızlık anlamına geldiğini ve&nbsp;<strong>tarihi gerçeklerin tahrif edilmesine hizmet ettiğini</strong>&nbsp;kaydetti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260418/zaharova-tarihin-carpitilmasi-ve-yeniden-yazilmasi-girisimleri-kabul-edilemez-1105118665.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel: Dış saldırılara karşı ülkemizi savunmaya hazırız]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kuba-devlet-baskani-diaz-canel-dis-saldirilara-karsi-ulkemizi-savunmaya-haziriz-256807ed3901e-a0d2-42c7-be3a-20d68d334ad12026-04-18T21:22:00+03:00HABER MERKEZİ Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel: Dış saldırılara karşı ülkemizi savunmaya hazırız

Küba Devlet Başkanı Diaz-Canel: Dış saldırılara karşı ülkemizi savunmaya hazırız

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Küba Devlet Başkanı&nbsp;<strong>Miguel Diaz-Canel</strong>, ülkesinin barışçıl bir çizgi izlediğini ancak dıştan gelecek herhangi bir saldırı durumunda vatanlarını savunmaya tamamen hazır olduklarını söyledi.&nbsp;<strong>Diaz-Canel,&nbsp;</strong>Russia Today'a (RT) verdiği röportajda,&nbsp;<em>“Biz savaş çağrısı yapan ya da savaşı teşvik eden bir ülke değiliz, ancak vatanımızı savunmak zorunda kalırsak savaştan da korkmayız”</em>&nbsp;dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diaz-Canel,&nbsp;</strong>Küba’da&nbsp;<strong>“tüm halkın savaşı”</strong>&nbsp;kavramının uygulandığını ve bu yaklaşımın, savunmanın sağlanmasında<strong>&nbsp;tüm halkın katılımına dayandığını&nbsp;</strong>vurgulayarak, şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunma konularında korumamızı hiçbir ülkeye bağımlı kılmıyoruz. Dost ülkelerle askeri iş birliği ilişkilerimiz var, ancak bir saldırganlık durumunda, bize sağlanabilecek siyasi ya da diğer desteklerden bağımsız olarak, Devrimci Silahlı Kuvvetlerimizin gücüne, kurumlarımıza, bölgesel savunma sistemimize ve tüm halkın savaşı kavramına güveniyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı&nbsp;<strong>Donald Trump,</strong>&nbsp;pazartesi günü yaptığı açıklamada, İran ile ilgili meselelerin çözülmesinin ardından<strong>&nbsp;"Küba’ya da bakabileceklerini”&nbsp;</strong>söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Pentagon</strong>&nbsp;ise, Küba’ya yönelik askeri operasyon hazırlığı iddialarına ilişkin&nbsp;<strong>Sputnik’e</strong>&nbsp;yaptığı açıklamada,&nbsp;<strong>“bir dizi eylem”</strong>&nbsp;planladıklarını ve Başkan Trump’tan gelecek emirleri yerine getirmeye hazır olduklarını belirtmişti.</span></p><p>haber içirek kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260418/kuba-devlet-baskani-diaz-canel-dis-saldirilara-karsi-ulkemizi-savunmaya-haziriz-1105108994.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de Mandelson krizi: Epstein bağlantısı sonrası Keir Starmer’a istifa çağrısı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-mandelson-krizi-epstein-baglantisi-sonrasi-keir-starmera-istifa-cagrisi-25679a5ad7320-5723-492e-a023-bc0f4e022b322026-04-18T21:19:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de Mandelson krizi: Epstein bağlantısı sonrası Keir Starmer’a istifa çağrısı

İngiltere'de Mandelson krizi: Epstein bağlantısı sonrası Keir Starmer’a istifa çağrısı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İngiltere'de muhalefet partileri, Jeffrey Epstein ile bağlantılı olduğu bilinen bir ismin Washington büyükelçiliğine atanmasından önce güvenlik soruşturmasından geçemediğinin hükümet tarafından doğrulanmasının ardından Başbakan Keir Starmer’ın istifasını talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer, geçen yıl atandığı görevden Epstein ile ilişkileri nedeniyle yalnızca birkaç ay içinde alınan Peter Mandelson’un atanmasındaki değerlendirme süreci nedeniyle daha önce de eleştirilmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">The Guardian gazetesinin yaptığı araştırmada Mandelson’ın başlangıçtaki güvenlik kontrolünü geçemediğinin ortaya çıkması ve bu bilginin hükümet tarafından doğrulanması sonrası muhalefet yeniden istifa çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhafazakâr Parti lideri Kemi Badenoch, X hesabından yaptığı paylaşımda “Starmer ulusal güvenliğimize ihanet etti. Gitmeli” ifadelerini kullandı. Liberal Demokrat lider Ed Davey ise, “Starmer Parlamento’yu yanılttıysa ve halka yalan söylediyse, istifa etmelidir,” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hükümet sözcüsü, Dışişleri Bakanlığı yetkililerinin, İngiltere güvenlik biriminin tavsiyesine rağmen Mandelson’ın atamasının ilerlemesine izin verdiğini açıkladı. Ancak sözcü, bu durumdan Starmer ve Dışişleri Bakanı’nın “bu haftanın başına kadar haberdar olmadığını” belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca güvenlik birimi tavsiyesinin bağlayıcı olmadığı ifade edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer, şubat ayında Mandelson’ın güvenlik onayından geçtiğini söylemişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mart ayında ise İşçi Partisi hükümeti, Mandelson’ın 2024’te büyükelçi olarak atanmasından önceki inceleme sürecine ilişkin yaklaşık 150 sayfalık belge yayımlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Starmer, ABD Kongresi komitesinin yayımladığı belgelerde Mandelson’ın Epstein ile ilişkilerinin derinliğine dair yeni bilgilerin ortaya çıkmasının ardından onu görevden aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polis ayrıca Mandelson hakkında görevde kötüye kullanma iddialarıyla soruşturma başlattı. Şubat ayında gözaltına alınıp kefaletle serbest bırakılan Mandelson’ın, bakan olduğu dönemde Epstein’a özellikle 2008 finans krizi sırasında gizli belgeler sızdırdığı iddiaları da soruşturuluyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/2026/04/18/ingilterede-mandelson-krizi-epstein-baglantisi-sonrasi-keir-starmera-istifa-cagrisi</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail'in retoriği ortadan kalkacak, Türkiye bulaşılacak ülke değil]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/abd-buyukelcisi-barrack-israilin-retorigi-ortadan-kalkacak-turkiye-bulasilacak-ulke-degil-25678cb3089fd-9adf-43cc-b45e-b7cc668f5b792026-04-18T21:16:00+03:00HABER MERKEZİ ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail'in retoriği ortadan kalkacak, Türkiye bulaşılacak ülke değil

ABD Büyükelçisi Barrack: İsrail'in retoriği ortadan kalkacak, Türkiye bulaşılacak ülke değil

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD'nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, cuma günü Antalya Diplomasi Forumu'nda katıldığı bir panelde bölgesel gelişmelerle alakalı önemli açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Suudi Arabistan'ın İsrail ile yakınlaşabileceği gibi, İsrail'in de Türkiye ile uyum içinde olması İsrail halkının refahı adına kilit noktadır. Bu nedenle, mevcut söylemlerin ortadan kalkacağı kanaatindeyim' diyen Barrack, 'Türkiye, bulaşılacak bir ülke değildir' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk ve İsrailli yetkililer arasında sözlü savaş geçtiğimiz günlerde kızışmış, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun "Benim liderliğim altında İsrail, İran'ın terör rejimi ve onun uzantılarına karşı savaşmaya devam edecektir. Bunun aksine Erdoğan, onlara yardım etmekte ve hatta kendi Kürt vatandaşlarını katletmektedir" sözlerine "Ellerine ve yüzlerine yapışmış 73 bin Gazzelinin kanına bakmadan çıkıp bir de utanmadan Kürt kardeşlerimiz üzerinden ülkemize iftira atıyorlar. Değerli kardeşlerim biz bu tuzağa düşmeyeceğiz" diyerek cevap vermişti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">F-35 programı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Barrack, Türkiye'nin F-35 programına geri alınmasına da değindi ve bunun 'patronu için sorun olmadığını' belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">'S-400'ler konusuna gelince… Bilmeyenler için söyleyeyim, Türkiye darbeden sonra Rus savunma sistemi satın aldı. O zamanlar Türkiye, NATO'nun ikinci büyük müttefikiydi. Bu çok büyük bir şey. Bunun ne anlama geldiğini ve Türkiye'nin Avrupa'yı korumak için neler yaptığını düşündüğünüzde, inanılmaz bir şey bu' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">'F-35 jet programına katkıda bulunmak istediler ve aslında gövde üretiminde ortaktılar. S-400'ü satın aldıklarında, Kongre yaptırımlar uyguladı' diye ekleyen Barrack, 'Sanırım bu S-400 meselesi yakında çözülecek' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">'Patronumun bakış açısından, Türkiye'nin F-35 programına kabul edilmesi sorun değil. Yunanistan'ın S-300'leri ve F-35'leri var. Yani, Yunanistan-Türkiye meselesi, biliyorsunuz, başka bir tarihi mesele.'</span></p><h2><span style="font-size:18px">ABD-Türkiye ilişkileri</span></h2><p><span style="font-size:18px">Son yıllarda Türkiye ve ABD arasındaki ilişkiler, Doğu Akdeniz, Suriye ve Gazze'deki politika farklılıklarından, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini satın almasına kadar çeşitli konular yüzünden gerildi. Bu durum, ABD yaptırımlarına ve Türkiye'nin 2019'da F-35 savaş uçağı programından çıkarılmasına yol açtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra Ankara, Washington'dan 40 adet Block-70 F-16 savaş uçağı ve 79 modernizasyon kiti temin etmek istedi. Türkiye'nin İsveç'in NATO üyeliğine onay vermesinin ardından bu anlaşma onaylandı ve bu gelişmelerle birlikte ilişkilerde yumuşama oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Erdoğan ayrıca, Türkiye'nin tedarik zincirleri açısından avantajlı olduğunu belirterek, Ukrayna-Rusya savaşında önemli bir mühimmat olan 155 mm'lik mühimmatın üretimi ve tedariki konusundaki iş birliğini örnek olarak gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Washington, Rusya'ya karşı yaptırımları ihlal eden bazı Türk bireyler ve şirketlere de yaptırımlar uyguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Karşılık Verme Yasası (CAATSA) kapsamında Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) ve dönemin Savunma Sanayii Başkanı İsmail Demir'in de aralarında olduğu dört kurum yetkilisine "Rusya ile ilişkiler" nedeniyle yaptırımları 2021 yılında yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye, Ukrayna'yı destekliyor ancak Moskova'ya yönelik yaptırımlara karşı çıkıyor.</span></p><p>haber içerik kaynak.</p><p>https://tr.euronews.com/2026/04/17/abd-buyukelcisi-barrack-israilin-retorigi-ortadan-kalkacak-turkiye-bulasilacak-ulke-degil</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Magyar, Orban’ın VIP sığınmacılarını iade etmeyi planlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/magyar-orbanin-vip-siginmacilarini-iade-etmeyi-planliyor-25676bbd0bbda-6f0f-42d5-860f-9f8df22870722026-04-18T21:07:00+03:00HABER MERKEZİ Magyar, Orban’ın VIP sığınmacılarını iade etmeyi planlıyor

Magyar, Orban’ın VIP sığınmacılarını iade etmeyi planlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Macaristan'da entelektüeller, Viktor Orban'ın sistemini "mafya tipi" olarak nitelendirdiğinde, yabancı gözlemciler çoğu zaman bunu şüpheyle karşılıyordu. Ancak Orban'ın 16 yıllık iktidarı döneminde, bu nitelendirmeyi haklı çıkaran pek çok olay yaşandı. Bunlardan biri, eski Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski'nin Kasım 2018'de Macaristan'a kaçışıydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Orban'ın yakın dostu olan Gruevski, yolsuzluk nedeniyle hapis cezasını çekmeye başlamasına kısa süre kala Arnavutluk'a kaçtı. DW'nin o dönemde yaptığı araştırmaya göre, Macar diplomatlar onu bir gece yarısı operasyonuyla Karadağ ve Sırbistan üzerinden yasa dışı biçimde Macaristan'a geçirdi. Burada hemen siyasi sığınma hakkı verildi. Oysa Orban'ın katı göç politikası nedeniyle Macaristan'da sığınmacıların koruma statüsü alma şansı neredeyse yoktu.<br />Birçok örnekten sadece biri<br />Gruevski, kendi ülkesinde hâlâ yolsuzluğun simgesi olarak görülüyor ve benzer birçok örnekten yalnızca en bilineni. Orban döneminde Macaristan, başbakana yakın siyasetçiler için güvenli bir sığınak haline geldi. Bu kişiler, kendi ülkelerinde yolsuzluk suçlamalarıyla karşı karşıya kalan ya da haklarında kesinleşmiş mahkûmiyet kararları bulunan isimlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aralık 2024'te hakkında yakalama kararı bulunan eski Polonya Adalet Bakan Yardımcısı Marcin Romanowski, Macaristan'da sığınma hakkı aldı. Kasım 2025'te ise eski Adalet Bakanı Zbigniew Ziobro, Orban'ın ülkesine kaçtı. Aralık 2023'e kadar Polonya'daki sağ muhafazakâr hükümette görev yapan her iki siyasetçi de yolsuzluk suçlamaları nedeniyle aranıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Romanya ve Ukrayna'daki Macar azınlıklara mensup bazı siyasetçiler de son yıllarda Macaristan'a sığındı. Orban ve diğer hükümet yetkilileri çoğu zaman bu davaların siyasi olduğunu savundu.<br />"Suçlular için sığınak değiliz"<br />Macaristan'ın yeni hükümeti, şimdi bu kişileri ülkeden çıkarmak istiyor. Ziobro'nun Macaristan'da sığınma hakkı aldığı Ocak 2026'da ortaya çıktığında, 12 Nisan 2026'daki seçimlerin galibi Peter Magyar ve partisi Tisza, "Macaristan yabancı suçlular için bir sığınak olmayacak" açıklamasını yaptı. Magyar şimdi bu sözü hayata geçirmek istiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peter Magyar, 13 Nisan 2026 Pazartesi günü düzenlenen uluslararası basın toplantısında, Polonya televizyonu TVN'in sorusu üzerine, hükümetinin Romanowski ve Ziobro'yu Polonya'ya iade edeceğini söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Artık Ikea'ya gitmemelerini ve yeni mobilya almamalarını tavsiye ederim, çünkü burada uzun süre kalmayacaklar. Macaristan, uluslararası aranan suçlular için bir sığınak değildir. Eğer kendileri gitmezse, onları Polonya'ya iade etmenin bir yolunu bulacağız."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Magyar ayrıca eski Makedonya Başbakanı Gruevski'yi de açıkça ve ismen andı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'ye kaçış ihtimali<br />Magyar'ın açıklamaları, Polonya ve Kuzey Makedonya'da geniş yankı buldu. Polonya Başbakanı Donald Tusk, Romanowski ve Ziobro hakkında "Bu iki kişiye 'Polonya'ya hoş geldiniz' diyebilmeyi umuyorum" şeklinde konuştu. Tusk, bu konuyu seçim öncesinde Magyar ile görüştüğünü de belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ziobro, 14 Nisan 2026 Salı günü Polsat News kanalına verdiği röportajda özetle şunları söyledi:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Gerçek için mücadele etmeye her zaman hazırım ve gerekirse hapishane hücresinden bile bunu yapmaya devam edeceğim."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkeyi ne zaman ve nasıl terk edeceği konusunda ise net konuşmadı.<br />Romanowski ise "Tusk hükümetine yardımcı olmayacağım. Onlarla ne planlarımı ne de yeni adresimi paylaşacağım" açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Polonya medyasına göre, her iki siyasetçi için en muhtemel yeni kaçış noktası ABD. Çünkü mensubu oldukları Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) ile Trump yanlısı MAGA hareketi arasında yakın ilişkiler bulunuyor. Ziobro ve Romanowski'nin pasaportları Polonya'da geri alınmış olsa da Macaristan'da mülteci pasaportu olarak bilinen "Cenevre pasaportu" almış olabilecekleri belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlişkileri hızla onarma hedefi<br />Romanowski ve Ziobro'nun Polonya'ya iade edilmesi, Peter Magyar için sembolik değeri yüksek ve siyasi açıdan düşük riskli bir adım olarak görülüyor. Magyar, Orban döneminde bozulan ikili ilişkileri hızla onarmak ve zor durumdaki Macar ekonomisi için hayati önemde olan dondurulmuş AB fonlarının serbest bırakılması konusunda Polonya'nın desteğini almak istiyor. Bu nedenle başbakan olarak ilk yurt dışı ziyaretini Polonya'ya yapmayı planlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan Polonya hükümeti açısından da Macaristan'daki yeni yönetim önemli. Çünkü sağ muhafazakâr Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki Orban'a yakın bir isim olarak biliniyor ve Tusk hükümetinin reformlarını sık sık engelliyor. Ayrıca sağ popülistlerin yeniden iktidara gelmesini hedefliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gruevski nerede?<br />Kuzey Makedonya'da ise Magyar'ın iade planı, hararetli bir siyasi tartışma başlattı. Başbakan Hristijan Mickoski, Gruevski'nin ülkeye dönmesi halinde hapse gireceğini açıkladı. 2006-2016 yılları arasında başbakanlık yapan Gruevski, yolsuzluk nedeniyle dokuz yıl hapis cezasına çarptırılmıştı. Mickoski, 14 Nisan 2026'da yaptığı açıklamada, "Nikola Gruevski Makedonya'da ortaya çıkarsa ve hakkında kesinleşmiş bir karar varsa, güvenlik güçleri tarafından tutuklanacak ve cezasını çekmek üzere cezaevine gönderilecektir" dedi.<br />Mickoski ile Gruevski, geçmişte aynı partide yer alsa da aralarındaki ilişki yıllardır gergin. 2023 yılında dönemin sosyal demokrat hükümetinin, Gruevski'nin ülkeye dönüşü karşılığında bir anlaşma yaptığı ve bununla muhalefetteki VMRO-DPMNE partisinde Mickoski'nin liderliğini zayıflatmayı hedeflediği iddiaları gündeme gelmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak bu plan, Gruevski'ye yasal yollardan af sağlanamaması nedeniyle başarısız oldu. Buna karşın sosyal demokrat SDSM partisinin lideri Venko Filipce de Gruevski'nin iadesini desteklediğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gruevski ise henüz bir açıklama yapmadı. Nerede olduğu bilinmiyor, çünkü son derece gizli bir yaşam sürüyor. En son Ekim 2024'te Budapeşte şehir merkezindeki bir restoranda görüldüğü bildirildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/macaristan-magyar-orban%C4%B1n-vip-s%C4%B1%C4%9F%C4%B1nmac%C4%B1lar%C4%B1n%C4%B1-iade-etmek-istiyor/a-76811858</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Trump: UFO belgeleri yakında yayımlanacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/trump-ufo-belgeleri-yakinda-yayimlanacak-25674bbb12095-be0b-418c-875a-955a060e88862026-04-18T21:01:00+03:00HABER MERKEZİ Trump: UFO belgeleri yakında yayımlanacak

Trump: UFO belgeleri yakında yayımlanacak

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ABD Başkanı Donald Trump, tanımlanamayan uçan cisimlerle (UFO) ilgili hükümet belgelerinin yakında kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Trump, Eylül 2025'te öldürülen Charlie Kirk'ün kurucusu olduğu, Turning Point USA isimli muhafazakâr örgütün etkinliğinde destekçilerine hitaben yaptığı konuşmada, "Çok ilginç belgeler bulduk ve ilk yayınlar çok, çok yakında başlayacak" dedi. Trump, Şubat ayında ABD yetkililerine UFO'lar ve olası dünya dışı yaşamla ilgili hükümet dosyalarının açıklanmasını başlatma talimatı vermiş, bunu da kamuoyunun konuya yönelik büyük ilgisiyle gerekçelendirmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Başkan Trump daha önce, eski ABD Başkanı Barack Obama'yı bir röportajda dünya dışı varlıkların "gerçek" olduğunu dile getirdiği gerekçesiyle gizli bilgileri hukuka aykırı şekilde ifşa etmekle suçlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Obama ise daha sonra açıklama yaparak başkanlık döneminde dünya dışı temas için herhangi bir kanıt görmediğini ancak evrenin başka yerlerinde yaşam olması ihtimalinin istatistiksel olarak yüksek olduğunu belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pentagon'un 2024 tarihli bir raporuna göre, ABD hükümetinin İkinci Dünya Savaşı'nın sonundan bu yana yaptığı araştırmalar dünya dışı teknolojiye dair herhangi bir kanıt ortaya çıkarmadı. Raporda, gözlemlerin çoğunun yanlış tanımlanan sıradan nesneler ve olaylar olduğu belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Reuters / ET,CÖ</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/trump-ufo-belgeleri-yak%C4%B1nda-yay%C4%B1mlanacak/a-76841273</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rapor-erdoganin-masasinda-ak-partide-buyuk-degisim-basliyor-25673f1014051-1ec4-4245-ae80-68086cd6edd82026-04-17T08:09:00+03:00HABER MERKEZİ Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor

Rapor Erdoğan'ın masasında: Ak Parti'de büyük değişim başlıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">AK Parti, teşkilat yapılanmasına yönelik kapsamlı çalışmalarını sürdürüyor. Türkiye Gazetesi'nden Emrah Özcan'ın haberine göre, yakın zamanda başlatılması planlanan süreçte bazı il başkanlıklarında dikkat çeken değişimler yaşanacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Süreç, AK Parti Teşkilat Başkanı Ahmet Büyükgümüş koordinasyonunda yürütülen saha analizleri ve performans raporlarına dayanacak. Değişimin isimlerle sınırlı kalmayacağı, teşkilat yapısında daha derin ve köklü bir dönüşüm hedeflendiği ifade ediliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">SAHADA KARŞIĞILI OLMAYAN İSİMLER RAPORLANDI</span></h2><p><span style="font-size:18px">Son yerel seçim sonuçları, sahadaki performans ve seçmenle kurulan temas düzeyi sürecin en önemli belirleyicileri arasında yer alıyor. Parti kaynakları, "yeni dönem" vurgusunun özellikle altını çizerken, sahada karşılığı olmayan isimlerin detaylı analizlerle raporlandığını aktarıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen veriler doğrultusunda hazırlanan raporlar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunuluyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın değişim yönünde kanaat oluşturması halinde, ilgili il ve ilçeler için yeni başkan arayışı başlatılıyor. Geçen yıl şubat ayındaki 8. Olağan Kongre'de göreve gelen yeni yönetim 1 yılda sadece 8 il başkanlığında değişime gitti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">ÜYELİĞİNİ SONLANDIRANLAR TEK TEK ARANIYOR</span></h2><p><span style="font-size:18px">Öte yandan, Teşkilat Başkanlığı'nın, il ve ilçe teşkilatlarına verdiği yeni üye kazanımı talimatı doğrultusunda çalışmalar da yakından izleniyor. Koordinatörler ve bölge başkanları tarafından hazırlanan raporlar düzenli olarak merkeze iletiliyor. Partiden üyeliğini sonlandıran isimler tek tek aranarak gerekçeleri öğreniliyor. Çözüm üretilebilecek sorunlar giderilirken, çözülemeyen başlıklar ise doğrudan il ve ilçe başkanlarının performans değerlendirmelerine yansıtılıyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adandan-sosyal-medya-uyarisi-denetim-zorunluluk-haline-gelmistir-25672b6bf20c0-fed6-44df-b840-333a124dee3d2026-04-16T19:01:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"

MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul Milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanvekili Celal Adan, Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan acı olaylara ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Yaşanan kayıpların derin üzüntü yarattığını belirten MHP'li Adan, dijital platformlardaki kontrolsüzlüğe tepki gösterdi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">"DİJİTAL DÜNYA ŞEYTANİ BİR ZEMİNE DÖNÜŞTÜ"</span></h3><p><span style="font-size:18px">Açıklamasında okul saldırılarına değinen MHP'li Celal Adan, çocukların hayatına kastedilmesine neden olan unsurlara vurgu yaparak şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşananlar; yüreğimizi yakmıştır. Acımız büyüktür. Evlatlarımızı bizden koparan, dijital dünyayı şeytani bir zemine dönüştüren sorumsuzluğa karşı; sosyal medya denetimi zorunluluk haline gelmiştir. Kederli ailelerimizin ve milletimizin başı sağolsun.</em></span></p><p>Kaynak: <a href="https://www.benguturk.com/gundem/mhpli-celal-adandan-sosyal-medya-uyarisi-denetim-zorunluluk-haline-gelmistir-266709h" rel="noopener noreferrer" target="_blank">MHP'li Celal Adan'dan sosyal medya uyarısı: "Denetim zorunluluk haline gelmiştir"</a></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İran’dan Hürmüz uyarısı: ‘Abluka ateşkesi bozabilir’]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/irandan-hurmuz-uyarisi-abluka-ateskesi-bozabilir-256714962bc3e-98bf-4107-8c0a-8d56d78235b72026-04-16T18:57:00+03:00HABER MERKEZİ İran’dan Hürmüz uyarısı: ‘Abluka ateşkesi bozabilir’

İran’dan Hürmüz uyarısı: ‘Abluka ateşkesi bozabilir’

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü&nbsp;<strong>İsmail Bekayi</strong>, Hürmüz Boğazı ablukasının ABD ile varılan&nbsp;<strong>ateşkesin bozulmasına&nbsp;</strong>yol açabileceği uyarısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bekayi, Sputnik’e yaptığı açıklamada, “<em>Bu, uluslararası hukuka aykırı, kışkırtıcı bir hareket ve ateşkesin bozulmasına yol açabilir. Böyle bir durumda, silahlı kuvvetlerimiz gerekli önlemleri almaya hazır</em>” ifadesini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">Neler olmuştu?</span></h3><p><span style="font-size:18px">11 Nisan’da ABD Başkanı Donald Trump’ın Tahran ile iki haftalık ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını açıklamasının ardından İran ve ABD,&nbsp;<strong>İslamabad</strong>’da görüşmelere başlamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">12 Nisan’da ABD heyetine başkanlık eden ABD Başkan Yardımcısı&nbsp;<strong>JD Vance</strong>, tarafların müzakerelerde anlaşmaya varamadığını ve ABD heyetinin anlaşma olmadan ülkeye döneceğini açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüşmeden kısa bir süre sonra ABD,&nbsp;<strong>Hürmüz Boğazı’nı&nbsp;</strong>abluka altına aldı. ABD Başkanı&nbsp;<strong>Donald Trump</strong>, ordunun İran limanlarına giden ve gelen tüm gemileri durduracağını açıkladı.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260416/irandan-hurmuz-uyarisi-abluka-ateskesi-bozabilir-1105051467.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Kremlin: Rusya yaptırımlara alıştı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kremlin-rusya-yaptirimlara-alisti-25670fa7c2734-0a19-40ee-82d9-82706783c3182026-04-16T18:55:00+03:00HABER MERKEZİ Kremlin: Rusya yaptırımlara alıştı

Kremlin: Rusya yaptırımlara alıştı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kremlin Sözcüsü&nbsp;<strong>Dmitriy Peskov</strong>, bugünkü basın brifinginde, ABD Hazine Bakanı&nbsp;<strong>Scott Bessent</strong>’in, denizde tankerlerde bulunan Rusya ve İran menşeili&nbsp;<strong>petrole&nbsp;</strong>yönelik yaptırımlarına ilişkin&nbsp;<strong>muafiyeti uzatmayı planlamadığı</strong>&nbsp;yönündeki açıklamasını değerlendirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rus yetkili, bunu tahmin ettiklerini belirterek, “<em>Bu, olası senaryolardan biriydi</em>” ifadesini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Peskov, “<em>Aylar ve yıllardır, uluslararası hukuk açısından yasa dışı saydığımız yaptırımların ağırlığı altında yaşıyoruz ve bu tür tedbirlerin çıkarlarımız üzerindeki sonuçlarını en aza indirecek şekilde hareket etmeyi öğrendik</em>” diyerek Moskova’nun “<em>böyle yapmaya devam edeceğini</em>” ekledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD, mart ayı başlarında,&nbsp;<strong>küresel petrol arzını sürdürmek amacıyla&nbsp;</strong>Rus petrolü alımına izin veren geçici muafiyet açıklamıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Hazine Bakanı Scott Bessent dün yaptığı açıklamada, denizde tankerlerde bulunan&nbsp;<strong>Rusya ve İran menşeili petrolün satışına izin veren geçici muafiyeti</strong>&nbsp;uzatmayı planlamadıklarını dile getirmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak.</p><p>https://anlatilaninotesi.com.tr/20260416/kremlin-rusya-yaptirimlara-alisti-1105062006.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN’E VE HUZURA HİZMET İÇİN VEYSEL SARI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersine-ve-huzura-hizmet-icin-veysel-sari-256675486ba27-10e0-468f-bfd8-d3d492cc27912026-04-16T14:06:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN’E VE HUZURA HİZMET İÇİN VEYSEL SARI

MERSİN’E VE HUZURA HİZMET İÇİN VEYSEL SARI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Göktaş, bu ziyaret esnasında, huzurda bulunan oda Başkanları, CUMALİ TAŞ, ERDAL PEKMEZ, ERTUĞRUL KOCAOĞLU, NİHAT DAĞDELEN, MEHMET REŞAT KIVILCIM, AYHAN AY, ZEYNEL NAR ve AZİN ÖNEN’E hitaben yaptığı kısa konuşmada:</span></p><p><span style="font-size:18px">“MERSİN’E HİZMET İÇİN, TOPLUMSAL KALKINMA, TOPLUMSAL BARIŞ, TOPLUMSAL MUTABAKAT İÇİN, ESNAFA HİZMET, DEVLETE VE MİLLETE SADAKAT, İSANLIĞA HİZMET İÇİN, BİR VEFA VE DAVA ADAMI GÖNÜL İNSANI OLDUĞU İÇİN, VEYSEL SARI… ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) YURT GENELİ ÖRGÜTLÜ 630 BİN GÖNÜLLÜSÜ İLE VEYSEL SARI KARDEŞİMİZİN VE ÇALIŞMA ARAKADAŞLARININ YANINDA VE YANIBAŞINDAYIZ” açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarsus Fotoğraf ve sanatçıları odası başkanı Cumali Taş:</strong> “"Bir fotoğraf, bin kelimeye bedeldir; ancak o bin kelimenin ne anlattığı, sanatçının vicdanında saklıdır. Bizler ışığı hapseden değil, ışığın yardımıyla karanlıkta kalan gerçekleri aydınlatanlarız. Sanatımızın gücünü; ayrımcılığı körüklemek için değil, toplumsal empatiyi ve dayanışmayı güçlendirmek için kullanalım. Işığınız bol, vizörünüz hep doğrudan yana olsun. Bu bağlamda Veysel Sarı başkanımızın yanındayız” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin Kasaplar Odası Başkanı Erdal Pekmez:</strong> “"Eline, beline, diline sahip ol; tartına hile, rızkına haram karıştırma. Değerli Meslektaşlarım; Bizler sadece et satmıyoruz; bizler komşumuzun güvenini, soframızın tadını ve toplumun sağlığını koruyoruz. Bu ağır ama onurlu sorumluluğun bilinciyle hareket eden tüm esnafımıza teşekkür ederiz. Bereketli kazançlar, sağlıklı yarınlar dilerken, esnafın ve tüketicinin yanında olan hizmet insanı Veysel Sarı” diyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aydıncık şoförler odası başkanı Ertuğrul Kocaoğlu, Gülnar Şoförler odası başkanı Ayhan Ay, Anamur Şoförler odası Başkanı Aziz Özen ise yaptıkları ortak açıklamada:</strong> “"Kaptanlık sadece dalgalı denizde değil, kalabalık yollarda da sükûneti korumaktır. Değerli Dostlar; Yolların sessiz kahramanları olarak; her birinizin sağ salim evine dönmesi ve her yolcunuzun araçtan bir tebessümle inmesi en büyük temennimizdir. Kurallara uyan, hakka riayet eden ve emeğiyle yolları güzelleştiren tüm meslektaşlarımıza şükranlarımızı sunarız.Tekerinize taş değmesin, yolunuz her daim açık olsun. Biz memlekete ve milleti hizmet için Veysel Sarı diyoruz” dediler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Gülnar Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanı Zeynel Nar:</strong> “"Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlak ile çalışıp bizi geçen bizdendir diyen Ahi Evran-ı Veli’nin evlatlarıyız. Değerli Esnaf Arkadaşlarımız; Sizin yanan ışığınız, sokağın güvenliğidir; sizin güler yüzünüz, toplumun moralidir. Bu kadim mirası onurla taşıyan, alın teriyle sofrasına ekmek götüren ve vatanına sadakatle hizmet eden tüm sanatkârlarımızı selamlıyorum. Rızkınız bol, yolunuz açık, ahit ve akdiniz daim olsun. Bu bağlamda Memleket ve millet sevdalısı, hizmet eri olan Veysel Sarı diyoruz” açıklamasını yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kırtasiyeciler odası Başkanı Mehmet Reşat Kıvılcım:</strong> "Bir kalem, bir dünyayı değiştirebilir; o kalemi çocuğun eline ulaştıran ise görünmez kahramandır. Değerli Meslektaşlarım; Emeğinizin karşılığı sadece kazandığınız maddi değer değil, yetiştirdiğiniz nesillerin başarısıdır. Bilginin ve sanatın yolunda, dürüstlük ve özenle hizmet veren tüm kırtasiye emekçilerimize teşekkür ederim. İşlerinizde bereket, kaleminizde feraset daim olsun. Bu gün Mersin için ve esnaf için Veysel Sarı diyorum”&nbsp; dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69e0df8cb0cab.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-gazeteci-mersinli-mustafa-goktas-kimdir-2565368d5d66c-fbfe-4d0b-877a-6ca731e58d5e2026-04-11T20:46:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?

ÜSTAT GAZETECİ MERSİN’Lİ MUSTAFA GÖKTAŞ KİMDİR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ </strong>43 YLLIK BASIN MESLEK HAYATINDA BİNLERCE MAKALEYE İMZA ATMIŞ, 6 KİTABI YAYINLANMIŞ, YÜZLERCE MESLEKİ TAKDİRNAME ALMIŞ, BU ÇALIŞMA VE HİZMETLERİ CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAKİ BASIN KARTI DOSYASINDAKİ MESLEKİ ÇALIŞMALAR BÖLÜMÜNDE KAYIT ALTINDADIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">SÜREKLİ BASIN KARTI HAMİLİDİR.</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇİLELİ BİR BASIN HAYATI VARDIR. YARGIDAN BERİ GELMEMİŞ, SÜREKLİ HAKKINDA DAVALAR AÇILMIŞ. AÇILAN YÜZLERCE DAVADAN SADECE İKİSİNDE MAHKÛMİYET, YÜZLERCESİNDEN BERAAT KARARI &nbsp;ALMIŞTIR.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Göktaş hakkında Memleketi Mersin’de yayınlanan bir yayının ekran görüntüsü aşağıda:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6a3d2bbc064a6.jpg" style="height:2063px; width:1666px" /></strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş, spora da yakın ilgi göstermiş, Üniversiteler spor federasyonu Mersin il temsilciliğini iki dönem başarı ile yapmış, İzcilik Federasyonu Medya kurul üyeliğinde de bulunmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Göktaş siyasetin içinde de bir ara aktif yer almış, 1980 öncesi ülkücülerinden olup, Rahmetli Alparslan Türkeş’in ölümüne kadar MHP çatısında siyaset yapmış, Sonrasında DYP Mersin merkezdeki şimdi ilçe olan döneminde belde olan Yenişehir’in belde başkanlığını, ardından Mersin merkez ilçe başkanlığını, İl genel sekreterliği, teşkilat başkanlığı, il başkanlığı, DYP (Basın Propagandadan sorumlu) Genel Başkan Yardımcılığı, DYP genel Başkan Başdanışmanlığını da başarı ile yapmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">2009 dan bu yana aktif siyaset yapmamaktadır. STK’larda gönüllü hizmetlerini sürdürmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Gazeteciler Cemiyeti kurucuları arasında olup burada iki dönem denetim kurulu başkanlığını yapmış, sonrasında Mersin internet Gazetecileri Derneğini yol arkadaşları ile beraber kurarak, Burada denetim kurulu başkanlığını üç dönemdir yapmaktadır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sanliurfada-iletisimin-yeni-yuzyili-egitim-programi-gerceklestirildi-256477a5bb529-945e-4d75-961f-45d1e16f88d62026-04-10T09:32:00+03:00HABER MERKEZİ Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi

Şanlıurfa’da “İletişimin Yeni Yüzyılı” Eğitim programı gerçekleştirildi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Şanlıurfa’</strong>da&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanlığı&nbsp;</strong>İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin’ın katılımıyla&nbsp;<strong>“İletişimin Yeni Yüzyılı”</strong>&nbsp;eğitim programı düzenlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu kurum ve kuruluşlardaki basın ve halkla ilişkiler bölümünde görev yapanlara yönelik "İletişimin Yeni Yüzyılı" Güçlü İletişim, Etkin Kamu Şanlıurfa’da eğitim programı düzenlendi</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>EĞİTİM PROGRAMINA ÖNEMLİ KATILIMCILAR</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Şanlıurfa Milli Eğitim konferans salonunda düzenlenen eğitim programına,&nbsp;<strong>Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, Şanlıurfa Vali Yardımcısı Yakup Kılınçoğlu, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Bölge Müdürü Hasan Bilici, Basın İlan Kurumu Genel Kurul Üyesi Tahir Gülebak</strong>, ile çok sayıda kamu kurumu müdür ve personeli katıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İletişim Başkan Yardımcısı İlhami Giray Şahin, dezenformasyona sadece bir iletişim sorunu olarak bakmadıklarını belirterek, "Aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olarak da görüyoruz dezenformasyonu." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"İletişimin Yeni Yüzyılı Güçlü İletişim, Etkin Kamu: Şanlıurfa Eğitim Programı"nda yaptığı konuşmada, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı olarak sadece bilgi aktaran bir kurum olmadıklarını aynı zamanda Cumhurbaşkanı'nın ve devletin hakikati koruma misyonuna öncülük ettiklerini belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millet-devlet iletişimini güçlendirip vatandaşın devlete açılan kapısı olmaya devam ettiklerini ifade eden Şahin, şöyle konuştu:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Vatandaşlarımızla devletin bir gönül köprüsü oluşturduğu ve bu gönül köprüsü marifetiyle kimi zaman şikayetler, kimi zaman talepler, kimi zaman teşekkürlere şahit olduğumuz bir platformumuz, bir sistemimiz var. Tabii kamuoyunu yakından takip ettiği için ve neredeyse her hafta bir iki gündem ile adından söz ettirdiği için, sorunlara çözüm olduğu için, vatandaşın kurumlar arası iletişimini nitelikli kıldığı için CİMER her daim gündemimizde, her daim sizlerin de şahit olduğu gibi başarı ve başarılarıyla yoluna devam ediyor. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi bizler gençlere fazlaca önem ve hassasiyet gösteriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın bu yönde telkinlerini ve talimatlarını alıyoruz. Tabii ki Sayın Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle gençlerle aynı yöne bakıyor, aynı duyguları paylaşıyor, aynı hayallerin peşinden gidiyoruz. Birileri sosyal medya mecraları üzerinden kendilerini farklı eğilimlere yöneltmeye çalışırken bizler gençlerle yüz yüze, diz dize, omuz omuza el ele, gönül gönle Türkiye yüzyıllarına yürüyoruz. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığımız faaliyetlerini ve görev alanını gençlerimize ilk elden aktarırken, aynı zamanda hakikati koruma misyonunun kendileri için ne anlama geldiğini de ortaya koyacaktır diye ümit ediyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Dijital hızın arttığı günümüzde bilginin anlık olarak dolaşıma girdiğini ancak bu durumun beraberinde dezenformasyon risklerini de artırdığını dile getiren Şahin, devletin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı başta olmak üzere bu sürece aktif şekilde müdahil olduğunu ve yanıltıcı bilgilerle mücadele ettiğini, medyada doğrulama mekanizmalarının bu açıdan kritik önem taşıdığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dezenformasyonla mücadele</span></p><p><span style="font-size:18px">Şahin, dezenformasyonla da mücadele ettiklerini belirterek şöyle devam etti:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Malumunuz daha geçen gün bir devletin istihbarat teşkilatının bir paylaşımından dolayı, biz İletişim Başkanlığı olarak dezenformasyonla mücadele merkezimiz tarafından yapılan bir açıklamada, içeriğiyle sizler de vakıfsınızdır, taraf olmak durumunda kaldık. Ve sonra ilgili açıklamayı yapan istihbarat teşkilatının sosyal medya hesabı üzerinden "evet biz yanlış biliyormuşuz ve Türkiye doğruymuş" demek zorunda kaldılar. Bu da herhalde dezenformasyonla mücadelenin sadece bizim ülkemiz için değil diplomasi ayağında da uluslararası ilişkilerde de ne kadar önemli olduğunu ve önem arz etmemiz gerektiğini ortaya koyuyordur diye düşünüyorum. Tabii bunlar da zaman mücadele edeceğiz, dijital çağın sınamaları olarak bakıyoruz biz bunlara. Hakikat ile yalan çizgisi arasında bir duruş sergilememiz ve doğru taraflı olmamız gerekiyor. Biz sizlere bu noktada yardımcı olmaya çalışıyoruz. Sadece bir iletişim sorunu olarak da bakmıyoruz dezenformasyona. Aynı zamanda bir millî güvenlik meselesi olarak da görüyoruz dezenformasyonu. Yani hakikatin üzerini örten karşısında durulması gereken, devletin ve milletin sorumluluğu olduğuna inanıyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Basın mensuplarının dezenformasyonla mücadelede millet adına sorumluluk üstlenmesi gerektiğini vurgulayan Şahin, bu konuda kararlı olduklarını ve güçlü adımlar atmaya devam edeceklerini ifade etti.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.urfanatik.com/video/sanliurfada-iletisimin-yeni-yuzyili-egitimi-basladi</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/chpli-mersin-yenisehir-belediyesine-operasyon-30-kisi-gozaltina-alindi-2564677cdbf24-26e7-4443-9645-d1f62f43e7642026-04-10T08:27:00+03:00HABER MERKEZİ CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı

CHP'li Mersin Yenişehir Belediyesi'ne operasyon: 30 kişi gözaltına alındı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Alınan bilgiye göre, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, CHP'li Yenişehir Belediyesi'ne yönelik ihalede yolsuzluk, rüşvet ve irtikap suçlarından operasyon düzenledi. Yaklaşık 30 kişi gözaltına alınırken, operasyonda belediyede de arama yapıldığı öğrenildi. Operasyon çerçevesinde gözaltı kararı verilenler arasında belediye başkan yardımcıları, şube müdürleri ve şirket yetkililerinin olduğu ileri sürüldü.<br />Ayrıntılar geliyor...</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-is-kur-da-cinsel-taciz-davasi-25652fa4b8575-07c1-4868-a1ec-36a76ed103032026-04-10T07:15:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI

MERSİN İŞ-KUR DA CİNSEL TACİZ DAVASI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">27.8.2025 günü iddianamesi yazılan ve 3.9.2025 tarihinde kabul edilerek tensip zaptı tutulan davada, 18.12.2025 günü ilk duruşmaya karar verildi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ardından dava aşağıdaki şekilde devam etti. <strong>(Ekran Görüntüleri altta, ancak belirli yerlerini MASUMİYET KARİNESİ NEDENİYLE kapattık)</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">İDDİANAME SAYFALARI</span></strong></p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf2c673c0.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf3a49480.jpg" style="height:936px; width:693px" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8cf298d8a9.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">MAHKEMENİN KABUL VE TENSİP ZAPTI (aşağıda)</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d0188aaa8.jpg" style="height:926px; width:748px" /></p><p><strong><span style="font-size:18px">DURUŞMASININ 26.4.2026 GÜNÜ YAPILACAĞININ KARARI VE DURUŞMA TUTANAĞININ BİR BÖLÜMÜ</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d0e60a361.jpg" /></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69d8d132877dd.jpg" /></span></strong></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehirde-sayistaya-takildi-25643d9651d08-c78a-4486-8b64-3eeb8c83c8942026-04-09T08:46:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI

MERSİN BÜYÜKŞEHİR’DE SAYIŞTAYA TAKILDI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılan denetimlerde: </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kamu İhale Kanunu'na Göre İhale Edilmesi Gereken Mal Alımlarının İstisna Kapsamında İhalesiz Olarak Temin Edildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmeye Ait Hesap ve İşlemlerde Hatalı Uygulamaların Yapıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Taşınırların Kayıt, Kontrol ve Yönetiminin Mevzuata Uygun Yürütülmediği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı Taşınmazların Ecrimisil Karşılığında Kullandırılması ve Ecrimisil Gelir Tahsilatının Düşük Olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Kredi Kartı ile Tahsil Edilen Toplu Taşıma Gelirlerinin Takibinin Yapılamadığı ortaya çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporun detaylarında:</strong>&nbsp; Bütçe içi işletmenin iktisadi ve ticari işler için kullanılan ödeneğinin muhasebeleştirme işlemlerinin mevzuatta belirtilen şekliyle yapılmadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme özel hesabından karşılanması gereken giderlerin ve elde edilen gelirlerin, Belediye muhasebe kayıtlarında yer aldığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletme bilançosunda hatalı borç ve alacak tutarlarının yer aldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Belediyenin ve işletmenin alacaklarını tahsil etmediği görüldüğü,.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bütçe İçi İşletmenin Zararda Olmasına Rağmen Kurumlar Vergisi Ödediği görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Personelin kullanımında olan dayanıklı taşınırların Taşınır Teslim Belgesinde yer almadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Ortak kullanım alanlarında yer alan dayanıklı taşınırların, Taşınır Teslim Belgesi düzenlenerek şahıslar üzerine kaydedildiği görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı taşınır malların anlık depo durum cetvellerinin fiili durumu yansıtmadığı ve depoların mevcut durumlarının düzenli olmadığı görüldüğü,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dayanıklı taşınırlarla ilgili Tesis Bileşenleri Cetvelinin düzenlenmediği ve Tesis kapsamındaki taşınırların sanal ambarlarda takip edilmediği görüldüğü de kayıtlara geçirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda,</strong> İdare tarafından, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca, park ve bahçeler ile refüj alanları ve diğer yeşil alanlarda kullanılmak üzere fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri gibi peyzaj ürünlerinin; Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca, süt, fide ve gübre ürünlerinin; Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca, oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürünlerin, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (a) bendi kapsamında ihalesiz olarak alındığı tespit edildiği, &nbsp;Söz konusu husus önceki yıl Sayıştay Denetim Raporunda da yer aldığının da altı çizildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine Raporda, “</strong>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun “Temel İlkeler” başlıklı 5’inci maddesinin birinci fıkrasına göre; idareler ihalelerde, saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur.” <strong>Denilerek,</strong> “Uygulanacak ihale usulleri Kamu İhale Kanunu’nun 18’inci maddesinde sayılmış olup, mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinden hangilerinin kanun kapsamı dışında olduğu Kanunun "İstisnalar" başlıklı 3’üncü maddesinde tek tek sayılmıştır. Kamu İhale Kanunu’nun “İstisnalar” başlıklı 3’üncü maddesinin (a) bendine göre; Kanun kapsamına giren kuruluşlarca, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere doğrudan üreticilerden veya ortaklarından yapılan tarım veya hayvancılıkla ilgili ürün alımları ile 6831 sayılı Orman Kanunu gereğince orman köyleri kalkındırma kooperatiflerinden ve köylülerden yapılacak hizmet alımları Kanuna tabi değildir. Yukarıda yer alan madde metnine göre tarım ve hayvancılıkla ilgili ürünlerin doğrudan üreticilerden veya ortaklıklarından ihalesiz olarak satın alınabilmesi için, alımı yapacak kuruluşun, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği söz konusu ürünleri işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere kurulmuş olması veya bu ürünleri işleme, değerlendirme, iyileştirme veya satma işlemlerini yapmakla yasal olarak görevlendirilmiş olması gerekmektedir. Dolayısıyla bu bent kapsamına, özellikle 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu kapsamında olmayıp da 4734 sayılı Kanunun kapsamına alınan kuruluşların, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği üreticilerden veya ortaklarından yapacakları; Et ve Süt Kurumunun canlı hayvan, et ve süt alımları; Toprak Mahsulleri Ofisinin hububat alımları; Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğünün çay alımları; Türkiye Şeker Fabrikalarının şeker pancarı alımı, Orman Bakanlığına bağlı fidanlıkların fidan alımları gibi alımlar girmektedir.” <strong>Denerek:&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">“Yerinde yapılan denetimlerde; Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 47.950.375,00 TL tutarında park ve bahçeler ile refüj alanları ve diğer yeşil alanlarda kullanılmak üzere fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri gibi peyzaj ürünleri alımları, Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 46.055.907,50 TL tutarında süt, fide, küçük baş hayvan ve gübre ürünleri alımları, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığınca yapılan, KDV hariç 2.374.250,00 TL tutarında oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürün alımları, olmak üzere toplam KDV hariç 96.380.532,50 TL tutarında alımın istisna kapsamında olmamasına rağmen 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun İstisnalar başlıklı 3 (a) maddesine göre gerçekleştirildiği tespit ettiler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda ayrıca</strong>, “İstisna alımı kapsamında, kuruluş amacı veya mevzuatı gereği işlemek, değerlendirmek, iyileştirmek veya satmak üzere yapılan tarım ve hayvancılıkla ilgili ürün alımları yer almaktadır. Dolayısıyla idare tarafından yapılan fide, fidan, çiçek ve süs bitkileri, küçük baş hayvan, gübre ile oyuncak bez bebek, bere gibi hediyelik ürün alımları, diğer yapılacak tüm mal alımları gibi 4734 sayılı Kamu İhale Kanuna tabi olup bu istisna kapsamında yer almamaktadır” hatırlatması yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Aynı raporda,</strong> Belediye tüzel kişiliği içerisinde faaliyet gösteren Macit Özcan Spor ve Sosyal Tesisleri İşletmesinin yıl sonu mali tablolarında 131-Ortaklardan Alacaklar hesabında Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğünden 2.760.781,45 TL alacak ve 331- Ortaklara Borç hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesine 28.157.526,24 TL borç görünmektedir. Mersin Büyükşehir Belediyesi İktisadi ve Sosyal Tesis İşletmesi yıl sonu mali tablolarında 120-Alıcılar hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesi Başkanlığından 17.223.749,64 TL alacak ve 331-Ortaklara Borç hesabında Mersin Büyükşehir Belediyesine 18.176.440,61 TL borç görünmektedir. Bütçe İçi İşletme bir şirket olmadığı gibi tüzel kişiliği de bulunmamaktadır. Belediye ve belediye birimlerinin ortak olarak kayıtlarda borçlu ve alacaklı olarak yer alması anlaşılamamaktadır. Denetimlerde söz konusu tutarların dayanaklarına da ulaşılamamıştır. Bu nedenle kayıtların hatalı olduğu değerlendirilmektedir” denildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda ilginç detaylarda çıktı:</strong> “Daire başkanları ve şube müdürlerine ait Taşınır Teslim Belgeleri incelendiğinde ortak alana kaydedilip Dayanıklı Taşınırlar Listesi düzenlenmesi gereken dayanıklı taşınırların şahıslar üzerine kaydedildiği tespit edilmiştir. Örneğin çalışma masaları, koltuklar, sehpalar, makam koltuğu vb. taşınırların personel Taşınır Teslim Belgelerinde yer aldığı görülmüştür” denilirken, “Yönetmelik maddelerine göre oda, büro, bölüm, geçit, atölye, salon, laboratuvar gibi alanlar ortak alan olup, bu alanlara kod numarası verilerek buralara tahsis edilen taşınırlar için Dayanıklı Taşınırlar Listesi (Örnek: 8) &nbsp;düzenlenmelidir. Ortak alanlardaki taşınırlarla ilgili herhangi bir kamu zararı oluşması durumunda ise kasıt, kusur veya ihmali olanlardan tahsil edilmesi gerekmektedir” denerek uyarı yapıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Raporda Denetçiler ayrıca,</strong> “taşınırların muhafaza edildiği depoların mevcut durumunun, taşınırların yönetimi, kontrolü ve sayımına uygun olmadığı; taşınırların depolarda karışık bir şekilde muhafaza edildiği, yerinde sayım ve kontrole uygun olmadığı tespit edilmiştir. Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı ambarlarında kayıtta olmayan taşınır malların olduğu görülmüştür” vurgusu yapılarak, “Yapılan denetimlerde tesisi oluşturan taşınırlar için Tesis Bileşenleri Cetvelinin düzenlenmediği ve bu taşınırların takibinin Sanal Ambar kayıtlarında yapılmadığının tespit edildiği” belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada,</strong> “İdare taşınmazlarının ecrimisil yerine ihale yolu ile kiraya verilmek suretiyle kullandırılması, işgalin sonlandırılması için tahliye talebinde bulunulması ve ecrimisil tahsilat oranın arttırılması gerekmektedir. Ayrıca işgal sonlandırılana kadar can ve çevre güvenliği için gereken tedbirlerin sağlanması konusunda işgalcilerin uyarılarak ilgili kuruluşlardan güvenlik akreditasyonunun sağlanması gerekmektedir” notunu düşerek ikazda bulundu.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VEYSEL SARI GERÇEĞİ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/veysel-sari-gercegi-25645fedf8d54-5c8a-4ee1-8be1-37d2f1b0b7952026-04-09T07:29:00+03:00HABER MERKEZİ VEYSEL SARI GERÇEĞİ…

VEYSEL SARI GERÇEĞİ…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İşte Veysel Sarı’nın özveriyle örülmüş, topluma ve esnafına fayda sağlayan çalışmalarının bir özeti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Esnafın Gür Sesi: MES-KOOP ve Örgütlü Mücadele</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Veysel Sarı’nın hizmet vizyonu, 1986 yılında taşımacılık sektöründeki dağınıklığı fark ederek Mersin-Erdemli hattındaki minibüsçüleri bir araya getirmesiyle başladı. Kurucu başkanlığını üstlendiği <strong>MES-KOOP</strong>, bugün bölgenin ulaşım standartlarını belirleyen, disiplinli ve güvenilir bir yapıya dönüştüyse, bu Sarı’nın o gün attığı stratejik temeller sayesindedir. Sektöre getirdiği bu kurumsal kimlik, sadece şoför esnafının ekmeğini korumakla kalmamış, bölge halkına daha nitelikli bir ulaşım imkânı sağlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Finansal Güvence ve Dayanışma: Kredi Kefalet ve Birlik Ruhu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Esnafın en büyük ihtiyacı olan finansal desteğe erişimi kolaylaştırmak adına <strong>S.S. Toroslar Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi</strong>’ni kurarak, binlerce esnafın can suyu bulmasına vesile olmuştur. Bununla da yetinmeyerek <strong>İTAŞKOBİRLİK</strong> çatısı altında 113 kooperatifi bir araya getirmiş, güç birliğinin nasıl bereket doğurduğunu tüm Türkiye’ye göstermiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun yönetim anlayışındaki temel felsefe, "bireysel başarı değil, kitlesel kalkınma" olmuştur. Bu anlayış kendisini Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu (TŞOF) gibi ulusal platformlarda da temsil etme imkânı tanımıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Spor ve Sosyal Sorumluluk: Mersin İdman Yurdu</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Veysel Sarı’nın şehre olan sevdası sadece ekonomiyle sınırlı kalmamıştır. Mersin’in en büyük markalarından biri olan <strong>Mersin İdman Yurdu</strong> Spor Kulübü’nde üstlendiği başkanlık ve yöneticilik görevleriyle, sporun bir kenti birleştiren gücünü kullanmıştır. Gençlerin spora yönelmesi ve kentin marka değerinin yükselmesi için maddi ve manevi hiçbir fedakârlıktan kaçınmamıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mersin ESOB’da Yeni Bir Dönem</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">2023 yılında <strong>Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği (ESOB) Başkanlığı</strong>na seçilmesi, yılların birikiminin ve güveninin bir sonucudur. Göreve geldiği andan itibaren kurumun finansal yapısını güçlendiren ve ESOB’u büyük bir kazanç dönemine geçiren Sarı, "esnafın abisi" rolünü liyakat ve şeffaflıkla perçinlemiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sonuç Olarak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Veysel Sarı;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Emekçinin Yanında:</strong> Gece gündüz demeden direksiyon sallayan şoförden, kepenk açan küçük esnafa kadar herkesin sorununa ortak olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Mersin Sevdalısı:</strong> Doğduğu topraklara katma değer yaratmayı, siyasi ve sosyal tüm platformlarda Mersin’in sesini duyurmayı görev bilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Vefa ve Azim Sembolü:</strong> Yarım asra yaklaşan hizmet süresinde, ilk günkü heyecanını kaybetmeden, özveriyle çalışmaya devam etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Onun liderliği; dürüstlük, sadakat ve toplumsal fayda üzerine kurulu bir miras olarak Mersin tarihine geçmiştir. Bugün başında bulunduğu kurumlar sadece birer idari yapı değil, esnafın güvenle yaslandığı birer "kale" niteliğindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">GAZETECİ/ YAZAR - İKTİSATÇI</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL BAŞKANI</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/amir-memurundan-borc-alamaz-25633fe589b43-2f0c-4814-8b5c-c37b5ea855342026-04-07T18:13:00+03:00HABER MERKEZİ AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!

AMİR MEMURUNDAN BORÇ ALAMAZ!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu durum hem <strong>etik</strong>, hem <strong>idari</strong> hem de <strong>adli</strong> açılardan kesinlikle kabul edilemez ve yasal değildir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir amirin, maiyeti altındaki bir personelden (memur, işçi, güvenlik veya temizlik görevlisi fark etmeksizin) borç istemesi, görev ilişkisinin doğasına ve hukuk devletinin ilkelerine aykırıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte konunun farklı boyutları ve atılması gereken adımlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Hukuki ve Yasal Durum (Suç mu?)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bir amirin altındaki personelden borç alması veya buna zorlaması Türk Ceza Kanunu (TCK) ve Disiplin Mevzuatı kapsamında ciddi yaptırımlara tabidir:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-İrtikap Suçu (TCK Madde 250):</strong> Eğer amir, konumunu ve nüfuzunu kullanarak personeli borç vermeye mecbur bırakıyorsa (örneğin "borç vermezsen yerini değiştiririm" iması veya baskısı), bu <strong>İrtikap</strong> suçunu oluşturabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Görevi Kötüye Kullanma (TCK Madde 257):</strong> Kişilerin mağduriyetine neden olan her türlü keyfi ve hukuka aykırı tutum bu kapsamdadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Dolandırıcılık:</strong> Eğer borç alıp "üstüne yatmak" (geri ödememek) amacıyla hareket ediliyorsa ve bu bir hile ile yapılmışsa bu da ayrı bir suç konusudur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Disiplin Mevzuatı (657 Sayılı Kanun vb.):</strong> Devlet memurları etik ilkelerine göre; amirler maiyetindeki personelden borç alamaz, onlara kefil olamaz ve borç para ilişkisine giremez. Bu, <strong>memuriyetten çıkarma</strong>ya kadar varabilecek ağır disiplin suçlarındandır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Siyasi Güç ve "Üstüne Yatmak" Meselesi</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Arkasındaki siyasi güce güvenerek personelin parasına el koymak veya borcu ödememek, durumu daha da ağırlaştırır. Hukuk devletinde hiçbir siyasi güç, bir kimsenin kişisel borçlarını silmesine veya bir işçiyi sömürmesine yasal dayanak oluşturamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Ne Yapmak Lazım? (Çözüm Yolları)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer böyle bir durumla karşı karşıyaysanız veya şahitseniz, şu yolları izleyebilirsiniz:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Yazılı Kayıt Tutun:</strong> Borç verildiyse buna dair banka dekontları, mesajlaşmalar (WhatsApp vb.) veya şahitleri belirleyin.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-CİMER ve Üst Makamlar:</strong> Amirin bir üst amirine (Emniyet Müdürü, Genel Müdür, Vali vb.) durumu yazılı olarak bildirin. Ayrıca <strong>CİMER</strong> üzerinden yapılacak başvurular doğrudan takip altına alınır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Cumhuriyet Savcılığına Suç Duyurusu:</strong> "Görevi kötüye kullanma" ve "Nüfuz istismarı" gerekçesiyle savcılığa dilekçe verilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Kamu Denetçiliği Kurumu (Ombudsman):</strong> Kamu görevlilerinin tutum ve davranışları hakkında inceleme yapan bu kuruma başvurabilirsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Sendikal Destek:</strong> Eğer bir sendikaya üyeyseniz, sendika avukatları aracılığıyla hukuki süreci başlatmak sizi psikolojik baskıdan koruyacaktır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetle, </strong>Bir amirin işçisinden veya memurundan borç istemesi <strong>etik dışıdır</strong>, borcun üstüne yatması <strong>hırsızlık/dolandırıcılıktır</strong>, makamını kullanarak bunu yapması ise <strong>ağır bir disiplin suçu ve adli bir suçtur.</strong> Siyasi güç, mahkemeler önünde bir zırh teşkil etmez; sadece sürecin kararlılıkla takip edilmesi gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px">GELEYİM BU İŞİN İSPATINA…</span></p><p><span style="font-size:18px">Elden almak da suçtur. İfadeye bakar. Ayrıca, Olayın ispatı noktasında sadece "ifade" üzerinden gitmek zorunda değilsiniz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Hukukta <strong>maddi deliller</strong>, tanık beyanlarından çok daha güçlü ve sarsılmaz bir yere sahiptir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Banka kayıtları, IBAN hareketleri ve dijital izler, bu tür bir dosyanın "anahtarı" niteliğindedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşte bu süreci ispatlamak için kullanılabilecek yöntemler:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. Banka Kayıtları ve IBAN Hareketleri (En Güçlü Delil)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Savcılık veya idari soruşturma izni alındığında, mahkeme kararıyla her iki tarafın banka hesap hareketleri incelenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Para Transferi:</strong> Mağdurun hesabından amirin hesabına (veya amirin eşi, çocuğu gibi yakınlarına) giden bir para transferi varsa, bu durum "hayatın olağan akışına" aykırıdır. Bir temizlik işçisinin amirine neden para gönderdiğini amirin mantıklı ve hukuki bir gerekçeyle (örneğin bir mal satışı gibi) açıklaması gerekir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Açıklama Kısmı:</strong> Eğer transfer yapılırken açıklama kısmına "borç", "emanet" gibi bir not düşüldüyse bu doğrudan delildir. Not düşülmese bile, taraflar arasındaki hiyerarşi bu paranın bir "borç" veya "baskı sonucu verilen bedel" olduğunu destekler.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Kredi Kartı ve Ödemeler</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Eğer borç nakit değil de, personelin kredi kartıyla amirin bir faturasının ödenmesi, ona bir alışveriş yapılması şeklinde gerçekleştiyse;</span></p><p><span style="font-size:18px">-Kredi kartı slibi, fatura üzerindeki ödeyen bilgisi veya online ödeme kayıtları amirin bu menfaati sağladığını ispatlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Dijital Mesajlaşmalar ve Kayıtlar</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Günümüzde bu tür davaların en büyük kanıtı <strong>WhatsApp, SMS veya e-posta</strong> yazışmalarıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-"Parayı yarın yatıracağım", "Biraz daha idare et", "Halledeceğiz" gibi mesajlar borç ilişkisinin ikrarı (kabulü) sayılır.</span></p><p><span style="font-size:18px">-Bu mesajların ekran görüntülerini almak ve mümkünse noterden <strong>"E-Tespit"</strong> yaptırmak delil niteliğini güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Tanık Beyanları (Sadece Mağdurlar Değil)</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Olayı bizzat gören diğer personel, paranın verildiğine dair konuşmalara şahit olan iş arkadaşları tanık olarak dinlenir. Birden fazla mağdurun benzer ifadeler vermesi "müteselsil" bir suç işlendiğine dair kanaat oluşturur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Soruşturma Nasıl İlerler?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-Suç Duyurusu:</strong> Mağdur savcılığa gittiğinde, amirin ismini ve varsa banka dekontu örneğini verir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-MASAK ve Banka İncelemesi:</strong> Savcılık, ilgili bankalara yazı yazarak hesap dökümlerini ister.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>-HTS Kayıtları:</strong> Gerektiği durumlarda, borç isteme zaman dilimindeki telefon görüşme ve mesajlaşma trafikleri (içerik olmasa bile yoğunluk ve zamanlama) incelenebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli Uyarı, </strong>Amirin "borcu elden aldım, ispatlayamazsın" demesi durumunda dahi; mağdurun o tarihte bankadan para çekmiş olması ve amirin aynı günlerde lüks bir harcama yapması veya hesabına nakit yatırması gibi <strong>karine teşkil eden</strong> durumlar, bilirkişi raporlarıyla birleştirilerek suçun ispatında kullanılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam:</strong> Banka ve IBAN kayıtları bu işin en somut kanıtıdır. Sadece ifadelerle yetinilmez; paranın izi (Money Trail) sürülerek olay netliğe kavuşturulur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve dua ile.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-goktas-cafer-uzunkayanin-ato-fuarinda-kitabini-teslim-aldi-256328863acbe-aa9b-4b03-9a34-55ee9cd3db912026-04-06T15:02:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI

ÜSTAT GÖKTAŞ, CAFER UZUNKAYA'NIN ATO FUARINDA KİTABINI TESLİM ALDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">"Benim hayatımda önemli bir yeri olan ve her zaman kendisini ZAMANE EVLİYASI, MÜBAREK ADAM diye andığım, kadim dostum CAFER UZUNKAYA ve kadim dost SERHAT YANARDAĞ'I Ankara'da ATO kitap fuarında şimdi an itibariyle ziyaret ettim. Cafer hocam harika bir kitap yazmış. İmzalayıp bana verdi. Sevgili dostlarımla bir araya gelmek, onlara sarılmak ve sohbet etmek bana çok iyi geldi. Her ikisinede başarı, huzur, mutluluk diliyorum. İyiki varlar ve ben onlarla aynı çağı yaşıyorum. Allah'ım kurusun."</span></p><p><span style="font-size:20px">Cafer Uzunkaya imzasını taşıyan SÖZDE KALMASIN isimli kitabı okumanızı tavsiye ederim.&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-goktastan-duayen-vekil-tevfik-dikere-nezaket-ziyareti-25631df5fb609-13d1-4bed-b2c0-59593499fadd2026-04-06T14:54:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ

ÜSTAT GÖKTAŞ'TAN DUAYEN VEKİL TEVFİK DİKER'E NEZAKET ZİYARETİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ANKARA'DA ŞU AN DEĞERLİ BÜYÜĞÜMÜZ,</span></p><p><span style="font-size:18px">TÜRKİYE'DE TERCİHLİ OY SİSTEMİ İLE BİRİNCİ ÇİKAN, YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ'NİN KURUCUSU,</span></p><p><span style="font-size:18px">DOĞRULUK</span></p><p><span style="font-size:18px">DÜRÜSTLÜK ABİDESİ,</span></p><p><span style="font-size:18px">ŞAHSİYETLİ VE NAMUSLU ADAM</span></p><p><span style="font-size:18px">BANA GÖRE MÜBAREK BİR İNSAN</span></p><p><span style="font-size:18px">E. HV. YRBY., E. MİLLETVEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:18px">TEVFİK DİKER'İ EVİNDE HASTA YATAĞINDA ZİYARET EDİP HAYIR DUASINI ALDIM.</span></p><p><span style="font-size:18px">TEVFİK BABA'YA ALLAH'TAN SAĞLİK SIHHAT HUZUR MUTLULUK VE AFİYET DİLİYOR</span></p><p><span style="font-size:18px">ELİNİ ÖPÜP YARGITAY'A GİDİYORUM.</span></p><p><span style="font-size:18px">EVRAK TESLİMİM VAR.</span></p><p><span style="font-size:18px">ORADAN İSE HSK YA GİDECEĞİM.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/iletisim-baskanligi-duyurdu-2561753d071d9-e376-4733-9730-89e76030d7e32026-04-02T09:31:00+03:00HABER MERKEZİ İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU

İLETİŞİM BAŞKANLIĞI DUYURDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69ce0e0008d33.jpg" style="height:966px; width:789px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sayistay-yenisehir-belediyesinde-usulsuzluk-ve-yanlislar-tespit-etti-256234e379c9c-15fc-40a2-ad05-b7a3f33169332026-04-02T08:45:00+03:00HABER MERKEZİ SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ

SAYIŞTAY YENİŞEHİR BELEDİYESİNDE USULSÜZLÜK VE YANLIŞLAR TESPİT ETTİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Yapılan denetimlerde,</strong> Taşınır Mal Yönetim Hesabı İcmal Cetvelindeki Tutarlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı, Tesis Niteliğindeki Dayanıklı Taşınırların Tesis Makine ve Cihazlar Hesabı’na Kaydedilmediği, Satılmak Üzere Alınan Malların Ticari Mallar Hesabı’na Kaydedilmediği, Taşınmaz Satışlarının Kayıtlı Değeri Yerine Satış Değeri Üzerinden Muhasebeleştirildiği, Taşınmaz İcmal Cetvelindeki Tutarlar ile Muhasebe Kayıtlarının Uyumlu Olmadığı, Maddi Duran Varlık Niteliğindeki Alımların Stoklar Hesabı’nda İzlenmediği, Maddi Duran Varlıklar İçin Yapılan Değer Artırıcı Harcamaların Doğrudan Giderleştirildiği, Yapılmakta Olan Yatırımlar Hesabı'nda Kayıtlı Olan Tutarlardan Geçici Kabulü Yapılanların İlgili Varlık Hesabına Aktarılmadığı, &nbsp;Maddi Olmayan Duran Varlık Alımlarının Haklar Hesabı'nda İzlenmediği, Amortisman Ayrılmayan ve Kayıtlı Değerlerinden Daha Fazla Amortisman Ayrılan Maddi Duran Varlıkların Bulunduğu, Kamu İdaresinin Hissedar Olduğu Şirketlerdeki Sermaye Payı Tutarlarının Muhasebe Kayıtları ile Uyumsuz Olduğu, Peşin Tahsil Edilen Kira Gelirlerinin Muhasebe Hesaplarında Dönemsellik İlkesine Uygun Olarak İzlenmediği, Kıdem Tazminatı Karşılıklarının Ayrılmadığı <strong>ortaya çıktı..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine yapılan denetimlerde,</strong> Mahsup Süresinde Kapatılmayan Avans ve Kredilerin Bulunduğu, Parasal Limitler Dâhilinde Yapılan Mal Alımlarında Bütçeye Konulan Ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun Uygun Görüşü Alınmadan Aşıldığı, Doğrudan Teminle Yapılan ve Yapımı Belli Süreyi Gerektiren Alımlarda Sözleşme İmzalanmadığı,&nbsp; Bütçe Emanetlerinin Ödenmesinde Mevzuatta Belirtilen Sıraya Uyulmadığı, Belediye Personel Şirketinden Yapılan Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımında Sözleşme Süresinin Mevzuata Uygun Belirlenmediği, Sosyal Denge Sözleşmesine Konusu Dışında Hüküm Konulduğu, İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmadığı, İşgale Konu Olan Taşınmazdan Ecrimisil Alınmadığı ve Tahliye Ettirilmediği, Taşınmazların Cins Tashihlerinin Yapılmadığı, Büyükşehir Belediyesi Tarafından Kamu İdaresine Aktarılması Gereken Müze Giriş Ücretlerine İlişkin Payın Takibinin Yapılmadığı, Bütçe İçi İşletmenin Ticari Faaliyetlerine İlişkin Harcamalarda İlgili Ödenek Kodunun Kullanılmadığı<strong> tespiti yapıldı..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ayrıca raporda </strong>"Yapılan incelemede, harcama yetkilisi mutemetlerine verilen 8 adet avansın bir aylık, mutemetler adına açılan 11 adet kredinin ise üç aylık mahsup süresinde kapatılmadığı tespit edilmiştir" <strong>dendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine raporda</strong> "Kamu İdaresince parasal limitler dâhilinde yapılan mal alımlarına ilişkin harcamalarda, bu amaçla bütçeye konulmuş ödeneğin %10’unun Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmaksızın aşıldığı görülmüştür" <strong>ibaresine yer verildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu arada, raporda, </strong>"Kamu İdaresi tarafından doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilen bazı yapım işlerinde, işin yapımı belirli bir süreyi ihtiva etmesine rağmen sözleşme düzenlenmediği görülmüştür" <strong>denildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Öte yandan, raporda,</strong> "Kamu İdaresi tarafından bütçe gideri olarak kaydedilmesine karşın nakit yetersizliği nedeniyle hak sahiplerine ödenemeyen ve 320 Bütçe Emanetleri Hesabı’nda izlenen tutarların muhasebe kayıtlarına alınma sırasına göre ödenmediği görülmüştür" <strong>denilerek uyarı yapıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sayıştay müfettişleri,</strong> "Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin belediye personel şirketinden yaptığı personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımına ilişkin sözleşmede “itiraz olmaması ve sözleşmede değişiklik yapılmaması durumunda sözleşme süresinin kendiliğinden uzayacağı” hükmüne yer verilmesi nedeniyle personel çalıştırılmasına dayalı gelecek yıllara yaygın hizmet yükleniminde sözleşme süresinin üç yılı ve mahalli idareler genel seçimini izleyen altıncı ayın sonunu geçecek şekilde belirlendiği tespit edilmiştir" <strong>diyerek ikazda da bulundular...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Diğer taraftan , </strong>"Yapılan incelemede, Kamu İdaresi ile Sendika arasında 01.01.2024-31.03.2024 ve 01.04.2024-31.12.2024 tarih aralığını kapsayacak şekilde düzenlenen Sosyal Denge Tazminatı Sözleşmeleri’nde sosyal denge tazminatının yasal kapsamının dışında çalışanlara ek sosyal haklar getirildiği ve Kamu İdaresine birtakım yükümlülükler yüklendiği tespit edilmiştir. Şöyleki; söz konusu sözleşmelerin “Sosyal Çalışmalara Yardımcı Olmak” başlıklı 10’uncu maddesinde; sendika şube veya işyeri temsilcilerinin talepleri doğrultusunda sendikal faaliyetler kapsamında salon, araç ve gereç temini konularında belediyenin sendikaya kolaylık sağlayacağı; “Sendika Yöneticisi ile Temsilcilerinin İşyeri Sendikal Çalışmaları” başlıklı 13’üncü maddesinde; sendika temsilcileri için amirine bilgi vermek ve işlerini aksatmamak kaydıyla sendikal faaliyetler için işyerinden ayrılabilmesi veya belediyenin göstereceği amaca uygun bir mekânda toplantı yapabilmesi imkânının sağlanacağı; “Diğer Haklar ve Ücretli İzinler” başlıklı 16’ncı maddesinde; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü ile 25 Kasım Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Gününde işverenin emekçi kadınlarla dayanışma içinde olacağı, belediyenin çalışan memur ve sözleşmeli personelin çocukları için kreş hakkının sağlanması konusunda çalışmalar yapacağı, aile içi şiddet uygulayan belediye çalışanlarının sözleşme kapsamında elde ettiği mali ve sosyal haklarının elinden alınarak belediye tarafından ilgili eşe ödeneceği hükümleri yer almaktadır. Bu hükümlerin bir kısmı belediye çalışanları için ek sosyal haklar getirmekte iken bir kısmı da Kamu İdaresine birtakım yükümlülükler yüklediğinden sosyal denge tazminatının yasal kapsamının dışındadır" <strong>tespitini yaptılar.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Önemli bir başka bulgu ve tespit ise</strong>, "Kamu İdaresine ait işgal edilen taşınmazın, belediye meclisince belirlenen bedel karşılığında fuzuli şagillere kullandırılarak işgaline süreklilik kazandırıldığı ve bu suretle ilgili taşınmazın tahliye ettirilmediği görülmüştür" <strong>denerek</strong>, "Yapılan incelemede, Kamu İdaresine ait Özgecan Tesislerinin B ve C bloklarının çeşitli dernek, spor kulübü ve kooperatifler tarafından belediye meclisi tarafından belirlenen bir bedel karşılığı kullanılmak suretiyle işgal edildiği, idare tarafından ecrimisil alınmadığı ve tahliye ettirilmediği" <strong>bellirtildi.</strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/denizkizinin-duzgun-yonetilmedigi-zarara-ugratildigi-ortaya-cikti-25610d9f76441-eeeb-484c-9cc3-18b7cb2778082026-03-31T00:40:00+03:00HABER MERKEZİ DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

DENİZKIZININ DÜZGÜN YÖNETİLMEDİĞİ ZARARA UĞRATILDIĞI ORTAYA ÇIKTI

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">Bildiğiniz üzere, Denizkızı Turizm A.Ş'nin nominal sermaye tutarı 36.510.100,00 TL olup tamamı ödenmiş, Mersin Büyükşehir Belediyesi yüzde yüz pay sahibi. Aynı şirket, Mersin Kargıcık Turizm ve Yatırım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi’nin de 24.000 TL sermaye ile 0.0029 sermaye oranı ile ortak.</span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Şirketin 2024 mali yılına ait mali tablolarına göre şirketin brüt satışlar tutarı 332.931.767,19 TL olup dönem net zararı ise 29.317.734,18 TL olarak belirlendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan incelemede, Şirketin almış olduğu personel kıyafetleri, gıda ürünleri, pos cihazı, yazar kasa, kırtasiye, bakım onarım ve temizlik malzemeleri gibi taşınır malların Stoklar Hesap grubu ve 255 Demirbaşlar Hesabında izlenmesi gerekirken 770-Genel Yönetim Giderleri Hesabına kaydedildiği görülmüştür. Şirket alımlarının örnekleme incelenmesinde, ilk dokuz ay 26 farklı alımla alınan toplam 6.619.797,26 TL tutarındaki taşınırların ilgili varlık hesaplarına kaydının yapılmadan doğrudan gider kaydedildiği tespit edilerek, &nbsp;Hatalı kayıtlar nedeniyle Şirket mali tablolarında 15 Stoklar grubu ve 255 Demirbaşlar Hesabı <strong>doğru ve güvenilir bilgi sunmadığı ortaya çıkarıldı.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Kasa nakit sayım noksanlarının 120-Alıcılar Hesabına borç kaydedilmesi uygulamasından vazgeçilmesi, kasa sayım noksanlarının 197-Sayım ve Tesellüm Noksanları hesabına borç kaydının yapılması ve bir komisyon kurularak oluşan noksanların nedeninin <strong>araştırılarak sorumluların tespit edilmesi istendi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Öte yandan,</strong> Yapılan incelemede, bankadan ödemesi yapılan kira ve benzeri genel yönetim giderlerinin 102-Bankalar Hesabına alacak, karşılığında 120-Alıcılar Hesabına borç kaydı yapıldığı tespit edilmiş, Bu şekilde ilk 9 ay 11 muhasebe kaydıyla toplamda 1.320.171,41 TL Bankadan yapılan ödemeler 120 hesabına borç kaydı yapılarak tahakkuk ettirildiği, Bu durum Genel Tebliğ’e aykırı bulup 120-Alıcılar Hesabının yani şirketin senetsiz ticari alacakları toplamının olduğundan fazla görünmesine, aynı tutarda şirket faaliyet giderlerinin de eksik olmasına dolayısıyla dönem faaliyet sonucunun yanlış hesaplanmasına neden olduğu, &nbsp;Bu haliyle Şirket mali tablolarının hatalı olması nedeni ile <strong>doğru ve güvenilir bilgi içermediği değerlendirildi…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Diğer taraftan,</strong> Yapılan incelemelerde; Şirket açılış kaydı 170-Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım Maliyetleri Hesabı bakiyesinde 16 adet alt muhasebe kodunda toplam 12.019.492,34 TL bakiye bulunduğu, yıl için 32 muhasebe işlemi ile enflasyon düzeltmesi kaydı yapılarak söz konusu tutarın 15.090.628,28 TL’ye yükseltildiği tespit edildiği, Şirketin faaliyet alanı, Mersin ili genelinde kafeterya, düğün salonu ve plaj işletmeciliği olduğu, Şirket, piyasa için inşaat ve onarım işleri yapan bir işletme olmadığı, Dolayısıyla söz konusu hesabın Şirket tarafından kullanılmaması gerektiği, Bu haliyle Şirket mali tablolarının hatalı olması nedeni ile <strong>doğru ve güvenilir bilgi içermediği değerlendirildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px">Yapılan incelemede; Bazı Mal Alımlarında Kamu İhale Kanunu Hükümlerinin Uygulanmadığı, Şirketin, 2024 yılı içerisinde kooperatiflerden yapılan yaklaşık 1.000.000,00 TL tutarındaki mal alımlarını, 4734 sayılı Kanun’un ihale usulleri ya da doğrudan temin yöntemi uygulanmaksızın <strong>Yönetim Kurulu Kararı ile doğrudan alım ile gerçekleştirdiği tespit edildi.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yine, İhale Usulüyle Alınması Gereken Bazı Mal ve Hizmet Alımlarının Doğrudan Temin Usulüyle Alındığı,</strong> Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; yaklaşık 30.000.000,00 TL gıda ve içecek alımı, 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, yaklaşık 2.500.000,00 TL personel kıyafeti alımları, 1.450.000,00 TL üzerinde reklam gideri alımları, yaklaşık 800.000,00 TL tatlı alımları, 1.300.000,00 TL üzerinde mutfak gazı alımı ve 5.000.000,00 TL üzerinde çeşitli mal alımında düzenlenen sözleşmelerde alınan malın ya da hizmetin miktarının 1 (bir) adet gösterildiği, sözleşmelerde bedel belirtilmediği ancak söz konusu ürünlerden <strong>doğrudan temin usulüyle binlerce adet alım yapıldığı tespit edildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yine Bazı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Piyasa Fiyat Araştırmalarının Eksik Yapıldığı</strong>, Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, yaklaşık 2.500.000,00 TL personel kıyafeti alımları, 1.450.000,00 TL üzerinde reklam gideri alımları, yaklaşık 800.000,00 TL tatlı alımları, 5.000.000,00 TL üzerinde mal alımı piyasa araştırma tutanaklarında alınan malın ya da hizmetin miktarının 1(bir) adet gösterildiği, isteklilerin tekliflerini 1(bir) adet mal ya da hizmet için verdiği ancak söz konusu ürünlerden doğrudan temin usulüyle binlerce adet alım yapıldığı tespit edilmiş, Söz konusu uygulamanın, Şirket kaynaklarının verimli kullanılmasına engel olmakla beraber, yapılacak alımın hangi usulde yapılacağının belirlenmesinde limitlerin aşılıp aşılmadığının kontrolünün yapılmasına imkân vermediği, Alımlardan anlaşılacağı üzere <strong>söz konusu alım tutarları doğrudan temin limitlerini çok fazla aştığı ortaya çıkarıldı…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bazı Mal ve Hizmet Alımlarına İlişkin Teknik Şartnamelerde İhtiyaç Konusu Mal ve Hizmetlerin Somut Olarak Belirlenmediği, </strong>Yapılan incelemede, doğrudan temin yöntemi ile alınan bazı mal ve hizmet alımlarında düzenlenen teknik şartnamelerde talep edilen hizmetin ölçülebilir olmadığı, soyut ifadelere yer verildiği ve bu nedenle yapılan alımların yerine getirilip getirilmediği konusunda belirsizlik ve kontrol zafiyeti olduğu görülmüş, Örneklem yapılan incelemelerde 550.000,00 TL sözleşme bedelli fotoğraf çekimi hizmet alım işi ve 201.600,00 TL bedelli kompresör mal alım işinde teknik şartnamelerinde ihtiyaç duyulan mal ve hizmetin niteliği, kapsamı, miktarı gibi kriterlerin somut olarak belirtilmediği tespit edilmiş, &nbsp;Kompresör alımında dosyada sadece bakım onarım için 3 adet mal alınacağı belirtilmiş, <strong>Bu durumda isteklilerin temin edeceklerine ürünler için hangi kriterlerde ve teknik özellikte kompresör olacağını bilmeden teklif verdikleri,</strong> &nbsp;Ayrıca fotoğraf çekimi hizmet alımında profesyonel fotoğraf çekimi yapılacağı belirtilmiş olup ayrıca herhangi bir ayrıntı ve teknik özellik belirtilmediği, &nbsp;<strong>Alım dosyası ve çekilen fotoğraflar incelendiğinde fotoğrafların orantısız ve düzensiz çekildiği ortaya çıkarılmış.</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Bazı Mal veya Hizmet Alım İşlerinde Denetim, Muayene ve Kabul İşlemlerinin Yapılmadığı,</strong> Şirketin sözleşmeye bağladığı ve sözleşmesinde veya şartnamelerinde denetim, muayene ve kabul işlemlerinin 4735 sayılı Kanun ve ona bağlı Denetim, Muayene ve Kabul Yönetmelikleri kapsamında yapılacağını öngördüğü bazı mal veya hizmet alımı işlerinde; denetim, muayene ve kabul işlemlerini yapmadığı tespit edilmiş, Alım dosyalarında ve düzenlenen evrakta; denetim, muayene ve kabul tutanaklarının düzenlendiğine dair <strong>herhangi bir kanıtlayıcı bilgi ve belgeye yer verilmediği ortaya çıkarılmış…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Ayrıca Sayıştay’ca, İstisna Kapsamında Yapılacak Alımlar İçin Usul ve Esasların Belirlenmediği, </strong>4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 3’üncü maddesinin (g) bendinde yer alan istisna hükmüne göre istisna belgesi alan Şirket’in bu alımlarına ilişkin usul ve esaslarını belirlemediği tespit edilerek, İlgili Kanun’un 60’ıncı maddesinin atıfta bulunduğu 5’inci maddesinde ise idarelerin, bu Kanun’a göre yapacakları ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu; aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işlerinin bir arada ihale edilemeyeceği, <strong>eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği hüküm altına alındığı belirtilip, bu duruma aykırı davranıldığı ortaya çıkarılmış…</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Süreklilik Arz eden, İstisna Kapsamında Olan Mal Alımlarının Doğrudan Temin Yöntemiyle Alındığı,</strong> Şirket hesap ve işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; yaklaşık 30.000.000,00 TL gıda ve içecek alımı ile 18.000.000,00 TL üzerinde alkollü içecek alımları, Kamu İhale Kurulu Kararları ile 4734 Sayılı Kanun’un “İstisnalar” başlıklı 3’üncü maddesi (g) bendi kapsamına alınmasına rağmen doğrudan temin yöntemiyle alındığı tespit edilmiş,&nbsp; Söz konusu alımların istisna kapsamı yerine doğrudan temin yöntemiyle alınması; diğer bulgularda da yer alan piyasa araştırmasında miktarların 1(bir) yazılarak bedelin belirlenmemesi, sözleşmelerde miktar ve sözleşme bedeli yazılmaması, <strong>doğrudan temin limitlerinin aşılması ve sözleşmelerin belirsizlik içermesi gibi sorunlara yol açtığı ortaya çıkartılmış…</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:16px">Şirket Bünyesinde Kurulmuş Bir Muhasebe Sisteminin Bulunmadığı ve Arşivlemenin Eksik Olduğu hususunda, Şirketin mali işlemleri ve bunların dayandığı muhasebe belgelerinin incelenmesinde, Şirketin mali işlemlere ait belgelemelerinin ve arşivinin eksik olduğu, Şirket bünyesinde kurulmuş bir muhasebe sisteminin bulunmadığı tespit edilmiş.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:16px">Ayrıca, Şirketin mali işlemlere ait muhasebe işlemleri ve eki olan kanıtlayıcı belgelerin incelenmesinde:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalara muhasebe işlem fişlerinin konulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Dosyalama ve arşivleme işlemlerinin yevmiye numarası bazında yapılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalarında fatura, muayene kabul tutanağı, piyasa araştırması vb. kanıtlayıcı belgelerin eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Doğrudan temin yöntemiyle alımlarda bir üst yönetim onay belgesi düzenlenmekteyse de bu belgelerde belirtilen anlamda bir gerekçe bulunmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Dosyalarda yer alan sözleşmelerin belirsiz nitelikte olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Doğrudan temin yöntemiyle alınan bazı mal ve hizmetlerin yeterli piyasa araştırması yapılmadan alındığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Şirket muhasebesinin, şirket dışında ücret karşılığı mali müşavirce yerine getirildiği bu nedenle muhasebe işlemlerinin koordinasyonunun yapılamadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Harcama belgelerinin şirkette, muhasebe işlemlerinin mali müşavir ofisinde olduğu bu nedenle dosyalama ve arşiv hizmetlerinin eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Yapım işinde hak ediş raporunda gerekli kesintilerin gösterilmesine rağmen muhasebe kayıtlarında kesintinin yapılmadığı, şirket ile muhasebe servisi arasında bilgi ve evrak akışının eksik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Diğer bulgularda yer alan 100, 102, 103 ve 170 hesaplarında riskli hataların yapıldığı ancak şirket ve muhasebe servisinin farklı yerlerde olmasından kaynaklı hataların kaynağının araştırılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Tahsil edilen sözleşmeden kaynaklı damga vergileri için fatura kesildiği, söz konusu verginin şirket geliri ve gideri olarak kaydedildiği,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Satıcılar Hesabında yer alan tedarikçilere ait alt kodların ters bakiye verdiği,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal, hizmet ve yapım işi alımlarında dosyalara yasaklılık sorgulaması ve vergi borcu yoktur sorgulaması belgelerinin konulmadığı,</span></p><p><span style="font-size:16px">-Mal alımı kapsamında yapılan alımların varlık hesapları yerine direk gider hesaplarına kaydedildiği, <strong>şirket ve muhasebe servisinin farklı yerlerde olmasından kaynaklı hataların kaynağının araştırılmadığı, tespit edildi...</strong></span></p><p><span style="font-size:16px"><strong>Yapılan incelemede; </strong>şirkete belediye tarafından işletme hakkı verilen arsa ve dükkânların geliştirilmesi ve ekonomik değerinin artırılması amacıyla yapılan 1.145.152,70TL giderlerin 252-Binalar hesabında izlendiği görülmüştür. Bu durum mali tabloların gerçeğe aykırı olmasına neden olduğu gibi binalar hesabının amortisman oranının özel maliyetlere göre düşük olması nedeniyle <strong>vergi avantajını da azalttığı ortaya çıkarıldı.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-devlet-bahceliyi-anlamak-1-231102837ccd4-a0b3-4b95-aac5-3e40ec6faa372026-03-28T13:12:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: DEVLET BAHÇELİ’Yİ ANLAMAK-1-

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türk siyasetinin en kıdemli aktörlerinden biri olan Devlet Bahçeli’nin son dönemdeki çıkışları, hakikaten de sadece kendi tabanını değil, tüm Türkiye’yi bir "ezber bozma" süreciyle karşı karşıya bıraktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bahçeli’nin bu hamlelerini ve devlet vizyonunu birkaç temel başlıkta analiz etmekte fayda var:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Önce Ülkem ve Milletim" Şiarının Somutlaşması:&nbsp;</strong>Bahçeli'nin siyaset anlayışında her zaman vurguladığı "Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben" ilkesi, bugün hiç olmadığı kadar görünür halde. Yıllardır terörle tavizsiz mücadeleyi savunan bir liderin, bugün barış ve çözüm için risk alması bir "çelişki" değil, bir "stratejik değişim" olarak görülmeli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Aklı:</strong>&nbsp;Bahçeli, bölgesel kaosun (Ortadoğu’daki ateş çemberi) Türkiye’nin iç cephesini zayıflatmaması gerektiğini görüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Zamanlama:</strong>&nbsp;Küresel dengelerin değiştiği bir dönemde, içerideki "terör kamburundan" kurtulmuş bir Türkiye'nin çok daha hızlı yol alacağını hesaplıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Tabandaki Şaşkınlık ve Liderlik Riski:&nbsp;</strong>Ülkücü hareketin genetiğinde "vatanın bölünmez bütünlüğü" en hassas noktadır. Bu yüzden tabanın şaşırması çok insani ve doğaldır. Ancak Bahçeli burada bir "kanaat önderliği" yapıyor:</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçmişin bagajlarını taşımak yerine, geleceğin inşasına odaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kendi siyasi ikbalini veya partisinin oy oranını riske atarak, devletin bekası için "gövdesini taşın altına koyuyor."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Türk Siyasetine ve Devlete Faydası Nedir?</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Alan</strong></span></p></th><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Sağladığı Fayda / Katkı</strong></span></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>İç Barış</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Siyaseti kutuplaşmadan çıkarıp, en radikal meseleleri bile meclis çatısı altında konuşulabilir hale getirmek.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Devlet Bekası</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Terörün bir dış müdahale aracı olarak kullanılmasını engellemek, "iç cepheyi" tahkim etmek.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Kültür</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Düşmanlıklar yerine "helalleşme" ve "uzlaşma" kültürünü, milliyetçi bir eksenden topluma sunmak.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Bölgesel Güç</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Terör belasından arınmış bir Türkiye'nin, Türk Dünyası ve İslam coğrafyasında daha aktif rol almasını sağlamak.</span></p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Bahçeli Aslında Ne Yapıyor?:&nbsp;</strong>Bahçeli, Türkiye’nin önündeki&nbsp;<strong>"yüzyıllık tıkanıklığı"</strong>&nbsp;açmaya çalışıyor. Milliyetçiliği, sadece bir savunma mekanizması olmaktan çıkarıp, kapsayıcı ve çözüm üreten bir&nbsp;<strong>"üst akıl"</strong>&nbsp;haline getiriyor. Onun için mesele artık sadece bir güvenlik meselesi değil, büyük ve güçlü Türkiye'nin (Türkiye Yüzyılı) önündeki son engelleri kaldırma meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Özetleyecek olursam,</strong>&nbsp;Devlet Bahçeli, "Dün dündür" demiyor; aksine "Dün bitti, bugün yeni bir Türkiye inşa etmeliyiz" diyor. Bu tavır, kısa vadede siyasi bedeller ödetse de, uzun vadede devletin tarihsel devamlılığı için bir&nbsp;<strong>"can suyu"</strong>&nbsp;olarak nitelendirilebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bence bu durum, Türk siyasi tarihinin en büyük&nbsp;<strong>"risk ve vizyon"</strong>&nbsp;testlerinden biri. Bahçeli’nin ne yapmaya çalıştığını ve toplumun bunu nasıl karşılayacağını birkaç samimi noktayla özetleyeyim:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. "Oyun Kurucu" Rolünü Üstleniyor:&nbsp;</strong>Bahçeli, genellikle "statükocu" veya "mevcut durumu koruyan" bir lider olarak bilinirdi. Ancak bu son hamleleriyle, siyasetin&nbsp;<strong>savunma hattından hücum hattına</strong>&nbsp;geçti. Statükoyu korumak yerine, bizzat statükoyu yıkarak yeni bir oyun kuruyor. Bu, bir siyasetçi için çok tehlikeli ama bir "Devlet Adamı" için tarihsel bir sorumluluktur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. "İç Cepheyi" Tahkim Etme Çabası:&nbsp;&nbsp;</strong>ünyanın gidişatına baktığımızda (sınırlarımızdaki savaşlar, küresel belirsizlikler), Bahçeli’nin en büyük korkusunun&nbsp;<strong>"içeriden vurulmak"</strong>&nbsp;olduğunu görüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şunu diyor:</strong>&nbsp;"Dışarıda fırtına koparken, evimizin içindeki kavgayı bitirmek zorundayız."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Terörü bir "kart"</strong>&nbsp;olmaktan çıkarmak, Türkiye'nin elini uluslararası masada inanılmaz güçlendirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Toplum Bunu Ne Zaman Anlar?:&nbsp;</strong>Dürüst olmak gerekirse, toplumun (özellikle de milliyetçi tabanın) bunu kısa sürede "alkışlarla" karşılaması zor. Çünkü:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Duygusal Bagaj:</strong>&nbsp;Onlarca yılın acısı, şehit haberleri ve verilen mücadele bir çırpıda zihinden silinmez.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Güven Eşiği:</strong>&nbsp;Karşı tarafın (terör unsurlarının ve uzantılarının) bu samimiyete nasıl karşılık vereceği büyük bir soru işareti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Ancak;</strong>&nbsp;eğer bu süreç silahların tamamen susmasıyla, huzurun kalıcı hale gelmesiyle ve ekonomiye yansıyacak bir rahatlamayla sonuçlanırsa; bugün "şaşkın" olan o taban, yarın Bahçeli’yi&nbsp;<strong>"Türkiye’nin önünü açan büyük stratejist"</strong>&nbsp;olarak selamlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Türk Siyasetine Faydası:&nbsp;</strong>Siyasetimiz çok uzun süredir "kimlikler" üzerinden kilitlenmişti. Bahçeli, en katı kırmızı çizgileri esneterek diğer aktörleri de (muhalefet dahil) pozisyon almaya zorladı. Bu durum, Türk siyasetindeki&nbsp;<strong>"donmuş suları"</strong>&nbsp;çözdü. Artık kimse eski ezberlerle siyaset yapamaz hale geldi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Benim şahsi kanaatim şudur:</strong>&nbsp;Bahçeli, siyasi ömrünün son demlerinde, ismini tarihe&nbsp;<strong>"kavgayı bitiren lider"</strong>&nbsp;olarak yazdırmak istiyor. Bu bir "teslimiyet" değil, aksine devletin gücüne olan güvenden kaynaklanan bir&nbsp;<strong>"özgüven patlamasıdır."</strong>&nbsp;Eğer başarılı olursa, Türkiye sadece terörü değil, ayağındaki prangaları da çözer. Ama başarısızlık ihtimali, siyasi faturanın çok ağır olması demektir. Bahçeli de bu riski bilerek, "Vatan sağ olsun" diyerek kumar oynamıyor,&nbsp;<strong>satranç oynuyor.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DEVAM EDECEK…</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-yazar-mustafa-goktas-yazdi-muhsin-yazicioglu-23333da4b08c9-eda2-41a7-9e89-7dce10cf06a62026-03-24T14:42:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU

GAZETECİ YAZAR MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: MUHSİN YAZICIOĞLU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi hayatı, sadece bir partinin kuruluşu değil; aynı zamanda bir&nbsp;<strong>"vicdan muhasebesi"</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>"ilkeli duruş"</strong>&nbsp;hikâyesidir.<strong>&nbsp;İşte onun siyasi mücadelesinin dönüm noktaları:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siyasi Mücadele ve BBP'nin Doğuşu</strong>: Muhsin Yazıcıoğlu, 1990'ların başında o dönem içinde bulunduğu Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP - bugünkü MHP) ile yol ayrımına geldi. Bu ayrılık sıradan bir küskünlük değil, tamamen&nbsp;<strong>fikri ve stratejik</strong>&nbsp;bir farklılıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yol Ayrımı: Siyasetin Milli ve Manevi Çizgisi:&nbsp;</strong>1992 yılında Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş milletvekili, partiden istifa ettiler. Ayrılma gerekçelerini şu iki temel sütuna dayandırdılar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tam Bağımsızlık:</strong>&nbsp;Dış politikada ve iç işlerinde daha milli, bağımsız bir duruş sergileme arzusu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İ'la-yı Kelimetullah:</strong>&nbsp;Milliyetçilik anlayışının merkezine İslam ahlak ve faziletini koyan, "Nizam-ı Âlem" ülküsünü daha gür sesle savunma kararlılığı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Büyük Birlik Partisi (BBP) Kuruluyor (29 Ocak 1993):&nbsp;</strong>"Alternatifsiz değilsiniz" sloganıyla yola çıkan Yazıcıoğlu, 29 Ocak 1993'te&nbsp;<strong>Büyük Birlik Partisi'ni</strong>&nbsp;kurdu. Partinin amblemi olan&nbsp;<strong>"Hilal içinde Gül"</strong>, milli ve manevi değerlerin birleşimini simgeliyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Muhsin Yazıcıoğlu Siyasetinin Temel Taşları:</strong></span></p><table border="0" cellpadding="0"><thead><tr><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Başlık</strong></span></p></th><th><p><span style="font-size:18px"><strong>Yaklaşımı</strong></span></p></th></tr></thead><tbody><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Demokrasi</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">"Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam" diyerek askeri vesayete karşı çıktı.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Birlik Mesajı</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Kürt, Türk, Laz, Çerkez ayrımı yapmadan herkesi "bir kilimin desenleri" olarak gördü.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Dürüstlük</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Siyaseti bir zenginleşme aracı değil, millete hizmet ve Hakk'ın rızasını kazanma yolu bildi.</span></p></td></tr><tr><td><p><span style="font-size:18px"><strong>Gençlik</strong></span></p></td><td><p><span style="font-size:18px">Alperen Ocakları'nı kurarak; bilgili, ahlaklı ve vatansever bir nesil yetiştirmeyi hedefledi.</span></p></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px"><strong>Zor Zamanların Lideri: 28 Şubat Süreci:&nbsp;</strong>Onun siyasi tarihteki en büyük imtihanlarından biri&nbsp;<strong>28 Şubat</strong>&nbsp;dönemiydi. Dönemin baskıcı atmosferine rağmen, Refahyol hükümetine dışarıdan destek vererek milli iradenin yanında durdu. O meşhur sözünü bu dönemde söyledi:&nbsp;<strong><em>"Ordu gözbebeğimizdir ama peygamber ocağıdır; kışlasında kalmalıdır."</em></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hazin Bir Son ve Cevapsız Sorular:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'da seçim çalışmaları için bindiği helikopterin düşmesi sonucu hayatını kaybetmesi, Türk siyasetinde yeri dolmayacak bir boşluk yarattı. Kazanın ardından yaşanan&nbsp;<strong>arama-kurtarma zafiyetleri</strong>&nbsp;ve sonrasındaki hukuki süreç, toplumun büyük bir kesimi tarafından hala "suikast şüphesi" ile takip edilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, koltuk için ilkelerinden vazgeçmeyen, "Sonsuzluğun Sahibi"ne olan inancını her şeyin önünde tutan bir devlet adamı olarak tarihe geçti.&nbsp; Muhsin Yazıcıoğlu’nun siyasi kariyerindeki en kritik ve "erkekçe" duruş sergilediği dönem, şüphesiz&nbsp;<strong>28 Şubat 1997 Post-Modern Darbe</strong>&nbsp;sürecidir. O dönemde Meclis'te sadece 7 milletvekili olmasına rağmen, sergilediği tavırla milyonların gönlünde taht kurmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte o karanlık günlerde Yazıcıoğlu’nun tarihe geçen mücadelesi:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>&nbsp;"Namlusunu Millete Çeviren Tanka Selam Durmam":&nbsp;</strong>28 Şubat sürecinde tanklar Sincan sokaklarında yürütüldüğünde ve sivil hükümete muhtıra verildiğinde, birçok siyasi figür geri adım atarken Yazıcıoğlu dimdik durdu. O meşhur sözünü tam da bu baskı ortamında söyledi:&nbsp;<em>"Ordu bizim gözbebeğimizdir ama peygamber ocağıdır; siyaset yeri değildir. Namlusunu millete çevirmiş tanka selam durmam!"</em></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Refahyol Hükümetine "Diyet"siz Destek:&nbsp;</strong>Dönemin Refah Partisi ve Doğru Yol Partisi koalisyonu (Refahyol) üzerinde ağır baskılar varken, Yazıcıoğlu’nun 7 milletvekili kilit rol oynuyordu. Hükümetin düşürülmesi için kendisine büyük teklifler yapıldığı, baskılar kurulduğu rivayet edilir. Ancak o:&nbsp;<strong>Milli iradeyi</strong>&nbsp;savundu. Hiçbir pazarlık yapmadan, bakanlık veya mevki talep etmeden hükümete dışarıdan destek verdi. Amacı koltuk değil, seçilmiş hükümetin darbe ile gitmesini engellemekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"Türkiye Suriye Olmayacak" Çıkışı:&nbsp;</strong>O dönemde yükselen tansiyona karşı toplumu teskin eden ama vesayete de meydan okuyan şu sözü siyasi literatüre geçti:&nbsp;<strong><em>"Türkiye ne Cezayir olur, ne İran olur, ne de Suriye olmasına müsaade ederiz!"</em></strong>&nbsp;Bu sözüyle hem radikal uçlara hem de baskıcı laiklik anlayışına karşı "Anadolu Müslümanlığı" ve "Demokrasi" vurgusu yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>BBP'nin Kuruluşundaki "Nizam-ı Alem" Ülküsü:&nbsp;</strong>Yazıcıoğlu, BBP'yi kurarken sadece bir parti değil, bir&nbsp;<strong>ekol</strong>&nbsp;oluşturmak istedi. Bu ekolün temelini şu üçlü saç ayağı oluşturuyordu:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Türklük Gurur ve Şuuru:</strong>&nbsp;Milli kimliğin korunması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İslam Ahlak ve Fazileti:</strong>&nbsp;Siyasetin ahlak eksenli yapılması.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hukukun Üstünlüğü:</strong>&nbsp;Adaletin herkes için eşit işlemesi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alperenlik Ruhu:&nbsp;</strong>Gençlik yapılanmasına "Ülkücü" isminden ziyade, tarihsel bir derinliği olan&nbsp;<strong>"Alperen"</strong>&nbsp;ismini verdi. Ona göre Alperen; eli kalem tutan, teknolojiye hâkim ama manevi değerlerinden asla kopmayan bir gençlik demekti.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bugün Gelinen Nokta:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'daki o meşum kaza/suikast, Türk siyasetinden sadece bir lideri değil, bir "sigorta"yı alıp götürdü. Bugün hala her kesimden insanın "Muhsin Başkan" diyerek onu anması, siyasi görüşünden ziyade&nbsp;<strong>karakterinin</strong>&nbsp;gücünden kaynaklanmaktadır. Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefatı, Türk siyasi tarihinin en büyük "faili meçhul" ya da "aydınlatılamayan" olaylarından biri olarak tazeliğini koruyor. O karlı dağda yaşananlar ve sonrasında mahkemelere yansıyan detaylar, olayın basit bir kaza olmaktan öte, çok katmanlı bir ihmaller ve müdahaleler silsilesi olduğunu gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Keş Dağı'nda O Gün Neler Oldu?:&nbsp;</strong>25 Mart 2009'da Kahramanmaraş'tan Yozgat'a gitmek üzere havalanan helikopter, Keş Dağı mevkisine düştü. Helikopterde Muhsin Yazıcıoğlu ile birlikte şu isimler bulunuyordu ve maalesef hepsi hayatını kaybetti:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Erhan Üstündağ</strong>&nbsp;(BBP Sivas İl Başkanı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yüksel Yancı</strong>&nbsp;(BBP Sivas İl Başkan Yardımcısı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Murat Çetinkaya</strong>&nbsp;(BBP Sivas Belediye Meclis Üyesi Adayı)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsmail Güneş</strong>&nbsp;(İHA Muhabiri)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa Kaya İstektepe</strong>&nbsp;(Pilot)</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İsmail Güneş’in "Donduran" Telefon Görüşmesi:&nbsp;</strong>Olayın en acı verici ve hala tartışılan kısmı, gazeteci İsmail Güneş’in kazadan sonra saatlerce hayatta kalıp yardım istemesiydi. 112 ile yaptığı görüşmelerdeki şu sözler hafızalara kazındı:&nbsp;<strong><em>"Bacağım kırık, burası çok soğuk, donuyoruz... Herkes öldü herhalde, Muhsin Başkan'ı göremiyorum. Yerimizi hala bulamadınız mı?"</em></strong>&nbsp;İsmail Güneş’in cansız bedeni, helikopter enkazından yaklaşık&nbsp;<strong>600 metre aşağıda</strong>&nbsp;bulundu. Bu durum, bacağı kırık birinin o fırtınada oraya nasıl gittiği veya götürüldüğü sorusunu doğurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Suikast Şüphelerini Güçlendiren Kritik Bulgular:&nbsp;</strong>Yıllar içinde ortaya çıkan bazı detaylar, olayın bir suikast olabileceği yönündeki şüpheleri 2026 yılı itibarıyla hala diri tutuyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kayıp GPS Cihazları:</strong>&nbsp;Helikopterin uçuş verilerini kaydeden kritik cihazların (Argus 5000 ve Skymap IIIC) kaza kırım ekibindeki bazı askerler tarafından söküldüğü görüntülerle kanıtlandı. Bu kişiler daha sonra yargılandılar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hava Hareketliliği:</strong>&nbsp;Kaza anında bölgede jet uçaklarının uçtuğu ve oluşturdukları hava akımıyla (wake turbulence) helikopteri düşürmüş olabileceği iddiası hep gündemde kaldı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeni Adli Tıp Raporu (2024-2025):</strong>&nbsp;2011'deki eski raporların aksine, yeni incelemelerde kandaki karbonmonoksit seviyeleriyle ilgili çelişkiler olduğu ve "ölümden sonra kanda karbonmonoksit artışı olmayacağı" tespitiyle, yolcuların düşmeden önce zehirlenmiş olabileceği ihtimali tekrar tartışılmaya başlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>FETÖ Müdahalesi:</strong>&nbsp;Dosyanın kapatılması için yargı ve emniyet içindeki FETÖ mensuplarının sistematik bir delil karartma süreci yürüttüğü iddiaları üzerine açılan davalar hala devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, dürüstlüğü ve ilkeli duruşuyla "Gül" medeniyetinin bir temsilcisi olarak gitti; ancak arkasında bıraktığı soru işaretleri hala bir "keş" bekliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69c220a292093.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ALLAH DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Devamı devlet, Nasibi cennet, Bekayı imân, Rızayı Rahman..</span></p><p><span style="font-size:18px">Baki Selam ve Dua ile.</span></p><p><span style="font-size:18px">MUSTAFA GÖKTAŞ</span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/?fbclid=IwZXh0bgNhZW0CMTAAYnJpZBExRE1JV1JaOUEybVFnbXFNMnNydGMGYXBwX2lkEDIyMjAzOTE3ODgyMDA4OTIAAR72hGxjyYqrO57tDFw8Jhj3a2LWkAzHsGi6OcI9X47ADf9uAmW6aJ3PVNzjNg_aem_4JmffVgyd-WKVP5Z7OMGgQ" target="_blank"><strong>https://www.instagram.com/mustafagoktas6468/</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.facebook.com/hashtag/mustafagoktas?__cft__%5b0%5d=AZYqUSLdGAhPKPvEqc1juZ8QFJS0Q8cxFqXg8GY1KsRPkQe115ES88tnBiA-hBb_vy2GtoOW76krWhNl9oervqkxhHfnbeGCG-kwxAiCkhYBbK8LrNHe0bfnlgjFd_mpvnc&amp;__tn__=*NK-R"><strong>#mustafagoktas</strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersindeki-kamuya-ait-bos-binalar-25593dfefa3bc-37fb-4ff8-ae26-201da481d6172026-03-23T20:02:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR

MERSİN’DEKİ KAMUYA AİT BOŞ BİNALAR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin de kamuya ait olan o kadar çok bina boş haldeki, şaşarsınız. Hasarlı ve yıkımı gereken yerlerden vazgeçtim, bomboş atıl halde bekleyen milli servetimiz durumundaki bu binalar istense ÖĞRENCİ YURDU – HUZUREVİ- YAŞLI BARINMA EVİ olabileceği gibi, çok sayıda kirada oturan kamu idaresine ev sahipliği de yapabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin deki yaşlılar için, kimsesiz ve bakıma muhtaçlar için yeterli bir barınma evi yok. Olanlar ihtiyacı karşılamıyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakın, Akdeniz İhracatçı Birlikleri Genel Sekreterliğine ait Camişerif mahallesinde eski hizmet binası bomboş duruyor. Burası öğrenci yurdu pek ala olabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık Bakanlığına bağlı Yeni mahalle de sağlık ocağı binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">SGK’ya ait olan büyükşehir belediyesinin oradaki hizmet binası boş. Burası da öğrenci yurdu olabilir. Yine aynı kuruma ait beşyol ilerisinde tren garına yakın yerdeki eski bağ kur binası boş, atıl, istense burasıda muhteşem bir öğrenci yurdu olabilir. Yâda buralar kirada olan diğer kamu kurumlarına ev sahipliği yapabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl Kültür Ve Turizm Md. Ait olan Merkez Çocuk Kütüphanesi bomboş atıl vaziyet de…</span></p><p><span style="font-size:18px">PTT ye ait ilçelerde boş hizmet binaları mevcut. Yine bu kuruma ait Toroslar ve Akdeniz ilçesindeki lojman binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türk telekoma ait olan merkezde çarşının göbeğindeki eski hizmet binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitli ilçemizde içişleri bakanlığı mahalli idareler eğitim birliği tesisi diye geçen, koskocaman bir alana hakim olan, değeri milyarlarla ölçülemeyecek kadar kıymetli, denize sıfır muhteşem bina bomboş. Yıllardır böyle. Burası yaşlı bakım merkezi, huzurevi olabilir. 37 bin metrekare alan içinde binalar ve meskenler boş duruyor. Bu tesise yazık oluyor. Burasının üzerinde mülkiyet hakkı olanlar, 1/6 Hisse YİKOB, 1/6 Hisse Ankara Büyükşehir Belediyesi, 1/6 Hisse Adana Büyükşehir Belediyesi, 3/6 Hisse Vilayetler Birliği Başkanlığına ait. Hepsi kamu kurumu ve devlete ait. Bakanlık bir karar çıkartacak ve burayı Valilik emrine verecek. Bu zor değil. Burayı satmaktansa ki, kimse almıyor. Çünkü çevresi koruma altında. Alan adam gökdelen dikemeyecek, rant elde edemeyecek. İşine gelmiyor. Devlet burayı kurtaramıyor mu? Mersin’in vekilleri, siyasileri neden kayıtsız bu duruma? Burası muhteşem bir yaşlı bakım evi, huzurevi olabileceği gibi öğrenci yurduda olabilir. Mükemmel bir yer. Yazık günah ya!</span></p><p><span style="font-size:18px">Yanparda köy konağı bomboş atıl vaziyet de.Bunun gibi çok var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Civanyaylağında ilkokul lojmanı boş. Bunun gibi onlarca var.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gençlik spora ait Nacarlı da eski hizmet binası halen boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tekke köyünde ilkokul binası boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Akip Zafer Çağlayan Mesleki Ve Teknik Anadolu Lisesi Spor Salonu bomboş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Merkez Öğretmenevi Akşam Sanat</span></p><p><span style="font-size:18px">Okulu bomboş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Toroslar Belediyesi ile Meski gibi yerlere tahsis edilmiş ancak kullanılmayan eskiden köy şimdi mahalle olan yerlerde onlarca hizmet binası yâda lojman boş.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunlardan biri ar ki, Mülkiyeti hâzineye ait iken Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilmiştir. Toroslar İlçe Halk Kütüphanesi. Bomboş atıl vaziyet de ve ufak bir tadilat ile öğrenci yurdu olmaya müsait. Kocayer, Zeybekler, Demirışık, Tol da ilkokul olarak hizmet binaları mevcut boş atıl.</span></p><p><span style="font-size:18px">13 ilçemiz var, hepsinde durum aynı ve farklı boyutta.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu boş binaları kaderine terk etmek doğru mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekonomiye, kazandırmak, yaşama kazandırmak çok mu zor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’i idare eden Milletvekili ve bürokratlar başta olmak üzere, siyasiler, il başkanları, ilçe başkanları, yöneticileri, mesleki oda başkanları neredeler?</span></p><p><span style="font-size:18px">Niye buralara el atmaz ve kurtarmazlar?</span></p><p><span style="font-size:18px">Buralarda yetimin şehidin hakkı var ve BEYTÜLMAL.</span></p><p><span style="font-size:18px">Korumak, kollamak hepimize düşer.</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kirada gezeceğine buraları kullansın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca batmış gitmiş müteahhitlerden YURT banası yapacağım diye yer alacaklarına;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mezitlide ki içişleri kamp tesisleri, Yenimahalle’deki eski bağ kur binası, Beş yoldaki eski tapu ve vergi dairesi olan bina, &nbsp;Toroslardaki kütüphane yeri, Büyükşehirin ordaki eski SGK binası, boş olan okul binaları öğrenci yurdu yapılamaz mı? Ufak bir Tadilat ve onarım buraları ayağa kaldırır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yokmu buralara sahip çıkacak birileri?</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben bu Mersin’li hemşerilerimi ve burada yaşayanları anlayamıyorum. Bu nasıl bir vurdumduymazlıktır.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA["Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/duz-yasayacagiz-dik-duracagiz-dogru-gidecegiz-diyen-sehidimiz-muhsin-yazicioglunu-aniyoruz-25589961a8c57-cf9d-48c1-9153-22e89a16bc242026-03-23T10:21:00+03:00HABER MERKEZİ "Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...

"Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz" diyen Şehidimiz Muhsin Yazıcıoğlu'nu anıyoruz...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kendisi için hazırladığım kısa anma ve bilgilendirme metni aşağıdadır:</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>Muhsin Yazıcıoğlu: "Gül Üşümesi"nin Sessiz Çığlığı:&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu, Türk siyasi tarihinde <strong>"dik duruşun"</strong> sembolü olarak kabul edilir. Sivas'ın Şarkışla ilçesinde başlayan hayat yolculuğu, 25 Mart 2009'da Keş Dağı'nda trajik bir helikopter kazasıyla son bulsa da, bıraktığı miras hala canlılığını koruyor.</span></h2><h3><span style="font-size:18px"><strong>Onu Farklı Kılan Temel Özellikler:</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px"><strong>Vatan Sevdası:</strong> Gençlik yıllarından itibaren memleket meselelerini her şeyin üzerinde tuttu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sarsılmaz İnanç:</strong> "İnanmadığım yolda yürümem" sözüyle zihinlere kazındı; zorlu dönemlerde dahi çizgisinden ödün vermedi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şair Kimliği:</strong> Mamak Cezaevi'nde yazdığı ve adeta kaderinin bir özeti olan <strong>"Üşüyorum"</strong> şiiri, onun duygusal derinliğini yansıtır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Birleştirici Güç:</strong> Farklı görüşlerden insanların dahi dürüstlüğü ve samimiyeti konusunda hemfikir olduğu nadir liderlerdendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><em>("Düz yaşayacağız, dik duracağız, doğru gideceğiz."</em> — <strong>Muhsin Yazıcıoğlu)</strong></span></p><p>&nbsp;</p><table><thead><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>Yıl</strong></span></td><td><span style="font-size:18px"><strong>Önemli Gelişme</strong></span></td></tr></thead><tbody><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1954</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Sivas'ta dünyaya geldi.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1968</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Gençlik hareketlerine ve siyasi hayata ilk adımını attı.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>1993</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Büyük Birlik Partisi'ni (BBP) kurdu.</span></td></tr><tr><td><span style="font-size:18px"><strong>2009</strong></span></td><td><span style="font-size:18px">Kahramanmaraş'ta geçirdiği helikopter kazasında vefat etti.</span></td></tr></tbody></table><p><span style="font-size:18px">Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatı üzerindeki sis perdesi ve hukuki süreç, sevenleri tarafından bugün bile yakından takip edilmektedir. O, arkasında siyasi bir partiden öte; dürüstlük, nezaket ve sarsılmaz bir irade örneği bıraktı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Ruhu şad, mekanı cennet olsun.</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69c0ed1c12567.jpg" /></p><p><span style="font-size:16px">(YUKARIDAKİ RESİMDE, SOL BAŞTA RAHMETLİ ŞEHİDİMİZ MUHSİN YAZICIOĞLU, ORTADAKİ BEN VE YANIBAŞIMDAKİ ONUN VE BENİM KADİM DOSTUMUZ, YOL ARKADAŞIMIZ, BENİM CAN YOLDAŞIM, BBP E. GENEL BAŞKANI, E.KÜLTÜR BAKANI, CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU)</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Merhum Muhsin Yazıcıoğlu'nun, Mamak Cezaevi'nin o dondurucu ve zorlu koşullarında kaleme aldığı, adeta kendi hazin sonunu yıllar öncesinden mısralara döktüğü o meşhur şiiri aşağıda paylaşıyorum:</span></strong></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>"Üşüyorum"</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Bir coşku var içimde bugün kıpır kıpır</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzak çok uzak bir yerleri özlüyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerim kapatınca dalar giderim</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yalnızlığı yaşıyorum, ve dağları özlüyorum</strong> Sonsuzluğu düşünüyorum, ey sonsuzluk sahibinin sonsuzluğu</span></p><p><span style="font-size:18px">Sana ulaşmak için can atıyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Gözlerim kapalı, bir beyaz ufukta</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonsuzluğu yaşıyorum... Hangi rüzgar itti beni bu tarafa?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bilmiyorum ama kağıt gibi savruluyorum</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneş fışkırır gibi her sabah doğuyor ya</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşte o zaman yeniden doğuyorum...</strong> Üşüyorum...</span></p><p><span style="font-size:18px">Biliyorum, bir gün bu buzlar eriyecek</span></p><p><span style="font-size:18px">Güneş doğacak, bahar gelecek</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine karlar yağacak...</strong> ---</span></p><h3><span style="font-size:18px"><strong>Şiirin Derin Anlamı ve Kaderin Cilvesi</strong></span></h3><p><span style="font-size:18px">Bu şiir, Yazıcıoğlu’nun vefatından sonra çok daha sarsıcı bir anlam kazandı. Keş Dağı’nın dondurucu soğuğunda, karların arasında son yolculuğuna uğurlanması; yıllar önce yazdığı <strong>"Üşüyorum"</strong> ve <strong>"Yine karlar yağacak"</strong> dizeleriyle tüyler ürperten bir benzerlik taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sevenleri için bu mısralar, sadece birer şiir değil, aynı zamanda onun metanetini, tevekkülünü ve vatan sevgisi uğruna göze aldığı yalnızlığı temsil eder.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">GAZETECİ- YAZAR VE İKTİSATÇI</span></p><p><span style="font-size:18px">HABERANALİZ.NET KURUCUSU VE GENEL YAYIN YÖNETMENİ</span></p><p><span style="font-size:18px">ÇEVRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL BAŞKANI</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/kdk-mudahale-etti-sahil-halkin-oldu-o-sahil-artik-tamamen-ucretsiz-25588252a268e-a4e0-4e21-a53d-9e9cc546fa302026-03-23T10:03:00+03:00HABER MERKEZİ KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz

KDK müdahale etti, sahil halkın oldu: O sahil artık tamamen ücretsiz

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:22px">Mersin'de Silifke sahilinde deniz alanını işgal ettiği ve denize girmek isteyenlerden ücret aldığı belirlenen işletme, Kamu Denetçiliği Kurumu'nun (KDK) girişimiyle tahliye edildi ve sahil ücretsiz olarak kullanıma açıldı.</span></p><p><span style="font-size:22px">KDK'ya başvuruda bulunan kişi, Silifke sahilinde hizmet veren bir işletmenin deniz alanını kapattığını ve işletmeden hizmet almayan vatandaşlar için de denize girmek için ücret alındığını öne sürdü. Bu durumun anayasal hakkın ihlali niteliği taşıdığını ifade eden vatandaş, deniz alanının herkesin kullanımına açık hale getirilmesini talep etti.</span></p><p><span style="font-size:22px">BELEDİYE VE KAYMAKAMLIKLA GÖRÜŞÜLDÜ</span></p><p><span style="font-size:22px">Başvuru üzerine konuyu araştıran ve inceleyen KDK, Silifke Belediye Başkanlığı ve Silifke Kaymakamlığı ile sorunun çözümüne yönelik görüşmeler gerçekleştirdi. İdareler tarafından, KDK'ya verilen cevabi yazılarda; devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan 700 metrekarelik alanın şezlong, gölgelik, masa sandalye konulması suretiyle işgal edildiğinin tespit edildiği belirtildi. Yazıda, gerekli denetimlerin gerçekleştirilmesinin ardından işletme hakkında işlem tesis edilerek tahliye edildiği, sahilin kesintisiz olarak arada herhangi bir engel bulunmadan ücretsiz olarak bütün vatandaşların kullanımına açık olduğu kaydedildi.</span></p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.memurlar.net/haber/1162642/kdk-mudahale-etti-sahil-halkin-oldu-o-sahil-artik-tamamen-ucretsiz.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-baba-sana-dua-eden-cok-255663c8abbb4-bc27-4602-9f0c-11128357111a2026-03-17T13:19:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK

TEVFİK BABA SANA DUA EDEN ÇOK

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ben şimdi sizlere ne yazsam boş aslında. Tevfik Diker’i anlatmaya, yazmaya kalkmak sayfalara sığmaz, ansiklopedi olur. Kendisi ile ilgili köşe yazısı olarak 28 Ağustos 2025 te aşağıdaki yazıyı yazmış idim, duruyor:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/makale/tevfik-diker-3889">https://www.haberanaliz.net/makale/tevfik-diker-3889</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Hayat acımasız ve ısrarcı. Bende bu arada çok büyük sıkıntılar yaşadım. 103 yaşında bir annem var ve yatalak durumda. Şükür aklı melekeleri yerinde ancak durumunu anladınız sanırım. Ben bakıyorum ve hiç yüksünmüyorum. Benimde yaşım ilerledi ve bendede ciddi sağlık sorunları mevcut. Bundan dolayı Tevfik babayı ihmal ettim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Arayamadım, soramadım, bu benim içimde kanayan bir yaradır. <strong>DÜRÜSTLÜK, DOĞRULUK, NAMUSLU OLMANIN hayattaki izidir o.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Kadir gecesi için mesaj attım ve uzun bir tedavi süreci yaşadığını ve bayram sonu tekrar hastaneye yatacağını öğrendim. Acil şifa diliyorum. Dualarımız kendisi ve ailesi ile beraber olacak. Tüm okurlarımdan ona dua etmelerini, sağlığına bir an evvel kavuşup, milletimize ve devletimize yararlı işlere devam etmesini temenni ediyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Güzel yürekli, nur yüzlü, içinde kötülük beslemeyen, vatanı ve milleti için cansiperane çalışan bu yiğit Anadolu evladını ALLAH KORUSUN!!!</span></p><p><span style="font-size:18px">Allah nasip eder ise bayram sonu bende Ankara’da olacağım ve bizzat ziyaret edip o pak ellerini ve anlını öpeceğim.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tevfik Diker ile ilgili hastalık ve süreci ve bu arada yaşadıklarını aktaran ve anlatan haberler tarih sırasına göre aşağıda veriyorum:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İlk olarak NG gazetesinde:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.ngazete.com/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-238545h.htm">https://www.ngazete.com/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-238545h.htm</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Haberanaliz:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-25488">https://www.haberanaliz.net/haber/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-25488</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Söz gazetesi:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730">https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Haberanaliz:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545">https://www.haberanaliz.net/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545</a></span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yeni akit gazetesi:</span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.yeniakit.com.tr/haber/eski-vekil-tevfik-diker-rapora-ragmen-hastaneye-odeme-yaptim-1989041.html">https://www.yeniakit.com.tr/haber/eski-vekil-tevfik-diker-rapora-ragmen-hastaneye-odeme-yaptim-1989041.html</a></span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-ulkemizi-bu-ates-cukurundan-uzakta-tutmak-birinci-onceligimizdir-25559153e2b91-45ef-446e-a238-81fd2680a6652026-03-16T10:10:00+03:00HABER MERKEZİ ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”

ERDOĞAN: “Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul’da bir otelde Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen 10. Millî İrade İftarı programına katılarak bir konuşma yaptı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasına, katılımcıları selamlarken, geleneksel iftar buluşmasının başta platform bünyesinde güçlerini birleştiren sivil toplum kuruluşları olmak üzere millet, coğrafya ve tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gönüllü teşekküllerin temsilcileriyle bir arada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu anlamlı birlikteliğe vesile olan herkese ve katılımcılara teşekkür etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Millî İrade Platformu'nun tüm üyelerinin Ramazan-ı Şerifi'ni tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ramazanda tutulan oruçların, yapılan ibadetlerin, Türkiye'de ve dünyanın farklı köşelerinde yapılan hayır ve hasenatın kabul olmasını Allah'tan niyaz etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Platform üyelerinin Kadir Gecesi'ni de tebrik eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İnşallah ardından erişeceğimiz Ramazan Bayramı'nın da sizlere ve ailelerinize hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Burada hepimizin hissiyatına tercüman olacağına inandığım şu duaya, sizlerin de yürekten amin diyeceğinize inanıyorum. 'Devamı devlet, nasibi cennet, bekayı iman, rızayı Rahman' Cenabı Allah hepimize bu şekilde yaşamayı, son nefesimize kadar iman üzere, istikamet üzere olmayı, sıratı müstakim üzere bir hayat sürmeyi, ruzi mahşerde de Peygamber Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında haşru cem olmayı bizlere nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"İSLAM COĞRAFYASININ BU MÜBAREK GÜNLERDE ACIYLA GÖZYAŞIYLA ANILMASI BİZLERİ MÜTEESSİR EDİYOR"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Ramazanın barışın, dayanışmanın, kardeşliğin ve merhametin ayı olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Ancak İslam coğrafyasının bu mübarek günlerde acıyla gözyaşıyla çatışmalarla savaşlarla anılması bizleri gerçekten müteessir ediyor. 72 bin şehit verdiğimiz Gazze, ateşkese rağmen huzura hasret kalırken, bir de buna İsrail'in Batı Şeria'daki insanlık dışı işgal politikaları eklendi. Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 1120'yi aşkın Filistinli sivil, son iki yılda İsrail güçleri veya yerleşimci teröristler tarafından hayattan koparıldı. 10 Ekim'den bu yana Gazze'de şehit edilenlerin sayısı 640'ı buluyor. Katledilenlerin kahir ekseriyetini çocuklar, kadınlar ve yaşlılar oluşturuyor. Annelerinin yanaklarına bir gül kondurarak okula gönderdiği çocuklarımız ya füzelerin ya bombaların ya da kurşunların hedefi oluyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin komşusu İran'dan Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye kadar coğrafyanın dört bir yanında aynı üzüntü verici manzarayla karşı karşıya kalındığına işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Çocukları ürkütülmüş bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne yazar, olmasa ne yazar? Bütün bu haklı itiraza her gün muhatap oluyoruz. Elimizi vicdanımıza koyup lütfen samimiyetle cevap verelim. Sabah güle oynaya okula giden yavruların akşam evlerine dönemediği bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Henüz 6 yaşındaki kız çocuklarının 335 kurşun sıkılarak öldürüldüğü bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Oyuncakların kana bulandığı, hayallerin yarım kaldığı, çocukların o cennet yüzlerinde açan tebessüm çiçeklerinin vakitsiz solduğu bir dünyanın tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Çocukların, çocukları büyütmek zorunda kaldığı bir dünyanın -soruyorum- tüm denizleri mavi olsa ne olur, olmasa ne olur? Daha üzücü olan bu tabloya dünyanın sessiz kalması, duyarsız kalması, yaşanan acıları adeta yok saymasıdır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, birçok ülkede yaşanan zulme dünyanın sessiz ve duyarsız kaldığını belirtti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Suriye'de 13 buçuk yıl süren zulümde bunu gördük. Somali'de insanlar açlıktan kırılırken bunu gördük. Hocalı'da kardeşlerimiz katledilirken bunu gördük. Öncesinde Srebrenitsa'da, o soykırımda bunu gördük. En son bunu Gazze mezaliminde hem de çok acı bir şekilde gördük" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halklar tepki gösterirken, üniversiteler birer direniş merkezine dönerken, meydanlar vicdan sahipleriyle dolup taşarken ne yazık ki yönetimlerin kimi zaman baskıya kimi zaman şantaja boyun eğdiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: "Bazı ülkeler zulmü ve soykırımı görmezden geldi. Bazı ülkeler, İsrail gibi soykırımcılara destek verdi. Bir avuç vicdan sahibi, ilke sahibi, tüm bunlarla birlikte cesaret sahibi ülke, kurum ve kuruluş dışında coğrafyamızdaki zulümlere tepki gösteren, dahası bunları durdurmak için didinen neredeyse çıkmadı. Aileleri tamamen yok edilen on binlerce Gazzeli, Suriyeli çocuğun dramı, sanal alemin sahte vicdanı sayesinde sürüsünden ayrılan bir penguen kadar bile gündeme gelmedi. Vicdan tutulmasına uğramış işte böyle bir dünyada Türkiye olarak sizlerin de destekleriyle insanlığın vicdanı olmanın mücadelesini hep birlikte veriyoruz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"SİNMİYORUZ, SUSMUYORUZ, FİLİSTİN'İ UNUTMUYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Türkiye'nin Anadolu merkezli yaktığı çoban ateşinin, gönül ve kültür coğrafyasının her yanında milyonlarca mazlumun yüreğini ısıttığını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Filistin'den Arakan'a, Afrika'dan Latin Amerika'ya, uluslararası toplumun sırtını döndüğü yerlerde sizlerle varız, resmî kurumlarımızla varız, sivil toplum kuruluşlarımızla varız. Bir garibin elinden tutmak, bir mazlumun gözyaşını silmek, bir yetimin, öksüzün başını okşamak için hep beraber seferber olmuş durumdayız" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze'deki kardeşleri başta olmak üzere dünyadaki tüm mazlumlarla dayanışma hâlinde olduklarının altını çizerek, "Millî İrade Platformu öncülüğünde 1 Ocak'ta Galata Köprüsü'nde bir araya gelen yüz binlerin haykırdığı gibi sinmiyoruz, susmuyoruz, Filistin'i unutmuyoruz. Şunu da bugün açık açık ilan etmek istiyorum. Bu can bu tende olduğu müddetçe mazlumların yanında duracak, zulme rıza göstermeyeceğiz, baskılar karşısında sinmeyecek ve susmayacağız" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdiye kadar milyonların katılımıyla düzenlediği 4 Gazze mitingiyle hakkın ve haklının tarafında duran Millî İrade Platformu'nu tebrik ederek, "Cenabı Allah sizlerden razı olsun" diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Sadece mazlum ve müstazafların değil yaklaşık 13 yıldır millî iradenin ve milletin yanında saf tuttuğunuz için sizlere dua ediyorum, teşekkür ediyorum. 100'ü sivil toplum kuruluşu olmak üzere 312 aktif üyeye sahip bu platform, 5 Aralık 2013'ten beri isminin hakkını ziyadesiyle vermektedir. Aramızdaki dayanışma ve dostluğu diri tuttuğumuz sürece demokrasimizi tehdit ve tehlikelerden koruyabiliriz. Tıpkı bir duvarın tuğlaları gibi, bünyanun mersus hükmü var ya, o hükümde olduğu gibi. Birbirimize sıkıca kenetlendiğimiz sürece istiklal ve istikbalimize uzanan namahrem ellerini kırabiliriz. Ramazan-ı Şerif'ten bir gün önce yayınladıkları bildirilerle millete hakaret eden güruhun ideolojik dayatmalarına ancak bu şekilde karşı koyabiliriz. Allah'ın izniyle bugüne kadar aramıza mesafe koymadık. İnşallah bundan sonra da tek yürek, tek bilek olarak mücadelemizi sürdüreceğiz."</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"MEZHEP VE ETNİK KÖKEN TEMELLİ KIŞKIRTMALARA KARŞI ÇOK DİKKATLİ OLMANIZI İSTİYORUM"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin içinde bulunduğu konjonktürde hem kardeşliği güçlendirmeye hem de sağduyuyu korumaya ihtiyaçları olduğunu belirterek, "Bakınız, biz hükûmet olarak ülkemizi savaşın içine çekmek isteyen tertip, tuzak ve tahriklere karşı çok dikkatli hareket ediyoruz. Olayların sadece görünen kısmına değil, asıl perdenin arkasında gizlenen kısmına odaklanıyor, hiçbir ihtimali, hiçbir senaryoyu dışlamıyor, her şeyi en ince detayına kadar tahlil ve tetkik ediyoruz. Yine bu süreçte dün gece olduğu gibi hava sahamızı ihlal eden her türlü tehdide yönelik gerekli önleme faaliyetlerinde de bulunuyoruz. Türkiye'nin binlerce yıllık kadim devlet aklı ve hükûmetimizin 23 yıllık kriz yönetim tecrübesi çevremizdeki karmaşık hadiseleri okuma, anlama, bunlara doğru ve ölçülü tepkiler vermede en büyük kılavuzumuzdur. Ülkemizi bu ateş çukurundan uzakta tutmak birinci önceliğimizdir. Sizlerden de İran'a saldırılarla eş zamanlı olarak köpürtülen mezhep ve etnik köken temelli kışkırtmalara karşı çok dikkatli olmanızı istiyorum" diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Uzun ince bir yola revan olduklarını, uzun soluklu bir mücadele için kollarını sıvadıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Tüm çabamız, Üstat Necip Fazıl'ın 'İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal. Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal. Yalnız acı bir lokma, zehirle pişmiş aştan. Ve ayrılık, anneden, vatandan, arkadaştan" dediği mukaddes ve muazzez davamızın muzaffer olması içindir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>"DAHA ÇEVİK, ATILGAN OLMAMIZ GEREKEN YENİ BİR DÖNEME GİDİYORUZ"</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti: "Bizden öncekilerin büyük bir fedakârlıkla uğruna ağır bedeller ödeyerek surda açtığı gediği büyütmek için biz bu mücadeleyi veriyoruz. Bunu özellikle şunun için söylüyorum, tempomuzu artırmamız, daha çevik, daha atılgan olmamız gereken yeni bir döneme gidiyoruz. Bu yeni dönemde siz sivil toplum kuruluşlarımızın daha önce hiç olmadığı kadar güçlü, insicamlı, daha görünür olması gerekiyor. Şurası bir gerçek ki sivil toplum kuruluşlarımızın asıl güç kaynağı maddi imkânları değil, samimiyetleri ve gayretleridir. Bizi güçlü kılan yüksek binalarımız, şaşalı törenlerimiz değil, dik duruşumuz, tavrımız, ideallerimiz için verdiğimiz yiğitçe mücadelemizdir. Maddi imkânları samimiyetle harmanladığımız ölçüde hedeflerimize vasıl olabiliriz. Gayemiz yine Üstat'ın ifadesiyle 'Zifiri karanlıkta ak sütün içindeki ak kılı fark edecek kadar gözü keskin bir gençlik yetiştirmektir' Bayrağı bizden devralacak, davayı bizden sonra sırtlayacak, bizim açtığımız yoldan, bizim araladığımız kapıdan yürüyecek, nitelikli, ahlaklı, şuurlu, özgüven sahibi gençleri yetiştiriyorsak, işte o zaman görevimizi layıkıyla yapıyor, emanetin hakkını veriyoruz demektir."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sivil toplum kuruluşlarından gençlere sahip çıkmalarını beklediklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Hayatı anlamlandırma, dünyaya bakışlarını belirleme noktasında onlara yardımcı olmanızı, rehberlik ve yoldaşlık etmenizi sizlerden rica ediyorum" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün vefat haberini almaktan büyük üzüntü duyduğum Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamıza Cenabı Allah’tan rahmetler niyaz ediyorum. Entelektüel kişiliği, engin bilgi birikimi, kitapları, araştırmaları ve akademik çalışmalarıyla milletimizin saygısına ve sevgisine mazhar olan merhum hocamızın ailesine ve öğrencilerine de burada başsağlığı diliyorum" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İftar sofrasında ekmeklerini paylaşanlara teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, konuşmasının ardından günün anısına hediye takdim edildi.</span></p><p>&nbsp;</p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69b7ae5f9aaf9.JPG" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Vatikan: Taşıyıcı annelik dünya çapında sona ermeli]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/vatikan-tasiyici-annelik-dunya-capinda-sona-ermeli-2555879d97fc6-8604-446f-a2eb-e0c80da7d31c2026-03-16T10:01:00+03:00HABER MERKEZİ Vatikan: Taşıyıcı annelik dünya çapında sona ermeli

Vatikan: Taşıyıcı annelik dünya çapında sona ermeli

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Vatikan, taşıyıcı anneliğin dünya çapında sona erdirilmesi çağrısında bulundu. New York'ta Birleşmiş Milletler (BM) nezdindeki Vatikan Daimi Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, teknolojinin ve uygulamanın, etik ve hukukun önüne geçtiği uyarısı dile getirildi. BM'nin 70. Kadın Hakları Komisyonu vesilesiyle yapılan açıklamada, çocukların birer "ürüne", kadınların ise hizmet sağlayıcılara indirgenmekte olduğu belirtildi. Açıklamada, kadınların taşıyıcı anneliğe talip olanlar için rekabet etmesinin "sapıkça bir yarış" olduğu, &nbsp;ticari taşıyıcı anneliğin yasaklandığı yerlerde dahi ödemelerin çoğu zaman "hediye" ya da "masraf karşılığı" kisvesi altında gizlendiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatikan'ın haber portalı Vatican News'in aktardığına göre, Türkiye, İtalya, ve Paraguay ile birlikte düzenlenen oturum; taşıyıcı annelik bağlamında şiddet ve sömürü konusunu ele aldı. Uygulamanın sıklıkla çocuk sahibi olamayanlar için "şefkatli bir çözüm" olarak lanse edildiğine dikkat çeken Vatikan, diğer yandan, kadınların ve çocukların onurunu korumak için tüm bağlamın dikkate alınması gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Varlıklı kadınlar taşıyıcı annelik yapmıyor"<br />Kadınlar için taşıyıcı anneliği kabul etmenin en büyük nedeninin ekonomik zorluklar olduğu belirtilen açıklamada, "Zengin ve ünlülerin 'sipariş veren' konumunda olması sıklıkla rastlanırken, varlıklı kadınların taşıyıcı anne olmasının nadiren görülmesi tesadüf değil" ifadelerine yer verildi. Vatikan'ın açıklamasında, yoksulluk tamamen ortadan kalksa taşıyıcı annelik sektörünün ayakta kalıp kalamayacağının sorgulanması gerektiğine de dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açıklamada taşıyıcı annelerin sosyal izolasyonunun da kaygı verici olduğu belirtildi. Talepte bulunan kişilerin kadınların beslenmesini, aktivitelerini ve sağlık durumlarını kesintisiz şekilde denetlemek istediği bazı vakalara dikkat çekilerek bunun gebeliğin ticarileştirilmesi ve ailevi bağların tehlikeli biçimde parçalanmasına yol açtığı kaydedildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Engelli çocuklar 'kusurlu ürün' olarak görülüyor"<br />Daimi Temsilcilik; geçen yıl hayatını kaybeden Papa Françesko'nun "Bir çocuk her zaman bir armağandır ve asla bir ticaret sözleşmesinin temeli olamaz" sözüne de atıfta bulundu. Vatikan, özellikle doğum öncesi engellilik teşhislerinde durumun ne kadar ağırlaştığını; bu gibi durumlarda çocuğun çoğu zaman "kusurlu bir ürün" ya da çözülmesi gereken bir sorun" olarak görüldüğünü ve bir armağan olarak karşılanmadığını dile getirdi. Açıklamada, &nbsp;bunun da çocukların gelişebileceği adil bir toplum tahayyülüne aykırı olduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vatikan ayrıca, "bu sorunların basit düzenlemelerle çözülemeyeceğine" dikkat çekerek Lahey Uluslararası Özel Hukuk Konferansı'nın taşıyıcı annelikte yasal ebeveynliğe ilişkin bir sözleşme hazırlama sürecini şimdilik sürdürmeme kararının memnuniyetle karşılandığı belirtti.&nbsp;</span></p><p>KNA / ET,SÖ</p><p>HABER İÇERİK KAYNAK:</p><p>https://www.dw.com/tr/vatikan-ta%C5%9F%C4%B1y%C4%B1c%C4%B1-annelik-d%C3%BCnya-%C3%A7ap%C4%B1nda-sona-ermeli/a-76366473</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-7-tutuklama-25557d15563ec-1b7d-4407-a71d-8b16c1d3e3412026-03-15T22:51:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama

Mersin Büyükşehir Belediyesi'ne rüşvet soruşturması: 7 tutuklama

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının, "ihaleye fesat karıştırma", "rüşvet", "resmi belgede sahtecilik", "kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık" ve "suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerinin aklanması" suçlarına yönelik başlattığı soruşturma devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince 11 Mart'ta düzenlenen operasyonda Büyükşehir Belediyesi Özel Kalem Müdürü Doğukan Uyan ve 2 şirket sahibinin de olduğu 7 şüphelinin yakalanmasının ardından sabah saatlerinde aralarında Büyükşehir Belediyesi çalışanlarının da yer aldığı 20 şüpheli daha gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Soruşturma kapsamında gözaltına alınanların sayısı 27'ye yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Emniyetteki işlemleri tamamlanan zanlılardan 1'i serbest bırakıldı, Uyan ve bazı belediye çalışanlarının aralarında yer aldığı 26 şüpheli ise adliyeye sevk edildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Zanlılardan 4'ü, savcılıktaki ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Nöbetçi hakimliğe çıkarılan 22 şüpheliden aralarında Uyan, 2 belediye çalışanı ve 2 şirket sahibinin de olduğu 7'si tutuklandı, 15'i adli kontrol tedbiriyle salıverildi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Ne olmuştu?</span></p><p><span style="font-size:20px">Mali Suçları Araştırma Kurulunun incelemesinde Özel Kalem Müdürü Uyan ve yakınlarının mal varlıklarında dikkati çekici artış olduğu, edinilen taşınmazların bedellerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından ödendiği, bu firmaların banka hesaplarına ise Büyükşehir Belediyesinden para girişlerinin bulunduğunun belirlendiği gerekçesiyle soruşturma başlatılmış, belediyeden firmalara aktarılan paraların, Uyan ve yakınlarının adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinde kullanıldığı öne sürülmüştü.</span></p><p><span style="font-size:20px">İncelemede, Büyükşehir Belediyesine doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterilerek bir firmaya ödeme yapıldığı ve bu yöntemle 16 milyon liralık kamu zararına neden olunduğu saptanmıştı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Yapılan tespitler sonrası polis ekiplerince 11 Mart'ta gözaltına alınan 7 şüphelinin evlerinde ve Büyükşehir Belediyesinin Akdeniz ilçesindeki binasında arama yapılmış, 21 taşınmaz, 3 araç ve 1 deniz aracına el konulmuştu.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">HABER İÇERİK KAYNAK:</span></p><p><span style="font-size:20px">https://www.benguturk.com/gundem/mersin-buyuksehir-belediyesine-rusvet-sorusturmasi-7-tutuklama-263285h</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yapay zeka, tedavisi olmayan hastalıklarda nasıl çığır açıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yapay-zeka-tedavisi-olmayan-hastaliklarda-nasil-cigir-aciyor-25550042167d2-bb1d-46ed-a711-5968a83fd3422026-03-14T20:58:00+03:00HABER MERKEZİ Yapay zeka, tedavisi olmayan hastalıklarda nasıl çığır açıyor?

Yapay zeka, tedavisi olmayan hastalıklarda nasıl çığır açıyor?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yapay zeka, Parkinson hastalığı, antibiyotik dirençli süper bakteriler ve birçok nadir hastalığa karşı yeni ilaçlar icat ediyor. Bu, birçok bilim insanının hayal bile edemeyeceği bir ilerleme.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık 50 yıldır insanlık, bakterilerle savaşını yavaş yavaş kaybediyor. Bu savaşta sahip olduğumuz en güçlü silahlar olan antibiyotikler, ilaçlara direncin yayılmasıyla giderek etkisiz hale geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakın geçmişe kadar kolayca tedavi edilebilen enfeksiyon hastalıkları nedeniyle şu anda her yıl yaklaşık 1,1 milyon kişi hayatını kaybediyor. Acil önlemler alınmazsa, bu sayının 2050'ye kadar sekiz milyondan fazla kişiye çıkması bekleniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yeni antibiyotiklerin geliştirilmesi, sinir bozucu derecede yavaş ve pahalı bir süreç. 2017 ile 2022 yılları arasında, sadece 12 yeni antibiyotik onaylandı ve bunların çoğu, bakterilerin zaten direnç geliştirdiği mevcut ilaç türlerine benziyordu. İlaç şirketlerinin ilgisizliği ve yetersiz finansman nedeniyle bu alan ihmal edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat şimdi araştırmacılar bu açığı kapatmak istiyor ve bazıları bunu yapabilmek için yapay zekaya güveniyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'nin Cambridge kentindeki Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde tıbbi mühendislik ve bilim profesörü James Collins, "Birkaç gün veya saat içinde kimyasal bileşiklerin bulunduğu devasa kütüphaneleri inceleyerek antibakteriyel aktivite gösterenleri tespit edebiliriz" diyor. Collins ve ekibi, yapay zekanın yardımıyla, ilaçlara karşı yüksek direnç gösteren enfeksiyonlara karşı etkili silahlar olabilecek iki yeni bileşik keşfetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu, yapay zekanın ilaç keşfinde yeni bir çağ açmasının ve günümüzün en zorlu tıbbi sorunlarından bazılarında umut verici ilerlemeler sağlanmasının sadece tek bir örneği. Bilim insanları, yeni atılımlar umuduyla, yapay zekayı Parkinson hastalığı ve binlerce nadir görülen hastalık gibi henüz bir tedavisi olmayan rahatsızlıklara yöneltiyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collins ve ekibi, bilinen antibiyotiklerin kimyasal yapılarını tanımak için üretken bir yapay zeka modeli eğitti. Bu, algoritmanın bakterileri öldürmek için neyin gerekli olduğunu öğrenmesini sağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar daha sonra yapay zekayı kullanarak 45 milyondan fazla kimyasal bileşenin, belsoğukluğuna sebep olan Neisseria gonokok bakterisi ve MRSA gibi önemli bir enfeksiyon hastalığının kaynağı Stafilokok aureus'u hedefleme kabiliyetlerini taradı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iki bakteri de ilaçlara karşı oldukça dirençli. Belsoğukluğu bakterisi, tedavide kullanılan hemen hemen her ilacı atlatabiliyor. Artık her ikisine karşı kullanılabilecek antibiyotiklerin sayısı giderek azalıyor, ki bunlara 'son çare ilaçlar' adı veriliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collins'in yöntemi, bu bakterileri hedeflemek için tamamen yeni bileşenler oluşturmak için yapay zeka kullanmaktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collins bir yaklaşımda, başlangıç noktası olarak bir molekül seçtiklerini ve bu molekülü oluşturmak için üretken yapay zeka tekniklerinin bir kombinasyonunu kullandıklarını, bağlar, atomlar, alt yapılar eklediklerini anlatıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Her kritik aşamada, bileşen eğitilmiş yapay zeka modeli tarafından puanlandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu bir antibiyotik gibi mi görünüyor? Potansiyel bir antibiyotiğe yaklaşıyor mu?" gibi sorulara yanıtlar aradı. Başka bir yaklaşımda da, başlangıç bileşiği ortadan kaldırıldı ve yapay zekanın baştan itibaren serbest çalışmasına izin verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collins ve ekip arkadaşları, bu şekilde bakterilere karşı etkili olma potansiyeli taşıyan 36 milyon bileşik tasarladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ekip, laboratuvarda sentezlemek üzere 24 tanesini seçti. Yedi tanesinin antimikrobiyal aktivitesi olduğu kanıtlandı ve ikisi diğer antibiyotik türlerine dirençli her iki bakteri türünü de öldürmede çok etkili oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bileşenler mevcut antibiyotiklerden farklı şekillerde bakterileri hedef alıyor gibi görünüyor ve bu da ilaçlara dirençli bakterilerin savunmasını aşabilecek yeni bir ilaç türü oluşturabilecekleri umudunu doğuruyor. İki aday şu anda daha gelişmiş testlerden geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Collins ve laboratuvarı daha önce yapay zeka kullanarak, yaygın bir bağırsak enfeksiyonu olan Clostridium difficile ve tüberküloza yol açan Mycobacterium tuberculosis dahil olmak üzere, tedaviye dirençli çok çeşitli bakterileri öldüren başka güçlü antibiyotik bileşenleri bulmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak araştırmacılar bazı hastalıklara yeni tedaviler bulmak için mevcut ilaçlardan yararlanma lüksüne sahip değil. Bunun yerine, hastalık hakkında bilinenlerle başlamak zorundalar. Fakat bazı durumlarda, bu bile çok az ipucu veriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Parkinson hastalığında ilerleme</span></h2><p><span style="font-size:18px">Parkinson hastalığı ilk olarak 1817'de tanımlanmıştı ama iki yüzyıldan fazla bir süre sonra, ilerlemeyi yavaşlatan bir tedavi hala yok. Dünya genelinde 10 milyondan fazla Parkinson hastası var ve yaşlanan nüfusa sahip ülkelerde bu oran artıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parkinson hastalığını tedavi etmek için uzun süredir devam eden uğraşlar başarısızlıkla sonuçlandı. Sorunun bir kısmı, hastalığın nedenini hala bilmiyor olmamız.</span></p><p><span style="font-size:18px">İngiltere'deki Cambridge Üniversitesi'nden biyofizik profesörü Michele Vendruscolo, "Bu hastalığın kökeni hakkında bitmek bilmeyen tartışmalar var. Parkinson konferansına giderseniz, fiilen araştırılan düzinelerce farklı hipotez duyarsınız" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu da hastalığı önlemek için bir ilaç geliştirmeyi inanılmaz derecede zorlaştırıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vendruscolo, farklı hipotezleri araştıran çok sayıda klinik çalışma yapıldığını ama bugüne kadar başarısız olunduğunusöylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hedefin ne olması gerektiği konusunda insanların kafası gerçekten karışık. Hedefi bilseniz bile, genellikle peşine düşmek çok zordur."</span></p><p><span style="font-size:18px">Fakat 2024'te Vendruscolo ve meslektaşları, Parkinson hastalarında beyinde oluşan protein kümelerini hedefleyebilecek ilaç adaylarını aramak için yapay zeka türlerinden biri olan makine öğrenimini kullandıkları bir çalışma yayınladılar. Lewy cisimleri olarak bilinen protein kümelerinin, Parkinson hastalarında nörodejenerasyonun ilk aşamalarında rol oynadığı ve titreme, hareket yavaşlığı ve kas sertliği gibi semptomlara yol açtığı düşünülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda Parkinson için en etkili tedavi, hastalığın semptomlarını iyileştirmeye yardımcı olan ama istemsiz hareketler gibi yan etkilere de neden olabilen Ledovopa adlı ilaç.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vendruscolo, hastalığın ilerlemesini durdurmaya odaklandı. Ekibiyle birlikte, Lewy cisimlerinin tedavisinde potansiyel etkisi zaten tespit edilmiş bir dizi bileşenle çalışmaya başladı. Bu bileşenleri bir makine öğrenimi programına girdi ve program, kimyasal yapılarını temel alarak etkili olabilecek yeni bileşenler önerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Parkinson gibi nörodejeneratif hastalıkları tedavi etmek için, ilaçların kan-beyin bariyerini geçebilecek kadar küçük olması gerekiyor. Fakat Vendrumcolo, bilim insanları ilaç arayışlarını küçük moleküllerle sınırlasalar bile "hala çok büyük bir seçim yelpazesi var" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Olası küçük molekül sayısı, evrendeki atom sayısından çok daha fazla."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zekanın gücü, bu yelpazeyi çok hızlı bir şekilde daraltabilmesi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vendruscolo'ya göre verileri analiz edebilir ve birkaç yıl öncesine kadar düşünülemez olan bir ölçekte, molekül adaylarının hedefe odaklanma şekli hakkında çok doğru tahminlerde bulunabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha geleneksel yöntemlerle, bilim insanları birkaç milyon sterlin harcayarak altı ayda yaklaşık bir milyon molekülü tarayabiliyorlardı. Artık aynı şeyi birkaç gün içinde, birkaç bin sterlin harcayıp, milyarlarca molekülü tarayarak yapabiliriz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka tarafından önerilen bileşenler daha sonra laboratuvarda test edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Adaylardan hangilerinin [Lewy cisimlerine] gerçekten bağlandığını ölçtük ve kendi hatalarından ders alabilsin diye bu bilgiyi makine öğrenimi programına geri yükledik."</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonunda, geleneksel yaklaşımlardan daha hızlı ve etkili bir şekilde beş umut verici yeni bileşen tespit ettiler. Vendruscolo, yapay zeka tarafından belirlenen bileşenlerin, geleneksel ilaç geliştirme yöntemleriyle bulunabileceklerden çok daha yenilikçi olduğunu söylüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bileşenler bir gün Parkinson hastalarına tedavi olarak sunulup sunulamayacaklarının görülmesi için şu anda daha ileri testlerden geçiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Vendruscolo, bir gün yapay zekanın Parkinson hastalığını başlamadan durdurmaya yardımcı olabileceğini umuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">He is now using the technology to find small molecules that bind to the individual proteins that form Lewy bodies while still in their normal state.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda bu teknolojiyi, Lewy cisimlerini oluşturan proteinlere hala normalken bağlanabilen küçük moleküller bulmak için kullanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bu formdaki proteinleri bağlanarak stabilize edebilirsek, Parkinson hastalığını önlemiş oluruz. Bu, hastalığı tedavi etmekten daha iyi."</span></p><h2><span style="font-size:18px">Eski ilaçların yeni kullanım alanları</span></h2><p><span style="font-size:18px">Hastalıkların tedavisi hep yeni ilaçlar bulunması anlamına gelmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD'deki Pennsylvania Üniversitesi'nden Doçent David Fajgenbaum, doktorların kendisine asla reçete etmeyeceği mevcut bir ilaçla kendi hayatını kurtarmayı başardı.</span></p><p><span style="font-size:18px">25 yaşında, tıp fakültesinde okurken, Fajgenbaum'a Castleman hastalığı adı verilen nadir görülen teşhis konuldu. Bu hastalık, karaciğer, böbrekler ve kemik iliğinde işlev bozukluğuna neden olan bir bağışıklık sistemi tepkisini tetikledi. Mevcut tedavilerin hiçbirine yanıt vermedi ve doktorlar çaresiz olduklarını söylediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Haftalarca kendi kanını test edip, tıbbi literatürü tarayıp, kendini kobay olarak kullanarak, sonunda potansiyel bir deva buldu. Sirolimus adlı mütevazı bir ilaç. Bu ilaç genellikle böbrek nakli yapılan hastalara yeni organın reddedilmesini önlemek için veriliyor. Doktorlarını şaşkına çeviren Fajgenbaum, bu ilaçla Castleman hastalığını yenmeyi başardı. Hastalığı 10 yıldan fazla bir süredir gerilemeye sürecine girmiş halde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşadıkları, piyasaya sürülmek için gerekli kapsamlı güvenlik testlerinden geçmiş binlerce ilacın barındırdığı potansiyeli görmesini sağladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilaçların başka hastalıkların tedavisinde yeniden kullanımıyla, hastalar başka bir şekilde alamayacakları tedavileri alabiliyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">2022'de Fajgenbaum, makine öğrenimini kullanarak binlerce ilacı binlerce hastalıkla karşılaştıran Every Cure adlı kar amacı gütmeyen bir dernek kurdu. En umut verici olanlar laboratuvarlarda test ediliyor veya denemeye istekli doktorlara gönderiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Faigenbaum yapay zekayı bu şekilde kullanan başlıca bilim insanlarından olsa da, diğerler uzmanlar da şimdiden önemli ilerlemeler kaydediyor. Harvard Tıp Fakültesi'nde, bir yapay zeka modeli, 17 bin farklı hastalığın tedavisi için yeniden kullanılabilecek yaklaşık sekiz bin onaylı ilaç buldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapay zeka, potansiyel hasta sayısının azlığı nedeniyle ilaç şirketleri tarafından genellikle göz ardı edilen nadir hastalıkların tedavisini bulmada özellikle yararlı olduğunu kanıtlıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mevcut ilaçların yeniden kullanılması başka bir fırsat sunuyor. Son yıllarda yapay zeka, nadir görülen kromozomal bozukluk Pitt–Hopkins sendromu, nadir görülen enflamasyon hastalığı sarkoidoz ve küçük çocukları etkileyen nadir böbrek kanseri Wilms tümörü gibi hastalıklarda mevcut tedavilerin yeniden kullanılma potansiyelini belirledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kanada'nın Quebec eyaletindeki Montreal'de bulunan McGill Üniversitesi'ndeki araştırmacılar, kısa süre önce yapay zekayı kullanarak, akciğer dokusunun kalınlaşmasına neden olan ve ilerleyen bir akciğer hastalığı olan İdiyopatik Pulmoner Fibrozis (IPF) için mevcut ilaçları kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılardan biri olan McGill Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden Yardımcı Doçent Jun Ding, "Çoğu karmaşık hastalık, anormal hücre değişikliğinden kaynaklanıyor" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hücrenin sağlıklı durumdan anormal duruma nasıl geçtiğini anlayabilirsek, belki bunu tersine çevirebilir veya yavaşlatabiliriz."</span></p><p><span style="font-size:18px">Araştırmacılar ilk olarak, yüksek çözünürlüklü DNA dizileme yöntemini kullanarak sağlıklı katılımcılardan ve hastalığın farklı aşamalarında olan hastalardan akciğer hücreleri aldılar ve çok sayıda veri elde ettiler. Bu sayede, hastalık süresince hücrelerin nasıl değiştiğini görebildiler. Ardından, bunu simüle edecek bir yapay zeka modeli oluşturdular ve hastalık ilerledikçe çeşitli hücre durumlarının ve popülasyonlarının geçişlerini haritalandırdılar. Bu süreçte, hastalığın teşhisinde ve potansiyel tedavide kullanılabilecek biyolojik işaretleri de belirlediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna 'sanal hastalık sistemi' adını verdiler. Geleneksel olarak, ilaçlar hayvanlar veya izole edilmiş insan hücreleri üzerinde test ediliyordu. Araştırmacılar, aynı yöntemi yapay zekayla uygulamak istediler, yani IPF'nin sanal hücreler üzerindeki etkilerini simüle etmeyi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ding, "Araştırmacılar, çok fazla maliyet olmadan modelde farklı ilaçların etkilerini test edebilirler" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">McGill çalışmasında, yapay zeka IPF için sekiz tedavi adayı önerdi. Umut vaat eden adaylardan biri, genellikle hipertansiyon için reçete edilen ve güvenliği kanıtlanmış, düşük maliyetli bir ilaçtı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ding, kendisi ve meslektaşlarının geliştirdiği yapay zeka modelinin kanser ve akciğer hastalıkları da dahil olmak üzere diğer hastalıklar için de kullanılabileceğini söylüyor. Ekibi, modeli geliştirmeye ve farklı hastalıklarda kullanılır hale getirmeye çalışıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">IPF konusunda, yapay zeka sayesinde yakın geçmişte bir başka atılım daha gerçekleşti. Yapay zeka ile ilaç keşfi yapan Insilico Medicine şirketi, Rentosertib adlı bir ilaç adayı üretti. İkinci aşama klinik deneylerdeki bu ilaç IPF'ye karşı umut vaat eden sonuçlar verdi. Şirket, yapay zekayı hem hastalığın potansiyel zayıflıklarını belirlemek hem de bu zayıflıkları hedef alan bir ilaç tasarlamak için kullandı. Denemeler başarılı olursa, ilacın önümüzdeki yıllarda piyasaya çıkabileceği umuluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Insilico Medicine tek değil. Terray, Isomorphic Labs, Recursion Pharmaceuticals ve Schrödinger gibi diğer şirketler de yapay zeka ile tıbbi ilerlemeler kaydetme peşinde.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ding "İnanıyorum ki, önümüzdeki beş ila 10 yıl içinde, yeni ilaç gelişiminin çoğu yapay zeka tarafından yönlendirilebilir hatta tamamen yapay zekaya dayalı olabilir" diyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sınırlı bir devrim</span></h2><p><span style="font-size:18px">Ancak yapay zeka ile sağlanan ilerlemelere rağmen, bazı sınırlamalar da var.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlaçlarla ilgili verilerin çoğu biyoteknoloji ve ilaç şirketlerinin elinde, yani kamuya açık değil. Collins, "İlaçların emilim, dağılım, atılım ve toksisite gibi özelliklerine ilişkin verileri elde etmek gerekiyor. Bu verilere sahip değiliz" diyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şu anda yapay zeka, ilaç geliştirme sürecinin ilk tarama aşamasında, yani hedef belirleme ve hedefe bağlanacak moleküllerin bulunmasında yarar gösteriyor. Bunlar, yeni ilaçların geliştirilmesi için gereken uzun sürecin sadece iki adımı, yani bu potansiyel tedavilerin hastalara ulaşması zaman alabilir.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.bbc.com/turkce/articles/ce3g0y9kg4no</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim-25545432b9860-c27d-44f4-b80b-e8089d3d8f502026-03-14T15:01:00+03:00HABER MERKEZİ ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"

ESKİ VEKİL TEVFİK DİKER:"RAPORA RAĞMEN 66 BİN TL ÖDEDİM!"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<h1><span style="font-size:18px">“RAPORA RAĞMEN ÖDEME YAPTIM”</span></h1><p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili&nbsp;<strong>Tevfik Diker</strong>, yaklaşık bir aydır&nbsp;<strong>Güven Hastanesi</strong>’nde tedavi gördüğünü açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker, taburcu edilirken hastane tarafından kendisine&nbsp;<strong>66 bin TL ödeme yapılması gerektiğinin söylendiğini</strong>&nbsp;belirterek bu parayı mecburen ödediğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in iddiasına göre hastane yönetimi, tedavi giderlerinin&nbsp;<strong>TBMM tarafından karşılanmadığını</strong>&nbsp;belirterek ödeme talep etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşadığı durumu doğrudan TBMM Başkanı&nbsp;<strong>Numan Kurtulmuş</strong>’a yazan Diker mesajında şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Bir aydır Güven Hastanesi’nde tedavideyim. Bugün 15 günlüğüne eve gönderdiler. TBMM ödemiyor diyerek 66 bin TL vermemi istediler, mecburen ödeme yaptım. Rapora rağmen ödeme yapılmasını içime sindiremedim.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker ayrıca maddi durumuna da dikkat çekti:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Emekli maaşı dışında eşimle birlikte kör kuruş gelirimiz yok. Bir emekli milletvekili olarak ilginize ihtiyacım var.”</span></p><h1><span style="font-size:18px">“TUZ KOKTU” ÇIKIŞI</span></h1><p><span style="font-size:18px">Eski milletvekili Diker, doktor imzalı rapora rağmen ödeme talep edilmesine sert tepki gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker, gönderdiği mesajda şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Doktor imzalı rapora itibar göstermeyen bir TBMM düzeni… Tuz koktu.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sözler Ankara siyasi kulislerinde kısa sürede dikkat çekti.</span></p><h1><span style="font-size:18px">TBMM’DEN YANIT GELMEYİNCE YARGIYA GİDİYOR</span></h1><p><span style="font-size:18px">Diker, iddiasına göre TBMM’den herhangi bir dönüş yapılmaması üzerine konuyu yargıya taşıma kararı aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in&nbsp;<a href="https://www.songazeteci.com/" rel="noopener" target="_new"><strong>www.songazeteci.com</strong></a>&nbsp;haber sitesine ulaştırdığı ikinci mesajda şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">“Sn. Prof. Dr. Numan Kurtulmuş, TBMM Başkanı. Konuyu yargıya taşımak için avukatıma talimat verdim. Bilginize. Selam ve saygılar.”</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu açıklama, olayın hukuki bir sürece dönüşebileceğini gösteriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>DİKER'İN HASTALIĞI VE SAĞLIK ÖDEMESİ KRİZİ &nbsp;NASIL GELİŞTİ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• 1 AY ÖNCE</strong><br />Tevfik Diker, Ankara’da hastanede tedavi altına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• TABURCU GÜNÜ</strong><br />Hastane tarafından 66 bin TL ödeme talep edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• AYNI GÜN</strong><br />Diker durumu TBMM Başkanı’na mesajla bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• SONRAKİ GÜNLER</strong><br />Diker, TBMM’den geri dönüş yapılmadığını açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>• SON GELİŞME</strong><br />Diker avukatına talimat vererek yargı sürecini başlatacağını duyurdu.</span></p><h1><span style="font-size:18px"><strong>ANALİZ KUTUSU</strong></span></h1><h2><span style="font-size:18px">TBMM – HASTANE ÖDEME SİSTEMİ NASIL İŞLİYOR?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Türkiye’de görevdeki ve emekli milletvekillerinin sağlık giderleri belirli kurallar çerçevesinde karşılanıyor. Sistem ana hatlarıyla şu şekilde işliyor:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1️⃣ SGK BENZERİ MODEL</strong><br />Milletvekilleri ve emekli milletvekilleri sağlık hizmetlerinden genellikle&nbsp;<strong>kamu güvencesi kapsamında</strong>&nbsp;yararlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2️⃣ ÖZEL HASTANELERDE ANLAŞMA ŞARTI</strong><br />Özel hastanelerde tedavi olunması halinde, hastanenin ilgili kurumla anlaşması ve işlemlerin sistem üzerinden yapılması gerekiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3️⃣ RAPOR VE PROSEDÜR KRİTİK</strong><br />Doktor raporları, yatış türü, tedavi kapsamı ve hastane sınıfı ödeme süreçlerinde belirleyici oluyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4️⃣ EK ÜCRET TARTIŞMASI</strong><br />Bazı özel hastaneler, mevzuatta “fark ücreti” olarak bilinen ek ücret talep edebiliyor. Bu durum zaman zaman bürokratik tartışmalara yol açıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5️⃣ ANLAŞMA DIŞI HİZMETLER</strong><br />Eğer işlem, sistem kapsamı dışında görülürse ödeme doğrudan hastadan talep edilebiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Diker’in yaşadığı olayda ise&nbsp;<strong>“rapora rağmen ücret talep edilmesi”</strong>&nbsp;iddiası, sistemin nasıl uygulandığı konusunda soru işaretlerine neden oldu.</span></p><h1><span style="font-size:18px">TEVFİK DİKER KİMDİR?</span></h1><h2><span style="font-size:18px">ASKERLİKTEN MECLİS’E UZANAN KARİYER</span></h2><p><span style="font-size:18px">1947 doğumlu olan&nbsp;<strong>Tevfik Diker</strong>,&nbsp;<strong>Hava Harp Okulu</strong>&nbsp;mezunu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde görev yaptı ve Hava Yarbay rütbesine kadar yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Askeri kariyerinin ardından siyasete atılan Diker,&nbsp;<strong>Türkiye Büyük Millet Meclisi</strong>’nde 19. ve 20. Yasama Dönemlerinde Manisa Milletvekili olarak görev yaptı. Parlamento çalışmaları sırasında özellikle&nbsp;<strong>şeffaflık, kamu denetimi ve etik yönetim</strong>&nbsp;konularındaki çıkışlarıyla dikkat çekti.</span></p><h2><span style="font-size:18px">YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ’Nİ KURAN İLK MİLLETVEKİLİ</span></h2><p><span style="font-size:18px">Siyasi hayatı boyunca temiz siyaset ve hesap verebilirlik vurgusu yapan Diker, Türkiye’de siyaset kurumunda etik ilkelerin güçlendirilmesi gerektiğini savundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu çerçevede&nbsp;<strong>“Yolsuzlukla Mücadele Derneği”ni kuran ilk milletvekili</strong>&nbsp;olarak dikkat çeken Diker, kamu yönetiminde şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele konusunda sivil toplum bilincinin gelişmesine katkı sundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kurulan dernek, kamu kaynaklarının korunması, yönetimde şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi amacıyla çalışmalar yürütüyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">haber içerik ve kaynak:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">https://www.songazeteci.com/genel/eski-vekil-tevfik-dikerrapora-ragmen-66-bin-tl-odedim/5730</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/at-etinide-yedirirler-it-etini-de-25549867b636b-83d2-4e6b-b229-99651410589d2026-03-14T10:32:00+03:00HABER MERKEZİ AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…

AT ETİNİDE YEDİRİRLER, İT ETİNİ DE…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Toplu yemek üreten yerlerin uyması gereken kurallar ve yasal zorunlu olarak bulundurması gereken belgeler vardır. Gıda mühendisi, Diyet uzmanı çalıştırmak zorunda olanlar vardır.&nbsp; Devlet ihale ile gıda maddesi alıyor. Bu ihalelerde yerine göre muayene ve kontrol komisyonu kabul komisyonları var. Bunlar işini ciddi yapmazlar ise ve bu işi yapanlar ehil olmaz ise Millete at et ide eşek eti de domuz eti de yedirirler… <strong>Ayrıca bunların denetimi neden ciddi yapılmaz...&nbsp;&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Toplu yemek sektörü (catering), doğrudan toplum sağlığını ilgilendiren ve hata payının sıfır olması gereken bir alandır. Sorduğum sorular, sistemdeki hem yasal gereklilikleri hem de denetim mekanizmasındaki kritik boşlukları hedef alıyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​Toplu Yemek Sektöründe Güvenlik: Kim Ne Yiyor, Kim Denetliyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Dışarıda yemek yemek ya da bir kurumun yemekhanesinden faydalanmak, aslında o işletmeye hayatınızı emanet etmektir. "Mutfak" kapalı bir kutu olduğu için, tüketicinin korunması tamamen yasal zorunluluklara ve vicdani denetime bağlıdır.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​1. Yasal Olarak Bulundurulması Gereken Belgeler</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Bir toplu yemek firmasının (catering) faaliyet gösterebilmesi için şu temel belgeler olmazsa olmazdır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​İşletme Kayıt Belgesi:</strong> Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan alınır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Gıda Üretim İzni:</strong> Üretilen her ürün grubu için ayrı tanımlanmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​HACCP ve ISO 22000 Belgeleri:</strong> Tehlike analizi ve kritik kontrol noktalarını belirleyen uluslararası güvenlik standartları.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Portör Muayeneleri ve Hijyen Eğitimi Sertifikaları:</strong> Çalışanların bulaşıcı hastalık taşımadığını ve hijyen kurallarını bildiğini kanıtlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Su Analiz Raporları:</strong> Yemekte kullanılan suyun içilebilir olduğunu gösterir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​2. Gıda Mühendisi ve Diyetisyen Zorunluluğu</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​En çok merak edilen konulardan biri personel zorunluluğudur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Gıda Mühendisi:</strong> 5996 sayılı kanun gereği, belirli bir beygir gücü veya personel sayısının üzerindeki yemek fabrikaları, "İstihdamı Zorunlu Personel" kapsamında gıda mühendisi, veteriner hekim veya ziraat mühendisi çalıştırmak zorundadır. Bu kişi üretimin hijyeninden ve teknik sürecinden sorumludur.</span></p><p><span style="font-size:18px">​<strong>Diyetisyen (Diyet Uzmanı</strong>): Her yemek fabrikası diyetisyen çalıştırmak zorunda değildir. Ancak; hastaneler, huzurevleri ve özel diyet menüsü çıkaran kurumlar diyetisyen bulundurmakla yükümlüdür.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Neden Zorunlu Değil? Yasalar, diyetisyeni bir "sağlık personeli" olarak görür ve daha çok kalori hesabı ile hastalıklara yönelik beslenme planlamasında konumlandırır. Gıda güvenliği (mikrobiyolojik riskler) ise mühendislik alanına girdiği için teknik sorumluluk mühendislere verilmiştir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​3. Devlet İhaleleri ve Muayene Kabul Komisyonları:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Devlet, okullara, kışlalara veya hastanelere gıda alırken ihale açar. Burada en büyük risk, "en ucuz fiyat" politikasının gıda kalitesini düşürmesidir.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​Komisyonların Görevi ve Riskler:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">İhale şartnamesine uygun malın gelip gelmediğini kontrol eden "Muayene ve Kabul Komisyonları", işin ehli (gıda mühendisi, veteriner vb.) kişilerden oluşmazsa şu sonuçlar doğar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Tağşiş (Hileli Gıda): </strong>Dana eti yerine at, eşek veya domuz eti karışımları.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Kalitesiz Hammadde:</strong> Son kullanma tarihi yaklaşmış veya uygun saklanmamış ürünlerin kullanımı.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Eğer komisyon üyeleri sadece kâğıt üzerinde imza atar, gelen ürünün laboratuvar analizlerini istemez veya fiziksel muayeneyi (renk, koku, doku) ciddiye almazsa, halkın sağlığıyla oynanmış olur.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">​4. Denetimler Neden Yetersiz Kalıyor?</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">​Halkın en büyük şikâyeti olan denetim yetersizliğinin birkaç temel sebebi vardır:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Personel Sayısı: </strong>Tarım ve Orman Bakanlığı'nın denetçi sayısı, Türkiye'deki toplam işletme sayısına oranla düşüktür.</span></p><p><span style="font-size:18px">​<strong>Haberli Denetimler:</strong> Bazı denetimlerin önceden sezilmesi veya işletmenin o anlık "hazırlık" yapması gerçek durumu gizleyebilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">​Cezaların Caydırıcılığı: Kesilen para cezalarının, hileli üretimden elde edilen kârın yanında düşük kalması, kötü niyetli işletmeleri durdurmamaktadır. ​Vatandaş olarak bizlerin de denetçi olması gerekir. Yemek yediğiniz yerin İşletme Kayıt Numarasını sorgulamak, şüpheli durumlarda ALO 174 Gıda Hattı'nı aramak sivil bir görevdir. Gıda güvenliği, sadece kâğıt üzerindeki imzalarla değil, tarladan çatala kadar süren vicdanlı bir takip zinciriyle sağlanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>​Şimdi geleyim bu aşevindeki işe. Burada da sunulan toplu bir yemek ve hem de devlet eli ile… </strong>Burada Belediye eti ihale ile almış. Tamam. Ancak eti satan yani ihaleyi kazanıp bu malı aşevine veren, ilgili ve yetkiliye teslim eden, eti teslim ederken ve verirken, ihalede mal kabul komisyonu, kontrol komisyonu, muayene komisyonu, her ne ise, bunlar bu eti kontrol etmeden mi almışlar? <strong>Tarım müdürlüğünden gelip bizi denetliyorlar demek işin gıygıdı kısmıdır.</strong> Orası rutin şekilde gelip denetler gider. Her gün sizin malın başında durmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizin kontrol, muayene, kabul komisyonlarınız var, bunların içinde gıda mühendisleri ve diyet uzmanları olması lazım, bunlar bunu kontrol etmediler mi?&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">Etmediler ise niye, neden, niçin ve kim için?&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Siz denetimi düzgün yapmaz iseniz, elin oğlu at etini de it etini de bu millete yedirir. Sorumluluk bu malı alan, kontrol etmeyen, muayene etmeyen, baştan savma malı kabul edendedir.&nbsp;</span><strong><span style="font-size:18px">Ayrıca oradaki baş aşçı, aşçı yardımcısı ve teknik personel bunu pişirirken fark etmemişler mi, onlara da sorulmalıdır?&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Onlar nasıl işinin ehli uzmanı kişiler öyle?</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet bu işi hafife almamalı, adli soruşturması ciddi yapılmalı, memlekete örnek olacak şekilde de cezalandırılmalıdırlar ki, başkaları ibret alıp, bu düzene, dümene düşmesinler. Belediye başkanının işi gücü yok bize at eşek etimi yedirecek (!) Burada işini doğru yapmayan, eksik yapan, ihmal eden, görevi kötüye kullanan var, mesele onları çıkartıp ibreti âlem cezalandırmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-basdanismani-yalcin-topcu-mekani-cennet-makami-ali-olsun-2554764ccb2f4-51f9-4ca9-bb63-516235cd3c552026-03-13T20:54:00+03:00HABER MERKEZİ CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"

CUMHURBAŞKANI BAŞDANIŞMANI YALÇIN TOPÇU: "Mekânı cennet, makamı âlî olsun"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Dünyanın ve Türk tarihçiliğinin sayılı ismi,<br />Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü sahibi, Topkapı Sarayı Müzesi eski&nbsp;<br />müdürü Prof. Dr. İlber Ortaylı hocamızın vefatını derin bir üzüntüyle öğrendim.<br />Milletimizin tarihiyle ilgili yapmış olduğu tesbitler ve açıklayıcı bilgiler ile fikir hayatımızda derin izler bırakan hocamıza Cenab-ı Hak’tan rahmet,başta kederli ailesine ve milletimize baş sağlığı ve sabırlar diliyorum.<br />Mekânı cennet, makamı âlî olsun.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Yalçın Topçu</strong><br />63.T.C Hükümeti&nbsp;<br />Bağımsız Kültür ve Turizm&nbsp;<br />E.Bakanı.T.C Cumhurbaşkanı&nbsp;<br />Başdanışmanı</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69b47a97509c1.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyenin-dagittigi-kavurmadan-yaris-ati-cipi-cikti-kesip-vatandasa-yedirmisler-255465cbc3d8c-42a5-4c46-bed1-7eee203ef46a2026-03-12T16:03:00+03:00HABER MERKEZİ Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler

Belediyenin dağıttığı kavurmadan yarış atı çipi çıktı: Kesip vatandaşa yedirmişler

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin’in Yenişehir ilçesinde belediyeye ait yemek dağıtım noktasından et kavurma alan bir vatandaş, tabağında yabancı bir cisim olduğunu fark etti. Şikâyet üzerine Mersin İl Tarım ve Orman Müdürlüğü inceleme başlattı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan ilk değerlendirmelerde ürün içerisinden çıkan cismin yarış atlarına takılan elektronik kimlik çipi olduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kavurmanın içinden çıkan yarış atı çipi</span></p><h2><span style="font-size:18px">Laboratuvar analizleri ortaya çıkardı</span></h2><p><span style="font-size:18px">Olayın ardından Mersin Büyükşehir Belediyesine ait aşevinde 4 Şubat 2026 tarihinde resmi denetim gerçekleştirildi. Denetim kapsamında 3 Şubat ve 4 Şubat tarihlerinde üretilen kavurmadan numuneler alınarak Mersin Gıda Kontrol Laboratuvar Müdürlüğüne gönderildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Laboratuvar analizleri sonucunda her iki numunede de tek tırnaklı hayvan eti tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">213 kilo kavurma imha edildi</span></h2><p><span style="font-size:18px">Analiz sonuçlarının ardından aşevinde 4 Şubat 2026 tarihinde üretilen 213 kilogram kavurma imha edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aşevine et tedarik ettiği belirtilen işletmelerden de numuneler alınarak inceleme yapıldı ancak bu numunelerde herhangi bir olumsuzluğa rastlanmadı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlığın tağşiş listesinde yayımlandı<br />Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yapılan kontrollerin ardından söz konusu işletme “Sağlığı Tehlikeye Düşürecek Gıdalar” listesinde kamuoyuna duyuruldu.<br />Yetkililer hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu öğrenildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.yenisafak.com/gundem/belediyenin-dagittigi-kavurmadan-yaris-ati-cipi-cikti-kesip-vatandasa-yedirmisler-4805343</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-celal-adan-istiklal-marsi-hem-siir-hem-suurdur-255419ac2201a-963a-4302-bcb8-d65c058a3e552026-03-12T09:37:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!

MHP'li Celal Adan: İstiklal Marşı hem şiir hem şuurdur!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, İstiklal Marşı'nın kabul edilişinin 105. yılında sosyal medya hesabı üzerinden anlamlı bir mesaj paylaştı. Adan, milli marşın sadece edebi bir eser değil, sönmez bir şuur olduğunu vurguladı.<br />“Hem Şiir Hem Şuur”<br />İstiklal Marşı’nın Türk milletinin ruh kökünü temsil ettiğini belirten Celal Adan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:<br />İstiklâl Marşı, hem şiir hem şuurdur. Türk milliyetçileri, bu ruha daima sahip çıkacak; milletimiz bir daha asla İstiklâl Marşı yazmak zorunda kalmayacaktır. Mehmet Akif'i rahmet ve minnetle anıyorum.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-buyuksehir-belediyesine-yapilan-operasyonun-detaylari-ortaya-cikti-16-milyonluk-kamu-zarari-iddiasi-2554020110513-0272-4154-98a1-93d78a54c5162026-03-11T14:25:00+03:00HABER MERKEZİ Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası

Mersin Büyükşehir Belediyesine yapılan operasyonun detayları ortaya çıktı: 16 milyonluk kamu zararı iddiası

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında işlem başlatıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma çerçevesinde Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) Doğukan Uyan’ın, birinci derece yakınlarının ve malvarlıklarının önceki sahiplerinin banka hesap hareketleri talep edildi. Yapılan incelemelerde, Doğukan Uyan ve birinci derece yakınlarının malvarlıklarında son yıllarda dikkat çekici artışlar olduğu, edinilen taşınmazların bedellerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından ödendiği, bu firmaların banka hesaplarına ise Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden para girişlerinin bulunduğu belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilen bulgulara göre belediyeden firmalara aktarılan paraların, Doğukan Uyan ve yakınlarının adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinde kullanıldığı tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>16 MİLYON LİRAYI AŞAN KAMU ZARARI TESPİTİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde Doğukan Uyan’ın, Mersin’de bulunan limon ve narenciye bahçesi niteliğindeki 10 adet taşınmazı 2022–2024 yılları arasında Metin Çulcu’nun sahibi olduğu MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden satın aldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, gerçekte bir mal veya hizmet alımı bulunmadığı halde Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterilerek söz konusu firmaya ödeme yapıldığı, bu yöntemle şüphelilerin lehine 16 milyon 582 bin 499 lira kamu zararına neden olunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Doğukan Uyan, Hülya Uyan, Metin Çulcu ve Mustafa Keskin’in yakalanarak gözaltına alınmasına karar verildi. Şüphelilerin ev ve işyerleri ile Mersin Büyükşehir Belediyesinde 11 Mart 2026 tarihinde arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca şüphelilerin 2022 yılından itibaren edindikleri malvarlıklarına, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında el konulması için gerekli işlemlerin yapılmasının planlandığı öğrenildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma dosyasında Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir isimli kişilerin de şüpheli sıfatıyla yer aldığı, elde edilecek yeni deliller doğrultusunda soruşturmanın diğer kamu görevlileri ve kişiler yönünden genişletilebileceği değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>10 AYRI TAŞINMAZ İŞLEMİ İNCELENDİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında yapılan incelemelerde toplam 10 ayrı taşınmaz işlemi tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde, Doğukan Uyan’ın 2022 ve 2024 yılları arasında Mersin’in Mezitli ilçesi Bozön mevkisinde çeşitli büyüklüklerde limon ve narenciye bahçeleri satın aldığı, bazı taşınmazların bedellerinin Metin Çulcu tarafından ödendiği, bazı işlemlerde ise Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir’in ödeme yaptığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Hülya Uyan adına Mezitli Bozön’de farklı tarihlerde limon bahçeleri satın alındığı, bazı taşınmazların Metin Çulcu’ya ait şirketten devredildiği ve bazı işlemlerde gerçek ödeme yapılmadığı tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma dosyasında, Doğukan Uyan ve Oğuzhan Demir’in birlikte satın aldığı taşınmazların bulunduğu, bazı satış işlemlerinde taşınmazların daha sonra başka kişilere devredildiği bilgisi de yer aldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>ŞİRKETLERİN FAALİYET ADRESLERİNDE TİCARİ FAALİYET BULUNAMADI</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. isimli şirketin faaliyet adresinde yapılan kontrollerde işyerinin boş olduğu ve herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı belirlendi. Şirketin ihale teklifinde bulunmadığı ve yalnızca bir aktif sigortalı çalışanının bulunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 179 faturanın toplam tutarının 35 milyon 168 bin 977 lira olduğu, bu faturaların 145 adedinin ve 27 milyon 761 bin 453 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği, böylece şirket faturalarının yüzde 79’unun belediyeye düzenlendiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin’e ait Serhat Çınar İnşaat Mobilya Dayanıklı Tüketim Malları ve Tarım Ürünleri Ltd. Şti. isimli şirketin faaliyet adresinde de herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği faturaların toplam tutarının 7 milyon 244 bin 398 lira olduğu ve faturaların yüzde 73’ünün Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca firmanın belediye dışındaki faturalarının önemli kısmının Doğukan Uyan’ın eşine ait Gülbin Uyan İç Mimarlık firması ile MERMET Otomotiv firmasına düzenlendiği belirlendi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA ÇOK YÖNLÜ SÜRDÜRÜLÜYOR</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında elde edilen bulgular doğrultusunda Doğukan Uyan dahil 4 şüpheli 11 Mart 2026 tarihinde gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin malvarlıklarına el konulmasına yönelik işlemlerin planlandığı öğrenilirken, soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından çok yönlü şekilde sürdürüldüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda soruşturmanın başka kamu görevlileri ve kişiler yönünden genişletilebileceği değerlendiriliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORU-CEVAPLARLA OPERASYONUN DETAYLARI</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında “nitelikli dolandırıcılık” ile “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında işlem başlatıldı. Soruşturmaya ilişkin süreç, tespitler ve adli işlemler soru-cevap formatında kamuoyuyla paylaşıldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA HANGİ SUÇLAR KAPSAMINDA YÜRÜTÜLÜYOR?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma, Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” suçları kapsamında yürütülüyor. Dosya kapsamında Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı’nın özel kalem müdürü Doğukan Uyan ve bazı kişiler hakkında işlem yapıldığı belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA NASIL BAŞLADI?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında Mali Suçları Araştırma Kurulu’ndan (MASAK) Doğukan Uyan’ın, birinci derece yakınlarının ve bu kişilerin edinmiş olduğu taşınmazların önceki sahiplerinin banka hesap hareketleri talep edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan incelemelerde Doğukan Uyan’ın ve birinci derece yakınlarının malvarlıklarında son yıllarda gözle görülür artış olduğu, edinilen taşınmazların ödemelerinin üçüncü kişiler ve firmalar tarafından yapıldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu firmaların banka hesaplarına Mersin Büyükşehir Belediyesi’nden para girişlerinin bulunduğu, firmaların hesaplarına belediyeden gelen paralar ile Doğukan Uyan ve yakınları adına tescil edilen taşınmazların ödemelerinin gerçekleştirildiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>KAMU ZARARININ NASIL OLUŞTUĞU TESPİT EDİLDİ?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">İncelemelerde Doğukan Uyan’ın Mersin’de bulunan limon ve narenciye bahçesi niteliğindeki toplam 10 taşınmazı, 2022–2024 yılları arasında Metin Çulcu’nun sahibi olduğu ve aktif bir faaliyeti olmadığı belirlenen MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. üzerinden satın aldığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçekte bir mal veya hizmet alımı bulunmadığı halde Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne doğrudan temin yöntemiyle mal ve hizmet alımı yapılmış gibi gösterildiği, bu yöntemle 16 milyon 582 bin 499 lira kamu zararına sebebiyet verildiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMA KAPSAMINDA KİMLER HAKKINDA İŞLEM YAPILDI?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında şu kişiler hakkında işlem yapıldığı bildirildi:</span></p><ul><li><span style="font-size:18px">Doğukan Uyan</span></li><li><span style="font-size:18px">Hülya Uyan</span></li><li><span style="font-size:18px">Metin Çulcu</span></li><li><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin</span></li></ul><p><span style="font-size:18px">Bu kişiler 11 Mart 2026 tarihinde gözaltına alındı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir isimli kişilerin de dosyada şüpheli sıfatıyla yer aldığı belirtildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>HANGİ ADLİ İŞLEMLER GERÇEKLEŞTİRİLDİ?</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında:</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin ev ve işyerlerinde arama yapılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda arama ve el koyma işlemlerinin gerçekleştirilmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin yakalanarak gözaltına alınması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin 2022 yılından itibaren edindikleri malvarlıklarına 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında el konulması için gerekli taleplerin yapılması işlemlerinin planlandığı ve uygulamaya konulduğu belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda sorumluluğu tespit edilecek diğer kişiler ve kamu görevlileri yönünden soruşturmanın genişletilebileceği ifade edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMAYA KONU TAŞINMAZ İŞLEMLERİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında toplam 10 ayrı taşınmaz işlemi incelendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yapılan tespitlerde Doğukan Uyan’ın 2022 ve 2024 yılları arasında Mersin’in Mezitli ilçesi Bozön mevkisinde çeşitli büyüklüklerde limon ve narenciye bahçeleri satın aldığı, bazı taşınmazların bedellerinin Metin Çulcu tarafından ödendiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bazı işlemlerde Doğuş Dirik ve Oğuzhan Demir’in ödeme yaptığı, bazı taşınmazların daha sonra farklı kişilere devredildiği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca Hülya Uyan adına Mezitli Bozön’de farklı tarihlerde limon bahçeleri satın alındığı, bazı taşınmazların Metin Çulcu’ya ait şirketten devredildiği ve bazı işlemlerde gerçek ödeme yapılmadığı belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında ayrıca Doğukan Uyan ve Oğuzhan Demir’in birlikte satın aldığı taşınmazların bulunduğu ve bazı işlemlerde ödeme hareketleri ile belediyeden firmalara yapılan ödemeler arasında zaman yakınlığı olduğu tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>MERMET OTOMOTİV ŞİRKETİ HAKKINDA TESPİTLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv İnşaat Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında yapılan incelemelerde:</span></p><p><span style="font-size:18px">Faaliyet adresinde yapılan kontrollerde işyerinin boş olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Firmanın herhangi bir ihaleye katılmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin yalnızca 1 aktif sigortalı çalışanının bulunduğu tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 179 faturanın toplam tutarının 35 milyon 168 bin 977 lira olduğu, bunların 145 adedinin ve 27 milyon 761 bin 453 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu durum şirket faturalarının yüzde 79’unun belediyeye kesildiğini ortaya koydu.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SERHAT ÇINAR İNŞAAT ŞİRKETİ HAKKINDA TESPİTLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Mustafa Keskin’e ait Serhat Çınar İnşaat Mobilya Dayanıklı Tüketim Malları ve Tarım Ürünleri Ltd. Şti. hakkında yapılan incelemelerde:</span></p><p><span style="font-size:18px">Faaliyet adresinde herhangi bir ticari faaliyete rastlanmadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Firmanın ihalelere katılmadığı ve ihale almadığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna rağmen belediyeye fatura düzenlediği tespit edildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şirketin 2022–2025 yılları arasında düzenlediği 37 faturanın toplam tutarının 7 milyon 244 bin 398 lira olduğu, bunların 28 adedinin ve 5 milyon 276 bin 321 liralık kısmının Mersin Büyükşehir Belediyesi ve iştiraklerine kesildiği belirlendi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu oran şirket faturalarının yüzde 73’ünün belediyeye kesildiğini gösteriyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>ŞİRKETLER ARASINDAKİ TİCARİ İLİŞKİLER</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Serhat Çınar firmasının belediye dışındaki faturalarının:</span></p><p><span style="font-size:18px">2’sinin Doğukan Uyan’ın eşi Aliye Gülbin Uyan’a ait Gülbin Uyan İç Mimarlık firması,</span></p><p><span style="font-size:18px">7’sinin ise Metin Çulcu’ya ait MERMET Otomotiv firması adına düzenlendiği tespit edildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>SORUŞTURMANIN SEYRİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Soruşturma kapsamında elde edilecek yeni bilgi ve belgeler doğrultusunda:</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelilerin malvarlıklarına el konulması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorumluluğu bulunan başka kişiler ve kamu görevlileri hakkında işlem yapılması,</span></p><p><span style="font-size:18px">Soruşturmanın genişletilmesi ihtimallerinin değerlendirildiği belirtildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın çok yönlü şekilde sürdüğü bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">haber içerik kaynak:</span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.liderhaber.com.tr/mersin-buyuksehir-belediyesine-yapilan-operasyonun-detaylari-ortaya-cikti</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/genclik-spor-yine-ayni-tas-ayni-hamam-255356a712864-d533-4e4e-b14a-e2243bfb005a2026-03-10T08:48:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM

GENÇLİK SPOR YİNE AYNI TAS AYNI HAMAM

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:16px">26DT450496, Erdemli Spor Salonu ve Tarsus Spor Salonunda bulunan soğutma grupları, hava santralleri ve salon tipi klimaların vinçle taşınması işi, 875.000,00 TRY, SERDAR DERE</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT430480, Müfide İlhan ve Limonluk Öğrenci Yurdu için hırdavat malzemesi ile Mersin Kız Yurdu Müdürlüğünde 2026 Kış Kampı kapsamında gerekli hazırlıkların tamamlanabilmesi için sıhhi tesisat ve hırdavat malzemeleri alım işi., 364.637,00 TRY, MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT437835, Tarsus Yurdu Müdürlüğü B Blokta hidrofor tamiri, basınç ayarları, genleşme tankı iç lastik değişiminin yapılması işi, 56.000,00 TRY, SEATEK TEKNİK YAPI TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT423166, Gençlik Merkezleri, Spor Tesisleri ve Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere Gençlik Kitapları Serisi alımı işi, 975.000,00 TRY, A.C GENÇLER AKSESUAR HIRDAVAT MOBİLYA DEKORASYON İNŞAAT GIDA TEKSTİL OTOMOTİV İMALAT SANAYİ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT405153, Tarsus ve Erdemli Spor Salonunda bulunan trafo ve jeneratör imalatlarının Mersin Stadyumuna taşınması işi., 335.000,00 TRY, ER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT401286, erdemli öğrenci yurduna 25.000 kg kalorifer yakıtı alımı, 912.500,00 TRY, BUSECAN PETROL ÜRÜNLERİ NAKLİYAT OTOMOTİV GIDA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT392796, Tarsus Kız Öğrenci Yurdu Müdürlüğü A/B Bloklarda sıcak su hizmeti sağlayan kazan dairesi 2 adet sirkülasyon pompasının yenilenmesi işi, 280.000,00 TRY, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT382567, Müfide İlhan Kız Yurdu ve Taşucu Yurdu kanalizasyon ve Atıksu giderinin yapılması işi, 740.000,00 TRY, HÜSEYİN KIRCIL,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT381910, Tesislere jeneratör bakım-onarımı için malzeme alımı, 56.170,00 TRY, ER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT370083, Elektrik mal ve malzeme alımı işi., 145.307,50 TRY, LONGİ ENERJİ GÜNEŞ SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT370008, Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Yurt Müdürlükleri, Spor Tessisleri ve Gençlik Merkezlerinde bulunan asansörlerin 2026 yılı periyodik bakımlarının yapılması işi, 796.080,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT366325, Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Öğrenci Yurtları, Spor Tesisleri, İl Müdürlüğü Ana Hizmet Binası, Gençlik Merkezleri ve Gençlik Kamplarında Bulunan Jeneratörlerin 2026 Yılı Periyodik Bakımlarının Yapılması İşi, 575.000,00 TRY, YALAP ENERJİ OTOMOTİV LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT361513, Tarsus Öğrenci Yurdu Müdürlüğü, Müfide İlhan Öğrenci Yurdu Müdürlüğü, Anamur Yurdu Müdürlüğü, Erdemli Yurdu Müdürlüğü ve Kapalı Spor Salonunda muhtelif mekanik bakım onarım işlerinin yapılması (8 Kalem), 172.300,00 TRY, HATİCE ELÇİN TECİMER,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT361509, İl Müdürlüğümüz Hizmet Binası, İlçe Müdürlükleri, Yurt Müdürlükleri, Gençlik Merkezleri ve Tesislerde görev yapan Koruma Güvenlik ve Özel Güvenlik Görevlilerinin 2026-2027 yıllarını kapsayan Özel Güvenlik Sertifikası Yenileme işi, 681.250,00 TRY, SOLMAZ GÜVENLİK KORUMA VE EĞİTİM HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT359943, Erdemli Atıcılık Tesis İçin Gübre ve tohum alımı, 154.000,00 TRY, ARZI ERGÖR,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT357487, GSB Yurdu Asansör Malzemesi Alımı, 997.550,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT337973, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok Çamaşırhane Elektrik Tesisatının Yenilenmesi İşi, 24.000,00 TRY, AYDIN KARAMAN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT337225, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok Kazan Dairesi Kontaktör ve Faz Koruma Rölesi Değişimi İşi, 8.000,00 TRY, AYDIN KARAMAN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT327014, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU KAZAN DAİRESİNDE BULUNAN DOĞALGAZ KAZANLARININ ARIZALARINI GİDERİLMESİ İŞİ, 398.000,00 TRY, HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT325778, 2026 Yılı Spor Tesisleri, Gençlik Merkezleri, Gençlik Kampları ve Yurt Müdürlüklerinde Trafo ve Kompanzasyon Sistemlerinin Bakım Onarımı, 202.197,00 TRY, MİRLİVA MÜHENDİSLİK ELEKTRİK MAKİNA İNŞAAT OTOMOTİV GIDA TURİZM TAAHHÜT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT320363, İl Müdürlüğümüze bağlı Anamur Yurt Müdürlüğü yemekhanesinde kullanılmak üzere 2 adet salata barı(TeşirDolabı) alınması işi., 108.000,00 TRY, ORKAR SOĞUTMA-SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT309991, 05-10 Şubat tarihleri arasında Maliye ve Akkum Gençlik Kampımızda gerçekleştirilmesi planlanan YTB Türkmeneli Gençlik Kış Kampı kapsamında 07-08 Şubat 2026 tarihlerinde günübirlik gezi işi için araç kiralama işi, 243.000,00 TRY, GÜLENŞEN TURİZM TAŞIMACILIK SANAYİ TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT308422, Tarsus Yurdu Müdürlüğü A Blok kazan dairesinde bulunan 2 adet kalorifer tesisatına ait sirkülasyon pompası ve vana değişiminin yapılması işi, 162.000,00 TRY, SEATEK TEKNİK YAPI TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307990, Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere VRF klima malzemesi alımı, 370.690,00 TRY, BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307787, olimpik yüzme havuzuna 32 tonluk grp depo yapımı, 395.000,00 TRY, HSA ARITMA TEKNOLOJİLERİ PROJE DANIŞMANLIK MÜHENDİSLİK TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT307767, Bakanlığımıza bağlı Gençlik Kamplarında İlimizde uygulanacak olan Bağımlılıkla Mücadele Temalı Tiyatro Oyunu Projesi kapsamında 11 seanslık tiyatro hizmet alım işi, 550.000,00 TRY, AHMET GÖKGÖZ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT293877, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinde kullanılmak üzere; Toner alımı işi., 120.450,00 TRY, YUSUF METİN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT278840, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek KYGM 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için ikramlık ve yemek organizasyon hizmet alımı işi., 567.833,41 TRY, ORTAHİSAR GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT278720, 109 ADA 28 PARSELDEKİ YAMAÇ PARAŞÜTÜKALKIŞ ALANI VE 123 ADA 26 PARSELDEKİ İNİŞ ALANININ İL MÜDÜRLÜĞÜMÜZE TAHSİSİ ÇİN ÖN İZİN DOSYASI HAZIRLATILMASI, 190.000,00 TRY, KOCABAĞ MÜHENDİSLİK İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT277008, İl Müdürlüğümüze bağlı Hizmet Birimlerinde, İlçe Müdürlüklerinde, Yurt Müdürlüklerinde, Tesislerde, Gençlik Merkezlerinde ve Kamp Müdürlüklerinde mevcut olan yazıcı ve fotokopi makinelerinin; Bakım onarımı ve arızalı parçaların değişimi işi., 26.250,00 TRY, YUSUF METİN,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT262473, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin Kız Yurt Müdürlüğünde düzenlenecek Kandil Programları kapsamında öğrencilere dağıtılmak üzere ikramlık malzeme alımı işi., 83.500,00 TRY, ORTAHİSAR GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT256299, Otobüs Kiralama Hizmet Alımı İşi, 271.600,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT250691, İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin Fatih Sultan Mehmet ve Mersin Mehmet Akif Ersoy Gençlik Kampı Müdürlüklerinde yemek(sabah, öğle, akşam yemekleri ve ara öğün dahil) organizasyon hizmeti ile seyahat ve sağlık sigortası hizmet alımı işi., 702.172,65 TRY, TANZİM ÇARŞISI GIDA YEMEKÇİLİK TARIM HAYVANCILIK SANAYİ İHRACAT VE İTHALAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT249171, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek Kredi ve Yurtlar Geleneksel 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için 25-30 Ocak 2026 tarihleri Organizasyon Hizmet alımı işi., 797.400,00 TRY, MEH TAN ORGANİZASYON TURİZM YEMEKÇİLİK GIDA BİLGİSAYAR SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT247444, İl Müdürlüğümüz ev sahipliğinde Mersin Kız Yurdunda gerçekleştirilecek Kredi ve Yurtlar Geleneksel 10.Tematik Kış Kampı(Yeni Medya ve İletişim)na katılacak öğrenciler için Araç Kiralama Hizmet Alım işi., 172.500,00 TRY, EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT246355, Tarsus Yurdu Asansör Malzemesi Alımı, 155.350,00 TRY, AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT189420, İl Müdürlüğümüze bağlı Protokol, Basın ve Halkla İlişkiler biriminde grafik iş ve işlemlerin basımında kullanılan Konika Bizhub C257i marka model yazıcı için Orijinal Toner Alım işi., 147.000,00 TRY, USTEK BÜRO MAKİNALARI TEKNİK SERVİS KIRTASİYE ELEKTRONİK VE MEKANİK SİSTEMLER TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT180111, İl Müdürlüğümüze bağlı tesislerdeki jeneratörlerin arızalarının giderilmesi için malzeme alımı, 232.060,00 TRY, SANAL BİLGİSAYAR, DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI, TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT113255, İl Müdürlüğümüze bağlı Gençlik kamplarında düzenlenecek olan etkinliklerde kullanılmak üzere Yenişehir Gençlik Merkezi'ne asılmak üzere baskı ve basım hizmeti alımım işi., 372.335,00 TRY, RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">26DT37651, MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU ÖĞRENCİ ODALARININ BANYO KAPILARININ TADİLATININ YAPILMASI, SÜZGEÇ VE ASKILIK YAPILMASI, 750.000,00 TRY, ATÖLYE İMM MİMARİ TASARIM MÜHENDİSLİK DEĞERLEME SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Henüz bu rakamların içinde KDV yok. Ayrıca KDV eklenecek.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:20px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdogan-iran-son-derece-yanlis-adimlar-atiyor-255340a249787-97f0-43bf-a244-605147b251dc2026-03-10T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor

Erdoğan: İran son derece yanlış adımlar atıyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bugün başkent Ankara'da düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından İran'dan ateşlenerek Türk hava sahasına giren ve NATO sistemleri tarafından etkisiz hale getirilen füzeyle ilgili açıklamalarda bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran'a atfen "Samimi uyarılarımıza rağmen Türkiye'nin dostluğunu zora sokacak, son derece yanlış ve provokatif adımlar atılmaya devam ediliyor" diyen Erdoğan, sözlerini "Milletimizin kalbinde ve zihninde derin yaralar açacak bin yıllık komşuluk ve kardeşlik hukukumuza gölge düşürecek bir hesabın içine girilmemelidir" diye sürdürdü.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Türkiye'nin yerinin ve tavrının belli olduğunu" söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin "ateşin daha fazla yayılmaması ve daha fazla kan dökülmemesi için olağanüstü çaba gösterdiğini" kaydetti. Gelişmeleri NATO ve diğer müttefikleriyle eş güdüm içinde takip ettiklerini belirten Erdoğan, "Güvenliğimizi tahkim edecek ilave önlemleri almayı sürdüreceğiz" dedi.<br />"Önleyici tedbirleri artırdık"<br />Şu an sınır hattında herhangi bir sorun ya da hareketlilik olmadığını söyleyen Erdoğan, ayrıca sınır hattında, hudut kapılarında ve ilgili illerde önleyici tedbirleri arttırdıklarını dile getirdi. Erdoğan, "Terörsüz Türkiye sürecimizi sekteye uğratacak, bölgemizin huzuruna, istikrarına darbe vuracak her türlü senaryonun karşısında olduğumuzu vurguluyorum. Kimse yanlış hesap yapmamalı, siyonist katliam şebekesinin kardeşi kardeşe kırdırma tuzağına düşmemelidir" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Türkiye'nin İran krizinde çatışmaların diyalog yoluyla çözülmesinden yana olduğunu kaydeden Erdoğan, ilk günden itibaren yoğun diplomasi trafiği içinde olduklarını ve krize çıkış yolu bulabilmek amacıyla 16 liderle görüştüğünü vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">"Enerjide riskle karşı karşıya değiliz"<br />Sermaye Piyasası Kurulu ve Borsa İstanbul'un piyasaların güvenli işleyişini güvence altına alacak düzenlemeleri hayata geçirdiğini söyleyen Erdoğan, enerji arzıyla ilgili olarak da "Yaptığımız yatırımlar, imzaladığımız anlaşmalar ve aldığımız önlemler sayesinde herhangi bir riskle karşı karşıya değiliz" dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İran sınırındaki üç gümrük kapısında herhangi bir sorun ya da yoğunluk bulunmadığını dile getiren Erdoğan, "Hedefimiz öncelikle ülkemizi bu yangından uzakta tutmaktır. Türkiye'nin güvenliğini, 86 milyonun huzurunu temin etmek en büyük hassasiyetimizdir" dedi.</span></p><p>DW / HS,TY<br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/erdo%C4%9Fan-i%CC%87ran-son-derece-yanl%C4%B1%C5%9F-ad%C4%B1mlar-at%C4%B1yor/a-76282869</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyelerin-dogrudan-teminleri-sasirtiyor-25533477b4c73-b01a-4554-89ad-9ca77d3d15752026-03-09T10:43:00+03:00HABER MERKEZİ BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR

BELEDİYELERİN DOĞRUDAN TEMİNLERİ ŞAŞIRTIYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">MERSİNDEKİ Belediyeler ve onlara bağlı (BİT denilen) şirketlerinin ihale ve alımları doğrusu şaşırtıyor. Benzer işler sürekli doğrudan temin pazarlıkla alınıyor ve alınan kişi ve firmalar çoğunluk aynı kişiler. Neden benzer ve süreklilik arz eden işler AÇIK İHALE yolu ile alınmıyor? Açık ihale olsa rekabet daha da genişleyecek ve alınan ürünler ve hizmetler daha ucuza gelecek. Ayrıca iş sağlığı güvenliği hizmeti var. Bu hizmeti devletin sağlık bakanlığına bağlı il müdürlüğü de veriyor. Hem de daha ucuza. Neden orası tercih edilmiyor? Totem, bilbord artık çağdışı kaldı. Ve yaşamsal tehlike saçıyorlar. Görüntü ve çevre kirliliğine neden oluyorlar, neden halen bu işlerden vazgeçilmiyor?</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">İşte 2025 yılındaki bazı alımlar: ihale kayıt numaraları, alımı yapılan işin nevi, sözleşme bedeli ve kimden alındığına dair bilgiler aşağıda:</span></strong></p><p><span style="font-size:16px">25DT1073518, Takım Elbise Alımı, 106.363,20 TRY, ÇGS ÇETİNKAYA GİYİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ (Bu takım elbise kaç adet, kime alındı)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT498300, Billboard ve Megaboardların Onarım İşi, 315.000,00 TRY, MASİFHAN METAL İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT412453, Megaboard-Billboard Onarım İşi, 720.000,00 TRY, ASİLHAN TASARIM İNŞAAT MÜHENDİSLİK TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT979222, Megaboard Zemin Güçlendirme, 600.000,00 TRY, GRADYAN MÜHENDİSLİK BİLGİSAYAR YAZILIM İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT740076, Açık Hava Reklam Reklam Denetim, 246.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1988868, Totem Temel Kazısı Demir Beton İşleri ve Tabela Tamir işleri, 625.000,00 TRY, KAVVAS OTOMOTİV İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1512539, Tanıtım Amaçlı Tabala Alımı, 582.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT429848, Kavak Marin Alımı, 375.000,00 TRY, TÜLİN YAZ</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT527194, Kavak Marin Değişimleri, 786.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1211213, Kavak Marin Alımı, 750.000,00 TRY, AKDENİZ DOĞUŞ REKLAM BASKI VE ORGANİZASYON HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT598481, Mevzuat Eğitimi Hizmet Alımı, 760.000,00 TRY, SEPRA EĞİTİM DANIŞMANLIK ANONİM ŞİRKETİ, (Mevzuatın eğitimini verecek sizde birim yok mu)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT980005, Lokum Alımı, 52.470,00 TRY, ŞEKSAN PAZARLAMATİC LTD ŞTİ, (Bu kadar lokumu kim yedi?)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1015185, Hediyelik Eşya Alımı, 136.095,00 TRY, SINIRLI SORUMLU MERSİN KADIN GİRİŞİMİ ÜRETİM VE İŞLETME KOOPERATİFİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1088353, İsg Hizmeti Alımı, 770.000,00 TRY, MERSİN İSHAK ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1088674, İsg Hizmeti Alımı, 385.000,00 TRY, MERSİN İSHAK ÖZEL SAĞLIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1131054, ARAÇ YIKAMA HİZMET ALIM İŞİ, 12.800,00 TRY, İSMAİL İLYA,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1210899, Mutfak Dolabı Alımı, 140.000,00 TRY, MASİFHAN METAL İÇ VE DIŞ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, (Nasıl bir mutfak dolabı bu ki, bu kadar miktarı yüksek)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1211553, Kamu Alımı ve Tedarik Sistemi Eğitimi, 800.000,00 TRY, ZENTEK TEKNOLOJİ SAĞLIK İNŞAAT TURİZM MAKİNE ENERJİ EĞİTİM DANIŞMANLIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1272408, Buzlu Bardak Mal Alımı, 775.000,00 TRY, AKEA PLASTİK ÜRÜNLERİ ÜRETİM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, (Bu kadar buzlu bardak ne için)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1275788, TÜRK KAHVESİ MAL ALIMI, 239.250,00 TRY, ABDULMENAF KANDEMİR,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1294512, İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETİ ALIMI, 660.000,00 TRY, KAZAN SAĞLIK VE İŞ GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1466558, Sağlık Gözetimine Yönelik Tıbbi Tetkiklerin Yapılması işi, 468.180,00 TRY, HEKİMBEY İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2501939, PERSONEL NLP EĞİTİMİ HİZMET ALIM İŞİ - 2, 795.000,00 TRY, VERDALINK TEKNOLOJİ ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">5DT1382396, Şampiyonlar Ligi, Avrupa Ligi Maç Yayını Hizmet Alımı, 25.000,00 TRY, GÜNEŞ TELEKOMÜNİKASYON VE İLETİŞİM HİZMETLERİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1384714, TFF Süper Lig 2025-2026 Sezonu Ticari Yayın Hizmet Alımı, 500.000,00 TRY, DİYAP GROUP İLETİŞİM TELEKOMÜNİKASYON SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1561194, Zücaciye Çeşitleri Alımı, 732.613,10 TRY, HALİL ÖGÜT,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1619761, Şarap Çeşitleri Mal Alımı, 750.901,31 TRY, HAZAN GIDA TAŞIMA TURİZM İNŞ.TEKEL SAN.TİC.LTD.ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2135566, AĞIR ALKOLLÜ İÇECEK ÇEŞİTLERİ, 797.433,41 TRY, YAKA İNŞAAT İTH. İHR SAN.VE TİC.LTD. ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2354487, İthal Bira Çeşitleri Mal Alımı, 708.795,00 TRY, AÇI GRUP İÇECEK GIDA LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2414647, 75 CL KIRMIZI ŞARAP ALIMI, 500.465,00 TRY, YAKA İNŞAAT İTH. İHR SAN.VE TİC.LTD. ŞTİ.,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1815021, Laptop Alımı, 370.000,00 TRY, PENGUEN BİLGİSAYAR İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, (Kaç adet aldınız, kimde, nerede, demirbaşa kayıtlı mı?)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1869929, UZUN KOLLU TİŞÖRT ALIMI, 800.000,00 TRY, HATİCE AKKAYMAK,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1872560, TÜRK KAHVESİ ALIMI, 343.069,31 TRY, İLHANLAR GIDA TEKSTİL İNŞAAT NAKLİYE TURİZM SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ, (Bu kahve alımı çok sık yapılıyor, ben örnek olarak bunu aldım)</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT1943724, KOLONYA ÇEŞİTLERİ ALIMI, 120.660,00 TRY, BİTKİVADİSİ TIBBİ VE AROMATİK YAĞLAR ÜRETİMİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2058109, Tahin, Pekmez, Bal mal alımı, 795.925,00 TRY, OKYAY OTOMASYON VE BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ ELEKTRİK ELEKTRONİK MAKİNE TARIM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2143280, ETKİNLİKTE KULLANILMAK ÜZERE TİŞÖRT, MİSAFİRHANE VE FIRIN PERSONELLERİNE KIYAFET ALIM İŞİ, 670.000,00 TRY, SEBA ALTYAPI ÜST YAPI İNŞAAT TEKSTİL ÜRÜNLERİ TURİZM PETROL SANAYİ VE TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2197367, Kruvasan çeşitleri mal alımı, 772.200,00 TRY, YCL UNLU MAMULLERİ GIDA LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">25DT2247436, Kışlık Personel Kıyafeti Mal Alımı, 783.000,00 TRY, HİMER ÖZEL EĞİTİM EMLAK TEKSTİL İÇ VE DIŞ TİCARET KEMİZLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ,</span></p><p><span style="font-size:16px">Ve dikkat çekici bir hizmet alımı, 25DT2137472, Denizden Kafe Tuvalet İşçiliği Hizmet Alımı, 102.500,00 TRY, BEFAŞ İNŞAAT TARIM ÜRÜNLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, Kendi işçin elemanın var, ama şirketin tuvaletlerinin temizliği için hizmet alımı yapıyorsunuz…</span></p><p><span style="font-size:20px">Henüz bu rakamların içinde KDV yok. Ayrıca KDV eklenecek.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#000000"><span style="font-size:20px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:20px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:20px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[VEYSEL SARI ESNAFLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI İÇİN RAPOR SUNDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/veysel-sari-esnaflarin-sorunlari-ve-cozum-yollari-icin-rapor-sundu-2552824c258f6-ea4c-4dbe-a07c-e21d8179e1152026-03-06T16:19:00+03:00HABER MERKEZİ VEYSEL SARI ESNAFLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI İÇİN RAPOR SUNDU

VEYSEL SARI ESNAFLARIN SORUNLARI VE ÇÖZÜM YOLLARI İÇİN RAPOR SUNDU

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Aralık 2025 tarihini kapsayan raporda, Mersin’in kalkınması ve gelişmesi için hertür öneri ve proje sunuldu. <strong>Raporun takdim kısmında:</strong> </span></p><p><span style="font-size:18px">“Mersin ilinin sanayi sitesi sorunu bugünün değil geçmişin birikimi ile ilerleyen kentin en önemli müşterek sorunlarının başında gelmektedir. Kentin sanayi sitesi talebinin çözülebilmesi için Birliğimiz son 15 yıldır yerel ve merkezi idare düzeyinde çeşitli girişimlerde bulunmaktadır. Ancak kentin planlamasında yaşanan sorunlar ve kararlar nedeniyle kentin ticaret, konut, sanayi ve çevre alanları iyi şekilde yönetilememektedir. Bu rapor üç ana başlıktan oluşmaktadır. Birinci başlıkta Mersin Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği tarafından yürütülen Çukurova Kalkınma Ajansı 2015 yılı Doğrudan Faaliyet Destek programı kapsamında finanse edilen “Mersin Küçük Sanayi Siteleri Esnaf ve Sanatkârlarının Sosyal- Ekonomik Profilleri ve Temel Sorunları” projesi kapsamında Mersin il merkezinde faaliyet yürüten 5 sanayi sitesi içerisinde ve çevresinde (Mersin Küçük Sanayi Sitesi, Tırmıl Sanayi Sitesi, Mezitli Sanayi Sitesi, Toroslar Sanayi Sitesi, Hurdacılar Sanayi Sitesi) 1512 işletme sahibi ile anket ve görüşmeler yapılmıştır. Raporda bu alan araştırmasının sonuçlarına yer verilmiştir. İkinci başlıkta Mersin ilinin küçük sanayi sitesi ihtiyacının aciliyeti bilimsel veriler çerçevesinde ele alınmış ve analiz edilmiştir. Bu kapsamda; Mersin ilinde sanayi siteleri ve sanayi sitelerinin dışında faaliyet gösteren işletmelerin mevcut durumları incelenmiştir. Buna göre, Mersin Sanayi Sitesi, Mersin Tırmıl Sanayi Sitesi, Mezitli Sanayi Sitesi, Mersin Toroslar Sanayi Sitesi’nde toplam işyeri sayısı ise 1.358’dir. Sanayi sitelerindeki işyerleri %100 doluluk oranıyla çalışmaktadır. Mersin sanayi sitesi alanları içerisinde faaliyet göstermeyen esnaf ve sanatkâr işletme sayısı 4.545’dir. Bir başka ifadeyle imalat ve tamirat işlerindeki işletmelerin yüzde 76’sı Mersin ili merkez ilçelerinde mahalle ve sokak aralarında, apartman altlarında faaliyet göstermektedir. Bu işletmeler Otomotiv, Mobilya /PVC, Metal / Madeni, Mermer / Cam, Hurdacı, Elektrik / Elektronik, Matbaa / Reklam, İnşaat Malzemelerinin üretimi, imalatı, tamiratı ve ticaretini kapsayan 8 ana sektörde ve 164 meslek grubunda sınıflandırılmıştır. Buna göre Mersin ili merkez ilçelerinde faaliyet gösteren işletmelerin %80’i Otomotiv, Mobilya /PVC, Metal / Madeni sektöründe yer almaktadır. Mersin ilinde planlanacak olan yeni sanayi sitesi alanının bu dört ana sektörde faaliyet gösteren işletmeleri doğrudan etkileyecektir. Üçüncü başlıkta, kent içerisinde mahalle aralarında faaliyet gösteren işletmeler, işyeri güvenliği ve sağlığı ile çevre ve insan sağlığına yönelik etkileri açısından incelenmiştir. Çalışma kapsamında incelenen işletmeler az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak işyeri güvenliği ve sağlığı tebliğine göre sınıflandırılmıştır.&nbsp; Buna göre, Mersin il merkezinde mahalle aralarında ve apartman altlarında faaliyet gösteren Az Tehlikeli Meslek Grubuna ait işletme sayısı 870 adet, Tehlikeli Meslek Grubuna ait işletme sayısı 2792 adet, Çok Tehlikeli Meslek Grubuna ait işletme sayısı 883 adet olarak tespit edilmiştir. Bu işletmelerin mal ve hizmet üretim süreçleri sonucunda ortaya çıkan ambalaj atığı, atık yağlar gibi maddelerin çevre ve insan sağlığını olumsuz yönde etkileyeceği, üretim sürecinde kullanılan makine, ekipman ve işlemler nedeniyle kent içerisinde görüntü ve gürültü kirliliğine neden olduğu bilinmektedir. Son başlıkta ise yapılması planlanan ve ihtiyaç duyulan sanayi sitesinin niteliği ve niceliği konusunda Birliğimizin görüş ve önerilerine yer verilmiştir” dendi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÇAKMAK'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/zafer-partisi-genel-baskan-yardimcisi-cakmakdan-onemli-aciklama-2551410cfaa98-5cae-4434-b297-905f5d90fa162026-03-06T13:47:00+03:00HABER MERKEZİ ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÇAKMAK'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

ZAFER PARTİSİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÇAKMAK'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İsrail ve ABD, Hamas veya Filistin Araplarını öldürselerdi Zerzevat takımı, kara çarşaflı, çember sakallı ve bilimum siyasal İslamcı takımı İsrail büyükelçiligi veya konsoloslukları önün de gürültülü gösteri yaparlardı. İran bombalanıyor, çocuklar, kadınlar ve insanlar ölüyor ama yukarıda saydığımız zerzevat takımını göremiyoruz.<br />Ayrıca, ilgili veya ilgisiz, Türk ve Türkiye karşıtı her konuda fikir özgürlüğü, demokrasi ve insan hakları havarisi kesilen sivil toplum örgütlerini duymadık, İranlılar insan değil mi? Tıp dışında herşeyi konuşan Tabipler Birliği İran da çocukların okulları bombalanırken niçin susuyor?<br />Karıncaları ezmeyin diye haykıran, sokak hayvanlarına merhametli davranan, yufka yürekli dostları, İran da çocuklar ve masum insanlar öldürülürken seslerini duymadık. Maalesef Türkiye de ve dünya da, üzücü bir sessizlik var. Hiçbir ülke de, ABD ve İsrail'i kınamak için protesto gösterisi yapılmıyor.<br />Bizim gibi insanların İran Molla rejimiyle ilgisi yoktur. İran halkı bizim kardeşimizdir. Onlar için üzülüyor ve dua ediyoruz.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Cumhurbaşkanı onayladı, Akkuyu’ya yeni bağlantı yolları yapılacak]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cumhurbaskani-onayladi-akkuyuya-yeni-baglanti-yollari-yapilacak-25513246285f6-c91a-41ac-8305-a88a566d8e682026-03-06T13:44:00+03:00HABER MERKEZİ Cumhurbaşkanı onayladı, Akkuyu’ya yeni bağlantı yolları yapılacak

Cumhurbaşkanı onayladı, Akkuyu’ya yeni bağlantı yolları yapılacak

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Erdemli–Silifke–Taşucu–Anamur Otoyolu için Acele Kamulaştırma Kararı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Resmî Gazetede yayımlanan karara göre, Erdemli-Silifke-Taşucu-Anamur Otoyolu Projesi kapsamında Akkuyu Nükleer Güç Santrali bağlantı yolu için acele kamulaştırma yapılmasına karar verildi. Karar, Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Karar doğrultusunda, otoyol projesinin Akkuyu bağlantı güzergâhında yer alan bazı taşınmazlar için acele kamulaştırma uygulanacak. Böylece projenin yapım sürecinin hızlandırılması ve ulaşım altyapısının kısa sürede tamamlanması hedefleniyor. Bu kapsamda Karayollarının yol güzergahında bulunan tüm taşınmazların ivedi olarak kamulaştırma yapması bekleniyor. Karar 6 Mart 2026 tarihinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak yürürlüğe girdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">İlgililer, otoyol ve bağlantı yollarının tamamlanmasıyla birlikte bölgedeki ulaşım sorunun da ortadan kalkacağını ve ulaşımda ciddi bir rahatlamanın olacağını dile getirdiler. Ayrıca, özellikle sanayi ve enerji yatırımları açısından stratejik öneme sahip olan Akkuyu bölgesine erişimin daha hızlı ve güvenli hale geleceğine de dikkat çekildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Proje kapsamında yapılacak çalışmaların, başta Silifke ve çevresi olmak üzere Mersin’in batı ilçelerinde ulaşım ve lojistik açısından önemli katkı sağlaması bekleniyor. Kamulaştırma çalışmalarının ivedilikle yapılması için gerekli yazışmaların yapılmaya başlandığı ve bağlantı yolları güzergahında bulunan taşınmazların ivedilikle kamulaştırılacağı öğrenildi.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.silifkesesimiz.com/haber-cumhurbaskani-onayladi-akkuyuya-yeni-baglanti-yollari-yapilacak-8848.html</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDEMLİ DEVLET HASTANESİ TÜRKİYE DE BİR İLKİ BAŞARDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdemli-devlet-hastanesi-turkiye-de-bir-ilki-basardi-25500192c6f96-b7d2-4a00-8064-aeea66bb2cfd2026-03-02T08:46:00+03:00HABER MERKEZİ ERDEMLİ DEVLET HASTANESİ TÜRKİYE DE BİR İLKİ BAŞARDI

ERDEMLİ DEVLET HASTANESİ TÜRKİYE DE BİR İLKİ BAŞARDI

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Türkiye’de bir ilk olacak olan Özel Gereksinimli Çocuk Polikliniği Erdemli Devlet Hastanesinde hizmete girdi.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a693802d2cc.jpg" />&nbsp; &nbsp; &nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a69381339ef.jpg" />&nbsp; &nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a69381443e8.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:20px">Geldiği günden beri başında bulunduğu hastanede büyük işlere imza atan, Kamunun yararına ve çıkarına çok büyük hizmetler sunan, yöre halkının ise büyük sevgisine mazhar olan Başhekim Uz.Dr. Mehmet Deliktaş, “Bu sadece bizim gayretimiz değil. Bizim ilçemizde saygıdeğer Kaymakamımız, Çok değerli il Valimiz ve İl sağlık müdürümüzün destek ve himayelerinde bu çalışmaları gerçekleştiriyoruz. Bu gün hizmete açtığımız Özel Gereksinimli Çocuk Polikliniği çocuklarımızın bireysel ihtiyaçlarına uygun şekilde, güvenli, erişilebilir ve çocuk dostu bir ortamda hizmet vermek üzere hayata geçirilmiştir. Alanında uzman ekibimizle, çocuklarımızın ihtiyaçlarına uygun, güvenli ve sürdürülebilir sağlık hizmeti sunmayı amaçlıyoruz. Bu projenin hayata geçmesinde Hastanemiz içinde öncülük eden, Uzman Çocuk Hemşiresi Ebru DÖLEK’e kıymetli katkıları ve özverili çalışmaları için ayrıca teşekkür ediyorum. Tüm devlet büyüklerimiz, amirlerimiz ile birlikte daha kapsayıcı, daha güçlü bir sağlık hizmeti için çalışmaya devam ediyoruz” dedi.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a6929ecc448.jpg" /></p><p><span style="font-size:20px">Öte yandan, Mersin’in çalışkan ve dürüst valisi Atilla Toros, ilçe kaymakamı Aydın Tetikoğlu eşliğinde bundan bir süre önce Erdemli ilçesi Belediye Başkanı Mustafa Kara’nın da olduğu huzurda Erdemli Devlet Hastanesini gezmiş teftiş etmiş ve tüm çalışanları tebrik etmişti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Büyükşehir Kandil simidine 750 bin lira artı KDV harcadı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/buyuksehir-kandil-simidine-750-bin-lira-arti-kdv-harcadi-25491b66a9398-6d45-436b-a650-b1d8364fc2a32026-03-02T07:56:00+03:00HABER MERKEZİ Büyükşehir Kandil simidine 750 bin lira artı KDV harcadı

Büyükşehir Kandil simidine 750 bin lira artı KDV harcadı

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Eleştiride kimseye pabuç bırakmayanlar, yardım ve iyiliğin sessiz sedasız olduğunu, hayır hasenatta reklam yapılmayacağını söyleyenler, bu simidi dağıtırken bile belediye başkanının resmi ve ismi ile dağıtmayı ihmal etmediler.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaptığımız araştırmada, kandil simitleri için farklı rakamlar ve adetler gördük. Onlardan bazıları:</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul’da tanınmış bir marka, kutucuklar içinde 10 adet kandil simidini 150 TL’ye, Yine İstanbul’da bir başka firma, benzer ürünü 100 TL’ye, Bir başka firma ise 165 TL’ye, Bir başkası 82,50 TL’ye,</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir başkası 75 TL’ye, <strong>Bunların bazısı 300 gram, bazısı 400 gram olarak, </strong>Tüketiciye satıyor. <strong>Ancak toplu alımlarda özel indirim yapıyorlar bunu da ilanlarında belirtmişler.</strong>&nbsp;(Bu ilanların Ekran görüntülerini alıp, bizleri yalanlayabilirler diye dosyaladık.) Sadece iki tanesinin görüntüsünü aşağıda veriyorum:</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a54544c9a0c.jpg" style="height:1175px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a54549b4273.jpg" style="height:1735px; width:921px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi:</strong> Doğrudan temin İKN numarası: 26DT336847, <strong>“KANDİL SİMİDİ ALIMI”</strong> , Mal - 22-d* (Parasal Limit Kapsamında), 02.02.2026 tarihinde bir alım. <strong>Alınan firma</strong>: FIRIN MİS UNLU MAMÜLLER GIDA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, <strong>Sözleşme Bedeli</strong>: 750.000,00 TRY artı KDV</span></p><p><span style="font-size:18px">Kimilerine göre 15 bin adet simit dağıtılmış. Bu şekilde aktarılıyor. (<a href="https://www.mersin.bel.tr/haber/buyuksehir-regaip-kandilinde-15-bin-kandil-simidi-dagitti-1766729120">https://www.mersin.bel.tr/haber/buyuksehir-regaip-kandilinde-15-bin-kandil-simidi-dagitti-1766729120</a> )</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yukarıda kaç adet kandil simidini, değişik firmalar kaç liraya veriyorlar yazdık.&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px">Aşağıdaki resimleri kendileri basına servis ettiler. Resimleri iyi inceleyin. Kutucuklar küçük. Yani onların içinde 10 adet kandil simidinin olması mümkün değil. Yukarda reklamını verip satış fiyatı sunanlar 300 gram ve 400 gram arasında 10 adet kutulu simidi veriyorlar. Bunların dağıtım yaptığı kutucuklardaki simitlerin ufak ve adetlerinin az olduğu görüntüden belli.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a543d4738f2.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a543d612aa6.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a543d6199f2.jpg" style="height:834px; width:1039px" /></span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a543d61bdd1.jpg" style="height:659px; width:992px" /></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi 15 bin adet dağıtım yapmışlar ise, 750.0000, 00 liraya KDV eklemeden 15 bine bölüyorum: Kutucuğu 50 liraya geliyor. KDV yüzde 10 ekler (750.000 +75000= 825.000 Tl) bölersek: 55 lira.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu bir toplu alım ve bu işin indirimi var, çünkü firmalar bunu reklamlarında belirtiyorlar. Üstelik halka dağıtılan kutucuklardaki kandil simitleri 300 ve 400 gram da değil.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bunları bir kenara bırakıyoruz. Hani bu işlerde reklam olmazdı? Hem kendi cebinizden değil, beytülmal dediğimiz şehidin yetimin hakkının olduğu kasadan harcama yaparak bunları alacaksınız, hem dağıtım yaparken resminizi isminizi yazıp dağıtacaksınız. Bu nasıl bir anlayış?</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TÜRKİYE’NİN GURURU DENİS ÖRS HARİKALAR YARATIYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/turkiyenin-gururu-denis-ors-harikalar-yaratiyor-254991de94990-f02e-4d81-9dad-20e369f9a40e2026-03-02T06:11:00+03:00HABER MERKEZİ TÜRKİYE’NİN GURURU DENİS ÖRS HARİKALAR YARATIYOR

TÜRKİYE’NİN GURURU DENİS ÖRS HARİKALAR YARATIYOR

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Spor camiasında short track ismi ile bilinen ancak halk arasında Buz Pateni olarak anılan sporun önemli bir temsilcisi, icracısı olan milli sporcumuz Denis Örs, Rus anne ve Türk babanın çocuğu olarak dünyaya gelmiş, Türk vatandaşıdır.</span></p><p><span style="font-size:20px">8 yaşında Rusya’da kısa kulvar sürat patenine başlamış olan Denis, güçlü bir altyapı sistemi içinde yetişerek erken yaşta uluslararası yarış tecrübesi kazanmış, 2023 yılında son yarış dönemini tamamladıktan sonra Eğitimi nedeniyle yaklaşık 1,5 yıl bu spora ara vermiş, Aralık 2024 itibarıyla bilinçli bir tercihle Türkiye adına yeniden piste dönerek ay-yıldızlı formayla mücadele etmeye başlamıştır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Türkiye’de short track (Buz Pateni) &nbsp;branşı son yıllarda yeni yeni gündeme gelen ve gelişim aşamasında olan bir kış sporu iken, Denis Örs bu alanın öncü genç sporcu grubunda yer almakta ve özellikle 500 metre sprint disiplinindeki güçlü çıkışı ile dikkat çekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a68a4875f0e.jpg" style="height:1040px; width:570px" /></span></p><p><span style="font-size:20px">Bu itibarla, 2026 Kış Olimpiyatları sürecinde elde edilen kota başarısında aktif rol üstlenen Denis, &nbsp;Türkiye’nin short track (Buz Pateni) &nbsp;branşında kış olimpiyatları tarihinde önemli bir eşik atlamasında pay sahibi olan kadronun da bir parçası olmuştur.</span></p><p><span style="font-size:20px">Dünya devleriyle aynı buzda yarışarak üst düzey rekabet deneyimi kazanmış olan Denis, &nbsp;olimpiyat atmosferinde sergilediği mücadele gücü ve disiplinli performansıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi başarmıştır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Milli forma ile yarışmayı hem gurur hem sorumluluk olarak gören Örs, yalnızca bireysel dereceler için değil, Türkiye’de short track (Buz Pateni) &nbsp;sporunun kalıcı şekilde büyümesi ve yeni sporcuların yetişmesi için de öncü rol üstlenmekte.</span></p><p><span style="font-size:20px">Denis, “Türkiye benim cennet vatanım. Ülkem benim için en öncelikli meselem. Buz pateni sporunu çok küçük yaşlarda icra etmeye başladım ve bu gün geldiğim noktada milli bir sporcuyum. Ancak bu beni tatmin etmiyor. Ben ülkemi Dünyada birinci yapmak, altın madalya alarak şanlı devletimin asil bayrağını göndere çekmek istiyorum. Bunun için çok ama çok çalışıyorum. Buz pateni kültürünün ise ülkemde daha etkin ve verimli gelişmesine katkı sunmak istiyorum” diyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Aşağıdaki resimde Denis, Yörük Türkmen kökenli olan Mersin'in Erdemli ilçesi mensubu Babası ve ailesi ile görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69a68a3727a65.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yolsuzlukla Mücadele Derneği Kurucusu Tevfik Diker Tedavi Altında!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-254883d2bacea-2e4a-447c-8c64-ab12318bd6e92026-02-28T21:09:00+03:00HABER MERKEZİ Yolsuzlukla Mücadele Derneği Kurucusu Tevfik Diker Tedavi Altında!

Yolsuzlukla Mücadele Derneği Kurucusu Tevfik Diker Tedavi Altında!

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Türk siyasetinin tanınan isimlerinden eski milletvekili,araştırmacı yazar Tevfik Diker, Ankara’da tedavi altında bulunuyor. Edinilen bilgilere göre Diker, başkentte faaliyet gösteren Özel Güven Hastanesi’nde doktor gözetiminde sağlık sorunlarıyla mücadele ediyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">ASKERLİKTEN MECLİS’E UZANAN KARİYER</span></p><p><span style="font-size:20px">1947 doğumlu olan Diker, Hava Harp Okulu mezunu olarak Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Hava Yarbay rütbesine kadar yükseldi. Askeri kariyerinin ardından siyasete atılan Diker, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 19. ve 20. Yasama Dönemlerinde Manisa Milletvekili olarak görev yaptı. Parlamento çalışmaları sırasında özellikle şeffaflık, kamu denetimi ve etik yönetim konularındaki çıkışlarıyla gündeme geldi.</span></p><p><span style="font-size:20px">YOLSUZLUKLA MÜCADELE DERNEĞİ’Nİ KURAN İLK MİLLETVEKİLİ</span></p><p><span style="font-size:20px">Diker, Türkiye’de siyaset kurumu içinde etik ve hesap verebilirlik ilkelerinin güçlendirilmesi gerektiğini savunarak “Yolsuzlukla Mücadele Derneği”ni kuran ilk milletvekili oldu. Bu girişimiyle temiz siyaset ve kamu kaynaklarının korunması konularında sivil toplum bilincinin gelişmesine katkı sundu. Dernek, kamu yönetiminde şeffaflık ve yolsuzlukla mücadele alanında farkındalık oluşturmayı amaçlıyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">“50 MİLYON DOLARLIK DOSYA”YI YAZDI</span></p><p><span style="font-size:20px">Tevfik Diker’in yazarlık yönü de kamuoyunda dikkat çekiyor. Diker, köşe yazılarında ve değerlendirmelerinde özellikle adalet ve hukuki süreçler üzerine yoğunlaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Son dönemde kaleme aldığı bir yazıda, kamuoyunda “50 milyon dolarlık dolandırıcılık ve kumpas” davaları olarak anılan ve iş insanı Fehmi Öztürk ile ilişkilendirilen süreci ele aldı. Diker, söz konusu dosyayı hukuki belgeler ve taraf beyanları çerçevesinde inceleyerek değerlendirdiğini belirtti. Yazısında, iddiaların ve yargı süreçlerinin detaylı biçimde araştırılması gerektiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Diker’in bu yazısı, kamuoyunda geniş yankı uyandırırken; hukuk devleti, adil yargılanma ve şeffaflık ilkeleri üzerine yeniden tartışma başlattı.</span></p><p><span style="font-size:20px">KİTAPLARINDA DA AYNI VURGU</span></p><p><span style="font-size:20px">Siyasi birikimini kitaplaştıran Diker, eserlerinde devlet yönetiminde etik anlayışın güçlendirilmesi gerektiğini savunuyor. Demokrasi kültürü, kamu sorumluluğu ve yolsuzlukla mücadele temaları, kitaplarının temel eksenini oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">Tecrübelerini ve gözlemlerini aktardığı çalışmalarında, siyaset kurumunun topluma karşı sorumluluğunu ön plana çıkarıyor.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>GÖZLER SAĞLIK DURUMUNA ÇEVRİLDİ</strong></span></p><p><span style="font-size:20px">Ankara’daki tedavi süreci devam eden Tevfik Diker’in sağlık durumuna ilişkin resmi açıklamanın önümüzdeki günlerde yapılması bekleniyor. Siyasi yaşamı boyunca aktif ve tartışmaların odağında yer alan Diker’in sağlık durumuna ilişkin gelişmeler kamuoyu tarafından yakından izleniyor.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.ngazete.com/yolsuzlukla-mucadele-dernegi-kurucusu-tevfik-diker-tedavi-altinda-238545h.htm</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Bebek mamasında toksin skandalı: Çin'den ithalata denetim]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/bebek-mamasinda-toksin-skandali-cinden-ithalata-denetim-254677955bf02-d90e-42e0-89e6-124cc989436b2026-02-26T09:50:00+03:00HABER MERKEZİ Bebek mamasında toksin skandalı: Çin'den ithalata denetim

Bebek mamasında toksin skandalı: Çin'den ithalata denetim

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği (AB), bebek mamalarıve sütleri için gerekli araşidonik asit yağının Çin'den ithalatına laboratuvar testi zorunluluğu getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Avrupa Birliği Resmi Gazetesi'nde bugün yayımlanan yönetmeliğe göre, bebek maması üretimi için Çin'den tedarik edilen araşidonik asit yağı ancak laboratuvarda yapılacak "sereulid toksini" testi sonrasında AB'ye ithal edilebilecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yönetmelik uyarında, perşembe günü itibarıyla AB'deki gümrük yetkilileri, Çin menşeli bu ürüne sereulid toksininin bulaşmadığını kanıtlayan laboratuvar sertifikasını kontrol etmeye başlayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Halihazırda Çin'den yola çıkmış sevkiyatlar için ara formül öngörüldü. Buna göre iki ay boyunca gelen sevkiyatın bir bölümü AB'de teste tabi tutulacak.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Toksin skandalı bebekli aileleri sarsmıştı<br />Kısaca ARA olarak adlandırılan araşidonik asit yağı, bebeklerin beyin ve görme gelişimi başta olmak üzere, büyümesinde kritik rol oynayan doymamış bir omega 6 yağ asidi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Anne sütünde bulunan ARA, hazır bebek mamalarının da en önemli birleşeni.<br />Ancak Aralık ayı itibariyle bazı bebek mamaları ve süt ürünlerinde, sereulid toksinin (cereulide) tespiti, aralarında Nestlé, Danone ve Lactalis gibi Avrupalı devlerin de yer aldığı bir çok şirketin, 60'tan fazla ülkedeki ürünlerini geri çağırmasına yol açmıştı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sereulid toksini, Bacillus cereus bakterisi tarafından üretilen, ısıya oldukça dayanıklı bir zehir, kusma ve ishale, gıda zehirlenmesine yol açıyor. Sereulid zehiri, bebek maması çok uzun süre ılık tutulduğunda veya tekrar tekrar ısıtıldığında da oluşabiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB, toksinin izini sürdü<br />Bebek mamalarındaki bu zehirin izini süren AB makamları, toksini Çin'den gelen ARA içeren preparatlarda tespit ettiklerini açıklamıştı.<br />Bugün yayımlanan AB yönetmeliğinde, "Çin'den ithal edilen, sereulid toksini bulaşmış araşidonik asit yağının insan sağlığı için ciddi bir risk oluşturma olasılığının yüksek olduğu" belirtiliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">AB herhangi bir şirketin adını açıklamadı. Ancak tedarikçi şirketler arasında yer alan Cabito Biotech hakkında son gelişmeler nedeniyle inceleme başlatıldığı duyurulmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu arada Fransa'da üç bebeğin ölümünün, piyasadan geri çağrılan bebek mamalarının tüketimiyle bağlantılı olabileceğinden şüpheleniliyor. Fransız yetkililer soruşturma başlattıldığını duyurmuştu.</span></p><p>AFP/ DA, TY<br />haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/bebek-mamas%C4%B1nda-toksin-skandal%C4%B1-abden-%C3%A7ine-test-zorunlulu%C4%9Fu/a-76125556</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÇETKODER’DEN İKLİM KRİZİ, SU TASARRUFU, SIFIR ATIK UYARISI GELDİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/cetkoderden-iklim-krizi-su-tasarrufu-sifir-atik-uyarisi-geldi-25460b5047be9-0fe5-4251-b9bb-978dd12814ee2026-02-25T11:07:00+03:00HABER MERKEZİ ÇETKODER’DEN İKLİM KRİZİ, SU TASARRUFU, SIFIR ATIK UYARISI GELDİ

ÇETKODER’DEN İKLİM KRİZİ, SU TASARRUFU, SIFIR ATIK UYARISI GELDİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Gazeteci/Yazar ve iktisatçı Mustafa Göktaş, yaptığı açıklamada: “Değerli Tüketiciler, &nbsp;“Gelecek nesillere yaşanabilir bir dünya bırakmak artık bir tercih değil, hayati bir zorunluluktur. Çevrenin ve tüketicinin korunması, bireysel alışkanlıklarımızın kolektif bir bilince dönüşmesiyle mümkündür. İşte daha sürdürülebilir bir yaşam için temel başlıklar ve atılması gereken adımlar:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1. İklim ve Doğa Yönetimi: Ekosistemi Korumak</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">İklim değişikliğiyle mücadele, doğayı pasif bir kaynak olarak değil, yaşayan bir sistem olarak görmeyi gerektirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yerel Florayı Korumak:</strong> Bahçelerimizde ve kamusal alanlarda istilacı türler yerine, bölgenin iklimine uygun yerli bitkiler tercih edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Karbon Ayak İzini Azaltmak:</strong> Tükettiğimiz her ürünün üretim aşamasından soframıza gelene kadar saldığı karbonu düşünerek, yerel üreticileri desteklemeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yeşil Alanların Artırılması:</strong> Şehir planlamalarında "beton" yerine "toprak" odaklı çözümler teşvik edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2. Su Yönetimi ve Sulama Verimliliği</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Su, yerine konulamaz tek kaynaktır. Dünyadaki suyun sadece çok küçük bir kısmının tatlı su olduğu unutulmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Evsel Tasarruf:</strong> Sensörlü musluklar, düşük akımlı duş başlıkları ve gri su (lavabodan gelen suyun rezervuarlarda kullanımı) sistemleri yaygınlaştırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Tarımsal Devrim:</strong> Vahşi sulama yerine <strong>damla sulama</strong> sistemlerine geçiş hayati önem taşır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yağmur Hasadı:</strong> Çatılardan akan yağmur sularının depolanarak bahçe sulamasında kullanılması, kentsel su stresini azaltır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>3. Sıfır Atık Uygulaması: Çöp Değil Hammadde</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Sıfır atık, sadece geri dönüşüm yapmak değil, atık oluşumunu en baştan engellemektir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Reddet, Azalt, Yeniden Kullan:</strong> Tek kullanımlık plastikleri reddetmeli, ihtiyacımızdan fazlasını almamalı ve eşyalarımızı onarmalıyız.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kaynağında Ayrıştırma:</strong> Kâğıt, cam, metal ve plastiği evimizde ayrıştırarak geri dönüşüm zincirine temiz bir şekilde teslim etmeliyiz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4. Gıda ve Organik Döngü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gıda israfı, sadece yemeğin değil; o yemeği üretmek için harcanan suyun, emeğin ve enerjinin de israfıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kompost Yapımı:</strong> Mutfaktaki meyve-sebze kabukları ve organik atıklar çöpe atılmak yerine kompost edilerek doğal gübreye dönüştürülmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Sürdürülebilir Beslenme:</strong> Mevsimsel beslenmek ve endüstriyel gıdalar yerine organik, adil ticaret ürünlerine yönelmek hem sağlığımızı hem de toprağımızı korur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5. Enerji ve Ulaşım Dönüşümü</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Fosil yakıtlara olan bağımlılığımızı azaltmak, atmosferdeki ısınmayı durdurmanın en etkili yoludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yenilenebilir Enerji:</strong> Evlerde güneş paneli kullanımı teşvik edilmeli, enerji verimliliği yüksek (A+++) beyaz eşyalar tercih edilmelidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Mikro Mobilite ve Toplu Taşıma:</strong> Kısa mesafelerde yürümek veya bisiklet kullanmak, uzun mesafelerde ise toplu taşımayı tercih etmek bireysel emisyonu ciddi oranda düşürür.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Elektrikli Araçlar:</strong> Ulaşımda fosil yakıtlı araçlar yerine elektrikli ve hibrit teknolojilere geçiş hızlandırılmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Unutmayın:</strong> Tüketici olarak en büyük gücümüz <strong>seçimlerimizdir.</strong> Çevre dostu olmayan markaları reddetmek ve sürdürülebilir ürünleri talep etmek, piyasayı dönüşmeye zorlayan en büyük itici güçtür. Doğa bize ait değildir; biz doğanın bir parçasıyız” dedi.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">ÇETKODER'İN KONU İLE İLGİLİ GÖRSELİ AŞAĞIDADIR:</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69dcabf9813f1.jpg" style="height:948px; width:673px" /></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[BELEDİYELER PAZARLIKLI ALIMDAN VAZGEÇMİYOLAR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/belediyeler-pazarlikli-alimdan-vazgecmiyolar-25454470cfd33-a6b8-44d5-b0aa-7549e2c86b292026-02-23T10:41:00+03:00HABER MERKEZİ BELEDİYELER PAZARLIKLI ALIMDAN VAZGEÇMİYOLAR

BELEDİYELER PAZARLIKLI ALIMDAN VAZGEÇMİYOLAR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, 2026/49223 ikn numaralı, <strong>"29 DOĞU AKDENİZ ULUSLARARASI TURİZM VE SEYAHAT FUARI (EMITT) STANT, STANT TASARIMI, MONTAJI İLE STANT DEMONTAJI HİZMET ALIMI"</strong> işini pazarlık 21/F ile yaptı. İki kişi teklif attı. <strong>Teklif atanlar:</strong> ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, DCA TANITIM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşi alan firma:</strong> ALYA KATI ATIK YÖNETİMİ TEMİZLİK ORGANİZASYON GIDA YEMEKÇİLİK İNŞAAT OTOMOTİV NAKLİYAT SEYAHAT TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>05.02.2026 - 07.02.2026 tarihleri arasında yapılacak iş için sözleşme bedeli: 2.550.000,00 TRY</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, MERSİN BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI - ETÜT VE PROJELER DAİRESİ BAŞKANLIĞI, 2026/33014 ikn numaralı, <strong>"Mersin Büyükşehir Belediyesi Bozyazı Sosyal Yaşam Merkezi Projesi"</strong> işini Pazarlık 21/F ye göre yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">İki firma teklif atar: KEYFORCE MİMARLIK MÜHENDİSLİK ELEKTRİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, ÖZ AS MİMARLIK YAPI MALZEMELERİ İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ.</span></p><p><span style="font-size:18px">KEYFORCE MİMARLIK MÜHENDİSLİK ELEKTRİK SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ’nde iş kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>04.02.2026 - 04.05.2026 tarihleri arasında yapılacak iş için, 2.590.000,00 TRY bedel ile sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine Büyükşehir Mersin, FEN İŞLERİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI, 2026/142490 ikn numaralı, <strong>"Tarsus Kültür Park Süs Havuzu Fıskiyesi Montajlı Mal Alımı İşi"</strong> ni pazarlık 21/F ile yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İki firma teklif atar:</strong> SAYĞIN MÜHENDİSLİK TAAHHÜT İNŞAAT TURİZM DOĞALGAZ SİSTEMLERİ DEMİR ÇELİK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ, YÜCEER MAKİNA İMALAT İNŞAAT TAAHHÜT GIDA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ.</span></p><p><span style="font-size:18px">YÜCEER MAKİNA İMALAT İNŞAAT TAAHHÜT GIDA TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ ile sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>11.02.2026 - 03.03.2026 tarihleri arasında yapılacak iş için 1.710.000,00 TRY sözleşme imzalanır.</strong></span></p><p><span style="font-size:22px"><strong>Üç ayrı iş ve toplamda: 6.850.000,00TRY</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Fatura kesiminde birde KDV eklenecek, rakam daha da artacak.</span></strong></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">NİYE AÇIK İHALE DEĞİL? Açık olsa, katılım daha fazla olacak, kırıma gidecekler, devlet kazanacaktır. Niye bu yol seçilmiyor anlamış değiliz….</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN DOLGU ALANI ÜZERİNE NE YAPILIYOR?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-dolgu-alani-uzerine-ne-yapiliyor-25453e0fc7972-5d16-426b-9d28-1818d8a103bf2026-02-23T09:56:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN DOLGU ALANI ÜZERİNE NE YAPILIYOR?

MERSİN DOLGU ALANI ÜZERİNE NE YAPILIYOR?

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/699bfaa603654.jpg" /></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[OVACIK MADENİNE BÜYÜK TEPKİ: İSTEMİYORUZ...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ovacik-madenine-buyuk-tepki-istemiyoruz-2545279897402-1577-4953-9343-f8fbdf0ec6b72026-02-23T09:41:00+03:00HABER MERKEZİ OVACIK MADENİNE BÜYÜK TEPKİ: İSTEMİYORUZ...

OVACIK MADENİNE BÜYÜK TEPKİ: İSTEMİYORUZ...

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin tabip odası çevre ve ekoloji kolu üyesi Dr. Ali Koray KENZİMAN yöre sakinleri ile birlikte ovacıkda mahallinde yaptığı açıklamanın metni aşağıda:</span></p><p><span style="font-size:20px">BASINA VE KAMUOYUNA:&nbsp;SİLİFKE OVACIK’TA MADEN ATIK DEPOLAMA TESİSİ İSTEMİYORUZ</span></p><p><span style="font-size:20px">Bizler, Mersin Tabip Odası ve Mersin Çevre Platformu adına; Silifke Ovacık’ta yapılması planlanan ve suyumuzu, havamızı, toprağımızı kirletme riski taşıyan Ovacık Maden Atık Depolama Tesisi projesine karşı halk sağlığı ve ekolojik bütünlük adına itiraz ettiğimizi kamuoyuna duyurmak için bir aradayız.</span></p><p><span style="font-size:20px">Camiş Madencilik A.Ş. tarafından Işıklı Mahallesi ve Hacıishaklı Mahallesinde, işletme ömrü sona ermiş maden ocağı sahasında kurulması planlanan bu tesiste; Şişecam grubuna ait işletmelerde cam üretiminde kullanılamayan yılda yaklaşık üç yüz bin ton ince kuvars yani silika kumu atığı ve çeşitli kimyasal maddelerin depolanması öngörülmektedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Depolama alanının yerleşim yerlerine, içme ve kullanma suyu kaynaklarına, tarım alanlarına ve denize yakın olması; ayrıca bölgenin heyelan riski taşıması projeyi halk sağlığı açısından son derece tehlikeli hale getirmektedir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Halk sağlığı yalnızca hastanelerde verilen hizmetle sınırlı değildir. Sağlık; temiz suya erişim, temiz hava soluma, güvenli gıdaya ulaşma ve sağlıklı bir ekosistemde yaşama hakkıdır. Bu proje tam da bu temel belirleyicileri tehdit etmektedir.</span></p><p><span style="font-size:20px">İnce kuvars yani silika kumu; taşınması ve depolanması sırasında havaya karışan mikroskobik toz parçacıkları yoluyla ciddi sağlık riskleri oluşturur.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Uzun süreli ve tekrarlayan maruziyet; silikozis gibi geri dönüşü olmayan akciğer hastalıklarına, akciğer kanseri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerine, kronik solunum yolu hastalıklarına ve solunum yetmezliğine neden olabilmektedir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı olan bireyler bu risklere karşı çok daha savunmasızdır. Bu nedenle mesele yalnızca çevresel değil, doğrudan yaşam hakkı ve kuşaklar arası sağlık hakkı meselesidir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Depolama sahasından sızabilecek kimyasal içerikler ve silika atıkları; yeraltı ve içme suyu kaynaklarını, tarımsal üretim alanlarını, Akdeniz kıyı ekosistemini ve denizi kirletme potansiyeline sahiptir.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Bölgede halihazırda faaliyet gösteren Akdere Çimento Fabrikası ve Limanı’nın yarattığı kirlilik yükü ortadayken, yeni bir atık depolama tesisi mevcut çevresel baskıyı artıracak, kümülatif etkiyi büyütecek ve bölgenin ekolojik taşıma kapasitesini aşacaktır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Tarımın, hayvancılığın ve turizmin zarar görmesi yalnızca ekonomik bir kayıp değildir; aynı zamanda toplumsal sağlığın ve gıda güvenliğinin zedelenmesidir.</span></p><p><span style="font-size:20px">&nbsp;Heyelan özelliği taşıyan bir bölgede maden atık depolama tesisi kurulması; olası bir kayma, sızma ya da yapısal hasar durumunda geri dönüşü olmayan çevresel felaketlere yol açabilir. Bu tür tesislerde meydana gelen kazaların etkileri onlarca yıl sürebilmekte, bölge halkı kalıcı sağlık ve geçim kaybıyla karşı karşıya kalabilmektedir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Halk sağlığının temel ilkelerinden biri ihtiyat ilkesidir. Bilimsel belirsizlik durumunda dahi ciddi ya da geri dönüşü olmayan zarar ihtimali varsa kamu otoriteleri projeyi durdurmakla yükümlüdür.</span></p><p><span style="font-size:20px">&nbsp;Sağlık riskleri açıkça ortadayken ekonomik gerekçeler halk sağlığının önüne geçirilemez.<br />Bizler hekimler ve çevre savunucuları olarak; hastalıkları tedavi etmek kadar hastalığa yol açacak çevresel koşulların oluşmasını engellemenin de sorumluluğunu taşıyoruz.</span></p><p><span style="font-size:20px">Çağrımızdır:</span></p><p><span style="font-size:20px">Heyelan riski bulunan bu alanda maden atık depolama tesisi yapılmamalıdır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Yeraltı ve içme suyu kaynaklarımızın kirlenmesine izin verilmemelidir.</span></p><p><span style="font-size:20px">Tarım alanlarımız, ormanlarımız ve denizimiz korunmalıdır.</span></p><p><span style="font-size:20px">Çocuklarımızın silika tozuna maruz kalacağı bir gelecek kabul edilemez.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bölge halkı bu projeye karşıdır. Ovacık Maden Atık Depolama Tesisinden derhal vazgeçilmesini talep ediyoruz.</span></p><p><span style="font-size:20px">Yaşam alanlarımızı, suyumuzu, havamızı ve toprağımızı korumak anayasal bir hak olduğu kadar kamusal bir sorumluluktur.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Halk sağlığını ve ekolojik bütünlüğü tehdit eden bu projeye karşı demokratik ve hukuksal mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.</span></p><p><span style="font-size:20px">Maden Atık Deposuna Hayır.<br />Sağlıklı Bir Çevre Sağlıklı Bir Gelecek Demektir.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/699bf87f70804.jpg" /></span></p><p><strong><span style="font-size:20px">Mersin Tabip Odası ve Mersin Çevre Platformu</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ÜSTAT GÖKTAŞ SABAHATTİN ÜSTÜN’Ü ZİYARET ETTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ustat-goktas-sabahattin-ustunu-ziyaret-etti-254397a413e3b-b4c4-4c5e-b9ce-6c697bd9a96c2026-02-18T08:45:00+03:00HABER MERKEZİ ÜSTAT GÖKTAŞ SABAHATTİN ÜSTÜN’Ü ZİYARET ETTİ

ÜSTAT GÖKTAŞ SABAHATTİN ÜSTÜN’Ü ZİYARET ETTİ

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">ANKARA- Onbir ayın sultanı Ramazan-ı şerifi idrak edeceğimiz bu gece öncesi, bu gün sabah saatlerinde Ankara’da önemli bir ziyaret gerçekleşti.</span></p><p><span style="font-size:20px">Refah partisi, Fazilet Partisi dönemlerinde siyaseti aktif bir şekilde il ilçe başkanlıkları yaparak efsane işlere imza atan, ardından Ankara merkezli olarak yurt çapında önemli yatırımlara da imza atan, Savunma sanayi, İnşaat, Sağlık alanlarında ülkemize çok büyük emek ve katkıları olan Ankara’nın tanınmış ve sevilen iş adamlarından bilge insan Sabahattin Üstün’e nezaket ziyaretinde bulunan, &nbsp;Gazeteci/ Yazar ve iktisatçı, Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı Üstat Mustafa Göktaş, “2026 yılında çevre ve iklim değişikliği ile ilgili ayrıca tüketicinin hak ve hukukunun korunmasına yönelik hazırlamış olduğumuz 256 sayfalık raporun bir suretini değerli Üstün’e teslim ettim. Kendileri ülkemize ve devletimize çok önemli hizmet ve katkıları olan ender şahsiyetlerden birisidir. Raporumuzu çok değişik STK, Siyasi parti liderleri, TBMM, Kamu kurum ve kuruluşlarına da ayrı ayrı teslim ettik. Bu vesile ile İslam âleminin bu gece idrak edeceği ramazan ayının da hayırlara vesile olmasını diliyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Üstün, “Benim için kıymeti ölçülmez olan kadim dostum, 40 yıllık arkadaş ve kardeşim, üstadımız Göktaş’ı ağırlamaktan büyük bir mutluluk duydum. Yapmış olduğu karşılıksız ve topluma, insanlığa yönelik güzel hizmetlerinden dolayı tebriklerimi sunuyorum” dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Ziyaret esnasında günün anlam ve önemine binaen karşılıklı fikir alış verişlerinde bulunuldu. Devletin ve milletin kalkınması, birliği ve bütünlüğü ise vazgeçilmez konu idi.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69956e9ce086b.jpg" /></span></p><p><span style="font-size:20px">Ziyaret sonrası Üstat Göktaş, Ankara’dan ayrılarak İstanbul’a geçti.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[CELAL ADAN: "Ay gökte kaldıkça ulu kocaların Aksakallıların duası bilge liderimiz Bahçeli’nin üzerine olacaktır"]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-ay-gokte-kaldikca-ulu-kocalarin-aksakallilarin-duasi-bilge-liderimiz-bahcelinin-uzerine-olacaktir-254278008e3c5-0216-490d-98f5-b9326843aca52026-02-17T07:44:00+03:00HABER MERKEZİ CELAL ADAN: "Ay gökte kaldıkça ulu kocaların Aksakallıların duası bilge liderimiz Bahçeli’nin üzerine olacaktır"

CELAL ADAN: "Ay gökte kaldıkça ulu kocaların Aksakallıların duası bilge liderimiz Bahçeli’nin üzerine olacaktır"

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><em><strong><span style="font-size:20px">Mustafa GÖKTAŞ - haberanaliz.net G.Y.Y</span></strong></em></p><p><span style="font-size:20px">TBMM Başkanvekili ve İstanbul Milletvekili dürüst devlet adamı Celal Adan, “Devletin aklı, milletin vicdanı olarak Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli bey şanlı gelenekten aydınlık geleceğe köprü kurmaktadır. Türk milleti; binlerce yıllık tarihini kışkırtıcılık ve kışkırtıcılarla değil, devlet aklıyla şanlı kılmıştır. MHP'nin şu anda durduğu yer, tam bu noktadır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Dürüst devlet adamı, Vatansever ve Milliyetçiliği tartışılmaz insan Celal Adan sözlerine devamla, “Milletimiz Terörsüz Türkiye'ye destek veriyor. Ben nereye gidersem gideyim Sayın Genel Başkanımız Devlet Bahçeli'ye millet dua ediyor. Cumhurbaşkanımızın güçlü duruşunu onaylıyor. Dolayısıyla bugün muhalefetin vatandaşın arasına gelip vatandaşın ne istediğini iyi anlaması gerekir” dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Celal Adan, “Bilge liderimiz, İstanbul’da 2017 de yaptığımız mitingde millete seslenişinde ‘büyük hakanımız Fatih’in torunları olduğumuzu, milletimizin istikbalin korkusuz yüzleri, istiklalin cesur yürekleri, vatanımızın sönmeyecek meşaleleri, destan destan büyümüş kahramanlar nesli’ olduğunun altını çizerek, &nbsp;‘Ulaşacak özlemlerimiz olduğunu, Gerçekleştireceğimiz hayallerimiz olduğunu, mutlaka varacağımız yüksek ülkülerimiz olduğunu, beraber olursak başaracağımızı, Ayrı ayrı değil, birlikte durursak sonuç alacağımızı, Yalnızlığın Allah’a mahsus olduğunu belirterek bir ve biz olmalıyız’ demiş idi.. Bu kutlu ve önemli mücadelede, Ay gökte kaldıkça ulu kocaların Aksakallıların duası bilge liderimizin ve bu uğurda gayret sarf edenlerin üzerine olacaktır" dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69942e51d70d6.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP önceki dönem vekili Ali Öz: “Terörsüz Türkiye meselesinde ve her zaman Liderimiz Bahçeli’nin izindeyiz”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhp-onceki-donem-vekili-ali-oz-terorsuz-turkiye-meselesinde-ve-her-zaman-liderimiz-bahcelinin-izindeyiz-25425f7ac3fa2-4bca-4db5-8a53-2b390df73e442026-02-17T07:00:00+03:00HABER MERKEZİ MHP önceki dönem vekili Ali Öz: “Terörsüz Türkiye meselesinde ve her zaman Liderimiz Bahçeli’nin izindeyiz”

MHP önceki dönem vekili Ali Öz: “Terörsüz Türkiye meselesinde ve her zaman Liderimiz Bahçeli’nin izindeyiz”

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><em><span style="font-size:18px"><strong>Mustafa Göktaş - haberanaliz.net GYY</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px">Milliyetçiliği, vatanseverliği ve omurgalı duruşu tartışılmaz olan MHP önceki dönem Milletvekili ve Son yerel seçimde TOROSLAR Belediye Başkan Adayı (Cumhur ittifakı) Uz. Dr. Ali Öz, “Terörsüz Türkiye projesi geniş bir projeksiyonun eseridir. Türkiye’yi dünyadan ve bölgeden bağımsız dar kapsamlı değerlendirmek ülkeyi geleceğe hazırlayamaz.&nbsp; Bugün her masada ciddiye alınan ve hesaba dâhil edilen bir ülke konumuna gelmişsek bu Cumhur ittifakının ortak başarısıdır. Bilge Liderimiz Devlet Bahçeli’nin ortaya koyduğu ve politik beklentilerden uzak bu yaklaşım ülkem ve milletim söyleminin ete kemiğe bürünmüş halidir." dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Daha sonra sözlerine devamla, "İttifak ve iktidar kavramlarını doğru anlamak istemeyenler siyaseti hep kar edilecek tüccar mantalitesine sahip olanlardır. Bizim üstlendiğimiz Milliyetçi ülkücü harekette her zaman Türkiye birinci öncelik olmuştur. &nbsp;Yakın ve uzak tehlike ve tehditleri doğru zaman ve doğru ittifakla değerlendirme acziyeti içinde olanların Devlet Bahçeli beyefendiyi anlamalarını beklemiyoruz. Zamanın hep haklı çıkardığı vizyon sahibi liderimizin tek derdinin Türkiye olduğunu anlayabilmek bazıları için zaman alıcı olabilir, hakikatler asla gizlenmez ve sadece vaktini bekler. Devlet içinde devlet olma arzusunda olanlara en net cevabı 15 Temmuz da veren aziz milletimiz her şeyi görmekte ve gölge tiyatrolarına asla itibar etmemektedir. Bu coğrafya tarih ve milli şuur noksanlarıyla idare olunamaz” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DANIŞTAY ÇEVRE KATLİNE DUR DEDİ KARARI BOZDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/danistay-cevre-katline-dur-dedi-karari-bozdu-25421685a523a-7d49-4b83-856f-ddc29efe4e392026-02-14T14:37:00+03:00HABER MERKEZİ DANIŞTAY ÇEVRE KATLİNE DUR DEDİ KARARI BOZDU

DANIŞTAY ÇEVRE KATLİNE DUR DEDİ KARARI BOZDU

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bildiğiniz üzere, Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı olan davacı tarafından, Silifke Belediye Meclisinin 01.10.2021 tarihli, 89 sayılı kararı ile kabul edilen Mersin ili, Silifke ilçesi, Yesilovacık Mahallesi 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliğinin onaylanmasına ilişkin 08.02.2021 tarihli, 85 sayılı Mersin Büyükşehir Belediyesi Meclis kararına yapılan 81 adet itirazın 11.08.2022 tarihli, 439 sayılı belediye meclis kararı ile reddi üzerine, itirazların yeniden görüşülmek üzere belediye meclisine iadesi sonrasında 11.08.2022 tarihli, 439 sayılı belediye meclisi kararında ısrar edilmesine ilişkin Mersin Büyükşehir Belediye Meclisinin 13.09.2022 tarihli, 468 sayılı kararının iptali istenilmişti.. Konu yerel mahkemeden sonra Bölge idare mahkemesine oradan da Danıştay’a taşınmıştı. Karar çıktı. Ve istinafın kararı bozuldu. Yeniden karar vermek üzere dosya geri gönderildi. Aşağıda Danıştay’ın 18 sayfalık gerekçeli kararının ilk sayfası ve son sayfası görülüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6991b0638f3cb.jpg" /></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6991b06392703.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[God Is An Astronaut konseri de iptal edildi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/god-is-an-astronaut-konseri-de-iptal-edildi-25408a409f83f-03b0-46c9-aee1-661616b710192026-02-14T13:45:00+03:00HABER MERKEZİ God Is An Astronaut konseri de iptal edildi

God Is An Astronaut konseri de iptal edildi

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">İrlandalı post-rock grubu "God Is An Astronaut" bu akşam İstanbul'da vermeyi planladıkları konserin iptal edildiğini duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Grup, Instagram açıklamasında konserin "kontrolleri dışında gelişen durumlar nedeniyle ertelendiğini" yazdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul'a geldiklerini ve hazır olduklarını yazan grup üyeleri, Türkiye'deki hayranlarına destekleri ve anlayışları için teşekkür ederek "ileri bir vakitte, güvenli ve pozitif bir ortamda sahne alabilmek için yine gelmeyi umduklarını" söyledi.<br />Konserin düzenleneceği Zorlu Performans Sanatları Merkezi (Zorlu PSM) de etkinliği sayfasından kaldırdı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beşiktaş Kaymakamlığı, 10 Şubat'ta yine Zorlu PSM'de düzenlenecek "Slaughter to Prevail" ve "Behemoth" konserlerini "toplumsal değerlerle bağdaşmayacağı" gerekçesiyle iptal etmişti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kaymakamlık ayrıca &nbsp;Zorlu PSM ve Zorlu Center (PSM'ye ek olarak alışveriş merkezi, konut ve ofis alanlarını da içeren kompleks) içerisindeki her türlü konser, festival ve programın iki gün süreyle yasaklandığını duyurmuştu.</span></p><p>DW / SÇ,JD<br />haber içerik kaynak<br />https://www.dw.com/tr/i%CC%87stanbulda-god-is-an-astronaut-konseri-de-iptal-edildi/a-75952203</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Prof. Dr. Haydar Çakmak: Ne Mutlu Türküm Diyene]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/prof-dr-haydar-cakmak-ne-mutlu-turkum-diyene-25419298c87e1-a4be-4fdd-bebe-9fdbaf0e5cb62026-02-14T09:02:00+03:00HABER MERKEZİ Prof. Dr. Haydar Çakmak: Ne Mutlu Türküm Diyene

Prof. Dr. Haydar Çakmak: Ne Mutlu Türküm Diyene

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ZAFER PARTİSİ, kurulduğu günden beri, bazı kişi ve odaklar tarafından hedefe konmuş ve itibardan düşürmeye ve kirletmeye çalışıyorlar. Çünkü Türk ulusunu temsil yeteneği olan, iç ve dış tezgahı bilen ve yok etme kabiliyeti olan tek partidir. Türkiye'yi Türklerin yönetmesini istemeyenlerin tezgahıdır. Yönetim tarafından hukuk veya etik kurallar nedeniyle Partiden atılanları bulup, eline ve diline aslı ve astarı olmayan iftiralar tutturalarak konuşturup sosyal medya da kin kusuyorlar. Yurt dışı ve yurt içinde ki Türk düşmanı güçlerin organize saldırılarından korkmuyoruz. İyi donanımlı, yetenekli ve yürekli Türk çocuklarının kurdugu ZAFER PARTİSİ bu saldırıları önceden tahmin ettiği için, bunları silip süpürecektir. Taş Kafalıların bilinçsiz desteği hainleri güçlendirmekte Türkleri kendi yurdunda parya haline getirmektedir. ZAFER PARTİSİ Türk devletini Türklere geri verecektir.<br />Atatürkçü Türk Milliyetçisiyiz. Türkiye'nin Türk olma karakterine,<br />Türk Ulusuna, Atatürk'e, Laik Cumhuriyete ve Kuruluş İlkelerine bağlıyız.<br />Ne Mutlu Türküm Diyene.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YETKİLİSİ, İLGİLİSİ BUNU GÖRMÜYOR MU YAHU!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yetkilisi-ilgilisi-bunu-gormuyor-mu-yahu-254183c90d332-3e16-49d7-a3c0-23abb2d0716d2026-02-14T08:16:00+03:00HABER MERKEZİ YETKİLİSİ, İLGİLİSİ BUNU GÖRMÜYOR MU YAHU!

YETKİLİSİ, İLGİLİSİ BUNU GÖRMÜYOR MU YAHU!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Kapak fotoğrafımızda ve aşağıda toplu olarak yayınladığımız resimlerde görüleceği üzere, Burası, MERSİN <strong>TOROS DEVLET HASTANESİ, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI HASTANESİYENİŞEHİR SEMT POLİKİLİNİĞİ”</strong> hizmet alanını gösterir devasa TOTEM denilen reklam tabelası, yol gösterme işareti…</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu tabela, tam 1 yıldır bu durumda. Niye diyeceksiniz, Perşembe günü resimlerini çekerken civardaki esnafa sordum bunu doğruladılar. Bazıları biz uyardık dinleyen olmadı dediler. AYRICA TABELA YIRTILMIŞ, ÇÜRÜMÜŞ, YANLARI DELİNMİŞ VE ÇERÇEVESİ KAKMIŞ VAZİYETTE....</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Şimdi ben uyarıyorum.</strong></span></p><p><strong><span style="font-size:20px">Tabela fırtınadan yerinden oynamış, beton kakmış, eğilmiş, bir ufak fırtınada da inanın devrilir…</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Buna benzer yurt geneli iki ayrı örnek vereyim, biri otobüs durağında, diğeri yol ortasında ki bir totem fırtınada yıkıldı ve dört canımız gitti.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Bu gördüğünüz tabelada kapalı spor salonu önünde, batı kısmında. İşyerleri ve otobüs durağının, üst geçidin yanında. Bir fırtınada bu savrulup oradaki sporcu gençlerin, yürüyenlerin yâda trafikte seyir halende olanların üzerine yıkılırsa, sorumluluk kime ait olacak?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Kıyak sözleşmeler imzalayarak maaşlarında sosyal hayatlarında ayrıcalıklı hale gelen idareci ve yöneticiler çene çalmaktan başka ve dedikodudan başka bir iş bilmiyorlar mı?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Hiç kimse bu işlerde bir sorumluluk taşımıyor mu?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Bu tabelanın ilgilisi yetkilisi bu işleri görmüyor mu, hiç kendilerine bağlı yerleri, alanları, çalışanları, hizmet yerlerini, bu tür tabela ve reklam panolarını zaman zaman da olsa gezip görmüyorlar mı?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Bu nasıl bir vurdumduymazlık ve keyfiyettir böyle?!</span></strong></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69906a700778c.jpg" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69906a700c005.jpg" style="height:925px; width:808px" /></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69906a75935a7.jpg" /></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:20px">Mersin’in, Gerçekten Saygıdeğer olan Valisi ve saygıdeğer il sağlık müdürü, bu sorumluların lütfen yakasına yapışsın,&nbsp;Hesap sorsunlar.</span></strong></span></p><p><strong><span style="font-size:20px">Görmedim, bilmiyordum, haberim yoktu laflarına sığınmasınlar. Çünkü sorumlulukları altında.</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Onlar bu yoldan, bu sokaklardan geçmiyorlar mı?</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Hadi geçmediler…</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">Yahu, kendilerine bağlı bir kurumu görmeye de mi hiç gitmedi<span style="color:#FF0000">-ler-mi-ki,</span> burasını bir türlü göremediler?</span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Bu nasıl yöneticilik, amirlik ve sorumluluk sahibi olmak?!</strong></span></p><p><span style="font-size:20px">Allah bu devlete ve millete zeval vermesin.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ICE Minnesota'dan çekiliyor]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ice-minnesotadan-cekiliyor-254050dcde7c1-190f-4f55-9601-4b26bf8149152026-02-12T23:55:00+03:00HABER MERKEZİ ICE Minnesota'dan çekiliyor

ICE Minnesota'dan çekiliyor

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Amerika Birleşik Devletleri'nde, İç Güvenlik Bakanlığı'na bağlı Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Dairesi (ICE) ekiplerinin, kısa süre önce operasyonlar esnasında iki sivili öldürdükleri Minnesota eyaletinden ayrılacağı bildirildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD hükümetinde, Sınır Güvenliği Sorumlusu olarak görev yapan Tom Homan, Perşembe günü Minneapolis kentinde yaptığı açıklamada, Başkan Donald Trump'a bu eyaletteki ICE görevinin sona erdirilmesini önerdiğini ve Trump'ın da "elde edilen başarılar" neticesinde bu öneriyi kabul ettiğini dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Homan, Minnesota'daki ICE memurlarının tamamının gelecek haftanın sonuna kadar buradan ayrılmış olacağını da aktararak "Büyük çaplı bir çekilme bu hafta içinde halihazırda başladı ve bu önümüzdeki haftaya dek devam edecek" ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">ABD Sınır Güvenliği Sorumlusu Tom Homan<br />Tom Homan geçen hafta yaptığı bir açıklamada da Minnesota'dan yaklaşık 700 ICE memurunun çekileceğini ancak yaklaşık 2 bin memurun burada bir süre daha kalacağını dile getirmişti. ABD Başkanı Donald Trump da, Şubat ayı başında yaptığı açıklamada, Minneapolis'te görevli yüzlerce sınır koruma memurunun geri çekileceğini duyurmuştu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Minneapolis Belediye Başkanı Frey: Rahatladım<br />ICE operasyonlarına başından bu yana karşı çıkan Minneapolis'in Demokrat Partili Belediye Başkanı Jacob Frey, Homan'ın açıklamasının ardından, "komşularımız ve işletmelerimiz için bir felaket" olarak nitelendirdiği operasyonların sona ermesi haberi ile rahatladığını ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">ICE'ın Minneapolis kentindeki operasyonları esnasında, 7 Ocak'ta Renée Good, 24 Ocak'ta da Alex Pretti isimli sivil ABD vatandaşları, herhangi bir tehlike arz etmemelerine rağmen öldürülmüşlerdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pretti'nin ölümünden sorumlu olduğu belirtilen Gümrük ve Sınır Koruma Dairesi'nin (CBP) iki memurunun, daha sonra görevden uzaklaştırıldığı duyuruldu.</span></p><p>AFP,dpa / ET,AÜ<br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/ice-minnesotadan-%C3%A7ekiliyor/a-75939895</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEVLET BAHÇELİ: ATAMALARIN ARKASINDAYIM...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceli-atamalarin-arkasindayim-25398c3189eda-3e73-4357-8959-e02d9e22b1302026-02-11T20:13:00+03:00HABER MERKEZİ DEVLET BAHÇELİ: ATAMALARIN ARKASINDAYIM...

DEVLET BAHÇELİ: ATAMALARIN ARKASINDAYIM...

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:22px">Bir yanda yürürlükteki Anayasa’nın amir ve havi hükümleri kapsamında, diğer yanda Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin doğası ve doğrusal nitelikli hükümleri dahilinde Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nde görev değişikliği yaşanmıştır. Bu demokratik takdir ve tercih son derece hukuki ve meşru bir çizgide gerçekleşmiştir.</span></p><p><span style="font-size:22px">Bu vesileyle görevlerinden affını talep eden Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza teşekkür ediyor, bunların yerine kanun ve meşruiyet dairesinde atanan Adalet ve İçişleri Bakanlarımıza ayrı ayrı başarılar diliyor, tebriklerimi iletiyorum.</span></p><p><span style="font-size:22px">Bugün TBMM Genel Kurulu’nda anayasal prosedür çerçevesinde yeni atanan bakanlarımızın, bilhassa Adalet Bakanımızın yemin merasiminin icra aşamasında Cumhuriyet Halk Partisi’nin kürsü işgaline kadar varan anti demokratik ve faşizan muameleleri hiçbir açıdan haklı ve mazur görülemeyecektir.</span></p><p><span style="font-size:22px">Bu tahammülsüz ve nobran tavrın ne siyasetle ne de demokrasiyle ilgi ve ilişkisi söz konusudur.</span></p><p><span style="font-size:22px">CHP’nin bozguncu ve bunalım havarisi siyasi tavrının Türk devlet ve yönetim hayatına kast etmekle birlikte milli iradeye ileri derecede hasım ve husumetle temellendiği açıktır.</span></p><p><span style="font-size:22px">Milliyetçi Hareket Partisi, Sayın Cumhurbaşkanımızın takdir ve tasavvurlarının yanı sıra ataması yapılan yeni bakanlarımızın sonuna kadar arkasında ve yanındadır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Celal ADAN: Partimizin 57'inci kuruluş yıldönümü kutlu olsun]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/celal-adan-partimizin-57inci-kurulus-yildonumu-kutlu-olsun-253892db5aa43-c73d-4148-8ef1-ac8315ee7d962026-02-10T15:49:00+03:00HABER MERKEZİ Celal ADAN: Partimizin 57'inci kuruluş yıldönümü kutlu olsun

Celal ADAN: Partimizin 57'inci kuruluş yıldönümü kutlu olsun

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">"Milliyetçi Hareket Partisi; milletimizin öz yuvası, mukaddes davası, kabul olmuş duasıdır. Partimizin 57'inci kuruluş yıldönümü kutlu olsun. Türk'ün yarım asırlık hatırası, binlerce yıllık hafızası sonsuza dek var olsun."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yetişkinlerde ADHD tanıları neden artıyor?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yetiskinlerde-adhd-tanilari-neden-artiyor-2537805908d03-1744-4a34-9ce7-8dd5fae3df5a2026-02-07T15:42:00+03:00HABER MERKEZİ Yetişkinlerde ADHD tanıları neden artıyor?

Yetişkinlerde ADHD tanıları neden artıyor?

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mara (adı editör tarafından değiştirilmiştir) okul yıllarında büyük sorunlar yaşamamıştı. Derslerde iyi idare ediyor, sınavlar ona pek zor gelmiyordu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sorunlar üniversite döneminde başladı: "Sınıf arkadaşlarım kütüphanede saatlerce odaklanarak çalışırken ben kısa sürede telefona sarılıyor ve dikkatimi dağıtıyordum." Bir süre bu durum idare etti. Ancak arkadaşları birer birer mezun olurken Mara, hâlâ yapı ve odaklanma sorunlarıyla boğuşuyordu. O zaman fark etti: "Tamam, burada bir şeyler yolunda gitmiyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Tanıya giden yol dolambaçlı oldu. Bir depresyon döneminin ve farklı ilaçlarla yapılan başarısız tedavilerin ardından psikiyatristi, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (Attention deficit and hyperactivity disorder - ADHD veya Türkçe DEHB) olasılığını da değerlendirmeyi önerdi. Tam isabet. "Sanki biri gözlerimi açmış gibiydi," diyor Mara. O sırada yirmili yaşlarının ortasındaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mara, uzun süre kişisel bir başarısızlık olarak gördüğü pek çok şeyin aslında kendi suçu olmadığını anladı: "Sorunun yeterince çaba göstermemem olmadığını, kafamın farklı çalıştığını fark ettim. Başkalarının karşılaşmadığı engellerle mücadele ettiğimi."</span></p><p><span style="font-size:18px">Mara bir istisna değil. Giderek daha fazla kişi tanısını yetişkinlikte alıyor.<br />Yetişkinlerde ADHD: Hasta sayısı artıyor mu?<br />Farklı ülkelerden epidemiyolojik çalışmalar, yetişkinlerin yüzde iki ila üçünde ADHD (DEHB) bulunduğunu tahmin ediyor. Almanya'daki sağlık sigortası verilerine göre ise tanı oranları bugüne kadar bunun oldukça altında, sadece yüzde 0,2 ila 0,4 düzeyindeydi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ärzteblatt International'da yayımlanan yeni faturalama verileri ADHD tartışmasını yeniden alevlendirdi: 2015 ile 2024 arasında yasal sağlık sigortalı yetişkinlerde yeni dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanılarının sıklığı 10 bin kişi başına 8,6'dan 25,7'ye yükseldi. Bu, belirli bir dönemde konulan yeni tanıların sayısını ifade eden insidansın neredeyse üç katına çıkması anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu eğilim yalnızca Almanya'ya özgü değil. Uluslararası alanda da sayılar belirgin biçimde artıyor. ABD'deki yetişkinlerde ADHD tanısı alanların sayısı son yirmi yılda iki katından fazla arttı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu ilk bakışta yüksek görünüyor. Peki rakamlar nasıl yorumlanmalı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Freiburg Üniversite Hastanesi Psikiyatri ve Psikoterapi Kliniğinde psikiyatrist ve davranış terapisti olan Dr. Swantje Matthies, "Soğukkanlılıkla şunu söyleyebiliriz: Yetişkinlerde ADHD, son on yılda belirgin biçimde daha fazla teşhis ediliyor," diyor. "Muhtemelen bugüne kadar birçok yetişkin, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğundan muzdarip olmasına rağmen tanı almamıştı."</span></p><p><span style="font-size:18px">ADHD bir çocuk hastalığı değil<br />Uzun süre ADHD, esas olarak çocukluk ve ergenlik çağında görülen bir bozukluk olarak kabul edildi. Yerinde duramayan, odaklanamayan, dikkat çeken klasik "yaramaz çocuk" imajı hâkimdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün biliyoruz ki bu hastalık yüzde 80'e kadar genetik kökenlidir ve doğuştan vardır. Birçok yetişkinin geç tanı almasının nedenlerinden biri de cinsiyete özgü farklılıklardır. Erkek çocuklar daha sık hiperaktif ve dürtüsel davranırken, kız çocuklarında belirtiler daha siliktir. Daha çok dalgınlık ve dikkatsizlik görülür. Matthies'e göre, "Bu belirtiler daha zor fark edilir ve sıklıkla depresyonla karıştırılır."</span></p><p><span style="font-size:18px">Güncel analiz de bunu yansıtıyor: Tanı özellikle genç kadınlarda sık konuyor. Yetişkinlikte tanı oranları erkeklerle benzeşiyor. Ayrıca belirtiler zamanla değişebiliyor. Hiperaktivite ilerleyen yaşlarda çoğu zaman içsel huzursuzluğa dönüşürken, dikkat sorunları kalıcı oluyor.<br />ADHD nasıl teşhis ediliyor?<br />Yetişkinlerde ADHD (DEHB) &nbsp;tanısı karmaşıktır. Ayrıntılı görüşmelere, anketlere ve yaşam öyküsünün yeniden kurgulanmasına dayanır. Belirleyici olan, belirtilerin 12 yaşından önce başlamış olması ve bugün hâlâ kısıtlayıcı etkilere neden olmasıdır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Matthies, bu duru şöyle açıklıyor: "Bunu geriye dönük olarak değerlendirmek kolay değil. Sekiz yaşındayken nasıl olduğumuzu kim hatırlar ki?" Bu nedenle eski okul karneleri sıklıkla yardımcı olur. Ayrıca başka nedenlerin dışlanması gerekir; çünkü birçok ruhsal hastalık konsantrasyon sorunlarıyla birlikte seyreder.</span></p><p><span style="font-size:18px">ADHD tanıları neden birden bire arttı?<br />Çalışmanın yazarları tanı artışı için birden fazla neden sıralıyor. ADHD, toplumda daha fazla ilgi görüyor. Ayrıca tanı kriterlerinin belirlendiği sınıflandırma sistemlerinde değişiklikler yapıldı. Araştırmacılar, COVID-19 pandemisinin ruh sağlığı üzerindeki etkilerini de bir etken olarak görüyor. Son yıllarda daha fazla kişi psikolojik sorunlar nedeniyle yardım arıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dolayısıyla artan yeni tanılar, ADHD'nin mutlaka daha sık görüldüğü anlamına gelmiyor. Daha çok, tanı yöntemlerinin iyileştiğine işaret ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşın Matthies, "Neden?" sorusuna dair her şeyin şu aşamada varsayım olduğunu vurguluyor. Kesin nedenler ancak önümüzdeki yıllarda yapılacak ek çalışmalarla netleşebilir. Uzun vadede rakamların, çocuklarda görülen ADHD verilerine benzer şekilde bir platoda dengeleneceğini öngörüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sosyal medya: Bilgilendirme mi, abartı mı?<br />Sosyal medya da ADHD'nin daha görünür olmasına katkıda bulunuyor, çoğu zaman basitleştirilmiş bir biçimde. Bu da insanların daha kolay tanı arayışına girmesine yol açmış olabilir. Matthies'e göre bu temelde olumlu, ancak bir uyarıyla:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Bilgilerin ve deneyimlerin paylaşılmasını, farkındalık oluşmasını ve damgalamanın azalmasını olumlu buluyorum. Ama aynı zamanda çok fazla yanıltıcı ve abartılı içerik de var."&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Mara da bir hasta olarak bu içeriklere ikircikli yaklaşıyor. "İnsanların kendi düşünme biçimlerini daha iyi anlamalarına yardımcı oluyorsa bu iyi," diyor. Profesyonel tanı ve destek arayışını teşvik etmesi de olumlu. Ancak TikTok videolarından yola çıkarak ruh sağlığı hakkında aceleci sonuçlara varılmasını sorunlu buluyor.</span></p><p><br /><span style="font-size:18px">Teşhis neleri değiştiriyor, neleri değiştirmiyor?<br />Birçok kişi için tanı bir dönüm noktası. Rahatlatıcı, çünkü bazı stratejilerin neden işe yaramadığını ve hangilerinin yardımcı olabileceğini açıklıyor. Mara için davranış terapisi ve ilaç tedavisi belirleyici olmuş. "Sanki hayatımın zorluk seviyesi düşürüldü."</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı zamanda kendi çalışma biçimlerini kabullenmeyi öğrenmiş; buna hiperfokus, yani yoğun odaklanma dönemleri de dahil. Bu, ADHD'nin tipik özelliklerinden biri. "Bir makaleyi bir haftada yazabiliyorum. Başkaları böyle yapmıyor diye bunun yanlış olduğu anlamına gelmez."</span></p><p><span style="font-size:18px">Mara, hastalığın bazı güçlü yönler de getirdiğini düşünüyor: "Heyecan duyma kapasitesi ve bağlantıları görme yeteneği. Bundan vazgeçmek istemezdim." Sevdiği şeylerde bile yaşadığı odaklanma zorlukları ise bunun bedeli.</span></p><p><span style="font-size:18px">Matthies, bu avantaj ve dezavantajları şöyle yorimluyor: "ADHD'den büyük ölçüde fayda gören insanlar var, onlar için ciddi bir kaynak. Ama aynı zamanda günlük işlerde zorlanan ve desteğe ihtiyaç duyan pek çok kişi olduğunu da unutmamak gerekir. Çünkü ADHD, geniş bir spektrum üzerinde yer alıyor ve herkeste aynı biçimde görülmüyor."<br />Daha fazla insanın uyum sağlayabilmesi için ne değişmeli?<br />Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, bir zorluk olmaya devam ediyor; yalnızca bireyler için değil, toplum için de. Swantje Matthies, birçok alanda ADHD'li bireyler için yeterince iyi ayarlanmadığımızı söylüyor: "Ruhsal hastalıkları olan birçok kişi için güçlü yönlerini sergileyebilecekleri ve farklılıklarının değer gördüğü alanlar bulmak iyi olurdu. Ancak pek çok işin uyum ve tekdüzelik talep etmesi, bunun bir ölçüde temenni olarak kalmasına yol açıyor."</span></p><p><span style="font-size:18px">Mara ise ADHD dostu bir toplumun herkese fayda sağlayacağına inanıyor: "Açık ofislerde değil, daha az uyaranın olduğu ortamlarda çalışabilmek ve çalışma saatlerini daha esnek düzenleyebilmek. Bu sadece ADHD'li bireylere değil, birçok kişiye yardımcı olur."</span><br />haber içerik kaynak:<br />https://www.dw.com/tr/bir-anda-her-%C5%9Fey-anlam-kazand%C4%B1-yeti%C5%9Fkinlerde-adhd-art%C4%B1yor/a-75847265</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Evde Tek Başına'nın yıldızı Catherine O'Hara hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/evde-tek-basinanin-yildizi-catherine-ohara-hayatini-kaybetti-25364b77ff61c-f53e-4b1c-9a2f-ddc9ad4d90ce2026-01-31T14:10:00+03:00HABER MERKEZİ Evde Tek Başına'nın yıldızı Catherine O'Hara hayatını kaybetti

Evde Tek Başına'nın yıldızı Catherine O'Hara hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Evde Tek Başına (Home Alone) filminde Kevin'in annesi ve Schitt's Creek dizisinde Moira Rose karakteriyle tanınan Emmy ödüllü aktör Catherine O'Hara, 71 yaşında hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ajansı Creative Artists Agency'den cuma günü yapılan açıklamaya göre Kanada doğumlu komedyen kısa süre önce ortaya çıkan "bir hastalığın ardından" Los Angeles'taki evinde hayata gözlerini yumdu. Aktrisin nasıl öldüğüne dair ayrıntılara açıklamada yer verilmedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">O'Hara'nın kariyeri 1970'lerde Toronto'daki doğaçlama komedi gösterisi Second City'de başladı. Oyuncu burada, daha sonra hayat boyu işbirliği yapacağı Eugene Levy ile çalışmaya başladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Levy, Schitt's Creek'teki rol arkadaşıydı ve ikili aynı zamanda Martin Short, Andrea Martin, John Candy ve Rick Moranis gibi diğer komedyenlerin kariyerlerinin başlamasına yardımcı olacak "SCTV" skeç şovunun orijinal kadrosundaydı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Schitt's Creek, oyuncunun kariyerinin zirve noktası ve komedi yeteneğinin kişileşmiş haliydi. Küçük bir kasabada yaşamak zorunda kalan varlıklı bir aileyi konu alan dizi, 2020'de yayınlandıktan sonra altıncı ve son sezonunda Emmy ödüllerini domine etmişti.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/01/30/evde-tek-basinanin-yildizi-catherine-ohara-hayatini-kaybetti</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/sarkici-fatih-urek-hayatini-kaybetti-2535772762027-c5b0-477f-807f-03f71b5443672026-01-31T08:33:00+03:00HABER MERKEZİ Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti

Şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Geçirdiği kalp krizi sonrası hastaneye kaldırılan ve tedavisi yoğun bakımda süren şarkıcı Fatih Ürek, hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Evinde kahvaltı yaptığı sırada geçirdiği kalp krizi sonrası 15 Ekim'de hastaneye kaldırılan ve tedavisi yoğun bakımda devam eden 59 yaşındaki şarkıcı Fatih Ürek hayatını kaybetti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Fatih Ürek'in tedavi gördüğü Liv Hospital tarafından yapılan açıklamada, "Evinde geçirdiği kalp krizi sonrası 15 Ekim 2025 tarihinde hastanemize kaldırılan ve o günden beri hastanemizde tedavi görmekte olan değerli sanatçımız Fatih Ürek'in durumu 30 Ocak 2026&nbsp;günü aniden kötüleşmiştir. Kardiyak arrest gelişen sanatçımıza, hekimlerimiz ve sağlık personellerimiz hızla müdahale etmiş, kendisine gerekli tüm ileri yaşam destek tedavileri uygulanmış; ancak ne yazık ki sonuç alınamamıştır. Hastamız tüm çabalara rağmen yapılan müdahalelere olumlu yanıt verememiş ve saat 20.30'da hayatını kaybetmiştir. Sanatçımız Fatih Ürek’e Allah’tan rahmet; ailesi, yakınları ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">DHA/BK,DK</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://www.dw.com/tr/%C5%9Fark%C4%B1c%C4%B1-fatih-%C3%BCrek-hayat%C4%B1n%C4%B1-kaybetti/a-75735656</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TBMM Başkan Vekili Celal Adan PERPA’da konuştu: “Bizim milletten başka gücümüz yok”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-perpada-konustu-bizim-milletten-baska-gucumuz-yok-253545ffaa6f4-5453-4ada-a0bf-cc76797d24b32026-01-29T22:02:00+03:00HABER MERKEZİ TBMM Başkan Vekili Celal Adan PERPA’da konuştu: “Bizim milletten başka gücümüz yok”

TBMM Başkan Vekili Celal Adan PERPA’da konuştu: “Bizim milletten başka gücümüz yok”

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin talimatıyla başlatılan “Hayırlı Günler Komşum” programı kapsamında İstanbul’daki ziyaretler devam ediyor. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İstanbul İl Başkanlığı'nın "Komşum Nasılsın-Derdin Derdimizdir" programı kapsamında PERPA Ticaret Merkezi'ndeki ziyarete TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul Milletvekili Celal Adan, MHP İstanbul İl Başkanı Sertel Selim ve parti yöneticileri katıldı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“PERPA İSTANBUL’A NEFES, TÜRKİYE’YE GÜÇ VERİYOR”</span></h3><p><span style="font-size:18px">PERPA’nın ekonomik önemine dikkat çeken Adan, "Cumhuriyet döneminde de PERPA temsil etmektedir. PERPA aşağı yukarı 35-40 <strong>vilayetten</strong> daha fazla katma değer üreten, vergi veren binlerce iş yeriyle, binlerce çalışanıyla, her gün 40 ile 50 bin arasında ziyaretçisiyle İstanbul'a nefes veren, Türkiye'mize güç veren bir yerdir" dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“CUMHURİYET TARİHİNİN EN GÜÇLÜ BİRLİK DÖNEMİNDEYİZ”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Türkiye’nin önemli bir süreçten geçtiğini vurgulayan Adan, <strong>"Hepimizin takip ettiği şekliyle, olayları, hadiseleri takip ettiğimizde, Cumhuriyet tarihinin en güçlü birlik ve beraberliğini yaşadığımız bir süreçten geçiyoruz"</strong> ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“455 BİNİNCİ KONUTU TESLİM ETTİK”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Deprem sonrası yapılan çalışmalara değinen Adan, <strong>"Cumhur İttifakı bir taraftan geçen günler ben de Sayın Cumhurbaşkanımızla Genel Başkanımız Devlet Bahçeli Bey'le Hatay'a gittim. 455 bininci konutu teslim ettik. Bu önemli bir rakamdır. Dünyanın hiçbir ülkesinde bu kadar büyük bir başarı elde etmek imkansızdır. 6 Şubat'ta da Osmaniye'ye gideceğiz. Depremin Türkiye'deki maliyeti 100 milyar doların üzerindedir. Bu 100 milyar dolar desteği veren her pay esnafıdır, vatandaşımızdır, fedakarlık yapmıştır ve milletimizin hayatında en önemli olan konuda dünyaya örnek bir mücadele verilmektedir"</strong> diye konuştu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“TÜRKİYE BUGÜN DÜNYADA ÖRNEK BİR ÜLKEDİR”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Adan, “<strong>Türkiye bir taraftan Rusya ile, bir taraftan Amerika ile görüşebilen, Orta Doğu’daki gelişmeleri yakından takip eden lider bir ülkedir</strong>” dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“TÜRKİYE BİRDİR, BERABERDİR VE ÇOK GÜÇLÜDÜR”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Cumhur İttifakı’nın oluşturduğu tabloya değinen Adan, “<strong>Şu anda Türkiye birdir, beraberdir ve çok güçlüdür. Tabii muhalefetin yaptığı bazı çalışmalar var. Onların oluşturdukları karamsarlık daha çok devlete yönelik bir karamsarlık oluşturuluyor.</strong>” ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“ERKEN SEÇİMİN TÜRKİYE’YE FAYDASI YOK”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Muhalefetin erken seçim çağrılarını da değerlendiren Adan, “<strong>Vatandaşımızın da buna itibar etmediğini mitinglerde görüyorum. Henüz Perpa’dan mitinge giden yok. Esnafımız yok, işçimiz yok, emeklimiz yok. Millet önündeki problemlerin çözümünü bekliyor ve milli birlik ve beraberlik içerisindedir. Birileri erken seçimden bahsediyor. Erken seçimin Türkiye'ye sağlayacağı hiçbir fayda yoktur</strong>” şeklinde konuştu.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“BİZİM MİLLETTEN BAŞKA GÜCÜMÜZ YOK”</span></h3><p><span style="font-size:18px">MHP'nin saha çalışmalarına değinen Adan, “<strong>Biz “önce Allah, sonra milletimiz” diyen bir geleneğe sahibiz. 39 ilçede ziyaretler var. Ev ziyaretleri var, komşu ziyaretleri var, iş yeri ziyaretleri var. Türkiye genelinde de teşkilatlarımız bu süreci yürütmektedir. Bizim milletten başka gücümüz yoktur. Türk milleti istiklal savaşını da milletine dayanarak vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün dediği gibi: “Eğer Antalya’da bir Yörük çadırından duman çıkıyorsa, ben bu iş bitti demem.”"</strong> dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“CUMHUR İTTİFAKI YÜZDE 60’IN ÜZERİNDE OY ALIR”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Seçim anketlerine ilişkin görüşlerini de paylaşan Adan, “<strong>Bugün Türkiye’de seçim olsa Cumhur İttifakı yüzde 60’ın üzerinde oy alır</strong>” ifadelerini kullandı.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“PERPA ESNAFININ SORUNLARINI TAKİP EDECEĞİZ”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sonunda PERPA esnafının taleplerini not aldıklarını belirten Adan, “<strong>Perpa esnafının problemlerini biliyorum, not aldık. Sonuna kadar takip edeceğiz</strong>” dedi.</span></p><h3><span style="font-size:18px">“PERPA ESNAFININ SORUNLARINI TAKİP EDECEĞİZ”</span></h3><p><span style="font-size:18px">Ziyaret sonunda Perpa esnafının taleplerini not aldıklarını belirten Adan, “<strong>Perpa esnafının problemlerini biliyorum, not aldık. Sonuna kadar takip edeceğiz</strong>” dedi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Program, hediye takdimi ve basın mensuplarının sorularının alınmasıyla sona erdi.</span></p><p>haber içerik kaynak: MÜBERRA YILMAZ</p><p>https://www.benguturk.com/politika/tbmm-baskan-vekili-celal-adan-perpada-konustu-bizim-milletten-baska-gucumuz-yok-257682h</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/rapor-kadin-sagligina-yatirimlarda-da-buyuk-esitsizlik-var-25345abf0f974-0338-4b4c-8537-28a0f22317182026-01-27T12:13:00+03:00HABER MERKEZİ Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var

Rapor: Kadın sağlığına yatırımlarda da büyük eşitsizlik var

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Kadınlar ve kız çocukları dünya nüfusunun yüzde 49’unu oluşturuyor. Daha uzun yaşamalarına rağmen, yaşamlarının yüzde 25’ini erkeklerden daha kötü sağlık koşullarıyla ya da bir engellilik haliyle geçiriyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşın, kadın sağlığına yapılan yatırımlar orantısız biçimde düşük kalıyor ve yalnızca sınırlı sayıda tedavi alanına odaklanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ile Boston Consulting Group’un (BCG) yayımladığı yeni rapora göre, kadın sağlığı toplam özel sağlık yatırımlarının yalnızca yüzde 6’sını alıyor. Sadece kadın sağlığına odaklanan şirketlerin çektiği pay ise yüzde 1’in altında.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora imza atan BCG’den Trish Stroman ve WEF’ten Shyam Bishen, “Toplumsal cinsiyet eşitliğinde ilerleme kaydedildi, ancak kadınlar ve erkekler arasındaki sağlık sonuçları farkı hâlâ ciddi boyutlarda,” değerlendirmesinde bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sağlık teknolojilerinde tablo daha da çarpıcı. Uluslararası finansal hizmetler şirketi Alantra’nın analizine göre, kadın sağlığı şirketleri 2023 yılında küresel sağlık teknolojileri girişim sermayesi yatırımlarının yalnızca yüzde 2’sini alabildi. Bu, toplam 41,2 milyar dolarlık yatırımın çok küçük bir bölümüne karşılık geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">BCG’nin araştırmasına göre ise ABD’de yalnızca dört alanda — menopoz, osteoporoz, Alzheimer ve kalp-damar hastalıkları — daha iyi tarama ve bakım sağlanması, 100 milyar doların üzerinde bir pazar değerinin önünü açabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Raporda, sınırlı yatırımın; araştırma tasarımları, klinik veriler ve sağlık hizmetlerine erişim sorunlarıyla birleşerek bu eşitsizliği kalıcı hâle getirdiği vurgulanıyor. “Sonuç, yalnızca bir halk sağlığı açığı değil, tarihsel ölçekte bir piyasa verimsizliği,” deniliyor.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Orantısız hastalık yükü</span></h2><p><span style="font-size:18px">Birçok hastalık kadınları özgün, farklı ve orantısız biçimde etkiliyor. Endometriozis, menopoz, polikistik over sendromu ve bazı kanser türleri gibi cinsiyete özgü hastalıklar kadınlar üzerinde ağır bir yük oluşturuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Rapora göre, kadınlar her yıl toplamda yaklaşık 75 milyon sağlıklı yaşam yılını kaybediyor. Bu, kadın başına yılda yaklaşık bir haftalık sağlık kaybı anlamına geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Endometriozis, anne sağlığı, adet öncesi sendromu (PMS), menopoz ve rahim ağzı kanseri gibi beş kadınlara özgü hastalık, kadınlardaki toplam hastalık yükünün yüzde 14’ünü oluşturmasına rağmen, son yıllarda ilgili araştırma fonlarının yüzde 1’inden daha azını alabildi.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Sağlık finansmanında kadınlar kenarda</span></h2><p><span style="font-size:18px">Rapora göre, özel sektör sağlık yatırımları ile hastalık yükü arasında belirgin bir uyumsuzluk bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2020–2025 döneminde özel sektörden sağlığa toplam 2,87 trilyon dolarlık yatırım yapıldı. Bunun yalnızca 175 milyar doları kadın sağlığına yöneldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu yatırımların yaklaşık yüzde 80’i üreme sağlığı, kadın kanserleri ve anne sağlığına yoğunlaşırken, sermayenin yüzde 90’ı da bu alanlarda toplandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buna karşılık, endometriozis, menopoz, polikistik over sendromu ve adet sağlığı gibi yaygın kadınlara özgü hastalıklar, kadın sağlığı bütçesinin yüzde 2’sinden daha azını aldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadınları farklı ve orantısız biçimde etkileyen ruh sağlığı, endokrin ve kalp-damar hastalıkları gibi alanlar da eklendiğinde tablo daha da netleşiyor. Bu alanların tamamında kadın sağlığına giden pay, fonlama olaylarının yaklaşık yüzde 1’iyle sınırlı kaldı.</span></p><h2><span style="font-size:18px">Çıkış yolu ne?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Rapora göre, inovasyon ve yatırımı tetikleyecek en önemli unsur güçlü bilimsel kanıtlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kadın sağlığının potansiyelinin hayata geçirilmesi, sektörler arası hedefli bir liderlik gerektiriyor. Bunun için kadın sağlığına özgü durumların daha derinlemesine anlaşılması, bu hastalıkların klinik çalışmalarda yeterince araştırılması ve analiz edilmesi şart.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak pratikte bu hedeflere ulaşmak kolay değil. Düzenleyici zorunluluklara ve politika girişimlerine rağmen, kadınlar büyük hastalık gruplarındaki klinik deneylerde sistematik biçimde yeterince temsil edilmiyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Harvard Tıp Fakültesi araştırmacılarının 302 bin 664 katılımcıyı kapsayan 1433 klinik denemeye ilişkin analizine göre, kadınların ortalama katılım oranı yalnızca yüzde 41,2 oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dünya Ekonomik Forumu’nun Davos 2026 toplantılarında düzenlenen kadın sağlığı panelinde konuşan Aşı İttifakı Gavi’den Sania Nishtar ise sürecin yalnızca bilimle sınırlı olmadığını vurguladı: “Zorluk, bilimi ve kanıtları politikaya, politikayı pilot uygulamalara ve pilotları da ölçeklenebilir hizmetlere dönüştürmekte. İnovasyon, güçlü bir uygulama kapasitesi ve sürdürülebilir finansmanla desteklenmezse, hedeflenen etkiyi yaratmak mümkün olmuyor.”</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/saglik/2026/01/25/kadinlar-yilda-75-milyon-saglikli-yil-kaybediyor-ancak-kadin-sagligina-sadece-6-fon-ayrili</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Ruth E. Carter, Oscar tarihinde en çok aday gösterilen siyah kadın oldu]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ruth-e-carter-oscar-tarihinde-en-cok-aday-gosterilen-siyah-kadin-oldu-25342e6fe8423-6b41-4807-a496-e0846c435b742026-01-26T20:30:00+03:00HABER MERKEZİ Ruth E. Carter, Oscar tarihinde en çok aday gösterilen siyah kadın oldu

Ruth E. Carter, Oscar tarihinde en çok aday gösterilen siyah kadın oldu

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Ruth E. Carter, Oscar tarihinde siyah kadınlar için yeni bir kilometre taşı daha belirledi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Efsanevi kostüm tasarımcısı, Ryan Coogler’ın “Sinners” filmindeki çalışmasıyla En İyi Kostüm Tasarımı dalında beşinci Oscar adaylığını kazandı. Bu adaylıkla birlikte, Carter artık Oscar tarihindeki tüm kategorilerde en fazla adaylık alan siyah kadın unvanına sahip oldu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kostüm tasarımı kategorisinde Carter’ın rakipleri arasında Deborah L. Scott (“Avatar: Fire and Ash”), Kate Hawley (“Frankenstein”), Malgosia Turzanska (“Hamnet”) ve Miyako Belizzi (“Marty Supreme”) yer alıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaylık öncesinde Carter, dört adaylığı bulunan Oscar ödüllü oyuncu Viola Davis ile eşit durumdaydı. Şimdi ise toplam adaylık sayısı bakımından Spike Lee ve Morgan Freeman ile üçüncü sırayı paylaşıyor. Bu isimlerin önünde Quincy Jones (yedi adaylık) ve Denzel Washington (dokuz adaylık) bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carter, 16 adaylıkla Oscar tarihinin en çok adaylık alan filmi olan “Sinners” için yapılan tarihi duyurunun da önemli bir parçasıydı. Film, Michael B. Jordan, Delroy Lindo ve Wunmi Mosaku’nun performans adaylıklarıyla da öne çıktı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Adaylıklar arasında tarih yazan bir diğer gelişme, Ryan Coogler’ın, “Get Out” (2017) filmiyle üçlü adaylık elde eden Jordan Peele’den sonra aynı yıl içinde yapımcı, yönetmen ve özgün senaryo dallarında aday gösterilen ikinci siyah yönetmen olmasıydı. Coogler ayrıca En İyi Yönetmen dalında aday gösterilen yedinci siyah yönetmen oldu. Filmdeki yapımcı ortağı Zinzi Coogler ise En İyi Film kategorisinde aday gösterilen ilk Filipinli yapımcı ve üçüncü siyah kadın oldu. Zinzi ve Ryan Coogler, bu kategoride birlikte aday gösterilen ilk siyah evli çift olarak da tarihe geçti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Görüntü yönetmeni Autumn Durald Arkapaw, En İyi Görüntü Yönetimi dalında aday gösterilen ilk siyah kadın oldu. “Black Panther” (2018) ile Oscar kazanan yapım tasarımcısı Hannah Beachler ise ikinci kez aday gösterildi ve bu kategoride tanınan tek siyah kadın olmayı sürdürüyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Carter, 2019’da Marvel’ın “Black Panther” filmiyle En İyi Kostüm Tasarımı Oscar’ını kazanarak bu dalda ödül alan ilk siyah kişi olmuştu. 2022’deki devam filmi “Wakanda Forever” ile de ikinci Oscar’ını aldı. Böylece birden fazla Oscar kazanan tek siyah kadın olma unvanını taşıyor. Diğer adaylıkları arasında “Malcolm X” (1992) ve “Amistad” (1997) bulunuyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">1929’dan bu yana 3.100’den fazla Oscar heykelciği verildi ve bunlardan yalnızca 20’si siyah kadınlara ait. Bu oran yaklaşık yüzde 0,006’ya denk geliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Oscar oylamasının son aşaması 26 Şubat - 5 Mart tarihleri arasında yapılacak. 98. Oscar Ödül Töreni, 15 Mart’ta gerçekleştirilecek ve Conan O’Brien’ın sunumuyla ABC kanalında yayımlanacak.</span></p><p>haber içerik kaynak:</p><p>https://tr.euronews.com/kultur/2026/01/26/ruth-e-carter-oscar-tarihinde-en-cok-aday-gosterilen-siyah-kadin-oldu</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MHP'li Adan: Lider Devlet Bahçeli, şanlı gelenekten aydınlık geleceğe köprü kurmaktadır]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mhpli-adan-lider-devlet-bahceli-sanli-gelenekten-aydinlik-gelecege-kopru-kurmaktadir-25336fb4b3115-d34c-4f0c-a081-33ade7f0eee32026-01-26T11:06:00+03:00HABER MERKEZİ MHP'li Adan: Lider Devlet Bahçeli, şanlı gelenekten aydınlık geleceğe köprü kurmaktadır

MHP'li Adan: Lider Devlet Bahçeli, şanlı gelenekten aydınlık geleceğe köprü kurmaktadır

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">TBMM Başkanvekili ve MHP İstanbul milletvekili Celal Adan sosyal medyada bir açıklama yaptı, Adan açıklamasında Türk milletinin binlerce yıllık tarihini kışkırtıcı söylemlerle değil, devlet aklıyla inşa ettiğini vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin devlet aklını ve milletin vicdanını temsil ettiğini kaydederek, Lider Bahçeli’nin şanlı bir geçmişten aydınlık bir geleceğe güçlü bir köprü kurduğunu dile getirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MHP'li Celal Adan'ın açıklaması: "</strong>Türk milleti; binlerce yıllık kışkırtıcılık ve kışkırtıcılarla değil, devlet aklıyla şanlı kılmıştır. MHP'nin desteklediği yer, tam bu noktadır. Devletin aklıyla, milletin vicdanı olarak Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli bey o şanlı geleneklerden ilişkiler köprü kurmaktadır."</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Oscar adayları açıklandı: Sinners adaylık rekoru kırdı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/oscar-adaylari-aciklandi-sinners-adaylik-rekoru-kirdi-2532597e5866c-9210-426b-bd47-7f1bc7d0a1762026-01-23T23:24:00+03:00HABER MERKEZİ Oscar adayları açıklandı: Sinners adaylık rekoru kırdı

Oscar adayları açıklandı: Sinners adaylık rekoru kırdı

MAGAZİN

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Böylece "Titanic" ve "La La Land" filmlerine ait 14 adaylık rekor da kırıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sinners, Ryan Coogler'ın yönettiği ve ABD'nin güneyindeki ayrımcılığı konu alan blues müziği esintili bir korku filmi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Michael B. Jordan filmde, ikiziyle birlikte 1930'lu yılların Mississippi'sinde vampirler ve ırkçılarla savaşıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">n iyi film ödülü kategorisinde adaylar şöyle:</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugonia<br />F1<br />Frankenstein<br />Hamnet<br />Marty Supreme<br />One Battle After Another<br />The Secret Agent<br />Sentimental Value<br />Sinners<br />Train Dreams<br />En iyi yönetmen ödülü adayları</span></p><p><span style="font-size:18px">Paul Thomas Anderson "One Battle After Another"<br />Ryan Coogler "Sinners"<br />Josh Safdie "Marty Supreme"<br />Joachim Trier "Sentimental Value"<br />Chloe Zhao "Hamnet"<br />En iyi kadın oyuncu ödülü adayları</span></p><p><span style="font-size:18px">Jessie Buckley "Hamnet"<br />Rose Byrne "If I Had Legs I'd Kick You"<br />Kate Hudson "Song Sung Blue"<br />Renate Reinsve "Sentimental Value"<br />Emma Stone "Bugonia"</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DEVLET BAHÇELİ'DEN AHMET ÖZER KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/devlet-bahceliden-ahmet-ozer-karari-sonrasi-degerlendirme-253237ed3f8fc-8e58-4ae3-8fec-20cf243ad0572026-01-23T22:14:00+03:00HABER MERKEZİ DEVLET BAHÇELİ'DEN AHMET ÖZER KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME

DEVLET BAHÇELİ'DEN AHMET ÖZER KARARI SONRASI DEĞERLENDİRME

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Terörsüz Türkiye” hedefi geride kalan son bir asrın en müessir atılım ve amacıdır. Barış, huzur, istikrar ve güvenlik Türk milletinin hem hakkı hem de tartışılmaz arzu ve arayışıdır. Bu kapsamda herkes ve hepimiz buna binaen hareket ve hizmetle mükellef olduğumuzu unutmamamız gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esenyurt Belediye Başkanı Sayın Prof. Dr. Ahmet Özer’e, “Silahlı terör örgütüne üye olma” suçunun reva görülmesinden dolayı 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmesi evrensel hukuk ilkeleriyle çeliştiği gibi “Terörsüz Türkiye” gaye ve gayretiyle de taban tabana zıtlık taşımaktadır. Bu kararın maşeri vicdanda hiçbir karşılığı ve makul bir gerekçesi de yoktur.</span></p><p><span style="font-size:18px">İstanbul 14.Ağır Ceza Mahkemesi’nin mahut kararı sorunludur, adil ve hakkaniyet esaslarıyla tezat ve çatışmalıdır. Bu nedenle bahse konu mahkeme kararının temyiz aşamalarında düzeltilmesi, adaletin gerçek manada tecelli etmesi samimi dilek ve temennimdir. Türk hukuk sisteminin önyargılardan uzak şekilde, milli birlik ve beraberlik hissiyatına adli ve ahlaki destek vermesi akut beklentimizdir."</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İFTİRALARINIZDA BOĞULACAKSINIZ…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-mustafa-goktas-yazdi-iftiralarinizda-bogulacaksiniz-2532040298be6-3c7f-4c26-a88c-5325d36407852026-01-22T22:38:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İFTİRALARINIZDA BOĞULACAKSINIZ…

GAZETECİ MUSTAFA GÖKTAŞ YAZDI: İFTİRALARINIZDA BOĞULACAKSINIZ…

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">43 yıllık Gazeteci ve yazarım. 2015 yılına kadar SİYASİLER VE İŞBİRLİKÇİLERİ tarafından ZULÜM görmedim.</span></p><p><span style="font-size:18px">2015 ten itibaren büyük KUMPASLAR yaşadım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Beni yok etmek isteyen ve itibarımı yerle bir etmek isteyenlerin Bürokrasideki güçleri, siyasi etkinlikleri, etiketleri ile özel gayretleriyle o yıl tanıştım.</span></p><p><span style="font-size:18px">11 senedir peşimi bırakmadılar, iftira, yalan, hakaret, kumpasları sürdü gitti.</span></p><p><span style="font-size:18px">BEN VE BENİM GİBİLER, İNANMIŞ İMAN ETMİŞ KİŞİLERİZ.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Geçen günler “Güç ve Makam Sahiplerine Açık Mektubumdur: DİLERİM YAŞATTIKLARINIZI YAŞAMADAN ÖLMEZSİNİZ… Kul Kuldan Korkar Ama Hak Unutmaz!” DİYEREK SESLENDİM.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sonrasında bunlara <strong>“Es-sebebü ke'l-fâil” </strong>sözünü hatırlattım..</span></p><p><span style="font-size:18px">Anlayan anladı. Hani derler ya, arif olan anlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu dünyada ADALETİ etkileyebilir, yanlış yönlendirebilirsiniz, ama bu işin İLAHİ ADALETİ VAR.&nbsp; Ruz-i mahşerde bunun hesaplaşması olacak. Allah (cc) hesabı şaşmayacak. Onun terazisinde hile olmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada elinizde makam, mevki, siyasi güç, para, mal mülk olabilir, orada hiçbir şeyiniz olmayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tabi bunlar sizin için önemli olmuş olsa, HAK YEMEZ, HUKUK ÇİĞNEMEZ, ADİL olursunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Sizde o yürek, bilinç, şuur, tevekkül nerede?</span></p><p><span style="font-size:18px">SECCADE ŞEYTANI olmuşsunuz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ölmez sağ kalır isem, bu yaşamda sonunuzu göreceğim. Nasıl can verdiğinizi gözlerimle göreceğim.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çünkü rabbim bana, benimle haksız yere uğraşanların, iftira ve yalan söyleyenlerin, hakkımı yiyenlerin durumunu zaman zaman gösterdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaşarken gördüm. İddianamemi yazan ve üç kez rededilen iddianameyi ısrar ile kabul ettirenin kalp krizinden vefatını, hakkımda sahte tutanak tutanın ihracını, o iddianameyi yazdıran ve bana zulüm edenin aile hayatının çöküşünü, hakkımda iftira ve yalan ile tanıklık yapan ve şikâyetçi olanın ölümünü, cezaevinde tutuklu iken bana zulüm eden müdürün ve ailesinin hayatını, Bana fetö çamuru atmaya kalkanların kendilerinin fetöcü çıktığını, hangi birini yazayım, gördüm..&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben yaşamımda hiçbir zaman mali konulara yer vermedim. Evim, arabam yok. Emekli aylığı ile kıt kanata geçinen bir insanım.</span></p><p><span style="font-size:18px">43 YLLIK BASIN MESLEK HAYATINDA BİNLERCE MAKALEYE İMZA ATMIŞ, 6 KİTABI YAYINLANMIŞ, YÜZLERCE MESLEKİ TAKDİRNAME ALMIŞ, BU ÇALIŞMA VE HİZMETLERİ CUMHURBAŞKANLIĞI İLETİŞİM BAŞKANLIĞINDAKİ BASIN KARTI DOSYASINDAKİ MESLEKİ ÇALIŞMALAR BÖLÜMÜNDE KAYIT ALTINDA olan, SÜREKLİ BASIN KARTI HAMİLİYİM..&nbsp; ÇİLELİ BİR BASIN HAYATIM VAR. YARGIDAN BERİ GELMEMİŞ, SÜREKLİ HAKKINDA DAVALAR AÇILMIŞ. AÇILAN YÜZLERCE DAVADAN SADECE İKİSİNDE MAHKÛMİYET, YÜZLERCESİNDEN BERAAT KARARI ALMIŞIM.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ben, Yerel bölgesel gazetelerde lise yıllarımdan başlayarak yılarca köşe yazmış, Sonrasında HAVADİS isimli ofset baskılı 16 sayfalık Gazeteyi Mersin ili 13 ilçesinde dağıtımını yapmak üzere kurmuş ve 28 yıl boyunca başarı ile çıkarmışım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı süre iççinde ulusal yayın yapan Bugün gazetesi, Harman gazetesi, Gölge adam gazetesi, Gözcü Gazetesi, Yeni güney haber gazetesi nin Mersin bölge şefliğini sürdürmüş, Kanal 200 Tv ile İĞRT Tv de canlı olarak haftada bir yayınlanan 4 saatlik “Çalı dibi” isimli ekonomi- sosyal- siyasal- çevre- tüketici- eğitim- sanayi başta olmak üzere çok sayıda alanda program yapmışım..</span></p><p><span style="font-size:18px">2005 yılında hiçbir ticari işi olmayan, reklam ve ilan almayan haberanaliz.net isimli internet haber platformunu kurmuş, burada bir araya gelen hepsi birbirinden kıymetli, kör kuruş almadan yazılar yazan yazarlarla birlikte halen köşe yazmakta, halkın çıkarını, kamunun çıkarını korumaktayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Öte yandan halen, kör kuruş almadan, Kısa adı ÇETKODER olan Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneğinin Genel Başkanlığını gönüllü olarak sürdürüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukluk yıllarımda başladığım İZCİLİK teşkilatında, Ergin izci önderi, İl izci kurulu önderi, Lider, Başkurt, Oymakbaşı, Ocakbaşı, Uluslararası eğitimci izci lideri unvanlarını almış, 16 bölgesel iz ci eğitim kampını, 4 ulusal izci eğitim kampını, 1 uluslararası izci eğitim kampını yönetmiş, Matbaacılık genel dalında usta ve usta öğretici belgesine haiz, Dış siyaset ve politika konusunda sertifika sahibi, Adil yargılanma ve hukuk doktirini konusunda sertifika sahibi, İktisat mezunu, İngilizce ve Almanca bilen, 6 kitap yazmış, Bakanlar, Valiler, emniyet müdürleri, kamu kurum kuruluşların müdürleri, STK’lardan şu ana kadar 298 mesleki TAKDİRNAME almışım.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yakında bir kitabım daha çıkacak: “Türkiyenin meseleleri ve çözüm yolları”</span></p><p><span style="font-size:18px">Ayrıca ben spora da yakın ilgi göstermiş, Üniversiteler spor federasyonu mersin il temsilciliğini iki dönem başarı ile yapmış, İzcilik Federasyonu Medya kurul üyeliğinde de bulundum..</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine ben siyasetin içinde de bir ara aktif yer almış, 1980 öncesi ülkücülerinden olup, Rahmetli Alparslan Türkeş’in ölümüne kadar MHP çatısında siyaset yapmış, Sonrasında DYP Mersin merkezdeki şimdi ilçe olan döneminde belde olan Yenişehir’in belde başkanlığını, ardından Mersin merkez ilçe başkanlığını, İl genel sekreterliği, teşkilat başkanlığı, il başkanlığı, DYP (Basın Propagandadan sorumlu) Genel Başkan Yardımcılığı, DYP genel Başkan Başdanışmanlığını da başarı ile yaptım..</span></p><p><span style="font-size:18px">2009 dan bu yana aktif siyaset yapmıyorum. STK’larda gönüllü hizmetlerimi sürdürüyorum.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin Gazeteciler Cemiyeti kurucuları arasında olup burada iki dönem denetim kurulu başkanlığını yaptım,&nbsp; sonrasında Mersin internet Gazetecileri Derneğini yol arkadaşları ile beraber kurarak, Burada denetim kurulu başkanlığını üç dönemdir yapmaktayım.</span></p><p><span style="font-size:18px">2015 den beri peşimi bırakmayan, siyasette ve bürokraside mevki makam sahibi olup gücü elinde bulunduranların zulmü halen devam ediyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">2017 de beni 10,5 ay tutuklu tuttukları suçlardan kesin hükümle beraat ettim, bu kez dosyayı hakarete sokup, halen çile çektirmeye devam ediyorlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">“DEVAM-I DEVLET, NASİB-İ CENNET, BEKA-YI İMAN, RIZA-YI RAHMÂN.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Baki Selam ve Dua ile.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Gazeteci / Yazar ve İktisatçı (Meslekte 43 yıl)</span></p><p><span style="font-size:18px">Çevre Ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği (ÇETKODER) Genel Başkanı</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ALİ BOZKURT'U RAHMETLE, MİNNETLE ANIYORUZ...]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ali-bozkurtu-rahmetle-minnetle-aniyoruz-25310414d8ea7-661a-4fe8-9418-bcf7912240432026-01-22T21:35:00+03:00HABER MERKEZİ ALİ BOZKURT'U RAHMETLE, MİNNETLE ANIYORUZ...

ALİ BOZKURT'U RAHMETLE, MİNNETLE ANIYORUZ...

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin'in sevilen ve saygı duyulan sağlık çalışanlarından olan bilge bir insan ve süper bir baba olan Mersin Devlet Hastanesi eski müdürlerinden ve idarecilerinden ALİ BOZKURT'un vefatının ardından 10&nbsp;yıl geçti. Halen acısı içimizde. Sevgisi gönüllerimizde. Mütevazi kişiliği, insancıl tavırları, üstün nitelikli ahlakı ve devlete olan hizmeti ile tüm Mersin halkının gönlünde taht kuran Ali Bozkurt. 10 YIL önce 10 Haziran günü hakka uğurladık. Kadim dost, güzel yürekli insan, kadirşinas beyefendi, devletçi, vatansever ve milliyetçi kardeşim, NURLAR İÇİNDE YAT, IŞIKLAR İÇİNDE UYU, ALLAH GANİ GANİ RAHMET EYLESİN....&nbsp;<strong>"El Fatiha"</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>MUSTAFA GÖKTAŞ</strong></span></p><p><span style="font-size:20px">GAZETECİ YAZAR VE İKTİSATÇI</span></p><p><span style="font-size:20px">ÇEVZRE VE TÜKETİCİ HAKLARINI KORUMA DERNEĞİ (ÇETKODER) GENEL BAŞKANI</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hastaneler doldu taştı: Grip sebebiyle bir haftada 8 kişi öldü]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastaneler-doldu-tasti-grip-sebebiyle-bir-haftada-8-kisi-oldu-2530245ab8f5f-b3dd-4bd2-b629-fd120adb7e5f2026-01-19T23:10:00+03:00HABER MERKEZİ Hastaneler doldu taştı: Grip sebebiyle bir haftada 8 kişi öldü

Hastaneler doldu taştı: Grip sebebiyle bir haftada 8 kişi öldü

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Yunan basınında yer alan haberlere göre, ülke genelinde grip salgını etkisini artırırken, özellikle acil servislerde başvuru sayıları dikkati çekici biçimde yükseldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Atina'daki Çocuk Hastanesi "Agia Sofia"da sadece birkaç saat içinde 160'tan fazla çocuk muayene edilirken, "Laiko" Hastanesi'ne 250'den fazla, "Sotiria" Hastanesi'ne ise 100'ün üzerinde hasta, solunum yolu enfeksiyonu ve grip şikayetiyle başvurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">GRİP HAFİF GEÇİRİLEBİLİYOR, ANCAK RİSK GRUPLARI TEHLİKEDE<br />Ulusal Kamu Sağlığı Kurumu (EODY), çoğu sağlıklı bireyin gribi hafif atlatabildiğini, ancak risk grubundakilerde ciddi komplikasyonların görülebildiğini açıkladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">EODY, son bir haftada grip nedeniyle 8 kişinin hayatını kaybettiğini, 870'in üzerinde hastanın hastaneye yatırıldığını, 15 hastanın ise yoğun bakımda tedavi altına alındığını bildirdi.</span></p><p><span style="font-size:18px">RİSK GRUPLARINA AŞI ÇAĞRISI<br />Yetkililer, özellikle risk gruplarında yer alan kişilere grip aşısı çağrısında bulunarak, aşının ciddi hastalık ve hastaneye yatış riskini önemli ölçüde azalttığını vurguladı.<br />halk tv</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Hekim hatasına sigortadan dev fatura: 2.3 milyar TL tazminat]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hekim-hatasina-sigortadan-dev-fatura-23-milyar-tl-tazminat-2530176e16dbf-0365-42e9-b336-c0d741d895df2026-01-19T23:07:00+03:00HABER MERKEZİ Hekim hatasına sigortadan dev fatura: 2.3 milyar TL tazminat

Hekim hatasına sigortadan dev fatura: 2.3 milyar TL tazminat

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Hürriyet Gazetesi yazarı Nogay Doğan, bugünkü köşesinde hekim hatalarından kaynaklanan davaların uzun sürdüğünü ve bu durumun yarattığı mali tabloyu kaleme aldı. Doğan, bir doktor dostunun sitemi üzerine yaptığı araştırmada, uzayan yargı süreçleri nedeniyle sigorta şirketlerinin ayırdığı tazminat tutarının milyarlarca liraya ulaştığını ortaya koydu.</span></p><p><span style="font-size:18px">ZORUNLU HEKİM SİGORTASI VE KAPSAMI<br />Yazısında konunun detaylarına inen Doğan, 2010 yılında yapılan düzenlemeyi hatırlatarak, özel veya kamu ayrımı olmaksızın tüm doktorların hastalara verebilecekleri zararlara karşı sigorta yaptırmak zorunda olduğunu belirtti. Halk arasında "hekim sigortası", sigortacılık literatüründe ise "Tıbbi Kötü Uygulama Sorumluluk Sigortası" olarak adlandırılan bu sistem kapsamında, Türkiye'deki 234 bin doktorun tamamının sigortalı olduğu bilgisi paylaşıldı.</span></p><p><span style="font-size:18px">SİSTEM NASIL İŞLİYOR?<br />Nogay Doğan, sistemin işleyişine dair şu bilgileri aktardı: Doktorun kusuru veya ihmali sonucu hasta zarar görür ya da hayatını kaybederse, hasta veya yakınları yasal süreç başlatıyor. Sigortadan ödeme yapılabilmesi için zararın tıbbi bir hatadan mı yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığının tespiti gerekiyor ve bu kararı mahkemeler veriyor. Hekimin kusuru kesinleşirse sigorta devreye girerek tazminat ödüyor.<br />Yazarın aktardığı bilgilere göre, hekim sigortasının prim ve teminatlarını kamu belirliyor. Hekimler risk grubuna göre 4 kategoriye ayrılıyor ve ödenecek tazminat tutarı bu gruplara göre 1 milyon TL ile 4 milyon TL arasında değişiyor. Doğan, ödenecek azami tazminat tutarının ise 9 milyon TL’yi aşamadığını vurguladı.</span></p><p><span style="font-size:18px">MALPRAKTİS DAVALARI VE 10 YILLIK SÜREÇ<br />Yazısında "malpraktis" (hekim hatası) davalarının hassas ve suistimale açık bir konu olduğuna dikkat çeken Doğan, hekime karşı açılacak davalarda zaman aşımının 10 yıl olduğunu belirtti. Bu sürenin uzunluğunun ve konunun bazı kesimlerce gelir kapısı haline getirilmesinin süreci farklı boyutlara taşıdığını ifade eden yazar, yüksek tazminatların doktorları ve sağlık sistemini zorladığına değindi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Doğan’ın yaptığı hesaplamalara göre; hemen hemen her yıl ortalama 500’ün üzerinde hekim hatası davası açılıyor ve son 10 yılda açılan dava sayısı 7 binin üzerinde görünüyor.<br />Nogay Doğan, yaptığı araştırma sonucunda mali tabloyu da gözler önüne serdi. Yazıda yer alan verilere göre, hekim hatasından mağdur olanlara sigortadan son 5 yılda 44 milyon TL ödeme yapıldı. Ancak asıl büyük yekünü, devam eden davalar oluşturuyor.<br />Doğan durumu şu ifadelerle açıkladı:</span></p><p><span style="font-size:18px">"Hekime dava açılmış, dava sürüyor, hatta uzun uzun sürüyor; sigorta ise ödeyeceği tazminat tutarını bir kenara ayırıyor ki, dava bitince ödesin."</span></p><p><span style="font-size:18px">Yazara göre, hekimlere karşı açılan ve devam eden davalar nedeniyle sigorta şirketleri tarafından ayrılan (muallak) tutar 2.2 milyar TL seviyesinde. Ödenen miktar da eklendiğinde, hekim hatalarından dolayı sigortadan çıkacak toplam tutar 2.3 milyar TL’yi buluyor. Doğan yazısını, davaların bir an önce sonuçlanmasının hem mağdurların tazminatına kavuşması hem de hekimlerin uzun süren yargılamalardan kurtulması açısından elzem olduğu vurgusuyla tamamladı.<br />T24</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ERDEMLİ’NİN ERDEMLİ BAŞKANLARI: KARA VE ERDOĞAN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/erdemlinin-erdemli-baskanlari-kara-ve-erdogan-2528890c54420-f272-4852-b725-379ed1a42bfe2026-01-16T07:58:00+03:00HABER MERKEZİ ERDEMLİ’NİN ERDEMLİ BAŞKANLARI: KARA VE ERDOĞAN

ERDEMLİ’NİN ERDEMLİ BAŞKANLARI: KARA VE ERDOĞAN

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">MHP’de uzun yıllar çeşitli kademelerde görev alan siyasetin düzgün ve dürüst ismi Erol Erdoğan’ın engin tecrübeleri ile kendi engin gönlünü ve mütevazı kişiliğini birleştiren genç Belediye Başkanı Mustafa Kara, ilçesinde mükemmel hizmetlere imza atıyor. İkilinin barış ve kardeşlik içindeki çalışmaları tüm camiaya yansıyor ve MHP giderek ilçede daha da büyüyor.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GAZETECİ SABRİ BORAK YAZDI: “HER ESNAF ODASI KENDİ BURJUVAZİSİNİ YARATIR”]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/gazeteci-sabri-borak-yazdi-her-esnaf-odasi-kendi-burjuvazisini-yaratir-252879004646a-5426-48b4-b320-c151ed73c9972026-01-16T07:41:00+03:00HABER MERKEZİ GAZETECİ SABRİ BORAK YAZDI: “HER ESNAF ODASI KENDİ BURJUVAZİSİNİ YARATIR”

GAZETECİ SABRİ BORAK YAZDI: “HER ESNAF ODASI KENDİ BURJUVAZİSİNİ YARATIR”

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Bu cümle ilk bakışta sert gelebilir. Ancak bugün Mersin’de süren esnaf odası seçimlerine yakından bakıldığında, gerçeği tarif eden en sade ifade tam da budur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Burada sözünü ettiğimiz burjuvazi, üretimle, kültürle, tarihsel birikimle ya da kuşaklar boyunca oluşmuş bir sermaye ahlakıyla şekillenmiş gerçek burjuvazi değildir. Aksine, esnafın alın teriyle ödediği aidatlar üzerinden ortaya çıkan, koltukla var olan, makamla zenginleşen ve gücünü temsil ettiği kesimden değil, o kesimin sırtından alan sahte bir burjuvazidir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Mersin’de birçok esnaf odasında yaşanan tablo benzerdir. Yıllarca aynı isimler, aynı kadrolar, aynı anlayış… Seçim dönemleri geldiğinde “esnafın sorunları” hatırlanır, sandıklar kapandıktan sonra ise odalar adeta küçük iktidar alanlarına dönüşür. Aidatlar düzenli toplanır, fakat bu paraların esnafın günlük mücadelesine, borç yüküne, ayakta kalma savaşına ne ölçüde dokunduğu ciddi bir muammadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Esnaf, dükkânını açık tutabilmek için sabahın erken saatlerinden gece yarılarına kadar çalışırken; bazı oda yöneticileri için bu aidatlar konforlu bir hayatın, sefa düzeninin finansmanına dönüşür. İşte tam bu noktada “sahte burjuvazi” kavramı anlam kazanır. Çünkü bu zenginleşme üretimden değil, temsil edilen kitlenin cebinden sessizce akan bir kaynaktan beslenir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Gerçek burjuvazi; kültürle, eğitimle, geçmişten gelen birikimle, topluma karşı sorumluluk duygusuyla şekillenir. Kentin sanatına, eğitimine, kamusal yaşamına katkı sunar. Sahte burjuvazi ise tabelayla, unvanla, makam odasıyla var olur. Topluma değer katmak yerine, bulunduğu yapıyı kişisel bir konfor alanına çevirir. Esnaf odalarının bir kısmında bugün yaşanan tam olarak budur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mersin’de süren esnaf odası seçimleri bu yüzden yalnızca birer “yönetim değişikliği” meselesi değildir. Bu seçimler, esnafın alın teriyle beslenen bu sahte burjuvazi düzeninin sorgulanıp sorgulanmayacağının da göstergesidir. Esnaf artık şunu sormaktadır: Ödediğim aidat benim için mi harcanıyor, yoksa bir avuç yöneticinin yaşam standardını mı yükseltiyor?</span></p><p><span style="font-size:18px">Aidatlar; esnafın cebinden çıkan en meşru ama en az sorgulanan paradır. O paralarla eğitimler yapılabilir, kriz dönemlerinde destek mekanizmaları kurulabilir. Ancak bu kaynaklar yıllardır aynı koltukları korumaya, aynı çevreleri beslemeye gidiyorsa, ortada temsil değil, çıkar düzeni vardır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün Mersin esnafı için asıl mesele kimin başkan olacağı değil; odaların kimin için var olduğudur. Esnaf odaları, esnafın alın terinden sahte burjuvazi üretmeye devam mı edecek, yoksa gerçekten esnafın sesi ve gücü mü olacak? Seçimler bu soruya verilecek cevaptır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ve belki de artık şu cümleyi tersine çevirmenin zamanı gelmiştir:<br />Esnaf odaları kendi burjuvazisini değil, kendi vicdanını yaratmalıdır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Tevfik Diker’den kritik uyarı: Türkiye büyük bir kırılmanın eşiğinde çözüm Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlenmek]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-dikerden-kritik-uyari-turkiye-buyuk-bir-kirilmanin-esiginde-cozum-cumhurbaskani-erdoganin-etrafinda-kenetlenmek-2525791652efb-8360-41de-a4ed-d659adc1484c2026-01-08T08:23:00+03:00HABER MERKEZİ Tevfik Diker’den kritik uyarı: Türkiye büyük bir kırılmanın eşiğinde çözüm Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlenmek

Tevfik Diker’den kritik uyarı: Türkiye büyük bir kırılmanın eşiğinde çözüm Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafında kenetlenmek

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Efsane Vekil Tevfik Diker YENİ AKİT gazetesine demeç verdi:</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Halkı tarafından yalnız bırakılan Maduro’nun, haydut ABD’nin darbesiyle saraydan kaçırılması dünya gündemini meşgul ederken, tecrübeli Eski milletvekili ve emekli yarbay Tevfik Diker’den dikkat çeken bir uyarı geldi. Küresel konjonktürün köklü biçimde değiştiğine dikkat çeken Diker, artık dünyada “gücü yetenin gücü yetene hükmettiği” bir döneme girildiğini vurguladı. Bu şartlar altında, seçilmiş ve meşru Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında kenetlenilmesi gerektiğini ifade eden Diker, dünyada ve bölgemizde büyük kırılmaların yaşanacağını belirterek her koşulda Erdoğan’ın arkasında birlik olunması çağrısında bulundu.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">TAYFUN TAŞ/İSTANBUL</span></strong></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>BÖLGESEL İKTİDARI KORUMALIYIZ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Dünyada güç dengelerinin hızla değiştiğini belirten Diker, Orta Doğu merkezli çatışmaların yalnızca bölge ülkelerini değil, Türkiye’yi de doğrudan hedef alan yeni bir sürecin habercisi olduğunu söyledi. Son yıllarda yaşanan sıcak çatışmaların ardından Suriye’nin dörde, Irak’ın ikiye ve İran’ın ise üçe bölünmesinin planlandığını savunan&nbsp;<strong>Diker, emperyalist ve Siyonist güçlerin bu süreçte nihai hedefinin Türkiye olduğunu ileri sürdü. Bölgesel istikrarsızlığın bilinçli şekilde derinleşti</strong>rildiğini ifade eden Diker, bu tablo karşısında Türkiye’nin zayıf düşmesinin ağır sonuçlar doğuracağını vurguladı.<br />Türkiye’nin bulunduğu coğrafyanın bir ateş çemberine dönüştüğüne dikkat çeken Diker, “Bugün dünyada artık gücü yetenin gücü yetene hükmettiği bir dönem yaşanıyor. Bu şartlar altında dağınık bir görüntü vermek, ülkeyi büyük risklerle karşı karşıya bırakır” değerlendirmesinde bulundu. Diker, birlik ve beraberliğin millî bir zorunluluk hâline geldiğini belirterek, iç çekişmelerin ve siyasi polemiklerin bu süreçte ülkeye zarar verdiğini ifade etti.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>CUMHURBAŞKANIMIZ ULUSLARARASI ARENADA TECRÜBELİ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Cumhurbaşkanı ve Başkomutan Recep Tayyip Erdoğan’ın uluslararası ilişkilerde sahip olduğu tecrübenin bu dönemde hayati önem taşıdığını dile getiren Diker, Erdoğan’ın NATO, Avrupa Birliği, Rusya, Çin ve bölge ülkeleriyle yürüttüğü çok yönlü diplomasiyi yakından bildiğini söyledi. Türkiye’nin karşı karşıya olduğu tehditleri doğru okuyabilmesi için mevcut siyasi tabloya gerçekçi bir bakış açısıyla yaklaşılması gerektiğini belirten Diker, acı gerçeklerle yüzleşmeden sağlıklı bir yol haritası çizilemeyeceğini ifade etti.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tevfik Diker, açıklamalarında tarihsel hafızaya da dikkat çekerek,&nbsp;<strong>Türkiye’nin geçmişte yaşadığı işgal ve bölünme girişimlerinin unutulmaması gerektiğini vurguladı. Yeni bir Sevr sürecine sürüklenme riskine karşı toplumsal refleksin güçlü tutulması gerektiğini belirten Diker, bu noktada siyasal ya da kişisel çıkarların değil, ülkenin bekasının ön planda tutulmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.</strong><br />Kendisinin askerî ve siyasi geçmişine de değinen Diker, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Hava Kuvvetleri ve Genelkurmay Karargâhı’nda stratejik görevlerde bulunduğunu, siyasi hayatında ise milletvekilliği, parti yöneticiliği ve genel başkanlık yaptığını hatırlattı. Türkiye’de Yolsuzlukla Mücadele Derneği’nin kuruluşunda yer alan tek milletvekili olduğunu belirten Diker, açıklamalarını partiler üstü bir sorumluluk bilinciyle yaptığını söyledi.</span></p><h2><span style="font-size:18px"><strong>GÜÇLÜ LİDERLİK ETRAFINDA KENETLENMELİYİZ</strong></span></h2><p><span style="font-size:18px">Açıklamalarının herhangi bir kişisel ya da siyasi beklentiye dayanmadığının altını çizen Diker, çağrısının tamamen vatan borcu anlayışıyla yapıldığını ifade etti. Türkiye’nin önümüzdeki dönemde büyük kırılmalarla karşı karşıya kalacağını belirten Diker, bu süreçte güçlü bir liderlik etrafında kenetlenmenin hayati önemde olduğunu vurguladı.<br />Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın etrafında birlik ve beraberlik içinde durulması gerektiğini ifade eden Tevfik Diker, dünyada ve bölgemizde yaşanacak büyük değişimlere karşı Türkiye’nin ancak bu şekilde ayakta kalabileceğini belirterek, her koşulda Erdoğan’ın arkasında birleşilmesi çağrısında bulundu.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>haber içerik ve kaynak:YENİAKİT</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">https://www.yeniakit.com.tr/haber/tevfik-dikerden-kritik-uyari-turkiye-buyuk-bir-kirilmanin-esiginde-cozum-cumhurbaskani-erdoganin-etrafinda-kenetlenmek-1975475.html</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[İngiltere'de 'obezite' sorunu: 'Sağlıksız yiyecek reklamları yasaklandı']]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/ingilterede-obezite-sorunu-sagliksiz-yiyecek-reklamlari-yasaklandi-25249526d7d13-4a38-403a-abe3-9a2dcbea34ba2026-01-07T11:12:00+03:00HABER MERKEZİ İngiltere'de 'obezite' sorunu: 'Sağlıksız yiyecek reklamları yasaklandı'

İngiltere'de 'obezite' sorunu: 'Sağlıksız yiyecek reklamları yasaklandı'

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>İngiltere Sağlık Bakanlığı,</strong>&nbsp;çocukluk çağı obezitesiyle mücadele kapsamında,&nbsp;<strong>sağlıksız kabul edilen ürünlerin gündüz saatlerinde reklamının yasaklandığını</strong>&nbsp;duyurdu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bakanlık tarafından yayımlanan açıklamada şu ifadeler yer aldı:</span></p><p><span style="font-size:18px">Çocukluk çağı obezitesiyle mücadeleye yardımcı olmak amacıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemelerle çocuklar, televizyon ve internetteki sağlıksız yiyecek reklamlarına maruz kalmaktan korunacak. Bugünden itibaren, daha az sağlıklı yiyecek ve içeceklerin reklamları televizyonda saat 21.00'dan önce ve internette yasaklanacak. Bu hükümetin kararlı ve dünya çapında öncü olan bu eyleminin, çocukların diyetlerinden her yıl 7.2 milyar kaloriyi çıkarması, obeziteyle yaşayan çocuk sayısını 20.000 azaltması ve zaman içinde yaklaşık 2 milyar sterlin (2.7 milyar dolar) sağlık yararı sağlaması bekleniyor</span></p><h2><span style="font-size:18px">İngiltere'de obezite sorunu ne durumda, hangi ürünlerin reklamları yasak?</span></h2><p><span style="font-size:18px">Potansiyel olarak sağlıksız gıdalar kategorisi,&nbsp;<strong>gazlı içecekler, çikolata ve şekerlemeler, pizza, kek ve dondurma, kahvaltılık gevrekler ve yulaf lapaları, sandviçler, şekerli unlu mamuller ve yoğurtlar&nbsp;</strong>dahil olmak üzere 13 çeşit ürünü içeriyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak İngiltere'de, bu kategorideki ürünlerden<strong>&nbsp;yalnızca doymuş yağ, tuz ve şeker için önerilen limitleri aşanların&nbsp;</strong>yasaklanması planlanıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">En son resmi verilere göre,<strong>&nbsp;İngiltere'deki her on çocuktan biri obez</strong>&nbsp;ve&nbsp;<strong>her beş çocuktan biri beş yaşına kadar diş çürümesi&nbsp;</strong>sorunu yaşayacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">HABER İÇERİK KAYNAK</span></p><p><span style="font-size:18px">SPUTNİK</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MBB’den Baskı ve Cilt için Online firmasına 65 milyonluk ihale]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mbbden-baski-ve-cilt-icin-online-firmasina-65-milyonluk-ihale-25252f99ba3cd-1409-457d-83c7-0d8f2970eaa32026-01-07T08:59:00+03:00HABER MERKEZİ MBB’den Baskı ve Cilt için Online firmasına 65 milyonluk ihale

MBB’den Baskı ve Cilt için Online firmasına 65 milyonluk ihale

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1781180</strong> ikn numaralı, <strong>"BASKI VE CİLT HİZMET ALIMI"</strong> ihalesi yapılır. Bu iş için dört firma ekaptan dosyaya bakar ancak bir kişi teklif atar. O şanslı kişide de iş kalır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyeti idarece gizli olarak belirlenen işin 67.125.503,31 TRY dir.</span></p><p><span style="font-size:18px">22.12.2025 günü 64.955.550,00 TRY bedel ile <strong>ONLİNE DİJİTAL BASIM YAYINCILIK REKLAMCILIK MATBAACILIK KIRTASİYE İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - İHSANİYE MAH. GAZİ MUSTAFA KEMAL BUL. NO: 183A AKDENİZ / MERSİN AKDENİZ/MERSİN firması ile (Nasuh Gök, Emrah Yılmaz)</strong> sözleşme imzalarlar.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yaklaşık maliyet: 67.125.503,31</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Verilen teklif: 64.955.550,00 TRY</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px">Henüz bu rakam içinde KDV yok. Fatura kesiminde ayrıca KDV eklenecek. Maliyetin büyüklüğüne bakın…</span></strong></p><p><span style="font-size:18px">Yürürlükte tasarruf genelgeleri var, ekonomik gidişat belli. Baskı ve cilt hizmeti diye 65 milyonluk bir rakam harcaması yapılıyor.</span></p><p><span style="font-size:18px">İşin garibi, tesadüf bu ya, aynı firma aynı belediye ve Mersin deki diğer belediyelerden de yıllara sari onlarca iş almış durumda.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “… 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a>&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[ANAMUR BELEDİYESİ KAÇAK YAPILARI YİNE YIKAMADI KİMSE DE HESAP SORMUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/anamur-belediyesi-kacak-yapilari-yine-yikamadi-kimse-de-hesap-sormuyor-25253d9c068b8-33f5-4c86-b868-d61ea1d1bc232026-01-07T08:32:00+03:00HABER MERKEZİ ANAMUR BELEDİYESİ KAÇAK YAPILARI YİNE YIKAMADI KİMSE DE HESAP SORMUYOR

ANAMUR BELEDİYESİ KAÇAK YAPILARI YİNE YIKAMADI KİMSE DE HESAP SORMUYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><strong>Anamur Belediyesi, </strong>her yıl olduğu gibi bir kez daha İMAR KANUNUNA AYKIRI (KAÇAK İNŞAAT 562 ADET ) YAPILARIN YIKIMI için 2025/1738145 ikn numarası ile işi ihaleye çıkar.</span></p><p><span style="font-size:18px">6.11.2025 günü saat 15 de ihaleyi yapacağını duyurur.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ancak gün gelir ihale yapılmaz. Neden? Çünkü bu seferde ihale komisyonu toplanamaz. İhale günler sonra 26.11.2025 günü EKAP'a bilgi konularak iptal edilir. İptal gerekçesi ise: İhale komisyonu tam olarak toplanamadığından ihalenin iptaline karar verilmiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bundan öncede aynı benzer ihaleler yapıldı ve hep iptal edildi. Biz duyurduk. Devletin bu işlemler için yaptığı harcamalara ve ayırdığı vakite yazık dedik. Kimse o yerli olmadı. Bu kez sayısı 562 çıkmış kaçak yapı ve imara aykırı yerin. Mersin ilinin her yerinde mevcut ve kimse kılını kıpırdatmıyor.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Bakın bu konularda yaptığımız bundan önceki haberlerin linkleri aşağıda:</span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikti-yokmu-bir-hesap-soracak-olan-24421">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-cikti-yokmu-bir-hesap-soracak-olan-24421</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bozyazi-da-sonucu-belli-olan-ihale-24239">https://www.haberanaliz.net/haber/bozyazi-da-sonucu-belli-olan-ihale-24239</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/anamurda-imara-aykiri-yapilar-4-senede-neden-yikilmadi-20940">https://www.haberanaliz.net/haber/anamurda-imara-aykiri-yapilar-4-senede-neden-yikilmadi-20940</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/anamurun-yollari-tastan-sen-cikardin-ihaleyi-baskan-21925">https://www.haberanaliz.net/haber/anamurun-yollari-tastan-sen-cikardin-ihaleyi-baskan-21925</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/anamurdaki-ihale-iptal-edilmis-bak-sen-22274">https://www.haberanaliz.net/haber/anamurdaki-ihale-iptal-edilmis-bak-sen-22274</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/anamurdan-sonra-akdenizde-ihaleyi-iptal-etti-22508">https://www.haberanaliz.net/haber/anamurdan-sonra-akdenizde-ihaleyi-iptal-etti-22508</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-ihale-iptal-edildi-22968">https://www.haberanaliz.net/haber/ne-dediysek-o-ihale-iptal-edildi-22968</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/erdemlinin-ihalesi-devlete-bahanesi-23731">https://www.haberanaliz.net/haber/erdemlinin-ihalesi-devlete-bahanesi-23731</a></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/erdemlide-ne-dediysek-o-kimse-yok-mu-23788">https://www.haberanaliz.net/haber/erdemlide-ne-dediysek-o-kimse-yok-mu-23788</a></span></strong></p><p><img alt="NE DEDİYSEK O ÇIKTI, YOKMU BİR HESAP SORACAK OLAN!!!" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/08/ne-dediysek-o-cikti-yokmu-bir-hesap-soracak-olan-1755779074.jpg" /></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#0000FF"><span style="font-size:18px"><em><strong>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER YAZILI AÇIKLAMA YAPTI: BANA YAPILAN KUMPASTA ÇÖKTÜ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-diker-yazili-aciklama-yapti-bana-yapilan-kumpasta-coktu-252365c11c31b-e574-486d-8fab-9d34966e81982026-01-05T16:39:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER YAZILI AÇIKLAMA YAPTI: BANA YAPILAN KUMPASTA ÇÖKTÜ

TEVFİK DİKER YAZILI AÇIKLAMA YAPTI: BANA YAPILAN KUMPASTA ÇÖKTÜ

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">T.C. ANKARA 23. ASLİYE CEZA MAHKEMESİ, DOSYA NO:2025/158, KARAR NO: 2025/509, BASIN İDDİANAME NO: 2017/846,&nbsp; olan dosyanın gerekçeli kararı açıklanmış idi: <strong>“GEREKÇELİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA”&nbsp; </strong>DAVACI: K.H.&nbsp;<strong> KATILAN&nbsp;:</strong> BÜLENT ARINÇ, CEMİL ÇİÇEK, İDRİS BAL, İSMET YILMAZ, MEHMET MÜEZZİNOĞLU, MEHMET ŞİMŞEK, ÖMER ÇELİK, RECEP AKDAĞ, ŞAMİL TAYYAR, BEKİR BOZDAĞ, <strong>SANIK: TEVFİK DİKER,</strong> SUÇ: İftira, SUÇ YERİ: ANKARA KARAR TARİHİ: 14/07/2025</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">Yukarıda açık kimliği yazılı sanık hakkında mahkememizde yapılan duruşma sonunda:&nbsp;</span></strong><span style="font-size:18px"><strong>GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:&nbsp; </strong>İDDİA: Mahkememizin 2021/517 Esas sayılı dosyası bakımından; &nbsp;Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 28/12/2017tarih ve 2017/846&nbsp; sayılı iddianamesi ile, Tevfik Diker@TevfitDiker adlı twitter kullanıcısı olan şüphelinin 02/10/2017 günü, Sosyal Medya’da dolaşan bu listeyi Savcılar ve RTE görmüyor mu notuyla paylaştığı “Bylock kullanan AKP’lilerin tam listesi” başlıklı listenin 53.sırasında müşteki Şamil Tayyar’ın isminin bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 14/09/2017 tarih ve 2017/1863 Esas, 2017/4878 sayılı kararıyla “ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Dairemizin 24.04.2017 tarih 2015/3 esas 2017/3 karar sayılı kararında ve 14.07.2017 tarih 2017/1443 - 4758 sayılı ilamında açıklandığı üzere; oluşturulması, dahil olunması, kullanılması ve teknik özellikleri itibariyle münhasıran FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarınca kullanılan kriptolu iletişim ağı ByLock'u kullandığının tespit edildiği, örgüt talimatı sonrasında Asya Katılım Bankası (Bank Asya)'ndaki hesabına yüklü miktarda para yatırmış olduğunun bilirkişi raporu ile belirlenmiş olduğu ve haklarında FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olmak ve Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanuna Muhalefet suçlarından kamu davası açılan şahıslar ile yoğun bir şekilde şahsi irtibat kurduğu, bu şekilde hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu” şeklindeki gerekçeyle Silahlı Terör Örgütüne Üye olma suçundan Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4.Ceza Dairesi’nce verilen mahkumiyet kararının, hükmün onanmasına karar verildiği,&nbsp;&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px">26.09. 2017 günü internet haber sitelerinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunca ByLock kullanmanın FETÖ/PDY örgüt üyeliği için tek başına yeterli delil kabul edildiğine ilişkin haberlerin yayınlandığı, aynı gün milliyet.com adlı internet sitesinde http://www.milliyet.com.tr/yargitay-bylock-u-feto-uyeligi-gundem-2526355/URL adresinde yayınlanan “Yargıtay, ByLock'u FETÖ üyeliği için tek başına delil saydı” başlıklı haberin bunlardan biri olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Aynı listenin bir başka kişi tarafından paylaşılması nedeniyle 2017/6662 BSN üzerinden yapılan soruşturmada, müşteki Şamil Tayyar’ın bylock kaydı bulunup bulunmadığının tespiti için Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Soruşturma Bürosu’ndan sorumlu Başsavcı Vekiline müzekkere yazılarak bu kişilerin bylock kaydının olup olmadığının sorulduğu, 13/12//2017 tarih ve 2016/180056 sayılı cevap yazısının ekindeki tabloda, “Microsoft Excel aradığınız verileri bulamıyor” şeklindeki ekran görüntüsü ile birlikte “Cumhuriyet Başsavcılığımızda mevcut bylock listesinde yapılan sorgulamada kayıt bulunamamıştır. 13/12/2017” şeklindeki açıklamaya yer verildiği, açıklamanın altında ıslak imza bulunduğu, bu itibarla müştekinin Bylock kaydının bulunmadığının belirlendiği, müştekinin bylock kaydının bulunmadığına dair dosyada delil oluşturması bakımından Başsavcılığımızın 2017/6662 BSN üzerinden yürüttüğü soruşturma sonucunda tanzim olunan İddianamenin bir suretinin dosyaya konduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Savunması alınan şüphelinin, kendi adıyla birçok sahte hesap açılması nedeniyle paylaşımın yapıldığı Tevfik Diker@TevfitDiker adlı twitter hesabının kendisine ait olup olmadığını bilmediğini beyan ettiği, ancak Tevfik Diker adlı bir twitter hesabının bulunduğunu söyleyip “sosyal medyada dolaşan ve paylaşılan bylock kullananlar listesinde Tayyar ve diğer isimlerle ilgili olarak bir suçlamada bulunmadım, hüküm kurmadım, iddiada bulunmadım, sayın Savcıların ve Cumhurbaşkanının sosyal medyada dolaşan bu listeyi görüp görmediğini sordum, yetkili makamların ve adı geçen şahısların doğru bilgileri kamuoyu ile paylaşarak kamuoyunun doğru bilgilendirilmesine katkıda bulunmak istedim” şeklinde ifade vermesine göre şikayete konu listenin şüpheli tarafından paylaşıldığı,</span></p><p><span style="font-size:18px">Demokrasilerde siyasi tartışma özgürlüğünün temel ilke olarak benimsendiği; bu ilkeden hareketle olgusal temele dayalı değer yargıları bakımından siyasetçilerin eleştiriler karşısındaki tahammül eşiği diğer tanınmış tüm kişilerden daha ileride kabul edildiği (AİHM Lingens Avusturya Kararı 1986); ancak bu durumun fikri değer taşıyan söylemler bakımından geçerli olduğu, bilgi değeri taşıyan ifadeler bakımından ise failin hukuka uygunluk sebeplerinden yararlanabilmesi için kamu yararı bulunan her konuda iyi niyetli bir şekilde gazetecilik mesleğinin gerektirdiği etik kurallarına uygun davranarak elde ettiği güvenilir ve kesin bilgiler sunmasının gerektiği (AİHM Bedat İsviçre Kararı 2016); Yargıtay’ın, bir haberi hukuka uygunluk sebeplerinden yararlanabilmesi için, o haberin gerçek ve güncel olması, verilişinde kamu ilgi ve yararının bulunması, olay ile olayın anlatılışı arasında fikri bağ bulunması şartlarını aradığı; bu unsurlardan birinin dahi gerçekleşmemesi haber verme ve eleştiri hakkını ortadan kaldıracağına ve fiili hukuka aykırı kılacağına hükmettiği (Yargıtay 4. C.D 18.09.2006 gün ve 2005/7706 Esas, 2006/14025 sayılı Kararı); somut olayda şüphelinin basın mensubu ya da gazeteci olmadığı, ancak böyle bir role soyunduğu durumlarda hukuka uygunluk sebeplerinden yararlanabilmesi için ifade hürriyeti bakımından ayrıcalıklı bir role sahip bulunan gazetecilerin taşıdıkları sorumluluk ve ödevleri yerine getirmesi gerektiği; şüphelinin paylaştığı listedeki 60 kişinin bylock kullanıp, kullanmadığına ilişkin en küçük bir araştırma yapmadan, nerede ve ne şekilde oluşturulduğu belli olmayan, atıfta bulunulan Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin 14/09/2017 tarih ve 2017/1863 Esas, 2017/4878 sayılı kararında belirtildiği üzere, Silahlı Terör Örgütü FETÖ/PDY üyeliği için yeterli delil kabul edilen, bu itibarla müşteki bakımından terör örgütü üyeliği suçundan soruşturma başlatılmasına yol açacak ağırlıkta isnat ve ithamlarda bulunmak suretiyle müştekinin şöhret ve kişilik haklarına zarar verdiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin eyleminin iftira ve hakaret olarak nitelendirilmesinin mümkün bulunduğu;ancak TCK. 44/1’in işlenen bir fiil ile birden fazla suçun oluşmasına sebebiyet verilmesi halinde bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı ceza verilmesini amir bulunduğu; TCK. 125/2’de hakaret suçunun temel cezasının üç aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlendiği; TCK. 267/1’de tanımlanan iftira suçunun cezasının ise 1 yıldan 4 yıla kadar hapis olarak tanımlandığı, bu nedenle şüphelinin eyleminin TCK. 44/1’in amir hükmü gereğince iftira olarak nitelendirildiği,</span></p><p><span style="font-size:18px">CMK. 170/1-h bendi gereğince isnad olunan suç ve uygulanması gereken kanun maddelerini belirleme görevi Cumhuriyet Savcısına verilmiş bulunduğundan eylemin tekliği karşısında hakaret suçuna ilişkin olarak Ek-Kovuşturmaya Yer Olmadığına Dair Karar verilemeyeceği böylece sanık hakkında iftira suçundan TCK.nun 267/1,53/1&nbsp; maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mahkememizin bu dosyası ile birleşen Mahkememizin 2022/303 Esas sayılı dosyası bakımından;</span></p><p><span style="font-size:18px">Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 17/03/2022&nbsp; tarih ve 2022/17467 sayılı iddianamesi ile;</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin suç tarihinde sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda TCK'nın 6. Maddesi gereği kamu görevlisi sayılan müştekileri kast ederek müştekilerin sıra numarasıyla adlarının yazılı olduğu liste halindeki bir görsel iletinin üzerine; "Sosyal medyada dolaşan bu listeyi Savcılar ve RTE görmüyor mu?" şeklinde sözler sarf ederek müştekilerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü üyesi oldukları, söz konusu terör örgütü mensupları tarafından kullanılan BYLOCK programını kullandıkları ve böylece terör örgütü ile irtibat ve iltisaklarının bulunduğu yönünde iddiada bulunduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Söz konusu iddianın hukuka aykırı somut bir fiil ve olgu isnadı niteliğinde olduğu ve müştekilerin şeref onur ve saygınlıklarını rencide edebilecek nitelikte olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Müşteki vekili şikâyet dilekçesinde, şüpheliden şikâyetçi olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Şüphelinin alınan savunmasında; olayı tevilli ikrar ettiği, savunmasının suç ve cezadan kurtulmaya yönelik olduğu,</span></p><p><span style="font-size:18px">Dosyada bulunan sosyal medya yazışma örneğinin kabul edilen bu oluşu teyit ettiği anlaşılmaktadır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İftira suçunu düzenleyen Türk Ceza Kanununun 267. maddesinde; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişinin cezalandırılacağı hükme bağlanmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İftira suçunun oluşabilmesi için;</span></p><p><span style="font-size:18px">i) Failin işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi,</span></p><p><span style="font-size:18px">ii) Bu isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla olması,</span></p><p><span style="font-size:18px">iii) Failin genel kastın yanında mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için hukuka aykırı isnatta bulunması, Gerekmektedir.</span></p><p><span style="font-size:18px">Somut olayda; şüphelinin, işlemediğini bildiği halde müştekiler hakkındasoruşturma açılmasını sağlamak amacıyla müştekilerin FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları yönünde hukuka aykırı isnatlarda bulanarak üzerine atılı iftira suçunu işlediği, eylemin tek fiille müştekilere yönelik olması sebebiyle aynı neviden fikri içtimaya ilişkin TCK 43/2 hükmü delaletiyle TCK 43/1 hükmünün uygulanması gerektiği, mahkemenizin 2021/517 Esas sayılı dosyası ile bağlantılı olan bu dosyanın söz konusu dava ile birleştirilmesine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Böylece sanık hakkında "iftira"suçundan Türk Ceza Kanunu 267/1,43/2, 43/1,53,58maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Anayasa Mahkemesinin 2023/4548 başvuru numarası, 31/10/2024 tarihli kararında belirtildiği üzere ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına yeter her şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.</span></p><p><span style="font-size:18px">DELİLLER:</span></p><p><span style="font-size:18px">1-Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 13/03/2023 tarihli araştırma raporu, 2-Katılan beyanları, 3-Sanık savunması, 4-Tüm dosya kapsamı. Bu delillerin usulüne uygun bir şekilde elde edildiği anlaşılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Yapılan açık yargılama, iddia, sanık savunması, katılan beyanları ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmekle; Dosya safahatı incelenmekle; Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 17/03/2022 tarih ve 2022/17467 Esas sayılı iddianamesi ile 28/12/2017 tarih ve 2017/861 Esas sayılı iddianamesi kapsamında sanık Tevfik DİKER'in 02/10/2017 tarihinde katılanlara yönelik olarak üzerine atılı İftira suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılmasının talep edildiği, yapılan yargılama neticesinde Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/06/2023 tarih, 2021/517 Esas ve 2023/482 Karar sayılı ilamı ile sanığın mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Verilen karara sanık tarafından itiraz edilmekle birlikte itirazın reddi üzerine 25/07/2023 tarihinde karar kesinleşmiştir. Kesinleşen karara karşı sanık müdafince bireysel başvuru yoluna gidilmesi üzerine Anayasa Mahkemesi'nin 31/10/2024 tarih ve 2023/4548 başvuru numaralı kararı uyarınca dosya kapsamında Anayasa'nın 36. Maddesiyle güvence altına alınan adil yargılanma hakkının ihlal edildiğinin belirtilmesi karşısında mahkememizce yargılamanın yenilenmesine karar verilerek 2025/158 Esas numarasına kaydı yapılmıştır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Tüm dosya kapsamında yapılan incelemede her ne kadar sanığın üzerine atılı İftira suçunu işlediği iddia edilmiş ise de sanık Tevfik Diker'in aşamalarda alınan tutarlı savunmalarıyla söz konusu sosyal medya hesabının kendisine ait olmadığını ve üzerine atılı suçları işlemediğini belirttiği, sanığın Genelkurmay Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, Hava Kuvvetleri Komutanlığı Emir Subaylığı, 2. Hava İkmal Bakım Motorlu Araçlar Bölge Bakım Komutanlığı, TBMM 19. ve 20. Dönem Manisa Milletvekilliği gibi görevlerde bulunmuş olması hasebiyle tanınmış bir siyasi figür olduğundan, hakkında başkaları tarafından sahte sosyal medya hesaplarının açılma ihtimali bulunduğu, ayrıca Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü tarafından hazırlanan 13/03/2023 tarihli araştırma raporuna göre; Yapılan açık kaynak araştırmasında, iddianamede yer alan TevfikDiker@TevfitDiker isimli/rumuzlu twıtter hesabı kullanıcıcına ulaşılamadığından gerekli tespit çalışmasının yapılamadığı, internetin yapısı gereği veriler/paylaşımla üzerinde ekleme, çıkarma, değiştirme yetkisi bulunan kullanıcı/kullanıcıların tercihlerine göre verilerin/paylaşımların değiştiriliebilir nitelikte olduğunun bilinmesi gerektiği, hakkında çalışma yapılan sosyal medya hesabının/hesaplarının ilgiliye/ilgililere ait olabileceği gibi, bahse konu profilin/hesabın ilgilinin bilgisi dışında, kişisel bilgileri ve/veya fotoğrafları kullanılarak başkaları tarafından oluşturulmuş sahte hesap/profil olabileceği, profil/hesapların başkaları tarafından ele geçirilmiş ve ilgilinin rızası dışında kullanılmış olabileceği, ilgili veya diğer şahıslar tarafından aynı isim/rumuz ile birden fazla hesap açabileceği, hususularının değerlendirmelerde göz önünde bulundurulmasının gerektiği bildirilmiştir. Gerek sanığın aşamalarda alınan savunmalarında söz konusu hesabın kendisine ait olmadığını belirtmesi gerekse araştırma raporunda sosyal medya hesabının sanığa ait olup olmadığı hususunda kesin bir tespit yapılamaması nedeniyle sanığın üzerine atılı suçu işleyip işlemediğine yönelik şüphe hasıl olduğu, herhangi bir soruna ilişkin şüphenin, mutlaka sanık yararına değerlendirilmesi gerektiği, şüpheden sanık yararlanır ilkesinin gereği olarak sanığın bir suçtan cezalandırılmasına karar verilebilmesinin temel şartının, suçun hiçbir şüpheye mahal bırakmayacak kesinlikte ispat edilebilmesi olduğu, gerçekleşme şekli şüpheli veya tam olarak aydınlatılamamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, ceza mahkûmiyetinin; herhangi bir ihtimale değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, bu ispatın, hiçbir şüphe ya da başka türlü oluşa imkan vermemesi gerektiği, toplanan delillerin bir kısmına dayanılıp, diğer kısmı gözardı edilerek ulaşılan kanaate değil, kesin ve açık bir ispata dayanması gerektiği, yüksek de olsa bir ihtimale dayanılarak sanığı cezalandırmanın, ceza muhakemesinin en önemli amacı olan gerçeğe ulaşmadan hüküm vermek anlamına geleceği, sanık Tevfik DİKER'in üzerine atılı İftira suçunu işlediğine dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil elde edilemediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca sanığın beraatine karar verilmekle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>HÜKÜM:</strong> Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;&nbsp; Her ne kadar sanık Tevfik DİKER'in ana dosya ve birleşen dosya kapsamında üzerine atılı "İftira" suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmışsa da, sanığın üzerine atılı suçları işlediğinin sabit olmadığı anlaşıldığından 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince <strong>BERAATİNE,</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">5271 sayılı CMK'nun 273/1. maddesi uyarınca hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, mahkememize veya en yakın mahkemeye bir dilekçe vermek veya zabıt katibine bir beyanda bulunmak suretiyle; sanığın cezaevinde bulunması halinde tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle; Ankara Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF yasa yoluna başvurulma hakkı olduğu belirtilerek ve yasa yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesinleşeceği ihtar edilerek, verilen karar C.Savcısının huzuruyla usulen açıkça okunup anlatıldı. 14/07/2025” dendi.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>MÜŞTEKİ ŞİKÂYETÇİLER KARIRI İSTİNAF ETTİ, İSTİNAF DA DİKER’İN BERAATINI ONAYLADI, ONLARIN İTİRAZINI RED ETTİ. İşte o karar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">T.C. A N K A R A &nbsp;BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. CEZA DAİRESİ <strong>“TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR”</strong> ESAS NO : 2025/3150,&nbsp; KARAR NO: 2025/3641, İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ : Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi, TARİHİ&nbsp;: 14/07/2025, NUMARASI : 2025/158 (E) ve 2025/509 (K)&nbsp; <strong>KATILANLAR :</strong> 1-Bülent Arınç, 2- İsmet Yılmaz , 3-Mehmet Müezzinoğlu, 4-Ömer Çelik , 5-Recep Akdağ, 6-Şamil Tayyar , 7-Bekir Bozdağ&nbsp;&nbsp;<strong>SANIK: </strong>Tevfik Diker, SUÇ: İftira, HÜKÜM: Beraat</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNANLAR:</strong> Katılanlar vekilleri, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesince verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla, dosya incelenip görüşüldü; &nbsp;İlk derece mahkemesince yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, <strong>katılanlar vekillerinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla,</strong> Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca <strong>İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE;</strong> Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de mahkemesince istinaf başvurusunda bulunanlara tebliğine, dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine iadesine; Dair, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286. maddesi uyarınca kesin olarak, 23/12/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi” <strong>DENİLDİ.</strong></span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a>&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MEZİTLİ’DE BU İHALELERİN İDARECE İPTALİ DİKKAT ÇEKTİ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mezitlide-bu-ihalelerin-idarece-iptali-dikkat-cekti-252320dc88aa4-0a15-41ba-8c22-355aeaf1088c2026-01-04T08:12:00+03:00HABER MERKEZİ MEZİTLİ’DE BU İHALELERİN İDARECE İPTALİ DİKKAT ÇEKTİ

MEZİTLİ’DE BU İHALELERİN İDARECE İPTALİ DİKKAT ÇEKTİ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>İPTAL BİR:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1994037 </strong>ikn numaralı, "12 AY SÜRE İLE ÇÖP KAMYONU VE İŞ MAKİNASI KİRALANMASI HİZMET ALIMI İŞİ" ihalesi, 23.12.2025 10:00 da yapılacakken, 15.12.2025 günü "İhale İlanı ile İlgili Eksiklik veya Hatalardan Dolayı" denerek ihale iptal edildi.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>İPTAL İKİ:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/2051309</strong> ikn numaralı, "Mezitli Belediyesine Ait Hizmet Binaları ve Parkların Elektrik Enerjisi İhtiyacı İçin Serbest Piyasadan 2026 yılı (12 aylık) Elektrik Enerjisi Alımı" ihalesi, 16.12.2025 10:00 da yapılacakken, 16.12.2025 günü "İhaleye Teklif Veren İstekli Çıkmaması Nedeniyle" iptal edildi.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>İPTAL ÜÇ:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/2020631</strong> ikn numaralı, "2026 Yılı ARAÇ BAKIM VE ONARIM" ihalesi, 15.12.2025 10:00 da yapılacakken, 08.12.2025 günü "İhalenin Niteliğinin veya Miktarının Değişmesi" nedeniyle iptal edildi.</span></p><p><em><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İhalelerin AÇIK usulde çıkması ve ardından da iptal edilmeleri tartışmalara yol açtı.</strong></span></span></em></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “… 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[YENİŞEHİR’İN MİLYONLUK İHALESİ DOĞRUDAN TEMİN İLE]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yenisehirin-milyonluk-ihalesi-dogrudan-temin-ile-25233282ad3da-94b5-4f94-836e-0116301127b52026-01-04T08:09:00+03:00HABER MERKEZİ YENİŞEHİR’İN MİLYONLUK İHALESİ DOĞRUDAN TEMİN İLE

YENİŞEHİR’İN MİLYONLUK İHALESİ DOĞRUDAN TEMİN İLE

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Mersin'in Yenişehir Belediyesi</strong></span> 2025 yılı sonlarına doğru <strong>"uluslararası mersin kushimoto sokak sanatçıları festivali organizasyon hizmet alımı"</strong> için 25DT2425482 ikn numaralı doğrudan temin ile hizmet alımı gerçekleştirir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>1.250.000,00 TRY bedel ile </strong>06.06.2024 tarihinde MTSO tescili yapılan, YENİ MAH. İSMET İNÖNÜ BUL. BEGONYA SİTESİ NO: 48-A MEZİTLİ / MERSİN adresinde kayıtlı olan, &nbsp;LİSA TANITIM ORGANİZASYON LİMİTED ŞİRKETİ &nbsp;(Fuat Yıldız) ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Henüz bu rakam içinde KDV yok.</span></p><p><span style="font-size:18px">O rakamda eklenince tutar daha da artacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Ülkemizin ekonomik durumu belli iken, yürürlükte tasarruf genelgeleri de mevcutken, böyle bir işe para harcanması dikkatten kaçmadı.</span></p><p><strong><span style="font-size:18px">1,5 milyona yakın işin açık ihale değil de doğrudan temin olarak yapılması eleştirilere sebep oldu.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “… 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a>&nbsp;</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[TEVFİK DİKER'DEN ANLAMLI TEŞEKKÜR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/tevfik-dikerden-anlamli-tesekkur-2521135d25db9-a8f5-4565-93e9-f45edff6aef82026-01-02T21:35:00+03:00HABER MERKEZİ TEVFİK DİKER'DEN ANLAMLI TEŞEKKÜR

TEVFİK DİKER'DEN ANLAMLI TEŞEKKÜR

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Sn Yılmaz Tunç<br />Adalet Bakanı<br />*<br />Sn.Hüseyin Yayman<br />Hatay AK Parti Milletvekili<br />Genel Başkan Yardımcısı&nbsp;<br />*<br />Sn.Murat Baybatur<br />Manisa AK Parti Milletvekili<br />*<br />Ali İhsan Karahasanoğlu<br />Yeni Akit Gazetesi ve medya Yönetim Kurulu Başkan V.<br />*<br />Hastanede yatarak tedavi olduğum dönemde benimle özel ve samimi ilgilenen yukarıdaki değerli siyasetçilere, kardeşlerime,dostlarıma, şahsım ve ailem adına sonsuz şükranlarımı sunuyorum.<br />Selam sevgi ve saygılar.<br /><strong>Tevfik DİKER</strong><br />19 ve 20 nci Dönem Manisa&nbsp;Milletvekili<br />Araştırmacı Yazar</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GENÇLİK SPOR’UN DOĞRUDAN TEMİNLERİ HEP AYNI FİRMALARDAN]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/genclik-sporun-dogrudan-teminleri-hep-ayni-firmalardan-251983cfcc5d0-f35b-44b0-b8c8-ad904c4796182026-01-02T13:28:00+03:00HABER MERKEZİ GENÇLİK SPOR’UN DOĞRUDAN TEMİNLERİ HEP AYNI FİRMALARDAN

GENÇLİK SPOR’UN DOĞRUDAN TEMİNLERİ HEP AYNI FİRMALARDAN

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">25DT2455626 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı bina ve tesislerde yangın güvenliği ve sivil savunma tedbirleri kapsamında kullanılmak üzere malzeme alımı işi" 568.975,00 TRY bedel ile 25.12.2025 günü İSA ÖZDEMİR,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2444786 numaralı, "tesislerdeki asansörlerin bakım onarımı için malzeme alımı" 366.000,00 TRY bedel ile 23.12.2025 günü AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2444097 numaralı, "Müfide İlhan Yurdu Asansör Malzemesi Alımı" 703.000,00 TRY bedel ile 23.12.2025 günü AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2440570 numaralı, "MÜFİDE İLHAN KIZ YURDU KAZAN DAİRESİ MEKANİK SİSTEMLERİN ETİKETLENDİRİLMESİ İŞİ" 350.000,00 TRY bedel ile 23.12.2025 günü Ali Cigal,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2432310 numaralı, "Erdemli, Limonluk ve GSB Yurt Müdürlükleri kazan dairesi bakım onarım ve tadilat işlerinin yapılması işi." 800.000,00 TRY bedel ile 23.12.2025 günü HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2429646 numaralı, "tesislerde bulunan jeneratörlerin bakımı için malzeme alımı" 646.574,00 TRY bedel ile 18.12.2025 günü SANAL BİLGİSAYAR, DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI, TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2428485 numaralı, "Erdemli Öğrenci Yurdu Müdürlüğü A ve B Blok öğrenci odalarında bulunan WC ve banyo kapılarının yenilenmesi işi." 150.000,00 TRY bedel ile Seval Sungur</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2428097 numaralı, "Tarsus Kız Yurdu Müdürlüğü A/B Bloklarda kazan dairesinde bulunan 2 adet kombinin tamirinin yapılması ve diğer kombilerin de bakımlarının yapılması işi" 350.000,00 TRY bedel ile 23.12.2025 günü HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2427249 numaralı, "Tarsus üniversitesi Ünides 5. dönem projeleri kapsamında organizasyon hizmet alımı işi" 796.000,00 TRY bedel ile 22.12.2025 günü DG DİVA GIDA TURİZM TİCARET VE SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2426207 numaralı, "müfide ilhan öğrenci yurdunda kullanılan asansörler bakım onarımı için malzeme alımı" 793.000,00 TRY bedel ile 22.12.2025 günü AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2423658 numaralı, "TESİS, ATÖLYE VE HİZMET BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE HIRDAVAT VE SIHHİ TESİSAT MALZEMESİ ALIMI" 366.779,00 TRY bedel ile MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2422672 numaralı, "Mersin Kız Yurdu Kazan dairesi panolarının etrafının kapatılması işi." 370.000,00 TRY bedel ile, ÇHS YAPI MOBİLYA TEMİZLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2419139 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı tesislerde kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan sağlık malzemesi alımı işi"452.895,00 TRY bedel ile Ferhat Yüksel</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2418367 numaralı, "(KYK)Mersin Kız Yurt Müdürlüğünde fiber optik altyapının gerekli tadilat ve eklemelerinin yapılması işi." 797.269,60 TRY bedel ile POWEREX MÜHENDİSLİK ELEKTRİK ELEKTRONİK MAKİNA OTOMASYON İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2416454 numaralı, "Mersin Kız Yurdu Müdürlüğü G blok yangın tadilatı ve otomasyon entegrasyonu yapılarak verimin arttırılması işi." 566.435,94 TRY bedel ile BİTEM MÜHENDİSLİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2415663 numaralı, "Engelsiz Tribün Projesi kapsamında lig müsabakası izleyeceklerin ulaşımlarının sağlanması amacıyla araç kiralama hizmet alımı işi" 234.000,00 TRY bedel ile EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2412365 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı Müfide İlhan Öğrenci Yurdu Müdürlüğü binasında kullanılacak çeşitli levhalar ve kaplama işlemleri için malzeme yaptırılması işi." 124.550,00 TRY bedel ile RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2412013 numaralı, "Mersin Kız Yurt Müdürlüğü öğrenci odalarına banyo penceresi yapım işi." 788.950,00 TRY bedel ile CLS PROJE ENERJİ ENDÜSTRİYEL İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2410696 numaralı, "30 altı Gençlik Zirvesine katılacakların ulaşımlarının sağlanması amacıyla otobüs kiralama işi" 182.600,00 TRY bedel ile EFELEASE ULUSLARARASI TAŞIMACILIK LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2407354 numaralı, "Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Gençlik Kamplarında düzenlenmiş olan etkinliklerde kullanılmak üzere malzeme alımı işi." 32.120,00 TRY bedel ile RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2406774 numaralı, "tesis ve gençlik kamplarıdna yangın pompalarının bakım onarımı için malzeme alımı" 543.021,00 TRY bedel ile REGAN MÜHENDİSLİK MEKANİK YANGIN İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2401205 numaralı, "Mersin Kız Yurdu Müdürlüğü yangın deposu arızalarının giderilmesi işi." 600.000,00 TRY bedel ile DEVPO TEKNİK MÜHENDİSLİK İNŞAAT TAAHHÜT İTHALAT VE İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2401030 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı Mezitli İlçe Müdürlüğü'ne bağlı Mersin Engelsiz Gençlik Merkezinde Kortej ve Törenlerde ve Toroslar Spor Salonunda kullanılmak üzere alınmak üzere malzeme alımı işi." 12.500,00 TRY bedel ile RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2400429 numaralı, İl Müdürlüğümüze bağlı Tarsus Yurdu Müdürlüğü hizmetinde kullanılan B bloktabulunan jeneratöre akü malzemesi alımı işi ." 9.000,00 TRY bedel ile SANAL BİLGİSAYAR, DAYANIKLI TÜKETİM MALLARI, TURİZM PAZARLAMA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2396513 numaralı, "Yenişehir Erkek Öğrenci Yurdu öğrenci blokları, sosyal tesis ve idari bina VRF klima arızalarının giderilmesi işi."105.000,00 TRY bedel ile BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2394302 numaralı, "Mersin Kız ve Müfide İlhan Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere elektrik malzemesi alımı" 106.850,00 TRY bedel ile LONGİ ENERJİ GÜNEŞ SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2393831 numaralı, "Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere sıhhi tesisat ve hırdavat malzemesi alımı" 375.057,00 TRY bedel ile MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2393331 numaralı, "Yenişehir Yurt Müdürlüğünde kullanılmak üzere kalorifer peteği alımı işi" 100.000,00 TRY bedel ile Hasan Çelik,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2392492 numaralı, "Mersin Kız Yurdu merkezi kazan dairesinde bulunan çek valf ve pislik tutucu temizliği yapılması işi." 345.000,00 TRY bedel ile NOVE MEKANİK MÜHENDİSLİK ENERJİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2391572 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı Taşucu Yurt Müdürlüğü bakım onarımlarda kullanılmak üzere hırdavat ve sıhhi tesisat malzemeleri alım işi." 112.050,00 TRY bedel ile Hasan Basri Yeğen,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2391076 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı Taşucu Yurt Müdürlüğü bakım onarımlarda kullanılmak üzere elektrik malzemeleri alım işi." 108.560,00 TRY bedel ile Hasan Basri Yeğen</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2390878 numaralı, "TESİSLER VE ATÖLYEDE KULLANILMAK ÜZERE HIRDAVAT VE SIHHİ TESİSAT MALZEMESİ ALIMI" 195.995,00 TRY bedel ile Hasan Çelik</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2390768 numaralı, "İl Müdürlüğümüze bağlı Mersin Kız Yurdu Müdürlüğünde öğrenci bloklarında tuvalet ve banyolarda meydana gelen su sızıntılarında kullanmak üzere malzeme alım işi." 9.500,00 TRY bedel ile MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2390684 numaralı, "TESİSLER VE HİZMET BİNASINDA KULLANILMAK ÜZERE ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI" 31.455,00 TRY bedel ile LONGİ ENERJİ GÜNEŞ SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİ.</span></p><p><span style="font-size:18px">Buraya aldığım 12. Ayda yapılan doğrudan temin ihalelerin bazıları. Daha yüzlercesi var. Nedense hep aynı firmalardan alış veriş yapılıyor. Bu arada bu rakamların içinde KDV yok. Fatura kesiminde KDV ayrıca ilave edilecek. Rakamlar ufak gibi görünse de, toplanınca büyük rakamlar ortaya çıkıyor. Harcanan para yetimin şehidin hakkı olan BEYTÜLMAL dediğimiz devletin kasası. Daha dikkatli ve özenli olmak hepimizin görevi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, Aynı kişilerini, firmaların işleri almaları bir TESADÜF MÜ?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişinin yâda firmanın HER İŞİ YAPMASI, her işten anlaması, hayatın doğal akışına uygun mu?</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>YUKARIIDAKİ FİRMALARIN, ALDIĞI BENZER İŞLERİ BİZ KENDİ OLANAKLARIMIZ İLE BELİRLEDİK. TÜM KAYITLAR YÜCE DEVLETİMİZDE. SİZDE İNCELEYİN HER FİRMAYI. SİZDEN KAÇ İŞ ALMIŞ, NASIL ALMIŞ, HANGİ BEDELLE ALMIŞ... BUNU YAPMAK ÇOK ZOR MU?!</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konularda Önceki yazımın linki:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-25072</a> </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MBB PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR…]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mbb-pazarliktan-vazgecmiyor-25197c835658d-3b68-491b-8470-fbf16822e5a02026-01-02T12:03:00+03:00HABER MERKEZİ MBB PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR…

MBB PAZARLIKTAN VAZGEÇMİYOR…

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2025/2290254 ikn numaralı, "MÜZİK ENSTRÜMANLARI İHTİYACI ALIMI" işini pazarlık 21/F ye göre alım yapar.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu iş için iki kişi teklif atar.</span></p><p><span style="font-size:18px">2.485.000,00 TRY bedel ile ÇUKUROVA SES ORGANİZASYON HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ ÖZGÜRLÜK MAHALLESİ 139 CAD. D BLOK Apt. NO: 59 /4/6 AKDENİZ/MERSİN ( Cihan Aslan) ile 24.12.2025 günü sözleşme imzalanır.</span></p><p>&nbsp;</p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#008000"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Av. Hasan Doydu: 11 yargı paketinde eksik var!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/av-hasan-doydu-11-yargi-paketinde-eksik-var-251868006080d-42ac-4d9e-a37b-e7e43a7856322025-12-29T11:52:00+03:00HABER MERKEZİ Av. Hasan Doydu: 11 yargı paketinde eksik var!

Av. Hasan Doydu: 11 yargı paketinde eksik var!

DÜNYA

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“Değişiklik gerekçesinde; mevcut yasadaki belirsizliğin giderilmesi amaçlandığı yazıyor... Oysa bir belirsizlik mevcut değil idi. Zira; 2012 değişikliği Yargıtay’ın yıllarca yaptığı içtihatların bir sonucu idi.... MK 733 deki değişiklik ve yürürlüğü anlaşılabilir.. Ama MK.734 deki değişikliğin geriye yürümesi noktasındaki garabet başlı başına bir garabettir. Bunun yanında değişiklikteki "mahkemece belirlenecek rayiç" cümlesinin ucu açıktır... Aktin tarafı olan satıcının yaptığı davaya konu satış bir rayiç kabul edilecek mi? Rayiçten kasıt nedir? Resmi emsal satış mı? Kamulaştırma dosyalarında res'en araştırma ilkesi mevcut iken bu davalara da bakan hâkimler rayici/resmi emsali mi res'en mi göz önüne alacak? Tarafların delilleri getirmesi ilkesi ne olacak? Ayrıca; hangi tarihteki rayiç; dava tarihindeki mi? yoksa istinaftan temyizden geri çevrilen dosyalarda keşif tarihindeki mi? Güya belirsizliği gidermişler! Bence aksine artırmışlar... Araya sıkıştırılan bu yasa değişikliği şunu gösteriyor; çok değerli bir veya daha fazla arsa da değerinin çok altında yapılan satışlardaki zararı gidermek! Kim için, kimler için!”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[AMAN ORMANCI, CANIM ORMANCI, BU NE ACI?]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/aman-ormanci-canim-ormanci-bu-ne-aci-251793753a2bc-607e-4c72-8d46-d67b5ce46eab2025-12-27T15:04:00+03:00HABER MERKEZİ AMAN ORMANCI, CANIM ORMANCI, BU NE ACI?

AMAN ORMANCI, CANIM ORMANCI, BU NE ACI?

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">Mersin ili, Yenişehir ilçesi, Emirler Mahallesi, Büyük Gelicek ve Küçük Gelicek tepelerinin (Halk Gelincik, paraşüt tepesi olarak biliyor) güney sırtlarında kırmızı orman böceği ormanı kurutuyor. Emirler ormanlarının başka kısımlarında bu böcek ve ağaç kuruması görülmüyor. Bu iki tepede ağaç kuruması olması da orada yaşayan halk tarafından başka ihtimalleri düşündürüyor. Öncelikle orman görevlilerinin bu durumu görmesi gerekirken bu konuda bir çalışma olmaması da ayrıca düşündürücü. Bizde gidip yerinde gözlemleyip resimledik ve bu böceğin zarar verdiği yerlerin görüntülerini ortaya çıkardık. Yetkililerimizden bu işin incelemesini ve önlem almasını, beytülmal olan devlet malına sahip çıkmalarını, bu işin başka yere de sıçramamasını istiyoruz.</span></p><p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69511d733d96f.jpg" style="height:442px; width:952px" /></p><p><span style="color:#006400"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HASAN UFUK ÇAKIR'A MUHTEŞEM KARŞILAMA]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hasan-ufuk-cakira-muhtesem-karsilama-251653e60e101-9129-4e14-91f7-e17a97f2571b2025-12-22T12:48:00+03:00HABER MERKEZİ HASAN UFUK ÇAKIR'A MUHTEŞEM KARŞILAMA

HASAN UFUK ÇAKIR'A MUHTEŞEM KARŞILAMA

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:20px">CHP'den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, 'Kamer Genç Mezarında rakı içenlere lanet olsun' dedi.</span></strong></p><p><span style="font-size:20px">CHP'den istifa eden Mersin Milletvekili Hasan Ufuk Çakır, günler sonra döndüğü memleketinde sevenleri tarafından coşkuyla karşılandı. Çakır, otoban Gözne gişeleri girişinde davul-zurna eşliğinde, sloganlar atılarak ve omuzlar üzerinde karşılanırken, alanda koç kesildi. Miting havasında geçen karşılamada Çakır, organizasyon yapılmadan oluşan kalabalığa dikkat çekerek, 'Çok değerli vatandaşlarım, sevenlerim. Buraya herhangi bir toplantı anonsu yaptırmadım. Allah'a hamdolsun, Mersin'in bir ucundan diğer ucuna oluşturduğunuz tepki ve bağlılık topluluğuna minnettarım' şeklinde konuştu.</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">'Mezarlıkta rakı içenlere lanet olsun'</span></strong></p><p><span style="font-size:20px">Kendisi hakkında ortaya atılan iddialara değinen Çakır, 'Bildiğiniz üzere şahsi itibarıma yönelik aslı olmayan o 'oto hırsızlığı' ithamında bulundular. İftira edenleri, iftira eden medya kuruluşunu lanetliyorum. Ulusal basında gereken tepkiyi verdiğim için parti yetkilileri arkamda durmadı, disipline verildim. Onun için ben de istifa ettim, millete geldim. Bu millet de burada. Beni ihraç edenler, mezarlıkta rakı içenlere lanet olsun' ifadelerini kullandı.</span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/6949171d17b13.jpg" style="height:592px; width:984px" /></span></p><p><strong><span style="font-size:20px">'Bağımsız milletvekiliyim'</span></strong></p><p><span style="font-size:20px">Bağımsız olarak yoluna devam ettiğini ifade eden Çakır, kararlarını vatandaşlara danışarak alacağını belirterek, 'Bu itibarla, her zaman dimdik arkanızdayım. Evet, bağımsız milletvekiliyim. Siz 'bağımsız ol' derseniz bağımsız olurum, 'emekli ol' derseniz emekli olurum. Ama size danışarak gereğini yapacağım' diye konuştu.</span></p><p><span style="font-size:20px">Karşılamanın büyüklüğüne vurgu yapan Çakır, 'Bu bir karşılama, binlerce araba yolda kaldı, bu kadar vatandaş da yolda kaldı. Beni katletmeye kalkanları Mersin'de bir 'mobilet' karşılamaz. Milletin verdiği koltukta oturanlara millet diyor ki, 'Yahu bizim Hasan Ufuk Çakır'a ne oldu?' diyor. O da 'kıs kıs' gülüyor. Şimdi gülme sırası millette, millete bırakıyorum ben. İslam'ın şartı beş, altıncısı olsaydı 'haddini bilmek' olurdu. Elhamdülillah biz haddimizi biliyoruz' şeklinde konuştu.</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">'Ezdirmedim sizi'</span></strong></p><p><span style="font-size:20px">Çakır, sahada olmaya devam edeceğini belirterek, 'Ben şuradan şunu haykırıyorum; ezdirmedim sizi. Emrinizde oldum, şerefimle, haysiyetimle, onurumla sizin onurunuzu baş tacı ettim. Evet, tek tek, ev ev, ilçe ilçe, çadır çadır, dükkan dükkan gezeceğim. Siz ne diyorsanız ben onu yapacağım. Sizin oylarınızla geldim, onu şerefimle muhafaza ediyorum' dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px">Siyaset anlayışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çakır, 'Kendilerini televizyon odalarından çıkmayan, klimalı odalardan çıkmayan, o masada bu masada siyaset yaptığını zannedenler; millet nerede millet? Millet burada. Cumhuriyet Halk Partisi'ne oy vermiş namuslu adamlara sesleniyorum, haysiyetli adamlara sesleniyorum; sizin boynunuzu bükmedim. Vallahi bükmedim. Düşün peşime, aldatmam, yalan atmam, kandırmam. Kendimi önce Allah'a, sonra size emanet ediyorum' diye konuştu.</span></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Milletvekili Ali Bozan’ın “Gençlik kampında 3 gencimiz öldü, sorumluları kim“ sorusuna yanıt verilemedi]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/milletvekili-ali-bozanin-genclik-kampinda-3-gencimiz-oldu-sorumlulari-kim-sorusuna-yanit-verilemedi-2516420dae21f-1ecc-4d7e-9ba8-13447eb1b7632025-12-22T12:31:00+03:00HABER MERKEZİ Milletvekili Ali Bozan’ın “Gençlik kampında 3 gencimiz öldü, sorumluları kim“ sorusuna yanıt verilemedi

Milletvekili Ali Bozan’ın “Gençlik kampında 3 gencimiz öldü, sorumluları kim“ sorusuna yanıt verilemedi

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin’in Silifke ilçesinde bulunan ve Mersin Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Yıldırım Beyazıt Gençlik Kampı’nda geçtiğimiz Haziran ayında 3 genç boğularak yaşamını yitirdi. İhmaller zincirinin yer aldığı olayla ilgili bugüne kadar kamuoyuna somut bir açıklama yapılmadı. DEM Parti Mersin Milletvekili Ali Bozan, 3 gencin boğularak yaşamını yitirdiği vahim olayı Meclis’te Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’a sordu. Bakan Bak, soruya yanıt veremedi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">“SORUMLULAR ORTAYA ÇIKARILDI MI?”</span></p><p><span style="font-size:20px">Milletvekili Ali Bozan, Bakan Osman Aşkın Bak’a yönelttiği sorusunda şu ifadeleri kullandı:</span></p><p><span style="font-size:20px">“Gençlik Spor İl Müdürlüğü’ne bağlı Yıldırım Beyazıt Gençlik Kampı’nda 3 gencimiz boğularak yaşamını yitirdi.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">‘İhmaller ve sorumlular bir an evvel açığa çıkarılmalı’ dedik.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:20px">Sonuç ne oldu?</span></p><p><span style="font-size:20px">3 gencimiz öldü. Peki bu büyük ihmalin sorumluları ortaya çıkarıldı mı? Kimse ceza aldı mı?”</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[2017 DEKİ “KUMPAS” 8 SENE SONRA BERAATLE SONUÇLANDI]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/2017-deki-kumpas-8-sene-sonra-beraatle-sonuclandi-25154f43c11a3-9073-4943-bec8-91b0ba1815652025-12-17T19:16:00+03:00HABER MERKEZİ 2017 DEKİ “KUMPAS” 8 SENE SONRA BERAATLE SONUÇLANDI

2017 DEKİ “KUMPAS” 8 SENE SONRA BERAATLE SONUÇLANDI

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:24px"><strong>Mersin 8. Ağır cezada açılan ve 2017 yılından beri görülen davada İSTİNAF son sözü söyledi. Ve Kararlar kesinleşti.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:20px">Ne olmuştu?</span></strong></span></p><p><span style="font-size:20px">O yıllarda Mersin Büyükşehir Belediyesinde FETÖ operasyonu yapılmış 30 kişinin üzerindeki isim gözaltına alınmıştı. O süreçte haberanaliz de çıkan eleştiri ve haberleri beğenmeyenler, bir kumpasa yönelerek, bizimle ilgisi ve irtibatı olmayan bir tivit adresinden bizleri mesul tutarak gözaltı işlemi yapmışlar ve ardından da ardı ardına davalar açmışlardı.</span></p><p><span style="font-size:20px">Olay yeri tutanağı denen tutanağa yalan ve düzmece olduğu için imza atmayan Göktaş’ın yerine aynı dosyada yargılanan ve Göktaş’ın yanında değil ayrı ayrı yerlerde gözaltına alınan diğer iki kişiye imzalatıp geçerli hale getirip, mahkemeyi yanıltanlar, mahkemede bu tutanağa niye imza attınız sorusuna, polis dedi bizde imzaladık, biz Göktaş’ın yanında değildik ifadesini kullanmalarına rağmen ve ayrıca bu kişilerin yakalanma anları fiziki tutanakları dosyada mevcut iken dikkate alınmayıp, Gazeteci Yazar Mustafa Göktaş'a zulüm devam ettirilmişti. Bu arada çeşitli basın yayın organları ve sosyal medyada yalan yanlış algı oluşturan bir gurup paralı kalemşorlar ise itibar suikastı için ellerinden geleni yaptılar fakat başarılı olamadılar. Göktaş’ın elleri kelepçeli hallerini sosyal medyada paylaşarak, ahlaksızca ve iftiralar atarak algı oluşturmak isteyenlere bu gün yargı cevabını kararı ile verdi.&nbsp;Tam 8 yıl sonra. </span></p><p><span style="font-size:20px">Ağır cezalık bir dosya olmayan iddianameyi üç kez ret eden mahkemenin rettini tanımayanların kasıtlı olarak bir takım maddeler ilave edip dosyanın ağır cezada açılmasını sağlayanlar, &nbsp;işin sonunda meseleyi HAKARETE soktular. Hakaret suçunun yargılanma yeri Asliye Ceza. Ama bunu da delip, siviller asliyede, memurlar ağır cezada görülsün dediler ve davayı açtılar.</span></p><p><span style="font-size:20px">Göktaş’ı <strong>İftira suçu ile Terörle mücadelede görev almış kişileri hedef göstermek maddesini öne sürerek TUTUKLAYANLAR,</strong> Göktaş’ın özgürlüğünü 10,5 ay elinden aldıktan sonra 2018 yılında tutuksuz yargılanmasına karar verip, üçüncü duruşmada serbest bırakmış, ardından süreç devam etmiş idi. <strong>Bu gün gelinen noktada, aşağıdaki bilgelerden de anlayacağınız üzere, Göktaş her iki tutuklama gerekçesi olarak gösterilen suç unsurlarından kesin suretle BERAAAT ederek aklanmıştır.</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>BELGE 1-<span style="color:#FF0000"> İFTİRA SUÇLAMASINDAN BERAATİN KESİNLEŞMESİ....</span></strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/695a3fe48beda.jpg" /></span></p><p><strong><span style="font-size:20px">BELGE 2- <span style="color:#FF0000">TERÖRLE MÜCADELEDE GÖREV ALMIŞ KİŞİLERİ HEDEF GÖSTERMEK&nbsp;SUÇALAMASININ KESİNLEŞMİŞ BERAAT KARARI</span></span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px"><span style="color:#FF0000"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/695a40ac55aa2.jpg" /></span></span></strong></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Bir başka husus ise Göktaş,</strong>&nbsp;yaşamı boyunca hiçbir zaman TERÖR suçundan gözaltına alınmamış, hakkında yasal işlem yapılmamış, herhangi bir çıkar amaçlı örgüt yâda terör örgütü ile ilişkilendirilmemiş olduğu halde,<strong> bir kısım aşağılık kalemler </strong>kamuoyunda Gazeteci Yazar Mustafa Göktaş'ı itibarsızlaştırmak için yalan düzmece bilgiler servis etmişlerdir. Onlarında bir kısmını yargıya taşıyıp ceza almalarını sağladık, bir kısmını ise ALLAH’A havale ettik.</span></p><p><span style="font-size:20px">Bu günlük bu kadar.&nbsp;</span></p><p><strong><span style="font-size:20px">haberanaliz.net</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[GÖKTAŞ: MERSİN SANAYİ ODASI BİR GEREKLİLİKTİR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/goktas-mersin-sanayi-odasi-bir-gerekliliktir-251471fe61203-2a46-49b4-b606-bab93199acb12025-12-15T10:45:00+03:00HABER MERKEZİ GÖKTAŞ: MERSİN SANAYİ ODASI BİR GEREKLİLİKTİR

GÖKTAŞ: MERSİN SANAYİ ODASI BİR GEREKLİLİKTİR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin Sanayi odası kurulmalı mı diyerek, Konu ile ilgili görüşüne başvurduğumuz, <strong>Çevre ve Tüketici Haklarını Koruma Derneği</strong> <strong>(ÇETKODER) Genel Başkanı Mustafa Göktaş:</strong></span></p><p><span style="font-size:20px">“Çok önemli ve Mersin için hayati bir değere sahip olan Mersin Sanayi Odasının kurulması fikrine başından beri olumlu bakıyorum ve destekliyorum. Bu konuda temsil ettiğim basın kuruluşlarında da ayrı ayrı zamanlarda köşe yazıları yazdım. Bu işin öncülüğünü kentin sevilen, saygı duyulan ailesi ARSLAN ailesi yaptı. Sonrasında onların yanında el ele tutuştukları ve gönül bağı yaptıkları, hepsi birbirinden kıymetli ve saygın iş insanları olan, benim hafızamda kalan ‘FERHAT GÜRÜZ, MURAT ERKOÇ, SERDAR YILDIZGÖREN, RAMAZAN ALTUNTAŞ, ERDOĞAN ŞENTÜRK, SEVİM POLATOĞLU, ZEYNEP ŞEMSİ AYSOLAR, PINAR OKYAY, ÖZCAN PİŞİRGEN, ÜMİT ÖZGÜMÜŞ, HASAN TÜZÜN, VEYSEL MEMİŞ, SABRİ TEKLİ, MEHMET ORGUN, M.SAİT KAYAN, FAHRETTİN AŞUT, CEMALETTİN AKBULUT, CAN BEYBOLAT ve SENAN EDİN’ bunlardan yalnızca birkaçı. Bu arkadaşların hepsi Mersin’e önemli katma değer yaratan insanlar. Bu işin öncülüğünü yapan ARSLAN ailesinin ağabeyi durumundaki Mahmut Arslan başta olmak üzere herkesi canı gönülden kutluyorum. Lazım olan bin imzanın 950 si toplanmış. Geriye çok az bir rakam kalmış. 50 kişi gibi. Mersin’i gerçekten seven, burada ekmeğini kazanan sanayici iş adamlarımızın bu ulvi ve kutsi işi desteklemelerini ve bir an evvel hayata geçerek kurulmasını ve bölgeye, yöreye, ülkeye katkı sağlamasını temenni ediyorum. Bu uğurda da, adını burada hatırlayıp zikrettiklerim hariç tüm katılımcı imzacıların hepsine saygı ve sevgilerimi sunuyorum. Onlar tarihi bir işe imza atıyorlar. Tarih onların bu güzel ve önemli hizmetleri için ileride onlara şükran borçlu olacaktır” dedi.</span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>ÇETKODER Genel Başkanı Göktaş, sözlerine devamla,</strong> “Ülkemizin dört bir yanında TİCARET odası ayrı, SANAYİ odası ayrı çatıdır. Bu bir bölünme ve parçalanma değil, aksine her iki alanda daha büyük kalkınma ve toplumsal mutabakat sağlar. Sanayi yıllarca Mersin’de ihmal edilmiştir. Bu ihmal ortadan kalkar, sanayicinin derdi sıkıntısı çözüldüğü gibi, bölgesel kalkınmanın hızla yaşanması sağlanır. Ülke ekonomisi bu işte önemli katma değer sağlar. Mersin Sanayi odası kuruluşu için çaba harcayan herkesi kutlarım. Allah onları muavfak etsin, tırnaklarına taş değirmesin. Gün gelecek yapılan hizmetin ne denli büyük bir hizmet olduğunu herkes görecek. İnşallah kısa zamanda kurulur hayata geçer. Mersindeki sanayici iş adamları, güzel insanlar el ele tutuşmalılar ve bu hayırlı işi artık hayata geçirmelidirler. İyi ki varlar” dedi.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[Yalçın Topçu: 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü kutladı]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/yalcin-topcu-15-aralik-dunya-turk-dili-ailesi-gununu-kutladi-25146ab206e6a-27bd-4d3b-811f-b342adfe7b172025-12-14T21:26:00+03:00HABER MERKEZİ Yalçın Topçu: 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü kutladı

Yalçın Topçu: 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü kutladı

SİYASET

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">“UNESCO’nun 3 Kasım 2025’te gerçekleştirilen 43. Genel Konferansında aldığı kararla; Balkanlar’dan Çin Seddi’ne, Galiçya’dan Yemen’e kadar konuşulan ve en eski yazılı belgelere sahip dillerden biri olan, dünya dili güzel Türkçemizin korunmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına vesile olacak ‘15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi Günü’nü en içten dileklerimle kutluyorum. Bu kararda emeği geçen başta Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, Türk Devletleri’nin her bir değerli başkanına, tüm kurumlara ve kişilere saygı ve şükranlarımı arz ediyorum.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/693f01f7a0075.jpg" /></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[UYSAL BABA ARAMIZDAN AYRILALI 5 YIL OLDU]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/uysal-baba-aramizdan-ayrilali-5-yil-oldu-251360096ca98-211c-49d2-ae07-31f4b2471a912025-12-11T09:43:00+03:00HABER MERKEZİ UYSAL BABA ARAMIZDAN AYRILALI 5 YIL OLDU

UYSAL BABA ARAMIZDAN AYRILALI 5 YIL OLDU

GÜNDEM

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ALLAH RAHMET EYLESİN.</span></p><p><span style="font-size:18px">MEKANI CENNET OLSUN.</span></p><p><img alt="UYSAL BABA ARAMIZDAN AYRILALI 5 YIL OLDU" src="https://www.haberanaliz.net/images/haberler/2025/12/uysal-baba-aramizdan-ayrilali-5-yil-oldu-1765471551.jpg" /></p><p>&nbsp;</p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[HASTANE YEMEK İHALELELERİNDE MERSİN’İ ÖRNEK ALIN!]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/hastane-yemek-ihalelelerinde-mersini-ornek-alin-25121ea90e6d6-0564-42d7-80e5-c1527e653c832025-12-07T15:15:00+03:00HABER MERKEZİ HASTANE YEMEK İHALELELERİNDE MERSİN’İ ÖRNEK ALIN!

HASTANE YEMEK İHALELELERİNDE MERSİN’İ ÖRNEK ALIN!

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:20px">Mersin tüm sağlık kuruluşlarının yemeklerini kendisi gibi devlet kurumu olan Milli Eğitime bağlı ÖĞRETMENEVLERİNDEN karşılıyor. Vali başkanlığında il sağlık müdürü ve il milli eğitim müdürünün imzaladığı protokol ile bu yemekler hem kaliteli, hem hijyen, hem de sağlıklı şekilde sağlık çalışanlarına sunuluyor.&nbsp; Üstelik ücretler oldukça cüzzi rakamlar. Bu arada devletin parası kendi cebinde kalmış olduğu gibi, binlerce insana da iş ve istihdam yaratıyor. Ayrıca kamu kurumu olan sağlık çatısında önemli bir yer olan mutfak gibi yerlere de yabancı girmemiş, devlet eli ile hizmet sunulmuş oluyor.</span></p><p><span style="font-size:20px">İlgili ve yetkililer her tür dedikodu ve iddianın önünü kesmek, daha kaliteli yemeği daha uygun fiyata almak amacı ile bu yola başvurabilir, yolsuzluk ve usulsüzlük meselelerinin önüne geçtikleri gibi kurumu da yıpratmamış olurlar.</span></p><p><span style="font-size:20px">İlgililer Mersin Valisi ve il sağlık müdürü ile il milli eğitim müdürünün imzalayarak yürürlüğe soktuğu yemek protokolünü alıp incelesinler ve onlardan fikir alarak bu işlerin düzelmesini sağlasınlar.</span></p><p><span style="font-size:20px">Allah bu devlete ve millete zeval vermesin.</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:20px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:20px"><strong><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</strong></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MBB NİN ŞİRKETİ 11 MİLYONLUK BİRA ALMIŞ]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mbb-nin-sirketi-11-milyonluk-bira-almis-250733adedb87-912b-4dcf-84db-f8b68a34696c2025-11-25T10:47:00+03:00HABER MERKEZİ MBB NİN ŞİRKETİ 11 MİLYONLUK BİRA ALMIŞ

MBB NİN ŞİRKETİ 11 MİLYONLUK BİRA ALMIŞ

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">2025/1346424 İKN NUMARALI, "Bira Çeşitleri" İŞİNİ İHALEYE ÇIKAR, 15.956.480,00 TRY YAKLAŞIK MALİYET BELİRLER. BİR KİŞİ İHALEYE KATILIR. O ŞANSLI BİR KİŞİDEDE 11.109.690,00 TRY BEDEL İLE BU İŞ KALIR.</span></p><p><span style="font-size:18px">ALAN FİRMA: AÇI GRUP İÇECEK GIDA LOJİSTİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ – MERSİN</span></p><p><span style="font-size:18px">DAHA BU RAKAM İÇİNDE KDV YOK. SONRADAN O DA EKLENECEK. RAKAM DAHADA ARTACAK.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p><p><span style="font-size:18px"><span style="color:#FF0000"><strong>Dikkat:</strong>&nbsp;</span>Habere Takla attırmadan, içeriğin noktası virgülü aynı olacak şekilde,&nbsp;<strong>değiştirmeden,&nbsp;( haber içerik ve kaynak: haberanaliz.net )</strong>&nbsp;ibaresi koyarak kullanabilirsiniz. Aksi takdirde hakkınızda HIRSIZLIK suçlaması ile yasal işlem yapılacaktır.</span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN GSB DOĞRUDAN TEMİNE DOYMUYOR]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-gsb-dogrudan-temine-doymuyor-2507226790ec9-3f07-4584-9629-dad0d12af2a62025-11-25T09:23:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN GSB DOĞRUDAN TEMİNE DOYMUYOR

MERSİN GSB DOĞRUDAN TEMİNE DOYMUYOR

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><span style="font-size:18px">ÖNCEKİ yazılarımda DOĞRUDAN TEMİN İLE YAPILAN İHALELERİ ELE ALMIŞ, YAPIM alımlarını EKAP’a koyuyorsunuz da, HİZMET ve MAL alımı gibi diğer doğrudan temin alımlarınızı neden EKAP’a koymuyorsunuz sorusunu defalarca yöneltmiştim. Birileri, SANANE, KİMENE gibi cümleler kurarak etraflarına AHKÂM kesmiş. Devlet kurumunda, ahkâm kesme olmaz. YASA- KANUN- YÖNETMELİK- GENELGE ve ilgili MEVZUAT ne derse o olur, onu yapmak zorundasınız.&nbsp;<strong>Yürürlükte TASARRUF genelgeleri mevcut ama bunlar bunu da dikkate almıyorlar. Harcamalara devam.&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px">Bu devlet, <strong>sürekli </strong>resmî gazetede TEBLİĞ yayınlıyor ve durumu güncelliyor.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Alım Süreci ile ilgili kısımda, Doğrudan temin kaydının yapılması başlıklı; </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>“</strong><strong>MADDE 5-&nbsp;</strong>(1) Alımlar, idareler tarafından EKAP’a kaydedilerek doğrudan temin kayıt numarası oluşturulur. (2) e-fiyat teklifi alınmak suretiyle yapılacak alımlarda, alım konusuna ve/veya alıma teklif verecek gerçek veya tüzel kişilere ilişkin belirli kriter ve/veya teknik özelliklerin aranması durumunda, bu kriter ve/veya teknik özelliklerin yer aldığı şartname ve benzeri belgeler ile sözleşme imzalanacak alımlarda bunlara ilaveten sözleşme tasarısının da kayıt işlemi esnasında EKAP’a yüklenmesi gerekir.” <strong>DİYOR...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Siz Yapımlarla ilgili doğrudan temini koyuyorsunuz da, çok büyük meblağlar tutan MAL ALIM ve HİZMET ALIM gibi ihalelerde yaptığınız doğrudan teminleri neden, hangi yasal gerekçe ile EKAP’a koymuyorsunuz?&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>Biz yazıyoruz. Kimse ile hiçbir kurum kuruluş ile şahsi işimiz yok. Kamu adına, kamunun malını mülkünü beytülmalını korumak adına yazıyoruz. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4734 SAYILI KANUNDA: </strong>Temel ilkeler başlıklı bölümde, Madde 5’de: “İdareler, bu Kanuna göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumludur. Aralarında kabul edilebilir doğal bir bağlantı olmadığı sürece mal alımı, hizmet alımı ve yapım işleri bir arada ihale edilemez.&nbsp; Eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal veya hizmet alımları ile yapım işleri kısımlara bölünemez” <strong>der ...</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Yine, aynı kanunun “</strong>Yaklaşık maliyet” başlıklı, Madde 9- <strong>(Değişik: 30.7.2003-4964/6 md.)’de:&nbsp; “</strong>Mal veya hizmet alımları ile yapım işlerinin ihalesi yapılmadan önce idarece, her türlü fiyat araştırması yapılarak katma değer vergisi hariç olmak üzere yaklaşık maliyet belirlenir ve dayanaklarıyla birlikte bir hesap cetvelinde gösterilir. Yaklaşık maliyete ihale ve ön yeterlik ilânlarında yer verilmez, isteklilere veya ihale süreci ile resmî ilişkisi olmayan diğer kişilere açıklanmaz” <strong>der..</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kurumun yaptığı tüm ihalelerde YAKLAŞIK MALİYETİN HESAPLANMASI, EŞİK DEĞERLERİN GÖZETİLMESİNE DİKKAT EDİYORMUSUNUZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>TEKLİFLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, İHALEYE KATILIM YAPANLARIN DURUMLARI, BİRBİRİ İLE YAKINLIKLARI, ORTAKLIKLARI, BAĞLANTILARINI, VARMI YOK MU, SORGULUYORMUSUNUZ?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>İşi alanların YETERLİLİĞİNİ nasıl ölçüp biçiyorsunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bunca iş alıyorlar, veriyorsunuz, peki, “İmalat sürecinin, verilen hizmetin ve yapım yönteminin ekonomik olması, Seçilen teknik çözümler ve teklif sahibinin mal ve hizmetlerin temini veya yapım işinin yerine getirilmesinde kullanacağı avantajlı koşullar, Teklif edilen mal, hizmet veya yapım işinin özgünlüğünü” dikkatlice araştırıyor musunuz?</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>4734 sayılı kanunda: “</strong>Görevlilerin ceza sorumluluğu” başlıklı bölümde: &nbsp;Madde 60- İhale yetkilisi ile ihale komisyonlarının başkan ve üyeleri ile ihale işlemlerinden sözleşme yapılmasına kadar ihale sürecindeki her aşamada görev alan diğer ilgililerin; 17 nci maddede belirtilen fiil veya davranışlarda bulunduklarının, görevlerini kanuni gereklere uygun veya tarafsızlıkla yapmadıklarının, taraflardan birinin zararına yol açacak ihmalde veya kusurlu hareketlerde bulunduklarının tespiti halinde, haklarında ilgili mevzuatları gereğince disiplin cezası uygulanır. Ayrıca, fiil veya davranışlarının özelliğine göre haklarında ceza kovuşturması da yapılır ve hükmolunacak ceza ile birlikte tarafların uğradıkları zarar ve ziyan genel hükümlere göre kendilerine tazmin ettirilir. <strong>(Değişik son cümle: 30/7/2003-4964/36 md.) </strong>Bu Kanuna aykırı fiil veya davranışlardan dolayı hüküm giyen idare görevlileri, bu Kanun kapsamına giren işlerde görevlendirilemezler. Bu Kanun kapsamına giren işlerden dolayı yargı organlarınca herhangi bir ceza verilmiş olanlar, bu Kanun kapsamına giren bütün kamu kurum ve kuruluşlarınca bu Kanunun ve ilgili diğer mevzuatın uygulanması ile görevli ve yetkili kadrolara atanamaz ve görev alamazlar.<strong> (Değişik üçüncü fıkra: 30/7/2003-4964/36 md.)</strong>5 inci maddede belirtilen ilkelere ve 62 nci maddede belirtilen kurallara aykırı olarak ihaleye çıkılmasına izin verenler ve ihale yapanlar hakkında da yukarıda belirtilen müeyyideler uygulanır.”<strong>der....</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Yine aynı kanunun: “İdarelerce uyulması gereken diğer kurallaré başlıklı:&nbsp; Madde 62- Bu Kanun kapsamındaki idarelerce mal veya hizmet alımları ile yapım işleri için ihaleye çıkılmadan önce aşağıda belirtilen hususlara uyulması zorunludur:</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>a) </strong>Yatırım projelerinin plânlanan sürede tamamlanarak ekonomiye kazandırılabilmesi amacıyla, birden fazla yılı kapsayan işlerde ihaleye çıkılabilmesi için, işin süresine uygun olarak yıllar itibariyle ödeneğin bütçelerinde bulunmasını sağlamak üzere programlamanın yapılmış olması zorunludur. İlk yıl için öngörülen ödenek, <strong>(Ek ibare: 24/11/2016-6761/6 md.)</strong>yılı merkezî yönetim bütçe kanununda belirlenen stratejik öneme sahip yatırımlar veya projeler hariç olmak üzere,proje maliyetinin % 10’undan az olamaz ve başlangıçta daha sonraki yıllar için programlanmış olan ödenek dilimleri sonraki yıllarda azaltılamaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>b)</strong> Öngörülen ödeneklerin kullanılmasına imkan verecek süre dikkate alınarak, idarelerce ihalelerin zamanında yapılması, birden fazla yılı kapsayan ve yatırım niteliği olan işlerde (doğal afetler nedeniyle yapılması gerekenler hariç) ise yılın ilk dokuz ayında ihalenin sonuçlandırılması esastır. <strong>(Ek ibare: 30/7/2003-4964/38 md.) </strong>Ancak ertesi malî yılda gerçekleştirilecek süreklilik arz eden mal ve hizmet alımları için bir önceki malî yıl sona ermeden ihaleye çıkılabilir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>c) (Değişik: 18/4/2007-5625/5 md.) </strong>Yapım işlerinde arsa temin edilmeden, mülkiyet, kamulaştırma ve gerekli hallerde imar işlemleri tamamlanmadan ve uygulama projeleri yapılmadan ihaleye çıkılamaz. İhale konusu yapım işinin özgün nitelikte ve karmaşık olması nedeniyle teknik ve malî özelliklerinin gerekli olan netlikte belirlenemediği durumlarda ön veya kesin proje üzerinden ihaleye çıkılabilir. Uygulama projesi bulunan yapım işlerinde anahtar teslimi götürü bedel teklif alınmak suretiyle ihale yapılması zorunludur. Ancak, doğal afetler nedeniyle uygulama projesi yapılması için yeterli süre bulunmayan yapım işlerinde ön veya kesin proje üzerinden, her türlü onarım işleri ile işin yapımı sırasında belli aşamalarda arazi ve zemin etütleri gerekmesi veya uygulamada imar ve güzergâh değişikliklerinin muhtemel olması nedenleriyle ihaleden önce uygulama projesi yapılamayan, bina işleri hariç, yapım işlerinde ise kesin proje üzerinden ihaleye çıkılabilir. Bu işlerin uygulama projesi yapılabilen kısımlar için anahtar teslimi götürü bedel, uygulama projesi yapılamayan kısımlarda ise her bir kalem iş için birim fiyat teklif almak suretiyle ihale yapılabilir. Arsa temini, mülkiyet ve kamulaştırma işlemlerinin tamamlanması şartı, baraj ve büyük sulama, içmesuyu isale hattı, enerji nakil hattı, trafo, trafo merkezleri, şalt tesisleri, kaptajlar, su depoları, karayolu, liman ve havaalanı, demiryolu, petrol ve doğalgaz boru hattı projelerinde aranmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>d) (Değişik: 30/7/2003-4964/38 md.) </strong>İdarelerce bütçesinin programlanmasında, ihalede ise isteklilerce verilen tekliflerin karşılaştırılmasında kullanılmak üzere tespit edilen yaklaşık maliyet isteklilere duyurulmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>e) (Değişik: 20/11/2008-5812/24 md.; değişik: 10/9/2014-6552/10 md.; Değişik: 20/11/2017-KHK-696/83 md.;Aynen kabul:1/2/2018-7079/78 md.) </strong>1) 5018 sayılı Kanuna ekli (I), (II), (III) ve (IV) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri (MİT Müsteşarlığı hariç) ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlar, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnameye ekli (I) sayılı listede yer alan idarelerin merkez ve taşra teşkilatları, il özel idareleri, belediyeler ile bağlı kuruluşları ve bunların üyesi olduğu mahalli idare birlikleri, birlikte veya ayrı ayrı sermayesinin yarısından fazlası il özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşlarına ait şirketler; merkezi yönetim, sosyal güvenlik kurumu, fon, kefalet sandığı, yatırım izleme ve koordinasyon başkanlığı, gençlik hizmetleri ve spor il müdürlüğü, mahalli idare ve şirket bütçelerinden veya döner sermaye bütçelerinden, anılan liste kapsamındaki diğer idareler için ise kendi bütçelerinden personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı veya niteliği itibarıyla bu sonucu doğuracak şekilde alım yapamaz ve buna imkân sağlayan diğer mevzuat hükümleri uygulanmaz.</span></p><p><span style="font-size:18px">2) Bu bendin uygulanmasında personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı; bu Kanun ve diğer mevzuattaki hükümler uyarınca ihale konusu işte çalıştırılacak personel sayısının ihale dokümanında belirlendiği, bu personelin çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı, yaklaşık maliyetinin en az %70’lik kısmının asgari işçilik maliyeti ile varsa ayni yemek ve yol giderleri dahil işçilik giderinden oluştuğu ve niteliği gereği süreklilik arz eden işlere ilişkin hizmet alımlarını ifade eder. Mahalli idare veya şirketlerinin bütçelerinden yapılan, yıl boyunca devam eden, niteliği gereği süreklilik arz eden ve haftalık çalışma saatlerinin tamamının idare için kullanıldığı park ve bahçe bakım ve onarımı ile çöp toplama, cadde, sokak, meydan ve benzerlerinin temizlik işlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilir. Hizmet alım sözleşmesi kapsamında niteliği birbirinden farklı hizmet türlerinin bulunması halinde personel çalıştırılmasına dayalı olup olmama yönünden yapılacak değerlendirme her hizmet türü için ayrı ayrı yapılır. Danışmanlık hizmetleri, hastane bilgi yönetim sistemi hizmetleri ve çağrı merkezi hizmetlerine ilişkin alımlar personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımı olarak kabul edilmez.</span></p><p><span style="font-size:18px">3) Kurum, hizmet alımının personel çalıştırılmasına dayalı olup olmadığı ya da niteliği itibarıyla bu sonucu doğurup doğurmadığı hususunda (2) numaralı alt bentte sayılan kriterleri ayrı ayrı ya da birlikte dikkate almak suretiyle usul ve esaslar belirlemeye yetkilidir.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>f)</strong> İhale dokümanı hazırlanmadan ilân yapılamaz. İlân sürelerinin hesaplanmasında ilânın yayımlandığı gün dikkate alınır, ihale günü veya son başvuru günü dikkate alınmaz. 13 üncü maddede belirtilen ilân sürelerine uyulmak üzere, ilân yapılmasına kadar geçecek süre de göz önüne alınarak ilân yapılacak yerlere yeterli süre öncesinde ilân metinlerinin gönderilmesi zorunludur.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>g)</strong> İhale için tespit olunan tarih tatil gününe rastlamışsa ihale, tekrar ilâna gerek kalmaksızın tatili takip eden ilk iş gününde aynı yer ve saatte yapılır ve bu saate kadar verilen teklifler kabul edilir. İhale saati çalışma saati dikkate alınarak tespit edilir. İlândan sonra çalışma saati değişse de ihale ilân edilen saatte yapılır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>ı) (Ek: 30/7/2003-4964/38 md.) </strong>Bu Kanunun 21 ve 22 nci maddelerindeki parasal limitler dahilinde yapılacak harcamaların yıllık toplamı, idarelerin bütçelerine bu amaçla konulacak ödeneklerin %10'unu Kamu İhale Kurulunun uygun görüşü olmadıkça aşamaz.” <strong>der...&nbsp;</strong></span><span style="font-size:18px"><strong>BUNLAR AMİR HÜKÜMLERDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi, Aynı kişilerini, firmaların, AÇIK ihalede de, PAZARLIKLI ihalede de, DOĞRUDAN temin işlerinde&nbsp; de, işleri almaları bir TESADÜF MÜ?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bir kişinin yâda firmanın HER İŞİ YAPMASI, her işten anlaması, hayatın doğal akışına uygun mu?</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu işleri alan aynı kişi ve firmaların, AÇIK ihalede de, PAZARLIKLI ihalede de, DOĞRUDAN temin işlerinde de, idarece gizli olarak hazırlanan YAKLAŞIK MALİYETE, her defasında uygun teklif vermeleri, hayatın doğal akışına uygun mu?</span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>AŞAĞIDAKİ FİRMALARIN, ALDIĞI BENZER İŞLERİ BİZ KENDİ OLANAKLARIMIZ İLE BELİRLEDİK. TÜM KAYITLAR YÜCE DEVLETİMİZDE. SİZDE İNCELEYİN HER FİRMAYI. SİZDEN KAÇ İŞ ALMIŞ, NASIL ALMIŞ, HANGİ BEDELLE ALMIŞ... BUNU YAPMAK ÇOK ZOR MU?!</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bu konularda Önceki yazımın linki:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347"><strong>https://www.haberanaliz.net/haber/gsb-ayni-tas-ayni-hamam-24347</strong></a></span></p><p><span style="font-size:18px">Bugün yine EKAP kayıtlarını inceledim, aşağıdaki DOĞRUDAN TEMİNLERİ GÖRDÜM. Ben görüyorum da, devletin ilgili ve yetkilileri görmüyor mu? Üstelik ben yazıp onlara da duyuruyorum. Niye bu doğrudan temin işine bir ayar vermiyorlar? Neden AÇIK İHALELERE yönelmiyorlar? Neden hep aynı firmalardan doğrudan temin alımı yapılıyor? Yok mu bunları irdeleyecek birileri? Buradaki para yetimin ve şehidin hakkının olduğu BEYTÜLMAL.</span></p><p><span style="font-size:22px"><span style="color:#FF0000"><strong>İşte son 2 ay içinde yeni Doğrudan Teminler ve alan kişiler ile işlerin miktarları daha henüz bu rakamların içinde KDV de yok:</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2118402 İKN numaralı, "gülnar spor salonu su tesisatı değişimi, hidrofor bakımı, genleşme tankı değişimi" 276.555,00 TRY bedel ile SEATEK TEKNİK YAPI TEKNOLOJİLERİ SANAYİ TİCARET İTHALAT İHRACAT LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2117911 İKN NUMARALI, "anamur spor salonu,&nbsp; tarsus gençlik merkezi, servet tazegül, kayacı spor salonu, edip buran, mezitli spor salonu, bocce salonundaki skorbordların bakım onarımı" İŞİ, 796.135,00 TRY BEDEL İLE AKIM PLUS ELEKTRİK ELEKTRONİK İNŞAAT OTOMOTİV TARIM İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2093879 İKN NUMARALI, "Taşucu Yurdu Sanayi Tipi Çamaşır Makinalarının Tamir Edilmesi İşi" 130.500,00 TRY BEDEL İLE TOLKAR MAKİNA SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2084931 İKN NUMARALI, "Müfide İlhan Öğrenci Yurdunda kullanılan asansörlerin bakım-onarımı için malzeme alımı" 799.150,00 TRY BEDEL İLE, MERSİN UMAY YAPI MÜHENDİSLİK İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2082945 İKN NUMARALI, "Yenişehir Erkek Yurdu Müdürlüğü su deposunda bulunan paket hidrofor sistemi arızalarının giderilmesi, parça değişimi ve bakım işi." 260.000,00 TRY BEDEL İLE NAZTEK MÜHENDİSLİK MAKİNA ELEKTRİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2076436 İKN NUMARALI, "Müfide ilhan kız yurdu kazan dairesinde bulunan doğal kazan ve eşanjörlerin bakım ve onarımının yapılması işi" 680.000,00 TRY BEDEL İLE HASDEMİROĞLU İNŞAAT TAAHHÜT TURİZM NAKLİYAT TARIM HAYVANCILIK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2063290 İKN NUMARALI, "Tarsus Yurdu Müdürlüğü B Blok Kaskat Kombilerin Bakımının Yapılması İşi" 170.000,00 TRY BEDEL İLE ALİ CİGAL'A,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2058492 İKN NUMARALI, "Tarsus Öğrenci Yurdunda kullanılan asansörün bakım onarımı için malzeme alımı" 202.660,00 TRY BEDEL İLE AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2043270 İKN NUMARALI, "Tarsus Yurt Müdürlüğüne bağlı iken kapatılan A Bloğun boyanması işi" 779.380,00 TRY BEDEL İLE ENDER MOBİLYA SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNDEN,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2038263 İKN NUMARALI, "Tarsus Erkek Yurdu Müdürlüğü A Blok(Özünlü) olarak hizmet veren kiralık binanın tesliminin yapılması için kullanımdan kaynaklı arızaların yapılması işi" 794.000,00 TRY BEDEL İLE GUSTO CONCEPT MOBİLYA İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2036720 İKN NUMARALI, "İl Müdürlüğümüze bağlı Yurt Müdürlüklerinde kullanılmak üzere çamaşır yıkama makinesi temizleme tozu ve kurutma makinesi kokusu alımı işi" 406.300,00 TRY BEDEL İLE CEY HIRDAVAT GIDA TARIM VE HAYVANCILIK TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2031658 İKN NUMARALI, "Mersin Kız Yurdu VRF Klimaların onarımı için malzeme alımı" 480.000,00 TRY BEDEL İLE, BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2027106 İKN NUMARALI, "Mersin Kız Yurdu Asansör Bakım Onarımı için Malzeme Alımı" 549.700,00 TRY BEDEL İLE AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2020959 İKN NUMARALI, "İl Müdürlüğümüz Tarsus Yurdu Müdürlüğünde bloklarda kullanılmak üzere sıhhı tessisat malzemesi alım işi." 106.100,00 TRY BEDEL İLE İPEKOĞLU MİMARLIK MÜHENDİSLİK İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2003420 İKN NUMARALI, "Müfide İlhan Kız Yurduna Bakım, Onarım ve Boya Yapılması işi" 780.000,00 TRY BEDEL İLE RECEP TÜRKMENOĞLU'NA,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2002149 İKN NUMARALI, "mersin stadyumu zemin bakım için gübre tohum ve ilaç alımı" 674.990,00 TRY BEDEL İLE GGT PEYZAJ LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT2002114 İKN NUMARALI, "Mersin Kız Yurdu Aydınlatmaların çıkarılması işi." 160.800,00 TRY BEDEL İLE ER ELEKTRİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT1989997 İKN NUMARALI, "Erdemli Öğrenci Yurdunda bulunan asansörlerin bakım onarımı için malzeme alımı" 101.200,00 TRY BEDEL İLE AKAŞ MÜHENDİSLİK ASANSÖR İNŞAAT ELEKTRİK ELEKTRONİK SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT1965948 İKN NUMARALI, "toroslar spor salonundaki kazan dairesi, antrenman sahasına ve boks salonuna alçıpan yapılması" 360.000,00 TRY BEDEL İLE RECEP TÜRKMENOĞLU’NA,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT1958238 İKN NUMARALI, "İl Müdürlüğümüze bağlı Mehmet Akif Ersoy ve Fatih Sultan Mehmet Gençlik Kamplarında yapılacak olan Gençlik Çalışanları Yetkinlik Çerçevesi Eğitim Programı kapsamında kullanılmak üzere ihtiyaç duyulan kırtasiye malzemeleri alımı işi" 130.725,00 TRY BEDEL İLE ÇİZGİ EL SANATLARI VE KIRTASİYE TİCARET SANAYİ LİMİTED ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT1957604 İKN NUMARALI, "HİZMET BİNASI, TESİSLER VE İLÇE MÜDÜRLÜĞÜNDE KULLANILMAK ÜZERE ELEKTRİK MALZEMESİ ALIMI" 102.645,00 TRY BEDEL İLE LONGİ ENERJİ GÜNEŞ SİSTEMLERİ ANONİM ŞİRKETİNE,</span></p><p><span style="font-size:18px">25DT1957408 İKN NUMARALI, "HİZMET BİNASI, TESİSLER VE ATÖLYEDE KULLANILMAK ÜZERE HIRDAVAT VE BOYA MALZEMESİ ALIMI" 330.276,00 TRY BEDEL İLE MAXX GREY GRUP İNŞAAT İTHALAT İHRACAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİNE,&nbsp;&nbsp;</span><span style="color:#FF0000"><strong><span style="font-size:18px">Verilmiş, buralardan alınmış. Mersin GSB’nin 2024 -2025 yıllarındaki doğrudan temin, davetiye usulü, pazarlıklı alım, açık ihale hepsini incelesinler, hangi firmalar, hangi şartlarda bu işleri almışlar, nasıl almışlar, yaklaşık maliyet için alınan teklifler, ihaleye katılanlar araştırılsınlar. Aynı firmaların benzer işleri sık sık alması tesadüf mü? Tercih mi?</span></strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>5018 SAYILI KAMU MALİ YONETIMI VE KONTROL KANUNU açısından DEVLETİN ZARARI MESELESİ İLE OLAYLARA BAKTIĞIMIZDA:</strong>&nbsp; “….. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanun’un “Kamu Zararı” başlıklı 71’inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu zararı, “kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden kaynaklanan mevzuata aykırı karar, işlem veya eylemleri sonucunda kamu kaynağında artışa engel veya eksilmeye neden olunması” şeklinde tanımlanmış olup bahse konu maddenin ikinci fıkrasının (g) bendinde ise, “Mevzuatında öngörülmediği halde ödeme yapılması” hususu kamu zararının belirlenmesinde esas alınacak kriterler arasında sayılmıştır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Hesap verme sorumluluğu: Madde 8-</strong>&nbsp;Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.&nbsp;</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Üst yöneticiler: Madde 11-</strong>&nbsp;Bakanlıklarda ve diğer kamu idarelerinde en üst yönetici, il özel idarelerinde vali ve belediyelerde belediye başkanı üst yöneticidir. Üst yöneticiler, idarelerinin stratejik planlarının ve bütçelerinin kalkınma planına, yıllık programlara, kurumun stratejik plan ve performans hedefleri ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlanması ve uygulanmasından, sorumlulukları altındaki kaynakların etkili, ekonomik ve verimli şekilde elde edilmesi ve kullanımını sağlamaktan, kayıp ve kötüye kullanımının önlenmesinden, malî yönetim ve kontrol sisteminin işleyişinin gözetilmesi, izlenmesi ve kanunlar ile Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde belirtilen görev ve sorumlulukların yerine getirilmesinden .... mahallî idarelerde ise meclislerine karşı sorumludurlar. Üst yöneticiler, bu sorumluluğun gereklerini harcama yetkilileri, malî hizmetler birimi ve iç denetçiler aracılığıyla yerine getirirler..&nbsp;<strong>DEMEKTEDİR.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Hesap verme sorumluluğu” başlıklı 8. Maddesinde YUKARIDA NE DİYORDU?:</strong>&nbsp; “Her türlü kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında görevli ve yetkili olanlar, kaynakların etkili, ekonomik, verimli ve hukuka uygun olarak elde edilmesinden, kullanılmasından, muhasebeleştirilmesinden, raporlanmasından ve kötüye kullanılmaması için gerekli önlemlerin alınmasından sorumludur ve yetkili kılınmış mercilere hesap vermek zorundadır.”</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong><em>BU DEVLETİN HESAP SORACAK MERCİ VE MAKAMLARI NE YAPIYOR ACABA?!</em></strong></span></p><p><span style="color:#008000"><strong><span style="font-size:18px"><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></span></strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP ve DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong></span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong></span></span></p><p><strong><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></a>&nbsp;</span></strong></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[MERSİN GSB’DE YENİ ALIMLAR VE DEĞİŞİMLER]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/mersin-gsbde-yeni-alimlar-ve-degisimler-25042a1386784-e325-4903-b20c-f3d0289108d02025-11-17T08:57:00+03:00HABER MERKEZİ MERSİN GSB’DE YENİ ALIMLAR VE DEĞİŞİMLER

MERSİN GSB’DE YENİ ALIMLAR VE DEĞİŞİMLER

EKONOMİ

HABER MERKEZİ
<p><strong><span style="font-size:18px">Evet, bu gün 2025 yılında pazarlık ile alınan birkaç işten bahsetmek istiyorum.</span></strong></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/300378</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"İndoor Led Ekran Alımı işi" </strong>&nbsp;Bu iş pazarlık 21/B maddesine göre yapılır. Bu iş için idarece 3.446.064,90 TRY bedel ile yaklaşık maliyet belirlenir. 3 teklif gelir. <strong>2.300.000,00 TRY</strong> bedel ile EYTECH BİLİŞİM DANIŞMANLIK ELEKTRONİK YAZILIM HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ- İzmir firması ile sözleşme imzalanır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/511709</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"İl Müdürlüğümüz hizmet binasını yemekhanesinde taşımalı öğlen yemeği hizmeti alımı işinin"</strong> Yine pazarlık 21/B ile yaparlar. 7.169.228,13 TRY bedel ile yaklaşık maliyet belirlerler. Üç kişi teklif atar, <strong>6.186.480,00</strong> TRY bedel ile ADANA FT YEMEKÇİLİK TEMİZLİK BİLGİ İŞLEM NAKLİYE İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ - Mersin ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1232929</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"yangın algılama ve uyarı sistemleri bakım onarımı kapsamında ihtiyaç duyulan malzeme"</strong> işini pazarlık usul ihaleye çıkarlar. 3.587.620,21 TRY yaklaşık maliyet belirlerler. 8 kişi dokümana bakar, 4 kişi teklif atar. <strong>1.849.188,00 </strong>TRY bedelle ATLAS MÜHENDİSLİK MEKANİK İNŞAAT TAAHHÜT SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Hakkâri ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1199783</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"Soğutma sistemlerinin arızalarında kullanılmak üzere mal malzeme alımı"</strong> işini yine aynı pazarlık usulle ihaleye çıkarlar. 3.806.032,76 TRY yaklaşık maliyet belirlerler. 3 kişi teklif atar, <strong>3.420.005,00</strong> TRY bedel ile BURAK İKLİMLENDİRME SİSTEMLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ mersin ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1476215</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"İl Müdürlüğümüze bağlı Kamp Müdürlüklerinde ve Tesislerde Kullanılmak üzere Tanıtım Materyalı Alımı ve Montajı İşi"</strong> ni yine aynı usul ihaleye çıkarlar, 8.714.412,81 TRY yaklaşık maliyet belirlerler. İki kişi teklif atar, <strong>8.020.600,00 </strong>TRY bedel ile RİF RENKLİ İŞLER FABRİKASI BASKI VE REKLAMCILIK HİZMETLERİ SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ- Mersin ile sözleşme imzalarlar.</span></p><p><em><span style="font-size:22px"><strong>Bakın bu pazarlıklı alımların toplamı: 21.776.273,00 TRY</strong></span></em></p><p><span style="font-size:18px">Daha bu rakamın içinde KDV yok. O da eklenince rakam daha da büyüyecek.</span></p><p><span style="font-size:18px">Biz her zaman şunu söylüyoruz.</span></p><p><span style="font-size:18px">Pazarlık işinden vazgeçin, AÇIK ihale yapın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yıllarca tüm kamu kurum kuruluşlarına aynı şekilde seslendik.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>GSB Mersin idaresinin Doğrudan temin metodu ile davetiye ile verdiği işleri de ele alıp yazdık. ŞİMDİ 2025 İÇİNDE OLANLARI AYRI BİR ŞEKİLDE İNCELİYORUM. </strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Şimdi size söylemek istediğim bir husus var.</span></p><p><span style="font-size:18px">İl müdürlüğü, son yaptığı ihalelerde AÇIK işine yöneldi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Bu sevindirici bir işlemdir.</span></p><p><span style="font-size:18px">İhale birimlerinin değişmesi, orada personelde yenilik olması da devlet yararınadır.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Bakın şu an açık ihale olarak çıktıkları işler şunlar:</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1365316</strong> ihale kayıt numaralı, <strong>"İl Müdürlüğümüze Bağlı Hizmet Birimlerinde, Spor Tesislerinde, Gençlik Merkezlerinde, Gençlik Kamplarında ve Yurt Müdürlüklerinde Kullanılmak Üzere Temizlik Malzemeleri, Ekipmanları ve Çamaşırhane Ekipmanları Alımı İşi"</strong> yaklaşık maliyeti 11.616.207,97 TRY idi. 12 kişi dosyaya baktı, 7 kişi teklif attı<strong>, 7.723.650,00 TRY</strong> bedel ile bu iş HİJYENPARK ENDÜSTRİYEL TEMİZLİK GIDA MEDİKAL TURİZM İNŞAAT SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ Elazığ'a verildi.</span></p><p><span style="font-size:18px">Dikkatli bakın.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kim kazandı?</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet kazandı.</span></p><p><span style="font-size:18px">Mesele bu işte.</span></p><p><span style="font-size:18px">Açık olduğu vakit katılım artar, rekabet kızışır, devlet kazanır.</span></p><p><span style="font-size:18px">Derdimiz bu.</span></p><p><span style="font-size:18px">Kör kuruşa sahip çıkmak.</span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Şimdi, müdürlük iki ihale daha açık usulde çıktı.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>2025/1668626</strong> ihale kayıt numaralı, "Akaryakıt, Kalyak, AdBlue ve muhtelif madeni yağ" alımı işi, <strong>18.11.2025 günü saat 10.oo da</strong> ihalesi yapılacak.</span></p><p><span style="font-size:18px">Yine, <strong>2025/1970871</strong> ihale kayıt numaralı, "2026 yılı için Tesis ve Yurtlara Ait Trafo Bakımı ve YG İşletme ve Sorumluluğu, Kompanzasyon Sistemlerinin Bakım Onarımı ve Takibi, Elektrik İç Tesisat Kontrolü ile Topraklama ve Paratoner Ölçümü Bakım Onarımı Yapılması Hizmet Alım İşi" ihaleye AÇIK usulde çıktı. <strong>İhalesi 5.12.2025 günü saat 11.oo da yapılacak.</strong></span></p><p><span style="font-size:18px">Demek ki ne imiş?</span></p><p><span style="font-size:18px">İstenirse oluyormuş…</span></p><p><span style="font-size:18px">Devlet pazarlığa dikkat etsin, AÇIK ihalelere yönelsin, kurum kazansın, kamu kazansın. Kolay gelsin.</span></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><strong><em>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</em></strong></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><strong><em>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</em></strong></a></span></p>
© 2026 Copyright Haberanaliz
]]>
<![CDATA[DR. AHMET DİKMEN CİNAYETİ NİHAYET KARARA BAĞLANDI: MÜEBBET HAPİS]]>https://www.haberanaliz.net/public/haber/dr-ahmet-dikmen-cinayeti-nihayet-karara-baglandi-muebbet-hapis-25031c3e1b9c6-f10a-4fa8-8d9c-6a0f84303bfc2025-11-15T11:51:00+03:00HABER MERKEZİ DR. AHMET DİKMEN CİNAYETİ NİHAYET KARARA BAĞLANDI: MÜEBBET HAPİS

DR. AHMET DİKMEN CİNAYETİ NİHAYET KARARA BAĞLANDI: MÜEBBET HAPİS

SAĞLIK

HABER MERKEZİ
<p><img alt="" src="https://www.haberanaliz.net/images/detay/resimler/69185c1b2b9be.jpg" /></p><p>&nbsp;</p><p>&nbsp;</p><p><strong><span style="font-size:20px">BU KONU İLE İLGİLİ BU GÜNE KADAR YAŞANAN SÜREÇ İÇİNDE YAPTIĞIMIZ HABERLERİN LİNKLERİ AŞAĞIDA…. </span></strong></p><p><strong><span style="font-size:20px">OKUYAN BİR VACDAN SAHİBİ ÇIKAR DA, BU ÖLÜMÜN SADECE BİR CİNAYET DEĞİL, GÖREVİ BAŞINDA BULUNAN MEMURLAR VE SIRALI AMİRLERİN İHMAL VE KASITLARINIDA ORTAYA ÇIKARTIP, ONLARI DA CEZALANDIRIR…</span></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-cinayet-goz-gore-gore-geldi-nicin-tedbir-alinmadi-14724">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-cinayet-goz-gore-gore-geldi-nicin-tedbir-alinmadi-14724</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-avukat-drahmet-dikmen-cinayeti-icin-yetkililere-seslendi-14739">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-avukat-drahmet-dikmen-cinayeti-icin-yetkililere-seslendi-14739</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktorun-ardindan-paylasimlar-ibret-verici-14748">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktorun-ardindan-paylasimlar-ibret-verici-14748</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-flas-gelisme-tutanaklar-dikkate-alinmamis-14749">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-flas-gelisme-tutanaklar-dikkate-alinmamis-14749</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bu-olumun-sorumlulari-halen-gorevde-mi-tutulacak-14759">https://www.haberanaliz.net/haber/bu-olumun-sorumlulari-halen-gorevde-mi-tutulacak-14759</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-ihmali-kusuru-olanlar-korunuyor-14775">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-ihmali-kusuru-olanlar-korunuyor-14775</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/olen-doktor-olayinda-yeni-gelismeler-14790">https://www.haberanaliz.net/haber/olen-doktor-olayinda-yeni-gelismeler-14790</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-hekimler-doktora-sahip-cikti-sorumlular-nerede-14797">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinli-hekimler-doktora-sahip-cikti-sorumlular-nerede-14797</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktorun-avukati-dahili-olanlar-var-oglu-var-korunuyorlar-14799">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktorun-avukati-dahili-olanlar-var-oglu-var-korunuyorlar-14799</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/bakanlik-neden-mufettis-gondermiyor-14812">https://www.haberanaliz.net/haber/bakanlik-neden-mufettis-gondermiyor-14812</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-oldugu-ile-kaldi-14854">https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-oldugu-ile-kaldi-14854</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-ve-sehit-edilen-doktor-ahmet-dikmen-olayi-kapatiliyor-mu-14929">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-ve-sehit-edilen-doktor-ahmet-dikmen-olayi-kapatiliyor-mu-14929</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-drahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelismeler-14952">https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-drahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelismeler-14952</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-ailenin-avukati-isin-pesini-birakmiyor-15292">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-ailenin-avukati-isin-pesini-birakmiyor-15292</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmenin-oldurulme-olayinda-yeni-gelismeler-15416">https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmenin-oldurulme-olayinda-yeni-gelismeler-15416</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-can-guvenliginden-silah-ruhsati-istemis-verilmemis-15725">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-can-guvenliginden-silah-ruhsati-istemis-verilmemis-15725</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersindeki-oldurulen-doktor-olayinda-yeni-gelisme-15791">https://www.haberanaliz.net/haber/mersindeki-oldurulen-doktor-olayinda-yeni-gelisme-15791</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-cinayetinde-agirlastirilmis-muebbet-istendi-16228">https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-cinayetinde-agirlastirilmis-muebbet-istendi-16228</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-dikmen-meselesinde-mersin-il-idare-kurulundaki-tuhaf-isler-16413">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-dikmen-meselesinde-mersin-il-idare-kurulundaki-tuhaf-isler-16413</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-de-oldurulen-doktor-olayinda-yeni-gelisme-16547">https://www.haberanaliz.net/haber/mersin-de-oldurulen-doktor-olayinda-yeni-gelisme-16547</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-aci-gercekler-ortaya-cikiyor-16597">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-olayinda-aci-gercekler-ortaya-cikiyor-16597</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-olayinda-mersin-sagliga-bir-suc-duyurusu-daha-16707">https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-olayinda-mersin-sagliga-bir-suc-duyurusu-daha-16707</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-oldurulen-doktor-olayinda-ikinci-celse-yapildi-16964">https://www.haberanaliz.net/haber/mersinde-oldurulen-doktor-olayinda-ikinci-celse-yapildi-16964</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-oldugu-ile-kaldi-sorumlular-halen-gorevde-17188">https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-oldugu-ile-kaldi-sorumlular-halen-gorevde-17188</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-doktor-ahmet-dikmen-mezari-basinda-dualarla-anildi-17394">https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-doktor-ahmet-dikmen-mezari-basinda-dualarla-anildi-17394</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-doktor-ahmet-dikmen-olayinda-3celse-yapildi-17466">https://www.haberanaliz.net/haber/sehit-doktor-ahmet-dikmen-olayinda-3celse-yapildi-17466</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-ahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelismeler-var-17881">https://www.haberanaliz.net/haber/oldurulen-doktor-ahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelismeler-var-17881</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-dikmen-dosyasinda-yeni-gelisme-rapor-geldi-18075">https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-dikmen-dosyasinda-yeni-gelisme-rapor-geldi-18075</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelisme-19358">https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-ahmet-dikmen-olayinda-yeni-gelisme-19358</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-dikmen-davasi-goruldu-agirlastirilmis-muebbet-istendi-22930">https://www.haberanaliz.net/haber/doktor-dikmen-davasi-goruldu-agirlastirilmis-muebbet-istendi-22930</a></strong></p><p><strong><a href="https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-cinayetinde-gelisme-22923">https://www.haberanaliz.net/haber/dr-ahmet-dikmen-cinayetinde-gelisme-22923</a></strong></p><p><span style="color:#008000"><span style="font-size:18px"><em><strong>ALLAH BU DEVLETE VE MİLLETE ZEVAL VERMESİN</strong></em></span></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP VE DÜZELTME HAKKINA SAYGILIYIZ.</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><strong>Cevabı yazıda, adı geçen ilgilisi ve yetkilisi göndermesi gerekir.&nbsp;Telefon ve iletişim bilgilerini koymayı unutmayınız.</strong></span></p><p><span style="color:#FF0000"><span style="font-size:18px"><strong>CEVAP GÖNDERECEĞİNİZ e- posta ADRES:</strong>&nbsp;</span></span></p><p><span style="font-size:18px"><a href="mailto:batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com"><em><strong>batuhansezerhaberanaliz06@gmail.com</strong></em></a></span></p>
]]>